Normal görünüm

Dün alınanlar — 7 Eylül 2026 Gazeteler

Kırtasiye alışverişinde sıkı denetim: Bakanlık ekipleri sahaya indi

İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Avrupa Yakası'nda 22, Anadolu Yakası'nda 14 olmak üzere toplamda 36 ekiple denetime çıktı.

Ekipler tarafından, okul ve beslenme çantası, kalem, defter, silgi, makas, kalemtıraş, boya ve yapıştırıcı gibi ürünlerin fiyat etiketlerinin bulunup bulunmadığı incelendi. Ürünlerin alış-satış faturalarına bakılarak haksız fiyat artışı denetimi yapıldı.

Ayrıca, ürün güvenliği açısından tehlikeli ve riskli görülen ürünler kontrol edildi, ürünlerin üzerindeki etiketler ve tüketiciyi bilgilendirme amaçlı metinler incelendi.

İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe, Şişli'de bir kırtasiyede katıldığı denetimin ardından yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

"İstanbul'da 5 Ağustos'tan itibaren 885 kırtasiye ürünü satan işletmede denetim yaptık. Bu 885 işletmede yaklaşık 106 bin 901 ürünü hem fiyat etiketi açısından hem haksız fiyat açısından hem de ürün güvenliği açısından denetledik. Bu denetimlerimiz neticesinde yaklaşık 251 ürünün reyonla kasa arasındaki fiyatların uyuşmadığını gördük. Bunlara 997 bin 223 lira tutarında idari yaptırım uyguladık. Yine bu denetimlerin içerisinde 24 bin 378 ürünün de fiyatlarını yüksek bulduk. Haksız Fiyat Artışı (HFA) tutanağı düzenledik. Faturalarını istedik. Bunların alım ve satım faturalarını inceliyoruz. Neticelendiğinde de Bakanlığımız bu konuda kamuoyuna duyuru yapacaktır."

İsmail Menteşe, denetimler sonucunda Fiyat Etiketi Yönetmeliği'ne uyumun da arttığını belirterek, "2025-2026 yılı aralığında işletmelerimizin fiyat etiketine uyum oranının ciddi oranda yükseldiğini gördük. Geçen yıl ile bu yıl arasında fiyat etiketine uyum açısından yüzde 85'lik bir iyileşme var. Bu bizim açımızdan da sevindirici. Vatandaşlarımız açısından da sevindirici." diye konuştu.

Bursa

Osmangazi ilçesindeki bir kırtasiye ürünleri satış mağazasında denetim yapan ekipler, ürünlerde fiyat etiketi olup olmadığını kontrol etti.

Sırt çantası, boya ve defter gibi ürünlerin raf ve kasa fiyatlarını karşılaştıran ekipler, ürünlerin güvenlik standartlarına uygunluğunu inceledi, iş yeri yetkililerini bilgilendirdi.

Bursa Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, kırtasiye ürünlerine yönelik denetimlere ağustosta başladıklarını, okulların açılmasına sayılı günler kala denetimleri artırdıklarını bildirdi.

Raflarda etiketi olmayan veya etiket ile kasa fiyatında uyuşmazlık olan her bir ürün için 3 bin 973 lira idari para cezası kesileceğini ifade eden Aslanlar, Ticaret Bakanlığınca fahiş fiyat artışı yapan işletmelere 180 bin 617 liradan 1 milyon 806 bin 177 liraya kadar idari para cezası uygulanabildiğini aktardı.

Balıkesir

Balıkesir'in Altıeylül ilçesindeki kırtasiyeleri denetleyen ekipler, ürünlerde fiyat etiketi olup olmadığını kontrol etti.

Ekipler, boya, silgi, defter ve kalem gibi kırtasiye ürünlerinde raf ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı.

Ürünlerin güvenlik standartlarına uygunluğunu da inceleyen ekipler, iş yeri yetkililerini bilgilendirdi.

Ticaret İl Müdürü İlhan Pehlivan, gazetecilere yaptığı açıklamada, yaklaşık 1 aydır kırtasiye denetimlerini sürdürdüklerini söyledi.

Malatya

Malatya'nın Yeşilyurt ilçesindeki market ve kırtasiyeleri denetleyen ekipler, ürünlerin güvenlik standartlarına uygunluğunu inceledi, iş yeri yetkililerini bu konuda bilgilendirdi.

Malatya Ticaret İl Müdür Vekili Songül Esen, gazetecilere, öğrencilerin ve velilerin ekonomik menfaatlerini korumak için denetim yaptıklarını söyledi.

Ekiplerin sahada olduğunu ifade eden Esen, şöyle konuştu:

"10 Ağustos itibarıyla 115 işletmede 8 bin 460 ürün denetlenmiş, 2 ayrı firmaya 4 farklı üründe idari para cezası uygulanmıştır. Vatandaşlarımız şikayetlerini ALO 175 Tüketici Hattı ile Haksız Fiyat Artışı (HFA) ve E-Devlet üzerinden iletebilirler. Ekiplerimiz tarafından ilgili işletmelere denetimlerimiz yapılacaktır."

Şanlıurfa

Şanlıurfa Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, yeni eğitim öğretim yılı dolayısıyla öğrencilerin sağlığı ve güvenliği ile tüketicilerin menfaatlerini korumak amacıyla kırtasiyelerde denetim yaptı.

Kent merkezindeki kırtasiyeleri dolaşan ekipler, satışı yapılan ürünlerin güvenlik standartlarına uygunluğunu inceledi.

Şanlıurfa Ticaret İl Müdürü İbrahim Akbaş, gazetecilere, toplumun menfaatlerini korumak için denetim yaptıklarını vurgulayarak, "Başta ürünlerin etiket ve kasa fiyatlarını kontrol ediyoruz. İş yeri çalışanlarını mevzuat konusunda bilgilendiriyoruz. Vatandaşlarımızın genel menfaati için denetimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz." dedi.

Diyarbakır

Merkez Kayapınar ilçesindeki bir kırtasiyede inceleme yapan ekipler, ürünlerin fiyat etiketi ile raf ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı.

Denetimlere katılan Ticaret İl Müdürü Zafer Atik, geçen aydan itibaren yoğun bir şekilde denetim yaptıklarını belirterek, "Amacımız tüketicilerimizin ekonomik menfaatlerini korumak. Kırtasiyelerde yaptığımız denetimlerde yaklaşık 204 esnafımıza ziyaret gerçekleştirdik. Bu ziyaretlerde 4 bin 357 ürünü kontrol ettik." dedi.

Atik, denetimleri sadece kırtasiye ürünlerine yönelik yapmadıklarını, aynı zamanda perakende satışa sunulan bütün ürün gruplarında gerçekleştirdiklerini belirterek, bu yılın başından itibaren 4 bin 151 firmada 76 bin 532 ürünü kontrol ettiklerini kaydetti.

Yapılan denetimlere ilişkin bilgi veren Atik, şu ifadeleri kullandı:

"Kural ihlali yapıldığını tespit ettiğimiz ürünlerle ilgili 8 milyon 128 bin 758 lira idari yaptırım kararımız oldu. Ticaret İl Müdürlüğü olarak hem esnafımıza rehberlik etmeye hem de tüketicilerimizin ekonomik menfaatlerini korumaya devam edeceğiz."

Sakarya

Adapazarı ilçesindeki kitapçılar çarşısındaki dükkanları denetleyen ekipler, ürünlerde fiyat etiketi olup olmadığını kontrol etti.

Ekipler, boya, silgi ve oyuncak türü kırtasiye ürünlerinde raf ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı.

Ürünlerin güvenlik standartlarına uygunluğunu da inceleyen ekipler, iş yeri yetkililerini bilgilendirdi.

Kocaeli

Kocaeli Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, kentte başta zincir marketler ve kırtasiyeler olmak üzere perakende ürün satışı yapan işletmeleri denetledi.

İzmit ilçesinde bir kırtasiyede denetim gerçekleştiren ekipler, çanta, kıyafet ve kırtasiye malzemeleri başta olmak üzere okul ürünlerini sağlık ve etiket açısından inceledi.

Kocaeli Ticaret İl Müdür Vekili Yücel Ekmekçi, AA muhabirine, fiyat etiketlerinin kapsam ve biçim açısından okunabilir, düzgün ve anlaşılır olması, tüketiciyi aldatıcı veya yanıltıcı bilgiler içermemesi gerektiğini belirterek, etiketlerde ürünün üretim yeri ile Türkiye'de üretilen mallarda bakanlıkça tescil ve ilan edilen "Yerli Üretim" logosunun bulunmasının zorunlu olduğunu bildirdi.

Ekmekçi, fiyat etiketlerinde ürünün özellikleri ile KDV dahil satış fiyatının yanı sıra birim satış fiyatı ve birim satış fiyatının uygulanmaya başlandığı tarihin de yer alması gerektiğini ifade etti.

Konuya ilişkin gerekli incelemeleri yaptıklarını, Fiyat Etiketi Yönetmeliği'nin 5. maddesinde belirtilen aykırılıkların tespit edilmesi halinde tutanak düzenleyerek gerekli işlemleri uyguladıklarını anlatan Ekmekçi, "İşletmelerimizde kasada fiyat farkının mevcut olması durumunda, tüketicinin lehine olan fiyat üzerinden satışın gerçekleştirilmesi daha makul olur. Aksi durumda bununla ilgili idari işlem müdürlüğümüz tarafından uygulanmaktadır." dedi.

Ekmekçi, Fiyat Etiketi Yönetmeliği kapsamında Kocaeli'de 2026 yılında toplam 8 bin 383 firmada 80 bin 961 ürünün incelendiğini, 1679 firmada 4 bin 273 üründe aykırılık tespit edilerek gerekli idari işlemlerin uygulandığını bildirdi.

Temel amaçlarının velilerin, öğrencilerin ve tüketicilerin ekonomik menfaatlerini korumak olduğunu vurgulayan Ekmekçi, söz konusu denetimlerin, aynı zamanda adil ve şeffaf bir rekabet ortamının oluşmasına katkı sağlamak amacıyla devam ettiğini kaydetti.

Trabzon

Ortahisar ilçesindeki kırtasiyeleri denetleyen ekipler, ürünlerin güvenlik standartlarına uygunluğunu inceledi, iş yeri yetkililerini bu konuda bilgilendirdi.

Trabzon Ticaret İl Müdür Vekili Hakan Bayrak, yaptığı açıklamada, amaçlarının tüketicilerin herhangi bir usulsüz uygulamaya maruz kalmadan alışveriş yapmalarını sağlamak olduğunu söyledi.

Denetimlerde herhangi bir aykırılık tespit edilmesi durumunda ise ilgili firmaya gerekli uyarıları yaparak idari yaptırım sürecini başlattıklarını dile getiren Bayrak, şunları kaydetti:

“Bu zamana kadar 190 firma ve 21 bin 916 adet ürün denetledik. Toplamda 63 bin 568 lira idari para cezası kararı uygulandı. Ayrıca tüketicilerimiz, alışveriş süreçlerinde karşılaştıkları aykırılıkları şikayet etmek veya akıllarına takılan soruları sormak için illerimizdeki Ticaret İl Müdürlüklerimize başvurabilir ya da 'ALO 175 Tüketici Hattı' üzerinden bizlere ulaşabilirler.”

Ordu

Ordu'nun Altınordu ilçesindeki kırtasiyeleri denetleyen ekipler, ürünlerde fiyat etiketlerini kontrol ederek, raf ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı.

Denetimlere katılan Ticaret İl Müdürü Şenel Çakır, yaptığı açıklamada, denetimlerde fiyat etiketi, kasa ve raf fiyat uyumu ile haksız fiyat artışına yönelik incelemeler yapıldığını dile getirdi.

Ticaret İl Müdürlüğünün yıl içerisinde kentte yaptığı denetimlere değinen Çakır, "1080 firmada denetim gerçekleştirilmiş, 91 bin 771 ürün denetlenmiş, 115 firmada 252 aykırılık tespit edilmiştir. Aykırılık tespit edilen ürünler için yaklaşık 1 milyon lira idari para cezası uygulanmıştır." bilgisini paylaştı.

Kaynak: AA

BİM 11 Eylül aktüel kataloğu 2026: Tencereden valize, mutfaktan tekstile dev fırsatlar

BİM 11 Eylül Aktüel kataloğunda pişirme ürünlerinden valiz çeşitlerine, battaniyelerden giyim ürünlerine, züccaciyeden ev düzenleyicilerine kadar çok sayıda ürün yer alıyor. Katalogda karnıyarık tenceresi 1.650 TL, büyük boy valiz 1.300 TL, küçük boy valiz ise 999 TL fiyatıyla dikkat çekiyor.

Hürmüz gerilimi petrolü yukarı itti: Brent 97,82 dolara yükseldi, İstanbul'da benzin 76,92 motorin 88,89 TL

Brent petrolün kasım vadeli varili haftanın ilk işlem saatlerinde yüzde 1,6 artışla 97,82 dolara, WTI 92,80 dolara yükseldi. ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı'ndaki arz riski fiyatı yukarı taşırken OPEC+ üyesi 7 ülke ekimde üretimi artırmama kararı aldı. İstanbul'da benzin 76,92, motorin 88,89, LPG 34,99 TL.

Dar ve orta gelirliye sosyal konut desteği: Yatırımlar yüzde 150 artacak, kiralık konut modeli yaygınlaşacak

Dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştıracak yeni dönem başlıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal konut yatırımlarının yüzde 150 artırılacağını açıklarken, kiralık sosyal konut uygulamasının da yaygınlaştırılacağını duyurdu. İstanbul'daki 15 bin kiralık sosyal konutta ise ilk teslimlerin eylül ayında başlaması bekleniyor.

Damlar kırmızıya boyandı, 300 TL'den alıcı buluyor: Acısı ellerini yakıyor, sıcağı nefes aldırmıyor

Hatay’da tarlalardan hasat edilen kapya biberler, kavurucu sıcağa ve zorlayan acıya rağmen emekçi kadınlar tarafından dilimlenerek salçaya dönüşüyor. Kilogram fiyatı 300 TL’den alıcı bulan salçalık biberin kuruması için serilen damlar kırmızıya büründü.

Dünden önceki gün alınanlar Gazeteler

Memur ve memur emeklisine ocakta yüzde 7 zam hesabı! OVP açıklandı, rakamlar değişti: Kalem kalem yeni maaşlar

Memurlara ve memur emeklilerine ocak ayında yüzde 5 artışa ilaveten enflasyon farkı görünürken, OVP’den artışın ipucu geldi. OVP'deki yüzde 28,4 enflasyon tahmini memura yüzde 1,91 fark getiriyor. Buna göre en düşük memur maaşı 75.140, emekli aylığı 33.734 TL'ye çıkacak. Takvim.com.tr yeni maaşları kalem kalem hesapladı.

Ekonomi yönetiminden 3 yıllık yol haritası: Yeni Orta Vadeli Program hedefleri belli oldu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Küresel riskler ve jeopolitik gerilimler doğrultusunda makroekonomik göstergelerin güncellendiği programda, 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3 olarak belirlendi.

Emekli ve memurun Ocak 2027 zammında 4 senaryo: En düşük aylıklar ve yeni maaş hesapları ortaya çıktı

SSK ve BAĞ-KUR emeklileri ile memur emekli aylıkları için Merkez Bankası beklentisi, anketler ve tahminler 4 zam senaryosuna işaret ediyor. En iyi senaryoya göre; memur maaşı 100 bin lira bandına otururken, en düşük emekli memur aylığı da 34 bin 279 liraya çıkacak.

Taşınma faturası kabardı! Evden eve nakliye 250 bin TL'yi buluyor

Kentsel dönüşüm, tayin dönemi ve okulların açılmasıyla hareketlenen evden eve nakliyat sektöründe fiyatlar 13 bin 500 liradan başlayıp 250 bin liraya kadar çıkarken, fahiş artışlar ve taşınma esnasında 'Eşyalarını vermeyiz' diyerek ek ücret talep eden fırsatçı firmalar tüketici mağduriyetini zirveye taşıdı.

Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası belli oldu: OVP'de 2,2 trilyon dolar milli gelir, 25 bin dolar kişi başı gelir hedefi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık rotasını çizen Orta Vadeli Program detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Küresel jeopolitik riskler ve savaşların etkileri gözetilerek güncellenen makroekonomik verilere göre, 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 28,4 olarak belirlendi. Program dönemi sonunda milli gelirin 2,2 trilyon doları aşması ve kişi başına gelirin 25 bin dolar seviyesine ulaşması hedefleniyor. İmalat sanayisini güçlendirmek amacıyla 250 milyar liralık ilave kredi desteği sağlanacağını duyuran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, teknolojik yatırımlar için 750 milyar liralık kaynağın devrede kalacağını bildirdi. Deprem bölgesi için yapılan harcamaların 2026 sonu itibarıyla 104 milyar doları bulacağı, bütçe açığının kademeli olarak düşürüleceği vurgulandı. Savunma harcamaları yüzde 229, sosyal konuta ayrılan bütçe yüzde 150 artırıldı. OVP, Başkan Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz duyurdu: Ekonomide üç yıllık yol haritası yarın açıklanıyor

Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde izleyeceği politikalar yarın netlik kazanacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ekonominin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Program’ın yarın kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Yılmaz, güncellenen programa yeni stratejik önceliklerin de entegre edileceğini belirtti.

Başkentin 8 aydaki ihracatı geçen yıla göre yüzde 20,7 artışla 12,2 milyar dolara ulaştı!

Ankara Sanayi Odasından (ASO) yapılan yazılı açıklamaya göre başkentin ihracatı, bu yılın 8 ayında geçen senenin aynı dönemine kıyasla 2 milyar 85 milyon dolar arttı.

Böylelikle bu dönemdeki dış satım yüzde 20,7 yükselişle 12 milyar 156 milyon dolara ulaştı.

Ülke ihracatındaki payı yüzde 6,5'ten yüzde 7,5'e çıkan Ankara, en çok dış satım yapan üçüncü il oldu. Başkentin yıllıklandırılmış ihracatı 19,57 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Ankara'nın geçen ayki ihracatı 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 2,9 artışla 1 milyar 347 milyon dolara ulaştı. Böylece son üç yılın en yüksek ağustos ayı ihracatı gerçekleştirildi.

Ankaralı firmalar, ağustosta 168 ülkeye ihracat yaptı, ilk 10 pazarın toplam dış satımdaki payı yüzde 56,5 oldu.

Başkentin ihracatında ilk sıra elektrik-elektronik sektörünün

Bu yılın 8 ayında elektrik-elektronik sektörü 1 milyar 513 milyon dolarla Ankara'nın ihracatında ilk sırada yer aldı. Sektörün ihracatı, 2025'in aynı dönemine göre yüzde 82 arttı.

Bu sektörü, 1 milyar 294 milyon dolarla otomotiv endüstrisi, 1 milyar 218 milyon dolarla kimyevi maddeler, 1 milyar 157 milyon dolarla makine ve aksamları ve 1 milyar 50 milyon dolarla madencilik ürünleri izledi.

Ankara'nın ocak-ağustos döneminde en büyük ihracat pazarı 976,5 milyon dolarla ABD oldu. Bunu 885,4 milyon dolarla Slovakya, 861,9 milyon dolarla Ukrayna, 822 milyon dolarla Çin ve 768,1 milyon dolarla Birleşik Krallık takip etti. Aynı dönemde başkentten ihracatın yüzde 40,4'ü Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldı.

"Ülkemiz ekonomisine en yüksek katkıyı sunmak için çalışıyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ankara'nın organize sanayi bölgeleri, üniversiteleri, AR-GE merkezleri ve nitelikli insan kaynağıyla güçlü ekosisteme sahip olduğunu belirtti.

Savunma sanayisinin kalbi Ankara'nın, yüksek teknolojili üretimdeki kabiliyetini her geçen gün geliştirdiğinin altını çizen Ardıç, şunları kaydetti:

"Ankara sanayisinin üretim gücü ve teknolojik yetkinliği, ihracattaki yükselişe de güçlü biçimde yansıyor. Hedefimiz, savunma sanayisinde yoğunlaşan yüksek teknoloji kapasitemizi sanayimizin geneline yaymak, ürünlerimizin katma değerini ve ihracatımızın birim değerini daha da artırmaktır. Firmalarımızın teknolojik dönüşümünü hızlandıran, uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıran ve yeni işbirliklerine kapı açan projeler yürütüyoruz. Başkentimizin üretim ve ihracat gücünü büyüterek ülkemiz ekonomisine en yüksek katkıyı sunmak için kararlılıkla çalışıyoruz."

Kaynak: AA

Emeklilerin geçim hesabı ağırlaşıyor

Tüm Emekliler Dayanışma Ağı'ndan İsmail Tutoğlu, artan kira, gıda ve sağlık giderlerinin emeklilerin bütçesini zorladığını belirtirken, Emekli Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Erdinç Aslan, emekli aylıklarının yaşam maliyetleri karşısında satın alma gücünün korunması gerektiğini vurguladı. Emekli temsilcileri, daha güvenli ve insanca bir emeklilik dönemi için gelir kayıplarının giderilmesi ve temel ihtiyaçlara erişimin kolaylaştırılması çağrısında bulundu.EN BÜYÜK YÜK GIDA, KİRA VE SAĞLIKEmeklilerin bütçesinde en fazla yük oluşturan kalemlerin başında gıda, kira, faturalar ve sağlık giderlerinin geldiğini belirten Tutoğlu, özellikle sağlık harcamalarındaki artışın sabit gelirli emekliler açısından önemli bir sorun oluşturduğunu söyledi.Tutoğlu, kendi kullandığı tansiyon ilacından verdiği örnekle, ilaç katkı paylarının emeklilerin bütçesinde oluşturduğu yükün zaman içerisinde arttığını anlattı. Daha önce herhangi bir ödeme yapmadan aldığı ilacın bugün kendisine 370 lira katkı payına mal olduğunu belirten Tutoğlu, yaş ilerledikçe sağlık harcamalarının da arttığına dikkati çekti. Emeklilerin sağlık hizmetlerine erişim konusunda da çeşitli güçlüklerle karşılaştığını savunan Tutoğlu, özellikle bazı branşlarda randevu sürelerinin uzamasının sorun oluşturduğunu ifade etti.Tutoğlu, emeklilerden kendilerine ulaşan şikayetlerde düşük maaş ve sağlık hizmetlerine erişimin öne çıktığını belirterek, bazı branşlarda randevu almanın zorlaştığını ve ileri tarihlere randevu verilebildiğini söyledi. Barınma giderlerinin de emekliler üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Tutoğlu, emeklilerin önemli bir bölümünün kirada yaşadığını ve kira ödemek zorunda olanların geçimlerini sürdürebilmek için çalışmaya devam ettiğini ifade etti. Emeklilik döneminin, uzun yıllar çalışma hayatının ardından daha sakin ve sosyal bir yaşam sürme dönemi olması gerektiğini belirten Tutoğlu, ekonomik nedenlerle çalışmaya devam eden emeklilerin sayısının yüksek olduğunu söyledi.Tutoğlu, emeklilerin çalışmaya devam etmek zorunda kalmasının gençlerin istihdam imkanları açısından da ayrı bir tartışma oluşturduğunu belirterek, emeklilerin ekonomik açıdan rahatlayabilmesinin hem onların yaşam kalitesini yükselteceğini hem de çalışma hayatındaki kuşaklar arası dengenin güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.“EMEKLİ OLDUKTAN SONRA YAŞAM KALİTESİ DÜŞÜYOR”Kendisinin de öğretmen emeklisi olduğunu belirten Tutoğlu, çalışma hayatındaki gelir ile emeklilik dönemindeki gelir arasındaki farkın yaşam standartlarına doğrudan yansıdığını söyledi.Tutoğlu, emeklilerin büyük bölümünün zaman içerisinde en düşük emekli aylığına yaklaşan gelir seviyelerinde yaşamaya başladığını belirterek, emeklilerin taleplerinin yalnızca maaş artışı olmadığını, çalışma hayatları boyunca oluşturdukları ekonomik değerin karşılığında daha güvenli ve insanca bir emeklilik dönemi geçirmek istediklerini dile getirdi.En düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine yükseltilmesi gerektiğini ifade eden Tutoğlu, bunun yanında asgari ücretin de çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir seviyede olması gerektiğini söyledi.Tutoğlu, ağustos ayı enflasyonunun yıllık yüzde 31,51 olarak açıklanmasının ardından, resmi enflasyon verileri ile vatandaşların günlük yaşamda karşılaştığı fiyatlar arasında fark bulunduğunu savundu.Özellikle pazardaki fiyatların emeklilerin hissettiği hayat pahalılığını daha doğrudan ortaya koyduğunu belirten Tutoğlu, sabit gelirle yaşayan kişiler açısından önemli olanın maaşın satın alma gücünü ne ölçüde koruduğu olduğunu ifade etti.Tutoğlu, “hissedilen enflasyonun” emekliler açısından gıda, kira, ilaç, ulaşım ve faturalar üzerinden değerlendirildiğini belirterek, temel ihtiyaçların fiyatındaki artışların emeklilerin bütçesinde daha fazla hissedildiğini söyledi.EMEKLİLER SOSYAL HAYATTAN DA UZAKLAŞIYORGeçim sıkıntısının yalnızca temel ihtiyaçlarla sınırlı kalmadığını belirten Tutoğlu, emeklilerin sosyal yaşama katılım imkanlarının da ekonomik koşullardan etkilendiğini ifade etti.Tatil yapmanın, şehir dışına çıkmanın, sosyal etkinliklere katılmanın veya kişisel araçla bir yere gitmenin birçok emekli için önemli bir harcama anlamına geldiğini belirten Tutoğlu, akaryakıt ve ulaşım giderlerinin yükselmesi nedeniyle emeklilerin hareket alanlarının daraldığını söyledi.Emeklilerin yalnızca ihtiyaçlarını karşılayabildiği değil, dinlenebildiği, sosyalleşebildiği ve yaşamdan keyif alabildiği bir emeklilik döneminin önemli olduğunu vurgulayan Tutoğlu, ekonomik imkanların sosyal yaşam üzerinde de belirleyici olduğunu dile getirdi.Emeklilerin taleplerinin temelinde insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine ulaşmak olduğunu belirten Tutoğlu, maaşların yanı sıra sağlık ve sosyal yaşam imkanlarının da iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. Tutoğlu, emeklilerin yıllarca çalışma hayatında yer aldıktan sonra ekonomik kaygılar nedeniyle yeniden çalışmak zorunda kalmamasının önemine işaret ederek, emeklilik döneminin daha güvenli ve huzurlu hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.Tüm Emekliler Dayanışma Ağı'nın farklı emekli dernekleriyle bağlantılı çalışmalar yürüttüğünü belirten Tutoğlu, emeklilerin ortak sorunlarının ve taleplerinin gündeme taşınması için çalışmalar yaptıklarını söyledi. EMEKLİ DERNEKLER FEDERASYONU: ALIM GÜCÜNÜN KORUNMASI ÖNEMLİEmekli Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Erdinç Aslan da emeklilerin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmesinde, açıklanan enflasyon oranlarının emeklilerin günlük yaşamda karşılaştığı fiyat artışlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.Aslan, emekli aylıklarının özellikle çarşı, pazar, kira, fatura, gıda ve temel ihtiyaçlardaki maliyetler karşısında değerlendirilmesinin önemine işaret ederek, emeklilerin satın alma gücünün korunması gerektiğini ifade etti.Emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Aslan, emekli aylıklarının yaşam maliyetleri karşısında daha güçlü bir seviyeye taşınması ve geçmiş dönemlerde oluşan alım gücü kayıplarının telafi edilmesi gerektiğini söyledi.Aslan, özellikle en düşük emekli aylığının emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir seviyeye çıkarılmasının önem taşıdığını vurguladı.SAĞLIK HARCAMALARI EMEKLİLERİN BÜTÇESİNDE ÖNEMLİ YER TUTUYORAslan'ın değerlendirmeleriyle birlikte emekli temsilcilerinin ortaklaştığı başlıklardan biri de sağlık harcamaları oldu.Yaş ilerledikçe sağlık ihtiyaçlarının arttığına dikkati çeken emekli temsilcileri, ilaç katkı payları ve sağlık hizmetlerine ilişkin diğer harcamaların sabit gelirle yaşayan emekliler açısından daha fazla hissedildiğini belirtiyor.Ekonomik koşulların sağlık hizmetlerine erişimden sosyal yaşama kadar emeklilerin günlük hayatının pek çok alanını etkilediğini ifade eden temsilciler, emeklilerin yalnızca maaşlarının değil, yaşamın bütününü kapsayan koşullarının değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çekiyor.Emekli temsilcilerinin değerlendirmeleri, emeklilerin beklentilerinin yalnızca maaş artışıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek gelir, sağlık hizmetlerine daha rahat erişim, barınma ve ulaşım giderlerinin bütçeyi aşırı zorlamaması ve sosyal hayata katılabilme imkanı, emeklilerin öne çıkan beklentileri arasında bulunuyor.Yıllarca çalışma hayatında yer alan emekliler, emeklilik döneminde ekonomik kaygılar yaşamadan hayatlarını sürdürebilecekleri bir gelir seviyesine ulaşmayı ve sosyal yaşamın içinde daha fazla yer alabilmeyi istiyor.Emekli temsilcileri, özellikle sabit gelirle yaşayan kesim açısından maaşın nominal miktarından çok satın alma gücünün korunmasının önem taşıdığını vurgularken, önümüzdeki dönemde emeklilerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesine yönelik adımların yaşam kalitesi açısından belirleyici olacağı görüşünde birleşiyor.

Türkiye ekonomisinin 2027-2029 yol haritası açıklanıyor: Yeni OVP’de enflasyon, büyüme ve istihdam hedefleri yer alacak

Türkiye ekonomisinin 2027-2029 dönemine ilişkin yol haritasını belirleyecek yeni Orta Vadeli Program (OVP) için geri sayım başladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyon, büyüme politikaları ve yapısal reformlara ilişkin hedeflerin yer alacağı yeni OVP'nin 6 Eylül Pazar günü saat 11.00'de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.

Eylül ayı yaşlı ve engelli aylığı ödemeleri hesaplara geçiyor: Toplam destek 9,3 milyar TL

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, eylül ayına ilişkin yaşlı ve engelli aylığı ödemelerinin hak sahiplerinin hesaplarına aktarılmaya başlandığını açıkladı. Bu ay kapsamında yaşlı aylığı için 5,3 milyar lira, engelli aylığı için ise 4 milyar lira ödeme yapılacak.

Para piyasası fonu kazançlarında yeni dönem: Yüzde 10 tevkifat uygulanacak

Para piyasası fonları ile unvanında 'para piyasası' ibaresi bulunan serbest fon kazançlarında uygulanan stopaj oranı yüzde 0'dan yüzde 10'a yükseltildi. Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren karar ile kurumsal yatırımcıların vergilendirme rejiminde kademeli esas benimsendi. Düzenleme kapsamında yerli ve yabancı gerçek kişilerin yatırım fonu katılma payı kazançlarına uygulanan yüzde 17,5 oranındaki tevkifat rejiminde ise herhangi bir değişikliğe gidilmedi.

Engelli ve eski hükümlülere hibe desteği: Tutar 905.000 TL'ye kadar çıkıyor, son başvuru 16 Eylül

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kendi işini kurmak isteyen engelli girişimcilere 735 bin liraya, eski hükümlülere ise 550 bin liraya kadar hibe desteği sağlanacağını açıkladı. Korumalı iş yeri projelerinde üst limit 905 bin lira olarak belirlenirken, eski hükümlü başvuruları ilk kez e-Devlet'e taşındı. Son başvuru tarihi ise 16 Eylül.

Gaziantep’te dolmalık patlıcan hasadı başladı: Tazesi 18 TL, kurusu ise bin adedi 4 bin TL'ye satılıyor

Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde dolmalık patlıcan hasadı başladı. İlçe kırsalındaki tarlalardan hasat edilen taze patlıcanlar, evlerde içleri oyulduktan sonra ipe geçirilip güneşte kurutularak dolmalık patlıcan halini alıyor.

İhracatta ağustos ve 8 aylık dönem rekoru

Bolat, Ticaret Bakanlığında düzenlediği toplantıda Ağustos 2026 ve Ocak-Ağustos 2026 dönemi dış ticaret verilerini kamuoyuyla paylaştı.Küresel ekonomide artan belirsizliklere, jeopolitik gerilimlere ve ticaretteki korumacı politikalara rağmen Türkiye'nin büyümeye, üretmeye ve ihracatını artırmaya devam ettiğini belirten Bolat, Türkiye Yüzyılı'nda ekonomi, üretim ve ihracat alanında yeni rekorlara imza atıldığını ifade etti.Ticaret Bakanlığının dış ticaret veri bültenine göre ağustosta ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolar, ithalat ise yüzde 10,5 artışla 28 milyar 706 milyon dolar oldu. Dış ticaret hacmi de yüzde 9,4 artarak 52 milyar 173 milyon dolara yükseldi.8 AYLIK İHRACAT 185 MİLYAR DOLARA ULAŞTIBolat, ocak-ağustos döneminde ihracatın yüzde 4 artışla 185 milyar 6 milyon dolara yükseldiğini ve rekor seviyeye ulaştığını belirtti.Aynı dönemde ithalat yüzde 5,3 artarak 250 milyar 791 milyon dolar, dış ticaret hacmi ise yüzde 4,7 artışla 435 milyar 798 milyon dolar oldu.2026'nın ilk 8 ayında Nisan, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ihracat rekoru kırıldığını aktaran Bolat, son 40 ayın 22'sinde aylık mal ihracat rekoruna ulaşıldığını, 29 ayında ise aylık ihracat artışı sağlandığını söyledi. Bolat, yıllıklandırılmış mal ihracatının 280,3 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti.Bakanlığın verilerine göre son 12 aylık dönemde ihracat yüzde 4,2 artarak 280 milyar 274 milyon dolar, ithalat ise yüzde 6 artışla 378 milyar 26 milyon dolar oldu. Yıllıklandırılmış dış ticaret hacmi 658 milyar 300 milyon dolara yükseldi.Bolat, yıllıklandırılmış ihracattaki artışın 11 milyar 235 milyon dolar olduğunu ifade etti.MAL VE HİZMET İHRACATI 405,3 MİLYAR DOLARA ULAŞTITürkiye'nin yıllıklandırılmış hizmetler ihracatının 125 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatının toplamının ise 405,3 milyar dolara ulaştığını açıklayan Bolat, hizmetler ihracatında da önemli bir mesafe katedildiğini vurguladı.Bolat, hizmetler ihracatının 2002'de 14 milyar dolar seviyesindeyken 2025'te 122,6 milyar dolara yükseldiğini ve 8,7 katına çıktığını belirterek, 2025 yılında hizmetler ihracatında 63,5 milyar dolarlık rekor fazla verildiğini bildirdi.Ağustosta ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 81,8 olarak gerçekleşti. Enerji verileri hariç tutulduğunda bu oran yüzde 98,8'e, enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda ise yüzde 95'e çıktı.Ağustos ayında dış ticaret dengesi 5 milyar 240 milyon dolar açık verirken, ocak-ağustos dönemindeki dış ticaret açığı 65 milyar 785 milyon dolar oldu.İhracatta Almanya, ithalatta Çin ilk sıradaAğustosta Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler Almanya, ABD ve İngiltere oldu. Almanya'ya 1 milyar 759 milyon dolar, ABD'ye 1 milyar 734 milyon dolar ve İngiltere'ye 1 milyar 201 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi.İthalatta ise ilk sırayı 4 milyar 710 milyon dolarla Çin aldı. Çin'i 2 milyar 70 milyon dolarla Almanya ve 1 milyar 873 milyon dolarla ABD izledi.Ülke grupları bakımından ağustosta en fazla ihracat 8 milyar 816 milyon dolarla Avrupa Birliği'ne yapılırken, ithalatta ilk sırayı 9 milyar 63 milyon dolarla Asya ülkeleri aldı. İHRACATIN YÜZDE 93,5'İ İMALAT SANAYİSİNDENSektörler itibarıyla ağustos ayında ihracatın yüzde 93,5'i imalat sanayisinden geldi. İmalat sanayisi 21 milyar 951 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün ihracatı 760 milyon dolar, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün ihracatı ise 539 milyon dolar oldu.Geniş Ekonomik Gruplar sınıflamasına göre ağustosta en fazla ihracat 13 milyar 154 milyon dolarla hammadde (ara malları) grubunda gerçekleştirildi. Bu grubu 7 milyar 41 milyon dolarla tüketim malları ve 2 milyar 978 milyon dolarla yatırım malları takip etti."HEDEFİMİZ KÜRESEL TİCARETTE DAHA ETKİN BİR TÜRKİYE"Bolat, Türkiye ekonomisinin istikrarlı büyümesini sürdürdüğünü de belirterek, 2026'nın ikinci çeyreğinde ekonominin yüzde 2,3 büyüdüğünü ve üst üste 24 çeyrek, başka bir ifadeyle 6 yıl boyunca kesintisiz büyüme kaydettiğini ifade etti.Yıllıklandırılmış GSYH'nin 1 trilyon 706 milyar dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördüğünü aktaran Bolat, ihracattaki gelişmelerin Türkiye'nin üretim ve ihracat kapasitesinin küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen güçlenerek devam ettiğini gösterdiğini söyledi.Bolat, "Hedefimiz; daha güçlü, daha rekabetçi, daha üretken ve küresel ticarette çok daha etkin bir Türkiye'dir." ifadelerini kullandı.Türkiye Yüzyılı'nı güçlü bir ekonomik yükselişin yüzyılı yapacaklarını belirten Bolat, üreticiden ihracatçıya, esnaftan çiftçiye ve iş insanlarına kadar toplumun tüm kesimleriyle ekonomik hedeflere kararlılıkla ilerleyeceklerini kaydetti.

Hongqi Türkiye’de yeni dönem: Dr. Berk Çağdaş, CEO ve Genel Müdür Olarak Atandı

Premium otomotiv markası Hongqi Türkiye, yönetim yapılanmasını güçlendiren önemli bir atamaya imza attı. Otomotiv, finans ve kurumsal yönetim alanlarında 30 yıllık üst düzey yöneticilik deneyimine sahip Dr. Berk Çağdaş, Hongqi Türkiye’nin CEO ve Genel Müdürü olarak göreve başladı.

Akaryakıt fiyatları güncellendi: Motorin Ankara ve İzmir'de 90 TL'yi, doğu illerinde 91,75 TL'yi aştı

Küresel piyasalarda petrol fiyatlarının yükselmesi, Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarını da etkilemeye devam ediyor. Son zamlarla birlikte benzin, motorin ve LPG fiyatlarında yeni rakamlar ortaya çıkarken, özellikle motorinin fiyatı bazı illerde 90 liranın üzerine çıktı.

Merkez Bankası ve ekonomist tahminleriyle 2027 zam tablosu: En düşük memur maaşı 76.355, emekli aylığı 26.096 TL olabilir

2026 yılının ikinci yarısındaki enflasyon verileri şekillenmeye başlarken, milyonlarca memur ve emekli 2027 ocak zammı için heyecanlı bekleyiş içerisinde. Buna göre iki aylık enflasyon yüzde 3,66 olarak gerçekleşti. Merkez Bankası tahminleri doğrultusunda hesaplanan oranlar, en düşük memur, memur emeklisi ile SSK ve Bağ-Kur emekli maaşlarının olası yeni rakamlarını gözler önüne serdi.

