Normal görünüm

Dün alınanlar — 5 Eylül 2026

Bakan Uraloğlu açıkladı! O tarihi köprü restore edilip trafiğe açıldı...

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarihi Gediz (Buruncuk) Köprüsü’nün Açılış Töreni’nde konuştu. Bakan Uraloğlu, “Zamanla yorulup yıpranan ve donatılardaki korozyonla hasar gören köprümüzü restorasyon ve güçlendirme çalışmasıyla yeniden ayağa kaldırdık” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarihi Gediz (Buruncuk) Köprüsü’nün Açılış Töreni’nde konuştu. Bakan Uraloğlu, “Geçtiğimiz haftalarda Sakarya’da, bin beş yüz yıllık Tarihi Sangaryos Köprüsü’nü yeniden ayağa kaldırarak hizmete açmıştık. O gün Roma döneminin anıtsal mirasını taşıyoruz. Bugün ise zamanı biraz daha yakına, Erken Cumhuriyet dönemine geliyoruz. Tarihi Gediz Köprüsü’nün yeniden açılışında bulunmak bu bakımdan ayrı bir anlam taşıyor.” dedi.

Bakan Uraloğlu, Anadolu’nun binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan eşsiz bir hazine olduğunu dile getirerek “Sadece tek bir çağın değil; üst üste binen asırların emeğini, alın terini ve iradesini gözler önüne seren bir açık hava müzesidir. Hititlerden Friglere, Lidyalılardan Romalılara, Selçuklu’dan Osmanlıya onlarca tarihe mühür vurmuş devletin ortak hikâyesidir. İzmir de binlerce yıl öncesine uzanan kadim tarihiyle bu hikâyenin en dolu sayfalarından biridir” şeklinde konuştu.

-“Tarihi Gediz Köprüsü’nü Aslına Uygun Biçimde Restore Ederek Yeniden Sizlerin Hizmetine Sunmanın Onurunu Yaşıyoruz”

Erken Cumhuriyet döneminin izlerini taşıyan Tarihi Gediz Köprüsü’nün de yaklaşık bir asırdır bu bölgenin sosyal, ekonomik ve kültürel tarihine tanıklık ettiğini söyleyen Bakan Uraloğlu, “Bugün burada, 1933-1935 yılları arasında İzmir-Bergama eski devlet yolu üzerinde inşa edilen Tarihi Gediz Köprüsü’nü aslına uygun biçimde restore ederek yeniden sizlerin hizmetine sunmanın onurunu yaşıyoruz.” dedi.

Bakan Uraloğlu, kültürel değerlerine ve geçmişine sahip çıkmayan bir toplumun geleceğini sağlıklı inşa etmesinin mümkün olmadığını söyleyerek sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bu topraklarda iz bırakan her dönem ister antik çağ ister Roma ister Selçuklu ister Osmanlı ister Cumhuriyet dönemi olsun… Hepsi Anadolu’nun ortak mirasıdır ve Anadolu, bir mirasın sahibi olmak değil; o mirası taşımayı bilmektir. Bu kapsamda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz; sadece yollar, köprüler, limanlar, demiryolu hatları inşa etmiyor; aynı zamanda bu toprakların hafızasını da koruyoruz. Tarihi yapılarımızı aslına uygun biçimde ihya etmek ve onları gelecek nesillere dimdik ayakta teslim etmek için gece gündüz gayretle çalışıyoruz. Bu gayret; tarihe olan borcumuzu ödemenin, geçmişin emanetine sahip çıkmanın ve milletimizin ortak mirasını yaşatmanın en somut ifadelerinden biridir. Böylece bu eserler yalnızca birer yapı olarak kalmıyor; turizme ve ticarete can katıyor, kültürel kimliğimizi de güçlendiriyor.”

-“Kültür Mirasımıza Kazandırdığımız Tarihi Köprülerin Sayısı 532’ye Ulaştı”

Uraloğlu, en son restorasyonu tamamlanan Tarihi Sangarios Köprsüyle birlikte Tarihi Hıdırlık Köprüsü, Malabadi Köprüsü, Kızılin Köprüsü, Taşköprü, Osmancık Koyunbaba Köprüsü, Diyarbakır Ongözlü Köprü gibi Türkiye’nin birçok noktasındaki tarihi köprüleri restore ederek kültür mirasına kazandırdıklarını vurguladı. Bakan Uraloğlu, “Restorasyonlarını tamamlayarak kültür mirasımıza kazandırdığımız tarihi köprülerin sayısı 532’ye ulaştı. 48 tarihi köprünün de restorasyon çalışmalarına devam ediyoruz. Bugün açılışını yaptığımız Tarihi Gediz köprüsü’nü de bu kararlı yürüyüşe ekleyerek hem teknik hem de manevi bakımdan anlamlı duraklarından birini daha milletimizin hizmetine sunuyoruz.” açıklamasında bulundu.

-Tarihi Gediz Köprüsü Bölgedeki En Önemli Ulaşım Yapılarından Biri

Menemen’in kuzeyinde, Gediz Nehri’nin iki yakasını birbirine bağlayan Tarihi Gediz Köprüsü’nün bölgedeki en önemli ulaşım yapılarından biri olduğunu söyleyen Uraloğlu, “166,5 metre uzunluğu, 6,7 metre genişliği ve 5 açıklığıyla üstten betonarme kemer sistemiyle, yani Bowstring sistemiyle inşa edilmiş bu köprü; 1935 yılında İzmir-Bergama eski devlet yolu üzerinde, bölgenin ulaşımını güçlendirmek amacıyla yapılmıştı. Tek yönlü taşıt trafiğine uygun biçimde inşa edilen bu yapı, ana yol güzergâhının değişmesinin ardından Yanıkköy, Doğa ve Belen köylerine hizmete devam ediyordu. Köprümüz yıllar boyunca doğal etkenlerin, yoğun kullanımın ve zamanın aşındırıcı etkilerine maruz kalarak yıpranmıştı. Biz de zamanla yorulup yıpranan ve donatılardaki korozyonla hasar gören köprümüzü, Karayolları Genel Müdürlüğümüz eliyle kapsamlı bir restorasyon ve güçlendirme çalışmasıyla yeniden ayağa kaldırdık.” dedi.

Bakan Uraloğlu, köprü aydınlatmasına ilişkin imalatları da onaylı proje kapsamında tamamlayarak köprüyü hem teknik hem de estetik bakımdan yeniden işlevsel bir kimliğe kavuşturduklarını belirterek “Menemen’in ve İzmir’in tarihi dokusuna katkı sağlayan bu yapıyı yeniden canlandırdık; bölgenin ulaşımına, turistik ve kültürel değerine yeni bir soluk kazandırdık. Bu çalışmamız İzmir’in ve Menemen’in tarihî dokusunun korunması, bölgenin ulaşım ve turizm potansiyelinin güçlendirilmesi ve gelecek kuşaklara değerli bir miras bırakılması demek. Bu mirası muhafaza etmek ve geliştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur; biz de bu bilinci taşıyarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak İzmir’de hayata geçirdiğimiz yatırımlarla değer katmaya devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.

-İzmir’e 349 Milyar Liralık Yatırım

Son 24 yılda İzmir’in ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 349 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini de belirten Bakan Uraloğlu, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yollardan İzmir’i çevre illerine bölünmüş yollarla bağlamaya, meşhur Sabuncubeli Tüneli’ne kadar İzmir’e birçok yatırım yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini kaydetti.

Muhabir: Anıl Budak

Dünden önceki gün alınanlar

Av yasağı sona erdi: Balıkçılar denize açıldı

Karadeniz, Marmara ve Ege'de av yasağının sona ermesiyle balıkçılar, "Vira bismillah" diyerek denize açıldı.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İzmir'de 2026-2027 Yılı Su Ürünleri Av Sezonu Açılış Töreni'ne katıldı.

Yumaklı, "Balıkçılarımız 4,5 ay boyunca denizlerden uzak kaldınız. Ülkemizde bu heyecanı yaşayan 1600 büyük ölçekli balıkçı gemimiz var. Bu nedenle bugün burada sadece bir sezon açılışı yapmadığımızı ifade etmek istiyorum. Biz bugün balıkçılığımızın yarınına denizlerimizin sürdürülebilirliğine ve bu ülkenin üretim gücüne inancımızı bu açılış vesilesiyle ifade etmiş oluyoruz" dedi.

  • "BÖLGESİNDE LİDER BİR TÜRKİYE"

Balıkçılık sektörünün gıda arz güvenliğinin önemli bir parçası olduğunu söyleyen Yumaklı, "Bugün Türkiye, avlanan tek başına bir ülke değil. Modern filosuyla, nitelikli insan kaynağıyla, teknolojisiyle ve ihracat kapasitesi ile bölgesinde lider bir Türkiye'den bahsediyoruz. Geçtiğimiz yıl tam 1 milyon 37 bin tonluk üretimle Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmış durumdayız. Neredeyse 100 ülkeye ihracat yapan çok kıymetli iş adamlarımız var. Hem yetiştiricilikte, hem üreticilikte ülkemize 2.3 milyar dolar kazandırdık. Elbette bir günde olmadı. Ancak sabırla, alın teriyle, emekle bugünlere geldi. Bu sektörde çalışan 250 bin kişi var. Bakanlık olarak elbette bizim de vazifemiz bu alın terini, bu emeği büyüterek, sektörün önünü açarak ve yarının dünyasına hazır hale getirerek onların yanında olmak" diye konuştu.

Ekran Görüntüsü 2026 09 01 011901

  • "PAROLAMIZ KORUMA VE KULLANMA DENGESİDİR"

"Yüzde 85'i üretim planlamasına dahil bir üretimden bahsediyoruz" diyen Yumaklı, "Bu yıl sahalardan palamut bolluğuyla ilgili çok güzel haberler alıyoruz. Hatırlarsınız palamut ve torik avcılığını küçük ölçekli balıkçılarımız için 15 gün geriye çekmiştik. Bu sene bereketini de yaşayacaklar inşallah. Bugün de Ege'de, Karadeniz'de ve Marmara'da orta ve büyük gemilerimiz için inşallah sezonu başlatmış olacağız. Parolamız koruma ve kullanma dengesidir. Bu anlayışta, sadece belli dönemlerde avlanma yasağı koyarak sektörü yönetmiyoruz. Su ürünleri sektörümüze modern şartlarda destekler vererek onların üretim yapmalarını sağlıyoruz. Son 24 yılda bu sektöre verilen destek miktarı tutarı yaklaşık 70 milyar lira. 61 bin balıkçımıza 70 milyar liralık faiz indirimli finansmanı da sağlamış durumdayız. Özellikle sektöre yatırım yapan balıkçılarımızın bazı yatırımlarında finansman ihtiyaçları doğdu ve bizler de işletme limitini 15 milyon liradan 40 milyon liraya çıkararak onlara destek olduk. İnşallah bu destek artarak devam edecek. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzda su ürünleri sektörünün son derece önemli olduğunu, bu potansiyeli bütün dünyaya yansıtacak hem bilgisi hem tecrübesi hem de kadim bilgisi olan bir sektörü hep birlikte olması gerektiği yere ulaştırmış olacağız" ifadelerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 01 011846

  • "BİRLEKTE KAZANMA VİZYONUYLA HAREKET EDEN BİR MİLLETİZ"

Çalışmalar hakkında bilgiler veren Yumaklı, "Sadece takip eden değil, kuralların konulduğu yerlerde ülkemizi ve sektörümüzü temsil etmek üzere kardeşlerimizin oralarda olmasını sağlamaya devam edeceğiz. Ekim ayı başında da Somali sularına gidecek olan gemimiz var. Buradan uğurlayacağız. Bizler kazan kazan prensibini öne koyan, hiç kimsenin sahip olduklarına tabiri caizse gasp etme mantığıyla bakmayıp hep birlikte kazanma vizyonuyla ve iradesiyle hareket eden bir milletiz. Bunları konuştuğumuz andan itibaren kendilerinin bulundukları, sahip oldukları sularda balıkların avlanıp bir kilosunun bile verilmediği ülkeler bugün bizim balıkçılarımızı, reislerimizi kendi sularında görmek istiyorlar. Yalova'da Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi'nin açılışını yaptık. Aydın ve Çanakkale'de de aynı merkezlerin açılması için şu anda çalışmalarımız devam ediyor" dedi.

  • "OMUZ OMUZA ÇALIŞARAK ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Av sezonunun hayırlı olması temennisinde bulunan Yumaklı, "Geçtiğimiz yıl 207 bin denetim gerçekleştirdik. Bizim denetim ve kontrollerdeki amacımızın bir hatayı, bir yanlışı yakalamak ve ceza kesmek olmadığını ifade etmek istiyorum. Bilakis buradaki bütün amacımız balıkçılarımızın işini düzgün yapan, doğru yapan balıkçılarımızın hakkını korumak. Bu doğrultuda burada özellikle mecliste bir araştırma komisyonu kuruldu. Güzelbahçe'den bütün reislerimize seslenmek istiyorum. Daha güçlü balıkçı, daha güçlü sektör, daha verimli denizler ve elbette daha güçlü bir Türkiye, hedefleri doğrultusunda bizler gece gündüz sizlerle omuz omuza vererek çalışmaya devam edeceğiz. İzmir'den, Ege'den, bu güzel şehirden bütün balıkçılarımızın duyması için, 'Vira bismillah, rastgele' diyelim. Hayırlı uğurlu olsun" diyerek sözlerini noktaladı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 01 011838

Bu yılın 7 ayında 4 bin 732 yaralı hayvan tedavi edildi

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.

Doğanın emanetlerine şefkatle sahip çıktıklarına işaret eden Yumaklı, doğadaki canlara şefkat elini uzatmaya devam ettiklerini belirtti.

Çocukların "Cesur" ismini verdiği yaralı kerkenezin, tedavisinin ardından yeniden gökyüzüyle buluştuğunu ifade eden Yumaklı, şunları kaydetti:

"Cesur gibi binlerce yaralı hayvanımızı tedavi ederek doğayla buluşturduk. Sadece 2026 yılının 7 ayında 4 bin 732 canımız DKMP ekiplerimizin şefkatli ellerinde şifa bularak yuvalarına döndü. Zengin biyolojik çeşitliliğimizi korumak, doğanın dengesini muhafaza etmek ve doğal mirasımızı yarınlara taşımak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."

Öğretmenlerin mazerete bağlı yer değiştirme atamaları yapıldı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, "2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu" kapsamında 13-31 Temmuz'da ön başvurusu onaylanan öğretmenlerin 6-10 Ağustos'ta tercih başvuruları alındı.

Tercih yapan öğretmenlerin atamaları, tercihleri doğrultusunda hizmet puanı üstünlüğü esas alınarak gerçekleşti. Ataması gerçekleştirilen öğretmenler, tebligat ve ilişik kesme işlemlerini 12 Ağustos itibarıyla yapabilecek.

İller arası mazerete bağlı yer değiştirme kapsamında başvuruda bulunmasına rağmen ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlere yeniden tercih hakkı verildi.

Bu kapsamda öğretmenler, 12 Ağustos saat 16.00'ya kadar tercih başvuru sistemi üzerinden tekrar başvuruda bulunabilecek.

Yeniden alınacak tercihler doğrultusunda gerçekleştirilecek atamaların sonuçları da 12 Ağustos'ta ilan edilecek. Ataması gerçekleştirilen öğretmenler ise tebligat ve ilişik kesme işlemlerini 14 Ağustos itibarıyla yapabilecek.

Yurtdışındaki Yurttaşlarımız İçin Yeni Dönem: Borcunu Ödemeyen Sınırdan Çıkamayacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yabancı plakalı araçların ücretli kara yollarını kullanımına ilişkin kuralları yeniden düzenledi. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni yönetmelikle birlikte geçiş ücretleri, idari para cezaları ve tahsilat süreçlerinde önemli değişikliklere gidildi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, düzenlemenin yabancı plakalı araçların ücretli otoyollar ve erişme kontrollü kara yollarındaki geçişlerine ilişkin uygulamaları tek çatı altında topladığını belirterek, tahsilat süreçlerinin daha etkin ve hızlı yürütülmesinin hedeflendiğini söyledi.

HGS kullanımı zorunlu olacak

Yeni düzenlemeye göre yabancı plakalı araçların ücretli kara yollarını kullanabilmeleri için Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) veya benzeri elektronik geçiş sistemlerinden birine abone olmaları gerekiyor. Araç sahipleri ve sürücüler, elektronik etiketin çalışır durumda olmasından, ön cama uygun şekilde yerleştirilmesinden ve hesaplarında geçiş ücretini karşılayacak yeterli bakiyenin bulunmasından sorumlu olacak.

HGS hesapları PTT şubeleri, PTT acenteleri ile anlaşmalı banka ve üye iş yerleri üzerinden açılabilecek.

İhlalli geçişlerde yeni ceza sistemi

Yönetmelikte, geçiş sistemi aboneliği olmadan, hesapta yeterli bakiye bulunmadan veya geçiş ücreti ödenmeden yapılan kullanımlar “ihlalli geçiş” olarak tanımlandı.

İhlalli geçiş yapan sürücüler, geçiş tarihinden itibaren 15 gün içinde ücretlerini öderse idari para cezası uygulanmayacak. Bu sürenin ardından başlayacak 30 günlük dönemde ödeme yapılması halinde ise geçiş ücretine ek olarak geçiş ücreti kadar idari para cezası tahsil edilecek.

İhlalli geçişin üzerinden 45 gün geçmesi durumunda ise geçiş ücretine ek olarak geçiş ücretinin dört katı tutarında idari para cezası uygulanacak. Aynı kurallar Yap-İşlet-Devret modeliyle işletilen otoyollar için de geçerli olacak.

Borç ödenmeden yurt dışına çıkışa izin verilmeyecek

Yeni yönetmelikle sınır kapılarındaki tahsilat sistemi de güncellendi. Türkiye’de tahsil edilemeyen geçiş ücretleri ve idari para cezaları, yabancı plakalı aracın ülkeyi terk etmek üzere sınır kapısına gelmesi halinde elektronik ortamda sorgulanacak.

Karayolları Genel Müdürlüğü kayıtlarında borcu bulunan araçların geçiş ücretleri ve cezaları tahsil edilmeden gümrük idaresi tarafından yurt dışına çıkış işlemi gerçekleştirilmeyecek.

Farklı ödeme seçenekleri sunulacak

Sınır kapılarında geçiş ücretleri ve idari para cezaları banka kartı, kredi kartı veya ilgili muhasebe birimlerinde nakit olarak ödenebilecek. Böylece sürücülere farklı ödeme yöntemleri sunularak tahsilat işlemlerinin kolaylaştırılması amaçlanıyor.

Eski yönetmelik yürürlükten kaldırıldı

Yeni düzenlemeyle birlikte 2017 yılında yürürlüğe giren yabancı plakalı araçların geçiş ücretleri ve idari para cezalarına ilişkin yönetmelik yürürlükten kaldırıldı. Bakanlık, güncellenen kurallarla birlikte veri paylaşımı, ödeme ve tahsil süreçlerinin daha koordineli ve etkin şekilde yürütülmesinin hedeflendiğini bildirdi.

Türkiye, Orman Yangınlarıyla Mücadele Ediyor

Türkiye Orman Yangınlarıyla Mücadele Ediyor: Ekipler Birçok İlde Alarm Durumunda

Türkiye, yaz mevsiminin etkisini artırdığı günlerde orman yangınlarıyla yoğun mücadele veriyor. Yüksek hava sıcaklıkları, düşük nem oranı ve kuvvetli rüzgârın etkisiyle özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde peş peşe çıkan yangınlara havadan ve karadan müdahale sürüyor. Yetkililer, önümüzdeki günlerde yangın riskinin daha da artabileceği uyarısında bulunuyor.

Son günlerde Antalya, Muğla ve Balıkesir başta olmak üzere birçok ilde çıkan orman yangınları nedeniyle ekipler seferber edildi. Antalya’nın Kaş ilçesi ile Muğla’nın Seydikemer ilçesinde alevlere uçak, helikopter, arazöz ve çok sayıda personelle müdahale edilirken, Balıkesir’in Edremit ilçesinde de söndürme çalışmaları aralıksız devam ediyor. Bazı bölgelerde kuvvetli rüzgâr, ekiplerin çalışmalarını zorlaştırıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü, özellikle batı ve güney kesimlerde etkili olması beklenen kuvvetli rüzgâr nedeniyle orman yangını riskinin kritik seviyeye ulaştığını açıkladı. Bu kapsamda birçok il için uyarılar yapılırken, vatandaşlardan ormanlık alanlarda ateş yakmamaları, anız yakmaktan kaçınmaları ve en küçük dumanı dahi 112 Acil Çağrı Merkezi veya Orman Yangını İhbar Hattı’na bildirmeleri istendi.

Yangın riski nedeniyle bazı illerde ormanlara giriş yasakları uygulanırken, meteorolojik koşulların etkisiyle önümüzdeki günlerde riskin yüksek seyretmesi bekleniyor. Yetkililer, ormanlık alanlarda alınan tedbirlerin artırıldığını ve denetimlerin sürdüğünü belirtiyor.

Uzmanlar, sıcak hava dalgasının etkisini sürdürmesi ve rüzgârın kuvvetini artırmasının yeni yangınların çıkma ihtimalini yükselttiğine dikkat çekiyor. Yetkililer ise yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı ihmal ve dikkatsizlikten kaynaklandığını belirterek vatandaşlara azami hassasiyet çağrısında bulunuyor. Ekipler, mevcut yangınları kontrol altına almak ve yeni yangınların önüne geçmek için çalışmalarını 24 saat esasına göre sürdürüyor.

Türkiye, Brezilya’yı Yenerek İkinci Kez Şampiyon Oldu

Filenin Sultanları VNL’de Zirvede: Türkiye, Brezilya’yı Yenerek İkinci Kez Şampiyon Oldu

A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi (VNL) finalinde Brezilya’yı 3-1 mağlup ederek organizasyon tarihindeki ikinci şampiyonluğunu kazandı. Çin’in Makao kentinde oynanan finalde üstün bir performans sergileyen Filenin Sultanları, kupayı bir kez daha Türkiye’ye getirdi.

Karşılaşmanın büyük bölümünde etkili bir oyun ortaya koyan ay-yıldızlı ekip, kritik anlarda üstünlüğünü koruyarak rakibini dört set sonunda mağlup etti. Milli takımın yıldız ismi Melissa Vargas, kaydettiği 32 sayıyla finalin en skorer oyuncusu olurken, Hande Baladın ve İlkin Aydın da hücumdaki başarılı performanslarıyla galibiyette önemli rol oynadı.

Bu sonuçla Türkiye, 2023 yılında elde ettiği ilk VNL şampiyonluğunun ardından organizasyondaki ikinci altın madalyasını kazanarak uluslararası voleyboldaki başarısını bir kez daha taçlandırdı.

Filenin Sultanları, final yolunda da etkileyici bir performans sergiledi. Yarı finalde ev sahibi Çin’i set vermeden 3-0 mağlup eden milli takım, çeyrek finalde ise Kanada’yı 3-1 yenerek adını son dört takım arasına yazdırmıştı. Turnuvanın grup aşamasında Japonya ve Tayland karşısında da 3-1’lik galibiyetler alan Türkiye, şampiyonluğu hak eden bir performans ortaya koydu.

Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB) tarafından 2018 yılından bu yana düzenlenen Voleybol Milletler Ligi, dünyanın en güçlü milli takımlarını bir araya getiren en prestijli organizasyonlardan biri olarak kabul ediliyor. Turnuva, olimpiyatlar ve dünya şampiyonaları öncesinde takımlar için önemli bir hazırlık platformu olmasının yanı sıra dünya sıralamasına etki eden kritik puanlar da kazandırıyor.

Türkiye’nin elde ettiği bu şampiyonluk, kadın voleybolunda son yıllarda yakalanan istikrarlı başarının ve dünya voleybolundaki güçlü konumunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

İstanbul'da kayıp olarak aranan genci öldüren şüpheliler Van'da yakalandı

İstanbul Esenyurt’ta düğün fotoğrafçılığı yapan Ferhat Açık isimli genç için ailesi, kayıp ilanı verildi.

İhbar üzerine polis, kayıp ilanı verilen genci bulmak için günlerce çalışma yaptı. Yapılan çalışmanın ardından gencin 2 kişi tarafından öldürüldüğünü tespit edildi.

  • ŞÜPHELİLER VAN'DA YAKALANDI

Katil zanlıların izini süren polis ekipleri, şüphelilerin Van’a gittiğini belirledi. Şüpheliler, insansız hava araçlarının da desteğiyle yakalanarak gözaltına getirildi.

  • ÖLDÜRÜP ARNAVUTKÖY'DE ORMANLIK ALANA GÖMDÜLER

Polis ekipleri, daha sonra öldürülen Ferhat Açık’ın cenazesinin Arnavutköy ilçesinde ormanlık alanda gömülü olduğunu tespit etti.

  • VEKALETİNİ ALARAK ARACINI SATTILAR

Yapılan çalışmada şüphelilerin, öldürdükleri Açık’ın noterden vekaletini alarak ona ait aracı sattıkları ortaya çıktı.

İki şüpheli, emniyetteki sorgularının ardından yarın adliyeye sevk edilecek.

Ekran Görüntüsü 2026 07 29 235739

Orman yangınlarına yol açan fiillere ağır yaptırım

Bakanlığın, NSosyal hesabından, orman yangınlarına yönelik cezalara ilişkin paylaşım yapıldı.

"Orman yangınlarına sebep olan ihmallerin 10 yıla kadar, kasten orman yakmanın ise müebbet hapisle cezalandırıldığını biliyor muydunuz?" ifadesi kullanılan paylaşımda, şu bilgiler yer aldı:

"İzin verilen yerler dışında ateş yakanlar veya yakılan ateşi tamamen söndürmeden terk edenler, ormanlara sönmemiş sigara izmariti veya yangına yol açabilecek atıklar bırakanlar, ormana 4 kilometre mesafede veya ilgili kanun kapsamındaki köy sınırları içinde anız-bitki örtüsü yakanlar 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır."

İhmal sonucu yangına sebep olanlara 3 yıldan 10 yıla kadar hapis, kasten orman yakanlara 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve 1000 günden 10 bin güne kadar adli para cezası, örgüt faaliyeti kapsamında orman yakanlara müebbet hapis ve 20 bin günden 25 bin güne kadar adli para cezası uygulandığı aktarılan paylaşımda, ölüm veya yaralanma meydana gelmesi halinde bu suçlardan dolayı ayrı cezalar uygulandığı kaydedildi.

Emniyet şeridi ihlaline 25 bin lira ceza

Sosyal medya platformlarında bir otomobilin Erdemli ilçesi Çamlık mevkiinde emniyet şeridini ihlal ederek ilerlediğini gösteren görüntülerin paylaşılması üzerine çalışma başlatıldı.

Çalışma kapsamında, araç sürücüsünün M.A. olduğu tespit edildi.

Sürücüye Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddelerince 25 bin lira ceza uygulandı.

Dünyanın en pahalı şehirleri açıklandı: Türkiye detayı dikkat çekti

Deutsche Bank'ın araştırma birimi, "Mapping the World's Prices" (Dünyanın Fiyatlarını Haritalamak) başlıklı yıllık raporunun, onuncu baskısını yayınladı.

Jim Reid ve Galina Pozdnyakova imzalı rapor, 69 şehirdeki yaşam standartları, kira maliyetleri ile telefon, kahve, taksi gibi kalemlerin fiyatlarını karşılaştırıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 07 15 203224

  • ZÜRİH VE CENEVRE ZİRVEDE, TOKYO ŞAŞIRTIYOR

Deutsche Bank'ın verilerine göre Zürih ve Cenevre, dünyanın en pahalı şehri ünvanı için birbiriyle yarışmaya devam ederken bu iki şehri artık Tel Aviv, New York ve San Francisco takip ediyor.

Rapora göre büyük gelişmiş piyasa şehirleri arasında Tokyo, göze çarpan biçimde "ucuz" bir şehir olarak öne çıkıyor.

Deutsche Bank'ın araştırma birimi, "Mapping the World's Prices" (Dünyanın Fiyatlarını Haritalamak) başlıklı yıllık raporunun, onuncu baskısını yayınladı.

Jim Reid ve Galina Pozdnyakova imzalı rapor, 69 şehirdeki yaşam standartları, kira maliyetleri ile telefon, kahve, taksi gibi kalemlerin fiyatlarını karşılaştırıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 07 15 203218

  • YAŞAM KALİTESİNDE LÜKSEMBURG BİRİNCİ OLDU

Rapor, Lüksemburg'un ikinci yıl üst üste yaşam kalitesinde birinci sırada yer aldığını, Kopenhag, Amsterdam, Viyana ve Münih'in de ilk beşte bulunduğunu aktarıyor.

Paris, New York, Londra ve Hong Kong gibi küresel finans merkezlerinin ise pahalı konut, uzun işe gidiş-geliş süreleri ve yüksek kirlilik nedeniyle yaşanabilirlik sıralamasında geride kaldığı belirtiliyor.

  • MAAŞLARDA ZÜRİH LİDER, BUDAPEŞTE'DE ÇARPICI ARTIŞ

Küresel maaş tablosunda Zürih başı çekerken, onu San Francisco, Cenevre, Boston ve New York izliyor.

Deutsche Bank'ın on yıllık verilerine göre bu dönemde Budapeşte'de maaşlar yüzde 161, Prag'da yüzde 121 ve Varşova'da yüzde 120 arttı.

Ekran Görüntüsü 2026 07 15 203212

  • HONG KONG EMLAKTA EN PAHALI, BUDAPEŞTE'DE ÜÇ KATINA ÇIKTI

Rapora göre Hong Kong, fiyatlar pandemi öncesi seviyenin yüzde 10 altında olsa da emlakta dünyanın en pahalı şehri konumunu koruyor; teknoloji sektöründeki hareketlilik nedeniyle arzı kısıtlı olan Seul ise üçüncü sırada Hong Kong'a yaklaşıyor.

Zürih, Singapur ve Cenevre ilk beşi tamamlarken, Budapeşte'de konut fiyatlarının 10 yılda yüzde 209 artarak örneklemdeki en büyük yükselişi kaydettiği vurgulanıyor.

  • JAPONYA'DA YAPISAL UCUZLAMA VAR

Deutsche Bank, Japonya'nın dikkat çekici bir yapısal yeniden fiyatlanma yaşadığını belirtiyor. Tokyo'nun satın alma gücü paritesine (PPP) göre fiyat seviyesi 1990'ların ortasındaki 173 puandan bugün sadece 60'a geriledi.

Rapora göre Tokyo'da iki kişilik bir akşam yemeği artık New York ve Zürih'in üçte biri kadar ucuz; Tokyo'da 3 yatak odalı bir dairenin kirası ise New York'takinin yaklaşık dörtte biri seviyesinde.

Ekran Görüntüsü 2026 07 15 203200

  • EN PAHALI IPHONE TÜRKİYE'DE

Deutsche Bank'ın izlediği 41 ekonomi arasında Türkiye'de bir iPhone'un fiyatının ABD fiyatının 2,2 katına ulaştığı ve bu değerin en yüksek oran olduğu bildiriliyor.

Rapora göre iPhone'un ABD'den daha ucuz olduğu tek yerler Güney Kore ve Japonya.

Ekran Görüntüsü 2026 07 15 203154

  • ABD TARİFELERİNİN TÜKETİCİYE YANSIMASI SINIRLI KALDI

Rapor, şimdiye kadar ABD tarifelerinin tüketici fiyatlarına etkisinin şaşırtıcı derecede sınırlı kaldığını, ABD'de market ve otomobil fiyatlarının yıllık bazda büyük ölçüde yatay seyrettiğini belirtiyor.

  • TEL AVİV'DE ÇARPICI YÜKSELİŞ

Deutsche Bank'a göre Tel Aviv, son on yılda küresel fiyat sıralamalarında hızla tırmandı ve şu anda dünyada bir McDonald's menüsü satın almak için en pahalı şehir konumunda.

Şehir; iki kişilik yemek, yazlık elbise ve kot pantolon fiyatlarında da ilk beşte yer alıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 07 15 203150

  • RAPORDA BAŞKA NELER VAR?

Rapora göre aylık toplu taşıma abonmanlığında büyük farkla en pahalı şehir Londra iken, bu hizmet Lüksemburg'da hâlâ ücretsiz.

Benzin fiyatları, Hong Kong'da Kahire'ye kıyasla neredeyse 9 kat daha pahalı, buna karşın Zürih'te bir taksi yolculuğu Kahire'dekinin 23 katı maliyete sahip.

Almanya ve Orta Avrupa şehirleri, enerji krizinin kalıcı bir mirası olarak en yüksek fatura maliyetlerine sahip ilk 10'da yoğun biçimde yer alıyor

BMW'den yangın riski uyarısı: Evlerin yanına park etmeyin

Alman otomotiv devi BMW, arızalı marş motorlarının yol açtığı yangın tehlikesi sebebiyle dünya genelinde 29 bin 119 adet şarj edilebilir hibrit aracını geri çağırma kararı aldı.

Yapılan resmi açıklamada, araç sahiplerinden onarım işlemleri tamamlanana kadar otomobillerini binalardan uzakta ve açık alanlarda park etmeleri istendi.

Ekran Görüntüsü 2026 07 15 183447

  • ELEKTRİK RÖLESİNDEKİ KOROZYON YANGINA YOL AÇIYOR

Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi tarafından paylaşılan bilgilere göre, geri çağırmadan etkilenen modellerin motor çalıştırma rölesinde zamanla korozyon meydana gelebiliyor.

Su sızıntısı sebebiyle yaşanan bu korozyon, marş motorunda aşırı ısınmaya ve kısa devreye neden olarak araç park halindeyken bile yangın riski oluşturuyor.

Geri çağırma kararı 2016 ile 2020 yılları arasında üretilen 3 Serisi, 5 Serisi ve 7 Serisi şarj edilebilir hibrit modellerini kapsıyor.

Tehlikeden etkilenen araçlar arasında özellikle 330e, 530e ve 740Le iPerformance versiyonları öne çıkıyor.

Bu gelişme, daha önce 2025 yılında 196 bin 355 aracı kapsayan ancak hibrit modelleri içermeyen geniş çaplı bir geri çağırma dalgasının devamı niteliğini taşıyor.

BMW yetkili servisleri, sorunu tamamen çözmek için riskli araçlardaki eski marş motorlarını geliştirilmiş yeni bir tasarımla değiştirecek.

Geri çağırma kapsamında araç sahiplerine yönelik resmi bilgilendirme mektuplarının ağustos ayı sonlarında gönderilmeye başlanması planlanıyor.

Bu süre zarfında kullanıcıların güvenlik amacıyla belirtilen park yönergelerine uymaya devam etmeleri önem arz ediyor.

Ekran Görüntüsü 2026 07 15 183440

Türkiye'de geçen yıl yaklaşık 2,5 milyon kişi iller arasında göç etti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin 'İç Göç İstatistikleri' bültenini yayımladı.

Buna göre, ülkede 2008 yılında yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2025'te yüzde 2,87 oldu.

Bu çerçevede, Türkiye'de geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişi, iller arasında göç etti.

Bu nüfusun yüzde 47,5'ini erkekler, yüzde 52,5'ini ise kadınlar oluşturdu.

Ekran Görüntüsü 2026 07 14 204823

  • EN ÇOK GÖÇ ALAN İL İSTANBUL

Türkiye'de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul'un 329 bin 912 kişiyle en çok göç alan il olduğu görüldü.

İstanbul'u, 176 bin 833 kişiyle Ankara, 106 bin 83 kişiyle İzmir takip etti.

  • EN AZ GÖÇ ALAN İL ARDAHAN

En az göç alan iller ise 4 bin 914 kişiyle Ardahan, 5 bin 64 kişiyle Bayburt, 6 bin 78 kişiyle Tunceli oldu.

İstanbul 371 bin 258 kişiyle en çok göç veren il olurken, bu ili 145 bin 661 kişiyle Ankara, 98 bin 728 kişiyle İzmir izledi.

En az göç veren iller ise 5 bin 916 kişiyle Ardahan, 6 bin 388 kişiyle Bayburt, 7 bin 558 kişiyle Tunceli olarak belirlendi.

Ekran Görüntüsü 2026 07 14 204817

  • GEÇEN YIL EN FAZLA GÖÇ HAREKETLİLİĞİ 20-24 YAŞ GRUBUNDA

Geçen yıl en fazla göç hareketliliği, 480 bin 185 kişiyle 20-24 yaş grubunda gerçekleşti.

Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin yüzde 41,5'ini erkekler, yüzde 58,5'ini ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye'de, 2025 yılında iller arası göç eden 2 milyon 475 bin 19 kişiden, 564 bin 114'ü hanedeki fertlerden birine bağımlı göç etti.

Diğer göç etme nedenleri incelendiğinde, 510 bin 226 kişinin daha iyi konut ve yaşam koşulları, 406 bin 144 kişinin ise eğitim nedeniyle göç ettiği görüldü.

Cinsiyete göre en önemli göç etme nedeni erkeklerde 253 bin 93 kişiyle daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken, kadınlarda 334 bin 900 kişi ile hanedeki fertlerden birine bağımlı göç oldu.

Erkeklerde, hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ve tayin/iş değişikliği, kadınlarda ise eğitim ve daha iyi konut ve yaşam koşulları diğer önemli göç nedenleri arasında yer aldı.

Ekran Görüntüsü 2026 07 14 204724

  • EN FAZLA GÖÇ EDEN YAŞ GRUBUNUN EN SIK NEDENİ EĞİTİM OLDU

En fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 20-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde, bu hareketliliğin en önemli sebebinin eğitim olduğu belirlendi.

Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 179 bin 612'sinin eğitim, 75 bin 591'inin işe başlamak/iş bulmak, 42 bin 391'inin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği tespit edildi.

Öte yandan, 6 Şubat 2023'te yaşanan deprem sonrasında başka bir ile göç eden kişilerden, deprem öncesindeki ikamet ettikleri illere geri dönen kişiler 'aile yanına/memlekete geri dönme' başlığı altında değerlendirildi.

Habervakti yazarları NATO Zirvesini Yorumladı...

Küresel siyasetin gözü kulağı Ankara'da gerçekleştirilen NATO zirvesindeydi. Habervakti.com'un güçlü ve tecrübeli yazar kadrosu zirvenin perde arkasını, tarihi arka planını ve iç siyasete yansımalarını çarpıcı analizlerle kaleme aldılar. Yazarlarımızın eşsiz analizlerinde, NATO'nun Türkiye'ye yönelik tarihsel tutumu ve Ankara'nın dünyaya verdiği stratejik mesajlar ön plana çıktı.

Hasan Canat

  • Hasan Canat: "Hangi" NATO?

Zirvenin perde arkasındaki çelişkilere dikkat çeken Hasan Canat, ittifakın Türkiye'ye yönelik tarihsel tutumunu sorgularken, Gazze'deki sessizliği şu sert sözlerle eleştirdi:

"Güya 'birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için' düsturuyla kurulan NATO 'hangi' konularda Türkiye'nin yanında yer aldı? NATO üyesi olan 32 ülkenin içinde Müslüman bir ülke olan Türkiye 'hangi' konularda NATO'dan destek gördü? [...] İran'dan, Rusya'dan, Ukrayna'dan ve Grönland'dan bahsedildi ama Gazze'den hiç bahsedilmedi. Sanki hiçbiri İsrail'in Gazze'deki katliamına destek olmamış gibi..."

Batılı ülkelerin savunma sanayimize yönelik ilgisine de değinen Canat, tam bağımsızlık için kritik teknolojilerin önemine şu sözlerle vurgu yaptı:

"Şunu unutmayın, devasa silahlar ve füzeler üretmek önemlidir ama o silahların ve füzelerin haberleşme sistemi, yazılımı, elektronik bakımı ve kritik teknolojisi daha önemlidir. Türkiye ne zaman tam bağımsız olursa, zulme karşı dimdik durursa, zalimlere karşı mazlumun yanında yer alırsa işte o zaman 'Mehter Marşı' dünyayı titretir."

mustafa süs-4

  • Mustafa Süs: NATO ve Muhalefetin Dayanılmaz Hafifliği

Mustafa Süs ise zirvenin iç siyasetteki yansımalarına ve muhalefetin tutumuna odaklandı. Normal şartlarda Batı ile uyumlu hareket eden çevrelerin zirve sırasındaki anlık "emperyalizm karşıtlığını" samimiyetsiz bulan Süs, metninde şu çarpıcı ifadelere yer verdi:

"Sırtında yumurta küfesi olmayanların emperyalizm düşmanı olduğu bir zamana denk geldi NATO zirvesi. Ülkemizi NATO’ya şikâyet edenler de NATO’nun yaptırdığı darbelerle ayakta duranlar da, NATO olmasa bir yudum suya hasret kalanlar da birden NATO düşmanı oluverdiler."

Ankara'yı yöneten yerel idarenin zirve hazırlıkları üzerinden yaptığı eleştirilere de tepki gösteren yazarımız, analizi şu tespitle noktaladı:

"Ankara’yı yedi yıldır yönetenler bile NATO dolayısıyla belediyenin yapacağı işi yapan devlete saydırmaya çalıştılar. 'Madem yapabiliyordun bu hizmetleri neden şimdiye kadar yapmadın?' diyerek. Ülkemizde muhalif olmanın dayanılmaz hafifliği var gerçekten. Bu 'hafiflik' bu zirveyle zirveye çıktı."

Nurettin Taşkesen-5

  • Nurettin Taşkesen: Nato’nun dünü bugünü

NATO'nun dünü ve bugünü arasındaki eksen değişimini jeopolitik bir perspektifle ele alan Nurettin Taşkesen, Ankara'daki karşılama törenlerinin rastgele olmadığını belirtti:

"Toplantı öncesi törenler, çok bilinçli bir organizasyonu gösteriyor. Mehter marşlarıyla yapılan yeniçerili karşılama ile Nato liderlerine önemli mesajlar verildi. Ülkenin eski Türkiye olmadığı anlatıldı."

Türkiye'nin uluslararası arenadaki denge politikasına dikkat çeken Taşkesen, NATO içindeki gücümüzün İslam coğrafyasına etkisini şöyle özetledi:

"Türkiye her ne kadar denge politikası izleyerek Rusya’dan S400 almış olsa da, jeopolitik olarak Nato’nun genel politikası dışına çıkamaz. Sadece Nato içindeki ağırlığını artırabilir. Bence Nato’nun içinde etkili ve ağırlığı olan bir Türkiye’nin, İslam Alemi nezdinde liderlik pozisyonu güçlenecektir."

Muhammed Köse-7

  • Muhammed Köse: Türkiye’nin NATO serencamı

Türkiye'nin geçmişteki "söz dinleyen" müttefik rolünden çıkarak kendi askeri gücünü tırnaklarıyla kazıyarak inşa ettiğini hatırlatan Köse, ittifakın sağladığı faydaları da sorguladı. En büyük müttefiklerin Türkiye'ye karşı sergilediği ikiyüzlü tutumu eleştiren yazarımız, "İttifaka üye yani dost ülkelerin farklı ambargo ve engelleri bir tarafa, bizzat en büyük ittifak üyesi tarafından uzun yıllar terörle yola getirilen bir ülke olması Türkiye’nin NATO’dan pek bir fayda elde edemediğini gösteriyor" tespitinde bulundu.

Ankara'daki son zirve hareketliliğinin ardından NATO'nun toplum nezdindeki gerçek karşılığına da değinen Köse, analizini dilimize pelesenk olmuş meşhur bir deyim üzerinden şu sözlerle noktaladı:

"Nato kafa Nato mermer! Biz bu deyimi anlayışsız, kafasız hatta kalpsiz anlamında kullanıyoruz. Ne biz NATO’yu tam olarak anladık, ne de kimse bize bunu anlatma ihtiyacı duydu. Bu bizim kafa kalınlığımızdan mı yoksa NATO’nun soğukluğundan ve anlamsızlığından mı orasını zaman gösterecek."

Soykırımın yazılımı Palantir nedir?

Sıradan bir teknoloji şirketi gibi görünen ancak arka planda devasa bir istihbarat ve fişleme ağı yürüten Palantir'in tehlikeleri uluslararası kamuoyunun gündeminde. Amerikan Dostlar Hizmet Komitesi (AFSC) tarafından yayınlanan çarpıcı bir rapor, "yazılım şirketi" maskesi takan bu yapının aslında devlet şiddetine ve soykırıma nasıl doğrudan hizmet ettiğini gözler önüne serdi.

  • CIA FONLADI, İSRAİL KULLANIYOR

ABD'nin "terörle savaş" bahanesiyle doğrudan CIA fonlarıyla inşa edilen Palantir, yapay zeka ve devasa veri analizi (Big Data) yeteneklerini bugün İsrail ordusunun hizmetine sunmuş durumda. Şirketin algoritmaları, 2014'ten bu yana İsrail ordusu tarafından aktif olarak kullanılırken, 2023'te başlayan Gazze'deki son soykırımda ve Lübnan'daki saldırıların planlanmasında başrol oynadı.

Palantir CEO'su Alex Karp'ın, "İsrail'i elimizden gelen her şekilde desteklemekten gurur duyuyorum" şeklindeki küstah açıklaması, şirketin Siyonist işgale verdiği desteğin en net kanıtı. Hatta şirket yöneticilerinden Shyam Sankar, Pentagon için yaptıkları çalışmaları, İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya'ya atılan atom bombalarının geliştirildiği "Manhattan Projesi"ne benzetmekten çekinmiyor.

  • KİŞİSEL VERİLERİMİZ SİLAHA DÖNÜŞÜYOR

Palantir'in tehlikesi sadece savaş alanlarıyla sınırlı değil. Sistem; askeriyelerden polis departmanlarına, bankalardan hastanelere ve hatta yerel eczanelere kadar sızmış durumda. Şirket; adreslerden telefon numaralarına, kredi geçmişinden sağlık ve sosyal medya verilerine kadar muazzam büyüklükteki sivil bilgiyi adeta bir elektrikli süpürge gibi vakumlayarak tek bir devasa veri tabanında topluyor.

ABD'deki acımasız göçmen sınır dışı (ICE) operasyonlarının arkasındaki beyin de yine Palantir. Bu sistem, bireyleri izlemek, hedef almak ve temel insan haklarını ihlal etmek üzere özel olarak tasarlandı. Şirketin kurucu ortaklarından olan milyarder Peter Thiel'in "Artık özgürlük ve demokrasinin uyumlu olduğuna inanmıyorum" şeklindeki sözleri de kurdukları distopik sistemin zihniyetini özetliyor.

Samsun'da denizde kaybolduğu sanılan kişi, sırtüstü dinlenirken bulundu

Samsun'un Atakum ilçesine bağlı Yenimahalle Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı sahil kısmında serinlemek için denize giren Mümtaz Ö.’den uzun bir süre haber alınamayınca yakınları 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu.

İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık, Büyükşehir Belediyesi cankurtaranları ile Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı ekipleri sevk edildi.

  • SIRTÜSTÜ DİNLENİRKEN BULUNDU

Ekipler, hem denizden hem de havadan arama çalışması başlattı. Mümtaz Ö. bir süre sonra deniz yüzeyinde sırtüstü dururken bulundu.

Mümtaz Ö.’nün kaybolmadığı, açıkta yüzdüğü sırada yorulduğu ve dinlenmek için sırtüstü durduğu öğrenildi.

Bota alınan Mümtaz Ö., karaya çıkarıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 07 11 001139

Suudi Arabistan’da 40 yıl mahsur kaldı: Türkiye’ye doğru yola çıktı

Suudi Arabistan'da 40 yıldır mahsur kalan Sivaslı için diplomatik adımlar atıldı.

Ülkede yıllardır mahsur kalan Türk vatandaşı Ali Baybaş hakkında iyi haber geldi.

  • YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI GETİRİLDİ

Suudi Arabistan’da hakkında açılan bir davanın duruşmasına katılmadığı gerekçesiyle hakkında yurtdışı çıkış yasağı getirilen 77 yaşındaki Baybaş, yaklaşık 40 yıldır ülkede mahsur kaldı.

Ekran Görüntüsü 2026 07 10 193817

  • İŞLEMLERİ TAMAMLANDI

Türkiye’nin Riyad Büyükelçiliği ve Cidde Başkonsolosluğu’nun Suudi Arabistan makamları nezdinde uzun süredir yürüttüğü girişimler neticesinde, Baybaş hakkındaki yurt dışı çıkış ve idari yasakların tamamı kaldırıldı.

  • TÜRKİYE'YE DOĞRU YOLA ÇIKTI

Baybaş, Türkiye’ye doğru yola çıkmak üzere geldiği havalimanında gözyaşlarını tutamadı. Baybaş, Türkiye’ye doğru yola çıktı.

11 ilde denize girmek yasaklandı!

Marmara ve Karadeniz kıyısındaki 11 ilde olumsuz hava ve deniz koşulları etkili oluyor.

Bu kapsamda valilikler ve kaymakamlıklar tarafından alınan bazı tedbirler duyuruldu.

DENİZE GİRME YASAĞI
10 ilde ve İstanbul'un 3 ilçesinde denize girmek yasaklandı.

Valilikler ve kaymakamlıklar, yüksek dalga ve rip akıntısı nedeniyle boğulma riskine karşı vatandaşları uyardı.

YASAKLAR ÇOK UZUN SÜRMEYECEK
İstanbul'un Karadeniz kıyısındaki Beykoz, Sarıyer ve Arnavutköy'de hafta sonu boyunca denize girilemeyeceği duyurulurken Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde ise tüm plajlarda denize girişin iki gün süreyle yasaklandığı belirtildi.

Kırklareli'nin Demirköy ilçesinde sahillere kırmızı bayrak çekilirken, Tekirdağ'ın Saray ilçesindeki koy ve plajlarda da iki gün boyunca denize girilmesine izin verilmeyecek.

SAMSUN İLE BAŞLADI
Karadeniz'de etkisini artıran olumsuz hava koşulları nedeniyle Samsun'un ardından Zonguldak, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin valilikleri de il genelinde denize giriş yasağı kararı aldı.

Trabzon Valiliği, yasağın vatandaşların can güvenliğini sağlamak ve boğulma vakalarını önlemek amacıyla alındığını açıkladı.

Giresun, Rize ve Artvin valilikleri de deniz koşulları normale dönene kadar tüm sahil ve plajlarda denize girilmesine izin verilmeyeceğini duyurarak vatandaşlardan resmi uyarılara uymalarını istedi.

YASAĞIN UYGULANDIĞI TÜM İLLER
Denize giriş yasağı uygulanan il ve ilçeler şöyle:

“İstanbul (Beykoz, Sarıyer ve Arnavutköy)
Kocaeli (Kandıra)
Kırklareli (Demirköy)
Tekirdağ (Saray)
Samsun
Ordu
Giresun
Trabzon
Rize
Artvin
Zonguldak”

Ege Denizi'nde 4.3 büyüklüğünde deprem!

AFAD'ın aktardığı son dakika bilgisine göre; Ege Denizi'nde saat 15.03'te 4.3 büyüklüğünde ve 6.66 kilometre derinliğinde bir deprem meydana geldi.

#DEPREM
Büyüklük:4.3 (Mw)
Yer:Ege Denizi
Tarih:2026-07-01
Saat:15:03:05 TSİ
Enlem:35.98167 N
Boylam:23.16722 E
Derinlik:6.66 km
Detay:https://t.co/3vguaEGKSE@afadbaskanlik @trthaber @anadoluajansi

— AFAD Deprem (@DepremDairesi) July 1, 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan şehit ailesine başsağlığı mesajı

Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 22 Mayıs'ta meydana gelen askeri araç kazasında yaralanan Uzman Çavuş Abdurrahman Hilal bugün tedavi gördüğü Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde şehit olmuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün son yolculuğuna uğurlanacak şehidin ailesine taziyede bulundu.

Alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hilal'in ailesine mesaj göndererek başsağlığı dileklerini iletti.

10 ilde sahte altın operasyonu: 67 gözaltı

Kahramanmaraş'ta son yıllarda artan sahte altın vakalarına ilişkin yapılan incelemelerde darphanede basılması gereken çeyrek, yarım, tam altın ile ata lira gibi ziynet eşyalarının merdiven altı atölyelerde düşük ayar ve eksik gramajla üretildiği tespit edildi.

Bunun üzerine Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından parada sahtecilik, paraya eşit sayılan değerde sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında alınan iletişimin dinlenmesi kararları ve yürütülen teknik çalışmalar sonucunda Kahramanmaraş, Mersin, Gaziantep, Şanlıurfa, Bursa, Hatay, Malatya, Diyarbakır, Kilis ve Sivas'ta faaliyet gösteren kuyumcu, atölyeci, pazarlamacı ve kalıpçıların da aralarında bulunduğu 71 şüpheli tespit edildi.

Ekran Görüntüsü 2026 07 01 003225

  • 67 GÖZALTI

30 Haziran günü saat 06.00'da 150 ekip ve 490 personelin katılımıyla 10 ilde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.

71 şüpheliden 67'si yakalanarak gözaltına alınırken diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Adreslerde yapılan aramalarda 108 mühür, 79 ata lira, 813 tam altın, 792 yarım altın, 2 bin 634 çeyrek altın, 3 bin 666 gram altın, çeşitli gramse ve reşat altınlar, 151 figürlü altın, yaklaşık 1 kilogram 590 gram altın takı ile 105,84 gram levha altın ele geçirildi.

Ayrıca 9 ruhsatsız tüfek, 8 ruhsatsız tabanca, 5 kurusıkı tabanca, 4 şarjör, 3 bin 338 fişek ve kartuş, 3 kesici alet ile 26 adet sentetik hap bulundu.

Ekran Görüntüsü 2026 07 01 003233

  • SUÇ UNSURLARININ PİYASA DEĞERİ 150 MİLYON LİRA

Operasyonlarda ele geçirilen suç unsurlarının piyasa değerinin yaklaşık 150 milyon lira olduğu belirtildi.

Yetkililer soruşturmanın Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çok yönlü olarak sürdürüldüğünü bildirdi.

Sıfır Atık Vizyonu'nda yeni aşama: DOA makineleri 81 ilde faaliyete geçiyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 1 Temmuz itibarıyla “DOA” logolu ürünlerde depozito uygulamasının 81 ilde başlayacağını açıkladı.

Yeni sistem kapsamında vatandaşlar, belirlenen ürünleri depozito iade noktalarına teslim ederek ürün başına 1 lira geri alabilecek.

Ekran Görüntüsü 2026 06 30 204418

  • DOA LOGOLU ÜRÜNLERİN GERİ DÖNÜŞÜMÜNDE 1 LİRA İADE

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık Projesi kapsamında hayata geçirilen Depozito Yönetim Sistemi’nin 1 Temmuz itibarıyla zincir marketler, restoranlar, kafeler, hastaneler ve alışveriş merkezleri başta olmak üzere birçok noktada devreye alınacağını, 4 Haziran 2026 tarihli röportajında duyurmuştu.

Vatandaşların artık pet, cam, metal ve karton ambalajları çöp olarak görmeyeceğini ifade eden Kurum, DOA logosu taşıyan ürünlerin sisteme dahil olduğunu söyledi. Kurum, bu ürünlerin depozito iade makinelerine bırakılması halinde ürün başına 1 liranın kullanıcıların e-cüzdanlarına yükleneceğini, istenmesi halinde anlaşmalı bankalardan nakit çekilebileceğini veya marketlerde harcanabileceğini aktardı.

Ekran Görüntüsü 2026 06 30 204429

  • PİLOT UYGULAMA 81 İL GENELİNDE UYGULAMAYA GİRİYOR

Haziran ayındaki röportajında pilot uygulamanın daha önce Kızılcahamam ve Sakarya dahil 7 bölgede yürütüldüğünü hatırlatan Kurum, pilot süreçte ürün başına 25 kuruş ödeme yapıldığını, yeni sistemle birlikte bu tutarın 1 liraya çıkarıldığını kaydetmişti.

1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla uygulama 81 ilin tamamına yayılırken, DOA logolu ambalajların geri dönüştürülmesinde ürün başı 1 lira iade alınabilecek.

Ekran Görüntüsü 2026 06 30 204438

  • BAKAN KURUM'DAN "AL, KULLAN, DÖNÜŞTÜR" MESAJI

Sosyal medya hesabından projenin 81 ilde uygulamaya alınacağıyla ilgili bir paylaşım yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Al, kullan, dönüştür. Saygıdeğer Hanımefendi Emine Erdoğan’ın himayeleriyle büyüyen, sınırları aşan projemiz Sıfır Atık’ta yarın yeni aşamaya geçiyoruz." dedi.

Kurum paylaşımında, ambalajların çöpe değil, DOA makileri ile doğaya geri kazandırılacağına vurgu yaptı.

Şanlıurfa merkezli narkotik operasyonu: 362 gözaltı

Uyuşturucuyla mücadele, yurdun dört bir yanında aralıksız şekilde sürüyor.

Vatandaşın huzur ve güvenliği için çalışan emniyet güçleri, başarılı bir operasyona daha imza attı.

Şanlıurfa merkezli 11 ilde polis ekiplerinin düzenledikleri operasyonların detaylarını ise İçişleri Bakanlığı, sosyal medya platformu X hesabı üzerinden paylaştı.

"11 İLDE UYUŞTURUCU SATICILARINA OPERASYON DÜZENLENDİ"
Bakanlık, paylaşımında şu sözleri kullandı:

"Şanlıurfa merkezli 11 ilde, polisimiz tarafından uyuşturucu satıcılarına yönelik bu sabah düzenlenen operasyonlar kapsamında 362 şüpheli hakkında yakalama kararı verildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; mahalle ve sokaklarda tezgah niteliğinde kurulan satış noktalarında uyuşturucu madde ticareti yaptıkları, hiyerarşik yapı içerisinde organize biçimde hareket ettikleri tespit edilen suç yapılanmalarına yönelik yaklaşık 5 ay süren çok yönlü teknik takip analiz ve delil elde etme çalışmaları gerçekleştirildi.

"251 ADRESE YÖNELİK EŞ ZAMANLI OPERASYONLAR DÜZENLENDİ"
Bu çalışmaların ardından bugün Şanlıurfa merkezli Ankara, İstanbul, Antalya, Tekirdağ, Mardin, Balıkesir, Aydın, Mersin, Muğla ve Kütahya olmak üzere toplam 11 ilde, 251 ayrı adrese yönelik; 2 bin 309 polis, 500 ekip, 1 helikopter, 1 drone ve 5 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.

"UYUŞTURUCU OPERASYONLARIMIZI KESİNTİSİZ SÜRDÜRÜYORUZ"
Güvenlik güçlerimizin kararlı ve özverili çalışmaları sayesinde, ülkemizin her köşesinde uyuşturucuya karşı operasyonlarımızı kesintisiz olarak sürdürüyoruz.

Kahraman polislerimizi, Narkotik Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Sivrisinekler insanları neye göre ısırıyor? Kan grubunun etkisi var mı?

Fransa Kalkınma Araştırmaları Enstitüsünden tıbbi entomolog Frederic Simard, sivrisineklerin bazı insanlara daha fazla yönelmesinin bir yanılgı olmadığını ancak insanların her zaman birer "sivrisinek mıknatısı" olarak kalmadığını belirtiyor.

Sivrisineklerin hedef seçmesinde vücut kokusu, sıcaklık ve nefesle dışarı verilen karbondioksit gibi bir dizi duyusal ipucu rol oynuyor. Sadece dişi sivrisineklerin ısırdığı bilinirken, bu canlılar gelişmiş reseptörleri sayesinde aldıkları sinyallere göre hedeflerini belirliyor.

İsveçli bilim insanı Rickard Ignell, sivrisineklerin onlarca metre uzaktan bile nefesle verilen karbondioksiti algılayabildiğini ve bunun temel tetikleyici olduğunu ifade ediyor.

Yaklaşık 10 metre mesafeye ulaştıklarında ise vücut kokusu ile karbondioksit birleşimi çekiciliği artırıyor. Daha da yaklaştıklarında vücut sıcaklığı ve nem oranı, belirli insanları sivrisinekler için daha cazip hale getiriyor.

sivrisinek-batinilvirusu

  • Kan grubunun etkisi yok

Kamuoyunda yaygın olan bazı inanışlar ise bilimsel gerçeklerle uyuşmuyor. Simard, sivrisineklerin belirli kan gruplarını tercih ettiği yönündeki iddiaların bilimsel bir temeli olmadığını, yapılan az sayıda araştırmanın yetersiz kaldığını vurguluyor. Tercihinten, göz veyasaç rengiyle de bir ilgisi bulunmuyor.

Buna karşın, vücut kokusu büyük önem taşıyor. İnsan mikrobiyotasının ürettiği molekül bileşiminin sivrisinekler üzerindeki etkisi değişiklik gösteriyor.

Araştırmalar, insan vücudunun 300 ile 1000 arasında farklı kokulu bileşik salgıladığını gösteriyor ancak bilim insanları bunlardan hangilerinin sivrisinekleri çektiğini yeni yeni anlamaya başlıyor.

Ignell'in yürüttüğü çalışmada, sarı hummave dang humması yayan "Aedes aegypti" türü sivrisinekler laboratuvar ortamında incelemeye alındı. Sivrisineklerin, insanların salgıladığı bin olası bileşikten 27'sini algılayabildiği ve bu özel karışımı takip ettiği belirlendi.

Sivrisineklerin en çok yöneldiği kişilerin, cilt yağının parçalanmasıyla oluşan "1-octen-3-ol" (mantar alkolü) adlı bileşiği yüksek oranda salgıladığı tespit edildi. Bu bileşikteki küçük bir artışın bile sivrisinekleri çekmekte yeterli olduğu görüldü.

Sivrisinek

  • Bira tüketimi çekiciliği artırıyor

Yapılan araştırmalar, bira tüketiminin de sivrisinekleri çekmede etkili olduğunu ortaya koyuyor. Alkol tüketimi vücut sıcaklığını yükseltiyor, nefesle verilen karbondioksit miktarını artırıyor ve cilt kokusunu değiştiriyor.

Burkina Faso ve Hollanda'da yapılan farklı deneylerde, alkol tüketen gönüllülerin sıtma yayan "Anopheles" sivrisinekleri için çok daha cazip hale geldiği belirlendi.

Hollanda'daki çalışmada, son 24 saat içinde bira içmiş kişilerin sivrisineklere 1,35 kat daha çekici geldiği kaydedildi.

İklim değişikliği nedeniyle sivrisineklerin yaşam alanlarının genişlemesi, bu araştırmaların önemini daha da artırıyor.

Chikungunya virüsü taşıyan kaplan sivrisineğinin yeni bölgelere yayıldığı ve bu riskin her geçen gün daha fazla insanı etkilediği belirtiliyor.

Uzmanlar, korunmak için vücudu kapatan bol giysiler giyilmesini, cibinlik ve sinek kovucu kullanılmasını, ayrıca ağır yemeklerden ve alkolden kaçınılmasını öneriyor.

Hüseyin Adalan yazdı: İkinci yüzyılın 'En büyük Hakanlık dönemi'

Bunu bugün yazıyorum.

Çünkü 2027'de herkes zaten konuşuyor olacak.

Şu an yürüyen sürecin adı kamuoyunda başka.
Masalarda başka.

Televizyonlarda gördüğünüz tartışmaların büyük bölümü dikkat dağıtmak için değil...
Sadece oyalanmak!

Ama asıl konunun yanında çok küçük kalıyor.

Çünkü gerçek plan seçim kazanmak değil.

Uzun yıllar - bir çeyrek asır iktidar olan Erdoğan’ın böyle bir basit seçim kazanmak gibi derdide zaten olamaz diye düşünmüyor değilim.

Gerçek plan seçimlere ihtiyaç duymayacak kadar güçlü bir sistem kurmak.

Bunun için üç ayrı çalışma tek tek yıllardır eş zamanlı ilerliyor.

Birincisi kadro.

İkincisi veri.

Üçüncüsü koordinasyon.

Çoğu insan hâlâ siyasetin konuşmalardan ibaret olduğunu sanıyor.

Oysa son dönemde “konuşanlar değil, rapor hazırlayanlar yükseliyor.”

Mikrofon tutanlar değil.

Dosya tutanlar.

Bu yüzden önümüzdeki dönemin en etkili isimlerinin yarısını halk ilk kez duyacak.

Çünkü onlar ekranlarda değil.

Sistemin içinde büyüdüler.

Asıl hazırlık da burada.

İnsanlar bir sabah uyandığında her şeyin aniden değiştiğini düşünecek.

Oysa değişim çok önceden başlamış olacak.

Bazı kurumların neden büyütüldüğü...

Bazı yetkilerin neden toplandığı...

Bazı isimlerin neden sessizce öne çıkarıldığı...

Ancak geriye dönüp bakıldığında anlaşılacak.

Bugün herkes sonucu tartışıyor.

Ben sürecin kendisinden bahsediyorum.

Kapılar açıldı.

İnsanlar hâlâ koridorda olduklarını sanıyor.

Oysa bazıları çoktan bir sonraki odaya geçti.

Yani yeni bir akıllı bina gibi…

Bir iki şey daha aklıma gelmişken şöyle ki:

Türkiye'nin yeni dönemi bir seçim gecesi başlamayacak.

Bir güvenlik veya istihbarat atamasıyla başlayacak.

İşte asıl en kritik anjiyo - overrated permütasyon da bu zaten…

Çoğu kişi bunu sıradan bir bürokratik karar sanacak.

Haber değeri birkaç saat sürecek.

Ama o atamayla birlikte devletin öncelikleri değişecek.

Etkisi ise çok uzun yıllar boyunca hissedilecek.

Kahraman Türk Ordusu TSK, 152 adet ayrı ayrı tek tek Adaları eş zamanlı olarak aynı gün içerisinde ansızın toplayıp Yüce Türk Devletinin muazzam ve muhteşem bir gövde gösterisiyle yeni bir sistemin taçlandırılmasıyla başlayacak.

Özetle: “Pırlantanın yıldönümü yörünge devriyesi” gibi Cumhuriyetin ikinci yüzyılının takısı olacak bir sistem.

Terörle mücadeleden dış politikaya, yargıdan bürokrasiye kadar yeni bir çizgi oluşacak.

Bazı atamalar makamı doldurur.

Bazı atamalar ise bir dönemi başlatır.

Daim, Ebet ve müddet Devleti Âli Türkiye Cumhuriyeti Devletinin “En parlak dönemi” hatta büyük bir yüce diriliş - uyanış tamamlanmış provasının en uzun töreni olacak.

Sakın Unutma!
“Türk Beklenendir.”

Asil, Aziz, Necip, Mümtaz ve Yüce Türk Milletinin - Türk’ün olduğu yerde “ Huzur, Refah, Barış, Güven, Düzen ( Nizam ), İzzet, şeref, Asalet, Adalet, Sıhhat, Afiyet, Bereket, Merhamet vardır. ”

Türkiye çok büyük bir Türkiye olacak.

Geçici koruma kapsamındaki yabancılara çalışma izni muafiyeti

Son yıllarda kritik sektörlerde yaşanan istihdam sorunu ve çeşitli alanlarda çalışan Suriyeli göçmenlerin ülkelerine dönmesi, var olan istihdam açığını daha da derinleştirdi.

İçişleri Bakanlığı, göç yönetimi ve istihdam politikalarını ilgilendiren yeni bir düzenlemeyi kamuoyuna duyurdu.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, geçici koruma altındaki yabancıların çalışma hayatına katılımına ilişkin önemli bir değişikliğe gidildiğini açıkladı.

  • GÖÇ YÖNETİMİNDE YENİ YAKLAŞIM

İstanbul AFAD Müdürlüğü’nde düzenlenen göç konulu istişare ve değerlendirme toplantısında konuşan Bakan Çiftçi, Türkiye’nin göç politikasının güvenlik, insanlık ve hukuk dengesi üzerine kurulduğunu belirtti.

Çiftçi, sınır güvenliğinden düzensiz göçle mücadeleye, uluslararası korumadan gönüllü geri dönüş süreçlerine kadar geniş bir alanda çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

  • GÖNÜLLÜ GERİ DÖNÜŞ SAYILARI AÇIKLANDI

Bakan Çiftçi, 2016 yılından bu yana yürütülen gönüllü geri dönüş programlarına da değinerek, bugüne kadar 1 milyon 434 binden fazla Suriyelinin ülkelerine döndüğünü açıkladı.

Türkiye’de geçici koruma kapsamında bulunan Suriyeli sayısının ise 2 milyon 259 bin olduğunu belirten Çiftçi, bu grubun önemli bir kısmının Türkiye’de doğduğunu ifade etti.

  • "ÜÇTE BİRİ TÜRKİYE’DE DOĞDU"

Göç meselesinin artık yalnızca geçici bir nüfus hareketi olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Çiftçi, konunun uzun vadeli sosyal ve demografik etkiler taşıdığına dikkat çekti.

Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin yaklaşık üçte birinin ülkede doğduğunu belirten Çiftçi, entegrasyon ve istihdam politikalarının bu çerçevede şekillendirildiğini kaydetti.

Ekran Görüntüsü 2026 06 27 170431

  • ÇALIŞMA İZNİ MUAFİYETİ GETİRİLDİ

Bakan Çiftçi, sahadaki ihtiyaçlar ve yeni şartlar doğrultusunda yapılan düzenlemelere ilişkin de bilgi verdi.

Geçici koruma kapsamındaki yabancıların kayıtlı istihdamını önemsediklerini vurgulayan Çiftçi, şu ifadeleri kullandı:

“Suriyelilerin karşıladığı iş gücü ihtiyacını da dikkate alarak çalışma izni alma zorunluluğunu kaldırdık ve geçici koruma kapsamındaki yabancılara çalışma izni muafiyeti getirdik.”

  • KAYITLI İSTİHDAM VE GÖÇ POLİTİKASI

Bakanlık, düzenlemenin hem iş gücü piyasasındaki ihtiyaçların karşılanması hem de kayıt dışılığın azaltılması amacı taşıdığını belirtti.

Yeni uygulamanın, göç yönetimi çerçevesinde hem ekonomik hem de sosyal boyutlarıyla değerlendirileceği ifade edildi.

NASA, Mars'ta yaşam ihtimaline işaret eden kayalarda organik karbon molekülleri buldu

Bilim insanları, Perseverance ile Jezero Krateri'ne su taşıyan ve bugün kurumuş durumda olan Neretva Vallis bölgesindeki Bright Angel kaya oluşumunda incelemelerde bulundu.

İncelemelerde, "makromoleküler karbon" (MMC) olarak adlandırılan karbon türünün tespit edildiği belirtildi. Bu tür karbonun canlı organizmalardan kaynaklanabileceği gibi kaya-su etkileşimleri veya göktaşı çarpmaları gibi jeolojik süreçlerle de oluşabileceği ifade edildi.

Araştırmacılar, Perseverance'ın robotik kolunda bulunan ve lazer ışığı kullanarak kayaçların kimyasal yapısını inceleyen SHERLOC cihazıyla yaptıkları analizlerde, yaşamın temel yapı taşları arasında yer alan organik karbonun varlığını doğruladı.

Çalışmada ayrıca, organik karbonun Mars yüzeyinin yalnızca birkaç mikrometre altında korunduğu tespit edildi. Bu durum, yoğun radyasyon ve kimyasal oksitleyiciler nedeniyle organik maddelerin hızla parçalandığı düşünülen Mars koşullarında dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi.

Araştırmanın eş yazarlarından Ashley Murphy, yaptığı açıklamada, makromoleküler karbonun nasıl oluştuğunun henüz bilinmediğini ancak bunun şimdiye kadar elde edilen en heyecan verici bulgulardan biri olduğunu söyledi.

NASA uzmanları, karbon moleküllerinin biyolojik kökenli olup olmadığının ancak Mars'tan getirilecek kaya örneklerinin laboratuvarlarında incelenmesiyle kesin olarak anlaşılabileceğini belirtti.

Araştırmanın sonuçları "Science Advances" dergisinde yayımlandı.

NASA, 2025'te de Mars'ta keşfedilen bir kaya örneğindeki leopar desenli beneklerin, gezegende geçmişte yaşam olabileceğine dair "en net işaret" olabileceğini açıklamıştı.

Muhabir: Samet Tunç

Dünyanın milyarder başkentleri açıklandı: İstanbul da ilk 30'da

Hurun Küresel Zenginler Listesi 2026, küresel servetin coğrafi dağılımını gözler önüne serdi.

Dünyanın en fazla milyardere ev sahipliği yapan 32 şehri arasında Çin kentleri dikkat çekici bir ağırlığa sahip oldu.

Araştırmaya göre küresel milyarderlerin yaklaşık yüzde 34'ü Çin şehirlerinde yaşıyor.

Şenzen, Şanghay, Pekin, Hangzhou, Guangzhou, Suzhou ve Ningbo gibi kentler, milyarder sayılarıyla listenin üst sıralarında yer alırken, Asya'nın ekonomik yükselişi de bir kez daha teyit edildi.

Ekran Resmi 2026 06 22 19.14.31

  • NEW YORK ZİRVEDE, İSTANBUL LİSTEDE

Listenin ilk sırasında 146 milyarderle New York bulunuyor. ABD'nin finans merkezi, küresel servetin en yoğun toplandığı şehir olma özelliğini koruyor. New York'u Çin'in teknoloji ve üretim merkezleri Şenzen ve Şanghay takip ediyor.

  • İSTANBUL 24. SIRADA

Türkiye'den ise İstanbul listeye girmeyi başardı. Kent, 31 milyarderle dünyanın en fazla milyardere ev sahipliği yapan şehirleri arasında 24. sırada yer aldı. Böylece İstanbul, Tokyo ile aynı milyarder sayısına ulaşarak küresel servet haritasındaki yerini güçlendirdi.

  • ASYA ÜLKELERİ

Liste, küresel servetin giderek daha fazla Asya'ya kaydığını da ortaya koyuyor. Mumbai, Hong Kong, Singapur, Taipei, Seul, Bangkok ve Jakarta gibi şehirler milyarder sayılarıyla dikkat çekerken Avrupa'da Londra, Paris, Moskova, Milano ve Stockholm öne çıkan merkezler arasında yer aldı.Hurun verileri, dünyanın en zengin bireylerinin yalnızca finans merkezlerinde değil; teknoloji, üretim ve ticaret üslerinde de yoğunlaştığını gösteriyor. Bu eğilim, önümüzdeki yıllarda küresel servet dengelerinin Asya lehine değişmeye devam edeceğine işaret ediyor.

Ekran Resmi 2026 06 22 19.14.21

  • EN FAZLA ZENGİNİN YAŞADIĞI ŞEHİRLERİN SIRALAMASI

1- New York: 146

2- Şenzen: 132

3- Şanghay: 120

4- Pekin: 107

5- Londra: 102

6- Mumbai: 95

7- Hong Kong: 88

8- San Francisco: 86

9- Moskova: 82

10- Hangzhou: 65

11- Yeni Delhi: 64

12- Singapur: 59

13- Taipei: 51

14- Paris: 44

15- Sao Paulo: 41

16- Guangzhou: 41

17- Los Angeles: 40

18- Bangkok: 40

19- Suzhou: 39

20- Seul: 32

21- Ningbo: 32

22- Jakarta: 32

23- Tokyo: 31

24- İstanbul: 31

25- Bengaluru: 30

26- Stockholm: 29

27- Milano: 28

28- Dallas: 28

29- Toronto: 26

30- Palm Beach: 24

31- Melbourne: 24

32- Dubai: 24

Diyarbakır'da 16 yıllık çifte kayıp dosyasında töre cinayeti tutuklaması

Diyarbakır Çınar'da R.A. adlı bir kişiyle dini nikah yapılarak birlikte yaşayan Ceylan Aktepe ve Aktepe'nin birlikte kaçtığı iddia edilen Arif Uğurlu'nun 2010 yılında ortadan kaybolmalarıyla ilgili 2018'de kapatılan dosya, yeniden açıldı.

  • 2018'DE TAKİPSİZLİK VERİLDİ

2014 yılında S.A. adlı bir kişi, Çınar Cumhuriyet Başsavcılığı'na çiftin öldürüldüğüne dair dilekçe sundu.

Başlatılan soruşturmada alınan ifadelerde, kayıp çiftin ‘yurt dışına gittikleri’ yönündeki beyanlar ve delil yetersizliği nedeniyle dosya hakkında 2018’de kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

  • "OĞLUM ÖLDÜRÜLDÜ"

Dosya, Arif Uğurlu'nun babası Mehmet Uğurlu'nun oğlunun öldürüldüğünü beyan etmesi üzerine yeniden açıldı.

Savcılığın araştırmalarında Uğurlu ile Aktepe'nin kayboldukları tarihten sonra hiçbir kamu kurumuna başvurmadıkları, banka hesaplarında hareket bulunmadığı, GSM hattı kullanmadıkları ve yakınlarıyla iletişime geçmedikleri tespit edildi.

  • 20 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Yeniden açılan soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda, 20 şüpheli gözaltına alındı.

  • 'TÖRE CİNAYETİ' ŞÜPHESİ

Savcılık tutuklama talebinde, yapılan istihbari çalışmalarda çiftin aşiretin ileri gelenleri tarafından alınan kararla öldürüldüğü ve cesetlerinin mağaraya atıldığının değerlendirildiği kaydedildi.

  • MAĞARALARDA BULUNAN KEMİKLER İNCELENİYOR

Bunun üzerine farklı dönemlerde 3 ayrı mağarada yapılan incelemelerde, insana ait olduğu değerlendirilen kemikler bulundu.

Kemikler, inceleme yapılması amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Kemik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderildi.

Kayıp çiftin yakınlarından da DNA örnekleri alınırken, kemiklere ilişkin incelemelerin sürdüğü belirtildi.

  • GİZLİ TANIK İFADESİ

Dosyada yer alan gizli tanık ifadelerinde, Arif Uğurlu ile Ceylan Aktepe'nin yakalandıktan sonra aşiret mensuplarına teslim edildiği, burada öldürülmelerine karar verildiği ve infaz edildikleri öne sürüldü.

Bir gizli tanık ifadesinde; Ş.A., B.A., K.A., C.A., M.A., M.A.P., M.A., C.A., R.A. ve Aktepe’nin dini nikahla beraber yaşadığı R.A.’nın babası Ömer Aktepe’nin arama faaliyetlerine katıldıklarını, Arif Uğurlu ile Ceylan Aktepe'nin bulunmasının ardından öldürülmelerine karar verildiğini duyduğunu beyan etti.

Bir diğer gizli tanık ise dönemin muhtarı Ş.Ü. ile bazı şüphelilerin, kaçan çift yakaladıktan sonra teslim aldıklarını, daha sonra Uğurlu'nun dövülerek öldürüldüğünü, Aktepe'nin ise başından silahla vurularak öldürüldüğünü öne sürdü.

  • TAPE KAYITLARI DOSYAYA GİRDİ

Savcılık tarafından alınan dinleme kararları kapsamında elde edilen tape kayıtları da dosyaya girdi.

Bazı görüşmelerde olayın belirli kişilerin üzerine yıkılmasının konuşulduğu, bazı şüphelilerin ölüm olayını doğrulayan ifadeler kullandıkları ve olayın detaylarını bildiklerine yönelik konuşmalar yaptıkları aktarıldı.

Bir görüşmede, ‘R. teslim olsun’, ‘R. üstlensin’ şeklindeki ifadelerin yer aldığı belirtildi. Savcılık ayrıca, dönemin muhtarı Ş.Ü.’nün bazı görüşmelerde mezarın yerini bildiğine yönelik değerlendirmelerde bulunduğunu, bazı şüphelilerin ise öldürme eylemini doğrulayan konuşmalar yaptığını kaydetti.

  • 1 KİŞİ TUTUKLANDI

Gözaltındaki 20 şüpheliden 8'i, jandarmadaki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. 12 şüpheli ise 'Töre saikiyle kasten öldürme' suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi.

Şüphelilerden 11'i hakkında adli kontrol kararı verilirken R.A.’nın babası Ömer Aktepe, 'Töre saikiyle kasten öldürme' suçundan tutuklandı.

CHP Erzurum'da devir teslim: Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafları asıldı

CHP'de görevi devralan Kemal Kılıçdaroğlu, partiyi arındırmaya başladı.

Özgür Özel ve ekibinin görevden alınması sonrası Kılıçdaroğlu, göreve hızlı başladı.

Sık sık partiyi "arındıracağını" söyleyen ve daha sonra kurultay yapacağını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, bazı isimleri de partiden ihraç ediyor.

Geçtiğimiz hafta açıklama yapan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, 9 vekilin ihracını istediklerini söylemişti.

Müslim Sarı, geçtiğimiz gün MYK sonrası alınan yeni ihraç kararlarını da duyurdu.

CHP ERZURUM'DA DEĞİŞİM

Sarı, yaptığı açıklamada, 3 il başkanıyla ilgili fesih ve disiplin sürecinin başlatıldığını duyurmuştu.

Bunlardan birisi de Erzurum...

Sarı, açıklamasında, "Bunlardan biri Erzurum İl Başkanımız Serhat Can Eş. Kendisini disipline sevk ederek yönetimiyle beraber, il yönetimini yönetimiyle beraber fesih kararı almış bulunuyoruz. Yerine de Mahmut Edebali diye bir arkadaşımızı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz." dedi.

  • DEVİR TESLİM TÖRENİ

CHP Erzurum İl Başkanı olarak atanan Mahmut Edebali, görevine başladı.

İlçe başkanlarıyla il binasına giden Edebali, “Partimizin başarısı için hep birlikte çalışacağız.” dedi.

Barış Yarkadaş'a konuşan Edebali, açıklamasında şöyle dedi;

  • "GÜZEL BİR GEÇİŞ OLDU"

“Devir teslimimiz bize yakışır bir biçimde gerçekleşti. Önceki il yönetimi ile diyalog kurduk. Görevi bize devrettiler. Güzel bir geçiş oldu.

Umarım diğer kentlerde de aynı diyalog zemini oluşur ve artık ileriye bakarız.

Hepimiz aynı çatı altındayız. CHP hepimizin baba ocağı. CHP için çalışmaya devam edeceğiz. Erzurum’da birlik ve beraberlik var."

  • ÖZEL'İN FOTOĞRAFLARI İNDİRİLDİ

Devir teslim töreni sırasında Özgür Özel'in fotoğrafları indirildi, yerine alkışlarla Kemal Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafları asıldı.

1,5 TL maliyetli çay fahiş fiyatlara satılıyor

Çay, Türkiye denilince akla gelen ilk ürünlerden birisi...

Yemeklerden önce, sonra ve hatta tatlının yanında bile tercih edilen çay yalnızca bir içecek değil, köklü bir kültürel alışkanlık.

Ülkenin dört bir yanında her gün milyonlarca bardak tüketilen çay, toplumsal yaşamın da değişmez bir parçası.

Ancak mekanlarda bir bardak çayın fahiş fiyatlara satıldığı ise bir gerçek.

Ekran Resmi 2026 06 20 19.33.33

  • ÇAY ÜRETİMİNİN ÖNEMİNİ VURGULADI

Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, Rize'de çay üretimi projesi kapmasında açıklamalarda bulundu.

Öncelikli hedeflerinin bu proje ile çayın katma değerini artırmak olduğunu söyleyen Erdoğan, çay üretiminin Rize açısından önemini vurguladı.

  • FİYAT ARTIŞI TALEP ETTİ

Erdoğan, yaş çay alım fiyatına ilişkin değerlendirmesinde, geçen yılki fiyatın üzerine yüzde 39 artışla 35 TL seviyesinde bir fiyat belirlendiğini söyledi.

CNBC-e'den Emre Eser'e konuşan Erdoğan, üreticinin emeği dikkate alındığında fiyatın daha yüksek olması gerektiğini belirtti.

Ancak mevcut ekonomik koşullar ve yaş çaya yapılacak artışın kuru çaya da yansıyacağı dikkate alındığında, açıklanan fiyatı 'makul bir oran' olarak değerlendirdi.

Erdoğan, "Evet daha yüksek olmalı mı? Bence olmalı. Ama daha kaliteli bir yaprak, daha kaliteli bir toplama şekliyle beraber raftaki fiyat algılarını da değiştirmemiz gerekiyor." dedi.

Ekran Resmi 2026 06 20 19.33.20

  • "BİR BARDAK ÇAYDA ÇAY MALİYETİ 1-1,5 TL"

Kuru çay fiyatlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, kilogram fiyatının 250-300 TL seviyesinde değil, en az 400-450 TL seviyesinde olması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, bu seviyedeki bir fiyatın nihai tüketimde büyük bir maliyet yaratmadığını belirterek, "50-60 liraya satılan bir bardak çayın içerisinde çay tarafından giren rakam 1,5 TL. Şu anda 1 TL giriyor. Bir bardağın içerisinde 1,5 liralık bir şey Türkiye ekonomisini etkilemez." diye konuştu.

Erdoğan, ürünün değerinin artırılması için kaliteli üretim, doğru toplama ve tüketicideki fiyat algısının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Ekran Resmi 2026 06 20 19.33.03

  • "RİZE EKONOMİSİNİN YÜZDE 60'I ÇAYDAN GELİYOR"

Çayın Rize ekonomisindeki yerine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'de yaklaşık 205 bin çay üreticisi bulunduğunu söyledi.

Arazilerin bölünmesi nedeniyle çayın birçok üretici için tek başına geçim kaynağı olmaktan uzaklaştığını belirten Erdoğan, buna karşın bölge ekonomisi açısından çayın belirleyici rolünü koruduğunu ifade etti.

Erdoğan, "Rize'ye giren ekonomik değerin yüzde 60'ı çaydan giriyor. Yüzde 60 ekonomik girdinin çaydan olduğu bir ilde bu ürüne daha çok değer vermemiz, daha kaliteli üretmemiz ve katma değeri yüksek piyasalar oluşturmamız lazım." diye konuştu.

TÜGVA Başiskele’de Güven Tazeledi: Muhammet Cihat Ermek Yeni Dönemde de Görevde

Türkiye Gençlik Vakfı Başkan Yardımcısı M.Malik Taylan,Tügva İl Temsilcisi Mustafa Salın,Başiskele Belediye Başkanı Mehmet Yasin Özlü,TBMM 20.Dönem Rize Milletvekili Şevki Yılmaz ,Kocaeli İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu başta olmak üzre bir çok parti temsilcisi ve STK temsilcilerinin katıldığı genel kurulda yeni dönem yönetimi kamuoyuna tanıtıldı.
Whatsapp Image 2026 06 18 At 17.57.00
Genel kurulda konuşan TÜGVA İlçe Temsilcisi Muhammet Cihat Ermek, gençliğin yalnızca bugünü değil yarınları da inşa ettiğini vurgulayarak "Bizim meselemiz yalnızca bugünü doldurmak değil, yarını inşa etmektir." ifadelerini kullanan Ermek Göreve geldikleri günden bu yana yürütülen çalışmaları şu şekilde açıkladı;

  • 20.000'den fazla kişiye ulaşıldı
  • 4.000 öğrenci ve gönüllüyle birebir temas kuruldu
  • 100'den fazla program ve etkinlik düzenlendi
  • 50'den fazla seminer ve söyleşi gerçekleştirildi
  • 45'ten fazla kamp, gezi ve sosyal faaliyet organize edildi
  • 4,5 milyon sosyal medya etkileşimi elde edildi

Whatsapp Image 2026 06 18 At 17.57.05
Filistin yürüyüşlerinden gençlik kamplarına, eğitim programlarından aile çalışmalarına kadar birçok alanda faaliyet gösteren TÜGVA Başiskele, yeni dönemde de gençliğe yönelik çalışmalarını artırarak sürdürmeyi hedefliyor.
Whatsapp Image 2026 06 18 At 17.57.01
Yeni dönemin hedefleri arasında 1500 öğrenciye ulaşacak yaz okulu organizasyonu, kalıcı temsilcilik binasının kazandırılması ve gençlik projelerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması bulunuyor.
Whatsapp Image 2026 06 18 At 17.57.04

İstanbul Havalimanı’ndaki hanutçulara yönelik operasyonda 12 kişi tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstanbul Havalimanı Şube Müdürlüğü’ne bağlık ekipler Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul Havalimanı’nda hanutçulara yönelik operasyon düzenledi.

Daha önce haklarında idari işlem uygulanmasına rağmen hanutçuluk faaliyetlerine devam ettikleri tespit edilen kişilere yönelik 16 Haziran’da yapılan operasyonda 21 kişi gözaltına alınırken, yapılan aramalarda 1 adet ruhsatsız tabanca, 50 adet fişek, 21 adet cep telefonu ele geçirildi.

  • 21 KİŞİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Gözaltına alınan 21 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından bugün sabah saatlerinde Gaziosmanpaşa Adliyesi’ne sevk edildi. Gaziosmanpaşa Adliyesi’ne sevk edilen şüpheliler savcılıktaki ifadelerin ardından hakim karşısına çıktı.

İstanbul Havalimanı’nda hanutçuluk yaptıkları tespit edilen 21 kişiden 12’si çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

9 kişi ise İstanbul Havalimanı terminaline girmemek üzere, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Sağlam dizinden ameliyat edildi: 2 milyon liralık tazminat davası açtı

Kumluca'da yaşayan Selvihan Özdemir, 2024 yılında spor yaparken sağ dizinden sakatlanınca ilçedeki devlet hastanesinin acil servisine başvurdu. Burada yapılan ilk müdahalede diz kapağı yerine oturtulan Özdemir'e ameliyat olması gerektiği söylendi.

Özdemir'in ameliyatı, yaklaşık 2 ay sonra ilçedeki özel hastanede uzman doktor M.B.E. tarafından yapıldı. Operasyonun ardından kendine gelen Özdemir'in sakatlandığı sağ dizi yerine sol dizinden ameliyat edildiği anlaşıldı. Selvihan Özdemir ve ailesi, doktor M.B.E. ile görüşüp konuyu anlattı. Başta yanlış yapmadığını söyleyen doktor, bir süre sonra hatasını kabul edip, ameliyat masraflarını ve yeni tedavi sürecini takip edeceğini içeren bir tutanak imzaladı.

Özdemir, daha sonra Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağ dizinden ameliyat edildi. Yaşadığı sürecin ardından her iki dizinden de ameliyat olmak zorunda kalan ve zor günler geçiren Özdemir, uzun süre ayağa kalkamadı. Ailesinin bakımına muhtaç kalan ve işinden olan Özdemir, olanların ardından hukuk mücadelesi başlattı.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan aldığı raporla doktorun yanlış ameliyat yaptığını kanıtlayan Selvihan Özdemir, doktor M.B.E. ve diğer sorumlular hakkında 'doktorun hatalı teşhis ve tedavisi sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini' gerekçesiyle 2 milyon liralık tazminat davası açtı.

  • "Sözleri bana güven verdi"

2024 Ocak'ta spor yaparken sağ diz kapağının çıktığını ve bağların koptuğunu ayrıca kemiğinin uç tarafının kırıldığını belirten Selvihan Özdemir, arkadaşının tavsiyesi üzerine özel hastanede doktora gittiğini söyledi.

Gittiği doktorlardan hiçbirinin ameliyatını yapmak istemediğini aktaran Özdemir, "O doktora gitmek zorunda kaldım. Birkaç kere muayene etti. 'Sağ dizinde şöyle sorunlar var. Bunları bunları yapacağız' diye anlattı. 'Gece gündüz bir sorun çıkarsa beni arayabilirsin' dedi. Sözleri bana güven verdi" diye konuştu.

2024 yılı Mart ayında hastaneye ameliyat için yatış yapan Özdemir ameliyat sürecini şu sözlerle anlattı:

"Ameliyat olacağım bu özel hastanede hiçbir şekilde röntgen çekilmedi. Sadece ameliyatın gerektirdiği kan verme, anestezi uzmanıyla görüşme gibi işlemler yapıldı. İmzalar atıldı. Ertesi gün de hastaneye yatış yaptık. Doktor bey, muayene etmedi. O gün sabahtan sol ayağıma işaret bıraktı, gitti. Bana, 'Nakil yapacağım. Kemik nakli bağ nakli yapılacak' dedi. Ben de 'Sol bacaktan alınıp sağ bacağa takılacak, o yüzden ilk önce sol bacağa işaret konuldu' diye düşündüm. İlacı verdiler, uyudum. Ameliyat esnasında sol bacağımdaki acıyla uyandım. Dedim ki 'Sol bacağım çok acıyor. Yanımdaki görevli 'Oradan da işlem yapılıyor, çok normal. Ben sana sakinleştirici vereceğim uyuyacaksın' dedi. Ne kadar zaman geçti, bilmiyorum. Yine cihazlar ötmeye başladı. O seslere yine uyandım. O esnada kendi aralarında konuştuklarını duydum. Doktor, 'Patellayı oturtamadım' diyor. Yine korktum ama ilacın etkisiyle uyumuşum"

Özdemir, bir süre sonra doktorun kendisini uyandırdığını belirterek, "Ameliyat bitti. Ama sol bacağıma dikiş yapıyorlar. Onları hissediyorum artık. 'Sağ bacağımın işlemi bitti. Sol bacağımın da işlemi bitecek, gideceğiz' diye düşündüm. Serviste sol bacağım yanmaya başladı. Ama sağ bacağımda herhangi bir şey hissetmiyorum. Örtüyü kaldırıp, baktığımızda doktor hiçbir problem olmayan sol bacağımı ameliyat yapmış. Sağ bacağımda hiçbir işlem yapılmamış. Olayın etkisiyle şok oldum." ifadelerini kullandı.

Başlangıçta doktorun hatasını kabul etmek istemediğini aktaran Özdemir, "'Sıralama yanlış' dedi. 'Aslında ikisinde de sakatlık var' dedi. Biz bunu kabul etmedik tabi. Doktor sonunda hatasını kabul etti. 'Tüm tedavi ve masraflarını üstleneceğim' dedi. 'Size nasıl güveneceğiz? Burası özel hastane devlet kurumu değil' dedik. O da bize güvence verebilmek için bir tutanak imzalayacağını söyledi; hatalı ameliyat yaptığına dair. Tüm her şeyi kabul ettiğine dair kendi imzası bulunan tutanak verdi. İmzalı kağıdı verdiği akşamı jandarma geldi, ifademi aldı" şeklinde konuştu.

  • "Çektiğim acı bambaşka"

Özdemir, olayın ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavisinin devam ettiğini belirterek, şunları aktardı:

"Orada da yatağa bağlı şekilde yaşadım. 15 gün sonra gerçekten sakat olan sağ bacağımdan ameliyat oldum. Bir ay içinde iki bacağımdan da ameliyat olmuş oldum. Bir ay hastanede kaldım. Daha 30 yaşındayım, yatağa bağlı yaşadım. Annem babam bana bakmak zorunda kaldı. Hiç yürüyemedim. Bu yaşımda bez tutuldu bana. Yaşadığım psikolojik durumu tarif edemem. Çektiğim acı zaten bambaşka. Şu anda iki bacağımda da sorun var. Hiçbir sorun olmayan sol ayağımdan ameliyat yapıldı. Ameliyattan sonra daha fazla sorun yaşamaya başladım. Ayaklarım kıvrılmıyor. Koşamıyorum, hızlıca yürüyemiyorum. Çok uzun süre ayakta kaldığımda veya soğuk havalarda şişiyor. Bir saat oturursam kalkınca hemen yürüyemiyorum. Çökemiyorum."

Avukat Ayşegül İnal da "Malpraktis davalarında genelde mahkemelerin inceleme konusu, meydana gelen mağduriyet açısından komplikasyon sonucu olup olmadığıdır. Olayımızda herhangi bir komplikasyon söz konusu değildir. Zira müvekkilimin hiçbir şikayeti olmadığı yanlış bacak ameliyat edilmiştir. Bununla ilgili hukuki süreci başlattık. İlgililer hakkında şikayetçi olduk. Aynı zamanda tazminat davasını açtık. Süreç devam etmektedir" dedi.

Neye Şaşıracağımızı Şaşırdık


Son yıllarda eğitim hayatında öyle görüntülerle karşılaşıyoruz ki, insan gerçekten neye şaşıracağını şaşırıyor.

Anaokulu mezuniyet törenlerinde çocuklara kına yakılıyor, sanki mezuniyet değil de kına gecesi düzenleniyor. Daha hayatlarının başındaki çocuklar, yetişkinlere özgü ritüellerin içine çekiliyor. Bir yanda sahte gözyaşlarıyla sosyal medyada gündem olmaya çalışan öğretmenler, diğer yanda cüppe giydirilen anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri…

Oysa cübbe, akademik bir semboldür. Lisans ve lisansüstü eğitimlerini tamamlayan bireylerin emeklerini temsil eder. Bugün ise anlamını kaybederek neredeyse her kademedeki öğrenciye giydirilen bir kostüme dönüştürülmüş durumda.

Daha da düşündürücü olan ise bütün bunların çoğu zaman eğitim amacıyla değil, sosyal medya uğruna yapılmasıdır. Takipçi kazanmak, beğeni toplamak ve fenomen olmak için öğrencilerin kullanılması ciddi bir sorundur. Öğretmenin görevi; öğrenciyi eğitmek, öğretmek ve korumaktır. Çocukları sosyal medya içeriklerinin bir parçası hâline getirmek değildir.

“Fenomen öğretmenler” konusunu yıllardır gündeme getiriyorum. Bu konuda defalarca yazılar yazdım. Milli Eğitim Bakanlığı da zaman zaman genelgeler yayımlayarak öğrencilerin görüntülerinin sosyal medyada paylaşılması konusunda uyarılarda bulundu. Ancak görünen o ki bu uyarıları dikkate alanların sayısı oldukça az.

Bir başka önemli tehlike ise çocukların görüntülerinin internet ortamında kontrolsüz şekilde yayılmasıdır. İnternete yüklenen bir fotoğraf ya da video, dünyanın herhangi bir yerindeki kötü niyetli kişilerin erişimine açık hâle gelebiliyor. Çocukların mahremiyetini ve güvenliğini korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bugün eğitim kurumlarında yaşanan bu gösteri kültürü yarın daha farklı boyutlara ulaşabilir. Bu nedenle eğitimin özüne dönmek, çocukları sosyal medya malzemesi hâline getiren anlayışa dur demek zorundayız.

Çocuklarımız beğeni ve takipçi uğruna değil, bilgi, ahlak ve karakter sahibi bireyler olarak yetiştirilmelidir.

Yok mu bu gidişe “dur” diyecek bir babayiğit?

Çünkü gerçekten neye şaşıracağımızı şaşırdık.

Hoşça kalın…

Aydın Benli

Siyaset Bilimci-Yazar

Neye Şaşıracağımızı Şaşırdık
Screenshot

ANTİMADDE

Antimaddeyi eminim ki daha önce hiç duymadınız, yada çok azınız duydunuz. Antimadde nedir?

1928 yılında İngiliz fizikçi Paul Dirac, denklemlerinde maddenin bir “ayna görüntüsü” olması gerektiğini öngördü. Dört yıl sonra elektronun karşılığı olan pozitron keşfedildi ve antimaddenin yalnızca teorik bir fikir olmadığı anlaşıldı.Antimadde, maddenin karşıtıdır.

Antimaddeyi basitçe anlatmak gerekirse; normal maddenin zıt özelliklere sahip eşidir. Elektron negatif yüklüyse, onun karşılığı olan pozitron pozitif yüklüdür. Proton pozitif yüklüyse, antiproton negatif yüklüdür. Bir araya geldiklerinde birbirlerini yok ederler ve kütleleri bütünüyle enerjiye dönüşür.

Bu yüzden antimadde, doğadaki en yoğun enerji dönüşümlerinden birini temsil eder.

Peki neden etrafımızdaki dünya antimaddeden oluşmuyor?

Bilim insanlarına göre Büyük Patlama’nın ilk anlarında madde ve antimadde neredeyse eşit miktarda oluşmuş olmalıydı. Eğer tam anlamıyla eşit olsalardı, birbirlerini yok eder ve bugün ne yıldızlar, ne gezegenler, ne de insanlar var olurdu. Ancak bilinmeyen bir nedenle madde çok küçük bir üstünlük sağladı. İşte bizler, o küçücük fazlalığın çocuklarıyız.

Gelelim en çok merak edilen soruya,”İnsanlığın sonu antimaddeyle mi gelecek? Dünyada depolanmış, şehirleri yok edecek miktarda antimadde bulunmamaktadır. Antimadde üretmek son derece zordur. Bilim insanları onlarca yıl süren çalışmalar sonucunda ancak atom altı ölçekte, gözle görülemeyecek kadar küçük miktarlar elde edebilmiştir. Üstelik bu parçacıklar özel manyetik tuzaklar içinde tutulmak zorundadır. En küçük temas anında yok olurlar.

Teorik olarak antimaddeyle son derece güçlü silahlar yapılabilir. Ancak bunun için gramlarca antimadde üretmek gerekir. Böyle bir üretimin maliyeti, dünyanın toplam ekonomik gücünü aşacak seviyelerdedir, üreten ülke dünyaya hükmeder!

