Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

Kremlin açıkladı: Rusya ve Çin, vizesiz seyahati kalıcı hale getirmeyi görüşecek

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in iki ülke arasındaki vizesiz seyahat uygulamasının kalıcı hale getirilmesi” önerisini destekleyip desteklemediğine ilişkin soruya “Konu iki taraf arasında görüşülecek ve üzerinde mutabakata varılacak” yanıtını verdi.

PUTİN GÜNDEME GETİRMİŞTİ 

Putin, 31 Ağustos’ta Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Çin Devlet Başkanı Xi ile yaptığı görüşmede, Pekin’in bunu mümkün ve faydalı görmesi halinde Rusya’nın Çin ile vizesiz seyahat uygulamasını kalıcı hale getirmek için çalışmaya hazır olduğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı, 1 Aralık 2025’te imzaladığı kararnameyle Çin vatandaşlarının karşılıklılık esasına göre Rusya’ya 30 güne kadar vizesiz giriş yapabilmesine imkan tanımıştı. Uygulamanın ilk olarak 14 Eylül 2026’ya kadar geçerli olması öngörülmüştü.

Çin de daha önce Rus vatandaşları için benzer bir vizesiz seyahat uygulaması başlatmıştı. İki ülke daha sonra karşılıklı vizesiz giriş uygulamasını 2027 sonuna kadar uzatma kararı almıştı.

ÇİN’DEN RUSYA’YA TURİST SAYISI YÜZDE 50 ARTTI 

Çin’in Moskova Büyükelçisi Zhang Hanhui’nin daha önce yaptığı açıklamaya göre, vize şartının kaldırılmasının ardından 2026’nın ilk çeyreğinde Çin’den Rusya’ya seyahat eden turistlerin sayısı yaklaşık yüzde 50 arttı.

Rus ‘muhalifler’ seçimlere savaş mı açtı?

Okay Deprem yazdı…

Rusya parlamentosu’nun alt kanadı Devlet Duması’nın yaklaşan eylül ayının ikinci yarısında seçimleri gerçekleşecek. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin medyasında ilgili seçimlerin gayrimeşru olarak tanınması için şimdiden dikkatlice koordine edilmiş bir kampanya yürütüldüğü gözleniyor. Bu enformasyon saldırısının araçlarından birisi de tahmin edileceği üzere, ülke dışına çıkmış bulunan Rus muhalifler. Bunlardan bazıları bilindiği gibi çok uzun zaman önce vatanlarını terk etmişti, geri kalanları ise şubat-Mart 2022 döneminde Rusya’dan göç etmişlerdi. Ama bu durum onların her nedense ve halen, Rusya Federasyonu seçim sistemini itibarsızlaştırma yönünde güçlerini birleştirmelerine engel olmuyor. Ve bu hakikaten de asılsız bir iddia değil. Söz gelimi, sadece resmi veriler dahi baz alındığında, Kremlin’e muhalif “Yolsuzlukla Mücadele Vakfı”nın (FBK) eski başkanı Leonid Volkov’un, Avrupa’da ikamet ettiği mahalde birkaç yıl önce 540.000 avro değerinde iki katlı bir ev satın aldığı hatırlanacaktır. Putin’in yurt dışına kaçan diğer muhaliflerinin de pek “yoksulluk çekmedikleri” belirtilebilir: FBK’nın eski çalışanlarından İvan Jdanov, Yulia Navalnaya (hapishanede ölen ünlü muhalif siyasetçi Aleksey Navalni’nin dul eşi), Devlet Dumasının eski milletvekilleriden İlya Ponomarev, eski satranç şampiyonu Garry Kasparov, emekli petrol patronu Mikhail Khodorkovski ve rejim değişikliği talep eden diğerleri gibi… Hepsi de Rusya’nın Batı siyasetine geri dönmesini, Ukrayna ile savaşta yenilmesini ve ardından da ülkenin muhtemel birkaç sözde egemen cumhuriyete bölünmesini savunageliyor.

