Normal görünüm
MARLİN SİDA mayın harbi yeteneği kazandı
Bakan Memişoğlu: 6 deniz ambulansımız 44 bin 476 hastamızın naklini gerçekleştirdi
Baykar ve Leonardo, savaş uçaklarının uçuş testlerinin perde arkasını anlattı
TCG Oruçreis, New Yorkta Türkiye'yi temsil etti
ASELSAN'ın milli üretim gücü katlanıyor
-
trthaber.com
- SSB Başkanı Görgün: Ankara'daki NATO Zirvesi, savunma sanayisi iş birliği açısından önemli
SSB Başkanı Görgün: Ankara'daki NATO Zirvesi, savunma sanayisi iş birliği açısından önemli
Uydu haberleşmesi yerli teknolojiyle dönüşüyor
Milli yazılım F16'ların görev kabiliyetini artıracak
Yenilenen Türk zırhlısı HIZIR'ın ilk teslimatı
ASELSAN, ileri teknolojilerini EFES2026 Tatbikatı'nda sergiledi
BARKAN, EFES Tatbikatı'nda kabiliyetlerini sergileyecek
COBRA II, Romanya'da sergileniyor
Senede Bir Gün kampanyası savunmaya güç katıyor
Küresel savunma ekosistemi IDEF 2027'de buluşacak
-
Balkan Günlüğü Gazetesi
- NATO Genel Sekreteri Rutte, Ukrayna’nın İttifak’a üyeliğinin pratik açıdan mümkün olmadığını söyledi
NATO Genel Sekreteri Rutte, Ukrayna’nın İttifak’a üyeliğinin pratik açıdan mümkün olmadığını söyledi
AA
İSTANBUL (AA) – NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ziyarette bulunduğu Polonya’da Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Polonya’nın gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 4,5’ten fazlasını savunmaya harcadığını ve yakında F-35 savaş uçaklarını teslim almaya başlayacağını belirten Rutte, ülkenin 2035’e kadar askeri personel sayısını 300 bine çıkarma planını memnuniyetle karşıladı.
Rutte, Polonya’nın Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlangıcından bu yana Kiev’e 4 milyar avrodan fazla askeri yardım yaptığını dile getirerek, “Ukrayna’nın güvenliği, bizim güvenliğimizdir. Polonya, bunu çok iyi biliyor.” dedi.
“Ukrayna’ya tekrar saldırmaya kalkışırsa yıkıcı sonuçlarının olacağını bilmelidir”
Ukrayna’nın NATO’ya muhtemel üyeliği konusundaki soruyu yanıtlayan Rutte, bu alanda “prensip ve pratik” olmak üzere iki unsurun bulunduğunu söyledi.
Rutte, prensipte Ukrayna dahil Avrupa-Atlantik bölgesindeki herhangi bir ülkenin NATO’ya üyelik başvurusunda bulunabileceğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
“Pratik unsur ise şu anda birkaç müttefikin, Ukrayna’nın NATO’ya katılımına onay vermeyeceklerini ve bu nedenle oy birliği sağlanamayacağını belirtmeleridir. Bu ülkelerin arasında Macaristan, ABD, Slovakya ve belki birkaç ülke daha bulunmaktadır.”
Olası barış anlaşması kapsamında “Rusların Ukrayna’ya bir daha saldırmasının nasıl önlenebileceği” sorusunun ortaya çıktığına işaret eden Rutte, güvenlik garantileri konusunun devreye girdiğini ve bunların üç katmandan oluştuğunu anlattı.
Rutte, savunma hattında ilk katmanın Ukrayna ordusu olduğunu, ikincisinin İngiltere ve Fransa liderliğindeki Gönüllüler Koalisyonu planlarını içerdiğini, üçüncüsünde de ABD’nin güvenlik garantilerine dahil olmasının bulunduğunu söyledi.
Güvenlik garantilerinin içeriğine dair görüşmelerin sürdüğünü dile getiren Rutte, “Bu, son derece önemlidir çünkü barış anlaşmasından sonra, NATO olmadan ve NATO (Ukrayna için) pratik nedenlerle şu anda mümkün değil. Rusların yeni bir saldırısını nasıl önleyeceğiz? (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, olası barış anlaşmasından sonra Ukrayna’ya tekrar saldırmaya kalkışırsa bunun yıkıcı sonuçlarının olacağını bilmelidir.” dedi.
Polonya, Patriotların savaş durumunda kullanılabilecek hale geldiğini açıkladı
Polonya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Kosiniak-Kamysz da NATO’nun doğu kanadında aktif olarak yürütülen Baltık Nöbeti ve Doğu Gözcüsü girişimlerinin bölgenin güvenliğini güçlendirdiğini belirterek, Rutte’ye bunun için teşekkür etti.
Rutte ile Ukrayna’ya destek ve muhtemel barış hakkında görüştüklerini aktaran Kosiniak-Kamysz, ayrıca ülkesinin İsveç denizaltısı satın alma planı konusunda NATO Genel Sekreteri’ni bilgilendirdiğini söyledi.
Kosiniak-Kamysz, bu sabah Polonya’ya ait Patriot hava savunma sistemlerinin savaş durumunda kullanılabilecek hale geldiğinin bildirildiğini açıkladı.
Donald Trump yönetiminin başlarda Ukrayna’ya karşı yaklaşımıyla şimdikinin farklılık gösterdiğine işaret eden Kosiniak-Kamysz, bu yüzden 2024 Noel dönemine göre Ukrayna’da barış konusunda “daha iyimser” olunabileceğini söyledi.
Muhabir: İbrahim Hamdi Hacıcaferoğlu
AKYA torpidonun test görüntüsü nefes kesti! Gemiyi ortadan ikiye ayırdı
Mühendislerin geliştirmek için 13 yıl boyunca geceli gündüzlü uğraş verdiği millî torpido AKYA, test atışında bir gemiyi ortadan ikiye ayırdı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın 26 Aralık'ta Doğu Akdeniz'de TCG PREVEZE denizaltısından ateşlediği AKYA, hedef gemiyi saniyeler içinde batırdı.
Çarpıcı gelişmeyi duyuran Milli Savunma Bakanlığı, sosyal medya hesabında şu mesajı paylaştı:
"TCG PREVEZE Denizaltısı tarafından Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilen harp atışında, AKYA ağır torpidosu hedefi tam isabetle vurarak çok kısa sürede imha etti.
Böylece savunma sanayiimizde yeni bir eşik aşılarak Deniz Kuvvetlerimiz büyük bir güç kazandı.
Savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye!"
MENZİLİ 50 KİLOMETREYİ AŞIYOR
MSB mesajında test atışının görüntüsüne yer verilmezken, tüm Türkiye'yi heyecanlandıran kayıtlar CNNTürk ekranlarında yer buldu. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, AKYA torpidonun test görüntülerini Ahmet Hakan'ın sunduğu Tarafsız Bölge programıyla paylaştı.
![]()
Bir hava aracından çekilen görüntüler, AKYA torpido tarafından vurulan geminin önce ortadan ikiye ayrıldığını, sonrasında çok kısa bir süre içerisinde battığını ortaya koydu.
370 kilogramın üzerinde harp başlığına sahip AKYA'nın hedef gemiyi kaç kilometre menzilden vurduğu açıklanmadı. Ancak millî torpidonun 50 kilometreyi aşan menzil kapasitesine sahip olduğu biliniyor.
HEDEFİ ISKALADIĞINDA DÖNÜP YİNE GELİYOR
Düşman açısından caydırıcı özellikler barındıran AKYA torpido, Alman muadili 'DM2A4'ten üstün özelliklere sahip durumda. Su altında 45 Knot (83 km/saat) hızla hedefe doğru ilerleyen ağır torpido AKYA, hedefi çeşitli nedenlerle ıskaladığı zaman suyun altında U dönüşü yaparak gemiye bir kez daha saldırıyor.
Toplam ağırlığı 1,2 ton olan AKYA'nın boyu ise yaklaşık 7 metre. Yüksek enerjili kimyasal batarya kullanan AKYA'nın tahrik sistemi ise fırçasız DC elektrik motoru ve ters dönüşlü pervaneden oluşuyor.
Aktif/pasif sonar ve fiber optik kablo güdüm sistemi gibi standart özelliklerin yanında AKYA, 'wake-homing' olarak adlandırılan bir güdüm kabiliyetine sahip. Bu teknoloji, milli torpidonun hedefini sadece sonar arayıcı başlıkla değil, aynı zamanda dümen suyundan, hedef pervanelerin çıkardığı sesten ve hareketlerinden de bulmasını sağlıyor.
![]()
TÜM DENİZALTILARDA AKYA OLACAK
AKYA torpido PREVEZE denizaltısından ilk kez 22 Mart 2022 tarihinde ateşlenmişti. TCG PREVEZE, TCG SAKARYA, TCG 18 MART ve TCG ANAFARTALAR denizaltılarına uygulanan savaş yönetim sistemi ADVENT MÜREN ile birlikte millî torpido bu platformlarda kullanılabilir hale geldi. Benzer çalışmalar GÜR sınıfı denizaltılarda da yürütülüyor.
AKYA torpido PREVEZE denizaltısından ilk kez 22 Mart 2022 tarihinde ateşlenmişti. AKYA, REİS sınıfı denizaltıların da ana mühimmatı olacak.
26 Aralık'ta Antalya Körfezi'nde TCG PREVEZE denizaltısı tarafından ilk milli torpido AKYA ile torpido atışı planlanıyor. pic.twitter.com/iDQ5nQ8uTl
— TRHaber Savunma (@savunma_trhaber) December 22, 2023
ABD medyası duyurdu: Sadece F-16 değil, F110 motorları da var
İsveç'in NATO üyeliği konusunu F-16 pazarlığına dönüştüren ABD köşeye sıkıştı. TBMM Dışişleri Komisyonu, Stockholm'ün talebini kabul edince herkesin gözü Washington'un ne yapacağına çevrildi.
Komisyonda İsveç'e verilen onayın ardından ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Türk mevkidaşı Hakan Fidan'ı arayarak görüşmede bulundu. Telefonda tartışılan konuya dair İngiliz haber ajansı Reuters'a bilgi veren bir Türk yetkili, "Hakan Fidan, F-16 satışı konusunda ABD yönetimi ve ABD Kongresi'nin ittifak ruhu doğrultusunda hareket etmesini, aynı zamanda verilen sözlerin tutulmasını beklediğimizi belirtti" dedi.
![]()
Antony Blinken ve Hakan Fidan
TALEP SADECE F-16 İLE SINIRLI DEĞİL
Şimdi Ankara'nın hamlesine cevap olarak ABD Başkanı Joe Biden'ın bir adım atması ve Türkiye'nin 40 adet F-16 ile 79 adet modernizasyon kiti talebi konusunda devreye girmesi bekleniyor. Bu noktada Ankara'nın Washington'dan talebi sadece F-16'ları kapsamıyor. İki ülke arasında işbirliğinin savunma sanayiinin bazı unsurlarını da içermesi bekleniyor.
Amerikan Bloomberg'e konuşan bir kaynak, F-16 uçaklarında kullanılan F110 motorlarının TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) tarafından lisans altında üretilmesi teklifinin General Electric'e (GE) iletildiğini söyledi. Bu motorlar aynı zamanda Milli Muharip Uçak KAAN'ın prototiplerine de güç veriyor.
GE'nin F110 motorlarının Türkiye'de üretilmesi teklifi kabul edilirse TUSAŞ hem satın alınacak F-16'ların hem de KAAN FAZ-1 versiyonunun motorlarını yerli imkanlarla üretme imkanı elde edecek.
![]()
Türk Hava Kuvvetleri envanterindeki F-16'lara güç veren motorların tamamı TEI'nin Eskişehir'deki tesislerinde üretildi. TEI Genel Müdürü Mahmut Akşit, HÜRJET'e güç veren F404 motorundan 200 adet üretmek için General Electric şirketiyle pazarlık halinde olduklarını söylemişti. Pazarlık konuları arasında sadece F404'ün değil F110 motorunun da bulunduğu ortaya çıktı.
TALEP EDİLEN UÇAKLAR TUSAŞ'TA ÜRETİLEBİLİR
Lockheed Martin şirketinin Güney Karolina'daki F-16 üretim tesislerinde yaşanan yoğunluktan ötürü, 40 adet F-16'nın TUSAŞ'ta üretilmesi de olasılıklar dahilinde bulunuyor. Böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi halinde 1980 ve 1990'larda olduğu gibi, hem F-16'lar hem de F110 motorları TUSAŞ tesislerinde hızla üretilmiş olacak.
Washington tarafından yeşil ışık yakılırsa, programın sonunda Ankara, 119'u Blok-70 Viper konfigürasyonunda olmak üzere 283 adet F-16'ya sahip olacak. Türkiye aynı zamanda Özgür Projesi ile Blok-30 ve Blok-50 tipi uçaklarını modernize ediyor.
![]()
Güney Karolina, Greenville'deki F-16 Blok 70/72 fabrikası ayda 4 uçak üretme kapasitesine sahip ve Tayvan, Singapur, Fas, Bahreyn'in de içinde bulunduğu çok sayıda ülkenin 140'ı aşan savaş uçağı siparişini yetiştirmeye çalışıyor.
PAKETTE 900 ADET HAVA-HAVA FÜZESİ DE VAR
Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi tedarik eden Türkiye, F-35 savaş uçağı ortak programından çıkarılmış ve şimdiye dek uçaklar için ödenen 1,4 milyar doların nasıl geri alınacağı konusu belirsiz hale gelmişti. F-16 satın alım paketinin onaylanmasıyla birlikte Türkiye'nin Lockheed Martin şirketine ödediği 1,4 milyar doların faturadan mahsup edilmesi bekleniyor.
Türkiye'nin 40 F-16 ve 79 adet modernizasyon kitiyle birlikte yaklaşık 900 adet hava-hava füzesi talebi de bulunuyor. İstenen füzelerin Avrupalı Meteor'a karşılık gelen, uzun menzilli ve daha modern AIM-120D'ler olduğu sanılıyor.
Türk ordusunun tank avcıları şov yaptı: Sınıfının en iyisinden 300 tane
Türk ordusu yeni nesil tank avcısı araçlardan 300.'süne kavuştu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kara unsurlarının ateş gücünü artıran yeni nesil tank avcılarında 300. teslimat dolayısıyla FNSS firması tesislerinde bir tören gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün törende yaptığı konuşmada "Kara araçlarında bütün ihtiyaçları yerli karşılayabilmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarını karşılamak da ayrı bir gurur verici" dedi.
![]()
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün
35 ÜLKEYE 4 BİN ZIRHLI ARAÇ SATILDI
Hem güvenlik güçlerine yeni araçlar kazandırdıklarını hem de var olan araçları en son teknolojilerle modernize ettiklerini anlatan Görgün, Türkiye'nin 35'ten fazla ülkeye 4 binden fazla aracın teslimatını gerçekleştirdiğini kaydetti.
İhracatın sektör için çok önemli olduğunu vurgulayan Görgün, geçen yılın aynı döneminden 1 milyar dolar daha fazla ihracat gerçekleştirdiklerini söyledi.
Hibrit teknolojiler ve otonomi konusunda hafif, orta ve ağır sınıfta ürünleri devreye almak için planlarını yaptıklarını ifade eden Görgün, kazanılan tecrübelerle ağır sınıfta otonomi ve hibrit sistemleri kullanıma sunacaklarını dile getirdi.
Proje kapsamında ayda 19 araç üretim kapasitesine ulaşılmasının önemli bir başarı olduğunu vurgulayan Görgün, 344 aracın teslimatının gelecek yılın ortalarında tamamlanacağını kaydetti.
![]()
KURT: KAPLAN STA SINIFININ EN İYİSİ
FNSS Genel Müdürü Nail Kurt, proje kapsamında 300. aracı teslim etmenin gururunu yaşadıklarını söyledi.
Araçların muharebe sahasında koruma seviyeleri, kara ve suda görev yapabilmeleri ve kule sistemi özellikleriyle kendi sınıflarının en yetenekli tanksavar sistemleri olarak dikkati çektiğini vurgulayan Kurt, SSB ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı proje ekiplerinin yaklaşımlarıyla ortaya bir sektörel başarı hikayesi çıktığını belirtti.
Yaklaşık 500 yerli ve milli çözüm ortağı ile çalıştıklarını dile getiren Kurt, yurt içindeki bu başarıyı her iki aracın ihracatını gerçekleştirerek taçlandırmayı amaçladıklarını kaydetti.
![]()
KAPLAN ARACINDA ROKETSAN KULESİ
FNSS tarafından teslimatları ve teslimat sonrası lojistik destek faaliyetleri sürdürülen Silah Taşıyıcı Araçlar Projesi kapsamında, Kara Kuvvetleri Komutanlığına, PARS 4X4 ve KAPLAN araçları ile Kornet-E ve OMTAS Silah Kulesi teslimatları gerçekleştiriliyor.
