Normal görünüm

Dün alınanlar — 5 Eylül 2026

Erdoğan: İmam hatip mezunlarının neler başardığına harp okullarının mezuniyetinde şahit olduk

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon’da düzenlenen “Önder 23’üncü İmam Hatipliler Kurultayı”na video mesaj gönderdi.

Kurultay kapsamındaki panel ve oturumlarda ortaya konulacak fikir ve önerilerin geçmişle birlikte bugünü ve geleceği de kuşatan teklif ve değerlendirmelerin ortak vizyona katkı sunmasını temenni ettiğini söyleyen Erdoğan, imam hatip okullarının kurulması, yaşatılması, güçlendirilmesi ve daha fazla gence ulaşması için mücadele vermiş kişileri andı. Erdoğan, “75 yıllık bu mücadelenin bugünkü neferleri, taşıyıcıları ve sancaktarları olan siz değerli kardeşlerime Allah’tan muvaffakiyetler niyaz ediyorum” dedi.

İmam hatiplerin başarı çıtasını sürekli daha yükseğe taşıyarak yoluna devam ettiğini ileri süren Erdoğan, savunma sanayiinden bürokrasiye, akademiden siyasete, özel sektörden sivil topluma kadar hemen her yerde imam Hatip mezunlarının büyük bir adanmışlıkla ülkeye hizmet ettiğini iddia etti.

Erdoğan: İmam hatip mezunlarının neler başardığına harp okullarının mezuniyetinde şahit olduk pic.twitter.com/cmrmXKFj9Y

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) September 5, 2026

‘ŞUURLU BİR NESLİN YETİŞMESİNDEN BÜYÜK BAHTİYARLIK DUYUYORUM’

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önlerindeki suni engeller kaldırıldığında imam hatip mezunlarının neler başarabildiğine işte en son harp okullarımızın mezuniyet töreninde bir kere daha gururla şahit olduk. Liselere geçiş ve yükseköğretim kurumları sınavlarında okullarımız aynı şekilde elde ettikleri başarılarla göz dolduruyor. Tüm bunları yasaklardan ve vesayetçi prangalardan kurtulan Türkiye’nin artık normalleştiğinin birer işareti olarak görüyoruz.

Hangi okuldan mezun olursa olsun, şuurlu, özgüvenli, donanımlı, milli ve manevi değerlerine bağlı bir neslin yetişmesinden ülkemiz ve geleceğimiz adına bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak büyük bahtiyarlık duyuyorum. İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy’un ‘Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’ mısralarıyla müjdesini verdiği bu gençliğin, Türkiye’nin ve ümmetin teminatı olacağına yürekten inanıyorum.

Sizlerden de nerede okursa okusun, hangi görüşe, kökene, kültüre sahip olursa olsun, hiçbir ayrım yapmadan Türkiye’nin bütün gençlerini kardeşçe kucaklamanızı, tüm gençlerimizi bağrınıza basmanızı rica ediyorum. Unutmayın, 86 milyon olarak hepimiz biriz, beraberiz, kardeşiz, biz birlikte Türkiye’yiz. İnşallah bu topraklarda daha nice asırlar boyunca kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz.”

Resmi Gazete’de yayımlandı: Erdoğan’dan çok sayıda atama

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın atama ve görevden alma kararları, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Kararlara göre, Sayıştay Başsavcılığı’na Sayıştay Savcısı Recep Çevik atandı.

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nde açık bulunan Genel Sekreter Yardımcılığı’na Tuğgeneral Murat Yetiş, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu üyeliğine ise yerine seçildiği üyenin görev süresini tamamlamak üzere Erdinç Avşar getirildi.

12 ÜLKEYE BÜYÜKELÇİ ATANDI

Türkiye’nin Burundi Büyükelçisi Alp Işıklı merkeze alınırken, yerine Teftiş Kurulu Üyesi Haydar Kerem Divanlıoğlu atandı. Türkiye’nin Kuzey Makedonya Büyükelçisi Fatih Ulusoy da merkeze alındı.

Filipinler Büyükelçiliği’ne Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi Kaan Esener, Finlandiya Büyükelçiliği’ne Türkiye’nin Bahreyn Büyükelçisi Ayşe Hilal Sayan Koytak, Bahreyn Büyükelçiliği’ne Cumhurbaşkanı Danışmanı Necati Sancaktutan, Umman Büyükelçiliği’ne İran ile İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Ergani, Namibya Büyükelçiliği’ne Fikriye Aslı Güven atandı.

Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne Türkiye’nin Sudan Büyükelçisi Fatih Yıldız, Sudan Büyükelçiliği’ne Türkiye’nin Gambiya Büyükelçisi Fahri Türker Oba, Kuzey Makedonya Büyükelçiliği’ne Türkiye’nin Somali Büyükelçisi Alper Aktaş, Somali Büyükelçiliği’ne Türkiye’nin Mozambik Büyükelçisi Ferhat Alkan getirildi.

Gambiya Büyükelçiliği’ne Diplomatik Arşiv Genel Müdür Yardımcısı Özgür Gökmen, Mozambik Büyükelçiliği’ne ise Kamu Diplomasisi ve Stratejik İletişim Genel Müdür Yardımcısı Ayça Oşafoğlu İnam atandı.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDA ATAMALAR

Dışişleri Bakanlığı İkili İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne (Batı ve Orta Afrika) İkili İlişkiler Genel Müdürü (Güney ve Çok Taraflı Afrika) Volkan Işıkcı, İnsani ve Teknik Yardımlar Genel Müdürlüğü’ne Sadık Babür Girgin, İkili İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne (Güney ve Çok Taraflı Afrika) Yönet Can Tezel, İkili İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne (Suriye) Rıza Hakan Tekin atandı.

Konsolosluk Hizmetleri ve Yurt Dışında Yaşayan Vatandaşlar Genel Müdürlüğü’ne Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdürü Esin Çakıl, Protokol ve Diplomatik İşlemler Genel Müdürlüğü’ne Ertan Yalçın, Yurt Dışı Tanıtım ve Kültürel İşler Genel Müdürlüğü’ne Ülkü Kocaefe, İkili İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne (Kuzeydoğu Akdeniz) Levent Eler getirildi.

Personel Genel Müdürlüğü’ne Strateji Geliştirme Başkanı Tufan Büyükuzun, Kamu Diplomasisi ve Stratejik İletişim Genel Müdürlüğü’ne Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Polat Safi, Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdürlüğü’ne Vize İşlemleri Genel Müdür Yardımcısı Reyhan Özgür, Strateji Geliştirme Başkanlığı’na Burcu Aykut atandı.

