Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

İzleyin – Donald Trump’ın 2028 başkan adaylığı konusunda verdiği cevap

ABD Başkanı Donald Trump, üçüncü kez başkanlığa aday olmayı istediğini, ancak Anayasa’nın buna izin vermediğini söyledi.

İzleyin – Donald Trump’ın 2028 başkan adaylığı konusunda verdiği cevap Medyascope

💾

ABD Başkanı Donald Trump, üçüncü kez başkanlığa aday olmayı istediğini, ancak Anayasa’nın buna izin vermediğini söyledi.

Trump’tan İran’a tehdit: ‘Görüşmeler iyi gidiyor, anlaşma olmazsa…’

ABD merkezli televizyon kanalı Fox News’e konuşan Trump, mümkün olması halinde İran’ın köprülerini ve elektrik santrallerini hedef almaktan kaçınmak istediğini söyledi. Trump, “Bu çok ama çok hassas bir denge. Şu anda çok güçlü bir konumda olduğumuzu düşünüyorum. Eğer anlaşma yapmazlarsa bunu yapacağımı biliyorlar. Artık anlaşmaları bozmalarına izin veremeyiz” ifadelerini kullandı.

İran ile yürütülen diplomatik temaslara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Trump, “Çok iyi görüşmeler yaptık” dedi. Trump’ın, İran’ın nükleer programını ele almak üzere İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile salı günü Beyaz Saray’da bir araya gelmesi bekleniyor.

‘HÜRMÜZ BOĞAZI’NI BİZ KONTROL EDİYORUZ’

Trump ayrıca, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmediğini savunarak, “Biz, Hürmüz Boğazı’nı kontrol ediyoruz” iddiasında bulundu.

Röportajda Trump’a, Netanyahu’nun İran’ın nükleer programıyla bağlantılı olduğu belirtilen ve Tahran yakınlarında yerin derinliklerine inşa edilen tahkimatlı Pickaxe Mountain tesisini görüşmede gündeme getireceğine ilişkin haberler soruldu.

Trump, Netanyahu’ya atıfta bulunarak, “Bana bunu Bibi’nin söylemesine gerek yok. Bibi bunu bana, benim sürecin içinde kalmamı istediği için söylüyor” dedi.

İran’ın nükleer altyapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, “Pickaxe’ta neler olup bittiğini tam olarak biliyorum. Bu büyük bir sorun değil. Onların nükleer tesislerini ortadan kaldırdık. Eğer anlaşma yapmazsak Pickaxe’ı da ortadan kaldırmak zorunda kalacağız. Anlaşma olmazsa bunu çok kolay yaparız” ifadelerini kullandı. (ANKA)

 

Trump: ‘İran’a yönelik planlanan saldırıları iptal ettim’

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İran İslam Cumhuriyeti ile yürütülen görüşmelerin İran liderliğinin en üst düzeyine taşınması ve onaylanmış olması nedeniyle, ABD Başkanı olarak bu akşam İran’a yönelik planlanan saldırı ve bombardımanları iptal ettim” ifadelerini kullandı.

Trump, “Görüşmeler ve nihai maddeler, hem genel çerçevesi hem de ayrıntılarıyla ABD, İsrail, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Türkiye, Pakistan, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün, Mısır ve diğer ilgili tüm taraflar tarafından onaylanmıştır. Deniz ablukası ise bu anlaşma tamamlanıncaya kadar tüm gücüyle yürürlükte kalacaktır. İmza töreninin yeri ve zamanı kısa süre içinde açıklanacaktır” dedi.

Şi ile Trump’tan ‘Hürmüz ve İran’ anlaşması

ABD Başkanı Donald Trump, Çin’i ziyaretinde Devlet Başkanı Şi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşme için Pekin’de bir araya geldi.

Beyaz Saray’dan görüşmeye ilişkin açıklamada bulunuldu.

Trump, Çin Devlet Başkanı Şi’nin, İran’la anlaşma ve Hürmüz Boğazı’nın açılması konusunda yardımcı olmaya hazır olduğunu söylediğini bildirdi.

Çin ziyaretini sürdüren ABD Başkanı Trump, Fox News kanalından Sean Hannity’ye verdiği röportajda, Şi ile görüşmesini değerlendirdi.

Trump, Çin Devlet Başkanı Şi’nin, hem İran’la anlaşmanın sağlanması hem de Hürmüz Boğazı’ndaki ticari geçişlerin yeniden başlamasını umduğunu söylediğini aktardı.

ABD Başkanı, “Devlet Başkanı Şi, (İran’la) bir anlaşma yapılmasını istiyor. Kendisi bir teklifte de bulundu, ‘Eğer herhangi bir şekilde yardımcı olabilirsem, yardımcı olmak isterim.’ dedi. Kendisi, Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasını istiyor, bu kadar çok petrol satın alan herkesin onlarla (İranlılarla) bir tür ilişkisi olduğu açıktır ancak o, herhangi bir şekilde yardımcı olabilirse olmak istediğini belirtti.” ifadelerini kullandı.

‘ÇİN’İN ÇIKARI VAR’

Trump’ın Çin ziyaretinde heyetinde yer alan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD merkezli CNBC televizyonuna Pekin’den verdiği röportaj, konuyla ilgili sorulan soruya yanıt verdi.