Manisa'da deneme amaçlı ekti, sonuçları şaşkına çevirdi: Üreticiler bağa akın etti, kapış kapış satılıyor

Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde genç üzüm üreticisi Mustafa Otuk’un dört yıl önce deneme amacıyla diktiği Sweet Sapphire cinsi siyah üzüm, ilk ürününü verdi. Uzun taneli, çekirdeksiz ve gevrek yapısıyla dikkat çeken üzüm çeşidi, üreticiler ve vatandaşlardan ilgi görüyor.

Doğu Karadeniz’den 8 Ayda Rekor İhracat! Rakam Dudak Uçuklattı...

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk İskender, yaptığı yazılı açıklamada, bu yılın 8 aylık döneminde Trabzon'dan 895 milyon 240 bin, Rize'den 129 milyon 827 bin, Gümüşhane'den 86 milyon 973 bin, Artvin'den ise 60 milyon 495 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini belirtti.

İhracatta geçen yılın aynı dönemine göre Trabzon'da yüzde 15, Gümüşhane'de yüzde 49, Artvin'de yüzde 30 oranında artış yaşandığını aktaran İskender, Rize'den gerçekleştirilen ihracatta ise yüzde 2'lik düşüş olduğunu ifade etti.

En fazla ihracat yapılan sektörlerin başında 575 milyon 749 bin dolarla fındığın geldiğini vurgulayan İskender, bunu 162 milyon 746 bin dolarla maden ve metaller, 154 milyon 164 bin dolarla su ürünleri ve hayvancılık mamulleri, 94 milyon 942 bin dolarla da yaş meyve ve sebzenin takip ettiğini aktardı.

Thumbs B C 6Bb7Cef7Db48Ecbb87517E23B01D1878

Doğu Karadeniz'den söz konusu dönemde 126 ülkeye satış yapıldığına işaret eden İskender, en fazla ihracat yapılan ilk beş ülkenin ise İtalya, Rusya, Gürcistan, Almanya ve Çin olduğunu belirtti.

Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat yapılan ülkelerden İtalya'ya yüzde 3, Rusya'ya yüzde 10, Gürcistan'a yüzde 16, Almanya'ya yüzde 42 ve Çin'e yüzde 61 oranında artış yaşandığına dikkati çeken İskender, geçen yılın aynı döneminden farklı olarak El Salvador, Gambiya, Sudan, Andorra, Maldiv Adaları ve Gabon'un da aralarında bulunduğu 12 ülkeye daha ihracat gerçekleştirildiğini kaydetti. ​​​​​​​

Kaynak: AA

Bir öğrencinin kırtasiye masrafı 1500 liradan başlıyor

2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasına kısa süre kala velilerin okul alışverişi telaşı da başladı. Öğrencilerin yeni dönemde kullanacağı defterden kaleme, okul çantasından beslenme çantasına kadar birçok ürüne talep artarken kırtasiyelerde de sezon hareketliliği yaşanıyor. Ancak geçen yıla göre yükselen fiyatlar hem velilerin bütçesini hem de kırtasiyeci esnafının satışlarını etkiliyor. Ankara Kitap ve Kırtasiyeciler Esnaf Odası Başkanı Müslüm Küçükarzuman, yeni eğitim dönemi öncesinde sektörde yaşanan hareketliliği değerlendirdi. Kırtasiyecilerin yılın en yoğun dönemlerinden birine girdiğini belirten Küçükarzuman, buna karşın küçük esnafın özellikle zincir marketlerle rekabet etmekte zorlandığını söyledi. “FİYATLARDA YÜZDE 20-25 ARTIŞ VAR”Kırtasiye ürünlerinin fiyatlarında geçen yıla kıyasla artış yaşandığını belirten Küçükarzuman, artış oranının ortalama yüzde 20-25 bandında olduğunu ifade etti. Fiyatların yükselmesinde bazı ürünlerde dışa bağımlılığın ve döviz kurunun maliyetlere yansımasının etkili olduğunu kaydetti. Okulların açılmasına kısa süre kala velilerin en fazla merak ettiği konuların başında ise bir öğrencinin okul alışverişinin ne kadara mal olacağı geliyor. Küçükarzuman, öğrencinin yaşına, sınıfına ve tercih edilen ürünlerin niteliğine göre toplam maliyetin değişebildiğine dikkat çekti. Bir öğrencinin temel ihtiyaçlarını kapsayan alışverişin yaklaşık bin 500 liradan başladığını söyleyen Küçükarzuman, bu hesaplamaya okul çantası, beslenme çantası, suluk, kalem ve defter gibi temel ürünlerin dahil olduğunu belirtti. Küçükarzuman, tercih edilen marka ve ürünlerin yanı sıra okul veya öğretmen tarafından talep edilebilecek ek malzemelere göre rakamın daha da yükselebileceğini ifade etti.  “EN BÜYÜK PROBLEMİMİZ ZİNCİR MARKETLER”Kırtasiyeci esnafının karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birinin zincir marketler olduğunu savunan Küçükarzuman, bu işletmelerin yoğun reklam çalışmaları nedeniyle tüketicide daha ucuz oldukları yönünde bir algı oluştuğunu öne sürdü. Küçükarzuman, “Şu an bizim en küçük kırtasiyecimizin bile onlardan daha ucuz olduğunu iddia ediyoruz. Vatandaşa ‘Mahallendeki kırtasiyeciyi koru, oradan alışveriş yap’ diyoruz. Esnafın yaşaması gerekiyor” dedi. Zincir marketlerin çok sayıda şubeyle faaliyet gösterdiğine işaret eden Küçükarzuman, küçük esnafın bu ölçekteki işletmelerle rekabet etmekte güçlük çektiğini söyledi. ZİNCİR MARKETLERE SATIŞ SINIRLAMASI ÖNERİSİKüçükarzuman, zincir marketlerin yalnızca kırtasiyecileri değil, farklı alanlarda faaliyet gösteren çok sayıda küçük esnaf grubunu etkilediğini belirterek, konuya ilişkin Ticaret Bakanlığı’na bir öneri sunduklarını söyledi. Belirli büyüklüğün altındaki marketlerde bazı ürün gruplarının satışına sınırlama getirilmesini istediklerini aktaran Küçükarzuman, “Bin 500 metrekareden daha küçük marketlerde kitap, kırtasiye, sigara ve ekmek satılmasın önerisinde bulunduk. Bununla ilgili çalışma yapılıyor. Eğer böyle bir düzenleme çıkarsa herkes her şeyi satamaz ve yerel esnafın korunmasına katkı sağlanır” ifadelerini kullandı. Küçükarzuman, farklı sektörlere ait ürünlerin aynı market çatısı altında satılmasının küçük işletmelerin müşteri kaybetmesine neden olduğunu savunarak yapılacak bir düzenlemenin mahalle esnafına önemli ölçüde nefes aldırabileceğini kaydetti.  “FİYATLARI KIRTASİYECİLER BELİRLEMİYOR”Kırtasiyelerde fahiş fiyat uygulanıp uygulanmadığına yönelik soruyu da yanıtlayan Küçükarzuman, sektörde denetimlerin sürdüğünü ve İl Ticaret Müdürlüğünün bu konuda kontroller gerçekleştirdiğini söyledi. Kırtasiyecilerin ürünlerin piyasa fiyatını belirleyen taraf olmadığını ifade eden Küçükarzuman, fiyatların üretici, ithalatçı, toptancı ve piyasa koşulları doğrultusunda oluştuğunu belirtti. Küçükarzuman, küçük esnafın sınırlı miktarlarda ürün satın aldığını ve sermaye yapısı nedeniyle piyasa fiyatlarını belirleyebilecek veya etkileyebilecek bir güce sahip olmadığını kaydetti. VELİLERE KIRTASİYE ÜRÜNÜ UYARISIVelilere okul alışverişinde yalnızca ürünün fiyatına, rengine veya kokusuna göre tercih yapmamaları konusunda uyarıda bulunan Küçükarzuman, özellikle çocukların kullanacağı ürünlerde sağlık ve güvenlik kriterlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Ürünlerin üzerindeki uygunluk ve güvenlik işaretlerinin kontrol edilmesi gerektiğini belirten Küçükarzuman, bilinen ve güvenilir markaların tercih edilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Kırtasiyecilerin sattıkları ürünler konusunda tüketiciyi bilgilendirebildiğini söyleyen Küçükarzuman, velilerin ürünün menşei ve özellikleri konusunda esnaftan bilgi alabileceğini belirtti. BAŞKENT KART VE KEÇİÖREN’DE KIRTASİYE DESTEĞİKüçükarzuman, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile yürüttükleri Başkent Kart projesine de değindi. Sosyal yardım alan öğrencilerin kırtasiye ihtiyaçları için Başkent Kart’a yatırılan ilgili destek tutarlarının anlaşmalı kitapçı ve kırtasiyecilerde kullanılabildiğini hatırlattı. Uygulamayla hem ihtiyaç sahibi öğrencilerin eğitim masraflarına katkı sunulduğunu hem de desteğin yerel kırtasiye esnafına yönlendirilmesinin sağlandığını belirten Küçükarzuman, vatandaşlara söz konusu desteğin kullanım alanlarını hatırlattı. Bu yıl Keçiören Belediyesi ile de benzer bir çalışma yaptıklarını belirten Küçükarzuman, belediye tarafından ihtiyaç sahibi öğrencilerin kırtasiye alışverişleri için sağlanacak desteğin Keçiören’deki anlaşmalı oda üyelerinde kullanılacağını söyledi. Küçükarzuman, uygulamanın hem öğrencilerin okul ihtiyaçlarının karşılanmasına hem de ilçedeki kırtasiyeci esnafının desteklenmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Yeni eğitim öğretim yılı için öğrenci, veli ve eğitimcilere başarı dileklerini ileten Küçükarzuman, “2026-2027 eğitim öğretim yılı hayırlı olsun. Kazasız, belasız ve başarılı bir yıl diliyorum” dedi.

Zorunlu e-kirada ‘yetkili emlakçı’ çağrısı

Kira sözleşmelerinde yeni bir dönemin kapısı aralanıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığının e-Devlet üzerinden kira sözleşmesi düzenlenmesine yönelik uygulamasında bugüne kadar 72 bin 581 sözleşme onaylanırken, sistemin tüm kira sözleşmeleri için zorunlu hale getirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor. Düzenlemeyi değerlendiren ATEM Başkanı R. Burak Arpacı, e-kira sisteminin sektörde kayıt dışılıkla mücadele açısından önemli bir adım olacağını vurguladı. Arpacı, yetkili emlak işletmelerinin sistemin temel aktörlerinden biri olması gerektiğini belirterek, “Kira sözleşmesi hazırlama ve bu süreci yürütme yetkisinin sadece Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesine sahip emlak işletmelerine verilmesi gerektiğine inanıyoruz.” dedi.  “EMLAK DANIŞMANLARI OLARAK SİSTEMİN AKTİF OLMASINI BEKLİYORUZ”Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası Başkanı Burak Arpacı, uygulamanın Ankara'daki emlakçılar açısından kullanımına ilişkin değerlendirmesinde, sistemin şu anda aktif olarak kullanılmadığını ifade etti. Emlak danışmanlarının uygulamanın etkin hale gelmesini beklediğini belirten Arpacı, “Emlak danışmanlarının sürece aktif şekilde dahil edilmesi hem vatandaşın hem de sektörümüzün işini kolaylaştıracaktır” dedi. Arpacı, emlak ofislerinin sisteme etkin şekilde dahil edilmesiyle kira değerlerinin gerçek seviyelerine yaklaşacağını, işlemlerin daha kısa sürede ve eksiksiz gerçekleştirilebileceğini ve kayıt dışı faaliyet gösteren emlak işletmelerinin önüne geçilebileceğini savundu. ZORUNLU E-KİRA DÖNEMİNE “YETKİLİ EMLAK İŞLETMESİ” ŞARTIBütün kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden yapılmasının zorunlu hale getirilmesine yönelik çalışmayı değerlendiren Arpacı, sistemin hayata geçirilmesinde emlak işletmelerinin rolünün net biçimde belirlenmesi gerektiğine dikkati çekti. Arpacı, “Kira sözleşmesi hazırlama ve bu süreci yürütme yetkisinin sadece Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesine sahip emlak işletmelerine verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Yetki belgesine sahip, kayıtlı ve denetlenen emlak işletmeleri bu sürecin en önemli aktörleri olmalıdır” ifadelerini kullandı. “KAYIT DIŞI KİRALAMALARI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE AZALTIR”E-kira sözleşmelerinin zorunlu hale getirilmesinin kayıt dışı kiralamalar üzerindeki etkisine de değinen Arpacı, düzenlemenin bu alanda önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Sistemin zorunlu hale gelmesiyle kayıt dışı kira işlemlerinin önemli ölçüde önüne geçilebileceğini kaydeden Arpacı, yetki belgesi olmadan emlakçılık faaliyeti yürüten kişilerin tespitinin de kolaylaşacağını ifade etti. Arpacı'ya göre sistem, sektörde kayıt dışılığın yanı sıra haksız rekabetle mücadeleye de katkı sağlayabilir. KİRA BEDELİNİN DÜŞÜK GÖSTERİLMESİNİ ZORLAŞTIRABİLİRE-Devlet üzerinden sözleşme düzenlenmesinin kira bedellerinin olduğundan düşük gösterilmesine karşı da etkili olabileceğini dile getiren Arpacı, bunun sorunu tamamen ortadan kaldırmasa dahi önemli ölçüde azaltabileceğini belirtti. Kira bedelinin elektronik sistemde kayıt altına alınmasının şeffaflığı artıracağını vurgulayan Arpacı, gerçeğe aykırı beyanda bulunmanın da zorlaşacağını söyledi. Arpacı, sistemin etkinliği açısından kayıt altına alınan bilgilerin ilgili diğer kurumların verileriyle sağlıklı şekilde eşleştirilmesinin önemli olduğunu kaydetti. VATANDAŞ EN ÇOK KEFİL, TAHLİYE TAAHHÜDÜ VE KİRA GÜNCELLEMESİNİ SORUYORArpacı, ev sahipleri ve kiracılardan kendilerine ulaşan soru ve taleplerin başında kefil bilgilerinin sisteme nasıl girileceği, tahliye taahhütnamesi ve kira bedelinin güncellenmesi gibi konuların geldiğini aktardı. Vatandaşların sistemi daha rahat kullanabilmesi için bilgilendirme faaliyetlerinin artırılması gerektiğini belirten Arpacı, özellikle uygulamalı yönlendirmelerin önem taşıdığını ifade etti. Kira bedeli ve ödeme bilgilerinin sistem üzerinden güncellenebilmesinin uyuşmazlıkların azaltılmasına katkı sağlayabileceğini de belirten Arpacı, bu kayıtların taraflar arasında daha sonra yaşanabilecek anlaşmazlıklarda önemli bir belge niteliği taşıyabileceğini söyledi. Arpacı, ancak sistemin başarısının kullanıcılar tarafından girilen bilgilerin doğru ve gerçeğe uygun olmasına bağlı olduğunun altını çizdi. ZORUNLULUK ÖNCESİ EĞİTİM VE TEKNİK ALTYAPI ÇAĞRISIE-kira sözleşmelerinin zorunlu hale getirilmesi durumunda vatandaşların ve emlakçıların mağduriyet yaşamaması için geçiş sürecinin iyi planlanması gerektiğini belirten Arpacı, ev sahipleri, kiracılar ve emlak danışmanlarına yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmalarının artırılmasını istedi. Kamu spotları ve uygulamalı eğitimlerin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Arpacı, sistemin kullanımının kolaylaştırılması, ortaya çıkabilecek teknik sorunlara hızlı müdahale edilmesi ve yetkili emlak işletmelerinin süreçteki rolünün açık şekilde belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Arpacı, ATEM'in sisteme yaklaşımını ise şu sözlerle özetledi: “Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası olarak kayıtlı, güvenilir ve denetlenebilir bir kira sistemini destekliyoruz. Ancak düzenleme yapılırken sahadaki gerçeklerin ve emlak danışmanlarının tecrübelerinin mutlaka dikkate alınmasını istiyoruz.” 81 İLDE E-KİRA SÖZLEŞMESİ DÜZENLENDİE-Devlet üzerinden kira sözleşmesi hizmeti kapsamında bugüne kadar 72 bin 581 sözleşme onaylanırken, 81 ilin tamamında e-kira sözleşmesi düzenlendi. Sistemle kiralamaya konu taşınmazın sahipliğinin kontrol edilmesi, doğrulanmış bilgilere erişimin sağlanması ve yetki belgesi olmadan kira işlemlerine aracılık edilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Elektronik sözleşmelerin entegre kamu hizmetlerinde kullanılabilmesiyle vatandaşların kira sözleşmelerini ayrıca ilgili kurumlara iletme yükünün azaltılması ve bürokrasinin önüne geçilmesi de hedefleniyor.

Altında yarın saat 15.30'a dikkat! İslam Memiş'ten gram ve ons altın tahmini

Altın fiyatlarında geçen haftaki teknik düzeltmenin ardından ibre yeniden yukarı döndü; Kapalıçarşı'da gram altın 6.870 liraya, ons altın 4.435 dolara ulaştı. ABD istihdam verileri öncesi piyasayı değerlendiren Finans Analisti İslam Memiş, 7.000 liranın altındaki rakamların alım için makul olduğunu belirterek yıl sonu için ons altında 5.000 dolar hedefini koruduğunu açıkladı.

Altın fiyatları düşecek mi, yükselecek mi: Finans Analisti İslam Memiş'ten yatırımcılara kritik destek seviyesi uyarısı

Finans Analisti İslam Memiş, altın piyasasındaki son gelişmeleri değerlendirerek yatırımcılara kritik uyarılarda bulundu. Piyasalarda kısa vadeli kâr satışlarının etkili olabileceğini belirten Memiş, gram ve ons altında takip edilmesi gereken destek seviyelerini açıkladı.

Piyasalarda jeopolitik fırtına: Ons altın 4.400 doları test ederken borsa yönünü aşağı kırdı

Jeopolitik gerilimler ve faiz patikasına ilişkin beklentiler emtia ve borsa tarafında sert fiyatlamalara yol açtı. Ons altın 4.400 dolar bandında seyrederken petrol fiyatlarındaki yükseliş sürdü. Uzmanlar, Borsa İstanbul'daki satış baskısına karşı yatırımcıları kritik direnç ve destek seviyeleri konusunda uyardı.

TMO'nun hububat mesaisinde rekor: 12,1 milyon ton alım yapıldı, üreticiye 170 milyar lira ödendi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hububat hasadının bu yıl bol ve bereketli geçtiğini belirterek, buğday ve arpada hasat oranlarının yüzde 99’a yaklaştığını duyurdu. Toprak Mahsulleri Ofisinin 12,1 milyon ton ürün alımı gerçekleştirdiğini bildiren Yumaklı, üreticilere toplam 170 milyar lira ödeme yapıldığını açıkladı.

Bakan Ömer Bolat açıkladı: İhracat ağustosta yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar dolara çıktı

Türkiye'nin ağustos ayı ihracat rakamını Ticaret Bakanı Ömer Bolat açıkladı. Bolat, 'Ağustosta ihracatımız, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolara çıktı, böylece en yüksek ağustos ayı ihracatına ulaştık.' ifadeleriyle rekoru duyurdu.

Emekli maaş zammında ilk tablo şekillendi! En düşük maaş 25.601 TL

Temmuz ve ağustos ayı enflasyon verilerinin netleşmesiyle SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Ocak 2027 zam oranına dair ilk somut rakamlar belirdi. İki aylık veriye göre en düşük emekli maaşı 24.414 TL seviyesine ulaşırken, 6 aylık enflasyon tahminlerine göre yeni taban maaşın 25.601 TL’ye yükselmesi bekleniyor.

Emeklinin ocak zammı için yeni oran! Formüllere göre en düşük maaş 26 bin TL'ye dayandı

SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin gözü kulağı ocak ayında yapılacak maaş artışına çevrildi. Altı aylık enflasyon verilerinin ikincisinin netleşmesiyle birlikte, yıl sonu zam oranına dair ilk somut tablolar da ortaya çıkmaya başladı. İki aylık enflasyon verisine göre en düşük emekli maaşı 24.414 TL'ye gelirken formüllere ve tahminlere göre 6 aylık en düşük maaş ise 25.601 TL olacak. İşte yeni maaşlar...

TÜİK Ağustos ayı enflasyon verilerini açıkladı: Aylık yüzde 1,84! Bakan Şimşek açıkladı: 6 yıl sonra en düşük seviye

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE ağustosta aylık yüzde 1,84, Yİ-ÜFE yüzde 2,57 arttı. Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 31,51, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 27,95 oldu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, temel mal enflasyonunun yüzde 15,9 ile Kasım 2020'den sonraki en düşük seviyeye gerilediğini bildirdi. Şimşek, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, 'Yıllık kira enflasyonu son 46 ayın en düşük seviyesine indi.' ifadelerini kullandı.

Eylül ayı kira artış oranı 2026: TÜFE ile Eylül kira zammı tavanı yüzde kaç? İş yeri, dükkan, konut...

Milyonlarca kiracı ve ev sahibinin merakla beklediği Eylül ayı kira artış oranında kritik gün geldi. Ağustos ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte, kira sözleşmesini Eylül ayında yenileyecekler için uygulanabilecek yeni artış oranı da netlik kazandı.

Emekliliği kaçıranlara müjde! Yargıtaydan SGK kayıtları ve akraba tanıklığı için karar

Sigortasız çalıştırıldığı için emeklilik hakkını kaybedenleri yakından ilgilendiren yüksek mahkeme kararına göre, çalışma süreleri hesaplanırken yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları esas alınmayacak. Önemli hukuki gelişmeyle birlikte, aynı iş yerinde görev yapmış akrabaların ifadeleri de tanıklıkta geçerli kabul edilecek.

Savaşlara rağmen havada büyüme tam gaz: İstanbul Havalimanı'nda yolcu trafiği artarken küresel talep gücünü koruyor

Dünyada jet yakıt krizinin konuşulduğu dönemde havacılık sektörü İstanbul’da buluştu. Sektör temsilcileri ‘savaşa rağmen büyümeye devam’ mesajı verdi. Küresel havacılıkta büyümenin ağırlıklı Türkiye ve Asya-Pasifik’ten gelmesi bekleniyor.

Manisa’da 138 yıllık lezzette hasat başladı: Yeşilken toplanıyor, güneşte kurutuluyor

Manisa’nın Demirci ilçesinde 1886 yılından bu yana yetiştirilen ve 2024 yılında coğrafi işaretle tescillenen ’Figani Efendi Eriği’nde hasat mesaisi başladı. Hiçbir zirai ilaç kullanılmadan yetiştirilen, yılda yaklaşık 200 ton üretimi yapılan erik, hem taze hem de kurutularak tüketicilere ulaştırılıyor.

Kayserili esnaf çocukluk hayali için meslek değiştirdi: İki paket sigara parasına 300 canlı doyuyor

Kayseri'nin Yeşilhisar ilçesinde yaşayan Faruk Yaşar (60), 22 yıl kozmetik üzerine yaptığı esnaflığı bırakarak çocukluk hayali olan kanatlı hayvancılığa yöneldi. Yaşar, "Çocukluk hayalim hayvanlarla iç içe bir çiftlik kurmaktı. Bu nedenle esnaflığı bıraktım, buna başladım. Aşağı yukarı 20 yıldır da bu işin içindeyim. Eski geleneklerimizi, göreneklerimizi, eski hayvancılığımızı çiftçiliğimizi yaşatmak istiyorum” dedi.

Ekonomide dengeler değişiyor: Nakit döviz çekimine yönelik kısıtlamalar uzatıldı

Rusya Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, bankalardan nakit döviz çekimine yönelik kısıtlamaların 9 Mart 2027’ye kadar uzatıldığı bildirildi.

Batılı ülkelerin, yaptırımlar kapsamında Rus bankaları ve finans kuruluşlarına nakit dolar ve avro edinme yasağı getirdikleri hatırlatılan açıklamada, kısıtlamaları uzatma kararının da bu yasağın devam etmesi nedeniyle alındığı belirtildi.

Rusya Merkez Bankası, Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle Mart 2022'de aldığı kararla, ülkedeki vatandaşların bankalardaki döviz hesaplarından yalnızca ruble cinsinden nakit para çekmesine izin veriyor.

Kaynak: AA

SGK borçlarında 183,3 milyar liralık tutar taksitlendirildi

NSosyal hesabından paylaşımda bulunan Işıkhan, prim borçlarının tecil ve taksitlendirilmesinde vatandaşlara kolaylık sağladıklarını belirtti.

Bakan Işıkhan, paylaşımında şunları kaydetti:

"4 Haziran 2026-31 Ağustos arasında işverenlerin ve sigortalı çalışanların SGK borçlarına yönelik yeni bir tecil ve taksitlendirme düzenlemesini uyguladık. Tecile başvuran işveren ve 4/b'li sigortalı çalışan sayısı 148 bin 984, tecil edilen borç tutarı 183,3 milyar lira, toplam tahsilat 7,5 milyar lira (ilk taksit miktarı). İşverenler ile çalışanların yanında olmaya, üretim ve istihdamı desteklemeye devam edeceğiz."

Muhabir: Samet Tunç

Altında düşüş ne kadar sürecek? İslam Memiş kritik seviyeleri açıkladı

Altın piyasasında yaşanan düşüş trendine ilişkin açıklamalarda bulunan Finans Analisti İslam Memiş, fiyatları baskılayan ana faktörleri sıraladı. Memiş, ons ve gram altın tarafında geri çekilmenin ne kadar süreceğine dair öngörülerini ve piyasanın takip etmesi gereken bant aralıklarını paylaştı.

SSK ve Bağ-Kur emeklisinin Ocak 2027 zammında yeni hesap: Yüzde 9,97 ile maaşlar ne kadar olacak?

Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisinin Ocak 2027 zammı için yeni ipucu geldi. Gözler 3 Eylül’de açıklanacak verilere çevrilirken AA Finans anketindeki yüzde 29,49'luk yıl sonu enflasyon tahmini gerçekleşirse, ikinci 6 aylık TÜFE yüzde 9,97 olacak. Aynı oranın 23 bin 552 liralık en düşük emekli aylığına yansıtılması halinde ödeme yaklaşık 25 bin 900 liraya çıkacak.

Ekonomi SPK'den yatırım fonlarına yönelik yeni düzenleme

SPK'nin yayımladığı duyuruda, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber'e yönelik, "Kurul Karar Organı'nın 28 Ağustos 2026 tarih ve 52/1589 sayılı kararı ile Kurulumuzun i-SPK.52.4 (20.06.2014 tarih ve 19/614 s.k.) sayılı İlke Kararı olarak kabul edilen Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’in 'Tanımlar' başlıklı bölümü ile (1.2.), (2.), (4.2.3.), (4.2.5.1.), (4.2.5.2.), (4.3.), (4.4.), (4.9.), (6.1.), (6.8.), (9.5.), (12.5.) maddelerinde değişiklik yapılmasına ve Rehber’e (4.2.10.), (4.10.), (6.12.), (9.8.) maddelerinin eklenmesine karar verilmiştir." ifadelerine yer verildi.

Kurul, III-55.1 sayılı Portföy Yönetim Şirketleri ve Bu Şirketlerin Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Tebliği'nin (PYŞ Tebliği) 41. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde, PYŞ Tebliği'nin "Portföy yönetim şirketinin kuruluş şartları" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan başlangıç sermayesi tutarının ve "Sermaye yeterliliğine ilişkin yükümlülükler" başlıklı 28. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan asgari ödenmiş sermaye tutarının her birinin 2027 yılı için geçerli olmak üzere geniş yetkili portföy yönetim şirketleri için 500 milyon lira ve faaliyetleri sınırlı portföy yönetim şirketleri için 250 milyon lira olarak belirlendiğini de duyurdu.

Duyuruda, VII-128.1 sayılı Pay Tebliği'nin (Pay Tebliği) 27. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki kişiler tarafından, herhangi bir 12 aylık dönemde, fiili dolaşımdaki pay oranı yüzde 50'nin üzerindeki ortaklıklar için ortaklık sermayesini temsil eden payların veya oy haklarının yüzde 2'sinden fazlasının ve fiili dolaşımdaki pay oranı yüzde 50 ve bunun altındaki ortaklıklar için ortaklık sermayesini temsil eden payların veya oy haklarının yüzde 4'ünden fazlasının, özel emir, BİAŞ Toptan Satışlar Pazarı (TSP) veya virman/devir yöntemleri ile yapılan satışlar dahil, Borsa dışında satılamayacağı ve fiili dolaşımdaki pay oranı olarak, satışın yapıldığı tarihte geçerli olan fiili dolaşım oranının dikkate alınacağı kaydedildi.

Söz konusu oranları aşan tutarda payların anılan yöntemlerle devredilmek istenmesi halinde Pay Tebliği'nin 27. maddesinin beşinci fıkrası ile 15. maddesindeki şartlar uygulanmaksızın devir öncesi pay satış bilgi formunun düzenleneceği ve bu formun Kurul'un onayına sunulacağı belirtilen duyuruda, "Kurulca onaylı pay satış bilgi formu düzenlenmeden anılan devirler Borsada özel emre veya TSP işlemlerine konu edilemez, devredilemez/virman yapılamaz. Bu konudaki sorumluluk, payını devreden ortak ile devre aracılık eden yatırım kuruluşlarındadır. 29 Ağustos 2026 tarihinden önce Borsa dışında yapılan satışlar ise herhangi bir 12 aylık dönem içerisinde yapılabilecek satış oranı hesaplamalarına dahil edilmez." ifadelerine yer verildi.

Haberi Paylaş

NSosyal

Muhabir: Samet Tunç

KOBİ'lere finansman nefesi! 250 milyar TL'lik destek paketinin ayrıntıları belli oldu: Kredi limiti 150 milyon TL'ye yükseltildi

Hükümet, istihdamını koruyan firmalara hem prim desteği hem de ucuz kredi imkânı sağlayacak. Kredi faizlerinin 12 puanını devletin karşılayacağı 250 milyar liralık finansman paketine başvurular 1 Eylül'de başlıyor. İşletmelere 6 aya kadar ödemesiz kredi, işçi çıkarmayan firmaya 3.500 TL prim desteği verilecek.

Merkez Bankası rezervleri 188,4 milyar dolara yükseldi

TCMB, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, 21 Ağustos itibarıyla Merkez Bankasının brüt döviz rezervleri 938 milyon dolar azalarak 74 milyar 228 milyon dolara geriledi.

Brüt döviz rezervleri, 14 Ağustos'ta 75 milyar 166 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

Bu dönemde altın rezervleri de 5 milyar 886 milyon dolar artışla 108 milyar 334 milyon dolardan 114 milyar 221 milyon dolara çıktı.

Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri, 21 Ağustos haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 949 milyon dolar artarak 183 milyar 500 milyon dolardan 188 milyar 449 milyon dolara yükseldi.

TCMB rezervleri Ocak 2024'ten bu yana şöyle (milyon dolar):

Tarih Altın Rezervleri Brüt Döviz Rezervleri Toplam Rezervler
26.01.2024 48.007 89.154 137.161
23.02.2024 49.271 82.479 131.750
29.03.2024 54.378 68.748 123.126
26.04.2024 59.113 64.967 124.080
31.05.2024 59.740 83.909 143.648
28.06.2024 58.077 84.833 142.910
19.07.2024 59.214 94.695 153.910
29.08.2024 60.043 89.329 149.373
27.09.2024 63.566 93.824 157.390
25.10.2024 65.894 93.504 159.398
1.11.2024 66.614 93.005 159.619
13.12.2024 65.307 98.175 163.482
24.01.2025 68.232 99.328 167.560
14.02.2025 72.475 100.677 173.152
21.03.2025 74.785 88.328 163.114
04.04.2025 76.422 77.838 154.261
30.05.2025 83.164 70.026 153.190
13.06.2025 86.543 72.744 159.289
25.07.2025 85.223 86.625 171.848
29.08.2025 87.326 91.031 178.357
05.09.2025 90.931 89.176 180.107
17.10.2025 111.169 87.273 198.442
14.11.2025 107.389 80.043 187.432
26.12.2025 116.894 76.978 193.872
30.01.2026 133.753 84.405 218.158
13.02.2026 132.199 79.586 211.784
27.03.2026 100.049 55.290 155.339
17.04.2026 112.647 61.821 174.467
26.05.2026 105.992 53.234 159.226
26.06.2026 94.954 54.251 149.205
03.07.2026 97.742 61.952 159.694
24.07.2026 100.210 62.396 162.606
31.07.2026 100.637 63.811 164.448
07.08.2026 107.345 71.022 178.366
14.08.2026 108.335 75.166 183.500
21.08.2026 114.221 74.228 188.449
Kaynak: AA

İstanbullular kültür ve eğlencede tasarrufa yöneldi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) aylık veri bülteni İstanbul Barometresi’nin temmuz sayısında, İstanbulluların kültür ve eğlence alışkanlıkları ele alındı. 758 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada, kent sakinlerinin kültürel yaşama katılım düzeyi, etkinliklere erişimde karşılaştıkları engeller, harcama tercihleri ve dijital eğlence alışkanlıkları incelendi. KÜLTÜR-SANAT ETKİNLİKLERİNE KATILIM SINIRLI KALDIAraştırmaya katılanların yüzde 45,8’i son bir yıl içerisinde herhangi bir kültür-sanat etkinliğine katılmadığını ifade etti. Etkinliklere katılanlar arasında ise en fazla tercih edilen etkinlik yüzde 33,9 ile konserler oldu. Konserleri yüzde 21,8 ile tiyatro ve stand-up gösterileri, yüzde 21,2 ile sanat galerisi veya müze ziyaretleri takip etti. Kitap fuarı ya da yazarlarla buluşmalar yüzde 16,2, sokak festivali ve açık hava etkinlikleri yüzde 16,1, film festivalleri ise yüzde 11,9 oranında tercih edildi. Tasarım, fotoğraf ve moda etkinliklerine katılım yüzde 6,2 olurken, dans gösterileri yüzde 5,9, opera, bale ve klasik müzik dinletileri ise yüzde 5,7 oranında kaldı. BİLET FİYATLARI EN BÜYÜK ENGELİstanbulluların kültür-sanat etkinliklerine katılımını zorlaştıran faktörlerin başında ekonomik nedenler geldi. Katılımcıların yüzde 45’i, “bilet ve giriş ücretlerinin yüksekliğini” etkinliklere katılımın önündeki en önemli engel olarak gösterdi. İkinci sırada ise yüzde 38,1 ile iş ve okul nedeniyle yeterli vakit bulamamak yer aldı. Böylece hem etkinliklerin maliyeti hem de zaman kısıtlamaları, İstanbulluların kültürel yaşama katılımını etkileyen başlıca unsurlar olarak öne çıktı. SOSYAL MEKÂN HARCAMALARI İLK SIRADA KISILDIAraştırmada ekonomik koşulların kültür ve eğlence harcamalarına etkisi de ölçüldü. Son bir yıl içerisinde en fazla tasarruf yapılan harcama kalemi, yüzde 41,4 ile restoran ve kafe gibi sosyal mekânlara yönelik harcamalar oldu. Katılımcıların yüzde 39,8’i ise ekonomik koşullar nedeniyle herhangi bir harcama kaleminde kısıntıya gitmediğini belirtti. Konser ve tiyatro biletlerinde kısıntıya gidenlerin oranı yüzde 37,6, sinema bileti harcamalarında ise yüzde 37,2 olarak kaydedildi. Müze ziyaretlerinde bu oran yüzde 26 olurken, kitap, dergi ve dijital içerik alımlarında yüzde 25,9, yayın platformu aboneliklerinde ise yüzde 25,2 olarak belirlendi. DİJİTAL İÇERİKLERE YÖNELİM ARTIYORAraştırma, dijitalleşmenin İstanbulluların kültür ve eğlence tercihleri üzerindeki etkisini de ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 56,9’u fiziksel olarak etkinliklere katılmayı tercih ettiğini belirtirken, yüzde 28,5’i kültürel deneyimler yerine sosyal medya ve dijital içerikleri tercih ettiğini ifade etti. Dijital içerikleri kültürel deneyimlere tercih edenlerin yüzde 34,3’ü bu tercihin temel nedenini, zaman kısıtlı olduğunda dijital içeriklerin daha pratik olması şeklinde açıkladı. Dijital içeriklerin daha erişilebilir ve uygun fiyatlı olması yüzde 29,6 ile ikinci sırada yer aldı. Katılımcıların yüzde 18,1’i sosyal çevrenin de dijital içeriklere yönelmesini tercih nedenleri arasında gösterirken, yüzde 12,5’i fiziksel mekânlara ulaşmanın zor veya yorucu olduğunu belirtti. GÜNLÜK SERBEST ZAMANIN BÜYÜK BÖLÜMÜ DİJİTAL İÇERİKLERE AYRILIYORAraştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de İstanbulluların günlük dijital eğlence süreleri oldu. Katılımcıların günlük ortalama dijital eğlence içeriği tüketim süresi 3 saat 8 dakika olarak hesaplandı. Buna karşılık iş, uyku, yemek ve çocuk bakımı gibi faaliyetler dışında kalan günlük ortalama serbest zamanın 3 saat 44 dakika olduğu belirlendi. Bu iki sürenin birbirine oldukça yakın olması, İstanbulluların günlük boş zamanlarının önemli bir bölümünü, hatta neredeyse tamamını dijital içerik tüketimine ayırdığını ortaya koydu.

Vergi ve prim borcu olan esnaf kredilerinde yeni dönem: Faiz indirim oranları değişti

Borç yükü nedeniyle krediye erişemeyen esnaf ve sanatkârlar için Hazine destekli finansman kapısı aralandı. Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile vergi ve SGK prim borcu bulunan esnafa borcun krediden kesilerek ödenmesi veya faiz indirim oranının düşürülmesiyle kredi kullanma imkânı sunuldu. Konuya ilişkin açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Üreten, yatırım yapan ve istihdam sağlayan esnafımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz.' dedi.

Ekonominin 2025 haritası belli oldu! Zirvede hangi sektör var?

Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 yılına ilişkin sanayi ve hizmet istatistikleri, ekonomide hizmet sektörünün ağırlığını ortaya koydu. Geçici sonuçlara göre, geçen yıl Türkiye’deki faal girişimlerin yüzde 48,4’ü hizmet sektöründe faaliyet gösterirken, toplam istihdamın yüzde 41,2’si bu sektörde gerçekleşti. Ciroda ise yüzde 46,8’lik payla ticaret sektörü ilk sırada yer aldı.

Memur maaşlarında 4 farklı zam formülü: Ocak 2027’de maaşlar 76 bin lirayı aşabilir

Yaklaşık 6,5 milyon memur ve memur emeklisinin ocak ayında alacağı maaş artışı için hesaplamalar başladı. Toplu sözleşme kapsamında yüzde 5 zam alacak memurlar için, 2026'nın ikinci yarısında enflasyonun yüzde 7'yi aşması halinde ayrıca enflasyon farkı da uygulanacak.

