Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar Haber Portalları

18 savaşın tanığı Janine di Giovanni: “Hiçbir şey Gazze ile kıyaslanamaz”

Janine di Giovanni’nin gazeteciliği, savaş meydanlarında ilerleyen orduların ya da haritalarda değişen sınırların hikâyesi değil. Onun kamerası ve kalemi, savaşın ortasında kalan kadınlara, çocuklara, yaralılara ve evlerini terk etmek zorunda bırakılan insanlara yöneliyor.

Amerikalı gazeteci, 35 yılı aşan kariyerinde 18’den fazla savaş ve çatışma bölgesinden haber geçti. Bosna-Hersek, Ruanda, Kosova, Çeçenistan, Sierra Leone, Irak, Afganistan, Suriye, Libya, Yemen, Sudan, Ukrayna ve Filistin’de çalıştı.

The Times of London, The New York Times, Vanity Fair, Newsweek ve The Guardian gibi yayınlar için hazırladığı haberlerde savaşın askerî yönünden çok, siviller üzerinde bıraktığı görünmez yaraları anlattı. Uluslararası Kadın Medya Vakfı da di Giovanni’nin ilk savaş muhabirliği deneyiminin Birinci İntifada sırasında Gazze ve Batı Şeria’da başladığını belirtiyor.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Gazeteciliğini değiştiren Filistin fotoğrafı

Di Giovanni’yi savaş muhabirliğine yönelten olay, Filistinli bir gencin İsrail askerleri tarafından toprağa gömüldüğünü gösteren bir fotoğraf oldu.

Bu görüntünün ardından bölgeye giden genç gazeteci, İsrailli insan hakları avukatı Felicia Langer ile tanıştı. Langer’ın kendisine gazetecinin ağır insan hakları ihlallerine tanıklık etme sorumluluğu bulunduğunu söylediğini anlatan di Giovanni, meslek hayatını bu anlayış üzerine kurdu.

Gazze ve Batı Şeria’dan başlayan yolculuk, kısa süre içinde dünyanın en tehlikeli cephelerine uzandı.

Saraybosna kuşatmasını, Srebrenitsa katliamını ve Ruanda’daki kitlesel kıyımı yerinde izledi. Kosova’da silahlı kişiler tarafından kaçırıldı; Çeçenistan’da Grozni’nin düşüşüne tanıklık eden az sayıdaki Batılı gazeteciden biri oldu. Sierra Leone’de çocuk askerlerin ve uzuvları kesilen sivillerin hikâyelerini yazdı. Suriye’de işkence mağdurlarını, kuşatma altındaki aileleri ve bombalanan hastaneleri kayda geçirdi.

Kurşunların hedefi oldu, silahla tehdit edildi, kaçırıldı; meslektaşlarını ve arkadaşlarını savaşlarda kaybetti. Ancak cephelerden uzaklaşmak yerine, savaşın geride bıraktığı insanları anlatmayı sürdürdü.

Independent Mortgage 3

“En kötüsünü gördüğümü sanıyordum”

Bosna, Ruanda ve Suriye’de insanlığın ulaşabileceği en karanlık noktaları gördüğünü düşünen di Giovanni, Gazze karşısında bu kanaatinin değiştiğini söylüyor.

Mayıs 2026’da yayımlanan bir söyleşide daha önce kullandığı şu ifadeler hatırlatıldı:

“İnsanlığın en kötü hâlini gördüğümü sanıyordum. Yanılmışım. Hiçbir şey Gazze ile ve bunun yaşanmasına izin veren suç ortaklığıyla kıyaslanamaz.”

Bu değerlendirme yalnızca yıkımın büyüklüğüne dayanmıyor. Di Giovanni açısından Gazze’yi diğer savaşlardan ayıran en çarpıcı unsurlardan biri, sivillerin acısının uluslararası kamuoyunda eşit ölçülerle değerlendirilmemesi.

France 24 ekranlarında yayımlanan konuşmasında bu çifte standardı hastanelere yönelik saldırılar üzerinden anlattı:

“Bir füze Ukrayna’da bir hastaneyi vurduğunda Avrupa bunun savaş suçu olduğunu söylüyor. Ancak Gazze’de bir hastane vurulup 100’den fazla insan öldüğünde, bu İsrail’in kendini savunma hakkı olarak nitelendiriliyor. Bu, Batı’nın ikiyüzlülüğüdür.”

Di Giovanni’nin itirazı, Ukraynalı kurbanlara gösterilen duyarlılığa değil; aynı hukukî ve ahlaki hassasiyetin Filistinlilerden esirgenmesine yönelik.

Aytac Sepet Kampanya Yatay Haber Alti

Tanıklıktan yargı dosyasına

Yıllarca savaş suçlarını yazan di Giovanni, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı geniş çaplı savaşın ardından gazeteciliğin tek başına yeterli olmadığı sonucuna vardı.

Dezenformasyon uzmanı ve gazeteci Peter Pomerantsev ile birlikte The Reckoning Project’i kurdu. Kuruluşun amacı, savaş bölgelerinde yaşananları yalnızca kamuoyuna duyurmak değil; faillerin mahkemeye çıkarılmasını sağlayabilecek nitelikte deliller toplamak.