Bununla birlikte tarih bize şunu öğretmiştir ki İnsanlık çoğu zaman keşiflerini önce savaşlarda kullanmıştır. Barutu bulanlar onu silaha dönüştürdü. Atomun sırları çözüldüğünde ortaya atom bombası çıktı. Yapay zekâdan biyoteknolojiye kadar her yeni güç, beraberinde ahlaki sorumluluklar getirdi.

Bu nedenle asıl tehlike antimaddenin kendisi değildir.

Asıl tehlike, bilimin insan vicdanının önüne geçmesidir. Önce Ahlak ve maneviyatlı bilim insanları olmalıdır. Kötü niyetli vicdansız bilim insanlarının elinde Antimadde kıyamet olur.

İnsanlığın sonu bir gün antimaddeyle gelebilir mi? Teorik olarak evet; çünkü fizik buna engel değildir. Fakat bugünün gerçekliği açısından böyle bir senaryo ile yakın zamanda oldukça uzak görünmektedir ama şimdilik!

Belki de sormamız gereken soru şudur:

Evreni yok edecek gücü elde ettiğimizde, onu kullanmayacak olgunluğa da sahip olacak mıyız?

Bilim bize “nasıl” sorusunun cevabını verir. Fakat “neden” ve “hangi amaçla” sorularının cevabı hâlâ insanın vicdanında saklıdır.

Ümmetin ve Devletin yararı için ülkemizde de Antimadde üretilmesi için çalışmalar başlatılmalı diye düşünüyorum. Allah’a ısmarladık.

Aydın Benli

Siyaset Bilimci-Yazar

ANTİMADDE

BAZI İNSANLAR ÖDÜL ALMAZ, EMEKLERİNE ŞAHİTLİK EDİLİR

Bir insanın zenginliği, sahip olduğu makamlarla mı ölçülür; yoksa dokunduğu hayatlarla mı?

Haymana’da düzenlenen BY Akademi Lansman Programı ve Yılın Enleri Ödül Töreni, bu sorunun cevabını adeta haykırdı.

O gece sahnede sadece ödüller verilmedi!
Yılların emeği alkışlandı.
Fedakârlık ayağa kalktı.
Vefa, unutulmadığını gösterdi.

Kalabalığın arasında birçok isim vardı. Bürokratlar, siyasetçiler, eğitimciler, sivil toplum temsilcileri, kanaat önderleri ve ancak gecenin ilerleyen saatlerinde salonda esen rüzgârın adı değişti.

Bu, “Enver Yurtdaş rüzgârıydı.”

Çünkü bazı insanlar vardır ki görevlerini yaparlar ve unutulurlar. Bazıları ise görevlerinin ötesine geçer, insan yetiştirir, iz bırakır ve yaşadıkları şehrin hafızasına dönüşür.

Eğitimci-yazar Enver Yurtdaş, yıllardır Haymana’nın çocuklarına, gençlerine ve kültürel hayatına sessiz sedasız emek veren isimlerden biri oldu. Gösterişten uzak durdu. Alkış peşinde koşmadı. Ancak insan yetiştirmeyi, kalplere dokunmayı ve geride güzel eserler bırakmayı kendisine dava edindi.

Belki de bu yüzden, “Zarif Dokunuşlar” isimli kitabı üzerine gerçekleştirdiği söyleşi, sıradan bir kitap tanıtımının çok ötesine geçti. Çünkü o kitapta insanlar kendilerinden bir parça buldu; kaybetmeye başladığımız nezaketi, inceliği ve insan olmanın zarafetini yeniden hatırladı.

Bugün teknoloji çağında yaşıyoruz. Bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Fakat iyi insan yetiştirmek hâlâ en zor iş…

Bir çocuğun yüreğine umut ekmek. Bir gencin yolunu aydınlatmak. 
Bir topluma değerlerini yeniden hatırlatmak.

İşte gerçek liderlik budur.

Enver Yurtdaş’a verilen “Topluma Katkı ve Liderlik Ödülü”, bir plaketten ibaret değildir. Bu ödül, eğitime adanmış ömrün, sessizce verilen mücadelenin ve insan yetiştirmenin toplum vicdanındaki karşılığıdır.

Çünkü öğretmenlik sadece ders anlatmak değildir.
Yazarlık sadece kitap yazmak değildir.
Liderlik ise sadece makam sahibi olmak değildir.

Asıl mesele, arkanızdan kaç insanın hayır duasını taşıdığınızdır.

Haymana o gece bir kez daha gösterdi ki; şehirleri büyüten beton yapılar değil, gönüllere dokunan insanlardır.

Yıllar sonra o geceden geriye belki fotoğraflar kalmayacak.
Fakat bir gerçeğin hatırası yaşamaya devam edecek:

İnsan ömrü sınırlıdır.
Ama bir insanın yetiştirdiği insanlar, bıraktığı değerler ve yaptığı zarif dokunuşlar ölümsüzdür, bazı insanlar ödül almaz.

Onların emeklerine, bir toplum hep birlikte şahitlik eder.

Enver Hocaya başarılar dilerim… Allah’a ısmarladık.

Aydın Benli

Siyaset Bilimci-Yazar

BAZI İNSANLAR ÖDÜL ALMAZ, EMEKLERİNE ŞAHİTLİK EDİLİR

Hüseyin Adalan yazdı: Kapılar açıldı odalar ve koridor değişti, yeni Türk Devlet modeli

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son seçimi kazandığını mı sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz! Hemde çok büyük yanılyor sunuz? Başkan Erdoğan son seçimini aslında çoktan KAZANDI. İnanmasanızda kazandı. Bu, gördüğünüz şey seçim değil. “Devir teslim süreci!”

Yeni bir nizam ( Düzen ) - dönem başlıyor. Asıl hazırlık yeni Anayasa için yapılıyor. Çünkü mevcut sistem görevini tamamladı. Yani “Ölü At Teorisi” tamamlandı. Fakat Türkiye - “Halk” henüz bunun farkında değil. Yani hazırda değil. Çünkü kimse büyük resmi görmüyor. Herkes seçimi konuşuyor. Ben seçimden sonrasını belirtiyorum. Önce seçim olacak. Sonra ( Yeni ) Anayasa. Sonra sistem. Türkiye bugünkü Türkiye olarak devam etmeyecek.

Çünkü mevcut yapı önümüzdeki dönemi taşı(ya)mıyor. Yeni hedefler için yeni model gerekiyor. Bu yüzden Anayasa değişecek. Sadece maddeler değil. Devletin çalışma mantığı değişecek. Yani kamu kurum ve kuruluşların düzenleri bile… Resmi makamlar ve mevkiler… Kısaca yeni sistemle devlet silbaştan “Yenilenecek.” İnsanlar yıllarca bazı kavramlara güldü. Alaylı olarak ayıpladı. Şimdi aynı kavramlar masaya geliyor. Yeni merkez. Yeni sistem. Yeni denge. Bugün imkânsız görünen şeyler yarın sıradan kabul edilecek. Çünkü ( Yeni ) süreç başladığında geri dönüş olmayacak.

Daha ilginç olanı ise siyaset. İnsanlar kavga bekliyor. Ben birleşme olacak diyorum. Seçime tek yapı çıkacak. Tıpkı Cumhuriyetin kuruluş dönemi gibi. Ve beklenmeyen bir çoğunluk alacak. ( Muhtemelen %70 ve üzeri ) O andan sonra tartışma seçim olmaktan çıkacak. Sistem tartışmasına dönüşecek. Bu güçle; AK Parti. MHP. CHP. DEM. Ve birde ASKER... Devletin doğrudan temsilcileri. Aynı sistem içinde. Aynı hedefte. Aynı geçiş sürecinde. Çünkü yeni dönemin meselesi parti olmayacak. “Devlet olacak.”

İnsanlar hâlâ isimlere takılıyor. Oysa tarih isimleri değil. Geçişleri yazar. Hatta bazı dönemlerde insanlar yönetim değiştirir. Bazı dönemlerde ise yönetim modeli değişir. İşte asıl kırılma burada. Herkes bugüne bakıyor. Ben kurulmakta olan yapıya açık saçık belirtiyorum. Kapılar açıldı. Odalar değişiyor. Koridorlar değişiyor. Harita aynı kalacak. Ama devlet aynı devlet olmayacak. Çünkü yeni sistem sadece bir yönetim modeli değil. Yeni dönemin omurgası ( Mihenk taşı ) olacak.

İnsanlar yeni sitemlerde yeni kavramlar duyunca yaşam tarzıda değişecek. Oysa anlatılan şey merkezin zayıflaması değil. Merkezin yeniden tanımlanması. Yetki dağılacak. Ama güç toplanacak. İşte kimsenin görmediği çelişki bu. Bugün imkânsız görünen yarın sıradan olacak. Bugün reddedilen yarın savunulacak. Çünkü süreç başladığında geri dönüş olmayacak. Ve o gün geldiğinde insanlar başka bir gerçeği daha görecek. Asıl hazırlık seçim için yapılmıyormuş. Seçimden sonrası için yapılıyormuş.

Çünkü bazı isimler dönem yönetir. Bazı isimler sistem kurar. Benim “Belirttiğim” tabloda yeni sistemin ilk ( Devlet ) başkanı olarak tarihe geçecek isim belli. Bu bir söylenti değil aksine önceden belirlenmiş bir isim: Özetle müstakbel “İLK” Devlet Başkanı “HAKAN FİDAN” Yanlış okumadınız. Evet, aynen Hakan FİDAN. Yeni sistemin “İlk Devlet Başkanı” Bugün birçok kişi bunu ihtimal olarak bile görmüyor. Yarın aynı insanlar bunun nasıl gerçekleştiğini tartışacak. Çünkü tarih bazen seçim gecelerinde yazılmaz. Yıllar önce kurulan masalarda yazılır. Hatta o masalar çoktan kuruldu.

Tayyip Erdoğan yönettiği ülkenin sanki yüz yıl ötesinde yıldırım hızı gibi bir düşünceyle bir ülke yönetiyor. “Yeni Türk Devlet Modeli” efsanesinin jübilesi başladığında eski sisteme dair tanınmış hiç kimse olmayacak. Yeni yüzler ve yeni isimler; işte yeni sistem. Türklerin çılgın olduğunu önce “biz Türkler” anladığımız gün bu ülkede bir sabah uyandığımızda her şey değişmiş olacak. “Türk’ün gücünü göreceksiniz.” Türk’e zafer yarasın.

Ankara Havalimanı'nın açılış tarihi belli oldu

Türkiye'nin havalimanlarına yönelik yatırımları devam ediyor.

Dünya ülkeleriyle bağlantı ve ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla yapılan onlarca havalimanına bir yenisi daha ekleniyor.

Ankara Havalimanı, 15 Haziran'da saat 13.30'da yapılacak törenle açılıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 06 13 181938

  • "ANKARA HAVALİMANI" AÇILIYOR

Kapsamlı modernizasyondan geçen Etimesgut Havalimanı, "Ankara Havalimanı" olarak "ANK" koduyla hem ulusal hem de uluslararası operasyonlara hizmet verecek.

  • DÜNYA LİDERLERİ YENİ HAVALİMANINDA KARŞILANACAK

Ankara'da hava trafiğinin daha dengeli yönetilmesini de sağlayacak olan yeni havalimanında ayrıca Başkentin ev sahipliği yapacağı 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi'nde de dünya liderleri karşılanacak.

Ekran Görüntüsü 2026 06 13 181928

  • ÇALIŞMALAR 8 AYDA TAMAMLANDI

Ankara Havalimanı, askeri bir meydan olmaktan çıkarılarak geniş gövdeli uçakların inebileceği ve küresel liderlerin ağırlanacağı uluslararası bir havacılık merkezine dönüşmesiyle dikkat çekiyor.

Kapsamlı dönüşüm süreci ise yüksek koordinasyon ve yoğun çalışma temposuyla 8 ayda tamamlandı.

Çalışmalar kapsamında 2 bin 450 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğindeki pist, 3 bin metre uzunluğa ve 60 metre genişliğe çıkarıldı.

Böylece geniş gövdeli uçakların, emniyetli şekilde iniş ve kalkış yapabilmesi sağlandı.

Pist başlarına toplam 15 bin metrekare büyüklüğünde iki dönüş cebi inşa edilerek toplam 160 bin metrekarelik yeni apron alanı sağlandı. Bu çalışmayla yaklaşık 44 uçak, eş zamanlı olarak park edebilecek.

Ekran Görüntüsü 2026 06 13 181924

  • ULUSLARARASI STANDARLARA UYGUN MODERNİZE EDİLDİ

Havalimanındaki mevcut taksi yolları tamamen yenilenerek, yeni paralel ve bağlantı taksi yolları inşa edildi.

Pist güvenliği için Pist Sonu Emniyet Alanı (RESA) oluşturuldu.

Pist ve taksi yollarındaki aydınlatma sistemleri, yaklaşma ışıkları ve yönlendirme ekipmanları, uluslararası havacılık standartlarına uygun şekilde modernize edildi.

Tüm mekanik, elektrik ve drenaj altyapısı da baştan sona yenilendi.

Ayrıca çalışmalar kapsamında, 4 bin 800 metrekare kapalı alana sahip Devlet Konukevi ile 310 araçlık açık otopark da hizmete hazır hale getirildi.

Ekran Görüntüsü 2026 06 13 181933

  • 12,5 KİLOMETRELİK BAĞLANTI YOLU

Proje kapsamında 12,5 kilometrelik yeni bağlantı yolu da hayata geçirildi.

Projeyle Ankara Havalimanı ve Ay Yıldız Yerleşkesi arasında doğrudan ulaşım imkanı sağlanarak, bağlantı yolunun bölünmüş yol kesiminde yer alan 3 kilometrelik bölümde köprü ve altgeçit yapılarının inşa edildi.

Proje kapsamında aynı zamanda Ankara Bulvarı üzerinde 40 metrelik bir geçit de inşa edildi.

Hicri 1448 yeni yıla sayılı günler kaldı

Hicri Yılbaşı Nedir?

Hicri takvim, İslam tarihinin en büyük dönüm noktalarından biri olan Hicret'i başlangıç kabul eder. Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in (s.a.v.) 622 yılında Mekke'den Medine'ye göç etmesi, yalnızca bir mekan değişikliği değil, İslam'ın yeryüzüne yayılışında yeni bir çağın açılmasıdır. Hazreti Ömer (r.a.) döneminde takvim başlangıcı olarak kabul edilen bu kutlu sefer, Müslümanlar için her yıl yenilenme, tefekkür ve hicret şuuruyla tazelenme vesilesidir. Yeni bir yıla girerken, Müslümanlar geçmiş senenin muhasebesini yapar ve yeni yılda ilahi rızaya daha uygun bir hayat sürme niyetini tazeler.

kabe-mekke

Muharrem Ayı ve Tarihi Olaylar

Haram ayların ilki olan Muharrem, içerisinde pek çok ilahi lütfu ve tarihi hadiseyi barındırır. Özellikle Muharrem ayının 10. günü olan Aşure Günü, insanlık tarihi açısından kritik olaylara sahne olmuştur. Hadis kaynaklarında ve İslam tarihinde Aşure gününde gerçekleştiği nakledilen bazı önemli hadiseler şunlardır:

  • Hazreti Nuh'un Kurtuluşu: Büyük tufanın ardından Hazreti Nuh'un (a.s.) gemisinin Cudi Dağı'na oturduğu ve inananların kurtuluşa erdiği gün olarak bilinir.

  • Hazreti Musa ve Kızıldeniz: Hazreti Musa (a.s.) ve İsrailoğullarının Firavun'un zulmünden kurtularak Kızıldeniz'i geçmesi bu güne tevafuk eder.

  • Hazreti Eyyub'un Şifası: Hastalıklarla imtihan olan Hazreti Eyyub'un (a.s.) şifaya kavuştuğu gündür.

  • Kerbela Hüznü: İslam tarihinin en acı hadiselerinden biri olan, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sevgili torunu Hazreti Hüseyin (r.a.) ve 72 ehl-i beyt mensubunun Kerbela çöllerinde şehit edilmesi Muharrem ayının 10'unda yaşanmıştır. Bu sebeple Muharrem ayı, Müslümanlar için sadece bir sevinç değil, aynı zamanda derin bir matem ve haksızlıklar karşısında duruş tefekkürüdür.

    medine peygamber efendimizin kabri

Muharrem Ayında Neler Yapılmalı?

Bu bereketli ve aynı zamanda hüzünlü ayı hakkıyla ihya etmek, büyük manevi kazançları beraberinde getirir. Habervakti.com okurları için bu ayda yapılması tavsiye edilen bazı ibadetler şunlardır:

  • Oruç Tutmak: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Ramazan ayından sonra tutulan en faziletli orucun Muharrem ayında tutulan oruç olduğunu müjdelemiştir. Özellikle Aşure gününü (10 Muharrem) tek başına değil, Yahudilere muhalefet etmek gayesiyle öncesi veya sonrasındaki günle birleştirerek (9-10 veya 10-11 Muharrem) oruçlu geçirmek kuvvetli bir sünnettir.

  • Aşure İkramı: Birlik, beraberlik ve bereketin simgesi olan aşure tatlısını kaynatarak komşulara, akrabalara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtmak, toplumdaki kardeşlik bağlarını güçlendirir.

  • Tövbe ve İstiğfar: Yeni bir yıla başlarken günahlardan arınmak maksadıyla bolca tövbe istiğfar getirmek, kaza namazları kılmak ve Kur'an-ı Kerim tilavetini artırmak tavsiye edilir.

  • Sadaka Vermek ve Sıla-i Rahim: Muharrem ayında yardımlaşmayı artırmak, yetimleri sevindirmek, aile büyüklerini ziyaret etmek ve bolca sadaka vermek bu ayın feyzinden nasiplenmek için eşsiz fırsatlardır.

1448 Hicri yılının ülkemize, İslam alemine ve tüm insanlığa barış, huzur, feraset ve bereket getirmesini Cenab-ı Hakk'tan niyaz ediyoruz. Yeni yılınız mübarek olsun.

Yitik Türk Lalesi Amasya'da Bulundu

  • Avrupa'ya Götürülen Lale Öz Yurdunda

İlk kez 1892 yılında Alman bir bahçıvan tarafından toplanıp Avrupa’ya gönderilen ve bilim dünyasında 'Tulipa Sprengeri' adıyla bilinen gizemli bitki, en son 1896 yılında Anadolu'da görülmüş ve varlığının sona erdiği kayıtlara geçmişti. Bilim insanları ve gezginlerin yıllardır peşinde olduğu yitik lale, Amasya'da kapıcılık yapan 51 yaşındaki Ercan Eftelioğlu'nun hafta sonu doğa yürüyüşü sırasında dikkatini çekmesiyle gün yüzüne çıktı.

Ekran Görüntüsü 2026 06 12 214433

  • Uzmanlar Heyecanla Şehre Koştu

Eftelioğlu'nun çektiği fotoğrafları yetkililere ulaştırmasının ardından Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü Salih Sercan Kanoğlu ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Eker, büyük bir heyecanla bölgeye intikal etti. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda çiçeğin, 130 yıldır izine rastlanmayan "Yitik Türk Lalesi" olduğu kesinleşti. Çiçeğin zarar görmemesi ve tahrip edilmemesi amacıyla bulunduğu bölge acilen koruma altına alınarak konumu sır gibi saklanıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 06 12 214423

  • "130 Yıl Sonra Bana Denk Geldi"

Yılların arayışına son vererek tarihe geçen emektar vatandaşımız Ercan Eftelioğlu, hislerini "Çok mutluyum. Aradan 130 yıl geçmiş. Bitki ilk defa bana denk geldi." sözleriyle ifade etti.

Prof. Dr. İsmail Eker, bitkinin aslında kaybolmadığını ve yaşadığını görmenin büyük bir müjde olduğunu belirterek, koruma ve yaşatma çalışmalarının hızla başlayacağını vurguladı. Salih Sercan Kanoğlu ise birçok kişinin fark etmeden geçip gittiği bu milli hazineyi gün yüzüne çıkaran Eftelioğlu'na madalya ve ödül verilmesi gerektiğini belirtti. Asırlık hasreti bitiren bu keşif, öz yurdunda yeniden filizlenen değerlerimiz adına büyük bir mutlulukla karşılandı.

Ekran Görüntüsü 2026 06 12 214428

Başkan Erdoğan, Acun Ilıcalı'yı kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iş insanı ve İngiltere Premier Lig ekiplerinden Hull City'nin sahibi Acun Ilıcalı'yı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.

Ziyaret sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan Acun Ilıcalı, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yoğun temposu arasında beni Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Hull City ile Premier Lig’e yükselme yolculuğumuzdaki detayları anlatma fırsatı buldum. Kendisinin ilgisi beni çok onurlandırdı ve mutlu etti.

İnşallah Allah, gelecekte yeni başarıları da kendileriyle paylaşma fırsatını nasip eder."
ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iş insanı ve İngiltere Premier Lig ekiplerinden Hull City'nin sahibi Acun Ilıcalı'yı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Ziyaret sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan Acun Ilıcalı, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yoğun temposu arasında beni Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Hull City ile Premier Lig’e yükselme yolculuğumuzdaki detayları anlatma fırsatı buldum. Kendisinin ilgisi beni çok onurlandırdı ve mutlu etti. İnşallah Allah, gelecekte yeni başarıları da kendileriyle paylaşma fırsatını nasip eder." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yoğun temposu arasında beni Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Hull City ile Premier Lig’e yükselme yolculuğumuzdaki detayları anlatma fırsatı buldum. Kendisinin ilgisi beni çok onurlandırdı ve mutlu… pic.twitter.com/hI7SPOTQwI

— Acun Ilıcalı (@acunilicali) June 12, 2026

Gaziosmanpaşa'daki uyuşturucu baskınında torbacıların tuttuğu 'sipariş defteri' bulundu

Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı motosikletli yunus timleri tarafından şüphe üzerine durdurulan 34 DHG 521 plakalı motosiklette yapılan arama sonucunda 146 gram esrar yakalandı.

Motosikletin sürücüsü Batuhan G. gözaltına alındı.

Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği ekipleri, Batuhan G.'nin ifadesi doğrultusunda çalışmayı derinleştirerek Gaziosmanpaşa'da bir iş yerine operasyon düzenledi.

Ekran Görüntüsü 2026 06 11 181815

  • UYUŞTURUCUYU SKUTERE SAKLAMIŞLAR

Yapılan baskında Özgür E., Özcan E., Beritan Ö. ve Doğan Ö. gözaltına alındı.

Arama sonucunda, elektrikli skuterin alt kısmındaki bölmeye 47 parça halinde gizlenmiş 355 gram esrar ele geçirildi.

  • SİPARİŞ DEFTERİ BULUNDU

Arama sırasında uyuşturucu satıcılarının tuttuğu bir de defter bulundu. Şüphelilerin deftere uyuşturucu siparişleriyle ilgili notlar yazdığı tespit edildi.

Baskında ayrıca 59 bin 550 lira para bulundu.

Polisin ele geçirdiği toplam 500 gram uyuşturucunun piyasa değerinin yaklaşık 4 bin euro (213 bin 600 lira ) olduğu belirtildi.

Ekran Görüntüsü 2026 06 11 181808

  • 5'İ DE TUTUKLANDI

Gözaltına alınan Batuhan G.’nin poliste daha önceden 11, Özgür E. ile Doğan Ö.’nün ise 1'er suç kaydı olduğu ortaya çıktı. Özcan E. ile Beritan Ö.’nün ise suç kayıtlarının bulunmadığı öğrenildi.

Emniyet'teki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 5 kişi, 'Uyuşturucu madde ticareti' suçundan çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"Dijital Anafor" zirvesinde ekran bağımlılığına çözüm aranacak

İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, 12-13 Haziran'da düzenlenecek "Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi"nde dijital mecraların çocuklar ve gençler üzerindeki etkisinin ele alınacağını belirterek, "Çocuklarımızın daha mutlu ve huzurlu olmasını temin edeceksek, ekran sürelerimizi kısaltmak zorundayız." dedi.

Karabıyık, AA muhabirine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayesinde İstanbul Aile Vakfı ve RTÜK'ün işbirliği ile 12-13 Haziran tarihlerinde Grand Cevahir Otel'de "Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi" düzenleneceğini, hazırlık sürecinde kapsamlı saha araştırmaları yaptıklarını söyledi.

Vakfın uluslararası sempozyumlar ve çalıştaylarla faaliyetlerine yön vermeye çalıştığını kaydeden Karabıyık, farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getirerek toplumsal meseleleri çok yönlü ele aldıklarını ifade etti.

Karabıyık, 2024 yılında 26 şehirde siyasi ve demografik kotalar uygulanarak oluşturulan 4 bin 202 kişilik örneklem grubuyla gerçekleştirdikleri saha araştırmasının dijital mecraların etkisine ilişkin önemli veriler ortaya koyduğunu belirtti.

Bu çalışmada "Dijital mecralar çocuklara ve gençlere zararlarından çok fayda mı üretiyor, faydalarından çok zarar mı üretiyor?" sorusunu yönelttiklerini dile getiren Karabıyık, katılımcıların yüzde 82,9'unun "Dijital mecraların zararları faydalarından fazladır." cevabını verdiğini, ayrıca yüzde 80,7'sinin "Dijital mecralar toplumsal değerleri aşındırıyor." dediğini aktardı.

Bu sonuçların ardından ekran bağımlılığı ve problemli ekran kullanımına ilişkin çalışmaları hızlandırdıklarını vurgulayan Karabıyık, problemli ekran kullanımını azaltma, ekran sürelerini kısaltma ile ilgili vakfın 17 ayrı faaliyeti bulunduğunu bildirdi.

"Ekran bağımlılığı halk sağlığı problemine dönüşüyor"

Ekran bağımlılığının günümüzde tütün ve uyuşturucu bağımlılığı gibi önemli bir risk alanına dönüştüğünü ifade eden Karabıyık, "Ekran bağımlılığının oluşturduğu riskler, kısa vadede görünmese de çok büyük riskler ortaya çıkartıyor. Bunu en son Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan menfur okul saldırılarıyla yaşamış olduk maalesef. Gençlerimizi buraya savuran şeyi de bir 'dijital anafor' olarak adlandırıyoruz. Hem çocuklarımız hem gençlerimiz hem de aile fertleri ekranla kurdukları münasebeti sağlıklı bir zemine oturtamadığında bu anafora kapılarak savrulup gidiyorlar." değerlendirmesini yaptı.

Karabıyık, yaptıkları araştırmalara göre, özellikle çocukların ve gençlerin kimlik gelişimi süreçlerinin bu durumdan olumsuz etkilendiğini, ayrıca anne babaların ekran süresi arttıkça çocukların baskı, sıkıntı, kaygı seviyesinin yükseldiğini dile getirdi.

Bu durumun çocukların ve gençlerin ülkelerine olan aidiyetini de etkilediğine dikkat çeken Karabıyık, "Çocuklarımızın daha mutlu ve huzurlu olmasını temin edeceksek, ekran sürelerimizi kısaltmak zorundayız. Onların bu ülkeye olan aidiyeti ve bu ülkenin geleceğini inşa etmelerini temin etmek istiyorsak, yine ekran sürelerimizi kısaltmak zorundayız." dedi.

Zirveden somut çözüm önerileri bekleniyor

"Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi"nden kamu politikaları ve yasal düzenlemelere ilişkin öneriler çıkmasını beklediklerini belirten Karabıyık, farklı kurumların ve uzmanların aynı platformda buluşmasının önemli olduğunu vurguladı.

Kamu, sivil toplum ve uzmanların bir araya geleceği zirvede, konunun bütün boyutlarıyla ele alınacağını söyleyen Karabıyık, şunları kaydetti:

"Bütün bu müktesebattan ve kapasiteden çözüm yolları da sonuç bildirgesiyle ortaya konmuş olacak. Zirve kapsamında, RTÜK tarafından aile dostu yapımların ödül töreni gerçekleştirilecek. Yine bu zirve kapsamında, Türkiye'deki televizyon yöneticileri ve önde gelen yapımcılar bir masa etrafında bir araya gelecekler. Televizyon yayınlarının, yapımlarının topluma fayda üretmesi adına neler yapılabilir, bunlar da buralarda konuşulacak. Buradan ortak akılla atılabilecek adımlar, yapılabilecek uygulamalara dair çok somut çıktılar olmasını bekliyoruz."

Karabıyık, zirvede üniversitelerle yapılan iş birlikleri kapsamında televizyon dizilerindeki aile temsillerine ilişkin çalışmaların paylaşılacağını, bu yapımlarda ailenin sorun merkezi gibi gösteriliyor olmasının toplumsal etkilerinin de konuşacağını sözlerine ekledi.

Muhabir: Samet Tunç

Türkiye ile Suudi Arabistan, lojistik ve demir yolu alanlarında işbirliğine gitti

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Uraloğlu, Suudi Arabistan programı kapsamında Ulaştırma ve Lojistik Hizmetler Bakanı Saleh bin Nasser Al-Jasser ile görüştü.

Uraloğlu, görüşmede, bölgenin içinden geçtiği hassas süreçte ticaretin ve lojistik zincirinin kesintisiz işlemesinin her zamankinden daha kritik bir hal aldığını belirterek bu dönemde ulaştırma sektörünün önündeki engellerin kaldırılmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu bildirdi.

İki ülke arasındaki kara yolu taşımacılığının önemine işaret eden Uraloğlu, "2012 yılı öncesinde yıllık karşılıklı taşıma sayımız 20 bine ulaşmıştı. Bölgesel gelişmeler nedeniyle bugün bu rakamın gerisinde olsak da amacımız, işbirliğimizi o dönemin de ötesine taşımaktır. Bu kapsamda, Suriye-Ürdün-Irak güzergahlarındaki gelişmeleri yakından izliyoruz. Irak üzerinden Türkiye'den başlayıp Suudi Arabistan'a uzanan iki deneme seferi, bu güzergahın uygulanabilirliğini net şekilde ortaya koymuştur." ifadesini kullandı.

Uraloğlu, son dönemde bölgede yaşanan gelişmelerin kesintisiz kara yolu ağlarının önemini daha da artırdığını belirterek "Ülkelerimiz arasındaki transit taşımacılık, taraflara Avrupa'ya ve Körfez bölgesine erişim imkanı sunuyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bu nedenle, ikili taşımaların yanında transit taşımacılığın geliştirmesinin önemli olduğunu aktaran Uraloğlu, kara yolu taşımacılığı için mevcut ve yeni güzergahları değerlenerek, transit ağın da tam kapasiteyle ve kolaylaştırılarak işletilmesinin ticari akışı hızlandırmanın yanında bölgesel lojistik entegrasyona ve Körfez coğrafyasının refahına önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.

Uraloğlu, iki ülke arasında güvenli ve istikrarlı bir kara yolu ağı için otoyol bağlantısının sağlanmasının büyük önem taşıdığını da bildirdi.

Bölge ülkeleriyle ortak bir çalışmayla geleceğe yönelik bir takvim oluşturulması gerektiğini kaydeden Uraloğlu, "İki ülke arasında doğrudan bir demir yolu bağlantısının hayata geçirilmesi kritik öneme sahip." ifadesini kullandı.

Uraloğlu, yüksek hızlı tren sistemleri ve demir yolu araçları noktasında işbirliğinin önem taşıdığını belirtti.

Lojistik hizmetler ve demir yolu alanlarında mutabakat zaptı imzalandı

Görüşmenin ardından, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Suudi Arabistan Ulaştırma Genel İdaresi ile "Demir Yolu Sektörü Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı"nı ve Suudi Arabistan Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Bakanlığı ile de "Lojistik Hizmetleri Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı"nı imzaladı.

"Lojistik Hizmetleri Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı" ile lojistik merkezlerin inşası, hizmetlerin işletilmesi ve yönetilmesi, deneyim paylaşımı ve ortak faaliyetlerin geliştirilmesi alanlarında çalışma yapılması hedefleniyor.

"Demir Yolu Sektöründe İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı"yla da demir yolu sektörünün her alanında ortak çalışmaların geliştirilmesi amaçlanıyor. Buna göre, demir yolu teknik şartnameleri, teknolojileri ve yenilikçilik, sinyalizasyon ve haberleşme sistemleri ile sektörün dijitalleşmesi, çevresel etkisinin azaltılması, demir yolu mühendisliği ve altyapı uygulamaları, emniyet ve güvenlik sistemleri, araştırma-geliştirme faaliyetleri ve bilgi paylaşımı konularında işbirliği yapılacak.

Ayrıca, bu alandaki eğitim akademileri arasında ortaklıkların geliştirilmesi, uzmanların geçici görevlendirmeleri, demir yolu sanayisi ile yan sanayilerin yerlileştirilmesine yönelik deneyim paylaşımı, düzenleyici çerçeveler ile mevzuat alanlarında da ortak çalışmalar yürütülecek.

Mutabakat zabıtlarının imzalanmasını değerlendiren Bakan Uraloğlu, lojistik hizmetler alanındaki zaptın müzakerelerini karşılıklı yoğun mesailer ve yapıcı ortak irade sayesinde sonuçlandırmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek şunları kaydetti:

"Demir Yolu Sektöründe İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı'nın da altyapı modernizasyonundan işletme tecrübelerine kadar demir yolu sektörünün her alanında ortak çalışmalarımızı kurumsal bir çatıya kavuşturacağına inanıyorum."

Muhabir: Samet Tunç

Araştırma: 2025'te devletler arası çatışmalar, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı

İsveç'te bulunan Uppsala Üniversitesinden akademisyenler, Uppsala Çatışma Veri Programı'ndaki (UCDP) bilgileri kullanarak 1898-2025 aralığındaki küresel şiddet eğilimlerini inceledi.

Araştırmada, 2025'te 65 aktif çatışmanın kaydedildiğine dikkat çekilerek, devletler arası çatışmaların hızla artarak İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı belirtildi.

Devletler arasındaki doğrudan çatışmaların 2024'e oranla 2025'te 2 katına çıktığı kaydedilen araştırmada, "2025'te devletler arası çatışma sayısı 8 olarak kayda geçti. Bu, UCDP'nin 1946'da veri toplamaya başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek çatışma sayısı. Bunlar arasında Ukrayna ve Rusya, İsrail ve İran ile Hindistan ve Pakistan arasındaki çatışmalar yer almakta." ifadeleri kullanıldı.

Araştırmada, 2025'te kaydedilen 65 aktif çatışmanın çoğunun ülke içi olduğu, bunun 13'ünün "savaş" seviyesine ulaştığı bilgisi paylaşıldı.

Geçen yıl kayda geçen çatışmalarda 244 bin 600 kişinin hayatını kaybettiği belirtilen araştırmada, bu rakamın ise 1994 Ruanda Soykırımı'ndan bu yana kayıtlara geçen en yüksek seviye olduğu vurgulandı.

Araştırmada, organize şiddet 3 farklı kategoride ele alınırken, bunlardan birincisi taraflardan bir veya ikisinin hükümet olduğu "devlet temelli şiddet", ikincisi "devlet dışı şiddet" ve üçüncüsü "tek taraflı şiddet" olarak listelendi.

Araştırmacılardan Shawn Davies, devletler arası çatışmalarda belirgin artış görüldüğünü ifade etti.

Araştırma, "Peace Research" dergisinde yayımlandı.

Muhabir: Samet Tunç

3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi Tiran’da Gerçekleştirildi

İstanbul Rumeli Üniversitesi tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi (IRSSC), 1-5 Haziran 2026 tarihleri arasında Arnavutluk’un başkenti Tiran’da bulunan New York Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Sosyal bilimler alanında uluslararası akademik iş birliklerini geliştirmeyi amaçlayan kongre, farklı ülkelerden akademisyenleri, araştırmacıları ve öğrencileri ortak bir bilimsel platformda buluşturdu.

3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi Tiran’da Gerçekleştirildi

Kongreye; Uluslararası Balkan Üniversitesi, New York Üniversitesi Tiran, Saraybosna Uluslararası Üniversitesi, Komrat Devlet Üniversitesi ve Bakü Slav Üniversitesi akademik paydaş olarak katılım sağladı. Organizasyona ayrıca Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) destek verdi.

3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi Tiran’da Gerçekleştirildi

İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kara’nın kongre başkanlığında gerçekleştirilen etkinliğin açılış programına; Türkiye Cumhuriyeti Tiran Büyükelçisi Barış Ceyhun Erciyes, New York Tirana Üniversitesi Rektörü Doç. Dr. İlir Kemalaj, Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanı ve Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, İzmir Milletvekili ve Türkiye İnternet Medya Birliği Başkan Vekili Rifat Sait ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi Tiran’da Gerçekleştirildi

Açılış konuşmalarında Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki akademik ilişkilerin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. Türkiye Cumhuriyeti Tiran Büyükelçisi Barış Ceyhun Erciyes, Türk akademisyenlerle Balkan coğrafyasındaki üniversiteler arasında gelişen iş birliklerinin gelecekte önemli bilimsel çıktılar üreteceğini ifade etti. New York Tirana Üniversitesi Rektörü Doç. Dr. İlir Kemalaj ise Türkiye ile sürdürülen akademik çalışmaların kendileri açısından büyük değer taşıdığını belirterek, iki ülke arasındaki bilimsel ilişkilerin daha da geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kongrenin açılışında konuşan İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kara, Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi’nin ilk olarak Moldova’da düzenlendiğini, geçen süreçte ise altı üniversitenin ortak çalışmalarıyla büyüyen uluslararası bir akademik platform haline geldiğini söyledi.

Kongrenin yalnızca bilimsel bildirilerin sunulduğu bir organizasyon olmadığını belirten Kara, “Farklı ülkelerden akademisyenleri, araştırmacıları ve öğrencileri ortak akademik zeminde bir araya getiren bu yapı, bilimsel dayanışmanın ve ortak üretim kültürünün güçlü bir örneğini oluşturuyor. Kısa süre içerisinde genişleyen bu organizasyon, uluslararası akademik iş birliğinin somut bir modeli haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Kongrenin her yıl farklı bir Balkan ülkesinde düzenlenmesinin özel bir anlam taşıdığını belirten Kara, Rumeli coğrafyasının Türkiye açısından güçlü tarihî ve kültürel bağlara sahip olduğunu söyledi. Kara, “Kongremizi her yıl farklı bir Balkan üniversitesinde gerçekleştirerek hem ortak tarihî mirasımızı canlı tutmayı hem de üniversitelerimiz arasındaki akademik ilişkileri güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bilimin sınırları aşan birleştirici gücüne inanıyoruz” dedi.

3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi Tiran’da Gerçekleştirildi

Bu yılki kongrede yoğun bir akademik katılımın gerçekleştiğini ifade eden Kara, Arnavutluk-Türkiye ilişkilerinden uluslararası ilişkilere, internet ve yapay zekâ sistemlerinden psikoloji çalışmalarına kadar çok sayıda farklı konuda bildiri sunulduğunu kaydetti. Sosyal bilimlerin farklı disiplinlerinden araştırmacıları aynı çatı altında buluşturmanın yeni araştırma alanları ve ortak çalışma fırsatları oluşturduğunu söyledi.

Kongre süresince eğitim bilimleri, psikoloji, sosyoloji, tarih, ekonomi, siyaset bilimi, iletişim ve diğer sosyal bilim alanlarında hazırlanan akademik çalışmalar katılımcılarla paylaşıldı. Yüz yüze ve çevrim içi oturumlarda gerçekleştirilen sunumlarda, güncel küresel ve bölgesel gelişmeler akademik perspektifle değerlendirildi.

Kongrenin ilk oturumunda Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, yükseköğretimde kalite güvence sistemine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme sunarken, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nde uygulanan kalite yönetim süreçleri hakkında da katılımcılara bilgi verdi. Program kapsamında ayrıca Prof. Dr. İsmail Boz da akademik sunum gerçekleştirdi.

Akademik iş birliklerinin geliştirilmesi, ortak bilimsel üretimin teşvik edilmesi ve Balkan coğrafyasında üniversiteler arası ilişkilerin güçlendirilmesi açısından önemli bir platform olarak değerlendirilen kongre, farklı ülkelerden katılımcıların yoğun ilgisiyle tamamlandı.

Güney Afrika kıyılarında köpekbalığı popülasyonundaki azalış okyanus ekosistemini tehdit ediyor

Güney Afrika Ulusal Biyoçeşitlilik Enstitüsünün (SANBI) Nisan 2026’da yayımladığı son rapora göre, ülke sularında yaşayan 191 köpekbalığı türünün 82’si yok olma tehdidi altında bulunuyor.

Dünyada yalnızca Güney Afrika kıyılarına özgü 13 endemik türün 6’sı da neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan türler arasında yer alıyor.

Bir dönem büyük beyaz köpekbalıklarıyla tanınan Cape Town açıklarındaki False Bay Körfezi’nde son yıllarda gözlenen popülasyon düşüşü uzmanları endişelendiriyor.

Dünya Okyanus Günü kapsamında AA muhabirine konuşan deniz biyoloğu Damara Naidoo ile köpekbalığı turizmi sektöründe faaliyet gösteren Apex Shark Expeditions’ın yöneticisi Karyn Cooper, köpekbalıklarının ekosistemdeki önemi ve karşı karşıya oldukları tehditleri değerlendirdi.

Okyanusların tepe yırtıcıları

Deniz biyoloğu Naidoo, köpekbalıklarının birçok deniz ekosisteminde "tepe yırtıcı" ve "kilit tür" olarak kritik rol üstlendiğini belirterek, bu canlıların popülasyonundaki azalmanın besin zinciri boyunca zincirleme etkilere yol açabileceğini söyledi.

Köpekbalıklarının, av türlerinin popülasyonunu düzenleyerek biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağladığına işaret eden Naidoo, "Köpekbalıkları tepe yırtıcılardır. Bu nedenle köpekbalıklarının sayısının ya da varlığının azalması, av türlerinin popülasyonlarını etkileyebilir ve besin ağının geri kalanında zincirleme sonuçlar doğurabilir." dedi.

Naidoo, son yıllarda avcı türler arasındaki dinamiklerin değiştiğini belirterek, "Özellikle büyük beyaz köpekbalıklarının görülme sıklığının azalması ve orkaların sularımıza girmesi dikkat çekiyor. Bu durum, türlerin dağılımını ve popülasyon yoğunluklarını etkileyerek ekosistemde önemli değişikliklere yol açtı." ifadelerini kullandı.

Buna örnek olarak fok popülasyonundaki artışı gösteren Naidoo, bu durumun çevredeki kaynaklar üzerindeki baskıyı artırabileceğini ve besin ağının geri kalanı üzerinde çeşitli etkiler yaratabileceğini dile getirdi.

Naidoo, tepe yırtıcı olarak köpekbalıklarının korunmasının okyanus ekosisteminin sağlığı açısından hayati olduğuna dikkat çekerek, "İnsanların köpekbalıkları hakkında sahip olduğu yanlış bilgiler ve yanlış algılar, onları korumamamız için bir gerekçe olmamalıdır." diye konuştu.

Orkalar ve insanlar

Köpekbalığı turizmcisi Cooper ise 30 yıldır köpekbalığı gözlemleme turları düzenledikleri bilgisini vererek, son 10 yılda Güney Afrika kıyılarında gözlemledikleri en önemli değişimin büyük beyaz köpekbalıklarının False Bay ve Cape kıyılarında kaybolması olduğunu söyledi.

Bu kayboluşun sorumlusu olarak orkaların gösterildiğine işaret eden Cooper, "Ancak ben bunun yalnızca kısa vadeli bir etki olduğunu düşünüyorum. Köpekbalıkları sadece orkalar nedeniyle uzun vadeli olarak ortadan kaybolmaz. Bu süreçte etkili olan başka birçok faktörün de bulunduğuna inanıyoruz." görüşünü paylaştı.

Cooper, köpekbalıklarının karşı karşıya olduğu esas büyük tehdidin insan faktörü olduğunu dile getirerek, "Dipte yaşayan türleri hedef alan uzun oltalı ticari balıkçılık faaliyetleri nedeniyle daha küçük köpekbalığı türlerinin popülasyonları ciddi şekilde zarar gördü." dedi.

İnsanların köpekbalıklarının okyanus ekosistemindeki değerini idrak etmesinin önemini vurgulayan Cooper, bunun anahtarının ise eğitim yoluyla bilgilenerek köpekbalıklarına yönelik korkusunun azaltılması olduğunu söyledi.

Cooper, koruma çalışmalarının çoğu zaman göz ardı edildiği belirterek, şunları kaydetti:

"Köpekbalıkları tepe yırtıcılardır. Onları okyanustan çıkardığınızda besin zincirindeki denge bozulur. Bu nedenle önce köpekbalıklarını korumalıyız, sağlıklı ekosistemler de bunun ardından gelecektir."

Muhabir: Samet Tunç

665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin biletleri satışa çıkarıldı

Minik boy pehlivanların güreşleriyle başlayacak 6,5 asrı geçkin organizasyonun ilk günü olan 3 Temmuz Cuma günü müsabakalar ücretsiz izlenebilecek.

Başpehlivanların da çayıra çıkacağı organizasyonun ikinci günü olan 4 Temmuz Cumartesi günü için birinci kademe bilet fiyatı 1750 lira, ikinci kademe bilet fiyatı ise 1400 lira olarak belirlendi.

Final güreşlerinin gerçekleştirileceği 5 Temmuz Pazar günü için ise birinci kademe biletler 2 bin 600, ikinci kademe biletler de 1750 liradan satışa sunuldu.

Biletix üzerinden yapılan satışlarda ikinci kademe biletler tükendi.

Muhabir: Samet Tunç

Kürt anaları üzerinden kirli Siyaset! Siyonistler ve sermaye odakları kimin değirmenine su taşıyor?

Yıllardır bölgede sözde dostluk ve ittifak maskesi takarak fitne tohumları ekmeye çalışan Siyonist odakların, perde arkasında Müslüman Kürt halkına nasıl bir kin ve nefret beslediği, kendi vaizlerinin ağzından dökülen skandal ifadelerle perdelendi. Siyonist vaizlerin sinagoglarda ve dini sohbet adı verilen fitne meclislerinde Kürtleri hedef alan alçakça fıkralar anlatıp, hakaretler savurduğu anlar büyük tepki çekti.

Yayınlanan bir skandal videoda, ünlü Yahudi vaiz Yosef Mizrachi’nin güya dini bir sohbet esnasında insan beyninin mucizelerinden bahsederken konuyu iğrenç bir ırkçılığa bağladığı görülüyor. Küstah vaiz, akılalmaz bir nefret söylemiyle Kürt kardeşlerimizin zekasını hedef alarak "Bir elma kadar Kürt beyni" ifadelerini kullanıyor ve dinleyicileriyle birlikte bu alçaklığa gülüşüyor.

  • Amaç Kardeşlik Bağını Koparmak: Asırlardır bu topraklarda et tırnak olmuş, İslam kardeşliğiyle kenetlenmiş Türk ve Kürt halkının arasına fitne ateşi üflemek istiyorlar.

  • Kürt Anaları Üzerinden Kirli Algı: Toplumun en hassas olduğu "ana" ve "namus" mefhumu üzerinden Kürt analarını hedef alarak büyük bir infial yaratmak, sokakları ve sosyal medyayı provokasyon arenasına çevirmek niyetindeler.

KOÇ HOLDİNG BAĞLANTISI VE "ELİTİST" ZİHNİYETİN AYNI RAYDA BULUŞMASI

Siyonistlerin dışarıdan yürüttüğü bu psikolojik harbe, içeriden adeta "cephanelik" taşıyan hamle ise Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç’tan geldi. İzmir’deki bir hastane açılışında Kürt kadınlarını ve vatandaşlarımızı aşağılayan, kadın onurunu zedeleyen edepsiz bir fıkrayı pişkince anlatan Koç, malum zihniyetin alt kimliklere ve halka bakışını bir kez daha deşifre etti.

Sermayenin Kibri, Siyonizmin Küstahlığıyla Birleşti! Kürt anaları ve kadınları üzerinden yürütülen bu pis algı operasyonunda; dışarıdaki Siyonist vaizlerin kullandığı kirli dil ile içerideki elitist sermayenin hoyratlığı aynı amaca hizmet ediyor: Kürt vatandaşlarımızı rencide etmek, tahrik etmek ve devlete küstürmek!

Rahmi Koç hakkında Adalet Bakanlığı’nın talimatıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatılması, devletin bu kirli tezgaha göz yummayacağının en net göstergesidir. Yargı, bu milletin haysiyetini parası ve unvanı olanların kibrine yedirmeyeceğini ilan etmiştir.

  • Sinagog Kürsüsünden İğrenç Fıkralar!

Ortaya çıkan bir diğer videoda ise bir başka haham kıyafetli vaizin, kutsal mekan olarak gördükleri sinagog kürsüsünden Müslüman Kürt halkını akıl fukarası gibi göstermeye çalışan aşağılık bir "doktor fıkrası" anlattığı görülüyor. Kürtleri açıkça aşağılayan ve akli melekeleriyle alay eden bu vaizin üslubu, Siyonist zihniyetin bilinçaltındaki amansız İslam ve insanlık düşmanlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kırmızı bültenle aranan firari Mersin'de yakalandı

Mersin İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, yurt dışından gelen bir uçaktaki yolcular arasında bulunan E.B.G. takibe alındı.

Pasaport kontrolünde E.B.G'nin, Antalya Ağır Ceza İlamat Masasınca iki ayrı dosyadaki "narkotik veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama", Adana Asliye Ceza İlamat Masası tarafından da "kullanmak için narkotik veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak" suçundan arandığı tespit edildi.

A A 20260606 41596109 41596107 K I R M I Z I B U L T E N L E A R A N A N F I R A R I U Y U S T U R U C U H U K U M L U S U M E R S I N D E Y A K A L A N D I

Hakkında kesinleşmiş 14 yıl 8 ay 13 gün hapis ve 16 bin 660 lira para cezası olduğu belirlenen E.B.G'nin Interpol tarafından da kırmızı bültenle arandığı saptandı.

Polis ekipleri, incelemelerin ardından firari uyuşturucu hükümlüsünü yakaladı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan hükümlü, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla cezaevine teslim edildi.

AB, aday ülkelere tam üyelik öncesi sınırlı entegrasyon seçeneğini değerlendiriyor

Politico'nun haberine göre, Fransa ve Almanya tarafından hazırlanan öneri, Karadağ'ın Tivat kentinde dün düzenlenen liderler toplantısı öncesinde gündeme getirildi.

Öneri kapsamında Batı Balkanlar'daki aday ülkelere, üyelik sürecini tamamlamaları sırasında AB kurumlarında gözlemci statüsü verilmesi ve Birliğin Tek Pazarı'na sınırlı erişim sağlanması planlanıyor.

Estonya Başbakanı Kristen Michal, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, aday ülkelere yönelik taahhütlerin yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, önerinin tartışılmaya değer olduğunu söyledi.

Michal, reformlar ve üyelik süreci kapsamında yapılan çalışmaların somut sonuçlarının görülmesinin aday ülkelerin motivasyonunu artıracağını ifade etti.

  • Genişleme sürecinin daha hızlı ilerlemesi için görüş birliği

Batı Balkanlar'da Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan uzun süredir AB üyeliği için müzakere yürütüyor. Dünkü zirvede liderler toplantısında genişleme sürecinin daha hızlı ilerlemesi gerektiği konusunda da görüş birliği oluşmuştu.

Toplantıya ev sahipliği yapan Karadağ ise tam üyelikten daha düşük statüde bir entegrasyon modeline dahil edilmek istemediğini açıklamıştı.

Öte yandan bazı aday ülkeler, tam üyelik öncesinde ekonomik avantajlardan yararlanma fikrine sıcak bakıyor. Arnavutluk Başbakanı Edi Rama daha önce yaptığı açıklamada, kademeli entegrasyon yaklaşımını "iyi bir fikir" olarak değerlendirmişti.

GEBZE ADLİYESİ PERSONELİNDEN SIKANDAL SÖZLER!

GEBZE ADLİYESİ PERSONELİNDEN SIKANDAL SÖZLER!

Memuriyet makamı hizmet makamıdır.
Gebze Adliyesi’nde görev yaptığı belirtilen bir personelin sosyal medya paylaşımı kamuoyunda büyük tepki topladı. Paylaşılan videoda, adliye kapılarındaki isimliklerin nasıl okunacağını anlatan personelin, videonun sonunda kullandığı “Siz okumayı söktüğünüz zaman bunların hepsini anlatacağız bir sonraki derste” ifadesi, birçok vatandaş tarafından küçümseyici ve aşağılayıcı bulundu.
Elbette herkes hata yapabilir. Ancak kamu görevi yapan insanların, özellikle de vatandaşla doğrudan temas halinde bulunan memurların kullandıkları dile ve tavırlara çok daha fazla dikkat etmeleri gerekir. Çünkü memuriyet makamı üstünlük makamı değil, hizmet makamıdır.
Devlet kurumlarının varlık sebebi vatandaşa hizmet etmektir. Memurlar da bu hizmet zincirinin en önemli halkalarından biridir. Görevleri vatandaşın işini zorlaştırmak değil, kolaylaştırmak; insanları küçümsemek değil, yardımcı olmaktır.
Unutulmamalıdır ki devletin gelir kaynağı millettir. Vatandaş vergisini verir, devlet bu vergilerle kamu hizmetlerini yürütür ve memurların maaşlarını öder. Bu nedenle kamu görevlilerinin vatandaşa karşı kibirli, küçümseyici veya alaycı bir üslup kullanması kabul edilemez.
Bir kamu görevlisinin görevi insanlara “okuma dersi”vermek değil, onların işlerini en hızlı ve en doğru şekilde sonuçlandırmaktır. Adliyeye gelen insanlar zaten çeşitli sıkıntılar, davalar ve sorunlar nedeniyle kurum kapılarını aşındırmaktadır. Böyle bir ortamda vatandaşın kendisini değersiz hissettirecek söylemlerle karşılaşması, kamu hizmeti anlayışıyla bağdaşmaz.
Tepkilerin ardından Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından idari soruşturma başlatıldığı yönündeki haberler kamuoyuna yansımıştır. Elbette soruşturmanın sonucunu ilgili makamlar belirleyecektir. Ancak bu olayın tüm kamu görevlilerine önemli bir hatırlatma yaptığı açıktır.
Devlet vatandaş için vardır. Memur da vatandaşın hizmetkârıdır. Hiçbir makam, hiçbir unvan ve hiçbir görev, insanları tepeden görme, hor görme veya aşağılamaya hak vermez. vatandaşı sözleriyle aşağılayan bu hanımefendiye önerim bu mesleği yapmasın istifa etsin, layıkıyla hizmet edecek o kadar çok işsiz insanımız var ki, bari onlardan bir tanesi bu işi severek yapar.
Kamu görevlisinin en büyük sermayesi makamı değil, vatandaşın gönlünde bıraktığı güzel izdir
Allah’a ısmarladık…
Aydın Benli
Siyaset Bilimci- Yazar

BU FİYATLA OLMAZ TMO!


Çiftçi Kara Kara Düşünüyor
! Tarlada Emek Var, Karşılığı Nerede?

Toprakla uğraşan insanın hesabı sadece yağmurla, güneşle değildir. Mazotla, gübreyle, ilaçla, işçilikle ve biçerdöver masrafıyla da mücadele eder. 2026 yılı hububat alım fiyatlarının açıklanmasının ardından Anadolu’nun dört bir yanında çiftçiler yine aynı soruyu sormaya başladı: “Bu fiyatlarla nasıl ayakta kalacağız?”

Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan fiyatlara göre ekmeklik ve makarnalık buğdayın ton fiyatı 16 bin 500 lira, arpanın ton fiyatı ise 12 bin 750 lira olarak belirlendi. Desteklerle birlikte buğdayda ton başına 19 bin 514 lira, arpada ise 15 bin 764 lira gelir elde edileceği ifade ediliyor.

Kağıt üzerinde rakamlar yüksek gibi görünse de tarlanın gerçeği bambaşka. Son bir yılda mazot fiyatları arttı, gübre fiyatları arttı, zirai ilaç maliyetleri yükseldi. Biçerdöver ücretleri, nakliye giderleri ve sulama maliyetleri çiftçinin omzuna ağır bir yük bindirdi.

Bugün birçok üretici, bir ton buğdayın maliyetinin açıklanan fiyatların üzerinde olduğunu söylüyor. Kar marjının her geçen yıl daraldığını belirten çiftçiler, emeklerinin karşılığını alamadıklarını dile getiriyor. Bu nedenle sahadan yükselen talep net: Arpanın kilogram fiyatı en az 21 lira, buğdayın kilogram fiyatı ise 25 lira olmalı.

Çiftçinin bu talebi sadece daha fazla kazanmak için değil, üretime devam edebilmek için ortaya çıkıyor. Çünkü tarımdan çekilen her üretici, ülkenin gıda güvenliği açısından da bir kayıp anlamına geliyor.

Bugün tarlada alın teri döken üretici kara kara düşünüyor. “Seneye yine ekecek miyim?” sorusu birçok köyde yüksek sesle konuşuluyor. Eğer çiftçi üretmekten vazgeçerse, bunun bedelini sadece çiftçi değil, sofradaki ekmeğe ihtiyaç duyan herkes öder.

Tarım stratejik bir sektördür. Üreticinin ayakta kalması, ülkenin geleceğinin de güvencesidir. Çiftçinin yüzünün güldüğü bir Türkiye, tüketicinin de rahat nefes aldığı bir Türkiye olacaktır. İvedilikle fiyatlar düzeltilmeli yoksa çiftçiayakta kalamaz. Allah’a ısmarladık.

Aydın Benli

Siyaset Bilimci-Yazar

BU FİYATLA OLMAZ TMO!
BU FİYATLA OLMAZ TMO!
Screenshot

HAYAT ÇOK ADİL(!)


Hayatın adil olup olmadığı yüzyıllardır tartışılır. Kimi zaman yaşadıklarımız bize büyük bir haksızlık gibi gelir, kimi zaman da başkalarının hayatına bakıp kendi yükümüzü ağır sanırız. Ama bazen olaylara farklı bir açıdan bakmak gerekir.

Şaka yollu söylenen bir söz vardır: “Hayat çok adil; erkekler sünnet oluyor, kızlar ise burun estetiği yaptırıyor.” Elbette bu sözün altında ciddi bir hayat dersi değil, insanın her zaman kendine düşen yükü daha ağır görme eğilimi yatar.

Aslında hayatın en büyük adaletsizliği, insanların sabırsızlığıdır. Günümüz insanı yaşadığı kötü bir olayın hemen bitmesini ister. Borcu varsa yarın kapanmasını, hastalığı varsa bir anda geçmesini, kırılan kalbinin ise birkaç gün içinde iyileşmesini bekler. Oysa hayatın ve zamanın kendi kuralları vardır. Nasıl ki bir ağacın büyümesi zaman alıyorsa, insanın yaralarının iyileşmesi de zaman ister.

Sabırsızlık, çoğu zaman acıyı büyütür. İnsan kötü günlerin hiç geçmeyeceğini sanır. Oysa geriye dönüp baktığımızda, bir zamanlar dünyanın sonu gibi gördüğümüz birçok olayın bugün yalnızca bir hatıradan ibaret olduğunu fark ederiz.

Hayatta bazen susmak zayıflık değil, olgunluktur. Kimi insanlar bunu yanlış anlar; sessizliği korkaklık, sabrı çaresizlik sanırlar. Oysa insanın içinde verdiği mücadeleyi bilmeden hüküm vermek kolaydır.

Bir söz vardır: “Eden bulur.” Gerçekten de hayatın şaşmaz bir terazisi vardır. Kimi zaman geç işler, kimi zaman yıllar sürer; ama sonunda herkes ektiğini biçer. Bu yüzden intikam almak hiçbir zaman tarzım olmadı. Çünkü intikam öfkenin eseridir; adalet ise zamanın.

Ben kimseye kötülük dilemiyorum. Ancak yapılanın karşılıksız kalmasını da beklemiyorum. Hayatın kendisi en büyük hâkimdir. Bugün gücüne güvenenler, yarın kaderin karşısında hesap verirler.

İntikam almak tarzım değil; ama ödeşmek adalettendir. Çünkü adalet, kin tutmak değil; herkesin yaptığının karşılığını görmesidir.

Kurt kışı geçirdi, artık yaz geldi…

Şimdi mevsim değişti. Sabredenle acele edenin, haklıyla haksızın, samimi olanla maskesinin arkasına saklananın daha net görüleceği günler geldi. Hayat acele etmez ama unutmaz da.

Belki de hayatın adaleti tam burada gizlidir. Herkesin sınavı farklıdır ama zaman, herkes için aynı hızla ilerler. Gün gelir, geçmeyecek sandığımız her şey geçer; unutulmayacak sandığımız her şey yerini sessizliğe bırakır.

Hayat çok adil olmayabilir. Ama hayatın hafızası güçlüdür. Gün gelir, herkes yaptığının gölgesinde yürür.Allah’a ısmarladık…

Aydın Benli

Siyaset Bilimci-Yazar

HAYAT ÇOK ADİL(!)

Maviliğe Uzanan Bir Miras “Yolun Maviden Geçerse Beklerim”

Bazı kitaplar vardır ki yalnızca okunmaz, hissedilir. Bazı eserler vardır ki satır aralarında yalnızca kelimeler değil, nesiller arasında kurulan görünmez köprüler taşır. İşte “Yolun Maviden Geçerse Beklerim”, tam da böyle bir eser…

Günümüz dünyasında miras denildiğinde çoğu zaman maddi değerler akla gelir. Oysa bir babanın evladına bırakabileceği en kıymetli miras; düşünmeyi, hissetmeyi ve ifade etmeyi öğretmesidir. Ahmet Egin ile oğlu Taha Eray Egin’in ortak imzasını taşıyan bu eser, tam da bu nedenle sıradan bir şiir kitabı olmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor.

Sanat hayatı boyunca sözün büyüsüne inanmış, duyguları mısralarla ve ezgilerle insanlara ulaştırmış Ahmet Egin’in kaleminden süzülen şiirler; yılların birikimini, hayat tecrübesini ve insan ruhuna dair derin gözlemleri yansıtıyor. Bunun yanında genç yaşına rağmen dikkat çekici bir duyarlılık ve şiir yeteneği sergileyen Taha Eray Egin’in dizeleri ise geleceğe dair umut veriyor. Baba ile oğulun aynı kitapta buluşması, yalnızca bir edebi birliktelik değil; aynı zamanda kültürün, sanatın ve sevginin kuşaktan kuşağa aktarılışının da en güzel örneklerinden biri.

Kitabın adı bile başlı başına bir şiir: “Yolun Maviden Geçerse Beklerim…”

Mavi; huzurun rengidir. Umudun, sadakatin ve sonsuzluğun rengidir. Bu kitapta da okuyucu her sayfada o maviliğin içinde yol alıyor. Kimi zaman aşka uğruyor, kimi zaman özleme, kimi zaman da insanın kendi iç dünyasına. Her şiir, okuyucuyu kendi duygularıyla yüzleştiren bir durak gibi karşımıza çıkıyor.

Ancak kitabı özel kılan yalnızca şiirlerin gücü değil. Ahmet Egin’in oğluna duyduğu güven ve ona bırakmak istediği sanat mirası da eserin ruhuna işlemiş durumda. Bir babanın, evladının kaleminden çıkan dizeleri aynı kitapta gururla okuyucuya sunması; günümüzde pek rastlanmayan kadar anlamlı ve kıymetli bir tablo ortaya çıkarıyor.

Belki de bu yüzden “Yolun Maviden Geçerse Beklerim”, yalnızca şiir sevenlerin değil; aile bağlarının, kültürel mirasın ve sanatın birleştirici gücüne inanan herkesin kütüphanesinde yer almayı hak ediyor.

Çünkü bazı yollar gerçekten maviden geçer…

O yolun sonunda bizi bekleyen şey, yalnızca şiir değil; sevgiyle örülmüş bir baba-oğul hikâyesidir.

Yolunuz şiirden, sanattan ve maviliklerden geçsin…

Ben de çiçeği burnumda genç Yazar Taha Eray Egin’e ve Ahmet Egin’e bu güzel eserlerinden dolayı teşekkür eder başarılarının devamını dilerim… Allah’a ısmarladık hoşça kalın.

Aydın Benli

Siyaset Bilimci-Yazar

Maviliğe Uzanan Bir Miras “Yolun Maviden Geçerse Beklerim”

Efes Antik Kenti'nde gece müzeciliği başladı

İzmir'in Selçuk ilçesinde yer alan ve ışıklarla aydınlatılan Efes Antik Kenti'nde gece müzeciliği uygulamasına başlandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen uygulama kapsamında antik kent, 19.00-22.00 saatleri arasında ziyaretçi kabul edecek. Ziyaretçilerden 23.00 itibarıyla alanı boşaltmaları istenecek.

Antik kentin serin saatlerde gezilebilmesi amacıyla başlatılan uygulamada, Celsus Kütüphanesi ile Agora Meydanı, Kuretler Caddesi, Domitian Tapınağı, antik tiyatro ve Yamaçevler gibi önemli alanlar özel aydınlatmalarla destekleniyor.

Ayrıca, Celsus Kütüphanesi cephesinde de geçen yıl başlatılan barkovizyon gösterimi bu sezonda devam edecek. Antik kentteki gece müzeciliği uygulaması, 1 Ekim'e kadar sürecek.

Öte yandan, gece müzeciliği uygulamasının ilk gününe gelen çok sayıda kişi, antik kentteki ışıkların açılma anını bekleyip, fotoğraf çektirdi.

"Gece müzeciliği ziyaretçisi olarak 300 bin kişiyi geçmeyi planlamaktayız"

Efes Müzesi Müdürü Murat Kaleağasıoğlu, AA muhabirine, geçen sezonun ziyaretçi sayısını geçmeyi planladıklarını söyledi.

Efes Antik Kenti'nde çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi günleri gece müzeciliği yapılacağını aktaran Kaleağasıoğlu, uygulamanın 1 Ekim'e kadar devam etmesinin planlandığını belirtti.

Geçen sezon yoğun ilgiyle karşılaştıklarını kaydeden Kaleağasıoğlu, şöyle devam etti:

"Bu yıl da yine aynı ilgiyi bekliyoruz. Gündüz sıcak olduğu için ziyaretçilerimiz Efes'i gece gezmekten daha mutlu oluyorlar ve ışığın yansıttığı ambiyansından çok mutlular. Daha farklı bir deneyim yaşıyorlar. Haziran ayı içerisinde opera bale festivalimiz var. 27 Haziran'da başlayacak ve 15 Temmuz gibi son gösterimiz olacak. Ören yerimiz içerisinde bu etkinliklerin olduğu zaman gece müzeciliğini kapatacağız. Diğer günler gece müzeciliğimiz devam edecek. Geçen yılki ziyaretçi sayılarımız 2,5 milyonu geçti. Bu yıl da 3 milyona yaklaşmayı planlıyoruz. Gece müzeciliği ziyaretçisi olarak baktığımızda da 300 bin kişiyi geçmeyi planlamaktayız."

Gece müzeciliğine katılan Melik Çiftçi de yurt dışından tatil için geldiğini belirterek, "İnternette gördüm burayı. Gece ambiyansı çok güzel, hoşuma gitti. Gayet güzel, muazzam bir yer. Görülmesi gereken bir yer." dedi.

Antik kenti gezen Gülşah Çetin ise çok beğendiğini ifade ederek, "Şirince'ye gelmiştik giderken tesadüfen gördük. Ben daha önce Efes'e 2 kez gelmiştim ancak bu büyüleyici bir ortam. Gündüz gelmekle gece gelmek arasında çok büyük bir fark var. Sanki başka bir yere gelmiş gibiyim. Genel olarak gece müzeciliği devam ettirilmeli." ifadelerini kullandı.

Muhabir: Samet Tunç

Su ürünleri yetiştiriciliğinde üretime ara verme süresi belirlendi

Bakanlık tarafından hazırlanan Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, üretime ara vermek isteyen müteşebbis, gerekçesini belirten dilekçesiyle Bakanlık il müdürlüğüne müracaat edecek. İl müdürlüğü, müteşebbisin dilekçesini görüşüyle birlikte Bakanlık merkez teşkilatına gönderecek. Bakanlık merkez teşkilatı, müteşebbise üretime ara vermesi için bir yıl süre verebilecek. Bu sürenin sonunda müteşebbisin talebi durumunda en fazla bir yıl daha ek süre tanınabilecek.

Müteşebbis su kira sözleşmesinde belirtilen süre içinde bir kez üretime ara verebilecek. Ara verme süresi sonunda üretime başlamayan müteşebbisin su ürünleri yetiştiricilik belgesi il müdürlüğünün teklifi üzerine Bakanlık merkez teşkilatınca iptal edilecek. Su ürünleri avcılığı veya yetiştiriciliği yapılan kaynaktaki su miktarının, üretim veya avcılık yapılamayacak kadar azaldığı veya tamamen kuruduğu durumlarda bu madde uygulanmayacak.

Devletin ilan ettiği doğal afet, yangın ve salgın hastalık gibi mücbir sebepler nedeniyle müteşebbisin üretime ara vermek için müracaatı durumunda ara verme süresi, Bakanlık merkez teşkilatınca belirlenecek.

18 ay içinde su ürünleri yetiştiricilik belgesi almayanların projesi iptal edilecek

Su veya arazi kira sözleşmesinin son yapılanının başlangıç tarihinden itibaren 18 ay içinde su ürünleri yetiştiricilik belgesini almayan müteşebbisin projesi iptal edilecek. Sürenin aşılması durumunda, onayı il müdürlüğünce verilen projelerin iptali il müdürlüğünce yapılacak, Bakanlık merkez teşkilatına bildirilecek. Onayı Bakanlık merkez teşkilatınca verilen projelerin iptali, il müdürlüğünün teklifi üzerine merkez teşkilatınca yapılacak.

Projesinde, tür değişikliği, kapasite veya alan artırımı-azaltılması, ek ünite kurmak ve yer değişikliği yapmak isteyen müteşebbis, tesisinin bulunduğu il müdürlüğüne dilekçeyle müracaat edecek. İl müdürlüğü proje değişiklik talebini Bakanlık merkez teşkilatına iletecek.

Müracaat Değerlendirme Komisyonu tarafından diğer tesislere verilen izinlere ilişkin değişiklik talepleri, Bakanlık merkez teşkilatınca değerlendirilecek. Proje değişiklik taleplerinde Bakanlık merkez teşkilatınca revize proje ön izni verilecek.

Deniz veya baraj gölünde ağ kafeste su ürünleri yetiştiriciliği yapan tesisin, üçer yıllık dönem içinde onaylı proje kapasitesinin yüzde 75'inin altında üretimi halinde, proje kapasitesi ve tahsis edilen su alanı yeniden belirlenecek.

Tesise ait yeni proje kapasitesi ve tahsis edilen su alanı tesis denetim raporları, nakil belgeleri ve izleme sistemlerinden elde edilen veriler esas alınarak il müdürlüğünün teklifi üzerine Bakanlık merkez teşkilatınca belirlenecek. Yeni kapasite ve tahsis edilen su alanı, il müdürlüğünce müteşebbise tebliğ edilecek.

Revize proje tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde onaylatılacak

Müteşebbis, tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde belirlenen yeni kapasite ve tahsis edilen su alanına uygun olarak hazırlatacağı revize projesini onaylatacak, buna göre üretim yapacak.

Su ürünleri yetiştiricilik belge onay tarihi esas alınırken kapasite değişikliği haricindeki belge değişikliklerinde ilk belge onay tarihi, tesisin devri durumunda ise devralan kişinin adına düzenlenen belge onay tarihi göz önünde bulundurulacak.

Devir işlemi tamamlanmış projeler için 60 gün içinde su ürünleri yetiştiricilik belgesi düzenlenmesi zorunlu olacak. Tesislerin bu sürede belge düzenlenmeyen projeleri iptal edilecek.

Üniversite mezunu istihdam şartının kapsamı genişletildi

Su ürünleri yetiştiricilik tesislerinde ve kuluçkahanelerinde üretim kapasitelerine göre su ürünleri konusunda eğitim veren en az 4 yıllık fakülte mezunu veya su ürünleri konusunda kamuda en az 5 yıl çalışmış olanlar, durumlarını belgelemek şartıyla teknik personel olarak istihdam edilecek.

Kuluçkahanelerdeki "kapasiteye bakılmaksızın en az bir teknik personel istihdam edilmesi" ve "teknik sorumlu müdür görevlendirilmesi" şartı kaldırıldı.

Yönetmeliğin bazı maddeleri kademeli olarak uygulanacak.

Muhabir: Samet Tunç

Adalet Bakanlığı görevde yükselme tercih sonuçları açıklandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Adalet Bakanlığı görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavı tercih sonuçlarının açıklandığını duyurdu.

Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, personelin mesleki gelişimini ve kariyer yolculuğunu desteklemeye devam ettiklerini belirten Gürlek, "Sınav ve tercih süreçlerini başarıyla tamamlayarak yeni görevlerine atanmaya hak kazanan personelimizi gönülden tebrik ediyor, üstlendikleri görevlerde muvaffakiyetler diliyorum. Yapılan atamaların teşkilatımıza, personelimize ve ailelerine hayırlı olmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.

Sonuçlara, "https://pgm.adalet.gov.tr" adresinden ulaşılabiliyor.

TÜİK açıkladı: Eğitim süresinin en yüksek olduğu il Ankara odu

Türkiye'de 25-34 yaş grubu nüfusta yükseköğretim mezun oranı 2008 yılında yüzde 13,5 iken, 2025 yılında bu oran yüzde 45,6 oldu.

2008-2025 yılları arasında 25-34 yaş grubundaki nüfusta yer alan kadınlarda yükseköğretim mezun oranı yüzde 12,5’ten yüzde 50,3’e, erkeklerde ise yüzde 14,6’dan yüzde 41'e yükseldi.

  • YÜKSEKÖĞRETİM MEZUN ORANININ ARTARAK OECD ORTALAMASINA YAKLAŞTIĞI GÖRÜLDÜ

OECD ülkelerine ait en güncel veri yılı olan 2024 yılına göre, 25-34 yaş arası nüfusta yükseköğretim mezunlarının oranı incelendiğinde OECD ortalaması yüzde 48,7 iken, Türkiye ortalaması yüzde 44,9 oldu. OECD ülkeleri arasında yükseköğretim mezunu oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 70,6 ile Güney Kore, en düşük olduğu ülke yüzde 29,1 ile Meksika oldu.

  • YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNLARININ ORANI 25 YAŞ VE ÜZERİ NÜFUSTA YÜZDE 26,1 OLDU

25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının söz konusu yaş içindeki oranı 2008 yılında yüzde 9,8 iken, 2025 yılında bu oran yüzde 26,1 oldu. İlgili yaş grubu için ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı 2008 yılında yüzde 26,5 iken, 2025 yılında bu oran yüzde 50,5 olarak gerçekleşti.

  • YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNLARI GENÇ YAŞ GRUPLARINDA YOĞUNLAŞTI

25 yaş ve üzeri yükseköğretim mezunlarının genç yaş gruplarında yoğunlaştığı, ileri yaşlara doğru oranların daha düşük düzeylerde gerçekleştiği görülmektedir. Yükseköğretim mezunlarının yaş gruplarına göre dağılım piramidi, 2008 yılında erkekler lehine iken, 2025 yılına gelindiğinde genç yaş gruplarında kadınlar lehine bir görünüm kazanmıştır.

Ekran Görüntüsü 2026 06 02 193734

  • ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ 2025 YILINDA 9,6 YIL OLDU

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025 yılında 9,6 yıl oldu. 2025 yılında kadınların ortalama eğitim süresi 8,9 yıl iken, erkeklerin ortalama eğitim süresi 10,3 yıl oldu.

Ekran Görüntüsü 2026 06 02 193754

  • ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİNİN EN YÜKSEK OLDUĞU İL ANKARA OLDU

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin 2025 yılında en yüksek olduğu il 10,9 yıl ile Ankara olurken, bu ili sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,6 yıl ile Ağrı olurken, bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Muş, Kastamonu ve Van izledi.

Ekran Görüntüsü 2026 06 02 193744

ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİNİN EN YÜKSEK ARTIŞ GÖSTERDİĞİ İL YÜZDE 48,5 İLE ŞIRNAK OLDU

25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2016 ile 2025 yılları arasındaki son on yıllık değişime göre en yüksek artış gösterdiği ilk beş il yüzde 48,5 ile Şırnak, yüzde 40,4 ile Hakkari, yüzde 35,7 ile Muş, yüzde 35,5 ile Şanlıurfa ve yüzde 33,1 ile Van oldu. En düşük artış gösteren ilk beş il ise yüzde 13,2 ile Ankara, yüzde 14,5 ile Eskişehir, yüzde 14,6 ile Tekirdağ, yüzde 14,8 ile İzmir ve yüzde 15,1 ile İstanbul olarak hesaplandı.

Ekran Görüntüsü 2026 06 02 193749

  • OKUMA YAZMA BİLEN ORANI YÜZDE 97,9 OLDU

2008 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 91,8 iken, 2025 yılında bu oran yüzde 97,9 olarak hesaplandı. 2008-2025 yılları arasında kadınlarda okuma yazma bilen oranı yüzde 86,9’dan yüzde 96,4’e, erkeklerde ise bu oran yüzde 96,7’den yüzde 99,3’e yükseldi.

  • ANNESİ YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLAN FERTLERİN YÜZDE 84,2’Sİ YÜKSEKÖĞRETİMİ TAMAMLADI

25 yaş ve üzeri nüfusta, annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 84,2’sinin yükseköğretim, yüzde 13,1’inin ortaöğretim ve yüzde 2,7’sinin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı tespit edildi. İlgili nüfusta, babası yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 80,4’ünün yükseköğretim, yüzde 16,2’sinin ortaöğretim ve yüzde 3,5’inin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı belirlendi.

Söz konusu nüfusta, annesi ortaöğretim mezunu olan fertlerin yüzde 64,3’ünün, babası ortaöğretim mezunu olan fertlerin yüzde 56'sının yükseköğretim mezunu olduğu belirlendi. Annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yüzde 29,4’ünün, babası ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yüzde 28,2’sinin yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.

Ekran Görüntüsü 2026 06 02 193754

Ekran Görüntüsü 2026 06 02 193800

Ekran Görüntüsü 2026 06 02 193807

Katar, fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya baskınını kınadı

İSTANBUL (AA) - Katar, fanatik İsraillilerin işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskını kınadı.

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, fanatik İsraillilerin İsrail polisi koruması altında Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesi ve buna eşlik eden 'provokatif uygulamaların' uluslararası hukukun açık ihlali olduğu belirtildi.

Açıklamada, söz konusu girişimlerin Müslümanların kutsal değerlerine yönelik açık bir provokasyon olduğu ve Kudüs'teki tarihi ve hukuki statükoyu değiştirme çabası anlamına geldiği ifade edildi.

Katar, bu tür ihlallerin bölgedeki gerilimi tırmandırdığı ve şiddet döngüsünü artırma riski taşıdığı uyarısında bulunarak, uluslararası topluma İsrail'in ihlallerini durdurması için acil harekete geçme çağrısı yaptı.

'İşgalci güç sıfatıyla İsrail'in uluslararası hukuka uyması ve Filistin halkının kutsal mekanlarına yönelik ihlallerine son vermesi gerekir' ifadelerine yer verilen açıklamada, Mescid-i Aksa'nın yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğu vurgulandı.

Katar ayrıca, Filistin davasına ve Filistin halkının 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devlet kurma hakkına yönelik desteğini yineledi.

Dün, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya İsrail polisi korumasında baskın düzenleyen fanatik Yahudiler, Harem-i Şerif'te İsrail bayrağı açarak İsrail milli marşını okumuştu.

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de 14 Mayıs'ta Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyerek İsrail bayrağı açmış, 'Harem-i Şerif'in Yahudilere ait olduğunu' iddia etmişti.

- Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin egemenliği ihlal ediliyor

Ürdün, 1994'te İsrail ile imzaladığı Vadi Araba Anlaşması uyarınca Kudüs'teki dini işlerden sorumlu ülke olarak kabul ediliyor.

2013'te Ürdün Kralı 2. Abdullah ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas arasında imzalanan anlaşmaya göre, Kudüs ve oradaki kutsal mekanların savunulması ve vesayet hakkı da Ürdün'e verildi.

Anlaşmaya göre Mescid-i Aksa, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

Daha önce Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni dahilinde Mescid-i Aksa'yı ziyaret eden Yahudiler, 2003'ten bu yana Vakıflar İdaresinin egemenliğini ihlal eden İsrail'in tek taraflı kararı çerçevesinde polis eşliğinde Müslümanların kutsal mabedine giriyor.

İsrail makamlarının bu tek taraflı kararını tanımayan Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğini ihlal edici bu tür girişleri baskın olarak tanımlıyor.

Tel Aviv yönetimi, Mescid-i Aksa'da 'sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyaret edebileceği' tarihi statükonun korunduğunu savunuyor.

Ancak fanatik Yahudilerin, İsrail polisi korumasında Harem-i Şerif'e düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor.

Kaynak: AA

38. CHP Kurultayının Bedelini Kim Ödüyor?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı sonrası başlayan dava süreci, Türkiye’de siyasetin nasıl bir çıkmaza sürüklendiğini bir kez daha gösterdi. İlginç olan şu ki; bugün meydanlarda “siyasi operasyon”, “demokrasiye müdahale” sloganları atanların bir kısmı, bu sürecin fitilini ateşleyen isimlerin kendi partilileri olduğunu görmezden geliyor.

Şikâyet edenler kim?
Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve CHP delegeleri Hatip Karaaslan, Levent Çelik, Kamile Bahar Önal, Yılmaz Özkanat…

Yani mesele dışarıdan başlayan bir saldırı değil; doğrudan parti içindeki güven krizinin yargıya taşınmasıdır. Bir başka ifadeyle, CHP’nin kendi iç hesaplaşması bugün Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gündemine dönüşmüş durumda.

Üstelik bu tartışmalar yalnızca siyasi polemik olarak kalmadı, ekonomik sonuçlar da doğurdu. 21–25 Mayıs 2026 arasında piyasalarda yaşanan sert hareketler bunun somut göstergesi oldu:

• BIST 100 endeksi bir günde %6’dan fazla düştü.

• Bankacılık endeksindeki kayıp %8,63’e ulaştı.

• Borsa İstanbul’da devre kesici sistemi çalıştı.

• Türkiye’nin 5 yıllık CDS risk primi 250 baz puanın üzerine çıktı.

• Dolar/TL 45,7 seviyesine yaklaşarak tarihi zirve bölgelerinde işlem gördü.

• Yurt dışındaki Türkiye ETF’lerinde yaklaşık %10 düşüş yaşandı.

• Devlet tahvilleri sert değer kaybetti.

• BIST 100’de 10 günlük kayıp %13’e ulaştı.

• Analistlere göre Borsa İstanbul’da yaklaşık 60 milyar dolarlık piyasa değeri erimesi oluştu.

• Merkez Bankası’nın kuru dengelemek için yaklaşık 9 milyar dolar rezerv kullandığı iddia edildi.

• Artan CDS ve faiz baskısıyla Türkiye’nin borçlanma maliyetleri yükseldi.

Ekonomistlerin değerlendirmelerine göre oluşan toplam finansal baskının yaklaşık 70 milyar dolar seviyesine ulaştığı konuşuluyor. Elbette bunun tamamı doğrudan “nakit kayıp” değil; önemli kısmı piyasa değeri düşüşü, rezerv baskısı ve risk maliyetinden oluşuyor. Ancak sonuç değişmiyor: siyasi belirsizlik ekonomiyi doğrudan etkiliyor.

Peki bedeli kim ödüyor?

Ne dava açan siyasetçiler.
Ne Ankara’daki koltuk savaşları.
Ne televizyon ekranlarında birbirine suç atan parti yöneticileri.

Bedeli ödeyen; yükselen dövizle ezilen vatandaş, artan faizle borçlanan esnaf, düşen borsayla zarar eden yatırımcı ve her kriz döneminde biraz daha yoksullaşan halk oluyor.

Dün birlikte yol yürüyenlerin bugün birbirini mahkemeye vermesi, ardından ortaya çıkan ekonomik faturanın tamamını “iktidar”, “yargı” veya “başkaları” üzerinden açıklamaya çalışması toplumun önemli bir kesiminde ciddi bir güven sorunu oluşturuyor.

Hem dövüyorlar, hem ağlıyorlar, hemde suçluyorlar… Bir kişi çok bağırıyorsa kusurlarımı kapatmak, karşı tarafı suçlu göstermek içindir.

Allaha’a ısmarladık.

Aydın Benli

Siyaset Bilimci-Yazar

38. CHP Kurultayının Bedelini Kim Ödüyor?

Türk Siyasetinde “Mutlak Butlan” Depremi ve Erken Yerel Seçim


Türkiye siyaseti son yılların en kritik kırılma noktalarından birine doğru sürükleniyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı ve ardından yapılan 21. Olağanüstü Kurultay hakkında verilen “tedbirli mutlak butlan” kararı, yalnızca bir siyasi partinin iç meselesi olmaktan çıkmış,doğrudan Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve seçim sistemi tartışmalarının merkezine oturmuştur.

Türk Siyasetinde “Mutlak Butlan” Depremi ve Erken Yerel Seçim

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin verdiği karar, siyasi tarihe geçebilecek ağırlıkta sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Kararda; mevcut CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırıldığı, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının yeniden görevi devralacağı belirtilmektedir. Bununla birlikte yalnızca kurultay değil, kurultay sonrasında alınan olağan ve olağanüstü kararların da iptal edildiği ifade edilmektedir.

Eğer bu süreç hukuken kesinleşirse, Türkiye siyasetinde çok daha büyük bir tartışmanın önü açılacaktır.

Çünkü mesele yalnızca bir genel başkanlık yarışı değildir.

Asıl tartışma, mevcut yönetim döneminde alınan siyasi kararların hukuki meşruiyetidir.

Özellikle yerel seçim süreci burada kritik hale geliyor. Bilindiği üzere belediye başkan aday listeleri, parti organları ve resmi imzalar doğrudan dönemin genel merkez yönetimi tarafından Yüksek Seçim Kurulu’na sunulmuştu. Bu nedenle siyasi kulislerde şu soru yüksek sesle sorulmaya başlandı:

“Eğer yönetim yok hükmündeyse, o dönemde alınan adaylık kararlarının hukuki durumu ne olacak?”

İşte tam bu noktada Ankara’da “erken yerel seçim” senaryoları konuşulmaya başlanmış durumda.

Siyasi araştırmalarıyla tanınan Mehmet Ali Kulat tarafından yapılan açıklamalar da siyaset kulislerini hareketlendirdi. Kulis bilgilerine göre önümüzdeki süreçte Yüksek Seçim Kurulu’nun seçim takvimine ilişkin yeni değerlendirmeler yapabileceği konuşuluyor.

Elbette hukuk teknik bir alandır ve yerel seçimlerin otomatik şekilde iptal edilmesi ya da bir anda yeniden seçime gidilmesi kolay değildir. Ancak Türkiye’de siyaset bazen hukukun önünde hareket eder. Özellikle kamuoyunda oluşan güven tartışmaları, siyasi sistemi yeniden seçime zorlayabilir.

Bu süreçte dikkat çeken bir diğer açıklama ise Dr.Fatih Erbakan cephesinden gelmektedir. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr.Fatih Erbakan, iktidarın seçimleri kazanabilmek adına “siyasi mühendislik” faaliyetleri yürüttüğünü ve Türkiye’nin “kontrollü bir erken genel seçim” sürecine doğru sürüklendiğini ifade etmektedir. Erbakan’a göre özellikle Cumhur İttifakı dışında kalan sağ muhalefet üzerinde yeni siyasi dizayn çalışmaları yapılmakta, muhalefetin parçalanması ve seçmen tabanlarının yeniden şekillendirilmesi hedeflenmektedir. Bu açıklamalar, Ankara kulislerinde seçim senaryolarına ilişkin tartışmaları daha da artırırken, önümüzdeki dönemde siyasi ittifakların ve parti dengelerinin ciddi şekilde değişebileceğine yönelik yorumları güçlendirmektedir.

Ben bir siyaset bilimci olarak genel seçim ile yerel seçimin aynı tarihte yapılacağı kanaatinde değilim.

Muhtemel senaryo şudur: Önce yerel seçim atmosferi oluşur, ardından kısa süre içerisinde erken genel seçim süreci başlar. Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gerçekliği bunu işaret ediyor. Benim öngörüm; siyasal tansiyonun özellikle 2026 sonbaharında zirve yapacağı yönündedir. Bu nedenle 15 Ekim 2026 ile 22 Ekim 2026 tarih aralığı siyaset açısından kritik bir kırılma dönemi olabilir.

Ancak burada çok daha önemli başka bir sorun vardır.

Siyasete olan güven meselesi…

Türkiye’de seçilmiş kişilerin, halkın oy aldığı partiden ayrılarak başka siyasi yapılara geçmesi uzun süredir ciddi tartışma yaratmaktadır. Belediye başkanları, belediye meclis üyeleri veya milletvekilleri seçildikleri partinin teşkilat gücüyle, o partinin logosuyla ve seçmenin verdiği destekle makam sahibi olmaktadır. Daha sonra farklı siyasi hesaplarla parti değiştirmeleri toplum vicdanında ciddi rahatsızlık oluşturmaktadır.

Bu nedenle acilen kapsamlı bir Siyasi Etik ve Siyasi Partiler Yasası çıkarılması gerektiğini düşünüyorum.

Seçilen kişinin parti değiştirmesi halinde yeniden milletin hakemliğine gitmesi demokrasiyi güçlendirecektir. Aksi durumda halkın verdiği oyun manevi karşılığı zedelenmektedir.

Öte yandan Türkiye’nin ekonomik tablosu da ortadadır.

Emekli geçim sıkıntısı yaşamaktadır.
Asgari ücretli ay sonunu getirememektedir.
Çiftçi mazot, gübre ve tohum maliyetleri altında ezilmektedir.
Köylü ürettiği mahsulü değerinin altında satmaktadır.

Bütün bunlara rağmen olası erken seçimlerin devlete ve millete getireceği ekonomik yük de ciddi bir tartışma konusudur. Seçim maliyetleri, kamu harcamaları, artan dış borç faizleri ve yüksek enflasyon baskısı zaten kırılgan olan ekonomik dengeyi daha da zorlayabilir.

Bir diğer önemli nokta ise uluslararası algıdır.

Dünya basını Türkiye’de yaşanan siyasi gelişmeleri artık anbean takip ediyor. Hukuki krizler, parti içi savaşlar ve seçim tartışmaları yabancı yatırımcının Türkiye’ye bakışını doğrudan etkileyebilir. Çünkü yatırımcı güven ister. Hukuki öngörülebilirlik ister. Siyasi istikrar ister.

Bugün Türkiye’de gündem artık 24 saatte değil, bazen birkaç saatte değişiyor.

Siyaset sertleşiyor.
Ekonomi kırılganlaşıyor.
Toplum kutuplaşıyor.

Böyle bir dönemde siyaset kurumunun kendisini yeniden sorgulaması gerekiyor.

Belki de Türkiye’nin ihtiyacı olan şey; daha fazla kavga değil, daha fazla şeffaflık…
Daha fazla kriz değil, daha güçlü hukuk…
Daha fazla polemik değil, millete güven veren yeni bir siyaset anlayışıdır.

Önümüzdeki günler yalnızca CHP açısından değil, Türk siyaseti açısından da tarihi günler olabilir. Çünkü bazen bir mahkeme kararı yalnızca bir dosyayı değil, bir ülkenin siyasi geleceğini de değiştirir.

Allah’a ısmarladık…

Aydın Benli

Siyaset Bilimci-Yazar

DSÖ, tütün kullanımının her yıl 7 milyondan fazla kişinin ölümüne neden olduğunu bildirdi

DSÖ, "31 Mayıs Dünya Tütünsüzlük Günü" dolayısıyla yeni rapor yayımladı.

"Dünya genelinde 13-15 yaş aralığındaki en az 40 milyon çocuk, tütün ürünleri kullanıyor. Gençlerin elektronik sigara ve nikotin poşeti kullanımı artmaya devam ediyor." ifadelerinin kullanıldığı raporda, dünya genelindeki hükümetlere "yeni nesli tütün ve nikotin ürünlerine bağımlı olmaktan koruma" çağrısı yapıldı.

Tütün ve nikotin şirketlerinin, özellikle ergenler ve genç yetişkinler için ürünlerini daha çekici, kullanımı daha kolay ve bırakılması daha zor hale getirmek üzere kasıtlı olarak tasarladıklarına işaret edilen raporda, nikotinin beyinleri hala gelişmekte olan çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler için son derece bağımlılık yapıcı ve zararlı olduğu vurgulandı.

Raporda, "Hükümetler, aromalı ürünleri yasaklayarak, reklam, tanıtım ve sponsorluk faaliyetlerini engelleyerek, kapalı kamusal alanları tamamen sigara ve elektronik sigaradan arındırarak ve denetimi artırarak insanları koruyabilir." değerlendirmesi yapıldı.

Kısa süre önce piyasadaki en hızlı büyüyen nikotin ürünlerinden biri olan nikotin poşetlerine ilişkin sosyal medya fenomenlerinin de desteğiyle yoğun bir tanıtım kampanyası yapıldığına işaret edilen raporda, DSÖ'nün nikotin poşetlerine ilişkin raporunun, dünya genelinde hızla artan satışlara rağmen yaklaşık 160 ülkede nikotin poşetleri için özel bir düzenleme bulunmadığını ve milyonlarca insanın korunmasız kaldığını ortaya koyduğu hatırlatıldı.

"Tütün kullanımı her yıl 7 milyondan fazla kişinin ölümüne neden oluyor"

Raporda, "Tütün kullanımı, her yıl 7 milyondan fazla kişinin ölümüne neden oluyor, küresel olarak önlenebilir ölümlerin önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. (Tütün kullanımı) Kardiyovasküler hastalıklar, solunum yolu hastalıkları ve 20'den fazla farklı kanser türü veya alt türüyle bağlantılı." ifadeleri kullanıldı.

Dünyada 1 milyardan fazla tütün, elektronik sigara ve nikotin poşeti kullanıcısı olduğu belirtilen raporda, bu kişilere bağımlılıktan kurtulmak adına çağrı yapıldı.

Raporda görüşlerine yer verilen DSÖ Sağlık Belirleyicileri, Tanıtım ve Önleme Departmanı Direktörü Dr. Etienne Krug, tütünün milyonlarca insanı öldürmeye devam ettiğine dikkati çekti.

Krug, "Büyük tütün şirketleri, iş modellerini yeniden şekillendiriyor, ölümcül sigaralardan kar sağlamaya devam ederken, bir yandan da yeni nesli bağımlı hale getirmeyi amaçlayan aromalı elektronik sigaraları, nikotin poşetlerini ve diğer nikotin ürünlerini agresif şekilde pazarlıyorlar." ifadesini kullandı.

Muhabir: Samet Tunç

Türklerin Schengen başvuruları 2025'te yüzde 8 arttı

Avrupa Komisyonu'nun yayımladığı 2025 Schengen vize istatistiklerine göre Türkiye'den yapılan Schengen vizesi başvuruları bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 8 artmasına rağmen ret oranında kayda değer bir değişiklik yaşanmadı.

Verilere göre Türkiye'den 2024 yılında yapılan 1 milyon 173 bin 917 Schengen vize başvurusu, 2025 yılında 1 milyon 268 bin 376'ya yükseldi.

2025'TE 1 MİLYON 72 BİN 54 BAŞVURU VİZE ALDI

Buna rağmen ret oranı 2024'te yüzde 14,54 iken 2025'te yüzde 14,59 olarak gerçekleşti.

Böylece Türk vatandaşlarının yaptığı yaklaşık her 7 Schengen başvurusundan biri reddedildi.

2025 yılında 183 bin 196 başvuru olumsuz sonuçlanırken, 1 milyon 72 bin 54 başvuruya vize verildi.

Bir önceki yıl ise 170 bin 129 başvuru reddedilmişti.

EN YÜKSEK RET ORANI MALTA'DA

Türkiye'deki Schengen temsilciliklerinin verilerine göre Türk vatandaşlarına en yüksek ret oranı uygulayan ülkeler arasında Malta ilk sırada yer aldı.

2025 yılında ret oranları şu şekilde gerçekleşti:

"Malta: yüzde 34,8, Polonya: yüzde 29,3, İsveç: yüzde 26,5, Norveç: yüzde 24,7, Finlandiya: yüzde 21,2, Almanya: yüzde 21,1, Danimarka: yüzde 19,2."

Veriler, özellikle Kuzey Avrupa ülkeleri ile bazı Orta Avrupa ülkelerinde ret oranlarının Türkiye ortalamasının belirgin şekilde üzerinde seyrettiğini ortaya koydu.

YUNANİSTAN EN FAZLA VİZE VEREN ÜLKE OLDU

Türk vatandaşlarının en yoğun başvuru yaptığı ve en fazla vize aldığı ülke ise Yunanistan oldu.

2025 yılında Yunanistan'ın Türkiye'deki temsilciliklerine 310 bin 920 başvuru yapılırken, bunların 276 bin 959'u olumlu sonuçlandı. Yunanistan'ın ret oranı yüzde 10,7 olarak kaydedildi.

Yunanistan'ı Almanya, Fransa ve Hollanda takip etti.

ÇOK GİRİŞLİ VİZE SAYISINDA ARTIŞ

Türk vatandaşlarına verilen çok girişli Schengen vizesi sayısı da artış gösterdi.

2024 yılında 645 bin 583 çok girişli vize verilirken, 2025 yılında bu sayı 736 bin 556'ya yükseldi.

Böylece verilen vizelerin yaklaşık yüzde 69'unu çok girişli vizeler oluşturdu.

TÜRKİYE İKİNCİ SIRADAKİ YERİNİ KORUDU

2025 Schengen verilerine göre Türkiye, Çin'in ardından Schengen bölgesine en fazla başvuru yapan ikinci ülke olmaya devam etti.

Türkiye'den yapılan başvuruların sayısı 1,26 milyonu aşarken, ret oranının önceki yıla kıyasla neredeyse değişmemesi, Schengen vizesine erişimde yaşanan tartışmaların da sürmesine neden oldu.

Muhabir: Samet Tunç

Şehit aileleri bayramın ilk gününde Edirnekapı Şehitliği'ni ziyaret etti

Bayram namazının ardından sabahın erken saatlerinden itibaren şehitliğe gelmeye başlayan aileler, yakınlarının kabirleri başında Kur'an-ı Kerim okudu, dualar etti.

Şehit mezarlarındaki çiçekleri sulayan aileler, yanlarında getirdikleri bayram çikolatalarını ve lokumları da diğer ziyaretçilere ikram etti.

Aa Picture 20260527 41508401

Zaman zaman duygusal anlar yaşayan aileler, birbirlerine sarılarak teselli bulmaya çalıştı.

Şehit Gökhan Kılıç'ın babası Halis Kılıç, canlarından bir parçayı vatan için toprağa verdiklerini söyledi.

Şehit aileleri olarak hem üzgün hem gururlu olduklarını belirten Kılıç, "Vatanımız sağ olsun." ifadesini kullandı.

Aa Picture 20260527 41508402

Bayramın üç gününü şehitlikte geçireceklerini dile getiren Kılıç, "Biz burada bayramlaşıyoruz, burada yatıp burada kalkıyoruz." dedi.

Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde, terör örgütü PKK tarafından açılan taciz ateşi sonucu şehit olan Piyade Uzman Çavuş Sercan Baş'ın aile dostu Rasim Duman ise şehidin ellerinde büyüdüğünü söyledi.

Şehit Sercan Baş'ın dört dörtlük bir insan olduğunu vurgulayan Duman, "Çalıştı, çabaladı, asker oldu, şehit oldu. Bizim ciğerimiz parçalandı. Annesi büyüttü, asker ocağına yolladı" diye konuştu.

Şehit olmadan evvel bayramlarda şehit Baş'la hep birlikte vakit geçirdiklerini, aile gibi olduklarını belirten Duman, "Allah kimseye böyle bir acı vermesin." ifadesini kullandı.

Elmalılı Hamdi Yazır vefatının 84. Yılında anılıyor

Anadolu insanının yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'i en doğru, en saf ve en derin manasıyla anlaması için ömrünü vakfeden Elmalılı Hamdi Yazır, "Hak Dini Kur'an Dili" adlı muazzam tefsiriyle tarihe adını adeta altın harflerle kazıdı. Bugün sadece Türkiye'de değil, tüm İslam coğrafyasında tartışmasız başucu eseri kabul edilen bu devasa çalışma, o karanlık ve fırtınalı yıllarda milletin imanını nasıl diri tuttu? O eşsiz satırların arkasında nasıl bir deha, ne denli sarsılmaz bir inanç yatıyor?

  • Eğilmeyen Çınar, Sarsılmaz İrade!

O, sıradan bir alim değildi; derin bir mütefekkir, usta bir hattat ve dirayetli bir devlet adamıydı. Dini değerlerin sarsıntıya uğratılmak istendiği, rüzgarların sert estiği o çalkantılı dönemlerde ilminden, hakikatten ve duruşundan zerre taviz vermedi. Tefsirini kaleme alırken, Kur'an'ın ruhunu zedeleyecek en ufak bir dış müdahaleye bile göğsünü siper eden büyük müfessir, ilimle ve kalemle örülmüş bir direniş destanı yazdı.