Özellikle Roketsan tarafından geliştirilen KMC-U kule sistemi entegre edilen KAPLAN araçları da Türkiye'nin milli tanksavar sistemi olarak ön plana çıkıyor.
Araçların teslimat sonrasındaki ihtiyaçlarına yönelik hayata geçirilen lojistik destek sözleşmesi de yine bu alanda bir ilk olma özelliği taşıyor.
Özellikle tanksavar platformu olarak kullanılmak üzere tasarlanan PARS 4x4 ve KAPLAN araçları, çevik ve modüler yapıları ile zırhlı bir muharebe aracının sağlayacağı hareket ve taktik manevra kabiliyetini, üstün koruma yeteneği ve ateş gücüyle birleştiriyor.
![]()
PARS VE KAPLAN SUDA DA GİDİYOR
Tanksavar özelliklerinin yanı sıra ateş destek, keşif, iç güvenlik görevleri ve konvoy koruma gibi çeşitli harekat gereksinimlerine uygun hale getirilebilen modüler tasarıma sahip PARS 4x4 ve KAPLAN, değişen operasyonel ihtiyaçları karşılamak için esneklik ve çok yönlülük sağlıyor.
Araçların muharebe ortamının şartlarına/tehditlerine göre belirlenmiş siluetleri ve güç-ağırlık oranları, gelişmiş süspansiyon sistemleriyle birleşerek, farklı arazilerde ve tüm hava koşullarında yüksek hızlarda manevra yapabilmelerine olanak tanıyor.
İki platform da amfibi özelliğiyle dikkat çekerken, bu özellik nehir ve akarsular gibi sulu açıklıkları hızlı ve etkin şekilde geçebilmelerine imkan sağlıyor.
![]()
FNSS Genel Müdürü Nail Kurt ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün
-
trhaber.com
- TB3'ün kaç kilometreye tırmandığı görüntüde ortaya çıktı: Gemiden kalkıp 1000 mil uçacak
TB3'ün kaç kilometreye tırmandığı görüntüde ortaya çıktı: Gemiden kalkıp 1000 mil uçacak
Baykar yapımı Bayraktar TB3, TCG ANADOLU gemisine her geçen gün biraz daha yaklaşıyor. TUSAŞ/TEI yapımı millî motor PD170'in güç verdiği TB3 5. uçuş testini de başarıyla gerçekleştirdi. 4 Kasım'daki test uçuşunda 130 kilometre hızla esen lodosa rağmen performansından bir şey kaybetmeyen TB3, sonraki testte kesintisiz 6 saatlik uçuşunun ardından bugün de orta irtifaya tırmandı.
Yaklaşık 15 bin feet (4,5 kilometre) yüksekte uçuş gerçekleştirerek bir aşamayı daha tamamlayan millî SİHA'nın son görüntülerini Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar paylaştı.
![]()
Görüntülerde TB3'ün Çorlu Havalimanı'ndan kalkış gerçekleştirdikten sonra 15 bin feet irtifaya tırmandığı ve uçuş testinin ardından piste otomatik olarak indiği görülüyor. TB3'ün yeni testlerde daha yüksek irtifada daha uzun süre uçuş denemeleri gerçekleştirmesi bekleniyor.
1900 KİLOMETRE UÇABİLİYOR
Selçuk Bayraktar'ın, "Bu yeni insansız hava araçları (KIZILELMA ve TB3), Türkiye'nin Karadeniz'den Kafkasya'ya, Doğu Akdeniz'den Kuzey Afrika kıyılarına kadar askeri nüfuzunda devrim yaratacak" sözleriyle bahsettiği millî SİHA, 24 saati aşan kesintisiz uçuşuyla çok geniş bir coğrafyada etkili olacak.
TCG ANADOLU gemisinden kalkış yaptıktan sonra TB3, 1000 deniz mili (yaklaşık 1900 km) uçuş gerçekleştirebilecek. Bu kapasite, harekât yarıçapının en az 900 kilometre olacağını ortaya koyuyor. Yani Bayraktar TB3, kalkış yaptıktan sonra 900 kilometre uzakta görev yaptıktan sonra TCG ANADOLU gemisine geri dönebilecek.
![]()
MAVİ VATAN'DA OYUNU DEĞİŞTİRECEK
TCG ANADOLU gemisinin pistinden kalkış yaparak Mavi Vatan'da 24 saati aşan sürelerde keşif gözetleme faaliyeti yüretecek TB3, insansız savaş uçağı KIZILELMA ile birlikte dünyaya 'SİHA gemisi' konseptini hediye etmiş olacak.
TB3'ün önümüzdeki yıl ANADOLU gemisinde göreve hazır duruma gelmesi bekleniyor. Selçuk Bayraktar'ın ifadesiyle 'deniz muharebesinde devrim yapacak' TB3'e 2025'ten itibaren insansız uçak KIZILELMA eşlik edecek.
TB3, KIZILELMA ve dikine kalkış yapabilen Bayraktar DİHA'nın konuşlanacağı TCG ANADOLU'da aynı zamanda hafif insanlı taarruz uçağı HÜRJET de konuşlanacak. Bu arada TCG ANADOLU benzerinin inşası önümüzdeki süreçte başlayacak ve Türk donanması kısa pistli uçak gemisi sayısını ikiye çıkaracak.
TCG ANADOLU gemisi güvertede 11 adet SİHA, 10 helikopter, hangarda ise 19 helikopter ve 30-40 arasında SİHA taşıyabiliyor.
![]()
Bayraktar KIZILELMA, TCG ANADOLU gemisinde
ABD VE İSRAİL'LE YARIŞIYOR
Türkiye, gemiden havalanan SİHA konseptinde ABD ve İsrail ile yarışıyor. Amerikan General Atomics şirketi MQ-9B tipi silahlı insansız hava aracını kısa pistli uçak gemisinden havalandırmak için test çalışmalarını sürdürürken benzer faaliyetler İsrail'in devlet havacılık firması IAI tarafından da yapılıyor.
Ağustos ayında yaptığı açıklamada Selçuk Bayraktar, konuya ilişkin şunları söylemişti:
"TB3, dünyada kısa pistli gemilere konuşlu ilk silahlı insansız hava aracı olacak. Biz projeyi duyurduktan hemen kısa süre sonra Amerika Birleşik Devletleri'nden ve İsrail'den benzer alanda çalışan kurumlardan 'İlk biz olacağız' diye açıklamalar geldi. Yarış halen daha devam ediyor. Tabii uçuşla bitmiyor, ondan sonra gemiye, TCG ANADOLU'ya inip-kalkması gerekiyor."
![]()
BAYRAKTAR TB3 ÖZELLİKLERİ
- 14 Metre Kanat Açıklığı
- 8.35 Metre Uzunluk
- 2.6 Metre Yükseklik
- 1450 Kilogram Kalkış Ağırlığı
- 125 knots Seyir Hızı - 160 knots Maksimum Hız
- 280 Kilogram Faydalı Yük Kapasitesi
- 24+ Saat Havada Kalış Süresi
- Kısa Pistli Uçak Gemilerinden Kalkış ve İniş Kabiliyeti
- Görüş Hattı ve Görüş Hattı Ötesi Haberleşme
- Otomatik İniş ve Kalkış
Görüntüsü yayınlanan füzeler uçak gemisini batırır mı? Menzili 300 kilometre
İran destekli Lübnan Hizbullahı, ABD ve İsrail'le sıcak çatışma istemediğini ortaya koysa da Gazze soykırımından kaynaklanan krizin bölgesel bir savaşa evrilmesi halinde Doğu Akdeniz'deki pek çok gemi, bu örgütün hedefi olabilir.
Geçtiğimiz günlerde Hizbullah'a bağlı sosyal medya hesaplarında yayınlanan görüntü, ABD donanmasını rahatlıkla vurabilecek gemisavar füzelerinin varlığına işaret ediyor. Hizbullah, Amerikan uçak gemisi USS Gerald R. Ford'un Doğu Akdeniz'de konuşlandırılacağının açıklanması sonrası füze görüntülerini servis etti.
Ancak yayınlanan kaydın son dönemde çekilmediği, 2019 yılından beri dolaşımda olduğu ortaya çıktı. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah geçtiğimiz cuma günü açıkça "Başkaları adına savaşa girmeyeceğiz" dese de İsrail uçaklarının Lübnan güneyinde örgütün cephaneliklerini bombalamayı sürdürmesi, 'kuzey cephesi'nin açılması ihtimalini artırıyor.
Siyonist İsrail ordusu dün gece Lübnan güneyinde Hizbullah'a ait mühimmat depolarının bombalanmasını gösteren görüntüler paylaştı. pic.twitter.com/3H1bglTMK8
— TRHaber Savunma (@savunma_trhaber) November 8, 2023
2006 YILINDA İSRAİL GEMİSİNİ VURDULAR
Gemisavar füzesi görüntülerinin yeniden servis edilmesiyle birlikte Hizbullah'ın bu mühimmatı nereden edinmiş olabileceği bir kez daha tartışma konusu oldu. Lübnan'da İran destekli grubun cephanelikleri konusunda bilgi sahibi olan kaynakların İngiliz Reuters'a verdiği bilgiye göre, Hizbullah'ın elindeki deniz füzeleri 300 kilometre menzil kapasitesine sahip. Örgüt aynı zamanda Rus yapımı Yakhont füzelerini de elinde bulunduruyor.
![]()
Uluslararası savunma-haber sitesi EurasianTimes, Hizbullah'ın Akdeniz'de bir İsrail savaş gemisini vurabileceğini 2006 yılında kanıtladığına dikkat çekiyor. INS Hanit adlı İsrail korvetinin gemisavar füzesiyle vurulduğu savaştan beri Lübnan merkezli örgüt, deniz operasyonları konusunda önemli kabiliyetler elde etti.
Pek çok uzman, Rus Yakhont füzelerinin Suriye'de konuşlandırıldıktan sonra Hizbullah tarafından satın alındıkları konusunda hemfikir. İran destekli örgüt bu füzelere sahip olduğunu resmi olarak doğrulamasa da 2014 yılında Wall Street Journal'e konuşan Amerikan istihbarat kaynakları, 12 adet güdümlü gemisavar füzesinin Hizbullah'ın elinde olabileceğine işaret etmişti.
2011 yılında Esed rejiminin Rusya'dan 72 adet Yakhont füzesi aldığı biliniyor. Hizbullah'ın eline geçen füzelerin bu kafileden olduğu sanılıyor. Öte yandan son 12 yıldır İsrail Hava Kuvvetleri'nin Suriye ve Lübnan'daki silah depolarına yönelik saldırılarında bu füzelerden bir kısmının imha edildiği ileri sürülüyor.
Rusya, Odessa'daki Bayraktar TB2 hangarlarını vurmak için geçtiğimiz yıl mayıs ayında Oniks füzesi kullanmıştı.
YAKHONT ONIKS P-800 GEMİSAVAR FÜZESİ
Yakhont gemisavar füzesi, Rusya tarafından geliştirilmiş P-800 Oniks füzelerinin ihraç versiyonu olarak biliniyor. Ateşle-unut yöntemiyle çalışan Yakhont, fırlatıldıktan sonra hedefini aktif olarak izlemeye devam etmek için uydu ve radarlardan yararlanıyor.
Rusya devlet silah şirketi Rosoboronexport, Yakhont gemisavar füzelerinin su üstündeki her türlü deniz aracına, kara konuşlu hava savunma sistemlerine ve deniz görev kuvvetlerine saldırma yeteneği bulunduğunu belirtiyor. Süpersonik hızda uçan Yakhont, Ukrayna savaşı sırasında Rus ordusu tarafından özellikle Odessa'yı vurmak için kullanılmıştı.
Suya çok yakın irtifada ilerleyerek radar tespitinden kaçınabilen Yakhont, aynı zamanda yüksek irtifada uçarak hedefin üzerine dalış yapabiliyor. Dünyanın en gelişmiş gemisavar füzeleri arasında gösterilen Yakhont-Oniks'in Hizbullah'ın elinde olması halinde geçtiğimiz hafta Hasan Nasrallah'ın şu sözleri daha da anlam kazanmış olacak: "ABD gemilerinden korkmuyoruz. Bizi tehdit ettiğiniz filolara karşı hazırlığımızı yaptık."
![]()
Ancak yayınlanan görüntülerdeki füzelerin görünüş itibariyle 300 kilometre menzilli Yakhont füzesinden farklı olduğu dikkatlerden kaçmıyor. Bu durum Hizbullah'ın elinde hem Yakhont'ların hem de İran desteğiyle geliştirilmiş gemisavar füzelerinin bulunduğu yönündeki tahminleri güçlendiriyor.
ABD donanması, bu tip füzelerin menzili dışında kalmak için uçak gemisi görev grubunu kıyıdan 350 kilometre açığa konuşlandırdı. Yine de savaşın bölgesel çatışmaya evrilmesi halinde bu füzelerin Doğu Akdeniz'deki gemilere doğru ateşlenme ihtimali oldukça yüksek.
![]()
Amerikan Gerald R. Ford uçak gemisi
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah beklenen konuşmasını yaptı:
— TRHaber Savunma (@savunma_trhaber) November 3, 2023
-Hamas'ın başlattığı operasyonlar yüzde 100 Filistinlilerin kararıdır.
-Planlarını gizli tuttular ve 7 Ekim'i başarılı kılan da bu gizlilikti. Bu durum bizi rahatsız etmedi, aksine onları tebrik ettik.
-İran,… pic.twitter.com/2uCeHGhy1l
Malezya'ya satılan KARAOK sayısı belli oldu: ROKETSAN'dan büyük başarı!
ROKETSAN'ın 2016 yılında geliştirmeye başladığı ve 2019 yılında kamuoyuna tanıttığı güdümlü tanksavar silahı KARAOK, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmesinin ardından ilk kez yurtdışına ihraç edildi.
Defense News adlı yayın organına bilgi veren ROKETSAN kaynakları KARAOK silahının Güneydoğu Asya ülkesi Malezya'ya satıldığını açıkladı.
ROKETSAN'ın Malezya'daki tanksavar silahı ihalesinde Güney Kore ve Çinli rakipleriyle yarıştığını anlatan kaynaklar, Türk silahının rakiplerini geride bırakarak ihaleyi kazandığının altını çizdi. ROKETSAN önümüzdeki dönemde Malezya'ya 108 adet KARAOK güdümlü tanksavar füzesi sevk edecek.
Sektörden bir kaynak, anlaşma bedelinin 20 milyon dolar olduğunu belirtiyor.
![]()
Tanksavar silahı KARAOK ilk olarak 2019 yılında İstanbul'daki IDEF savunma fuarında sergilenmişti. (Fotoğraf: Atilla Diş)
KARAOK TANKSAVAR SİLAHI ÖZELLİKLERİ
Zırh delici özellikteki güdümlü füzesiyle tank ve zırhlı araçların yanında müstahkem sığınakları da tahrip edebilen KARAOK, 2 ilâ 4 kilometre mesafedeki hedeflerin imhasında kullanılıyor.
Kızılötesi görüntüleyici başlığı sayesinde gece/gündüz görev yapabilen portatif, kısa menzilli bir tanksavar silahı olan KARAOK 125 mm çapında ve 16 kilogram ağırlığa sahip. Hedefini doğrudan yahut havadan dalış yaparak vurabilen KARAOK, araç üzerindeki lançerden fırlatıldığı gibi, omuzdan da atılabiliyor.
![]()
Kısa, orta ve uzun menzilde tanksavar mühimmatları: KARAOK, OMTAS ve L-UMTAS
JAVELIN'E ÖNEMLİ BİR RAKİP GELDİ
Malezya'ya ihraç edilen KARAOK paketi her fırlatıcı için 6 füzeyle birlikte teslim edilecek. Yani Kuala Lumpur'a toplamda 108 füze ve 18 fırlatıcı gönderilecek. Sistemde ayrıca iç ve dış mekan simülatörleri ile test ekipmanları da bulunuyor.
KARAOK, Lockheed Martin-RTX ortak üretimi Javelin tanksavar silahının Türkiye'deki karşılığı durumunda. Zırhlı araçların tahrip edilmesindeki etkinliğinden ötürü bu silahların dünya üzerinde geniş bir pazarı bulunuyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin şimdilik 300 fırlatıcıdan oluşan KARAOK setine sahip olduğu sanılıyor. ROKETSAN'ın önümüzdeki dönemde bu silahı başka ülkelere de satmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Amerikan Javelin tanksavar silahları Ukrayna cephesinde sık sık görüntüleniyor.
Prens Edward, Milli Muharip Uçak KAAN için geliyor: Erdoğan'la görüşmeyi duyurdular
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın İngiliz mevkidaşı James Cleverly'i ağırlamasının ardından Ankara'ya bu kez Kraliyet ailesinin önemli bir üyesi geliyor. Amerikan Bloomberg'in duyurduğu gelişmeye göre İngiltere'nin Edinburgh Dükü Prens Edward, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmek üzere bu ay sonu Türkiye'yi ziyaret edecek.
İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkmasını tanımlayan Brexit süreci sonrası Ankara ile Londra arasında ekonomik ilişkiler hız kazanmıştı. Edward'ın ziyaretinde Türkiye ile İngiltere arasında yürürlükte bulunan serbest ticaret anlaşmasının kapsamının genişletilmesi bekleniyor.
![]()
Prens Edward
KALE VE ROLLS ROYCE ORTAK MOTORU
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kabul edeceği Prens Edward'ın çantasındaki önemli dosyalardan biri de TUSAŞ'ın geliştirdiği Milli Muharip Uçak KAAN'la ilgili.
Türkiye'nin 5. nesil savaş uçağına güç verecek motor konusunda İngiliz Rolls-Royce ile Kale Grubu 2017 yılında ortak bir şirket kurmuştu. Yüzde 51'i Kale'ye, yüzde 49'u da Rolls-Royce'a ait olan TAEC adındaki şirketin KAAN motorunu teknoloji transferi de olacak biçimde Türkiye'de üretmesi hedefleniyordu.
![]()
Savunma Sanayii Başkanlığı ile İngilizlerin uzun süre devam ettirdiği müzarekelerde net bir sonuç alınamamış, bu nedenle KAAN'a Rolls-Royce motoru projesinin akıbeti belirsiz hale gelmişti. Prens Edward'ın eylül sonundaki ziyaretinde bu konunun da çözüme kavuşturulması bekleniyor. Edward'ın bu stratejik teknoloji ortaklığına 'evet' demesi halinde KAAN için motor tedarik kaynakları çeşitlendirilmiş olacak.
Halihazırda KAAN'a yerli ve milli motor üretmek için kurulmuş TRMotor şirketi TEI ile işbirliği halinde bu motoru geliştirme yolunda uğraş veriyor. TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, KAAN'ın 2028 yılında yerli motorla uçacağını kararlı biçimde ifade ediyor.
FIRKATEYN ALIMINDA SON KARAR BEKLENİYOR
Erdoğan ile Edward görüşmesinde aynı zamanda Türkiye'nin geçtiğimiz yıl envantere dahil edilmesi için İngiliz makamlarıyla görüşmeler yürüttüğü fırkateyn dosyası da ele alınacak. Kraliyet donanmasının envanterden çıkarmaya hazırlandığı üç adet Tip23 fırkateynine Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın talip olduğu biliniyor. Bu gemiler, satın alındıkları takdirde Türkiye'de kapsamlı bir modernizasyona tâbî tutulacak.
2022 yılında sık sık gündeme gelen satın alım müzakerelerinde, İngiliz Hava Kuvvetleri envanterindeki C-130J nakliye uçaklarının satın alımı da masadaydı. 10'u aşkın sayıda C-130J'nin alımına ilişkin sürecin ne aşamada olduğu bilinmiyor.
![]()
Edward'ın ay sonu Türkiye'de olması bekleniyor.
Ankara ve Londra her hâlukârda 20 milyar dolarlık ticaret hacmini artırmanın yollarını arayacak. Edward'ın ziyaretine ilişkin Bloomberg'in soru sorduğu Buckingham Sarayı kaynaklarından herhangi bir açıklama yapılmadı. İngiltere Başbakanı Rishi Sunak'ın ofisi de soruları cevapsız bıraktı.
HAVELSAN Londra'dan meydan okuyor: Artık dünyanın her yerinde boy gösterebiliriz
HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, Türk savunma sanayiinin bütün dünyada kabul gören fuar ve ortamlarda ürün satabilecek, kabiliyet sergileyebilecek yetkinliğe ulaştığını söyledi.
Londra'daki Uluslararası Savunma ve Güvenlik Ekipmanları Fuarı'nda (DSEI 2023) ürün ve kabiliyetlerini sergileyen HAVELSAN kara, hava ve deniz sistemlerine ilişkin bir dizi ürünü ilgilisiyle buluşturdu.
Şirket faaliyetlerine ilişkin açıklamada bulunan HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, "Bu fuarın önceki yıllara göre önemi şu; Türkiye'deki firmalar olarak artık dünya klasmanında, globalde ürün üretebilecek ve bunu böyle büyük fuarlarda sergileyecek bir kapasiteye ulaştığımızı gösteriyoruz" dedi.
![]()
Mehmet Akif Nacar
NACAR: YENİ SÖZLEŞMELER İÇİN FIRSAT
HAVELSAN Genel Müdürü, "Müşteriler geliyor, bizim yapabilirlikle ilgili problemimiz olmadığını, güvenerek bizimle iş yapmak istediklerini ifade ediyorlar. Dolayısıyla sürekli iş yaptığımız ülkelerdeki heyetler ve çalışma partnerlerimizle görüşmeler yapıyoruz. Bu görüşmeler neticesinde gerek devam eden işler gerek yeni fırsatlar üzerine odaklanarak yeni sözleşmelere kapı aralamaya çalışıyoruz" açıklaması yaptı.
![]()
Nacar, "Global dünya devi firmalar arasında Türk firmaları olarak bizlerin de ürünlerini sergiliyor olması geldiğimiz noktayı gösteriyor. Sadece IDEF'te değil, bütün dünyada kabul gören fuar ve ortamlarda da ürün satabilecek, kabiliyet sergileyebilecek bir duruma ulaştık Türk savunma sanayisi olarak. Gerçekten ülkemiz ve firmalarımız açısından memnuniyet, gurur verici" diye konuştu.
DÜNYADA ÖRNEĞİ OLMAYAN ÇAKA DA ORADA
Londra'daki fuarda HAVELSAN, dijital birlik konseptinin önemli oyuncuları BAHA İHA'yı, insansız kara aracı BARKAN'ı ve savaş simülatörlerini tanıttı.
HAVELSAN aynı zamanda, dünyada örneği bulunmayan ÇAKA adlı DAY-KİDA'yı da (dalış yapabilen kamikaze insansız deniz aracı) uluslararası alıcılarla buluşturdu. ÇAKA deniz aracı, taşıdığı patlayıcıyla hedefine doğru seyrederken hem su üstünde hem de suyun altında ilerleyebiliyor.
-
trhaber.com
- ASELSAN duyurdu: F-16 ve AKINCI bombalarının 12'den vurmasını sağlıyor! Seri üretime hazır
ASELSAN duyurdu: F-16 ve AKINCI bombalarının 12'den vurmasını sağlıyor! Seri üretime hazır
Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile imzalanan Modern Mühimmat Tedarik Projesi kapsamında teslim edilecek GÖZDE güdüm kiti, seri üretime hazır hale geldi.
ASELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, TÜBİTAK SAGE ile ortak olarak geliştirilen GÖZDE güdüm kiti, 500 lb. sınıfında MK-82 genel maksat bombalarını INS/GPS ve Lazer Arayıcı Başlıklı (LAB) güdümlü mühimmata dönüştürerek sabit ve yüksek hızlı hareketli (50-120 km/s) hedeflerin hassas vurulmasını sağlıyor.
GÖZDE mühimmatının uçuş testleri tamamlanarak ilk atışlı testleri F-16 ve AKINCI SİHA platformlarından gerçekleştirildi. F-16 sertifikasyon testleri kapsamında atışlar Konya Karapınar Atış Sahası'nda başarıyla icra edildi.
SSB, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, ASELSAN ve TÜBİTAK SAGE temsilcilerinin katıldığı faaliyette; GÖZDE-ANS güdüm kitli bomba, takip uçağı tarafından lazerle işaretlenen hedefi tam isabetle vurdu.
GÖZDE yapılan başarılı atış testleri ile AKINCI platformuna da entegre edildi. GÖZDE-ANS; MK-82 (500 lb) genel maksatlı bombaları ANS/Lazer güdümlü hale getiren bir kit olup Lazer Arayıcı Başlık sayesinde hareketli hedeflere karşı da etkin olarak görev yapıyor.
YAKLAŞIK 1000 KM HIZLA TAM İSABET
Açıklamada görüşlerine yer verilen ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, GÖZDE mühimmatının uçuş testlerinin başarılı bir şekilde yapıldığını belirterek, şunları kaydetti:
"Yapılan ilk atışlı testlerde 28.500 feet yükseklikten 0.9 Mach hızla atılan GÖZDE-ANS güdüm kitli bomba, takip uçağı tarafından lazerle işaretlenen 13 kilometre menzildeki hedefi tam isabetle vurdu. F-16 sertifikayon testleri kapsamında devam eden faaliyetlerde 40 bin feet yükseklikten 0.9 Mach hızla atılan bir diğer GÖZDE-ANS güdüm kitli bomba, takip uçağı tarafından lazerle işaretlenen 21 kilometre menzildeki hedefi tam isabetle vurdu. GÖZDE-ANS; MK-82(500 lb) genel maksatlı bombaları ANS/Lazer güdümlü hale getiren bir kit olup F-16 uçaklarından 40 bin feet irtifadan atıldığında 28 kilometre menzildeki hedefleri yüksek hassasiyette vurabilme özelliğine sahip."
![]()
-
trhaber.com
- ALTAY seri üretim takvimi öne çekildi: BMC Genel Müdürü milli tank için yeni tarih verdi
ALTAY seri üretim takvimi öne çekildi: BMC Genel Müdürü milli tank için yeni tarih verdi
BMC Savunma firması, yeni ALTAY tanklarının 2025 olarak planlanan seri üretim takvimini öne çekti. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) zorlu test çalışmalarına başlanan tankların 6 bin ayrı gereksinimi karşılaması gerekiyor. Sahadan geri dönüşler, ALTAY tanklarında gerekli güncellemelerin yapılması ve seri üretim hazırlığının tamamlanması gibi çalışmaların bir yıl içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Yani 2024 yılı ortasında ALTAY seri üretime hazır hale gelecek.
İlk 100 adetlik pakette ALTAY tanklarına Güney Kore motorları güç verecek. Sonraki dönemde ALTAY tanklarında BMC Power şirketince yerli ve milli imkanlarla üretilen 1500 beygirlik BATU motoru kullanılacak. BATU motorlarının 2026 yılından itibaren devreye gireceği açıklanmıştı.
![]()
Mehmet Karaaslan
ALTAY tanklarının seri üretim aşamasına ilişkin çarpıcı bilgiyi BMC Savunma Genel Müdürü Mehmet Karaaslan duyurdu. İstanbul Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen TEKNOFEST etkinliği sırasında soruları cevaplayan Karaaslan, "Önümüzdeki sene ortalarında bu sürecin tamamlanacağını öngörüyoruz" dedi.
HAREKET, ATEŞ GÜCÜ, BEKA KABİLİYETİ
Karaaslan, ilk prototipleri 2013-2014 yıllarında imâl edilen ALTAY tanklarının aradan geçen sürede sürekli güncellendiğini, bu doğrultuda yeni özellikler kazandığını ve artık milli tankın 'Yeni ALTAY' olarak tanımlandığını hatırlattı.
![]()
Hem sahadan gelen güncel bilgiler hem de Türkiye'ye yönelik gizli-açık ambargolar nedeniyle bir dizi bileşen üzerinde değişiklik yapma gereği duyulduğunu söyleyen Karaaslan, tankın üç ana unsuru olan hareket kabiliyeti, ateş gücü ve bekasını doğrudan etkileyen değişikliklere gittiklerini kaydetti.
AKTİF KORUMA (AKKOR) ÖNEMLİ BİR AŞAMA
Karaaslan, bekaya yönelik olarak koruma özelliklerinde aktif koruma sisteminin tanka entegre edilmesinin önemli bir geçiş olduğunu anlatarak, şöyle konuştu:
"Artık tankımızın sadece pasif ve reaktif değil, aktif korumayı da alan hibrit bir koruması var. Tank üzerinde, sahada yaşanan tecrübelere bağlı olarak koruma seviyesinde çok ciddi bir geliştirme yapmayı uygun gördük. Üzerindeki güç grubunu Kore ile yürüttüğümüz ortak bir çalışmayla değiştirdik, testlerini yaptık. Yaklaşık 1 yıllık bir test sürecini tamamladık. Orada da önemli değişiklikler oldu.
![]()
Korumanın artması, aktif koruma sisteminin ilavesi, bunlara bağlı olarak tankın ağırlığının değişmesi dolayısıyla bunların hem süspansiyon hem de atış kontrolün stabilizasyonu, hedef takip vesaire gibi kritik unsurlarına etkisi, elektroniklerde de demode olma vesaire konularının hepsi bir araya gelince farklılaşmaya gittik.
Tankın atış kontrol sisteminde ASELSAN'la çalıştık ve yepyeni bir atış kontrol sistemini tanka entegre ettik. Bunun yanında tankın beyni olan ve BMC'nin geliştirdiği araç kontrol sistemini tanka entegre ettik. Dolayısıyla bu tank o prototiplere baktığımız zaman yepyeni bir tank onun için de adına Yeni ALTAY diyoruz."
YENİ ALTAY İÇİN 450 KİŞİ ÇALIŞIYOR
ALTAY tankı projesinde bugün itibariyle yaklaşık 250'si mühendis, 450 kişilik bir ekibe sahip olduklarını anlatan Karaaslan, bu ekibin Türkiye için çok ciddi değer olduğunu dile getirdi.
"Zaten tankın üzerinde yaptığımız değişikliklere ve geliştirmelere baktığımız zaman sıfırdan bu işe başlayacak ekibin 3 yılda böyle bir işi yapmasının mümkün olmadığını değerlendiriyorum. Dolayısıyla bu anlamda çok iyi bir noktada olduğumuzu düşünüyorum" diyen Karaaslan, Mehmetçiğin yürüteceği test çalışmaları konusunda şunları söyledi:
"Bir tankı prototipini tamamladıktan sonra seri üretime hazır diyebilmeniz için yaklaşık 6 bin gereksinimi doğrulamanız gerekiyor. Süreler de bundan çok uzun. Tankın prototipi var, neden seri üretime geçilemiyor sorusunun yanıtı burada. Prototip hazır olduktan sonra da yapılacak ve maalesef yıl alan çalışmalar var. Tankı TSK'ye test için teslim etmekle aslında orada birlikte yürüteceğimiz bir test sürecini tarif ediyoruz.
Evimizde, mutfakta da seri üretimin başlayabilmesi için bir seri üretime hazırlık süreci yaşamamız gerekiyor. Bu iki faaliyeti eş zamanlı yürütme hedefimiz var. Önümüzdeki sene ortalarında bu sürecin tamamlanacağını öngörüyoruz. Hem fabrikanın hem üretim hattının hazırlıkları, seri üretim ekibinin buna göre öğrenme içinde ilerlemesi, yapılanması, bir taraftan da TSK ile yürütülecek test sürecinin tamamlanması tüm bunları eş zamanlı bitirip en kısa zamanda ALTAY tankımızın envantere ve Türk ordusunun hizmetine girmesini hedefliyoruz."
İNSANSIZ KULE GELİŞTİRİLİYOR
BMC Savunma Genel Müdürü Mehmet Karaaslan, proje kapsamında insansız kuleli tanka geçiş için bir prototip geliştirilmesinin söz konusu olduğunu ve bu yönde de çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Dünyada birçok ülkenin bu konuda faaliyet yürüttüğüne işaret eden Karaaslan, özellikle havadan gelen tehditler, İHA'lar veya bu şekilde atak yapabilen anti-tank füzelerine karşı kuleler üzerinde alınması gereken tedbirlerle ilgili birçok çalışma gerçekleştirdiklerini ifade etti.
BMC Savunmanın da benzer çalışmalara hazırlandığını dile getiren Karaaslan, "Dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Biz de birtakım ön hazırlıklarımızı tamamladık. Bu yönde ALTAY'da da içinde bulunduğumuz süreçlerin ardından yeni gelişmeleri birlikte yaşıyor olacağız" diye konuştu.
![]()
Rafale'nin KIZILELMA karşısında hiç şansı yok: F-16 pilotundan şok bilgiler
Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş, Türkiye'nin ilk insansız savaşı uçağı KIZILELMA'nın özelliklerini derinlemesine analiz etti. Baykar tarafından tasarlanıp üretilen ve 2022 yılının son günlerinde ilk uçuşunu gerçekleştiren KIZILELMA, Karataş'ın analizine göre, Yunanistan'ın Fransa'dan satın aldığı Rafale uçakları için kabus anlamına geliyor.
Beyazıt Karataş'ın makine mühendisi Fazıl Altay ile birlikte ortak kaleme aldığı makale, 5. nesil uçak özellikleri taşıyan KIZILELMA'nın, 80'li yılların tasarımı Rafale'ye göre pek çok avantaja sahip olduğunu ortaya koydu.
