Normal görünüm

Bugün alınanlar — 7 Eylül 2026
Dün alınanlar — 6 Eylül 2026

KAAN ile hedef artık 6. nesil! A Haber’de dikkat çeken analiz: Savaş uçakları nasıl modernleştiriliyor?

KAAN ile hedef artık 6. nesil! A Haber’de dikkat çeken analiz: Savaş uçakları nasıl modernleştiriliyor?
Türkiye’nin yerli ve millî muharip uçağı KAAN’ın ilk prototipinin 21 Şubat 2024’te gerçekleştirdiği ilk uçuş, Türk savunma sanayii açısından önemli bir dönüm noktası oldu. KAAN’ın başmühendisi Emre...Devamı için tıklayınız

Yunan Bakan’dan Ayasofya üzerinden hadsizlik! A Haber’de çarpıcı analiz: Siyonist emel ve megali idea el ele!

Yunan Bakan’dan Ayasofya üzerinden hadsizlik! A Haber’de çarpıcı analiz: Siyonist emel ve megali idea el ele!
Yunanistan’da hükümete yönelik “dış politika yoksunluğu” eleştirilerine Sağlık Bakanı Adonis Georgiadis’ten Ayasofya ve İstanbul üzerinden skandal yanıt geldi. İsrail ile imzalanan 3 milyar euroluk...Devamı için tıklayınız

Ukrayna'da Batı planı mı? Sürecin perde arkası A Haber’de: “Bu savaş provoke edilmiş bir savaştır”

Ukrayna'da Batı planı mı? Sürecin perde arkası A Haber’de: “Bu savaş provoke edilmiş bir savaştır”
Trump’ın yeniden seçilmesiyle Rusya-Ukrayna savaşındaki dengeler ve ABD’nin savaşa yönelik yeni tutumu A Haber ekranlarında mercek altına alındı. Gazeteci Gaffar Yakınca, Ukrayna’nın Batı tarafından...Devamı için tıklayınız
Dünden önceki gün alınanlar

İl müftüleri kararnamesi yayımlandı

2026/279 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2’nci maddesi gereğince 6 ilin müftüsü görevden alınarak 35 ilin müftülüğünde ise görev değişikliği yapıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararla;

Bilecik İl Müftüsü Ahmet Dilek,

Karabük İl Müftüsü Ali Erhun,

Kocaeli İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu,

Nevşehir İl Müftüsü Kazım Güzel,

Zonguldak İl Müftüsü İbrahim Halil Demir ve

Konya İl Müftüsü Ali Öge görevden alındı.

İl müftülüklerine ilişkin yapılan atamalar ise şu şekilde:

Bilecik İl Müftülüğüne Yusuf Dikmen,

Tunceli İl Müftülüğüne Fethullah Yavuz,

Iğdır İl Müftülüğüne Kilis İl Müftüsü Alettin Bozkurt,

Kilis İl Müftülüğüne Iğdır İl Müftüsü Zahit Demirel,

Karabük İl Müftülüğüne Mustafa Yavuz,

Kocaeli İl Müftülüğüne Bolu İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş,

Bolu İl Müftülüğüne Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay,

Giresun İl Müftülüğüne Hakkari İl Müftüsü Hüseyin Okuş,

Hakkari İl Müftülüğüne Recep Eren,

Niğde İl Müftülüğüne Kars İl Müftüsü Yavuz Yıldız,

Kars İl Müftülüğüne Selami Aykul,

Nevşehir İl Müftülüğüne Gümüşhane İl Müftüsü Hayri Erenay,

Gümüşhane İI Müftülüğüne Karaman İl Müftüsü Faruk Gürbüz,

Karaman İl Müftülüğüne Isparta İl Müftüsü Muharrem Biçer,

Isparta İl Müftülüğüne Kırklareli İl Müftüsü Yusuf Eviş,

Kırklareli İl Müftülüğüne Aksaray İl Müftüsü Veysel Işıldar,

Aksaray İl Müftülüğüne Ali Efe,

Zonguldak İl Müftülüğüne Bayburt İl Müftüsü Bayram Danacı,

Bayburt İl Müftülüğüne Basri Bektaş,

Konya İl Müftülüğüne Diyarbakır İI Müftüsü Celal Büyük,

Diyarbakır İl Müftülüğüne Erzincan İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu,

Erzincan İl Müftülüğüne Selim Yazıcı,

Yalova İl Müftülüğüne Rize İl Müftüsü Naci Çakmakçı,

Rize İl Müftülüğüne Yalova İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk,

Şanlıurfa İl Müftülüğüne Van İl Müftüsü Mehmet Sırrı Şık,

Van İl Müftülüğüne Bitlis İl Müftüsü Kadir Koçak,

Bitlis İl Müftülüğüne Bartın İl Müftüsü Ömer Keskin,

Bartın İl Müftülüğüne Mehmet Çelebi,

Aydın İl Müftülüğüne Samsun İl Müftüsü Seyfullah Çakır,

Samsun İl Müftülüğüne Aydın İl Müftüsü Hasan Güneş,

Adana İI Müftülüğüne Afyonkarahisar İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu,

Afyonkarahisar İl Müftülüğüne Burdur İl Müftüsü Ali Hayri Çelik,

Burdur İl Müftülüğüne Sinop İl Müftüsü Paşa Bektaş,

Sinop İl Müftülüğüne Mehmet Arslaner,

Kütahya İl Müftülüğüne Hasan İzmirli.

Screenshot 20260905 000118 ChromeScreenshot 20260905 000124 Chrome

RESMİ GAZETE ATAMA KARARLARI İÇİN TIKLAYINIZ>>>

Katil İsrail’den Ege’de kirli tezgah! A Haber’de çarpıcı analiz: “Yunanistan üzerinden NATO’ya sızma planı”

Katil İsrail’den Ege’de kirli tezgah! A Haber’de çarpıcı analiz: “Yunanistan üzerinden NATO’ya sızma planı”
Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası Avrupa’nın değişen güvenlik mimarisi ve bu süreçte İsrail’in Yunanistan’ı bir "aparat" olarak kullanarak NATO’ya sızma girişimleri A Haber ekranlarında mercek altına...Devamı için tıklayınız

İstanbul'da 4 yıldır kayıp olan Zeynep Yıldırım'ın öldürüldüğü ortaya çıktı: 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul'da 2022 yılında tedavi amacıyla getirildiği hastaneden kendi isteğiyle ayrıldıktan sonra kaybolan Zeynep Yıldırım'ın (17) öldürüldüğü ortaya çıktı. Cinayetle ilgili gözaltına alınan Fethi D. ve Yaşar D.'nin de aralarında bulunduğu 6 şüpheli tutuklandı.

Ankara Adliyesi'nde ifade veren Melih Gökçek çıkışta basın mensuplarına konuştu: "Adaletten endişem yok"

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara Adliyesi'nde şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Gökçek, adliye çıkışında açıklamalarda bulundu. Gökçek, 'Adaletten Allah'ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok' dedi.

Silivri'de batan gemi Tuğberk İmamoğlu'nun yeri tespit edildi

Milli Savunma Bakanlığı, 2 Eylül 2026’da Marmara Denizi Silivri açıklarında iki ticari geminin çarpışması sonucu batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin yerinin TCG Akın tarafından tespit edildiğini açıkladı. Gemiyi ve personeli arama çalışmalarının koordineli şekilde sürdüğü bildirildi.

Berhan Şimşek'ten beraber yaşadığı kadına şiddet! Özlem Şanver ile yaşanan olayın görüntüleri ortaya çıktı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek ile 10 yıldır birlikte yaşadığı Özlem Şanver arasında yaşandığı belirtilen ve şiddet iddialarına konu olan olayın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Şanver'in fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını öne sürerek yaptığı başvurunun ardından Şimşek hakkında 6284 kapsamında 2 ay süreyle uzaklaştırma ve koruma tedbiri kararı verildi.

Ezanı Güzel Okuma Yarışması Türkiye Finali Çanakkale'de yapıldı

Çanakkale İl Müftülüğü ev sahipliğinde 18 Mart Hatime Ana Ulu Camii'nde düzenlenen yarışmaya, Ali Osman Canatan, Şerafettin Saliç, Berat Baki Şanal, Turan Tosun, Burhan Eser, Cihan Emre Akbulut, Halil Bilgetay, Serhat Şatır, Mustafa Tartı, Hasan Avcu katıldı.

2026 Ezan Birincisi 2

Yarışmanın jürisinde Diyanet İşleri Başkanlığı Camii Hizmetleri Daire Başkanı Turgut Erhan, Başkanlık Müşaviri Dr. Ali Osman Alaca, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk Musikisi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Fatih Koca ve İstanbul Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi Müezzin Kayyımı Hadi Duran yer aldı.

2026 Ezan Birincisi 4

Program, 18 Mart Hatime Ana Ulu Camii İmam Hatibi Yusuf Noyan'ın Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Yarışmacılar daha sonra jüri önünde kura çekerek ezan okuma sıralarını belirledi.

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, yarışma öncesi yaptığı konuşmada, bu güzel yarışmanın Çanakkale'de olmasının ayrı bir anlam ifade ettiğini belirterek, "Memleketimizin her karışı kıymetli ama şehitler diyarı Çanakkale'miz bambaşka. O yüzden belki de bu yarışma en çok Çanakkalemizde olmaya yakışırdı. Şehitler diyarı, Cumhuriyetimizin ön sözü, Mehmet Akif Ersoy'un ki ezanı en iyi şiirle tarif eden o üstadın memleketi Çanakkale'ye yakışırdı." dedi.

2026 Ezan Birincisi 5

Ezanın sadece bir namaz daveti değil bir kimlik beyanı ve "ben buradayım", "ben hazırım", "tarafım" demek olduğunu ifade eden Turan, sözlerine şöyle devam etti:

"O kimlik beyanının tüm minarelerden eksiksiz bin yıllarca okunması için büyük mücadele etmiş şehitlerimiz, gazilerimiz, yöneticilerimiz inşallah kıyamete kadar da bu ezanları dinmemesi için gayret etmeye devam edeceğiz. Her Müslüman memlekette ezan vardır. Farklı tonlarda okunur içeriği aynı olmakla beraber. Ancak ezanı belki de bizim kadar kendi kimliğine nakşetmiş başka bir millet yoktur diye düşünüyorum.

Biz milletimizi tanımlarken gururla ezan, bayrak, vatan deriz. Hiç kimse ezanla vatanı, hiç kimse ezanla yüreğiyle devletini bu kadar özleştirmez diye düşünüyorum. Ezan bizim için Müslüman olmayan vatandaşlarımızın bile hürmet ettiği, turist olarak memleketimize gelip ezanı duyup özledim o savayı dediği çok özel bir hatıradır. Bizim ezan halimiz vardır. Biz ezan halimizle beraber hatıralarımızı yaşarız. Ezan duyduğumuzda esnafımızın iş yeri gürültülüyse ara verir. Sanatçımız şarkı söylüyorsa konserini keser. Uzanıyorsak ayağa kalkarız, otururuz, toparlanırız. Ezan hali tüm milletimize özel bir hatıradır. Bizim için ayrı bir kıymettir. Bu ezan halimizi kollamak, korumak, tüm evlatlarımıza bir yaşam tarzına eğitilmek hepimizin görevi olsa gerek diye düşünüyorum."

Zulmün, insan arası farkın, zenginleşmenin, adaletsizliğin zirve yaptığı bu dünyada bir kölenin en kıymetli hatıraya sahip olmasının çok sembolik bir anlamı olduğunu vurgulayan Turan, "Bilal zengin midir, Bilal yönetici midir, Bilal mal mülk sahibi midir? Bilal gönlümüzde bin yıllardan beri en özel yerde varlığını sürdürmektedir. Bu bile başlı başına büyük mesajdır." diyerek sözlerini tamamladı.

2026 Ezan Birincisi 7

Çanakkale İl Müftüsü Topçu da, "Bugün burada bir milletin hafızasında asırlardır yankılanan bir sesi yeniden dinlemek için toplandık. Ezan bir çağrıdır, bir davettir ama sıradan bir çağrı değildir. Ezan tevhide çağrıdır. Allahu ekber nidalarıyla 'Allah'tan başka ilah yoktur.' diyerek insanı Allah'tan başkasına kulluk etmekten kurtarır. Bu güzel yarışmanın Çanakkale'mizde olması ayrı bir anlam ifade ediyor. Memleketimizin her karışı kıymetli ama Şehitler diyarı Çanakkale'miz bambaşka." değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmaların ardından yarışmacılar sırayla kendi belirledikleri makamlarda ezan okudu. Jüri üyelerinin yaptığı değerlendirme sonucu Ezanı Güzel Okuma Yarışması Türkiye Finali'nde Denizli Delikliçınar Yeni Cami Müezzin Kayyımı Turan Tosun birinci, Gaziantep Şahinbey Ulu Cami Müezzin Kayyımı Halil Bilgetay ikinci, Erzurum'un Palandöken ilçesi Şehit PÖH Kubilay Karaman Cami İmam Hatibi Cihan Emre Akbulut üçüncü oldu.

Yarışmada dereceye girenlere ödülleri, protokol üyelerince takdim edildi. Yarışmada birinci olan Tosun daha sonra 18 Mart Hatime Ana Ulu Camisi'nde ikindi ezanını okudu.

Ezanın ardından basın mensuplarının yarışmaya ilişkin sorularını yanıtlayan Tosun, Türkiye birinciliğinin içinde yıllardır bir uhde olduğunu dile getirerek, "Herkes aslında güzel okuyucu olarak kendi bölgesini temsilen geldi. Yarışmacı arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Çok şükür Rabbimize birinciliği nasip etti. Ezan sadece musiki açıdan ya da en başta manevi açıdan incelenmesi ve dinlenmesi lazım. Allah'a davetin çağrısını seslendirmeye hak kazanmak, ezanı öğrenerek başladı ve Cenabıhak buralara gelmeyi nasip etti. Bu yarışmanın Türkiye çapında olması ciddi bir husus." diye konuştu.

Tosun, yarışmada ezanı hicaz makamında okuduğunu aktararak, "Hicaz makamında duyguların daha belirgin ifade edildiğini düşündüğüm için bu makamı seçtim. Musiki dediğimiz şey insanların diliyle kalbinden geçenleri anlatabilme şekli diyebiliriz." dedi.

2026 Ezan Birincisi 1

Programa, Vali Yardımcısı Cengizhan Ankara, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale İl Emniyet Müdürü Ergün Dağıstanlı, İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüsnü Levent Dalyancı, siyasiler ile vatandaşlar katıldı.

Kaynak: AA

İçişleri Bakanı Çiftçi, Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş'u ziyaret etti

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ile bir araya geldi.

Gerçekleştirilen ziyarete dair sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunan Bakan Çiftçi, "Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Prof. Dr. Safi Arpaguş’u ziyaret ettik. Nazik ev sahiplikleri ve samimi sohbetleri için Sayın Başkanımıza teşekkür ediyorum." ifadelerine yer verdi.

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş ise "İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi'ye nazik ziyaretleri için teşekkür ediyor, ülkemiz ve aziz milletimiz için yürüttükleri kıymetli hizmetlerinde muvaffakiyetler diliyorum." dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş:

“İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi'ye nazik ziyaretleri için teşekkür ediyor, ülkemiz ve aziz milletimiz için yürüttükleri kıymetli hizmetlerinde muvaffakiyetler diliyorum.” https://t.co/d3aSUqXcUB

— T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı (@diyanetbasin) September 3, 2026

Hakkari'de "Hafızlık Yarışması Erkekler Türkiye Finali" düzenlendi

Hakkari İl Müftülüğü ev sahipliğinde Hacı Sait Camii'nde düzenlenen finalde, bölge yarışmalarında birinci olan 10 hafız yarıştı.

Hakkari Türkiye Finali 6

Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman İyişenyürek, Hakkari'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Iyişenyürek

Türkiye finalinin, kadim tarihi ve köklü kültürüyle öne çıkan Hakkari'de yapılmasının anlamlı olduğunu belirten İyişenyürek, şunları kaydetti:

"Başkanlık olarak yürüttüğümüz Kur'an hizmetlerinin önemli bir bölümünü teşkil eden yarışmalar, Kur'an'a hizmetin, Kur'an'ı doğru okuma ve öğrenme gayretinin, hafızlığın, kıraat geleneğinin, mesleki ehliyet ve din hizmetinde daha nitelikli bir anlayışın buluşma noktasıdır. Bugün burada bulunan yarışmacı kardeşlerimiz bu finale kolay gelmedi. Her biri kendi illerinde yarışma süreçlerinde emek verdi, çalıştı. Yarışmaya katılan 10 hafız kardeşime başarılar diliyorum."

Hüseyin Okuş

İl Müftüsü Hüseyin Okuş da hafızları Hakkari'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, farklı şehirlerden gelen yarışmacılara başarılar diledi.

Hakkari Türkiye Finali 1

Jürinin değerlendirmesi sonucu, yarışmaya katılanlardan Yusuf Kiracı birinci, Erdal Çeçen ikinci ve Beytullah Tokay üçüncü oldu.

Yarışma sonunda dereceye giren din görevlilerine ödülleri protokol mensuplarınca verildi.

Hafızlık Yarışması Türkiye Finali-1

Programa, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin, Vali Yardımcısı Murat Güneş, siyasiler, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.

Aşil Kalkanı Yunan semalarını koruyabilir mi? Ege adalarındaki "Siyonist" plan: "İsrail, Yunanistan'ı ele geçirmek istiyor"

Aşil Kalkanı Yunan semalarını koruyabilir mi? Ege adalarındaki
İsrail ve Yunanistan arasında yapılan 3 milyar euroluk Aşil Kalkanı anlaşmasıyla Ege adalarına savunma sistemleri kurulması planlanıyor. Anlaşmanın 2030 yılında tamamlanması beklenirken, sistemlerin...Devamı için tıklayınız

Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa'ya yayılma riski! "SİHA-İHA'lar askerlerin manevra kabiliyetini bitirdi"

Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa'ya yayılma riski!
Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş 5. yılına girerken, taraflar arasındaki sıcak çatışma yeniden hız kazandı. Bölgede karşılıklı saldırılar SİHA/İHA'lar üzerinden sürdürülürken savaşın genişleme riski...Devamı için tıklayınız

Marmara'daki gemi kazasında bilirkişi raporu: Kaptan uyuyordu, tecrübesiz zabit köprüüstünde tek kaldı

Marmara Denizi'nde ALSU ile Tuğberk İmamoğlu gemilerinin çarpışmasına ilişkin soruşturmada kritik bilirkişi raporu dosyaya girdi. Raporda kazanın nedeni 'çift taraflı ağır durumsal farkındalık kaybı' olarak gösterilirken, kaza anında ALSU'nun köprüüstünde kaptanın uyuduğu ve tecrübesiz 2. zabitin tek başına bulunduğu tespit edildi.

Güllü cinayetinde yeni görüntü: Sultan Nur Ulu, Tuğyan'ın annesini pencereden nasıl attığını canlandırdı

Yalova'da 6'ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Güllü'nün ölümüne ilişkin soruşturmada yeni görüntüler ortaya çıktı. Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in arkadaşı Sultan Nur Ulu'nun savcılıkta yaptığı olay canlandırmasının görüntüleri dava dosyasına girdi.

Dilovası faciasında yakınlarını kaybedenler adalet bekliyor: “Kamu görevlileri onca usulsüzlüğe nasıl göz yumdu?”

Dilovası faciasının dördüncü duruşması 8 Eylül'de görülecek. Yangında hayatını kaybedenlerin yakınları, yangından bugüne kadar yaşadıklarını anlattı.

Dilovası faciasında yakınlarını kaybedenler adalet bekliyor: “Kamu görevlileri onca usulsüzlüğe nasıl göz yumdu?” Medyascope

💾

Dilovası faciasının dördüncü duruşması 8 Eylül'de görülecek. Yangında hayatını kaybedenlerin yakınları, adalet taleplerini anlattı.

2 bin yıllık tarih, Kaleiçi'nde yaşatılıyor

Antalya'nın tarihi kent merkezi Kaleiçi, yerli ve yabancı turistlerin kentin geçmişine tanıklık ettiği önemli turizm noktalarının başında geliyor.

Milattan önce 2. yüzyılın ortalarında Bergama Kralı II. Attalos tarafından liman kentine dönüştürülen Kaleiçi, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Bölge, 1972'de "sit alanı" ilan edilerek koruma altına alındı.

Kaleiçi'nde 85 anıtsal yapı, 6 cami, 3 medrese, 4 türbe, 5 hamam, 56 burç ile kale ve surların yanı sıra 456 sivil mimarlık örneği yapı bulunuyor.

Tarihi evleri, küçük dükkanları, restoranları, yat limanı ve dar sokaklarıyla ziyaretçilerine farklı bir atmosfer sunan Kaleiçi, geçmişle bugünün iç içe geçtiği yapısıyla dikkati çekiyor.

Antalya Kaleiçi 2

- Tarihin simge yapıları Kaleiçi'nde

Kaleiçi'ne girişte ziyaretçileri Antalya'nın simge eserlerinden Yivli Minare karşılıyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan ve kentin ilk Türk-İslam eserlerinden biri olarak kabul edilen Yivli Minare, bölgenin siluetine damga vuruyor.

Kale kapısının hemen yanında yer alan Saat Kulesi de Kaleiçi'nin önemli tarihi yapıları arasında bulunuyor. Roma döneminden kalan sur burçlarından biri üzerine inşa edilen yapı, Osmanlı döneminde saat kulesine dönüştürülerek bugüne ulaştı.

Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat döneminde yaptırılan Antalya Mevlevihanesi de Kaleiçi'nin önemli tarihi yapılarından biri olarak ziyaret edilebiliyor.

Antalya'da Osmanlı döneminde camiye dönüştürülen Şehzade Korkut Camisi, halk arasında "Kesik Minare" olarak da biliniyor. Roma İmparatoru Hadrianus'un Antalya'yı ziyareti anısına inşa edilen Hadrianus Kapısı ise kentin en önemli tarihi girişlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Denize açılan bölümde yer alan Hıdırlık Kulesi de Kaleiçi'nin en bilinen yapıları arasında bulunuyor. Yarım daire biçiminde doğal liman özelliği taşıyan Yat Limanı ise bölgeyi ziyaret edenlerin gezi rotalarının önemli duraklarından birini oluşturuyor.

Antalya Kaleiçi 1

- Antalya'nın en değerli noktası Kaleiçi

Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kaleiçi'nin çok sayıda değerli tarihi eseri bünyesinde barındırdığını söyledi.

Kaleiçi'nin Antalya'nın en önemli cazibe merkezlerinden biri olduğunu belirten Şahin, bölgenin turistlerin kentte en çok ziyaret ettiği nokta olduğunu dile getirdi.

Şahin, "Antalya Havalimanı'ndan ayrılan turistlere 'Nereleri gezdiniz?' diye sorulduğunda birinci sırada Kaleiçi çıkmış. Yani Antalya'nın en çok ziyaret edilen noktası Kaleiçi, gerçekten markası. Aynı zamanda Antalyalılar için çok nostaljik ve romantik bir yer." dedi.

Kaleiçi'ni bir sinema platformuna benzeten Şahin, her sokağın ziyaretçiye farklı bir manzara sunduğunu ifade etti.

Bölgenin korunması ve geliştirilmesi için otel işletmecileriyle çalışmalar yürüttüklerini belirten Şahin, Kaleiçi'nin geleceğinin parlak olduğunu söyledi.

Şahin, "4-5 yıl sonra Kaleiçi'ndeki herhangi bir iş yerinin değerinin bugünden çok daha ötelere ulaştığını göreceksiniz. Antalya'nın en değerli noktası Kaleiçi." diye konuştu.

- 2 bin yıldır yaşayan bir şehir

Antalya Turistik Otelciler ve Pansiyoncular Birliği Başkanı Alp Özel de Kaleiçi'nin 2 bin yıldan uzun süredir ayakta duran tarihi bir kent olduğunu belirtti.

Kaleiçi'nin her köşesinin geçmişin izlerini taşıdığını ve bugünün koşullarına uygun farklı güzellikleri barındırdığını ifade eden Özel, bölgenin günde yaklaşık 40 bin ziyaretçiyi ağırladığını söyledi.

Ziyaretçilerin Kaleiçi'nde Bergama Krallığı'ndan Roma'ya, Bizans'tan Selçuklu ve Osmanlı'ya kadar farklı dönemlerin izlerini görebildiğini dile getiren Özel, şunları kaydetti:

"2 bin yıldan fazla bir medeniyet zincirinin izlerini burada görebilirsiniz. Osmanlı'yı, Selçuklu'yu, Doğu Roma'yı, antik çağlardan kalma eserleri görebilirsiniz. 2 bin yıldan beri yaşayan bir şehir burası."

Kaynak: AA

Rusya-Ukrayna savaşı Avrupa'ya mı yayılıyor? Moskova'dan "gri alan" stratejisi: "6 ay içinde çatışmalar şiddetlenebilir"

Rusya-Ukrayna savaşı Avrupa'ya mı yayılıyor? Moskova'dan
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta tansiyon yeniden zirveye çıktı. Kiev günlerdir Rusya'nın yoğun saldırılarıyla karşı karşıya kalırken, Ukrayna ordusu da uzun menzilli İHA'larla Rusya'nın farklı...Devamı için tıklayınız

Netflix’ten Türkiye’ye "itibar" suikastı! Küresel algı oyunun perde arkası A Haber’de: Karalama kampanyası devrede

Netflix’ten Türkiye’ye
Türkiye'nin NATO Zirvesi'ndeki tarihi ev sahipliği ve dünya siyasetine yön veren başarısı, küreselci odakları bir kez daha rahatsız etti! Netflix üzerinden servis edilen Trump belgeseliyle Türkiye'yi...Devamı için tıklayınız

Silivri açıklarındaki Tuğberk İmamoğlu gemisi nasıl battı? Alsu gemisinin manevra yetersizliği: "Çarptığını bilmeme ihtimali yok"

Silivri açıklarındaki Tuğberk İmamoğlu gemisi nasıl battı? Alsu gemisinin manevra yetersizliği:
Türkiye’yi yasa boğan Silivri açıklarındaki gemi faciasında, 10 kayıp mürettebat için arama kurtarma çalışmaları sürerken kazanın nedeni henüz netlik kazanmadı. A Haber’e konuk olan Kaptan Mustafa...Devamı için tıklayınız

Narkotik ve fuhuş dosyalarında adı geçen isimlere para yağmuru! Cemal Enginyurt'un danışmanı Tekinoğlu'nun ifadesi ahaber.com.tr'de

Narkotik ve fuhuş dosyalarında adı geçen isimlere para yağmuru! Cemal Enginyurt'un danışmanı Tekinoğlu'nun ifadesi ahaber.com.tr'de
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan milletvekili Cemal Enginyurt’un danışmanı Cem Tekinoğlu’nun emniyet ve savcılıkta verdiği ifadelerin detayları...Devamı için tıklayınız

Muhalefette "kim yönetiyor?" krizi! İnce'den Özel’e olay “helal para” çıkışı | A Haber’de çarpıcı analiz: “Genel başkan çok ama lider yok”

Muhalefette
Muharrem İnce’nin "Bir kere evden kaçtım, geri geldim. Daha da başka yere gitmem" sözleriyle CHP’ye kalış sinyali vermesi ve "Parti helal parayla kurulur" çıkışı, muhalefet kulislerini...Devamı için tıklayınız

Gülistan Doku soruşturmasında yeni tutuklama!

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında sıcak adli gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Dosya kapsamında gözaltına alınıp emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edilen 2 zanlıdan 1'i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kosova Savunma Bakanı Maqedonci A Haber'de! Türk savunma sanayisine övgüler: "Türkiye ile iş birliğimiz stratejik bir avantaj"

Kosova Savunma Bakanı Maqedonci A Haber'de! Türk savunma sanayisine övgüler:
Kosova Savunma Bakanı Ejup Maqedonci, A Haber'e özel mesajlar verdi. Maqedonci resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Ankara'da Türk savunma sanayisinin ulaştığı küresel başarıyı takdirle karşıladı....Devamı için tıklayınız

Bursa'da imamın marangozluk atölyesi çocuklara beceri, mahalleye hizmet kazandırıyor

Tekkeköy Mahallesi Camii İmam Hatibi Onat, görev yaptığı caminin yerleşkesinde kurduğu ve "Hoca'nın Atölyesi" adını verdiği 35 metrekarelik atölyede haftanın 3 günü çocuklara boş zamanlarını verimli değerlendirmeleri amacıyla marangozluğun temel becerilerini öğretiyor.

Yetişkinlerin gözetimindeki 12 çocuk, ahşap parçaların zımparalanması ve yapıştırılması gibi işlerde uygulama yaparken makinelerin kullanımından uzak tutuluyor.

Freze, gönye kesme makinesi, planya ve çeşitli el aletlerinin bulunduğu atölyede hazırlanan ahşap ürünler, cami, kültür evi ve mahalledeki çeşitli ihtiyaçların karşılanmasında kullanılıyor. Çocukların doğayla bağını güçlendirmek amacıyla atölyede kuş yuvaları da yapılıyor.

Imamın Marangoz Atölyesi 2

- "Köyün ve caminin ihtiyaçları için çalışmalar yürütüyoruz"

Onat, atölyeyi hobi amacıyla kurduğunu, mahalle ile caminin ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar yaptıklarını anlattı.

Atölyede çocukların da temel ahşap işlerini öğrenmesine imkan sağladıklarını belirten Onat, "Hobi amaçlı bir atölye burası. Köyün, caminin ve lojmanın ihtiyaçları için çalışmalar yürütüyoruz. İhtiyaç olan malzemeleri güvenli şekilde üretmeye çalışıyoruz." diye konuştu.

Onat, çocukların eğitim hayatının yanında el becerilerinin de gelişmesini önemsediklerini ifade ederek, "Evlatlarımızın okuyup ellerinin de becerikli olması için yönlendirme yapmaya çalışıyoruz. 'Tembellik değil çalışkanlık iyidir.' diyoruz." şeklinde konuştu.

Atölyeyi kurarken Sultan Abdülhamid Han'ın ahşap çalışmalarından da esinlendiğini anlatan Onat, çocukların boş zamanlarını üretim yaparak değerlendirmesini amaçladıklarını dile getirdi.

- "Çocuklarımıza eğitim vererek destek oluyor"

İnegöl Mobilyacılar ve Marangozlar Odası Başkanı Yasin Altuntepe de Onat'ın marangozluk alanındaki becerilerini mahalle ve caminin ihtiyaçları için değerlendirdiğini söyledi.

Onat'ın boş zamanlarında ahşap işleri yaptığını belirten Altuntepe, "İnegöl'ün müteşebbis ruhuyla burada merdiven, sandalye ve dekoratif ürünler gibi çeşitli çalışmalar yapıyor. Ayrıca çocuklarımıza da eğitim vererek destek olmaya çalışıyor. Mobilyacılar ve Marangozlar Odası olarak bu çalışmalarından dolayı kendisine teşekkür ediyoruz." dedi.

Imamın Marangoz Atölyesi 1

- "Mesleki öğrenim çok güzel"

Tekkeköy Mahallesi Muhtarı Mehmet Yıldırım da çocukların imam hatip Onat ile atölyede temel ahşap çalışmaları yaptıklarını söyledi.

Çocukların dini bilgiler aldıktan sonra boş zamanlarını atölyede değerlendirdiklerini dile getiren Yıldırım, "Makinede çalışmıyorlar. Yapıştırıcı ve zımpara gibi işleri öğreniyorlar. Köyümüzde camimiz, kültür evimiz gibi yerler için çalışmalar yapıyoruz. Doğadaki kuşlar için yuvalar da yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, çocukların atölyeye severek geldiklerini anlatarak, "Anne ve babaları da destek veriyor. Mesleki öğrenim çok güzel bir şey. Hem okusunlar hem meslek sahibi olsunlar. Eli çekiç tutması, bir şeyler öğrenmesi güzel." diye konuştu.

- "Burada marangozluk öğreniyorum"

Atölyede çalışma yapan 8 yaşındaki Mustafa Kemal de hem mahalleye katkı sağladıklarını hem de yeni beceriler öğrendiklerini söyledi.

Marangozluk mesleğini öğrendiklerini belirten Kemal, "Beğeniyorum ve severek yapıyorum. Burada marangozluk öğreniyorum." dedi.

Kaynak: AA

Milli Mücadele'nin izlerini taşıyan asırlık dikiş makinesi, TDV'de sergileniyor

Milli Mücadele yıllarından günümüze ulaşan makine, uzun yıllar Börekçi'nin ailesinde muhafaza edildi. Börekçi'nin torunu Zişan Saat, dedesinden kalan tarihi makineyi 2023'te Diyanet İşleri Başkanlığına bağışladı.

Milli Mücadele'ye tanıklık eden asırlık dikiş makinesi, yaklaşık 6 aydır Birr Mekan'da ziyaretçilerle buluşuyor.

TDV Kadın, Aile ve Gönüllülük Hizmetleri Müdürü Ayşe Nur Kapusuz, AA muhabirine, Zişan Saat'in dedesine ait makineyi bağışlamak istediğini bildirmesinin ardından evinde ziyaret edildiğini, makinenin teslim alındığını anlattı.

Makinenin yıllar boyunca kullanıldığını, aslen pedallı olan makinenin elektrikle çalışabilmesi için de bazı değişikliklerden geçirildiğini belirten Kapusuz, "Daha önce hiçbir yerde sergilenmemiş. Torununa intikal etmiş. Torunu da kullanmış ve Başkanlığa hediye etmeyi, emanet etmeyi uygun görmüş." ifadelerini kullandı.

Milli Mücadele'nin Izlerini Taşıyan Asırlık Dikiş Makinesi 2

- "İyiliğin hala üretilmeye devam ettiğinin bir nişanesi"

Kapusuz, makinenin Birr Mekan'da sergilenmesinin çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bu makine belki şehit, belki gazi, bugün üzerinde rahatça oturduğumuz topraklara kanını dökmüş, bu topraklar için canını adamış askerlerimizin, subayların, Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın üniformalarının dikildiği, Milli Mücadelemizin şahidi olan bir makine. İlk olarak bize emanet edildiğinde Hacı Bayram'da bulunan İyilik Atölyelerimizde sergilenmeye başlandı. İyilik Atölyemizin Birr Mekan'a taşınmasıyla birlikte burada sergilemeyi uygun gördük. Burası vatandaşın çok rahat girip çıkabildiği, üretilen ürünleri görebildiği, satın alabildiği, oturup çayını, kahvesini içebildiği bir yer. Böyle bir köşede sergilenmesi, burayı ziyaret eden herkesin de bu makineyi çok rahat görebilmesine imkan veriyor."

Ayşe Nur Kapusuz, tarihi dikiş makinesinin Birr Mekan'da sergilenmesiyle makinenin geçmişteki işlevi arasında bağ kurduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

"O zaman nasıl ki bu makine askerlerimizin üniformalarının dikilmesi, tamir edilmesi gibi bir iyilik üretimi yaptıysa bu mekanımız da iyiliğin üretildiği, hayır için çalışıldığı ve üretilen ürünlerin gelirlerinin tamamen iyilik projelerine harcandığı bir alışveriş mekanı olduğu için bu anlamda da bir bütünleşme söz konusu. İyiliğin hala üretilmeye devam ettiğinin de bir nişanesi bu. Nasıl o gün dikiş makinesi üzerinden bir iyilik inşa edildiyse İyilik Atölyemizde de yine dikiş makinesi üzerinden iyilik inşa edilmeye devam ediyor."

Kaynak: AA

Yazar Ali Haydar Haksal vefat etti

İstanbul'da vefat eden Haksal'ın cenazesi 29 Ağustos 2026 (Yarın) öğle namazını mütakiben Üsküdar'daki Şakirin Camii'nde kılınacak.

Edebiyat dünyasında mütevazı ve derviş kişiliğiyle bilinen Haksal, Türk edebiyatının öykü, deneme ve inceleme alanlarında eserler verdi.

Özellikle Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları'ndan neşredilen Doğu Işığı serisi ile İslam medeniyetinin Batı medeniyetinin kültür ve edebiyatına yansımalarına ışık tuttu.

Haksal, yazı hayatında modern insanın yalnızlığı, yabancılaşması, benlik arayışı ve gelenekle ilişkisi gibi temalara odaklanırken kurucuları arasında yer aldığı Yedi İklim dergisiyle de edebiyat dünyasında iz bırakan isimlerden biri oldu.

Ekim ayı kampanyalı umre turlarına kayıtlar başlıyor

Diyanet İşleri Başkanlığı 2026-2027 Umre Organizasyonu kapsamında 9 günlük kampanyalı umre turları için kayıtlar başlıyor.

Ekim ayı boyunca farklı tarih seçenekleri ve kişi başı 1.270 (bin iki yüz yetmiş) dolardan başlayan fiyatlarla başvurular il / ilçe müftülüklerinden veya e-Devlet üzerinden yapılabilecek.

Detaylı bilgi için lütfen TIKLAYINIZ>>>

Taksim Camii'nde Zafer Mevlidi okundu

Taksim Camii'nde 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla şehitler için hatim ve mevlit programı düzenlendi.

Cuma namazı öncesinde gerçekleştirilen programda, şehitler için Kur'an-ı Kerim okundu, hatim duası yapıldı.

T A K S İ M C A M İ M E V L İ T 1

Şehitler için mevlitin de okutulduğu programa, vatandaşların yanı sıra askeri personel ve emniyet mensupları katıldı.

T A K S İ M C A M İ M E V L İ T 3

Programın ardından cemaat cuma namazını kıldı.

Kaynak: AA

Tarihi Hacı Yusuf Taş Camii'nde süsleme ve kalem işleri devam ediyor

Yapımına 1893'te başlanan caminin, 3 Mart 1894'te deprem sonucu yıkılması üzerine aynı yerde Sultan 2. Abdülhamid'in verdiği destekle 1912'de caminin yapımı tamamlandı.

Elazığ'ın Sivrice ilçesi merkezli 2020'deki depremde de bir kısmı yıkılan ve tekrar onarılan cami, "asrın felaketi" olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023'teki depremlerde yıkıldı.

Hacı Yusuf Taş Camii Projesi'nin hazırlanması ve restorasyonu işi ihalesinin ardından, Temmuz 2023'te sözleşme imzalanarak yer teslimi yapıldı.

Ecdat yadigarı caminin ayağa kaldırılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce başlatılan çalışmalar kapsamında oluşturulan bilim kurulunun önerileri doğrultusunda proje yürütüldü.

Tarihi Hacı Yusuf Taş Cami 1

Kubbesi çöken ve duvarlarının bir kısmı yıkılan cami için bilim kurulu kararları doğrultusunda kalan duvarlarının sökülmesine, zemin iyileştirmelerinin yapılmasına ve yapının yeniden inşası kararlaştırıldı.

Yeniden inşa projesi ve raporlarının, Sivas Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanması ile çalışmalara başlandı.

Caminin taşları numaralandırılarak yeniden inşa projesinde kullanıldı. Mevcut taşlar kullanılmak suretiyle cami duvarları yeniden örüldü.

Yapıyı hafifletmek ve daha stabil üst örtü teşkil edilebilmesi amacıyla kubbeler çelik olarak yapıldı, çelik kubbe konstrüksiyonunun dış yüzeyleri yapının kendi taşları ile kaplanarak, üzerleri kurşun ile örtüldü.

İç mekanda, bezeme çalışmaları kapsamında kalemişi çalışmaları yeniden yapılıyor. Bu kapsamda yapının özgün mimari sanatsal özellikleri dikkate alınarak çalışmalar titizlikle yürütülüyor. Ana kubbenin göbeğine özgününe uygun hazırlanan Ayetel Kürsi ayeti işlendi.

Yerden ısıtma sistemi uygulanarak ahşap kaplama ile döşeme çalışmaları tamamlandı. Kadınlar mahfilindeki işlemler de son aşamasına geldi.

Çevresel çalışmaların tamamlanması ve halı serilmesinin ardından caminin ibadete açılması planlanıyor.

Kaynak: AA

Esir düşen askerlerin yazdığı mektuplar 113 yıl sonra ailelerine teslim edildi

Valilikten yapılan açıklamaya göre, mektupların sahiplerine ulaştırılması için Sivas Hafıza Merkezi Sorumlusu Yaşar Abanus, tarih araştırmacısı Ömer Gül ve Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Yönetmen Turgay Kural tarafından kapsamlı bir araştırma yürütüldü.

Askerlerin yaşayan yakınlarını belirlemek amacıyla nüfus kayıtları ve mezarlıklar incelenirken, tespit edilen ailelere tarihi mektuplar teslim edilmeye başlandı.

Esir Asker Mektupları 1

Sivas Valisi Yılmaz Şimşek de mektubu Gazi Mehmed'in hayatta olan çocuklarına teslim etti.

Gazi Mehmed'in Ulaş ilçesi Baharözü köyünde yaşayan 103 yaşındaki oğlu Hacı Mehmet Subaşı ve Altınyayla ilçesine bağlı İbicek mezrasında yaşayan 84 yaşındaki oğlu Vahap Subaşı ile 90 yaşındaki kızı Fidan Subaşı, yıllar sonra babaları ve ailelerinin yaşadığı savaş dönemine ilişkin önemli bir belgeye kavuşmanın mutluluğunu yaşadı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vali Şimşek, Valilik olarak Sivas ve ülke tarihine ışık tutacak önemli bir projeyi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

180 Sivaslı askere ait mektupların arşivden çıkarılarak ailelerine teslim edildiğini vurgulayan Şimşek, "Proje sayesinde Balkan Harbi ve 1. Dünya Savaşı'nda esir düşmüş askerlerimizin ailelerine veya ailelerinden onlara yazılmış ancak çeşitli sebeplerle ulaşmamış, ulaştırılamamış ve arşivlerde saklı kalmış mektupları, onların bugün hayatta olan çocuklarına ya da torunlarına teslim ediyoruz." ifadesine yer verdi.