Aramızdan ayrılışının üzerinden tam 84 uzun yıl geçmesine rağmen, ardında bıraktığı o kutlu miras her evde, her kütüphanede başköşede durmaya devam ediyor. Millet, asrın müfessiri Elmalılı Hamdi Yazır'ı o muhteşem eseriyle her okuyuşta bir kez daha rahmet ve derin bir hasretle yâd ediyor!

Kurban etini poşete koyup dolaba atmayın: Yıllardır yanlış biliyormuşuz

Milyonlarca Müslümanın büyük bir heyecanla idrak ettiği Kurban Bayramı'nda, ibadet şuuruyla kesilen kurbanlıkların etlerini muhafaza ederken yapılan kritik bir hata, tonlarca nimetin çöpe gitmesine neden oluyor. Uzmanlar, kesim işleminin hemen ardından sıcak etin poşetlenerek dolaba kaldırılmasının cinayetle eşdeğer bir israf ve sağlık riski olduğunu belirtiyor.

Ekran Görüntüsü 2026 05 26 174045

  • Sıcak Et Poşette Boğuluyor

Kurban ibadetini yerine getiren vatandaşların en sık düştüğü yanılgı, etleri bir an evvel pay edip işi bitirme telaşıdır. Ancak kesilen hayvanın vücut ısısı henüz düşmeden etlerin naylon poşetlere sıkıştırılması, etin nefes almasını tamamen engelliyor.

Havasız kalan ve kendi sıcaklığıyla poşet içinde terleyen et, hızla bakteri üretiyor. Halk arasında "et yanması" olarak bilinen bu durum, etin içten içe çürümesine, renginin yeşerip morarmasına ve ağır bir koku yaymasına sebep oluyor. Bu şekilde bozulan etlerin tüketilmesi ise ciddi gıda zehirlenmelerine davetiye çıkarıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 05 26 174040

  • Nimetin Ziyan Olmaması İçin Ne Yapılmalı?

Kesilen kurbanın bereketini korumak, israfın önüne geçmek ve sağlıklı bir tüketim sağlamak için etlerin muhafazasında şu hayati adımlara dikkat edilmelidir:

1. Mutlaka Havalandırın:
Kesimden hemen sonra etler kesinlikle buzdolabına veya derin dondurucuya girmemelidir. Etler, geniş ve temiz tepsiler veya siniler üzerine, üst üste binmeyecek ve birbirini ezmeyecek şekilde serilmelidir.

Ekran Görüntüsü 2026 05 26 174057

2. Güneşten Koruyun:
Serilen etler, doğrudan güneş ışığı almayan, serin, temiz ve esintili bir odada dinlenmeye bırakılmalıdır. Bu dinlenme süresi etin kalınlığına göre en az 5-6 saat olmalıdır. Bu süreçte etlerin ara sıra ters yüz edilmesi, her tarafının eşit soğumasını ve hava almasını sağlayacaktır.

3. "Ölüm Sertliği"nin Geçmesini Bekleyin:
Hayvan kesildikten sonra kaslarda oluşan "ölüm sertliği" (rigor mortis) hemen geçmez. Etin yumuşak ve lezzetli olması, kolay pişmesi için ideal olan, serin ortamda hava alarak dinlendikten sonra buzdolabının normal bölümünde (+4 derece) 24 saat bekletilmesidir.

Ekran Görüntüsü 2026 05 26 174051

4. Porsiyonlayarak Saklayın:
Tamamen soğuyan ve dinlenen etler, ailenin bir öğünde tüketeceği miktarlara (porsiyonlara) ayrılarak buzdolabı poşetlerine konulmalıdır. Dondurucuya yerleştirirken de poşetlerin aralarında soğuk hava akışının sağlanabilmesi için tıka basa doldurulmamasına özen gösterilmelidir.

Unutmayın: Dondurucudan çıkarılarak çözdürülen et, kesinlikle tekrar dondurulmamalıdır. Çözdürme işlemi oda sıcaklığında veya kalorifer üzerinde değil, buzdolabının alt rafında yavaş yavaş yapılmalıdır. Büyük bir vebal ve nimet olan kurban etlerini doğru muhafaza etmek, hem sağlığımız hem de dini hassasiyetlerimiz açısından büyük önem taşıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 05 26 174105

İçişleri Bakanlığı yayınladı: Bayram Yolcularına Canlı Radar Uygulaması!

Kurban Bayramı tatilinin başlamasıyla birlikte memleket ve tatil beldelerine doğru yola çıkan milyonlarca vatandaş için karayollarında alarm durumuna geçildi. Olası kaza ve aksamaları önlemek, "ocaklara kara haber gitmemesini" sağlamak amacıyla İçişleri Bakanlığı, kritik güzergahlarda trafik ekiplerinin 24 saat esasına göre aralıksız görev yapacağını duyurdu.

Ekran Görüntüsü 2026 05 25 220059

  • Yeni Kanunla Acımasız Cezalar Devrede

Geçtiğimiz mart ayında Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan köklü değişiklikle birlikte, trafikte saldırgan tutum sergileyen ve kuralları hiçe sayan sürücüleri rekor cezalar bekliyor. Trafik güvenliğini tehlikeye atan sürücülere karşı uygulanacak ağır yaptırımların kapsamı genişletildi. Yeni dönemde affı olmayan kural ihlalleri şunlar:

  1. Trafikte makas atmak ve tehlikeli şerit değiştirmek
  2. Yolu kasıtlı olarak trafiğe kapatmak
  3. Araç plakasını gizlemek veya okunmasını engellemek
  4. Kırmızı ışık ihlali yapmak ve aşırı hız sınırlarını aşmak
  5. Alkollü araç kullanmak

Bu ihlalleri gerçekleştiren sürücülere yalnızca yüksek miktarda idari para cezası kesilmekle kalınmayacak; duruma göre ehliyete el koyma, ehliyet iptali ve araçların trafikten men edilmesi gibi çok sert yasal yaptırımlar uygulanacak.

Ekran Görüntüsü 2026 05 25 220046

  • Nerede Radar Var, Yola Çıkmadan Öğrenin

İçişleri Bakanlığı, cezai yaptırımların yanı sıra trafik güvenliği bilincini artırmak amacıyla 2025 yılı ortalarında devreye aldığı dijital sistemle sürücülere önemli bir teknolojik kolaylık sunuyor. Sürücüleri daha dikkatli olmaya teşvik eden uygulamanın detayları ise şöyle:

Kullanıcı Dostu Arayüz: Vatandaşlar, İçişleri Bakanlığı'nın resmi internet sitesi üzerinden iller arası radar ve kontrol noktası sayılarını anlık olarak görebiliyor.

Güzergah Analizi: Başlangıç ve varış noktalarını sisteme giren sürücüler, yolları üzerindeki radarlı ve radarsız trafik uygulamalarının toplam sayısını öğrenebiliyor.

Yarım Saatte Bir Güncelleme: Nokta atışı tam konum vermese de güzergahın genel denetim yoğunluğu hakkında net bir çerçeve sunan sistem, emniyet ve jandarma birimlerinden gelen verilerle her 30 dakikada bir güncelleniyor.

Bakanlık, bu şeffaf veri paylaşımı sayesinde denetimlerden haberdar olan sürücülerin hız limitlerine ve trafik kurallarına harfiyen uymasını hedefliyor.

‘Evi nasıl aldıysan öyle bırak’ dönemi bitiyor

Fahiş kira artışlarından tahliye taleplerine kadar birçok sorunla karşı karşıya kalan kiracılar için evden çıkarken daireyi boyatma zorunluluğu da önemli bir yük oluşturuyor.

Ancak hukukçulara göre ev sahiplerinin sıkça dile getirdiği “Evi nasıl aldıysan öyle bırak” anlayışı artık geçerliliğini yitiriyor.

  • BOYA MASRAFI TARTIŞMASINA YARGITAY NOKTAYI KOYDU

Kiracıların evi boşaltırken boya ve badana yapmak zorunda olup olmadığı tartışması, Yargıtay’ın emsal kararıyla yeni bir boyut kazandı.

Bursa Barosu avukatlarından Selman Nuri Kaya, kiracı-ev sahibi ilişkisinde bir dönemin kapandığını belirterek, evi yeni boyanmış teslim alan kiracıların yıllar sonra çıkarken “Boyat da öyle çık” talebiyle karşılaşabildiğini söyledi.

kiralık daire anahtar

  • KİRA SÖZLEŞMESİNDEKİ MADDE TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Kiracının evi boyatmak zorunda olmadığını ifade eden Avukat Kaya, kira sözleşmesinde “Boyanarak teslim edilecektir” ibaresinin yer almasının da tek başına yasal dayanak oluşturmayacağını dile getirdi. Ev sahibinin, kötü kullanım veya hor kullanımı kanıtlayamadığı sürece boya bahanesiyle depozitodan kesinti yapamayacağını vurguladı.

  • OLAĞAN YIPRANMA KİRACININ SORUMLULUĞUNDA DEĞİL

Haksız kesinti yapılması halinde kiracıların e-Devlet üzerinden veya doğrudan icra takibi başlatarak depozito iadesini talep edebileceğini belirten Kaya, şu ifadeleri kullandı:

“Eğer duvarlara bilerek zarar vermediyseniz yani çizme veya hor kullanma söz konusu değilse; yılların getirdiği olağan eskime, boya solması ya da tavan kirlenmesi kiracının sorumluluğunda değildir. Doğal kullanım sonucu ortaya çıkan boya ve tadilat masrafları tamamen ev sahibine aittir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin emsal kararında da sözleşmede yer alsa bile boya-badananın zorunluluk teşkil etmediği belirtilmiştir.

Kiracının sorumluluk sınırları Türk Borçlar Kanunu’nun 334. maddesiyle çizilmiştir. Buna göre kiracı, taşınmazdaki olağan kullanım kaynaklı aşınma ve bozulmalardan sorumlu tutulamaz. Duvar boyalarının zamanla solması, küçük çiziklerin oluşması veya parkelerin matlaşması gibi durumlar doğal kullanım kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle tahliye sırasında kiracının taşınmazı boyatma zorunluluğu bulunmamaktadır.”

Boya Badana Isleri

  • SON SÖZÜ YARGITAY SÖYLEDİ

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin içtihat kararında ise şu ifadelere yer verildi:

“Depozito bedeli alınmış olup, tahliye sırasında kiracının mecuru borçsuz ve hasarsız şekilde; boş, temiz, boyalı ve bakımlı olarak teslim etmesi halinde depozitonun aynen iade edileceği belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 316. maddesi uyarınca kiracı, kiralananı özenle kullanmak ve aynı Kanun’un 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı haliyle kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı, sözleşmeye uygun kullanım nedeniyle oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir. Sadece kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasarlardan sorumludur.”

Kararda ayrıca, evi özenli kullanan kiracının tahliye sırasında boya ve badana yaptırma zorunluluğunun bulunmadığı vurgulandı.

TARIM POLİTİKASI DEĞİŞTİRİLMELİ!


Türkiye’de tarım politikalarının yeniden ele alınması artık bir tercih değil, mecburiyettir. Dünyanın hiçbir yerinde üretici, alın teriyle yetiştirdiği ürünün fiyatını belirleyemez durumda bırakılmaz. Ancak Türkiye’de maalesef çiftçi üretiyor, fiyatı ise başkaları belirliyor.

Bugün sıcak bölgelerimizde arpa ve buğday hasadı başladı. Peki açıklanan ya da piyasada oluşan fiyatlar ne durumda?

Arpa yaklaşık 14,50 ₺…
Anadolu Beyaz Sert Buğday ise 14,85 ₺ civarında…

Peki çiftçinin maliyeti ne kadar?

Mazot olmuş 69,41 ₺…
Taban gübresi 4.400 ₺…
Yaprak gübresi 3.800 ₺ civarında…
Bunun içerisinde yabancı ot ilaçları, tohum maliyeti, sulama giderleri, işçilik ve bakım masrafları henüz yok.

Bir tarla sadece ekilerek ürün vermez. Önce nadas yapılır, ardından tarla tesviyesi gerçekleştirilir. Defalarca traktör çalışır, ekipman kullanılır. Bunların hepsi emek, zaman ve büyük masraftır.

Tarım Kredi Kooperatifleri’nden alınan veresiye ürünlerin harman dönemindeki faiz yükü ise çiftçinin belini daha da bükmektedir. Çiftçi daha tohumu toprağa atmadan borçlanıyor, hasat ettiğinde ise kazandığını borca veriyor.

Bugün çiftçi kafadan zarar etmektedir.
Hatta birçok üretici, “Ekmemek daha kârlı” düşüncesine gelmiştir. Ancak Anadolu insanı toprağı boş bırakmaya utanıyor. “Komşu ne der?” düşüncesiyle zarar edeceğini bile bile ekim yapıyor.

Şimdi köylerde birçok çiftçi kasketini önüne koymuş, “Borçlarımı nasıl ödeyeceğim?” diye kara kara düşünüyor.

Üstelik tüm bunlar yetmezmiş gibi ithal arpa ve buğday politikalarıyla yerli üreticiye bir darbe daha vuruluyor. Kendi çiftçisini koruyamayan bir ülkenin tarımda güçlü olması mümkün değildir.

Bir zamanlar “Köylü milletin efendisidir” deniliyordu.
Bugün ise köylü ayakta kalma mücadelesi veriyor.

Bir çiftçi olarak açıkça ifade ediyorum:

2026 yılı için beyaz arpanın en az 23,00 ₺,
2. sınıf Anadolu sert buğdayın ise en az 25,00 ₺ olması gerekmektedir.

Aksi hâlde önümüzdeki yıl birçok çiftçi traktörünü, tarlasını ve elindeki son mal varlığını borçlarını kapatabilmek için satışa çıkarmak zorunda kalacaktır.

Yetkililer artık çiftçinin feryadını duymalıdır. Çünkü tarım çökerse sadece çiftçi değil, bir ülkenin geleceği çöker.

Allah’a ısmarladık, hoşça kalın.

Aydın Benli
Siyaset Bilimci-Yazar

TARIM POLİTİKASI DEĞİŞTİRİLMELİ!

Gaziantep'te 'Türkiye'nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras' etkinliği düzenlenecek

Etkinlik kapsamında düzenlenecek "Gaziantep’te Gastrodiplomasi: Sofra ve Miras" başlıklı panelde, Türk mutfağı ve sofra kültürünün tarihsel kökenleri kültürel diplomasi ve ülke markalama perspektifiyle ele alınacak.

Gaziantep'in UNESCO Gastronomi Şehri kimliği, yerel mutfak hafızası ve geleneksel üretim kültürü üzerinden Türkiye’nin gastrodiplomasi vizyonundaki rolünün değerlendirileceği panelde, "Bir Sofrada Miras" temasının paylaşım kültürü, aile hafızası ve kültürel süreklilik bağlamında taşıdığı anlam üzerinde durulacak.

1920X1080.Jpg

"Gaziantep için Gastrodiplomasi Modeli ve İş Birliği Mekanizmaları" başlıklı çalıştayda ise Türkiye'ye özgü çok paydaşlı iş birliği mekanizmaları aracılığıyla nasıl sürdürülebilir ve kurumsal bir gastrodiplomasi modeline dönüştürülebileceğine ilişkin politika önerileri ele alınacak.

Çalıştayda ayrıca gastronomi alanında yer alan UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı üyeliğinin sunduğu uluslararası iş birliği imkânları da dikkate alınarak ilin gastrodiplomasi kapasitesinin Türkiye markasıyla bütünleşik biçimde güçlendirilmesine yönelik uygulanabilir bir yol haritası ortaya konulması da hedefleniyor.

Etkinlik kapsamında ayrıca, gastrodiplomasi alanında faaliyet gösteren ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri, akademinin önde gelen temsilcileri, yerel yönetim paydaşları, basın mensupları ve sosyal medya içerik üreticilerine; mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri ve kültürel şehir turları düzenlenecek.

Kırmızı bültenle aranan DEAŞ üyesi Eskişehir'de yakalandı

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Irak uyruklu S.M.S.M.Ş. gözaltına alındı.

Sınır dışı edilmek üzere Düzensiz Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezi'ne teslim edilen şüpheli hakkında yapılan incelemede, zanlının terör örgütü DEAŞ üyesi olduğu gerekçesiyle Irak adli makamlarının talebi üzerine Interpol tarafından kırmızı bültenle arandığı belirlendi.

Bunun üzerine Başsavcılıkta ifadesi alınan ve hakkında kuvvetli suç şüphesini gösteren olgularla tutuklama nedenleri bulunduğu kanaatine varılan zanlı, Eskişehir Nöbetçi 2. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

Şüpheli, mahkemece "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan tutuklandı.

İlave doğum izni başvuruları için son gün

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, ilave doğum izni başvuruları için bugün son gün olduğu belirtildi.

Açıklamada, "Yeni düzenlemeyle doğum izni süresine ilave edilen 8 haftalık izin hakkından yararlanmak isteyen anneler için bugün başvurular tamamlanıyor. Geçici madde kapsamına giren anneler, ilave izin kullanmak istediklerine ilişkin bir dilekçeyle çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabiliyor." ifadelerine yer verildi.

Yerli ve milli hücumbotu "Karayel" EFES tatbikatında ilk kez kullanıldı

Bahadır Adası'nda gerçekleştirilen eğitimde, 2025 yılının aralık ayında TSK envanterine dahil edilen 17 kişilik karinalı "Karayel" hücumbotları kullanıldı.

EFES-2026 tatbikatında ilk kez görev alan Karayel, yüksek hareket kabiliyeti, süratli intikal yeteneği, ani manevra kapasitesi, yüksek dalga mukavemeti ve kısmi balistik koruma özellikleriyle dikkati çekiyor.

Hücumbotların denizde saatte 60 knot sürate ulaşabildiği belirtildi. Karayel'in kullanıldığı eğitime amfibi deniz piyadeleri ile mürettebatın da aralarında bulunduğu 34 personel katıldı.

Bot takım komutanından alınan biniş emrinin ardından askeri personel hücumbotlarına intikal etti. İkinci emrin verilmesiyle 2 bot belirlenen rota üzerinde seyir gerçekleştirdikten sonra yeniden iskeleye döndü.

Eğitim kapsamında personel tarafından biniş ve iniş faaliyetleri, seyir yardımcı malzemelerinin kullanımı, seyir kuralları ve bot harekatına ilişkin uygulamalar icra edildi.

Muhabir: Samet Tunç

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü"nü kutladı

Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "14 Mayıs Eczacılık Günü vesilesiyle sağlık sektörümüz içerisinde önemli bir rol oynayan, insan sağlığına hizmette bulunarak ulvi bir mesleği icra eden tüm eczacılarımıza şükranlarımı sunuyor, her birine selam ve muhabbetlerimi iletiyorum." ifadelerini kullandı.

Muhabir: Samet Tunç

"Top Gun" 40 yıl sonra yeniden izleyici karşısında

Türkiye'deki sinema salonlarında bu hafta aksiyondan gerilime, korkudan animasyona 8 film sinemaseverlerle buluşacak.

Angelina Jolie, Louis Garrel, Ella Rumpf ve Garance Marillier'in başrollerinde yer aldığı "Moda", Paris Moda Haftası sırasında yolları kesişen 3 kadının hayatlarına odaklanıyor.

Alice Winocour'un yönettiği film, güç, kadınlık ve görünürlük temalarını dramatik dille ele alıyor.

"Top Gun"

Başrollerini Tom Cruise ile Kelly McGillis'in paylaştığı 1986 yapımı "Top Gun" filmi, 40. yıl dönümü vesilesiyle yeniden vizyona girecek.

Tony Scott'un yönetmenliğinde aksiyon ve romantizmi bir araya getiren kült yapımda, donanmanın elit pilotlarının eğitim aldığı Top Gun programına katılan asi ve yetenekli pilotun hem rakipleriyle hem de kendi sınırlarıyla mücadelesi anlatılıyor.

"Top Gun: Maverick"

"Top Gun" filminin devam hikayesi "Top Gun: Maverick" de yeniden Türkiye'deki sinema salonlarında gösterilecek.

Joseph Kosinski'nin yönetmenliğinde çekilen film, usta pilot Maverick'in bu kez eğitmen olarak Top Gun'a dönüşü sonrası gelişen olayları ele alıyor.

"Sihirli Annem: Periler Okulu"

Mustafa Kotan'ın yönettiği "Sihirli Annem: Periler Okulu", sevilen "Sihirli Annem" dizisinin büyülü evrenini ikinci kez beyaz perdeye taşıyor.

Senaryosu Arzu Yurtseven imzası taşıyan filmde, İnci Türkay, Nevra Serezli, Gül Onat, Doğa Rutkay, Ecrin Su Çoban, Bekir Aksoy, Şahap Sayılgan ve Damla Ersubaşı rol aldı.

Haftanın korku ve gerilim filmleri

Curry Barker'in yönetmenliğini yaptığı "Saplantı", hoşlandığı kişinin kalbini kazanmak isteyen umutsuz bir romantiğin, bazı arzuların karanlık ve tekinsiz bir bedeli olduğunu keşfetmesini konu alıyor.

Lawrence Fowler'in filmi "Lanet", seçkin bir kız okulunun bahçesinde ürkütücü bir oyuncak kutusu bulan 6 öğrencinin, serbest kalan iblisle girdiği mücadeleye odaklanıyor.

Alper Mestçi'nin filmi "Siccin 9", geçmişte işlenen bir cinayetin ardından başlatılan yasaklı bir büyünün, babasını hiç tanımayan Cemal'in babaevine dönmesiyle birlikte nesiller boyu sürecek kanlı bir laneti serbest bırakmasını anlatıyor.

"Patiler: O Zaman Dans"

Haftanın tek animasyonu "Patiler: O Zaman Dans", internet dünyasında popülerlik kazanmaya çalışan bir köpek ailesinin, dijital platformların zirvesindeki Kedi Cat ile komşu olmalarıyla gelişen rekabet ve dostluk sürecini konu ediniyor.

Muhabir: Samet Tunç

İzmir açıklarında 39 düzensiz göçmen yakalandı

Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, ilçe açıklarında lastik botta bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik botları yönlendirildi.

Ekipler tarafından durdurulan lastik botta 16'sı çocuk 39 düzensiz göçmen yakalandı.

Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne gönderildi.

İçişleri’nde yeni dönem: Görev süresi ve sınav sistemi değişti, 3 yıl şartı getirildi

İçişleri Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Ünvan Değişikliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yayımlanan yönetmeliğe göre, 111 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İçişleri Bakanlığı emrine tahsis edilen "ilçe sivil toplumla ilişkiler müdürü" kadrosu ilgili mevzuata eklendi.

Bakanlığa tahsis edilen yeni kadro ünvanlarının (koruma ve güvenlik görevlisi hariç olmak üzere şehir plancısı, sosyal çalışmacı, çağrı karşılama memuru ve ilçe sivil toplumla ilişkiler müdürü) nitelikleri belirlenerek ilgili madde hükümlerine dahil edildi. Böylece bu kadroların, görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavlarında ilan edilebilmesine imkan tanındı.

Öte yandan, duyulan ihtiyaç doğrultusunda mühendis ve avukat ünvanında görev yapanların şube müdürü kadrosuna başvuruda bulunabilmesi sağlandı.

  • SÖZLÜ SINAVA ALINACAK ADAY SAYISI DÜŞÜRÜLDÜ

Yeni düzenlemeyle, sınav ilanında hem görevde yükselme hem de ünvan değişikliği sınavına yer verilmesi durumunda adaylara her iki sınav için de atanma şartlarını taşıdıkları ünvanlı kadrolardan birer tanesine başvurma hakkı getirildi.

Yazılı sınavda başarılı olan adaylara başarı puanı ve tercih sıralamasına göre talep edilen ünvan için ilan edilen kadrolardan yer tercihi yaptırılması da hüküm altına alındı.

Yazılı sınav sonuçlarına göre görevde yükselme ve ünvan değişikliği sözlü sınavlarına alınacak aday sayısı ise yeniden belirlendi. Mevcut mevzuatta "5 katı" olarak uygulanan kural, "en fazla 2 katı" şeklinde güncellendi.

  • 3 YIL ÇALIŞMA ŞARTI

Sınavlar sonucunda ataması yapılan adayların, atandıkları kadroda ve görev yerinde en az 3 yıl fiilen çalışması şartı getirildi. Becayiş, sağlık, can güvenliği ve şehit ailesi gerekçeleri ise bu kuraldan istisna tutuldu.

Ayrıca, şube müdürü ve ilçe müdürü kadrolarına başvuruda bulunacak sivil savunma uzmanı, eğitim uzmanı, uzman ve şef ünvanlarında geçen alt hizmet süre şartının 1 Ocak 2027 tarihine kadar 2 yıl olarak uygulanabilmesini öngören geçici madde de yönetmelikte yer aldı.

Yolcu otobüsünde 2 bin canlı yeşil alg ele geçirildi

Edirne Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Kapıkule Sınır Kapısı'nda Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amirliği ekiplerince Türkiye'ye giriş yapan yolcu otobüsünde arama yapıldı.


Aramada, 8 kilo 500 gram ağırlığında 2 bin 125 "Aegagropila linnaei" cinsi canlı yeşil algın yurda kaçak yollarla sokulmaya çalışıldığı tespit edildi.

Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü personelince olay yerinde gerçekleştirilen incelemede, canlı yeşil alg ve nakil vasıtası olarak kullanılan araca, Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararı alınmak üzere el konuldu.

Araçta bulunan 5 kişiye, 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu'nu uyarınca 474 bin 55 lira idari para cezası uygulandı.

Hakkari ve Van'da tefecilere operasyon: 14 gözaltı

Hakkari Valiliğinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince "tefecilik" suçunun önlenmesine yönelik çalışma yürütüldü.

Bu kapsamda yaklaşık 6 ay süren fiziki ve teknik takip sonucunda kentte ve Van'da yaşayan 14 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda 14 şüpheli gözaltına alındı, çok sayıda dijital materyal, çek, senet ve suç unsuru olduğu değerlendirilen dokümana el konuldu.

Şüphelilerin Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri devam ediyor.

Yamula Barajı'nda su seviyesinde yaşanan artış balıkçılara umut oldu

"Kayseri'nin denizi" olarak nitelendirilen Yamula Barajı'nda bu yılki yağışların etkisiyle doluluk oranının yüzde 72'ye ulaşması balık üreticilerini sevindirdi.

Kızılırmak Nehri üzerine kurulu, 2003 yılında su tutulmaya başlanan, kente 25 kilometre uzaklıktaki baraj, 3 milyar 476 milyon metreküplük su kapasitesine sahip.

Kuraklık nedeniyle geçen yıl doluluk oranı yüzde 21 seviyesine kadar gerileyen barajda, bu yıl yağışların etkisiyle su seviyesi yüzde 72'ye kadar yükselerek 2 milyar 903 milyon 796 bin metreküplük su hacmine ulaştı.

Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sermed, AA muhabirine, bu yıl yağışlardaki verimin kendilerine olumlu yansıdığını söyledi.

Barajın önemli bir balık üretim merkezi olduğunu belirten Sermed, "Burası mevsimlik bir baraj. 12 ay üretim yapamayan, su ısısı açısından sadece 7-8 ay üretim yapılan bir baraj. Burada 22 civarında firmamız var. Bu firmalar burada ya somon adayı üretir ya da somon üretir. Bizim burada kendi grubumuz, 5 firmamız da Türk somonu üretmektedir. Yamula Barajı'nın en son kayıtlara göre 27 bin ton civarında kapasitesi vardır ama daha henüz oraya ulaşmadı. Yamula genelinde 1000'e yakın kafes var. Üretim olarak 12 bin, 13 bin ton civarlarındayız ama burada çok rahat 25 bin ton Türk somonu üretilebilir." diye konuştu.

"Bu baraj dikeyde 30 metre kot kazandı"

Bu yıl yağışların oldukça verimli geçtiğini vurgulayan Sermed, şöyle devam etti:

"Bu yılın sevindirici haberi, Yamula Barajı'nda su seviyesini ilk defa bu kadar yüksek görüyoruz. Bu balık refahı, sağlığı ve üretim kapasiteleri açısından çok sevindirici. Bu sadece Kayseri Yamula Barajı için değil, Türkiye'nin aşağı yukarı bütün barajları için geçerli. Çok yağış demek çok su demek, çok su demek de çok balık demek. Yani çok balık dememin anlamı şu, balık sağlığı, refahı, kalitesi, lezzeti açısından yüksek oksijenli soğuk sulara ihtiyaç vardır. Şu anda Yamula tam bunu sağlıyor. Yağışların üretime çok önemli ve olumlu bir katkısı var. Geçen sene bu aylarda yüzde 20 civarında doluluk vardı. Bu seviye yüzde 17'lere kadar düşmüştü. Bu sene şu anda kayıtlarda yüzde 70 civarında görünüyor ama burada yüzde 80-85 doluluk var. Bu baraj dikeyde 30 metre kot kazandı."

Sermed, kaliteli balık üretiminde kaliteli su ile beraber kaliteli işçilik ve yem gibi faktörlerin de etkili olduğunu dile getirdi.

Burada ortak hareket etmelere gerektiğine dikkati çeken Sermed, "Balıkçılık öyle öyle bir mesele ki sadece burada balık üretmek yetmiyor. Bunu en iyi bir şekilde tüketiciye ulaştırmak lazım. Bir kere bu, soğuk su balığı. Soğuk su balığı bol oksijene ve bol suya ihtiyaç duyar. Yağışlar çok olduğu zaman, baraj seviyeleri yüksek olduğu zaman balığın rengi, tadı, büyümesi, verimi güzel olur. Yağışların, su seviyelerinin yüksek olması, barajların dolu olması da bu balığın her şeyidir. Kalitesi için her şeydir. Biz, 'Bol balıklı sofralar, çok akıllı çocuklar.' diyoruz." ifadelerini kullandı.

"Verimli bir sezona ilerliyoruz"

Yamula Barajı'nda balık üretimi yapan Emre Ergin de burada 5 işletmede 4 bin 750 ton kapasiteyle Türk somonu ürettiklerini söyledi.

Şu anda suyun ve ihracat durumuna göre kapasitelerini ayarladıklarını ifade eden Ergin, şunları kaydetti:

"Bu sene yaklaşık 2 bin-2 bin 500 ton civarı bir rakam yapmayı düşünüyoruz. Yapacağız gibi de görünüyor ama 4 bin 750 ton kapasitelere kadar çıkmamız da mümkün. Su seviyesinin artması üretim açısından olumlu. Verimli bir sezona ilerliyoruz. Su seviyesinin yüksek olması balık refahına olumlu yönde etki sağlıyor. Sürekli yüksek seviyelerde su olması üretim kapasitelerinin artmasına da neden olacaktır. Yaklaşık 8 yıl önce bu seviyelerdeydi. 8 yıl boyunca şu anki su seviyesinin yaklaşık 20 ila 30 metre daha altındaydı. Bu sene bu seviyelere tekrar çıktı. Tahmini 5-6 metre daha yükselme gibi bir durumu var."

Muhabir: Samet Tunç

ANALIK SADECE DOĞURMAK DEĞİL!

Bazı kadınlar vardır ki; Bir evin içinde yaşarlar ama aslında bir milletin geleceğini büyütürler. Ellerindeki nasır sadece yoksulluğun değil, fedakârlığın mührüdür. Yüzlerindeki çizgiler yaşlılıktan değil; uykusuz gecelerden, saklanan gözyaşlarından, evlat telaşından kalmıştır.

Bu haftaki köşemde “anne” demeye dilimin yetmediği, “ana” dediğim o kutlu makamı yazmak istedim.

Benim anam…

Şehriban Benli…

Oğuz boyundan gelen, Seyhbızın (Şêxbizin) aşiretinin yeğenlerinden Hacı Cemali’nin kızı… Namı diyar Camal Ağa’sının en küçük kızı Şero Sultan…

Ana tarafından Kürt Mustafa’nın yeğeni, baba tarafından Alâeddin Keykubat Han’ın soyundan gelen bir Anadolu kadını.

Ama onu büyük yapan soyadı değildi. Onu büyük yapan; nasırlı elleriydi.

Ağılında koyunları, ahırında inekleri, tarlasında çapasını eksik etmeyen bir Anadolu anasıydı o. Kıyafeti kirliydi belki ama yüreği tertemizdi, yedi çocuk anasıydı. Bir çocuğunu ise daha doğmadan kaybetmişti. Aile içi şiddetin, baskının ve çaresizliğin içinde.

Beş kız çocuğu doğurduğu için yıllarca tehdit edildi.

“Erkek doğuramazsan üzerine kuma getiririz” dediler.

Düşünün…

Bir kadının anneliği bile erkek çocuk üzerinden ölçülüyorduama anam boyun eğmedi.

Sessizdi belki!

Fakat içinde dağ gibi bir direniş vardı. Kendisi yemedi, evladına yedirdi. Kendisi giymedi, evladına giydirdi. Bu söz çoğu zaman klişe gelir insanlara ama Şero Sultan, bu cümlenin yaşayan karşılığıydı.

Benim gözümde o bir halk kahramanıydı.

Beni ve erkek kardeşimi okutabilmek için ineklerini sattı, koyunlarını sattı. İlçede küçücük bir ev tuttu. Sabah biz okula gitmeden önce erkenden kalkar, sofrayı hazırlardı. Bir gün olsun bizi aç göndermedi.

Kendisi hasta yatağında olsa bile, bizi ihmal etmezdi. Sayısız ameliyat geçirdi. Defalarca ölümün kıyısından döndü. Ama hasta yatağından kalkıp yine bizimle ilgilenirdi, çünkü analık böyle bir şeydi.

İlkokulu ancak okutmuşlardı ona… “Kız uşağı okumaz”demişlerdi. Daha çocuk yaşta, on beşinde evlendirmişlerdi.

Hani cahiliye döneminde kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlermiş ya! Belki bizim topraklarda kadınları diri diri gömmediler ama yıllarca onların hayallerini, ruhlarını, umutlarını toprağa gömdüler. Ama Şero Sultan o toprağın içinden bir çınar gibi çıktı.

Okumamıştı belki…

Ama nice diplomalı insandan daha entelektüeldi.

Kibardı, vakurdu, bilgiliydi.

Girdiği her ortamda saygı görürdü.

İsteseydi marka kıyafetler giyerdi.

Lüks mekânlarda kahve içebilirdi.

Ama o; yedi evlat vatana, millete faydalı olsun diye kirli önlüğünü çıkarmadı.

Nasır tutmuş elleriyle bir ömür mücadele etti.

Töreye rağmen, yoksulluğa rağmen, kadının ikinci sınıf görüldüğü anlayışa rağmen!

Bugün ben bu satırları yazabiliyorsam, aslında yazan ben değilim. Şehriban Benli’nin emeğidir bu satırlar.

O mücadeleyi vermeseydi bugün benim fikirlerim de olmazdı, kalemim de olmazdı.

Ablalarım da anam gibiydi, sevgilerini, emeklerini eksik etmediler. Bazen bir insanı sadece bir anne değil, bir evin bütün kadınları büyütürmüş, bunu öğrendim.

Bugün düşünüyorum da bazı kadınlar sadece doğuruyor ve sonra “anne” deniliyor onlara. Oysa analık sadece doğurmak değildir.

Bir çocuğun ateşi çıktığında sabaha kadar başında beklemektir.

Uykusuz gecelerdir.

Kendi canından vazgeçip evladının canını düşünmektir.

Açken tokmuş gibi davranmaktır.

Ağlarken gülümsemektir.

Bir de anne olma aşkıyla yanıp tutuşan ama evlat sahibi olamayan kadınlar var!

İnanın bana, onlar da annedir. Hem de dünyanın en güzel anneleridir çünkü annelik sadece bedenle değil, yürekle olur.

Bir de sadece beş dakikalık bir heves uğruna dünyaya getirilen çocuklar var. Sevgisiz büyüyen, ilgisiz bırakılan, sokaklara terk edilen çocuklar var!

Sonra toplum dönüp soruyor, “Bu gençler neden böyle oldu?”

Çünkü bazıları doğurdu ama ana olamadı.

Ne güzel söylemiş Peygamber Efendimiz: “Cennet anaların ayakları altındadır.”

Çünkü hiçbir makam, analık makamından daha büyük değildir.

Bu vesileyle başta şehit ve gazi anneleri olmak üzere; benimkahraman anam Şehriban Benli’nin, Evladı için ömrünü tüketen bütün anaların, Anne adaylarının ve yüreği anne sevgisiyle dolu tüm kadınların Anneler Günü’nü kutluyorum.

Bir milletin kaderini değiştirenler çoğu zaman tarih kitaplarına girenler değil, sessizce çocuk büyüten analardır. Şero Sultan sana kurban olurum, annelerimizi seçme şansımız olsaydı, vallahi ben Şeriban anamı seçerdim. Allah’a ısmarladık hoşça kalın.

Aydın Benli

Siyaset Bimci-Yazar

ANALIK SADECE DOĞURMAK DEĞİL!

CHP’nin Ara Seçim Hamlesi ve Siyasette Yeni Denge Arayışı


Türkiye siyaseti yeniden seçim tartışmalarının merkezine oturmuş durumda. CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından yapılan ara seçim çağrısı, muhalefetin yalnızca gündem oluşturma hamlesi değil, aynı zamanda yeni siyasi döneme hazırlık işareti olarak okunmalıdır. Ankara kulislerinde konuşulan asıl mesele ise sadece CHP’nin ne istediği değil, iktidarın ne zaman sandığa gitmeyi tercih edeceği ve muhalefet dışındaki alternatif aktörlerin nasıl güçleneceğidir.

CHP açısından ara seçim çağrısı, yerel seçimlerde elde edilen başarının devamı niteliğinde görülmektedir. Parti, özellikle büyükşehirlerde kazandığı ivmeyi korumak ve bunu genel siyasete taşımak istemektedir. Bunun yanında ekonomik sıkıntılar, yüksek enflasyon, adalet, makul sürede yargılanmave hayat pahalılığı üzerinden iktidara baskı kurma hesabı da dikkat çekmektedir.

CHP içinde zaman zaman kurultay, liderlik ve yönetim tartışmaları yaşanıyor. Böyle dönemlerde dış siyasi gündem oluşturmak, parti tabanını ortak hedef etrafında toplar. Ara seçim çağrısı, bu açıdan iç birlik hamlesi de olabilir. Ayrıca tutuklu belediye başkanları için dokunulmazlık alması açısından milletvekilliği bir siyasi hamle olacaktır. Tutuklu belediye başkanları için bir dokunulmazlık hanlesi olarak okuna bilir.

Ancak siyasetin yeni döneminde denklemi yalnızca CHP ve iktidar üzerinden okumak eksik olur. Çünkü sağ seçmende dikkat çekici bir arayış ortaya çıkmaktadır. Bu arayışın en güçlü adreslerinden biri hiç şüphesiz Fatih Erbakan’dır.

Merhum Necmettin Erbakan Hocanın siyasi geçmişteki öngörüleri günümüzde gerçek olmuşken, Hocanın siyasi mirasını taşıyan Fatih Erbakan, son yıllarda istikrarlı yükselişiyle dikkat çekmektedir. Özellikle dürüst, sakin ve polemikten uzak üslubu, sert kutuplaşmadan yorulan seçmende karşılık bulmaktadır. Türk siyasetinde bağıran değil anlatan, kavga eden değil proje sunan lider profili olarak öne çıkmaktadır.

Fatih Erbakan’ın en önemli avantajlarından biri, ideolojik omurgasını korumasıdır. Günlük siyasi rüzgârlara göre yön değiştirmeyen, Milli Görüş çizgisindeki üretim ekonomisi, ağır sanayi, denk bütçe ve adil paylaşım vurgusunu sürdürmesi, onu diğer birçok aktörden ayırmaktadır. Özellikle genç seçmen nezdinde “temiz geçmişe sahip yeni nesil lider” algısı giderek güçlenmektedir.

Ekonomik meselelerde ortaya koyduğu öneriler de dikkat çekmektedir. Faiz merkezli ekonomik modele eleştirel yaklaşımı, üretim odaklı kalkınma modeli, adalet, eğitim, çiftçi, esnaf ve dar gelirliye yönelik söylemleri toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulmaktadır. Televizyon programlarında sergilediği sakin ama kararlı tavır, siyasi olgunluk göstergesi olarak yorumlanmaktadır.

Muhafazakâr tabanda da önemli bir sempati alanı oluşmuştur. Özellikle mevcut iktidara kırgın fakat muhalefete mesafeli seçmen için Fatih Erbakan, güvenli ve tanıdık bir alternatif olarak görülmektedir. Bu yönüyle sadece bir parti lideri değil, geleceğin kilit siyasetçilerinden biri olarak değerlendirilmektedir.

Öte yandan Recep Tayyip Erdoğan hâlâ siyasetin en güçlü ve en tecrübeli aktörüdür. Ancak her güçlü liderlik döneminde olduğu gibi, sonrası için alternatif isimler de toplum tarafından dikkatle izlenmektedir. Bu noktada Fatih Erbakan’ın yükselişi, sıradan bir çıkış değil, merkez sağ ve muhafazakâr siyasetin geleceğine dair önemli bir işarettir.

Zaman zaman Bilal Erdoğan üzerinden gelecekte liderlik senaryoları konuşulsa da kısa vadede Türk siyasetindeki ana rekabet mevcut parti liderleri üzerinden yürümektedir.

Ara seçim olmaz, genel seçim ise 2026 yerine 2027 ilkbahar veya sonbahar senaryoları, siyasal zamanlama açısından daha mantıklı görülebilir. Özellikle ekonomi toparlanmadan yapılacak seçim, iktidar açısından gereksiz risk anlamına gelir.Tahminimce erken seçim 2027 Mayıs ayı ve Ekim ayı içerisinde olabilir, çünkü doğu ve güneydoğu illerindeki seçmenin katılımını arttırmak için, kışın sona ermesi, bahar başı daha uygun. Diğer taraftan yaz tatilinde tatilcilerin üç aylık süreçte memleketlerinden ayrılması seçime katılımı azaltacaktır, bu nedenle halkın katılımını arttırmak için, Mayıs ve Ekim ayı bana göre bu tarihler daha uygun gibi öngörüyorum.

CHP bütün milletvekilleri ve belediye başkanları, belediye meclis üyeleri dahil hepsi istifa da etse bu tarihlerden önce seçim olasılığı imkansız gibi.

Netice itibari ile CHP’nin ara seçim çağrısı gündemi hareketlendirse de, Türkiye’nin yakın siyasi geleceğinde asıl dikkat çeken başlıklardan biri Fatih Erbakan’ın yükselen profili olacaktır. İlkeli duruşu, temiz siyasi dili, köklü mirası ve genç lider enerjisiyle önümüzdeki yıllarda Türk siyasetinin en belirleyici figürlerinden biri olma potansiyeli taşımaktadır.

Allah’a ısmardık sağlıcakla kalın.

Aydın Benli

Siyaset Bilimci-Yazar

CHP’nin Ara Seçim Hamlesi ve Siyasette Yeni Denge Arayışı

KAHRAMAN BAŞSAVCI EBRU CANSU

Gülistan Doku…

Hayatının baharında, hayata sımsıkı tutunmuş bir genç kız! Ama 5 Ocak 2020’de bir anda ortadan kayboldu.

Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2. sınıf öğrencisiydi. Aslen Diyarbakırlıydı. Hayalleri vardı! Geleceğe dair umutları vardı! O soğuk cümle kuruldu “Kızınız intihar etti, gidin.”

Bir ailenin yüreğine saplanan bu söz, yıllardır dinmeyen bir acının başlangıcı oldu. Ama ailesi başından beri buna inanmadı.

“Kızımız öldürüldü, üzeri örtülüyor” diyerek hak arayışlarını sürdürdüler.

Yıllar geçti, dosya kapatılmadı belki ama adeta tozlu raflara kaldırıldı. İddialar ise her geçen gün daha da ağırlaştı.

Delillerin karartıldığına dair şüpheler ayan beyan ortadaydı. Bazı kayıtların silindiği iddiaları, soruşturmanın özellikle “intihar” ihtimali üzerinde yoğunlaştırıldığına dair eleştiriler, dosyayı kapatma çabaları ve kamuoyunun zihninde tek bir soru Gülistan Doku’ ya ne oldu?

İşte tam bu noktada bir isim öne çıktı, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu.

Her şey, 2022 yılında müdafi avukatının kapısına bırakılan, daktilo ile yazılmış bir notla yeniden gündeme geldi. Dosya yeniden tartışılmaya başlandı.

2024 yılında HSK kararıyla Tunceli’ye atanan Ebru Cansu, göreve gelir gelmez bu karanlık dosyayı devraldı. Onun yaklaşımı farklıydı. Bu dosyaya sadece bir soruşturma olarak bakmadı.

“Bir başsavcıdan önce ben bir anneyim. Gülistan benim de kızım. Bu yola başımı koyarım, Gülistan’a ne olduğunu bulacağım.”

Bu söz, sıradan bir açıklama değil, bir kararlılıktı. Hemen özel bir ekip kuruldu. Gülistan’ın kaybolduğu günlere ait 700 saatlik kamera kayıtları ve plaka tanıma sistemi verileri bizzat incelendi. Dönemin Tunceli valisinin arama çalışmalarını yanlış yönlendirdiği yönündeki iddialar da mercek altına alındı.

Dosya artık yeniden açılmış değil, yeniden yazılmaya başlanmıştı. Gülistan’ın ailesi yıllardır aynı cümleyi kuruyordu “Gerçeği istiyoruz.”

Bugün, o gerçeğin peşinde kararlı bir irade var.

Peki kimdir Ebru Cansu?

4 Temmuz 1976’da Çorum Alaca’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara Özel Yükseliş Koleji’nde, lise eğitimini Özel Antalya Koleji’nde tamamladı. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2001 yılında mezun oldu. Yaklaşık 13 yıl avukatlık yaptıktan sonra savcılığa geçti. İstanbul’da Cumhuriyet savcısı olarak görev aldı, ardından Denizli Çameli’nde görev yaptı. 2022’de Seferihisar Cumhuriyet Başsavcısı oldu. 2024 yılında ise Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atandı.

Onu farklı kılan sadece kariyeri değil, zor dosyalardan kaçmayan cesareti.

Tarih, cesur kadınları unutmaz.

Nene Hatun’u unutmadı.

Şerife Bacı’yı unutmadı.

Bugün de adalet için mücadele eden kadınları yazıyor. Gülistan Doku dosyası yalnızca bir kayıp vakası değildir. Bu dosya, adaletin üzerinin örtülüp örtülemeyeceğinin sınavıdır.

Benzer acılar başka dosyalarda da yaşanıyor.

Rojin Kabaiş cinayeti gibi!

Orada da beklenti aynı, delilleri karartan, gücünü kötüye kullanan kim varsa ortaya çıkarılsın.

Çünkü adalet, güçlü olanı koruduğunda değil, gerçeği ortaya çıkardığında anlam kazanır.

Eylül-Cumhuriyet Savcısı” romanımda bir kadın savcıyı anlatmıştım. Eylül Romanımda savcı Diyarbakırlıydı, burada kurban Diyarbakırlı ama hayat bazen romandan daha çarpıcıdır.

Eğer Ebru Cansu’nun bu mücadelesi romanlaştırılsa… İnanın, onlarca cilt yetmez. Çünkü bu hikâye sadece bir savcının değil, karanlığa karşı yürüyen bir vicdanın hikâyesidir. Allah’a ısmarladık hoşça kalın.

Aydın Benli

Siyaset Bilimci- Roman Yazarı

KAHRAMAN BAŞSAVCI EBRU CANSU
Screenshot

Cengiz Zor Okul Saldırılarını Sert Bir Dille Lanetledi

Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta ki eğitim yuvalarımızı hedef alan, masum evlatlarımızın ve fedakâr öğretmenlerimizin canına kasteden menfur saldırıları en şiddetli şekilde lanetliyoruz. Eğitim kurumları, bir milletin umudu ve aydınlık geleceğidir. Eğitim yuvalarımıza saldıracak kadar alçalan zihniyet, şunu bilmelidir ki ne Devletimizin sarsılmaz bütünlüğünü ne de Milletimizin birlik ve beraberlik iradesini sekteye uğratamayacaktır. Şu dabilinmelidir ki çocuklarımızı bu olaylara alet edenzihniyetlerin üzerine gideceğiz…

Tüm bu gelişmeler, çocuklarımızın en güzel yıllarını esir alan sanal dünyalara karşı ne kadar savunmasız olduğumuzu gösteriyor. Sosyal medya ve oyun platformlarıyla ilgili kontrolü sağlayacak adımlar vakit kaybetmeden atılmalıdır.

Millî görüşün manevi kalkınma hamlesinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha bu olaylarda           kendini göstermiştir.

Aziz milletimizin başı sağa olsun.

Cengiz ZOR

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı

Kocaeli'nin sevilen isimlerinden Sadi Güngör vefat etti

Bir süredir rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü öğrenilen Güngör’ün vefat haberi, başta ailesi olmak üzere tüm dava arkadaşlarını ve sevenlerini derin bir üzüntüye boğdu. AK Parti içerisinde özverili çalışmaları ve beyefendi kişiliğiyle tanınan Güngör için çok sayıda taziye mesajı yayımlandı.

Şadi Güngör Imaj

Merhum Sadi Güngör’ün cenazesinin, ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından dualarla toprağa verilmesi bekleniyor.

Mekanı cennet, makamı âli olsun.

Kuzey Marmara Otoyolu'nda duvara çarpan otomobilin sürücüsü öldü

Otoyolun Ankara istikameti İzmit ilçesi T3 Tüneli mevkisinde B.D'nin idaresindeki otomobil, tünel girişinde duvara çarptı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.

İtfaiye ekiplerince araçtan çıkarılan sürücünün, yaşamını yitirdiği tespit edildi.

Netanyahu: '(İran'da) Devrim Muhafızları'nın kullandığı demiryollarını ve köprüleri vurduk'

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Başbakanlık Ofisi, Netanyahu'nun İran'a yönelik saldırılara ilişkin bilgi paylaştığı kısa video mesajını yayımladı.

İran'da dün nakliye uçaklarını ve onlarca helikopteri saldırı düzenleyerek imha ettiklerini savunan Netanyahu, bugün de Devrim Muhafızları'nın kullandığını iddia ettiği demiryollarına ve köprülere saldırdıklarını kaydetti.

Kaynak: AA

Orta Çağ dönemine ait parşömen ve bronz haç ele geçirildi

İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince kültürel varlıkların korunması ve tarihi eser kaçakçılığının önlenmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.

KOM Şube Müdürlüğü ve Pasinler İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, 'Anadolu Mirası' operasyonu düzenledi.

Bu kapsamda durdurulan bir araçta ve şüpheliler üzerine yapılan aramada, Orta Çağ dönemine ait olduğu değerlendirilen parşömen ve tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen bronz haç ele geçirildi.

Cumhuriyet savcısının talimatıyla ele geçirilen eserler, Erzurum Müze Müdürlüğüne teslim edilmek üzere muhafaza altına alındı.

Yakalanan 3 şüpheli hakkında '2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet' suçundan adli işlem başlatıldı.

Kaynak: AA

Şanlıurfa'da çizgili sırtlan yolda ölü bulundu

Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinin Karşıyaka Mahallesi yakınlarında vatandaşlar, yolda hareketsiz halde bir vahşi hayvan olduğunu fark etti.

İhbar üzerine bölgeye gelen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, yaptıkları kontrolde hayvanın öldüğünü belirledi.

Ekipler, nesli tükenme tehlikesi altındaki çizgili sırtlan olduğu belirlenen hayvanı, Gölpınar Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi görevlilerine teslim etti.

Kaynak: AA

Suudi Arabistan, hava sahasında 4 İHA düşürüldüğünü duyurdu

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcülüğü, bakanlığın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.

Suudi Arabistan hava sahasında 'son saatlerde 4 İHA'nın engellendiği ve imha edildiği' ifade edilen açıklamada, İHA'ların kaynağına dair bilgi verilmedi.

Bakanlık bu sabah da ülkeyi hedef alan 18 İHA'nın imha edildiğini açıklamıştı.

İran, ABD ile İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile hassas noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.

Kaynak: AA

Katar Hava Kuvvetleri Komutanı, İngiliz mevkidaşıyla savunma alanında işbirliğini görüştü

Katar Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Faysal Halid el-Ganimi tarafından yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, Hava Kuvvetleri Komutanı Faysal Halid el-Ganim'in, Katar Hava Kuvvetleri'ne ait Dukhan Hava Üssü'nü ziyaret eden İngiltere Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Harv Smyth ve beraberindeki heyetle görüştüğü belirtildi.

Görüşmede iki tarafı ilgilendiren ortak konular ve savunma alanında işbirliğini geliştirme yollarının ele alındığı kaydedildi.

Ayrıca İngiliz generalin Katar-İngiltere ortaklığındaki 12'nci Filo'yu da ziyaret ettiği aktarıldı.

Kaynak: AA

Beşiktaş'ta polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin 3 zanlı yakalandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Levent Mahallesi Cömert Sokak'ta Yapı Kredi Plaza önündeki polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü polis ekiplerince yapılan çalışmalarda, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 3 şüpheli gözaltına alındı.

Şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

Polis ekipleri, gözaltına alınan şüphelilerin bulunduğu araçta inceleme yaptı.

Kaynak: AA

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: İstanbul'daki saldırı hakkında konuştu!

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İstanbul’da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislerimize yönelik silahlı saldırıda 3 terörist etkisiz hale getirilmiştir.

Olaya anında müdahale eden kahraman polislerimizi tebrik ediyor, çatışmada hafif yaralanan 2 polisimize Allah’tan şifa diliyorum. Adı ne olursa olsun tüm terör örgütlerine karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, ‘terörsüz Türkiye’ ve ‘terörsüz bölge’ hedefimize bu tür menfur saldırıların gölge düşürmesine asla izin vermeyeceğiz" ifadelerine yer verdi.

Kaynak: AA

Pakistan, İran'ın Suudi Arabistan'a saldırılarını kınadı

Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Şarkiye bölgesine yönelik saldırılardaki can kayıplarından üzüntü duyulduğu ve kritik altyapıya verilen zararın 'şiddetle' kınandığı belirtildi.

Pakistan hükümetinin, saldırıları Suudi Arabistan'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün ciddi bir ihlali olarak nitelendirdiği aktarılan açıklamada, eylemin, bölgesel barış ve istikrarı zedeleyecek tehlikeli bir tırmanma adımı olduğu ifade edildi.

Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileklerinin iletildiği açıklamada, Pakistan'ın, Suudi Arabistan'ın güvenliğine 'sarsılmaz destek' verdiği yeniden teyit edilerek, hükümetin ve halkın, zor günlerinde Riyad yönetiminin yanında olduğu vurgulandı.

İran, ABD ile İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İnsansız Hava Aracı (İHA) saldırıları düzenliyor.

Kaynak: AA

Emniyet Genel Müdürü Demirtaş'tan İstanbul'da polis noktasına yönelik saldırıya ilişkin açıklama:

Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

'Bugün İstanbul Yapı Kredi Plaza önünde görev yapan kahraman polislerimize karşı gerçekleştirilen hain saldırıda 3 terörist etkisiz hale getirilmiştir. 2 kahraman polisimiz ise yaralanmış olup tedavileri devam etmektedir.

Yaralı meslektaşlarımıza Allah'tan acil şifalar diliyorum. Konuyla ilgili çalışmalarımız çok yönlü olarak sürdürülmektedir. Milletimizin huzur ve güvenliğini hedef alan her türlü girişime karşı mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir.'

Kaynak: AA

İstanbul'da 'Polis Haftası' kapsamında şehitler anıldı

İstanbul Emniyet Müdürlüğünce Edirnekapı Şehitliği'nde düzenlenen program saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Programda, Kur'an-ı Kerim okundu, şehitler için dua edildi.

Vali Yardımcısı Mehmet Hüseyin Nail Anlar, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ve emniyet mensupları, şehit aileleriyle görüşerek acılarını paylaştı. Selami Yıldız törende, şehitlerin mezarlarına karanfil bıraktı.

Etkinlikler kapsamında Eyüpsultan Camisi'nde de öğle vakti mevlit programı düzenlendi, şehitler için dua edildi.

Namazın ardından camiye gelenlere lokum ve lokma ikramı yapıldı.

Kaynak: AA

İsrail, Gazze'deki Refah Sınır Kapısı'nı geçişlere kapattı

Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre İsrail makamları, hastalar ve refakatçilerinin Refah'tan Mısır'a geçişlerini engelledi.

Filistin Kızılayından yapılan yazılı açıklamada, Gazze'deki sınır kapılarının kapatılmasının geçici bir uygulama olmadığı belirtildi.

Açıklamada ayrıca Gazze Şeridi'ne insani yardımların girişinin engellendiği, bu şekilde bölgenin adeta nefessiz bırakıldığı kaydedildi.

Gazze'nin, kelimenin tam anlamıyla abluka altında olduğu vurgulanan açıklamada, hastaların tedavisiz, ailelerin evsiz kaldığı, çocukların ise geleceğinin karanlığa gömüldüğü ifade edildi.

Tel Aviv yönetimi, yaklaşık 2 yıl işgal altında kapalı tuttuğu, Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı'nı 2 Şubat'ta yalnızca yayaların çift yönlü geçişlerine açmıştı.

İsrail ordusu, 28 Şubat'ta Gazze'nin dünyaya açılan tek kapısı olan Refah Sınır Kapısı dahil Gazze Şeridi'ne açılan tüm kapıların ikinci bir duyuruya kadar kapalı tutulacağını açıklamıştı.

Refah Sınır Kapısı'nın 19 Mart'ta yalnızca yayaların geçişi için yeniden açıldığı belirtilmişti.

Birleşmiş Milletler (BM), ateşkes sonrası dahi İsrail'in uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle Gazze Şeridi'ne yeterli yardımın girmediğine dikkati çekiyor.

Kaynak: AA

LPG’de İthalat ve İhracat Geriledi, İç Pazarda Oto Gaz Zirvede

Türkiye’de sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) piyasası, yılın ilk ayında dış ticarette daralma, iç üretimde ise artış eğilimi gösterdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) yayımladığı ocak ayı sektör raporuna göre, LPG ithalatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,5 düşüşle 246 bin 25 ton seviyesine geriledi.

İthalatta başı Cezayir çekerken, ABD, Rusya, Norveç ve Kazakistan Türkiye’nin LPG tedarikinde öne çıkan diğer ülkeler oldu. Aynı dönemde ihracat da dikkat çekici bir şekilde azaldı. Türkiye’nin LPG ihracatı yüzde 17,6 gerileyerek 53 bin 406 ton olarak kaydedildi. İhracatın yapıldığı pazarlar arasında Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Ukrayna, Estonya ve Yunanistan gibi ülkeler yer aldı.

Öte yandan, iç üretimde ters yönde bir tablo oluştu. LPG üretimi yüzde 9,4 artarak 84 bin 649 tona yükseldi. Bu artış, dışa bağımlılığın sınırlı da olsa dengelenmeye çalışıldığına işaret ediyor.

İç piyasada ise tüketim dinamikleri değişmedi. Toplam LPG satışı 292 bin 849 ton olurken, pazarın açık ara lideri yüzde 81,6 pay ile oto gaz oldu. Tüplü LPG yüzde 14,8 ile ikinci sırada yer alırken, dökme LPG satışları yüzde 3,6 seviyesinde kaldı.

Veriler, Türkiye’nin LPG’de dış ticarette temkinli bir daralma yaşarken, iç üretim ve özellikle oto gaz tüketimiyle denge arayışını sürdürdüğünü gösteriyor.

Geciken Adalet, Yıllarca Süren Dava dosyaları ve Mazlumun Bekleyişi

Adalet, bir toplumun omurgasıdır. Eğildi mi devlet sarsılır, kırıldı mı millet dağılır. Bugün Türkiye’de sokakta, kahvede, adliye koridorlarında en çok konuşulan meselelerden biri artık açıkça şudur ki “Adalet var mı, yok mu?”

Çünkü ortada inkâr edilemez bir gerçek var ki yıllarca süren davalar, iftirayla hayatı kararan insanlar, kendini doğru dürüst savunamadan cezaevlerinde çürüyen mazlumlar.

Şahsımın da mağdur oldu bu durum, ülkemizin adalet konusunda dinmeyen acısı ve ağrısıdır. Dosyalar kabarıyor, bitmeye dosyalar ve her yıl klasörler büyüyor ama adalet yerinde sayıyor. Yeni adliye binaları inşa ediliyor, personel sayıları artıyor ama davalar yıllarca uzuyor.

Bir boşanma davasının 7 yıl sürdüğü bir sistemden bahsediyoruz. Üstelik ortada maddi deliller varken! İstinafı, Yargıtay’ı derken bu süre 10 yılı aşıyor. Peki bu süreçte ne oluyor?

Bir ömür gidiyor, insan biyolojik ve maddi olarak yıpranıyor. Aileler dağılıyor, çocuklar travmayla büyüyor, insanlar hayatlarının en verimli yıllarını mahkeme kapılarında tüketiyor ve yeni hayat kuramıyor. En basit bir hukuk davasının bile yerelde 5 yılın üzerine çıktığı bir düzen, artık sadece “yavaş işleyen” değil, hakkı geciktirerek fiilen ortadan kaldıran bir düzendir.

Çünkü hukukta değişmeyen bir gerçek vardır Geciken adalet, adalet değildir.

Bugün halkın en büyük serzenişlerinden biri de şu ki “Güçlü olan kazanıyor, zengin olan kurtuluyor.”

İşte bu algı, adalet sisteminin karşı karşıya olduğu en büyük tehlikedir. Çünkü adalet sadece dağıtılan bir hüküm değil, aynı zamanda toplumun devlete olan güvenidir.

Eğer vatandaş mahkemeye umutla değil korkuyla giriyorsa,eğer haklı olan değil güçlü olan kazanıyor algısı yerleşmişse,orada sadece hukuk değil, devletin meşruiyeti yara alır.

Bir diğer büyük sorun ise uygulamadaki keyfilik hissidir.Reddi hâkim talepleri, kâğıt üzerinde var, pratikte yok gibi.

Vatandaş “Bu hâkim tarafsız değil” dediğinde, çoğu zaman bu talep ciddiyetle ele alınmıyor. Oysa bir hâkimin hatasını, önyargısını ya da ihmalini yıllarca çeken yine vatandaş oluyor.

Hâkim karar verir, ama o kararın yükünü bir insan ömür boyu taşır.

Bu yüzden mesele sadece teknik bir yargı sorunu değil, doğrudan insan hayatına dokunan bir adalet meselesidir.Bunun birde ilahi adalet boyutu vardır, dünya fani her insan ölümlüdür ya peki Yüce Allah bunu sormaz mı?

Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, sistemin içinden gelen bir isim. Sahayı bilen, sorunları teoriden değil pratiğin içinden tanıyan bir isim. Bugün halkın beklentisi şu, sorunları görmek değil, çözmek. Çünkü artık sabır sınırına gelinmiş durumda.

• Yıllarca süren davalara üst sınır getirilmeli.

• Geciken dosyalarda sorumluluk mekanizması işletilmeli.

• Hâkimlerin performansı sadece karar sayısıyla değil, adaletin zamanında tecellisiyle ölçülmeli.

• Reddi hâkim müessesesi gerçekten işler hale getirilmeli.

• Maddi delile rağmen uzayan davalar özel denetime tabi tutulmalı.

En önemlisi, hesap verilebilirlik sağlanmalı, bir dosya 7 yıl sürüyorsa bunun bir izahı olmalı. Bir insan 10 yıl adalet bekliyorsa bunun bir sorumlusu olmalı.

Makul sürede yargılanma hakkı hem Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda hem de taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerde açıkça güvence altına alınmıştır!

Anayasa m.36: Herkesin adil yargılanma hakkı vardır.

Anayasa m.141: “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.”

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6: Herkes, davasının makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.

Bu hükümler bir araya geldiğinde ortaya net bir tablo çıkıyor, yargının görevi sadece karar vermek değil, o kararı zamanında vermektir. Bende bu durumdan çok mağdurum ve bu kanun ve anayasalları alenen çiğneyenler var!

Unutulmamalıdır ki; Adalet sarayları ne kadar büyük görkemliolursa olsun, eğer içinde adalet gecikiyorsa o binalar sadece beton yığınıdır. Devletin gücü tankıyla, topuyla değil, mazlumun yanında durabilme cesaretiyle ölçülür. Bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan şey yeni kanunlardan önce, mevcut hukukun hızlı, adil ve eşit uygulanmasıdır. Çünkü bir devletin temeli sarsılırsa, onu ayakta tutan tek şey adalettir.

Sayın Gürlek halkın bu sorununu ivedilikle çözmeli, halkı mağdur eden yargı mensupları hakkında idari işlem yapılması adalete olan ve sayın Gürlek’e olan güveni artıracaktır, umudumuz sayın Gürlek’e tamdır. Allah’a ısmarladık hoşça kalın.

Aydın Benli

Siyaset Bilimici Yazar

İNSANLIK HAKİKATEN ÖLMÜŞ MÜ?

Son günlerde gündeme düşen bir olay, toplum olarak nerede durduğumuzu yeniden sorgulamamıza neden oldu. Mersin’de belediyeye bağlı bir aşevinde ihtiyaç sahiplerine dağıtılan kavurmanın içinden çıkan bir çip, akıllara durgunluk veren bir gerçeği ortaya çıkardı. İddiaya göre kavurmadaki etin, bir dönem yarışlarda şampiyonluklar kazanmış olan Smart Latch adlı yarış atına ait olduğu anlaşıldı.

Olayın hikâyesi daha da düşündürücü. Yarış sırasında sprint yaparken ayağındaki acı fark edilen atın, ayağında kırık olduğu tespit ediliyor. Sonrasında sahibi tarafından bir çiftliğe veriliyor. Ancak bu hikâye burada bitmiyor. O çiftlikten çıkan etin kavurma haline getirilerek aşevine kadar ulaştığı iddia ediliyor. Bir vatandaşın yemeğinden çıkan çip sayesinde durum fark ediliyor ve incelemeler sonucunda etin bir yarış atına ait olduğu öne sürülüyor.

Bu olayın doğruluğu veya ayrıntıları elbette ilgili kurumların incelemeleriyle netleşecektir. Ancak ortada çok daha büyük bir soru var! Eğer bir şampiyon yarış atının eti bir şekilde insanların sofrasına kadar gelebiliyorsa, acaba bilmediğimiz daha kaç gıda skandalı sofralarımıza ulaşmıştır?

İnsan bu noktada neye üzüleceğini şaşırıyor. Bir zamanlar yarış pistlerinde alkışlanan bir şampiyonun akıbetine mi? Yoksa insanların farkında olmadan ne yediğini bilmeden sofraya oturmasına mı?

Gıda güvenliği, herhangi bir ticari mesele değil, doğrudan doğruya halk sağlığı meselesidir. Bu nedenle gıda üretimi ve denetimi konusunda çok daha güçlü, caydırıcı ve kararlı adımlar atılması şarttır. Sadece para cezalarıyla geçiştirilen yaptırımların ne kadar etkili olduğu ortada. Halkın sağlığıyla oynayanlara karşı çok daha ağır ve caydırıcı cezaların gündeme gelmesi gerektiği açıktır.

Bu tartışma bana başka bir olayı da hatırlattı. Sosyal medyada dolaşan bir videoda, Kazakistanlı bir vatandaş İstanbul’da bir restoranda et yediğini ve tadından bunun at eti olduğunu anladığını söylüyordu. Restoran sahibine “Geçen seferki attan istiyorum” dediğinde aldığı cevap ise daha da düşündürücüydü: “Sen nereden biliyorsun?” Ardından “Tamam, sus… sana getireyim.” denildiği iddia ediliyordu.

Elbette bu tür iddiaların doğruluğu ayrı bir tartışma konusudur. Ancak toplumda böyle bir güvensizlik oluşmuşsa, bu bile başlı başına ciddi bir sorundur.

İnsan sağlığıyla bu kadar kolay oynanabilir mi? Gıda güvenliği konusunda daha ne kadar olay yaşanması gerekiyor ki kalıcı ve güçlü bir yasal düzenleme yapılsın?

Bugün mesele sadece bir atın hikâyesi değildir. Mesele, soframıza gelen lokmanın güvenilir olup olmadığıdır. Çünkü güven kaybolduğunda, sadece gıda değil, toplumun vicdanı da zarar görür.

Bu haftaki köşe yazımda sizlerle bu buruk duygularımı paylaşmak istedim. İnsanlığın, vicdanın ve ahlakın para hırsına yenilmediği bir dünya dileğiyle…

Hoşça kalın, sağlıcakla kalın.

Aydın Benli

Siyaset Bilimci Yazar

Zarif Dokunuşlarla Bir İlçenin Hikâyesi

Toplumların kaderini çoğu zaman büyük projelerden çok, inançla çalışan insanların küçük ama kararlı adımları değiştirir. İşte eğitimci ve yerel yönetici Enver Yurtdaş’ın kaleme aldığı Zarif Dokunuşlar tam da bu gerçeği anlatan, yaşanmışlıklarla dolu bir eser olarak karşımıza çıkıyor.

Bu kitap, yalnızca bir kişinin anılarını anlatan sıradan bir hatırat değildir. Aynı zamanda Anadolu’nun bir ilçesinde, eğitim başta olmak üzere sosyal ve kültürel alanlarda verilen mücadelenin belgesidir. Yazarın uzun yıllar görev yaptığı Haymana’da yaşanan değişim süreci; eğitim, kültür ve yerel kalkınma ekseninde ele alınmaktadır.

Kitabın merkezinde eğitim vardır. Çünkü Yurtdaş’a göre bir toplumun gerçek dönüşümü ancak eğitimle mümkündür. Özellikle kız çocuklarının okullaşması konusunda yürüttüğü çalışmalar, eserin en dikkat çekici bölümlerini oluşturur. Yazar bu süreci “kardelenler” metaforuyla anlatır. Zorlu şartlara rağmen karın altından filizlenen kardelen çiçekleri gibi, okula gitmek için engelleri aşan kız çocukları da toplumun geleceğini aydınlatan birer umut sembolü olarak tasvir edilir.

Bu anlatılar yalnızca duygusal hatıralar değildir; aynı zamanda Anadolu’nun pek çok yerinde yıllarca süren eğitim mücadelesinin somut örnekleridir. Ailelerin ikna edilmesi, sosyal engellerin aşılması ve kız çocuklarının eğitim hayatına kazandırılması için verilen çabalar kitapta samimi bir dille aktarılmaktadır.

Eserin bir diğer önemli yönü ise kültürel ve doğal mirasa verilen değerdir. Yurtdaş, görev yaptığı bölgede yalnızca eğitim alanında değil, tarih ve doğa konusunda da farkındalık oluşturmak için çalışmıştır. İlçedeki tarihi yapıların restorasyonu, geçmişten kalan eserlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için yürütülen projeler kitapta detaylarıyla anlatılmaktadır. Bu çalışmalar, yerel yönetim anlayışının yalnızca altyapı hizmetlerinden ibaret olmadığını, aynı zamanda kültürel kimliği koruma sorumluluğu taşıdığını da göstermektedir.

Doğal miras konusundaki çabalar da dikkat çekicidir. Özellikle Haymana Zarif Akyıldızı adlı endemik bitkinin tanıtılması ve korunması için yapılan çalışmalar, yazarın doğaya olan duyarlılığını ortaya koymaktadır. Bu bitkinin tanıtımı sayesinde bölgenin biyolojik zenginliğine dikkat çekilmiş ve yerel farkındalık artırılmıştır.

Kitap aynı zamanda bir yerel kalkınma hikâyesidir. Bir öğretmenin bakış açısıyla ele alınan bu süreçte, eğitimle başlayan değişimin zamanla sosyal ve kültürel gelişime nasıl katkı sağladığı gözler önüne serilmektedir. İnsanların bilinçlenmesi, kültürel değerlerin sahiplenilmesi ve yerel kimliğin güçlenmesi gibi konular, eserin ana temaları arasında yer almaktadır.

Zarif Dokunuşlar, bireyin doğup büyüdüğü topraklara karşı hissettiği sorumluluğun güçlü bir ifadesidir. Enver Yurtdaş, kendi yaşam hikâyesini anlatırken aslında bir öğretmenin azim ve vicdanla çalıştığında neleri değiştirebileceğini göstermektedir. Kitaptaki her hatıra, eğitimin dönüştürücü gücünü ve insanın memleketine olan gönül borcunu simgeleyen birer örnek niteliğindedir.

Sonuç olarak bu eser, yalnızca geçmişe dair bir hatıra kitabı değil; aynı zamanda geleceğe bırakılmış bir mesajdır. Eğitimle başlayan değişimin toplumun her alanına yayıldığını anlatan kitap, okura umut, kararlılık ve sorumluluk duygusu aşılamayı amaçlamaktadır.

Belki de bu yüzden Zarif Dokunuşlar, bize şu gerçeği hatırlatır.

Bir toplumun kaderi, çoğu zaman büyük sözlerle değil; samimiyetle atılan küçük ama kararlı adımlarla değişir. Enver Yurtdaş hoca bu eserle Hayata güzellikler katmış, yolu açık olsun. Allah’a ısmarladık hoşça kalın.

Otoparkta zarar gören aracın masrafı kime ait?

Bir park yerinde mazgalın tam yerine yerleşmemesi nedeniyle araç hasara uğradı. Bu durumda otoparkta hasarlanan aracın tamir masraflarını sürücü mü otoparkın sorumluluğunu üstlenen kurum mu ödeyecekti?

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), üniversite yerleşkesindeki otoparkta yerinden çıkan bir mazgal nedeniyle araçta oluşan hasarda idarenin sorumlu olduğuna karar verdi.

  • 10 BİN LİRALIK ZARARI, ÜNİVERSİTE ÜSTLENDİ

Başvuruyu değerlendiren KDK, bakım ve denetim eksikliği nedeniyle idarenin hizmet kusuru bulunduğunu belirleyerek üniversitenin yaklaşık 10 bin liralık zararı karşılaması yönünde tavsiye verdi.

Bir üniversite yerleşkesi içerisindeki otoparka aracını park etmek isterken yerinden çıkan yağmur suyu mazgalına takılıp ve aracı hasar gören kişi, elindeki görüntülerle birlikte zararının tazmini için üniversite idaresine başvurdu.

Üniversite, otopark altyapısında eksiklik bulunmadığını, gerekli incelemelerin zamanında yapıldığını ileri sürerek talebi reddetti.

Ekran Görüntüsü 2026 03 20 194945

  • MAZGALIN YERİNDEN ÇIKMASI SÜRÜCÜNÜN SUÇU DEĞİL

Kişi, mazgalın yerinden çıkmasının, sürücü kusurundan değil, sabitleme, montaj, bakım ve denetim eksikliğinden kaynaklandığını belirterek, oluşan 10 bin 141 lira zararın tarafına ödenmesi talebiyle KDK'ye başvurdu.

Yaşanan olayda üniversitenin "hizmet kusuru" bulunduğunu tespit eden KDK, başvurucunun aracında meydana gelen zararın karşılanması adına ilgili üniversite rektörlüğüne tavsiye kararı verdi.

  • KARARIN GEREKÇESİNDEN:

KDK'nin kararında; otoparkın, üniversite yönetiminin sorumluluğunda bulunduğu, otopark alanındaki yağmur suyu mazgalının periyodik bakım ve kontrollerinin de üniversite tarafından yapılması gerektiği ifade edildi.

Araçta hasara sebebiyet veren mazgalın yerinden çıkmasını engelleyecek teknik tedbirlerin olay öncesinde alınmadığı, bu tehlikeye karşı uyarıcı işaretleme yapılmadığı, bu yönüyle üniversitenin "hizmet kusuru işlediği" aktarılan kararda, idari kurum konumundaki üniversitenin meydana gelen zarardan hukuken sorumlu olduğu bildirildi.

İstanbul'da kanlı pusu: Genç futbolcu öldürüldü! Aleyna Kalaycıoğlu gözaltına alındı

Olay, 19 Mart Perşembe günü akşam saatlerinde İstanbul'da meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre, Kars 36 Spor'da forma giyen Kubilay Kaan Kundakçı, uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Olay, yeşil beyazlı camiayı üzüntüye boğdu.

Ekran Görüntüsü 2026 03 20 172300

  • KULÜPTEN BAŞSAĞLIĞI PAYLAŞIMI

Konuyla ilgili olarak Kars 36 Spor Kulübü resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Kars 36 spor camiamızı yasa boğan acı bir olay yaşandı. Futbolcumuz Kubilay Kaan Kundakçı, dün akşam İstanbul’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Genç futbolcumuzun vefatı, ailesi başta olmak üzere spor camiamızda büyük üzüntüye neden oldu. Merhuma Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve camiamıza başsağlığı diliyoruz." ifadelerine yer verildi.

Oto ekspertizde şaibeli rapor dönemi bitiyor

Otomotiv sektörünün en önemli alt başlıklarından biri olan ‘ekspertiz’ süreciyle ilgili yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) öncülüğünde sürdürülen ve milyonlarca kullanıcıyı doğrudan etkileyecek yeni oto ekspertiz yönetmeliğinde sona gelindi.

Ticaret Bakanlığı ve TSE’nin de doğrudan müdahil olduğu bu yol haritasında tüketici mağduriyetlerini en aza indirecek çok kritik adımlar atılması planlanıyor. Ekspertiz firmalarına ciddi sorumluluklar ve önemli standartlar getirecek yeni süreç sektörde zorunlu hale gelecek. Kurallara uymayan firmalarınsa çalışma izinleri iptal edilecek.

TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş, TRT Haber’e yaptığı açıklamada kısa süre sonra hayata geçirilecek uygulamaları detaylandırdı.

Ekspertiz Nedir3

  • Ekspertiz sektöründe yeni düzenleme neleri kapsayacak?

Serkan Bakırtaş, yaklaşık bir yıldır farklı kurumlarla devam ettirdikleri çalışmalarda sona gelindiğini duyurdu. Türkiye’de 7 bine yakın ekspertiz işletmesi olduğu bilgisini paylaşan Bakırtaş, yılda yaklaşık 10 milyon aracın el değiştirdiğini söyledi.

Bu noktada en önemli ihtiyaçlardan birinin ‘dijitalleşme’ olduğunun altını çizen Bakırtaş, vatandaşın mağdur olmaması için yaptıkları çalışmaların bu ay sonunda tamamlanacağını belirtti.

Söz konusu çalışmanın nisan ya da mayıs ayında Resmi Gazete’de yayımlanmasını beklediklerini ifade eden Bakırtaş, “Nasıl ki insanlar sağlık için check-up yaptırıyorsa benzer şekilde araçlar için de bunu yaptırıyoruz. Ancak aracın başından neler geçtiğini bilmemiz ve bununla ilgili belgelere istediğimiz zaman ulaşabilmemiz çok önemli. Araç almak isteyenler tramer sorgusu üzerinden kaza geçmişine bakabiliyor. Bizim yeni getireceğimiz sistemle aracın daha önce ekspertizde aldığı raporlar da ulaşılabilir olacak” dedi.

A A 39151975

  • “TSE standartları sektörde hakim olacak”

Türkiye’deki 7 bine yakın işletmenin sadece 800 tanesinin TSE standartlarında olduğunu ifade eden Bakırtaş, yeni yapılan çalışmayla birlikte TSE belgesi olamayan işletmelerin bu işi yapamayacağının altını çizdi.

Her işletmenin TSE standartlarına uygun olacağını ve doğal olarak yetenek, liyakat, bilgi, ekipman gibi unsurlarda da buna göre şekilleneceğini kaydeden Bakırtaş, şöyle devam etti:

“Bu çalışmanın sonunda işletmeler çok kolay bir şekilde izlenebilecek. Kayıt dışının da önüne geçilecek. Raporlar dijitalleşecek. Mesleki yeterlilik belgeleriyle bu işi liyakatli ustalar yapıyor olacak. Aslında sektörde vatandaşın da işletmelerin de her şeyi şeffaf şekilde görebileceğiz bir süreç başlatıyoruz. Gri bir alan kalmayacak.

Tabi işin bir de elektrik araç boyutu var. Bilindiği üzere ülkemizde elektrikli araç satışı rekor kırıyor. Bu araçların ekspertiz, tamir, bakım süreçlerini de daha üst seviyeye taşıyacağız. Mesleki yeterlilik belgesi zorunlu hale gelecek. Elektrikli araçlara müdahale yetkinlik istiyor. Çünkü çok yüksek voltaj var. Maalesef en ufak bir hatayı canıyla ödüyor insanlar. İş güvenliği şart. Yeni dönemde bizden belgeyi almadan bu işi yapamayacak.

Çalışmalarımız bu ay sonu itibariyle tamamlanacak. Ticaret Bakanlığı da son halini verecek ve daha sonra süreç resmi olarak başlayacak.”

Türkiye, Hint Okyanusu Ton Balığı Komisyonu nezdinde "gözlemci ülke" oldu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Hint Okyanusu'nda yeni bir sayfa açtıklarını duyurdu.

Türkiye'nin Mavi Vatan'daki tecrübelerini okyanuslara taşıdıklarını belirten Yumaklı, şunları kaydetti:

"Dünyanın en önemli bölgesel balıkçılık yönetim organizasyonlarından biri olan IOTC nezdinde 'gözlemci ülke' statümüz oy birliğiyle kabul edildi. Hedefimiz, orta vadede 'tam üye' olarak balıkçılık filomuza yeni ufuklar açmak ve bölge ülkeleriyle stratejik işbirliklerimizi güçlendirmek. Küresel balıkçılık yönetiminde sorumlu ve etkin bir aktör olarak, uluslararası alanda yapıcı katkılar sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Ülkemize ve sektörümüze hayırlı olsun."

161 yıllık cami bayram namazıyla ibadete açıldı

Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan ve 1865 yılında inşa edilen, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2016'da restorasyonu yapılan Dervişiye Camisi'nin çatısı ile minaresi depremde yıkıldı.

Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda yeniden ayağa kaldırılan 161 yıllık camide çalışmalar tamamlandı.

Orijinal mimarisine sadık kalınarak restorasyonu yapılan cami, yarın bayram namazıyla yeniden ibadete açıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 03 20 111707

Türk Havacılığı tarih yazdı: GÖKBEY gökyüzünde

Tusaş tarafından tasarlanıp, üretilen Gökbey helikopterin sertifikalandırma süreci tamamlandı. Konuya ilişkin TUSAŞ’ın sanal medya hesabından yapılan açıklamada, "Türk havacılığı adına önemli bir başarı daha. Milli imkanlarla geliştirilen T625 GÖKBEY Genel Maksat Helikopteri, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından verilen CS-29 Büyük Helikopter Tip Sertifikası ile sivil sertifikasyon sürecini başarıyla tamamladı. Bu başarıyla birlikte T625 GÖKBEY, sivil yolcu taşıma kabiliyetine sahip ilk milli hava aracımız olarak Türk sivil havacılık tarihindeki yerini aldı" denildi.

Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi!

Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde planlı olduğu öğrenilen bir beyin operasyonuna alınırken işlemin tamamlandığı öğrenildi.

Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde ameliyata alındı. Tedavisi Göztepe Medical Park Hastanesi'nde sürdürülen Altaylı'nın planlı bir beyin operasyonu geçirdiği ve işlemin tamamlandığı öğrenildi.

Doktorundan Altaylı hakkında açıklama
Beyin ve Hipofiz Cerrahı Prof. Dr. Türker Kılıç, Gazeteci Fatih Altaylı'nın tedavi sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Hastamızın detaylı MR'larında varlığını bildiğimiz 25 mm'lik menengiomaya ilaveten yeni bir 15 mm civarında meningiomanın daha oluşmuş olduğu saptandı. Ve her iki tümöre yönelik bu sabah aynı seansta tedavi gerçekleştirildi. Tedavi sorunsuz gerçekleşti. Kendisi tedavi sonrası taburcu edildi" dedi.

"Her iki tümöre yönelik aynı seansta sorunsuz tedavi gerçekleştirildi"
Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde ameliyata alındı. Altaylı'nın planlı bir operasyon geçirdiği ve işlemin 2,5 saat sürdüğü belirtildi. Fatih Altaylı'nın tedavi sürecine ilişkin Beyin ve Hipofiz Cerrahı Prof. Dr. Türker Kılıç tarafından yapılan açıklamada, "Hastamız Fatih Altaylı'nın daha önce varlığı bilinen, yaklaşık 25 mm civarında meningioma adını verdiğimiz iyi huylu bir urunun varlığı biliniyordu. Tümörün son yıllarda bir miktar büyümesi sebebiyle kendisine bugün için bir tedavi planlaması yapılmıştı. Bu sabah Gamma Knife Işın Cerrahisi Tedavisi'nin yapılabilmesi açısından çekilen detaylı MR'larında varlığını bildiğimiz 25 mm'lik menengiomaya ilaveten yeni bir 15 mm civarında meningiomanın daha oluşmuş olduğu saptandı. Ve her iki tümöre yönelik bu sabah aynı seansta tedavi gerçekleştirildi. Tedavi sorunsuz gerçekleşti. Herhangi bir problemle karşılaşılmadı. Kendisi tedavi sonrası taburcu edildi. Tedavi edilen her iki iyi tümör, önümüzdeki bir yıllık süre içerisinde küçülerek aktif olmayan hale gelecek" ifadelerini kullandı

İçi Boşaltılmaya Çalışılan İslam

Kıymetli dostlar,

Bu hafta sinema ve dizi sektöründe sıkça karşımıza çıkan, “İslam’ı sevdirmek” iddiasıyla sunulan fakat içi boşaltılmış bir anlayışı konuşalım istiyorum. Ekranlarda bolca “hoşgörü”, “iyi niyet”, “insanlık” vurgusu görüyoruz, ancak mesele ayete, hadise, hükme gelince derin bir sessizlik hâkim. Sormak gerekiyor: Ayetsiz, hadissiz bir İslam anlatısı mümkün mü? Mümkünse bu anlatı neyi temsil eder?

En çok izlenen dizilerde ya da gişe rekorları kıran filmlerde Yüce Allah’ın ayetlerinin Türkçe olarak senaryoya işlendiğini hiç gördünüz mü? Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hadis-i şeriflerinin diyaloglarda doğal biçimde yer aldığını hatırlayan var mı? Din, yalnızca yumuşak bir dil, genel bir ahlak çağrısı ve belirsiz bir “iyi insan olma” söylemine indirgeniyor. Oysa İslam; hükmüyle, ölçüsüyle, ahlakıyla, ibadetiyle bir bütündür. Bir parçasını alıp diğerini görünmez kılmak, sevdirme değil; seyrelterek etkisizleştirmedir.

Burada kasıtlı bir tercih olduğunu düşünmemek saflık olur. Bir dönem bu yaklaşımın, dini “zararsız” bir folklor unsuru hâline getirmeyi hedefleyen projelerin parçası olduğu açıkça konuşuldu. Hoşgörü vurgusu, elbette İslam’ın özündedir; fakat tek başına bırakıldığında hakikatin üzerini örten bir perdeye dönüşebilir. İslam yalnızca “kimseyi incitmeyen” bir duygu değil, hayatı düzenleyen ilahi bir ölçüdür.

Son yıllarda sinema, dizi ve popüler kültürde tekrar eden bir şablon var. İmam, hoca ya da din adamı figürü çoğu zaman cahil, çıkarcı, ikiyüzlü, baskıcı, hatta kimi zaman suçla iç içe bir karakter olarak resmediliyor. Buna karşılık dindar olmayan ya da dine mesafeli karakterler “özgür”“vicdanlı” ve “aydın” olarak konumlandırılıyor. Bu bir tesadüf değil, bilinçli bir algı inşasıdır.

Gelin bir de mekânlara bakalım. AVM’lerde mescitler neden çoğu zaman kapalı garajların en atıl köşesinde, tuvaletlerin bitişiğinde, rutubet ve kokuyla iç içe? Dua ederken el açıp Rabbimizden en güzelini isteriz, peki iş ibadete gelince neden en kötüsüne razı oluruz? Bu çelişki tesadüf mü? Yoksa ibadetin hayatın merkezinden yavaş yavaş itilmesinin mekânsal bir yansıması mı?

Mahalle camilerinde ise başka bir uçla karşılaşıyoruz. Bina ne kadar görkemliyse, içinin o kadar boş olduğu acı bir gerçek hâline geliyor. Mermerler, avizeler, kubbeler, ama cemaat az, sohbet yok, ilim halkası yok. Camiler birer “seyirlik yapı”ya, din de “gösterişli ama etkisiz” bir dekor unsuruna dönüşme riskiyle karşı karşıya.

Oysa kıymetli dostlar, ayetsiz ve hadissiz İslam olmaz. Allah sevgisini işleyecekseniz, O’nun kelamını da işlemek zorundasınız. Peygamber sevgisinden söz edecekseniz, O’nun sünnetini de hayata katmak zorundasınız. Sinema ve dizilerde “maneviyat” adı altında sunulan şey, ölçüsüz bir duygusallıktan ibaret kalıyorsa bu, sevdirme değil, boşaltmadır.

Bu noktada bir örneği özellikle anmak isterim. Celal Karatüreve arkadaşları Yüce Allah’ı anlatırken hiçbir yapaylığa kaçmadan, riyasız ve çıkarsız bir şekilde, okudukları ilahilerle İslam’ı dünyaya sevdirdiler. Allah ismini her yerde duyurdular. Ne büyük prodüksiyonlar ne karmaşık senaryolar, sadece samimiyet, sadece hakikat. İşte gerçek etki böyle doğar. Allah onlardan razı olsun.

Son söz şu olsun, İslam’ı sevdirmek, onu inceltmekle değil,aslını, özünü ve ölçüsünü cesaretle ortaya koymakla mümkündür. Hoşgörü, ayetle ve hadisle birlikte anlamlıdır. Mekânlar, niyetin aynasıdır. Ekranlar, mesajın taşıyıcısıdır. Eğer biz içini boşaltırsak, bir gün geriye sadece kabuk kalır ve kabuklar, fırtınaya dayanmaz. Allah’a ısmarladık hoşça kalın.

Aydın Benli

Siyaset Bilimci Yazar

İRAN’A SALDIRI, BÖLGEYE SALDIRIDIR!


Ortadoğu yeniden bir ateş çemberine sürüklenmek isteniyor. İran’a yönelik askeri müdahale ihtimali konuşuluyor. Tehdit dili yükseliyor, savaş senaryoları servis ediliyor. Oysa açık bir gerçeği görmek gerekiyor, İran’a yönelik bir saldırı, yalnızca bir devlete değil, bölgesel istikrara yönelmiş bir hamledir.

İran, 90 milyona yaklaşan nüfusuyla, köklü devlet geleneğiyle ve bölgesel etkisiyle sıradan bir ülke değildir. Tarih boyunca işgale karşı direnmiş, dış müdahalelere karşı kendi siyasal sistemini korumuş bir devlettir. Eleştirilecek yönleri olabilir,ancak hiçbir ülkenin egemenliği dış güçlerin askeri operasyonlarıyla dizayn edilemez.

Uluslararası hukukun temel ilkesi açıktır, egemenlik ve toprak bütünlüğü dokunulmazdır. Bir ülkeye yönelik tek taraflı askeri saldırı, Birleşmiş Milletler sistemi açısından da meşruiyet sorunu doğurur. “Önleyici savaş” ya da “güvenlik tehdidi”gibi kavramlar, geçmişte Irak örneğinde olduğu gibi milyonlarca insanın hayatına mal olmuş felaketleri meşrulaştırmak için kullanılmıştır.

İran’a yapılacak bir müdahale yalnızca Tahran’ı hedef almaz. Irak’ı, Suriye’yi, Lübnan’ı, Körfez’i ve doğrudan Türkiye’yi etkiler. Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimali küresel ekonomiyi sarsar. Petrol fiyatları fırlar, enerji krizi derinleşir. Küresel tedarik zincirleri kırılır ve en önemlisi milyonlarca sivil yerinden olabilir.

Olası bir savaşın en ağır sonuçlarından biri kitlesel göç olacaktır. İran gibi büyük ve nüfus yoğunluğu yüksek bir ülkede yaşanacak geniş çaplı bir çatışma, milyonlarca insanı sınır hatlarına yönlendirebilir. Bu insanların önemli bir kısmının rotası Türkiye olacaktır. 5 milyonluk bir göç dalgası ihtimali, sadece insani değil; ekonomik, sosyal ve güvenlik boyutları olan devasa bir kriz anlamına gelir.

Türkiye zaten uzun yıllardır göç yükünü taşıyan bir ülke. Suriye savaşı bunun en somut örneğidir. Böyle bir tabloda barınma, istihdam, kamu hizmetleri, sosyal uyum ve sınır güvenliği yeniden ağır baskı altına girer. Bu mesele artık yalnızca dış politika başlığı değil doğrudan milli güvenlik meselesidir.

Unutulmamalıdır ki savaşın kazananı yoktur. En ağır bedeli siviller öder.

İran’ın güvenlik kaygıları, bölgesel rekabetleri ve nükleer programı elbette tartışılabilir. Ancak çözüm askeri yıkım değil diplomatik müzakeredir. Nükleer anlaşma masası yeniden kurulabilir. Bölgesel güvenlik mekanizmaları güçlendirilebilir. Sert güç yerine akıllı diplomasi tercih edilebilir.

Türkiye açısından tablo nettir, komşumuz İran’ın istikrarsızlaşması Türkiye’nin güvenliğini doğrudan etkiler. Sınır güvenliği, ticaret yolları, enerji arzı ve göç riski hayati başlıklardır. Türkiye’nin çıkarı İran’ın bombalanmasında değil, bölgede barışın korunmasındadır.

Peki İslam dünyası nerede?

İslam coğrafyası zaten ateş hattında. Gazze yanıyor, Yemen kan ağlıyor, Suriye yıllardır toparlanamıyor. Şimdi İran ihtimali konuşuluyor. Ancak güçlü ve ortak bir diplomatik refleks ortaya konulamıyor. “Savaşa hayır” diyen sesler neden bu kadar cılız? Neden ortak bir caydırıcı diplomasi üretilemiyor?

Bu suskunluk, parçalanmışlığın ve jeopolitik bağımlılıkların sonucudur. Oysa İslam ülkeleri nüfus, enerji kaynakları ve stratejik konum itibarıyla küresel siyasette ciddi bir ağırlık oluşturabilecek potansiyele sahiptir. Eğer ortak tavır alınamazsa, krizler sırayla her başkenti yoklamaya devam eder.

Dünya da büyük ölçüde sessizdir. Küresel güçler çoğu zaman krizleri yönetilebilir araçlar olarak görür. Silah endüstrisi büyür, enerji piyasaları dalgalanır; fakat sınır hattındaki çocuklar, kadınlar ve siviller kaybeder.

Bugün ihtiyaç olan şey güç gösterisi değil diplomatik cesarettir.

Ortadoğu’nun ihtiyacı yeni bir savaş değil, kalıcı bir barıştır.

Mesele yalnızca İran değildir.

Mesele bölgenin geleceğidir.

Mesele milyonlarca insanın yerinden edilme ihtimalidir.

Mesele Türkiye’nin sosyal ve ekonomik dengeleridir.

Bölgemizin geleceği askeri hesaplarla değil, ortak güvenlik ve karşılıklı saygı ilkesiyle inşa edilebilir. Türkiye de bu anlayışın güçlü savunucusu olmalıdır. Çünkü barış yalnızca İran’ın değil, Türkiye’nin ve tüm bölgenin çıkarınadır.

Savaşa hayır.

Dış müdahaleye hayır.

Bölgesel yıkıma hayır.

Aksi halde ateş yalnızca bir ülkeyi değil, bütün bir coğrafyayı yakar.

Allah’a ısmarladık hoşça kalın.

Aydın Benli

Siyaset Bilimci Yazar

SİYASİ ANALİZ, DEĞİŞEN DENGELERDE YENİDEN REFAH GERÇEĞİ!


Kıymetli dostlar,

Türkiye siyaseti yine tarihi bir eşikten geçiyor. Ankara kulisleri kaynıyor, parti içi dengeler yeniden tartılıyor, kamuoyu yoklamaları her hafta yeni bir tablo ortaya koyuyor. Siyasetin doğasında rekabet vardır ancak son dönemde yaşanan gelişmeler, sadece bir rekabeti değil, aynı zamanda bir yön arayışını da işaret ediyor.

Ana muhalefet cephesinde yaşanan tartışmalar bunun en somut örneği. CHP’de kayyım iddiaları, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve gelip gelmeyeceğine dair söylentiler, kurultay sonrası oluşan iç dengeler. Tüm bu başlıklar partinin enerjisini iç tartışmalara yöneltiyor. Üstelik buna bir de devam eden hukuki süreçler ve mahkeme gündemleri eklendiğinde ortaya farklı bir tablo çıkıyor.

Eğer bir siyasi parti kamuoyu önünde sürekli savunma pozisyonunda kalırsa, gündem belirleyen değil gündeme cevap veren konuma düşer. Mahkeme salonları ile siyasi meydanlar arasında sıkışan bir görüntü, seçmen psikolojisini doğrudan etkiler. Seçmen kriz değil çözüm görmek ister polemik değil proje duymak ister iç hesaplaşma değil gelecek vizyonu arar.

Siyaset boşluk kabul etmez. Tam da bu noktada Yeniden Refah Partisi’nin yükselişi dikkat çekiyor. Son genel seçimlerde Türkiye’nin üçüncü büyük partisi olarak önemli bir çıkış yakalayan YRP, bugün geldiği noktada yalnızca bir “sürpriz parti” değil, kalıcı bir aktör olduğunu gösteriyor. Üstelik bu yükseliş gürültülü değil, istikrarlı ve adım adım ilerleyen bir büyüme şeklinde gerçekleşiyor.

Özellikle sahada konuşulan bir gerçek var, Yeniden Refah Partisi’nden seçilmiş olup daha sonra farklı tercihler yapan bazı belediye başkanları ve milletvekillerinin yeniden Refah çizgisine yönelmesi ya da partiye yakın durması. Siyasette seçilmiş isimlerin yön değiştirmesi, sadece kişisel karar değil,aynı zamanda tabandaki eğilimin işaret fişeğidir. Bu durum, YRP’ye olan teveccühün arttığı şeklinde yorumlanıyor.

Bugün sandık kurulsa Yeniden Refah Partisi’nin yüzde 7,5 bandını rahatlıkla aşabileceğine dair değerlendirmeler ciddiyetle konuşuluyor. Daha da önemlisi, anketlerde yüzde 20’lere yaklaşan kararsız seçmen kitlesinin önemli bir bölümünün muhafazakâr hassasiyet taşıyan ve ekonomik kaygıları yüksek seçmenlerden oluşmasıdır. Bu kitle, ideolojik savrulmalardan ziyade netlik ve güven arıyor.

Yeniden Refah Partisi’nin yükselişinin arkasında üç temel dinamik öne çıkıyor.

Birincisi: Net kimlik ve söylem tutarlılığı.

Siyasi yelpazede konumunu belirsizleştirmeyen, tabanına güven veren bir çizgi. Seçmen, nerede durduğunu açıkça gösteren partilere yönelme eğilimindedir.

İkincisi: Ekonomik vurgunun merkezde olması.

“Milli ekonomi”“üretim odaklı kalkınma”, “adil paylaşım” ve dar gelirliyi önceleyen sosyal politikalar.Ekonomik sıkıntının hissedildiği dönemlerde bu mesajlar karşılık buluyor.

Üçüncüsü: Liderlik profili.

Dr. Fatih Erbakan’ın polemikten uzak, sakin ama kararlı dili,Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın mirasını güncel sorunların çözümü doğrultusunda tecrübe ile çözüm arzusu. Bu profil, özellikle yorgun seçmen üzerinde güven duygusu oluşturuyor.

Burada bir başka önemli başlık daha var, miras ve ruh meselesi.

Dr. Fatih Erbakan’ın siyasetteki yürüyüşü, yalnızca bir parti liderliği değil, aynı zamanda Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın temsil ettiği Millî Görüş geleneğinin yeniden yorumlanması olarak görülüyor. 54. Hükümet döneminde ortaya konulan “havuz sistemi”, denk bütçe yaklaşımı, üretim ve sanayi hamleleri bugün yeniden hatırlatılıyor. O dönemin ekonomik disiplini ve yerli üretim vurgusu, günümüz ekonomik tartışmalarında referans noktası haline geliyor.

Yeniden Refah Partisi, 54. Hükümet ruhunu güncelleyerek siyaset sahnesine taşıma iddiasında. Bu iddia sadece nostaljik bir gönderme değil, ekonomik bağımsızlık, ahlaki siyaset ve sosyal adalet ekseninde yeni bir politika üretme arayışı olarak sunuluyor. Parti tabanı da tam olarak bu süreklilik duygusuna sahip çıkıyor.

Bugün Türkiye’de seçmen davranışı üç temel başlık etrafında şekilleniyor, ekonomi, güven ve istikrar.