GÖRECE MADDİ REFAHLARI KENDİ VATANLARINA BİR ŞEKİLDE SIRT ÇEVİRMELERİ SAYESİNDE OLMASIN?

Bu insanlar kendilerini birer büyük stratejistler sanıyor olabilirler, ancak şu anda zorunlu olarak bulundukları ortamda siyasi göçmenlere artık çok da saygıyla değil, fakat tersine, olabildiğinde tersi duygu ve düşüncelerle bakanların sayısının hiç de az olmadığını biliyor olsalar gerek. Çevrelerindeki pek çok kişi, kavuştukları görece maddi refahlarının kendi vatanlarına bir şekilde sırt çevirmek sayesinde olduğunu anlayıp görebiliyor. Ve benzer grupların günümüzde her yerde giderek daha çok hor görülüp dışlandıklarına tanık olunuyor… Yukarıda tasvir edilen politize karakterlerin gerçek siyasi mücadele yerine adeta “yabancı hibeler” uğruna çekişmede daha başarılı olduklarını düşünenlerden ünlü Slovak toplumsal aktivistlerden ve aynı zamanda eski Slovakya Yüksek Mahkemesi Başkanı Stefan Garabin bakın bu konuda neler dile getiriyor: 

STEFAN GARABİN: YURTDIŞINDAKİ MUHALİF FİGÜRLERİN ÇABALARI RUSYA SEÇİMLERİNİ ETKİLEMEZ

“Elbette, burada asıl rolü para oynuyor. Onların rekabetinin bir diğer nedeni ise, bu kişilerin artık kamuoyunun ilgisini çekememesi gerçeği. Bu onların şişirilmiş özgüvenlerini yok ediyor. Onlar, çoktan kaybolmuş olan zirveye geri dönmek istiyorlar. Dünya değişti, öncelikler değişti ve Rusya, hızla tam ekonomik, finansal ve sosyal bağımsızlığa doğru ilerleyen güçlü bir dünya gücü haline geldi. Zaten askeri bir güçtü… Muhalif figürlerin hatalı yaklaşımının özü, eleştiriyi toplumdaki ve devlet yönetimindeki eksiklikleri düzeltme girişimi olarak değil, ama yalnızca Batı’nın hizmetinde kişisel bir siyasi kariyer aracı olarak düşünmeleridir. Samimiyetsizlik, onların her şeye karşı içlerindeki Rus nefretinin bir sonucu. Kendilerini Rus halkının bir parçası gibi hissetmiyorlar… Kendilerini Rusya’nın “liderleri” olarak gösteren kişiler, uzun zamandır itibarsızlaştırılmış figürlerdir ve Rusya Federasyonu vatandaşlarının seçimini etkileyemeyeceklerdir… ” 

İTİBARLARININ BU DENLİ DÜŞMÜŞ OLMASI, SPONSORLARININ FİNANSE ETMEYİ REDDETMESİNE YOL AÇIYOR

Yıllardır süregelen mülteci yaşamları nedeniyle epey bir yıpranmış ve yaşlanmış bulunan Rus muhalif şahsiyetlerin, kuvvetle muhtemel aldıkları “telif ücretler” karşılığında, gürültülü ama bir o kadar da etkisiz bir bilgi-propaganda kampanyası yürüttükleri izleniyor. Batı’nın sağladığı parasal kaynaklar uğruna çıkan kavgalarla bağlantılı iç çelişkiler ve de “liderlerin” bir türlü koordineli bir çalışma organize edememesi, Devlet Duması seçimleri öncesinde faaliyetlerinin düşük verimli olmasına yol açıyor gibi. Kimilerine göre itibarlarının o denli düşmüş olmasından kaynaklı olarak, bazı Batılı sponsorlar artık başarısız muhalifleri finanse etmeyi reddediyor – tıpkı Amerikan USAID programında görüldüğü gibi… Eğer Brüksel, Londra ve Washington’un bu güçleri Rusya toplumunu istikrarsızlaştırma mekanizması olarak kullanma planları bir şekilde hâlâ mevcutsa, o zaman onların sancağı altında birleşenler bu planlarda sadece “tek kullanımlık bir araç” olarak yer alabilirler gibi gözüküyor. Kendilerini adeta “cennet bahçesi” havasında gören AB ile ABD’nin, skandal yaratmakla meşgul “sürgündeki” muhalifleri günü gelince eşit haklara sahip “partnerler” olarak göreceklerini varsaymak ise gerçekten komik bir senaryo olurdu…