Esir Asker Mektupları 3

- "113 yıllık kıymetli bir hatırayı ulaştırdık"

Sivaslı 180 askere ait mektupların arşivden alınarak Sivas Hafıza Merkezi arşivine kazandırıldığını ve aynı zamanda kitaba dönüştürüldüğünü anlatan Şimşek, "Proje kapsamında çok anlamlı ve duygusal ziyaretler gerçekleştirdik. Balkan Harbi'ne katılan ve esir düşen Sivaslı hemşehrimiz Gazi Mehmed’in bugün hayatta olan evlatlarını ziyaret ederek, ailelerine ait 113 yıllık çok kıymetli bir hatırayı kendilerine ulaştırdık." değerlendirmesinde bulundu.

Geçmişle bugün arasında çok anlamlı bir bağ kurduklarına dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:

"Amacımız Sivaslı askerlerimizin Balkan Harbi ve 1. Dünya Savaşı yıllarında yaşadıklarını gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde aktarabilmektir. Çünkü bu vesikalar bize sadece geçmişte yaşananları anlatmıyor. Üzerinde huzur ve güven içerisinde yaşadığımız bu vatanın hangi büyük fedakarlıklarla bizlere emanet edildiğini de hatırlatıyor. İnşallah kitap çalışmamız ve hazırlayacağımız belgeselle bu mektuplar yalnızca arşivlerde kalan belgeler olmaktan çıkacak, sahiplerinin, ailelerinin ve bütün milletimizin ortak hafızasında yeniden hayat bulacaktır."

Kaynak: AA

İBB soruşturmasında yeni perde! Ertan Yıldız ifadesinde ne dedi? “400 milyon dolar İmamoğlu’nun cebine girdi”

İBB soruşturmasında yeni perde! Ertan Yıldız ifadesinde ne dedi? “400 milyon dolar İmamoğlu’nun cebine girdi”
Çıkar Amaçlı İmamoğlu Suç Örgütü davasında İmamoğlu ve ekibi hakkında hazırlanan iddianamede yer alan çarpıcı detaylar, etkin pişmanlıktan yararlanan Ertan Yıldız’ın mahkeme salonundaki ifadeleriyle...Devamı için tıklayınız

Terörsüz bölge için tarihi eşik: YPG/SDG'nin feshi Suriye'yi nasıl etkiler? A Haber'de çarpıcı yorum: Halep yeniden ticaretin merkezi olacak

Terörsüz bölge için tarihi eşik: YPG/SDG'nin feshi Suriye'yi nasıl etkiler? A Haber'de çarpıcı yorum: Halep yeniden ticaretin merkezi olacak
Terör örgütü PKK/YPG'nin Suriye uzantısı SDG, örgütü feshettiğini açıklamasının ardından, Şam hükümeti için terör defteri tamamen kapandı. Suriye'de yaşanan tarihi gelişmelerin ardından gözler,...Devamı için tıklayınız

Denizolgun’un ölümünden önce neler yaşandı? A Haber’de çarpıcı analiz: Cemaat suç örgütüne nasıl evrildi?

Denizolgun’un ölümünden önce neler yaşandı? A Haber’de çarpıcı analiz: Cemaat suç örgütüne nasıl evrildi?
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihinde gerçekleşen şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada adli tıp raporuna dair çarpıcı bulgular ortaya çıktı. Cesedin çürüme sıvısında ve...Devamı için tıklayınız

KPSS Lisans Sınavı Giriş Belgeleri Erişime Açıldı

ÖSYM tarafından 6 Eylül 2026 tarihinde uygulanacak 2026-KPSS Lisans Sınavı’nın Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna katılacak adayların sınava girecekleri binalara/salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren Sınava Giriş Belgelerini, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden 27 Ağustos 2026 tarihinde saat 11.00'den itibaren T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

DİKKAT!

6 Eylül 2026 tarihinde uygulanacak 2026-KPSS Lisans Sınavı Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu için adaylar, saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Temel Kurallar

DGS tercihleri başladı

ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;

2026 Dikey Geçiş Sınavı (2026-DG6) tercih işlemleri, 27 Ağustos-3 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılacak.

Adaylar, tercihlerini bireysel olarak 27 Ağustos 2026 tarihinde saat 10.30’dan itibaren ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle elektronik ortamda yapabilecek. Tercih işlemleri, 3 Eylül 2026 tarihinde saat 23.59’da sona erecek.

Yerleştirme işleminde, 2026-DGS Başvuru Kılavuzu’nda yer alan ilke ve kurallar uygulanacak.

2026-DGS yerleştirme ile ilgili genel bilgiler ve tablolar, aşağıdaki bağlantıda sunulmuş olup tercihte bulunacak adayların bu bilgileri dikkatle incelemeleri gerekmektedir.


2026-DGS Tercih Bilgileri ve Tablolar

KPSS Ortaöğretim başvuruları başladı

ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;

2026 Kamu Personel Seçme Sınavı (2026-KPSS Ortaöğretim), 25 Ekim 2026 tarihinde uygulanacaktır. Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ise 1 Kasım 2026 tarihinde yapılacak.

KPSS Ortaöğretim’e başvurular 27 Ağustos-8 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılacaktır. 1 Kasım 2026 tarihinde uygulanacak olan Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları 2026-KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) için başvurular ise 22-30 Eylül 2026 tarihleri arasında olacaktır. DHBT’ye ortaöğretim düzeyinde başvuracak adayların da 25 Ekim 2026 tarihinde yapılacak olan 2026-KPSS Ortaöğretim’e başvurarak sınava girmeleri gerekmektedir.

Adaylar, başvurularını elektronik ortamda ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak saat 10.00'dan itibaren ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil uygulamasından yapabilecektir.

2026-KPSS Ortaöğretim ile 2026-DHBT’ye ilişkin ayrıntılı bilgi 2026-KPSS Ortaöğretim Kılavuzu’nda yer almaktadır. Adaylar, Kılavuz’a aşağıdaki bağlantıdan erişebileceklerdir. Sınava başvuracak adayların Kılavuz’u dikkatle incelemeleri gerekmektedir.


2026-KPSS Ortaöğretim: Kılavuz ve Başvuru Bilgileri

1300 yıllık İslam tarihi tek bir atlas üzerinde buluştu

İslam coğrafyasını 632-1924 yılları arasında ele alan atlas, farklı kaynaklardan derlenen verileri harita üzerinde bir araya getiriyor. Kullanıcılar, zaman çizelgesi ve çeşitli katmanlar aracılığıyla İslam dünyasında kurulan hanedanları, hükümdarları, alimleri ve tarihi merkezleri dönemlerine ve coğrafyalarına göre inceleyebiliyor.

Atlasın güncel sürümünde 186 İslam hanedanı ve 830 hükümdarın yanı sıra Zirikli'nin "el-A'lam" eserinden 13 bin 940 biyografik kayıt, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) İslam Ansiklopedisi'nden 8 bin 528 alim biyografisi ve Yakut el-Hamevi'nin "Mu'cemü'l-Büldan" eserinden 12 bin 954 coğrafi kayıt gibi kapsamlı veriler yer alıyor.

Atlas kapsamında ayrıca 3 bin 458 darphane, 2 bin 49 Makdisi yerleşimi, İbn Battuta'nın 317 durağı, Evliya Çelebi'nin 5 bin 444 durağı ve 801 yapı kaydı bulunuyor.

- Atlasa ilk olarak "The New Islamic Dynasties" kitabı aktarıldı

Platformu hazırlayan Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Gökalp, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) bünyesinde T-CORPUS adında TİMAV Dijital Beşeri Bilimler Merkezi'ni kurduklarını ve bu merkezin ilk ürününün İslam Tarihi Atlası olduğunu söyledi.

Gökalp, atlası geniş bir ekiple hazırladıklarını belirterek, "İslam Tarihi Atlası'nın arkasından İslam Tarihi Yazım Atlası geliyor. Çok yakında duyuracağımız büyük bir proje. Bunun dışında iki Avrupa Birliği ve iki TÜBİTAK 1001 projesi hazırladık. Dolayısıyla TİMAV Dijital Beşeri Bilimler Merkezimizi çalışma alanımızın metodolojisine dahil ederek, yapabileceğimiz işlerin sayısını, niteliğini ve niceliğini artırma gayretindeyiz. İslam Tarihi Atlası da bu anlamda ilk tecrübemiz oldu." dedi.

Atlasta ilk olarak İngiliz tarihçi Clifford Edmund Bosworth tarafından yazılan ve İslam dünyasında hüküm sürmüş 186 hanedanı kronolojik ve soy ağaçlarıyla inceleyen "The New Islamic Dynasties" kitabını temel aldıklarına işaret eden Gökalp, şöyle devam etti:

"632-1924 yılları arasındaki hanedanları bütüncül bir şekilde harita üzerinde göstermek amacıyla bu kitabı dijital ortama aktardık. Çalışmada 186 İslam hanedanlığı ve bu hanedanlıklarda hüküm süren 830 hükümdar yer alıyor. Başlangıçta Müslüman Hanedanlıklar Atlası olarak tasarlanan platforma zamanla seyahatnameler, şehirler ve savaşlar gibi farklı veri setlerini de ekledik. Bu kaynakların birbirleriyle ne ölçüde örtüştüğünü ve farklılaştığını karşılaştırarak aralarındaki bağlantıları ortaya çıkardık. Böylece atlas, yalnızca bir harita olmaktan çıkarak ilişkiler ağını görünür kılan bir dijital beşeri bilimler projesine dönüştü."

- "Datayı çok kolay bir şekilde işleyen bir atlası model olarak kurmuş olduk"

Hüseyin Gökalp, atlastaki ilişkiler ağına dair ise "Mesela bir alimden, hükümdardan ya da komutandan bahsediyoruz. O kimlerle bir ilişki ağı kurmuş, kimlerle karşılaşmış, hoca-öğrenci, halef-selef ya da akraba ilişkilerini bir defada atlasta görebilmek çok kıymetli. Özellikle tarih ve beşeri bilimler meraklıları için kıymetli bir şey. Biz burada çok katmanlı, birbirleriyle sürekli ilişki halinde ağları kurabilen ve datayı çok kolay bir şekilde işleyen bir atlası model olarak kurmuş olduk." diye konuştu.

Sitede kullanıcılar için bir geri dönüş kısmı olduğunu ve araştırmacıların, akademisyenlerin önerilerine göre platformu sürekli güncellediklerini söyleyen Gökalp, daha sonra platformu bir mobil uygulama haline getirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

- Dijital beşeri bilimlerle tarihin farklı ihtimalleri de araştırılıyor

Gökalp, yürüttükleri çalışmaların yalnızca mevcut tarihsel verileri haritalandırmakla sınırlı olmadığını, dijital beşeri bilimlerin sunduğu yöntemlerle farklı tarihsel süreçleri de incelemeye çalıştıklarını belirtti.

Bu kapsamda, İslam toprakları ile ilk dönem Bizans sınırları arasındaki sugur bölgelerindeki hareketlilik ve idari yapıyı ele alan "Frontiers" adlı uluslararası bir proje üzerinde çalıştıklarını aktaran Gökalp, projede Almanya, ABD, İngiltere ve Türkiye'den geniş bir ekibin yer aldığını söyledi.

Tarihsel olayların farklı koşullarda nasıl gelişebileceğini inceleyen çalışmalar da yaptıklarını ifade eden Gökalp, bunu mühendislikteki farklı versiyonların denenmesine benzeterek, bu kapsamda bir savaşın farklı bir coğrafyada ya da farklı mevsim koşullarında gerçekleşmesi halinde nasıl sonuçlanabileceğine yönelik çalışmalar yürüttüklerini aktardı.

Hüseyin Gökalp, bu projelerin bir bölümünü TÜBİTAK'a sunduklarını ve üzerinde çalıştıkları bir diğer alanın ise İslam düşünce tarihi olduğunu belirterek, İslam düşünürlerinin düşünme yöntemleri arasındaki ilişkileri ve farklı dönemlerdeki düşünürlerle entelektüel bağlantılarını dijital yöntemlerle ortaya çıkarmayı hedeflediklerini anlattı.

- "Araştırmacılar verileri indirebilir"

Selçuk Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ali Çetinkaya ise atlasa beklediklerinin üzerinde çok yoğun bir ilgi oluştuğunu aktararak, "Bu çalışmayı versiyon 1 kabul edersek, ikinci versiyonu çok daha geniş bir şekliyle ifade etmek istiyoruz. Onun da testleri, veri çalışmaları devam ediyor. İnşallah onu da en kısa sürede açmış olacağız." dedi.

Çetinkaya, uluslararası bir proje olan OpenITI'nin atlasın önemli bileşenlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, kitaplarda yer alan düz metinleri yapılandırılmış verilere dönüştürdüklerini ve bu verilerin farklı bilgisayar dilleri ve platformlar tarafından kullanılabilir hale geldiğini söyledi.

Atlasın ikinci versiyonunda ise isim ve mekanların doğru şekilde eşleştirilmesine odaklandıklarını dile getiren Çetinkaya, "Örneğin kitaplarda geçen 'Ebubekir' isminin Hz. Ebubekir'i ifade edip etmediği ya da geçmişte kullanılan bir mekan adının günümüzde hangi bölgeye karşılık geldiği gibi noktalar kritik. Daha ince işçilikli, sağlıklı ve kapsamlı bir veri sunabilmenin çabası içindeyiz." ifadelerini kullandı.

Çetinkaya, atlas çalışmalarını tamamen açık kaynak olarak yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Eğer araştırmacılar bizim verilerimizi kullanmak istiyorlarsa, verileri indirerek kullanabilirler. Hazır çalışılmış, ilişkilendirilmiş veriler var. Bu veri setlerinden araştırmacılar farklı yerlere ulaşabilirler. Yeni akademik çalışmaların önü açılabilir. Aynı zamanda atlası okullarda, liselerde, üniversite eğitiminde, özellikle tarih eğitiminde materyal olarak kullanabilirler. Site ilk başta biraz karmaşık görünüyor olabilir, biraz göz gezdirince esasında çok zevkli bir platform ve insanlara farklı pencereler açabilir."

Platformun Türkçenin yanı sıra Arapça ve İngilizce olarak da kullanıcılara hizmet verdiğini belirten Çetinkaya, bu anlamda farklı ülkelerden de atlasa erişimin yoğun olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Engelli Ahmet Turan'ın umre hayalini hayırseverler gerçekleştirecek

Emek Mahallesi’nde yaşayan yüzde 75 zihinsel engelli İmamoğlu, Ayyıldız Camii İmamı Halis Kuru ve Müezzin Muhammed Ali Yazan'a umreye gitmek istediğini söyledi.

İmamoğlu’nun umre istediğini anlattığı sırada kaydedilen görüntüler daha sonra sosyal medyada paylaşıldı.

Paylaşımın ardından İmamoğlu'nun umre hayalini gerçekleştirmek isteyen hayırseverler, önce kendisinin, ardından babası ve annesinin umre masraflarını karşılamayı kabul etti.

İmam Halis Kuru, Ahmet Turan İmamoğlu'nun Ayyıldız Camii'ne namaza gelen özel biri olduğunu söyledi.

Camide zaman zaman su dağıtan İmamoğlu'nun cemaate de yardımcı olduğunu belirten Kuru, "Bize rüyasını anlattı. Rüyasını anlatırken video kaydına almak istedik. Tamamıyla istem dışı. Kendisinin söylemlerini kaydettik." dedi.

Kuru, videonun camiye gelen ilahiyat fakültesi öğrencilerinden birinin sosyal medyada paylaşmasıyla beğeni aldığını dile getirdi.

Öğrencinin, "Hocam bu videoyu sosyal medyada yayınlarsak Ahmet'e birisi sponsor olur" dediğini aktaran Kuru, çağrıya karşılık veren hayırseverlerin umre için sponsor olduğunu ifade etti.

- "Kayıtsız kalmayan bütün kardeşlerimize çok teşekkür ediyorum"

İmamoğlu'nun özel bir birey olduğu için yurt dışına tek başına çıkamayacağını dile getiren Kuru, şunları kaydetti:

"Ahmet, babası olmadan yurt dışına çıkış yapamıyor. Bu nedenle Ahmetimizin babasına da yine hayırsever bir kardeşimiz sponsor oldu. Bunun üzerine Ahmet'in annesi beni aradı. Hocam 'Ahmet ve babası umreye gidiyor, ben gidemeyecek miyim' dedi. Allah bilir, dua edin, Allahımız bir kolaylık eylesin dedim. Kendisiyle bu konuşmayı bitirdikten sonra telefonum çaldı. Yine Ahmet'i umreye götürmek için sponsor olmaya niyetlenen bir kardeşimizdi. Biz kendisine durumu anlattık, 'Ahmet'in ve babasının sponsoru var. Eğer arzu ederseniz annesinin de masraflarını siz karşılayın' dedik. Telefondaki kişi bu teklifi kabul etti. Bu şekilde süreci başlatmış olduk. Sosyal medyada kardeşlerimizin takıldığı, odaklandığı 'Hocam beni Resulullah çağırıyor' cümlesi vardı. Allah razı olsun, bu cümleye maddi ve manevi destek veren çok kardeşimiz oldu. Kayıtsız kalmayan bütün kardeşlerimize çok teşekkür ediyorum."

Müezzin Muhammed Ali Yazan da yaklaşık 3 yıldır Ayyıldız Camii'nde görev yaptığını, bu süre zarfında da İmamoğlu ile camiye hizmet noktasında özel gün ve gecelerde tanıştıklarını anlattı.

İmamoğlu'nun gördüğü rüyayı kendilerine anlatması üzerine harekete geçtiklerini ifade eden Yazan, şöyle devam etti:

"Gelen destekler üzerine Ahmet kardeşimizi inşallah nasip olursa Efendimizin huzuruna ekim ayı içerisinde uğurlayacağız. Ahmet kardeşimiz bizimle rüyasını paylaştıktan sonra ona destek olmak adına Halis hocamla istişarelerde bulunduk. Ahmet kardeşimiz, sadece bizim camimiz değil, şehrimizin farklı camilerinde, türbelerinde de mihmandarlık yapıyor. Bir şeye vesile olduk, mutluyuz."

- Kutsal topraklara gidecek olmanın mutluluğunu yaşıyor

Kutsal topraklara gidecek olmanın mutluluğunu yaşayan Ahmet Turan İmamoğlu da "Rüyamda Peygamber Efendimizi gördüm. 'Neden gelmiyorsun' dedi. 'Bir türlü gelemiyorum. Gelmek istiyorum ama bir türlü olmuyor' dedim. Bu durumu Halis hocamlara anlattım. Mutluyum, sevinçliyim." dedi.

Baba Mevlüt İmamoğlu ise oğlunun zihinsel bir rahatsızlığı olduğunu belirterek, "Benim maddi durumum olmadığı için oğlumu götüremezdim. Oğlumun vasisi benim. Halis hocamlara 'Vasi kararını noterden size vereyim, umreye siz götürün' dedim. Bunun üzerine 'Babası daha iyi ilgilenir, belki siz ilgilenemezsiniz' demişler. Bunun için beni de götürüyorlar. Tüm hayır sahiplerinden Allah razı olsun." şeklinde konuştu.

Kaynak: AA

YPG'nin feshiyle Suriye'de terör defteri kapandı! "Türkiye'nin Şam politikasının mimarı Başkan Erdoğan'dır"

YPG'nin feshiyle Suriye'de terör defteri kapandı!
Terör örgütü SDG/YPG'nin kendini feshettiğini açıklamasının ardından Suriye'de terör defteri tamamen kapandı. YPG elebaşı Mazlum Abdi, Şara ile görüşmesinin ardından birliklerin Suriye ordusuyla...Devamı için tıklayınız

İzmir'de çevre katliamı: Yağmur suyu kanalından körfeze zehir akıyor! A Haber görüntüledi, belediye panikledi

İzmir'de çevre katliamı: Yağmur suyu kanalından körfeze zehir akıyor! A Haber görüntüledi, belediye panikledi
İzmir'in Çiğli ilçesinde yağmur suyu kanalında günlerdir aktığı belirtilen siyah ve ağır kokulu su mahalleli ile esnafın tepkisine neden oldu. Bölgedeki son durumu aktaran A Haber muhabiri Tayfun Er,...Devamı için tıklayınız

Tel Aviv'in Suriye planı ne? Esad'ın kirli ittifakı: İsrail ile iş birliği devlet belgeleriyle ortaya çıktı

Tel Aviv'in Suriye planı ne? Esad'ın kirli ittifakı: İsrail ile iş birliği devlet belgeleriyle ortaya çıktı
İsrail’in Suriye’deki işgalci tutumu ve Türkiye’yi hedef alan asılsız iddiaları, Orta Doğu’da gerilimi zirveye taşıdı. Katil Netanyahu ve İsrail kabinesinin Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik...Devamı için tıklayınız

Ahlat'ta şehitler dualarla anıldı

Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri için Ahlat'ta bulunan Erdoğan, UNESCO Dünya Kültür Miras Geçici Listesi'nde yer alan ve dünyanın en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olan Selçuklu Meydan Mezarlığı'na geldi.

Erdoğan, burada abidevi mezar taşlarının bulunduğu bölümleri inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş tarafından ecdat ve şehitler için Kur'an-ı Kerim okundu, dualar edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, duanın ardından beraberindeki heyetle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Ziyaret sonrası mezarlık çıkışında kendisini bekleyen şehit aileleri ve gazilerle bir araya gelen Erdoğan, vatandaşlarla selamlaşarak bir süre sohbet etti ve fotoğraf çektirdi.

Kaynak: AA

Karesi Bey Türbesi ziyarete açıldı

Zağnos Paşa Camii'nde kılınan namazın ardından gerçekleştirilen açılışa Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık ve vatandaşlar katıldı.

Vali Ustaoğlu, törende yaptığı konuşmada, tarihi mirası yeniden halkın hizmetine açmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Karesi Bey'in yaklaşık 730 yıl önce bölgeye geldiğini ve kentin tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Ustaoğlu, "Büyük bir medeniyete ve tarihi geçmişe sahibiz. Büyük milletle, büyük devletler tarihine ve geçmişine sahip çıkarak oluyor. Tarihimizde çok önemli iz bırakmış, Karesi Beyliği'ni kuran Karesi Bey'in metfun bulunduğu bu türbenin restorasyonunu tamamlayarak tekrar halkımızın hizmetine açıyoruz." dedi.

Ustaoğlu, türbenin daha önce de farklı dönemlerde restorasyon geçirdiğini aktararak, yapının 1897 yılında Balıkesir'de meydana gelen depremde yıkıldığını ve daha sonra yeniden inşa edildiğini ifade etti.

Restorasyon çalışmalarının Karesi Belediyesi'nin desteğiyle gerçekleştirildiğini dile getiren Ustaoğlu, türbenin bulunduğu sokakta da asfaltlama çalışmalarına başlanacağını belirtti.

Ustaoğlu, restorasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.

Açılışın ardından Karesi Bey Türbesi'ne giren Vali Ustaoğlu, restorasyon çalışmalarını inceleyerek yetkililerden bilgi aldı ve türbede dua etti.

Kaynak: AA

Mevlid Gecesi dualarla idrak edildi

Hz. Peygamber (sas)'in dünyaya gelişi dolayısıyla hicri takvime göre rebiülevvel ayının 12'nci günü idrak edilen Mevlid-i Nebi gecesi münasebetiyle yurt genelindeki camilerde programlar düzenlendi.

Camileri dolduran vatandaşlar, namaz kılıp, İslam alemi ve Türkiye için dua etti.

ANKARA

Ankara'da Beştepe Millet Camisi'nde Mevlit Kandili dolayısıyla "Mevlid-i Nebi Gecesi" özel programı düzenlendi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Beştepe Millet Camisi'nde akşam namazının ardından cemaatin yoğun katılımıyla icra edilen programda, Kur'an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okundu.

Diyanet İşleri Başkanlığı İlahi Korosu'nun ilahiler seslendirdiği programda, salavatlar ve tekbirler getirildi.

Programda, Filistin, Gazze, Doğu Türkistan ve Myanmar ile tüm şehitler ve vefat eden gaziler için de dua edildi.

İSTANBUL

İstanbul'daki camilerde son peygamber Hazreti Muhammed'in doğum günü olan Mevlit Kandili dolayısıyla özel programlar yapıldı.

Hazreti Muhammed'in dünyaya gelişi dolayısıyla hicri takvime göre rebiülevvel ayının 12'nci günü idrak edilen kandilde Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Sultanahmet, Fatih, Süleymaniye ve Eyüp Sultan gibi camilerde akşam vakti yoğunluk yaşandı.

Camiye gelen vatandaşlar, çeşitli coğrafyalarda zulüm gören Müslümanlar ile Türkiye'nin birliği ve beraberliği için dua etti, Kur'an-ı Kerim okudu.

Anadolu Yakası'nda bulunan Büyük Çamlıca Camisi'ne "Mevlid Gecemiz Mübarek Olsun" yazılı mahya asıldı.

Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda ilahiler okunup dualar edildi.

Duaların ardından hep birlikte yatsı namazı kılındı.

BURSA

Bursa'da, başta tarihi Ulu Cami ile Emirsultan olmak üzere camilerde programlar düzenlendi, vatandaşlar namaz kıldı, dualar etti.

Ulu Cami'de kandil sebebiyle yatsı namazından önce program düzenlendi. Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği programda, Süleyman Çelebi'nin yazdığı Mevlid-i Şerif okundu, dualar edildi.

Cami çıkışında vatandaşlara lokum, kandil simidi ve gül suyu ikram edildi.

ESKİŞEHİR

Eskişehir'de Mevlit Kandili dolayısıyla "Seccadeni al gel" sloganıyla Dede Korkut Parkı'nda program düzenlendi.

Akşam namazının ardından başlayan kandil programında din görevlileri tarafından Kur'an-ı Kerim okundu.

Vatandaşlar yere serilen hasırların üzerinde mevlit programını takip etti.

Programda dua edilmesinin ardından vatandaşlar yatsı namazını kıldı.

BİLECİK

Bilecik Müftülüğünce düzenlenen programda vatandaşlar, Merkez Kayıboyu, Orhan Gazi ve Şerifpaşa başta olmak üzere kent genelindeki camileri doldurdu.

Kayıboyu Camisi'ndeki programda Kur'an tilaveti yapıldı, ilahiler okundu.

İl Müftü vekili Sabri Bağcı vaazında Hazreti Muhammed'i hakkıyla tanımanın ve sevmenin yalnızca onun doğumunu yad etmek olmadığını belirterek, "Onu sevmek imanını, ahlakını ve sünnetini hayatımıza rehber edinmek, ailemizde merhameti, ilişkilerimizde vefayı, sözümüzde doğruluğu, işlerimizde dürüstlüğü, toplum hayatında adalet ve kardeşliği hakim kılmaya gayret etmektir." ifadelerini kullandı.

Ayrıca Şeyh Edebali Türbesi yerleşkesindeki Orhan Gazi Camisi'nde hatm-i şerif okutularak, vatandaşlara limonata ikram edildi.

BALIKESİR

Balıkesir'de merkez Altıeylül ilçesindeki İmam-ı Birgivi Camisi'nde gerçekleştirilen program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

İlahilerin okunduğu, mevlidin seslendirildiği programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

Cami içinde yer bulamayan bazı vatandaşlar ibadetlerini avluda eda etti.

GAZİANTEP

Gaziantep'te Türkiye'nin en büyük camilerinden biri olan Şahinbey Millet Camisi'nde program düzenlendi.

Kandil dolayısıyla camiyi dolduran vatandaşlara, günün önemi anlatıldı.

Programda Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi, vatandaşlara cami çıkışında ikramda bulunuldu.

ŞANLIURFA

Şanlıurfa'da vatandaşlar Balıklıgöl Yerleşkesi'ndeki camileri doldurdu.

"Peygamberler şehri" olarak nitelendirilen kentin sakinleri, kandil dolayısıyla Hazreti İbrahim'in doğduğu rivayet edilen makamı ziyaret ederek dua okudu.

Yatsı ezanı öncesi yerleşkeye gelenler, camilerde namaz kıldı, Kur'an-ı Kerim okudu.

Namazın ardından Şanlıurfa Müftülüğünce Dergah Camisi'nde mevlit okutuldu. Kentteki diğer camilerde de Mevlit Kandili idrak edildi.

KAHRAMANMARAŞ

Kahramanmaraş İl Müftülüğü'nce başta Abdülhamid Han Camisi olmak üzere birçok camide düzenlenen programlarla Mevlit Kandili idrak edildi.

Abdülhamid Han Camisi'nde akşam namazının ardından cemaatin yoğun katılımıyla icra edilen program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Programda Mevlid-i Şerif okundu, vaaz verildi.

Cami çıkışında vatandaşlara ikramda bulunuldu.

MALATYA

Malatya'da Mevlit Kandili dolayısıyla camilerde programlar düzenlendi.

Darende ilçesinde tarihi Şeyh Hamid-i Veli Külliyesi ve tüm camilerde kandil programları düzenlendi.

Namaz sonrası, Hulusi Efendi Vakfı tarafından camilere gelenlere Somuncu Baba Sebil Ekmeği, gül ve şerbet ikram edildi, çocuklara çeşitli hediyeler dağıtıldı.

ADIYAMAN

Adıyaman İl Müftülüğünce Meydan Camisi'nde program düzenlendi.

Camiye gelen vatandaşlar, namaz kıldı, dua etti.

KİLİS

Kilis İl Müftülüğünce Hacı Faruk Kayabaş Camisi'nde düzenlenen program, İl Müftüsü Alettin Bozkurt'un vaazıyla başladı.

Vaazın ardından Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi, namaz kılındı. Vatandaşlara cami çıkışında çeşitli ikramlarda bulunuldu.

ADANA

Hacı Sabancı Merkez Camisi'nde düzenlenen kandil programı, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Programda Mevlid-i Şerif okundu, dua edildi.

Cami çıkışında vatandaşlara ikramda bulunuldu.

MERSİN

Mersin'de Mevlit Kandili, kentteki camilerde dualarla idrak edildi.

Yenişehir ilçesindeki Hz. Mikdat Camisi'nde yatsı namazı öncesi kandil programı düzenlendi.

Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, İl Müftüsü Mustafa Topal vaaz verdi.

Vatandaşlar namaz kıldı, dua etti, okunan ilahileri dinledi.

Öte yandan Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Türk Kızılay tarafından cami çıkışında vatandaşlara ikramlarda bulunuldu.

HATAY

Hatay'ın merkez Antakya ilçesinde de vatandaşlar, Mevlit Kandili dolayısıyla Anadolu'nun ilk camisi olarak bilinen Habib-i Neccar Camisi'ni doldurdu.

İlçe Müftüsü Rıdvan Şahin'in vaazını dinleyen vatandaşlar, daha sonra saf tutarak namaz kıldı, dua etti.

Cami çıkışında vatandaşlara ilgili kurumlarca ikramda bulunuldu.

OSMANİYE

Osmaniye'nin Bahçe ilçesinde Mevlit Kandili dolayısıyla tarihi Ağcabey Camisi'nde program düzenlendi.

Kur'an-ı Kerim ve ilahiler okunmasının ardından vaaz verildi, dua edildi.

Cami çıkışında vatandaşlara ikramda bulunuldu.

Başkan Arpaguş'un Japonya ziyaretine dair iddialar yalanlandı

Diyanet İşleri Başkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Bazı basın ve yayın organlarında, Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ’un Japonya’ya gerçekleştirdiği resmî ziyaret hakkında gerçeği yansıtmayan ve kamuoyunda yanlış kanaat oluşturabilecek nitelikte birtakım iddialara yer verildiği görülmüştür.

Söz konusu haberde, Başkanımızın Japonya ziyareti “beş yıldızlı lüks Tokyo gezisi” şeklinde nitelendirilerek programın resmî mahiyeti ve gerçekleştirilen çalışma ve temaslar göz ardı edilmiş; kamuoyunda ziyaretin turistik amaçlarla ve yüksek maliyetlerle gerçekleştirildiği yönünde halkı yanıltıcı bir algı oluşturulmaya çalışılmıştır.

Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki hususların açıklanmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ’un Japonya ziyareti, turistik veya şahsi amaçlarla gerçekleştirilen bir gezi değil, Başkanlığımızın görevleri kapsamında gerçekleştirilen resmî bir çalışma programıdır.

Başkanımız, Tokyo Camii Diyanet Vakfı 10. Genel Kurul Toplantısı’na katılmak üzere Japonya’ya gitmiş; ziyaret kapsamında Japonya’da yürütülen dinî, sosyal ve kültürel hizmetlere ilişkin değerlendirme ve temaslarda bulunmuştur.

Program çerçevesinde Başkanımız, Tokyo Camii’nde cuma namazı öncesinde cemaate hitap etmiş, caminin Japonya’daki Müslümanlar bakımından taşıdığı önem ve yürütülen din hizmetleri hakkında değerlendirmelerde bulunmuş ve cuma namazını kıldırmıştır. Ayrıca Japon Müslümanları Derneği ziyaret edilerek Müslüman toplumunun temsilcileriyle görüşülmüş; Türkiye Cumhuriyeti Tokyo Büyükelçiliğinde gerçekleştirilen ziyarette ise Türkiye-Japonya ilişkilerinin dinî ve kültürel boyutlarına ilişkin temaslarda bulunulmuştur.

Dolayısıyla günleri önceden planlanmış toplantı, görüşme ve ziyaretlerden oluşan bu resmî programın “lüks Tokyo gezisi” şeklinde kamuoyuna sunulması, ziyaretin mahiyetini ve maddi gerçekliği yansıtmamaktadır.

Öte yandan haberde, kimliği ve iddialarının dayanağı açıklanmayan bir kişinin heyetin Japonya’da “doya doya gezdiği”, “vatandaşla sohbet etmediği” ve vatandaşların katılabileceği herhangi bir program gerçekleştirilmediği yönündeki ifadelerine de yer verilmiştir.

Oysa Başkanımızın Tokyo Camii’nde doğrudan cemaate hitap ettiği, Japon Müslümanları Derneği yöneticileri ve Müslüman toplumunun temsilcileriyle bir araya geldiği ve çeşitli resmî temaslarda bulunduğu kamuoyuna açık bilgi ve görsellerle sabittir. Buna rağmen gerçekleştirilen bu faaliyetlerin göz ardı edilerek kaynağı belirsiz ve doğruluğu teyit edilmemiş değerlendirmelerin haberin temel unsuru hâline getirilmesi kabul edilebilir değildir.

Haberde kullanılan “beş yıldızlı otel”, “lüks araç” ve “doya doya gezi” gibi ifadelerin de ziyaretin gerçek mahiyetini açıklamaktan ziyade, kamuoyunda Başkanımızın resmî görevini yerine getirirken kamu veya vakıf kaynaklarını kişisel konfor amacıyla kullandığı yönünde bir algı oluşturmaya elverişli biçimde sunulduğu görülmektedir.

Bir otelin yıldız sayısının veya internet ortamında belirli bir tarihte görüntülenen oda fiyatlarının zikredilmesi, Başkanımız adına gerçekte hangi bedelin ödendiğini, bu bedelin hangi şartlarda belirlendiğini ve kim tarafından karşılandığını ortaya koymamaktadır. Aynı şekilde, Tokyo Camii Diyanet Vakfının kullanımındaki bir aracın resmî program kapsamındaki ulaşımda kullanılmasının “lüks araçla dolaşma” şeklinde sunulması da resmî görev kapsamındaki olağan bir ulaşım faaliyetini bağlamından koparmaktadır.

Söz konusu haberde yer verilen diğer yanıltıcı hususlardan biri de 399,7 milyon TL tutarındaki yolluk giderinin Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ’un yurtdışı seyahatlerinin maliyetiymiş gibi sunulmasıdır.

Bu bilgi gerçeği yansıtmamaktadır.

Haberde zikredilen 399,7 milyon TL, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ’un şahsi veya yurtdışı seyahatlerinin maliyeti değildir. Söz konusu tutar, yaklaşık 150 bin personele sahip Diyanet İşleri Başkanlığının 2026 yılının ilk altı aylık döneminde gerçekleştirdiği yurtiçi ve yurtdışı görevlendirmelere ilişkin yol, yemek ve konaklama giderlerinin tamamını kapsayan kurumsal yolluk gideridir.

Başkanlığımızın bütün teşkilatını ve personelini ilgilendiren altı aylık kurumsal bir gider kaleminin, Diyanet İşleri Başkanının şahsi seyahatlerinin “faturası” gibi sunulması kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir.

Aynı haberde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ’un, önceki Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali ERBAŞ hakkında “Erbaş’ın yaptıklarını yapmasam yeter” şeklinde bir ifade kullandığı da ileri sürülmüştür.

Başkanımıza atfedilen bu sözün söylendiğine ilişkin herhangi bir somut bilgi veya belge ortaya konulmamıştır. Doğrulanmamış bir ifadenin Başkanımıza aitmiş gibi kamuoyuna aktarılması ve buradan hareketle mevcut Diyanet İşleri Başkanımız ile önceki Başkanımız arasında bir gerilim veya görüş ayrılığı bulunduğu izleniminin oluşturulması gerçeğe dayanmamaktadır.

Basının, kamu kurumlarının faaliyetlerini ve kamu kaynaklarının kullanımını sorgulaması demokratik toplum düzeninin doğal ve önemli bir gereğidir. Bununla birlikte kamuoyunun haber alma hakkının sağlıklı biçimde kullanılabilmesi, bilgilerin maddi gerçekliğe uygun, bağlamından koparılmadan ve doğruluğu araştırılarak aktarılmasını gerektirir.

Resmî bir çalışma programının içeriğinin geri plana itilerek “lüks gezi” şeklinde sunulması, Başkanlığımızın bütün teşkilatına ait kurumsal giderlerin Başkanımızın şahsi seyahat maliyeti gibi gösterilmesi ve doğrulanmamış birtakım ifadelerin kendisine atfedilmesi, kamuoyunun doğru bilgi edinme hakkıyla bağdaşmamaktadır.

Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ, uzun yıllardır akademik ve ilmî çalışmalar yürüten, çok sayıda bilimsel esere imza atan, yükseköğretim alanında önemli görevler üstlenen ve hâlihazırda Diyanet İşleri Başkanlığı görevini yürüten saygın bir bilim insanı ve kamu görevlisidir.

Diyanet İşleri Başkanlığımız ise 03.03.1924 tarihli Şeriye ve Evkaf ve Erkânı Harbiyei Umumiye Vekâletlerinin İlgasına Dair Kanun ile Cumhuriyetimizin kurumsal teşkilatlanmasının temel yapılarından biri olarak Genelkurmay Başkanlığı ile aynı kanunla kurulan ve anayasal düzenimiz içerisinde müstesna bir yere sahip bulunan köklü bir kurumdur.

Başkanlığımızın görev alanı yalnızca ülkemiz hudutlarıyla sınırlı olmayıp, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın ve Müslüman toplulukların din hizmetlerine ilişkin önemli kamusal faaliyetleri de kapsamaktadır.

Bu nedenle Diyanet İşleri Başkanının yurt dışında gerçekleştirilen resmî toplantı, ziyaret ve temaslara katılması, görevinin doğal bir gereği olup; bu faaliyetlerin bağlamından koparılarak “lüks gezi” şeklinde takdim edilmesi gerçeği yansıtmamaktadır.

Diyanet İşleri Başkanlığımız, ülkemizde ve dünyanın farklı coğrafyalarında din hizmetlerinin yürütülmesi, vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın ve Müslüman toplulukların dinî ihtiyaçlarının karşılanması ve bu alandaki uluslararası ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla çalışmalarını şeffaflık, kamu yararı ve sorumluluk anlayışı içerisinde sürdürmeye devam edecektir.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ’un Japonya ziyareti de bu görev ve sorumluluklar kapsamında gerçekleştirilen resmî bir çalışma programıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Ani Ören Yeri'nde "Hz. Muhammed" isminin yer aldığı Selçuklu taşı bulundu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ani Ören Yeri'ndeki Selçuklu Mezarlığı'nda üzerinde kufi hatla "Hz. Muhammed" isminin altı kez tekrarlandığı bezemeli bir taş bulunduğunu bildirdi.

Bakan Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde bulunan Ani Ören Yeri'ndeki arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan eseri duyurdu.

Paylaşımında Ersoy, şu ifadeleri kullandı:

"Mevlid Kandili'nin manevi iklimini yaşadığımız bu mübarek gecede, Sultan Alparslan'ın 1064'teki fethiyle Anadolu'daki Türk-İslam tarihinin kapısını aralayan Ani'de eşsiz bir eseri gün yüzüne çıkardık. 2021'den bu yana kazı çalışmalarını sürdürdüğümüz Selçuklu Mezarlığı'nda, üzerinde kufi hatla 'Hz. Muhammed' isminin altı kez tekrarlandığı bezemeli bir taş bulduk.

Merkezindeki sekiz köşeli yıldız biçimindeki bir motifin etrafındaki yazı kuşağında 'Hz. Muhammed' ismi üç kez görülüyor. Bir Selçuklu kümbetine ait olduğu değerlendirilen bu eser, ecdadımızın Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'e duyduğu derin muhabbetin asırlardır taşta yaşayan nişanesidir. Bu vesileyle aziz milletimizin ve İslam aleminin Mevlid Kandili'ni tebrik ediyor, bu mübarek gecenin tüm insanlığa barış, huzur ve rahmet getirmesini diliyorum."

- Eser, Ani'nin Türk-İslam kimliğini yansıtıyor

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, arkeolojik kazılarda bulunan bezemeli taş, 51'e 21 santimetre ölçülerinde.

Kabartma tekniğiyle hazırlanan taşta, sekiz köşeli yıldızın çevresinde kufi hatla 'Hz. Muhammed' ismi altı kez tekrarlanıyor. Eserin yalnızca yarısının günümüze ulaşması nedeniyle bugün bu isimlerden üçü görülebiliyor.

Mezarlıktaki Selçuklu kümbetlerinden birine ait mimari parça olduğu değerlendirilen eser, Ani'nin Türk-İslam kimliğini, dönemin inanç dünyasını ve mezarlık kültürünü somut biçimde yansıtan önemli bir arkeolojik belge niteliği taşıyor.

