Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

Londra’da otonom taksi dönemi başladı: Güvenli sürücüsü de olacak

Londra’da Uber ile İngiliz yapay zekâ şirketi Wayve’ın ortaklaşa yürüttüğü otonom yolculuk hizmeti 3 Eylül Perşembe günü başladı. Böylece Uber uygulaması üzerinden halka açık otonom yolculukların sunulduğu ilk Birleşik Krallık şehri Londra oldu.

Hizmetin ilk aşamasında Wayve’ın “AI Driver” adı verilen otonom sürüş sistemiyle donatılmış 15 adet tamamen elektrikli Ford Mustang Mach-E kullanılacak. Araçlarda çevreyi algılayan kamera, radar ve diğer sensörlerin yanı sıra yolcuların güzergâhı takip edebileceği interaktif ekranlar bulunuyor.

Ekranlar 64 dilde kullanılabiliyor ve yolcular yolculuğu araç içindeki ekran veya Uber uygulaması üzerinden başlatabiliyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Araç doğrudan çağrılamayacak

Kullanıcılar uygulamadan özellikle “otonom araç” sipariş edemeyecek. UberX, Uber Electric veya Uber Comfort seçeneklerinden biriyle araç çağıran yolcular, sistem tarafından müsaitlik durumuna göre Wayve’ın otonom araçlarından biriyle eşleştirilebilecek.

Yolcu, araç gelmeden önce otonom yolculuğu kabul edebilecek veya normal sürücülü bir Uber aracı talep edebilecek. Wayve aracıyla yapılan yolculuklar için ek ücret alınmayacak; ücret uygulamada önceden gösterilen standart Uber tarifesine göre hesaplanacak.

Otonom araçla eşleşme ihtimalini artırmak isteyen kullanıcıların, Uber uygulamasının ayarlar bölümündeki yolculuk tercihlerinden otonom araç seçeneğini etkinleştirmeleri gerekiyor.

Uber’ın son açıklamasına göre programa katılmak isteyen Londralıların sayısı 100 bini aşarak yaklaşık 140 bine ulaştı. Bu nedenle daha önce açıklanan “yaklaşık 100 bin kayıt” bilgisi güncelliğini yitirmiş durumda.

Istikbal 860X450 Pxl

Güvenlik sürücüsü direksiyon başında

Araçlar otonom sürüş teknolojisine sahip olsa da mevcut hizmet tam anlamıyla “sürücüsüz taksi” niteliği taşımıyor. Her araçta Transport for London (TfL) tarafından lisanslandırılmış ve gerektiğinde direksiyona veya frenlere müdahale edebilecek eğitimli bir güvenlik sürücüsü bulunuyor.

Bu nedenle uygulamanın mevcut aşaması şirketler tarafından “gözetimli otonom yolculuk” olarak tanımlanıyor. Tamamen sürücüsüz ticari hizmete geçilebilmesi için Wayve ve Uber’ın ek güvenlik değerlendirmelerinden ve düzenleyici onay süreçlerinden geçmesi gerekiyor.

TfL, ağustos ayında Wayve’ın araçlarına özel kiralık araç ruhsatı vermişti. Mevcut sistemde araç, sürücü ve işletmecinin aynı ruhsatlandırma makamından izin almasını öngören “üçlü kilit” koşulu uygulanıyor.

Kafkas Crispy Yatay Gazete

Havalimanları kapsam dışında

Uber’ın açıklamasına göre Wayve araçları başlangıç döneminde Londra içindeki yolculuklarda kullanılabilecek ancak havalimanlarına sefer yapmayacak. Şirketler filonun yolcu talebi, sistemin performansı ve düzenleyici onaylara bağlı olarak aşamalı biçimde genişletileceğini bildirdi.

Mevcut 15 araçlık filo, Londra’da faaliyet gösteren 100 binden fazla özel kiralık araçla karşılaştırıldığında oldukça sınırlı kalıyor. Bu nedenle kullanıcıların başlangıç döneminde Wayve aracıyla eşleşme ihtimalinin düşük olması bekleniyor.

Ulaştırma Bakanı: Önemli bir dönüm noktası

Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander, Londra’daki ilk otonom taksi hizmetini ulaşımın geleceği açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.

Alexander, Wayve’ın teknolojisinin İngiltere’nin inovasyon kapasitesini gösterdiğini ve yeni teknolojilerin ulaşım sektöründe yatırım ve büyümeyi destekleyebileceğini belirtti.

Independent Mortgage 3

Londra yollarında 2018’den beri eğitiliyor

Merkezi Londra’da bulunan Wayve, yapay zekâ destekli sürüş teknolojisini 2018’den bu yana başkentin yollarında geliştiriyor. Şirketin sistemi, bazı rakiplerin kullandığı ayrıntılı ve önceden hazırlanmış yüksek çözünürlüklü haritalar yerine, gerçek sürüş deneyimlerinden öğrenen yapay zekâ modeline dayanıyor.

Dar yolları, yoğun trafiği, çok sayıda yaya ve bisikletlisiyle Londra, otonom araçlar açısından dünyanın en karmaşık sürüş ortamlarından biri olarak görülüyor. Wayve, Londra’daki uygulamanın teknolojisinin farklı şehir ve trafik koşullarına uyum sağlayabildiğini göstermesi açısından önemli olduğunu belirtiyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Rakip şirketler de Londra’ya hazırlanıyor

Google’ın ana şirketi Alphabet’e bağlı Waymo ile Çinli teknoloji şirketi Baidu da Londra’da otonom taksi hizmeti başlatmak için hazırlık yapıyor. Ancak Birleşik Krallık, ABD ve Çin’deki bazı şehirlere kıyasla güvenlik sürücüsü bulunmayan araçlara daha temkinli yaklaşıyor.

İngiltere’de otonom yolcu hizmetlerine ilişkin kapsamlı yasal sistemin, 2024 tarihli Otonom Araçlar Yasası’nın ikinci yarısı olan 2027’de tamamen uygulanmasıyla yürürlüğe girmesi planlanıyor. Bu tarihe kadar daha küçük ölçekli uygulamaların özel izin ve güvenlik değerlendirmeleriyle yürütülmesi öngörülüyor.

Sadiq Khan, sahibi olmadığı araç yüzünden mahkûm oldu

Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, sahibi olmadığını söylediği bir otomobilin vergisinin ödenmemesi nedeniyle gıyabında mahkûm edildi.

Sürücü ve Araç Lisanslama Kurumu (DVLA) tarafından açılan davaya konu olan mavi renkli Nissan Micra’nın ilk kez 2002 yılında trafiğe kaydedildiği ve yıllık taşıt vergisinin Eylül 2025’te sona erdiği belirtildi.

Araç, 24 Ocak 2026’da vergisiz olarak tespit edildi. DVLA’nın resmî kayıtlarında Khan’ın adı ve doğum tarihi aracın kayıtlı kullanıcısı olarak göründüğü için hakkında yasal işlem başlatıldı.

Ancak Londra Belediye Başkanlığı, söz konusu otomobilin ne Sadiq Khan’a ne de başkanlığını yürüttüğü Transport for London’a ait olduğunu açıkladı.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

18 Ağustos’ta gıyabında mahkûm edildi

Dava, 18 Ağustos’ta Herefordshire Sulh Ceza Mahkemesi’nde Yargıç Surinder Gidda tarafından karara bağlandı.

Khan’ın savunma sunmadığı ve suçlamaya ilişkin herhangi bir beyanının mahkemeye ulaşmadığı belirtilirken dosya, kamuya açık duruşma yapılmadan “Tek Yargıç Usulü” kapsamında incelendi.

Mahkeme, Khan’ı vergisiz araç bulundurmaktan suçlu bularak 220 sterlin para cezasına çarptırdı. Belediye Başkanının ayrıca 85 sterlin dava masrafı ile 35,84 sterlinlik ödenmemiş araç vergisini karşılamasına hükmedildi.

Böylece toplam ödeme 340,84 sterlin oldu.

Istikbal 860X450 Pxl

Mektuplar Gordon Ramsay’ın restoranına gitti

Mahkeme belgeleri, olayın en dikkat çekici ayrıntısının adres karışıklığı olduğunu ortaya koydu.

TfL’nin merkez ofisi, Stratford’daki 5 Endeavour Square adresinde bulunmasına rağmen DVLA’nın Khan’a gönderdiği yazılar 9 Endeavour Square adresine yönlendirildi.

Yanlış adresin, ünlü şef Gordon Ramsay’ın “Bread Street Kitchen, Bar & Rooftop” adlı restoranının bulunduğu bina olduğu belirtildi. İki bina arasında yalnızca birkaç dakikalık yürüme mesafesi bulunuyor.

DVLA’nın araç sahibinin kimliğini doğrulamak amacıyla gönderdiği ilk mektup yanıtsız kalınca dava açıldı. Mahkûmiyet kararı ve ödeme emrinin de aynı restoran adresine gönderildiği bildirildi.

Ödeme yazısında toplam tutarın 28 gün içinde yatırılmaması halinde cezanın artırılabileceği, icra memurlarının devreye girebileceği veya Khan’ın mahkemeye getirilmesi için yakalama kararı çıkarılabileceği uyarısı yer aldı.

Independent Mortgage 3

Belediye Başkanlığı: Bu bir dolandırıcılık ve suçtur

Khan’ın sözcüsü, Belediye Başkanının kimlik bilgilerinin izinsiz biçimde kullanıldığını belirterek şu açıklamayı yaptı:

“Bu bir dolandırıcılıktır ve dolayısıyla suçtur. İnsanların Sadiq’i bir aracın sahibiymiş gibi gösterdiği bir dolandırıcılığın Belediye Başkanını hedef aldığı ilk olay değildir. Bu tür davranışlar yasa dışıdır ve DVLA’nın konudan haberi vardır.”

Khan’ın adına sahte araç kaydı yapılması girişimlerinin özellikle 2023’ten bu yana birkaç kez yaşandığı, ancak bunlardan ilk kez birinin mahkûmiyetle sonuçlandığı bildirildi.

Kafkas Crispy Yatay Gazete

ULEZ protestolarıyla bağlantısı araştırılıyor

Sahte kaydın, Sadiq Khan’ın Ultra Düşük Emisyon Bölgesi’ni (ULEZ) bütün Büyük Londra’yı kapsayacak şekilde genişletmesine tepki gösteren kişiler tarafından yapılmış olabileceği değerlendiriliyor.

ULEZ uygulamasına karşı çıkan bazı sürücülerin geçmişte araçlarını Khan’ın adına kaydettirerek günlük 12,50 sterlinlik ücretten Belediye Başkanını sorumlu tutacakları yönünde açıklamalar yaptıkları biliniyor.

Ancak Nissan Micra’nın kimin tarafından Khan’ın adına kaydettirildiği henüz belirlenmedi. Sahte kaydın ULEZ karşıtı protestolarla bağlantılı olup olmadığı da resmen doğrulanmış değil.

DVLA davayı yeniden açtırmaya hazırlanıyor

Olayın basına yansımasının ardından DVLA, dosyayı ve Khan’ın bilgilerinin araç kayıtlarına nasıl girdiğini incelemeye aldı.

Belediye Başkanlığı danışmanlarının verdiği bilgiye göre kurum, mahkemeden dosyanın yeniden açılmasını ve ardından suçlamanın geri çekilmesini acil olarak değerlendiriyor. Sahte araç kaydı hakkında da ayrı bir soruşturma yürütülmesi bekleniyor.

Mevcut mahkûmiyet kararı, mahkeme tarafından resmen kaldırılıncaya kadar geçerliliğini koruyor. DVLA’nın başvuruda bulunmaması halinde Khan’ın, davadan haberdar olmadığını bildiren resmî bir beyanda bulunarak dosyanın yeniden açılmasını istemesi gerekebilir.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Hızlı yargılama sistemi yeniden tartışılıyor

Olay, İngiltere ve Galler’de düşük seviyeli suçların hızla karara bağlanması amacıyla 2015’te uygulamaya konulan “Single Justice Procedure” sistemini yeniden tartışmaya açtı.

Bu yöntemde tek bir sulh ceza yargıcı, sanığın ve kamuoyunun katılmadığı bir oturumda yazılı belgeler üzerinden karar verebiliyor. Sistem daha önce yaşlılar, savunmasız kişiler ve çocuklar hakkında verilen hatalı kararlar nedeniyle eleştirilmişti.

Hükümetin gözden geçirdiği sistemde sanığa ulaşılamaması veya yazışmaların yanlış adrese gönderilmesi durumunda, dosyanın kişinin haberi olmadan mahkûmiyetle sonuçlanabildiğine dikkat çekiliyor.

Yaklaşık 72 Milyon Sterlin Bulunmazsa Üç Asırlık Tablo Başka Ülkenin Olacak

İngiltere hükümeti, Hollandalı ressam Rembrandt van Rijn’in geç dönem başyapıtlarından “Catrina Hooghsaet Portresi”nin kalıcı olarak ülke dışına çıkarılmasını önlemek amacıyla geçici ihracat engeli koydu.

Dijital, Kültür, Medya ve Spor Bakanlığının 27 Ağustos’ta açıkladığı karara göre eserin ihracat lisansına ilişkin işlem, ilk aşamada 26 Aralık 2026 günü sonuna kadar ertelendi. Tablo için belirlenen eşleştirme bedeli 71 milyon 696 bin 324 sterlin 90 peni. Buna ayrıca 754 bin 698 sterlin 15 peni KDV eklenebilecek. Bu rakam, tabloyu İngiltere’de tutmak isteyen uygun bir alıcının karşılaması gereken resmî fiyatı oluşturuyor.

Rembrandt Catrina Hooghsaet 657

“Ulusal hazine” kabul edilen en pahalı eser

Hükümet, yaklaşık 71,7 milyon sterlin değerindeki portrenin İngiltere’de ihracatı ertelenerek “ulusal hazine” korumasına alınan en pahalı kültür varlığı olduğunu bildirdi.

İhracat yasağı kalıcı bir kamulaştırma veya satış iptali anlamına gelmiyor. Uygulama, İngiltere’deki bir müze, galeri, vakıf ya da uygun bir özel alıcının gerekli parayı toplayarak eseri satın alabilmesi için süre tanıyor.

26 Aralık’a kadar ciddi bir satın alma niyeti ortaya konulması halinde eser sahiplerine teklifleri değerlendirmeleri için 15 iş günü verilecek. Tarafların bir opsiyon anlaşması imzalaması durumunda dokuz aylık ikinci erteleme dönemi başlayacak. Bu sürede satın alma kampanyasının tamamlanması beklenecek.

İngiltere’den uygun bir teklif çıkmaması veya gerekli para toplanamaması halinde tabloya ihracat lisansı verilerek eserin ülke dışına çıkarılmasının önü açılabilecek.

Istikbal 860X450 Pxl

Üç ayrı koruma ölçütünü de karşıladı

Kültür Varlıklarının İhracatını İnceleme Komitesi, tablonun İngiltere açısından ulusal önem taşıyan eserleri belirlemek için kullanılan üç “Waverley ölçütünü” de karşıladığına hükmetti.

Komiteye göre eser:

  • İngiltere’nin tarihi ve kültürel yaşamıyla güçlü bir bağ taşıyor,
  • Olağanüstü estetik niteliğe sahip bulunuyor,
  • Rembrandt’ın sanatı ve geç dönem çalışmalarının incelenmesi bakımından özel önem taşıyor.

Bu değerlendirme üzerine hükümet, eserin İngiltere’den ayrılmasının ülkenin kültürel mirası açısından ciddi bir kayıp olacağı sonucuna vardı.

Catrina ve vasiyetine giren papağanı

Tuval üzerine yağlıboya olarak yapılan 126’ya 98,5 santimetre ölçülerindeki portre, Rembrandt’ın ölümünden 12 yıl önce, 1657’de tamamlandı. Tablonun sol üst bölümünde modelin adı, yaşı ve Rembrandt’ın imzası bulunuyor.

Eserde, Amsterdam’daki Mennonite topluluğunun varlıklı üyelerinden Catrina Hooghsaet, siyah elbisesi, beyaz başlığı ve elindeki mendille otururken tasvir ediliyor. Eşinden ayrı yaşayan Hooghsaet’in dönemin toplumsal şartları içerisinde bağımsız ve güçlü bir kişiliğe sahip olduğu belirtiliyor.

Kompozisyonda yer alan evcil papağan da portrenin dikkat çekici unsurları arasında bulunuyor. Catrina’nın hayvanına verdiği önem, papağanını vasiyetnamesine dahil etmiş olmasından da anlaşılıyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Yaklaşık 275 yıldır İngiltere’de

Eserin 1752 yılına gelindiğinde Kent’teki Mereworth House koleksiyonunda bulunduğu değerlendiriliyor. Tablo daha sonra West Wycombe’daki Dashwood ailesinin koleksiyonuna geçti ve 1860’tan itibaren Kuzey Galler’deki Penrhyn Castle’da sergilendi.

Sanat tarihçisi Horace Walpole’un 1752’de Mereworth House’da gördüğünü kaydettiği “güzel Rembrandt”ın da bu portre olduğu düşünülüyor. Bu kayıt, eserin yaklaşık 275 yıldır İngiltere’de bulunduğunu gösteren önemli kanıtlardan biri kabul ediliyor.

İkinci kez ihracat engeli getirildi

“Catrina Hooghsaet Portresi” daha önce de benzer bir süreçten geçti. Tablo 2015 yılında Sotheby’s aracılığıyla yabancı bir alıcıya 35 milyon sterline satılmış, bunun ardından İngiltere hükümeti ihracat lisansını geçici olarak durdurmuştu.

Satın alma için gerekli para bulunamamasına rağmen yeni sahibi ihracat başvurusunu geri çekmiş ve eser İngiltere’de kalmıştı. Tablo, 2016-2019 yılları arasında Cardiff’teki National Museum Wales’e ödünç verilerek halka açık biçimde sergilendi.

Eserin 2025 yılında Christie’s tarafından düzenlenen özel bir satışta yeniden el değiştirdiği bildirildi. Ancak satış bedeli ile alıcı ve satıcının kimlikleri kamuoyuna açıklanmadı. Bu nedenle hükümetin belirlediği 71,7 milyon sterlinlik eşleştirme bedelinin doğrudan satış fiyatı olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

Yeni fiyat, 2015’teki 35 milyon sterlinlik bedelin iki katından fazla. Bu artış, bir İngiliz müzesinin tabloyu tek başına satın almasını oldukça güçleştirirken büyük bağışçılar ve sanat fonlarının desteğini kritik hale getiriyor.

Independent Mortgage 3

Bakan Mackenzie’den yardım çağrısı

İngiltere Sanat Bakanı Ruth Mackenzie, tablonun yüzyıllardır ülkenin kültürel yaşamının bir parçası olduğunu belirterek kültür kuruluşlarını, fon sağlayıcıları, hayırseverleri ve sanatseverleri harekete geçmeye çağırdı.

Mackenzie, eserin büyüklüğü, sanatsal güzelliği ve tarihinin onu öncelikli bir kültürel miras meselesi haline getirdiğini vurgulayarak portrenin İngiltere’deki tarihsel yerini koruması için ortak destek istedi.

Önümüzdeki dört aylık dönemde herhangi bir İngiliz kurumunun yaklaşık 72 milyon sterlinlik finansmanı sağlayıp sağlayamayacağı belirsizliğini koruyor. Başarılı bir satın alma gerçekleşmezse, yaklaşık üç asırdır İngiltere’de bulunan Rembrandt başyapıtı bu kez kalıcı olarak ülke dışına çıkabilir.

Londra Belediye Başkanlığı İçin Gölge Bakanlığı Bıraktı

İngiltere'de Muhafazakâr Parti’nin önde gelen isimlerinden Sir James Cleverly, 2028’de yapılacak Londra Belediye Başkanlığı seçimleri öncesinde partisinin adaylığını kazanmak amacıyla gölge kabinedeki görevinden ayrıldı.

Gölge Konut Bakanlığı görevini bırakan Cleverly, bütün enerjisini adaylık sürecine ve seçim kampanyasına yönelteceğini açıkladı. Ancak Cleverly henüz Muhafazakâr Parti’nin resmî adayı değil; öncelikle parti içindeki aday belirleme sürecini kazanması gerekiyor.

Daha önce dışişleri, içişleri ve eğitim bakanlığı yapan Cleverly, 2008-2016 yılları arasında Londra Meclisi’nde Bexley ve Bromley bölgesini temsil etmişti. Boris Johnson’ın belediye başkanlığı döneminde de belediye başkan yardımcılığı görevinde bulunmuştu. Bu geçmişi, Cleverly’nin kampanyasında Londra yönetimi konusundaki deneyimini öne çıkarmasına imkân veriyor.

Istikbal 860X450 Pxl

“Klasik Muhafazakâr bir vizyon sunacağım”

Cleverly, Times Radio’ya yaptığı açıklamada kampanyasının temelini girişimcilik, ekonomik büyüme ve fırsat eşitliğinin oluşturacağını söyledi.

“Klasik Muhafazakâr bir Londra Belediye Başkanlığı vizyonu ortaya koyacağım. Bu vizyon girişimcilik ve fırsatlar üzerine kurulacak” diyen Cleverly, kampanyasının parti lideri Kemi Badenoch’un ülke genelindeki siyasi programıyla paralel ilerleyeceğini belirtti.

Badenoch liderliğindeki Muhafazakâr Parti’nin daha sağa yönelmesi nedeniyle gölge kabineden ayrıldığı iddiasını reddeden Cleverly, pazar günü verdiği röportajlarda göç, kimlik ve kültür savaşları gibi tartışmalı alanlardan uzak durdu. Bunun yerine ekonomi, konut, yatırım ve Londra’nın uluslararası rekabet gücüne ağırlık verdi.

Independent Mortgage 3

Khan’a “tutkusunu kaybetti” eleştirisi

Cleverly, 2016’dan bu yana Londra Belediye Başkanlığı görevini sürdüren İşçi Partili Sadiq Khan’ın kentin sorunlarını çözme konusundaki isteğini kaybettiğini öne sürdü.

LBC’ye konuşan Cleverly, Khan’ın “göreve yönelik tutkusunu gerçekten kaybettiğini” savundu. Muhafazakâr siyasetçi, Londra’nın yalnızca mevcut hizmetleri yöneten bir belediye başkanına değil, kent ekonomisini yeniden canlandıracak güçlü bir siyasi liderliğe ihtiyacı olduğunu söyledi.

Khan, 2024 seçimlerinde oyların yüzde 43,8’ini alarak Muhafazakâr aday Susan Hall’u yenmiş ve üçüncü kez göreve seçilmişti. Khan’ın 2028’de dördüncü dönem için aday olup olmayacağı henüz kesinleşmedi.

Kafkas Crispy Yatay Gazete

Burnham’a “Londra ile savaş yürütüyor” suçlaması

Cleverly’nin hedefindeki bir diğer isim Başbakan Andy Burnham oldu. Burnham’ı “çok fazla Londra karşıtı” olmakla suçlayan Cleverly, hükümetin başkenti vergi ve düzenlemeler yoluyla bir gelir kaynağı olarak gördüğünü ileri sürdü.

Cleverly, “Andy Burnham meseleyi anlamıyor. Londra ile bir savaş yürütüyor ve Londra’nın kendi çıkarlarını savunacak birine ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

Eski bakanın bu çıkışı, seçim kampanyasının yalnızca Sadiq Khan’ın belediye yönetimine değil, Burnham hükümetinin başkente yönelik ekonomi, vergi ve bölgesel kalkınma politikalarına karşı da yürütüleceğine işaret etti.

Konut politikası kampanyanın önemli başlıklarından biri olacak

Cleverly’nin daha önce yaptığı açıklamalar, konut krizinin kampanyasının merkezinde yer alacağını gösteriyor. Cleverly, Londra Planı’nın yeniden yazılmasını, toplu ulaşım hatları çevresinde daha fazla konut yapılmasını ve atıl durumdaki eski sanayi alanlarının konut ve iş merkezlerine dönüştürülmesini savunuyor.

Konut inşaatlarının önündeki düzenlemelerin azaltılmasını isteyen Cleverly, Londra’da ortalama bir evin fiyatının yarım milyon sterlini aştığını ve konut sahibi olmanın çok sayıda kişi için ulaşılmaz hale geldiğini belirtiyor. Muhafazakâr Parti’de yaptığı önceki konuşmada, özellikle kahverengi alanlarda on binlerce yeni konutun önünün açılması gerektiğini söylemişti.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Liberal Demokrat seçmenin desteği kritik olabilir

2028 seçimlerinde iki tercihli “tamamlayıcı oy” sisteminin yeniden uygulanmasının planlanması, adayların yalnızca kendi seçmenlerine değil, diğer partilerin destekçilerine de seslenmesini gerekli kılıyor.

London School of Economics’ten Prof. Tony Travers’a göre Cleverly’nin kazanabilmesi için ilk tercihini Liberal Demokratlardan yana kullanan seçmenlerin ikinci tercih oylarını da alması gerekecek. Bu nedenle Cleverly’nin önceki Muhafazakâr aday Susan Hall’a kıyasla daha merkezde ve daha kapsayıcı bir kampanya yürütmesi bekleniyor.

Ağustos ayında yayımlanan bir Savanta araştırması; İşçi Partisi’nin Londra’daki desteğini yüzde 33, Reform UK’in yüzde 20, Muhafazakârların yüzde 18, Yeşillerin yüzde 14 ve Liberal Demokratların yüzde 10 olarak ölçtü. Aynı araştırmaya göre Khan yeniden aday olması halinde dördüncü kez seçilebilecek konumda bulunuyor.

Bununla birlikte başka bir YouGov araştırmasında Londralıların yüzde 56’sı Khan’ın görevi bırakması ve İşçi Partisi’nin 2028’de farklı bir aday çıkarması gerektiğini söyledi.

İşçi Partisi’nde alternatif isimler konuşuluyor

Sadiq Khan’ın aday olmaması halinde İşçi Partisi’nde Brent East Milletvekili Dawn Butler’ın yarışa girmesi bekleniyor. Rosena Allin-Khan ile eski Adalet Bakanı David Lammy’nin isimleri de muhtemel adaylar arasında gösteriliyor.

Muhafazakârlar açısından ise Cleverly’nin kabine deneyimine sahip, kamuoyunda tanınan bir isim olması yarışın siyasi ağırlığını artırdı. Cleverly’nin adaylığı kazanması halinde 2028 Londra seçimi, yalnızca belediye başkanlığının değil, Kemi Badenoch liderliğindeki Muhafazakâr Parti’nin yeniden iktidar alternatifi olup olamayacağının da önemli bir sınavı olacak.

Cleverly de Londra’da elde edilecek bir Muhafazakâr zaferin Badenoch’un başbakanlığa uzanan yolunda önemli bir basamak oluşturacağını savunuyor. Buna karşılık adaylığının gelecekte yeniden parti liderliğine yönelmek için bir araç olduğu iddialarını reddediyor.

Münir Hasan Tatar Londra’da son yolculuğuna uğurlandı

HALİL YETKİNLİOĞLU

Londra Türk toplumunun yakından tanıdığı muhasebeci ve mali müşavir Münir Hasan Tatar, 28 Ağustos Cuma günü düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

Palmers Green Mosque’ta kılınan cenaze namazını Süleymaniye Camisi din görevlisi Ali Mercan kıldırdı. Namazın ardından Tatar’ın naaşı Trent Park Cemetery’ye götürüldü.

Münir Hasan Tatar, burada Hafız Muhittin Aydın’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaları eşliğinde, ailesi ve sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.

Ersin Tatar: Aynı yollarda yürüdük

Cenaze törenine katılan KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yeğeni Münir Hasan Tatar’ın vefatından duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi.

Merhumun Kıbrıs Türk halkına, köklerine ve millî değerlerine bağlılığına dikkat çeken Ersin Tatar, şunları söyledi:

“Biz onunla hep aynı yollarda yürüdük. Barış Harekâtı’nda aynı odadaydık; beraber kucaklaştık, beraber ağladık. Ticarete ve ekonomiye yön veren bir kardeşimizdi. Ancak benim için çok önemli olan, KKTC’ye olan bağlılığı; köklerimizi ve millî değerlerimizi her zaman önemseyen değerli bir kişi olmasıydı. Hepimiz bu dünyadan göçüp gideceğiz. Önemli olan arkamızda bıraktıklarımızdır. Mekânın cennet olsun.”

“Pek çok kişiye yol gösterdi”

Merhumun oğlu Serkan Tatar da babasının zekâsı, becerisi, öngörüsü ve tecrübesiyle çevresindeki pek çok kişiye yol gösterdiğini belirtti.

Serkan Tatar, “Eminim bugün burada bulunan hemen herkes, hayatının bir döneminde onun bilgisinden ve bilgeliğinden faydalanmıştır” ifadelerini kullandı.

Büyükelçi Ertaş: Anısını yaşatmaya devam edeceğiz

Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş ise Münir Hasan Tatar’ı Türk toplumunun müstesna şahsiyetlerinden biri olarak nitelendirdi.

Büyükelçi Ertaş, “Toplumumuzun müstesna şahsiyetlerinden birinin son yolculuğunda birlikteyiz. Hem şahsen hem de Londra Büyükelçisi olarak kendisinden son derece razı bir şekilde onu uğurluyorum. Değerli anısını toplumumuzla birlikte yaşatmaya devam edeceğiz” dedi.

Törende konuşan Dr. Teoman Sırrı MBE de Münir Hasan Tatar’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diledi.

İş ve toplum dünyası törende buluştu

Cenaze törenine KKTC Londra Temsilcisi Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan’ın yanı sıra Dr. Teoman Sırrı MBE, Avrupalı Türk Marka Birliği Başkanı Vehbi Keleş, Dr. Tahsin Bilginer, Hafız Mustafa 1864 CEO’su Avni Ongurlar, Yönetim Kurulu Üyesi Emre Ongurlar, Olay Gazetesi sahibi Nural Ezel ve Konsey Başkanı Kenan Nafi katıldı.

Defin töreninin ardından ailenin özel davetiyle düzenlenen yemek programında, Münir Hasan Tatar’ın aziz ruhu için ikramda bulunuldu ve misafirler ağırlandı.

Münir Hasan Tatar kimdir?

İngiltere’deki Kıbrıs Türk toplumunun tanınmış isimlerinden Münir Hasan Tatar, Londra’da faaliyet gösteren M. Tatar & Associates firmasının kurucusu ve sahibiydi.

Uzun yıllar muhasebe ve mali danışmanlık alanlarında çalışan Tatar, Londra’daki Türk ve Kıbrıs Türk toplumuna hizmet veren saygın iş insanları arasında yer alıyordu. Evli olan Tatar’ın bir oğlu ve bir kızı bulunuyordu.

Kurucusu olduğu M. Tatar & Associates, yıllar boyunca Londra’da faaliyet gösteren çok sayıda Türk ve Kıbrıslı Türk işletmeye, aileye ve girişimciye muhasebe ve finans alanlarında hizmet sundu.

Münir Hasan Tatar, mesleki çalışmalarının yanı sıra İngiltere’deki Kıbrıs Türk toplumuna verdiği destek ve katkılarla da tanınıyordu. Firmanın faaliyetleri, kendisi de yeminli mali müşavir olan ve uzun yıllar babasıyla birlikte çalışan oğlu Serkan Tatar tarafından sürdürülecek.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Londra’da ‘Yellow Box’ cezası mahkemeden döndü!

Güney Londra’da bir sürücü, sarı kutulu kavşakta durduğu gerekçesiyle Merton Belediyesi tarafından verilen 160 sterlinlik trafik cezasına karşı yaptığı itirazı kazandı.

Olay, Aralık 2025’te Wimbledon’daki Haydons Road ile Cromwell Road’un kesiştiği kavşakta meydana geldi. Belediye kamerasının kaydettiği görüntülerde sürücünün sarı kutunun içerisinde kısa süre durduğu görüldü.

Ancak sürücü, çıkış yolu tıkalı olduğu için değil, Cromwell Road’dan ana yola katılmaya çalışan başka bir araca geçiş imkânı vermek amacıyla durduğunu belirtti.

Gima Sultanim Griliaj Wafers H 667X300

Üç koşulun birlikte oluşması gerekiyor

Sürücünün itirazına, “Yellow Box Guru” adıyla tanınan trafik kampanyacısı ve eski Transport for London tasarım uzmanı Sam Wright destek verdi.

Wright, sarı kutu içerisinde durmanın tek başına ceza kesilmesi için yeterli olmadığını vurguladı. Mevzuata göre bir ihlalin oluşabilmesi için sürücünün:

  • Aracını sarı kutuya sokması,
  • Kutunun içerisinde durması,
  • Duran araçlar nedeniyle çıkış yapamaması

şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekiyor.

Bu nedenle sürücünün bir yayaya yol vermek, karşıdan gelen araçları beklemek, güvenlik gerekçesiyle durmak veya başka bir aracın manevrasına izin vermek zorunda kalması otomatik olarak sarı kutu ihlali anlamına gelmiyor.

Kafkas Crispy Yatay Gazete

Belediye itirazı önce reddetti

Habere göre Merton Belediyesi, sürücünün ilk itirazını reddederek aracın sarı kutu içerisinde durmasının cezayı haklı çıkardığını savundu.

Dosya daha sonra bağımsız trafik hakemine taşındı. Görüntüleri inceleyen hakem, sürücünün kavşağa girdiği sırada önündeki çıkış alanının açık olduğunu ve aracın duran trafik yüzünden mahsur kalmadığını belirledi.

Sürücünün istese kavşağı boşaltabilecek durumda olduğuna dikkat çeken hakem, isnat edilen ihlalin kanıtlanamadığına hükmederek 160 sterlinlik cezayı iptal etti.

Aytac Sepet Kampanya Yatay Haber Alti

Merton Belediyesi’ne ağır eleştiri

Wright, belediyenin yaklaşımının sarı kutu mevzuatının temel unsurunu göz ardı ettiğini savundu. Kampanyacı, belediye yetkililerinin ya yasayı doğru bilmediğini ya da sürücülere kurallar hakkında yanıltıcı bilgi verdiğini iddia etti.

Londra’da sarı kutu ihlalleri için uygulanan ceza 160 sterline kadar çıkıyor. Ceza bildiriminin ardından 14 gün içinde ödeme yapılması halinde tutar genellikle yüzde 50 indirimle 80 sterline düşüyor.

Ancak sürücünün indirimi kabul ederek ödeme yapması, çoğu durumda dosyanın kapanması ve itiraz hakkından vazgeçilmesi anlamına geliyor.

Highway Code ne diyor?

Birleşik Krallık Karayolları Yasası’nın 174’üncü kuralı, sürücülerin çıkış yolu veya kullanacakları şerit açık olmadan sarı kutuya girmemelerini öngörüyor. Sağa dönüş yapmak isteyen sürücüler ise yalnızca karşıdan gelen trafik ya da sağa dönmeyi bekleyen diğer araçlar nedeniyle durmak zorunda kalırsa kutunun içerisinde bekleyebiliyor.

Bununla birlikte, cezanın hukuki dayanağını oluşturan düzenleme yalnızca aracın kutuda durmasına değil, durmanın “duran araçların varlığından” kaynaklanıp kaynaklanmadığına da bakıyor. Son kararın belirleyici noktası da bu ayrım oldu.

RAC tarafından daha önce yaptırılan ve Sam Wright’ın hazırladığı incelemede, belediyelerin denetlemeyi planladığı 111 sarı kutunun yüzde 90’ında sürücülerin haksız cezalarla karşılaşmasına yol açabilecek tasarım veya görünürlük sorunları bulunduğu belirtilmişti. İncelenen kutuların 61’inin hükümetin mevcut tasarım rehberiyle doğrudan çeliştiği öne sürülmüştü.

Londra’da ev sahibi olmak daha da zorlaştı

Londra’da ev sahibi olmak isteyenlerin karşılaştığı mali engeller, yükselen mortgage faizleriyle daha da büyüdü.

Emlak platformu Zoopla’nın 27 Ağustos’ta yayımladığı Konut Fiyat Endeksi’ne göre, ortalama beş yıllık sabit mortgage faizi ocak ayında yüzde 4’ün altındayken yüzde 4,8 seviyesine yükseldi.

Faizlerdeki artış, alıcıların aynı aylık ödemeyle kullanabilecekleri mortgage miktarını yılbaşından bu yana yüzde 9 azalttı. Ocak ayında aylık bütçesi 200 bin sterlinlik krediye yeten bir kişi, bugün aynı ödeme tutarıyla yaklaşık 182 bin sterlin borçlanabiliyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Londra’da 35 bin 500 sterlinlik ek peşinat

Alıcıların aynı evi aylık taksitlerini artırmadan satın alabilmeleri için aradaki 18 bin 200 sterlinlik farkı peşinata eklemeleri gerekiyor.

Ancak konut fiyatlarının ülke ortalamasının çok üzerinde olduğu Londra’da ihtiyaç duyulan ek peşinat yaklaşık 35 bin 500 sterline ulaşıyor. Bu rakam, ülke ortalamasının neredeyse iki katı. Kuzeydoğu İngiltere’de ise aynı fark 10 bin 200 sterlin civarında kalıyor.

Bu nedenle yüzde 9’luk kredi kapasitesi kaybı ülke genelini kapsamasına rağmen, parasal etkisi en ağır biçimde Londralı alıcılar tarafından hissediliyor.

Zoopla’nın haziran ayındaki araştırması da faiz artışının Londra’daki ortalama bir mortgage ödemesine ayda 244 sterlin, ilk kez ev alacakların ödemesine ise yaklaşık 232 sterlin eklediğini ortaya koymuştu.

Independent Mortgage 3

İlk kez ev alacaklar daha fazla etkileniyor

Yüksek ev fiyatları ve peşinat gereksinimi, özellikle ilk kez konut satın alacakları zorluyor. Bu gruptaki alıcılar genellikle daha düşük peşinatla, daha yüksek tutarlı ve uzun vadeli mortgage kullanıyor.

Faiz değişiklikleri bu nedenle ilk kez ev alacakların aylık ödemelerine ve toplam borçlanma maliyetine daha hızlı yansıyor. Londra’da damga vergisinin de ortalama satın alma bedelinin yaklaşık yüzde 3’üne ulaşabilmesi, başkentteki mali yükü daha da artırıyor.

Bazı alıcılar daha küçük veya merkezden uzak konutlara yönelirken, bazıları da ev sahibi olma planlarını ertelemeyi tercih ediyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Satışlar düştü, aramalar yeniden arttı

Mortgage maliyetlerindeki artış konut satışlarını yavaşlatıyor. Birleşik Krallık genelinde üzerinde anlaşmaya varılan satışların sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 daha düşük.

İngiltere Merkez Bankası verileri de haziran ayında konut alımı için onaylanan mortgage sayısının yıllık bazda yüzde 10 azalarak 58 bin 200’e gerilediğini gösteriyor.

Bununla birlikte piyasada sonbahar öncesinde sınırlı bir canlanma işareti görüldü. İnternette yapılan konut aramaları yıllık yüzde 7 artarak son 12 ayın en güçlü yükselişini kaydetti. Satılık konut sayısının da geçen yıla göre yüzde 5 fazla olması, alıcılara daha geniş seçenek ve pazarlık imkânı sağlıyor.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Londra’da fiyatlar yıllık yüzde 1 geriledi

Birleşik Krallık’taki ortalama konut fiyatı temmuz itibarıyla 272 bin 800 sterline çıktı. Yıllık fiyat artışı hazirandaki yüzde 1,3 seviyesinden yüzde 0,9’a geriledi.

Londra’da ise ortalama konut fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 düştü. Güneydoğu İngiltere’deki gerileme yüzde 0,3 olarak ölçüldü. Buna karşılık Kuzeybatı İngiltere’de fiyatlar yüzde 3,1, Kuzey İrlanda’da yüzde 5,4 arttı.

Zoopla, mortgage faizlerinin yüzde 5’e yakın seyretmesinin talebi sınırlamayı sürdüreceğini; yıllık konut fiyatı artışının yıl sonunda yaklaşık yüzde 1’e gerileyebileceğini öngörüyor. Londra ile Güneydoğu İngiltere’de fiyatların yatay seyretmesi veya sınırlı ölçüde düşmesi bekleniyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

İki günlük fırtına alarmı: Ani sel, dolu ve yıldırım uyarısı

İngiltere’de sıcak ve nemli hava, yerini şiddetli yağış ve gök gürültülü fırtınalara bırakıyor. Met Office, 26 Ağustos Çarşamba ve 27 Ağustos Perşembe günleri için İngiltere ile Galler’in geniş bölümünü kapsayan iki ayrı sarı uyarı yayımladı.

Çarşamba gününe ilişkin uyarı yerel saatle 03.00’te başladı ve 22.00’ye kadar geçerli olacak. Uyarı bölgesi Greater London’ın yanı sıra Güneydoğu İngiltere, East Anglia’nın bazı bölümleri, East Midlands, West Midlands, Kuzeybatı İngiltere, Yorkshire, Güneybatı İngiltere ve Galler’in bir bölümünü kapsıyor.

Met Office, 26 Ağustos sabahı yaptığı son güncellemede uyarı alanını kuzeybatıya doğru genişletirken East Anglia’nın bazı kesimlerini kapsam dışına çıkardı.

Istikbal 860X450 Pxl

Bir saatte 30 milimetre yağış görülebilir

Fransa yönünden kuzeye ilerleyen sıcak ve nemli hava kütlesinin, istikrarsız atmosfer koşullarıyla birleşerek şiddetli sağanaklara yol açması bekleniyor.

Yağış ve fırtına hattının çarşamba sabahı İngiltere’nin güneyinden başlayarak Greater London, Midlands ve ülkenin kuzeyine doğru ilerleyeceği tahmin ediliyor. İlk yağış dalgasının ardından kısa süreli daha aydınlık ve kuru bir dönem yaşanabilecek; ancak öğleden sonra yeni gök gürültülü sağanakların oluşabileceği belirtiliyor.

Met Office’e göre her bölge şiddetli yağıştan etkilenmeyecek. Ancak fırtınanın yoğunlaştığı noktalarda:

· Bir saatten kısa sürede 20-30 milimetre,

· İki ila üç saat içinde 40-50 milimetre

yağış düşebilir.

Bu miktarın dar bir alana ve kısa sürede düşmesi, yüzey suyu baskınları ile ani sel riskini artırıyor. Uzun süren sıcak ve kurak dönemlerde sertleşen toprak ile kuruyan yüzeylerin yağmur suyunu yeterince hızlı emememesi de suyun yollara ve alçak bölgelere yönelmesine neden olabilir.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Perşembe günü risk daha geniş alana yayılacak

İkinci sarı uyarı, 27 Ağustos Perşembe günü saat 06.00 ile 22.00 arasında geçerli olacak. Met Office, uyarıyı çarşamba sabahı güncelleyerek kuzeybatıya doğru genişletti ve Galler’in tamamını kapsama aldı. Buna karşılık Londra’nın büyük bölümü ile East Anglia’nın bazı doğu kesimleri perşembe günkü son uyarı alanının dışında bırakıldı.

Perşembe günü geniş bir yağış ve fırtına bandının İngiltere ile Galler üzerinden kuzeye ilerlemesi bekleniyor. Fırtınaların öğleden sonra ve akşam saatlerinde yavaşlaması, aynı bölge üzerinde daha uzun süre kalması ihtimali bulunuyor.

Tahminlere göre birçok yerde üç saat içerisinde 20-30 milimetre, bazı bölgelerde ise 12 saatte 50 milimetreye kadar yağış görülebilir. Düşük olasılıklı ancak daha ciddi senaryoda, bazı noktalarda üç saatte 50 milimetreden, 12 saat içinde ise 75 milimetreden fazla yağış düşebileceği belirtiliyor. En yüksek yağış riskinin özellikle doğuya bakan yüksek kesimlerde bulunduğu kaydediliyor.

Independent Mortgage 3

Dolu, kuvvetli rüzgâr ve sık yıldırım bekleniyor

Şiddetli yağışın yanı sıra sık yıldırım, yer yer 1-2 santimetre çapında dolu ve kuvvetli rüzgâr hamleleri bekleniyor. Güçlü rüzgâr riskinin özellikle perşembe sabahının ilk saatlerinde Güney İngiltere’de daha belirgin olabileceği bildirildi.

Met Office, hava olaylarının yerinin ve şiddetinin kısa süre içerisinde değişebileceğini vurguluyor. Sarı uyarılar “düşük olasılık, orta düzey etki” kategorisinde değerlendiriliyor. Bu durum, her bölgenin fırtınadan etkilenmeyeceği; ancak fırtınanın meydana geldiği yerlerde ciddi ve hızlı gelişen sorunlar yaşanabileceği anlamına geliyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Ulaşımda aksamalar ve elektrik kesintileri olabilir

Ani su baskınları nedeniyle bazı yolların kısa sürede kullanılamaz hale gelmesi, yerleşimlerin geçici olarak ulaşıma kapanması ve sürüş koşullarının zorlaşması bekleniyor. Tren ve otobüs seferlerinde gecikme veya iptaller yaşanabileceği, yıldırım ve kuvvetli rüzgâr nedeniyle yerel elektrik kesintilerinin meydana gelebileceği uyarısı yapıldı.

Evler ve iş yerleri de su baskını, yıldırım, dolu veya rüzgâr nedeniyle zarar görebilir. Met Office vatandaşlara yolculuk öncesinde karayolu ve toplu taşıma bilgilerini kontrol etmeleri, taşınabilir bahçe eşyalarını sabitlemeleri, telefonlarını şarj etmeleri ve sel riski bulunan bölgelerde acil durum hazırlığı yapmaları çağrısında bulundu.

Gök gürültüsü duyulduğunda kapalı bir binaya veya otomobile girilmesi, ağaçların altına sığınılmaması ve yüksek noktalardan uzaklaşılması tavsiye edildi.

Fırtınalı ve yağışlı havanın cuma gününden hafta sonuna kadar ülkenin birçok bölgesinde aralıklarla sürmesi bekleniyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

İngiltere Başkonsolosu David Reed'in İstanbul Hikayesi

Birleşik Krallık’ın İstanbul Başkonsolosu ve Doğu Avrupa-Orta Asya Ticaret Komiseri David Reed MBE, Beyoğlu’ndaki tarihî İngiliz misyonunda görevine başladı.

13 Nisan 2026’da görevi Kenan Poleo’dan devralan Reed, yalnızca İstanbul Başkonsolosluğu görevini yürütmeyecek. İngiliz hükümetinin Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki ticaret faaliyetlerinden sorumlu komiseri olarak, nüfusu 380 milyonu aşan geniş bir coğrafyadaki ticaret ve yatırım politikalarını da yönetecek.

Reed, İstanbul’a atanmasının kendisi için mesleki olduğu kadar kişisel bir anlam taşıdığını belirterek, Türkçe öğrendiği yıllardan bu yana Türkiye’ye dönmek için yaklaşık 15 yıl beklediğini söyledi.

Türkçe yolculuğu Kıbrıs göreviyle başladı

1978’de Portsmouth’ta doğan Reed, Cambridge Üniversitesi’nde hukuk eğitimi aldı. Londra’da üç yıl ticaret hukuku alanında çalıştıktan sonra 2003’te İngiltere Dışişleri Bakanlığına katıldı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Türkiye ve Türkçeyle ilk yakın teması, 2005’te Kıbrıs’ta başladığı diplomatik görev öncesinde kuruldu. Annan Planı sonrasındaki hassas dönemde adada görev yapan Reed, iki toplum arasındaki diyaloğun, ekonomik ilişkilerin ve karşılıklı güvenin geliştirilmesine yönelik çalışmalarda yer aldı.

Kıbrıs görevi için Türkçe öğrenmeye başladığını anlatan Reed, Londra’daki dil eğitimi sırasında Türk kafelerinde zaman geçirerek konuşma pratiği yaptığını söyledi. Daha sonra İstanbul ve İzmir’de Türk ailelerin yanında altışar hafta yaşayarak dilini geliştirdi.

Reed, aradan geçen yılların ardından Türkçesini yeniden akıcı kullanabilmek amacıyla Türkiye’ye gelmeden önce yoğun bir hazırlık dönemi geçirdiğini belirtti.

Türk dizileri ve Nuri Bilge Ceylan filmleriyle hazırlandı

İngiliz diplomat, Türkçesini tazelemek için gazeteleri takip ettiğini, Türk televizyon dizileri ve filmleri izlediğini anlattı. Reed’in izlediğini söylediği yapımlar arasında “Zeytin Ağacı” ve “Kuş Uçuşu” dizileriyle yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın filmleri bulunuyor.

Özellikle diyalog ağırlıklı yapımların günlük konuşma dilini yeniden kavramasına yardımcı olduğunu belirten Reed, İstanbul’da görev yapma isteğini, “Türkçeyi yeniden kullanabilmek için 15 yıl bekledim” sözleriyle dile getirdi.

Reed’e göre diplomasi yalnızca resmî müzakerelerden değil, toplumların tarihini ve kültürünü anlamaktan, farklı görüşleri dinlemekten ve ortak bir zemin bulmaktan geçiyor.

Ticaret hacmi 28 milyar sterlini aştı

Reed, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki mal ve hizmet ticaretinin yılda 28 milyar sterlini aşarak tarihî açıdan güçlü bir seviyeye ulaştığını söyledi.

Bu rakamın yalnızca 2026’nın ilk üç ayında gerçekleşen ticareti değil, 2026’nın ilk çeyreği sonunda hesaplanan yıllık toplam ticaret hacmini ifade ettiği değerlendiriliyor. Reed’in açıklamasına göre iki ülke arasındaki ticaret son on yılda yaklaşık iki katına çıktı.

Brexit sonrasında Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması, karşılıklı ticaretin temelini oluşturuyor. Taraflar, mevcut anlaşmanın hizmetler, dijital ticaret, yatırımlar ve kamu alımları gibi alanları da kapsayacak biçimde genişletilmesi üzerinde çalışıyor.

Reed, Türkiye’nin üretim, altyapı ve bölgesel erişim kapasitesiyle İngiltere’nin finans, mühendislik ve teknoloji birikiminin birbirini tamamladığını vurguladı. Türk müteahhitlik şirketleriyle İngiliz mühendislik kuruluşlarının üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirmesini iki ülkenin uzmanlıklarının “mükemmel evliliği” olarak nitelendirdi.

Turizmde 4,4 milyonluk İngiliz pazarı

Türkiye’yi ziyaret eden İngilizlerin sayısının yıllık yaklaşık 4,4 milyona ulaştığını belirten Reed, Birleşik Krallık’ın Almanya ve Rusya’nın ardından Türkiye’ye en fazla ziyaretçi gönderen ülkeler arasında üçüncü sırada bulunduğunu söyledi.

Antalya, Muğla ve İstanbul, İngiliz ziyaretçilerin en fazla tercih ettiği merkezler arasında yer alırken turizm hareketliliği iki ülke arasındaki havayolu bağlantılarının da büyümesini sağlıyor.

Reed, turizmi yalnızca ekonomik gelir olarak değil, toplumlar arasındaki bağları güçlendiren önemli bir diplomasi kanalı olarak gördüğünü ifade etti.

Eurofighter ve savunma işbirliği gündemde

Yeni dönemin stratejik başlıklarından birini savunma sanayisi oluşturuyor. Reed, Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedarik sürecini iki ülke arasındaki savunma ortaklığının önemli bir unsuru olarak değerlendirdi.

Birleşik Krallık’ın öncülük ettiği Eurofighter sürecinin ilerlemesi, Türkiye’nin hava gücünün modernizasyonunun yanı sıra savunma sanayisinde daha geniş çaplı teknolojik ve ticari ortaklıklara kapı açabilecek bir gelişme olarak görülüyor.

İki ülke arasında uçak tedarikinin dışında motor teknolojileri, insansız hava araçları, mühendislik, elektronik sistemler ve ortak üretim imkânları da değerlendiriliyor.

Ukrayna’dan iklim değişikliğine ortak gündem

Reed, Ankara ile Londra’nın Ukrayna’nın desteklenmesi, Körfez ve çevresindeki gerilimlerin azaltılması, NATO güvenliği ve bölgesel istikrar gibi konularda yakın çalıştığını söyledi.

Yapay zekâ ile iklim değişikliğini dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli dönüşüm alanları arasında gösteren Reed, yapay zekânın etkisini Sanayi Devrimi’yle karşılaştırdı. Teknolojinin sunduğu fırsatların yanı sıra güvenlik, istihdam ve etik alanlarda yeni riskler oluşturduğuna dikkat çekti.

Reed, Antalya’da yapılması planlanan COP31 iklim zirvesinin de Türkiye ile Birleşik Krallık arasında temiz enerji, yeşil finansman ve iklim teknolojileri alanındaki işbirliğini geliştirmek için önemli bir fırsat sunacağını belirtti.

Bölgesel ticaretin merkezi İstanbul olacak

David Reed’in çift görevli atanması, İstanbul’un İngiltere açısından yalnızca diplomatik değil, bölgesel bir ticaret merkezi olarak da konumlandırıldığını gösteriyor.

İngiliz hükümetinin açıklamasına göre Reed; Doğu Avrupa ve Orta Asya genelinde yatırımların teşvik edilmesi, İngiliz şirketlerinin yeni pazarlara açılması ve bölge ülkeleriyle ekonomik ortaklıkların güçlendirilmesinden sorumlu olacak.

Daha önce Fransa ve Polonya’da görev yapan, 2018-2022 yıllarında Kanada’da Yüksek Komiser Yardımcılığı görevini yürüten Reed, İstanbul’a atanmadan önce İngiltere Dışişleri Bakanlığında Yaptırımlar Direktörü olarak çalışıyordu.

Yeni Başkonsolosun önündeki dört yıllık dönemde Türkiye-İngiltere ilişkilerinin; yenilenecek ticaret anlaşması, savunma sanayisi projeleri, turizm, teknoloji, enerji ve üçüncü ülkelerde ortak yatırımlar üzerinden daha da derinleşmesi bekleniyor.

Londra’da sıcak kabin grevi yeniden başlıyor

Londra’da otobüs şoförleri ile Arriva London North yönetimi arasında aşırı sıcaklardaki çalışma koşulları nedeniyle başlayan anlaşmazlık çözülemedi.

Unite üyesi yaklaşık 1.500 şoför, işveren tarafından sunulan yeni düzenlemeyi yapılan oylamada reddetti. Görüşmeler sırasında ertelenen grevlerin bu kararın ardından 25 Ağustos Salı günü yeniden başlaması kararlaştırıldı.

Transport for London’ın (TfL) yayımladığı güncel programa göre ilk grev, 25 Ağustos saat 04.00’te başlayacak ve 28 Ağustos saat 04.30’a kadar devam edecek. Böylece eylem, üç tam günün yanı sıra gece ve sabahın erken saatlerindeki seferleri de etkileyecek.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Sürücü kabinlerinde sıcaklık 44 dereceye çıktı

Anlaşmazlığın merkezinde, Arriva London North filosundaki araçların sürücü bölümlerinde kullanılan soğutma sistemleri bulunuyor.

Unite, otobüslerin büyük bölümünde tam donanımlı klima yerine “hava soğutma” sistemi bulunduğunu, bu sistemlerin aşırı sıcaklarda kabin sıcaklığını yalnızca 2-3 derece düşürebildiğini savunuyor.

Sendikanın aktardığına göre yaz aylarında bazı sürücü kabinlerinde sıcaklık 40 derecenin üzerine çıktı. Bir şoför, kabindeki termometrenin 44 dereceyi gösterdiğini belgelediğini söyledi.

Şoförler; uzun süre direksiyon başında yüksek sıcaklığa maruz kalmanın dikkat kaybı, aşırı yorgunluk, baş dönmesi, susuzluk ve sıcak çarpması riskini artırdığını belirtiyor. Sendika, sorunun yalnızca çalışan sağlığını değil, yolcuların ve diğer yol kullanıcılarının güvenliğini de ilgilendirdiğine dikkat çekiyor.

Unite’a konuşan bazı sürücüler, sıcaklığın uyuşukluğa ve konsantrasyon kaybına yol açtığını ifade ederken, hamile bir şoförün sıcak kabinden indikten sonra bayıldığı da ileri sürüldü.

Istikbal 860X450 Pxl

Yeni teklif şoförleri ikna etmedi

Şoförler ilk olarak 14-15 Ağustos tarihlerinde greve gitmiş, 18-21 Ağustos arasında yapılması planlanan ikinci eylem ise Arriva’nın yeni teklifinin değerlendirilmesi amacıyla askıya alınmıştı.

Ancak Unite üyeleri, şirketin önerisinin sorunu kalıcı biçimde çözmeyeceği görüşüyle teklifi reddetti. Bunun üzerine sendika, daha önce ilan ettiği grev takviminin kalan bölümünü yeniden uygulamaya koydu.

Unite Genel Sekreteri Sharon Graham, şoförlerin Londra’nın ulaşım sisteminde hayati bir görev yaptığını ancak mevcut koşullar nedeniyle sağlıklarını riske attığını söyledi. Graham, Arriva’nın çalışanların kabul edebileceği anlamlı değişiklikleri yapabilecek mali güce sahip olduğunu savundu.

Unite bölge yetkilisi Steven Stockwell ise grevlerin hâlâ önlenebileceğini belirterek, Arriva yönetimini şoförlerin güvenlik endişelerini giderecek yeni bir anlaşma için masaya dönmeye çağırdı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Arriva: Talepler konusunda adım attık

Arriva London ise teklifin reddedilmesinden duyduğu hayal kırıklığını açıkladı. Şirket, sendikanın dile getirdiği talepler konusunda adımlar atıldığını, mevcut klimaların iyileştirilmesi ve araçlara yeni soğutma sistemleri kurulması için yatırım yapıldığını bildirdi.

Yönetim, aşırı hava koşullarının yalnızca Arriva’nın değil, Londra’daki tüm otobüs işletmelerinin karşı karşıya kaldığı sektör çapında bir sorun olduğunu savundu. Şirket ayrıca aşırı hava koşullarına yönelik bir çalışma grubu aracılığıyla çözüm geliştirmeye devam ettiğini belirtti.

Taraflar arasındaki temel görüş ayrılığı ise önerilen önlemlerin ne kadar sürede uygulanacağı ve mevcut filoda sürücü kabinlerini gerçekten güvenli bir seviyeye indirip indirmeyeceği üzerinde yoğunlaşıyor.

Independent Mortgage 3

Grevler ekim ayına kadar sürecek

Anlaşma sağlanmaması halinde toplam on ek grev dönemi bulunuyor. TfL tarafından açıklanan güncel eylem takvimi şöyle:

  • 25 Ağustos saat 04.00 – 28 Ağustos saat 04.30
  • 4 Eylül saat 04.00 – 5 Eylül saat 04.30
  • 7 Eylül saat 04.00 – 8 Eylül saat 04.30
  • 18 Eylül saat 04.00 – 19 Eylül saat 04.30
  • 21 Eylül saat 04.00 – 22 Eylül saat 04.30
  • 2 Ekim saat 04.00 – 3 Ekim saat 04.30
  • 5 Ekim saat 04.00 – 6 Ekim saat 04.30
  • 16 Ekim saat 04.00 – 17 Ekim saat 04.30
  • 19 Ekim saat 04.00 – 20 Ekim saat 04.30

Bu tarihler, tarafların grevlerden önce anlaşmaya varması halinde değiştirilebilecek veya iptal edilebilecek.

Sekiz garaj eylemden etkilenecek

Grev, Arriva London North’un sekiz garajındaki şoförleri kapsıyor:

  • Barking
  • Edmonton
  • Enfield
  • Grays
  • Palmers Green
  • Stamford Hill
  • Tottenham
  • Wood Green

Garajların hizmet alanları nedeniyle eylemin etkisi kuzey Londra’yla sınırlı kalmayacak. Doğu ve merkez Londra’nın yanı sıra Essex sınırındaki bazı bölgelerde de seferlerin azalması veya tamamen durması bekleniyor.

Etkilenecek 43 hattın tam listesi

TfL’nin güncel açıklamasına göre grevlerden şu hatlar etkilenecek:

19, 29, 34, 41, 66, 67, 76, 102, 103, 121, 141, 149, 150, 158, 175, 191, 192, 217, 221, 243, 248, 254, 259, 279, 307, 313, 329, 341, 349, 370, 375, 377, 616, 675, SL1, SL2, W3, W4, W6, N19, N29, N41 ve N279.

İngiltere Yasa Dışı Göçe Karşı Manş’ta Çemberi Daraltıyor

Birleşik Krallık, Manş Denizi üzerinden gerçekleştirilen küçük tekne geçişlerini organize eden uluslararası insan kaçakçılığı ağlarına karşı şimdiye kadarki en kapsamlı operasyonel yapılanmalarından birini devreye soktu.

İçişleri Bakanlığı ile Ulusal Suç Ajansı’nın (NCA) 20 Ağustos’ta açıkladığı verilere göre, organize göç suçları üzerinde çalışan özel NCA personelinin sayısı 2025’in başındaki 376’dan yaklaşık 800’e yükseldi. Böylece yalnızca yaklaşık 20 ay içerisinde görevli sayısı iki kattan fazla artırılmış oldu.

Yeni personelin finansmanı, Sınır Güvenliği Komutanlığı’na (Border Security Command) sağlanan 280 milyon sterlini aşan kaynağın bir parçası olarak karşılanıyor.

16 saat havada kalan dronlarla Manş takibi

Operasyonun yalnızca personel artışından ibaret olmadığı da ortaya çıktı.

Dover’daki Maritime Rescue Coordination Centre bünyesinde NCA, Sahil Güvenlik ve Sınır Güvenliği Komutanlığı ekipleri Manş Denizi’ndeki hareketliliği günün 24 saati ortak olarak takip ediyor.

Yeni gözetleme sisteminin dikkat çeken unsurlarından birini ise 16 saate kadar havada kalabilen dronlar oluşturuyor. Bu araçlarla küçük teknelerin hareketleri belirleniyor ve kaçakçılık organizasyonlarına ilişkin bilgiler sahadaki ekiplere aktarılıyor.

Independent Mortgage 3

1.109 tekne ve motor çetelerin eline geçmeden yakalandı

Hükümetin verilerine göre son seçimlerden bu yana NCA ve uluslararası ortaklarının operasyonlarında 1.109 küçük tekne veya tekne motoruna el konuldu.

Uzmanların değerlendirmesine göre bu ekipman kaçakçılık şebekelerinin eline ulaşsaydı 72 binden fazla kişinin Manş üzerinden taşınmasında kullanılabilirdi.

NCA, artan el koymaların çetelerin tedarik zincirlerini zorlaştırdığını ve tekneler ile motorların temin maliyetlerini yükselttiğini belirtiyor.

Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri Felixstowe Limanı’nda gerçekleştirilen operasyon oldu. Tek operasyonda 25 tekne ve motor ele geçirildi; hükümet bu ekipmanın yaklaşık 2 bin kişinin geçişinde kullanılabileceğini hesaplıyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Tutuklamalarda yüzde 74’e varan artış

Operasyonların tutuklama rakamlarına da yansıdığı bildirildi.

NCA’nın dahil olduğu insan kaçakçılığı bağlantılı tutuklamalar son bir yılda yüzde 55, organize göç suçlarına ilişkin toplam tutuklamalar ise önceki yıla kıyasla yüzde 74 arttı.

Mart 2026’da sona eren bir yıllık dönemde tutuklama, mahkûmiyet ve ekipmanlara el koymayı kapsayan kaçakçılık şebekelerini “etkisizleştirme” faaliyetlerinin toplamında da yaklaşık yüzde 50 artış kaydedildi.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Fransa cephesinde 185 tekne girişimine müdahale

Hükümetin açıkladığı en yeni veriler, operasyonların Fransa kıyılarında da yoğunlaştırıldığını gösteriyor.

İçişleri Bakanlığı’nın 21 Ağustos’ta yayımladığı yeni verilere göre, İngiltere-Fransa anlaşması kapsamında desteklenen Fransız polis birlikleri 27 Nisan-2 Ağustos arasındaki ilk üç aylık dönemde 185 küçük tekne geçiş girişimini engelledi. Bu operasyonlarla yaklaşık 4.300 kişinin İngiltere kıyılarına ulaşmasının önüne geçildiği bildirildi.

Fransa’nın kuzey kıyılarında iki ilave polis birimi görevlendirilirken bunlardan biri, sahillerde toplanan grupları kontrol etmek ve dağıtmak üzere özel eğitimli 50 kişilik çevik kuvvet biriminden oluşuyor.

Operasyonlarda ayrıca milyonlarca sterlin değerinde drone sistemleri, iki yeni helikopter ve yeni kamera gözetleme sistemlerinin devreye sokulması planlanıyor.

Daha geniş kapsamlı hükümet verilerine göre İngiltere-Fransa ortak çalışmaları seçimlerden bu yana 46 binden fazla geçiş girişimini durdurdu.

Aytac Sepet Kampanya Yatay Haber Alti

Sınır dışı rakamlarında dikkat çeken farklılık

Hükümetin 20 Ağustos tarihli açıklamasında seçimlerden bu yana yaklaşık 70 bin kişinin ülkeden çıkarıldığı belirtilirken, bir gün sonra yayımlanan İngiltere-Fransa operasyonlarına ilişkin açıklamada bu rakam 80 binin üzerinde olarak verildi. Bu nedenle iki rakamın farklı tarih aralıkları veya farklı “return/removal” kategorilerini kapsadığı dikkate alınmalı.

Yeni yasa devrede: 10 tekne pilotuna yaklaşık 20 yıl hapis

Kaçakçılık organizasyonlarına karşı yalnızca operasyonel değil, hukuki baskı da artırılıyor.

Border Security, Asylum and Immigration Act 2025 kapsamında getirilen yeni “tehlikeye atma” suçunun uygulanmaya başlamasının ardından yalnızca iki ay içerisinde 10 küçük tekne pilotu toplamda yaklaşık 20 yıl hapis cezasına mahkûm edildi.

Hükümet, düzenlemeyi tekneleri kullanan kişilerin yanı sıra kaçakçılık zincirinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren şebekeleri caydıracak yeni araçlardan biri olarak görüyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Çeteler taktik değiştirdi: “Mega bot” dönemi

Ancak güvenlik güçlerinin artan baskısı, kaçakçılık şebekelerinin yöntemlerini de değiştirmeye başladı.

Son haftalarda çok daha fazla kişiyi aynı anda taşıyabilen büyük şişme teknelerin kullanıldığına ilişkin vakalar dikkat çekiyor.

10 Ağustos’ta tek bir şişme botla 230 kişinin İngiltere’ye ulaşması yeni bir rekor olarak kayıtlara geçti. Daha önce 12 Temmuz’da 128, 23 Temmuz’da ise 165 kişinin büyük teknelerle geçiş yaptığı bildirilmişti. 4 Ağustos’ta 173 kişiyi taşıyan başka bir botun motorunda yangın çıktıktan sonra tekne alabora olmuş, yolcular kurtarılmıştı.

Bu gelişmeler, küçük bot ve motor tedarikine yönelik operasyonların çeteleri daha büyük teknelere ve daha fazla yolcuyu tek seferde taşıma yöntemine yönelttiği endişelerini artırıyor.

230 kişi tek botla geldi

Resmî İçişleri Bakanlığı verileri de 10 Ağustos’taki olağanüstü geçişi doğruluyor. O gün tek bir tekneyle 230 kişi İngiltere’ye ulaştı.

9 Ağustos’ta sona eren haftada ise toplam 716 kişinin 10 tekneyle İngiltere’ye geldiği, aynı dönemde Fransız makamlarının 379 kişinin geçişini engellediği kaydedildi. Hükümet bu verilerin geçici operasyonel rakamlar olduğunu ve daha sonra revize edilebileceğini özellikle belirtiyor.

Mahmood: “Sınırlarımızda kontrolü yeniden sağlıyoruz”

İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, NCA’nın kapasitesinin artırılmasının organize kaçakçılık şebekelerinin iş modelini bozmayı hedeflediğini belirterek, hükümetin binin üzerinde tekne ve motora el koyduğunu, çok sayıda şüphelinin yakalandığını ve on binlerce geçiş girişiminin önlendiğini söyledi.

Mahmood, yapılması gereken daha fazla iş bulunduğunu kabul ederken hükümetin amacının “sınırda kontrolü yeniden sağlamak” olduğunu vurguladı.

Gima Sultanim Griliaj Wafers H 667X300

NCA’dan çetelere: “Nerede olursanız olun peşinizdeyiz”

NCA Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Rob Jones ise insan kaçakçılığı şebekelerinin kurumun en önemli operasyonel önceliklerinden biri haline getirildiğini açıkladı.

Jones, NCA’nın yalnızca İngiltere ve Fransa’da değil, uluslararası tedarik zincirleri boyunca operasyon yürüttüğünü; istihbarat toplama, tekne ve motorlara el koyma, şüphelileri yakalama ve kaçakçıların sosyal medya ilanlarını kaldırma gibi farklı yöntemleri aynı anda kullandığını belirtti.

NCA’nın çetelere mesajının açık olduğunu söyleyen Jones, küçük teknelerle insan taşımak ve bu organizasyonlara ekipman sağlamanın giderek daha riskli hale geldiğini belirterek, suç ağlarının faaliyet gösterdikleri ülke neresi olursa olsun takip edileceğini vurguladı.

Operasyonlar artıyor, Manş’taki mücadele bitmiyor

Son veriler NCA’nın personel, istihbarat ve teknolojik kapasitesinin önemli ölçüde büyüdüğünü ve İngiltere-Fransa hattında daha fazla ekipman ele geçirildiğini gösteriyor. Buna karşılık kaçakçılık şebekelerinin “mega bot” gibi yeni yöntemlere yönelmesi, operasyonel başarının doğrudan küçük tekne trafiğinin tamamen sona ermesi anlamına gelmediğini ortaya koyuyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde sınır politikasının başarısında yalnızca tutuklama ve ele geçirilen tekne sayıları değil, Manş üzerinden gelen toplam kişi sayısındaki kalıcı değişim, ölüm ve kaza oranları, kaçakçılık şebekelerinin yeniden örgütlenme kapasitesi ve sınır dışı işlemlerinin sürdürülebilirliği de belirleyici olacak.

Londra gençlerde işsizlik oranı yüzde 20'ye dayandı

Birleşik Krallık Ulusal İstatistik Ofisinin son verileri, başkent Londra’daki istihdam piyasasının ülkenin geri kalanından daha ağır bir baskı altında olduğunu ortaya koydu.

Londra’da 16 yaş ve üzerindeki nüfusta işsizlik oranı, 2026’nın ikinci çeyreğini kapsayan nisan-haziran döneminde yüzde 6,5 olarak hesaplandı. Oran, yılın ilk üç ayına göre 0,8 puan gerilemesine rağmen Birleşik Krallık’taki yüzde 4,9’luk ortalamanın 1,6 puan üzerinde kaldı.

Böylece Londra, Birleşik Krallık’ın en yüksek işsizlik oranına sahip bölgesi olmayı sürdürdü. Londra Belediyesi verileri de başkentteki oranın yüzde 6,5 olduğunu doğruluyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

İlk metindeki yüzde 5,5 bilgisi doğru değil

Açıklanan son veriler, Londra’daki genel işsizlik oranının yüzde 5,5 değil, yüzde 6,5 olduğunu gösteriyor.

Başkentteki oran önceki çeyreğe göre düşmüş olsa da geçen yılın aynı döneminin 0,5 puan üzerinde bulunuyor. Bu tablo, son aylarda kısmi iyileşme yaşandığını ancak Londra iş gücü piyasasının yıllık bazda hâlâ zayıfladığını gösteriyor.

Genç işsizliği kritik seviyede

Krizin en ağır etkilediği kesimi gençler oluşturuyor. Nisan 2025-Mart 2026 dönemini kapsayan yıllık verilere göre Londra’da 16-24 yaş grubundaki işsizlik oranı yüzde 19,6’ya yükseldi.

Bu oran, pandemi dönemi dışarıda bırakıldığında başkentte son 11 yılın en yüksek genç işsizliği olarak kayıtlara geçti. Başka bir ifadeyle, çalışmak isteyen ve aktif biçimde iş arayan yaklaşık her beş genç Londralıdan biri iş bulamıyor.

Independent Mortgage 3

Sorun yalnızca Londra ile sınırlı değil. Birleşik Krallık genelinde nisan-haziran döneminde 16-24 yaş arasındaki işsizlerin sayısı 739 bine ulaştı. Genç işsizlik oranı bir yılda yüzde 14,3’ten yüzde 16,2’ye yükselirken, çalışan gençlerin sayısı 35 bin azaldı. Avam Kamarası Kütüphanesi verilerine göre genç işsizlerin sayısı bir yılda 97 bin arttı.

İş ilanları azalıyor, işe alımlar yavaşlıyor

Gençlerin iş bulmakta zorlanmasının arkasında perakende, konaklama, yeme-içme, müşteri hizmetleri ve başlangıç seviyesindeki ofis işlerinde işe alımların zayıflaması bulunuyor.

ONS verilerine göre Birleşik Krallık genelindeki açık iş sayısı mayıs-temmuz döneminde yaklaşık 707 bine geriledi. Pandemi dönemi hariç tutulduğunda bu, 2014’ten bu yana görülen en düşük düzeylerden biri oldu.

İşverenlerin artan ücret, enerji, vergi ve finansman maliyetleri karşısında yeni personel alımını ertelediği belirtiliyor. İş gücü piyasasına ilk kez girmeye çalışan gençler, işe alımlardaki bu yavaşlamadan daha fazla etkileniyor.

Istikbal 860X450 Pxl

LCCI: Londra’nın ekonomik motorluğu tehdit altında

Londra Ticaret ve Sanayi Odası İcra Kurulu Başkanı Karim Fatehi, rakamların başkent ekonomisinin geleceği açısından ciddi bir uyarı olduğunu söyledi.

Londra’nın yenilik, yatırım ve büyüme merkezi olmayı sürdürdüğünü belirten Fatehi, en yüksek işsizlik oranının başkentte görülmesinin Londra’nın “Birleşik Krallık’ın ekonomik motoru” konumunu tehdit ettiğini ifade etti.

Fatehi’ye göre artan vergi yükleri ve işletmelerin karşı karşıya kaldığı yeni yasal sorumluluklar, şirketlerin işe alım isteğini azaltıyor; özellikle gençlere yönelik yatırım ve eğitim fırsatlarını sınırlandırıyor.

İş dünyası temsilcileri, Başbakan Andy Burnham hükümetinin ekonomik büyümeyi Londra dışına yayma hedefini desteklediklerini ancak bunun başkentin ihmal edilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini vurguluyor. Londra’daki istihdam ve yatırım kaybının, vergi gelirleri ve ülke ekonomisinin tamamı üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekiliyor.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Yaklaşık bir milyon genç eğitim ve istihdam dışında

Hükümetin gençlerin çalışma hayatına katılımını incelemek üzere görevlendirdiği Alan Milburn başkanlığındaki çalışma, sorunun işsizlik rakamlarından daha geniş olduğunu ortaya koydu.

Rapora göre 2025 sonunda Birleşik Krallık’ta yaklaşık 957 bin genç ne çalışıyor ne de eğitim veya mesleki programa devam ediyordu. Bu, 16-24 yaş grubundaki her sekiz gençten birine karşılık geliyor.

Raporda sağlık sorunlarının giderek daha belirleyici hale geldiği de belirtildi. Eğitim ve istihdam dışında kalan gençlerin yüzde 45’inin bir engel veya sağlık sorunu bildirdiği, bu oranın yaklaşık on yıl içinde iki kattan fazla arttığı kaydedildi. Hükümetin gençler ve çalışma hayatı raporu, gençlerin önemli bir bölümünün sosyal yardım sisteminde de görünmediğine dikkat çekiyor.

Aytac Sepet Kampanya Yatay Haber Alti

Hükümetten genç istihdamına ek kaynak

Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden, hükümetin Evrensel Kredi sistemini insanların çalışma hayatına katılmasının önündeki engelleri azaltacak şekilde yeniden düzenlediğini söyledi.

Hükümet, gençlerin istihdama kazandırılması, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve çıraklık olanaklarının artırılması amacıyla mevcut programlara ek olarak 1 milyar sterlinlik yeni yatırım açıkladı. Paket kapsamında uzun süre işsiz kalan gençlere iş, eğitim veya çıraklık seçeneği sunulması hedefleniyor. Çalışma ve Emeklilik Bakanlığının programı, sağlık sorunları bulunan gençlere daha kişiselleştirilmiş istihdam desteği verilmesini de öngörüyor.

Ancak iş dünyası temsilcileri, eğitim ve destek programlarının tek başına yeterli olmayacağını belirtiyor. Londra’daki şirketlerin yeni çalışan almasını kolaylaştıracak mali teşvikler, başlangıç seviyesindeki işlerin artırılması ve gençlerle işverenleri buluşturacak yerel programlar talep ediliyor.

Son rakamlar, Londra’da işsizliğin önceki çeyreğe göre gerilemesinin olumlu bir işaret olduğunu gösterse de genç işsizliğindeki yükseliş ve ülke ortalamasıyla başkent arasındaki fark, sorunun henüz kontrol altına alınamadığını ortaya koyuyor.

THY’den Londra’nın kalbine yeni hat planı

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, İngiliz basınına yaptığı açıklamada, şirketin Londra’nın merkezine en yakın havalimanı olan London City Airport’a sefer başlatmak istediğini söyledi.

Şeker’in açıklaması, THY’nin Birleşik Krallık pazarındaki büyüme stratejisinin yeni adımı olarak değerlendirildi. Ancak şirket tarafından olası hattın başlangıç tarihi, uçuş sıklığı veya kullanılacak uçak tipi konusunda henüz resmî bir takvim açıklanmadı.

Londra’daki dördüncü havalimanı olacak

THY, hâlihazırda Londra Heathrow, Gatwick ve 18 Mart 2026’da uçuş başlattığı Stansted havalimanlarından İstanbul’a sefer düzenliyor.

Şirketin yaz tarifesinde Heathrow’dan haftada 47, Gatwick’ten 28 ve Stansted’den 15 olmak üzere Londra’daki üç havalimanından haftalık yaklaşık 90 sefer gerçekleştirmesi planlanıyor. London City hattının açılması halinde THY, İngiltere’nin başkentinde dört ayrı havalimanında faaliyet gösteren az sayıdaki uluslararası taşıyıcıdan biri olacak. THY’nin Stansted’i de kapsayan Birleşik Krallık ve İrlanda ağındaki toplam frekansının yaz döneminde haftada 168’e ulaşacağı açıklanmıştı.

Independent Mortgage 3

En büyük sorun uygun uçak bulunmaması

London City planının önündeki temel sorun yalnızca havalimanının kısa pisti değil, THY’nin mevcut filosundaki uçakların bu meydana yönelik özel operasyon şartlarına uygun olmaması.

Royal Docks bölgesinde bulunan havalimanının tek pisti 1.508 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğinde. Yaklaşmalar, birçok havalimanındaki yaklaşık 3 derecelik standart açı yerine 5,5 derecelik dik bir açıyla gerçekleştiriliyor.

Bu nedenle yalnızca London City operasyonu için sertifikalandırılmış uçaklar kullanılabiliyor. Pilotların da dik yaklaşma, kısa pist ve özel pas geçme prosedürlerini kapsayan ayrı bir eğitim ve yetkilendirme sürecinden geçmesi gerekiyor.

Airbus A220-100 ile Embraer E-Jet ailesinin bazı modelleri havalimanında kullanılabilirken, THY’nin mevcut filosunda A220 veya Embraer yolcu uçağı bulunmuyor. Dolayısıyla şirketin seferlere başlayabilmesi için uygun uçak kiralaması ya da satın alması, başka bir taşıyıcıyla operasyonel iş birliği kurması veya farklı bir uçak tipinin onay sürecini beklemesi gerekebilir.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

A320neo için onay süreci devam ediyor

London City Havalimanı yönetimi, Airbus A320neo uçaklarının meydana operasyon gerçekleştirebilmesi için İngiltere Sivil Havacılık Otoritesi nezdinde çalışma yürütüyor.

Havalimanı, A320neo’nun kullanılabilmesine imkân sağlayacak yeni bir yaklaşma prosedürü için 2026 yılında kamuoyu istişaresi başlattı. Onay verilmesi durumunda THY filosunda bulunan A320neo ailesi uçakların London City hattında kullanılabilmesi ihtimali doğabilir. Ancak uçak, havalimanı ve havayolu bazındaki sertifikasyonların tamamlanması gerekeceği için bu seçenek henüz kesinleşmiş değil.

Istikbal 860X450 Pxl

Finans merkezlerine doğrudan erişim avantajı

London City Airport, City of London’a yaklaşık 10 kilometre, Canary Wharf finans merkezine ise yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bu konumu nedeniyle özellikle iş seyahati yapan yolcular tarafından tercih ediliyor.

Havalimanından Amsterdam, Dublin, Frankfurt, Zürih, Milano ve çeşitli Avrupa kentlerine seferler gerçekleştiriliyor. Mevcut taşıyıcılar arasında British Airways, KLM, ITA Airways, Air Dolomiti, Luxair ve Swiss yer alıyor. London City’nin uçuş ağı 30’dan fazla Avrupa destinasyonunu kapsıyor.

İstanbul–London City hattının açılması, yalnızca İstanbul’a seyahat eden yolculara değil, THY’nin İstanbul Havalimanı üzerinden Asya, Afrika ve Orta Doğu’ya sunduğu aktarmalı uçuş ağına ulaşmak isteyen Londra merkezli iş insanlarına da önemli bir zaman avantajı sağlayabilir.

Bununla birlikte Murat Şeker’in açıklaması şimdilik bir hedef ve değerlendirme niteliği taşıyor. Hattın kesinleşmesi; uygun uçak temini, teknik sertifikasyon, slot tahsisi ve ticari fizibilite çalışmalarının sonuçlanmasına bağlı olacak.