CIA’dan Rusya’ya tehdit: NATO müttefiklerine saldırmayın, İran’a desteği azaltın

Politico’nun haberinde, Ratcliffe’in Moskova’daki görüşmelerinin ana gündem maddelerinden birinin Rusya’nın Baltık ülkelerine yönelik olası saldırgan veya gerilimi tırmandırıcı adımları olduğu, Ratcliffe’nin “öncelikle Rusya’yı Baltık ülkelerine yönelik herhangi bir gerilimi tırmandırıcı eyleme karşı uyarmaya” odaklandığı değerlendirmesi yapıldı.

Rusya ile Ukrayna arasında son dönemde cephe hattının çok ötesindeki bölgelere yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarının yoğunlaştığı, Moskova’nın Ukrayna’ya destek veren NATO ülkelerine yönelik tehditlerinin de arttığı kaydedildi.

NATO Antlaşması’nın 5’inci maddesi uyarınca bir üyeye yönelik silahlı saldırının tüm üyelere yönelik saldırı kabul edildiği hatırlatılan haberde, Rusya’nın Avrupa’daki ABD müttefiklerine karşı sabotaj ve siber saldırılar gibi doğrudan savaşa varmayan yöntemleri uzun süredir kullandığı belirtildi.

TRUMP: “YARI RUTİN BİR ZİYARET”

ABD Başkanı Donald Trump ise Ratcliffe’in Moskova ziyaretine ilişkin spekülasyonları reddetti. Trump, Ratcliffe’in ziyaretinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i NATO’nun kararlılığını test etmemesi veya İngiltere’ye saldırmaması konusunda ikna etmek amacı taşımadığını söyledi.

Ziyareti “yarı rutin bir adım” olarak nitelendiren Trump, görüşmelerin Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesiyle ilgili olduğunu belirterek, “Ukrayna ile savaşın sona erdiğini görmek istiyoruz” dedi.

CIA ise Ratcliffe’in ziyareti hakkında Politico’nun yorum talebine yanıt vermedi.

İRAN’A DESTEĞİN AZALTILMASI İSTENDİ

Haberde ayrıca Ratcliffe’in, Moskova’da Rus yetkililerle İran’a yönelik desteğin azaltılması konusunu da gündeme getirdiği öne sürüldü. Ratcliffe’in Rusya’dan İran’a silah ve savunma teknolojisi aktarımını durdurmasını istediği, Moskova’nın ABD yaptırımlarından etkilenmesi halinde “aşırı tepki vermemesi” yönünde uyarıda bulunduğu aktarıldı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de 25 Ağustos Pazartesi günü, İran’la ekonomik ilişkilerini kesmeyi reddeden ülkelere yönelik yaptırımların önemli ölçüde genişletilebileceği uyarısında bulunmuştu.

RATCLIFFE RUSYA KONUSUNDA “ŞAHİN” OLARAK NİTELENDİRİLİYOR

Ratcliffe’in Moskova ziyareti, Trump yönetiminin Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimlerinin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti.

Politico, Trump’ın ilk başkanlık döneminden bu yana ABD istihbarat topluluğuyla özellikle Rusya konusunda zaman zaman görüş ayrılıkları yaşadığını, ancak Trump’ın savaşın sona erdirilmesi konusunda Putin’den beklediği sonucu alamaması nedeniyle Rusya’ya yönelik tutumunun son dönemde sertleştiğini belirtti.