- Anadolu'daki ilk Türk-İslam Mezarlığı

Sultan Alparslan'ın 1064 yılındaki fethiyle Türklerin Anadolu'ya giriş kapısı olan Ani, Anadolu'daki Türk-İslam tarihinin başlangıç noktaları arasında yer alıyor.

Kazılarda elde edilen veriler, Ani'deki Selçuklu Mezarlığı'nın Anadolu'nun ilk Türk-İslam mezarlığı ve ilk Türk şehitliği olduğunu ortaya koyuyor.

Ani, ilk fetih camisi, ilk cami ve ilk mescit gibi eserleriyle de Anadolu Türk-İslam medeniyeti açısından ayrı bir önem taşıyor.

Benzer süsleme düzenleri Tercan'daki 1191 tarihli Mama Hatun Kümbeti, 1224 tarihli Malatya Ulu Camii, Beyşehir'deki Eşrefoğlu Camii ile Konya’daki Tahir ile Zühre Mescidi'nde de görülüyor.

Kaynak: AA

Kuytul soruşturmasının perde arkası! Fişlemeler, eylem planları, para trafiği: Hard disklerde ne var?

Kuytul soruşturmasının perde arkası! Fişlemeler, eylem planları, para trafiği: Hard disklerde ne var?
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alparslan Kuytul suç örgütü soruşturmasında, örgüt üyelerinin operasyon sonrası delilleri karartma ve hard diskleri kaçırma çabaları güvenlik...Devamı için tıklayınız

İsrail’in Suriye oyunu suya düştü: “Türk üssü” iddiası çöktü! Barrack’tan siyonistlere Golan tokadı: İşgali sürdürüyorlar

İsrail’in Suriye oyunu suya düştü: “Türk üssü” iddiası çöktü! Barrack’tan siyonistlere Golan tokadı: İşgali sürdürüyorlar
İsrail’in Suriye topraklarındaki işgalci tutumu ve Türkiye’ye yönelik asılsız istihbarat iddiaları, bölgedeki tansiyonu zirveye taşıdı. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom...Devamı için tıklayınız

İsrail'in kirli tuzağı! Siyonist planın perde arkası A Haber’de: “Türkiye’yi savaş batağına çekmek istiyorlar”

İsrail'in kirli tuzağı! Siyonist planın perde arkası A Haber’de: “Türkiye’yi savaş batağına çekmek istiyorlar”
İsrail’in Gazze’deki tıkanmışlığının ardından bölgeyi ateşe atma planı, Suriye üzerinden Türkiye’yi hedef alan provokasyonlarla yeni bir boyuta taşındı. Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ,...Devamı için tıklayınız

Alihan Kuriş’in firari kardeşi yakalandı! Sözde dini hizmet özde altın baronluğu: Kirli kasadan 200 kiloluk servet fışkırdı

Alihan Kuriş’in firari kardeşi yakalandı! Sözde dini hizmet özde altın baronluğu: Kirli kasadan 200 kiloluk servet fışkırdı
Türkiye’nin gündemini sarsan Kuriş yapılanmasına yönelik operasyonlarda ele geçirilen 200 kilogram altın, şifreli kapılar ve film sahnelerini aratmayan firar girişimleri, illegal yapıların gerçek...Devamı için tıklayınız

Türk teknolojisine küresel ilgi! Haluk Görgün A Haber'de açıkladı: Savunma sanayiinde yüzde 83’lük başarı

Türk teknolojisine küresel ilgi! Haluk Görgün A Haber'de açıkladı: Savunma sanayiinde yüzde 83’lük başarı
Türkiye’nin denizlerdeki hakimiyetini pekiştirecek ve millî savunma sanayiindeki tam bağımsızlık hedefini dünyaya ilan edecek olan TEKNOFEST Mavi Vatan, Kocaeli’de kapılarını açtı. Etkinliğin ikinci...Devamı için tıklayınız

Mavi Vatan'da TEKNOFEST ruhu! Selçuk Bayraktar'dan A Haber'e özel açıklamalar: Türkiye çağ atladı daha yürüyecek çok yolumuz var

Mavi Vatan'da TEKNOFEST ruhu! Selçuk Bayraktar'dan A Haber'e özel açıklamalar: Türkiye çağ atladı daha yürüyecek çok yolumuz var
Mavi Vatan etkinlikleri kapsamında Gölcük’te genç mühendislerle bir araya gelen TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin teknoloji serüveninde gelinen noktayı ve "TEKNOFEST...Devamı için tıklayınız

Kuytulcuların kaçırdığı hard disk ve bilgisayar kasaları bulundu

Adana'da 'Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Operasyon yapılacağını öngören örgüt üyelerince delilleri kaçırmak amacıyla başka yerlere taşındığı tespit edilen hard disk ve bilgisayar kasalarının tamamına el konuldu.

Almus’ta 41 Hafıza İcazet Belgeleri Takdim Edildi

Almus Fatımatü’z-Zehra Kız Hafızlık Kur’an Kursu ile Aliyyül-Murtaza Erkek Hafızlık Kur’an Kursunda eğitimlerini tamamlayan hafızlara icazet belgeleri takdim edildi.

Programa Tokat Valisi Abdullah Köklü, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Tokat İl Müftüsü Esat Yapıcı, kaymakamlar, il protokolü, din görevlileri, davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Tokat İl Müftüsü Esat Yapıcı, hafızlık eğitiminin önemine vurgu yaparak hafızları ve ailelerini tebrik etti. Tokat Valisi Abdullah Köklü ve Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin de yaptıkları konuşmalarda hafızları tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

Programda, hafızların yetişmesinde emeği bulunan Kur’an kursu yöneticileri, öğreticiler ve ailelere teşekkür edildi.

Hafızlık eğitimlerini başarıyla tamamlayan 41 öğrenciye icazet belgelerinin yanı sıra çeşitli hediyeler de takdim edildi. Program, yapılan duanın ardından toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

3-155

Prof. Dr. Arpaguş: İnsan Onuruna Layık Hayatın Yolu Nebevî Ahlaktan Geçiyor

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla hazırlanan 2026 Yılı Mevlid-i Nebi Tema Kitabı için kaleme aldığı takdim yazısında, ahlakın bireysel ve toplumsal hayattaki belirleyici rolüne dikkati çekti.

Ahlakın, insanın manevi özelliklerini ve bunların davranışlara yansımasını “iyi-kötü” ve “doğru-yanlış” ölçüleriyle değerlendiren değerler ve kurallar bütünü olduğunu ifade eden Arpaguş, ahlakın insanın hem kendisiyle uyumlu bir hayat sürmesinin hem de toplumsal huzurun en önemli dayanaklarından biri olduğunu vurguladı.

Arpaguş, adalet, merhamet, sadakat, vefa, saygı, duygudaşlık, cömertlik ve diğerkâmlık gibi evrensel değerlerin insanın “insan” olma kimliğinin korunması ve yücelmesi bakımından vazgeçilmez olduğuna işaret etti.

Ahlaki değerler hayata yön veren bilince dönüşmeli

Ahlaki değerlerin yalnızca zihnen kabul edilmesinin yeterli olmadığını belirten Arpaguş, bu değerlerin insanın hayatına ve davranışlarına yansıması gerektiğinin altını çizdi.

Ahlaki değerlerin farkına varılmasının “varoluş amacı ve hayatın anlamı bakımından bir uyanış, içsel bir keşif ve olgunluk emaresi” olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Arpaguş, “Ahlaki olgunluğun en önemli göstergesi, mezkûr değerlerin soyut birer kavram olmaktan çıkarılıp hayata yön veren bir bilince dönüştürülmüş olmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

“İslam’ın evrensel mesajı kusursuz bir pusuladır”

İslam’ın evrensel mesajının ahlaki değerlerin bilince ve hayata dönüştürülmesindeki önemine değinen Arpaguş, yüce dinimiz İslam’ın hayat veren ilkelerinin bütün insanlık için “kusursuz bir pusula” görevi gördüğünü kaydetti.

Bu ilahi pusulanın en berrak tecellisinin Hz. Muhammed (sas) olduğunu vurgulayan Arpaguş, Peygamber Efendimizin hayatın bütün alanlarıyla ilgili ahlaki zemini bütüncül bir yaklaşımla bizzat inşa ettiğini belirtti.

Hz. Peygamber’in (sas) güzel ahlakı tamamlamak için gönderildiğini ve Kur’an’ın yaşayan hâli olduğunu ifade eden Arpaguş, Resûlullah’ın İslam’ın evrensel değerlerini hayatının her anına yansıtarak bütün insanlık için ideal bir örnek ortaya koyduğunu bildirdi.

Arpaguş, Hz. Peygamber’in tavır ve davranışlarının insanlık için örnek teşkil etmesinin temelinde de onun ahlakının bütünüyle Kur’an ahlakı olmasının bulunduğuna dikkati çekti.

“Hz. Peygamber’in örnekliği geçmişe ait değildir”

Hz. Muhammed’in (sas) örnekliğinin belirli bir döneme veya topluma özgü olmadığına işaret eden Arpaguş, nebevî ahlakın çağları aşan niteliğini şu sözlerle anlattı:

“Hz. Peygamber’in (sas) örnekliği, elbette sadece geçmişe ait, o güne özgü ve uzaktan hayranlık duyulan bir örneklikten ibaret değildir.”

Kur’an-ı Kerim’de övgüyle bahsedilen bu örnekliğin, ilahî mesajın hayatta nasıl karşılık bulacağını gösterdiğini belirten Arpaguş, Hz. Peygamber’in güler yüzü, nazik tabiatı, ince ve hassas ruhuyla temsil ettiği nebevî ahlakın, onu benimseyenler için bir hayat ölçüsü olduğunu ifade etti.

“İnsan onuruna layık hayatın yolu Peygamberimizin ahlakından geçiyor”

Arpaguş, günümüzde ahlaki değerlerin karşı karşıya bulunduğu tehditlere de dikkati çekerek kötülüğün sıradanlaşması, adaletsizlik, haksızlık, arsızlık ve bencilliğin yaygınlaşması ile insan ilişkilerinde kişisel menfaatlerin öne çıkmasının oluşturduğu tabloya işaret etti.

Bu şartlar karşısında nebevî ahlakın öneminin daha da belirgin hâle geldiğini vurgulayan Arpaguş, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Her türlü kötülüğün sıradanlaştığı, adaletsizlik, haksızlık, arsızlık ve bencilliğin ruhları esir aldığı, insan ilişkilerinde kişisel menfaatlerin öne çıktığı günümüzde, insan onuruna layık bir hayat yaşamanın yolu, Peygamber Efendimizin cihanşümul ahlakını tanımaktan ve ona sıkı sıkıya sarılmaktan geçmektedir.”

Tema kitabı nebevî ahlakı hayata taşımayı amaçlıyor

2026 Yılı Mevlid-i Nebi Tema Kitabı’nın bu anlayış doğrultusunda hazırlandığını belirten Arpaguş, eserin nebevî ahlakın yalnızca bilinmesine değil, günlük hayata taşınmasına ve yaşatılmasına katkı sunmasını temenni etti.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, eserin “nebevî ahlakın hayata taşınması, yaşanması ve yaşatılması” konusunda önemli bir farkındalık oluşturacağına inandığını belirterek takdim yazısını, “Gayret bizden, inayet ve tevfik Allah’tandır.” ifadeleriyle tamamladı.

***

Tema Kitabının Detayları İçin Bağlantıyı Ziyaret Edebilirsiniz

Kuytul operasyonunda yeni ayrıntılar! Örgütün finans ağı A Haber’de deşifre oldu: “Bunların evinden tefsir değil balya balya para çıkıyor”

Kuytul operasyonunda yeni ayrıntılar! Örgütün finans ağı A Haber’de deşifre oldu: “Bunların evinden tefsir değil balya balya para çıkıyor”
Adana merkezli 6 ilde gerçekleştirilen operasyonla mercek altına alınan Furkan yapılanmasına yönelik çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı. Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da aralarında bulunduğu...Devamı için tıklayınız

Faili meçhul dosyalar tek tek aydınlatılıyor! Türkiye'de hangi isimlerin mezarı açıldı? Feth-i kabir nedir ve hangi örnekler alınır?

Faili meçhul dosyalar tek tek aydınlatılıyor! Türkiye'de hangi isimlerin mezarı açıldı? Feth-i kabir nedir ve hangi örnekler alınır?
Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturma kapsamında, örgüt lideri Alihan Kuriş'in dayısı eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin şüphelerin ortaya çıkması üzerine feth-i kabir...Devamı için tıklayınız

Doğu Akdeniz'de kirli ittifak! A Haber'de çarpıcı analiz: Türkiye-Libya mutabakatını bypass etme planı devrede

Doğu Akdeniz'de kirli ittifak! A Haber'de çarpıcı analiz: Türkiye-Libya mutabakatını bypass etme planı devrede
Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Fransa, Doğu Akdeniz'deki dengeleri değiştirmek adına yeni bir provokasyona imza atıyor. Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını...Devamı için tıklayınız

Kuriş soruşturması: Arif Ahmet Denizolgun için feth-i kabir kararı! Sır ölümün arkasında FETÖ'nün izi mi var?

Kuriş soruşturması: Arif Ahmet Denizolgun için feth-i kabir kararı! Sır ölümün arkasında FETÖ'nün izi mi var?
Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik gelişmelerin ardından, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ailesinin başvurusu üzerine feth-i kabir kararı verildi. Denizolgun'un 36 saat sonra evinde ölü...Devamı için tıklayınız

Türkiye enerjide çağ atladı! A Haber'de tarihi anlar: Diyarbakır'da ilk kaya petrolü çıkarıldı

Türkiye enerjide çağ atladı! A Haber'de tarihi anlar: Diyarbakır'da ilk kaya petrolü çıkarıldı
Türkiye'nin enerji bağımsızlığı yolunda tarihi bir milat daha yaşanıyor. Diyarbakır’ın Bismil ve Silvan ilçeleri arasında yürütülen sondaj çalışmalarında beklenen müjde geldi. Yer altındaki devasa...Devamı için tıklayınız

Diyarbakır’da uyuşturucu operasyonu 247 bin 145 kök kenevir ve skunk imha edildi

Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde Diyarbakır'ın Lice, Kulp, Hazro, Kocaköy ve Sur ilçelerinde 620 personelin katılımıyla düzenlenen operasyonlarda 5,7 ton toz esrar elde edilebilecek 247 bin 145 kök kenevir ve skunk imha edildi, 17 şüpheli yakalandı.

Ömer Çelik'ten Tülay Hatimoğulları'na Netanyahu tepkisi: ''Bu açıklamasını düzeltmelidir''

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sözlerine atıfta bulunduğu açıklamalarına tepki göstererek Hatimoğulları'nın bu ifadelerini düzeltmesi gerektiğini söyledi.

İzleyin – Donald Trump’ın 2028 başkan adaylığı konusunda verdiği cevap

ABD Başkanı Donald Trump, üçüncü kez başkanlığa aday olmayı istediğini, ancak Anayasa’nın buna izin vermediğini söyledi.

İzleyin – Donald Trump’ın 2028 başkan adaylığı konusunda verdiği cevap Medyascope

💾

ABD Başkanı Donald Trump, üçüncü kez başkanlığa aday olmayı istediğini, ancak Anayasa’nın buna izin vermediğini söyledi.

İzleyin – Beşar Esad’ın idam kararı okunuyor

Suriye’de mahkeme, devrik lider Beşar Esad’ı savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan gıyabında idam cezasına çarptırdı.

İzleyin – Beşar Esad’ın idam kararı okunuyor Medyascope

💾

Suriye’de mahkeme, devrik lider Beşar Esad’ı savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan gıyabında idam cezasına çarptırdı.

Akbulut: Yaz Kur'an kurslarında 2,5 milyon öğrenci eğitim gördü

Akbulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaz Kur'an kurslarının bugün sona erdiğini belirtti.

Çocuklarını Kur'an kurslarına gönderen velilere teşekkür eden Akbulut, "Bu yıl da yaz Kur'an kurslarımız sadece din eğitimini değil, çocukları değerler eğitimiyle buluşturarak etkili ve nitelikli vakit geçirmelerini sağladı. Bu bazen oyun oldu, yarışma oldu, farklı etkinliklerle değerlendirmeler oldu. Kadim medeniyetimizin getirdiği tezhip, ebru, çini ve boyamayla da tanıştılar. Mutfak atölyelerimiz oldu. Çocuklar mutlu bir yaz Kur'an kursu dönemi geçirdiler." diye konuştu.

Çocukların ve velilerinin yaz Kur'an kurslarına ilgi göstermesinin çok sevindirici olduğunu ifade eden Akbulut, şöyle konuştu:

"Bu yaz Kur'an kursu döneminde 2,5 milyon çocuğa ulaştık. Bu sadece bizim kayıtlarımızda olan bir rakam. Bunun ötesinde bir yaz Kur'an kursu etkinliği olduğunu biliyoruz. Bazı sivil toplum kuruluşları da hem yaz Kur'an kursu hem de yaz kampı yaptılar. Bizim hocalarımız da onlara katkıda bulundular. Aslında bu 2,5 milyon rakamının çok üstünde, çocuklarımız yazın din ve değerler eğitimiyle buluştu."

Akbulut, yaz Kur'an kurslarında 4-22 yaş aralığında olanların eğitim gördüğünü bildirdi.

Bu yıl yurt dışında yaşayan çocuklara yönelik de yaz Kur'an kursları düzenlediklerini anlatan Akbulut, şunları kaydetti:

"Bu bağlamda 'Bir Yaz Bin Anı' projesini gerçekleştirdik. Fransa, Hollanda, Belçika gibi ülkelerden yaklaşık 100 çocuğumuz bizimle birlikte oldu. Bir ay boyunca İstanbul'da hem kız hem de erkek öğrencileri Türkiye Diyanet Vakfı yurtlarımızda ağırladık. Burada hem eğitim gördüler hem de İstanbul'un kültürel dokusunu hissettiler. Onlar için eğitimden ziyade bir medeniyet birlikteliğiydi."

[related-posts id="62497" color="bg-primary"][/related-posts]

Diyanet Elif-Bâ Video Eğitim Seti milyonlarca çocuğa ulaştı

Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Program ve Materyal Geliştirme Daire Başkanlığınca hazırlanan "Elif-Bâ Kur’an Öğreniyorum" ders kitabı, Dijital Yayınlar Daire Başkanlığı tarafından dijital ortama aktarılarak kapsamlı bir video eğitim setine dönüştürülmüştü.

Ders kitabındaki QR kodlar üzerinden ilgili konu anlatımına anında bağlanan video içerikler; milyonlarca kişiye ulaşarak toplamda 9.7 Milyon kez izlendi.

Yaz Kur'an kurslarının başlamasıyla da yoğun ilgi gören ve derslerin altına takipçilerden memnuniyet mesajı alan Diyanet Elif-Bâ Video Eğitim Seti, Kur'an-ı Kerimi öğrenmek isteyenler için büyük imkan sunuyor.

Her Ders İçin Ayrı Video

Eğitim setinde Elif-Bâ’nın tüm dersleri ayrı videolar halinde hd ve dikey video formatında sunuluyor.

Kur'an harflerinin tanıtımından harekelere, okuma alıştırmalarından diğer temel konulara kadar tüm içerikler sistematik bir şekilde hazırlanırken, öğrencilerin dersleri tekrar edebilmesi ve kendi hızlarında çalışabilmesi sağlanıyor.

Yaz Kur’an Kurslarında Büyük Kolaylık

Her yıl milyonlarca çocuğun Kur’an-ı Kerim ile tanıştığı Yaz Kur’an Kurslarında kullanılan ders kitabına entegre edilen bu dijital destek, yalnızca sınıf içi eğitimi değil evde yapılan tekrarları da güçlendiriyor.

Öğrenciler, din görevlilerinin camide anlattıkları konuları QR kodlar aracılığıyla yeniden izleyerek pekiştirme yapabiliyor.

YouTube Üzerinden Ücretsiz Erişim

Diyanet’in hazırladığı QR destekli Elif-Bâ Video Eğitim Setine, "Diyanet Dijital" resmi YouTube sayfasındaki oynatma listesi üzerinden ücretsiz olarak erişilebiliyor.

MEB-EBA Dijital İçeriklere Entegre Edildi

"QR Destekli Elif-Bâ Kur’an Öğreniyorum" video eğitim seti; Diyanet İşleri Başkanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Teknoloji Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) arasında imzalanan işbirliği protokolü kapsamında, öğretmen ve öğrencilerin istifadesine sunulmak üzere EBA platformu üzerinden yayınlanan ilgili içeriklere entegre edildi.

Diyanet Elif-Bâ Video Eğitim Seti:
Diyanet Elif-Bâ Video Eğitim Seti

[video id="1516" color="bg-danger"][/video]

[video id="1520" color="bg-primary"][/video]

[video id="1520" color="bg-success"][/video]

[video id="1521" color="bg-warning"][/video]

Televizyona ağır yaptırım dijital platformlara kontrol yok! Asıl tehlike sosyal medya: Neden denetim yapılmıyor?

Televizyona ağır yaptırım dijital platformlara kontrol yok! Asıl tehlike sosyal medya: Neden denetim yapılmıyor?
Sosyal medyanın hızla yayılmasıyla zararlı pek çok içerik gençler ve çocukları doğrudan hedef alırken, dijital devlere herhangi bir yaptırım uygulanmaması da tartışmaları beraberinde getiriyor. RTÜK,...Devamı için tıklayınız

Diyarbakır'dan Terörsüz Türkiye mesajı! Başkan Erdoğan'a teşekkür pankartları: "Gelek sıpas reîs"

Diyarbakır'dan Terörsüz Türkiye mesajı! Başkan Erdoğan'a teşekkür pankartları:
Diyarbakır'ın farklı noktalarına asılan pankartlarda Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajları verildi. Kürtçe ve Türkçe ifadelerin yer aldığı pankartlarda Başkan...Devamı için tıklayınız

Güllü dosyasında yeni görüntü! Sultan Nur Ulu o anları anlattı: "Annesini öldürmüş, size ne yapar?"

Güllü dosyasında yeni görüntü! Sultan Nur Ulu o anları anlattı:
Şarkıcı Güllü'nün Yalova'daki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin dosyada yeni görüntüler gündeme geldi. Görüntülerde Tuğyan Ülkem Gülter'e sarıldığı görülen Sultan Nur Ulu, o...Devamı için tıklayınız

Soykırım kabinesinde ‘Mekke ittifakı’ paniği! A Haber’de çarpıcı analiz: “Bu bir İslam uyanışıdır”

Soykırım kabinesinde ‘Mekke ittifakı’ paniği! A Haber’de çarpıcı analiz: “Bu bir İslam uyanışıdır”
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın savunma ve güvenlik ekseninde attığı adımlar İsrail cephesinde ciddi bir endişeye yol açtı. İsrail Tarım Bakanı Avi Dichter, söz konusu birlikteliği "ciddi bir...Devamı için tıklayınız

CHP’yi bölenler kendi içinde bölündü! A Haber’de çarpıcı analiz: Özgür Özel’in “evet”i kendi grubunda karşılık bulmadı!

CHP’yi bölenler kendi içinde bölündü! A Haber’de çarpıcı analiz: Özgür Özel’in “evet”i kendi grubunda karşılık bulmadı!
Türkiye, “Terörsüz Türkiye” sürecinde tarihi bir dönemeçten geçerken TBMM Genel Kurulu’ndaki 467 “evet” oyuyla önemli bir adım atıldı. Ancak oylamaya “evet” vereceğini açıklayan YENİ Parti yönetimine...Devamı için tıklayınız

Yer altından çıkıp dede mesleğine döndü: Genç tamircinin ilham veren tutkusu

Zonguldak'ta tutkusu olan oto tamirciliği yapmak için maden işçiliğinden vazgeçen üniversite öğrencisi, kendi dükkanında dede mesleğini sürdürüyor. Devrek ilçesinde, çocuk yaşlarda okuldan arta kalan vakitlerinde dedesinin ve babasının oto tamirhanesinde çırak olarak çalışan 25 yaşındaki Sefer Can Karaman, zamanla mesleğin inceliklerini öğrendi.

Lise eğitiminin ardından 2021 yılında girdiği üniversite sınavında Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünü kazanan Karaman, dönem sonlarında geldiği memleketinde tamirhanede çalışmaya devam etti. Eğitimini sürdürdüğü sırada Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) işçi alımı ilanına başvuran Karaman, kurada isminin çıkmasıyla Üzülmez Müessese Müdürlüğünde pano üretim işçisi olarak çalışmaya başladı.

Yaklaşık 2 yıl boyunca bir yandan yer altının zorlu koşullarında çalışan, diğer yandan da mesai sonrası kendi imkanlarıyla açtığı dükkana gelerek tutkusu olan araç tamirini yapmaya devam eden Karaman, bir süre sonra ata mirası oto tamirciliği işini daha çok sevdiğine kanaat getirerek maden işçiliğini bıraktı.

Yaklaşık 2 yıl boyunca bir yandan yer altının zorlu koşullarında çalışan, diğer yandan da mesai sonrası kendi imkanlarıyla açtığı dükkana gelerek tutkusu olan araç tamirini yapmaya devam eden Karaman, bir süre sonra ata mirası oto tamirciliği işini daha çok sevdiğine kanaat getirerek maden işçiliğini bıraktı.

İlçedeki eski sanayi sitesinde 160 metrekarelik dükkanda kuzeniyle ata mesleğini sürdüren Karaman, eski model karbüratörlü araçların tamir, bakım ve onarımının yanı sıra yarış pistleri için araçları modifiye ediyor.

İlçedeki eski sanayi sitesinde 160 metrekarelik dükkanda kuzeniyle ata mesleğini sürdüren Karaman, eski model karbüratörlü araçların tamir, bakım ve onarımının yanı sıra yarış pistleri için araçları modifiye ediyor.

"Bu mesleği daha çok sevdiğime kanaat getirdim"

Sefer Can Karaman, AA muhabirine, dedesinin ve babasının yanında araçların parçalarını taşıyarak, yıkayarak ve vida söküp takarak bu işe başladığını söyledi.

Tecrübe kazandıkça daha farklı işler yapmaya başladığını belirten Karaman, "Üniversite çağıma geldiğimde artık 'usta' denilecek kıvama geldim çünkü araçları kendim alıp teslim edebiliyordum. Daha sonra merak beni başka, modifiye gibi farklı arayışlara itti." dedi.

Karaman, tamirhanede çalışırken üniversite sınavına girip gazetecilik bölümünü kazandığını, ara dönem ve yaz döneminde de dükkana gelip çalışmaya devam ettiğini anlattı. Çocukluktan beri bir an önce hayata atılma gayesi olduğunu dile getiren Karaman, üniversite eğitimine devam ettiği sırada TTK işçi alımı ilanına başvurduğunu ve işe alındığını söyledi.

Karaman, ilk başlarda madenciliğin kendisine güzel geldiğini ancak tamirhaneye gitmeye de devam ettiğini, iki işi birlikte yapmaya çalıştığını belirtti.

Zamanla oto tamirciliğinin ağır bastığını söyleyen Karaman, şöyle devam etti: "Bu mesleği daha çok sevdiğime kanaat getirdim. Sonra TTK'yi bırakıp kendi işime yöneldim, sadece kendi işimi yapıyorum. Elimde altın bilezik olan bu mesleğim varken kömür işçiliği daha zor geliyor. Oradan çıkıp buraya geldiğinizde ustasınız, orada çırak gibi çalışıyorsunuz. Bu da insanı zorluyor. Bu nedenle sadece oto tamirciliğine devam etme kararı aldım. Yaklaşık 10 ay önce kendi tamirhanemi açtım. Kuzenimle çalışıyorum."

Zamanla oto tamirciliğinin ağır bastığını söyleyen Karaman, şöyle devam etti: "Bu mesleği daha çok sevdiğime kanaat getirdim. Sonra TTK'yi bırakıp kendi işime yöneldim, sadece kendi işimi yapıyorum. Elimde altın bilezik olan bu mesleğim varken kömür işçiliği daha zor geliyor. Oradan çıkıp buraya geldiğinizde ustasınız, orada çırak gibi çalışıyorsunuz. Bu da insanı zorluyor. Bu nedenle sadece oto tamirciliğine devam etme kararı aldım. Yaklaşık 10 ay önce kendi tamirhanemi açtım. Kuzenimle çalışıyorum."

"Birçok ilden tamir için araç getiriliyor"

Karaman, özellikle eski model karbüratörlü araçların tamir, bakım ve onarımını yaptığını, birçok kentten kendisine tamir için araç getirildiğini, her araçla yakından ilgilendiğini anlattı. Motor sporları için araç modifiyesi de yaptıklarını dile getiren Karaman, bunun için çeşitli ülkelerden ve kentlerden parçalar getirttiğini belirtti.

Karaman, her zaman işini en iyi şekilde yapma hedefinin olduğunu dile getirerek, "Gazeteciliğe yöneldim, tamirciliği hiç bırakmadım. Kendimi bir anda madenci olarak buldum.

Daha sonra anladım ki dede ve baba mesleğini yapmadan duramıyorum. Madencilik yaparken bile gece vardiyasından çıkıp gelip araba tamir ediyordum. Benim tutkum oto tamirciliği, bundan vazgeçemiyorum." dedi.

Her işin severek yapılması gerektiğine işaret eden Karaman, iş küçük görülmeyip en iyi şekilde yapıldığında başarılı olunacağını kaydetti.

Her işin severek yapılması gerektiğine işaret eden Karaman, iş küçük görülmeyip en iyi şekilde yapıldığında başarılı olunacağını kaydetti.

Kaynak: AA

Gaziosmanpaşa'da şüpheli ölüm: Kötü kokular gelen evde ölü bulundu, ablası cansız bedeniyle 1 hafta yaşamış

İstanbul Gaziosmanpaşa'da apartmandan gelen kokular üzerine polisin girdiği dairede Rövşen Zeynalow'un cansız bedeni bulundu. Psikolojik sorunları olduğu öne sürülen ablasının, kardeşinin cesediyle 1 hafta aynı evde yaşadığı ortaya çıktı.

Erzurum'da mahalleli tarafından yaptırılan cami leyleklere "yuva" oldu

Kent merkezine yaklaşık 7 kilometre uzaklıktaki kırsal İbrahim Hakkı Mahallesi'nde bulunan cami, yalnızca ibadet mekanı değil aynı zamanda mahallelinin sahiplendiği leyleklerin de yaşam alanı olarak dikkati çekiyor.

1997'de şiddetli rüzgarda minaresi yıkılarak hasar gören cami, mahalle sakinlerinin desteğiyle yaklaşık bir yıl içinde yeniden inşa edilerek ibadete açıldı.

Mahallelinin traktörünü satıp hayvanını ya da ziynet eşyasını bağışlayarak katkı sunduğu cami, kubbesindeki leylek yuvasıyla ilgi görüyor.

Yıllarca mahallenin alt kısmındaki elektrik direğine yuva kuran leylekler, 2022'de caminin kubbesindeki alemin altına taşındı.

Mahalle sakinleri, yuvalarını korudukları leyleklere Erzurum yöresinde kullanılan "Selehe", "Melehe" ve yavrularına da "Telehe" adını verdi.

Leylek Cami 2

- "Köylümüz, yuvalarını bozmak istemiyor"

Cami imamı Vedat Kızıldaş, mahallelinin hem camiye hem de leyleklere büyük özen gösterdiklerini söyledi.

Mahalleye tayin olduğu ilk yıl leylekleri gördüğünü anlatan Kızıldaş, daha önce elektrik direğinde bulunan yuvanın zamanla caminin kubbesine taşındığını belirtti.

Evinin balkonunun camiye dönük olduğunu ve bazen çıkıp leylekleri seyrettiğini anlatan Kızıldaş, "Leylekleri ilk geldiğim yıl gördüm, benden önce de varmış. Mahallemizin alt kısmında bir direğin üzerinde duruyorlarmış. Geldiğim sene camimizin üzerinde alemin altına yuva yaptılar. Köylümüz de bu konuda hassas davranıyor, yuvalarını bozmak istemiyorlar." dedi.

Kızıldaş, leyleklerin mart ayında gelip ekimde gittiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:

"1997'de rüzgardan dolayı camimizin minaresi yıkılıyor, o cami bahçe alanında bulunuyor. Daha sonra dönemin muhtarı yeni bir cami yapmak istiyor, mahalleliye danışıyor. Mahalleli kendi imkanlarıyla traktörünü satıp, kolundaki bilezikleri ve ahırındaki danasını verip, fedakarlık yapıp camiyi yapıyorlar. Bir yıl içinde camiyi yapıyorlar, inşasını bitirip ibadete açıyorlar.

Bu yıl leyleklerin yuvalarını aşağıya aldırmak istedik, belediyeye başvuruda bulunduk ama bir gün sonra leylekler geldi, sonra da yuvalarına dokunmadık. Mahallenin maskotu gibiler, buradan geçenler fotoğrafını ve videosunu çekiyor. Çocuklar da ilgi gösteriyor, özellikle yatsı namazında leyleklerin sesi geliyor, 'tak tak' ediyorlar."

Kaynak: AA

Tam bağımsız Türkiye yolunda çeyrek asırlık destan! Vesayet zincirleri kırıldı, milli irade tarih yazdı

Tam bağımsız Türkiye yolunda çeyrek asırlık destan! Vesayet zincirleri kırıldı, milli irade tarih yazdı
Türkiye, 2002 yılından bu yana Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde vesayet odaklarına, darbe girişimlerine ve küresel engellere rağmen tarihi bir dönüşüm gerçekleştirdi. Siirt’te okunan bir...Devamı için tıklayınız

Amerika İran’da köşeye mi sıkıştı? ABD’nin mühimmat stokları eridi: İsrail’in tek başına gücü yetmez!

Amerika İran’da köşeye mi sıkıştı? ABD’nin mühimmat stokları eridi: İsrail’in tek başına gücü yetmez!
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran politikasında bir çıkış yolu aradığı ve kara harekâtına sıcak bakmadığı belirtilirken, bölgedeki askeri dengelerin kilitlendiği ifade ediliyor. A Haber’de konuşan...Devamı için tıklayınız

Mekke ittifakıyla bölgesel güvenlikte yeni dönem başlıyor! A Haber’de çarpıcı analiz: Asıl güç diplomatik caydırıcılık!

Mekke ittifakıyla bölgesel güvenlikte yeni dönem başlıyor! A Haber’de çarpıcı analiz: Asıl güç diplomatik caydırıcılık!
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında hayata geçirilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması, küresel strateji merkezlerinde geniş yankı uyandırdı. Sadece askeri bir ittifak olmanın ötesinde,...Devamı için tıklayınız

Bu haftaki cuma hutbesinde "kardeşlik" konusu ele alındı

"Kardeşlik" başlıklı hutbe, cuma vakti Türkiye genelindeki camilerde okundu.

İslam'ın temel hedefinin hem bu dünya hem de ebedi alemde insanlığın huzur ve mutluluğunu sağlamak olduğu vurgulanan hutbede, bunun yolunun ise kardeş olmaktan, sevgi ve muhabbeti daha da güçlendirmekten geçtiği belirtildi.

Hazreti Muhammed'in Müslümanların birbirlerini sevmesini "imanın gereği" olarak vurguladığı aktarılan hutbede, şöyle devam edildi:

"Savaşların farklı bölgelere yayıldığı, İslam coğrafyasında kan ve gözyaşının hakim olduğu, ülkemizin ateş çemberinin içine çekilmek istendiği bir dönemde istikbalimiz, kardeşliğimize bağlıdır. Ecdadımızın canlarını feda ederek bizlere emanet ettiği cennet vatanımızda sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, dualarımız, zenginlik olarak kabul ettiğimiz farklılıklarımız bizleri yekvücut kılacaktır. Dün olduğu gibi bugün de kardeşliğimize göz diken, muhabbetimize kasteden, bizi birbirimize düşürmek isteyenler olacaktır. Şunu unutmayalım ki sadece Müslümanların değil, mazlum durumda olan bütün insanların umudu olan bizler gaflet içerisinde olmadığımız müddetçe düşmanlarımızın emelleri kursaklarında kalacaktır."

- "Birbirimize sımsıkı kenetlendiğimizde yarınlarımız daha huzurlu olacaktır"

Mehmet Akif Ersoy'un "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez." dizelerine yer verilen hutbede, şunlar kaydedildi:

"Bugün bize düşen, fitneye karşı basiretle, ayrılığa karşı vahdet şuuru ile hareket etmek, birbirimizi koruyup gözetmektir. Kardeşliğimizi zedeleyebilecek her türlü şeyden uzak durmak, birbirimizin yükünü hafifletmektir. Milli ve manevi değerlerimiz etrafında buluşmak, birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu unutmamaktır. Kendi inanç ve medeniyet köklerimize tutunduğumuzda, bir binanın tuğlaları gibi birbirimize sımsıkı kenetlendiğimizde yarınlarımız daha huzurlu olacaktır."

Eski bağımlılar camileri temizleyerek toplumsal farkındalık oluşturuyor

BAYDER'de tedavi gören Müslüm Yaşar ve Yasin Doğan, AA muhabirine bağımlılık sürecinde yaşadıklarını ve tedaviye uzanan hikayelerini anlattı.

Aslen Şanlıurfalı olan 32 yaşındaki evli ve iki çocuk babası Yaşar, yaklaşık 15 yılı aşkın süre farklı maddeler kullandığını, bu süreçte ailesiyle olan bağlarının ciddi şekilde zedelendiğini söyledi.

Bağımlılık nedeniyle eşi ve çocuklarıyla büyük sorunlar yaşadığını anlatan Yaşar, aile bütünlüğünün bozulma noktasına geldiğini ifade etti. Daha önce çeşitli merkezlerde ilaçlı tedavi yöntemlerini denediğini ancak istediği sonucu alamadığını belirten Yaşar, BAYDER’de ilaçsız yürütülen rehabilitasyon programını öğrendikten sonra yaklaşık bir ay önce merkeze geldiğini dile getirdi.

Bağımlılar Cami Temziliyor 2

- Bu kapıdan girer girmez ilk olarak maneviyatı buldum

Merkeze adım attığı ilk günden itibaren hayatında önemli değişiklikler yaşadığını aktaran Yaşar, "Bu kapıdan girer girmez ilk olarak maneviyatı buldum. Daha sonra namaza başladık. Kur’an-ı Kerim okumayı öğrendik. Şimdi beş vakit namazımı kılıyor, Kur’an okuyorum." dedi.

Yaşar, tedavi sürecinde yalnızca bağımlılıkla mücadele etmediklerini, aynı zamanda toplumsal sorumluluk çalışmalarına katıldıklarını, arkadaşlarıyla birlikte ibadet ettikleri Maktül Mustafa Paşa Camii’nde gönüllü temizlik çalışmaları yürüttüklerini anlattı.

Camide ilk zamanlarda halıların ve bazı bölümlerin detaylı temizlenmediğini fark ettiklerini söyleyen Yaşar, bunun üzerine kendi istekleriyle caminin halılarını, iç bölümlerini ve ortak kullanım alanlarını temizlemeye başladıklarını ifade etti.

Bağımlılar Cami Temziliyor 1

- "Artık camiye namaz kılmak için gidiyorum"

Yaşar, geçmişte camiye yalnızca uyuşturucu kullanmak amacıyla gittiğini dile getirerek, bugün aynı camide saf tutarak namaz kılmanın kendisi için büyük bir değişim anlamına geldiğini söyledi.

İzne çıktığı bir gün yaşadığı duygusal anını paylaşan Yaşar, "Eskiden camiye sadece tuvaletini kullanmak için giderdim. O da uyuşturucu kullanmak içindi. Elhamdülillah, son zamanlarda izne gittim. Cuma günüydü. Otobüsten iner inmez yıllarca uyuşturucu kullandığım caminin tuvaletine gidip abdest aldım ve hayatımda ilk kez o caminin içinde cuma namazını kıldım." diye konuştu

Bağımlılığın insanı yalnızlaştırdığını ve ailesinden kopardığını ifade eden Yaşar, "Uyuşturucu beni toplumdan uzaklaştırdı, içime kapattı. Buraya gelince beni seven bir ailemin, eşimin ve çocuklarımın olduğunu yeniden fark ettim." diye konuştu.

Eski uzman çavuş olduğunu söyleyen Yaşar, 2006 yılında başladığı görevini 2022 yılında bıraktığını belirterek, aldığı askeri disipline rağmen bağımlılığın hayatını olumsuz etkilediğini ifade etti.

Gençlere de çağrıda bulunan Yaşar, bağımlılığın çoğu zaman sigarayla başladığını belirterek, "Sigara, alkol, kumar ve uyuşturucunun hiçbir faydası yok. İnsan farkına varmadan dipten dibe sürükleniyor. O dipten çıkmak ise çok zor oluyor." ifadelerini kullandı.

Bağımlılar Cami Temziliyor 3

- "Keşke demeden önce yardım alın"

Adana’dan BAYDER’e tedavi için gelen 26 yaşındaki Yasin Doğan ise yaklaşık beş yıl süren bağımlılık geçmişi bulunduğunu söyledi. Bağımlılık nedeniyle ailesiyle ilişkilerinin bozulduğunu anlatan Doğan, madde etkisi altında eve geldiği bir gün babasının kendisini bıçakla kovalamasının hayatındaki kırılma noktalarından biri olduğunu ifade etti.

İlk etapta BAYDER’e gelmeyi kabul etmediğini dile getiren Doğan, daha sonra hem ailesi hem de kendisi için tedavi olmayı kabul ederek merkeze geldiğini söyledi. Merkezde bağımlılığın yalnızca bir irade sorunu değil, tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu öğrendiğini belirten Doğan, dışarıdaki yaşamında maddeyle nasıl mücadele edeceğini de burada öğrendiğini ifade etti.