Proje, yerel gazetecileri ve araştırmacıları savaş suçu tanıklıklarını uluslararası hukuk standartlarına uygun biçimde kaydetmeleri için eğitiyor. Görüşmeler travma konusunda eğitimli ekipler tarafından yapılıyor; dijital veriler doğrulanıyor, komuta zinciri araştırılıyor ve elde edilen bulgular Uluslararası Ceza Mahkemesi, Birleşmiş Milletler mekanizmaları ile evrensel yargı yetkisini kullanan ulusal mahkemelere sunulabilecek dosyalara dönüştürülüyor.

Ukrayna’da başlayan girişim zamanla Gazze, Sudan, Suriye ve Darfur’u da kapsayan uluslararası bir savaş suçları belgeleme ağına dönüştü.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Gazeteci artık aynı zamanda delil toplayıcısı

Di Giovanni’nin girişiminin temelinde savaş gazeteciliği ile ceza hukuku arasındaki önemli bir boşluk bulunuyor.

Gazetecilerin topladığı güçlü tanıklıklar, görüşmeler hukukî usullere uygun yapılmadığı veya delilin elde edilme zinciri yeterince belgelenmediği için mahkemelerde kullanılamayabiliyor. The Reckoning Project, muhabirlere doğru soruları sormayı, tanığı yönlendirmemeyi, anlatılanları doğrulamayı ve materyali ileride açılabilecek bir davada kullanılabilecek şekilde korumayı öğretiyor.

Böylece bir savaş mağdurunun anlattıkları ertesi gün unutulan bir gazete haberinde kalmıyor; yıllar sonra bir komutanın, askerî yetkilinin ya da siyasi karar vericinin karşısına çıkabilecek hukukî kayda dönüşüyor.

Cesaretin ötesinde bir sorumluluk

Di Giovanni’nin çalışmaları iki Amnesty International ödülü, National Magazine Award, IWMF Cesur Gazetecilik Ödülü, Guggenheim bursu ve American Academy of Arts and Letters’ın Blake-Dodd Kurgu Dışı Edebiyat Ödülü dahil çok sayıda uluslararası başarıyla onurlandırıldı.

Ancak onu “kahraman gazeteci” yapan yalnızca bombaların altında çalışması değil. Asıl cesareti, güçlü devletlerin ve orduların kurbanlar arasında kurduğu hiyerarşiyi reddetmesinde yatıyor.

Onun gazeteciliğinde Ukraynalı bir çocuğun yaşamıyla Gazze’deki bir çocuğun yaşamı arasında değer farkı bulunmuyor. Bosna’da bir hastanenin vurulması nasıl savaş suçu şüphesi doğuruyorsa, aynı hukuk Gazze’de, Sudan’da veya Suriye’de vurulan hastane için de geçerli olmak zorunda.

Janine di Giovanni bugün yalnızca savaşların şahidi değil; unutulmaya karşı hafızanın, inkâra karşı belgenin ve cezasızlığa karşı adalet arayışının temsilcisi.

Onun cephelerden taşıdığı en güçlü mesaj ise son derece yalın:

Bir suçun adı, onu işleyenin kimliğine göre değişmemeli; adalet, kurbanların milliyetine göre dağıtılmamalı.

Zeynep Sönmez Wimbledon'da ikinci tura yükseldi

Milli tenisçi Zeynep Sönmez, sezonun en prestijli grand slam turnuvalarından Wimbledon Championships'nda önemli bir başarıya imza attı. İlk tur mücadelesinde ABD'li rakibi Ann Li ile karşılaşan Zeynep Sönmez, zorlu geçen mücadeleyi kazanarak ikinci tura yükselmeyi başardı.

İLK SETİ KAYBETTİ, MAÇA ORTAK OLDU

Turnuvanın tek kadınlar ilk tur karşılaşmasında korta çıkan milli sporcu, ilk seti 7-5 kaybetmesine rağmen mücadeleden kopmadı. İkinci sette üstün bir performans sergileyen Zeynep Sönmez, rakibine sadece bir oyun vererek seti 6-1 kazanmayı başardı ve durumu eşitledi.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

KRİTİK MAÇTA GALİBİYET GELDİ

Karşılaşmanın final setinde de etkili oyununu sürdüren milli raket, kritik anlarda hata yapmayarak rakibini 6-4 mağlup etti. Böylece Zeynep Sönmez, Wimbledon'da ikinci tura yükselerek Türk tenisinde önemli bir başarıya daha imza attı.

RAKİBİ BELLİ OLMAYI BEKLİYOR

Başarılı tenisçi, ikinci turda ABD'li Claire Liu ile Belçikalı Hanne Vandewinkel arasında oynanacak karşılaşmanın galibiyle mücadele edecek. Tenisseverler, milli sporcunun Wimbledon'daki performansını heyecanla takip etmeyi sürdürüyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Zeynep Sönmez Wimbledon’da ana tabloda korta çıkıyor

Teniste sezonun üçüncü grand slam organizasyonu olan Wimbledon, 29 Haziran Pazartesi günü İngiltere'nin başkenti Londra'da başladı. Dünyanın en prestijli çim kort turnuvasında Türkiye'yi milli tenisçi Zeynep Sönmez temsil ediyor.

Dünya sıralamasında 54. basamakta yer alan 23 yaşındaki milli sporcu, turnuvaya doğrudan ana tablodan katıldı. Zeynep Sönmez, ilk turda turnuvanın 28 numaralı seribaşı ABD'li Ann Li ile karşı karşıya gelecek. Mücadele, Türkiye saatiyle 13.00'te başlayacak.