Bessent, “Çin’in Hürmüz Boğazı’nın açılmasında ABD’den daha fazla çıkarı var. Bence perde arkasında çalışarak İran liderliğine söz geçirebilen herkes kadar ellerinden geleni yapacaklar.” dedi.

Trump’ın ziyaretinin hemen öncesinde Güney Kore’de Çin heyetiyle yaptıkları ekonomi ve ticaret müzakerelerine ilişkin Bessent, Çinli muhataplarıyla zirve için somut sonuçlar üretmek üzere çalıştıklarını belirtti.

RUBIO’DAN AÇIKLAMA

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Başkanı Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi’den İran konusunda “hiçbir şey istemediğini” kaydederek, “Çin’in yardımını istemiyoruz. Yardımlarına ihtiyacımız yok.” ifadesini kullandı.

TRUMP’TAN Şİ’YE DAVET

Trump, Pekin’de düzenlenen akşam yemeği etkinliğinde, Şi ile eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül’de Beyaz Saray’a davet etmekten onur duyduğunu ve bunu dört gözle beklediklerini söyledi.

ÇİN’DEN AÇIKLAMA

Çin Dışişleri Bakanlığından, Şi ve Trump’ın başkent Pekin’de yaptığı görüşmenin ayrıntılarına ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamaya göre Devlet Başkanı Şi, Tayvan meselesinin, ABD-Çin ilişkilerinde en önemli konu olduğunu belirterek, Trump’a Tayvan konusunun iyi yönetilmesi halinde ilişkilerin istikrarını koruyacağını, aksi takdirde iki ülke arasında “çatışmalar yaşanabileceğini ve bunun ilişkileri büyük tehlikeye” atacağını söyledi.

Ateşkeste anlaştılar: Trump’tan ‘Hürmüz’, İran’dan ‘zafer’ açıklaması

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması şartıyla İran’la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, İran’a tanıdığı sürenin dolmasına saatler kala Pakistan’ın arabuluculuğunda yapılan görüşmelere ilişkin önemli bir duyuru yaptı.

Trump, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in öncülüğünde, iki ülke arasında yürütülen müzakerelerin olumlu sonuç verdiğini belirtti.

ABD Başkanı, Pakistan’ın bu gece olası saldırıların durdurulması ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını kapsayan önerisini kabul ettiğini ifade ederek, “İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu, iki taraflı bir ateşkes olacaktır.” ifadelerini kullandı.

İran’daki askeri hedeflerini zaten gerçekleştirdiğini savunan ve İran’la “uzun vadeli” bir barış konusunda anlaşmaya yakın olduklarını belirten Trump, “İran’dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğuna inanıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Geçmişte ABD ile İran arasındaki ihtilafların neredeyse tamamının mutabakat ile sonuçlandığını kaydeden Trump, “Bu iki haftalık süre, anlaşmanın son halini almasına ve tamamlanmasına imkan verecektir.” ifadesini kullandı.

Trump ayrıca, Orta Doğu’daki ülkeleri temsilen “uzun vadeli bir sorunun çözülmesinin” kendisi için bir onur olacağını sözlerine ekledi.

İSRAİL DE KABUL ETTİ

Öte yandan AA muhabirinin sorusuna yanıt veren bir Beyaz Saray yetkilisi, İsrail’in de söz konusu anlaşmayı kabul ettiğini belirtti.

İRAN ZAFERİNİ İLAN ETTİ

İran, ateşkes teklifini kabul ettiğini duyurdu. Yapılan açıklamada, “Pakistan’da yapılacak müzakerelerin 15 gün içinde sonuçlandırılmasını ve sahadaki zaferin siyasi alanda da tescillenmesini hedefliyoruz” denildi.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterliği tarafından yapılan açıklamada, “İran’ın savaştaki hedeflerine ulaştığı” ifadesine yer verildi.

Açıklamada, “Ülke lideri Mücteba Hamaney ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin onayıyla nihai hale getirilmesi için müzakerelerin İslamabad’da yapılmasına karar verilmiştir. Bu müzakerelerin en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılması ve sahadaki zaferin siyasi alanda da tescil edilmesi hedeflenmektedir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

İŞTE O 10 MADDE

ABD tarafından sunulan tüm planların reddedildiği belirtilen açıklamada, Tahran yönetiminin sunduğu 10 madde “Hürmüz Boğazı’ndan geçişin, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde kontrollü şekilde yapılması, direniş ekseninin tüm unsurlarına karşı yürütülen savaşın sona erdirilmesi, ABD savaş güçlerinin bölgedeki tüm üs ve konuşlanma noktalarından çekilmesi, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişi garanti altına alacak ve üzerinde mutabakata varılan protokol çerçevesinde İran’ın hakimiyetini sağlayacak bir geçiş düzenlemesinin oluşturulması, İran’a verilen zararların hesaplamalara göre tamamen tazmin edilmesi, tüm birincil ve ikincil yaptırımlar ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının kaldırılması, İran’ın yurt dışındaki tüm bloke edilmiş varlık ve mali kaynaklarının serbest bırakılması ve tüm bu maddelerin bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması” şeklinde sıralandı.

