Normal görünüm

Dün alınanlar — 6 Eylül 2026

Orta Vadeli Program açıklandı: İşte yıl sonu enflasyon tahmini…

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı açıkladı. Yılmaz, şunları söyledi:

“Programımızın makroekonomik çerçevesini oluştururken geçtiğimiz yıl esas aldığımız varsayımlar, bu yılın başında bölgemizdeki savaş başta olmak üzere meydana gelen hadiseler doğrultusunda güncellenmiştir.

Geçtiğimiz OVP’deki varsayımların başında gelen küresel büyüme tahmini aşağı yönlü revize edilmektedir. Geçtiğimiz yıl OVP’yi hazırlarken, uluslararası kuruluşların tahminleriyle uyumlu olarak 2026 yılı için 64,3 dolar olarak varsaydığımız brent petrol fiyatı ortalamada 89,3 dolara yükselmiştir.

Küresel enflasyon tahmini yüzde 3,6’dan yüze 4,7’ye yükselmiş durumdadır. Özellikle savaşla birlikte enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskılar ve başlıca ticaret ortaklarımızdaki zayıflama, doğal olarak 2026 yılı ekonomik tahminlerimize yansımıştır.

‘2026 BÜYÜME TAHMİNİMİZİ YÜZDE 3,3 OLARAK GÜNCELLEDİK; YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİMİZ YÜZDE 28,4’E YÜKSELDİ’

2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz yüzde 2,3’e gerilerken yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 28,4’e yükseldi. Enerji fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle enerji ithalatı tahminimiz 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselirken, dış ticaret açığı tahmini 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkmıştır. Buna bağlı olarak cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin tahmini de yüzde 2,6 olarak güncelledik. Turizm gelirleri tahminimiz savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edilmiştir.

Bu güncellemeler, programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir. Yıllar içerisinde ihracat pazarlarını çeşitlendiren ülkemizin mevcut pazardaki güçlü konumunu korurken yeni pazarlara erişimini arttırma, ihracatımızı bölgesel ve küresel şoklara karşı daha dayanıklı hale getirme çabamız önümüzdeki dönemde devam edecektir.

Programımızı hayata geçirdiğimiz günden bu yana temel önceliğimiz makroekonomik istikrarı güçlendirmek, ekonomide dengelenmeyi sağlamak, enflasyonu kalıcı biçimde düşürmek ve kazanımlarımızı sürdürülebilir hale getirmek olmuştur.

Uyguladığımız politikalar çerçevesinde TL’ye güven artarak devam etmiş, TL mevduatımızın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesi izlediğimiz politikaların isabetli olduğunun diğer bir somut göstergesidir.

‘REZERVLER 188,2 MİLYAR DOLARA ULAŞTI’

Kararlılıkla uyguladığımız politikalarla küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerimiz 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaşmıştır. Rezervlerde sağlanan bu güçlü artış ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını desteklemektedir.

Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz önemli ölçüde gerilemiş ve 700’lü seviyelerden bugün 220’nin altına inmiştir. Bu önemli gelişme, risk primlerimizin düşmesi gerek kamunun gerekse özel kesimin borçlanmalarında faiz yükünü aşağıya çekmektedir.

Cari işlemler açığının milli gelire oranı 2024 yılı Haziran ayında yüzde 1,8, 2025 yılı Haziran ayında ise yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılında bu oran, yüzde 2,3’e yükselmiştir. Bu yükselişin içinde baktığımızda 0,7 puanlık farkın savaş nedeniyle geldiğini hesaplamaktayız. Dolayısıyla bunu çıktığınız zaman aslında yapısal bir bozulma olmadığını çok rahat bir şekilde görüyoruz.

Programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe katettik. 2024 yılı Mayıs’ında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon uyguladığımız politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girmiştir. Bu güçlü düşüş eğilimi, savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaşmıştır. 2026 Ağustos itibarıyla yüze 31,5 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 seviyelerinde olmasını bekliyoruz.

GELECEK YILLLARIN ENFLASYON HEDEFLERİ

TÜFE sepetinin yüzde 34,5’unu oluşturan gıda, akaryakıt, doğalgaz ve ulaştırma hizmetlerinden oluşturduğumuz endekste savaş kaynaklı belirgin bir yükseliş görmekteyiz. Buna karşılık savaştan doğrudan etkilenen bu kalemleri dışarıda bıraktığımızda enflasyonun ana eğilimindeki aşağı yönlü seyrin devam ettiğini görüyoruz. Dolayısıyla mevcut veriler bize son dönemde manşet enflasyondaki düşüşün yavaşlamasında programın temel dinamiklerinden ziyade savaşın doğrudan etkilediği ve tüfe sepetinde önemli bir ağırlığa sahip olan kalemlerden gelen ilave fiyat baskılarının etkili olduğunu göstermektedir.

Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki maliyeti enflasyon artışına etkisi 7 puana yakın hesaplanmaktadır. Uyguladığımız tasarruf genelgesiyle harcama disiplinini güçlendirdik.

Genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı uzun dönem ortalaması olan yüze 4,6’dan 2024 yılında 3,1’e, 2025 yılında ise yüzde 2,9 seviyesine geriledi. Bu yöndeki kararlılığımızı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.

‘MİLLİ GELİR 2026’DA 1,8 TRİLYON DOLARI AŞACAK’

2002 yılında 238 milyar dolar olan ekonomik büyüklüğümüz 3 bin 600 dolar civarında bir kişi başına gelirimiz vardı. 2026 yılı sonunda milli gelirimizin Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına milli gelirimizin de yine ilk kez 20 bin doları geçmesini bekliyoruz. Türkiye’nin 2026 yılında yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğinin üzerinde olacağını tahmin ediyoruz. 2026 yılında dünyada nominal olarak 16. büyük ekonomi, satın alma gücü paritesine göre 11’inci büyük ekonomi konumumuzu sürdüreceğiz.

Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek ve mali disiplinimizi güçlü şekilde muhafaza etmektir.

Büyümenin toplumun tüm kesimlerine daha güçlü şekilde yansıması amacıyla istihdamı arttıracak, atıl iş gücünü azaltacağız. Enerji başta kritik girdilerde arz güvenliğimizi güçlendirecek ve arz şoklarının ekonomi üzerindeki şokların etkilerini en aza indirecek politikaları hayata geçireceğiz. Programda öngördüğümüz yapısal reformlarla verimliliği ve rekabet gücümüzü yükselteceğiz.

Yaptığımız düzenlemeler ile uluslararası doğrudan yatırımları arttırmayı, rekabetçi bir transit ticaret merkezi oluşturmayı, küresel yeteneklerin, girişimcilerin, teknoloji şirketlerinin ve çok uluslu firmaların merkez operasyonlarını ülkemize çekmeyi amaçladık.

‘2027-2029 DÖNEMİNDE BÜYÜME YÜZDE 5’E ULAŞACAK’

2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediğimiz büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2’ye, 2028 yılında yüzde 4,6’ya, 2029 yılında ise yüzde 5’e ulaşmasını öngörüyoruz.

Yeni Program döneminde, makroekonomik istikrarla uyumlu, üretim kapasitesini ve verimliliği artıran, enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir büyüme anlayışı içindeyiz. Bunun için büyümenin niteliğini dönüştürüyoruz. Tarımda teknoloji ve verimlilik artışını, sanayide üretim kapasitesi ile teknoloji yoğunluğunun yükseltilmesini, hizmetlerde ise bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin daha fazla ön plana çıkmasını sağlayacağız.

Beşeri sermayemizi güçlendirirken, kamu yatırımlarının özel sektör yatırımları açısından ön açıcı ve tamamlayıcı olmasına özen göstereceğiz. Bu yaklaşımın merkezinde verimlilik yer alıyor. Kaynaklarımızı daha etkin kullanan, teknolojiyi üretim süreçlerine güçlü bir şekilde dahil eden ve toplam faktör verimliliğini kalıcı olarak artıran bir ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Nitekim program döneminde her yıl ortalama faktör verimliliğinin, toplam faktör verimliliğinin 1,1 puanlık bir büyüme desteği getirmesini bekliyoruz.

‘İŞSİZLİK ORANI 2029’DA YÜZDE 7,6’YA DÜŞECEK’

Büyüme kadar öncelik verdiğimiz bir diğer temel alan istihdamdır. 2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını 2027’de yüzde 8’e, 2028’de yüzde 7,8’e, 2029’da ise yüzde 7,6’ya düşürmeyi hedefliyoruz. Program döneminde ekonomimize yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırarak iş gücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilir büyüme hedefimizle birlikte, programımızın önceliği dezenflasyon sürecini kararlılıkla sürdürerek fiyat istikrarını kalıcı bir şekilde tesis etmektir. 2026’da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun 2027 yılında yüzde 21’e, 2028 yılında yüzde 13,5’e, 2029 yılında yüzde 9’a gerileyerek program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz.

‘CARİ İŞLEMLER AÇIĞI KADEMELİ OLARAK GERİLEYECEK’

Dış dengede, küresel ticarette artan yeni nesil korumacılık eğilimlerine, jeopolitik gerilimlere ve ticaret politikalarındaki belirsizliklere rağmen cari işlemler açığını sürdürülebilir seviyelerde tuttuk. Program döneminde bölgemizdeki savaşın etkisinin azalmasıyla birlikte cari işlemler açığının yeniden kademeli olarak gerilemesini, 2027 yılında yüzde 1,9’a, 2028 yılında yüzd 1,8’e, 2029 yılında ise yüzde 1,6’ya düşmesini öngörüyoruz. Programda bütçe açığının kademeli bir şekilde düşürülmesini hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl 2026 için yüzde 3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığının milli gelire oranının aldığımız tedbirlerle bu yıl yüzde 3,1 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz.”