Geçen yıl tarihe geçmişti

Zeynep Sönmez, geçen yıl Wimbledon'da elde ettiği üçüncü tur başarısıyla Türk tenis tarihine geçmişti. Ana tabloda üst üste iki maç kazanarak grand slam turnuvalarında üçüncü tura yükselen ilk Türk kadın tenisçi olan milli raket, bu derecesiyle Türk tenisinin grand slam ana tablosundaki en büyük başarılarından birine imza atmıştı.

Sönmez'in tarihi yolculuğu, üçüncü turda Rus tenisçi Ekaterina Alexandrova karşısında sona ermişti.

Gima Bodrum Cay H 667X300

Wimbledon öncesi form grafiği umut verdi

Milli tenisçi, Wimbledon öncesindeki hazırlık sürecinde İngiltere'de düzenlenen Eastbourne Açık'ta çeyrek finale kadar yükseldi. Sönmez, 25 Haziran'da oynanan çeyrek final mücadelesinde Letonyalı Jelena Ostapenko'ya 6-3 ve 6-0'lık setlerle mağlup olarak turnuvaya veda etti.

Çim kort sezonunda gösterdiği performansla dikkat çeken milli sporcu, Wimbledon'da geçen yılki başarısını geliştirmeyi hedefliyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Zeynep Sönmez kimdir?

30 Nisan 2002 tarihinde İstanbul'da doğan Zeynep Sönmez, küçük yaşlarda başladığı tenis kariyerinde Türk tenisinin yükselen yıldızlarından biri haline geldi. Sağ elini kullanan milli sporcu, çift el backhand vuruşuyla mücadele ediyor.

Profesyonel kariyerinde ITF turnuvalarında birçok tekler ve çiftler şampiyonluğu yaşayan Sönmez, son yıllarda WTA organizasyonlarında da istikrarlı performans sergiledi. 2024 yılında kariyerinin ilk WTA şampiyonluğunu kazanarak Türk kadın tenisinde önemli bir kilometre taşına ulaştı. Aynı yıl Wimbledon'da üçüncü tura yükselerek Türk tenis tarihinde grand slam ana tablosunda elde edilen en önemli başarılardan birine imza attı.

Dünya sıralamasında kariyerinin en iyi derecelerine ulaşan milli raket, Türkiye'yi grand slam turnuvalarında düzenli olarak temsil eden isimler arasında yer alıyor ve uluslararası arenada Türk tenisinin en önemli sporcularından biri olarak gösteriliyor.

Independent Mortgage 3

Can Çakır’dan Londra’da ezber bozan Dede Korkut–Aziz George teorisi

Efsanevi Türk bilgesi Dede Korkut, Aydınlatıcı Aziz Gregor ve İngiltere'nin koruyucu azizi Aziz George'un "aynı kişi" olabileceği iddiasını ortaya atan yazar Can Çakır, bu cesur teoriyi Cuma akşamı Kuzey Londra'da verdiği bir konuşmada sundu.

Tottenham'da 40'tan fazla kişinin katıldığı kalabalık bir dinleyici kitlesine hitap eden Türk yazar ve Türkolog, bu sonuca "farklı ülkelerden birçok kaynağa dayanarak 30 yıllık kapsamlı bir araştırmanın" ardından ulaştığını söyledi. Bulguları, Türkçe olarak yayımlanan yeni kitabı “Kimliği, Dili, Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri"nde yer alıyor.

Çakır; üçüncü yüzyılda Kapadokya ile olan bağları ve —özellikle bir ejderhayı öldürmeleri başta olmak üzere— paylaştıkları efsanevi maceralar da dahil olmak üzere, kültürel açıdan önemli bu üç figür arasındaki bir dizi ortak özelliği vurguladı. Dede Korkut'a dair yerleşik yorumları sorgulayan yeni bir kitabın yazarı olan Çakır ayrıca, "George" isminin kökeninin Türkiye'nin Doğu Karadeniz bölgesinde, Gürcistan sınırına yakın Artvin ilindeki Gorgit'e dayandığını belirtti.

Öğretmen, yazar ve Türkolog olan Çakır, The Garden House'da (Kitabevi) gerçekleştirilen ve bir saat süren söyleşide, yeni kitabından bu bilgileri ve daha pek çok ilgi çekici ayrıntıyı paylaştı.

Etkinliğin moderatörlüğünü gazeteci Mustafa Köker üstlendi. Katılımcılar arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Londra Eğitim Ataşesi Deniz Özalp, Türk öğrenciler ve akademisyenler yer aldı. Konuşmanın ardından Çakır, katılımcılarla sohbet etti ve yeni kitabının kopyalarını imzaladı.

Can Cakir Kitap Tanitim

Dede Korkut ile ilişkilendirilen destansı öyküler, etkisi Anadolu'nun çok ötesine, Orta Asya'ya, Kafkasya'ya ve Mezopotamya'ya uzanan efsanevi bir figür olan Dede Korkut ile ilgili sayısız kitapta yeniden anlatılmıştı. Can Çakır, Dede Korkut ve Oğuznameleri adlı eserinde farklı bir yaklaşım benimseyerek, Dede Korkut'un kim olabileceğini ve mirasının neden kültürler, inançlar ve uluslar arasında yankı bulduğunu araştırmak için çok dilli tarihi kayıtları, sözlü gelenekleri ve edebi kaynakları inceliyor.