Müzakerelerin ABD tarafına “tam bir güvensizlik” içinde, 10 Nisan Cuma günü İslamabad’da başlayacağı vurgulanan açıklamada, görüşmelerin 15 gün içerisinde tamamlanmasının hedeflendiği, tarafların mutabakatıyla bu sürenin uzatılabileceği kaydedildi.

Açıklamada, “Parmağımız tetikte. Düşmandan gelebilecek en küçük bir hataya dahi güçlü şekilde karşılık verilecektir.” ifadeleri kullanıldı.

ARAKÇİ: HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAN GÜVENLİ GEÇİŞ SAĞLANACAK

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkes açıklamasının ardından paylaştığı mesajında, “İran’a yönelik saldırılar durdurulursa, güçlü silahlı kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını sonlandıracaktır. İki haftalık bir süre boyunca, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde ve teknik sınırlamalar dikkate alınarak Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş sağlanacaktır” dedi.

Arakçi, Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir’e, savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaları nedeniyle teşekkür etti. Arakçi’nin sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şu şekilde:

“İran İslam Cumhuriyeti adına, bölgedeki savaşı sona erdirmek için yorulmak bilmeden çaba gösteren sevgili kardeşlerim, Pakistan Başbakanı Sayın Şerif ve Mareşal Munir’e şükran ve takdirlerimi sunarım. Başbakan Şerif’in tweet’inde dile getirdiği kardeşçe talebe yanıt olarak ve ABD’nin 15 maddelik önerisine dayalı müzakereler talebini ve ABD Başkanı’nın İran’ın 10 maddelik önerisinin genel çerçevesini müzakerelerin temeli olarak kabul ettiğini duyurmasını dikkate alarak, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi adına şunu beyan ederim: İran’a yönelik saldırılar durdurulursa, Güçlü Silahlı Kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını sonlandıracaktır. İki haftalık bir süre boyunca, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde ve teknik sınırlamalar dikkate alınarak Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş sağlanacaktır.”

İlişkili Haber
thumbnail
İran’dan ABD ile ateşkes sonrası İsrail’e misilleme
Haberi görüntüle

TRUMP’TAN YENİ MESAJ

Trump, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması şartıyla İran’la iki haftalık karşılıklı ateşkesin duyurulmasına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

Dünya barışı için “büyük bir gün” olduğunu belirten Trump, İran’ın bunun gerçekleşmesini istediğini ve “artık bıktığını” savundu.

ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki trafik yoğunluğunun düzenlenmesine yardımcı olacağını ve pek çok olumlu adım atılacağını kaydeden Trump, şu ifadeleri kullandı:

“Büyük paralar kazanılacak. İran yeniden inşa sürecine başlayabilir. Her türlü malzemeyi yükleyeceğiz ve her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak için orada bulunacağız. Her şeyin yolunda gideceğinden eminim. Tıpkı ABD’de yaşadığımız gibi bu, Orta Doğu’nun Altın Çağı olabilir.”

İspanya’dan Trump’a: ‘Korkmuyoruz’

Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, İspanya devlet televizyonu TVE’ye verdiği demeçte, ABD Başkanı Trump’ın birçok ülke ve bazı başkanlar hakkında yorumlar yaptığını hatırlatarak, “Bundan hiçbir şekilde korkmuyoruz.” dedi.

Albares, İspanya’ya yönelik tek taraflı bir eylemin olmayacağını savunarak, Avrupa Birliği’nin ortak ticaret politikası olduğunu ve Brüksel’in bunu uygulama yetkisine sahip olduğu kaydetti.

Diğer yandan İspanya hükümetinin “Savaşa hayır” söyleminin “birçok ülke ve milyonlarca kişi tarafından savunulduğunu” dile getiren Albares, “İran’a yönelik saldırıları güçlendirecek ve kaosa yol açacak hiçbir müdahale ve tavır sergilemediklerini” ifade etti.

Albares, İsrail’deki diplomatik temsilcilik seviyesini büyükelçilikten maslahatgüzar seviyesine düşürmeleriyle ilgili sorulara da cevap verdi.

Diplomatik temsil seviyesini düşürmek için dün görevden alınan İspanyol büyükelçinin 6 aydan uzun bir süre önce istişareler için merkeze çağırıldığını hatırlatan Albares, “O tarihten bu yana hakaret ve iftiralara rağmen Netanyahu hükümetiyle mümkün olan en iyi ilişkileri sürdürmeye çalıştıklarını ancak karşılık verilmediği için İspanya’nın Tel Aviv’deki büyükelçiliğinin temsilini, İsrail’in Madrid’deki temsilciliğiyle tam olarak aynı seviyeye indirmeye karar verdiğini” açıkladı.

İspanya’yı 3 Mart’ta “tüm ticari ilişkileri kesmekle” tehdit eden ABD Başkanı Trump, dün yaptığı açıklamada, “İspanya işbirliği yapmıyor.” diyerek, İspanya’nın diğer NATO ülkelerinden farklı olarak savunma harcamalarını artırmamasını da eleştirmişti.

Yener Orkunoğlu yazdı: Francis Fukuyama ve Amerikan siyasal düzeninin hazin sonu

Fukuyama’nın “tarihin sonu” iyimserliğinden “siyasal çürüme” uyarısına uzanan düşünsel dönüşümü, ABD’de kurumsal tıkanma, artan eşitsizlik ve güven kaybıyla somutlaşan bir düzen krizine işaret ediyor.

