❌

Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya’dan Bedir Mutabakatı

MSB’den yapılan açıklamaya göre, ortak işbirliğini güçlendirme ve stratejik ortaklıklar geliştirme kararlılığını yansıtan bir adım olarak, Katar’ın başkenti Doha’da bugün, Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı, Katar Savunma Bakanlığı, Endonezya Savunma Bakanlığı, Pakistan Savunma Bakanlığı arasında çok taraflı “Bedir Mutabakat Zaptı” imzalandı.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Saud bin Abdulrahman bin Hasan Al Sani, Endonezya Savunma Bakanı Yardımcısı Yusuf Jauharı ve Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammed Asıf tarafından imzalanan mutabakata dolunay anlamına gelen “Bedir” ismi verildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, mutabakata ilişkin şu ifadeler yer aldı:

“Söz konusu mutabakat, askeri üretim alanında işbirliğini teşvik etmeyi, dört ülkenin askeri kabiliyetlerini güçlendirmeyi, ayrıca teknik askeri eğitim, araştırma ve geliştirme konularında işbirliğini desteklemeyi amaçlıyor. Bu girişim, modern savunma sistemlerinin gelişimiyle uyumlu çözüm ve sanayi kollarının oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Mutabakata, dolunay anlamına gelen ‘Bedir’ ismi verilmiştir; zira bu mutabakat sayesinde dört ülke birbirini tamamlamakta olup, anlaşma büyük bir askeri ve ekonomik önem taşımaktadır.

Mutabakat, imzacısı olan ülkeler için kayda değer bir ekonomik öneme sahiptir. Her bir ülkenin askeri üretim alanındaki kabiliyetlerinden yararlanılarak işbirliği ve entegrasyon sağlanacak, savunma sanayisi kapasiteleri geliştirilecek ve böylece müttefik ve dost ülkelerin ihtiyaçları karşılanabilecektir. Ayrıca bu mutabakat; katılımcı ülkeler arasındaki askeri işbirliği ufkunu genişletmeye, savunma sanayisi sektöründeki ilişkilerini geliştirmeye ve güvenlik ile istikrarı destekleyip ortak hedeflere ulaşılmasını sağlayacak şekilde çok taraflı işbirliğini güçlendirmeye katkıda bulunacaktır.”

İmza töreninde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de yer aldı.

CVP’den ‘Suudi Arabistan’ tepkisi: Türk askerine emperyalizmin yol temizliği yaptırılamaz

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (CVP) “Mekke Savunma İşbirliği Anlaşması”na ilişkin açıklama yaptı.

Anlaşmaya tepki gösterilen mesajda şu ifadeler yer aldı:

“TÜRK ASKERİNE EMPERYALİZMİN YOL TEMİZLİĞİ YAPTIRILAMAZ!

Mekke’nin adını kullanarak Türk milletini bizim olmayan bir savaşa sürükleyemezsiniz! Bu milletin inancını, alın terini, evlatlarının hayatını emperyalizmin ve siyonizmin çıkarlarına hizmet eden savaş hesaplarının içine koyamazsınız.

“Teknik destek” diyorsunuz. Herhangi bir şekilde bu savaşa destek verdiğinizde Türkiye’yi doğacak çatışmanın içine çekebilir ve hedef ülke haline getirebilirsiniz. Mehmetçiğin canını hiçe sayan bu kararların hesabını Türk milletine vereceksiniz!

‘MEHMETÇİĞİN CANI SUUDİ SARAYLARININ GÜVENLİK HESAPLARINA TEMİNAT YAPILAMAZ’

Çiftçinin tarlada, madencinin yerin altında, öğretmenin sınıfta, doktorun hastanede verdiği emeğe bakın. Esnafın siftah derdine, emeklinin ay sonunu getirme mücadelesine bakın. Bu insanların alın teriyle oluşan kamu kaynaklarını kimin için harcıyorsunuz? Türk milletinin sofrasından eksilen lokmayı emperyalizmin, NATO’nun, İsrail’in ve Suudi yönetiminin savaş hesaplarına ayıramazsınız. Türk ordusunun gücü Türk vatanını savunmak için kullanılmalıdır. Mehmetçiğin canı, Suudi saraylarının güvenlik hesaplarına teminat yapılamaz.

İran’da çocuk ve sivil demeden yüzlerce yerleşim yerini bombalayan ve binlerce sivili katlederek açıkça savaş suçu işleyen Abd ve Gazze’de onbinlerce çocuğu katlederek yüzyılın soykırımını yapan suç ortağı İsrail hem Hürmüz hem de Babülmendep Boğazlarındaki seyrüsefer yeteneğini kaybetti. Emperyalist işgal girişimine karşı vatan savunması yapan komşumuz İran’ın Basra Körfezi’ndeki hakimiyeti ve ardından Yemen halkının Kızıldeniz girişinde elde ettiği stratejik başarı Emperyalizm ve Siyonizmin bölgemizdeki kirli emellerini suya düşürmüştür.