İngiltere'de aile faciası: Anne, baba ve 14 yaşındaki kızları denizde can verdi

İngiltere’nin güneyindeki West Sussex bölgesinde bulunan Shoreham-by-Sea sahilinde aynı aileden üç kişinin hayatını kaybettiği deniz faciasının ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı.

Olay, 18 Ağustos 2026 Salı günü saat 14.40 sıralarında, Shoreham Fort yakınındaki Shoreham Limanı girişinde meydana geldi.

Londra’dan bölgeyi ziyaret etmek için geldiği belirtilen aile, yüzmek amacıyla suya girdikten sonra güçlük yaşamaya başladı. Yapılan ihbarın ardından bölgeye polis, sahil güvenlik ekipleri, ambulanslar, hava ambulansları ve RNLI cankurtaran botları sevk edildi.

Üç kişi kıyıda hayatını kaybetti

Sudan çıkarılan 55 yaşındaki Hassan El-Khawas, 37 yaşındaki partneri Zeina Alayn ve 14 yaşındaki kızları Sara El-Khawas, sağlık ekiplerinin müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.

Ailenin adı açıklanmayan küçük kızı da sudan çıkarılarak hastaneye kaldırıldı. Yetkililer, çocuğun sağlık durumunun kritik olduğunu bildirdi. Şu ana kadar durumunda değişiklik olduğuna ilişkin yeni bir resmî açıklama yapılmadı.

Sahil güvenlik ekipleri, suda başka bir kişinin bulunmadığının belirlenmesinin ardından arama çalışmalarını tamamladı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Polis: Üçüncü kişilerin karıştığına dair bulgu yok

Sussex Polisi, güvenlik kamerası görüntüleri ile ilk tanık ifadelerinin incelendiğini açıkladı.

Soruşturmanın henüz kapanmadığını belirten polis, mevcut bulguların olayın “üçüncü tarafların müdahil olmadığı trajik bir kaza” olduğu yönündeki ihtimali güçlendirdiğini kaydetti.

Bazı görgü tanıkları ve basın kuruluşları, çocuklardan birinin balıkçı ağına takılmış olabileceğini öne sürdü. Ancak yetkililere yakın kaynaklar, şu aşamada olayda bir balıkçı ağının rol oynadığını gösteren herhangi bir kanıt bulunmadığını bildirdi. Bu nedenle facianın kesin nedeni soruşturma tamamlanıncaya kadar belirsizliğini koruyor.

Kuvvetli akıntı ve dalgalar mercek altında

Olay sırasında bölgede güneybatı yönlü rüzgârın etkili olduğu ve denizin dalgalı olduğu belirtildi. Yerel sakinler, Shoreham Limanı girişindeki suyun dışarıdan sakin görünmesine rağmen güçlü ve ani akıntılar oluşabildiğine dikkat çekti.

Shoreham Beach; deniz, River Adur ve nehir ağzıyla çevrili bir kıyı şeridinde bulunuyor. Bölge sakinleri, özellikle gelgit sırasında akıntının birkaç saniye içinde yüzücüleri açığa doğru sürükleyebileceğini söyledi.

Polis, aile fertlerinin Shoreham Fort tarafındaki kıyıdan yüzmek amacıyla suya girdiklerini değerlendiriyor. Acil servislere ilk ihbarın saat 14.40 dolaylarında ulaştığı bildirildi.

Filistin Büyükelçiliği aileyle temasa geçti

Filistin’in Londra Büyükelçiliği, Hassan El-Khawas’ın Filistin kökenli bir İngiliz vatandaşı olduğunu ve ailesinin Lübnan’ın güneyindeki Rashidieh Mülteci Kampı ile bağlantılı bulunduğunu açıkladı.

Büyükelçilik, İngiliz makamlarıyla temas halinde olduğunu ve hastanede tedavisi süren küçük kızın durumunu yakından takip ettiğini bildirdi.

Britanya Filistin Forumu da yayımladığı mesajda ailenin yakınlarına ve ülkedeki Filistin toplumuna başsağlığı dileyerek, hayatta kalan çocuğun iyileşmesi için temennide bulundu.

Başbakan Burnham’dan açık su uyarısı

İngiltere Başbakanı Andy Burnham, olayı “korkunç bir aile trajedisi” olarak nitelendirerek hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diledi.

Sıcak havalarda insanların serinlemek için deniz, nehir ve göllere yöneldiğini belirten Burnham, açık sularda soğuk su şoku, kuvvetli akıntı ve ani derinleşme gibi görünmeyen tehlikelerin bulunduğunu hatırlattı.

Shoreham’daki yerel toplum ise facianın ardından büyük üzüntü yaşadı. Olay yerine çiçekler bırakılırken yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü ve görgü tanıklarının ellerindeki görüntüleri Sussex Polisi ile paylaşmalarını istedi.

Londra’da 5 sterlinlik tartışma cinayetle bitti

Londra’nın doğusundaki Walthamstow’da yalnızca 5 sterlinin geri ödenmesi üzerine çıktığı belirtilen tartışma cinayetle sonuçlandı.

59 yaşındaki Eugeniu Neamtu, aynı evi paylaştığı 63 yaşındaki Gheorghe Trica’yı göğsünden bıçaklayarak öldürmekten suçlu bulundu.

Old Bailey’de görülen davada jüri, yaklaşık üç saat süren değerlendirmenin ardından 18 Ağustos Salı günü Neamtu hakkında cinayet suçundan mahkûmiyet kararı verdi. Neamtu’nun cezası daha sonraki bir duruşmada açıklanacak.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

“O 5 sterlini geri ver”

Cinayet, 20 Şubat 2026 akşamı Neamtu ile Trica’nın birlikte yaşadığı Westbury Road’daki dairede işlendi.

Mahkemede dinlenen ev sakinleri, iki adam arasında uzun süren ve Romence hakaretlerin de duyulduğu bir tartışma yaşandığını söyledi. Tanıklardan biri, Trica’nın Neamtu’ya “O 5 sterlini bana geri ver” dediğini duyduğunu anlattı.

Savcılığın aktardığına göre Neamtu, tartışma sırasında mutfaktan aldığı siyah saplı biftek bıçağıyla Trica’yı göğsünden bıçakladı.

Adli tıp incelemesi, bıçağın büyük bir kuvvetle saplandığını, Trica’nın kalbine ulaşarak ağır iç kanamaya yol açtığını ortaya koydu.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Ortak balkonda yere yığıldı

Ağır yaralanan Trica, dairenin önündeki ortak balkona çıkarak yere yığıldı. Polis ve sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen olay yerinde hayatını kaybetti.

Tanıklar, saldırının ardından Neamtu’nun balkondan aşağıya bir cisim fırlattığını gördüklerini söyledi. Polis köpeğiyle bahçede yapılan aramada cinayette kullanılan biftek bıçağı bulundu.

Neamtu’nun saldırıdan sonra sakin tavırlar sergilediği de tanık ifadelerine yansıdı.

Istikbal 860X450 Pxl

999’u kendi telefonundan aradı

Polis soruşturmasının önemli delillerinden birini Neamtu’nun saldırıdan hemen sonra kendi cep telefonuyla yaptığı acil yardım aramaları oluşturdu.

Romence konuşan bir tercüman tarafından çevrilen kayıtta Neamtu’nun 999 operatörüne, “Burada bir olay yaşandı ve bir kişi yaralandı. Bir kavga oldu, bir adam kesildi ve fail benim” dediği belirlendi.

Polis olay yerine ulaştığında evde bulunan kişiler de saldırıyı gerçekleştiren kişinin Neamtu olduğunu bildirdi. Neamtu aynı akşam gözaltına alındı ve 22 Şubat’ta cinayetle suçlandı.

Nefsi müdafaa savunmasını deliller çürüttü

Neamtu, polis sorgusunda soruların büyük bölümüne yanıt vermedi. Hazırladığı yazılı ifadelerde ise Trica’nın kendisini öldürmekle tehdit ettiğini, merdivenlerden ittiğini, boğaz kesme hareketi yaptığını ve sandalyeyle saldırmaya çalıştığını öne sürdü.

Mutfaktaki bıçağı yalnızca Trica’yı korkutmak için aldığını ve kendisini korumak amacıyla bıçakladığını savundu.

Ancak evdeki tanıklardan hiçbiri Trica’nın silahlı olduğunu veya Neamtu’nun anlattığı şekilde saldırgan davrandığını görmedi. Neamtu’nun vücudundaki muayenede de yalnızca yüzeysel ve hafif yaralar tespit edildi.

Jüri, tanık ifadeleri, 999 kayıtları, adli tıp bulguları ve cinayet silahı üzerindeki incelemeler doğrultusunda nefsi müdafaa savunmasını reddetti.

Independent Mortgage 3

Romanya’da da ev arkadaşını öldürmüştü

Davanın en çarpıcı ayrıntısı, Neamtu’nun geçmişinde neredeyse aynı şekilde işlenmiş başka bir cinayetin bulunması oldu.

Mahkemeye göre Neamtu, Ağustos 2006’da Romanya’da birlikte yaşadığı Adrian Vas ile kira parası ve evde yapmayı kabul ettiği işler nedeniyle tartıştı. İki adamın olay öncesinde erik rakısı içtikleri belirtildi.

Neamtu, evin içinden aldığı bıçakla Vas’ı göğsünden defalarca bıçakladı. O olayda kullanılan bıçak da daha sonra evin arazisinde bulundu.

Neamtu, Romanya’daki yargılama sırasında da saldırıya uğradığını ve nefsi müdafaa amacıyla hareket ettiğini öne sürdü. Mahkeme bu savunmayı reddederek Mayıs 2007’de Neamtu’yu cinayetten mahkûm etti.

2023 yılında cezaevinden çıkan Neamtu, daha sonra Birleşik Krallık’a gelerek Walthamstow’a yerleşti. Serbest kalmasından yaklaşık üç yıl sonra ikinci ev arkadaşını da para tartışmasının ardından göğsünden bıçaklayarak öldürdü.

İki cinayette aynı yöntem, aynı savunma

Savcı Philip Evans KC, iki cinayet arasındaki benzerlikleri mahkemede şöyle sıraladı:

Her iki olayda da Neamtu, alkollü olduğu sırada birlikte yaşadığı bir kişiyle para yüzünden tartıştı; evin içerisinden bir bıçak aldı; karşısındaki kişiyi göğsünden bıçakladı ve daha sonra nefsi müdafaa savunması yaptı.

Romanya’daki önceki mahkûmiyetin gerçekten Neamtu’ya ait olduğu, Metropolitan Polisi tarafından elde edilen parmak izi kayıtlarıyla da doğrulandı.

Polis: Tehlikeli bir kişi toplumdan uzaklaştırıldı

Soruşturmayı yöneten Dedektif Müfettiş Jonathan Potter, Trica’nın ölümünü “trajik ve tamamen gereksiz bir can kaybı” olarak nitelendirdi.

Potter, “Eugeniu Neamtu, önemsiz bir tartışma sırasında aşırı şiddete başvurmaya hazır olduğunu gösteren tehlikeli bir suçludur. Jüri, eylemlerine ilişkin ezici delilleri dinledi. Bu karar, tehlikeli bir kişinin toplumdan uzaklaştırılmasını sağladı” dedi.

Neamtu tutuklu kalmaya devam ederken, hakkında verilecek asgari hapis süresi ceza duruşmasında belirlenecek.

İngiltere Türk toplumunun aşina siması “Topal Ali” hayatını kaybetti

Londra Türk toplumunun uzun yıllardır yakından tanıdığı Ali Gül Güneş’in vefatı, özellikle İngiltere’ye yerleşen ilk kuşak Türkiyeli göçmenler arasında üzüntü yarattı.

Toplum içinde yaygın olarak “Topal Ali” adıyla bilinen Güneş, Londra’da Türk gıda sektörünün gelişmeye başladığı ilk dönemlerin tanınmış esnafları arasında yer aldı.

Güneş’in adı özellikle Turkish Food Centre (TFC) ve Londra’daki Türk marketçiliğinin ilk yıllarıyla özdeşleşti. Ancak TFC'nin kurumsal tarihine ilişkin kaynaklarda kuruculuk konusunda farklı anlatımlar bulunuyor. 2019 yılında TFC'nin 40'ıncı yılı dolayısıyla yayımlanan kaynaklar, şirketin başlangıcını 1979'a götürürken Hüseyin Uçar'ı TFC'nin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olarak tanımlıyor.

Bu nedenle Güneş’in TFC tarihindeki yerini, mevcut kaynaklar ışığında doğrudan “TFC zincirinin kurucusu” şeklinde tanımlamak yerine, TFC'nin erken dönemleri ve Londra Türk gıda ticaretiyle özdeşleşmiş öncü isimlerden biri olarak ifade etmek daha ihtiyatlı görünüyor.

Independent Mortgage 3

Bir marketten çok daha fazlasıydı

Ali Gül Güneş’in Londra’daki ilk kuşak göçmenler açısından taşıdığı önemi ortaya koyan dikkat çekici bilgiler akademik çalışmalara da yansıdı.

Roehampton Üniversitesi bünyesinde hazırlanan, Londra’daki Türkiye kökenli kadınların göç deneyimlerini ele alan bir doktora çalışmasında Turkish Food Centre’ın toplum içinde sahibinin lakabından hareketle “Topal Ali” adıyla bilindiği belirtiliyor. Çalışmada Güneş, Hackney’deki Türk toplumunun en güvenilen ve tanınan kişilerinden biri olarak anlatılıyor.

Araştırmada aktarılan bilgilere göre Güneş’in marketi yalnızca Türkiye’den gelen insanların alışık oldukları gıda ürünlerini bulabildikleri bir alışveriş noktası değildi.

İngiltere’ye yeni gelen göçmenlerin önemli bir bölümünün henüz banka hesabının bulunmadığı, evlere yönelik hırsızlıkların da endişe meyrana getirdiği dönemlerde Güneş’in bazı toplum üyelerinin birikimlerini dükkânındaki kasada muhafaza ettiği ve istendiğinde sahiplerine geri verdiği aktarılıyor. Akademik çalışma, bu uygulamayı göçmen toplumunun kendi içinde geliştirdiği güven ve dayanışma mekanizmalarından biri olarak değerlendiriyor.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

İlk kuşağın güven duyduğu isimlerden biriydi

Bu ayrıntı, “Topal Ali”nin neden yalnızca başarılı bir esnaf olarak değil, İngiltere Türk toplumunun sosyal hafızasının bir parçası olarak hatırlandığını da ortaya koyuyor.

Özellikle Türkiye’den İngiltere’ye göçün yoğunlaştığı yıllarda dil engeli, bankacılık sistemine erişim, barınma ve yeni ülkeye uyum gibi sorunlarla karşılaşan göçmenler için Türk bakkalları ve marketleri aynı zamanda buluşma, haberleşme ve dayanışma merkezleri haline gelmişti.

Güneş de bu dönemde Londra’da oluşan göçmen ticaret ağının tanınan simalarından biri oldu. Akademik araştırmada, bazı göçmen kadınların aileleri dışındaki erkekler arasında güven duydukları ender kişilerden biri olarak “Topal Ali”yi gördükleri özellikle kaydediliyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

TFC, Londra'nın önemli Türk markalarından birine dönüştü

Ali Gül Güneş’in adının birlikte anıldığı TFC'nin geçmişi de İngiltere Türk toplumunun ticari gelişiminin önemli örneklerinden birini oluşturuyor.

Kaynaklara göre Turkish Food Centre'ın geçmişi 1979-1980 dönemine uzanıyor. Şirketin Dalston'daki ilk yapılanmasından zaman içinde Londra'nın farklı bölgelerine yayılan bir market ağı doğdu. 2007'de TFC'nin 10'uncu şubesinin açılışında grubun yaklaşık 27 yıllık geçmişinden söz edilirken, 2019'daki 40'ıncı yıl kutlamalarında şirketin 20 şubeye ve yaklaşık 600 çalışana ulaştığı açıklanmıştı.

TFC'nin ürün yelpazesi de zamanla yalnızca Türkiye'den gelen ürünlerle sınırlı kalmadı; Kıbrıs, Yunanistan, Akdeniz ülkeleri, Orta Doğu ve farklı göçmen topluluklarının mutfaklarına hitap eden geniş bir yapıya dönüştü. Bugün marka kendisini 1979'dan beri faaliyet gösteren bir etnik süpermarket zinciri olarak tanımlıyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Londra Türk toplumunun hafızasında yaşayacak

Ali Gül Güneş’in hayatını kaybetmesi, İngiltere’ye gelen ilk kuşağın oluşturduğu ticari ve toplumsal yapının öncü isimlerinden birinin daha aramızdan ayrılması anlamına geliyor.

“Topal Ali” adı, onu tanıyanlar açısından yalnızca bir esnafın lakabı değildi. Londra'da Türkiyeli göçmenlerin henüz bugünkü kadar güçlü kurumsal ve ticari yapılara sahip olmadığı yıllarda, alışverişten dayanışmaya, güven ilişkisinden toplumsal buluşmaya kadar uzanan bir dönemin hatırasını temsil ediyordu.

Güneş, uzun yıllar boyunca içinde yaşadığı toplumla kurduğu ilişkiler ve Londra'daki Türk gıda ticaretinin ilk dönemlerinde bıraktığı izlerle İngiltere Türk toplumunun hafızasında yerini aldı.

Eurovizyon Yayın Grubu olarak, Ali Gül Güneş’e Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve İngiltere Türk toplumuna başsağlığı diliyoruz.

Londra Kıbrıs Türk toplumunun acı kaybı: Münir Tatar vefat etti

Londra’da uzun yıllardır mali müşavirlik yapan, Kıbrıs Türk toplumunun tanınmış ve sevilen simalarından Münir Tatar, 17 Ağustos 2026 sabahı hayatını kaybetti. Tatar’ın vefatı, başta ailesi ve yakınları olmak üzere Londra’daki Kıbrıs Türk toplumunda büyük üzüntü yarattı.

Ersin Tatar duyurdu

Münir Tatar’ın vefat haberi, KKTC eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından duyuruldu. Ersin Tatar, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Münir Tatar’ın kuzeni olduğunu belirterek, ailesinin ve kendisini sevenlerin yaşadığı büyük üzüntüyü dile getirdi.

Ersin Tatar, kuzeni Münir Tatar’ı Britanya’daki Kıbrıs Türk toplumuna önemli katkılarda bulunmuş bir “vatansever” olarak nitelendirdi ve merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi.

Londra’da yarım asra yaklaşan meslek hayatı

Münir Tatar, Londra’da uzun yıllar mali müşavir olarak hizmet verdi. Kendi adını taşıyan M. Tatar & Associates adlı mali müşavirlik kuruluşunun yönetici ortağı olarak özellikle Londra’daki Türk ve Kıbrıs Türk toplumundan çok sayıda kişi, aile ve işletmeye profesyonel danışmanlık sundu.

Firmanın resmi bilgilerinde Tatar’ın 1982 yılında muhasebeci olarak mesleğe başladığı, ilerleyen yıllarda ACCA ve İngiltere ile Galler Yeminli Mali Müşavirler Enstitüsü (ICAEW) bünyesinde üst düzey mesleki unvanlara sahip olduğu belirtiliyor. Tatar; muhasebe, vergi danışmanlığı, şirket yapılanmaları, yatırım ve miras planlaması gibi alanlarda hizmet verdi.

Merkezi Londra’da bulunan M. Tatar & Associates, uzun yıllar boyunca farklı sektörlerden işletmelere ve bireysel müşterilere mali müşavirlik hizmeti verdi. Firmanın resmi adresi bugün de Londra N8 bölgesinde bulunuyor.

Kıbrıs Türk toplumunun yakından tanıdığı bir isimdi

Münir Tatar yalnızca mesleki çalışmalarıyla değil, Londra’daki Türk ve Kıbrıs Türk toplumuyla kurduğu güçlü ilişkilerle de tanınıyordu.

Toplumun farklı etkinliklerinde ve organizasyonlarında yer alan Tatar, uzun yıllar boyunca iş insanları, sivil toplum temsilcileri ve toplum kuruluşlarıyla yakın temas içinde oldu.

ATMB Yönetiminde görev üstlendi

Geçmiş yıllardaki Londra’daki Türk toplumuna yönelik etkinlik haberlerinde de Münir Tatar’ın önemli davetlerde ve toplum organizasyonlarında yer aldığı görülüyor.

Munir Tatar ayrıca merkezi Londra’da bulunan Avrupalı Türk Markalar Birliği (ATMB) Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev yaparak Avrupa’daki Türk iş dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunuyordu.

Nesiller boyu Türk işletmelerine danışmanlık yaptı

Münir Tatar’ın meslek hayatının önemli bölümünü Londra’daki Türkçe konuşan toplumun ekonomik hayatıyla iç içe geçirdiği belirtiliyor.

Mesleki kariyerinin ilk dönemlerinde Londra’daki küçük işletmelere muhasebe hizmetleri sunan Tatar, yıllar içinde hizmet alanını genişleterek girişimcilerden yatırımcılara, aile şirketlerinden daha büyük işletmelere kadar geniş bir müşteri kitlesine danışmanlık yaptı. Kendi firmasının açıklamalarında, farklı kuşaklardan girişimcilere ve işletmelere danışmanlık sağladığı vurgulanıyor.

Tatar’ın mesleki faaliyetleri, Londra’daki çeşitli Türk toplum kuruluşlarının mali işlerinde de uzun yıllar karşılık buldu. İngiltere Charity Commission kayıtlarında, M. Tatar & Associates’in farklı Türk toplum kuruluşlarına bağımsız inceleme ve mali denetim hizmetleri sunduğu görülüyor.

Ailesi ve toplum büyük üzüntü yaşadı

Londra Gazete’nin vefat haberine göre Münir Tatar geride eşi, bir oğlu ve bir kızını bıraktı. Haberde, Tatar’ın özellikle Kuzey Londra’daki Türkçe konuşan toplum tarafından yakından tanındığı ve yıllar boyunca toplumun bireylerine, ailelerine ve işletmelerine destek verdiği ifade edildi.

Münir Tatar’ın vefatı, uzun yıllardır birlikte çalıştığı meslektaşları, iş dünyasındaki dostları ve Kıbrıs Türk toplumu arasında büyük üzüntüyle karşılandı.

Londra’daki Türk toplumunda iz bıraktı

Yaklaşık yarım asra yaklaşan meslek hayatı boyunca Londra’da yaşayan Türk ve Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik ve sosyal hayatına dokunan Münir Tatar, özellikle mali müşavirlik alanındaki uzmanlığı ve toplumla kurduğu yakın ilişkilerle hatırlanacak.

Tatar’ın cenaze töreninin ne zaman ve nerede yapılacağına ilişkin henüz resmi bir bilginin kamuoyuyla paylaşılmadığı görülüyor. Cenaze programı ve aile tarafından yapılacak diğer açıklamaların önümüzdeki saatlerde netleşmesi bekleniyor.

Eurovizyon olarak merhum Münir Tatar’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, meslektaşlarına ve Londra’daki Kıbrıs Türk toplumuna başsağlığı diliyoruz.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Londra’dan kaçış hızlandı: Başkent 132 bin kişilik iç göç kaybı yaşadı

İngiltere’de açıklanan yeni iç göç verileri, uzun yıllardır ülkenin ekonomik ve finansal merkezi olan Londra’nın nüfus hareketlerinde önemli bir değişim yaşandığını ortaya koydu.

Ulusal İstatistik Ofisi’nin (ONS) 2025 yılı iç göç verilerine göre yaklaşık 420 bin kişi Londra’dan başka bir bölgeye taşındı. Aynı dönemde yaklaşık 289 bin kişi Londra’ya geldi. Böylece başkentin diğer İngiltere bölgeleriyle olan net iç göç dengesi 132 binden fazla kişi eksiye düştü.

Bu hareket, Londra’nın yalnızca pahalı konut piyasasından kaynaklanan bir nüfus kaybı yaşamadığını, aynı zamanda çalışma ve yaşam tercihlerindeki değişimin de başkentin demografik yapısını etkilediğini gösteriyor.

Londra nüfusu 2021’den bu yana ilk kez azaldı

Yeni verilerin en dikkat çekici sonuçlarından biri, Londra’nın toplam nüfusunun da gerilemesi oldu.

Independent Mortgage 3

ONS’ye göre Londra’nın nüfusu 2025 ortasına kadar yüzde 0,29 azaldı. Bu, 2021 ortasına kadar olan pandemi döneminden bu yana başkentin ilk yıllık nüfus düşüşü olarak kayıtlara geçti.

Üstelik Londra’da doğumların ölümlerden fazla olması ve uluslararası göçün hâlâ nüfusa katkı sağlamasına rağmen toplam nüfus azaldı. Bunun temel nedeni, Londra’dan İngiltere’nin diğer bölgelerine yönelik iç göçün bu artışları fazlasıyla dengelemesi oldu.

Başka bir ifadeyle Londra, yurtdışından nüfus çekmeye devam etse bile kendi ülkesindeki nüfus hareketinde ciddi biçimde kaybeden taraf haline geldi.

En büyük kayıp Newham’da

Londra ilçeleri arasında en büyük iç göç kaybı Newhamda yaşandı.

Yaklaşık 34 bin kişi Newham’a taşınırken, 50 bine yakın kişi ilçeden ayrıldı. Böylece Newham’ın net kaybı 16 bini aştı.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Onu;

  • Brent: 9 binden fazla net kayıp,
  • Redbridge: yaklaşık 8 bin 300 net kayıp

izledi.

Bu tablo, Londra’nın yalnızca merkezi bölgelerinden değil, başkentin doğu ve kuzeybatısındaki geniş aile yerleşimlerinden de insanların daha uygun maliyetli bölgelere yöneldiğine işaret ediyor.

Londra’da yalnızca iki ilçe kazandı

Başkentte iç göç açısından tablo neredeyse tamamen negatif oldu.

2025 verilerinde Londra’nın 32 ilçesi arasında yalnızca Havering ve Bromley net iç göç artışı kaydetti.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Havering yaklaşık 1.700 kişilik, Bromley ise 583 kişilik net artış elde etti.

Bu durum, Londra içinde dahi insanların daha düşük yoğunluklu, banliyö karakterindeki bölgelere yönelme eğiliminin devam ettiğini gösteriyor.

Konut maliyeti en önemli baskılardan biri

Uzmanların dikkat çektiği temel faktörlerin başında konut maliyetleri geliyor.

Londra, İngiltere'nin diğer bölgelerine kıyasla yüksek kira ve konut fiyatlarıyla öne çıkıyor. Özellikle çocuklu aileler açısından daha büyük bir eve geçmenin maliyeti, başkent dışında yaşamayı cazip hale getirebiliyor.

Pandemi sonrasında kalıcı hale gelen uzaktan ve hibrit çalışma modelleri de bu tercihi kolaylaştırdı. Her gün Londra merkezine gitmek zorunda olmayan çalışanlar, işlerini koruyarak daha ucuz konutların bulunduğu kentlere, kasabalara, sahil bölgelerine veya kırsal alanlara taşınabiliyor.

Dolayısıyla Londra'daki hareket, yalnızca “şehirden kaçış” olarak değil, konut, çalışma ve yaşam kalitesi arasında yeni bir denge arayışı olarak değerlendiriliyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

4 milyon kişi adres değiştirdi

Londra'daki hareket, İngiltere ve Galler genelindeki daha geniş bir demografik değişimin parçası.

2025 yılında yaklaşık 4 milyon kişi İngiltere ve Galler içinde yaşadığı yerel bölgeyi değiştirdi. Büyük kentlerin bir bölümünde nüfus baskısı azalırken, daha küçük kentler, kırsal bölgeler ve sahil yerleşimleri yeni sakinler çekti.

Özellikle North Yorkshire, Cornwall, Northumberland ve Somerset gibi bölgeler iç göç açısından dikkat çeken destinasyonlar arasında bulunuyor.

Mevcut veriler, insanların büyük kentlerden tamamen uzaklaşmasından ziyade, daha fazla yaşam alanı, daha düşük konut maliyeti ve daha sakin çevre sunan bölgelere yöneldiğini gösteriyor. Cornwall ve North Yorkshire gibi bölgeler 2025'te güçlü net iç göç artışlarıyla öne çıktı.

Istikbal 860X450 Pxl

Londra’nın geleceği açısından kritik değişim

Londra’nın ekonomik ağırlığı hâlâ son derece yüksek. Finans, teknoloji, eğitim, kültür ve uluslararası şirketlerin merkezi olma özelliğini sürdürüyor. Ancak nüfus hareketleri, başkentin gelecekteki demografik yapısının yalnızca uluslararası göç tarafından belirlenmeyeceğini gösteriyor.

Özellikle çalışma çağındaki nüfusun nerede yaşayacağı, konut piyasasının karşılanabilirliği ve hibrit çalışmanın kalıcı etkileri Londra'nın önündeki önemli başlıklardan biri olacak.

ONS'nin verileri, bu dönüşümün artık geçici bir pandemi etkisi olmaktan çıkıp daha kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmediğinin izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Çünkü Londra için yeni tablo şu: Başkent hâlâ dünyanın dört bir yanından insan çekiyor, ancak İngiltere'nin diğer bölgelerine karşı nüfus yarışında ciddi miktarda insan kaybediyor.

İngiltere’de A-Level başarısında bölgesel uçurum rekor kırdı

İngiltere’de 2026 A-Level sonuçları öğrencilerin genel akademik performansında yükselişin sürdüğünü gösterdi. A* veya A alanların oranı ülke genelinde yüzde 28,5’e yükselirken, A* notunun payı da yaklaşık yüzde 9,6’ya çıktı. Böylece üst düzey notların oranı pandemi dönemindeki olağanüstü sonuçlar dışarıda bırakıldığında son yılların en yüksek seviyelerine ulaştı.

Ancak ulusal ortalamanın arkasındaki tablo, bölgeler arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu.

Başkent Londra, yüzde 32,7 ile İngiltere’nin bütün bölgelerini geride bıraktı. Buna karşılık North East ve East Midlands bölgelerinde A veya A alanların oranı yalnızca yüzde 23,1* oldu.

Böylece Londra ile iki bölge arasındaki fark 9,6 puana ulaştı. North East’te fark 2025’teki 9,2 puandan yükselirken, East Midlands’da geçen yıl 8,3 puan olan fark 9,6 puana çıktı.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

2019’dan bu yana fark iki katından fazla büyüdü

Eğitimde bölgesel eşitsizliğin boyutunu ortaya koyan en çarpıcı verilerden biri, pandemi öncesi dönemle yapılan karşılaştırma oldu.

2019’da Londra ile Kuzeydoğu İngiltere arasındaki A* ve A notu farkı 3,9 puan seviyesindeydi. 2026’da bu fark 9,6 puana yükseldi.

Yalnızca A* notlarına bakıldığında da benzer bir tablo ortaya çıktı. Londra ile Kuzeydoğu arasındaki fark 2019’da yaklaşık 2 puanken, 2026’da 5,1 puana çıktı.

Bu durum, İngiltere’de sınav sonuçlarının genel olarak yükselmesinin bütün bölgelerde aynı ölçüde gerçekleşmediğini gösteriyor.

Üstelik sorun yalnızca kuzey ile güney arasındaki basit bir coğrafi farktan ibaret değil. Eğitim uzmanları, bölgesel sonuçların arkasında öğrencilerin sosyoekonomik koşulları, okulların karşı karşıya olduğu kaynak baskısı, öğretmen istihdamı, özel eğitim ihtiyaçları ve çocukluk döneminden başlayan eşitsizliklerin bulunduğuna dikkat çekiyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

North East okulları daha ağır koşullarla mücadele ediyor

Schools North East Direktörü Chris Zarraga, bölgedeki öğrencilerin ve öğretmenlerin çabalarının sonuçlardan bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Kuzeydoğu İngiltere, İngiltere’de dezavantajlı öğrencilerin oranının en yüksek olduğu bölgelerden biri. Schools North East verilerine göre 2024/25 döneminde bölgede öğrencilerin yüzde 32,3’ü ücretsiz okul yemeğine (free school meals) uygun durumdaydı. İngiltere genelindeki oran ise yüzde 24,6 olarak verildi.

Bölge aynı zamanda İngiltere’de en yüksek özel eğitim ihtiyacı (SEND) oranına sahip. 2024/25 döneminde SEND oranı yüzde 15,5 seviyesindeydi. Devamsızlık oranları da ulusal ortalamanın üzerinde bulunuyor.

Bu göstergeler, A-Level sonuçlarındaki farkın yalnızca sınav dönemindeki okul performansıyla açıklanamayacağını ortaya koyuyor.

Zarraga ve diğer eğitim uzmanlarına göre okullar; yoksulluk, çocukların sağlık ve refah ihtiyaçları, özel eğitim gereksinimleri, öğretmen ve personel baskısı ve kamu hizmetlerindeki kapasite sorunlarıyla aynı anda mücadele ediyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Londra neden öne çıkıyor?

Uzmanlar Londra'nın başarısının tek bir nedene bağlanamayacağını belirtiyor.

Başkentte uzun yıllardır uygulanan eğitim politikaları, öğretmenlerin işe alınması ve elde tutulması konusunda yapılan çalışmalar, okul liderliği ve öğrencilerin eğitim hedefleri bu başarının parçaları arasında gösteriliyor.

Özellikle geçmişte uygulanan London Challenge programının, okullar arasındaki performans farklarının azaltılmasına ve düşük performans gösteren okulların desteklenmesine katkı sağladığı belirtiliyor.

Bunun yanında Londra'nın nüfus yapısı, üniversite ve yüksek nitelikli iş piyasasına yakınlık, ailelerin eğitim beklentileri ve göçmen topluluklarındaki yüksek eğitim motivasyonu gibi faktörlerin de sonuçları etkileyebileceği ifade ediliyor.

Ancak uzmanlar, Londra'nın başarısının diğer bölgelerin başarısız olduğu anlamına gelmediğini özellikle vurguluyor.

Asıl sorunun, aynı ülkede yaşayan çocukların eğitim ve gelecek fırsatlarının yaşadıkları bölgeye göre giderek farklılaşması olduğu belirtiliyor.

Independent Mortgage 3

Eşitsizlik A-Level’dan çok daha önce başlıyor

Eğitim Politikaları Enstitüsü'nün (EPI) analizleri de bölgesel eğitim farklarının yalnızca 16-18 yaş döneminde ortaya çıkmadığını gösteriyor.

EPI verilerinde bölgesel dezavantaj farklarının erken çocukluk döneminden başlayarak ilkokul ve GCSE aşamasına kadar devam ettiği görülüyor. North East ve East Midlands gibi bölgelerde dezavantajlı öğrencilerin eğitim performansı ile daha avantajlı öğrenciler arasındaki farkın özellikle ortaöğretim aşamasında belirginleştiği belirtiliyor.

Bu nedenle A-Level sonuçları, yıllar boyunca biriken ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin eğitim sistemindeki son yansıması olarak değerlendiriliyor.

Hükümetin North East için hazırladığı bölgesel plan da bu soruna işaret ediyor. Hükümet verilerine göre bölgede 2024/25 döneminde Key Stage 2 sonuçları ulusal ortalamanın üzerinde olsa da GCSE aşamasında genel performansın ulusal ortalamanın altında kaldığı ve dezavantajlı öğrencilerle diğer öğrenciler arasında önemli bir başarı farkı bulunduğu belirtiliyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Özel okullar ile devlet okulları arasında da büyük fark var

2026 sonuçlarının ortaya koyduğu eşitsizlik yalnızca bölgeler arasında değil, okul türleri arasında da görülüyor.

Özel eğitim alan öğrencilerde A veya A* notu alma oranı yaklaşık yüzde 48,6 seviyesine ulaşırken, kapsamlı devlet okullarında bu oran yaklaşık yüzde 23 oldu. Bu fark, öğrencilerin ailelerinin ekonomik imkanları ve okul seçimi ile akademik sonuçlar arasındaki ilişkinin devam ettiğini gösteriyor.

Dolayısıyla Londra'nın yüksek sonuçları da kendi içinde homojen bir başarı anlamına gelmiyor. Başkentte de okullar, öğrenciler ve aileler arasında önemli farklılıklar bulunuyor.

Üniversiteye yerleşmede de rekor

2026 A-Level sonuçlarının olumlu tarafında ise üniversiteye geçişte yeni bir rekor kırılması yer aldı.

UCAS verilerine göre Birleşik Krallık'ta 262 bin 820 18 yaşındaki öğrenci üniversitelerde bir bölüme yerleşti. Bu sayı geçen yıla göre yaklaşık yüzde 3'lük artış anlamına geliyor.

Matematik yine en fazla tercih edilen A-Level dersi olurken, ekonomi gibi istihdam ve gelir potansiyeli yüksek görülen alanlara yönelik ilginin de arttığı bildirildi.

Teknik ve mesleki eğitimde de önemli bir yükseliş yaşandı. T-Level sonuçları alan öğrenci sayısı yaklaşık 20 bine çıkarken, bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 65 arttı.

Bu gelişme, hükümetin yalnızca üniversite eğitimini değil, teknik ve mesleki yolları da gençlerin kariyer seçenekleri arasında güçlendirme çabasını öne çıkarıyor.

Aytac Sepet Kampanya Yatay Haber Alti

Eğitim politikası tek başına yeterli olmayacak

Uzmanlara göre A-Level sonuçlarının ortaya koyduğu tablo, eğitim eşitsizliğinin yalnızca okullara daha fazla kaynak aktarılmasıyla çözülemeyeceğini gösteriyor.

Özellikle North East gibi bölgelerde erken çocukluk eğitimi, sağlık hizmetleri, ruh sağlığı desteği, ulaşım, yoksullukla mücadele, konut ve bölgesel ekonomik kalkınmanın eğitim politikasıyla birlikte ele alınması gerektiği savunuluyor.

Çünkü ekonomik açıdan dezavantajlı bir bölgede yaşayan bir öğrencinin okul başarısı; yalnızca sınıftaki öğretmenin performansına değil, ailesinin gelirine, yaşadığı çevreye, sağlık hizmetlerine erişimine, ulaşım imkanlarına ve erken yaşlarda aldığı desteğe de bağlı.

Bu nedenle eğitimciler, Başbakan Andy Burnham hükümetinden bölgeler arasındaki farkı azaltacak uzun vadeli ve bütüncül bir strateji bekliyor.

“Bir çocuğun geleceğini posta kodu belirlememeli”

2026 A-Level sonuçlarının ortaya koyduğu temel soru artık yalnızca öğrencilerin neden daha yüksek not aldığı değil, bazı bölgelerdeki öğrencilerin neden sistematik biçimde daha geride kaldığı.

Londra'nın yüzde 32,7'lik A/A* oranı akademik başarı açısından önemli bir kazanım olarak görülürken, North East ve East Midlands'ın yüzde 23,1'de kalması eğitim fırsatlarının ülke genelinde eşit dağılmadığını gösteriyor.

Uzmanların hükümete verdiği mesaj ise net: Bölgesel eğitim eşitsizliği yalnızca sınav sonuçlarının değil, gelecekteki istihdam, gelir ve sosyal hareketlilik imkanlarının da eşitsizleşmesi anlamına geliyor.

Bu nedenle eğitimciler, bir öğrencinin üniversiteye gidebilme, iyi bir mesleğe sahip olabilme veya ekonomik olarak ilerleyebilme ihtimalinin doğduğu bölge tarafından belirlenmemesi gerektiğini savunuyor.

2026 A-Level sonuçları, İngiltere'nin akademik başarıda yükselirken aynı zamanda Londra ile ülkenin bazı bölgeleri arasındaki eğitim uçurumunu kapatmakta zorlandığını bir kez daha ortaya koydu.

İngiltere Global Talent Vizesinde Önemli Değişiklik!

İngiltere hükümeti, dünyanın önde gelen araştırmacılarını ve yüksek nitelikli profesyonellerini ülkeye çekmek amacıyla Global Talent vizesinde önemli bir adım attı.

Ağustos 2026’da duyurulan değişiklik kapsamında, özel sektörde faaliyet gösteren 100’den fazla yeni şirket, Global Talent vizesinin araştırma ve inovasyon alanındaki uygun işverenleri arasına dahil edildi.

Yeni listede AstraZeneca, Arm, IBM, GSK, Jaguar Land Rover, GKN Aerospace ve Oxford Instruments gibi tanınmış şirketlerin yanı sıra yapay zekâ, kuantum teknolojileri, biyoteknoloji, ilaç, ileri mühendislik ve araştırma alanlarında faaliyet gösteren çok sayıda şirket bulunuyor.

Global Talent artık sadece akademisyenler için düşünülmemeli

Global Talent vizesi uzun yıllardır özellikle akademisyenler, bilim insanları ve araştırmacılarla anılan bir göçmenlik kategorisi.

Ancak yapılan son genişleme, özel sektörde araştırma ve inovasyon alanında çalışan profesyoneller açısından da bu rotanın önemini artırıyor.

İngiltere ve Galler Barosu’na kayıtlı Solicitor Av. Buket Erdoğan, değişikliğin Türk toplumu açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Global Talent denildiğinde birçok kişinin aklına hâlâ üniversiteler, profesörler veya akademisyenler geliyor. Oysa yeni düzenleme bize İngiltere’nin özel sektörde çalışan araştırmacı ve yüksek nitelikli profesyonelleri de bu sistem içerisinde daha fazla görmek istediğini açıkça gösteriyor. Özellikle teknoloji, mühendislik, ilaç, biyoteknoloji, yapay zekâ ve inovasyon alanlarında çalışan Türk profesyoneller açısından bu gelişmenin bilinmesi çok önemli.”

Istikbal 860X450 Pxl

Listedeki şirkette çalışmak tek başına yeterli mi?

Hayır.

Yeni düzenlemeye ilişkin en önemli noktalardan biri, şirketin listede bulunmasının çalışanlara otomatik olarak Global Talent vizesi hakkı vermemesi.

Başvurularda kişinin pozisyonu ve yaptığı işin niteliği de önem taşıyor. İlgili işin araştırma veya inovasyon faaliyetleri içermesi ve kullanılan Global Talent başvuru yolunun kendi şartlarının karşılanması gerekiyor.

Av. Erdoğan, bu konuda özellikle yanlış bir algı oluşmaması gerektiğini vurguladı:

“Liste oldukça dikkat çekici ancak burada insanları yanıltmamak gerekiyor. Listede bulunan bir şirkette çalışıyor olmak veya bu şirketlerden birinden iş teklifi almak, tek başına Global Talent vizesine hak kazanıldığı anlamına gelmez. Şirket kadar kişinin pozisyonuna, yaptığı işe ve araştırma veya inovasyon faaliyetlerinin niteliğine de bakılması gerekiyor. Her dosyanın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.”

Skilled Worker ile çalışanlar da durumlarını kontrol etmeli

Değişiklik yalnızca Türkiye’den İngiltere’ye gelmeyi planlayan profesyonelleri ilgilendirmiyor.

İngiltere’de halihazırda Skilled Worker veya başka bir vize kategorisi altında çalışan Türk profesyoneller açısından da Global Talent önemli bir alternatif olabilir.

Global Talent’in Skilled Worker’dan en önemli farklarından biri, vize sahibinin belirli bir sponsor işverene bağlı olmaması. Uygun kişiler çalışan olarak görev yapabildiği gibi serbest çalışabiliyor veya şirket direktörü olabiliyor. Global Talent kategorisinde genel bir asgari maaş şartı da bulunmuyor.

Üstelik bazı kişiler açısından konu yalnızca daha esnek bir çalışma vizesine geçmekten ibaret değil.

Global Talent kapsamında yerleşim için uygun olan kişiler, belirli şartlar altında daha önce Skilled Worker kategorisinde geçirdikleri süreleri de gerekli yerleşim süresinin hesabında kullanabilir. Bu nedenle doğru koşullarda Skilled Worker’dan Global Talent’a geçiş, kişinin İngiltere’de süresiz oturuma (ILR) ulaşma süresini de kısaltabilir.

Av. Erdoğan, bu noktanın İngiltere’de halihazırda çalışan Türk profesyoneller açısından özellikle önemli olduğunu söyledi:

“Bence birçok kişinin gözden kaçırdığı önemli bir nokta var. Global Talent’a geçiş her zaman oturum süresini sıfırdan başlatmak anlamına gelmiyor. Kişinin hangi Global Talent yolundan başvurduğuna ve kendi göçmenlik geçmişine bağlı olarak Skilled Worker’da geçirilen sürelerin de yerleşim hesabına dahil edilebildiği durumlar var. Dolayısıyla bazı kişiler açısından Global Talent sadece daha özgür bir çalışma modeli değil, süresiz oturuma daha erken ulaşma imkânı da sağlayabilir.”

Erdoğan, bunun herkes için geçerli olmadığının altını çizerek şu uyarıda bulundu:

“Burada mutlaka kişi bazında değerlendirme yapılmalı. Vize kategorisi, endorsement yolu, İngiltere’de daha önce geçirilen süreler ve yerleşim için aranan diğer şartlar birlikte incelenmeli. Sadece yeni şirket listesinde işvereninizin adını gördüğünüz için mevcut vizenizi değiştirmek doğru olmayabilir. Özellikle Skilled Worker’dan Global Talent’a geçmeyi ve bunun ILR süresine etkisini düşünen kişilerin herhangi bir adım atmadan önce uzman hukuki tavsiye almalarını öneriyorum.”

Independent Mortgage 3

İngiltere neden Global Talent’i genişletiyor?

Yeni düzenlemenin zamanlaması da dikkat çekici.

İngiltere son dönemde göç politikasının birçok alanında kuralları sıkılaştırırken, diğer taraftan ekonomik büyümeye ve stratejik sektörlere katkıda bulunabilecek uluslararası yetenekleri ülkeye çekmeye çalışıyor.

Yeni listeye alınan şirketlerin önemli bölümünün teknoloji, bilim, mühendislik, sağlık, ileri üretim ve araştırma gibi İngiltere açısından stratejik alanlarda faaliyet göstermesi de bu yaklaşımı ortaya koyuyor.

Av. Erdoğan bu politikayı şöyle değerlendirdi:

“İngiltere’nin göç politikasında aslında iki farklı hareketi aynı anda görüyoruz. Genel göçü azaltmaya yönelik daha sıkı bir politika izlenirken, ekonomik büyüme sağlayabilecek bilim insanlarını, mühendisleri, araştırmacıları ve teknoloji yeteneklerini ülkeye çekmek için farklı kapılar açık tutuluyor ve geliştiriliyor. Global Talent’taki bu genişlemeyi de bu politikanın bir parçası olarak okumak gerekiyor.”

Türk profesyoneller açısından önemli bir gelişme

İngiltere’de teknoloji, mühendislik, finansal teknoloji, yapay zekâ, ilaç, biyoteknoloji, bilim ve araştırma alanlarında çalışan önemli bir Türk profesyonel topluluğu bulunuyor.

Bu nedenle yeni düzenleme yalnızca yeni vize başvurusu yapacak kişiler tarafından değil, İngiltere’de kariyerini sürdüren profesyoneller tarafından da yakından takip edilmeli.

Av. Erdoğan son olarak şu değerlendirmede bulundu:

“Yeni liste açıklandığında ilk bakılması gereken şey sadece işvereninizin adının listede olup olmadığı değil. Kendi pozisyonunuza, iş tanımınıza, araştırma veya inovasyon faaliyetlerinize ve göçmenlik geçmişinize de bakmanız gerekiyor. Global Talent doğru kişi açısından hem kariyer özgürlüğü hem de uzun vadeli göçmenlik planlaması bakımından son derece avantajlı olabilir. Ancak mevcut vizenizden çıkmadan veya herhangi bir başvuru yapmadan önce kişisel durumunuzun uzman tarafından değerlendirilmesi önemli.”

İngiliz hükümeti, bu genişlemeyle stratejik sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin dünyanın farklı ülkelerinden araştırma ve inovasyon yeteneklerine ulaşmasını kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Yeni düzenleme ile birlikte Global Talent vizesi, İngiltere’de kariyer yapan veya yapmayı planlayan Türk mühendisler, araştırmacılar, bilim insanları, teknoloji ve inovasyon profesyonelleri açısından çok daha yakından takip edilmesi gereken bir göçmenlik yolu haline geliyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

İngiltere kavruluyor: Londra o rakamı yine görecek!

İngiltere, son yıllarda giderek daha sık karşılaştığı aşırı sıcaklıkların yeni bir örneğini 2026 yazında yaşıyor. Mayıs ayından bu yana art arda gelen sıcak hava dalgaları, rekor kıran haziran ve temmuz aylarının ardından ağustos ayında da etkisini sürdürüyor.

Ülkenin resmi meteoroloji kurumu Met Office verilerine göre 2026, daha şimdiden sıcaklık açısından olağanüstü bir yıl oldu. Temmuz ayı ise sıcaklığın yanı sıra kuraklık ve güneşlenme açısından da tarihi rekorlara sahne oldu.

2026'da sıcaklık rekorları peş peşe geldi

Yılın ilk yarısında İngiltere'de yaşanan sıcaklık artışı, yalnızca birkaç günlük sıcak hava dalgasından ibaret değil.

Met Office'in temmuz ortasında açıkladığı verilere göre 15 Temmuz itibarıyla Birleşik Krallık, 1976 yılının tamamından daha fazla 30°C üzerindeki gün yaşamıştı.

Gima Sultanim Wafers 667X300

Daha da dikkat çekici olan ise 2026'nın, meteoroloji kayıtlarında ilk kez mayıs, haziran ve temmuz aylarının tamamında 35°C veya üzerinin ölçüldüğü yıl olmasıydı. Ülke genelinde yılın ilk yarısında üç ayrı yaygın sıcak hava dalgası yaşandı.

Haziran ayında İngiltere, kayıtların başladığı 1884'ten bu yana en sıcak haziranını yaşadı. İngiltere'nin haziran ayı ortalama sıcaklığı 17,1°C olarak ölçüldü ve bu değer uzun dönem ortalamasının yaklaşık 3°C üzerine çıktı.

Temmuz ise kuraklığın ayı oldu

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Sıcak havanın en önemli sonuçlarından biri yağışların dramatik biçimde azalması oldu.

Met Office'in ağustos başında açıkladığı geçici verilere göre İngiltere, kayıtların başladığı 1836'dan bu yana en kurak temmuzunu yaşadı.

İngiltere genelinde temmuz boyunca yalnızca 6,5 milimetre yağış ölçüldü. Bu, uzun dönem ortalamasının sadece yüzde 10'una karşılık geliyor.

Galler'de de benzer bir tablo ortaya çıktı. Ülke yalnızca 9,3 milimetre yağış aldı. Birleşik Krallık genelinde ise temmuz yağışı 28,9 milimetrede kaldı; bu rakam uzun dönem ortalamasının yalnızca yüzde 35'i.

Güney İngiltere'de durum daha da çarpıcıydı. Bölge temmuz ayında sadece 1,9 milimetre yağış aldı. Bu, kayıtların başladığı dönemden bu yana bölgenin en kurak ayı oldu.

Istikbal 860X450 Pxl

Londra da kuraklığın merkezinde

Kuraklıktan en fazla etkilenen bölgeler arasında Londra ve çevresi de bulunuyor.

Met Office verilerine göre temmuz ayında Greater London, ay boyunca 1 milimetre veya daha az yağış alan bölgeler arasında yer aldı. Güney İngiltere'nin tamamında yağış miktarı normal seviyelerin çok altında kaldı.

Üstelik Londra'da sorun yalnızca gündüz sıcaklıkları değil.

Met Office'in yayımladığı Birleşik Krallık iklim raporuna göre Greater London'da 30°C üzerindeki günlerin ve 18°C üzerindeki gecelerin sayısı, 2016-2025 döneminde 1961-1990 dönemine kıyasla dört katından fazla arttı.

Bu değişim, Londra'nın artık yalnızca ara sıra sıcak hava yaşayan bir kent olmaktan çıkıp, giderek daha uzun ve daha sık sıcak dönemlerle karşılaşan bir şehir haline geldiğini gösteriyor.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Londra'da bu hafta sıcaklık yeniden yükseliyor

Londra'da sıcak hava henüz sona ermiş değil.

Met Office'in 10 Ağustos 2026 tarihli tahminine göre başkentte bugün sıcaklık yaklaşık 27°C seviyesinde olacak. Salı günü 28°C beklenirken, sıcaklığın çarşamba ve perşembe günlerinde daha da yükselmesi bekleniyor.

Met Office'in Londra tahmininde perşembe günü için 34°C öngörülüyor. Cuma günü sıcaklığın 32°C civarında olması, hafta sonu ise 25-26°C seviyelerine gerilemesi bekleniyor.

Başka bir ifadeyle Londralılar için bu hafta yeniden 30°C'nin üzerinde birkaç gün yaşanacak.

Ancak kısa vadede yağmur beklentisi oldukça sınırlı.

Met Office, çarşamba ve perşembe günlerinde sıcaklığın zirve yapacağını, haftanın sonuna doğru bulutlanmanın artmasına rağmen havanın büyük ölçüde kuru kalacağını bildiriyor.

Independent Mortgage 3

Peki yağmur ne zaman geliyor?

Yağmur konusunda İngiltere'nin tamamı için tek bir senaryo bulunmuyor.

Met Office'in 14-23 Ağustos dönemine ilişkin uzun vadeli tahminine göre ülkenin kuzeyinde yağmur ve sağanak ihtimali artarken, güney İngiltere'de havanın ağırlıklı olarak kuru, güneşli ve sıcak olması bekleniyor.

İlerleyen günlerde ise alçak basınç sistemlerinin zaman zaman İngiltere'ye ulaşması ve bazı bölgelerde yağmur ya da gök gürültülü sağanaklara neden olması bekleniyor. Ancak yağış miktarlarının bölgelere göre ciddi farklılık göstermesi öngörülüyor.

Dolayısıyla “İngiltere'ye yağmur geliyor” demek mümkün, ancak Londra ve Güney İngiltere için kapsamlı ve uzun süreli bir yağış henüz garanti değil.

Hatta 24 Ağustos-7 Eylül döneminde de yüksek basıncın etkisini koruma ihtimalinin daha yüksek olduğu, bu nedenle ülke genelinde yağışların normalin altında kalabileceği belirtiliyor. Güneyde yeniden sıcak hava dalgaları yaşanması da ihtimaller arasında.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

İklim değişikliği İngiltere'yi ne kadar değiştirdi?

Asıl dikkat çekici gelişme ise tek tek sıcak hava dalgalarından çok, uzun vadeli değişim.

Met Office'in State of the UK Climate 2025 raporuna göre 2016-2025 dönemindeki ortalama Birleşik Krallık sıcaklığı, 1991-2020 döneminden 0,51°C, 1961-1990 döneminden ise 1,33°C daha yüksek.

Üstelik ülkenin ortalama sıcaklığı 1980'lerden bu yana yaklaşık her on yılda 0,25°C artıyor. Met Office, bu eğilim devam ettiği takdirde sıcaklık rekorlarının önümüzdeki yıllarda yeniden kırılmasının muhtemel olduğunu belirtiyor.

Daha çarpıcı değişim ise aşırı sıcaklıklarda görülüyor.

Kent Gardens'tan Lincolnshire'a uzanan güneydoğu kuşağında, yılın en sıcak gününün ortalama sıcaklığı son on yılda 1961-1990 dönemine göre 4,5°C'den fazla arttı.

Greater London'da 30°C'nin üzerindeki günlerin sayısının dört kattan fazla artması da iklim değişikliğinin başkentte günlük yaşam üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor.

Aytac Sepet Kampanya Yatay Haber Alti

2025 rekoru kırılacak mı?

Burada önemli bir ayrıntı var.

2025, Birleşik Krallık'ın kayıt tarihindeki en sıcak yazı yaşadığı yıl oldu. Yaz mevsiminin ortalama sıcaklığı 16,1°C olarak ölçüldü.

2026 ise henüz yaz tamamlanmadan olağanüstü sıcaklıklar kaydetmiş durumda. Temmuz ayı Birleşik Krallık genelinde tarihin ikinci en sıcak temmuzlarından biri oldu ve ortalama sıcaklık uzun dönem ortalamasının yaklaşık 2°C üzerinde gerçekleşti.

Bu nedenle 2026 yazının 2025 rekorunu geçip geçmeyeceğini şimdiden söylemek mümkün değil. Ancak sıcaklık, güneşlenme ve yağış verileri yılın olağanüstü bir seyir izlediğini gösteriyor.

“Yeni normal” artık daha sıcak

İngiltere'deki değişimin belki de en çarpıcı özeti Met Office'in son iklim raporundaki değerlendirmede saklı:

Eskiden “aşırı” kabul edilen hava koşullarının giderek normalleştiği belirtiliyor.

İklim değişikliği artık yalnızca uzak geleceğe ilişkin bir tahmin değil; daha sıcak yazlar, daha uzun sıcak hava dalgaları, daha sıcak geceler, kuraklık ve zaman zaman aşırı yağışlarla günlük hava koşullarının içine girmiş durumda.

2026 yazı bunun yeni örneğini oluşturuyor.

Londra'da termometre bu hafta yeniden 34°C'yi gösterecek. Yağmur ihtimali ise şimdilik sınırlı kalacak. Kuzey İngiltere'de yağış ihtimali daha yüksek olsa da Güney İngiltere'nin kuraklık sorununun kısa sürede sona ermesi beklenmiyor.

Ve uzun vadeli tahminler, ağustosun ilerleyen bölümünde yağmur molaları yaşanabileceğini söylese de sıcak havanın tamamen sona erdiğini söylemek için henüz erken olduğunu ortaya koyuyor.

Reform UK’nin “Türk berber ihbar hattı” planına tepkiler artıyor

İngiltere’de göç ve güvenlik politikalarıyla öne çıkan Reform UK, High Street’lerde faaliyet gösteren işletmelerde yasa dışı çalıştırma ve organize suçla mücadele gerekçesiyle yeni bir ihbar mekanizması kurulmasını önerdi. Ancak planın kamuoyuna sunuluş biçimi, ülkedeki Türk toplumu ve özellikle Türk berber işletmeleri açısından yeni bir tartışma başlattı.

Reform UK’nin İçişleri Sözcüsü Zia Yusuf tarafından 6 Ağustos Perşembe günü açıklanan pakete göre vatandaşlar, yasa dışı işçi çalıştırdığından şüphelendikleri işletmeleri yetkililere bildirebilecek.

Polis ve Ticaret Standartları birimlerinin güvenilir ihbarları soruşturması öngörülürken, yapılan ihbarın başarılı bir yaptırım veya kovuşturmayla sonuçlanması halinde ihbarda bulunan kişilere, tahsil edilen cezalardan finansal ödül verilmesi planlanıyor.

Reform Uk Turk Berber Hatti Tepkiler 3

“Yasa dışı çalışmayı fiilen suç olmaktan çıkardılar”

Zia Yusuf, Muhafazakâr ve İşçi Partisi hükümetlerini yasa dışı çalışmayla yeterince mücadele etmemekle suçladı.

Yusuf, Reform UK’nin iktidara gelmesi halinde yasa dışı işçi çalıştıran işverenlere yönelik cezaların ciddi biçimde artırılacağını belirterek, şirketlere küresel cirolarının yüzde 10’una kadar para cezası verilmesini ve bazı üst düzey yöneticilerin hapis cezasıyla karşı karşıya kalmasını önerdi.

Ancak Yusuf’un basın toplantısına ilişkin yayımlanan metinlerde özellikle Türklerden söz edilmedi.

Buna karşın Reform UK’nin politikayı kamuoyuna sunma biçimi, kısa sürede “Türk berber” ifadesinin planla özdeşleşmesine yol açtı.

İngiliz basınında Reform lideri Nigel Farage’ın “Turkish Barber tip line” yani “Türk berber ihbar hattı” kurulmasını vaat ettiği aktarılırken, BBC, Daily Mail, The Independent ve The Telegraph da haberlerinde Reform’un planını aynı ifadeyle tanımladı.

Jenrick: “Şüpheli Türk berberler High Street’leri düzensiz gösteriyor”

Tartışmayı daha da büyüten açıklama ise Reform UK Hazine Sözcüsü Robert Jenrick’ten geldi.

Jenrick yayımladığı videoda “şüpheli Türk berberlerin” High Street’leri “dağınık” gösterdiğini ve yasalara uygun çalışan işletmelerin yerini aldığını savundu.

Jenrick’in Türk berberlere yönelik sözleri yeni değil.

Mayıs 2025’te henüz Muhafazakâr Parti milletvekiliyken Londra’daki suç ve kamu düzeni sorunlarını konu alan bir sosyal medya videosunda Jenrick, “garip Türk berber dükkânlarını” bisiklet hırsızlığı, telefon hırsızlığı, mağazalardan hırsızlık ve uyuşturucuyla aynı bağlamda değerlendirmişti.

Tepkilerin ardından Jenrick, “birçok Türk berberin iyi yerel işletmeler olduğunu” kabul etmek zorunda kalmıştı.

Farage da Türk berberleri daha önce hedef aldı

Reform UK lideri Nigel Farage da uzun süredir Türk markalı berberleri siyasi söyleminin bir parçası haline getiriyor.

Farage daha önce yayımladığı bir videoda İngiltere’de Türk berberlerin sayısındaki artışı sorgulamış, bazı dükkânların az müşteriye rağmen nakit para kabul ettiğini ve arkalarında pahalı araçların bulunduğunu öne sürmüştü.

Farage’ın bu yaklaşımı, dönemin Toplumlar Bakanı Miatta Fahnbulleh tarafından “köpek düdüğü siyasetiyle ırkçılık” ve “bölücü siyaset” yapmakla eleştirilmişti.

Türk berberlere yönelik bu söylem, sektörde de tepkiyle karşılandı.

Glasgow’da G11 Barbers adlı işletmenin sahibi Ali Ghasr, Şubat ayında dükkânının camlarını Farage’ın 13 farklı saç modeliyle hazırlanmış fotoğraflarıyla kaplayarak tartışmaya mizahi bir yanıt vermişti.

Ghasr, LBC’ye yaptığı açıklamada Türk berberlerin dolandırıcılık veya vergi kaçakçılığıyla ilişkilendirilmesinin haksız olduğunu belirterek kendi işletmesinde kartla ödeme kabul edildiğini ve çok sayıda müşteriye hizmet verdiklerini söylemişti.

Reform Uk Turk Berber Hatti Tepkiler 4

Suçla mücadelede sorun gerçek, ancak “Türk” bağlantısının kanıtı nerede?

İngiltere’de berber dükkânları ve diğer nakit ağırlıklı işletmeler üzerinden yürütülen bazı ciddi suç faaliyetlerinin güvenlik birimlerince tespit edildiği konusunda ise tartışma bulunmuyor.

Ulusal Suç Ajansı’nın (NCA) 2025 ilkbaharında yürüttüğü Operation Machinize operasyonunda 380 işletme hedef alınmış, 84 arama kararı uygulanmış ve 35 kişi gözaltına alınmıştı.

Operasyon kapsamında en az 10 işletmenin kapatıldığı, toplam değeri 1 milyon sterlinin üzerinde banka hesaplarının dondurulduğu açıklanmıştı. Güvenlik güçleri ayrıca yasa dışı çalıştırma şüpheleri ve modern kölelik mağduru olabilecek kişilerle de karşılaşmıştı.

Ancak NCA, söz konusu operasyonu “Türk suçluluğu” olarak tanımlamadı.

Aksine kurumun uyarısı; berberler, elektronik sigara mağazaları, güzellik ve tırnak salonları, Amerikan tarzı şekerleme dükkânları ve oto yıkamalar gibi geniş bir nakit ağırlıklı işletme grubuna yönelikti.

Bu işletmelerin, suç örgütleri tarafından yasa dışı gelirleri yasal ticari kazançlarla karıştırmak amacıyla kullanılabileceği belirtildi.

İngiliz hükümetinin 2025 Ulusal Risk Değerlendirmesi de berberleri, oto yıkamalar ve tırnak salonlarıyla birlikte kara para aklama açısından risk taşıyabilecek işletmeler arasında sayıyor. Raporda risk faktörü olarak işletme sahiplerinin Türk olması ya da belirli bir etnik kökene mensup bulunması gösterilmiyor.

Parlamento sorusunda da “Türk” bağlantısı kurulmadı

Reform milletvekili Lee Anderson geçen yıl hükümete özellikle “Türk berber dükkânları” üzerinden kara para aklama konusunda soru yöneltti.

Ancak İçişleri Bakanlığı’nın verdiği yanıtta Türk vatandaşları veya Türk kökenli işletmeler hakkında herhangi bir tespit yapılmadı.

Hükümet, bunun yerine berberler gibi nakit ağırlıklı işletmelerin suçlular tarafından kullanılabildiğini belirtti ve Operation Machinize operasyonunun sonuçlarına dikkat çekti.

Bu durum, Reform UK’nin söylemiyle resmi güvenlik kurumlarının kullandığı dil arasındaki farkı da ortaya koydu.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

“Türk berber” ifadesi her zaman işletme sahibinin milliyetini göstermiyor

Tartışmanın bir başka boyutunu ise “Türk berber” ifadesinin kendisi oluşturuyor.

İngiliz basınında daha önce yayımlanan bazı araştırmalarda, “Turkish barber” adıyla faaliyet gösteren işletmelerin önemli bölümünün aslında Türkler tarafından işletilmediğine dikkat çekilmişti.

The National’ın 2025 yılında yayımladığı bir habere göre, Türk markası veya “Turkish barber” konsepti kullanan bazı işletmeler Kürt veya Arnavut kökenli kişiler tarafından işletiliyor.

Dolayısıyla İngiltere’de “Türk berber” ifadesi giderek işletme sahibinin milliyetinden çok erkek kuaförlüğünde belirli bir hizmet ve işletme tarzını tanımlayan ticari bir kavrama dönüşmüş durumda.

Türk toplumu “hedef gösterme” endişesi yaşıyor

Reform UK’nin yeni ihbar hattı planı, yasa dışı çalıştırma ve organize suçla mücadele gibi meşru bir hedef üzerine kurulsa da, özellikle “Türk berber” söyleminin öne çıkarılması İngiltere’deki Türk toplumunda damgalama tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Eleştirilerin merkezinde, suçla mücadelede belirli işletme türlerinin denetlenmesiyle bir ulusal veya etnik kimliğin suçla ilişkilendirilmesi arasındaki çizginin aşılmaması gerektiği görüşü bulunuyor.

İngiltere’de güvenlik kurumlarının verileri, nakit ağırlıklı işletmelerin suç örgütleri tarafından istismar edilebildiğini gösterirken, mevcut resmi açıklamalarda bu riskin Türk işletmeleri veya Türk toplumuna özgü bir sorun olduğuna dair bir tespit bulunmuyor.

Bu nedenle Reform UK’nin “Türk berber ihbar hattı” şeklinde kamuoyuna yansıyan politikası, yasa dışı çalışma ve kara para aklamayla mücadele tartışmasının ötesine geçerek, İngiltere’de yaşayan Türk toplumunun siyasi söylemde nasıl temsil edildiği konusunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemiş durumda.

“Türk berber” tartışması büyüyor: Söylem gerçek işletmeleri de vuruyor

Resmi denetim verileri, Türklerin işlettiği berberlerin diğer berberlere, nakit ağırlıklı işletmelere veya farklı topluluklara kıyasla daha yüksek oranda suç işlediğini gösteren herhangi bir etnik dağılım ortaya koymuyor. Buna rağmen siyasi söylemde “Türk” kelimesinin başlı başına bir şüphe göstergesi haline gelmesi, İngiltere’de faaliyet gösteren yasal işletmeler açısından ciddi endişe meydana getiriyor.

Bu ayrım büyük önem taşıyor.

Bir işletmenin yasa dışı işçi çalıştırdığı, kara para akladığı, vergi kaçırdığı veya organize suç faaliyetlerine karıştığına ilişkin kanıt bulunması halinde işletmenin soruşturulması ve yaptırım uygulanması, hukukun uygulanması anlamına geliyor.

Ancak “Türk” kelimesinin kendisinin şüphe nedeni olarak kullanılmaya başlanması, bambaşka bir risk yaratıyor: Suçun belirli bir etnik veya ulusal kimlikle özdeşleştirilmesi.

Yasalara uyan berberler: “Müşterilerimiz gitmeye başladı”

Siyasi söylemin yasalara uygun faaliyet gösteren işletmeleri de etkilemeye başladığına ilişkin somut örnekler bulunuyor.

Bristol yakınlarındaki Keynsham kentinde Turkish Style Barbers adlı işletmeyi işleten Alan Ahmea, Reform UK’nin son açıklamasının ardından The Independent’a yaptığı açıklamada, bazı müşterilerin dükkânının yasa dışı işçi çalıştırdığı veya vergi kaçırdığı endişesiyle başka yerlere gitmeye başladığını söyledi.

Ahmea, “Çok çalışıyoruz, her şeyi yasalara uygun yapıyoruz ve vergilerimizi ödüyoruz” diyerek bazı işletmelerde yaşanan usulsüzlüklerin tüm Türk tarzı berberlerin şüpheyle karşılanmasına yol açmaması gerektiğini vurguladı.

Ancak son dönemde yaşanan bazı olaylar, sosyal medyada ve siyasi söylemde yayılan şüphelerin ne kadar kolay biçimde düşmanlığa ve şiddete dönüşebileceğini de ortaya koyuyor.

Kuzey İrlanda’da Türk berber dükkânına saldırı

Bu yıl 9 Haziran’da Kuzey İrlanda genelinde yaşanan ırkçı ve göçmen karşıtı olaylar sırasında Ballyclare kentindeki bir Türk berber dükkânının camları kırıldı.

Sky News, olaylar sırasında etnik azınlıklara ait ev ve işletmelerin hedef alındığı anlaşılan çok sayıda saldırının gerçekleştiğini doğruladı.

Ancak daha çarpıcı bir örnek Bristol’da yaşandı.

“Türk berber” söylemi bir saldırıda delil olarak kullanıldı

2 Ağustos 2025’te neo-Nazi aşırı sağcı Alina Burns, Bedminster bölgesinde çalıştığı berber dükkânının önünde bulunan Kürt-İranlı berber Mohammed Mahmoodi’ye arkadan baltayla saldırdı ve onu öldürmeye çalıştı.

Mahmoodi saldırıdan mucizevi biçimde hafif yaralarla kurtuldu.

Terör motivasyonuyla gerçekleştirilen cinayete teşebbüs suçundan bu yıl mayıs ayında hapse gönderilen Burns, Mental Health Act kapsamında yapılan değerlendirmede, dükkânın “Türk berberi” olması nedeniyle kara para aklama faaliyetlerine karıştığına inandığını söyledi.

Burns, polisin bu konuda harekete geçmediğini düşündüğünü belirterek saldırısının dükkânın soruşturulmasını sağlayabileceğini ifade etti.

Saldırının ardından savcılar, Burns’ün eyleminin başkalarını benzer şiddet saldırıları gerçekleştirmeye teşvik etmesini istediğini belirtti.

Burada önemli bir ayrım bulunuyor: Burns’ün gerçekleştirdiği saldırıdan Reform UK’nin sorumlu olduğuna dair herhangi bir iddia bulunmuyor.

Ancak olay, etnik kimlikle ilişkilendirilen belirli bir işletme türünün kamuoyundaki söylemlerde sürekli suçla yan yana getirilmesinin yaratabileceği tehlikeyi açık biçimde gösteriyor.

Bir siyasi söylemde “Türk berber” ifadesinin suçla özdeşleşmesi, bu işletmelerin çalışanları ve sahipleri açısından yalnızca itibar kaybına değil, daha ciddi güvenlik risklerine de yol açabilecek bir ortam oluşturabiliyor.

İngiliz Türkleri için eski bir tartışmanın yeni versiyonu

Son tartışma, İngiltere’de yaşayan Türk toplumu açısından geçmişteki siyasi söylemleri de hatırlatıyor.

Türkiye, 2016’daki Brexit referandumu öncesinde göç tartışmalarında defalarca siyasi bir araç haline getirilmişti.

Nigel Farage’ın o dönem liderliğini yaptığı UKIP, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılma ihtimaline karşı hazırlanan bir reklam yayımlamış; Türkiye’nin Müslüman nüfusuna dikkat çekilerek milyonlarca Türk vatandaşının Avrupa’ya göç edebileceği öne sürülmüştü.

Farage da dönemin medya açıklamalarında benzer söylemleri sık sık dile getirmişti.

Söz konusu yayın, ırkçılık ve İslamofobi gerekçeleriyle çok sayıda şikâyete konu olmuştu.

İngiltere’nin medya düzenleyicisi Ofcom ise sonunda soruşturma başlatmamış, reklamın rahatsız edici olabilecek nitelikte olduğunu kabul etmekle birlikte siyasi söylemin bağlamı nedeniyle ifade özgürlüğünün özel bir ağırlık taşıdığına karar vermişti.

Aradan yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra, “Türk berberler” İngiltere’nin göç ve suç tartışmalarında yeni bir siyasi kısa yola dönüşmüş durumda.

Siyasi söylemin denetiminde büyük boşluk

İngiltere’de siyasi aktörlerin bu tür söylemlerinin denetlenmesi konusunda da önemli bir düzenleyici boşluk bulunuyor.

Seçim Komisyonu, siyasi partilerin ve adayların kampanya materyallerinde neler söyleyebileceği konusunda “çok az kısıtlama” bulunduğunu açıkça belirtiyor. Komisyon, siyasi kampanya içeriklerini genel anlamda denetlemiyor.

Siyasi reklamlar da ticari reklamlardan farklı değerlendiriliyor.

Reklam Standartları Kurumu’na (ASA) göre temel amacı seçmenleri etkilemek olan siyasi reklamlar, normal reklamlar için geçerli olan reklamcılık kurallarının dışında tutuluyor.

Bu nedenle siyasi reklamlar, ticari reklam verenlerin uymak zorunda olduğu yanıltıcı, zararlı veya saldırgan iddialara ilişkin aynı kurallara tabi değil.

Bu özgürlük, demokratik siyasi tartışmanın önemli unsurlarından biri olarak kabul ediliyor.

Ancak aynı zamanda siyasetçilere, toplumların tamamını daha geniş sosyal sorunların kolay ve kullanışlı bir sembolüne dönüştürmeme konusunda daha büyük bir sorumluluk yüklüyor.

Hedefte sadece berberler yok

İngiltere’nin bazı High Street bölgelerinde organize suç ve yasa dışı çalıştırma sorunu bulunduğu açık.

Hükümet de bu nedenle yeni bir adım atarak 30 milyon sterlinlik High Street Organised Crime Unit oluşturdu.

Yeni birim; şüpheli berberler, elektronik sigara mağazaları, mini marketler ve şekerleme dükkânları gibi işletmeler üzerinden yürütülebilecek organize suç faaliyetlerini hedef alıyor.

Yasa dışı faaliyetlerden sorumlu olanların, milliyetleri veya etnik kökenleri ne olursa olsun, yasaların öngördüğü en ağır yaptırımlarla karşılaşması gerektiği konusunda ise tartışma bulunmuyor.

Ancak mevcut verilerin ortaya koymadığı bir şey var:

Yasalara uygun faaliyet gösteren yüzlerce, hatta binlerce Türk ve Türk markalı işletmenin topluca şüpheli ilan edilmesi.

“Bedelini sıradan işletme sahipleri ödüyor”

İngiltere’deki Türk toplumu, diğer bazı toplulukların sahip olduğu güçlü ulusal lobi ve temsil mekanizmalarından yoksun, daha parçalı bir yapıya sahip.

Bu nedenle Reform UK’nin “Türk berberler” ifadesini siyasi bir söylem aracına dönüştürmesinin bedelini, sıradan işletme sahiplerinin ödemek zorunda kaldığı belirtiliyor.

Üstelik son dönemde yaşanan olaylar, tartışmanın yalnızca siyasi ifadelerden ibaret olmadığını gösteriyor.

Kuzey İrlanda’daki ırkçı olaylar sırasında Türk markalı bir berber dükkânının saldırıya uğraması, Bristol’da bir berberin aşırı sağcı bir saldırgan tarafından neredeyse öldürülmesi ve yasalara uygun faaliyet gösteren işletmelerin müşteri kaybettiklerini bildirmesi, tartışmanın gerçek hayattaki sonuçlarını ortaya koyuyor.

Bristol’daki saldırıda sanığın, saldırısına gerekçe olarak doğrudan “Türk berber” ve kara para aklama iddiasını göstermesi ise tehlikenin boyutunu daha da çarpıcı hale getiriyor.

Bu nedenle eleştirmenlere göre konu artık yalnızca “siyasetçilerin kullandığı sert ifadeler” meselesi değil.

Söz konusu söylemlerin, belirli bir topluluğu ve işletme grubunu suçla ilişkilendiren bir algıyı besleyip beslemediği ve bunun gerçek hayatta ayrımcılık, müşteri kaybı veya fiziksel saldırı riskini artırıp artırmadığı tartışılıyor.

Reform UK’den açıklama gelmedi

Reform UK, haberle ilgili görüşünü açıklaması için davet edildi.

Ancak haberin yayımlandığı saate kadar partiden herhangi bir açıklama alınamadı.

(Kaynak: t-vine.com)

Gatwick Havalimanı'nda ikinci pist için son engel de aşıldı

İngiltere’nin en yoğun ikinci havalimanı olan Gatwick’te kapasiteyi önemli ölçüde artıracak genişleme projesi için yargı süreci tamamlandı. Çevreci kampanya grupları Communities Against Gatwick Noise Emissions (CAGNE) ve aktivist Peter Barclay tarafından açılan davada Temyiz Mahkemesi, alt mahkemenin kararına yönelik itirazları reddetti.

Mahkeme, başvurucuların ileri sürdüğü temyiz gerekçelerinin “savunulabilir” olmadığına ve davaların başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığına karar verdi. Böylece İngiltere Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander’ın Eylül 2025’te verdiği proje onayı hukuken geçerliliğini korudu.

Acil durum pisti artık ikinci piste dönüşecek

Gatwick projesinin merkezinde, havalimanının mevcut kuzey pisti bulunuyor.

Şu anda esas olarak taksi yolu olarak kullanılan ve ana pistin devre dışı kaldığı durumlarda acil pist görevi gören kuzey pisti, yaklaşık 12 metre kuzeye taşınacak. Böylece iki pistin aynı anda kullanılmasına olanak sağlayacak gerekli güvenlik mesafesi oluşturulacak.

Independent Mortgage 3

Yeni düzende inişlerin ana pist üzerinden devam etmesi, kalkışların ise iki pist arasında paylaşılması planlanıyor. Kuzey pistinin özellikle daha küçük ve dar gövdeli yolcu uçaklarında kullanılması öngörülüyor.

Proje yalnızca pistin yer değiştirilmesinden ibaret olmayacak. Taksi yollarında düzenlemeler, terminal genişletmeleri, yeni kapılar ve diğer havalimanı altyapılarının yanı sıra ulaşım ve çevre düzenlemeleri de yapılacak. İngiliz hükümetinin onayladığı proje, uzun vadede havalimanının yılda 80 milyon yolcuya kadar hizmet verebilmesini sağlayacak altyapı kapasitesini hedefliyor.

Yılda 100 bin ek uçuş

Gatwick yönetimi, genişleme tamamlandığında havalimanının yıllık uçuş kapasitesinin yaklaşık 100 bin sefer artırılmasını bekliyor.

Bu artışın yaklaşık 13 milyon ilave yolcu kapasitesi yaratması öngörülüyor. İlk uçuşların yeni düzende 2030 yılı civarında başlaması hedefleniyor.

Havalimanı yönetimi, projenin bölge ekonomisine de önemli katkı sağlayacağını savunuyor. Gatwick'in planlarına göre genişleme yaklaşık 14 bin yeni istihdam oluşturabilecek ve bölge ekonomisine yıllık yaklaşık 1 milyar sterlin değer katabilecek.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Sekiz yıllık hukuk ve planlama süreci sona erdi

Gatwick'in ikinci pist planı yeni bir tartışma değil. Havalimanının kapasitesini artırma girişimi yaklaşık sekiz yıllık planlama ve hukuk sürecinden geçti.

Proje başvurusu Temmuz 2023'te Planning Inspectorate'e sunuldu. Altı ay süren inceleme sürecinde yerel yönetimler, bölge sakinleri, kamu kurumları ve diğer ilgili tarafların görüşleri alındı. İnceleme makamı tavsiye raporunu Kasım 2024'te hazırladı.

Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander ise Şubat 2025'te projeyi prensipte onaylamaya hazır olduğunu açıkladı. Nihai geliştirme izni 21 Eylül 2025'te verildi.

Bunun ardından Peter Barclay ve CAGNE, hükümetin onay kararına karşı yargı yoluna başvurdu.

Istikbal 860X450 Pxl

Çevreciler: İklim etkisi yeterince değerlendirilmedi

Davacıların temel itirazı, daha fazla uçuşa izin verecek projenin İngiltere'nin iklim hedefleriyle yeterince değerlendirilmemiş olmasıydı.

Çevreci gruplar, havalimanının büyütülmesinin daha fazla uçuş, daha fazla emisyon ve özellikle Gatwick çevresinde daha fazla gürültü anlamına geleceğini savundu.

Ayrıca Heathrow'un Londra'ya yakınlığı nedeniyle Gatwick'te kapasite artırılmasına gerçekten ihtiyaç olup olmadığı da yargı sürecinde tartışıldı.

Ancak Haziran 2026'da Yüksek Mahkeme bu itirazları reddetti. Mahkeme, hükümetin değerlendirmesinin hukuka aykırı olmadığı ve projenin İngiltere'nin 2050 net sıfır hedefine ulaşmasını “maddi olarak” engellemeyeceği sonucuna vardı.

Temyiz Mahkemesi: İtirazların başarı şansı yok

Çevreci grupların Yüksek Mahkeme kararını Temyiz Mahkemesi'ne taşıma girişimi de sonuçsuz kaldı.

4 Ağustos 2026 tarihli kararda Lord Justice Holgate ve Lord Justice Dove, başvuruların temyizde başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığını belirterek izin taleplerini reddetti. Mahkeme ayrıca davaların yeniden görülmesini gerektirecek başka bir “zorlayıcı neden” de bulunmadığına karar verdi.