Ratcliffe’in ise Rusya konusunda daha “şahin” bir tutuma sahip olduğu ifade edildi.

Ratcliffe’in Moskova ziyareti, Trump yönetiminin CIA direktörünü önemli diplomatik temaslarda kullanmasının son örneği oldu. Ratcliffe’in mayıs ayında da Küba’ya gizlice giderek ülke yönetimini temel reformlar yapması, aksi takdirde ABD baskısıyla karşılaşabileceği uyarısında bulunduğu aktarıldı.

ABD’li Senatör James Lankford da Ratcliffe’in Moskova ziyaretini olumlu karşılayarak, “Konuşmamakla işler daha iyiye gitmez” değerlendirmesinde bulundu. (ANKA)

Tarık Çelenk ile Sağduyu (105) – Sevan Nişanyan anlattı: Rus modernleşmesi Türk modernleşmesine göre başarılı mıydı? 

Rus modernleşmesi neden başarılı oldu, Türk modernleşmesi neden aynı sonucu üretemedi? Sevan Nişanyan, Tarık Çelenk'e anlattı.

Tarık Çelenk ile Sağduyu (105) – Sevan Nişanyan anlattı: Rus modernleşmesi Türk modernleşmesine göre başarılı mıydı?  Medyascope

💾

Rus modernleşmesi neden başarılı oldu, Türk modernleşmesi neden aynı sonucu üretemedi? Sevan Nişanyan, Tarık Çelenk'e anlattı.

Rusya’dan ABD ve İsrail’e: ‘Geri dönüşü olmayan sonuçları olabilir’

Zaharova, başkent Moskova’da düzenlediği haftalık basın toplantısında, gündemdeki konulara dair değerlendirmelerde bulundu.

İran ile ilgili duruma değinen Zaharova, “ABD ile İsrail’in İran’a karşı başlattığı askeri macera, tüm Orta Doğu bölgesinin istikrarsızlaşmasına yol açtı. Gerginlik devam ederse, bunun geri dönüşü olmayan sonuçları olabilir.” şeklindeki değerlendirmesini paylaştı.

Zaharova, bölgedeki insani durumun “feci” olduğunu vurgulayarak, “Çevresel ve radyolojik felakete yol açabilecek askeri eylemlerin durdurulması gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Rusya’nın İran’la ilgili durumun çözümüne ilişkin tekliflerde bulunduğunu dile getiren Zaharova, bu konuda bölge ülkeleriyle yoğun temasları sürdürdüklerini söyledi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) Bahreyn öncülüğünde sunulan İran’ın Körfez ülkelerine füze atmasının kınandığı karar tasarısının kabul edildiğini anımsatan Zaharova, Rusya ile Çin’in tasarıyla ilgili yapılan oylamada çekimser kaldığına dikkati çekti.

Zaharova, “Rusya ve Çin, kararda bölgedeki gerginliğin nedenlerinden bahsedilmediği için çekimser kaldı. İran, kendi başına ve kötü niyetle komşu ülkelerdeki hedeflere saldırmaya başlamış gibi görünüyor. Moskova, ABD ve İsrail’in İran’a karşı sebepsiz saldırganlığının Orta Doğu’daki krize neden olduğunu defalarca vurguladı. Bu kararın onaylanmasından son derece memnun değiliz.” diye konuştu.

Rusya’nın BMGK’ye alternatif bir karar tasarısı sunduğunu kaydeden Zaharova, bunu sadece Çin, Pakistan ve Somali’nin oyladığını aktardı.

Telegram’ın Kurucusu Pavel Durov Teröre Destek mi Veriyor?