DİYANET AKADEMİSİ BAŞKANI VE ALTI İL MÜFTÜSÜ GÖREVDEN ALINDI

Diyanet İşleri Başkanlığı Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan görevden alınırken, yerine Prof. Dr. Ahmet Bostancı atandı.

Bilecik İl Müftüsü Ahmet Dilek, Karabük İl Müftüsü Ali Erhun, Kocaeli İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, Nevşehir İl Müftüsü Kazım Güzel, Zonguldak İl Müftüsü İbrahim Halil Demir ve Konya İl Müftüsü Ali Öge görevden alındı.

Bilecik İl Müftülüğü’ne Yusuf Dikmen, Karabük İl Müftülüğü’ne Mustafa Yavuz, Kocaeli İl Müftülüğü’ne Bolu İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş, Nevşehir İl Müftülüğü’ne Gümüşhane İl Müftüsü Hayri Erenay, Zonguldak İl Müftülüğü’ne Bayburt İl Müftüsü Bayram Danacı, Konya İl Müftülüğü’ne Diyarbakır İl Müftüsü Celal Büyük atandı.

Diğer il müftülüklerine yapılan atamalar şöyle:

Tunceli İl Müftülüğü’ne Fethullah Yavuz, Iğdır İl Müftülüğü’ne Kilis İl Müftüsü Alettin Bozkurt, Kilis İl Müftülüğü’ne Iğdır İl Müftüsü Zahit Demirel, Bolu İl Müftülüğü’ne Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, Giresun İl Müftülüğü’ne Hakkari İl Müftüsü Hüseyin Okuş, Hakkari İl Müftülüğü’ne Recep Eren atandı.

Niğde İl Müftülüğü’ne Kars İl Müftüsü Yavuz Yıldız, Kars İl Müftülüğü’ne Selami Aykul, Gümüşhane İl Müftülüğü’ne Karaman İl Müftüsü Faruk Gürbüz, Karaman İl Müftülüğü’ne Isparta İl Müftüsü Muharrem Biçer, Isparta İl Müftülüğü’ne Kırklareli İl Müftüsü Yusuf Eviş, Kırklareli İl Müftülüğü’ne Aksaray İl Müftüsü Veysel Işıldar, Aksaray İl Müftülüğüne Ali Efe getirildi.

Bayburt İl Müftülüğü’ne Basri Bektaş, Diyarbakır İl Müftülüğü’ne Erzincan İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu, Erzincan İl Müftülüğü’ne Selim Yazıcı, Yalova İl Müftülüğü’ne Rize İl Müftüsü Naci Çakmakçı, Rize İl Müftülüğü’ne Yalova İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk atandı.

Şanlıurfa İl Müftülüğü’ne Van İl Müftüsü Mehmet Sırrı Şık, Van İl Müftülüğü’ne Bitlis İl Müftüsü Kadir Koçak, Bitlis İl Müftülüğü’ne Bartın İl Müftüsü Ömer Keskin, Bartın İl Müftülüğü’ne Mehmet Çelebi getirildi.

Aydın İl Müftülüğü’ne Samsun İl Müftüsü Seyfullah Çakır, Samsun İl Müftülüğü’ne Aydın İl Müftüsü Hasan Güneş, Adana İl Müftülüğü’ne Afyonkarahisar İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu, Afyonkarahisar İl Müftülüğü’ne Burdur İl Müftüsü Ali Hayri Çelik, Burdur İl Müftülüğü’ne Sinop İl Müftüsü Paşa Bektaş, Sinop İl Müftülüğü’ne Mehmet Arslaner, Kütahya İl Müftülüğü’ne Hasan İzmirli atandı.

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI’NDA GÖREV DEĞİŞİMİ

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kırklareli İl Müdürü Bilgin Özbaş ile Muğla İl Müdürü Yakup Kütük görevden alındı.

Muğla İl Müdürlüğü’ne Nevşehir İl Müdürü Mahmut Selçuk, Nevşehir İl Müdürlüğü’ne Ankara İl Müdürü Cüneyd Özdemir, Ankara İl Müdürlüğü’ne Artvin İl Müdürü Nevim Öz atandı. Adıyaman İl Müdürlüğü’ne Mesut Polat, Kilis İl Müdürlüğü’ne Çetin Tutaş getirildi.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI’NDA ATAMALAR

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcılığı’na Hüseyin Yalçın Çakar atandı.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürü Ayhan Gök, Bolu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne İbrahim Emre Gürsoy, Şırnak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne Celal Baz getirildi.

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığı’na Derya Örs, Vakıflar Genel Müdürlüğü Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne Murat Uslu atandı.

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINDA GÖREVDEN ALMA VE ATAMA

Milli Savunma Bakanlığı Teknik Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Murat Soykan görevden alındı.

Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve NATO POL Tesisleri İşletme Başkanlığı Doğu Bölge Müdürlüğü’ne Cengiz Altaş atandı.

TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINDA GÖREV DEĞİŞİMİ

Tarım ve Orman Bakanlığı Denizli İl Tarım ve Orman Müdürü Yılmaz Erkaya görevden alınırken, yerine Mustafa Nevzat Zayim getirildi.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürü Hacı Ahmet Çiçek de görevden alındı.

REKABET KURULU VE MANAS ÜNİVERSİTESİNE ATAMALAR

Rekabet Kurulu İkinci Başkanlığı’na Ahmet Algan, kurul üyeliklerine Şükran Kodalak ve Cengiz Çolak atandı.

Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Denetleme Kurulu üyeliklerine Ercan Özkan ile Prof. Dr. Osman Karamustafa getirildi.

