Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

Yurt dışı tatilinde yeni trend 

Konaklama, ulaşım, rehberlik, çevre gezileri ve farklı hizmetleri tek program altında sunan kapsamlı tur paketlerine ilgi artarken, Türk turistlerin klasik Avrupa rotalarının yanı sıra Japonya, Güney Kore ve Sri Lanka gibi deneyim odaklı destinasyonlara yöneldiği görülüyor. Film ve dizilerde görülen lokasyonların seyahat tercihlerine taşındığı “set-jetting” eğilimi de turizmde etkisini artırıyor. Yurt dışı seyahatlerinde tüketicilerin tatil tercihleri değişiyor. Tur satın alırken başlangıçta görülen fiyatın yanı sıra seyahat sırasında ortaya çıkabilecek ekstra harcamalar, konaklama standardı, ulaşım koşulları, rehberlik hizmetleri, çevre gezileri ve giriş ücretleri gibi kalemler de karar sürecinde daha fazla dikkate alınıyor. Özellikle seyahat bütçesini önceden belirlemek isteyen turistler, farklı hizmetlerin tek program içerisinde sunulduğu kapsamlı paketlere yöneliyor. Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, premium tur anlayışının yalnızca yüksek kategorideki otellerle sınırlandırılmaması gerektiğini belirterek, seyahatin bütün aşamalarının planlanmasının önemine dikkat çekti. TUR FİYATINDAN ÇOK TOPLAM MALİYET ÖNE ÇIKIYOR Tur programlarında rotanın oluşturulmasından şehirlerde geçirilecek süreye, otellerden ulaşım araçlarına ve rehber seçimine kadar birçok unsurun seyahat deneyimini doğrudan etkilediğini belirten Kamçı, tüketicinin satın alma sırasında karşılaştığı fiyat ile tatilin gerçek maliyeti arasındaki farkın mümkün olduğunca azaltılmasını hedeflediklerini söyledi. Kamçı, “Premium ifadesi bizim için yalnızca otel kategorisini anlatmıyor; seyahatin uçtan uca doğru planlanması ve nitelikli bir deneyim sunulması anlamına geliyor” dedi. Turistlerin satın alma aşamasında yalnızca başlangıç fiyatına odaklanmadığına işaret eden Kamçı, standart paketlere sonradan eklenen ekstra turlar, giriş ücretleri ve şehir vergileri gibi harcamaların toplam seyahat maliyetini yükseltebildiğini kaydetti. TÜRK TURİSTLERİN UZAK ROTALARA İLGİSİ ARTIYOR 2026 yılı seyahat tercihlerinde Avrupa’nın klasik destinasyonları ilgi görmeye devam ederken, uzak ve daha farklı deneyimler vadeden ülkelerin de öne çıktığı görülüyor. Coral Travel'ın premium tur verilerine göre İspanya-Endülüs, Bernina Treni ile İsviçre Alpleri, İskandinavya ve Fiyortlar ile İtalya Çizme rotaları Avrupa seyahatlerinde dikkat çekerken; Bali, Singapur, Japonya, Güney Kore, Güney Afrika, Tayland, ABD ve Özbekistan gibi destinasyonlar da seyahat programlarında öne çıktı. JAPONYA'YA TALEPTE YÜZDE 70 ARTIŞ Uzak destinasyonlar arasında özellikle Japonya, Güney Kore ve Sri Lanka'ya yönelik ilginin yükseldiği belirtiliyor. Coral Travel verilerine göre Japonya'ya olan talep geçen yıla kıyasla yüzde 70 artarken, Güney Kore'ye yönelik talepteki artış yüzde 50'ye ulaştı. Uzak Doğu ülkelerinin yanı sıra Türkiye'ye daha yakın coğrafyalardaki alternatifler de turistlerin radarında bulunuyor. Azerbaycan, diğer Türk Cumhuriyetleri ve Gürcistan gibi destinasyonlar, farklı seyahat deneyimleri arayan turistlere sunulan seçenekler arasında yer alıyor. Bu eğilim, yurt dışına çıkan turistlerin yalnızca popüler kentleri görmek yerine farklı kültürler,  FİLM VE DİZİLER SEYAHAT ROTALARINI ETKİLİYOR Turizm sektöründe dikkat çeken yeni eğilimlerden biri de “set-jetting” olarak adlandırılan seyahat anlayışı oldu. Film ve televizyon yapımlarında görülen kentlerin, doğal alanların veya tarihi mekanların seyahat rotasına dönüştürülmesi anlamına gelen bu eğilim, özellikle genç kuşakların tatil tercihlerinde etkili oluyor. 