Bu kararın ardından Gatwick'in projesi açısından yargısal süreç fiilen sona ermiş oldu.

Gatwick CEO'su Pierre-Hugues Schmit, kararın havalimanının genişleme planının yaklaşık sekiz yıllık planlama ve hukuk sürecini sona erdirdiğini belirterek kararı memnuniyetle karşıladı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Hükümet: Ekonomi ve istihdam için önemli adım

İngiliz hükümeti ise mahkeme kararını yalnızca Gatwick açısından değil, ülkenin havacılık altyapısının geleceği açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriyor.

Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander, genişlemenin yatırımın önünü açacağını, binlerce yeni iş yaratacağını ve İngiltere'nin uluslararası bağlantılarını güçlendireceğini savunuyor.

Hükümetin hesabına göre 100 bin ilave uçuş ve yaklaşık 13 milyon ek yolcu, yolculara daha fazla seyahat seçeneği sunarken Londra ve Güneydoğu İngiltere ekonomisine de önemli katkı sağlayacak.

Havacılık büyürken emisyon tartışması da büyüyecek

Gatwick kararı, İngiltere'nin havacılık kapasitesini artırma politikası açısından da dikkat çekiyor.

Hükümet bir yandan Heathrow ve Gatwick gibi büyük havalimanlarının kapasitesini artırarak ekonomik büyümeyi ve uluslararası bağlantıları desteklemek istiyor. Diğer yandan İngiltere'nin yasal olarak bağlı olduğu 2050 net sıfır emisyon hedefi, havacılık sektörünün büyümesiyle ilgili tartışmaların merkezinde bulunuyor.

Gatwick projesinde hükümet, ekonomik büyüme ile iklim hedefleri arasında denge kurulabileceğini savunurken, çevreci gruplar bu yaklaşımın yeterli olmadığını düşünüyor.

Havalimanı yönetimi ise genişlemeyle birlikte daha temiz havacılık teknolojilerine ve sürdürülebilir havacılık yakıtlarına yatırım yapılacağını belirtiyor. Proje kapsamında çevresel etkileri azaltmaya yönelik çeşitli önlemler de planlanıyor.

Aytac Sepet Kampanya Yatay Haber Alti

Gatwick projesinin öne çıkan rakamları

Proje

Detay

Toplam yatırım

2,2 milyar sterlin

Ek yıllık uçuş kapasitesi

Yaklaşık 100 bin

Ek yolcu kapasitesi

Yaklaşık 13 milyon

Yeni pist

Mevcut kuzey pisti

Pist kaydırma mesafesi

12 metre kuzeye

Hedeflenen ilk operasyonlar

2030

Uzun vadeli yolcu kapasitesi

Yıllık 80 milyon yolcuya kadar

Beklenen yeni istihdam

Yaklaşık 14 bin

Bölgesel ekonomik katkı

Yıllık yaklaşık 1 milyar sterlin

Gatwick'te böylece yıllardır süren “ikinci pist” tartışması yeni bir aşamaya giriyor. Artık tartışmanın merkezinde projenin yapılıp yapılmayacağı değil, inşaatın nasıl ilerleyeceği, kapasite artışının ne zaman gerçekleşeceği ve artan uçuşların gürültü ile karbon emisyonları üzerindeki etkilerinin nasıl yönetileceği bulunacak.

Londra'nın tarihi pub kültürü değiştirecek 'ayakta içki' tartışması

İngiltere'nin en hareketli gece hayatına sahip bölgelerinden Soho ve West End'de onlarca yıldır süregelen pub kültürü, Westminster Belediyesi'nin hazırladığı yeni lisans politikası taslağıyla önemli bir değişimin eşiğine geldi.

Kamuoyu görüşüne açılan taslakta, barlarda ayakta içki tüketiminin azaltılması, müşterilerin mümkün olduğunca oturarak hizmet alması ve yiyecek-içecek servisinin ağırlıklı olarak garsonlar aracılığıyla yapılması öneriliyor. Taslakta ayrıca yüksek kapasiteli açık bar alanlarının küçültülmesi ve masa düzeninin artırılması tavsiye ediliyor.

Westminster Belediyesi, önerilerin doğrudan bir "yasak" anlamına gelmediğini, lisans başvurularını değerlendirirken işletmelerden bu prensiplere uygun düzenlemeler bekleyeceğini belirtiyor. Taslak politika için istişare süreci 9 Ağustos'a kadar devam edecek.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Amaç: Gürültüyü ve taşkınlığı azaltmak

Belediyeye göre düzenlemenin temel hedefi, özellikle yaz aylarında kaldırımları dolduran kalabalıkların neden olduğu gürültü, çevre kirliliği ve kamu düzeni sorunlarını azaltmak.

Soho ve West End, Westminster Belediyesi'nin "Cumulative Impact Zone" (Kümülatif Etki Bölgesi) olarak tanımladığı alan içerisinde yer alıyor. Bu bölgede yeni bar ve eğlence mekânlarına lisans verilmesi zaten uzun süredir daha sıkı kriterlere bağlı yürütülüyor. Yeni taslak ise mevcut yaklaşımı daha da genişletiyor.

Belediye yetkilileri, amaçlarının gece ekonomisini sona erdirmek değil, ziyaretçiler ile bölgede yaşayan binlerce kişi arasında daha dengeli bir yaşam ortamı oluşturmak olduğunu vurguluyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Sadiq Khan'dan sert tepki

Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan ise önerilere sert tepki gösterdi.

Khan, taslağı "kısıtlayıcı ve büyüme karşıtı" olarak nitelendirirken, Londra'nın uluslararası cazibesinin güçlü gece ekonomisinden kaynaklandığını söyledi.

Khan, hükümetten alacağı yeni yetkiler sayesinde belediyelerin lisans kararlarına daha fazla müdahil olmayı hedeflediğini belirterek, "Londra'nın gece ekonomisini korumak zorundayız" mesajı verdi.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Sektör: Maliyet artacak, kapasite düşecek

İngiltere'deki konaklama ve eğlence sektörü temsilcileri de taslağa karşı çıkıyor.

İşletmecilere göre masa servisi zorunluluğu daha fazla personel ihtiyacı doğuracak, birçok pubın müşteri kapasitesi azalacak ve zaten yüksek enerji ile kira maliyetleri altında faaliyet gösteren işletmelerin gelirleri düşecek.

Sektör temsilcileri ayrıca İngiliz pub kültürünün en önemli unsurlarından birinin, insanların bar önünde ayakta sohbet ederek sosyalleşmesi olduğunu belirterek bunun ortadan kaldırılmasının kültürel bir kayıp olacağını savunuyor.

Soho'da lisans tartışmaları büyüyor

Tartışma yalnızca "ayakta içki" uygulamasıyla sınırlı değil.

Son aylarda bölgenin en etkili yerel kuruluşlarından biri olan Soho Society, yeni açılacak bar ve restoran lisanslarının büyük bölümüne itiraz edeceğini açıklamıştı. Bu karar da Khan ile yerel yönetim arasında yeni bir gerilim yaratmıştı.

Uzmanlar, Westminster'ın yeni taslak politikasının kabul edilmesi halinde Londra'nın diğer belediyelerine de örnek oluşturabileceğini değerlendiriyor.

Independent Mortgage 3

"Vertical drinking" nedir?

İngiltere'de "vertical drinking" olarak adlandırılan uygulama, müşterilerin masaya oturmadan bar önünde veya pub içerisinde ayakta içki tüketmesini ifade ediyor.

Özellikle Soho, Covent Garden ve West End gibi bölgelerde bu kültür, onlarca yıldır İngiliz pub yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor. Turistler de bu bölgelerdeki sosyal atmosfer nedeniyle ayakta sohbet ederek içki içilen pub deneyimini Londra'nın simgelerinden biri olarak değerlendiriyor.

Taslak düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde ise Londra'nın en ikonik pub bölgelerinde bu gelenek önemli ölçüde değişebilir. Bunun nasıl uygulanacağı ise kamuoyu istişaresinin ardından son şekli verilecek lisans politikasıyla netleşecek.

Gençlere tren kartı desteği: İndirimli ve 18 yaşında da kullanabilecek

İngiltere Ulaştırma Bakanlığı'nın (Department for Transport - DfT) açıkladığı yeni düzenleme, özellikle 17 yaşında tren kartı alan gençlerin yaşadığı mağduriyeti ortadan kaldırmayı amaçlıyor.

Mevcut uygulamada 16-17 Yaş İndirimli Tren Kartı, kullanıcının 18 yaşına girmesiyle birlikte geçerliliğini yitiriyordu. Bu nedenle aynı eğitim yılı içinde doğum günü daha erken olan öğrenciler indirim haklarını kaybederken, sınıf arkadaşları eğitim yılı sonuna kadar indirimli seyahat etmeye devam edebiliyordu.

17 Ağustos'tan itibaren satın alınacak kartlar ise satın alma tarihinden itibaren tam 12 ay boyunca geçerli olacak. Böylece 17 yaşında kart alan bir genç, 18 yaşına girdikten sonra da kartını süresi doluncaya kadar kullanabilecek. Bu da birçok öğrencinin üniversiteye, koleje, çıraklık eğitimine veya iş yerine daha düşük maliyetle ulaşmasını sağlayacak.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

70 binden fazla genç faydalanacak

Hükümet verilerine göre mevcut sistem nedeniyle her yıl yaklaşık 70 bin öğrenci aynı eğitim yılı içinde indirim hakkını kaybediyor.

Yetkililer, bu öğrencilerin yaşıtlarına kıyasla ortalama 175 sterlin daha fazla ulaşım masrafı yapmak zorunda kaldığını belirtiyor.

Yeni uygulamayla bu maliyet farkının ortadan kaldırılması ve ailelerin üzerindeki ulaşım yükünün hafifletilmesi hedefleniyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Lord Hendy: Eğitim ve istihdama erişimi kolaylaştıracak

Demiryollarından sorumlu Ulaştırma Bakanı Lord Peter Hendy, düzenlemenin yalnızca ulaşım ücretlerini düşürmekle kalmayacağını, gençlerin eğitim ve çalışma hayatına katılımını da destekleyeceğini söyledi.

Hendy, yüksek ulaşım maliyetlerinin özellikle kırsal bölgelerde yaşayan gençler için önemli bir engel oluşturduğunu belirterek, indirimin üniversite, mesleki eğitim, staj ve ilk iş fırsatlarına erişimi kolaylaştıracağını ifade etti.

Istikbal 860X450 Pxl

Öğrencilerden olumlu karşılama

Öğrenci temsilcileri ve gençlik kuruluşları da kararı memnuniyetle karşıladı.

Özellikle her gün trenle üniversiteye veya işe gidip gelen öğrenciler açısından düzenlemenin önemli bir ekonomik rahatlama sağlayacağı belirtiliyor.

Son yıllarda kira, gıda ve enerji fiyatlarında yaşanan artış nedeniyle yaşam maliyetleri yükselirken, ulaşım giderleri de öğrencilerin bütçesinde önemli bir kalem haline gelmişti.

35 sterlinlik kart, biletlerde yüzde 50 indirim sağlıyor

Yıllık ücreti 35 sterlin olan 16-17 Yaş İndirimli Tren Kartı, İngiltere genelindeki çoğu demiryolu işletmesinde standart ve indirimli birçok bilet türünde yüzde 50 indirim sunuyor.

Kart; okul, kolej, üniversite, çıraklık programı, iş ve sosyal amaçlı seyahatlerde kullanılabiliyor. Bazı özel seferler ve belirli bilet türleri ise uygulamanın dışında kalmaya devam ediyor.

Ulaştırma Bakanlığı, kartın daha uzun süre kullanılabilmesinin gençleri özel araç yerine toplu taşımayı tercih etmeye teşvik edeceğini ve demiryollarındaki yolcu sayısının artmasına katkı sağlayacağını öngörüyor.

Independent Mortgage 3

Hükümet: Maliyeti artan yolcu sayısı karşılayacak

Bakanlık, uygulamanın kamu bütçesine ek yük oluşturmasının beklenmediğini açıkladı.

Yapılan değerlendirmelere göre daha fazla gencin tren kullanması sayesinde oluşacak ek bilet gelirleri, indirim uygulamasının maliyetini büyük ölçüde karşılayacak.

Bu yaklaşım, son dönemde demiryollarında yolcu sayısını pandemi öncesi seviyelerin üzerine çıkarmayı hedefleyen ulaşım politikalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Toplu taşımayı teşvik eden yeni adımlar

Tren kartındaki değişiklik, hükümetin gençlerin ulaşım maliyetlerini azaltmaya yönelik son dönemde attığı adımlardan biri olarak görülüyor.

Kısa süre önce İngiltere genelinde otobüs ücretleri için uygulanan azami ücret sınırının yeniden 2 sterline indirileceği açıklanmıştı. Hükümet, hem otobüs hem de demiryolu alanındaki bu düzenlemelerle özellikle eğitim gören gençler, çıraklar ve düşük gelirli ailelerin ulaşım giderlerini azaltmayı amaçlıyor.

Uzmanlar ise uygun fiyatlı toplu taşımanın yalnızca aile bütçelerine katkı sağlamadığını, aynı zamanda karbon emisyonlarının azaltılması, trafik yoğunluğunun düşürülmesi ve gençlerin eğitim ile istihdam fırsatlarına daha eşit koşullarda erişebilmesi açısından da uzun vadeli sosyal ve ekonomik faydalar sağlayacağını değerlendiriyor.

Mehmet Ali Nuroğlu, tek kişilik oyunuyla Londra sahnesinde

Uluslararası alanda tanınan oyuncu ve yönetmen Mehmet Ali Nuroğlu, tek kişilik performansı "Dünyada" ile dünyanın en büyük bağımsız sahne sanatları etkinliklerinden biri olan Camden Fringe Festivali kapsamında Londra'da seyirci karşısına çıkıyor.

İstanbul'un bağımsız tiyatro sahnesinden doğan ve çağdaş anlatım teknikleriyle dikkat çeken yapım, göç, aidiyet, yabancılaşma ve dijital çağda görünür olma gibi günümüzün evrensel meselelerini sahneye taşıyacak.

Yunus Emre Enstitüsü Londra'nın desteğiyle sahnelenecek oyun, 3 ve 4 Ağustos saat 21.00'de, 9 Ağustos'ta ise saat 19.00'da The Cockpit Theatre'da izleyiciyle buluşacak.

Camden Fringe'in uluslararası programında

Her yıl yüzlerce tiyatro, dans, komedi ve performans sanatları gösterisine ev sahipliği yapan Camden Fringe, Edinburgh Fringe'in ardından Birleşik Krallık'ın en önemli bağımsız sanat festivallerinden biri olarak kabul ediliyor. Dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıları Londralı sanatseverlerle buluşturan festival, yenilikçi ve deneysel yapımlarıyla tanınıyor.

"Dünyada" da bu yıl festivalin uluslararası yapımları arasında yer alarak Türk tiyatrosunun çağdaş örneklerinden birini İngiliz izleyicisiyle buluşturacak.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

"Buralı değilim" diyerek başlayan yolculuk

Amerikalı oyun yazarı Will Eno'nun dünya çapında ses getiren "Title and Deed" adlı monoloğundan uyarlanan oyun, elinde bavulu ve kamerasıyla sahneye çıkan bir adamın "Buralı değilim" sözleriyle başlıyor.

Karakter, çocukluğunu, ailesini, geride bıraktıklarını ve hiçbir yere tam anlamıyla ait olamamanın yarattığı duyguları anlatırken, izleyiciyi de kendi hafızası ve kimliği üzerine düşünmeye davet ediyor. Göç olgusunu yalnızca coğrafi bir yer değiştirme olarak değil, insanın kendi içinde yaşadığı aidiyet arayışı üzerinden ele alan oyun, mizah ile hüznü aynı potada buluşturuyor.

Seyirci de oyunun parçası oluyor

Yapımın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise klasik tek kişilik tiyatro anlayışının dışına çıkan görsel dili.

Mehmet Ali Nuroğlu, sahnede yalnızca oyuncu olarak değil, aynı zamanda kamera operatörü olarak da performans sergiliyor. Gösteri boyunca kullanılan canlı kamera sistemi sayesinde hem oyuncu hem de salondaki izleyiciler anlık olarak projeksiyona yansıtılıyor.

Canlı video görüntüleri, sinematik ışık kullanımı ve özgün ses tasarımıyla desteklenen performans, tiyatro ile sinema estetiğini aynı sahnede buluşturarak seyirciyi yalnızca izleyen değil, anlatının bir parçası hâline getiriyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Göç ve kimlik üzerine evrensel bir hikâye

Oyunun merkezinde yer alan göç, yalnızlık, hafıza ve kimlik arayışı temaları, özellikle Londra gibi çok kültürlü bir şehirde yaşayan izleyiciler için güçlü bir karşılık buluyor.

Farklı ülkelerden insanların bir arada yaşadığı kentte sahnelenecek "Dünyada", yalnızca Türkçe konuşan izleyicilere değil, evrensel anlatımıyla uluslararası festival izleyicilerine de hitap etmeyi amaçlıyor.

Yaklaşık 70 dakika süren ve 14 yaş üzeri izleyicilere önerilen gösteri, modern insanın ait olma duygusunu sorgulayan güçlü metni ve yenilikçi sahne diliyle Camden Fringe'in dikkat çeken yapımları arasında gösteriliyor.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Mehmet Ali Nuroğlu yeniden Londra seyircisiyle buluşuyor

Televizyon dizileri, sinema filmleri ve tiyatro çalışmalarıyla uzun yıllardır uluslararası alanda tanınan Mehmet Ali Nuroğlu, oyunculuğunun yanı sıra yönetmen kimliğiyle de farklı disiplinleri bir araya getiren projelere imza atıyor.

"Dünyada", klasik monolog anlayışını çağdaş sahne teknolojileriyle yeniden yorumlayan yapısıyla, hem tiyatro tutkunlarına hem de deneysel sahne sanatlarına ilgi duyan izleyicilere farklı bir festival deneyimi sunmayı hedefliyor.

Londra’da Türk diasporasını buluşturan medya etkinliği

İngiltere'de 37 yıldır Türkçe yayın yapan Olay Gazetesi, Londra'da düzenlediği "Türk Diasporası Birlik ve Beraberlik Buluşması" ile toplumun farklı kesimlerini aynı çatı altında bir araya getirdi. Diplomasi temsilcileri, yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşları, iş insanları, akademisyenler, basın mensupları ve çok sayıda okurun katıldığı etkinlik, yalnızca bir medya kuruluşunun organizasyonu olmanın ötesine geçerek, İngiltere'deki Türk toplumunun ortak hafızasını ve gelecek vizyonunu buluşturan anlamlı bir platforma dönüştü.

Londra'nın 100 Green Lanes, Newington Green adresinde 31 Temmuz Cuma günü gerçekleştirilen etkinliğe, Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Türkiye Cumhuriyeti Londra Başkonsolosu Büyükelçi Doç. Dr. Hasan Ulusoy, yerel siyasetçiler, Türk ve Kıbrıs Türk toplumunun önde gelen temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.

Olay Resps 4

37 yıllık yayın yolculuğuna duygusal bakış

Program, Olay Gazetesi'nin 1989 yılında başlayan yayın serüvenini anlatan arşiv görüntülerinin gösterimiyle başladı. Sunum, yalnızca gazetenin gelişimini değil, aynı zamanda İngiltere'deki Türk toplumunun yıllar içinde geçirdiği sosyal, kültürel ve ekonomik dönüşümü de gözler önüne serdi. Davetliler, geçmişten bugüne uzanan bu yolculuğu ilgiyle takip etti.

Whatsapp Image 2026 08 01 At 20.26.21 (1)

Nural Ezel: "Toplumun sesi olmaya devam edeceğiz"

Olay Gazetesi İmtiyaz Sahibi Nural Ezel, açılış konuşmasında gazete ile tanışıklığının 1989 yılına dayandığını, 2000 yılında ise Olay Gazetesi'nin imtiyazını devralarak bu sorumluluğu üstlendiğini anlattı.

Geçen çeyrek asrı aşkın sürede gazetenin yayın hayatını kesintisiz sürdürdüğünü belirten Ezel, Olay Gazetesi'nin yalnızca haber veren bir yayın organı değil, aynı zamanda toplumun sesi, hafızası ve ortak vicdanı olduğunu söyledi.

Gazeteciliğin kendileri için yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Ezel, şu ifadeleri kullandı:

"Bizler gazeteciliği sadece haber üretmek olarak görmüyoruz. İngiltere'de yaşayan insanlarımızın topluma uyum sağlamasına katkıda bulunmak, aidiyet duygusunu güçlendirmek ve toplumun her kesimini doğru bilgiyle buluşturmak en temel sorumluluğumuzdur."

Ezel ayrıca Olay Gazetesi'nin Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Birleşik Krallık arasında güçlü bir iletişim köprüsü olmaya devam ettiğini belirtti.

Whatsapp Image 2026 08 01 At 20.26.24 (8)

"Toplumun hafızasını yaşatan bir yayın kuruluşu"

Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, konuşmasında Olay Gazetesi'nin 37 yıllık yayın hayatının büyük bir başarı olduğunu belirterek, gazetenin yalnızca haber yapan bir kurum değil, aynı zamanda toplumun hafızasını geleceğe taşıyan önemli bir arşiv niteliği taşıdığını ifade etti.

Ertaş, "Toplumumuzun hikâyelerini kayıt altına alan, başarılarını görünür kılan ve insanlarımızı bir araya getiren bu çalışmalar büyük değer taşıyor." diyerek Olay Gazetesi'nin üstlendiği misyona dikkat çekti.

Türkiye Cumhuriyeti Londra Başkonsolosu Doç. Dr. Hasan Ulusoy ise Londra'da öğrenci olarak bulunduğu yılları hatırlatarak, "O dönemlerde yolum buradan geçseydi belki ben de gazetecilik yapardım." sözleriyle davetlilere tebessüm yaşattı.

Olay Resps 5

Toplumun her kesiminden destek mesajı

Olay Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nesin Fehmi, gazetenin uzun yıllardır Türkçe konuşan toplumun farklı kesimlerini ortak paydada buluşturduğunu belirterek, bundan sonraki süreçte de özellikle genç kuşaklara ulaşan projelerle toplumsal dayanışmayı güçlendirmeye devam edeceklerini söyledi.

Avrupalı Türk Markalar Birliği’ni Yönetim Kurulu Üyesi Cemil Acıkan’ın temsil ettiği etkinlikte, UID İngiltere Bölge Temsilcisi Halil Erdoğan, Olay Gazetesi'nin yıllardır sürdürdüğü yayıncılık anlayışının Türk toplumunun birlik duygusuna önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Cockfosters Enfield Belediye Meclis Üyesi Alara Ayyıldız, İngilizce yaptığı konuşmada Olay Gazetesi'nin 37 yıldır İngiltere'deki Türk toplumunu bilgilendiren ve bir araya getiren önemli bir yayın organı olduğunu söyledi.

Etkinlikte ayrıca İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Başkanı Kenan Nafi ile Charles Ramsden Consultancy Services Ltd. Managing Director'ü ve Young Turkish Cypriots Başkanı Eren Ramadan da yaptıkları konuşmalarda Türk toplumunun ortak değerlerine sahip çıkmasının önemine vurgu yaptı.

Birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı

Etkinlik boyunca katılımcılara Türk mutfağının seçkin tatlıları ile Kuzey Kıbrıs Türk mutfağının geleneksel lezzetleri ikram edildi.

Programın ardından davetliler samimi sohbetler eşliğinde bir araya gelirken, farklı kurum ve kuruluşların temsilcileri toplumun geleceğine ilişkin görüş alışverişinde bulundu ve yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

Sıcak ve samimi atmosferiyle dikkat çeken etkinlikte, farklı kuşaklardan ve farklı kesimlerden katılımcılar aynı masa etrafında buluştu. Gün boyunca verilen birlik ve beraberlik mesajları, İngiltere'deki Türk diasporasının ortak değerler etrafında kenetlenmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

37 yıldır İngiltere'deki Türkçe konuşan toplumun sesi olmayı sürdüren Olay Gazetesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşma, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurarken, Türk diasporasının dayanışma ruhunu da bir kez daha gözler önüne serdi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Büyükelçi Ertaş’tan, Plymouth’taki Osmanlı Denizci Mezarlarına Ziyaret

MUSTAFA KÖKER -LONDRA

Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, İngiltere'nin Plymouth kentinde Kırım Savaşı sonrası hayatını kaybeden 84 Osmanlı askerine ait mezar yerlerini ziyaret ederek yetkililerle görüş alış-verişinde bulundu.

Büyükelçiliğin sosyal medya hesaplarından paylaşılan ziyaret ile ilgili olarak bilgisine başvurduğumuz Büyükelçi Osman Koray Ertaş, Eurovizyon’a yaptığı açıklamada, Türk denizcilerin hatırasını yaşatacak uygun bir anıt yapılması hususunun, mezarlığın yönetiminden sorumlu Ford Park Cemetery Trust yetkilileriyle ele alındığını kaydetti. Ertaş, Görüşmelerde anıtın yerleştirilebileceği alan, uygulanabilecek tasarım, kitabe metni ve gerekli izin süreçleri hakkında izlenebilecek yolun değerlendirildiğinin altını çizdi.

Buyukelci Osman Koray Ertas Plymouth Ford Park Mezarlığı Osmanli Denizci Mezarlari 1

BÜYÜKELÇİ ERTAŞ’IN AÇIKLAMASI ŞÖYLE:

“Plymouth’taki Ford Park Mezarlığı’nda, Osmanlı donanmasına ait Peyk-i Zafer gemisinin 1856-1858 yılları arasında bölgede hayatını kaybeden 18 Osmanlı Türk denizcisi medfundur. Peyk-i Zafer’in, Kırım Savaşı’nın ardından teknik çalışmalar ve makine sistemindeki değişiklikler amacıyla Plymouth’a geldiği, geminin bölgede bulunduğu dönemde vefat eden denizcilerin Ford Park Mezarlığı’na defnedildiği anlaşılmaktadır.

Büyükelçiliğimizce yürütülen çalışmalar kapsamında Ford Park Mezarlığı ziyaret edilerek mezarlar yerinde incelenmiş, denizcilerimizin hatırasını yaşatacak uygun bir anıt yapılması hususu mezarlığın yönetiminden sorumlu Ford Park Cemetery Trust yetkilileriyle ele alınmıştır. Görüşmelerde anıtın yerleştirilebileceği alan, uygulanabilecek tasarım, kitabe metni ve gerekli izin süreçleri hakkında izlenebilecek yol değerlendirilmiştir.

Plymouth’ta ayrıca farklı gemilerde görev yaparken 19. yüzyılın ikinci yarısında hayatını kaybeden diğer Osmanlı denizcilerine ilişkin ayrı bir araştırma yürütülmektedir. Sözkonusu denizcilerin kimlikleri, ölüm ve defin bilgileri ile görev yaptıkları gemilere ilişkin tarihî kayıtların tespitine yönelik çalışmalar, Plymouth Belediyesi ve ilgili yerel kuruluşlarla işbirliği içinde sürdürülmektedir.”

Plymouth Osmanlı Askerleri Sehitlik Oxford Dr Muhammed Hasanov Foto Behlul Cetinkaya 1

ARŞİV ARAŞTIRMALARI SIRASINDA KEŞFEDİLMİŞTİ

Londra yakınlarında Brookwood Türk Hava Şehitliği ve Osmanlı Aile Kabirlerinin yanı sıra, Porsmouth’ta Türk Deniz Şehitliği ile Man Adası’nda ise Türk Kara Şehitliği bulunuyor.

Plymouth’taki Osmanlı Denizcilerine ait kabristan ise Oxford Üniversitesinden Dr. Muhammed Hasanov tarafından ortaya çıkarılmıştı.

Dr. Hasanov, arşiv araştırmaları sonucunda İngiltere'nin Plymouth kentinde Kırım Savaşı sonrası hayatını kaybeden 84 Osmanlı askerine ait defin kayıtlarına ve mezar yerlerine ilişkin bulgulara ulaştığını açıklamış ve konu Türk medyasında kısa süre önce yer almıştı.

Independent Mortgage 3

Londra’da 42 Yıllık Cinayetin Gizemi Çözüldü

İngiltere'nin başkenti Londra'da 1984 yılında işlenen ve ülkenin en uzun süre çözülemeyen cinayet dosyalarından biri haline gelen Anthony Littler cinayeti, yıllar süren titiz soruşturmanın ardından nihayet aydınlatıldı.

45 yaşındaki devlet memuru Anthony Littler, 1 Mayıs 1984 gecesi Kuzey Londra'daki East Finchley Metro İstasyonu'ndan evine yürürken dar bir sokakta vahşice saldırıya uğradı. Ağır şekilde dövülen Littler, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Olayın en dikkat çekici yönlerinden biri ise saldırının ardından kurbanın cüzdanı, saati ve diğer eşyalarının yerinde bulunmasıydı. Bu durum soruşturmayı daha da karmaşık hale getirirken, polis olay yerinde ne DNA örneği ne de saldırganları belirleyebilecek herhangi bir tanık bulabildi.

1985 yılında aktif soruşturma sonlandırıldı ve dosya yıllarca rafa kaldırıldı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Kardeşlerinin vicdanı konuştu

Dosyanın kaderini değiştiren gelişme ise yaklaşık 30 yıl sonra yaşandı.

2013 yılında Stewart kardeşlerin en küçüğü Daniel Stewart polise giderek ağabeylerinin yıllardır bu cinayetten söz ettiklerini anlattı.

Daniel Stewart'ın ifadesine göre Michael ve Anthony Stewart, eşcinsel olduğunu düşündükleri erkekleri hedef alıyor, onlara saldırıyor ve zaman zaman gasp ediyordu.

Anthony Littler'ın da bu nedenle seçildiği, planlanan soygunun kontrolden çıkması sonucu hayatını kaybettiği öne sürüldü.

Soruşturma kapsamında diğer aile bireyleri de önemli ifadeler verdi. Bazıları Michael Stewart'ın yıllar önce kendilerini olay yerine götürdüğünü ve cinayeti ayrıntılarıyla anlattığını söyledi.

Independent Mortgage 3

Gizli polis aylarca arkadaşlık yaptı

Soruşturmanın en sıra dışı bölümü ise bundan sonra başladı.

İngiliz polisi, delillerin yetersiz olması nedeniyle klasik soruşturma yöntemlerinin sonuç vermeyeceğini değerlendirerek gizli operasyon başlattı.

Özel eğitimli bir gizli polis memuru sahte kimlikle Michael Stewart'ın çevresine girdi.

Aylar boyunca onunla arkadaşlık kuran polis memuru, güven kazandıktan sonra Stewart'ın geçmişte işlediği suçları anlatmasını sağladı.

Mahkemede dinletilen gizli kayıtlar, davanın en kritik delilleri arasında yer aldı.

Stewart, konuşmalar sırasında Anthony Littler'a saldırıyı ayrıntılarıyla anlatırken olay gecesinde kullanılan şiddeti ve kardeşiyle birlikte hareket ettiklerini de itiraf etti. Savcılık, bu konuşmaların yalnızca cinayetin ayrıntılarını değil, daha önce kamuoyuna açıklanmamış bazı olay yeri bilgilerini de içerdiğini belirtti.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Nefret saiki de gündeme geldi

Savcılık, saldırının yalnızca başarısız bir gasp girişimi olmadığını, aynı zamanda mağdurun cinsel yönelimine ilişkin önyargılar nedeniyle seçilmiş olabileceğini mahkemeye anlattı.

Her ne kadar Anthony Littler'ın eşcinsel olduğuna ilişkin kesin bir kanıt bulunmasa da saldırganların onu bu şekilde değerlendirdiği ve bu nedenle hedef aldığı ifade edildi.

Mahkeme, saldırının son derece acımasız olduğunu ve mağdurun hiçbir savunma şansı bulamadığını belirtti.

Jüri suçlu buldu, müebbet hapis cezası verildi

Haftalar süren yargılama sonunda jüri, Michael Stewart ile Anthony Stewart kardeşleri cinayetten suçlu buldu.

Mahkeme iki sanığı da ömür boyu hapis cezasına çarptırırken, belirli bir asgari infaz süresini tamamlamadan şartlı tahliye başvurusu yapamayacaklarına hükmetti.

Hakim kararında, "Anthony Littler sıradan bir akşam evine dönüyordu. Hayatı sebepsiz yere elinden alındı. Adalet çok geç geldi ancak sonunda yerini buldu." ifadelerini kullandı.

Istikbal 860X450 Pxl

Soğuk dosyalarda yeni dönemin simgesi oldu

Uzmanlar, davanın İngiltere'de "cold case" (soğuk dosya) soruşturmalarının en dikkat çekici örneklerinden biri olarak kayıtlara geçtiğini belirtiyor.

Soruşturma, yalnızca aile üyelerinin yıllar sonra verdiği ifadelerin değil, uzun soluklu gizli polis operasyonlarının da onlarca yıl önce işlenmiş cinayetlerin çözülmesinde ne kadar etkili olabileceğini ortaya koydu.

Polis yetkilileri ise Anthony Littler'ın yakınlarına hitaben yaptıkları açıklamada, "42 yıl boyunca bekledikleri adalet sonunda sağlandı. Bu karar, zamanın geçmesinin cinayet soruşturmalarının sona ereceği anlamına gelmediğini gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Essex'te Büyük Yangın: Berber Malzemeleri Deposu Kül Oldu

Essex'te meydana gelen büyük yangın, bölgedeki sanayi tesislerinde ağır hasara neden oldu. Edinilen bilgilere göre yangın, Gürcan Çerikçi ve Süleyman Akçil'in faaliyet gösterdiği depoda başlamadı. İlk belirlemelere göre alevler, aynı sanayi bölgesindeki başka bir depoda çıktıktan sonra kısa sürede çevredeki iş yerlerine yayıldı ve iki iş insanına ait depoyu da etkisi altına aldı.

Alevlerin kısa sürede tüm binayı sardığı olayda depo tamamen yanarken, içeride bulunan tüm ticari ürünler, profesyonel berber koltukları, kuaför ekipmanları, makineler, sarf malzemeleri ve stoklar kullanılamaz hale geldi.

İtfaiye ekiplerinin saatler süren yoğun müdahalesine rağmen deponun büyük bölümü kurtarılamadı. Essex İtfaiyesi, benzer büyüklükteki depo yangınlarında önceliğin alevlerin çevredeki binalara sıçramasını önlemek olduğunu, yangının tamamen söndürülmesinin ardından ise kapsamlı bir yangın incelemesi başlatıldığını belirtiyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Yaklaşık £1 Milyonluk Kayıp

Yangında yalnızca bina değil, işletmenin tüm ticari varlığı da büyük ölçüde yok oldu.

İlk belirlemelere göre depo binası, ticari stoklar ve profesyonel ekipmanlarla birlikte yaklaşık £1 milyon değerinde maddi zarar meydana geldi.

Yangının ardından depoda bulunan ürünlerin tamamının kullanılamaz hale geldiği, işletmenin müşterilere sevk edilmeyi bekleyen siparişlerinin de yangından etkilendiği öğrenildi.

İngiltere Genelinde Berber Sektörüne Tedarik Sağlıyordu

Gürcan Çerikçi ve Süleyman Akçil'in işletmesi, GNT Furniture, Barber Time ve MyBarber Supplier markaları aracılığıyla İngiltere genelindeki berber ve kuaför salonlarına profesyonel ekipman ve malzeme tedariki gerçekleştiriyordu.

Londra Essex Buyuk Yangin Berber Malzemeleri 2

Depoda, söz konusu markalara ait çok sayıda profesyonel berber koltuğu, yıkama üniteleri, mobilyalar, elektrikli ekipmanlar ve çeşitli sarf malzemeleri bulunuyordu. Yangın nedeniyle bu ürün stoklarının tamamının zarar gördüğü belirtildi.

"Yeni Depo Bulana Kadar Kapalıyız"

Yangının ardından işletme faaliyetlerini geçici olarak durdurmak zorunda kaldı.

İşletme ortaklarından Gürcan Çerikçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yaşanan felaketi şu sözlerle duyurdu:

"Bugün maalesef depomuz yandı. Yeni bir depo buluncaya kadar maalesef kapalıyız."

Paylaşımın ardından çok sayıda müşteri, sektör temsilcisi ve iş insanı geçmiş olsun mesajları yayımlayarak desteklerini iletti.

Londra Essex Buyuk Yangin Berber Malzemeleri 3

Yangının Nedeni Araştırılıyor

Yetkililer, yangının kesin çıkış nedeninin yapılacak teknik incelemenin ardından belirleneceğini açıkladı. İlk bilgiler, yangının işletmeye ait depoda başlamadığı ve komşu depodan sıçradığı yönünde olsa da, olayın kesin nedeni resmi yangın soruşturmasının tamamlanmasının ardından netlik kazanacak. Essex İtfaiyesi'nin standart uygulaması gereği, güvenliğin sağlanmasının ardından olay yerinde ayrıntılı yangın incelemesi yürütülüyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Göbeklitepe’den, Rapa Nui Uygarlığına, Timewalk Exhibition Londra’da

NEVSAL ELEVLİ

LONDRA

DEM Müzecilik, antik medeniyetleri ileri teknoloji ve deneyim tasarımıyla buluşturan yeni projesi Timewalk Exhibition’ı Londra’da ziyaretçilerle buluşturdu. Londra’da kapılarını açan sergi, Göbeklitepe’den başlayarak Babil, Antik Mısır, Maya ve Rapa Nui uygarlıklarını tek bir sürükleyici anlatıda buluşturuyor. 12 bin yıllık insanlık tarihini farklı medeniyetler üzerinden tek bir deneyimde anlatan sergi, bu özelliğiyle Londra’da bir ilk olma niteliği taşıyor.

Yaklaşık iki buçuk yıllık çalışmanın ardından 250’den fazla tarihçi, tasarımcı, mimar, mühendis ve teknoloji uzmanının katkısıyla hazırlanan Timewalk Exhibition, arkeolojik araştırmalar temel alınarak geliştirildi. Görsel-işitsel teknolojiler ve çok duyulu deneyim tasarımıyla ziyaretçilere tarihin içinde yolculuk yapma imkânı sunan sergide, 25 dilde sesli rehber ve çocuklara özel anlatım seçeneği de yer alıyor.

Dem Muzecik Timewalk Exhibition Londra 4

Açılışa, Londra Belediye Başkanı’nın İş ve Büyümeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Howard Dawber da katıldı. Konuşmasına Türkçe “Hoş geldiniz” diyerek başlayan Dawber, Londra’nın uluslararası kültür projelerine verdiği öneme dikkat çekerek Timewalk Exhibition’ın kentin kültür ve sanat yaşamına önemli katkı sağlayacağını söyledi.

Dem Muzecik Timewalk Exhibition Londra 2

DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin, Timewalk Exhibition ile Türkiye’den dünyaya uzanan yeni bir kültür köprüsü kurduklarını belirterek, insanlığın ortak mirasını çağdaş teknolojilerle yeniden yorumlamayı hedeflediklerini ifade etti.

DEM Müzecilik CEO’su Eda Bildiricioğlu ise Timewalk Exhibition’ın yalnızca bir sergi değil, ziyaretçileri tarihin içine davet eden sürükleyici bir deneyim olduğunu belirterek, Londra ile başlayan bu kültür yolculuğunu dünyanın farklı şehirlerine taşımayı hedeflediklerini söyledi.

Dem Muzecik Timewalk Exhibition Londra 8

Açılışta konuşan tarih danışmanları Laurence Blair, Dr. Edward Scrivens ve Prof. Eleanor Robson da serginin bilimsel altyapısı ve tarihsel doğruluğuna dikkat çekti. Akademisyenler, antik uygarlıkların yalnızca kalıntılarıyla değil, çağdaş teknolojilerle yeniden canlandırılarak ziyaretçilere benzersiz bir tarih deneyimi sunulduğunu vurguladı.

Dem Muzecik Timewalk Exhibition Londra 6

Daha önce Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzesi projeleriyle 15 uluslararası ödül kazanan DEM Müzecilik, Timewalk Exhibition ile deneyim müzeciliği alanındaki birikimini ilk kez yurtdışına taşıyarak Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası ziyaretçilerle buluşturuyor.

Londra'da Konut Piyasasında Düşüş! Diğer Ketlerde Yatırım Fırsatları

İngiltere konut piyasasında karışık bir tablo gözlenmekte. Ülke genelinde konut fiyatları son iki yılın en hızlı artışını gösterirken başkent Londra'da yıllık bazda düşüşler kaydedildi.

Yüksek faiz oranları alımları yavaşlatmakla birlikte uzun vadede İngiltere'deki konut fiyatlarının cazibesini koruduğu belirtilmektedir.

Kısa Başlıklarla Genel Görünüm

  • İngiltere genelinde konut fiyatları son iki yılın en hızlı artışını kaydetti.
  • Lloyds Konut Fiyat Endeksi'ne göre, Birleşik Krallık konut fiyatları Haziran 2026'da yıllık bazda %0,6 arttı.
  • Ocak ayında konut fiyatları aylık bazda %0,1 artış gösterdi, ancak bu artış piyasa beklentilerinin altında kaldı.
  • Londra'da konut fiyatları yıllık bazda %1 gerilerken, Güneydoğu İngiltere'de düşüş oranı %2,2 oldu.
  • ONS verilerine göre Eylül 2025 itibarıyla Londra dışındaki tüm bölgeler yıllık fiyat artışı kaydetti.
  • İngiltere'de ortalama ev fiyatı 260.828 sterlin ile geçtiğimiz yılın Ağustos ayındaki zirvenin %4,5 altında seyrediyor.

Independent Mortgage 3

Genel Konut Piyasası Eğilimleri

İngiltere'de konut fiyatları son 25 yılda 4,5 kat artış göstermiştir. RICS konut fiyatları göstergesi yaklaşık iki yıl sonra ilk kez pozitife dönmüştür. Ancak yüksek faiz oranları, konut alım hızını etkileyen önemli bir faktör olmaya devam etmektedir.

Londra ve Bölgesel Farklılıklar

Londra, İngiltere'nin genel konut piyasasından farklı bir seyir izlemektedir. ONS verilerine göre, Eylül 2025 itibarıyla Londra dışındaki tüm bölgeler yıllık bazda fiyat artışı gösterirken başkentte yıllık %1'lik bir düşüş yaşanmıştır. Güneydoğu İngiltere'de ise bu düşüş oranı %2,2'ye ulaşmıştır. Londra'daki bazı örnek daire fiyatları 580.000 sterlin ile 925.000 sterlin arasında değişebilmektedir. Bu durum, yatırımcıların sadece Londra'ya odaklanmak yerine diğer bölgeleri de değerlendirmesi gerektiğini göstermektedir.

Istikbal 860X450 Pxl

Yatırım Cazibesi: İngiltere ve Londra

İngiltere genelinde konut piyasası uzun vadede güçlü bir yatırım aracı olmaya devam etmektedir. Geçmiş 25 yıllık verilere bakıldığında, konut fiyatlarında önemli bir artış eğilimi görülmektedir. Ancak, yüksek faiz oranları ve genel ekonomik belirsizlikler kısa vadede alım kararlarını etkileyebilir. Londra, yüksek kira gelirleri ve uzun vadeli değer artışı potansiyeliyle hâlâ cazip bir yatırım merkezi olsa da, kısa vadeli düşüşler ve diğer bölgelerdeki artışlar, yatırım stratejilerinin çeşitlendirilmesini gerektirebilir.

Gima Sultanim Wafers 667X300

Practical Takeaway

  • Bölgesel Araştırma Yapın: Sadece Londra'ya odaklanmak yerine, İngiltere'nin diğer bölgelerindeki fiyat artışlarını ve yatırım potansiyellerini değerlendirin.
  • Uzun Vadeli Perspektif: İngiltere konut piyasası uzun vadede genellikle değerini koruyan ve artıran bir piyasadır. Kısa vadeli dalgalanmalar yerine uzun vadeli yatırım hedefleri belirleyin.
  • Faiz Oranlarını Takip Edin: Yüksek faiz oranları alım gücünü etkilediği için, piyasa faiz oranlarını ve mortgage koşullarını yakından takip edin.
  • Profesyonel Danışmanlık: İngiltere'de ev satın alma süreçleri ve mortgage sistemi hakkında detaylı bilgi almak için uzmanlardan destek alın.

Londra'daki, Türk Okullarında Karne Zamanı

Londra’da uzun yıllardır Türk dili ve kültürünün yaşatılması için faaliyet gösteren Wimbledon Türk Okulu ile Sutton Türk Okulu, 2025-2026 eğitim-öğretim yılını düzenlenen coşkulu bir karne töreniyle tamamladı. Sutton College Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, yıl boyunca başarılı çalışmalar yürüten öğrenciler karnelerini alırken, iki okulun gelecek eğitim yılından itibaren ortak bir yapı altında faaliyet gösterecek olması öğrenci, öğretmen ve veliler arasında büyük memnuniyet yarattı.

Törene velilerin yanı sıra KKTC Londra Temsilciliği Eğitim ve Kültür Ataşesi Deniz Özalp, İngiltere Türk Dili ve Kültürü Eğitim Konsorsiyumu Başkanı Necmi Hasanoğlu, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Temizel ve Yeditepe Üniversitesi Araştırma Görevlisi Nagehan Kaşıkçı da katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı ile başlayan törende konuşan Wimbledon Türk Okulu Başkanı Atilla Abacıoğlu, öğrencilerin başarılarını kutlamanın yanı sıra önemli bir birlikteliğin heyecanını yaşadıklarını belirtti.

Wimbledon Turk Okulu

Abacıoğlu, “Çocuklarımızın emeklerinin karşılığını aldığı bu anlamlı günde, aynı hedef doğrultusunda çalışan iki okul olarak güçlerimizi birleştirmenin heyecanını yaşıyoruz. Birlikte hareket ederek öğrencilerimize daha güçlü bir eğitim ortamı sunacağımıza inanıyoruz.” dedi.

Sutton Türk Okulu Başkanı Ebru Şeref ise konuşmasında kısa süre önce hayatını kaybeden eski Başkan Murat Şengüder’i rahmetle andı. Şeref, “Kaybından büyük üzüntü duyduğumuz Başkanımız Murat Şengüder’in eğitim alanındaki emeklerini ve ideallerini yaşatmak istiyoruz. Çocuklarımızın geleceği için oluşturduğumuz bu güç birliği, bizlere hem buruk hem de anlamlı bir mutluluk yaşatıyor.” ifadelerini kullandı.

Sunuculuğunu GCSE düzeyindeki öğrenciler Burcu Şeref ve Kerem Kaya’nın üstlendiği törende söz alan KKTC Londra Temsilciliği Eğitim ve Kültür Ataşesi Deniz Özalp, eğitim yılını başarıyla tamamlayan öğrencileri, öğretmenleri ve velileri tebrik ederek iyi tatiller diledi.

Özalp konuşmasında, “Çocuklarımızın Türk dilini ve kültürünü yaşatmaları, GCSE ve A Level Türkçe sınavlarında elde edecekleri başarılarla bunu hayatlarının önemli bir parçası hâline getirmeleri büyük önem taşıyor. Bu amaç doğrultusunda yürütülen çalışmalara destek vermeyi sürdüreceğiz.” dedi.

Wimbledon Turk Okulu 2

Törende konuşan İngiltere Türk Dili ve Kültürü Eğitim Konsorsiyumu Başkanı Necmi Hasanoğlu ise hafta içi yoğun okul programlarının ardından Türk dili ve kültürü derslerine devam eden tüm öğrencilerin takdiri hak ettiğini vurguladı.

Hasanoğlu, “Bu okullara düzenli olarak gelen tüm çocuklarımız birer kahramandır. Aynı zamanda velilerimizin çocuklarını desteklemesi, okullarımıza sahip çıkması ve gönüllü görevler üstlenmesi de büyük bir fedakârlık örneğidir.” dedi. Hasanoğlu ayrıca gelecek öğretim yılında her velinin okullara yeni bir aile kazandırarak desteğini sürdürmesi çağrısında bulundu.

Londra’yı ilk kez ziyaret ettiğini belirten Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Temizel de etkinlikte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Temizel, yurt dışında Türk dili ve kültürünün gelecek nesillere aktarılması için çalışan öğretmenleri, okul yöneticilerini, velileri ve öğrencileri özverili çalışmalarından dolayı tebrik etti.

Konuşmaların ardından öğrenciler yıl boyunca hazırladıkları şiir, müzik ve kültürel gösterileri sahneledi. Programın devamında öğrenciler, öğretmenleri Esra Kahyaoğlu, Özge Kuruhan, İlknur Gökçer ve Arzu Yalçınkaya ile törene katılan davetlilerin elinden karnelerini aldı.

Karne töreni, marşlar eşliğinde çekilen toplu hatıra fotoğrafları ve veliler tarafından hazırlanan ikramların paylaşılmasıyla sona erdi. Etkinlik, iki Türk okulunun yeni dönemde ortak bir çatı altında yürüteceği çalışmaların ilk adımı olarak katılımcılar tarafından umut ve heyecanla karşılandı.

Istikbal 860X450 Pxl

Ev sahipleri için ‘Right to Rent’ kontrolünde yeni dönem!

İngiltere'de mülk sahiplerini ve kiralama sektörünü yakından ilgilendiren önemli bir değişiklik 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe giriyor. Yeni ikincil mevzuat kapsamında, kiracıların Right to Rent (Kiralama Hakkı) kontrollerini elektronik ortamda gerçekleştirmek isteyen ev sahipleri, artık bu işlemleri kendi başlarına veya herhangi bir dijital platform üzerinden yapamayacak.

Bundan böyle dijital kimlik doğrulama sürecinin, yalnızca hükümet tarafından kabul edilen kayıtlı bir Right to Rent Digital Verification Service Provider (RtR DVSP) aracılığıyla yürütülmesi zorunlu olacak.

Istikbal 860X450 Pxl

Amaç sahteciliği önlemek ve sistemi dijitalleştirmek

Right to Rent uygulaması ilk olarak 2014 Göçmenlik Yasası (Immigration Act 2014) kapsamında yürürlüğe girmişti. Düzenleme, ev sahiplerine kira sözleşmesi imzalamadan önce kiracı adaylarının Birleşik Krallık'ta yasal olarak ikamet etme hakkına sahip olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğü getiriyor.

Son yıllarda dijital kimlik doğrulama sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte hükümet, bu süreci daha güvenli ve standart hale getirmek amacıyla yeni bir adım attı.

Yeni düzenleme, dijital doğrulama hizmeti sunan şirketlerin belirli teknik standartları karşılamasını ve resmi olarak kayıt altına alınmasını zorunlu hale getiriyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Ev sahiplerinin önünde üç farklı yöntem bulunuyor

Ulusal Konut Ev Sahipleri Birliği (NRLA) tarafından yapılan açıklamaya göre ev sahipleri Right to Rent yükümlülüklerini yerine getirmek için üç farklı yöntemden birini kullanabilecek:

Kiracının orijinal kimlik belgelerini yüz yüze inceleyerek manuel kontrol yapmak,

Home Office'in çevrim içi Right to Rent sistemi üzerinden paylaşım kodu (share code) kullanarak dijital kontrol gerçekleştirmek (uygun durumlarda),

Kimlik belgesi doğrulamasını elektronik ortamda yapmak istiyorlarsa, mutlaka kayıtlı bir RtR DVSP üzerinden hizmet almak.

Yeni zorunluluk yalnızca üçüncü yöntemi tercih edenleri kapsıyor. Manuel kontroller ve Home Office'in kendi çevrim içi sistemi kullanılmaya devam edecek.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Kurallara uymayan ev sahipleri yaptırımlarla karşılaşabilir

Uzmanlar, Right to Rent kontrollerinin eksik veya hatalı yapılmasının ev sahipleri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Mevzuata uyulmaması halinde yüksek para cezaları uygulanabiliyor; bazı durumlarda ise cezai yaptırımlar da gündeme gelebiliyor.

NRLA, üyelerine yeni düzenlemeye hazırlıklı olmaları çağrısında bulunurken, dijital doğrulama hizmeti almayı planlayan ev sahiplerinin kullanacakları şirketlerin resmi olarak yetkilendirilmiş olup olmadığını kontrol etmelerini tavsiye ediyor.

Yeni uygulamanın, hükümetin göçmenlik kontrollerini tamamen dijital ortama taşıma stratejisinin önemli adımlarından biri olduğu değerlendiriliyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Türk markaları İngiltere'de yeni fırsatların peşinde

Jeopolitik gerilimler, Brexit sonrası değişen ticaret düzeni ve küresel ekonomik belirsizliklere rağmen Birleşik Krallık pazarı Türk şirketleri için cazibesini koruyor. CNBC-e Londra Temsilcisi Berfu Güven'e konuşan Avrupalı Türk Markalar Birliği Başkanı Vehbi Keleş, İngiltere ekonomisinin dayanıklılığı, Türkiye'nin ihracat performansı, güncellenmesi beklenen Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ve İngiltere pazarındaki yeni rekabet koşullarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Keleş'e göre son yıllarda Brexit, Covid-19 pandemisi, Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki gerilimler ekonomiyi etkilese de Birleşik Krallık'ın küresel ticaret ağı ve güçlü finansal yapısı sayesinde ekonomi büyümeye devam ediyor.

"Birleşik Krallık hiçbir zaman çok kötü olmuyor" diyen Keleş, ülkenin yaklaşık 4,2 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer aldığını, IMF tahminlerine göre ise 2030 yılında 5,4 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaşmasının beklendiğini ifade etti.

Atmb Baskani Vehbi Keleş Cnbc E Londra Temsilcisi Berfu Güven 1

Jeopolitik krizlerin etkisi sınırlı kaldı

İran-İsrail geriliminin ardından enerji fiyatlarında yaşanan dalgalanmanın lojistik maliyetlerini etkilediğini belirten Keleş, nakliye maliyetlerinde sektör ve ülkeye göre yüzde 5 ila yüzde 30 arasında artışlar yaşandığını söyledi.

Ancak petrol fiyatlarının yeniden gerilemesiyle birlikte taşımacılık maliyetlerinin büyük ölçüde eski seviyelerine döndüğünü belirten Keleş, savaşın etkisinin kısa süreli kaldığını ifade etti.

İngiltere'nin ithalatı 1 trilyon doları aştı

Keleş'in dikkat çektiği en önemli verilerden biri ise İngiltere'nin ithalat hacmi oldu.

A T M B Baskani Vehbi Keleş C N B C E Londra Temsilcisi Berfu Güven 4

İlk dört aylık verilere göre ülkenin ithalatının yüzde 23 büyüyerek 358 milyar dolara ulaştığını belirten Keleş, yıllık bazda ithalat hacminin 1 trilyon doların üzerine çıktığını, önümüzdeki 3 ila 5 yıl içinde ise 1,2-1,3 trilyon dolara ulaşabileceğini söyledi.

Bu büyüklüğün Türkiye açısından büyük fırsatlar sunduğunu vurgulayan Keleş, İngiltere'nin dünyanın en büyük ithalat pazarlarından biri olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin ihracatında bazı sektörlerde gerileme var

Keleş'in paylaştığı verilere göre Türkiye'nin Birleşik Krallık'a ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre 6,8 milyar dolardan 6,5 milyar dolara geriledi.

Buna karşılık İngiltere'nin Türkiye'ye ihracatı 2,8 milyar dolar seviyesinde kaldı.

Sektörel bazda ise dikkat çekici farklılıklar bulunuyor.

İngiltere'nin otomotiv ithalatı yüzde 14 artarken, Türkiye'nin bu alandaki ihracatında yüzde 18 düşüş görüldü.

Tekstil ve hazır giyimde İngiltere'nin ithalatı yüzde 4 büyürken, Türkiye'nin ihracatı yüzde 7 geriledi.

Buna karşın çelik sektöründe yüzde 82'lik güçlü bir artış yaşandı.

Gıda ithalatında ise İngiltere pazarı yüzde 8 büyüdü. Türkiye'nin performansının bazı ürünlerde düştüğünü, bazılarında ise arttığını belirten Keleş, yıl sonunda daha net bir tablonun ortaya çıkacağını söyledi.

Atmb Baskani Vehbi Keleş Cnbc E Londra Temsilcisi Berfu Güven 3

Verilerde Türkiye ile İngiltere arasında kayıt farkı bulunuyor

Keleş, iki ülkenin dış ticaret istatistikleri arasında metodolojik farklılıklar bulunduğunu da dile getirdi.

Buna göre Türkiye'den Almanya gibi üçüncü ülkeler üzerinden İngiltere'ye gönderilen ürünler, İngiliz makamlarınca Türk menşeli olarak kaydedilirken, Türkiye'nin ihracat kayıtlarında farklı yöntemler uygulanabiliyor.

Bu nedenle iki ülkenin açıkladığı dış ticaret rakamlarının birbirinden farklı göründüğünü belirten Keleş, her iki kayıt sisteminin de kendi yöntemleri açısından doğru olduğunu ifade etti.

Geçen yıl iki ülke arasındaki mal ticareti İngiltere kayıtlarında 27 milyar dolar, Türkiye verilerinde ise yaklaşık 24 milyar dolar olarak yer aldı.

Istikbal 860X450 Pxl

Yeni Serbest Ticaret Anlaşması kritik önemde

Röportajda gündeme gelen en önemli başlıklardan biri de Türkiye ile Birleşik Krallık arasında güncellenmesi planlanan Serbest Ticaret Anlaşması oldu.

Taraflar arasındaki müzakerelerde beşinci tur görüşmeler tamamlanırken, yeni anlaşmanın dijital ticaret ve hizmetler gibi alanları da kapsaması bekleniyor.

Keleş, hem Türk hem de İngiliz tarafının anlaşmayı sonuçlandırma konusunda istekli olduğunu belirterek iş dünyasının sürecin hızlanmasını istediğini söyledi.

Bu noktada İngiltere-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması'nın Türkiye açısından yeni bir rekabet oluşturduğunu vurgulayan Keleş, özellikle otomotiv, tekstil, elektrik-elektronik ve yapı malzemeleri gibi sektörlerde Hindistan'ın önemli bir rakip haline gelebileceğini ifade etti.

Mermer sektöründe rekabetin şimdiden hissedilmeye başlandığını belirten Keleş, güncellenmiş STA'nın mümkün olan en kısa sürede yürürlüğe girmesinin Türk ihracatçıları açısından kritik olduğunu söyledi.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

"Brexit Türkiye için ticari fırsat da oluşturdu"

Yaklaşık 28 yıldır İngiltere pazarında faaliyet gösterdiğini belirten Keleş, Brexit'in iş dünyası açısından önemli zorluklar yarattığını söyledi.

Yeni sertifikasyon süreçleri, değişen mevzuat ve ticaret kuralları nedeniyle bazı Avrupa ülkeleriyle yapılan ticaretin durdurulmak zorunda kaldığını ifade eden Keleş, buna rağmen Brexit'in Türkiye açısından önemli fırsatlar da sunduğunu dile getirdi.

İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılmasının ardından yeni ticaret ortakları arayışına yöneldiğini belirten Keleş, Türkiye'nin bu süreçte stratejik ülkelerden biri haline geldiğini söyledi.

İngiltere pazarına girecek şirketlere üç tavsiye

İngiltere'de yatırım veya ihracat yapmak isteyen Türk şirketlerine de tavsiyelerde bulunan Keleş, ilk olarak pazarın çok iyi analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

İkinci olarak, İngiltere'de deneyimli ve güvenilir bir iş ortağıyla çalışmanın büyük avantaj sağlayacağını belirtti.

Üçüncü tavsiyesi ise mevzuata hâkim güçlü bir muhasebe ve hukuk danışmanlığı alınması oldu.

Keleş, dünyanın en rekabetçi pazarlarından biri olan Birleşik Krallık'ta başarılı olabilmek için yerel düzenlemelerin doğru yönetilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

CNBC-e'nin haberine göre, iş dünyası temsilcileri Türkiye ile Birleşik Krallık arasında güncellenmesi planlanan Serbest Ticaret Anlaşması'nın tamamlanmasının, Türk şirketlerinin dünyanın en büyük ithalat pazarlarından biri olan İngiltere'deki konumunu daha da güçlendireceğini değerlendiriyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Sadıq Khan, Londra’daki Konut Savaşında Mahkemelik Oldu

Londra’da derinleşen konut krizi, bu kez yargıya taşındı. Bağımsız yönetimdeki Tower Hamlets Belediyesi ile Yeşiller Partisi’nin yönettiği Hackney ve Lewisham belediyeleri, Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Sadiq Khan’ın uygun fiyatlı konut kotasını yüzde 35’ten yüzde 20’ye düşürme kararının iptali için Yüksek Mahkeme’de adli inceleme (judicial review) süreci başlattı. Davaya Lambeth, Southwark, Waltham Forest ve Haringey belediyeleri de resmi destek verdi.

Belediyeler tarafından Büyük Londra İdaresi’ne (GLA) sunulan başvuruda, söz konusu politikanın yerel yönetimlerin vatandaşlar için yüksek oranda uygun fiyatlı konut üretmesini zorlaştıracağı ve geliştiricilerin sosyal konut yükümlülüklerini azaltacağı savunuldu.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

“Londra yatırım aracına dönüşüyor”

Tower Hamlets Belediye Başkanı Lutfur Rahman, kararın kentin geleceğini tehdit ettiğini belirterek, "Uygun fiyatlı konut ihtiyacının zirve yaptığı bir dönemde kotayı düşürmek skandaldır. Londra, çalışan insanların yaşayabileceği bir şehir olmaktan çıkıp süper zenginler için bir yatırım aracına dönüşüyor." ifadelerini kullandı.

Lewisham Belediye Başkanı Liam Shrivastava ise belediyelerinde 10 bin 500'den fazla hanenin sosyal konut bekleme listesinde bulunduğunu, yaklaşık 2 bin 450 ailenin de geçici barınma merkezlerinde yaşadığını belirterek, alınan kararın "sıradan Londralılar için yıkıcı sonuçlar doğuracağını" söyledi.

Independent Mortgage 3

Belediyelerin hukuki itirazı neye dayanıyor?

Davacı belediyeler, Khan yönetiminin Londra Planı'nda böylesine önemli bir değişikliği gerekli yasal prosedürü işletmeden yaptığını öne sürüyor. Başvuruda;

  • Politika değişikliğinin yeterli kamu istişaresi yapılmadan kabul edildiği,
  • Yüzde 20'lik yeni sınırı destekleyecek somut kanıt ortaya konulmadığı,
  • Tüm Londra ilçelerine tek tip uygulama getirmenin hukuki gerekçesinin bulunmadığı

iddialarına yer verildi.

Istikbal 860X450 Pxl

Khan yönetimi neden kotayı düşürdü?

Londra Büyükşehir Belediyesi ise uygulamanın kalıcı değil, "geçici acil önlem" olduğunu savunuyor. Kentte artan inşaat maliyetleri, yüksek faiz oranları ve finansman sıkıntısı nedeniyle çok sayıda büyük konut projesinin durma noktasına geldiğini belirten City Hall, uygun fiyatlı konut oranının yüzde 20'ye çekilmesiyle ekonomik olarak askıya alınan projelerin yeniden başlayacağını ve sonuçta daha fazla konut üretileceğini ifade ediyor.

İnşaat sektörü temsilcilerinin bir bölümü de mevcut yüzde 35 şartının birçok projeyi ekonomik açıdan uygulanamaz hale getirdiğini savunurken, belediyeler ise bunun geliştiricilerin kârını artıracağını, buna karşılık sosyal konut üretimini azaltacağını dile getiriyor.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Londra'da konut krizi büyüyor

Son yıllarda Londra'da hem özel sektör hem de sosyal konut üretiminde ciddi bir yavaşlama yaşanıyor. Artan inşaat maliyetleri, yüksek kredi faizleri ve ekonomik belirsizlik nedeniyle çok sayıda proje ertelenirken, belediyelerin sosyal konut bekleme listeleri rekor seviyelere ulaştı. Bu tablo, uygun fiyatlı konut hedeflerinin düşürülmesi konusunu yalnızca bir planlama tartışması olmaktan çıkarıp Londra'nın en önemli siyasi ve sosyal gündemlerinden biri haline getirmiş durumda.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Sıcak Havaların Londra’ya Mali Faturası Ağır Oldu

Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, iklim değişikliğinin giderek artan etkilerine karşı başkentin ilk kapsamlı sıcak hava direnç planını yürürlüğe koydu. "Heat Ready London" adı verilen şehir genelindeki strateji, Londra'nın gelecekte daha sık ve daha şiddetli yaşanması beklenen sıcak hava dalgalarına uyum sağlamasını, can kayıplarını azaltmasını ve kritik altyapıyı daha dayanıklı hale getirmesini hedefliyor.

City Hall tarafından hazırlanan son analizler, yalnızca 2022 yılında yaşanan aşırı sıcak hava dalgalarının Londra ekonomisine yaklaşık 1,5 milyar sterlin zarar verdiğini ortaya koydu. Bu maliyetin; sağlık harcamaları, iş gücü verimliliğindeki düşüş, ulaşım altyapısında yaşanan aksaklıklar ve kamu hizmetlerindeki kesintilerden kaynaklandığı belirtiliyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

1 milyon konut risk altında

Rapora göre, Londra'da yaklaşık 1 milyon konut aşırı sıcak nedeniyle yaşanması güç hale gelebilecek risk grubunda bulunuyor. Özellikle eski yapı stokuna sahip bölgelerde yalıtımın yetersiz olması ve yeşil alan eksikliği, binaların yaz aylarında tehlikeli derecede ısınmasına neden oluyor.

Sıcak hava dalgalarına karşı en kırılgan bölgelerde bulunan;

  • 1.361 okul
  • 60 hastane
  • 351 huzurevi

yüksek risk grubunda yer alıyor. Uzmanlar, yaşlılar, kronik hastalar, çocuklar ve düşük gelirli ailelerin aşırı sıcaklardan en fazla etkilenen kesimler olduğuna dikkat çekiyor.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

"Bu artık geleceğin değil bugünün sorunu"

Konuya ilişkin açıklama yapan Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, sıcaklık artışlarının artık teorik bir gelecek senaryosu olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Sıcaklık artışları artık geleceğe yönelik bir tehdit değil, Londralılar için büyüyen bir gerçeklik haline geldi. Bu durum evlerimizden caddelerimize, okullarımızdan hastanelerimize ve bakım hizmetlerimize kadar tüm topluluklarımızı doğrudan etkiliyor."

Khan ayrıca Londra'nın son yıllarda tropikal geceler, aşırı sıcaklar, şiddetli fırtınalar ve ani sel baskınları gibi olağanüstü hava olaylarını daha sık yaşamaya başladığını belirterek, şehrin bu yeni iklim koşullarına uyum sağlamakta uzun süre yavaş kaldığını kabul etti.

Istikbal 860X450 Pxl

İngiltere'de sıcaklık rekorları kırılıyor

Bilim insanları, insan kaynaklı iklim değişikliğinin Avrupa genelinde sıcak hava dalgalarının hem sıklığını hem de şiddetini artırdığına dikkat çekiyor. İngiltere tarihinde ilk kez 2022 yılında hava sıcaklığı 40 dereceyi aşarak 40,3°C'ye ulaşmış, bu durum ülke genelinde yüzlerce orman ve çalılık yangınına neden olmuştu. Aynı dönemde raylar eğilmiş, asfalt yollar zarar görmüş ve ulaşım ağında ciddi aksaklıklar yaşanmıştı.

Uzmanlara göre Londra'da "ısı adası etkisi" olarak bilinen olgu da sıcaklıkları daha da artırıyor. Yoğun betonlaşma, asfalt yüzeyler ve yeşil alan eksikliği nedeniyle kent merkezi, çevresindeki kırsal bölgelere göre geceleri bile birkaç derece daha sıcak kalabiliyor.

Independent Mortgage 3

Yeni planda neler var?

"Heat Ready London" planı kapsamında;

  • Kent genelinde ağaçlandırma ve yeşil alanların artırılması,
  • Yeni binalarda iklime dayanıklı tasarım standartlarının yaygınlaştırılması,
  • Aşırı sıcak dönemleri için erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi,
  • Sağlık kuruluşları ile bakım evlerinin sıcak hava acil durum planlarının güncellenmesi,
  • Toplumun sıcak çarpması ve aşırı sıcak riskleri konusunda bilinçlendirilmesi,
  • Kritik altyapının yüksek sıcaklıklara karşı daha dayanıklı hale getirilmesi

gibi uygulamaların hayata geçirilmesi hedefleniyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Uzmanlardan uyarı

İklim uzmanları, küresel sera gazı emisyonlarında ciddi bir düşüş sağlanmadığı takdirde Londra'da bugün istisnai kabul edilen sıcak hava dalgalarının önümüzdeki yıllarda yaz mevsiminin olağan bir parçası haline gelebileceğini belirtiyor. Bu nedenle yalnızca emisyonların azaltılması değil, şehirlerin yeni iklim koşullarına uyum sağlayacak şekilde yeniden planlanmasının da büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.

Yeni stratejiyle Londra yönetimi, hem ekonomik kayıpları azaltmayı hem de özellikle yaşlılar, çocuklar ve sağlık sorunu bulunan vatandaşlar başta olmak üzere sıcak hava dalgalarının insan yaşamı üzerindeki etkilerini en aza indirmeyi amaçlıyor.

Alkollü Yolcular Uçağa Alınmayacak! Yüksek Para Cezası Da Var

Yaz tatili sezonunun başlamasıyla birlikte İngiltere'deki havalimanları, milyonlarca yolcunun seyahate çıkmaya hazırlandığı dönemde alkol kaynaklı olaylara karşı güvenlik önlemlerini artırdı. Özellikle Londra Luton Havalimanı, uçuş öncesinde aşırı alkol alan ya da davranışları nedeniyle "uçmaya uygun olmadığı" değerlendirilen yolcuların uçağa alınmayacağını duyurdu.

Uyarı, Birleşik Krallık genelinde havalimanları, havayolu şirketleri ve sektör kuruluşlarının ortaklaşa yürüttüğü "One Too Many" (Bir Kadeh Fazla) kampanyası kapsamında yapıldı. Kampanyanın temel mesajı ise net: "Sorumlu uçun, aksi halde bedelini ödeyebilirsiniz."

İki yıla kadar hapis cezası

İngiltere'de yürürlükte bulunan havacılık kurallarına göre, kabin ekibinin görevini yapmasını engelleyen, diğer yolcuların güvenliğini tehlikeye atan veya uçakta taşkınlık çıkaran kişiler ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalıyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Kurallara göre;

  • Uçmaya uygun olmadığı değerlendirilen yolcuların uçağa binmesi engellenebiliyor.
  • Uçakta taşkınlık yapanlar iki yıla kadar hapis cezası alabiliyor.
  • Uçağın kalkışını geciktiren yolcular 5 bin sterline kadar para cezasına çarptırılabiliyor.
  • Olay nedeniyle uçağın başka bir havalimanına yönlendirilmesi halinde ortaya çıkan yakıt, iniş, konaklama ve operasyon maliyetleri sorumlu yolcudan tahsil edilebiliyor. Bu faturanın 80 bin sterline kadar ulaşabileceği belirtiliyor.

Ömür boyu uçuş yasağı da uygulanabiliyor

Yetkililer, yalnızca para cezası ve hapisle sınırlı kalınmadığını da vurguluyor. Bazı havayolu şirketleri, ciddi olaylara karışan yolcuları ömür boyu kara listeye alabiliyor. Böylece söz konusu kişiler ilgili havayoluyla bir daha seyahat edemiyor.

Istikbal 860X450 Pxl

20'den fazla havalimanında uygulanıyor

Bu yıl yeniden başlatılan "One Too Many" kampanyası; Heathrow, Gatwick, Manchester, Birmingham, Glasgow, Liverpool, Londra City ve Londra Luton'un da aralarında bulunduğu 20'den fazla İngiliz havalimanında uygulanıyor.

Terminal ekranları, duty-free mağazaları, restoranlar ve sosyal medya üzerinden yolculara sürekli uyarılar yapılıyor. Kampanyanın amacı, özellikle yaz aylarında artış gösteren alkol kaynaklı taşkınlık olaylarını önlemek ve uçuş güvenliğini korumak.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Yeni önlemler gündemde

İngiltere'de havayolu şirketleri, son dönemde artan olaylar nedeniyle daha sert tedbirler alınmasını da talep ediyor. Sektör temsilcileri, havalimanlarında satılan alkol miktarının sınırlandırılması, sorun çıkaran yolcular için ulusal bir veri tabanı oluşturulması ve farklı havayolları arasında bilgi paylaşımının artırılması gibi önerileri hükümetin gündemine taşıdı.

Yetkililer ise yaz tatiline çıkan yolculara son kez şu çağrıyı yapıyor:

"Tatiliniz havalimanında başlamadan bitmesin. Alkol tüketiminde ölçülü olun, hem kendi seyahatinizi hem de diğer yolcuların güvenliğini riske atmayın."

Independent Mortgage 3

Can Çakır’dan Londra’da ezber bozan Dede Korkut–Aziz George teorisi

Efsanevi Türk bilgesi Dede Korkut, Aydınlatıcı Aziz Gregor ve İngiltere'nin koruyucu azizi Aziz George'un "aynı kişi" olabileceği iddiasını ortaya atan yazar Can Çakır, bu cesur teoriyi Cuma akşamı Kuzey Londra'da verdiği bir konuşmada sundu.

Tottenham'da 40'tan fazla kişinin katıldığı kalabalık bir dinleyici kitlesine hitap eden Türk yazar ve Türkolog, bu sonuca "farklı ülkelerden birçok kaynağa dayanarak 30 yıllık kapsamlı bir araştırmanın" ardından ulaştığını söyledi. Bulguları, Türkçe olarak yayımlanan yeni kitabı “Kimliği, Dili, Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri"nde yer alıyor.

Çakır; üçüncü yüzyılda Kapadokya ile olan bağları ve —özellikle bir ejderhayı öldürmeleri başta olmak üzere— paylaştıkları efsanevi maceralar da dahil olmak üzere, kültürel açıdan önemli bu üç figür arasındaki bir dizi ortak özelliği vurguladı. Dede Korkut'a dair yerleşik yorumları sorgulayan yeni bir kitabın yazarı olan Çakır ayrıca, "George" isminin kökeninin Türkiye'nin Doğu Karadeniz bölgesinde, Gürcistan sınırına yakın Artvin ilindeki Gorgit'e dayandığını belirtti.

Öğretmen, yazar ve Türkolog olan Çakır, The Garden House'da (Kitabevi) gerçekleştirilen ve bir saat süren söyleşide, yeni kitabından bu bilgileri ve daha pek çok ilgi çekici ayrıntıyı paylaştı.

Etkinliğin moderatörlüğünü gazeteci Mustafa Köker üstlendi. Katılımcılar arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Londra Eğitim Ataşesi Deniz Özalp, Türk öğrenciler ve akademisyenler yer aldı. Konuşmanın ardından Çakır, katılımcılarla sohbet etti ve yeni kitabının kopyalarını imzaladı.

Can Cakir Kitap Tanitim

Dede Korkut ile ilişkilendirilen destansı öyküler, etkisi Anadolu'nun çok ötesine, Orta Asya'ya, Kafkasya'ya ve Mezopotamya'ya uzanan efsanevi bir figür olan Dede Korkut ile ilgili sayısız kitapta yeniden anlatılmıştı. Can Çakır, Dede Korkut ve Oğuznameleri adlı eserinde farklı bir yaklaşım benimseyerek, Dede Korkut'un kim olabileceğini ve mirasının neden kültürler, inançlar ve uluslar arasında yankı bulduğunu araştırmak için çok dilli tarihi kayıtları, sözlü gelenekleri ve edebi kaynakları inceliyor.

Can Çakır’ın kitabı, Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya'da kimlikleri şekillendirmeye devam eden ortak bir kültürel mirasa yeni bir ışık tutuyor. Oğuz Türkleri, Ermeniler, Gürcüler ve hatta Birleşik Krallık'ın tarihlerine uzanan bağlantıları araştıran yazar, dilciler, tarihçiler, folkloristler ve kültür bilimcileri arasında tartışmalara ilham vermeye devam eden bir figüre dair okuyuculara yeni bir bakış açısı sunuyor.

Can Çakır'ın "Kimliği, Dili, Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri" adlı kitabı, Amazon Türkiye ve diğer büyük Türk çevrimiçi kitapçılarından £25 ücretle ciltsiz olarak temin edilebilir. Kuzey Londra'daki okuyucular, kitabı doğrudan The Garden House'dan (Kitabevi) satın alabilirler; kitabın Birleşik Krallık ve Avrupa'daki çıkışı ise Temmuz 2026 planlanmakta.

Istikbal 860X450 Pxl

'Gençlik Atlası Uzman Projesi' Kapsamında Adana'dan Londra'ya Gençlik Köprüsü

Adana, Yüreğir Gençlik ve Spor Müdürlüğü bünyesindeki Yüreğir Gençlik Merkezi tarafından yürütülen "Gençlik Atlası Uzman Değişim Projesi", İngiltere Türk Eğitim Konsorsiyumu iş birliğiyle uluslararası boyutta devam ediyor. Türkiye ile İngiltere arasında gençlik çalışmaları, eğitim ve kültürel iş birliklerini geliştirmeyi amaçlayan proje kapsamında, Adana'dan gelen 10 kişilik uzman heyeti Londra'da bir haftalık inceleme ve temas programına katılıyor.

Projenin ilk adımı, geçen yıl kasım ayının başında İngiltere Türk Eğitim Konsorsiyumu heyetinin Adana'yı ziyaret etmesiyle atılmıştı. Karşılıklı ziyaretler çerçevesinde bu kez Adanalı uzmanlardan oluşan heyet, geçtiğimiz çarşamba günü Londra'ya ulaştı.

Londra'da Gençlik ve Eğitim Masaya Yatırıldı

Programın ilk önemli etkinliği, perşembe günü Londra Yunus Emre Enstitüsü'nde gerçekleştirildi. Burada İngiltere Türk Eğitim Konsorsiyumu Başkanı Necmi Hasanoğlu tarafından, İngiltere'deki gençlik organizasyonları, eğitim sistemi ve Türk toplumunun eğitim faaliyetlerine ilişkin kapsamlı bir sunum yapıldı.

Katılımcılar, İngiltere'de yaşayan Türk gençlerinin eğitim süreçleri, Türkçe eğitiminin mevcut durumu ve gençlik çalışmalarına ilişkin ayrıntılı olarak bilgilendirildi.

Adana Genclik Atlasi Uzman Degisim

Resmî Kurumlara Ziyaret

Londra temasları kapsamında Adana heyeti, Türkiye'nin Londra Başkonsolosu Büyükelçi Hasan Ulusoy'u ziyaret ederek proje hakkında görüş alışverişinde bulundu. Heyet ayrıca Türkiye'nin Londra Eğitim Müşavirliği'nde Müşavir Vekili Duygu Altıntaş ile bir araya gelerek yurt dışındaki eğitim faaliyetleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Program kapsamında uzman heyeti, Wimbledon Türk Okulu Başkanı Atilla Abacıoğlu'nun da konuğu oldu. Görüşmede İngiltere'de faaliyet gösteren Türk okullarının çalışmaları ve Türk çocuklarının ana dil eğitimine yönelik uygulamalar ele alındı.

Toplantıda, Türkiye’nin Londra Eğitim Maşevir Vekili Duygu Altıntaş ile KKTC Eğitim ve Kültür Ataşesi Deniz Özalp de hazır bulundu.

Türk Gençlerinin Spor ve Eğitim Faaliyetleri İncelenecek

Londra programı hafta sonunda da yoğun şekilde devam edecek. Heyet, cumartesi günü İngiltere Türk Aile Birliği bünyesinde faaliyet gösteren Ali Rıza Değirmencioğlu Türk Okulu'nu ziyaret etti. Başkan Sevtap Kemal, okulun gençliğe yönelik faaliyetleri hakkında uzman konukları bilgilendirdi.

Aynı gün İngiltere Türk Toplumu Futbol Federasyonu As Başkanı Ertan Uluçay ile de bir araya gelen uzman grup, İngiltere'de yaşayan Türk gençlerinin spor faaliyetleri, kulüpleşme çalışmaları ve gençlerin sosyal hayata katılımı konusunda bilgi alışverişinde bulundu.

Adana Genclik Koprusu Londra 2

Gençlik ve Spor Bakanlığı Grubu, Yüreğir Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Necip Demirci, Adana Gençlik ve Spor Müdürlüğü Şube Müdürü V. Gökhan Karabörk, Uzmanlar; Hatice Ayten Tanış Avşar, Alper Çabuk, Gamze Keniş, Hüseyin Sarı, Özlem Önal, Hıdır Adıgüzel, Ceren Horoz ve Derya Çiftçi’den oluşuyor.

"Gençlik Atlası Uzman Projesi" ile Türkiye ve İngiltere arasında gençlik politikaları, eğitim uygulamaları ve kültürel etkileşimin güçlendirilmesi, iki ülke arasında kalıcı iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Londra’da Sürücüleri Sıcaklarla Birlikte Belediye Cezaları Yakıyor

İngiltere genelinde etkili olan sıcak hava dalgası nedeniyle birçok sürücü serinlemek amacıyla park halindeki aracında motoru ve klimayı çalıştırmayı tercih ediyor. Ancak bu alışkanlık, özellikle Londra'da ciddi para cezalarına neden olabiliyor.

Sürücü hizmetleri kuruluşu RAC (Royal Automobile Club), sürücüleri gereksiz motor çalıştırmanın (engine idling) hem hava kirliliğini artırdığı hem de para cezasıyla sonuçlanabileceği konusunda uyardı. Kuruluş, özellikle sıcak günlerde araç içinde serinlemek için motoru çalışır halde beklemenin çevre mevzuatına aykırı olabileceğini belirtti.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Cezalar Bölgeden Bölgeye Değişiyor

İngiltere'de motorun gereksiz yere rölantide çalıştırılmasıyla ilgili yaptırımlar yerel yönetimlerin uygulamalarına göre farklılık gösteriyor.