Veryansın TV'de yayınlanan analizinde emekli Tümgeneral Karataş, KIZILELMA-Rafale karşılaştırmasını şöyle yapıyor:
RADAR KESİT ALANI ÇOK DÜŞÜK
![]()
-KIZILELMA Blok-1'in Radar Kesit Alanı (RCS - Radar Cross Section) ön cepheden 0.1 metrekare olacaktır. Fransız Rafale uçağı ise 1980'lerin tasarım felsefesine göre düşünülmüş olup, düşük görünürlük için temel geometrik önlemler ön planda tutulmamıştır.
-Rafale hava emiş kanalı hava-hava angajmanında tam karşısında olan düşman savaş uçağı radarının sinyalini direkt görüp geri yansıtacak dezanvataja sahip iken KIZILELMA'da bu dezavantaj olmayacaktır.
-Radar ışınları Rafale kokpitine girip geriye, düşman radarına dönüş yapar. İnsanlı, yani kanopi ve kokpiti olan her uçakta bu şekildedir. KIZILELMA'da ise kanopi olmadığı için kokpit içerisine giren bir radar ışını olmayıp dış bükey yüzeyden tamamen yansır ve düşman radarına dönüş olmaz.
KIZILELMA'DA AESA YATIK, RAFALE'DE DİK
-Rafale'de AESA radar dik konumlandırılmıştır. KIZILELMA'da ise AESA geriye yatıktır. Kendisine gelen radar ışınlarını büyük oranda yansıtır ve düşman radarına geri dönüş olmaz.
![]()
-Rafale'nin mühimmat ve drop tanklarının dışarıda olması düşman radar sinyallerini dik gören yüzeylerden her an geri dönüş vermektedir. KIZILELMA ise radar sinyallerinin direkt geri dönüşünü minimuma indirecek geometrik önlemlerin çoğunu almış durumda, düşük görünürlüktedir.
-Rafale burun tasarımı 'Creeping Wave' (Sürünen Dalga) imkan verirken, KIZILELMA bu tip yansımayı geri göndermeyip dağıtacak elmaz profil ve keskin sürekli kenar tasarımına sahiptir.
-Rafale'de harici yakıt tankları, mühimmat ve bunları taşıyan paylonlar ile havada yakıt ikmal probe ucu RCS'yi (Radar Kesit Alanı) çok artıran temel bölgelerdir. KIZILELMA'da bu bölgeler yoktur. RAFALE silah yükünde SCALP gibi büyük kesit alanlı bir mühimmat taşınması ilave RCS artışına neden olacak ve radar tespit mesafesini daha da artıracaktır.
KAFA KAFAYA KARŞILAŞMADA NE OLUR?
![]()
-KIZILELMA gibi insansız bir savaş uçağında sağlam bir gövde, büyük kontrol yüzeyleri ve güçlü itkiyle birleştirilirse G sınırı +9G'den büyük olacaktır. Limitlenmemiş bir manevra imkanı, bununla birlikte artan tırmanma ve dönüş performansı, KIZILELMA'yı insanlı bir savaş uçağına karşı girişilen dogfight angajmanında avantajlı kılacaktır.
-Tablo-4, AESA radara sahip ve sadece GÖKTUĞ füzelerini taşıyan bir KIZILELMA saldırı grubunun, Meteor ve harici yakıt tankı olan bir Rafale'yi ramjetli GÖKHAN füzesine ihtiyaç olmadan dahi vurabileceğini gösteriyor. Nasıl vurabilir? Kafa kafaya yapılan yaklaşmada, ön cephede RCS'si 0.3 metrekare olan (hesabın emniyeti için 3 kat artırılmış RCS kullanıldı) ASELSAN AESA 1. MURAD radarı olan tahmini 20 milyon dolarlık 1 adet KIZILELMA, GÖKTUĞ füzelerini ateşleyerek (önce RF sonra IIR arayıcı başlık) 100 milyon dolarlık Rafale'yi düşürebilir.
![]()
Beyazıt Karataş
-Hava-hava mühimmatı taşıyan birden fazla KIZILELMA ise Rafale'yi kesin düşürür. GÖKHAN füzesinin GÖKTUĞ füzesine göre kaçınılamaz bölgesi çok daha geniştir. Bu nedenle ilerleyen dönemde GÖKHAN ramjet füzeleri operasyonel olduğunda, GÖKTUĞ füzesinden daha az sayıdaki GÖKHAN füzesiyle Rafale önlenebilecektir.
KAYNAK: VeryansınTV
![]()
-
trhaber.com
- Sanki onlarca savaş uçağı yapmış gibi... İsmail Demir MMU ekibinin özgüvenini böyle anlattı
Sanki onlarca savaş uçağı yapmış gibi... İsmail Demir MMU ekibinin özgüvenini böyle anlattı
Milli Muharip Uçak 18 Mart'ı beklemeden hangardan çıkışa hazır hale geldi. İlk uçuş tarihi ise yaklaşık 2 yıl daha öne çekilerek 2023 sonu olarak açıklandı. Havacılığın çılgın projesinde bu sevindiren hızın nedenini yorumlayan Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, "MMU'da her şey istediğimiz gibi ilerliyor. Bu tip projelerde her zaman sorun çıkabileceğinin farkındayız. Ancak ekibimiz sanki onlarca yeni uçak tasarlamış ve yapmış gibi bir özgüvenle çalışıyorlar. Türkiye'deki savunma şirketlerinin başarısı onları da fazlasıyla motive ediyor" dedi.
ARKADAŞLAR UÇURMAK İÇİN SABIRSIZLANIYOR
![]()
Milli Muharip Uçak
Hürriyet gazetesi için savunma ve güvenlik uzmanı Mete Yarar'a konuşan İsmail Demir, "Bütün dehaları bir araya getirip aynı projelerde çalıştırdığınızda çok daha üstünde bir performans sergiledikleri bilimsel bir gerçekliktir. Türkiye şu an devasa bir kampus gibi. KIZILELMA'nın başarılı bir şekilde uçması diğer projeler için de teşvik nedeni. Arkadaşlar bir an önce uçurmak için sabırsızlanıyorlar. Takım iki gol attığında taraftarlar 'üç üç' diye bağırırlar ya, bizdeki durum da buna benziyor; üç yerine 'uç uç' diye bağırılıyor" şeklinde konuştu.
O FÜZENİN DURDURULMASI ÇOK ZOR
![]()
AKINCI TİHA'dan test atışı yapılan süpersonik balistik füze TRG-230İHA
Karadan karaya topçu füzesi TRLG-230'un SİHA'dan atılan versiyonu TRG-230İHA hakkında da konuşan Demir, "Silah sistemlerimizle bölgemizde oyun kurma gücünü oluşturuyoruz. Bu gelişmiş silah sistemleri süpersonik hızda atılan füzeler. Durdurulmaları çok zor. Bu gelişmiş sistemlere sahip olmak ve arayı açmak Türkiye'nin savunmasında caydırıcılık yaratıyor" değerlelndirmesinde bulundu.
BU YIL HAVACILIK TARİHİMİZDE MİLAT OLUR
MMU ile birlikte ATAK-2, ANKA-3 ve HÜRJET'in artık görücüye çıkacağını, bu platformlarla birlikte Hava Kuvvetleri'nde dışa bağımlılığın azalacağını anlatan Demir, "Projelerin en büyük zorluğu ilk kez bizim tarafımızdan yapılıyor olmaları... Bundan sonra işimiz daha kolay olacaktır. Bu projelerle birlikte büyük bir teknolojik birikim sağlıyoruz. Ayrıca test merkezlerimizi tamamlayarak bilgi güvenliğini sağlıyor ve diğer taraftan proje bitim sürelerini kısaltabiliyoruz. Açıkçası bu yıl havacılık tarihimiz açısından bir milat olacak. Ülkemizin hayalini gerçekleştireceğiz" dedi.
UKRAYNA SAVAŞINA HAZIRLIK YAPMIŞTIK
![]()
Mete Yarar ve İsmail Demir
Avrupa'nın Ukrayna savaşına hazırlıksız yakalandığını, fakat sürekli tehdit altında olmasından ötürü Türkiye'nin bu konuda önceden tedbirli olduğunu kaydeden İsmail Demir, "Savunma Sanayii Başkanlığı olarak bizler bütün paydaşlarımızla ilgili hazırlıkları yapmıştık" ifadesini kullandı.
Sektör olarak geleceğin teknolojilerine odaklandıklarının altını çizen Demir, "Örneğin ROKETSAN 70 üzerinde ürün üretirken bir yandan da geleceğe yönelik 40 kadar projeyi çalışmaya devam ediyor. Ukrayna savaşında da görüldüğü gibi Türk savunma sanayii geleceğin teknolojilerine sahip konuma geldiğini artık uluslararası rakiplerine de kanıtladı" yorumunda bulundu.
Türk savunma ürünlerinin Avrupa da dahil pek çok ülkeye satılmakta olduğunu hatırlatan Demir, "Şu anda tek sorunumuz kapasitemizin dolu olması. Savaş öncesinde kapasite artırmak adına büyük yatırımlar yaptık. Şirketlerimizin erken başlayan yatırım faaliyetleri sayesinde 2023 sonunda çok daha iyi bir yere geleceğiz" diye konuştu.
Ülkenin dışa bağımlı olması halinde konvansiyonel bir savaşta stokların bir ayda eriyebileceğini, şimdiye dek 1 milyona yakın 155 mm'lik top mühimmatı kullanan Ukrayna'nın buna örnek teşkil ettiğini kaydeden Demir, "Buradan anlaşılıyor ki üretim tesislerine sahip olmayan ülkelerin savaşın geleceğinde var olma şansları da bulunmuyor" dedi.
TAYFUN'DA 1000 KM'YE ÇOK YAKINIZ
![]()
TAYFUN füzesinin daha önce hiç yayınlanmamış bir görüntüsü Hürriyet gazetesinde yer aldı.
Kısa menzilli balistik füze TAYFUN için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 1000 km hedefi koyduğunu, buna ulaşmaya çok yakın olduklarını dile getiren İsmail Demir, "Aslında edindiğimiz kabiliyetler bizi çok daha büyük hedeflere götürecek. Kendimize ait olan teknolojiler Türkiye'nin uzay yolculuğunun da önünü açacaktır" ifadelerini kullandı. Sinop'taki füze test alanında ürün çeşitliliği nedeniyle sürekli test yapıldığına dikkat çeken DEmir, "Atış alanında 2022'de testi yapılamayan sistemler oldu. Şimdi yeni test alanları kurmak için çalışıyoruz" bilgisi verdi.
SAVAŞ AMERİKA'DA BİLE STOKLARI ERİTTİ
![]()
Omuzdan atılan yakın hava savunma füzesi SUNGUR
Ukrayna savaşının akıllı mühimmat bakımından ABD dahil birçok ülkede stokları erittiğine dikkat çeken Demir, "Bu stokları yerine koymak için yıllar geçmesi gerekiyor. Türkiye tam bu noktada devrede olacak. Türk savunma sanayii akıllı mühimmat üretiminde artık liderlerden biri. Omuzdan atılan hava savunma füzesinde kendi milli tasarımımız olan SUNGUR'u ürettik. Bu sistem menzil, irtifa ve teknoloji olarak bütün rakiplerinden üstün" diye konuştu.
TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, Milli Muharip Uçak başta olmak üzere diğer projeleri detaylı bir şekilde anlattı.
![]()
Kirpiler Romanya sınırında görüntülendi: Türkiye'den Ukrayna'ya dev teslimat
Türkiye Ukrayna'ya Türk yapımı mayına dayanıklı pusu korumalı askeri araç gönderiyor. 42 adet BMC Kirpi 4x4 MKKA, Romanya sınırında görüntülendi. BMC Kirpi MKKA'yı sahada aktif olarak kullanan Ukrayna'nın önümüzdeki süreçte 150 adet Kirpi teslim alması bekleniyor.
![]()
MAYINA DAYANIKLI PUSU KORUMASI
Kirpi tipi askeri araçlar 7,62 veya 12,7 mm makineli silah kapasitesine sahip olup uzaktan da kontrol edilebiliyorlar. Etrafı kurşun geçirmez pencerelerle çevrili Kirpiler; koltuk amortisörleri, GPS sistemi, arka görüş kamerası ve otomatik yangın söndürme sistemi ile donatılan mayına dayanıklı pusu korumalı askeri araçlardan biri.
![]()
Yüzlerce kiloluk el yapımı bombalara (EYP) ve anti-personel ya da anti-tank mayınlarına karşı dayanıklı olan Kipiler, taşıdığı 13 personelin hayatta kalmasını sağlıyor.
![]()
2023'ün ilk teslimatı gerçekleşti! MERTER envantere girdi
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Başkanlık ile Meteksan Savunma firması arasında imzalanan Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi Projesi kapsamında tamamen milli imkanlarla tasarlanarak üretilen MERTER Sırt Tipi Taktik Saha Elektronik Taarruz Sistemi'nin kabullerinin tamamlandığı ve güvenlik güçlerine teslimatının gerçekleştiği belirtildi.
YENİ YILIN İLK TESLİMATI GERÇEKLEŞTİ
MERTER Sırt Tipi Taktik Saha Elektronil Taarruz Sistemi, muhabere bandında hedef unsurların haberleşmesinin uzak mesafeden engellenmesinde kullanılacak bir elektronik taarruz sistemi olarak tasarlandı.
Farklı operasyonel ihtiyaçları karşılayabilmesi için geliştirilen sistem, muhabere bandının tamamını kapsayarak, tripod üzerinde sabit konfigürasyonda veya sırtta taşıma aparatı ile tek-er konfigürasyonunda kullanılabilecek.
![]()
ŞEHİR ŞEBEKESİ ÜZERİNDEN ÇALIŞABİLİYOR
Sistem, yüksek kazançlı yönlü ve eş yönlü antenleri ile yönlendirilmiş elektronik taarruz faaliyetini gerçekleştirirken, akıllı bir tablet veya bilgisayar vasıtası ile de kontrol edilebilecek. Kendi bataryaları ile beslenebilen sistem, şehir şebekesi üzerinden de çalıştırılabilecek.
İSMAİL DEMİR DUYURDU
Diğer yandan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir söz konusu gelişmeyi sosyal medya hesabından duyurdu.
Demir, 'Gücün Yüzyılı' etiketi ile yaptığı paylaşımda, 'Türkiye Yüzyılı'na yeni bir elektronik harp sistemimizin ilk teslimatıyla başlıyoruz. Merter Sırt Tipi Elektronik Taarruz Sistemi hedef unsurların haberleşmesini uzaktan engelleyerek güvenlik güçlerimize sahada avantaj sağlayacak. Hayırlı olsun.' sözlerini kaydetti.
![]()
![]()
-
trhaber.com
- Türkiye'ye yerli Patrıot: SİPER! Uzmanlar yorumladı: Patrıot'lara eş değer bir hava savunma sistemi
Türkiye'ye yerli Patrıot: SİPER! Uzmanlar yorumladı: Patrıot'lara eş değer bir hava savunma sistemi
CNN Türk ekranlarına bağlanan Emekli Hava Korgeneral Dr. Erdoğan Karakuş, Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar ve Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar SİPER füzesinin başarısını ve Türkiye'ye neler katacağını canlı yayında açıkladı.
Emekli Hava Korgeneral Dr. Erdoğan Karakuş bu füzeyle birlikte Türkiye'nin Patriot'u yakaladığını belirterek "2022 yılının uzun süren çalışmaları sonucunda bu noktaya gelmemiz Türkiye açısından çok önemli. Bu sistemleri çok kısa bir süre sonra S-400 füzelerinin bulunduğu noktaya getirebiliriz. Artık Patriot'lara ihtiyacımız olamayabilir. Bu teknoloji Patriot'a eşit bir teknoloji." dedi.
"TÜRKİYE'NİN GÜVENLĞİ BİR KAT DAHA ARTMIŞTIR"
Bu sistemin kısa süre içerisinde seri üretime geçeceğini bildiren Karakuş, bu teknolojinin fevkalade büyük bir başarı olduğunu söyledi. "100 kilometrenin ilerisi demek bundan sonra bizi tehdit edenler düşünsün demek" diyen Emekli Korgeneral, "Eğer Ukrayna’nın elinde olsaydı, gayet açık bir şekilde şunu söylemek istiyorum; özellikle biliyorsunuz, Rusya altyapı tesislerine yönelmişti, altyapı tesislerine yönelmiş olan füzeleri önleseydi, Ukrayna’da elektrik, su kesintileri, ısınmada sorun olmayacaktı. Şimdi Türkiye düşünün tehdide karşı bunu başarmış durumda. Yıllardır bugünü bekliyorduk. Bu konuda emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Savunma Sanayi Başkanlığı bu konuda çok iyi çalıştı. ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve diğer kesimlerle birlikte hep beraber savunma sanayi üstüne koyarak artıyor. Türkiye’nin güvenliği bir kat daha artmıştır." şeklinde konuştu.