Bağımlılığın kötü arkadaş çevresiyle başladığını anlatan Doğan, "Yeni arkadaşlar edindim. Onların madde kullandığını bilmiyordum. Zamanla öğrendim. Sonra birlikte kullanmaya başladık. Böyle böyle kullanım arttı. Madde kullanımı arttıkça hem aile içinde hem de dışarıda istenmeyen olaylar yaşanmaya başladı." ifadelerini kullandı.

Tedavi sürecinde camilerde yürüttükleri gönüllü çalışmaların kendisine önemli katkı sağladığını dile getiren Doğan, namaz kıldıklarını, camilerin halılarını yıkadıklarını, tuvaletlerini temizlediklerini, zaman zaman müezzinlik yaptıklarını ve ezan okuduklarını anlattı.

Doğan, bu çalışmaların kendisine huzur verdiğini, cami temizliğini yalnızca bir görev olarak değil, gönüllü olarak yaptıklarını ifade etti. Bağımlılığın neden olduğu acı olaylara da tanıklık ettiğini anlatan Doğan, madde kullanan bir arkadaşının camiden çıktıktan sonra düşerek ağır yaralandığını ve belden aşağı felç kaldığını söyledi.

Uyuşturucuyu bıraktıktan sonra hayatındaki değişimin yalnızca fiziksel olmadığını belirten Doğan, konuşmasının daha anlaşılır hale geldiğini, düşünme ve kendini ifade etme becerisinin geliştiğini kaydetti.

Ailesiyle ilişkilerinin yeniden düzeldiğini anlatan Doğan, izne gittiğinde ailesinin kendisine büyük ilgi gösterdiğini belirterek, "Hayattan yeniden zevk almaya başladım. Kendime söz verdim. Bir dört-beş yılımı daha kaybetmeyeceğim, geride enkaz bırakmayacağım. Bundan sonra ailemle birlikte yaşayacağım." diye konuştu.

Gençlere seslenen Doğan, "İnsanlar bir şeyleri kaybetmeye başladıklarında bunun farkına varıyor. Oysa kaybetmeden önce yardım alırlarsa hayatlarını yeniden kurabilirler." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

Milli Dayanışma Kanun Teklifi'ne bölge halkından destek! Kanaat önderi Yahya Kamçı A Haber'de: "Herkes süreçten çok umutlu"

Milli Dayanışma Kanun Teklifi'ne bölge halkından destek! Kanaat önderi Yahya Kamçı A Haber'de:
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığına sunuldu. A Haber...Devamı için tıklayınız

Küresel krizin şifreleri A Haber'de çözüldü! Alman komutandan korkutan senaryo: “50 yıl sürecek nükleer kış kapıda”

Küresel krizin şifreleri A Haber'de çözüldü! Alman komutandan korkutan senaryo: “50 yıl sürecek nükleer kış kapıda”
Dünya, Birinci Dünya Savaşı öncesindeki süreci andıran büyük bir küresel felaketin eşiğine sürükleniyor. Eski NATO-Rusya Konseyi Başkanı ve Almanya eski Genelkurmay Başkanı Harald Kujat’ın "Ukrayna ve...Devamı için tıklayınız

Asrın ihanetinde yeni detaylar A Haber’de! FETÖ’cü hainden itiraf: “Erdoğan’ı kaçıracaktık”

Asrın ihanetinde yeni detaylar A Haber’de! FETÖ’cü hainden itiraf: “Erdoğan’ı kaçıracaktık”
15 Temmuz hain darbe girişimine dair karanlıkta kalan detaylar, Doç. Dr. Kemal Olçar ve Dr. Murat Özer’in çarpıcı açıklamalarıyla gün yüzüne çıktı. Terör örgütü FETÖ’nün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip...Devamı için tıklayınız

Terörsüz Türkiye için tarihi dönemeç! 50 yıllık pranganın faturası ve yeni dönemin kazanımları A Haber'de

Terörsüz Türkiye için tarihi dönemeç! 50 yıllık pranganın faturası ve yeni dönemin kazanımları A Haber'de
Türkiye, terör belasından tamamen kurtulma yolunda tarihi bir virajı dönüyor. TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ilk toplantısının yıl dönümü olan 5...Devamı için tıklayınız

Çöp toplayıcısı kılığında 10 yıl fare gibi saklandı! Suikast timinin firarisi nasıl gizlendi? İsrail bağlantısı ve "satış" itirafı

Çöp toplayıcısı kılığında 10 yıl fare gibi saklandı! Suikast timinin firarisi nasıl gizlendi? İsrail bağlantısı ve
15 Temmuz hain darbe girişiminde Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast timinin son firari üyesi Burkay Karatepe, 10 yıl süren nefes kesen takibin ardından Afyonkarahisar'da düzenlenen şafak...Devamı için tıklayınız

Muğla'dan Afyon'a uzanan kaçış! FETÖ'cü hain neden o adresi seçti? Evinde dikkat çeken ayrıntı: Ne doğal gaz ne de elektrik var

Muğla'dan Afyon'a uzanan kaçış! FETÖ'cü hain neden o adresi seçti? Evinde dikkat çeken ayrıntı: Ne doğal gaz ne de elektrik var
15 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişiminde bulunan timin son firari üyesi Burkay Karatepe'nin 10 yıllık kaçış güzergâhı da deşifre oldu. Muğla kırsalında izini kaybettirdikten sonra...Devamı için tıklayınız

Suikast timinin son firarisi böyle saklanmış! Burkay Karatepe'nin o görüntüleri A Haber'de: Nisan ayında bere ve mont!

Suikast timinin son firarisi böyle saklanmış! Burkay Karatepe'nin o görüntüleri A Haber'de: Nisan ayında bere ve mont!
15 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişiminde bulunan timin firari son üyesi Burkay Karatepe'nin yeni fotoğraflarına A Haber ulaştı. 2024 Nisan'ında katıldığı bir...Devamı için tıklayınız

İran için "kıyamet" senaryosu! Kara kuşatması için düğmeye basıldı mı? A Haber’de çarpıcı analiz

İran için
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik "çok güçlü saldırı" sinyalleri vermesi ve bölgedeki askeri hareketliliğin zirveye ulaşması, Orta Doğu’da büyük savaş senaryolarını yeniden alevlendirdi....Devamı için tıklayınız

Orta Doğu'da şimdi de altyapı savaşı mı? A Haber’de çarpıcı analiz: İran’dan “bölgeyi karanlığa gömeriz” tehdidi

Orta Doğu'da şimdi de altyapı savaşı mı? A Haber’de çarpıcı analiz: İran’dan “bölgeyi karanlığa gömeriz” tehdidi
Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı tehditler ve stratejik hamlelerle yeni bir kırılma noktasına ulaştı. ABD'nin Orta Doğu'daki 10 ülkedeki büyükelçilikleri...Devamı için tıklayınız

Hac kesin kayıtları nasıl yapılır?

Diyanet İşleri Başkanlığı, hacca gitmeye hak kazanan vatandaşların kesin kayıtları 30 Temmuz - 18 Ağustos 2026 tarihleri arasında e-Devlet üzerinden yapılabilecek.

Bu kapsamda Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Hac Kesin Kayıtlarında İzlenecek Yol haritası ile Bilgilendirme Broşürü paylaşıldı.

2027 Yılı Hac Kesin Kayıtlarında İzlenecek Yol>>>

2027 Hac Bilgilendirme Broşürü İçin Tıklayınız>>>

2027 yılı hac kesin kayıt işlemleri başladı

​2027 yılı haccı için kesin kayıt hakkı elde eden hacı adaylarımız, kesin kayıt işlemlerini 30 Temmuz - 18 Ağustos 2026 tarihleri arasında e-Devlet kapısı üzerinden yapabilecek.

2027 YILI HAC KESİN KAYITLARINA İLİŞKİN ÖNEMLİ HUSUSLAR

Hac kesin kayıtları, 30 Temmuz-18 Ağustos 2026 tarihleri arasında e-Devlet üzerinden yapılacak.

Boş kalan kontenjanların doldurulması işlemleri, kura sırası gözetilerek 24 Ağustos - 01 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

2027 yılı haccı için kesin kayıt hakkı elde edenlerden kayıt süresi içerisinde kaydını yaptırmayanlara, ek kayıt süresinde belgelendirilebilir mücbir sebepler ve Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün onayı olmadıkça kesin kayıt hakkı verilmeyecek, aynı yılda kayıt yaptırmayanlara ise müteakip yıllarda kesin kayıt hakkı tanınmayacak.

ÖNEMLİ HATIRLATMA!

Hacca gidecek vatandaşlarımızın pasaportlarının geçerlilik süresi, en az 20 Kasım 2027 tarihine kadar olacak.

2027 yılı hac kesin kayıt işlemlerine dair detaylı bilgiye; Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğümüzün 0 (850) 260 13 13 numaralı çağrı merkezinden ve il-ilçe müftülüklerinden ulaşılabilecek.


2027 Yılı Hac Kesin Kayıtlarında İzlenecek Yol>>>

2027 Hac Bilgilendirme Broşürü İçin Tıklayınız>>>

Arpaguş: Temel hedefimiz, bilgi ve hikmeti buluşturan Kur’an eğitim modeli geliştirmek

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Kur’an Kurslarında Çocuklara Yönelik Eğitim Faaliyetleri: Değerlendirme ve Gelecek Perspektifi” konulu Çocukluk Dönemi Kur’an Öğretimi Çalıştayı’na katıldı.

Başkan Arpaguş, çalıştayda yaptığı konuşmada, erken çocukluk döneminin insanın kimlik, kişilik ve karakterinin şekillendiği en kritik evre olarak kabul edildiğini belirterek, “Bu dönem, zihinsel, ruhsal ve duygusal gelişimlerin de temelini oluşturmaktadır. İnsanî ve ahlakî değerler, toplumsal kurallar, temel bilgi ve beceriler en güçlü şekilde bu dönemde kazandırılır. Çocukluk dönemindeki olumlu dokunuşlar, çocukların geleceğini teminat altına alırken, ihmaller ya da yanlış yönlendirmeler de daha sonraki dönemlerde telafisi mümkün olmayan sorunlara zemin teşkil etmektedir.” ifadelerini kullandı.

“Kur’an kurslarını çocuğun kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen bir eğitim alanı olarak görmekteyiz”

İslam eğitim geleneğinde söz konusu çağın fıtratın korunması, güzel ahlakın kazandırılması, sahih ve sağlam bilginin doğru yöntemlerle aktarılması bakımından hayatın en önemli dönemi olarak görüldüğünü ifade eden Başkan Arpaguş, “Bu yönüyle bizler, 4–6 yaş Kur’an kurslarını yalnızca Kur’an okuma becerisinin kazandırıldığı bir öğretim süreci değil; çocuğun fıtratını korumayı, manevî ve ahlakî gelişimini desteklemeyi, sağlam bir kimlik ve kişilik inşasına katkı sunmayı hedefleyen stratejik bir eğitim alanı olarak görmekteyiz.” diye konuştu.

“Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak sürdürülebilir din eğitiminin temel şartlarından biridir”

Çocukluk döneminin önemi ve hassasiyetine dikkati çeken Başkan Arpaguş, başta ebeveynler olmak üzere herkesin çok daha bilinçli davranması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Her şeyden önce söz konusu dönemin karakteristiği iyi bilinmelidir. Çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak nitelikli ve sürdürülebilir bir din eğitiminin temel şartlarından biridir. Çocuğun gelişim özelliklerini dikkate almayan bir din eğitimi, pedagojik açıdan faydalı olabilir mi? Ayrıca farklı yaşlardaki çocukların dikkat süresi, hafızası, soyut düşünme kapasitesi, dil gelişimi ve öğrenme biçimi elbette birbirlerinden farklılık arz edecektir. Dolayısıyla aynı yöntemi bütün çocuklara uygulamak, aynı başarıyı bütün çocuklardan beklemek, bilimsel olmadığı gibi pedagojik açıdan da doğru olmasa gerektir.”

“Bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir”

Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizler, Kur’an öğretimindeki başarımızı, öğrencilerin ne kadar ezber yaptığıyla değil, onların Kur’an ile ömür boyu sürecek sevgi ve güven ilişkisi kurabilmeleriyle ölçmeliyiz. Dört-beş yaşlarındaki bir çocuğun bütün harfleri tanımasından daha önemli olan, Kur’an dersine koşarak gelmesidir. O yaşlardaki bir çocuğun uzun sureler ezberlemesinden daha kıymetli olan, Allah sevgisini merhamet merkezli bir şekilde öğrenebilmesidir. Tecvit kurallarını eksiksiz uygulamasından daha değerli olan, Kur’an okumayı, hayatı boyunca sürdüreceği bir alışkanlığa dönüştürebilmesidir.

Dolayısıyla başarı ölçütlerimizi yalnızca ezber miktarı, harfleri tanıma veya tecvit kurallarını uygulama düzeyi üzerinden değil; derse katılım, öğrenme isteği, sosyal etkileşim ve Kur’an’a yönelik olumlu tutum gibi çok boyutlu göstergeler üzerinden okumak mecburiyetindeyiz. Böyle bir yaklaşım hem bilimsel gerçekliklere hem de İslam’ın insan merkezli eğitim anlayışına daha uygun olacaktır.”

“Aslolan, çocuğun soru sorabildiği bir eğitim ortamı sunabilmemizdir”

Sınıf düzeninden materyal tasarımına, etkinlik çeşitliliğinden dijital içeriklere kadar her unsurun, çocuk gelişimi ve psikolojisi açısından dikkatle ele alınması gerektiğini anlatan Başkan Arpaguş, “Etkinliklerle ‘Elifba’ kitabı başta olmak üzere bütün materyaller; keşfetmeyi teşvik eden, oyun temelli öğrenmeyi destekleyen, etkileşimli öğrenmeyi önceleyen, hayal gücünü zenginleştiren bir muhtevaya sahip olmalıdır. Aslolan, çocuğun aktif olduğu, soru sorabildiği, deneyim yaşayabildiği ve öğrenmekten mutluluk duyduğu bir eğitim ortamı sunabilmemizdir.” şeklinde konuştu.

Eğitimin yalnızca sınıf ortamıyla sınırlı olmayan; aile, okul ve sosyal çevreyle etkileşim içinde hayat boyu devam eden bütüncül bir gelişim süreci olduğunu aktaran Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:

“Bu bağlamda erken çocukluk dönemindeki Kur’an eğitiminde ailelerin tutum ve beklentileri, eğitim sürecinin niteliğini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biridir. Velilerin çocuklarından kısa sürede daha fazla ezber yapmaları, akıcı okumaya erken dönemde geçmeleri veya yaşıtlarının önünde akademik performans sergilemeleri yönündeki beklentileri, çocukların üzerinde büyük bir baskı oluşturabilmektedir. Maalesef bu durum, eğitimin amacından uzaklaşılmasına sebebiyet vermektedir.”

“İrfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız”

Velilerin erken çocukluk döneminin özellikleri konusunda bilinçlendirilmesi, Kur’an öğretiminin amaç, yöntem ve kazanımları hakkında bilgilendirilmesi ve eğitim sürecine bilinçli ve aktif olarak katılımlarının sağlanmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu doğrultuda bizim temel hedefimiz, gelenekten beslenen ancak geleceği de doğru okuyabilen bir duyarlılıkla hareket ederek bilgi ve hikmeti buluşturan ve onu ahlaka dönüştüren bir Kur’an eğitim modeli geliştirmek olmalıdır. Çocuklarımızı kendi medeniyet değerlerimizle buluşturabilmek için İslam eğitim geleneğinde olduğu gibi irfan merkezli güçlü bir pedagojik yaklaşım geliştirmek zorundayız. Bunu yapabildiğimizde hem Kur’an eğitiminde büyük bir başarı yakalayacak hem de inançlı, bilgili, ahlaklı ve şahsiyetli nesiller yetiştirme yolunda çok önemli mesafe kat etmiş olacağız.”

“Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli”

Başkan Arpaguş, “Erken çocukluk dönemi Kur’an eğitiminin niteliği ve sürdürülebilir başarısı; başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere İlahiyat Fakültelerimizin, sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenlerimizin ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluk üstlenmesine ve işbirliği içinde hareket etmesine bağlıdır. Onun için erken çocukluk dönemi Kur’an eğitimi, çok paydaşlı bir eğitim alanı olarak görülmeli ve stratejik bir yöntemle ele alınmalıdır.” diye konuştu.

“Çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarf ediyoruz”

Başkanlığın, Kur’an eğitimini bu bilinçle sürdürmenin gayreti içerisinde olduğunu kaydeden Başkan Arpaguş, “Çocuklarımızı maddi-manevi her yönden yetiştirmek ve geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çaba ve gayret sarfediyoruz. Onların başta Yaratıcımızla olmak üzere, kendileriyle, aileleriyle, toplumla ve çevreyle barışık bir şekilde yetişmeleri; vatanımıza, milletimize, medeniyetimize ve tüm insanlığa faydalı birey olmaları için hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyoruz, kaçınmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Çocuklarımızı geleceğe en güzel şekilde hazırlama noktasında bilimin ortaya koyduğu gerçekliklerden, çağın imkân ve fırsatlarından azami ölçüde istifade etmeye çalışıyoruz. Eğitim programlarımızı ve ders materyallerimizi çocuk psikologları, çocuk gelişimi uzmanları, pedagoglar, akademisyenler ve sahadaki eğitimcilerimizin katkıları ile sürekli güncelleme çabasındayız. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz çalıştayımızda bu hassasiyetin bir tezahürüdür. İnanıyorum ki burada alacağımız kararlar, hazırlayacağımız programlar ve geliştireceğimiz yöntemler, yarının Türkiye’sinde doğru bilgi ile donanmış, dinine, değerlerine ve kültürüne bağlı nesillerin yetişmesine çok önemli katkılar sunacaktır.”

Çalıştaya Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman İyişenyürek, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut, Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Öge ve Başkanlık personeli katıldı.

Başkan Arpaguş: Ayasofya’nın asli kimliğine kavuşturulması milletimizin değerlerine sahip çıktığının göstergesidir

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen “Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya” programına katıldı.

AHBAP soruşturması: Farah Zeynep Abdullah ifadeye çağrıldı! İşte Babala TV ofisinden yardım istediği konuşması

Ahbaplar Suç Örgütü soruşturmasında savcılık çemberi genişletiyor. Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’un da aralarında bulunduğu 28 şüphelinin tutukluluğu sürerken, ünlü oyuncu Farah Zeynep Abdullah da ifadeye çağrıldı. İşte Farah Zeynep Abdullah'ın Ahbap için Babala TV ofisinden yardım istediği o konuşması

CHP'li Üsküdar Belediyesi'ne yolsuzluk operasyonu: Ekipler adreslerde arama yaptı

CHP'li Üsküdar Belediyesi'ne yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni dalga operasyon düzenlendi. Sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda CHP'li Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı. Ekipler baskın yapılan adreslerde arama yaptı.

CHP'li Sinem Dedetaş'ın gözaltına alındığı görüntüler ortaya çıktı

CHP'li Üsküdar Belediyesi'ne yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni dalga operasyon düzenlendi. Sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda CHP'li Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı. Savcılık belediye iştiraki Kent A.Ş. ile müteahhitler arasında 1,078 milyar TL tutarında paravan danışmanlık sözleşmeleri imzalandığını; müteahhitlerden icbar yoluyla 361,39 milyon TL'nin tahsil edildiğini tespit etti.

"Devlet yok Ahbap var" diyen ünlülerden geri vites! Türkiye'ye yönelik algı operasyonu: Dış odakların figüranları


6 Şubat depremlerinin ardından toplanan bağışlarla ilgili Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma sürerken, Haluk Levent'e destek veren bazı ünlü isimlerin verdiği ifadeler tartışma konusu oldu. Geçmişte...Devamı için tıklayınız

Cami Görevlileri Çalıştayı Proje başvuruları başladı

Başkanlıktan yapılan duyuruya göre;

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle cami hizmetlerinin verimliliğini artırmak, başarılı proje ve örnek uygulamaların tanıtılması ve yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla cami görevlilerinin katılımlarıyla düzenlenecek Cami Görevlileri Çalıştayı için proje başvuruları alınacak.

Başvuruda bulunmak isteyen cami görevlilerinin, daha önce uygulanmış veya halen uygulanmakta olan örnek çalışmalarını Ekli Proje Tanıtım Formu doğrultusunda hazırlayarak bağlı bulundukları müftülüklere teslim etmeleri gerekiyor. İl müftülüklerince değerlendirilen projeler 15 Eylül 2026 Salı günü mesai bitimine kadar Başkanlığa gönderilecek.

Proje hazırlık sürecinde rehberlik etmesi amacıyla önceki yıllarda yayımlanan ve https://dinhizmetleri.diyanet.gov.tr/sayfa/385 internet adresinde yer alan Cami Görevlileri Çalıştayı Proje Özetlerinden yararlanılabilecek.

Ek: Proje Tanıtım Formu

Çalıştay Cami Görevlileri 1

IV. Aileyle İlgili Güncel Meseleler Çalıştayı gerçekleştirildi

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen IV. Aileyle İlgili Güncel Meseleler Çalıştayı, bu yıl “Çocuk Evlerinde Yürütülen Manevi Danışmanlık ve Dinî Rehberlik Hizmetlerinin Geliştirilmesi” temasıyla 27 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da, Diyanet Akademisi Başkanlığı Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ve ilgili kurumlardan yönetici, akademisyen ve alan uzmanlarının katıldığı çalıştaya toplam 51 kişi iştirak etti. Açılış ve mevcut durum oturumlarının ardından çalışmalar, din eğitimi, psikososyal destek ve eğitim bilimleri alanlarında oluşturulan üç ayrı odak grupta sürdürüldü.

Çalıştay, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Din Hizmetleri Genel Müdürü Metin Akbaş selamlama konuşmasını yaptı. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar’ın oturum başkanlığında gerçekleştirilen açılış programında, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Hasan Basri Alagöz ile Din Öğretimi Genel Müdürü Dr. Ahmet İşleyen değerlendirme konuşmaları yaptı.

Aile Çalıştay 2

Birinci oturumda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Bakım Kuruluşları Daire Başkanı Bayram İnce, çocuk evleri, çocuk evleri siteleri ve ihtisaslaştırılmış çocuk evleri sitelerinin hizmet yapısı ile bu kuruluşlarda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Aile ve Dinî Rehberlik Daire Başkanı Betül Altun Erincik, Diyanet İşleri Başkanlığınca çocuk bakım kuruluşlarında yürütülen manevi danışmanlık ve dinî rehberlik faaliyetlerinin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uzman ADRB Vaizi Emine İpekdal ise hizmetlerin sahadaki uygulamalarına ve saha tecrübelerine ilişkin paylaşım yaptı. Oturumda ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Hayata Hazırlanma ve Rehberlik Hizmetleri Daire Başkanı Esra Yiğider ile Millî Eğitim Bakanlığı Öğretim Programları ve Materyaller Daire Başkanı Hasan Özaslan da çalışma alanları doğrultusunda görüş ve değerlendirmelerini paylaştı.

Aile Çalıştay 3

Öğleden sonraki bölümde gerçekleştirilen odak grup çalışmalarında, çocuk bakım kuruluşlarında sunulan manevi danışmanlık ve dinî rehberlik hizmetleri farklı disiplinlerin bakış açılarıyla ele alındı. Din eğitimi grubunda çocukların gelişimsel özelliklerine uygun dinî ve manevi içerikler ile değerler eğitimi yaklaşımları; psikososyal destek grubunda çocukların psikososyal ihtiyaçları, risk ve koruyucu faktörler, travma duyarlı yaklaşım ve kurumlar arası iş birliği alanları değerlendirildi. Eğitim bilimleri grubunda ise geliştirilecek programın amaç, kazanım, içerik, yöntem, etkinlik, materyal ve ölçme-değerlendirme boyutlarına ilişkin görüş ve öneriler paylaşıldı.

Aile Çalıştay 1

Çalıştayın genel değerlendirme ve kapanış oturumunda odak grup moderatörleri, grup çalışmalarında öne çıkan tespit ve önerileri katılımcılarla paylaştı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, çocuk bakım kuruluşlarında yürütülen manevi danışmanlık ve dinî rehberlik hizmetlerinin çocukların gelişimsel, psikososyal ve manevi ihtiyaçları doğrultusunda daha nitelikli, sistemli ve ihtiyaç odaklı hâle getirilmesine yönelik temel öneriler ortaya konuldu. Program, Aile ve Dinî Rehberlik Daire Başkanı Betül Altun Erincik’in genel değerlendirme ve kapanış konuşmasıyla sona erdi.

Körfez ülkelerinden İran'a karşı ortak cephe! Bildiri ilk kez A Haber'de | Tahran ABD-İsrail'in oyununa gelmemeli

Körfez ülkelerinden İran'a karşı ortak cephe! Bildiri ilk kez A Haber'de | Tahran ABD-İsrail'in oyununa gelmemeli
ABD-İran arasında yeniden karşılıklı çatışmalar sürerken, Körfez İşbirliği Teşkilatı'ndan Tahran'ın saldırılarına yönelik yapılan ortak bildiride "Saldırılar sürerse İran'a karşılık veririz"...Devamı için tıklayınız

NATO'da tarih yazan Ankara Zirvesi! 2 gün boyunca neler oldu? "Tehdit algısını yenileme noktasında önemli adımlar"

NATO'da tarih yazan Ankara Zirvesi! 2 gün boyunca neler oldu?
Türkiye'nin uluslararası diplomasideki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koyan tarihi 36'ncı ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi tamamlandı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde...Devamı için tıklayınız

Yaz Kur'an Kursları Çocuğunuza Neler Kazandırır?

MANEVİ GELİŞİM
Çocuklar bu kurslarda yalnızca Kur’an okumayı öğrenmez.

Allah sevgisini, Peygamber sevgisini, dua etmeyi, camiyi ve ibadetin hayatın özü olduğunu keşfeder.

Birlikte namaz kılar, dua eder, ezber yapar ve dinini yaşayarak öğrenir.

Böylece bir yaz boyunca kurulan bu bağ, hayat boyu unutulmaz.



YENİ ARKADAŞLIKLAR
Aynı mahalleden, aynı şehirden hatta farklı çevrelerden gelen çocuklar birlikte öğrenir, birlikte oynar ve birlikte büyür.

Oyunlar, grup etkinlikleri, yarışmalar ve ortak çalışmalar sayesinde yalnızca arkadaş değil, güzel hatıralar da kazanırlar.

Bugün kurulan dostluklar, yıllar sonra tebessümle hatırlanır.

DEĞER EĞİTİMİ
Paylaşmak…
Saygı göstermek…
Yardımlaşmak…
Doğru sözlü olmak…
Büyükleri saymak, küçüklere sevgi göstermek…

Yaz Kur’an Kurslarında bu değerler sadece anlatılmaz; oyunlar, etkinlikler ve günlük davranışlarla hayata aktarılır.

Çocuklar sadece bilgiyi değil, güzel davranışları da öğrenir.

SOSYAL BECERİLER
Topluluk içinde konuşmayı…
Sorumluluk almayı…
Birlikte hareket etmeyi…
Dinlemeyi ve kendini ifade etmeyi öğrenir.

Drama çalışmaları, bilgi yarışmaları, sportif faaliyetler, el sanatları, kitap okuma saatleri ve grup etkinlikleri sayesinde çocuklar özgüven kazanırken iletişim becerilerini de geliştirir.

HUZURLU EĞİTİM ORTAMI
Yaz Kur’an Kursları; çocukların hem öğrenebileceği hem de kendini huzurlu hissedebileceği nezih ortamlardır.

Camiler ve Kur’an Kurslarında görev yapan din görevlileri, eğitimciler, öğreticiler eşliğinde çocuklarımız bir yandan eğitim alırken, arkadaşlarıyla da kaliteli zaman geçirmiş olur.

Aileler için bu, sadece bir yaz programı değil; çocuklarının güvenle vakit geçirebileceği değerli bir eğitim ortamıdır.

BİR YAZ
Sadece birkaç haftalık bir tatil değildir.

Doğru değerlendirildiğinde; güzel alışkanlıkların, iyi arkadaşlıkların ve unutulmayacak hatıraların başlangıcı olabilir.

Bu yaz çocuğunuza yıllarca yanında taşıyacağı güzel bir hatıra bırakın.

NOT:
Yaz Kur'an Kursları her camide başlayacaktır. Detaylı bilgi için mahallenizin imam hatibi ve müftülüklere başvurabilirsiniz.

Sosyal hizmet kurumlarında görev yapan personel eğitimde buluştu

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü Aile ve Dini Rehberlik Daire Başkanlığı tarafından sosyal hizmet kurumlarında görev yapan personele yönelik düzenlenen "Hizmet İçi Eğitim Semineri", 30 Haziran-3 Temmuz 2026 tarihleri arasında Yozgat Şehit İbrahim Yılmaz Dini İhtisas Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin niteliğini artırmak, personelin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmek, uygulama birliğini güçlendirmek ve tecrübe paylaşımını sağlamak amacıyla düzenlenen dört günlük eğitim programına, Türkiye'nin farklı illerinden 164 din görevlisi katıldı.

- "Manevi Danışmanlık Sadece Bir Meslek Değil"

Seminerin açılış programında konuşan Aile ve Dini Rehberlik Daire Başkanı Betül Altun Erincik, Diyanet İşleri Başkanlığının sosyal hizmet kurumlarında yürüttüğü manevi danışmanlık hizmetlerinin yıllar içinde önemli bir gelişim gösterdiğini belirtti.

Geçmişten bugüne gelinen noktaya dikkat çeken Erincik, "O günlerden gelip bugünleri görmek gerçekten insanın gönlünü inşirahla dolduruyor." ifadelerini kullanarak, görevli sayısındaki artışın ve sunulan hizmetlerin niteliğinin yükselmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Manevi danışmanlığın yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda insana manevi tatmin sağlayan önemli bir hizmet alanı olduğunu vurgulayan Erincik, sosyal hizmet kurumlarında fedakârca görev yapan personelin özverili çalışmalarını takdir etti.

Konuşmasında eğitim programının içeriğine de değinen Erincik, eğitimlerin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile tam bir koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü belirterek, Bakanlıktan gelen uzman eğiticilerin beş farklı alanda katkı sunduğunu ifade etti. Sunulan manevi danışmanlık hizmetlerinin kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve bağımlılar gibi toplumun dezavantajlı kesimlerine doğrudan ulaştığını belirten Erincik, bu nedenle hizmette mesleki yeterliliğin sürekli geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.

Dört gün süren program kapsamında alanında uzman akademisyenler ile kamu kurumlarından uzman eğiticiler tarafından katılımcılara;

  • Sosyal Hizmet Kurumlarının Yapısı ve İşleyişi,
  • Diyanet İşleri Başkanlığının Sosyal Hizmet Kurumlarındaki Hizmetleri, Uyulması Gereken Etik İlkeler ile Mesleki ve Hukuki Sınırlar,
  • Çocuk Evlerinde Kalan Çocukları ve Ergenleri Anlamak: Psikososyal Özellikler ve İletişim,
  • Kadın Konukevlerinde Kalan Kadınları Anlamak: Psikososyal Özellikler ve İletişim,
  • Çocuk İhmal ve İstismarı,
  • Travma Durumlarında Danışmanlık, Duygusal ve Davranışsal Tepkilerin Yönetimi,
  • Huzurevlerinde Manevi Danışmanlık ve Dini Rehberlik Hizmetleri

başta olmak üzere sosyal hizmet alanında ihtiyaç duyulan birçok konuda eğitim verildi.

Programın kapanışında konuşan Din Hizmetleri Genel Müdürü Metin Akbaş, hizmet içi eğitimlerin personelin motivasyonunu güçlendirdiğini ve sunulan hizmetlerin kalitesini artırdığını ifade etti.

Sosyal hizmet kurumlarında yürütülen manevi danışmanlık faaliyetlerinin vatandaşlara sahih dini bilgiyi ulaştırma noktasında büyük bir özveriyle sürdürüldüğünü belirten Akbaş, gerçekleştirilen eğitimlerin mesleki bilgi ve tecrübenin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacağını söyledi.

"Bizler vatandaşlarımızın hayatında birer görünmez kahramanız." ifadelerini kullanan Akbaş, özellikle devlet koruması altındaki çocuklar başta olmak üzere dezavantajlı bireylerin hayatlarına olumlu yönde dokunmanın büyük bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Bu alanda görev yapan personelin fedakârca yürüttüğü çalışmaların her türlü takdiri hak ettiğini belirten Akbaş, vatandaşların gönlüne dokunan her hizmetin toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir değer olduğunu ifade etti.

Dört gün süren eğitim programı, katılımcıların mesleki tecrübelerini paylaşmalarına imkân sağlayan değerlendirme oturumlarının ardından sona erdi.

Kur’an Kursu Öğreticisi Hafız Kadriye Şavaş Vefat Etti

Meslek hayatı boyunca yürüttüğü çalışmalar ve geliştirdiği projelerle tanınan Şavaş, görev yaptığı Kur’an kursunda öğrencileri ile mesai arkadaşlarının gönlünü kazandı.

Hafız Kadriye Şavaş için düzenlenen cenaze merasiminin ardından naaşı, Ankara Yenimahalle Yakacık Mezarlığı'nda sevdiklerini katılımıyla ebediyete uğurlandı.

Merhumenin eşinin de Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü Yabancı Dil ve Lehçelerde Yayınlar Daire Başkanlığı'nda görev yaptığı bildirildi.

Türkiye serinleyecek! Meteoroloji'den 5 il için sarı kodlu alarm

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), yeni haftanın hava durumu tahmin raporunu yayımlayarak yurdun güney, iç ve doğu kesimlerinde etkili olacak sağanak yağışlara karşı vatandaşları uyardı. Haftanın ilk gününde olumsuz hava koşullarının beklendiği Karadeniz bölgesindeki 5 il için sarı kodlu uyarı verilirken, Meteoroloji Uzmanı Adil Tek, A Haber canlı yayınında yeni haftanın hava dengelerini ve perşembe günü batıdan gelecek yeni yağışlı sistemi açıkladı.

Türk Teknoloji Girişimi Eqmnt Technologıes Yapay Zekâda Yeni Bir Dönem Başlattı: Davranış Zekâsı

İstanbul merkezli teknoloji girişimi EQMNT Technologies, yapay zekâ alanında yepyeni bir yaklaşım geliştirerek "Davranış Zekâsı (Behavioral Intelligence)" kavramını teknoloji dünyasına kazandırdı.

Savunma sanayisinde Türkiye rüzgarı! Haluk Görgün'den NATO Zirvesi öncesi A Haber'e özel kritik açıklamalar: "Dünya pazarının yüzde 65'i bizden sorulur"

Savunma sanayisinde Türkiye rüzgarı! Haluk Görgün'den NATO Zirvesi öncesi A Haber'e özel kritik açıklamalar:
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek 36. NATO Liderler Zirvesi öncesinde A Haber'e özel açıklamalarda bulundu. Görgün; KAAN'ın son durumu, Çelik...Devamı için tıklayınız

Kutsal değerlere hakarete mizah kılıfı! Toplumun genelinden A Haber'de ortak tepki: “Dini değerlerle şaka olmaz”

Kutsal değerlere hakarete mizah kılıfı! Toplumun genelinden A Haber'de ortak tepki: “Dini değerlerle şaka olmaz”
Son dönemde 'mizah' kılıfı altına sığınarak dini değerleri aşağılamaya çalışan karanlık odaklar, toplumun sert tepkisiyle karşılaştı. Kutsal değerlere yönelik hakaret içerikli söylemlerin artması ve...Devamı için tıklayınız

İmam hatipli gençlerden "Bereket Bahçesi" projesi

Hafız Süleyman Coşkun Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde çevre bilincini artırmak, doğal üretimi teşvik etmek ve öğrencilerin okula aidiyet duygusunu güçlendirmek amacıyla hazırlanan "Bereket Bahçesi" projesi hayata geçirildi.

Proje kapsamında okul yerleşkesindeki yaklaşık 5 dönümlük alan üretime kazandırıldı. Alana elma, armut, erik ve ceviz başta olmak üzere yaklaşık 120 meyve fidanı dikilirken, fidanların bulunduğu alanlara yonca ekimi de yapıldı.

Öğrencilerin de katılımıyla gerçekleştirilen çalışma sayesinde hem uygulamalı tarım eğitimi desteklendi hem de öğrencilerin doğa ve üretim bilincinin gelişmesine katkı sağlandı.

Bereket Bahçesi 1

Proje kapsamında okul temelinden gelen fazla su mevcut kuyu aracılığıyla değerlendirilerek sulamada kullanılmaya başlandı. Böylece su kaynaklarının verimli kullanılması hedeflenirken, yetişecek ürünlerin okul pansiyonunda değerlendirilmesi planlandı.

Ayrıca dikilen her fidan için "Bahçe Kütük Defteri" oluşturularak öğrencilerin ağaçların gelişimini takip etmeleri ve sorumluluk bilinci kazanmaları amaçlandı.

Bereket Bahçesi Projesi ile çevreye duyarlı, üretken ve sürdürülebilir bir okul ortamı oluşturulurken, öğrencilerin doğayla bağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor.

HAB OSB'de inşa edilecek caminin temeli atıldı

HAB'da inşa edilecek caminin temel atma törenine, Haluk Görgün, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, HAB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Kaya, savunma sanayi şirketlerinin genel müdürleri ile çalışanlar katıldı.

Hab Cami Temel Atma

Görgün, törendeki konuşmasında, organize sanayi bölgesinde kıymet verdikleri bir eserin temelini atmanın memnuniyetini yaşadıklarını dile getirdi.

Cami inşaatını kısa sürede tamamlamak istediklerini belirten Görgün, projenin en kısa sürede tamamlanması için Savunma Sanayii Başkanlığı, müteahhit firma, cami yaşatma derneği ve tüm paydaşlara önemli sorumluluklar düştüğünü vurguladı.

Görgün, "Muharrem ayındayız. İnşallah bir sonraki sene, bu camimizin temelini attığımız gibi açılışını yapmak da bizlere nasip olur." ifadesini kullandı.

Hab Cami Temel Atma 2

- HAB'da 9,5 milyon metrekarelik alan, 25 bin çalışan

HAB'ın toplam büyüklüğü ve stratejik önemine dikkati çeken Görgün, 9,5 milyon metrekareyi bulan organize sanayi bölgesinin tüm alanlarının tahsis edildiğini bildirdi.

İşletmelerin vakit kaybetmeden yatırımlarına başladığını aktaran Görgün, şöyle devam etti:

"Yaklaşık 170 işletmemizin 25 bin çalışanımızın olduğu organize sanayi bölgemizde bu kıymetli eserin bir an önce tamamlanması gerekiyor. İnşallah bu sorumluluk hepimizin üzerinde ve ben bunu başaracağımıza inanıyorum. Sadece bir cami ve beş vakit namaz kılınan bir ibadet yerinin olmasının ötesinde dayanışmanın, kardeşliğin, paylaşmanın, ahlakın merkezi olması için hep beraber gayret göstereceğiz. Bu anlamda bize muhakkak Diyanet İşleri Başkanlığımız da destek olacak. Derneğimiz ilgili sorumluluklarını yerine getirecek."

- Mimari tasarım ortak akılla seçildi

Caminin mimari ve teknik detaylarına ilişkin de bilgi veren Görgün, yapının 7 bin 240 kişi kapasiteye sahip olacağını, 35 metre çapında bir kubbe ve 66 metre uzunluğunda iki minare barındıracağını kaydetti.

Tasarım sürecinin ortak akılla yürütüldüğünü dile getiren Görgün, "İlk önce tasarımında verilen kriterleri ve beklentileri mimari ofisler çalıştılar ve hakikaten ortak akılla karar verilen bir mimari oldu. Biz burada üretim yapan paydaşlarımıza, OSB'de yer alan işletmelerimizin görüşlerine önem verdik. Onların değerlendirmelerine 6 farklı alternatifi sunduk. Onlar bir sıralama yaptılar. Sonra Savunma Sanayii Başkanlığı'nda başkan yardımcılarımız, daire başkanlarımıza bir anket yaptık ve sonuç bugün işte temelini atacağımız mimaride birleşti. İnşallah söz verdiğimiz üzere önümüzdeki sene de açılışını yapmak bizlere nasip olur." değerlendirmesinde bulundu.

Görgün, hedeflenen tarihe ulaşmak için herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini belirterek, projeye destek veren tüm paydaşlara teşekkür etti.

Hüseyin Hazırlar

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar da "Cami inşa edildikten sonra okunan her ezandan, yapılan her duadan, okunacak her Kur’an tilavetinden bu hayra, bu iyiliğe öncülük eden, buna vesile olan kardeşlerimiz de hissedar olacaklardır." dedi.

Hazırlar, özellikle Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’e teşekkür etti ve şunları ifade etti:

"Bu güzel hayra öncülük ettiler. Bu güzel, özel tesiste bunun yapılmasına öncülük ettiler, ön açtılar, destek verdiler. Hem bu kurumumuzla iftihar ediyoruz; o kurumumuz ki yüz akımız, bu memleketin teknolojik anlamda, sanayi hamlesi anlamındaki yüz akıdır. Cenabıhak ayaklarına taş değirmesin. Cenabıhak bu güzel müesseseyi kuran, geliştiren alın teri akıl teri akıtan bütün kardeşlerimizden razı olsun diyorum. Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman edenler imar eder. Bu ilahi müjdeyle biliyoruz ki camiler yalnızca taşla, betonla ve kubbeyle inşa edilen yapılar değildir. Camiler, imanla yükselen, duayla bereketlenen, secdelerle anlam kazanan mübarek mekanlardır.”

Konuşmaların ardından Görgün, caminin yapım sürecine destek sağlayan firmaların temsilcilerine teşekkür plaketi takdim etti.