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nda açık bulunan 1. Hukuk Müşavirliği’ne ise Verda Gülsen Yaşar atandı. (ANKA)

 

Dünden önceki gün alınanlar

Erdoğan’dan açılım mesajı: Çok uzamaması gerekir

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi dönüşünde açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Değerli basın mensubu arkadaşlarım, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Kırgız Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde icra edilen Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere Bişkek’e yaptığımız ziyareti tamamlamış bulunuyoruz. Değerli dostum, Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un davetiyle diyalog ortağı olduğumuz Teşkilat’ın bu yılki zirvesine şeref konuğu olarak iştirak ettim. Ayrıca liderlerle birlikte 31 Ağustos akşamı 6. Dünya Göçebe Oyunları’nın açılış törenine katıldım, sporcularımızı selamladım. Bu vesileyle kardeş Kırgız halkının 31 Ağustos Bağımsızlık Günü’nü bir kez daha canı gönülden tebrik ediyor, kıymetli kardeşim, Sayın Caparov nezdinde ev sahiplikleri için Kırgız halkına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

‘ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI’YLA BİZİ BİRBİRİMİZE YAKLAŞTIRAN HUSUS, PAYLAŞTIĞIMIZ BÖLGESEL SAHİPLENME KÜLTÜRÜDÜR’

Kıymetli basın mensupları, bundan 30 yıl önce “Şanghay Beşlisi” ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Teşkilatı, zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline gelmiştir. Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu’yu bünyesinde buluşturan yegâne yapı olan bu Teşkilat, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ediyor. Bizim de sadece Teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşerî coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz “Yeniden Asya” girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır.

Şanghay İşbirliği Teşkilatı’yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve iş birliğini esas alan diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim.
Zirve marjında mevkidaşlarımla da görüşmelerim oldu. Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin de yer aldığı muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk.

Kıymetli basın mensupları, hep söylediğimiz üzere en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceğiz. Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli tutumumuzu devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

‘HEDEFİMİZ 360 DERECELİK BİR VİZYONLA KENDİ AĞIRLIĞIMIZI ARTIRMAK’

Erdoğan’a yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle…

– Bişkek Zirvesi’nde alınan kararlar, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl etkiler? Türkiye’nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile iş birliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimali var mıdır?

Değerli arkadaşlar, öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin’den Orta Asya’ya, Rusya’dan Güney Asya’ya uzanan geniş coğrafyada, Türkiye’nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye’nin bu yaklaşımı, küresel sorunlara iş birliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye’nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı’ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz; 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır.

‘BARIŞ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPMAYA HAZIR OLDUĞUMUZU SAYIN PUTİN’E İFADE ETTİK’

– Zirve kadar dikkat çeken konulardan bir tanesi de Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin’le görüşmeniz oldu. Zirve marjında yaptığınız görüşme genel anlamda nasıl geçti? Hangi konuları ele aldınız?

Sayın Putin ile ikili bir görüşme yaptık. Bu görüşmede de özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir iş birliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye’ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin’in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki; bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin’e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız.

‘MEKKE İTTİFAKINA TEPKİ KOYAN ÇOK AZ ÜLKE VAR, AMA GİZLİDEN TEPKİ KOYAN ÜLKELER DE MEVCUT’

– İstanbul’da Mekke İttifakı’nın ilk önemli toplantısı gerçekleştirildi. Biz biliyoruz ki bölgedeki bazı ülkeler bu ittifaktan fevkalade rahatsız. Geniş bir coğrafyada barışı inşa etme amacı olan bir savunma iş birliğinden neden bu kadar rahatsızlar?

İstanbul’da gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli. Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları, Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşışımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayii, önemli bir iş birliği alanı. Bir de askeri operasyonel iş birliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz.

‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE DAİR İLGİLİ KURUMLARIMIZ ŞU ANDA EŞ GÜDÜM İÇİNDE ÇALIŞIYOR’

– “Terörsüz Türkiye” sürecinde “çerçeve yasa” büyük bir çoğunlukla Meclis’ten geçti. Artık terör örgütünün silahları bırakması bekleniyor. Bu süreçte hedefe ulaşmak için merak ettiğim şey şu; sizce bu sürecin ne kadar bir zamanda tamamlanması gerekir?

Bu tür olaylarda zaman vermek, yani bir takvim ortaya koymak, bu işi zamanlamak mümkün değil. “Terörsüz Türkiye” sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz. Olaya böyle bakacağız. Elbette devlet olarak bizim bir yol haritamız var, bir planımız, bir takvimlendirmemiz var. Sürece dair ilgili kurumlarımız şu anda eş güdüm içinde çalışıyor. Bugün geldiğimiz noktada Meclis’imizin ortaya koyduğu güçlü mutabakat önemlidir, çok kıymetlidir. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulu atılacak adımları, yasada tanımlanan görevler çerçevesinde planlamaya başlamıştır. Yasanın uygulanmaya başlanması için ise örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerekir. Bu konuda tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı ise bellidir. Süreç adım adım ilerlemektedir. Süreç, bütün her şeyiyle dar kalıplara hapsedilmemiştir. Bu yönde de bir rahatlık söz konusudur. Meseleye devlet ciddiyetiyle yaklaşıyor ve adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Milletimiz de “Terörsüz Türkiye’ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir. Bu noktada Meclis Başkanımız da dahil olmak üzere Grup Başkanlarımız her türlü hassasiyeti gösteriyor ve yola da bu kararlılık içerisinde devam ediyoruz.

‘İÇ CEPHEYİ GÜÇLENDİRMEK, FARKLILIKLARI YOK ETMEK DEĞİLDİR’

– Sayın Cumhurbaşkanım, siz iç cephenin güçlendirilmesine çok önem veren bir lidersiniz. Siz önem verirken DEM Parti’den zaman zaman aykırı seslerin gelmesi “Toplumsal bütünleşmeye hizmet etmiyor” yorumlarına yol açıyor. Bunu aşacak yeni dil nasıl inşa edilecek? Tavsiye ve çağrınız ne olabilir?

Biz meseleye dar çerçeveden bakamayız. Samimi olacağız. Sorumlu olacağız. Sağduyulu olacağız, Kardeşliğimizi koruyacağız. En geniş perspektiften konuya yaklaşıyor ve hedefe de böylece odaklanıyoruz. Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz. Siyasi kimlik taşıyan bazı kimselerin birtakım ölçüsüz söylemleri olabilir. Bunu, süreci enfekte etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz. Açıkçası, milletimizin bu tür tahriklere karşı ben bir direnç geliştirdiğini düşünüyorum. Bu süreci millet mayalamıştır ve maya da tutmuştur. İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir. Bunu boşuna söylemedik. İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Biz buna “Büyük Türkiye Mutabakatı” diyoruz. Bunu unutmayalım. Biz menzile ulaşmak için ne yaptığımızı bilerek bu yolda ilerliyoruz.