Altında yükseliş sürüyor! Ons ve gram altın güne artışla başladı

Küresel ve yerel piyasalarda altın, borsa, döviz ve Brent petrol dinamikleri Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem tarafından analiz edildi. Erdem, altın fiyatlarındaki yön arayışı ve yatırımcıların dikkat etmesi gereken seviyeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Altın fiyatları 27 Ağustos 2026: Altın düştü mü yükseldi mi?

Altın fiyatlarında hareketlilik yeni günde de sürüyor. Gram altın, güne yüzde 0,3 yükselişle başlayarak 7 bin 129 lira seviyesine çıkarken, yatırımcıların gözü küresel piyasalardaki gelişmeler ve Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentilerde. Ons altın da yüzde 0,3 değer kazanarak 4 bin 607 dolar seviyesinde işlem görüyor. İşte 27 Ağustos 2026 itibarıyla piyasada güncel altın fiyatları.

Türkiye ile Suriye arasında ticarette yeni dönem: Hedef 10 milyar dolar, Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı açılıyor

Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkaracak hedef için çalışmalar hızlandı. Beraberindeki 200 kişilik Türk heyetiyle Şam'a çıkarma yapan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yıl sonuna kadar Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı'nın açılabileceği mesajını verdi.

İhbar tazminatı ne kadar? 2026'da çalışma süresine göre ödenecek tutarlar ve Yargıtay'ın üst sınır kararı

Özel sektörde çalışanlar kıdem tazminatının yanı sıra ihbar tazminatı da alabiliyor. Bu tazminatın tutarı maaşa, çalışma süresine ve tabi olunan kanuna göre değişiyor. İhbar süreleri iş sözleşmeleriyle artırılabilirken bunun da bir üst sınırı bulunuyor.

Gram altın 7 bin liranın üzerinde: Üç ayın zirvesindeki altında kar satışı uyarısı! Fırtınalı piyasada sessiz yükseliş sürer mi?

Gram altının 7 bin lira, onsun ise 4 bin 600 dolar üzerindeki seyrini değerlendiren Faruk Erdem, 4 bin 700 dolar eşiğinde kâr satışlarının gelebileceği uyarısında bulundu. Körfez'deki gerilim, 90 dolara dayanan petrol ve kritik Fed mesajları altının yönünde belirleyici olacak.

Motorinde dev indirim: Mazotun litre fiyatı ne kadar oldu?

Akaryakıt piyasasında sürücüler için dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Petrol fiyatlarında son günlerde görülen sert düşüşün ardından motorinin litre fiyatında 5,36 TL'lik indirime gidildi. Yeni fiyatlar gece yarısından itibaren pompaya yansırken, özellikle motorin kullanan araç sahipleri önemli bir rahatlama yaşadı.

A101, BİM, ŞOK kırtasiye ürünleri kataloğu 2026: Defter, kalem ve çanta fiyatları ne kadar?

Okulların açılmasına sayılı günler kala veliler ve öğrenciler kırtasiye alışverişine hız verirken, A101, BİM ve ŞOK kampanyalı ürünleriyle dikkat çekiyor. Defterden kaleme, boya setinden okul çantasına kadar pek çok kırtasiye ürünü raflarda yerini alırken, uygun fiyatlı alışveriş yapmak isteyenler aktüel kataloglardaki fırsatları araştırıyor. İşte güncel kırtasiye ürünleri fiyat listesi.

Türkiye'nin kredi risk primi 6 ayın en düşüğünde... CDS 217 baz puana gerileyerek rekor kırdı

Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi, bölgesel çatışma risklerinin azalmasıyla 6 ayın dibine geriledi. ABD ve İran arasındaki gerilimin Pakistan'ın arabuluculuğunda askıya alınması, küresel finans sisteminde gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını güçlendirdi. Merkez Bankasının piyasadaki Türk lirası sıkışıklığını önlemeye yönelik stratejik swap hamleleri, kredi koşullarını iyileştirirken Türkiye'nin risk priminin 217 baz puana kadar düşmesinde başrol oynadı. Uzmanlar, piyasaların olumlu gelişmeleri fiyatlamaya istekli olduğunu vurguluyor.

Altın yatırımcıları dikkat! Gram 7 bin TL'yi aştı

Son haftalarda yaşanan hareketliliğin ardından 26 Ağustos Çarşamba gününde altın yatırımcısının gözü yeniden piyasalara çevrildi. Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem, A Haber canlı yayınında gram altın, döviz, borsa, gümüş ve petroldeki kritik beklentileri açıkladı.

Kademeli emeklilikte son durum! Ev kadınlarına emeklilik şartlarında son durum

Sosyal medyada sıkça gündeme gelen kademeli emeklilik beklentileriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Faruk Erdem, mevcut yasal düzenlemelerde bu yönde bir adım olmadığını vurguladı. Erdem, ev kadınlarının ise kendi primlerini ödeyerek isteğe bağlı sigortayla emekli olabileceklerini açıkladı.

Ticaret Bakanlığı ceza yağdırdı! Sınırsız çay vaadine 108 bin TL yaptırım: “Fiyat için DM” ilanlarına denetim

Ticaret Bakanlığı vatandaşı yanıltan işletmelere ceza yağdırdı. Sınırsız çay vaadini yerine getirmeyen kafeye 108 bin lira ceza kesildi. Kanuna aykırı ifadeler nedeniyle tüketiciyi yanıltan marketlere ve saç çıkardığı iddia edilen spreye para cezası geldi.

Merkez Bankası eylülde faiz indirir mi? Ekonomist Serkan Gönençler kritik tarihi açıkladı

Sanayi hisselerindeki satış baskısı ve jeopolitik gelişmelerin öne çıktığı günde, teknik destek seviyeleri ve güncel piyasa göstergeleri netleşti. Ekonomist Serkan Gönençler, ağustos enflasyonu ve mevcut stopaj oranları göz önüne alındığında Merkez Bankası'nın eylülü pas geçip ilk indirimi ekimde yapmasının daha muhtemel olduğunu söyledi.

Bankaların tahmin oyunu tutmuyor: 4.600 dolarlık altında petrol ve faiz riski!

Altındaki yükselişi değerlendiren Serkan Gönençler, orta vadeli görünümün olumlu olduğunu ancak tahvil faizleri ve petrol baskısı nedeniyle 2-3 ay içinde düzeltme yaşanabileceğini belirtti. Gümüşte ise 72 dolar seviyesi kritik eşik olarak öne çıkıyor.

Altın 4.600 dolara dayandı: Petrol 100 dolara koşarsa ralli biter mi?

Ons altın 4.000 dolar seviyesinden toparlanarak 4.600 dolara yaklaşırken, Fed’in faiz politikası ve Hazine adımları piyasayı şekillendiriyor. Uzun vadeli olumlu beklentilere karşın yükselen tahvil faizleri ve petrol fiyatları kısa vadede olası bir düzeltmeye işaret ediyor.

Güneşin altında bir dünya lezzeti: İtalyan pizzalarını, Amerikan burgerlerini lezzetlendiriyor

Diyarbakır'da Karacadağ’ın eteklerinde yetiştirilen domatesler, tarlalarda tuzlanıp güneşte kurutulduktan sonra İtalya ve ABD başta olmak üzere dünyanın farklı ülkelerine ihraç ediliyor. Günde 45-50 derece sıcak altında çalışan işçiler, zorlu koşullara rağmen üretime katkı sağlıyor.

Konut fiyatları arttı, ev sahibi olmak zorlaştı

Türkiye’de konut piyasasında yüksek fiyatlar, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve artan üretim maliyetleri vatandaşın ev sahibi olmasının önündeki en önemli engeller arasında yer alıyor. Konut piyasasındaki mevcut tabloyu değerlendiren Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası Başkanı Burak Arpacı, Ankara’da konut fiyatlarının Türkiye ortalamasının üzerinde arttığına dikkat çekerken, enflasyondan arındırılmış verilerin ise konut fiyatlarında reel gerilemeye işaret ettiğini söyledi. İlk kez ev sahibi olacaklara yönelik finansman desteğinin önemine değinen Arpacı, faizlerin düşmesi halinde satışların hareketlenebileceğini ancak talep artışının yeni konut üretimiyle desteklenmemesi durumunda fiyatlar üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşabileceğini ifade etti. KONUT FİYATLARINDA REEL GERİLEMEKonut fiyatlarının, enflasyondan arındırıldığında reel olarak gerilediğini belirten Arpacı, “Burada vatandaşın dikkat etmesi gereken nokta, nominal artış ile reel artış arasındaki farktır. Konut fiyatları kâğıt üzerinde yüzde 25 artmış olsa da enflasyondan arındırıldığında yüzde 5,1'lik bir gerileme söz konusu. Yani konut fiyatları artıyor gibi görünürken, vatandaşın alım gücü karşısında konutun reel değeri düşüyor” dedi. ANKARA’DA KONUTA ERİŞİM ZORLAŞIYORAnkara’da konut fiyatlarının Türkiye ortalamasının üzerinde arttığını söyleyen Arpacı, “Ankara’da kamu çalışanları, öğrenciler, memurlar ve farklı sektörlerde çalışanların oluşturduğu güçlü bir konut talebi var. Bunun yanında Ankara’nın deprem güvenliği açısından İstanbul’a kıyasla daha fazla tercih edilmesi de talebi destekliyor. Yeni konut üretim maliyetlerinin yükselmesi ve arsa maliyetleri de fiyatları yukarı taşıyor. Temmuz ayında Ankara’da konut fiyatları yıllık yüzde 26,6 artarken, Türkiye genelindeki artış yüzde 25 oldu” ifadelerini kullandı.*Türkiye’de konut piyasasındaki en büyük sorunun, vatandaşların konuta erişimde yaşadığı güçlük olduğunu ifade eden Arpacı, “Bir tarafta yüksek fiyatlar, diğer tarafta yüksek kredi maliyetleri ve gelirlerin konut fiyatlarına yetişememesi var. Piyasada konut var ancak vatandaşın bu konutu satın alabilecek finansmana ulaşması zor” diye konuştu. İLK EVİM KREDİSİ PİYASAYI HAREKETLENDİRECEKİlk Evim Konut Kredisi düzenlemesinin vatandaşların ev sahibi olmasını kolaylaştıracağını belirten Arpacı, “İlk kez ev sahibi olmak isteyenlere yönelik Hükümetimizin düşük faizli İlk Evim Konut Kredisi düzenlemesi, faiz yükünü hafifleterek konut satışlarında ve inşaat sektöründe belirgin bir hareketlilik yaratması beklenmektedir. Özellikle ilk kez konut alacak dar ve orta gelirli vatandaşların finansmana erişimini kolaylaştırarak piyasadaki alıcı sayısını yükseltecektir. Uzun süredir durağan seyreden konut üretimini İnşaat Sektörünü canlandırıcaktır” ifadelerini kullandı. YÜKSEK FAİZLER KONUT TALEBİNİ ERTELİYORYüksek konut kredisi faizlerinin vatandaşların konut satın alma kararlarını ertelemelerine neden olduğunu ifade eden Arpacı, “Konut kredisi faizleri doğrudan satışları etkiliyor. Faiz yüksek olduğunda vatandaşın aylık taksit yükü artıyor ve satın alma kararı erteleniyor. Ağustos ortası itibarıyla konut kredisi faizlerinin ortalama yıllık yüzde 40 varan faizler oranları seviyesinde olması da finansmana erişimin hâlâ önemli bir sorun olduğunu gösteriyor” dedi. FAİZ DÜŞERSE ERTELENMİŞ TALEP CANLANACAKFaizlerin düşmesiyle konut piyasasında ertelenmiş talebin yeniden canlanacağını ancak fiyatların seyrinde asıl belirleyici unsurun konut arzı olacağını ifade eden Arpacı, “Faizlerin düşmesiyle ertelenmiş talebin piyasaya dönmesini bekleriz. Ancak bunun otomatik olarak çok büyük bir fiyat artışı yaratacağını düşünmüyorum. Burada belirleyici olan konut arzının artırılmasıdır. Talep artarken arz yeterli olmazsa fiyatlarda yukarı yönlü hareket kaçınılmaz olabilir. Bu nedenle faiz indirimiyle birlikte yeni konut üretiminin de desteklenmesi gerekiyor” diye konuştu. ANKARA’DA KİRALIK KONUT TALEBİ GÜÇLÜ SEYREDİYORKiralardaki artışın temel nedeninin arz-talep dengesizliği olduğunu belirten Arpacı, Ankara’da özellikle merkezi ve ulaşımı kolay bölgelerde kiralık konuta talebin güçlü seyrettiğini ifade etti. Arpacı, “Ankara’da kira piyasasında özellikle merkezi ve ulaşımı kolay bölgelerde talep oldukça güçlü. Vatandaş artık yalnızca kira bedeline değil; ulaşım, okul, hastane ve iş yerine yakınlık gibi kriterlere de bakıyor. Piyasada yüksek kira talebi devam ediyor ancak vatandaşın ödeme gücü de sınırlarına ulaşmış durumda. Bu nedenle önümüzdeki dönemde fiyat kadar uygun ve ulaşılabilir kiralık konut arzı önemli olacak” dedi. ARTAN MALİYETLER YENİ KONUT ÜRETİMİNİ ZORLUYORİnşaat ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi ölçüde etkilediğine dikkat çeken Arpacı, bir konutun fiyatının yalnızca müteahhit kârından değil; arsa, işçilik, malzeme, finansman ve ruhsat gibi birçok maliyet kaleminden oluştuğunu belirtti. Arpacı “Üretim maliyetleri, arsa maliyetleri, finansman giderleri ve bürokratik süreçler yeni konut üretiminin önündeki önemli engeller. Mayıs 2026’da inşaat üretimi yıllık yüzde 3 gerilerken, inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 29,84 arttı. Bu tablo yeni konut üreticisinin karşı karşıya olduğu maliyet baskısını açıkça gösteriyor. Bir konutun fiyatını yalnızca müteahhidin kârı belirlemiyor. Arsa, işçilik, malzeme, finansman, ruhsat ve diğer maliyetlerin tamamı fiyatın içerisinde. İnşaat maliyetlerinin yıllık yaklaşık yüzde 30 artması, yeni konutların daha uygun fiyatla piyasaya sunulmasını zorlaştırıyor” açıklamasında bulundu. YETKİ BELGELİ EMLAK DANIŞMANLARI ALICI VE SATICIYI KORUYORKonutun Türkiye’de hâlâ güvenli ve cazip yatırım araçlarından biri olarak görüldüğünü belirten Arpacı, ilan fiyatları ile gerçek piyasa değerinin doğru belirlenmesinde yetki belgeli emlak danışmanlarının önemli rol üstlendiğini ifade etti. Arpacı, “Biz emlak danışmanları olarak burada çok önemli bir görev üstleniyoruz. Gerçek piyasa değerinin doğru belirlenmesi hem alıcıyı hem satıcıyı korur. Bu sebeple kayıtlı ve Ticaret Bakanlığından Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesini almış Emlak İşletmeleri ile çalışmamız gerekmektedir” diye konuştu. KAYIT DIŞI EMLAKÇILIK MAĞDURİYET RİSKİNİ ARTIRIYORSahte ilan ve kayıt dışı emlakçılığın sektörde önemli bir sorun olmaya devam ettiğini belirten Arpacı, “Kayıt dışı faaliyet gösteren kişiler hem vatandaşın mağduriyet riskini artırıyor hem de işini mevzuata uygun yapan binlerce emlak işletmesini haksız rekabetle karşı karşıya bırakıyor. Biz Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası olarak kayıt dışı emlakçılıkla mücadelenin ve vatandaşın güvenilir, yetki belgeli işletmelere yönlendirilmesinin sonuna kadar arkasındayız” dedi. KONUT ALACAKLARA “ACELE ETMEYİN” TAVSİYESİKonut almak isteyen vatandaşlara acele karar vermemeleri tavsiyesinde bulunan Arpacı, “Vatandaşlarımızın sadece "fiyat daha da yükselir mi?" düşüncesiyle acele karar vermemelerini tavsiye ediyorum. Öncelikle kendi bütçelerini, kredi yükünü ve ödeme güçlerini doğru hesaplasınlar. Alacakları konutun deprem güvenliği, tapu durumu, hukuki durumu ve gerçek piyasa değeri mutlaka araştırılmalı. Güvenilir ve yetki belgeli emlak işletmeleriyle çalışmaları da çok önemli” ifadelerini kullandı. 2027’DE KONUT PİYASASINDA DENGELİ SEYİR BEKLENTİSİ2026’nın kalanında ve 2027’de konut piyasasında sert bir düşüşten ziyade daha dengeli bir seyir beklediğini belirten Arpacı, “Faizlerde kalıcı bir düşüş gerçekleşir ve konut kredilerine erişim kolaylaşırsa ertelenmiş talebin piyasaya dönmesiyle satışlarda hareketlilik yaşanabilir. Ancak konut arzı artırılmazsa bu talep fiyatlar üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Bizim devletimizden beklentimiz; vatandaşın ulaşabileceği fiyatlarda daha fazla konut üretilmesi, ilk kez ev sahibi olacakların daha fazla desteklenmesi ve kiralık konut arzının artırılmasıdır” şeklinde konuştu. KONUT, BARINMA HAKKI OLARAK ELE ALINMALIKonut meselesinin yalnızca bir yatırım aracı olarak değil, vatandaşın barınma hakkı çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurgulayan Arpacı, 1Emlak sektörünün sağlıklı büyümesi için vatandaş, emlak işletmesi, müteahhit ve kamu tarafının birlikte hareket etmesi gerekiyor. Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası olarak biz de sektörümüzün sorunlarının çözümü ve vatandaşlarımızın güvenli konuta ulaşabilmesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz dedi.

Ticaret Bakanlığı aldatıcı reklamlara karşı denetimleri artırdı

Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu, tüketicileri yanıltan reklam ve haksız ticari uygulamalara yönelik denetimlerini sürdürüyor. Reklam Kurulunun 13 Ağustos’ta gerçekleştirdiği 372’nci toplantısında 105 dosya incelendi. Mevzuata aykırı olduğu tespit edilen 87 dosya hakkında toplam 32 milyon 683 bin 631 lira idari para cezası uygulanmasına karar verildi. Böylece 2026’nın ilk 8 ayında yaklaşık 26 bin başvuru değerlendirilirken, aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle uygulanan toplam idari para cezası 218 milyon 478 bin 14 liraya ulaştı. TÜKETİCİ YORUMLARINI ENGELLEYEN ŞİRKETE CEZAKurulun son toplantısında tüketici yorumlarının yayınlanmaması da mercek altına alındı. Bir şirketin, satın alınan ürünle ilgili tüketici tarafından yapılan yorumu, somut bir gerekçe göstermeden ve şirketin belirlediği genel kurallara aykırı olduğu iddiasıyla internet sitesinde yayınlamadığı belirlendi. Yorumun içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılmadan başka bir değerlendirme kategorisi altında yayınlanmasının mümkün olmasına rağmen bu sorumluluğun tüketiciye yüklenerek yorumun reddedilmesi, haksız ticari uygulama olarak değerlendirildi. Söz konusu şirket hakkında 2 milyon 167 bin 412 lira idari para cezası uygulanmasına karar verildi. TEK RESTORAN, ÇOK SAYIDA SAHTE İŞLETMEKurulun gündemine gelen bir başka dosyada ise çevrim içi yemek siparişi platformlarında tüketicileri yanıltan bir uygulama tespit edildi. Fiilen tek bir restoran bulunmasına rağmen çok sayıda farklı işletme adı ve sahte adres kullanıldığı belirlendi. Bu yolla tüketicilerde, birbirinden bağımsız çok sayıda işletmenin farklı adreslerde faaliyet gösterdiği izleniminin oluşturulduğu değerlendirildi. Uygulamanın, tüketicilerin ürünün üreticisi, yapılan değerlendirmeler ve siparişin gönderileceği adres konusunda yanıltılmasına ve haksız rekabete yol açabileceği tespit edildi. Bu kapsamda ilgili iki şirket hakkında mevzuat doğrultusunda idari yaptırım uygulanmasına karar verildi. AMBALAJDAKİ GÖRSELLER DE DENETİM KAPSAMINDAReklam Kurulunun incelediği dosyalardan biri de ürün ambalajlarında kullanılan görsellerin tüketiciyi yanıltıp yanıltmadığına ilişkin oldu. “Çerez tatlısı” adıyla satışa sunulan bir ürünün ambalajında fındık, Antep fıstığı ve kayısı çekirdeği görsellerinin ön plana çıkarıldığı tespit edildi. İncelemede ürünün yüzde 4 fındık, yüzde 3 Antep fıstığı ve yüzde 3 kayısı çekirdeği içerdiği, buna karşın yüzde 49,5 oranında yer fıstığı bulunduğu belirlendi. Yer fıstığının ise ambalajdaki görsel sunumda yer almadığı görüldü. Üründe daha düşük oranlarda bulunan bileşenlerin ambalaj tasarımı ve görseller aracılığıyla öne çıkarılmasına karşın en yüksek oranda bulunan yer fıstığının gösterilmemesinin, tüketicilerde ürünün içeriği ve bileşenlerin oranları konusunda gerçeği yansıtmayan bir algı oluşturabileceği değerlendirildi. Uygulama mevzuata aykırı bulunarak ilgili firmaya idari para cezası uygulanmasına karar verildi. Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması, doğru ve güvenilir bilgiye erişiminin sağlanması ve adil rekabet ortamının güçlendirilmesi amacıyla denetim ve yaptırım çalışmalarının sürdürüleceğini bildirdi. Kaynak: AA

Araç muayenesinde yeni dönem 15 Ağustos 2027’de başlıyor! İşte yeni sistemin detayları

15 Ağustos 2027'den itibaren araç muayene hizmetlerini üstlenmeye hazırlanan TURKA, yeni nesil araç muayene modelinin ilk örneğini İstanbul Arnavutköy'de tanıttı. TURKA Yönetim Kurulu Başkanı Ezer, '3 milyar dolarlık yatırımla yeni nesil araç muayenesi dönemini başlatacağız' dedi...

Çiftçinin yüzünü güldürdü: Trakya'nın sarı altın çiçeğini eken paraya para demiyor

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, kentte ayçiçeğine alternatif olarak ekilen ve bu yıl ekim alanı yüzde 100 artan Trakya çiftçisinin 'sarı altın çiçeği' adlandırdığı kanolada zamanında yağışlarla birlikte dekar başına güzel verim alındığını söyledi. Arabacı, "Bu yılın en çok gelir getiren ürünü, yılın kazanan ürünü gibi görünüyor” dedi.

Ticaret Bakanı Bolat Bilecik'te STK temsilcileriyle bir araya geldi: Esnafa 100 milyon liralık yeni destek

Bilecik'e ziyarette bulunan Ticaret Bakanı Ömer Bolat "Yarın burada Esnaf Kefalet Kooperatifleri Birliğine gönderilmek üzere TESKOMB tarafından 100 milyon liralık bir finans desteği de inşallah gönderilecek. Bilecikli esnaflarımıza hayırlı olsun diyorum" ifadelerini kullandı. Bolat "Allah'a şükür siyasi istikrar çok iyi, 23 yıldır ekonomik reformlar yapılıyor ama özel sektörümüz ekonominin lokomotifi. Onlar yatırım yapacak, üretecek, satacak ve istihdam sağlayacak, vergi ödeyecek, ülkeye döviz kazandıracak. Hepsi bütünleştiğinde büyük bir ekosistem ve ekonomik büyüklük anlamına geliyor" diye konuştu.

Memlekete döndü, baba mesleğini büyüttü: Almanya'yı bırakıp Elazığ'a geldi, 300 dönüm tarlada üretmeye başladı

Almanya’da 13 yıl inşaat sektöründe çalıştıktan sonra memleketi Elazığ’a dönüş yapan Özel Çetin, baba mesleğini büyüterek 300 dönüm alanda üzüm yetiştiriciliğine başladı.

Türkiye çelikte küresel daralmaya meydan okudu

Küresel ham çelik üretimi yaklaşık yüzde 2 gerilerken Türkiye’nin üretimi yüzde 3,3 artarak 38,1 milyon tona ulaştı. Türkiye bu performansıyla dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise en büyük ham çelik üreticisi konumunu korudu. Buna karşın artan ithalat, yüksek enerji ve hammadde maliyetleri ile ABD ve Avrupa Birliği’ndeki korumacı politikalar sektör üzerindeki baskıyı sürdürüyor.Küresel çelik sektörünün zorlu koşullarla karşı karşıya kaldığı 2025 yılında Türkiye, üretimini artırarak dünya sıralamasındaki konumunu korudu. KPMG Türkiye tarafından hazırlanan “Çelik Sektörel Bakış - 2026” raporu, küresel üretimdeki daralmadan Türkiye’nin dış ticaret performansına, kapasite kullanımından ABD ve Avrupa Birliği’nin korumacı politikalarına kadar sektörün karşı karşıya bulunduğu temel gelişmeleri ortaya koydu.Rapora göre dünya genelinde ham çelik üretimi 2025 yılında yaklaşık yüzde 2 azalarak 1,85 milyar tona geriledi. Dünyanın en büyük çelik üreticisi Çin’de de üretim düşüşü yaşandı. Çin’in ham çelik üretimi yüzde 4,4 gerileyerek 960 milyon tonun altına inse de ülke, küresel üretimin yarısından fazlasını gerçekleştirmeye devam etti.Çin’in iç talebindeki zayıflığa karşılık ihracatının yaklaşık 134 milyon tona ulaşması ise dünya çelik piyasalarında fiyat baskısının sürmesine neden oldu. Çin’in yanı sıra Japonya, Rusya, Güney Kore ve Almanya’da üretim azalırken; Hindistan, ABD ve Türkiye üretimini artırmayı başaran başlıca ülkeler arasında yer aldı. TÜRKİYE AVRUPA’DAKİ LİDERLİĞİNİ KORUDUTürkiye çelik sektörü, dünya genelinde üretimin daraldığı bir dönemde pozitif ayrıştı. Ham çelik üretimi 2025 yılında yüzde 3,3 artışla 38,1 milyon tona ulaştı. Böylece Türkiye dünyanın en büyük yedinci, Avrupa’nın ise birinci ham çelik üreticisi konumunu sürdürdü.Sektörde 2021 yılında ulaşılan 40,4 milyon tonluk tarihi zirvenin ardından 2022 ve 2023 yıllarında yaşanan gerilemeyle kaybedilen üretim hacminin yeniden kazanılmasına yönelik toparlanma da devam etti.İç pazardaki güçlü talep üretimi destekleyen başlıca unsurlardan biri oldu. Türkiye’nin nihai mamul tüketimi 39,3 milyon tona ulaşarak rekor seviyeye çıktı. İç talebin yanı sıra ihracat pazarlarındaki konumun korunması ve alternatif pazarlara gerçekleştirilen satışlar üretimdeki yükselişi destekledi.ELEKTRİKLİ ARK OCAKLARININ ÜRETİMDEKİ AĞIRLIĞI ARTTITürkiye’nin çelik üretimindeki teknolojik dağılımında da değişim yaşandı. Elektrikli ark ocaklarından gerçekleştirilen üretim 25,8 milyon tondan 27,5 milyon tona yükseldi. Bazik oksijen fırınlarındaki üretim ise aynı dönemde 11,1 milyon tondan 10,6 milyon tona geriledi. Böylelikle Türkiye’nin toplam ham çelik üretiminde elektrikli ark ocağı teknolojisinin ağırlığı daha da arttı.Sektör açısından bu üretim yapısının önümüzdeki dönemde karbon emisyonlarının azaltılması ve düşük karbonlu üretime geçiş tartışmalarında daha fazla önem kazanması bekleniyor.“ASIL MESELE DAHA FAZLA ÜRETMEK DEĞİL”KPMG Türkiye Metal ve Maden Sektör Lideri, Şirket Ortağı Burak Yıldırım, 2025 yılının çelik üreticileri açısından kolay geçmediğini belirtti.Küresel üretimdeki gerilemeye rağmen arz fazlasının büyümeye devam ettiğini ifade eden Yıldırım, Çin kaynaklı arzın oluşturduğu baskının yanı sıra ABD ve Avrupa Birliği’ndeki korumacı politikaların da sektörün hareket alanını daralttığını söyledi.Türkiye’nin üretimini artıran az sayıdaki ülkeden biri olduğuna dikkat çeken Yıldırım, buna rağmen düşük fiyatlı ithalat, yüzde 60-65 bandındaki kapasite kullanım oranları, yüksek hurda ve enerji maliyetleri ile önemli ihracat pazarlarına erişimde yaşanan güçlüklerin sektörün kârlılığını baskıladığını ifade etti.Yıldırım, önümüzdeki dönemde karbon düzenlemeleri, maliyetlerin kontrolü, katma değerli ürünlere geçiş ve yeni ihracat pazarlarının sektörün temel gündem maddeleri arasında olacağını belirterek, “Sektör için asıl mesele yalnızca daha fazla üretmek değil; doğru ürünü, doğru pazara, rekabetçi maliyet ve düşük karbon profiliyle ulaştırabilmek olacak.” değerlendirmesinde bulundu. İHRACAT 15,1 MİLYON TONA YÜKSELDİTürkiye’nin çelik ürünleri ihracatında 2025 yılında artış kaydedildi. Bir önceki dönemde 13,4 milyon ton seviyesinde bulunan ihracat 15,1 milyon tona çıktı. İhracatın coğrafi dağılımında ise Avrupa’nın ağırlığı daha da arttı. Avrupa’nın toplam çelik ihracatındaki payı yüzde 52,4’ten yüzde 59’a yükseldi.Kuzey Amerika’nın payı ise yüzde 9,1’den yüzde 6,7’ye geriledi. Bu düşüşte ABD’nin Section 232 kapsamında uyguladığı ticaret politikalarının sertleşmesi etkili oldu. Asya’nın ihracattaki payı yüzde 16,2’den yüzde 16,9’a, Afrika’nın payı ise yüzde 13,1’den yüzde 13,6’ya çıktı.İTHALAT İHRACATIN ÜZERİNDE KALDIİhracattaki artışa rağmen Türkiye’nin çelikte net ithalatçı görünümü 2025 yılında da değişmedi. Çelik ithalatı 17,4 milyon tondan 18,9 milyon tona yükselerek 15,1 milyon tonluk ihracatın üzerinde gerçekleşti. Yüksek ithalat hacmi, rekor seviyeye ulaşan iç tüketime rağmen yerli üreticilerin iç pazardaki fiyatlama gücünü sınırlayan önemli faktörlerden biri oldu.Türkiye’nin çelik ithalatında yüzde 22,9 payla Rusya ilk sırada yer alırken, Rusya’yı yüzde 20,6 ile Çin izledi. Güney Kore yüzde 11,3, ABD ise yüzde 9,7 pay aldı. Özellikle düşük maliyetli üretim yapan ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın yerli çelik üreticileri üzerindeki rekabet baskısını artırdığı belirtildi.ABD’NİN YÜZDE 50 TARİFESİ DENGELERİ DEĞİŞTİRDİKüresel çelik ticaretinin önündeki önemli belirsizliklerden biri de ABD’nin korumacı ticaret politikaları oldu. ABD, 2025 yılında Section 232 rejimini yeniden sertleştirerek ülkelere sağlanan muafiyetlerin büyük bölümünü kaldırdı ve yüzde 25’lik çelik tarifesini yeniden genel uygulama haline getirdi.Haziran ayında gerçekleştirilen yeni düzenlemeyle çelik ve alüminyuma uygulanan tarife yüzde 50’ye yükseltildi. Raporda, bu kararın Türkiye açısından doğrudan büyük bir ihracat fırsatı olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekildi. ABD pazarına girmekte zorlanan küresel çelik arzının Avrupa, Orta Doğu ve Afrika gibi alternatif pazarlara yönelmesinin Türkiye açısından rekabeti daha da artırabileceği belirtildi.AVRUPA PAZARINA ERİŞİM DE ZORLAŞIYORTürkiye’nin çelik ihracatında en büyük paya sahip Avrupa’da da koruma önlemlerinin sıkılaşması sektörün yakından takip ettiği gelişmeler arasında bulunuyor.Avrupa Birliği’nin gümrüksüz çelik ithalatını yıllık 18,3 milyon tonla sınırlandırmayı ve kota üzerinde kalan ithalata yüzde 50 vergi uygulanmasını öngören yeni çerçevesinin pazara erişim şartlarını daha zor hale getirebileceği değerlendiriliyor.Bu gelişmeler, Türk çelik sektörünün önümüzdeki dönemde yalnızca üretim miktarına değil, maliyet avantajına, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesine, katma değerli ürünlere ve düşük karbonlu üretime daha fazla odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor.Küresel üretimdeki daralmaya rağmen 38,1 milyon tonluk üretimle büyümesini sürdüren Türkiye çelik sektörü açısından yeni dönemin temel sınavını ise artan ithalat baskısı, küresel kapasite fazlası, ticaret engelleri ve maliyetler karşısında rekabet gücünün korunması oluşturacak.

Kızıldeniz krizi küresel ticarette rotaları yeniden çiziyor

Gemilerin Ümit Burnu’na yönelmesi transit sürelerini uzatırken navlun maliyetlerinden stok yönetimine, üretim planlamasından teslimat sürelerine kadar tedarik zincirinin birçok halkasını etkiliyor. Sektör temsilcileri, yeni dönemde alternatif güzergâhların ve esnek lojistik modellerinin şirketlerin rekabet gücü açısından daha kritik hale geldiğine dikkat çekiyor.Küresel ticaretin en önemli geçiş güzergâhlarından biri olan Kızıldeniz’de devam eden güvenlik sorunları, uluslararası deniz taşımacılığında önemli değişiklikleri beraberinde getiriyor. Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleştirilen seferlerde yaşanan belirsizlik nedeniyle bazı armatörlerin Ümit Burnu güzergâhını tercih etmesi, yüklerin varış noktalarına ulaşma sürelerini uzatırken lojistik maliyetlerin de yeniden hesaplanmasına yol açıyor.Deniz taşımacılığında yaşanan bu değişim yalnızca gemilerin kullandığı rotalarla sınırlı kalmıyor. İthalatçı ve ihracatçı şirketler açısından stok seviyeleri, üretim takvimleri, teslimat planları, taşıma maliyetleri ve müşterilere verilen terminler de yeni koşullara göre yeniden değerlendiriliyor. Uluslararası taşımacılık ve entegre lojistik çözümleri sunan Lanes Lojistik de küresel deniz ticaretindeki rota değişikliklerinin şirketlerin operasyonlarına etkilerini değerlendirdi.ÜMİT BURNU ROTASI SÜRELERİ UZATIYORSüveyş Kanalı, Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olarak öne çıkarken Kızıldeniz’de ortaya çıkan güvenlik riskleri, alternatif güzergâh arayışlarını hızlandırdı.Bazı gemilerin Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu üzerinden seyretmesi, güzergâhın önemli ölçüde uzamasına neden oluyor. Sektör değerlendirmelerine göre rota değişikliği, sefer sürelerine iki haftaya kadar ek süre getirebiliyor. Gemilerin daha uzun süre seferde kalması ise taşıma kapasitesinin kullanım süresini artırırken gemi programlarının ve konteyner dolaşımının da yeniden planlanmasını gerektiriyor. Bu durumun navlun fiyatlarından liman operasyonlarına kadar geniş bir alanda etkileri hissediliyor.TEDARİK ZİNCİRİNDE HESAPLAR YENİDEN YAPILIYORDeniz yolculuğundaki birkaç günlük veya haftalık gecikme, özellikle üretimini ithal hammadde ve ara mallara bağlı sürdüren şirketler açısından daha büyük sonuçlar doğurabiliyor.Hammaddenin fabrikaya zamanında ulaşmaması üretim programlarını etkileyebilirken, ihraç edilen ürünlerde yaşanabilecek gecikmeler de şirketlerin müşterilerine verdiği teslimat taahhütlerini zorlaştırabiliyor. Bu nedenle lojistik planlamada yalnızca taşıma maliyetinin değil, teslimat süresi ve operasyonel risklerin de birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.Lanes Lojistik Operasyon Direktörü Ali Demircan, değişen koşulların lojistik şirketlerinin üstlendiği rolü de dönüştürdüğünü belirtti. Demircan, “Bugün müşterilerimiz sadece yüklerini bir limandan diğerine ulaştırmamızı istemiyor. Değişen ticaret koridorlarını analiz etmemizi, alternatif rotaları değerlendirmemizi ve operasyonlarını kesintiye uğratmadan en doğru çözümü sunmamızı bekliyor. Kızıldeniz sonrası oluşan yeni dengeler, forwarder firmalarının stratejik değerini daha görünür hale getirdi.” dedi.ALTERNATİF TİCARET KORİDORLARININ ÖNEMİ ARTIYORKızıldeniz ve Süveyş hattındaki gelişmeler, şirketlerin tek bir taşıma güzergâhına bağımlı kalmasının oluşturabileceği riskleri de yeniden gündeme taşıdı.Bu süreçte Orta Koridor, demiryolu bağlantıları, farklı aktarma limanları ve deniz, kara ile demiryolunun birlikte kullanıldığı multimodal taşımacılık seçenekleri daha fazla değerlendirilmeye başlandı. Özellikle Avrupa, Orta Asya ve Körfez ülkeleri arasındaki ticarette farklı taşıma senaryolarının geliştirilmesi, olası gecikmeler karşısında şirketlere alternatif hareket alanı sağlayabiliyor.Lojistik planlamada yükün niteliği de kullanılacak rotanın belirlenmesinde önemli rol oynuyor. Teslim süresi kritik olan ürünlerle maliyet hassasiyeti daha yüksek yükler için aynı taşıma modelinin tercih edilmesi her zaman mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle güzergâh, taşıma şekli, transit süre ve maliyetin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.LOJİSTİKTE “B PLANI” DÖNEMİKüresel ticarette son yıllarda yaşanan gelişmeler, şirketlerin lojistik operasyonlarında alternatif senaryolar hazırlamasını da daha önemli hale getirdi.Ana rotada ortaya çıkabilecek güvenlik sorunu, liman yoğunluğu, bölgesel kriz veya başka bir operasyonel aksaklık karşısında yükün hangi limana yönlendirilebileceği, hangi taşıma modeline geçilebileceği ve teslimatın ne kadar gecikebileceğinin önceden hesaplanması önem taşıyor.Bu nedenle forwarder şirketlerinin rolü de geleneksel taşıma organizasyonunun ötesine geçiyor. Şirketlerden farklı rotaları karşılaştırmaları, olası riskleri önceden değerlendirmeleri ve müşteriler için alternatif lojistik senaryoları oluşturmaları bekleniyor.VERİYE DAYALI PLANLAMA ÖNE ÇIKIYORKüresel deniz taşımacılığındaki değişkenlik, güncel operasyonel verilerin önemini de artırıyor. Limanlardaki yoğunluk, gemilerin sefer programları, aktarma süreleri, konteyner bulunabilirliği ve bölgesel gelişmelerin düzenli takip edilmesi, sevkiyatların daha öngörülebilir biçimde planlanmasına yardımcı oluyor. Özellikle ihracatçı şirketler açısından teslimat performansının korunması, ithalatçı şirketler açısından ise üretimde kullanılacak ürünlerin zamanında temin edilmesi kritik önem taşıyor.Dijital takip sistemleri ve operasyonel verilerin birlikte değerlendirilmesi, sevkiyat sırasında ortaya çıkabilecek aksaklıkların daha erken fark edilmesine ve alternatif çözümlerin devreye alınmasına imkân sağlayabiliyor.Demircan, “Küresel ticaret artık yalnızca en kısa rotayı bulmakla yönetilmiyor. Önemli olan, değişen koşullara en hızlı uyum sağlayabilecek operasyon modelini oluşturabilmek. Biz de müşterilerimiz için farklı senaryoları sürekli analiz ediyor, alternatif limanlar, taşıma modları ve transit koridorlarıyla operasyonların kesintisiz devam etmesini sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.ESNEK LOJİSTİK MODELLERİ DAHA KRİTİK HALE GELİYORJeopolitik gelişmelerin yanı sıra iklim kaynaklı olaylar, limanlardaki yoğunluklar ve bölgesel krizlerin küresel tedarik zincirleri üzerindeki etkisi, lojistik stratejilerinde esnekliğin önemini artırıyor.Şirketlerin yalnızca mevcut sevkiyatlarını planlaması değil, ana güzergâhın kullanılamadığı durumlarda devreye alınabilecek alternatif taşıma modellerini de önceden belirlemesi gerektiği ifade ediliyor. Bu yaklaşım, olası kriz dönemlerinde yüklerin tamamen durmasının önüne geçerken maliyet ve teslimat sürelerinin daha kontrollü yönetilmesine de katkı sağlayabiliyor.“HER GELİŞME YENİ BİR LOJİSTİK DENKLEM OLUŞTURUYOR”Küresel ticaret koridorlarındaki değişimin önümüzdeki dönemde de lojistik sektörünün önemli gündem maddelerinden biri olması bekleniyor. Şirketler açısından maliyet kadar tedarik güvenliği, teslimat sürekliliği ve alternatif güzergâhlara erişim de giderek daha önemli kriterler arasında yer alıyor.Ali Demircan, değişen koşullarda doğru lojistik planlamanın şirketlerin rekabet gücüne doğrudan etki edeceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:“Deniz ticaretinde yaşanan her gelişme, aslında yeni bir lojistik denklem oluşturuyor. Forwarder firmalarının görevi sadece bu değişime uyum sağlamak değil; müşterileri adına en doğru rotayı, en uygun maliyeti ve en güvenli operasyon modelini kurgulamaktır. Gelecekte rekabet avantajı elde edecek şirketler, değişen ticaret koridorlarını doğru okuyabilen lojistik iş ortaklarıyla çalışanlar olacaktır.”