Mevcut uygulamaya göre:

  • Polis tarafından kesilen sabit ceza 40 sterlin olarak uygulanıyor.
  • Sivil denetim görevlilerinin düzenlediği ceza ise 80 sterline kadar çıkabiliyor.
  • Her iki cezada da erken ödeme halinde indirim uygulanıyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Islington'da Ceza 110 Sterline Ulaşıyor

Londra'nın Islington ilçesinde ise kurallar daha sıkı uygulanıyor.

Belediye görevlileri, park halindeki aracın motorunun gereksiz yere çalıştığını tespit ettiğinde önce sürücüyü motoru kapatması konusunda uyarıyor. Sürücü uyarıya rağmen motoru çalıştırmaya devam ederse doğrudan 110 sterlin tutarında ceza uygulanıyor. Ceza, belirlenen süre içinde ödenmesi halinde yarıya indiriliyor. Uygulama 2022 yılından bu yana yürürlükte olmakla birlikte sıcak hava dalgası sırasında yeniden gündeme geldi ve denetimler artırıldı.

Independent Mortgage 3

RAC'den Sürücülere Uyarı

RAC Kıdemli Politika Sorumlusu Rod Dennis, modern araçlarda klimanın önemli bir konfor unsuru olduğunu ancak bunun park halinde motorun gereksiz yere çalıştırılmasını haklı göstermediğini söyledi.

Dennis, özellikle aşırı sıcak günlerde mümkünse zorunlu olmayan yolculukların ertelenmesini önerirken, araç içinde beklemek gerekiyorsa motorun gereksiz yere çalıştırılmaması gerektiğini vurguladı. RAC'ye göre rölantide çalışan motorlar gereksiz egzoz emisyonu oluşturarak hava kirliliğini artırıyor ve bu nedenle yerel yönetimler denetimlerini sıklaştırıyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Yeni Bir Ceza Değil, Denetimler Arttı

Son günlerde sosyal medyada "İngiltere'de klimaya ceza geldi" şeklinde paylaşımlar yapılsa da uygulama yeni bir düzenleme değil. İngiltere'de uzun süredir yürürlükte bulunan "gereksiz motor çalıştırma" (engine idling) kuralları, sıcak hava dalgasıyla birlikte yeniden gündeme gelirken özellikle Londra'daki bazı belediyeler denetimlerini artırmış durumda.

Uzmanlar, sürücülere park halindeyken motoru kapatmalarını, gölgede park etmelerini, cam güneşlikleri kullanmalarını ve mümkün olduğunca doğal havalandırmayı tercih etmelerini öneriyor. Böylece hem çevre korunuyor hem de yüzlerce liraya karşılık gelen para cezalarının önüne geçilebiliyor.

Can Çakır, yeni kitabı “Dede Korkut ve Oğuznameleri”ni okurlarıyla buluşturuyor

Dede Korkut, tarihi bir figür mü yoksa kurgusal bir karakter mi? Türkiye için önemi nedir? Ve Türk folklorunun bu efsanevi bilgesi, ozanı, din ulusu, İngiltere'nin koruyucu azizi Aziz George ve Ermeni Apostolik Kilisesi'nin koruyucu azizi ve kurucusu Aydınlatıcı Aziz Gregory ile bağlantıları var mıdır?

Bu ve daha birçok soru, Eurovizyon editörü, gazeteci Mustafa Köker ile yazar ve Türkolog Can Çakır’ın yeni kitabı "Kimliği, Dili, Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri"nin bulgularını tartışmak üzere 26 Haziran Cuma günü Kuzey Londra'da düzenlenecek özel bir halk etkinliğinde ele alınacak.

Katılım ücretsiz ve halka açıktır. Tottenham’da The Garden House (Kitabevi)’nin üst katındaki özel salonda gerçekleştirelecek olan etkinlik, katılımcılara, Türk sözlü geleneğinin en kalıcı figürlerinden birinin kapsamlı olarak tarihsel, kültürel ve dinsel önemini keşfetme konusunda nadir bir fırsat sunacak.

Dede Korkut ile ilişkilendirilen destansı öyküler, etkisi Anadolu'nun çok ötesine, Orta Asya'ya, Kafkasya'ya ve Mezopotamya'ya uzanan efsanevi bir figür olan Dede Korkut ile ilgili sayısız kitapta yeniden anlatılmıştır. Can Çakır, Dede Korkut ve Oğuznameleri adlı eserinde farklı bir yaklaşım benimseyerek, Dede Korkut'un kim olabileceğini ve mirasının neden kültürler, inançlar ve uluslar arasında yankı bulduğunu araştırmak için çok dilli tarihi kayıtları, sözlü gelenekleri ve edebi kaynakları inceliyor.

Can Çakır’ın kitabı, Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya'da kimlikleri şekillendirmeye devam eden ortak bir kültürel mirasa yeni bir ışık tutuyor. Oğuz Türkleri, Ermeniler, Gürcüler ve hatta Birleşik Krallık'ın tarihlerine uzanan bağlantıları araştıran yazar, dilciler, tarihçiler, folkloristler ve kültür bilimcileri arasında tartışmalara ilham vermeye devam eden bir figüre dair okuyuculara yeni bir bakış açısı sunuyor.

Can Cakir Dede Korkut Afis-1

“Öğrencilik yıllarımdan beri Dede Korkut’un ölümsüz karakterine hayranım,” diyen Çakır; “Başka bir kitap için Kuzey ve Doğu Anadolu sahasında, folklor ve tarihi kaynaklar araştırırken, inanılmaz, çok ilgi çekici referanslar ve beklenmedik bağlantılarla karşılaştım ve bu durum beni, anlatılacak çok daha büyük bir hikaye olduğuna ikna etti. Her milletin kendi efsaneleri vardır ve bunlar genellikle o milletlerin kendi tarihine ve kültürüne özgü hikayelerdir. Ancak Dede Korkut’u çevreleyen hikayeler, birçok farklı halkın sözlü geleneklerinde ve tarihi anlatılarında yer alıyor ve her biri onun hayatı ve kahramanlıklarına dair kendi yorumunu ekliyor. Kitabım bu kaynakları bir araya getiriyor ve okuyucularımı bunların farklı figürlere mi yoksa aynı tarihi karaktere mi atıfta bulunduğuna dair kendi kararlarını vermeye davet ediyorum,” diye ekledi.

Can Çakır'ın katılımıyla gerçekleşecek bu samimi, Londra kitap etkinliği ve söyleşisi için yerler sınırlıdır. Katılımı garanti altına almak için Eventbrite üzerinden ön kayıt yaptırmanız önerilir.

Kimliği, Dili, Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri kitabı etkinlik akşamı satışa sunulacaktır. Etkinlik saat 19:00'da başlayacak ve yaklaşık bir saat sürecek, ardından açık büfe ve yazarla tanışma fırsatı sunulacaktır.

Kitabevi, Tottenham'da, Seven Sisters ve Bruce Grove istasyonlarına yürüme mesafesinde yer almaktadır. Mekanın arkasındaki halka açık otoparkta saat 18:30'dan itibaren ücretsiz park imkanı mevcuttur.

Can Çakır'ın "Kimliği, Dili, Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri" adlı kitabı, Amazon Türkiye ve diğer büyük Türk çevrimiçi kitapçılarından £25 ücretle ciltsiz olarak temin edilebilir. Kuzey Londra'daki okuyucular, kitabı doğrudan The Garden House'dan (Kitabevi) satın alabilirler; kitabın Birleşik Krallık ve Avrupa'daki çıkışı ise Haziran 2026 sonunda planlanmaktadır.

Can Cakir Researching

Can Çakır Hakkında

Can Çakır, Türk dili, tarihi, kültürü ve folkloruyla ilgili kapsamlı akademik araştırmalar yapan, Türkolog, öğretmen ve yayınlanmış eserleri olan bir yazardır.

Can Çakır, İstanbul-Üsküdar’da doğdu. Onun erken yaşlardaki dil, tarih ve edebiyata olan tutkusu onu üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü okumaya yönlendirdi. Marmara Üniversitesi’ndeki Lisans eğitiminden 1991’de mezun olan Can, hemen ardından 1991’de başladığı Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü'nden yüksek lisans eğitimini 1994’de tamamladı. Burada, Türk dünyasının zengin kültürel mirasını, folklorunu ve geleneklerini inceledi. Bu dönemde Anadolu'nun ve birçok medeniyetinin tarihi, coğrafyası, etimolojisi ve antropolojisinin kesişimi onda büyük ilgi ve merak uyandırdı ve onun yazarlık yolculuğuna başlamasının ilk adımlarını oluşturdu.

Lisans eğitimindeki mezuniyetinin hemen ardından Can, öğretmenlik kariyerine, İstanbul'da bir devlet orta okulunda Türk Dili ve edebiyatı öğretmenliği ile başladı. O zamandan beri Türkiye ve İngiltere'deki çeşitli eğitim kurumlarında öğretmenliğe devam etti. O, öğretmenlikteki bu deneyim ve donanımını daha da geliştirerek yabancı dil olarak İngilizce öğretmenliğine de taşıdı.

1997 yılında Londra'ya taşınan Can, Middlesex Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler Master programına kaydoldu ve 2001 yılında mezun oldu. Daha sonra, aynı üniversitede Sosyal Bilimler Araştırma Metodları alanında yüksek lisans programını 2011’de tamamladı. Aradaki bu zaman diliminde, hedeflediği IT donanımını geliştirdi.

Can, öğrenim hayatı ve öğretmenliğinin yanı sıra, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla çeşitli eğitim girişimleri ve topluluk projeleri üzerinde işbirliği yapan bir eğitim danışmanıdır.

Uzun yıllar eğitim alanında çalıştıktan sonra Can, ilk tutkusu olan yazarlığa geri döndü. Yayınlanmış eserleri arasında şunlar yer almaktadır: Tarihi, Etimolojisi ve Edebiyatıyla Boza Kitabı (2019), 93 Muhaciri Osmanlı Zabiti Binbaşı Kadri Bey'in Hatıratı'ndan Sergüzeşti (93 Harbi'nden Cumhuriyete Yolculuk) (2024), ve en son kitabı, Kimliği, Dili Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri (2026). Bu son eser, efsanevi karakteri daha geniş bir perspektiften inceleyerek, Dede Korkut'un birçok ülke ve kültürdeki kültürel önemine dair eşsiz bir eleştiri sunuyor. Can'ın ustaca örülmüş anlatıları, kapsamlı tarihsel araştırmaları, edebi çalışmaları, Türk kültürel mirasına duyduğu derin ilgi ve takdiri bir araya getiriyor.

Can, boş zamanlarında okumak, bilgisayarda kodlama yapmak, puzzle çözmek, seyahat etmek ve farklı kültürlere sahip insanlarla tanışmaktan hoşlanıyor. Londra'da yaşıyor ve şu anda Türk dili, tarihi ve folklorunu araştırmaya devam ederek dördüncü kitabı (sözlük) üzerinde çalışıyor.

Gima Bodrum Cay H 667X300

CTCA Member’s Circulation and A Public Turkish Cypriot Community Statement

CTCA UK Limited Provides Community Update on Festival and Governance Matters

CTCA UK Limited is sharing this update to provide the community with clear and accurate information regarding recent discussions concerning the organisation and the Turkish Cypriot Cultural Festival. Our aim is to promote transparency, unity, and understanding while avoiding unnecessary confusion or division. Following the CTCA Advisory Committee’s recent press release, the Directors of CTCA UK Limited felt it necessary to respond in order to dispel any misunderstanding and to clarify our position.

Who is CTCA UK Limited

CTCA UK Limited is a non-profit company established to serve the Turkish Cypriot community in the United Kingdom. The company operates in accordance with the Companies Act 2006 and its Articles of Association. All directors are required to act collectively, fulfil their legal duties, and act in the best interests of the company.

CTCA UK Limited founded and has historically organised the Turkish Cypriot Cultural Festival. The Festival’s name is protected through registered intellectual property rights and may not be used without appropriate authorisation.

The Festival exists for the benefit of the Turkish Cypriot and wider Turkish-speaking communities in the United Kingdom, bringing people together through culture, heritage, and community engagement.

CTCA UK Limited is a non-political organisation focused on cultural, community, and governance responsibilities.

The Chair of CTCA was appointed as a Director of CTCA UK Limited in order to represent CTCA members within the company’s governance structure.

About the Festival

A separate event has recently been advertised for 5 July 2026 using a name similar to that associated with the Turkish Cypriot Cultural Festival.

To avoid any misunderstanding:

This event is not organised or authorised by CTCA UK Limited.

CTCA UK Limited is not aware of any authorisation having been granted for the use of its protected festival name or associated intellectual property rights.

The official Turkish Cypriot Cultural Festival continues to be organised and administered by CTCA UK Limited.

CTCA UK Limited supports cultural events that benefit the community and does not seek to prevent other organisations from holding their own cultural activities or festivals. However, the company has a responsibility to protect its intellectual property, legal identity, and the reputation of the Festival for the benefit of the community.

These measures are intended solely to avoid public confusion and to maintain appropriate governance, safety, and organisational standards.

Clarifying Recent Commentary

Recent public commentary has resulted in a number of misunderstandings. For clarity:

CTCA UK Limited operates independently in accordance with its governing documents and legal obligations.

Decisions of the company are made collectively by the Board of Directors.

Board decisions are formally recorded in accordance with the company’s governance procedures.

The Board has identified a number of governance, operational, and financial reporting matters relating to the 2025 Festival that remain under review and clarification.

Directors are required to manage potential conflicts of interest and act in the best interests of the company at all times.

The Board has also undertaken routine governance and legal reviews concerning several matters. These reviews are precautionary in nature and are intended to ensure that the company continues to operate appropriately and in accordance with its legal obligations.

Director Resignation

The Board has received the resignation of Director Mr Nafi.

The Board is currently considering the appropriate governance steps in light of a number of outstanding matters that require clarification, information, and cooperation before all relevant records and governance processes can be fully concluded.

Until these processes have been completed, the company’s records and governance obligations remain subject to ongoing review in accordance with applicable legal and constitutional requirements.

This clarification is provided solely to ensure that accurate information is available to the community and should not be interpreted as criticism of any individual.

Addressing Specific Claims

For the avoidance of doubt:

CTCA UK Limited is governed by its Board of Directors acting collectively.

The Turkish Cypriot Cultural Festival is organised and administered by CTCA UK Limited.

Board decisions are made collectively and recorded through formal governance procedures.

Company records are maintained in accordance with applicable legal and regulatory requirements.

CTCA UK Limited remains committed to constructive engagement and community unity.

CTCA UK Limited is a non-political, non-profit organisation.

Our Commitment to the Community

CTCA UK Limited will continue to:

Act lawfully, transparently, and responsibly.

Protect the Festival and its reputation.

Safeguard the interests of the community.

Maintain appropriate governance and compliance standards.

Promote unity, clarity, and mutual respect.

The company will continue to communicate openly and responsibly with the community while avoiding unnecessary public disputes.

CTCA UK Limited reserves all of its legal rights in relation to its intellectual property, governance responsibilities, and organisational activities. Nothing in this statement shall be interpreted as a waiver of any legal rights or remedies available to the company.

This statement is issued solely for the purpose of providing factual information to the community and should not be interpreted as commentary on any ongoing or potential legal, regulatory, or governance proceedings.

**ENDS**

For and on behalf of CTCA UK Limited

Board of Directors - Tugrul Yigitoglu, Isik Vedat, Leyla Kemal, Abdullah Halisdemir & Cetin Ramadan

İngiltere’de Türklerin Gururu Bromcom, 40 Yıllık Yolculuğunu The Shard’da Kutladı

Londra'nın en yüksek yapılarından biri olan The Shard’ın 34. katında gerçekleştirilen etkinlik, İngiltere genelinden eğitim yöneticilerini, akademi vakıflarını ve yerel yönetim temsilcilerini bir araya getirdi.

Bromcom’un amiral gemisi etkinliği olarak kabul edilen organizasyonun merkezinde, eğitim kurumlarının sahip olduğu büyük veri potansiyelinin daha etkin kullanılması yer aldı. Gün boyunca düzenlenen oturumlarda öğrenci başarısının artırılması, kurumsal sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi, personel ve öğrenci refahının desteklenmesi ile veriye dayalı karar alma süreçleri detaylı şekilde ele alındı.

Katılımcılar, eğitim sistemlerinin karşı karşıya olduğu güncel zorluklara karşı veri analitiği ve dijital teknolojilerin nasıl daha etkin kullanılabileceğine ilişkin örnek uygulamaları inceleme fırsatı buldu.

Londra Zirvesinde Bromcom At The Shard Ali Guryel Inci Guryel Yeliz Guryel Erener 1

MAT’lere Özel Stratejik Oturumlar

Sabah programı özellikle Çoklu Akademi Vakıfları (MAT) için hazırlandı. Eğitim yöneticileri, değişen denetim ve yönetim süreçlerine yönelik yeni yaklaşımları tartıştı.

Oturumlarda;

  • Ofsted denetimlerine hazırlık süreçleri,
  • Veri temelli yönetim stratejileri,
  • Akademi birleşmeleri ve büyüme süreçlerinde başarı kriterleri,
  • Kurumsal performansın ölçülmesi

gibi başlıklar öne çıktı.

South Farnham Educational Trust temsilcileri ise kendi ihtiyaçlarına uygun bir Öğrenci Bilgi Sistemi (MIS) arayışını ve bu süreçte yaşadıkları deneyimleri katılımcılarla paylaştı.

Londra Zirvesi Bromcom At The Shard Ali Guryel 4

Yapay Zekâ Destekli Analitik Çözüm Büyük İlgi Gördü

Etkinliğin en dikkat çekici bölümlerinden biri Bromcom’un yeni nesil veri analitiği çözümlerinin tanıtıldığı oturumlar oldu.

Özellikle "Analytics on Demand" adlı yapay zekâ destekli çözüm, eğitim yöneticilerinin yoğun ilgisini çekti. Sistem, kullanıcıların okul verileri hakkında doğal dilde sorular sorabilmesine, otomatik analizler oluşturmasına ve karar süreçlerini hızlandırmasına olanak sağlıyor.

Bromcom’un etkinlik öncesinde sosyal medya üzerinden paylaştığı tanıtım videoları da eğitim sektöründe geniş yankı uyandırdı. Şirketin LinkedIn hesabındaki paylaşımlarda birçok eğitim yöneticisi, yapay zekânın okul yönetiminde zaman tasarrufu ve daha güçlü veri analizi sağlayacağı yönünde yorumlarda bulundu.

Bunun yanında "Complex Timetabling" çözümü de özellikle büyük okul grupları ve akademi vakıflarının dikkatini çeken yenilikler arasında yer aldı.

Londra Zirvesi Bromcom At The Shard Ali Guryel 3

40 Yıllık Bir Başarı Hikâyesi

Günün en anlamlı anlarından biri ise Bromcom’un eğitim sektöründeki 40. kuruluş yıl dönümünün kutlanması oldu.

Şirketin kurucusu ve CEO’su Ali Guryel, yaptığı konuşmada Bromcom’un dört on yıla yayılan gelişim sürecini anlattı.

Guryel, ilk yıllarda kullanılan el tipi yoklama cihazlarından bugün binlerce okulun kullandığı bulut tabanlı okul yönetim sistemlerine uzanan dönüşüm sürecine dikkat çekti. Eğitim teknolojilerinde yaşanan değişimin yalnızca yazılım geliştirmekten ibaret olmadığını vurgulayan Guryel, amaçlarının her zaman eğitim kurumlarının daha etkili kararlar almasını sağlamak olduğunu ifade etti.

Katılımcılar tarafından uzun süre alkışlanan konuşma, şirketin eğitim teknolojileri alanındaki öncü rolünü bir kez daha ortaya koydu.

Yerel Yönetimler İçin Veri Odaklı Eğitim Yönetimi

Öğleden sonraki program ise yerel yönetimlerin eğitim ekiplerine ayrıldı.

Öne çıkan sunumlardan birinde Rhondda Cynon Taf eğitim ekibi, Bromcom MIS platformunu kullanarak okul performansını artırmaya yönelik veri analiz çalışmalarını anlattı.

Program kapsamında ayrıca;

  • Veri odaklı okul geliştirme stratejileri,
  • Değişen eğitim ortamında okulların desteklenmesi,
  • Kuzey İrlanda’daki ülke çapındaki ilk bulut tabanlı MIS dönüşümü,
  • Bromcom’un 2026–2027 ürün yol haritası

gibi konular ele alındı.

Sosyal Medyada "Geleceğin Eğitimi" Vurgusu

Etkinlik sonrasında LinkedIn başta olmak üzere profesyonel ağlarda yapılan paylaşımlarda, katılımcılar özellikle veri analitiği, yapay zekâ uygulamaları ve eğitimde dijital dönüşüm başlıklarının öne çıktığını belirtti.

Bromcom’un "#BromcomAtTheShard" etiketiyle yaptığı paylaşımlar kısa sürede eğitim teknolojileri çevrelerinde dikkat çekerken, kullanıcılar etkinliğin yalnızca bir teknoloji tanıtımı değil, eğitim politikaları ve stratejik yönetim açısından da önemli bir fikir platformu oluşturduğunu ifade etti.

Eğitimin Geleceğine Yön Veren Buluşma

Bromcom at The Shard 2026, yalnızca yeni ürünlerin tanıtıldığı bir etkinlik olmanın ötesinde, eğitim sektörünün geleceğine ilişkin ortak bir vizyonun paylaşıldığı önemli bir platform olarak öne çıktı.

Veri analitiği, yapay zekâ, okul yönetimi ve eğitimde dijital dönüşüm ekseninde gerçekleştirilen tartışmalar, eğitim kurumlarının önümüzdeki yıllarda daha bilinçli karar alma süreçlerine yönelmesinde teknolojinin belirleyici rol oynayacağını ortaya koydu.

40 yıllık deneyimini yenilikçi çözümlerle birleştiren Bromcom ise eğitim teknolojilerindeki dönüşümün merkezindeki konumunu güçlendirmeyi sürdürdüğünü bir kez daha göstermiş oldu.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Londra’nın Unutamadığı Ölüm: Joyce Carol Vincent’ın Üç Yıl Boyunca Fark Edilmeyen Yalnızlığı

Londra’da yıllar önce yaşanan ancak etkisi hâlâ devam eden Joyce Carol Vincent vakası, büyük şehirlerdeki yalnızlık ve sosyal kopuş tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. Dışarıdan bakıldığında başarılı, sosyal ve hareketli bir yaşam süren Vincent’ın ölümü, modern toplumun en çarpıcı trajedilerinden biri olarak görülüyor.

1965 yılında Londra’nın Hammersmith bölgesinde dünyaya gelen Joyce Carol Vincent, eğitimli, sosyal ve kariyer sahibi bir kadındı. Ernst & Young gibi uluslararası şirketlerde çalışan Vincent’ın, farklı dönemlerde sanat, müzik ve siyaset çevrelerinden isimlerle tanıştığı biliniyor. Yakın çevresinin aktardıklarına göre Nelson Mandela ile tanışmış, dünyaca ünlü müzisyen Stevie Wonder ile aynı sosyal ortamlarda bulunmuş ve Londra’nın kültürel hayatının içinde yer almıştı.

Ancak hayatının son yıllarında Vincent’ın çevresiyle bağlarını giderek kopardığı ortaya çıktı.

Joyce Carol Vincent Olumunden Uc Yil Sonra 1

Üç yıl boyunca kimse fark etmedi

Joyce Carol Vincent’ın cansız bedeni, 2006 yılının Ocak ayında Kuzey Londra’daki Wood Green bölgesinde yer alan sosyal konutundaki dairesinde bulundu. Yapılan incelemeler, Vincent’ın büyük olasılıkla Aralık 2003’te yaşamını yitirdiğini ortaya koydu.

Yetkililer daireye girdiklerinde şaşırtıcı bir manzarayla karşılaştı. Televizyon hâlâ açıktı. Noel dönemine ait hediyeler ve eşyalar evde duruyordu. Kiraların büyük ölçüde sosyal yardım sistemi üzerinden otomatik olarak ödenmesi nedeniyle uzun süre herhangi bir takibat oluşmamıştı.

Dairenin bulunduğu apartmanda yaşayan bazı komşular ise zaman zaman daireden televizyon sesi geldiğini düşündüklerini, bu nedenle içeride olağan dışı bir durum olduğundan şüphelenmediklerini ifade etti.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Ölüm nedeni hiçbir zaman kesinleşmedi

Aradan geçen uzun süre nedeniyle Vincent’ın ölüm nedeni hiçbir zaman net olarak belirlenemedi. Adli incelemeler sonucunda cinayet, saldırı veya intihar ihtimalini destekleyen somut bir bulguya ulaşılamadı.

Uzmanlar, doğal nedenlerle hayatını kaybetmiş olabileceğini değerlendirirken, kesin sonuca ulaşılmasını engelleyen en önemli unsurun bedenin yıllar sonra bulunması olduğu belirtildi.

Soruşturma dosyalarında Vincent’ın son yıllarında bazı sağlık sorunları yaşadığına dair bilgiler yer alsa da bunların ölümle doğrudan bağlantısı kanıtlanamadı.

Istikbal 860X450 Pxl

Arkadaşları ve ailesi yıllar sonra öğrendi

Vakanın en dikkat çekici yönlerinden biri de Vincent’ın tamamen yalnız biri olmamasıydı. Polis soruşturması sırasında eski arkadaşlarına, iş arkadaşlarına ve geçmişte ilişki yaşadığı kişilere ulaşıldığında birçok kişi ölüm haberini ilk kez duyduğunu söyledi.

Yakın çevresindekiler, Vincent’ın hayatının son dönemlerinde telefon numaralarını değiştirdiğini, adresini paylaşmadığını ve insanlardan uzaklaşmayı tercih ettiğini anlattı. Bir dönem aile içi şiddet endişesi nedeniyle kadın sığınma evinde kaldığı da ortaya çıktı.

Araştırmacılar, Vincent’ın bilinçli şekilde sosyal ilişkilerini azaltmasının, ölümünün yıllarca fark edilmemesinde önemli rol oynadığını düşünüyor.

Independent Mortgage 3

Belgeselle yeniden gündeme geldi

Joyce Carol Vincent’ın hikâyesi, İngiliz yönetmen ve sanatçı Carol Morley tarafından hazırlanan Dreams of a Life adlı belgeselle dünya çapında tanındı.

2011 yılında gösterime giren yapım, Vincent’ın yaşamını tanıyan insanların anlatımları üzerinden yeniden kurmaya çalıştı. Belgesel, birçok uluslararası festivalde ilgi gördü ve modern şehir yaşamında yalnızlık üzerine yapılan tartışmaların merkezine yerleşti.

Filmde dikkat çeken noktalardan biri, Vincent’ın aslında çok sayıda insan tarafından tanınmasına rağmen hayatının son yıllarında görünmez hale gelmiş olmasıydı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Uzmanlar: Sorun yalnız yaşamak değil, bağların kopması

Sosyologlara göre Joyce Carol Vincent vakası, yalnız yaşamanın değil sosyal bağların zayıflamasının ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

Özellikle büyük şehirlerde milyonlarca insanın aynı apartmanlarda yaşamasına rağmen birbirini tanımadığına dikkat çeken uzmanlar, dijital iletişimin artmasına rağmen gerçek sosyal ilişkilerin zayıflayabildiğini vurguluyor.

Son yıllarda Birleşik Krallık’ta ve Avrupa’nın birçok ülkesinde yalnızlık, halk sağlığı sorunu olarak ele alınmaya başladı. İngiltere’nin 2018 yılında “Yalnızlık Bakanlığı” olarak anılan özel bir hükümet birimi kurması da bu tartışmaların bir sonucu olarak görülüyor.

Modern dünyanın en sarsıcı yalnızlık hikâyelerinden biri

Joyce Carol Vincent’ın ölümünün üzerinden yirmi yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen hikâyesi hâlâ konuşuluyor. Çünkü bu olay, yalnızlığın yalnızca toplumdan dışlanmış kişilerde değil; başarılı kariyere sahip, sosyal çevresi bulunan ve aktif bir yaşam süren insanlarda da ortaya çıkabileceğini gösteriyor.

Bugün Vincent’ın adı, büyük şehirlerde görünmez hale gelen bireylerin ve fark edilmeyen yalnızlığın sembollerinden biri olarak anılmaya devam ediyor. Uzmanlara göre onun hikâyesi, modern toplumun en rahatsız edici sorularından birini gündeme getiriyor:

“Bir insanın yokluğu ne kadar süre fark edilmeden kalabilir?”

Londra’da, Finchley Türk Müziği Kulübü’nden Nostalji Rüzgarı

Londra’nın kültür ve sanat yaşamına yeni bir soluk getiren Finchley Türk Müziği Kulübü, merakla beklenen ilk konserini 20 Haziran akşamı tarihi Islington St Mary’s Kilisesi’nde gerçekleştirdi. Yaklaşık 300 davetlinin katıldığı konser, Türk müziğinin en seçkin eserlerini Londra’daki sanatseverlerle buluşturdu.

Ankara Radyosu Atmosferi Yaşandı

Tarihi kilisenin etkileyici atmosferinde gerçekleşen konserde Türk sanat müziğinin sevilen eserlerinden oluşan geniş bir repertuvar seslendirildi. İzleyiciler, performansın ardından memnuniyetlerini dile getirirken, gecenin atmosferini “Kendimizi bir an Ankara Radyosu’nu dinliyor gibi hissettik” sözleriyle tarif etti.

Müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konser sonunda sanatçılar uzun süre ayakta alkışlandı. Gecenin nostaljik havası ve yüksek sanat kalitesi, dinleyicilerden tam not aldı.

Diplomasi ve Sivil Toplum Dünyası Bir Aradaydı

Sunuculuğunu Finchley Türk Müziği Kulübü Başkanı Ümran Ashman’ın yaptığı gecenin şefliğini ise udi Baha Yetkin üstlendi.

Konseri izleyenler arasında Türkiye’nin Londra Başkonsolosu, Büyükelçi Hasan Ulusoy ve eşi Didem Ulusoy, KKTC Londra Temsilcisi Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan’ın babası Hasan Mullahasan ve annesi Aygen Mullahasan, İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Jale Özer, Welcome to London International Club Başkanı Nesrin Cömert, emekli sahne sanatçısı Sema Budak ile Türk halk müziği ve bağlama sanatçısı Hüseyin Kaplan yer aldı.

Finchley Turk Musiki Klubu

Trakya Ezgileriyle Başlayan Gece Kültürel Köprü Kurdu

Gece, Logo Dans Grubu’nun Trakya halk oyunları gösterisiyle başladı. Programa ayrıca Türk müziğine ilgi duyan çok sayıda yabancı davetli de katıldı. Böylece konser, farklı kültürleri müzik aracılığıyla buluşturan önemli bir etkinliğe dönüştü.

Bir Sonraki Randevu 10 Kasım’da

İlk konserleriyle önemli bir başarı elde eden Finchley Türk Müziği Kulübü, bir sonraki etkinliğinin de müjdesini verdi.

Kulüp, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk anısına 10 Kasım’da yine Islington St Mary’s Kilisesi’nde sahne alacak. “Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar” temasıyla düzenlenecek konserin, Londra’daki Türk toplumu ve sanatseverler tarafından yoğun ilgi görmesi bekleniyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Türk Okulları Arası Bilgi Yarışması’nın 32.ncisi Londra’da Yapıldı

Birleşik Krallık’ta Türkçe ve Türk Kültürü dersi verilen okullar arasında geleneksel hâle gelen Ali Rıza Değirmencioğlu Bilgi Yarışması, bu yıl 32. kez düzenlendi.

Kuzey Londra’nın Wood Green bölgesindeki Ali Rıza Değirmencioğlu Türk Okulu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe ülkenin farklı şehirlerinden dokuz okul katıldı.

Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği, KKTC Londra Temsilciliği Eğitim Ataşeliği ve İngiltere Türk Dili, Kültürü ve Eğitimi Konsorsiyumu tarafından ortaklaşa organize edilen yarışma, yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla tamamlandı.

Etkinliğin en dikkat çekici mesajı, KKTC Londra Temsilcisi Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan'dan geldi. Atılgan, Türk dili ve kültürünün yaşatılmasında bu tür etkinliklerin kritik rol oynadığını vurgulayarak, “Çocuklarını Türk okullarına getirerek büyük özveri gösteren velilerimize teşekkür ediyorum. Bu fedakârlık hem çocuklarımızın geleceğe hazırlanmasında hem de toplum olarak dayanışma içinde olmamızda büyük önem taşıyor.” dedi. Atılgan ayrıca, Türkçe eğitimine öncülük eden Ali Değirmencioğlu ve Kelami Dedezade gibi eğitimcileri saygıyla andığını belirterek okul yöneticilerine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

Bilgi Yarismasi Turk Okullari 1

Açılış konuşmasını yapan İngiltere Türk Aile Birliği ve Ali Rıza Değirmencioğlu Türk Okulu Başkanı Sevtap Kemal, yarışmanın bu yıl 32’nci kez düzenlendiğini hatırlatarak medeni cesaret göstererek yarışmaya katılan tüm öğrencilere başarılar diledi. İngiltere Türk Dili, Kültürü ve Eğitimi Konsorsiyumu Başkanı Necmi Hasanoğlu ise yarışmanın artık geleneksel bir kimlik kazandığını belirterek, “Bu yarışmaya katılan her gencimiz kazanandır; bu yarışmanın kaybedeni yoktur.” ifadelerini kullandı.

Bilgi Yarismasi Turk Okullari 2

Toplam 20 sorudan oluşan yarışmada ICMG Margate Türk Dernek Okulu birinci, Ali Rıza Değirmencioğlu Türk Okulu ikinci, Manchester NWTC Türk Dernek Okulu ise üçüncü oldu. Dereceye giren okullara plaket, öğrencilere madalya ve çeşitli ödüller verilirken, yarışmaya katılan tüm öğrencilere katılım belgesi takdim edildi.

Türkçe ve Türk Kültürü derslerine ilgiyi artırmayı, çocukların kültürel kimliklerini güçlendirmeyi amaçlayan yarışma; akademik bilginin ötesinde öğrenciler arasında dostluk, birlik ve dayanışma duygularını pekiştiren önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Organizasyonun gerçekleşmesine katkı sunan tüm kurumlar, öğretmenler, öğrenciler ve veliler etkinliğin sonunda teşekkürle anıldı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Nehirdeki çöpleri temizlediği için hapis tehdidiyle karşı karşıya

– Doğu Londra’daki Barking bölgesinden geçen Roding Nehri’nin yıllardır ihmal edilen bir kolunu gönüllülerle birlikte temizleyen çevre avukatı Paul Powlesland, şimdi iki yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabilecek bir soruşturmanın odağında bulunuyor. Çevre savunucularına göre olay, İngiltere’de çevre koruma ile bürokratik düzenlemeler arasındaki gerilimin son örneği olarak görülüyor.

Powlesland’ın öncülük ettiği River Roding Trust gönüllüleri, bu yıl şubat ayında nehrin Alders Brook adlı kolunda yaklaşık 10 gün süren bir çalışma yürüttü. Ekip, yıllardır biriken çöp, çamur ve istilacı bitki türlerini temizleyerek su akışını yeniden canlandırdı. Çalışmalar sırasında elektronik atıklardan ev eşyalarına, şırıngalardan çeşitli tehlikeli malzemelere kadar 200’den fazla torba atık toplandı.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

“Doğa Geri Dönmeye Başladı”

Powlesland ve gönüllüler, temizlik çalışmalarının ardından bölgede balıkların, yusufçukların, sazlıkların ve su kuşlarının yeniden görülmeye başladığını savunuyor. River Roding Trust’a göre yıllardır çöpler ve biriken sediment nedeniyle tıkanan su yolu, yapılan müdahale sonrasında yeniden akmaya başladı.

Yaklaşık bin sterlinlik bir bütçeyle gerçekleştirilen çalışmanın tamamen gönüllü emeğine dayandığını belirten Powlesland, “Nehir restorasyonunun sanıldığı kadar pahalı olmadığını gösterdik. On gün içinde yaklaşık 250 metrelik bölümü yeniden hayata döndürdük” ifadelerini kullandı.

Nehri Temizledi 11

Çevre Ajansı: İzin Alınmalıydı

Ancak temizlik çalışmaları tamamlandıktan kısa süre sonra İngiltere Çevre Ajansı (Environment Agency), Powlesland’a bir yazı göndererek gerekli çevresel izinlerin alınmadan çalışma yapıldığını bildirdi.

Ajans, nehir yataklarında gerçekleştirilen müdahalelerin sel riski oluşturup oluşturmadığının ve ekosisteme zarar verip vermediğinin uzmanlar tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Kuruma göre “izinsiz taşkın riski faaliyetleri” ve atık yönetimi ihlalleri söz konusu olabilir. İngiliz mevzuatına göre bu tür ihlaller, mahkeme kararı halinde iki yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabiliyor. Ancak şu aşamada soruşturma devam ediyor ve henüz herhangi bir dava açılmış değil.

Istikbal 860X450 Pxl

Bürokrasi Mi, Çevre Koruması Mı?

Olay İngiltere’de geniş bir tartışma başlattı. Çevreciler, yıllardır kirlilik ve yasa dışı atık dökümleriyle mücadele eden gönüllülerin cezalandırılmasının kamu vicdanını rahatsız ettiğini savunuyor.

Powlesland ise yıllardır yetkililere çağrıda bulunduğunu ancak sonuç alamadığını belirterek, “Çevre Ajansı sonunda harekete geçti ama nehre atık dökenlere ya da kanalizasyon kirliliğine karşı değil, nehri temizleyen gönüllülere karşı” dedi.

Öte yandan bazı uzmanlar, iyi niyetli olsa bile nehir yataklarında ekskavatör gibi ağır ekipmanların kullanılmasının su akışını değiştirebileceğini, taşkın riskini artırabileceğini veya hassas habitatlara zarar verebileceğini belirterek izin sisteminin tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor.

Independent Mortgage 3

Roding Nehri Zaten Alarm Veriyordu

Soruşturmanın odağındaki Roding Nehri son yıllarda ciddi çevre sorunlarıyla gündeme gelmişti. Thames21 ve River Roding Trust tarafından yürütülen bir araştırma, nehrin çeşitli noktalarında insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek düzeyde bakteri tespit edildiğini ortaya koymuştu. Raporda, arıtılmamış kanalizasyon deşarjlarının ve izinsiz atık çıkışlarının su kalitesini ciddi biçimde etkilediği belirtilmişti.

Bölge sakinleri de uzun süredir nehir çevresindeki yasa dışı çöp dökümleri, plastik atıklar ve kanalizasyon kaynaklı kirlilikten şikâyet ediyor.

Kafkas Crispy Yatay Gazete

Kamuoyu Desteği Büyüyor

Powlesland hakkında başlatılan soruşturma sosyal medyada ve çevre örgütleri arasında geniş yankı uyandırdı. Çok sayıda kullanıcı ve çevre aktivisti, çevreyi korumaya çalışan gönüllülerin değil, nehirlere zarar veren kirleticilerin öncelikli olarak hedef alınması gerektiğini savunuyor.

Çevre Ajansı ise yaptığı açıklamada Roding gibi nehirlerin korunmasını desteklediklerini, ancak tüm faaliyetlerin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, soruşturma sonucunda henüz bir kovuşturma kararı verilmediğinin altını çizdi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Gözler Soruşturmanın Sonucunda

İngiltere’de çevre koruma hareketinin tanınan isimlerinden biri olan Powlesland hakkındaki soruşturmanın önümüzdeki aylarda netleşmesi bekleniyor. Karar ne olursa olsun, olay şimdiden önemli bir soruyu gündeme taşıdı: Çevreyi korumak isteyen vatandaşların önündeki en büyük engel kirlilik mi, yoksa bürokrasi mi?

İngiltere’nin Bedford Şehrinde Tren Faciası

Kaza, cuma günü saat 17.15 sıralarında Bedford’un güneyindeki Elstow yakınlarında meydana geldi. East Midlands Railway (EMR), Corby’den Londra St Pancras’a gitmek üzere saat 16.40’ta hareket eden trenin, Nottingham’dan Londra St Pancras’a giden saat 15.50 seferini Bedford South bölgesinde arkadan çarptığını açıkladı. İlk belirlemelere göre çarpışma sırasında trenlerden biri hatta durmuş veya çok düşük hızla ilerliyordu.

EMR tarafından yapılan açıklamada, kazada şirket bünyesinde görev yapan bir makinistin hayatını kaybettiği, çok sayıda yolcunun da yaralandığı bildirildi. İngiliz Ulaştırma Polisi, makinistin olay yerinde yaşamını yitirdiğini doğruladı.

Independent Mortgage 3

Yaralı Sayısı 89’a Ulaştı

Yetkililerin son açıkladığı bilgilere göre kazada yaklaşık 89 kişi yaralandı. Bunlardan 11’inin çok ağır, 22’sinin ağır yaralandığı, onlarca kişinin ise hafif yaralarla tedavi edildiği belirtildi. Cumartesi günü itibarıyla 28 kişinin hâlâ hastanede tedavi gördüğü, 9 kişinin durumunun kritik olduğu açıklandı.

Olay yerine 20’den fazla ambulans, hava ambulansları ve çok sayıda kurtarma ekibi sevk edildi. Bölgedeki hastaneler olağanüstü yoğunluk nedeniyle halka yalnızca acil durumlarda başvuru çağrısı yaptı.

Istikbal 860X450 Pxl

Yolcular Dehşet Anlarını Anlattı

Kazadan kurtulan yolcular, çarpışmanın son derece şiddetli olduğunu ve birçok kişinin koltuklarından fırladığını söyledi. Görgü tanıkları, kırıklar, kanamalar ve panik içinde yardım bekleyen yolcuların bulunduğunu aktarırken, bazı yolcuların tren içinde sıkıştığı ifade edildi. Çevrede yaşayan vatandaşlar da olay yerine su ve yiyecek ulaştırarak kurtarma çalışmalarına destek verdi.

Kafkas Crispy Yatay Gazete

Kral Charles’tan Taziye Mesajı

Buckingham Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre Kral Charles, Bedford yakınlarında yaşanan trajediden “derin üzüntü duyduğunu” belirtti. Kral, hayatını kaybeden makinistin ailesine, yaralılara ve olaydan etkilenen herkese taziyelerini iletirken, gelişmeler hakkında düzenli olarak bilgilendirildiğini ifade etti. Ayrıca olay yerine müdahale eden acil servis ekiplerine teşekkür etti.

Başbakan Keir Starmer da kazayı “yıkıcı bir olay” olarak nitelendirerek mağdurlar ve aileleriyle dayanışma mesajı verdi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Soruşturma Başlatıldı

Kazanın neden meydana geldiğini belirlemek amacıyla Demiryolu Kaza İnceleme Birimi (RAIB) ile İngiliz Ulaştırma Polisi geniş çaplı soruşturma başlattı. Uzman ekipler sinyal kayıtlarını, trenlerin veri kayıt cihazlarını ve güvenlik sistemlerini incelemeye aldı. İlk değerlendirmelerde sinyalizasyon veya otomatik uyarı sistemlerinde olası bir arıza ihtimali üzerinde duruluyor ancak yetkililer henüz kesin bir neden açıklamadı.

İngiltere demiryolu tarihinin son yıllardaki en ciddi kazalarından biri olarak değerlendirilen olayın ardından Bedford ile Londra arasındaki bazı seferler iptal edilirken, ulaşımda ciddi aksaklıklar yaşandı.

Rüya Taner Londra’da “Asya’nın Tatlı Suları”yla Büyüledi

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dünyanın önemli sahnelerinde başarıyla temsil eden uluslararası konser piyanisti Rüya Taner, son projesi “Sweet Waters of Asia” ile Londralı sanatseverlerle buluştu.

Bromcom'un ana sponsorluğunda, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü St James’s Church Piccadilly’de gerçekleştirilen konser, Londra’daki Türkçe konuşan toplumun üyeleri ve başkentin farklı kesimlerinden gelen klasik müzik dinleyicilerini bir araya getirdi. Proje kapsamında düzenlenen konser aynı zamanda canlı olarak kayıt altına alındı.

Doğu ile Batı Arasında Müzikal Bir Köprü

Rüya Taner’in daha önce büyük ilgi gören “Sweet Waters of Europe” programının devamı niteliğindeki “Sweet Waters of Asia”, müziğin evrensel dili aracılığıyla tarihsel ve kültürel bağları keşfe çıkan özel bir repertuvar sundu.

Ruya Taner Konser 12

İpek Yolu’nun zengin kültürel mirasından ilham alan konser, Rusya ve Kafkasya’dan Türkiye’ye, oradan da Orta Asya’ya uzanan geniş coğrafyadaki müzikal etkileşimleri dinleyicilere taşıdı. Program, farklı kültürlerin yüzyıllar boyunca birbirlerini nasıl etkilediğini ve bu etkileşimin klasik müzikteki yansımalarını ortaya koydu.

Romantik Dönemden Günümüze Uzanan Repertuvar

Konserde, 19. yüzyılın önde gelen romantik dönem bestecileri Mihail Glinka, Aleksandr Borodin ve Sergei Lyapunov’un eserlerinin yanı sıra çağdaş besteciler Kamran İnce, Aziza Mustafazadeh ve Kıbrıslı besteci Sayram Akdil’in yapıtlarına da yer verildi.

Seçilen eserler, Doğu’nun zengin müzikal renklerinin Batı klasik müzik geleneğini nasıl etkilediğini ve günümüz bestecilerine ilham vermeyi sürdürdüğünü gözler önüne serdi.

Ruya Taner Konser 13

Dünya Prömiyeri Geceye Damga Vurdu

Gecenin en dikkat çekici anlarından biri ise seçkin besteci Rovshen Nepesov tarafından Rüya Taner’e ithaf edilerek bestelenen “Rüya” adlı eserin dünya prömiyeri oldu.

İlk kez Londra’da seslendirilen eser, dinleyiciler tarafından büyük beğeniyle karşılandı. Eserin dünya prömiyeri, “Sweet Waters of Asia” projesinin önemli kilometre taşlarından biri olarak değerlendirildi.

Türkiye ve KKTC’nin Kültürel Tanıtımına Katkı

Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçiliği himayelerinde ve KKTC Londra Temsilciliği iş birliğiyle düzenlenen konser, Asya, Türkiye ve Avrupa arasındaki kültürel bağları müzik aracılığıyla kutlayan anlamlı bir etkinlik olarak kayıtlara geçti.

Sanatın birleştirici gücünü ön plana çıkaran gece, Londra’daki Türkçe konuşan toplumun üyeleri ile müzikseverleri aynı çatı altında buluştururken, Rüya Taner’in uluslararası sanat kariyerine bir başarı halkası daha ekledi.

Konser sonunda sanatçı uzun süre ayakta alkışlanırken, “Sweet Waters of Asia” projesinin ilerleyen dönemde farklı uluslararası merkezlerde de sanatseverlerle buluşmasının planlandığı belirtildi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Osmanlı dönemine ait nadir Guardi tablosu Londra’da satışa çıkıyor

Venedikli sanatçılarından Giovanni Antonio Guardi’nin 18. Yüzyıla ait önemli eseri “The Greek Favourite in the Harem” (Haremdeki Yunan Gözde) adlı eseri, sanat piyasasında dikkat çekmeye hazırlanıyor. Daha önce hiç satılmamış olan tablo, yaklaşık 33 yıldır da kamuoyuna gösterilmedi.

Sothebys's'de 1 Temmuz'da düzenlenecek müzayedede, 200 bin ila 300 bin sterlin değer biçilen eser, ressamın Türkiye’ye hiç seyahat etmemiş olmasına rağmen Osmanlı saray yaşamını hayal gücüyle yorumladığı dikkat çekici çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Guardi’nin yarattığı sahne, izleyiciyi Doğu’nun egzotik atmosferine taşıyan güçlü bir kurgu ve fantezi dünyası sunuyor.

Tablo, bir dönem Osmanlı İmparatorluğu’na karşı savaşmış Alman komutan Mareşal Kont Johann Matthias von der Schulenburg’un siparişi üzerine yapıldı. Schulenburg, 1716’daki Korfu Kuşatması’nda Osmanlı kuvvetlerine karşı elde ettiği zaferle ün kazanmıştı. Ancak ilerleyen yıllarda Osmanlı kültürüne derin bir ilgi duymaya başladı ve bu ilgisini sanat koleksiyonuna da yansıttı.
43 parçalık “Turquerie” serisinin parçası

Eser, Osmanlı tarihi, gündelik yaşamı ve geleneklerini konu alan 43 parçalık kapsamlı bir “Turquerie” serisinin parçası. Dönemin Avrupa sanatında yaygın olan Doğu ve Osmanlı merakını yansıtan seri, Flaman-Fransız sanatçı Jean-Baptiste Vanmour’un resim ve baskılarından ilham alınarak 1741-1743 yılları arasında hazırlandı.

Sanat tarihçilerine göre Schulenburg’un, Osmanlılarla savaşmış bir asker olmasına rağmen böylesine ayrıntılı bir Osmanlı yaşamı dizisi sipariş etmesi, dönemin kültürel etkileşiminin dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Istikbal 860X450 Pxl
Serinin yarısından azı günümüze ulaştı

Bugün söz konusu 43 tablodan yalnızca yaklaşık 20’sinin varlığı biliniyor. Son 35 yılda seriye ait sadece sekiz eser müzayede piyasasında ortaya çıktı. Bu durum, serinin sanat dünyasındaki nadirliğini ve koleksiyoncular açısından taşıdığı önemi artırıyor.

Uzmanlar, satışa çıkacak tablonun seriye ait eserler arasında yeni bir müzayede rekoru kırma potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Ayrıca eserin, hazırlık aşamasında yapılmış olabileceği düşünülen bir çizimle bağlantılı olabileceği ve bunun da Guardi’nin yaratım sürecine ışık tutan nadir bir belge niteliği taşıdığı ifade ediliyor.

Sanat çevreleri, uzun yıllardır gözlerden uzak kalan bu özel eserin yeniden gün yüzüne çıkmasını, Osmanlı temalı Avrupa sanatının önemli örneklerinden birinin keşfi olarak değerlendiriyor.

Independent Mortgage 3

Londra Türk Müziği Korosu’ndan Chislehurst’te Konser

Londra Türk Müziği Korosu, Chislehurst Christ Church’te düzenlediği konserle Türk musikisinin seçkin eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Yoğun katılımın olduğu gece, duygu ve coşkunun iç içe geçtiği unutulmaz anlara sahne oldu.

Koro Şefi Yıldırım Bekçi yönetiminde sahne alan koro, titizlikle hazırlanan repertuvarıyla dinleyicilerden tam not aldı. Türk musikisinin farklı dönemlerinden seçilen eserler, salonu dolduran müzikseverler tarafından büyük ilgiyle takip edildi.

Programın sunuculuğunu üstlenen Nil Matovski, geceye teşrif eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Büyükelçisi Aysan Mullahasan Atılgan, Konsey Başkanı Kenan Nafi, Muhafazakâr Parti Meclis Üyesi Şerif İsa, Limasollular Derneği Başkanı Arife Retvan, dernek ve eğitim kurumlarının temsilcileri ile çok sayıda davetliye hoş geldiniz diyerek programı açtı. Londra Türk Müziği Korosu’nun 20 yılı aşkın süredir sosyal sorumluluk bilinciyle sürdürdüğü çalışmalarından söz ederek, ana sponsor Bromcom’a teşekkür etti. Ayrıca repertuvardaki eserler ve bestecileri hakkında verdiği bilgilerle geceye ayrı bir renk kattı.

Londra Türk Müziği Korosu Konser 2

Gecenin açılış konuşmasını yapan Londra Türk Müziği Korosu Başkanı İnci Güryel, konserin gerçekleşmesindeki katkılarından dolayı Koro Şefi Yıldırım Bekçi’ye, korist arkadaşlarına ve sunucu Nil Matovski’ye teşekkür etti. Ayrıca konsere katılarak destek veren tüm misafirlere şükranlarını sundu. Güryel konuşmasında, müziğin yalnızca bir sanat dalı olmadığını, aynı zamanda insanların yaşamındaki olumsuzluklar karşısında iyileştirici ve umut verici bir güç taşıdığını vurguladı.

Konser sonunda geceye teşrif eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Büyükelçisi Aysan Mullahasan Atılgan, konuşmasında konserden duyduğu memnuniyeti dile getirerek koroyu tebrik etti.

Türk musikisinin Londra’daki 20 yıllık geçmişiyle önemli temsilcilerinden biri olan Londra Türk Müziği Korosu, önümüzdeki dönemde de düzenleyeceği konser ve kültürel etkinliklerle sanatseverleri Türk müziğinin seçkin eserleriyle buluşturmaya devam edecek.

Istikbal 860X450 Pxl

İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Danışma Kurulu’ndan Açıklama

Yakın dönemde farklı medya organları ve sosyal medya platformlarında mevcut Konsey Yönetimi ve Kıbrıs Türk Festivali ile ilgili tartışmalarla ilgibi Konsey Danışma Kurulu’nun yazısı açıklaması şöyle:

YÖNETİŞİM, ŞEFFAFLIK VE ÜYE KATILIMI HAKKINDA DANIŞMA KURULU AÇIKLAMASI

Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Birleşik Krallık (Konsey) Danışma Kurulu, kuruluş içerisinde yönetişim, şeffaflık, mali hesap verebilirlik ve anayasal süreçlere ilişkin olarak bir süredir devam eden değerlendirmeler ve görüşmeler ışığında bu açıklamayı yapma gereği duymuştur.

Son aylarda Danışma Kurulu, İcra Kurulu’na çeşitli endişelerini, tavsiyelerini ve açıklama taleplerini iletmiştir. Bu girişimlerin amacı; iyi yönetişimi desteklemek, Konsey’in itibarını korumak ve tüm taraflar arasında yapıcı bir diyalog ortamının sürdürülmesine katkıda bulunmaktır.

Bazı konular halen görüşülmekte olmakla birlikte, Danışma Kurulu, gündeme getirilen meseleler ve bunların açıklığa kavuşturulması için gösterilen çabalar konusunda üye kuruluşları ve halkımızı bilgilendirmenin uygun olduğuna inanmaktadır.

TARİHÇE VE ARKA PLAN

Aşağıda belirtilen hususlara değinmeden önce, Danışma Kurulu CTCA UK Ltd’nin kuruluşu, amacı ve yönetişim yapısına ilişkin tarihsel arka planın üyeler tarafından bilinmesinin önemli olduğunu düşünmektedir.

CTCA UK Ltd’nin kurulması kararı, 2018 yılında gerçekleştirilen Konsey Başkanları toplantısında görüşülmüş ve tüm dernekler tarafından onaylanmıştır. Şirket; Kıbrıs Türk Kültür Festivali dahil olmak üzere toplum yararına projelerin, Birleşik Krallık şirketler hukuku ve düzenleyici yükümlülüklere uygun, şeffaf ve hesap verebilir bir yapı içerisinde yürütülmesini sağlamak amacıyla kurulmuştur.

Kuruluş aşamasında şirket beş direktörden oluşmaktaydı. Daha sonra kurumsal hafızanın korunması ve sürekliliğin sağlanması amacıyla bir önceki Konsey Başkanı da yapıya dahil edilmiştir. Ayrıca yönetişim modeli, göreve gelen Konsey Başkanlarının dönüşümlü olarak şirket direktörü olmalarını öngörmüş; böylece hem geniş toplumsal temsilin sağlanması hem de şirket ile Konsey arasındaki ilişkinin güçlü tutulması amaçlanmıştır.

Şirket daha sonra yedi direktörden oluşan bir yönetim yapısıyla faaliyet göstermiş olup, Sayın Nafi de bu dönemde şirketin kuruluşu ve yönetim süreçlerinde yer almıştır.

Türk Kıbrıs Kültür Festivali ile ilgili uzun vadeli hedeflerden biri, festivalden elde edilecek gelirlerin toplum yararına kalıcı bir toplum merkezi veya tesis edinilmesine katkı sağlamasıydı. Bu amaçla bir Toplum Binası Fonu (Community Building Fund) oluşturulmuş ve muhafaza edilmiştir.

Danışma Kurulu’nun erişebildiği bilgilere göre, bu amaç doğrultusunda biriktirilen yaklaşık 98.000 Sterlin halen şirket hesaplarında tutulmakta ve toplum yararına kullanılmak üzere ayrılmış bulunmaktadır.

Ayrıca 2024 Türk Kıbrıs Kültür Festivali hazırlıkları sırasında, CTCA UK Ltd festival organizasyonuna destek olmak amacıyla yaklaşık 10.000 Sterlin başlangıç harcaması sağlamıştır. Bu destek, o dönemde yürürlükte olan yönetim düzenlemeleri çerçevesinde şirket direktörleri tarafından onaylanmıştır.

Danışma Kurulu ayrıca, 2024 ve 2025 mali dönemlerinde CTCA UK Ltd tarafından Konsey’e herhangi bir ek mali aktarım yapılmadığını not etmektedir.

Danışma Kurulu, Kıbrıs Türk Kültür Festivali’nin gelişiminde uzun yıllar boyunca yer almış, festivalin kuruluş amaçlarını, tarihçesini ve yönetim yapısını yakından bilen kişilerden oluşmaktadır. Kurul üyelerinin bir kısmı festivalin kuruluş ve gelişim süreçlerinde doğrudan görev almış olup, festivalin temel ilkeleri olan şeffaflık, hesap verebilirlik ve toplum yararının korunmasına özel önem vermektedir.

Bu çerçevede Danışma Kurulu, 2025 Türk Kıbrıs Kültür Festivali’ne ilişkin kapsamlı mali raporlamanın henüz paylaşılmamış olmasından ve üye kuruluşlar ile Konsey yönetim organları tarafından yöneltilen birçok sorunun tatmin edici şekilde cevaplandırılmamış olmasından giderek daha fazla endişe duymaktadır.

Bu endişeler herhangi bir varsayım veya sonuca değil; yönetişim, mali hesap verebilirlik ve kurumsal karar alma süreçlerine ilişkin önemli soruların tekrarlanan açıklama taleplerine rağmen halen netlik kazanmamış olmasına dayanmaktadır.

Bu nedenle Danışma Kurulu, kendisine iletilen konular ve bunların açıklığa kavuşturulması için gösterilen çabalar hakkında üye kuruluşları ve halkı bilgilendirme sorumluluğu hissetmiştir. Bu açıklama, şeffaflık ve üyelerin , halkın bilgilendirilmesi amacıyla yayımlanmakta olup, cevaplanmamış soruların açık ve yapıcı şekilde ele alınmaması halinde toplum içerisindeki güven ortamını olumsuz etkileyebileceğine dair kaygıları yansıtmaktadır.

YÖNETİŞİM VE ŞEFFAFLIK

Danışma Kurulu, üye kuruluşlar tarafından dile getirilen aşağıdaki konulardaki endişeleri değerlendirmiştir:

* Yönetişim sorumluluklarının yerine getirilmesi için gerekli bilgilere erişim.

* Son faaliyetlere ilişkin mali raporlama ve hesap verebilirlik.

* Genel Kurul toplantısının zamanlaması ve ilgili anayasal süreçler.

* Çeşitli yönetişim sorularının henüz açıklığa kavuşmadığı bir dönemde yapısal ve kurumsal değişikliklerin ilerletilmesi.

* Kuruluşun geleceğini etkileyecek konularda üyelerle daha geniş kapsamlı istişare yapılmasına yönelik talepler.

Danışma Kurulu, üyeler arasındaki güvenin korunması için şeffaflığın ve sürekli diyaloğun büyük önem taşıdığına inanmaktadır.

MALİ RAPORLAMA VE HESAP VEREBİLİRLİK

Danışma Kurulu, son festival faaliyetlerine ilişkin mali raporlamayla ilgili çeşitli soruların gündeme getirildiğinin farkındadır.

Özellikle 2025 Türk Kıbrıs Kültür Festivali ile ilgili olarak gelirler, giderler ve mali sonuçlara ilişkin bilgi taleplerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Danışma Kurulu, bu konularda çeşitli açıklama taleplerinin yapıldığını ancak birçok sorunun halen cevapsız kaldığını değerlendirmektedir.

Danışma Kurulu’nun erişebildiği yazışmalar, yönetişim ve raporlama yükümlülüklerinin yerine getirilebilmesi amacıyla mali kayıtlar ve destekleyici belgelerin talep edildiğini göstermektedir. Bu konular, mali raporlama yükümlülüklerinin tamamlanmasına ilişkin devam eden görüşmelerin konusu olmuştur.

Danışma Kurulu ayrıca, CTCA UK Ltd’nin hesaplarının geç sunulması nedeniyle gecikme cezasına maruz kaldığını not etmektedir. Üyeler, bu gecikmenin nedenleri ve gelecekte benzer durumların önlenmesi için alınan tedbirler konusunda açıklama talep etmiştir.

Üyeler ayrıca 2025 Festivali’nin mali sonuçları konusunda daha fazla açıklık istemiştir. Danışma Kurulu’nun erişebildiği bilgilere göre sponsorluklar ve etkinlik gelirleri dahil festival gelirlerinin 300.000 Sterlinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Üyeler, gelirler, giderler, yapılan tahsisatlar ve festivalin genel mali sonucu hakkında daha ayrıntılı bilgi talep etmektedir.

Danışma Kurulu ayrıca son iki festival döneminde Toplum Binası Fonu’na herhangi bir katkı yapılmamış göründüğünü not etmektedir. Birçok üye kuruluş bu durum ve toplum yararına uzun vadeli yatırımlara ilişkin gelecek planları hakkında açıklama talep etmektedir.

Danışma Kurulu, bu konularda üyelere açık ve kapsamlı bilgi verilmesinin şeffaflığı artıracağına ve kurumsal güveni güçlendireceğine inanmaktadır.

KURUMSAL YAPI

Danışma Kurulu, toplum kurumlarının güçlendirilmesi ve uzun vadeli sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik çabaları desteklemektedir.

Bununla birlikte üye kuruluşlar, yakın dönemde önerilen kurumsal yapılanmalar ve düzenlemeler hakkında; yönetişim, hesap verebilirlik, karar alma süreçleri ve mali denetimin nasıl işleyeceği konusunda ek açıklamalar talep etmektedir.

Danışma Kurulu, gelecekteki festival ve ilgili faaliyetlerle bağlantılı olarak bir Community Interest Company (CIC) kurulduğunu anlamaktadır. Üyeler, bu yapının Konsey ile ilişkisi, yönetişim düzenlemeleri, hesap verebilirlik mekanizmaları ve uzun vadeli operasyonel sorumlulukları konusunda daha fazla bilgi istemektedir.

Danışma Kurulu, toplumun geleceğini etkileyen önemli kararlar alınmadan önce üyelerin bu düzenlemeleri ve sonuçlarını tam olarak anlama fırsatına sahip olması gerektiğine inanmaktadır.

ÜYE İSTİŞARESİ

Danışma Kurulu, gerekli sayıda üye kuruluş tarafından Anayasa’ya uygun şekilde Olağanüstü Genel Kurul (EOGM) talebinde bulunulduğunu not etmektedir.

Birçok üye, yönetişim, mali konular ve anayasal meselelerin açık ve kolektif şekilde ele alınabileceği en uygun platformun Olağanüstü Genel Kurul olduğu görüşündedir.

Danışma Kurulu da bu konuların anayasal süreçler çerçevesinde değerlendirilmesinin yararlı olacağı kanaatini korumakta ve Olağanüstü Genel Kurul’un gecikmeksizin toplanmasını teşvik etmektedir.

İLETİŞİM SÜRECİ

Danışma Kurulu aşağıdaki tarihlerde İcra Kurulu’na resmi tavsiye, endişe ve talep yazıları sunmuştur:

* 11 Mayıs 2026

* 21 Mayıs 2026

* 30 Mayıs 2026

* 1 Haziran 2026

* 11 Haziran 2026 (iki ayrı yazı)

Bu yazışmaların amacı yapıcı diyalogu desteklemek, şeffaflığı teşvik etmek ve üyeler tarafından gündeme getirilen konulara yönelik pratik çözümler geliştirilmesine katkıda bulunmaktı.

Buna rağmen, gündeme getirilen konuların bir kısmı halen çözüme kavuşmamış veya açıklığa kavuşturulmayı beklemektedir.

SONUÇ

Danışma Kurulu’nun amacı ayrışma yaratmak veya kişisel anlaşmazlıklara taraf olmak değildir.

Ancak festivalin gelişiminde ve onu desteklemek amacıyla oluşturulan yönetişim yapılarında görev almış kişiler olarak Danışma Kurulu, önemli soruların cevapsız kaldığı ve üye kuruluşların rehberlik talep ettiği durumlarda endişelerini dile getirmeyi gerekli görmektedir.

Danışma Kurulu’nun görevi; tüm üye kuruluşlar ve toplumun yararı için iyi yönetişimi, hesap verebilirliği, şeffaflığı ve Anayasa’ya bağlılığı desteklemektir.

Bu nedenle Danışma Kurulu, yukarıda belirtilen konular hakkında açık, yapıcı ve sürekli diyaloğun sürdürülmesini teşvik etmekte ve üyelerin kuruluşun geleceğini etkileyecek kararlara katılım fırsatına sahip olmasının önemini vurgulamaktadır.

Bu açıklama şeffaflık ve üyelerin bilgilendirilmesi amacıyla yayımlanmıştır. Açıklama, üye kuruluşlar tarafından Danışma Kurulu’na iletilen soru ve endişeleri yansıtmaktadır.

Bu açıklamadaki hiçbir ifade, herhangi bir olayın kesin tespiti, bir yanlışlık veya usulsüzlük iddiası ya da mevcut veya muhtemel hukuki, düzenleyici veya disiplin süreçleri hakkında yorum olarak değerlendirilmemelidir. Danışma Kurulu, çeşitli konuların halen görüşülmekte ve açıklığa kavuşturulmakta olduğunu kabul etmektedir.

Danışma Kurulu

Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Birleşik Krallık

***

KONUYLA İLGİLİ DAHA ÖNCE YAYINLANAN HABERLERİN LİNKLERİ

Konuyla ilgili Festival Krizi Haberinin Linki:

https://www.eurovizyon.co.uk/festival-krizi-ingiltere-kibris-turk-toplumunu-ikiye-boldu

Konsey Başkanı Kenan Nafi Açıklaması

Haberinin Linki:

https://www.eurovizyon.co.uk/ingiltere-kibris-turk-dernekleri-konseyi-baskani-nafiden-aciklama

ADVISORY BOARD STATEMENT ON GOVERNANCE, TRANSPARENCY AND MEMBER ENGAGEMENT

The Advisory Board of the Council of Turkish Cypriot Associations UK (Konsey) is issuing this statement following a prolonged period of discussions regarding governance, transparency, financial accountability and constitutional processes within the organisation.

Over recent months, the Advisory Board has communicated a number of concerns, recommendations and requests for clarification to the Executive Committee. These communications were made with the intention of supporting good governance, protecting the reputation of the Konsey and promoting constructive engagement between all parties.

While some matters remain under discussion, the Advisory Board believes it is appropriate to inform member organisations of the issues that continue to be raised and the efforts made to seek clarification and resolution.

HISTORICAL BACKGROUND AND CONTEXT

Before addressing the matters outlined below, the Advisory Board considers it important to provide members with historical context regarding the establishment, purpose and governance of CTCA UK Ltd.

The decision to establish CTCA UK Ltd was discussed and approved at a meeting of Council Presidents in 2018. The company was created to provide a transparent, accountable and legally compliant structure through which community projects, including the Turkish Cypriot Cultural Festival, could be organised and managed in accordance with UK company law and regulatory requirements.

At the time of incorporation, the company was initially established with five directors. Subsequently, the immediate Past President of the Council was also included in order to provide continuity and institutional knowledge. The governance model further envisaged that incoming Council Presidents would participate on a rotational basis as company directors, helping to ensure broad community representation and maintain a close relationship between the company and the Council structure.

The company subsequently operated through a board comprising seven directors, including Mr Nafi, who participated in the establishment and governance of the company during this period.

From the outset, one of the long-term objectives associated with the Turkish Cypriot Cultural Festival was that any surplus generated by the Festival could contribute towards the acquisition of a permanent community facility for the benefit of the Turkish Cypriot community. For this reason, a Community Building Fund was established and maintained.

Based on information available to the Advisory Board, approximately £98,000 accumulated for this purpose remains held within the company’s bank account and continues to be designated for future community benefit.

In addition, during preparations for the 2024 Turkish Cypriot Cultural Festival, CTCA UK Ltd provided approximately £10,000 towards initial festival-related expenses in order to support the organisation of the event. This support was approved by the company’s directors in accordance with the governance arrangements in place at the time.

The Advisory Board further notes that no additional funds were transferred by CTCA UK Ltd to the Council during the 2024 and 2025 financial periods.

The Advisory Board consists of individuals who have been closely involved in the development of the Turkish Cypriot Cultural Festival over many years and who possess direct knowledge of its origins, objectives and governance arrangements. Several members of the Advisory Board were involved in the establishment and evolution of the Festival and therefore have a longstanding interest in ensuring that its founding principles of transparency, accountability and community benefit are maintained.

It is against this background that the Advisory Board has become increasingly concerned by the absence of comprehensive financial reporting relating to the 2025 Turkish Cypriot Cultural Festival and by the lack of satisfactory responses to a number of questions raised by member organisations and governance bodies.

These concerns arise because important questions relating to governance, financial accountability and organisational decision-making remain unresolved despite repeated requests for clarification.

The Advisory Board has therefore felt a responsibility to inform member organisations of the matters brought to its attention and of the efforts made to obtain clarification. This statement is issued in the interests of transparency and member awareness and reflects the Advisory Board’s concern that unresolved questions may adversely affect confidence within the community if not addressed openly and constructively.

This background information is provided solely to assist members in understanding the historical context of the organisation and should not be interpreted as criticism of any individual or organisation.

GOVERNANCE AND TRANSPARENCY

The Advisory Board has received and considered concerns expressed by member organisations regarding:

* Access to information relevant to governance responsibilities.

* Financial reporting and accountability relating to recent activities.

* The timing of the Annual General Meeting and related constitutional processes.

* The progression of organisational and structural changes while a number of governance questions remain subject to clarification.

* Requests from member organisations for broader consultation on matters affecting the future direction of the organisation.

The Advisory Board believes that continued dialogue and transparency are important in maintaining confidence amongst member organisations.

FINANCIAL REPORTING AND ACCOUNTABILITY

The Advisory Board is aware that questions have been raised regarding financial reporting connected with recent festival activities.

Particular concern has been expressed regarding the 2025 Turkish Cypriot Cultural Festival, where members have sought information regarding income, expenditure and financial outcomes. The Advisory Board understands that a number of requests for clarification have been made but that many questions remain unanswered.

Correspondence available to the Advisory Board indicates that requests were made for financial records and supporting information required for governance and reporting purposes. These matters have been the subject of ongoing discussion regarding the completion of financial reporting obligations.

The Advisory Board notes that CTCA UK Ltd incurred a late filing penalty in connection with the delayed submission of its accounts. Members have sought clarification regarding the circumstances surrounding these delays and the steps taken to ensure compliance with reporting requirements.

Members have also sought greater clarity regarding the financial outcome of the 2025 Festival. Based on information available to the Advisory Board, festival-related income, including sponsorship and event revenues, is understood to have exceeded £300,000. Members have requested further information regarding income, expenditure, allocations and the overall financial position associated with these activities.

The Advisory Board also notes that no contribution appears to have been made to the Community Building Fund during the past two festival cycles. A number of member organisations have sought clarification regarding this position and any future plans relating to community investment and long-term objectives.

The Advisory Board believes that providing members with clear and comprehensive information on these matters would assist transparency and help strengthen confidence across the organisation.

ORGANISATIONAL STRUCTURE

The Advisory Board recognises and supports efforts to strengthen community institutions and ensure their long-term sustainability.

At the same time, member organisations have sought additional clarification regarding recently proposed organisational arrangements and structures, including how governance, accountability, decision-making and financial oversight will operate in practice.

The Advisory Board understands that a Community Interest Company (CIC) has been established in connection with future festival and related activities. Members have requested further information regarding the relationship between the CIC and the Konsey, including governance arrangements, accountability mechanisms and long-term operational responsibilities.

The Advisory Board believes that members should have the opportunity to fully understand these arrangements and their implications before significant decisions affecting the future direction of the community are finalised.

MEMBER CONSULTATION

The Advisory Board notes that a formal request for an Extraordinary General Meeting (EOGM) has been submitted by the required number of member organisations in accordance with the Constitution.

Many members consider an EOGM to be the appropriate forum in which governance, financial and constitutional matters can be discussed openly and collectively.

The Advisory Board remains of the view that these matters would benefit from consideration through the organisation’s constitutional processes and therefore continues to encourage the prompt convening of an Extraordinary General Meeting.

TIMELINE OF COMMUNICATIONS

The Advisory Board formally submitted recommendations, concerns and requests for action to the Executive Committee on:

* 11 May 2026

* 21 May 2026

* 30 May 2026

* 1 June 2026

* 11 June 2026 (two separate submissions)

These communications were intended to support constructive discussion, encourage transparency and assist in identifying practical solutions to matters raised by member organisations.

Despite these efforts, a number of the matters raised remain unresolved or subject to ongoing clarification.

CONCLUSION

The Advisory Board’s objective is not to create division or engage in personal disputes.

However, as individuals who have been closely involved in the development of the Festival and the governance structures established to support it, the Advisory Board considers it necessary to raise concerns where important questions remain unanswered and where member organisations have sought its guidance and support.

Its role is to support good governance, accountability, transparency and adherence to the Constitution for the benefit of all member organisations and the wider community.

The Advisory Board therefore encourages continued engagement, openness and constructive dialogue regarding the matters outlined above and reiterates the importance of ensuring that members are provided with appropriate opportunities to participate in decisions affecting the future direction of the organisation.

This statement is issued in the interests of transparency and member awareness. It reflects concerns and questions that have been communicated to the Advisory Board by member organisations.

Nothing in this statement should be interpreted as a determination of fact, an allegation of wrongdoing, or commentary on any current or potential legal, regulatory or disciplinary proceedings. The Advisory Board recognises that a number of matters remain subject to ongoing discussion and clarification.

Advisory Board

Council of Turkish Cypriot Associations UK (Konsey)

Sebat İkra Kitap Kulübü ve "Senkronize Medeniyetler" Kitabı Okurlarla Buluştu

Londra Yunus Emre Enstitüsü, Cuma akşamı edebiyat ve düşünce dünyasını buluşturan, samimi ve ilham dolu çok özel bir programa ev sahipliği yaptı. Yaklaşık 2.5 yıldır her perşembe bir araya gelerek 100’den fazla seçkin eseri masaya yatıran ve müzakere eden Sebat İkra Kitap Kulübü, hem yeni kulüplerin kurulmasına vesile olmak hem de edebiyatın birleştirici gücünü paylaşmak adına geniş katılımlı bir tanıtım ve söyleşi programı düzenledi.

Bireysel Okumadan Kolektif Disipline

Programın moderatörlüğünü üstlenen Abdullah Osman Paköz, açılış konuşmasında kulübün kuruluş felsefesine ve işleyişine değindi. Kitap okumanın bireysel bir eylem olmaktan çıkarılıp, akademik bir takvim ve disiplin içerisinde toplumsal bir paylaşıma dönüştürülmesinin önemini vurgulayan Paköz, kulübün kurallarını ve kazanımlarını aktardı. Sebat İkra’nın tarihsel köklerine de değinilen gecede, grubun ilk olarak 2003 yılında Hollanda’da kurulduğu, ardından Londra’da yeniden canlanarak bugünkü güçlü yapısına ulaştığı belirtildi. Grubun Hollanda’daki ilk kurucularından olan Murat Kurt, programa konuk olarak kulübün ilk dönemlerini ve yıllar içindeki serüvenini samimi bir dille katılımcılarla paylaştı.

Sebat Ikra Kitap Klubu

"Senkronize Medeniyetler" Görücüye Çıktı

Programın en heyecan verici anlarından biri, kulüp bünyesindeki disiplinli okuma ve sunum arayışlarından doğan ve yazar Hüseyin Doğan imzasını taşıyan "Senkronize Medeniyetler: Hücreden Toprağa Zamanın Anatomisi" kitabının tanıtımı oldu. Kitabın yazım sürecini anlatan Hüseyin Doğan, Batı merkezli zaman anlayışına karşı bu toprakların ve kadim medeniyetlerin zaman hafızasını savunmak adına bu eseri kaleme aldığını belirtti. Zamanı hücreden toprağa, rüyalardan yapay zekaya kadar çok katmanlı bir anatomiyle ele alan eser, katılımcılardan büyük takdir topladı.

Kulüp Üyelerinden Edebiyat Fragmanları

Programın en özgün kesiti ise kulüp üyelerinin sahne performansı oldu. Abdullah Osman Paköz, Hüseyin Doğan, Yusuf Soyer, Sabit Aslan, Engin Karaçobanoğlu, İbrahim Fırat, Bahtiyar Kılıçarslan, Halil Bozan, Tamer Meriç, Sinan Pala, İsmail Zeren ve Emir Kocaoğlu’ndan oluşan Sebat İkra Kitap Kulübü üyeleri tek tek sahne aldı. 3-5 dakikalık süreler içinde okudukları kitaplardan, edebiyatın kendilerine kattığı kazanımlardan ve bu köklü kulübün disiplininden bahseden üyeler, salondaki kitapseverlere adeta bir fikir şöleni sundu.

Hedef: Yeni Kitap Kulüplerine Vesile Olmak

Programın ana misyonu ise salondaki konuklara ilham vermekti. Sebat İkra üyeleri, bu etkinliğin temel amacının kendi kulüplerini övmek değil, Londra’da ve dünyanın dört bir yanında yeni kitap kulüplerinin filizlenmesine, insanların okuma disiplini etrafında bir araya gelmesine vesile olmak olduğunu vurguladılar.

İnteraktif soru-cevap kısmında konukların görüş ve sorularıyla derinleşen etkinlik, samimi bir atmosferde devam etti. Programın sonunda yazar Hüseyin Doğan okurları için "Senkronize Medeniyetler" kitabını imzalarken, davetlilere sunulan ikramlar eşliğinde edebiyat sohbetleri geç vakitlere kadar sürdü.

Kafkas Crispy Yatay Gazete

Kral Charles’ın Doğum Günü Renkli Görüntülere Kutlandı

LONDRA – Birleşik Krallık’ın en köklü geleneklerinden biri olan “Trooping the Colour” töreni, bu yıl da görkemli görüntülere sahne oldu. Kral III. Charles’ın resmi doğum günü kutlamaları kapsamında düzenlenen askeri geçit törenini izlemek için ülkenin dört bir yanından ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen binlerce kişi Londra sokaklarını doldurdu.

İngiliz ordusunun yüzlerce yıllık geleneklerini yansıtan etkinlikte, yüzlerce asker, süvari birliği ve askeri bando Buckingham Sarayı ile Horse Guards Parade arasındaki güzergâhta yürüdü. Güvenlik önlemlerinin üst düzeye çıkarıldığı organizasyon boyunca başkent adeta kırmızı üniformalı muhafızların ve tören birliklerinin gösterisine sahne oldu.

Kral Charles Resmi Dogum Gunu Kutlama Trooping The Colour Prenses Kate Prens George 1

Kral ve Kraliçe halkı selamladı

Kral III. Charles’a geçit töreni sırasında eşi Kraliçe Camilla eşlik etti. Kraliyet çifti, atlı araba ile tören güzergâhında ilerleyerek kendilerini bekleyen kalabalıkları selamladı. Törene Kraliyet Ailesi’nin üst düzey üyeleri de katıldı.

Kutlamaların en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Buckingham Sarayı balkonunda gerçekleşti. Kraliyet Ailesi üyeleri burada toplanarak Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin (RAF) geleneksel uçuş gösterisini izledi. Gösteri sırasında savaş uçakları ve helikopterler Londra semalarında uçarken, bazı jetler İngiliz bayrağının renkleri olan kırmızı, beyaz ve mavi duman izleri bıraktı.

Kanser tedavisi görmesine rağmen son aylarda kamu görevlerine yeniden ağırlık veren Kral Charles’ın törende oldukça dinç görünmesi dikkat çekti. Saray kaynakları, hükümdarın sağlık durumunun yakından takip edildiğini ve resmi görevlerini kademeli olarak sürdürdüğünü belirtiyor.

Kral Charles Resmi Dogum Gunu Kutlama Trooping The Colour 6

Prens Harry ve Meghan Markle katılmadı

Son yıllarda Kraliyet Ailesi ile yaşadıkları anlaşmazlıklar nedeniyle gündemde olan Sussex Dükü Prens Harry ile Sussex Düşesi Meghan Markle, bu yılki kutlamalara da katılmadı.

Çift, 2020 yılında kraliyet görevlerinden ayrılarak ABD’ye taşınmış ve sonrasında verdikleri röportajlar ile yayımladıkları belgeseller nedeniyle Kraliyet Ailesi ile ilişkilerinde ciddi gerilimler yaşamıştı.

Kral Charles Resmi Dogum Gunu Kutlama Trooping The Colour 9

Monarşi karşıtlarından protesto

Tören sırasında Buckingham Sarayı yakınlarında toplanan monarşi karşıtı gruplar da dikkat çekti. “Republic” adlı kampanya grubu üyeleri, üzerinde “Not My King” (Benim Kralım Değil) yazan sarı pankartlar taşıyarak monarşi kurumuna karşı protesto düzenledi.

Göstericiler ayrıca, Kral’ın kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor’ın fotoğraflarını da sergiledi. Prens Andrew, ABD’li finansçı ve hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile ilişkileri nedeniyle yıllardır kamuoyunun eleştirilerinin hedefi oluyor. Hakkındaki tartışmalar sonrasında Andrew, kraliyet himayelerinden ve askerî unvanlarından mahrum bırakılmıştı.