‘İSRAİL’E BÜYÜK DARBE VURAN YEMEN HALKI…’

Bu gelişmelerin hemen ardından kamuoyunun onayı alınmadan alelacele girişilen ittifak gerçekte kime hizmet etmektedir? Tam da bugünlerde antlaşmanın odağında Babülmendep’i kontrol ederek İsrail’e büyük darbe vuran Yemen halkı bulunmaktadır. Suudi Arabistan’ın maddi kayıpları gerekçe gösterilerek Yemen hedef haline getirilmektedir. Peki o halde soruyoruz: Bugüne kadar Türkiye’ye yapılan saldırılarda Suudi Arabistan ülkemizi ne zaman desteklemiştir? Karadeniz’deki drone saldırıları nedeniyle hayatını kaybeden onlarca vatandaşımızı korumayı neden hiç düşünmediniz? Türk vatandaşlarının canı sizin için Suudi Arabistan’ın maddi kayıplarından daha mı değersizdir? Bu ittifak Karadeniz’de batırılan Türk gemilerinin güvenliğini sağlamayı neden hiç gündeme almamaktadır? Abd/İsrail gemileri Kızıldeniz’e giremediği için mi ortak tehdit bugün her türlü kuşatmaya ve zorluğa rağmen direnişiyle dünyanın takdirini kazanmış Yemen halkıdır?

‘ABD, YEMENLİLERİN ELİNDEN ALINMASINI TALEP ETMİŞTİR…’

İsrail adına lobi faaliyetleri yürüten AIPAC’tan yüzbinlerce dolar bağış alan, ABD Temsilciler Meclisi üyesi Joe Wilson sosyal medya hesabından Mekke İttifakı ülkelerini defalarca Yemen’e karşı askeri müdahaleye davet etmiş ve Babülmendep Boğazının ABD/ İsrail gemilerini geçirmeyen Yemenlilerin elinden alınmasını talep etmiştir. Tüm bu yaşananlar ortadayken soykırımcı İsrail’in çıkarları için ülkemizin tehlikeli bir maceraya sürüklenmesi kabul edilemez.

‘İSRAİL’İN KİRLİ PLANLARINA ÜLKEMİZ ASLA VE ASLA ORTAK EDİLMEMELİDİR’

Son yaşanan gelişmeler göstermektedir ki haydut devlet Abd’nin dünya egemenliği artık sona ermiştir. Yüzlerce savaş suçu işlemiş, insanlık tarihine büyük yıkımlarla ve katliamlarla geçmiş bu ülkenin ve suç ortağı soykırımcı İsrail’in kirli planlarına ülkemiz asla ve asla ortak edilmemelidir. Emperyalizm ve Siyonizmin bölgemizi kana bulayan işgal girişimlerine karşı İran ve Yemen’in direnişi tüm dünyaya ve mazlum milletlere örnek olmuştur. Jeopolitik açıdan dünyada büyük değişimlerin yaşandığı bugünlerde ülkemize tarihi bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye, asla ve asla aktif bir çatışmanın tarafı olmamalıdır. Suudi Arabistan ve Yemenliler arasında barışı sağlamak ve bölgeyi istikrarlı hale getirmeye yönelik diplomasi geliştirmelidir

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak açıkça talep ediyoruz: Mekke Anlaşması’ndan ve NATO’dan çıkmak ve Türkiye’de bulunan yabancı ordu mensuplarını sınırdışı edip, Türkiye’yi olası bir bölgesel savaşa bağlayacak askeri taahhütlerden vazgeçmek bir zorunluluktur!

Türkiye komşu ülkelerin egemenliğini ve emperyalizme karşı mücadele veren mazlum milletlerin özgürlüğünü savunmalı ve bölge ülkeleri birbirine kırdıran her türlü girişime karşı durmalıdır.

Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti!”

TÜRK ASKERİNE EMPERYALİZMİN YOL TEMİZLİĞİ YAPTIRILAMAZ! https://t.co/MjbEgKMnth

— Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (@cvpgenelmerkez) October 10, 2026

Pakistan’dan ABD ve İran’a çağrı: Süreyi iki hafta uzatın

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD Başkanı Donald Trump’a İran’a tanınan süreyi iki hafta uzatması, İran yönetimine ise Hürmüz Boğazı’nı iki hafta süreyle açması çağrısında bulundu.

Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İran arasında yürütülen müzakerelerin “güçlü şekilde ilerlediğini” bildirdi.

Paylaşımında, Şerif, “Orta Doğu’da devam eden savaşın barışçıl bir şekilde çözümü için diplomatik çabalar istikrarlı, güçlü ve etkili bir şekilde ilerlemekte ve yakın gelecekte somut sonuçlara yol açma potansiyeli taşımakta.” ifadesini kullandı.

Şahbaz Şerif, şunları kaydetti:

“Diplomasinin kendi seyrinde ilerlemesine izin vermek için, Başkan Trump’tan süreyi iki hafta daha uzatmasını içtenlikle rica ediyorum. Pakistan, iyi niyet göstergesi olarak İranlı kardeşlerimizden Hürmüz Boğazı’nı iki hafta süreyle açmalarını samimiyetle rica etmekte.”

Başbakan Şerif, bölgede uzun vadeli barış ve istikrarın sağlanması amacıyla “diplomasinin, savaşı kesin olarak sona erdirmesine” imkan tanınması için “tüm savaşan tarafların” iki hafta boyunca ateşkesi uygulamaları çağrısında bulundu.

TRUMP YANIT VERDİ

Trump, Pakistan’ın ABD’ye “süreyi iki hafta uzat” ve İran’a da “Hürmüz’ü iki haftalığına aç” çağrısına yanıt verdi. ABD Başkanı, “İran İslam Cumhuriyeti’nin Hürmüz Boğazı’nı tamamen, derhal ve güvenli bir şekilde açmayı kabul etmesi şartıyla, İran’a yönelik bombalama ve saldırıları iki haftalık bir süre için askıya almayı kabul ediyorum.” dedi.

❌