Yener Orkunoğlu yazdı: Francis Fukuyama ve Amerikan siyasal düzeninin hazin sonu Medyascope

Trump’tan yeni İran çıkışı: ‘Çok iyi görüşmeler yaptık’ dedi, tehdit savurdu!

Trump, Washington’dan Florida’ya giderken, başkanlık uçağında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Maskat’taki ilk görüşmelerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Trump, “Bugün Rusya ve Ukrayna ile çok, çok iyi görüşmeler yaptık, aynı şekilde İran’la da çok iyi görüşmeler yaptık. İran anlaşma yapmak istiyor gibi görünüyor ve bunu çok istiyorlar.” dedi.

Trump, İran’a karşı büyük bir donanmanın bölgeye gönderildiğini hatırlatarak, “Yakında orada olacak. Bunun nasıl sonuçlanacağını göreceğiz.” diye konuştu.

VENEZUELA ÖRNEĞİ VERDİ

ABD’nin gerekli adımı atacağını ama acele etmelerini gerektirecek bir durum olmadığını vurgulayan Trump, “Venezuela’yı hatırlarsanız, bir süre beklemiştik ve acelemiz yok. Bolca zamanımız var. İran’la çok iyi görüşmeler gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

‘ANLAŞMA OLMAZSA SONUÇLARIN ÇOK SERT OLACAĞI AÇIK’

Trump, özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’den oluşan ABD müzakere ekibinin İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile yaptığı görüşmeyi “yüksek temsilciler” arasında yürütülen görüşmeler olarak tanımlayarak, “Anlaşma olmazsa sonuçların çok sert olacağı açık. Buna göre herkes kartlarını biliyor.” dedi.

‘NÜKLEER SİLAH OLMAYACAK’

İran ile kabul edilebilir koşullarda bir anlaşma sağlandığını görmeyi çok istediğini aktaran Trump, “Ama her şeyden önce, nükleer silah olmayacak.” diye konuştu.

Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk aylarında, Tahran yönetiminin halihazırda müzakere edilen koşullara şimdiki gibi olumlu yaklaşsaydı “iki ülke arasında çoktan anlaşma olacağını” iddia ederek, “Şu anda, anlaşma için öncesinden çok daha istekliler.” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin sonuçlarını görmek gerektiğini vurgulayan Trump, tarafların haftaya yeniden bir araya gelmeyi planladığını kaydetti.

İRAN İLE İŞ YAPAN ÜLKELERE EK YÜZDE 25 GÜMRÜK VERGİSİ

Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, kendi sosyal medya platormu Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, ’’Derhal yürürlüğe girmek üzere, İran İslam Cumhuriyeti ile iş yapan herhangi bir ülke, Amerika Birleşik Devletleri ile yaptığı tüm ticari faaliyetlerde yüzde 25 gümrük vergisi ödeyecektir. Bu karar nihai ve kesindir’’ ifadelerini kullandı.

Trump’ın yaptırım kararı dün ABD ve İran arasında Umman’da yapılan ve “iyi bir başlangıç” olarak nitelendirilen arabuluculu müzakerelerin ilk turunun ardından geldi.

UMMAN’DAKİ ABD-İRAN GÖRÜŞMESİ

Umman’ın arabuluculuğunda Maskat’taki görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğu, tarafların müzakereleri sürdürme kararı aldığı ve yeni görüşme turu için ortak niyet beyan ettikleri kamuoyuna yansımıştı.

İran’da ocak ayında patlak veren protesto gösterileriyle birlikte ABD ile İran arasındaki gerilim yükselmiş, Trump, göstericilere destek olmak için askeri güç kullanabileceği mesajını vermişti.

Trump, Tahran yönetiminin göstericilere yönelik idam kararını durdurması üzerine, askeri seçeneği şimdilik askıya aldığını duyurunca, nükleer program ve bölgesel güvenlik kaygılarını içeren uzun süredir devam eden ihtilafı çözmek üzere diplomasi yeniden devreye girmişti.

İki ülke arasında Türkiye’nin önerisiyle önce İstanbul’da bir görüşme yapılacağı duyurulmuş ancak toplantı yeri daha sonra İran’ın talebiyle Maskat’a alınmıştı.

Dünya Alem (31): İran’da 2026 protestoları: Muhalefetin “dış müdahale” çıkmazı | Ezber neden bozuldu?

İran uzmanı Ramazan Bursa, 2026 protestolarını, rejimin tepkisini, dış müdahale riskini ve muhalefetin liderlik krizini değerlendirdi.

Dünya Alem (31): İran’da 2026 protestoları: Muhalefetin “dış müdahale” çıkmazı | Ezber neden bozuldu? Medyascope

💾

İran uzmanı Ramazan Bursa, 2026 protestolarını, rejimin tepkisini, dış müdahale riskini ve muhalefetin liderlik krizini değerlendirdi.

Trump’tan bir Grönland tehdidi daha

ABD Başkanı Trump, dün yaptığı açıklamada “harekete geçmesi gerektiğini”, aksi takdirden “Rusya ve Çin’in Grönland’ı ele geçireceğini” söyleyerek bir tehditte daha bulundu.