Protestocular, monarşinin modern Britanya’da demokratik değerlere uygun olmadığını savunurken, kraliyet yanlıları ise kurumun ülkenin tarihî ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.

Kral Charles Resmi Dogum Gunu Kutlama Trooping The Colour 5

Yüzlerce yıllık gelenek sürüyor

Trooping the Colour töreninin kökenleri 17. yüzyıla kadar uzanıyor. Askerlerin savaş alanında birlik sancaklarını tanıyabilmesi amacıyla düzenlenen uygulama zamanla hükümdarın resmi doğum günü kutlamasına dönüştü.

İngiltere’de hükümdarın gerçek doğum günü ile resmi doğum günü kutlamaları farklı tarihlerde gerçekleştiriliyor. Bunun nedeni, açık hava etkinliklerinin daha elverişli hava koşullarında yapılabilmesi. Kral III. Charles’ın gerçek doğum günü 14 Kasım’da kutlanırken, resmi doğum günü törenleri geleneksel olarak haziran ayında düzenleniyor.

Bu yılki etkinlikte yaklaşık 1.400 asker, 200’den fazla at ve yüzlerce müzisyen görev aldı. Tören, milyonlarca kişi tarafından televizyonlardan canlı olarak takip edildi.

Kral Charles Resmi Dogum Gunu Kutlama Trooping The Colour 3

Kraliyet ailesinin geleceği tartışılıyor

Kraliçe II. Elizabeth’in 2022 yılında hayatını kaybetmesinin ardından tahta çıkan Kral III. Charles, bir yandan monarşinin geleneklerini sürdürmeye çalışırken diğer yandan kurumu modernleştirme çabalarıyla dikkat çekiyor.

Ancak son yıllarda yükselen yaşam maliyetleri, kamu harcamaları ve monarşinin finansmanı konusundaki tartışmalar nedeniyle kraliyet kurumuna yönelik eleştiriler de artmış durumda. Kamuoyu araştırmaları, özellikle genç nesiller arasında monarşi karşıtlığının geçmiş yıllara göre daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor.

Buna rağmen Trooping the Colour gibi etkinlikler, Birleşik Krallık’ın en çok ilgi gören ulusal törenleri arasında yer almayı sürdürüyor.

Kral Charles Resmi Dogum Gunu Kutlama 7-1

Kral III. Charles’ın Kısa Özgeçmişi

1948 yılında Londra’daki Buckingham Sarayı’nda dünyaya gelen Kral III. Charles, Kraliçe II. Elizabeth ile Edinburgh Dükü Prens Philip’in ilk çocuğudur. Cambridge Üniversitesi’nde eğitim gören Charles, Britanya tarihinde üniversite diploması alan ilk veliaht prenslerden biri oldu.

1958 yılında Galler Prensi unvanını aldı ve yaklaşık 64 yıl boyunca tahtın varisi olarak görev yaptı. Çevre koruma, sürdürülebilir tarım, mimari ve gençlerin eğitimi gibi konulardaki çalışmalarıyla tanındı.

İlk evliliğini 1981 yılında Prenses Diana ile yapan Charles’ın bu evlilikten Prens William ve Prens Harry adlı iki oğlu dünyaya geldi. Diana’nın 1997’deki ölümünün ardından 2005 yılında Camilla Parker Bowles ile evlendi.

Annesi Kraliçe II. Elizabeth’in 8 Eylül 2022’de hayatını kaybetmesinin ardından Birleşik Krallık ve İngiliz Milletler Topluluğu’nun hükümdarı olarak tahta çıktı. Resmî taç giyme töreni ise 6 Mayıs 2023 tarihinde Westminster Abbey’de gerçekleştirildi.

Istikbal 860X450 Pxl

Pegasus Uçağı Havalandıktan Dakikalar Sonra Geri Döndü!

Pegasus Havayolları'nın Manchester-İstanbul seferini gerçekleştiren uçağı, yerel saatle 11.55'te Manchester Havalimanı'ndan kalkış yaptı. Ancak uçak, havalandıktan kısa süre sonra rotasını değiştirerek yeniden Manchester'a yöneldi.

Edinilen bilgilere göre, dönüş kararında olumsuz hava koşullarının yanı sıra kalkış sırasında veya hemen sonrasında meydana gelen şimşek çarpmasının etkili olduğu değerlendiriliyor. Uçuş ekibinin güvenlik prosedürleri kapsamında durumu değerlendirmesinin ardından Manchester'a geri dönüş kararı aldığı öğrenildi.

Yolcular Havalimanında Bekletildi

Uçağın güvenli şekilde Manchester Havalimanı'na iniş yapmasının ardından yolcular bir süre uçak içerisinde bekletildi. Daha sonra tüm yolcular tahliye edilerek terminale alındı.

Havayolu yetkililerinin yolculara yaptığı ilk bilgilendirmede teknik kontrollerin başlatıldığı ifade edilirken, daha sonra uçağın yeniden sefere verilmemesi yönünde karar alındığı belirtildi.

Yeni Uçak Bekleniyor

Olayın ardından Pegasus'un İstanbul seferinin gerçekleştirilebilmesi için yedek uçak planlaması yaptığı öğrenildi. Yolcuların yeni uçakla İstanbul'a gönderilmesi için çalışmalar sürerken, uçuşun saatine ilişkin net bilginin daha sonra paylaşılacağı bildirildi.

Havacılık uzmanları, kuş çarpmalarının özellikle kalkış ve iniş safhalarında dünya genelinde sık karşılaşılan olaylardan biri olduğunu belirterek, motor veya gövde üzerinde oluşabilecek olası hasarın detaylı şekilde incelenmeden uçağın yeniden sefere verilmediğine dikkat çekiyor.

Güvenlik Önceliği Devreye Girdi

Uzmanlar, kuş çarpmasının ardından herhangi bir arıza belirtisi olmasa bile uçakların ayrıntılı teknik incelemeye alındığını, bu nedenle dönüş kararının standart emniyet prosedürlerinin bir parçası olduğunu vurguluyor.

Manchester Havalimanı ve Pegasus Havayolları'ndan olayla ilgili resmi açıklama yapılması beklenirken, ilk belirlemelere göre olayda yaralanan olmadığı ve uçağın güvenli şekilde piste indiği öğrenildi.

Yetkililerin teknik incelemelerin tamamlanmasının ardından olayın kesin nedenine ilişkin ayrıntılı açıklama yapması bekleniyor.

Londra’daki 43 yıllık Türkçe eğitim mücadelesine destek çağrısı

Londra’da Türkçe eğitim veren ilk okul olma özelliğini taşıyan Ali Rıza Değirmencioğlu Türk Okulu için destek etkinliği düzenlendi. İngiltere Türk Aile Birliği’ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren okul yararına gerçekleştirilen etkinlik, pazar günü Haringey’deki Mito Cyprus House’ta yapıldı.

Geceye KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yanı sıra KKTC Londra Konsolosu Mehmet Tuncan, Eğitim ve Kültür Ataşesi Deniz Özalp, İngiltere Türk Dili, Kültürü ve Eğitim Konsorsiyumu Başkanı Necmi Hasanoğlu, Konsey Başkanı Kenan Nafi, Wimbledon Türk Okulu Başkanı Atilla Abacıoğlu, İngiltere Türk Kadınları Yardım Derneği Başkanı Dr. Seyyare Beyzade, Kıbrıs Türk Toplum Merkezi Direktörü Niyazi Enver, Atatürk Okulları Başkanı Türker Çakıcı ve Kıdemli Eğitimci Füsun Dedezade’ nin de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

43 yıllık eğitim hizmeti

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan İngiltere Türk Aile Birliği Başkanı Sevtap Kemal, Ali Rıza Değirmencioğlu Türk Okulu’nun 43 yıldır Londra’da Türk dili ve kültürü eğitimi verdiğini söyledi.

Türkçe eğitiminin gönüllülerin özverili çalışmalarıyla sürdürüldüğünü belirten Kemal, ailelerin ve iş insanlarının desteğinin artırılması gerektiğini ifade ederek, “Türkçe dilini, kültürümüzü ve değerlerimizi yeni nesillere aktarmak için bize katılın” çağrısında bulundu.

Ali Riza Okul Destek Gecesi

“Türk okulları önemli bir misyon üstleniyor”

İngiltere Türk Dili, Kültürü ve Eğitim Konsorsiyumu Başkanı Necmi Hasanoğlu da konuşmasında, Birleşik Krallık’ta Türkçe ve Türk kültürünün yaşatılmasında Türk okullarının çok önemli bir görev üstlendiğini vurguladı.

Ali Rıza Değirmencioğlu Türk Okulu’nun 43 yıldır bu misyonu başarıyla yerine getirdiğine dikkat çeken Hasanoğlu, Türkçe eğitim mücadelesinin uzun yıllardır bir grup eğitim gönüllüsünün omuzlarında yükseldiğini belirtti. Hasanoğlu, toplumun diğer bireylerinin de bu sorumluluğu paylaşmasının ve Türk okullarına daha güçlü destek vermesinin önemine işaret etti.

KKTC’den eğitime destek mesajı

KKTC Londra Eğitim ve Kültür Ataşesi Deniz Özalp ise Türkçenin yaşatılması amacıyla KKTC Devleti tarafından ihtiyaç duyulan okullara öğretmen desteği sağlandığını belirtti.

Türk okullarıyla uyum içerisinde çalıştıklarını ifade eden Özalp, ana dil eğitiminin güçlendirilmesi için eğitim kurumlarıyla iş birliğinin sürdüğünü kaydetti.

Tatar’dan Türk okullarına destek

Havalimanından doğrudan etkinliğe katılan KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da konuşmasında Londra’daki çalışma yıllarını anlattı. Uzun yıllar mali müşavir olarak görev yaptığını hatırlatan Tatar, merhum Asil Nadir’in iş dünyasında büyük başarılar elde ettiği dönemde Polly Peck International şirketinin mali yetkilisi olarak çalıştığını söyledi.

İngiltere’deki Türk toplumuyla bağlarını hiçbir zaman koparmadığını belirten Tatar, Türkçenin yaşatılması ve Türk okullarının varlığını sürdürmesinin büyük önem taşıdığını ifade ederek eğitim gönüllülerine teşekkür etti.

Renkli gösteriler ilgi gördü

Sunuculuğunu Emel Sevinç’in yaptığı etkinlikte, Ali Rıza Değirmencioğlu Türk Okulu öğrencilerinin hazırladığı halk oyunları gösterileri izleyicilerden büyük alkış aldı.

Gecede okula katkı sağlayan kişi ve kuruluşlara teşekkür plaketleri verilirken, düzenlenen piyango çekilişinde katılımcılara çeşitli hediyeler dağıtıldı. Sevilen sanatçı Halil Köse’nin seslendirdiği eserlerle renklenen programda, 9/8 Londra Darbuka Atölyesi de mini konser vererek geceye katkıda bulundu.

Türkçe eğitiminin sürdürülebilirliğine dikkat çekilen etkinlik, toplumun farklı kesimlerinden gelen destek mesajlarıyla sona erdi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Londra’da Kitap, Fikir ve İş Dünyası Bir Araya Geldi

ONCU Global Ltd ve Hümanist Global Yayıncılık iş birliğiyle Chelsea Library bünyesindeki Walker Meeting Room’da gerçekleştirilen etkinlikte Ahmet Ferruh Öncü, “Sisin Ardındaki Krallık” serisinin ilk iki kitabı Mart ayında yayımlanan “İngiltere’nin İşletim Sistemi” ve Haziran ayında okuyucuyla buluşan “İngiliz Sisteminin Ruhu” isimli kitaplarını tanıtarak katılımcılar için imzaladı.

Programın moderatörlüğünü ONCU Global Ltd adına Mimar Özgür Barış Aldemir üstlendi.

Etkinlik, klasik bir kitap söyleşisinin ötesine geçerek farklı sektörlerden profesyonellerin bir araya geldiği bir iş dünyası networking buluşmasına dönüştü. Finans, emlak, sağlık, eğitim, inşaat, yazılım ve danışmanlık sektörlerinden çok sayıda girişimci, yatırımcı ve profesyonel programa katıldı.

Ahmet Ferruh Oncu Haber 1

Katılımcılar arasında Vivense kurucuları Kemal Erol ve Neslihan Erol, Varol Accountancy kurucusu Altan Varol ile iş dünyasının tanınmış isimlerinden Atilla Abacıoğlu ve Mehmet Nuri Turudi yer aldı. Programa ayrıca İngiltere’de farklı sektörlerde yatırım ve girişimleri bulunan İbrahim Keskinkılıç, Tolga Gülşekeri, Abdulhamit Uslu, Levent Kaşlıoğlu ve Mehmet İyilikli de katıldı.

Etkinliğin organizasyonunu üstlenen Hümanist Global Yayıncılık’ın kurucuları Menekşe Polatcan Serbest ve Erdal Serbest de programda hazır bulundu. Genç tesettür modasının dikkat çeken isimlerinden ve sosyal medya içerik üreticilerinden Sena Sever de etkinliğin davetlileri arasında yer aldı.

Program kapsamında gerçekleştirilen speed networking oturumunda katılımcılar kısa süreler içerisinde çok sayıda kişiyle tanışma, fikir alışverişinde bulunma ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı yakaladı.

Ahmet Ferruh Oncu Haber 2

Söyleşi bölümünde Ahmet Ferruh Öncü, İngiltere’nin kurumsal yapısı, girişimcilik kültürü, yatırım ekosistemi ve dünyadaki güncel ekonomik gelişmeler hakkında katılımcıların sorularını yanıtladı. Program boyunca İngiltere’nin yönetim anlayışı, sermaye kültürü ve uzun vadeli stratejik planlama yaklaşımı üzerine değerlendirmeler paylaşıldı.

Etkinliğin sonunda Ahmet Ferruh Öncü, her iki kitabını da katılımcılara hediye ederek imzaladı ve okuyucularıyla birebir sohbet etme fırsatı buldu.

Organizatörler, kitaplar etrafında şekillenen bu buluşmanın aynı zamanda yeni iş birliklerinin ve dostlukların kurulmasına katkı sağladığını belirterek, benzer etkinliklerin önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde de devam edeceğini ifade etti.

Independent Mortgage 3

Londra’da Business Networking ve İmza Günü

Londra’nın Chelsea Library’de, 6 Haziran Cumartesi günü düzenlenecek Business Networking etkinliğinde, Yazar Ahmet Ferruh Öncü yeni yayımlanan iki kitabını Londra'daki okurlarına imzalayacak.

Yazar ve girişimci Ahmet Ferruh Öncü’nün, yeni kitapları üzerine söyleşi yapacağı etkinlikte, farklı sektörlerden iş insanları ve girişimcilerin tanışabileceği bir de networking buluşması gerçekleştirecek.

Öncü konuyla ilgili olarak sosyal medyada yaptığı paylaşımlarda, “Son yıllarda iş, yatırım, girişimcilik ve İngiltere üzerine farklı alanlardan çok kıymetli insanlarla tanışma fırsatım oldu. Bu etkinliği biraz da bu dostları bir araya getirmek için düzenlemek istedim.

Yeni insanlarla tanışmak, fikir alışverişinde bulunmak, belki yeni dostluklar ve iş birlikleri geliştirmek isteyen herkesi beklerim” ifadelerine yer verdi.

Öncü Global Limited ile Hümanist Global Yayıncılık tarafından organize edilen etkinlik ile ilgili bilgiler şöyle:

Yer: Walker Meeting Room, Chelsea Library

The Old Town Hall, London SW3 5EZ

Tarih : 6 Haziran Cumartesi

Saat: 15:00

Ahmet Ferruh Oncu Network 10

Milletvekillerinin içki tüketimi Avam Kamarası’nı karıştırdı

Şubat ayında yapılan ara seçimle Avam Kamarası’na giren Yeşiller Partili milletvekili Hannah Spencer, Westminster’daki içki kültüründen duyduğu rahatsızlığı kamuoyuyla paylaşarak tartışmayı başlattı.

Spencer, parlamentoda oy kullanma süreçleri sırasında bazı milletvekillerinden alkol kokusu geldiğini söyledi. Parlamentonun çeşitli bölümlerinde milletvekillerinin oylamalar arasında içki içtiğine tanık olduğunu belirten Spencer, bunun birçok iş yerinde kabul edilmeyecek bir davranış olduğunu savundu. Milletvekilinin temel argümanı, milyonlarca insanı etkileyen kararların alındığı bir kurumda görev yapan siyasetçilerin oy kullanırken tamamen ayık olması gerektiği yönünde.

Spencer daha sonra yaptığı açıklamada da, “Toplumu etkileyen kararlar için oy kullanan milletvekillerinin ayık olmasının çok büyük bir talep olmadığını” ifade etti.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Hükümetten karşı çıkış

Tartışmalar sürerken, İşçi Partili Hazine Başsekreteri Darren Jones, milletvekillerinin çalışma koşullarına dikkat çekerek Spencer’ın eleştirilerine karşı çıktı.

LBC’ye konuşan Jones, parlamentodaki oturumların zaman zaman gece geç saatlere kadar sürdüğünü belirterek, “Milletvekilleri gece 10-11’e kadar parlamentoda kalıyorsa, akşam yemeğiyle birlikte bir kadeh şarap içmelerinde sorun görmüyorum” dedi. Jones, milletvekillerinin “açık kalp ameliyatı yapan kişiler olmadığını”, birçok ofis çalışanının da uzun mesailer sırasında yemek yiyip içecek tüketebildiğini savundu.

Ancak Jones, aşırı alkol tüketiminin kabul edilemez olduğunu da vurgulayarak parlamentonun sonuçta bir iş yeri olduğunu ve herkesin sorumlu davranması gerektiğini söyledi.

Independent Mortgage 3

Siyasi cepheler oluştu

Spencer’ın açıklamaları Westminster’da farklı tepkilere yol açtı. Reform UK lideri Nigel Farage, Yeşiller Partisi’ni hedef alarak eleştirileri alaya alırken, Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski ise Spencer’a destek verdi. Polanski, “Öğleden sonra bir bira içmek ile çalışma günü sırasında alkol alıp milyonlarca insanı etkileyen kararlar için oy kullanmak aynı şey değil” değerlendirmesinde bulundu.

İşçi Partisi içinden de farklı görüşler yükseldi. Bazı milletvekilleri uzun çalışma saatlerinin ve Westminster’daki yoğun temponun zaman zaman sosyal içki tüketimini beraberinde getirdiğini savunurken, bazıları ise Spencer’ın dikkat çektiği kültürel sorunun gerçek olduğunu kabul etti. Deneyimli İşçi Partili milletvekili Emily Thornberry, parlamentodaki içki kültürünün geçmişe kıyasla azaldığını ancak hâlâ varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Istikbal 860X450 Pxl

Westminster’ın eski tartışması yeniden gündemde

Aslında parlamentodaki alkol kültürü İngiltere’de yeni bir konu değil. Westminster yerleşkesinde milletvekilleri ve çalışanların kullandığı çok sayıda bar ve restoran bulunuyor. Son yıllarda bazı barlarda yaşanan olaylar ve disiplin soruşturmaları nedeniyle güvenlik önlemleri artırılmıştı. Parlamento bünyesindeki şikâyet mekanizmaları da geçmiş raporlarında alkol tüketiminin uygunsuz davranışları tetikleyen faktörlerden biri olduğunu belirtmişti.

Spencer’ın çıkışı, bu nedenle yalnızca bireysel bir eleştiri olarak değil, Westminster’ın çalışma kültürüne yönelik daha geniş bir sorgulamanın parçası olarak değerlendiriliyor. Kamuoyu araştırmalarında da milletvekillerinin oylama yapılacak günlerde alkol tüketmesine yönelik eleştirilerin toplumda önemli destek bulduğu görülüyor.

Kafkas Crispy Yatay Gazete

Tartışma büyüyor

Son günlerde parlamentoda alkol satış ve tüketiminin tamamen yasaklanmasını isteyen bir dilekçenin başlatılması da konunun gündemde kalacağını gösteriyor. Spencer, milletvekillerinin diğer çalışanlardan farklı standartlara tabi olmaması gerektiğini savunurken, hükümet cephesi ve bazı milletvekilleri ise ölçülü içki tüketiminin Westminster’daki uzun çalışma saatlerinin doğal bir parçası olduğunu öne sürüyor.

Böylece Avam Kamarası’nda başlayan “bir kadeh şarap mı, tam ayıklık mı?” tartışması, yalnızca alkol meselesini değil, İngiliz siyasetinin çalışma kültürünü de yeniden ülke gündeminin merkezine taşımış durumda.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Londra’da Tarihi Otobüslerle Zaman Yolculuğu Başlıyor

Londra’nın ulaşım tarihini yaşatmaya devam eden London Bus Museum, geleneksel hale getirdiği nostaljik sürüş etkinliklerine bir yenisini daha ekliyor. Tarihi otobüs meraklılarını ve aileleri bir araya getirecek özel etkinlik, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Tamamen ücretsiz olarak düzenlenecek organizasyon, ziyaretçilere adeta geçmişe yolculuk yapma fırsatı sunacak.

1930’lardan 1990’lara uzanan hareketli bir sergi

Etkinlik kapsamında Londra’nın toplu taşıma tarihinde önemli rol oynamış, farklı dönemlere ait onlarca tarihi otobüs yeniden hizmet verecek. 1930’lu yıllardan başlayarak 1990’lara kadar uzanan geniş bir dönemi temsil eden araçlar, yalnızca sergilenmekle kalmayacak, aynı zamanda yolcu taşıyarak geçmişin ulaşım deneyimini günümüze taşıyacak.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Özellikle 1950 ve 1960’lı yılların karakteristik tasarım anlayışını yansıtan çift katlı ve tek katlı klasik otobüsler, gün boyunca Kingston ile Sutton arasındaki ünlü 213 numaralı güzergâhta ücretsiz seferler gerçekleştirecek.

Londra’nın değişen yüzüne tanıklık eden araçlar

Nostaljik sürüşlere katılanlar yalnızca tarihi araçları görmekle kalmayacak, aynı zamanda Londra’nın toplu taşıma sisteminin yıllar içerisindeki dönüşümünü de yakından gözlemleme imkânı bulacak. Ahşap detaylı iç mekânlar, dönemin reklam afişleri, eski tip bilet makineleri ve geleneksel şoför kabinleri ziyaretçilere geçmişin atmosferini yaşatacak.

Bir dönem başkentin günlük yaşamının ayrılmaz parçası olan bu araçlar, milyonlarca Londralının işe, okula ve şehir merkezine ulaşımında önemli rol üstlenmişti. Günümüzde ise gönüllüler ve ulaşım tarihi meraklıları tarafından özenle korunarak gelecek nesillere aktarılıyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Aileler ve fotoğraf tutkunları için eşsiz fırsat

Organizatörler, etkinliğin her yaştan ziyaretçiye hitap ettiğini belirtiyor. Tarihi otobüslerin güzergâh boyunca farklı noktalarda görüntülenebilecek olması, özellikle fotoğrafçılar ve ulaşım tarihi meraklıları için benzersiz kareler yakalama fırsatı sunacak.

Uzmanlar, bu tür etkinliklerin yalnızca nostalji amacı taşımadığını, aynı zamanda Londra’nın endüstriyel ve kültürel mirasının korunmasına da katkı sağladığını vurguluyor.

Kafkas Crispy Yatay Gazete

Müze yıl boyunca benzer etkinlikler düzenliyor

Surrey’de bulunan London Bus Museum, Birleşik Krallık’ın en kapsamlı otobüs koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapıyor. Müze, yıl boyunca düzenlediği özel sürüş günleri, sergiler ve eğitim programlarıyla Londra ulaşım tarihini canlı tutmayı amaçlıyor.

13 Haziran’daki ücretsiz nostalji günü de bu geleneğin en dikkat çekici etkinliklerinden biri olmaya aday. Hafta sonu için farklı ve bütçe dostu bir aktivite arayan Londralılar ile şehri ziyaret eden turistler, yarım yüzyıldan fazla geçmişe sahip otobüslerle unutulmaz bir yolculuğa çıkabilecek.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Arsenal Tarih Yazdı: Londra’daki Şampiyonluk Kutlaması Rekorları Altüst Etti

İngiliz futbolunun köklü kulüplerinden Arsenal, 22 yıllık şampiyonluk hasretini sona erdirirken, Londra sokaklarında düzenlenen kutlamalar da tarihe geçti. Kentin kuzeyinden merkezine uzanan geniş güzergâhta gerçekleştirilen kupa geçit törenine yüz binlerce taraftar akın etti.

İngiliz basınında yer alan haberlere göre organizasyon, ülkede şimdiye kadar gerçekleştirilen en büyük futbol zafer kutlaması olarak değerlendiriliyor. Taraftarlar saatler öncesinden geçit güzergâhını doldururken, Arsenal futbolcularını taşıyan üstü açık otobüsün geçtiği noktalarda adeta insan seli oluştu.

Katılım Sayısı Tartışma Yarattı

Spor platformu The Touchline’ın aktardığı bilgilere göre, Metropolitan Polisi kutlamalara yaklaşık 1,5 milyon kişinin katıldığını değerlendirdi. Sky News ise 5,6 millik (yaklaşık 9 kilometre) geçit güzergâhını dolduran taraftar sayısının 750 bin ile 1 milyon arasında olduğunu öne sürdü.

Resmî makamlar tarafından kesin bir rakam açıklanmasa da her iki tahmin de organizasyonun İngiltere futbol tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir kalabalığa sahne olduğunu ortaya koydu.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

22 Yıllık Hasret Sona Erdi

Arsenal, son Premier League şampiyonluğunu 2003-2004 sezonunda yaşamıştı. Teknik direktör Mikel Arteta yönetiminde yeniden zirveye çıkan Kuzey Londra ekibi, yıllardır beklenen başarıya ulaşarak taraftarlarına unutulmaz bir sezon yaşattı.

Kulübün efsanevi “Invincibles” döneminden sonra gelen ilk lig zaferi olması nedeniyle kutlamaların duygusal boyutunun da oldukça yüksek olduğu belirtildi. Taraftarlar, kulüp tarihinin en önemli başarılarından biri olarak gördükleri şampiyonluğu gün boyu süren etkinliklerle kutladı.

Independent Mortgage 3

Londra Kırmızı-Beyaza Büründü

Kutlamalar sırasında Arsenal bayrakları, formaları ve atkılarıyla sokaklara çıkan taraftarlar, marşlar ve tezahüratlar eşliğinde takımlarına destek verdi. Birçok bölgede toplu izleme alanları kurulurken, restoranlar, kafeler ve işletmeler de özel etkinlikler düzenledi.

Londra’nın simge noktaları kırmızı-beyaz ışıklandırmalarla süslenirken, şehir genelinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Metropolitan Polisi, organizasyon boyunca binlerce görevlinin sahada bulunduğunu açıkladı.

Istikbal 860X450 Pxl

Ekonomiye de Katkı Sağladı

Uzmanlar, böylesine büyük çaplı spor organizasyonlarının şehir ekonomisine önemli katkılar sunduğunu belirtiyor. Otellerde doluluk oranlarının yükseldiği, restoran ve perakende sektöründe yoğunluk yaşandığı ifade edilirken, kutlamaların Londra turizmine de olumlu yansıdığı değerlendiriliyor.

İngiliz spor ekonomisi uzmanlarına göre büyük futbol organizasyonları yalnızca sportif başarıyı değil, şehirlerin uluslararası tanıtımını da güçlendiriyor.

Kafkas Crispy Yatay Gazete

İngiltere Futbol Tarihinin En Büyük Kutlaması mı?

Daha önce Manchester United, Liverpool, Manchester City ve Leicester City'nin şampiyonluk kutlamaları büyük kalabalıkları bir araya getirmişti. Ancak Arsenal’in 22 yıllık bekleyişi sona erdirmesi ve Londra gibi milyonlarca insanın yaşadığı bir metropolde kutlama yapılması nedeniyle bu organizasyonun tüm rekorları geride bıraktığı öne sürülüyor.

Kesin katılım rakamı tartışılmaya devam etse de bir konuda herkes hemfikir: Arsenal taraftarları, kulüp tarihinin en unutulmaz günlerinden birine tanıklık etti ve Londra uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek bir futbol şölenine ev sahipliği yaptı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Başkanı Nafi’den Açıklama

İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Başkanı Kenan Nafi, Eurovizyon’da 30 Mayıs 2026 Cumartesi günü yayınlanan “Festival Krizi İngiltere Kıbrıs Türk Toplumunu İkiye Böldü” başlıklı haberimizdeki iddialara cevap verdi.

Nafi’nin, haberin içeriği ve yayınlanma biçiminin son derece hayal kırıklığı meydana getirdiğini belirttiği açıklaması şöyle:

Istikbal 860X450 Pxl

Festival Krizi İngiltere Kıbrıs Türk Toplumunu İkiye Böldü

İngiltere’deki Kıbrıs Türk toplumunun en önemli çatı organizasyonlarından biri olan İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi’nde (KONSEY) son dönemde yaşanan gelişmeler, toplum içerisinde ciddi bir kriz ve bölünmüşlüğe yol açtı.

Yıllardır toplumun ortak kurumsal hafızasının önemli parçalarından biri haline gelen Kıbrıs Türk Kültür Festivali’nin bu yıl “9. Kıbrıs Türk Kültür Festivali” yerine farklı bir isim ve farklı bir organizasyon görüntüsüyle duyurulması, tartışmaları daha da büyüttü.

Kuruluşundan bu yana 14 farklı başkan tarafından yönetilen Konsey’in, ilk defa Kenan Nafi döneminde ciddi itibar kaybına uğradığı ve misyonundan saptırıldığı iddiaları krizin odak noktasını oluşturuyor.

Konsey’e bağlı bazı dernek temsilcileri, süreci yakından takip eden toplumun farklı kesimlerinden iş insanları, aktivistler ve sosyal medya kullanıcıları, yaşananların yalnızca bir festival tartışması olmadığını; temsil, kurumsallık, mali yönetim ve toplum iradesi meselesine dönüştüğünü savunuyor.

“Konsey çatı kuruluş kimliğinden uzaklaşıyor” eleştirisi

Eleştirilerin merkezinde ise Konsey’in Kenan Nafi başkanlığındaki yönetim anlayışı bulunuyor.

Üye dernek temsilcileri, Konsey’in temel yapısının bir “çatı kuruluş” olduğunu ve kararların Başkanlar Kurulu iradesiyle alınması gerektiğini vurgularken, son dönemde yönetim kurulunun tek merkezli hareket ettiği yönünde ciddi rahatsızlık bulunduğunu ifade ediyor.

Toplum içerisinde dile getirilen başlıca eleştiriler arasında;

  • Karar süreçlerinde yeterli istişare yapılmaması,
  • Yazılı sorulara zamanında cevap verilmemesi,
  • Tecrübeli isimlerin görüşlerinin dikkate alınmaması,
  • Tüzük kurallarına uyulmaması,
  • Şeffaflık eksikliği,
  • Konsey’in “tek bir dernek gibi” yönetildiği algısının güçlenmesi yer alıyor.

Özellikle bazı üye dernekler, yönetim kurulunun kolektif oy kullanmasının çatı kuruluş mantığıyla bağdaşmadığını savunurken, esas iradenin üye derneklerde olması gerektiğini dile getiriyor.

Festivalin geçmişi: Bir toplum projesi olarak doğdu

Kıbrıs Türk Kültür Festivali ilk kez 2017 yılında, Birleşik Krallık’taki Kıbrıs Türk toplumunun göçünün 100. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlendi.

Beklenenden büyük ilgi gören festivalin ardından organizasyonun daha kurumsal yürütülebilmesi amacıyla 2018 yılında CTCA UK Ltd kuruldu.

Ancak kuruluş amacının yalnızca festival düzenlemek olmadığı belirtiliyor.

Toplum temsilcilerine göre hedef; uzun vadede toplum merkezi oluşturmak, Türk okullarına destek sağlamak, gençlere ve yaşlılara yönelik sosyal projeler geliştirmek ve toplum adına kalıcı bir kurumsal yapı oluşturmaktı.

Festival organizasyonunun geçmiş yıllarda yalnızca bir yönetim grubunun değil; Konsey temsilcileri, Eğitim Konsorsiyumu üyeleri, gönüllüler, öğretmenler ve üye derneklerin geniş katılımıyla yürütüldüğü özellikle vurgulanıyor.

Mali hesaplar neden açıklanmadı?

Krizin en önemli başlıklarından biri ise 2024 ve 2025 yıllarına ait mali hesaplar.

Edinilen bilgilere göre 2024 yılı hesapları AGM’de aklanmadı. Divan Başkanı’nın festival hesapları ile Konsey hesaplarının ayrıştırılması gerektiğini belirttiği ve detaylı mali rapor hazırlanarak yeniden üyelerin onayına sunulmasının beklendiği ifade edildi.

Ve Festival geliri açıklanmadan, AGM yapılmadan niye başka festival düzenlendiği, üye derneklere yeterli açıklıkta sunulmadığı yönünde ciddi eleştiriler bulunuyor.

Bazı temsilciler, mali belgelerin ancak yoğun yazışmalar ve telefon trafiği sonrasında gecikmeli şekilde paylaşılabildiğini savunuyor.

Toplum içerisinde ayrıca festival gelirlerinin hangi hesaplarda tutulduğu ve şirket hesaplarının neden tam şeffaf biçimde gösterilmediği yönünde soru işaretleri de konuşuluyor.

“Festival kime ait?” sorusu büyüyor

Tartışmaların merkezindeki en önemli soru ise şu:

“Kıbrıs Türk Kültür Festivali gerçekten kime ait?”

Çünkü yıllardır toplum festivali olarak tanıtılan organizasyonun, bugün neden farklı bir isim ve farklı bir yapı altında duyurulduğu toplum içerisinde ciddi şekilde sorgulanıyor.

Özellikle “Kıbrıs Türk Kültür Festivali” yerine “Kıbrıs Türk Fest” benzeri yeni bir isimlendirmeye gidilmesi dikkat çekiyor.

Eleştiriler yalnızca isim değişikliğiyle sınırlı değil.

Yeni yapının;

  • Hangi hukuki zeminde oluşturulduğu,
  • Marka haklarının nasıl kullanılacağı,
  • Yeni şirket yapılanmasının neden gerekli görüldüğü,
  • Mevcut kurumsal yapının neden güçlendirilmediği

gibi sorular da kamuoyunda yüksek sesle dile getiriliyor.

Aynı gün iki festival tartışması

Toplum hafızasında Haziran ayının son Pazar günüyle özdeşleşen geleneksel festival tarihinin bu yıl farklı organizasyonlarla çakışması da rahatsızlığı artırdı.

West London bölgesinde aynı gün iki farklı festival görüntüsünün ortaya çıkmasının, toplum içerisindeki bölünmüşlüğü görünür hale getirdiği yorumları yapılıyor.

Birçok toplum üyesi, yıllarca emek verilerek oluşturulan ortak kültürel markanın parçalanmasının kimseye fayda sağlamayacağını düşünüyor.

“Sorun festival değil, güven meselesi”

Süreci yakından takip eden toplum temsilcileri, yaşananların temelinde “güven sorunu” olduğunu savunuyor.

Toplum içerisinde dile getirilen ortak görüşlerden biri şu:

“Kimse kavga istemiyor. Kimse kurumların yıpranmasını da istemiyor. Ancak şeffaflık talep etmek saldırı değil, kurumları korumanın temel yoludur.”

Uzun yıllardır festival için gönüllü çalışan öğretmenler, gençler, dernek üyeleri ve toplum temsilcileri; hesap verebilir, açık ve denetlenebilir bir yönetim anlayışı görmek istediklerini ifade ediyor.

Çünkü toplum içerisinde artık dedikodudan çok, netlik beklentisinin öne çıktığı belirtiliyor.

Gözler şimdi Konsey yönetiminde

Yaşanan kriz sonrası gözler Konsey yönetimine çevrildi.

Üye dernekler ve toplum temsilcileri;

  • 2024-2025 mali hesaplarının açıklanmasını,
  • AGM süreçlerinin netleştirilmesini,
  • Yeni şirket yapılanmasına ilişkin detaylı bilgilendirme yapılmasını,
  • Festivalin hukuki ve kurumsal statüsünün açıklığa kavuşturulmasını,
  • Toplum iradesinin yeniden sürece dahil edilmesini

bekliyor.

İngiltere Kıbrıs Türk toplumu içerisinde bugün en güçlü talebin ise “daha fazla kavga değil, daha fazla şeffaflık ve güven” olduğu görülüyor.

Çünkü toplumun önemli bir kesimi, kurumların kişiler üzerinden değil; prensipler, kurallar ve demokratik süreçler üzerinden güçlenebileceğine inanıyor.

Eslem Meat Yatay Buyuk 2-1

Londra Yeni Ulaşım Kaosuna Hazırlanıyor

Londra’da metro grevleri yeniden başkentin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.

Demiryolu, Denizcilik ve Ulaşım Sendikası (RMT), Londra metrosunda çalışan sürücülerin 2 Haziran Salı ve 4 Haziran Perşembe günü 24 saatlik iş bırakma eylemine gideceğini resmen duyurdu. Grevlerin özellikle sabah ve akşam yoğun saatlerinde milyonlarca yolcuyu etkilemesi bekleniyor.

Ulaştırma kurumu Transport for London (TfL), bazı metro hatlarında hizmet verilemeyebileceğini, birçok hatta ise ciddi gecikme ve yoğunluk yaşanacağını açıkladı.

Istikbal 860X450 Pxl

Hangi hatlar etkilenecek?

TfL’nin yayımladığı güncel bilgilere göre grevlerden en fazla etkilenmesi beklenen hatlar şunlar:

  • Piccadilly Line
  • Circle Line
  • Metropolitan Line’ın Baker Street – Aldgate bölümü
  • Central Line’ın White City – Liverpool Street hattı

Bazı hatlarda tamamen kapanma ihtimali bulunurken, diğer metro hatlarında sınırlı servis ve uzun bekleme süreleri yaşanabileceği belirtiliyor. Özellikle sabah 06.30 öncesi ve akşam 21.00 sonrası hizmetlerin ciddi şekilde azalacağı ifade ediliyor.

Independent Mortgage 3

Buna karşılık;

  • Elizabeth Line
  • DLR
  • London Overground
  • Tram hizmetleri
  • National Rail bağlantılarının büyük bölümü

normal şekilde çalışmaya devam edecek. Ancak uzmanlar bu hatlarda aşırı yoğunluk yaşanabileceği konusunda uyarıyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Krizin merkezinde “4 günlük çalışma haftası” var

Taraflar arasındaki anlaşmazlığın merkezinde ise metro sürücülerinin çalışma sistemi bulunuyor.

TfL, sürücülerin haftalık çalışma süresini 36 saatten 35 saate indirerek bunu dört güne yaymayı planlıyor. Kurum, sistemin gönüllülük esasına dayanacağını ve çalışanlara daha fazla izin günü sağlayacağını savunuyor.

Ancak RMT sendikası, uygulamanın daha uzun vardiyalar, artan yorgunluk ve güvenlik riskleri doğurabileceğini öne sürüyor.

RMT tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Üyelerimiz daha uzun vardiyalar, esnekliğin azalması ve güvenlik açısından ciddi endişeler taşımaktadır.”

Kafkas Crispy Yatay Gazete

Aslef destekliyor, RMT karşı çıkıyor

İşin dikkat çeken yönlerinden biri de metro çalışanlarını temsil eden iki büyük sendikanın farklı pozisyonlarda yer alması.

Metro sürücülerinin önemli bölümünü temsil eden Aslef sendikası, dört günlük çalışma modelini destekliyor ve yeni sistemin çalışan koşullarını iyileştireceğini savunuyor.

Bu nedenle Aslef üyelerinin greve katılmaması bekleniyor. Uzmanlar da bu durumun, geçmiş yıllardaki tam kapanmalara kıyasla daha sınırlı ancak yine de ciddi bir aksaklık yaratacağını değerlendiriyor.

Mayıs grevleri son anda iptal edilmişti

Hatırlanacağı üzere Mayıs ayında planlanan metro grevleri, taraflar arasında yürütülen son dakika görüşmeleri sonrası askıya alınmıştı.

Ancak müzakerelerden kalıcı sonuç çıkmadı.

RMT yönetimi, TfL’nin sendikanın güvenlik ve vardiya düzenine ilişkin kaygılarını yeterince dikkate almadığını savunurken, TfL ise diyaloğun sürmesini istediğini açıkladı.

Taraflar arasında görüşmeler devam etse de şu ana kadar yeni bir uzlaşma sağlanamadı.

Eslem Meat Yatay Buyuk 2-1

Londralılar alternatif ulaşım planları yapıyor

Yeni grev kararı özellikle sıcak hava dalgasının etkili olduğu dönemde şehirde ulaşım baskısını artırmış durumda.

Sosyal medyada ve yolcu forumlarında çok sayıda Londralı, yoğun otobüs trafiği, kalabalık trenler ve uzayan yolculuk süreleri nedeniyle şimdiden alternatif ulaşım planları yapmaya başladı.

Özellikle Heathrow Havalimanı’na gidecek yolcuların Elizabeth Line ve Heathrow Express seçeneklerine yönelmesi tavsiye edilirken, Londra City Airport bağlantıları için DLR kullanımının önem kazanacağı belirtiliyor.

Uzmanlar ayrıca grev günlerinde bisiklet kiralama sistemleri, e-scooter hizmetleri ve otobüs ağında yoğunluk yaşanabileceğini belirtiyor.

TfL’den yolculara uyarı

TfL, yolculara seyahatlerini önceden planlamaları çağrısında bulundu.

Kurumdan yapılan açıklamada vatandaşların;

  • TfL Go uygulamasını,
  • canlı seyahat güncellemelerini,
  • alternatif rota planlamalarını

takip etmeleri istendi.

Yetkililer ayrıca grev günlerinin ardından sabah saatlerinde de gecikmelerin sürebileceği uyarısında bulundu.

Aytac Sepet Kampanya Yatay Haber Alti

Yeni grevler gelebilir

Ulaşım uzmanlarına göre mevcut anlaşmazlığın kısa sürede çözülmemesi halinde yaz aylarında yeni grev dalgaları gündeme gelebilir.

RMT yönetimi, “anlamlı ilerleme sağlanmazsa” yeni iş bırakma eylemlerinin masada olduğunu açıklarken, Londra’da milyonlarca yolcu gözünü önümüzdeki hafta yapılacak görüşmelere çevirmiş durumda.

Enfield Belediyesi, Alessandro Georgiou Liderliğinde Muhafazakar Yönetime Geçti

ALİ KALAY

Enfield Belediye Meclisi yıllık olağan toplantısında, Yeşiller Partisi üyelerinin çekimser kalma kararı almasının ardından Muhafazakar Parti belediyenin yönetimini devraldı.

Seçimlerin ardından meclis başkanlığı için yapılan oylamada Yeşiller’in Alessandro Georgiou’nun adaylığını engellememesi üzerine, Muhafazakarlar Enfield Civic Centre’da bir azınlık yönetimi oluşturdu.

7 Mayıs Perşembe günü gerçekleştirilen ve Muhafazakar Parti’nin salt çoğunluğu bir sandalye farkla kaçırdığı seçim sonuçlarının ardından, dengeleri belirleme gücü meclise yeni giren beş Yeşiller Partili üyenin eline geçmişti. Son üç haftadır yürütülen yoğun görüşmelere rağmen ne Muhafazakarlar ne de İşçi Partisi ile resmi bir koalisyon anlaşmasına varılamadı.

Enfield Belediye Meclisi’nin Yeni Lideri Alessandro Georgiou Oldu 2-1

Londra Enfield Belediyesi’nde Yeni Dönem

Londra’nın Enfield Belediyesi’nde yeni kabine üyeleri ve görev dağılımları açıklandı. Belediye liderliğine Alessandro Georgiou getirildi.

Yeni kabinede; James Hockney maliye, Lee Chamberlain konut ve teknoloji, Andy Milne yetişkin sosyal hizmetleri, Edward Smith belediye varlıkları ve kültür, Andrew Thorp iletişim ve müşteri hizmetleri, Maria Alexandrou çevre, Chris Dey çocuk hizmetleri, Mike Rye planlama ve kentsel dönüşüm, Elisa Morreale ise ruhsatlandırmadan sorumlu olacak.

27 Mayıs Çarşamba günkü liderlik oylamasını kritik bir eşik haline getirdi. Muhafazakar lider Cllr Alessandro Georgiou ve eski konsey lideri İşçi Partili Ergin Erbil’in yarıştığı oylamada Yeşiller’in çekimser kalması, Georgiou liderliğindeki 31 kişilik Muhafazakar grubun azınlık hükümeti kurmasının önünü açtı.

Belediye Meclisi Lideri olarak yaptığı ilk konuşmada Enfield halkının değişim yönünde oy kullandığını belirten Cllr Georgiou, bu değişimin bu gece itibarıyla başladığını vurguladı. Yönetiminin en önemli önceliğinin “şeffaflık” olacağını ifade eden Georgiou, kararlarının hesabını vermeye hazır olduklarını dile getirdi. Liderlik makamındaki ilk icraatının, Crews Hill ve ‘Chase Park’ olarak bilinen tarım arazilerinde İşçi Partisi hükümeti tarafından planlanan 21 bin konutluk “yeni şehir” projesinden Enfield Belediyesi’ni resmen çekmek olacağını açıkladı. Söz konusu proje, seçim sürecinde hem Muhafazakarlar hem de Yeşiller tarafından sert bir şekilde eleştirilmişti.

Istikbal 860X450 Pxl

Georgiou, ikinci hamle olarak ise Premier Lig kulübü Tottenham Hotspur’a, Whitewebbs Park projesinde artık istenmediklerini bildireceğini açıkladı. Kulüp, geçtiğimiz yıl kadın futbol takımı için bir antrenman tesisi kurma izni almış olsa da, projenin hayata geçmesi için gereken 25 yıllık kira sözleşmesi seçim öncesinde İşçi Partisi yönetimi tarafından imzalanmamıştı. Bu durum, yeni Muhafazakar yönetime anlaşmayı iptal etme fırsatı tanıdı.

Muhalefetten “Arka Kapı Anlaşması” Suçlaması Yeşiller’in çekimser kalarak Muhafazakarların iktidara gelmesine yol açmasına tepki gösteren İşçi Partili meclis üyeleri, salonda protesto etti.

Eleştirilere yanıt veren Enfield Yeşiller Grubu ise yaptıkları resmi açıklamada, Muhafazakar Parti ile herhangi bir koalisyon veya ittifak yapılmadığının altını çizdi. Yeşiller Grubu Lideri Sarah Jons, “Bu ilçede giderek büyüyoruz ancak amacımız siyasi oyunlar oynamak değil. Biz buraya çalışmaya, kararları titizlikle denetlemeye ve bize güvenerek oy veren Enfield sakinlerinin sesi olmaya geldik” dedi.

Independent Mortgage 3

Ahmet Ferruh Öncü Okurlarıyla İstanbul’da Buluştu

Yazar ve girişimci Ahmet Ferruh Öncü, Humanist Kitap tarafından yayımlanan “İngiltere’nin İşletim Sistemi: Devlet, Toplum ve İnsan” adlı kitabının imza gününde İstanbul Göztepe’de bulunan Penguen Kitabevi’nde okurlarıyla bir araya geldi. Etkinlik, farklı yaş gruplarından okuyucuların ve iş dünyasından katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşti.

“Sisin Ardındaki Krallık” serisinin ilk kitabı olan eser; İngiltere’nin devlet yapısını, toplum düzenini, kültürel reflekslerini ve modern dünyanın görünmeyen işleyiş mekanizmalarını farklı bir perspektiften ele alıyor. Etkinlik boyunca Ahmet Ferruh Öncü, yaklaşık 20 yıllık İngiltere tecrübesinden yola çıkarak kitabın yazım süreci, girişimcilik kültürü, eğitim anlayışı ve Batı dünyasının kurumsal yapıları üzerine okuyucularla sohbet etti.

Ahmet Ferruh Oncu Kitap Imza Istanbul 4

Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada özellikle genç okuyucuların ilgisi dikkat çekerken, iş dünyasından katılımcılar da kitapta ele alınan devlet-toplum-ekonomi ilişkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Katılımcılar, kitaplarını imzalatma ve birebir sohbet etme fırsatı buldu.

Ahmet Ferruh Oncu Kitap Imza Istanbul 10

Ahmet Ferruh Öncü etkinlikle ilgili yaptığı kısa değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

“Bu kitap yalnızca İngiltere’yi anlatma çabası değil; modern dünyanın nasıl çalıştığını anlamaya dair bir düşünme daveti. Farklı yaşlardan insanların aynı masa etrafında bu konuları konuşabilmesi benim için çok kıymetli.”

Ahmet Ferruh Oncu Kitap Imza Istanbul 6

Öncü ayrıca, serinin ikinci kitabının yazım sürecinin tamamlandığını ve yeni kitabın Haziran ayı sonunda okuyucularla buluşmasının planlandığını açıkladı. Yeni kitabın, ilk eserde ortaya konan perspektifi daha derin analizler ve yeni değerlendirmelerle devam ettireceği belirtildi.

Yazarın önümüzdeki dönemde Londra’da da bir imza günü ve okur buluşması gerçekleştirmesi planlanıyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

YoungEast Festival 20. Yılında Genç Müzisyenler Sahnede

YoungEast Festival 20 yıl ikinci konseri 25 Mayıs Pazartesi günü Clissold Park içindeki 700 yıllık tarihi The Old Church’de gerçekleşti. Festivalde çocukların anne ve babalarıyla oluşturdukları orkestralar dikkat çekti.

Aşık Veysel Şatıroğlu’ndan W. A. Mozart’a, efsanevi rock topluluklarından klasik müziğe geniş bir seçkiyle hazırlanan programda anne ve babaların farklı enstrümanlarla çocuklarına eşlikleri festivale ayrı bir anlam kazandırdı.

Genç müzisyenlerimizin çalışmalarını yükseltmelerine, toplumla buluşmalarına platform oluşturan festivalin açılışını, eğitmenleri Sedat Sarıcı’yla birlikte 7-8 yaşlarındaki Sarp Ercosman, Denis Kazbek, Asil Ali Temur’dan kurulu “ÜÇ BEBE, Bİ DEDE” üstlendi.

Youngeast Festival 20 Yil Konseri Kuzey Girgin-1

Piyanoda solo performansların ardından Sahneye çıkan 5 yaşındaki Ata Öz ve annesi Güzel Öz, Delilo türküsünü bütün salonun eşliğiyle icra ettiler.

Deniz, Sena, Anıl Gençay’dan oluşan ANA, BABA, BEBE” üçlüsü, rock topluluğu Papa Roach’dan Last Resort adlı eseri sundular.

Moğollar topluluğunun bestecilerinden Cahit Berkay imzalı Al Yazmalım’ı repertuarına alan DREAM BAND, Rüya Clara Lustgarten, Kuzey Yıldız ve Zerdu Karakollik’ten oluşuyor. Genç gitarist Kuzey Yıldız’ın, geçtiğimiz ay Kahramanmaraş’ta Türkiye’nin en ölümcül okul saldırısında hayatını kaybeden 11 öğrenci ve bir öğretmenin anılarına ithafen yorumladığı Fazıl Say bestesi “İnsan İnsan” ayakta alkışlandı.

Arjen, Ezel ve Zerdu’dan oluşan “ZERDU & BROTHERS”ın pop klasiklerinden Impossible yorumunda slap bas tekniğiyle doğaçlamaları festivale ayrı bir heyecan kattı.

Youngeast Festival 20 Yil Ilk Bolum Sahneye Çıkan Çucuklar Toplu Halde

HOKKABAZ topluluğunun rock düzenlemelerle sundukları Mağusa Limanı, Garip, İzmir Marşı ve Gündüz Gece izlerlerin coşkulu katılımıyla seslendirildi.

Festivalin Piyano Serisi’nde Kayra Kaan Uskuri, Kuzey Girgin, Cayden Parks - Smith, Firaz Kısa, Anna Kısa, Ali Haydar Demir, Masal Hurman, Denis Kazbek, Mayıs Eroğlu, Masal Sarıkaya, Veysel Demir, Arya Atik, Asil Temur, Rüya Lustgarten, Ronya Has, Arjen Karakollik, Şimal Uzun, Ayşe Çiçek, İsyan İçöz, Berzan Yapıcı, Beren Yapıcı, Yılmaz Gerçek, Miran Kuyumcu, Mahir Kuyumcu, Beren Ercosman sahne aldılar.

Seviye belirleme sınavlarının en yüksek seviyesi Grade 8 eserlerinden Vignette’yi piyanoyla yorumlayan Beren Yapıcı geleceğe dair ümid veren gençlerimiz arasında yer aldı.

Festivalin Klasik Gitar Serisi’nde ise Sarp Ercosman, Ezel Karakollik, Beste Beyter, Berzan Yapıcı sahneye çıktı.

Festivalin 20 yıllık sürecinde birçok genç Academy of Contemporary Music, BTEC Diploma in Music Technology, Centre for Young Musician, Guildhall School of Music And Drama gibi konservatuarlara girmeye hak kazandılar. Besteleri ve yazdıkları şarkılarla yükselişlerini sürdüren gençlerimiz de ikinci, üçüncü albümlerini yayınlayıp Türkiye ve Avrupa başkentlerinde konserlerini devam ettiriyorlar.

Festivalin tüm topluma yayılıp kalıcılaşabilmesi dileğinde bulunan müzik eğitmeni Suzan Beyazıt, sahnenin salt kendi öğrencilerinden ibaret olmadığını, katılmak isteyen bütün çocuklarımıza açık olduğunu belirtti. Bu tür platformların, toplumumuzu sanatla daha da kucaklaştırarak yaşadığımız bu topraklarda kültürel olarak da varlığımızı hissettirebileceğimiz bir zemin oluşturabileceğini söyledi.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

İngiltere Kavruluyor: Mayıs’ta Tarihi Rekor, Sıcaklık 35 Dereceyi Aştı

İngiltere, alışılmış serin ve yağışlı Mayıs günlerinin tam tersine, tarihî bir sıcak hava dalgasının etkisi altına girdi. İngiliz meteoroloji kurumu Met Office’in verilerine göre ülkede Mayıs ayında şimdiye kadar kaydedilen en yüksek sıcaklık ölçüldü. Londra’daki Heathrow ve Kew Gardens meteoroloji istasyonlarında sıcaklık geçici olarak 35°C seviyesini geçti.

Böylece daha önce 32.8°C olan Mayıs ayı sıcaklık rekoru yaklaşık iki derecelik farkla tarihe karıştı. Bir gün önce Kew Bridge’de kaydedilen 34.8°C ölçümü de eski rekoru aşmıştı.

Uzmanlar, yaşanan sıcaklıkların mevsim normallerinin yaklaşık 10 ila 12 derece üzerinde olduğuna dikkat çekiyor. İngiliz Meteoroloji Servisi yetkilileri, “Bu seviyeler normal bir Mayıs gününden çok, Temmuz ortasını andırıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Istikbal 860X450 Pxl

1976’dan Bu Yana En Erken 35 Derece

Met Office verilerine göre Birleşik Krallık’ta en son bu kadar erken tarihte 35°C sıcaklık, 26 Haziran 1976’da görülmüştü. O yıl yaşanan kuraklık ve aşırı sıcaklar, İngiltere tarihinin en sert yazlarından biri olarak kayıtlara geçmişti.

Meteoroloji uzmanları, 35°C seviyesinin İngiltere’de bugüne kadar yalnızca birkaç kez ölçüldüğünü belirtiyor. Bu sıcaklık daha önce yalnızca şu tarihlerde kaydedilmişti:

  • 1922’de Camden Square ve Greenwich bölgelerinde
  • 1944 yılında Tunbridge Wells ve Güneydoğu İngiltere’de

Yeni ölçümle birlikte 21. yüzyılda ilk kez Mayıs ayında 35 derece eşiği aşılmış oldu.

Independent Mortgage 3

Sağlık Uyarıları Yapıldı

Aşırı sıcak nedeniyle özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için sağlık uyarıları yayımlandı. İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA), güneş çarpması ve sıvı kaybı riskine karşı vatandaşlara bol su tüketmeleri ve öğle saatlerinde dışarı çıkmamaları çağrısında bulundu.

Londra’da bazı metro hatlarında ray sıcaklıklarının kritik seviyeye yaklaşması nedeniyle hız sınırlamaları uygulanırken, tren seferlerinde gecikmeler yaşandı. Özellikle asfalt zeminlerin yoğun ısı nedeniyle yumuşadığı bildirildi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

İklim Değişikliği Tartışmaları Yeniden Gündemde

Bilim insanları, İngiltere’de son yıllarda art arda kırılan sıcaklık rekorlarının tesadüf olmadığını vurguluyor. Reading Üniversitesi İklim Araştırmaları Merkezi’nden uzmanlar, küresel ısınmanın Avrupa’daki sıcak hava dalgalarını daha sık, daha uzun ve daha yoğun hale getirdiğini belirtiyor.

İngiltere, Temmuz 2022’de ilk kez 40°C sınırını aşarak 40.3°C ile tüm zamanların en yüksek sıcaklığını yaşamıştı. Uzmanlara göre artık “istisnai” kabul edilen sıcaklıklar giderek daha olağan hale geliyor.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Meteoroloji tahminleri, sıcak hava dalgasının hafta boyunca etkisini sürdürebileceğini ve ülkenin güneydoğusunda yeni sıcaklık rekorlarının görülebileceğini ortaya koyuyor.

Londra’da Genç Kızın Hayatını Kurtaran Türk Müdür Onur İnci Konuştu

Londra’nın Wimbledon bölgesinde yoldan karşıya geçmekte olan genç kıza motorsikletin çarpacağını farkedip yola atlayan Türk restoran müdürü Onur İnci, yadığı kazayı Eurovizyon’a anlattı.

Onur İnci, çalıştığı restoranın önünde çevreyi izlerken olayı farkederek motorsikletin genç kıza çarpmasını önleyen ani bir hareket yapıp, kendisi kaza mağduru olmuştu.

Önceki akşam üzeri meydana gelen kazanın görüntüleri kısa sürede sosyal meddyada yayıldı.

Onur Inci Kiz Cocugunu Kurtaran Mudur 2

Onur İnci, olayın anlık bir durum olduğunu belirterek, “kem olsa o hareketi yapardı. Anlık bir refleks ile oldu. Büyütecek bir olay değil” dedi.

Aslen Van’lı olduğunu belirten İnci, üç yıldır bu işlerinde çalıştığını kaydetti.

Independent Mortgage 3

Londra’da Derinleşen Konut Krizine Radikal Çözüm!

İngiltere’nin başkenti Londra’da derinleşen konut krizine karşı çarpıcı bir reform önerisi gündeme geldi. Londra merkezli düşünce kuruluşu Centre for London, mevcut damga vergisinin (stamp duty) ve belediye vergisinin (council tax) tamamen kaldırılarak yerine yıllık “oranlı gayrimenkul servet vergisi” uygulanmasını önerdi. Kuruluşa göre bu sistem, hem kiracıların ev sahibi olmasını kolaylaştıracak hem de büyük evlerde tek başına yaşayan kişilerin daha küçük konutlara taşınmasını teşvik edecek.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

“Londra’da yer var ama adil dağılmıyor”

Raporda yer alan verilere göre Londra’da kişi başına düşen ortalama yaşam alanı son 20 yılda yaklaşık yüzde 30 arttı. Ancak bu büyümeden esas olarak yüksek gelir grubundaki ev sahipleri faydalandı. En yüksek gelirli yüzde 20’lik kesimin sahip olduğu yaşam alanı yüzde 27 artarken, en düşük gelir grubundaki yüzde 40’ın yaşam alanındaki artış yalnızca yüzde 6’da kaldı. Özel sektörde kirada yaşayan Londralıların ise bu büyümeden neredeyse hiç pay alamadığı belirtildi.

Raporda, “Londra’da aslında kişi başına düşen konut alanı arttı; sorun yalnızca arz eksikliği değil, mevcut konutların eşitsiz dağılımı” değerlendirmesi yapıldı.

Yeni vergi sistemi nasıl işleyecek?

Düşünce kuruluşunun önerdiği sistemde, mevcut council tax ve stamp duty kaldırılarak mülkün güncel piyasa değerine göre her yıl ödenecek tek bir “Proportional Property Tax” (PPT) getirilecek. Vergi doğrudan ev sahiplerinden alınacak.

Independent Mortgage 3

Kuruluşun hesaplamalarına göre:

  • Ortalama bir Londralı kiracı, council tax yükünün kalkması sayesinde 10 yılda yaklaşık 24 bin sterlin tasarruf edebilecek.
  • İlk kez ev satın alanlar ise stamp duty’nin kaldırılmasıyla ilk 5 yılda ortalama 8 bin 593 sterlin avantaj elde edecek.
  • Yeni model, sosyal konut yatırımları için yılda yaklaşık 912 milyon sterlin ek kaynak yaratabilecek.

Raporda ayrıca stamp duty’nin kaldırılmasının konut piyasasındaki hareketliliği artırabileceği ve yılda yaklaşık 79 bin ek konutun piyasaya çıkmasını sağlayabileceği ifade edildi. Bunların yaklaşık 24 bininin üç ve dört odalı aile evleri olacağı belirtildi.

Istikbal 860X450 Pxl

Council tax eleştirisi büyüyor

İngiltere’de uzun süredir tartışma konusu olan council tax sistemi, 1991 yılındaki konut değerleri baz alınarak hesaplanıyor. Uzmanlar, özellikle Londra’daki astronomik fiyat artışları nedeniyle mevcut sistemin artık gerçek piyasa koşullarını yansıtmadığını savunuyor.

Centre for London raporunda verilen örneklerden biri dikkat çekti: Kensington’da değeri 1,8 milyon sterlini aşan beş odalı bir evin sahibinin ödediği council tax miktarı, Croydon’daki iki odalı bir daire kiracısının ödediği vergiye yakın seviyede kalabiliyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Londra’da konut krizi derinleşiyor

Rapor, başkentteki konut krizinin yalnızca barınma değil aynı zamanda sosyal eşitsizlik sorunu haline geldiğine dikkat çekiyor. Londra’da ortalama konut fiyatlarının gelirlerin yaklaşık 12 katına ulaştığı belirtilirken, geçici konaklama merkezlerinde yaşayan aile sayısının da rekor seviyeye çıktığı ifade edildi. Evsizlik krizinin kamuya günlük maliyetinin ise yaklaşık 5,5 milyon sterlin olduğu kaydedildi.

Son dönemde Londra’daki yüksek vergiler ve ekonomik belirsizlik nedeniyle lüks konut piyasasında da ciddi yavaşlama yaşanıyor. Uluslararası emlak danışmanlık şirketi Knight Frank’in verilerine göre Londra, 2025’te dünyanın en kötü performans gösteren lüks konut piyasalarından biri oldu.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Kamuoyunda tartışma yarattı

Öneri sosyal medyada ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Özellikle son yıllarda yüksek stamp duty ödeyerek ev satın alan bazı Londralılar, yeni sistemin “çifte vergilendirme” yaratabileceğini savunuyor. Reddit’te yapılan yorumlarda birçok kullanıcı, geçmişte ödedikleri yüksek vergilerin telafi edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Bununla birlikte konut uzmanları, mevcut sistemin özellikle gençler ve kiracılar açısından sürdürülemez hale geldiği görüşünde birleşiyor. İngiltere’de son yıllarda servet vergisi, sermaye kazancı vergisi ve mülkiyet vergileri üzerine tartışmaların giderek yoğunlaşması da dikkat çekiyor.

Londra İçin Resmi Sıcak Hava Alarmı

İngiltere’nin başkenti Londra için resmi sıcak hava-sağlık alarmı yayımlandı. UK Health Security Agency (UKHSA), sıcaklıkların önümüzdeki günlerde 31 dereceye kadar çıkmasının beklendiğini açıklayarak sarı seviyede “Heat-Health Alert” ilan etti. Alarmın 22 Mayıs Cuma sabahı başlayıp 27 Mayıs Çarşamba akşamına kadar süreceği bildirildi.

Londra’da yılın en sıcak günleri bekleniyor

Meteoroloji tahminlerine göre Londra’da sıcaklıklar hafta sonu boyunca hızla yükselecek. Özellikle pazar ve pazartesi günleri termometrelerin 30-31 derece seviyelerine ulaşması beklenirken, havanın büyük ölçüde güneşli ve kuru geçeceği ifade edildi. Yetkililer, sıcak hava dalgasının yalnızca Londra’yı değil, Güneydoğu İngiltere’nin geniş bölümünü etkisi altına alacağını belirtti.

Istikbal 860X450 Pxl

Met Office tarafından yapılan açıklamada, yüksek basınç sisteminin ülke genelinde etkili olacağı ve bazı bölgelerde 2026 yılının şu ana kadarki en yüksek sıcaklıklarının görülebileceği kaydedildi. Cumartesi günü kısa süreli gök gürültülü sağanak ihtimali bulunsa da sıcak havanın etkisini sürdürmesi bekleniyor.

UKHSA: “Savunmasız gruplar risk altında”

UKHSA’nın yayımladığı sarı alarm kapsamında özellikle yaşlılar, kronik rahatsızlığı bulunanlar, bakım evlerinde yaşayanlar ve küçük çocukların sıcak havadan daha fazla etkilenebileceği vurgulandı. Kurum, sıcaklıkların sağlık sistemi üzerinde “küçük ama hissedilir baskılar” oluşturabileceğini belirtti.

Independent Mortgage 3

Yetkililer şu risklere dikkat çekti:

  • Hastanelere ve acil servislere başvurularda artış
  • Kalp ve solunum rahatsızlıklarında kötüleşme
  • Bakımevleri ve hastanelerde iç ortam sıcaklığının tehlikeli seviyelere çıkması
  • Sıcak çarpması ve susuzluk vakalarında artış

UKHSA ayrıca vatandaşlara günün en sıcak saatlerinde doğrudan güneş altında uzun süre kalmamaları, bol sıvı tüketmeleri ve yaşlı yakınlarını düzenli kontrol etmeleri çağrısında bulundu.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Alarm normal sezon başlamadan geldi

Dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise sıcak hava alarmının resmi yaz sezonu başlamadan ilan edilmesi oldu. İngiltere’de Heat-Health Alert sistemi normalde 1 Haziran – 30 Eylül tarihleri arasında aktif olarak uygulanıyor. Ancak UKHSA, olağan dışı sıcaklık beklentileri nedeniyle bu yıl mayıs ayında “extraordinary alert” yayımladı.

Uzmanlar, iklim değişikliği nedeniyle İngiltere’de erken dönem sıcak hava dalgalarının artık daha sık görüldüğünü belirtiyor. Son yıllarda özellikle Londra’da asfalt yoğunluğu ve yüksek bina oranı nedeniyle “urban heat island” etkisinin daha belirgin hale geldiği ifade ediliyor.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Bank Holiday ve half-term tatiline denk geliyor

Sıcak hava dalgasının İngiltere’deki Bank Holiday hafta sonu ile okulların half-term tatiline denk gelmesi nedeniyle parklar, sahiller ve açık alanlarda yoğunluk yaşanması bekleniyor. Brighton, Bournemouth ve Kent kıyılarında hafta sonu büyük ziyaretçi akını olabileceği tahmin ediliyor. Yetkililer denize giren vatandaşları da ani sıcaklık farkı nedeniyle oluşabilecek “cold water shock” riskine karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Uzmanlardan sıcak hava tavsiyeleri

Sağlık uzmanları, özellikle öğle saatlerinde ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmasını önerirken şu tavsiyelerde bulundu:

  • Gün boyunca düzenli su tüketin
  • İnce ve açık renkli kıyafetler tercih edin
  • Evlerin perde ve panjurlarını kapalı tutun
  • Çocukları ve evcil hayvanları araç içinde bırakmayın
  • Yaşlı ve yalnız yaşayan yakınlarınızı kontrol edin

Meteoroloji uzmanları ise sıcak hava dalgasının gelecek hafta ortasına kadar etkili olmasının beklendiğini, ardından sıcaklıklarda kademeli düşüş yaşanabileceğini belirtti.

Yıldırım Bekçi Türk Müziği Topluluğu’ndan Haziran’da Dört Özel Konser

Türk Sanat Müziği’nin güçlü yorumcularından Yıldırım Bekçi yönetimindeki Yıldırım Bekçi Türk Müziği Topluluğu, Mayıs ayında Birmingham’da gerçekleşen başarılı konserin ardından Haziran ayında dört özel konserle sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. “Beş Özel Konser, Tek Güzel Gelenek” mottosuyla düzenlenen “Concert Series 2026”, Londra ve çevresindeki prestijli salonlarda Türk müziğinin unutulmaz eserlerini dinleyiciyle buluşturacak.

Haziran Ayında Dört Ayrı Sahne

Birmingham’da 16 Mayıs’ta gerçekleştirilen konserle büyük beğeni toplayan topluluk, şimdi gözünü Haziran programına çevirdi. Serinin ikinci konseri 6 Haziran Cumartesi günü Richmond’da gerçekleştirilecek. Duke Street Church’te sahne alacak Richmond Korosu, saat 16.00’da müzikseverlerle buluşacak.

Konser serisi 7 Haziran Pazar günü Bromley’de devam edecek. Chislehurst bölgesindeki Christ Church’te düzenlenecek konser, saat 16.30’da başlayacak. Türk Sanat Müziği repertuvarının sevilen eserlerinin seslendirileceği gecede, dinleyicilere nostalji ve duygu dolu anlar yaşatılması hedefleniyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

13 Haziran Cumartesi günü ise Harringay Korosu, St. Andrew’s Church sahnesinde sanatseverlerle buluşacak. Kuzey Londra’daki Türk toplumunun yoğun ilgi göstermesi beklenen konserin saat 18.30’da başlaması planlanıyor.

Serinin final konseri ise 20 Haziran Cumartesi günü Berkshire bölgesinde gerçekleştirilecek. Reading Korosu, Twyford’daki Loddon Hall’da saat 20.00’de sahne alacak.

“Türk Müziğiyle Gönüllere Dokunuyoruz”

Şef Yıldırım Bekçi yönetimindeki korolar, “Türk Müziğiyle Gönüllere Dokunuyoruz” anlayışıyla hazırlanan konserlerde, klasik Türk müziğinin en seçkin eserlerini seslendirecek. Londra’daki Türk toplumu başta olmak üzere farklı kültürlerden müzikseverlerin de yoğun ilgi göstermesi beklenen etkinliklerin, kültürel birlikteliğe önemli katkı sunacağı ifade ediliyor.

Topluluk yetkilileri, Haziran ayı boyunca gerçekleşecek konserlere tüm sanat ve müzik dostlarını davet ederek, Türk müziğinin zengin mirasını birlikte yaşatmayı hedeflediklerini belirtti.

Istikbal 860X450 Pxl

Battersea Köprüsü Kulesi Projesi İptal Edildi

Londra’nın güneybatısında, Battersea Bridge yakınında inşa edilmesi planlanan ve uzun süredir kamuoyunda tartışma yaratan 29 katlı kule projesi resmen iptal edildi. İngiltere Planlama Müfettişliği, geliştirici şirket Rockwell tarafından önerilen projeyi, bölgenin tarihi dokusuna ve Thames Nehri kıyısındaki silüete zarar vereceği gerekçesiyle reddetti.

Glassmill” ya da “One Battersea Bridge” adıyla bilinen projede 110 daire, sosyal konutlar, restoran, ofis ve ortak çalışma alanları yer alacaktı. Projenin ilk versiyonu 39 katlı olarak tasarlanmış, ancak yoğun kamuoyu tepkisi sonrası yükseklik önce 34 kata, ardından 29 kata düşürülmüştü. Buna rağmen tartışmalar dinmedi.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Planlama Müfettişi: “Yabancı ve İzole Bir Yapı”

Kararı veren Planlama Müfettişi Joanna Gilbert, kulenin bölge için belirlenen yükseklik sınırlarının çok üzerinde olduğunu belirterek yapının çevreyle uyumsuz kalacağını söyledi. Gilbert karar metninde, kulenin “yabancı ve izole” görüneceğini ve Battersea ile Chelsea kıyı hattının karakterine zarar vereceğini ifade etti.

Müfettişlik ayrıca yapının, yakın çevredeki orta katlı yapılaşmaya kıyasla “aşırı baskın” olacağını ve Londra’nın koruma altındaki manzara koridorlarını olumsuz etkileyeceğini değerlendirdi.

Istikbal 860X450 Pxl

Wandsworth Belediyesi Daha Önce de Reddetmişti

Proje ilk olarak 2025 yılında Wandsworth Council tarafından oybirliğiyle reddedilmişti. Belediye meclisi, yapının hem yerel planlama politikalarına hem de Londra Planı’na aykırı olduğunu savunmuştu. Belediye yetkilileri özellikle kulenin “aşırı yüksek ve baskın” olduğunu vurgulamıştı.

Rockwell ise karara itiraz ederek dosyayı Planlama Müfettişliği’ne taşımıştı. Mart 2026’da sekiz gün süren kamu soruşturmasında taraflar yeniden dinlendi. Şirket, projenin Londra’daki konut krizine katkı sağlayacağını ve 54 sosyal konut içereceğini savundu.

Independent Mortgage 3

Ünlü İsimlerden Güçlü Muhalefet

Projeye karşı yürütülen kampanya Londra genelinde büyük yankı uyandırdı. Aralarında Mick Jagger, Eric Clapton, oyuncu Felicity Kendal ve komedyen Harry Hill gibi isimlerin bulunduğu çok sayıda tanınmış kişi projeye açık şekilde karşı çıktı.

Mick Jagger, projeyi daha önce yaptığı açıklamada “her açıdan tamamen yanlış” olarak tanımlamış ve Thames kıyısının karakterinin geri dönülmez biçimde değişeceğini savunmuştu.

Yerel kampanya grupları tarafından başlatılan imza kampanyaları ise yaklaşık 6 bin imzaya ulaşırken, belediyeye 2 binden fazla resmi itiraz dilekçesi sunuldu.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Tartışma Londra’daki Konut Krizini de Gündeme Taşıdı

Karar, Londra’daki “yüksek yoğunluklu konut ihtiyacı” ile “tarihi kent dokusunun korunması” arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Proje destekçileri, Londra’nın ciddi bir konut sıkıntısı yaşadığını ve merkezi bölgelerde daha fazla yüksek katlı yapılaşmanın kaçınılmaz olduğunu savunuyordu.

Ancak karşı çıkanlar, Battersea Köprüsü çevresinin gökdelenler için uygun olmadığını ve bu tür projelerin bölgenin karakterini geri dönüşsüz şekilde değiştireceğini ileri sürdü. Tartışma sosyal medyada ve yerel forumlarda da ikiye bölünmüş görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Rockwell cephesi ise karardan duyduğu hayal kırıklığını dile getirirken, projeyi kamu yararı ve sosyal konut üretimi açısından önemli gördüklerini açıkladı. Şirketin yeni bir başvuru yapıp yapmayacağı ise henüz netleşmedi.

Londra’da Bu Haftaki Metro Grevi Son Anda Ertelendi

Londra’da bu hafta gerçekleştirilmesi planlanan metro grevleri son anda ertelendi. Transport for London (TfL) tarafından yapılan açıklamada, Mayıs ayı için duyurulan tüm grevlerin askıya alındığı ve metro seferlerinin normal şekilde devam edeceği bildirildi.

Rail, Maritime and Transport Union (RMT) sendikasına bağlı metro sürücülerinin 19-20 Mayıs ile 21-22 Mayıs tarihlerinde iki ayrı 24 saatlik iş bırakma eylemi yapması planlanıyordu. Grevin toplamda dört gün boyunca ciddi ulaşım aksaklıklarına yol açması bekleniyordu.

Son Dakika Görüşmeleri Grevi Durdurdu

Grev kararının askıya alınmasının ardından TfL ve RMT tarafları, görüşmelerde ilerleme sağlandığını açıkladı. Sendika yetkilileri, özellikle yeni çalışma düzeni ve sürücülerin çalışma saatlerine ilişkin bazı güvencelerin verilmesinin süreci yumuşattığını belirtti.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Anlaşmazlığın merkezinde ise TfL’nin metro sürücüleri için gündeme getirdiği “gönüllü sıkıştırılmış dört günlük çalışma haftası” modeli bulunuyor. Bu sistemde çalışanların haftada dört gün çalışıp daha uzun vardiyalar yapması öngörülüyor.

RMT sendikası, daha uzun vardiyaların sürücü yorgunluğunu artırabileceğini ve güvenlik riskleri doğurabileceğini savunurken; TfL ise sistemin tamamen gönüllülük esasına dayanacağını ve çalışanların mevcut çalışma düzenlerini koruyabileceğini ifade ediyor.

Independent Mortgage 3

Haziran İçin Grev Riski Sürüyor

Her ne kadar bu haftaki grevler ertelenmiş olsa da taraflar arasındaki anlaşmazlık tamamen sona ermiş değil. TfL’nin resmi açıklamasına göre bazı grev tarihlerinin Haziran ayına kaydırıldığı belirtildi. Buna göre 2 Haziran ve 4 Haziran tarihlerinde yeni grev ihtimali bulunuyor.

RMT yönetimi de yaptığı açıklamada, müzakerelerin başarısız olması halinde yeni iş bırakma eylemlerinin yeniden gündeme gelebileceğini duyurdu.

Istikbal 860X450 Pxl

Londralılar Rahat Nefes Aldı

Grev kararının askıya alınması özellikle işe gidiş geliş saatlerinde yoğun aksaklık yaşanmasından endişe eden Londralılar için rahatlama yarattı. Grev gerçekleşmiş olsaydı Circle, Piccadilly ve bazı Central ile Metropolitan hattında ciddi kesintiler yaşanması bekleniyordu.

Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan da grevin ertelenmesini memnuniyetle karşıladı. Kent yönetimi, tarafların müzakere yoluyla çözüm bulmasının hem çalışanlar hem de yolcular açısından önemli olduğunu vurguladı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Ulaşım Krizi Şimdilik Önlenmiş Oldu

Uzmanlar, Londra metrosunda son yıllarda artan çalışma koşulu tartışmalarının önümüzdeki dönemde de devam edeceğini değerlendiriyor. Özellikle personel eksikliği, vardiya düzenlemeleri ve yorgunluk yönetimi konularının sendikalar ile TfL arasında yeni gerilim başlıkları oluşturabileceği belirtiliyor.

Bakan Tekin, Bilal Erdoğan, Zafer Sırakaya, Mesut Özil ve YTB Başkanı Abdulhadi Turus’tan yoğun temas trafiği

Türkiye Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, eski milli futbolcu Mesut Özil ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus’un katıldığı temaslarda; diaspora politikaları, eğitim, gençlik çalışmaları ve kültürel bağların güçlendirilmesi öne çıkan başlıklar oldu.

Türk diasporası Londra’da buluştu

UID UK tarafından Londra’da düzenlenen “Anadolu’dan Avrupa’ya Ortak Miras Buluşmaları” programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa iş insanları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’ın da iştirak ettiği programda, Avrupa’daki Türk toplumunun geleceği ve diaspora çalışmalarının önemi ele alındı.

Uid Londraz Anadolu’dan Avrupa’ya Ortak Miras Bilal Erdogan 3

Programda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’nin özellikle son yıllarda eğitim alanında önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye’nin uluslararası eğitim göstergelerinde dikkat çekici başarılar elde ettiğini söyledi. Tekin, yurtdışındaki Türk gençlerinin ana dil ve kültürel aidiyetlerini korumasının önemine dikkat çekti.

Uid Londraz Anadolu’dan Avrupa’ya Ortak Miras Bilal Erdogan 1

Bilal Erdoğan’dan “medeniyet” vurgusu

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ise konuşmasında Türk diasporasının güçlenmesinin Türkiye’nin küresel etkisini artırdığını ifade etti. Erdoğan, Avrupa’da yaşayan Türk toplumunun yalnızca ekonomik değil, kültürel ve akademik alanlarda da daha görünür hale geldiğini belirtti.

Ytb Londra Sivil Toplum Bulusmasi Bilal Erdogan 1

Dünyada yaşanan kültürel ve ahlaki krizlere dikkat çeken Erdoğan, yeni bir medeniyet perspektifine ihtiyaç olduğunu belirterek, Türkiye’nin bu noktada önemli bir rol üstlenebileceğini söyledi.

Zafer Sırakaya: “Diaspora artık daha etkin”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya da Avrupa’daki Türk toplumunun son yıllarda daha örgütlü ve etkin bir yapıya ulaştığını kaydetti. Sırakaya, özellikle genç kuşakların Türkiye ile bağlarının korunmasının büyük önem taşıdığını belirterek, diaspora çalışmalarının her alanda güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sırakaya’nın temaslarında Avrupa’daki Türk sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan görüşmelerin de öne çıktığı öğrenildi.

Ytb Londra Diaspora Bulusmasi Abdulhadi Turus 1

YTB Başkanı Turus’tan gençlik ve aidiyet mesajı

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdulhadi Turus da Londra temasları kapsamında gençlerle ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya geldi. Turus, yurtdışında yaşayan gençlerin Türkiye ile bağlarını korumalarının stratejik önem taşıdığını belirterek, YTB’nin eğitim, burs ve kültürel projelerle diaspora gençliğine yönelik çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.

Turus’un özellikle öğrenci toplulukları ve gençlik temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmelerde, aidiyet bilinci, kültürel kimlik ve uluslararası başarı hedefleri üzerinde durduğu belirtildi.

Ytb Londra Diaspora Bulusmasi Abdulhadi Turus 2

Mesut Özil’e yoğun ilgi

Eski milli futbolcu ve AK Parti Milletvekili Mesut Özil ise Londra programlarında özellikle gençlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Spor kariyeri boyunca Avrupa’da önemli başarılara imza atan Özil, gençlerle yaptığı sohbetlerde disiplin, mücadele ve özgüven mesajları verdi.