2 SENE İÇİNDE S-400'Ü YAKALARIZ
Siper füzesine ilişkin bir açıklama da Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar'dan geldi. Bu çalışmanın daha devamı gelecek bir çalışmanın mesajını verdiğini belirten Yarar, "Biz 6 yılda hava savunma sistemleri konusunda alçak, orta ve yüksek irtifada önemli gelişmeler kat ettik. Radar teknolojisinin ASELSAN tarafından bu kadar kısa sürede bu noktaya getirilmiş olması 2 sene içerisinde S-400 sistemleri gibi bir sisteme sahip olacağımızı gösteriyor." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin kısa bir sürede milli bir hava savunma sistemine sahip olmasının çok önemli bir mesele olduğunu söyleyen Yarar "Hava savunma sisteminde tüm parçaların milli olacak olması Türkiye'nin dış politikada da güçlü olmasını sağlayacaktır. Tehdidi ne kadar uzakta tutabildiğimiz önemlidir. Tehdit size gelmeden engellenebilmeli. Uçakların attığı füzeler akıllı mühimmat ve füzelerdir. Sizin de hava savunma sistemlerininiz angaje olarak bunu vurması gerekir. Karşımızdaki füzeler artık süpersonik füzeler. Eğer kaçırılırsa bir diğer hava savunma sistemini devreye sokmak için gereken vakit olacak demek." dedi.
PATRIOT'A EŞ BİR TEKNOLOJİYE ERİŞTİK
Siber değerlendiren isimlerden biri de Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar oldu. Siber'i ABD üretimi Patrıot'larla karşılaştıran Ağar, bunun Patrıot'un gelişmiş modellerine eş bir hava savunma sistemi olduğunu söyleyerek "Bir diğer tarafıyla da alçak irtifa, orta irtifa ve yüksek irtifa yani şu an Türkiye kendi üretmiş olduğu silah sistemleriyle, hava savunma sistemleriyle gerek alçak irtifa, gerek orta irtifa gerekse yüksek irtifadan gelebilecek bütün füzeleri ve uçakları engellemekle ilgili bir caydırıcılığın altına imza atmış durumda." diye konuştu.
Menzilin şu anda +100 km olduğunu belirten Ağar, "Bu bir diğer tarafıyla şu demek radar tespit sistemleri bunun çok daha ötesinde bir menzilden yaklaşmakta olan savaş uçağını, füzeyi ya da SİHA’yı görebilecek demek." diye ekledi.
![]()
NATO uzmanında dikkat çeken F-35 yorumu: Su-35’i görünce geri döner
Rusya-Ukrayna savaşı sonrası birçok ülke savunma sanayiini güçlendirmek için ABD ve Rusya gibi silah pazarı ülkelere gözlerini çevirdi. F-35'ler ve Su-35'ler bu iki ülkenin vitrininde müşterilerini cezbetmeye devam ediyor. Her iki savaş uçağı da son teknolojiyle donatılmış avcı uçak konumunda. Uzmanlar F-35 ve Su-35'lerin karşılaşmasını durumda neler olabileceğine dair onlarca analiz yayımladı. Son olarak bir NATO uzmanının bu konudaki analizi dikkat çekici nitelikte oldu.
F-35'LER GÖZLE GÖRÜLEMEYEN MESAFEDE SU-35'LERE ALT EDİYOR
Su-35'lerin F-35'lerden daha iyi bir manevra kabiliyetine ve görüş mesafesi savaşında daha çok avantajlara sahip olmasına rağmen, F-35'lerde bulunan Beyond Visual (gözle görülemeyen mesafe) için geliştirildiği tema, ibreyi F-35'lere çeviriyor.
NATO uzmanı da bu duruma dikkat çekerek, son derece gelişmiş sensörlerle donatılmış olan F-35'lerin, Rusların en önemli savaş uçağı konumundaki Su-35'leri uzaktan görebileceği ve ilk hamle yapma fırsatının F-35'lerde olacağı değerlendirmesinde bulundu.
Bu özelliğinden dolayı F-35, havadan havaya füzesini Su-35'e kendisini fark ettirmeden ateşleyebilecek ve onu imha edebilecek. Ancak F-35 ilk denemesinde ıskalarsa geri dönmek zorunda kalabilir. Bu durumda da F-35'lerin arka bölümünün radar kesiti önü kadar alçak olmadığı için savunmasız kalma ihtimali yüksek. Bu nedenlerden dolayı, bir F-35 pilotu, Su-35'lerin kaçmasını neredeyse imkansız hale getirmek zorunda. Bunun için de Su-35 füzenin kaçışa kapalı bölge içindeyken füzenin ateşlenmesi gerekiyor.
![]()
İşte Bayraktar TB2'nin vurduğu Rus helikopteri: Yılan Adası enkaz hurdalığına dönüştü
Ukrayna'nın Odessa kenti açıklarındaki Yılan Adası'nda Bayraktar TB2'nin vurduğu askeri araçlar görüntülendi. 24 Şubat'ta Ukrayna topraklarını işgal eden Ruslar 300 dönümlük stratejik kara parçasını radarlar, hava savunma sistemleri ve çeşitli askeri gereçlerle donatmıştı.
Ukrayna ordusu ise Türkiye'den satın aldığı SİHA'larla 1 Mayıs 2022 tarihinde Yılan Adası çevresindeki Rus devriye botlarına operasyon yaparak bu gemilerden 2'sini seyir halinde 1'ini ise kıyıda vurarak batırdı. Bayraktar TB2'ler aynı zamanda adadaki Rus teçhizatını da alevler içinde bıraktı.
Rusları şok eden bu hamlenin ardından Yılan Adası'na yönelik ikinci dalga operasyon 7 Mayıs'ta gerçekleşti. Yılan Adası'ndaki durumu kontrol için bölgeye asker götüren Mi-8 tipi bir helikopter, Karadeniz'deki bu küçük kara parçasına asker indirmeye hazırlanırken daha yüksek irtifada bulunan TB2'nin ateşlediği güdümlü roketle bir anda alevler içinde kaldı.
Helikopterin yere çakılmasıyla birlikte savaş tarihinde bir ilk gerçekleşti ve bir SİHA bir helikopteri havadayken imha etmiş oldu.
ADANIN HER YANINDA ENKAZ VAR
![]()
TB2'nin vurduğu helikopter şimdi bu halde.
Saldırılardan bunalan Rus ordusunun sonraki dönemde boşaltmak zorunda kaldığı Yılan Adası, TB2'li operasyondan 7 ay sonra görüntülendi. Bölgeden yansıyan fotoğraflar Yılan Adası'nda SİHA ve uçak bombalarıyla tahrip edilmiş Rus teçhizatının durumunu gözler önüne serdi.
7 Mayıs'ta Bayraktar TB2 tarafından havada vurularak düşürülen Mi-8 tipi helikopterin enkazı da hâlâ Yılan Adası'nda düştüğü yerde duruyor. Helikopterle birlikte Rusların kullandığı cephanelik, zırhlı araç, komuta kontrol merkezi ve hava savunma sistemleri imha edilmiş, çevrede dolaşan askeri botlar da vurulmuştu.
![]()
![]()
![]()
PEŞİMDE BAYRAKTAR VAR! BİR ŞEYLER YAPIN!
Bayraktar TB2'lerce Karadeniz'de takip edilen bir Rus devriye botunun kaptanı en yakındaki gemiden panik içinde yardım istemişti. Telsiz kayıtlarına yansıyan panik anları o günlerde uzun süre gündemde kalmıştı.
-85'ten 81'e! Hava desteği nerede? Hava desteği nerede!
-85... Ben 81. Hava desteği sana doğru yöneldi, sana doğru. Birazdan orada olur.
-Ne kadar zaman kaldı? Bu Bayraktar sürekli bizi takip ediyor, tepemizden uçuyor ve vuruyor.
-85... Ben 81. Bana doğru hareket etmeye başla.
-81... Ben 85. Zikzak çizerek size doğru ilerliyoruz. Hava saldırılarından korunmak için manevra yapıyoruz.
-Anlaşıldı, 82 seninle mi?
-82 ve 83, ikisi de vuruldu! İkisi de vuruldu!
-85... Ben 81. Mümkünse 82 ve 83'ü de kontrol edin. Tekrar ediyorum. 85... Ben 81. 82 ve 83 hareket edebiliyor mu?
-İkisi de hareket edebilecek durumda değil. Tekrar ediyorum, 82 ve 83 hareket edemiyor!
-81 konuşuyor, anlaşıldı. Sen yalnız git, onları kontrole gerek yok.
-Anlaşıldı, size doğru zikzak çizerek geliyoruz.(Birkaç dakika sonra...)
-81... Ben 85! Bayraktar bizi hâlâ takip ediyor! Tekrar ediyorum, hâlâ takip ediyor!
-81 konuşuyor, anlaşıldı, yalnız devam et.
-Havayı nereden kontrol ediyorsunuz?
-85... Ben 81. Mümkünse siz yine de 82 ve 83'e bir bakın. Yedeğinize alın.
-Bu Bayraktar hâlâ tepemde, ondan nasıl kurtulacağım peki? Diğerlerine bakmaya ateş altında mı gideyim? Bu ikisi hareketsizken bana doğru 3 roket fırlatıldı!(Saniyeler sonra...)
-81!.. 81!.. Dördüncü roketi fırlattılar! Bayraktar dördüncüyü fırlattı. Hava desteği nerede? Hava desteği nerede?!
-(...)
-Dördüncü roket diyorum... Hava desteği nerede!
-(...)
-81... 81... Ben 85! Dördüncü roket bize ateşlendi! Hava desteği nerede diyorum! Hava desteği...
-85... Ben 81. Bilgiyi aldım, yetkililerle hatta kalarak bize anlattığın her şeyi onlara rapor ettim.
![]()
Bayraktar Kızılelma ABD basınının gündeminde: Sadece 10 ayda uçurdular
İlk prototip aşamasından aylar sonra uçmayı başaran Bayraktar Kızılelma başta Yunanistan olmak üzere, dünya basınının gündemine oturdu.
Kızılelma'nın uçuş başarısını ele alan ülkelerden biri de ABD basını oldu. Amerika merkezli savunma sitesi Defense News, konuya ilişkin detaylı bir makale yayımladı.
![]()
10 AYDA PROTOTİPTEN İLK UÇUŞA
"Türkiye'nin geleceğinin insansız savaş uçağı ilk uçuşunu gerçekleştirdi" başlığıyla yazılan makalede, "10 ay içinde prototipten ilk uçuşa geçti" vurgusu yapıldı.
Baykar'ın öz kaynaklarıyla geliştirilen uçak için "Drone'un Türk Donanması'nın gelecekteki amiral gemisi LHD Anadolu'nun hava kuvvetlerinin omurgası olması bekleniyor." denildi.
Dergi, "Jet, 10 ay içinde prototipten ilk uçuşa geçti." diyerek Baykar'ın Kızılelma projesinin hızına övgü yaptı.
![]()
"BAYKAR'IN ÖZ KAYNAKLARIYLA GELİŞTİRİLDİ"
Haberde, Baykar'ın 2021 yazında tanıttığı insansız savaş uçağı projesinin Mart 2022'de montaj hattında görülmesi ve Eylül 2022'de insansız jet için ilk motor entegrasyon testinin gerçekleştirilmesi gibi detaylar da paylaşıldı.
Kızılelma'nın, "Baykar'ın 10 yılı aşkın süredir kendi imkanlarıyla üzerinde çalıştığı özel bir proje olduğuna" dikkat çekilerek, mühimmat taşıma kapasitesi, uçuş irtifası ve hızı gibi özellikleri kaydedildi.
ABD'de yayın yapan Newsweek ve Forbes dergileri de geçen hafta, Kızılelma projesinin başarısını öne çıkaran haberlere yer vermişti.
![]()
PROJE 2021'DE BAŞLADI
Türkiye merkezli savunma şirketi Baykar'ın yüzde 100 öz sermayesiyle yola çıktığı Bayraktar Kızılelma projesi 2021'de başladı.
14 Kasım'da üretim hattından çıkan TC-ÖZB kuyruk numaralı Bayraktar Kızılelma, Çorlu'da bulunan Akıncı Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'ne intikal etmişti.
![]()
-
trhaber.com
- F-35 savaş uçakları havada duramıyor! Kızılelma'da ise 'Daha fazla yerde tutamadık uçtu!'
F-35 savaş uçakları havada duramıyor! Kızılelma'da ise 'Daha fazla yerde tutamadık uçtu!'
![]()
TOPLAMDA 22 KAZAYA KARIŞAN F-35 SAVAŞ UÇAKLARININ ÖNE ÇIKAN KAZALARI
Göklerdeyiz internet sitesinin verilerine göre, toplamda 22 kazaya karışan F-35 savaş uçaklarının son yaşanan olayın ardından yaşadığı skandallar merak konusu oldu.
EKİM 2016: F-35B SAVAŞ UÇAĞININ MOTORU YANDI
2016 yılının ekim ayında F35B savaş uçağının motorunda yangın çıkmıştı. Olayda pilot zorunlu iniş yaparak düşmekten son anda kurtuldu.
23 AĞUSTOS 2018: ACİL İNİŞ YAPTI, UÇAĞIN ÖN DİKMESİ ÇÖKTÜ
2018 yılının Ağustos ayında ABD’ye ait F-35 A Lightning II savaş uçağı, Eglin Hava Kuvvetleri Üssü’ne acil iniş yaptıktan sonra uçağın ön dikmesi çöktü.
29 EYLÜL 2018’DE TARİHE GEÇTİ: F-35 JETİ İLK KEZ DÜŞTÜ
Birçok sorun yaşayan F-35 savaş uçağı, 29 Eylül 2018 tarihinde ilk kez düşerek tarihe geçti.
ABD Deniz Piyade Kolordusu’na ait olan ve Güney Carolina eyaletinde bulunan Beaufort Hava Üssü’nden kalkan bir F-35B tipi beşinci nesil savaş uçağı ile üsse 8 kilometre mesafede bağlantının kesildiği ve uçağın düştüğü belirtildi.
9 NİSAN 2019: RADARDAN KAYBOLAN UÇAĞIN ENKAZINA ULAŞILDI, PİLOT HAYATINI KAYBETTİ
Japonya'da kalkışından 30 dakika sonra Büyük Okyanus üzerinde kaybolan F-35 tipi bir savaş uçağının enkazı bulundu.
Uçağın düşüş nedeni bilinmezken pilot kayıplara karıştı. Japonya Hava Kuvvetleri, geçici olarak envanterindeki 12 adet F35'in uçuşlarını durdurdu.
20 MAYIS 2020: RUTİN UÇUŞTA DÜŞTÜ
ABD Hava Kuvvetlerine bağlı bir F-35A tipi savaş uçağı Florida’da düştü.
Florida'da Eglin Hava Kuvvetleri Üssü'nden yapılan açıklamada, 58. filoya bağlı F-35A uçağının rutin bir uçuş sırasında yerel saatle 21:30 sularında inmek üzere iken düştüğü kaydedildi.
1 EKİM 2020: ALEV TOPUNA GİRDİ
2020 yılında ekim ayının ilk gününde ABD'de havada yakıt ikmali sırasında kanadı tanker uçağına çarpan F-35 savaş uçağı, boş araziye düştü. Pilotun fırlatma koltuğu ile yaralı kurtulduğu bildirildi.
17 KASIM 2021: DENİZE DÜŞTÜ
İngiltere'ye ait F35 savaş uçağı, Akdeniz'deki Queen Elizabeth uçak gemisinden kalktıktan sonra rutin operasyon sırasında denize düştü.
ABD ve İngiltere, bu yeni teknolojinin Rusların eline geçmemesi için yoğun çaba sarf etmişti.
![]()
5 OCAK 2022: F-35 GÖVDE ÜZERİNE İNDİ
Güney Kore basınında çıkan haberlere göre, Hava Kuvvetlerine ait bir F-35 pilotu 4 Ocak’ta acil bir gövde üstünde inişi yapmak zorunda kaldı. Pilotun sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı. 30’dan fazla F-35 jetinin uçuşu askıya alındığı belirtildi.
25 OCAK 2022: ABD UÇAĞI GÜNEY ÇİN DENİZİ’NE DÜŞTÜ
ABD’ye ait bir F-35C uçağının Güney Çin Denizi'nde düştüğü bildirildi.
Pasifik bölgesinden sorumlu ABD 7’nci filosundan yapılan yazılı açıklamada, Carl Vinson uçak gemisinde konuşlu F-35C savaş uçağının Güney Çin Denizi'nde devam eden bir tatbikat kapsamında iniş yaparken düştüğü ifade edildi. Açıklamada, uçağın gemiye iniş sırasında güverteye çarpıp denize düştüğü kaydedildi. Pilotun başarılı şekilde "koltuk fırlatma" yöntemiyle uçaktan atladığı aktarılan açıklamada, gemide görevli 7 askerin yaralandığı bilgisi paylaşıldı.