‘TERÖR DEFTERİ ARTIK KAPANMALI, SİLAHIN, ŞİDDETİN DEVRİ ARTIK KAPANMALI’

– “Terörsüz Türkiye” konusundan devam edeyim. Bu örgütün Suriye’deki yapılanması YPG-PYD’nin fesih kararıyla ilgili nasıl bir değerlendirme yapacaksınız?

Açıklanan karardan kardeş Suriye halkı adına doğrusu memnuniyet duydum. Alınan kararı ve entegrasyonun sağlanmasını olumlu değerlendiriyoruz. Kararın sahada uygulamasını hem Suriye tarafı hem Suriye ile çok uzun bir sınır hattı bulunan bir komşu ülke olarak biz, elbette takip ediyoruz. Suriye’nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye’de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir. Bizler bunun için Suriyeli kardeşlerimizin hep yanında olduk, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, maşallah zor süreçleri başarıyla yönetmiştir ve yönetiyor. Hem entegrasyon sürecinden hem de Suriye halkının kısa sürede elde ettiği kazanımlardan ümitvarız. Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı.

‘SURİYE’NİN İÇ BARIŞINA DARBE VURMAK İSTEYENLERE ALAN AÇILMAMASI ŞART’

– Suriye’den devam edeceğim. Amerika’nın Suriye politikasıyla ilgili özellikle son dönemde Suriye’nin toprak bütünlüğünü vurguladığını görüyoruz. Hatta Amerikalılar da “tek bayrak, tek ordu” söylemini vurgulamaya başladılar. Bu vesileyle Washington’la, Türkiye’nin yıllardır savunduğu bu Suriye politikası arasında bir yakınlaşma görüyor musunuz?

Türkiye olarak biz, Suriye konusunda dün ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz. Suriye’nin terör örgütlerinin cirit attığı bir alan olamayacağını, buradaki istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılabileceğini söyledik ve neticede haklı çıktık. Demek ki Amerika da artık Suriye’nin gerçeklerinin farkına vardı. Suriye halkı çok ağır bedeller ödedi ama vatanlarına sahip çıktılar. Şimdi de bütün Suriye’yi inşa etmek için çalışıyorlar. Bu konuda bütün komşu ve Suriye’ye dost ülkeleri Suriye’nin yeniden inşa ve imarına yardımcı olmaya davet ediyorum. Ve bu çağrımızı yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Suriye’deki durum bizim vizyonumuzun ne kadar doğru, Suriye politikamızın ne kadar gerçekçi olduğunu kanıtlaması yönüyle de önemli. Provokasyonlarla mücadele konusu da önemli. Suriye’nin iç barışına darbe vurmak isteyenlere alan açılmaması şart. Suriye’nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer.

F-35 PROGRAMI

– Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi meselesiyle bağlantılı olarak S400’lerin üçüncü bir ülkeye devri konusunda adım atılabileceği ifade ediliyor. Sayın Putin’le görüşmenizde bu konu masaya geldi mi?

Sayın Putin’le ikili gündemimizdeki her konuyu ele aldık. Biliyorsunuz, Türkiye, F-35 programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu. Türkiye’nin programa tekrar dahil olması konusunda da görüşmelerimiz sürüyor. Amerika’daki süreçlerin bir an önce tamamlanmasıyla bu meselenin geride bırakılacağını düşünüyoruz. Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de KAAN’dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye’nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye budur. Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur.

‘KARADENİZ’DE TİCARİ DENİZ TAŞIMACILIĞININ GÜVENLİĞİNİ KALICI ŞEKİLDE SAĞLAYACAK BİR MEKANİZMAYA İHTİYAÇ VAR’

– Benim sorum da Karadeniz’le ilgili olacak. Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaş sürecinde Karadeniz’de zaman zaman ticari gemiler de hedef haline gelebiliyor. Ve zaman zaman da Türk gemileri de bu süreçten zarar görebiliyorlar. Sayın Putin’le görüşmenizde bu konu gündeme geldi mi? Ortak bir çözüm geliştirilecek mi?

Yalnız Türk bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemiler değil, Karadeniz’deki bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliği bizim için önemli. Taraftar arasındaki mücadele, sivillerin ve ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak bir noktaya taşınmamalıdır. Bu nedenlerle çok daha geniş bir perspektifle hareket ediyoruz. Bu sorunu çözmemiz lazım. Çünkü artık verdiği zarar giderek katlanıyor. Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Şunu açıkça söylemek isterim ki, tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var.

‘YUNANİSTAN GİRDİĞİ BU YANLIŞ YOLDAN DÖNMELİ’

– Benim sorum Yunanistan’la ilgili… Biliyorsunuz bir taraftan Türkiye’yle diyalog mesajları verirken bir taraftan da Ege adalarındaki askeri kapasitelerini artırıyorlar. Son olarak Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Türkiye’nin itirazlarına rağmen bölgede planlarının değişmeyeceğini söyledi. Eğer Yunanistan gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaya devam ederse bundan sonraki süreçte Türkiye’nin yaklaşımı nasıl olacak?

Ne yapalım? Bize düşen nedir? Gereğini yapmak. Yunanistan’la biz iyi komşuluk temelinde yürüyelim diyoruz. Kara parçamızdan, şöyle Kaş’tan Yunanistan’a bir ses versek duyarlar değil mi? Ama biz her konuda samimi olduk. Yapıcı davranan taraf olduk. Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik. Bir defa Yunanistan’ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye’nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye’nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir. Biz bölgemizde barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz.

SDG’nin fesih açıklamasının ardından Erdoğan’dan ilk mesaj: ‘Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor’

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı’nda, 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Suriye’de SDG’nin feshedilmesinin ardından ilk açıklamasını yapan Erdoğan, “Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Bunun önünü artık hiç kimse kesemez” ifadelerini kullandı.

‘BUNUN ÖNÜNÜ ARTIK HİÇ KİMSE KESEMEZ’

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunun ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık.

İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın: Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor.

Bunun önünü artık hiç kimse kesemez. Tahriklerle, tuzaklarla, Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.

Malazgirt ile bize bu vatanın kapılarını açan ecdadı yad ediyorum” diyen Erdoğan “Biz Malazgirt’te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş istiklaline aşık bir milletiz.

‘TARİH YENİDEN YAZILIYOR’

Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. Bundan sonra da başımız dik alnımız ak bir şekilde çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz.

Gövdemizi taşın altına koyduk. Coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü ve bir olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumu coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık.