‘KOLAY YOLDAN ANLAŞMA YAPAMAZSAK ZOR YOLDAN YAPACAĞIZ’

“Rusya ve Çin’i komşumuz olarak kabul etmeyeceğiz” diyen Trump, “Kolay yoldan bir anlaşma yapmak istiyorum. Ancak kolay yoldan yapamazsak, zor yoldan yapacağız.” diye konuştu.

Trump, “Çin veya Rusya’nın Venezuela’yı işgal etmesine de izin veremeyiz. Eğer bu yaptığımız şeyi yapmasaydık, Çin veya Rusya Venezuela’da olurdu.” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı, “henüz” paradan bahsetmediğini, ancak “bunu konuşabileceğini” söyledi.

ABD Başkanı Trump, Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun kaçırılması operasyonunun ardından Grönland’a yoğunlaştı. Trump, bölgenin “ele geçirilmesinin” ABD’nin ulusal güvenlik önceliği olduğunu savundu.

‘BEN OLMASAYDIM NATO DİYE BİR ŞEY OLMAZDI’

Öte yandan Trump, kendisinin başkan olmaması halinde NATO’nun zora gireceğini ileri sürerek, “Benim NATO’yu tamamen desteklediğimi anlamalısınız. NATO’yu ben kurtardım. Ben olmasaydım şu anda NATO diye bir şey olmazdı.” yorumunu yaptı.

ABD’de ‘Venezuela petrolü’ toplantısı: Maduro’yu kaçırttı, patronlarla masaya oturdu

ABD Başkanı Donald Trump, petrol şirketlerinin Venezuela’da gerekli kapasite ve altyapıyı inşa etmek için en az 100 milyar dolar harcayacağını belirterek, bu şirketlerin “güvenliğini sağlayacaklarını” söyledi.

Trump, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısının ardından ülkenin petrol endüstrisindeki yatırım olanaklarını görüşmek üzere ABD’li petrol şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle Beyaz Saray’da bir araya geldi.

Toplantıya, Chevron, ExxonMobil, ConocoPhillips, Continental, Halliburton, HKN, Valero, Marathon, Shell, Trafigura, Vitol Americas, Repsol, Eni, Aspect Holdings, Tallgrass, Raisa Energy ve Hilcorp’un yöneticilerinin yanı sıra ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Enerji Bakanı Chris Wright da katıldı.

Trump, burada yaptığı konuşmada, büyük Amerikan şirketlerinin Venezuela’nın “harap durumdaki” petrol endüstrisini hızla yeniden inşa etmeye nasıl yardımcı olabileceğini ve milyonlarca varillik petrol üretiminin ABD’ye, Venezuela halkına ve tüm dünyaya fayda sağlayacak şekilde nasıl sağlanabileceğini ele alacaklarını söyledi.

‘GÜVENLİK GARANTİSİ’

Venezuela’nın perşembe günü 4 milyar dolar değerindeki 30 milyon varil petrolü ABD’ye verdiğini belirten Trump, söz konusu petrolün ABD’ye doğru yola çıktığını aktardı.

Trump, hangi petrol şirketlerinin Venezuela’ya gitmesine izin verileceğine karar vereceklerini, şirketlerle anlaşma yapacaklarını kaydetti.

Petrol şirketlerine güvenlik garantisinde bulunan Trump, şirketlerin Venezuela yerine ABD ile doğrudan muhatap olacaklarını ifade etti.

Trump, Venezuela’nın çok uzun zaman önce kurdukları petrol endüstrisini ABD’den aldığını öne sürerek, “kendilerinden alınanı geri aldıklarını” vurguladı.

ABD Başkanı Trump, “Amerikan şirketleri, Venezuela’nın çürüyen enerji altyapısını yeniden inşa etme ve nihayetinde petrol üretimini daha önce hiç görülmemiş seviyelere çıkarma fırsatına sahip olacak. Venezuela ve ABD’yi bir araya getirdiğinizde, dünyadaki petrolün yüzde 55’ine sahip oluyoruz.” dedi.

‘100 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM’ İDDİASI

Petrol şirketlerinin gerekli kapasite ve altyapıyı inşa etmek için en az 100 milyar dolar harcayacağını belirten Trump, şirketlerin hükümetin parasından ziyade korumasına ve güvenliğine ihtiyacı olduğunu savundu.

Trump, Venezuela’nın, ABD’nin Venezuela ham petrolünden 50 milyon varile kadar olan kısmını derhal rafine edip satmaya başlamasını ve bunun süresiz olarak devam etmesini kabul ettiğini söyledi.

Ayrıca Trump, Venezuela petrolü konusunda gelecek hafta bir toplantı daha yapacaklarını belirtti.

‘BİZ YAPMASAK…’

“Bunu Venezuela’ya biz yapmasak Çin ya da Rusya yapardı.” ifadesini kullanan ABD Başkanı Trump, “Çin’e ve Rusya’ya söyledim, sizinle çok iyi anlaşıyoruz, sizi çok seviyoruz, sizin orada olmanızı istemiyoruz, orada olmayacaksınız. Onlara ve size söyleyeceğim bir şey var, o da iş için açığız. Çin, orada veya ABD’de bizden istediği kadar petrol satın alabilir. Rusya, ihtiyaç duyduğu tüm petrolü bizden alabilir.” diye konuştu.