Özil’in katıldığı etkinliklerde vatandaşlar uzun süre fotoğraf çektirmek için sıraya girerken, özellikle Türk gençlerinin programa yoğun ilgi gösterdiği gözlendi.

Ytb Londra Sivil Toplum Bulusmasi Abdulhadi Turus 5

Dünya Eğitim Forumu kapsamında görüşmeler

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Londra temaslarının bir bölümünü de Dünya Eğitim Forumu oluşturdu. Tekin’in forum kapsamında farklı ülkelerden eğitim bakanları ve temsilcilerle bir araya gelerek Türkiye’nin yeni eğitim vizyonuna ilişkin görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi.

Londra’da gerçekleştirilen temasların, Türkiye’nin Avrupa’daki Türk toplumu ile ilişkilerini güçlendirme ve diaspora politikalarını daha etkin hale getirme hedefi açısından önemli bir diplomatik ve toplumsal buluşma olarak değerlendirildiği ifade edildi.

Londra'da Gece Yarısı Alarmı: 108 Hane Tahliye Edildi

Londra’nın Wembley bölgesindeki Grand Union Heights konut kompleksinde yaşayan yüzlerce kişi, binalarda tespit edilen ciddi yangın güvenliği eksiklikleri nedeniyle gece yarısı tahliye edildi. Sovereign Network Group (SNG) tarafından işletilen beş apartman bloğunda yapılan incelemelerde, “hayati risk” oluşturabilecek yapısal ve yangın güvenliği sorunlarının bulunduğu açıklandı.

İngiliz konut sektörü yayını Inside Housing’in aktardığına göre toplam 208 sakin geçici konaklama alanlarına taşındı. Yangın risk değerlendirme raporunda, binada “intolerable risk to life” yani “tolere edilemez yaşam riski” bulunduğu belirtildi.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Sprinkler sistemi, merdivenler ve duvar boşluklarında kritik eksikler

Uzmanların hazırladığı teknik raporda özellikle üç ana başlık öne çıktı:

  • Sprinkler sistemlerinin hatalı monte edilmesi,
  • Acil tahliye merdivenlerinde yeterli yangın korumasının bulunmaması,
  • Duvar ve tavan boşluklarında yangının hızla yayılmasına yol açabilecek açıklıklar ve izolasyon eksikleri.

SNG’nin açıklamasına göre sorunlar, dış cephe yenileme ve yangın iyileştirme çalışmaları sırasında ortaya çıktı. Kurum, bağımsız yangın güvenliği uzmanlarının tavsiyesi üzerine acil tahliye kararının alındığını duyurdu.

Istikbal 860X450 Pxl

“Kapımız gece yarısı çalındı”

Tahliye edilen sakinler ise sürecin yönetiliş biçimine tepki gösteriyor. Binada yaşayan Gary Radford, kararı gece yarısı komşusunun kapıyı çalmasıyla öğrendiğini belirterek belirsizliğe dikkat çekti:

“Ne kadar süre evsiz kalacağımızı kimse söylemiyor.”

Bazı aileler çocuklarıyla birlikte otellere yerleştirilirken, bazı sakinler ise süreç netleşene kadar dairelerinden ayrılmayı reddetti. Bölge sakinleri yıllardır elektrik arızaları, güvenlik problemleri ve güvercin istilası gibi sorunların yaşandığını öne sürüyor.

Independent Mortgage 3

Belediye meclis üyesinden sert tepki

Brent Belediyesi Meclis Üyesi Anton Georgiou, yaşananları “tamamen kabul edilemez” sözleriyle değerlendirdi. Georgiou, konut yönetimini yeterince şeffaf davranmamakla suçladı ve sakinlerin haftalardır net bilgi alamadığını söyledi.

Yerel siyasetçiler ayrıca, tahliye edilen ailelere ne kadar süreyle geçici konaklama sağlanacağı ve binaların ne zaman güvenli hale geleceği konusunda hâlâ net bir takvim bulunmadığına dikkat çekiyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Wembley’de son dönemde güvenlik tartışmaları artıyor

Tahliye kararının, Wembley’de son aylarda yaşanan çeşitli güvenlik olaylarının ardından gelmesi dikkat çekti. Geçtiğimiz haftalarda bölgede bir apartman dairesinde çıkan yangında bina tahliye edilmiş, olay yerine altı itfaiye aracı sevk edilmişti.

Öte yandan Wembley çevresi bugün ayrıca yoğun güvenlik önlemleri altında. Wembley Stadium çevresinde FA Cup Finali ve kitlesel protestolar nedeniyle binlerce polis görev yapıyor.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

SNG: “Önceliğimiz sakinlerin güvenliği”

SNG yetkilileri yaptıkları son açıklamada, tahliyenin tamamen güvenlik gerekçesiyle gerçekleştirildiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bağımsız uzmanların değerlendirmeleri doğrultusunda hareket ediyoruz. Sakinlerimizin güvenliği birinci önceliğimizdir.”

Kurum, tahliye edilen sakinlerin otel ve geçici konaklama masraflarının karşılanacağını belirtirken, teknik incelemelerin sürdüğünü açıkladı. Ancak binaların yeniden ne zaman kullanıma açılacağı konusunda henüz resmi bir tarih verilmedi.

Kuzey İrlanda’daki Okullarda Bromcom Dönemi Başladı

Kuzey İrlanda’da eğitim kurumlarının dijital dönüşümünde önemli bir adım atıldı. Eğitim Bakanlığı’na bağlı Eğitim Servisi EdIS Kıdemli Proje Yöneticisi Marie Conlon, yeni Bromcom Okul Yönetim Sistemi’nin (SMS) ülke genelinde uygulamaya alındığını açıkladı.

Mayıs 2026 itibarıyla yaklaşık 1.100 okul ve 400 kreşte kullanılmaya başlanan sistem, Kuzey İrlanda’da ulusal ölçekte hayata geçirilen ilk bulut tabanlı okul yönetim bilgi sistemi (MIS) olma özelliği taşıyor.

İlkokullarda geçiş hızlandı

Pilot uygulamaların başarıyla tamamlanmasının ardından ilkokullarda geçiş süreci hız kazandı. Dönem sonuna kadar 400’den fazla okulun Bromcom sistemine geçmesi planlanırken, tüm ilkokulların Kasım 2026’ya kadar yeni sisteme dahil edilmesi hedefleniyor.

Ortaokul ve lise pilot uygulamalarının ise Eylül 2026’da başlaması, tüm eğitim sektörlerinde dönüşümün Mart 2027’ye kadar tamamlanması öngörülüyor.

Veri yönetimi ve iletişim tek platformda

Yeni sistemle birlikte okulların bilgi ve süreçlerini daha bağlantılı ve bütünleşik bir yapıda yönetmesi amaçlanıyor. Bromcom; veri yönetimi, iletişim ve iş birliği süreçlerini tek ve güvenli bir platform üzerinden yürütecek.

Sistem sayesinde okullar, veliler ve Kuzey İrlanda Eğitim Bakanlığı destek hizmetleri arasında veri paylaşımının kolaylaşması, otomasyon sayesinde idari iş yükünün azalması ve çok okullu ortak çalışmaların desteklenmesi hedefleniyor. Ayrıca sistemin, okullara planlama ve öğrencilere yönelik hedef odaklı destek süreçlerinde veri temelli içgörüler sunacağı belirtiliyor.

Veliler için “MCAS” platformu

Bromcom bünyesindeki “My Child at School” (MCAS) platformu da ev-okul iletişimini güçlendirecek unsurlar arasında yer alıyor. Platform, veliler ve bakım verenlerin okullarla güvenli ve doğrudan iletişim kurmasını sağlayarak çocuklarının eğitim sürecine daha aktif katılım imkânı sunacak.

Okullara eğitim desteği verilecek

Geçiş sürecinde okullara kapsamlı bir eğitim programı da sağlanacak. Program kapsamında yerel C2K eğitim merkezlerinde yüz yüze eğitimler düzenlenecek, e-Front üzerinden çevrim içi kurslar sunulacak ve Bromcom School Support Hub üzerinden rehberlik hizmeti verilecek.

Okullara yaz dönemi öncesinde geçiş takvimleri hakkında bilgilendirme yapılacağı ve süreç boyunca kurumlarla yakın iş birliği içinde çalışılacağı ifade edildi.

Bromcom CEO’su Güryel: “Daha bütünleşik bir yapı kuruluyor”

Ali Güryel de yaptığı açıklamada, yeni sistemin okulların bilgi ve süreçlerini daha bağlantılı ve bütünleşik şekilde yönetmesini sağlayacağını belirtti.

Güryel, Bromcom’un veri paylaşımını kolaylaştıracağını, idari yükü azaltacağını ve eğitim kurumları arasında iş birliğini artıracağını ifade ederek, sistemin öğrencilere yönelik destek süreçlerinde de önemli katkılar sunacağını söyledi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

“Londra Sanat Gönüllüleri” Kıbrıs Türk Kültürünü Tanıttı

MİHRİŞAH SAFA

Londra Sanat Gönüllüleri’nin düzenlediği 2’inci etkinlikte, Kıbrıs Türkünün sanat ve edebiyatına ait örnekler biraraya geldi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Temsilciliğinin Bedford Square’deki konutunda Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan’ın himayesinde yapılan davete 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile çok sayıda sanatçı, iş insanı, sivil toplum kurumu temsilcisi katıldı.

Sanat Gönüllüleri Başkanı Arife Retvan ile sanatçılar Mine Bayar, Sonay Yakup Yakupsoy, Füsun Dedezade, Ali Uysal, Ethem Demir, Semra Eren Nijhar’ın bulunduğu davette Muavin Konsoloslar Ali İsmail Şahinoğlu, Esma Eroğlu, Eğitim Ataşesi Deniz Özalp, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Başkanı Kenan Nafi, Olay Gazetesi sahibi Nural Ezel ve konuklar yer aldı.

5'Inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Ve Sergide Yer Alan Bazı Parçalar

Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan konuklara “hoşgeldiniz” diyerek, geceye katıldıkları için teşekkür etti. Büyükelçi, bu sanat faaliyetlerinin Kıbrıs kültürünü daha görünür kılmak için bir sorumluluk projesi olduğunu vurgulayarak, gençlerin de kültürlerine sahip çıkıp devam ettirmesini ve bu etkinliklerin örnek olmasını istediklerini söyledi. Gecenin gerçekleşmesinde büyük emek veren Eğitim Ateşesi Deniz Özalp’e teşekkür etti.

Tablolar, Kıbrıs Türklerine ait Lefkara işleri, dantel örtüler, hasır işlerinin yer aldığı sergide adaya ait geleneksel eşyalar da sergilendi.

Sanat Gecesine Katılanlar 5'Inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Ve Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan Ile 1

Londra’da bulunan 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da davete katılarak, tüm konuk ve sanatçılarla tek tek tokalaşıp, sohbet etti. Kıbrıslı Türk sanatçıların gerek Londra’da, gerek İstanbul’da, bulundukları her yerde Kıbrıs Türk kültürünü yaşatmaya çalıştığını vurgulayan Tatar, kendisinin de sanat ve kültür faaliyetleriyle iç içe olduğunu, amacın geniş bir yelpazede Kıbrıs Türk kültürünü yaşatmak olduğunu belirtti.

2022 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlhan Aliyev’in gayretleriyle Türk Devletler Teşkilatına üye olduklarını belirten 5’inci Cumhurbaşkanı , bugün de Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Kazakistan’da o anlayışın devamı olarak Türk Devletleri Teşkilatında KKTC’yi temsil ettiğini kaydetti. Türk devletlerinin sanatsal çalışmalarında birlik beraberlik içinde olduğunu, hepsinin ayrı özelliklerı bulunduğunu söyleyen Tatar, şöyle devam etti;

“Bizim ayrı kültürümüz vardır”

“Bizim ayrı kültürümüz vardır. Çünkü coğrafya itibarıyla biz 1571’den beri Kıbrıs’tayız. Bir Kıbrıslılık olayı vardır. Ama altını çizmek gerekirse biz Kıbrıslı Türkleriz. Dolayısıyla adalıyız. Kıbrıs’ta doğduk, büyüdük ama ne mutlu ki Kıbrıs Türküyüz.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Festivaller olsun, sanatsal faaliyetler olsun büyük çabalarla bunu sürdürüyoruz. Bu Temmuz ayında Kıbrıs Barış Harekatının 52’inci yılını kutlayacağız. 1963’den bu yana 63 sene geçmiş. Hala karşı taraf bize ambargo, kısıtlama, izolasyon uyguluyor. Sporda bile aynı tutum. Bu halk yüreğiyle hala savaşmaktadır.

Kazakistan’da Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman izolasyonları yine bütün dünyaya şikayet etmiştir. Türk dünyasının bu izolasyonları kaldırması lazım.

KKTC’yi tanımaları, direkt uçuşları başlatmaları lazım. Kıbrıs Türkünün sesini bütün dünyaya daha güçlü duyurmaları lazım şeklinde konuşma yapılmıştır. Dolayısıyla yolumuz doğru yoldur. Yolumuz KKTC’yi güçlendirme yoludur.”

Konuşmalardan sonra şiirler okundu.

Ersin Tatar sergiden sonra adaya döndü.

Londra Metrosunda Dört Günlük Kaos Kapıda

RMT sendikası ile Transport for London (TfL) arasında aylardır süren çalışma koşulları anlaşmazlığı yeni bir grev dalgasına dönüştü. Londra halkı, önümüzdeki hafta başlayacak ve dört güne yayılacak metro grevleri nedeniyle ciddi ulaşım aksaklıklarıyla karşı karşıya kalacak. Grevlerin özellikle sabah ve akşam yoğun saatlerde başkentin ulaşım ağını felç etmesi bekleniyor.

RMT üyeleri, TfL’nin bazı metro sürücülerine yönelik planladığı “gönüllü dört günlük çalışma haftası” uygulamasına karşı çıkıyor. Sendika, daha uzun vardiyaların çalışan yorgunluğunu artıracağını ve güvenlik riskleri doğuracağını savunurken, TfL ise uygulamanın zorunlu olmadığını ve çalışanlara daha fazla esneklik sağlayacağını belirtiyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Grev Hangi Tarihlerde Yapılacak?

TfL ve İngiliz basınında yer alan bilgilere göre grevler iki ayrı 24 saatlik iş bırakma eylemi şeklinde gerçekleşecek ancak etkileri dört güne yayılacak.

Tarih

Grev Durumu

Beklenen Etki

19 Mayıs Salı

Grev öğle saatlerinde başlıyor

Öğleden sonra ciddi aksama

20 Mayıs Çarşamba

Grevin etkileri sürüyor

Sabah yoğun saatlerde büyük gecikmeler

21 Mayıs Perşembe

İkinci grev başlıyor

Hatlarda sefer iptalleri

22 Mayıs Cuma

Grev sonrası toparlanma

Gün boyu düzensiz seferler

TfL, tüm metro hatlarında aksama yaşanabileceğini duyurdu. Özellikle Circle, Piccadilly, Central ve Metropolitan hatlarında ciddi kesintiler bekleniyor. Bazı hatların tamamen kapanabileceği belirtiliyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Elizabeth Line ve Otobüsler Çalışacak

Metro sistemindeki aksamalara rağmen Londra’nın diğer toplu taşıma ağlarının büyük ölçüde hizmet vermeye devam edeceği açıklandı. TfL’ye göre Elizabeth Line, London Overground, DLR, tramvay ve otobüs seferleri çalışacak ancak normalden çok daha yoğun olacak.

Yetkililer yolculara mümkünse evden çalışma seçeneğini değerlendirmeleri ve seyahat planlarını önceden kontrol etmeleri çağrısında bulundu.

Haziran Ayında Yeni Grev Dalgası Yolda

Krizin kısa sürede çözülmesi beklenmiyor. Taraflar arasında henüz resmi uzlaşma sağlanamazken, Haziran ayında da yeni grev tarihleri ilan edildi.

Planlanan yeni grev tarihleri şöyle:

Tarih

Planlanan Eylem

16-17 Haziran

24 saatlik grev

18-19 Haziran

24 saatlik ikinci grev

İngiliz medyasına konuşan sendika kaynakları, TfL geri adım atmazsa yaz boyunca daha uzun süreli eylemlerin gündeme gelebileceğini ifade ediyor.

Independent Mortgage 3

Londra Ekonomisi de Etkilenecek

Uzmanlar, metro grevlerinin yalnızca ulaşımı değil Londra ekonomisini de olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Özellikle turizm, perakende ve şehir merkezindeki işletmelerin ciddi gelir kaybı yaşayabileceği tahmin ediliyor. Grevlerin Chelsea Flower Show gibi büyük etkinliklerle aynı döneme denk gelmesi nedeniyle şehir merkezinde yoğunluk ve trafik sorunlarının daha da büyümesi bekleniyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

TfL ise müzakerelerin sürdüğünü ve grevlerin son anda iptal edilmesi ihtimalinin hâlâ masada olduğunu açıkladı. Ancak şu an için Londralılar, önümüzdeki haftayı ciddi ulaşım sorunlarıyla geçirmeye hazırlanıyor.

Sudden Exıt’ten 20. Yılında Yeni Single ve 20.Yıl Konseri

LONDRA – 2006 yılında Sevtap Işık ve Ceyhun Can Güner tarafından kurulan ve yirmi yıldır sahne tozunu yutan Sudden Exit, iki on yılı geride bırakmanın heyecanını yaşıyor. Grup, bu özel dönüm noktasını yeni single çalışmaları "Ordinary Love" ve Londra’da düzenlenecek görkemli bir yıl dönümü partisiyle kutlayacak.

20 Yıllık Bir Müzik Serüveni

Yirmi yıldır çeşitli mekanlarda ve festivallerde sahne alarak sadık bir dinleyici kitlesi edinen Sudden Exit, güçlü vokalleri ve enerjik bas hatlarıyla tanınıyor. Hem İngilizce hem de Türkçe performanslarıyla geniş bir kitleye hitap eden grup, 20. yıl kutlamaları kapsamında geçmişten bugüne kendilerine eşlik eden müzisyen dostlarını da sahnede ağırlayacak.

Kutlamanın Adresi:

The Finsbury

336 Green Lanes, Finsbury Park, London N4 1BY

Büyük kutlama, 30 Mayıs 2026 Cumartesi akşamı Londra'daki The Finsbury sahnesinde gerçekleşecek. Etkinlikte grubun yeni parçası "Ordinary Love"ın yanı sıra, yirmi yıllık kariyerlerine damga vuran şarkılar da seslendirilecek.

"Bir Hafıza Yolculuğu"

Grup üyeleri yaptıkları açıklamada, bu gecenin sadece bir konser değil, aynı zamanda hayranlarıyla birlikte çıkacakları bir "hafıza yolculuğu" olacağını belirtti.

Etkinlik için kapılar 19:30'da açılacak.

Independent Mortgage 3

Londra’da Yaz Boyunca “1.75 Sterline Sınırsız Ulaşım” Dönemi

Belediye Başkanı Sadiq Khan, yaz aylarında Londralıların ulaşım masraflarını azaltmayı hedefleyen yeni “Weekend Hopper” uygulamasını duyurdu. Yeni sistem kapsamında 25 Temmuz ile 31 Ağustos 2026 tarihleri arasında Cumartesi ve Pazar günleri, ayrıca 31 Ağustos’taki resmi tatil Pazartesi günü boyunca, Londra genelindeki otobüs ve tramvaylarda sınırsız yolculuk yalnızca 1.75 sterline yapılabilecek.

Mevcut sistem ilk kez tüm güne genişletiliyor

Transport for London’ın (TfL) mevcut “Hopper” sistemi, yolculara bir saat içinde sınırsız aktarma yapma hakkı tanıyordu. 2016’da uygulamaya alınan sistem, özellikle kısa mesafeli ve çok aktarmalı yolculuklarda önemli tasarruf sağlamıştı. Yeni “Weekend Hopper” modeliyle birlikte bu uygulama ilk kez tüm gün geçerli hale getiriliyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Buna göre yolcular, hafta sonu bir kez 1.75 sterlin ödedikten sonra gün boyunca otobüs ve tramvayları ek ücret ödemeden kullanabilecek. Uygulama yalnızca “pay as you go” sistemiyle çalışan Oyster ve temassız banka kartı kullanıcıları için geçerli olacak. Metro, Elizabeth Line ve banliyö trenleri ise kampanyaya dahil edilmeyecek.

Khan: “Aileler üzerindeki baskıyı hafifletmek istiyoruz”

Khan yaptığı açıklamada, yaşam maliyeti krizinin özellikle çocuklu aileleri zorladığını belirterek şunları söyledi:

“Yaz tatillerinin aileler için ne kadar pahalı olabileceğini biliyorum. Weekend Hopper uygulaması Londralıların ve ziyaretçilerin şehrin sunduğu imkanlardan daha uygun maliyetle faydalanmasına yardımcı olacak.”

Khan ayrıca otobüs ve tramvayların Londra’da milyonlarca kişi için “hayati önemde” olduğunu vurgulayarak toplu taşımayı erişilebilir ve ekonomik tutmaya devam edeceklerini söyledi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

TfL: Bir milyardan fazla Hopper yolculuğu yapıldı

Transport for London Komiseri Andy Lord ise Hopper sisteminin son on yılda toplu taşımayı daha erişilebilir hale getirdiğini belirtti. TfL verilerine göre sistemin devreye alınmasından bu yana bir milyardan fazla Hopper yolculuğu gerçekleştirildi.

City Hall yetkilileri, haftada yalnızca iki kez aktarma yapan düzenli bir yolcunun son 10 yılda toplam yaklaşık 1.500 sterlin tasarruf etmiş olabileceğini ifade ediyor.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Tartışmalar da başladı: “Otobüs seferleri azaltılıyor”

Yeni uygulama sosyal medyada ve Londra kamuoyunda genel olarak olumlu karşılanırken, bazı çevreler kampanyanın otobüs ağındaki kesintileri gölgelemek amacı taşıdığını savunuyor. Son iki yılda yaklaşık 40 otobüs hattında sefer sıklığının azaltıldığına ilişkin tartışmalar sürüyor.

Bazı kullanıcılar ise uygulamanın özellikle düşük gelirli bölgelerde yaşayan aileler için önemli bir rahatlama sağlayacağını düşünüyor. Reddit’te yapılan yorumlarda Londralılar sistemi “yazın en iyi fırsatlarından biri” olarak değerlendirirken, bazı kullanıcılar da uygulamanın kalıcı hale getirilmesini talep etti.

Eslem Yatay Gazete Boyutu Haber Ici

Ücret artışı ihtimali gündemde

Öte yandan mevcut 1.75 sterlinlik otobüs ve tramvay ücretinin 5 Temmuz sonrasında artırılıp artırılmayacağı henüz netleşmedi. Bazı İngiliz medya kuruluşları ve kullanıcı yorumlarında, TfL’nin yaz aylarında yeni tarifeyi açıklayabileceği belirtiliyor. Ancak Khan yönetiminin ücret artışını yaz boyunca erteleme seçeneğini değerlendirdiği ifade ediliyor.

Yeni sistemin özellikle yaz tatili döneminde turist hareketliliğini artırması ve Londra’daki otobüs kullanımını yeniden yükseltmesi bekleniyor. Ayrıca uygulamanın tanıtımı için 23, 49 ve 295 numaralı bazı otobüs hatları “kurbağa temalı” özel tasarımlarla hizmet vermeye başladı.

Keir Starmer depremi: İçişleri Bakanı Mahmood ve 72 Vekilden İstifa Çağrısı

İngiltere’de iktidardaki İşçi Partisi’nde Başbakan Keir Starmer üzerindeki baskı her geçen saat büyüyor. Yerel seçimlerde alınan ağır yenilginin ardından başlayan liderlik tartışmaları, parti içinde açık bir isyana dönüşmüş durumda.

İngiliz basınında yer alan son bilgilere göre, 72’den fazla İşçi Partisi milletvekili Starmer’ın görevden ayrılması ya da en azından bir istifa takvimi açıklaması çağrısında bulundu. Parti içindeki huzursuzluk özellikle Westminster koridorlarında “liderlik savaşının artık başladığı” şeklinde yorumlanıyor.

Krizin en dikkat çekici gelişmesi ise İçişleri Bakanı Shabana Mahmood cephesinden geldi. Mahmood’un, Starmer’dan görevden ayrılış sürecine ilişkin net bir yol haritası istemesi, Başbakan’a yönelik en üst düzey kabine çıkışlarından biri olarak değerlendirildi.

Attelia Clinik London

No 10’da kritik trafik

Londra’daki Başbakanlık Ofisi No 10’da gece boyunca yoğun görüşmeler yapıldı. Bir grup bakan Starmer’a destek vermek amacıyla Downing Street’e giderken, başka bir grup ise parti içindeki çöküşün daha fazla büyümeden kontrollü bir geçiş süreci başlatılması gerektiğini savundu.

İngiliz gazeteleri, kabine içinde ciddi bir bölünme yaşandığını yazarken; özellikle seçim sonuçlarının ardından kamuoyunda Starmer’a yönelik güven kaybının hızlandığı belirtiliyor. İşçi Partisi’nin İngiltere genelinde yüzlerce belediye meclis üyeliğini kaybetmesi ve bazı bölgelerde Reform UK karşısında ağır yenilgi alması, parti yönetiminde alarm zillerini çaldı.

Istikbal 860X450 Pxl

Dört danışman istifa etti

Krizi derinleştiren bir diğer gelişme ise hükümet içinden gelen istifalar oldu. Başbakan’a yakın çalışan dört parlamento özel danışmanı görevlerinden ayrılarak açık şekilde yeni liderlik çağrısı yaptı.

İstifa eden isimler arasında Wes Streeting’e yakınlığıyla bilinen Joe Morris’in bulunması, olası bir liderlik yarışının perde arkasında hareketlendiği yorumlarına yol açtı. Parti içindeki bazı grupların Sağlık Bakanı Wes Streeting etrafında pozisyon almaya başladığı öne sürülüyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Gözler olası lider adaylarında

İşçi Partisi kulislerinde şu anda üç isim öne çıkıyor: Wes Streeting, Başbakan Yardımcısı Angela Rayner ve Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham.

Özellikle Burnham’ın adı parti tabanında giderek daha yüksek sesle dillendiriliyor. Ancak Burnham’ın milletvekili olmaması nedeniyle olası bir liderlik yarışında teknik süreçlerin nasıl işleyeceği tartışılıyor.

Angela Rayner’ın da son günlerde “mevcut siyasi çizginin işlemediği” yönündeki açıklamaları, Starmer sonrası dönem için hazırlık yaptığı yorumlarını beraberinde getirdi.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Starmer geri adım atmıyor

Tüm baskılara rağmen Keir Starmer ise görevden ayrılmayacağı mesajını vermeyi sürdürüyor. Pazartesi günü yaptığı konuşmada seçim sonuçlarının “çok ağır” olduğunu kabul eden Starmer, buna rağmen ülkeyi “kaosa sürüklemeyeceğini” söyledi.

Starmer konuşmasında, “Şüphe duyanların yanıldığını kanıtlayacağım” ifadelerini kullanırken, erken bir liderlik yarışının hem hükümete hem de İşçi Partisi’ne zarar vereceğini savundu.

Ancak parti içindeki hava bunun tersini gösteriyor. Westminster’da birçok milletvekili artık Starmer’ın siyasi olarak “geri dönüşü olmayan bir noktaya” geldiğini düşünüyor.

Eslem Yatay Gazete Boyutu Haber Ici

Piyasalar da tedirgin

İngiltere’de yaşanan siyasi kriz yalnızca parti içi dengeleri değil, ekonomik piyasaları da etkilemeye başladı. İngiliz basınında yer alan analizlerde, hükümette yaşanan belirsizliğin tahvil piyasalarında baskı oluşturduğu ve yatırımcıların olası liderlik değişimini yakından takip ettiği belirtildi.

İşçi Partisi’nde önümüzdeki günlerde yeni istifaların ve açık liderlik çağrılarının gelmesi beklenirken, Londra kulislerinde artık en çok konuşulan soru şu: “Keir Starmer ne kadar daha dayanabilecek?”

Bilal Erdoğan ve Mesut Özil Londra’da Konuşacak

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya ve AK Parti MKYK Üyesi, ünlü eski futbolcu Mesut Özil Londra’da konuşacak.

Uluslararası Demokratlar Birliği UID UK’in düzenleyeceği, “Anadolu’dan Avrupa’ya Ortak Miras Buluşmaları” etkinliğine katılacak olan Erdoğan, Sırakaya ve Özil, Doğu Londra’daki “124-126 Cheshire Street, London E2 6EJ” adresindeki The Atrium’da 17 Mayıs Pazar günü halkla bir araya gelecek.

UID ve farklı kuruluşlar taragından sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, etkinliği izlemek isteyenlerin kayıt yaptırmalarının zorunlu olduğu belirtildi.

Söz konusu paylaşımlarda, toplantıyı izlemek isteyenlerin, “uk.u-id.org” internet sitesinden veya sosyal medyada paylaşılan QR code üzerinden kayıt yaptırabilecekleri hatırlatıldı.

Uid Uk Bilal Erdogan Mesut Ozil Zafer Sirakaya Londra 1

Paylaşımlarda programın 17 Mayıs 2026 Pazar günü saat 19:00’da başlayacağı da kaydedildi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Türkan Şoray Londra’da ‘Girişimci Kadınlar’la Buluşacak

Türk sinemasının ‘Sultanı’ Türkan Şoray, İngiltere’nin başkenti Londra’da 6.sı düzenlenecek olan ‘İngiltere Girişimci Kadınlar Fuarı’na konuk olacak.

Fuarın organizatörlerinden Naciye Batkitar’ın sosyal medyada yaptığı paylaşıma göre ünlü sanatçı Türkan Şoray, 16 ile 17 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan fuarın bu yılki konuğu olacak.

Londra’daki kadın girişimcilerin ürünlerini sergileyeceği “6. İngiltere Girişimci Kadınlar Fuarı” Enfield bölgesindeki Albany Park’ta iki gün süreyle ziyaretçilere açık olacak.

Turkan Soray Londra Kadin Girisimciler Etkinligi

Ziyaretçilerin alış veriş yapabileceği, farklı firma insanlarla iletişim imkanları bulacağı fuar, iki gün boyunca saat 10:00 ile 20:00 arasında açık olacak.

İKBAL GÜRPINAR DA KATILACAK

Fuara, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da televizyon program sunucusu İkbal Gürpınar da katılacak.

Gürpınar geçtiğimiz yıllarda da Gereşemce Kadınlar’ın organizasyonuna katılarak destek vermişti.

Istikbal 860X450 Pxl

Londra’da 2 Yaşındaki Kol’un Ölümüne Yol Açanlara 27 Yıl Hapis

İngiltere’nin başkenti London’ın Bromley bölgesinde 25 Nisan 2022’de bir eve çağrılan sağlık ekipleri, 2 yaşındaki Kol Page’i nefes almayan halde buldu. Küçük çocuğun yüzünde, göğsünde ve karın bölgesinde ciddi darp izleri tespit edildi.

Olay yerine gelen polis ve sağlık görevlilerine ilk ifadelerinde anne Zoe Coutts ile erkek arkadaşı Scott O’Connor, Kol’un yaralarının “sürekli düşen ve sakar bir çocuk olmasından” kaynaklandığını söyledi. Ancak doktorların yaptığı ilk incelemeler bile yaralanmaların sıradan kazalarla açıklanamayacak kadar ağır olduğunu ortaya koydu.

Telefon mesajları ve kamera kayıtları gerçeği ortaya çıkardı

Soruşturmayı yürüten Metropolitan Police Service ekipleri, çiftin cep telefonu mesajlarını, ev çevresindeki güvenlik kamerası görüntülerini ve sağlık kayıtlarını detaylı biçimde inceledi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Yapılan incelemelerde Kol’un uzun süre sistematik şiddete maruz kaldığı, yaralanmaların çiftin bakımında bulunduğu zaman dilimlerinde meydana geldiği belirlendi. Savcılık dosyasına giren bulgular arasında, çocuğun ağlamasından rahatsız olunduğunu gösteren mesajlar ve fiziksel şiddet izlerini ortaya koyan tıbbi raporlar da yer aldı.

Mahkemede okunan uzman raporlarında, Kol’un vücudunda farklı zamanlarda oluşmuş çok sayıda yara ve iyileşme belirtisi görüldüğü ifade edildi. Bu durum, çocuğun tek seferlik değil, uzun süreli istismara uğradığı değerlendirmesine neden oldu.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Kalıcı beyin hasarı oluştu

Aldığı ağır darbeler sonucu ciddi beyin travması geçiren Kol Page, olayın ardından yaşam destek ünitesinde tedavi altına alındı. Doktorlar çocuğun kalıcı nörolojik hasar aldığını ve normal yaşam fonksiyonlarını sürdüremeyecek duruma geldiğini açıkladı.

Yaklaşık 14 ay boyunca hastanede tedavi gören Kol daha sonra koruyucu aileye teslim edildi. Ancak sağlık durumu hiçbir zaman tam olarak düzelmedi.

İki yıl boyunca yaşam mücadelesi veren küçük çocuk, 29 Haziran 2024 tarihinde, maruz kaldığı yaralanmalara bağlı komplikasyonlar nedeniyle 4 yaşındayken hayatını kaybetti.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Mahkeme: “Savunmasız bir çocuğa acımasız şiddet uygulandı”

Dava, Southwark Crown Court’ta görüldü. Mahkeme heyeti, Zoe Coutts ile Scott O’Connor’ın çocuğu korumak yerine sistematik biçimde şiddete maruz bıraktığına hükmetti.

8 Mayıs’ta açıklanan kararda sanıklar uzun süreli hapis cezalarına çarptırıldı. Hakim, karar duruşmasında Kol’un “tamamen savunmasız bir çocuk” olduğunu belirterek, çiftin davranışlarını “acımasız ve insanlık dışı” olarak nitelendirdi.

Mahkeme ayrıca sanıkların olay sonrasında sağlık görevlilerini yanıltmaya çalıştığını, yaralanmaların gerçek nedenini gizlemek için ortak hareket ettiklerini kaydetti.

Istikbal 860X450 Pxl

Çocuk koruma sistemine yönelik tartışmalar yeniden gündemde

Kol Page’in ölümü, İngiltere’de çocuk koruma sistemine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Çocuk hakları savunucuları, ağır istismar vakalarının daha erken tespit edilmesi için sosyal hizmet kurumları ile sağlık birimleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Uzmanlar özellikle küçük çocuklarda görülen açıklanamayan morluk, kırık ve travma belirtilerinin mutlaka detaylı şekilde soruşturulması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran dava, İngiltere’de son yıllarda görülen en sarsıcı çocuk istismarı vakalarından biri olarak değerlendiriliyor.

Çocuk İstismarının “Küresel Moderatör”ü Cezasını Buldu

İngiltere’de çocuk istismarına yönelik dijital suçlarla mücadele kapsamında yürütülen önemli operasyonlardan biri daha sonuçlandı. İngiliz Ulusal Suç Ajansı’nın (NCA) yürüttüğü soruşturma sonucunda, karanlık ağda faaliyet gösteren çocuk istismarı platformlarının yöneticilerinden biri olduğu belirlenen 36 yaşındaki Matthew Slate, 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Londra’nın Wood Green bölgesinde yaşayan Slate’in, “Olympus” adlı yasa dışı forumda “Global Moderator” yani “Küresel Moderatör” olarak görev yaptığı ve dark web üzerindeki en aktif çocuk istismarı ağlarından bazılarında yönetici pozisyonunda bulunduğu açıklandı.

Yetkililer, sanığın yalnızca içerik paylaşımı yapmakla kalmadığını, aynı zamanda yeni yasa dışı platformların kurulmasına mali destek sağladığını da belirtti.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Evine Baskın Düzenlendi

NCA ekipleri tarafından Mart 2025’te gerçekleştirilen operasyon sırasında Slate’in evinde bilgisayar başında olduğu ve çocuk istismarı içeriklerinin paylaşıldığı forumlara aktif şekilde giriş yaptığı tespit edildi.

Operasyonda ele geçirilen üç dijital cihaz üzerinde yapılan adli incelemelerde yaklaşık 87 bin çocuk istismarı görüntüsü bulundu. Bunların 15 bin 200’ünün, İngiltere hukuk sisteminde en ağır kategori olarak kabul edilen “Kategori A” sınıfında yer aldığı bildirildi.

Kategori A kapsamındaki materyaller, ağır fiziksel istismar ve küçük çocuklara yönelik en ciddi suç içeriklerini kapsıyor.

Altı Ayrı Sitede Yöneticilik Yaptı

Soruşturma dosyasına göre Slate, yalnızca Olympus forumunda değil, toplam altı farklı dark web platformunda daha yönetici veya üst düzey moderatör olarak görev yaptı. NCA uzmanları, sanığın uluslararası kullanıcı ağlarının koordinasyonunda aktif rol oynadığını ve yasa dışı içeriklerin yayılmasını kolaylaştırdığını kaydetti.

Yetkililer ayrıca Slate’in, kullanıcıların anonim şekilde dosya yükleyebilmesi için oluşturulan yeni bir platformun finansmanında da yer aldığını belirledi.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

NCA: “Çocuklara Karşı İşlenen En Ağır Suçlardan Biri”

NCA Çocuk İstismarı Operasyonları Birimi tarafından yapılan açıklamada, dark web üzerinden faaliyet gösteren bu tür ağların küresel ölçekte organize olduğu ve çocukların sistematik biçimde hedef alındığı vurgulandı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bu suçlar yalnızca dijital ortamda işlenmiş suçlar değildir. Paylaşılan her görüntü, gerçek bir çocuğun maruz kaldığı ağır istismarın kaydıdır.”

Yetkililer, son yıllarda şifreli iletişim sistemleri, anonim tarayıcılar ve kripto para kullanımının bu suç ağlarının izini sürmeyi zorlaştırdığını ancak uluslararası iş birlikleri sayesinde önemli operasyonların sürdüğünü ifade etti.

Dark Web Ağlarına Yönelik Baskılar Artıyor

İngiltere’de son dönemde çocuk istismarı içeriklerine karşı yürütülen operasyonlarda ciddi artış yaşanıyor. NCA verilerine göre yalnızca geçtiğimiz yıl yüzlerce kişi dark web üzerinden yürütülen soruşturmalar kapsamında gözaltına alındı.

Uzmanlar, özellikle forum yöneticilerinin ve moderatörlerin hedef alınmasının, yasa dışı ağların işleyişini ciddi ölçüde sekteye uğrattığını belirtiyor.

Siber güvenlik uzmanları ise çocuk istismarı materyallerinin paylaşımında kullanılan platformların sürekli isim ve altyapı değiştirdiğine dikkat çekerek, uluslararası kolluk kuvvetleri arasındaki koordinasyonun kritik önem taşıdığını ifade ediyor.

Mahkeme: “Toplum İçin Ciddi Tehdit”

Davaya bakan mahkeme, Matthew Slate’in yalnızca içerik tüketicisi olmadığını, suç ağlarının sürdürülmesinde aktif rol oynadığını belirterek cezada bu durumun ağırlaştırıcı unsur olarak değerlendirildiğini açıkladı.

Hakim kararında, sanığın faaliyetlerinin “toplum ve özellikle çocuklar açısından ciddi tehdit oluşturduğunu” ifade etti.

Slate’in cezasının ardından NCA, dark web üzerindeki benzer ağlara yönelik soruşturmaların sürdüğünü ve yeni operasyonların devam edeceğini duyurdu.

Enfield’da siyasi deprem: Labour çoğunluğu kaybetti, Green Parti kilit aktör oldu

Türkiye ve KKTC kökenli toplumun en yoğun olduğu Londra’nın kuzeyindeki Enfield ilçesinde yapılan yerel seçimler, İngiltere genelinde giderek belirginleşen çok parçalı siyasi yapının yerel ölçekteki en dikkat çekici örneklerinden biri oldu.

İlk sonuçlara göre Conservative Party meclisteki sandalye sayısını artırarak 31 üyeye ulaşırken, Labour Party 11 sandalye kaybederek 27 üyede kaldı. Green Party of England and Wales ise tarihinde ilk kez Enfield Belediye Meclisi’ne girerek 5 sandalye kazandı. Böylece ilçede hiçbir parti tek başına yönetim çoğunluğunu sağlayamadı.

Toplam 63 sandalyeli belediye meclisinde çoğunluk için 32 üye gerekiyor. Conservative Parti bu sınırın yalnızca bir sandalye gerisinde kaldı. Sonuçlar, Enfield’da “No Overall Control” yani hiçbir partinin tek başına yönetemediği yeni bir dönemin başladığını gösteriyor.

Attelia Clinik London

Green Parti genç ve sol seçmenden destek aldı

Seçimin en dikkat çekici çıkışı Green Parti’den geldi. Özellikle genç seçmenler, çevre politikaları ve sosyal adalet söylemi üzerinden Green Parti’ye yöneldi. Labour’dan kopan ilerici seçmenin önemli bölümünün Green Parti’ye kaydığı değerlendiriliyor.

İngiltere genelindeki son yerel seçimlerde Green Parti’nin Londra dahil birçok bölgede ciddi yükseliş göstermesi, Enfield sonuçlarının tesadüf olmadığını ortaya koydu. Parti son dönemde Hackney gibi bazı geleneksel Labour bölgelerinde de tarihi başarılar elde etti.

Istikbal 860X450 Pxl

Reform UK beklentinin altında kaldı

Seçim öncesi ilçenin kuzey ve doğu mahallelerinde etkili olabileceği konuşulan Reform UK ise ülke genelindeki yükselişine rağmen Enfield’da beklenen etkiyi oluşturamadı. Parti bazı mahallelerde oylarını artırsa da belediye yönetiminde belirleyici bir güç haline gelemedi.

Buna karşın seçim sonuçları, Enfield’da artık klasik “Labour-Conservative” ikili rekabetinin zayıfladığını ve çok partili bir denge oluştuğunu gösterdi.

Koalisyon ya da azınlık yönetimi gündemde

Ortaya çıkan tabloda Conservative Parti teknik olarak en büyük grup olsa da tek başına kabine oluşturacak çoğunluğu sağlayamadı. Labour ise yönetimde kalabilmek için Green Parti’nin desteğine ihtiyaç duyuyor.

Bu nedenle önümüzdeki günlerde ilçede azınlık yönetimi ya da fiili koalisyon pazarlıkları gündeme gelecek. Green Parti’nin desteği olmadan alınacak kararların meclisten geçirilmesi zor görünüyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Türk kökenli üyeler dikkat çekti

Seçimlerin dikkat çeken bir başka yönü ise Türkiye ve KKTC kökenli toplumun yerel siyasetteki güçlü varlığını koruması oldu. Geçen dönemde belediye liderliği görevini üstlenen Ergin Erbil yeniden meclise giren isimler arasında yer aldı.

Toplamda Türkiye ve KKTC kökenli 14 adayın seçim kazanması, Enfield’daki Türk kökenli toplumun yerel siyasetteki etkisini bir kez daha ortaya koydu.

Ergin Erbil, Britanya Alevi Federasyonu kurucu başkanı ve eski İAKM-Cemevi başkanı İsrafil Erbil’in oğlu olarak biliniyor. Erbil ailesinin farklı üyeleri geçmiş dönemlerde de Enfield Belediye Meclisi’nde görev yapmıştı.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Enfield sonucu ülke siyasetinin küçük modeli

Siyasi gözlemcilere göre Enfield’daki tablo, İngiltere genelindeki dönüşümün yerel bir yansıması niteliğinde. İşçi Partisi hem merkez sağ seçmeni Reform UK’ye, hem de sol-progressive seçmeni Green Parti’ye kaptırırken; iki büyük partinin hakim olduğu geleneksel yapı giderek parçalanıyor.

Enfield’da 8 Mayıs Yerel Seçimleri’nde açıklanan sonuçlar şöyle:

Haselbury Seçim Bölgesi
Ibrahim Cam (Lab)
Mahym Bedekova (Lab)
George Savva (Lab)

Southbury

Penny Heathwood (Cons)

Betty Achayo (Cons)

Benny Neza (Cons)

Ponders End
Aziz Yildiz (Green)

Niamh O’Brien (Lab)

Brimsdown

Hivran Dalkaya (Lab)

Ahmet Hasan (Lab)

Bektas Ozer (Lab)

Carterhatch

Ayten Guzel (Lab)

Nawshad Ali (Lab)

Oakwood

James Bone (Cons)

Thomas O’Halloran (Cons)

Bush Hill Park

Pat Gregory (Cons)

James Hockney (Cons)

Peter Fallart (Cons)

Upper Edmonton

Margaret Greer (Lab)

Tim Leaver (Lab)

Chris McCoy (Lab)

Lower Edmonton

Sinan Boztas (Lab)

Siddo Dwyer (Lab)

Elif Erbil (Lab)

Town

Michael Rye (Cons)

Emma Supple (Cons)

Kiran Mistry (Cons)

Whitewebbs

Reece Fox (Cons)

Maxwell Day (Cons)

Eralda Qirjo (Cons)

Arnos Grove

Paul Pratt (Cons)

Shyamala Lennon (Cons)

Southgate

Stephanos Ioannou (Cons)

Chris Joannides (Cons)

Elisa Morreale (Cons)

Enfield Lock

Ratip Alsulaiman (Green)

Suna Hurman (Lab)

Sarah Jons (Green)

Grange Park

Chris Dey (Cons)

Andy Milne (Cons)

Edmonton Green

Ergin Erbil (Lab)

Abdul Abdullahi (Lab)

Gunes Akbulut (Lab)

Jubilee

Ian Barnes (Lab)

Alev Cazimoglu (Lab)

Susan Erbil (Lab)

Bullsmoor

Destiny Karakus (Lab)

Faye Nimoh (Lab)

Ridgeway

Joanne Laban (Cons)

Andrew Thorp (Cons)

Edward Smith (Cons)

New Southgate

Laura Davenport (Green)

Madeline Church (Green)

Highfield Ward

Bambos Charalambous (Cons)

Peter Charalambous (Cons)

Winchmore Hill ward

Maria Alexandrou (Cons)

Lee Chamberlain (Cons)

Palmers Green ward

Chris James (Lab)

Doug Taylor (Lab)

Cockfosters Ward

Alessandro Georgiou (Cons)

Alara Ayyildiz (Cons)

Bowes Ward

Alex Diner (Lab)

Dino Lemonides (Cons)

Her bir seçim bölgesinin tam sonuçları aşağıdaki web sayfasına yüklenecektir: https://orlo.uk/xkUGr

Londra’da yerel seçim şoku: Reform UK yükselişte, İşçi Partisi baskı altında

İngiltere’de gerçekleştirilen 2026 yerel seçimlerinde Londra’dan gelen ilk sonuçlar, Başbakan Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi açısından alarm zillerinin çaldığını gösteriyor. Sayımı tamamlanan ilk bölgelerde Yeşiller Partisi ve Reform UK dikkat çekici kazanımlar elde ederken, bazı geleneksel İşçi Partisi kalelerinde siyasi tablo değişmeye başladı.

Türk nüfusunun yoğun olduğu Enfield ve Hackney bölgelerinde İşçi Partisi güçlü çoğunluğunu kaybetti. En fazla Türk kökenli belediye meclisi üyesi bulunan Enfield’da yönetim belki bir sandalye farkıyla Muhafazakar Parti yönetimine geçebilir.

Başkent Londra’da, 32 belediyenin tamamında meclis seçimleri yapılırken, Tower Hamlets, Newham, Croydon, Hackney ve Lewisham bölgelerinde doğrudan belediye başkanlığı seçimleri de gerçekleştirildi.

Istikbal 860X450 Pxl

İlk sonuçlara göre Londra’da tablo

Şu ana kadar kesinleşen ve kamuoyuna açıklanan sonuçlara göre:

  • Hackney belediye başkanlığını Yeşiller Partisi adayı Zoë Garbett kazandı. Bu sonuç, bölgede 24 yıllık İşçi Partisi yönetiminin sona ermesi anlamına geliyor.
  • Lewisham belediye başkanlığını Yeşiller Partisi adayı Liam Shrivastava kazandı. Bölgedeki sonuç “tarihi kırılma” olarak yorumlandı.
  • Newham belediye başkanlığını İşçi Partisi destekli Forhad Hussein kazandı.
  • Tower Hamlets’te mevcut belediye başkanı Lutfur Rahman’ın yeniden seçildiği bildirildi.
  • Waltham Forest belediye meclisinde Yeşiller Partisi’nin çoğunluğu elde ederek yönetimi İşçi Partisi’nden aldığı belirtildi. Bu sonuç Yeşiller’in Londra’daki ilk büyük belediye kontrolü olarak değerlendiriliyor.
  • Havering’de Reform UK’nin belediye kontrolünü kazandığı bildirildi. Böylece parti Londra’daki ilk büyük belediye yönetimini elde etmiş oldu.
  • Bromley belediyesi Muhafazakâr Parti’nin kontrolünde kaldı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Şu ana kadar açıklanan belediye sonuçları

  • Bexley — Muhafazakâr Parti çoğunluğu
  • Ealing — İşçi Partisi çoğunluğu
  • Enfield — Hiçbir parti çoğunluğu sağlayamadı
  • Hammersmith and Fulham — İşçi Partisi çoğunluğu
  • Havering — Reform UK çoğunluğu
  • Kensington and Chelsea — Muhafazakâr Parti çoğunluğu
  • Merton — İşçi Partisi çoğunluğu
  • Richmond upon Thames — Liberal Demokrat çoğunluğu
  • Sutton — Liberal Demokrat çoğunluğu
  • Westminster — Muhafazakâr Parti çoğunluğu
  • Wandsworth — Hiçbir parti çoğunluğu sağlayamadı
  • Waltham Forest — Yeşiller Partisi çoğunluğu

Belediye meclislerinde çoğunluğu alan partiler

Şu ana kadar açıklanan sonuçlara göre belediye yönetimlerinde öne çıkan tablo şöyle:

Londra Belediyesi

Yönetimi Kazanan Parti

Durum

Hackney

Yeşiller Partisi

Belediye başkanlığı kazanıldı

Lewisham

Yeşiller Partisi

Belediye başkanlığı kazanıldı

Waltham Forest

Yeşiller Partisi

Belediye meclisi çoğunluğu

Havering

Reform UK

Belediye kontrolü

Bromley

Muhafazakâr Parti

Kontrol korundu

Newham

İşçi Partisi

Belediye başkanlığı korundu

Tower Hamlets

Aspire

Belediye başkanlığı korundu

Birçok Londra ilçesinde oy sayımı sürerken, belediye liderlerinin önemli bölümünün hafta sonuna doğru netleşmesi bekleniyor. Londra’daki bazı belediyelerde hiçbir partinin tek başına çoğunluk sağlayamaması nedeniyle koalisyon ve azınlık yönetimi ihtimali de gündemde bulunuyor.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Katılım oranı beklentilerin üzerinde

İlk açıklanan verilere göre Londra’da seçime katılım oranı birçok bölgede yüzde 35 ila 45 bandında gerçekleşti. Bazı ilçelerde oran yüzde 50’nin üzerine çıktı.

Öne çıkan bazı katılım oranları şöyle:

  • Newham: yüzde 34,9
  • Hackney’in bazı bölgelerinde: yüzde 40-58 arası
  • Londra genelinde tahmini ortalama: yaklaşık yüzde 40

Uzmanlar, yerel seçimler için bu seviyenin “nispeten yüksek” kabul edildiğini belirtiyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Reform UK ve Yeşiller yükselişte

İlk sonuçlar, Reform UK partisinin özellikle dış Londra ve banliyölerde oylarını ciddi biçimde artırdığını ortaya koyuyor. Nigel Farage liderliğindeki parti ülke genelinde yüzlerce yeni meclis üyeliği kazandı.

İç Londra’da ise Green Party of England and Wales dikkat çekici bir ivme yakaladı. Özellikle genç seçmenlerin yoğun olduğu bölgelerde Yeşiller’in oy oranlarında güçlü artış görüldü.

Siyasi yorumcular, ortaya çıkan tablonun İngiltere’de uzun süredir hakim olan iki partili siyasetin çözülmeye başladığını gösterdiğini savunuyor.

Londra Hackney’de siyasi deprem: İşçi Partisi’nin kalesinde tarihi Yeşil zafer

Zoë Garbett’in belediye başkanlığı zaferi, yalnızca Hackney’de değil, Londra ve Birleşik Krallık siyasetinde de yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor. İşçi Partisi’nin yaklaşık çeyrek asırlık hakimiyetinin sona erdiği seçim, genç seçmenlerin, kiracılarının ve ilerici kent siyasetinin yön değiştirdiğini ortaya koydu.

Türk nüfusunun da yoğun olarak yaşadığı, Doğu Londra’nın uzun yıllardır İşçi Partisi ile özdeşleşen ilçesi Hackney, dün yapılan yerel seçimlerde tarihi bir kırılmaya sahne oldu. Zoë Garbett liderliğindeki Yeşiller Partisi, ilçede ilk kez belediye başkanlığını kazanırken, sonuç ülke genelindeki “beş partili yeni siyaset” tartışmalarını da hızlandırdı.

Resmi sonuçlara göre Garbett oyların yüzde 47,2’sini alarak 35 bin 720 oyla seçimi kazandı. İşçi Partisi’nin adayı ve mevcut belediye başkanı Caroline Woodley ise 26 bin 865 oyda kaldı. Muhafazakâr Parti yüzde 8,4, Reform UK yüzde 5,3, Liberal Demokratlar ise yüzde 3,6 oy alabildi. Katılım oranı yüzde 40,98 ile son yılların en yüksek seviyesine çıktı.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Hackney’de sonuçlar ne söylüyor?

Aday

Parti

Oy

Oy oranı

Zoë Garbett

Green Party

35.720

%47,2

Caroline Woodley

Labour

26.865

%35,5

Tareke Gregg

Conservative

6.345

%8,4

Vahid Almasi

Reform UK

4.013

%5,3

Eva Steinhardt

Liberal Democrats

2.731

%3,6

Bu tablo, yalnızca bir belediye yönetiminin el değiştirmesini değil, Londra’nın merkez sol seçmen tabanındaki ciddi çözülmeyi de gösteriyor. Hackney, uzun yıllardır genç profesyonellerin, göçmen toplulukların, öğrencilerin ve sosyal konut kiracılarının yoğun yaşadığı; aynı zamanda İşçi Partisi’nin “güvenli bölgesi” kabul edilen ilçelerden biriydi.

Ancak özellikle son üç yılda hızlanan kira krizleri, yaşam maliyetlerindeki artış, sosyal konut politikalarına yönelik memnuniyetsizlik ve Gazze savaşı sonrası merkez sol seçmendeki kırılma, Yeşiller Partisi’ni alternatif haline getirdi.

Istikbal 860X450 Pxl

İşçi Partisi neden kaybetti?

Seçim sonucu üzerinde üç temel dinamik öne çıkıyor.

1. Hackney’de “ilerici seçmen” yön değiştirdi

Yeşiller Partisi özellikle genç seçmenler, kiracılar ve üniversite mezunu kentli orta sınıf arasında büyük sıçrama yaptı. Garbett’in kampanyası; kira kontrolü, sosyal konut üretimi, iklim politikaları ve yerel hizmetlerin kamusal karakterini koruma eksenine oturdu.

Özellikle Dalston, Stoke Newington ve London Fields çevresinde Yeşiller’in oy patlaması yaşadığı belirtiliyor.

2. Labour yönetiminin yıpranması

Hackney’de İşçi Partisi’nin son yıllardaki yönetimi çeşitli krizlerle sarsılmıştı. Eski belediye başkanı Philip Glanville hakkında ortaya çıkan skandal ve ardından yaşanan liderlik tartışmaları, partinin yerel güvenilirliğini ciddi biçimde aşındırdı.

Caroline Woodley göreve kriz ortamında gelmişti; ancak seçmenlerin önemli bölümü Labour’un “değişim üretmediği” görüşünde birleşti.

3. Gazze ve dış politika etkisi

Hackney, Birleşik Krallık’ta Filistin dayanışmasının en görünür olduğu ilçelerden biri olarak biliniyor. Son aylarda düzenlenen kitlesel yürüyüşler ve yerel kampanyalar, özellikle genç Müslüman seçmenler ile ilerici sol tabanda Labour’a yönelik tepkiyi artırdı.

Yeşiller Partisi’nin İsrail hükümetine yönelik daha sert eleştirileri ve ateşkes çağrıları, bu seçmen grubunda karşılık buldu.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

“İki partili siyaset öldü” tartışması

Seçim sonrası Yeşiller Partisi yöneticileri sonucu “İngiliz siyasetinde dönüm noktası” olarak tanımladı. Parti eş liderlerinden Zack Polanski, “iki partili siyasetin öldüğünü” söyledi.

Gerçekten de seçim sonuçları yalnızca Hackney’de değil, ülke genelinde çok parçalı yeni bir siyasi tabloya işaret ediyor. Reform UK sağ seçmende yükselirken, Liberal Demokratlar güney İngiltere’de güç kazanıyor; Yeşiller ise büyük kentlerin ilerici bölgelerinde Labour’un alanına giriyor.

Siyasi analistler, özellikle Londra’nın iç bölgelerinde artık “otomatik Labour çoğunluğu” döneminin sona erdiğini belirtiyor.

Zoë Garbett kimdir?

Zoë Garbett, son yıllarda Yeşiller Partisi’nin yükselen isimlerinden biri olarak öne çıktı. Daha önce Hackney belediye meclis üyeliği yapan Garbett, aynı zamanda London Assembly üyesi olarak görev yapıyor. 2024’te Londra Belediye Başkanlığı yarışında Yeşiller’in öne çıkan yüzlerinden biri olmuştu.

Kampanyasında özellikle şu başlıkları öne çıkardı:

  • kira artışlarının sınırlandırılması
  • sosyal konut yatırımları
  • düşük gelirli mahallelere destek
  • iklim dostu ulaşım
  • gençlik hizmetlerinin genişletilmesi
  • belediye bütçesinde şeffaflık

Yeni dönemde Hackney’de ne bekleniyor?

Garbett’in önündeki en büyük sınavın “yüksek beklenti” olacağı belirtiliyor.

Yeşiller Partisi belediye başkanlığını kazansa da belediye meclisinde hâlâ sınırlı temsil gücüne sahip. Bu nedenle Labour çoğunluklu meclisle nasıl çalışacağı kritik olacak.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Yeni dönemde özellikle şu alanlarda sert tartışmalar bekleniyor:

Konut ve kira krizi

Hackney, Londra’nın en hızlı gentrification yaşayan bölgelerinden biri. Ortalama kiralar son yıllarda dramatik biçimde arttı. Garbett yönetiminin kiracı hakları konusunda daha agresif politikalar izlemesi bekleniyor.

İklim ve ulaşım politikaları

Yeşiller’in düşük emisyon bölgeleri, bisiklet altyapısı ve araç trafiğinin azaltılması yönündeki politikalarının hız kazanabileceği değerlendiriliyor.

Belediyede “katılımcı model”

Yeni yönetimin mahalle meclisleri, yurttaş bütçesi ve doğrudan katılım mekanizmalarını artırma sözü verdiği belirtiliyor.

Labour–Green rekabetinin derinleşmesi

Hackney sonucu, Londra’nın diğer ilerici bölgelerinde de Labour için alarm niteliğinde görülüyor. Özellikle Islington, Lewisham ve Bristol gibi merkez sol ağırlıklı kentlerde Yeşiller’in artık “protesto partisi” olmaktan çıkıp iktidar alternatifi haline geldiği yorumları yapılıyor.

Hackney’deki sonuç, yalnızca bir belediye başkanlığı değişimi değil; Britanya solunun yeni güç haritasının ilk büyük işareti olarak değerlendiriliyor.

Londra'da meydana gelen bıçaklı saldırı olayında gözaltı sayısı arttı

İngiltere'nin başkenti Londra'da 29 Nisan'da 1 Müslüman ve 2 Yahudi'nin bıçaklandığı olayın ardından saldırgan Essa Suleiman'dan sonra 2 kişi daha gözaltına alındı.

Londra Metropolitan Polisinden yapılan açıklamaya göre Suleiman'ın 29 Nisan'da kentin güneyindeki Southwark'ta 20 yıllık arkadaşı Ishmail Hussain'i bıçakladıktan sonra kentin kuzeyindeki Golders Green'de Ortodoks Yahudi Shloime Rand ve Moshe Shine'ı da bıçakladığı olayla ilgili gözaltı sayısı arttı.

Kentin farklı noktalarında işlenen 3 saldırının faili Suleiman'ın ardından 26 yaşında bir erkek ile 38 yaşında bir kadın da olayla ilgili oldukları şüphesiyle Londra'nın doğusundaki Romford'da gözaltına alındı.

Polis, Romford'daki bir adreste de arama başlatıldığını açıklarken mart ayında yine Golders Green'deki Yahudi ambulans servisine yönelik kundaklama olayının ardından yapılan operasyonlarda toplam 30 kişinin gözaltına alındığını, 9 kişinin de tutuklandığını duyurdu.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Suleiman, 29 Nisan'da Golders Green'deki iki Yahudi vatandaşı bıçaklamış, olay yerinde polis tarafından gözaltına alınmıştı. Ancak Suleiman'ın aynı gün önce kentin güneyinde 20 yıllık arkadaşı Hussain'i de bıçakladığı ortaya çıkmıştı.

Bu nedenle 3 cinayete teşebbüs suçlaması yöneltilen Somali doğumlu İngiliz vatandaşı Suleiman, 1 Mayıs'ta çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

Eslem Yatay Gazete Boyutu Haber Ici

İngiltere İçişleri Bakanlığı, olayın ardından ülkede terör tehdidi seviyesini, "önemli"den bir saldırının kuvvetle muhtemel olduğunu belirten "ciddi"ye yükseltmişti.

Ülkede milletvekili David Amess'in öldürülmesi ve Liverpool'daki hastanenin dışında meydana gelen patlama nedeniyle tehdit seviyesi en son Kasım 2021'de "ciddi"ye yükseltilmiş, ardından Şubat 2022'de "önemli" seviyeye düşürülmüştü.

‘Kara Para’ Suçlarıyla Mücadele İçin Özel Polis Gücü

İngiltere’de “ana cadde” olarak bilinen şehir merkezlerindeki küçük işletmeler, artık yalnızca ticaretin değil, organize suçun da merkezlerinden biri haline geldi.

Yapılan araştırmalar, bu durumun münferit olmadığını ortaya koyuyor. Ticaret Standartları görevlilerinin yaklaşık yüzde 72’si görev sırasında tehdit edildiğini ya da sindirme girişimleriyle karşılaştığını bildiriyor.

“Sahte dükkânlar” ülke geneline yayıldı

Chartered Trading Standards Institute’un (CTSI) yayımladığı son rapora göre, organize suç ağları özellikle şu alanlarda yoğunlaşıyor:

  • Kaçak tütün ve elektronik sigara satışı
  • Sahte ürün ticareti
  • Kara para aklama
  • Gıda sahteciliği

Bazı bölgelerde market ve vape dükkânlarının yarısına yakınının suç ağlarıyla bağlantılı olduğu tahmin ediliyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Araştırmalar ayrıca, 2020’den bu yana “nakit yoğun” işletmelerin sayısında ciddi artış olduğunu ve bu durumun kara para aklama faaliyetleriyle bağlantılı olabileceğini ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre Birmingham, Liverpool ve Londra başta olmak üzere birçok büyük şehir bu tür faaliyetlerin merkezleri haline gelmiş durumda.

Hükümetten yeni görev gücü

Artan tehditler karşısında İngiltere hükümeti, ana caddelerdeki yasa dışı faaliyetlerle mücadele için yeni bir “ana cadde suçları görev gücü” kuracağını açıkladı.

Yeni yapı kapsamında:

  • Önümüzdeki 3 yıl boyunca yılda 10 milyon sterlin bütçe ayrılacak
  • 120 yeni Ticaret Standartları stajyeri istihdam edilecek
  • Polis, yerel yönetimler ve denetim birimleri arasında daha güçlü koordinasyon sağlanacak

Görev gücünün temel hedefleri arasında:

  • Kaçak ürün satışını engellemek
  • Suç gelirlerinin finans sistemine girişini durdurmak
  • Sahte işletmeler üzerinden yürütülen kara para aklamayı tespit etmek
  • Yerel esnafı korumak

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

“Kaynak eksikliği suçla mücadeleyi zorlaştırdı”

Uzmanlar, mevcut tabloya gelinmesinde yıllardır süren bütçe kesintilerinin önemli rol oynadığını belirtiyor.

Ticaret Standartları birimlerinin bütçelerinin son on yılda %50’ye kadar azaldığı, personel sayısının ise ciddi şekilde düştüğü ifade ediliyor.

Bu durumun, suç şebekelerinin boşluklardan faydalanarak şehir merkezlerinde hızla yayılmasına zemin hazırladığı değerlendiriliyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Şiddet ve korku ortamı

Perakende sektöründe yaşanan suç artışı sadece ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir güvenlik sorunu haline gelmiş durumda.

Son verilere göre İngiltere’de mağazalara yönelik suçlar yılda milyonlarca olaya ulaşırken, çalışanlara yönelik fiziksel saldırılar da günlük yüzlerce vakayı buluyor.

Yetkililer, suç çetelerinin özellikle küçük işletmeleri hedef alarak hem yasa dışı ticaret hem de para aklama faaliyetlerini bu dükkânlar üzerinden yürüttüğünü belirtiyor.

“Ana caddeler geri kazanılabilir mi?”

Hükümetin yeni görev gücü, uzun süredir büyüyen bu soruna karşı atılmış en kapsamlı adımlardan biri olarak görülüyor.

Ancak uzmanlar, kalıcı çözüm için yalnızca yeni kaynak değil, aynı zamanda güçlü denetim, hızlı yargı süreçleri ve yerel düzeyde sürekli koordinasyon gerektiği görüşünde.

Ticaret Standartları görevlilerinin sahadaki deneyimi ise sorunun boyutunu net şekilde özetliyor:
Ana caddeler artık sadece alışverişin değil, organize suçun da cephesi.

Eslem Yatay Gazete Boyutu Haber Ici

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Anlamlı Etkinlik

Londra Yunus Emre Enstitüsü, Sanat ve Kültür Konuşmaları serisi kapsamında dünyaca tanınan fotoğrafçı Peter Sanders’ı ağırladı. Sanders, en yeni çalışması Heaven, Earth and the Ten Thousand Things: The Lives of the Muslims of China başlıklı kitabı etrafında gerçekleştirdiği konuşmada, Çin’deki Müslüman toplulukların tarihî, kültürel ve manevi dünyasına dair güçlü bir görsel anlatı sundu.

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde gerçekleşen etkinlik, fotoğraf sanatı, İslam kültürü, Çin Müslümanları, kutsal mekânlar ve görsel hafıza konularına ilgi duyan katılımcıları bir araya getirdi. Elli yılı aşkın süredir İslam dünyasının farklı coğrafyalarında insanları, mekânları, gelenekleri ve manevi atmosferleri fotoğraflayan Peter Sanders, bu özel akşamda yalnızca bir kitabı tanıtmakla kalmadı; aynı zamanda fotoğrafın bir görme, bekleme ve anlam arama biçimi olarak nasıl derinleşebileceğini de anlattı.

Program, Londra Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Dr Mehmet Karakuş’un açılış konuşmasıyla başladı. Dr Karakuş, Peter Sanders gibi İslam dünyasının görsel hafızasında önemli bir yere sahip bir ismi Londra’da ağırlamaktan duyulan memnuniyeti ifade ederek, Enstitü’nün kültür, sanat ve düşünce alanlarında nitelikli buluşmalara ev sahipliği yapma misyonuna dikkat çekti. Etkinlik, Enstitü’nün Sanat ve Kültür Konuşmaları serisinin bir parçası olarak, İslam sanatları, kültürel miras ve görsel kültür üzerine derinlikli bir karşılaşma zemini sundu.

Peter Sanders konuşmasında, Heaven, Earth and the Ten Thousand Things kitabının arkasındaki uzun yolculuğu katılımcılarla paylaştı. Çin’deki Müslüman toplulukların hayatlarına, ibadet mekânlarına, mimari mirasına, gündelik yaşamına ve manevi pratiklerine odaklanan bu çalışma, Çin Müslümanlarını dışarıdan bakılan uzak bir konu olarak değil, yüzyıllara yayılan köklü bir kültürel ve dinî devamlılığın parçası olarak ele alıyor.

Londra Yunus Emre Enstitusu Etkinlik

Sanders’ın fotoğrafları, Çin’deki Müslüman varlığının yalnızca tarihî ya da sosyolojik bir mesele olmadığını, aynı zamanda görsel ve manevi bir dünya olarak da okunabileceğini ortaya koyuyor. Konuşma boyunca camiler, avlular, yüzler, ibadet anları, mimari ayrıntılar, kıyafetler, nesneler ve gündelik hayat sahneleri üzerinden zengin bir anlatı kuruldu. Bu anlatı, bir topluluğun yalnızca neye inandığını değil, inancını mekânda, bedende, ışıkta, mimaride ve hafızada nasıl taşıdığını da görünür kıldı.

Etkinliğin en dikkat çekici yönlerinden biri, Sanders’ın fotoğraf anlayışına dair paylaştığı düşüncelerdi. Onun çalışmalarında fotoğraf, yalnızca belgeleyen bir araç değil; sabır, dikkat ve saygı isteyen bir karşılaşma biçimi olarak beliriyor. Sanders, anlamlı bir kareye ulaşmanın çoğu zaman aceleyle değil, doğru ânı beklemekle mümkün olduğunu vurguladı. Işığın, insan varlığının, mekânın ve atmosferin aynı anda buluştuğu anlar, onun fotoğraf dilinde manevi bir derinlik kazanıyor.

Kitabın başlığı olan Heaven, Earth and the Ten Thousand Things de konuşmanın düşünsel zeminini güçlendiren önemli bir unsur oldu. “Gök, yer ve on bin şey” ifadesi, görünen dünya ile görünmeyen anlamlar arasındaki ilişkiye işaret eden geniş bir çerçeve sunuyor. Sanders’ın fotoğraflarında gündelik hayatın ayrıntıları, mimari yüzeyler, insan yüzleri ve ibadet anları, daha büyük bir birlik fikrine açılan işaretler hâline geliyor. Bu yönüyle çalışma, yalnızca Çin Müslümanlarının hayatlarına dair bir fotoğraf kitabı değil; bakmanın, görmenin ve anlam vermenin imkânları üzerine de incelikli bir düşünce alanı oluşturuyor.

Attelia Clinik London

Konuşmada ayrıca Çin’deki Müslüman kültürünün çok katmanlı yapısı da öne çıktı. İslamî inanç ve pratiklerin, Çin’in tarihî estetik ve düşünsel dünyasıyla temas ettiği noktalarda ortaya çıkan özgün mimari ve kültürel biçimler, Sanders’ın fotoğraflarında sade fakat güçlü bir dille görünür hâle geliyor. Bu görsel dünya, İslam kültürünün farklı coğrafyalarda tek tip bir form üretmediğini; aksine yerel hafızalar, mimari gelenekler ve toplumsal dokular içinde yeni ifade biçimleri kazandığını gösteriyor.

Konuşmanın ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde katılımcılar, Sanders’ın seyahatleri, fotoğraf pratiği, topluluklarla kurduğu ilişki, kutsal mekânları fotoğraflamanın incelikleri ve çalışmalarındaki manevi boyut üzerine sorular yöneltti. Etkinlik, kitap imza bölümüyle devam etti ve katılımcılar Peter Sanders ile birebir sohbet etme imkânı buldu.

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nün ev sahipliğinde gerçekleşen bu özel akşam, fotoğrafın yalnızca bir görsel kayıt değil, aynı zamanda kültürel hafızayı taşıyan, manevi derinliği sezdiren ve farklı dünyalar arasında köprü kuran güçlü bir sanat formu olduğunu bir kez daha hatırlattı. Peter Sanders’ın Çin Müslümanlarına odaklanan çalışması, Londra’daki izleyicilere İslam dünyasının çoğu zaman yeterince bilinmeyen, fakat son derece zengin ve köklü bir kültürel alanını yakından tanıma fırsatı sundu.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Banksy’den Londra’nın Merkezine “Gizemli” Politik Heykel

ünlü sokak sanatçısı Banksy'ın paylaştığı görüntüler, heykelin sıradan bir sokak müdahalesinden çok daha fazlası olduğunu ortaya koyuyor. Trafik konileri, reflektörlü işçi yelekleri ve profesyonel ekipman kullanan bir ekip, gece saatlerinde bölgeye girerek dev heykeli vinç yardımıyla kısa sürede yerine yerleştirdi.

Uzmanlara göre bu tür bir operasyon, ciddi lojistik planlama ve izin süreçlerine hâkim ekiplerin işleyişine benzerlik gösteriyor. Bu durum, Banksy’nin son yıllarda giderek daha büyük ölçekli projelere yöneldiği yorumlarını güçlendiriyor.

Yetkililer Şaşkın: Kaldırılmayacak

Londra yerel yönetimi Westminster City Council, olaydan önceden haberdar olmadıklarını açıkladı. Ancak beklenmedik şekilde, eserin kaldırılmayacağı ve halkın ziyaretine açık kalacağı duyuruldu.

Bu karar, Banksy’nin eserlerinin zaman zaman “vandallık” yerine “kamusal sanat” olarak kabul görmeye başladığını gösteren önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Attelia Clinik London

Politik Mesaj: Modern Liderliğe Eleştiri

Sanat çevreleri, yüzü bayrakla örtülmüş takım elbiseli figürün güçlü bir sembolizm taşıdığı görüşünde. Heykelin, kimliği gizlenmiş lider figürü üzerinden milliyetçilik, şeffaflık eksikliği ve modern siyasetin anonimleşmesi gibi temalara gönderme yaptığı düşünülüyor.

Bazı eleştirmenler ise eserin özellikle son yıllarda küresel ölçekte artan otoriter eğilimlere doğrudan bir yanıt olduğunu savunuyor.

Farklı İddialar ve Tartışmalar

Eserin ortaya çıkışına dair bazı alternatif iddialar da gündemde:

  • Bazı kaynaklar, operasyonun tamamen Banksy’ye ait olmayabileceğini, sanatçının yalnızca konsept sahibi olabileceğini öne sürüyor.
  • Sosyal medyada ise heykelin kalıcı mı yoksa geçici bir enstalasyon mu olduğu tartışılıyor.
  • Güvenlik uzmanları, böylesine merkezi bir noktaya izinsiz yerleştirme yapılabilmesini “güvenlik zafiyeti” olarak yorumladı.

Istikbal 860X450 Pxl

Banksy’nin Değişen Sanat Dili

Banksy, yıllardır stencil tarzı grafitileriyle tanınsa da son dönemde üç boyutlu ve büyük ölçekli işlere yöneliyor. Bu heykel de sanatçının klasik sokak estetiğini daha kurumsal ve dikkat çekici formlarla genişlettiğinin bir göstergesi olarak görülüyor.

Londra’nın kalbinde sergilenen bu yeni eser, hem sanat dünyasında hem de politik tartışmalarda uzun süre konuşulacağa benziyor.

Londra'da kan donduran cinayet: Rolex saati için kardeşini öldürdü

Londra’nın Camden bölgesindeki bir apartman dairesinde meydana gelen olayla ilgili olarak 69 yaşındaki Jennifer Abbott’tan günlerce haber alamayan komşuların ihbarı üzerine polis eve girdi. İçeride Abbott’un cansız bedeniyle karşılaşıldı.

Yapılan incelemelerde, kurbanın ağzının bantlandığı ve boynunda derin kesikler olduğu belirlendi. Adli tıp raporları, Abbott’un defalarca bıçaklandığını ve olayın son derece şiddet içerdiğini ortaya koydu.

GÜVENLİK KAMERALARI KARDEŞİ İŞARET ETTİ

Soruşturma kapsamında incelenen güvenlik kamerası görüntüleri, Abbott’un en son köpeğini gezdirdikten sonra evine giriş yaptığını gösterdi. Aynı gün Nancy Pexton’ın daireye geldiği ve kısa süre sonra ayrıldığı tespit edildi.

Polis, bu kritik zaman aralığını cinayetin işlendiği an olarak değerlendirdi.

Jennifer Abbott 1

KAYIP ROLEX SAAT DAVANIN KIRILMA NOKTASI OLDU

Cinayetin ardından Abbott’a ait elmaslı Rolex saatin kayıp olduğu bildirildi. Ancak polis, yürütülen soruşturmada saati Nancy Pexton’ın çantasında buldu.

Sanık, mahkemede saatin kendisine “hediye edildiğini” öne sürdü. Ancak jüri, bu savunmayı inandırıcı bulmadı ve deliller doğrultusunda Pexton’ı suçlu kabul etti.

DAVA OLD BAILEY’DE GÖRÜLDÜ

Dava, İngiltere’nin en önemli ceza mahkemelerinden biri olan Old Bailey’de görüldü. Mahkeme sürecinde savcılık, olayın planlı olabileceği ihtimali üzerinde dururken, savunma tarafı bunun ani bir tartışma sonucu gerçekleştiğini iddia etti.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

OLAYIN ARKA PLANINA DAİR YENİ DETAYLAR

İngiliz basınına yansıyan bilgilere göre iki kardeş arasında geçmişte maddi anlaşmazlıklar yaşandığı öne sürüldü. Özellikle miras ve değerli eşyalar konusunda tartışmaların olduğu iddiaları dikkat çekti.

Bazı komşular ise kardeşlerin ilişkisini “gergin ama kopmamış” olarak tanımladı. Olaydan önce yüksek sesli bir tartışma duyduklarını söyleyen tanıklar da mahkemede ifade verdi.

Eslem Yatay Gazete Boyutu Haber Ici

CEZA YAKINDA AÇIKLANACAK

Nancy Pexton’ın cezasının önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. İngiltere yasalarına göre bu tür ağırlaştırılmış cinayet suçlarında ömür boyu hapis cezası verilmesi olası görülüyor.

Bu olay, İngiltere’de aile içi şiddetin en çarpıcı örneklerinden biri olarak kayıtlara geçerken, soruşturma sürecinde ortaya çıkan detaylar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Yüz Tanıma Sistemi Bütün Ülkeye Yayılacak

İngiltere’de yüz tanıma teknolojilerinin kullanımına karşı açılan dava, Yüksek Mahkeme’nin kararıyla sonuçlandı. Kararda, sistemin mevcut kullanım çerçevesinin hukuka uygun olduğu ve bireylerin insan haklarının ihlal edilmediği belirtildi.

Davacıların avukatları, uygulamanın insanların biyometrik verileri alınmadan kamusal alanda hareket etmelerini fiilen imkânsız hale getirdiğini savundu. Ancak mahkeme, emniyetin belirlediği kullanım kriterlerinin “yeterli ve açık” olduğuna hükmetti.

Tartışmalı teknoloji: Sokakta anlık tarama

Metropolitan Police tarafından kullanılan canlı yüz tanıma (LFR) sistemleri, genellikle araçlara monte edilen kameralar aracılığıyla çalışıyor. Bu sistemler, kalabalık caddelerde yürüyen kişileri anlık olarak tarayarak polis izleme listeleriyle karşılaştırıyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Yetkililer, teknolojinin suçla mücadelede etkili bir araç olduğunu savunurken; eleştirmenler, kitlesel gözetim riskine dikkat çekiyor.

Davacılar: “Yanlış teşhis ve özgürlük ihlali”

Davayı açan isimlerden gençlik çalışanı Shaun Thompson, sistem tarafından yanlış şekilde teşhis edildiğini belirtti.

Diğer davacı ise sivil özgürlükler alanında faaliyet gösteren Big Brother Watch grubunun yöneticisi Silkie Carlo oldu. Carlo, teknolojinin yaygınlaşmasının toplumda sürekli izlenme hissi yaratacağını ve bunun demokratik özgürlükleri zayıflatacağını savundu.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

“Ayrımcılık riski” iddiası reddedildi

Davada öne çıkan bir diğer tartışma, yüz tanıma sistemlerinin özellikle etnik azınlıklar üzerinde daha yüksek hata oranına sahip olduğu iddiasıydı.

Ancak Yüksek Mahkeme yargıçları Lord Justice Holgate ve Mrs Justice Farbey, sunulan kanıtların bu iddiayı desteklemek için yeterli olmadığını belirtti. Mahkeme, “ayrımcılık riskine ilişkin endişelerin, mevcut haliyle politikanın yasallığını gölgelemediği” sonucuna vardı.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Ülke genelinde yaygınlaşma sinyali

Mahkeme kararının ardından hükümetin yüz tanıma teknolojisini daha geniş ölçekte devreye alma planlarını hızlandırması bekleniyor.

Uzmanlar, önümüzdeki dönemde bu teknolojinin sadece Londra’da değil, İngiltere genelinde daha fazla şehirde kullanılabileceğine dikkat çekiyor. Bununla birlikte, veri gizliliği ve bireysel özgürlükler konusundaki tartışmaların da büyüyerek devam etmesi öngörülüyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Kamuoyu ikiye bölünmüş durumda

Son yıllarda yapılan çeşitli anketler, kamuoyunun bu tür gözetim teknolojilerine yaklaşımının ikiye bölündüğünü gösteriyor. Bir kesim güvenlik gerekçesiyle uygulamayı desteklerken, diğer kesim bunun “sürekli izlenen bir toplum” yaratacağı endişesini taşıyor.

İngiltere’de yüz tanıma sistemlerinin geleceği, hem yeni hukuki başvurular hem de siyasi tartışmalarla şekillenmeye devam edecek.

Londra’da Siyasi Deprem Sinyali: Sadiq Khan’dan Anket İtirafı

İngiltere’nin başkenti Londra’da yaklaşan yerel seçimler öncesi siyasi tansiyon yükseliyor. Belediye Başkanı Sadiq Khan, The Standard gazetesine verdiği röportajda, kamuoyu yoklamalarının İşçi Partisi açısından ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi.