Dost düşman şunu herkes bilsin ve anlasın bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Tahriklerle tuzaklarla Türkiye’nin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz birilerinin tahrikleriyle farklı yollara girmeyiz.”

Erdoğan’dan ‘Haluk Levent’ hakkında ilk açıklama: ‘Fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor’

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara ATO Congresium’da düzenlenen 2. İletişim Şurası’nda konuştu.

Erdoğan, konuşmasında Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bilgi ve belgelerin 6 Şubat depremleri sürecinde yaşananları gösterdiğini belirten Erdoğan, “Ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor” dedi.

Erdoğan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bu önemli toplantının ülkemiz için hayırlara vesile olmasını canı gönülden diliyorum. Geçen sene şuranın hazırlık çalışmalarını başlattık. Özgün ve yenilikçi fikirleriyle ufkumuzu genişleten genç kardeşlerimize bilhassa şükranlarımı sunuyorum. İletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizilecek.

Yeni medya araçları bilgiye ulaşımı hızlandırdı. Bugün bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolaylaştığı bir dönemin içindeyiz. Neredeyse her gün yeni bir gelişme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise dakikalar hatta saniyeler içinde dünyaya yayılıyor. Eskiden saatlerimizi alan işler artık sadece dakikalar içinde tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Sosyal medya mecraları hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı ciddi oranda belirlemekte.

Özellikle Kovid-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremlerinde, hem içerden hem de dışardan çok yoğun iletişim saldırılarıyla muhatap olduk. Devlet olarak bir taraftan tüm imkanlarımızla afetzedelerimizin yardımına koşarken diğer taraftan bazı çevrelerce köpürtülen dezenformasyonlarla mücadele etmek zorunda kaldık.

‘DEPREMİ KULLANARAK FIRSATÇILIK YAPANLAR BUGÜN ADALETE HESAP VERİYOR’

Çarpık ilişkiler tek tek ortaya çıkıyor. Ortaya dökülen bilgi ve belgeler 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu ortaya çıkıyor. Depremi kullanarak siyasi, ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor.

Ucu nereye varırsa varsın gerilimden ve kutuplaşmadan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz. Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ eylem planını dört eksenle açıkladı

Erdoğan, Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’nde 10 milyar dolarlık yatırım ve 5 milyon kişilik eğitim içeren yapay zekâ eylem planını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ eylem planını dört eksenle açıkladı Medyascope

Erdoğan, Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ile bir araya geldi

Cumhurbaşkanlığı’nın resmi internet sitesinden yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, davetine icabetle Türkiye’yi ziyaret eden Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez’i resmi törenle karşıladı. Karşılama töreninin ardından Erdoğan ile Rodriguez, ikili ve heyetler arası görüşmeye geçti. Görüşmede, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat hazır bulundu.

İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada görüşmeye ilişkin şu bilgiler paylaşıldı:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, ülkemize çalışma ziyaretinde bulunan Venezuela Cumhurbaşkanı Vekili Delcy Rodriguez ve heyetini İstanbul’da kabul etti. Kabulde Türkiye-Venezuela ikili ilişkileri ile küresel gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, ülkemizin her daim dost Venezuela halkının yanında olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanımız, Türkiye ile Venezuela’nın ticaret, enerji ve madencilik alanları başta olmak üzere birçok alandaki iş birliğini daha da ilerletmek için kararlı olduğumuzu vurguladı. Görüşmede, 3 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaşılması için atılacak adımlar da değerlendirildi.”

Erdoğan cuma namazını Ayasofya’da kıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar Kısıklı’daki konutundan çıkarak Ayasofya’ya geldi.

Cuma namazını burada kılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çıkışta gazetecilere açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı’nın üçüncü gününü bitirdiklerini, İstanbul’un fethi hasebiyle Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek “İstanbul’un Fethi’nden Gönüllerin Fethine Bayramlaşma ve Fetih Kutlaması”na katılacağını söyledi.

Alanın tıklım tıklım dolu olduğunu belirten Erdoğan, “Bugün 29 Mayıs Cuma. Tevafuk olarak Ayasofya’da kılma imkanımız oldu. Ayasofya’da da katılım gayet güzeldi, muhteşemdi. Hamdolsun Fatih’ten Ayasofya’ya bugün bir yürüyüş yapıldı ve İstanbullu burada cumayı kıldı. Bu da ayrı bir güzellik.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde olacaklarını dile getirerek, “Akşam İstanbul bir başka güzel olacak ve yıldızlar inşallah bir gösteri yapacak İstanbul’da. Hep birlikte bunu kutlayacağız.” dedi.

Gazetecilerin gayretine de teşekkür eden Erdoğan, lokum dağıttı.

Bir gazetecinin kendisine lokum uzatması üzerine Erdoğan, “Ben yemiyorum, dikkat ediyorum.” dedi.

Lokumun nasıl olduğunu soran Erdoğan, “Çok lezzetli.” yanıtını aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul Valisi Davut Gül, Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ve AKP İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir eşlik etti.

Erdoğan, şampiyon Galatasaray’ın heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Süper Lig’i şampiyon olarak tamamlayan Galatasaray Futbol Takımı’nın yöneticilerini, teknik heyetini ve futbolcularını kabul etti.

Erdoğan, Galatasaray heyetini Cumhurbaşkanlığı’nın Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.

Erdoğan, sosyal medya hesabından kabule ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Üst üste 4’üncü defa Süper Lig Şampiyonu olarak tarihî bir başarıya imza atan Galatasaray’ın futbolcuları, teknik heyeti ve yöneticileriyle İstanbul’da bir araya geldik. Galatasaray’ın bilhassa Avrupa’da elde ettiği başarılar, milletimizin belleğinde çok müstesna bir konuma sahiptir. Türk sporunun uluslararası arenadaki yüzlerinden biri olmaya devam eden Galatasaray’ın başarılarının devamını diliyorum. Galatasaray taraftarına ve tüm Galatasaray camiasına selamlarımı iletiyorum” ifadesini kullandı.

Müsavat Dervişoğlu’ndan ‘Erdoğan’ iddiasına yanıt

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile geçen hafta yaklaşık yarım saat süren bir telefon görüşmesi yaptığı iddiasına yönelik açıklama yaptı.

Dervişoğlu, Nefes’e yaptığı açıklamada “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefonda görüştüğüme dair iddialar yalandan ibaret” ifadelerini kullandı.

İDDİALAR NEYDİ?