Sanayi üretimi haziranda yüzde 1,4 azaldı

Türkiye’nin sanayi üretiminde haziran ayı, yıllık gerileme ile aylık sınırlı toparlanmanın aynı anda görüldüğü bir dönem oldu. Toplam üretim geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,4 azalırken mayıstaki sert aylık kaybın ardından yüzde 0,1 yükseldi. Alt sektörlerdeki ayrışma ise sanayinin genel görünümünden daha dikkat çekici bir tablo ortaya çıkardı. YILLIK ÜRETİM YENİDEN NEGATİF BÖLGEDETürkiye İstatistik Kurumunun Haziran 2026 Sanayi Üretim Endeksi sonuçları, sanayide yıllık bazda yeniden gerilemeye işaret etti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,4 azaldı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış aylık üretimde ise yüzde 0,1’lik sınırlı artış gerçekleşti. Haziran sonuçları, yıllık ve aylık göstergelerin farklı yönlere hareket etmesi nedeniyle sanayideki görünümün tek bir veri üzerinden değerlendirilmesini güçleştiriyor. Yıllık üretimin azalması geçen yılın aynı döneminin altında kalındığını gösterirken, aylık yüzde 0,1’lik artış mayısta yaşanan yüzde 3’lük gerilemenin ardından üretimdeki düşüşün en azından haziran ayında devam etmediğini ortaya koyuyor. Ana sektörlere bakıldığında yıllık gerilemenin iki önemli üretim koluna yayıldığı görülüyor. Madencilik ve taş ocakçılığı üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 azalırken imalat sanayindeki düşüş yüzde 1,5 oldu. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı ise yüzde 1,1 artarak diğer iki ana sektörden ayrıştı. İmalat sanayinin toplam sanayi içindeki ağırlığı dikkate alındığında bu alandaki yıllık yüzde 1,5’lik gerileme genel endeks açısından önem taşıyor.  MAYISTAKİ SERT KAYBIN ARDINDAN SINIRLI ARTIŞSanayi üretiminin aylık seyri ise yıllık veriye göre daha farklı bir görünüm sergiledi. Toplam üretim haziranda bir önceki aya göre yüzde 0,1 arttı. Bu oran tek başına güçlü bir üretim artışına işaret etmese de mayıs ayında kaydedilen yüzde 3’lük aylık düşüşün ardından yönün yeniden pozitife dönmesi bakımından dikkat çekti. Aylık değişim grafiği, sanayi üretiminin son iki yılda belirgin dalgalanmalar gösterdiğini ortaya koyuyor. Artış ve düşüşlerin birbirini izlediği dönemde üretimde kesintisiz bir yükseliş eğilimi oluşmadı. Mayıs 2026’daki yüzde 3’lük düşüş de bu dalgalı seyrin son dönemdeki en belirgin hareketlerinden biri oldu. Hazirandaki yüzde 0,1’lik artış ise mayıstaki kaybı telafi etmekten oldukça uzak kaldı. Bu nedenle aylık verinin pozitife dönmesi, üretimde güçlü bir toparlanmadan çok düşüşün durduğu bir ay olarak okunabilecek bir tablo oluşturdu. Ana sektörlerin aylık sonuçları da bu sınırlı hareketi açıklıyor. Madencilik ve taş ocakçılığında üretim yüzde 0,5 azalırken imalat sanayinde değişim olmadı. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımında ise yüzde 1,5 artış gerçekleşti. Böylece toplam endeksin yüzde 0,1 artmasında elektrik ve enerji bağlantılı üretimdeki yükseliş etkili oldu. YÜKSEK TEKNOLOJİDE YILLIK DÜŞÜŞ YÜZDE 20,3Haziran verilerinin en dikkat çekici başlıklarından biri teknoloji yoğunluğuna göre üretimde ortaya çıkan ayrışma oldu. Yüksek teknoloji üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,3 geriledi. Bu oran, grafikte yer alan teknoloji grupları arasındaki en sert yıllık düşüş olarak kayıtlara geçti. Yüksek teknolojideki gerilemenin büyüklüğü, toplam sanayi üretimindeki yüzde 1,4’lük düşüşün oldukça üzerinde gerçekleşti. Teknoloji yoğunluğu yüksek üretim alanlarının katma değer, ihracat kapasitesi ve sanayinin teknolojik dönüşümü açısından taşıdığı önem düşünüldüğünde, bu gruptaki yıllık hareket haziran sonuçlarının yakından izlenecek göstergelerinden biri oldu. Diğer teknoloji gruplarında ise daha sınırlı değişimler görüldü. Düşük teknoloji üretimi yıllık yüzde 1,2, orta-düşük teknoloji üretimi yüzde 0,8 azaldı. Orta-yüksek teknoloji grubu ise yüzde 3,5 artarak yıllık bazda üretimini yükselten tek teknoloji yoğunluğu kategorisi oldu. Bu dağılım, sanayideki yıllık gerilemenin bütün teknoloji gruplarında aynı yönde ve aynı büyüklükte gerçekleşmediğini gösteriyor. Bir tarafta yüksek teknolojide çift haneli sert düşüş yaşanırken diğer tarafta orta-yüksek teknoloji üretiminin yüzde 3,5 büyümesi, sanayinin alt bileşenleri arasında belirgin farklılaşma bulunduğunu ortaya koydu. Yüksek teknolojide aylık sonuç ise yıllık veriden farklı bir sinyal verdi. Bu gruptaki üretim haziranda mayısa göre yüzde 3,8 arttı. Orta-yüksek teknoloji üretiminde de aylık yüzde 2,4 yükseliş kaydedildi. Böylece yıllık karşılaştırmada en sert kaybın görüldüğü yüksek teknoloji grubu, aylık bazda yükseliş gösteren alanlardan biri oldu. SERMAYE MALI ÜRETİMİNDE İKİ FARKLI SİNYALAna sanayi grupları incelendiğinde sermaye malı üretiminde yıllık ve aylık veriler arasındaki belirgin fark öne çıktı. Sermaye malı üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,8 azalırken bir önceki aya göre yüzde 5,1 arttı. Sermaye malları, üretim süreçlerinde kullanılan makine, ekipman ve benzeri yatırım niteliğindeki ürünleri kapsaması nedeniyle sanayinin kapasitesi ve yatırım eğilimleri açısından izlenen göstergeler arasında bulunuyor. Bu nedenle yıllık gerilemenin yanında aylık yüzde 5,1’lik artışın görülmesi haziran tablosundaki dikkat çekici hareketlerden biri oldu. Ancak aylık güçlü artış, üretimin geçen yılki düzeyine ulaştığı anlamına gelmiyor. Yıllık yüzde 4,8’lik düşüş devam ederken aylık yükseliş, mayıs ayına kıyasla bir toparlanmaya işaret ediyor. Önümüzdeki aylarda bu hareketin devam edip etmeyeceği, sermaye malı üretimindeki eğilimin yönü açısından belirleyici olacak. Dayanıklı tüketim mallarında ise hem yıllık hem aylık görünüm negatif kaldı. Üretim yıllık yüzde 4,4, aylık yüzde 3,3 geriledi. Böylece dayanıklı tüketim malı grubu, haziran ayında iki karşılaştırmada da üretim kaybı yaşayan alanlardan biri oldu. Dayanıksız tüketim malı üretiminde yıllık düşüş yüzde 1,4, aylık düşüş yüzde 1,1 olarak kaydedildi. Ara malı üretimi yıllık yüzde 0,5 artmasına rağmen aylık yüzde 1,6 azaldı. Enerji grubunda ise yıllık yüzde 2,2 ve aylık yüzde 0,6 artış gerçekleşti. Ana sanayi gruplarındaki bu farklılaşma, toplam üretimdeki yüzde 1,4’lük yıllık düşüşün arkasında tek yönlü bir hareket olmadığını gösteriyor. İMALAT SANAYİ HAZİRANDA YATAY KALDISanayi üretiminin temel bileşenlerinden imalat sektörü haziranda bir önceki aya göre değişmedi. Mayıs seviyesinin korunmasına karşılık geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,5’lik düşüş kaydedildi. Bu sonuç, imalat sanayinde aylık gerilemenin durmasına rağmen yıllık kaybın sürdüğünü gösteriyor. Toplam sanayi üretiminin aylık yüzde 0,1 artması da imalattaki bir genişlemeden kaynaklanmadı. Ana sektörler arasında aylık en belirgin pozitif katkı yüzde 1,5 büyüyen elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımından geldi. Madencilik ve taş ocakçılığı ise hem aylık hem yıllık karşılaştırmada geriledi. Üretim aylık yüzde 0,5, yıllık yüzde 1,6 azaldı. Böylece üç temel sektör arasında yalnızca elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme alanı hem yıllık hem aylık bazda artış kaydetti. Haziran verileri bu yönüyle sanayi üretimindeki değişimin sektörlere eşit biçimde dağılmadığını ortaya koyuyor. YILLIK SEYİR YÜZDE 8,2’DEN EKSİ 1,4’E GELDİSanayi üretiminin son bir yıllık seyri de haziran sonucunun değerlendirilmesi açısından önemli bir çerçeve sunuyor. Yıllık değişim grafiğine göre Haziran 2025’te sanayi üretimi yüzde 8,2 artmıştı. Sonraki aylarda ise yıllık büyüme oranı dalgalı bir seyir izledi. 2025’in ikinci yarısında pozitif oranların görüldüğü dönemlerin ardından yıl sonuna doğru üretim yeniden negatif bölgeye geçti. 2026’nın ilk aylarında da artış ve düşüşler birbirini izledi. Nisan ayında yıllık artış yeniden belirginleşirken mayıs ayında değişim yüzde 0 seviyesine indi. Haziranda ise yüzde 1,4’lük düşüşle yıllık değişim tekrar negatife döndü. Bu seyir, baz etkisinin yanı sıra üretimdeki aylık hareketlerin yıllık oranlar üzerindeki etkisinin de dikkate alınmasını gerektiriyor. Haziran 2025’teki yüzde 8,2’lik güçlü yıllık artışın ardından Haziran 2026’da üretimin geçen yılın aynı ayının altında kalması, karşılaştırma döneminin yüksek seviyesinin de yıllık oran açısından önem taşıdığını gösteriyor. Bununla birlikte yalnızca baz etkisi üzerinden değerlendirme yapmak da alt sektörlerdeki hareketleri açıklamak için yeterli değil. Yüksek teknoloji üretimindeki yüzde 20,3, sermaye malındaki yüzde 4,8 ve dayanıklı tüketim malındaki yüzde 4,4’lük yıllık düşüşler, haziran tablosunun üretim grupları temelinde de izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. HAZİRAN VERİLERİ İKİ YÖNLÜ TABLO ÇİZDİHaziran 2026 Sanayi Üretim Endeksi, ekonominin üretim cephesinden tek yönlü bir sinyal vermedi. Yıllık yüzde 1,4’lük gerileme üretimin geçen yılın altında kaldığını gösterirken, aylık yüzde 0,1’lik artış mayıstaki yüzde 3’lük sert düşüşün ardından yeni bir aylık kayıp yaşanmadığını ortaya koydu. Alt gruplardaki veriler bu karma görünümü daha belirgin hale getirdi. Yüksek teknoloji üretimi yıllık yüzde 20,3 azalırken aylık yüzde 3,8 arttı. Sermaye malı üretiminde de yıllık yüzde 4,8’lik düşüşe karşılık aylık yüzde 5,1’lik yükseliş kaydedildi. Orta-yüksek teknoloji üretimi ise hem yıllık hem aylık bazda artış gösterdi. Diğer taraftan dayanıklı tüketim mallarında yıllık ve aylık düşüşün birlikte görülmesi, imalat sanayinin aylık bazda büyümemesi ve madenciliğin iki karşılaştırmada da gerilemesi, sanayi genelinde güçlü ve yaygın bir toparlanmadan söz etmek için henüz yeterli bir görünüm bulunmadığını ortaya koyuyor. Haziran sonuçlarının ardından sanayinin yönü açısından gelecek aylardaki veriler daha fazla önem kazanacak. Özellikle imalat sanayinin yeniden aylık büyümeye geçip geçmeyeceği, yüksek teknolojide haziranda görülen yüzde 3,8’lik aylık artışın devam edip etmeyeceği ve sermaye malındaki yüzde 5,1’lik yükselişin kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceği izlenecek.

Memur maaşları 2027 Ocak zammı ne kadar olacak? Yüzde 7,86 zam hesabı ve meslek meslek yeni maaşlar

Memur ve memur emeklilerinin ocak ayında alacağı zam oranına ilişkin beklentiler netleşmeye başladı. Merkez Bankası’nın son Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 29,43’e yükselmesi, memur ve memur emeklileri için yüzde 2,72’lik enflasyon farkı ve yüzde 7,86’lık toplam zam ihtimalini gündeme getirdi. Bu oran gerçekleşirse milyonlarca memur ve emeklinin maaşlarında önemli bir artış yaşanacak.

Çeyrek asırda 3 bin km'lik yeni hat! Bakan Uraloğlu duyurdu: Hızlı trende hedef 2028'e kadar 27 il

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 25 yılda demiryolu ağını 10 bin 948 kilometreden 13 bin 919 kilometreye çıkardıklarını, sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettiklerini bildirdi. Hızlı trenlerle bugüne kadar 114 milyon yolcu taşıdıklarını belirten Uraloğlu, “2028’e kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı 11’den 27’ye yükselteceğiz' ifadelerini kullandı.

Emekli maaşları için ikinci zam tahmini geldi! SSK ve Bağ-Kur emeklileri ne kadar alacak? TAKVİM tek tek hesapladı

Emekli maaşlarına ilişkin zam beklentilerinde ikinci tahmin de ortaya çıktı. Dün Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmini üzerinden yüzde 8,7’lik ilk zam hesabı yapılırken, bugün açıklanan Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,43 olarak açıklandı. Buna göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin ocak ayında alabileceği zam oranı yüzde 9,91’e yükseldi. Kesin oran ise yılın ikinci 6 aylık dönemine ilişkin enflasyon verilerinin tamamlanmasıyla belli olacak.

Aile içi kavgalara son! Miras gayrimenkullerinde yeni dönem: İlk ihalede sadece mirasçılar teklif verecek, ikinci ihale herkese açık olacak

Aile içi kavgalara neden olan miras mülklerinde yeni dönem başladı. Dededen ve babadan kalan mülklerin satışında yapılacak ilk ihalede öncelik mirasçılara verildi. Peki yeni sistem nasıl işleyecek?

Konut satışlarında yeni karne: Temmuzda kaç ev satıldı? TÜİK rakamları açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin konut ve iş yeri satış istatistiklerini açıkladı. Türkiye genelinde konut satışları temmuzda yıllık bazda yüzde 17 gerileyerek 123 bin 603 oldu. İlk el satışlarındaki düşüşe karşın ipotekli konut satışları yüzde 23,7 artış gösterdi. Yabancılara konut satışları ise yüzde 1,9 yükselerek 2 bin 120'ye ulaştı.

Memur ve emekliye yeni hesap! Öğretmen, polis, doktor, mühendis… Ocak zammıyla maaşlar ne kadar olacak?

Milyonlarca memur ve memur emeklisinin 2027 Ocak ayında alacağı zam oranına ilişkin yeni hesap ortaya çıktı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28'e yükseltmesiyle, yılın ikinci yarısındaki enflasyonun yüzde 8,7 olması durumunda memurlar için yüzde 1,59 enflasyon farkı oluşacak. Yüzde 5'lik toplu sözleşme zammıyla birlikte toplam artışın yüzde 6,67'ye ulaşması bekleniyor.

Merkez Bankası yıl sonu enflasyon tahminini revize etti! 2028'e kadar kademeli düşüş: Petrol oynak piyasalar dalgalı

Merkez Bankası yılın 3. Enflasyon Raporunu açıkladı. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, jeopolitik riskler ve enerji piyasalarındaki dalgalı seyre dikkat çekerek yıl sonu enflasyon tahmini açıkladı. Buna göre, 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncellendi. Enflasyonun 2027 yıl sonunda yüzde 15'e, 2028 yılı sonunda ise yüzde 9'a gerileyeceği öngörülüyor. Karahan, petrol fiyatlarının yüksek ve oynak seyrini sürdürdüğünü bildirdi.

Motorinde ÖTV sıfırlandı: Ağustos sonuna kadar vergi yok, eylülden itibaren kademeli artış uygulanacak

Motorinde litre başına 7,74 lira olan ÖTV, 13-31 Ağustos tarihleri arasında sıfırlandı. Yeni düzenlemeyle vergi tutarı eylülde 3, ekimde 6, kasımda 9 ve aralıkta 12 liraya çıkarılacak; 1 Ocak 2027'den itibaren ise 13,9006 lira uygulanacak. Böylece 50 litrelik deposu olan bir araçta 387 lira, 110 litrelik traktörde 851,40 lira, 500 litre kapasiteli bir tırda ise 3 bin 870 lira tutarında ÖTV yükü ortadan kalkmış oldu.

Küresel endeks sağlayıcısı MSCI endekslerde değişikliğe gitti

MSCI, küresel endekslerde 31 Ağustos seans kapanışından itibaren geçerli olacak değişiklikleri açıkladı.

Buna göre Türkiye küçük ölçekli şirketler endeksine Borusan Birleşik Boru Fabrikaları Sanayi ve Ticaret AŞ, Europower Enerji ve Otomasyon Teknolojileri Sanayi Ticaret AŞ, Kardemir Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret AŞ, Rönesans Gayrimenkul Yatırım AŞ, Tera Finansal Yatırımlar Holding AŞ ve Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ eklendi.

Söz konusu endeksten Arçelik AŞ ve Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ çıkarıldı.

Analistler, bazı uluslararası fonların portföylerini MSCI endeksine paralel yönettiklerini belirterek, bu fonların endeks değişimlerine göre pay piyasalarında pozisyon aldıklarını ifade etti.

Kaynak: AA

Küresel piyasalarda ABD'de enflasyonun ılımlı seyri risk iştahını artırırken, Orta Doğu belirsizliği sürüyor

ABD'de dün açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) temmuzda aylık bazda yüzde 0,1, yıllık bazda yüzde 3,4 artarak piyasa beklentilerine paralel gerçekleşti.

Aylık enflasyonun alt kalemleri incelendiğinde, enerji grubundaki fiyat düşüşünün haziran ayına kıyasla ivme kaybettiği, ancak bu kalemdeki aşağı yönlü seyrin devam ettiği görüldü. Yıllık enflasyon ise son 4 ayın en düşük seviyesine inerken, çekirdek enflasyon yıllık bazda yüzde 2,5 ile şubat ayından bu yana en düşük seviyesini kaydetti.

Analistler, söz konusu verilerin enflasyonda yavaşlama trendinin tekrar rayına girdiğine dair görüşleri güçlendirdiğini ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımlarına yönelik beklentileri ötelediğini ifade etti.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in eylülde faiz artışına gitme ihtimali yüzde 50'nin altına inerken, yıl sonuna kadar bir faiz artırımı yapılabileceği ihtimali güç kaybetti.

Analistler, ABD'de tüketici enflasyonunun, Orta Doğu'da kalıcı barışın tesis edilmesine yönelik adımların güçlenmesi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki jeopolitik risklerin azalması halinde enerji maliyetlerindeki gerilemenin etkisiyle yavaşlamayı sürdürebileceğini belirterek, bu anlamda ABD'de bugün Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verisinin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini söyledi.

Jeopolitik tarafta ABD ile İran'ın anlaştığına yönelik üçüncü taraflardan gelen açıklamalar dikkati çekti. Pakistanlı hükümet kaynakları, ABD ve İran'ın 17 Ağustos'ta süresi dolacak olan İslamabad Mutabakatı kapsamında 60 günlük ateşkesin uzatılması konusunda "anlaştığını" söyledi.

AA muhabirine konuşan kaynaklar, tarafların arabuluculara sürenin uzatılmasına ilişkin onaylarını ilettiğini aktarırken, ateşkesin 17 Ağustos'tan sonra ne kadar süreyle uzatılacağına ilişkin ise taraflarla temasların devam ettiğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump ise ülkesinin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu belirtti.

ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki ablukasının herkes tarafından "çelikten duvar" olarak nitelendirildiğini ve İran'ın bu konuda yapabileceği bir şey olmadığını savunan Trump, "Donanmaları yok, hava kuvvetleri yok, kalan askerleri maaşlarını alamıyor. Devrim Muhafızları Ordusu kırıp geçirildi ve kaçıyorlar. Liderlikleri belirsiz. Paraları yok. Ülkeleri vuruluyor." ifadelerini kullandı.

İran'ın sahip olduğu tek şeyin "yalancı basın" ve "yüzde 300" enflasyon olduğunu ileri süren Trump, ülkenin daha da kötüye gittiğini savundu. İran yönetimi ise Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin açıklamalarına, "Şartlarımız kabul edilene kadar Boğaz yeniden açılmayacak." yanıtını verdi.

Söz konusu gelişmelerin ardından petrol fiyatları ve ABD'nin tahvil faizlerinde sınırlı bir geri çekilme izlendi. Devam eden bilanço sezonunda açıklanan şirketlerin finansal sonuçları da yatırımcıların odağında bulunurken, yapay zeka altyapısına yönelik talebin güçlü seyrettiğine işaret eden sonuçlar teknoloji hisselerindeki yükselişi destekledi.

Bulut bilişim şirketi CoreWeave'in hisseleri, ikinci çeyrek gelirinin geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 2 katına çıkmasının ardından yüzde 19,3 değer kazandı.

Super Micro Computer'ın hisseleri de şirketin finansal sonuçlarının beklentileri aşması sonrası yüzde 19,02 yükseldi. Yapay zeka ile bağlantılı diğer şirketlerin hisselerinde de yükseliş görülürken, Nvidia hisseleri yüzde 3, Micron Technology hisseleri yüzde 4,9 ve Oracle hisseleri yüzde 5,4 değer kazandı.

Dolar endeksi yeniden kritik 100 seviyesinde

Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 2 baz puan düşüşle yüzde 4,68'e inerken, Orta Doğu'da uzlaşı sürecinin netlik kazanmaması ve Fed'in faiz patikasına ilişkin belirsizliklerle dolar endeksi yükselişini dün 3. işlem gününe taşıdı.

Endeks, yüzde 0,1 artışla 99,9 seviyesine çıkarken gün içinde 100 barajını aştı. Dolar endeksi yeni günde de yüzde 0,1 yükselişle 100 seviyesinde bulunuyor.

Altının onsundaki değerlenme ise dolardaki güçlenme ve tahvil faizlerindeki yüksek seyrin korunmasıyla hız kesti. Altının ons fiyatı yüzde 0,3 düşüşle 4 bin 394 dolarda alıcı bulurken, ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı da yüzde 0,3 azalışla 88,7 dolarda seyrediyor.

Söz konusu gelişmelerle S&P 500 endeksi yüzde 0,26, Nasdaq endeksi yüzde 0,54 yükselirken, Dow Jones endeksi yatay seyretti. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne karışık başladı.

Avrupa borsaları İtalya hariç negatif seyretti

Orta Doğu'daki karmaşık süreçler, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin tırmanması ve enerji maliyetlerinin hala istenilen düzeyde gerilememesiyle Avrupa borsalarında dün İtalya hariç satıcılı bir seyir izlendi.

Bölgede açıklanan veriler, fiyat artışlarındaki enerji yükünün devam ettiğine işaret etti. Almanya'da yıllık enflasyon, enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle temmuzda yüzde 2,8'e yükseldi.

Bölgede enflasyon endişelerinin henüz yumuşamaması Avrupa Merkez Bankasına (ECB) yönelik beklentilerde hissediliyor. Para piyasalarında ECB'nin eylülde faiz artışı yapabileceği ihtimali yüzde 80 ile fiyatlanıyor. Öte yandan bölgede bugün sanayi üretimi verileri yatırımcıların odağında yer alıyor.

Jeopolitik tarafta ise Karadeniz'de Rusya ile Ukrayna arasındaki tansiyonun yükselmesi piyasalarda risk algısının artmasına ​​​​​​​neden oldu. Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), Rusya'daki Novorossiysk Deniz Üssü'ne yönelik gerçekleştirilen saldırıda Rus donanmasına ait 2 fırkateyn ve 1 devriye botunun hedef alındığını bildirdi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise Ukrayna'nın Azak Denizi ve Karadeniz'deki eylemlerinin küresel gıda güvenliğini baltaladığını belirterek, "Kiev yönetiminin küresel gıda pazarında kaos yaratmayı amaçlayan eylemleri, Batılı ülkelerin çıkarlarına hizmet ediyor." ifadesini kullandı.

Bu gelişmelerle, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,1, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,46 ve Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,23 düşerken, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yatay seyretti. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne pozitif seyirle başladı.

Asya borsaları pozitif seyrediyor

Asya tarafında alış ağırlıklı bir seyir izlenirken, ABD'de enflasyonun ılımlı seyretmesi ve Fed'e yönelik şahin beklentilerdeki zayıflama bölge piyasalarını destekliyor.

Japonya'da bugün açıklanan verilerde, üretici enflasyonu temmuzda aylık bazda yüzde 0,1, yıllık bazda yüzde 7,2 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Yıllık ÜFE tahminlerin altında kalsa da önceki aya göre hızlandı.

Öte yandan Japonya hükümetinin, yenin değer kaybının fiyatları yukarı taşımasından duyulan endişeyle gerçekleştirilen son döviz müdahalesinin etkisini artırmak arzusuyla Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz artırımını destekleyebileceği belirtiliyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, BoJ'un gelecek ay yüzde 75 ihtimalle politika faizini 25 baz puan artırması bekleniyor.

Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,6, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 4, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,5 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 yükseldi.

BIST 100 endeksi yaklaşık 2 ayın en güçlü günlük performansını sergiledi

Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,96 değer kazanarak 14.110,14 puandan tamamladı. Endeks, 15 Haziran'dan bu yana en yüksek günlük artışını gerçekleştirerek 14.000 puan seviyesini aştı.

Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,37 yükseldi.

Öte yandan yurt içinde gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) düzenleyeceği yılın 3'üncü Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısı ile "Ödemeler Dengesi" verilerine çevrildi.

AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının haziranda 4 milyar 918,2 milyon dolar açık vereceğini tahmin etti. Ekonomistler, cari işlemler hesabının bu yıl ise 52 milyar 391 milyon dolar açık vereceğini öngördü.

Dolar/TL dünü 47,7640'tan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 47,7740'tan işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde TCMB Enflasyon Raporu, cari işlemler dengesi ile para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise ABD'de ÜFE ile İngiltere'de büyüme başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.300 puanın direnç, 14.000 ve 13.900 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

09.00 İngiltere, 2. Çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla

09.00 İngiltere, haziran ayı sanayi üretimi

09.00 İngiltere, haziran ayı dış ticaret dengesi

10.00 Türkiye, haziran ayı cari işlemler dengesi

10.00 Türkiye, temmuz ayı konut satış istatistikleri

10.30 Türkiye'de TCMB Enflasyon Raporu

12.00 Avro Bölgesi, haziran ayı sanayi üretimi

14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri

15.30 ABD, temmuz ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)

15.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları

15.30 ABD, haftalık süregelen işsizlik başvuruları

Kaynak: AA

Ziraat Bankasından yılın ilk yarısında 74,2 milyar lira net kar

Ziraat Bankası, yılın ikinci çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı.

Buna göre, Banka, yılın ikinci çeyreğinde de büyümesini sürdürerek aktif büyüklüğünü 9,1 trilyon lira seviyesine taşıdı.

Benimsediği müşteri ağırlıklı bilanço stratejisi ile temel bilanço kalemlerinde istikrarlı ve dengeli gelişimini sürdüren Banka, yılın ilk yarısında ulaştığı 74,2 milyar lira tutarındaki net kar ile özkaynaklarını güçlendirmeye, başta ana misyonu olan tarımın finansmanı olmak üzere, yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı desteklemeye devam etti.

Ziraat Bankası yılın ilk yarısında gerek yurt içi gerekse yurt dışı hizmet ağında sürekli olarak büyüyen finansal kapsayıcılığını geliştirmek üzere yatırımlarına devam ederken ulaştığı yaklaşık 26 milyon aktif mobil bankacılık müşterisi ve geniş ürün seti ile müşterilerinin finansal ihtiyaçlarını karşılamayı sürdürdü.

Yılın ilk yarısı itibarıyla toplam kredi hacmini yaklaşık 7 trilyon lira seviyesine taşıdı

Uygulanmakta olan Orta Vadeli Program (OVP) ile uyumlu olarak benimsediği seçici kredi politikası ile başta tarım olmak üzere, birçok sektöre destek veren Banka, bu yılın ilk yarısı itibarıyla nakdi kredi hacmini 4,9 trilyon lira, gayri nakdi kredi hacmini 2 trilyon lira olmak üzere toplam kredi hacmini yaklaşık 7 trilyon lira seviyesine taşıdı. Bankanın uyguladığı makroihtiyati politikalara uyumlu kredi politikası doğrultusunda TL kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 66 olarak gerçekleşti.

Banka, kredi büyümesini sürdürürken benimsediği etkin kredi değerlendirme süreçleri ve etkin risk yönetimi politikası ile takip oranını yüzde 1,9 gibi sektörün oldukça altında bir oranda tuttu.

Ana fonlama kaynağını 5,7 trilyon lirayı aşan tabana yaygın mevduat ile oluşturan Banka, küresel belirsizliklerin baskın olduğu ikinci çeyrekte de yurt dışı fonlama tarafında aktif pozisyonunu korudu.

Tarım kredisi hacmi yılın ilk yarısında 1 trilyon lira seviyesine ulaştı

Banka, bu dönemde de, kırsal kalkınmaya, kadın ve genç çiftçilere, kooperatifleşmeye, karbon ayak izini azaltan çevreci uygulamalara, ulusal gıda arz güvenliğine ve kırsal ekonomiye sağladığı katkıyı artırmaya devam ederek, tarım kredisi hacmini 2026’nın ilk yarısında 1 trilyon lira seviyesine ulaştırdı.

Ziraat Finans Grubu’nu sadece Türkiye’de değil, bölgede de referans ve lider bir finansal güç haline getirme vizyonu doğrultusunda 145 ülkede 1800’e yakın muhabir banka ve 20 ülkedeki iştirak/şube yapılanmasıyla hizmet veren Banka, Arnavutluk Tiran Şubesi’nin faaliyete geçmesiyle küresel coğrafi varlığını 21 ülkeye çıkardı. Banka Orta Koridor, Çin-Avrupa Deniz Yolu ve BRICS Kuşağı dahil 12 küresel ticaret koridorunun tamamında yüzde 20’yi aşan bir dış ticaret pazar payına ulaştı ve Türkiye ihracatının yüzde 25’ine tek başına aracılık etti.

"Üreticimizi, ihracatçımızı, girişimcimizi faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, yılın ikinci çeyreğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, küresel ölçekte belirsizliklerin devam ettiği, sıkı parasal koşulların ve bankacılık sektöründe yükselen fonlama maliyetlerinin karlılık ile özkaynaklar üzerinde belirgin bir baskı oluşturduğu zorlu bir dönem olduğunu dile getirdi.

Çakar, bu konjonktürde Bankanın, güçlü finansal yapısı, yaygın hizmet ağı ve proaktif bilanço yönetimi sayesinde son derece başarılı bir performans sergilediğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bu dönemde aktif büyüklükten kredilere, mevduattan özkaynaklara ve dijital bankacılığa kadar birçok temel alanda sektöre yön veren ve liderliğini açık ara sürdüren banka konumumuzu pekiştirdik. Jeopolitik ve ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği bu dönemde, yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı merkeze alan anlayışla Türkiye’nin önünde oluşan yeni fırsat alanlarını en etkin biçimde değerlendirerek, ülkemizin stratejik önceliklerine katkı sunmaya devam edeceğiz. Yurt içindeki açık ara güçlü konumumuzu sürdürürken uluslararası alanda da yeni coğrafyalarda büyüyoruz. Nihai hedefimiz, Ziraat’i yalnızca Türkiye’nin değil, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde de güven duyulan, referans alınan markalardan biri haline getirmektir. Dünyada çok önemli ekonomik dönüşümün yaşandığı ve rekabetin yeniden tanımlandığı bu dönemde üreticimizi, ihracatçımızı, girişimcimizi faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz."

Kaynak: AA

Tavuk eti üretimi haziranda yıllık bazda yüzde 14,7 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin kümes hayvancılığı üretimi istatistiklerini açıkladı.


Buna göre, haziranda 232 bin 238 ton tavuk eti üretildi. Üretim, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 14,7, bir önceki aya göre yüzde 14,8 arttı.

Tavuk yumurtası üretimi, haziranda aylık bazda yüzde 1 azalırken, yıllık bazda yüzde 21 yükseldi. Bu dönemde 1 milyar 838 milyon 966 bin tavuk yumurtası üretildi.


Haziranda kesilen tavuk sayısı, yıllık yüzde 14,4 yükselişle 123 milyon 325 bin olarak kayıtlara geçti. Ocak-haziran döneminde de geçen yılın aynı dönemine kıyasla tavuk yumurtası üretimi yüzde 18,6, kesilen tavuk sayısı yüzde 1,2, tavuk eti üretimi yüzde 0,3 arttı.

Kaynak: AA

Borsa güne yatay seyirle başladı

Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,78 değer kaybederek 13.704,52 puandan tamamladı.

Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 0,46 puan artışla 13.704,98 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,19, holding endeksi yüzde 0,29 değer kaybetti.

Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 0,34 ile finansal kiralama faktoring, en çok gerileyen ise yüzde 0,78 ile ticaret oldu.

Küresel piyasalarda, Orta Doğu'da kalıcı uzlaşı sağlanamamasıyla jeopolitik belirsizliklerin sürmesine karşın teknoloji şirketlerinin bilançolarından gelen olumlu sinyaller risk iştahını destekledi. ABD'de bugün açıklanacak enflasyon verileri yatırımcıların odağına yerleşti.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise ABD'deki enflasyon verilerinin yanı sıra ABD'de haftalık mortgage başvuruları ve bütçe dengesinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.800 ve 13.900 puanın direnç, 13.600 ve 13.500 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Kaynak: AA

Tarım ve Orman Bakanlığı kontrolüne tabi bazı ürünlerin ülkeye girişine ilişkin düzenleme yapıldı

Ticaret ile Tarım ve Orman bakanlıklarınca hazırlanan "Tarım ve Orman Bakanlığı Kontrolüne Tabi Belirli Ürünlerin Girişine Yetkili Gümrük İdareleri İle Resmi Kontrollerini Yapmaya Yetkili İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinin Belirlenmesine Dair Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Tebliğle, bitki koruma ürünleri, gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme ve yemlerin gıda veya yem güvenilirliğine ilişkin resmi kontrolleri yapmaya yetkili il tarım ve orman müdürlükleri belirleniyor.

Buna göre, gıda maddelerinin resmi kontrollerini yapacak yetkili idareler arasında Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü eklendi.

Kaynak: AA

Küresel piyasalarda gözler ABD'nin enflasyon verilerine çevrildi

ABD ile İran'ın merkezde yer aldığı, diğer ülkelerin de dahil olduğu Orta Doğu'daki diplomatik süreç, piyasaların yönü üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.

Dün Katar'ın, Umman ile İran arasında devam eden Hürmüz Boğazı'na ilişkin görüşmelerin ileri bir aşamaya ulaştığını açıklamasının ardından ABD askeri güçlerinin Hürmüz Boğazı'nda bir gemiye daha müdahale etmesi bölgede kalıcı barışı kapsayacak bir anlaşmaya yönelik soru işaretleri artırdı.

Enerji tedarikinde kritik değere sahip Hürmüz Boğazı, jeopolitik risklerin gölgesinde kalmaya devam ederken, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Rızai, Washington'ın Tahran'ın şartlarını kabul etmemesi halinde söz konusu boğazın açılmayacağını söyledi.

Söz konusu gelişmenin ardından arz endişelerinin yeniden güçlenmesiyle birlikte petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket gözlendi.

Bölgedeki jeopolitik gelişmelere ve haber akışına duyarlı şekilde seyreden petrol fiyatlarındaki yüksek oynaklık, enerji maliyetleri üzerinden enflasyonist baskıların artmasına neden olarak merkez bankalarının enflasyonla mücadele süreçlerini karmaşık hale getiriyor.

Bu durum aynı zamanda piyasalardaki belirsizliği artırarak yatırımcıların geleceğe yönelik fiyatlama ve pozisyonlanma kararlarını zorlaştırıyor. Küresel çapta ekonomiler üzerindeki fiyat baskıları sürerken, ABD'de bugün açıklanacak enflasyon verileri yatırımcıların odağına yerleşti.