Saray’dan ‘seçim tarihi’ sorusuna yanıt

2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı açıklayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Seçim süreci ile ilgili soruya yanıt veren Yılmaz, “Biz bu programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık, 2028 baharı veya yazına doğru. Orada bir spekülatif varsayımın içinde olmadık” dedi.

“Bu konular Meclis’imizin karar vereceği konu” diyen Yılmaz, “Seçimi biraz daha öne alacaksa o Meclis’in takdirinde. Şimdiden bir varsayım yapmamız doğru olmaz diye düşündük” ifadelerini kullandı.

YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNDE 12 PUANLIK YÜKSELİŞ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı açıklamıştı.

Buna göre, yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 16’dan yüzde 28,4’e yükseldi.

Enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesi öngörüldü.

Dünden önceki gün alınanlar

Cevdet Yılmaz’dan KKTC’ye taziye ziyareti

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ı Ercan Havalimanı’nda KKTC Başbakanı Ünal Üstel karşıladı. Yılmaz’ın, gemi faciasında kayıp yakınlarını bekleyen aileler ve Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a taziye ziyaretinde bulunacağı öğrenildi.

Cem Yılmaz hastaneye kaldırıldı

Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy’deki evinde rahatsızlanan Cem Yılmaz, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, göğüs ağrısı şikayeti bulunan Yılmaz’ı ambulansla Ayvacık Devlet Hastanesi’ne götürdü.

Buradaki ilk müdahalenin ardından Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen Yılmaz’a anjiyo yapıldı. Yılmaz, işlemin ardından Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altına alındı.

BAKAN MEMİŞOĞLU: GENEL DURUMU İYİ

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yılmaz’ın genel durumunun iyi olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Değerli sanatçımız Cem Yılmaz’ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir.

Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum.”

CAN YILMAZ’DAN AÇIKLAMA GELDİ

Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz, kardeşinin sağlık durumuna ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Cem Yılmaz’ın durumu iyi. Geçirdiği kalp spazmının ardından gerekli müdahale vakit kaybetmeden yapıldı ve tedavi süreci başarıyla tamamlandı. Kendisi şu anda doktorlarının kontrolünde dinleniyor. Bu süreçte arayan, mesaj atan, dua eden ve iyi dileklerini gönderen herkese ayrı ayrı teşekkür ederiz.”

CHP’li Yavuzyılmaz: 2012-2019 arasında İBB’de genel teftiş yapılmamış

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde(İBB) AK Parti döneminde; 2012-2019 yılları arasında İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri tarafından hiçbir ‘Genel Teftiş’ yapılmadığını belgelerle tespit ettiklerini ifade etti.

Image

Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Yargıdan kaçarsa AKP kaçar İstanbul Büyükşehir Belediyesinde AKP döneminde; 2012-2019 yılları arasında İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri tarafından hiçbir ‘Genel Teftiş’ yapılmadığını tespit ettik CHP döneminde ise; 2020-2025 yılları arasındaki İBB’nin tüm iş ve işlemleri mülkiye müfettişleri tarafından ‘Genel Teftişe’ tabi tutuldu. Bunun adı, İBB’de AKP dönemindeki tüm iş ve işlemlerin, ihaleler, tahsisler, bağış adı altındaki tüm işlemlerin denetimden ve yargıdan kaçırılmasıdır!”

Image

 

Cumhurbaşkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2026 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

AA

TBMM (AA) – Genel Kurulda, bütçeler üzerindeki konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kendisini ispat etmiştir
  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan: İstihdamı yıllık ortalama 842 bin kişi artırmayı hedefliyoruz

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığının eskiye göre daha fazla harcama yaptığı iddialarına tepki gösterdi.

Yılmaz, şöyle konuştu:

“Rakamlar sizi doğrulamıyor. Az önce söyledim. Binde 1,1 ya da 1,2 civarında harcama söz konusu. Eski sisteme göre daha düşük bir harcama. Kaldı ki şunu da söylemek zorundayım. Cumhur İttifakı’nın adayı olan Cumhurbaşkanımız değil de rakibi seçilmiş olsaydı, şimdi 6 tane cumhurbaşkanı yardımcısı olacaktı. Kim bilir kaç tane bakan olacaktı; 90’lı yıllarda koalisyon hükümetleri dönemlerinde 35, 36’ları bulmuş. Muhtemelen 30’un üstünde de bakan olurdu. Asıl o zaman cumhurbaşkanlığı makamı israf noktasına dönüşürdü. Bir de resmi resmi ilan edilen cumhurbaşkanı yardımcılarının dışında da kimlere cumhurbaşkanı yardımcılığı sözü verildi onu da bilmiyoruz. Onları da eklerseniz çok daha fazla olur.”

Belediyelerin asli işinin vatandaşlara temiz ve sağlıklı içme suyunu ulaştırmak, trafik sorununu çözmek, yeşil alanları arttırmak ve daha yaşanabilir bir şehir ortamı oluşturmaktan geçtiğini vurgulayan Yılmaz, “‘Bu altyapıları bırakıp, bu önemli temel işleri bırakıp, başka işlerle uğraşıyor, doğru yapmıyorlar’ dedim. Siz bunu haklı buluyorsanız aynı anlayışla devam edin. Ben ısrarla aynı şeyi söylüyorum.” dedi.