Hab Cami Temel Atma 4

Tören, Görgün ve diğer katılımcıların butona basarak inşaat çalışmalarını başlatması ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Hab Cami Temel Atma 5

CHP ilçe başkanı ve oğlu kenevir tarlasını sularken görüntülendi

Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesinde, CHP İlçe Başkanı Seyit Akdağ ve oğlu Zülfikar Akdağ hakkında yürütülen uyuşturucu ve yasa dışı ekim soruşturmasının çok çarpıcı detayları ortaya çıktı. Ormanlık alandaki yasa dışı kenevir tarlasının, jandarmanın yerleştirdiği gizli foto kapan cihazı sayesinde deşifre edildiği öğrenildi. İşte fotokapana yansıyan o anlar.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan Netanyahu'ya sert tepki: "Yayılmacı politikası soykırımı destekliyor"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev'in eş başkanlıklarında Türkiye-Kırgızistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Yedinci Toplantısı sonrası basın toplantısında konuştu. Fidan, 'Netanyahu, soykırımı destekliyor.'dedi. Ukrayna savaşına ilişkin, 'Ukrayna'da savaş bitmeli, kapsamlı barış görüşmelerinin başlaması gerekiyor.' ifadelerini kullandı.

Şenol Tayran cinayet görüntüsü | Yer: İzmir Konak Basmane

İzmir'in Konak ilçesinde, eğlence mekanında gelen hesaba itiraz edilmesiyle başlayan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi işçisi Şenol Tayran'ın (45) hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bıçaklı kavganın kan donduran güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Katliam gibi kavganın ardından gözaltına alınan 5 mekan çalışanı tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Dünya neden KAAN’ı konuşuyor? Türkiye’nin "derin taarruz" gücü yerli motorla güç dengesini değiştirecek

Dünya neden KAAN’ı konuşuyor? Türkiye’nin
ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye ve Başkan Erdoğan'a yönelik dikkat çeken açıklamalarının ardından gözler yeniden milli muharip uçak KAAN'a çevrildi. A Haber’de hem Trump'ın "Türkiye'yi çok mutlu...Devamı için tıklayınız

Erhan Karaal'ın aracına GPS takan isim deşifre oldu! A Haber o görüntülere ulaştı: Şüpheli eski İBB çalışanı çıktı!

Erhan Karaal'ın aracına GPS takan isim deşifre oldu! A Haber o görüntülere ulaştı: Şüpheli eski İBB çalışanı çıktı!
İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin soruşturmada dikkat çeken yeni detaylar ortaya çıktı. A Haber'in ulaştığı özel...Devamı için tıklayınız

Ulaştırma Bakanı Uraloğlu'ndan A Haber'de peş peşe müjdeler! İlk yerli tren geliyor: Saatte 225 km gidecek | Halkalı-İstanbul Havalimanı 30 dakika olacak

Ulaştırma Bakanı Uraloğlu'ndan A Haber'de peş peşe müjdeler! İlk yerli tren geliyor: Saatte 225 km gidecek | Halkalı-İstanbul Havalimanı 30 dakika olacak
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, A Haber canlı yayınında merak edilen ulaşım projelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu havalimanı ulaşımında yaşanacak hızı...Devamı için tıklayınız

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu A Haber'de müjdeyi verdi: 2026 sonrası yeni personel alımı yapılacak

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu A Haber'de müjdeyi verdi: 2026 sonrası yeni personel alımı yapılacak
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, A Haber canlı yayınında sağlık çalışanlarına müjde verdi. 2026 sonrası yeni personel alımı yapılacağını açıklayan Memişoğlu, bu yıl 6 yeni şehir hastanesinin hizmete...Devamı için tıklayınız

Restorasyonu tamamlanan Selimiye Camii yeniden ibadete açıldı

Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Açılışları, hizmetleri ve yatırımları vesile kılarak bizi bir kez daha buluşturan Cenabıallah'a hamdolsun. Edirne'yi vatan yaparak, sanat eserleriyle inci gibi işleyip donatarak, yeni fetihlere hazırlayarak bizlere emanet eden atalarımızın ruhu şad olsun. Edirneli olmak kimliğini, Edirne aidiyetini kalbinin üstünde bir madalya gibi gururla taşıyan tüm kardeşlerime selam olsun. Sizlerin şahsında Yahya Kemal'in Türk devletinin menşei olarak gördüğü başkentlerin anası Edirne'nin her ilçesinde, her mahallesinde yaşayan kardeşlerime selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum. Aşkınız için, ahde vefanız için, bize gösterdiğiniz bu teveccüh için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Edirne'nin gönlünde özel bir yere sahip olduğunu, Edirne'ye muhabbetinin denizler gibi olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim Edirne muhabbetimiz ırmaklar gibidir, Meriç gibidir, Tuna gibidir, özellikle Tunca gibidir. Bizim Edirne'ye muhabbetimiz sıradağlar gibidir. Bizim Edirne'ye muhabbetimiz alperenlerin, akıncıların, çağ açıp çağ kapayan Fatihlerin, şehri bayındır kılan mimarların aşkıyla mayalanmıştır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Edirne'nin sıradan bir şehir olmadığını, bir cihan imparatorluğunun rüyasını gören, İstanbul'un fethini müjdeleyen, her sokağı tarih kokan bir mektep olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Edirne, Meriç'in huzuru, Tunca'nın zarafeti, Sarayiçi'nin ihtişamıdır. Edirne er meydanlarında asırlardır yankılanan dualardır. Kırkpınar'ın pehlivan nefesi, Balkanlar'dan Anadolu'ya uzatan kardeşlik köprüsüdür. Edirne asırlar boyunca Balkanlar'a açılan kapımız, fetihlerin karargahı, ilmin, sanatın ve mimarinin merkezidir. Bugün tarihin huzurunda, ecdadın gölgesinde Edirne'ye, Osmanlı'nın kadim payitahtına, Balkanların mütevazı ama başı dik kapısına, sultanlar şehrine birbirinden güzel eserler kazandırmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz."

Tören alanına gelmeden önce Selimiye Camii’ne gittiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Selimiye, Mimar Sinan'ın yüksek sanat dehasının taşa, mermere, zamana ve mekana işlendiği muhteşem bir eserdir. Gökyüzüne uzanan o dört zarif minaresiyle bu toprakların ebediyen Türk İslam yurdu olduğunu gösteren tapu senedimizdir. Mimar Sinan'ın 'ustalık eserim' dediği Selimiye'yi bakınız merhum Arif Nihat Asya nasıl tarif ediyor, 'Selimlerden kalma muhteşem miras, Sinanlardan kalma şanlı hediye. Kuvvetin tuğrası, sanatın mührü, kubbeler kubbesi bir Selimiye. Kükreyen, şahlanan, koşan atılan o mutlu yiğitler, o mutlu iman, sınırlar aşmayı kuşlardan değil, öğrenirdi senin ezanlarından.'" diye konuştu.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, program vesilesiyle tören alanında 32 bin vatandaşın bulunduğunu kaydederek, "Sadece Türk-İslam mimarisinin değil, aynı zamanda dünya mimarisinin de en estetik eserlerinden biri olan Selimiye Camii'ni aslına uygun şekilde restore ederek hamdolsun bugün yeniden ibadete açtık. 4 yıl süren restorasyon sürecimiz Selimiye'nin 450 yıllık mazisindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, caminin restorasyonunun seçkin isimlerin yer aldığı bilim kurulunun rehberliğinde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünü söyledi.

Kalem işlerinden taş dokusuna, iç mekan düzenlemelerinden çevre ihyasına kadar her adımda eserin aslına sadık kalınmasının esas alındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapıya zarar veren eski çimentolu uygulamaların temizlendiğini, ana kubbe, minareler ve statik sistemlerin tamamında güçlendirmeler yapıldığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, caminin cümle kapısından müezzin mahfiline, mihrap çinilerinden ahşap doğramalarına kadar dokunulmadık, restore edilmedik, temizlenmedik, güçlendirilmedik tek bir nokta dahi bırakmadıklarının altını çizerek, "Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bölüme ise özellikle dokunmadık. Bu topraklarda verdiğimiz zorlu mücadelelerin canlı şahidi olarak o izi aynen muhafaza ettik. Yaklaşık 450 milyon liraya mal olan restorasyon çalışmasıyla Selimiye'ye Allah'ın izniyle bir 100 sene daha kazandırdığımıza inanıyorum. Hayırlı, uğurlu olsun." diye konuştu.

Caminin restorasyonunda emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabbim minarelerinden ezan-ı Muhammedileri, kubbelerinden Kur'an-ı Kerim tilavetlerini eksik etmesin diyorum." dedi.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, bir müjdeyi daha vermek istediğini ifade ederek, şunları aktardı:

"Şehrimizin bir diğer sembolü, 93 Harbi'nde infilak ettirilmek suretiyle yıkılan tarihi Edirne Sarayı'mızdı. Yıllarca ihmal edilen ve hayvanların otlak alanı olarak kullanılan Edirne Sarayı'nı ve bahçelerini inşallah yeniden ayağa kaldırıyoruz. Talimatım doğrultusunda Milli Saraylar Başkanlığı'mız çalışmalara başladı. Avrupa'nın en büyük ihya projesiyle inşallah 2027 yılının sonuna doğru Edirne Sarayı'nın açılışını yapacağız. Sarayın ihyasıyla inanıyorum ki Edirne yeni bir çehreye bürünecek, 150 yıl önceki ihtişamına yeniden kavuşacak."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Edirne'ye elleri dolu geldiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İçişlerinde toplam bedeli 1,1 milyar lirayı bulan projeleri, milli eğitimde toplam 670 milyon yatırım tutarına sahip 7 okulu, aile ve sosyal hizmetlerde 75 milyon lira değerinde 2 eseri şehrimize kazandırıyoruz. İstikbalimizin güvencesi olan gençlerimizi geleceğe hazırlamak için yoğun bir çaba içindeyiz. Gençlik ve sporda içinde semt sahaları, kamp alanları, öğrenci yurtları ve statların da olduğu toplam 1,3 milyar lira değerinde 27 yatırımı Edirne'mize kazandırıyoruz. Kültür ve turizm alanında Selimiye Camii restorasyonu dahil toplam 1,5 milyar lira tutarında 16 projeyi sizlerin resmen hizmetine veriyoruz."

Başkan Arpaguş, dua etti

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un duasıyla başlayan törende, kurdele kesilerek açılış yapıldı.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, daha sonra canlı bağlantıyla yapımı tamamlanan Söğütlük Millet Bahçesi’nin de açılışını yapıp, hak sahibi aileleri anahtarlarını teslim etti.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın konuşma yaptığı alana, "Dün şahi toplarıyla tarih yazdık, bugün İHA'larımızla destan yazıyoruz" ve "Payitaht'a hoş geldiniz, dünya liderimiz" yazılı pankartlar asıldığı görüldü.

Törene, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve siyasiler katıldı.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Edirne’de “Selimiye Camii Şerifi'nin Restorasyon Sonrası Yeniden İbadete Açılışı ile Yapımı Tamamlanan Tesis ve Projelerin Toplu Açılışı ve Anahtar Teslim Töreni”ne katıldı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş da programda dua… pic.twitter.com/nsJyZ42Bwj

— T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı (@diyanetbasin) June 12, 2026

Hutbe irad etti

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, açılış öncesi Selimiye Camii’nde hutbe irad etti ve ardından Cuma namazını kıldırdı.

Edirne İl Müftülüğünü ziyaret etti

Kentteki programı kapsamında Edirne İl Müftülüğünü de ziyaret eden Başkan Arpaguş, il müftüsü Burhan Çakır'dan yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarette Tekirdağ İl Müftüsü Mustafa Bilgiç ile Kırklareli İl Müftüsü Yusuf Eviş de hazır bulundu.

Meclis gerilimi sonrası CHP'de gözler MYK'da! Muhalefetin rotasını belirleyecek toplantı | Bazı isimlerin üyelikleri askıya alınabilir

Meclis gerilimi sonrası CHP'de gözler MYK'da! Muhalefetin rotasını belirleyecek toplantı | Bazı isimlerin üyelikleri askıya alınabilir
CHP'de tansiyon yüksek. Gözler bugün saat 13.00'te Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yapılacak MYK toplantısında olacak. Parti Meclisi öncesindeki kritik zirvede, TBMM'de yaşanan gerilim ve izlenecek...Devamı için tıklayınız

Mezdeke Aynur Kanbur cinayeti raftan indi! Tetikçi Bülent Gündüz yakalandı!

Mezdeke grubu üyelerinden Aynur Kanbur'un şüpheli ölümüne ilişkin faili meçhul dosya raftan indirildi. HTS kayıtları ve ulaşım kartı hareketlerinin incelenmesiyle maktulün akrabaları ve cinayeti işleyen tetikçi Bülent Gündüz kıskıvrak yakalandı. İşte Aynur Kanbur cinayetine ilişkin yapılan operasyondan görüntüler.

FETÖ'nün güncel eğitim yapılanmasına dev operasyon! Finans ağı çökertildi

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen büyük soruşturma kapsamında, FETÖ'nün güncel eğitim yapılanması ve hücre yapılanma yöntemleri tamamen deşifre edildi. 12 ilde eş zamanlı olarak başlatılan şafak operasyonunda, örgütün yeniden canlandırmaya çalıştığı gizli ağlara büyük bir darbe indirildi. Takvim’in ulaştığı dosyada FETÖ’nün finansman sağlamak amacıyla AVM’lerdeki şifreli emanet dolaplarını kullandığı ve Balkan ülkelerinde gizli eğitim kampları düzenlediği ortaya çıktı.

Çift başlı CHP'de iki farklı grup toplantısı! Özel süreci "sınıf başkanlığı" yarışına çevirdi

Çift başlı CHP'de iki farklı grup toplantısı! Özel süreci
CHP'de Kılıçdaroğlu ve Özel arasında yaşanan "çift başlı" krizi grup toplantısına taşınırken, iki ismin TBMM'de aynı saatlerde kürsüye çıkacak olması tansiyonu yükseltti. Muhalefet kanadında gözler...Devamı için tıklayınız

CHP'de "Salı" krizi! Özel "Ben konuşacağım" dedi | Parti Sözcüsü Sarı duyurdu: Toplantıyı Kılıçdaroğlu gerçekleştirecek

CHP'de
CHP’de gözler Salı günü yapılacak grup toplantısına çevrildi. Kılıçdaroğlu, TBMM’de grup kürsüsüne çıkarak konuşma yapacak. "Grup toplantısı" krizine dair Özgür Özel "Salı günü benim konuşacağım grup...Devamı için tıklayınız

Özgür Özel'in miting yaptığı Mustafapaşa Beldesi'nde AK Parti'den ezici çoğunluk! Yüzde 65 oyla rekor | Belediye Başkan adayı Özer A Haber'e konuştu: Durmak yok yola devam

Özgür Özel'in miting yaptığı Mustafapaşa Beldesi'nde AK Parti'den ezici çoğunluk!  Yüzde 65 oyla rekor | Belediye Başkan adayı Özer A Haber'e konuştu: Durmak yok yola devam
Nevşehir’in kalbi Mustafapaşa’da ara seçim rekor bir oyla sona erdi. AK Parti Belediye Başkan adayı Mustafa Özer, Özgür Özel'in mitin düzenlediği Mustafapaşa’da 13 partinin yarıştığı dev seçimde...Devamı için tıklayınız

114 yaşındaki Salli nineye asırlık vefa

Erzurum'un İspir ilçesinde 1 Temmuz 1912'de dünyaya gelen Salli Yalçın, 1,5 yaşında annesini, 3 yaşında babasını kaybetti.

Teyzesinin büyüttüğü Yalçın, zorluklarla dolu bir hayat geçirdi. Genç yaşta evlenen Yalçın, şu an en büyüğü 80 yaşında olan 5 çocuk dünyaya getirdi.

Çiftçilikle uğraşan ve üretmekten vazgeçmeyen Yalçın, İspir'de başkalarının tarlalarını sürerek aile bütçesine katkı sağlamaya çalıştı, yaya olarak Artvin yaylalarına da giderek göçerlik yaptı.

Salli Nine 22

Ürünlerini başta Artvin ve Rize olmak üzere bölge illerindeki pazarlarda sepetin içinde satan Yalçın, doğayla ve toprakla iç içe bir yaşam sürdü.

100 yaşına kadar neredeyse hiç hastaneye gitmeyen Yalçın, bir asrı aşkın zaman önce doğduğu Elmalı Mahallesi'ndeki oğlunun evinde hayatına devam ediyor.

İlerleyen yaşına bağlı olarak son 14 yıldır yatağa bağımlı yaşayan asırlık çınarın en büyük destekçisi ise 76 yaşındaki oğlu Hüseyin ve gelini 65 yaşındaki Ayşe Yalçın.
Yaklaşık yarım asırdır aynı çatı altında yaşayan Ayşe Yalçın, kayınvalidesinin tüm günlük ihtiyaçlarıyla yakından ilgileniyor.

Gelininin gösterdiği özen ve sevgiyle yaşama tutunan Yalçın, gelinine duasını eksik etmiyor.

Hayat arkadaşını 22 sene önce kaybeden Salli Yalçın, yaz mevsimini İspir'in Elmalı Mahallesi'nde, kış aylarını ise genellikle Rize'de geçiriyor.

Salli Nine 33

- "Torunlarının torunlarını gördü"

Gelin Ayşe Yalçın, sevgiyle kayınvalidesinin hizmetini yaptığını söyledi.

Anne ve babasından ne gördüyse onu devam ettirdiğine dikkati çeken Yalçın, "Annem babam vefat etti. Anne olarak ben onu biliyorum. Onu asla kayınvalide olarak görmedim. O bana Allah'ın verdiği bir nimet. Canıgönülden bakıyorum. O bizim bebeğimiz." ifadelerini kullandı.

Yalçın, "Annem hep 'Minderi koyan kendi oturur.' derdi. Biz de minderimizi koyduk. Evlatlarımız da inşallah bize bakar. İyilik de yaparsak kendimize, kötülük de yaparsak kendimize." diye konuştu.

Yaşlılara sevgi ve saygı gösterilmesinin önemini vurgulayan Yalçın, "Bir bardak su verdiğin zaman güler yüzle vereceksin." dedi.

Ayşe Yalçın, "Bazen torunları ziyarete geliyor. Torunlarının torunlarını gördü. Benim torunumun çocuğunu gördü." ifadesini kullandı.

Salli ninenin oğlu Hüseyin Yalçın ise annesinin yaşlılık dışında ömrü boyunca neredeyse hiç hastaneye gitmediğini söyledi.

Yalçın, "Annemin bu kadar yaşa kadar sağlıklı olmasının sırrı buralarda yaşamaktı. Biz çocukken tarlaları hep annem biçerdi. Kendi halinde yıllarca hep çalıştı." diye konuştu.

Kaynak: AA

Diyanet Journal’ın Yeni Sayısı Yayımlandı

Dergi, bu sayısında “İslam’da İnsan Hakları” dosya konusunu ele alarak insanın onuru, temel hakları ve İslam’ın insan haklarına yaklaşımını farklı boyutlarıyla gündeme taşıyor.

İslam’ın insanı yaratılıştan itibaren onur ve haysiyet sahibi bir varlık olarak kabul eden anlayışından hareketle hazırlanan sayıda; insan haklarının ilahi temelleri, adalet, özgürlük ve sorumluluk ekseninde değerlendiriliyor. Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in örnekliği ışığında insan haklarının evrensel boyutuna dikkat çekilen dosyada, bireysel hakların yanı sıra toplumsal düzenin tesisi, adaletin korunması ve insan onurunun muhafazası gibi konular da ele alınıyor.

Derginin bu sayısında gündem yazısını Prof. Dr. Saffet Sancaklı kaleme alırken, söyleşi konuğu Prof. Dr. Recep Şentürk insan haklarının evrenselliğini İslam’ın temel ilke ve değerleri çerçevesinde değerlendiriyor. Şentürk, günümüz dünyasında insan hakları alanında yaşanan sorunlara ilişkin önemli tespitlerde bulunurken, İslam medeniyetinin bu alana sunduğu katkılara dikkat çekiyor.

“Dünya Müslümanları” köşesinde Dr. Ömer Özgül, Hollanda’da İslam’ın gelişim sürecini tarihî ve sosyolojik boyutlarıyla ele alıyor. “İhtida Hikâyesi” bölümünün konuğu Abdallah Rafael Hernandez Mancha ise at sırtında Endülüs’ten Mekke’ye uzanan sıra dışı yolculuğunu ve İslam’la buluşma serüvenini okuyucularla paylaşıyor.

Derginin tüm sayılarına, Başkanlığın Dijital Platformu olan "Diyanet Dijital" üzerinden erişilebiliyor.

Okumak için TIKLAYINIZ>>>

Edirne'de korkunç ölüm! TIR emlakçı Nazmi Çavuş'u böyle ezdi

Edirne Havsa'da ışıklı kavşakta yolun karşısına geçmek isteyen 51 yaşındaki ünlü emlakçı Nazmi Çavuş, tonlarca ağırlıktaki TIR'ın altında kalarak feci şekilde can verdi. Çevredekilerin çığlıklarıyla durabilen TIR'ın altından acı haber gelirken, kan donduran o kaza anı güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı

Bakan Çiftçi'den İsrail'e Filistin yanıtı: ''Asla taviz vermeyiz''

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye'nin Kudüs ve Filistin duruşunu hedef alanlara karşı Ankara'dan dünyada yankı uyandıracak sert bir yanıt verdi. Çiftçi, ''Gazze'de insanlığın gözleri önünde yaşanan soykırıma karşı sesimizi yükseltmemizden rahatsız olanlar da olacaktır, ancak bu duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz. Kudüs'ün özgürlüğü davasını kalplerimizde taşıyacağız.'' dedi.

Donald Trump NBC röportajını terk etti

ABD Başkanı Donald Trump, NBC News kanalına verdiği röportajı California valilik ön seçimlerinde hile yapıldığını iddia ederek ve sunucuya sert tepki göstererek yarıda kesti. Trump, oy sayım sürecinin yavaş ilerlemesini eleştirerek medya mensuplarını ve seçim yetkililerini 'hilebaz' olmakla suçladı. Sunucunun kanıt sorması üzerine öfkelenen ve medyayı hedef alan ABD Başkanı, 'Ya sahtekarsınız ya da aptalsınız.' ifadelerini kullandıktan sonra röportajı terk etti.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin Kudüs duası

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin dile getirdiği 'Kudüs Valiliği' duası Tel Aviv'de büyük panik yarattı. Gazze'de on binlerce masum sivili katlederek soykırım suçu işleyen İsrail'in Savunma Bakanı İsrael Kartz sosyal medya üzerinden Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ı, Bakan Çiftçi’yi ve Türk tarihini hedef aldı. İşte Çiftçi'nin o duası...

Özel'in "B planı" yeni parti mi? CHP eski milletvekilinden çarpıcı sözler: Direnişle şaibeyi yolsuzluğu örtemezsin

Özel'in
CHP'de "değişim" tartışmaları, tarihi bir ayrılık iddiasıyla yeni bir boyut kazandı. Başkent kulislerinde, Özgür Özel ve ekibinin yeni bir parti kurmaya hazırlandığı konuşulurken, Kemal Kılıçdaroğlu...Devamı için tıklayınız

A Haber’de çarpıcı kulis: Özgür Özel’e kendi grubu içinde yeni parti tepkisi: Bu yol doğru yol değil!

A Haber’de çarpıcı kulis: Özgür Özel’e kendi grubu içinde yeni parti tepkisi: Bu yol doğru yol değil!
CHP'de kurultay davası ve "mutlak butlan" tartışmalarıyla büyüyen kriz yeni bir kırılma noktasına taşındı. Özgür Özel'in yeni parti hazırlığında olduğu iddiaları kulisleri hareketlendirirken, Kemal...Devamı için tıklayınız

Adnan Oktar suç örgütünün "hücre" sistemi çöktü: Avukatlar ve sosyal medya üzerinden kirli algı operasyonu

Adnan Oktar suç örgütünün
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında, Adnan Oktar suç örgütünün cezaevinden dışarıya uzandığı öne sürülen faaliyetleri mercek altına alındı. Örgütün avukatlar...Devamı için tıklayınız

TDV, Etiyopya'da güneş enerjili kuyularla temiz suya erişimi kolaylaştırıyor

Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfının ortaklaşa yürüttüğü "Bir Damla Hayat Projesi" kapsamında Afrika ve Asya'da açılan su kuyuları, günlük su ihtiyacının karşılanmasına ve kuraklığa bağlı sorunların azaltılmasına katkı sağlıyor.

Bu kapsamda Etiyopya'nın 6 eyaletinde açılan güneş enerjili su kuyuları, hem temiz enerji kullanımıyla sürdürülebilir bir model oluşturuyor hem de bölgelerde yaşayan halkın temiz suya erişimini kolaylaştırıyor.

Etiyopya Su Kuyusu 11

- "Hizmet vermeye devam eden su kuyusu sayımız 18'dir"

Diyanet İşleri Başkanlığı Addis Ababa Din Hizmetleri Müşaviri Yaşar Cuhadar, Etiyopya'da ilk su kuyusunu 2022 yılında açtıklarını söyledi.

Kuyuların ülkenin suya en ihtiyacı olan bölgelerde açıldığını, Türk milletinin projeye güzel destek verdiğini aktaran Cuhadar, "Kuyu bölgesinin kontrolü tarafımızca yapılmakta ve olumlu rapor vermemiz neticesinde vakfımıza su kuyusu projemiz iletilmekte. 2026 yılı itibarıyla aktif olarak hizmet vermeye devam eden su kuyusu sayımız 18'dir. 5 kuyumuzun da sondaj ve üstyapı çalışmaları devam etmekte. 2026 yılı sonuna kadar bütün kuyularımızı hizmete açmayı planlamaktayız." dedi.

Su kuyularının özelliklerinden bahseden Cuhadar, şöyle devam etti:

"Genellikle 80 ila 150 metre derinlikte olan su kuyularımız 40 yıl boyunca hizmet verebilme kapasitesine sahip. Su kuyularımız tamamen enerjisini güneş enerjisinden alıyor. İçerisinde 10 tonluk su deposu, etrafında da 15-16 çeşmesi bulunan kuyularımız güneş enerjisiyle çalıştığından 7/24 su kesintisi olmamakta ve o bölgedeki suya hasret insanlara hizmet vermeye devam etmektedir. İnşallah ilerleyen yıllarda da Etiyopya'nın en fakir ve suya muhtaç bölgelerini tespit edip gerekli raporlamalarımızı yaparak vakfımıza bu projeleri hazırlayacağız. Halkımızın da teveccühüyle suya hasret kardeşlerimizin su ihtiyacını gidereceğiz."

Etiyopya Su Kuyusu 33

- "Onlara can suyu olmuş olduk"

Cuhadar, açılan kuyuların bölge halkının hayatını kolaylaştırdığını vurgulayarak, son açılan kuyulardan birinin bölgesinde yaşayan 70 yaşındaki bir kişinin yıllardır sağlıksız su içtiğini, temiz suya kavuşunca Türk halkına dua ettiğini dile getirdi.

Bazı kadın ve çocukların 4-5 kilometre yol yürüyerek su taşıdığını, kuyular sayesinde ailelerin bu yükten kurtulduğunu, çocukların da okula devam edebildiğini anlatan Cuhadar, "Türkiye'deki hayırsever kardeşlerimizin su kuyusu projelerimize vermiş oldukları destek sayesinde onlara can suyu olmuş olduk. Hayırseverlerimize katkılarından dolayı çok teşekkür ediyoruz." ifadesini kullandı.

Kaynak: AA

Kahramanmaraş'taki saldırıda acı detay! Almina'nın hayali yarım kaldı: "Bütün dünya beni tanıyacak"

Kahramanmaraş'taki saldırıda acı detay! Almina'nın hayali yarım kaldı:
Türkiye'yi yasa boğan okul saldırısında hayatını kaybeden Almina Ağaoğlu ve Bayram Nabi Şişik’in aileleri, yaşadıkları tarifsiz acıyı atv ile paylaştı. Almina'nın odası hâlâ son bıraktığı haliyle...Devamı için tıklayınız

TDV, Etiyopya'da kurban organizasyonlarından insani yardımlara kadar pek çok faaliyet yürütüyor

Ekonomik zorluklar ve kırsal bölgelerdeki temel ihtiyaçların devam ettiği Doğu Afrika ülkesi Etiyopya'da TDV, hayırseverlerin emanetlerini kurban organizasyonundan eğitim burslarına, yetim destek projelerinden insani yardımlara kadar pek çok alanda ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı Addis Ababa Din Hizmetleri Müşaviri Yaşar Cuhadar, Etiyopya'da sürdürdükleri faaliyetlere ilişkin ülkedeki kurban faaliyetinin her yıl artış gösterdiğini, bu sene 19 noktada TDV'ye bağışlanan 8 bin kurbanı kestiklerini söyledi.

Kesilen her kurbandan 20 ailenin faydalanacağını belirten Cuhadar, "Her bir ailenin en aşağı 5 nüfustan oluştuğunu düşündüğümüzde Etiyopya'da 1 milyon kişiye milletimizin bağışladığı kurban etlerini ulaştırmış olacağız. Böylece milletimizin kurban sevincini Etiyopya'daki kardeşlerimizle paylaşacağız. Bağışı yapan bütün hayırseverlerimizden Allah razı olsun." dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı ve TDV'nin yürüttüğü "Hediyem Kur’an Olsun" Projesi kapsamında da Kur'an-ı Kerim'e erişemeyen Etiyopyalılara 5 bin Kur'an ulaştırdıklarını, TDV'nin bugüne kadar Kur'an-ı Kerim'i 44 dil ve lehçeye tercüme ettiğini anlatan Cuhadar, "Etiyopya'da yaygın olan Amharca ve Oromo dillerinde hazırladığımız Kur'an-ı Kerim meallerini de inşallah en kısa süre içerisinde tamamlayacağız." ifadesini kullandı.

- Türkiye'de eğitim alan Etiyopyalı öğrenciler, "gönül köprüsü" oluşturuyor

TDV'nin uzun yıllardır Etiyopyalı öğrencilere Türkiye'de eğitim bursu sağladığını dile getiren Cuhadar, bu yıl 21 öğrencinin uluslararası Anadolu imam hatip liselerine, 7 öğrencinin de ilahiyat fakültelerine gönderileceğini belirtti.

Türkiye'de eğitim alan Etiyopyalı öğrencilerin önemini vurgulayan Cuhadar, şöyle devam etti:

"Bu kardeşlerimiz, Türkiye'de eğitimlerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönerek Türkiye ile Etiyopya arasında 'gönül köprüsü' oluşturuyor. İki hafta önce Addis Ababa'da düzenlenen bir ticaret fuarında da vakfımız burslarıyla Türkiye'de eğitim alan mezunlarımız, Etiyopyalı ve Türk iş insanları arasında iletişim kurulmasına katkı sundu. Güzel işbirliklerine vesile oldular. Biz, sadece insani yardım alanında değil eğitim alanında da Türkiye Diyanet Vakfı ve Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Etiyopya'daki kardeşlerimize destek vermeyi sürdürüyoruz."

Yetim ailelere yönelik kalkınma projeleri de yürüttüklerini vurgulayan Cuhadar, yetim annelerine küçük bakkaliyeler kurduklarını, kahve seti ve injera (yöresel bir ekmek türü) yapım makinesi desteği sağladıklarını, bazı ailelere de süt keçisi hibe ederek hayatlarını sürdürebilmeleri için iş imkanı sunduklarını söyledi.

Ramazan döneminde ihtiyaç sahibi ailelere 6 bin gıda paketi ulaştırdıklarına, yaklaşık 5 bin kişiye iftar verdiklerine ve 3 bin çocuğa bayramlık kıyafet desteği sağladıklarına işaret eden Cuhadar, su kuyusu, mescit, medrese ve okul inşaatlarının da sürdüğünü belirtti.

Kırsal bölgelerde yaşayan Müslüman kadınlara yönelik namaz ve tesettür kıyafeti desteğinde bulunduklarını, bu kapsamda 10 bin kadına ulaştıklarını anlatan Cuhadar, "Yetim ve evlenmeye gücü yetmeyen 30 çiftimize toplu düğün merasimi yaptık. Bunun yanı sıra mülteci kamplarında acil insani gıda yardımlarında bulunduk." diye konuştu.

Kaynak: AA

İSTANBUL’UN FETHİ 29 MAYIS 1453

İSTANBUL’UN FETHİ

29 MAYIS 1453

“Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, fetheden ordu ne güzel ordudur.” (İbn Hanbel, IV, 335)

İslam orduları, bu müjdeye nail olabilmek gayesiyle İstanbul’un fethi için birçok kez harekete geçti.

Emevilerden sonra Osmanlı döneminde ilk ciddi kuşatma, Yıldırım Bayezid tarafından 1395’te başlatıldı ancak Haçlı tehdidi nedeniyle sonlandırıldı.

Niğbolu Zaferi’nden sonra Yıldırım Bayezid tarafından İstanbul’un kontrolü için Boğaz’a Anadolu Hisarı inşa edildi.

Daha sonra II. Murad, 1422’de İstanbul’u kuşattı ancak iç isyanlar nedeniyle kuşatma kaldırıldı.

Sultan Mehmed tarafından Anadolu Hisarı'nın tam karşısına Rumeli Hisarı yaptırıldı.

Muhasara öncesi Misivri, Ahyolu ve Vize gibi kaleler fethedildi.

Osmanlı ordusu, 23 Mart 1453’te Edirne’den İstanbul’a hareket etti, 6 Nisan’da İstanbul surları önüne ulaştı ve muhasarayı başlattı.

Osmanlı donanması Haliç’e çekilen zincir engelini aşamadı ve bunun üzerine donanmaya ait bazı gemiler karadan yürütülerek Haliç’e indirildi.

Topkapı cephesine yoğun top atışı yapıldı, surlar zayıflatıldı ve 29 Mayıs 1453’te İstanbul fethedilerek Bizans hâkimiyetine son verildi.

Sultan Mehmed’e rehberlik ederek ordunun maneviyatını güçlendiren Akşemseddin, İstanbul’un manevi fâtihi olarak anıldı.

Fetih sonrası Sultan Mehmed, “Fâtih” ünvanını aldı ve Ayasofya Camii’nde ilk cuma namazını kıldı.

İstanbul halkının can ve mal güvenliğinin sağlanacağına dair eman verdi ve İstanbul Osmanlı’nın yeni başkenti oldu.

TDV, emanetleri yerine ulaştırmaya başladı

Diyanet İşleri Başkanlığı ile TDV'nin ortaklaşa yürüttüğü faaliyet için ülkeye gelen TDV görevlileri ve gönüllüleri, farklı şehirlere dağıldı.

Bayram namazının ardından ülkedeki 19 farklı noktada büyükbaş kurban kesimine başlandı.

Kurban vekaleti veren vatandaşların isimleri İslami usullere göre kurbanlığın başında okunuyor, ardından tekbir getirilerek hayvanlar kesiliyor. Bu aşamaların, vekalet verenlere gönderilmek üzere video kaydı alınıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yurt dışı kurban vekaleti de organizasyon kapsamında Oromia eyaletindeki Bishoftu kentinin kırsal bölgesinde kesilerek, ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı.

Tdv Kurban 22

TDV Genel Müdür Yardımcısı Osman Zeki Çakıroğlu, Etiyopya'da 19 bölgede 50 binin üzerinde hisseyi ihtiyaç sahibi ailelere dağıtacaklarını söyledi.

Etiyopya'da 8 bin büyükbaş hayvan keseceklerini aktaran Çakıroğlu, "Bu kapsamda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yurt dışı kurbanını da burada kesme şansını yakaladık. Allah kabul eylesin inşallah. Bütün vatandaşlarımıza vakfımıza vermiş oldukları vekaletten dolayı Allah razı olsun diyorum, onların emanetlerini kendi ellerimizle ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız." dedi.

Çakıroğlu, tüm Müslümanların Kurban Bayramı'nı tebrik etti.

Nijer

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), vekaletle kurban organizasyonu kapsamında Nijer'de kurbanlıkların kesimi ve dağıtımına başladı.

Yerel halkın da desteğiyle ülkenin farklı bölgelerinde temin edilen kurbanlıklar kesilerek paketlendi ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.

Nijer'de 4 bin 250 büyükbaş hayvanın kesilerek yaklaşık 29 bin 750 hisse kurban etinin 160 bin ihtiyaç sahibi aileye ulaştırılması hedefleniyor.

Nijer

TDV Nijer Koordinatörü Muhammet Bahattin Alkan, 10 günden fazladır Türkiye Diyanet Vakfı olarak Nijer'de kurban organizasyonu çalışması yürüttüklerini söyledi.

Tüm hazırlıkları tamamladıklarını ifade eden Alkan, şöyle konuştu:

"Milletimizin emanetlerini buradaki kardeşlerimize dağıtmak için geldik. Hali hazırda kesim işlemimiz başladı. Bir taraftan da dağıtımlara başladık. Şu anda burada yaklaşık 41 derece sıcaklık var ama ekiplerimiz Allah razı olsun, milletimizin emanetlerini ihtiyaç sahibi kardeşlerimize ulaştırmak için elinden geleni yapıyor. Nijer'de 41 bölgede, 41 kişilik ekibimizle bu şanlı operasyonu gerçekleştiriyoruz. İnşallah bugün ve yarın tüm kesimlerimizi tamamlamış olacağız. Buradaki kardeşlerimizle bayram sevincini birlikte paylaşacağız."

Kaynak: AA

Yurt genelinde Kurban Bayramı namazı kılındı

İstanbul

İstanbul'daki camilerde Kurban Bayramı namazı yoğun katılımla eda edildi.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi ile Fatih, Süleymaniye, Sultanahmet, Eyüpsultan, Taksim ve Büyük Çamlıca'nın yanı sıra şehrin dört bir yanındaki camilerde bayram namazını kılmak isteyen vatandaşlar sabahın erken saatlerinde camileri doldurmaya başladı.

Bayram namazı için Sultanahmet ve Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ne gelen, aralarında yerli ve yabancı turistlerin de olduğu çok sayıda kişi, camiye girmek için uzun kuyruklar oluşturdu.

Bazı vatandaşlar çocuklarıyla, bazı yabancı turistler de yerel kıyafetleriyle camilere geldi.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin içi bayram namazı vaktinden önce doldu, içeride yer bulamayanlar Ayasofya Meydanı'na geçerek yanlarında getirdikleri seccadelerin üzerinde saf tuttu.

Namazın ardından bazı yabancı turistler, günün anısına fotoğraf çektirdi. Cemaat, namazın ardından birbirleriyle bayramlaştı.

Ankara

Başkentte çok sayıda kişi, Kurban Bayramı namazını Kocatepe ve Hacı Bayram Veli camilerinde kıldı.

Sabahın erken saatlerinde bayram namazı hareketliliği yaşanan başkentte, vatandaşlar kentteki camileri doldurdu.

Kocatepe ve Hacı Bayram Veli camilerine gelen bazı vatandaşlar ise avluda saf tuttu.

Farklı ülkelerden Müslümanlar, camilere geleneksel kıyafetleriyle gelirken, bazı vatandaşlar da namaza çocuklarıyla katıldı.

Bayram hutbesinde, vatandaşlara kurbanların eziyet edilmeden kesilmesi ve çevre temizliği konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi konusunda uyarılarda bulunuldu.

Namaz ve hutbeden sonra edilen duanın ardından vatandaşlar bayramlaştı.

Cami avlularında lokum ve çikolata ikramında bulunuldu.

Adana

Adana'da vatandaşlar, Kurban Bayramı namazı için sabahın erken saatinde Seyhan Nehri kıyısındaki Sabancı Merkez Camisi'ne geldi.

Bazı vatandaşlar, cami avlusundaki şadırvanda abdest alırken çocuklarıyla camiye gelenler vaaz dinledi.

Cami içinde ve bahçesinde saf tutan vatandaşlar, daha sonra bayram namazını kıldı.

Mersin

Mersin'de de vatandaşlar, namaz kılmak için Yenişehir ilçesindeki Muğdat Camisi'ne geldi.

İl Müftüsü Mustafa Topal, bayram namazının önemine değindiği vaazda birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajları verdi.

Vatandaşlar daha sonra bayram namazı kıldı, dua etti.

Mersin Valisi Atilla Toros, İl Müftüsü Topal ve AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir namazın ardından vatandaşlarla bayramlaştı.

Hatay

Hatay'da vatandaşlar, Kurban Bayramı namazını kılmak için Anadolu'nun ilk camisi olarak bilinen Habib-i Neccar Camisi'ni doldurdu.

İl Müftüsü Necati Şafak'ın vaazını dinleyen vatandaşlar, daha sonra saf tutarak bayram namazını kıldı, dua etti.

Osmaniye

Osmaniye'de Kurban Bayramı namazını kılmak için vatandaşlar erken saatlerde camilere geldi.

Sumbas ilçesinde merkez Fatih Camisi'ne gelerek saf tutan vatandaşlar, bayram namazını kıldıktan sonra bayramlaştı.

Kaynak: AA

Arafat Vakfe Duası - Hac 2026

Dünyanın dört bir yanından mübarek topraklara gelen milyonlarca Müslüman, Arafat Vakfesi’ni yaparak hac ibadetinin en önemli rüknünü yerine getirdi.

Türkiye’den gelen 85 bin hacı adayı da Arafat’a çıkarak, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yaptığı vakfe duasına hep birlikte “amin” dediler.

A Haber ABD'nin 168 İranlı çocuğu katlettiği okulda! Anneler tepkili: Bu acıyı hiçbir zaman unutmayacağız

A Haber ABD'nin 168 İranlı çocuğu katlettiği okulda! Anneler tepkili: Bu acıyı hiçbir zaman unutmayacağız
İran’ın güneyindeki Minab kentinde 28 Şubat’ta düzenlenen saldırının ardından 168 çocuğun öldürüldüğü okuldan geriye enkaz kaldı. A Haber o okulu görüntülerken muhabirimiz Ekber Karabağ İranlı...Devamı için tıklayınız

Hacı adayları Kurban Bayramı öncesi son cuma namazını Kabe'de kıldı

Hac ibadeti için Mekke'de bulunan yüz binlerce hacı adayı, Kurban Bayramı öncesi son cuma namazını Kabe'de kıldı.