Can Çakır’ın kitabı, Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya'da kimlikleri şekillendirmeye devam eden ortak bir kültürel mirasa yeni bir ışık tutuyor. Oğuz Türkleri, Ermeniler, Gürcüler ve hatta Birleşik Krallık'ın tarihlerine uzanan bağlantıları araştıran yazar, dilciler, tarihçiler, folkloristler ve kültür bilimcileri arasında tartışmalara ilham vermeye devam eden bir figüre dair okuyuculara yeni bir bakış açısı sunuyor.

Can Çakır'ın "Kimliği, Dili, Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri" adlı kitabı, Amazon Türkiye ve diğer büyük Türk çevrimiçi kitapçılarından £25 ücretle ciltsiz olarak temin edilebilir. Kuzey Londra'daki okuyucular, kitabı doğrudan The Garden House'dan (Kitabevi) satın alabilirler; kitabın Birleşik Krallık ve Avrupa'daki çıkışı ise Temmuz 2026 planlanmakta.

Istikbal 860X450 Pxl

İngiltere Kabinesinde Nesil Çalışkan’a Yeni Görev

İngiltere’de son günlerde yoğunlaşan hükümet içi değişim sürecinde, İşçi Partisi’nin genç ve yükselen isimlerinden Nesil Caliskan için yeni bir görev kararı alındığı yönündeki haberler gündeme geldi. İngiliz basını ve hükümet kaynaklarında yer alan bilgilere göre Çalışkan’ın, Başbakan Keir Starmer liderliğindeki hükümette bakan yardımcılığı seviyesinde görev üstlendiği ifade edildi.

Yerel yönetimlerden Westminster’a uzanan kariyer

Kıbrıs Türk kökenli siyasetçi Nesil Çalışkan, İngiltere’de özellikle yerel yönetimlerdeki çalışmalarıyla tanındı. Londra’nın Enfield bölgesinde uzun yıllar belediye meclis üyeliği yapan Çalışkan, daha sonra Enfield Belediye Lideri olarak görev aldı. Aynı zamanda İngiltere Yerel Yönetimler Birliği’nde (Local Government Association) de aktif roller üstlendi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

2024 genel seçimlerinde İşçi Partisi’nden milletvekili seçilen Çalışkan, Westminster’daki ilk Kıbrıslı Türk milletvekili olarak tarihe geçti. Özellikle göçmen topluluklar, sosyal konut politikaları ve yerel yönetim reformları konularındaki çıkışlarıyla dikkat çekti.

Hükümette ilk üst düzey görev

İngiliz hükümetinin yayımladığı resmi atama listelerinde, Nesil Çalışkan’ın daha önce “Government Whip” olarak görev yaptığı ve ardından hükümet yapılanması içinde daha üst düzey sorumluluklar aldığı görüldü. Son günlerdeki kabine revizyonu sonrasında ise Çalışkan’ın “Parliamentary Under-Secretary of State” düzeyinde görev aldığı bilgileri öne çıktı.

Istikbal 860X450 Pxl

İşçi Partisi kaynakları, Çalışkan’ın özellikle yerel yönetimler ve toplumsal uyum alanlarındaki deneyimi nedeniyle tercih edildiğini belirtiyor. Parti içinde yükselen genç siyasetçiler arasında gösterilen Çalışkan’ın, Starmer ekibinin çeşitlilik ve temsil politikalarının da önemli sembollerinden biri olduğu yorumları yapılıyor.

Türk ve Kıbrıslı toplumdan destek

Nesil Çalışkan’ın kabinede görev alması, İngiltere’de yaşayan Türk ve Kıbrıslı Türk toplumu içinde de memnuniyetle karşılandı. Özellikle Londra’daki göçmen toplum temsilcileri, bunun İngiliz siyasetinde azınlık toplumlarının daha görünür hale geldiğinin bir göstergesi olduğunu ifade ediyor.

Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici

Siyasi gözlemciler ise Çalışkan’ın önümüzdeki dönemde İşçi Partisi içinde daha etkili pozisyonlara yükselebileceğine dikkat çekiyor. Westminster kulislerinde adı son dönemde “partinin yeni kuşak etkili isimleri” arasında anılan Çalışkan’ın, hükümetteki performansının yakından izleneceği belirtiliyor.

Türkan Şoray Londra’da ‘Girişimci Kadınlar’la Buluşacak

Türk sinemasının ‘Sultanı’ Türkan Şoray, İngiltere’nin başkenti Londra’da 6.sı düzenlenecek olan ‘İngiltere Girişimci Kadınlar Fuarı’na konuk olacak.

Fuarın organizatörlerinden Naciye Batkitar’ın sosyal medyada yaptığı paylaşıma göre ünlü sanatçı Türkan Şoray, 16 ile 17 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan fuarın bu yılki konuğu olacak.

Londra’daki kadın girişimcilerin ürünlerini sergileyeceği “6. İngiltere Girişimci Kadınlar Fuarı” Enfield bölgesindeki Albany Park’ta iki gün süreyle ziyaretçilere açık olacak.

Turkan Soray Londra Kadin Girisimciler Etkinligi

Ziyaretçilerin alış veriş yapabileceği, farklı firma insanlarla iletişim imkanları bulacağı fuar, iki gün boyunca saat 10:00 ile 20:00 arasında açık olacak.