18 ülkede 24 bin yetişkinle gerçekleştirilen Unpack ’26 araştırmasına göre Z ve Y kuşağındaki seyahatseverlerin yüzde 81'i tatil planlarını film ve televizyon yapımlarında gördükleri lokasyonlardan etkilenerek oluşturuyor. Küresel seyahatseverlerin yüzde 53'ü ise ekranlardan ilham alan seyahatlere ilgisinin son bir yılda arttığını belirtiyor. “THE ODYSSEY” ÇEKİM NOKTALARINI SEYAHAT GÜNDEMİNE TAŞIDI Set-jetting eğiliminin 2026 yılındaki örneklerinden biri de Christopher Nolan'ın Homeros'un destanından uyarladığı “The Odyssey” oldu. Yapımın çekim noktaları arasında bulunan Yunanistan'daki Peloponez'in yanı sıra Sicilya, Fas ve İskoçya gibi destinasyonların seyahat gündeminde daha fazla yer almaya başlaması, sinema ile turizm arasındaki ilişkinin geldiği noktayı ortaya koyuyor. ALTI YENİ ROTA TUR PROGRAMLARINA EKLENECEK Değişen seyahat alışkanlıkları tur operatörlerinin programlarına da yansıyor. Coral Travel, önümüzdeki dönemde premium tur ağını yeni destinasyonlarla genişletmeye hazırlanıyor. Planlanan altı yeni program arasında Yangtze Nehri'nde Büyük Çin, Kızıl Nehir'den Mekong'a Vietnam, Phu Quoc, Zanzibar, Güney Afrika-Botsvana-Victoria Şelaleleri ile Kahire'den Abu Simbel'e uzanan Mısır'ın Altın Rotası bulunuyor. SEYAHATTE KONFOR KADAR BÜTÇE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİĞİ DE ÖNEMLİ Kapsamlı tur paketlerinin öne çıkmasındaki önemli faktörlerden biri de tatil bütçesinin önceden hesaplanabilmesi. İlk bakışta daha düşük fiyatlı görünen bir turda program dışında bırakılan hizmetlerin sonradan satın alınması toplam maliyeti önemli ölçüde değiştirebiliyor. Ekstra geziler, giriş ücretleri, şehir vergileri ve benzeri kalemlerin hesaba katılmasıyla başlangıçtaki fiyat avantajının azalabildiğini belirten Kamçı, premium programlarda seyahat maliyetinin mümkün olduğunca satın alma aşamasında görünür olmasını amaçladıklarını ifade etti. Avrupa rotalarında merkezi konumdaki 4 yıldızlı otellerin, uzak destinasyonlarda ise bölgenin özelliklerine göre belirlenen 4 ve 5 yıldızlı tesislerin tercih edildiğini aktaran Kamçı, seyahat deneyiminin yalnızca konaklama standardıyla değerlendirilmediğini vurguladı. PREMİUM TURLARDA MEMNUNİYET YÜZDE 97,8 Coral Travel'ın açıkladığı verilere göre 2026'da bugüne kadar premium turlarla seyahat eden müşterilerde memnuniyet oranı yüzde 97,8 olarak gerçekleşti. Kamçı, standart ve premium tur arasındaki fiyat farkının yalnızca satış aşamasındaki rakam üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Standart bir turun fiyatına ekstra turlar, giriş ücretleri ve şehir vergileri gibi dahil olmayan kalemler eklendiğinde toplam maliyet farkı önemli ölçüde azalıyor” dedi. Amaçlarının yalnızca bir tur satmak olmadığını dile getiren Kamçı, satın alma aşamasından seyahatin tamamlanmasına kadar sunulan deneyimin turistlerin sonraki tatil tercihleri üzerinde de belirleyici olduğunu ifade etti. Turizmdeki son eğilimler, yurt dışına çıkan tüketicilerin fiyat karşılaştırmasının ötesine geçerek seyahatin tamamında ne kadar harcayacağını ve bu harcama karşılığında nasıl bir deneyim yaşayacağını daha fazla sorguladığını gösteriyor. Klasik Avrupa rotalarının yanı sıra Uzak Doğu ve egzotik destinasyonlara yönelik yükselen ilgi ile film ve dizilerden beslenen yeni seyahat eğilimleri de önümüzdeki dönemde tur programlarının çeşitlenmeye devam edeceğine işaret ediyor.