Khan, özellikle hükümete yönelik artan kamuoyu öfkesinin yerel yönetimlere yönelmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Seçmenler ulusal siyasetteki memnuniyetsizliklerini yerel düzeye taşımamalı” ifadelerini kullandı.

YOUGOV ANKETİ: “BALYOZ ETKİSİ”

Hafta başında yayımlanan YouGov araştırması, Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi için Londra’da sert bir düşüşe işaret etti.

Anket verilerine göre:

  • 2022 yerel seçimlerinde oy oranı: %42
  • Güncel tahmin: %26

Bu yaklaşık 16 puanlık düşüş, siyasi yorumcular tarafından “balyoz etkisi” olarak nitelendiriliyor.

Istikbal 860X450 Pxl

BELEDİYELER TEHLİKEDE

İşçi Partisi hâlihazırda Londra’daki 32 belediyenin 21’ini kontrol ediyor. Ancak son projeksiyonlara göre parti:

  • 14 belediyede kontrolü kaybetme riskiyle karşı karşıya
  • Bazı geleneksel güçlü bölgelerde dahi yarışın başa baş geçmesi bekleniyor

Bu tablo gerçekleşirse, Londra’daki siyasi dengeler son yılların en sert değişimini yaşayabilir.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

ULUSAL SİYASETİN GÖLGESİ

Uzmanlara göre düşüşün arkasında yalnızca yerel faktörler değil, ulusal siyaset de etkili. Özellikle ekonomik sıkıntılar, yaşam maliyeti krizi ve hükümet politikalarına yönelik genel memnuniyetsizlik seçmen davranışını etkiliyor.

Her ne kadar İşçi Partisi ulusal düzeyde hâlâ güçlü görünse de, yerel seçimlerde seçmenin daha farklı tercihler yapabildiği biliniyor.

FARKLI ANALİZLER NE DİYOR?

Bazı siyaset analistleri ise anket sonuçlarının abartılı olabileceğini ve seçim gününe kadar tabloyun değişebileceğini belirtiyor. Özellikle Londra gibi çok katmanlı bir seçmen yapısına sahip şehirde:

  • Kampanya performansı
  • Aday profilleri
  • Yerel konular (ulaşım, konut, güvenlik)

sonuçları ciddi şekilde etkileyebilir.

Ayrıca geçmiş seçimlerde de anketlerle sonuçlar arasında farklar yaşandığı hatırlatılıyor.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

KHAN’DAN SEÇMENE MESAJ

Khan, seçmenlere doğrudan çağrıda bulunarak, yerel yönetimlerin performansının ulusal politikadan ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi:
“Yerel hizmetler, günlük yaşamı doğrudan etkiler. Bu seçimler bir mesaj verme aracı olmamalı.”

KRİTİK SINAV YAKLAŞIYOR

Londra’daki yerel seçimler, yalnızca belediye dengelerini değil, aynı zamanda Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi’nin genel siyasi momentumunu da test edecek.

Anketler alarm veriyor olsa da, nihai sonucu seçmenin sandık başındaki tercihi belirleyecek. Şimdi gözler, kampanya sürecinin nasıl şekilleneceğinde.

Eslem Yatay Gazete Boyutu Haber Ici

“Sus.” Londra’da tiyatro seyircisiyle buluşuyor

Adaletsizliğin en gürültülü hâli “Sus.” Londra’da tiyatro seyircisiyle buluşuyor. Ali Has’ın yazdığı ve Barış Celiloğlu’nun yönettiği oyun, 1-2-3-4 Nisan tarihleri arasında Tower Theatre sahnesinde seyirciyle buluşacak.

Nazlı bir sabah evden ayrıldı.

Yanında küçük bir defteri vardı.

Ve bir daha eve geri dönmedi.

“Sus.”, sahneye yalnızca bir kayboluşun hikâyesini değil; sessizliğin, korkunun ve çıkar ilişkileriyle örülmüş bir düzenin öyküsünü taşıyor. Taş evlerin gölgesindeki bir köyde herkes bir şey biliyor, ama kimse konuşmuyor. Feodal bağların, görünmeyen güçlerin ve kuşaktan kuşağa aktarılan sessizliğin ortasında gerçek yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor.

Oyun, izleyiciyi “Sessizlik kimi korur?” “Peki asıl suçlu kimdir?” “Sessiz kalanlar mı, yoksa onları sessizliğe zorlayan sistem mi?” gibi sorularla yüzleşmeye itiyor.

Tower Theatre’da 1–4 Nisan tarihleri arasında izleyiciyle buluşacak olan proje, Ali Has’ın kalemi ve yönetmen Barış Celiloğlu’nun rejisiyle sahnede hayat buluyor. Nù Stage Productions ve Pan Productions iş birliğiyle sahnelenecek oyunun müziklerini ise Vedat Yıldırım (Kardeş Türküler) ve Cansun Küçüktürk (Bajar) yaptılar.

Tiyatro Sus Oyunu Londra 3

Deneyimli oyuncu kadrosuyla dikkat çeken “Sus”, Ateş Toğrul, Ata Berk Akşit, Deniz Ülkü, Ezgi Bakışkan Barış, Emre Gündoğdu, Ezgi Koçer, Gülistan Sarbas, Tolga Polat ve Zehra Bilgin’i sahnede buluşturuyor.

Proje, kukla tiyatrosu ve fiziksel tiyatro unsurlarını bir araya getirerek çağdaş bir sahneleme sunuyor. Yönetmen Celiloğlu, oyuncu bedenini, nefesi ve sesi merkeze alan ritüelvari bir sahneleme diliyle sessizliğin en sarsıcı ve yıkıcı yönünü sahneye taşıyor.

Oyun yazarı Ali Has’ın görüşleri:

“Sus, kaybolan bir çocuğun hikâyesinden yola çıksa da, esasen bir suçun etrafında örülen sessizlik düzenini anlatıyor. Bu metinde benim için belirleyici olan şey, suçun kendisinden çok, o suçun herkes tarafından bilindiği hâlde dile getirilememesi oldu. Çünkü bazen bir toplumun en büyük kırılması, yaşanan olaydan ziyade o olay karşısında kurulan kolektif suskunluktur.

Oyunda ele alınan sessizlik, bireysel bir tercih değil; çoğu zaman güç ilişkileri, korku, sadakat ve çıkar dengeleri tarafından şekillenen bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Feodal bağların ve görünmeyen otoritelerin hâkim olduğu bir düzende, gerçek çoğu zaman açıkça saklanmaz; aksine herkesin gözleri önünde, konuşulmadan varlığını sürdürür.

Bu nedenle Sus, yalnızca belirli bir coğrafyaya ya da hikâyeye ait değil. Daha geniş bir soruya işaret ediyor: İnsanlar neden susar? Ve bu suskunluk kimi korur?”

Yönetmen Barış Celiloğlu’nun görüşleri:

“Sus.’u sahnelerken sessizliği yalnızca bir tema olarak değil, sahnenin aktif bir unsuru olarak ele almayı hedefledim. Oyuncunun bedeni, nefesi ve ritmi; canlı müzik, kukla ve fiziksel tiyatro unsurlarıyla birleşerek görünmeyen baskı mekanizmalarını ve karakterlerin duygusal yolculuklarını sahnede görünür kılıyor. Amacım seyircinin yalnızca trajik ve sarsıcı bir hikâyeyi izlemesi değil, bütün bu unsurların üzerinden o sessizliğin hakim olduğu ilişkiler ağı üzerine de düşünmesiydi.”

Yaratıcı Ekip

Dramaturg: Sinem Özlek Koç

Yönetmen Yardımcısı: Ezgi Koçer

Ses Tasarımı: Ceren Ayşe Özbudun

Set Tasarımı: Haiyan Hester Xue

Kostüm Tasarımı: Barış Celiloğlu

Aydınlatma Tasarımı: Paul Thomas

Kukla Tasarımı: Dilan Uğurlu

Kukla Operatörü: Tolga Polat

Sahne Amirleri: Ceren Ayşe Özbudun, Ezgi Koçer

Yapım Müdürü: Elfide Öztürk

Teaser: Çiğdem Boru

Grafik Tasarım: Yaşam Gülseven

Hareket Tasarim : Barış Celiloğlu

Etkinlik Bilgileri:

Tarih: 1–4 Nisan 2026

Saat: 19:30

Yer : Tower Theatre, Londra

*Oyun İngilizce üst yazı eşliğinde Türkçe sahnelenecek.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Göbeklitepe’den Maya’ya Uzanan Sürükleyici Deneyim Londra'ya Geliyor

İnsanlık tarihinin en eski izlerinden bazılarını günümüz teknolojisiyle buluşturmayı hedefleyen iddialı bir proje, Londra’da kapılarını açmaya hazırlanıyor. DEM Müzecilik tarafından geliştirilen bu yenilikçi deneyim, ziyaretçileri tarihin derinliklerine doğru etkileyici bir yolculuğa çıkaracak.

Projenin merkezinde, insanlık tarihinin en eski kutsal alanlarından biri olarak kabul edilen Göbeklitepe yer alıyor. Bununla birlikte anlatı; Babil, Antik Mısır, Maya Uygarlığı ve Rapa Nui gibi insanlık tarihine yön veren farklı uygarlıkları da kapsıyor. Ziyaretçiler, bu medeniyetlerin mimari başarılarından astronomi bilgisine, inanç sistemlerinden yazının doğuşuna kadar uzanan geniş bir anlatıyla karşılaşacak.

Gobeklitepe Londra Gosterim 1

Deneyimin en dikkat çekici yönlerinden biri ise kullanılan ileri teknoloji. 360 derece projeksiyon sistemleri, dijital sahnelemeler, gelişmiş ışık ve ses tasarımları sayesinde ziyaretçiler yalnızca izleyici değil, anlatının bir parçası haline geliyor. Çok duyulu kurgu ile hazırlanan alanlarda tarih, görsel ve işitsel unsurların ötesine geçerek fiziksel bir deneyime dönüşüyor.

Proje, Londra’nın yeni nesil kültür ve deneyim alanlarından biri olan Immerse LDN bünyesinde gerçekleştirilecek. Bu merkez, son yıllarda dijital sanat ve deneyim odaklı projelere ev sahipliği yaparak kentin kültürel sahnesinde önemli bir yer edinmiş durumda.

Istikbal 860X450 Pxl

25 farklı dilde sunulacak dijital hikâye anlatımı, projenin küresel ölçekte erişilebilir olmasını sağlarken; interaktif alanlar ziyaretçilerin deneyime aktif katılımını mümkün kılıyor. Bu yönüyle proje, klasik müzecilik anlayışının ötesine geçerek eğlence, eğitim ve teknolojiyi bir araya getiren hibrit bir model sunuyor.

Uzmanlara göre bu tür deneyimler, özellikle genç kuşakların tarih ve kültürle bağ kurmasında önemli bir rol oynuyor. Londra’da hayata geçirilecek bu proje de, geçmiş ile gelecek arasında köprü kurarak kültürel mirası dijital çağın diliyle yeniden yorumlamayı hedefliyor.

Açılış tarihi ve bilet detaylarının önümüzdeki dönemde açıklanması beklenirken, projenin hem Londra turizmine hem de uluslararası kültür-sanat sahnesine önemli katkı sağlaması öngörülüyor.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Mehmet Salih Bayramoğlu KKTC’de Toprağa Verildi

Kıbrıslı Türk iş insanı ve Kıbrıs Türk milli davasının Avrupa’daki savunucularından biri olarak tanınan Mehmet Salih Bayramoğlu, 7 Mart Salı sabahı memleketi KKTC'de hayatını kaybetti. Aslen Limasollu olan ve uzun yıllardır İngiltere’de yaşamını sürdüren Bayramoğlu’nun vefatı, ailesi, yakın çevresi ve Kıbrıs Türk toplumu arasında derin üzüntüye neden oldu.

İngiltere Türk toplumu içerisinde saygın bir yere sahip olan Bayramoğlu, özellikle Kıbrıs Türk halkının haklı davasının Avrupa’da duyurulması adına yaptığı çalışmalarla biliniyordu. Sivil toplum faaliyetlerine destek veren ve çeşitli platformlarda aktif rol üstlenen Bayramoğlu, hem iş dünyasında hem de toplumsal alanda iz bırakan isimler arasında yer aldı.

Aynı zamanda Bayramoğlu Ayakkabı Mağazası direktörü Erbay Bayramoğlu’nun abisi olan Mehmet Bayramoğlu, aile bağlarına verdiği önem ve mütevazı kişiliğiyle de tanınıyordu.

Merhum için 18 Mart Çarşamba günü Karaoğlanoğlu Camisi’nde ikindi namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Yoğun katılımın olduğu törende ailesi, yakınları ve sevenleri Bayramoğlu’nu son yolculuğuna uğurladı. Cenaze namazının ardından Karaoğlanoğlu Mezarlığı’na defnedilen Bayramoğlu için dostları ve sevenleri taziyelerini bildirdi.

Özgeçmiş ve Hayatından Kesitler:
Mehmet Salih Bayramoğlu, Limasol doğumlu olup genç yaşlarda İngiltere’ye yerleşti. Uzun yıllar Londra’da yaşayan Bayramoğlu, iş hayatında edindiği tecrübeyi toplum yararına kullanmayı ilke edindi. Kıbrıs Türk toplumunun birlik ve beraberliği için çeşitli girişimlerde bulunan Bayramoğlu, özellikle diaspora içerisinde dayanışmayı güçlendiren isimlerden biri olarak öne çıktı.

Avrupa’da Kıbrıs Türk kimliğinin tanıtılması ve milli davanın anlatılması konusunda aktif rol üstlenen Bayramoğlu, farklı organizasyonlarda yer alarak toplumun sesi olmaya çalıştı. Yardımsever kişiliğiyle bilinen Bayramoğlu, ihtiyaç sahiplerine destek olmayı da ihmal etmedi.

Mehmet Bayramoğlu’nun vefatı, yalnızca ailesi için değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk toplumu için de önemli bir kayıp olarak değerlendiriliyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Londra’da Vefat Eden Mehmet Bayramoğlu KKTC'de Toprağa Verildi

Kıbrıslı Türk iş insanı ve Kıbrıs Türk milli davasının Avrupa’daki savunucularından biri olarak tanınan Mehmet Salih Bayramoğlu, 16 Mart’ı 17 Mart’a bağlayan gece Londra’da hayatını kaybetti. Aslen Limasollu olan ve uzun yıllardır İngiltere’de yaşamını sürdüren Bayramoğlu’nun vefatı, ailesi, yakın çevresi ve Kıbrıs Türk toplumu arasında derin üzüntüye neden oldu.

Toplum içerisinde saygın bir yere sahip olan Bayramoğlu, özellikle Kıbrıs Türk halkının haklı davasının Avrupa’da duyurulması adına yaptığı çalışmalarla biliniyordu. Sivil toplum faaliyetlerine destek veren ve çeşitli platformlarda aktif rol üstlenen Bayramoğlu, hem iş dünyasında hem de toplumsal alanda iz bırakan isimler arasında yer aldı.

Aynı zamanda Bayramoğlu Ayakkabı Mağazası direktörü Erbay Bayramoğlu’nun abisi olan Mehmet Bayramoğlu, aile bağlarına verdiği önem ve mütevazı kişiliğiyle de tanınıyordu.

Merhum için KKTC’de, 18 Mart Çarşamba günü Karaoğlanoğlu Camisi’nde ikindi namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Yoğun katılımın olduğu törende ailesi, yakınları ve sevenleri Bayramoğlu’nu son yolculuğuna uğurladı. Cenaze namazının ardından Karaoğlanoğlu Mezarlığı’na defnedilen Bayramoğlu için dostları ve sevenleri taziyelerini bildirdi.

Özgeçmiş ve Hayatından Kesitler:
Mehmet Salih Bayramoğlu, Limasol doğumlu olup genç yaşlarda İngiltere’ye yerleşti. Uzun yıllar Londra’da yaşayan Bayramoğlu, iş hayatında edindiği tecrübeyi toplum yararına kullanmayı ilke edindi. Kıbrıs Türk toplumunun birlik ve beraberliği için çeşitli girişimlerde bulunan Bayramoğlu, özellikle diaspora içerisinde dayanışmayı güçlendiren isimlerden biri olarak öne çıktı.

Avrupa’da Kıbrıs Türk kimliğinin tanıtılması ve milli davanın anlatılması konusunda aktif rol üstlenen Bayramoğlu, farklı organizasyonlarda yer alarak toplumun sesi olmaya çalıştı. Yardımsever kişiliğiyle bilinen Bayramoğlu, ihtiyaç sahiplerine destek olmayı da ihmal etmedi.

Mehmet Bayramoğlu’nun vefatı, yalnızca ailesi için değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk toplumu için de önemli bir kayıp olarak değerlendiriliyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

İngiltere Kıbrıs Türk toplumundan, bayram ve Anneler Günü’nü coşkulu kutlama

Kuzey Londra’da yaşayan Kıbrıs Türk toplumu, Wood Green’de Grand Palace’ta düzenlenen özel etkinlikte Ramazan Bayramı ile Anneler Günü’nü bir arada kutladı. Türk Kadınları Yardım Derneği (TWPA) tarafından organize edilen program, toplumun farklı kesimlerinden katılımcıları bir araya getirerek sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşti.

Etkinliğe onur konuğu olarak KKTC Londra Temsilcisi Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan, İşçi Partisi Milletvekili Catherine West, Haringey Belediye Lideri Peray Ahmet, Belediye Meclis Üyesi Sarah Williams ile çok sayıda toplum temsilcisi yer aldı.

Katılımcılar, geleneksel yemekler, müzik ve eğlence eşliğinde keyifli bir gün geçirdi. DJ Hasan Volkan’ın performansı ve interaktif oyunlar, etkinliğe neşe kattı. Organizasyon kapsamında konuklara bayram hediyeleri sunulurken, Anneler Günü dolayısıyla kadınlara güller dağıtılması büyük beğeni topladı.

Programda Zehra Gayiran ve Sonay Yaup Yakupsoy tarafından annelere ithafen okunan şiirler, duygu dolu anlar yaşattı. Günün dikkat çeken anlarından biri ise Aysan Mullahasan Atılgan için düzenlenen sürpriz doğum günü kutlaması oldu. Kendisine TWPA üyeleri tarafından hazırlanan el emeği bir şal hediye edildi.

Aysan Mullahan Dogum Gunu

Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan, yaptığı konuşmada, kadınların toplumdaki rolüne vurgulayarak TWPA gibi kuruluşların aileleri desteklemedeki önemine dikkat çekti. Catherine West ve Haringey Belediye Lideri Peray Ahmet de yaptıkları konuşmalarda derneğin çalışmalarını överek toplumsal dayanışmanın önemine değindi. Daha önce TWPA yönetiminde görev alan Peray Ahmet, kuruluşun uzun yıllara dayanan etkisini vurguladı.

Londra’da, 55 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren TWPA, Kıbrıs Türk toplumuna yönelik hizmetleriyle dikkat çekiyor. Dernek; ailelere, gençlere ve ihtiyaç sahibi bireylere destek sağlayarak toplumun bir arada kalmasına katkı sunuyor.

TWPA Başkanı Dr. Seyyare Beyzade ise konuşmasında Ramazan ayının anlamına, annelerin toplumdaki yerine ve Kıbrıs Türk toplumunun direncine değindi. Beyzade konuşmasında, “Toplumumuz yıllar boyunca birçok zorlukla karşılaştı, ancak güçlü durmaya ve birbirimizi desteklemeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

T W P A Bayram Yemegi

Etkinliğe ayrıca toplumun önde gelen isimlerinden, Dr. Tahsin Bilginer, Özkul Beyzade, Serin Kelami, Füsun Dedazede, Nural Ezel, Sevtap Kemal, Tozun Zeynel, Çetin Ramazan, Arife Revan ve Dugu Tağmaç da katıldı.

Yoğun ilgi gören organizasyon, Kıbrıs Türk toplumunun birlik ve beraberliğini pekiştirirken, kültürel değerlerin yeni nesillere aktarılmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Ali Congun “Adliye Çayı” ile Londra Sahnesinde

Türk stand-up sahnesinin yükselen isimlerinden Ali Congun, yeni gösterisi “Adliye Çayı” kapsamında Avrupa turnesine devam ediyor. Sanatçı, turnenin en dikkat çeken duraklarından biri olan Londra’da sahne alacak.

27 Mart Cuma akşamı saat 21.30’da Leicester Square Theatre’da gerçekleşecek gösteriye yoğun ilgi olması bekleniyor. Şehrin kültür-sanat hayatında önemli bir yere sahip olan mekânda düzenlenecek etkinlik için biletlerin büyük ölçüde tükendiği belirtiliyor.

Daha önce YouTube’da milyonlarca izlenmeye ulaşan “Şehir Eliti” ve Netflix’te yayınlanan “Aşk Acısı” gösterileriyle geniş bir hayran kitlesine ulaşan Congun, yeni sahne performansında da gündelik hayatın absürt yönlerini mizahi bir bakış açısıyla ele alıyor.

Kafkas Maun 3-2

“Adliye Çayı” gösterisinde, özellikle adliye koridorlarında geçen gözlemlerinden yola çıkan komedyen; bürokrasi, insan ilişkileri ve toplumsal alışkanlıklar üzerine keskin ama eğlenceli tespitler sunuyor. Kendine özgü anlatım dili ve doğal sahne performansıyla dikkat çeken Congun’un, Londra’daki Türk izleyicilerin yanı sıra farklı kültürlerden stand-up meraklılarına da hitap etmesi bekleniyor.

Organizatörler, etkinliğin uluslararası Türk komedi sahnesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtirken, Ali Congun’un Avrupa’daki görünürlüğünü artırdığına dikkat çekiyor. Gösterinin ardından sanatçının farklı Avrupa şehirlerinde de sahne almaya devam edeceği ifade ediliyor.

Bilet ayırtmak için link: https://www.leicestersquaretheatre.com/show/ali-congun/

Istikbal 860X450 Pxl

Britanya Türk Kadınları’ndan Üç Türk Okuluna Anlamlı Yardım

MİHRİŞAH SAFA

Londra’da kurulu Britanya Türk Kadınları Derneği (BTKD), KKTC Londra Temsilciliğinde düzenlenen bir törenle Türk Dili ve Kültürü eğitimi veren 3 okula daha bağışta bulundu.

Kurulduğu günden bu yana eğitime yaptığı bağış ve desteklerle tanınan BTKD, KKTC Londra Temsilciliğinde yapılan törende Southgate Atatürk Okulu, Hornsey Atatürk Okulu ve Rauf Raif Denktaş Okullarına 1000’er sterlinlik bağış çeki sundu.

KKTC Londra Temsilciliğinde düzenlenen, Büyükelçi Aysan Mullahsan Atılgan’ın ev sahipliği yaptığı törene BTKD Başkanı Maviş Fuchs, Yönetim Kurulu üyeleri Burcu Köstem, Itır Sökmen, Özlem Bedeş, Ebru Beyazıt ile T.C Eğitim Müşavirliğinden Sevda Kalaç, KKTC Muavin Konsolosları Esma Eroğlu, İsmail Şahinoğlu, Mehmet Tuncan, Eğitim Ataşesi Deniz Gök, Southgate Atatürk Okulundan Oktunç Alkan, Hornsey Atatürk Okulundan Pınar Volkan, Rauf Raif Denktaş Okulundan Meryem Biricik, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Başkanı Kenan Nafi, Çanakkale Anma Platformu Başkanı Servet Hassan katıldı.

KKTC Temsilcisi Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan, BTKD’nin daha iki hafta önce temsilcilikte Midlands Türk Toplumunun 3 okuluna bağışta bulunduğunu, eğtime yardımlarının devam edeceğini bildiklerini belirterek, “ Bu bizi çok mutlu ediyor. Kapımız her zaman onlara evsahipliği yapmaya açık” dedi.

Kktc Temsilcilik Uc Turk Okuluna Bagis 2

BTKD Başkanı Maviş Fuchs, Büyükelçiye derneklerine verdikleri destek ve düzenledikleri anlamlı etkinliğe ev sahipliği yapma nezaketleri için sonsuz teşekkür ettiklerini belirterek, şunları söyledi;

“Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, “Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” Diyerek, dilin sadece bir iletişim aracı değil, kültürün taşıyıcısı olduğunu savunmuştur.

BTKD Kurulduğundan bu yana çeşitli sosyal projelere olduğu gibi özellikle eğitime çok destek vermiştir., vermeye devam edecektir.

24 Şubat tarihinde yine Sayın Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Midland Türk Toplumu’nun açmış olduğu Birmingham, Coventry ve Royal Lemington Spa/Warwickshire Atatürk Türk Okullarına bağışımızı takiben, Sayın Büyükelçimizden Londra’da faaliyet gösteren Southgate Atatürk Türk Okulu, Hornsey Atatürk Türk Okulu , Rauf Raif Denktaş Türk Okulu olmak üzere 3 okulumuzun daha maddi desteğe ihtiyacı olduğu bilgisini aldık.

Diasporadaki Türk çocuklarının kendi dillerini ve kültürlerini öğrenmelerine büyük önem veren Britanya Türk Kadınları Derneği 17’inci Dönem Yönetim Kurulu olarak bu okullarımıza da 1000’er sterlin bağış yapma kararı aldık.

Yıllardır büyük fedakarlıklarla öğrencilerimizin eğitimlerini sağlayan gönüllüler ve öğretmenlerin bu kutsal çabasına küçük de olsa katkı sağlayacağına inandığımız bağışımızı Okullarımızın değerli yöneticilerine takdim ediyoruz.

Bugüne kadar BTKD’ne destek veren, yanımızda olan, etkinliklerimize katılan, bağışta bulunan başta sayın Diplomatlarımız olmak üzere tüm üye ve dostlarımıza, her zaman etkinliklerimize geniş yer veren Türk basınının değerli mensuplarına candan teşekkür eder, sevgi ve saygılarımızı sunarız.”

Maviş Fuchs, daha sonra bağış çeklerini okul Aile Birliği yöneticilerine teslim etti. Okul yöneticileri, bu bağışların eğitim için en iyi şekilde kullanılacağını belirterek, dernek yönetici ve üyelerine teşekkür ettiler.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Londra sokaklarında çekilen “Kardeşler Araştırma” vizyone giriyor

Türk komedi sinemasının sevilen isimleri Cem Gelinoğlu ve Doğu Demirkol’u bir araya getiren “Kardeşler Araştırma” filminin çekimleri tamamlandı. Poll Films by Polat Yağcı ile 25 Film ortak yapımcılığında hazırlanan film, 20 Mart’ta sinema salonlarında izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Aksiyon ve mizahı bir araya getiren yapımın yönetmenliğini Koray Şahin ile Murat Kaman üstlenirken, senaryo da Koray Şahin, Murat Kaman ve Eray Kaman imzası taşıyor. Filmde Gelinoğlu ve Demirkol’a usta oyuncu Güven Kıraç başta olmak üzere Eray Kaman, Cansu Diktaş ve Cihan Durmaz gibi isimler eşlik ediyor.

İstanbul’dan Londra’ya uzanan komik bir macera

“Kardeşler Araştırma”, İstanbul’da küçük bir özel dedektiflik bürosu işleten Orhan ve Erhan adlı iki kardeşin hikâyesini merkezine alıyor. İlişki ekspertizliği yaparak geçimlerini sağlayan ikili, genellikle aldatma ve güven sorunlarını araştırdıkları sıradan vakalarla uğraşıyor. Ancak bir gün üstlendikleri görev, onları beklenmedik bir şekilde uluslararası bir istihbarat ağının içine sürüklüyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

İngiliz bir diplomatla ilgili yürüttükleri takip sırasında olayların büyümesiyle birlikte iki kardeş, siyasi dengeleri etkileyebilecek bir operasyonun parçası haline geliyor. Komik yanlış anlaşılmalar ve talihsiz planlar zinciri, ikiliyi hem istihbarat dünyasının hem de suç örgütlerinin hedefi haline getiriyor.

Londra’da çekilen sahneler

Filmin önemli bölümleri Londra’da çekildi. Çekimler sırasında kentin simge noktaları olan Tower Bridge, Carnaby Street ve Oxford Street gibi bölgelerde sahneler kaydedildi. Böylece film, Türk komedisini Londra’nın hareketli atmosferiyle buluşturmayı hedefliyor.

Londra sahneleri, hikâyedeki uluslararası gerilimin yükseldiği anlara ev sahipliği yaparken; kovalamaca, takip ve absürt karşılaşmaların geçtiği sekanslarla filmin aksiyon dozunu artırıyor. Yapım ekibi, bu sahnelerle hem görsel çeşitlilik yaratmayı hem de hikâyeyi küresel bir ölçekte anlatmayı amaçladı.

Kafkas Maun 3-2

Farklı komedi tarzları aynı filmde

“Kardeşler Araştırma”yı dikkat çekici kılan unsurlardan biri de başrol oyuncularının farklı mizah tarzlarının bir araya gelmesi. Cem Gelinoğlu’nun durum komedisine dayalı, iyi niyetli ama sakar karakterleriyle bilinen tarzı; Doğu Demirkol’un absürt ve gözlemci mizahıyla birleşerek filmde dinamik bir komedi dili oluşturuyor.

Usta oyuncu Güven Kıraç’ın da kadroda yer alması, genç komedyenlerin enerjisini deneyimli bir oyunculukla dengeleyen bir yapı ortaya koyuyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Baharın iddialı yerli komedilerinden biri

Yaklaşık 103 dakika süren “Kardeşler Araştırma”, komedi ve aksiyonu bir araya getiren hikâyesiyle bahar sezonunun iddialı yerli yapımları arasında gösteriliyor. Film, iki kardeşin küçük bir araştırma işinden başlayıp uluslararası bir krizin ortasında kalmasına uzanan macerasını kahkaha ve tempo dolu bir anlatımla beyaz perdeye taşıyacak.

20 Mart’ta vizyona girecek film, Türk komedisinin sevilen iki ismini ilk kez aynı projede buluşturarak izleyicilere hem yerel hem de uluslararası mekânlarda geçen eğlenceli bir macera vaat ediyor.

İngiltere’de yere çöp atana 500 sterline kadar anında ceza

İngiltere’de yere çöp atanlara yönelik yaptırımlar sıkılaştırılıyor. Hükümet tarafından yayımlanan yeni rehberle belediyelere, çevreyi kirletenlere karşı daha güçlü yaptırım uygulama yetkisi verildi.

Department for Environment, Food and Rural Affairs (DEFRA) tarafından hazırlanan rehbere göre, yerel yönetimler “fixed penalty notice” olarak bilinen anında kesilen para cezalarının miktarını artırabilecek. Buna göre yere çöp atan kişilere uygulanabilecek cezanın üst sınırı 500 sterline kadar çıkabilecek.

Yetkililer, düzenlemenin özellikle sigara izmariti, yiyecek ambalajı ve benzeri küçük atıkları sokaklara atan kişileri caydırmayı amaçladığını belirtiyor. Belediyeler, kendi bölgelerindeki çevre kirliliği sorununa göre ceza miktarını belirleyebilecek.

Bromcom E (2)

Yeni rehber aynı zamanda belediyelerin çevre suçlarına karşı daha etkin denetim yapmasının da önünü açıyor. Yerel yönetimler, çöp atma, izinsiz afiş asma ve bazı küçük ölçekli çevre ihlallerine yönelik cezaları daha etkin biçimde uygulayabilecek.

Hükümet yetkilileri, düzenlemenin amacının sokakların daha temiz tutulmasını sağlamak ve çevreyi kirleten davranışlara karşı güçlü bir caydırıcılık oluşturmak olduğunu vurguladı. Yetkililer, kamuya açık alanların temiz tutulmasının hem yerel yönetimlerin hem de vatandaşların ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti.

Istikbal 860X450 Pxl

Çevre örgütleri de yeni düzenlemeyi genel olarak olumlu karşılarken, cezaların tek başına yeterli olmayacağını, aynı zamanda kamuoyunda farkındalık artırıcı kampanyalar yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor.

Yeni rehber doğrultusunda belediyelerin önümüzdeki dönemde ceza uygulamalarını güncelleyerek daha yüksek para cezaları uygulamaya başlaması bekleniyor.

Kafkas Maun 3-2

Çöp Suçlarına Karşı Daha Sert Önlemler

Hükümet ayrıca geçen hafta yayımlanan yeni rehberle belediyelere kaçak atık dökümünde kullanılan araçlara el koyma yetkisi verdi.

Belediyeler ve polis, kaçak döküm yapan araçları tespit etmek için drone ve mobil CCTV gibi teknolojilerden yararlanabilecek.

Ayrıca kaçak atık taşımacılığı yapan kişiler yeni yasa kapsamında 5 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilecek.

Hükümet, çevre suçlarıyla mücadele kapsamında Environment Agency denetim bütçesini de yüzde 50’den fazla artırarak 15,6 milyon sterline çıkardı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Ezo Sarıcı Bestesi BBC Radyo 3’te!

Londra’da yaşayan genç kemancı Ezo Sarıcı, 3 Mart akşamı bestesiyle birlikte BBC Radyo 3’de yayınlanan In Tune programında yer aldı.

Radyoda yayınlanan “Anchors to Freedom” adlı beste çağdaş müzik repertuarını genişletmek ve yükselen kadın bestecileri desteklemek amacıyla düzenlenen ABRSM koordineli OpusHER bestecilik ödülünü kazanmıştı.

Ezo Sarıcı “Anchors to Freedom” (Hürriyete Esaret) adlı bestesinde, Orta Doğu’da bitmek bilmeyen savaşlar ortasındaki bir çocuğun gözünden yaşanan korku, çöküntü ve belirsizlikleri çalgıların diliyle tanımlamaya çalışıyor.

Dünyanın en ünlü klasik müzik festivali BBC Proms’u da uzun yıllardır takdim eden deneyimli sunucu Katie Derham, Radyo 3’de yayınlanan beste öncesi Ezo Sarıcı ile söyleşide bulundu. Söyleşide bölgedeki dramın yansıtılmasının sorumluluklarımızın arasında olduğunu belirten Sarıcı, bestesini keman, viyola, çello, flüt ve obua için yazmış.

Derin bir sızıyla başlayan eserin orta bölümü uzun havayı andıran nefesli çalgıların doğaçlamalarına ayrılmış. Yaylı çalgıların tedirgin vurgularıyla devam eden beste başlangıçtaki ana temanın savaşın kaotik kabusunu yansıtan armonik yürüyüşleri eşliğinde son buluyor.

OpusHER bestecilik ödülü EMPOWER: Women Changing Music girişimi tarafından düzenleniyor. Ezo Sarıcı’nın “Anchors to Freedom” adlı bestesi İngiltere, İskoçya, İrlanda ve Galler’i kapsayan turnede EMPOWER topluluğu tarafından yorumlanacak.

Obua sanatçısı, eğitimci Hannah Seymour ve Dublin doğumlu flüt sanatçısı Sinéad Walsh tarafından kurulan EMPOWER topluluğu, kadın sanatçıların müzik alanında seslerini yükseltebilmelerini cesaretlendirebilmek için sadece kadın virtüöz müzisyenlerle konserlerini sürdürüyor.

6 Mart, Cuma akşamı, Londra’nın saygın konser salonlarından Kings Place’de başlayacak turne, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Dublin’deki Royal Irish Academy’de devam edecek.

20 Mart Cuma, Manchester, Stoller Hall konseri sonrası 26 Mart Perşembe akşamı, Glasgow City Halls’e uğranacak ve ardından 27 Mart Cuma akşamı Cardiff, Urban Crofters konseriyle turne sona erecek.

Sarıcı’nın "Anchors to Freedom” adlı eserini dinlemek isteyenler BBC In Tune, Radio 3, 03 March 2026, EMPOWER: Women Changing Music in sesion bağlantılarından yararlanabilirler.

Ezo Sarici Bbc 1

EZO SARICI

2002 Londra doğumlu multi enstrümantalist, besteci, aranjör ve sanat yönetmeni Ezo SARICI, The Yehudi Menuhin School mezuniyeti sonrası Kraliyet Müzik Akademisi yüksek lisans bölümünü yüksek onur derecesiyle tamamladı.

Öğrenimi sırasında, Lipizer Uluslararası Keman Yarışması, Bromsgrove Uluslararası Keman Yarışması, Josef Micka Uluslararası Müzik Yarışması ve Royal Academy of Music Yaylı Çalgılar ve Piyano Duo Ödülü'nde birincilikler de dahil olmak üzere birçok yarışmada başarı kazandı.

2020’de Beethoven’ın 250 doğum yılı anısına düzenlenen uluslararası proje kapsamında “A Bagatelle for Beethoven” adlı bestesi Edition Musica Ferrum cildinde yayınlandı. Royal Academy of Music ve Manchester Collective işbirliğiyle 2023/24 sezonunda Southbank Genç Sanatçısı seçildi.

Şark efsaneleri ve halk türküleri esintili “Göçebe Prenses” adlı bestesi Avrupa’nın en büyük sanat merkezi Barbican Centre’da Mayıs 2025’de Her Ensemble topluluğu tarafından seslendirildi.

Solo, duo, trio, oda müziği, klasik müzik, caz ve halk müziği esintili projelerde Southbank Centre, Barbican Art Centre, Londra Caz Festivali, Aberystwyth Festivali, Ronnie Scott's ve Buckingham Sarayı'nda konserler verdi. İngiltere, İtalya, İspanya, İsveç, İsviçre, İskoçya, Norveç, Polonya, Avusturya, Almanya ve Türkiye gibi ülkelerde sahne alarak uluslararası alanda beğeni topladı.

Roman Simović, Milena Simović, David Cohen, Max Baillie, Boris Kusnezow ve Andrey Gugnin gibi birçok sanatçıyla sahne alan Ezo, 16 yaşında 60 üyeli Apollo Philharmonic Orchestra’yı kurmuş, çocuk hastaneleri yararına ve depremzedelere destek konserleri de düzenlemişti.

2021'den bu yana korno sanatçısı Annemarie Federle ve piyanist Harry Rylance ile oluşturdukları Trio Arisonto’yla 2023 Tunnell Trust Ödülü'nü kazandılar.

Piyanist Deniz Cengiz ile Duo Ekeš olarak da Avrupa ve Türkiye’de konserlerini sürdüren Ezo, Deniz’le birlikte 2025 yılında mütevazi bütçeli öğrencilerin oda müziği geleneklerini, tarihini ve erişilebilirliğini keşfetmelerine yeni bir alan sunan Pererinion Ysbrydol Festival Akademisi’ni (PYFA) Galler'de organize ettiler.

İnci Türkay, Londra’da ‘Liste’yi Yaşayarak Oynadı

Sevilen sanatçı İnci Türkay, Londra’da sahneye koyduğu tek kişilik ilk oyunu “Liste”yi yaşayarak, konuyla bütünleşerek oynadı.

İnci türkay, Londra şehir merkezindeki The Shaw Theatre’da Pazartesi akşamı, Jennifer Tremblay’ın yazdığı, Lâl Selin Atakay’ın çevirisiyle, rejiliğini Ayşegül Hardern’in üstlendiği ‘Liste’ oyununda bir buçuk saate yakın seyirciyi de adeta oyunun içine çekti.

Sahne düzeninden ışık tasarımına, dekordan kostümüne kadar “mükemmel” ifadesini hak eden oyunda sahneye çıkan Türkay, hemen herkesin içindeki vicdanı ve hiç susmayan iç sesi sorgulatan yüzleşmelerle dolu, sarsıcı bir hikayeyi, beden diliyle, gözyaşıyla sahneye koydu.

Eşi Atilla Saral’ın da izlediği, ve salonun tamamına yakınını, çoğunluğu kadınlardan oluşturduğu izleyicilerin pür dikkat seyrettiği İnci Türkay, finalde büyük beğeniyle ayakta alkışlandı.

Inci Turkay Tiyatro Olun Liste 2

Seyircilerin çiçek buketleriyle ödüllendiği sanatçı son sahneyi gözyaşlarıyla tamamlayabildi.

TÜRKİYE’DE DE SAHNEYE KONACAK

Dünya çapında büyük yankı uyandıran bu metin önemli ödüllere layık görülen ‘Liste’nin Türkiye’de ve Avrupa’da turneye çıkması bekleniyor.

İnci Türkay, “Amacımız çok net: Bu güçlü metni mümkün olduğunca çok seyirciyle buluşturmak; Herkesi kendi listesiyle yüzleşmeye davet etmek için sabırsızlanıyorum. Çok yakında Türkiye’deki oyunların tarihlerini de paylaşacağım” diyerek ileriye dönük planını dile getiriyor.

Inci Turkay Tiyatro Olun Liste 4

‘LİSTE’NİN KİMLİĞİ

Işık Tasarım : Ayşe Sedef Ayter Ses Tasarım: Cem Tuncer Hareket Koçu: Stephen Rahman-Hughes Dekor Konsept Tasarımı: Ayşegül Hardern Dekor Uygulama: Gülfem Özdoğan Kostüm Uygulama: Wonder Kostuüm Poster& Video Tasarımı: Baran Gündüzalp

Kafkas Maun 3-2

Londra ve Birmingham’da Türk Tasavvuf Musikisi Konseri

Londra Yunus Emre Enstitüsü, Mart ayında hayata geçirdiği Tefekkürün Sesi: Sükût, İçsel Yolculuk ve İbadet | The Sound of Contemplation: Silence, Reflection, Devotion başlıklı Ramazan konser serisiyle, Türk tasavvuf musikisinin tefekkür boyutunu Birleşik Krallık’taki sanatseverlerle buluşturuyor. Londra’da başlayacak ve Birmingham’da devam edecek olan konserler, önümüzdeki haftalarda farklı şehirlerde de dinleyiciyle buluşacak.

Klasik bir konser formatının ötesinde tasarlanan seri, Ramazan ayının içe dönük ve tefekküre açık ruhunu merkeze alıyor. Ses ile sükûtu karşıtlık değil, birbirini tamamlayan iki ifade biçimi olarak ele alan program, dinleyiciyi dikkatli ve bilinçli bir dinleme deneyimine davet ediyor.

Programın merkezinde, Türk tasavvuf musikisi geleneğinden seçilmiş eserler ile Ramazan ilahileri ve dinî repertuvar yer alıyor. Yunus Emre başta olmak üzere Anadolu’nun mutasavvıf şairlerinin dizeleri, Türk makam musikisinin zengin modal yapısı içinde ölçülü ve incelikli bir icra anlayışıyla seslendiriliyor. Konserler, gösterişten ziyade dinleme ve içsel yoğunlaşmayı önceleyen bir estetik anlayışla kurgulanıyor.

Seri, Serda Türkel Oter ve Eray Cinpir’in solistliğinde; kanunda Serdar Yılmaz (Londra) ve Koray Arısan (Birmingham ve diğer şehirler), udda ise Tolga Oter’in katılımıyla icra ediliyor. Sanatçılar, akademik birikim ve sahne tecrübesini bir araya getirerek, metin ve müzik arasındaki dengeyi gözeten bütünlüklü bir konser deneyimi sunuyor.

Londra Açılışı: St Mary’s, Islington’da Ramazan’a Özgü Türk Tasavvuf Gecesi

Serinin ilk konseri, Londra’nın köklü ve akustik açıdan güçlü mekânlarından St Mary’s Church, Islington’da gerçekleştirilecek. Tarihî mimarisi ve yankı kapasitesiyle öne çıkan mekân, programın tefekkür boyutunu destekleyen nitelikli bir dinleme ortamı sunuyor.

Tarih: 4 Mart 2026 Çarşamba
Saat: 19.30
Mekan: St Mary’s Church, Islington
Bilet ve detaylı bilgi:

https://TheSoundofContemplation.eventbrite.co.uk

Birmingham Konseri: Birmingham Conservatoire: Bradshaw Hall’da Türk Tasavvuf Musikisi

Birmingham konseri, şehrin saygın kültür-sanat mekânlarından biri olan Royal Birmingham Conservatoire bünyesindeki Bradshaw Hall’da gerçekleştirilecek. Modern mimarisi ve güçlü akustiğiyle tanınan salon, dinleyiciye yoğun ve rafine bir müzik deneyimi sunacak. Konser, Royal Birmingham Conservatoire iş birliği ve Midlands Turkish Society’nin desteğiyle düzenleniyor.

Tarih: 7 Mart 2026 Cumartesi
Saat: 19.30–21.00
Mekan: Bradshaw Hall, Royal Birmingham Conservatoire
Bilet ve detaylı bilgi:

https://www.bcu.ac.uk/conservatoire/events-calendar/sound-of-contemplation-07-03-2026

https://soundofcontemplation-birmingham.eventbrite.co.uk

Istikbal 860X450 Pxl

Midlands Türk Toplumu’na BTKD’den Anlamlı Bağış

MİHRİŞAH SAFA

LONDRA

Londra'da faaliyet gösteren Britanya Türk Kadınları Derneği (BTKD), Birmingham’da kurulu Midlands Türk Toplumu’nun bünyesindeki 3 okul için yaptığı 3 bin sterlinlik bağışı törenle ilgililere takdim etti.

KKTC Londra Temsilciliğinde Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan’ın evsahipliğinde yapılan törene BTKD Onursal Başkanı Sefire Sevcan Ertaş, Türkiye’nin Londra Başkonsolosu Büyükelçi Hasan Ulusoy, Manchester Başkonsolosu Büyükelçi Füsun Aramaz, Didem Ulusoy, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi adına Arife Retvan, Çanakkale Anma Platformu Başkanı Servet Hassan, İngiltere Kadın Platformu Başkanı Nilgün Yıldırım, Midlands Türk Toplumu olarak Başkan Göktuğ Tenekeci, Dr. Ebru Tenekeci, Tuğçe Bıçakçı Syed, Mertcan Kaya, Anıl Külük, KKTC Londra temsilciliği diplomatları, Dernek Yönetim Kurulundan Başkan Yardımcısı Burcu Köstem, Itır Sökmen, Özlem Bedes, Funda Özensoy ve dernek üyeleri katıldı.

KKTC Temsilcisi Büyükelçi Aysan Mullahasan, konuklara hoşgeldiniz diyerek, BTKD’nin böyle anlamlı bir bağışı temsilcilikte yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi, “ Bugün buradaki yoğun katılım, Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC’nin buradaki Türk okullarına verdiği desteğin kanıtıdır. Okullarımız Mustafa Kemal Atatürk’ün ideallerinin öğretildiği müstesna yerlerdir. Bu bağışı gerçekleştiren BTKD’yi kutluyorum” dedi.

Midlands Turk Toplumu Btkd

BTKD Başkanı Maviş Fuchs, Derneğin önümüzdeki yıl 25’inci yılını kutlayacağını ve bugüne kadar bağışlarında her zaman “ eğitime” çok destek verdiklerini belirtti, konuklara “hoşgeldiniz” dedi, şunları söyledi;

“Sayın Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan’a, BTKD’ye verdiği değerli destekleri ve bugün düzenlemiş oldukları bu anlamlı etkinliğe ev sahipliği yapma nezaketleri için sonsuz teşekkür ederiz.

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir”, “Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmenlerdir.”

Bu sözler Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim için söylediği vecizelerden sadece birkaçıdır.

Atatürk “Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir“ diyerek dilin sadece bir iletişim aracı değil, kültürün taşıyıcısı olduğunu savunmuştur.

Yeni kurulmuş olmalarına rağmen çok başarılı faaliyetler gerçekleştiren Midlands Türk Toplumu, Birmingham, Coventry ve Royal Lemington Spa/Warwickshire Atatürk Türk Okullarını açmış bulunuyor. Bu bölgede yaşayan diasporadaki Türk çocuklarının kendi dillerini ve kültürlerini öğrenmelerine değerli katkısı olacak bu okulların açılması hepimizi çok mutlu etti.

Midlands Türk toplumunun başta başkanları Göktuğ Tenekeci olmak üzere değerli Yönetim Kurulu üye ve öğretmenlerine özverili çalışmaları için çok teşekkür eder, başarılarının daim olmasını dileriz.”

“Midlands Bölgesinde daha fazla okul açmayı hedefliyoruz”

Bağış töreni için Birmingham’dan gelen Midlands Türk Toplumu Başkanı Göktuğ Tenekeci, bölgelerinde yaşayan Kıbrıs Türk toplumunun 3 ve 4’üncü kuşak olduğunu, bölgede 10 binin üzerinde Türk yaşadığını tahmin ettiklerini belirterek, “Hedefimiz daha fazla Türk Dili ve Kültürü okulu açmak” dedi.

Bromcom E (2)

Midlands bölgesinde gri ve mavi yakalı Türklerin, kısa zamanda beyaz yakalıya döndüğünü belirten Tenekeci, şöyle devam etti;

“Geçen yıl açtığımız okulumuzda 20 öğrenci vardı. Bu sene sayımız 67’e çıktı. Hedefimiz sayımızı 100’e çıkarmak. Ailelerimiz bize güvenerek çocuklarını okullarımıza gönderiyor. Kültür yanında spor aktivitelerimiz de var. Eğitim senemiz 30 Ağustos’ta başlıyor. 29 Ekim, 18 Mart, 23 Nisan, 19 Mayıs günlerini kutluyoruz, törenlere katılıyoruz . BTKD’nin anlamlı bağışı ile bu yıl öğrencilerimizi Londra’daki 23 Nisan törenlerine getireceğiz. Manchester Başkonsolosumuz Sayın Büyükelçimiz Füsun Aramaz Hanımefendiye destekleri için candan teşekkür ediyoruz. Ayrıca burada bizimle olan Sayın Büyükelçilerimize, katılanlara da teşekkürlerimizi sunuyoruz.”

Istikbal 860X450 Pxl

BTKD Onursal Başkanı ve Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’ın eşi Sefire Sevcan Ertaş, BTKD’yi İngiltere’deki Türk okullarını desteklemek amacıyla yaptığı anlamlı proje için tebrik ettiğini söylerek, şunları dedi;

“Britanya’daki Türk kadınlarının bu tür faaliyetlerle sosyal sorumluluk alanında liderlik üstlenmesinden büyük gurur duyuyoruz. Yurtdışındaki çocuklarımızın eğitimi hepimizin önceliği. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimize yapabileceğimiz en önemli yatırım eğitim.

Yavrularımızın Türkçe ve Türk kültürü konusunda doğru şekilde eğitim almaları hem onların bireysel başarıları hem de toplumumuzun kolektif başarısı için hayati önem taşıyor.

Bu konuda devlet ve sivil toplum kuruluşları olarak elbirliğiyle yapılan çalışmalar takdire şayan. İngiltere’deki Türk okullarına sahip çıkan velilerimize ve gönüllülerimize de ayrıca teşekkür ederim.

Bugün destek verdiğimiz 3 okulumuzdaki yavrularımıza başarılar diliyor, okullarının idamesi için çaba gösteren gönüllülerimizi tebrik ediyorum. Hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

Daha sonra BTKD’nin hazırlattığı, 3 bin sterlinlik dev bağış çeki alkışlar arasında Midlands Türk Toplumu temsilcilerine teslim edildi.

Cml Cargo Eurovizyon Banners Yatay Iceri

Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan 2028 İçin Sinyal Verdi

İşçi Partisi’nin Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, dördüncü dönem için yeniden aday olabileceğinin sinyallerini vererek İngiliz siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. 2028 yılında yapılması planlanan Londra Belediye Başkanlığı seçimleri öncesinde kulisler hareketlenirken, Khan’ın 2032’ye kadar görevde kalabileceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı buldu.

Üç Dönemin Ardından Yeni Hedef

2016 yılında ilk kez Londra Belediye Başkanı seçilen Khan, 2021’de ikinci dönemine başlamış, 2024’te ise üçüncü kez seçilerek görevini sürdürmüştü. Görev süresi boyunca özellikle hava kirliliğiyle mücadele, toplu taşıma yatırımları ve uygun fiyatlı konut projeleriyle gündeme gelen Khan, başkentte sosyal politikaları önceleyen bir yönetim anlayışı benimsedi.

Bromcom E (2)

Son haftalarda yaptığı açıklamalarda doğrudan adaylığını ilan etmese de, “Londra için yapacak daha çok işimiz var” ifadeleri, siyasi çevrelerce açık bir mesaj olarak yorumlandı. Belediye kaynaklarına göre Khan, özellikle iklim değişikliğiyle mücadele ve şehir güvenliği konularında uzun vadeli projelerini tamamlamak istiyor.

2028 Seçimleri ve 2032 Senaryosu

Londra Belediye Başkanlığı için bir sonraki seçimlerin 2028 yılında yapılması planlanıyor. İngiltere’de belediye başkanları için dönem sınırlaması bulunmuyor. Bu durum, Khan’ın seçilmesi halinde 2032 yılına kadar görev yapmasının önünde hukuki bir engel olmadığı anlamına geliyor.

Siyasi analistler, dördüncü dönem adaylığının hem parti içinde hem de muhalefette farklı tepkiler doğurabileceğini belirtiyor. İşçi Partisi tabanında Khan’a yönelik güçlü destek sürerken, bazı isimler ise “yeni bir vizyon” çağrısında bulunuyor.

Kafkas Food Yatay (3)-1

Destekleyenler ve Eleştiriler

Khan destekçileri, Londra’nın Brexit sonrası ekonomik dalgalanmalar ve pandemi sürecinde istikrarlı bir liderliğe ihtiyaç duyduğunu savunuyor. Özellikle ulaşım altyapısına yapılan yatırımlar ve düşük emisyon bölgeleri uygulamaları, çevre politikaları açısından örnek gösteriliyor.

Öte yandan eleştirmenler, artan yaşam maliyetleri ve konut krizinin hâlâ tam anlamıyla çözülemediğini öne sürüyor. Muhalefet cephesi, 2028 seçimlerinin “değişim için fırsat” olacağını dile getiriyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Karar Ne Zaman Netleşecek?

Sadiq Khan’ın resmi adaylık açıklamasını 2027 yılı içinde yapması bekleniyor. Parti içi aday belirleme süreci ve olası rakiplerin tutumu, önümüzdeki iki yıl içinde Londra siyasetinin ana gündem maddelerinden biri olacak.

Khan’ın 2032’ye kadar görevde kalıp kalmayacağı ise yalnızca kendi kararına değil, Londralı seçmenlerin sandıkta vereceği mesaja bağlı olacak. Ancak şimdiden görünen o ki, 2028 yarışı hem başkentte hem de ulusal siyasette önemli bir sınav niteliği taşıyacak.

Cml Cargo Eurovizyon Banners Yatay Iceri

Londra'da otobüs duraklarına güvenlik kamerası konacak

Londra Ulaşım İdaresi (TfL), başkent genelinde otobüs yolculuklarını daha güvenli hale getirmek amacıyla yeni nesil otobüs duraklarını dikkat çeken bir pilot proje kapsamında devreye alıyor. Önümüzdeki 12 ay boyunca Londra’nın farklı bölgelerinde toplam 27 noktaya yeni tasarıma sahip duraklar kurulacak ve bu durakların bir bölümünde güvenlik kameraları yer alacak.

TfL’nin yaptığı araştırmaya göre özellikle kadın yolcular güvenlik kameralarının bulunduğu alanlarda kendilerini daha güvende hissediyor. Ankete katılan kadınların yüzde 80’i kameraların güvenlik hissini artırdığını belirtirken, yüzde 73’ü bu sayede otobüs kullanma ihtimallerinin yükseldiğini ifade etti.

Bromcom E (2)

Yeni durak tasarımlarında daha güçlü aydınlatma, daha konforlu oturma alanları ve vandalizme dayanıklı malzemeler kullanılacak. Ayrıca modüler yapıya sahip durakların çevre dostu ve sürdürülebilir şekilde üretileceği açıklandı.

Plan kapsamında daha önce otobüs durağı bulunmayan bazı bölgelere de 20 yeni durak kurulacak, şehir genelindeki 11 eski durak ise yenilenecek. Projenin, Londra Belediye Başkanı’nın 2030 yılına kadar şehir içi yolculukların büyük bölümünü toplu taşıma ve aktif ulaşım araçlarına kaydırma hedefinin önemli bir parçası olduğu belirtiliyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Londra’da Ailelere Yeni Finans Desteği

Londra’da çocuk sahibi ailelere yönelik mali ve sosyal dayanıklılığı güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir program hayata geçirildi. Şehirdeki 12 belediyeyi kapsayan Aile Finansal Dayanıklılık Ortaklığı, (Family Financial Resilience Partnership) Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan tarafından finanse edilen ve ailelere ücretsiz destek ve etkinlikler sunan yenilikçi bir girişim. Program, özellikle düşük gelirli ailelere ulaşmayı ve onlara hak ettikleri mali desteklere erişim konusunda yardımcı olmayı hedefliyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Neden Bu Program Başlatıldı?

Londra’daki mevcut verilere göre çocuklu ailelerin önemli bir bölümü, yararlanabilecekleri sosyal ve mali destekleri ya bilmiyor ya da karmaşık süreçler nedeniyle bunlara erişmekte zorlanıyor. Şehir genelinde çocukların yaklaşık %35’i (yaklaşık 700.000 çocuk), konut masrafları sonrası yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bu durum, ailelerin günlük yaşam maliyetleriyle başa çıkmasını daha da zorlaştırıyor.

Belediye, programla çocuklu hanelerin mali dayanıklılığını artırmayı ve ailelerin hak ettikleri desteğe daha kolay ulaşmalarını sağlamayı amaçlıyor.

Bromcom E (2)

Programın Kapsamı ve Kimleri Hedeflediği

Family Financial Resilience Partnership, aşağıdaki aile gruplarına yönelik:

  • 19 yaşa kadar çocuğu olan aileler
  • Özel eğitim ihtiyacı veya engelli çocuğu bulunan haneler, bu durumda 25 yaşına kadar gençlerin ebeveynleri ve bakıcıları

Bu kapsamda, programa dahil olan ailelere mali danışmanlık, hak ve destek bilgisi, sosyal etkinlikler ve eğitimler sağlanacak. Özellikle en çok ihtiyaç duyan ailelerin, hem parasal hem sosyal anlamda desteklenmesi hedefleniyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Program çerçevesinde aileleri desteklemek için şu alanlara odaklanılıyor:

Finansal Danışmanlık: Ailelerin çocuk bakımı, konut yardımları, fayda ve ödenekler gibi konularda uygun desteği alabilmeleri için bire bir rehberlik veriliyor.
Eğitim ve Bilgilendirme Etkinlikleri: Aile bütçesi yönetimi, mali haklar ve sosyal destekler hakkında ücretsiz seminerler ve atölyeler düzenleniyor.
Sosyal Etkinlikler: Ailelerin tanışması, deneyim paylaşması ve topluluk ağı oluşturması için sosyal buluşmalar, çocuk aktiviteleri ve gurup çalışmaları planlanıyor.

Programın danışman ve eğitim hizmeti Family Hubs (Aile Merkezleri) ve Children’s Centres (Çocuk Merkezleri) aracılığıyla sunuluyor; bu merkezler belediyeler ve partner kuruluşlarla birlikte çalışıyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Etkinlikler ve Yerel Belediye İşbirlikleri

Program, 12 Londra belediyesinde — örneğin Enfield, Haringey, Ealing gibi bölgelerde — aktif olarak uygulanmaya başladı. Bu bölgelerde düzenlenen sosyal etkinlikler arasında:

  • Aile ve çocuklara yönelik eğitim atölyeleri
  • Bütçe planlama ve mali bilinçlendirme oturumları
  • Ailelerin birbirleriyle iletişim kurabileceği topluluk buluşmaları
  • Çocuklar ve gençler için özel ihtiyaca göre aktiviteler yer alıyor.

Bu etkinliklerin amacı, aileleri hem finansal hem de sosyal yönden güçlendirmek, aynı zamanda ebeveynlerin ve bakıcıların zor süreçlerle daha etkin başa çıkabilmesini sağlamak.

Kafkas Food Yatay (3)-1

Belediye Başkanı’nın Mesajı

Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, programın tanıtımında, “Londra’daki ailelerin yaşam maliyetleriyle mücadele ettiğini ve çok sayıda destek hakkının hâlâ farkında olmadan kullanılmadığını görüyoruz. Bu nedenle Family Financial Resilience Partnership’e 2.2 milyon £ yatırım yapıyoruz — böylece aileler hak ettikleri yardımları alarak bütçelerini güçlendirebilsinler.” dedi.

Belediyelere göre, programın ilk yılı içinde yaklaşık 17.500 aileye ulaşılması ve bu ailelerin yaklaşık £8 milyon destek ve fayda talep etmesi hedefleniyor.

Uzmanlardan ve Ailelerden Yansımalar

Programın uygulandığı merkezlerden birinde ebeveynlerle yapılan görüşmeler, mevcut hizmetlerin hayatları nasıl etkilediğini ortaya koyuyor. Bir anne, “Telefonla destek aramak çok zorlayıcıydı; buradaki yüz yüze rehberlik çok yardımcı oldu,” diye belirtti. Bu tür geri bildirimler, ailelerin karmaşık süreci aşmalarını kolaylaştıracak kişisel destek modellerinin önemini vurguluyor.

Cml Cargo Eurovizyon Banners Yatay Iceri

Galler’de 111 Okul Sistemini Bromcom’a Taşıdı

Türk iş insanı Ali Güryel’in kurduğu Bromcom, ‘My Child at School (MCAS)’ başta olmak üzere okul ve öğrenci takip sistemleri ile Birleşik Krallık'ın önde gelen eğitim teknoloji firması olarak büyümesini sürdürüyor.

Londra’da gerçekleşen, Uluslararası Eğitim Fuarı BETT 2026'da, en etkileyici MIS gelişmelerinden biri, Güney Galler'deki Rhondda Cynon Taf İlçe Belediyesi'nden geldi. Yerel yönetim, Nisan ve Haziran 2025 arasında 111 okulunun tamamını SIMS'ten Bromcom'a başarıyla geçirdiğini paylaştı; bu program yaklaşık 40.000 öğrenciyi kapsıyor ve 34 yıllık tek bir MIS platformuna bağımlılığı sona erdiriyor.

Konuyla ilgili sunum şu isimler tarafından yapıldı:

Greg Morris, İş Geliştirme Analisti

Antonia Thomas, Eğitim Performansı ve Sistemleri Yöneticisi

Catrin Edwards, Eğitim Hizmetleri, Dönüşüm, Veri ve Sistemler Başkanı

Birlikte, sadece bir sistem değişikliğini değil, aynı zamanda verilerin, süreçlerin ve hizmetlerin artık kurum genelinde nasıl işlediğine dair bir dönüşümü özetlediler.

Bromcom Which Mis Rhondda Logo 3 1

Geniş ve Çeşitli Bir Okul Ağı

Rhondda Cynon Taf, geniş bir yelpazede eğitim hizmeti sunmaktadır:

• 88 ilkokul

• 17 ortaokul ve tüm eğitim kademelerini kapsayan okul

• 4 özel eğitim okulu

• 2 öğrenci yönlendirme birimi

İhtiyaçların çeşitliliğine rağmen, tüm okullar otuz yılı aşkın süredir SIMS'i kullanıyordu ve bunun üzerine üçüncü taraf uygulamalardan oluşan büyüyen bir ekosistem de eklenmişti.

Geçiş kararı sadece yazılımı değiştirmekle ilgili değildi. Sistemleri basitleştirmek, verilere erişimi iyileştirmek ve okullar üzerindeki yükü azaltmakla ilgiliydi.

Okulların Gerçek İhtiyaçlarından Başlandı

Program, ayrıntılı bir keşif aşamasıyla başladı. Okullardan yeni bir MIS'ten ne istedikleri ve kullandıkları üçüncü taraf sistemleri kataloglamaları istendi. Bu, yetkili makama hem işlevsel gereksinimler hem de mevcut ortamın gerçek karmaşıklığı hakkında net bir görüş sağladı.

Daha sonra tedarikçiler, diğer yerel yönetimlerden ve İngiliz MIS destek kuruluşlarından destek ve bilgi alarak platformlarını sergilemeye davet edildi. Rhondda Cynon Taf, okulların sistemlerin gerçek dünya senaryolarında nasıl çalıştığını görebilmeleri için kullanıcı test ve değerlendirme ortamları oluşturdu. Bunun üzerine yetkililer detaylı bir şartname oluşturdu ve Kent County Supplies (KCS) çerçevesi üzerinden resmi bir ihale süreci yürüterek sözleşmeyi nihayetinde Bromcom'a verdi.

Hızlı ve yapılandırılmış bir uygulama

Geçişin ölçeği önemliydi. Yetkililer, Bromcom'u haftada 15 okula dağıttı ve 111 okulun tamamı Haziran 2025 sonuna kadar aktif hale geldi. Bu, okul genelinde My Child at School (MCAS) sisteminin tam olarak devreye alınmasını da içeriyordu. Bu büyüklükteki bir proje için bu kadar sıkıştırılmış bir zaman çizelgesi nadirdir ve bu, güçlü merkezi koordinasyon, standartlaştırılmış yapılandırma ve yetkililer, Bromcom ve okullar arasındaki yakın işbirliği sayesinde başarılmıştır.

Okullar şu ana kadar neler görüyor?

Yaşam döngüsünün henüz başlarında olmasına rağmen, okullardan gelen geri bildirimler tutarlı:

• Daha az üçüncü taraf sistem

• Doğrudan finansal tasarruf, tahmini:

• İlkokul, Özel Eğitim ve Özel İhtiyaç Okulları başına yılda £1.000 ila £2.000

• Ortaokul ve tüm eğitim kademelerindeki okullar başına yılda £5.000 ila £20.000

• Birden fazla platformun bakımından kaynaklanan daha düşük idari yük

• Verilere ve gerçek zamanlı gösterge panellerine daha iyi erişim

• Trendlerin daha iyi görünürlüğü

• Daha esnek kullanıcı tanımlı araçlar

• Rutin süreçlerin otomasyonu

• Daha kolay sistem erişimi için tek oturum açma

Birçok okul için en acil etki, tekrarlanan işlerin ve parçalanmış verilerin azalması olmuştur.

Yetkililerin okullarla çalışma biçiminde bir değişim

Faydalar yalnızca bireysel okullarla sınırlı değildir. Yerel Yönetim, sevkleri ve destek hizmetlerini yönetme biçiminde önemli kazanımlar elde etmiştir.

Eski modelde, okullar genellikle Yerel Yönetim desteği ararken aynı verileri ayrı formlara yeniden girmek zorunda kalıyordu. Vision artık gerekli bilgileri tutarlı bir formatta tuttuğu için, mevcut veriler kullanılarak yönlendirmeler yapılabiliyor ve bu da hem okullar hem de merkezi ekipler için zaman tasarrufu sağlıyor. Bu standartlaştırılmış süreç, zamanında müdahaleleri desteklemek için daha net ve güvenilir kanıtlar sağlarken, tekrarlamayı ve hayal kırıklığını azaltıyor.

Büyük Ölçekte Merkezi Yapılandırma

Merkezi eğitim ekibi için en büyük avantajlardan biri, tüm okullar genelinde yapılandırmayı merkezi olarak yönetebilme yeteneğidir; buna şunlar dahildir:

• Kullanıcı tanımlı alanlar, paneller ve işaretler

• Arama ve hızlı raporlar

• Değerlendirme şablonları

• Yerel yönetim personeli hesapları, rolleri ve izinleri

• Destek ekipleri için tek oturum açma

Bu, tüm sistem genelinde tutarlılık, uyumlu veri yapıları ve paylaşılan raporlama standartları sağlar; bunların tümü MIS destek ekibi için büyük zaman tasarrufu anlamına gelir.

Veriye Dayalı İçgörü

Yetkili kurum ayrıca çok daha güçlü bir analitik yetenek geliştiriyor. Vision platformunu keşfederken, yetkili kurum halihazırda Power BI panolarını doldurmak için merkezi veri akışlarını kullanıyor ve liderlere ve ekiplere gerçek zamanlı, okullar arası içgörüye erişim sağlıyor. Sonuç olarak, yerel yönetim genelinde performans, eğilimler ve ortaya çıkan sorunlar hakkında çok daha tutarlı bir tablo elde edildi.

Büyük ölçekli MIS değişimi için bir model

Üç ay içinde 111 okulun geçişini sağlamak sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda yerel yönetimlerin çalışma biçiminde bir değişimi de yansıtıyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Yıldırım Bekçi Harringay Müzik Topluluğu’ndan Efsane Konser

Ünlü sanatçı ve müzisyen Yıldırım Bekçi’nin kurucusu olduğu, Harringay Türk Müziği Topluluğu, Pazar günü Londra’nın Southgate bölgesindeki St. Andrews Church’ta verdiği konserde kulakların pasını sildi.

Türk sanat müziğinin duayenlerinden Yıldırım Bekçi, konserde yaptığı kısa konuşmada, şefliğini üstlendiği müzik topluluğunun amatörlerden oluşmasına rağmen profesyonel düzeyde bir program gerçekleştirdiğini ifade etti.

Koro Başkanı Asiye Süleyman ise konuklara hitabında, Türk Sanat Müziği’ne gönül vermiş müzisyenler ve koro üyelerinin büyük fedakârlıklarla konsere hazırlandıklarının altını çizdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Londra Temsilcisi Aysan Mullahasan Atılgan ile Türkiye’nin Londra Konsolosu Oğuzhan Gönültaş ve eşi Neriman Gönültaş ile ile KKTC Eğitim Ataşesi Deniz Özalp’in konuklar arasında yer aldığı konserin sunumunu Seda Farah Samji üstlendi.

Yildirim Bekci Haringey Konser 1

Harringay Türk Müziği Topluluğu, konserde Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz ve klasikleşmiş eserlerini koro ve solo olarak seslendirdi. Salonu dolduran yaklaşık 300 müziksever, zaman zaman alkışlar ve sesleriyle konsere renk kattı.

Geliri, İngiltere Türk Aile Birliği’ne bağlı Ali Rıza Değirmencioğlu Türk Okulu’na bağışlanan konserde, bağış çeki Koro Başkanı Asiye Süleyman tarafından ARD Başkanı Sevtap Kemal’e takdim edildi.

Sevtap Kemal, müzik topluluğu üyelerine ve konsere katılarak destek veren tüm davetlilere teşekkür ederken, ünlü sanatçı Yıldırım Bekçi’ye de teşekkür amacıyla bir demet çiçek sundu.

Istikbal 860X450 Pxl

Bu özel plaka müzayedede rekor fiyata satıldı

İngiltere’de Sürücü ve Araç Ruhsat Kurumu (DVLA) tarafından gerçekleştirilen özel tescil plaka müzayedesinde dikkat çeken bir satışa imza atıldı. “15 LAM” ibareli özel plaka, müzayedede 156 bin 200 sterlinlik kapanış fiyatına ulaştı.

Satışın ardından alıcı primi, Katma Değer Vergisi (KDV) ve DVLA transfer ücretlerinin eklenmesiyle birlikte toplam bedel 192 bin 908 sterline çıktı. Böylece “15 LAM” plakası, DVLA müzayedelerinde satılan en pahalı özel plakalardan biri olarak kayıtlara geçti.

Uzmanlar, kısa ve anlamlı harf-rakam kombinasyonlarına sahip özel tescil plakalarının, İngiltere’de hem yatırım aracı hem de prestij unsuru olarak yoğun ilgi gördüğünü belirtiyor. DVLA’nın düzenli olarak gerçekleştirdiği müzayedelerde bu tür plakaların her geçen yıl daha yüksek fiyatlara alıcı bulduğu ifade ediliyor.

Istikbal 860X450 Pxl

İngiltere Konut Sektöründe Fiyatlar Parçalı Bulutlu

İngiltere genelinde konut fiyatları 2025 sonunda ve 2026 başında ılımlı bir artış trendi gösteriyor. Londra, tipik bir “tek piyasa” değil; merkezi ve dış semtler arasında performans farkı yükselmiş durumda.

ONS verilerine göre (Kasım 2025): Ortalama konut fiyatları yıllık bazda yaklaşık %2.5 artış ile £271,000 civarına yükseldi.

Rightmove verilerinde Ocak 2026: Aylık ortalama satış fiyatları %2.8 artışla £368,031’ye çıktı; bu artış yılın başında kayda geçen en sert artışlardan biri oldu.

Kiralar ise genel olarak artışını devam ettiriyor; ancak bazı bölgelerde artış trendi yavaşlıyor.

Yani İngiltere genelinde fiyat artışı sürüyor, ancak bu artış hızının önceki yıllara kıyasla nispeten daha düşük ve istikrarlı olduğu görülüyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Londra’nın Piyasası: “İki Hızlı” ve Kırılgan Bir Yapı

Başkent Londra’nın konut piyasası farklı bir seyir izliyor:

Bazı merkez ve pahalı semtlerde fiyatlar düşüş eğilimli olurken, daha uygun bölgelerde hareketlilik düşük de olsa devam ediyor — bu durum piyasayı “ikiye bölünmüş” bir hale getiriyor.

Londra genelinde satış yapanlar arasında zarar oranı artıyor, çünkü belirli bölgelerde fiyatlar hâlâ düşüş eğiliminde seyrediyor.

Özellikle pahalı semtlerdeki fiyat düşüşleri, yatırım getirisi açısından risk faktörü oluşturuyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Bölgesel Farklılıklar ve Kuzey-Güney Ayrımı

İngiltere’nin diğer bölgelerinde durum daha olumlu:

Özellikle, kuzeydoğu ve kuzeybatı şehirlerde 2025 boyunca Londra’dan güçlü bir şekilde daha yüksek fiyat artışı görüyor.

2025 sonu verilerine göre Londra çevresinde yıllık fiyat değişimi çoğu bölgede düşüş göstermişti.

Bu da yatırımcılar için “yüksek potansiyelli alternatif lokasyonlar” arayışını güçlendiriyor; özellikle orta-bütçeli ve yaşam kalitesi yüksek bölge şehirleri yatırımcı ilgisini çekiyor.

Cml Cargo Eurovizyon Banners Yatay Iceri

Uzun Vadeli Beklentiler

Çeşitli kurum ve analistlerin beklentileri şöyle özetlenebilir:

Ortalama olarak İngiltere konut fiyatlarının 2026’da %2-%4 civarında artması bekleniyor.

Savills gibi danışmanlık firmaları, 2026 sonrasında fiyat yükselişinin hızlanabileceğini ve 2030’a kadar toplamda iki haneli büyüme görebileceğini tahmin ediyorlar.

Ancak bu öngörüler ekonomik koşullara (faiz oranları, istihdam, göç vb.) göre değişebilir.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Yatırımcılar İçin Öne Çıkan Noktalar

Getiri potansiyeli:

İngiltere genelinde fiyat artışı devam ediyor, orta ve uzun vadede yatırımcılar için getiriler sürüyor.

Kuzey şehirleri ve büyük banliyö bölgeleri, daha yüksek fiyat artışıyla dikkat çekiyor.

Risk faktörleri:

Londra’da fiyatlar hâlâ baskı altında ve bölgesel farklılıklar risk yaratıyor.

Yüksek başlangıç maliyeti ve vergiler (özellikle şehir merkezlerinde) karlılığı baskılayabilir.

Kiralama dinamikleri:

Kiralar genel olarak artarken bazı bölgelerde bu artış yavaşlama eğilimi gösteriyor.

Kafkas Food Yatay (3)-1

KKTC Londra Temsilciliğinde, Tuvalden Mısralara Sanat Etkinliği

MİHRİŞAH SAFA

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Londra Temsilciliği, Londra Sanat Gönüllülerinin katkılarıyla resim sergisi ve şiirlerle süslenen farklı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

Temsilci Büyükelçi Aysan Mullahsan Atılgan’ın himayesindeki etkinliğe Arife Retvan, Sonay Yakup Yakupsoy, Mine Bayar, Füsun Dedezade, Arşu Shevket, Ethem Demir ve Ali Uysal resimleri, şiirleri ve masal kitaplarıyla katıldı.

Bedford Square’deki temsilcilik binasında düzenlenen sanat ve kültür gecesinde Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan’ın yanısıra muavin konsoloslar Ali İsmail Şahinoğlu, Esma Eroğlu, Mehmet Tuncan, Eğitim ve Kültür Ataşesi Deniz Özalp evsahipliği yaptı.

KKTC Büyükelçisi Atılgan yaptığı konuşmada eserleriyle kendilerini buluşturan Londra Sanat Gönüllülerine ve konuklara geşekkür ederek, “Sanatın birleştirici gücünün bizleri aynı duygu ve düşüncede buluşturduğu bu güzel gece gibi önümüzdeki dönemde de toplumumuzun birlik ve beraberliğine katkı koyan tüm projelerin yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum” dedi.

Kktc Temsilcilik Sanat Etkinligi

Eğitim ve Kültür Ataşesi Özalp de yaptığı konuşmada sanatın önemine işaret ederek, temsilcilik olarak bu konuda emek verenlerin yanından olduklarını kaydetti. Özalp, etkinliğe katılanlara teşekkür etti.

Şiirlerin okunduğu etkinlikte, konuklar sanatçıların yaptığı değişik eserleri izledi. Sergide ayrıca Türk Kadınları Yardım Derneği’nin (TWPA) yarışmasında dereceye giren eserler de sergilendi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Bromcom Yeni Geliştirdiği Ürünleri BETT Fuarında Tanıttı

İngiltere’nin başkenti Londra’da iş insanı Ali Güryel’in girişimi ile 40 yıl önce kurulan Bromcom Teknoloji firması, eğitim sektörünün referans fuarı olan BETT’te yeni geliştirdiği yazılım ve uygulamalarla yerini aldı.

Bromcom, ExCeL London'da üç gün süren fuar boyunca, ülke genelinde okullarda kullanılmakta olan ‘Analytics on Demand’ ve ‘Bromcom Vision’ ürünlerini eğitim sektörüne tanıtma imkanı buldu.

Şirket bünyesinde 400 çalışanı ve Birleşik Krallık’ın yüzde 75’ini kapsayan 5000’i aşkın okulda yapay zeka uyumlu ürünleri teknoloji ürünleri kullanılan Bromcom, Kuzey İrlan’da 1.100 okulun daha kontratını yenileyerek büyümesini sürdürüyor.

Firmanın kurucusu yöneticisi Ali Güryel ve İnci Güryel ile teknik ekibi, fuar boyunca EdTech tedarikçileriyle toplantılar ve ağ oluşturma için dünyanın dört bir yanından katılan teknoloji ve eğitim insanları ile bir araya geldi.

Güryel kendisi ve firma ekibinin, Bromcom MIS ve yapay zeka destekli ‘İsteğe Bağlı Analiz’ ve ‘Bromcom Vision’ dahil olmak üzere diğer çözümlerin uygulamalı gösterimlerini tanıtma, yakında çıkacak yeni teknolojilere göz atma fırsatı bulduklarını ifade etti.

Yapay Zeka Destekli İsteğe Bağlı Analiz:

Eğitimde, yığınlarca veri toplandığını ancak bunların tamamını sorgulama imkanı ve zamanı olmadığına dikkat çeken Ali Güryel, “son beş yılda kolayca erişilebilen analizler gelişti, ancak bunlar genellikle birbirinden bağımsızdır: bu yılki devamsızlık oranları geçen yıla kıyasla veya dönem dönem akademik ilerleme gibi. Daha derine inmek ve uygulamayı gerçekten değiştirebilecek sorular sormak istediğinizde, gereken iş yükü hızla çok fazla hale gelir.

‘Okulumda davranış ile başarı arasında bir ilişki var mı?’ gibi görünüşte basit sorular, doğru bir şekilde cevaplamak için saatler, günler hatta haftalar sürebilir. Ve bu, verileri bir araya getirme, doğru bir şekilde analiz etme ve gerçekten faydalı bir şekilde sunma konusunda uzmanlığa sahip olduğunuzu varsayarsak geçerlidir.

İşte burada Bromcom'un yeni yapay zeka destekli "İsteğe Bağlı Analiz" özelliği devreye giriyor. MIS içindeki basit bir komutla, okulunuz hakkında anlamlı içgörüler elde edebilirsiniz, haftalar değil dakikalar içinde” diye konuştu.

Bromcom Ali Guryel Aysan Mullahas Bett Fuari

BÜYÜKELÇİ ATILGAN ZİYARETÇİLER ARASINDA YER ALDI

KKTC Londra Temsilcisi Büyükelçii Aysan Mullahasan Atılgan ve Kültür Ateşesi Deniz Özalp fuarda Bromcom standını ziyaret etti. Atılgan ile Özalp, şirket yöneticileri Ali Güryel ve İnci Güryel’den firma hakkında bilgi aldı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Londra’da Genç Senaristin Yavuz Orhun Kılıç’ın Hikayesi

MEHMET BUĞRA

Türkiye’den İngiltere’ye hayatını yeniden kurmak için göç eden birçok genç ve yetişkin insan var. Genel olarak baktığımızda burada yaşamını sürdüren Türklerin çoğu avukatlık, doktorluk, mühendislik gibi profesyonel mesleklerde çalışıyor ya da kendi şirketlerini kurarak hayatlarına devam ediyorlar.

Ancak bu örneklerden farklı bir profil Yavuz Orhun Kılıç.

18 yaşından beri senaryo ve hikâye yazarlığıyla ilgilenen bu genç arkadaşımız, İngiltere’ye hikâye anlatıcılığını geliştirmek ve yazdığı senaryoları artık uluslararası filmlere dönüştürmek hedefiyle geldiğini anlattı.

Buluştuğumuz gün benimle Londra çıkışlı bir yapım şirketinden kabul aldığı “Cyberfood” projesinden bahsetti. Doğruyu söylemek gerekirse fazlasıyla yaratıcı ve dokunaklı bir iş olduğunu düşünüyorum. Hikâye, günümüzden birkaç yıl sonra insanların zamanın her saniyesinde çalışmak zorunda olduğu ve yemek yeme alışkanlığının sakız çiğnemeye dönüştüğü bir evrende, şef olmaya çalışan yarı İngiliz yarı Türk Jacobs’un yaşamını anlatıyor. Yemek yemek gereksiz bir aktivite olarak görüldüğü için restoranı kapanma noktasına gelen Jacobs, çözümü sakız fabrikalarının taklit edemediği mükemmel bir “tat” bulmaya çalışmakta arıyor. Şans yüzüne gülüyor, bu tadı buluyor ve hikâye giderek karanlık bir sona doğru sürükleniyor.