İKBAL GÜRPINAR DA KATILACAK

Fuara, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da televizyon program sunucusu İkbal Gürpınar da katılacak.

Gürpınar geçtiğimiz yıllarda da Gereşemce Kadınlar’ın organizasyonuna katılarak destek vermişti.

Istikbal 860X450 Pxl

İngiltere Kıbrıs Türk toplumundan, bayram ve Anneler Günü’nü coşkulu kutlama

Kuzey Londra’da yaşayan Kıbrıs Türk toplumu, Wood Green’de Grand Palace’ta düzenlenen özel etkinlikte Ramazan Bayramı ile Anneler Günü’nü bir arada kutladı. Türk Kadınları Yardım Derneği (TWPA) tarafından organize edilen program, toplumun farklı kesimlerinden katılımcıları bir araya getirerek sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşti.

Etkinliğe onur konuğu olarak KKTC Londra Temsilcisi Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan, İşçi Partisi Milletvekili Catherine West, Haringey Belediye Lideri Peray Ahmet, Belediye Meclis Üyesi Sarah Williams ile çok sayıda toplum temsilcisi yer aldı.

Katılımcılar, geleneksel yemekler, müzik ve eğlence eşliğinde keyifli bir gün geçirdi. DJ Hasan Volkan’ın performansı ve interaktif oyunlar, etkinliğe neşe kattı. Organizasyon kapsamında konuklara bayram hediyeleri sunulurken, Anneler Günü dolayısıyla kadınlara güller dağıtılması büyük beğeni topladı.

Programda Zehra Gayiran ve Sonay Yaup Yakupsoy tarafından annelere ithafen okunan şiirler, duygu dolu anlar yaşattı. Günün dikkat çeken anlarından biri ise Aysan Mullahasan Atılgan için düzenlenen sürpriz doğum günü kutlaması oldu. Kendisine TWPA üyeleri tarafından hazırlanan el emeği bir şal hediye edildi.

Aysan Mullahan Dogum Gunu

Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan, yaptığı konuşmada, kadınların toplumdaki rolüne vurgulayarak TWPA gibi kuruluşların aileleri desteklemedeki önemine dikkat çekti. Catherine West ve Haringey Belediye Lideri Peray Ahmet de yaptıkları konuşmalarda derneğin çalışmalarını överek toplumsal dayanışmanın önemine değindi. Daha önce TWPA yönetiminde görev alan Peray Ahmet, kuruluşun uzun yıllara dayanan etkisini vurguladı.

Londra’da, 55 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren TWPA, Kıbrıs Türk toplumuna yönelik hizmetleriyle dikkat çekiyor. Dernek; ailelere, gençlere ve ihtiyaç sahibi bireylere destek sağlayarak toplumun bir arada kalmasına katkı sunuyor.

TWPA Başkanı Dr. Seyyare Beyzade ise konuşmasında Ramazan ayının anlamına, annelerin toplumdaki yerine ve Kıbrıs Türk toplumunun direncine değindi. Beyzade konuşmasında, “Toplumumuz yıllar boyunca birçok zorlukla karşılaştı, ancak güçlü durmaya ve birbirimizi desteklemeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

T W P A Bayram Yemegi

Etkinliğe ayrıca toplumun önde gelen isimlerinden, Dr. Tahsin Bilginer, Özkul Beyzade, Serin Kelami, Füsun Dedazede, Nural Ezel, Sevtap Kemal, Tozun Zeynel, Çetin Ramazan, Arife Revan ve Dugu Tağmaç da katıldı.

Yoğun ilgi gören organizasyon, Kıbrıs Türk toplumunun birlik ve beraberliğini pekiştirirken, kültürel değerlerin yeni nesillere aktarılmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Midlands Türk Toplumu’na BTKD’den Anlamlı Bağış

MİHRİŞAH SAFA

LONDRA

Londra'da faaliyet gösteren Britanya Türk Kadınları Derneği (BTKD), Birmingham’da kurulu Midlands Türk Toplumu’nun bünyesindeki 3 okul için yaptığı 3 bin sterlinlik bağışı törenle ilgililere takdim etti.

KKTC Londra Temsilciliğinde Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan’ın evsahipliğinde yapılan törene BTKD Onursal Başkanı Sefire Sevcan Ertaş, Türkiye’nin Londra Başkonsolosu Büyükelçi Hasan Ulusoy, Manchester Başkonsolosu Büyükelçi Füsun Aramaz, Didem Ulusoy, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi adına Arife Retvan, Çanakkale Anma Platformu Başkanı Servet Hassan, İngiltere Kadın Platformu Başkanı Nilgün Yıldırım, Midlands Türk Toplumu olarak Başkan Göktuğ Tenekeci, Dr. Ebru Tenekeci, Tuğçe Bıçakçı Syed, Mertcan Kaya, Anıl Külük, KKTC Londra temsilciliği diplomatları, Dernek Yönetim Kurulundan Başkan Yardımcısı Burcu Köstem, Itır Sökmen, Özlem Bedes, Funda Özensoy ve dernek üyeleri katıldı.