Direksiyonda ölümle yarış: Dünyanın en tehlikeli 10 yolu

Emniyet kemerini bağlamadan çıkılan her yolculuk bazı rotalarda sadece bir hata meselesi değil hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor. Uçurumun kıyısına oyulmuş dar şeritler, tek aracın zor sığdığı geçitler ve doğanın tüm sertliğiyle sınadığı virajlar... Dünyanın bazı yolları sürücülere adeta 'geri dönmek bir şans' mesajı veriyor. İşte listede Türkiye'nin de olduğu dünyanın en tehlikeli 10 yolu.

2025 Turizm Raporu: Vizesiz Rotalar Yükselişte

GEZGİN PROFİLİ DEĞİŞİYOR: DENEYİM, GÜVEN VE REHBERLİK ÖN PLANDARaporda öne çıkan bir diğer önemli başlık ise gezgin beklentilerindeki belirgin dönüşüm oldu. 2025 verileri, seyahatseverlerin yalnızca destinasyona değil; turun içeriğine, organizasyon kalitesine ve rehberlik hizmetlerine daha fazla önem verdiğini ortaya koydu. Özellikle yurt dışı kültür turlarında, detaylı planlama, programın şeffaflığı ve kriz anlarında güven duygusu yaratan organizasyon yapısı, tercihleri doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer aldı. Prontotour verileri, gezginlerin artık “görmek” kadar “anlamak” istediğini gösteriyor. Rehberin anlatım gücü, grup yönetimi, yerel kültürle kurulan temas ve zamanın verimli kullanılması; memnuniyet düzeyini belirleyen temel faktörler olarak öne çıkıyor. Bu tablo, kültür turlarında standart program anlayışının yerini, daha nitelikli ve deneyim odaklı seyahat modellerine bıraktığını ortaya koyuyor. 2025 TURİZM VERİLERİ YURT DIŞI ODAKLI SEYAHATİ İŞARET EDİYORTürkiye’de seyahat alışkanlıklarına ışık tutan 2025 Turizm Raporu, yurt dışı kültür turlarına olan ilginin belirgin biçimde arttığını ortaya koydu. 48 bini aşkın rezervasyonun analiz edilmesiyle hazırlanan rapor, Türk gezgininin seyahat anlayışında önemli bir dönüşüm yaşandığını gösteriyor. Raporda, yalnızca destinasyon tercihleri değil; seyahat edenlerin beklentileri, yaş profili, seyahat süreleri ve program tercihlerine ilişkin dikkat çekici veriler yer aldı. Rapora göre 2025 yılında kültür odaklı seyahatlerin yaklaşık yüzde 70’i yurt dışı destinasyonlarda gerçekleştirildi. Bu oran, yurt dışı seyahatin yalnızca belirli bir kesimin tercihi olmaktan çıkarak daha geniş bir gezgin kitlesine yayıldığını ortaya koydu. Seyahat edenlerin yaş ortalamasının 42 olması ise kültür turlarına olan ilginin orta yaş grubunda yoğunlaştığını gösterdi. Raporda öne çıkan en belirgin başlıklardan biri, yurt dışı kültür turlarına yönelik talepteki artış oldu. Özellikle Avrupa şehirlerini kapsayan programlar, tarih ve kültürü bir arada sunan rotalar ile rehberli gezilerin yoğun ilgi gördüğü kaydedildi. Kültür turlarında çiftlerin oluşturduğu iki kişilik seyahatlerin en güçlü gezgin profili olduğu belirtildi. Paris, Roma ve Barselona gibi şehirler, romantik ve kültürel yapılarıyla çiftlerin en çok tercih ettiği destinasyonlar arasında yer aldı. Bunun yanı sıra Orta Avrupa turlarında Budapeşte, 2025 yılında en çok ziyaret edilen şehir olarak öne çıktı. Bir önceki yılın zirvesinde yer alan Prag’ın yerini alan Budapeşte, kültürel mirası ve ulaşım kolaylığıyla gezginlerin ilgisini çekti. VİZE SÜREÇLERİNE RAĞMEN TALEP AZALMADIRaporda dikkat çeken bir diğer unsur ise vize süreçlerinde yaşanan zorluklara rağmen yurt dışı seyahat talebinin düşmemesi oldu. Aksine, vizesiz veya kapıda vize uygulaması bulunan destinasyonlara yönelimin hız kazandığı görüldü. Özellikle Balkan ülkeleri, Mısır ve Japonya, vize süreçlerinin görece kolay olması nedeniyle 2025’te yoğun talep gören bölgeler arasında yer aldı. Vizesiz destinasyonlara olan bu ilgi, seyahatseverlerin planlama sürecinde esneklik ve öngörülebilirlik arayışında olduğunu gösterdi. Raporda, gezginlerin uzun ve belirsiz vize süreçleri yerine daha hızlı karar alabilecekleri rotalara yöneldiği ifade edildi. 