Muhalefetin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin halka açık olmadığı yönündeki iddialarına da tepki gösteren Yılmaz, şunları kaydetti:

“Bir defa orada bir cami var. Cuma dahil namazlar kılınıyor ve herkes geliyor. Kütüphane 7 gün 24 saat açık. Kongre Merkezi açık. Ayrıca, Külliye’nin daha resmi bölümlerini gezmek isteyenler için belki Ali Mahir (Başarır) Bey de gezmek isteyebilir. O yüzden adresi söyleyeyim: ziyaret.tccb.gov.tr/. Turist olsun, vatandaşımız olsun herkes bu siteye girebilir. ‘Gezmek istiyorum’ diyebilir ve bunlar belli bir sistem içinde gezdiriliyorlar. Yani ‘vatandaşa açık değil’ ifadeniz doğru değil. Lütfen gezmek istiyorsanız bu siteye girebilirsiniz veya benden randevu istersiniz ben gezdiririm.”

Örtülü ödeneğin tüm ülkelerde kullanılan devletin milli güvenliğine ilişkin, devletin ihtiyaçları için kullanılan bir mekanizma olduğunu ifade eden Yılmaz, bunun sınırsız bir mekanizma da olmadığını, kanunlarla sınır konulduğunu söyledi.

Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Nedir bu sınır? ‘Bütçe başlangıç ödeneğinin binde 5’ini geçemez’ demiş kanunlarımız. Geçen yıl itibarıyla, 2024 yılında, genel bütçe başlangıç ödeneğinin 10 binde beşini kullanmış Cumhurbaşkanımız. 10 kat daha altında limitin bir kullanım söz konusu. Bu yıl itibarıyla 10 binde üç civarında kullanım. Öyle ifade ettiğiniz gibi sanki bütçenin tamamı büyük bir kısmı bu işlere harcanıyormuş gibi ifadeler doğru değil ama ihtiyaç oldukça da elbette kullanılacak. Tüm ülkelerin kullandığı gibi.”

Cumhurbaşkanlığındaki taşıt sayılarına ilişkin de bilgi veren Yılmaz, “Cumhurbaşkanlığında ihtiyaç çıkabilir, acil bir şey olabilir diye 20 taşıt koyuyoruz. Doğru. Ama 2024 yılında sadece 7 taşıt alınmış. 2025 yılında yine 20 taşıt koymuşuz. Şu ana kadar bir tane bile alınmamış. NATO zirvesi geliyor, belki onun için bir ihtiyaç olursa bir alım yapılabilir. Yapılmaz demiyorum ama genelde bu 20 taşıt konuyor. Bir ihtiyat ödeneği olarak konuyor. Acil bir ihtiyaç çıkar kullanılabilir diye konuyor. Ama geçmişe baktığınız zaman bunun pek de kullanılmadığını görüyoruz.” şeklinde konuştu.

Kadınlarla ilgili sorular sorulduğuna değinen Yılmaz, “Kadınlarla ilgili meseleyi sadece LGBT kontekstinde tartışıyorsanız kadınlara büyük bir haksızlık yapıyorsunuz. Birincisi bu. İkincisi küreselci söylemlerin etkisi altındasınız ve geçmişe bakarsak oryantalist bir bakış açısıyla kendi toplumunuza bakıyorsunuz. Bu uzun bir entelektüel tartışma. Ama bakış açınıza hiçbir şekilde katılmadığımı, Kürt halkının da sizin bu bakış açınıza en küçük bir prim vermeyeceğini de buradan ifade etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, açlık yoksulluk sınırı ile ilgili de, Türkiye’nin en son mutlak yoksulluğu 2015’te ölçtüğünü hatırlatarak, resmi olarak artık mutlak yoksulluğun ölçülmediğini, göreli yoksulluğun ölçüldüğünü ifade etti.

Yılmaz, şunları kaydetti:

“Türkiye’de açlık ve yoksulluk sınırı dediğiniz TÜRK-İŞ’in yaptığı hesaplamalar. Yoksulluk olarak hesapladığı geçen ay gördüm televizyonlardan 97 bin lira. Yani neredeyse 2 bin 500 dolara yakın bir geliri olanı yoksul olarak tarif ediyor. Siz 5 bin dolar da dersiniz. Açık arttırmaya da çıkabilirsiniz. Tüm toplumu da yoksul ilan edebilirsiniz. Ama bir uluslararası ölçüte, istatistiğe dayalı bir yaklaşım değil bu. Sendikal olarak hazırlanmış muhtemelen sendikal taleplerine baz teşkil etmek üzere yapılan çalışmalar. Biz elbette en küçük yoksulluk oranıyla da mücadele etmeye devam edeceğiz. Güçlü bir sosyal politikayla yolumuza devam edeceğiz.”