Trump, ExxonMobil yöneticisinin ekipleri hemen harekete geçirebileceklerini ve birkaç hafta içinde işe başlayabileceklerini söylemesi üzerine, “Bizim istediğimiz de bu. Hız ve kalite istiyoruz.” dedi.

Basın mensuplarının, “güvenlik garantisinin nasıl sağlanacağına” yönelik sorusunu da cevaplandıran Trump, Venezuela liderleri ve halkıyla birlikte çalışacaklarını ve “güvenli bir grup” oluşturacaklarını iddia etti.

Trump, “Onlar da yanlarında bazı güvenlik önlemleri getirecekler. Bunlar bebek değiller, oldukça zorlu koşullarda petrol sondajı yapan insanlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Trump’tan Suriye mesajı: ‘İkisiyle de iyi geçiniyoruz…’

ABD Başkanı Donald Trump, Suriye’nin barış içinde olmasını istediklerini ifade ederek, “Suriye’nin başarılı olmasını istiyoruz, şu ana kadar başarılı olduklarını düşünüyorum, ancak bu yeni durum ortaya çıktı ve bunun durdurulmasını istiyoruz.” dedi.

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray’da petrol yöneticileriyle yaptığı toplantının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Trump, bir soru üzerine, Suriye’deki olayları takip ettiklerini ve bu ülkede barışın hakim olduğunu görmek istediklerini belirtti.

ABD Başkanı, “Kürtler ve Suriye hükümeti, biz her ikisiyle de iyi geçiniyoruz. Onlar yıllardır doğal düşmanlar olsalar da biz her ikisiyle de iyi geçiniyoruz. Suriye’nin başarılı olmasını istiyoruz, şu ana kadar başarılı olduklarını düşünüyorum, ancak bu yeni durum ortaya çıktı ve bunun durdurulmasını istiyoruz.” diye konuştu.

SURİYE’DEN YPG’YE OPERASYON

Suriye ordusu, önceki gün başlattığı operasyonun ardından Halep’teki Eşrefiyye ve Beni Zeyd mahallelerinde büyük ölçüde hakimiyet sağlamıştı.

Suriye Savunma Bakanlığının saat 03.00 sularında başlattığı geçici ateşkesle örgütün saat 09.00’a kadar Halep kentini terk ederek Fırat Nehri’nin doğusuna tahliyeyi kabul etmesi istenmişti.

Sabah saatlerinde bölgede sükunet hakim olmuş, örgütün bölgeden çıkmayı kabul etmesi üzerine çok sayıda otobüs Fırat Nehri’nin doğusuna yapılacak tahliye için terör örgütünün sıkıştığı Şeyh Maksud Mahallesi girişine gelmişti.

Suriye ordusunun operasyonlarında Eşrefiyye ve Beni Zeyd mahalleleri kontrol altına alınmış, kaçan örgüt unsurları Şeyh Maksud Mahallesi’nde toplanmıştı.

Suriye’nin Halep kent merkezinde orduyla girilen çatışmalardan sonra bölgeden çıkmak için tahliye uzlaşısını kabul eden terör örgütü YPG/SDG’den bazı unsurlar, güvenlik güçlerine ateş açmıştı.

Suriye ordusunun, terör örgütü YPG/SDG mensuplarının sıkıştığı Halep’in Şeyh Maksud Mahallesi’ndeki sivillerin tahliyesi için yerel saatle 16.00 ila 18.00’de insani koridor açacağı bildirilerek örgüte ait hedeflerin konumları paylaşılmıştı.

Suriye’de terör örgütü YPG/PKK, 6 Ocak’tan itibaren işgal ettiği bölgelerden Halep’teki birçok noktaya saldırılar düzenlemişti.

Şam yönetimi, YPG/PKK’dan 10 Mart Mutabakatı’na uymasını ve Halep’teki saldırıları sonlandırmasını istemişti.

YPG/PKK’nın saldırılarını sürdürmesi üzerine Suriye ordusu, terör örgütünün işgal ettiği Halep’in Şeyh Maksud, Eşrefiyye ve Beni Zeyd mahallelerindeki mevzilerine nokta operasyonlar başlatmıştı.

Terör örgütünün 6 Ocak’tan bu yana düzenlediği saldırılarda 9 Suriyeli hayatını kaybetti, çoğu sivil 55 kişi yaralandı.

Halep Kent Merkez Komitesi, Halep’teki güvenli bölgelere tahliye edilenlerin sayısının 142 bin olduğunu açıklamıştı.

Trump’tan İran’a ‘protesto’ tehdidi: ‘Ateş açarsanız…’

ABD Başkanı Donald Trump, İran’da devam eden gösterileri yakından takip ettiklerini vurgulayarak, “İranlı liderlere şunu söylüyorum, ateş açmasanız iyi olur, çünkü biz de ateş etmeye başlarız.” dedi.

ABD Başkanı Trump, petrol şirketlerinin yöneticileriyle Beyaz Saray’da bir araya geldiği toplantının ardından basın mensuplarına gündemi değerlendirdi.

Trump, İran ile ilgili bir soru üzerine, “İran’ın başı büyük dertte. Bana öyle geliyor ki halk bazı şehirleri ele geçiriyor, birkaç hafta önce kimse bunun mümkün olacağını düşünmezdi. Durumu çok yakından izliyoruz.” dedi.