20 EKİM 2022: RUTİN BİR EĞİTİM SIRASINDA PİSTE ÇAKILDI
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait yeni nesil F-35A Lightning II savaş uçağı Utah eyaletindeki Hill Hava Kuvvetleri Üssü'nde piste iniş yaparken yere çakıldı. Acil fırlatma sistemini kullanan pilot sağ kurtuldu.
1 ARALIK 2022: ACİL İNİŞ YAPAN F-35B’NİN İNİŞ TAKIMLARI ÇÖKTÜ
Japonya'nın Okinawa adasındaki Kadena Hava Üssü’nde facianın eşiğinden dönüldü. Hava üssüne acil iniş yapan ABD'ye ait bir F-35B Lightning II savaş uçağının teknik arıza nedeniyle iniş takımlarının üzerine çöktüğü bildirildi.
![]()
![]()
![]()
![]()
Akıncı TİHA’dan tam isabet! Türkiye’nin ilk havadan karaya süpersonik füzesi
Akıncı TİHA, Türkiye'nin ilk havadan karaya süpersonik füzesi olan TRG230IHA ile 100KM üzerindeki hedefi tam isabetle vurdu.
Bayraktar Akıncı TİHA'dan bir başarıya daha imza attı. Türkiye'nin ilk havadan karaya süpersonik füzesi olan ve ilk kez atışı yapılan TRG230IHA ile 100KM üzerindeki hedef tam isabetle vuruldu!
![]()
Haberi, Roketsan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu.
Roketsan'dan yapılan paylaşımda, "Bayraktar #AKINCI TİHA'mızdan ilk atışı yapılan ve Türkiye'nin ilk havadan karaya süpersonik füzesi olan #TRG230IHA ile 100KM üzerindeki hedef tam isabetle vuruldu! Milli mühendislik kabiliyetlerimizle sınırları aşmaya devam ediyoruz!" ifadelerine yer verildi.
![]()
Son dakika: 3 terörist etkisiz hale getirildi! 'Hendeklere gömmeye devam ediyoruz'
Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Suriye'nin kuzeyindeki Barış Pınarı bölgesinde saldırı hazırlığında olan 3 PKK'lı teröristin silahları ile beraber etkisiz hale getirildiği bildirildi.
3 TERÖRİST İMHA EDİLDİ
MSB'den yapılan açıklamada, "Ülkemizin huzur ve güvenliğini hedef almaya çalışan teröristleri Suriye’de hendeklere gömmeye devam ediyoruz. Barış Pınarı bölgesinde saldırı hazırlığında oldukları belirlenen 3 PKK/YPG’li terörist silahlarıyla birlikte etkisiz hâle getirildi." ifadelerine yer verildi.
Ülkemizin huzur ve güvenliğini hedef almaya çalışan teröristleri Suriye’de hendeklere gömmeye devam ediyoruz.
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) December 16, 2022
Barış Pınarı bölgesinde saldırı hazırlığında oldukları belirlenen 3 PKK/YPG’li terörist silahlarıyla birlikte etkisiz hâle getirildi.#MSB pic.twitter.com/VGuAaSjmCJ
![]()
İstanbul merkezli 5 ilde terör örgütü DHKP-C'ye operasyon! Çok sayıda gözaltı
Son dakika haberleri... İstanbul merkezli 5 ilde terör örgütü DHKP-C’nin Cezaevi Yapılanması’na düzenlenen operasyonda 22 kişi gözaltına alındı.
Ayrıntılar geliyor...
![]()
-
trhaber.com
- Yaklaşmayı deneyen ATMACA ile ÇAKIR'ı görür! Sınır muhafızı BARBAROS göreve hazırlanıyor
Yaklaşmayı deneyen ATMACA ile ÇAKIR'ı görür! Sınır muhafızı BARBAROS göreve hazırlanıyor
ROKETSAN tarafından geliştirilen Barbaros Kıyı Savunma Sistemi, milli füzeler ATMACA ve ÇAKIR'ı kullanarak denizdeki tehditleri etkisiz hale getirecek.
Yakın zamanda test atışı gerçekleştirilen ve 'BARBAROS' ismi verilen kıyı savunma sistemine ilişkin bilgi veren ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, silah sisteminde milli gemisavar füzesi ATMACA ve milli seyir füzesi ÇAKIR'ın kullanılabileceğini anlattı.
BARBAROS'un özellikle denizdeki tehditleri bertaraf edecek özelliklere sahip, mobil bataryalardan oluşan bir kıyı savunma sistemi olacağını belirten İkinci, sistemin ilk atışını birkaç ay önce Sinop'ta kıyıdan gerçekleştirdiklerini anımsattı.
"Orada ATMACA füzesiyle kıyıya yerleştirilmiş mobil batarya üzerinden denizdeki bir hedefe angaje olup başarıyla atışımızı gerçekleştirdik" diyen İkinci, şunları kaydetti:
5 DAKİKADA YER DEĞİŞTİRİYOR, DENİZDEKİ HER TÜRLÜ HEDEFİ VURABİLİYOR
![]()
"BARBAROS Kıyı Savunma Sistemi 5 dakikadan kısa sürede yer değiştirebilen, denizdeki hedeflere karşı Advent Savaş Yönetim Sistemi ve ağ destekli yetenekleri kullanan, radar sistemlerinden gelen bilgileri kendi içerisinde birleştirip hedef angajmanı yapabilen bir sistem olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Deniz Kuvvetlerinin hizmetine girecek. Buradaki en büyük avantaj şu: Bir mobil kıyı savunma bataryası sistemi, komuta kontrol ve lançer kabiliyetleriyle, hedef belirleme ve hedef angajmanı konusundaki yetenekleriyle denizden gelebilecek her türlü hedefi, tehdidi bertaraf edebilecek yeteneklere sahip olacak."
"Hem ATMACA hem de ÇAKIR füzesini beraber kullanabilecek bir platform olarak hedeflerin büyüklüğüne, önceliğine göre hedef angajmanını değiştirebilecek, hedeflemeyi aynı anda yapabilecek kabiliyetleri birleştirecek, sürü saldırısı yapabilecek, tespit ettiği hedefleri radar, network üzerinden diğer mobil bataryalarıyla paylaşabilecek. Merkezden, kıyı gözetleme sisteminden, radar sisteminden gelecek bilgilerle hedefleri görmeden angaje olup atış yapabilecek özellikleriyle ön plana çıkacak."
BARBAROS'TA 4 ATMACA 6 ÇAKIR
![]()
İkinci, Türkiye'nin 3 tarafının denizlerle çevrili olduğunu, denizden gelecek tehditleri özellikle bu tür mobil bataryalarla bertaraf edecek bir teknolojinin hem Türkiye hem de benzer özelliklere sahip ülkeler açısından son derece önemli bir kabiliyet sunduğunu dile getirdi.
BARBAROS Kıyı Savunma Sistemi'nin bir bataryasından 4 ATMACA füzesi veya 6 ÇAKIR füzesi ateşlenebileceğini bildiren Murat İkinci, bu sayede maliyet etkin, hedefe odaklı, hedeflerin cinsine, tehdit seviyesine göre hedef angajmanı yapılabilecek bir kabiliyetin Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanımına sunulacağını vurguladı.
BÜTÜN KIYILARDA KORUMA SAĞLAYABİLİR
![]()
BARBAROS'un HAVELSAN tarafından geliştirilen ve birçok platforma entegre edilen Advent Savaş Yönetim Sistemi ile entegre olarak Deniz Kuvvetlerinin kullandığı ağa direkt adapte olacağını, orayla bilgi alışverişi yapabileceğini anlatan İkinci, "Bu sistem sayesinde ülkemizin her noktasında çok hızlı şekilde kurulup, çok hızlı şekilde denizdeki kontrolü sağlayabilecek mobil sistemleri hayata geçirmiş olacağız" diye konuştu.
Kıyı savunma sisteminin ROKETSAN'ın öz kaynaklarıyla geliştirildiğine değinen İkinci, sözlerini şöyle tamamladı:
"Çok yakın zamanda başarılı bir atış yaptık. Peyderpey üzerine eklenecek kabiliyetlerle geliştirilecek bir sistem olacak. Önümüzdeki yıl itibarıyla bu sistemin Deniz Kuvvetlerinin temel ihtiyaçlarını karşılayacak seviyeye gelmesini hedefliyoruz. Ondan sonra birçok yetenek, sensör kabiliyeti üzerine eklenecek. Barbaros sistemi büyüyerek devam eden, yeteneklerini artıran ve ülkemizin değişen savunma ihtiyaçlarına cevap veren bir yapıda ROKETSAN'ın öz kaynaklı projesi olarak çalışılmaya devam edilecek."
ATMACA'NIN MENZİLİ 250, ÇAKIR'IN 150 KM
![]()
Ağırlığı 900 kilogramı bulan gemisavar füzesi ATMACA, 250 kilometre menzildeki hedefini yüksek hassasiyetle vurabiliyor. 220 kilogram harp başlığına sahip atmaca, su üzerinde çok alçak irtifada ilerlediği için düşman gemileri tarafından son ana kadar fark edilmiyor.
ROKETSAN tarafından geliştirilen ve "ATMACA'nın küçük kardeşi" olarak tanımlanan ÇAKIR füzesi ise 150 kilometrelik menzile sahip. Çoklu ya da tekil hedefe yönelik sürü saldırı kabiliyetine de sahip olan ÇAKIR füzesi, Kale Arge şirketince üretilen KTJ-1750 motordan güç alıyor. ATMACA füzesinin KTJ-3200 adlı motoruna da yine Kale Arge imza atıyor.
![]()
Savunma Sanayii Başkanı Demir'den ULAQ açıklaması: Tam otonom hale getiriyoruz
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı İsmail Demir, ULAQ SİDA'ya yeni kabiliyetler kazandırıp tam otonom hale getirerek, denizaltı savunma harbi icra edecek şekilde geliştirdiklerini ifade etti.
SSB'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Ares-Meteksan ortak girişimi tarafından yürütülen ULAQ SİDA Projesi'nde çalışmalar devam ediyor.
![]()
BİRÇOK GÖREVİ OTONOM HALDE İCRA EDECEK
İstihbarat, keşif ve gözetleme, su üstü harbi ve denizaltı savunma harbi görevlerini insansız ve otonom olarak icra edilebilmesi amacıyla geliştirilmekte olan ULAQ SİDA, hafif, dayanıklı ve onaylı kompozit gövdesi, aktif ve pasif stabilizasyon sistemleri, EO/IR geniş açılı seyir kamerası, uydu haberleşme yeteneği, hassas manevra yeteneği ve tam otonomi özellikleriyle ön plana çıkıyor.
SSB tarafından yürütülen ULAQ SİDA Projesi'yle, mevcut ULAQ aracının dört deniz durumunda kısıntısız seyir yapabilmesi amacıyla, botun boyu uzatıldı ve tam otonomi görevi icra edebilmesi için sensör sayısı artırıldı.
![]()
FAYDALI YÜK TAŞIMA KAPASİTESİ YÜKSELTİLDİ
Yer kontrol istasyonu hem limandan hem de gemiden kullanılabilecek şekilde portatif çanta olarak tasarlandı. Bot üzerinde yer alan stabilizasyon sistem sayısı ve faydalı yük taşıma kapasitesi yükseltildi. Proje kapsamındaki teslimatın 2023 yılı içinde tamamlanması hedefleniyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen İsmail Demir, "ULAQ SİDA'ya yeni kabiliyetler kazandırıp tam otonom hale getiriyor, denizaltı savunma harbi icra edecek şekilde geliştiriyoruz. Hedefimiz yerli motor, 12.7 mm UKSS, torpido, L- UMTAS füzesi, komuta kontrol yazılımı, haberleşme sistemi, kamera ve sonar sistemiyle yüzde 90 yerlilik." ifadesini kullandı.
![]()
![]()
2'den 94'e, 94'ten 8 bin 114'e, 630'dan 84 bine! İşte değişimin en büyük göstergesi
Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası, 12-13 Aralık'ta Haliç Kongre Merkezi'nde 'İnovasyonun Yeni Yüzyılı' temasıyla gerçekleştirilecek.
Etkinlikte konuşmacı olarak yer alması beklenen SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Temel Kotil ile NASA'da derin uzay iletişimi ve astrofizik alanlarında araştırmacı olarak çalışan Dr. Umut Yıldız, etkinlik öncesi Anadolu Ajansı'na açıklamalarda bulundu.
Haluk Bayraktar, Türkiye’de inovasyon algısının pozitif bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, "Bunda en önemli unsur somut başarılar. 20 yıl öncesinde biri, yenilikçi bir fikir ile ortaya çıksa da gerek çevresel olumsuz telkin, gerek siyaset kurumunun, destek vermeyi bırakın, yer yer köstek olmasıyla inovatif fikir gerçeğe dönüşemiyordu" dedi.
20 YIL ÖNCE 'İHA TASARLADIK' DESELERDİ...
![]()
Haluk Bayraktar
Kendilerinin de insansız hava araçları geliştirme yolculuğunda benzer engellerle karşılaştıklarını ancak pes etmediklerini ifade eden Bayraktar, şöyle devam etti:
"Siyaset kurumunun yenilikçi teknolojilere bakışındaki pozitif yönlü değişimi, başardıkça önce çevremizin sonra da kamuoyunun desteğini almak bizi AR-GE’ye ve inovasyona yatırım yapmaya teşvik etti. Düşünün 20 yıl önce bir grup genç, zirai ilaçlama gibi spesifik bir sektörde kullanmak için bir İHA tasarımı olduğunu söylese ne kadar destek bulurdu?
Bir de bugünü düşünün. Toplum ve kurumlar ekseriyetle böyle inovatif bir fikrin gerçeğe dönüşeceğine inanır ve destek verir bir noktaya geldi. Hatta şu anda birçok küçük yatırımcı düşük miktarlarda kitlesel fonlamalarla yenilikçi oluşumlara, projelere ve firmalara destek veriyor. Böyle bir şey birkaç yıl öncesine kadar hayal dahi edilemezdi. İşte son 20 yılda Türkiye’deki inovasyon algısı böyle değişti."
BAYRAKTAR TB2 KAÇ ÜLKEYE SATILDI?
![]()
Türkiye'nin inovasyon algısının gelişmekte olan ülkelere göre pozitif ayrıştığını kaydeden Bayraktar, "Türkiye, özellikle savunma sanayisi olmak üzere üretimde önemli bir aşamaya geldi. Milli ve özgün teknolojileri geliştiren, üreten ve hatta ihraç eden bir konumdayız. Baykar’dan örnek vermek gerekirse; 2014 yılında envantere giren Bayraktar TB2 için bugün 25 ülkeyle ihracat sözleşmesi imzaladı. Gelişmekte olan diğer ülkelere yüksek teknolojiye sahip ürünleri ihraç ediyoruz ve bu bizi onların önüne geçiriyor" diye konuştu.
Bayraktar, Türkiye’deki gelişimi AR-GE ve Tasarım Merkezleri’ndeki artış ile de görmenin mümkün olduğunu belirterek, "Milli Teknoloji Hamlesi çok sayıda AR-GE merkezinin açılmasını destekledi. Son verilere göre, 1248 AR-GE merkezi mevcut. 2001 yılında 1,3 milyar lira AR-GE harcaması yapılmışken, 2020’de 55 milyar lira harcama yapıldı. 2001 yılında sadece 2 Teknopark varken, bugün 94 tane var. Teknopark firma sayısı ise 2001’de 94 iken, bugün 8 bin 114’e ulaştı. Çalışan sayısı ise 630’dan 84 bine çıktı. Bu rakamlar bile değişimin en büyük göstergesi" ifadelerini kullandı.
İLK 10 ÜLKE ARASINA GİRECEĞİZ
Haluk Bayraktar, savunma sanayisinde inovatif girişimlerle özgün ve milli teknolojiler geliştirildiğini belirterek, yazılımdan kara araçlarına, insanlı insansız hava ve deniz araçlarına kadar çeşitli ürünlerin geliştirip ihraç edildiğini vurguladı.
Türkiye'nin savunma sanayisinde önemli bir ihracatçı olduğunu vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:
"Türkiye, 2021 yılında 3,2 milyar dolarlık savunma sanayisi ihracatı gerçekleştirmişti. Bu sene hedefimiz 4 milyar doları geçmek ve bunun olacağına kesin gözüyle bakıyoruz. Çünkü kasım ayı itibarıyla 11 aylık ihracatımız 3 milyar 770 milyon dolar seviyesine ulaştı. Yani geçen seneye göre yaklaşık yüzde 30’luk bir artış olacak. Baykar özelinde de ihracatımız önemli oranda arttı. Geçen sene yaklaşık 650 milyon dolar olan ihracatımız, bu yıl 1 milyar doları geçerek yüzde 50’den fazla artmış olacak.