“Milletimizin vicdanını yaralayacak hiçbir ihmale asla müsaade etmeyeceğiz”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bütçesinin 2026’da 7 trilyon 130 milyar lira olacağının öngörüldüğünü belirtti.

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikasında çıkan yangını hatırlatan Işıkhan, bu konuda adli ve idari soruşturmanın sürdüğünü aktardı.

Işıkhan, elim facianın ilk anından itibaren ailelerin yanında durduğunu, devlet olarak kimseyi yalnız bırakmadıklarını dile getirdi.

Yargının yürüttüğü soruşturmayı titizlikle takip ettiklerini bildiren Işıkhan, idari açıdan üzerlerine düşen sorumluluğu gecikmeden yerine getirdiklerini vurguladı.

Işıkhan, yaşanan olaya ilişkin görevden alınanlarla ilgili bilgi vererek, “Hem adli hem de idari soruşturmalar eş zamanlı devam etmektedir. İhmali, kusuru, sorumluluğu kim varsa gözünün yaşına bakmadan gerekli işlemi yapacağız. Suçluların ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi için bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Milletimizin vicdanını yaralayacak hiçbir ihmale asla müsaade etmeyeceğiz.” diye konuştu.

SMA tedavisinde kullanılan “Nusinersen” etkin maddeli ilacın bedelinin Tip-1 hastalar için 2017’den, Tip-2 ve Tip-3 hastalar için de 2019’dan itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılandığını bildiren Işıkhan, Sağlık Uygulama Tebliği’nde yer alan ödeme kriterlerin de yenidoğan SMA taraması kapsamında, tarama sonucu, genetik analizi pozitif hastalarda da ödenecek şekilde düzenleme yaptıklarını anlattı.

Işıkhan, şu ifadeleri kullandı:

“SMA hastalarının tedavisinde kullanılan ve halihazırda geri ödeme kapsamında Nusinersen etkin maddeli ilaca alternatif oral yolla kullanılacak Risdiplam etkin maddeli ilaç 2025 yılında hastalarımızın erişimine sunulmuştur. SMA hastalarının ilaçlarının geri ödeme kapsamındaki düzenlemeleri gözden geçirdik. SGK tarafından SMA’lı hastalarımızın talepleri karşılanmaktadır.”

Özel hastanelere yapılan ödemelerinin tedavi harcamalarındaki payının geçen yılın sonunda yüzde 10,45’e düştüğünü belirten Işıkhan, bu oranın 2025’in ilk 7 ayında 6,78’e gerilediğini dile getirdi. Işıkhan, “Özel hastanelere aktarılan pay artıyor ifadesi gerçeği yansıtmamaktadır.” dedi.

Görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yanı sıra Mesleki Yeterlilik Kurumu, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, İletişim Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığının 2026 yılı bütçeleri kabul edildi.

Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, birleşimi, yarın saat 11.00’de toplanmak üzere kapattı.

Muhabir: Kemal Karadağ,Oğuzhan Sarı,Özcan Yıldırım,Merve Yıldızalp Yormaz

Yapıtları Süleymaniye’de sergilenen Bursevi’nin “Ruhul Beyan”ı koleksiyon eseri olarak basılacak

AA

İSTANBUL (AA) – Sergide Bursevi’nin TÜYEK’e bağlı başta Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi olmak üzere diğer kütüphanelerden toplanan 30’dan fazla eseri yer alıyor.

TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz, Osmanlı döneminin önde gelen mutasavvıf, müfessir, şair ve alimlerinden Bursevi’ye ve eserlerine ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.

Yılmaz, Bursevi’nin Osmanlıda yetişmiş büyük bir alim ve irfan ehli olduğunu belirterek, “En çok eser verimli müelliflerden. Bulgaristan’da dünyaya geliyor. 20 Temmuz 1725, onun vefat tarihi ve bu sene onun vefatının 300. seneidevriyesi. Osmanlı coğrafyasının büyük bir çoğunluğunu gezmiş, İstanbul’da görev yapmış. Büyük hocalardan eğitim görmüş, irşatla görevlendirmiş ama ağırlıklı olarak vazife gördüğü yer Bursa.” dedi.

“Hem kalem hem kelam hem de kılıç ehli”

Yılmaz, İsmail Hakkı Bursevi’nin Bursa’da dergah kurduğunu, aynı zamanda Bursa Ulu Cami’de vaizlik yaptığını anlattı.

“Ulu Cami’de tefsir dersleri veriyor.” diyen Yılmaz, şöyle devam etti:

“Onun önemli eseri ‘Ruhul Beyan’, bu camideki tefsir derslerinden oluşuyor. Çok verimli ve müessir bir alim. Kendi yaşadığı devirde 17. yüzyılın sonu, 18. yüzyılın başlarında geniş Osmanlı coğrafyasında müessir olmuş. Alim, edip, müfessir, şeyh oluşunun yanında onu farklı kılan şeylerden birisi de elde kılıç savaşa iştirak etmiş. Cephede bizzat savaşmış ve yaralanmış yani hem kalem hem kelam hem de kılıç ehli. Bu da aslında ideal bir alimin temel vasıflarının yansımasıdır.”