Ana muhalefetin iç tartışmalar ve hukuki mücadelelerle meşgul olduğu bir atmosferde, Yeniden Refah Partisi teşkilat yapısını güçlendirmeye, saha çalışmalarını artırmaya ve söylemini sadeleştirmeye odaklanıyor. Bu strateji, kararsız seçmen üzerinde etkili oluyor.

Unutmayalım ki kararsız seçmen homojen değildir. İçinde küskünler vardır, protesto oyuna meyilli olanlar vardır, bekle-gör diyenler vardır. Ancak ortak noktaları şudur, güven ararlar. Eğer bir siyasi hareket güven duygusunu pekiştirirse, kararsızların önemli bir bölümünü kendine çekebilir.

Yeniden Refah Partisi bugün tam da bu eşiğe dayanmış görünüyor. Artık soru “barajı geçer mi?” değil, “hangi dengeleri değiştirir?” sorusudur. Çünkü yüzde 7–10 bandı Türkiye siyasetinde kilit bir alan demektir. Bu oran, sadece Meclis aritmetiğini değil, ittifak dengelerini ve yerel seçim stratejilerini de doğrudan etkiler.

Önümüzdeki süreçte CHP’nin enerjisini mahkeme süreçlerine mi yoksa saha çalışmalarına mı vereceği, iktidar kanadının ekonomik tabloyu ne ölçüde toparlayacağı ve Yeniden Refah Partisi’nin yükseliş ivmesini ne kadar sürdürebileceği belirleyici olacak.

Ancak bugünden görünen tablo şudur ki;

Türkiye’de seçmen yeni bir denge arıyor ve Yeniden Refah Partisi bu arayışın merkezinde yer alıyor. Siyasette 24 saat uzun bir zamandır. Fakat istikrarlı yükseliş, günübirlik tartışmalardan daha güçlüdür. Allah’a ısmarladık, hoşça kalın.

Aydın Benli

Siyaset Bilimci Yazar.

Hüseyin Adalan yazdı: Dualarımız aynı değil!

DUALARIMIZ AYNI DEĞİL

Bugün Gazze’ye bakarken yapılan en büyük hata, orayı sadece bir coğrafya, bir savaş alanı, bir insani kriz olarak görmektir. Gazze bundan çok daha fazlasıdır. Gazze, bu çağda kimin hangi gölgenin altında büyüdüğünü açık eden bir aynadır. Gazze, çocukların hangi ahlakla yoğrulduğunu, hangi örnekle beslendiğini, hangi suskunlukla ya da hangi imanla ayağa kalktığını bütün çıplaklığıyla gösteren bir hakikat sahnesidir.

Gazze’de ölen çocuklar, bizim çocuklarımızdan farklı doğmadı. Aynı fıtratla geldiler dünyaya. Aynı korkularla ağladılar, aynı sevinçlerle güldüler. Ama biri ekranların gölgesinde büyüdü, diğeri bombaların altında. Biri konforun rehavetinde, diğeri yokluğun terbiye edici sertliğinde yetişti. Ve bugün Gazze’de gördüğümüz şey, sadece İsrail’in vahşeti değil; ümmetin hangi gölgeleri terk ettiğinin de fotoğrafıdır.

Gazze’de çocuklar erken büyür. Çünkü orada zaman, bizim bildiğimiz gibi işlemez. Orada yaş takvimle ölçülmez, kayıpla ölçülür. Babasını kaybeden bir çocuk bir gecede büyür. Annesini toprağa veren bir çocuk, çocukluğunu da onunla birlikte gömer. Ama dikkat edilmesi gereken asıl nokta şudur: Gazze’de büyüyen çocuklar, bütün bu acıya rağmen ahlaklarını kaybetmiyor. Çünkü onlar hâlâ doğru bir gölgenin altında kalmayı başarıyor.

O gölgenin adı bazen bir annenin sabrıdır. Bazen bir babanın sessiz vakarıdır. Bazen yıkılmış bir evin enkazı altında Kur’an okuyan bir dededir. Bazen bir mücahidin kanla karışmış secdesidir. Gazze’de çocuklar, hayatta kalmayı değil, onurlu yaşamayı öğrenir. Çünkü orada hayatın ucuz, haysiyetin pahalı olduğunu herkes bilir.

Kur’an bize Firavun’un zulmünü anlatırken özellikle bir detayı vurgular: Firavun erkek çocukları öldürüyor, kadınları sağ bırakıyordu. Çünkü Firavun şunu biliyordu: Bir toplum, erkek çocuklarıyla direnir; ama asıl mesele çocukların ruhudur. Bugün Gazze’de yapılan da aynıdır. Çocuklar hedef alınır. Çünkü düşman, gölgenin gücünü bilir. Doğru gölgede büyüyen bir çocuğun, yarın tanktan da uçaktan da korkmayacağını bilir.

İsrail’in korkusu Hamas değildir. İsrail’in korkusu roketler değildir. İsrail’in asıl korkusu, annesinin dizinin dibinde “Allah bizi görüyor” cümlesiyle büyüyen Gazze’li çocuktur. Çünkü o çocuk, büyüdüğünde hesap sormayı bilir. Ölümden korkmaz. Teslim olm az. Satın alınmaz. İşte bu yüzden Gazze’de okullar bombalanır, hastaneler vurulur, çocuklar özellikle hedef alınır. Çünkü hedef beden değil, istikamettir.

Biz ise Gazze’ye bakarken çoğu zaman sadece acıyoruz. Oysa acımak yetmez. Acı, harekete dönüşmediğinde insanı temize çıkarmaz. Gazze bize merhametimizi değil, sorumluluğumuzu hatırlatmak için vardır. Çünkü orada akan kan, sadece Filistinlilerin değil; bu ümmetin kaybettiği ahlakın da bedelidir.

Peygamber Efendimiz “Müminler bir beden gibidir” buyururken, bu bedende bir uzuv acıdığında diğerlerinin uykusuz kalacağını söylemişti. Bugün Gazze yanıyor, ama bu bedenin büyük bir kısmı uyuyor. Daha kötüsü, uykusunu meşrulaştıracak bahaneler üretiyor. “Elimizden ne gelir” diyor. Oysa asıl soru şudur: Biz çocuklarımıza Gazze’yi ne olarak anlatıyoruz?

Bir haber başlığı olarak mı? Bir siyaset meselesi olarak mı? Yoksa bir iman turnusolu olarak mı? Çocuklarımıza Gazze’yi anlatırken hangi gölgeyi kuruyoruz? Onlara zulmü normalleştiren bir dünya mı gösteriyoruz, yoksa zulme karşı susmamayı öğreten bir ahlak mı?

Gazze’deki çocuklar, bombaların altında bile secdeyi terk etmiyor. Bizim çocuklarımız ise rahat koltuklarda namazı erteliyor. Bu fark, imkân farkı değil; gölge farkıdır. Gazze’de çocuklar, ölümle yüz yüze gelince hayatın anlamını daha erken öğreniyor. Bizim çocuklarımız ise hayatı oyun zannedip ölümü hiç düşünmeden büyüyor.

Kur’an’da “Onlar Rablerine güvenip dayanırlar” denirken tarif edilen iman, Gazze’de ete kemiğe bürünmüş haldedir. Orada bir anne, evladının cenazesini taşırken “Elhamdülillah” diyebiliyorsa, bu delilik değildir. Bu, doğru gölgede büyümüş bir neslin göstergesidir. Bu, Peygamber terbiyesinin hâlâ diri olduğunun ispatıdır.

Gazze bize şunu haykırıyor: Bu ümmet hâlâ bitmedi. Ama bu ümmetin yeniden dirilmesi için çocukların tekrar doğru gölgede büyümesi gerekiyor. Ekranların, ideolojilerin, konforun, korkunun değil; Peygamber ahlakının gölgesinde. Çünkü çocuklarını kaybeden bir toplum, geleceğini de kaybeder. Gazze çocuklarını kaybetmiyor; bedel ödüyor ama istikametini kaybetmiyor.

Asıl korkulması gereken budur. Çünkü doğru gölgede büyüyen çocuklar, bir gün hesabı dünyaya sorar. Bugün Gazze’de yanan ateş, yarın bu dünyanın vicdanını yakacak. Ve o gün geldiğinde, herkes hangi gölgede durduğunu hatırlayacak.

Soruyu tekrar sormak zorundayız: Biz çocuklarımızı kimin gölgesinde büyütüyoruz? Gazze’yi izleyen mi, Gazze’yi anlayan mı yetiştiriyoruz? Zulme ağlayan mı, zulme karşı duran mı? Çünkü yarın çocuklarımız bize bakıp bir iz taşıyacak. Ve o iz, ya utancımız olacak ya da kurtuluşumuz.

İşte Gazze, bu yüzden sadece bir şehir değildir. Gazze, bu çağın terbiyesidir. Doğru gölgenin hâlâ var olduğunu haykıran bir çığlıktır. Ve bu çığlık, duyana değil; altına girene hayat verir.

Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e yönelik skandal sözleri Kınıyorum!

Bir toplumun en köklü hafızası, diliyle, inancıyla, örfüyle ve elbette ki kıyafetiyle yaşar. Asırlardır taşınan yöresel kıyafetleri “aşağılayıcı” sözlerle hedef almak, yalnızca bir kumaş parçasını değil, o kumaşın içindeki tarihi, emeği ve kimliği küçümsemektir. Daha da acısı, bunu yaparken kendini milliyetçi olarak tanımlayanların ortaya koyduğu bu çelişkidir.

Milliyetçilik, köküne saygı duymaktır, değerini korumaktır, milletin onurunu savunmaktır. Kendi milletinin kıyafetine dudak büküp, kendi insanının kültürünü hor gören bir anlayışın milliyetçilikle uzaktan yakından ilgisi olamaz. Medeniyeti çıplaklıkta, ilerlemeyi köksüzlükte arayan bu zihniyet, aslında ne bu toprağı tanır ne de bu milletin ruhunu anlar.

Toplumu ayrıştıran, insanları inancı ve yaşam biçimi üzerinden hedef gösteren dil özgürlük değil, sorumsuzluktur. Eleştiri başka şeydir, hakaret başka. Fikir beyanı başka şeydir, kin ve düşmanlığı körüklemek başka. Hukukun devreye girmesi de tam bu çizginin aşıldığı noktada anlam kazanır.

Bugün gelinen noktada, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Sayın Zeynep Güneş hakkında yürütülen süreç üzerinden yapılan tartışmalar bize şunu bir kez daha göstermiştir ki  bu milletin değerleri sahipsiz değildir. Kültürüne, inancına ve kimliğine yönelen her küçümseyici dil toplum vicdanında karşılığını mutlaka bulur.

Hiç kimse bu toprakların evladına kendi kültüründen utanmayı öğretemez. Hiç kimse asırlık mirası “geri kalmışlık” diyerek yok sayamaz. Çünkü ben biliyorum ki kökünü inkâr edenin geleceği de olmaz.

Bu nedenle, değerlerimizi hedef alan bu anlayışı en sert şekilde kınıyorum. Kıyafet üzerinden yapılan küçümsemenin de, sahte milliyetçilik maskesi altında yürütülen bu dilin de karşısında durmak; yalnızca bir tercih değil, bir sorumluluktur.

Sayın Zeynep Güneş’in yanında olduğumu ve kendisini desteklediğimi açıkça ifade ediyorum. Mesele kişilerden öte; kültüre, saygıya ve toplumsal huzura sahip çıkma meselesidir.

Unutulmasın ki; Bu millet çok şey gördü, çok badire atlattı ama hiçbir zaman kendi değerlerinden vazgeçmedi. Bugün de vazgeçmeyecek.

Allah’a emanet olun.

Benim Gözümle Gezelim Fas 1 Kazablanka

Kazablanka’da Anne–Kız Bir Gün

Baharat, Minare ve Bir Senegalli Kuaför

Kazablanka kendini hemen sevdiren şehirlerden değil.

Önce mesafeli. Biraz gürültülü, biraz sabırsız. Ama tam da bu yüzden gerçek. Kızım Erva ile bu şehrin sokaklarında yürürken, turist olmaktan çok yolcu gibi hissettik kendimizi.

Yolumuz Habous Mahallesi’ne düşüyor. Fas mimarisini tanımak isteyenler için sakin ve düzenli bir başlangıç noktası. Küçük dükkânlar, kitapçılar, seramikçiler… Erva burada ilk hatıra defterini seçiyor. Bir şehri tanımaya küçük seçimlerle başlamak iyi geliyor.

Ardından Marché Central (Central Market).

Burası Kazablanka’nın mutfağı. Balık tezgâhları, taze meyveler, çiçekler… Hayat vitrine konmamış, olduğu gibi akıyor. Bir köşede durup insanları izlemek, bu şehri anlamanın en kısa yolu.

Derken meşhur çarşı…

Baharat kokuları birbirine karışıyor; safran, kimyon, nane. Renkler yüksek sesle konuşuyor. Erva’nın gözü boncuklarda, kumaşlarda. Satıcıların bakışında acele ettirmeyen bir hâl var.

Ve günün sürprizi tam burada çıkıyor karşımıza:

Çarşının bir köşesinde, küçük bir tabure, başında Senegalli seyyar bir kuaför. Sohbet başlıyor, gülüşmeler artıyor. Bir anda kendimi taburede buluyorum. “Tırnağını da yaparım” diyor. Yapıyor. Kazablanka’da, bir çarşının ortasında, Senegalli bir ustanın ellerinde tırnak yaptırıyorum. Erva kahkahalarla izliyor. Hiçbir rehberde yazmayan, ama hafızaya kazınan anlardan biri.

Öğle vakti tajin masaya geliyor.

Toprak kap açılıyor, buhar yükseliyor. Baharatlar baskın değil; dengeli. Et yumuşak, sebzeler sabırlı. Erva’nın tabağı benden önce bitiyor. Bir ülkeyi sevmek bazen tek bir lokmayla başlıyor.

Sonra Corniche Ain Diab…

Atlantik Okyanusu kenarında kısa bir yürüyüş. Şehir biraz duruluyor, nefes aldırıyor. Erva dalgaları sayıyor, ben sessizce bakıyorum.

Ve elbette Hasan II Camii.

Kazablanka’nın kalbi. Okyanus üzerine uzanan ihtişamı, gökyüzüne değil sanki insanın içine yükselen minaresi… Avluya adım attığımızda ikimiz de susuyoruz. Erva elimi tutuyor. Büyük yapılar bazen insanı ürkütür; burası insanı sakinleştiriyor.

Kazablanka bize şunu öğretti:

Planladıkların güzel, başına gelenler unutulmaz.

Pahalı taksilerden vazgeçip InDrive’la yol bulmak,

çarşının ortasında yapılan bir tırnak,

bir cami avlusunda tutulan bir çocuk eli…

Bu şehir bize kartpostal vermedi.

Ama bir anne ile kızın gülüşlerini, şaşırmalarını ve “iyi ki geldik” duygusunu fazlasıyla verdi.

Editör Notu

Kazablanka’ya gideceklere küçük bir hatırlatma:

Bu şehir size önce mesafeli davranır. Sabır ister. Ama acele etmezseniz, planların arasına sızan küçük anlarla kendini açar.

• Ulaşımda InDrive, taksilere iyi bir alternatif.

• Habous Mahallesi ve Marché Central, şehri tanımak için ideal duraklar.

• Tajin, çocukla da rahatlıkla yenebilen, dengeli bir lezzet.

• Hasan II Camii, sadece görülmez; hissedilir.

• Ve en önemlisi: En kıymetli hatıralar, alışveriş torbasına değil, kalbe sığar.

“Bal Tuzağı” İstihbaratın En Eski ve En Tehlikeli Silahı ve Jeffrey Epstein

İstihbarat dünyasında kurşunlardan daha etkili silahlar vardır. Bunların başında da “bal tuzağı” olarak bilinen yöntem gelir. Bu yöntem, görünüşte romantik ya da duygusal bir ilişkinin arkasına gizlenmiş, son derece hesaplı ve profesyonel bir istihbarat operasyonudur. Tarih boyunca büyük devletler, kritik bilgileri elde etmek ya da hedef şahısları kontrol altına almak için bu yöntemi defalarca kullanmıştır.

Bal tuzağı, temelde hedef kişinin zafiyetleri üzerine kurulur. Bu zafiyet kimi zaman yalnızlık, kimi zaman şehvet, kimi zaman da hırs ve ihtiras olabilir. İstihbarat servisleri, hedefi önce analiz eder sonra zaaflarını, alışkanlıklarını ve psikolojik kırılma noktalarını tespit eder. Ardından sahneye “tuzak unsuru” çıkar. Bu kişi, hedefin ilgisini çekecek özelliklerle donatılmıştır. Kurulan ilişki, gerçek bir duygusal bağ gibi görünse de aslında her adımı planlanmış bir operasyondur.

Amaç her zaman aynıdır, bilgi, nüfuz veya şantaj materyali elde etmek.

Soğuk Savaş döneminde Doğu Bloku ve Batı istihbarat servisleri arasında yaşanan gizli savaşta bal tuzağı operasyonları sıkça kullanıldı. Sovyetler Birliği’nin KGB teşkilatı, özellikle Batılı diplomat ve askerleri hedef alan bu tür operasyonlarla tanınırdı. Aynı şekilde Batılı servislerin de benzer yöntemlere başvurduğu bilinen bir gerçektir. İstihbarat dünyasında bu yöntem, adeta “klasik” bir araç haline gelmiştir.

Son yıllarda kamuoyuna yansıyan bazı büyük skandallar, bu yöntemin yalnızca geçmişte kalmadığını, günümüzde de çok daha sofistike biçimlerde kullanıldığını göstermektedir. JeffreyEpstein dosyaları, dünya siyaset ve iş çevrelerinin karanlık ilişkilerini gözler önüne seren önemli bir örnektir.

Epstein’ın cezaevinde ölümü de bu tartışmaların en kritik başlıklarından biri haline gelmiştir. Resmî kayıtlara göre 10 Ağustos 2019’da New York’taki Metropolitan CorrectionalCenter’da intihar etmiştir. Ancak olayın yaşandığı gün güvenlik kameralarının arızalı olması, nöbetçi gardiyanların görevlerini ihmal ettiğine dair raporlar ve cezaevi prosedürlerindeki ciddi aksaklıklar, kamuoyunda büyük soru işaretleri doğurmuştur. Bu durum, yalnızca bir adli vaka olmaktan çıkmış, küresel ölçekte tartışılan bir güvenlik ve istihbarat meselesine dönüşmüştür.

İstihbarat dünyasında genel kabul gören bir ilke vardır kiDevletler, kendileri için kritik görevler üstlenmiş kişileri kolay kolay kaderine terk etmez. Çünkü o kişi yalnızca bir birey değil, aynı zamanda bir bilgi deposudur. Bildikleri, ilişkileri ve taşıdığı sırlar, birçok devlet veya güç odağı için hayati öneme sahip olabilir. Bu nedenle bazı çevreler, Epstein gibi çok sayıda güçlü isimle ilişkisi olduğu iddia edilen bir kişinin cezaevinde bu kadar “tesadüfi” ihmaller zinciri içinde ölmesini inandırıcı bulmamaktadır.

Kameraların çalışmaması, gardiyanların uyuması, prosedürlerin uygulanmaması gibi tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, kamuoyunda “Bu gerçekten bir intihar mıydı?” sorusu hâlâ güçlü biçimde sorulmaya devam etmektedir. 

Bal tuzağı operasyonlarının mantığı da tam bu noktada devreye girer. Eğer bir kişi, dünya liderleri ve büyük güç odakları hakkında kritik ve potansiyel olarak yıkıcı bilgilere sahipse, o kişinin kaderi artık yalnızca bireysel bir mesele olmaktan çıkar. Bu durum, devletler arası güç dengeleriyle doğrudan ilişkili hale gelir.

İşte bu yüzden, karşı istihbarat faaliyetleri modern devletler için hayati önem taşır. Sadece bilgi toplamak değil, aynı zamanda kritik kadroları bu tür tuzaklardan korumak da milli güvenliğin temel unsurlarından biridir. Çünkü bazen bir skandal, bir kayıt ya da bir fotoğraf, bir ülkenin siyasi yönünü bile değiştirebilir.

Ödüllü “İSTİHBARATÇI– Akıl Oyunları Romanımızda bu konuyu işlemiştik okumanızı tavsiye ederim. Allah’a ısmarladık hoşça kalın.

Epstein Dosyaları Bir Skandal Değil, Bu Bir İnsanlık Suçudur

Artık “şok olduk”“dehşete kapıldık” gibi süslü cümleleri bir kenara bırakalım. Jeffrey Epstein dosyaları bir skandal değildir. Bu, modern dünyanın göbeğinde işlenmiş örgütlü bir insanlık suçudur ve bu suçun failleri, sokak aralarında değil; saraylarda, plazalarda, kürsülerde dolaşmıştır.

ABD Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı üç milyon belge, aslında buzdağının görünen ucudur. Gazetecilerin, hukukçuların, araştırmacıların ortak kanaati nettir, en kirli, en mide bulandırıcı görüntüler hâlâ kasalarda bekletilmektedir. Neden? Çünkü o görüntüler yayınlandığı an, “saygın” diye sunulan birçok ismin maskesi paramparça olacaktır.

İddialar korkunçtur. Epstein adasında her odada gizli kameralar olduğu, bu kameraların çocuklara karşı işlenen suçları kaydettiği öne sürülmektedir. Yaşları sekize kadar düşen çocukların sistematik biçimde istismar edildiği iddiaları, artık “komplo teorisi” değil, dosyalara girmiş beyanlardır. Ve bu adaya gidenler, sıradan insanlar değildir.

Siyasetin tepesinde olanlar…

Küresel sermayenin tanrıları…

Medyada “aydın”vizyoner“rol model” diye parlatılan figürler…

İsimler telaffuz ediliyor, ardından hemen şu sihirli cümle geliyor, “Hakkında kesinleşmiş hüküm yok.” Evet, yok. Çünkü sistem tam olarak bunun için var. Güçlülerin yargılanmaması için.

Virginia Giuffre’nin anıları bu yüzden bir tokattır. Nobody’sGirl” bir kitap değil, hayatta kalabilmiş bir kurbanın mahkeme salonlarına sığmayan haykırışıdır. Bir insanın, “Bir seks kölesi olarak ölebilirdim” cümlesini kurması, tek başına bu düzenin çürümüşlüğünü anlatmaya yeter. Prens Andrew hakkında dile getirdiği iddialar inkâr edildi, parayla susturulmaya çalışıldı. Ama hakikat parayla boğulmaz; sadece geciktirilir ve şimdi asıl can yakan gerçeğe gelelim:

Bu iğrençliği yapanlar “cahil”“eğitimsiz”“ilkel” insanlar değildir. Tam tersine en iyi üniversitelerden mezun, en pahalı takım elbiseleri giyen, ahlak dersi vermeyi seven elit bir zümredir.

Demek ki sorun cehalet değil.

Demek ki sorun eğitim değil.

Sorun, ahlakın bilinçli olarak imha edilmesidir.

Ahlak gittiğinde geriye sadece çıplak içgüdü kalır. Güçlü olanın her şeyi yapabildiği, paranın suçu yıkadığı, çocukların bile “bedel” haline geldiği bir bataklık kalır ve bu bataklığa “özgürlük”“modernlik”, “ilerleme” denir.

Hayır.

Bu ilerleme değil bu vahşetin cilalanmış hâlidir. Epstein öldü, dosyalar açıldı deniyor. Ama gerçek şu ki eğer tüm görüntüler, tüm isimler, tüm ilişkiler ortaya dökülmezse, Epstein hâlâ yaşamaya devam ediyor demektir. Bir kişi olarak değil, bir sistem olarak. Artık bu noktadan sonra susan herkes suç ortağıdır. Görüp de konuşmayan, bilip de saklayan herkes bu karanlığın parçasıdır ve eğer bu dosyalar da bir şekilde örtbas edilirse, evet.

Adalet yoksa, kıyamet gerçekten kopmalıdır, yaşasın zalimler için CEHENNEM…

Allah’a ısmarladık hoşça kalın.

3 ilimizde okullar 1 gün tatil edildi!

Yurdun büyük bir bölümünü etkisi altına alan soğuk hava dalgası nedeniyle birçok ilde eğitim-öğretim aksadı.

VAN'DA EĞİTİME 1 GÜN ARA VERİLDİ

Çaldıran Kaymakamlığı tarafından yapılan açıklamada, "Meteoroloji Bölge Müdürlüğünden alınan değerlendirmeler neticesinde, Çaldıran’da etkisini sürdüren yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle 11 Şubat 2026 Çarşamba günü ilçemiz geneli resmi/özel tüm örgün ve yaygın eğitim kurumlarında (Halk Eğitim Merkezleri, Aile Destek Merkezleri ve Rehabilitasyon Merkezleri dahil) eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli, kronik hasta ve hamile personelimiz idari izinli sayılacaktır. 0-6 yaş çocuğu olan kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan anneler de idari izinli sayılacaktır" denildi.

  • AĞRI'DA OKULLAR TATİL EDİLDİ

Ağrı'da etkili olan yoğun kar nedeniyle il genelindeki köy okulları ve taşımalı eğitim veren okullarda yarın eğitime ara verildi.

Valilikten yapılan açıklamada, meteorolojik veriler doğrultusunda çarşamba günü için il genelinde yoğun kar yağışı beklendiği belirtildi.

Açıklamada, ulaşımda yaşanabilecek aksaklıklar ve buzlanma riski dikkate alınarak il genelindeki köy okullarında ve taşımalı eğitim veren okullarda yarın eğitime ara verildiği ifade edildi.

  • ERZURUM

Erzurum’da iki gündür şiddetli şekilde devam eden kar yağışı nedeniyle; soğuk hava, don ve buzlanma riski ile karla mücadele faaliyetleri dikkate alınarak Aziziye, Palandöken ve Yakutiye ilçelerinde eğitime 1 gün ara verildi.

Erzurum Valiliği tarafından konu ile ilgili yapılan açıklamada, "İlimizde etkili olan kar yağışıyla birlikte soğuk hava, don ve buzlanma riski ile karla mücadele faaliyetleri nedeniyle; 11.02.2026 Çarşamba günü Aziziye, Palandöken ve Yakutiye ilçelerimizde bulunan resmî ve özel anaokulu, ilk okul, orta okul ve liselerde eğitime 1 (bir) gün süreyle ara verilmiştir. Aynı tarihte hamile ve engelli kamu personelimiz de 1(bir) gün süreyle idari izinli sayılacaktır. Vatandaşlarımızın, buzlanma ve don olaylarına karşı dikkatli olmaları; karla mücadele çalışmaları sebebiyle zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları önemle rica olunur" denildi.

6284 Sayılı Kanun Koruma mı, Yeni Bir Zulüm Biçimi mi?

“Hz. Yusuf kuyudan çıktı, Mısır’a sultan oldu” deriz. Doğru. Ama o cümlenin arasında yutkunarak geçilen bir hakikat vardır. Hz. Yusuf (a.s.), suçsuz olduğu hâlde yıllarca zindanda tutuldu. Gömleği arkadan yırtılmıştı, hakikatin delili ortadaydı. Buna rağmen, dönemin yasaları ve saray entrikaları “Kadının beyanını” esas aldı, adaleti değil. Neticede Yusuf, iffetiyle sınanmadı yalnız hukukun körlüğüyle sınandı.

Bugün 6284 sayılı Kanun etrafında dönen tartışmalar, işte tam bu noktaya temas ediyor. Kadını korumak iddiasıyla çıkarılan bir düzenlemenin, masumiyet karinesini zedelediği, aileyi korumak adına aileyi parçaladığı, adalet üretmek yerine yeni mağduriyetler doğurduğu yönünde ciddi itirazlar var. Bu itirazlar, şiddeti meşrulaştırma çabası değil hukukun terazisinin şaştığına dair bir feryattır.

Kur’an bize Hz. Yusuf kıssasında şunu öğretir, İffet, sabır ve adalet bir bütündür. Yüce Allah, Yusuf’un beşerî bir arzu hissettiğini ama ihlâsıyla korunmuş olduğunu bildirir. Buna rağmen, dedikodu kazan kaynatınca, Züleyha’nın talebiyle zindan kapıları kapanır. Hakikat bilinir ama siyaset, dedikodu ve güç dengeleri ağır basar. Zamanından çalınmış bir hayat. Biz hep Hz. Yususf’un iffet tarafını anlar, o taraftan baktık, asıl bakılacağı yer kadının beyanı ile gömleği arkadan yırtılması açık delil olmasın rağmen Hz. Yusuf zindana atıldı ve 12 yıl kadın beyanı ile ömründen ömür gitti.

Bugün de “günümüz Yusufları” var. İddia var, yargı yok, beyan var, delil yok, tedbir var, denetim yok. Uzayan yargılamalar, sorgusuz sualsiz evden uzaklaştırmalar, süresiz nafaka uygulamaları… Bunlar şiddeti önlemek yerine, yeni bir sosyal yarılma üretiyor. Aile yıkıldıkça toplum yoruluyor; toplum yoruldukça devletin omurgası zayıflıyor. Aile, medeniyetin çekirdeğidir, çekirdek çürürse gövde ayakta kalmaz.

Mesele “kadın mı erkek mi” meselesi değildir. Mesele adalettir. Kötü niyetin suiistimal alanı bulduğu her hukuk düzeni, masumları ezer. İstatistikler, uzun yargılama sürelerinin, hukuki belirsizliklerin ve denetimsiz tedbirlerin, şiddeti azaltmak yerine artırabildiğini söylüyor. Çünkü adalet geciktiğinde, öfke birikir, hukuk zayıfladığında, toplumsal güven çöker.

Bir iftira ihtimali bile, hukukun titremesine yetmelidir. Elinde zikirmatikle yürüyen bir ihtiyarın, tek bir iddiayla linç kültürüne teslim edilmesi, toplumun vicdanını yaralar. Yusuf’un gömleği arkadan yırtıktı, bugün ise gömlek bile sorulmadan kararlar verilebiliyor.

Kadını koruyalım, evet. Ama adaleti yaralayarak değil. Şiddeti önleyelim, evet. Ama masumiyet karinesini feda ederek değil. Hukuk, kötü niyeti ödüllendiren bir mekanizma hâline gelirse, yarın kimse güvende olmaz.

Hz. Yusuf’un kıssası bize şunu öğretti Adalet, güçlünün değil hakikatin yanında durduğunda sultan olur. Aksi hâlde zindanlar dolar, vicdanlar boşalır. Bugün yapılması gereken 6284’ü ideolojik sloganların değil, adaletin terazisinde yeniden tartmaktır. Çünkü adalet yoksa, koruma da yoktur.

Baba figürü 6284 sayılı kanunla yok edildi, babalar, erkekler, eşler şiddetçi, tacizci gibi olguyla toplum nazarında değersizleştirildi. Çocuklar ile babaların bağı kesildi, baba nafaka ödeyen, gelir kapısı olarak görüldü, halbuki Yusuf kıssasında bunları bildirmişti bize. Kendine Yusuf diyenler saraya sultan olanlar değil, kadının yalan beyanı ile zindana atılan, evlatlarından koparılanlardır.  

“Kötülüğe ortak olmak, o kötülüğü bizzat işlemek kadar günahtır” sözü, sadece bireysel günahları değil, sistemi kuranları, sürdürenleri ve susarak meşrulaştıranları da kapsar. Zulüm yalnızca eliyle vuranın eseri değildir, kalemiyle yazanın, o kaleme imza atanların ve haksızlığı görüp sessiz kalanların da payı vardır.

6284 sayılı Kanun, niyet olarak ‘koruma’ iddiası taşısa da uygulamada birçok masum insanı mağdur etmiş, aileleri dağıtmış, iftirayı delil yerine koymuş, adaletin terazisini bozmuştur. İşte tam bu noktada mesele sadece hukuki değil, ahlaki ve vicdanidir.

Bu yanlıştan dönülmesi dileğimle Allah’a ısmarladık hoşça kalın.

DÖNÜŞ YAPANLAR VE KUL HAKKI

Bu hafta bu köşede yazdıklarım bir siyasi analizden çok, içimde biriken bir sızının kelimelere dökülmüş hâlidir. Çünkü mesele sadece siyaset değil, mesele emek, umut ve kul hakkıdır.

Bir insan seçime girerken yalnız yürümez. Ardında bir teşkilatın ayak izleri vardır. Yağmurda ıslanan afişler, soğuk akşamlarda çalınan kapılar, “bir çayımızı için” diye uzatılan eller vardır. Gençlerin koşturması, yaşlıların duası, kadınların sessiz sabrı vardır ve sandık günü, bütün bu emek tek bir zarfa sığdırılır. O zarf, sadece bir oy değildir bir güvendir, bir inançtır, bir emanettir.

Seçmen o mührü basarken çoğu zaman bir isme değil, bir duruşa basar. Bir lidere güvenir, bir davaya inanır, bir çizgiye umut bağlar. İşte tam da bu yüzden, seçildikten sonra partisini terk eden her siyasetçi, sadece bir partiyle değil o emanetle de yollarını ayırmış olur.

Bugün “dönüş yapanlar” çoğalıyor. Bir partinin rüzgârıyla, genel başkanın adıyla, teşkilatın alın teriyle seçilenler, koltuğa oturduktan sonra başka bir yola sapıyor. Yeniden Refah Partisi’nin Şanlıurfa’da kazandığı başarıda Dr. Fatih Erbakan’ın ismi, Millî Görüş’ün hafızası ve teşkilatın emeği inkâr edilebilir mi? Sonrasında yaşanan kopuş, sadece bir istifa değil, sandıkta kurulan bağın sessizce koparılmasıdır.Kendine güvenen bağımsız aday olarak seçime girsin! Giremez çünkü partinin logosu ve teşkilat gücü ile kazanmalı.

Bu durum seçmeni kızdırmıyor sadece, kırıyor. Çünkü seçmen kendini aldatılmış hissediyor. “Ben oyumu sana değil, senin temsil ettiğini söylediğin şeye verdim” diyor. İşte siyasette en tehlikeli duygu budur, Kırgınlık. Öfke geçer, tartışma biter ama kırılan güven kolay onarılmaz.

Hukuk bu geçişlere izin veriyor, evet. Ama vicdan her zaman aynı yerde durmuyor. Merhum Alev Alatlı’nın o sarsıcı sözü burada yankılanıyor.

“Helalleşmek, mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olmalıdır. Çünkü her yasal hak helal değildir ve olamaz.”

Kul hakkı, dile gelmez ama ağırdır. Teşkilatların hakkı vardır evine afiş asan gencin, kendi imkânıyla yol yapan gönüllünün hakkı vardır. Seçmenin hakkı vardır, çocuğunun rızkından artırıp bağış yapanın, sandık başında sabahın köründe bekleyenin hakkı vardır. Peki bütün bu insanlar, partisinden dönenlere haklarını helal ediyor mu?

Geçmişte İYİ Parti kurulurken CHP’den verilen 20 milletvekili hâlâ konuşuluyor. Çünkü siyaset hafızası unutmaz. Ama bugün yaşananlar daha sessiz, daha derin. Ne helallik isteniyor ne de yüzlere bakılıyor. Sadece “ben yoluma bakarım” deniyor. Oysa siyaset, sadece yol almak değil geride bırakılanların gözlerine bakabilmektir.

Sandık, bir sözleşmedir. Yazılı değildir ama kalptedir. O sözleşme bozulduğunda, koltuk yerinde durur belki ama itibarı taşıyacak bir vicdan kalmaz. Bugün parti değiştirenler, yarın halkın arasında yürürken o sessiz bakışlarla karşılaşır. Çünkü seçmen bağırmaz, sadece unutmaz.

En acı olan şudur ki helallik alınmadan yapılan her siyasi dönüş, mahkemede kazanılmış bir dava gibi görünse de vicdanlarda kaybedilmiş bir hayattır. Kul hakkı, zamanı gelince sorar. Dönenler halk nazarında siyaseti ve siyasetçinin itibarını sizler belirliyorsunuz. Halk unutmaz vakti gelende sandıkta hatırlar. Allah’a ısmarladık hoşça kalın…

Aydın Benli

Siyaset Bilimci Yazar.

Eski AK Parti Uşak Milletvekili Altay hayatını kaybetti

Bir süredir kanser tedavisi gören Altay, 16 Ocak'ta Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındı. Tedavisine 20 Ocak'tan bu yana yoğun bakım servisinde devam edilen Altay, bugün hayatını kaybetti.

AK Parti Uşak İl Başkanlığından yapılan açıklamada, "Uzun yıllar şehrimize hizmet etmiş olan önceki dönem milletvekilimiz Mehmet Altay abimizin vefat ettiğini büyük üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Merhuma Cenabıallah'tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına, teşkilatımıza ve tüm hemşehrilerimize sabır ve başsağlığı diliyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Altay'ın cenazesinin, yarın Ulubey ilçesindeki Halil Efendi Camisi'nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği belirtildi.

  • Siyasilerden taziye mesajları

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, hayatını kaybeden 24, 25, 26 ve 27. Dönem AK Parti Uşak Milletvekili Mehmet Altay için taziye mesajı yayımladı.

AK Parti sözcüsü Çelik, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "24, 25, 26 ve 27. Dönem Uşak Milletvekilimiz, çok kıymetli yol arkadaşımız Mehmet Altay'ı kaybetmekten çok büyük üzüntü duyduk. Değerli ailesinin ve teşkilatımızın başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Önceki dönemler Uşak milletvekilimiz, değerli yol arkadaşımız Mehmet Altay'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Mehmet kardeşimize Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve teşkilatımıza başsağlığı ve sabırlar diliyorum." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda, "Önceki dönem AK Parti Uşak Milletvekili, değerli kardeşimiz Mehmet Altay'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyorum. Mekanı cennet olsun." ifadelerine yer verdi.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda "24, 25, 26 ve 27. Dönem Uşak Milletvekilimiz Sayın Mehmet Altay'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve AK Parti camiasına sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet, makamı ali olsun" dedi.

Ünlü alim Seyyid Ömer el-Ceylani Hakk’a yürüdü

Bir ilim çınarı devrildi. Şâfiî fıkhının önemli müftülerinden ve tasavvuf yolunun seçkin rehberlerinden Seyyid Ömer el-Ceylânî, ilim yolculuğu kapsamında gittiği Endonezya’ya yapılan uçuş sırasında, kitap okurken Hakk’a yürüdü.

  • Son Nefese Kadar İlimle Meşguliyet

Seyyid Ömer el-Ceylani'nin vefatı, hayatı gibi vakar ve ilimle dolu oldu. Ceylani, vefatından sadece 15 dakika öncesine kadar kitap mütalaasıyla meşguldü. Son anına kadar ilim denizinden ayrılmaması, talebeleri tarafından "yaşadığı gibi vefat etti" şeklinde yorumlandı.

Endonezya’nın Cakarta şehrindeki bir ilmi davete katılmak üzere yola çıkmıştı.

İslam Alimi Seyyid Ömer Ceylani

  • Yemen'de Başlayan, Mekke'de Olgunlaşan Bir Hayat

1946 (Hicri 1365) yılında Yemen’in Hadramut bölgesinde doğan Ceylani, ilim ehli bir ailede yetişti. Bölgedeki siyasi baskılar nedeniyle Mekke’ye hicret etti.

Mekke’de 30 yılı aşkın süre boyunca kurduğu ilim halkalarıyla Şafii fıkhı, hadis ve tasavvuf dersleri verdi. Dünyanın dört bir yanından gelen alimler onun rahle-i tedrisinden geçti.

O sadece bir hoca değil, aynı zamanda güzel ahlakı ve hilmiyle (yumuşak huyluluğuyla) tanınan bir mürebbi ve mürşid idi.

  • "Cevher Değerinde" Bir Miras

Seyyid Ömer el-Ceylani’nin geride bıraktığı ilmi miras, sadece yazdığı eserlerle değil, dijital platformlarda da takip edilen dersleriyle yaşamaya devam ediyor:

Fıkıh alanındaki derinliği ile tanınan Ceylani, çok sayıda risale ve eser kaleme aldı. Davet çalışmalarını daima Peygamber Efendimiz’in (sav) sünnet ölçüleri çerçevesinde yürüttü. Talebeleri, onun sohbetlerinde dile getirdiği her sözü "cevher değerinde" süzülmüş hakikatler olarak nitelendirdi.

Seyyid Ömer el-Ceylani'nin vefatı, İslam dünyasındaki ilmi ve manevi bağların ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. Mekke'den Endonezya'ya uzanan bu kutlu yolculuğun uçakta kitap okurken sona ermesi, gelecek nesil ilim talebeleri için en büyük nasihattir.

Bu gece gökyüzünde gülen bir yüz oluşacak

Ay'ın genişleyen hilal (waxing crescent) evresinde olduğu bu akşam, üç gök cisminin dizilimi gökyüzünde adeta bir "gülen yüz" figürünü andıracak.

Hilal şeklindeki Ay bir ağız, Satürn ve Neptün ise bu gülümsemenin üzerindeki iki göz gibi görünecek.

  • Gözlem için ipuçları

Bu nadir dizilim, gün batımından hemen sonra batı ufkunda oldukça alçak bir konumda görülebilecek.

Ay ve Satürn, hava kararmaya başladığında çıplak gözle oldukça rahat bir şekilde seçilebilecek.

Dizilimin üçüncü parçası olan Neptün oldukça sönük bir gezegen olduğu için, onu görebilmek için mutlaka bir dürbün veya teleskop kullanmanız gerekecek.

Gök cisimleri ufka yakın olacağı için, binaların veya ağaçların görüşünüzü engellemediği açık bir alan seçmeniz önem taşıyor.

Gökbiliminde kavuşum, iki veya daha fazla gök cisminin Dünya'dan bakıldığında birbirine çok yakın görünmesi durumuna denir.

Bu akşamki üçlü buluşma, hem astrofotoğrafçılar hem de doğa tutkunları için kaçırılmayacak bir manzara sunuyor.

27 Aralık Atatürk’ün Ankara’ya gelişi Yalçın Mıhçı

27 Aralık 1919 Kızılca Gün: Hoş geldin Ata’m!


27 Aralık 1919, yalnızca Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişi değil; Türk ulusal kurtuluş mücadelesinin fiilen merkezileştiği, Ankara’nın direnişin başkenti olarak tarih sahnesine çıktığı gündür. Bu tarih, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde fiili başlangıç noktalarından biri olarak kabul edilir.


İşgalle kuşatılmış bir ülke


1919’da Anadolu karanlık bir dönemden geçiyordu. Osmanlı Devleti fiilen çökmüş, İstanbul işgal altına alınmıştı. Ülkenin dört bir yanı emperyalist güçlerce paylaşılmış, Yunan orduları Batı Anadolu’nun içlerine doğru ilerlemeye başlamıştı. İşgalin yarattığı zulüm, Anadolu’da yerel direniş hareketlerini doğurdu. Ancak bu direnişler parçalıydı ve ulusal bir stratejiden yoksundu.


Samsun’dan Ankara’ya uzanan yol


Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayan süreç, Erzurum ve Sivas kongreleriyle siyasal bir kimlik kazandı. Ulusal egemenlik ve bağımsızlık ilkeleri bu kongrelerde netleşti. Ankara’ya geliş ise Milli Mücadele’nin siyasal ve coğrafi merkezinin belirlendiği dönüm noktası oldu. Anadolu’nun ortasında, işgalden uzak ve ulaşım açısından elverişli olan Ankara, bilinçli bir tercihle mücadelede merkez seçildi.


“Kızılca Gün” ve seymen töresi


27 Aralık 1919’da Ankara’da yaşananlar, sıradan bir karşılama değildi. Binlerce seymen, Dikmen sırtlarında Mustafa Kemal’i karşıladı. Ankara halkının “Kızılca Gün” olarak adlandırdığı bu gün, Türk tarihinde varlık-yokluk dönemlerinde yeni bir liderin kabulünü simgeleyen seymen dizilme töresiyle anlam kazandı. Davullar, sancaklar ve dualarla yapılan bu karşılama, Ankara’nın Milli Mücadele’ye açık desteğinin ilanıydı.


“Uğrunda ölmeye geldik Paşam”


Kaynaklara göre Mustafa Kemal’in “Niçin zahmet ettiniz?” sorusuna seymenlerin verdiği “Uğrunda ölmeye geldik Paşam” yanıtı, Anadolu halkının kararlılığını özetliyordu. Bu sözler, milli mücadelenin liderliğinin halk tarafından benimsendiğini gösteren tarihi bir an olarak kayda geçti.


Kurtuluşun karargâhı, Cumhuriyet’in beşiği
27 Aralık 1919’dan sonra Ankara, Milli Mücadele’nin siyasal ve askeri kararlarının alındığı merkez haline geldi. TBMM’nin açılması, düzenli ordunun kurulması ve Kurtuluş Savaşı’nın yönetimi bu kentte şekillendi. Tarihsel açıdan bakıldığında, 27 Aralık 1919 Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuken değil ama fiilen doğduğu gündür.


Bu tarih, yalnızca bir anma değil; Cumhuriyet’in hangi koşullarda, hangi irade ve bedellerle kurulduğunu hatırlatan güçlü bir tarihsel pusuladır.

27 Aralık Seymen Yürüyüşünde Atatürk’ü Yalçın Mıhçı Canlandırıyor

Her yıl yapılan anma yürüyüşünde Atatürk’ü Yalçın Mıhçı Canlandırıyor

Türkiye’nin Müzikte Markası, Ahmet Egin Müzik Sahnede!

Türkiye’nin Müzikte Markası, Ahmet Egin Müzik Sahnede!

İstanbul’un müzik dünyası, Unkapanı’nın efsanevi döneminden sonra yepyeni bir döneme adım atıyor. Artık şehrin kalbinde Ahmet Egin Müzik, sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin müzik markası olarak sahnede! Sadece şarkıların değil, kültürün, geleneklerin ve toplumun ritminin de şekillendiği bu merkez, müzikseverlere ve sanatçılara yepyeni bir buluşma noktası sunuyor.

Ahmet Egin Müzik, geçmişin Unkapanı ruhunu modern vizyonla harmanlayarak Türkiye müziğini ulusal ve uluslararası arenada temsil etmeyi hedefliyor. Sektör uzmanları, şirketin Türkiye müziğinin tanıtımı ve kültürel etkileşimi için kritik bir rol üstlendiğini belirtiyor.

Kurucu Ahmet Egin, “Müzik, toplumun aynasıdır. Biz de geçmişin izlerini modern bir vizyonla birleştirerek, sanatçılarımızı ve dinleyicilerimizi en iyi şekilde buluşturmayı amaçlıyoruz,” diyor.

Kısa sürede sektörde adından söz ettiren Ahmet Egin Müzik, genç yeteneklere verdiği destek ve inovatif projeleriyle hızla zirveye tırmanıyor. İstanbul ve Türkiye müzik sahnesi artık yeni bir solukla buluşuyor; geçmişin değerleriyle modern müziğin harmanlandığı bu merkez, ülkenin ritmini yeniden yazacak gibi görünüyor.

Instagram: @ahmeteginofficial

Hoşça kalın, Allah’a ısmarladık.

Son 30 yılda büyük çekilme yaşadı: Her geçen yıl biraz daha küçülüyor

Van'a 30 kilometre mesafede bulunan Erçek Gölü, son 30 yılda belirgin bir su kaybı yaşadı. Bölgedeki kuraklık, buharlaşmadaki artış ve çevresel etkiler nedeniyle gölün su seviyesi gözle görülür biçimde azaldı.

Bir zamanlar geniş sazlık alanlarıyla birçok yaban kuşuna ev sahipliği yapan göl, bugün yer yer onlarca metre çekilmiş durumda. Su seviyesinin düşmesiyle gölü besleyen küçük dereler de kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

C I L Xx K J0 Xkytl Xe X9 Aca A

Son yıllarda şüphesiz ülkenin gündemini meşgul eden en büyük konulardan birisi kuraklık olduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakülte Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Yağışların azalması ve yaz aylarındaki sıcaklığın mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi. Bu noktada Van Gölü havzası çok kırılgan bir yapıya sahip. Çünkü Van Gölü havzası kapalı bir havza. Yani havzaya dışarıdan akarsu yoluyla hiçbir su girdisi yok.

Aslında havzanın çok basit bir su bütçesi denklemi bulunuyor. Su girdilerini kış aylarındaki yağan kar yağışları ve yağmur yağışları oluştururken havzadan su çıkışı yalnızca buharlaşmayla oluyor. Artık havzada kış aylarına geç giriliyor. Yaz ayları ise erken karşılanıyor. Şu anda Ekim ayının sonuna yaklaşıyoruz.

Qopi Q D R3V E K Z Eqh Fle D Oxg

Adeta bahardan kalma havalar yaşıyoruz. Geçmişte Aralık ayı geldiğinde havzaya kar yağışı yoğun bir şekilde düşmeye başlarken artık yoğun kar yağışını görmemiz için Ocak ayının ortalarını bekliyoruz. Bu noktada havza için en önemli noktalardan birisi kış aylarında yağan kar yağışı. Çünkü kış aylarında yağan kar yağışları dağların tepelerinde adeta bir depo gibi birikiyor. Yaz aylarında yavaşça eriyerek havzadaki akarsu suları besliyor. Havzanın adeta su deposunu oluşturuyor. Geçtiğimiz 2025 yılı özellikle Şubat ayı yani kış ayında maalesef kar yağışlarında çok büyük bir azalma oldu" dedi.

Wju Rsp M O U27Or7R9Ys Cg

Şubat ayını dikkate alırsak kar yağışında yüzde 60'lık bir azalma meydana geldiğini ifade eden Akkuş, "Geçmişte 10 damla yağış düşerken maalesef Şubat ayında sadece 4 damla kar yağışı düştü. İşte Şubat ayındaki bu kar yağışının azlığının etkilerini içerisinde bulunduğumuz aylarda çok yoğun bir şekilde görüyoruz. Havzada her ne kadar Van Gölü ön plandaysa da Van Gölü'nden sonra havzadaki en büyük göl Erçek Gölü'nü oluşturuyor. Ve Erçek Gölü önemli balıkçılık alanlarından birisi. Özellikle su kuşları, flamingolar için çok çok önemli bir beslenme ve yaşam habitatını oluşturuyor. oluşturuyor. Fakat uydu görüntülerini incelediğimiz zaman kar yağışındaki azlığın ve yaz aylarındaki sıcaklığın mevsim normallerinde yüksek seyretmesinden Erçek Gölü'de maalesef olumsuz bir şekilde etkilenmiş. Özellikle 1995 yılından itibaren Göl'de yaklaşık 6 kilometrekarelik bir alanın şu anda tamamen karaya çıkmış bir vaziyette ve çatlamış beyaz topraklarda oluşuyor.

D F1 Ju Gagf Um G Lsk Ci M Wh8G

Erçek Gölü havzada önemli bir göl. Çünkü gölün yüzde 30'luk kısmı sığ alanlardan oluşuyor. Bu sığ alanlar özellikle flamingolar için adeta bir beslenme yuvası, beslenme habitatı. Diğer kuşlar için üreme alanlarını oluşturuyor. Bütün umutlarımız önümüzdeki kış ayında yani 2026 yılının ümit ediyoruz ki kış mevsimi bol kar yağışlı geçer. 2026 yılı kış ayı da 2025 yılındaki gibi geçerse biz Van Gölü ve Erçekgölü'nün biraz daha geriye doğru çekildiğini göreceğiz" diye konuştu.

Cumhuriyet Bayramı, İstanbul Havalimanı'nda coşkuyla kutlanacak

İstanbul Havalimanı İşletmecisi İGA'dan yapılan açıklamaya göre, dünyanın en önemli küresel aktarma merkezlerinden biri olan İstanbul Havalimanı, her yıl 29 Ekim'de düzenlediği özel etkinliklerle Cumhuriyet coşkusunu yerli ve yabancı binlerce misafiriyle paylaşmaya devam edecek.

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, 29 Ekim'de dış ile iç hatlar ve kara tarafı bölgelerinde 10.00 ile 16.00 saatleri arasında düzenlenecek kortej yürüyüşü ve bando gösterileriyle başlayacak.

A A 20251028 39542696 39542692 C U M H U R I Y E T B A Y R A M I I S T A N B U L H A V A L I M A N I N D A C O S K U Y L A K U T L A N A C A K

Farklı yörelerden geleneksel dans gösterileriyle devam edecek etkinlikler, canlı heykel performanslarıyla renklenecek.

Ayrıca, havalimanının simgesi olan hava trafik kontrol kulesi, bu yıl da 29 Ekim'de özel ışıklandırmalarla Türk bayrağının kırmızı rengine bürünecek.

Birlik ve beraberlik duygusunun yansıtılacağı etkinlikler, yolculara Cumhuriyet coşkusunu doyasıya yaşatacak.

Bursa'da yolcu minibüsü devrildi: Yaralılar var

Bursa'da yolcu minibüsü devrildi. Kaza, Orhaneli ilçesinde yaşandı. Harmancık yönünde seyreden minibüs, sürücüsünün kontrolünden çıkıp devrildi.

Kaza ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekipleri, kazada sekiz kişinin yaralandığını tespit etti.

Yetkililer, yolcuların sağlık durumlarının iyi olduğunu ve hayati tehlikelerinin bulunmadığını belirtti.

Kazanın ardından minibüsün kaldırılması ve yolun tekrar trafiğe açılması için çalışma başlatıldı.

Jandarma ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı.

Konya'da medyum dolandırıcılığına operasyon: 11 tutuklama

Konya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında, sosyal medya platformunda çeşitli dualar ve kişisel bakım ilanlarıyla vatandaşları dolandıran şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi.

Dolandırıcılar tarafından sayfa üzerinden irtibat kurulan kişilerin iradesi fesada uğratılarak toplam 491 bin 200 TL dolandırıldığı tespit edildi.

A W568157 02

Nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri yönünde somut deliller elde edilen 21 şüpheliye yönelik olarak Ankara’da 19, Trabzon’da 1 ve Burdur’da 1 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyon kapsamında 20 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden 11’i tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Yıllar sonra ortaya çıktı: Bu evin temel taşları 1800 yıllık mektup

Burdur'un Yeşilova ilçesine bağlı Yarışlı Köyü'nde bulunan Takina Antik Kenti'ne yakın bölgeden 1950'li yıllarda köylüler tarafından ev yapılmak üzere taşlar alındı.

Bu taşları dönemin şartlarında at arabaları ile köye getiren vatandaşlar taşları kullanarak ev yaptı.

1970 yılında ise bölgede çalışma yapan arkeologlar tarafından bahse konu taşların 186 -217 yılları arasında yaşamış Roma İmparatorlarından Caracalla'nın mektubu olduğu belirlendi.

S P J3C Los O0E Of T X0U7O D Hw

Evin temelinde kullanılan 10 taş Burdur Müze Müdürlüğü tarafından belgelenerek takibe alındı. Müdürlük tarafından muhtarlığa ve ev sahiplerine yazılan yazıyla eve yıkım kararının çıkmasının ardından taşların alınacağı ve müdürlük tarafından korunacağı bildirildi.

Şimdilerde ise evde kimse yaşamazken, Roma İmparatoru Caracalla'nın mektubunun yazdığı taşlarla birlikte zaman meydan okuyor.

Xz Zu D F2 F0I S Q C5 I W O7 Vf A

"BEN BÖYLE TAŞLARI BAŞKA YERDE GÖRMEDİM"

Kayınpederi tarafından evin yapıldığını ve yapılış hikayesini anlatan Ferhat Ağıl (65), "Biz hanımla 1988 yılında evlendik. Kayınpederin üzerineydi bu ev. Kayınpeder eşime verdi, eşim de vefat edince kızıma kaldı. Bu taşları kayınlar getirmişler. Biz getirdikleri yere Asar Tepesi deriz. Kayınlar oradan getirip bu evi yapmışlar.

W V F H6J Radka Xd I M Ep O Sz A

22 yıl önce müzeden yazı geldi. O yazı da muhtarlıkta duruyor. Biz ev yıkılırsa bu taşları kaybetme bu taşlar sana zimmetli diye yazı geldi. Zamanında ta İstanbul'da arkeologlar geldi. Burada çalışma yaptılar. Bana o zaman bu taşların Roma dönemine ait olduğunu söylediler. 1971 yılında yaşanan deprem de bu evde oturuyorlarmış. Zamanında at arabaları ile getirmişler bu taşları. O zamanlar 5-6 kişide anca traktör var. Parça parça kırılmış. Taşların yazılı olan kısımları yoldan tarafa doğru koymuşlar. Sonrasında da yazılardan durumu fark ediyorlar. Ben böyle taşları başka yerde görmedim" dedi.

Kpjt04Dn W0 V H Axh8W4Ux Q

Çankırı'da yangın: Altı ev ve bir ahır küle döndü

Çankırı'nın Yapraklı ilçesine bağlı Çiçek köyü Kayapa Mahallesi'nde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.

Yangının büyümesi üzerine alevler yakındaki evlere sıçradı.

İhbar edilmesi üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye intikal etti. Yangın söndürme çalışmalarına bir iş makinesi, dokuz yangın aracı ve 36 personel katıldı.

Ekiplerin kısa sürede müdahale ettiği yangın uzun uğraşlar sonucu kontrol altına alındı.

Yangında altı ev ve bir ahır kullanılamaz hale geldi.

Soğutma çalışmalarının devam ettiği yangının çıkış sebebi araştırılıyor.

Gaziantep mutfağı, AB tescilinde Türkiye’nin lokomotifi

Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye'den AB coğrafi işaret tescili için 54 ürün başvurusunda bulunuldu. Bu ürünlerden 8'i ilan aşamasına gelirken, 46'sının işlemleri sürüyor.

AB nezdinde Türkiye'nin tescillenen ilk ürünü baklavaya sahip olan ve UNESCO'nun gastronomi dalında "Yaratıcı Şehirler Ağı"na dahil ettiği ilk Türk kenti olan Gaziantep, başvuru yaptığı 10 ürün ile Türkiye'den en çok başvuru yapan il oldu.

Türkiye'de 107 coğrafi işarete sahip olan şehir, Nizip nanesi, Gaziantep bülbül yuvası, Gaziantep dolangel tatlısı, Gaziantep şöbiyeti, Gaziantep muskası, Oğuzeli nar ekşisi, Gaziantep bulguru, Nizip patlıcanı, Oğuzeli kurutmalığı ve Gaziantep lahmacunu için AB tescili almak üzere başvuru yaptı.

Aa Picture 20251028 39541958

"BUNU KATMA DEĞERE DÖNDÜRMEMİZ LAZIM"

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin, kentin gastronomi potansiyelinin Avrupa’da daha görünür hale gelmesi için çalıştıklarını söyledi.

Gaziantep baklavası, Araban sarımsağı, Gaziantep menengiç kahvesi ve Gaziantep fıstık ezmesi olmak üzere 4 ürünün AB'den tescil aldığını hatırlatan Seçkin, şunları kaydetti:

"Bunu katma değere dönüştürmemiz lazım. Coğrafi işaretlerin önemi, bu değerin halka yansımasıyla anlam kazanır. AB'den bu ürünleri tescil ettirmemiz gerekiyor çünkü artık 'yeşil ekonomi' dediğimiz bir döneme giriyoruz. Artık sadece tatil ve deniz değil, yeni turizm anlayışı yemek turizmidir. Gaziantep bu alanda başı çekiyor ve lokomotif şehir olarak ilerliyor."

Aa Picture 20251028 39541956

Şehrin her yöresel ürününün kendine özgü bir hikayesi olduğunu anlatan Seçkin, "Lahmacun Türkiye'de genellikle soğanla yapılır, ancak bizde sarımsak kullanılır. Şu anda ilana çıkan bir sürecimiz var, itiraz olmazsa tescilli ürün sayımız kısa sürede 5'e çıkacak. Gaziantep tarihini araştırdığınızda 5 antik kentle karşılaşırsınız. Yemek yazarlarına göre Gaziantep'in 500'e yakın kazan yemeği bulunuyor. Bu kültür, bereketli hilalin batı ucundaki bu toprakların zenginliğinden geliyor" diye konuştu.

Aa Picture 20251028 39542160

Seçkin, gastronomide doğru ürün kullanımının önemine değinerek, "Baklavayı gerçek lezzetine ulaştırmak için Antep fıstığının 'boz' kısmını kullanmak gerekir. Bu nedenle belediye olarak bölgedeki yerel çeşitlerin korunması için bir tohum ve gen bankası kurduk. Böylece gastronomide doğru ürünü üretmeyi hedefliyoruz" dedi.

Seçkin, Gaziantep'in AB tescili için yaptığı başvuruların onaylanmasıyla birlikte gastronomi ve coğrafi işaret alanında Türkiye'nin lokomotif kenti konumunu pekiştireceğini sözlerine ekledi.

11 ilde FETÖ operasyonu: 22 gözaltı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında haklarında örgüt üyesi oldukları yönünde itirafçı beyanları, "Garson" mahlaslı gizli tanıktan elde edilen SD karttaki veri kaydı, Bank Asya'da hesabı olan ve hesaplarında artış bulunan, örgütün gizli haberleşme yöntemi olarak ardışık aranma tespitleri olan 22 zanlı belirlendi.

Soruşturma kapsamında verilen gözaltı kararının ardından şüphelilerin yakalanması için İstanbul merkezli Ankara, Elazığ, Gaziantep, Giresun, Kahramanmaraş, Kocaeli, Manisa, Mersin, Tekirdağ ve Trabzon'da eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda, 22 şüpheli gözaltına alındı.

CİMER'e Yüzyılın Konut Projesi için yüzlerce başvuru yapıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Yüzyılın Konut Projesi"ni açıklamasının ardından projeyi merak eden vatandaşlar Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER) başvurdu.

Ev sahibi olmak için heyecan duyan ve bilgi almak için başvuran vatandaşlar Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a teşekkürlerini ifade etti.

Başvurularda vatandaşlar, "Projenin kendilerini kapsayıp kapsamadığı", "engelli çocuğu olanlara kontenjan ayrılıp ayrılmadığı", "ikamet şartını taşıyıp taşımadığı" ve "evi olmamakla birlikte tarla hissesi olmasının başvurusuna engel olup olmadığı"na ilişkin sorular yöneltti.

Çok sayıda vatandaş da projeye dair görüş ve önerilerini belirten mesajlar iletti.

GENÇLER DE BAŞVURUDA BULUNDU

Projede yüzde 20 kontenjan ayrılan gençler de "Ben de başvurabilecek miyim?", "Henüz gelirim yok ama başvurabilir miyim?" sorularını yöneltti ve en çok anne/baba evinde yaşamasının, hane halkı (anne/baba/kardeş) gelir toplamının, kardeşinin başvurusunun bireysel başvurusuna etkisini merak etti.

CİMER, Yüzyılın Sosyal Konut Projesi'nde olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi için vatandaşların başvurularını sadece resmi kanallardan yapmalarını istedi.

Sivas'ta kaçakçılık operasyonu: 4 gözaltı

Sivas İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında çalışma yaptı.

İl merkezinde tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığı yapıldığının tespit edilmesi üzerine gerçekleştirilen operasyonda, 20 litre sahte içki, 11 alkol yapım kiti, 4 elektrikli sigara sarma makinesi, 2 hava kompresörü, 64 bin 320'si dolu 98 bin 320 makaron, 19,5 kilogram tütün, 17 paket tütün ve 45 bandrol ele geçirildi.

Gözaltına alınan 4 şüpheli hakkında, "5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet" suçundan adli işlem başlatıldı.

Antalya'da avukatın şüpheli ölümü

Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Deniz Mahallesi 131 Sokak üzerindeki 4 katlı bir apartmanın birinci katında saat 17.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaşamını Antalya'da sürdüren, kalp rahatsızlığı ve şeker gibi kronik rahatsızlıkları olduğu öğrenilen Ankara Barosu'na kayıtlı 72 yaşındaki avukat Enver Kaynak'ı bakıcısı evde bırakarak bir süreliğine dışarı çıktı.

Yaklaşık 1 saat sonra eve geri dönen kadın yaşlı adamı yerde yüz üstü yatar vaziyette buldu.

Daha önce de birkaç kez düşerek yaralandığı öğrenilen Kaynak'ın durumunu kontrol eden bakıcısı yaşlı adamın nefes almadığını fark etti.

A W567926 05

GERİ DÖNDÜĞÜNDE ÖLÜ OLARAK BULDU

112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbarla adrese gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde yaşlı adamın hayatını kaybettiğini tespit etti.

Bunun üzerine adrese polis ekipleri intikal etti.

Evde yapılan incelemesinin ardından Kaynak'ın cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

BAKICININ İFADESİ ALINACAK

Kaynak'ın bakıcısı ise ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü.

Sultangazi'de çöken yolda İBB ve İSKİ ekipleri çalışma yapıyor

Sultangazi’nin Cebeci Mahallesi 1. Cebeci Caddesi'nde kanalizasyon geçen bölümde akşam saatlerinde çökme meydana geldi. Can ve mal kaybının yaşanmadığı olay, bölgede trafiği olumsuz etkiledi.

Vatandaşların ihbar etmesi üzerine olay yerine İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yol bakım ve onarım ekipleri sevk edildi.

İSKİ ekiplerinin yaptığı ilk incelemelerde, kanalizasyon sistemindeki beton borularda kırılma olduğu belirlendi.

A A 20251028 39541052 39541051 S U L T A N G A Z I D E C O K E N Y O L D A I B B V E I S K I E K I P L E R I C A L I S M A Y A P I Y O R

Yol ve onarım çalışmaları devam ederken, araç geçişleri alternatif güzergahlara yönlendirildi.

Akşam saatlerinde başlayan gök gürültülü sağanak sebebiyle çalışmalara ara veren ekipler, sabah saatlerinde yeniden çalışmalara başladı.

İSKİ ve zabıta ekipleri, olası tehlikelere karşı caddeyi tamamen trafiğe kapattı.

Ekiplerin çalışmaları devam ediyor.

Afyonkarahisar’da çeşitli suçlardan aranan 52 kişi yakalandı

Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığından yapılan yazılı açıklamada, denetimlerin 20-26 Ekim tarihleri arasında yapıldığı kaydedildi.

Açıklamada, "Yapılan denetimlerde toplam 52 şahıs yakalanmış, yakalanan şahıslardan 22’si çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanarak, ceza infaz kurumlarına teslim edilmiştir" ifadelerine yer verildi.

Balıkesir'deki depremde yıkılan binaların enkazı kaldırılıyor

Depremin ardından bölgeye sevk edilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri, hasar tespit çalışmalarına devam ediyor.

Ekipler, beton dayanıklılığının incelenmesi için çöken yapılardan karot örnekleri aldı.

Aa Picture 20251028 39540697

İnceleme ve belgeleme işlemlerinin tamamlanmasının ardından yıkılan binalarda enkaz kaldırma çalışmalarına kontrollü şekilde başlandı.

Devlet Su İşlerine ait iş makineleriyle yürütülen çalışmalarda, kamyonlara yüklenen enkazlar belirlenen döküm alanlarına taşınıyor.

Fiyatlar hareketlendi: Tezgahta en çok satılan balık

Balık sezonu devam ediyor. Pek çok çeşit balık tezgahında yerini aldı.

Sezonun sevilen balık çeşitleri tezgahlarda yerini aldı. Balık fiyatları, 100 ila 400 lira arasında değişiyor.

A W567940 02

Kentte en çok tercih edilen balıklardan hamsi ve istavritin kilosu 100 liradan, kefal 200 liradan, somon ve alabalık 300 liradan, çupra ise 400 liradan satışa sunuluyor.

Balık satıcıları, fiyatların şu an normal seviyelerde olduğunu belirterek, kış mevsimi boyunca da fiyatların bu aralıkta olacağını dile getirdiler.

Papa'nın Türkiye ziyareti öncesinde tarihi keşif! İlk kez görüntülendi

Bazilika'nın keşfinden sonra İznik'e geleceğini açıklayan Papa Fransuva'nın 21 Nisan 2025 tarihinde yaşamını yitirmesinin ardından, 14. Leo ismini alarak Papalığa seçilen ABD'li Kardinal Robert F. Prevost 27 Kasım'da İznik'i ziyaret edecek.

Papa'nın ziyaretinin açıklanmasının ardından bölgede hem kültürel hem de arkeolojik hareketlilik yaşanmaya başladı.

Bu kapsamda İznik Müze Müdürlüğü, 2014 yılında kanalizasyon altyapı çalışmaları sırasında keşfedilen Roma dönemine ait mozaik kalıntılarının bulunduğu alanda çalışmalarını yoğunlaştırdı.

A W567946 02

400 METREKARELİK TABAN MOZAİĞİ ORTAYA ÇIKARILDI

Yapılan kazılar sonucunda, tam 400 metrekarelik dev bir taban mozaiği ortaya çıkarıldı.

Mozaik, ilk kez görüntülenirken, uzmanlar bu alanın İznik'in kraliçesi olarak bilinen Nicea'ya ait bir sarayın girişi olabileceğini değerlendiriyor.

İznik Müze Müdürlüğü'nün Kamusal Alan ilan ettiği bölgede yürütülen çalışmalar, hem yerel halk hem de tarihçiler tarafından büyük ilgiyle takip ediliyor.

A W567946 01

Mahalle muhtarı Ali Arık, mozaikle ilgili şu ifadelere yer verdi:

"Mahallemizde bulunan bu mozaik geniş çaplı olduğu için bakanlığımız el attı. Kazı yapıldı ve güzel bir çalışmayla mozaik gün yüzüne çıkartıldı. İlçemize güzel bir eser ve değer oldu. Bu mozaik dünya ve İznik açısından çok değerli çünkü çok farklı olduğu söyleniyor. İznik ve mahallemiz adına çalışan ekibe ve bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Bulunan bu mozaik bir saray kalıntısı, yani bir sarayın girişi olduğu düşünülüyor."

A W567946 04

Arkeologlar, mozaik yapının hem sanatsal hem de tarihi açıdan büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Papa'nın ziyaretiyle birlikte İznik'in dünya kamuoyunda daha fazla ilgi görmesi bekleniyor.

Cumhuriyet coşkusu: Kırklarelili çiftçi bayramı böyle kutladı

Türkiye yarın Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayacak.

Lüleburgaz ilçesi Evrensekiz beldesinde yaşayan Burak Tunçkol (48) Cumhuriyet'in 102. yıl dönümü dolayısıyla tarlasına pullukla toprağa iz bırakarak "Cumhuriyet 102 yaşında" yazmaya karar verdi.

A A 20251028 39540409 39540403 K I R K L A R E L I L I C I F T C I T A R L A S I N A P U L L U K L A C U M H U R I Y E T 102 Y A S I N D A Y A Z D I

Tunçkol, tarlasına traktörün pulluğu ile toprakta iz bırakarak yaklaşık 3 saatlik çalışmayla "Cumhuriyet 102 yaşında, Ne mutlu Türküm diyene, Mustafa Kemal Atatürk." yazdı.

Tunçkol, Türk evladı olmaktan gurur duyduğunu söyledi.

A A 20251028 39540409 39540405 K I R K L A R E L I L I C I F T C I T A R L A S I N A P U L L U K L A C U M H U R I Y E T 102 Y A S I N D A Y A Z D I

Bu ülkenin şehit kanları ve bedeller ödenerek bugünlere ulaştığını ifade eden Tunçkol, bu çalışmayı yaparken çok duygulandığını söyledi.

A A 20251028 39540409 39540407 K I R K L A R E L I L I C I F T C I T A R L A S I N A P U L L U K L A C U M H U R I Y E T 102 Y A S I N D A Y A Z D I

Cumhuriyetin 102. yıl dönümünü kutlayan Tunçkol, "Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenlik güçlerine, kolluk kuvvetlerine, sınırlarda nöbet tutan askerlerimize ve özel harekat polislerimize de selam ve saygılarımı iletiyorum. Bu yazıyı yazdığım için mutluyum, gururluyum." dedi.

Gaziosmanpaşa'da silahlı kavga: Ölü ve yaralılar var

İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilçesi Yenimahalle 590. Sokak'ta iki grup arasında henüz belirlenemeyen nedenle yaşanan tartışma kavgaya dönüştü.

Kavga sırasında taraflardan biri yanındaki tabancayla ateş açtı.

Silahtan çıkan mermiler karşı gruptan 3 kişi ile yoldan geçen bir kadına isabet etti.

İhbar edilmesi üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri intikal etti.

Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan yaralılardan Deniz B. müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.

Polis ekiplerinin olaya ilişkin çalışmaları devam ediyor.

Dikenli ağaçtan tek tek zahmetle toplanıyor! Kışın habercisi, tezgahları renklendirdi

Eylül ve Ekim aylarında yüksek rakımlı dağlarda yetişen alıç meyvesi, Efelerli esnafların tezgahlarında yerini aldı. Birçok yönden sağlığa olumlu etkileri olduğu ve doğal bir antioksidan olduğu bilinen alıç meyvesi, doğal ortamda yetişen şifa kaynağı olarak vatandaşların ilgisini çekiyor.

Efeler ilçesinde bulunan Dağeymiri Mahallesi’ndeki ormanlık alanlarda ve vadi kenarlarında ağaçta yetişen, koyu sarı meyveleri olan çalıya benzer bir ağaçtan toplanan alıçlar, dağlarda kendiliğinden yetişiyor ve vatandaşlar tarafından toplanıp semt pazarlarında satılıyor.

A W567905 01

Aynı zamanda ‘kışın habercisi’ olarak anılan alıç meyvesinin tezgahlarda zor bulunduğunu ifade eden pazarcı esnafı Muharrem Ay şu ifadelere yer verdi:

"’Dağlık kesimlerde doğal olarak yetişen ve kışın habercisi olarak bilinen bu meyve, soğuk havanın etkisini arttırmaya başladığı dönemde vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor. Fındık büyüklüğünde, çekirdekli bir yapısı ve ekşimsi bir tada sahip olan alıç, taşlık ve engebeli dik arazide yetişip, ağaçları çalılı olması nedeni ile toplanması oldukça zahmetli bir meyve. Kilosunu 100 TL’den satıyoruz. Su ihtiyacını sadece yağmur suyundan alan alıç, doğada kendiliğinden yetişiyor ve bu meyvenin, pek çok derde şifa olduğu söyleniyor. Özellikle kalp, solunum, böbrek ve soğuk algınlığı için şifa kaynağı olduğunu belirtiliyor’’ dedi.

A W567905 02

Hatay'da konteyner yangını

Hatay'ın Kırıkhan ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde meydana geldi. Mahallede bulunan ve vatandaşların yaşam alanı olarak kullandığı konteyner alevlere teslim olarak yandı.

Yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle çevreye sıçramadan kontrol altına alındı.

Yangında konteyner kullanılmaz hale geldi.

A W567907 02

Minguzzi'nin ailesine tehdit ve hakarete iddianame hazırlandı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Akıncılar Minguzzi "müşteki", Furkan A. ise "şüpheli" olarak yer aldı.

İddianamede, 24 Ocak'ta bıçaklanmasının ardından hastanede tedavi altına alınan Mattia Ahmet Minguzzi'nin 9 Şubat'ta hayatını kaybettiği anımsatıldı.

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti esnasında "caravaggioeda" isimli bir sosyal medya kullanıcısının, 11 Nisan'da Mattia Ahmet Minguzzi'nin aile bireylerinin tehdit mesajları aldığına ilişkin paylaşımda bulunduğu aktarıldı.

İddianamede, söz konusu paylaşımda, müşteki Yasemin Akıncılar Minguzzi'ye yabancı bir ülke numarasına ait WhatsApp hattı üzerinden tehdit ve hakaret içerikli mesajların atıldığının tespit edildiği kaydedildi.

İddianamede, ifadesine yer verilen Furkan A, müştekiye mesaj atan numarayı kimin kullandığını bilmediğini, numarayı kullanan kişiyle iletişim kurduğunu, bu kişinin A.Ö.'nün düşmanı olduğunu, numarayı kullanan şahıstan A.Ö.'ye yüklenmelerini istediğini savundu.

Furkan A, Minguzzi ailesini tehdit etmediğini ve kimseye tehdit etmekle ilgili bir telkinde bulunmadığını öne sürdü.

İddianamede, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen A.Ö. ise beyanında, bahse konu paylaşımları kendisinin yapmadığını, kendisine daha öncede iftira atıldığını, bu nedenle önce de ifade verdiğini ve soruşturmaya konu paylaşımda bahsedilen ve fotoğrafı olan şahsı tanımadığını öne sürdü.

A.Ö. paylaşımda isimleri geçen S.B. ve Ş.K.'nın arkadaşları olduğunu, telefonundaki grup aramalarına bu kişilerin de katıldığını, bu grup aramalarını Minguzzi ailesine mesaj atan telefon numarasını kullanan kişinin başlattığını, şahsın kendisini de arayıp tehdit ettiğini belirtti.

İddianamede, Furkan A.'nın suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği belirtilerek, müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirip, soruşturmaya konu olan suçları işlediğinin tespit edildiği aktarıldı.

Bu kapsamda sanık Furkan A. hakkında "birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit" suçundan 2 yıldan 7 yıla, "kişinin hatırasına hakaret" suçundan 3 aydan 2 yıla, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçundan da 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Hazırlanan iddianame değerlendirilmek üzere Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Kırşehir'de takside 21 kilo 506 gram kaçak altın ele geçirildi

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, analiz ve saha çalışmaları kapsamında bir taksiyi kent girişindeki uygulama noktasında durdurdu.

Ekipler, takside yolcu olarak bulunan C.T'ye ait 2 valizde yaptığı aramada, kıyma ve hamur yoğurma makineleri ile ⁠2 ayakkabı üretim kalıbı içerisine gizlenmiş 21 kilo 506 gram kaçak altın ele geçirdi.

Gözaltına alınan C.T, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

A A 20251027 39536094 39536092 K I R S E H I R D E T A K S I D E 21 K I L O 506 G R A M K A C A K A L T I N E L E G E C I R I L D I

Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, sosyal medya platformu üzerinden hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:

"Kaçakçılıkla mücadele alanlarında yürütülen planlı ve kararlı çalışmalar, ilimizin huzur ve güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Bu operasyonları gerçekleştiren İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele, Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlükleri personeline teşekkür ediyorum."

Torbacılara uyuşturucu temin eden şüpheli tutuklandı

Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Osman Yozgatlı Mahallesi'nde gerçekleştirdikleri operasyonda Selahattin Turgut'un üzerinde ve evinde arama yaptı.

Aramalarda 10 parça halinde toplam 1 kilo 800 gram metamfetamin, 10 gram esrar, 154 sentetik hap ve bir hassas terazi ele geçirildi.

Torbacı olarak bilinen sokakta madde satan kişilere uyuşturucu temin ettiği tespit edilen şüpheli, gözaltına alındı.

Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Turgut, tutuklandı.

El freni çekilmeyen araç eczaneye girdi

Malatya'da bir araç kayarak eczaneye girdi.

Öğle saatlerinde Doğanşehir ilçe merkezinde meydana gelen olayda, sürücüsü park ettikten sonra alışveriş yapmak üzere bir eczaneye giren otomobil, el freninin tam çekilmemesi nedeniyle aniden hareket etti.

A W567613 02

Kontrolden çıkan araç, eczanenin vitrinine çarparak içeri girdi.

Kazada yaralanan olmazken işyerinde maddi hasar meydana geldi.

Batman'da dondurma fabrikasında yangın

Batman -Beşiri yolu Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) bir dondurma fabrikasında meydana geldi. Kaynak esnasında sıçrayan kıvılcımlar sonucu fabrikanın hem iç hem de dış panelleri alev aldı.

Yangın kısa sürede büyürken ihbar edilmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri intikal etti.

Yangın, ekiplerin müdahalesi sonucu kontrol altına alınarak söndürüldü.

Olayda ölen ya da yaralanan olmazken iş yerinde maddi hasar meydana geldi.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Düzce'de 2 bin 935 sürücüye ceza

Düzce'de jandarma ve polis trafik ekipleri tarafından trafik kurallarına uyulması için 20-26 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen denetimlerde 16 bin araç, motosiklet ve okul servisi kontrol edildi.

Yapılan denetimlerde kusurlu görülen 2 bin 935 araç sürücüsüne idari para cezası uygulanırken 30 araç sürücüsüne alkolden işlem yapıldı, 215 araçta trafikten men edildi.

Yapılan denetimlerde ekipler ehliyetsiz araç kullanımı, emniyet kemeri, ışık donanımı, araçlarında teknik olarak değişiklik yapan, kırmızı ışık ihlali, hız kurallarına uymayan ve yaya geçitlerinde yayalara yol vermeyen ve araç kullanırken cep telefonu kullanan sürücülere yönelik denetimler yaparken denetimlerin artacağı bildirdi.

Oto galeriye silahlı saldırı!

Zonguldak'ın Kozlu ilçesinde 25 Ekim'de gece saatlerinde Merkez Mahallesi'nde bulunan bir oto galeriye giden Ç.E. belinden çıkardığı tabancayla camlara 3 el ateş açarak bölgeden uzaklaştı.

Sabah galeriyi açan iş yeri sahibi, kurşun izlerini fark edince durumu polise bildirdi.

Olay yerine gelen ekiplerin yaptığı incelemede saldırıyı gerçekleştiren zanlının Ç.E. olduğu tespit edildi.

TESLİM OLDU

Şüpheli, olaydan bir gün sonra İlçe Emniyet Müdürlüğüne teslim oldu.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ç.E, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe "silahla mala zarar verme" suçundan tutuklandı.

Edirne'de seyir halindeki otomobil alev alev yandı

Edirne'nin Meriç ilçesinde S.Ö. idaresindeki otomobil seyir halindeyken bilinmeyen bir nedenle alev aldı.

İhbar edilmesi üzerine bölgeye itfaiye ekipleri intikal etti.

A W567573 02

Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında otomobil kullanılamaz hale geldi.

Yangında yaralanan kimse olmazken, jandarma yangınla ilgili inceleme başlattı.

Elazığ’da 1 haftada 136 şüpheli yakalandı

Elazığ Valiliği, 12-19 Ekim 2025 tarihleri arasındaki haftalık asayiş verilerini açıkladı. Kent genelinde meydana gelen 230 olayda 136 şüpheli yakalanırken, 14 kişi tutuklandı.

Aranması olan 52 şahısta yakalanırken 14’ü tutuklandı. Çalışmalarda 62 bin 211 şahıs ve 24 bin 935 araç denetlenirken uygulamalarda 305 şahsın yakalandığı ve 4’ünün tutuklandığı bildirildi. Kontrol edilen araçlardan, 2 bin 499’une cezai işlem uygulanırken 260 araç da trafikten men edildi. Kent genelinde meydana gelen 33 adet trafik kazasında 48 kişinin yaralandığı aktarıldı.

Yapılan çalışmalarda; 8 adet tabanca, 8 adet tüfek, 18 adet fişek/kartuş, 3 adet kesici alet, 20,53 gram esrar, 7 gram kubar esrar, 8,34 gram metamfetamin, 874,42 gram bonzai, 0,78 gram bonzai ham maddesi, 111 adet sentetik ecza ve ecstasy, 51,9 gram kannabinoit, 187 adet emtia ve 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı, kaçak olarak ise 1 adet cep telefonu, 12.600 litre şarap, 22 adet terör olayında ele geçen muhtelif malzeme, 1 adet dedektör ve 9 adet muhtelif kaçak kazı malzemesi ele geçirildiği bildirildi.

Diğer yandan kayıp olarak aranan 8 kişinin bulunduğu, hırsızlık kaydı ile 2 motosiklet ve 2 cep telefonunun ele geçirildi belirtildi.

Yasadışı avcılığa 655 bin TL ceza! 80 saka kuşu ele geçirildi

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Kılavuzlu Polis Kontrol Noktası’nda durdurulan bir araçta kuşları gören polis, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi ekiplerine haber verdi.

Kontrol noktasında durdurulan araçta detaylı arama yapan DKMP ekipleri, 80 saka kuşu ile yasa dışı avcılıkta kullanılan ses cihazları, tuzaklar ve ağlar bulundu.

Şüpheli şahsın kuşları ses cihazı yardımıyla yakaladığı ve ticaretini yaptığı belirlendi. Bunun üzerine şahsa 655 bin 70 TL idari para cezası ve tazminat bedeli uygulandı. El konulan av malzemeleri ise imha edilmek üzere muhafaza altına alındı.

Saka kuşları veteriner hekim kontrolünden geçirildikten sonra yeniden doğal yaşam alanına salındı.

Kahramanmaraş'ta aranan 2 hükümlü yakalandı

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri aranan şahıslarla ilgili çalışma yaptı. Ekiplerin çalışmasında "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya yarar sağlama" suçundan hakkında 15 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı.

Çalışmasını sürdüren ekipler, "Kasten öldürme, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret" suçlarından 25 yıl kesinleşmiş hapis cezası olan şahsı da tespit etti. Yapılan operasyona o hükümlü de yakalandı.

Emniyet ve adliyede işlemleri tamamlanan 2 hükümlüde cezaevine teslim edildi.

A W567471 02

Üzerine kaynar su dökülen çocuk hastanelik oldu

Bursa'nın İnegöl ilçesinin Huzur Mahallesi 39. Sokak'taki bir evde saat 11.00 sıralarında meydana geldi. 2 yaşındaki Eyüpcan A. oyun oynadığı sırada, piknik tüpü üzerinde kaynamakta olan çaydanlığa dokundu.

Çaydanlıktaki kaynar suyu üzerine devrilen çocuk, acılar içinde kaldı.

Çocuk olay yerine sevk edilen ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi'ne götürüldü.

A W567420 01

Yaralı ilk tedavinin ardından ambulansla Bursa Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.

Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

İstanbul'da İETT otobüsüne kamyon çarptı: Yaralılar var

İstanbul'un Büyükçekmece ilçesi Tepecik Mahallesi Ulus Caddesi'nde saat 11.30 sıralarında yaşandı. Edinilen bilgilere göre, caddede seyir halinde olan İETT otobüsüne arkadan gelen kamyon çarptı.

Çarpmanın etkisiyle otobüsün arka camı kırıldı.

9 YOLCU YARALANDI

Kırılan camları parçaları otobüste bulunan 9 yolcunun hafif yaralanmasına neden oldu.

Götürüldüğü hastanede ayakta tedavi edilen 9 yolcunun taburcu edildiği öğrenildi.

Kaza nedeniyle caddede tek şerit trafiğe kapanırken, kazaya karışan araçların kaldırılmasıyla trafik normale döndü.

Eskişehir'de iş yerinde patlama! 2 kişi yaralandı

Eskişehir'in Odunpazarı ilçesindeki bir iş yerinde meydana gelen patlamada 2 kişi yaralandı.

Gündoğdu Mahallesi Muratcan Sokak'taki bir oto tamirhanesinde henüz bilinmeyen bir nedenle patlama meydana geldi, ardından yangın çıktı.

İhbar edilmesi üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi intikal etti.

A A 20251027 39533705 39533703 E S K I S E H I R D E I S Y E R I N D E M E Y D A N A G E L E N P A T L A M A D A 2 K I S I Y A R A L A N D I

Patlama sırasında yaralanan H.S. ve M.A, olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince Eskişehir Şehir Hastanesine kaldırıldı.

İş yerinde büyük çaplı hasar oluşturan patlamanın nedeni araştırılıyor.

A A 20251027 39533705 39533704 E S K I S E H I R D E I S Y E R I N D E M E Y D A N A G E L E N P A T L A M A D A 2 K I S I Y A R A L A N D I

AYM'den geçersiz imza kararı! "Evliliğin iptali hak ihlali"

Resmi Gazete'de yer alan karara göre, E.D. ile 1989'da Türkiye'de evlenen ve Almanya'da yaşayan H.D, 2013'te Almanya'da boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi talepli dava açtı. Dava devam ederken E.D de 2013'te Türkiye'de "evliliğin yok hükmünde olduğunun tespiti" için dava açtı.

H.D, dava kapsamında, E.D'nin Almanya'da evli ve çocuklu olmasının getirdiği tüm vergi ve sigorta kolaylıklarından yararlandığını, boşanma davası görülürken mal paylaşımı aşamasına gelindiğinde dava açtığını ve dürüstlük kurallarına uygun hareket etmediğini savundu.

"EVLİLİK YOK HÜKMÜNDE" KARARI VERİLDİ

Dava kapsamında kişilerin yurt dışı çıkış kayıtları ile evlilik belgelerindeki imzalarını inceleyen mahkeme, evlilik belgesinde yer alan imzanın E.D'ye ait olmadığını tespit ederek, evliliğin yok hükmünde olduğuna karar verdi.

DOSYA AYM'YE TAŞINDI

Söz konusu kararın kesinleşmesi üzerine H.D, hak ihlali iddiasıyla AYM'ye bireysel başvuruda bulundu.

Başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine hükmederek, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması adına karar örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesini kararlaştırdı.

KARARIN GEREKÇESİNDEN

AYM'nin kararında, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alındığı, söz konusu düzenlemenin, "resmi makamların özel hayata ve aile hayatına müdahale edememesi" ile "kişinin ferdi ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi"ni içerdiği vurgulandı.

Aile hayatına saygı hakkına ilişkin devletin pozitif yükümlülükleri bulunduğu aktarılan kararda, başvuru konusu olayda mahkemenin, evlenme kütüğündeki imzanın taraflardan birisine ait olmadığı tespiti nedeniyle karar verdiği ancak nikah sırasında hazır bulunan tanıklar ile düğün davetiyesi ve fotoğraflara ilişkin ise değerlendirme yapmadığına işaret edildi.

Tarafların evlendikten sonra Almanya'ya gittiği ve evlilikten 3 çocuklarının dünyaya geldiği, evlilikle ilgili vergi muafiyeti gibi düzenlemelerden de faydalandıkları aktarılan kararda, yerel mahkemenin bunları değerlendirmemesi nedeniyle "özen yükümlülüğünü yerine getirmediği" ifade edildi.

Mahkemenin kararı nedeniyle "aile hayatına saygı hakkının korunması" kapsamında pozitif yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirilmediği kaydedilen kararda, "Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." değerlendirmesi yapıldı.

Apartman dairesinde yangın!

Bolu'nun Çıkınlar Mahallesi'nde Çıkınlar Caddesi üzerinde bulunan bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle 5 katlı bir apartmanın üçüncü katında yangın çıktı.

Alevlerin kısa sürede büyüdüğünü gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi.

İhbar edilmesi üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi intikal etti.

A W567210 03

TAHLİYE EDİLDİLER

Apartmanda bulunan vatandaşlar güvenli bir şekilde tahliye edildi.

Dairenin tamamını saran alevlere müdahale eden ekipler uzun uğraşlar sonucunda yangını kontrol altına aldı.

İtfaiye ekiplerinin soğutma çalışmaları sürerken, yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.

Yangın sebebiyle apartman dairesi ağır hasar gördü.

A W567210 02

Havalar soğudu: Hamsinin fiyatı da düştü

Denizlerde 15 Nisan'da başlayan dip trol ve gırgır ağlarıyla avcılık için genel av yasağı, 1 Eylül'de sona erdi. Karadeniz'de yeni sezon için hazırlıklarını tamamlayan balıkçılar, "Vira Bismillah" diyerek denize açıldı.

Yüksek kesimlerde kar yağışının etkili olduğu bölgede denizlere ulaşan kar suyu, balık tezgahlarındaki çeşitliliği ve bolluğu artırdı.

Rize Hamsi

FİYATI DÜŞTÜ

Havaların soğumasıyla balıkçıların ağlarına bolca takılan hamsi 35 liradan tezgahlarda satışa sunulurken, istavrit 100, mezgit 200, sargan ile çinekop ise 400 liradan tezgahlarda yerini alıyor.

Hamside fiyatının düştüğü görenler, sabah saatlerinde tezgah önünde yoğunluk oluşturdu. Vatandaşlar, kampanya kapsamında 3 kilo hamsiyi 100 liradan satın aldı.

Hatay'da öğrenci servisiyle çarpışan motosikletteki 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde öğrencileri taşıyan M.Ö. (50) idaresindeki minibüs, Numune Evler Mahallesi Koca Yusuf Caddesi'nde Mehmet Akif Çetin'in (16) kullandığı motosikletle çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle sürüklenen motosikletteki Çetin ve Ö.R.K. yaralandı.

İhbar edilmesi üzerine kaza yerine sevk edilen sağlık ekiplerince Dörtyol Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan Çetin, doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybetti.

Samsun'da uyuşturucu operasyonu: Bir gözaltı

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında operasyon düzenlendi.

Yapılan çalışmalar kapsamında M.E.Y'nin (23) ikametinde arama yapıldı.

Aramada, 6 bin 170 sentetik ecza ele geçirildi.

Gözaltına alınan M.E.Y. emniyete götürüldü.

Kapadokya'da balon turlarına rüzgar engeli

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Kapadokya'da, gün doğumu vaktinde düzenlenen sıcak hava balon turu, dün ve bugün olumsuz hava koşullarından dolayı yapılamadı.

Balon turları, meteoroloji verilerine göre zaman zaman hızını artıran rüzgar sebebiyle yarın da düzenlenemeyecek.

29 EKİM PROGRAMI

Hava şartlarının normale dönmesi halinde balonların 29 Ekim'de Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle uçabileceği belirtildi.

Kapadokya'da sıcak hava balon turları, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce (SHGM) yapılan değerlendirmelerin ardından uygun hava koşullarında gerçekleştirilebiliyor.

"Asya" bebek 108 gün sonra ana kucağına kavuştu

Kentte yaşayan 26 yaşındaki Mercan Sever, ilk çocuğunu kucağına alacağı hamileliğinin 27. haftasında şiddetli sancıları başlayınca Adıyaman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine götürüldü.

Yapılan muayenenin ardından doğuma alınan anne, 580 gram ağırlığında bir kız çocuğu dünyaya getirdi.

Erken doğum nedeniyle organları gelişmediği için kuvöze konulup solunum cihazına bağlanan prematüre bebek, yoğun bakımda tedaviye alındı.

Yaşam mücadelesi verdiği süreçte 2 kilo 400 grama ulaşan Asya bebek, taburcu edilerek annesinin kucağına kavuştu.

Aa Picture 20251027 39531723

"ÇOK ZORLU BİR SÜREÇTİ"

Anne Mercan Sever, yaşadıkları sürecin zorluklarla dolu olduğunu, ancak sağlık ekibinin desteğiyle umutlarını hiç kaybetmediklerini söyledi.

Bebeğini kucağına aldığı için çok mutlu olduğunu dile getiren Sever, şunları kaydetti:

"İlk günlerde hiçbir şekilde umudumuz yoktu. Doktorlarımız her zaman yanımızdaydı, bize moral verdiler. 108 gün boyunca eşimle bazen ağladık, bazen güldük ama asla vazgeçmedik. Bebeğimiz çok güçlüydü, adeta hayata tutundu. Çok şükür, bugün sağlıklı bir şekilde evimize kavuştuk."

Sever, sağlık çalışanlarının, bebekleriyle yakından ilgilendiğini vurgulayarak, "Doktorlarımız yavrumuzu kendi çocukları gibi sahiplendi. Her defasında içimiz rahat bir şekilde eve gidiyorduk. Çok umutsuz başladığımız bu süreçten, umutla ve mutlulukla ayrıldık." ifadesini kullandı.

Hastane Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Çapan Konca ise yenidoğan yoğun bakım hizmetlerinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını belirtti.

Daha düşük ağırlıkta doğan bebeklerin yaşama tutunması için mücadele verdiklerini aktaran Konca, şöyle devam etti:

"Önümüzdeki dönemde bu sınırı daha da aşağı çekerek 500, hatta 450 gramlık bebeklerin de yaşamasını hedefliyoruz. Geçmişte bu kadar düşük doğum ağırlığındaki bebeklerin yaşaması neredeyse imkansız görünüyordu. Ancak geldiğimiz noktada Adıyaman, bölgesinde bu alanda örnek gösterilen illerden biri haline geldi."

Aa Picture 20251027 39531726

"ASYA BEBEK BİZİM İÇİN BÜYÜK UMUT OLDU"

Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Selahattin Akar da sürecin oldukça zorlu geçtiğini anlattı.

Asya bebeğin şu an sağlık durumunun iyi olduğunu ve kontrollerinin devam ettiğini belirten Akar, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bebeğimiz çok kritik bir dönemi geride bıraktı ve yarışın sonunda kazanan o oldu. Tam 108 gün boyunca yoğun bakımda tedavi gördü. Daha önce 585 gram ağırlığında bir bebeğimiz olmuştu ancak bu bebeğimiz o rekoru geçti. 580 gramla hayata tutunan Asya bebek, bizim için büyük bir umut oldu."

Sakarya’da sonbahar güzelliği

Sakarya Akyazı'da sonbahar tüm güzelliğiyle yüzünü gösteriyor.

Akyazı’da sonbaharın gelişiyle Boztepe Mahallesi çevresindeki ormanlık alan, yeşilden kızıla uzanan tonlarıyla göz kamaştıran bir görünüme kavuştu.

A W567280 02

Sonbaharın sıcak tonları, ormanlık alanda adeta kartpostallık bir manzaraya döndü.

Seyrine doyumsuz görüntülerin oluştuğu bölge, drone ile havadan görüntülenerek sonbaharın tüm güzelliklerini gözler önüne serdi.

A W567280 05

İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 21 gözaltı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, terör örgütü DEAŞ'la bağlantılı kişilerle örgütsel haberleşme için "Rockhetchat" isimli uygulamayı kullandıkları, sosyal medyada örgütsel propaganda yaptıkları ve çatışa bölgeleriyle irtibatlı oldukları tespit edilen 9'u yabancı terörist savaşçı 24 şüpheli belirlendi.

Polis ekiplerince, 11 ilçede belirlenen 22 adrese düzenlenen operasyonda 21 şüpheli yakalandı.

Firari 3 şüpheliyi yakalamaya yönelik çalışmalar devam ediyor.

Mardin'de aranan 48 firari yakalandı

İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince kent genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında, çeşitli suçlardan aranması bulunan toplam 48 kişi yakalandı.

Yakalananlar arasında, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "hırsızlık" suçlarından 22 yıl hapis cezası ile aranan 2 kişi ile "dolandırıcılık" suçundan 7 yıl 4 ay hapis cezası bulunan şahısların da olduğu aktarıldı.

Ayrıca, yağma, kasten yaralama ve uyuşturucu madde ticareti gibi suçlardan aranan kişilerin de yakalandığı öğrenildi.

Yakalanan şahısların emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildiği bildirildi.

Jandarma anahtarların peşine düştü: Cinayet adım adım çözüldü

Nusaybin ilçesi Düzce Mahallesi kırsalında, 2 Ekim 2025 günü ateşli silahla vurulduktan sonra yakılmış halde bir erkek cesedi bulunmuştu.

Olay yerinde bulunan 3 anahtar sayesinde kimliği belirlenen cesedin, 3 Haziran'da kaybolan Ramazan Er'e ait olduğu tespit edildi.

ALACAK VERECEK MESELESİ NEDENİYLE CANINDAN OLDU

Jandarma Bilişim Sistemleri üzerinden yapılan analizlerle 14 şüpheliye ulaşıldı.

Er'in alacak verecek meselesi nedeniyle araçta öldürülüp yakıldığı ortaya çıktı.

3 TUTUKLAMA

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 3’ü tutuklanarak cezaevine gönderilirken biri hakkında adli kontrol kararı verildi.

Diğer şüphelilerin ise işlemleri devam ediyor.

31 ilde silah kaçakçılarına operasyon! 60 gözaltı

Tunceli İl Jandarma Komutanlığınca Pertek Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen Takipli KOM ve Planlı İstihbarat Faaliyetleri sonucunda, silah kaçakçılarına yönelik çalışma yapıldı.

Bu çerçevede sosyal medya platformlarında oluşturulan kapalı gruplar üzerinden yasa dışı silah ve mühimmat satışı yapıldığı, satılan silah veya mühimmatların kargo şirketleri üzerinden alıcılara ulaştırıldığı belirlendi.

60 GÖZALTI

Sosyal medya platformlarında oluşturulan kapalı gruplara nüfuz etmek suretiyle yürütülen takip ve araştırmalar sonucu 77 şüpheliye ulaşıldı. Tespit edilen şüphelilere yönelik Tunceli merkezli 31 ilde operasyon gerçekleştirildi.

Operasyonlar çerçevesinde 60 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken 8 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği ve 9 şüphelinin ise halen tutuklu bulunduğu bildirildi.

A W567158 03

Yapılan aramalarda 1 adet kalem şeklinde el yapımı suikast silahı, 35 adet ruhsatsız tabanca, 7 adet kurusıkı tabanca, 13 adet ruhsatsız av tüfeği, 4 bin 686 adet çeşitli çaplarda mermi, 129 adet kurusıkı mermi, 229 adet av tüfeği fişeği, 38 adet tabanca şarjörü, 5 adet av tüfeği şarjörü, 1 adet AK-47 piyade tüfeği şarjörü, 32 adet 6136 SKM kapsamında pala/bıçak/muşta, 5 adet silah parçası, 6 adet silah yapımında kullanılan alet, 1 adet silah bakım kiti, 1 adet barut miktarı ölçümünde kullanılan hassas terazi, 1 adet 4011 El Telsizi ile şarj aleti, 2 gram esrar, 14 adet cep telefonu ve sim kart ele geçirildi.