KKTC Temsilcisi Büyükelçi Aysan Mullahasan, konuklara hoşgeldiniz diyerek, BTKD’nin böyle anlamlı bir bağışı temsilcilikte yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi, “ Bugün buradaki yoğun katılım, Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC’nin buradaki Türk okullarına verdiği desteğin kanıtıdır. Okullarımız Mustafa Kemal Atatürk’ün ideallerinin öğretildiği müstesna yerlerdir. Bu bağışı gerçekleştiren BTKD’yi kutluyorum” dedi.

Midlands Turk Toplumu Btkd

BTKD Başkanı Maviş Fuchs, Derneğin önümüzdeki yıl 25’inci yılını kutlayacağını ve bugüne kadar bağışlarında her zaman “ eğitime” çok destek verdiklerini belirtti, konuklara “hoşgeldiniz” dedi, şunları söyledi;

“Sayın Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan’a, BTKD’ye verdiği değerli destekleri ve bugün düzenlemiş oldukları bu anlamlı etkinliğe ev sahipliği yapma nezaketleri için sonsuz teşekkür ederiz.

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir”, “Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmenlerdir.”

Bu sözler Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim için söylediği vecizelerden sadece birkaçıdır.

Atatürk “Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir“ diyerek dilin sadece bir iletişim aracı değil, kültürün taşıyıcısı olduğunu savunmuştur.

Yeni kurulmuş olmalarına rağmen çok başarılı faaliyetler gerçekleştiren Midlands Türk Toplumu, Birmingham, Coventry ve Royal Lemington Spa/Warwickshire Atatürk Türk Okullarını açmış bulunuyor. Bu bölgede yaşayan diasporadaki Türk çocuklarının kendi dillerini ve kültürlerini öğrenmelerine değerli katkısı olacak bu okulların açılması hepimizi çok mutlu etti.

Midlands Türk toplumunun başta başkanları Göktuğ Tenekeci olmak üzere değerli Yönetim Kurulu üye ve öğretmenlerine özverili çalışmaları için çok teşekkür eder, başarılarının daim olmasını dileriz.”

“Midlands Bölgesinde daha fazla okul açmayı hedefliyoruz”

Bağış töreni için Birmingham’dan gelen Midlands Türk Toplumu Başkanı Göktuğ Tenekeci, bölgelerinde yaşayan Kıbrıs Türk toplumunun 3 ve 4’üncü kuşak olduğunu, bölgede 10 binin üzerinde Türk yaşadığını tahmin ettiklerini belirterek, “Hedefimiz daha fazla Türk Dili ve Kültürü okulu açmak” dedi.

Bromcom E (2)

Midlands bölgesinde gri ve mavi yakalı Türklerin, kısa zamanda beyaz yakalıya döndüğünü belirten Tenekeci, şöyle devam etti;

“Geçen yıl açtığımız okulumuzda 20 öğrenci vardı. Bu sene sayımız 67’e çıktı. Hedefimiz sayımızı 100’e çıkarmak. Ailelerimiz bize güvenerek çocuklarını okullarımıza gönderiyor. Kültür yanında spor aktivitelerimiz de var. Eğitim senemiz 30 Ağustos’ta başlıyor. 29 Ekim, 18 Mart, 23 Nisan, 19 Mayıs günlerini kutluyoruz, törenlere katılıyoruz . BTKD’nin anlamlı bağışı ile bu yıl öğrencilerimizi Londra’daki 23 Nisan törenlerine getireceğiz. Manchester Başkonsolosumuz Sayın Büyükelçimiz Füsun Aramaz Hanımefendiye destekleri için candan teşekkür ediyoruz. Ayrıca burada bizimle olan Sayın Büyükelçilerimize, katılanlara da teşekkürlerimizi sunuyoruz.”

Istikbal 860X450 Pxl

BTKD Onursal Başkanı ve Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’ın eşi Sefire Sevcan Ertaş, BTKD’yi İngiltere’deki Türk okullarını desteklemek amacıyla yaptığı anlamlı proje için tebrik ettiğini söylerek, şunları dedi;

“Britanya’daki Türk kadınlarının bu tür faaliyetlerle sosyal sorumluluk alanında liderlik üstlenmesinden büyük gurur duyuyoruz. Yurtdışındaki çocuklarımızın eğitimi hepimizin önceliği. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimize yapabileceğimiz en önemli yatırım eğitim.

Yavrularımızın Türkçe ve Türk kültürü konusunda doğru şekilde eğitim almaları hem onların bireysel başarıları hem de toplumumuzun kolektif başarısı için hayati önem taşıyor.

Bu konuda devlet ve sivil toplum kuruluşları olarak elbirliğiyle yapılan çalışmalar takdire şayan. İngiltere’deki Türk okullarına sahip çıkan velilerimize ve gönüllülerimize de ayrıca teşekkür ederim.

Bugün destek verdiğimiz 3 okulumuzdaki yavrularımıza başarılar diliyor, okullarının idamesi için çaba gösteren gönüllülerimizi tebrik ediyorum. Hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

Daha sonra BTKD’nin hazırlattığı, 3 bin sterlinlik dev bağış çeki alkışlar arasında Midlands Türk Toplumu temsilcilerine teslim edildi.

Cml Cargo Eurovizyon Banners Yatay Iceri

İsimsiz Kahramanlar ‘Anma Günü’nde Unutulmadı

İngiltere’de yaşamını sürdüren Kıbrıslı Türkler, İkinci Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybeden Kahramanlarını 9 Kasım Anma Günü’nde unutmadı.