Yılmaz, Bursevi’nin yaşamıyla ve yaptıklarıyla “üsve-i hasene” olduğunu vurgulayarak, “Tesiri yaşadığı yüzyılla sınırlı olmayan, sonraki asırlarda da devam eden ve günümüzde de geniş kitlelerin istifa ettiği bir isim. Sadece Türkiye sınırlarıyla değil ‘Ruhul Beyan’ eseri başta olmak üzere, diğer eserleriyle de dünyada ilgi gören bir isim.” diye konuştu.

“Bursevi’nin tespit edilmiş eser sayısı 120”

TÜYEK olarak önemli şahsiyetleri vefatlarının 50’nci, 100’üncü ve 300’üncü yılında anmak adına programlar düzenlediklerini söyleyen Coşkun Yılmaz, Bursevi’nin vefatının 300’üncü yılında da eserlerinden oluşan serginin yanı sıra anma programı gerçekleştirdiklerini, aynı zamanda eserlerini neşrettiklerini belirtti.

Yılmaz, İsmail Hakkı Bursevi’nin 300. vefat yılına özel hazırlanan Süleymaniye Külliyesi’ndeki sergide kaleminden çıkan önemli eserlerin yer aldığına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Kendi el yazısı örnekleri var. Tabii kendisi Hafız Osman’ın talebesi. Bu anlamda iyi bir hattat olduğunu da söyleyebiliriz. Bugüne kadar Bursevi’nin tespit edilmiş eser sayısı 120 ama çalışmalar yoğunlaştıkça onun çok daha fazla eserinin olduğunu görüyoruz. Kendisiyle ilgili 60’tan fazla doktora tezi yapılmış fakat tüm bunların yanında Bursevi’yi anlamak ve anlatmak için daha çok çalışılması gerekiyor. TÜYEK olarak biz de bu sergiyi açtık. Ziyaretçilerimiz gelsinler, onun eserlerini görsünler, onun dünyasıyla buluşsunlar istedik. Bursa’da da geçtiğimiz haftalarda neşrettiğimiz iki ciltlik meşhur eseri ‘Sübhatü’s-Salikin’in tanıtım toplantısını gerçekleştirdik. Kabri başında hatim duası yaptık. Bundan sonra da onun hakkında bazı faaliyetlerimiz olacak.”

Bursevi’nin yazdığı 16 defter halindeki “Ruhul Beyan” adlı tefsir eserini, onun elinden çıkmış haliyle belirli sayıda Bursa Valiliği ile bastıracaklarının bilgisini veren Yılmaz, “Ruhul Beyan’ı bu yıl içerisinde koleksiyon eseri olarak basacağız. Hazırlıklara başladık. İsmail Hakkı Bursevi’nin dijital ortamda eserleri yer alıyor ama Ruhul Beyan’ı bastırdıktan sonra PDF formatında da eseri, yine internet ortamında herkesin istifadesine sunacağız. Üstadın başka eserlerini de yayınlamaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Aişe Hümeyra Akgün

CHP’li Yavuzyılmaz: Yunus Emre Vakfı’nda 43 milyon liralık yolsuzluk tespit ettik

CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Yunus Emre Vakfı’nda beş ayda yapılan 61 ihalede 43 milyon TL’lik yolsuzluk tespit ettiklerini ileri sürdü.

Vakıf kaynaklarının sistematik şekilde zarara uğratıldığını savunan Yavuzyılmaz, dosyada AKP’li bir bakan ile MHP’li bir yöneticinin aile bireylerinin adının geçtiğini belirtti.

Yavuzyılmaz, X hesabından şu ifadeleri paylaştı:

“Organize işler! AK Parti’nin bir ahtapot gibi sardığı Yunus Emre Vakfı’nda; Anka Kongre Turizm adlı organizasyon şirketinin 5 ayda kazandığı 61 ihalede yolsuzluk yapıldığını tespit ettik. Yolsuzluk tutarı: 1 milyon 120 bin 38 Dolar. Güncel kurla: 43 milyon 457 bin TL. Dosyada AK Partili bir Bakanın ve MHP’li bir yöneticinin, aile bireylerinin de adı geçiyor.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu müfettişlerince yapılan soruşturmaya göre: İhalelerin satın alma dosyalarının baştan sona uydurma veya kurgulanmış olduğu, teklif süreçlerinin göstermelik yürütüldüğü, piyasa araştırmalarının gerçekçi olmadığı, alım süreçlerinin belirli bir firmanın lehine olacak şekilde yürütüldüğü, 5 ayda 61 ihaleyi kazanan firmanın tek bir çalışanının olduğu, ofisinin Sanal Ofis olduğu, aynı kişiye ait şirketlerin aynı ihaleye teklif verdiği, ihaleye giren üçüncü firmaların adına sahte teklif belgeleri düzenlendiği, ihale süreçlerinin manipüle edildiği, haksız kazanç sağlandığı, satın alma süreçlerine fesat karıştırıldığı, sahte hizmet ifa tutanakları düzenlendiği, vakıf kaynaklarının bilinçli ve sistematik zarara uğratıldığı, bu doğrultuda satın alma evraklarında ve banka ödeme talimatlarında imzası bulunan kişiler ve şirket yetkilisinin, kendileri ve/veya başkalarının lehine menfaat temin ettikleri tespit ediliyor.