Hacı olmak için gün sayan hacı adayları, sabah saatlerinden itibaren geldikleri Kabe'de önce tavaf yaptı.

Kabe'deki yoğunluk dolayısıyla hacı adayları, görevliler gözetiminde Mescid-i Haram çevresindeki alanlara yönlendirildi.

Alandan iç ve dış avluya geçirilen hacı adayları, namaz saatine kadar dua edip Kur'an-ı Kerim okudu.

Dış avluda güneş altında kalan bazı hacı adayları, sıcaktan korunmak için şemsiye kullandı.

- 25 Mayıs akşamından itibaren Arafat'a çıkılacak

Hacı adayları, hac farizalarını yerine getirdikten sonra 25 Mayıs akşamından itibaren Arafat'a çıkacak ve vakfeye duracak.

Buradan Müzdelife ve Mina yolculuğu yapacak hacılar, Cemerat'ta şeytan taşladıktan sonra Kabe'ye giderek tavaf ve say gerçekleştirecek.

Daha sonra ihramdan çıkacak hacılar, 27 Mayıs'ta başlayacak Kurban Bayramı'nı kutsal topraklarda idrak edecek.

Kaynak: AA

UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki 660 yıllık caminin kapısı müzede sergileniyor

Kastamonu'da çivi kullanılmadan 1366'da inşa edilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren Mahmut Bey Camii'nin ahşap kapısı, 1997 yılında tarihi eser kaçakçıları tarafından çalındı.

Mahmutbey Cami 22

Yurt dışına kaçırılma ihtimaline karşı yapılan yoğun aramalar sonucu Manisa'da bir okulun bahçesinde bulunan kapı, tekrar Kastamonu'ya getirildi.

Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi'ne konulup ziyarete açılan kapı, 2023'te başlanan ve 3 yıl süren restorasyon çalışmasının tamamlanmasının ardından yeniden ziyaret edilebiliyor.

Müze Müdürü Erol Kale, kapının müzenin en önemli eserlerinden biri olduğunu söyledi.

Mahmut Bey Camii'nin Candaroğulları döneminde yapıldığını belirten Kale, "Bu kapı 1997 yılında çalınıyor. Daha sonra Manisa'da bir okulun bahçesinde terk edilmiş vaziyette bulunmuş. Koruma altına almak için nakli sağlanıyor. O günden bugüne Kastamonu Etnografya Müzesi'nde sergilemekteyiz. Çok önemli bir eser." dedi.

Mahmutbey Cami 44

- "14. yüzyılın ahşap süslemesini yansıtması bakımından çok önemli bir eser"

Mahmut Bey Camii'nin 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdiğini hatırlatan Kale, ardından müzedeki kapıda başlatılan ve 3 yıl süren restorasyon çalışmasının tamamlandığını söyledi.

Mahmutbey Cami 33

Kenti ziyaret eden herkese müzeye gelerek kapıyı ziyaret etmeleri tavsiyesinde bulunan Kale, "Çalınan kültür varlıklarıyla ilgili bakanlığımızın özellikle son yıllarda çok fazla girişimi var. Yurt dışına kaçırılan eserlerle ilgili çok ciddi mesai harcanıyor. Bu kapı yurt dışına çıkmadan kolluk kuvvetlerimizin ulaştığı ve tekrar ait olduğu topraklara ilettiği eserlerimizden biri. Kapı oyma tekniğinde yapılmış, üzerinde Rumi motiflerle çok ince işçilik var. 14. yüzyılın ahşap süslemesini yansıtması bakımından önemli bir eser." ifadelerini kullandı.

Kale, camide bugün yer alan kapının orijinal olmadığını, Kastamonulu nakkaş Hikmet Değirmencioğlu tarafından orijinaline uygun olarak yapıldığını kaydetti.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun Danışmanı Atakan Sönmez A Haber'e konuştu

Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında yaşanan telefon krizi sonunda aşıldı. Görüşmenin perde arkasını A Haber'e anlatan Kılıçdaroğlu'nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez, 'Kemal Kılıçdaroğlu, 'En uygun tarihte bir kurultay yapma niyetindeyiz' mesajını Sayın Özgür Özel'e iletti.' dedi.

Başkan Erdoğan açıkladı: Ülkemiz bölgesinin güvenli limanı

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı'nda yaptığı açıklamalarda, küresel finansal sistemdeki dijital dönüşümün fırsatların yanı sıra manipülatif içerikler ve dijital dolandırıcılık gibi büyük tehditleri de beraberinde getirdiğini vurguladı. Finansal okuryazarlığın güçlü bir ekonominin gerek şartı haline geldiğini belirten Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi bünyesinde açılan Tek Durak Ofisi ile yabancı kaynak girişini teşvik eden yeni yasal düzenlemelere dikkat çekerek, 'Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür.' ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden "Genel Merkez" çıkışı

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'nin olaylı 38. Olağan Kurultay ve İstanbul Kongresi için 'mutlak butlan' dedi, Özgür Özel ve ekibini görevden uzaklaştırdı. Koltuğa yeniden Kemal Kılıçdaroğlu'nun Basın Danışmanı olarak Atakan Sönmez'i görevlendirdi. Kılıçdaroğlu'nun ofisinin önünde açıklama yapan Sönmez, 'Kemal Kılıçdaroğlu neredeyse Genel Merkez orasıdır' dedi.

Başkan Erdoğan 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde açıkladı: Sırada Diyarbakır var

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Turkuvaz Medya'nın düzenlediği 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Turkuvaz Medya'ya teşekkür eden Başkan Erdoğan enerji arz güvenliğinin milli güvenlik ve kalkınma için kritik önemde olduğunu vurguladı. Gabar'daki keşiften sonra Diyarbakır'da 4 saha belirlendiklerini dile getiren Erdoğan, 'Önümüzdeki 3 yıl içerisinde 24 kuyuda çalışma planlıyoruz. Bunların haricinde başka hazırlıklarımız da söz konusu.' ifadelerini kullandı. Erdoğan, Türkiye'nin seyirci değil oyuncu kurucu olmayı hedeflediğini bildirdi.

Bakan Bayraktar Turkuvaz zirvesinde açıkladı: "Krizleri hem yerli hem de yenilebilir enerjiyle aşıyoruz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Turkuvaz Medya'nın düzenlediği İNRES 2026 Zirvesi Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleşiyor. Türkiye'nin kapsamlı bir enerji stratejisine sahip olduğunu vurgulayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 'Elimizdeki ilk araçlardan birisi de bu sorunları ve zorlukları aşmak için kendi yenilenebilir enerji kaynaklarımızı, yani hem yerli hem yerel hem de yenilenebilir enerji kaynaklarımızı kullanıyoruz' şeklinde konuştu.

Halk TV'de İbrahim Kahveci'den darbe çağrısı!

CHP’de yargının 38. Olağan Kurultay’ı hukuken geçersiz sayıp Özgür Özel yönetimini görevden uzaklaştırmasının ardından parti genel merkezinde koltuk savaşı başlarken, Halk TV ekranlarında ise skandal bir 'darbe' çağrısına imza atıldı. Özel-İmamoğlu'na yakın İbrahim Kahveci canlı yayında hükümeti hedef alarak 'Bunlar kolay kolay demokrasiyle gitmez' sözleriyle açıkça sandık dışını işaret etti.

Mutlak butlan kararı sonrası neler oldu

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen 'mutlak butlan' kararı partiyi kaosa sürükledi. Özgür Özel ve mevcut organların tedbiren görevden uzaklaştırılmasıyla, yargı kararı doğrultusunda göreve iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu resmen 'döndüm' mesajı verdi. Kararı darbe olarak niteleyip 'Gerekirse hayatı durduracağız. Olacaklardan biz sorumlu değiliz' diyen Özel cephesi, genel merkez giriş çıkışlarını otobüslerle kapatarak çıkmayacaklarını söyledi. Sahadan gelen bilgilere göre, Kılıçdaroğlu'nun evinin önünde sakin bir destek nöbeti tutulurken, genel merkezde Kılıçdaroğlu'nun fotoğraflarının tekmelenmesine varan gerilimli saatler ve Yargıtay ile YSK'ya yönelik hukuki itiraz hareketliliği yaşanıyor.

Silah ruhsatında sıfır tolerans dönemi başladı! Yeni dönemde şartlar ağırlaştı: O hastalıklara sahip olanlara geçit yok

Silah ruhsatında sıfır tolerans dönemi başladı! Yeni dönemde şartlar ağırlaştı: O hastalıklara sahip olanlara geçit yok
Türkiye’de 19 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle silah ruhsatı alımında köklü değişiklik yapıldı. Psikiyatrik değerlendirmeler genişletildi, geçmiş tedaviler incelemeye alındı....Devamı için tıklayınız

CHP'de CHP'liler bayrak açtı! Özel aday mı olacak, istifa mı edecek? | "Mutlak butlan" iddiası

CHP'de CHP'liler bayrak açtı! Özel aday mı olacak, istifa mı edecek? |
Ankara siyaseti, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Balıkesir’de yaptığı “yeni aday” çıkışıyla adeta sarsıldı. Daha düne kadar “A planımız da Z planımız da Ekrem İmamoğlu” söylemiyle meydanlara çıkan...Devamı için tıklayınız

Engelli koordinatörleri eğitimde buluştu

Diyanet Akademisi Başkanlığı ile Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Kırıkkale Dini İhtisas Merkezinde “İl/İlçe Erkek Engelli Koordinatörlerine Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri” gerçekleştirildi. Seminere 81 il ve büyükşehirlerin metropol ilçelerinde engelli koordinatörü olarak görev yapan 106 erkek engelli koordinatörü katılım sağladı.

Dijital Engelli 33

Kırıkkale Dini İhtisas Merkezi Konferans Salonunda Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, Dini İhtisas Müdürü Burhan Tufan’ın selamlama konuşması ile Göç ve Manevi Destek Hizmetleri Daire Başkanı Fatih Yıldız’ın açılış konuşmalarıyla devam etti.

Dijital Engelli 11

Eğitim seminerinde akademisyenler ile alanında uzman konuşmacılar tarafından “Manevi Danışmanlık ve Rehberlikte Temel İlkeler, İhsan Modeli ile Engelliliğe Yaklaşım, Engelli Bakım Hizmetleri, Tükenmişliği Önleme ve İyi Oluş, Sosyal Medya ve Mahremiyet, Engelli Bireyler ve Ailelerinde Travmanın Psikolojik Etkileri, Medya Okuryazarlığı” gibi konu başlıkları ele alınarak engelli bireyler ve ailelerine sunulan manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetleri hakkında önemli bilgiler sunuldu.

Dijital Engelli 44

Gerçekleştirilen atölye çalışmalarıyla engellilere yönelik manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetinin verimliliğini artırmak üzere koordinatörlerle istişarelerde bulunuldu. Aynı zamanda sahada aktif görev yapan engelli koordinatörleri tarafından sunulan örnek çalışmalarla tecrübe paylaşımı gerçekleştirildi.

Seminere katılım sağlayan koordinatörlere yönelik Dini Musiki Dinletisi ve kültürel etkinlik gerçekleştirildi.

Dijital Engelli 55

Adana’da taksicilerden korsan uygulama kullanan sürücüye sokak ortasında pusu! VİDEO

Dijital taksi uygulamasıyla yolculuk yapan bir sürücü ve kadın yolcu, taksicilerin hedefi oldu. Yolun kesilmesiyle başlayan dehşet anları araç içi güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, emniyet güçleri eşkıya gibi yol kesen şüphelileri yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı.

Motosikletliye çarpıp bariyere sıkıştırdı! Otomobil sürücüsü gözaltında

Avcılar Merkez Mahallesi yan yolda kontrolden çıkan bir otomobil, önündeki motosiklete arkadan çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrularak demir bariyerlerin arasına sıkışan 28 yaşındaki sürücü M.A.K., itfaiye ve sağlık ekiplerinin zamanla yarıştığı operasyonla kurtarıldı.

Tarsus'ta cinnet ve katliam: 6 ölü, 8 yaralı var

Mersin’in Tarsus ilçesinde gözü dönmüş bir saldırgan, farklı mahallelerde adeta katliam yaptı. Önce bir lokantayı basıp 2 kişiyi öldüren şüpheli, kaçış yolunda önüne çıkan bir çobanı ve tır şoförünü de hayattan kopardı. Bölge ablukaya alınırken, saldırganı yakalamak için helikopter destekli operasyon başlatıldı.

Köpeği kamyonetin arkasında sürüklemişti: Görüntüler pes dedirtti, o vicdansız yakalandı!

Samsun’da açık kasa kamyonetin arkasında can çekişen köpeğin yolda sürüklendiği o anlar Türkiye’yi ayağa kaldırmıştı. İnfial yaratan görüntülerin ardından harekete geçen siber ve asayiş ekipleri, kaçan sürücüyü komşu ilde kıskıvrak yakaladı.

Ürgüp'te intikam cinayeti: Dedesi ve babaannesini öldüren torun tutuklandı

Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mazı Köyü’nde 2016 yılında Fatma ve İbrahim Teryaki çiftinin evlerinde av tüfeğiyle katledilmesiyle ilgili faili meçhul dosya, tam 10 yıl sonra şafak operasyonuyla çözüldü. Gözaltına alınan torun Özkan Teryaki cinayeti itiraf ederek tutuklandı, anne Nimet Teryaki'ye ise ev hapsi verildi.

Trump-Şi görüşmesinin perde arkası! A Haber’de çarpıcı analiz: Çin, İran’a istihbarat aktarıyor olabilir

Trump-Şi görüşmesinin perde arkası! A Haber’de çarpıcı analiz: Çin, İran’a istihbarat aktarıyor olabilir
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’le yaptığı görüşmeye ilişkin sözleri yeni bir küresel kriz tartışmasını tetikledi. Trump’ın “İsrail’e, Körfez’e hatta Çin’e yardım ediyoruz”...Devamı için tıklayınız

Netanyahu'nun BAE ziyaretinde ortak "kanal projesi" görüşmesi! Hürmüz'e karşı gizli anlaşma mı yapıldı?

Netanyahu'nun BAE ziyaretinde ortak
İran savaşının yeniden başlayacağı söylentileri Orta Doğu'daki gerilimi üst seviyeye çıkarırken, Netanyahu'nun gizlice BAE'ye gittiği ortaya çıktı. Soykırımcı Bibi'nin Al Nahyan ile görüşmesinde...Devamı için tıklayınız

Trump’ın 'gözdesi' Fed koltuğunda! Küresel ekonomide Warsh etkisi: İşte piyasaların kilitlendiği kritik detay

Trump’ın 'gözdesi' Fed koltuğunda! Küresel ekonomide Warsh etkisi: İşte piyasaların kilitlendiği kritik detay
ABD Başkanı Donald Trump’ın desteklediği Kevin Warsh’ın ABD Merkez Bankası’nın yeni başkanı olarak onay alması, küresel piyasalarda yeni dönemin kapısını araladı. Doların kaderinden faiz...Devamı için tıklayınız

Türkiye Yüzyılı’nın miladı: 14 Mayıs zaferi 3. yılında! Milli irade kaos planlarını sandığa gömdü

Türkiye Yüzyılı’nın miladı: 14 Mayıs zaferi 3. yılında! Milli irade kaos planlarını sandığa gömdü
Milli iradenin kaos planlarını sandığa gömdüğü 14 Mayıs zaferinin üzerinden tam 3 yıl geçti. Başkan Erdoğan liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nın kapıları aralanırken, kirli ittifaklar ve kaos senaryoları...Devamı için tıklayınız

Yenilenen Kandilli Camii bayramda ibadete açılacak

İlk olarak Sultan 4. Murat döneminde inşa edilen, daha sonra 1. Mahmud'un emriyle 1749'da ihya edilen, son olarak da 1931'de çıkan yangının ardından yeniden inşa edilerek günümüzdeki halini alan Kandilli Camisi'nde, 6 Nolu Koruma Kurulu kararı doğrultusunda 2024 yılında restorasyon çalışmalarına başlandı.

Çalışmalar kapsamında caminin genel durumuna ilişkin araştırmalar yapılarak rölöve çizimleri hazırlandı. Genel çizimlerin tamamlanmasının ardından aynı yıl içinde caminin ahşap ögeleri ile çıtakari tavanında raspa uygulamalarına başlandı. Ayrıca, çini mihrapla ilgili araştırma ve rölöve çalışmaları da tamamlandı.

Kandilli Cami 22

Geçen yıl kalemişi çizimleri ile kalemişi ve sıva raspalarının da yapılmasının ardından yapının güçlendirme aşamasına geçildi.

Çalışmalarda caminin çıtakari tavan restorasyonu 3 ay, kalemişi raspası 2 ay, sıva raspası 45 gün, güçlendirme çalışmaları 3 ay ve sıva restorasyonu ise 75 gün sürdü.

Yaklaşık 2 yıl süren restorasyon çalışmalarında sona gelinirken, caminin ahşap uygulamaları ile mihrap bölümünde restorasyon devam ediyor. İki ay önce başlatılan çini mihraptaki eksik çiniler 16. yüzyıl çini yapım tekniklerine uygun şekilde yeniden üretilirken, mevcut çinilerde ise kalemişi tamamlama uygulamaları gerçekleştiriliyor.

Caminin minber üstü alemi ile minare alemlerinde bulunan bakır bölümlere geleneksel üslupla altın varak uygulaması yapılırken, mihraptaki hat yazısı ile cami girişindeki taç kapı yazılarının restorasyon çalışmaları ise sürüyor.

Kandilli Cami 55

- Mihraptan sökülen çini panolar 1600'lü yılların üslubuna göre yeniden üretildi

Restorasyon süreci hakkında bilgi veren mimar restoratör Mücahit Turan, camide 2024 yılında kalemişi, çinilerin onarımı, mihrap ve tavan çıtakari çalışmaları için kolları sıvadıklarını söyledi.

Caminin yeniden ihyası için kurulla birlikte yerinde rölöve çizimlerine başladıklarını anlatan Turan, nakış işlemlerinde renk raspasını yaparak mevcut rengin özüne ulaşabildiklerini, komple sıvaya kadar raspasını yeniden yaptıklarını aktardı.

Turan, ardından kalemişi çalışmalarına başladıklarını kaydederek, "Kalemişleri özgün haliyle yerine getirildi. Çini mihrabımızda da bazı noktalardaki çini panoların söküldüğünü yerine cam takıldığını tespit ettik. Onların 1600'lü yılların üsluplarına göre yeniden üretimi yapılarak montajı gerçekleşecek. Tavanımızdaysa çok fazla bir deformasyon tespit etmedik. Birkaç noktada çürüklerimiz mevcuttu. Raspa yapıp boyalarını ve verniklerini yeniledik." diye konuştu.

Kandilli Cami 11

Restorasyon çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Turan, şunları belirtti.

"Kalemişinde 5 kişilik bir ekip ile işleme başladık ve yaklaşık 2 aylık bir süreç aldı. Yerinde birebir ölçü alarak, eskizleri ile beraber çizimlerini gerçekleştirip vektör tabana aktardık. Mihrabımız için de yaklaşık 1,5 aydır farklı bir ekip ve atölye fırınlarıyla çalışmaktayız, hala da süreç devam ediyor. Mihrabımızda da aynı şekilde en baştan yerinde rölöve alarak bütün çizimlerini gerçekleştirdik. Kuruldan almış olduğumuz onay neticesinde çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah bayrama açacağız."

Çini panoların olduğu kısımdaki eksik karoların ise 1600'lü yıllardaki geleneksel üslupla yeniden üretiminin yapıldığını belirten Turan, "O zaman nasıl yapıldıysa bu çini karolar, şu anda da aynıları yapılarak yerine montaj edilecek. Onun haricinde kalem işi tamamlamaları olacak. Altın varak çalışmalarımız var. Taç Kapı'nın yazılarıyla ise Davut Bektaş ve Ali Toy'un ilgileniyor. Yazıda 'Rabbena tekabbel minna' ifadesi yazılacak. Biz de ona altın varak uygulaması yapacağız ki ön plana çıksın ve ecdada mütabaat olsun diye." ifadelerini kullandı.

- Caminin kapı tokmağı ve avludaki ferforjelerde kandil ve selvi ağacı detayı

Hattat Levent Karaduman, caminin kapı tokmağıyla ilgili çalışmalara ilişkin, tokmağın selvi ağacı formundan esinlenilerek tasarlandığını belirterek, üç kandili üst üste yerleştirip selvi ağacı formunda bir tasarım oluşturduklarını anlattı.

Tokmağın yanı sıra caminin avlusundaki ferforjelerde de bu tasarımın görüleceğini belirten Karaduman, şunları kaydetti:

"Selvi ve kandil formunu kullanmamızın sebebi de kandilin geçmiş zamanda Osmanlı devrinde şöhretini ve ismini aldığı bir konu var. Kandilli bölgesi selvi ağaçlarıyla bezeli, süslü bir yer olduğu için buranın selvi ağaçlarına kandiller asarlar. Denize aydınlatması, denizden geçen kayıklara ışık vermesi için bu uygulama yapılırmış. Bundan dolayı buraya da temsilen selvi ağacı ve kandil formundan oluşan bir besmele istifi hazırladık. Bu besmele istifini art deko olarak dönüştürüp, tasarlayıp kapı tokmağı ve dışarıdaki cephelerde birçok yerde bu tasarımı kullanacağız."

Kandilli Cami 33

- Caminin isim kökeni hakkındaki iki rivayet

Kandilli Camisi'nin tarihini ve mimarisini anlatan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü, Türk ve İslam Sanatı Ana Bilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Kubilay Arpacı, Kandilli Camisi'nin Boğaziçi'nin en güzel duraklarından biri olduğunu dile getirdi.

Caminin isim kökeni hakkında iki farklı rivayet olduğunu aktaran Arpacı, "İlki Sultan 4. Murat, Revan seferine çıkmadan önce bu bölgede bir saray yapılmasını emreder. Daha sonraki süreçte burada doğan Şehzade Mehmet için bu civarda yedi gece kandil alayı yapılır ve bölgenin adı Kandilli olarak anılır. Diğer rivayet ise padişahların Göksu Deresi'nden dönüşte bu çevrede kandil yakıldığından dolayı bölgenin adının Kandilli olmasıdır." diye konuştu.

Arpacı, bu noktada Hüseyin Ayvansarayi'nin önemli bir kaynak olduğunu, "Hadikatü'l Cevami" adlı eserinde burada inşa edilen ilk yapının 17. yüzyıla ait olduğu, 1751 yılında ise Sultan 1. Mahmud'un bu çevredeki sarayı ve camiyi ihya ettiği bilgisine yer verdiğini kaydetti.

- Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın izlerini yansıtıyor

Sultan 1. Mahmud'un burada aynı zamanda hamam ile çeşme yaptırdığını, bazı arazileri halka tahsis ederek bölgede yeni bir yerleşim yeri oluşturduğunu ve bölgeye Nevabat adını verdiğini anlatan Arpacı, "Kandilli Camisi'nin 19. yüzyılın ikinci yarısında, Sultan 2. Abdülhamid döneminde onarım gördüğünü arşiv belgelerinden takip edebiliyoruz. Yine eski fotoğraflarda caminin ahşaptan yapıldığını ve fevkani olduğunu seçebilmekteyiz." ifadelerini kullandı.

Arpacı, caminin 1916 yılında çıkan yangında tamamen küle döndüğünü aktararak, şöyle devam etti:

"Bu yapı 1929-1931 yılları arasında Vakıflar İdaresinin yeniden inşa ettiği bir yapı. Yapının cephe düzenlemelerinden hareketle Birinci Ulusal Mimarlık Akımı ya da bir başka deyişle Milli Mimari Rönesansı üslubunu yansıttığını görmekteyiz. İç mekana gelecek olursak harim duvarlarında kalem işleri süslemeleri ön plana çıkmakta. Bunun yanı sıra caminin en dikkat çekici yeri ise mihrabı. Mihrabın her iki yanında yer alan vazo motifli çinilerin Tekfur Sarayı üretimli olduğunu Nurhan Atasoy belirtiyor. Bunlar 18. yüzyıldaki Osmanlı'nın çini üslubunu yansıtıyor. Ama bununla birlikte en dikkat çekici yer ise üst tarafta yer alan İznik çinileri. İbrahim Hakkı Konyalı 'Üsküdar Tarihi' adlı eserinde buradaki çinilerin, Yemen Fatihi Sinan Paşa'nın Okmeydanı'nda yer alan bir mescidinden 1961 yılında buraya nakledildiğinden bahsediyor. Mihrapta bir diğer detay ise burada yer alan Ayet-i Kerime kitabesi. Burada Âl-i İmrân Suresi'nin 37. ayetine yer verilmiş. Hemen altında 'Harrerehu Mehmet Rıfat Gufirellehu' şeklinde bir hattat imzasını görüyoruz. 'Harrerehu' fiili de 'ketebehu' gibi hattatların sıklıkla kullandığı bir fiil. Yine buradaki hat levhasında 1931 tarihini görüyoruz. Bu tarih de yapının yeniden inşa sürecinin tamamlandığı tarih olan 1931'i işaret ediyor."

Kaynak: AA

12 yaşındaki kız sırtında taşıdığı iyiliklerle hayatlara dokunuyor

Avusturya'da doğup büyüdükten sonra ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşen Arnavut kökenli Dilara, çocukluğundan bu yana içinde büyüttüğü yardımlaşma kültürünü İstanbul'daki çevresine taşıdı.

Ailesinin ihtiyaç sahiplerine kapılarını açtığı, aynı sofranın yabancılarla paylaşıldığı bir ortamda büyüyen Dilara, henüz 7 yaşındayken ağabeyinin kimsesiz arkadaşları için iftar ve sahur hazırlayıp, börek yaparak yardımlaşmayı günlük yaşamın doğal parçası olarak benimsedi.

Ebeveynlerinin de desteğini alan Dilara, kağıt ve plastik toplayanlar ile sokak satıcılarına ve hamallık yapan kişilere yardım ediyor.

Çevresindeki çocukların da zamanla ona eşlik etmeye başlamasıyla Dilara'nın "bireysel iyilik hareketi" daha da anlam kazandı.

İ Y İ L İ K Ç A N T A S I 22

Dilara Dauti, iyiliklerin hayatın merkezinde olduğu bir evde büyüdüğünü söyledi.

Dauti, bunu ailesinden öğrendiğini dile getirerek, "Ağabeylerimin arkadaşları bizim evimizde büyüdü çünkü onların aileleri yoktu. Ağabeylerime iftar ve sahur hazırlıyordum." dedi.

İ Y İ L İ K Ç A N T A S I 01

İnsanlara yardım etmenin kendisini mutlu ettiğini belirten Dauti, "Pazarda yaşlı bir amca gördüm. Ona çok üzüldüm, ihtiyacım olmayan bir şeyi ondan satın aldım. Sokakta gördüğüm çeşmeleri temizliyorum, camileri temizliyorum, balıkçı amcalara tatlı yapıp götürüyorum. Sokaklara çiçekler ekiyorum. Okul arkadaşlarımla yemeğimi paylaşıyorum." diye konuştu.

Yaptığı iyilikler karşısında insanların mutlu olup yüzlerinin güldüğünü anlatan Dauti, bunun kendisi için çok önemli olduğunu dile getirdi.

İ Y İ L İ K Ç A N T A S I 33

- "Anneme 'Beni oraya götür, yardım etmek istiyorum.' diyorum"

Her gününü insanlara ve yaşadığı çevreye yaptığı iyiliklerle geçirmeye çalıştığını aktaran Dauti, şöyle devam etti:

"İyilik yaptığımda insanlar şaşırıp, mutlu oluyor. İyilik yapmak istediğimde ve yapamadığımda aklım orada kalıyor. Sonra anneme 'Beni oraya götür, yardım etmek istiyorum.' diyorum. Okul harçlıklarımı kendime harcamıyorum, biriktirip yardım için kullanıyorum. İnsanlara yardım ettiğimde kalbimden küçük bir parça veriyormuşum gibi sevgimi onlara gösteriyorum. Onların da sevgisinin bana döndüğünü hissediyorum. Her gün iyiliklerime devam ediyorum. Bunlar içimden geliyor."

Dauti, okula giderken "Nerelere güzellik yapabilirim?" diye etrafına bakındığını anlattı.

Birkaç gün önce dışarıya çıkıp çeşmeleri kontrol ettiğini dile getiren Dauti, "Girişleri ücretli olan yerlerde oradaki çalışanların ekmeğiyle oynamamak için temizlik yapmıyorum. Sahipsiz yerlere odaklanıyorum. Gittiğim her yeri daha da güzelleştirmek istiyorum. Allah görüyor, iyilik yaparken O'ndan güzel karşılık geliyor." ifadelerini kullandı.

Dünyada kötülüğün olmamasını dileyen Dauti, tüm insanların iyilik yapabileceğini ve iyi olabileceğini dile getirdi.

Dauti, "Okulda arkadaşımın ayakkabısı ıslandı. Annesi görecek diye eve gitmeye korktu. Ayakkabımı çıkardım ve ona verdim. Çünkü benim evim daha yakındı. Herkes bir iyilik yaparsa dünya çok daha güzel olur." dedi.

İ Y İ L İ K Ç A N T A S I 00

- "Ezan sesi duyduğunda ağlıyordu"

Anne Valbona Dauti ise kızının iyilikler içinde büyüdüğünü anlattı.

Kızının evlerine misafir olan kimsesiz ağabeylerine yardım ettiğini kaydeden Dauti, şunları belirtti:

"Ona her iyilik çok normal görünüyor. Kendisi de bir çocuk gibi değil. Buraya tatile geldiğinde, ezan sesi duyduğunda ağlıyordu ve çok etkileniyordu. Hep 'İnşallah bir gün İslami bir yerde yaşarız.' diyordu. Avusturya'da doğdu, büyüdü ama orada hep bir soğukluk hissetti. Buraya gelince de kendini huzurlu hissetti. Gezerken özellikle yaşlı insanları görünce çok etkileniyordu. Hep 'İstanbul'a döneceğimiz zaman o amcaya yardım edeceğiz.' derdi."

Dauti, kızının kimsesiz çocuklar ve yaşlılar konusunda çok hassas olduğunu aktardı.

Onun pazarda satış yapan yaşlı bir adamı halen unutamadığını ve her aklına geldiğinde gözyaşlarına boğulduğunu anlatan Dauti, "Amcaya destek olsun diye, ihtiyacı olmamasına rağmen kocaman çoraplar satın almıştı. O amca, aklına her geldiğinde 'Vefat mı etti?' diye ağlıyor, kendini daha fazla yardım edemedi diye kötü hissediyor. Çeşme temizliyor, çiçekler ekiyor. Her gün iyiliklerine devam ediyor. Okulda öğretmeni 'Molalarda Dilara etrafı topluyor, temizliyor.' diyor. Zaten evde de hep böyle." diye konuştu.

- Artık okul arkadaşları da iyiliklerine ortak oluyor

Kızının yaptığı küçük ama anlamlı dokunuşların dikkati çektiğini dile getiren Dauti, okul arkadaşlarının da bu sayede iyiliklere yardım etmeye başladığını aktardı.

Sosyal medyada da güzel yorumlar geldiğine değinen anne, şunları kaydetti:

"Dilara'yı örnek alanlar oluyor. İnsanları heveslendiriyor. Biz, okul için harçlık veriyoruz. O harçlıklarını biriktirip iyilikleri için harcıyor. Okulda bir konuda ücret ödemesi gerektiğinde imkanı olmayan çocuklara harçlığını vermiş. Çocuklar bir süre sonra geri vermek istediğinde onlardan almamış. Yetim çocuklara ve yaşlılara yardım etmeyi çok istiyor. Huzurevlerine gidip onları bir şekilde mutlu etmek, onlara kendi elleriyle bir şeyler yapmak istiyor. Evde de bazen 'Ev işini bana bırakın.' diyor, karşılığında ücret istiyor. Onu da biriktirip iyilikleri için kullanıyor. Hamallık yapan kişilere karşı çok hassas, gidip onlara yardım ediyor."

Kaynak: AA

Bitlis'te asırların izini taşıyan Ayasofya Cami ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor

Nemrut Dağı eteğindeki Çekmece köyünde kitabesi bulunmadığı için milattan sonra 500'lü yıllarda kesme taştan inşa edildiği değerlendirilen tarihi yapı, 1930'dan bu yana cami olarak kullanılıyor.

Bitlis'te Ayasofya Cami 44

Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğünün koordinesinde 2013-2015 yılları arasında restore edilerek yeniden turizme kazandırılan tarihi cami, taş işçiliği ve mimari detaylarıyla öne çıkıyor.

İnanç ve kültür turizmi açısından kentin en önemli değerleri arasında yer alan cami, gün yüzüne çıkarılan tarihi dokusu, ihtişamlı mimarisi, duvarlarındaki motifler, süslemeler ve yazılar ile her yıl çok sayıda ziyaretçi ağırlıyor.

- "Türkiye'deki 9 Ayasofya Camii'nden biri"

Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğü Sanat Eserleri Şube Müdürü Taha Mamuk, Tatvan'ın Çekmece köyündeki Ayasofya Cami'nin, ülkedeki küçük Ayasofya camilerinden biri olduğunu söyledi.

Bilimsel olarak Türkiye'de 9 Ayasofya Cami'nin bulunduğunu belirten Mamuk, şöyle konuştu:

"Bu camilerden biri Bitlis'in Tatvan ilçesinde Nemrut Kalderası güzergahındaki Çekmece köyünde yer alıyor. Türkiye'deki 9 Ayasofya Camisi'nden biri. Bu caminin milattan sonra 500'lü yıllarda inşa edildiği bilinmektedir. Restorasyonlarda inşasıyla ilgili kitabeye rastlamadık ama bilimsel verilere dayanarak benzer kiliselerle kıyaslandığında bu tarihte inşa edildiği düşünülmektedir."

Bitlis'te Ayasofya Cami 22

Kentte bulunan 71 kültür varlığının yüzde 90'ından fazlasını restore ettiklerini anlatan Mamuk, 2013-2015 yılları arasında Çekmece Köyü Ayasofya Camisi'ni de restore ederek ibadete açtıkları bilgisini verdi.

Tarihi yapının 1930'lu yıllardan itibaren cami olarak ibadete açıldığını dile getiren Mamuk, şunları kaydetti:

"Nemrut yolu üzerinde olduğu için turizm açısından da kıymetli bir eserimiz. Kiliseden camiye dönüştürülen bir eser olması hasebiyle Ayasofya Cami olarak isim altlığı bu şekilde oluşturuluyor. Bu şekilde Trabzon'da, İstanbul'da ve belli yerlerde 9 Ayasofya Cami bulunuyor. Burası kiliseden camiye dönüştürülen bir yapı olduğu için kıymetli. Bitlis'te han, medrese ve çeşitli camiler bulunmaktadır ama kiliseden camiye dönmüş tek eserimiz bu. Dolayısıyla bölgemizde turizm açısından değerli bir eserimiz."

Nemrut Kalderası güzergahındaki caminin ziyaretçilerin uğrak yeri olduğunu anlatan Mamuk, "Bitlis yerelinde bölgemizin en önemli ve nadide eserlerinden biri tüm ihtişamıyla ayakta duruyor. Bu yapı şehrimizin önemli kültür varlıklarından biri niteliğindedir." dedi.

Bitlis'te Ayasofya Cami 11

- "Camimiz 3 bölümden oluşuyor"

Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğünde görev yapan mimar Metin Akşit ise tarihi yapının kentin önemli kültür varlıklarından biri olduğunu vurguladı.

Caminin mihrap nişi ve minaresinin eklenmesiyle şu anki halini aldığını anlatan Akşit, "Detaylı bir restorasyondan geçirilen ve volkan tüfü olan Nemrut kesme taştan yapılan camimiz üç bölümden oluşuyor. Düz dam örtülü bir yapıya sahiptir." ifadelerini kullandı.

Bölgede turizmin gelişmesiyle kültür varlıklarına talebin her geçen gün arttığını dile getiren Akşit, yapının barındırdığı mimari ögeleriyle ilgi çektiğini söyledi.

Akşit, "Gelen vatandaşlarımız camideki bezemeleri, işlemeleri ve taşlara işlenen yazıtları inceliyor. Nemrut güzergahında bulunması da yoğun bir turist potansiyeli oluşturuyor. Buraya gelen yerli ve yabancı turistlerin şehrimize de katkısı oluyor." dedi.

Çekmece köyü muhtarı Mahir Akhan da Nemrut bölgesine gelenlerin camiyi de ziyaret ettiğini belirtti.

Kaynak: AA

CHP'li İBB'ye ihale usulsüzlüğü operasyonu: 12 şüpheli gözaltında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yeni bir operasyon başlattı. İhale usulsüzlüğü yapıldığı gerekçesiyle hakkında gözaltı kararı verilen 13 şüpheliden 12'si yakalandı. İBB'ye bağlı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen toplam 6 ihalede usulsüzlük tespit edildi.

İzmir'de feci kazada ihmal İddiası: Küçük Işıl bugün yaşayabilirdi

İzmir’de oyun oynarken topunun peşinden koşan 5 yaşındaki Işıl, dar sokakta bir servis aracının çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Yaşanan acı kaybın ardından Işıl’ın ailesi ve mahalle sakinleri büyük bir üzüntü yaşarken, sokağın yapısı ve güvenlik önlemleri konusunda tepkilerini dile getirdi. Bölgede yeterli tedbirin alınmadığını savunan vatandaşlar, gerekli önlemlerin önceden hayata geçirilmiş olması durumunda küçük Işıl’ın bugün hayatta olabileceğini ifade etti.

Özkan Yalım’dan Özgür Özel’e rüşvet itirafı! İşte Özel'in Denizli görüntüleri

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım arasındaki gizli yazışmalar ortaya çıktı. Etkin pişmanlıktan yararlanan Yalım, kurultay öncesi Özel’in yakınına 1 milyon lira nakit para teslim ettiğini iddia etti. İşte Özel'in Denizli'deki o gününe dair yayınlanan görüntüleri.

Sanal bahis ağlarının kabusu AVCI! Birbirlerini uyardıkları mesaj bile polisin elinde! Operasyonun detayları A Haber'de

Sanal bahis ağlarının kabusu AVCI! Birbirlerini uyardıkları mesaj bile polisin elinde! Operasyonun detayları A Haber'de
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yapay zeka destekli “AVCI” programıyla yasa dışı bahis şebekelerine büyük operasyon düzenledi. A Haber Muhabiri Mehmet...Devamı için tıklayınız

İBB'den Trabzonspor'un kazanılmış hakkına engel! Milyonlarca taraftarın gözü mahkemeden çıkacak kararda

İBB'den Trabzonspor'un kazanılmış hakkına engel! Milyonlarca taraftarın gözü mahkemeden çıkacak kararda
Trabzonspor’un sporcu giderlerini karşılamak ve kulübü ekonomik olarak düzlüğe çıkarmak amacıyla planladığı Kartal tesis projesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) açtığı davayla durdurulma...Devamı için tıklayınız

ABD İran geriliminde Körfez'de gizli pazarlık! Süreci sabote eden "küresel çete" ve paralel yapılar ifşa

ABD İran geriliminde Körfez'de gizli pazarlık! Süreci sabote eden
ABD ile İran arasında tırmanan gerilimde, kameralar önündeki sert açıklamaların aksine perde arkasında yoğun bir diplomasi trafiği yürütülüyor. Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, her iki tarafın...Devamı için tıklayınız

CHP’de “yedek parti” iddiası kulisleri hareketlendirdi! Yeni genel merkez hazırlandı söylentilerine yalanlama

CHP’de “yedek parti” iddiası kulisleri hareketlendirdi! Yeni genel merkez hazırlandı söylentilerine yalanlama
Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde peş peşe gelen itiraflar, “mutlak butlan” davasının yarattığı hukuki kriz ve genel merkez kulislerinde konuşulan gizli yedek parti senaryoları siyasetin gündemine...Devamı için tıklayınız

2026-2027 MEB Takvimi Değişiyor mu? Ara Tatiller Kalkıyor mu, Yeni Eğitim Öğretim Dönemi Nasıl Olacak?

2026-2027 MEB takvimi değişiyor mu, ara tatiller kalkıyor mu, yeni eğitim öğretim dönemi nasıl olacak soruları, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni dönem planlamasına ilişkin beklentilerin artmasıyla birlikte hem öğrenciler hem veliler hem de eğitimciler tarafından yakından takip ediliyor. 2026-2027 MEB Takvimi Değişiyor mu? Ara Tatiller Kalkıyor mu, Yeni Eğitim Öğretim Dönemi Nasıl Olacak? 2026-2027 MEB takvimi...

The post 2026-2027 MEB Takvimi Değişiyor mu? Ara Tatiller Kalkıyor mu, Yeni Eğitim Öğretim Dönemi Nasıl Olacak? appeared first on Özgür Bilgi Kanalı.

Başkan Arpaguş Diyanet'in "İyilik Seferberliğini" anlattı

Diyanet TV ekranlarında izleyiciyle buluşan "İyilik Vakti" programına konuk olan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Başkanlığın ve Türkiye Diyanet Vakfının 2026 yılı Ramazan ayında yurt içi ve yurt dışında yürüttüğü yardım faaliyetlerini anlattı.

Vekaletle Kurban organizasyonu hakkında da bilgiler veren Başkan Arpaguş, vekalet vermek isteyen vatandaşların yurt içi ve yurt dışında kurbanlarının kesimini tercih edebileceklerini vurguladı.

Arpaguş, uzun süredir işgalci israil saldırıları altında zulüm gören Filistinlilere yönelik Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfının çalışmalarına değinerek bu yıl Filistin'deki mazlumlara ulaştırılmak üzere vekalet yoluyla kurban kesimi gerçekleştirileceğinin de altını çizdi.