Konuyla ilgili ortaya atılan iddialarda görüşmede Erdoğan’ın, “CHP’nin domine ettiği muhalefet gündeminden uzak kaldığı için Dervişoğlu’na teşekkür ettiği” ve Dervişoğlu’nun da Erdoğan’a “ülkenin istikrarı için elini taşın altına koymaktan çekinmeyeceğini” söylediği ileri sürüldü.

Söz konusu paylaşımlarda iki liderin temaslarını sürdürme konusunda karşılıklı mesaj verdiği de iddia edildi.

Bülent Turan’dan AKP’lilere ‘torpil’ uyarısı: Bir adamın nefsi için Erdoğan’ı yormayalım

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, AKP İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Her Mahallesiyle Her Hikâyesiyle İstanbul” programına katıldı.

Turan, buradaki konuşmasında makamların kişisel ve ailevi çıkarlar için kullanılmasını eleştirdi. Çanakkale’de milletvekili adayı olduğu dönemde muhtar olan amcasına görevi bırakmasını söylediğini belirten Turan, “’Bir ilde vekilin amcası muhtar olmaz’ dedim. Beni dinledi ve muhtarlığı bıraktı” ifadelerini kullandı.

“Adam il başkanı, kardeşi il müdürü; olmaz. Adam milletvekili, yeğeni bilmem ne temsilcisi; olmaz. Kızıyor insanlar buna” diyen Turan, “Tırnaklarımızla geldiğimiz bir yapıyı, teşkilatı bozmayalım, yormayalım. Bir adamın nefsi için Erdoğan’ı yormayalım” şeklinde konuştu.

‘ŞAHSİ MESELELERİMİZ İÇİN PARTİMİZİ ÜZMEYELİM’

Partide hem kamuda hem de parti kademelerinde görev talep edenlere ilişkin de konuşan Turan, “Hem kamuda çalışıp hem partide görev almak bizim prensiplerimizde var mı? Kendi şahsi meselelerimiz için partimizi üzmeyelim” dedi.

Turan, konuşmasının sonunda “2002 ruhu” vurgusu yaparak şunları söyledi:

“Çare belli: 2002 ruhu. Giyineceğimiz elbise, takınacağımız tavır 2002 tavrı. Anadolu’nun kalbinde Erdoğan hâlâ var. Erdoğan bizim meselemizin tam göbeğinde. Toparlanın, gitmiyoruz. Rüzgar sert eserse bırak söğüt ağacı düşünsün; çınara bir şey olmaz.”

Önder Özden yazdı: Erdoğan’ın ayarlı sükutu ve muhalefetin gürültüsü

Önder Özden bu yazısında çözüm sürecinde Erdoğan'ın sessiz kaldığını ifade etti, muhalefetin de sözünü yeniden kurması gerektiğini söyledi.

Önder Özden yazdı: Erdoğan’ın ayarlı sükutu ve muhalefetin gürültüsü Medyascope

Okullara talimat verildi: Erdoğan posteri asılacak! ‘Atatürk, hiçbir makamla kıyaslanamaz’

Ülke genelindeki ilçe milli eğitim müdürlüklerinin, okullara milli bayramlar ve 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü’nde Türk Bayrağı’nın yanında Atatürk posteri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan posterinin asılması yönünde bir talimat verdiği bildirildi.

Okul müdürlerinin bulunduğu WhatsApp gruplarından gönderildiği belirtilen talimat büyük tepkiye neden oldu.

Cumhuriyet’in aktardığına göre, Eğitim-İş Sendikası’ndan uygulamaya yönelik tepki gösteren bir açıklama yapıldı. Okulların partilerin propaganda yeri olmadığı vurgulanan açıklamada, “Bu uygulama, kamu kurumlarının siyaset üstü yapısına ve devletin tarafsızlık ilkesine açıkça aykırıdır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, hiçbir makamla kıyaslanamaz. Atatürk posteri ile yürürlükteki partili Cumhurbaşkanı’nın posterini aynı düzlemde konumlandırmak, hem tarihsel gerçeklerle hem de devlet geleneğiyle bağdaşmamaktadır” denildi.

‘ASILMASI GEREKEN SEMBOLLER BELLİDİR’

Eğitim-İş açıklamasının tamamı şöyle:

“Dün akşam saatlerinde, tüm ülkede ilçe milli eğitim müdürleri, okul müdürlerinin bulunduğu WhatsApp gruplarına attıkları yazı ile 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda, Türk Bayrağı’nın sağına Atatürk posteri, soluna Cumhurbaşkanı posteri asılması yönünde talimat vermiştir. Bu uygulama, kamu kurumlarının siyaset üstü yapısına ve devletin tarafsızlık ilkesine açıkça aykırıdır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, hiçbir makamla kıyaslanamaz. Atatürk posteri ile yürürlükteki partili Cumhurbaşkanı’nın posterini aynı düzlemde konumlandırmak, hem tarihsel gerçeklerle hem de devlet geleneğiyle bağdaşmamaktadır. Milli bayramlarda asılması gereken semboller bellidir: Türk Bayrağı ve Atatürk posteri. Bu iki simge, Cumhuriyetimizin temelidir. Bunun dışına çıkmak, devletin bütün kurumlarını siyasal bir görüntüye büründürmek anlamına gelir. Eğitim-İş olarak, •⁠ ⁠Kamu kurumlarının tarafsızlığını zedeleyecek, •⁠ ⁠Öğretmenleri, idarecileri ve öğrencileri siyasetin gölgesine sokacak, •⁠ ⁠Atatürk’ün manevi mirasını zayıflatacak hiçbir uygulamayı kabul etmiyoruz. Eğitim emekçileri olarak bizler, Cumhuriyetimizin kurucusuna duyduğumuz saygıyı, hiçbir siyasi otoritenin talimatıyla değil, gönülden gelen bir bağlılıkla gösteririz. Bu nedenle 29 Ekim 2025 itibarıyla uygulanması istenen söz konusu talimatın geri çekilmesini talep ediyoruz. Atatürk’ün adının ve bayrağımızın yanına siyasal kimliklerin değil, ancak milletimizin ortak değerlerinin yakışacağını bir kez daha hatırlatıyoruz. Yaşasın laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk Devrimleri!”

Özgür Özel’den Erdoğan’a: Siyasi mafyalığa soyundu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gezi tutukluları Mine Özerden ve Çiğdem Mater’i ziyareti sonrası Bakırköy Cezaevi önünde açıklama yaptı.