Satın alma onay belgeleri ve piyasa araştırma tutanaklarında imzası olanlar: Enstitü Başkanı Şeref Ateş (kaçak), Başkan Yrd. Rahmi Göktaş (serbest), Daire Başkanı Murat Çakır (tutuklu). Ayrıca bu kişiler satın alma komisyonunda da yer alıyor.

Vakıftan şirkete banka ödeme talimatlarını verenler: Enstitü Başkanı Şeref Ateş (kaçak), Başkan Yrd. Kutalmış Yalçın (serbest), Daire Başkanı Safiye Yurduseven (tutuklu)

Kaynak: Soruşturma Dosyası, İhale Tablosu, Satın alma onay belgesi örneği, Piyasa araştırma tutanağı örneği, Satın alma komisyonu örneği, Banka havale talimatı örneği”

 

İliç komisyonu karıştı: ‘Murat Kurum asli kusurlu’

TBMM İliç Kazasını Araştırma Komisyonu 12. toplantısında Hacettepe ve Dokuz Eylül üniversitesinden akademisyenler sunum yaptı.

Anka’nın haberine göre CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un 2021 yılında şirketin kapasite artışına “ÇED olumlu” kararı verdiği hatırlatarak, faciadan sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerinin “asli kusurlu” bulunması nedeniyle komisyonda dinlenmesini talep etti.

Komisyona talebini ilişkin dilekçe sunan Yavuzyılmaz, ayrıca maden faciasında hayatını kaybeden 9 işçinin de ailelerinin dinlenilmesini de istedi. Komisyon’da AKP ve MHP’li komisyon üyeleri Yavuzyılmaz’ın talebine “Siyasi şov yapma” tepkisi verdi.

Yavuzyılmaz, “Şov yapmak Murat Kurum’u tekrar çevre Bakanı olarak atamaktır.” dedi. AKP’li ve MHP’li vekiller ise “Sana mı soracağız?” diye karşılık verdi.

Yavuzyılmaz, vekillere “Murat Kurum’un çağırılması gerekiyor. Siz de sorsanıza aynı kaygı niye siz de yok. Dönemin Çevre Bakanının buraya gelip gelmemesi ile ilgili bir kaygınız var mı?” diye sordu.

💾

TBMM İliç Kazasını Araştırma Komisyonu 12. toplantısında Hacettepe ve Dokuz Eylül üniversitesinden akademisyenler sunum yaptı.

HKP’den ‘Şevki Yılmaz’ açıklaması: Soyu hainlere dayanıyor

II. Abdülhamid’in 4. kuşak torunu olan Orhan Osmanoğlu’nun kızı Berna Osmanoğlu’nun düğününde Refah Partisi eski milletvekili Şevki Yılmaz’ın Atatürk’e yönelik hakaretleri kamuoyunda büyük tepkiye yol açmıştı. Düğünde bulunan İlber Ortaylı’nın ise yaşananlara sessiz kalması kamuoyunda tepkiye neden olmuştu.

thumbnail
İlişkili Haber
Şevki Yılmaz nikahta Atatürk’e kin kustu: İlber Ortaylı’dan yeni açıklama
20:35

İlber Ortaylı, gelen tepkilerin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Ortaylı açıklamasında, “Eski bir milletvekilinin yersiz konuşmalarını tasvip etmem mümkün değildir. Rahatsızlığımı da sıra bana gelince belirttim. Bunlar tarih bilmeyen insanların kahvehane köşelerine yakışan sözleridir. Açık bir Atatürk düşmanlığıdır” ifadelerine yer verdi.

thumbnail
İlişkili Haber
Şevki Yılmaz’ın Atatürk’e başka hakareti ortaya çıktı
23:37

HKP’DEN AÇIKLAMA

Halkın Kurtuluş Partisi, Atatürk’e hakaret eden gerici Şevki Yılmaz hakkında bir açıklama yayımladı.