Ülkede haziran ayında yavaşlama eğilimine giren enflasyonun temmuz ayında da hız kesmeye devam etmesi bekleniyor. Analistler, piyasalarda ABD'de temmuz ayında yıllık enflasyonun yüzde 3,4, aylık enflasyonun ise yüzde 0,1 olarak gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi.

Analistler, ülkede açıklanacak enflasyon verilerinin ABD Merkez Bankasının (Fed) yıl sonuna kadar nasıl adımlar atacağına dair sinyaller verebileceğini söyleyerek verinin ardından piyasalarda sektör ve hisse bazlı oynaklıkların oluşabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Bu süreçte Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, ekonominin şu anda karşı karşıya olduğu en büyük sorunun enflasyon olduğunu belirtti.

Yapay zeka temasına yönelik iyimserlikler tazelendi

Öte yandan, Orta Doğu'ya ilişkin riskler varlığını korurken, teknoloji sektöründe artan iyimserlikler piyasalarda risk iştahını desteklemeye devam ediyor. Dün piyasa kapanışının ardından yapay zeka ve veri merkezleri için yüksek performanslı sunucu sistemleri üreten ABD merkezli teknoloji şirketi Supermicro (SMCI), dördüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Bilançoda siparişlerde artış, kar oranındaki toparlanma ve güçlü 2027 beklentisi öne çıktı.

Özellikle 2027 rehberliğinin çok güçlü gelmesi yapay zeka temasına yönelik iyimserlikleri tazeledi. Yapay zeka için bulut veri merkezi şirketi CoreWeave bilançosunun yapay zeka odaklı bulut hizmetlerine yönelik talebinin güçlü kaldığı sinyalleri piyasaları destekleyen başka bir gelişme olarak öne çıktı.

Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,69'da, dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 99,8 seviyesinde bulunuyor. Fed'in adımlarına yönelik belirsizlikler ve dolar endeksinin 100 seviyesinin altında kalmasından destek bulan altının ons fiyatı, yüzde 0,8 artışla 4 bin 401 dolardan alıcı buluyor.

Ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,6 artışla 89,4 dolarda seyrediyor.

Söz konusu gelişmelerle S&P 500 endeksi yüzde 0,32, Nasdaq endeksi yüzde 0,60 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,34 düştü. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.

Avrupa borsaları karışık seyretti

Ağırlıklı olarak Orta Doğu'daki gelişmeler ve petrol fiyatlarının seyriyle yönlenen Avrupa borsaları dün karışık seyretti. Bölgede tahvil faizlerindeki yükselişler yavaşlarken, İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5 sınırında kalmaya devam etti. Bununla birlikte, petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasının, enerji şirketlerinin karlılık beklentilerini desteklemesiyle bu hisselerdeki alıcılı seyir sürdü.

Öte yandan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Avrupa'da etkili olan kuraklık ve nehirlerdeki düşük su seviyeleri nedeniyle elektrik arzının sıkışık olduğunu bildirdi.

AB Komisyonu Sözcüsü Eva Hrncirova, Brüksel'de düzenlenen günlük basın toplantısında, Avrupa'da kuraklığın ve nehirlerdeki düşük su seviyelerinin elektrik arz güvenliğine etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hrncirova, "Kuraklık ve nehirlerdeki düşük su seviyeleriyle bağlantılı olarak elektrik arz güvenliği durumunu yakından takip ediyoruz." diye konuştu.

Bu gelişmelerle, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,17 ve Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,13 düşerken, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,08 ve Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,26 yükseldi. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne negatif seyirle başladı.

Asya borsaları Hong Kong hariç pozitif seyrediyor

Asya tarafında Hong Kong hariç alış ağırlıklı bir seyir izlenirken, güçlü sinyaller veren şirket bilançolarıyla bölge piyasalarında teknoloji şirketlerindeki yükseliş dikkati çekti.

Güney Kore'de teknoloji şirketi LG Electronics hisseleri yüzde 10, yarı iletken şirketi SK Hynix yüzde 5,4 ve Samsung Electronics hisseleri de yüzde 6,5 yükseldi. Japonya'da yarı iletken sektöründe de yükselişler göze çarptı. Buna göre, Kioxia Holdings hisseleri yüzde 4,4, Tokyo Electron hisseleri yüzde 2,3 değer kazandı.

Ancak yükselen petrol fiyatları, ABD-İran anlaşmasındaki belirsizlik ve ABD'de bugün açıklanacak enflasyon verileri yatırımcıların bir kısmını temkinli duruşa yönlendiriyor.

Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,8, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 3,5, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 yükselirken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,2 düştü.

BIST 100 endeksi geriledi

Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,78 değer kaybederek 13.704,52 puandan tamamladı.

Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,11 düştü.

Dolar/TL dünü 47,7300'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 47,7560'tan işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise ABD ve Almanya'da enflasyonun yanı sıra, ABD'de haftalık mortgage başvuruları ve bütçe dengesinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.600 ve 13.500 puanın destek, 13.800 ve 13.900 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

09.00 Almanya, temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

14.00 ABD, haftalık mortgage başvuruları

15.30 ABD, temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

21.00 ABD, temmuz ayı federal bütçe dengesi

Kaynak: AA

Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara yönelik 7 ayda 8,9 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, dış ticaret işlemlerinde vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, kamu gelirlerinin korunması ve gümrük işlemlerini mevzuata uygun şekilde gerçekleştiren dış ticaret erbabının haklarının gözetilmesinin amaçlandığı belirtildi.

Bu kapsamda geçmiş dönemlere ilişkin gümrük ve dış ticaret işlemlerinin denetiminin etkin ve kararlı şekilde sürdürüldüğüne işaret edilen açıklamada, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, risk analizleri ve kontrol çalışmaları yapıldığına değinildi.

Açıklamada, söz konusu çalışmalarda ileri veri analitiği tekniklerinden yararlanıldığı da vurgulandı.

Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bünyesindeki kontrol şubelerince, ikincil kontrol beyanname incelemeleri yapıldığı bildirilen açıklamada, 3 bin 223 firma tarafından tescil edilen 19 bin 638 gümrük beyannamesinin kontrol edildiği belirtildi.

Açıklamada, bu incelemeler sonucunda 7,2 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiği bilgisi verildi.

"Tutar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 arttı"

Bakanlık müfettişlerince yapılan sonradan kontrol firma denetimleri kapsamında ise 145 firmanın denetlendiğine dikkat çekilerek, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu denetimler sonucunda 1,7 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi. Böylece, bu yılın ilk 7 ayında gerçekleştirilen sonradan ve ikincil kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenmiş oldu. Söz konusu tutar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artış gösterdi. Bakanlık, dış ticaret işlemlerinin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak, vergi kayıp ve kaçağını önlemek ve kurallara uygun faaliyet gösteren firmaların haklarını korumak amacıyla geçmiş dönem gümrük ve dış ticaret işlemlerine yönelik kontrollerini etkin şekilde sürdürecektir."

Kaynak: AA

Rusya'da bazı kripto paraların borsalarda işlem görmesine izin verildi

Bankadan yapılan yazılı açıklamada, ülkede kripto para birimlerinin borsalarda işlem görmesine yönelik düzenlemelere ilişkin bilgi verildi.

Rus borsalarında bitcoin, ethereum ve tetherin halka açık şekilde işlem görebileceği, nitelikli yatırımcıların borsa ve tezgah üstü piyasalarda işlem görecek tüm kripto paraları herhangi bir miktar sınırlaması olmadan satın alabileceği belirtildi.

Açıklamada, "İşlem yapmadan önce tüm yatırımcıların teste tabi tutulması ve kripto varlıklara yatırımın taşıdığı riskler konusunda bilgilendirilmesi gerekecek." ifadesine yer verilerek, nitelikli olmayan yatırımcıların yapacağı kripto para alımlarının yıllık 300 bin rubleyle (yaklaşık 3650 dolar) sınırlandırılacağı kaydedildi.

Batılı ülkelerin Rus finans kuruluşlarına yönelik yaptırımları nedeniyle Rusya'da kripto paralar ve kripto para madenciliği hızla popülerlik kazanmıştı.

Kaynak: AA

Brent petrolün varil fiyatı 90 doları test ediyor

Dün 87,93 dolara kadar yükselen Brent petrolün ekim vadeli varil fiyatı, günü 87,72 dolardan tamamladı.

Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 11.24 itibarıyla kapanışa göre yüzde 2,6 artarak 90 dolar oldu.

Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün eylül vadeli varil fiyatı da 84,36 dolar olarak belirlendi.

Hürmüz merkezli belirsizlikler fiyatları destekliyor

Petrol fiyatları, ABD ile İran arasında hızlı bir anlaşmaya varılacağına yönelik beklentilerin zayıflaması ve Hürmüz Boğazı'nın normal deniz trafiğine açılmasına ilişkin belirsizliğin sürmesiyle yükselişini hızlandırdı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik olası geniş çaplı bir saldırı seçeneğini gündemde tutarken, Tahran'ın savaş tazminatı talebine karşılık İran'ın "son 50 yılda Orta Doğu'ya verdiği zararlar" nedeniyle tazminat ödemesi gerektiğini savundu.

İran'ın ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını ve askerlerinin maaşlarını ödemekte zorlandığını öne süren Trump, buna karşın Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nda askeri açıdan tehdit oluşturabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti.

Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu ve ABD donanmasının kontrolünde bulunduğunu belirten Trump, yalnızca ABD'nin izin verdiği tankerlerin geçişine müsaade edildiğini, diğer gemilerin ise ablukayla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Analistler, Hürmüz ve Bab el-Mendeb'deki güvenlik risklerinin enerji arzı ile tanker taşımacılığı üzerindeki baskıyı kısa vadede sürdürebileceğine işaret ediyor. Ayrıca, Suudi Arabistan'daki Cizan rafinerisinin yeniden faaliyete geçişinin ertelenmesinin de bölgedeki petrol arzına ilişkin endişeleri artırdığı belirtiliyor.

ABD ile İran arasındaki müzakerelerde tarafların uzlaşmaya yanaşmaması halinde petrol piyasasında yüksek oynaklığın bir süre daha devam edebileceği öngörülürken, Brent petrolün varil fiyatının 75-95 dolar aralığında seyretmesi bekleniyor.

Brent petrolde teknik olarak 90,22 doların direnç, 88,64 doların ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Muhabir: Samet Tunç

Toplam ciro endeksi haziranda yıllık bazda yüzde 25,8 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin ciro endekslerini açıkladı.

Buna göre, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam ciro endeksi, haziranda aylık bazda yüzde 0,3 azaldı.

Takvim etkisinden arındırılmış sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplam ciro endeksi, aynı ayda yıllık bazda yüzde 25,8 yükseliş gösterdi.

Sanayi ve inşaat endeksleri

Sanayide takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, haziranda yıllık bazda yüzde 26,7 arttı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi ciro endeksi de söz konusu ayda bir önceki aya göre yüzde 2,7 azalış kaydetti.

İnşaat sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, haziranda yıllık bazda yüzde 29,9 artarken, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış inşaat ciro endeksi ise mayıs ayına kıyasla yüzde 0,7 düştü.

Ticaret ve hizmet endeksleri

Takvim etkisinden arındırılmış ticaret ciro endeksi, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23,5, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ticaret ciro endeksi de bir önceki aya kıyasla yüzde 0,5 artış gösterdi.

Hizmet sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, haziranda geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 31,3, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış hizmet ciro endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,8 yükseldi.

Kaynak: AA

Piyasalarda 10 Ağustos 2026 gün sonu: Altında çarşamba uyarısı! İslam Memiş'ten BIST 100 ve gram altın yorumları

Haftanın ilk işlem gününde piyasalar sakin bir seyir izlerken, yatırımcının gözü çarşamba günü ABD'den gelecek enflasyon verisine çevrildi. Finans Analisti İslam Memiş, altındaki hızlı yükselişin ardından yaşanabilecek ani kar satışlarına karşı uyarırken; Orta Doğu'daki tansiyon petrolü yeniden 85 doların üzerine taşıdı.

Altın fiyatlarında son durum: İslam Memiş kritik seviyeleri açıkladı

Küresel piyasalar ABD enflasyon verisi ve Orta Doğu'daki gelişmelere odaklanırken, Finans Analisti İslam Memiş altındaki son gelişmeleri değerlendirdi. A Haber canlı yayınında Merve Köleoğlu'nun sorularını yanıtlayan Memiş, yatırımcıların takip etmesi gereken kritik seviyeleri açıkladı.

Depoyu dolduracaklar dikkat! Motorine zam ya da indirim var mı? 10 Ağustos 2026 akaryakıt fiyatları

Akaryakıt fiyatlarında yeni haftayla birlikte hareketlilik yaşanıyor. Benzine 1,56 TL zam beklentisi gündeme gelirken araç sahipleri gözlerini motorin fiyatlarına çevirdi. 10 Ağustos 2026 itibarıyla motorinde herhangi bir zam veya indirim bulunmuyor. Peki benzin, motorin ve LPG litre fiyatları bugün ne kadar? İşte İstanbul, Ankara ve İzmir'de güncel akaryakıt fiyatları…

İŞKUR'da 83 bin açık iş: En çok hangi kadrolar aranıyor? İstanbul ilk sırada

Bu yılın ilk 7 ayında işverenlerden 1.4 milyondan fazla açık işe eleman talebi alan İŞKUR, 847 bin 805 kişinin işe yerleşmesine aracılık etti. Turizm ve imalat sektörleri açık işlerde ve istihdamda öne çıktı. Halen başvuruya açık 83 bini aşkın açık iş var. İşte detayları…

Batı Akdeniz'den 7 ayda 1 milyar 763 milyon dolarlık ihracat yapıldı

BAİB Başkanı Mehmet Ali Can, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Sosyal Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin ve Batı Akdeniz'in temmuz ayı ihracat rakamları ile ihracatı artırmaya yönelik çalışmaları değerlendirdi.

Bölge ihracat performansına ilişkin bilgi veren Can, BAİB'in temmuz ayında tüm zamanların en yüksek aylık ihracat rakamına ulaştığını bildirdi.

Haziranda 274 milyon dolarla aylık ihracat rekoru kırdıklarını aktaran Can, "Temmuz ayında 291 milyon dolarlık ihracatla tüm zamanların en büyük aylık ihracatını yapmış bulunmaktayız. Böylelikle son iki ayda üst üste ay bazında rekorumuzu kırmış olduk." dedi.

BAİB'in temmuzda ihracatını geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33 artırdığını belirten Can, birlik olarak Türkiye'deki 13 ihracatçı birliği arasında en yüksek artışı gerçekleştirdiklerine dikkati çekti.

Can, yıllık ihracatta da yüzde 10,28'lik artış yakaladıklarını anlatarak, şunları kaydetti:

"Ocak-temmuz dönemindeki ihracat rakamımız 1 milyar 763 milyon dolar seviyesine geldi. 5 Ağustos itibarıyla yıllık ihracatımız 1 milyar 793 milyon doları buldu. Bu rakam neden önemli. 2019'da yıllık bazda o dönemin rekoru 1 milyar 791 milyon dolardı. Biz bu rakamı, 7 ay 5 gün gibi bir sürede 2026 yılında yakalamış olduk. 250 milyon dolar ortalama aylık bir performansımız gözüküyor. Böyle devam edersek yıl sonu itibarıyla 3 milyar doları yakalamayı umut ediyoruz."

Yaş meyve ve sebze ilk sırada

Mehmet Ali Can, temmuz ayında Batı Akdeniz'in sektör bazında ihracatında 73 milyon dolarla yaş meyve ve sebzenin ilk sırada yer aldığını, bu sektörü 55 milyon dolarla madencilik ürünleri ve 30 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamullerinin takip ettiğini söyledi.

Ocak-temmuz döneminde, yaş meyve ve sebze ihracatının yüzde 25 artışla 564 milyon dolara ulaştığını belirten Can, bu sektörde biberin 179 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada bulunduğunu dile getirdi.

Ülke bazında aynı dönemde Almanya'nın 157 milyon dolarla ilk sırada yer aldığını ifade eden Can, ABD'nin 133 milyon dolarla ikinci, Rusya, Çin ve Romanya'nın ise sırasıyla diğer önemli pazarlar olduğunu vurguladı.

Can, Ticaret Bakanlığının ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğini 6 ay daha uzatmasının önemli olduğunu belirterek, yüzde 3'lük desteğin ihracatçıların rekabet gücünü korumasına katkı sağladığını ifade etti.

Reeskont kredi limitinin günlük 5 milyar liraya yükseltildiğine işaret eden Can, uygun maliyet nedeniyle kredilere yoğun talep bulunduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Bakan Şimşek, haziran ayına ilişkin sanayi üretim endeksini değerlendirdi

Şimşek, NSosyal hesabından, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan haziran ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.

Zorlu küresel koşullara rağmen sanayi üretiminin ikinci çeyrekte yıllık yüzde 1,9 büyüdüğüne dikkati çeken Şimşek, "Bu dönemde yüksek teknoloji sektörlerinde üretim yüzde 3,9 arttı, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı haziran itibarıyla yüzde 44,5'e ulaştı." ifadesini kullandı.

Şimşek, şunları kaydetti:

"Katma değerli üretimdeki güçlü artış ve ihracat kompozisyonundaki iyileşme, sanayideki dönüşümün somut göstergeleridir. Verimlilik odaklı politikalarımızla küresel değer zincirlerinde daha üst basamaklara çıkmayı sürdüreceğiz."

Kaynak: AA

Bursa'da kadın girişimci başardı: Aldığı destekle ABD ve Avrupa'ya açıldı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde yaşayan girişimci Sibel Zeybek, devlet desteklerinden yararlanarak kurduğu tekstil atölyesiyle ABD ve Avrupa pazarına ihracat yapıyor. Zeybek yaptığı açıklamada "Bir müşterimiz daha önce ürünlerini Çin'den alıyordu. Yaklaşık 5 bin ürün hazırlayıp ABD'ye gönderdik. Çin pazarının elinden bir ürünü almış olduk. Böyle küçük bir yerde bunu yapabilmemiz bizim için büyük bir mutluluk" ifadelerini kullandı.

Emlak Katılım'dan yılın ilk yarısında 8,9 milyar TL net kâr

Emlak Katılım, katılım finans ilkeleri doğrultusunda reel ekonomiye sağladığı kaynak ve müşteri odaklı büyüme yaklaşımıyla 2026 yılının ilk yarısında da güçlü performansını sürdürdü. Faaliyet alanlarını çeşitlendirmeye devam eden banka, etkin bilanço yönetimi ve verimlilik odaklı stratejileriyle sürdürülebilir büyümesini desteklerken mali yapısını daha da güçlendirdi.

Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %75 artışla ülke ekonomisine 362 Milyar TL kaynak sağlayan Emlak Katılım, aynı dönemde net kârını %17 oranında artırarak 8.9 Milyar TL’ye çıkardı. Aktif büyüklüğünü %56 artışla 464 Milyar TL’ye ulaştıran Emlak Katılım, toplanan fonlarını %53 artışla 344 Milyar TL’ye yükseltti. Emlak Katılım’ın kullandırılan fon büyümesi aynı dönemde %89 düzeyinde gerçekleşirken %17,80 sermaye yeterliliği oranı ile sektördeki sağlam duruşunu pekiştirdi. Güçlü sermaye yapısı ve etkin risk yönetimiyle desteklenen istikrarlı operasyonel faaliyetleri sayesinde 2026 yılı ilk yarısında özkaynak kârlılığını %48,70 seviyesinde tamamladı.

SUKUK ALANINDA %125’LİK GÜÇLÜ BÜYÜME
Emlak Katılım’ın 2026 yılının ikinci çeyreğinde yurt içinde ihraç etmiş olduğu kira sertifikası ihraç hacmi, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık %155’lik bir artışla 26.2 Milyar TL olarak gerçekleşti. Banka, aracılığını üstlendiği şirket sukuku ihraçlarında 2026 yılı ikinci çeyreğinde 12.3 Milyar TL sukuk ihracı gerçekleştirdi. Emlak Katılım, dolaşımdaki 15.5 Milyar TL tutarındaki sukuk bakiyesi ile %17’lik pazar payını koruyarak sektörün pazar liderleri arasında yer almaya devam etti.

Muhabir: Haber Merkezi

TCMB'den "Net Hata ve Noksanın Nesi Noksan?" başlıklı finansal okuryazarlık videosu

Videoda, ödemeler dengesi konuşulurken en çok merak edilen kalemlerden birinin "net hata ve noksan" olduğu, dönem dönem özellikle yüksek değerli istatistikler yorumlanırken bu konunun sıkça gündeme geldiği ifade edildi.

Ödemeler dengesinin binlerce parçalık dev bir yapboza benzetilebileceği kaydedilen videoda, "Yapbozun parçaları, yani veriler farklı yerlerden ve farklı zamanlarda gelir. Bazı parçaların yeri hemen bulunur, bazıları ise doğru yerini bulana kadar yerleştirilemez. Net hata ve noksan da buna benzer. Kayıp bir parça değil, henüz tam yerine oturtulmamış, eşleşmeyi bekleyen bilgidir." ifadeleri kullanıldı.

Videoda, ödemeler dengesinin, ihracat, ithalat, turizm ve yatırımlar gibi işlemlere ilişkin verileri farklı kaynaklardan bir araya getirdiği belirtilerek bu verilerin aynı anda gelmeyebileceği veya tam olarak eşleşmeyebileceği, aradaki farkın "net hata ve noksan" olarak kaydedildiği bildirildi.

Bu farkın birçok nedeninin olabileceği, veri kaynaklarının kapsam ve ölçüm yöntemlerinin farklılaşabileceği, bilgilerin gecikmeli gelebileceği veya sonradan güncellenebileceği anlatılan videoda, bu konuda bir örnek de paylaşılarak, şu bilgilere yer verildi:

"Örneğin, ihracat bedeli ülkeye gelmiş ancak mal henüz gümrük kayıtlarına yansımamış olabilir. Kayıt tamamlandığında fark kapanır. Bu nedenle zamanlama kaynaklı farkların zaman içinde birbirini dengelemesi beklenir. Nakit döviz hareketleri de bu kalemi etkileyebilir. 'Yastık altı' dövizin banka hesabına yatırılması yeni bir sınır ötesi işlem değildir ancak kaynağı mevcut verilerle belirlenemeyebilir. Bu da net hata ve noksanı artırır. Bankadan çekilen nakit döviz ise ters yönde etki yaratabilir."

"Net hata ve noksanda noksan olan para değil, açıklanamayan bilgidir"

Videoda, yerleşiklerin yurt dışındaki hesaplarına ilişkin bilgilerin de kapsam ve raporlama güçlükleri nedeniyle eksik veya gecikmeli yansıyabileceği aktarılarak, şu ifadeler kullanıldı:

"Açıklanamayan hareketlerin net sonucu giriş yönündeyse net hata noksan artar, çıkış yönündeyse net hata noksan azalır. Veriler güncellendikçe, yöntemler geliştikçe ve yeni kaynaklar elde edildikçe farkların bir bölümü ilgili işlem kalemlerine aktarılır. Kısacası, net hata ve noksanda noksan olan para değil, henüz mevcut veri kaynakları ile açıklanamayan bilgidir."

Kaynak: AA

Yapay zeka desteğiyle hatalı kamu harcamalarına son!

Hazine ve Maliye Bakanlığının kamuda şeffaflık ve hesap verebilirliği artırmak amacıyla devreye aldığı Yapay Zeka Destekli Muhasebe ve İleri Analitik Projesi'yle bugüne kadar 2 milyar liranın üzerinde verimsizlik riski taşıyan kamu harcaması tespit edildi.

Bakanlık, mali disiplini güçlendirmek, kamu kaynaklarını etkin ve verimli kullanmak, veriye dayalı karar alma kapasitesini artırmak amacıyla kamu harcamalarını analiz eden, riskleri önceden tespit eden ve karar alma süreçlerini destekleyen yeni nesil mali yönetim altyapısını devreye aldı.

Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi (BKMYBS), yapay zeka destekli karar alma süreçleriyle bu alandaki dijital platforma dönüştü.

BKMYBS, Türkiye'nin ihtiyaçları doğrultusunda tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirildi. Bu alanda yaklaşık 16 yıl önce başlayan dijital dönüşüm yolculuğu yeni bir aşamaya taşındı.

Sistemin bütçe, muhasebe, ödeme, raporlama ve mali karar destek süreçleri tek bir dijital ekosistem altında birleştirildi.

Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen yapay zeka destekli muhasebe ve ileri analitik uygulamaları sayesinde sistem, risk odaklı analiz yapabilen, verimsiz ve hatalı harcamaları tespit edebilen ve karar vericilere öngörü sunan akıllı bir kamu mali yönetimi platformuna dönüştü.

Sistem, 497 kamu idaresi, 95 bin harcama, 4 bin muhasebe birimi ve yaklaşık 400 bin kullanıcıya hizmet verirken, her yıl yaklaşık 150 milyon muhasebe kaydı, 3 milyon maaş ve ücret hesaplaması, 18 milyon ödeme emri belgesi, 5,5 milyon elektronik imzalı belge ve 10 milyon e-fatura güvenli şekilde işleniyor.

Projenin devreye alındığı günden bugüne kadar büyüklüğü 2 milyar liranın üzerinde verimsizlik riski taşıyan kamu harcaması tespit edildi. Böylece kamu kaynaklarının daha etkin, ekonomik ve verimli kullanılmasına yönelik önleyici kontrol yaklaşımı önemli ölçüde güçlendirildi.

Kamuda hesap verebilirliği artırdı

Proje sayesinde 2025-2026 döneminde BKMYBS üzerinden yürütülen mali işlemler kapsamında yaklaşık 200 milyon sayfa kağıt kullanımından tasarruf edildi, yaklaşık 5 bin ton karbon salımının önlenmesine katkı sağladı.

Proje, kamuda şeffaflık ve hesap verebilirliğin artırılması açısından da önem taşıyor.

Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen "Yapay Zeka Destekli Muhasebe ve İleri Analitik Projesi", Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri kapsamında yapay zeka kategorisinde birincilik ödülüne de layık görüldü.

"Yeni nesil mali yönetim altyapısını hayata geçirdik"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, mali disiplini güçlendirmek, kamu kaynaklarını etkin ve verimli kullanmak, veriye dayalı karar alma kapasitesini artırmak amacıyla kamu harcamalarını analiz eden, riskleri önceden tespit eden ve karar alma süreçlerini destekleyen yeni nesil bir mali yönetim altyapısını hayata geçirdiklerini belirtti.

Sistemin, bütünleşik mimarisi, yüksek işlem kapasitesi ve yapay zeka destekli analitik altyapısıyla uluslararası kuruluşlar ve birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini ifade eden Şimşek, şunları kaydetti:

"Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi çatısı altında yapay zekayı ve ileri analitik teknolojileri daha da yaygınlaştıracağız. Hedefimiz, şeffaflığı, hesap verebilirliği, verimliliği ve sürdürülebilirliği esas alan güçlü kamu mali yönetim sistemini daha ileri taşımaktır."

Muhabir: Vildan A.

Türkiye, çikolata ihracatında kalite ve ham maddeyle öne çıkıyor

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgiye göre hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, ocak-haziran döneminde 212 ülke ve serbest bölgeye 5 milyon 290 bin 36 ton ürün sattı.

Türk hububatçılar, bu ihracat karşılığında 5 milyar 847 milyon 514 bin dolar gelir elde ederken en fazla ihraç edilen ürün 663 milyon 938 bin dolarla ayçiçeği tohumu oldu. Bunu 500 milyon 781 bin dolarla çikolata ve kakao ürünleri takip etti.

İTO Baklava, Pasta ve Şekerli Mamuller Meslek Komitesi Başkanı Mehmet Yıldırım, AA muhabirine, bu ihracatın üreticilerin başarısı olduğunu, ciddi manada kaliteyi yakaladıklarını, kaliteden dolayı da bu rakamların geldiğini söyledi.

Sektörün özellikle şekerli ürünler ve kakaolu mamullerde güzel bir çalışma içinde olduğunu anlatan Yıldırım, "Üreticiler, kakaoyu ilk önce güzel bir şekilde alıyorlar, işliyorlar, çikolata ve şekerleme haline getiriyorlar. Bundan dolayı güzel bir çalışmayla satışlarını gerçekleştiriyorlar. Örgütlü bir çalışma var. Özellikle İHBİR, çok iyi çalışıyor. Bütün üreticileri topluyor ve dünyanın her yerinde fuarlara götürüyor. Dolayısıyla da burada başarı oradan geliyor." ifadelerini kullandı.

Yıldırım, Türkiye'nin kakaolu ürünlerin imalatındaki kalitesine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Türkler, dünyada belirli yer edinmeye başladı. Türkiye'de bildiğim birçok çikolata firması var ve bunların ciddi manada ihracatları var. Bir ürünü kaliteli yaptığınız zaman özellikle yiyecek konusunda marka olmamak için hiçbir sebep yok. Biraz da bunun standartlarının sağlanması lazım. Doğru bir şekilde bunun pazarlamasını da yaptığınızda sadece Türkiye'de değil dünyada da marka olursunuz."

"Dubai çikolatasının üretiminde Türkiye'nin başarılı olmasının nedeni ham madde avantajıdır"

Mehmet Yıldırım, İstanbul'un kakaolu mamullerin üretimindeki rolü ve sektöre sağladığı avantajlara dikkati çekerek, "Bu ihracatı yapan firmaların yüzde 95'i İstanbul'da bulunmaktadır. Ayrıca Gaziantep'te, Adana'da da üretim yapan yerler bulunmaktadır." şeklinde konuştu.

Dubai çikolatası gibi çikolataların da Türkiye'de üretilip satılan ürünlerden olduğunu belirten Yıldırım, "Dubai çikolatasının üretiminde Türkiye'nin başarılı olmasının nedenlerinden biri ham madde avantajının olmasıdır. İkincisi de pazarlama ve kalitedir çünkü Antep fıstığı kaliteli, kadayıf kaliteli. Bu, ham maddelerin Türkiye'de bolca üretiliyor olmasından kaynaklıdır. Bunlar da kalite ve satışa yansıyor." diye konuştu.

Yıldırım, kakaonun Türkiye'de işlenip şekil verildikten sonra ihracatının yapıldığını ifade ederek, Türk üreticilerin kalite, uluslararası fuarlara katılım ve pazarlamayla öne çıktıklarını söyledi.

Üretimin artması durumunda kapasite artırımının da olacağını belirten Yıldırım, "Bu durumda istihdamda artış olur, katma değer konusunda da artış olur yani bir üretim artarsa, satış artarsa ülkemize de çok ciddi manada yarar sağlar." dedi.

"Algıyı kolay kolay yıkamazsınız ama satışta bir yer edinebilirsiniz"

İTO Baklava, Pasta ve Şekerli Mamuller Meslek Komitesi Başkanı Yıldırım, Türkiye'nin çikolata ve kakao ürünleri ihracatındaki başarısına ilişkin, "Bizim üreticilerimiz, son yıllarda hem ambalaj hem paketleme hem de üretimde çok büyük ilerleme kaydetti. Bu da tamamen dünyayı gezip görmekle oluyor. İnsanları görüyorsunuz, farklı ülkeler görüyorsunuz, yeni ambalaj çeşitleri, yeni paketlemeler oluyor ve bunlara ayak uydurduğunuzda da başarı da peşinden geliyor." ifadelerini kullandı.

Mehmet Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Geçmiş yıllardaki istatistiklere baktığımızda bir turistin geldiğinde yemek istediği şeylerin başında baklava geliyordu. Peşinden kebap geliyordu. Gastronomi turizmi, dünyada çok önemli bir hale geldi. İnsanlar, bir lezzeti tatmak için binlerce kilometre yolu gelebiliyorlar. Özellikle Batılılar olsun, ABD'liler olsun. Bunu iyi değerlendirmek lazım. Dolayısıyla burada bir ürünü iyi yaptığınızda bu gastronomi turizmindeki insanları çekersiniz.

Türkiye'nin çikolata ve kakaolu ürünlerdeki başarısını sürdürmesi durumunda baklava ve kebabın ardından çikolatasıyla da tanınma durumu var ama bazı algıları yıkmak çok zor. Örneğin İsviçre, çikolatada başarılı olmuşsa bu algıyı kolay kolay yıkamazsınız ama satışta bir yer edinebilirsiniz. Önemli olan bu ivmeyi geliştirerek devam ettirmek önemli. Bu yapılırsa dünyada 'Türk çikolatası' adını yerleştirebiliriz."

Yıldırım, iç pazarda ekim ayından itibaren baklava ve çikolata satışlarının daha da arttığını sözlerine ekledi.

Muhabir: Vildan A.

TSE 129 personel alıyor

TSE'nin konuya ilişkin ilanı Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre Enstitünün merkez ve taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 25'i TSE uzman yardımcısı, 10'u mühendis, 2'si kimyager, 2'si hemşire, 28'i memur, 7'si tekniker, 19'u koruma ve güvenlik görevlisi, 4'ü teknisyen, 25'i odacı, 2'si bahçıvan ve 5'i şoför olmak üzere 129 personel alınacak.

Başvurular 21 Ağustos'ta başlayıp 11 Eylül saat 23.59'da sona erecek.

Adaylar, başvurularını Kariyer Kapısı ve TSE'nin internet sitesinin (http://www.tse.org.tr) "Duyurular" bölümünde alım ilanının yayımlanmasını takiben, e-Devlet üzerinden TSE-Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım ve Kariyer Kapısı "https://kariyerkapisi.gov.tr/isealim" adresleri üzerinden yapabilecek.

Adaylar, mezun oldukları öğrenim programları ve KPSS puan türlerine göre, en yüksek puanı alandan başlayarak sıralanacak. Atama yapılacak pozisyon sayısının 4 katı kadar aday sözlü sınava girmeye hak kazanacak.

Sözlü sınava girmeye hak kazananlar 21 Eylül'de TSE'nin internet sitesi ile Kariyer Kapısı Platformu üzerinden ilan edilecek.

Muhabir: Vildan A.

Bakanlıktan Endonezya'ya ilişkin e-ticaret rehberi

Bakanlıktan yapılan açıklamada, 280 milyonu aşan nüfusuyla Güneydoğu Asya'nın en büyük ekonomisi olan Endonezya'nın, aynı zamanda dünyanın en fazla Müslüman nüfusuna sahip ülkesi olduğu belirtildi.

Söz konusu güçlü demografik yapının, helal üretim standartları, tüketim alışkanlıkları ve Türkiye ile olan köklü kültürel bağları sayesinde Türk ürünleri açısından önemli fırsatlar sunduğu ifade edilen açıklamada, bu durumun pazarı stratejik bir e-ihracat destinasyonu haline getirdiği bildirildi.

Açıklamada, rehberde, Endonezya'daki vergi ve gümrük uygulamaları, yolcu muafiyetleri, pazara giriş süreçleriyle Türkiye'nin bu ülkeye yönelik mikro ihracat verileri başta olmak üzere iş dünyasının ihtiyaç duyacağı güncel ve kapsamlı bilgilere yer verildiğinin altı çizildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Endonezya pazarına açılmayı hedefleyen girişimcilerimiz ile mevcut ihracatçılarımıza rehberlik etmeyi amaçlayan çalışma, firmalarımızın gümrük ve mevzuat süreçlerine uyumunu kolaylaştırarak pazara giriş süreçlerinde önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Ticaret Bakanlığı olarak, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü artıracak bilgi ve rehberlik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."

Muhabir: Vildan A.

Fırat Havzası'ndaki kadın ve genç üreticilerin pazara erişimi kolaylaşıyor

Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi (FIRAT) ile geçimlerini karma tarım sistemine dayalı sürdüren ve yüksek bölgelerdeki orman köylerinde yaşayan küçük ölçekli üreticilere odaklanılarak, halkın yoksulluğunun azaltılması amaçlanıyor.

Türkiye ile Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) arasında imzalanan Finansman Anlaşması'ndan derlenen bilgilere göre, Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi ile 6 ilde yaşayan orman köylüleri kalkındırılacak.

Anlaşma kapsamında projeye, Küresel Çevre Fonunun (GEF) yürütücü kuruluşu sıfatıyla hareket eden Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonundan, hibe niteliğinde 1 milyon 411 bin 187 dolar finansman sağlanacak. Bu doğrultuda, mikro havza planlaması ve doğal kaynak yönetimine 859 bin 587 dolar, sürdürülebilir arazi yönetimi, iklim dirençli altyapı, geçim kaynakları ve pazarlara erişime yönelik yatırımlara 250 bin dolar, kurumsal güçlendirmeye 112 bin 600 dolar, proje yönetim giderlerine 125 bin dolar, izleme ve değerlendirmeye 64 bin dolar kaynak oluşturulacak.

Projede kadınlar, işsiz gençler ve yoksul haneler öncelik olacak

Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) lider kuruluş olacağı FIRAT projesinde, geçimlerini karma tarım sistemine dayalı sürdüren ve yüksek bölgelerdeki orman köylerinde yaşayan küçük ölçekli üreticilere odaklanılacak. Özellikle kadınlar, işsiz gençler ve yoksul haneler öncelikli gruplar arasında yer alacak.

Fırat Nehri havzasındaki mikro havzalarda yaşayan halkın yoksulluğunun azaltılmasını, gelir düzeyinin ve dirençliliğinin artırılmasını amaçlayan proje, Şanlıurfa, Malatya, Diyarbakır ve Adıyaman ile daha önce Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu tarafından finanse edilen projeler kapsamında yer almayan Bingöl ve Elazığ'daki belirli ilçeleri hedefleyecek.

Mikro havza planlarındaki yatırım fırsatları değerlendirilecek

Öte yandan mikro havza planlaması ve doğal kaynak yönetimi bileşeni çerçevesinde, her bir mikro havzada ortalama 10 köyü kapsayan toplam 40 mikro havza planının hazırlanması ile doğal kaynakların rehabilitasyonu ve sürdürülebilir yönetimine yönelik faaliyetlerin uygulanması desteklenecek.

Sürdürülebilir arazi yönetimi, iklime dirençli altyapı, geçim kaynakları ve pazara erişim yatırımları kapsamında, mikro havza planlarında belirlenen iyileştirme ve yatırım fırsatları değerlendirilecek. Üretim varlıklarının iyileştirilmesi, kırsal alanlarda tarımsal üretim ve ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi, üretim teknolojileri ve uygulamalarının iyileştirilmesi ile ürünlerin toplanması ve pazara erişimin geliştirilmesine yönelik yatırımlar gerçekleştirilecek. Proje kapsamındaki illerde üretilen ürünlerin pazarlanması ve tanıtımına yönelik ilave destek sağlanacak. Kamu sulama altyapısına yatırımlar yapılacak ve bu yatırımlar döner fon-hibe mekanizması aracılığıyla gerçekleştirilecek çiftlik düzeyindeki yatırımlarla tamamlanacak.

Muhabir: Vildan A.