Telegram’ın kurucusu Pavel Durov, Rusya tarafından başlatılan bir Pavel Durov terör soruşturması ile karşı karşıya. Moskova yönetimi, Durov’u terör faaliyetlerine altyapı sağlamakla suçlarken, bu hamle teknoloji dünyasında ve ifade özgürlüğü tartışmalarında büyük yankı uyandırdı. Honor Magic V6 Özellikleri Sızdırıldı Honor Magic V6 özellikleri sızdırıldı! 7150mAh dev batarya, 120W hızlı şarj ve Snapdragon 8 Elite Gen […]

Epstein, defalarca Putin’e ulaşmaya çalışmış: Adını değiştirmiş, araya başbakan sokmuş

ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’in Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e ulaşmaya çalıştığı ortaya çıktı.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından, Epstein hakkındaki soruşturma kapsamında yayınlanan 3 milyondan fazla yeni belgeye göre Epstein, Putin ile bir araya gelmek için girişimlerde bulundu.

Belgeler, birçok üst düzey Rus yetkilinin Epstein ile doğrudan yazışmalar yaparak görüştüğünü ve Epstein’in yıllar boyunca değişik isimler üzerinden Putin ile bir görüşme ayarlamaları için defalarca girişimlerde bulunduğunu ortaya koydu.

Epstein’ın özel e-postalarında, 2010’lu yıllarda eski Norveç Başbakanı Thorbjorn Jagland üzerinden Putin ile görüşme ayarlanması için birçok defa yazışmalar yapıldığı ve Jagland ile bu çabaların 2018’e kadar aralıklarla devam ettiği görüldü.

Adalet Bakanlığı dosyaları ayrıca, Epstein’in, Rusya Federal Güvenlik Hizmetleri Akademisi’nin üst düzey mezunlarından Sergey Belyakov, Kremlin’e yakın isimlerden Rus milyarder Oleg Deripaska ve Rusya’nın eski Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vitaly Churkin gibi üst düzey isimlerle de irtibatta olduğunu gösterdi.

ABD Adalet Bakanlığı dosyalarında tüm girişimlere rağmen Epstein’in Putin ile herhangi bir görüşme gerçekleştirdiğine dair bir kayıt bulunmuyor.

Yayımlanan Epstein dosyalarında Putin’in adı 1000’den fazla kez geçiyor, ancak bu referansların büyük çoğunluğu kişisel ilişkiden ziyade Putin hakkındaki haber kupürleri ve medya özetlerinden oluşuyor.

EPSTEIN OLAYI

En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu.

Açıklanan Epstein dava dosyalarında, Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan “müşteri listesi”nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein’ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.

İlişkili Haber
thumbnail
Epstein skandalında Clinton ekibine uzanan yazışmalar
Haberi görüntüle
İlişkili Haber
thumbnail
Epstein belgelerinden çıktı… Mossad’a 400 milyon sterlinlik şantaj: ‘Her şeyi ifşa ederim’
Haberi görüntüle

Sapık ve Ajan | Epstein ve Çocukları | Bab-ı Ali Kılıcı | Hasan Erel – Erdem Atay videosunu izlemek için tıklayın:

İlişkili Haber
thumbnail
Yeni Epstein dosyaları: Çok sayıda belgede Macron’un adı geçti
Haberi görüntüle
İlişkili Haber
thumbnail
Eski İsrail Başbakanı, Trump’ı ikna etmesi için Epstein’den yardım istemiş: ‘Sarışın bir kadını göndermeye hazırlar’
Haberi görüntüle
İlişkili Haber
thumbnail
Trump’tan Epstein savunması: ‘Beni aklıyor’
Haberi görüntüle

 

 

 

💾

Veryansın Tv'ye destek olmak için KATIL'ın... 📌Kitaplarımızı satın almak için:https://pankusyayinlari.com/📌Yeni Deniz Mecmuası dergimize abone olmak için...

Antalya’ya 8 ayda gelen turist sayısı 12 milyona yaklaştı

AA

ANTALYA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, kent ağustosta geçen yılın aynı dönemine göre 37 bin 953 artışla 2 milyon 711 bin 395 ziyaretçiyi ağırladı. Antalya’ya bu dönemde en çok turist gönderen ülkeler sıralamasında Rusya ilk, Almanya ikinci ve İngiltere üçüncü sırada yer aldı.