Yılmaz’ın ‘ortaçağcı insan sefaleti’ sözleriyle nitelendirildiği açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Şevki Yılmaz adlı kaşar Ortaçağcı, Antiemperyalist Birinci Ulusal Kuruluş Savaşı’mızın Ölümsüz Önderi Mustafa Kemal’e “soysuz” diyerek hakaret etme haysiyetsizliğinde bulundu. Biz de diyoruz ki; Şevki Yılmaz’ın soyu, milyonlarca insanımızın canı pahasına zafere ulaştırdığımız Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızı daha en başından arkadan hançerleyen emperyalist uşağı hainlere dayanır. O zamanlar İngiliz Emperyalizmine hizmet eden halk düşmanlarının torunları, bugün de tıpkı Şevki Yılmaz adlı Ortaçağcı insan sefaleti gibi ABD-AB Emperyalist Haydutlarına uşaklık etmektedir. Genel Başkan’ımız Nurullah Efe Ankut’un söylediği gibi; Mustafa Kemal, Bayrak demektir Türkiye Cumhuriyeti için. Bu Devletin, bu Cumhuriyetin kurucusudur, kurucu lideridir Mustafa Kemal. Ona saldırmak Bayrağa saldırmakla eşdeğerdir. Mustafa Kemal’e karşı yapılan bu hakareti sineye çekmeyeceğiz!”

Şevki Yılmaz adlı kaşar Ortaçağcı, Antiemperyalist Birinci Ulusal Kuruluş Savaşı’mızın Ölümsüz Önderi Mustafa Kemal’e “soysuz” diyerek hakaret etme haysiyetsizliğinde bulundu.

Biz de diyoruz ki; Şevki Yılmaz’ın soyu, milyonlarca insanımızın canı pahasına zafere ulaştırdığımız… pic.twitter.com/WFpnW1LS4f

— HKP (@kurtuluspartisi) February 19, 2024

Muharrem İnce’den Şevki Yılmaz’a şiirli yanıt: Atatürk’e soysuz demiş itin birisi

II. Abdülhamid’in 4. kuşak torunu olan Orhan Osmanoğlu’nun kızı Berna Osmanoğlu’nun düğününde Refah Partisi eski milletvekili Şevki Yılmaz’ın Atatürk’e yönelik hakaretleri kamuoyunda büyük tepkiye yol açmıştı. Düğünde bulunan İlber Ortaylı’nın ise yaşananlara sessiz kalması kamuoyunda tepkiye neden olmuştu.

thumbnail
İlişkili Haber
Şevki Yılmaz nikahta Atatürk’e kin kustu: İlber Ortaylı’dan yeni açıklama
20:35

İlber Ortaylı, gelen tepkilerin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Ortaylı açıklamasında, “Eski bir milletvekilinin yersiz konuşmalarını tasvip etmem mümkün değildir. Rahatsızlığımı da sıra bana gelince belirttim. Bunlar tarih bilmeyen insanların kahvehane köşelerine yakışan sözleridir. Açık bir Atatürk düşmanlığıdır” ifadelerine yer verdi.

thumbnail
İlişkili Haber
Şevki Yılmaz’ın Atatürk’e başka hakareti ortaya çıktı
23:37

‘İTİN BİRİSİ…’

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin, sosyal medya hesabından “Atatürk’e soysuz demiş itin birisi / soysuz kimmiş babana sor hele” sözleriyle başladığı şiirin tamamı şu şekilde:

Muharrem İnce’nin şiiri şu şekilde;

“Atatürk’e soysuz demiş itin birisi

Soysuz kimmiş babana sor hele

Arı namusu çatlamış ayı irisi

Sen bizim köylerden geç hele

Bu herifin önü sonu ayandır

Anlayana benim sözüm beyandır

Seni adam yerine koyan hayvan oğlu hayvandır

Gel de o sözü burada söyle hele” 

SUÇ DUYURUSU

Öte yandan Memleket Partisi tarafından yapılan açıklamada, Atatürk’e hakaret eden Şevki Yılmaz hakkında suç duyurusunda bulunulduğu açıklandı.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, “soysuz” diyerek açıkça hakaret eden Refah Partisi Rize Eski Milletvekili Şevki Yılmaz adlı şahıs hakkında suç duyurusunda bulunduk. İlgili makamların şahıs hakkında gerekli işlemleri yapmasını talep…

— Memleket Partisi (@MemleketimParti) February 19, 2024

Şevki Yılmaz’ın Atatürk’e başka hakareti ortaya çıktı

II. Abdülhamid’in 4. kuşak torunu olan Orhan Osmanoğlu’nun kızı Berna Osmanoğlu’nun düğününde Refah Partisi eski milletvekili Şevki Yılmaz’ın Atatürk’e yönelik hakaretleri kamuoyunda büyük tepkiye yol açmıştı. Düğünde bulunan İlber Ortaylı’nın ise yaşananlara sessiz kalması kamuoyunda tepkiye neden olmuştu.

İlber Ortaylı, gelen tepkilerin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Ortaylı açıklamasında, “Eski bir milletvekilinin yersiz konuşmalarını tasvip etmem mümkün değildir. Rahatsızlığımı da sıra bana gelince belirttim. Bunlar tarih bilmeyen insanların kahvehane köşelerine yakışan sözleridir. Açık bir Atatürk düşmanlığıdır” ifadelerine yer verdi.

Ortaya çıkan yeni görüntülerde Şevki Yılmaz’ın Atatürk’e “Selanik’ten gelen dönme” dedikten sonra beddua ettiği duyuluyor. Diyanet’e bağlı imam Halil Konakçı ise gülerek “Amin” diyor.

 

 

❌