Havalimanlarındaki yatırımlar Antalya turizmine güç katacak

Turizm sezonunda yoğun hava trafiğinin yaşandığı kentte havalimanlarının yolcu kapasitesinin artırılması ve yolculara daha konforlu hizmet sunulması amacıyla yatırımlar gerçekleştiriliyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Avrupa'nın en yoğun havalimanları arasında yer alan Antalya Havalimanı ile Gazipaşa-Alanya Havalimanı'nda altyapı ve terminal yatırımları devam ediyor.

Antalya Havalimanı'nın kapasitesi 82 milyon yolcuya çıkarıldı

Antalya Valisi Hulusi Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her iki havalimanında yolcu trafiğinin devam ettiğini, yatırımların eş zamanlı olarak sürdürüldüğünü söyledi.

Şahin, Antalya Havalimanı'nda gerçekleştirilen yatırımlarla yıllık yolcu kapasitesinin 35 milyondan 82 milyona, 108 olan uçak park pozisyonunun ise 176'ya çıkarıldığını belirtti.

VIP ve CIP terminallerinin yenilendiğini dile getiren Şahin, Devlet Konuk Evi, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Başmüdürlük Hizmet Binası, lojmanlar, cami, A, C ve D kapıları, VIP ve kargo terminali nizamiye girişleri, genel havacılık terminali, hangar alanı, apron ve taksi yollarının da yapıldığını ifade etti.

Şahin, iç hatlar terminali ile Terminal 2'nin büyütülmesine yönelik çalışmaların tamamlandığını ve terminallerin hizmete açıldığını, havalimanındaki ikinci etap yatırımlarının ise devam ettiğini aktardı.

Antalya Havalimanı'na Likya uygarlığının deniz fenerlerini andıran bir kulenin de kazandırılacağını belirten Şahin, inşaatı devam eden kulenin gelecek yıl tamamlanmasının planlandığını söyledi.

Havalimanındaki yol güzergahlarının artan yolcu ve araç yoğunluğuna göre yeniden düzenlendiğini dile getiren Şahin, çalışmaların hızla sürdüğünü belirtti.

Şahin, "Havalimanında beklediğimizden daha büyük bir sirkülasyon oldu. Dolayısıyla iç yolların düzenlenmesi ihtiyacı ortaya çıktı. Onları da hızla yapıyoruz. Yolları açtık, kaldırım kenarlarındaki küçük işlerimiz kaldı, onları da hızla tamamlayacağız. Antalya Havalimanı kapasitesiyle dünyanın sayılı havalimanlarından biri haline geldi." dedi.

Gazipaşa-Alanya Havalimanı'na yeni terminal ve VIP salonu

Şahin, Antalya'nın doğu ilçelerinin turizmine önemli katkı sağlayan Gazipaşa-Alanya Havalimanı'nda da altyapı iyileştirme çalışmalarının başladığını bildirdi.

Havalimanının yılda ortalama 1 milyon yolcuya hizmet verdiğini, mevcut kapasitesinin ise 2 milyon yolcu olduğunu belirten Şahin, 6 uçak park pozisyonunun bulunduğunu söyledi.

Gazipaşa-Alanya Havalimanı'nın özellikle bölge turizmi açısından önemli olduğunu vurgulayan Şahin, mevcut terminalin yetersiz kaldığını ve VIP salonu bulunmadığını ifade ederek, "Gazipaşa Havalimanı da özellikle Alanya-Gazipaşa turizmi için önemli. Orada en büyük eksiğimiz mevcut terminal yetmiyordu, bir de VIP salonu da yoktu. Şimdi onun inşaatı başladı. Çalışmalar devam ediyor. Birkaç ay içerisinde tamamlanacaktır." diye konuştu.

Vali Şahin, buradaki çalışmaların ekim ayında bitirilmesinin planlandığını vurgulayarak, terminallerin genişlemesiyle beraber oradaki yolculara da daha iyi hizmet sunulabileceğini dile getirdi.

Muhabir: Vildan A.

Ticaret Bakanlığı, 80 ülkeye yönelik 107 sektörel pazar araştırması hazırladı

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, ihracatın geliştirilmesi, çeşitliliğinin ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için görevlendirilen ticaret müşavirleri ve ataşelerin, Türk iş dünyasının bulundukları ülkelerdeki ilk temas noktaları ve temsilcileri olduğu aktarıldı.

Ticaret müşavirlerinin bulundukları ülkelerdeki potansiyel sektörler hakkında iş dünyasını bilgilendirerek, pazara giriş stratejilerine katkı sağlamakla görevli olduklarına işaret edilen açıklamada, "Bu çerçevede, 2026 yılının ilk 7 ayı itibarıyla 80 ülkede ihracatımız açısından önem arz eden sektörlere yönelik '107 Sektörel Pazar Araştırması Raporu' hazırlanarak, Ticaret Bakanlığımızın internet sayfası aracılığıyla, iş dünyamızın istifadesine sunulmuştur." ifadesi kullanıldı.

Ürün-alt sektör bazlı raporlar hazırlandı

Almanya Tekstil Sektörü, Bahreyn Gıda Sektörü, Çekya Otomotiv ve Yan Sanayi ​Sektörü, Belçika Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü, Fransa Mobilya Sektörü, Hindistan Beyaz Eşya Sektörü, Japonya Hazır Giyim Sektörü, Madagaskar Demir-Çelik Sektörü, Meksika Kozmetik Sektörü, Portekiz Elektrik Elektronik Sektörü gibi ana sektör kollarına ilişkin raporların 2025'te yayımlandığı anımsatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bu yıl ise ihracatçı firmalardan gelen talepler doğrultusunda, ana sektörlere ilaveten ürün ya da alt sektörler bazında da yerinde pazar araştırmaları yapılmasına ağırlık verildi. Bu çerçevede, Almanya doğal bal, ABD doğal taş, Arnavutluk inşaat iskelesi ve kalıp, Avustralya halı, Avusturya armatür, Hollanda plastik ambalaj, Brezilya PVC, Güney Kore su ürünleri, İrlanda mutfak eşyaları, İtalya ayakkabı, Tanzanya ilaç sektörleri gibi ürün-alt sektör bazlı raporlar hazırlandı."

Raporlarda sektörel bilgiler paylaşılıyor

Pazar araştırmasında, belirli bir sektöre ya da ürüne odaklanıldığının altı çizilen açıklamada, raporlarda hedef bölgeler, şehirler, eyaletler, dış ticaret ve ikili ticaret verileri, ithalatta zorunlu belgeler, önemli fuarlar, standartlar-etiketleme-ambalajlama, tüketici tercihleri, lojistik, dağıtım kanalları, e-ticaret pazar yerleri, tanıtım-pazarlama, tarife dışı engeller ve vergiler gibi başlıkların sektörel bakış açısıyla incelendiği aktarıldı. Ülkelere ilişkin genel bilgilerden ziyade, sektör bilgilerinin paylaşıldığına dikkat çekilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"İlgili ülke pazarına girmeyi hedefleyen firmalarımıza yönelik öneriler ile karşılaşılabilecek tehdit ve fırsatlar da sektörel raporların içeriğinde bulunmaktadır. Diğer taraftan, iş dünyamızdan gelecek talepler de dikkate alınarak, gelecek yıllarda da ihracatımız açısından potansiyel arz eden farklı sektörlere yönelik ticaret müşavirlerimizce, ataşelerimizce yerinde pazar araştırmaları yapılarak, elde edilen bilgiler iş dünyamıza aktarılmaya devam edilecektir."

Kaynak: AA

Kayseri'ye 107 milyar TL'lik yatırım: Ali İhsan Alçı Bulvarı açıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kayseri'de Ali İhsan Alçı Bulvarı’nın açılış törenine katıldı. Kayseri’ye son 24 yılda 107 milyar liranın üzerinde yatırım yapıldığını belirten Uraloğlu, Yerköy-Kayseri YHT projesi tamamlandığında Ankara-Kayseri arasının 1 saat 45 dakikaya düşeceğini müjdeledi.

Türkiye'nin üretim üssünde yapılan değişiklik verimi yüzde 30 artırdı: Bedavaya alıyor, binlerce lira kazanıyor

Bursa’nın Gürsu ilçesinde meyve üreticiliği yapan Mehmet Yıldırım, bahçesinde kimyasal yerine hayvansal gübre kullanarak hem gübre maliyetini sıfıra indiriyor hem de doğal ve yüksek lezzetli meyveler yetiştiriyor.

THY'den savaşa rağmen rekor büyüme: Yolcu sayısı 44,5 milyona ulaştı! Gelir 13,1 milyar dolara çıktı

THY Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şeker, Orta Doğu'daki savaşın getirdiği 2,1 milyar dolarlık ek maliyete karşın, ilk yarıda yolcu sayısının yüzde 5,5 artışla 44,5 milyona, gelirlerin ise yüzde 21 artışla 13,1 milyar dolara ulaştığını söyledi. Şeker, kârlılıkta ikinci yarının daha iyi geçmesini beklediklerini ifade eti...

Piyasalarda 5 Ağustos 2026 gün sonu: Petrolde gerileme altında rekor! İslam Memiş yıl sonu altın ve borsa tahminlerini açıkladı

ABD ile İran arasındaki görüşmelerin etkisiyle düşen enerji fiyatları küresel enflasyon baskısını hafifletti. Piyasadaki son tabloyu değerlendiren Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, jeopolitik risklerin sürdüğü ortamda altın, gümüş ve BIST 100 endeksi için kritik teknik seviyelere işaret etti.

Emekli zam farkları 7 Ağustos'ta hesaplarda

Temmuz ayındaki maaş artışının ardından taban emekli aylığına ilişkin zam farkı ödeme takvimi netleşti. Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem, A Haber ekranlarında milyonlarca emekliyi ilgilendiren zam farkı ödeme tarihini duyurdu. En düşük emekli maaşının 23 bin 552 TL'ye yükselmesiyle oluşan farklar 7 Ağustos'ta hesaplara yatırılacak.

THY açıkladı: İlk yarıda 18,8 milyar TL kar

Türk Hava Yolları (THY), 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, ocak-haziran döneminde 18 milyar 864 milyon lira konsolide net kar elde ederken, satış gelirlerini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43 artırarak 585 milyar 69 milyon liraya çıkardı.

AB'YE e-ticaret ihracatında dijital kolaylık: A.TR belgesi otomatik oluşturuluyor

Avrupa Birliği'ne 150 avro ve altındaki e-ticaret gönderileri için A.TR Dolaşım Belgesi artık otomatik olarak elektronik ortamda hazırlanabilecek. Ticaret Bakanlığı'nın geliştirdiği yeni sistem sayesinde belge düzenleme süreci dijital hale gelirken, ihracat işlemleri de önemli ölçüde hız kazanacak.

Tarlalar kırmızıya büründü, 91 ülkenin sofrasını renklendiriyor: Manisa'da kurutuluyor dünyaya satılıyor

Manisa'da geçen hafta yapılan domates hasadıyla birlikte kurutmalık domates mesaisi de başladı. Gediz Ovası'nda tarlalara serilen domatesler kırmızı bir örtü oluştururken, güneşte kurutulan ürünler başta Avrupa olmak üzere 91 ülkeye ihraç ediliyor.

Ordu'da fındığın yanına dev gelir kaynağı: Çiftçinin yüzünü güldürdü

Ordu’da ana geçim kaynağı fındık olmasına rağmen, tarımsal gelir çeşitliliğini artırmak amacıyla uygulanan projeler çilek üretiminde rekor artış getirdi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarla dar alanlarda yüksek kazanç sağlayan çilek yetiştiriciliği, kent genelinde hızla yaygınlaşmaya devam ediyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, haziran ayı iş gücü verilerini değerlendirdi

Şimşek, NSosyal hesabından haziran ayı iş gücü istatistiklerini değerlendirdi.

Haziranda işsizlik oranının, serinin en düşük seviyesi olan yüzde 7,6'ya gerilediğine işaret eden Şimşek, "Böylece yılın ilk yarısında mevsimsel düzeltilmiş ortalama işsizlik oranı, yıllık 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 oldu." ifadesini kullandı.

Şimşek, Türkiye'nin uzun vadeli kalkınma hedeflerine ulaşmasında verimlilik artışının kritik önem taşıdığını belirterek, "Bu doğrultuda, iş gücü piyasasının etkinliğini artıran, beşeri sermayemizin niteliğini güçlendiren ve yüksek katma değerli üretimi destekleyen politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA

Merkez Bankası rezervleri 162,6 milyar dolar oldu

TCMB, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı. Buna göre, 24 Temmuz itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 3 milyar 31 milyon dolar azalarak 62 milyar 396 milyon dolara indi. Brüt döviz rezervleri, 17 Temmuz'da 65 milyar 427 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

Bu dönemde altın rezervleri ise 5 milyar 147 milyon dolar artışla 95 milyar 63 milyon dolardan 100 milyar 210 milyon dolara yükseldi.

Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri 24 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre 2 milyar 116 milyon dolar artarak 160 milyar 490 milyon dolardan 162 milyar 606 milyon dolara çıktı.

TCMB rezervleri Ocak 2024'ten bu yana şöyle (milyon dolar):

Tarih Altın Rezervleri Brüt Döviz Rezervleri Toplam Rezervler
26.01.2024 48.007 89.154 137.161
23.02.2024 49.271 82.479 131.750
29.03.2024 54.378 68.748 123.126
26.04.2024 59.113 64.967 124.080
31.05.2024 59.740 83.909 143.648
28.06.2024 58.077 84.833 142.910
19.07.2024 59.214 94.695 153.910
29.08.2024 60.043 89.329 149.373
27.09.2024 63.566 93.824 157.390
25.10.2024 65.894 93.504 159.398
1.11.2024 66.614 93.005 159.619
13.12.2024 65.307 98.175 163.482
24.01.2025 68.232 99.328 167.560
14.02.2025 72.475 100.677 173.152
21.03.2025 74.785 88.328 163.114
04.04.2025 76.422 77.838 154.261
30.05.2025 83.164 70.026 153.190
13.06.2025 86.543 72.744 159.289
25.07.2025 85.223 86.625 171.848
29.08.2025 87.326 91.031 178.357
05.09.2025 90.931 89.176 180.107
17.10.2025 111.169 87.273 198.442
14.11.2025 107.389 80.043 187.432
26.12.2025 116.894 76.978 193.872
30.01.2026 133.753 84.405 218.158
13.02.2026 132.199 79.586 211.784
27.03.2026 100.049 55.290 155.339
17.04.2026 112.647 61.821 174.467
26.05.2026 105.992 53.234 159.226
19.06.2026 97.685 59.511 157.196
26.06.2026 94.954 54.251 149.205
03.07.2026 97.742 61.952 159.694
10.07.2026 96.179 67.124 163.302
17.07.2026 95.063 65.427 160.490
24.07.2026 100.210 62.396 162.606
Kaynak: AA

Gençliğin yükselen şehri! Konya'da tarih, kültür ve güçlü ekonomi bir arada

Mevlana Müzesi başta olmak üzere çok sayıda tarihi ve kültürel değere ev sahipliği yapan Konya; Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi, Taş Bina Dijital Tanıtım Merkezi, Depo No:4, Konya Panorama Müzesi ve İrfan Medeniyeti Araştırma ve Kültür Merkezi gibi yatırımlarla ziyaretçilerine zengin bir kültür rotası sunuyor. 12 Organize Sanayi Bölgesi ve 2 teknoloji geliştirme bölgesiyle Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olan Konya; makine, otomotiv yan sanayi, tarım makineleri, metal döküm ve gıda sektörlerindeki güçlü üretim kapasitesiyle de öne çıkıyor.

Türkiye Kerkük'te petrol üretimine ortak oldu! TPAO, BP'nin yüzde 15 hissesini satın aldı

Türkiye, Osmanlı’nın mirasına sahip çıkarak Kerkük’te petrol sahasına ortak oldu. Bu sayede ülkemize daha fazla petrol gelecek ve uluslararası piyasalara satılabilecek. TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, “Türk petrol tarihimizde Kerkük bizim için büyük bir ahtır, Abdülhamid Han’dan kalan mirastır” dedi.

Fed faiz kararını açıkladı: "Dünyanın en düşük faiz oranına sahip olmalıyız"

ABD Merkez Bankası (Fed), 29 Temmuz 2026 tarihli toplantısında politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bıraktı. Kararın 3'e karşı 9 oyla alınması ve üç bölgesel Fed başkanının faiz artışı yönünde karşı oy kullanması, banka içindeki görüş ayrılıklarını ortaya koydu.

Piyasa uzmanı İslam Memiş'ten altın için kritik uyarı

Küresel piyasaların gözü ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararına çevrildi. Fed'in açıklayacağı kararın ardından piyasalarda oluşacak hareketlilik takip edilecek. Özellikle altın fiyatlarının Fed'in faiz politikası ve yapılacak açıklamalara göre yön değiştirebileceği değerlendiriliyor. A Haber Muhabiri Erşan Karaca'nın ve Kameraman Ahmet Işık'ın canlı yayın konuğu Finans Analisti İslam Memiş, Fed kararının altın fiyatlarına olası etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Petrolde 200 dolar riskine Gabar kalkanı! Berat Albayrak dönemindeki enerji hamlesi Türkiye’nin elini güçlendirdi

ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji piyasalarını alarma geçirdi. Petrol fiyatlarının 200 dolara kadar çıkabileceği senaryolar konuşulurken, Berat Albayrak’ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde başlatılan milli enerji hamlesi ve Gabar’da günlük 81 bin varile ulaşan üretim, Türkiye’ye küresel fiyat şokları karşısında stratejik avantaj sağladı. Yeni hedef ise günlük 100 bin varil.

Uzmanından altın için kritik uyarı! Gram altında beklenen seviyeleri açıkladı

Piyasa uzmanı İslam Memiş, altın piyasasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. ABD Merkez Bankası'nın (FED) faiz kararının piyasaların yönü açısından belirleyici olacağını ifade eden Memiş, gram altın ve ons altın için kritik seviyeleri paylaşırken, Resmi Gazete'de yayımlanan altın ve gümüş düzenlemelerinin sektörde yeni bir dönemin kapısını aralayacağını kaydetti.

Alman devinde kriz! BMW yaklaşık 8 bin kişiyi işten çıkaracak

Alman otomobil üreticisi BMW, Çin pazarındaki talep daralması ve artan maliyet baskılarının ardından başlattığı 'tasarruf programı' kapsamında yaklaşık 8 bin kişiyi işten çıkarıyor. Gönüllü ayrılık programının Ekim 2026'da başlayacağı ve 2027 sonuna kadar süreceği bildirildi.

Piyasalarda gün sonu: 28 Temmuz 2026 | İslam Memiş kritik Fed kararı öncesinde altın ve finans piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendirdi

BIST 100 endeksi 28 Temmuz'da %0,63 geriledi. Fed kararı öncesi İslam Memiş borsa, altın ve petrolde takip edilecek kritik seviyeleri açıkladı. Kapanışını 13.687 puandan yapan Borsa İstanbul'da ve küresel piyasalarda, 29 Temmuz 21.00'de açıklama öncesi kısa ve orta vadeli beklentiler şekillendi.

SGK ve Türkiye Sigorta’dan emeklilere özel indirim kampanyası

Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye Sigorta iş birliği ile SGK emeklilerine yeni bir kampanya hayata geçirildi: Tamamlayıcı Sağlık, Konut, Kasko ve Trafik Sigortalarında, vade farksız 12 taksite varan ödeme avantajları ve yüzde 30’a varan indirim imkânı sağlandı. Protokol, SGK Başkanı Yunus Elitaş ile Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak tarafından imzalandı.

Restoranda hesap öderken dikkat! O ücreti ödemeyin

Ticaret Bakanlığı, vatandaşların alışveriş ve hizmet alırken sahip olduğu temel haklara ilişkin yeni bir hatırlatma yaptı. Açıklamaya göre restoran ve kafelerde fiyat listesinde yer almayan servis, masa veya kuver ücreti talep edilemeyecek. Açıkta satılan ürünlerde ise ambalajın ağırlığı fiyatlandırmaya dahil edilemeyecek.

GİB duyurdu: Muhtasar e-Beyan hizmeti geçici olarak durdurulacak

Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), beyanname sistemlerinde yapılacak planlı bakım çalışmasına ilişkin kamuoyunda yer alan iddialara açıklık getirdi. Başkanlık, söz konusu bakımın tüm beyanname sistemlerini kapsamadığını, yalnızca belirli bir beyanname türü için geçici hizmet kesintisi uygulanacağını duyurdu.

Üniversite sonuçları sonrası barınma arayışı başladı: İstanbul, Ankara ve İzmir'de kira fiyatları

Üniversite sınavı sonuçlarının açıklanmasının ardından milyonlarca aday için tercih süreci başlarken, şehir dışında eğitim almayı planlayan öğrenciler için barınma konusu da gündeme geldi. Özellikle büyükşehirlerdeki kira fiyatları, öğrenciler ve aileleri açısından barınma maliyetlerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Yapılan son araştırmalar ise öğrenci evlerinin yoğun bulunduğu bölgelerde kira bedellerinin önceki yıllara kıyasla yükseldiğini gösteriyor.

Emekli promosyonlarında 35 bin TL dönemi! En yüksek ödeme hangi bankada?

Temmuz zammının ardından bankalar emekli promosyonlarını güncelledi. Listede ek koşullar dâhil en yüksek toplam ödeme 35 bin TL ile Şekerbank’ta. Koşulsuz nakit promosyon ile fatura talimatı, kart harcaması ve ürün kullanımına bağlı ek ödüller ise bankadan bankaya değişiyor.

Fazla çalışana zamlı ödeme! Mesai ücreti nasıl hesaplanır? İşte çalışanların bilmesi gereken haklar

İş yerlerinde en çok anlaşmazlık yaşanan konulardan birini fazla mesai ücretleri oluşturuyor. Fazla çalışanlara zamlı ödeme yapılması gerekirken, hem hesaplamaya hem de 'fazla çalışma ücrete dahil' yazan sözleşmelere ilişkin pek çok soru geliyor. İşte yanıtları...

Akaryakıt fiyatları güncellendi: Motorinde 1,34 TL’lik indirim yürürlüğe girdi

28 Temmuz itibarıyla motorinin litre fiyatında yapılan 2,95 TL’lik toplam indirimin 1,34 TL’si doğrudan pompa fiyatlarına yansıtıldı. Eşel Mobil Sistemi gereği kalan 1,61 TL’lik kısım ise Devlet tarafından ÖTV matrahının düzenlenmesinde kullanıldı. Bu indirimle birlikte motorin litresi İstanbul Anadolu Yakası'nda 77,16 TL’ye, Ankara’da 78,28 TL’ye ve İzmir’de 78,55 TL’ye geriledi.

Türkiye'nin fıstık ihracatı yılın ilk yarısında 60,8 milyon dolar oldu

Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye, geçen yıl 94 ülkeye yaptığı fıstık ihracatından 178 milyon 203 bin dolar gelir elde etti.

Geçen yılın ocak-haziran döneminde 113 milyon 339 bin dolar olan fıstık ihracatı, bu yılın aynı döneminde 60 milyon 814 bin dolar olarak kayıtlara geçti.

Yılın ilk yarısında en fazla fıstık ihracatı 18 milyon 92 bin dolarla İtalya'ya yapıldı. Bu ülkeyi 8 milyon 978 bin dolarla Almanya ve 5 milyon 993 bin dolarla Kazakistan izledi.

Farklı pazarlara açılmak için çalışma yürütülüyor

Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, AA muhabirine, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde "yeşil altın" olarak nitelendirilen fıstığın özellikle en fazla ağaç varlığına sahip Şanlıurfa ve Gaziantep'te yoğun olarak üretildiğini söyledi.

Fıstığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını belirten Akbaş, binlerce ailenin geçim kaynağı olan ürünün, Türkiye'nin tarımsal ihracatında da stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.

Önceki yılın fıstıkta "yok yılı" olduğunu anımsatan Akbaş, kuraklık ve zirai don nedeniyle üretimde önemli kayıplar yaşandığını dile getirdi.

Bu yıl da bölgede etkili olan şiddetli rüzgarın üretimi olumsuz etkilediğini vurgulayan Akbaş, buna rağmen üreticilerin bahçelerinde sulama, bakım ve hasat öncesi hazırlıklarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti.

Hasat dönemine yaklaşıldığını belirten Akbaş, "Çiftçilerimizin bu süreçte göstereceği yoğun emek, sahadaki üretim disiplini ve elde edilecek yüksek verim, 2026 yılındaki ihracatımıza çok daha güçlü bir katkı sağlayacak ve ihracat rakamlarını önemli ölçüde yukarı taşıyacaktır. Üretim kalitesinin artmasıyla birlikte hem iç piyasada hem de dış pazarlarda fıstığa olan talebin daha da güçleneceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte ihracatı artırmak, mevcut pazarlardaki payımızı genişletmek ve yeni ihracat kanallarıyla farklı ülke pazarlarına açılmak amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

Muhabir: Samet Tunç

Emekliye en düşük 23 bin 552 lira! Turizmden imalat sanayine 135,4 milyar TL'lik torba kanun Meclis'te

AK Parti’nin TBMM’ye sunduğu yeni torba kanun teklifiyle kanun teklifiyle en düşük emekli aylığı temmuz 2026'dan itibaren 23 bin 552 liraya yükseltilecek. Düzenlemeden yaklaşık 5,1 milyon emekli yararlanacak. İmalat sanayiinde istihdam teşviki 2028 yılı sonuna kadar uzatılacak ve üç yıllık dönemde toplam 188 milyar lira kaynak ayrılması planlanıyor. Torba teklifin 2026 yılının son yarısı için bütçeye doğrudan mali etkisi 135,4 milyar TL'yi bulacak.

Akaryakıtta eşel mobil sisteminden kademeli çıkış: 1 Ekim eşiği

Mart ayında uygulamaya alınan eşel mobil sisteminde yeni döneme geçiliyor. Başkan Erdoğan'ın kararı ile sistemin üç ay içinde kademeli olarak sonlandırılması kararlaştırılırken, 1 Ekim 2026 itibarıyla uygulama tamamen kaldırılacak. Ayrıca temmuz-aralık döneminde Yİ-ÜFE kaynaklı ÖTV güncellemesi de uygulanmayacak.

Vakıflar Genel Müdürlüğü muhtaç aylığını artırdı: 1 Temmuz 2026 itibarıyla geçerli

Vakıflar Genel Müdürlüğü (VGM), muhtaç aylığı ödemelerinde artışa gitti. Yüzde 40 ve üzeri engel oranına sahip ihtiyaç sahibi vatandaşlar ile anne veya babasını kaybetmiş yetim ve öksüz çocuklara yapılan aylık destek, 1 Temmuz 2026 itibarıyla zamlı olarak ödenecek.

İşsizlik Sigortası Fonu’nda yeni oran: Yüzde 30’dan yüzde 50’ye çıkarıldı

İşsizlik Sigortası Fonu'nun bir önceki yıl prim gelirlerinden aktif iş gücü programları ve istihdam politikaları için kullanılabilecek oran, 2026 yılı itibarıyla yüzde 30'dan yüzde 50'ye yükseltildi. Düzenleme, Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe girdi.

Hızlı trende hedef 2 günde tüm Türkiye... İstanbul'da yeni tren yolu projesi başlıyor

Ulaşım altyapısında son 24 yılda 355 milyar dolar yatırım yapılan Türkiye’de demir yolu ağı 14 bin kilometreye yaklaştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, mevcut 11 bin kilometrelik hattın modernize edildiğini ve yeni hatların inşasının sürdüğünü dile getirdi. Uraloğlu, 2053 yılına gelindiğinde ülkenin tamamının hızlı tren hatlarıyla birleşeceğini ve 48 saatte kesintisiz seyahat edilebileceğini aktardı. İstanbul’un demir yolu ağıyla ilgili yeni gelişmeyi de aktaran Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek yeni demir yolu hattının inşasına bu yıl başlanacağını duyurdu.

Sigara ÖTV’sinde yeni denge! Maktu vergi arttı, nispi vergi düştü: Fiyatlara nasıl yansır?

Sigarada Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) yapısı yeniden düzenlendi. Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile nispi ÖTV oranı yüzde 45'ten yüzde 42'ye düşürülürken, paket başına alınan maktu ve asgari maktu vergi tutarları artırıldı. Düzenleme, vergi gelirlerini korurken fiyat artışlarının daha dengeli gerçekleşmesini hedefliyor.

KKM bakiyesindeki düşüş devam ediyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) yayımladığı haftalık bültene göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, 26 Haziran itibarıyla 312 milyar 754 milyon lira artarak 26 trilyon 224 milyar 538 milyon liradan 26 trilyon 537 milyar 292 milyon liraya yükseldi.

Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 416 milyar 860 milyon lira artarak 29 trilyon 851 milyar 709 milyon liradan 30 trilyon 268 milyar 569 milyon liraya çıktı.

Tüketici kredileri 3 trilyon 371 milyar liraya çıktı

Tüketici kredilerinin tutarı, bu dönemde 52 milyar 38 milyon lira artarak 3 trilyon 371 milyar 318 milyon liraya yükseldi. Söz konusu tutarın 800 milyar 464 milyon lirası konut, 43 milyar 292 milyon lirası taşıt ve 2 trilyon 527 milyar 562 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı, 39 milyar 663 milyon lira artarak 4 trilyon 139 milyar 34 milyon lira oldu. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 1,7 artışla 3 trilyon 216 milyar 933 milyon lira düzeyinde gerçekleşti.

Bireysel kredi kartı alacaklarının 1 trilyon 199 milyar 610 milyon lirasını taksitli, 2 trilyon 17 milyar 324 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Yasal öz kaynaklar arttı

Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 26 Haziran itibarıyla önceki haftaya göre 3 milyar 901 milyon lira artışla 757 milyar 573 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 571 milyar 849 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.

Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları, 6 milyar 32 milyon lira artarak 5 trilyon 753 milyar 402 milyon liraya yükseldi.

KKM bakiyesi ise geçen hafta 5,6 milyon lira azalarak 244,2 milyon liraya düştü.

Muhabir: Samet Tunç

Memur ve emeklinin zam oranı kaç olacak? Milyonların gözü 3 Temmuz'da!

Türkiye genelinde milyonlarca çalışan ve emeklinin heyecanla beklediği gün geldi. TÜİK, yılın ilk 6 ayına ilişkin enflasyon verilerini yarın (3 Temmuz) açıklayacak. Haziran ayı enflasyon rakamlarının netleşmesiyle birlikte, memur ve emeklilerin Temmuz ayı maaş zam oranları da resmiyet kazanacak.

Memur ve emeklinin Temmuz zammı için 3 anket 3 formül! Kim, ne kadar alacak? Maaş hesabı TAKVİM'de

Milyonların Temmuz zammı için gözler yarınki enflasyon verisine çevrildi. Bu veri öncesi 3 anketten 3 ipucu gelirken, bunlara göre memurlara ve emeklilerine yüzde 13.57 ile 14.93, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ise yüzde 17.82 ile 19.23 arasında zam bekleniyor. En düşük emeklia ylığı tahmini ise 23 bin 564 lira...

1 Temmuz piyasalarda gün sonu: BIST 100 endeksi ve altında durum ne? BIST 50 ve BIST 100’de yeni dönem başladı

Temmuz ayının ilk gününde BIST 100 endeksi yüzde 1,62 yükselişle 14.350,60 puandan kapandı. Borsa İstanbul’un üçüncü çeyrek endeks değişiklikleri de 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe girerken, BIST 50 ve BIST 100’de endekse giren ve çıkan hisseler belli oldu.

KKM bakiyesindeki düşüş devam ediyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) yayımladığı haftalık bültene göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, 19 Haziran itibarıyla 16 milyar 606 milyon lira azalarak 26 trilyon 241 milyar 145 milyon liradan 26 trilyon 224 milyar 538 milyon liraya geriledi.

Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 142 milyar 558 milyon lira artarak 29 trilyon 709 milyar 151 milyon liradan 29 trilyon 851 milyar 709 milyon liraya yükseldi.

Tüketici kredileri 3 trilyon 319 milyar liraya geriledi

Tüketici kredilerinin tutarı, bu dönemde 10 milyar 358 milyon lira azalarak 3 trilyon 319 milyar 280 milyon liraya geriledi. Söz konusu tutarın 796 milyar 197 milyon lirası konut, 43 milyar 114 milyon lirası taşıt ve 2 trilyon 479 milyar 969 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı, 16 milyar 661 milyon lira artarak 4 trilyon 99 milyar 371 milyon lira oldu. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 1,4 azalışla 3 trilyon 162 milyar 954 milyon lira düzeyinde gerçekleşti.

Bireysel kredi kartı alacaklarının 1 trilyon 194 milyar 193 milyon lirasını taksitli, 1 trilyon 968 milyar 761 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Yasal öz kaynaklar arttı

Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 19 Haziran itibarıyla önceki haftaya göre 5 milyar 759 milyon lira artışla 753 milyar 672 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 567 milyar 32 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.

Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları, 67 milyar 713 milyon lira artarak 5 trilyon 747 milyar 370 milyon liraya yükseldi.

KKM bakiyesi ise geçen hafta 30 milyon lira azalarak 249,8 milyon liraya düştü.

Muhabir: Samet Tunç

Ticaret Bakanı Bolat, Latin Amerika ülkelerinin büyükelçileriyle buluştu

Bolat, Latin Amerika ülkelerinin büyükelçileri ile Bakanlıkta bir araya geldiği toplantıda, Venezuela'da yaşanan depremden dolayı Türk milleti ve hükümeti adına taziye dileklerinde bulunarak, Türkiye'nin, arama-kurtarma ve diğer faaliyetlerde ülkenin yanında yer alacağını söyledi.

Türkiye ile Latin Amerika arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı ve ortak vizyon temelinde geliştiğini anımsatan Bolat, 1998'de başlatılan ve 2006'da güncellenen "Latin Amerika ve Karayipler Açılım Politikası"nın meyvelerini vermeye başladığını belirtti. Bölgedeki diplomatik temsil sayısının, son yıllarda önemli artış kaydettiğine işaret eden Bolat, "2002'de 6 olan diplomatik temsilcilik sayımızı, bugün 20'ye yükselttik. Bölgedeki çoğu ülkede, ticaret müşavirliklerimiz bulunuyor. Aynı şekilde Latin Amerika ülkelerinin, Türkiye'de 18 büyükelçiliğinin bulunmasından büyük memnuniyet duyuyoruz." dedi.

Bolat, Türkiye ile Latin Amerika'daki ülkeler arasında, 20 yılda önemli ticari ve siyasi anlaşmalar imzalandığını hatırlatarak, bu süre zarfında Türkiye'den bölgeye direkt uçuşların da başladığını aktardı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) bölgede gerçekleştirdiği yardımlara ilişkin bilgi veren Bolat, Türk kurumlarının deprem ve kasırga gibi doğal afetlerde bölgeye hızlıca yardım ulaştırdığını anlattı.

"Uluslararası yatırımcılara teşvikler sağlamak için düzenlemeler yapıyoruz"

Bolat, jeopolitik risk ve korumacılık politikalarına rağmen, Türkiye ekonomisinin son 23 çeyrektir pozitif büyüme kaydettiğini ve 1,1 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğüyle, dünyada 16. sırada yer aldığına dikkati çekerek, bu doğrultuda uluslararası yatırımcılara bazı teşvikler sağlamak için yasal düzenlemeler yaptıklarını dile getirdi.

Uluslararası yatırımlar için kurumlar vergisi oranını yüzde 25'ten yüzde 12,5'e indirdiklerini anımsatan Bolat, "Ayrıca, yatırımcıların ihtiyaç duyduğu izin ve ruhsat işlemlerinin tek merkezden yürütülmesi için 'Tek Durak Ofis' uygulamasını başlattık. Kişi başına milli gelirimiz, 18 bin doları aşmış durumda. Enflasyonun gerileme trendine girmesi ve işsizliğin son 3 yıldır tek haneli rakamlarda seyretmesi, Türkiye'yi yatırımcılar için cazibe merkezi yapmaya devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bolat, Türkiye'nin 2025'te 390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı toplamına ulaştığını belirterek, 2026 hedeflerinin 410 milyar dolar olduğunu kaydetti. Türk müteahhitlik sektörünün küresel başarısına da değinen Bolat, 138 ülkede 562 milyar dolarlık proje üstlenildiğini aktardı.

Gelecek dönemin yoğun diplomasi trafiğine sahne olacağını vurgulayan Bolat, Türkiye'nin bu yıl NATO Zirvesi, BM Çevre Zirvesi (COP 31) ve Uluslararası Uzay Kongresi gibi dev organizasyonlara ev sahipliği yapacağını anımsattı.

"Türkiye'nin Gümrük Birliği tecrübesi, MERCOSUR ile ilişkilerin geliştirilmesinde önemli"

Türkiye'nin Latin Amerika-Karayipler bölgesi ile ticari ilişkilerin son yıllarda hız kazandığını söyleyen Bolat, 2000 yılında bölge ile toplam ticaret hacminin sadece 920 milyon dolar olduğunu, bu rakamın 25 yılda tam 18 kat artarak 16,4 milyar dolara yükseldiği bildirdi.

Toplam ticaretin 5,7 milyar dolarının Türkiye'nin Latin Amerika-Karayip bölgesine ihracatı, 10,6 milyar doları ise bölgeden ithalatı olduğunu dile getiren Bolat, "Bu yılın ilk 5 ayında da bölge ile ticaret artmaya devam etmiş, 8,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye ile Latin Amerika arasındaki ticarette, Türkiye'nin ihracatı bu dönemde hemen hemen aynı kalırken, Latin Amerika bölgesinden ithalatı yüzde 19 artış göstermiştir. Böylece dış ticaret hacmi yüzde 15,7 artmış olmaktadır." diye konuştu.

Bolat, Türkiye'den Latin Amerika ülkelerine ihracatta altın, mücevher, demir-çelik ve otomotiv ürünleri ile çimento, petrol yağlarının öne çıktığını anlatarak, buradan yapılan ithalatta canlı büyükbaş hayvanlar, ham işlenmemiş altın, soya fasulyesi, kahve, pamuk ve taş kömürü gibi ürünlerin önemli yer tuttuğunu söyledi.

LAK'nin, Türkiye'nin dış ticareti içinde henüz yüksek bir paya sahip olmadığını belirten Bolat, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin 2025 yılında toplam ihracatında Latin Amerika-Karayip bölgesinin payı yüzde 2,1 iken, toplam ithalatında Latin Amerika-Karayiplerin payı yaklaşık yüzde 3 olmuştur. Bu tablo, bölgeden tedarikimizin güçlendiğini göstermekle beraber, dış ticarette daha fazla karşılıklı alım-satım ilişkilerimize önem vermemiz ve dengeli bir yapıya kavuşmamız gerektiğine işaret etmektedir, önümüzdeki dönemde bu oranları daha yukarılara taşıyacağız. Bölge ülkeleri ile bizim ikili ilişkilerimizin iyi gitmesi yanında, MERCOSUR (Güney Ortak Pazarı) ve Pasifik İttifakı gibi bölgesel entegrasyon girişimlerini de yakından takip ediyoruz. Avrupa Birliği ile MERCOSUR arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasına ilişkin gelişmeleri de dikkatle takip ediyoruz. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile 30 yılı aşan sanayi ürünlerinde, Gümrük Birliği entegrasyon tecrübesinin, MERCOSUR ile ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesi açısından da önemli olduğunu değerlendiriyoruz."