İngiltere’yi, Polonya, Romanya, Kazakistan, Ukrayna, Hollanda, Çekya ve Slovakya takip etti. Ağustosta geçen yılın aynı dönemine göre Ukrayna yüzde 29, Rusya yüzde 6, Almanya pazarında ise yüzde 5 artış kaydedildi.

2 ana pazarda 2 milyon barajı aşıldı

Öte yandan 1 Ocak-31 Ağustos tarihlerinde Antalya, 11 milyon 702 bin 733 yabancı turistin tatil rotasında yer aldı. Bu dönemde Rusya 2 milyon 664 bin 54 turistle ilk sıraya yerleşti. Rusya’nın ardından 2 milyon 205 bin 309 ziyaretçi ile Almanya ikinci sırada yer aldı. Üçüncü sırada bulunan İngiltere’den de 8 ayda 1 milyon 116 bin 23 turist geldi.

Ana pazarlarımız Rusya ve Almanya

Kemer Yöresi Tanıtım Vakfı Başkanı Volkan Yorulmaz, AA muhabirine, kentteki turist hareketliliğin devam ettiğini ve ileriki aylar için de rezervasyonlarının iyi durumda olduğunu söyledi.

Turist yoğunluğunun birkaç ay daha devam etmesini beklediklerini dile getiren Yorulmaz, “Rusya ve Almanya, Antalya çanağının ana iki pazarı. Arkadan İngiltere ve Polonya geliyor.” dedi.

Antalya’nın özellikle “her şey dahil” sisteminde çok iyi konumda olduğunu aktaran Yorulmaz, ancak kentte kültür, spor gibi alternatif turizm faktörleriyle turisti otelden dışarı çıkardıklarını kaydetti.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca antik kentlere, müzelere yapılan yatırımların turizmin çeşitlenmesi açısından da önemli olduğunu vurgulayan Yorulmaz, turizmcilerin de spor organizasyonları gibi etkinliklere ağırlık verdiğini ifade etti.

Muhabir: Hatice Özdemir Tosun

Rusya ile İran arasında stratejik ortaklık anlaşması

Putin ile Pezeşkiyan, Rusya’nın başkenti Moskova’da Kremlin Sarayı’nda yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantının başında iki lider “Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması” imzaladı.

Putin, imzaların ardından yaptığı konuşmada, Rusya ile İran arasında karşılıklı fayda sağlayan büyük bağların bulunduğunu söyledi.

İmzalanan anlaşmayla, bu ilişkileri yeni seviyelere çıkardıklarına işaret eden Putin, “Bugünkü anlaşma, uzun vadede ikili işbirliğini derinleştirmek için iddialı hedefler belirliyor. Bu, gerçekten çığır açan bir anlaşma ve Rusya ile İran’ın istikrarlı ve sürdürülebilir kalkınması için gerekli koşulları yaratmayı amaçlıyor.” dedi.

Rusya ve İran’ın ticaret, finans ve yatırım alanlarında önemli ortaklar olduğunun altını çizen Putin, iki ülke arasında artan ticaretin neredeyse tümüyle yerli para birimleriyle yapıldığını söyledi.

İKİ ÜLKENİN ÖDEME SİSTEMLERİ

Putin, iki ülkenin ulusal ödeme sistemlerini eşleştirmek için de çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

İran ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında serbest ticaret anlaşmasının da yakın zamanda tümüyle devreye girmesini beklediklerini anlatan Putin, “Kuzey-Güney koridorunun gelişimi de yeni fırsatlar yaratıyor. Koridorun parçası olarak bir demir yolu hattı bölümünün inşası ile ilgili konuları tartışmaya devam ediyoruz. Bu projenin uygulanması, Rusya ve Belarus’tan İran limanlarına bağlanan lojistik yolunun kurulmasına yardımcı olacaktır.” diye konuştu.

Putin, Rus gazının İran’a sevkiyatına ilişkin de görüşmeler yaptıklarına işaret ederek “Başlangıçta yaklaşık 2 milyar metreküplük ufak hacimlerle başlayıp ardından 55 milyar metreküpe kadar çıkabilir. Ayrıca petrolde de işbirliği mümkün görünüyor.” dedi.