Londra'nın dört bir yanında düzenlenen ‘Anma Günü’ etkinliklerine katılan İngiltere’deki Kıbrıslı Türk toplumu üyeleri, kırmızı gelincikler ve sessizlik eşliğinde, Londra'nın dört bir yanında, hizmetleri ve fedakarlıkları çoğu zaman fark edilmeyen kahramanları onurlandırdı.

Türk Kadınları Yardımseverler Derneği (TKDK) ve Kıbrıslı Türk Anma Derneği, Londra genelindeki törenlerde gururla yedi çelenk bıraktı ve bu törenler, toplum için önemli bir anma ve birlik eylemi oldu.

Bu törenlerde Çelenk bırakıldı:

• Haringey – Dilan Beyzade Elliott, Kayahan Beyzade Elliott ve Semahat

Mustafa

• Barnet – Seyyare Beyzade ve Taylan Beyzade Elliott

• Borehamwood – Mine Ekmekçioğlu

• Enfield (Edmonton Green) – Hülya Değirmencioğlu

• Enfield (Kasaba) – Hülya Değirmencioğlu ve Nesrin Nevzat

• Lambeth – Nurperi Mehmet

• Redbridge – Ayşe Osman

Bu yıl çelenk bırakan her birey, bunu İngiliz ordusunda görev yapmış ve çoğu durumda savaşıp hayatını kaybetmiş kendi aile üyelerinin anısına yaptı. Özgürlük için fedakarlık yapanlarla olan kişisel bağları, bu anma törenini katılan herkesi derinden etkiledi.

Katılımcılar 13 ila 79 yaşları arasındaydı ve anma töreninde bir araya gelen birkaç nesil British Kıbrıslı Türk'ü temsil ediyorlardı.

Kıbrıs Türk Anma Derneği Başkanı ve kurucusu Dr. Seyyare Beyzade şunları söyledi:

"Kıbrıs Türklerinin hizmetlerinin asla unutulmamasını sağlama konusundaki minnettarlığımızı, gururumuzu ve kararlılığımızı temsil eden her çelenk. Uzun zamandır resmi anma törenlerinde bizim katkımız eksikti; ancak babalarımız, büyükbabalarımız ve atalarımız İngiliz yoldaşlarıyla omuz omuza durdular. Hayalim, bir gün toplumumuzun tanınan bir isme ve sembole sahip olması ve Whitehall'daki ulusal törende birlikte yer almasıdır.

HİZMET VE FEDAKARLIKTAN OLUŞAN BİR MİRAS

İkinci Dünya Savaşı sırasında binlerce Kıbrıslı Türk, İngiliz Ordusu'nun Kıbrıs Alayı'na gönüllü olarak katıldı ve öncesinde de Kuzey Afrika, Avrupa ve Orta Doğu'daki Müttefik operasyonlarını destekleyen Kıbrıs Katırcıları Kolordusu'nun bir parçası olarak görev yaptı. Kıbrıs Alayı'ndaki tek Kıbrıslı Binbaşı, hizmetlerinden dolayı OBE, MBE ve Kraliçe Cesaret Madalyası ile ödüllendirilen bir Kıbrıslı Türk olan Ömer Faik Müftüzade'ydi. Mor Kalp ve Britanya İmparatorluğu Nişanı (OBE) gibi onurlarla ödüllendirilen birçok Kıbrıslı Türk de cesaret madalyasıyla onurlandırıldı.

Bu yılki çelenk katmanları arasında, Britanya'ya hizmetlerinden dolayı onurlandırılan, madalyalı Kıbrıslı Türk gaziler Yusuf Hasan ve Derviş Niyazi'nin kızları olan Semahat Mustafa ve Hülya Değirmencioğlu da vardı. Katılımları, hizmet edenler ile bugün onları hatırlayan nesiller arasında güçlü ve yaşayan bir bağı simgeliyor.

Semahat Mustafa, "Çelenkimi bıraktığımda babamı ve özgürlük için savaşan tüm o adamların cesaretini düşündüm," dedi. "Bu, sadece ailelerimiz için değil, tüm toplumumuz için derin bir gurur anı.

BÜYÜYEN BİR TANINMA HAREKETİ

Seyyare Beyzade'nin liderliğinde, TWPA ve Kıbrıslı Türk Anma Derneği, Kıbrıslı Türklerin Londra genelindeki anma törenlerinde temsil edilmesini sağlamada kayda değer bir ilerleme kaydetti. Grupların uzun vadeli hedefi, Birleşik Krallık'ın ulusal anma törenlerinde resmi olarak tanınmak ve bir gün diğer tanınmış topluluklarla birlikte Whitehall Anıt Mezarı'na çelenk bırakmaktır.

Seyyare Beyzade, ‘Anma nesil tanımaz,’ dedi. "13 yaşındaki en genç katılımcımızdan 79 yaşındaki en yaşlı katılımcımıza kadar hepimiz bir arada durduk; mirasımızla gurur duyduk, hizmet edenlere minnettar olduk ve miraslarının devam etmesi gerektiğine olan inançla birleştik.

Kahramanlarımızı onurlandırmak için zaman ayıran herkesle gurur duyuyoruz.