2025 Turizm Raporu’nda deniz ve gemi turlarının da yükselişini sürdürdüğü belirtildi. Özellikle İngiliz Cunard Line firmasına ait Queen gemileri, yılın öne çıkan seyahat seçenekleri arasında yer aldı. Uzun rotaları, konforlu seyahat deneyimi ve planlı program yapısıyla bu gemilerin yoğun ilgi gördüğü kaydedildi. Ayrıca çocuklu ailelerin vizesiz deniz rotalarına yöneldiği, yaz aylarında deniz temalı programların talep açısından öne çıktığı raporda yer aldı. Maldivler ve Zanzibar, sosyal medya üzerinden en fazla talep edilen uzak deniz destinasyonları olurken; Sharm ve Budva, daha uygun bütçeli seçenekler arasında öne çıktı. YURT İÇİ VE YURT DIŞI TERCİHLER DENGELENDİRaporda, yurt dışı seyahatlerin artmasına rağmen yurt içi turizm talebinin tamamen geri planda kalmadığına da dikkat çekildi. Yurt içi turlarda Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Karadeniz ve Kapadokya rotaları öne çıktı. Özellikle kültürel içerikli ve rehberli programların yurt içinde de tercih edilmeye devam ettiği belirtildi. Otobüslü Büyük İskandinavya turu ise 2025 yılında en fazla gerçekleştirilen uzun rotalardan biri olarak kayıtlara geçti. Bu tur, hem kapsamlı program yapısı hem de çok sayıda ülkeyi kapsaması nedeniyle ilgi gördü. SATIN ALMA ALIŞKANLIKLARINDA ÇAĞRI MERKEZİ ÖNE ÇIKTI2025 Turizm Raporu’na göre seyahat satın alma süreçlerinde çağrı merkezi kanalı önemini korudu. Özellikle uzun süreli ve yüksek bütçeli turlarda gezginlerin birebir iletişimi tercih ettiği gözlemlendi. Raporda, gezginlerin program detayları, rehberlik hizmeti ve seyahat güvenliği konularında doğrudan bilgi almayı önemsedikleri vurgulandı. Seyahatlerin en yoğun olduğu dönem ise Kurban Bayramı olarak kaydedildi. Yaz ayları, toplam yolcu sayısı açısından yılın en hareketli dönemi oldu. Raporda dikkat çeken gelişmelerden biri de İzmir ve Ankara çıkışlı turların önceki yıla kıyasla daha hızlı büyümesi oldu. Bu artış, bölgesel çıkışlı tur programlarının erişilebilirliğinin ve talebinin yükseldiğini gösterdi. Büyük şehirler dışındaki gezginlerin de yurt dışı ve yurt içi turlara daha kolay ulaşabildiği belirtildi. GEZGİN PROFİLİ DEĞİŞİYOR2025 verileri, gezgin profilinde belirgin bir değişime işaret etti. Raporda, seyahatseverlerin artık yalnızca “gezmek” odaklı değil; güvenli, planlı ve rehberliği güçlü programlar aradığı vurgulandı. Program akışının net olması, rehberlik hizmetinin niteliği ve zaman yönetimi, gezginlerin karar sürecinde belirleyici faktörler arasında yer aldı. Bu durum, seyahat deneyiminin yalnızca destinasyonla sınırlı kalmadığını; hizmet kalitesi ve organizasyon yapısının da en az rota kadar önemli hale geldiğini ortaya koydu. 2025 “YURT DIŞI TATİL YILI” OLARAK ÖNE ÇIKTIRaporda yer alan veriler, 2025 yılının genel seyahat eğilimleri açısından “yurt dışı tatil yılı” olarak öne çıktığını gösterdi. Kültür turlarındaki artış, vizesiz destinasyonlara yönelim ve deniz-gemi turlarının yükselişi, Türk gezgininin seyahat anlayışında çeşitliliğin arttığını ortaya koydu. 2025 Turizm Raporu, önümüzdeki dönemde turizm sektöründe planlama, destinasyon geliştirme ve hizmet kalitesi konularının daha da önem kazanacağına işaret eden kapsamlı bir veri seti sundu.