"Türk müteahhitler bölgede 1,6 milyar dolarlık proje üstlendi"

Bolat, Türkiye'nin, bölgede Şili ve Venezuela ile serbest ticaret anlaşmaları bulunduğunu, 24 ülke ile Karma Ekonomi Komisyonu, bazı ülkelerle ise Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) mekanizmaları olduğunu anlattı.

Paraguay ile ilk JETCO toplantısının da yakın zamanda gerçekleştirildiğine değinen Bolat, bölgede bulunan 8 dost ülke ile Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması, 6 ülke ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme anlaşmaları bulunduğunu belirtti.

Bolat, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde ise bölgede 13 iş konseyinin olduğunu, ticaret, yatırım ve ekonomik işbirliklerini yeni projelerle daha da ileriye taşımayı hedeflediklerini, böylece iş konseyleri sayısının daha da artacağına inandıklarını dile getirdi.

Karşılıklı yatırımlara da dikkati çeken Bolat, "Türkiye'de 2025 sonu itibarıyla faaliyet gösteren Latin Amerika-Karayip sermayeli 688 şirket kurulmuştur, bunların Türkiye'ye getirdikleri sermaye yatırım stoku da 3,4 milyar dolardır. Türkiye'den de Latin Amerika ülkelerine giden doğrudan yatırım ve sermaye stoku 1,3 milyar dolardır. Türk şirketlerinin Latin Amerika bölgesinde, liman işletmeciliğinden enerji yatırımına, inşaattan turizm sektörüne kadar birçok sektörde yatırımları bulunmaktadır. Aramızdaki potansiyeli düşündüğümüzde, karşılıklı yatırımların da daha fazla artması gerektiği açıktır." şeklinde konuştu.

Bolat, Türk uluslararası müteahhitlik firmalarının, Latin Amerika-Karayip bölgesinde üstlendikleri projelerin bugüne kadarki toplam değerinin 1,6 milyar dolar, proje sayısının ise 45 olduğuna işaret etti.

"Dizi-film ihracatının yaklaşık yüzde 40'ı Latin Amerika pazarına ulaşıyor"

Türk dizilerinin de bölgede yoğun ilgi gördüğünden bahseden Bolat, Türkiye'nin ABD ve İngiltere'den sonra dünyanın dizi ve sinema filmleri alanında en hızlı büyüyen 3. ülkesi olduğunu anlattı.

Bolat, Türk yapımların 150'den fazla ülkede günde 1 milyarı aşan izleyici sayısına ulaşarak, küresel bir marka haline geldiğinin altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Başta Şili, Arjantin, Kolombiya, Peru, Meksika ve Brezilya olmak üzere, tüm Latin Amerika ve Karayip bölgesinde, hatta Kuzey Amerika'da Türk dizileri, gerek ulusal televizyon kanallarında, gerekse dijital yayıncılık mecralarında yoğun ilgi görmektedirler. Son yıllarda Türk dizilerine olan ilginin artmasıyla, Türkçe öğrenme noktasında da bölge ülkelerindeki halklar arasında büyük bir talep artışı olmuştur. Son hizmet ihracatı verilerine göre, yıllık 610 milyon dolar civarında Türkiye'nin dizi ihracatı bulunmakta ve bunun yüzde 22'si Amerika kıtasına yapılmaktadır. Amerika kıtasına yapılan bu dizi-film ihracatının da yaklaşık yüzde 40'ı Latin Amerika pazarındaki hizmet tüketicilerine ulaşmaktadır. Bu noktada Latin Amerika'nın bu sektördeki köklü üretim tecrübesini de dikkate alıyoruz, Türkiye'de de Latin Amerika dizileri yoğun bir şekilde ilgi görmektedir. Latin Amerika'daki dizi film üretim tecrübesiyle, Türkiye'nin yapım gücünü birleştirerek ortak, uyarlama yapımlar, senaryo ve format değişimi gibi alanlarda yoğun işbirliği yapılabilir."

Muhabir: Samet Tunç

Bakan Şimşek: Hedefimiz ülkelerin iklim planlarını yatırım yapılabilir projelere dönüştürmelerine yardımcı olmak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen İklim Dayanıklılığı Finansmanı Zirvesi'nde açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

Küresel iklim gündeminin 10 yıl öncesine göre önemli ölçüde değiştiğini dile getiren Şimşek, 10 yıl önce "hedef ve taahhüt" odaklı tartışmalar bulunurken bugün taahhütlerin uygulanmasının asıl konu haline geldiğini anlattı.

Şimşek, bu kapsamda Türkiye'nin bu yıl başkanlığını yürüttüğü Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'ndaki (COP31) önceliğinin net olduğunu ifade ederek, "Artık bu planların uygulanmasını hızlandırmamız gerekiyor. Bunun yolu da büyük ölçüde finansmandan geçiyor. Yeterli sermayeyi zamanında harekete geçirerek insanlar için somut sonuçlar üretecek yatırımlara yönlendirmemiz asıl mesele. Dünyadaki iklim kaynaklı zararların sadece dörtte biri sigorta kapsamında karşılanabiliyor. Geriye kalan yük hane halkları, işletmeler ve kamu maliyesinin omuzlarına biniyor. Bu nedenle iklim direncini sağlamak sadece çevresel bir hedef değil, toplumları iklim kaynaklı afetlere karşı korumanın bir aracı." diye konuştu.

İklim şokları giderek şiddetlenirken buna karşı dayanıklılığı artıran yatırımların ekonomik bir zorunluluk haline geldiğine dikkati çeken Şimşek, iklim direnci oluşturmanın yalnızca gelecekteki riskleri azaltmak anlamına gelmediğini dile getirdi.

Şimşek, geçen yıl Türkiye'de yaşanan şiddetli zirai don ve sonrasındaki kuraklığın milyonlarca insanın geçimini doğrudan etkilediğini belirterek, "Mazeret olarak ifade etmiyorum ancak enflasyon büyük ölçüde bu şokların etkisiyle öngördüğümüzden biraz daha yüksek çıktı. Bu nedenle, şoklara daha hazırlıklı olan ekonomilerin daha üretken, rekabetçi ve yatırımlar için daha cazip olduğunu düşünüyorum." dedi.

Dünyada iklim finansman açığı çok yüksek seviyede

İklim şoklarına karşı dirençli bir ekonominin daha iyi su yönetimi, iklim dostu tarım, sürdürülebilir arazi kullanımı, dayanıklı altyapı ve sağlıklı ekosistemlere yatırım yapmaktan geçtiğini söyleyen Şimşek, dayanıklılığı artıran yatırımları "doğru yatırımlar" olarak tanımladı.

Şimşek, bunun yalnızca bir iklim politikası değil, aynı zamanda sağlam bir ekonomi politikası olduğunun altını çizerek konuşmasına şöyle devam etti:

"Ancak iklim direnci hala iklim gündeminin en yetersiz finanse edilen alanlarından biri. Finansman açığı çok yüksek. Dünya çapında iklim hedeflerine ulaşabilmek için 2030'a kadar yıllık 6,3-6,7 trilyon dolar yatırım gerekli ama bugünkü toplam iklim finansmanı 2 trilyon doları ancak buluyor. Finansman açığı gelişmekte olan ülkeler için çok daha fazla. Çin haricindeki gelişmekte olan ülkelerin finansman ihtiyacı yıllık yaklaşık 2,4 trilyon dolar seviyesinde ama bu ülkeler halihazırda bu miktarın ancak onda biri kadar finansmana erişebiliyor. Buradaki sorun sermaye yetersizliği değil, iklim önceliklerini yatırım yapılabilir fırsatlara dönüştürebilmek. Finansman bulamayan, yeterince hazırlanmamış çok sayıda proje bulunmasına karşılık cazip getiri arayan büyük miktarda sermaye de var."

Buradaki eksiğin, her iki tarafı buluşturacak bir köprü olduğunu belirten Şimşek, "Türkiye'nin COP31 kapsamındaki öncü girişimlerinden biri olan İklim Uygulama Köprüsü bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Hedefimiz, ülkelerin iklim planlarını yatırım yapılabilir projelere dönüştürmelerine, finansman ihtiyaçlarını ise bankalar ve yatırımcılar açısından finanse edilebilir proje havuzlarına çevirmelerine yardımcı olmak. Amacımız yeni bir platform veya kurum oluşturmak değil, mevcut ekosistemde işbirliğini güçlendirmek ve finansmanın en fazla ihtiyaç duyulan alanlara daha etkin şekilde ulaşmasını sağlamak." şeklinde konuştu.

Şimşek, bunun başarılabilmesi için iklim şoklarına karşı dayanıklılığı artıracak politikaların ekonomi politikalarının merkezine yerleşmesi gerektiğini vurguladı.

"Türkiye tüm paydaşlarıyla birlikte çalışmaya hazır"

Bu durum sağlandığında kurumları harekete geçirmenin ve uzun vadeli özel sektör yatırımlarını teşvik etmenin daha kolay hale geleceğini söyleyen Şimşek, iklim direnci finansmanında kritik rol üstlenen çok taraflı kalkınma bankalarının finansman açığını tek başına kapatamayacağını aktardı.

Şimşek, ihracat kredi kuruluşları, kredi derecelendirme kuruluşları, düzenleyici kurumlar ve yerel finans kuruluşlarının daha aktif rol alması gerektiğini ve geniş bir işbirliğine ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

Muhabir: Samet Tunç

Fitch: Türkiye'de kamu katılım bankalarının birleşmesi sektörün rekabet gücünü artırabilir

Fitch Ratings'ten yapılan açıklamada, Türk katılım bankacılığı sektörü değerlendirildi.

Açıklamada, 3 kamu katılım bankasının birleşmesinin kredi notu üzerindeki etkisinin, sürecin nasıl yürütüleceğine, yeni kurulacak yapının iş stratejisine ve sermaye yapısına bağlı olacağı ifade edildi.

Verimlilik ve karlılığı artıracak başarılı bir birleşmenin yanı sıra dördüncü bir katılım bankasının halka arz planının da sektöre yeni dış sermaye çekilmesine yardımcı olabileceği belirtildi.

Katılım bankacılığı pazarının toplam bankacılık varlıklarının yüzde 9,5'ini oluşturduğu, kamu katılım bankalarının ise bu varlıkların yüzde 4,3'ünü elinde bulundurduğu belirtilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

"Güçlü iç sermaye üretimi ve büyüme iştahının desteğiyle sektörün bu yılın ikinci yarısında da pazar payı kazanmaya devam etmesini bekliyoruz. Sektörün sürekli büyümesi, stratejik önemini pekiştiriyor. Bu durum, kamu katılım bankalarının notlarını belirleyen olası devlet desteği vizyonumuzda temel bir faktördür. Planlanan 3 katılım bankasının birleşmesi bu pazar yapısında rekabet gücünü ve büyümesini destekleyebilir."

Sektör payları ve riskler

Birleşmesi öngörülen kurumların Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, bu 3 bankanın mart sonu itibarıyla toplam bankacılık sektöründe yüzde 3,4, katılım bankaları arasında ise yaklaşık yüzde 36 pazar payına sahip olduğu bilgisi verildi.

Birleşmeyle ortaya çıkacak yeni yapının, Türkiye'nin en büyük katılım bankası konumuna gelerek daha büyük bir ölçek ve daha güçlü bir kurumsal yapıyla bağımsız kredi itibarını artırabileceği belirtildi.

Birleşmenin nasıl gerçekleştirileceğine ve takvimine ilişkin ayrıntılı planların henüz açıklanmadığı, bu durumun uygulama riskleri doğurabileceği ve Fitch'in birleşme sonrası için herhangi bir sermaye artırımı planından haberdar olmadığı not düşüldü.

Açıklamada, geleneksel bankaların sektöre girişinin yanı sıra yeni oyuncuların da büyümeyi ve rekabeti destekleyebileceği belirtilerek, Türkiye'nin önde gelen indirim market zincirlerinden BİM'in, bu ay 10 milyar lira sermayeyle bir katılım bankası kurmak için yasal onay aldığını duyurduğu anımsatıldı.

Türkiye Emlak Katılımın planlanan halka arzının da Bankanın büyüme hızına bağlı olarak yeni sermayeye erişim yoluyla sermaye yapısını destekleyebileceği ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamıştı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 Haziran'da düzenlenen 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde, "Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi hedefliyoruz. Bir diğer hamlemiz, Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım'ın birleştirilmesi olacaktır. Bunların güçlerini birleştirmesiyle sektör farklı bir ivme kazanacaktır." ifadesini kullanmıştı.

Muhabir: Samet Tunç

Borsa İstanbul'da ABD-İran ateşkesi rüzgarı: Güne yükselişle başladı! Petrol fiyatları düştü faiz tahminleri değişti

ABD ve İran arasında devam eden görüşmelerle birlikte Orta Doğu'da nihai barışın sağlanacağı öngörüleri sonrası Borsa İstanbul güne yükselişle başladı. Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlere paralel olarak petrol fiyatlarında sert düşüşler görüldü. Öte yandan, küresel çapta enflasyon baskısının hafifleyebileceğine yönelik beklenti, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gitme ihtimalinin bir miktar zayıflamasına neden oldu.

Gram altın için kritik eşik! Dolar ve euro ne kadar oldu?

Altın piyasasında gözler haftanın dördüncü işlem gününde yeniden fiyat ekranlarına çevrildi. Küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası'ndan (Fed) gelen sinyaller ve ons altındaki dalgalı seyir yurt içindeki altın fiyatlarını da etkiledi. Özellikle düğün sezonunun hareketlenmesiyle birlikte gram, çeyrek, yarım ve tam altın fiyatlarındaki son değişimler yatırımcılar ve vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor. Peki 25 Haziran 2026 Perşembe günü altın ne kadar oldu? İşte güncel altın fiyatlarında son durum...

Cengiz: Memur emeklilikten kaçıyor

DMS Genel Başkanı Tuncay Cengiz, çalışan memurların emeklilik hakkını kazanmasına rağmen ekonomik kaygılar nedeniyle görevlerinden ayrılamadığını belirterek, seyyanen zammın emekli maaşlarına yansıtılması çağrısında bulundu. Cengiz, mevcut sistemin memurları emeklilikten korkuttuğunu savundu. Devlet Memurları Sendikası (DMS) Genel Başkanı Tuncay Cengiz, memurların emeklilik sürecinde yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. Çalışan memurların emeklilik hakkını elde etmelerine rağmen gelir kaybı endişesi nedeniyle dilekçe veremediğini ifade eden Cengiz, emekliliğin dinlenme ve güvence dönemi olmaktan çıktığını söyledi. Çalışan memurlara verilen seyyanen zammın emekli aylıklarına yansımadığını belirten Cengiz, bu durumun emeklilik sonrası gelirlerde ciddi düşüşe neden olduğunu kaydetti. Yıllarca devlete hizmet eden memurların emeklilik döneminde ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Cengiz, “Çalışırsan geçinirsin, emekli olursan düşünürsün anlayışı kabul edilemez” dedi. Emeklilikte yaşanan gelir kaybının kamu kurumlarında da olumsuz sonuçlar doğurduğunu dile getiren Cengiz, emekli olmak isteyen birçok memurun görevde kalmak zorunda kaldığını, bunun da kadroların yenilenmesini ve gençlerin istihdamını zorlaştırdığını ifade etti. Emeklilerin geçim mücadelesi verdiğini belirten Cengiz, seyyanen zammın taban aylığa dahil edilerek emekli maaşlarına eksiksiz yansıtılması gerektiğini söyledi. Sosyal devlet anlayışının çalışanları emeklilikten korkutan değil, emekliliği güvence altına alan bir yapıyı gerektirdiğini vurgulayan Cengiz, “Bir ömür devlete hizmet etmenin karşılığı emeklilikte yoksullaşmak olmamalıdır” ifadelerini kullandı. Kaynak: Haber Merkezi

Ankara’da Konut Satışları Mayıs Ayında Geriledi

Başkentte en sert düşüş ipoteksiz ve ikinci el konut satışlarında yaşanırken, ipotekli satışlar daha sınırlı geriledi. ANKARA’DA MAYIS AYINDA 8 BİN 21 KONUT SATILDI Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Mayıs 2026 konut satış verileri, Ankara’da konut piyasasının geçen yılın aynı dönemine göre önemli ölçüde yavaşladığını ortaya koydu. Başkentte mayıs ayında toplam 8 bin 21 konut satılırken, geçen yılın aynı ayında gerçekleşen 11 bin 975 satışa göre yüzde 33’lük düşüş yaşandı. Verilere göre Ankara’da bir ay içerisinde yaklaşık 4 bin konutluk satış kaybı oluştu. Uzmanlar, düşüşte resmi tatillerin yoğunluğu, finansal piyasalardaki dalgalanmalar ve krediye erişimde yaşanan zorlukların etkili olduğunu değerlendiriyor. İPOTEKLİ SATIŞLAR DAHA DİRENÇLİ KALDI Mayıs ayında Ankara’da gerçekleşen 8 bin 21 konut satışının 2 bin 178’i ipotekli olarak gerçekleşti. Böylece ipotekli satışların toplam satışlar içindeki payı yüzde 27,2 oldu. Geçen yılın aynı döneminde 2 bin 631 olan ipotekli satış sayısı bu yıl yüzde 17,2 oranında geriledi. Toplam satışlardaki yüzde 33’lük düşüş dikkate alındığında, ipotekli satışların piyasadaki genel daralmaya göre daha sınırlı etkilendiği görülüyor. Uzmanlar, faiz oranlarındaki yüksek seviyelere rağmen konut sahibi olmak isteyen bazı alıcıların kredi kullanımına devam ettiğini, bu nedenle ipotekli satışlardaki düşüşün diğer satış türlerine göre daha düşük kaldığını ifade ediyor. EN BÜYÜK KAYIP İPOTEKSİZ SATIŞLARDA YAŞANDI Piyasadaki asıl daralma ipoteksiz konut satışlarında görüldü. Ankara’da geçen yıl mayıs ayında 9 bin 344 olan ipoteksiz ve diğer satışlar, bu yıl 5 bin 843’e düştü. Böylece ipoteksiz satışlarda yüzde 37,5 oranında gerileme yaşandı. Satış adedi bazında bakıldığında ise bir yılda 3 bin 501 konutluk kayıp oluştu. Uzmanlara göre bu tablo, yatırım amaçlı alımların ve nakit alıcıların piyasada daha temkinli hareket ettiğini gösteriyor. Özellikle altın ve döviz piyasalarında yaşanan hareketlilik nedeniyle yatırımcıların kararlarını ertelediği değerlendiriliyor. İKİNCİ EL PİYASASI DAHA FAZLA ETKİLENDİ Mayıs verilerinde dikkat çeken bir diğer başlık ise ikinci el konut satışları oldu. Ankara’da ilk el satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30 azalarak 3 bin 70’ten 2 bin 149’a geriledi. Ancak ikinci el piyasasındaki düşüş daha sert gerçekleşti. Geçen yıl mayıs ayında 8 bin 905 olan ikinci el konut satışları bu yıl 5 bin 872 olarak kaydedildi. Böylece ikinci el satışlarda yüzde 34,1 oranında düşüş yaşandı. Uzmanlar, ikinci el konut piyasasında fiyat beklentilerinin tam olarak dengelenememesi ve alıcıların bekleme eğilimine girmesinin bu düşüşte etkili olduğunu belirtiyor. RESMİ TATİLLER PİYASA HAREKETLİLİĞİNİ AZALTTI Mayıs ayında konut piyasasını etkileyen önemli unsurlardan biri de resmi tatiller oldu. Ay içerisinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ile Kurban Bayramı tatilinin etkisiyle işlem günlerinin azalması, satış süreçlerinde yavaşlamaya neden oldu. Gayrimenkul uzmanları, birçok alıcı ve satıcının işlemlerini haziran ayına ertelediğini ifade ediyor. Bu nedenle mayıs verilerinin tek başına piyasanın yönünü gösteren kalıcı bir gösterge olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca küresel gelişmeler, finansal piyasalardaki dalgalanmalar ve kredi koşullarındaki sıkılık da alım kararlarının ertelenmesine yol açan faktörler arasında gösteriliyor. ANKARA’DA EN FAZLA SATIŞ ÇANKAYA’DA GERÇEKLEŞTİ Mayıs 2026 verilerine göre Ankara’da en fazla konut satışı Çankaya’da gerçekleşti. İlçede toplam 1.201 konut el değiştirdi. Çankaya’yı 1.087 konut satışıyla Keçiören ve 1.042 konut satışıyla Sincan takip etti. Aynı dönemde Mamak’ta 959, Yenimahalle’de 833 ve Etimesgut’ta 676 konut satışı kaydedildi. Altındağ’da 630 konutun satıldığı mayıs ayında, Gölbaşı’nda 313, Çubuk’ta 293 ve Pursaklar’da 238 konut satışı gerçekleşti. BAZI İLÇELERDE SATIŞLAR OLDUKÇA SINIRLI KALDI Verilere göre Ankara’nın bazı ilçelerinde ise satış sayıları oldukça düşük seviyelerde kaldı. Kızılcahamam’da 76, Beypazarı’nda 70, Güdül’de 48 ve Elmadağ’da 38 konut satıldı. Bala, Kalecik ve Çamlıdere’de ise yalnızca ikişer konut satışı gerçekleşti. Bu ilçelerdeki düşük satış rakamlarının nüfus yoğunluğu, konut stoku ve piyasa büyüklüğüyle doğrudan ilişkili olduğu değerlendiriliyor. TÜRKİYE GENELİNDE DE DÜŞÜŞ YAŞANDI Ankara’daki yavaşlama yalnızca yerel bir gelişme olmadı. TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde de mayıs ayında konut satışları geriledi. Ülke genelinde toplam konut satışı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31,2 azalarak 93 bin 333 olarak gerçekleşti. İlk el konut satışları yüzde 27,9 düşerken ikinci el satışlarda yüzde 32,7 oranında azalma görüldü. İpotekli satışlar ülke genelinde yüzde 2,8 gerilerken, yabancılara yapılan konut satışları da yüzde 27 düşüşle 1.387 seviyesinde kaldı. Veriler, konut piyasasında yaşanan yavaşlamanın yalnızca Ankara’ya özgü olmadığını, ülke genelinde hissedilen bir eğilim olduğunu ortaya koyuyor.

İstanbul’daki Dev Zirvede Balkan Rüzgarı ve Ticari Bağlar

İstanbul, iki ülke arasındaki ticari bağları güçlendirmeyi hedefleyen önemli bir zirveye ev sahipliği yaptı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu tarafından organize edilen Türkiye–Kuzey Makedonya İş Forumu, her iki ülkeden üst düzey devlet kademelerini, yatırımcıları ve iş dünyasının önde gelen temsilcilerini buluşturdu. Forumun en dikkat çeken konukları arasında Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski de yer aldı.

Balkan Diplomasisinde İzmir İmzası

Geniş bir katılımla gerçekleşen dev organizasyonda İzmir’i, Balkan coğrafyasına yönelik çalışmalarıyla tanınan önemli bir isim temsil etti. 24. Dönem AK Parti İzmir Milletvekili ve Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Rıfat Sait forumda aktif temaslarda bulundu. Aynı zamanda TİMBİR Başkan Vekili, DEİK Kosova İş Konseyi Üyesi ve Balkan Günlüğü Gazetesi İmtiyaz Sahibi olan Sait, etkinlik kapsamında Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski ile bir araya geldi.

İstanbul'daki Dev Zirvede Balkan Rüzgarı ve Ticari Bağlar

Rıfat Sait görüşmede, Ankara ile Üsküp arasındaki tarihi ve kültürel dostluğun ticari ortaklıklarla taçlandırılması gerektiğinin altını çizdi. Bu tür organizasyonların Balkanlar ve Türkiye arasındaki ekonomik entegrasyonu hızlandıran kritik birer köprü olduğunu ifade etti.

Hedef 2 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi

İstanbul Cevahir Otel’in ev sahipliği yaptığı foruma siyaset ve iş dünyasının ilgisi yoğundu. Kuzey Makedonya Başbakanı Mickoski’nin yanı sıra Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve DEİK Başkanı Nail Olpak da zirvedeki yerini aldı. İki ülkeden 350’yi aşkın iş insanının katıldığı organizasyonda üretim, lojistik, sanayi, enerji, altyapı ve tedarik zinciri gibi stratejik sektörlerdeki iş birliği imkanları masaya yatırıldı. Forumda iki ülke arasındaki ticaret hacminin kısa sürede 2 milyar dolar seviyesine ulaştırılması ortak hedef olarak belirlendi.

Zirvede Türk yatırımcılara önemli bir mesaj verilerek Kuzey Makedonya’nın Avrupa pazarına erişimde sunduğu stratejik konum ve avantajlar aktarıldı. Gerçekleştirilen ikili iş görüşmeleriyle yeni ortaklıkların temeli atıldı.

Bölgesel Kalkınma İçin Büyük Bir Fırsat

Forum sonrası değerlendirmelerde bulunan BASAM Başkanı Rıfat Sait, Türkiye’nin Balkanlar’daki artan ekonomik gücüne dikkat çekti. Sait, karşılıklı yatırımların canlanmasının ve ticari ortaklıkların derinleşmesinin hem bölgesel istikrara hem de ekonomik büyümeye doğrudan katkı sunacağını belirtti. Türk iş dünyasının Balkan coğrafyasına gösterdiği yoğun ilginin gelecek adına umut verici olduğunu da sözlerine ekledi.

Köklü bir geçmişe dayanan Türkiye-Kuzey Makedonya ilişkilerinin, bu forumda atılan imzalar ve yapılan stratejik görüşmeler sayesinde yakın dönemde çok daha somut ve kazançlı projelere dönüşmesi öngörülüyor.

Sahte ilanlara geçit yok: Bakanlıktan META'ya 5 milyon TL ceza

Ticaret Bakanlığı, sahte ilanlar ve dolandırıcılık riskine karşı devreye alınan Elektronik İlan Doğrulama Sistemi'ne (EİDS) aykırı paylaşımlar nedeniyle META’ya 5 milyon lira idari para cezası kesti. Bakanlık, sosyal medya platformlarında doğrulanmamış taşınmaz ve taşıt ilanlarına karşı vatandaşları da uyardı.

Yalan siyasetinin hukuki iflası: 128 milyar dolar iftirası neden atıldı! | "Yeniden Büyük Türkiye ve Berat Albayrak"

Hazine ve Maliye eski Bakanı Berat Albayrak’a yönelik yürütülen '128 milyar dolar' iddialarının hiçbir olgusal temele dayanmadığı, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) CHP'nin bireysel başvuru talebini reddetmesiyle hukuken tescillendi. Albayrak'ın avukatı İsa Sinan Göktaş'ın 'yakın siyasi tarihimizin en büyük iftirası' olarak tanımladığı ve yerel mahkemelerin ardından AYM duvarına çarpan algı operasyonunu köşesine taşıyan Sabah Gazetesi Yazarı Salih Tuna ise bu organize kampanyanın arkasında 'harici ve dâhili bedhahların' tam bağımsız Türkiye idealini hedef aldığını vurguladı. Öte yandan Albayrak döneminde enflasyonun yüzde 25'ten yüzde 8'e indirilmesi, 57 milyar dolarlık cari açığın kapatılarak Cumhuriyet tarihi rekoru olan 15 milyar dolar cari fazla verilmesi ve 350 ton altının Türkiye'ye getirilmesi gibi makroekonomik veriler de iftiraları tamamen boşa çıkardı...

Zorunlu trafik sigortasında kapsam genişledi! Araç sahiplerine yeni hak

Zorunlu trafik sigortasında kapsam genişletildi. Resmi Gazete'de yayımlanan yeni düzenlemeyle araç değer kaybı doğrudan teminat kapsamına alınırken, ağır hasarlı araçlar için tazminat şartları, parça değişim kuralları ve sağlık giderlerine ilişkin uygulamalar yeniden düzenlendi.

Emekli zammı için yeni anket geldi: Temmuzda yüzde 18.19 zam beklentisi

Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisinin gelirini doğrudan etkileyecek temmuz zammında geri sayım sürüyor. Enflasyon verilerinde son viraja girilirken, piyasalardan gelen yeni tahminler maaş artışlarının beklenen seviyesini ortaya koydu. Haziran rakamlarının açıklanmasıyla birlikte emeklilerin zam oranı da kesinlik kazanacak.

6.5 milyon memura ve emeklisine 'fark'lı temmuz zammı! Maaşlar 70 bin TL'yi geçiyor

Yaklaşık 6.5 milyon memur ve memur emeklisinin temmuz zammı için önemli ipucu geldi. Merkez Bankası'nın yeni Piyasa Katılımcıları Anketi, enflasyon farkına ve zam oranına ilişkin tahminleri ortaya koydu. İşte kamu görevlilerinin ve emeklilerinin yeni maaşları...

Ticaret Bakanlığı vatandaşları doğrulanmamış taşınmaz ve taşıt ilanlarına karşı uyardı

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Ticaret Bakanlığının sosyal medyadaki sahte ilanlara geçit vermediği belirtildi.

Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) kurallarına aykırı paylaşımlara karşı yaptırımların Bakanlıkça kararlılıkla uygulandığı vurgulanan açıklamada, "EİDS üzerinden kimlik ve yetki doğrulaması yapılması tüm taşınmaz ve taşıt ilanları için zorunlu hale geldi. İnternet ortamında faaliyet gösteren ilan platformları EİDS'e entegre edilmiş olup bu platformlarda yayımlanan ilanlarda kimlik ve yetki doğrulamaları zorunlu şekilde yapılmaktadır. Söz konusu düzenleme Instagram, Facebook ve WhatsApp da dahil olmak üzere elektronik ortamda verilen tüm ilanları kapsamakta olup bu platformlarda yer alan tüm taşınmaz ve taşıt ilanları Bakanlığımızca titizlikle takip edilmekte ve EİDS ile getirilen düzenlemelere aykırı şekilde yayımlanan ilanlar hakkında gerekli idari yaptırımlar uygulanmaktadır." ifadesi kullanıldı.

EİDS'e aykırı yayımlanan ilana 5 milyon lira ceza

Açıklamada, bu çerçevede Instagram, Facebook ve WhatsApp'ta EİDS'e aykırı şekilde yayımlanan taşınmaz ve taşıt ilanları için söz konusu platformları işleten Meta Platforms İstanbul Bilişim Hizmetleri Ltd. Şti.'ye 5 milyon lira idari para cezası uygulandığı bilgisi verildi.

Emlak ve galeri işletmelerinin de idari yaptırımlarla karşılaşmamaları için bu platformlarda yalnızca EİDS doğrulaması yapılmış ilanlarının linkini paylaşmaları, bunun haricinde ilan mahiyetinde herhangi bir paylaşım yapmamaları gerektiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Taşınmaz ve taşıt ilanlarında, sahte ilanların, ilan kirliliğinin, spekülatif fiyat artışlarının ve tüketici mağduriyetlerinin önüne geçilmesi amaçları doğrultusunda Bakanlığımızca, internet ortamındaki ilan platformlarına kimlik ve yetki doğrulama yükümlülükleri getirilmiştir. Ayrıca, vatandaşlarımızın da gerçekte var olmayan taşınmaz/taşıtın pazarlanması, bunların yetkili kişiler dışındakilerce pazarlanması, kapora dolandırıcılığı gibi çeşitli dolandırıcılık vakalarıyla karşılaşmaması ve mağduriyetler yaşamaması adına sosyal medya ve sosyal iletişim uygulamalarında yer alan doğrulanmamış taşınmaz ve taşıt ilanlarına itibar etmemeleri gerekmektedir."

Muhabir: Samet Tunç

Vergi borçlarının taksitlendirilmesinde teminatsız tecil yapılabilecek tutar 10 milyon liraya çıkarıldı

Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, mükelleflerin borçlarını taksitler halinde ödemesini kolaylaştırmak amacıyla teminat alınmadan tecil edilebilecek tutar 250 bin liradan 10 milyon liraya çıkarıldı.

Muhabir: Samet Tunç

Lisanssız elektrik üretim tesislerinde 10 yıllık YEKDEM sonrası ihtiyaç fazlası enerji fiyatı belirlendi

Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, Elektrik Piyasası Kanunu'nun ilgili maddesi kapsamında lisanssız üretim faaliyetinde bulunan ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Desteklenme Mekanizmasına tabi olduğu 10 sürenin bitiminden itibaren lisanssız üretim faaliyetine devam eden elektrik üretim tesislerinde üretilen ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi için uygulanacak fiyat ile usul ve esaslar belirlendi.

Bu kapsamda, 10 yıllık lisanssız üretim süresi dolan ve kanunun ilgili maddesi kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı lisanssız üretim faaliyetine devam eden elektrik üretim tesislerinde tüketim tesisi ile aynı ölçüm noktasında olan lisanssız elektrik üretim tesislerinde üretilen elektrik enerjisinin tamamı satışa konu edilebilecek.

Ayrıca, tüketim tesisi ile farklı ölçüm noktasında olan lisanssız elektrik üretim tesislerinde ihtiyacın üzerinde üretilen elektrik enerjisi satışa konu edilebilecek.

Satışa konu edilebilecek ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi miktarı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenecek. İhtiyaç fazlasının üzerinde sisteme verilen elektrik enerjisi YEK Destekleme Mekanizmasına bedelsiz katkı olarak dikkate alınacak.

Lisanssız elektrik üretim tesislerinde ihtiyacın üzerinde üretilen elektrik enerjisinin iletim veya dağıtım sistemine verilmesi halinde, saatlik mahsuplaşma sonrasında sisteme verilen elektrik enerjisi için uygulanacak alım fiyatı, ilgili kanun kapsamında lisanslı üretim tesisleri için tesis tipi bazında uygulanan güncel YEK Destekleme Mekanizması fiyatının yüzde 90'ının virgülden sonra iki hane olacak şekilde yuvarlanmasıyla elde edilen değer olacak.

Bu değer, elektrik piyasasında oluşan saatlik piyasa takas fiyatını geçemeyecek. Lisanssız üretim faaliyeti kapsamında satışa konu edilebilecek elektrik enerjisinin ilgili görevli tedarik şirketi tarafından satın alınması zorunlu olacak.

Bu madde gereğince görevli tedarik şirketleri tarafından satın alınan elektrik enerjisi, ilgili görevli tedarik şirketleri tarafından YEK Destekleme Mekanizması kapsamında üretilmiş ve sisteme verilmiş kabul edilecek.

Muhabir: Samet Tunç

Arı sağlığı için ortak akıl buluşması

Uzmanlar, iklim değişikliği, hastalıklar ve pestisitlerin arıcılığı tehdit eden en önemli unsurlar olduğuna dikkat çekti. Çalıştay sonunda hazırlanacak sonuç bildirgesinin ilgili kurumlarla paylaşılacağı açıklandı.Arıcılık sektörünün sürdürülebilirliğini güçlendirmek ve arı sağlığını korumaya yönelik çözüm önerileri geliştirmek amacıyla düzenlenen "Arı Sağlığı Çalıştayı", Ankara Türkiye Milli Botanik Bahçesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) koordinasyonunda yapılan programa, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) ve Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü (GKGM) destek verdi.ARI SAĞLIĞI STRATEJİK ÖNEME SAHİPÇalıştayın açılışında konuşan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, arıların yalnızca bal üretimi açısından değil, tarımsal üretimin devamlılığı, biyolojik çeşitliliğin korunması ve gıda güvenliği açısından da kritik bir rol üstlendiğini söyledi. Son yıllarda iklim değişikliği, hastalıklar, zararlılar ve pestisit kaynaklı risklerin arı sağlığını tehdit ettiğini belirten Demir, özellikle varroa ile mücadelede erken teşhis ve doğru uygulamaların önemine dikkat çekti. Çalıştayın temel amacının mevcut sorunları değerlendirmek, çözüm önerileri geliştirmek ve sektör için uygulanabilir bir yol haritası oluşturmak olduğunu ifade etti.İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ UYARISITarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Emre Gürçay da Türkiye'nin önemli bir arı varlığına sahip olduğunu belirterek sektörün karşı karşıya olduğu risklere işaret etti. Gürçay, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek arttığını, bu nedenle üretim ve arı sağlığı alanlarında daha kapsamlı çalışmalar yürütülmesi gerektiğini vurguladı.TÜRKİYE DÜNYADA İLK SIRALARDAÇalıştay Genel Koordinatörü ve Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Yarsan ise Türkiye'nin yaklaşık 8 milyon 800 bin arı kolonisi ve yıllık 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle dünya arıcılığında önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Türkiye'nin bal üretiminde Çin'in ardından ikinci sırada yer aldığını belirten Yarsan, ülkenin zengin florasının sektöre büyük avantaj sağladığını ifade etti.Yarsan, arı sağlığını tehdit eden faktörlerin yalnızca hastalıklarla sınırlı olmadığını belirterek iklim değişikliği, kuraklık, habitat kaybı ve bilinçsiz pestisit kullanımının da önemli riskler arasında bulunduğunu dile getirdi. KALİTELİ ÜRETİMİN TEMELİ SAĞLIKLI KOLONİSağlıklı arı kolonilerinin güvenilir arı ürünlerinin üretimindeki temel unsur olduğunu vurgulayan Yarsan, balın yanı sıra polen, propolis, arı sütü ve arı ekmeği gibi ürünlerin hem toplum sağlığı hem de apiterapi uygulamaları açısından önemli değer taşıdığını kaydetti.Çalıştay boyunca arı hastalıkları, biyogüvenlik uygulamaları, sürdürülebilir arıcılık politikaları, iklim değişikliğinin etkileri ve arı ürünlerinde kalite standartları üzerine teknik sunumlar gerçekleştirildi. Program sonunda katılımcılara sertifikaları verilirken, çalıştaydan elde edilen sonuçların raporlaştırılarak ilgili kurumlar ve kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi. 

İstikameti Berat Albayrak çizdi! Akkuyu NGS'de kritik eşik: İlk temsili yakıt reaktöre yüklendi

Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın öncülüğünde temelleri atılan Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesinde, gerçek yakıt yüklemesinin bire bir provası niteliğindeki 163 adet temsili nükleer yakıt demetinin reaktöre yerleştirilmesi işlemi gerçekleştirildi. Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) gözetiminde yapılan işlem 5 günlük kesintisiz çalışmayla başarıyla tamamlandı.

Emekli ve memura 7 farklı enflasyon formülü: Temmuz zammında 3-4 puanlık refah payı gelir mi?

Temmuz zammı için geri sayım sürerken, Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem, TÜİK'in haziran ayı enflasyon verisi öncesi milyonların merakla beklediği 7 farklı zam senaryosunu köşesine taşıdı. Haziran enflasyonunun yüzde 1,0 ile yüzde 1,71 arasında gelmesi durumunda SSK, Bağ-Kur, memur ve memur emeklisi zam oranları ile oluşacak enflasyon farkları kuruşu kuruşuna hesaplandı. İşte masadaki formüller.

Altın fiyatlarında tarihi gerileme! Bu düşüş yeni bir alım fırsatı mı?

Altın fiyatlarında uzun süredir görülmemiş bir geri çekilme yaşanırken piyasalarda 'Bu düşüş bir alım fırsatı mı?' sorusu gündeme oturdu; Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, yatırımcıların psikolojik olarak fiyata değil eldeki miktara ve gramajı artırmaya odaklanması gerektiği uyarısında bulundu.