İran’daki protestocuların güvende olmasını istediklerini belirten Trump, “İranlı liderlere şunu söylüyorum, ateş açmasanız iyi olur, çünkü biz de ateş etmeye başlarız.” ifadesini kullandı.

ABD Başkanı, “İran’ı vurabiliriz” ifadesiyle Amerikan askerlerinin bu ülkeye ayak basmasını kastetmediğini, göstericilere ateş açılması durumunda kendilerinin de bu hususta bazı adımlar atacaklarını söyledi.

İRAN’DAKİ GÖSTERİLER

İran’da 28 Aralık 2025’te ülkedeki “yerel para biriminin döviz karşısında yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar” iddiasıyla Tahran Büyük Çarşı’da esnafın başlattığı protestolar, ülkenin birçok kentine yayıldı.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı, şu ana kadar gösterilerde 8’i emniyet görevlisi 42 kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin yaralandığını ve 2 bin 277 kişinin gözaltına alındığını bildirmişti.

Trump: “İran’ı vururuz”

Trump: “İran barışçıl protestocuları vurup şiddetle öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır”


ABD’nin eski başkanı Donald Trump, İran’daki protestolara ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Trump, İran yönetiminin barışçıl göstericilere yönelik şiddet uygulaması halinde ABD’nin buna kayıtsız kalmayacağını söyledi.


Trump, yaptığı değerlendirmede, “Eğer İran barışçıl protestocuları vurur ve şiddet kullanarak öldürürse, Amerika Birleşik Devletleri onların yardımına koşacaktır” ifadelerini kullandı. Açıklama, İran’da son dönemde artan toplumsal huzursuzluk ve protestoların uluslararası kamuoyunda yakından izlendiği bir dönemde geldi.


ABD’nin, temel insan hakları ve ifade özgürlüğünün korunması gerektiğini savunduğunu belirten Trump, barışçıl gösterilere yönelik her türlü sert müdahalenin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Trump’ın sözleri, Washington’un İran’daki gelişmelere olası müdahalesi konusunda yeni bir tartışma başlattı.


İran yönetiminden Trump’ın açıklamalarına ilişkin henüz resmi bir yanıt gelmezken, uzmanlar bu tür söylemlerin bölgedeki gerilimi daha da artırabileceğine dikkat çekiyor.

‘Trump, Maduro ile görüştü’ iddiası

ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile telefonda görüştüğü bildirildi.

New York Times (NYT) gazetesinin olay hakkında “çok sayıda kaynağa” dayandırdığı haberine göre, ismi paylaşılmayan yetkililer, Trump ve Maduro’nun geçen hafta telefonda olası bir ikili görüşme konusunu değerlendirdiği bilgisini paylaştı.

Yetkililer, ABD’nin, Venezuela’ya karşı askeri müdahale tehdidini sürdürdüğü dönemde gerçekleşen telefon konuşması sonucu, henüz iki liderin görüşmesine yönelik herhangi bir planın olmadığını belirtti.

Gazetenin haberinde, söz konusu telefon görüşmesine ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da katıldığı vurgulandı.

Öte yandan haberde, hem Beyaz Saray’ın hem de Venezuela hükümetinin, söz konusu görüşme hakkında yorum yapmayı reddettiği kaydedildi.

Bununla birlikte “Venezuela hükümetine yakın iki kişinin” iki liderin görüşmesini doğruladığı bilgisine yer verildi.

NYT, ekim ayında Maduro’nun gerilimi azaltmak amacıyla ABD’ye ülkenin petrol sahalarında önemli bir hisse ve Amerikan şirketleri için bir dizi başka fırsat teklif ettiğini bildirmişti.

ABD’NİN VENEZUELA’YA YÖNELİK SALDIRILARI

ABD, Maduro ve üst düzey Venezuelalı yetkililerin yönettiğini iddia ettiği Cartel de los Soles suç örgütünü Yabancı Terörist Örgütler (FTO) listesine almıştı.

Venezuela, varlığını kabul etmediği ABD’nin Cartel de los Soles adımını, ülkeye müdahale etmek için bahane oluşturma girişimi olarak nitelendirmişti.

ABD’nin, “uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele” gerekçesiyle gönderdiği dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford ve saldırı grubunun, Latin Amerika bölgesine ulaştığı belirtilmişti.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro da buna karşılık ülkede 4,5 milyon milis gücünü seferber ettiğini ve herhangi bir saldırıyı püskürtmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

ABD’de Trump’ın doğumla vatandaşlık kararı 3. kez engellendi

ABD’de federal yargıç, ABD Başkanı Donald Trump’ın doğum yoluyla vatandaşlık hakkını sınırlamayı amaçlayan başkanlık emrini üçüncü kez engelleyen bir karara imza attı.

ABD Bölge Mahkemesi Yargıcı Leo Sorokin, Trump’ın söz konusu başkanlık emrine yönelik kararını açıkladı.

Sorokin, üçüncü kez Trump’ın söz konusu kararının engellemesi yönünde karar verdi.