Unutmamak gerekir ki savunma sanayi lokomotif gibidir. Geliştikçe, büyüdükçe diğer sektörleri de ileri çeker. Tarihe bakıldığında dünyada bunun birçok örneğini görmek mümkün. Çeşitli sivil teknolojiler, savunma sanayisinden türetilmiştir. Kısacası savunma sanayindeki inovatif gelişmeler Türkiye’nin bir bütün halde kalkınmasına katkı sağlayacaktır. Yine vurgulamak isterim, daha da gelişmek için ihracatın önemi çok büyük. Türkiye’nin uluslararası pazarda güçlü bir şekilde rekabet edebilmesi için güçlü bir ekosistem oluşması da elzemdir. Bu şartlarda büyüyecek Türkiye, savunma sanayi ihracatında ilk 10 ülke arasına girme hedefine ulaşacaktır."
CİROMUZUN YÜZDE 30-40'INI AR-GE'YE HARCIYORUZ
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Temel Kotil de inovasyonun fikir veya ürüne değer katan bir yeniliği ifade etse de aslında inovasyonu teknoloji ile bütünleştirmenin yanlış olmayacağını söyledi.
![]()
Temel Kotil
Teknoloji geliştirmenin uzun soluklu bir süreç olduğunu ifade eden Kotil, "Türkiye teknolojinin AR-GE’sine yönelik önemli çalışmalara imza atıyor. Devletimizin yüksek vizyonu ile son 20 yılda otomotivden savunma sanayisine, havacılıktan yenilenebilir enerjiye sürdürülebilir nitelikteki teknolojileri ülkemize kazandırdı" ifadelerini kullandı.
Kotil, Türkiye'nin AR-Ge yatırımlarına hız verdiğini belirterek, "Ülkemiz son yıllarda üniversite-sanayi iş birliklerini önceleyen çalışmalara ağırlık verdi. Nitelikli araştırmalar ve gelişmiş test kabiliyetleri inovasyonu beraberinde getirdi. Böylece ülkemiz teknolojiyi talep eden değil, teknolojiyi geliştiren ve ihraç eden bir ülke konumuna geldi. Bu durum ülkelerin peşinde koştuğu 'büyük veri'nin ülkemize de kazandırılması konusunda önemli aşamalar kat etmemizi sağladı" diye konuştu.
YENİ TEKNOLOJİLER BİRER BASAMAK OLUYOR
![]()
Milli Muharip Uçak TUSAŞ tesislerinde imâl ediliyor.
TUSAŞ'ın özellikle son 20 yılda, silahlı kuvvetlerine değer katacak önemli havacılık teknolojilerini ülkeye kazandırdığını belirten Kotil, şunları kaydetti:
"Türkiye’de yüzde 20’lerde olan yerlilik oranı özellikle son 20 yılda savunma teknolojilerine yapılan yatırımlar sayesinde ve özel sektörün de gelişimi ile yüzde 80’leri buldu. Yerlilik oranının artması elbette inovasyonun bir tezahürüdür. Savunma sanayisi özelinde geliştirilen insanlı ve insansız hava araçları, silah teknolojileri, askeri ve zırhlı araçlar, denizcilik teknolojileri ve dahası yeni teknolojilerin ülkemize kazandırılması için birer basamak olmakta.
Teknolojilerin kazandırılmasının yanında test kabiliyetlerinin de gelişmesine imkan sağladı. Bu sayede hem zaman ve maliyet avantajı sağlarken diğer taraftan verilerin ülkemizde kalması ile birlikte yeni fikirlerin ortaya konulması ve analiz edilmesinin önü açıldı."
TÜRKİYE BU ALANLARDA BİRKAÇ ÜLKEDEN BİRİ
Türkiye'nin kendi uydusunu geliştirebilen, kendi özgün hava araçlarını tasarlayan birkaç ülkeden biri olduğuna dikkati çeken Kotil, Türkiye'nin bu pozisyonunu her geçen gün sağlamlaştırmaya ve hedef yükseltmeye de devam ettiğini vurguladı.
Kotil, yıllık cirolarının yüzde 30-40’lık kısmını AR-GE yatırımlarına harcadıklarını belirterek, "Biz gençlerimize güveniyoruz. 3000’i aşkın AR-GE çalışanımız yüksek oranda gençlerimizden oluşuyor. Yeniliğin geleceğini onlara teslim etmekten çekinmiyoruz. Kurum içi girişimciliği destekleyen inovasyon stratejimiz ile yeni fikirleri ürünlerimizle buluşturuyoruz." dedi.
UZAY ÇALIŞMALARI İNOVASYON İÇİN ÖNCÜ
NASA'da derin uzay iletişimi ve astrofizik alanlarında araştırmacı olarak çalışan Dr. Umut Yıldız ise Türkiye İnovasyon Haftası'nın inovasyon alanında çalışan girişimciler, akademisyenler ve işletmeler arasındaki iş birliğini artırması açısından çok önemli bir etkinlik olduğunu vurguladı.
![]()
Umut Yıldız
Etkinliğin ülkede inovasyon kültürünün artırmasına ve gelişmesine önemli katkı sağladığını belirten Yıldız, bu kadar geniş çapta yapılan etkinliğin AR-GE ve teknolojik gelişmelerin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Uzay çalışmalarının inovasyon açısından öncü olduğunu vurgulayan Yıldız, "Türkiye’deki uzay çalışmaları, ülkede inovasyon, AR-GE ve teknolojik gelişme alanlarındaki atılımların önemini vurgulamaktadır. Türkiye Uzay Ajansı’nın (TUA) uzay çalışmalarının inovasyona etkisine ve katkısına örnek olarak, uydu teknolojilerinin geliştirilmesi, havacılık sektöründe yeniliklerin geliştirilmesi, uzay fiziğinin ve uzay ürünlerinin üretilmesi gibi faaliyetleri başlatılması ve destek verilmesi sürecinde önemli katkılar sağlayacaktır. Türkiye Uzay Ajansı, inovasyon ve AR-GE alanlarında çalışan girişimciler, akademisyenler ve işletmelerle iş birliği yaparak, inovasyon ve AR-GE alanlarında ciddi derecede önayak olabilir" değerlendirmesini yaptı.
![]()
21. yüzyıldayız ve herkes TB2'yi izliyor! Savunma paneline bu sözler damga vurdu
TRT World Forum 2022 'Türkiye Savunma Sanayisinin Dönüşümü ve Dış Politikaya Etkisi' temasıyla panel düzenledi. Panelde konuşan Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Serdar Demirel, Türk SİHA'larının dünya üzerinde oluşturduğu etkiye dikkat çekti. Bayraktar TB2 silahlı insansız hava aracının herkes tarafından çok konuşulduğunun altını çizen Demirel, Türk savunma sanayisinin köklü geçmişe sahip olduğunu belirterek şunları kaydetti:
![]()
Serdar Demirel
"Bu köklü geçmiş 15. yüzyıla kadar gidiyor. Türkler İstanbul'u almak istediğinde yeni silah sistemi yapmıştır. O zamanlarda silah sistemleri kalelerdi ve çok pahalıydı. Türkler silahı icat ettiklerinde ve bunu savaşta kullandıklarında dünyanın seyrini değiştirdi. Çünkü kaleler artık savunma görevini görmüyordu. Bu tarih de yeni çağın başlangıcı olarak adlandırıldı. Şimdi 21. yüzyıldayız ve herkes Bayraktar TB2'yi izliyor. Ukrayna'da, Azerbaycan'da ve diğer savaş bölgelerinde."
O SİSTEMLERİ ETKİSİZ HALE GETİRİYOR
"Bayraktar TB2 bütün hava sistemlerini kullanılmaz hale getiriyor. Aynı zamanda Bayraktar TB2 hedefi vurduğunda biz 1 dolar harcıyorsak karşı taraf 10 dolar harcıyor. Türkiye'nin her tarafı kırmızı bölge Yunanistan hariç. Bu da bizi inovasyona itiyor. Çünkü biz zengin ülke değiliz. Bu yüzden kendimizi korumak için inovasyonla ve bize maliyeti daha düşük olacak şeyler geliştiriyoruz. Biz sadece yurt dışına savunma sistemlerinin ihracatını yapmak için değil, Türkiye'nin etrafını korumak için savunma sistemlerimizi geliştiriyoruz."
BREZİLYA VE İSVEÇ DÜŞÜŞ YAŞIYOR
![]()
Ali Bakir
Ibn Haldon Center'de Kıdemli Araştırmacı Ali Bakir ise Türkiye'nin muhteşem bir savunma sanayi üreticisi olan bir ülke olduğunu açıkladı.
Bakir, "Türkiye savunma sanayisinde son 20 yılda çok büyük bir yükseliş gösterdi. 2002 yılında 200 milyon dolarlık Türkiye'nin savunma ihracatı şu anda 3 milyar dolara yükseldi. Brezilya ve İsveç savunma sanayisinde yükselen iki ülke ama yükselişi tamamlayamadıkları için düşüş yaşadılar" diye konuştu.
DAHİCE PROJELERLE BÖLGESEL GÜÇ
![]()
Murat Yeşiltaş
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi'nden Prof. Dr. Murat Yeşiltaş da Türkiye'nin drone kapasitesinde oldukça başarılı bir ülke olduğunun altını çizdi.
Yeşiltaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"AK Parti hükümeti Türkiye'nin savunma sanayisinde bir devrim yaptı. 2004 yılı dönüm noktasıydı. O yıllarda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan 12 milyar dolarlık Türk askeri kuvvetlerinin modernizasyonunu iptal etti ve bu 12 milyar dolar Türkiye'nin araştırma ve geliştirme projelerine yatırıldı ve bu projeler dahice projelerdi. Türkiye aynı zamanda bir bölgesel güç oldu. Ekonomik fırsatlar aynı zamanda Türk savunma endüstrisi için çok önemli."
MEŞGULİYET DEĞİL MESULİYET MESELESİ
![]()
Zahid Sobacı
Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center'ta 'Geleceği Şekillendirmek: Belirsizlikler, Gerçekler ve Fırsatlar' temasıyla bu yıl 6.'sı düzenlenen TRT World Forum 2022'nin açılışında TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı konuştu. 40 ülkeden, 100'e yakın konuşmacı ve 1000'i aşkın katılımcıyla icra edilen dev etkinlikte konuşan Sobacı, aha iyi bir gelecek için mevcut durumu tüm açıklığıyla ortaya koymanın ve belirsizlikleri imkana dönüştürme potansiyelini değerlendirmenin önemini vurguladı. Küresel sorunların çözümünde medyaya büyük görev düştüğünü vurgulayan Sobacı, "Medya kuruluşları zerreden aleme, olayların, ilişkilerin, insanların ve konuların bütününe ayna olmak zorunda. Bu bir meşguliyet değil mesuliyet meselesidir" diye konuştu.
TRT Director General Mehmet Zahid Sobaci at #TRTWorldForum22
— TRT World (@trtworld) December 9, 2022
- Forum is hosting approximately 100 speakers from 40 countries
- Exchange of ideas will take place over next two day
- Our country under leadership of President Erdogan always advocates for peace & not war pic.twitter.com/ztY0yibli7
![]()
Son dakika: Suriye'nin kuzeyinde 5 terörist etkisiz hale getirildi
Son dakika haberleri.. Milli Savunma Bakanlığı Zeytindalı ve Barış Pınarı bölgelerinde YPG/PKK'lı 5 teröristin etkisiz hale getirildiğini duyurdu.
'TERÖRİSTLERİ HAK ETTİKLERİ ŞEKİLDE CEZALANDIRMAYA DEVAM EDİYORUZ'
Milli Savunma Bakanlığı'nın resmi Twitter hesabınıdan yapılan açıklamda şu ifadelere yer verildi:
Tek amacı bulundukları bölgeyi kana bulamak olan teröristleri hak ettikleri şekilde cezalandırmaya devam ediyoruz! Kahraman Mehmetçik, Suriye’nin kuzeyindeki Zeytin Dalı ve Barış Pınarı bölgelerinde belirlediği 5 PKK/YPG'li teröristi etkisiz hâle getirdi.
Tek amacı bulundukları bölgeyi kana bulamak olan teröristleri hak ettikleri şekilde cezalandırmaya devam ediyoruz!
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) December 10, 2022
Kahraman Mehmetçik, Suriye’nin kuzeyindeki Zeytin Dalı ve Barış Pınarı bölgelerinde belirlediği 5 PKK/YPG'li teröristi etkisiz hâle getirdi.#MSB pic.twitter.com/oIaONFFPSw
![]()
-
trhaber.com
- MİT bu yıl da gerçekleştirdiği operasyonlarla nefes kesti! İşte 1 yıllık operasyon listesi
MİT bu yıl da gerçekleştirdiği operasyonlarla nefes kesti! İşte 1 yıllık operasyon listesi
Milli İstihbarat Teşkilatı bu yıl terör örgütüne sınır içiv esınır ötesi yaptığı operasyonlarla nefes aldırmadı. Son dönemde bilhassa terör örgütlerinin sözde üst düzey yöneticilerini hedef alan MİT, düzenlediği başarılı operasyonlarla teröristleri etkisiz hale getirdi.
NECİP HABLEMİTOĞLU KATİL ZANLISI NURİ GÖKHAN BOZKIR TÜRKİYE'YE GETİRİLDİ
İHA'nın aktardığı habere göre, bu yılın ilk ve en önemli operasyonlarından biri FETÖ'nün devlet içindeki kadrolaşma çalışmalarını ele alan 'Köstebek' adlı kitabı yayınlanmadan 18 Aralık 2002'de suikaste kurban giden Necip Hablemitoğlu'nun katil zanlılarından Nuri Gökhan Bozkır'ın yakalanarak Türkiye'ye getirilmesi oldu. FETÖ söylemleriyle Türk devlet kurumlarını ve devlet büyüklerini asılsız iddialarla hedef alan Bozkır, MİT tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonla Türkiye'ye getirilmişti.
![]()
Necip Hablemitoğlu'nun katil zanlılarından Nuri Gökhan Bozkır
MİT'TEN PKK'YA NOKTA OPERASYONLARI
Öte yandan MİT tarafından düzenlenen operasyonların bir kanadı da PKK terör örgütüne yönelik gerçekleştirildi. Ocak ve Şubat aylarında Irak'ın Sincar bölgesinde düzenlenen nokta operasyon ile PKK/YBŞ sözde Özel Kuvvet Sorumlusu olan Azad kod adlı Sileman Şemo Yusuf'un içerisinde bulunduğu araç vurulmuş ve etkisiz hale getirilmişti. Öte yandan MİT birkaç hafta sonra düzenlediği operasyon ile Suriye sınırındaki bombalı eylemlerin sorumlusu PKK/YPG'li terörist ‘Hebat Gever' kod adlı Süleyman Orhan'ı da etkisiz hale getirmişti.
![]()
Eylem ve faaliyetleri nedeniyle MİT'in hedef listesinde olan ve PKK/YPG'de sözde sorumlu kadrosunda yer alan 'Rojvan Van' kod adlı Mehmet Aydın da nisan ayında gerçekleştirilen operasyonla Suriye Derbesiye'de etkisiz hale getirdi.
![]()
'Rojvan Van' kod adlı Mehmet Aydın
PKK'NIN SÖZDE ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERİ TEK TEK AVLANDI
MİT tarafından temmuz ve ekim ayları arasında başlıca; terör örgütü PKK-HPG'nin sözde konsey üyesi terörist Hanım Demir, terör örgütü PKK'nın sözde üst düzey yöneticilerinden İzzettin İnan, Güngören saldırısının faillerinden PKK mensubu Nüsret Tebiş, terör örgütü PKK/YPG'nin sözde Kobani eyalet sorumlusu Şahin Tekintanğaç, terör örgütü PKK/KCK'nın sözde yürütme konseyi üyesi Hatice Hezer, terör örgütü PKK/YPG'nin sözde Kobani eyalet yürütme kurulu üyesi Erhan Arman, terör örgütü PKK-YPG'nin sözde Amude-Derbesiye eyaleti genel sorumlusu Yusif Mehmud Rebani, terör örgütü PKK/YPG'nin sözde Kamışlı eyalet yöneticisi Muhsin Yağan, terör örgütü PKK'nın sözde üst düzey yöneticisi Kongra-Gel başkanlık divanı üyesi Delal Azizoğlu, terör örgütü PKK/KCK'nın sözde eğitim sorumlusu “Rezan Amed” kod adlı Ümit Tarhan, terör örgütü PKK/YBŞ'nin sözde tugay sorumlusu olarak faaliyet yürüten “Darav Gevda” kod adlı Bedirhan Abi, terör örgütü PKK'nın suikastçısı "Şahan" kod adlı Vedat Aksaç ve beraberindeki iki PKK'lı, Irak'ta sözde sorumlu düzeyde faaliyet gösteren terör örgütü PKK/KCK mensubu “Alişer” kod adlı Hüseyin Yıldırım ve terör örgütü PKK/YPG'nin sözde Kobani eyalet genel sorumlusu Hasan Demirtaş'ı Irak ve Suriye'de gerçekleştirilen sınır ötesi nokta operasyonlarla etkisiz hale getirildi.