CHP lideri Özel burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beşiktaş Belediyesi Başkanı Rıza Akpolat’ın tutukluluğuna ilişkin söylediği ‘turbun büyüğü heybede’ sözlerine yanıt verdi.

Özel, Erdoğan için “siyasi mafyalığa soyunmuş durumda” ifadesini kullanıp “oyuna gelmeyeceğiz” dedi.

‘MAFYAVARİ BİR ŞEKİLDE BİZİ TEHDİT EDİYOR’

Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bugün Çiğdem Mater ve Mine Özerden’in tutukluluğunun 999. günü, yarın bininci günü olacak. Dün Boğaziçi eylemlerinin bininci günüydü. Yarın aynı zamanda Hrant Dink’in katledilişinin yıl dönümü. Her gün başka felaketlerin yıl dönümleriyle uyanıyoruz. Bir yandan İstanbul Barosu’na kayyum atanıyor, bir yandan Beşiktaş Belediyesi’ne siyasi darbe girişimi var.

Öbür tarafta sayın Erdoğan turp peşinde. Mafyavari şekilde bizi tehdit ediyor. Ona sadece şunu söyleyebiliriz. Turplar büyüdükçe endişe artıyorsa turpun büyüğü sandıkta. Korkmuyorsan sandığa gel. Biz CHP olarak, olmamız gereken her yerdeyiz. Dünyanın en büyük barosunun arkasındayız. Mücadelenin bir bütün olarak verilmesi gerektiğinin farkındayız. CHP hem kararlı, hem güçlü, hem de milletin kendine verdiği vazifenin farkında.

‘OYUNA GELMEME OYUNUNA DA GELMEYECEĞİZ’

Oyuna gelmeyeceğiz ama hiç heveslenme, senin oyuna gelmeme oyununa da gelmeyeceğiz. Sen benim ne demek istediğimi anldın. İçerideki arkadaşlarımızın moralleri ve sağlıkları çok iyi. İçeriye girerkenki gibi dimdik çıkacaklarından eminiz. Gezi davası, Türkiye’nin uluslararası anlaşmalar gereği uymak zorunda olduğu AİHM kararlarına göre de, AYM kararlaınra göre de, milletin vicdanına göre de hukuksuzdur. Bizim yerimize içeride yatmaktadırlar. Geziyi destekleyen on milyonlarca kadın adına burada iki kadın yatıyor. Tayfun Kahraman parti üyesi, benim adıma yatıyor.

‘ARTIK BAMBAŞKA BİR SÜRECİN İÇİNDEYİZ’

Beşine de hepimiz sahip çıkıyoruz. Ben de gezideydim. Davaları bu kadar davamızdır. Buradaki arkadaşların şiddetle hiçbir ilgisi yok. Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olmak yerine demokrasisi sıfırlanan bir ülke olması ne zarar veriyor bir de onu hesaplayın. Bu iş fazla uzadı. Her seferinde dünya 5’ten büyüktür diyen kişiye Türkiye’nin bir kişiden büyük olduğunu söylemek lazım. O kadar da uzun boylu değil. Artık bambaşka bir sürecin içindeyiz ve o süreç bu kötülükten Türkiye’yi kurtarma sürecidir. İktidarı devretmeye hazırlansın.”

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Partisinin Konya 8. olağan il kongresinde açıklamalarda bulunan Erdoğan, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın tutuklanmasına ilişkin mesajlar verdi.

Erdoğan, “Yargıya parmak sallayarak, bağırıp çağırarak, yargı mensuplarını baskı altına alarak hiçbir netice elde edemezsiniz. Sağa sola sataşmaktan vazgeçin. Biz işte buradayız. Gelin millet önünde kara kaplı defterleri ortaya serelim. Bakalım kimin yüzü kızaracak kim yüzü ak çıkacak. Özel harami arayacağına yanındaki yöresindeki şahıslara baksın. Dosyalardaki iddialara verecekleri cevapları olmadığı için sürekli topu taca atıyorlar. Çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyüğü heybede” dedi.

İlişkili Haber
thumbnail

Erdoğan ‘Rıza Akpolat’ mesajında neyi ima etti? ‘Daha turpların büyükleri heybede’

Haberi görüntüle

💾

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gezi tutukluları Mine Özerden ve Çiğdem Mater’i ziyareti sonrası Bakırköy Cezaevi önünde açıklama yaptı.

CHP’li başkandan Erdoğan için ‘hoş geldiniz’ pankartı

Adana’nın Merkez ilçelerinden Yüregir CHP’li Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın bir süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından saraya çağrıldığı ve özel bir araçla götürüldüğü sarayda Cumhurbaşkanı ile 40 dakika görüştüğü ortaya çıkmıştı.

Bu görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ali Demirçalı’ya AKP’ye katılma teklifinde bulunduğu iddia edilmişti.

Ali Demirçalı daha sonra yaptığı açıklamada bu teklifin varlığını inkar etmeyip “Cumhurbaşkanımız çok nazik çok kibar bir şekilde bizi ağırladı. Bundan Onur duydum ben CHP’li Belediye başkanıyım yoluma CHP’de devam edeceğim” demişti.

Sözcü’den Mehmet Serbes’in haberine göre; Erdoğan’ın Adana’ya gelişi öncesinde Ali Demirçalı Belediye Başkanı olduğu Yüreğir ilçesinin her tarafını “Cumhurbaşkanımız Yüreğir’e Hoş Geldiniz” yazılı pankartlarıyla donattı.

Adana’daki diğer CHP’li belediye başkanlarının böyle bir pankart asmamasına karşın Ali Demirçalı’nın her tarafa fazla sayıda bu pankartları asması dikkat çekti.

CHP’li Öztürkmen açıkladı… Cumhurbaşkanlığı 2023’te günlük kaç asgari ücret harcadı?

CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Cumhurbaşkanlığı’nın 2023 yılı harcamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

ANKA’nın aktardığına göre Cumhurbaşkanlığı giderlerinde 2022 yılına göre yaklaşık yüzde 70 artış belirten Öztürkmen’in açıklaması şöyle:

“Sayıştay’ın 2023 raporuna göre Cumhurbaşkanlığının 2023 yılında faaliyet gideri 9.565.656.331,30 TL (9.56 milyar) olarak gerçekleşti. 2022 yılında bu rakam 5.363.433.755,07 TL (5.3 milyar) idi.