Ayrıca, derinleştirilen soruşturma neticesinde yakalanan silah satıcılarının, 3 ayrı kasten öldürme olayının failleri ile DEAŞ Terör Örgütü üyesi olup evinde çok miktarda silah ve mühimmatla yakalanan şüpheliye silah veya mühimmat gönderdikleri öğrenildi.

Marmara ile Kuzey Ege için fırtına uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bugün öğle saatlerinden itibaren rüzgarın, güney ve güneybatı yönlerden İzmir, Manisa, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Edirne'nin güneyi ve Tekirdağ çevrelerinde kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor.

Vatandaşların, kuvvetli rüzgar ve fırtınayla birlikte ulaşımda aksamalar ve çatı uçması gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.

Kırklareli ve Edirne'de 18 düzensiz göçmen yakalandı

Edirne'de güvenlik güçleri, kent genelindeki denetimlerde 13 yabancı uyruklunun yasa dışı yollarla yurda girdiğini tespit etti.

Yakalanan yabancı uyruklular, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne gönderildi.

Kırklareli Jandarma Komutanlığı ekipleri de kent genelinde 5 düzensiz göçmeni yakaladı.

Jandarmadaki işlemleri tamamlanan düzensiz göçmenler, Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezine teslim edildi.

Otomobil ile hafif ticari araç çarpıştı: Üç yaralı

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde Eyüp Akkuş idaresindeki otomobil ile Seydi Vakkas Bakaç idaresindeki hafif ticari araçla Gölbaşı- Adıyaman Karayolu 13. kilometrede çarpıştı.

Meydana gelen kazada sürücülerden Seydi Vakkas Bakaç ile araçlarda bulunan Mustafa Evin ve Hilal Ekizler yaralandı.

Yaralılar, olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Gölbaşı Devlet Hastanesi'ne götürüldü.

A W567124 02

Kayseri'de çeşitli suçlardan aranan 67 şüpheli yakalandı

Kayseri'de düzenlenen operasyonda çeşitli suçlardan aranan 67 şüpheli gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, haklarında arama kararı bulunanların yakalanmasına yönelik "Şehit Murat Akpınar-4" operasyonu gerçekleştirdi.

827 personelin katıldığı operasyonda, 16 bin 523 kişi, 236 park, 107 bağ evi ve 71 umuma açık alan kontrol edilirken, çeşitli suçlardan aranan 67 şüpheli yakalandı.

Operasyonda, 2 ruhsatsız tüfek, 2 tabanca, 2 kurusıkı tabanca, 35 fişek, hacizli otomobil ve çeşitli miktarlarda uyuşturucu madde ele geçirildi.

Konya merkezli FETÖ operasyonu! 20 şüpheli yakalandı

Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ üyelerine yönelik soruşturmaları kapsamında terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetlerindeki askeri mahrem yapılanmasında görev aldıkları belirlenen 25 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Harekete geçen Konya İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Konya, Ankara, Kırıkkale, İzmir, Manisa, İstanbul, Kocaeli, Erzurum ve Karaman'da düzenledikleri eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.

Operasyonda, 20 şüpheliyi gözaltına aldı.

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Adreslerinde bulunamayan 5 zanlının yakalanması için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

Bağışıklık güçlendirici etkisi var! 120 bitkiden oluşuyor

Zetrin, Kemaliye'de yapımı asırlar öncesine giden, bilinen birçok çiçek ve bitkiler topluluğudur. Mart ayında doğada yetişen bitkiler, Kasım ayına kadar toplanmaya başlanır. Gölge ortamda kurutulur. 120 çeşit bitki kurutulduktan sonra taş dibeklerde dövülerek karıştırılır. Kemaliye'nin meşhur kurutulmuş taş fırın ekmeğine dökülerek tüketilir. Ayrıca zeytinyağına ve peynirin üzerine dökülerek de tercih edilebilir.

Yörede çok faydalı bir karışım olarak bilinen zetrinin, üniversite öğrencileri tarafından yapılan tez çalışması sonucunda vücutta bağışıklık sistemini artırıcı etkisi olduğu belirlendi.

A W567045 02

Nesilden nesile devam eden Zetrin yapımını anlatan Osman Birler, yıllar önce dedesinin, daha sonra babası Mehmet Birler tarafından 50 yıldır yapıldığını şimdi de kendisinin yaptığını ifade ederek şu ifadelere yer verdi:

"Babamdan sonra 20 yıldır ben Zetrin yapıyorum. Doğada yetişen şifalı bitkileri topluyoruz. Munzur Dağı eteklerinden Sarıçiçek Yaylasından şifalı otları topluyoruz Gölge ortamda kurutulur. Çuvallarda biriktiriyoruz bir yıl boyunca süren süreçte bu şekilde bekletiyoruz en son yapraklar sararana kadar toplanan bitkileri harmanlıyoruz. 120 çeşit bitki kurutulduktan sonra eskiden taş dibeklerde dövülerek karıştırılırdı şimdilerde robotta çekiliyor. Kurutulmuş taş fırın ekmeği ıslatılarak sofralara gelir. İşte bu ıslatılmış ekmeğe dökülerek tüketilir. Patates salatasında ayrıca zeytinyağına ve peynirin üzerine dökülerek tüketilir. Pişen yemeğe atılmaz."

Mısır fırını evi ve serenderi kül etti

Giresun'un Piraziz ilçesine bağlı Bozat Armutçukuru Hatipli mahallesinde M.K. ve A.K. isimli kardeşlere ait eski usul mısır fırınında dün gece bilinmeyen bir nedenle etrafa sıçrayan köz, çevredeki kurumuş otları tutuşturdu.

Kısa sürede büyüyen yangın önce serendere oradan da eve sıçradı.

A W567049 03

İhbar edilmesi üzerine adrese gelen Piraziz ve Bulancak Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri yangına müdahale ederken, yangın sonrasında ev ve serender kullanılamaz hale geldi.

Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.

Samsun'da manavda pompalı tüfekli saldırı: 2 yaralı

Samsun'un İlkadım ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Selvi Sokak'ta saat 21.20 sıralarında meydana geldi. Kimliği belirsiz siyah giyimli bir saldırganın pompalı tüfekle ateş açması sonucu çevrede korku dolu anlar yaşandı.

Pompalı tüfekten çıkan saçmaların hedefi olan 24 yaşındaki Mertcan B., sol kol, sol bacak ve sol kalçasından yaralandı.

A W567017 07

YARALILAR TEDAVİ ALTINA ALINDI

Yaralı genç ambulansla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Olay sırasında yoldan geçerken saçmaların isabet ettiği Rasim K. (58) ise sol kolundan yaralandı.

Gazi Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yatalı şahıs, tedavisinin ardından taburcu edildi.

A W567017 06

SALDIRGANI YAKALAMA ÇALIŞMASI BAŞLATILDI

Saldırıda, Mertcan B.nin indiği otomobilin yanı sıra bir manava ait hafif ticari araç, manavın duvarı ve tezgahı ile çevredeki bir evin camına da saçmalar isabet etti.

Silahlı saldırının ardından saldırganın olay yerinden kaçtığı öğrenildi.

Polis, kaçan saldırganı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı.

A W567017 04

Manisa'da granit fabrikasında yangın

Manisa'da Turgutlu Organize Sanayi Bölgesi'ndeki fabrikada henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Fabrika çalışanlarının ihbar etmesi üzerine bölgeye itfaiye, Orman Bölge Müdürlüğüne ait arazözler, polis, AFAD ve sağlık ekipleri intikal etti.

Yangın ekiplerin 2 saatlik çalışmasıyla söndürüldü.

A A 20251027 39530819 39530815 M A N I S A D A G R A N I T F A B R I K A S I N D A C I K A N Y A N G I N S O N D U R U L D U

Fethiye'de yamaç paraşütü kazası: 1 ölü

Muğla'nın Fethiye ilçesinde düzenlenen Uluslararası Fethiye-Ölüdeniz Hava Oyunları Festivali kapsamında Babadağ'ın bin 700 pistinden tandem (ikili) uçuş gerçekleştiren paraşüt pilotu M.G.T ve Polonya vatandaşı Mark Daniel'in bulunduğu yamaç paraşütü, henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolünü kaybederek ağaçlık alana düştü.

Kazanın 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar edilmesi üzerine bölgeye Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) sevk edildi.

A W566897 05

Sarp ve kayalık arazide ulaşımın güç olması nedeniyle, Aydın Filo Komutanlığı'ndan da askeri helikopter yönlendirilerek kurtarma çalışması yürütüldü.

Ekiplerin yoğun çabası sonucu olay yerine ulaşıldı. Polonyalı Mark Daniel'in hayatını kaybettiği belirlenirken, hastaneye kaldırılan paraşüt pilotu M.G.T'nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Elazığ'da korku dolu anlar! Birbirlerine sarılarak hayatta kaldılar

Elazığ'ın Palu ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ilçede bulunan Beyhan Barajı'nın kapaklarının açılmasıyla Murat Nehri'nde ani su yükselmesi yaşandı.

Bu sırada nehir kenarında piknik yapan 4 kişilik aile bir anda suların içerisinde kaldı.

A W566827 02

İhbar edilmesi üzerine olay yerin AFAD, UMKE, polis ve itfaiye ekipleri intikal etti.

Aile ise birbirine sarılarak su içerisine hayatta kalmaya çalıştı.

A W566827 03

Yüksek akıntıya rağmen kurtarma ekipleri, bot yardımıyla mahsur kalan 4 kişiye ulaştı.

Yapılan titiz çalışma sonucunda vatandaşlar güvenli bir şekilde kıyıya çıkarıldı.

Ambulansta ilk kontrolleri yapılan aile, ardında Palu ilçe devlet hastanesine götürüldü.

A W566827 07

Boğaz'da sürüklenen tekne kurtarıldı

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nün, sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü önlerinde makine arızası nedeniyle bir teknenin sürüklendiği belirtildi.

Açıklamada sürüklenen ve içerisinde iki kişi bulunan 10 metre uzunluğundaki teknenin, KEGM-9 hızlı tahlisiye botuyla yedeklenerek İstinye Marina'ya çekildiği ifade edildi.

Karakol önünde polise bıçaklı saldırı

Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesindeki polis merkezi önünde yaşandı. Merkezin önünde nöbet tutan polis memuru, kimliği açıklanmayan bir şahsın saldırısına uğradı.

Kolundan yaralanan polis memuru, kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı.

Saldırgan ise gözaltında.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

İl Emniyet Müdürü Atilla Aksoy, tedavisi süren polis memurunu hastanede ziyaret etti.

Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "25 Ekim 2025 günü görevi başında yaralanan polisimizin sağlık durumunu yakından takip etmek ve yerinde incelemelerde bulunmak üzere İl Emniyet Müdürümüz Sayın Atilla Aksoy, mesai arkadaşlarımızı ziyaret ederek doktorlardan bilgi aldılar. Tedavi gören meslektaşımıza acil şifalar dileriz" denildi.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.

Husumetlisini tüfekle öldürdü

Kayseri'nin Hacılar ilçesine bağlı Karpuzsekisi Mahallesi'nde aralarında husumet bulunan M.Y. ile C.A. arasında tartışma çıktı.

Çıkan tartışmanın büyümesiyle M.Y., C.A.'ya tüfekle ateş etti.

İhbar edilmesi üzerine olay yerine polis, jandarma ve sağlık ekipleri intikal etti.

Jandarma çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri ise başına saçma isabet eden C.A.'yı ambulansla hastaneye kaldırdı.

Jandarma ekipleri, olayın ardından kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Fethiye'de F-16'lar gösteri uçuşu yaptı

Muğla'nın Fethiye ilçesinde 25. Uluslararası Ölüdeniz Hava Oyunları Festivali düzenleniyor.

Festivalin son gününde düzenlenen uçuşu izlemek isteyen çok sayıda kişi, Ölüdeniz Mahallesi'ndeki Belcekız ile Kumburnu sahillerinde toplandı.

A A 20251026 39525696 39525695 F E T H I Y E D E F16 L A R G O S T E R I U C U S U Y A P T I

Uçakların geçişini heyecanla izleyenler, gösteriyi cep telefonlarının kameralarıyla kaydetti.

Pilotların sahildekileri selamlamasının ardından uçuş sona erdi.

A A 20251026 39525696 39525689 F E T H I Y E D E F16 L A R G O S T E R I U C U S U Y A P T I

Tanker araçların üzerine devrildi! 7 araç ağır hasarlı

M.G.'nin kullandığı ayçiçeği yağı yüklü tanker, Balıkesir-Bursa kara yolunun Değirmenboğazı piknik alanı mevkisinde kontrolden çıkarak park halindeki 7 aracın üzerine devrildi.

Çevredeki vatandaşların ihbar etmesi üzerine olay yerine itfaiye, sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.

Kazada, tanker sürücüsü ile aynı araçtaki diğer kişi yara almadan dışarı çıktı.

7 aracın hasar gördüğü kazada, tankerden herhangi bir sızıntının olmadığı tespit edildi.

Tanker, gerekli kontrollerin yapılmasının ardından vinç yardımıyla kaldırıldı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu'ya Romanya'da özel ödül takdim edildi

Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Romanya Türkiye Ticaret Odası ile GAP Gazeteciler Birliğince başkent Bükreş'teki Romanya Parlamento Sarayı'nda düzenlenen GAP Oscarları Uluslararası Ödül Töreni'ne katıldı.

Türk Dünyası'na hizmetlerinden dolayı Ganire Paşayeva Özel Ödülü'ne layık görülen Zorlu'ya ödülünü Paşayeva’nın annesi Terhan Naghiyeva takdim etti.

Zorlu, ödül töreninde yaptığı konuşmada, Romanya'da 100 binden fazla Türk diasporasının yaşadığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da Romanya ile ilişkilere önem verdiğini söyledi.

Ankara'nın 2026 Türk Dünyası Başkenti seçildiğini aktaran Zorlu, şöyle devam etti:

"Biz Ankara'dan dünyanın her yerine uçuşlarımızın olmasını temenni ediyoruz. Romanya'da da Ankara ile ticari ilişkilerin çok yoğun bir seviyeye geldiğini biliyoruz. Buraya gelmeden önce de AJet Genel Müdürümüzle görüştüm ve onunla da bu konuda mutabık kaldık. Biz Ankara'dan Bükreş'e doğrudan uçuşları gerçekleştirmeye hazırız. Romanya'daki yetkililerin de olumlu geri dönüşlerini bekliyoruz."

Zorlu, Bükreş'te 3 liderin anıtının bulunduğunu, bunlardan birisinin Mustafa Kemal Atatürk'ün olduğunu vurguladı.

Aa Picture 20251026 39524161

"İKİ ÜLKE İLİŞKİLERİ GÜÇLENEREK DEVAM EDİYOR"

Değerlendirmede bulunan Zorlu, iki ülke ilişkilerinin hızla ilerlediğini ifade etti. Zorlu, dış ticaret hacminin 12 milyar doları aştığını ve gelecek yıl için 15 milyar doların hedeflendiğini söyledi.

İki ülke ilişkilerinin artarak ve güçlenerek devam etmesinin Balkanlar'ın istikrarı açısından da önem arz ettiğini kaydeden Zorlu, "İki ülkenin ilişkilerinin, gönül köprülerinin kurulması da iki ülkenin ekonomik ilişkilerini geleceğe taşıyacak önemli bir merkez." dedi.

Zorlu, geçmişten gelen işbirliğinin bugün de güçlenerek devam ettiğinin altını çizdi.

Kürşad Zorlu, Bükreş'teki temasları kapsamında Bükreş Türk Şehitliğini de ziyaret etti.

Başsavcılık: Hüseyin Gün hakkında FETÖ'den takipsizlik verildiği iddiası doğru değil

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, "Bir kısım basın yayın organlarında soruşturmaya konu olan Hüseyin Gün isimli şahıs hakkında önceden FETÖ üyeliği nedeniyle soruşturma yapıldığı ve takipsizlik kararı verildiği hususunda söylemlerde bulunulduğu anlaşılmış olup, bu bilgi gerçeği yansıtmamaktadır ve dezenformasyon amaçlıdır." ifadeleri kullanıldı.

SORUŞTURMA

Başsavcılıktan soruşturmaya ilişkin yapılan ilk açıklamada, 4 Temmuz'da "casusluk" suçundan tutuklanan ve yabancı ülkeler lehine ajanlık faaliyetlerinde bulunduğu, görüşmelerini gizliliğe riayet etmek amacıyla kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği, farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiği tespit edilen şüpheli Hüseyin Gün'e ait dijital materyallerin incelendiği belirtilmişti.

Açıklamada, söz konusu incelemede, Gün'ün dijital materyallerinde sivil kişilerin ya da şirketlerin temin etmesinin mümkün olmayacağı askeri mühimmat ve silahlara ait fotoğraflara ve İsrail'de askeri ya da siyasi alanda faaliyet gösterdiği anlaşılan İsrail vatandaşlarına ait pasaport fotoğraflarına rastlandığı ifade edilmişti.

FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında adli işlem yapılan kişiler, terör örgütü PKK/KCK kapsamında adli işlem yapılan kişiler ve farklı ülkelerin konsolosluk görevlileriyle çok sayıda iletişim irtibatı tespit edildiği belirtilen Gün hakkındaki MASAK incelemesinde ise ticari işletmesi olmamasına rağmen yüklü miktarda yurt içi ve yurt dışı para transferlerinin bulunduğu, hesaplarında 85 milyon liranın nakit çekiminin gerçekleştirildiği, bu tutarın kullanımına ilişkin herhangi bir alım-satım kaydına rastlanılmadığı kaydedilmişti.

Açıklamada, el yazısı defter ve belgelerin incelenmesi neticesinde ise şüpheli Gün'e ait olduğu anlaşılan belgeler içerisinde farklı ülkelerde gerçekleşen darbe girişimi, iç karışıklık olaylarıyla ilgili hususlardan bahsedildiği, Türkiye'de görüştüğü kişi veya kurumları günlük olarak not aldığı belirtilmişti.

Şüpheli Gün'ün, yabancı bir ülke lehine faaliyet gösterdiği anlaşılan istihbarat elemanları ya da siyasi faaliyetlerde bulunan kişilere Türkiye'yle ilgili konularda bilgi aktarımında bulunduğu yönünde içerikler, terör örgütü FETÖ/PDY'nin üst yönetim kadrosunda bulunan ve sözde İngiltere imamı olarak nitelendirilen Mustafa Özcan'la yüz yüze görüşme gerçekleştirdiği, bu kişiden öneriler aldığına dair notların bulunduğuna dikkati çekilen açıklamada, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ve Türkiye ile ilgili konularda topladığı bilgileri istihbari faaliyet gösterdiği tespit edilen yabancı bir ülkeye mensup şahıslara aktardığı şeklinde tespitlerin bulunduğu vurgulanmıştı.

Açıklamada, şüpheli Hüseyin Gün'ün ticari kimliğini ön planda göstererek, başka ülkelerin menfaatleri doğrultusunda Türkiye ve başka ülkelerde faaliyet gösterdiği, birçok yabancı ülke istihbarat görevlisiyle irtibatının bulunduğu aktarılmıştı.

Şüpheli Gün'ün yabancı ülkenin istihbarat görevlisiyle FETÖ mensuplarının kullandığı "ByLock" programının benzeri dışarıdan erişilemeyip üst düzey gizliliğe sahip kriptografik haberleşme programlarından olan "Wickr"dan yaptığı yazışmalarda, yabancı ülke istihbarat görevlisinin şüpheliye Türkiye'de önceden görev yapmış iki bakanın da aralarında bulunduğu bir grubun uzaktan ve gizli çekilmiş bir resmini göndermesinin dikkati çekici bulunduğu kaydedilmişti.

HÜSEYİN GÜN VE NECATİ ÖZKAN'IN İRTİBATI

Açıklamada, şu ifadelere yer verilmişti:

"Yine şüphelinin aynı kriptografik haberleşme programı üzerinden Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü yöneticilerinden olan şüpheli Necati Özkan isimli şahısla özet olarak 'dijital istihbarat toplama, İmamoğlu için gerçekleştirilen çalışmalarda dikkat edilmesi gereken hususlar, 70 bin gönüllünün acil aktive edilmesi gerektiği, Murat Ongun'un cep telefonu uzaktan erişimli dinlemeye izin verebilecek casus yazılımla enfekte olduğunu, bu nedenle Murat'ın (Ongun) Ekrem Bey'le yapılacak hassas özel kampanya toplantılarına telefonunu götürmemesinin çok önemli olduğu' şeklinde Necati Özkan’a talimat verir vasıfta görüşmelerin tespit edildiği, şüpheli Hüseyin Gün'ün Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü yöneticilerinden şüpheli Necati Özkan'ın hiyerarşik olarak üstünde, suç örgütü içerisinde yönetici olarak faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır."

Açıklamada, Ekrem İmamoğlu suç örgütünün asıl amacının maddi menfaat elde ederek elebaşı İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturmak olduğu, suç örgütü yöneticilerinden şüpheli Hüseyin Gün'ün, şüpheli Özkan'la örgütün bu amacı doğrultusunda 2019 Yerel Seçim Kampanyası'nda işbirliği yapmak ve özellikle seçmenlere ait gizli bilgilerin sızdırılması suretiyle bu amaç doğrultusunda eylemde bulundukları ifade edilmişti.

Seçim bölgelerine ilişkin analiz yaparak seçmen profili çıkardıkları ve strateji belirledikleri, bu çalışmayı gerçekleştirirken seçmenlere ait bilgilerin yabancı istihbarat servisleri ile paylaşıldığı, eylemin "casusluk" faaliyeti kapsamında olduğu vurgulanan açıklamada, "Ayrıca şüpheli Hüseyin Gün’ün suç örgütünün kurucusu diğer şüphelilerden Ekrem İmamoğlu’yla irtibatı ve ortak buluşmalarının bulunduğu anlaşılmıştır." ifadelerine yer verilmişti.

Açıklamada, soruşturma kapsamında elde edilen delillere göre medya mensubu şüpheli Merdan Yanardağ'ın Hüseyin Gün'le "casusluk" faaliyetlerine ilişkin çok sayıda irtibat ve yazışmasının tespit edildiği, bunun tanık beyanıyla da doğrulandığı belirtilerek, şüpheli Yanardağ'ın Gün'den menfaat temin etmek suretiyle seçim sürecinin basın ayağını organize ettiği, 2019 Yerel Seçimleri'nde yabancı istihbarat servisleriyle iştirak halinde seçimlerin manipüle edilmesi noktasında faaliyette bulunduğu ve bu şekilde "casusluk" suçunu işlediğinin anlaşıldığı ifade edilmişti.

Başka suçtan tutuklu şüpheliler İmamoğlu ve Özkan'ın "casusluk" suçundan sorgulanmak üzere bulundukları ceza infaz kurumundan savcılığa getirilmeleri için müzekkere yazıldığı aktarılan açıklamada, şüpheli Yanardağ'ın da aynı suçtan gözaltına alındığı, Yanardağ'ın evinde ve iş yerinde arama işleminin yapıldığı bilgisi verilmişti.

Açıklamada, soruşturma kapsamında 4 Temmuz'da "casusluk" suçundan tutuklanan şüpheli Hüseyin Gün'ün ise işlemleri yapılmak ve elde edilen yeni delillere göre üzerine atılı "suç örgütü yöneticisi olmak" suçundan sorgulanmak üzere sulh ceza hakimliği kararıyla bulunduğu cezaevinden İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne getirileceği belirtilerek, "Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma, Milli İstihbarat Teşkilatımız (MİT) ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde kararlılıkla ve genişletilerek sürdürülecektir." ifadeleri kullanılmıştı.

1,9 milyon kişi eski tip ehliyet kullanıyor! Son tarih 31 Ekim

Eski tip ehliyetlerin 1 Ocak 2016'dan itibaren verilmeye başlanan yeni tip sürücü belgeleriyle değiştirilmesi için tanınan süre 31 Ekim 2025'te sona erecek.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden edinilen bilgilere göre, bugüne kadar 35 milyon 583 bin 584 ehliyet yenileme başvurusu yapıldı ancak 1 milyon 904 bin 280 kişi hala eski sürücü belgesini kullanmaya devam ediyor.

Eski tip sürücü belgesi kullanan kişilerin, 31 Ekim'e kadar yenileme işlemi yapmaması durumunda ehliyetleri geçersiz sayılacak.

"SÜRE UZATILMAYACAK"

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, eski tip sürücü belgelerinin yeni tip belgelerle değiştirilmesi sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, yenileme hızının düşük olduğunu belirtti.

İndirimli yenileme için son tarih olan 31 Ekim'in yaklaştığını aktaran Yerlikaya, şunları kaydetti:

"31 Ekim yaklaşıyor, sürenin uzatılmayacağını bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bu tarihten sonra eski tip sürücü belgeleri kullanılamayacak ve eski tip sürücü belgesini yenilemek isteyen vatandaşlarımız, indirimli harç değerli kağıt ve hizmet bedelinden yararlanamayacaktır. Vatandaşlarımıza sesleniyorum; lütfen nüfus müdürlüklerimizden randevumuzu alalım, eski belgelerimizi yenileyelim."

KASIM İTİBARIYLA EHLİYET YENİLEME ÜCRETİ 7 BİN 438 LİRA OLACAK

Ayrıca eski sürücü belgelerinin yenilenmesi için 31 Ekim 2025'e kadar yalnızca 15 lira ödenmesi gerekirken, 1 Kasım itibarıyla bu ücret B sınıfı sürücü belgesi için 7 bin 438 liraya yükselecek.

Yani 1 hafta içerisinde ehliyet yenilendiği takdirde bu işlem için fazladan 7 bin 423 liralık ödeme yapılmasına gerek kalmayacak.

Kasım itibarıyla A, A1, A2, F sınıfı eski tip sürücü belgesi olanlar, harç, değerli kağıt ve vakıf hizmet bedeli dahil toplam 3 bin 643 lira 10 kuruş, B1, BE, C1, C1E, C, CE, D1, D1E, D, DE, G, M sınıfı eski tip sürücü belgesi olanların da 11 bin 235 lira 60 kuruş yatırmaları gerekecek.

BAŞVURU NASIL YAPILIYOR?

Sürücü belgesini yenilemek isteyenler, Alo 199 Çağrı Merkezi, mobil uygulama veya "nvi.gov.tr" üzerinden randevu alarak gerekli evrakları tamamlayıp nüfus müdürlüklerine başvurabiliyor.

Ehliyetini yenilemek isteyenlerin eski sürücü belgelerini ibraz etmeleri, 15 liralık başvuru ücretini ödemeleri, yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış sürücü sağlık raporunu sunmaları, son 6 ay içinde çekilmiş bir biyometrik fotoğraf ve Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi'nde (MERNİS) kayıtlı açık adreslerini bildirmeleri gerekiyor.

Başvuruda bulunanların yeni sürücü belgeleri, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından basılarak PTT aracılığıyla adreslerine teslim ediliyor.

Bu süreçte, nüfus müdürlüklerinden veya e-Devlet üzerinden alınan geçici sürücü belgesi ile araç kullanılabiliyor.

EKİMDE 146 BİN 916 BAŞVURU YAPILDI

Nüfus müdürlüklerinde ağustosta 96 bin 134, eylülde 57 bin 858 ve ekimde ise 146 bin 916 eski tip sürücü belgesi değiştirme başvurusu yapıldı.

Ayrıca nüfus müdürlüklerince son 1 haftada 58 bin eski tip sürücü belgesi yenileme başvurusu alındı.

Hatalı sollama kazaya neden oldu

Bolu'nun Mudurnu ilçesi Büyükcami Mahallesi Yıldırım Beyazıt Caddesi üzerinde trafik kazası meydana geldi.

Cadde üzerinde seyreden motosiklet sürücüsü hatalı sollama yapınca karşı yönden gelen otomobille çarpıştı.

Çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü yola savrularak yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücüye ilk müdahale olay yerinde yapıldıktan sonra ambulansla Mudurnu Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

Kilolarca esrar ele geçirildi: 3 tutuklama

Mersin'in Mut ve Gülnar ilçelerinde uyuşturucu satıcılarına yönelik çalışma başlatıldı.

Teknik ve fiziki takip sonucu yasa dışı kenevir yetiştirildiği belirlenen adreslere operasyon düzenlendi.

Adreslerde yapılan aramalarda 220 kilogram esrar, 1 kilogram kokain, bin 800 kök Hint keneviri, 414 sentetik hap, 5 ruhsatsız tabanca, 467 tabanca mermisi ve iki hassas terazi ele geçirildi.

4 GÖZALTI

Ekipler, uyuşturucu yetiştirdikleri iddiasıyla 4 şüpheliyi gözaltına aldı.

Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 3'ü çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı, biri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İkiz plaka kullanan sürücüye 50 bin lira ceza

Bilecik'in Bozüyük ilçesinde, ekiplerin yaptığı incelemelerde, aracın sürücüsünün iki farklı suçtan arandığı belirlendi.

Şahıs ekipler tarafından yakalanırken, araçta yapılan detaylı incelemede sahte plaka kullanımı tespit edildi.

Sürücüye, sahte plaka ve çeşitli trafik ihlalleri nedeniyle toplam 50 bin 834 TL idari para cezası kesildi.

Ayrıca, "Resmî Belgede Sahtecilik" suçundan da adli işlem başlatıldı.

16 yıl hapisle aranıyordu, Gaziantep'te yakalandı

Gaziantep'te 16 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan bir kişi yakalandı.

Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde aranan zanlıların yakalanmasına yönelik çalışma yapıldı.

Çalışmalar neticesinde 16 ayrı dolandırıcılık suçundan hakkında 16 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan İ.Ö. isimli zanlı, Şehitkâmil ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı.

İ.Ö, sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Balıkçıda denetim: Binlerce kilo istavrite el konuldu

Düzce'de yasal boy denetimine takılan istavritlere el konuldu.

Karadeniz'de devam eden balık avı sezonuyla birlikte Akçakoca İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, su ürünleri denetimlerini sıklaştırdı.

Ekipler, bu kapsamda avdan dönen balıkçıların nakil vasıtalarına yönelik yaptığı kontrollerde, yasal avlanma boyunun altında olan 123 kasada toplam bin 845 kilogram istavrit tespit etti.

Balıklara el konulurken, ilgili balıkçılara idari para cezası uygulandı.

El konulan istavritler, bağış kabul eden kurumlara teslim edildi.

Şişli'de 4 katlı binada yangın! 1 kişi hayatını kaybetti

İstanbul Şişli'de Meşrutiyet Mahallesi Kodaman Sokak'taki 4 katlı binanın en üst katındaki dairede henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.

İhbar edilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri intikal etti.

Ekiplerin müdahalesiyle yangın kısa sürede söndürüldü. Dairede yapılan incelemede, Şenol Gün'ün yaşamını yitirdiği belirlendi.

İncelemelerin ardından Gün'ün cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplanıyor! İki bakan sunum yapacak

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 30 Ekim Perşembe günü 16. toplantısını gerçekleştirecek.

Kurtulmuş başkanlığında toplanacak komisyonda, Dışişleri Bakanı Fidan ile Adalet Bakanı Tunç sunum yapacak.

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ DEVAM EDİYOR

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin geneli ile Sayıştay raporları üzerinde görüşmeleri perşembe günü gerçekleştirecek.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, görüşmelere katılarak milletvekillerinin soru, görüş, öneri ve eleştirilerine cevap verecek.

SAYIŞTAY'IN BÜTÇELERİ GÖRÜŞECEK

Komisyon, cuma günü ise TBMM, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştayın bütçelerini görüşecek.

2026 yılı bütçe görüşmelerini bir ayda tamamlayacak Komisyon, çalışmalarına pazartesi günleri saat 11.00'de, diğer günler ise saat 10.00'da başlayacak.

Bütçenin geneli üzerindeki görüşmelerde konuşma süresi, siyasi parti grupları adına ve komisyon üyeleri için 20'şer dakika, komisyon üyesi olmayan milletvekilleri için 5 dakika olacak.

Kamu idarelerinin bütçeleri üzerindeki görüşmelerde siyasi parti grupları adına 20 dakika, komisyon üyeleri için 10 dakika, komisyon üyesi olmayan milletvekilleri için 5 dakika konuşma süresi tanınacak.

Hükümet adına bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarına ilişkin sunuş konuşmaları ile milletvekillerinin sorularını cevaplama süreleri 30'ar dakika olacak.

Öte yandan TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu temsilcilerini dinleyecek.

Bitlis-Diyarbakır kara yolu yeni haliyle artık daha güvenli

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğünce yürütülen proje kapsamında, özellikle kışın sürücü ve yolcuların sıkıntı yaşadığı Bitlis ile Siirt'in Baykan ilçesi arasında 52 kilometrelik güzergahta yeni yol yapıldı.

Yer yer dağların eteğinde ve vadilerde yapılan yeni yol güzergahında toplam 1563 metre uzunluğunda betonarme köprüler, 900 metrelik Bitlis Çayı Viyadüğü, toplam 3 bin 476 metre uzunluğunda 3'ü çift tüp, 2'si tek tüp olmak üzere 5 tünel inşa edildi.

Aa Picture 20251026 39523797

Bitlis'i Siirt, Batman ve Diyarbakır'a bağlayan en önemli güzergahta inşa edilen tünel, köprü ve viyadüklerle hem bölgede ulaşım altyapısı güçlendirildi hem de kışın yaşanan riskler ortadan kaldırılarak yol güvenli hale getirildi.

Özellikle kışın sürücülerin korkulu rüyası olan bölgede daha rahat, konforlu, hızlı ve güvenli seyahat imkanı sunmak amacıyla yüksek standartlarda inşa edilen, seyahat süresini kısaltan kara yolu tamamlanarak ulaşıma açıldı.

Aa Picture 20251026 39523614

"KIŞIN EN AZ 50 KİŞİ BU YOLDA HAYATINI KAYBEDİYORDU"

Yeni yolun ulaşıma açılmasının sevincini yaşayan sürücülerden Yakup Elişen, 2017'den bu yana söz konusu kara yolunda araç kullandığını söyledi.

Eski yolun çok dar olduğunu, ilerlemekte zorlandıklarını, özellikle kışın bölgede çok sayıda ölümlü kaza meydana geldiğini belirten Elişen, şunları kaydetti:

"Eski yolda sürekli kaza oluyordu. O yolda kazaları, şarampole devrilen araçları gördüm. Faaliyete geçen yeni yol otoban gibi. Bu yolu yapanlara çok teşekkür ediyorum. Önceden Baykan'a 15-20 dakikada gidiyorduk şimdi ise 5-6 dakikada gidiyoruz. Bu yolda köprüler ve viyadükler yapıldı, tüneller açıldı. Önceden bir traktör önünüze geçtiğinde bir saat arkasında gitmek zorunda kalıyordunuz ama şimdi yol geniş, rahat geçebiliyoruz."

Mersin'den gelerek İran'a giden tır sürücüsü Metin Denri ise "Bu yolun açılması çok iyi oldu. Eski yol dardı, tehlikeliydi ama bu yolda sorun yok. Bu yolu yapanlara ve emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Aa Picture 20251026 39523615

Alanya'da tekne gezisi felakete dönüştü: İrlandalı turistten günlerdir haber yok

Antalya'da baraj gölünde kaybolan turisti arama çalışmaları devam ediyor.

Alanya'da tatil yapan İrlandalı Antony Dmien Smith, 22 Ekim'de kız arkadaşıyla tekne turuna katılmak için Manavgat'taki Oymapınar Barajı'na geldi.

YÜZMEK İÇİN GİRDİ, BİR DAHA ÇIKAMADI

Öğle saatlerinde gezi teknesiyle baraj gölünün karşı kıyısındaki koya geçen İrlandalı turist, yüzmek için suya girdi.

Smith sudan çıkmayınca, kız arkadaşı ve diğer turistler tekne kaptanına haber verdi.

Tekne kaptanı, suda kaybolduğu anlaşılan turistin bulunması için 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayıp yardım istedi.

DALGIÇLAR SONUÇ ALAMADI

Bölgeye sağlık, jandarma, AFAD, Jandarma Su Altı Arama Kurtarma (SAK), Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi ekipleri ile Side Su Altı Arama Kurtarma (Side SAK) gönüllüleri intikal etti.

Dalgıçların katıldığı aramalardan sonuç alınamadı. Ekipler dünkü aramalarda su altı robotu ve su altı drone'u kullandı.

Önceden tespit edilen noktalardan başlanarak 30- 60 metre derinlikte bölge tarandı. Aramalarda İrlandalı turistin izine rastlanmadı.

ARAMALAR YENİDEN BAŞLADI

İrlandalı Antony Dmien Smith'i arama çalışmalarına bu sabah yeniden başlandı.

Gönüllülerden oluşan Side SAK ekibinden dalgıç eğitmeni ve arama kurtarma uzmanı Şahin Kaptan, "Bölgenin ağaç ve çalılık olması arama çalışmalarını zorlaştıran bir etken." dedi.

Bakan Uraloğlu açıkladı! Turistik Doğu Ekspresi'nin biletleri satışa çıkacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Turistik Doğu Ekspresi'nin yeni sezon seferlerine ilişkin bilgi verdi.

Bakan Uraloğlu, 2019 yılından bu yana binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan trenin, Türkiye'nin kültürel mirasını, doğal güzelliklerini ve tarihi dokusunu "raylar üzerinde" tanıtmayı sürdüreceğini vurgulayarak, sefer takvimine dikkati çekti.

Uraloğlu, "Turistik Doğu Ekspresi'nin 2025-2026 kış sezonu seferleri 22 Aralık'ta başlayacak, 1 Mart 2026'ya kadar devam edecek. Trenimiz, Ankara-Kars hattında 22 Aralık 2025-27 Şubat 2026 döneminde pazartesi, çarşamba ve cuma, Kars-Ankara yönünde ise 1 Mart 2026'ya kadar çarşamba, cuma ve pazar olmak üzere toplam 60 sefer yapacak." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Uraloglu Acikladi Turistik Dogu Ekspresi Biletleri Yarin Satisa Cikiyor

Turistik Doğu Ekspresi'nin rotası boyunca yolcularına sadece manzara değil, şehirlerin kültürünü tanıma fırsatı sunacağının altını çizen Bakan Uraloğlu, şöyle devam etti:

"Ankara-Kars yönünde Erzincan'da 2 saat 30 dakika, Erzurum'da 4 saat, dönüşte ise İliç'te 3 saat, Divriği'de 2 saat 30 dakika ve Sivas'ta 3 saat duruş yapılacak. 1360 kilometrelik güzergahta duruşlar dahil toplam 32 saat süren yolculukta karla kaplı dağlar, vadiler ve tarihi yapılar kartpostal tadında manzaralar sunacak."

Ekim 26 Doğu Ekspresi5

BİREYSEL YOLCULARA AYRILAN VAGONLARIN BİLET SATIŞI BAŞLIYOR

Uraloğlu her biri 10 kompartımanlı 8 yataklı vagon ve bir yemek vagonundan oluşan trenin 160 yolcu kapasitesine sahip olduğunu bildirdi.

Yataklı kompartımanlarda iki kişinin konaklayabildiğine işaret eden Uraloğlu, biletlerin bireysel ve tur paketleri olmak üzere iki şekilde satışa sunulacağını aktardı.

Bakan Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Bireysel yolculara ayrılan vagonlar için bilet satışları 27 Ekim Pazartesi günü başlayacak. Biletler, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık satış kanallarından, tur paketleri ise yetkili acenteler aracılığıyla temin edilebilecek. Trenimiz, 2019'dan bu yana 81 bin 26 yolcuyu misafir ederek, Türkiye'nin en özel turizm markalarından biri haline gelmiştir."

Üst geçidin korkuluklarına zarar verdiler! 2 kişi tutuklandı

İzmir'in Menemen ilçesi Kasımpaşa Mahallesi’nde, Menemen Belediyesi Kültür Merkezi yanında bulunan yaya üst geçidinde 20 Ekim günü meydana geldi.

Yürüyen merdiveni kullanan 5 kişi, merdivenin sağ tarafındaki plastik korkuluklara yumruk ve tekmelerle zarar verdi.

Görüntülerin sosyal medyada paylaşılması üzerine harekete geçen Menemen İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, şüphelilerin K.H.A. (17), A.A. (18), B.N. (19), M.C.K. (18) ve M.S. (19) olduğunu tespit etti.

A W566636 03

İKİ ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Şüpheliler polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden K.H.A. ve B.N. tutuklanırken, A.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İstanbul'da düğün konvoyu: İki şeridi kapatıp horon oynadılar

İstanbul Maltepe'de dün akşam saatlerinde düğün konvoyu yapan bir grup araçlarıyla otoyolu trafiğe kapattı.

Yol tek şeride düşerken, konvoydakiler araçlarından inerek müzik eşliğinde horon oynadı.

Konvoy nedeniyle otoyolda trafikte aksamalar meydana geldi.

O anlar bir sürücünün cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

Çocukları için gitti: Eşinin sevgilisi tarafından öldürüldü

Denizli'nin Merkezefendi ilçesi Akkonak Mahallesi Lozan Caddesinde 22 Ekim Çarşamba günü meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Yılmaz Köse (45), ayrı yaşadığı eşi İkbal Köse'nin evinde bulunan çocuklarını görmeye gitti.

Bu esnada İkbal Köse'nin evinde olan sevgilisi Muhammet Koç (39), ile Yılmaz Köse arasında tartışma çıktı.

Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine çıkan arbedede Muhammed Koç, Yılmaz Köse'ye satırla saldırarak yaraladı.

KÖSE HASTANEYE KALDIRILDI, KOÇ GÖZALTINA ALINDI

Sesleri duyan komşuların ihbarıyla olay yerine sağlık ve polis ekipleri intikal etti.

Ağır yaralanan Yılmaz Köse, sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.

Polis ekipleri Yılmaz Köse'yi satırla ağır yaralayan Muhammed Koç'u gözaltına aldı.

YAŞAM MÜCADELESİNİ KAYBETTİ

İki gündür hastanede yaşam mücadelesi veren Yılmaz Köse bugün doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

Yılmaz Köse'nin cenazesi otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Denizli Grup Başkanlığı morguna kaldırıldı.

Olayın ardından gözaltına alınan Muhammed Koç ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ankara’da eğlence mekanına silahlı saldırı

Beştepe Mahallesi Armada Hayat Sokağı'ndaki bir eğlence mekanına plakasız motosikletle gelen 2 kişi silahla ateş edip kaçtı.

İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi.

Aa Picture 20251026 39522957

Görgü tanıklarının ifadesine başvurup çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen ekipler, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.

Saldırıda yaralanan olmazken, iş yerinde maddi hasar meydana geldi.

DMM: Savcılara mal varlığına el koyma yetkisi verildiği iddiası asılsız

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin (DMM), sosyal medya hesabı X üzerinden yapılan açıklamada, bazı basın ve sosyal medya mecralarında "savcılara kişilerin mal varlıklarına doğrudan el koyma yetkisi verildiği" yönünde gerçek dışı iddiaların paylaşıldığı, bunların asılsız olup kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon niteliği taşıdığı belirtildi.

Yasama yetkisinin Anayasa'nın 7'nci maddesi uyarınca münhasıran Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğu anımsatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminde şu anda konuyla ilgili herhangi bir çalışma yoktur.

Öte yandan nitelikli dolandırıcılık, nitelikli hırsızlık ve banka/kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarıyla mücadele amacıyla ve taraf olduğumuz uluslararası anlaşmaların da gereği olarak bir hazırlık niteliğinde Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlar arasında teknik düzeyde çalışmalar yapılmaktadır. Bu faaliyetler, yasama sürecinin doğal bir parçası olup henüz bağlayıcı niteliği bulunmamaktadır.

Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş, manipülatif amaçlarla yayılan içeriklere itibar etmemesi önemle rica olunur."

Türk Standardları Enstitüsü'nden 91 personel alımı ilanı

Enstitünün merkez ve taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 57 mühendis, 4 kimyager, 4 denetçi yardımcısı, 8 tekniker, 10 memur, 4 koruma ve güvenlik görevlisi, 1 bahçıvan, 2 şoför ve 1 odacı olmak üzere 91 personel alınacak.

Başvurular 1 Kasım'da başlayıp 10 Kasım'da saat 23.59'da sona erecek.

Adaylar, başvurularını Kariyer Kapısı ve TSE'nin internet sitesinin (http://www.tse.org.tr) "Duyurular" bölümünde alım ilanının yayınlanmasını müteakip, e-Devlet üzerinden TSE-Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım ve Kariyer Kapısı "https://kariyerkapisi.gov.tr/isealim" adresleri üzerinden yapabilecek.

Başvuran adaylar, mezun oldukları öğrenim programları ve KPSS puan türlerine göre, en yüksek puanı alandan başlayarak sıralanacak ve atama yapılacak pozisyon sayısının 4 katı kadar aday sözlü sınava girmeye hak kazanacak.

Sınava girme hakkı kazananlar 20 Kasım'da TSE'nin internet sitesi ile Kariyer Kapısı Platformu üzerinden ilan edilecek.

Başkentte metro istasyonundaki duman paniğe neden oldu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesindeki Demetevler Metro istasyonunda henüz belirlenemeyen bir nedenle dumanlar yükseldi.

İhbar edilmesi üzerine bölgeye, itfaiye, sağlık ve polis ekipleri intikal etti.

Ekipler, metro aracındaki yolcuları tahliye etti. Tahliye sırasında araçtan duman çıktığını gören yolcular paniğe kapıldı.

Ekiplerin olay yerinde incelemesi devam ederken, metro istasyonuna girişler kapatıldı.

Bölgedeki ulaşım aktarmalı olarak ring seferleri ile sağlanıyor.

Tekirdağ'da alkollü bisiklet sürücüsüne 18 bin 677 lira ceza kesildi

Tekirdağ Çorlu'da Şeyhsinan Mahallesi Özgürler Caddesi üzerinde aracını yol kenarına park etmeye çalışan S.T. idaresindeki otomobil ile U.M.'nin kullandığı bisiklet çarpıştı.

Kaza sonucu devrilen bisikletin sürücüsü U.M. başından yaralandı. U.M., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Çorlu Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

Yapılan kontrolde 0,74 promil alkollü olduğu tespit edilen bisiklet sürücüsüne 18 bin 677 lira para cezası kesildi.

Bisiklet sürücüsü U.M.'nin daha önce iki kez alkollü araç kullanmaktan ceza aldığı ve sürücü belgesine 2 yıl süreyle el konulduğu öğrenildi.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Çankırı'da susuzluk alarmı

Çankırı merkez başta olmak üzere Orta, Şabanözü, Eldivan ve Kurşunlu ilçeleri, Kalfat, Yaylakent ve Dodurga beldelerinin yanı sıra bazı köylerin içme suyu ihtiyacını karşılayan barajda su seviyesi oldukça düştü.

Devlet Su İşleri (DSİ) yetkililerinden edinilen bilgiye göre, 5 Temmuz'da yüzde 26,86 olan barajdaki doluluk oranı 25 Ekim itibarıyla yüzde 17,25 olarak ölçüldü.

"BU KADAR KURAK HİÇ GÖRMEDİM"

Baraj çevresinde Kayıören köyü sakinlerinden Osman Asan, barajın bugünkü haline üzüntüyle tanıklık ettiklerini aktardı.

Yaşının 65 olduğunu söyleyen Asan, "Burada eskiden Karga köyü vardı. Camisi, köy odaları hepsi suyun altında kalmıştı. 50-55 yıldır köyüme gelirim, bu kadar kurak bir yıl hiç görmedim. Baraj suları yüzde 80'den fazla çekildi. Yukarıda İncecik köyü vardı, barajın suyu oraya kadar çıkardı. Şimdi ise eski köyümüzün altına kadar çekilmiş durumda. Ne olur, sularımızı tasarruflu kullanalım" ifadelerini kullandı.

Tarihi hamamda acı olay: Yaşlı adam yaşamını yitirdi

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesi Şekerdere Bulvarı üzerindeki tarihi Çukur Hamamı'na giden Ahmet Kasapkaraoğlan (77), henüz belirlenemeyen bir nedenle fenalaştı.

Hamam çalışanlarının ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Servis ekipleri ve polis sevk edildi.

Sağlık ekipleri, yaşlı adamın yaşamını yitirdiğini tespit etti.

Kasapkaraoğlan'ın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Kahramanmaraş Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Festivalde paraşüt kazası: 3 yaralı

Fethiye'de süren "25. Uluslararası Ölüdeniz Hava Oyunları Festivali" dolayısıyla paraşütlerin iniş alanı Belcekız sahilinde zaman zaman yoğunluk yaşanıyor.

Festivalin dördüncü gününde tandem (ikili) uçuş yapan yamaç paraşütü ile single (tekli) uçuş yapan yamaç paraşütü iniş pistinde çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle 3 kişi yere savruldu. Kazanın ardından sağlık ekipleri ile görevliler yaralılara müdahale etti.

Kazada yaralanan 3 kişi ilçedeki hastanelerde tedavi altına alındı.

Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

2 yıl önce eşini kaybetti: Oğluyla birlikte çobanlık yapmaya başladı

Gölköy ilçesi Bayıralan Mahallesi'nde yaşayan 5 çocuk annesi Fatma Hülür, 2 yıl önce eşi Nafız Hülür hayatını kaybedince oğlu Gurbet Hülür (38) ile birlikte çobanlık yapmaya başladı.

Her yıl mayıs ayında koyun, manda ve inekleriyle yaylaya çıkan anne ve oğlu, yüksek yaylalara kar yağınca hayvanlarını Bayıralan Mahallesi ile Hülür Yaylası arasındaki Bardakçı Güzdesi Yaylası'na taşıdı.

Kzs3 F W Te I U Od3 V0 81L F5W

Artık dönüş zamanının geldiğini belirten Fatma Hülür, "Hayvanlarım yanımdayken korku aklıma gelmez.

Bu hayvanlar, köpekler varken hiç korkmam. Mayıs ayında yaylaya çıkıyoruz, 5 ay kalıp dönüyoruz. İlkbaharda köyden Hülür Yaylası’na gidiyoruz.

Q Of Qk S59M U2 Cy06Rgn Rhcg

Dönüşte Bardakçı Güzdesi Yaylası'na uğruyoruz, kış bastırınca da köye geri dönüyoruz. Hayvanlarım benim evlatlarım gibi. Onlara gözüm gibi bakıyorum" dedi.

Aksaray'da aranan hükümlü Kırşehir'de yakalandı

Aksaray'da, 'Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık' suçundan aranan ve hakkında 4 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan F.D.'nin (46) Kırşehir'de bulunduğu bilgisine ulaşıldı.

Kırşehir İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince düzenlenen operasyonla hükümlü, kent merkezinde saklandığı ikamette yakalanarak gözaltına alındı.

Jandarmadaki işlemlerinin ardından F.D.; çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Şarjda bırakılan matkap bataryası dükkanı yaktı!

Sakarya'nın Adapazarı ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Çark Caddesi’ndeki bir teknik servis dükkanında 21 Ekim günü sabah saatlerinde şarjda takılan matkap bataryası birden alev aldı.

İçeride kimsenin olmadığı sırada çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek elektronik cihazlara ve mobilyalara sıçradı.

68Fcd60A2Ce60606 W1200Xh675

YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ

İhbar edilmesi üzerine adrese itfaiye ekipleri sevk edildi.

Yangın ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.

400 BİN TL'LİK ZARAR

Dükkanda yaklaşık 400 bin TL’lik zarar olduğu belirtilen yangının çıkış anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Artvin'de trafik kazasında 4 kişi yaralandı

Artvin-Ardahan kara yolunun 53. kilometresinde Ömer Alperen P. (28) yönetimindeki kamyonet ile Yunus Emre A. (24) idaresindeki kamyonet ve Muhammet Y'nin (42) kullandığı otomobil çarpıştı.

Kazada sürücüler ile Yunus Emre A'nın kullandığı kamyonette bulunan Ozan A, yaralandı.

A A 20251025 39518126 39518124 A R T V I N D E T R A F I K K A Z A S I N D A 4 K I S I Y A R A L A N D I

İhbar edilmesi üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri intikal etti.

Yaralılar, Şavşat Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

Van'da kaçak kazıya suçüstü: 6 gözaltı

Van İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Özalp ilçesi Bağrıaçık Mahallesi kırsalında kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine harekete geçti.

Ekipler, arazide kaçak kazı yapan 6 şüpheliyi suçüstü yakaladı.

Kaçak kazı yapılan bölgede 2 keser, tepe lambası, dedektör, kazma ve kürek ele geçirildi.

Şüpheliler hakkında yasal işlem başlatıldı.

Ardahan'ın yüksek kesimlerinde kar yağışı

Hava sıcaklığının 1 dereceye kadar düştüğü Ardahan'da kent merkezi yağmur, yüksek kesimlerde kar yağışı etkili oldu. Ardahan'da kent merkezi etkili olan sağanak yağmur yüksek kesimlerde yerini kar gösterisine bıraktı.

Ardahan ile Artvin'in Şavşat ilçesini birbirine bağlayan, deniz seviyesinden 2 bin 500 metre yükseklikteki Sahara geçidinde Kar Yağışı etkili oldu.

Meteoroloji Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, yüksek kesimlerde kar yağışının öğlen saatlerine kadar aralıklarla devam edeceği belirtildi.

Barajlardaki su tükenmişti: Bursa hasretle beklediği yağmura kavuştu

Bursa'da kentin içme suyunun en önemli kısmını karşılayan Nilüfer ve Doğancı barajlarının ortalama doluluk oranı yüzde 0 olarak gösterilirken vatandaşların umut bağladığı yağış gece saatlerinden itibaren etkisini gösterdi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'ne göre yağışların gün boyu devam edeceği öğrenilirken, hava sıcaklığının ise 20 ila 12 derece arasında seyretmesi tahmin ediliyor.

A W566208 02

Batman'da tarihi eser operasyonu

Batman İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince, "Anadolu Mirası Operasyonları" kapsamında Çamlıca Mahallesi'nde bir adrese operasyon gerçekleştirdi.

Adreste yapılan aramada, 802 sikke, 29 obje, 2 büst, heykel ve 2 dedektör ele getirildi.

Batman Müze Müdürlüğü tarafından hazırlanan ekspertiz raporuna göre, ele geçirilen eserlerin Roma, Helenistik, Bizans, Osmanlı, Sasani, İslami ve Ermeni dönemlerine ait kültür varlıkları olduğu tespit edildi.

Olayla ilgili M.K. hakkında adli işlem başlatıldı.

Bu sezon tezgahta bol: En fazla ilgi gören balık

Vatandaşların en fazla hamsi talep ettiği balık tezgahında mezgitin kilogramı 250, istavrit ise 100 liradan satıldı.

Balıkçı Nevzat Sümer, geçen yıla kıyasla hamsinin bu sezon daha bol olduğunu belirtti.

Fiyatların uygun olması dolayısıyla vatandaşın balığa ilgi gösterdiğini belirten Sümer, "Zaman zaman fiyatı düşüyor, çıkıyor. Hamsi bizim yüzümüzü bu sene güldürdü. İnşallah güldürmeye de devam eder." dedi.

Ry I Drp3T0 W Ik B Y R Y Qq A

Sümer, talep üzerine il dışına çok miktarda hamsi gönderdiklerini de kaydetti.

Müşterilerden 70 yaşındaki Fatma Göktaş ise hamsinin bol, fiyatlarının da uygun olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Kötü koku ve renk değişimi endişe yarattı! Gemlik Körfezi’ne kadar ulaşıyor

Karsak Deresi boyunca gözlemlenen gri ve köpüklü akıntının, sanayi atıkları ya da kanalizasyon karışımından kaynaklandığı iddia ediliyor.

Vatandaşlar, dereye uzun süredir herhangi bir temizlik veya denetim yapılmadığını söyleyerek yetkililerden acil inceleme talebinde bulundu.

A W566383 03

Kirli suyun Gemlik Körfezi’ne dökülmesi, hem deniz canlıları hem de çevre sağlığı açısından ciddi risk oluşturuyor.

Bölgedeki çevre dernekleri, durumun ivedilikle araştırılması ve sorumlu kurumların tespit edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Yetkililerden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

A W566383 02

Yaralı kızıl şahin koruma altına alındı

Yozgat İl Jandarma Komutanlığı Çevre Doğa ve Hayvanları Koruma Timi (HAYDİ) ve Boğazlıyan İlçe Jandarma Komutanlığı’nca önleyici kolluk esnasında Kızıl Şahin bulundu.

Halsiz olduğu gözlemlenen kızıl şahin bakım ve tedavilerinin yapılması amacıyla Milli Parklar Şube Müdürlüğü’ne teslim edildi.

A W566372 02

İzmir Foça'daki afetin yaraları sarılıyor

AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, ilçede sokaklar ve su basan evlerin temizliği ile ilgili hummalı çalışmalar yapıldığını, bu konuda da personel sayısını 700'e araç sayısını da 300'e çıkardıklarını söyledi.

"ZARAR GÖREN VATANDAŞLARIN HESAPLARINA ÖDEME YAPILACAK"

Dün itibariyle 100'e yakın ev ve iş yerinde temizlik çalışmaları yapıldığını aktaran Pehlivan, şöyle konuştu:

"Bugün kalan temizlik çalışmaları bitecek. Valilik, kaymakamlık, belediyelerin ve AFAD gönüllülerimizin katılımıyla bu temizlik çalışmalarını hummalı şekilde sürdürdük, tamamlanma aşamasına geldi ve bugün bitecek. Bir yandan hasar ve zarar tespiti biliyorsunuz. Çok şükür hasarlı konutumuz veya bir yapımız söz konusu değil. Sadece iki yapının çatılarında ufak hasar var. Zarar tespit ile ilgili de 50'ye yakın ekibimiz hane hane, mahalle mahalle dolaştılar. Dün itibariyle 75 hanenin zarar tespiti gerçekleştirildi. Gün içerisinde gelen yeni ihbarlar da oldu. Onlar da bugün tamamlanacak ve pazartesi günü itibariyle Sayın İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya'nın olurlarıyla bütün zarar gören vatandaşlarımızın eşya zararları, hesaplarına yatmış olacak."

Pehlivan, yağış nedeniyle bazı tarlalarda ve yaklaşık 45 kovanda zarar oluştuğunu buna ilişkin ilgili kurumların çalışma yürüttüğünü sözlerine ekledi.

Aa Picture 20251025 39515870

BÖLGEDE ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Sel sularının yol ve sokaklara taşıdığı taş, moloz ve ağaç parçaları iş makinelerinin yardımıyla kamyonlara yüklenerek şehir dışına taşındı.

İlçe sakinleri, AFAD gönülleri, büyükşehir ve ilçe belediyeleri ekipleri ise evlere dolan su ve çamurları, hasar gören eşyayı dışarı çıkardı.

Selin en fazla etkilediği noktalardan Mustafa Kemal Atatürk Mahallesi sakinlerinden Ali Gül (72), gazetecilere, sabah saatlerinden yağmurun başladığını ve öğle saatlerine doğru derenin tıkandığını söyledi.

Derenin tıkanmasıyla suyun kendi evlerine doğru geldiğini ifade eden Gül, "Su aniden bastırdı ve hiçbir eşyamızı kurtaramadık. Makinelerimizi söküp attık, zararımız çok ve üzgünüz. AFAD ekipleri hızlı davrandı ve çalışmalarını sürdürüyor." dedi.

A A 20251025 39515880 39515868 I Z M I R F O C A D A K I A F E T I N Y A R A L A R I S A R I L I Y O R

Gül, selin otomobilini de sürüklediğini dile getirdi.

Mahallelilerden Turan Turhal (58) ise sel sırasında evde olmadıklarını, birkaç saat sonra geldiklerinde durumu gördüklerini belirtti.

Selin bahçe duvarını yıktığını ve birçok atığı bahçede topladığını anlatan Turhal, "Mobilyalarda zarar var. Balkonun camı kırıldı. AFAD, büyükşehir ve ilçe belediyeleri geldi, çalışmalarını yapıyor, yolları açıyor, temizlik yapıyorlar." şeklinde konuştu.

AFAD gönüllüsü Yasin Akar ise ilk günden bu yana çalıştıklarını, ev halkıyla çamurları temizlediklerini ve hasarları gidermeye çalıştıklarını anlattı.

Edirne'de yağ fabrikasında patlama sonucu yangın çıktı

Edirne'nin Havsa ilçesi kara yolundaki fabrikanın küspe sıkıştırma bölümünde bulunan makinede, henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi ve ardından yangın çıktı.

İhbar üzerine olay yerine jandarma, itfaiye, UMKE, AFAD ve doğal gaz dağıtım ekipleri sevk edildi.

Fabrikada çalışan işçiler tahliye edildi.

A A 20251025 39516066 39516065 E D I R N E D E Y A G F A B R I K A S I N D A P A T L A M A S O N U C U C I K A N Y A N G I N S O N D U R U L D U

Yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık bir saatlik çalışmasıyla söndürüldü.

Yaralanan ve dumandan etkilenen 2 işçi ambulanslarla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, fabrikanın faaliyetleri geçici olarak durduruldu ve çalışanlar evlerine gönderildi.

Kilosu 50 liraya kadar düştü: Tezgah önünde kuyruk oluyor

Balıkçı Serdar Karaahmetoğlu, bu yılki bol av nedeniyle hamsi kilosunu 50 liraya düşürdüğünü, diğer balıkçıların ise hâlâ 100 liradan satış yaptığını açıkladı.

Karaahmetoğlu, "Sinop’ta hamsi bolluğu yaşanıyor. Bu nedenle fiyatları düşürdük. Bazı balıkçılar hâlâ 100 liradan satıyor ama amacımız vatandaşın ucuz ve taze hamsiye ulaşabilmesini sağlamak" dedi.

A W566297 01

Yeni av sezonunun başlamasıyla Sinop’un farklı noktalarındaki balık tezgahları, taze hamsiyle dolup taşıyor. Vatandaşlar, uygun fiyatlı ve taze balığı alabilmek için erken saatlerden itibaren tezgahların önünde yoğunluk oluşturuyor.

A W566297 03

Sinop’ta balıkçılar, hamsinin yanı sıra mezgit, palamut ve istavrit gibi diğer balık türlerinin de tezgahlarda yer aldığını belirtiyor.

Yeni sezonun açılmasıyla birlikte kent ekonomisine de katkı sağlanıyor. Karaahmetoğlu, "Denizden bol miktarda çıkan hamsi, hem halkımızın sofrasına hem de yerel ekonomiye canlılık katıyor" diye konuştu.

11 ilde "change" araç operasyonu! 26 şüpheli tutuklandı

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, "M3" kod isimli şüpheli F.M'nin elebaşı olduğu suç örgütü üyelerinin, özellikle BMW marka "M" model otomobiller üzerinde sahtecilik yaptıklarının belirlenmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 40 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüphelilerden 3'ü emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 37'si İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.

Savcılıkça ifadesi alınan 37 şüpheli, tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi. Hakimlik, 26 şüphelinin tutuklanmasına, 11 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Agustos 2024 Aracccicc

SORUŞTURMA VE OPERASYON

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, "suç işlemek amacıyla silahlı suç örgütü kurma ve yönetme", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık", "kaçakçılıkla mücadele kanuna muhalefet" suçlarından başlatılan soruşturmada, suç örgütünün 50 eylem gerçekleştirdiği ve 72 şüphelinin bunlara katıldığı tespit edilmişti.

Suç örgütüne yönelik 21 Ekim'de İstanbul merkezli Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Batman, Düzce, Kayseri, Kocaeli, Rize, Şırnak ve Van'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 40 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Soruşturma kapsamındaki şüphelilerden 4'ünün tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu, 5 şüphelinin ise yurt dışında firari durumda olduğu belirlenmişti.

İnşaat halindeki binanın istinat duvarı yıkıldı

İstanbul'un Beşiktaş ilçesinin Fulya Mahallesi Ayazma Deresi Caddesi'nde gece saatlerinde etkili olan sağanak sonrası, yol kenarındaki merdivende toprak kayması sonucu çökme meydana geldi.

Çökmenin ardından merdivenden kopan moloz parçaları, inşası süren binanın istinat duvarının yıkılmasına sebep oldu.

A A 20251025 39515286 39515285 B E S I K T A S T A I N S A A T H A L I N D E K I B I N A N I N I S T I N A T D U V A R I Y I K I L D I

Can kaybı ve yaralanmanın yaşanmadığı olayda, inşaatta hasar meydana geldi.

İşçiler, çöken merdivenin girişini metal sac ile kapattı.

Kendi işletmesini kurdu: 25 büyükbaş hayvanla başladı

Aydın'ın Efeler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün desteğiyle hayvancılık sektörüne adım atan kadın üretici Tuğba Yıldırım, kendi süt sığırcılığı işletmesini kurdu.

Ocak ayında açılan kursa katılarak sertifikasını alan Yıldırım, kadın çiftçilere özel kredi uygulamasından yararlanarak hem kendi birikimleri hem de sağlanan finansal destekle işletmesini faaliyete geçirdi.

A W566217 01

Efeler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, bugün Yıldırım’ı işletmesinde ziyaret ederek üretim faaliyetleri hakkında incelemelerde bulundu.

Ziyaret sırasında, yeni destekleme modeli kapsamında hayvancılık destekleriyle ilgili de bilgilendirme yapıldı. An itibarıyla 25 büyükbaş hayvana ulaşan Yıldırım’ın başarısının memnuniyetle karşılandığı belirtilirken, Efeler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "Kadın üreticilerimizin tarımsal üretime katılımını teşvik etmeye ve desteklemeye devam edeceğiz. Tuğba Hanım’ı tebrik ediyor, bol kazançlar diliyoruz" ifadeleri yer aldı.

İnşaatta yüksekten düşen işçi yaralandı

Konya'nın Karapınar ilçesine bağlı Alaaddin Mahallesi'nde bulunan 3 katlı bir inşaatta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, inşaatta çalışan 20 yaşındaki R.T. henüz belirlenemeyen bir nedenle dengesini kaybedip aydınlatma boşluğuna düştü.

Diğer işçilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri intikal etti.

A W566269 03

Yaralı R.T. sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Karapınar Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.

Olayla ilgili tahkikat başlatıldı.

3 yıl sonra duş alıp, tıraş olmuştu! Evden çıkmak istemeyen Barış'a teşhis kondu

Barış'ın yapılan kan tahlillerinde vitamin eksikliği tespit edildiğini ifade eden Antakya İlçe Sağlık Müdürü Doktor Ferdi Coşgun, Barış'ın sağlık sorunlarıyla ilgili tedaviye başlandığını ifade ederek, sosyal medya ve dijital bağımlığın genç adamda psikolojik sorunları tetiklediğini düşündüklerini söyledi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde evini kaybeden 50 yaşındaki anne Semra Özbay ve 23 yaşındaki oğlu Barış Özbay, yaşadıkları depremin ardından Defne ilçesinde hayata birlikte tutunuyorlar. Depremde hem evlerini hem yakınlarını kaybeden aile, üç yıldır zorlu bir süreçle mücadele ediyor.

Depremin ardından yaşama hevesini kaybeden ve okuduğu üniversiteyi yarıda bırakarak sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla oynamaya başlayan Barış Özbay, sanal dünyaya bağımlı hale gelerek hayat hikayesiyle Türkiye'nin dikkatini çekmişti. Yaşamak için gerekli ihtiyaçlarını gideren genç adam; ne duş alıyor ne de tırnaklarını kesmek gibi özel gereksinimlerini yerini getiriyordu.

Ekonomi̇st 2025 10 25T125153.655

Devlet kurumlarının girişimleriyle Barış'ın yeni hayatına başlamasına yönelik ilk adımı atmıştı. Yaklaşık 3 yıl sonra duş alan, tıraş olan ve evinden çıkıp farklı bir noktaya giden Barış'ın annesi Semra Özbay'ın yüzü evladı için gülmeye başladı.

Antakya Belediyesi ekipleri, 3 yılın ardından yeni hayat yolundaki ilk adımı atan Barış ve annesinin yaşadığı evi, köşe bucak temizledi. Temizliğin ardından Antakya İlçe Sağlık Müdürlüğüne bağlı Evde Sağlık Hizmetlerinden gelen sağlık ekipleri, evde çıkmayan telefon bağımlısı gençten kanlar alarak muayene etti. Barış'ın yapılan kan tahlillerinde vitamin eksikliği tespit edildiğini ifade eden Antakya İlçe Sağlık Müdürü Doktor Ferdi Coşgun, Barış'la ilgili klinik tanı olarak anksiyete ve depresyon tanısı konularak tedaviye başlandığını ve bunların temelinde sosyal medya ve dijital bağımlılık durumunun tetiklediğini düşündüklerini söyledi.

Ekonomi̇st 2025 10 25T125219.065

"HERHANGİ BİR SAĞLIK PROBLEMİ OLMADIĞINI GÖRDÜK SADECE BİRKAÇ VİTAMİN EKSİKLİĞİ SÖZ KONUSU"

Barış'ın yapılan kan tahlilleri sonucunda beslenmeden kaynaklı vitamin eksiliği olduğunu söyleyen Coşgun, "Barış Özbay kardeşimizle ilgili bize sosyal medya kanalları üzerinden bilgileri geldikten sonra gerekli çalışmaları yaptık. Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Antakya İlçe Sağlık Müdürlüğü sağlık ekipleri evde sağlık birimleri konuya hemen vakıf olarak Barış kardeşimizin ailesine ulaştık. Barış'ın önce bakımları yaptırdık, temizliğini sağladık ve evde sağlık ekibimiz tarafından sağlık muayeneleri gerçekleştirildi. Kan tahlilleri alındı. Bu kan tahlilleri değerlendirildi ve çok şükür herhangi bir sağlık problemi olmadığını gördük. Birkaç vitamin eksikliği söz konusuydu, bunlar da beslenme düzensizliğinden kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Onlarla ilgili gerekli çalışmalar vitamin destekleri reçetelerle birlikte sağlandı" ifadelerini kullandı.

Ekonomi̇st 2025 10 25T125525.438

"KLİNİK TANI OLARAK ANKSİYİTE VE DEPRESYON TANISI KONULDU"

Barış'ın yapılan psikolojik muayenesinde klinik olarak anksiyete ve depresyon tanısı konulduğunu ifade eden Antakya İlçe Sağlık Müdürü Coşgun, "Barış kardeşimizin şu andan sonraki hayatında daha sağlıklı olabilmesi için psikososyal desteği sağlamak üzere çalışmalarımız devam ediyoruz. Bu süreçte uzman psikiyatri doktorumuz tarafından değerlendirmeleri yapıldı, gerekli tedavileri sağlandı. Barış'ın daha sonraki hayatında da adapte olabilmesi ve hayatını düzenlenebilmesi için psikologlarımız tarafından da psikoterapiler yapılacak. Şu anda aldığı klinik tanı olarak anksiyite ve depresyon tanısı konuldu. Bunlarla ilgili tedavi başlandı ama bunun temelinde gördüğümüz kadarıyla bir sosyal medya ve dijital bağımlılık durumunun tetiklediği düşünüyoruz. Sosyal hayattan kopmamaları, gerçek insanlarla diyalog kurmaları, kitaplarla haşır neşir olmaları ve arkadaşlarıyla birlikte olmaları bu şekilde gerçek hayatın içerisinde kalmalarını tavsiye ediyoruz. Bu durumun çok meşakkatli bir süreç olacağını düşünmüyorum fakat bazı kritik noktalarımız var. Bunları uzman doktorlarla ve psikologlarımızla irtibat halinde kalarak inşallah kritik noktalara çok yaklaşmadan aşarak sosyal hayata ailesine kazandırmaya çalışacağız" dedi.

Sivas'ta Filistin'e destek yürüyüşü düzenlendi

Akıncılar Kaymakamlığı ile İlçe Mili Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen yürüyüş için Türk Telekom Lisesi önünde toplananlar, ilçe merkezine kadar yürüdü.

Kaymakam Tarık Safa Kahveci, etkinlikte yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti'nin çok büyük ve yardımsever bir millet olduğunu belirtti.

Yürüyüşe katılanlara teşekkür eden Kahveci, "Başta Gazze olmak üzere zalimin karşısında, mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz. Gazze için söylenen her söz, yazılan her yazı, yapılan her yardım, Gazze'de yanan ateşi söndürmek için birer yağmur damlası olacak ve özgür, bağımsız Filistin'in kuruluşuna vesile olacaktır" ifadelerini kullandı.

Programda, öğrenciler Gazze için şiirler okudu, Akıncılar Müftüsü Fettah Odabaşı tarafından dua edildi.

Yürüyüşe, ilçe halkı, öğrenci ve veliler katıldı.

3 tekerlekli elektrikli motosiklet devrildi! 2 kişi ağır yaralandı

Kilis'te A.B'nin (69) kullandığı 3 tekerlekli elektrikli motosiklet, Polateli ilçesine bağlı Polatbey köyü mevkisinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi.

Çevredekilerin ihbar etmesi üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekibi intikal etti.

A A 20251025 39515099 39515097 K I L I S T E 3 T E K E R L E K L I E L E K T R I K L I M O T O S I K L E T I N D E V R I L D I G I K A Z A D A 2 K I S I A G I R Y A R A L A N D I

Kazada sürücü ile eşi M.B. (65) yaralandı.

Sağlık ekiplerince Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunduğu belirtildi.

Baygın halde durakta bulundu! Polisleri görünce elini öptü

Antalya'nın Manavgat ilçesi Antalya Caddesi üzerindeki dolmuş durağında bir kişinin baygın halde yattığı ihbarı 112 Acil Çağrı Merkezi'ni harekete geçirdi.

İhbar edilmesi üzerine olay yerine 112 sağlık ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Yunus ekipleri intikal etti.

A W566131 03

Olay yerine gelen ekipler, oturma grubunda kendinden geçmiş halde yatan ve adının V.Y. olduğu belirlenen şahsı uzun uğraşlar sonucu uyandırdı.

Madde etkisinde olduğu öne sürülen V.Y., bir süre kaldırımda oturup toparlanmaya çalıştı. Bu sırada kendisine yardım eden Yunus ekibindeki polislerin eline sarılıp öptü.

A W566131 02

Sağlık ekipleri tarafından hastaneye götürülmek istenen V.Y., ilk etapta ambulansa binmeyi reddetti.

Yunus ekibinde görevli bir polisin "Ben de ambulansta senin yanında olacağım" sözleri üzerine ikna olan şahıs, ambulansa binerek Manavgat Devlet Hastanesi'ne götürüldü.

Denizli'de satırlı dehşet: Bir can kaybı var

Denizli'nin Merkezefendi ilçesinin Değirmenönü Mahallesi Lozan Caddesi'nde 23 Ekim'de karşılaşan M.K. (39) ile Yılmaz Köse (45) arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı.

Kavgaya dönüşen olayda M.K. yanında getirdiği satırla Köse'yi yaraladı.

İhbar edilmesi üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri intikal etti.

Başından yaralanan Köse ambulansla Denizli Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Yılmaz Köse, tedavi gördüğü hastanede müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Gözaltına alınan zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.

Polis-savcı yalanıyla 23 milyon liralık vurgun! 4 gözaltı

İstanbul Beylikdüzü’nde yaşayan M.A.Ö. ve Z.Ö. çifti, kendilerini telefonda "polis-savcı" olarak tanıtan dolandırıcıların yönlendirmesiyle istedikleri 7 milyon 250 bin lira değerinde para ve ziynet eşyalarını elden teslim etti.

Kalan 16 milyon lira parayı da 7 farklı banka hesabına gönderdi.

23 MİLYON 250 BİN LİRA DOLANDIRICILIK TESPİT EDİLDİ

Toplam 23 milyon 250 bin lira değerindeki dolandırıcılığın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri harekete geçti.

Yapılan çalışmalarda, dolandırıcılığa karışan 4 şüpheli belirlendi. Şüpheliler, düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.

68Fc83E33803E299 W1200Xh684

ŞÜPHELİLERDEN BİRİ TUTUKLANDI

Yakalanan suça sürüklenen çocuk A.E.H., O.D.(42), M.A.S.(31) ve İ.T.(18) emniyetteki tamamlanan işlemlerin ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi.

5 suç kaydı bulunduğu öğrenilen 18 yaşındaki İ.T., sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yüksekova Mor Dağı'nın zirvesi beyaza büründü

Yüksekova ilçesinde son bir aydır etkili olan mevsim normallerinin altındaki soğuk hava şartları günlük hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor.

İlçenin en yüksek rakımlı dağlarında görülen kar yağışı sonrası zirveler adeta gelinlik giydi. Bölgedeki kar yağışı ilk olarak Cilo ve İkiyaka dağlarının yüksek kesimlerinde kendisini gösterdi.

Son olarak ise Yüksekova’nın Esendere beldesi güzergahında yer alan Mor Dağı'nın zirveleri de beyaza büründü.

Diğer yandan, ilçede soğuk hava etkisini artırırken, aralıklı yağışlar da yer yer devam ediyor. Bölge halkı, erken gelen kış şartlarına karşı hazırlıklarını hızlandırdı.

Kars’ta jandarmadan silah operasyonu

İl Jandarma Komutanlığı’nca suç unsurlarına yönelik kent genelinde çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Jandarma ekiplerince düzenlenen operasyon Mauser tüfek, 5 ruhsatsız tabanca, 4 tabanca şarjörü, 172 tabanca fişeği, 8 ruhsatsız av tüfeği, 14 av tüfeği kartuşu, 1 av tüfeği şarjörü, 2 AK-47 Kaleşnikof şarjörü, 46 adet 7.62 mm fişek, 1 kurusıkı tabanca ve 5 kurusıkı tabanca fişeği ele geçirildi.

Operasyon da 9 şüpheli ile çeşitli suçlardan aranan 2 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri sürüyor.

Bu neyin öfkesi! Trafikte sopayla saldırdılar

İstanbul Maltepe’de seyir halindeki iki sürücünün trafikte tartışmasıyla başladı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine sürücülerden biri aracından inerek eline sopa aldı ve diğer sürücüye saldırdı.

Çevredeki vatandaşlar kavgayı ayırmak için araya girdi.

Yaşanan anlar çevredeki bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

Görüntülerde sürücülerin tartıştığı, bir kişinin sopayla saldırdığı ve tarafların çevredekiler tarafından güçlükle ayrıldığı anlar yer aldı.

"Sakin şehir" olarak biliniyor! Adeta renk cümbüşüne döndü

Artvin'in Şavşat ilçesi sonbaharla birlikte renk cümbüşüne dönüştü. İlçe genelinde hava sıcaklıklarının düşmesiyle ormanlık alanlardaki ağaçlar sarı, kırmızı ve kahverenginin tonlarına büründü.

"Sakin şehir" unvanına sahip Şavşat'ta oluşan manzaralar, bölgeye gelen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Özellikle hafta sonları ilçeye çevre illerden çok sayıda doğasever geliyor.

A W566058 01

İlçeye bağlı Maden Köyü, bu günlerde bölgeye gelen ziyaretçilerin en çok uğradığı yerler arasında yer alıyor.

Ahşap mimarisiyle dikkat çeken köyde, doğa fotoğrafçıları ve gezginler sonbaharın renklerini ölümsüzleştiriyor.

A W566058 12

Köy çevresindeki ormanlık alanlarda yürüyüş yapanlar, sessizlik ve temiz havanın tadını çıkarıyor.

Hakkari'den Şavşat'a gezmek için gelen Sevim Duman, bölgeye hayran kaldığını belirterek "Gezmek amaçlı geldik. Buranın mimarisine, ahşap evlerine, doğasına ve ağaçlarına bayıldık. Küçük bir gölü var ama çok huzurlu. Ağaçlar rengarenk; sonbaharın tüm renklerini içine çeke çeke yaşıyorsun. Oksijeni bol, herkesi buraya bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

A W566058 05

İstanbul'da istinat duvarı araçların üzerine çöktü

İstanbul'un Maltepe ilçesi Feyzullah Mahallesi Köroğlu Beyi Sokak’ta saat 02.45 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerinde bulunan 6 katlı bir binanın istinat duvarı, sağanak yağışın ardından henüz belirlenemeyen bir nedenle çöktü.

Çökme ile birlikte kaldırım da duvarla beraber yola devrilerek park halindeki 3 otomobilin üzerine düştü.

A W566132 04

Araçlarda büyük çapta hasar meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve zabıta ekipleri intikal etti.

Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, zabıta ekipleri de sokakta araç ve yaya trafiğini kontrollü şekilde sağladı.

Çökme anı binanın güvenlik kamerasına yansırken, şans eseri yaralanan olmadı.

A W566132 02

"BİNADA BÜYÜK BİR KORKU OLUŞTU"

Bina sakini Hilmi Demircioğlu, "Ufaktan bir su gelmeye başlamış, ondan sonra komple çökmüş. Burada daha önce bir kazı çalışması yapılmış ve altı boş bırakılmış. Burada arabalar pert oldu, çok kötü bir haldeyiz. Binada büyük korku oluştu, komşularımız arabanın altında kalabilirdi" dedi.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Ekonomi̇st 2025 10 25T110704.557

Bolu Dağı'nda sağanak ve sis! Görüş mesafesi düştü

İstanbul ve Ankara arasında ulaşımı sağlayan, Türkiye'nin önemli geçiş güzergahlarından Bolu Dağı geçişinde sağanak ve sis etkili oldu.

Güzergahın Düzce geçişinde yer alan Kaynaşlı, Karanlıkdere, Bakacak ve Bıçkıyanı ile Bolu sınırlarında kalan Karayolları Kavşağı ve Seymenler mevkilerinde sis, görüş mesafesini düşürdü.

A A 20251025 39514107 39514106 B O L U D A G I N D A S A G A N A K V E S I S G O R U S M E S A F E S I N I D U S U R D U

Bölgeden geçen sürücüler, yolda dikkatli ilerledi.

Polis ve kara yolları ekipleri, sürücüleri hız sınırına uymaları ve takip mesafesini korumaları yönünde uyardı.

Kahverengi kokarca ile mücadele sürüyor

Düzce Valiliği öncülüğünde tarım ürünlerine ve Düzce'nin en önemli geçim kaynaklarından olan fındığa büyük zarar veren kahverengi kokarca ile kış mücadelesi başladı.

Düzce Tarım ve Orman İl Müdürlüğü çalışmalarını devam ederken, İl Özel İdaresi ekipleri de çalışmalara destek vermeye başladı.

İl Özel İdaresi ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar, zararlının kış aylarında barındığı alanlarda popülasyonun azaltılmasını hedefliyor.

A W566098 01

Tarım ve Orman İl Müdürlüğü uzmanlarının işaret ettiği noktalar ilaçlanırken, köy muhtarları da ilaçlama araçlarına yardımcı oluyorlar.

Bu sayede bahar aylarında yumurtadan çıkacak kahverengi kokarca zararlısının daha üremeden yok edilmesi isteniyor.

Otomobil TIR'ın altına girdi! 23 yaşındaki sürücü hayatını kaybetti

Samsun'un Kavak ilçesi Samsun-Ankara karayolunun 22. kilometresi Mahmutlu mevkisinde saat 07.00 sıralarında yaşandı.

Edinilen bilgiye göre, Kadir Görkem Şahin (23) idaresindeki otomobil, sağa manevra yaparak emniyet şeridine yönelen Ahmet Uysal yönetimindeki çekici ve TIR' arkadan çarptı.

A W566093 02

Otomobilin TIR'ın dorsesinin altına girdiği kazada, sürücü Kadir Görkem Şahin aracın içinde sıkışarak olay yerinde yaşamını yitirdi.

Şahin'in cansız bedeni, itfaiye ekiplerinin çalışmaları sonucu bulunduğu yerden çıkarılarak otopsi yapılmak üzere Kavak Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

A W566093 12

Kaza anı ise güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.

Lise öğrencisi, bisikletiyle iki metrelik çukura düştü

Hatay'ın Dörtyol ilçesi Şaban Akın Uçar Caddesi'nde 14 yaşlarındaki lise öğrencisi saat 12.30 sıralarında bisikletiyle kaldırımda ilerlerken, 20 gün önce açıldığı ileri sürülen yoldaki yağmur suyu dolu iki metre derinliğindeki çukura düştü.

Çocuğun yardımına çevredeki esnaf yetişti.

Uz T J F E Xup U W0 Z09 Mo Q37 Gg

Esnafın elinden tutup çukurdan çıkardığı öğrenci, tekrar bisikletine binerek bölgeden uzaklaştı.

O anlar, bir iş yerinin güvenlik kamerasıyla kaydedildi.

Tq Jl Y Y M4B Eadzsmwcnl Q Ng

16 yaşındaki ehliyetsiz sürücü can aldı

Yunus Emre Mahallesi İskenderpaşa Caddesi'nde seyreden, 16 yaşındaki Muhammed Furkan Ö'nün yönetimindeki cip Ö.G. ile annesi N.G'ye (31) çarptı.

Çarpmanın etkisiyle savrularak, park halinde bulunan araç ile cipin arasında sıkışan çocuk ağır, annesi N.G. ise hafif yaralandı.

İhbar edilmesi üzerine polis ve sağlık ekipleri olay yerine intikal etti.

Sağlık ekiplerinin müdahale ettiği Ö.G'nin yaşamını kaybettiği tespit edildi.

ARAÇ SÜRÜCÜSÜ GÖZALTINA ALINDI

Araç sürücüsü Muhammed Furkan Ö. olay yerinde gözaltına alındı.

16 yaşındaki ehliyetsiz sürücünün, babasının izni olmadan aracını aldığı öğrenildi.

Çocuğun cenazesi incelemenin ardından morga kaldırıldı.

Kayseri'de firari FETÖ hükümlüsü yakalandı

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, terör suçlarından arananların yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.

Bu kapsamda ekipler, FETÖ'ye üye olma suçundan hakkında 6 yıl 10 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan eski polis H.O.T'yi (53) saklandığı adreste yakaladı.

Firari hükümlü, işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.

Antalya'da korkunç cinayet: Mesai arkadaşını bıçaklayarak öldürdü

Antalya'da temizlik işçileri Gökhan M. ve Nurullah G., Mehmet Özkaynak'ın kullandığı Manavgat Belediyesi'ne ait çöp kamyonuyla Sülek Hacıisali Mahallesi istikametinde sabah saatlerinde çöp toplamaya çıktı.

Sülek- Hacıisali Mahallesi arasındaki yolda çöp almak için araçtan uzaklaştığını belirten Nurullah G. araçtan inip çöpe almaya yöneldiği sırada kamyondan sesler gelmesi üzerine geri geldiğinde kamyon içerisinde Mehmet Özkaynak ve Gökhan M.'nin boğuştuğunu, Özkaynak'ın kamyonun koltuğunda yattığını, Gökhan M.'nin olay yerinden kaçtığını gördü.

A W555288 06

İhbar edilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekibi Mehmet Özkaynak'ın boğazından bıçakla yaralanıp olay yerinde hayatını kaybettiğini tespit etti.

Belirtilen adrese Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri sevk edildi.

Özkaynak'ın cenazesi Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayın ardından kaçan Gökhan M.'nin yakalanması için çalışma başlatıldı.

CİNAYETTEN KISA SÜRE ÖNCE BİRLİKTE VİDEO ÇEKMİŞLER

Diğer yandan Mehmet Özkaynak ile Gökhan M.'nin henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı önceki gün tartıştıkları daha önce ise cinayet zanlısı Gökhan M., olaya şahit olan Nurullah G. ve hayatını kaybeden Mehmet Özkaynak'ın bir arada video çekerek paylaşım yaptığı öğrenildi.

Mandırada şüpheli ölüm

Çankırı'nın Çerkeş ilçesinin Karga Köyü'nde faaliyet gösteren bir mandırada çalışan 62 yaşındaki N.S.'den haber alamayan arkadaşları, N.S.'yi dinlenme odasında hareketsiz halde buldu.

İhbar edilmesi üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri intikal etti.

Sağlık ekiplerince olay yerinde yapılan müdahalede N.S.'nin hayatını kaybettiği tespit edildi.

N.S.'nin cesedi otopsi için Ankara'ya sevk edildi.

Malatya'da uyuşturucu operasyonunda 10 gözaltı

İl Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri uyuşturucu madde satıcılarına yönelik çalışma başlattı.

Tespit edilen adreslere operasyon düzenleyen ekipler 10 şüpheliyi gözaltına aldı.

Adreslerde yapılan aramalarda, 5 bin 595 sentetik hap, 748 gram sentetik uyuşturucu, 11 gram esrar ve hassas terazi ele geçirildi.

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

İzmir'de 11 gün önce yapılan asfalt çöktü

Helvacı Sanayi Bölgesi Caddesi'nde İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ve İZBETON tarafından gerçekleştirilen asfaltlama, dönemin "en kapsamlı altyapı çalışması" olarak tanıtıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da çalışmaları yerinde incelemişti.

Açıklamalarda, iki kilometrelik yola 6 bin ton sıcak asfalt serildiği iddia edilmiş, yolun "daha konforlu ve güvenli hale getirileceği" ifade edilmişti. Ancak, henüz ikinci haftasında asfaltın bozulması, bölgede hem sürücüler hem de vatandaşlar arasında tepkiye yol açtı.

Son yağışlarla birlikte meydana gelen çökmeler, yolu adeta köstebek yuvasına çevirdi. Yapılan işin standartlara uygun olmadığını ifade eden vatandaşlar, asfalt dökülmeden önceki haline dönen yolda hem kaza riski oluştuğunu hem belediye kaynaklarının heba edildiğini dile getirdi.

A W555335 02

Timsah gözü hazan güzelliğiyle büyülüyor

Sivas'a 82 kilometre, Doğanşar'a 16 kilometre uzaklıktaki Dipsizgöl Tabiat Parkı sonbaharda büründüğü pastel renklerle adeta yağlıboya tablosunu andırıyor.

Benzerliğiyle 'timsah gözü' olarak da adlandırılan göl ve çevresindeki ağaçlar sonbahar renkleriyle ziyaretçilerine eşsiz bir manzara sunuyor.

A W555291 01

Bölgeyi ziyarete gelen vatandaşlar, her mevsim ayrı bir güzelliğe bürünen gölü herkesin mutlaka görmesi gerektiğini ifade etti.

Dolu savar yasaklandı

Son yıllarda doğal afetler, tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor. Çiftçiler de sorunlara karşı bazı yöntemler kullanırken Adana'da dolu savar kullanımı yasaklandı.

Ekiplerin bu alanda denetim yapacakları ifade edildi.

Bu cihazın doluyu engelleyip engellemediği ise bilinmezliğini koruyor ancak çiftçiler ise yağışları azalttığından şikayet ediyor.

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Türkiye'nin tamamında kuraklık olduğuna dikkat çekti. Doğan, "Cihaz kullanımının yağmura engel olduğuna dair bilimsel bir açıklama yok ancak çiftçiler arasında bu cihazlar yağmura engel oluyor algısı vardı. Bu sebeple kullanım yasaklandı." dedi.

Balıkçıların yüzü istavritle gülüyor

Denizlerde av yasağının sona erdiği 1 Eylül'den bu yana teknelerinde yoğun mesai harcayan tayfalar, bugünlerde ağlarını dolduran istavritle kıyıya dönmenin mutluluğunu yaşıyor.

Dün gece mavi sulara ağlarını bırakan balıkçılar limanlara kasalar dolusu istavritle döndü.

Gırgır tekneleriyle limanlara ulaştırılan istavritler kamyonetlere yüklenerek Ordu başta olmak üzere çeşitli illere gönderildi.

A A 20251009 39355825 39355816 O R D U D A D E N I Z E A C I L A N B A L I K C I L A R I N Y U Z U I S T A V R I T L E G U L U Y O R

Balıkçı Barış Kamer, son günlerde istavrit avının arttığını belirterek, teknelerin kıyıya yüzlerce kasa istavritle döndüğünü belirtti.

Tezgahlarda istavritin 100 ila 150 liradan satışa sunulduğunu söyleyen Kamer, balığa ilginin güzel olduğunu ifade etti.

A A 20251009 39355825 39355823 O R D U D A D E N I Z E A C I L A N B A L I K C I L A R I N Y U Z U I S T A V R I T L E G U L U Y O R

Balık satıcısı Muzaffer Yardımcı da Elazığ'dan Ordu'ya balık almaya geldiğini ve her zaman bu bölgenin balığını tercih ettiklerini belirtti.

Balıkların kalitesinin tüketicileri memnun ettiğini dile getiren Yardımcı, istavritin bol avlandığını öğrendikleri için Ordu'ya geldiklerini kaydetti.

Türkiye’de 5 sulak alan daha koruma kapsamına alındı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaptığı açıklamada, dünyanın en verimli ortamları arasında yer alan sulak alanların, insan yaşamı için büyük öneme sahip olduğunu söyledi.

Sulak alanların, tatlı su temininden gıdaya, biyolojik çeşitlilikten sel kontrolüne, yer altı sularının yenilenmesinden iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına kadar, insanlığa sağladıkları sayısız fayda ve ekosistemle, büyük bir değer taşıdığına dikkati çeken Yumaklı, ülkelerin sulak alanların yönetiminde büyük sorunlarla karşılaştığını anlattı. Bakanlık olarak bu sorunların üstesinden gelmek üzere yeni projeler uygulayarak, eylem planları hazırladıklarına işaret eden Yumaklı, sayısız bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapan sulak alanları koruyup geliştirmek için var güçleriyle çalışmaya devam ettiklerini dile getirdi.

"SULAK ALAN SAYISINI DAHA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ"

Yumaklı, söz konusu çalışmalar sayesinde korunan sulak alan sayısının her geçen gün arttığını ve Türkiye'nin zengin ekosistemine değer katacak 5 yeni mahalli sulak alan ilan ettiklerini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

"Son olarak Bingöl'de Gölbaşı Gölü, Çanakkale'de Kavak Deltası, Çardak Lagünü ve Suvla (Tuz) Lagünü ile Bilecik'te Beşgöller sulak alanları 'Mahalli Öneme Haiz Sulak Alan' ilan edildi. Böylece 131 korunan sulak alan sayımız 136'ya, mahalli öneme haiz sulak alan sayımız da 58'den 63'e yükseldi. Bölge halkımıza ve ülkemize hayırlı uğurlu olsun. Ülkemizin değerlerini gelecek kuşaklara aktarmak üzere, çalışmalarımızı sürdürüp bu sayıları daha ileriye taşıyacağız."

HER BİRİNDE FARKLI BİTKİ VE KUŞ TÜRLERİ TESPİT EDİLDİ

Bingöl Adaklı ilçesi sınırlarında bulunan Gölbaşı Gölü pınarlar, yağmur ve kar sularıyla besleniyor. Gölbaşı Gölü'nde bey sümbülü, saz, kamış gibi bitki türleri, angut, ibibik, yeşilbaş, saz bülbülü gibi kuş türleri yaşıyor.

Çanakkale'de, Kavak Çayının Ege Denizi'ne döküldüğü yerde oluşan Kavak Deltası da hem önemli bir kumul vejetasyona sahip doğal bir ekosistem, hem de önemli bir kuş yaşam alanı olarak öne çıkıyor. "Kıyısal Tatlı Su Lagünleri" ile "Sürekli Tatlı Su Bataklıkları" sulak alan tiplerinden oluşan Kavak Deltası'nda, 3'ü bölgesel endemik olmak üzere, 45 bitki türü hayat buluyor. Kuş göç yolları üzerinde önemli bir konuma sahip olan Kavak Deltası'nda, bugüne kadar 247 kuş türünün yaşadığı görülüyor.

Marmara Denizi ile Çanakkale Boğazı'nın birleştiği kesimde yer alan Çardak Lagünü de Çanakkale il sınırlarında bulunuyor. Derinliği ortalama 3 metre olan, kuşların göç, barınma, beslenme ve üremeleri için önemli sulak alanlardan biri olarak bilinen Çardak Lagünü'nde kum zambağı, deniz börülcesi gibi 30 bitki türü, kulaklı batağan, sütlabi, flamingo ve kuğu gibi 111 kuş türü yer alıyor.

Gelibolu yarımadasında bulunan Suvla Tuz Gölü de Çanakkale'deki korunmuş en önemli kuş toplanma ve beslenme alanını oluşturuyor. Suvla Tuz Gölü'nde, tülpembe kum zambağı, lavanta gibi bitki türlerinin yanı sıra dikkuyruk, kaşıkçı, pasbaş patka, suna ve flamingo gibi kuş türleri görülüyor.

Bilecik'teki, Sakarya Nehri'nin kenarında bulunan kum alımı sonrasında meydana gelen 5 gölden oluşan Beşgöller'de ise bitki olarak su mercimeği, saz, sandalye sazı gibi türler, kuş olarak da alaca balıkçıl, gece balıkçılı, gri balıkçıl gibi türler bulunuyor.

Kayseri'de aile sağlığı merkezinde sıra kavgası: Yaralılar var

Kayseri'nin Melikgazi ilçesinin Gülük Mahallesi Şehit Miralay Nazım Bey Bulvarı'nda bulunan bir aile sağlığı merkezinde iddiaya göre hastalar arasında sıra yüzünden kavga çıktı.

Bıçakların kullanıldığı kavgada Ahmet Ş. (52), Mahmut S. (60) ve Abdullah S. (34) yaralandı.

Olay yerine polis ve sağlık ekipleri intikal etti.

Yaralılar, sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekipleri ise olay yerinde inceleme yaptı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Muhasebeciden 40 milyon liralık vurgun! 3 tutuklama

Adana'da faaliyet gösteren bir tekstil firmasının banka hesaplarında açık fark edilmesi üzerine durum polise haber edildi. Bunun üzerine İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, şirketin hesap hareketlerini incelemeye aldı.

Yaklaşık 1 yıl boyunca yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda, işyerinin muhasebecisi S.G. ve beraberindeki T.G. ile B.G.’in resmi belgede sahtecilik yaptığını tespit etti.

Şüpheliler bu yöntem ile yaklaşık 40 milyon TL vurgun yaptığı ileri sürüldü.

3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Yapılan operasyonda 3 şüpheli yakalandı.

Emniyete götürülen şüpheliler ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Kızılırmak'ın debisi son 4 yılın en düşük seviyesine geriledi

Devlet Su İşleri 19. Bölge Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, ırmağın Sivas girişindeki Dikmencik mevkiinde geçen yıl ekimde saniyede 4,35 metreküp olan ortalama debi, bu yıl aynı ayda saniyede 3,11 metreküp olarak belirlendi.

Irmağın Sivas çıkışındaki Söğütlühan mevkiinde geçen yıl ekimde saniyede 7,8 metreküp olarak tespit edilen ortalama debi ise bu sene aynı periyotta saniyede 5,86 metreküp ölçüldü.

Kızılırmak'ta debi, ekim ayı ortalama verilerine göre son 4 yılın en düşük seviyesine geriledi.

Aa Picture 20251009 39354825

"KÜRESEL ISINMANIN EN BÜYÜK SONUÇLARINDAN BİRİSİ KURAKLIK"

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Kartal, kuraklığın dünyanın ve Türkiye'nin en büyük kanayan yarası haline geldiğini söyledi.

Kuraklığın son yıllarda etkisini hızlı şekilde göstermeye başladığını belirten Kartal, "Küresel ısınmanın en büyük sonuçlarından birisi kuraklık. Yağış ortalamasının azalması beraberinde kuraklığı getiriyor. Tüm su kaynaklarının ana kaynağı yağış azaldığında ırmak, göl ve dere gibi su kaynaklarımızın azaldığını görüyoruz." dedi.

Kartal, Kızılırmak'ta yıllar itibarıyla debide azalma yaşandığına dikkati çekerek, "Su miktarında ciddi boyutta düşüşler var. Bu düşüşler gittikçe hem ülkemizde hem de şehrimizde çok büyük alarm veriyor. Bununla birlikte azalmalar genel su kaynaklarının tükenmesine ve bu su kaynaklarına dayalı olan tüm faaliyetlerin de eksilmesine ve azalmasına yol açmaktadır." diye konuştu.

Aa Picture 20251009 39354826

"DOĞAL KAYNAKLARIMIZ BİLİNÇSİZ OLARAK KULLANILIYOR"

Yağış miktarlarının azalmasıyla insanların çok ciddi önlemler ve tedbirler alması gerektiğine değinen Kartal, şunları kaydetti:

"Yağışların azalması ve su kaynaklarının tükenmesiyle içeceğimiz sudan, tarımsal ve kullanma suyumuzun düştüğünü görüyoruz. Ülke geneline bakıldığı zaman kısmi olarak su kesintilerine gidildiği görülmekte, zaman zaman Sivas'ta da bununla karşılaştığımız günler oldu. Bunun en güzel önlemi, tarımsal anlamda çok ciddi politikaların atılması, tarım ürünleri tercihinin iyi olması. Yine buna bağlı olarak devletimiz açısından gerçekten önemli tarım revizyonlarının yapılması lazım. İnsanlar bazında bakıldığı zaman da doğal kaynaklarımız genel manada bilinçsiz kullanılıyor. Su kaynaklarımızın da tükenebilir olduğunu ve bunların kesinlikle bizlere de sıkıntı yaşatacağını düşünerek çok daha bilinçli, dikkatli kullanmamız gerekiyor."