Yavuz Orhun Kilic 4

Yarattığı bu dünya, aslında günümüzde hobilerin bir proje ve ürün kaynağına dönüşmesinin eleştirisi olarak da yorumlanabilir. İnsanlar yaptıkları işlere tutkuyla değil, daha çok bir gelir kapısı gözüyle bakıyor. Bu durum, hem işin kalitesini hem de sanatçının üretimini olumsuz etkiliyor. Hikâyede tutkulu bir şefin yavaş yavaş açgözlü bir restoran sahibine dönüşmesine tanıklık ediyoruz. Takıntılar, sistemsel kontrol ve teknolojinin yozlaşması gibi temalar da bu anlatının merkezinde yer alıyor.

Orhun, senaryodaki son düzeltmeleri yaptığını ve artık yapım ile çekim aşamasına geçeceklerini dile getirdi. Bunun yanı sıra “Cyberfood”un potansiyelinin büyük bir evrene dönüşebileceğini ve hikâyenin yazar kimliğini net bir şekilde yansıttığını da ekledi.

Orhun’un özellikle şu sözleri dikkat çekici:

“Hayatta iyi ve kötü karakterlerin geride kaldığına inanıyorum. Bazen şartlar bizi istemediğimiz şeyler yapmaya zorluyor. Tıpkı Jacobs’un hikâyesinde olduğu gibi... Hepimizin içinde çürümeye açık bir taraf var. Tüm mücadelemiz, o tarafı harekete geçirmemek üzerine kurulu olmalı.”

Yavuz Orhun Kılıç, hikâye hakkında kendi öz eleştirisini de yaptı:

“İlk uzun metraj filmim olacak. Her ne kadar harika gibi görünse de çok korkutucu bir süreç olacağı kesin. Sponsorlar, mekânlar, oyuncular, yönetim… Bunları yazarken ilk defa düşünmek zorunda kaldım. O yüzden daha önce aklımda olan ama eklemediğim bazı unsurlar oldu. Hikâyede keşke Jacobs’un iç dünyasını ve geçmişini daha fazla anlatabilseydim ama fazla ipucu sakladığımı düşünüyorum.”

Bu film tamamlandıktan sonra elinde üç farklı hikâye daha olduğunu söyleyen Orhun, onların da önümüzdeki yıllarda başka yapımcılar tarafından kabul edileceğini düşünüyor:

“Onlar da bilim kurgu ve korku ögeleri barındırıyor. Bir tanesi beni çok derinden etkileyen, sporla ilgili bir hikâye… Henüz hangi türde yoğunlaşacağıma karar vermedim. Hepsi ana karakterlerde çok sık görmediğimiz özelliklere sahip, karanlık ve derin hikâyeler. İlginç çatışmalar ve güçlü karakter gelişimleri var. Onları yazmak için sabırsızlanıyorum.

Yavuz Orhun Kılıç gibi bir sanatçı ve potansiyeli yüksek bir yazarla tanışmak insanı mutlu ediyor. Önümüzdeki yıllarda hikâyelerini uluslararası platformlara taşımak isteyen birçok kişiye ilham kaynağı olması dileğimizle.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

İngiltere’de Lüks Saatler Suç Çetelerinin Hedefinde

İngiltere’de son dönemde artan lüks saat hırsızlıkları, güvenlik birimlerini alarma geçirmiş durumda. Londra’nın en prestijli bölgelerinden biri olan Knightsbridge’deki Rolex Butiği çevresinde yaşanan olaylar ile Nottinghamshire’de faaliyet gösteren organize suç çetelerinin yöntemleri, ülke genelinde değerli saatlerin nasıl sistematik biçimde hedef alındığını gözler önüne seriyor.

Londra’nın lüks alışveriş merkezleri ve mücevher mağazalarıyla bilinen Knightsbridge semtinde, Rolex Butiği etrafında artan güvenlik önlemleri dikkat çekiyor. Yetkililer, bölgenin hem turistler hem de yüksek gelir grubuna mensup müşteriler nedeniyle suç çeteleri açısından cazip bir hedef haline geldiğini belirtiyor. Özellikle vitrin keşfi, müşteri takibi ve hızlı kaçış planları gibi yöntemlerin profesyonelce uygulandığı ifade ediliyor.

Nottinghamshire Saat Ev Soygun1

Öte yandan İngiltere’nin orta kesiminde yer alan Nottinghamshire’de yürütülen polis soruşturmaları, organize hırsızlık çetelerinin lüks saatleri planlı biçimde hedef aldığını ortaya koydu. Çetelerin, pahalı saat taşıdığı tespit edilen kişileri sosyal medya üzerinden izlediği, restoran ve otel çıkışlarında saldırıya geçtiği ve çalınan saatleri kısa sürede yurt dışına çıkardığı belirtiliyor.

Uzmanlar, Knightsbridge gibi vitrin odaklı soygun riskleri ile Nottinghamshire’deki bireysel hedefli saldırıların aslında aynı suç ekonomisinin parçaları olduğuna dikkat çekiyor. Lüks İsviçre saatlerinin ikinci el piyasasında yüksek ve hızlı nakde çevrilebilir olması, bu suçları daha da cazip hale getiriyor.

Istikbal 860X450 Pxl

İngiliz polisi, ülke genelinde saat hırsızlıklarına karşı özel birimler kurulduğunu, hem perakende noktalarında hem de kamusal alanlarda istihbarat destekli operasyonların artırıldığını açıkladı. Yetkililer ayrıca, lüks saat sahiplerine kamuya açık alanlarda daha dikkatli olmaları ve görünür şekilde değerli eşyalar taşımamaları yönünde uyarılarda bulunuyor.

Artan olaylar, İngiltere’de lüks tüketim ile organize suç arasındaki görünmez bağın giderek daha net hale geldiğini gösterirken, güvenlik önlemlerinin önümüzdeki dönemde daha da sıkılaştırılması bekleniyor.

Cml Cargo Eurovizyon Banners Yatay Iceri

Londra Heathrow Havalima’nda El Bagajı Kurallarında Önemli Değişiklik!

Londra Heathrow Havalimanı’nda el bagajı güvenlik kontrolleriyle ilgili uzun süredir uygulanan 100 mililitre sıvı kuralı ve laptop, tablet gibi elektronik cihazların ayrı çıkarılması zorunluluğu resmen sona erdi. Avrupa’nın en yoğun havalimanı, yeni nesil CT güvenlik tarayıcılarını tüm terminallerde devreye alarak bu köklü değişikliği hayata geçirdi.

Havalimanından yapılan açıklamada, şimdiye kadar kullanılan iki boyutlu X-ray tarayıcıların yerini alan yüksek çözünürlüklü 3D CT tarayıcıların tamamının dört terminalde de aktif hale getirildiği belirtildi. Bu yeni teknoloji sayesinde sıvı şişeleri, elektronik cihazlar ve diğer eşyalar el bagajından çıkarılmadan güvenlikten geçirilerek yüksek çözünürlükte üç boyutlu görüntüyle incelenebilecek.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

100 ml kuralı tarihe karıştı
Uygulanan yeni sistemle birlikte artık yolcular, el bagajında her biri 100 ml’den küçük şişelere sınırlı kalmak zorunda değil. Güvenlik personeli, sıvı içeren tüm kapları torbalara ayrı ayrı yerleştirmeye gerek kalmadan tarayabiliyor. Heathrow, bu sayede bir zamanlar zorunlu olan küçük plastik torbaların kullanımını da ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Artık yolcular sıvılarını 2 litreye kadar taşıyabiliyor ve bu limit havalimanı güvenlik teknolojisine bağlı olarak daha yüksek hacimlerdeki sıvıların da değerlendirilmesine olanak sağlıyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Elektronik cihazlar artık çıkarılmayacak
Yeni tarayıcılar sayesinde dizüstü bilgisayar, tablet ve diğer büyük elektronik cihazları el bagajından çıkarmak da artık zorunlu değil. Bu, özellikle iş seyahati yapanlar ve sık uçan yolcular için önemli bir kolaylık sağlıyor.

Yolcu deneyimi ve çevresel etkiler
Heathrow Yönetimi, yapılan milyar sterlinlik yatırımın güvenlik süreçlerini hızlandıracağını ve yolcular için daha akıcı bir geçiş sağlayacağını belirtti. Ayrıca plastik torba kullanımının ortadan kalkmasının çevresel açıdan da olumlu bir etki yaratması bekleniyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Uluslararası bağlantılar için dikkat
Ancak seyahat planı yaparken, dönüşte veya aktarma yapılacak diğer havalimanlarındaki güvenlik kurallarının farklı olabileceğinin unutulmaması gerektiği yetkililer tarafından vurgulanıyor. Bazı ülkelerde veya havalimanlarında eski kurallar hâlâ geçerli olabiliyor.

Cml Cargo Eurovizyon Banners Yatay Iceri

Noel’de EasyJet Londra uçuşlarında ciddi aksamalar olacak

Noel döneminde Londra Luton Havalimanı’ndan seyahat etmeyi planlayan EasyJet yolcularını ciddi aksamalar bekliyor.

Havalimanında check-in ve bagaj işlemlerini yürüten ve EasyJet’e taşeron olarak hizmet veren yaklaşık 200 DHL çalışanı, ücret artışı konusunda anlaşmazlık nedeniyle grev kararı aldı.

Unite sendikasına üye işçiler, DHL’in sunduğu yüzde 4,5’lik maaş artışını yetersiz bularak reddetti. Sendika, hayat pahalılığı krizinin derinleştiğine ve Gatwick Havalimanı’nda aynı işi yapan çalışanlarla aralarında hâlâ ciddi ücret farkı bulunduğuna dikkat çekiyor. Unite Genel Sekreteri Sharon Graham, “DHL ve EasyJet, çalışanlara enflasyonun üzerinde bir zam yapabilecek durumda. Üyelerimizin temel ihtiyaçlarını karşılayamaması kabul edilemez.” açıklamasında bulundu.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Grevler iki aşamada gerçekleşecek: İlki 19 Aralık saat 03.00’ten 22 Aralık saat 03.00’e, ikincisi ise 26 Aralık saat 03.00’ten 29 Aralık saat 03.00’e kadar sürecek. Bu süreçte Luton’dan kalkacak yaklaşık 410 EasyJet uçuşunun etkilenmesi öngörülüyor.

Sivil Havacılık Otoritesi, bunun İngiltere havacılık tarihinin en yoğun Noel sezonu olacağı uyarısında bulunarak yolcuları seyahat planlarını gözden geçirmeye çağırdı.

Kafkas Food Yatay (3)

Elif Şafak, İngiliz Kraliyet Edebiyat Derneği Başkanlığına Getirildi

Yazar Elif Şafak, 1820’den bu yana faaliyet gösteren İngiltere’nin köklü edebiyat kurumu Kraliyet Edebiyat Derneği (Royal Society of Literature - RSL)’nin yeni başkanı seçildi.

Şafak, genel kurulda yapılan oylama sonucu önceki başkan Bernardine Evaristo’dan görevi devralacak.

1820 yılında edebî başarıları ödüllendirmek ve edebiyatı teşvik etmek amacıyla kurulan RSL, İngiltere ve dünyanın dört bir yanından yazar, çevirmen ve edebiyatçıları bir araya getiriyor.

Dernek, çağdaş edebiyata rehberlik ediyor ve çeşitli ödüller ile burslar dağıtıyor.

Eserleri 58 dile çevrilen Elif Şafak, derneğin başkanı olarak Türk edebiyatının uluslararası platformda görünürlüğünü artırması bekleniyor.

Istikbal 860X450 Pxl

The Bookseller sitesinde, yazar hakkında şu bilgilere yer verildi:

“Elif Şafak, ödüllü bir İngiliz-Türk romancı ve hikâye anlatıcısı ve 13'ü roman olmak üzere 21 kitabın yazarıdır. Eserleri 58 dile çevrilmiştir. Siyaset bilimi alanında doktora derecesine sahip olan Şafak, Türkiye, ABD ve İngiltere'deki çeşitli üniversitelerde dersler vermiştir. Bunların arasında fahri üyesi olduğu Oxford Üniversitesi St. Anne's College da bulunmaktadır. Ayrıca Bard College'dan fahri Beşeri Edebiyat Doktorası unvanına sahiptir. RSL üyesi ve başkan yardımcısı olan Şafak, BBC'nin en ilham verici ve etkili 100 kadını arasında yer aldı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Yazar Şafak ise şunları söyledi:

"200 yılı aşkın bir tarihe ve geleneğe sahip, yazarları, şairleri, oyun yazarlarını, edebiyat eleştirmenlerini, kütüphanecileri, çevirmenleri ve her kesimden okuyucuyu destekleyen, çok sevilen bir kültür ve edebiyat kurumu olan RSL'nin yeni başkanı olmaktan büyük onur ve heyecan duyuyorum. Sektördeki birçok kişinin kendini yalnız hissettiği ve yazarlara, şairlere ve hayatlarını yazılı söze adamış herkese karşı çok fazla zorluğun olduğu, giderek çalkantılı ve sertleşen bir dünyada, burayı çok ihtiyaç duyulan bir sığınak, bir vaha, bir birliktelik, empati, ilham ve yaratıcılık alanı olarak görmeliyiz. Herkesle yakın bir şekilde çalışarak köprüler kurmayı ve edebiyat sevgisini yaymayı içtenlikle dört gözle bekliyorum."

ELEŞTİRİ YORUMLARI

Elif Şafak haberi, Londra merkezli “Turks in Britain”ın instagram sayfasından yayınlanmasının ardından bazı takipçiler olumsuz yorumlar yazdı.

Bir takipçi şafak için, “Arkasımda İngiltere var” yorumu yaparken, bir başka takipçinin yorumu ise şöyle:

“Bu kadar kötü yazan birinin İngiltere’de böyle parlatılması çok tuhaf. Daha yeni intihal davası sonuçlandı ve ÇALINTI bulundu kitabın öyküsü. Arkasında ne lobisi varsa artık… gurur falan duymuyorum başkasının emeğini çalan biriyle.”

Cml Cargo Eurovizyon Banners Yatay Iceri

Heathrow Havalimanı’nda yolcu bırakma park ücreti arttı

Londra’nın en yoğun havaalanı Heathrow, 1 Ocak 2026’dan itibaren terminal önlerinde “drop-off / pick-up” (yolcu bırakma/ alma) alanlarına giren araçlar için ücret artışı ve zaman sınırı getirdiği açıklandı.

Ne gibi değişiklikler oldu?

Her araç girişinde alınan ücret, şu anda £6 olan “Terminal Drop-Off Charge (TDOC)” 1 Ocak 2026 itibarıyla £7’ye çıkarılacak.

Ayrıca terminal önlerinde hiç zaman sınırı yokken, artık maksimum bekleme süresi 10 dakika ile sınırlandırılıyor.

Bu kontroller, araçların plaka tanıma sistemi (ANPR) ile izlenmesi yoluyla yapılacak.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Ödememe veya süreyi aşma ne getiriyor?

Eğer aracınız terminal drop-off alanına girip ücret ödemeden çıkarsa, £80 ceza kesiliyor; erken ödeme ile bu ceza £40’a düşebiliyor.

Araç 10 dakikadan uzun süre beklerse de aynı şekilde ceza uygulanacak.

Heathrow Yönetimi neden böyle bir karar aldı?

Havalimanı işletmecisi, bu yeni uygulamanın trafik sıkışıklığını azaltmayı, terminal önlerinde aşırı yoğunluğu önlemeyi ve toplu taşıma kullanımını teşvik etmeyi daha sürdürülebilir ulaşım amaçladığını belirtiyor.
Ayrıca, önceden giriş yapan ama geçerli ödeme yapmayan araç sahiplerinin oranının yüzde 95’ten daha düşük olduğunu, dolayısıyla kuralların büyük ölçüde etkili olduğunu vurguluyorlar.

Cml Cargo Eurovizyon Banners Yatay Iceri

Yolcular ve sürücüler için alternatif park seçenekleri

Terminal önlerine doğrudan giriş yapmak pahalı ve sınırlı süreli olduğu için, Heathrow “Park & Ride” adı verilen uzun süreli otopark ile servis otobüsü alternatifi sunuyor. Buraya araç park edip, ücretsiz servis otobüsü ile terminale ulaşmak mümkün olacak.
Eğer valizli veya ağır yükle yolcu indirip almak için biraz zaman ayırmanız gerekiyorsa, bu seçenek daha uygun ve ekonomik.

Kafkas Food Yatay (3)

Melek Zeynep Bulut'un "Açık Anıtlar" serisi, Londra'da sanatseverlerle buluştu

Sanatçı ve tasarımcı Melek Zeynep Bulut'un kamusal alan, hafıza ve kolektif kültüre odaklanan "Açık Anıtlar (Open Monuments)" serisi Londra'daki Design Museum'da sanatseverlerle buluştu.

Bulut, "Açık Anıtlar" sergisinin Design Museum'da düzenlenen açılış resepsiyonunda yaptığı konuşmada, serinin kendisi için yalnızca yeni bir sergi değil, kamusal alanda yeni yerleştirme denemelerini başlatmayı arzu ettiği eşik olduğunu dile getirdi.

Bu özel sergilemenin ardından "Açık Anıtlar" serisinin şehirlerde kalıcı yerleşimlere dönüşeceğini söyleyen Bulut, bu süreci Design Museum'da başlatmanın çok anlamlı olduğunu ifade etti.

Bulut, serideki her bir çalışmanın, başlangıcı ve bitişi olmayan tek bir çizginin uzantısı olduğunu, eserlerin hem bağımsız birer sanat nesnesi hem de bir araya geldiklerinde bütünsel kompozisyon üretmeyi hedefleyen modüler anıtlar olduğunu anlattı.

Yerleştirmenin ziyaretçi katılımıyla hem izleme nesnesine hem deneyim alanına dönüştüğünü belirten Bulut, yapıtların kent mobilyası işlevi üstlenirken aynı zamanda buluşmalar ve karşılaşmalar için yeni kamusal zemin yarattığını aktardı.

Anadolu toprağından "rammed earth" tekniğiyle üretilen eserlerde sürdürülebilirlik ve geleneksel bilginin çağdaş yaklaşımla bir araya getirildiğini vurgulayan Bulut, Design Museum ve Londra Tasarım Festivali'ne işbirliği için teşekkür etti.

Melek Zeynep Bulut Acik Anitlar Sergisi Londra 3

- "Bu yeni seri, Design Museum'da ilk kez ürün formatta sergileniyor"

Sanatçı Bulut, Design Museum'da AA muhabirine yaptığı açıklamada, uzun yıllar evvel tasarladığı "Açık Anıtlar" serisinin yaklaşık 3 yıldır uluslararası arenada sergilendiğini ve çok güzel geri dönüşler aldıklarını ifade etti.

Bu serinin ilk üç eserinin, daha çok yerleştirme sanatı ürünü olduğunu, deneysel mimarlık ve disiplinler arası çizgide kendini daha iyi ifade ettiğini anlatan Bulut, Design Museum'da sergilenen bu yeni serinin ise ilk kez işleve bu kadar çok yaklaşan bir yaklaşımda olduğuna dikkati çekti.

Bulut, "Bunlar hem şehir mobilyalarına hem de şehirler için daha deneysel ürünlere dönüşüyorlar ve kullanıcı deneyimine açılıyorlar. Ziyaretçinin dahil olmasıyla sergi aslında bir izleme nesnesine de dönüşüyor." dedi.

Serinin her eserinde malzemenin bağlamını çok önemsediklerinin altını çizen Bulut, bu seride de toprakla ilgili yöntemlerin öne çıktığına değindi.

Sanatçı Bulut, "Bir süredir toprağa ilişkin denemeler yapıyoruz ve kendi AR-GE'mizi oluşturmaya çalışıyoruz, sıkıştırılmış toprağı bu ürünlerde ele aldık. Ürünler Anadolu’dan çeşitli bölgelerden topladığımız topraklarla Urfa'da üretildi." diye konuştu.

Bulut, bunun kadim bir teknik olduğunu, uzun yıllardır dünyanın çoğu ülkesinde uygulandığını belirten Bulut, bu seride daha çağdaş yorumlar ve güne uyarlanabilir tekniklerle günlük hayata toprağı nasıl dahil edilebilecekleri üzerinde durduğunu dile getirdi.

Istikbal 860X450 Pxl

- "İlk kez burada sergilemek çok değerli"

Sanatçı Bulut, başkent Londra'da yer alan Design Museum'un, bir tasarımcının sergi yapmak isteyeceği en önemli yerlerden biri olduğunu vurgulayarak, serinin bu kapsamda sergilenmesinin kendisi için çok önemli olduğunu dile getirdi.

Bulut, "Bir de bu yeni serinin kentlere, insan deneyimine, sergisiz, çerçevesiz açarken bunu ilk kez burada sergilemek çok değerli. Elbette çok mutluyuz." ifadelerini kullandı.

Etkinlikte sanatçı Bulut ile beraber Design Museum küratörü Johanna Agerman Ross ve Londra Tasarım Festivali Direktörü Ben Evans sergi açılış konuşmalarını yaptı.

- "Açık Anıtlar", 2025 Londra Tasarım Festivali'nin Landmark (Sembol) Projeleri arasında

Kamusal alanı yeniden düşünmeye davet eden ve katılımcıyla kurduğu ilişkiyle sürekli dönüşen "Açık Anıtlar" serisi, aynı zamanda 2025 Londra Tasarım Festivali'nin öne çıkan çalışmaları olarak bilinen "Landmark Projeleri" arasında yer alıyor.

Sanatçının 5 uluslararası ödüllü serisi, anıtsal formları, hafıza nesnelerini ve kült kavramları birer enstrüman olarak ele alıyor.

Seri, bir kent mobilyasının oturma, dinlenme gibi temel işlevlerini üstlenirken, kendini kente dayatmayan, aksine onun formlarına karışan soyut bir mekan fikri olarak buluşma ve karşılaşmalara zemin sunuyor.

Formları aracılığıyla toplumsal belleği çağrıştıran ve ışıkla desteklenen eserler, "rammed earth" tekniğiyle tamamen topraktan üretilmesiyle sürdürülebilir nitelik taşıyor.

"Açık Anıtlar" serisi, 14 Aralık'a kadar Design Museum'un dış mekanında ziyaretçilerin erişimine açık olacak.

Cml Cargo Eurovizyon Banners Yatay Iceri

Londra’da Yağış ve Sele Karşı “Sarı” Alarm Verildi

İngiltere’nin başkenti London bölgesi için, yarın sabah erken saatlerden başlayarak 24 saat boyunca yoğun ve kesintisiz yağış bekleniyor. Resmî hava durumu kurumları “sarı uyarı” (Yellow Warning) ilan etti. Bu uyarı şehirde yol ve metro ağlarında büyük aksamalara, yüzeysel su baskınlarına ve sel riskine işaret ediyor.

Hava Durumu ve Uyarının Anlamı

Met Office, cuma sabah 06:00’dan cumartesi sabah 06:00’a kadar sürecek bir yağış uyarısı yayınladı.

Uyarıda, bazı bölgelerde 24 saatte bir aylık yağış miktarına denk hacimde yağış görülebileceği belirtiliyor.

Özellikle zemin halihazırda nemli olduğundan, yoğun yağış sonrası yüzeysel su baskınları ve nehir taşkınları riski artıyor. Uyarıda şu etkiler sıralanıyor: yolların suyla kaplanması, taşıt yollarında sürüşün tehlikeli hale gelmesi, toplu taşıma gecikmeleri ya da iptalleri, elektrik kesintileri.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Londra İçin Öne Çıkan Tehlikeler

London gibi yoğun kentleşmiş bölgelerde yağmurun yüzeyde akıp nehre ulaşması yerine kanalizasyon sistemine yük bindirmesi bekleniyor — bu da ani su birikintilerine yol açabilir.

Toplu taşıma kullanıcıları için alt geçitler ve demiryolu çevrelerinde su birikme riski bulunuyor; araç sürücüleri için görüş mesafesi düşebilir, hidroplaning riski artabilir.

Elektrik altyapısı ve ev sahipleri için düşük rakımlı bölgelerde sel riski söz konusu olabilir; iç mekânlarda su baskınına karşı hazırlık öneriliyor.

Efes Yatay

Öncelikle Alınması Önerilen Tedbirler

Yağış başladığında mümkünse özel araç yerine toplu taşıma tercih edin; ama toplu taşıma da gecikmeli çalışabilir, bu nedenle yola çıkmadan önce güncel durumu kontrol edin.

Yolların kaygan olabileceğini dikkate alarak araç sürerken hızınızı düşürün, fren mesafesini artırın, su birikintilerinden kaçının.

Bulunduğunuz bölgede düşük rakımlı, su birikimi görülebilecek alan olup olmadığını kontrol edin; gerekirse daha yüksek katlı bölgeler ya da alternatif güzergâhlar düşünün.

Bodrum kat, zemin altı katlarda oturanlar; evlerinde su baskını riskine karşı değerli eşyaları yükseltin, önemli belgelerinizi koruma altına alın ve elektrik prizlerini yükseltebileceğiniz şekilde düzenleyin.

Resmî uyarıları, Met Office web sitesi ve yerel yetkililerin bildirimleri takip edin.

Kafkas Maun 3-1

‘Azerbaycan Zafer Günü’ Londra’da Görkemli Şekilde Kutlandı

Londra'da Azerbaycan’ın İkinci Karabağ Savaşı’ndaki zaferinin beşinci yıldönümü, “Zafer Salnamesi – Victory Chronicle” etkinliğiyle kutlandı. Etkinlik, Birleşik Krallık’taki Azerbaycan diasporunun öncü kuruluşu olan British Azerbaijani Association tarafından düzenlendi.

Açılış konuşmasını dernek başkanı Hafiz Bakhshaliyev yaptı. Program, Azerbaycan devlet marşıyla başlayıp, Karabağ şehitlerinin bir dakikalık saygı duruşuyla devam etti.

Törene Azerbaycan Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Elin Süleymanov ve Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş katıldı. Her iki büyükelçi konuşmalarında Azerbaycan halkını bu anlamlı günde tebrik etti.

Hafiz Bakhshaliyev konuşmasında, bu zaferin yalnız Azerbaycan’ın değil, tüm Türk dünyasının ortak zaferi olduğunu belirterek, Türkiye’nin savaşın başladığı ilk andan itibaren Azerbaycan’a gösterdiği sarsılmaz desteğe teşekkür etti.

Porchester Hall’da gerçekleşen kutlama programa sanatçı Emiliya Yaqubova sahne alırken, İngiltere’deki Türk Dünyası Platformu Temsilcileri de hazır bulundu.

Kutlama programında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Savaş tarihi ile ilgili kitabı da davetlilere takdim edildi.

Istikbal 860X450 Pxl

İsimsiz Kahramanlar ‘Anma Günü’nde Unutulmadı

İngiltere’de yaşamını sürdüren Kıbrıslı Türkler, İkinci Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybeden Kahramanlarını 9 Kasım Anma Günü’nde unutmadı.

Londra'nın dört bir yanında düzenlenen ‘Anma Günü’ etkinliklerine katılan İngiltere’deki Kıbrıslı Türk toplumu üyeleri, kırmızı gelincikler ve sessizlik eşliğinde, Londra'nın dört bir yanında, hizmetleri ve fedakarlıkları çoğu zaman fark edilmeyen kahramanları onurlandırdı.

Türk Kadınları Yardımseverler Derneği (TKDK) ve Kıbrıslı Türk Anma Derneği, Londra genelindeki törenlerde gururla yedi çelenk bıraktı ve bu törenler, toplum için önemli bir anma ve birlik eylemi oldu.

Bu törenlerde Çelenk bırakıldı:

• Haringey – Dilan Beyzade Elliott, Kayahan Beyzade Elliott ve Semahat

Mustafa

• Barnet – Seyyare Beyzade ve Taylan Beyzade Elliott

• Borehamwood – Mine Ekmekçioğlu

• Enfield (Edmonton Green) – Hülya Değirmencioğlu

• Enfield (Kasaba) – Hülya Değirmencioğlu ve Nesrin Nevzat

• Lambeth – Nurperi Mehmet

• Redbridge – Ayşe Osman

Bu yıl çelenk bırakan her birey, bunu İngiliz ordusunda görev yapmış ve çoğu durumda savaşıp hayatını kaybetmiş kendi aile üyelerinin anısına yaptı. Özgürlük için fedakarlık yapanlarla olan kişisel bağları, bu anma törenini katılan herkesi derinden etkiledi.

Katılımcılar 13 ila 79 yaşları arasındaydı ve anma töreninde bir araya gelen birkaç nesil British Kıbrıslı Türk'ü temsil ediyorlardı.

Kıbrıs Türk Anma Derneği Başkanı ve kurucusu Dr. Seyyare Beyzade şunları söyledi:

"Kıbrıs Türklerinin hizmetlerinin asla unutulmamasını sağlama konusundaki minnettarlığımızı, gururumuzu ve kararlılığımızı temsil eden her çelenk. Uzun zamandır resmi anma törenlerinde bizim katkımız eksikti; ancak babalarımız, büyükbabalarımız ve atalarımız İngiliz yoldaşlarıyla omuz omuza durdular. Hayalim, bir gün toplumumuzun tanınan bir isme ve sembole sahip olması ve Whitehall'daki ulusal törende birlikte yer almasıdır.

HİZMET VE FEDAKARLIKTAN OLUŞAN BİR MİRAS

İkinci Dünya Savaşı sırasında binlerce Kıbrıslı Türk, İngiliz Ordusu'nun Kıbrıs Alayı'na gönüllü olarak katıldı ve öncesinde de Kuzey Afrika, Avrupa ve Orta Doğu'daki Müttefik operasyonlarını destekleyen Kıbrıs Katırcıları Kolordusu'nun bir parçası olarak görev yaptı. Kıbrıs Alayı'ndaki tek Kıbrıslı Binbaşı, hizmetlerinden dolayı OBE, MBE ve Kraliçe Cesaret Madalyası ile ödüllendirilen bir Kıbrıslı Türk olan Ömer Faik Müftüzade'ydi. Mor Kalp ve Britanya İmparatorluğu Nişanı (OBE) gibi onurlarla ödüllendirilen birçok Kıbrıslı Türk de cesaret madalyasıyla onurlandırıldı.

Bu yılki çelenk katmanları arasında, Britanya'ya hizmetlerinden dolayı onurlandırılan, madalyalı Kıbrıslı Türk gaziler Yusuf Hasan ve Derviş Niyazi'nin kızları olan Semahat Mustafa ve Hülya Değirmencioğlu da vardı. Katılımları, hizmet edenler ile bugün onları hatırlayan nesiller arasında güçlü ve yaşayan bir bağı simgeliyor.

Semahat Mustafa, "Çelenkimi bıraktığımda babamı ve özgürlük için savaşan tüm o adamların cesaretini düşündüm," dedi. "Bu, sadece ailelerimiz için değil, tüm toplumumuz için derin bir gurur anı.

BÜYÜYEN BİR TANINMA HAREKETİ

Seyyare Beyzade'nin liderliğinde, TWPA ve Kıbrıslı Türk Anma Derneği, Kıbrıslı Türklerin Londra genelindeki anma törenlerinde temsil edilmesini sağlamada kayda değer bir ilerleme kaydetti. Grupların uzun vadeli hedefi, Birleşik Krallık'ın ulusal anma törenlerinde resmi olarak tanınmak ve bir gün diğer tanınmış topluluklarla birlikte Whitehall Anıt Mezarı'na çelenk bırakmaktır.

Seyyare Beyzade, ‘Anma nesil tanımaz,’ dedi. "13 yaşındaki en genç katılımcımızdan 79 yaşındaki en yaşlı katılımcımıza kadar hepimiz bir arada durduk; mirasımızla gurur duyduk, hizmet edenlere minnettar olduk ve miraslarının devam etmesi gerektiğine olan inançla birleştik.

Kahramanlarımızı onurlandırmak için zaman ayıran herkesle gurur duyuyoruz.

Unutmayacağız”

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

“Walkie-Talkie” gökdelen Londra’da yine gündemde

İngiltere’nin başkenti Londra’da yer alan ve “Walkie-Talkie” olarak bilinen 20 Fenchurch Street gökdeleni, yanlış mimari tasarımı nedeniyle yıllardır tartışma konusu olmaya devam ediyor. 1.7 milyar dolara mal olan 37 katlı bina, kavisli cam cephesi nedeniyle güneş ışığını yoğun şekilde yere yansıtarak araçların ve çevredeki eşyaların erimesine yol açıyor.

Uruguaylı mimar Rafael Viñoly tarafından tasarlanan bina, açılışından kısa süre sonra 110°C’ye kadar ulaşan yansımalarla gündeme geldi. Bir Jaguar marka aracın kaporta ve aynalarının erimesi üzerine bina, Londralılar tarafından “Walkie-Scorchie” (Yakan Telsiz) olarak da anılmaya başlandı. Bazı vatandaşlar, ışığın düştüğü yerde yumurta pişirdiklerini dahi söyledi.

Binanın sorunları bununla da sınırlı değil. 2015’te çevrede rüzgâr tüneli etkisi oluşturduğu, insanların yürürken dengesini kaybettiği ve tabelaların devrildiği rapor edildi. Sorunları azaltmak için 10 milyon sterlinlik güneş kırıcı paneller takıldı.

Her şeye rağmen gökdelenin üst katlarında yer alan Sky Garden, ücretsiz giriş imkânı ve eşsiz Londra manzarasıyla turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Efes Yatay

Londra, 11. Defa ‘Dünyanın En İyi Şehri Seçildi

Resonance Consultancy ve Ipsos tarafından hazırlanan '2026 Dünyanın En İyi Şehirleri Raporu' açıklandı. Londra üst üste 11. kez birinci olurken, New York ikinci, Paris üçüncü sırada yer aldı. Rapor, şehirlerin yaşanabilirlik, çekicilik ve ekonomik refah kriterleriyle değerlendirildi.

Londra yeniden zirvede

İngiltere’nin başkenti Londra, 2026 Dünyanın En İyi Şehirleri Raporu’nda bir kez daha dünyanın en iyi şehri seçildi. Resonance Consultancy tarafından Ipsos desteğiyle hazırlanan araştırma, 5 Kasım 2025 tarihinde WTM London fuarında düzenlenen basın toplantısında duyuruldu.

Raporda şehirler, üç temel ölçüte göre değerlendirildi:

  • Yaşanabilirlik: yeşil alanlara erişim, toplu taşıma, temiz hava
  • Çekicilik (Lovability): kültürel etkinlikler, gece hayatı, sosyal medya etkileşimi
  • Refah (Prosperity): ekonomik güç, eğitim düzeyi, hava bağlantıları

Londra, refah kategorisinde birinci, çekicilikte ikinci, yaşanabilirlikte ise üçüncü sırada yer alarak toplamda dünyanın en iyi şehri unvanını korudu.

Efes Yatay

New York ve Paris takipte

Listede New York ikinci, Paris ise üçüncü sırada yer aldı. ABD toplamda 19 şehirle Top 100 listesinde en fazla temsil edilen ülke olurken, Almanya sekiz, Çin ise yedi şehirle sıralamaya girdi.

New York, kültürel yatırımları ve büyük altyapı projeleriyle dikkat çekerken, Paris geleceğe dönük şehir planlamasıyla “tarihi kimliğiyle modernliği buluşturan” şehir olarak tanımlandı.

2026 yılının ilk 10 şehri

1. Londra

2. New York

3. Paris

4. Tokyo

5. Madrid

6. Singapur

7. Roma

8. Dubai

9. Berlin

10. Barcelona

Istikbal 860X450 Pxl

Sadiq Khan’dan New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'ye tebrik

Londra'nın ilk Müslüman belediye başkanı olan ve bu görevi hala sürdüren Sadiq Khan, New York'un ilk Müslüman belediye başkanı seçilen Zohran Mamdani'yi kutladı.

Khan, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "New Yorkluların umut ve korku arasında iki net seçeneği vardı. Londra'da olduğu gibi umut kazandı." ifadelerini kullandı.

Londra'nın ilk Müslüman belediye başkanı olarak 2016'dan beri görev yapan Pakistan kökenli Khan, kendisi gibi Müslüman olan Mamdani'yi "Tarihi kampanyasından ötürü tebrik ediyorum." sözleriyle kutladı.

Demokrat Parti adayı Mamdani, resmi olmayan ilk sonuçlarına göre oyların yüzde 50,4'ünü alarak New York'un ilk Müslüman belediye başkanı oldu.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

TARİHE GEÇEN SEÇİM SONUCU

Resmi olmayan ilk sonuçlara göre, Mamdani açılan sandıklardaki oyların yüzde 50,4’ünü alarak, en yakın rakibi bağımsız aday Andrew Cuomo’ya yaklaşık 9 puan fark attı.

Cuomo’nun aldığı oy yüzde 41,6 olurken, Cumhuriyetçi Parti adayı Curtis Sliwa ise yüzde 7,2'de kaldı.

Toplam kullanılan oylarda Mamdani 1 milyon 16 bin 968, Cuomo 840 bin 191, Sliwa da 144 bin 397 oy aldı.

34 yaşındaki Mamdani, "New York Kenti’nin ilk Müslüman Belediye Başkanı" ünvanını alarak tarihe geçmiş oldu.

Kafkas Maun 3-1

‘Salt Bae’nin Londra’daki Nusr-Et’ Restoranından Rekor Zarar!

İngiltere’nin en çok satan tabloid gazetesi The Sun’ın haberine göre, Salt Bae diye tanınan Türk girişimci Nusret Gökçe’nin sahibi olduğu Londra’da kent merkezindeki Nusr-Et restoranı, fiyatları düşürmesinin ardından sadece birkaç ay sonra 5,4 milyon sterlin zarar açıkladı.

Gazetenin haberine göre, şirketin İngiltere kolu 2024 yılı için 5,5 milyon sterlin vergi öncesi zarar bildirdi.

Viral “tuz serpme” hareketiyle dünya çapında tanınan Nusret Gökçe, son yıllarda ABD’deki beş Nusr-Et şubesini kapatmak zorunda kaldı.

Şirketin New York, Boston, Dallas, Las Vegas ve Beverly Hills restoranları birer birer kapanırken, zincirin ABD’de sadece iki şubesi kaldı.
Buna rağmen, şirketin elinde hâlâ 2,3 milyon sterlinlik rezerv bulunuyor (2023’te bu rakam 8,1 milyondu).

Ashton Ross Law Eurovizyon 860X450

Londra’nın Knightsbridge bölgesindeki Nusr-Et, geçmişte 1.450 sterline satılan biftekler ve 37.000 sterlini aşan hesaplarla gündeme gelmişti. Ancak son dönemde artan olumsuz yorumlar sonrası fiyatlarda indirim yapılmıştı.

2017’de sosyal medyada viral olan Nusret Gökçe, bugün 52 milyondan fazla Instagram takipçisine sahip ve David Beckham, Leonardo DiCaprio gibi dünyaca ünlü isimlere servis yapmasıyla tanınıyor.

Zincir halen Türkiye, Milano ve Orta Doğu’daki restoranlarıyla faaliyet göstermeye devam ediyor.

Kafkas Yarim Sayfa Banner 3

Türk ebeveynlik zirvesi ‘MomTalks’ Londra’da yapılacak

Son 9 yıldır yerli yabancı sayısız uzmanı, binlerce ebeveyn ve eğitimci ile buluşturan etkinlik, 11 Ekim Cumartesi günü Londra’da düzenlenecek. Tüm gün sürecek etkinlikte önemli isimler ebeveynlik hakkında önemli bilgiler paylaşacak.

Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı ebeveyn-uzman buluşma platformu MomTalks, ülke sınırlarını aştı. 2017 yılından bu yana başta İstanbul olmak üzere, Türkiye’nin pek çok şehrinde binlerce ebeveyni uzmanlarla buluşturan etkinlik, 11 Ekim Cumartesi günü ilk yurtdışı buluşmasını Londra’da yapacak. Sabah 09.00 ile 16.00 arasında gerçekleştirilecek zirve 185 Chiswick High Rd, W4 2DR, Londra’da yapılacak. Eğitimci Dr. Bahar Eriş ile Aile ve Çocuk Yazarı Zeynep İşman ortaklığında 9 yıldır gerçekleştirilen Momtalks’un Londra’da yapılacak 17.buluşması, Londra’da yaşayan girişimci Türk kadınların kurduğu Qbicart ve Turkish Global Societyorganizasyonu ile gerçekleştirilecek.

"MOMTALKS BİLGİ KÜRATÖRLÜĞÜ HİZMETİYLE AYRIŞIYOR"

MomTalks’un fikir annesi Dr. Bahar Eriş, "Bilgiye erişimin çok kolay hale geldiği bu çağda, bilgi kirliliği de ciddi bir sorun. Ebeveynlerin kafası çok karışık. Özellikle çocuk yetiştirme gibi hassas bir alanda, doğru kişilerden kaliteli bilgiye ulaşabilmek büyük önem taşıyor. MomTalks 9 yıldır alanın en değerli uzmanlarını ebeveynler ve eğitimcilerle buluşturarak kaliteli içerik küratörlüğü hizmeti sunuyor. Geleceğin aileden başladığını düşünürsek, anne baba eğitiminin bir memleket meselesi olduğunu görebiliriz. Sorumluluğumuzun ne kadar büyük olduğunun bilincindeyiz ve etkinliğimizi her yıl daha çok sayıda aileye ve eğitimciye ulaştırmayı hedefliyoruz" dedi.

Istikbal 860X450 Pxl

"MUTLU ÇOCUKLAR MUTLU AİLE ORTAMINDA YEŞERİR"

MomTalks’un ortağı, Aile ve Çocuk Yazarı Zeynep İşman ise aile eğitiminin her geçen zaman daha da kritik hale geldiğini söyleyerek, "Mutlu, ahlaklı, değerleri olan bireyler yetiştirmek, sağlıklı bir toplum için olmazsa olmaz. Aile bir çocuğun ilkokuludur ve pek çok değer ailede yeşerir. Bu inançla, Momtalks bugüne kadar binlerce ebeveyn ve eğitimciye dokundu. Ülkemizde yaptığımız etkinliklerin dışında, ilk kez ülke dışında yaşayan ebeveynlerle de buluşacağımız için çok heyecanlıyız. Momtalks artık bir aile ve bu güzel platformu ihtiyaç olan her yere taşıyacağız" dedi.

Ashton Ross Law Eurovizyon 860X450

‘Yasak Helva’ İngiltere’de Müzikseverleri Ayağa Kaldıracak

Anadolu füzyon müziğinin sınırları zorlayan üçlüsü Yasak Helva, yeni albümleri Atamba ile Kasım ayında dört şehri kapsayan ilk İngiltere turnesine çıkıyor.

Psychedelic rock, grunge, caz, funk ve Anadolu halk müziğini; keskin, aykırı ve yaratıcı sözlerle harmanlayan Yasak Helva, son yıllarda Türkiye’den çıkan en özgün ve heyecan verici gruplardan biri.

Topluluk cümbüş, çağlama, perdesiz gitar ve vokalde Salih Korkut Peker, davul ve vurmalı çalgılarda Onur Ertem, bas gitar ve geri vokalde Hakan Görkem Bıyık'tan oluşuyor.

Cümbüş, çağlama, perdesiz gitar, vurmalı çalgılar ve elektronik enstrümanlarla yarattıkları ses dünyalarında; Anadolu’dan Balkanlara, Sibirya’dan Batı Avrupa’ya uzanan tınıları ustaca birleştiren grup hem köklere dayanan hem sofistike aynı anda dogal ve de tamamen kendine özgü bir muzik yaratıyor.

Yasak Helva, 2018’de Ironhand Records’un uluslararası ilgi gören Saz Power derleme albümünde yer alan “Silifke Zeybeği” yorumuyla dikkatleri üzerine çekmiş, ardından yayımladıkları ilk albüm 'Rektefe' ile övgü toplamıştı. 2024’te yayımlanan ve 'Moğollar’a Saygı' albümünde de yer alan enstrümantal “Bu Nasıl Dünya” yorumu, grubun özgün çizgisini daha da görünür kıldı.

Haziran 2025’te Gülbaba Records etiketiyle çıkan ikinci albümleri Atamba ise Yasak Helva’yı daha cesur bir noktaya taşıyor. Tamamı kendi bestelerinden oluşan albüm, uluslararsi müzik dunyasında artan bir ilgi görürken, müziklerini Avrupa’daki Anadolu psychedelic diriliş gruplarının ötesinde, sınır tanımayan bir manifesto olarak sunuyor.

Sahnedeki yüksek enerjisiyle dinleyicileri hızla müziğinin merkezine çeken Yasak Helva, Kasım ayında İngiltere’nin dört farklı mekânında sahne alacak. Anadolu’nun yeni ve en alternatif seslerinden birini canlı izlemek, dinleyiciler için kaçırılmayacak bir deneyim olacak.

Konserlerin açılışında Londralı DJ Burak Çetindağ, 70’lerin altın dönem Anadolu rock, funk, caz, prog ve disko-folk parçalarından günümüze uzanan geniş bir seçkiyi nadir plaklardan çalarak, dinleyicileri analog seslerin sıcaklığında eşsiz bir zaman yolculuğuna çıkaracak.

Yasak Helva İngiltere Turnesi 2025 tarihleri:

Londra, Omeara – 9 Kasım

Manchester, The Deaf Institute – 10 Kasım

Brighton, The Prince Albert – 11 Kasım

Bristol, The Jam Jar – 12 Kasım

Yasak Helva Spotify: https://open.spotify.com/artist/5Ku0LlBlvSAliBxZvPUJWw

Yasak Helva Instagram: https://www.instagram.com/yasakhelva/

Yasak Helva YouTube: https://www.youtube.com/yasakhelva Iletisim: yasakhelva@gmail.com

Kafkas Yarim Sayfa Banner 3

İngiltere Sponsor Lisansınızı Nasıl Korursunuz?

İngiltere’de yurt dışından nitelikli çalışan istihdam etmek isteyen işletmeler için sponsor lisansı, global iş gücüne erişim sağlar. Bu lisans, şirketlerin İngiltere dışından çalışanları Skilled Worker vizesi kapsamında işe almasına olanak tanır. Ancak lisansı almak, sürecin yalnızca başlangıcıdır. Asıl önemli olan, bu lisansı korumak ve sürdürebilmektir. Lisansın kaybedilmesi, işletmenin Home Office gözündeki güvenilirliğini zedeler, uluslararası işe alımları durdurur ve operasyonları doğrudan etkiler.

Home Office, sponsor lisansına sahip işletmelerin belirli yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesini bekler. Bu yükümlülükler, hem çalışanların yasal durumunun korunmasını hem de işletmenin göçmenlik kurallarına uygun şekilde faaliyet göstermesini amaçlar. Kurallara uyulmaması durumunda, Home Office lisansı askıya alabilir veya tamamen iptal edebilir. Bu durum, işletmenizin hem itibarını hem de büyüme planlarını ciddi biçimde riske atar.

Lisans İptaline Yol Açan En Yaygın Nedenler

Sponsor lisansları genellikle uyumsuzluklar nedeniyle iptal edilir. Bunlar çoğu zaman küçük hatalar gibi görünse de, tekrarlandığında işletmenin sistematik olarak kurallara uymadığı izlenimi yaratabilir. En sık karşılaşılan nedenler şunlardır:

– Kayıt tutma eksiklikleri: Çalışan dosyalarının, pasaport ve vize belgelerinin eksik veya güncel olmaması.
– Bildirimlerin yapılmaması: Çalışan değişiklikleri, işten ayrılmalar veya vize ihlallerinin Home Office’e zamanında bildirilmemesi.
– Uygun olmayan istihdam: Gerekli vizeye sahip olmayan kişilerin işe alınması veya çalışma izinlerinin kontrol edilmemesi.
– Yetersiz insan kaynakları süreçleri: Uyum denetimleri için gerekli kayıtların tutulmaması, iç prosedürlerin zayıf olması veya sorumlu kişilerin yeterince eğitilmemesi.
– Tekrarlanan ihlaller: Küçük uyumsuzlukların sık sık yaşanması, lisansın riskli görülmesine neden olur.

Home Office, lisans sahiplerinin bu yükümlülükleri yalnızca “kağıt üzerinde” değil, pratikte de yerine getirmesini bekler. Bu nedenle işletmelerin insan kaynakları ve yönetim süreçlerini bu standartlara göre yapılandırması gerekir.

Lisansınızı Korumak İçin Etkili Stratejiler

Sponsor lisansını sürdürmenin anahtarı, Önleyici ve sistematik yönetimdir. İşletmelerin, Home Office’in her an denetim yapabileceğini unutmaması gerekir. Denetim geldiğinde tüm kayıtlar eksiksiz, doğru ve erişilebilir olmalıdır.

Başarılı bir uyum yönetimi için şu adımlar önerilir:

– Düzenli kayıt kontrolü: Çalışan dosyalarındaki belgelerin (vize, pasaport, adres, iletişim bilgileri vb.) güncel olduğundan emin olun.
– Zamanında bildirim: Her türlü değişiklik (örneğin çalışan ayrılışı, pozisyon değişikliği, maaş güncellemesi) belirlenen süre içinde Home Office’e bildirilmelidir.
– İç denetim ve eğitim: İnsan kaynakları ekibi düzenli olarak iç denetim yapmalı ve sponsor lisansı yükümlülükleri konusunda güncel bilgilere sahip olmalıdır.
– Çalışma hakkı kontrolleri: Tüm çalışanlar için işe başlamadan önce ve gerektiğinde çalışma hakkı kontrolleri yapılmalı, kayıt altına alınmalıdır.
– Politika ve prosedürlerin belgelendirilmesi: Her adımın yazılı politika ve iç prosedürlerle desteklenmesi, Home Office denetimlerinde güvenilirlik sağlar.

Göçmenlik mevzuatı sürekli güncellendiği için, işletmelerin yalnızca mevcut duruma değil, yaklaşan değişikliklere de hazırlıklı olması gerekir. Küçük bir idari ihmal bile, lisansın askıya alınmasıyla sonuçlanabilir yada yuklu miktar finansal ceza alinabilir.

Ashton Ross Law Bu Süreçte Nasıl Fark Yaratır?

Ashton Ross Law, sponsor lisansı süreçlerinin her aşamasında işletmelere kapsamlı destek sunar. Ekibimiz, başvuru, yenileme ve uyum yönetimi konularında uzmanlaşmıştır. Amacımız, işletmenizin Home Office standartlarına tam uyumla çalışmasını sağlamak ve lisansınızın sürdürülebilirliğini güvence altına almaktır.

Sağladığımız başlıca hizmetler şunlardır:
– Sponsor lisansı başvurusu ve yenileme danışmanlığı
– Uyum politikaları ve prosedürlerinin hazırlanması
– Düzenli denetim ve risk analizi hizmetleri
– Lisans askıya alındığında veya iptal riski oluştuğunda hukuki temsil ve itiraz desteği


Bu yaklaşımla, yalnızca yasal gereklilikleri yerine getirmekle kalmaz, aynı zamanda işletmenizin uluslararası iş gücü stratejisini güvenli şekilde sürdürmesine yardımcı oluruz.

Neden Lisansın Korunması Bu Kadar Önemli?

Sponsor lisansı, işletmenizin sadece İngiltere’de değil, küresel ölçekte rekabet gücünü belirleyen bir unsurdur. Nitelikli çalışanları çekmek ve elde tutmak, sürdürülebilir büyümenin temel koşullarından biridir. Dolayısıyla lisansın korunması, yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda stratejik bir yatırım anlamına gelir.

Ashton Ross Law olarak, hukuki uzmanlığımızı pratik uygulamalarla birleştiriyor, işletmelerin İngiltere göçmenlik sistemindeki karmaşıklıkları güvenle aşmasına yardımcı oluyoruz. Bu sayede işletmeler, operasyonlarını koruyabilir, nitelikli çalışanlarını elde tutabilir ve büyümelerini sürdürülebilir hale getirebilir.

Ashton Ross Law ile Destek Alın

Bugüne kadar birçok işletmenin sponsor lisans başvurusunun başarılı olmasına ve mevcut lisanslarını korumasına yardımcı olduk. Sponsor lisansı süreci, yalnızca belgelerden ibaret değildir; doğru yönetilmediğinde işletmenizin tüm istihdam planlarını etkileyebilir.

Eğer siz de isletmeniz icin sponsor lisansı başvurusu, yenileme veya mevcut lisansınızın korunması konusunda desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, bizimle iletişime geçerek ücretsiz danışmanlık hizmetimizden faydalanabilirsiniz. İşletmenizin Home Office ile uyumlu, sürdürülebilir ve güvenli şekilde çalışmasını sağlamak için yanınızdayız.

Bize ulaşmak için web sitemizi ziyaret edin.

Ashton Ross Law Eurovizyon 860X450

Zeytin ADR – Arabuluculuk Merkezi, Londra’da Faaliyete Başladı

İngiltere’de yaşayan Türk toplumuna kültürel duyarlılık ve uzmanlıkla hizmet sunmayı amaçlayan Zeytin ADR – Arabuluculuk Merkezi, Londra’daki faaliyetlerine resmen başladı. İngiltere’nin en köklü arabuluculuk akredite eğitim kuruluşlarından ADR Group ile yapılan iş birliği sayesinde Zeytin ADR, hukuki ve ticari uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan, hızlı, ekonomik ve karşılıklı anlayışla çözümlenmesine aracılık etmeyi hedefliyor.

Büyükelçiye Ziyaret

Zeytin ADR’nin arabulucularından oluşan bir heyet, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette, merkezin çalışmaları hakkında bilgi verildi ve İngiltere’de yaşayan Türk vatandaşlarının hukuki ihtiyaçlarına yönelik çözüm yolları ele alındı.

Heyette Av. Burak Şahin, Prof. Dr. Özgür H. Çınar, Prof. Dr. Andrew Goodman, Abdullah Okuyucu ve Dr. Ali Demirbağ yer aldı.

Büyükelçi Ertaş, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türk toplumunun İngiltere’deki haklarının korunmasının ve uyuşmazlıkların dostane yollarla çözülmesinin önemine dikkat çekti.

Zeytin ADR’nin Hizmetleri

Hukuki ve ticari uyuşmazlıkların taraflar arasında çözümü

Kültürel farklılıkları gözeten, güvene dayalı arabuluculuk süreçleri

Yargı süreçlerine gitmeden, hızlı, ekonomik ve kalıcı çözümler üretme

“Arabuluculukta Yeni Bir Ses”

Zeytin ADR, İngiltere’de yaşayan Türk toplumu için hukuki uyuşmazlıklara yeni bir yaklaşım getirerek, taraflara daha anlayışlı, kültürel olarak uyumlu ve çözüm odaklı bir arabuluculuk deneyimi sunmayı hedefliyor.

Merkez, toplumsal barışı güçlendirmeyi ve mahkemelere gitmeden, tarafların karşılıklı anlayışla uzlaşmasını teşvik etmeyi amaçlıyor.

Eurovizyon 860X450

Küresel Sumud Filosu'na İsrail saldırısı Londra'da protesto edildi

İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu'na yönelik saldırısı, İngiltere'nin başkenti Londra'da protesto edildi.

Londra'daki Parlamento Meydanı'nda toplanan yüzlerce kişi, İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren ve Gazze ablukasını kırmayı hedefleyen Küresel Sumud Filosu'ndaki gemilere saldırarak yasa dışı şekilde el koymasına tepki gösterdi.

"Özgür Filistin", "Elinizde kan var" ve "Gazze'yi bombalamayın, hastaneleri bombalamayın" sloganları atan eylemciler, sayılarının artmasıyla kendilerine gösterilen alana sığmadı.

Başbakanlık Ofisi 10 Numara ve bakanlıkların bulunduğu Whitehall Caddesi'ne yürümek isteyen eylemciler, bir süre sonra polisi de aşarak yürüyüşe başladı.

Eylemcilerin trafiğe kapattığı caddedeki otobüsler ve araçlar da kornalara basarak protestoya destek verdi. Başbakanlık Ofisinin bulunduğu Downing Sokağı girişinde toplanan protestocular İngiltere hükümeti aleyhinde sloganlar attı.

Polisin yolu açmak ve eylemi kaldırıma taşımak istemesi üzerine eylemciler, Londra'nın ünlü Trafalgar Meydanı'na doğru yürümek istedi. Bu yürüyüşü engellemek isteyen polisin yolu minibüslerle kapatması üzerine tekrar Parlamento Meydanı'na yürüyüşe geçen eylemciler bu noktada polis barikatıyla karşılaştı.

Londra Metropolitan Polisi, eylemcilerin iki taraftan önünü kestiği noktada bazı protestocuları gözaltına aldı. Kent genelinde iki noktada daha İsrail'in Küresel Sumud Filosu saldırısı protesto edildi.

- İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısı

İsrail'in ablukasını kırmak ve Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yol alan Küresel Sumud Filosu, 1 Ekim akşamı Gazze sularına yaklaştı.

Filoya saldıran İsrail ordusu, onlarca tekne ve gemiyi yasa dışı şekilde ele geçirerek yüzlerce yolcusunu alıkoydu.

Küresel Sumud Filosu, bugüne kadar Gazze'ye insanı yardım ulaştırmak için toplu şekilde yola çıkan en büyük filo olma özelliğini taşıyor.

Eurovizyon 860X450

Londra’da Türk Okulları Derslere Başladı

Londra’nın farklı bölgelerinde, haftanın belli günlerinde Türk toplumuna ve Türkçe öğrenen çocuklara hizmet sunan okullar, Eylül ayınının ikinci haftasından itibaren derslere başladı.

Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı ve KKTC Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın görevlendirdiği öğretmenlerin yanısıra, okul aile birliklerine bağlı çalışan öğretmenlerin ders veriyor.

Türkçe Dilbilgisi, Türk Dili ve Edebiyatı, Bağlama Dersleri, Geleneksel Halk Oyunları sınıflarıyla hizmet veren Türk Okulları’nda, Ana sınıfından A-Level’a kadar farklı kategorilerde sınıfları bünyesinde bulunduruyor.

Kuzey Londra’ın Wood Green bölgesinde faaliyet gösteren Ali Rıza Değirmencioğlu Türk Okulu, en köklü okulların öncüsü olarak yeni eğitim-öğretim yılı için kayıtları devam ettiriyor.

Okulu bünyesinde bulunduran İngiltere Türk Aile Birliği’nin Başkanı Sevtap Kemal, iki hafta aşkın süredir dersleri sürdürdüklerini belirterek, öğrenci kayıtlarının her Cumartesi günü, okulun faaliyetini sürdürdüğü St. Thames More School’da devam ettiğini hatırlattı.

Ebeveynlere seslenen Sevtap Kemal, çocukların ana dilleri ve kültürlerini öğrenmeleri için çaba sarfettiklerini kaydetti.

Ana sınıfından itibaren her yaş grubunda çocukları okula beklediklerini ifade eden Kemal, “SATs, GCSE hazırlık, A-Level. Futbol, halk oyunları, bağlama sınıflarımız ile her yıl olduğu gibi bu yılda görevimizin başındayız. Gönüllü arkadaşlarla sürdürdüğümüz bu kutlu göreve, eğitime gönül veren ebeveynleri de bekliyoruz” diye konuştu.

Okul, öğrenci kayıtları ve her türlü bilgi için ailelerin 07782 359 616 ve 07498 504 745 numaralı telefonlardan temas kurulabileceği gibi; ard.turkish.school83@gmail.com ya da ibrahimston@aol.com mail adreslerine e-mail yazarak okul yetkilileriyle temas kurulabileceğini bildirdi.

OKULUN ADRESİ

Ali Rıza Değirmencioğlu Türk Okulu, “St Thames More School, Glendale Avenue, Wood Green, London, N22 5HN” adresinde her Cumartesi sabah 09:00 ile 15:30 saatleri arasında hizmet veriyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Sokakların Hayaleti Banksy Londra’yı Sallıyor

NEVSAL ELEVLİ

LONDRA

Londra, South Kensington’daki Sussex House, çağdaş sanat dünyasının en çok konuşulan etkinliklerinden birine ev sahipliği yapmaya başladı.

Dünyaca ünlü, ancak hâlâ kimliği gizemini koruyan sokak sanatçısı Banksy, bugüne dek düzenlenen en kapsamlı sergisiyle sanatseverlerin karşısına çıktı.

“Banksy Limitless” adı verilen sergi, sanatçının 250’den fazla eserini bir araya getiriyor. Orijinal tablolar, büyük boyutlu enstalasyonlar, heykeller ve yeniden kurgulanmış duvar resimleri ile izleyici, Banksy’nin üretim evrenine adım atıyor. Sergi açılışında oluşan kuyruklar, Banksy’nin popülerliğinin hâlâ zirvede olduğunu bir kez daha kanıtladı.

I M G 4137

SERGİ BİRÇOK BÖLÜMDEN OLUŞUYOR

“Infinity Room”: Ayna ile kaplanmış özel odada Banksy’nin sembolik figürleri, sonsuz bir görsel etkiye dönüştürülüyor.

Savaş temalı eserler: Ukrayna için yaptığı çalışmalar ilk kez bu ölçekte Londra’da sergileniyor.

Shoreditch sıçanı: Londra’nın doğusundaki meşhur grafitinin yeniden yorumu, serginin en çok fotoğraflanan parçalarından biri oldu.

Cinderella’nın Arabası: 2015’te Dismaland’da sergilenen ve paparazzilerin flaşları altında devrilmiş bir at arabasını betimleyen enstalasyon, Sussex House için yeniden kuruldu.

BANKSY’NİN EN ÖNEMLİ ESERLERİ

Sergiyle birlikte Banksy’nin kariyerine damga vuran bazı başlıca eserler de hatırlatılıyor:

“Girl with Balloon” (2002): Küçük bir kızın elinden uçup giden kırmızı balonu tasvir eden eser, umut ve kayıp temalarını birleştiriyor. 2018’de Sotheby’s müzayedesinde satıldıktan sonra kendi kendini parçalayarak sanat tarihinde iz bıraktı.

“Flower Thrower” (2003): Filistin’de yaptığı bu duvar resmi, bir protestocunun elinde molotof yerine çiçek demeti tutmasıyla, şiddete karşı barışçıl direnişin sembolü haline geldi.

“There Is Always Hope”: Thames kıyısındaki bir duvar üzerine yaptığı bu yazı, Banksy’nin politik ve duygusal dili en yalın haliyle yansıtıyor.

“Kissing Coppers” (2004): Brighton’daki bir pub duvarına çizilen öpüşen polisler, otorite ve özgürlük üzerine cesur bir yorum olarak ün kazandı.

“Slave Labour” (2012): Bir çocuğun dikiş makinesinde Union Jack bayrakları üretmesini betimleyen eser, kapitalizmin sömürü düzenine yönelik en sert eleştirilerden biri oldu.

SERGİNİN ÖNEMİ

Nedir Sanat çevreleri, “Banksy Limitless”i sadece sanatçının bugüne dek yapılmış en büyük sergisi olarak değil, aynı zamanda Banksy’nin sokaktan galeriye taşınan eserlerinin izleyiciyle kurduğu ilişkiyi yeniden tartışmaya açtığı bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.

Eurovizyon 860X450

Büyükelçi Ulusoy, Türkiye’nin Londra Başkonsolosluğuna atandı

Türkiye Cumhuriyeti Londra Başkonsolosluğu görevine 1 Eylül tarihi itibarıyla atanan Büyükelçi Hasan Ulusoy görevine başladı.

Tecrübeli Diplomat Doç. Dr. Ulusoy, 35 Yıllık Diplomasi kariyerinde Nijer, Bulgaristan ve Belçika gibi ülkelerde önemli diplomatik görevlerde bulundu. Daha önce farklı büyükelçilik ve başkonsolosluk görevlerinde görev aldı.

Atamayla ilgili olarak, başkonsolosluk sosyal medya sayfalarında İngiltere Türk toplumuna hitaben bir mesaj paylaşan Ulusoy, Londra’da gençliğinde eğitim gördüğünü belirterek, yeniden bu şehirde görev yapmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti.

Öncelik Eğitim ve Gençlik Akademik geçmişi de bulunan Büyükelçi Ulusoy, özellikle eğitim ve gençlik alanında çalışmaların öncelikli olacağını vurguladı.

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün hedefleri doğrultusunda yurt dışındaki çocuklara ve gençlere destek vereceğini belirtti.
Mesajında, “Konsolosluğumuzun Kapısı Her Zaman Açık” diyen Ulusoy, Londra Başkonsolosluğu’nun Avrupa’daki en köklü temsilciliklerden biri olduğunu hatırlatarak, vatandaşların her türlü soru ve talebi için kendilerine başvurabileceğini açıkladı.

BAŞKONSOLOS ULUSOY’UN MESAJI ŞÖYLE:

GÖREV DEĞİŞİMİ

Ulusoy’un göreve başlamasıyla birlikte, bir süredir geçici olarak Londra Başkonsolosluğu görevini yürüten Turan Oğuzhan Gönültaş’ın vekaleti sona ermiş oldu. Önceki Başkonsolos Büyükelçi Korkut Tufan’ın görevinden ayrılmasının ardından bu görevi geçici süreyle Gönültaş bu görevi üstlenmişti.

Istikbal 860X450 Pxl

Zafer Bayramı, Londra’da Büyükelçiliğinde Düzenlenen Resepsiyonla Kutlandı

30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Günü dolayısıyla Türkiye’nin Londra Büyükelçilik ikametgahından resepsiyon düzenlendi.

Büyükelçilik rezidansında Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, eşi Sevcan Ertaş ile Silahlı Kuvvetler Ataşesi Albay Gökhan Tozman’ın ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, KKTC Londra Temsilcisi Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan, KKTC Cumhurbaşkanı Danışmanı Kerem Haser, Kara Ataşesi Albay Ferit Can, Northwood Kıdemli Subaylığı Personeli, yabancı misyon temsilcilikleri, İngiltere’deki Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile iş insanlarından davetliler katıldı.

CUMHURBAŞKANI MESAJI OKUNDU

Program, şehit ve gaziler için yapılan saygı duruşu ve iki ülkenin milli marşlarının çalınması ile başladı. Ardından Büyükelçi Ertaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı okudu.

Ertaş, mesajın ardından yaptığı konuşmada, 30 Ağustos 1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı’nda kesin zafer kazandığını belirterek, bu nedenle, bu günün aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri Günü olarak da kutlandığını söyledi.

Büyükelçi Ertaş, TSK’nın gücü ve ulusal savunma sanayinin artan kapasitesiyle gurur duyduklarını belirterek, TSK’nın Türkiye’yi korumaya, bölgesel ve küresel güvenliğe katkıda bulunmaya hazır olduğunun altını çizdi .

Ertaş, Türkiye’nin kurulduğu günden bu yana İngiltere ile güçlü ilişkilere sahip olduğunu vurgulayan Ertaş, iki ülke arasındaki ortaklığın özellikle savunma ve güvenlik alanlarda geliştiğine dikkat çekti.

Ertaş, konuşmasının sonunda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk ile bu ülke için büyük fedakarlıklar yapan tüm şehitler ve gazilere saygılarını sundu.

Programda, Albay Gökhan Tozman da günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı. Resepsiyon, sayıları 200’ü aşkın konuğa Türk mutfağından yemeklerin ikram edilmesiyle sona erdi.

Duman Gurubu, Londra’da sahne alacak

Türk rock müzik sahnesinin önemli gruplarından Duman, uzun zamandır beklenen Londra konseriyle sevenleriyle buluşuyor.

27 Şubat 2026 Cuma günü gerçekleşecek konser, indigo at The O2 sahnesinde müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşatacak.

Duman Grubu önceli yıllarda da Londra’da rock müzikseverlerle bir araya gelmişti.

Tarih: 27 Şubat 2026, Yer: indigo at The O2, Kapı Açılışı: 18:30

Kafkas H P 1

İngiltere’de kullanılan yüz tanıma teknolojisi eleştirilerin hedefinde!

İngiltere’de artık süpermarketlerin dışında veya festival kalabalıklarında, milyonlarca insanın yüzü gerçek zamanlı “yüz tanıma” sistemleri tarafından taranıyor.

Bu teknolojiyi büyük ölçekte kullanan tek Avrupa ülkesi olan İngiltere, kişi haklarını savunan kurum ve kuruluşları alarma geçirdi.

Amaçlarının kalabalıklar arasında yüzleri tarayarak aranan kişileri tespit etmek olduğunun belirten polis ise, veri tabanındaki binlerce şüpheliyle eşleştirmek amaçlı olduğunu savunuyor.

Metropolitan Polis Şefi Mark Rowley, teknolojinin “2024’ün başından bu yana suç odak noktalarında suçluları tespit etmek için başarıyla kullanıldığını ve binden fazla tutuklamayla sonuçlandığını” ifade etti.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

2016’da ilk kez test edilen teknoloji, son üç yılda İngiltere’de kullanımını önemli ölçüde artırdı. Liberty adlı sivil toplum kuruluşuna göre, sadece 2024’te 4.7 milyon yüz tarandı. Birleşik Krallık polisi, Ocak ayından bu yana yüz tanıma sistemini yaklaşık 100 kez kullandı. Örnekler arasında iki Six Nations ragbi maçı öncesi ve Temmuz ayında Cardiff’teki iki Oasis konseri yer alıyor.

Sisteme göre “takip listesinde” olan bir kişi kameraların yakınından geçtiğinde, genellikle bir polis minibüsüne kurulan yapay zeka destekli sistem bir uyarı tetikliyor. Kimlik doğrulama işlemlerinin ardından şüpheli hemen gözaltına alınabiliyor.

Ancak AFP’nin analiz haberine göre Londra sokaklarındaki bu kitlesel veri toplama, 2023’te Kral Charles’ın taç giyme töreninde de görüldüğü üzere, Big Brother Watch insan hakları örgütü tarafından “herkesi bir şüpheli olarak görmesi” sebebiyle eleştiriliyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Örgütün geçici direktörü Rebecca Vincent, AFP’ye verdiği demeçte, “Yasal bir dayanak yok, bu yüzden haklarımızı koruyacak güvencelerimiz de yok ve polis kendi kurallarını yazıyor” dedi. Süpermarketler ve giyim mağazalarının hırsızlıkla mücadele için bu teknolojiyi özel olarak kullanması da endişe yaratıyor.

Vincent, bu verilerin nasıl kullanıldığına dair “çok az bilgi” olduğunu ekledi. Çoğu mağaza, izlenen mağazalarda şüpheli suçluların bir listesini oluşturan ve bu kişilerden biri içeri girdiğinde uyarı veren Facewatch adlı bir hizmet sağlayıcı kullanıyor.

Londra Queen Mary Üniversitesi’nde insan hakları hukuku öğretim görevlisi Daragh Murray, “Bu, şehirde yaşama deneyimini dönüştürüyor çünkü anonim yaşama olasılığını ortadan kaldırıyor” dedi.

Murray, bunun protestolar ve siyasi ile kültürel yaşama katılım üzerinde “büyük etkileri” olabileceğini vurguladı. Mağazaları kullanan birçok kişi, profillerinin oluşturulduğundan habersiz. Londra’da Facewatch kullanan bir mağazanın girişinde AFP’ye konuşan 26 yaşındaki adli bilim uzmanı Abigail Bevon, teknolojinin kullanım şeklinin çok şaşırtıcı olduğunu söyledi.

Teknolojinin polis için faydalı olabileceğini kabul etse de, perakendeciler tarafından kullanılmasının “mahremiyet ihlali” olduğunu savundu. Sisteme karşı olanlar İngiliz yapımı Black Mirror dizisinde gösterilen insanların her hareketlerini kontrol eden teknoloji mekanizması ve distopik geleceğe yaklaşıldığını savunuyor.

Aaraf Yatay Haber Altı Buyuk

Şubat ayından bu yana, Avrupa Birliği’nde yapay zeka yönetmeliği, terörizmle mücadele gibi istisnalar dışında gerçek zamanlı yüz tanıma teknolojilerinin kullanımını yasakladı.

İngiltere’de ise polis, memurlar bulunmadığında kameraların devre dışı bırakılması ve şüpheli olmayanların biyometrik verilerinin silinmesi gibi “sağlam güvenceler” olduğunu iddia ediyor. Ancak İngiltere’nin insan hakları düzenleyicisi Çarşamba günü, Metropolitan Polis’in teknolojiyi kullanma politikasının, hak düzenlemeleriyle “uyumsuz olduğu için yasadışı” olduğunu belirtti.

Aralarında Human Rights Watch’un da bulunduğu on bir örgüt, Notting Hill Karnavalı sırasında teknolojinin kullanılmaması için Metropolitan Polis Şefi’ne bir mektup yazarak, Afro-Karayip topluluğunu “haksız yere hedeflemekle” suçladı ve yapay zekanın ırksal önyargılarını vurguladı.

Cml Cargo Eurovizyon Banners Yatay Iceri

Edwin Holidays’ten Global Tatil Kampanyası

Edwin Holidays, yenilenen edwinholidays.co.uk platformunda otel + uçak + transfer içeren global tatil paketlerini satışa sundu. Sistem; Antalya tatil paketleri, Belek otelleri, Alanya otelleri, Kemer otelleri ve Side otelleri dahil olmak üzere dünya genelindeki binlerce tesisi tek ekran üzerinden aratıp karşılaştırmanıza olanak tanır. İngiltere çıkışlı kullanıcılar kadar, Birleşik Krallık dışındaki misafirler de siteden çevrimiçi satın alma yapabilir.

Neler Dahil?

  • Gidiş–dönüş uçuşlar: Birleşik Krallık ve dünya genelindeki havalimanlarından yüzlerce havayolu seçeneği
  • Konaklama: Oda & kahvaltı, yarım pansiyon, her şey dahil dâhil farklı konseptler
  • Transfer: Havalimanı ↔ otel paylaşımlı shuttle veya özel araç
  • Opsiyonlar: Ek bagaj, koltuk seçimi, araç kiralama, tur/aktivite ekleme

Antalya’da Öne Çıkan Bölgeler

  • Belek: Geniş plajlar, golf sahaları, lüks resortlar, spa & wellness
  • Alanya: Uzun kumsallar, aile dostu tesisler, uygun bütçeli seçenekler
  • Kemer: Çam ormanlarıyla çevrili koylar, doğa & deniz odaklı tatil
  • Side: Antik kent atmosferi, sahil yürüyüşleri, her bütçeye uygun oteller

Bu bölgelerdeki popüler tesisleri otel + uçak + transfer olarak tek pakette satın alabilir, aile, çift ya da arkadaş grupları için uygun kombinasyonlar oluşturabilirsiniz.

Global Kapsam ve Satın Alma Kolaylığı

  • Yüzlerce havayolu ve binlerce otel ile anlık fiyat/müsaitlik karşılaştırması
  • UK dışındaki kullanıcılar için de edwinholidays.co.uk üzerinden çevrimiçi satın alma imkânı
  • Uluslararası kartlarla güvenli ödeme, mobil uyumlu hızlı rezervasyon akışı
  • 3, 4, 5, 7+ gece gibi esnek konaklama süreleri ve farklı oda tipleri

Güvenlik, Koruma ve Şeffaflık

Platform; çifte doğrulama, ileri seviye veri şifreleme ve ek güvenlik katmanlarıyla korunur. Uygun paketlerde ATOL lisansı (11916) kapsamındaki finansal güvence geçerlidir. Fiyatlar, tedarikçilerden canlı olarak çekilir ve tek ekranda şeffaf şekilde sunulur.

Nasıl Rezervasyon Yapılır?

Tatil Paketleri’ni tıklayın; havalimanı, bölge, tarih ve kişi sayısı seçerek yüzlerce havayolu ve en uygun otel fiyatları için arama yapın ve güvenli ödeme yöntemleriyle rezervasyonunuzu tamamlayın.

Neden Edwin Holidays?

  • Antalya tatil paketleri dâhil geniş destinasyon ağı
  • Belek, Alanya, Kemer, Side gibi popüler bölgelerde güçlü otel portföyü
  • Esnek süreler, farklı yeme–içme konseptleri ve oda tipleri
  • Uçuş, otel ve transferin tek pakette toplanmasıyla pratik planlama
  • Satın alma öncesi ve sonrası İngiltere merkezli müşteri desteği

Edwin Holidays

55 Stoke Newington High Street N16 8EL London, UK

+44 207 046 7888

Otobüs durağında elektronik sigara kullanımına ceza geliyor

Birleşik Krallık hükümeti, toplu taşımada elektronik sigara kullanımına karşı yeni bir yasa hazırlıyor.

Yapılacak yeni düzenlemeye göre:
* Otobüs duraklarında elektronik sigara içenlere 100 sterlinlik anında ceza kesilebilecek.
* Cezayı ödenmemesi halinde, tutar 1.000 sterline kadar çıkabilecek.
* Bu yasak hem açık durakları hem de kapalı durakları kapsayacak.
SON VERİLER DİKKAT ÇEKİCİ!
* 2022-2023 arasında toplu taşımada elektronik sigara şikâyetleri %188 arttı.
* Şikâyetlerin yarısından fazlası otobüslerde.

Aslında toplu taşımada (metro, otobüs, tren, uçak) elektronik sigara uzun süredir yasak. Yeni düzenleme ile, otobüs duraklarını da kapsayacak.
ELEKRONİK SİGARA İLE İLGİLİ GELİŞMELER
* Tek kullanımlık elektronik sigaraların satışı bu yıl yasaklandı.

* Ocak 2009 sonrası doğanlar, ömür boyu sigara satın alamayacak.

Istikbal 860X450 Pxl

Otizm Tedavisi Kliniği Cosmos Healthcare Açılış

Nöro-Psikolog Alptekin Aydın yönetimindeki kliniğin açılış kurdelasını, Dr. Ali Yıldırım, Enfield Belediye Başkanı Suna Hurman, önceki dönem başkanlardan Sabri Özaydın, meclis üyesi Ahmet Karahasan ile Haringey Belediye Başkan Vekili Ali Gül Özbek birlikte kesti.

KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TEDAVİ YÖNTEMİ İLE UZAKTAN MÜDAHALE

Kendi bulduğu “Kişiselleştirilmiş Tedavi Yöntemi” ile Oxford ve Maastricht üniversitelerinin desteğini alarak dünyada bir ilke imza atan Türk Psikolog Alptekin Aydın, QEEG olarak adlandırılan son teknoloji İngiltere hastanelerinde bile olmayan fonksiyonel beyin taraması ile öncelikli olarak problemli fonksiyonları tespit ediyor.

Otizmli çocuğun beyin haritası çekilip raporlanmasından sonra, evlerde de kullanılabilen, kişiye özel olarak hazırlanan manyetik beyin tedavisi yapılıyor.

Aydın, Londra’daki kliniğinde TMS adı verilen manyetik beyin terapisi ile bin 500 yakın çocuğun iyileştiği ve binlerce çocuğun sırada beklediği tedaviyi, öncelikli olarak Türkiye’de başlattı.

HEKA Aydınlatma İngiltere’de

Türkiye’nin önde gelen aydınlatma firmalarından biri olan HEKA Aydınlatma, Londra’da sektörün önemini temsilcilerini bir araya getirdi.

Londra Tasarım Yıldızları konseptli etkinlikte İngiltere’de yaşayan iç mimarlar, mimarlar, tasarımcılar ve inşaat sektörünün önde gelen isimleri buluştu.

Geceye ev sahipliği yapan şirketin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Erden, “Dünyayı aydınlatmak için bir yolculuğa çıktık. 10 bin metrekare kapalı alan ve üretim tesislerimiz ile talebi karşılayacak bir potansiyelimiz var. Hali hazırda ABD ve Kanada’ya ihracat yapan bir firmayız. Avrupa lokasyonu olarak da merkezimizi Londra’ya taşıdık” diye konuştu.

15 YILLIK TECRÜBE

2,5 milyon sterlinin üzerinde bir yatırım ile Birleşik Krallık’ta faaliyete başlayan şirket, 15 yıllık tecrübesi ile sektörü dünyaya tanıtmayı hedefliyor.

Londra’daki Showroom’unda İngiltere’nin önde gelen sektör temsilcilerini ağırlayan şirketin) diğer kurucu ortağı Fatih Erden ise, “Türkiye’nin en büyük üreticilerinden biriyiz. Hizmet kalitesini ön planda tutarak Mimari tasarım ve Aydınlatma alanında tasarımdan üretime kadar çözümler üretiyoruz. Mekan ile kullanıcı arasındaki ilişkiyi doğru ışık ile kurgulayarak İnşaat, otel, restoran ve kişiye özel aydınlatma tasarımları ile sektörde trendi belirliyoruz”  diyerek HEKA Aydınlatma’nın sektörün lokomotiflerinden olduğunun altını çizdi.

“SEKTÖRÜN DE YOLUNU AYDINLATACAĞIZ”

Londra’daki etkinlikte tasarımcı ve içmimarları inşaat sektörüyle buluşturarak üretici, tasarımcı ve uygulayıcıları kaynaştırmayı hedeflediklerini belirten Ömer Erden, “Biz aydınlatma projeleri ile büyük ölçekli işler yapan bir firmayız. Yaşam alanlarını ışıklandırıyoruz. Londra’daki bu etkinlikte de sektörün önemli paydaşlarını bir araya getirmenin görevimiz olduğunu hissettik. HEKA’nın kapıları sektörün tüm temsilcilerine açık. Biz Londra’daki merkezimizin bir buluşma noktası olmasını hedefledik” diyerek sektörün de yolunu aydınlatmaya talip olduklarını belirtti.

Geceye T.C. Londra Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği, Avrupalı Türk Markalar Birliği, ÇATI Business Networking sivil toplum kuruluşu, iş insanları, Londra’da yaşayan mimar, mühendis, iç mimar ve tasarımcılar katıldı.

❌