Esra Albayrak'tan ortak sorumluluk mesajı: "Siyahın-beyazın değil insanın yükünü konuşalım"

NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen Dünya Dekolonizasyon Forumu 2026'da açıklamalarda bulundu. Siyahın-beyazın, erkeğin-kadının, güneyi kuzeyin yükünü değil insanın yükünü konuşmayı önerdiklerini belirten Albayrak, 'Meseleye ırksal ya da medeniyetsel bir kategori olarak değil daha temel bir iddiadan doğan ortak bir sorumluluk bakmayı teklif ediyoruz.' dedi.

Başkentte Estetik ve Zarafetin Buluşma Noktası

Türkiye’nin yönetim merkezi ve kalbi olan Ankara, sadece bürokrasinin değil, aynı zamanda yoğun bir sosyal etkileşimin, akademik hayatın ve hızla gelişen modern bir kent kültürünün de odak noktasıdır. Bu dinamik yapının içinde, duyguları ifade etmenin en köklü ve zarif yollarından biri olan çiçek göndermek, başkentin sosyal dokusunda önemli bir yer tutar.

Kudüs’te 4 asırlık huzurun mührü: Ecdat mirası Mütefekkir Sadık Albayrak’ın kalemiyle yeniden gün yüzüne çıktı

Kudüs’te 4 asırlık huzurun mührü: Ecdat mirası Mütefekkir Sadık Albayrak’ın kalemiyle yeniden gün yüzüne çıktı
Kudüs’te Osmanlı’nın 400 yıllık adalet ve hoşgörü mirası, ecdat yadigârı eserlerle bugün hâlâ ayakta duruyor. Mütefekkir Sadık Albayrak’ın “Son Devir Osmanlı Uleması” adlı eseri, şehrin ilim, kültür...Devamı için tıklayınız

Akın Gürlek'ten 'Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi'ne destek

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki 'Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi'ni stratejik bir adım olarak nitelendirdi. Aileyi adaletin en güçlü zemini olarak tanımlayan Gürlek, güçlü aile yapısının toplumsal düzen ve geleceğin güvencesi olduğunu vurguladı.

Beşiktaş saldırganlarının "kiralık araç" görüntüsü ortaya çıktı! 13 dakikada kiralayıp yola çıkmışlar: Dilovası’ndan ayrılış anı kamerada

Beşiktaş’taki İsrail Konsolosluğu önünde polisle çatışan teröristlerin eylemde kullandığı aracın, Kocaeli Dilovası’ndaki kiralama şirketinden ayrıldığı anlar kameraya yansıdı. Saldırgan Onur Ç. tarafından kiralanan otomobilin işlemlerden sadece 13 dakika sonra yola çıktığı o anlar soruşturma dosyası içine girdi.

Başkan Erdoğan'dan İstanbul'daki saldırı sonrası ilk mesaj: "Kalleşliği lanetliyorum, güven iklimine zarar verdirmeyeceğiz!"

Başkan Erdoğan, ROKETSAN'ın 3 milyar dolarlık dev tesis açılışında İstanbul Levent'teki terör saldırısını lanetledi. 'Tayfun, Siper, Atmaca ve dahası ordumuzun emrinde' diyen Erdoğan, Türkiye'nin menzil kabiliyetini artıracak tarihi adımları duyurdu. Savunma sanayiindeki dev teslimat töreni ve Erdoğan'ın açıklamaları videomuzda!

Levent'te silahlı saldırı: Teröristler polisle böyle çatıştı

İstanbul Levent'te bulunan İş Kuleleri ve İsrail Konsolosluğu'nun bulunduğu bölgede silahlı çatışma çıktı. İsrail Konsolosluğu önünde teröristlerle girilen çatışma esnasında alçak teröristin bir polisimizi omuzundan yaraladığı an kameraya yansıdı. İşte olay mahallinden ilk görüntüler ve çatışma anı kamerada.

Sandıklı'da taşan baraj balık fışkırdı! Vatandaş çuvallarla akın etti

Afyonkarahisar Sandıklı'da kuvvetli yağışlar sonrası Örenler Barajı tam doluluğa ulaşınca savaklar açıldı. Barajdan taşan sularla birlikte binlerce balık karaya vururken, bölge halkı çuvallarla balık toplamak için birbiriyle yarıştı. 3 gündür süren 'balık mesaisi' ve o ilginç anlar haberimizde!

A101 iPhone 17 Serisi Satıyor! İşte Fiyatı!

A101, Ekstra kataloglarına bir yenisini daha ekledi. Özellikle üst segment akıllı telefon arayışında olan kullanıcılar için hazırlanan 2 Nisan kataloğu, Apple’ın en yeni ve en güçlü modellerini raflarına taşıyor. Akıllı telefonlardan giyilebilir teknolojiye kadar geniş bir yelpaze sunan market zinciri, bu hafta iPhone 17 serisiyle dikkatleri üzerine çekiyor. İşte A101 Ekstra’nın teknoloji dolu yeni kataloğunda […]

Spam Arama ve SMS Devri Kapandı!

Milyonlarca telefon kullanıcısının kabusu haline gelen “internetsiz ev kalmasın” aramaları ve dolandırıcılık riskli “kargonuz teslim edilemedi” SMS’leri için beklenen neşter vuruldu. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, dolandırıcılıkla mücadele ve kamu düzenini korumak amacıyla hazırladığı radikal düzenlemeyi bugün itibarıyla resmen devreye aldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından duyurulan yeni tedbirler, haberleşme ekosisteminde “izinsiz iletişim” […]

Türkiye’de Satılan Motorola Telefonları için Android 17 Müjdesi

Google’ın Android 17 üzerindeki çalışmaları hız kesmeden devam ederken, Motorola cephesinden kullanıcılarını heyecanlandıran bir hamle geldi. Geçtiğimiz aylarda kısıtlı bir model grubuyla başlatılan Android 17 Beta Programı, Nisan ayı itibarıyla aralarında katlanabilir amiral gemilerinin de bulunduğu çok daha fazla cihazı kapsayacak şekilde genişletildi. Motorola, bu adımıyla Pixel dışı üreticiler arasında en hızlı güncel sürüm testi […]

Türk Telekom ve Devrim Erbil’den 5G Destekli Hibrit Deneyim

Türkiye’nin dijital dönüşüm mimarı Türk Telekom, teknolojiyi sadece altyapı çalışmalarında değil, hayatın her noktasında katma değere dönüştürmeye devam ediyor. Şirket, bu kez sanat dünyasında çığır açacak bir iş birliğine imza atarak, usta sanatçı Devrim Erbil’in eserlerini 5G teknolojisinin gücüyle dijital bir serüvene dönüştürdü. Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) kapılarını açan “Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi”, ziyaretçilerine […]

El Yazması Kur’an-ı Kerimler ziyarete açılıyor

Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü Süreli Yayınlar ve Kütüphaneler Daire Başkanlığı tarafından 16 Mart Pazartesi günü düzenlenecek sergi, Başkanlık merkezinde bulunan Ahmet Hamdi Akseki Camii altındaki sergi salonunda gerçekleşecek.

Diyanet Yazma Eserler 22

Çoğunluğu 19. yüzyıla ait olan ancak 12. yüzyıldan itibaren 7 yüzyıllık bir tarihî yolculuğun şahitleri olan 22 adet El Yazması Kur’an-ı Kerim, 16 Mart Pazartesi günü saat 13.00’ten 24.00’e kadar camiye gelen herkesin ziyaretine açık olacak.

Diyanet Yazma Eserler 33

Bu eşsiz eserler, ziyaretçilere tarihi bir yolculuk sunacak.

Diyanet Yazma Eserler 55

Diyanet Yazma Eserler 11

Boğaz siluetinin dikkati çeken yapılarından Dolmabahçe Camii

"İstanbul'un Selatin Camileri"nde, Boğaz kıyısındaki konumuyla öne çıkan Dolmabahçe Camisi ele alındı.

Caminin yapımına, çok sayıdaki vakfıyla hayırsever bir şahsiyet olarak Osmanlı sosyal hayatında rol oynayan Sultan Abdülmecid'in annesi Bezmialem Valide Sultan tarafından 1853 yılında başlandı. Bezmialem Valide Sultan'ın vefatının ardından caminin inşası, Sultan Abdülmecid tarafından 1855 yılında tamamlandı.

Asıl adı "Bezmialem Valide Sultan Camisi" olan yapı, Dolmabahçe Sarayı'nın saat kulesi yönündeki kapısının tam karşısında yer aldığı için yapıldığı günden itibaren "Dolmabahçe Camisi" adıyla anılmaya başlandı.

Mimari açıdan camide klasik plan şemasında büyük bir değişiklik yapılmazken, asıl dönüşüm cephe düzeni ve süsleme programında görülüyor. Geleneksel Osmanlı bezeme anlayışının yerini giderek Batı kökenli motifler ve eklektik süsleme anlayışı alırken Dolmabahçe Camisi, 19. yüzyıl Osmanlı mimarisinde yaşanan bu değişimi yansıtan önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.

Dolmabahçe Cami 33

Boğaz kıyısındaki konumuyla öne çıkan cami, geniş pencereleri ve yüksek kubbesi sayesinde iç mekanda oldukça aydınlık bir atmosfer sunarken, yapının harim bölümünde görülen zengin kalem işi süslemeler, mermer işçiliği ve büyük pencereler, dönemin mimari anlayışını yansıtan unsurlar arasında yer alıyor.

Caminin iki minaresi zarif oranlarıyla yapının siluetini tamamlarken, caminin giriş düzeni ve cephe süslemelerinde ise Batı mimarisinin etkileri açık şekilde görülüyor.

Caminin ön cephesini iki yandan saran Hünkar Kasrı, yapıya küçük bir saray görünümü kazandırırken, 1948-1961 yılları arasında Hünkar Kasrı ile birlikte Deniz Müzesi olarak kullanılan cami, müzenin yeni binaya taşınmasının ardından yeniden ibadete açıldı. Yapı en son 1966 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi.

Dolmabahçe Camisi yalnızca bir ibadet mekanı değil aynı zamanda saray çevresindeki tören ve resmi kullanımlarla ilişkilendirilen bir yapı olarak da dikkati çekiyor. Dolmabahçe Sarayı ile kurduğu mekansal ilişki sayesinde cami, İstanbul Boğazı'nın en dikkati çekici mimari yapılarından biri olarak kabul ediliyor.

Bugün mimari özellikleri ve bulunduğu konum itibarıyla İstanbul'un önemli tarihi yapıları arasında gösterilen Dolmabahçe Camisi, Osmanlı mimarisinde Batı etkilerinin belirginleştiği, barok, rokoko ve ampir etkilerinin görüldüğü geç dönem selatin camilerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Dolmabahçe Cami 22

- "Batı'dan gelen üsluplar olduğu gibi taklit edilmiyor, eklektik özellikler taşıyor"

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk-İslam Sanatları Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Doğanay, Dolmabahçe Camisi'nin mimari yapısını, konumunu ve önemini, iç bezemelerini, hat ve tezyinatını anlattı.

Caminin sahil camilerinin genel özelliklerini taşıdığını belirten Doğanay, Nusretiye Camisi, Büyük Mecidiye Camisi, Bezmialem Valide Camisi gibi bu tarz camilerin genellikle dört paye üzerine oturduğunu ve bir kubbe önünde hünkar kasrıyla birlikte tasarlandığını aktardı.

Doğanay, Dolmabahçe Camisi'nin büyük selatin camiler gibi revaklı avluya sahip olmadığını kaydederek, "Topkapı Sarayı'ndan sonra Dolmabahçe Sarayı'na devlet yönetimi taşınınca sarayın hemen yanı başında padişahın aynı zamanda cuma selamlığına da çıkabilmesi için bir cami kurulması ihtiyacı doğmuş. Bezmialem Valide Sultan Camisi'nin aslında önünde bir avlusu bulunmakla birlikte yol çalışmaları ve oraya yapılan stadyumdan dolayı mekan düzenlemesinden bazı kısımları kaldırılmıştır." diye konuştu.

Dolmabahçe Camisi'nin dönemin sanat anlayışı gereği Batı'dan gelen sanat akımlarının etkisinde kalarak, yeni klasik denen imparatorluk üslubunun ampir şeklinde yapıldığını aktaran Doğanay, "Fakat Osmanlı mimarisinde genellikle Batı'dan gelen üsluplar olduğu gibi taklit edilmiyor. Yani biraz barok, biraz ampir, biraz Osmanlı'nın kendi klasiğinden katarak eklektik özellikler taşıyor. Burada biraz ampir özellikleri öne çıkan bir yapıdır. Mimari konusu tartışmalı. Balyan ailesine ait derler ama keşif defterlerinde Abdülhalim Efendi'nin de belgelerde adını görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

- Caminin tezyinat ve mimari üslubunda Batı etkisi

Doğanay, caminin tezyinat ve mimari üslubunun Batı'yı yansıttığını ifade ederek, şunları aktardı:

"O dönem ince minare yapılması modası var. Caminin minareleri biraz kalınca yapıldığı için padişah tarafından inceltilmesi istenmiş. Minarelerin dış yüzeyi ince tarakla taranarak inceltilmiş ve bu sebepten dolayı da fırtınayla zarar görmüş, yıkılmış, yeniden inşa edilmiş. Cami dört paye üzerine birer kemer ve üstüne bir kubbeden oluştuğu için kemer içleri boşluk oluşturmaya müsait olduğundan çok sayıda geniş pencereye sahip. Dolayısıyla caminin içi oldukça aydınlık. Mermer kabartması, kalem işi tezyinatı daha çok barok, ampir arası üslup özellikleri taşıyor."

Caminin girişindeki bölümün, hünkar kısmının aslında Osmanlı'nın kuruluş döneminde Bursa yapılarında görülen imaret camilerine benzediğine değinen Doğanay, kuruluş döneminde daha çok tasavvufi yönüyle öne çıkan yapıların burada siyasi yönüyle öne çıkarıldığını söyledi.

Doğanay, caminin Cumhuriyet döneminde deniz müzesine dönüştürüldüğünü ve saray kayıklarının burada sergilendiğini, 27 Mayıs darbesinde Yassıada'yla irtibat kurulan bir ofis olarak kullanıldığını, daha sonra tekrar camiye çevrildiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Antalya'da akran zorbalığı: "Neden bakıyorsun" deyip burnunu kırdılar! O anlar kamerada!

Antalya'da 15 yaşındaki Batuğ Y., arkadaşlarıyla gittiği restoranda hiç tanımadığı akranları tarafından 'Neden bakıyorsun' bahanesiyle darp edildi. Yumruk darbesiyle burnu kırılan genç ameliyat olurken saldırganlar gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Gencin babası ise akran zorbalığına karşı yasa çıkarılması çağrısında bulundu.

Google’dan Yeni İşletim Sistemi: Aluminium OS

Yıllardır teknoloji kulislerinde fısıltı halinde dolaşan, masaüstü ve mobil dünyanın sınırlarını ortadan kaldıracak o büyük Google projesi nihayet resmiyet kazanıyor. Akıllı telefon pazarını domine eden Android ile eğitim ve kurumsal tarafta güçlü bir kaleye dönüşen ChromeOS’un güçlerini birleştireceği yepyeni işletim sistemi Aluminium OS, teknoloji dünyasında kartları yeniden dağıtmaya hazırlanıyor. iPad Gibi MacBook, HomePod ve Katlanabilir […]

ABD/İsrail-İran savaşında 5. gün: Tarafların savaş stratejileri ve yeni denklemler! Savaşa başka ülkeler de katılır mı?

ABD/İsrail-İran savaşında 5. gün: Tarafların savaş stratejileri ve yeni denklemler! Savaşa başka ülkeler de katılır mı?
ABD/İsrail-İran savaşında 5. güne girilirken dengeler değişiyor. A Haber canlı yayınına katışan Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, İran’ın füze üretim gücü karşısında ABD ve...Devamı için tıklayınız

CANLI | Savaş Orta Doğu'nun tamamına mı yayılıyor? Hedef Türk bölgelerinde etnik bölünme! A Haber ekipleri Tahran ve Tel Aviv'de

CANLI | Savaş Orta Doğu'nun tamamına mı yayılıyor? Hedef Türk bölgelerinde etnik bölünme! A Haber ekipleri Tahran ve Tel Aviv'de
Orta Doğu ateş çemberine döndü. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta müzakere masasını devirerek başlattığı İran saldırısı 5. gününde şiddetini artırıyor. Hamaney’in ölümü sonrası Tahran intikam füzelerini...Devamı için tıklayınız

ÖZEL | İran'da yeni güç merkezi! Dini lider Hamaney sonrası ülkeyi yönetecek 3 kritik isim ve yol haritası

ÖZEL | İran'da yeni güç merkezi! Dini lider Hamaney sonrası ülkeyi yönetecek 3 kritik isim ve yol haritası
İran Dini Lideri Ali Hamaney'in ölümünün ardından tüm dünyanın gözünü çevirdiği Tahran'da yönetim düğümü çözülüyor. Ülkeyi yeni lider seçilene kadar yönetecek 'Geçici Liderlik Konseyi'nin yapısı ve...Devamı için tıklayınız

Orta Doğu’da kartlar yeniden karılıyor! ABD ve İran hesaplaşmasında korkutan senaryo: Petrol ve su savaşları başladı mı?

Orta Doğu’da kartlar yeniden karılıyor! ABD ve İran hesaplaşmasında korkutan senaryo: Petrol ve su savaşları başladı mı?
Orta Doğu’da gerilim kritik eşiği aştı. ABD ile İran arasında tırmanan kriz sıcak çatışma ihtimalini güçlendirirken, gözler füze menziline ve Körfez’deki askeri hareketliliğe çevrildi. Dubai’nin neden...Devamı için tıklayınız

Türkiye- İngiltere Ticaretinde Yeni Dönem Nasıl Başladı?

Brexit süreci ile birlikte İngiltere ile Türkiye arasında yeni bir ‘Serbest Ticaret Anlaşması’ yapıldı.

1 Ocak 2021 tarihi itibarıyla başlayan bu yeni dönemin ilk günlerinde yaşanan sorunlar, beklentileri, gıda sektörünün içinden bir portre olan Giba Gıda CEO’su Vehbi Keleş ile konuştuk.

Avrupalı Türk Markalar Birliği (ATMB) Başkan Yardımcısı ve Gima Gıda CEO'su Vehbi Keleş ile “Türkiye ile İngiltere Arasında İmzalanan Serbest Ticaret Anlaşması ve Brexit Sonrası Ticareti” konuştuk.  Eurovizyon’un Youtube kanalında izleyebilirsiniz...

Daha sonraki söyleşileri izlemek için Youtube kanalımıza abone olabilirsiniz.

İstanbul'da "43. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı"nın açılışı yapıldı

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Fatih Camii'nde düzenlenen "43. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı"nın açılışına katıldı.

Fatih Camii'nde cuma hutbesi irat eden Arpaguş, namazın ardından düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, katılımcıların ramazanını tebrik etti.

Safi Arpaguş Kitap Fuarı 11

Medeniyetlerinin kitap, ilim, irfan ve hikmet medeniyeti, medeniyete kaynaklık eden en temel unsurun ise ilk emri "Oku" olan Kur'an olduğunu belirten Arpaguş, "Yeryüzünde kitabın serüveni ilahi hitapla başlamıştır. İnsanlığı kitapla tanıştıranlar da bu ilahi hitabın muhatabı olan peygamberlerdir. Cenabıhak insanı yaratmış, ona kendi içlerinden seçip gönderdiği, kitabı ve hikmeti öğretecek peygamberler vasıtasıyla eşyanın hakikatini, varlığın hikmetini anlatan hidayet kaynağı kitaplar göndermiştir. Hazreti Adem'den Hazreti Hatemü'l Enbiya Efendimize kadar peygamberler vasıtasıyla insanlığın yolunu ve ufkunu aydınlatmış, onları hak ve hakikatle buluşturmuştur. Bu silsilenin son ve cihanşümul halkası olan kitap ise tüm insanlığı ilme, hikmete ve tefekküre davet eden aziz kitap, Kur'an-ı Kerim'dir." diye konuştu.

Bir kitabın ancak Kur'an'ın işaret ettiği ufku takip ettiği sürece hakikate yaklaşacağını ve okuyucusunu hakikate ulaştırabileceğini belirten Başkan Arpaguş, şöyle devam etti:

"Müslümanlar asrısaadetten günümüze kadar ilahiyattan felsefeye, edebiyattan kültür sanata, matematikten astronomiye, iktisattan mühendisliğe ilmin her alanında insanlığa öncülük etmişlerdir. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz acı gerçek bu mirasa gerektiği gibi sahip çıkamadığımızı göstermektedir. Zira İslam alemi olarak bilgiyle kitapla kurduğumuz ilişki, ne yazık ki arzu edilen seviyenin çok gerisinde kalmıştır. Bugün kitap okuma oranlarımız ve düşünce derinliğimiz bir tarafa, bilgi üretme, onu değere dönüştürme ve hayatla buluşturma noktasında ciddi zafiyetlerle malul olduğumuz aşikardır."

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, 43. Kitap ve Kültür Fuarı'nın hayırlara vesile olmasını dileyerek "Nesillerimizi kitapla buluşturarak sahih kaynaklar ekseninde güçlü bir düşünce dünyası ve gelecek mefkuresi inşa etmek zorundayız. İşte, her yıl düzenlediğimiz bu kitap fuarlarının böylesi ulvi bir amaca hizmet ettiğini hususiyetle vurgulamak isterim. Burada kurulan her standın bir düşünce ocağı, her kitabın bir zihin emeği ve her cümlenin geleceğin inşası için atılmış değerli bir adım, geleceğe atılmış bir tohum olduğuna inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Safi Arpaguş Kitap Fuarı 66

Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, Diyanet İşleri Başkan yardımcıları Dr. Hafiz Osman Şahin ve Dr. Hatice Boynukalın Şenkardeşler, Dini Yayınlar Genel Müdürü Hamza Bayram, İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel'in katılımıyla gerçekleşen törende, dua ve kurdele kesiminin ardından fuarın açılışı yapıldı.

Safi Arpaguş Kitap Fuarı 33

Açılışın ardından Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş ve beraberindekiler, fuardaki stantları gezdi.

Çeşitli etkinliklerin de yapılacağı 43. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı, 17 Mart'a kadar ziyaret edilebilecek.

Ayasofya'da tarihinin en kapsamlı restorasyonu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül ve Bilim Kurulu Üyeleriyle Ayasofya-i Kebir Cami ve Sultanahmet Cami'sinde yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi.

Süreçlerin bilim kurulları denetiminde, şeffaf ve bilimsel yöntemlerle yürütüldüğünü vurgulayan Ersoy, Sultanahmet'te çalışmaların tamamlandığını, Ayasofya'daki çok katmanlı restorasyonun ise planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü açıkladı.

Ayasofya Restore 22

Ersoy, bakanlık olarak kültür ve turizm alanında tarihi emanetlerin vazgeçilmezliğini her fırsatta vurguladıklarını belirterek, bu yaklaşımın yalnızca söylemde kalmadığını aktardı.

Göreve geldikleri günden itibaren restorasyon, inşa ve ihya çalışmalarını ana hizmet başlıklarından biri haline getirdiklerini kaydeden Ersoy, Bodrum Kalesi'nden Sümela Manastırı'na, Selimiye'den Kariye Camisi'ne, Galata ve Kız Kulesi'nden Sirkeci ve Haydarpaşa garlarına, İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nden Rami Kütüphanesi ve Atlas Pasajı'na kadar çok sayıda eserin titizlikle restore edildiğini dile getirdi.

Ayasofya Restore 11

Bakan Ersoy, Tiran'daki Ethem Bey Camii'nden Macaristan'daki Gül Baba Türbesi'ne kadar hayata geçirilen projelerin kapsamlı bir liste oluşturduğuna işaret ederek, kültürel mirasın korunmasını stratejik bir sorumluluk olarak gördüklerini vurguladı.

"Geleceğe Miras" projesi kapsamında yürütülen restorasyonların geniş bir coğrafyaya yayıldığına işaret eden Ersoy, projelerin ayrıntılarına değinmenin günler sürecek bir tablo ortaya koyacağını söyledi.

Ersoy, 6 Şubat 2023'te gerçekleşen deprem sonucu 11 ilde tamamen yıkılan eserleri yeniden ayağa kaldırdıklarını ayrıca yurt dışında da ata yadigarı eserlerin ihyası için önemli adımlar atıldığını kaydetti.

Ayasofya-i Kebir Cami'sinde yürütülen çalışmalar kapsamında kuzey, doğu ve güney cepheler ile minarelerde yaklaşık 11 bin metrekarelik iskele kurulumu gerçekleştirildiğinin altını çizen Ersoy, "Ayasofya-i Kebir Cami için de bu vizyon tam olarak hayata geçirilmiştir. Roma'nın kadim mirası ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürürken aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet Han'ın emanetine sahip çıkılmış, İslam'ın bu kutlu mabedi cemaatine kavuşturulmuştur. Daha nice asırlar boyu tüm insanlığı kubbesi altında buluşturabilmesi için yapının korunması, özgün malzemenin yaşatılması ve uzun vadeli yapısal güvenliğin sağlanması hedefleri doğrultusunda tarihinin en kapsamlı restorasyon projesi uygulamaya alınmıştır." dedi.

Ayasofya Restore 55

Analizler sonucunda kuzey ve doğu cephelerinde çimento esaslı sıvaların tespit edildiğine dikkati çeken Ersoy, şu bilgileri verdi:

"Yaklaşık 2 bin 800 metrekare alanda titiz bir süreçle bu sıvaları temizledik. Raspası tamamlanan yüzeylerde ayrıca biyolojik oluşum temizliği ve tuzdan arındırma işlemlerini de yaptık. Halihazırda mermer yüzeylerde mekanik temizlik çalışmalarına devam ediyoruz. Merkez laboratuvarımızın analizleri ile derz ve örgü harçlarında Erken Bizans, Geç-Orta Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bulgular tespit ettik. Biz de bilim heyetimizin onayıyla Bizans ve Osmanlı dönemlerine uygun el yapımı tuğla üretimi yaptırdık ve onarım çalışmalarında bunları kullanmaya başladık. Elbette yapının güçlendirme ihtiyacını belirlemek için georadar taramaları ve sayısal modelleme çalışmaları da gerçekleştirdik. 5 bin 200 metrekare alanda yapılan bu çalışmanın ortaya koyduğu veriler ışığında da güçlendirme projeleri hazırlandı ve onaylandı."

Mehmet Nuri Ersoy, minareler ve kubbe üzerindeki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü ifade etti.

Ayasofya Restore 44

Statik analizler çerçevesinde kuzeydoğu minaresinde şerefe altına kadar kontrollü söküm gerçekleştirildiğini aktaran Ersoy, sökülen taşların tek tek belgelendiğini, kullanılabilir durumdaki taşların özgün yöntemlerle onarılarak yerlerine yerleştirildiğini vurguladı.

Bakan Ersoy, minarenin gövde, mukarnas, petek ve basamak bölümlerindeki yeniden örüm işlemlerinin tamamlandığını, şerefe döşemeleri, korkuluklar ve püskül imalatlarının yapıldığını, bakır alem onarımıyla altın varak kaplama çalışmalarının sonuçlandırıldığını, yüzey temizliğinin tamamlandığını, külah kaplama ve kurşun işlerinin ise devam ettiğini dile getirdi.

Statik projeye uygun olarak paslanmaz plaka ve rotlarla güçlendirme çalışmalarının eş zamanlı yürütüldüğünü vurgulayan Ersoy, çimento esaslı uygunsuz müdahalelerin temizlendiğini, taş onarımlarının gerçekleştirildiğini ve derz ile kozmetik onarım çalışmalarının sürdüğünü sözlerine ekledi.

- "Hiçbir işi çağdaş restorasyon gereklerini karşılamadan yapmıyoruz"

Bakan Ersoy, Ayasofya-i Kebir Camii'nin kubbesinin tarihin en muazzam mimari ve mühendislik örneklerinden olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Buradaki çalışmalarda da her adımı bu bilinçle atıyoruz. Kurşun örtüsünü kaldırırken, iç mekandaki mozaiklerin ve yapının hava koşullarından etkilenmemesi amacıyla geçici çelik çatı ve platform projelerini hazırlattık ve onayını aldık. İç mekanda da çelik platform kurulumunu tamamladık. 43,5 metre yüksekliğindeki bu sistemin kurulumu öncesinde zemin testleri, yükleme analizleri, georadar taramaları ve titreşim testleri gerçekleştirdik. Bunların neticesinde verilen olumlu raporların ardından uygulamaya geçtik. Hiçbir işi bilimsel tetkikleri gerçekleştirmeden ve çağdaş restorasyon gereklerini karşılamadan yapmıyoruz. Harim bölümüne geçtiğimizde, buradaki mevcut mermer döşemeleri belgeleyerek dikkatle sökümlerini yaptık. Ardından hem yük dağılımını hem de zemin korumasını sağlayan çok katmanlı geçici bir döşeme sistemi uyguladık. Çelik platform imalatları da tamamlandı ve platforma erişim için asansör ve merdiven sistemi kuruldu. Geldiğimiz noktada geçici konvansiyonel çelik çatı kapsamında, kubbe eteğinde temel ve baza imalatları devam ediyor ve kubbe çelik elemanlarının üretimi atölyede sürdürülüyor."

Caminin yer altı tünelleri ve hipoje olarak bilinen yer altı mezar yapısına ilişkin yürütülen etüt ve temizlik çalışmalarına değinerek, spekülasyonlara meydan vermemek adına kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini önemsediklerini ifade etti.

Ersoy, Batı Bahçe ve Kuzey Cephe Vezir Bahçe bölgelerindeki çalışmaların bilimsel yöntemler ve uzman ekipler eşliğinde sürdürüldüğünü kaydetti.

Batı Bahçe'de Mekan 1, Mekan 2 ve Mekan 3 ile bu alanlara bağlı tünellerde temizlik ve belgeleme çalışmalarını gerçekleştirdiklerini söyleyen Bakan Ersoy şunları paylaştı:

"Mekan 1'de, 31 Ocak-10 Mart 2025'te yürüttüğümüz temizlik çalışmalarımızla nerdeyse 112 ton dolgu toprak çıkardık. Mekan 2'de ise 12 Mart 2025'te kazılara başladık ve yaklaşık 522 ton dolgu toprağı tahliye ettik. Bu ay itibarıyla Mekan 3'te başlattığımız çalışmalarda da kısa sürede 32 ton dolgu toprağı temizlemiş bulunuyoruz. Üç farklı mekandaki ilerlemeler bu şekilde. Batı Bahçe'de sürdürülen çalışmalarla bu mekanlara bağlı yüzlerce metre uzunluğundaki 7 tünel hattını da belgeledik. Bu tünellerden şu ana kadar 1068 ton toprak dolguyu tahliye ederek temizledik. Vezir Bahçe'de yer alan ve yer altı mezar yapısı olarak değerlendirilen alanda 2 Haziran-13 Ağustos 2025'te temizlik çalışmaları yürüttük. Bu süreçte 102 ton dolgu toprağı bu özel bölgeden tahliye ettik. Burada ana koridor ve her iki yanında yer alan simetrik mezar odaları bulunmaktadır. Bütün bu çalışmaların temel amacı yapının tarihsel katmanlarını ortaya çıkarmak, mevcut riskleri tespit etmek ve kültürel mirası güvenli biçimde koruma altına almaktır. Bu doğrultuda gerek yer altı tünellerinde gerekse hipoje bölgesinde hem projelendirme hem müdahale uygulamaları olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bilim Heyeti onayı ile yürüttüğümüz bu çalışmalar temizlik, belgeleme ve statik açıdan alınan önlemler eşliğinde yapılıyor."

- Sultanahmet Camii'ndeki en kapsamlı çalışma

Mehmet Nuri Ersoy, Sultanahmet Camisi'nde dört yüz yılı aşan, tarihindeki en kapsamlı restorasyon çalışmalarının gerçekleştirildiğini belirtti.

Restorasyon ve konservasyon çalışmalarının fiilen 2018'de başlatıldığını kaydeden Ersoy, geçmiş dönemlerde daha çok deprem sonrası acil müdahaleler ya da bütçe imkanlarına bağlı kısmi uygulamaların yapıldığını, bu süreçte ise caminin ibadete ve ziyarete kapatılmadan kapsamlı bir restorasyon yürütüldüğünü ifade etti.

Ersoy, harim bölümünde yaklaşık 1200 metrekarelik alana 8 metre yüksekliğinde çelik platform ve 35 metre yüksekliğinde iskele kurularak ana kubbe kotuna ulaşıldığını, 6 minarenin yapısal onarımlarının tamamlandığını, külah ve korkuluklarda detaylı müdahalelerin gerçekleştirildiğini sözlerine ekledi.

Caminin üstünü örten yaklaşık 400 tonluk kurşun kaplamanın yenilendiğini aktaran Ersoy, kubbe, ağırlık kulesi, revaklar ve minarelerde yer alan tüm alemlerin altın kaplamalarının yenilendiğini, iç ve dış cephelerdeki taş ve mermer yüzeylerde temizlik ile sağlamlaştırma çalışmaları yapıldığını kaydetti.

Bakan Ersoy, revaklı avludaki devşirme mermer döşeme taşlarının sökülerek zemin altyapısının güçlendirildiğini ve teraziye getirildiğini, böylece yağmur suyunun sağlıklı şekilde tahliyesinin sağlandığını dile getirdi.

Camide bulunan 16. ve 17. yüzyıla ait 22 bini aşkın çini karonun tek tek belgelendiğini ve gerekli müdahalelerin yapıldığını aktaran Ersoy, önceki onarımlarda eklenen çimento esaslı müdahalelerin titizlikle uzaklaştırıldığını ve özgün katmanlara ulaşıldığını, kalem işi ve malakari bezemeli yüzeylerde konservasyon çalışmaları gerçekleştirildiğini, eksik kısımların özgün yapım teknikleriyle bütünlendiğini söyledi.

Ersoy, kündekari sedefli ahşap kapı ve kepenkler ile bronz ve demir kapı ve şebekelerde konservasyon ve restorasyon uygulamalarının tamamlandığının altını çizdi.

Revaklı avlu giriş kapılarından, Evliya Çelebi'nin babası Kuyumcubaşı Mehmet Zilli tarafından yapılan altın tombak işçiliğine sahip kapıda konservasyon çalışmalarının sürdüğünün altını çizen Ersoy, Atmeydanı cephesi kapıları, Hünkar Kasrı restorasyonu ve peyzaj düzenlemesine yönelik uygulamaların devam ettiğini sözlerine ekledi.

- Çalışmalar şeffaflıkla kamuoyuyla paylaşılacak

Sürece yönelik eleştiriler ve çarpıtmaların farkında olduklarını belirten Ersoy, daha önce Kız Kulesi'nin çatısına ilişkin ortaya atılan iddiaları hatırlatarak, bu tür söylemlere en güçlü cevabın yapılan işler ve ortaya konan eserlerle verildiğini dile getirdi.

Bakan Ersoy, Ayasofya ve Sultanahmet başta olmak üzere tüm projelere ilişkin gelişmelerin şeffaflıkla kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

Ayasofya Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın ve Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten'e teşekkür eden Ersoy, Sultanahmet Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Zekai Celep, Doç. Dr. Sultan Karaoğlu, Dr. Ali Rıza Özcan, Dr. Ahmet Vefa Çobanoğlu, Dr. Feyhan İnkaya Takoğlu ve Yüksek Mimar İbrahim Hakkı Yiğit'e de şükranlarını sunarak, her iki kurulda görev alan Prof. Dr. Can Şakir Binan ve Prof. Dr. Ahmet Güleç'i de ayrıca andı.

Ersoy ayrıca restorasyon çalışmalarında görev yapan tüm bilim insanlarına, sahada çalışan uzmanlara, sanatçılara ve işçilere teşekkür etti.

Kaynak: AA

Cuma hutbesinde dijital bağımlılığa dikkat çekildi

"Bağımlılıkla Mücadelede Ramazan Bir Fırsattır" konulu hutbe, cuma vakti Türkiye genelindeki camilerde okundu.

Ramazanın kendine çekidüzen vermek, kötü söz ve davranışları terk etmek için büyük bir fırsat olduğu vurgulanan hutbede, alkol, uyuşturucu ve dijital kumara dikkat çekildi.

Bağımlılığın basit bir alışkanlık olmadığı, insanı sahte mutluluk ve geçici hazların esiri haline getiren bir hastalık olduğu belirtilen hutbede, "Her biri bir diğerinden tehlikeli olan bağımlılıkların başında alkol ve uyuşturucu maddeler gelmektedir. Bu iki illet aklı ve iradeyi zayıflatmakta, insanın bedenini ve ruhunu içten içe çürütmektedir. Ailede huzur ve mutluluğu yok etmekte, yuvaları dağıtmakta, ocakları söndürmektedir." açıklaması yapıldı.

- "Dijital kumar aile bağlarının kopmasına neden olmaktadır"

Günümüzde iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla hanelere kadar giren bir başka bağımlılığın da dijital kumar olduğuna dikkati çekilen hutbede, "Dijital kumar, toplumun azımsanmayacak bir kesimine sirayet etmiş durumdadır. Çok küçük miktarlarla başlanan dijital kumar, kişinin evini ve arabasını satmasına, bütün imkanlarını bu yolda tüketmesine, borç batağına sürüklenmesine sebebiyet vermektedir. Aile bağlarının kopmasına neden olmaktadır." değerlendirmesinde bulunuldu.

Sadece gençleri ve çocukları değil, anne ve babaları da esaret altına alan bir diğer bağımlılığın ise dijital bağımlılık olduğunun altı çizilen hutbede, "Dijital bağımlılık, dikkati dağıtmakta, kişiyi yalnızlaştırmaktadır. İnsanların acısını, 'yardım edilmesi gereken bir durum' olmaktan çıkarıp 'seyredilen bir içerik' haline getirebilmektedir. Dijital bağımlılık sebebiyle alışveriş sitelerinde, sanal oyun ve eğlencelerde vakitler israf, ömürler zayi edilmektedir." denildi.

- "İnsan hayatı bağımlılıkla, dijital mecralarda tüketilecek kadar değersiz değildir"

Aklı örten her türlü maddeden, kumar ve dijital bağımlılıklardan korunmanın en etkili yolunun bu kötülüklere hiç bulaşmamak olduğu belirtilen hutbede, şunlar kaydedildi:

"Gençlerimize ve çocuklarımıza sevgi ve güven temeline dayalı bir aile ortamı sunmalıyız. Bütün tedbirlere rağmen bir şekilde zararlı alışkanlıkların müptelası olan kardeşlerimize elimizi uzatmalı, onları kötülerin insafına terk etmemeliyiz. Kendi rahatımız için çocuklarımızın eline telefon ve tablet tutuşturmamalıyız. Yemek yemeleri, bir köşede sessiz kalmaları için yavrularımızı zararlı oyun, çizgi film ve eğlencelerle baş başa bırakmamalıyız. Ramazan-ı Şerifin bereketinden istifade ederek hayatımızı gözden geçirelim. Zararlı alışkanlıklardan kurtularak yeni bir başlangıç yapalım. İnsan hayatı, bağımlılıklarla çürütülecek, dijital mecralarda tüketilecek kadar önemsiz ve değersiz değildir."

Kaynak: AA

Ayazma Camii

"İstanbul'un Selatin Camileri" isimli dosya haberinin bu bölümünde, Salacak sırtlarında yer alan, Osmanlı'nın 18. yüzyılda Batı etkilerinin belirginleştiği mimari anlayışını yansıtan Ayazma Camii ele alındı.

Cami, Sultan 3. Mustafa tarafından annesi Mihrişah Emine Sultan adına 1760-1761 yıllarında inşa ettirilirken, Nuruosmaniye Camii ile başlayan Osmanlı barok üslubunun Üsküdar'daki önemli eserlerinden biri olarak gösteriliyor.

A Y A Z M A C A M İ M İ H R A B 44

Arşiv belgelerinde, caminin bulunduğu yerde daha önce Ayazma Sarayı ve bahçesinin yer aldığı aktarılıyor. Caminin inşasıyla birlikte vakıf olarak bir hamam ile çok sayıda dükkan ve han yaptırıldığı, ayrıca hamam ve avluya bitişik çeşmeye Bulgurlu'dan su getirildiği ifade ediliyor.

Etrafı duvarla çevrili geniş avlunun ortasında yer alan camiye, yarım yuvarlak biçimli on basamaklı bir merdivenle çıkılıyor ve avlu kapılarının üzerinde celi hatla yazılmış ayetler bulunuyor.

Dikdörtgen planlı harim, dört kemere oturan tek kubbeyle örtülüyken, caminin sol tarafına bitişik, sokak yönünde taş konsollar üzerine oturan çıkması bulunan hünkar köşkü, iki katlı galerisiyle dikkati çekiyor. Bu galeri caminin içindeki hünkar mahfiline bağlanıyor. Mahfilin altın yaldızlı süslemeleri göz alıcı bir görünüm sunuyor.

A Y A Z M A C A M İ M İ H R A B 22

Camide, Avrupa sanat üsluplarının hakim olduğu bir dönemde inşa edilmesine rağmen, büyük kemerlerin içlerindeki pencerelerde Türk mimarisi özelliklerini taşıyan kemerler yer alıyor. Mihrap, minber ve kürsü ise mermer ve farklı renkli taşların ustalıkla birleştirilmesiyle zengin bir kompozisyon oluşturmasıyla biliniyor.

Caminin duvarlarında, küçük konsollar üzerine oturtulmuş minyatür köşk biçiminde kuş evleri yer alırken, hazirede ise saray mensuplarına ait çok sayıda mezar bulunuyor.

Ayazma Camii'nin sıbyan mektebi, hamamı ve muvakkithanesi ise bugüne ulaşamadı.

Osmanlı mimarisinde Batı etkilerinin güçlendiği bir dönemin eseri olan cami, yüksek konumu ve heybetli silüetiyle Üsküdar kıyılarına ayrı bir görkem kazandırmaya devam ediyor.