A A 20251009 39354829 39354822 K U R A K L I K N E D E N I Y L E K I Z I L I R M A K I N D E B I S I S O N 4 Y I L I N E N D U S U K S E V I Y E S I N E G E R I L E D I

KIZILIRMAK

Sivas'ın İmranlı ilçesindeki Kızıldağ'ın güney yamaçlarından doğup Samsun'daki Bafra Burnu'ndan Karadeniz'e dökülen Kızılırmak, 1355 kilometre uzunluğa sahip.

Özellikle ilkbahar mevsiminde yağışlar ve kar sularının etkisiyle taşma noktasına gelen, çok geniş bir yatağa ve düzensiz bir rejime sahip Kızılırmak üzerinde Sarıoğlan, Yamula, Kesikköprü, Hirfanlı, Kapulukaya, Altınkaya, Derbent ve Obruk barajları bulunuyor.

Eylül 2025, tarihin üçüncü en sıcak eylülü oldu

Avrupa Birliği'nin (AB) uydu izleme sistemi Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S), eylül ayına ilişkin küresel ortalama yüzey ve deniz sıcaklığı verileri yayımladı.

Buna göre, Eylül 2025, küresel ortalama sıcaklıklar açısından kayıtlardaki üçüncü en sıcak eylül ayı oldu ve bu ayda ortalama yüzey sıcaklığı 16,11 derece olarak ölçüldü. Bu seviye, 1991-2020 dönemindeki ortalama sıcaklığın 0,66 derece üzerinde gerçekleşti.

Eylüldeki ortalama sıcaklıklar, sanayi öncesi dönem olan 1850-1900 yıllarındaki ortalama sıcaklığın 1,47 derece üzerinde ölçüldü.

Ayrıca, Ekim 2024-Eylül 2025 dönemini kapsayan son 12 aydaki ortalama sıcaklık, dünyada sanayi öncesi dönem ortalamasının 1,51 derece üzerine çıktı.

"KARA VE DENİZ YÜZEYİ SICAKLIKLARI ISRARLI ŞEKİLDE YÜKSEK SEYREDİYOR"

Avrupa'da Eylül 2025, beşinci en sıcak eylül ayı olarak kayıtlara geçti ve kıtadaki ortalama sıcaklık 15,95 dereceyle 1991-2020 dönem ortalamasından 1,23 derece yüksek oldu.

Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları açısından kayıtlardaki üçüncü en sıcak eylül ayı yaşanırken, bu dönemde deniz yüzeyi sıcaklık ortalaması 20,72 derece ölçüldü.

C3S Müdür Yardımcısı Samantha Burgess, verilere ilişkin değerlendirmesinde, eylüldeki küresel ortalama sıcaklıkların Eylül 2024'teki seviyeye yakın seyrettiğine işaret ederek, "Son bir yılda küresel sıcaklık bağlamı aynı kaldı, kara ve deniz yüzeyi sıcaklıklarının ısrarlı şekilde yüksek seyretmesi atmosferdeki sera gazı birikiminin süregelen etkisini yansıtıyor" dedi.

Bin 300 yıllık bezemeli arpa ekmekleri bulundu

Karaman Valiliği'nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, Topraktepe Antik Kenti'ndeki kazıda milattan sonra 7-8. yüzyıla tarihlenen karbonlaşmış 5 ekmek tespit edildiği bildirildi.

A W555027 02

Ekmeklerden birinin üzerinde Hazreti İsa tasviri ve Grekçe yazıt bulunduğu belirtilen açıklamada, şunlar aktarıldı:

"Yapılan epigrafik incelemelerde, yazıtta 'Kutsanmış İsa'ya Şükranlarımızla' ifadesinin yer aldığı belirlenmiştir. Ekmek üzerindeki figür, klasik 'Kurtarıcı İsa' (Pantokrator) betimlerinden farklı olarak 'Ekici' veya 'Çiftçi İsa' biçiminde tasvir edilmiştir. Bu ikonografinin, dönemin dini anlayışında bereket ve emeğin sembolik önemine işaret ettiği değerlendirilmektedir. Diğer ekmek örneklerinde Malta Haçı biçiminde baskı bezemeler tespit edilmiştir.

A W555027 03

Uzmanlar, bu buluntuların erken Hristiyanlık döneminde ayinlerde kullanılan 'Komünyon Ekmeği' (Eucharist bread) olabileceğini değerlendirmektedir. Ekmeklerin karbonlaşarak günümüze ulaşmış olması, koruma şartlarının olağanüstülüğünü göstermektedir. Buluntular, Anadolu'da bugüne kadar belirlenen en iyi korunmuş örnekler arasında yer almaktadır. Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün izinleriyle, Karaman Müze Müdürlüğü Başkanlığında yürütülmektedir."

A W555027 04

Adana'da hırsızlık cezası olan firari yakalandı! "Komiser beni gaspçı sandı"

Adana'nın Yüreğir İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, "basit yaralama", "hükümlü ve tutuklunun kaçması", "hırsızlık", "görevi yaptırmamak için direnme" ve "uyuşturucu madde kullanmak" suçlarından hakkında toplam 19 yıl 15 gün hapis cezası bulunan L.D.’nin peşine düştü.

Yapılan çalışmalar neticesinde firari hükünlünün Yüreğir ilçesi Yavuzlar Mahallesi’ndeki bir evde saklandığı tespit edildi.

Ekipler, eve yaptığı operasyonla L.D.’yi yakaladı.

A W555073 02

Evde yapılan aramada 2 ruhsatsız tüfek, bu tüfeklere ait 17 kartuş, 1 ruhsatsız tabanca, 1 kurusıkı tabanca ve 3 kurusıkı fişek ele geçirildi.

"KOMİSER BENİ GASPÇI ZANNETTİ"

Yakalanan firari hükümlü "Komiser beni gaspçı ve hırsız zannetti" derken, şahsın hırsızlık suçundan da cezasının bulunması dikkat çekti.

Polis merkezine götürülen hükümlü, işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.

Geçen yıl 20 TL'ydi, bu yıl 80 TL: 900 rakımda yetişiyor

Adana'nın Kozan ilçesi Kuytucak ve Karanebili Mahalleleri'nde yetişen, ince kabuğu, iri taneleri ve kendine has aromasıyla bilinen Kuytucak narı, 3 yıl önce coğrafi işaret alarak bölgenin tescilli ürünleri arasında yer aldı.

Bu yıl yaklaşık 10 gün sürecek hasat, zorlu yamaçlardaki bahçelerde başladı.

Ekonomi̇st 2025 10 09T110651.853

Geçen yıl dalında 20 TL'den alıcı bulan nar, bu yıl 70-80 TL arasında satıldı. Nisan ayında yaşanan zirai don nedeniyle rekolte kaybı yaşanmasından kaynaklı hasadın bahçelerde kısa sürdüğü ifade edildi.

Ekonomi̇st 2025 10 09T110627.933

Ata topraklarından geleceğe taşınan Kuytucak narında geçen yıl 15 ton ürün alınan bahçelerde bu sezon ancak yarım ton civarında hasat edilmesi kaybı gözler önüne serdi.

Ekonomi̇st 2025 10 09T110824.737

Karanebili Mahallesi'nden Ali Ağluç, köyde yalnızca nar değil, birçok üründe de rekolte kaybı yaşandığını belirtti.

Ağluç, "Bu yıl tadımlık kadar az ürün var. Hasat başlar başlamaz bitecek gibi. Her yıl 15 ton verim aldığımız bahçede bu yıl 500 kilo zor toplarız. Geçen yıl 20-25 TL'den sattığımız nar bu yıl 5 katına çıksa da ürün yok. Kuytucak narı ince kabuklu, aromalı ve tatlı olduğu için tescillendi. Savruk suyunun ve doğal kar sularının beslediği bu narlar, bu yıl nisan ayındaki don nedeniyle yandı. Bu yıl incir, kiraz, ceviz ve pelit bölgemizde hiç yok. Zeytinde ise yüzde 50 rekolte kaybı var" ifadelerinde bulundu.

Gaziantep'te operasyon! 7 kilo 650 gram sentetik uyuşturucu ele geçirildi

İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, uyuşturucu madde kullanımı ve ticaretinin önlenmesine yönelik çalışma başlattı.

Ekipler, tespit edilen adreslere düzenledikleri operasyonda, 7 kilo 650 gram sentetik uyuşturucu ele geçirdi, 1 şüpheliyi yakaladı.

Emniyet müdürlüğündeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Hatay'da caddeleri su bastı: Sahildeki karavanlar devrildi

Hatay'ın Samandağ ilçesinde gece saatlerinde başlayan sağanak, sabah etkisini artırdı.

Yağış sırasında su birikintilerinin oluştuğu cadde ve sokaklarda araç sürücüleri ilerlemekte güçlük çekti.

Sağanakla başlayan şiddetli rüzgardan dolayı Çevlik Sahili'ndeki bazı iş yerlerinin camları kırıldı, karavanlar devrildi.

Belediye ekipleri, sağanak ve rüzgardan etkilenen yerlerde temizlik çalışması başlattı.

Emine Erdoğan, Gazze'ye destek için düzenlenen flamenko gösterisine katıldı

İspanya'nın Ankara Büyükelçiliği ve Muğla Fahri Konsolosluğunca, CSO Tarihi Salon'da, flamenko gösterisinin de yer aldığı yardım etkinliği düzenlendi.

Etkinliğe, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve eşi Pervin Ersoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İspanya'nın Ankara Büyükelçisi Cristina Latorre Sancho, Filistin'in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, İspanya'nın Muğla Fahri Konsolosu Federico Caruncho, Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, Sevilla Cristina Heeren Flamenko Sanatı Vakfı Başkanı Cristina Heeren, bazı milletvekilleri, büyükelçiler ve bürokratlar, gazete ve televizyonların kültür sanat editörleri ve çok sayıda sanatsever katıldı.

Emine Erdoğan ve beraberindekiler, gösteri öncesi fuaye alanında bulunan flamenko kıyafetleri sergisini gezdi.

Serginin küratörü ve plastik sanatçısı Chema Rodriguez, kıyafetler hakkında Emine Erdoğan ve beraberindekilere bilgi verdi.

A A 20251009 39353760 39353754 E M I N E E R D O G A N G A Z Z E Y E D E S T E K I C I N D U Z E N L E N E N F L A M E N K O G O S T E R I S I N E K A T I L D I

BÜYÜKELÇİ SANCHO'DAN EMİNE ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR

İspanya'nın Ankara Büyükelçisi Cristina Latorre Sancho, programdaki konuşmasının başında, adil davalara olan bağlılığı, sosyal çalışmalardaki üstün gayreti ve toplumun en dezavantajlı, en kırılgan ve en çok acı çeken kesimlerinin yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik üstün çabalarından dolayı Emine Erdoğan'a teşekkür ve takdirlerini iletti.

Cumhurbaşkanı eşlerinin yürüttüğü çalışmaların çoğu zaman yeterince bilinmediğini ya da anlaşılmadığını ifade eden Sancho, bu etkinlikte, bu gayretlerin önemini takdirle vurgulamak, Emine Erdoğan'a şükranlarını sunmak ve bu organizasyonu ne kadar kıymetli bulduğunu ifade etmek istediğini dile getirdi.

Sancho, "Filistin İçin Flamenko Girişimi" adını verdikleri bu anlamlı etkinliğe katkı sunan herkese teşekkür ederek, şunları kaydetti:

"Kültür ve sanat, barbarlığa, ölüme, soykırıma ve yıkıma karşı insanlığın en asil cevabıdır. Hepinize bu akşam bizlerle birlikte olduğunuz için gönülden teşekkür ediyor, programımızı beğeneceğinizi ümit ediyorum. Son olarak, bu akşamki konuşmamı şu sözlerle sonlandırmak isterim. Dünyanın en harika ülkelerinden biri olan Türkiye'de, İspanya'nın Büyükelçisi olarak görev yapmak benim için bir onurdur."

Konuşmanın ardından Sevilla Cristina Heeren Flamenko Sanatı Vakfı'nın yönetiminde flamenko gösterisi yapıldı.

Gösteride sahne alan 13 şarkıcı ve dansçı, Gazze'deki insanlık dramını sanatın evrensel diliyle izleyicilere aktardı.

Emine Erdoğan, gösterinin ardından Sevilla Cristina Heeren Flamenko Sanatı Vakfı Başkanı Cristina Heeren'e ve dansçılara çiçek takdim etti.

Program, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

A A 20251009 39353760 39353756 E M I N E E R D O G A N G A Z Z E Y E D E S T E K I C I N D U Z E N L E N E N F L A M E N K O G O S T E R I S I N E K A T I L D I

"FLAMENKONUN ZARAFETİ VE DUYGUSU, GAZZE'NİN YARALI KALBİNE DOKUNDU"

Programın ardından sosyal medya paylaşımı yapan Emine Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:

"İspanya'nın Ankara Büyükelçiliği, Muğla İspanya Fahri Konsolosluğu ve Türk Kızılay iş birliğinde hayata geçirilen 'Rüzgar Gibi Özgür-Filistin İçin Tek Yürek' yardım etkinliğine katılmaktan memnuniyet duydum. Bu anlamlı etkinlikte, Filistinli kardeşlerimiz için buluştuk. Flamenkonun zarafeti ve duygusu, Gazze'nin yaralı kalbine dokundu. Filistin'de devam eden soykırıma karşı sanatın birleştirici gücüyle bir araya gelip insanlığın vicdanına seslendik.

Ankara'nın ardından İstanbul'da da sahnelenecek etkinlikten elde edilen tüm gelir, Türk Kızılay aracılığıyla Filistin halkına ulaştırılacak. Bu örnek dayanışmanın, paylaşmanın ve merhametin çoğalmasını, karanlığın içinden doğacak yeni bir sabaha vesile olmasını diliyorum. Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Sevilla Cristina Heeren Flamenko Sanatı Vakfı'nı ve sanatçılarımızı yürekten kutluyorum."

A A 20251009 39353760 39353758 E M I N E E R D O G A N G A Z Z E Y E D E S T E K I C I N D U Z E N L E N E N F L A M E N K O G O S T E R I S I N E K A T I L D I

"FİLİSTİN KONUSU, HEPİMİZİ DERİNDEN YARALAYAN BİR KONU"

Sevilla Cristina Heeren Flamenko Sanatı Vakfı Başkanı Cristina Heeren ise etkinlik öncesi basın mensuplarına yaptığı açıklamada, gelecek yıl vakfın kuruluşunun 30. yıl dönümünü kutlayacaklarını belirterek, vakıf bünyesinde bir flamenko sanat okulu bulunduğunu söyledi.

Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan "Filistin İçin Tek Yürek" girişimi hakkında konuşan Heeren, "Bence harika bir fikir. Filistin konusu, hepimizi derinden yaralayan bir konu, büyük bir trajedi. Umuyorum bu trajedi bir an önce sona erer." dedi.

Heeren, "Rüzgar Gibi Özgür Filistin İçin Tek Yürek" etkinliğine ilişkin "Bence çok parlak bir fikir. Keşke böyle fikirler daha çok olsa. Damlaya damlaya göl olur. Her yardımın önemi var. Umarım bundan sonrası da gelir." ifadesini kullandı.

Türkiye ile İspanya ilişkilerine dair konuşan Heeren, "İki ülke arasındaki ilişkiler gerçekten fevkalade seviyede seyrediyor. Müziklerimiz de birbirine çok benzeyen müzikler. Türkiye insanlık medeniyetinin de beşiği. Burada olduğumuz için çok memnunuz." değerlendirmesinde bulundu.

Aynı etkinlik, bugün İstanbul AKM Tiyatro Salonu'nda da gerçekleştirilecek.

İki kentteki etkinlikten elde edilecek bilet geliri, Gazze'deki trajediyi vurgulamak ve dayanışmayı güçlendirmek için Türk Kızılay aracılığıyla Gazze halkına bağışlanacak.

Minibüs ile hafif ticari araç çarpıştı: Yaralılar var

Şırnak'ın Uludere ilçesinin Ortabağ ve Ortasu köyleri arasındaki mevkide sürücülerinin kimliği henüz öğrenilemeyen minibüs ile hafif ticari araç çarpıştı.

Kazada, minibüsteki 9 kişi ile hafif ticari araçtaki 2 kişi yaralandı.

İhbar edilmesi üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, jandarma, itfaiye ve AFAD ekipleri intikal etti.

A A 20251009 39353601 39353599 S I R N A K T A M I N I B U S I L E H A F I F T I C A R I A R A C I N C A R P I S T I G I K A Z A D A 11 K I S I Y A R A L A N D I

Kazada, yaralananlardan bazıları sıkıştıkları araçlardan ekiplerin yardımıyla çıkarıldı.

Yaralılar, ambulanslarla Uludere Devlet Hastanesi'ne götürüldü.

Yaralılardan 2'sinin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

Hatay'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın

Hatay'ın Antakya ilçesi Dikmece Mahallesi'nde meydana geldi. Mahallede bulunan şantiye alanında işçilerin kaldığı konteyner yatakhanede yangın çıktı.

Alevlere teslim olan yatakhaneyi gören işçiler, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.

Ekonomi̇st 2025 10 09T103753.968

Olay yerine polis, ambulans ve itfaiye ekipleri intikal etti.

Kısa sürede bölgeye gelen Hatay Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında, işçilerin kaldığı yatakhane kullanılamaz hale geldi.

Kedisi kayboldu, bulana 100 bin lira ödül verecek! "3 gündür ağlamaktan uyuyamıyorum"

Adana'da yaşayan 28 yaşındaki Serap Düzgün, geçtiğimiz pazar günü ismini 'Sakat' koyduğu kedisiyle birlikte merkez Seyhan ilçesinde bulunan Dilberler Sekisi Parkı'na gitti. Burada Düzgün'ün kedisi bir anda taşıma çantasından kaçıp gözden kayboldu.

Bunun üzerine gün boyu kedisini arayan Düzgün, bulamayınca evine döndü.

Xrvh Q Q5 N X0 Ki Y H R Ays Jcz Q

EL İLANI BASTIRDI

Pazartesi günü yeniden parka giden Düzgün, gördüğü herkese kedisini sordu ancak yine bir iz bulamadı ve üzerinde "Bulana 100 bin lira ödül var" yazılı el ilanı çıkarttı.

Düzgün, ilanları ağaç ve konteynerlere yapıştırdı.

Şimdi parkın çevresinde gezip kedisini arayan Düzgün, kedisini bulan kişiye 100 bin lira ödül verecek.

V Kd M Fj Ax0 Gt Hydzcig Bfw

"KEDİMİ BULMAMA YARDIM EDİN"

Serap Düzgün, 3 gündür kedisini aradığını anlatarak, "3 gündür uykusuz ve berbat bir durumdayım. Pazar sabahı kedim taşıma çantasından kaçtı. Kedimin arka ayağı aksıyor, sakat bir kedi. Evde büyümüş bir kedinin burada hayatta kalması çok zor. Bulmama yardım edilsin istiyorum" dedi.

U8Zm D W D Ok 2 Q U Gx E Bq3Wg

"KEDİM DÜNYADA YAPAYALNIZ KALDI"

Kedisini bulana nakit 100 bin lira vereceğini söyleyen Düzgün, "Kedimi çok seviyorum. 100 bin lira nakit ödeme yapacağım. Sevgiyi üst düzey yaşayan birisiyim. Ödül için kendimi zorlarım, daha fazlasını bile verebilirim. Sadece 2 kişi aradı ama bulunmadı, herkesten yardım istiyorum. Şu anda kedim dünyada yapayalnız kaldı" ifadelerini kullandı.

Tdw Ll Y Ts P E Cjj E J G L2Ez Lw

Erciyes'e kar yağdı

Erciyes AŞ yetkililerinden alınan bilgiye göre, dün gece saatlerinde Erciyes Dağı Çobanini mevkisinden zirveye doğru kar yağışı etkisini gösterdi.

Kar yağışıyla dağın 3 bin metreden yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplandı.

Hava sıcaklığı, yüksek kesimlerde sıfırın altında 3 dereceye kadar düştü.

Tokat'ta yürüyüş ve gösteri yasağı

Tokat Valiliği yürüyüş, gösteri ve etkinlikler üç gün boyunca yasakladı.

Valilik tarafından yapılan açıklamada, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında; valilik ve kaymakamlık makamlarının uygun göreceği etkinlikler ile kamu kurum ve kuruluşlarının düzenleyeceği programlar dışında, Tokat genelinde yapılacak tüm açık ve kapalı yer toplantılarının, yürüyüş, basın açıklaması, protesto eylemi, miting, çadır kurma, oturma eylemi, stant açma, açlık grevi, anma töreni, afiş ve pankart asma, el ilanı dağıtma, imza masası açma, meşale yakma, konser, konferans ve benzeri etkinliklerin yasaklandığı belirtildi.

Açıklamaya göre söz konusu yasak, 09 Ekim 2025 saat 00.01’den 11 Ekim 2025 saat 23.59’a kadar geçerli olacak.
Valilik, alınan kararın kamu düzeninin korunması, milli güvenlik, genel sağlık ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin zarar görmemesi amacıyla alındığını belirtti.

Çorum'da yangın: 3 ev küle döndü

Çorum'un İskilip ilçesinin Asarcık köyü Kozveran Mahallesi'nde İsmet Çördük'e ait evde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar edilmesi üzerine köye itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.

A A 39353087

Yangın kısa sürede Ali Çördük ve Ahmet Çördük'e ait evlere de sıçradı.

İskilip Belediyesinin yanı sıra Çorum, Bayat ve Oğuzlar itfaiyeleri ile Orman İşletme Müdürlüğüne ait arazözlerin çalışmasıyla söndürülen yangında 3 ev kullanılamaz hale geldi.

Ehliyetine el konulana sahte alkol testi: 42 kişi gözaltına alındı

Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, trafik kontrollerinde yasal sınırın üzerinde alkol promili tespit edilen ve sürücü belgelerine belirli süreyle el konularak ve idari para cezası uygulanan şahısların, ehliyetlerini geri alabilmek amacıyla sahte alkol testi sonucu veren şebekeye yönelik operasyon gerçekleştirdi.

Ehliyetine el konulan şahıslar, sahte test sonucu veren şüpheli şahıslarla irtibata geçerek, aynı gün içerisinde sağlık kuruluşlarında yeniden kan verdirdikleri ve farklı yöntemlerle tahlil sonuçlarını değiştirip promil oranlarını yasal sınırın altında gösterdikleri Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tespit etti.

7 Ekim Salı günü düzenlenen operasyonla 18 şüpheli gözaltına alınmış ve öncesinde düzenlenen operasyonlarda gözaltına 24 şüpheli olmak üzere toplamda 42 kişi yakalandı.

Sahte alkol testi verme suçundan yakalanan 42 kişinin adli işlemleri devam ediyor.

Antalya'da "Güvenli Okullar" projesiyle her okula bir polis görevlendirildi

İl Emniyet Müdürlüğünce çocukların huzur ve güven içerisinde eğitim görmelerini amaçlayan proje kapsamında, polis ekiplerinin okul çevrelerindeki devriye hizmetleri arttırıldı.

Ekipler, polis sorumluluk bölgesinde yer alan kent merkezindeki 638 okul çevresinde trafik düzeni ve yaya güvenliği için ek önlemler aldı. Servis araçlarıyla okul çevrelerindeki işletmelere yönelik denetimler de sıklaştırıldı.

Okul yönetimi ve okul aile birliği ile iş birliği içinde gerçekleştirilen projede, trafik güvenliği, madde bağımlılığı, güvenli internet kullanımı, siber zorbalık, akran zorbalığı ve çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesi gibi konularda öğrenci, veli ve okul yönetimlerine yönelik farkındalık seminerleri düzenlenmeye başlandı.

A A 20251008 39345764 39345762 A N T A L Y A D A G U V E N L I O K U L L A R P R O J E S I Y L E H E R O K U L A B I R P O L I S G O R E V L E N D I R I L D I

Proje kapsamında Antalya Valiliğinin izniyle her okula bir polis memuru görevlendirilerek, eğitim kurumlarının çevresinde yaşanabilecek olumsuzluklara karşı hızlı müdahale edilmesi amaçlanıyor.

Meryem Mustafa Ege Ortaokulundaki denetimlere katılan İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdür Vekili Betül Akkaya, 2025-2026 eğitim öğretim yılında maksimum seviyede tedbirler aldıklarını söyledi.

A A 20251008 39345764 39345756 A N T A L Y A D A G U V E N L I O K U L L A R P R O J E S I Y L E H E R O K U L A B I R P O L I S G O R E V L E N D I R I L D I

MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ İLE "RİSK ANALİZİ" ÇALIŞMASI YAPILDI

İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile koordineli olarak risk analizi çalışmaları yaptıklarını vurgulayan Akkaya, "Bu çalışmalar kapsamında okullarımızda sabit ya da koordinasyon görevlisi şeklinde görevlendirmelerimiz oldu. Görevli arkadaşlarımız sayesinde okul çevresinde herhangi bir konu gelişmesi halinde ivedilikle müdahale edebilecek durumdayız" dedi.

Riskli olarak değerlendirilen okullarda görevlendirilen polis sayının fazla olduğuna dikkati çeken Akkaya, umuma açık yerlerin yanı sıra büfeler, kafeler, marketler, tekel bayileri ve internet kafeler başta olmak üzere çocukların temas edebileceği her ortamda emniyet tedbirleri aldıklarını kaydetti.

Aa Picture 20251008 39345760(1)

Çocuklara çeşitli seminerler de düzenlediklerini anlatan Akkaya, şöyle konuştu:

"Bu seminerlerimizde akran zorbalığı, ihmal, suistimal, güvenli internet kullanımı ve trafik eğitimleri gibi konuları anlatıyoruz. Bu çalışmalar sadece öğrenciler üzerinde değil velilerimiz ve öğretmenlerimiz üzerinde etkili olacak şekilde planlanıyor. Aynı zamanda herhangi bir suça şahitlik ettiklerinde veya suça maruz kaldıklarında nasıl bir hareket tarzı sergileyeceklerini, kimlerle irtibat kurmaları gerektiğini öğretmeye çalışıyoruz."

Öğrenci velisi Hatice Kaya da okul çevrelerinde yapılan denetimlerden çok memnun olduklarını dile getirdi.

Aa Picture 20251008 39345758

Okul çevresinde sürekli bulunan polis memurunun çocuklara ve velilere güven verdiğini dile getiren Kaya, "Çocuğum, karşısında bir polis görse 'Yardım alabileceğim birisi var' düşüncesiyle rahat hareket eder" dedi.

Okullarda 10 yıldır servis şoförlüğü yapan Bekir Çiçek de emniyetin, okul çevrelerinde yaptığı denetimleri başarılı bulduğunu aktardı.

Çiçek, bu uygulama sayesinde korsan ve illegal taşımacılığın önlendiğini ifade etti.

Bolu'da iki araç çarpıştı: Dördü çocuk, beş yaralı

Bolu'nun Sağlık Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ş.İ. yönetimindeki hafif ticari araç, ara sokağa dönüş yapmak istediği sırada M.K. idaresindeki otomobille çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle iki araçta da maddi hasar meydana gelirken, hafif ticari araçta bulunan dördü çocuk beş kişi yaralandı.

İhbar edilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri intikal etti.

A W554727 02

Yaralılar, ambulanslarla İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi'ne kaldırıldı.

Tedavi altına alınan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Yılın ilk 9 ayında 187 milyon yolcu uçakla seyehat etti

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün eylül ayı hava yolu uçak, yolcu ve yük verilerine ilişkin açıklama yaptı.

Yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının geçen ay iç hatlarda 92 bin 573, dış hatlarda 94 bin 799 olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, toplam uçak trafiğinin üst geçişlerle birlikte 239 bin 335'e ulaştığını ifade etti.

Eylülde iç hat yolcu trafiğinin 9 milyon 547 bin 571, dış hat yolcu trafiğinin 15 milyon 205 bin 768 olarak gerçekleştiği bilgisini veren Bakan Uraloğlu, direkt transit yolcularla toplam 24 milyon 769 bin 907 yolcunun seyahat ettiğini, geçen yılın aynı ayına göre direkt transit dahil yolcu trafiğinde yüzde 10,5 artış olduğunu belirtti.

Uraloğlu, ayrıca söz konusu ayda iç hatlarda 91 bin 460 ton, dış hatlarda 406 bin 58 ton yük taşındığını ifade etti.

Ocak-eylül döneminde havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin, iç hatlarda 746 bin 659, dış hatlarda 711 bin 652 olduğunu belirten Uraloğlu, üst geçişlerle birlikte toplam 1 milyon 888 bin 370 uçak trafiğine ulaşıldığını bildirdi.

187 MİLYON YOLCUYA HİZMET VERİLDİ

Uraloğlu, söz konusu dönemde üst geçişler dahil hizmet verilen toplam uçak trafiğinin, geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında yüzde 7,6 arttığını belirterek, "Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiğinin 76 milyon 584 bin 284, dış hat yolcu trafiğinin 110 milyon 699 bin 739 olduğu bu dönemde, direkt transit yolcularla birlikte toplam 187 milyon 397 bin 678 yolcuya hizmet verildi. 2025 yılı eylül sonunda, hizmet verilen yolcu trafiği 2024 yılının aynı dönemiyle kıyaslandığında, direkt transit dahil olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 5,3 artış oldu. Böylece 2025 yılının 9 ayında, günde ortalama 686 bin kişi hava yoluyla seyahat etti" bilgisini verdi.

Bakan Uraloğlu, aynı dönemde havalimanları yük trafiğinin iç hatlarda 712 bin 615 ton, dış hatlarda 3 milyon 131 bin 525 ton olduğunu, toplamda 3 milyon 844 bin 139 tonu geçtiğini aktardı.

Aw554594 01 Ifba Cover

İSTANBUL HAVALİMANI 62 MİLYON YOLCUYA HİZMET VERDİ

Uraloğlu, İstanbul Havalimanı'nda ise eylül ayında uçak trafiğinin iç hatlarda 11 bin 428, dış hatlarda 37 bin 74 olmak üzere 48 bin 502'ye ulaştığını, iç hatlarda 1 milyon 647 bin 670, dış hatlarda 5 milyon 962 bin 953 olmak üzere 7 milyon 610 bin 623 yolcuya hizmet verildiğini ifade etti. Ocak-eylül döneminde ise söz konusu havalimanında iç hatlarda 94 bin 361, dış hatlarda 316 bin 210 olmak üzere 410 bin 571 uçak trafiği gerçekleştiğini belirten Uraloğlu, iç hatlarda 13 milyon 470 bin 966, dış hatlarda 49 milyon 390 bin 442 olmak üzere 62 milyon 861 bin 408 yolcu trafiği gerçekleştiğini kaydetti.

Sabiha Gökçen Havalimanı'nda ise eylül ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin iç hatlarda 10 bin 644, dış hatlarda 14 bin 25 olmak üzere 24 bin 669 olarak gerçekleştiğine işaret eden Uraloğlu, yolcu trafiğinin ise iç hatlarda 1 milyon 993 bin 4, dış hatlarda 2 milyon 431 bin 112 olmak üzere 4 milyon 424 bin 116 olduğunu bildirdi. Söz konusu havalimanında 9 aylık sürede iç hatlarda 86 bin 386, dış hatlarda 116 bin 579 olmak üzere 202 bin 965 uçak trafiği gerçekleştiğini belirten Uraloğlu, iç hatlarda 15 milyon 802 bin 790, dış hatlarda 19 milyon 825 bin 258 olmak üzere 35 milyon 628 bin 48 yolcu trafiğine hizmet verildiğini ifade etti.

Uraloğlu, ayrıca İstanbul Atatürk Havalimanı uçak trafiğinin söz konusu ayda 2 bin 389, 9 aylık dönemde ise 21 bin 835 olarak gerçekleştiğini kaydetti.

9 AYDA TURİZM MERKEZLERİ 50 MİLYON YOLCU AĞIRLADI

Turizm merkezlerindeki havalimanlarında hizmet sunulan yolcu sayısının 9 ayda iç hatlarda 14 milyon 944 bin 71, dış hatlarda 35 milyon 282 bin 439 olmak üzere 50 milyon 226 bin 510'a ulaştığını belirten Uraloğlu, şunları ifade etti:

"İç hatlarda 116 bin 263, dış hatlarda 220 bin 876 olmak üzere toplamda 337 bin 139 uçak trafiği gerçekleşti. 9 aylık dönemde İzmir Adnan Menderes Havalimanı'nda 9 milyon 586 bin 467, Antalya Havalimanı'nda 31 milyon 334 bin 474, Muğla Dalaman Havalimanı'nda ise 4 milyon 740 bin 865 yolcuya hizmet verildi. Muğla Milas-Bodrum Havalimanı'nda toplamda 3 milyon 762 bin 108 yolcuya hizmet verilirken, Gazipaşa Alanya Havalimanı'nda toplamda 802 bin 596 yolcu trafiği gerçekleşti."

Kapadokya'da balon turları yarın da yapılamayacak

Türkiye'nin tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri ile bilinen Kapadokya'da, turistlerin ilgi gösterdiği gözde aktivitelerden sıcak hava balon turları, olumsuz hava koşulları nedeniyle 2 gündür yapılamıyor.

Peribacaları ve doğal kaya oluşumlarıyla kaplı vadilerin ziyaretçilerce gökyüzünden izlenmesine olanak sunan turlar, bölgede zaman zaman etkisini artıran rüzgar nedeniyle yarın da iptal edildi.

Yetkililer, turların mevsimsel hava koşullarının normalleşmesi ile yeniden gerçekleştirileceğini aktardı.

Yılda ortama 220 gün uçuş yapılabilen bölgede rüzgar, sis ve yağışın etkili olduğu olumsuz hava koşulları uçuşların gerçekleştirilmesini engelliyor.

Bölgedeki uçuşlar, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Nevşehir Koordinatörlüğünün günlük değerlendirmelerinin ardından verilen izinle düzenlenebiliyor.

Konya'da kum fırtınası: Görüş mesafesi 20 metreye düştü

Konya'nın Ereğli ilçesinde sabah saatlerinde başlayan ve zaman zaman saatteki hızını 21 kilometreye kadar yükselten rüzgar nedeniyle kum fırtınası oluştu.

Kum fırtınası özellikle Konya-Adana Karayolu'nda görüş mesafesinin yaklaşık 20 metrelere kadar düşmesine neden oldu.

V G Pv Bes Ek Kfx E Khty A Yg

Etkili olan kum fırtınası nedeniyle sürücüler zor anlar yaşadı.

Bazı sürücülerde yakınlardaki dinlenme tesislerine girerek fırtınanın geçmesini bekledi.

Trafikte motokuryeye tekme tokat dayak

Kocaeli'nin Çayırova ilçesinde bir servis minibüsü şoförü, henüz bilinmeyen bir nedenle tartıştığı motokuryenin trafikte önünü kesti.

Araçtan inen servis şoförü, şiddet uyguladığı genci bıçakla da tehdit etti. Yaşananlar, güvenlik kamerasıyla kaydedildi.

E5 Kb1 Y B50Ugd U Jw6 M I7 W

Görüntülerde, seyir halindeki bir servis minibüsünün aniden durarak motosikletli kuryenin yolunu kestiği görülüyor.

I B U J Drz Xi U C X Vsi74 J R H Aw

Minibüsten inen sürücünün, doğrudan kuryenin üzerine yürüyerek tartışmaya başladığı, dövüp bıçak çektiği ve gencin motosikletiyle birlikte yere devrildiği anlar da görüntüde yer alıyor.

U8Zd Cu F Elka Vcj G D84 Kg Kw

Valilik uyardı! Fırtınaya dikkat

Kastamonu Valiliğinden yapılan açıklamada, yapılan son değerlendirmelere göre, 9 Ekim Perşembe günü bölgede rüzgarın öğle saatlerinden itibaren batı ve güneybatıdan 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceği belirtildi.

Fırtına nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların ve balıkçıların tedbirli olmaları istendi.

Kadıköy'de yangın paniği

Kadıköy Göztepe Mahallesi Güvenç Sokak üzerinde metruk bir binada yangın çıktı.

Kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı yapılan binada demir kesimi sırasında çıkan kıvılcımlar yangına neden oldu.

Alevler büyüyerek binayı sardı.

KONTROL ALTINDA

İhbar edilmesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.

İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kısa sürede kontrol altına alındı.

Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, yangına ilişkin inceleme başlatıldı.

Malatya'da 1130 deprem konutunun anahtarları teslim edildi

Merkez Battalgazi ilçesi Bahçebaşı 5. Etap TOKİ Konutları Anahtar Teslim Töreni'nde konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz, bugün çok sevinçli, mutlu ve huzurlu olduklarını belirterek, "Hemşehrilerimizi sıcak yuvalarına kavuşturmanın, anahtarlarını teslim etmenin huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.

Yeni konutların hayırlı ve uğurlu olmasını dileyen Yavuz, Malatya'nın geleceğini inşa ettiklerini ifade etti. Vali Yavuz, şöyle devam etti:

"Bir tarafta depremde yuvaları yıkılmış olan hemşehrilerimizi sıcak yuvalarına kavuştururken diğer taraftan da kentsel dönüşümle aslında herkesin özlediği, beklediği yeni Malatya'yı inşa ediyoruz. Öncelikle burada gördüğünüz şey birincisi devletimizin kudreti, ikincisi de şefkati. Devletin kudreti olacak ki böyle güzel binalar inşa etsin. Bugün bin 130 konutu teslim ediyoruz. Diğer taraftan da 6. ve 7'inci etaplarda da 2 bin 285 konutumuz devam ediyor. Onların da kısa süre içerisinde inşallah anahtarlarını teslim edeceğiz. Devletinize inanmaya, güvenmeye devam edin, çünkü bu devlet sizin için var."

Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Demek ki inanınca her şey oluyor. Biz bunu biliyoruz. Devletimizin gücünü biliyoruz. Sizler anahtarlarınızı alınca biz mutlu oluyoruz. İnşallah zaman içerisinde herkesin anahtarlarını teslim edeceğiz" dedi.

Yeni yapılan evinin anahtarını teslim alan afetzedelerden Nadire Turan da çok sevinçli olduğunu ifade etti.

PTT uluslararası posta alanında Türkiye'nin gücünü pekiştiriyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 9 Ekim Dünya Posta Günü dolayısıyla değerlendirmede bulundu.

Küresel iletişimin ve ekonomik kalkınmanın temel taşlarından biri olan posta sektörünün dijital dönüşüm çağında dahi önemini koruyan stratejik bir hizmet alanı olduğunu vurgusunu yapan Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin en köklü kuruluşlarından biri olan PTT'nin de bu kapsamda posta hizmetlerinin yanı sıra içinde bulunulan çağın ihtiyaçları kapsamında lojistik, e-ticaret ve finansal teknoloji gibi konularda yenilikçi çözümler sunduğunu söyledi.

Bakan Uraloğlu, "1874'te kurulan ve ülkemizin de kurucu üyeleri arasında yer aldığı Evrensel Posta Birliği (UPU) çatısı altında faaliyet gösteren PTT'miz, uluslararası posta sisteminin sürdürülebilirliğini, güvenilirliğini ve erişilebilirliğini temin eden öncü kuruluşlar arasında yer alıyor. Bu bağlamda PTT'nin, 2016-2021 yıllarında UPU İdari Konsey Başkanlığı görevini yürütmesi Türkiye'nin uluslararası posta alanındaki liderliğini ve vizyonunu pekiştiren önemli bir kilometre taşıdır" diye konuştu.

"POSTA SEKTÖRÜ TOPLUMSAL REFAHA KATKI SUNAN BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜ"

Uraloğlu, PTT'nin bu yıl gerçekleştirilen 28'inci UPU Kongresi'nde Posta İşletme Konseyi ile İdari Konsey Üyesi seçilmesinin, kongre kapsamında Suriye, Kosta Rika, Venezuela ve Moritanya posta idareleriyle işbirliğini güçlendirmeye yönelik mutabakat zaptı imzalanmasının Türkiye'nin uluslararası posta sektörünü şekillendirmedeki önemini ortaya koyduğunu ifade etti.

PTT'nin posta sektörüne sunduğu katkılarla Türkiye'nin uluslararası alandaki temsil gücünü her geçen gün daha da pekiştirdiğinin altını çizen Bakan Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Bugün posta sektörünün yalnızca mektup taşımacılığından ibaret olmadığı, dijitalleşme, veri yönetimi, sınır ötesi e-ticaret ve finansal kapsayıcılık gibi birçok alanda toplumsal refaha doğrudan katkı sağlayan bir yapıya dönüştüğü açıktır. Bu dönüşüm sürecinde PTT, 'gelenekten geleceğe güvenin adresi olma' anlayışıyla hem ülkemizde hem de uluslararası platformlarda etkin bir rol üstlenmektedir."

Uraloğlu, PTT'nin, dijitalleşen dünyada güvenilir iletişim altyapısını koruma ve geliştirme kararlılığını sürdürürken posta sektörünü geleceğe taşıyan teknolojik yeniliklerde öncü olmak için de çalışmalara aralıksız devam ettiklerini dile getirdi.

PTT BANKACILIKTAN E-TİCARETE BİRÇOK ALANDA FAALİYETTE

Şirketin ulusal ve uluslararası lojistik taşımacılığında sunduğu hizmetlerin yanı sıra APS kurye, kargo ve e-PTTAVM platformu ile e-ticaret altyapısını güçlendirdiğini anlatan Bakan Uraloğlu, şöyle devam etti:

"Ayrıca PTTBank aracılığıyla bankacılık hizmetleri sunan PTT'miz, kırsal bölgelerde finansal kapsayıcılığı artırmayı hedefliyor. PTT iştiraki olarak 14 yıldır faaliyet gösteren ve her yıl hızlı bir şekilde büyüyen PTTAVM.com, 2025 yılı itibarıyla Türkiye'nin her yanından 60 binden fazla KOBİ'nin, ulusal ve global markanın ve kooperatiflerin 50 milyonu aşkın ürününü yurt içinde her ay yaklaşık 30 milyon ziyaretçiyle buluşturarak, ülkemizin en büyük pazar yeri platformlarından ve teknoloji şirketlerinden birisi olmuştur."

Uraloğlu, PTT'nin, "yurt içi PTTBank havale ve hesap mevzuat işlemleri", "PTTmatik işlemleri", "PTTcell", "PTTkart işlemleri" gibi alanlarda faaliyetler yürüttüğünü dile getirdi.

Türkiye'de posta sektörünün son yıllarda büyük ivme kazandığını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Posta trafiğinin artmasıyla birlikte bu talebe cevap verebilmek adına hizmet sağlayıcılarının yatırıma ayırdıkları bütçe de arttı. Sektörde toplam yatırım 2025'in ilk 6 ayında 3 milyar 206 milyon lirayı aştı. 2025'in ilk yarısında sektöre yapılan yatırımlarda da PTT yüzde 14,3'lük pay elde etmiştir ve posta sektöründe çalışan toplam personelin yüzde 33'ünü istihdam etmektedir."

İstanbul Ataşehir'de fabrika yangını

İstanbul’un Ataşehir ilçesi Ferhatpaşa Mahallesi 49. Sokak'taki mutfak ve banyo armatürü üreten bir fabrikada kartonların tutuşması nedeniyle yangın çıktı.

Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri intikal etti.

Ataşehir'in yanı sıra çevre ilçelerden de bölgeye gelen itfaiye ekipleri, yangını söndürmek için çalışmalara başladı.

Tahliye edilen ve dumandan etkilenen bazı işçilere sağlık ekiplerince olay yerinde müdahale edildi.

Ekiplerin yangına müdahalesi devam ediyor.

Saat 10.00 gibi hasat başlıyor: Üreticiler bu yıl rekolteden memnun

Ustacalı Mahallesi'nde başlayan hasat çalışmalarında dönüm başına ortalama 1 ton ürün bekleniyor. Mahalle muhtarı ve çeltik üreticisi Abdullah Kuru (43), hem randıman hem de rekoltenin yüksek olduğunu ifade ederek, "Hasadımız başladı, verim güzel. 150 dönüm arazide üretim yapıyoruz. Geçen yıl iri taneli çeltik 28 TL, orta taneli ise 25 TL'den satıldı. Ancak bu yıl maliyetler arttı. Emeğimizin karşılığını almak için fiyatın 40 liranın üzerinde olmasını bekliyoruz" dedi.

Çeltik üretiminin sabır ve özen gerektirdiğini vurgulayan Kuru, "Çeltik çocuk gibidir, her gün bakım ister. Sabah çisesi geçtikten sonra saat 10.00 gibi hasada başlıyoruz, hava kararınca bırakıyoruz. Biçerdöver sayesinde işlerimiz artık daha kolay. Hasat sonrası ürünlerimizi kurutma tesisine götürüyoruz" diye konuştu.

Gl T P C G M1Tk O8P89 Q I Rj Ya Q

Fındıkta zarara yol açan kahverengi kokarca zararlısının çeltiğe etkisi olmadığını da belirten Kuru, "Kokarcanın çeltiğe zararı yok. Sanırım çeltiğin tozundan etkileniyor, geçen yıl da bu yıl da bir sorun yaşamadık" ifadelerini kullandı.

K Z Q J Gy Rw Jkuh W E Qw I F E Mqw

Hasat sürecinde sahada denetimlerini sürdüren Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, biçerdöverlerin evrak ve güvenlik kontrollerini gerçekleştiriyor. Yüksek Ziraat Mühendisi Murat Çakır, ilçede 12-13 biçerdöverin aktif olarak çalıştığını belirterek, "Yaklaşık 18 bin dönüm alanda çeltik üretimi yapılıyor. Biçerdöverlerin evraklarını, yangın söndürme sistemlerini ve döküm kontrollerini sahada denetliyoruz. Şu ana kadar olumsuzluk tespit edilmedi" şeklinde konuştu.

H J Ar K Z I4U Eq Wsfw Rl F W0 D Q

Çakır, çiftçilere uyarılarda bulunarak, "Biçerdöverler arazilere girdiğinde bizlere bilgi verilmesini istiyoruz. Denetimlerimiz hasat dönemi boyunca devam edecek" dedi.

Çarşamba Ovası'nda çeltik hasadının ekim ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor.

K Mz1Qua6M0 K2 L G4Q Qkvfpg

Osmaniye'de deprem konutları tamamlanıyor

Vali Erdinç Yılmaz, TOKİ tarafından depremzedeler için Çamlıca Mahallesi'nde yapımı süren 2. etap deprem konutlarında incelemelerde bulundu.

Yapımı süren 570 konutta sona gelindiğini belirten Vali Yılmaz, "Bahçe ilçemizde Çamlıca Mahallemizde ikinci etapta devam eden deprem konutlarımızın 570'inin çalışmalarında sona gelindi. 249 konutun bulunduğu birinci etabın çalışmaları da neredeyse tamamlandı. İnce işleri tamamlayıp, hem burasının hem birinci etabın teslimatını ayın sonunda tamamlamayı hedefliyoruz." dedi.

Vali Yılmaz, yüksek standartlarda yapılan konutların hak sahiplerine hayırlı olmasını temenni etti.

Fırtına Adana'yı vurdu: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi

Adana'nın Kozan ilçesinde öğle saatlerinde başlayan sağanak ve fırtına hayatı olumsuz etkiledi.

Fırtına nedeniyle Bucak Mahallesi'ndeki Kozan Bucak Çok Programlı Anadolu Lisesi'nin derslik ve atölye binalarının çatıları uçtu, bahçedeki bazı ağaçlar devrildi.

Uçan çatı ve devrilen ağaçlar nedeniyle okul bahçesinde park halinde bulanan bazı araçlar zarar gördü.

A D A N A D A F I R T I N A N E D E N I Y L E 2 O K U L U N C A T I 283173 Media4

Öğrencilerin evlerine gönderildiği okulda, eğitime 2 gün ara verildi.

Olayın öğrenciler dersteyken gerçekleştiği öğrenildi.

2 milyon 25 bin liralık kaçak nargile tütünü ele geçirildi

Sakarya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Serdivan ilçesinde kaçak nargile tütünü sevkiyatı yapıldığı belirlenen iki kamyoneti takibe alıp durdurdu.

Kamyonetlerde yapılan aramalarda; piyasa değeri yaklaşık 2 milyon 25 bin lira olan 1 ton 440 kilo kaçak nargile tütünü ele geçirildi.

Sürücüler S.İ. (29) ve M.H.U. (23) gözaltına alındı.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Evin bahçesinde bulunan taşlar Doğu Roma Dönemi'ne ait çıktı

İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince Hacılar köyünde yapılan devriye sırasında R.K'ye ait evin bahçesindeki taşlar ekiplerin dikkatini çekti.

Bölgede yapılan incelemelerin ardından Çankırı Müze Müdürlüğü'ne bildirildi.

Doğu Roma Dönemi'ne ait olduğu değerlendirilen taş bloklara el konuldu.

Ev sahibi, ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

Meteoroloji uyarmıştı: Yağmur başladı, hortum korkusu yaşandı

Antalya'nın Alanya ilçesi İncekum Mahallesi açıklarında akşam yağan yağmurun ardından sabah saatlerinde deniz üzerinde hortum oluştu.

Bir süre deniz yüzeyinde ilerleyen hortum, vatandaşlarca cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde hortumun karaya kadar yaklaştığı, ardından etkisini yitirerek kaybolduğu görüldü.

A W554478 04

YAĞMUR VE RÜZGARA DİKKAT

Diğer yandan İncekum-Alanya kara yolunda gece yağış sonrası oluşan su birikintileri sürücülere zaman zaman zor anlar yaşattı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, bölgede sabah saatlerinden itibaren yerel sağanaklar ve kısa süreli fırtınaların etkili olabileceğini belirterek vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Ailesini rehin alıp bıçak çekti! Özel harekat polisi bacağından vurdu

Adana'nın Yüreğir ilçesine bağlı Kiretmihane Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, uyuşturucu bağımlısı ve psikolojik sorunları olan 37 yaşındaki E.D. hakkında mahkeme ruh sağlığı hastanesine yatırılması kararı verdi.

Bunun üzerine polis, E.D.’yi alıp ruh sağlığına götürmek istedi. Ancak polislere direnen şahıs bıçak çekerek saldırıp aile bireylerini evde rehin aldı.

Ekonomi̇st 2025 10 08T140338.634

BIÇAKLA SALDIRDI, ÖZEL HAREKAT DEVREYE GİRDİ

Polislerin takviye istemesiyle bölgeye özel harekat polisleri sevk edildi. Evin çatısına kaçan E.D., özel harekat polislerine de bıçakla saldırdı.

S7O T S9 Ug E U C Yp C Ayj G Vt U A

Bunun üzerine E.D., özel harekat polislerince bacağından vurularak etkisiz hale getirildi.

Yaralanan şahıs Adana Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.

Sarp Sınır Kapısı’ndan 9 ayda 4 milyona yakın yolcu geçti

Sarp Sınır Kapısı'nda incelemelerde bulunan Artvin Valisi Turan Ergün, Sarp Mülki İdare Amiri Göktuğ Kaan Ayaz ile Kaçkar Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Ersin Başaran'dan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Vali Ergün, yaptığı açıklamada, sınır kapısının Türkiye'nin en aktif kara hudut kapılarından birisi olduğunu belirtti.

Sarp Sınır Kapısı'nın aynı zamanda yüksek ihracat potansiyeli taşıdığını söyleyen Ergün, "Sınır kapımızdan bu yılın 9 ayında 3 milyon 951 bin 538 yolcu giriş çıkış yaptı. Ayrıca 294 bin 306 tır ve kamyon, 273 bin 575 otobüs ve otomobil giriş çıkışı gerçekleşti" ifadelerini kullandı.

Sokakta üzerine karton örten çocuk ölümden döndü

Adana'nın Seyhan ilçesine bağlı Dumlupınar Mahallesi'nde yaşandı. Alınan bilgiye göre, 4 yaşındaki Bünyamin Süleyman sokakta oynamaya başladı.

Bir süre sonra Süleyman sokakta bulduğu kartonlarla üzerini örttü.

A W554241 01

Kartonun altında fark edilmeyen çocuğun üzerinden bu sırada bisiklet geçti.

Bunun üzerine çocuk korkup ayağa kalktı.

A W554241 03

O anlar ise saniye saniye görüntülendi. O sırada sokakta bulunan otomobil, bisikletten önce hareket etmediği için çocuk ölümden döndü.

A W554241 04

Çevre sakinlerinden Hasan Alın, çocuğun sokakta üzerine karton örterek oyun oynadığı için fark edilmediğini belirterek, "Çocuk bisikletin geçmesiyle fark edildi. Bisikletten önce otomobil geçse bugün çok kötü olay olabilirdi" dedi.

Bin 700 rakımlı zirvede: Görenleri şaşırtıyor

Türkiye'nin eşsiz doğa manzaralarına sahip, tabiat ve doğa turizminin merkezlerinden olan Kastamonu'nun Araç ilçesinde bulunan yaylaların turizme kazandırılması noktasında çalışmalar devam ediyor.

Doğal güzellikleri, geniş ormanlık ve manzaralı piknik alanlarıyla yaz vatandaşların uğrak yeri haline gelen Araç ilçe merkezinden başlayarak 48 kilometrelik rota üzerinde birbirine bağlantılı 33 yaylada, 'orman ve tabiat turizmi' alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi tarafından yürüyüş rotaları oluşturuldu.

Qp U Km O N Hy Eu1Pq1Vb Ba Kg

Kastamonu Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğüyle yapılan çalışmalar sonucunda bölgenin milli park ya da korunan alan ilan edilmesi hedefleniyor.

Bu çerçevede bölgede bulunan Soğucaova Yaylası sınırlarında yer alan Fokurdan Mağarası'nda Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, Ersizlerdere Kalkınma Eğitim ve Ekoturizm Derneği Başkanı Mustafa Çağır ile Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Park Müdürlüğü ekipleri, Soğucaova Yaylası'nda Katbaşı zirvesi ile Fokurdan Mağarası'nda incelemelerde bulundu. İncelemelere bölgede yaşayan vatandaşlar da katıldı.

R S8 Bu Ynw Y E 3Az I Lqi Pk K Q

Yaylanın içerisinden iki kaya parçasının arasından girişi bulunan ve içerisinde salon büyüklüğünde odaların yer aldığı mağarada biriken suyun da şifalı olduğuna inanılıyor. Oluşumunu tamamlamamış yeni sütunlar, buz sarkıtlarının yer aldığı mağara görenleri kendisine hayran bırakıyor.

İncelemelerle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Kastamonu'nun Araç ilçesine bağlı Soğucaova Yaylası'nda bulunuyoruz. Soğucaova Yaylası'nın 2 kilometre uzaklığında bulunan Katbaşı zirvesi olarak bilinen yer bin 700 rakımdadır. Görsel güzelliğiyle tabiat kaynakları açısından önemli bir alan. Bitki çeşitliliği, yaban hayatı çeşitliliği, dağ sarımsakları olan, çam ağaçlarının olduğu Soğanlı Çayının olduğu noktadayız. Karabük, Kastamonu ve Çankırı sınırlarının yani 3 ilimizin bir arada göründüğü burası doğa harikası bir yer.

Tn2Rpthsn0U H6Youcb M Uxg

Soğucaova Yaylası'na artı bir değer katan kaynaklardan birisi de yaylanın doğal güzelliği haricinde hemen yaylanın ortasında bulunan Fokurdan Mağarasıdır. Fokurdan Mağarası yaylanın ortasında bulunuyor ama normal bir vatandaş girişi göremeyebilir. Yaylada giriş tam belli olmuyor. Bir kaya kitlesinin içerisinden mağaraya iniyorsun. Derin bir vadi içerisine giriyorsun ve ucu bucağı belli değil ve o mağaranın gittikçe suyunun Katbaşı zirvesinden Soğanlı Çayı'yla birleştiğini ya da döküldüğünü tahmin etmekteyim. Bu yüzden daha detaylı bilgi için mağara uzmanlarının gelip Fokurdan Mağarası'nın burada yerinde incelenip çıkışının nereden olduğunu tamamen tespit etmesi gerekmektedir" dedi.

5Vuf I Cqdf0 O Z K D6 J Ao Gk Q

Bölgede yaşayan Mehmet Deveci isimli vatandaş ise, "Mağaranın iki kapısı var. Buraya merdiven ile inebiliyorsunuz. Diğer kapıdan da yürüyerek gelebiliyorsunuz. Sadece giriş kısmında dar bir geçit var, sonrasında genişliyor. Burada sol tarafta tekne var, teknenin içinde de şifalı dediğimiz bir su var. Buradan devam ettiğimiz zaman daha ileride bölmeler bulunuyor. Ben kendim daha fazla ileriye gidemedim ama gidenler bölmelerin, sütunların olduğunu söylüyor. Eskiden burada mağaranın çıkışını bulabilmek için hayvan torbasına saman koymuşlar, mağaranın içerisine atmışlar, Soğanlı Çayı'ndan çıktığını söylüyorlar" ifadelerini kullandı.

87903A A C Eef37 Ppr W Q8 V Q

Mersin'de 3 araçlık zincirleme kaza: Araç hurdaya döndü

M.B.'nin kullandığı TIR, D400 kara yolu Atik Mahallesi'ndeki virajda bariyerlere çarparak durdu. Bu sırada, aynı istikamette seyir halinde olan M.U'nun kullandığı otomobil, TIR'a çarptı.

TIR sürücüsünün kazada yaralanan M.U'yu otomobilden çıkararak yol kenarına getirdiği esnada ise aynı güzergahta seyir halindeki A.G. yönetimindeki silobas dorse takılı TIR, otomobile vurdu.

A A 20251008 39345358 39345356 M E R S I N D E 3 A R A C I N K A R I S T I G I Z I N C I R L E M E T R A F I K K A Z A S I N D A 1 S U R U C U Y A R A L A N D I

EKİPLER SEVK EDİLDİ

Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesi üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Yaralı otomobil sürücüsü M.U. sağlık ekiplerince Silifke Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kazada otomobil kullanılamaz hale geldi, TIR ve silobasta hasar oluştu.

Kaza nedeniyle yaklaşık 3 saat tali yoldan sağlanan trafik akışı, araçların kaldırılmasıyla yeniden normale döndü.

İstanbul'da bazı AVM'lerdeki mağazalardan Gazze'ye destek

Kampanya kapsamında 12 Ekim Pazar günü Ümraniye'deki Sur Yapı Metrogarden, Kağıthane'deki Axis Kağıthane ve Eyüpsultan'daki Axis İstanbul'daki mağaza sahiplerinin kazançlarını Gazze'ye bağışlayacakları bir etkinlik düzenlenecek. Filistin bayraklarıyla süslenecek AVM'lerde, "Gazze" temalı sergi de açılacak.

Esnafın dayanışma ruhuyla başlatılan girişimin, Türkiye geneline yayılarak daha geniş yardım seferberliğine dönüşmesi hedefleniyor.

AVM'lerde 11 Ekim'de kurulacak "Hayır Çarşısı"nda da ziyaretçiler bağış yapabilecek.

3 AVM'DE BAŞLATILAN KAMPANYAYA 2 HAFTADA 73 MAĞAZA KATILDI

Etkinlik koordinatörü Ömer Faruk Serdar, kampanya çalışmalarını esnafın çağrısıyla hayata geçirdiklerini belirten.

Gazze'de yaşanan soykırıma İstanbul esnafının duyarlılık gösterdiğini söyleyen Serdar, "'Üsküdar'dan Gazze'ye Gönül Köprüsü' başlığı altında başlattığımız farkındalık çalışması, ülkemizde birçok esnafı harekete geçirdi. Bu farkındalık çalışması çok ciddi anlamda ses getirdi. Burada biz Gazze başlığı altında çok farklı kitlelere ulaşmış olduk. Bu çalışmanın akabinde yeni çalışmamız esnaftan ziyade AVM'ler oldu. Bu sefer Üsküdar'da yapmış olduğumuz çalışmayı duyan mağaza sahipleri, bizlere çağrı yaptı. Halihazırda 3 AVM'de başlattığımız farkındalık çalışmamız, yaklaşık olarak 2 haftalık kısa süre içerisinde 73 mağazaya ulaştı." dedi.

"Hayır Çarşısı" etkinliğine 27 STK'nin katıldığını bildiren Serdar, "Beraberinde sanat eserleri, atölyeler ve çocuk sanat etkinlikleri olacak. Bu çalışmaya halkımızın çok büyük destek vereceğini düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

Mağaza sahibi Ömer Sultan Gümüşbaş ise 11-12 Ekim'de düzenlenecek kampanyada bir günlük kazançlarını memnuniyetle Gazze'ye bağışlayacaklarını söyledi.

Gümüşbaş, "Gazze'deki hayatları görüyoruz. Onlarla imkanlarımızı paylaşarak destek olmaya mecburuz." ifadelerini kullandı.

TOKİ'nin indirim kampanyasıyla 7 bin 910 kişi tapusuna kavuştu

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'ndan (TOKİ) alınan bilgiye göre, borcunu ödeyip tapusuna hemen sahip olmak isteyen konut ve iş yeri alıcıları için düzenlenen kampanyanın başvuruları devam ediyor.

Kampanyadan 12 günlük mesai sürecinde 8 bin 251 kişi yararlandı. Bu kapsamda borcunu tamamen kapatan 7 bin 910 kişi tapularını almaya hak kazandı.

Borcunun tamamını kapatamayan 341 konut ve iş yeri alıcısı ise yaptıkları peşin ödemelerle yüzde 25 indirim kampanyasından faydalandı.

Başvurular, 17 Ekim Cuma günü mesai bitimine kadar ilgili bankalara yapılabilecek. Bu tarihten sonra gerçekleştirilecek borç kapatmalarda indirimden yararlanılamayacak.

"KONUT KREDİSİ KULLANILABİLİYOR"

Kampanyaya katılmak isteyenlerin TOKİ'ye ödenmemiş aidat veya emlak vergisi borcunun bulunmaması gerekiyor.

Kampanyadan, satışları 2024 yılı Haziran ayı sonuna kadar yapılmış ve geri ödeme taksitleri en geç bu tarihte başlayan konut ve iş yerleri faydalanabiliyor. Taksit sayısı 12 ay ve daha az kalan alıcılar ise indirimden yararlanamıyor.

Kampanyadan faydalanmak isteyen konut ve iş yeri sahipleri, Gayrimenkul Satış Sözleşmesini imzaladıkları aracı bankalar üzerinden konut kredisi kullanabiliyor.

Yüzde 25 indirim kampanyasından bütün borç bakiyesini kapatamayacak vatandaşlar da yararlanabilecek. Borcun tamamını kapatamayacak vatandaşlar, borç bakiyesinin yüzde 25'inden az olmamak şartıyla yapacakları peşin ödemelerde, yüzde 25 indirim kampanyasından kısmi olarak faydalanabilecek.

Denizde erkek cesedi bulundu

Denizde hareketsiz bir kişinin olduğu ihbarı üzerine bölgeye sahil güvenlik ve polis ekipleri sevk edildi.

Denizdeki hareketsiz kişinin hayatını kaybettiği tespit edildi.

Kaleiçi Yat Limanı'na getirilen ve kimliği henüz tespit edilemeyen ceset, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

Polisin olayla ilgili araştırmaları devam ediyor.

Baraj kuruma noktasına geldi! Eski yol ortaya çıktı

Bingöl'de kuraklık nedeniyle su seviyesi düşen Gülbahar Barajı'nda eski yol ortaya çıktı.

Bingöl-Solhan karayolu üzerindeki Gülbahar Barajı, yaşanan kuraklık ve sulama amaçlı yoğun su kullanımı nedeniyle neredeyse tamamen kuruma noktasına geldi.

Kzd G4 Qo N Z U O1 Lpaya K N Mz Q

Su seviyesinin düşmesiyle yıllar önce sular altında kalan eski Bingöl-Solhan karayolu yeniden gün yüzüne çıktı.

Baraj çevresindeki vatandaşlar, yağışların azlığı ve yoğun sulama ihtiyacının baraj seviyesini ciddi oranda düşürdüğünü belirterek endişelerini dile getirdi.

Hd Zti G Z P Nk Gnur Pbz T J O A

Kuraklığın etkisiyle baraj yatağında yer yer çatlayan topraklar oluşurken, durum çevre kuruluşlarını da harekete geçirdi.

Siliv toplum kuruluşları bölgede fotoğraf etkinliği yapıp, iklim değişikliği, bilinçsiz su kullanımı ve kuraklık tehlikesine dikkat çekti.

7Mko Mag F P Ua5M4 Y S D1 A X Hg

17 yaşındaki Cengizhan'ı hayattan koparan sürücüye 6 yıl hapis

Sakarya'nın Adapazarı ilçesi Yağcılar Mahallesi Turan Caddesi üzerinde 5 Ağustos'ta meydana geldi. 2,16 promil alkollü sürücü F.K.'nın kullandığı yabancı plakalı cip, sollama yaptığı sırada karşı yönden gelen Cengizhan Özkaya (17) idaresindeki motosikletle kafa kafaya çarpışarak, cipe çarptı.

Kazanın ardından kaçmaya çalışan F.K., mahalle sakini Saffet Yılmaz tarafından etkisiz hale getirilerek, polislere teslim edildi.

Olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan yaralı Cengizhan Özkaya ise sevk edildiği hastanede yaşamını yitirdi.

Ekonomi̇st 2025 10 08T113331.321

Olaya ilişkin açılan davanın duruşması Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığı "bilinçli taksirle ölüme sebep olma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı.

Bu yıl 6 bin 800 orman yangını çıktı: 80 bin hektar alan zarar gördü

Doç. Dr. Sağlam, 2025 yılı orman yangını verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Orman yangınlarında bu yıl bazı rekorların kırıldığını ifade eden Sağlam, yanan orman alanı bakımından en büyük kaybın 2021 yılında yaşandığını belirtti.

Sağlam, 2025 yılında ise henüz 10'uncu ayda olunmasına rağmen, orman yangınlarında ikinci yüksek rakama ulaşıldığını kaydederek, şunları söyledi:

"Son 10 yılda 28 bin orman yangını, 29 bin 500 kırsalda yangın çıktı, bu yangınlarda toplam 255 bin hektar alan yandı. 2025'te 2 bin 800 orman, 4 bin kırsal olmak üzere 6 bin 800 yangın çıktı, bu yangınlarda toplam 80 bin hektar alan yandı. Son 10 yılda 2021 yılı 139 bin 503 hektar ile yanan alan olarak en yüksek rakamlara ulaşırken, 2025 de henüz yıl bitmeden 80 bin hektar ile en yüksek alanın tahrip olduğu yangınlarda ikinciliğe çıktı. 2024 yılında 2 bin 798 orman, 4 bin 339 adet kırsalda yangın çıkmış, toplam 28 bin 107 hektar alan yanmıştı."

A A 39214231

"EGE VE AKDENİZ'DE 15 EKİM'E KADARKİ SÜRE RİSKLİ"

Sağlam, orman yangınları için Ege ve Akdeniz'de 15 Ekim'e kadarki sürenin riskli olduğunu ifade etti.

İstanbul ve çevre illerde hava sıcaklığının düşmesiyle bu tehlikenin daha düşük olduğunu dile getiren Sağlam, "Fakat güney illerimizde hala yüksek sıcaklıklar devam ediyor, bu yüzden yangın riski devam ediyor. Bu rakamlar daha da artabilir. Bu yıl yangın sayısı 6 bin 800. Bu sadece ormanda çıkan yangın adedi değil, kırsaldan çıkıp bir kısmı ormana ulaşan, ormandan çıkıp kırsala bulaşan da diyebiliriz" diye konuştu.

Bu yıl sezonun henüz bitmediğini ve yangınların devam ettiğini kaydeden Sağlam, 2025'in en çok yangın çıkan yıl olma ihtimalinin devam ettiğini söyledi.

Doç. Dr. Sağlam, 2021 yılının en çok orman alanının yandığı sezon olduğunu belirterek, "Yangın sayısı olarak 2025, 2021'den daha fazla fakat yanan alanımız daha az. Bu az da olsa sevindirici bir haber. Geçen yılla karşılaştırdığımızda geçen sene orman ve kırsalda çıkan yangın sayısı bu yıldan daha fazlaydı. Fakat henüz sezonun bitmediğini de aktaralım. Yakın zamanda önemli yangınlar çıktı ve önemli alanlar yandı. O yüzden tehdit hala devam ediyor" şeklinde konuştu.

Meteorolojik bilgilere göre ekim ayında dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Sağlam, "Güneyde sıcaklıklar, dönem dönem çok artabiliyor. Fakat yangının devamının gelebilmesi için o hava hallerinin devam etmesi lazım. Yangın başlayabilir fakat gece sıcaklığı çok düştüğünde, rüzgarın şiddeti düştüğünde bunları söndürmek, büyümesini engellemek daha kolay. Ama bundan bir ay öncesinden bahsediyor olsaydık, gerçekten işin ucunu alamadığımız, günlerce devam eden birçok orman yangınına ne yazık ki tanık olduk. O yüzden bu mevsimler o açıdan biraz daha şanslı fakat tehlike devam ediyor. Ettiğini de Köyceğiz de 2500 hektar alanın yanması, Antalya da ise iki adet yangının çıkmasıyla gördük zaten." ifadelerini kullandı.

A A 39310443

"BU YIL, TARIM ARAZİLERİNDEN ORMANA ULAŞAN YANGIN ÇOK OLDU"

Doç. Dr. Sağlam, bu yılki orman yangınlarının çıkış sebebine ilişkin de şunları söyledi:

"Yüzde 50'ye yakın orman yangının nereden çıktığı hala bilinmiyor. Kasıtlı mı çıktı, doğal hallerden mi çıktı, başka bir problem mi vardı bunu bilemiyoruz. Fakat bunu bir kenara bırakırsak bildiğimiz örnekler var. Başta insanların dikkatsizliği, aracıyla yolculuk ederken sigarasını ormana, yol kenarına atması hala bunca ikaza rağmen yangın çıkaran sebeplerden biri. Orman kenarında araçlar kaza yapıyor ya da bir araçta yangın çıkıyor, o yangın ormana ilerliyor ve orman yangını çıkıyor. Mesela arıcılık yapanlar tütsülerle uğraşanlar, acemiliklerinden ya da bir hatayla orman kenarlarında oldukları için kolayca ormana geçen yangınlar çıkarıyor, bunların örneklerini çok gördük."

"İNSANLAR YANGINA SEBEBİYET VERİYOR"

Bu yıl tarım arazilerinde makinelerden çıkan kıvılcımların rüzgarla ormana taşınması sonucu yangınların çıktığını belirten Sağlam, "Çiftçiler, vatandaşlar yakmak istediği bazı şeyleri toplayıp yakarken, yangın çıkmasına neden olan, kaçan ve yangının ormana ilerlemesini düşünemeyen insanlar yangına sebebiyet veriyor. Enerji nakil hatları da önemli bir sebep, onların önlemleri alınmalı, alt kısımları temizlenmeli, bakımları çok iyi yapılmalı. Şimşekler de yangına neden olabiliyor. Bu yıl, tarım arazilerinden ormana ulaşan yangın çok oldu. Anız yakma konusunda biraz daha bilinçlendik ama biçerdöverler, tarlada bazı teknolojik aletlerin çıkardığı kıvılcımların rüzgarla ormana ulaştığı yangınlar bu yıl başımızı çok ağrıttı. Bu yıl da insanların dikkatsizliği birinci problem oldu orman yangınlarında. Nedenini bilmediğimiz çok fazla yangın var, kasıtlı mı yapıldı yoksa bir hata sonucu mu çıktı" bilgisini paylaştı.

Sağlam, orman yangınlarının önlenmesi için toplumun bilinçlenmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, özellikle okullarda her yıl bu konuda eğitim verilmesi ve orman yangınlarının müfredata dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.

İzmir'de kaza: Elektrikli bisikletteki iki kişi öldü

İzmir'in Bornova ilçesi Gökdere Caddesi üzerinde dün saat 19.00 sıralarında meydana geldi. E.G. yönetimindeki pikap, karşı yönden gelen Suriye uyruklu Osman Hacıali'nin (37) kullandığı elektrikli bisikletle çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle savrulan bisikletteki Hacıali ile arkasındaki Muhammed Ahmed (46) yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri intikal etti. Yapılan kontrolde Hacıali'nin olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi.

A W554236 01

Ağır yaralı olarak ambulansla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan Muhammed Ahmed ise tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Pikap sürücüsü E.G. jandarma ekiplerince gözaltına alınırken, kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.

21 yılla aranıyordu, firari hırsız yakalandı

İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü Motosikletli Polis Timleri, dün akşam saatlerinde Bornova ilçesinde durumundan şüphelendikleri şahsı durdurdu.

Şüphelinin "Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık" suçundan 21 yıl 4 ay gün kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan A.S. olduğu tespit edildi.

Ekipler tarafından gözaltına alınan A.S., emniyetteki işlemlerin ardından sevk edildiği adli mercilerce cezaevine gönderildi.

Mersin'de işçi minibüsü devrildi: Yaralılar var

Mersin'in Erdemli ilçesin Esenpınar Mahallesi'nde Ağlıca mevkiinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, M.Y. idaresindeki minibüs, yağışlı hava nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkıp devrildi.

Kazada minibüste bulunan 6 kişi yaralandı.

Kazayı görenlerin ihbar etmesi üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri intikal etti.

A W554226 01

Yaralılar araçtan çıkarılarak ambulanslarla ilçe devlet hastanesine kaldırıldı.

Minibüste bulunanların kendi bahçelerine çalışmaya gittiği öğrenilirken, yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu bildirildi.

DÜNKÜ KAZADA DÖRT KİŞİ HAYATINI KAYBETBETMİŞTİ

Öte yandan, dün de Erdemli ilçesinde tarım işçilerini taşıyan minibüsün 10 metrelik şarampole uçması sonucu 4 kişi yaşamını yitirmiş, 14 kişi de yaralanmıştı.

Sağlık Bakanlığı 2 bin 764 sürekli işçi alımı yapacak

Sağlık Bakanlığı'nın taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 2 bin 764 sürekli işçi alımına yönelik ilanlara, "esube.iskur.gov.tr", "yhgm.saglik.gov.tr" ve "kamuilan.sbb.gov.tr" internet adreslerinden ulaşılabiliyor.

Başvurular, 13 Ekim'e kadar Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) "esube.iskur.gov.tr" adresi üzerinden elektronik (çevrim içi) kullanıcı girişi yapılarak alınacak.

Alımlar, ihtiyaç duyulan hizmet türlerine göre il düzeyinde yapılacak. Başvurularda, kişilerin Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'ndeki adresleri dikkate alınacak.

Adaylar, ilan edilen kadrolardan yalnızca bir iş yeri ve mesleğe başvuru yapabilecek.

Sürekli işçi kadrolarının meslek ve kadro sayısına göre dağılımlarına bakıldığında, 1948 temizlik görevlisi, 572 silahsız güvenlik görevlisi, 244 hastane klinik destek elemanı alınacak.

Yüksekova'da ilginç olay: Balıkların arasından denizatı çıktı

İlçede ikamet eden Mücahit Özaras, evinde pişirmek üzere çarşıdan birkaç kilo balık satın aldı. Balıkları poşete koyarak evine getiren Özaras, balıkları boşalttığı sırada aralarında daha önce görmediği farklı bir hayvan türüyle karşılaştı.

Durumu hemen araştırmaya koyulan Özaras, çıkan canlının denizatı olduğunu öğrendi.

A W554243 02

Gördüğü manzaraya oldukça şaşıran Mücahit Özaras, ilk kez böyle bir canlıyla karşılaştığını aktararak, "Çarşıdaydım, eve dönerken satılan balıkları gördüm, çok güzel görünüyorlardı. Hemen birkaç kilo alıp eve getirdim. Hazırlık yapmak için poşetten döktüğüm an bu tür çıktı. Araştırdığımda ise denizatı olduğunu öğrendim. Bazen önümüze ne geleceği belli olmuyor. İlk defa da olsa bu canlıyı görmüş olduk" ifadelerini kullandı.

A W554243 04

Denizatlarının ılıman ve tropikal bölgelerdeki deniz habitatlarında yaşadığı, genellikle sığ sularda deniz yosunları, deniz çayırları, mangrov kökleri ve mercan resifleri arasında bulundukları biliniyor. Bazı türler, okyanustan daha az tuzlu sulara dayanabildikleri için haliçlerde de yaşayabiliyor.

18 yaşındaki genç, annesiyle tartışan babasını bıçakladı

Adıyaman’ın Petrol Mahallesi'nde bir konteynerde yaşayan M.Z.K. ile S.K. çifti arasında tartışma çıktı.

Tartışmanın büyümesi üzerine çıkan kavgada çiftin çocukları M.O.K, babasını bıçakla yaraladı.

İhbar edilmesi üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri intikal etti.

Yaralı baba, ambulansla Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü.

Polis ekipleri, M.O.K'yi gözaltına aldı.

Mardin'de silah kaçakçılarına operasyon: Üç gözaltı

Mardin İl Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce silah kaçakçılığı yapan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Ekipler, düzenlenen operasyonla yasa dışı silah alım-satım ve kaçakçılığı yaptığı belirlenen üç şüpheliyi gözaltına aldı.

Aramalarda, uzun namlulu silah, iki av tüfeği, tabanca, kurusıkı tabanca, 23 av tüfeği kartuşu, 13 tabanca fişeği, uzun namlulu silah parçaları, 420 gram esrar ve hassas terazi ele geçirildi.

Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Adana'da 1166 sahte plaka ele geçirildi

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi ekipleri, merkez Seyhan ilçesi Fatih Mahallesi'ndeki iki ikamette sahte plaka basıldığını belirledi.

Bunun üzerine KOM ekipleri, adreslere eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.

Adreslerde 1166 sahte plaka ve mühür, karekod basım cihazı, plaka presleme ve boyama makinesi ile 600 harf ve rakam kalıbı ele geçirildi, 3 şüpheli de gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 1'i tutuklandı, 2'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

KOM ekiplerinin adreslerde arama yapması, sahte plakalar ile bunların basımında kullanılan malzemeleri bulması polis kamerasınca kaydedildi.

En eski buğday türlerinden biri: Artık Düzce topraklarında yetişecek

Düzce Belediyesi, tarımsal üretimde yerel çeşitliliği korumak ve sürdürülebilir tarımı desteklemek amacıyla başlattığı Ata Tohumu Yetiştiriciliği Projesi kapsamında, Türkiye'nin en eski buğday türlerinden biri olarak bilinen siyezi Düzce topraklarıyla buluşturdu.

Tarım Akademisi Başkanı Mücella Öztürk'ün gözetiminde, siyez buğdayının anavatanı Kastamonu'dan getirtilen tescilli tohumlar 7 dönümlük araziye ekildi.

A W554188 03

Proje ile Anadolu'nun binlerce yıllık tarım kültürünün yaşayan mirası olan siyez buğdayı tohumlarının çoğaltılması, çiftçilerin üretime teşvik edilmesi ve Düzce'de siyez buğdayı yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

A W554188 05

Doğal tarım yöntemleriyle üretim yapan Düzce Belediyesi Tarım Akademisi, yanmış hayvan gübresiyle karıştırılan toprağa ekilen siyez buğdayını suni gübre kullanmadan tamamen doğal şekilde yetiştirecek.

A W554188 06

Siyez buğdayı, yüksek besin değeri ve korunmuş genetik yapısıyla dikkat çekiyor. Projenin ilerleyen aşamalarında elde edilecek siyez tohumlarının daha geniş alanlarda ekilerek üretimin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

A W554188 04

Van Gölü'nde kuraklık alarmı! Suyun çekilmesi endişe verici bir tabloya dönüştü

Van Gölü çevresinde yaşayan vatandaşlar, son yıllarda gözle görülür şekilde azalan su seviyesinden endişe duyuyor.

Gölde su seviyesinin düşmesiyle birlikte daha önce su altında kalan alanlar gün yüzüne çıkarken, bazı bölgelerde kıyı şeridi kilometrelerce geriledi.

A W554167 06

Özellikle göl çevresindeki tarım arazileri ve sulak alanların kuruması, geçimini bu alanlardan sağlayan halkı zor durumda bırakıyor.

A W554167 05

Orhan Emen isimli vatandaş, "Van Gölü'nün su seviyesi son 5 yıl içinde yaklaşık 2 metreye yakın düşüş gösterdi. Bu sadece yağışların azalmasıyla açıklanamaz. Aynı zamanda sıcaklık artışları, buharlaşmanın artması ve insan kaynaklı su kullanımı da bu süreçte etkili" dedi.

A W554167 03

Diyarbakır'da 11 düzensiz göçmen yakalandı

Diyarbakır Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü tarafından 1 Ekim 2025'te kamyonet tipi araç içerisinde yapılan aramada fan ve klima düzeneğinin bulunduğu gizli bölme belirlendi.

Gizli bölmeden 11 Afganistan uyruklu düzensiz göçmen yakalanırken araca el konuldu.

Göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği tespit edilen 2 çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yakalanan 11 Afganistan uyruklu düzensiz göçmen, sınır dışı edilmek üzere Şanlıurfa Geri Gönderme Merkezine teslim edildi.

Türkiye'nin gözdesi, hasadı yüz güldürdü: Verimli ovalarda yetişiyor

Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, bu yıl yaklaşık 157 bin dekar alanda çeltik ekimi yapıldığını, hasadın eylül ayında başladığını ve ekim sonuna kadar süreceğini belirtti.

Tosuner, verim ve kaliteye dikkat çekerek, fiyatların da üretici açısından tatmin edici olduğunu söyledi.

Tosuner, "Satışlarımız makul fiyatlarla devam ediyor, alıcı firmalar bölgemize yoğun ilgi gösteriyor. Bunun en büyük nedeni, Bafra çeltiğinin yüksek randıman, kalite ve leke içermeyen tanelere sahip olması. Kalın taneli pirincin kilosu 43-44 liraya kadar çıkıyor. Ayrıca çeltiğimizin aroması ve lezzeti de oldukça yüksek. Hasatta yaptığımız pilavda bu fark açıkça görülüyor" dedi.

A W554149 03

"BAFRA PİRİNCİ TÜRKİYE'NİN GÖZDESİ"

Yıllardır çeltik üretimi yapan Ferhat Kurnaz, bu yılki hasattan memnun olduklarını dile getirerek şunları söyledi:

"30-40 yıldır bu işin içindeyiz. Şu ana kadar işler yolunda gidiyor. Hem kilo açısından hem de maddi anlamda üreticiyi sevindiren bir sezon geçiriyoruz. Bafra pirinci, Türkiye'nin dört bir yanında tanınan ve beğenilen bir pirinç."

A W554149 07

"BAFRA PİRİNCİNİ DÜNYAYA TANITMAK İSTİYORUZ"

Fener Mahallesi'nde yaklaşık bin dönüm arazide çeltik üretimi yapan Halıcı ailesinden Kemal Halıcı ise bu ürünün yalnızca Türkiye'de değil, dünyada da tanınması gerektiğini aktardı.

Halıcı, "Fener Mahallesi, Karadeniz'in Kızılırmak'la buluştuğu eşsiz bir yer. Burada çeltik harmanımıza başladık ve dökümlerimiz oldukça güzel. Fiyatlar da istediğimiz seviyelerde olursa, üreticinin emeği boşa gitmemiş olur. Bafra çeltiği, basit bir pirinç değil. Türkiye'de isim yapmış bir ürün ve biz bunu dünyaya taşımak istiyoruz" diye konuştu.

A W554149 02

LEZZETİ, RANDIMANI VE TEMİZLİĞİYLE ÖNE ÇIKIYOR

Üreticiler, Bafra pirincinin en büyük avantajlarının başında tanelerinin temiz ve lekesiz olması, lezzetinin yüksek, randımanının ise oldukça iyi seviyede bulunmasını gösteriyor. Organik üretime yakın şartlarda yetiştirilen çeltik, sofralarda farkını hissettiriyor.

Hasadın önümüzdeki haftalarda tamamlanması bekleniyor.

Peribacasında kedi kurtarma operasyonu

Nevşehir'in Göreme beldesinde yaklaşık 10 metre yükseklikteki peribacasının tepe noktasına çıkan bir kedi, bir süre sonra bulunduğu yerden inemedi.

Durumu gören vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi.

İhbar edilmesi üzerine bölgeye Ürgüp Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, peribacasına kurdukları merdivenden uzattıkları bir aparat yardımıyla kediyi yakalamayı başardı.

İtfaiye tarafından kurtarılan kedinin herhangi bir sağlık sorunu olmaması üzerine salıverildi. İndirilen kedi hemen gözden kayboldu.

İstanbul'da 3'üncü taksi ihalesi: 63 plaka daha satıldı

Yenikapı'daki Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi'nde yapılan ihaleye 65 başvuru yapıldı, 63 katılımcı şartları sağlayarak ihaleye katıldı.

İhalede ilk olarak 34 TUA 29 plakası 4 milyon 700 bin artı KDV bedelle satıldı. 63 plaka satılırken toplamda 92 plaka yeni sahibini buldu.

Bu plakalarla İstanbul trafiğine yeni nesil taksiler kazandırıldığı ifade edildi.

Uygulama bazlı taksi sisteminde şu an altı uygulama kullanılabiliyor.

Bu araçlarda yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yetkilendirilen ve belgelendirilen şoförler çalışabiliyor.

ŞARTLAR NE?

Taksi taşımacılığı faaliyetine başlamak için 10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen şartları taşıdığına ve şoförlük mesleğini geçim kaynağı olarak seçmiş olduğunu, ihaleyi kazanması durumunda üzerine kayıtlı başka bir toplu ulaşım aracı (taksi, taksi dolmuş, minibüs, okul veya personel servisi) plakası bulunmayacağını, Taksi Taşımacılığına ilişkin mevzuatı bildiğini, Uygulama Bazlı Taksi Taşımacılığında çalışacağını ve UKOME Kararlarına uyacağını hususlarını kabul ve beyan ettiğini ifade eden imzalı Uygulama Bazlı Taksi Taşımacılığı Hakkı İşletme Taahhütnamesi, www.turkiye.gov.tr (e-Devlet) adresinden alınmış karekodlu Nüfus Kayıt Örneği Belgesi (İhale tarihi itibariyle 22 yaşından gün almış ve 69 yaşından gün almamış olanlar ihaleye katılabilecekler.)

www.turkiye.gov.tr (e-Devlet) adresinden alınmış en az B ehliyet sınıfı Sürücü Belgesine sahip olduğunu gösterir Sürücü Belgesi Bilgileri Sorgulaması, www.turkiye.gov.tr (e-Devlet) adresinden alınmış İstanbul’da oturduğunu gösterir karekodlu Yerleşim Yeri (İkametgah) Belgesi, www.turkiye.gov.tr (e-Devlet) adresinden alınmış başvuru tarihi itibariyle 6 ayı geçmemiş, resmi kurumlar için sorgulanmış Adli Sicil Kaydı, (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81. 82. 83. 86. 87. 88. 94. 95. 96. 102. 103. 104. 105. 106. 107. 108. 109. 141. 142. 143. 148. 149. 157. 158. 179/3. 188. 190. 191. 197. 220. 226. 227. 314. maddelerindeki suçlardan hüküm giymemiş olmaları gerekecek.

İzmir'de 20 milyon liralık tarihi eser operasyonu: Bir gözaltı

İzmir'de polis ekipleri, kentte tarihi eser kaçakçılığının önlenmesine yönelik kültür ve tabiat varlıklarının korunması amacıyla çalışma gerçekleştirdi.

Karabağlar ilçesinde tarihi eser kaçakçılığı yaptığı ileri sürülen bir kişiye ait ev ve depoya 2 Ekim'de operasyon düzenlendi.

Yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 20 milyon lira olan 2 bin 60 sikke, 68 zolta ve taler (ödüllendirme parası), 8 istiklal madalyası, 17 mühür, 32 yüzük, 248 çeşitli obje ve tarihi eser ele geçirildi.

Olayla ilgili bir şüpheli gözaltına alındı.

Gayrettepe-İstanbul Havalimanı metrosu yolcu rekoru kırdı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.

Bakan Uraloğlu, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Metro Hattı'nın, 47,5 kilometre uzunluğuyla İstanbul'un en uzun metro hatlarından biri olduğunu belirtti.

Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi:

"3 Ekim'de 40 bin 302 yolcuyla, günlük ortalama yolcu rekoru kırıldı. İstanbul'un ulaşımını kolaylaştırmaya ve hız kazandırmaya devam ediyoruz."

Ankara'da kaçak avcılara 580 bin lira ceza kesildi

Ankara'nın Beypazarı ilçesinin Kayabükü ve Köşebükü mevkilerinde kaçak avlanan iki kişi, ihbar üzerine jandarma ile Beypazarı Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliği ekiplerince yakalandı.

Kaçak avcılık yaptığı tespit edilen iki kişiye toplam 580 bin lira ceza kesildi.

Av sırasında kullanılan araca ve diğer malzemelere el koyan ekipler, çantalardaki geyik etini de imha etti

Ankara'da su kesintisi bir haftadan fazla süredir devam ediyor

Kesikköprü hattında yaşanan arıza nedeniyle Ankara'ya verilen su miktarının yarı yarıya azalması sonucu başkentte 29 Eylül'den bu yana dönüşümlü su kesintileri uygulanıyor.

Kesinti yaşanan bölgelerde ellerinde damacana, bidonlar ve kaplarla çeşme başında sıraya giren vatandaşlar, zaman zaman uzun kuyruklar oluşturuyor.

Su kesintilerinden etkilenen Yakupabdal Mahallesi sakinleri, su ihtiyacını köydeki Aziz Altınpınar Camisi'ndeki şadırvandan ve Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresinin (ASKİ) gönderdiği su tankerinden sağlıyor.

A A 39287788

Yakupabdal Mahallesi'nde yaşayan Nuran Oflaz, 9 gündür su olmadığını, elleriyle su taşıdıklarını belirterek, "Su her şeye lazım oluyor. Tanker geliyor, doldurup gidiyoruz. Zor oluyor. Ellerim ağrıyor, parmaklarım kırılmıştı. Zor götürüyorum. Suyu getirsinler, böyle rezillik olmasın. Akşam geldi, çamaşır yıkadım, geri gitti sular" dedi.

Öte yandan mahallede yaşça büyük kişilerin doldurdukları su bidonlarını evlerine yaya olarak götürdükleri görüldü.

A A 39310912

"BÖYLE BİR SU KESİNTİSİ ÇOK SIKINTI"

Kesintilerin etkilediği Mamak'ta ise vatandaşlar, ihtiyaçlarını Tepecik'te bulunan kaynak suyu çeşmesinden gidermeye çalışıyor.

Sularının 1 haftadır kesik olduğunu söyleyen Umut Hasan Andariman, "Bir haftayı geçmiş de olabilir. Baya bir su sıkıntısı çekiyoruz. Olduğu zaman marketlerden alıyoruz, şu an marketlerde de su yok. Çoğu yer sulara zam yapmış. Olmadığı zaman da böyle çeşmelere geliyoruz. İçilen çeşmeler var, içilmeyenler var. Hepsinin yerini ayrı ayrı ezberledik" diye konuştu.

A A 39318868

Andariman, suyun yalnızca bir gün geldiğini, ardından geri gittiğini kaydederek, "Sık sık yaşıyoruz, 1 haftadır sular aralıksız yok. İçme sularını ziyan etmiyoruz. Bulaşıklar için içilmeyecek sulardan topluyoruz. Türkiye'nin başkentinde böyle bir su kesintisi çok sıkıntı. Başkentte 1 haftadır su olmaması çok büyük sorun" ifadelerini kullandı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, 4 Ekim'de yaptığı duyuruda, Kesikköprü hattında meydana gelen boru patlaması sonrası başlatılan çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ve 5 Ekim'den itibaren bu hattan şehre yeniden su verilmeye başlanacağını açıklamıştı.

Avukat Serdar Öktem'in hayatını kaybettiği silahlı saldırının detaylarına ulaşıldı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Öktem'in Şişli Büyükdere Caddesi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü istikametinde, trafikte beklediği sırada silahlı saldırı sonrası hayatını kaybetmesi üzerine çalışma yaptı.

Olayın ardından teknik ve fiziki çalışma başlatan ekipler, saldırının siyah giyimli ve kar maskeli 5 kişi tarafından gerçekleştiğini, zanlıların kullandığı aracın sahte plakalı olduğunu tespit etti.

Sıkı takip sonucu aracın bir benzinlikten nakit olarak yakıt aldığını belirleyen İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin kimliklerini belirledi.

Çalışmaların devamında zanlıların Arnavutköy'de olduğunu belirleyen ekipler, emniyet ve İl Jandarma Komutanlığı'na haber vererek, ilçenin giriş ve çıkış noktalarında uygulama alanları kurdurup şüpheli görülen tüm araç ve kişileri durdurdu.

Denetimlerde bir taksi içerisinde olayı gerçekleştiren 5 zanlı yakalandı, taksi sürücüsü de gözaltına alındı.

Yaklaşık 2 saat içerisinde olayın faillerini ele geçiren İstanbul İstihbarat ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, çalışmalarını derinleştirdi.

Yakalanan şüphelilerin olayda kullandıkları silahları bir çanta içerisinde ormana attıklarını beyan etmesi üzerine Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, suç aletlerini atıldıkları yerde buldu.

TALİMAT YURT DIŞINDAN

Operasyonun devamında, saldırı sonrası yakalanan şüphelilerle irtibatlı 6 kişi daha gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün ortak çalışmalarının sonucunda, saldırının talimatının yurt dışında olduğu belirlenen bir suç örgütü üyesince verildiği ortaya çıkarıldı.

Saldırıya ilişkin devam eden çalışmalarda, olayı gerçekleştiren zanlılarla irtibatı tespit edilen ve suikastle ilişkileri olduğu değerlendirilen 7 şüpheli daha gözaltına alındı.

Öte yandan, saldırıda hayatını kaybeden avukat Öktem'in koruma talebi noktasında tüm prosedürlerin eksiksiz yerine getirildiği anlaşıldı.

OLAY

Avukat Serdar Öktem, dün otomobiliyle Şişli Büyükdere Caddesi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü istikametinde trafikte beklediği sırada silahlı saldırıya uğramış, ağır yaralanan Öktem, ambulansla kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, polisin olay yerinde yaptığı incelemede, çok sayıda tabanca ve uzun namlulu silaha ait boş kovan bulunmuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "Olay yeri görgü tanık beyanları ve kamera görüntü kaydı tespit çalışmaları doğrultusunda, kollukça yapılan iz takibine göre olayı gerçekleştirdiği anlaşılan 5 şüpheliyle olaydan sonra olayı gerçekleştiren şüphelilerin kaçmasına yardım ettiği tespit edilen bir şüpheli olmak üzere toplam 6 şüpheli yakalanmıştır. Şüphelilerden ikisi 18 yaşın altındadır." bilgisi verilmişti.

Başsavcılığın açıklamasında, olayı gerçekleştiren şüphelilerin, kaçtıkları Arnavutköy ilçesi civarında yakalandıkları, emniyet güçlerince yapılan aramada, olayda kullanılan 2 kalaşnikof, 2 tabanca olmak üzere 4 silah, kar maskesi ve eldiven gibi eşyaların ele geçirildiği bildirilmişti.

Açıklamada, şu ifadelere yer verilmişti:

"İlk belirlemelere göre eylemin bir organize suç örgütünün maktule karşı beslediği husumet sonucunda gerçekleştirildiği değerlendirilmektedir. Olayla ilgili soruşturma, Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, azmettiricilerinin bulunması ve organize suç örgütünün olayda taşeron olarak kullanılıp kullanılmadığının tespiti yönleri de dahil olmak üzere tüm boyutlarıyla derinleştirilerek devam edecektir."

Başsavcılıktan bugün yapılan açıklamada ise saldırıya ilişkin devam eden çalışmalarda, olayı gerçekleştiren zanlılarla irtibatı tespit edilen ve suikastle ilişkileri olduğu değerlendirilen 7 şüphelinin daha gözaltına alındığı bildirilmişti.

OTOPSİ RAPORU

Adli Tıp Kurumu'nun ön otopsi raporunda, Öktem'in kafa bölgesine isabet eden bir yaralanma ile yüzüne isabet eden yaralanmalarından en az birinin ve sol koluna isabet eden yaralanmalarından en az birinin ayrı ayrı tek başına öldürücü nitelikte olduğu kaydedilmişti.

Raporda, Öktem'in ölümüne ilişkin, "Ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu tespit edilmiştir." ifadesine yer verilmişti.

11 yaşındaki Sıraç'tan acı haber

İzmir'in Selçuk ilçesi Atatürk Caddesi'nde, Belediye Yazlık Düğün Salonu önünde 25 Eylül'de trafik kazası meydana geldi.

Yolun karşısına geçmeye çalışan ilkokul öğrencisi 11 yaşındaki Sıraç Özkerbent'e, Ülkü Ece B.’nin kullandığı otomobil çarptı. Ağır yaralanan Özkerbent, Selçuk Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Burada ilk müdahalesi yapılan Özkerbent, Ege Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi.

BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞTİ

Yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Özkerbent'in 29 Eylül'de beyin ölümü gerçekleşti. Sıraç Özkerbent, dün akşam saatlerinde doktorların tüm çabasına karşın yaşamını yitirdi.

SÜRÜCÜ SERBEST BIRAKILDI

Kazanın ardından polis tarafından gözaltına alınan Ülkü Ece B.’nin emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakıldığı belirtildi.

JAK timleri her koşulda zorlu görevler için hazır

İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde oluşturulan JAK timi, zorlu eğitimlerle olası doğal afet ve arama kurtarma çalışmalarına hazırlanıyor.

Uludağ'da konuşlanan ve her türlü iklim koşulu ile afetlerde gerçekleştirilecek arama ve kurtarma çalışmaları için özel olarak eğitilen JAK timi, Uludağ Jandarma Karakol Komutanlığı bünyesinde kurulduğu 1998'den bu yana her yıl çok sayıda olaya müdahale ediyor.

Fiziksel ve psikolojik yeterliliğe sahip olmak için farklı hava ve arazi şartlarında eğitim yapan Jandarma Arama Kurtarma timi, 7 gün 24 saat esasıyla çalışıyor.

İhbar sonrası olay yerine intikal ve arama teknikleri gibi operasyonel konulara yoğunlaşıp reaksiyon hızlarını test eden ekipler, yüksek irtifada meydana gelebilecek kayıp, kaza ve afetlerdeki arama kurtarma kabiliyetlerini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor.

Aa Picture 20251007 39332987

GEÇEN YIL 1100 OLAYA MÜDAHALE EDİLDİ

Senaryo gereği mahsur kalanların kurtarılması için sarp kayalık araziye çıkan ekipler, dağ ipleriyle kurulan havai hat ile yaralıyı yaklaşık 50 metre yükseklikten tahliye etti.

JAK ekiplerinin faaliyetleriyle ilgili bilgi veren JAK Tim Komutanı Jandarma Astsubay Başçavuş Yasin Demirkan, her türlü arama, kurtarma, ilk yardım, tahliye ve asayiş görevlerinde yer aldıklarını söyledi.

Farklı arazi koşullarında çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Demirkan, deprem, çığ, sel, su baskını, toprak kayması gibi doğal afetlerin yanı sıra orman, dağ, kanyon, uçurum, mağara, bina gibi yerlerde kazaya uğrayan, kaybolan veya mahsur kalanlara yönelik arama kurtarma faaliyetleri gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

Aa Picture 20251007 39332989

JAK timlerinin 1998'den bu yana Uludağ'da 18 bin olaya müdahale ettiği, bunlardan 1100'ünün geçen sene gerçekleştiği bilgisini veren Demirkan, şunları kaydetti:

"İhbarın alınması üzerine ihbarcıyla irtibat kurularak olayın durumu ve konumu hakkında bilgi alınmaktadır. Bu esnada AFAD, UMKE gibi kurumlarla koordinasyon kurulmaktadır. Meydana gelen olayın özelliğine uygun malzeme ve teçhizat seçimi yapılır. Mevcut durum, hava şartları, yol durumu ve lojistik destek ihtiyacı değerlendirilerek planlama ve gerekli koordinasyon sağlanır. Yapılan hazırlıkların ardından göreve çıkış, intikal, kazazedeye ilk müdahale, tahliye planının belirlenmesiyle kazazedenin güvenli bölgeye tahliyesi gerçekleşir."

Aa Picture 20251007 39332992

Eskişehir'de kovalamaca: Anahtarı üzerinde unutulan arabayı çaldı

Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinin Aşağısöğütönü Mahallesi'nde park halindeyken anahtarı üzerinde bırakılan otomobil, U.G. (17) tarafından çalındı.

İhbar edilmesi üzerine çalışma başlatan polis ekipleri, aracı Dilektaşı Sokak'ta tespit etti. Kovalamaca sırasında ters yöne giren zanlı, polisin ekip aracına çarptı.