Antalya’ya 8 ayda gelen turist sayısı 12 milyona yaklaştı

AA

ANTALYA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, kent ağustosta geçen yılın aynı dönemine göre 37 bin 953 artışla 2 milyon 711 bin 395 ziyaretçiyi ağırladı. Antalya’ya bu dönemde en çok turist gönderen ülkeler sıralamasında Rusya ilk, Almanya ikinci ve İngiltere üçüncü sırada yer aldı.

İngiltere’yi, Polonya, Romanya, Kazakistan, Ukrayna, Hollanda, Çekya ve Slovakya takip etti. Ağustosta geçen yılın aynı dönemine göre Ukrayna yüzde 29, Rusya yüzde 6, Almanya pazarında ise yüzde 5 artış kaydedildi.

2 ana pazarda 2 milyon barajı aşıldı

Öte yandan 1 Ocak-31 Ağustos tarihlerinde Antalya, 11 milyon 702 bin 733 yabancı turistin tatil rotasında yer aldı. Bu dönemde Rusya 2 milyon 664 bin 54 turistle ilk sıraya yerleşti. Rusya’nın ardından 2 milyon 205 bin 309 ziyaretçi ile Almanya ikinci sırada yer aldı. Üçüncü sırada bulunan İngiltere’den de 8 ayda 1 milyon 116 bin 23 turist geldi.

Ana pazarlarımız Rusya ve Almanya

Kemer Yöresi Tanıtım Vakfı Başkanı Volkan Yorulmaz, AA muhabirine, kentteki turist hareketliliğin devam ettiğini ve ileriki aylar için de rezervasyonlarının iyi durumda olduğunu söyledi.

Turist yoğunluğunun birkaç ay daha devam etmesini beklediklerini dile getiren Yorulmaz, “Rusya ve Almanya, Antalya çanağının ana iki pazarı. Arkadan İngiltere ve Polonya geliyor.” dedi.

Antalya’nın özellikle “her şey dahil” sisteminde çok iyi konumda olduğunu aktaran Yorulmaz, ancak kentte kültür, spor gibi alternatif turizm faktörleriyle turisti otelden dışarı çıkardıklarını kaydetti.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca antik kentlere, müzelere yapılan yatırımların turizmin çeşitlenmesi açısından da önemli olduğunu vurgulayan Yorulmaz, turizmcilerin de spor organizasyonları gibi etkinliklere ağırlık verdiğini ifade etti.

Muhabir: Hatice Özdemir Tosun

❌