A Y A Z M A C A M İ M İ H R A B 33

- Osmanlı barokunun Üsküdar'daki temsilcisi

Marmara Üniversitesi (MÜ) İlahiyat Fakültesi Türk İslam Sanatları Tarihi Ana Bilim Dalı öğretim görevlisi Efdaluddin Kılıç, Ayazma Camii'nin mimari dokusunu, camiyle ilgili tarihi bilgileri, hat ve işlemelerini anlattı.

Aynı zamanda hattat olan Kılıç, eski dönemlerde Üsküdar'ın, İstanbul'un aslında dışında kalmış bir yerleşim yeri olduğunu belirtti.

Yapılarıyla karşıdaki İstanbul'un güzel silüetini seyreden insanların yaşadığı beldede tarihi mekanların bulunduğunu, bunlardan birisinin de Ayazma Camii olduğunu aktaran Kılıç, yapının 1760'lı yıllarda 3. Mustafa tarafından yaptırıldığını, bulunduğu yerde Ayazma Sarayı'ndan bahsedildiğini ancak bunun kalıntılarının olmadığını kaydetti.

Kılıç, Ayazma Camii'nin "ismini saraydan aldığının" söylendiğini dile getirerek, "İçerisinde daha çok Avrupai tarzda süsleme anlayışı var. Binanın kendisi de strüktürel anlamda daha Avrupai çizgilerin hakim olduğu bir dönemin eserlerinden sayılabilir. İçerisinde kullanılan renkler, desen anlayışı bunu ifade ediyor. Ayrıca minberinde, mihrabında, vaaz kürsüsünde kullanılan mermer ve renkli taşlar Avrupai tarzı çağrıştırıyor." dedi.

A Y A Z M A C A M İ M İ H R A B 11

Camiye destek için aynı zamanda birtakım dükkanların da inşa edildiğini ancak bazı yapı birimlerinin bugüne kadar gelmediğini belirten Kılıç, "Fakat her büyük caminin bulunduğu bölgede sosyal hayatı da zenginleştirecek şekilde sıbyan mektebi, hamam ve çeşmelerin olması, o bölgeye önemli bir katkı sağlıyor. Yapının kendisi beraberinde külliye mantığıyla inşa edilmiş. Halkın ihtiyacını karşılayacak yapılarla oraya çok farklı bir güzellik katmış oluyor." diye konuştu.

Kılıç, özellikle "su medeniyeti" veya "su kültürü" denilebilecek şekilde hamam ile çeşmenin o dönem ivedilikle yapılmasından, Osmanlıların herhangi bir yere yapı inşa ettiklerinde bunu öncelediklerinin anlaşıldığını söyledi.

Suyun yapı malzemesi olarak önemli olduğunu dile getiren Kılıç, Mimar Sinan'ın eseri Selimiye Camii'nde çalışan ustalara ilişkin şunları anlattı:

"Ustalardan birisinin ikide bir inşaatın üst katlarına elinde büyük bir taş olduğu halde çıkıp indiği anlatılır. Ama bunu yerine de yerleştirmediği gözlemlenir. Bunun sebebi sorulduğunda onun da 'Abdestsiz olduğunu, abdestsiz olarak Allah'ın mabedine bir taş yerleştirmek istememe endişesinin bulunduğunu' dile getirdiği ifade edilir. Bunun üzerine de hemen oraya hamam yapılarak, ustaların gerekli fiziki ve manevi temizliklerini yapmaları, gönül rahatlığıyla bir mabet inşaatında çalışmaları temin edilmiş oluyor. Bugün bile biz çevremizde bir inşaat olduğu zaman birtakım rahatsızlıkları dile getirebiliyoruz. Gürültü olsun, toz toprak olsun. Ama o bütün bu sıkıntıları unutturacak şekilde çeşmenin, hamamın ilk başta yapılıyor olması önemli. Halkın nazarında bütün bu çilelere değecek bir sonuç oluşturmuş oluyor."

Ayazma Camii'nin içerisinde, yine son dönem Osmanlı camilerine yakıştırılabilecek şekilde eklemlendirilmiş hünkar mahfili bölümlerinin olduğunu söyleyen Kılıç, eski dönemlerde hünkar mahfilinin caminin içerisinde olduğunu, bunun bazı camilerde son dönemde özellikle yapı dışında, içeriye de geçiş imkanı verecek şekilde tasarlandığını belirtti.

Caminin haziresinde önemli saray mensuplarının defnedildiğine, buna ilişkin taşların ise hala durduğuna dikkati çeken Kılıç, haziresinde Vaka-i Hayriye olayından sonra vefat etmiş veya eskiden yeniçeri olup da ölmüş kişilere mahsus özel yeniçeri başlıklı taşlardan örneğin bulunduğunu vurguladı.

Kılıç, burada Bosnalı bir hattatın isminin geçtiğini, hat sanatı açısından bakıldığında da her hazirede ve camide rastlanmayan bir durumdan Ayazma Camisi'nde bahsedildiğini aktardı.

Caminin giriş tarafında Veliyüddin Efendi tarafından yazılmış kitabenin yer aldığını belirten Kılıç, "Veliyüddin Efendi de talik yazısının İstanbul'a geldiği dönemlerde, önemli ve kuvvetli talik yazan üstatlardan birisi. Aynı zamanda Şeyhülislam da olan ve devlet protokolünde de çok önemli bir mevkide bulunan Veliyüddin Efendi'nin izleri mevcut." dedi.

Kaynak: AA

Bahçelievler'de jandarmaya silahlı saldırı

Bahçelievler'de uyuşturucu madde sattığı belirlenen şüphelilerce açılan ateş sonucu 1 jandarma yaralandı, 2 şüpheli gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Bahçelievler'de uyuşturucu madde sattığı belirlenen şüphelilerce açılan ateş sonucu 1 jandarmanın yaralanmasına ilişkin, görev başındaki kamu görevlisine silah çekenlerin adalet önünde hesap vereceğini bildirdi.

Sümeyye Erdoğan Bayraktar’dan 28 Şubat mesajı: "O günleri hatırlamak gelecek için önemli"

28 Şubat sürecinde 16 yaşında başörtüsü engeli nedeniyle okulunu bırakmak zorunda kalan Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Beyazıt Meydanı'nda yaptığı açıklamada geçmişi hatırlamanın demokrasi ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkmak adına kritik bir önem taşıdığını vurguladı.

Bakırköy'deki hırsızlıkta İBB izi! 30 milyon dolarlık soygun nasıl planlandı? Gözaltına alınanlar arasında gizemli kişi

Bakırköy'deki hırsızlıkta İBB izi! 30 milyon dolarlık soygun nasıl planlandı? Gözaltına alınanlar arasında gizemli kişi
İstanbul Bakırköy’deki lüks Ekşinar Konakları sitesinde gerçekleşen 30 milyon dolarlık soygunla ilgili yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Güvenlik kamerası kayıtları ve teknik takip verileri...Devamı için tıklayınız

İran’dan ABD’ye yapay zekalı gözdağı! Lincoln hedefte I A Haber’de çarpıcı analiz: Bir gemi batsa Trump kaybeder

İran’dan ABD’ye yapay zekalı gözdağı! Lincoln hedefte I A Haber’de çarpıcı analiz: Bir gemi batsa Trump kaybeder
İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı kanalların yapay zekâ ile hazırladığı saldırı videosu gündem oldu. ABD’ye ait Abraham Lincoln uçak gemisinin hedef alındığı simülasyon büyük yankı uyandırdı....Devamı için tıklayınız

İran ölüm listesini açıkladı! Katil Bibi dahil 7 üst düzey yönetici hedefte: "Tahran'ın hamlesi psikolojik ve diplomatik"

İran ölüm listesini açıkladı! Katil Bibi dahil 7 üst düzey yönetici hedefte:
ABD-İran hattında savaş gerilimi her geçen gün artıyor. Donald Trump’ın İran’ı hedef alan sert açıklamalarına Tahran yönetiminden karşılık gelirken, tarafların söylemleri bölgedeki tansiyonu...Devamı için tıklayınız

Bagajdaki 30 milyon dolar hakkında 7 gözaltı! Gözler İBB’nin kara para trafiğinde! O görüntüler sadece A Haber'de

Bagajdaki 30 milyon dolar hakkında 7 gözaltı! Gözler İBB’nin kara para trafiğinde! O görüntüler sadece A Haber'de
İstanbul’da bir otoparkta iki aracın bagajından çalınan 30 milyon dolar, Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü. Paranın izi, İBB’nin "kasası" olduğu iddia edilen Taç Döviz’in sahibi Atilla Durmaz’a...Devamı için tıklayınız

53 bin 697 deprem şehidine rahmet olsun

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adnan Menderes Bulvarı'nda düzenlenen "Küllerinden Doğdu Yine, Türkiye'min Gücüne Bak" 6 Şubat Depremleri Anma Programı ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde konuştu.

Konuşmasına Osmaniye'nin ilçelerinden gelenleri selamlayarak başlayan Erdoğan, "Aynı şekilde deprem bölgemiz başta olmak üzere buradan 81 ilimizin tamamına, 86 milyon vatandaşımızın her birine gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza en içten muhabbetlerimi iletiyorum. Cebelibereket Sancağı'nın merkezinde, Kuvayımilliye ruhunun ete kemiğe büründüğü yerde Çukurova'nın bu bereketli topraklarında sizlerle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum." ifadelerini kullandı.

Osmaniye Dua 6 Şubat 44

Millet olarak yüreklere kor bir ateş düşüren 6 Şubat depremlerinin 3'üncü seneidevriyesinde Osmaniyelilerle bir arada olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, asrın felaketinde ebediyete irtihal eden 53 bin 697 vatandaşın her birine Cenabıallah'tan rahmet diledi.

Alandakileri deprem şehitleri için Fatiha suresini okumaya davet eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Rabb'im deprem şehitlerimizin kabirlerini nur, mekanlarını cennet eylesin. Bizleri de Peygamber Efendimizin, 'Liva-ül Hamd' ismiyle müsemma sancağı altında tüm şehitlerimizle inşallah haşr-u cem eylesin. Aynı gün yaşadığımız iki büyük deprem sebebiyle Rahmet-i Rahman'a kavuşan bu kardeşlerimizi unutmayacak, onların hatıralarını kalbimizde ve zihnimizde daima yaşatacağız. Burada bulunan siz kıymetli kardeşlerime, sizlerin şahsında tüm depremzedelerimize ve milletimizin tamamına bugün bir kez daha sabrıcemil diliyorum. Rabb'im böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü felaketten muhafaza buyursun.

Burada şu gerçeği tüm kalbimle, bugün sizlerle paylaşmak isterim: Bizler beşer olarak elbette geçmişe dönemez, zamanı durduramaz, kaybettiğimiz canları ne yazık ki geri getiremeyiz. Evet, zaman pek çok şeyin ilacıdır, şifasıdır, yaralarımızın merhemidir. Ama şurası da bir gerçek ki bazı acıları dindirmeye zaman bile yetmez. 6 Şubat depremlerinde milyonlarca insanımızın kimi anne babasını kimi kardeşini kimi canından çok sevdiği evladını kimi de yoldaşını, hayat arkadaşını kaybetti. Nice kalpler dağlandı, nice hayatlar yarım kaldı, nice canlar bir gecede ahiret yurduna göç eyledi. Tüm bunlar şüphesiz bir milletin tarihi boyunca yaşayacağı en zorlu sınavlardan, hafızasında taşıyacağı en çetin imtihanlardan biridir. Fakat biz metanet, sabır, tevekkül ve dirayet sahibi bir milletiz. Şu anda karşımda bu dirayet sahibi milleti görüyorum. Dirayet sahibi Osmaniye'yi görüyorum."

"Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız"

Ümitsiz olmayı, yeise kapılmayı yasaklayan bir inancın mensupları olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Müslümanız. Acımız tabii ki fazla, yaşayacağız, yasımızı tabii ki tutacağız ama geleceğe bakmayı, ne olursa olsun yola devam etmeyi de asla ihmal etmeyeceğiz. Birbirimize destek olduk ve olacağız. Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız. Bizi büyük millet yapan ne kadar kıymet varsa hepsine sıkı sıkıya sarılacak, bunlara sahip çıkacağız." ifadelerini kullandı.

Osmaniye Dua 6 Şubat 11

Programda Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş da dua etti.

Osmaniye Dua 6 Şubat 33

Kaynak: AA

Deprem şehitleri için mevlit okutuldu

Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü münasebetiyle il ve ilçe müftülüklerince tüm camilerde "Mevlid-i Şerif ve Dua" programları düzenlendi.

Artvin

Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde Artvin'de düzenlenen "Mevlid-i Şerif ve Dua Programı" düzenlendi.

Artvin Dua 11

Artvin İl Müftülüğü koordinesinde Merkez Camii’nde gerçekleştirilen programa Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile vatandşlar katıldı.

Programda Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okundu, kasideler seslendirildi. İl Müftüsü Ertuğran Mehmet Soylu tarafından depremde vefat edenler için dua edildi.


Çankırı

Çankırı Hoca Ahmet Yesevi Camii’nde "Mevlid-i Şerif ve Hatim Duası" programı düzenlendi.

Çankırı Dua 11

Cuma namazı öncesinde gerçekleştirilen programda, deprem şehitleri için Mevlid-i Şerif okundu, ardından İl Müftüsü Mehmet Şahin tarafından Mevlid ve Hatim Duası yapıldı. Cuma namazı çıkışında Türk Kızılay Çankırı Şubesi tarafından cemaate ikramda bulunuldu.


Düzce

Düzce İl Müftülüğü tarafından Merkez Büyük Camii’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti programı düzenlendi.

Düzce-3

Vali Mehmet Makas'ın da katıldığı programda Cuma namazı öncesi Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okundu, ilahiler söylendi.

Düzce İl Müftüsü Osman Aydın, yaptığı konuşmada şehit olanlara Allah’tan rahmet yaralı olanlara acil şifalar diledi.


Hakkari

Hakkari'de İl Müftülüğünce Merkez Ulu Camii'nde anma programı düzenlendi.

Hakkari 22-2

Cuma namazından önce Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda mevlid-i şerif okundu. İlahi ve kasideler seslendirildi. Cezaevi vaizi Yılmaz Önal doğal afetlerden korunmanın önemi ve bu konuda yapılması gerekenleri konu alan vaaz yaptı.

Hakkari-4

Program yapılan dualar ve ikramlarla sona erdi.


Kilis

Hacı Mehmet Kazancıoğlu Camii'nde cuma namazı öncesinde Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua programı icra edildi.

Kilis 11-1

İl Müftü Yardımcısı Dr. Abdulhekim Öz’ün dua ettiği programda, cuma namazını İl Müftümüz Aleattin Bozkurt kıldırdı. Programa Kilis Valisi Ömer Kalaylı, vali yardımcıları ve protokol üyeleri katıldı.


Kırşehir

Kırşehir Hoca Ahmet Yesevi Camii’ndeki programda din görevlileri tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi ve Mevlid-i Şerif okundu.

Kırşehir 11-1

Kırşehir İl Müftüsü Mustafa Tekin, programda depremin manevi dersleri ve dayanışmanın önemi üzerine bir sohbet gerçekleştirdi. Müftü Tekin, milletimizin zor zamanlarda sergilediği kenetlenme ruhuna dikkat çekerek, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, geride kalanlara sabır diledi.

Sohbetin ardından, deprem şehitleri için Kırşehir genelinde okutulan hatm-i şeriflerin duası Müftü Mustafa Tekin tarafından yapıldı.


Adıyaman

Meydan Camii'nde, depremlerden etkilenen 11 ilde hayatını kaybeden vatandaşlar için mevlit okundu.

Adıyaman4

Programda Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi.


Kahramanmaraş

"Asrın afeti" olarak nitelenen 6 Şubat 2023 depremlerinin merkez üssü Kahramanmaraş'ta afette hayatını kaybedenler için camilerde dua edildi.

Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin 3. yılı dolayısıyla Abdulhamithan Camii'nde anma ve dua programı düzenlendi.

Cuma namazı öncesinde Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşamını yitirenler için mevlit okundu, namazın ardından depremde hayatını kaybedenler için dua edildi.

Maraş-5

İl Müftüsü Abdurrahman Kotan, Abdulhamithan Camii'ndeki vaazında depremde yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

Kent genelindeki camilerde de cuma namazı öncesi Kur'an-ı Kerim okunarak depremzedeler için dua edildi.

Öte yandan, depremlerin merkez üslerinden Elbistan ilçesinde 350 kişinin ibadet edebileceği Ali Haydar Samancı Camii dualarla ibadete açıldı.

İncecik Mahallesi'nde uzun yıllar ibadete açık olan cami, 6 Şubat 2023'teki Elbistan merkezli depremde ağır hasar alarak yıkılmıştı. Yeniden inşa edilen camiye depremden kurtulmasına rağmen enkaz altında kalanlara yardım etmek amacıyla girdiği binada hayatını kaybeden sağlık personeli Ali Haydar Samancı'nın adı verildi.


Trakya

Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ'da Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler, depremin 3. yılında anıldı.

Edirne Valiliğince Eski Cami'de düzenlenen programda mevlit okutuldu.

Kur'an-ı Kerim ve ilahilerin okunduğu programda hayatını kaybedenler için dua edildi.

İl Müftüsü Ercan Aksu, konuşmasında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Programa Edirne Valisi Yunus Sezer, AFAD çalışanları, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

- Kırklareli ve Tekirdağ

Kırklareli Valiliğince Hızırbey Camii'nde düzenlenen programda mevlit okutuldu.

Kur'an-ı Kerim ve ilahilerin okunduğu programda hayatını kaybedenler için dua edildi.

İl Müftüsü Yusuf Eviş, konuşmasında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Türk milletinin 3 yıl önce bugün çok büyük bir felaket yaşadığını hatırlatan Eviş, bu acıların Türk milletinin birlik ve beraberliğiyle aşıldığını kaydetti.

Türk milletinin büyük bir imtihandan geçtiğini dile getiren Eviş, 3 yıl önce yaşanan asrın felaketinin yüreklerde derin bir yara bıraktığı kaydetti.

Programa, Kırklareli Valisi Uğur Turan, Belediye Başkanı Derya Bulut, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Yusuf Eskitürk, İl Emniyet Müdürü Sinan Çamuroğlu, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Tekirdağ'da da Orta Cami'de düzenlenen programda Kur’an-ı Kerim ve ilahiler okundu.

Deprem şehitleri için dua edildi.
Programa Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, siyasiler, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.


Şırnak

Ulu Cami'de düzenlenen programda, Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından mevlit okundu.

Şırnak2

İl Müftü Vekili Abdullah Şanlı, depremde hayatını kaybeden vatandaşlar için dua etti.

Cami çıkışında vatandaşlara çeşitli kuruluşlar tarafından ikramlarda bulunuldu.


Yozgat

Yozgat Çapanoğlu Büyük Camii'nde cuma namazı öncesi düzenlenen program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Yozgat5

Mevlit okunmasıyla devam eden programda, İl Müftüsü Nihat Kök tarafından depremde hayatını kaybedenler için dua edildi.


Nevşehir

Nevşehir Kurşunlu Camii'nde düzenlenen programda, Kur'an-ı Kerim ve mevlit okundu.

İl Müftüsü Kazım Güzel, depremde hayatını kaybeden vatandaşlar için dua etti.

Cami çıkışında vatandaşlara helva ikramında bulunuldu, deprem bölgesinde çekilen fotoğraflardan oluşan sergi gezildi.


Niğde

Niğde Dışarı Camii'nde depremlerde hayatını kaybedenler için Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi.

Niğde3


Siirt

Siirt'te, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenler için mevlit okutuldu.

Siirt Valiliği tarafından merkez Hacı Fethi Serin Camii'nde düzenlenen program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Siirt1

Mevlit okutulan ve ilahilerin seslendirildiği programda, İl Müftüsü Şakir Pinal depremlerde yaşamını yitirenler için dua etti.

Cami çıkışında vatandaşlara ikramda bulunuldu.

Manevi rehberler yalnız bırakmadı

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında hayatını kaybedenler mezarları başında anıldı.

Depremin yaşandığı gece 04.17'den itibaren mezarlıklara gelen vatandaşlar, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Malatya Manevi Rehber 66

Türk bayrakları ile donatılmış mezarların çevre temizliğini ve bakımını da yapan ziyaretçiler, yakınları için dua edip Kur'an okudu.

Malatya Manevi Rehber 22

Din görevlileri ve manevi rehberler de vatandaşları yalnız bırakmadı.

Malatya Manevi Rehber 44

Malatya Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü bünyesinde görev yapan manevi rehberler tarafından, depremde yakınlarını kaybeden ailelere yönelik manevi destek çalışmaları da gerçekleştirildi. Bu kapsamda Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi, depremzedelerle yakından ilgilenilerek manevi anlamda destek sağlandı.

Malatya Manevi Rehber 55

Malatya İl Müftülüğü İl Gençlik Koordinatörü Taha Ekici, şehir mezarlığında yürütülen manevi danışmanlık hizmetlerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Bugün şehir mezarlığında, manevi danışmanlarımızla birlikte vatandaşlarımızın yanında bulunuyoruz. Depremde yakınlarını kaybeden vatandaşlarımızla birebir ilgileniyoruz. Kabir başlarında Kur’an-ı Kerim okuyor, dualar ediyor ve acılarını paylaşarak kendilerini yalnız hissetmemeleri için gayret gösteriyoruz."

Malatya Manevi Rehber 11

Depremlerinin üçüncü yılında hatimler okundu

İl müftülüklerince 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında hayatını kaybedenler için sabah namazında camilerde hatim programı düzenlendi.

Elazığ

Elazığ’da, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlar için İmam-ı Azam Camii'nde "Sabah Namazı Buluşması ve Hatim Programı" gerçekleştirildi.

Deprem Elazığ 22

Programa Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Elazığ İl Müftüsü Yusuf Bingöl, il protokolü, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Sabah namazı İl Müftü Yardımcısı Özert Cömert tarafından kıldırıldı. Namazın ardından Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve zikirlerle program devam etti.

Deprem Elazığ 33

Programda İl Müftüsü Yusuf Bingöl, depremde hayatını kaybeden vatandaşlar için dua etti.

Sabah Namazı Programı, namaz sonrası cemaate çorba ikram edilmesiyle sona erdi.

Hatay

Hatay'da 6 Şubat 2023'teki depremlerde yıkılmasının ardından yeniden inşa edilen Habib-i Neccar Camii'nde afetin yıl dönümü dolayısıyla hatim programı yapıldı.

Programda İl Müftüsü Mevlüt Topçu, hatim duası yaptı. Daha sonra camide sabah namazı kılındı.

Hatay Deprem11

Türkiye Diyanet Vakfı, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Türk Kızılayı ekipleri, cami önünde vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulundu.

Kilis

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerden etkilenen Kilis'te, afette hayatını kaybedenler dualarla anıldı.

Hacı Mehmet Kazancıoğlu Camii'nde sabah namazı sonrasında, depremlerde hayatını kaybedenler için Kuran-ı Kerim okundu ve dua edildi.

Kilis Deprem 11

Programa, Kilis Valisi Ömer Kalaylı, İl Müftüsü Alettin Bozkurt, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

Etkinlik sonunda Türk Kızılay tarafından katılımcılara çorba ikram edildi.

Kaynak: AA

Depremzede esnaf, TDV'nin "İyilik Atölyesi"nde mesleğine döndü

Hatay'ın Antakya ilçesinde depreme yakalanan 55 yaşındaki 30 yıllık esnaf Yaman'ın yaşadığı ev ve atölyesi yıkıldı.

Nazife Yaman, enkazda kalan eşinin tedavisi için bir süre Sakarya'da kaldıktan sonra eşiyle Ankara'ya yerleşti.

Depremde eşinin ailesinden akrabaları ve atölyesindeki çalışanlarını kaybeden Yaman, yaşadığı kayıpların ardından yeniden hayata tutunmaya çalıştı.

Yaman, Ankara'daki bir yakınının tavsiyesiyle Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Aile ve Gönüllülük Hizmetleri Müdürlüğü bünyesindeki İyilik Atölyeleri çalışmalarına katılarak mesleğini yeniden sürdürmeye başladı.

Deprem sırasında uyanık olmalarının olası bir facianın önüne geçtiğini belirten Yaman, şehir değişikliğinin ardından ilk etapta adaptasyon sorunu yaşadıklarını söyledi.

Tdv Iyilik Atölyesi 33

- "Ben burada mutluyum"

İyilik Atölyesinde oda takımları, masa örtüleri gibi çeyiz ürünleri ürettiklerini anlatan Yaman, "Burada bildiğim işi yapmanın ve ortamın bana çok katkısı oldu. Hocalarım bıkmadan, usanmadan beni her gün dinlediler. Yeri geldi benimle beraber ağladılar. O süreçte çok sabırlı davrandılar. Deprem sadece bizim değil, herkesin imtihanıydı. Eğer hocalarımın imtihanı bensem, geçtiler bence." ifadelerini kullandı.

Tdv Iyilik Atölyesi 44

Yaman, gönüllü olmasına rağmen mesaili bir çalışan gibi atölyede bulunduğunu belirterek, "Ben o kadar dört elle yapıştım ki hocalarımla beraber girip aynı şekilde çıkmaya çalışıyordum. Biliyordum ki yaptığım ürünlerin birilerine bir yerde faydası olacak. Bu şekilde kendimi rahatlatmaya çabaladım. Bilgimin, birikimimin nereye gittiği çok önemli değil ama biliyorum ki sosyal projelerde kullanılıyor. Bir gün Afrika'ya kuyu da olabilir." diye konuştu.

Yeniden atölye kurmayı düşünmediğini dile getiren Yaman, "Yaşım zaten 55. 30 sene esnaflıktan sonra tekrar tutunmak zor. Tekrar baştan başlamanın gereği yok. Ben burada mutluyum. Bir yerlere dokunuyorum. Artık biz parasal kısmı aştık, gerek yok. Yaşıyoruz, 'Elhamdülillah' diyoruz. Yine burada devam edeceğim inşallah sağlığım el verdiği sürece." dedi.

Tdv Iyilik Atölyesi 11

- "Onunla çalışmaktan çok mutluyuz"

Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Kolları Dikiş Atölyesi sorumlusu Sevilay Akdoğan da gönüllülerle birlikte bağış yoluyla gelen ya da yürüttükleri projelerden elde edilen dantel ve kumaşlardan ürünler ürettiklerini, kadın giyimi üzerine dikiş dersleri verdiklerini anlattı.

Tdv Iyilik Atölyesi 22

Nazife Yaman'ın gönüllü olarak atölyede çalışmaya başladığı ilk dönemde depremin etkisinden henüz çıkamadığına dikkati çeken Akdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yıllardır aynı şehirde bir düzene sahip olmak, orada bir işletmesinin, çalışanlarının, kurulu bir düzeninin olması ve ertesi gün bunlardan hiçbir şeyin kalmaması çok kolay bir süreç olmuyordu onun için. Ama sonra çok güzel adapte oldu. Hem üretmekten hem burada bir şeylere faydalı olmaktan çok mutlu. Biz de onunla çalışmaktan çok mutluyuz."

Kaynak: AA

6 Şubat deprem şehitleri anıldı

6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde hayatını kaybedenlerin yad edildiği paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

"Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde ebediyete uğurladığımız vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet; geride kalan yakınlarına ve aziz milletimize tekraren başsağlığı ve sabır diliyoruz. Yüce Rabbimiz, ülkemizi ve tüm insanlığı her türlü afetten muhafaza etsin, bir daha böyle acılar yaşatmasın."

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde ebediyete uğurladığımız vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet; geride kalan yakınlarına ve aziz milletimize tekraren başsağlığı ve sabır diliyoruz.

Yüce Rabbimiz, ülkemizi ve tüm insanlığı her türlü afetten muhafaza… pic.twitter.com/q0uE5roGL9

— T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı (@diyanetbasin) February 6, 2026

Öte yandan depremin yıl dönümü münasebetiyle Osmaniye'de bulunan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Osmaniye Asri Mezarlığı'ndaki "deprem şehitliğinde" düzenlenen anma programına katıldı.

Safi Arpaguş 22-3

Kur'an-ı Kerim okunup dua edilen programda katılımcılar, afette hayatını kaybedenlerin mezarlarına karanfil bıraktı, ailelere başsağlığı diledi.

Başkan Arpaguş: Samimi dualarımız icabet bulacaktır

Ramazanın müjdecisi olarak bilinen Berat Gecesi dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yurt genelindeki tüm camilerde program düzenlendi.

Büyük Çamlıca Camii'nde, İstanbul Valisi Davut Gül'ün de katıldığı programda Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, kürsüden bu gecenin önemini anlatıp, dua etti.

TDV, Gazze'de Filistinlilere yemek dağıttı

İşgalci israil’in Gazze Şeridi’ne sınırlı sayıda insani yardım girişine izin vermesi nedeniyle kentteki gıda krizi sürüyor.

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), Gazze Şeridi’ndeki insani yardım faaliyetleri kapsamında, abluka altındaki Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Gazze kentinde yerinden edilmiş Filistinliler için yemek pişirdi.

6 Şubat’ın ardından 3 yıl! TAKVİM'e konuşan Uğur Aslan’dan sosyal medya manipülasyonlarına sert tepki: “Gerçek burada tüm çıplaklığıyla duruyor”

6 Şubat depremlerinin 3. yılında Takvim.com.tr'ye konuşan oyuncu Uğur Aslan, acının hala ilk günkü tazeliğini koruduğu Hatay ve Antakya için dikkat çeken bir çağrıda bulundu. Bölgedeki yıkımın ya da yapılan çalışmaların tek taraflı görüntülerle çarpıtılmasına tepki gösteren Aslan, yaşananların siyasi tartışmalara ve sosyal medya manipülasyonlarına alet edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Gerçek, burada tüm çıplaklığıyla duruyor” diyen Aslan, aynı zamanda sıcak bir davette de bulundu. Aslan, 'Gel kendi gözlerinle gör. Çok bir mesafede değil. Uçakla 1-1.5 saatte gelebileceğiniz bir yer artık burası. Çok da misafirperverizdir yani...' dedi.

Hatay’daki dönüşüm umut verdi, İstanbul'da risk sürüyor! Şükrü Ersoy TAKVİM’e konuştu: Erzincan'daki 4.9'luk sarsıntı...

6 Şubat 2023’te 11 ili yıkan, on binlerce canı hayattan koparan asrın felaketinin üzerinden 3 yıl geçti. Depremin simge şehirlerinden Hatay’da takvim.com.tr sahadaydı. Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, Haber Sorumlumuz Ahmet Zeren’e yaptığı açıklamada, geçmişte geciken kentsel dönüşümün yıkımı büyüttüğünü vurguladı. “Bugün gelinen nokta umut verici ama deprem gerçeği unutulmamalı” diyen Ersoy, Erzincan’da meydana gelen son deprem ve İstanbul için süren risk hakında da çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Asrın felaketinde 3. yıl... Prof. Dr. Şükrü Ersoy: ''İstanbul için hızlanmalıyız!"

Depremin 3. yılında Hatay’dan kritik uyarı: Prof. Dr. Şükrü Ersoy, kentsel dönüşümle küllerinden doğan Hatay’daki değişime dikkat çekerken, beklenen İstanbul depremi için 'Yüzde yüz hazır değiliz, çok daha fazla hızlanmalıyız' diyerek hayati bir çağrıda bulundu.

Devlet Bahçeli: “Asrın felaketi asrın inşasıyla yenildi”

MHP Lideri Devlet Bahçeli, depremin üçüncü yıl dönümünde memleketi Osmaniye’de konuştu: 'Asrın felaketi karşısında asrın inşa seferberliğiyle devleşen bir Türkiye var. 'Yapılamaz' denilen her şey yapıldı; 455 binden fazla bağımsız bölümle yaralar sarıldı, devlet her yerde olduğunu ispat etti.'

Hatay Valisi Mustafa Masatlı deprem sonrası bölgedeki mücadeleyi anlattı: Umut üstüne umut koymaya çalıştık

Hatay Valisi Mustafa Masatlı, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde Takvim.com.tr'ye konuştu. Hatay’ın yalnızca fiziki olarak değil umutla yeniden ayağa kalktığını vurgulayan Masatlı, 'Canlarımızı kaybettik ama yıkılmadık, vazgeçmedik. Taş üstüne taş koymaktan ziyade can üstüne can, umut üstüne umut koymaya çalıştık' dedi. Hatay’da konuttan eğitime, sağlıktan altyapıya kadar her alanda yeniden inşa süreci yürütüldüğünü belirten Masatlı, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla 153 bin 755 bağımsız bölümün kurasının çekildiğini, 40 binden fazla bağımsız bölümün inşaatının ise devam ettiğini kaydetti.

HPV Aşısı: Nedir, Kimlere, Ne Zaman Yapılabilir?

Human papillomavirus (HPV), dünya genelinde en yaygın cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan biridir. Bu virus kadınlarda rahim ağzı kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine neden olabilir. HPV aşısı bu tehlikeli virusa karşı etkili bir koruma yöntemi sunarak toplum sağlığında önemli bir yer tutar. Günümüzde preventif tıbbın en değerli araçlarından olan bu aşı sayesinde gelecekte ortaya […]

Salmonella Nedir?

“Salmonella nedir?” sorusu, özellikle gıda güvenliği konusunda bilinçli tüketiciler tarafından sıkça merak edilen bir konudur. Bu bakteriler, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen gıda zehirlenmelerinin en yaygın nedenlerinden biridir. Enterobacteriaceae ailesine mensup olan bu mikroorganizmalar, çeşitli gıdalarda bulunabilir ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Doğru bilgiye sahip olmak, bu bakterilerden korunmak için atılacak adımların temelini oluşturmaktadır. Salmonella bakterileri, […]

Kirli sırlarını bantla kapattı: Gazze kasabı Netanyahu’nun telefonundaki gizemli ayrıntı dünya gündeminde!

Kirli sırlarını bantla kapattı: Gazze kasabı Netanyahu’nun telefonundaki gizemli ayrıntı dünya gündeminde!
Gazze’deki saldırılarıyla tepki çeken İsrail Başbakanı Netanyahu’nun telefon kamerasını bantla kapatması dünya gündemine oturdu. Milyar dolarlık siber güvenlik yatırımlarına rağmen alınan bu ilkel...Devamı için tıklayınız

İran televizyonlarında İHA/SİHA'lar ile gövde gösterisi! ABD saldırısını caydıracak güç: MiG-29 uçakları

İran televizyonlarında İHA/SİHA'lar ile gövde gösterisi! ABD saldırısını caydıracak güç: MiG-29 uçakları
ABD ile İran arasındaki savaş gerilimi tırmanırken, Tahran’ın olası bir saldırı durumunda Katar’daki El Udeyd Hava Üssü’nü hedef alacağını açıklaması tansiyonu daha da yükseltti. İran devlet...Devamı için tıklayınız

İspanya açıklarında 10 tonluk zehir sevkiyatı: Çetin Gören çetesinin kirli planı A Haber’de deşifre edildi

İspanya açıklarında 10 tonluk zehir sevkiyatı: Çetin Gören çetesinin kirli planı A Haber’de deşifre edildi
İspanya açıklarında gerçekleştirilen ve uluslararası yankı uyandıran 10 tonluk uyuşturucu operasyonunun perde arkası A Haber’de deşifre edildi. “Gerçeğin Peşinde” programında Sabah Gazetesi Haber...Devamı için tıklayınız

Enerjisa Elektrik Aboneliği Nasıl Yapılır? Adım Adım Rehber

Yeni bir eve taşınırken veya iş yeri açarken temel ihtiyaçlar arasında elektrik hizmeti ilk sıralarda yer alır. Kesintisiz enerjiye sahip olmak, konforlu bir yaşam alanı ve verimli bir çalışma ortamı için oldukça önemlidir. Bu süreç, mevcut bir aboneliği devralmak veya tamamen yeni bir bağlantı kurmak şeklinde karşınıza çıkabilir. Enerjisa elektrik aboneliği adımları ilk bakışta karmaşık görünebilse de...

The post Enerjisa Elektrik Aboneliği Nasıl Yapılır? Adım Adım Rehber appeared first on Özgür Bilgi Kanalı.

Fıtır Sadakası Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Dijital platformu Diyanet Dijital’e konuşan Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanvekili Dr. Fatih Mehmet Aydın, Fıtır Sadakası miktarının belirlenme sürecini paylaştı.

Fıtır sadakasının İslam dinindeki önemi üzerine duran Aydın, her yıl Din İşleri Yüksek Kurulu'nun Hadis-i şerifler ışığında toplumun güncel sosyo ekonomik şartlarını dikkate alarak miktarın belirlediğini söyledi.

Aydın, bu yıl kurul tarafından 2026 yılı Ramazan ayından 2027 yılı Ramazan ayına kadar olan süre için fitre miktarının 240 TL olarak belirlendiğini bildirdi.

Fıtır sadakasının nakdi veya gıda gibi maddelerden ayni olarak da verilebileceğini belirten Dr. Aydın, belirlenen miktarın aynı zamanda günlük oruç fidyesi ve keffaretler içinde geçerli olduğunu hatırlattı.

Cuma hutbesinde din istismarına dikkat çekildi

İnsanın yaratılış hikmetlerinden birinin yeryüzünü imar etmek olduğu belirtilen hutbede, "İnsan, sahih dini bilgiye ulaştığı ölçüde hikmet üzere bir hayat inşa eder. Bu bilgiden uzaklaşıp heva ve hevesin, cehaletin ve hurafelerin peşine düştüğünde ise imar yerini ifsada, ıslah yerini bozgunculuğa bırakır." açıklamasında bulunuldu.

İslam'ın aşırılığı reddettiği vurgulanan hutbede, "İslam, Müslümanların orta yolu tutmalarını, dengeli bir hayat sürmelerini istemektedir. Durum böyleyken barış ve esenlik dini İslam'ın yüce değerlerini istismar edenler, geçmişte olduğu gibi bugün de varlığını sürdürmektedir. Bu kimselerin asıl gayesi, din kisvesi altında İslam toplumu içinde fitne ve fesat çıkarmak, Müslümanları birbirine düşürmektir." değerlendirmesi yapıldı.

- "İstismarcılar, İslam'ı kendi düşüncelerine hapsederler"

Dini istismar edenlerin kendilerini dinin tek temsilcisi gibi sunduğu ifade edilen hutbede, şunlar kaydedildi:

"Dini istismar edenler, İslam'ı kendi düşüncelerine hapsederler. Sahih dini bilgiye dayanmayan görüşlerini desteklemek için Kur'an-ı Kerim'i ve sünnet-i seniyyeyi gerçek anlamından koparıp keyfi yorumlara yönelirler. Ayrıştırıcı ve dışlayıcı söylemlerini kabul ettirebilmek için hadis-i şerifleri devre dışı bırakmaktan çekinmezler. Şirk, tekfir ve cihat gibi kavramları, cana kıymaya ve Müslümanları katletmeye aracı kılarlar."

Dinin sahibinin Allah, İslam'ı en doğru şekilde yaşayanın ise Peygamber olduğu vurgulanan hutbede, "İslam'a göre hiç kimse kendini Allah ve Resulü'nün yerine koyamaz. Onlar adına hüküm veremez. Geleneğimizden gelen dini ve tarihi birikimi yok sayamaz. Hiç kimse dinin asıl temsilcisi olarak kendini göremez. Mutlak doğrunun sadece kendisine ait olduğunu iddia edemez. Şirk ve küfür isnadıyla bir Müslümanı iman dairesinin dışına çıkaramaz. Onun canına, malına ve namusuna kastedemez." denildi.

- "İslam'a en büyük zararı verenler dini kavramları istismar edenlerdir"

Müslüman toplumların İslam'ı kendi tekelinde gören, kendinden olmayanı dışlayan tehlikeli bir anlayışla karşı karşıya olduğuna dikkat çekilen hutbede, şu ifadelere yer verildi:

"Dijital mecralarda Müslüman gençlerin zihinlerini bulandırmaya, barış dini İslam'ı şiddetle yan yana göstermeye çalışan bu aykırı gruplar, artık küresel bir problem haline gelmiştir. Birlik ve beraberliğimizi tehdit eden, geleceğimizi karartmak isteyen bu yapılara karşı dikkatli olmalıyız. Gençlerimizin sahih dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla ehil kişilerden almalarına özen göstermeliyiz. Kur'an-ı Kerim, sünnet-i seniyye ve medeniyetimizden neşet eden İslami geleneğimize sahip çıkmalıyız. İslam'a ve Müslümanlara en büyük zararı verenlerin dinimizi, değerlerimizi ve kavramlarımızı istismar edenler olduğunu unutmamalıyız."

Kaynak: AA

Ayazpaşa Camii'nde "1001 Hatim"in son hatm-i şerifi okundu

Erzurum’da, şehrin ve ülkenin afet ve belalardan korunması amacıyla yaklaşık 500 yıldır sürdürülen "1001 Hatim" geleneği sürüyor.

16'ncı yüzyılda İslam alimi Pir Ali Baba'nın başlattığı gelenek kapsamında bu yıl 19 Aralık 2025 Cuma günü başlayan hatim okumaları tarihi Ayazpaşa Camii'nde sabah namazı sonrası okunan son hatm-i şerifle tamamlandı.

Her yıl Aralık ayının ortalarında başlayıp Ocak ayının ortasına kadar süren 1001 Hatim'in son gününde tarihi Ayazpaşa Camii'nde bir araya gelen hafızlar ve vatandaşlar; gece sabaha kadar Kur'an-ı Kerim okudu.

Ayazpaşa Son Hatim

Okunan son hatm-i şerifin duasını yapan Yakutiye İlçe Müftüsü Selim Şahin, okunan hatimlerin kabul olmasını diledi.

Türkiye'nin dört bir tarafından ve yurt dışından çok sayıda katılımcının hatimlerle destek verdiği geleneğin dua programı ise Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar'ın katılımıyla 16 Ocak 2026 Cuma (bugün) günü tarihi Ulu Camii'nde gerçekleştirilecek.

Geçen yıl 76 bin 353 hatim-i şerifin okunduğu 1001 Hatim programında bu yıl 80 bin hatim-i şerifin okunması bekleniyor.

❌