![]()
![]()
Denizaltı görüntüleri sızmıştı: MSB bugün test fotoğraflarını paylaştı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Havadan Bağımsız Tahrik Sistemli Denizaltı Projesi kapsamında inşa edilen ilk denizaltı Piri Reis'in deniz testlerinin 6 Aralık'ta başladığını bildirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Havadan Bağımsız Tahrik Sistemli Denizaltı Projesi kapsamında inşa edilen ilk denizaltı Piri Reis'in 6 Aralık'ta deniz testleri başladı. Piri Reis denizaltımıza icra edeceği harekatlarda emniyetli seyirler ve başarılı görevler dileriz" ifadeleri kullanıldı.
![]()
Denizaltı testlerine ilişkin fotoğraflar 7 Aralık'ta "İşte Türkiye'nin gıcır gıcır denizaltısı!" başlığıyla TRHaber'de yayınlanmıştı.
![]()
MAM-T gittiyse AKINCI oradadır: Azerbaycan ordusu Laçın'a hazırlanıyor
Rusya ve İran destekli Ermenistan yönetimi 2020 Kasım'ında imzalanan mutabakata uymadı. Zengezur Koridoru projesi aradan geçen 2 yılı aşkın süredir hayata geçmedi. Üstelik Karabağ'da Hankendi bölgesinden çıkmayı reddeden silahlı Ermeni çeteler, Rus askerlerinin korumasında 'özerklik' iddiasında bulunmayı sürdürüyor. Bu bölgenin tamamı Azerbaycan toprağı olmasına rağmen Erivan yönetimi gerilimi tırmandıracak politikada ısrar ediyor.
![]()
İlham Aliyev
Gidişatın yeni bir savaşa evrilmekte olduğu uyarısını yapan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ise Rus askerlerinin orada 'geçici' olduğunu, Hankendi'nin de acilen silahlı teröristlerden arındırılması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde yeni bir çatışmadan kaçınmayacaklarını kaydeden Aliyev, zaferle sonuçlanan İkinci Karabağ Savaşı'ndan buyana aradan geçen 2 yıl boyunca ordunun daha da güçlendirildiğini belirtiyor.
SOM FÜZELERİNİN ARDINDAN MAM-T
![]()
Cephede Rus koruması altındaki Ermeni mevzilerinden Azerbaycan ordusuna zaman zaman ateş açılıyor. Bölgenin her an yeni bir savaşa şahit olabileceği kırılgan durum devam ederken Türkiye'nin kardeş Azerbaycan'a desteği ise sürüyor.
Bakü'nün Ankara'dan talep ettiği ileri sürülen '400 SOM füzesi' sevkiyatında süreç işliyor. Envanterinde çok sayıda Bayraktar TB2 SİHA bulunan kardeş ülke, aynı zamanda Baykar imzalı AKINCI TİHA'nın da müşterilerinden. AKINCI'nın Pakistan'la birlikta Azerbaycan'a da sevk edildiği sanılıyor. Buna ilişkin en önemli işaret ROKETSAN Genel Müdür Yardımcısı Murat Kurtuluş'un Poligon dergisine yaptığı açıklama oldu.
Azerbaycan ordusuna yönelik MAM-T mühimmat projesinin çok yakında hayata geçirileceğini söyleyen Kurtuluş, "Yeni sözleşme çerçevesinde MAM-L'den sonra MAM-T mühimmatını da Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin hizmetine sunmak istiyoruz. Bu konudaki mutabakatımız son aşamada. Çok yakında hayata geçirmeye başlayacağız" dedi.
AKINCI'DAN ATILIYOR, MENZİLİ EN AZ 30 KM
![]()
Bu ifadeler MAM-T'lerin yakında Azerbaycan envanterine girmeye başlayacağını gözler önüne serdi. ROKETSAN tarafından geliştirilen mini akıllı mühimmat MAM-T'lerin her biri 94 kilogram ağırlığında. 1,4 metre boy ve 230 mm'lik çap özellikli kanatlı MAM-T'ler SİHA'dan ateşlendiği takdirde hedefini 30 kilometre mesafeden vurabiliyor.
Hedefini hassas biçimde vurabilen MAM-T zırhlı araçlar, binalar, korugan yapılar ve düşman personelin konakladığı her türlü yapıyı tahrip edebiliyor. Ağırlığından ötürü MAM-T, Bayraktar TB2'de değil AKINCI, AKSUNGUR, ANKA gibi daha ağır platformlarda kullanılıyor. MAM-T'lerin Azerbaycan envanterine giriyor oluşu, AKINCI TİHA'ların bu ülkeye teslim edildiğine ilişkin ilk işaret oldu.
Kanat altında 950 kilo faydalı yük taşıma kapasitesiyle AKINCI, 10 adet MAM-T ile havalanabiliyor. MAM-T aynı zamanda hafif taarruz uçakları ve savaş uçaklarında da kullanılabiliyor. Serbest bırakıldığı irtifaya göre bu mühimmatın etkili vuruş menzili değişiyor. Hafif taarruz uçaklarından atıldığı takdirde menzili 60 kilometreye ulaşan MAM-T'ler, savaş uçaklarından daha yüksek bir noktadan bırakılırsa 80 kilometre uzaktaki hedefi vurabiliyor.
MAM-C ve MAM-L'nin ardından ROKETSAN üretimi MAM-T, bir savaş durumunda Ermenistan ordusunun yeni kâbusu olacak.
Bayraktar TB2 SİHA'lar 2 yıl önceki Karabağ Savaşı'nda destan yazmıştı.
Ermeni mevzilerinde Rus yapımı S-300 hava savunma sistemlerinden biri geçtiğimiz eylül ayında böyle imha edilmişti.
![]()
![]()
-
trhaber.com
- Dünya Hava Kuvvetleri 2023 araştırmasında Türkiye'nin kaçıncı sırada olduğu belli oldu! İşte çarpıcı envanter bilgileri
Dünya Hava Kuvvetleri 2023 araştırmasında Türkiye'nin kaçıncı sırada olduğu belli oldu! İşte çarpıcı envanter bilgileri
![]()
PKK'da çözülme hızlanıyor! 3 terörist teslim oldu
Terör örgütü PKK'da çzöülme devam ediyor. Bu kapsamda 3 PKK'lı terörist Habur'da hudut karakoluna teslim oldu.
3 PKK'LI TERÖRİST TESLİM OLDU
MSB'den yapılan açıklamada, ''Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKK’ya karşı operasyonları hız kesmeden devam ederken örgütteki çözülme de hızlanıyor. Son olarak Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 3 PKK’lı terörist daha Habur’da Hudut Karakolumuza teslim oldu.'' denildi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKK’ya karşı operasyonları hız kesmeden devam ederken örgütteki çözülme de hızlanıyor.
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) December 9, 2022
Son olarak Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 3 PKK’lı terörist daha Habur’da Hudut Karakolumuza teslim oldu.#MSB pic.twitter.com/C9qbUn8hrA
![]()
Görülmeden görmek, vurulmadan vurmak: İsmail Demir milli radar tesliminde böyle dedi
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, milli imkanlarla geliştirilen havaalanı trafik radarından ilkinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini bildirdi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığından (SSB) yapılan açıklamaya göre, Başkanlık koordinasyonunda, ASELSAN ev sahipliğinde gerçekleştirilen Radar Çalıştayı'nın üçüncüsüne Milli Savunma Bakanlığı, SSB, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili firmaların temsilcileri katıldı.
![]()
İsmail Demir, çalıştayda yaptığı konuşmada, ihtiyaç ve tedarik makamları ile bu alanda faaliyet gösteren ve teknolojik altyapıya sahip savunma sanayisi firmaları, üniversite ve araştırma kuruluşları nezdinde farkındalık oluşturma ve ortak hedef belirleme yönündeki çabalardan memnuniyet verici sonuçlar aldıklarını ifade etti.
ERALP, ALP, ÇAFRAD, HTRS, AESA...
![]()
Elektronik harp alanında dünyadaki yarışın içinde yer almak, ekosistemdeki paydaşları bir araya getirmek ve bu vesileyle teknoloji yolculuğunda birlikte hareket etmek amacıyla yürüttükleri çabalar neticesinde geçen 6 yıl içinde yeni milli radar ürünleri geliştirildiğini belirten Demir, şunları kaydetti:
"Mevcut ürünlerimizi de güncelleyerek aktif faz dizili anten teknolojileri dahil yeni alt sistemleri kullanmaya başladık. ÇAFRAD radarımızda belirli bir olgunluğa ulaştık, inşallah platformlarımızda kullanmaya başlayacağız. Erken ihbar radar sistemlerinin yerli ve milli imkanlarla geliştirilmesi kapsamında AESA teknolojisini kullanan Taşınabilir Erken İhbar Radar Sistemi Eralp'in fabrika kabul testleri geçen ay başarıyla tamamlandı. Alçak İrtifa Radar Sistemi Alp'in ilkinin kısa bir dönem içinde envantere alınmasını bekliyoruz. Yine bu dönemde havaalanı trafik radarının ilkinin de Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edildiğini memnuniyetle ifade etmek isterim. Başarılı şekilde sürdürülen projelerimiz sadece yerde konuşlu sistemlerle sınırlı değil. Hava platformlarında kullanılmak üzere geliştirilen aktif faz dizili burun radarının Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine kazandırılması yönündeki çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. İnşallah Akıncı platformu ile başlayacak bu teslimat, F16 Modernizasyon Projesi ile devam edecek. Kullandığımız bir tabir var. Aslında harekât alanının özeti, fark edilmeden fark etmek, vurulmadan vurmak. Aslında olayı noktalayan bu."
![]()
Çalıştayın önemine dikkati çeken Demir, "Çalıştay çıktıları vesilesiyle millileşme, sürdürülebilirlik, rekabet edebilirlik ve ihracat hedefinin yakalanması, yenilikçi sistemlerin geliştirilmesi, kullanım sahasında sistem etkileşiminin planlanması, ürün-teknoloji geliştirme ekosistemlerinin senkronizasyonu ile ortak akıl oluşturulması, sorunlara çözüm bulunması ve daha iyi bir seviyeye ulaşılması hedefleniyor" değerlendirmesinde bulundu.
![]()
İsmail Demir
2 YIL İÇİNDE 11 HAVAALANINA YERLEŞTİRİLECEK
Demir'in Radar Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada Hava Kuvvetleri Komutanlığına ilk kez teslim edildiğini açıkladığı Hava Trafik Radar Sistemi (HTRS), SSB tarafından başlatılan proje kapsamında ASELSAN ve yerli alt yüklenicileri tarafından hayata geçirildi.
![]()
Hava Trafik Radarı
HTRS'nin radar, haberleşme ve kayıt sistemini ASELSAN, yazılımını ise TÜBİTAK geliştirdi.
Askeri ve sivil havacılık amaçlı geliştirilen yaklaşma radar sistemi HTRS, 2024 yılı sonuna kadar 11 havaalanında hizmete girecek ve yaklaşma kontrol hizmetleri bu sistemle gerçekleştirilecek. Böylece hava trafiği artık milli bir radar sistemiyle yönetilecek.
![]()
-
trhaber.com
- Çin basını Türk savunma sanayisini mercek altına aldı: Türkiye sadece 4 yılda çığır açtı
Çin basını Türk savunma sanayisini mercek altına aldı: Türkiye sadece 4 yılda çığır açtı
Türkiye'nin savunma sanayisinde elde ettiği başarılar ve milli teknoloji hamlesi dünya basınının manşetlerini süslemeye devam ederken Çin de bu başarıya kayıtsız kalmadı ve resmi yayın organı PLA Daily'de Türk savunma sanayisini inceleyen bir makale kaleme alındı.
Makalede, "Dünya Kupası’nda Katar’ın özel misafiri" olarak nitelendirilen Türk Donanması’na ait Burgazada fırkateyninin, birçok Ortadoğu ülkesince tanındığı belirtildi. Türkiye’nin MİLGEM projesi, kapsamında üretilen ADA sınıfı üçüncü gemisi Burgazada'nın, 2018 yılında İstanbul Tersanesi’nden suya inerek görevine başladığı hatırlatıldı.
![]()
DÜNYA ÇAPINDA BİR KATILIMCIYA DÖNÜŞTÜ
Makalede, ABD Kongresi'nin 1974'te, Kıbrıs Barış Harekatı'nın başlamasıyla Türkiye'yi şaşırtacak bir karar aldığını ve ülkeye silah ambargosu uyguladığı hatırlatıldı. Ambargo nedeniyle, ABD yapımı 10'dan fazla muhribi teslim alamayan ve filosu gelişmiş savaş gemilerinden yoksun olan Türkiye'nin, utanç verici bir durumla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Ambargonun, doğrudan ve dolaylı milyarlarca dolar ekonomik kayba yol açtığı belirtildi.
O günlerden ders alan Türkiye'nin, kendi gücüyle savaş gemisi üretmek için harekete geçtiği belirtildi. Milli Gemi projesi MİLGEM'in başlamasıyla, Türk gemi inşa sanayiinin kendi gücüne dayanarak gemi inşası yolunda başarıyla ilerlediği ve dünyada gemi inşası sahnesindeki bir izleyiciden katılımcıya dönüştüğü ifade edildi.
Hükümetin, 2004 yılında MİLGEM’i yeniden planlayarak 1,5 milyar dolar yatırım yaptığı belirtilirken, yerli bir modern savaş gemisi inşa edilmesi kararı alındığı ve dört yıl sonra, Heybeliada'nın suya inerek dünyayı şaşırttığı vurgulandı.
Türkiye'nin, inovasyonun temellerini attığı, 50’nin üzerinde bilimsel araştırma enstitüsü ile iş birliği yaptığı ve tasarım ekipleriyle çalışarak üretim hatları inşa ettiğine dikkat çekildi.
![]()
"TÜRKİYE SADECE 4 YILDA GEMİ İNŞA SANAYİSİNDE ÇIĞIR AÇTI"
PLA Daily makalesinde, Türkiye'nin sadece savaş gemisi ihtiyacını karşılamadığı, ayrıca bu alandaki ihracat rakamlarını da katladığı belirtilirken, şu ifadelere yer verildi:
"Pakistan, Temmuz 2018’de 4 adet ADA sınıfı korvet satın aldığını açıkladı. Bu, o dönem Türkiye’nin en büyük savunma donanımı ihracatı projesiydi. Bunu, Kazakistan ve başka ülkelerden alınan siparişler izledi. 2002 yılında 200 milyon dolar seviyesindeki savunma ihracatı 2020 itibarıyla 2 milyar doları geçti. Türkiye, büyük ölçekli bir hava savunma fırkateyni inşa etmeyi hedefliyor 2002 yılında 200 milyon dolar seviyesindeki savunma ihracatı 2020 itibarıyla 2 milyar doları geçti. Türkiye, büyük ölçekli bir hava savunma fırkateyni inşa etmeyi hedefliyor"
Türkiye'nin İstanbul Tersanesi'nde, daha sonra ADA sınıfı tasarımına dayanılarak geliştirilen daha ileri bir model olan İstanbul sınıfı fırkateyni tanıtıldığı bu geminin donanımlarının yerlilik oranının yüzde 80’e ulaştığı belirtildi.
![]()
"ERDOĞAN SAVUNMA SANAYİİNDE TAM BAĞIMSIZLIĞIN ÖNEMİNİ VURGULUYOR"
Makalede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlara atıfla, "Erdoğan savunma sanayiinde tam bağımsızlığın önemini vurguluyor" ifadesine yer verildi. Türkiye'nin sadece 4 yılda, gemi inşa sanayisinde bir çığır açtığı belirtildi.
![]()
Makalede, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasından sonra ABD ile yaşadığı krizin, yine bir ABD ambargosu ile sonuçlandığına dikkat çekildi. Bunun üzerine Türkiye'nin de hızlı bir şekilde HİSAR sistemini geliştirdiği ifade edildi.
HİSAR’ın menzilinin çok uzun olmasa da, komşu ülkelere göre savunma kabiliyeti üstün bir sistem olduğu belirtilirken, şu ifadelere yer verildi:
"Türkiye, 35 mm'lik uçaksavar mühimmatları ve Atmaca gemisavar füzeleri gibi yerli sistemlerle donatılmış savaş gemilerini modernize etme çabalarını sürdürüyor. Türk ordusu, mart ayında Avrupalı teşekküller ile iş birliği yapma konusunda anlaştı. Türkiye, en iyi örnekleri çalışıp donanımlar geliştirerek gemi radarları, muharebe ve silah sistemleri üretecek."
![]()