Kaza sonrası yakalanan şüpheli, Çocuk Şube Müdürlüğüne götürüldü.

Araç sahibinin oğlu Melih Çakıroğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, otomobilin kahvehane önünde park halindeyken çalındığını belirtti.

Bursa-Yalova yolunda TIR yangını

Edinilen bilgiye göre, olay bugün saat 13.15 sıralarında Bursa - Yalova yolu Dürdane yokuşunda meydana geldi. Bursa'dan Yalova yönüne gitmekte olan TIR'ın motor bölümünde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.

Durumu fark eden sürücü aracı kenara çekti ve ilk olarak alevlere kendi imkanları ile müdahale etmek istedi.

Yangının büyümesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri intikal etti.

Ekonomi̇st 2025 10 07T151952.261

TIR'ın motor bölümünde çıkan yangın kısa sürede büyüyünce alevler ön kısmını sardı.

Yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken, alevlere teslim olan TIR'ın bir kısmı yanarak kullanılamaz hale geldi.

Tekirdağ'ı sağanak vurdu! Yola kaya parçaları düştü

Tekirdağ'da gece saatlerinde başlayan ve aralıklarla devam eden yağış, ulaşımda aksamalara neden oldu. Sağanak sonucu Şarköy kara yolunun bazı bölümlerine yamaçlardan kaya parçaları yuvarlandı.

İhbar edilmesi üzerine bölgeye intikal eden Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yolu ulaşıma açık tutmak için temizlik çalışması başlattı.

A A 20251007 39335635 39335631 T E K I R D A G D A S A G A N A K N E D E N I Y L E K A R A Y O L U N A Y A M A C L A R D A N K O P A N K A Y A P A R C A L A R I D U S T U

Mahalle sakinlerinden Mesut Ayvacıklı, sürücülerin dikkatli olması gerektiğini belirterek, "Yamaçtan yine taş düşebilir, özellikle gece saatlerinde daha tehlikeli olabiliyor." dedi.

Bölgede yağışın gün boyu etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Aa Picture 20251007 39335634

Antalya'da husumetli iki aile birbirine girdi: Yaralılar var

Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Yeşildere Mahallesi 2870 Sokak'ta iki ailenin üyeleri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine taraflar pompalı tüfek ve tabancayla birbirlerine ateş açtı.

Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri intikal etti.

Tüfekten çıkan saçmalardan yaralanan Argüner G. ve Doğan K. sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.

Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

Polisin olaya ilişkin çalışması devam ediyor.

Freni patlayan kamyon dehşet saçtı: 10 yaralı

Diyarbakır-Şanlıurfa yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre freni patlayan un yüklü kamyon, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu 4 otomobile çarptı.

Kazada 2'si çocuk 10 kişi yaralandı.

İhbar edilmesi üzerine adrese 112 acil sağlık ve polis ekipleri intikal etti.

Ekonomi̇st 2025 10 07T134603.172

Olay sonrası cadde savaş alanına dönerken, yaralılar ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Kaza nedeni ile yol trafiğe kapanırken, olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı.

Kayseri'de ruhsatsız silah operasyonu: 3 gözaltı

Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, silah ticareti yapan şüphelilerin yakalanmasına yönelik tespit edilen adreslere eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.

Düzenlenen operasyonlarda Ö.Ç. V.Ç. ve U.T. yakalanarak gözaltına alındı.

Yapılan aramalarda ise 7 adet ruhsatsız tabanca, 3 adet ruhsatsız tüfek ve 150 adet fişek ele geçirildi.

Gözaltına alınan 3 şüpheli ile ilgili adli işlem başlatıldı.

Okullarda "Filistin farkındalık etkinlikleri" düzenlendi

Etkinlikler, çocuklara yalnızca bilgi kazandırmak değil, vicdanı, adaleti ve insan olmanın sorumluluğunu da öğretmek amacıyla yapıldı.

Keçiören Sosyal Bilimler Lisesi'ndeki etkinlikte, öğrenciler okul bahçesinde bir araya geldi.

Ellerinde Filistin ve Türk bayrakları sallayan öğrenciler, hep bir ağızdan "Çocuklar ölürken sessiz kalınmaz", "Nehirden denize özgür Filistin", "Katil İsrail, Gazze'den defol" sloganları attı.

Ankara İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Emrah Tokatlı, yaptığı açıklamada, "Okullarımızda öğrencilerimizin, Gazze'de çocukların yaşadığı sıkıntıları, uğradıkları soykırımı bir nebze de olsun hissedebilmeleri, onlarla dayanışma içerisinde olabilmeleri ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ndeki 'erdem, değer, eylem' çerçevesinde öğrencilerimizin evrensel değerlere uygun, vicdanlı, ahlaklı ve nerede bir mazlum varsa onlara sahip çıkan bireyler olarak yetişmelerini hedeflediğimiz için bu faaliyetleri gerçekleştiriyoruz." ifadelerini kullandı.

Aa Picture 20251007 39333620

"İNŞALLAH ESKİ, GÜZEL GÜNLERİNE GERİ DÖNERLER"

Öğrencilerden Ayhan Yusuf Aktaş, Gazze'de İsrail'in soykırımı nedeniyle çocukların okula gidemediğine dikkati çekti.

Aktaş, "Özellikle çocuklar ölüyor. Bu soykırım çok kötü ve üzücü. Onların yanındayız. Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı bu destek onlar için çok önemli. Onların yanında olduğumuzu söylemek istiyorum. İnşallah, güzel günlerine geri dönerler." diye konuştu.

Öğrenci Ecenur Koz da farkındalık etkinliklerini yapmanın önemini dile getirerek, "Umarım, yakın sürede bizim burada yaptığımız gibi onlar da kendi varlıklarının önemini görerek daha iyi hissetmeye başlarlar. Umarım, kardeşlerini kaybetmeleri son bulur, onlar da bizim gibi umut dolu gelecek için çalışmaya devam ederler." değerlendirmesini yaptı.

Aa Picture 20251007 39333617

Okul bahçesindeki programın ardından öğrenciler, sloganlar atarak konferans salonuna geldi.

Konferans salonunda Kur'an-ı Kerim tilaveti icra edildi, Gazze için dua edildi.

Okuldaki öğrencilerin Gazze için çizdiği resimlerin de sergilendiği programda, öğrencilerden Asya Güney Nizar Kabbani'nin "Kudüs", Luna Sarıkaya ise Mehmet Akif İnan'ın "Mescid-i Aksa" şiirini okudu.

Programda, Gazze'de yaşananları anlatan kısa film gösterimi yapıldı.

Tekirdağ'da poyraz ulaşımı aksattı: 9 gemi açıkta bekliyor

Hızı zaman zaman saatte 40 kilometreye ulaşan poyraz nedeniyle yerli ve yabancı bandıralı 9 şilep ile tanker, Tekirdağ açıklarında bekliyor.

Tekirdağ'da balıkçılar, olumsuz hava şartları nedeniyle denize çıkamadı.

Poyrazla oluşan dalgalar, kıyıya yosun ve çeşitli atıklar da sürükledi.

Kentte poyrazın 2 gün etkili olması bekleniyor.

15 yıldır sular altında kalan köy tamamen ortaya çıktı

Sivas'ın Hafik ilçesinde bulunan Pusat Deresi ve Madenköy Çayı üzerine sulama amaçlı 2006 yılında su tutmaya başlayan Pusat-Özen barajı, 2008 yılında tam doluluk oranına ulaştı.

Tarihi Pusat köyü ise tamamen sular altında kalırken, köyden su yüzeyinde sadece cami minaresinin alem kısmı kaldı. Yıllardır köy sakinleri barajdaki doluluk oranını bu minareye bakarak ölçtü.

C W K D Ztfm P Ui5 Kc E K1Hm W N Q

Sivas'ta içme suyu ihtiyacının sağlandığı 4 Eylül barajındaki doluluk oranı şehrin içme suyu ihtiyacını karşılamayacak düzeye kadar gerileyince, 2023 yılında 50 km boyunca borular döşenerek Pusat-Özen barajından 4 Eylül barajına su takviyesi yapıldı.

Barajdan baraja nakille Pusat-Özer barajındaki su seviyesi hızla düştü. Önce minarenin şerefeleri, sonra caminin kubbesi derken bugün ise tarihi köyün tamamı ortaya çıktı.

A W553506 02

Tamamen ortaya çıkan köyün yanı sıra baraj gölü kıyısındaki setler yaşanan kuraklığın boyutunu gözler önüne serdi. Göl kenarında piknik yapan vatandaşlar, gölde su seviyesinin hızla azaldığını belirtti.

Geçmiş yıllarda su yüzeyinde sadece minarenin görülebildiğini belirten vatandaşlar şimdi tüm köyün görülebildiğini söyledi.

Kuraklık bu yıl birçok üründe etkisini hissettirdi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SPI) verilerine göre Ağustos 2025'te Türkiye'nin yarısından fazlası "çok şiddetli" veya "olağanüstü" kuraklık kategorisinde yer aldı. Eylül ayı verilerine bakıldığında ise kuraklığın etkileri sürüyor.

Bu durum, özellikle İç Anadolu'nun Batı ve Güney Bölgeleri'nde toprak nemi düşüşüne, buğday ve mısır gibi temel ürünlerin verimlerinde önemli azalmaya neden olarak tarımı derinden etkiliyor.

4,3 MİLYON KİLOMETREKAREYİ AŞKIN ALANDA ETKİSİNİ HİSETTİRDİ

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Ulukan, Türkiye'de kuraklığın bu tarım yılında hemen her ürünü etkilediğini söyledi.

Ulukan, kuraklığın, bir bölgenin nem miktarındaki geçici dengesizliğin o bölgedeki su kıtlığı ile ilişkisi olduğunu belirterek, doğal bir iklim olayı olan kuraklığın, bu yıl tarımsal üretimi ciddi ölçüde etkilediğini vurguladı.

Türkiye'de toprakların dörtte üçünün kurak ve yarı kurak iklimin etkisinde olup, bu durumun dünyada toplam 4,3 milyon kilometrekareden daha çok alanda kendisini hissettirdiğine işaret eden Ulukan, "Bu tarım yılında kuraklık, pek çok tarla, bahçe, sebze ve meyveyle, baklagil ve buğdaygil yem bitkileri ile çayır ve meralarda, hatta ormanlık alanlarda kendisini gösteriyor." ifadesini kullandı.

"TÜRKİYE'DE TARIMSAL KURAKLIK ÖNE ÇIKTI"

Ulukan, kuraklığın meteorolojik, tarımsal ve hidrolojik olarak üçe ayrıldığına dikkati çekerek, "Bu yıl meteorolojik kuraklıkla başlayan süreç, birçok bölgede tarımsal kuraklığa dönüştü. İzmir'de 6-7 ay boyunca tarımsal kuraklık etkili oldu. İç Anadolu'da görülen kısa süreli yerel sağanak yağışlar toprak profilini ancak hafifçe yıkadı, artan sıcaklıklarla su hızla buharlaştı. Hidrolojik kuraklıkta, hatalı tarımsal uygulamalar ve yer altı sularının aşırı kullanımı, izinsiz kuyu açma girişimleri diğer kuraklıklarla birleşerek, etkiyi daha da derinleştirdi." diye konuştu.

Kuraklığın kültür bitkilerindeki büyüme ve gelişmeyi doğrudan etkilediğini belirten Ulukan, sıcaklıkların artmasıyla kuraklığın bitkisel üretimde fizyolojik, reaksiyonel ve metabolik olan süreçleri bozarak, çiçeklenmenin erkene kaymasına, hasat zamanının değişmesine ve ürünlerde ekonomik önem taşıyan kısımların henüz olgunlaşamadan oluma gelmelerine neden olduğunu anlattı.

Ulukan, kuraklığın en şiddetli etkilediği bölgelerin İç Anadolu, Marmara, Ege, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Orta-Batı Karadeniz olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

"İç Anadolu'da buğday ve arpa, yulaf, tirtikale, Marmara ve Ege'de bazı meyve ve sebzelerle patates, soğan, zeytin, Akdeniz'de limon, domates ve çilek, Güneydoğu'da pamuk ve mısır, Karadeniz'de çay, kivi kuraklıktan olumsuz etkilendi. Genel olarak tarım ürünlerindeki verim ve verim unsurlarında oluşan kayıplar yüzde 4 ila 65 arasındadır. Kuraklıktan en çok etkilenmesini beklediğim ürünler buğday, arpa, yulaf, ayçiçeği, pamuk, zeytin, şeker pancarı, keten, domates, kışlık patates, soğan, havuç, nar, limon, çilek, kiraz, badem gibi tarla ve bahçe bitkileridir."

"DAMLA SULAMA VE KAPALI KANALLAR KULLANILMALI"

Baraj, göl, gölet ve yer altı su seviyelerindeki düşüşün tarımsal sulama açısından risk oluşturduğunu vurgulayan Ulukan, sulamada ileri teknolojilerin kullanılmasının zorunlu olduğunu kaydetti.

Ulukan, tarladaki sulama sırasında bitki kök bölgesine verilen su miktarının, buharlaşan sudan fazla miktarda olması gerektiğini kaydederek, "Bu nedenle öğlen saatlerinde sulama yapılmamalı, sabahın erken ya da akşam ve serin olan saatler tercih edilmeli, damla sulama ve kapalı kanallar kullanılmalı. Aksi halde su kayıpları artacağından kuraklık riski de derinleşecektir." dedi.

Çiftçilerin kuraklık karşısında bazı uyum yöntemleri geliştirdiğini aktaran Ulukan, üreticilerin kuraklığa dayanıklı bazı bitki türlerini tercih ettiklerini, ancak sulama tekniklerinin, ürün deseni değişikliklerinin ve sigorta sistemlerinin bu riski karşılamada henüz yeterli olmadığını söyledi.

"YAĞMUR SUYU HASADI VE MİKRO SU HASADI GİBİ YÖNTEMLERLE SUYUN KORUNMASI SAĞLANMALI"

Ulukan, tarımda kuraklığın etkilerini azaltmak için önlem alınabileceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Kısa vadede, nohut, mercimek, haşhaş, lavanta, adaçayı, sumak, nane, kabak, kuru soğan, keten, kinoa, marul gibi kurağa dayanıklı bitkiler tercih edilmeli. Uzun vadede, çam, zakkum, kuşburnu, biberiye, çim zambağı, yasemin, lavanta, tatlı patates, yucca, yaban mersini, mor patates gibi türlerin ekimi yaygınlaştırılmalı. Minimum toprak işleme, malçlama, kuru tarım teknikleri, akıllı tarım teknolojileri, dron ve yapay zeka uygulamaları kullanılmalı. Yağmur suyu hasadı, gölgeleme, rüzgar kıranlar, mikro su hasadı gibi yöntemlerle suyun korunması sağlanmalı. Organik gübreleme ve toprak analizi ile toprağın verimlilik ve su tutma kapasitesi artırılmalı."

Ayrıca, çiftçiler arasında üretim girdileri ve pazarlama için etkili bir kooperatifleşmenin olması gerektiğine işaret eden Ulukan, üreticilerin ilgili kuruluşların desteğiyle periyodik bilgilendirme toplantıları ve konferanslara tabi tutulmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

Edirne'de sağanak! Yol çöktü, minibüs çukura düştü

Kentte dün başlayan yağış, sabah saatlerinde etkisini artırarak sürdü. Sağanak nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluştu, araçlar trafikte ilerlemekte zorlandı.

Yağışın etkili olduğu bazı bölgelerde kısmi yol çökmeleri yaşandı.

A A 20251007 39332828 39332826 E D I R N E D E S A G A N A K N E D E N I Y L E C O K E N Y O L D A O L U S A N C U K U R A G I R E N M I N I B U S T E H A S A R O L U S T U

Şehir içi yolcu ulaşımı sağlayan bir minibüs, Kuvayı Milliye Bulvarı'nda yolun çökmesi sonucu oluşan çukura girdi. Araçta hasar meydana geldi.

Hasar gören minibüsteki yolcular, bölgeye çağrılan başka bir araçla yolculuklarına devam etti.

A A 20251007 39332828 39332825 E D I R N E D E S A G A N A K N E D E N I Y L E C O K E N Y O L D A O L U S A N C U K U R A G I R E N M I N I B U S T E H A S A R O L U S T U

Sürücü Bedri Ceyhan, gazetecilere yaptığı açıklamada, aracın yolcu indirirken çukura düştüğünü söyledi.

Aracında hasar meydana geldiğini ifade eden Ceyhan "Ön taraf çok hasar gördü. Traktörlerle çekmeye çalıştık ama aracı çıkartamadık. Ekiplere haber verdik, destek için kepçe gelecek." dedi.

Afyonkarahisar’da uyuşturucu operasyonu: 2 tutuklama

Edinilen bilgilere göre, operasyon Işıklar beldesinde gerçekleştirildi. Aldığı ihbarı değerlendiren jandarma ekipleri beldede düzenledikleri operasyonda M.Y. (24), M.B. (25), H.K.(24), K.B. (21) isimli şahısları gözaltına aldı.

Yapılan aramalarda ise ekipler bin 278 kullanımlık bonzai isimli uyuşturucu ele geçirildi.

Olayın ardından gözaltına alınan şahıslardan M.Y. ve M.B. isimli şahıslar sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

A W553452 01

Burdur’da kaçakçılık operasyonu: 12 gözaltı

Burdur İl Jandarma Komutanlığı Ekipleri tarafından kaçakçılık ve organize suçlar ile mücadele devam ediyor.

Bu çerçevede 25 Eylül - 3 Ekim tarihleri arasında Yeşilova, Tefenni ve Bucak Cumhuriyet Başsavcılıkları ile koordineli olarak, Kültür ve Tabiat Varlıkları mirasının korunmasına yönelik düzenlenen 3 operasyonda 2 adet dedektör, 2 adet jeneratör ve 30 adet muhtelif kazı malzemesi ele geçirildi.

Konuyla ilgili gözaltına alınan 12 şahıs adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Adana'da çıkan bıçaklı kavgada 1 kişiyi öldüren zanlı tutuklandı

Adana'nın merkez Çukurova ilçesinin Yurt Mahallesi Anadolu Lisesi Caddesi'nde dün Erdal Elik'in bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınan Seyfi E'nin, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliğindeki işlemleri tamamlandı.

Şüpheli Seyfi E. ifadesinde, birlikte yolda yürüdüğü kız arkadaşı S.T'nin eski erkek arkadaşı Erdal Elik'in önlerini kesip kendileriyle tartışması üzerine kavganın çıktığını iddia etti.

Adana Adli Tıp Biriminde sağlık kontrolünden geçirilen zanlı, daha sonra sevk edildiği adliyede nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Merkez Çukurova ilçesi Yurt Mahallesi Anadolu Lisesi Caddesi'nde Seyfi E. ile Erdal Elik arasında çıkan tartışma kavgaya dönüşmüş, bu sırada Elik bıçakla yaralanmıştı.

Elik, kaldırıldığı hastanede müdahalelere rağmen kurtarılamamış, olayın ardından zanlı Seyfi E. polis ekiplerince yakalanmıştı.

İki gün içinde tamamı topraktan çıkarılacak! Tam 14 metre

Üniversite tarafından 4 yıl önce Yenişehir Kampüsü'nün bahçesine gömülen Fin balinasına ait iskeletin bilimsel çalışmalara kazandırılması amacıyla hazırlanan "Balinanın Sessizliği Bilime Dönüşüyor" projesi kapsamındaki kazı çalışmaları devam ediyor.

Vali Atilla Toros, Mersin Üniversitesi (MEÜ) Su Ürünleri Fakültesi İşleme Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ayas'ın yürütücülüğünü üstlendiği projedeki kazı alanını gezdi.

Çalışmalar hakkında bilgi alan Toros, büyük bölümü görünür hale gelen balina iskeletinin çıkarılma işlemine eşlik etti.

Toros'un fırçayla iskelet üstündeki toprağı temizlediği etkinliğe, MEÜ Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar da katıldı.

A A 20251007 39331977 39331968 M E R S I N D E 4 Y I L O N C E G O M U L E N F I N B A L I N A S I N I N I S K E L E T I T O P R A K T A N C I K A R I L I Y O R

DENİZ CANLILARI MÜZESİ'NDE SERGİLENECEK

Vali Toros, gazetecilere, Mersin açısından önemli bilimsel bir faaliyet yürütüldüğünü belirtti.

Kentte 2021'de kıyıya vuran Fin balinasının MEÜ Yenişehir Kampüsü'nde gömülerek 4 yıl sonrasını öngören ekibi kutlayan Toros, "Şu an kazısını beraber yaptığımız bilimsel etkinlik, aynı zamanda önemli bir eğitim etkinliğiyle beraber yürüyor. Öğrencilerimizle beraber yürütülen önemli bir kazı oldu. 400'e yakın öğrencinin buraya kayıt yaptırarak faaliyete katılmak istediğini biliyoruz." dedi.

A A 20251007 39331990 39331984 M E R S I N D E 4 Y I L O N C E G O M U L E N F I N B A L I N A S I N I N I S K E L E T I T O P R A K T A N C I K A R I L I Y O R

Toros, iskeletin MEÜ Deniz Canlıları Müzesi'nde sergileneceğini belirterek, şöyle konuştu:

"Mersin, tarih ve kültürel miras anlamında önemli bir kent. Aynı zamanda denizlerinden dağlarına, kıyılarından ormanlarına kadar önemli biyoçeşitliliğe sahip bir şehir. Bu anlamda biyoçeşitliliği ve kültürel mirası korumak, gelecek nesillere aktarmak anlamında da önemli çalışma yürütüyoruz. Çene kemiği, kafatası, göğüs ve kuyruk omurları da dahil olmak üzere iskeletin çıkarılması hem akademik çalışmalar hem de sergilenmesi anlamında önemli bir çalışma. Şaşırtıcı ve bilim anlamında önemli katkı sunacağını, görülmeyi arzu edilecek, şehrimize önemli katkısı olacağını düşündüğümüz bir çalışma olmuş."

MEÜ Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar da öğrencilerin bilimsel merakı ve keşfetme duygusunun karşılık bulduğu bu etkinliği üniversitelerinde gerçekleştirmenin mutluluğu ve onurunu yaşadıklarını dile getirdi.

A A 20251007 39331977 39331970 M E R S I N D E 4 Y I L O N C E G O M U L E N F I N B A L I N A S I N I N I S K E L E T I T O P R A K T A N C I K A R I L I Y O R

İKİ GÜN İÇİNDE İSKELETİN TAMAMI TOPRAKTAN ÇIKARILACAK

Projeyi yürüten MEÜ Su Ürünleri Fakültesi İşleme Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayas da kazı çalışmalarında 4. günü geride bıraktıklarını kaydederek, "Şu an kafa, boyun omurları ve göğüs bölgesinin tamamını toprak altından çıkarttık. Bel ve kuyruk omurları kısmı kaldı. İki gün içerisinde de tüm iskeleti müzemizin bahçesinde çıkartmayı planlıyoruz." bilgisini verdi.

Havaların soğumasıyla evleri istila ettiler! İlçede herkes tedirgin

Giresun'un Görele ilçesine bağlı İsmailbeyli köyünde yoğun şekilde görülen kokarcalar, akşamdan sabaha kadar park halindeki araçları ve evleri sardı.

İsmailbeyli Köyü Muhtarı Serdal Yenitürk, son günlerde köyde ciddi bir kokarca istilası yaşandığını aktararak "Kokarca istilası yaşıyoruz. Son iki gündür her yerde karşımıza çıkıyorlar. Evlerimizin içinde, araçlarımızda sayısız kokarca bulunuyor. Fındık hasadı bu yıl zaten bu zararlı nedeniyle verimsiz geçti. Hasat bitti ama kokarcalar kışlaklara çekilmek için sıcak yerleri arıyor. Bu yüzden bahçelerden evlere, ahırlara ve araçlara yöneldiler" ifadelerini kullandı.

A W553314 01

Yenitürk, kokarcayla mücadele konusunda vatandaşların bilinçli davranması gerektiğini vurgulayarak "Biyolojik ve kimyasal mücadele başladı. Bu konuda İlçe Tarım Müdürlüğümüz, Ziraat Odamız ve vatandaşlarımızla birlikte hareket etmeye çalışıyoruz" dedi.

Karadeniz'de yine deniz aracı alarmı! Sahil Güvenlik inceleme yapıyor

Trabzon’un Çarşıbaşı ilçesi açıklarında geçtiğimiz hafta balıkçıların bulduğu Ukrayna'ya ait insansız deniz aracının ardından bu kez Artvin’in Hopa-Arhavi ilçelerinin açıklarında denizde benzer bir cisim görüldü.

Denize açılan bir balıkçı, suyun üzerinde sürüklenen cismi fark ederek bunun insansız deniz aracı olabileceğini düşündü.

Balıkçı, durumu Sahil Güvenlik ekiplerine haber verirken aynı zamanda cep telefonu ile görüntü de kaydetti.

Ekonomi̇st 2025 10 07T094320.825

ASKERİ BİR ARAÇ MI YOKSA FİLİKA MI?

İlk belirlemelere göre cismin ters dönmüş bir insansız deniz aracı ya da büyük gemilerden düştüğü tahmin edilen bir filika olabileceği değerlendiriliyor.

Cismin ne olduğuna ise Sahil Güvenlik ekiplerinin yapacağı incelemenin ardından karar verilecek.

TRABZON'DA UKRAYNA'NIN DENİZ ARACI BULUNMUŞTU

Geçtiğimiz hafta Trabzon açıklarında yaşanan olayın ardından Karadenizli balıkçılar tedirginliği sürerken, bölgede sık sık şüpheli cisimlere rastlanması nedeniyle balıkçılar, denizde gördükleri her nesneyi endişeyle karşılıyor.

FETÖ'nün güncel finans yapılanması soruşturması: 6 gözaltı kararı

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Terör Suçları Soruşturma Bürosunca FETÖ soruşturmalarında elde edilen dijital materyallerin çözümlenmesi, teknik ve fiziki takip ile soruşturma kapsamında bugüne kadar alınan ifadeler/fotoğraf teşhislerine bağlı olarak FETÖ'nün güncel yapılanması içerisinde yer aldığı tespit edilen, 5'i daha önce kamu kurumlarından ihraç, 1'i sivil olmak üzere 6 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince, zanlıların yakalanmasına yönelik olarak Ankara merkezli operasyon devam ediyor.

Polisten kaçarken otomobil şarampole devrildi! 1 kişi yaralandı

Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şubesi ekipleri, Bulgaristan'a ulaşımın sağlandığı Dereköy Sınır Kapısı yakınlarında şüphelendikleri otomobili durdurmak istedi.

"Dur" ihtarına uymayan araçtakilerin kaçması üzerine polis ekipleriyle kovalamaca yaşandı. Polisten kaçarken Asilbeyli köyü yakınlarında otomobile çarpan otomobil, daha sonra şarampole devrildi.

A A 20251007 39331701 39331698 K I R K L A R E L I N D E P O L I S T E N K A C A R K E N S A R A M P O L E D E V R I L E N O T O M O B I L D E K I 1 K I S I Y A R A L A N D I

Otomobil sürücüsü ile yabancı uyruklu olduğu değerlendirilen 3 kişi bölgeden yaya olarak kaçtı. Yaralanan bir yabancı uyruklu ise sağlık ekiplerince Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldü.

Polis ekipleri kaçan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.

Gümüşhane'de 1. Dünya Savaşı'ndan kalma patlamamış havan mermisi bulundu

Gümüşhane'nin Torul ilçesine bağlı Atalar Köyü Has Mahallesi'nde yaşayan bir vatandaş bahçesini temizlediği sırada toprağın altında metal bir cisim fark etti.

Durumun jandarmaya bildirilmesi üzerine bölgeye ekipler intikal etti.

A W552787 01

Jandarma tarafından çevrede güvenlik önlemi alınırken, olay yerine gelen bomba imha uzmanları tarafından yapılan incelemede cismin patlamamış havan mermisi olduğu belirlendi.

Patlayıcı madde, alınan tedbirlerin ardından kontrollü şekilde imha edilirken, mühimmatın menşeinin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Edirne’de 17 kaçak göçmen yakalandı

Edirne’nin Uzunköprü ilçesine bağlı Gemici ve Kavakayazma köyleri yakınlarında güvenlik güçlerince gerçekleştirilen denetimlerde toplam 17 düzensiz göçmen yakalandı.

Yapılan kimlik sorgulamasında yasa dışı yollardan yurda girdiği belirlenen 7 Afganistan, 3 Filistin ve 7 Irak uyruklu olmak üzere toplam 17 düzensiz göçmen olduğu tespit edildi.

Yakalanan göçmenlerin jandarmadaki işlemlerinin ardından Edirne İl Göç İdaresi’ne teslim edildi.

A W553120 01

Hasat zamanı başladı: Gal arısı ve hastalıklara dayanıklı

OMÜ Ziraat Fakültesi tarafından uzun süreli ıslah çalışmaları sonucu geliştirilen Akyüz, Ali Nihat, Betizak ve Marigoule isimli kestane çeşitleri, iri taneleri ve yüksek lezzetleriyle dikkat çekiyor.

25 dönümlük alanda yapılan hasat, aynı zamanda deneme çalışmalarının da önemli bir aşamasını oluşturuyor.

Z I Xf G Vx T Uuw S4Avllhg G Q

Hasat ve deneme çalışmalarıyla ilgili bilgi veren OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümit Serdar, "Kestane hasat şenliği yapıyoruz. Yaklaşık 15 yıldan beri burada hem verim ve kalitesi yüksek hem de hastalık ve zararlılara dayanıklı çeşitler geliştirmeye çalışıyoruz. Bu istasyonda kendi kestane türümüz olan hem Anadolu kestanesini, hem de hastalık ve türlere daha dayanıklı olan Çin ve Japon kestaneleri ve bunların karmaşık melezlerini deniyoruz.

Bu kapsamda şu ana kadar yapmış olduğumuz çalışmalarda 4 tane çeşit geliştirdik. Bunlardan Akyüz ve Ali Nihat, gal arısına dayanıklı çeşitlerdir. Betizak çeşidi ise burada çok güzel sonuç verdi. Marigoule çeşidi de çok güzel sonuç verdi.

26 Dzt U Lm2 U C0S E6 O D Ai S T A

Dolayısıyla bu araştırma istasyonunda hep yeni çeşitler geliştirmeye çalışıyoruz. Bu sene ilkbahar geç tonları yaşadık. Bu geç tonlarından dolayı A grubu dediğimiz karmaşık melezler bir hayli zarar gördü. Marigouel ve Betizak çeşidinde çok güzel sonuçlar var.

9W F Glj Lqr0 Oheq Jdm Pkj Og

Yeni çeşit adaylarımızdan A55 çeşidimiz var. Bu çeşidimiz bu seneki don olayından zarar görmedi. Anaçlık değeri de çok güzel. Bir taraftan kestane çeşidi geliştirilirken bir taraftan hangi anaçlar önerilebilir hangi anaçlar daha iyi aşı uyuşmasına sahip bunların araştırılması içerisindeyiz.

Dl F B Jsu Z K Euuay4 Diup Qr A

Bir taraftan ilkbaharda zirai don olayı yaşadık. Bir taraftan gal arası zararlısı var. Çok kuvvetli bir kuraklık yaşadık. Bu sene verim düşük. Çeşit olarak Betizak ve Marigoule çeşidinde daha iyi bir verim var. Sativa ve Erfelek çeşidi biraz daha düşük" dedi.

Ch D0G Ps Qy0I Sx Fd4 Ang He A

Prof. Dr. Muharrem Özcan ise, "Bölgemize ait tüm ürünlerde araştırma ve geliştirme faaliyetlerini sürdürüyoruz. Burada hasat gününe ulaşmış olduk. Farklı çeşitleri verim, kalite veya hastalıklara dayanıklılık yönünden inceliyoruz. Çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.

0,33'lük suya 170 TL hesap!

Ticaret Bakanlığı'nın fahiş fiyatlara ilişkin denetimleri sürüyor. Aksaray'da iki tane 0,33 santilitrelik su için 170 TL ödediğini belirten vatandaşın şikayeti incelendi.

Şikayetin ardından Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri harekete geçti.

İŞLETMEYE İNCELEME

İşletmeye gerçekleştirilen denetimde giriş kapısında ve masalarında menülerin bulunup bulunmadığı incelendi, masadaki menü fiyatları ile kapı girişlerinde yer alan fiyatların karşılaştırması yapıldı.

Şikayete konu olan suyun, son 3 aya ait alış faturası ve firmanın savunması istendi.

Masalarda bulunan menü fiyat listesindeki değişim tarihinin bulunmaması nedeniyle de firma hakkında işlem başlatıldı. Aynı bölgede yer alan 5 farklı işletmede de haksız fiyat artışı kapsamında işlem başlatıldı.

CEZALAR NE KADAR?

Ticaret Bakanlığı, haksız fiyat artışı kapsamında ve Fiyat Etiketi Yönetmeliği uyarınca; fahiş fiyat artışı yapan üretici, tedarikçi ve perakende işletmelere 143 bin 930 TL'den, 1 milyon 439 bin 300 TL'ye kadar idari para cezası uygulayabiliyor.

Düğünde tepki çeken görüntüler! Ata alkol içirdiler

Muğla'nın Yatağan ilçesinde C.Ö. isimli bir şahıs, oğlu için sünnet düğünü yaptı.

Düğün programı kapsamında sünnet çocuğunu gezdirmesi için fayton çağırıldı.

Yatağan Ahmet Toksöz Caddesi'nde sünnet çocuğunu fayton ile taşıyacak olan ata, sahibi tarafından alkollü içecek verilmesi görenleri şaşırttı.

Yemek tabağı içinde ata alkol içirilmesi, vatandaşları kamerası tarafından görüntülendi.

Görüntüler tepki çekerken, atın alkol bağımlısı olduğu ortaya çıktı.

2025-YKS ek yerleştirme sonuçları açıklandı

ÖSYM'nin internet adresindeki duyuruya göre, 2025-YKS sonuçlarına göre 2025-2026 öğretim yılı için yükseköğretim programlarına ek yerleştirme işlemleri tamamlandı.

Adaylar, ek yerleştirme sonuçlarına ÖSYM'nin "https://sonuc.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle erişebilecek. Ayrıca yerleştirme sonuç belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek.

2025-YKS ek yerleştirme sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 10-17 Ekim'de, elektronik kayıtlar ise 10-12 Ekim'de yapılabilecek.

Ankara'da tünelde infaz: Cinayetin sebebi belli oldu

Ankara'nın Keçiören ilçesinde dün akşam saatlerinde Satılmış İzzet İliman, arkadaşı İrfan G.'nin (23) kullandığı otomobile aldığı Bekir Kulaksız ve Burak Y. ile tartışmaya başladı.

İliman, Erbakan Bulvarı'ndaki tünelde otomobili durdurup, aşağıya indirdiği Bekir Kulaksız ve Burak Y.'ye yanındaki pompalı tüfekle ateş etti.

İliman ve İrfan G., kaçtı. Bekir Kulaksız, hayatını kaybederken, yaralanan Burak Y., hastaneye kaldırıldı.

Burak Y.'nin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

I D N P Go Q Akk S N Y U Ip B D D O Wg

İKİSİ DE YAKALANDI

Ankara polisi, kaçan Satılmış İzzet İliman ve İrfan G.'nin yakalanması için çalışma başlatırken, olayda kullanılan otomobil İskitler Samanyolu Caddesi'nde terk edilmiş bulundu.

Satılmış İzzet İliman, yunus ekiplerince Ömer Halisdemir Bulvarı'nda yaya olarak kaçmaya çalışırken yakalandı.

İrfan G. ise Cinayet Büro ekiplerince saklandığı adreste gözaltına alındı.

0A Icj We V I Ey L V98Jri7Sz A

CİNAYETİN SEBEBİ KIZ MESELESİ

Satılmış İzzet İliman'ın, erkek kardeşi B.İ.'nin kız meselesi nedeniyle husumet yaşadığı Bekir Kulaksız ve onun arkadaşı Burak Y. ile buluştuğu ve çıkan tartışma sonucu olayın gerçekleştiği belirtildi.

İliman ve arkadaşı İrfan G.'nin ikişer farklı konuda suç kayıtlarının olduğu ifade edildi.

Yaşamını yitiren Bekir Kulaksız ve yaralı Burak Y.’nin de suç kayıtlarının olduğu belirtildi.

Kardeşlerin kavgası hastanede son buldu

Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Fener Mahallesi 1983 Sokak’taki 9 katlı apartmanın 6'ncı katında yaşayan Fırat ve Meriç D. kardeşler arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı.

Tartışmanın büyümesi üzerine Fırat D., tabancayla ağabeyi Meriç D.'nin üzerine yürüdü. Kavga sırasında tabanca ateş alınca Meriç D. sağ ayak parmağından yaralandı.

Fırat D. olay yerinden kaçtı.

HASTANEYE KALDIRILDI

Çevredekilerin ihbar etmesi üzerine adrese polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekibinin ilk müdahalesi ardından Meriç D. ambulansla hastaneye götürüldü.

Kavgada parmağı kırılan Fırat D.'nin de kendi imkanlarıyla hastaneye gittiği belirtildi.

Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından evdeki tabancaya el konuldu.

Ankara'da "Gazze İçin Sessiz Çığlık" etkinliği düzenlendi

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı'nın koordinasyonunda, 81 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen etkinlik kapsamında toplanan kadınlar, İsrail Büyükelçiliği önünde bir araya geldi.

Ortak basın açıklamasını okuyan AK Parti Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Aysel Koçak Akgül, bugün kadınlar olarak Gazze'nin sessiz çığlığına ses olmak için el ele verdiklerini tüm dünyaya göstermek adına meydanlarda olduklarını belirtti.

"Bugün 81 ilde kurduğumuz bu zincir Gazze’de evlatlarını kaybeden anne babaların zinciridir. Öksüz, yetim bırakılan çocukların zinciridir. Ve insanlığını kaybetmeyen herkesin zinciridir." ifadesini kullanan Akgül, "Biz 'yaralıları mı kurtaracaktım, şehitleri mi taşıyacaktım ya da bir torba un mu bulmaya çalışacaktım? Yemin ederim eve tek bir torba un getirip çocuklarımın karnının doyacağını bilsem ölüme razı olurum' diyen Gazzeli annenin sesi olmak için, bu sesi dünyaya duyurmak için buradayız" diye konuştu.

Türkiye'nin 81 ilinden dünyanın dört bir yanındaki kadınlara, kız kardeşlerine seslendiklerini belirten Akgül, barışın kadınla mümkün olduğunu dile getirdi.

Barışçıl bir şekilde yola çıkan ve uluslararası sularda haydut İsrail'in hukuksuz müdahalesine uğrayan Küresel Sumud Filosu'nu tüm dünyanın öylece seyrettiğini ifade eden Akgül, şunları aktardı:

"Hamdolsun Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlılığıyla bu adaletsizlik karşısında da sessiz kalmadı. Sadece kendi ülkesinin vatandaşlarını değil 13 ülkeden 101 vicdan sahibi gönüllünün de ülkelerine güvenle dönmelerini sağladı. Bizler de ablukayı delmek ve insanlık onurunu korumak için mücadele eden kahramanların ülkemize dönüşlerinde oradaydık. Hepsinin dilinde aynı temenni vardı. 'Biz elimizden geleni yaptık, umarım Gazze'ye bir umut ışığı olabilmişizdir.' İşte bugün o umut sözleri de bu meydanda yankılanıyor. Nehirden denize özgür Filistin."

Aa Picture 20251006 39327238

"SESSİZLİĞİMİZ GAZZE'NİN EN GÜR ÇIĞLIĞI OLACAKTIR"

Bugün bütün kimliklerden sıyrılarak sadece kadın kimliğiyle burada olduklarını vurgulayan Akgül, "Çünkü bu mesele ne dünyadaki rollerimizle ne taşıdığımız unvanlarla ne de sahip olduklarımızla ilgilidir. Bu mesele insanlık meselesidir. Bugün Türkiye'den tüm dünyaya tek bir şey söylüyoruz. Barış kadınla mümkündür. Slogan atmıyoruz. Vicdanlarımızla haykırıyoruz. Çünkü bazı sessizlikler vardır ki arşı yere indirir. Ve bizim sessizliğimiz Gazze'nin en gür çığlığı olacaktır." diye konuştu.

Açıklamanın ardından katılımcılar el ele kenetlenerek büyükelçilik konutu önünde sessiz çığlık zinciri oluşturdu.

Beyaz renk kıyafetler giyen ve boyunlarına kefiye bağlayan kadınlar, ellerinde Filistin ve Türk bayrakları ile "Filistin için tek yüreğiz", "Özgür Filistin", "İşgale son", "Filistin özgür olacak", "Barış kadınla mümkün" yazılı pankartlar taşıdı.

Etkinliğe, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, AK Parti Ankara milletvekilleri Jülide Sarıeroğlu ve Lütfiye Selva Çam, Genel Merkez MKYK üyesi Çiğdem Karaaslan, Genel Merkez Kadın Kolları MYK ve MKYK üyeleri, İl Başkan Yardımcısı Yasemin Çelik, Akyurt Belediye Başkanı Hilal Ayık, il teşkilatı mensupları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin yanı sıra Filistinli bir anne ve çocukları da katıldı.

450 bin lira değerinde: 7 çuval Antep fıstığını çalıp kaçtı

Gaziantep'in Nizip ilçesinde 26 Eylül tarihinde meydana geldi. İddiaya göre, sabah saatlerinde fıstık haline gelen kimliği belirsiz bir şahıs, 450 bin TL değerindeki 535 kilogramlık 7 çuval Antep fıstığını araca yükleyip olay yerinden uzaklaştı.

Durumu fark eden iş yeri sahibinin ihbarı ile olay yerine polis ekipleri intikal etti.

Ekipler güvenlik kamerası görüntülerinden yola çıkarak şüphelinin kimliğini kısa sürede belirledi.

A W553052 01

GÖZALTINA ALINDI

Yapılan çalışmalar sonucunda fıstık hırsızı yakalanarak gözaltına alındı.

Olay ile ilgili inceleme devam ediyor.

Diğer yandan hırsızlık anı iş yerinin güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Görüntülerde, şahsın rahat tavırlar sergileyerek dükkan içerisindeki 535 kilogram ağırlığındaki 7 çuval fıstığı tek tek taşıdığı anlar yer aldı.

Beylikdüzü'nde sanayi sitesinde korkutan yangın

İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde Birlik Sanayi Sitesi'nde ahşap üretimi yapan iki katlı iş yerinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar edilmesi üzerine bölgeye itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Yangına Avcılar, Bakırköy, Başakşehir, Hadımköy, Bağcılar ve Sultangazi'den de itfaiye ekipleri yönlendirildi.

Yangının ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındığı belirtildi.

İşkenceyle öldürülmüştü! Cezve'nin katiline hapis cezası

İstanbul'un Başakşehir ilçesinde "Cezve" adlı kediyi işkence ederek öldürdüğü suçlamasıyla tutuklanan Burak Alan, ilk kez hakim karşısına çıktı.

Davanın ilk duruşması, Küçükçekmece 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Kararını açıklayan mahkeme, sanığı 3 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı.

Cezada indirim uygulanmadı.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Olay 1 Ağustos'ta, Başahşehir ilçesi Başak Mahallesi'nde yaşanmıştı. Bir sitenin inşaat işçisi Burak Alan, binanın içerisine aldığı kediye dakikalarca işkence yapıp ölümüne neden olmuştu.

Güvenlik kamerası görüntülerini izleyen kedin sahibi, Burak Alan hakkında şikayette bulunmuştu.

Cezve

BAKAN TUNÇ'TAN AÇIKLAMA

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da olayla ilgili yaptığı açıklamada, bir kedinin acımasızca tekmelenerek öldürülmesine ilişkin sosyal medyada yer alan görüntüler üzerine, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında adli soruşturma başlatıldığını açıklamıştı.

Tunç, "Bu şiddet görüntüleri ne vicdanen ne de hukuken asla kabul edilemez. Hayvanlara yönelik şiddet asla cezasız kalmayacaktır." ifadelerine yer vermişti.

Tavuk yedikten sonra fenalaştı! Yaşlı adam hastaneye kaldırıldı

Tokat'ın Yeşilırmak Mahallesi'ndeki Bosna Caddesi 6. Sokak'ta bulunan Yüksel İş Sitesi'nde meydana geldi.

İddiaya göre, evinde tavuk yedikten bir süre sonra rahatsızlanan 70 yaşındaki Mehmet Eryılmaz için komşularının ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi.

A W553034 02

İlk müdahalesi ambulansta yapılan Eryılmaz, kontrol amacıyla Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı.

Yaşlı adamın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Ege Denizi için fırtına uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, rüzgarın yarın Kuzey Ege'de günün ilk saatlerinden itibaren kuzey ve kuzeydoğu yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

Fırtınanın aynı gün etkisini kaybetmesi bekleniyor.

Vatandaşların ulaşımda aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olmaları gerekiyor.

Antalya'da hasat başladı: 14 bin 500 dekar alanda üretim

Antalya Serik’te bulunan Nar üreticilerinin de katıldığı hasat öncesi düzenlenen programda açıklama yapan Serik İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Çömezoğlu, Serik ilçesinin tarımsal üretiminde önemli bir yere sahip olan nar üretiminde biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulamalarını yerinde görmek, değerlendirmek ve üreticilerimizle paylaşmak üzere bir araya geldiklerini belirtti.

A W552973 02

Serik ilçemizde örtüaltı ve açıkta toplam 77 bin 595 dekar alanda meyvecilik tarımı yapıldığına dikkati çeken Çömezoğlu, "Bu alanın 14 bin 500 dekarında nar üretimi gerçekleştirilmekte olup, bu yıl itibarıyla yaklaşık 34 bin 356 ton nar üretimi beklemekteyiz. Bu üretimin yaklaşık 687 milyon TL’lik bir ekonomik değere ulaşması öngörülmektedir. Antalya genelindeki nar üretiminin yüzde 20’si Serik ilçemizde gerçekleşmektedir. 30 Eylül 2025 tarihinden bu yana 40 ton nar ihracatı yapılmış olup, bu veriler, ilçemizin yalnızca iç pazarda değil, dış pazarda da güçlü bir aktör olduğunu göstermektedir" dedi.

Nar-3

Biyolojik ve biyoteknik mücadele çalışmaları kapsamında, Serik ilçemizde 37 dekar alanda, 2 bin 200 ağaçlık Hicaz narı bahçesinde faydalı böcek salınımı ve feromon tuzakları gibi uygulamalar gerçekleştirildiğini belirten Çömezoğlu, "Bu uygulamalar, hem zararlı popülasyonlarını kontrol altına almakta hem de çevre dostu üretimi teşvik etmektedir.

Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından biyolojik ve biyoteknik mücadele yapan üreticilerimize de destek sağlanmaktadır. 2025 yılı itibarıyla biyolojik ve biyoteknik mücadele için dekar başına bin 305 TL, destekleme ödemesi yapılmaktadır. Bu destekler sayesinde üreticilerimiz hem ekonomik olarak rahatlamakta hem de çevreye duyarlı üretim modeline geçişte cesaretlendirilmektedir. Nar, ilçemizin hem ekonomik hem de tarımsal anlamda marka ürünlerinden biridir. Ancak, verim ve kaliteyi tehdit eden zararlılarla mücadelede, çevreye duyarlı, insan ve yararlı canlı sağlığını koruyan yöntemlerin önemi her geçen gün daha da artmaktadır" dedi.

Bodrum kış boyunca turistleri ağırlamaya devam edecek

Bodrum'da turizm hareketliliği devam ediyor. Bu kapsamda, 15 Eylül-15 Ekim arası 'sarı yaz' dönemi olarak adlandırılan Bodrum'da, ekim ayında açık olan otellerdeki doluluk oranı yüzde 85'e ulaştı.

Kentte hava sıcaklığı yer yer 28 derecelere yükseldi.

Sıcak ve güneşli havayı fırsat bilen yerli ve yabancı turistler ise denize girerek keyifli dakikalar yaşadı.

Diğer yandan, Bodrum'a 9 ayda hava ve deniz yolu ile olmak üzere 948 bin yabancı turist geldi.

68E3Ad7Bdfdf0633 W1200Xh802

"YABANCI TURİSTLERİ GÖRECEĞİZ"

Kış döneminde yurt dışı uçuşları ile turist görmeye devam edeceklerini ifade eden Bodrum Otelciler Derneği Başkanı Ömer Faruk Dengiz, "15 Eylül, 15 Ekim arası Bodrum'un en iyi zamanı olarak adlandırdığımız sarı yaz, gelecek haftalarda bitiyor. Yoğun bir sezon geçirdik.

Geçen seneye göre 9 aylık periyotta 4,9 gibi bir düşüş olsa bile zaman zaman doluluklar yaşandı. En iyi şekilde sezonu kapatacağız. Bölge olarak en az kayıp veren destinasyon olarak tanımlayabiliriz.

9 ayda 827 bin yabancı turist hava yolu ile 121 bin yabancı turist ise kruvaziyer ile olmak üzere toplamda Bodrum'a 948 bin turist geldi. Kış boyunca Almanya'dan Bodrum'a direkt uçuşlar açıldı.

İngiltere'den Bodrum'a kış döneminde geçen sene olduğu gibi bu senede uçuşlar olacak. Bu bizim için avantaj, kış boyunca zaman zaman yabancı turistleri göreceğiz" ifadelerini kullandı.

68E3Ad7Bd4F19305 W1200Xh675

"FİYATLAR 3 BİN LİRADAN BAŞLIYOR"

Otel fiyatlarının oda kahvaltı şeklinde kişi başı 3 bin liradan başladığını söyleyen Bodrum Otelciler Derneği Başkan Yardımcısı Alişir Şahin ise "Bodrum'da ekim ayında hava güneşli ve güzel görünüyor. Bodrum'da sezon mart sonunda başladı. Bu dönemde daha çok orta yaş ve üzeri misafirlerimizi ağırlıyoruz. Bu dönemde fiyat anlamında oteller daha ekonomik oluyor.

Ekim ayının sonuna kadar açık olan otellerimizde yüzde 80-85 arası doluluk var. Bodrum her kesime hitap ediyor. Bu kapsamda fiyatlar oda kahvaltı 3 bin, her şey dahil oda fiyatı ise 5 bin liradan başlıyor" dedi.

68E3Ad7865De9224 W1200Xh900

"1,5 MİLYON YERLİ VE YABANCI TURİST TEKNE TURU YAPTI"

1,5 milyon yerli ve yabancı turistin tekne turu yaptığını ifade eden Kumbahçe Tekneciler Kooperatifi Başkanı Vahap Özkan da "Sektörümüz bu sene verimli geçti. 1,5 milyon civarı yerli ve yabancı turist taşıdık. Tekne turu fiyatlarımız yemek dahil 850 lira. Bodrum'da Karaada, Meteor, Orak, Akvaryum, Poyraz ve Tavşan koylarına gidiyoruz. Turistler koylarımıza bayılıyorlar.

Bizim açımızdan güzel bir sezon oldu. Turlarımız 11.00'de başlıyor, saat 18.00'da sona eriyor. Turistler denize giriyor, koyların fotoğrafını çekiyor.

Turu yaptıktan sonra bir sonraki sene tekrar geleceklerini belirten çok sayıda turist oldu. Bu sene motoryatlar rağbet gördü. Amacımız turisti Bodrum'a çekmek" diye konuştu.

Ege'de gök gürültülü sağanak bekleniyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Ege Bölgesi'nde yarın günün ilk saatlerinden itibaren kuvvetli beklenen yağışların, Muğla, Aydın kıyıları, İzmir'in kuzey ve güney ilçelerinde çok kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde olacağı tahmin ediliyor.

Sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar, yerel küçük çaplı dolu, kıyı kesimlerde hortum riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.

Siirt’te gıda zehirlenmesi şüphesi: 119 öğrenci hastanelik oldu

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Siirt Hassa Hatun Kız Öğrenci Yurdu'nda yemek yiyen 3 Ekim'de 1195 öğrenciden 39'unun, 4 Ekim'de 1208 öğrenciden 56'sının ve 5 Ekim'de 1270 öğrenciden 24'ünün mide bulantısı ve baş ağrısı şikayetiyle yurt idaresince düzenlenen hasta sevk formlarıyla Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğunu açıkladı.

Açıklamada, şunlar aktarıldı:

"Yapılan muayene ve tedavi sonucunda öğrencilerimiz taburcu edilmiş olup, genel sağlık durumları iyiye yönelmiştir. Olayla ilgili olarak yemek numuneleri incelenmek üzere Tarım ve Orman İl Müdürlüğüne, su numuneleri ise Halk Sağlığı Müdürlüğüne teslim edilmiştir. Tahlil sonuçları açıklandığında kamuoyu ile paylaşılacaktır."

Hastane girişinde kavga! Taraflar tekme tokat birbirine girdi

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nin ana giriş kapısı önünde meydana geldi. Maddi hasarlı bir kaza sonrası taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü.

Taraflar birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırdı.

Kavga nedeniyle hastane girişindeki trafik dakikalarca durma noktasına geldi.

Olayı gören vatandaşların araya girmesiyle taraflar güçlükle ayrıldı. Hastaneye gitmeye çalışan sürücüler uzun süre beklemek zorunda kaldı.

Kavga anları çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kayıt altına alındı.

Bahçe sınırı tartışmasında kan aktı

Tokat'ın Reşadiye ilçesinin belde merkezi Orta Mahallede yaşandı. İddiaya göre, önceki gün saat 14.30 sıralarında Bekir Yavuz (39) ile komşusu İ. K. (75) arasında bahçe sınırı nedeniyle tartışma çıktı.

Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine İ. K., tabanca ile komşusu Bekir Yavuz'a ateş etti.

Göğüs bölgesinden yaralanan Yavuz, olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından ambulansla Reşadiye Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bekir Yavuz, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Olayın ardından şüpheli İ. K. jandarma ekiplerince olay yerinde yakalanarak gözaltına alındı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Yediği et nefes borusuna kaçtı: 72 yaşındaki adamın kalbi durdu

Bolu'nun Hıdırşeyhler köyünde düzenlenen geleneksel Hızırşah Hacet Bayramı etkinliğinde ikram edilen etli pilavdan yiyen Sami Ayvaz, bir süre sonra fenalaştı.

Çevredekilerin, Ayvaz'ın nefes alamadığını fark etmesi üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber verdi.

Olay yerine gelen sağlık ekipleri, kalbi durduğu belirlenen Ayvaz'a uzun süre kalp masajı yaptı.

Müdahale sonucu kalbi yeniden çalışan Ayvaz, ambulansla Abant İzzet Baysal Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı.

Yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Sami Ayvaz'ın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Adıyaman'da öğretmenin şüpheli ölümü: Soruşturma başlatıldı

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesi Balkar Ortaokulu'nda Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Selim Geçeci (42), okula gitmeyince şüphelenen okul idaresi Cumhuriyet Mahallesi 109 sokakta bulunan evine gitti.

Kapı zilini uzun süre çalmalarına cevap gelmeyince polise ihbarda bulunuldu.

Adrese polis, sağlık ve itfaiye ekipleri intikal etti.

Balkona uzatılan merdiven ile eve giren ekipler, Selim Geçeci'nin cansız bedeniyle karşılaşıldı.

A W552767 01

Olay yerinde alınan güvenlik önlemlerinin ardından cenazede incelemelerde bulunuldu.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Selim Geçeci'nin cenazesi, hastane morguna kaldırılırken kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsinin ardından belirleneceği öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Bartın'da zincirleme kaza: Yaralılar var

Bartın’da Terkehaliller köyü mevkisinde Karabük istikametinden Bartın'a giden Emre K. idaresindeki otomobil, aynı yönde ilerleyen Aykut K. yönetimindeki otomobil ile İbrahim O'nun kullandığı traktörle çarpıştı.

İhbar edilmesi üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, jandarma ve polis ekipleri intikal etti.

A A 20251006 39324209 39324206 B A R T I N D A I K I O T O M O B I L L E T R A K T O R U N C A R P I S T I G I K A Z A D A 4 K I S I Y A R A L A N D I

Kazada sürücüler ile Emine K. yaralandı.

Yaralılar, ambulanslarla Bartın Devlet Hastanesi'ne götürüldü.

Kaza nedeniyle aksayan ulaşım, ekiplerin çalışmasının ardından normale döndü.

Nevşehir'de kaçak kazı yapan 5 kişi suçüstü yakalandı

Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, huzur ve güven ortamının sağlanıp tarihi ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Ekiplerin bu kapsamda yürüttüğü çalışmalarda, Abdi köyü kırsalında teknik takip sonucu şüpheli araç ve insan hareketliliği tespit edildi.

Bölgeye giden ekipler, Ö.T, O.Ş, T.Y, V.Y. ve M.E'yi iş makinesiyle kaçak kazı yaptıkları sırada suçüstü yakaladı.

Olay yerindeki dedektör ve çeşitli kazı malzemelerine el konuldu.

Gözaltına alınan 5 şüphelinin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

Sakarya'da uyuşturucu operasyonu: İki tutuklama

Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucuyla mücadele çalışması yürütüldü. İstanbul'dan Sakarya'ya uyuşturucu sevkiyatı yapılacağını tespit eden ekipler, operasyon gerçekleştirdi.

Operasyonda, H.B. (55) ile uyuşturucu madde sevkiyatını organize ettiği iddiasıyla Ü.T. (47) yakalandı.

Şüphelilere ait araç ve iki ikamette yapılan aramalarda, üç kilogram sentetik uyuşturucu, hassas terazi ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Gözaltına alınan zanlılar, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.

Düğün 3 gün sürdü: 3 gün boyunca kebap ikram edildi

Osmaniye'nin Bahçe ilçesinde Ayhan Akdeniz, oğlu Mert Akdeniz'in düğününde konuklarını 3 gün boyunca kebapla ağırladı. Günün her saatinde mangalda pişen kebapların kokusu mahalleyi sararken, davetliler sofraya oturduklarında hem karınlarını doyurdu hem de gönüllerini şenlendirdi.

Davul zurnanın yankılanan sesiyle birleşen kebap kokusu, düğün alanını adeta bir bayram yerine dönüştürdü. Yoldan geçenler dahi bu coşkuya kayıtsız kalamazken, gelen misafirler hem eğlencenin hem de ikramların tadını doyasıya yaşadı.

A W552661 03

Oğlunu evlendirmenin ve 30 yıl önce bir düğünde gördüğü kebap ikramını gerçekleştirdiği için mutlu olduğunu söyleyen baba Ayhan Akdeniz, "Düğünümüz çok güzel gidiyor. 3 gün boyunca düğünümüzde Adana kebap yenecek misafirlerimizi böyle ağırlayacağız. Ben bunu 30 yıl önce Düziçi ilçesinde Mehmet Alaca beyin düğününde görmüştüm oradan aklımda kalmıştı. Aslında olması gereken bu her zaman" ifadelerini kullandı.

A W552661 01

Düğünde davul sesi ve kebap kokusunun çok güzel olduğunu söyleyen davetlilerden Mustafa Gök, "Ağabeyimizin yapmış olduğu ikramlardan, hizmetlerden dolayı kendisine minnettarız. Adana kebabıyla Bahçe ilçemizi güzelleştirdiği için kendisine çok teşekkür ediyoruz. En güzel duygu davulun sesi kebabın kokusunu Ayhan ağabeyimizin düğününde tattığımız için mutluyuz" diye konuştu.

A W552661 02

Bilecik'te tekerleği fırlayan araç şarampole uçtu: 1'i ağır 2 yaralı

Bilecik'in Küplü Köyü mevkii Bilecik-Bozüyük-Eskişehir D650 kara yolunda meydana geldi. Seyir halindeki otomobilin sürücüsü Necdet K., sağ ön tekerleğin fırlaması nedeniyle aracın direksiyon hakimiyetini kaybetti.

Kontrolden çıkan araç yaklaşık 20 metre yükseklikten dere yatağına uçtu. Meydana gelen kazada araç sürücüsü ağır, araçta bulunan K.K. (12) hafif şekilde yaralandı.

A W552706 03

Yaralılar olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince yapılan ilk müdahalenin Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldü.

Polis kazayla ilgili inceleme başlattı.

Kayseri'de 110 firari hükümlü yakalandı

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Aranan Şahıslar Büro Amirliği koordinesinde, kentte arananların yakalanmasına yönelik operasyon düzenlendi.

Belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı düzenlenen operasyonda, çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis ve adli para cezası bulunan 110 firari yakalandı.

Hükümlülerden 72'si emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine teslim edildi. Adli para cezasını ödeyen 38 kişi serbest bırakıldı.

Öte yandan yoklama kaçağı 41 kişi hakkında tebligat düzenlendi.

Otobüsle 34 milyon liralık uyuşturucu sevkiyatı

Batman'da uyuşturucuyla mücadele kapsamında yapılan çalışmalarda M.İ. isimli şüphelinin Adana’dan Batman’a uyuşturucu madde getireceği bilgisine ulaşıldı.

Jandarma ekipleri tarafından yapılan takip neticesinde durdurulan otobüste şahsın çantasında arama yapıldı. Yapılan aramada 1 kilo 150 gram amfetamin uyuşturucu ham maddesi ele geçirildi.

PİYASA DEĞERİ 34 MİLYON LİRA

Ele geçirilen uyuşturucu ham maddeden yaklaşık 172 kilogram uyuşturucu madde elde edilebileceği ve piyasa değerinin 34 milyon 400 bin lira olduğu değerlendirildi.

Olayla ilgili gözaltına alınan M.İ., jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Batman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.

Denizli'de araca kurşun yağmuru: Bir ölü, bir yaralı

Denizli'nin Merkezefendi ilçesine bağlı Yenişafak Mahallesi’nde sabah saat 09.45 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; seyir halinde olan bir otomobile yaklaşan hafif ticari araçtan inen şüpheli, içeridekilere rast gele ateş etti.

Gerçekleşen saldırı sonucu otomobilde bulunan bir kişi yaşamını yitirdi, bir kişi de yaralandı.

A W552668 02

Yaralı yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye sevk edildi.

Polis ekipleri, aracını bırakarak kaçan firari şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.

Çanakkale'de yaşlı adam kamyonun altında kaldı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi Küçükkuyu beldesi Halil Efendi Caddesi'nde saat 11.30 sıralarında meydana geldi. Ayvacık Belediyesi’nin yüklenici firmasına ait geri dönüşüm kamyonu, yolun karşı tarafına geçmek isteyen 81 yaşındaki Hasan Çelik’e çarptı.

Kamyon geri geri gelerek Çelik'in üstünden geçti ve bir süre altında sürükledi.

A W552567 04

İhbar edilmesi üzerine bölgeye sağlık ekipleri intikal etti.

Olay yerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen Çelik, hayatını kaybetti.

A W552567 02

KAMYON ŞOFÖRÜ GÖZALTINDA

Jandarma ekipleri kaza ile ilgili inceleme başlattı.

Kamyon şoförü ise gözaltına alındı.

Mersin'de site havuzunda 1,5 metrelik yılan paniği

Mersin'in Mezitli ilçesi Davultepe Mahallesi'ndeki bir sitenin sezon kapanması nedeniyle boşaltılan havuzunda yaşandı. Site sakinleri boş havuza girerek mahsur kalan karayılanı fark edip durumu itfaiye ekiplerine haber verdi.

Bölgeye gelen itfaiye ekipleri gerekli teçhizatla havuza indi.

Havuzda itfaiye erleri tarafından yakalanan yılan torbaya alındı.

Yaklaşık 1,5 metre uzunluğunda olan ve zehirsiz olduğu bilinen karayılanın farklı noktada doğal yaşam alanına bırakıldığı bildirildi.

En önemli geçim kaynaklarından biri: Sabah saatlerinde sökümü başladı

Bölge çiftçisinin en önemli geçim kaynaklarından biri olan şeker pancarında bu yıl da bereketli bir sezon bekleniyor. Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren üreticiler, traktörler ve modern söküm makineleriyle pancarları topraktan çıkarmak için hummalı bir çalışmaya başladı.

Bu yıl iklim şartlarının elverişli geçmesi, pancarda verimi artırması ise çiftçinin yüzünü güldürdü.

A W552566 03

Adilcevazlı çiftçilerden Yunus Vural, pancarın sadece ekonomik değil sosyal anlamda da bölgeye katkı sunduğunu vurguladı.

Birçok kişinin söküm döneminde istihdam edilerek geçici iş imkânı bulduğunu dile getiren Vural, "Tarımın kalbinin attığı Adilcevaz'da, pancar üretiminin artarak devam etmesi hem üreticinin emeğinin karşılığını alması hem de ülke tarımına katkı açısından büyük önem taşıyor. Dekarda ortalama 6-7 ton civarında verim bekleniyor. Bu da hem üretici hem de bölge ekonomisi için sevindirici bir gelişme" dedi.

A W552566 02

Pancar sökümünün başlamasıyla birlikte bölgedeki şeker fabrikalarına da ürün sevkiyatı hız kazandı. Hasadın ekim ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor.

Adana'da uyuşturucu operasyonu: 10 kilodan fazla esrar ele geçirildi

Kozan İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir adreste uyuşturucu olduğu ve satışının yapıldığı bilgisine ulaştı. Bunun üzerine ekipler, adrese baskın gerçekleştirdi.

Jandarma ekipleri şüpheliyi yakalarken evde yaptığı aramada 10 kilo 230 kubar gram esrar, 700 kenevir tohumu, 18 kök kenevir, 2 hassas terazi ve 1 ruhsatsız av tüfeği ele geçirdi.

Gözaltına alınan şüpheli adli işlemleri için jandarmaya götürüldü.

Isparta'da otomobil ile yolcu otobüsü çarpıştı: 1 ölü

Isparta-Konya Karayolu'nun Şarkikaraağaç ilçesi mevkiinde saat 20.15 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Halil Altunkaynak idaresindeki otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı şeride geçerek Turan D. yönetimindeki yolcu otobüsüne çarptı.

Çevredeki vatandaşların ihbar etmesi üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri intikal etti.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde otomobil sürücüsü Halil Altunkaynak'ın hayatını kaybettiği tespit edildi.

Altunkaynak'ın cenazesi, olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Husumetlisinin arabasını benzin döküp yaktı

Tokat'ta bir kişi husumetlisinin aracını kundakladı. Olay, saat 08.30 sıralarında Erbaa ilçesine bağlı Ertuğrul Gazi Mahallesi'ndeki Taşkent Sokak'ta meydana geldi.

Furkan B. ile M.A. arasında dün akşam saatlerinde tartışma çıktı.

Tartışmanın ardından evine dönen M.A., otomobilini evinin önüne park etti.

Sabah saatlerinde M.A.'nın evinin önüne gelen Furkan B., yanında getirdiği benzini aracın arka camından içeri dökerek ateşe verdi.

Alevleri gören çevredekilerin ihbar etmesi üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri intikal etti.

Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürdü. Araç kullanılamaz hale geldi.

Furkan B. olayla ilgili olarak gözaltına alındı.

Samsun'da hafif ticari araçla otomobil çarpıştı: 1 ölü

Alaçam-Durağan kara yolunda M.Y. yönetimindeki otomobil ile karşı şeritten gelen M.E'nin kullandığı hafif ticari araç çarpıştı.

Kazada sürücüler ile araçlardaki 5 kişi yaralandı.

A A 20251005 39319273 39319271 S A M S U N D A H A F I F T I C A R I A R A C L A O T O M O B I L I N C A R P I S T I G I K A Z A D A 1 K I S I O L D U 6 K I S I Y A R A L A N D I

Sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan yaralılardan N.Y. kurtarılamadı.

Diğer yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

Lösemiyi 2'nci kez yenen Atlas için balonlar gökyüzüne bırakıldı

Lösemiyi 2 kez yenen 8 yaşındaki Atlas Gürkan için balon uçurma şenliği düzenlendi.

Beşiktaş Belediyesi tarafından Dikilitaş Parkı’nda gerçekleştirilen etkinliğe, aralarında çocukların da yer aldığı çok sayıda vatandaş, ellerinde balonlarla katıldı.

Balon uçurma şenliğinin yapıldığı alanda kısa bir konser de verilirken, vatandaşlar, Atlas için gökyüzüne balonlar bıraktı.

A W552415 04

"HİÇBİR ÇOCUK HASTA OLMASIN"

Balon uçurma etkinliği için çok mutlu olan Atlas Gürkan konuşmasında, "Herkes geldiği için teşekkür ederim. Hiçbir çocuk hasta olmasın. Balon uçurma etkinliği beni çok mutlu etti" diye konuştu.

A W552415 05

"BUGÜN ATLAS'IN HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRDİK"

Atlas’ın babası Evren Gürkan ise çocuğunun yaklaşık 4 yıldır hastalık ile mücadele ettiğini söyleyerek, "Bundan birkaç ay önce bir yavrumuz balon uçurma töreni yapmıştı. Hastanede bu etkinliği görünce, ben de iyileştiğimde balon uçurabilir miyiz demişti Atlas. Bugün Atlas'ın balon uçurma hayalini gerçekleştirdik. Biz de bu kadar kalabalık olacağını beklemiyorduk." diye konuştu.

Eski eşine ve yanındaki kişiye bıçakla saldırdı

İzmir-Ankara kara yolunda kamyonuyla seyreden H.Ö., bir akaryakıt istasyonunda lastik şişirmek için duran otomobilde eski eşi F.K'nın (34) bulunduğunu fark ederek durdu.

H.Ö, otomobilin sürücüsü M.C.T.'ye (44) bıçakla saldırdı. Ardından olaya tanık olup akaryakıt istasyonunun marketine sığınan eski eşi F.K'yı bıçakladı.

Çevredekilerin ihbar etmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri intikal etti.

Yaralılar, ilk müdahalenin ardından Turgutlu Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Durumu ağır olan yaralılardan F.K., Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi.

Olayın ardından kamyonuyla kaçan şüpheli, gözaltına alındı.

Sinop'ta uyuşturucu operasyonu: Bir şüpheli tutuklandı

Sinop'ta düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan üç şüpheliden biri tutuklandı.

Valilikten yapılan açıklamaya göre, kentte uyuşturucuyla mücadele kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri ve KOM Şube Müdürlüğünce operasyon gerçekleştirildi.

Ekipler, belirledikleri adreste yaptıkları aramada, 18,50 gram sentetik uyuşturucu, 0,27 gram esrar, 8 elektronik sigara, 3 kutu nikotin sakızı ele geçirdi.

Gözaltına alınan üç zanlıdan biri çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Elazığ'da kaza: 5 kişi yaralandı

Elazığ’ın Atatürk Bulvarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, minibüs ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 5 kişi yaralandı.

İhbar edilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri intikal etti.

A W552390 03

Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerin ardından ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis ekipler olay yerinde kazayla ilgili inceleme yaptı.

Dev gemi binlerce yolcusuyla Bodrum'da

Santorini Limanı'ndan hareket eden Bahamalar bayraklı 264 metre uzunluğundaki gemi, Bodrum Limanı'na yanaştırıldı.

Gemide çoğu İngiliz 1722 yolcu ile 742 personel bulunduğu aktarıldı.

A A 20251005 39318583 39318578 B O D R U M A M A R E L L A D I S C O V E R Y 2 K R U V A Z I Y E R I Y L E 1722 Y O L C U G E L D I

Gemiden inen turistler, Paşatarlası ve Kumbahçe sahili ile çarşıyı gezerek alışveriş yaptı, bazıları da tarihi ve turistik yerleri ziyaret etti.

"Marella Discovery 2"nin Bodrum'dan sonraki durağı Kandiye Limanı olacak.

Beş yaşındaki çocuk ikinci kattan düştü

Aydın'ın Hamitabat Mahallesi Atatürk Caddesi üzerindeki bir apartmanın ikinci katında öğle saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, K.A.A. (5) isimli çocuk dört katlı bir binanın ikinci katındaki evlerinin penceresinden henüz bilinmeyen nedenle metrelerde yükseklikten beton zemine düştü.

Çocuğun düştüğünü gören ailesi durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.

İhbar edilmesi üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri intikal etti.

Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan yaralı çocuk, ambulansla Çine Devlet Hastanesi'ne götürüldü.

Buradan da Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edilen küçük çocuk tedavi altına alındı.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Bolu'da mutfakta başlayan yangın evi yaktı

Bolu'nun Dörtdivan ilçesinin Adakınık Mahallesi'nde bulunan iki katlı evde çıktı. Edinilen bilgiye göre, Mehmet Ercan'a ait evin mutfağında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın başladı.

Dumanları gören ev sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri intikal etti.

A W552373 02

İtfaiye ekipleri, yangına hızlı müdahale ederek kısa sürede kontrol altına aldı ve yangının evin diğer bölümlerine sıçramasını engelledi.

Yangında yaralanan ya da dumandan etkilenen olmazken evin mutfak kısmı tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi.

Tekirdağ'da silahlı kavga! 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinin Hıdırağa Mahallesi Çiçek Sokak'ta aralarında husumet olduğu ileri sürülen iki grup arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü.

Kavgada O.E, A.E, A.B. ve T.O. silahla yaralandı.

İhbar edilmesi üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri intikal etti.

Sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde O.E. ve A.E'nin hayatını kaybettiğini tespit etti.

Yaralanan A.B. ve T.O. ise Çorlu Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Sinop'ta tezgahlar hamsiyle doldu

Balıkçı İbrahim Gündoğdu, yaklaşık bir aydır Karadeniz'de hamsi bolluğu yaşandığını belirtti.

Sezonun iyi başladığını ifade eden Gündoğdu, "Ancak ilerleyen günlerde hamsinin bol miktarda tutulacağını söyleyemem. Çünkü, hamsi tutulmaya çok erken başlandı kanaatindeyim. Dolayısıyla balıkçılar, palamut bulamayınca hamsiye yöneldi." dedi.

Bugünlerde hamsinin bol, fiyatında uygun olduğunu belirten Gündoğdu, " Vatandaşlarımız yiyebildiği kadar yesin. Hamsinin tezgahlarda çok uzun süre kalacağını tahmin etmiyorum. Tezgahlarda mezgit, barbun, istavrit bulunurken, palamut ise ara ara geliyor. İlerleyen günlerde deniz bereketini ne şekilde gösterir bilemiyorum" diye konuştu.

Tezgahlarda kilogram olarak mezgit 250, istavrit 250, zargana ise 400 liradan satışa sunuluyor.

Mahkemeden emsal karar: Kapatılmıştı, yeniden belde oluyor

Ankara 15. İdare Mahkemesi, nüfusu 2 binin altında kaldığı gerekçesiyle kapatılan beldelerle ilgili emsal niteliğinde bir karara imza attı.

Yaklaşık dört yıldır süren hukuk mücadelesi sonucunda Karabulduk Beldesi için verilen yürütmeyi durdurma kararı, yeniden belde statüsüne dönüşün önünü açtı.

Sürecin tamamlanması için kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasını bekleniliyor.

Hatay'da trafik kazası: 6 yaralı

Ocaklı Mahallesi’nde trafik kazası meydana geldi. E.S.'nin (29) kullandığı otomobil ile A.O.'nun (23) kullandığı otomobil çarpıştı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, polis ve Hatay Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada sürücülerle birlikte araçlarda bulunan İ.E.Ö. (22), H.N.S. (29), F.A. ve 8 aylık E.S.S. yaralandı.

Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Dörtyol Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

Filistin’in Bitmeyen Çilesi

Ey Filistin halkı…

Bu acıyı, bu zulmü, bu gözyaşını, bu açlığı ve ölümleri neden çekiyorsun? Bugün yaşadığınız dram, yalnızca bugünün değil,yüz yıl önce atılan yanlış adımların da mirasıdır.

Tarih sayfalarını açtığımızda karşımıza acı gerçekler çıkıyor. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Şerif Hüseyin ve çevresindeki isyancıların Osmanlı’ya sırtını dönmesi, İngilizlerle yapılan pazarlıklar, ajan Lawrence ve işbirlikçilerin faaliyetleri… Bütün bunlar, Ortadoğu’nun kaderini belirledi. Osmanlı yıkıldı, hilafet ortadan kalktı ve İslam dünyası korumasız kaldı. Filistin halkı işte o günden bu yana sürekli kan ve gözyaşıyla sınandı.

Bugün ise tablo ortada. Uluslararası sistem kör, dilsiz ve sağır. Büyük güçler ya sessiz ya da işgale destekçi. Arap ülkeleri parçalanmış durumda, her biri kendi iktidarının hesabında. Peki kim ses veriyor? Kimi zaman diplomatik düzeyde, kimi zaman insani yardımlarla, kimi zaman da açık sözlü çıkışlarıyla Türkiye… Evet, Osmanlı’nın devamı olan Türkiye Cumhuriyeti, Filistin için en çok mücadele eden ülkelerden biridir.

Unutmayalım ki Filistin, dedelerimizin kılıç hakkıyla aldığı, uğrunda şehitler verdiğimiz ata topraklarımızdır. Bu tarihsel haktan doğan meşru müdafaa hakkı, Türkiye Cumhuriyeti’nin de hakkıdır. Eğer yok olmakta olan Filistin halkı referandum yapıp Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlandığını ilan ederse, bu zulümden kurtulabilir. Aksi halde gözü dönmüş İsrail, bir karış Filistin toprağı kalmayana, bir tek Filistinli hayatta kalmayana kadar katliamlarını sürdürecektir.

Ama burada bir gerçeği de göz ardı etmemeliyiz, “Bizi sadece Türkiye kurtaracak” demek, halkı edilgen kılar. Filistin halkı kendi mücadelesini sürdürürken, dayanışmayı büyütmek de tüm İslam dünyasının görevidir. Sorun sadece İsrail’in saldırıları değil, Arap coğrafyasının bölünmüşlüğü, uluslararası hukukun işlevsizliği ve halkların sessizliğidir.

Asıl sorulması gereken şu ki, eğer bugün Türkiye elini uzatıyorsa, diğer İslam ülkeleri neden susuyor? Neden her Ramazan’da, her saldırıda aynı kısır döngü yaşanıyor? Neden milyonlarca Müslüman, yalnızca dua etmekle yetiniyor? Oysa ki yüce Allah Cihadı emretmedi mi?

Filistin’in kurtuluşu için ne romantik söylemler ne de günübirlik yardımlar yeter. Kalıcı çözüm, birlik, güçlü diplomasi ve uluslararası hukuk mücadelesiyle mümkün olur. En önemlisi, tarihin tekerrür etmemesi için ihanetlerin ve iş birliklerin bir daha yaşanmaması gerekir.

Filistin’in çilesi bize yalnızca bir insanlık dramı değil, aynı zamanda bölünmüşlüğün, çıkar hesaplarının ve suskunluğun ağır bedelini gösteriyor. Filistin Referandumunu bir an evvel yap ana yurda bağlan zulümden kurtul. İşte bu yüzden, tarihten ders almadan geleceği inşa etmek mümkün değil.Kıymetli okurlarım “İSTİHBARATÇI” Romanımıza gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim. Allah’a ısmarladık hoşça kalın.

Yeni Roman Eylül Çıktı

Türk edebiyatında güçlü kadın karakterlerin hikâyelerine bir yenisi ekleniyor. “Eylül – Cumhuriyet Savcısı”, sadece bir roman değil, çocukluğunda hor görülmüş, susturulmuş, yok sayılmış tüm kadınların sesi olmayı hedefleyen çarpıcı bir eser.

Romanın başkahramanı Eylül Deniz, küçük yaşta maruz kaldığı baskılara rağmen pes etmeyen, acılarını adalete dönüştüren ve Cumhuriyet Savcısı olmayı başaran bir kadındır. Onun yolu, suçun karanlık sokaklarında görevini hayatının önüne koyan Emniyet Amiri Aydın Can ile kesiştiğinde, kader onları hem mesleki hem de duygusal anlamda büyük bir sınavın içine sürükler. Diyarbakır, İstanbul ve Ankara’da gecen akıcı bir roman.

Bir tarafta kanlı dosyalar, suçlularla verilen zorlu mücadele,diğer tarafta toplumun yasak saydığı, imkânsız gibi görünen bir aşk… Sürükleyici polisiye olaylar ve bir aşk hikâyesi.

Roman, yalnızca bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda törelerin, aile baskılarının ve geçmişin hayaletlerinin gölgesinde ayakta kalmaya çalışan kadınların direnişini gözler önüne seriyor.

“Eylül – Cumhuriyet Savcısı”, güçlü anlatımı ve toplumsal mesajlarıyla okurlarına şunu hatırlatıyor.

Eylül’ü “ https://www.hepsiburada.com/eylul-pm-HBC0000AA3JI6” adresinden ve internetten temin edebilirsiniz. Eftalit Yayın Evi kalitediyle sınırlı sayıda bitmeden alın.

“Kul kurar, kader güler. Bazen en büyük adalet, aşkın ta kendisidir.” Eylüllere selam olsun…

Kadir Kapıcı Yani Baydeprem Yine Bildi

Türkiye, her anıyla depremin gölgesinde yaşayan birülke… Bu yüzden, kimi zaman bilim insanlarının, kimizaman da halkın içinden çıkan bazı isimlerin uyarılarınakulak verilir. O isimlerden biri de, Konya’da yaşayan vekamuoyunda “Baydeprem” olarak tanınan Kadir Kapıcı’dır.

Kapıcı, 3 Eylül 2025 tarihinde Ankara, Kütahya, Afyon veKonya’nın batısı için “5 üzeri deprem gelebilir” diyerekuyardığında, birçok kişi belki kulak kabarttı, belki de umursamadı. Ancak günler sonra, Kütahya’nın Simav ilçesinde saat 12.59’da meydana gelen 5.4 büyüklüğündekideprem, onun öngörüsünü doğruladı. Deprem Uşak, Balıkesir, Bursa ve Bilecik’te de hissedildi. Şans mıydı, yoksa yılların getirdiği bir gözlem yeteneği mi? Cevabıkesin değil. Ama halkın ona inancı bir kez daha güçlendi.

Peki Baydeprem nasıl tahmin ediyor?

Kadir Kapıcı kendisini bir bilim insanı olarak değil, bir“gözlemci” olarak tanımlıyor. Doğayı izliyor, hayvanlarındavranışlarına bakıyor, gökyüzündeki değişimleri fark ediyor. Vicudunun belli yerlerindeki ağrıları fayhatlarınabenzetiyor, ağrı nekadar çok olursa deprem okadar şiddetliolur diyor. Küçük sarsıntıları, yer altındaki hareketlerikendi sezgileriyle yorumluyor. Sadece deprem mi? Sel vefırtınalarıda önceden tahmin edebiliyor. Belki de en çokbuna güveniyor, Kalbinin ona söylediğine…

Toplum ise neden bu kadar güveniyor? Çünkü Kapıcı, korkutmak için değil, uyandırmak için konuşuyor. Onundili akademik değil, sokaktaki vatandaşın anlayacağı, yüreğine dokunacağı kadar sade. “Deprem gelir” dediğindeinsanlar, “Belki gerçekten hazırlıklı olmalıyız” diyedüşünmeye başlıyor. Aslında Baydeprem’in en büyükkatkısı da bu, Depremi unutturmamak.

Bilim dünyası, depremin gününü ve saatini öngörmeninmümkün olmadığını söylüyor. Doğru… Ama buimkânsızlık, insanları “bir gün mutlaka olacak” gerçeğinigöz ardı etmeye itiyor. İşte tam da burada Baydeprem’insözleri devreye giriyor. Çünkü o, bize yeniden hatırlatıyor. Deprem kaçınılmaz, ama hazırlıksız yakalanmak bizimelimizde.

Belki de Kadir Kapıcı’nın en büyük başarısı, insanlaradepremi hissettirmek, zihinde diri tutmak. Onun öngörüleriister sezgiye dayalı olsun, ister tesadüf… Gerçek olan şu ki, Türkiye’de yaşayan herkesin, depremi unutmadan yaşamasıgerekiyor.
Çünkü depremin zamanı bilinmez, ama unutmamak vetedbir almak elimizdedir. Allah’a ısmarladık Hoşça kalın.

Cübbe Nedir? Kimler Giyer


Toplumların kültürel, dini ve hukuki yapılarında kıyafetler yalnızca bir giyim unsuru değil, aynı zamanda kimlik ve otorite göstergesidir. Bu bağlamda “cübbe”, hem tarihsel hem de güncel işlevleri itibarıyla özel anlam taşıyan bir giysidir.

Cübbe, geniş kollu, uzun ve genellikle diz altına kadar uzanan, önü açık ya da kapalı şekilde kullanılan bir giysi türüdür. Tarihsel olarak Osmanlı’dan günümüze kadar uzanan süreçte farklı kesimler tarafından farklı amaçlarla tercih edilmiştir. En yaygın biçimiyle dini, akademik ve hukuki alanlarda görülür.

Öncelikle dini alanda, İslam geleneğinde imamların, müezzinlerin ve medrese hocalarının giydiği cübbe, bir saygınlık ve otorite simgesi olarak değerlendirilir. İmamın cübbesi, cemaat karşısında görevini icra ederken onun dinî otoritesini ve toplumsal konumunu görünür kılar. Benzer şekilde tasavvuf çevrelerinde dervişler veya şeyhler de farklı renk ve biçimlerde cübbe kullanmışlardır.

İkinci olarak hukuki alanda, günümüzde hâkimler, savcılar ve avukatlar mahkemelerde görevlerini ifa ederken cübbe giyerler. Burada cübbe, bireysel kimlikten sıyrılmayı ve yalnızca hukukun temsilcisi olmayı ifade eder. Mahkeme salonlarında hâkimin cübbesi, onun şahsından bağımsız şekilde “devletin adalet dağıtan yüzünü” simgeler. Avukat içinse cübbe hem mesleki aidiyetin hem de savunma hakkının kutsallığının göstergesidir.

Üçüncü olarak akademik alanda, üniversite hocalarının giydiği cübbe, bilginin ve öğretim yetkisinin sembolüdür. Akademik törenlerde, mezuniyetlerde ve resmi açılışlarda giyilen bu cübbe, kökleri Orta Çağ Avrupa’sına kadar giden bir gelenektir. Bu bağlamda akademik cübbe, öğretim üyelerinin kurumsal kimliğini ve mesleki onurunu yansıtır.

Mezuniyet Törenlerinde Cübbe ve Kep Geleneği

Günümüzde bu akademik geleneğin, üniversitelerden başlayarak liselere, hatta anaokullarına kadar genişlediği görülmektedir. Mezuniyet törenlerinde cübbe ve kep giyilmesi, öğrencilerin bir eğitim sürecini tamamladıklarını simgesel olarak vurgular. Ancak burada önemli bir tartışma ortaya çıkıyor, Anaokulu ya da ilkokul gibi erken yaşlardaki öğrencilerin de cübbe ve kep giymesi ne derece gerekli veya anlamlıdır?

Akademik cübbenin özünde, bilgiye erişmiş, eğitim basamaklarını aşmış ve mesleki olgunluğa erişmiş bireylerin kurumsal bir aidiyetle taçlandırılması vardır. Oysa küçük yaşlardaki öğrenciler için cübbe ve kep, daha çok bir “eğlenceli gösteri” niteliği taşır. Bazı eğitimciler bunun çocuklara motivasyon kazandırdığını, “başarı duygusunu” erken yaşta hissettirdiğini savunurken, bazıları ise bu durumun geleneğin anlamını yöreselleştirdiğini, cübbenin sembolik değerini tükettiğini belirtmektedir.

Anaokulu ya da ilkokul çağındaki bir öğrencinin cübbe giymesi, toplumsal açıdan bir sevimlilik ve aileler için gurur vesilesi olabilir, ancak akademik bir gelenek olarak ele alındığında, asıl bağlamından koparılmış bir uygulamadır. Çünkü mezuniyet cübbesi, yalnızca bir kıyafet değil, belirli bir entelektüel emeğin ve akademik olgunluğun göstergesi olmalıdır. Lüks partilerle dar gelirli aileleri zorlayacak yabancı dizi özentisi anaokulu, ilkokul ve lise mezuniyet balo ve törenlerinde cübbe giyilmesi bana göre görgüsüzlüktür.  Bu ortaöğretim mezunları cübbe giydiğinde hangi olgu ve olgunluğa ulaşmış olacak?

Cübbe ister minberde bir imamın ister kürsüde bir profesörünister mahkeme salonunda bir hâkimin veya avukatın omuzlarında olsun. Bilgi, inanç ve adaletle özdeşleşen bir semboldür. Ancak günümüzde bu sembol, anaokulu törenlerinden üniversite kürsülerine kadar farklı bağlamlarda kullanılmakta, kimi zaman öz anlamını kaybetmektedir. Bu nedenle öğrencilerin cübbe ve kep giymesi meselesi, sadece bir “gelenek” olarak değil, aynı zamanda toplumsal değerlerin nasıl yorumlandığına dair kültürel bir tartışma olarak da ele alınmalıdır. Öğretmenlerimiz bu cübbeyi oyuncak etme sevdasından vaz geçmelidir. “EYLÜL” Cumhuriyet Savcısı Polisiye aşk romanımız çıktı, seçkin kitapçılarda ve internette, keyifle okuyunuz… Allah’a ısmarladık, hoşça kalın.

             Aydın Benli

Siyaset Bilimci Yazar

Aklını Kullanamayan Yanar, Yeni Akıl ve Zekâ Çağı

İnsanlık tarihini dönüm noktalarıyla anıyoruz, tarım devrimi, sanayi devrimi, bilgi çağı. Bugünse yeni bir eşikteyiz. İçinde bulunduğumuz dönem, belki de en çok “Akıl ve Zekâ Çağı” olarak tanımlanmayı hak ediyor. Çünkü artık yalnızca üretmek, çalışmak ya da bilgiye ulaşmak yetmiyor, doğruyu yanlıştan ayırmak, gerçeği sahteden seçmek için hem akla hem zekâya ihtiyacımız var.

Bir zamanlar “göz yanılmaz, kulak aldanmaz” derdik. Şimdi ise bu güven tamamen sarsılmış durumda. Yapay zekâ, bir insanın sesini birebir taklit edebiliyor. Hatta o kişinin hiç söylemediği sözleri, kendi ses tonuyla kaydedilmiş gibi karşımıza çıkarabiliyor. Aynı şekilde, görseller ve videolar da gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde üretiliyor. Sosyal mecralarda devlet büyüklerinin ses ve videolarını taklit ederek insanları dolandıranlardan tutun aileler arası iletişim kurarak “kaza yaptım acil para lazım şu hesaba para gönderin” diye dolandıranlara kadar birçok hikâye ile karşılaşıyoruz. Bu gidişle bizde bu hikâyenin tarafı olacak gibiyiz, bu sebeple akıllı olmak yetmez zekide olmakta lazım.

Bugün sosyal medyada gördüğümüz bir videonun gerçek olup olmadığını anlamak neredeyse imkânsız hâle geldi. Bir liderin ağzından çıkmadığı hâlde ona aitmiş gibi gösterilen sözler, bir sanatçının hiç söylemediği şarkılar, sıradan bir vatandaşın itibarını yerle bir eden sahte görüntüler… Bunlar artık bilim kurgu değil, hayatın ta kendisi.

Neden Akıl Yetmez, Zekâ Gerekir? İnsanın aklı gördüğüne ve duyduğuna inanır. Oysa çağımızda bu yetmez. Çünkü “görünen” her zaman gerçek değil. İşte burada zekâ devreye giriyor. Zekâ, sorgulamayı, şüphe etmeyi, analiz etmeyi sağlar. Önümüze gelen bilgiyi olduğu gibi kabul etmek yerine, “Acaba doğru mu? Acaba bir manipülasyon mu?” sorularını sordurur.

Zekâ, bizi pasif bir izleyici olmaktan kurtarır, aktif bir sorgulayıcıya dönüştürür ve bu, içinde bulunduğumuz çağda hayatta kalmanın en temel şartıdır.

Okur yazar oranın çok düşük olduğu, insanların kitap dahi okumadığı bu devirde, hala Afrika’da yaprak takıp mızrakla avlandıklarını bu zamanda, bizde dedikodu mekanizmasının, toplum baskısı yüzünden insanların hayatları kararırken yapay akıl ve zekâ çağını varın sizi düşünün.

İşte bu yüzden mesele yalnızca bir teknoloji meselesi değil,aynı zamanda ulusal güvenlik, toplumsal huzur ve bireysel itibar meselesidir.

Ne Yapmalı? Böylesine büyük bir tehdidin karşısında çaresiz değiliz. Ancak doğru adımları şimdiden atmak zorundayız.

Eğitim. Çocuklarımıza ve gençlerimize sadece teknoloji kullanmayı değil, sorgulamayı öğretmeliyiz. Eleştirel düşünce becerisi kazandırmalıyız.

Etik kurallar. Yapay zekâya dair uluslararası etik ilkeler oluşturulmalı. Çünkü sahte içerik sadece bir ülkenin değil, tüm insanlığın ortak sorunu.

Bilinçli toplum. Her birey gördüğü, duyduğu ya da paylaştığı bilginin doğruluğunu sorgulamalı. Körü körüne inanmak yerine araştırmalı, teyit etmeli.

Çağımızın adı boşuna “Akıl ve Zekâ Çağı” değil. Zekâ, teknolojiyi geliştirir, akıl ise onun doğru kullanımı için yol gösterir. Akıl olmadan zekâ kördür, zekâ olmadan akıl çaresizdir.

Kutsal Kitabımız Kuran-ı kerim 1400 yıl önce bu zamanı bildirmiş. “Hiç akletmez misiniz?” Kuranı Kerim’de 700’den fazla yerde geçen bu ayet, rastgele açtığınız sayfada bile çıkma olasılığı yüksektir. Dolayısıyla akletmek farzdır. Yüce Dinin İlk emri “oku-ikra” okumak araştırmak, akılla hareket etmek dinin ilk emridir.

Bugün gözlerimize ve kulaklarımıza güvenemediğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Bu yüzden daha çok sorgulamalı, daha dikkatli olmalı hem aklımızı hem zekâmızı birlikte kullanmalıyız. Çünkü aksi hâlde kaybedecek olan sadece bireyler değil, toplumların geleceği olacaktır.

Unutmayalım ki teknoloji insanın hizmetinde olursa ilerleme getirir, insanın üstünde olursa felaket. Allah’a ısmarladık hoşça kalın.

Aydın Benli

Siyaset Bilimci Yazar

Gizemli kayıp: Tunus'tan 4 kedi ile bindi, Ankara'ya 3 kedi ile indi

'Tekila'nın gizemli kayboluşu... Başına ne geldi?

Esra Uzman ve eşi, 31 Ağustos’ta 4 kedileriyle Tunus’tan uçağa bindi. 2 kediyi kabinde taşıyan çift, Tekila ve Momo isimli diğer 2 kediyi kafesleri plastik kelepçeyle mühürlemiş şekilde kargoya teslim etti.

KAFES KIRIK, TEKİLA KAYIP

İstanbul aktarmalı Ankara’ya dönen çift, havalimanında yanlarındaki 2 kediyle inerken, kargoya verdikleri kedilerden Momo, hava yolu şirketinin temin ettiği başka bir kafeste ve kendi kafesi de kırılmış şekilde teslim edildi.

Tekila ise hiç teslim edilmedi. Kedinin kaçtığı ileri sürülürken, bu durum çifte WhatsApp üzerinden bildirildi.

Ekran Görüntüsü 2025 10 04 234902
ŞİRKET HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Yaklaşık 1 ay geçmesine rağmen şirketten yazılı açıklama alamayan çift, kedinin ihmal ya da kötü muamele sonucu öldüğü iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na hava yolu şirketi hakkında suç duyurusunda bulundu.

Esra Uzman, Ankara'ya döndüklerinde şoke olduklarını söyleyerek şunları söyledi:

Hava yolu şirketine 4 kedi verdik, 3 tane aldık. Kedilerimizden 2'sini kabine, 2'sini de ayrı ayrı kafes içinde kargoya teslim ettik. Kargoya teslim edilen 2 kedimizden biri olan Momo, kafesi kırık ve yanında başka bir kafesle teslim edilirken, Tekila teslim edilmedi.

Esenboğa Havalimanı'nda durumla ilgili rapor tutturduk. Orada ertesi gün kedinin bize gönderileceği söylendi. Bize bir numara verdiler, aramamız istendi. Ben, sabah aramaya başladım.

Bize o gün içerisinde saat 15.00'te İstanbul'a geleceği, sonra da ilk uçakla Ankara'ya gönderileceği söylendi. Düzenli olarak aramaya devam ettim. Sonrasında gayriresmi şekilde kedimizle ilgili bir fotoğraf gönderildi.

Bir kafes fotoğrafı ve ‘Kediniz kaçtı’ denildi. Ancak kedinin kaçma ihtimali yok. Çünkü her tarafı plastik kelepçe ile kelepçelenmişti. Ben kediyi korunaklı şekilde vermiştim. Öyle bir ihtimal dahi yok. Kedinin bir şekilde öldüğünü düşünüyorum.

İhmal nedeniyle ya da kötü muamele nedeniyle, nedeni bilemiyoruz. Çünkü hiçbir açıklama alamadık. Bir şekilde öldüğünü ama üstünün kapatıldığını düşünüyoruz

Ekran Görüntüsü 2025 10 04 234917
‘HAKKINI ARAMAK İSTİYORUM’

Hava yolu şirketine kedinin akıbeti için 2 defa dilekçe yazdıklarını ifade eden Uzman, sürecin devamında havayolu şirketi ile aralarında geçenleri şu sözlerle özetledi:

Bu dilekçelerden sonra şirket bizi aradı ve bizdeki Momo için verilen kafesle, Tekila'nın kafesini değiştirmek istediklerini, takas edeceklerini söylediler. Biz bunu yapmak istemedik o sırada.

Kendi kafeslerini alıp, kayıp kedim Tekila'nın kafesini verme şartı koydular. Ama zaten benim en doğal hakkım, kedimden bana kalan son eşya.

Ben onu her türlü istiyorum zaten. Çok üzgünüm. Hayvanları çok seven bir insanım. Sadece burada değil dışarıda da biz hayvanları besliyoruz. Sokak kedilerine de bakıyoruz. Tunus'ta da besledik.

Bugün Hayvanları Koruma Günü, ben hayvanları korumanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü onlar bizim vicdanımızı, merhametimizi gösteren canlılar. Benim kedim korunamadı ama başka kediler en azından bu muameleye maruz kalmasınlar istiyorum.

Kedimin hakkını aramak istiyorum. Onun için yapabileceğim en son şey bu. Bunun için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk.

Sınırı aşanın ehliyeti gidecek! Madde madde yeni trafik cezaları

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni yasama yılı geçen hafta başladı. Bu hafta Meclis'i yoğun bir gündem bekliyor.

Meclis'in gündeminde iki önemli kanun teklifi var. Bunlardan ilki trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi. Bir diğeri ise 11. Yargı Paketi içinde yer alan düzenlemeler.

PLAKASIYLA OYNAYANA CEZA GELİYOR

Edinilen bilgiye göre, haftalık çalışmasına 7 Ekim Salı günü başlayacak Genel Kurul, trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.

Teklife göre, tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapan sürücüler 140 bin lira idari para cezasına çarptırılacak, araç 30 gün süreyle trafikten menedilecek.

Ysq Vl M Ws C Emen8Rq Fu Vb G A

YÜK VE YOLCU TAŞIMADA YENİ ZORUNLULUK

Yük taşımada kullanılan ve azami yüklü ağırlığı 3 bin 500 kilogramdan fazla olan motorlu taşıtlar ile yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılan ve sürücüsü dahil oturma yeri 17'den fazla olan motorlu taşıtlarda takograf, taksi hizmeti veren otomobillerde de taksimetre bulundurulması, kullanılması zorunlu olacak.

HIZ SINIRI AŞANIN EHLİYETİ GİDECEK

Yerleşim yeri içinde hız sınırını 46-55 kilometre/saatten fazla ihlal edenlerin her seferinde 30 gün, 56-65 kilometre/saatten fazla ihlal edenlerin her seferinde 60 gün, 66 kilometre/saatten fazla ihlal edenlerin ise her seferinde 90 gün süreyle sürücü belgeleri geri alınacak.

Geçiş üstünlüğüne sahip araçlara geçiş hakkı vermeyen sürücülere 15 bin lira idari para cezası kesilecek.

N Gor Tw Tnj Ui Io E Qhm V2V A

AMBULANSI ENGELLEYENİN EHLİYETİNE 30 GÜN EL KONULACAK

Cankurtaran araçları, yaralı veya acil hasta taşıyan araçlar ile itfaiye ve orman yangınlarıyla mücadele eden araçlara yer açmayan ve gerekiyorsa durmayan sürücülere 46 bin lira idari para cezası verilecek ve sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınacak.

Z A Au T Ic Ek Sz9Hdh1 E9 Ung

KIRMIZI IŞIK DÜZENLEMESİ

Araçlardaki değişikliğin çevredekileri rahatsız edecek derecede gürültü çıkaracak özellikte olması durumunda aracı kullanan sürücüye 16 bin lira idari para cezası uygulanacak.