Unutmayacağız”

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Türk ebeveynlik zirvesi ‘MomTalks’ Londra’da yapılacak

Son 9 yıldır yerli yabancı sayısız uzmanı, binlerce ebeveyn ve eğitimci ile buluşturan etkinlik, 11 Ekim Cumartesi günü Londra’da düzenlenecek. Tüm gün sürecek etkinlikte önemli isimler ebeveynlik hakkında önemli bilgiler paylaşacak.

Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı ebeveyn-uzman buluşma platformu MomTalks, ülke sınırlarını aştı. 2017 yılından bu yana başta İstanbul olmak üzere, Türkiye’nin pek çok şehrinde binlerce ebeveyni uzmanlarla buluşturan etkinlik, 11 Ekim Cumartesi günü ilk yurtdışı buluşmasını Londra’da yapacak. Sabah 09.00 ile 16.00 arasında gerçekleştirilecek zirve 185 Chiswick High Rd, W4 2DR, Londra’da yapılacak. Eğitimci Dr. Bahar Eriş ile Aile ve Çocuk Yazarı Zeynep İşman ortaklığında 9 yıldır gerçekleştirilen Momtalks’un Londra’da yapılacak 17.buluşması, Londra’da yaşayan girişimci Türk kadınların kurduğu Qbicart ve Turkish Global Societyorganizasyonu ile gerçekleştirilecek.

"MOMTALKS BİLGİ KÜRATÖRLÜĞÜ HİZMETİYLE AYRIŞIYOR"

MomTalks’un fikir annesi Dr. Bahar Eriş, "Bilgiye erişimin çok kolay hale geldiği bu çağda, bilgi kirliliği de ciddi bir sorun. Ebeveynlerin kafası çok karışık. Özellikle çocuk yetiştirme gibi hassas bir alanda, doğru kişilerden kaliteli bilgiye ulaşabilmek büyük önem taşıyor. MomTalks 9 yıldır alanın en değerli uzmanlarını ebeveynler ve eğitimcilerle buluşturarak kaliteli içerik küratörlüğü hizmeti sunuyor. Geleceğin aileden başladığını düşünürsek, anne baba eğitiminin bir memleket meselesi olduğunu görebiliriz. Sorumluluğumuzun ne kadar büyük olduğunun bilincindeyiz ve etkinliğimizi her yıl daha çok sayıda aileye ve eğitimciye ulaştırmayı hedefliyoruz" dedi.

Istikbal 860X450 Pxl

"MUTLU ÇOCUKLAR MUTLU AİLE ORTAMINDA YEŞERİR"

MomTalks’un ortağı, Aile ve Çocuk Yazarı Zeynep İşman ise aile eğitiminin her geçen zaman daha da kritik hale geldiğini söyleyerek, "Mutlu, ahlaklı, değerleri olan bireyler yetiştirmek, sağlıklı bir toplum için olmazsa olmaz. Aile bir çocuğun ilkokuludur ve pek çok değer ailede yeşerir. Bu inançla, Momtalks bugüne kadar binlerce ebeveyn ve eğitimciye dokundu. Ülkemizde yaptığımız etkinliklerin dışında, ilk kez ülke dışında yaşayan ebeveynlerle de buluşacağımız için çok heyecanlıyız. Momtalks artık bir aile ve bu güzel platformu ihtiyaç olan her yere taşıyacağız" dedi.

Ashton Ross Law Eurovizyon 860X450

Dört Kadın Girişimciden Bütünsel Sağlık Kampı ve Seminerleri

İş dünyasında farklı alanlarda başarılarıyla tanınan dört kadın girişimci, sağlık ve şifa odaklı yeni bir iş modeli geliştirerek Bütünsel Sağlık Kampı ve Seminerlerini hayata geçiriyor.

Eylül Çeviri ve Health Life kurucusu iş insanı Cihan Kılıç Aydın, Healglob kurucusu gazeteci-yazar Şükriye Tahir, mimar Neslihan Korkmazyürek ve eğitimci Sanem Şahin, geliştirdikleri bu modelle hem bireysel sağlık ve farkındalığı hem de toplumsal iyilik halini desteklemeyi amaçlıyor.

İlk Kamp İstanbul’da

Projenin ilk etkinliği 20–21 Eylül 2025 tarihlerinde İstanbul Durusu Park Trikos Otel’de gerçekleşecek. Kamp, sağlık ve bütünsel sağlık alanında uzman isimleri bir araya getirerek katılımcılara hem seminer hem de uygulamalı aktivite programları sunacak.

Sanat, Bilim, Doğa ve Hayvanlarla Şifa

Etkinlik boyunca katılımcılar;

  • At terapisi,
  • Resimle şifa sanatı,
  • Keçe sanatı ile zihinsel dinçlik,
  • Topraklama çalışmaları,
  • Sembol diliyle şifalanma,
  • EFT, Regresyon
  • Su sesi terapisi
  • Sayılarla hayat amacını bulma ve uygulama

gibi pek çok farklı bütünsel sağlık yöntemini deneyimleme fırsatı bulacak.

Türkiye ve Dünyaya Açılacak

Bütünsel Sağlık Kampı ve Seminerleri yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmayacak; ilerleyen dönemlerde Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve yurtdışında da düzenlenerek geniş kitlelere ulaşacak. Türkiye ve İngiltere’den iki ayaklı olarak yürütülen projenin İngiltere ayağını uzun yıllardır burada başarılı çalışmalara imza atan Sanem Şahin ve Neslihan Korkmazyürek yürütüyor.

Istikbal 860X450 Pxl

❌