ABD Başkanı Trump, yemin töreninin yapıldığı 20 Ocak’ta, ülkede doğan çocukların otomatik vatandaşlık almasını sağlayan düzenlemeyi kaldıran başkanlık kararnamesini imzalamıştı.

Kararnamede, ülkede kaçak şekilde bulunan bir anneden ABD’de doğan bir çocuğun, babası vatandaş veya yeşil kart sahibi olmadığı takdirde doğum hakkıyla vatandaşlık garantisi alamaması öngörülüyor.

Kararnameye karşı 21 Ocak’ta 22 eyaletin başsavcısı dava açmıştı. Ülkede birçok federal yargıç Trump’ın söz konusu kararının “anayasaya aykırı” olduğu yönünde karara imza atmıştı.

Trump’tan ‘Paskalya’ mesajında ağır ifadeler

ABD Başkanı Donald Trump, Paskalya Bayramı nedeniyle paylaştığı kutlama mesajında, “radikal sol çılgınlar” şeklinde nitelendirdiği muhalefet grubu dahil, karşıt görüşe sahip olanları hedef alırken ağır ifadeler kullandı.

Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social’dan yaptığı paylaşımda, “Ülkemize katilleri, uyuşturucu baronlarını, tehlikeli mahkumları, akıl hastalarını, tanınmış MS-13 çete üyelerini ve kadın dövenleri geri getirmek için çok çabalayan ve entrika çeviren radikal sol çılgınlar da dahil olmak üzere herkese mutlu Paskalyalar.” ifadesine yer verdi.

Başkan Trump, kutlama mesajında, ABD’ye yönelik “uğursuz saldırıların” devam etmesine izin verdiğini iddia ettiği bazı yargıç ve kolluk kuvvetlerini de “zayıf” ve “etkisiz” olarak nitelendirdi.

Ayrıca mesajında, eski ABD Başkanı Joe Biden’a “moron” diye hitap eden Trump, “Uykucu Joe Biden, Amerika’ya karşı işlenmiş en felaket getiren eylem olarak tarihe geçecek olan Açık Sınır Politikası aracılığıyla, araştırılmadan ve kontrol edilmeden milyonlarca suçlunun ülkemize girmesine bilerek izin verdi.” ifadesini kullandı.

Trump, Biden döneminde, ABD’yi aslında başka birinin yönettiğini ima ederken, 2020’deki başkanlık seçiminde “hile yapıldığı” iddialarını yeniden gündeme getirdi.

Donald Trump’tan önemli hamle: “Dijital dolar” projesi yasaklandı

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, ülkenin Merkez Bankası’nın dijital para birimi oluşturmasını yasaklayan yeni bir başkanlık emri imzaladı. Alınan bu önemli karar, FED’in Bitcoin ve diğer mevcut kripto para birimleriyle rekabet etmesini önlemenin bir yolu olarak görülüyor. Üstelik Trump’ın kararnamesi ile Biden yönetiminin “dijital dolar” yaratmaya yönelik tüm girişimlerinin durdurulması gerekiyor. Bu da aslında […]

Donald Trump’tan önemli hamle: “Dijital dolar” projesi yasaklandı

Trump’tan Netanyahu’ya Filistin ve Lübnan telefonu: ‘Ne yapman gerekiyorsa yap’

Washington Post gazetesi, konu hakkında bilgisi olan 6 kişiye dayandırdığı haberinde, Trump’ın bu ay Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmelerinden detaylar verdi.

Trump’ın İsrail Başbakanı ile bu ay en az iki kez telefonda görüştüğünü açıkladığı kaydedilerek, bunlardan birinde Netanyahu’ya Hamas ve Hizbullah konusunda “Ne yapman gerekiyorsa yap” diyerek destek verdiği aktarıldı.

Görüşme hakkında WP’ye açıklama yapan South Carolina’nın Cumhuriyetçi Senatörü Lindsey Graham da Trump’ın Netanyahu’ya “askeri olarak ne yapması gerektiğini” söylemediğini, özellikle Lübnan’daki çağrı cihazlarının patlatılması operasyonu nedeniyle hayranlığını dile getirdiğini belirtti.

‘YENİ BİR ORTADOĞU’DAN BAHSEDİYORUZ’

Graham, “Onlara, ‘kendinizi savunmak için yapmanız gerekeni yapın’ dedi ancak burada açıkça yeni bir Orta Doğu’dan bahsediyoruz. Trump, yozlaşmış Filistin Devletiyle ilgili çok fazla şeyin değişmesi gerektiğini anlıyor.” ifadelerini kullandı.

Trump’ın seçim kampanyası sözcüsü Karoline Leavitt de Trump döneminde Ortadoğu’da “tarihi bir barış yaşandığını” savunarak, o dönemde “kaydedilen ilerlemelerin” Kamala Harris – JoeBiden yönetiminin zayıflığı nedeniyle bozulduğunu öne sürdü.

Leavitt, “Başkan Trump Oval Ofis’e geri döndüğünde, Kamala ve Biden’ın politikalarının yarattığı karmaşayı düzeltecek. İsrail bir kez daha korunacak, İran tekrar iflas edecek, teröristler avlanacak ve kan dökülmesi sona erecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Diğer yandan, Trump ile Netanyahu’nun telefon görüşmeleri hakkında İsrail tarafının yorum yapmayı reddettiği belirtildi.

❌