Kırmızı ışık ihlali yaparak trafik kazasına sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak.

Geri alınan sürücü belgeleri, geri alma süresi sonunda sürücünün psikoteknik değerlendirmeden geçirilerek sürücü belgesi almasına mani hali olmadığının anlaşılması şartıyla iade edilecek.

Hp7J1 N Q Q Um Oyjw D K Aik Zg

SALDIRI İÇİN ARABADAN İNEN YANDI

Trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden veya bu amaçla araçtan inen sürücülere 180 bin lira idari para cezası uygulanacak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak, araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilebilecek.

YARIŞANIN EHLİYETİNE 2 YIL EL KONULACAK

Seyir halinde cep ve araç telefonu ile benzer haberleşme cihazlarını kullanan sürücülere 5 bin lira idari para cezası kesilecek.

Yarış yapan motorlu araç sürücülerine 46 bin lira idari para cezası uygulanacak ve sürücü belgeleri 2 yıl süreyle geri alınacak.

Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında, zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücülere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

11. YARGI PAKETİ KOMİSYONDA

TBMM Adalet Komisyonu'nda ise 11. Yargı Paketi'ne ilişkin görüşmeler yapılacak.

İlerleyen günlerde TBMM Başkanlığı'na sunulması planlanan kanun teklifiyle Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) ve bazı kanunlarda değişikliklere gidilecek.

HAVAYA ATEŞ AÇANA 5 YIL CEZA GELİYOR

Teklife göre, meskun mahalde silahla ateş edenlere verilen hapis cezasının 6 ay olan alt sınırı 1 yıla, 3 yıl olan üst sınırı ise 5 yıla yükseltilecek. Böylece meskun mahalde silahla ateş edenlere 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Kamuoyunda "kurusıkı" olarak bilinen ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş edenler 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Düğün, nişan, asker uğurlaması gibi yerlerde silahla ateş edilmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacak.

YOL KESENE 3 YILA KADAR HAPİS

Trafikte yol kesme eylemi TCK'da müstakil suç olarak düzenlenecek.

Hukuka aykırı davranışla bir aracı durduran veya hareket etmesini engelleyenler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmedilecek.

Araçları gitmekte olduğu yerden başka yere götürenlere de 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Karasu sahilinde erkek cesedi bulundu

Sakarya’nın Karasu ilçesinin Denizköy Mahallesi’nde sahilde dolaşan vatandaşlar, kumun üzerinde yerde çıplak halde hareketsiz yatan erkeği görerek durumu sağlık ve jandarma ekiplerine haber verdi.

Bölgeye gelen sağlık ekipleri, şahsın hayatını kaybettiğini tespit etti.

Yapılan inceleme neticesinde cesedin, psikolojik sorunları olduğu öne sürülen 27 yaşındaki Yunus Tufan’a ait olduğu belirlendi.

Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Tufan’ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere adli tıp kurumuna sevk edildi.

Hususa ilişkin inceleme başlatıldı.

ASELSAN, Tekno Macera'yı Malatya'da çocuklarla buluşturdu

Şirketten yapılan yazılı açıklamaya göre, kasım ayında Türkiye turunu tamamlayacak olan Tekno Macera Tırı, çocuklara ASELSAN'ın faaliyet vizyonunu yansıtan interaktif deneyim alanları, teknoloji sergileri ve eğlenceli etkinliklerle dolu bir program sunuyor.

Tekno Macera Tırı, teknoloji ve bilimi Türkiye'nin dört bir yanındaki çocuklara ulaştırmayı hedefliyor.

Şenlik kapsamında ziyaretçiler, yapay zeka destekli hazırlanan Mucitler Müzesi'nde tarihe yön veren mucitlerle tanışma fırsatı buluyor.

Çocuklar, bu mucitlerden ilhamla geliştirilen ASELSAN ürünlerini keşfederken, "Bir Doğa Yolculuğu" kitabının artırılmış gerçeklikle hayat bulmasına da tanıklık ediyor. Bilim ve teknoloji meraklıları, çeşitli bilim gösterileri ve eğitici atölyelere katılarak hem eğleniyor hem öğreniyor.

ASELSAN 50. Yıl Çocuk Şenliği, Malatya'da 12 Ekim'e kadar çocuklara teknoloji şöleni yaşatacak.

2019 yılından bu yana dijital platformlar, festivaller ve deneyim alanları aracılığıyla binlerce çocuğa ulaşan Tekno Macera Tırı, ASELSAN'ın 50. yılına özel olarak yeniden tasarlandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Şanlıurfa, Samsun, Van, Nevşehir, Erzurum, Çanakkale, Gaziantep ve Malatya'yı gezen ASELSAN Tekno Macera Tırı, 18-26 Ekim'de Mardin'de ve 1-9 Kasım'da Antalya'da çocuklarla buluşacak.

KKTC turizmine THY desteği: 2,1 milyon yolcu planlanıyor

Türkiye ile KKTC arasında güçlü hava köprüsünü kuran şirket, haftalık 152 seferle ada yolcularına hizmet veriyor.

Geçen yıl 774 bin yolcu THY, 1 milyon yolcu ise AJet seferleriyle KKTC'ye uçtu. Böylece iki şirket KKTC'ye 1 milyon 774 bin yolcu taşıdı.

Yılın 9 aylık döneminde THY 467 bin, AJet ise 972 bin yolcuya hizmet verdi.

Bu yılın sonuna kadar 2,1 milyon yolcunun adaya ulaştırılması hedefleniyor.

Yolcu trafiğini geçen yılın ilk 2 ayına kıyasla 2025'te yüzde 22,5 yükselten THY'nin KKTC destinasyonuna talep adaya yönelik tanıtım faaliyetleriyle hızla artıyor.

KKTC'nin turizminin geliştirilmesine büyük önem atfeden ve bu yönde çalışmalar yapan bayrak taşıyıcı hava yolu, kültür turları kapsamında çalıştığı acentelere yıl süresince avantajlı uçak biletleri fırsatı sağlıyor.

"ADA KIBRIS" PROJESİNE THY'DEN TAM DESTEK

"Ada Kıbrıs" tanıtım projesini destekleyen THY, bu kapsamda birçok notadan adaya indirimli seferler düzenliyor.

THY, bu kapsamda KKTC ile İstanbul ve Londra arasında seyahat eden yolcular için özel ücretlerle günde 2 sefer düzenliyor.

Geçen yıl, "KKTC kültür turu" paketlerini uygulamaya alan şirket, geçen yıl kültür turu projesi kapsamında 4 bin yolcu taşıdı. Bu yıl hedef 10 bin yolcu olarak belirlendi.

THY, İstanbul ve Antalya havalimanlarından, AJet ise Sabiha Gökçen, Ankara Esenboğa ve Mersin Çukurova havalimanlarından Ercan Havalimanı'na çıkışlı uçuşlarla Kıbrıs'a yolcu taşıyor.

Silahla ateş edenlere verilen cezalar artırılacak

AK Parti'li TBMM Adalet Komisyonu üyesi ve hukukçu milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında kamuoyunda "11. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifinin çalışmalarına devam ediyor.

İlerleyen günlerde TBMM Başkanlığına sunulması planlanan kanun teklifiyle Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) ve bazı kanunlarda değişikliklere gidilecek.

Teklife göre, meskun mahalde silahla ateş edenlere verilen hapis cezasının 6 ay olan alt sınırı 1 yıla, 3 yıl olan üst sınırı ise 5 yıla yükseltilecek. Böylece meskun mahalde silahla ateş edenlere 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Kamuoyunda "kurusıkı" olarak bilinen ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş edenler 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Düğün, nişan, asker uğurlaması gibi yerlerde silahla ateş edilmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacak.

"Trafikte yol kesme" eylemi TCK'de müstakil suç olarak düzenlenecek. Hukuka aykırı davranışla bir aracı durduran veya hareket etmesini engelleyenler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmedilecek. Araçları gitmekte olduğu yerden başka yere götürenlere de 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Sayıştaya üye seçiminde komisyon süreci başlıyor

Komisyon, 9 Ekim Perşembe günü gerçekleştireceği toplantısında, Sayıştay meslek mensupları kontenjanından 8, Hazine ve Maliye Bakanlığı meslek mensupları kontenjanından 12 olmak üzere toplam 20 isim arasından 10 aday seçecek.

Plan ve Bütçe Komisyonu, Sayıştay meslek mensupları kontenjanından başvuran ve Sayıştay Genel Kurulu tarafından seçilen İsmail Cengiz Erek, Mehmet Avcı, Necati Küçükaydın, Eşref Edip Çiçekli, Yaşar Ateş, Mehmet Çıvgın, Tuncay Arıduru ve Hasan Safa Çıkrık ile Hazine ve Maliye Bakanlığı meslek mensupları kontenjanından başvuran ve Sayıştay Genel Kurulu tarafından seçilen Ertan Erüz, Muammer Çolak, Cengiz Dişli, Yusuf Gezbeli, Coşkun Çekiciler, İsmail Çobanoğlu, İsmail Çolak, Hakan İnce, Adnan Güran, Hacı Bayram Çolak, Celal Şahin ve Serkan Yüceer arasından 10 aday belirleyecek.

Daha sonraki süreçte TBMM Genel Kurulu, bu adaylardan 5'ini Sayıştay üyesi olarak seçecek.

Edirne'de 17 düzensiz göçmen yakalandı

İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele çalışmaları kapsamında Gemici ve Kavakayazma köylerinde denetim gerçekleştirdi.

Denetimlerde yasal olmayan yollarla yurda giren 17 düzensiz göçmen yakalandı.

Düzensiz göçmenler jandarmadaki işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne gönderildi.

Gaziantep'te dron destekli trafik denetimlerinde 829 araca ceza

Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı Otoyol Jandarması Timleri, mülki makamların koordinesiyle otoyolda çok sayıda denetim gerçekleştirdi.

Eylül ayı içerisinde icra edilen dron destekli radar denetim faaliyetleri çerçevesinde 4 bin 599 araç sorgulandı.

Denetimler sonucunda, yönetmelikte belirtilen hız sınırlarını ihlal etmek, sol şeridi sürekli işgal ederek trafik güvenliğini tehlikeye sokmak, otoyol üzerinde dönüşün yasak olduğu yerden dönüş yapmak, seyir halinde cep telefonu kullanmak ve emniyet kemeri kullanmamak gibi çeşitli trafik kurallarını ihlal ettiği tespit edilen 828 araca trafik idari para cezası uygulandı.

Denetimlerde 362 araç da trafikten men edilirken, 9 sürücünün ehliyeti geri alındı.

TOKİ 1 milyon 740 bin aileyi ev sahibi yaptı

Yürüttüğü sosyal konut projeleriyle dar gelirli ailelerin ev sahibi olabilmesine imkan tanıyan TOKİ, aynı zamanda deprem, sel, orman yangını gibi olaylardan etkilenen afetzedeler için de konut inşa çalışmalarını yürütüyor.

Bu kapsamda, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede eş zamanlı 453 bin konutun inşasına başlandı.

Depremden etkilenen 11 ilde bugüne kadar 304 bin konut tamamlandı, 1 milyondan fazla vatandaş güvenli evlerine yerleştirildi. Gelecek 3 ay içinde ise tamamlanma aşamasına gelen 150 bin konut daha hak sahiplerine teslim edilecek.

SOSYAL KONUT PROJELERİYLE 5 MİLYONDAN FAZLA VATANDAŞ GÜVENLİ EVLERE KAVUŞTU

Bir yandan deprem, sel, orman yangını gibi afetlerin yaralarını sarmak için binlerce afet konutunu inşa eden TOKİ, diğer yandan Türkiye'nin dört bir yanında 81 il ve 2 binin üzerinde yerleşim yerinde dar gelirli vatandaşlar için sosyal konut projeleri yürüttü.

TOKİ, daha önce 50 Bin Sosyal Konut, 100 Bin Sosyal Konut ve 13 Eylül 2022'de başlatılan "250 Bin Sosyal Konut Projesi/İlk Evim, İlk Evim Arsa/İlk Evim İş Yeri" projelerini hayata geçirdi.

Bugüne kadar yapılan çalışmalarla Türkiye genelinde 1 milyon 740 bin aile ev sahibi oldu. Bu konutlarda 5 milyondan fazla vatandaş afet riskinden uzak modern yaşam alanlarına kavuştu.

Halihazırda Türkiye genelinde 280 bin sosyal konutun inşa çalışmaları da devam ediyor.

TÜRKİYE TARİHİNİN EN BÜYÜK SOSYAL KONUT HAMLESİ

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayının ardından Meclis'e sunulan ve 2024-2028 dönemini kapsayan 12. Kalkınma Planı'nda dar ve orta gelirli ailelere yönelik 500 bin konut üretimi hedefleniyor.

"Yüzyılın Konut Projesi" ismiyle yıl sonunda hayata geçirilecek ve 81 ili kapsayacak inşa seferberliği, Türkiye tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olma niteliğini taşıyor.

Projede, şehit yakını ve gaziler, emekliler, gençler, en az üç çocuğu olan aileler ve engelliler için özel kontenjan ayrılacak.

İSTANBUL'DA KİRALIK KONUTLAR

Proje kapsamında ayrıca İstanbul'daki fahiş kira artışlarını dengelemek ve vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak için ilk kez kiralık sosyal konut kampanyası hayata geçirilecek.

Yüzyılın Konut Projesi'nde İstanbul'da satışa sunulacak konutların yanı sıra kiralanacak konutlar için de kontenjan ayrılacak.

Devletin ev sahibi olacağı sistem için TOKİ koordinesinde bir mekanizma kurulacak. Konutların yapımının tamamlanmasının ardından kiralama süreci başlayacak.

Piyasa rayiç bedelinin altında kiraya verilecek bu konutlardan, belirlenen kriterlere uygun kişiler faydalanabilecek. Konutların ne kadar süreliğine kiralanacağını TOKİ duyuracak.

TOKİ'nin konut satışında olduğu gibi, başvuru yapanlar arasında hak sahipliği süreci kurayla belirlenecek. Kurada kiracı olmaya hak kazanan vatandaşlar sözleşme imzalayacak.

Bu süreçte düzenli kira ödemelerinin yapılıp yapılmadığı ve evlerin durumu düzenli denetime tabi olacak.

Kontratta belirlenen sürecin dolmasının ardından evler, gerekli bakımlar yapıldıktan sonra tekrar kriterlere uygun olan ve kurayla belirlenen hak sahiplerine kiralanabilecek.

GÜVENLİ, SAĞLAM VE MODERN KONUTLAR

TOKİ, ülkenin dört bir yanında yerel unsurları barındıran tarihi kültüre uygun, doğal afetlere dayanıklı, çağdaş yaşamla uyumlu, altyapı ve üst yapısıyla, cepheleriyle mevcut kent dokusuyla bütünleşen projeler gerçekleştiriyor.

Projelerde tünel kalıp sistemi kullanılarak depreme dayanıklı, kısa sürede inşa edilebilen konutlar yapılıyor. Perde kolon olarak bilinen betonarme taşıyıcı sistemle yapılan bu evlerde, üst düzey sağlamlık elde ediliyor.

Konut alanlarında yalnızca binalar değil, yeşil alanlar, oyun parkları, spor tesisleri, okul, cami, sağlık ocağı ve ticaret merkezleri de planlanıyor. Böylece hak sahipleri yalnızca bir eve değil, tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri sosyal yaşam alanlarına da kavuşuyor.

Sosyal konut projeleriyle farklı büyüklükteki konutlar ile her ailenin ihtiyacına göre çözüm üretiliyor. Vatandaşlara uygun ve uzun vadeli ödeme planı sunuluyor.

Petshopta taciz iddiası ortalığı karıştırdı: Aile dükkanı bastı

Bursa'nın Osmangazi ilçesi Çırpan Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre petshopta çalışan bir kişi, işletmeye gelen kız çocuğunu taciz etti.

İşletmeden ayrılan kız, durumu ailesine haber verdi.

Öfkeyle iş yerine gelen çocuğun yakınları, işletme sahibiyle tartışmaya başladı.

Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken, şüpheli sokak ortasında meydan dayağı yedi.

O anlar kameraya yansırken, olay yerine gelen polis ekipleri, şahısları gözaltına aldı.

Türkiye, Afganistan'a 25 ton insani yardım gönderdi

Afganistan'ın doğusundaki Kunar vilayetinde 31 Ağustos gecesi meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremin ardından Türkiye'den yardım talep edildi.

Çağrı üzerine Dışişleri Bakanlığı ile AFAD ve Türk Kızılayı koordinasyonunda hazırlanan insani yardım malzemeleri, Kayseri'deki Erkilet Havalimanı'ndan hareket eden Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait A400M uçağı ile bölgeye ulaştırıldı.

Yardım malzemesini Afganistan'ın Celalabad şehrine ulaştırmak için görevlendirilen ekibe öncülük eden AFAD Uluslararası İnsani Yardım Daire Başkanı Seyfettin Karabulut, depremden en çok Kunar vilayetinin etkilendiğini belirtti.

Karabulut, yerel makamların açıklamalarına göre deprem sonucu 1141 kişinin yaşamını yitirdiğini, yaklaşık 3 bin kişinin yaralandığını söyledi.

Afganistan'ın uluslararası acil yardım çağrısına yanıt olarak, Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda AFAD ve Türk Kızılay imkanlarıyla insani yardım malzemeleri hazırlandığını anlatan Karabulut, Cumhurbaşkanlığı'nın ilgili birimleri ile İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları arasındaki koordinasyon sayesinde malzemelerin sabah saatlerinde Kayseri'den Celalabad'a sevk edildiğini ifade etti.

Karabulut, şunları kaydetti:

"Bölgede acil ihtiyaç olan barınma malzemelerinden ve hijyen ile gıda kolilerinden oluşan yaklaşık 25 ton insani yardım malzemesi Afgan Kızılay'ına teslim edilmiştir. Süreç içerisinde bölgeye intikal ettirdiğimiz acil insani yardım malzemeleri, Afgan Kızılayı ve Türk Kızılayı ile ortaklaşa olarak bölgedeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak. AFAD olarak insanımız için ülkemizde, insanlık için sınırlarımız ötesinde insani yardım faaliyetlerimiz devam edecektir."

İskilip baklavası tescillendi

İlçede dini bayramlarda ve özel günlerde evlerde kadınlar tarafından yufka açılarak ve ticari olmayan şekilde yapılan baklava için Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) coğrafi işaret tescili başvurusu yapıldı.

Gerekli incelemelerin yapılmasının ardından TÜRKPATENT tarafından İskilip baklavasına coğrafi işaret tescil belgesi verildi.

İSKİLİP'TE 8 COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜN BULUNUYOR

İskilip baklavasının gül, döşeme, şıkırdım, gazete ve bülbül yuvası şeklinde 5 çeşidinin olduğu aktarılan açıklamada, "İskilip baklavası, buğday unu, ayçiçeği yağı, üzüm sirkesi, yumurta ve tuzla hazırlanan hamurun nişasta kullanılarak ince yufkalar halinde açılması, yufkaların arasına ceviz içi eklenmesi, çeşidine uygun olarak şekillendirilmesi, üzerine eritilmiş tereyağı gezdirilerek pişirilmesi ve ardından şerbet eklenmesiyle üretilen baklavadır" bilgisi paylaşıldı.

İskilip Belediyesinin daha önce İskilip dolması, İskilip turşusu, İskilip ramazan keşkeği, İskilip çileği, İskilip tokmaklı kağnı, İskilip sirke salatası ve İskilip yırtma yemeği için coğrafi işaret belgesi aldığı hatırlatılan açıklamada, İskilip baklavasıyla ilçedeki coğrafi işaretli ürün sayısının 8'e yükseldiği ifade edildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Her biri ilçemizin eşsiz kültürünü ve damak tadını yansıtan bu ürünlerle hem yerel değerlerimizi geleceğe taşıyor hem de bölgemizin ekonomik kalkınmasına katkı sağlıyoruz. Coğrafi işaret, yalnızca bir ürünün değil, bir geleneğin, emeğin ve köklü bir mirasın korunması anlamına geliyor. İskilip, bu konuda kararlı adımlarla ilerleyerek Çorum'un gururu olmaya devam ediyor."

Adana'da iş yerinde 124 ruhsatsız tüfek bulunan sanık hakkında 8 yıla kadar hapis istemi

İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Narlıca Mahallesi'ndeki iş yerine gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındıktan sonra 20 Nisan'da tutuklanan H.Ö. hakkında savcılığın yürüttüğü soruşturma tamamlandı.

Sanığın "sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması, bulundurulması" suçundan 5 yıldan 8 yıla kadar hapsinin istendiği iddianame, Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, H.Ö'nün kaporta atölyesinde yapılan aramada tezgahın alt kısmına gizlenmiş 124 ruhsatsız av tüfeği, 126 mermi ve 5 şarjör bulunduğu aktarıldı.

İş yerinde ayrıca, matkap, tabanca gövdesi, tetik tertibatı, mengene ve kapak takımı gibi silah imalatında kullanılan malzemelerin ele geçirildiği bilgisi iddianamede yer aldı.

İddianamede, silahlarda sanığın parmak izinin tespit edildiği anlatıldı.

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen H.Ö'nün yargılanmasına gelecek günlerde başlanacak.

Ankara’da okul alışverişi hareketliliği başladı

Yeni eğitim-öğretim yılı öncesi Ankara’nın Ulus semtinde yer alan kırtasiye ve okul kıyafeti satan dükkanlarda yoğunluk yaşanıyor. Veliler, çocuklarıyla birlikte; defter, kalem, çanta ve okul kıyafetleri gibi ihtiyaçlarını karşılamak için mağazaları gezerken okul öncesi alışverişte hareketlilik arttı.

Kırtasiyelerde ve giyim mağazalarında gözlemlenen yoğunluk, okul sezonunun başladığını gösterdi. Veliler, çocuklarıyla birlikte okul idaresinin vermiş olduğu listedeki ürünleri bitirebilmek için Çıkrıkçılar Yokuşu’ndaki tüm kırtasiyeleri dolaşarak günlerini geçirdi.

"FİYATLAR GEÇEN SENEYE GÖRE DAHA UYGUN"

Okul alışverişi için toptan satış yapan kırtasiyeye gelen ve okul heyecanını çocuğuyla birlikte yaşayan Zehra Öztürk, "Bu sene tatil biraz kısa oldu ama yine de heyecanımız var. Şu anda boya kalemlerimizi ve silgimizi aldık, defterlere bakıyoruz. Bu sene fiyatlar geçen seneye göre daha uygun, boyalar daha uygun geldi. Normalde kırtasiyeler çok pahalı. Bunun için toplu alabileceğimiz yerleri seçiyoruz" dedi.

"DAHA UYGUN MALİYETLİ OLDUĞU İÇİN BURAYI TERCİH ETTİM"

Toptan ürün satışı yapan yerleri daha uygun fiyatlı bulduğu için tercih ettiğini ifade eden Gizem Ağdemir ise, "İkiz kızlarımı koleje yazdırdım. İhtiyaç listesini almaya geldik. Daha uygun maliyetli olduğu için burayı tercih ettim. Fiyatlar geçen seneye göre daha yüksek, iki çocuğum olduğu için daha maliyetli" şeklinde konuştu.

"HAFTAYA YOĞUNLUK DAHA DA ARTAR"

Ürünlerin satışının geçen seneye göre arttığını ve bu durumdan memnun olduğunu belirten kırtasiyeci İdris Merter ise, "Geçen seneye göre yoğunluk daha başlamadı. Veliler, listeleri aldıkça geliyor. Haftaya yoğunluk daha da artar. Geçen yıla göre satışlarımız biraz daha hareketlendi. Ortalama anaokulu alışverişi biraz daha yüksek maliyetli oluyor. En çok kuru boya, sulu boya ve defter satılıyor. Talebe göre veriyoruz. Bir anda çok müşteri gelecek. Yoğunluğumuz olacak, aşağıdan takviye istiyoruz" diye konuştu.

"İŞLER NORMAL SEVİYEDE GİDİYOR"

Geçen seneye göre toptan ürün satışlarında artış olduğunu belirten okul kıyafeti üreticisi Sinan Polat ise, "İşler normal seviyede gidiyor. Geçen seneye göre toptan satışlarımız iyi ama perakende anlamında satışlarımız düşük. Ürünler kendi imalatımızdır. Satışlar bu sene normal, çok hızlı değil" açıklamasında bulundu.

Zonguldak'ta 2 dekarlık alanda yangın

Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesi Ayiçi Mahallesi'ndeki ormanlık alanda başladı. Henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan örtü yangınını fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber verdi.

İhbar edilmesi üzerine adrese çok sayıda itfaiye ekibi ile sulama tankeri ve Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı ekipler intikal etti.

A W530783 03

Yaklaşık 2 dekarlık alanda etkili olan örtü yangını ekiplerin müdahalesinin ardından kontrol altına alındı.

Yangının meydana geldiği ormanlık alanda ekiplerin soğutma çalışmaları devam ediyor.

Batman'da komşular arasında silahlı kavga! Bir kişi tutuklandı

Olay, üç gün önce 19 Mayıs Mahallesi'nde meydana geldi. Komşular arasında çıkan husumet nedeniyle yaşanan tartışma silahlı kavgaya dönüştü.

Olayda Z.B. isimli kadın yaralandı.

İhbar edilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı kadın, sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Olayın şüphelisi İ.G., polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Perdenin tutuşmasıyla ev küle döndü

Yangın, Dağyolu Mahallesi İmam Sarı Uşağı Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ersin Yıldız’a ait evin ikinci katında oynayan çocuğun perdeyi tutuşturması sonucu yangın başladı.

Alevlerin yayılmasını engellemeye çalışan aile, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Dumandan etkilenen aile bireylerine sağlık ekipleri müdahale etti.

A W530738 01

Can kaybı veya yaralanmanın yaşanmadığı olayda evin ikinci katındaki eşyalar tamamen yandı. Ordu Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri yangını söndürerek soğutma çalışması yaptı.

Jandarma olayla ilgili inceleme başlattı.

Osmaniye'de korkunç olay! Otogarda baba kızını tüfekle vurdu

Osmaniye Yunus Emre Mahallesi Osmaniye Şehirlerarası otobüs terminalinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Osmaniye Otogarı'nda elinde tüfekle gelen baba, kızı N.K.'ye ateş etti.

O anlar bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasına yansıdı.

A W530607 06

Çevredeki vatandaşların ihbar etmesi üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve güvenlik ekibi intikal etti.

Ayağından yaralanan N.K., Osmaniye Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

A W530607 03

Hatay'da denize giren iki kardeşi ölüm ayırdı

Meydan Sahili'nden yüzmek için denize giren İran uyruklu Azat ve kardeşi Ali Pir'in suda sürüklendiğini görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezine haber verdi.

İhbar edilmesi üzerine bölgeye sahil güvenlik, jandarma ve sağlık ekipleri intikal etti.

Ekiplerin çalışmasıyla kıyıya çıkarılan kardeşlerden Azat Pir'ın hayatını kaybettiği belirlendi.

Durumu ağır olan Ali Pir ise ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Bodrum'a 2 gemi birden geldi

Bahamalar bayraklı 277 metre boyundaki Resilient Lady, Rodos Limanı'ndan Bodrum'a geldi.

Ağırlıklı olarak Amerikalı olmak üzere toplam 2 bin 529 yolcu ile 1143 personel bulunduğu gemi, akşam saatlerinde Mikonos Limanı'na hareket edecek.

A W530671 04

İlçeye gelen diğer gemi ise Bahamalar bayraklı 104 metre boyundaki Sea Dream I. Santorini Limanı'ndan Bodrum'a gelen gemi, akşam saatlerinde 17.00'de Siros Limanı'na hareket edecek.

Gemide ağırlıklı olarak Amerikalı olmak üzere toplam 82 yolcu ile 94 personel bulunuyor.

Ordu'da inşaat kazası: 1 kişi yaralandı

Ordu'nun Ünye ilçesinde yapımı devam eden Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Ünye Kültür Merkezi inşaatında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat çalışmalarının devam ettiği kültür merkezinin dış cephe kısmında bulunan iskelede fenalaşan Bayram Duduk (28), bir anda yere düştü.

Çevredeki arkadaşlarının durumu fark etmesi üzerine olay 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber verildi.

Bölgeye kısa sürede sağlık, polis ve itfaiye ekipleri intikal etti.

A W530728 02

Ekiplerin çabasıyla bulunduğu yerden kurtarılan yaralı işçiye ilk müdahale olay yerinde yapıldı.

Ünye Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

İzmir'de uyuşturucu operasyonlarında 11 şüpheli tutuklandı

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, terör ve organize suç örgütlerinin finans kaynaklarının kesilmesi, uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının engellenmesi amacıyla 29 Ağustos-1 Eylül tarihleri arasında 15 operasyon gerçekleştirdi.

Yapılan aramalarda, 180 kilogram kubar esrar, 1878 kök kenevir bitkisi ele geçirildi, 13 şüpheli gözaltına alındı.

İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 11'i çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı ve 2'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Gaziantep'te 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 20 yaralı

Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi İpekyolu Sani Konukoğlu Bulvarı adliye yönünde sabah saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre, plakaları ve sürücüleri öğrenilemeyen 3'ü servis aracı toplam 7 araç kazaya karıştı.

Zincirleme kaza sonrası yapılan ihbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri intikal etti.

A W530555 02

Sağlık ekipleri kazada hafif yaralanan 20 yaralıya müdahalede bulundu.

Yaralılardan bazıları tedbir amaçlı hastaneye kaldırılırken kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.

Kocaeli'nde yağ yüklü TIR devrildi! İstanbul istikameti trafiğe kapandı

Kocaeli'nin Körfez ilçesi D-100 kara yolu İstanbul istikameti Hereke mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, madeni yağ yüklü TIR'ın sürücüsü İ.Ç., Herek rampasını çıkarken direksiyon hakimiyetini kaybetti.

Kontrolden çıkan araç, yolun ortasında devrilirken, sürücü TIR'ın içinde sıkıştı.

A W530600 03

İhbar edilmesi üzerine adrese gelen itfaiye ekipleri, yaralı sürücüyü araçtan çıkardı.

Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan İ.Ç., Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü.

A W530600 02

Kaza nedeniyle D-100 kara yolu uzun süre trafiğe kapalı kaldı.

Kilometrelerce araç kuyruğu oluşurken, TIR'ın yoldan kaldırılması için çalışma başlatıldı.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Aksaray'da parasını alamayan iki kardeş kurşun yağdırdı: 2 yaralı

Aksaray Yeni Sanayi Sitesi U8 blokta bulunan bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, taşeronluk yaparak işçi çalıştıran Erdal P. (40), malzeme almaya geldiği dükkanda birkaç gün önce işten çıkardığı Yusuf ve Dünyamin B. kardeşlerle karşılaştı.

Burada taşeron firma işletmecisi Erdal P. ile alacak verecek meselesi yüzünden tartışan iki kardeşin tartışması kısa sürede kavgaya dönüşünce kardeşlerden Yusuf B. yanında bulundurduğu tabancayı çıkartarak taşeron firma yetkilisine ateş açtı.

A W530554 02

KONUYLA İLGİSİ OLMAYAN BİR KİŞİ VURULDU

Açılan ateşte taşeron firma yetkilisi Erdal P. yaralanırken, açılan ateşte seken kurşun iş yerinde çalışan ve konuyla hiçbir ilgisi olmayan Yunus Ö.’ye isabet etti.

Silah seslerini duyan diğer esnaf durumu hemen 122 Acil Çağrı Merkezi'ne haber verdi.

İhbar edilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi intikal etti.

KAÇAN ŞÜPHELİLERİ YAKALAMA ÇALIŞMASI BAŞLATILDI

Yaralılar ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine kaldırılırken, polis ekipleri kaçan şüphelilerin peşine düştü.

Yapılan incelemede araçla olay yerinden uzaklaştıkları belirlenen iki kardeş Aksaray - Ankara kara yolu üzerinde Bölge Trafik Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.

A W530554 03

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Hastanede tedavi altına alınan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tahkikat başlatıldı.

Olayın yaşandığı iş yerinin sahibi Hacı Berat Bektaş, "Altımızda çalışmış olan taşeron firma kendi altında çalıştırdığı elemanlara parasını ödemediğinden dolayı taşeron firma sahibini gelip dükkanda kurşunluyor. Olayın bizimle hiçbir alakası yoktur" dedi.

Hatay'da kuyumcuya yağma girişimi: 3 şüpheli tutuklandı

Hatay'ın Payas ilçesinin Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığı, İstiklal Mahallesi Atatürk Caddesi'nde 23 Ağustos'ta bir kuyumcuya 2'si kasklı 1'i maskeli 3 şüphelinin silahlı yağma girişiminde bulunması olayıyla ilgili soruşturma başlattı.

Çalışma kapsamında, Payas İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, iş yeri sahibi H.K'nin bıçakla karşı koyması üzerine altın ve paraları alamadan kaçan şüphelilerin kimliğini tespit etti.

Şüpheliler T.Y.I, S.E. ile A.İ. adreslerine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, nöbetçi sulh ceza hakimliğince "yağmaya teşebbüs" suçundan tutuklandı.

Diğer yandan olay anı iş yerinin güvenlik kamerasınca kaydedildi.

İstanbul'da 28,5 milyon liralık dolandırıcılık! 1 tutuklama

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, bazı şüphelilerin kendilerini avukat olarak tanıtıp, silah taşıma ruhsatı çıkartma, orman vasfını yitirmiş hazine arazilerinin kiralanması ve açık artırma yoluyla satışı gibi işlemleri tanıdıkları aracılığıyla hızlandırabileceklerini vadederek dolandırıcılık yaptığı şikayeti üzerine çalışma yürüttü.

Ekipler şüphelilerin, müştekilerden bir şirket hesabı üzerinden toplam 28 milyon 500 bin lira aldıkları, ancak vadedilen işlemleri yerine getirmeyerek dolandırıcılık faaliyetinde bulunduklarını belirledi.

İKİ ŞÜPHELİ YAKALANDI

Adres ve kimlik bilgileri tespit edilen şüpheliler R.Ş. (51) ile M.S.S. (41) Çekmeköy'de gerçekleştirilen operasyonla yakalandı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edilen şüphelilerden M.S.S, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı, R.Ş. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Tadilat sırasında bahçede bulundu! Bizans dönemine ait olduğu düşünülüyor

Konya'nın Beyşehir'e bağlı Çetmi Mahallesi'nde bulunan Ülkem Okuyor Derneği'ne ait binanın tadilatı sırasında yan duvarda ortaya çıkan taşın, Bizans dönemine ait bir kilise duvarı, mimari yapı parçası ya da mezar taşı olabileceği belirtildi.

Taşın tarihi yönü, yapılacak detaylı incelemelerle ortaya çıkacak. Ülkem Okuyor Derneği Kurucu Başkanı Havva Aydanur Ertuğrul, yaptığı açıklamada, büyükannesinden kalan eski bir evi dernek hizmet binasına dönüştürdüklerini ve tadilat sırasında arka bahçede bir taş çıktığını aktardı.

J5W U5 Uj D U O Cg Ajc D Ur Ei Q

''İLK BAŞTA TARLA TAŞI SANDIM''

Ertuğrul, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Açıkçası, ilk başta normal bir tarla taşı sandım çünkü buralarda sıkça çıkıyor. Su tesisatı tadilatı için geldiğimde baktım ki üzerinde haç olan büyük bir mermer taş. Konu hakkında bilgisi olan arkadaşlarımıza 'bu nedir' diye sorduk. Onlar da hemen Müzeler Müdürlüğü'ne haber vermemizi söylediler. Telefonla aradık ve videoları gönderdik. Bizans dönemine ait bir mimari yapının parçası veya bir mezar taşı olabileceğini ve hızlıca, güvenli bir şekilde saklamamız gerektiğini belirttiler."

Müzeler Müdürlüğü yetkilileri teslim alana kadar taşın başında nöbet tutmaya başladıklarını aktaran Ertuğrul, bir süre sonra görevlilerin yerleşim merkezine gelerek tarihi taşı Müzeler Müdürlüğü'ne verdiklerini kaydetti.

Vf61Oha Jl02 I E B B M D71 W Ig

''KİLİSE DUVARI OLABİLİR''

Taş ağırlığının 1 tonun üzerinde olduğunu söyleyen Ertuğrul, "Dernek için kullandığımız evin arka bahçesinin yan duvarında bulundu. Yıllardır o bölgede bir kısmı yarım şekilde görünüyordu ancak haç kısmı belli olmadığı için biz onun tarihi eser olduğunu düşünmemiştik. Oraya nasıl getirildiği hakkında çeşitli söylentiler var ama gerçek tam olarak bilinmiyor. Bizans dönemine ait bir kilisenin duvarı olabileceğini veya bir mezar taşı olabileceğini söylediler. Daha uzun incelemeye alacaklarını belirterek, tutanak altına aldılar. Biz açıkçası vatandaşlık görevimizi yaptığımızı düşünüyoruz. Tarihi ve kültürel değerlerimize sahip çıkarak devletimize teslim ettik" dedi.

İki gündür aranıyordu! Baraj gölünde ölü bulundu

Malatya'nın Kale ilçesinde yaşayan Turan Balık'a (38) ulaşamayan yakınları 31 Ağustos'ta kayıp başvurusunda bulundu.

Bunun üzerine başlatılan çalışmalarda Balık'ın otomobili Kömürhan Köprüsü yakınlarında terk edilmiş olarak bulundu.

Bölgede yapılan çalışmalarda Balık'a ulaşılamayınca otomobilin terk edildiği alandaki Karakaya Baraj Gölü’nde arama çalışması başlatıldı.

2 Gündür Aranıyordu, Baraj Gölünde Cesedi Bulundu

Jandarma Sualtı Arama Kurtarma ekipleri tarafından yürütülen ve İnsansız Sualtı Tespit Görüntüleme Cihazının da kullanıldığı çalışmalar sırasında Turan Balık'ın cansız bedeni dün gece baraj gölünün 64 metre derinliğinde bulundu.

Sudan çıkarılan Balık'ın cansız bedeni olay yerinde yapılan inceleme sonrası kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Aylık 80 bin liraya çalıştıracak eleman bulamıyorlar! ''Gençler sektöre yönelmiyor''

Denizlerde av yasağının sona ermesiyle balıkçılar, "Vira Bismillah" diyerek sezonu açtı. Geçen av sezonunun 15 Nisan’da tamamlanmasının ardından Güzelbahçe Balıkçı Limanı’nda demirleyen teknelerde son günlerde hareketlilik yaşanıyor.

Çizme ve tulumlarını giyen balıkçılar denize açılarak ağlarını bırakıp rızıklarını arıyor. Bu fırtınalı mesai 7 aylık sezon boyunca devam ediyor. Ancak sektörde eleman bulmak ve yetiştirmek güç olduğu için tekne reisleri yeni tayfa bulamıyor.

Mm9 Sr04Mw U Oeo N12 Hg95 Q A

''ZOR OLSA DA SEVEREK YAPIYORUZ''

Balıkçılık mesleğinde yarım asrı devirdiğini kaydeden tekne reisi İsmail Özdemir, "Zor, çok zor bir meslek. Madencilik gibi bir şey. Gece gündüz çalışıyorsun; Ege'de yine o kadar zor olmasa da Karadeniz'de, Marmara'da gece gündüz mesai var. Böyle zor bir sezon yaşıyoruz ama mesleğimiz zor da olsa severek yapıyoruz. Şimdiki gençlerde ise bu işe pek düşkünlük yok. Bu işle orta yaş ve 50 yaş üstü, eski kuşak insanlar ilgileniyor. Gençlerde ne merak var ne de çalışma arzusu. Hep baba parasına, hazırdan gelmeye alışmışlar" dedi.

O4C X0 K V Nhki4 Gra2 Frj Uw

KAZANÇLAR BÖLGEYE GÖRE DEĞİŞİYOR

Kazanılan rakamların tekneden tekneye ve bölgeden bölgeye değiştiğini belirten Özdemir, "Mesela Karadeniz teknelerinde maaşlar daha yüksek çünkü gece gündüz çalışılıyor, işler daha yoğun. Ege'de gece çalışması var ama gündüz gemide eksik varsa onları tamamlıyorsun; onun dışında bir şey olmuyor. Bu yüzden Karadeniz'le Ege arasında 15 bin ile 20 bin TL arasında fark oluşuyor. Ortalama maaşlar 70-80 bin TL civarında. Karadeniz'de gece gündüz çalışma var. Bazen bir hafta, on gün boyunca ayağın karaya değmiyor, liman görmüyorsun. Burada ise akşam çıkıp sabah dönüyorsun; bu rahatlık var. Maaş farkı bu yüzden ortaya çıkıyor" diye ekledi.

V Qn3B N Idk2Fr I Tcf Qp N A

''YÜKSEK MAAŞ VERMEK ZORUNDA KALIYORSUN''

Gençlerin bu mesleği zor olduğu için tercih etmediğini vurgulayan Özdemir sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Sezon 15 Nisan’da paydos ediyor. Bu meslekten anlayanların kimisi yazın tekne boyası yapıyor, kimisi ağ işleriyle uğraşıyor; yani yeni sezona hazırlık yapılıyor. Sezon bu şekilde ilerliyor. İstisna personeller var; örneğin gemici ya da ırgatçı olarak çalışan tek kişi varsa, o kişi mecburen diğerlerinden daha fazla maaş alıyor. Botçu da aynı şekilde, başka yapacak kimse yoksa ona yüksek maaş vermek zorunda kalıyorsun. Kurşunları yığan kişiye ‘hamlacı’ deriz, o da farklı bir pozisyon. Bu tarz görevlerde maaşlar daha yüksek olur. Diğer pozisyonlardaysa maaşlar genelde standart gider."

K N2S Qh V P00M Ld Keun Zaeyg

''GENÇ ARKADAŞLARA TAVSİYE EDİYORUM''

Balıkçı teksinde yedek botçu olarak çalışan Onurcan Işık ise "2 senedir bu mesleğin içerisindeyim. Bu işe ağabeylerim sayesinde başladım, iyi ki de gelmişim; onlar vesile oldular. İlk başladığımda mapacı olarak işe girdim. Sonrasında mantar toru ve mantar istifi ile devam ettim. Şimdi yedek botçu görevini yapıyorum. Bu işler güzel ve zevkli. Zaten daha öncesinde de balıkçılığı seven, olta ile balık tutan birisiydim. Genç arkadaşlara da tavsiye ediyorum; gelsinler, balıkçılıkla ve denizle tanışsınlar. Tabii ki 7 buçuk ay gurbette yaşıyoruz. Ama maaşlar olsun, ortam olsun tam bir aile sıcaklığı yaşanıyor. Bu da işi güzel kılıyor" sözlerini kullandı.

Qxt H I P P I D E Crd F W Yu Cc Zz A

''ÖĞRENMEK İSTEMİYORLAR''

Yaklaşık 45 yıldır balıkçılık yaptığını ve şu an teknede hamlacı olduğunu ifade eden Fatih Memiş de "Balıkçılık için Ordu’dan İzmir'e geldim. Mesleğimiz balıkçılık olduğu ve ailemizi de bu işle geçindirdiğimiz için her sezon gurbete çıkıyoruz. Şimdi gençler bu işlere yönelmiyor çünkü deniz işini pek sevmiyorlar. Zorluklarından ve deniz hayatının çetinliğinden dolayı bu işe ilgi duymuyorlar. Ağ bakımı gibi işlerde yetişen yok. Mesela şimdi ağ bakımı olacak ama yeni nesil ağ yapmayı bilmiyor. Öğrenmek de istemiyorlar. Yeni nesil artık telefonla, internetle uğraşıyor; bu tür işlerle ilgilenmiyor. Biz bu işi meslek edindik ve artık bu mesleği icra eden son nesiliz. Deniz işini sevmezsen para da kazanamazsın. Ücretler yüksek olmasına rağmen gençler öğrenmiyor. Bu iş zor ama yine de tavsiye ederim, yapsınlar" sözlerini kaydetti.

Qc Wmxa Ntakej7 Mzgz K0 Y U Q

''ELEMAN BULMAK ZORLAŞTI''

Tekne reisi olan Tamer Bozoğlu ise meslekte usta adam bulunmadığını belirterek, "Gençler okuyor ve başka mesleklere yöneliyorlar. Bu iş biraz yorucu olduğundan eleman bulmak zorlaşıyor. Bakın, hep yaşlı insanlar çalışıyor; gençler sektöre girmiyor. Eleman bulmak gerçekten zorlaştı, her şey değişiyor. Bizim sabit bir saatimiz ya da düzenli bir zamanımız yok. Balık neredeyse biz oradayız. Balığı tuttuktan sonra limanlara iniyoruz, ardından tekrar denize açılıyoruz. Bu döngü 15 Nisan’a kadar böyle devam ediyor" diye söyledi.

Polisten kaçan şüphelilerin aracından cephanelik çıktı

Adana'nın Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi'nde görevli sivil polis ekibi, şüphelendikleri plakasız hafif ticari aracı durdurmak istedi.

Ekipleri fark edince kaçmaya başlayan araç, sokakta bisiklet süren 9 yaşındaki ismi öğrenilemeyen çocuğa çarpıp yola devam etti.

POLİS İLE KOVALAMACA

Kovalamaca sırasında 5 otomobil ile elektrik direğine de çarpan araçtaki 2 şüpheli, etrafları sarıldıktan sonra yakalandı.

ARAÇTAN CEPHANELİK ÇIKTI

Araçta yapılan incelemede, ruhsatsız 5 tabanca ve kalaşnikof piyade tüfeği ele geçirildi.

Yaralanan çocuk, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki tedavisinin ardından taburcu edildi.

Polis merkezine götürülen zanlıların işlemleri devam ediyor.

Hatay'da yük boşalttığı sırada devrilen kamyonun sürücüsü öldü

Serdar Akgül idaresindeki hafriyat kamyonu, Atatürk Parkı mevkisinde yük boşaltımı sırasında devrildi.

İhbar edilmesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık ve Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri intikal etti.

Kazada ağır yaralanan Akgül, kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Öte yandan Akgül'ün 6 Şubat 2023'teki depremlerde eşi ve kızını kaybettiği öğrenildi.

Şanlıurfa'da yolcu otobüsü devrildi: Çok sayıda yaralı var

Ş.A. (59) idaresindeki yolcu otobüsü, Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu'nun Şanlıurfa-Gaziantep bölümü Suruç yol ayrımı yakınlarında devrildi.

İhbar edilmesi üzerine adrese polis, jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri intikal etti.

Ogn Q O00Ol Uyd F Qj Rz U Q2 E Q

27 KİŞİ YARALANDI

Kazada yaralanan 27 kişi, sağlık ekiplerince kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı.

Van'dan hareket eden yolcu otobüsünün Hatay'a gittiği öğrenildi.

Kaza Aa 2394035

Aksaray'da fırında unutulan kek apartmanı dumana boğdu

Aksaray'da 5 katlı Kutlu Apartmanı'nın giriş katında yaşayan 72 yaşındaki Abdullah M., kek yapmak için girdiği mutfakta yaptığı keki fırına koyup bir süre sonra da unutup evden çıktı.

Bir süre sonra önce fırında unutulan kek, sonra da fırın yandı.

68B7D809359C5987 W1200Xh716

YOĞUN DUMAN APARTMANI SARDI

Fırının yanmasıyla birlikte daire adeta dumanlara boğulurken, çok geçmeden dumanlar apartmanı sardı.

Yangını fark eden apartman sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber verdi.

68B7D8019E715858 W1200Xh674

APARTMAN TAHLİYE EDİLDİ

İhbar edilmesi üzerine adrese polis ve itfaiye ekibi intikal etti.

Evde kimsenin olmaması üzerine itfaiye ekipleri bir yandan apartmanı tahliye etti, öte yandan da dairenin kapısını kırarak eve girdi.

68B7D7Fc8Eb2A129 W1200Xh821

KISA SÜREDE ALEVLER KONTROL ALTINA ALINDI

Ekipler yangına müdahale ederek kısa sürede söndürürken mahalle sakinleri rahat bir nefes aldı.

Fırında yanan kek kalıbı da ekiplerce dışarıya çıkarıldı.

Şans eseri kimsenin etkilenmediği olayla ilgili polis ekiplerince inceleme başlatıldı.

Kayalıklardan düşen kadın operasyonla kurtarıldı

Isparta'nın Keçiborlu ilçesi Aydoğmuş köyü Kocaoluk mevkiinde sarp ve kayalık arazide Kezban A., dengesini kaybederek düştü. İhbar üzerine bölgeye Isparta İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı 1 UMKE timi ve 4x4 arazi ambulansı sevk edildi.

UMKE ekiplerince gerçekleştirilen medikal kurtarma operasyonu sonrası yaralı kadına ilk müdahale olay yerinde yapıldı. Daha sonra kadın, 112 Acil Sağlık ekiplerine teslim edilerek hastaneye sevk edildi.

Bilecik'te bir kişiyi öldüren zanlı tutuklandı

Bilecik'in Osmaneli ilçesine bağlı Soğçakpınar köyünde 31 Ağustos günü meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre tarlada çalışan Engin Güngör ile Emre Savaş arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüdü.

İddialara göre, Emre Savaş, tartışma sırasında Engin Güngör’ün kafasına sert bir cisimle vurdu.

Ağır yaralanan Engin Güngör, olay yerinde yaşamını yitirirken Emre Savaş firar etti. Şahıs dün gece evine gitmek üzereyken yakalandı.

Şahıs, bugün ifadesinin ardından yoğun güvenlik önlemleri arasında Osmaneli Adliyesine sevk edilirken, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Bilecik M Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi.

Bakan Yumaklı: 14 ilde daha hayvan pazarları aktif hale getirildi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'de 1965 yılından bu yana ilk kez görülen şap hastalığı serotipi SAT-1'e karşı Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hızlıca harekete geçtiğini vurguladı.

Şap Enstitüsü tarafından bu yeni serotipe yönelik etkili aşının kısa sürede üretildiğini aktaran Yumaklı, "Hastalığın yayılımını engellemek amacıyla ülke genelinde hayvan hareketleri kısıtlanmış, hayvan pazarları tedbiren kapatılmıştır. Bu süreçte, Şap Enstitüsü tarafından üretilen 14 milyon doz aşı 81 ilde sahaya sevk edilmiştir. Aşılama çalışmaları ve alınan tedbirler sayesinde hastalığın yayılımı büyük ölçüde kontrol altına alınmış, hayvan pazarlarının açılma süreci başlamış ve halihazırda bu süreç devam etmektedir" bilgisini verdi.

Bakan Yumaklı, ilk olarak aşılama oranı yüzde 85'in üzerine çıkan Hakkari, Van, Edirne, İstanbul, Tekirdağ, Çanakkale ve Kırklareli, ardından da Çorum, Çankırı, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Kırşehir, Yozgat, Kırıkkale, Ankara, Amasya, Bolu, Düzce, Zonguldak, Bartın, Karabük, Kastamonu ve Sinop'ta hayvan pazarlarının yeniden açıldığını anımsattı.

"38 İLİMİZDEKİ HAYVAN PAZARLARI YENİDEN AKTİF HALE GETİRİLDİ"

Bu hafta aşılama oranları yüzde 85'i geçen 14 ildeki hayvan pazarlarının daha açıldığının altını çizen Yumaklı, şöyle devam etti:

"Yozgat, Sivas, Kayseri, Karaman, Konya, Afyonkarahisar, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Bursa, Balıkesir, Yalova, Kocaeli ve Sakarya'da da bu hafta hayvan pazarları açıldı. Böylece toplam 38 ilimizdeki hayvan pazarları yeniden aktif hale gelmiştir. Aşılamadaki başarı oranlarının artmasıyla birlikte, diğer illerdeki hayvan pazarlarını da kademeli olarak açmış olacağız. Bu kapsamda önümüzdeki hafta da Erzurum, Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Artvin’deki pazarların açılmasını planlıyoruz. Veteriner hekimlerimiz büyük bir fedakarlıkla sahada aşılama çalışmalarını yürütmektedir. Bakanlık olarak, hayvan hastalıklarıyla mücadele çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz. Üreticilerimizin emeğini, ülkemiz hayvancılığının geleceğini korumak adına sahadaki tüm faaliyetlerimizi etkin bir şekilde sürdüreceğiz."

Yumaklı, şap hastalığıyla mücadele sürecinde bazı çevrelerce ortaya atılan şap aşısının hastalığı yaydığı, aşının etkisiz olduğu yönündeki iddiaların asılsız olduğunu kaydetti.

Ataşehir'de park halindeki araç yandı

Ataşehir Ferhatpaşa Mahallesi 28. Sokak’ta saat 16.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, otluk alanın yanında bulunan inşaatta yapılan kaynak sırasında sıçrayan kıvılcımlar yangına neden oldu.

Kısa sürede büyüyen alevler önce otluk alanı, ardından uzun süredir park halinde bulunan kamyonu sardı.

Kamyonun alevlere teslim olduğunu gören vatandaşların ihbar etmesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.

İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Kamyon ise kullanılamaz hale geldi. Yangınla ilgili inceleme başlatıldı.

Akaryakıt istasyonu tabelasına çarpan araçtaki 3 kişi yaralandı

Samsun'da Serpil A'nın kullandığı hafif ticari araç, Samsun-Ordu kara yolu üzerindeki akaryakıt istasyonunun tabelasına çarptı.

Çevredekilerin ihbar etmesi üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri intikal etti.

Kazada araçta sıkışan sürücüsü ile yolculardan Ceren A, Hatice A. yaralandı.

Yaralılar, sağlık ekiplerince Çarşamba Devlet Hastanesi'ne götürüldü.

Kars'ta tilkiyle boğuşan köpek telef oldu! Belde kuduz karantinasına alındı

Kars'ın Digor ilçesine bağlı Dağpınar beldesinde hayvanlarını otlatan bir besicinin köpeği, bu sırada çevrede bulunan tilkiyle boğuştu.

Bir süre sonra köpeğin telef olduğunu fark eden besici, durumu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine haber verdi.

Ekiplerce köpekten alınan numunede kuduz virüsü tespit edildi.

Karantina uygulaması başlatılan beldenin girişine, "Bu köyde kuduz hastalığı vardır" tabelası asıldı.

Ayrıca ekipler, besicinin tüm hayvanlarını olası hastalığa karşı aşıladı.

Elazığ'da kaza: Lüks araç, tonlarca demirin altında kaldı

Elazığ Atatürk Bulvarı'nda meydana gelen kazada, T.O. idaresindeki demir yüklü TIR, kırmızı ışıkta ani fren yaptı.

TIR’ın, kırmızı ışıkta ani fren yapması sonucu taşıdığı tonlarca demir, aynı istikamette kırmızı ışıkta bekleyen S.T. idaresindeki lüks otomobilin üstüne düştü.

Kaza Elazığ

2 YARALI

Kazada 2 kişi yaralandı.

Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbar etmesi üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri intikal etti.

Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerin ardından ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

68B6E17608171937 W1200Xh675

İlginç kazayı gören vatandaşlar ise fotoğraf çekmek için birbirleriyle yarıştı.

Polis ekipleri, kaza yerinde inceleme yaptı.

Eskişehir'de bir evden 1 ton çöp çıkarıldı

Eskişehir'in Odunpazarı Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, Akarbaşı Mahallesi Atatürk Bulvarı'ndaki müstakil bir ev, vatandaşlardan gelen istek ve şikayetler üzerine kontrol edildi.

İl Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla, Temizlik ve Veteriner İşleri Müdürlüğüne bağlı ekipler, polis ve zabıta ekipleriyle eve girerek temizlik çalışması başlattı.

Evden çıkarılan 1 ton çöp, belediyeye ait atık toplama merkezine taşındı.

Temizlik sonrası Kırsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, evde ve bahçesinde dezenfeksiyon çalışması gerçekleştirdi.

Ağrı’da 14 yaşındaki çocuk kayboldu

Ağrı’nın Merkez ilçesine bağlı Kocataş Köyü’nde çobanlık yapan 14 yaşındaki Yunus Kerici’den 1 Eylül Pazartesi günü saat 14.00’ten bu yana haber alınamıyor.

Çocuğun en son merada hayvanları otlattığı, hayvanların eve döndüğü ve atının tamamen ıslak olduğu belirtildi.

Yetkililer, Yunus Kerici’nin Yazıcı Barajı’na düşmüş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

AFAD, jandarma ve UMKE ekiplerinin katılımıyla başlatılan arama kurtarma çalışmaları, su üstü ve kıyı aramalarıyla devam ediyor.

Şırnak'ta çıkan orman ve örtü yangını kontrol altına alındı

Şırnak'ta Bestler Dereler bölgesinin Uğur ve Sivri Tepe mevkisinde sabah saatlerinde henüz bilinmeyen nedenle örtü ve ormanlık alanda yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye Orman İşletme Müdürlüğü, jandarma, AFAD, İl Özel İdaresi ve Şırnak Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi.

Yangın, 20 personel, pikap ve 3 ilk müdahale aracının yanı sıra jandarma helikopterinin müdahalesi sonucu kontrol altına alındı.

Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA

Valiliğin, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Bestler Dereler Uğur ve Sivri Tepe mevkisinde çıkan yangının Orman İşletme Müdürlüğünün 20 personel, 4 araç ve 1 helikopter ile yürüttüğü çalışmanın sonucunda kontrol altına alındığını bildirildi.

Açıklamada, "Yangına müdahale eden Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerimize özverili çalışmalarından dolayı şükranlarımızı sunuyoruz." ifadelerine yer verildi.

Edirne'de zehir tacirlerine göz açtırılmıyor! 5,2 ton uyuşturucu ele geçirildi

Edirne Valisi Yunus Sezer, Valilikte gazetecilere yaptığı açıklamada, uyuşturucu kaçakçılığı ve kaçak eşya ticaretinin önlenmesine yönelik önemli çalışmalar yapıldığını belirtti.

Özellikle sınır kapılarında sıkı tedbirler alındığını belirten Vali Sezer, "Alınan ilave tedbirlerle geride bıraktığımız yıllarla kıyaslanamayacak başarılar elde ettik. Ciddi yakalamalar yapmış durumdayız. Şu ana kadar piyasa değeri 7 milyarı geçen uyuşturucu ve kaçak eşya yakalamış durumdayız." dedi.

Sezer, güvenlik güçlerinin uyuşturucu kaçakçılarına göz açtırmadığını dile getirdi.

Aa Picture 20250902 38996517

Yüksek miktarda uyuşturucu ele geçirildiğinin altını çizen Sezer, şu ifadelere yer verdi:

"8 ayda yapılan operasyonlarda 2 ton 872 kilogram esrar, 2 ton 173 kilogram skunk, 168 kilogram kokain, 83 kilogram metamfetamin, 55 bin 493 sentetik ecza ve 81 bin 48 uyuşturucu hap yakalandı. Bunlar gerçekten çok önemli ve büyük rakamlar. Ülkemize uyuşturucu ve diğer zararlı malzemelerin girmemesi noktasında alınan tedbirler devam ediyor."

Operasyonlarda çok sayıda gümrük kaçağı elektronik sigara, alkollü içki, oto yedek parça, tarihi eser ve cep telefonu da ele geçirildi.

Elektrik akımına kapılan işçi hayatını kaybetti

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Dikkaya köyündeki elektrik direklerinde hat yenileme çalışması yapan firmada çalışan 21 yaşındaki R.D., elektrik akımına kapıldı.

İhbar edilmesi üzerine olay yerine jandarma ve 112 Acil Sağlık ekipleri intikal etti.

Çamlıhemşin Devlet Hastanesi'ne kaldırılan R.D, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Balıkesir'de uyuşturucu operasyonu: 5 zanlı yakalandı

İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kent genelinde uyuşturucu ticaretine yönelik çalışma başlattı.

Ekiplerce belirlenen adreslere düzenlenen operasyonlarda, çeşitli miktarlarda uyuşturucu, 13 tabanca fişeği, uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 32 bin 350 lira ile 205 avro ele geçirildi.

Gözaltına alınan 5 şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Sakarya sahillerinde yüzlerce kişi boğulmaktan kurtarıldı

Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı cankurtaran timlerinin müdahalesiyle kurtarılan 452 kişiden 10'u hastaneye sevk edildi, diğerlerinin tedavisi ayakta yapıldı.

Sahillerde kaybolan 130 çocuk da ekiplerce bulunarak ailelerine teslim edilirken, üç aylık süreçte boğulan olmadı.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Grup Amiri Samet Karaca, göreve 1 Haziran'da başladıklarını ve önlerinde 15 günlük mesai süreci kaldığını söyledi.

Bu süre boyunca boğulmadan kaynaklı ölümlü vaka yaşanmadığını aktaran Karaca, "Arkadaşlarımızı sürekli motive etmeye çalışıyoruz, diri tutmaya çalışıyoruz. Gerçekten yorucu bir sezon, çok kalabalıktı. Yoğun bir insan akını vardı buraya. 15 günü de kayıpsız bir şekilde tamamlayacağız inşallah." dedi.

Karaca, Kaynarca, Karasu ve Kocaali'de 78 personel, 7 jetski, 2 ATV, 1 4x4 araç, 1 binek araç ile 1 zodyak botla görevlerini en iyi şekilde sürdürmeye çalıştıklarını bildirdi.

İstanbul'da motorla dolaşan genci gasbettiler

Esenyurt Örnek Mahallesi'nde bir genç, motoruyla dolaştığı esnada henüz nedeni bilinmeyen sebeple bir grubun hedefi oldu.

Çocuğu durdurup tartışan gençlerden biri, çocuğa hakaret edip darbetmeye başladı.

Tekme tokat kavga eden şahıs, "Seni gasbediyorum, motorun anahtarını alın" diyerek emirler yağdırdı.

68B6A406Bcdf2298 W1200Xh766

MOTORU ALIP UZAKLAŞTILAR

Motor anahtarını alıp uzaklaşan gençler, daha sonra tekrar dönüp çocuğu bir daha darbetti.

İhbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri intikal etti.

Polisin gelmesiyle gençler, ara sokaklara kaçarak gözden kayboldu.

Yaşanan o anlar cep telefonu kamerasınca kayıt altına alındı.

Geriye bu görüntüler kaldı! Karabük'te acı manzara

Saraycık köyü mevkisindeki ormanlık alanda dün çıkan yangını söndürmek için zorlu çalışma yürütüldü.

Yangına, 9 helikopter, yangın yönetim aracı, 17 ilk müdahale, 72 arazöz, 17 su ikmal, 5 dozer, greyder, iki ekskavatör, 9 itfaiye, 13 tanker, 3 treyler, iki bekoloder, lowbed, iki ambulans, bir UMKE, 10 pikap ve 5 arama kurtarma aracı ile 554 personelle müdahalede bulunuldu.

9 E O N Ka V X0 O Um7Yuahlra Q

Havadan çekilen görüntülerde, yangının etkili olduğu bölgelerde yeşil ormanlık alanların yerini siyah kül örtüsünün aldığı görüldü.

Alevlerin etkisiyle geniş bir alanın zarar gördüğü yangın sonrası geriye acı bir manzara kaldı.

Jc X Jq5J Hp0 J B Kw5 T2 P D P A

4 YABANCI UYRUKLU TUTUKLANDI

Yangının çıkış nedenine ilişkin ekiplerin incelemesi devam ederken yangınla ilgili 5 yabancı uyruklu gözaltına alındı.

İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 5 kişiden 4'üne çıkarıldıkları hakimlikçe adli kontrol hükümleri uygulandı, biri savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Gediz Nehri'nde tedirgin eden görüntü

Aşırı sıcaklar ile yağışsız geçen yazın ardından barajlar, göller ve nehirlerin doluluk oranı azaldı.

Kütahya'dan doğan Uşak ve Manisa illerinden geçerek İzmir'in Foça ilçesinden Ege Denizi'ne dökülen 401 kilometrelik Gediz Nehri'nde bazı bölgeler kurudu.

Nehirdeki kuraklık nedeniyle özellikle Salihli'deki Demirköprü Barajı'ndan sonraki bölümlerde ve Turgutlu çevresinde kilometrelerce akış durdu.

C X B S B2 Pno Ua M Gmkq9F Le K A

GEÇEN SENEYE ORANLA YARI YARIYA DÜŞTÜ

Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, Gediz Nehri'nin Manisa'nın Salihli, Turgutlu, Ahmetli ilçelerinden İzmir'in Menemen ilçesine kadar, 1 milyon 350 bin dekar tarım alanını suladığını belirtti.

Kuraklık nedeniyle suların çekildiğini belirten Yalvaç, "Demirköprü Barajı, Kütahya'nın Murat Dağı'ndan gelen kar ve yağmurla doluyordu. 2024 yılında 1 Eylül’de barajın doluluk oranı eksi 7,71 iken bugün itibarıyla eksi 10,58. Geçen sene Demirköprü Barajı’na 290 milyon metreküp su gelirken, bu sene 164 milyon metreküp geldi. Yarı yarıya düştü" ifadelerinde bulundu.

Hee4 Gu W B V U O7N W5K Ngj4Pw

"KAPALI DEVRE SULAMA SİSTEMİ KURULMASI GEREKİYOR"

Yalvaç, çiftçilerin tarlalarını sulayamadığını ifade etti.

"Yılda 3-4 defa pamuk, mısır, domatesi, meyve ve sebzemizi sulamamız gerekir ki doğru, yenilebilir ürünler yetiştirelim." diye konuşan Yalvaç, "Sulama bir defaya düşünce ürünlerimizde hem maddi hem manevi yönden çok sorun yaşıyoruz. Kapalı devre sulama sistemi kurulması gerekiyor" dedi.

B C X Qww W6 U0Yxn E O E N 9 S Q

"TARLAMIZI SULAYAMIYORUZ"

Yalvaç, sulamada sıkıntı çektiklerini ifade edip şunları aktardı:

"Dinamolarımız, pompalarımızla sulamada da çok sıkıntı yaşıyoruz. Çünkü su çekildi. Çekildiği için pompa çok aşağıya inince su alamıyor. Devlet Su İşleri hemen hemen her mahallede su pompası çakmamıza müsaade etmiyor. Tarlamızı sulayamıyoruz. Bu konuda 2015'te tarım paydaşı olan birçok kurum bir dosya hazırladı. Demirköprü Barajı'ndan Menemen'e kadar kapalı sulama sisteminin olmasıyla ilgili hazırlık yapıldı. Bunun bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor."

Aydın'da zeytinlik ve ormanlık alanda çıkan yangın 2. gününde

Aydın'ın Efeler ilçesinin Pınardere Mahallesi'nde dün zeytinlik ve ormanlık alanda çıkan yangına ekipler gece boyunca müdahalede bulundu.

Arazisinin sarp ve engebeli olması nedeniyle müdahale zaman zaman zorlaştı.

Çalışma esnasında 2 itfaiyeci ile 1 orman işçisi yaralandı.

Yangına havadan ve karadan müdahale devam ediyor.

Pınardere Mahallesi'nde dün çıkan yangına orman ve itfaiye ekipleri müdahale etmiş, Aydın Valisi Yakup Canbolat, yangının İl Emniyet Müdürlüğüne ait atış poligonundaki tadilat esnasında spiraldan kaynaklandığını belirtmişti.

Boğulma tehlikesi geçirdi! Hastanede hayatını kaybetti

Samsun'un Atakum ilçesinin Yeşilyurt Mahallesi mevkisinde dün 27 yaşındaki Recep Yağcı, serinlemek için girdiği denizde boğulma tehlikesi geçirdi.

Yağcı, bilinci kapalı olarak Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne götürüldü.

Burada tedavi altına alınan Yağcı, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Yağcı'nın Kavak ilçesinde cezaevinde gardiyan olarak görev yaptığı öğrenildi.

Adana'da kaza: Sürücünün eşi hayatını kaybetti

Adana’nın Karaisalı ilçesi Hacımusalı Mahallesi’nde, Süleyman Şanlı yönetimindeki kamyon sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrildi.

Kazayı gören vatandaşların ihbar etmesi üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.

İtfaiye ekipleri, araçta sıkışan sürücü ile eşi Fadime Şanlı’yı bulunduğu yerden çıkardı.

YARALI SÜRÜCÜNÜN EŞİ HAYATINI LAYBETTİ

Sağlık ekipleri, yaralı sürücüyü hastaneye kaldırırken, eşi Fadime Şanlı’nın olay yerinde yaşamını yitirdiğini tespit etti.

Jandarmanın incelemelerinin ardından, hayatını kaybeden kadının cenazesi otopsi için hastane morguna götürüldü.

'Elektrik Arıza İhbar Uygulaması' artık e-Devlet kapısında

TEDAŞ'tan yapılan açıklamaya göre, elektrik kesintileri, arızaları ve sokak aydınlatma sorunlarını bildirmek isteyen vatandaşlar, e-Devlet üzerinden hızlı ve güvenli şekilde ihbarda bulunabilecek.

Uygulama, ilk olarak 2019'da "Aydınlatma Mobil Takip Uygulaması" adıyla sokak aydınlatma arızalarını bildirmek amacıyla kullanıma sunulmuştu.

2023'te yapılan iyileştirmeyle uygulamanın kapsamı, elektrik kesintileri ve genel arıza ihbarlarını da kapsayacak şekilde genişletilmişti.

Şu ana kadar 700 binden fazla kullanıcı tarafından indirilen uygulama üzerinden yapılan 2 milyona yakın ihbar çözüme kavuşturuldu.

Uygulama, "iOS: App Store", "Android: Google Play" ve "Huawei App Gallery: App Gallery" aracılığıyla indirilebiliyor.

Tekirdağ'da iki araç çarpıştı! 3 kişi yaralandı

Mustafa K. yönetimindeki hafif ticari araç ile Burhan G. idaresindeki hafif ticari araç Hıdırağa Mahallesi Çırak Bayırı'nda çarpıştı.

Kazada, sürücüler ile yolculardan Sibel T. yaralandı.

Yaralılar ambulansla Çorlu Devlet Hastanesine götürüldü.

Kaza anı etraftaki güvenlik kamerasına yansıdı.

Mersin'de aranan hükümlü yakalandı

Mersin İl Jandarma Komutanlığı'nın açıklamasına göre, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT), hakkında 172 dosyadan 34 yıl 2 ay 25 gün hapis cezası olan hükümlünün saklandığı adresi tespit etti.

Adrese düzenlenen operasyonda hükümlü yakalandı.

İKAMETGAHINDA ARAMA

İkametteki aramada, tabanca, şarjör, 30 fişek, dizüstü bilgisayar, 4 cep telefonu, harici bellek, 6 SIM kart, bir miktar uyuşturucu hap ve yurt dışı banklarına ait 3 kart ele geçirildi.

Firari hükümlünün, "dolandırıcılık, "şantaj", "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak", "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçlarından da şüpheli olarak arandığı belirlendi.

Hükümlü, işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.

Siirt’te 325 iş yeri kontrol edildi, 13 iş yerine ceza uygulandı

Siirt'te 15-25 Ağustos 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen denetimlerde 325 iş yeri kontrol edildi. Kurallara uymayan 220 iş yerine uyarı verilirken, mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği belirlenen 13 iş yerine toplam 18 bin 278 lira idari yaptırım uygulandı.

Denetimlerde seyyar satıcılar, kaldırım işgalleri ve hijyen kurallarına uymayan işletmelerin faaliyetleri yakından takip edildi.

Görüntü kirliliğine yol açan 3 el arabası, 1 tezgah tahtası ile flama, reklam panosu ve araç lastikleri toplanarak ilgili birimlerde muhafaza altına alındı.

Kent merkezinde otobüs duraklarına park eden iki araç ise Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından kaldırıldı ve sürücülere idari işlem uygulandı.

Siirt’teki zabıta denetimlerinin kent estetiği, kamu düzeni ve halk sağlığı açısından önem taşıdığı, çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğü aktarıldı.

Adana'da hafif ticari araç devrildi

Adana'nın merkez Seyhan ilçesi Turhan Cemal Beriker Bulvarı'nda hafif ticari araç, sürücüsünün kontrolünden çıkıp devrildi.

Çevredekilerin ihbar etmesi üzerine kaza yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

HASTANEYE KALDIRILDI

İtfaiye ekiplerince araçta sıkıştığı yerden çıkarılan yaralı sürücü, ambulansla hastaneye götürüldü.

Kocaeli'deki yangına ilişkin 2 şüpheli tutuklandı

Kocaeli'nin İzmit ilçesinin Yenidoğan Mahallesi’ndeki ağaçlık ve makilik alanda, 24 Ağustos'ta saat 14.00 sıralarında yangın çıktı.

Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü, itfaiye, sağlık ve polis ekipleri yönlendirildi.

68B598F82B8B3213 W1200Xh912

KONTROL ALTINA ALINDI

102 personelin görev aldığı ve 26 arazöz, 5 tanker ile 2 helikopterle müdahale edilen yangın, 2 saatte kontrol altına alındı.

Yangında yaralanan olmazken, T.A.’ya ait ev ise kullanılamaz hale geldi.

Olay sırasında işte olduğu öğrenilen ve geri döndüğünde evinin yandığını gören T.A., Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Barınma ve Konaklama Merkezi’ne yerleştirildi.

68B598Faa7406403 W1200Xh664

16 DÖNÜM ALAN YANDI

Yangında yaklaşık 16 dönüm ağaçlık ve makilik alan yandı.

Kullanılamaz hale gelen evin alt kısmındaki hurda ve lastiklerin yakıldığı, kontrolden çıkan alevlerin ağaçlık ve makilik alana sirayet ettiği ortaya çıktı.

68B598Fd939E1728 W1200Xh900

2 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından, yangına ilişkin S.S. ve G.Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli tutuklandı.

Bilecik'te nitelikli dolandırıcılık operasyonu

27 Ağustos 2025 tarihinde yaşanan olayda, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan kimliği belirsiz bir şahıs, E.Ü. isimli vatandaşın evine girerek 5 adet altın bilezik, 2 adet altın küpe ve 400 Euro nakit parasını aldı.

Olayın ardından Bilecik İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı JASAT, istihbarat ve asayiş ekipleri tarafından geniş çaplı bir çalışma başlatıldı. Ekiplerin yürüttüğü detaylı araştırmalar sonucu, olaya karışan şüpheliler ve kullanılan araç bilgileri tespit edildi. Ardından başlatılan takip ve operasyon neticesinde, şüpheli M.Ş.S., Manisa'nın Akhisar ilçesinde JASAT unsurlarınca yakalanarak gözaltına alındı.

Bilecik İl Jandarma Komutanlığı, suç ve suçlularla mücadele kapsamında yürütülen etkin çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini aktardı.

Manisa'da kaçak kazı yapan 10 kişiye suçüstü

Manisa'nın Soma ilçesinde kaçak kazı yaptığı belirlenen şüphelilere yönelik Soma İlçe Jandarma ekipleri tarafından operasyon gerçekleştirildi.

Düzenlenen operasyonda K.G., H.T.Ö., E.B., M.B., T.B., M.E., A.B., H.Ç., M.Ö. ve A.A. isimli şüpheliler kaçak kazı yaptığı esnada suç aletleri ile birlikte yakaladı.

Operasyonda; 66 adet yakın döneme ait olduğu değerlendirilen eski eser, 1 adet projektör, 2 adet beton delici, 1 adet jeneratör ile kazıda kullanılan çok miktarda alet ele geçirildi.

Şüpheliler hakkında adli işlemlere başlanırken, ayrıca izinsiz ormana giriş nedeniyle de idari yaptırım kararı uygulandı.

İngiliz turistler ile esnaf birbirine girdi! Taş ve sopalar havada uçuştu

Antalya'da bir grup yabancı turist, esnaf ile kavga etti. Olay, Alanya ilçesi Atatürk Caddesi'nde meydana geldi.

Caddedeki dükkan önünde oturan İngiliz turistler ve bir işletme çalışanı arasında başlayan konuşma iddiaya göre bir anda kavgaya dönüştü.

İNGİLİZ TURİSTLER ESNAFA KAFA ATTI

Esnafın etrafını çeviren altı İngiliz turist, önce esnafa kafa attı sonra yumruklamaya ve yerde tekmelemeye başladı.

8 D I N R Wl C0 Of4 L4Sdy7 W9 A

PARKE TAŞINA ŞEMSİYELİ KORUMA

Çevredeki diğer esnaflar da olaya müdahalede bulununca kavga büyüdü. Bir turist yerde bulunan parke taşını alıp esnafa attı. Esnaf ise kendilerini şemsiyeler ile savundu.

Kavganın büyümesi üzerine turistler bir otele sığındı.

Adrese polis ekipleri takviye edilirken, esnaf ve İngiliz turistler arasında yaralananlar oldu.

Qeit C J Saq0U J1 F F L C25 D Xg

İŞ YERİ MÜHÜRLENDİ

Konuyla ilgili soruşturma açılırken, belediye ekipleri iş yerini geçici olarak üç gün süreyle mühürledi.

Kavga anları ise güvenlik kamerasıyla kaydedildi.

Edirne'de yaralı bulunan caretta caretta tedaviye alındı

Edirne'nin Enez ilçesinde vatandaşlar sahilin Karagöl mevkisinde başından yaralı caretta carettayı fark ederek yetkililere haber verdi.

Ekipler gelene kadar vatandaşlar başından yaralanan caretta carettanın sıcaktan etkilenmemesi için üzerine nemli battaniye serdi.

Enez Emniyet Müdürlüğü Deniz Liman Şube Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) ve zabıta ekipleri olay yerine sevk edildi.

DKMP ekiplerince koruma altına alınan yaralı caretta caretta, İstanbul Akvaryum Deniz Canlıları Rehabilitasyon, Bakım, Tedavi ve Koruma Merkezi ekibine teslim edildi.

Muğla'da kaza kırıma uğrayan uçak Ankara'ya götürüldü

Olay, 29 Ağustos günü saat 19.00 sıralarında Yatağan'a bağlı Hacıbayramlar Mahallesi'nde meydana geldi.

Denizli’nin Buldan ilçesinde çıkıp, Aydın’ın Buharkent ilçesine sıçrayan yangına müdahale eden söndürme uçağı, zorunlu iniş yaptığı sırada kaza kırıma uğradı. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu.

İhbar edilmesi üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri intikal etti..

Tedbir amacıyla Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülen uçağın pilotu Hasan Bahar, taburcu edildi.

UÇAK ANKARA'YA GÖTÜRÜLDÜ

Orman Genel Müdürlüğü'nden gelen kaza kırım ekibi uçakta incelemede bulundu. Görevlilerin incelemesinin ardından 1,5 tonluk 2 su tankı, vinçle kamyonete yüklendi.

Uçak ise bulunduğu yerden helikopterle alınarak Ankara'ya götürüldü.

Kahramanmaraş'ta çeşitli suçlardan aranan 46 şüpheli tutuklandı

İl Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Asayiş Şubesi ekipleri, aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.

Tespit edilen adreslere düzenlenen operasyonlarda çeşitli suçlardan aranan 79 kişi gözaltına alındı.

Operasyonlarda bir miktar uyuşturucu ile 10 ruhsatsız tabanca ve 5 av tüfeği ele geçirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 46'sı tutuklandı, diğerleri tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

A A 20250901 38988767 38988765 K A H R A M A N M A R A S T A C E S I T L I S U C L A R D A N A R A N A N 46 S U P H E L I T U T U K L A N D I

Hatay Havalimanı'nda uçuşlar yeniden başladı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Hatay Havalimanı'ndaki çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihindeki depremlerde hasar gören Hatay Havalimanı'nda birinci etap çalışmalarının tamamlandığını belirten Bakan Uraloğlu, "2 bin 720 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki yardımcı pisti hizmete aldık. Bugün ilk sefer, Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan Hatay Havalimanı'na gerçekleştirildi" değerlendirmesini yaptı.

Bakan Uraloğlu, toplam 10 uçak park pozisyonlu yeni apronun 5 uçaklık kısmını, yeni pist ile apron arasına bağlantı taksi yolu ile regülatör binası ve ısı merkezinin inşa çalışmalarını da tamamladıklarını belirtti.

A A 20250901 38988695 38988692 H A T A Y H A V A L I M A N I N D A U C U S L A R Y E N I D E N B A S L A D I

İlk etap çalışmalarının devreye girmesiyle tarifeli uçuş sayılarının da arttığını kaydeden Uraloğlu, "Haftalık tarifeli sefer sayımızı 21'den 52'ye yükselterek 2,5 katına çıkardık. İstanbul Havalimanı, Sabiha Gökçen ve Esenboğa uçuşlarına depremden sonra ilk defa İzmir ve Kıbrıs Ercan Havalimanı uçuşları da eklendi” dedi.

Uraloğlu, ayrıca ana pistin yenilenmesi, hızlı çıkış ve bağlantı taksi yolları, çevre duvarı, terminal binası güçlendirmesi ve diğer altyapı çalışmalarının da sürdüğüne dikkati çekti.

Öte yandan havalimanına ilk inişi, Pegasus Hava Yolları'nın İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'ndan kalkan "PC2134" sefer sayılı uçağı saat 09.30'da gerçekleştirdi.

Yenilenen Hatay Havalimanı'ndan yapılan ilk uçuşu ise İstanbul'a dönmek için saat 10.45'te kalkan aynı hava yolu şirketine ait "PC2135" sefer sayılı uçak yaptı.

Erzincan’da 21 kaçak göçmen yakalandı, 2 organizatör tutuklandı

İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince; Erzurum-Erzincan karayolu üzerinde şüphe üzerine durdurulan iki araçta yapılan kontrollerde, yasa dışı yollarla girdiği değerlendirilen 21 yabancı uyruklu tespit edildi.

Bahse konu yabancı şüpheliler, işlemlerinin ardından Geri Gönderme Merkezine sevk edildi.

Olayla ilgili olarak göçmen kaçakçılığı suçundan gözaltına alınan D.A. ve H.K. isimli şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

CHP'li Foça Belediye Başkanı: "Yine söylüyorum, çevre atıklarını toplamayacağım"

İzmir'in Foça ilçesine bağlı Mustafa Kemal Atatürk Mahallesi sakinleri, alınmayan çöp ve çevre atıkları ile önceden haber verilmeden yapılan uzun süreli su kesintilerine isyan etti.

Bazı vatandaşlar, iyi bir emeklilik geçirmek için ilçeye geldiklerini, ama bin pişman olduklarını belirterek, başvurularına çözüm üretilmediğini söyledi.

SUSUZ YAZ, KARASİNEK, PİSLİK VE KOKU

Mahalle sakinlerinden Işık Yağcı, 13 yıl önce Maliye Bakanlığı'ndan emekli olduğunu, küçük ve sakin bir Ege kasabasında yaşama hayali ve isteğiyle, ailesiyle Foça’ya geldiklerini ama çok pişman olduklarını söyledi.

68B5715Ad01F2477 W1200Xh539

Işık Yağcı, şu ifadeleri kullandı:

“Emekli olduktan sonra buraya yerleştik. Küçük bir kasaba olduğu için, bundan sonra kalan ömrümüzü rahat, huzurlu, esenlik içinde geçirelim diyerek geldik. Bütün yaz susuzluk yaşadık. Hala, susuzluk çekiyoruz. Artı bu çöplerle mücadele ediyoruz. Karasineklerden, pislikten ve pis kokudan kapımızı, penceremizi, açamıyoruz. Nefes dahi alamıyoruz. Adı yazlık. Burası yazlık bir kasaba olmasına rağmen bizler, cam, pencere kapalı, klimalar altında yaşıyoruz. Ben şahsen geldiğime, ailem buraya geldiğine, biz çok pişman olduk. Sayın Başkanımıza ve yetkililere bu durumu defalarca iletmemize rağmen, herhangi bir çözüm alamadık. Sayın Başkanımız, 'Ben çöplerinizi toplamak zorunda değilim, çevre temizliği yapmak zorunda değilim, sizler bu pislikle yaşamaya, bu çöpün içinde yaşamaya alışın' diyerek bir beyanatta bulundu. Bu bizim çok zorumuza gidiyor. Çevre vergisi ödüyoruz. Çöp vergisi de veriyoruz. Buna rağmen bunları yaşıyoruz. Hakikaten çok pis. Yaşanacak gibi değil.”

"PARK YAPACAĞIZ DİYE TOPRAK DÖKTÜLER"

Çevredeki park alanının güzelleştirileceği gerekçesiyle toprak dökülerek bakımsız bir tarlaya döndürüldüğünü savunan Işık Yağcı, "Üç yıldan beri de bu parkın durumu bu. Daha önceden öbek öbek, kamyon kamyon toprak döküldü park yapılacak diye. Park yapılmadığı gibi, pislik ve rezillik içindeyiz. Daha beter oldu. Eskisi daha iyiydi. Hiç olmazsa otluktu. İnsanlar buralarda oturabiliyordu. Şu anda buralarda oturamıyoruz. Her türlü hayvan var burada. O yüzden buradan da geçemiyoruz. Hakikaten mağduruz. Çok sıkıntı içindeyiz” diye konuştu.

68B5716365D07802 W1200Xh800

"HER ŞEYE ANONS VAR SU KESİNTİLERİNE YOK"

Susuzluk probleminin de had safhada olduğuna değinen Yağcı, şöyle devam etti:

"Artı susuzluk. Sularımız kesiliyor devamlı. Buna da razı olduk. Evet, kuraklık var, küresel ısınma var, Bunları biliyoruz. Ama, her şey için belediye anons yapıyor burada. Cüzdan kayboldu, yaşlı bulundu anons ediyorlar. Bunlar çok güzel. Fakat suların kesileceğini de anons etseler. Sabah bir kalkıyoruz sular yok. Akşam yatıyoruz sular yok. Habersizce sularımız kesiliyor. İzmir’i arıyoruz, deniyor ki sizin belediyeniz ilgileniyor. Buradaki belediyeyi arıyoruz. İZSU ilgileniyor. Biz kime gideceğimizi, kimden yardım isteyeceğimizi şaşırmış durumdayız. Hakikaten buraya geldiğimize pişman olduk. Önceki günü dün arıyorduk, bugün dünü arıyoruz. Her geçen gün daha kötüye gidiyor burası. Lütfen sesimizi birileri duysun. Yetkililer duysun. Bu duruma bir çözüm bulunsun."

"YİNELİYORUM, ATIKLARI TOPLAMAYACAĞIM"

Bir röportajında "Çevre atıklarını toplamadım, toplamayacağım" diyerek dikkat çeken bir çıkış yapan Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, başta Foça'da yaşayan vatandaşlar olmak üzere her kesimden, sosyal medyadan büyük tepki çekmişti.

Fıçı, son açıklamasında sözünün arkasında olduğunu gösterdi.

Fıçı, şu ifadelere yer verdi:

“Yaptığım bir röportajın kısacık bir bölümü alınıp, 'Belediye başkanı çöp toplamıyorum' dedi şeklinde algı oluşturmak suretiyle yaygınlaştırıldı. Yoğun bir şekilde çevre atıklarıyla ilgili mücadele etmemiz gereken 250 kilometrekarelik bir alan olduğunu ve bu yıl özellikle çevre atıklarını toplamama kararı aldığımı beyan etmiştim. Bunun iki temel nedeni var: birisi, eğer siz evinizin içerisinde istemediğiniz şeyleri, Foçalıları rahatsız edecek boyutta sokağa yayarsanız herkes bundan şikayetçi oluyor. Bu hepimizi üzüyor. Bu yıl toplamadım, toplamayacağım da. Bunu bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Çünkü o çevre atıklarını, evindeki çekyatını, dışarıya koyma hakkı diğer vatandaşlara karşı yapılan bir kötü davranıştır. Biz ne yaptığımızı biliyoruz. Mevzuat ve yasa çerçevesinde görevlerimizi yerine getiriyoruz. Seneye yaza, umut ediyorum ki tüm ekip, ekipman, araç gerecimizle, yaz dönemi Foça’ya hazır olacağız. Ama bu yıl o çevre atıkları oralarda duracak. Çünkü, zaten toplama şansım yok.”

Av sezonu sona erdi: Tezgahlar çeşitlendi

15 Nisan 2025 tarihinde başlayan av yasağı 1 Eylül tarihinde sona erdi. Av sezonunun başlamasıyla Rizeli balıkçılar denize açıldı.

Beklenenin aksine palamutun çıkmadığı av sezonun ilk gününde tezgahlar istarvit, mezgit, barbun, sargan gibi balıklarla doldu.

E9 I Lfion Nk G Ske7 Gxdcv7G

Sezonun güzel başladığını dike getiren Balıkçı esnafı Yemen Çelik, "Daha yeni başladık. Umudumuz yüksek. Bu yıl hava sıcaklıkları biraz yüksek iklim şartlarına göre ama sanırım balığın her çeşidi tezgahımızda yer alacak. İlk güne göre bugün gayet iyi. Bu akşam tam anlamıyla denize çıkılacak, yarın tezgahlarda palamut balığını da göreceğiz. Fiyatı hakkında pek bir bilgimiz yok ama düşük olacağını düşünüyorum" dedi.

Y9Q Tf9 Hah E K Y0Ue9 A6 Ah8 Q

"Dörtyol-Hassa Demir Yolu ve Otoyol Projesi"yle Akdeniz'e ulaşım kolaylaşacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Dörtyol-Hassa Demir Yolu ve Otoyol Projesi hakkında bilgi verdi.

Projeye 1,55 milyar avro dış finansman sağlandığına işaret eden Bakan Uraloğlu, söz konusu finansmana ilişkin anlaşmaların Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Societe Generale arasında imzalandığını, İsveç İhracat Kredi Kuruluşu (EKN) ve İslam Kalkınma Bankası bünyesinde faaliyet gösteren İslam Yatırım Sigortası ve İhracat Kredisi Şirketinin (ICIEC) garantisi altında çeşitli ticari bankaların da sürece katıldığını kaydetti.

Uraloğlu, projenin tamamlanmasıyla İskenderun Körfezi'nden Amanoslar'ın ardındaki endüstriyel alanlara ve Gaziantep'e hem kara hem de demir yoluyla doğrudan ulaşım sağlanacağının altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:

"Dörtyol-Hassa hattı, İskenderun-Gaziantep ve İskenderun-Kahramanmaraş arasındaki mesafeyi kısaltacak. Proje, İskenderun Limanı'nı Orta Koridor'a bağlayacak, Akdeniz'e ulaşımı kolaylaştıracak. Sayın Cumhurbaşkanımızın temin edilen finansmanı onaylamasının ardından en kısa zamanda yer teslimini yaparak inşaata başlayacağız."

Projenin toplam 55 kilometre demir yolu hattı ve 25 kilometre otoyolu içereceğini belirten Uraloğlu, bir demir yolu hattı tüneli ile iki gidiş iki geliş olmak üzere toplam 4 şeritli iki otoyol tüneli inşa edileceğini bildirdi.

"MESAFE KISALACAK"

Uraloğlu, Amanos Dağları'nın altından geçecek tünellerin üç farklı tüpten oluşacağı ve her birinin uzunluğunun yaklaşık 20 kilometre olacağını ifade ederek, şu bilgileri paylaştı:

"Proje iki etaptan oluşacak olup, tünel yapımını kapsayan ilk etabı Hassa kavşağında sona erecek. Kara yolu bağlantısı ise Toprakkale-İskenderun Otoyolu'ndan Dörtyol kavşağına bağlanarak Amanos Dağları altından geçip Hassa üzerinden Kırıkhan-Nurdağı arasındaki mevcut kara yoluna entegre edilecek. Projenin ilk etabı kapsamında inşa edilecek 25 kilometrelik demir yoluyla yıllık 16,3 milyon yolcu ve yaklaşık 10 milyon ton yük taşıma kapasitesi oluşturulacak. Hat, bölge illerinin lojistik kapasitesini artırarak sanayi üretiminden turizme kadar pek çok alanda hareketlilik sağlayacak."

Projenin gerçekleştirilmesiyle ulaşım mesafelerinin de kısalacağına dikkati çeken Bakan Uraloğlu, mevcut mesafesi 235 kilometre olan Kilis-Osmaniye-İskenderun güzergahının 38,3 kilometre, 77,3 kilometre olan Kırıkhan-İskenderun-Dörtyol güzergahının 15,27 kilometre, 121 kilometrelik Nurdağı-Osmaniye-Dörtyol (Payas) güzergahının 20,6 kilometre, 78,8 kilometrelik Dörtyol-Kırıkhan-Hassa güzergahının 53,4 kilometre ve 84 kilometrelik Payas-Fevzipaşa arasındaki demir yolu güzergahının 29,6 kilometre azalacağını kaydetti.

Foça Belediye Başkanı: Yine söylüyorum, çevre atıklarını toplamayacağım

İzmir'in Foça ilçesine bağlı Mustafa Kemal Atatürk Mahallesi sakinleri, alınmayan çöp ve çevre atıkları ile önceden haber verilmeden yapılan uzun süreli su kesintilerine isyan etti.

Bazı vatandaşlar, iyi bir emeklilik geçirmek için ilçeye geldiklerini, ama bin pişman olduklarını belirterek, başvurularına çözüm üretilmediğini söyledi.

SUSUZ YAZ, KARASİNEK, PİSLİK VE KOKU

Mahalle sakinlerinden Işık Yağcı, 13 yıl önce Maliye Bakanlığı'ndan emekli olduğunu, küçük ve sakin bir Ege kasabasında yaşama hayali ve isteğiyle, ailesiyle Foça’ya geldiklerini ama çok pişman olduklarını söyledi.

68B5715Ad01F2477 W1200Xh539

Işık Yağcı, şu ifadeleri kullandı:

“Emekli olduktan sonra buraya yerleştik. Küçük bir kasaba olduğu için, bundan sonra kalan ömrümüzü rahat, huzurlu, esenlik içinde geçirelim diyerek geldik. Bütün yaz susuzluk yaşadık. Hala, susuzluk çekiyoruz. Artı bu çöplerle mücadele ediyoruz. Karasineklerden, pislikten ve pis kokudan kapımızı, penceremizi, açamıyoruz. Nefes dahi alamıyoruz. Adı yazlık. Burası yazlık bir kasaba olmasına rağmen bizler, cam, pencere kapalı, klimalar altında yaşıyoruz. Ben şahsen geldiğime, ailem buraya geldiğine, biz çok pişman olduk. Sayın Başkanımıza ve yetkililere bu durumu defalarca iletmemize rağmen, herhangi bir çözüm alamadık. Sayın Başkanımız, 'Ben çöplerinizi toplamak zorunda değilim, çevre temizliği yapmak zorunda değilim, sizler bu pislikle yaşamaya, bu çöpün içinde yaşamaya alışın' diyerek bir beyanatta bulundu. Bu bizim çok zorumuza gidiyor. Çevre vergisi ödüyoruz. Çöp vergisi de veriyoruz. Buna rağmen bunları yaşıyoruz. Hakikaten çok pis. Yaşanacak gibi değil.”

"PARK YAPACAĞIZ DİYE TOPRAK DÖKTÜLER"

Çevredeki park alanının güzelleştirileceği gerekçesiyle toprak dökülerek bakımsız bir tarlaya döndürüldüğünü savunan Işık Yağcı, "Üç yıldan beri de bu parkın durumu bu. Daha önceden öbek öbek, kamyon kamyon toprak döküldü park yapılacak diye. Park yapılmadığı gibi, pislik ve rezillik içindeyiz. Daha beter oldu. Eskisi daha iyiydi. Hiç olmazsa otluktu. İnsanlar buralarda oturabiliyordu. Şu anda buralarda oturamıyoruz. Her türlü hayvan var burada. O yüzden buradan da geçemiyoruz. Hakikaten mağduruz. Çok sıkıntı içindeyiz” diye konuştu.

68B5716365D07802 W1200Xh800

"HER ŞEYE ANONS VAR SU KESİNTİLERİNE YOK"

Susuzluk probleminin de had safhada olduğuna değinen Yağcı, şöyle devam etti:

"Artı susuzluk. Sularımız kesiliyor devamlı. Buna da razı olduk. Evet, kuraklık var, küresel ısınma var, Bunları biliyoruz. Ama, her şey için belediye anons yapıyor burada. Cüzdan kayboldu, yaşlı bulundu anons ediyorlar. Bunlar çok güzel. Fakat suların kesileceğini de anons etseler. Sabah bir kalkıyoruz sular yok. Akşam yatıyoruz sular yok. Habersizce sularımız kesiliyor. İzmir’i arıyoruz, deniyor ki sizin belediyeniz ilgileniyor. Buradaki belediyeyi arıyoruz. İZSU ilgileniyor. Biz kime gideceğimizi, kimden yardım isteyeceğimizi şaşırmış durumdayız. Hakikaten buraya geldiğimize pişman olduk. Önceki günü dün arıyorduk, bugün dünü arıyoruz. Her geçen gün daha kötüye gidiyor burası. Lütfen sesimizi birileri duysun. Yetkililer duysun. Bu duruma bir çözüm bulunsun."

"YİNELİYORUM, ATIKLARI TOPLAMAYACAĞIM"

Bir röportajında "Çevre atıklarını toplamadım, toplamayacağım" diyerek dikkat çeken bir çıkış yapan Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, başta Foça'da yaşayan vatandaşlar olmak üzere her kesimden, sosyal medyadan büyük tepki çekmişti.

Fıçı, son açıklamasında sözünün arkasında olduğunu gösterdi.

Fıçı, şu ifadelere yer verdi:

“Yaptığım bir röportajın kısacık bir bölümü alınıp, 'Belediye başkanı çöp toplamıyorum' dedi şeklinde algı oluşturmak suretiyle yaygınlaştırıldı. Yoğun bir şekilde çevre atıklarıyla ilgili mücadele etmemiz gereken 250 kilometrekarelik bir alan olduğunu ve bu yıl özellikle çevre atıklarını toplamama kararı aldığımı beyan etmiştim. Bunun iki temel nedeni var: birisi, eğer siz evinizin içerisinde istemediğiniz şeyleri, Foçalıları rahatsız edecek boyutta sokağa yayarsanız herkes bundan şikayetçi oluyor. Bu hepimizi üzüyor. Bu yıl toplamadım, toplamayacağım da. Bunu bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Çünkü o çevre atıklarını, evindeki çekyatını, dışarıya koyma hakkı diğer vatandaşlara karşı yapılan bir kötü davranıştır. Biz ne yaptığımızı biliyoruz. Mevzuat ve yasa çerçevesinde görevlerimizi yerine getiriyoruz. Seneye yaza, umut ediyorum ki tüm ekip, ekipman, araç gerecimizle, yaz dönemi Foça’ya hazır olacağız. Ama bu yıl o çevre atıkları oralarda duracak. Çünkü, zaten toplama şansım yok.”

Türkiye'nin saklı cenneti! Sesi ve görüntüsüyle mest ediyor

Sivas'ın Yıldız Beldesi'nde bulunan ve 'Saklı Cennet' olarak bilinen Değirmenaltı Şelalesi, eşsiz doğası ile ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Kent merkezine yaklaşık 52 kilometre mesafede yer alan şelale; yeşil doğası, berrak akan suları ve huzur veren sesiyle dikkatleri üzerine çekiyor.

Değirmenaltı Mağaraları ile birlikte bölgenin doğal güzellikleri arasında öne çıkan şelale, hem çevre illerden hem de ilçelerden gelen doğaseverlerin uğrak noktası haline geldi. Hafta sonu şelaleyi gezmeye giden vatandaşlar ise şelalenin önünde fotoğraf çektiriyor.

68B563Efb9698631E41426Da

"FOTOĞRAF ÇEKİNİP ANI BİRİKTİRDİK"

Ankara'dan geldiğini ifade eden Şükrü Zor, "Ankara'dan Sivas'a arkadaşımı ziyarete geldim. Ülkemizin böylesi güzel yerlerini ziyaret etmek bana çok keyif veriyor. Sivas'ın halkı çok cana yakın ve samimi. Yıldız Şelalesi'ni gezip fotoğraflar çekindik, ve anı biriktiriyoruz. Burası çok güzel bir yer, doğal güzellik. Sivas'ta gezdiğim yerlerin arasında en güzeli burasıydı" dedi.

20250901Aw528985 9

"ÇOK GÜZEL BİR YER”

Şelalenin doğal yapısının insana huzur verdiğini söyleyen Mustafa İmece, "El değmemiş ve doğal güzelliğini koruyabilen yerlerden bir tanesi. Çok güzel bir yer. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim. Zaman zaman geliyoruz buraya, çocuklarda çok seviyor. Çok doğal bir yapısı var. Etrafında insan yapılarının olmaması, şelalenin doğal yapısıyla kalması insana huzur veriyor. Bol bol fotoğraf çekindik anı biriktirdik ve mangal yapıyoruz" dedi.

Yozgat'ta izinsiz kazıya 4 gözaltı

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, ilçede izinsiz kazı yapıldığı bilgisi üzerine çalışma başlattı.

Kaçak kazı yapıldığı belirlenen Türüdüler köyü mevkisine giden ekipler, M.Y, D.M.H, M.Y. ile M.Ü'yü kazı yaptıkları sırada suçüstü yakaladı.

Alanda yapılan aramalarda kazıda kullanılan çeşitli malzemeler ele geçirildi.

Gözaltına alınan zanlıların jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

❌