BİR YILDA CUMHURBAŞKANLIĞI GİDERLERİNDE YÜZDE 70’E YAKIN ARTIŞ YAŞANDIĞI GÖRÜLDÜ

2022 yılında günlük 15.5 milyon lira olan Cumhurbaşkanlığı harcaması, 2023 yılında günlük 26.2 milyon liraya çıktı. Yani Saray, 2023 yılında günlük ortalama 1.541 asgari ücret harcamış! 1 yılda ise harcadığı asgari ücret sayısı 562.465! Bu artış oranıyla hesaplandığında 2024 yılında Cumhurbaşkanlığı giderlerinin toplamı en az 16 milyar TL olacak! Vatandaşa tasarruf paketi, Saray’a saltanat bütçesi.

BİR BAŞKA KONU KORUMA GİDERLERİ

Emniyet’in verilerine göre, Erdoğan’ın koruma ordusu yani Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi yılın ilk 4 ayında 798 milyon TL harcadı. Aynı sürede; TBMM Koruma Dairesi Başkanlığına 244 milyon, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığına 221 milyon, Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığına 191 milyon TL harcanmış. Yani üç kurumun toplamından daha fazla…

Bu ordu kaç kişi? Kimleri koruyor, kaç kişiyi koruyor, aralarında resmi görevi olmayanlar var mı? Bu kadar para tam olarak neye harcanıyor bilen yok. Yılın ilk 4 ayındaki veriler dikkate alındığında, yıl sonunda Saray’ın koruma ordusu için yaklaşık 2,4 milyar TL harcanmış olacak. Bu kadar ‘elitist’ bir koruma dünyanın az ülkesinde görülür.”

Erdoğan’dan ‘Irak-Suriye’ mesajı: Türkiye huzura eremez

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP 31. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak zulme, katliama, 76 yıldır devam eden adaletsizliğe her platformda itiraz ediyoruz. Tüm imkanlarımızla Filistin halkının yanında duruyoruz. Bölgemizi ve tüm dünyayı felakete sürükleyen Netanyahu denen bu barbara, bu hayduda, gözünü kan bürümüş bu muhterise artık dur denilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki terör üreten bataklıklar kurutulmadan Türkiye huzura eremez, kendini güvende hissedemez.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni anayasa konusunda samimiyiz, uzlaşıya açığız. Bu meselenin siyasi bilek güreşine çevrilmesini doğru bulmuyoruz. En geniş mutabakatla Türkiye’yi darbe anayasası ayıbından hep beraber kurtaralım.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi hep beraber yeni şeyler söylememiz, milletimize umut aşılamamız, milletimizin dertlerine derman olacak bir yol haritası koymamız gerekiyor. Enflasyon sorununu mutlaka çözeceğiz. Tek haneli enflasyon oranlarını inşallah yakalayacağız. Bunu geçmişte başardık, inşallah tekrar başaracağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dört yıllık seçimsiz dönemi Türkiye için tam anlamıyla bir icraat, eser ve hizmet seferberliğine dönüştürmeyi amaçlıyoruz.” diye konuştu.

Erdoğan’la Mehmet Şimşek arasında ‘yoksulları öldürdün’ gerilimi

Kısa Dalga yazarı Sedat Bozkurt, ekonomik tablonun seçimlere 10 gün kala yüzde 5 faiz artırımını bile gerektirecek kadar kötü olduğunu belirterek 1 Nisan’dan sonra gelişecek süreçle ilgili olarak kulislerden edindiği duyumları aktardı.

Ekonominin direksiyonunun tam yetkiyle Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e geçeceğini vurgulayan Bozkurt, şunları yazdı:

“Tam bir teknokrat. Elinde hesap makinesi ile geziyor bir nevi. Siyasi kaygısı hiç yok. Ekonomiyi belli bir kıvama getirerek buradan CV’sine bir başarı öyküsü eklemek istiyor. Kendisine politik bir gelecek ya da politik kariyer planı yapma derdinde değil. Bu elini rahatlatıyor. Bir de Erdoğan, Şimşek ve politikalarına bir biçimde mahkûm, seçenek yok elinde.

Şimşek’in programının ana temeli belli. Memur ve emeklilere enflasyonun üzerinde yarım puan bile olsa yüksek zam olmayacak. Önümüzdeki dönem bayram ikramiyesine de veda edebiliriz. Bayram ikramiyesinin konuşulduğu toplantıda ‘Bayram ikramiyesi nedir? Böyle bir şey dünyanın neresinde görülmüş’ tepkisini bile göstermiş. Bu bir sinyal.

Cumhurbaşkanı kabinesi deniyor ama eskinin bakanlar kurulu yerine kullanacağımız bir kavram yok. Kabine de yok. Yapılan toplantının adı cumhurbaşkanının bakanları ile bir araya gelmesi. Yine böyle bir toplantıda Şimşek, elektrik ve doğalgazda devletin katkısına itiraz etmiş. Bunun kaldırılmasını istemiş. Erdoğan buna ‘yoksulları öldürdün’ diyerek o bilinen tarzıyla itiraz etmiş. Bunun üzerine Şimşek, ‘Bunu ben (Hazine ve Maliye Bakanlığı) ödemem. Yoksullar içinse Aile Bakanlığı bunları tespit edip sadece onlara ödesin, herkesinkini niye ödüyoruz?’ demiş.

Buradan anladığımız 1 Nisan sonrasında elektrik ve doğalgaza 3 haneli oranda zam gelebilir. Enflasyon ölçümüne göre bile, yüzde 80/90 arası bir düşük fiyat uygulaması var elektrik ve doğalgazda. Şimşek’in açıklamasına göre, 1 Nisan sonrasında dövizin serbest kalmasıyla, kur farkı nedeniyle ortaya çıkacak zam oranı bir anda kâbus halini alıyor. “

AKP’li Yavuz oran verdi: 18 Haziran masadan kalkmadı

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, önümüzdeki seçim in tarihinde yapılma ihtimalinin yüzde 30-40 olduğunu söyledi.

The post AKP’li Yavuz oran verdi: 18 Haziran masadan kalkmadı appeared first on Diken.

Erdoğan’ı bekleyen ‘zor karar’: Muhalefet erken seçim istemiyor

Muhalefet, AKP’nin erken seçim fikrine mesafeli yaklaşıyor. Erdoğan için adaylık tartışmasının açılması bekleniyor.

The post Erdoğan’ı bekleyen ‘zor karar’: Muhalefet erken seçim istemiyor appeared first on Diken.
❌