Rusya ve İran, stratejik ortaklık anlaşmasıyla işbirliğini güçlendirmeyi planlıyor
Rusya ile İran arasında imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasıyla güvenlik, enerji ve ticaret alanındaki işbirliğini geliştirilmesi hedefleniyor.

Kremlin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın bugün Moskova’da imzaladığı “Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması”na ilişkin detayları paylaştı.

Anlaşmaya göre, iki ülke ortak askeri tehditlere karşı birlikte hareket edecek, ortak askeri tatbikatlar düzenleyecek ve askeri-teknik alanda işbirliğini geliştirecek.

ÜLKELERDEN BİRİNE SALDIRI GERÇEKLEŞMESİ HALİNDE…

Ülkelerden birine bir saldırı gerçekleşmesi halinde, diğer ülkenin saldıran tarafa destek vermemeyi taahhüt ettiği anlaşmada, taraflar, topraklarını diğer ülkenin istikrarına zarar verebilecek ayrılıkçı hareketler tarafından kullanılmasına izin vermeyecek.

Anlaşmayla, iki ülke istihbarat ve güvenlik kurumları da işbirliğini geliştirmesi de öngörülürken karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımının da artırılması planlanıyor.

ENERJİ VE TİCARET

Rusya ve İran’daki enerji şirketlerinin doğal gaz ve petrolde karşılıklı işbirliğini ve yatırımlarını artırmasının öngörüldüğü anlaşmada, “Her iki taraf da nükleer santrallerin inşası da dahil, nükleer enerjinin barışçıl kullanımı konusunda uzun vadeli ortak projeler üzerinde çalışacak.” ifadesine yer verildi.

Anlaşmaya göre, iki ülke bağımsız bir ödeme sistemi kurulması konusunda çalışma yürütecek ve bankalar arasındaki işbirliğini de güçlendirecek.

SURİYE

Suriye’deki son gelişmeleri de Pezeşkiyan ile ele aldıklarını aktaran Putin, durumun Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne saygı çerçevesinde kapsamlı şekilde çözülmesinden yana olduklarını belirtti.

Putin, “Suriye halkına, durumun normalleşmesi, insani yardımın acilen sağlanması ve çatışmalar sonrası kapsamlı çözüm sürecinin başlatılması ile ilgili konularda gerekli desteği sağlamaya hazırız. Bununla birlikte Suriyelilerin, ülkesinin geleceğini diyalog aracılığıyla belirlemesi gerektiğini düşünüyoruz. Suriye halkının, geçiş dönemiyle bağlantılı olarak ortaya çıkan tüm zorlukları başarıyla aşmasını içten diliyoruz.” dedi.

ATEŞKES ANLAŞMASI

İsrail ile Hamas arasında Gazze Şeridi’nde sağlanan anlaşmayı değerlendiren Putin, anlaşma gereği Gazze’ye insani yardım hacminin arttırılmasının önemli olduğunu vurguladı.

Putin, “Tüm bunların, Gazze’deki insani durumun iyileşmesine ve uzun vadeli istikrara kavuşmasına katkı sağlayacağını umuyoruz. Bununla birlikte İsrail-Filistin meselesine kabul görmüş uluslararası temelde kapsamlı çözüm bulunmasına yönelik girişimlerin zayıflatılmaması önemli. Bu, İsrail ile barış ve güvenlik içinde var olacak Filistin Devletinin kurulmasını öngörüyor.” ifadelerini kullandı.

İran ile Güney Kafkasya bölgesindeki etkileşimi değerlendiren Putin, bölgede barış ve istikrarın korunmasının her iki ülke için faydalı olduğunu belirtti.

Uluslararası hukukun üstünlüğünün önemini vurgulayan Putin, uluslararası ilişkilerin Birleşmiş Milletler prensipleri temelinde inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

❌