Altın mı, dolar mı, mevduat mı? TÜİK 2026 yılının en çok kazandıran yatırımını açıkladı

TÜİK Mayıs 2026 Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları verilerini açıkladı. Enflasyondan arındırılmış verilere göre mayıs ayında yatırımcısına en yüksek reel kazancı mevduat faizi sağladı. Yıllık bazda ise altın zirveyi korudu. İşte borsa, dolar, euro ve altın yatırımlarının mayıs ayı karnesi.

Altın, döviz ve petrol fiyatları: 9 Haziran 2026 benzin ve altın ne kadar?

Orta Doğu'da devam eden gerilim ve bölgedeki çatışmalara ilişkin gelişmeler küresel piyasalarda fiyatlamaları etkilemeyi sürdürüyor. Petrol fiyatları ve döviz kurundaki hareketlilik hem altın hem de akaryakıt piyasasında yakından takip ediliyor. Güvenli liman talebinin etkisiyle altın fiyatlarında yükseliş görülürken enerji piyasalarında dalgalanmalar devam ediyor. Peki 9 Haziran 2026 itibarıyla altın fiyatları ne kadar oldu? Benzin, motorin ve LPG litre fiyatları kaç TL'den satılıyor? İşte altın, döviz piyasasındaki son rakamlar ve güncel akaryakıt fiyatları...

TOKİ kurasız ev başvurusu nasıl yapılır? 64 il 20 bin konut fiyatları, taksit tutarları ve ödeme seçenekleri

64 ilde TOKİ’nin satacağı 20 bin konut için vatandaşların merak ettiği soruların yanıtlarını hazırladık. Başvuru yapmak için evli olmak gerekmiyor. Her aileden bir kişi kampanyaya katılabiliyor. Konutta oturma zorunluluğu yok. Dileyen aldıktan sonra kiraya verebilir. Satış ise tapuyu almadan yapılamıyor.

Döviz mevduatlarında büyük düşüş! Yatırımcılar TL mevduat ve hisse senedine koştu

TL mevduatın finansal varlıklar içerisindeki payı yerli yatırımcıda yüzde 28.7’den 34.2’ye çıkarken, dövizin payı yüzde 33.6’dan 12.4’e indi. Yurtdışı yerleşiklerde de TL mevduatın payı yüzde 9.3’e çıkarken, dövizin payı yüzde 29’dan 19’a düştü.

Merkez Bankası faiz kararı ne zaman açıklanacak? Haziran 2026 TCMB faiz beklentisi

Merkez Bankası (TCMB) Haziran ayı faiz kararı için gözler 11 Haziran Perşembe gününe çevrildi. Dolar, altın ve mevduat faizlerini etkileyecek karar öncesi AA Finans’ın 20 ekonomistle yaptığı anket sonuçlandı. Peki Merkez Bankası faiz kararı ne zaman, saat kaçta açıklanacak? İşte piyasaların kilitlendiği haziran ayı faiz beklentileri.

Bakan Şimşek’ten enflasyon mesajı: Savaşın ilave baskısı en az 5 puan

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, savaş nedeniyle enflasyonda en az 5 puanlık ilave baskı oluştuğunu söyledi. Şimşek, yaklaşık 160 milyar dolarlık rezervin şoklara karşı önemli bir tampon olduğunu belirtti.

Ekonomi Yönetimi Külliye'de toplandı: Reform adımları hızlandırılacak

Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı. Toplantının ardından yapılan açıklamada, Orta Vadeli Program kapsamındaki yapısal reformların hızlandırılacağı, yabancı iş gücü istihdamına yönelik düzenlemelerin değerlendirildiği ve İstanbul Finans Merkezi'nde uygulanan “Tek Durak Ofis” modelinin ülke geneline yaygınlaştırılmasının hedeflendiği bildirildi.

Savaş derinleşirse altın ve petrol ne olacak? İslam Memiş'ten yatırımcılara nakit uyarısı

Küresel piyasalarda kırmızı alarm! Orta Doğu'daki savaş gerilimi ve kritik faiz kararları öncesi altın, borsa ve petrol yangın yerine döndü. Ünlü finans analisti İslam Memiş kısa vadeli işlem yapanları uyararak ezber bozan 'nakit' stratejisini açıkladı! Petrol 150 dolara mı gidiyor, altın çakılacak mı? İşte parmağınızı ekranda durduracak o şok tahminler...

Piyasalarda kırmızı tablo: Savaş derinleşirse petrol ve altın ne olacak? İslam Memiş'ten "nakit" stratejisi!

Orta Doğu'da tırmanan savaş gerilimi ve kritik faiz kararları öncesi piyasalar yangın yerine döndü. Altın fiyatlarındaki düşüş ve petrolün 100 dolar sınırını aşmasını canlı yayınında değerlendiren Finans Analisti İslam Memiş kısa vadeli işlem yapanları uyarırken, Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem altındaki ralli beklentisi için o kritik süreci işaret etti. İşte altın, borsa ve petrolde son durum.

KOBİ'lere dev finansman desteği: 6 ay ödemesiz, 48 ay vadeli yeni nefes kredisi paketi devreye alındı

Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar lira kullanıma açılacak, bu yıl içinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar liraya ulaşması hedefleniyor. Krediler 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil azami 48 ay vadeli olacak.

Borsa günü yükselişle tamamladı

BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 166,41 puan artarken, toplam işlem hacmi 171,5 milyar lira oldu.

Bankacılık endeksi yüzde 3,61, holding endeksi yüzde 1,04 değer kazandı.

Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 5,59 ile finansal kiralama faktoring, en çok kaybettiren ise yüzde 3,88 ile spor oldu.

Küresel piyasalarda, Orta Doğu'da hafta sonu tırmanan gerilimin hafiflediğine dair işaretler ve çip şirketlerinin geçen haftaki sert satışların ardından toparlanmasıyla pozitif bir seyir izleniyor.

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, gün içinde en düşük 13.580,41 seviyesini görmesinin ardından bankacılık endeksi öncülüğünde gelen alımlarla günü pozitif tamamladı.

Analistler, yarın yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Almanya'da dış ticaret dengesi, sanayi üretimi, ABD'de dış ticaret dengesi, toptan eşya stokları ve ikinci el konut satışlarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.000 ve 14.100 puanın direnç, 13.700 ve 13.600 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Muhabir: Samet Tunç

Ticaret Bakanı Bolat: TAREKS'e bu yılın ilk üç ayında 1,3 milyon başvuru yapıldı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, piyasa gözetim ve denetim kuruluşlarına veri temelli ve hızlı karar alma kapasitesi kazandıran Elektronik Piyasa Gözetimi ve Denetimi (e-PGD) Sistemi ile yapay zeka destekli metin ve görsel analiziyle güvensiz ürünleri tespit edeceklerini belirterek, "Güvenli ürün, güvenli gelecek vizyonumuzla pilot testlerini tamamladığımız bu sistemi çok yakında açacağız." dedi.

Bolat, AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez ile Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen'in katılımıyla, Ticaret Bakanlığında düzenlenen "Ürün Güvenliği Haftası Açılış Konferansı"nda konuştu.

Ürün güvenliği konusunda ilgili bakanlıklarla işbirliklerine ilişkin bilgi veren Bolat, bu yıl Ürün Güvenliği Haftası'nın konusunun "Dijital Çağda Ürün Güvenliği" olarak belirlendiğini söyledi.

Bolat, dünya ticaretinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini, bu dönüşümün yalnızca uluslararası ticaret kurallarını değil teknoloji ve iklim değişikliğine bağlı kaygılar sonucunda geleneksel üretim süreçlerini de değiştirdiğini dile getirdi.

Yeşil ve dijital dönüşümün, üretimden ticarete, ulaşımdan bağlantısallığa kadar hayatın ve ticaretin her safhasını derinden etkilediğine işaret eden Bolat, "Dijitalleşme sürecinin, ürün güvenliğine önemli yansımaları var. Birinci değişiklik, bizzat ürünlerin dijitalleşme ile değişmesi olarak karşımıza çıkıyor. Yapay zeka sisteminin de üretim süreçlerine ve ürünlere entegre olmasıyla, akıllı ürünler hayatımıza giriyor. Burada sanal asistanlar, birçok alanda bizlere yardımcı oluyor. Dijitalleşmenin sürece dahil olması, ürün güvenliği tanımını da kökten değiştiriyor. Böylece, dijitalleşme yazılımlardaki güvenlik açıklarını veya nesnelerin internetinde yaşanan arızaları içerecek şekilde ürün güvenliği kavramını da etkilemektedir." ifadelerini kullandı.

"TAREKS'e bu yılın ilk üç ayında 1,3 milyon başvuru yapıldı"

Güvenlik paradigmasının yazılım hataları ve güncellemeleri sonucunda ortaya çıkabilecek sorunları, ihlalleri, otonom cihaz arızalarını ve siber güvenlik gibi riskleri içermek zorunda olduğunu dile getiren Bolat, bu paradigma değişikliği sonucunda uygunluk değerlendirme süreçlerinde de dönüşüm yaşandığını anlattı.

Bolat, ürün güvenliği teyidinin tedarik zincirlerinin daha etkin izlenebilirliğinin sağlanmasının gerekliliğini ortaya çıkardığına dikkati çekerek, "Bu noktada dijital ürün pasaportu kavramı, ürün güvenliği açısından ürünlerdeki uygunluk konusunu takip edebilmek için çok önemli bir araç olarak gündemimizde yer almaktadır. Dijital ürün pasaportu, sürdürülebilirlik ve döngüsellik hedefleri doğrultusunda ürün zincirinin tüm aşamalarının şeffaf ve izlenebilir hale gelmesini sağlamaktadır." diye konuştu.

Dijitalleşme ile e-ticaretin de hızla büyüdüğünü vurgulayan Bolat, dijitalleşmenin getirdiği dönüşüm karşısında uygunluk ve ürünlerin takibi ile ürün güvenliği konusundaki garantiyi sağlama noktasında önemli görevlerinin bulunduğunu söyledi.

Bolat, Bakanlık olarak ithalatta ürün güvenliği denetiminden sorumlu olduklarına işaret ederek, 2011 yılında devreye alınan Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi (TAREKS) hakkında da bilgi verdi.

TAREKS'in geçen yılın başında yenilendiğinin, böylece yapay zeka destekli yeni yapı kurulduğunun altını çizen Bolat, şu bilgileri paylaştı:

"TAREKS'te kayıt ve yetkilendirme prosedürlerinin evrak yükünden arındırılması ile kolaylık sağlandı. Atılan dijitalleşme adımlarıyla birlikte, TAREKS'te kayıtlı aktif firma sayımız, yüzde 8 artışla 130 bine, aktif kullanıcı sayımız da yüzde 48 artışla 32 bine yükselmiştir. Sanayi ürünlerinin ithalatı için TAREKS'e yapılan başvuru sayısı, 2025 yılının ocak-mart döneminde 1 milyon iken bu yılın aynı döneminde yüzde 30 artışla 1,3 milyona ulaşmıştır. TAREKS, günlük ortalama 20 bin adet başvuruyu, risk analizi sürecinden başarıyla geçirmekte ve kesintisiz hizmet vermektedir."

"e-İthalatta güvensiz ürün oranı yüzde 81"

e-Ticarette ürün güvenliği konusunda da birçok ülkenin harekete geçtiğini anlatan Bolat, Türkiye'nin gerekli adımları atan ilk ülkelerden olduğunu ve ülkede e-ticaretin hızlı yükseldiğini, geçen yıl hacminin yaklaşık 4,6 trilyon liraya, işlem sayısının da yaklaşık 6 milyara ulaştığını söyledi.

Bu hızlı büyümenin, ürün güvenliği alanında dijital dönüşümü ilke edinen yeni nesil denetim yaklaşımlarını da gerekli hale getirdiğini vurgulayan Bolat, bu denetimlerin yapılması için gerekli mevzuatları hazırlayarak yürürlüğe aldıklarını söyledi.

Bolat, tüketicilerin artık internette de ürünlerin güvenlik uyarılarını, uygunluk işaretlerini, imalatçı-ithalatçı bilgilerini rahatça görebildiklerine dikkati çekerek, "Mevzuat ile yurt dışı kaynaklı internet sitelerinden doğrudan ülkemize satışa sunulan ürünler için Türkiye'de yerleşik bir iktisadi işletme bulundurmaları zorunlu hale getirildi. Ayrıca, e-ticaret platformlarının ürün güvenliği temas noktası belirlemeleri de zorunlu tutuldu. Böylece, vatandaşlarımız bu temas noktaları aracılığıyla, ürün güvenliği ile ilgili bildirim ve şikayetlerini doğrudan platformlara iletebiliyorlar ve güvensiz, mevzuata aykırı ilanlar tespit edildiği anda bildirimi takiben en geç 24 saat içinde yayından kaldırmak zorundalar." şeklinde konuştu.

e-İthalat kapsamında ülkeye giren paketlerin ürün güvenliği ve tüketicinin korunması kriterlerine uygunluğunun, ilgili bakanlıklarla işbirliğiyle pek çok farklı noktada incelendiğini anlatan Bolat, laboratuvar sonuçlarının çarpıcı bir tabloyu ortaya koyduğuna dikkati çekti.

Analizde yüzde 81 gibi yüksek oranda güvensiz ürün tespit edildiğine, ürünlerin sağlık ve güvenlik kriterlerine 10 ile 40 kat arasında değişen oranlarda uymadıklarının anlaşıldığını dile getiren Bolat, bu gelişme üzerine, 1 Şubat 2026'dan geçerli olmak üzere yurt dışı e-ticaret platformları üzerinden e-ithalat adı altında yapılan basitleştirilmiş gümrük beyannamesi uygulamasının belirli istisnalar dışında durdurulduğunu söyledi.

Numuneler, kitaplar, ilaçlar ve takviye edici gıdalar ile sensör ve manyetik kart gibi kritik bilişim parçalarının, bu kısıtlamadan muaf tutulduğunu belirten Bolat, diğer ürünlerin ise ancak normal ithalat yoluyla ve yerli ürünlerle aynı denetimlerden geçerek ticarete konu olabileceğini dile getirdi.

"Taksonomi Belgesi ve e-PGD sistemi ile dijital denetim"

Bolat, e-ticarette ürün güvenliğini artırmak için yeni projeler hayata geçirdiklerini, satıcılar için "Taksonomi Belgesi" hazırladıklarını belirterek, "Satıcıların ilanlarını mevzuata uygun hazırlayabilmeleri için bir rehber niteliğinde olan bu belge, her ilanda yer alması gereken bilgileri içeriyor. Amacımız, satıcılar için netlik, tüketiciler için doğru bilgidir." dedi.

Dijital denetim süreçlerine ilişkin e-PGD Sistemi hakkında da bilgi veren Bolat, sözlerine şöyle devam etti:

"Piyasa gözetim ve denetim kuruluşlarımıza veri temelli ve hızlı karar alma kapasitesi kazandıran e-PGD Sistemi ile yapay zeka destekli metin ve görsel analizi yaparak güvensiz ürünleri tespit edeceğiz. 'Güvenli Ürün, Güvenli Gelecek' vizyonumuzla, pilot testlerini tamamladığımız bu sistemi çok yakında açacağız. TAREKS ve PGD-BİS verilerinden yararlanan bu sistem sayesinde riskli ürünler doğrudan denetçilerin önüne düşecek."

"Dijital ürün pasaportu çalışmaları sürüyor"

Bolat, dijital dönüşümün mevzuata entegrasyonu kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile işbirliği içinde "Eko-tasarım Gereklilikleri Tüzüğü"nü uyumlaştırdıklarını anlattı.

Sürdürülebilir ürünler için kritik önemdeki "Dijital Ürün Pasaportu" mekanizması üzerindeki çalışmaların devam ettiğini belirten Bolat, Genel Ürün Güvenliği Tüzüğü'nün de uyumlaştırılma sürecinde olduğunu söyledi.

Bu süreçlerde Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ile kurulan dijital diyalog sürecinin etkin kullanıldığını ifade eden Bolat, "Nihai amacımız, inovasyonu devam ettirmek ve ülkemiz ürünlerinin rekabetçiliğini korurken veri egemenliğini ve siber güvenliği sağlamaktır." diye konuştu.

"Türkiye'nin e-ticaret pazar yerleri ciddi büyüme sergiledi"

AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas da sürdürülebilir ürünler için ilgili düzenlemeleri devreye aldıklarını belirterek, Türkiye'de de olduğu gibi dijital ürün pasaportu mekanizması üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Özellikle tekstil, elektronik ve demir-çelik gibi sektörlerde ürünün tüm yaşam döngüsünü takip etmenin stratejik öncelik haline geldiğine dikkati çeken Vilcinskas, "Türkiye'nin e-ticaret pazar yerleri, son yıllarda ciddi bir büyüme sergiledi. Bu hızlı değişim, piyasa düzenlemelerini daha kritik hale getirdi. Türkiye'nin bu etkinliği düzenlemesi ve üst düzey temsil, tüketici güvenliğine verilen önemin somut bir göstergesidir." ifadelerini kullandı.

Muhabir: Samet Tunç

Yapay zeka rallisi Orta Doğu kaynaklı risklerin önüne geçti

AA muhabirinin derlediği verilere göre, ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan Orta Doğu'daki gerilimde 100 günü aşkın süre geride kaldı.

Orta Doğu'da jeopolitik risklerin arttığı ve piyasalarda zaman zaman temkinli bir seyrin öne çıktığı bu dönemde, küresel piyasalar yapay zeka alanındaki anlaşmaların etkisiyle güçlü bir değer artışı kaydetti.

Bu süreçte yatırımcıların odağında özellikle yapay zeka temalı büyüme hikayesi ve şirketlerin bu alandaki stratejik ortaklıkları yer alırken küresel piyasaların değeri toplamda yaklaşık 4,1 trilyon dolar artış göstererek 157,5 trilyon dolardan 161,6 trilyon dolara yükseldi.

Jeopolitik belirsizliklere karşın risk iştahının tamamen zayıflamaması, teknoloji kaynaklı kazançların piyasaları desteklediğini ortaya koydu.

Söz konusu dönemde önemli bilançolar ve ileriye dönük açıklamalar yakından takip edildi. California merkezli çip üreticisi Nvidia'nın geliri üç aylık dönemde yıllık bazda yüzde 85 artışla 81,6 milyar dolara ulaştı.

Nvidia'nın Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, yapay zeka fabrikalarının inşasının insanlık tarihindeki en büyük altyapı genişlemesi olduğunu ve bu sürecin olağanüstü hızla ilerlediğini söyledi. Huang, şirketin gelişmiş yapay zeka çipleri Blackwell ve Rubin'den 2027 yılına kadar en az 1 trilyon dolarlık gelir öngördüğünü bildirdi.

Teknoloji şirketlerine yönelik yoğun ilgi ve yapay zeka yatırımlarındaki ivmelenme, risk algısındaki dalgalanmalara rağmen piyasalardaki yükselişin ana belirleyicisi oldu.

Analistler, piyasalardaki mevcut fiyatlamaların yatırımcıların yapay zeka kaynaklı uzun vadeli büyüme beklentilerini, jeopolitik risklerin kısa vadeli etkilerinin önüne koyduğunu gösterdiğini ifade etti.

Ateşkes süreci risk algısını dengede tuttu

Bu süreçte tarafların karşılıklı olarak askeri unsurları hedef almasıyla bölgedeki tansiyon zaman zaman yükselse de 8 Nisan'da sağlanan ateşkesin ardından çatışmaların kısmen yatışması bu eğilimi destekledi.

Ateşkes sonrası dönemde ise ABD ve İran heyetleri arasındaki diplomatik temaslar, büyük ölçüde arabulucular üzerinden yoğunlaştı. Taraflar savaşı resmen sona erdirecek kapsamlı bir anlaşmaya henüz ulaşamamış olsa da müzakerelerde ilerleme sağlanabileceğine yönelik beklentiler, küresel piyasalarda temel yön tayin edici unsurlar arasında bulundu.

Ateşkes öncesinde şiddetli seyreden çatışmaların Hürmüz Boğazı üzerinden enerji akışını tehdit etmesi petrol fiyatlarında sert yükselişleri beraberinde getirdi. Brent petrolün varil fiyatının 9 Mart'ta 114 dolara çıkmasını takiben boğazdan gemi geçişlerinin sınırlı da olsa hızlanması ve petrol arzını artıracak girişimlerle 90 dolar seviyelerine çekildi.

Petrol fiyatlarının önceki dönemlere nazaran yüksek seviyede kalmasıyla küresel çapta enflasyon endişeleri sürdü.

Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel çapta enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceğine ilişkin görüşler, başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere önemli merkez bankalarının faiz indirimlerini öteledi. Piyasa fiyatlamalarında merkez bankalarına yönelik daha önceki "güvercin" beklentiler, yerini "şahin" adımlara bıraktı.

Özellikle son dönemde açıklanan makroekonomik verilerin enflasyonda katılığa işaret etmesi ve jeopolitik risklerin enerji fiyatları üzerindeki ek baskıları söz konusu beklentileri şekillendirdi.

Bu gelişmeler ışığında dünya genelinde devam eden enflasyon endişeleri küresel tahvil piyasalarını da sarstı. ABD, Avrupa ve Asya tarafında ülke tahvil piyasaları satış baskısı altında kaldı.

En fazla Kospi endeksi yükseldi

Bu dönemde ABD, Avrupa ve Asya’daki en çok takip edilen ülke endeksleri karışık bir seyir izledi. En yüksek artış yüzde 22,7 ile Güney Kore Kospi endeksinde gerçekleşti.

ABD'de New York borsası alıcılı seyrederken savaşın başladığı ilk 100 günde Nasdaq endeksi yüzde 13,4, S&P 500 endeksi yüzde 7,3 ve Dow Jones endeksi yüzde 3,9 değer kazandı. Ayrıca Japonya'da Nikkei 225 yüzde 8,5 ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 5,7 arttı.

Aynı dönemde Avrupa’da Almanya DAX 40 yüzde 2,1, Fransa CAC 40 yüzde 4,2, İspanya IBEX 35 yüzde 0,8 ve İngiltere FTSE 100 yüzde 4,9 geriledi. Asya tarafında ise Çin Şanghay bileşik endeksi yüzde 4,5, Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 7,4 değer kaybetti.

Söz konusu gelişmelerle piyasalarda "korku endeksi" olarak bilinen ve S&P 500'deki dalgalanmayı gösteren VIX Endeksi, bu periyotta yaklaşık yüzde 8,3 artışla 19,8 seviyesine çıktı.

Merkez bankalarına yönelik "şahinleşen" beklentiler tahvil piyasalarını sarstı

Savaş süresinde ABD ve İran tarafından savaşın seyrine ilişkin gelen çelişkili mesajlar, bölgede gerilimlerin yeniden artabileceği endişeleri piyasalarda risk algısının yüksek kalmasına neden oldu.

Petrol fiyatlarındaki yükselişin mevcut enflasyonist baskıları artırabileceği değerlendirilirken ABD ekonomisinin güçlü görünümünü koruması da dikkate alındığında, para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) olası şahin para politikası adımlarına ilişkin ihtimallerin gelecek yıla yayıldığı görülüyor.

Piyasalarda halihazırda gelecek yıl sonuna kadar Fed'e yönelik herhangi bir faiz indirimi beklentisi bulunmuyor.

Bu gelişmeler ışığında dünya genelinde devam eden enflasyon endişeleriyle küresel tahvil piyasalarında sular durulmuyor. ABD, Avrupa ve Asya tarafında ülke tahvil piyasaları satış baskısı altında kalırken, ABD 10 yıllık tahvil faizi 19 Mayıs'ta yüzde 4,69 seviyesine çıkarak Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini test etti.

Avrupa tahvillerindeki satış baskısı sürdü

Avrupa'da artan enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıları güçlendireceğine yönelik endişelerle para piyasalarında Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yıl sonuna kadar 3 faiz artırımına gideceği fiyatlanmaya devam etti.

Devam eden enflasyon kaygıları bölge tahvillerinde satış baskısının sürmesine neden oldu. Bu süreçte Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,19 ile Mayıs 2011'den, Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,88 ile Haziran 2009'dan, İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 5,19 ile Ağustos 2007'den bu tarafa en yüksek seviyesini gördü.

Çin tahvil faizlerindeki yükseliş deflasyon riskleriyle sınırlı kaldı

Asya tarafında enflasyonist baskıların sürdüğü Japonya'da, para politikasının sıkılaşabileceği tahminleri ön planda yer alıyor. Piyasalarda Japonya Merkez Bankasının (BoJ) bu yıl toplamda 2 faiz artışı yapabileceği fiyatlanıyor.

Bu süreçte Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,76'yla 1997'den bu yana en yüksek seviyeyi görürken Çin'in 10 yıllık tahvil faizleri Orta Doğu'daki savaşın başladığı tarihten itibaren yaklaşık 7 baz puan azalışla yüzde 1,72'ye geriledi.

Analistler, bu süreçte Çin tahvillerinin deflasyon risklerinden dolayı Çin Merkez Bankasının (PBoC) para politikasında sıkılaşmaya gitmeyi tercih etmeyeceği düşüncesiyle bu ülkelerden ayrıştığını belirtti.

Muhabir: Samet Tunç

Kömür fiyatları son 2,5 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Newcastle kömür vadeli işlemleri 5 Haziran'da ton başına 148,75 dolardan kapanmıştı. Söz konusu fiyat bugün TSİ 16.10 itibarıyla yüzde 1,51 artarak 152,25 dolar oldu. Bu rakam, 3 Aralık 2023'ten bu yana görülen en yüksek fiyat oldu.

API2 Rotterdam kömürü vadeli işlemler piyasası da ton başına 112 dolar seviyesinden kapattığı mayısın ardından bugün TSİ 16.10 itibarıyla 137,30 dolardan işlem görüyor.

Fiyatların yükselişinde, Endonezya'nın yeni ihracat kurallarının sevkiyatları geciktirmesi ve yaz mevsiminin başlamasıyla elektrik santrallerinde talebin artması etkili oluyor.

Kuzeydoğu Asya'da hava sıcaklıklarının yükselmesiyle Çin gibi büyük tüketicilerin klima kullanımının artması nedeniyle yaz aylarında kömür talebinde artış beklenmesi de fiyatları yükseltti.

Öte yandan Hürmüz Boğazı üzerindeki nakliye risklerinin artmasıyla doğal gazın elektrik üretimindeki maliyeti yükselirken, enerji yoğun endüstriler rotayı en hızlı alternatif olan kömüre çevirdi.

Muhabir: Samet Tunç

İklim krizi Türkiye’nin geleceğini şekillendiriyor

İklim değişikliği, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de etkilerini her geçen gün daha görünür hale getiriyor. Tarımsal üretimden gıda güvenliğine, doğal kaynaklardan insan sağlığına kadar geniş bir alanı etkileyen kriz, bilim insanlarının dikkat çektiği en önemli küresel sorunlar arasında yer alıyor. Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 Zirvesi öncesinde iklim politikaları yeniden gündemin üst sıralarında yer alırken, uzmanlar sürecin yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal boyutlarına da dikkat çekiyor. Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, iklim değişikliğinin artık gelecekte yaşanacak bir tehdit olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bugün yaşanan birçok çevresel ve ekonomik sorunun temelinde bu değişimin bulunduğunu ifade etti. Adiller’e göre iklim krizinin etkileri, yaşamın hemen her alanında hissediliyor ve bu etkiler zamanla daha da belirgin hale geliyor. TARIM VE GIDA GÜVENLİĞİ RİSK ALTINDAİklim değişikliğinin en belirgin etkilerinden biri tarım sektöründe görülüyor. Uzun süreli kuraklıklar ve değişen iklim koşulları, tarımsal verimliliği düşürürken birçok üründe hastalıkların daha sık görülmesine neden oluyor. Uzmanlara göre değişen sıcaklık ve yağış rejimleri, bitkilerin hastalıklara karşı direncini de azaltıyor. Bunun yanında bilimsel çalışmalar, iklim değişikliğinin ürünlerin besin değerlerini olumsuz etkileyebildiğini ortaya koyuyor. Bölgesel iklim özelliklerinin değişmesi nedeniyle bugün belirli bölgelerde yetiştirilen bazı ürünlerin gelecekte aynı alanlarda üretilemeyebileceği değerlendiriliyor. Bu durum ise doğrudan gıda güvenliğini tehdit eden unsurlar arasında gösteriliyor. SU KAYNAKLARINDA ALARM VEREN TABLOİklim değişikliğinden en fazla etkilenen alanların başında su kaynakları geliyor. Yağış düzenindeki değişiklikler ve artan sıcaklıklar, birçok bölgede su miktarının azalmasına neden olurken mevcut kaynakların kalitesi üzerinde de baskı oluşturuyor. Su kaynaklarındaki azalma yalnızca çevresel bir sorun olarak görülmüyor. Temiz suya erişimde yaşanabilecek sıkıntılar hijyen koşullarını etkileyerek halk sağlığı açısından da önemli riskler oluşturuyor. Kuraklık dönemlerinin uzaması bazı bulaşıcı hastalıkların yayılmasını kolaylaştırırken, su kaynakları üzerindeki baskı ekonomik maliyetleri de artırıyor. Bu nedenle birçok ülke iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum çalışmaları için her yıl milyarlarca dolarlık kaynak ayırıyor. AKDENİZ HAVZASI KIRILGANLIĞINI ARTIRIYORTürkiye, iklim değişikliğinden en fazla etkilenmesi beklenen bölgeler arasında gösterilen Akdeniz Havzası içerisinde yer alıyor. Bilimsel raporlarda dünyanın en kırılgan bölgelerinden biri olarak tanımlanan havzada sıcaklık artışları, yağış rejimlerinde değişimler ve kuraklık riskleri daha yoğun hissediliyor. Son yıllarda yaşanan geniş çaplı orman yangınları, kuraklık olayları ve ani sel felaketleri bu durumun somut göstergeleri olarak değerlendiriliyor. Özellikle Karadeniz kıyılarında sıklaşan taşkınlar ve iç bölgelerde görülen uzun süreli kuraklıklar, iklim değişikliğinin etkilerinin farklı coğrafyalarda farklı şekillerde ortaya çıktığını gösteriyor. KÜRESEL ISINMA İKLİM SİSTEMİNİ NASIL ETKİLİYOR?Uzmanlara göre küresel ısınma ile iklim değişikliği birbirine bağlı ancak farklı kavramlar olarak ele alınmalı. Atmosferde biriken sera gazlarının miktarındaki artış, yeryüzünün daha fazla ısı tutmasına neden oluyor. Bu durum küresel sıcaklık ortalamalarının yükselmesiyle sonuçlanıyor. Sıcaklığın artmasıyla birlikte buharlaşma hızlanıyor, havanın nem tutma kapasitesi yükseliyor ve yağış düzenleri değişiyor. Sonuç olarak bazı bölgelerde kuraklık daha uzun sürerken bazı bölgelerde ise kısa sürede çok yoğun yağışlar görülebiliyor. Deniz seviyelerindeki yükselme, aşırı hava olaylarının artışı ve ekosistemlerde meydana gelen değişimler de bu sürecin sonuçları arasında yer alıyor. COP31 TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK BİR FIRSATKasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 Zirvesi, dünyanın birçok ülkesinden liderleri, bilim insanlarını, uzmanları ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek. Zirve kapsamında iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma ve küresel iş birlikleri gibi başlıklar ele alınacak. Dr. Adiller, Türkiye’nin zirveye ev sahipliği yapmasının uluslararası görünürlük açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtiyor. İklim politikalarının günümüzde yalnızca çevresel değil ekonomik ve finansal kararları da etkilediğine dikkat çeken Adiller, bu tür organizasyonların yatırımcıların ve iş dünyasının da yakından takip ettiği süreçler arasında bulunduğunu ifade ediyor. SIFIR ATIK VE DİRENÇLİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKACAKCOP31 kapsamında öne çıkabilecek başlıklar arasında Sıfır Atık Projesi ile dirençli şehirler yaklaşımı bulunuyor. 2017 yılında hayata geçirilen ve uluslararası alanda giderek daha fazla tanınan Sıfır Atık Projesi, döngüsel ekonomi ve emisyonların azaltılması açısından önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Bunun yanında afetlere ve iklim krizine karşı dayanıklı kentlerin oluşturulması, yeşil enerji yatırımları, sanayide karbonsuzlaşma politikaları, iklim finansmanı ve yeni teknolojiler de zirvenin öne çıkan gündem maddeleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu alanlarda atılacak adımların ülkenin uluslararası alandaki konumuna olumlu katkı sağlayabileceğini belirtiyor. SU FAKİRİ ÜLKE OLMA RİSKİDevlet Su İşleri verilerine göre kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı son yıllarda düzenli olarak azalıyor. 2000 yılında 1.652 metreküp olan kişi başına düşen su miktarı, 2020 yılında 1.346 metreküpe kadar geriledi. Bu veriler Türkiye’yi su stresi yaşayan ülkeler kategorisine yerleştiriyor. Mevcut eğilimin devam etmesi halinde kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2050’li yıllarda su fakiri ülke sınırı olarak kabul edilen 1.000 metreküpün altına düşebileceği belirtiliyor. Uydu görüntüleriyle yapılan incelemelerde de son kırk yılda birçok gölde ciddi su kaybı yaşandığı, bazı göllerin ise tamamen kuruma riskiyle karşı karşıya bulunduğu görülüyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin yanı sıra yanlış tarımsal uygulamaların da bu süreci hızlandırdığına dikkat çekiyor. ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM BELİRLEYİCİ OLACAKUzmanlara göre iklim değişikliği konusunda kritik bir döneme girilmiş durumda. Atılacak adımların hızı ve kapsamı, gelecek nesillerin karşılaşacağı risklerin boyutunu doğrudan etkileyecek. Gerekli önlemlerin alınmaması halinde önümüzdeki yıllarda su ve gıda kıtlığı, ekolojik kayıplar, yoğun iç göç hareketleri ve altyapı sorunlarının daha sık gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. Buna karşılık etkili uyum ve azaltım politikalarının hayata geçirilmesi halinde risklerin önemli ölçüde azaltılabileceği ifade ediliyor. İklim değişikliğiyle mücadelede kaybedilen her yılın maliyetinin arttığına dikkat çeken uzmanlar, bugünden atılacak adımların geleceğin yaşam koşullarını belirleyeceğini vurguluyor.

Mayısta fiyatı en çok artan ve azalan ürünler: Yüzde 22 birden düştü

Mayıs ayında tüketici fiyatlarında dikkat çeken değişimler yaşandı. TÜİK verilerine göre bazı ürün ve hizmet gruplarında çift haneli artışlar görülürken, özellikle sebze fiyatlarındaki sert gerileme tüketicilerin harcamalarına doğrudan yansıdı. Ulaşım ve giyim kalemleri zam şampiyonu olurken, taze sebzeler fiyat düşüşlerinde ilk sıralarda yer aldı.

Bedelli askerlik ücreti Temmuz'da yeniden güncelleniyor: MSB'den başvuru yapacaklara uyarı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), bedelli askerlik hizmetinden yararlanmak isteyen yükümlülere önemli bir hatırlatmada bulundu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, mevcut bedelli askerlik ücretinin 30 Haziran 2026 tarihine kadar geçerli olacağı, 1 Temmuz 2026 itibarıyla ise memur aylık katsayısına bağlı olarak yeniden güncelleneceği belirtildi.

Memura 12.41'lik zam! Mayıs enflasyonu sonrası yeni maaşlar | Meslek meslek kim ne alacak

Türkiye İstatistik Kurumu’nun mayıs ayı enflasyonunu açıklamasıyla, memurların ve memur emeklilerinin temmuz zammı büyük ölçüde şekillendi. Bu fark ile birlikte memurların ve memur emeklilerinin temmuz zammı şimdiden yüzde 12.41 seviyesine ulaştı. Peki milyonları neler bekliyor? Kim, ne alacak? İşte detayları...

TÜİK 2026 mayıs ayı rakamlarını açıkladı: Enflasyon aylık yüzde 1,71 arttı! Bakan Şimşek açıkladı: Gıda fiyatları azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu, mayıs ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre, enflasyon aylık yüzde 1,71 yıllık yüzde 32,61 oranında gerçekleşti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, olumlu hava koşullarının desteğiyle gıda fiyatlarının aylık yüzde 0,5 azaldığını açıkladı.

Haziran ayı kira artış oranı yüzde kaç oldu? İş yeri ve ev sahibi olanlar için yeni kira hesabı

Haziran ayında kira sözleşmesini yenileyecek milyonlarca kiracı ve ev sahibinin beklediği rakam belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 5 Haziran’da açıkladığı mayıs ayı enflasyon verilerinin ardından, konut ve iş yerleri için uygulanabilecek azami kira artış oranı yüzde 32,24 olarak hesaplandı.

Borsa güne yükselişle başladı

Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,65 değer kaybederek 13.965,65 puandan tamamladı.

Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 96,12 puan ve yüzde 0,69 artışla 14.061,77 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,93, holding endeksi yüzde 0,52 değer kazandı.

Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 1,47 ile orman kağıt basım, en çok gerileyen yüzde 0,72 ile menkul kıymet yatırım ortaklığı oldu.

Küresel piyasalarda jeopolitik gerginliklere, teknoloji ve yapay zeka şirketlerinde görülen satış baskısının da eklenmesiyle negatif bir seyir izleniyor.

Orta Doğu'da çatışmalar şiddetlenirken, taraflardan gelen açıklamaların fazla iç açıcı olmaması küresel piyasalarda satış baskısının devam etmesine neden oluyor.

Jeopolitik risklerin enerji fiyatları üzerinden enflasyon beklentilerini yeniden bozma ihtimali, riskli varlıklarda yükselişin daha kırılgan ilerleyebileceğine işaret ediyor.

İsrail ve Lübnan'ın ateşkesin uygulanması konusunda mutabık kaldığına yönelik haberler petrol fiyatlarında ılımlı bir gerilemeyi sağlasa da gerilimin devam etmesi küresel piyasalarda satış baskısının sürmesine neden oluyor.

Öte yandan Broadcom'un yapay zeka gelirlerine ilişkin hayal kırıklığı yaratan tahmin açıklaması, teknoloji şirketlerine yönelik risk algısının güçlenmesine neden oldu.

Analistler, bugün yurt içinde işsizlik oranı ve para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde perakende satışlar ve ABD'de işsizlik maaşı başvurularının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.200 seviyelerinin direnç, 13.800 ve 13.700 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti.

Muhabir: Samet Tunç

Küresel İslam ekonomisinde tüketici harcamaları 2,6 trilyon dolara ulaştı

DinarStandard tarafından hazırlanan, küresel ölçekte karşılaştırmalı değerlendirmeler sunan 2025/2026 Küresel İslam Ekonomisi Durum Raporu'nun 12. edisyonu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi himayelerinde ve İbn Haldun Üniversitesi ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen bir etkinlikle açıklandı.

Rapora göre, iki milyar Müslümanın helal gıda, ilaç, kozmetik, muhafazakar moda, Müslüman dostu turizm ile medya ve eğlence olmak üzere İslam ekonomisinin altı temel sektöründeki harcamaları 2024'te 2,6 trilyon dolar oldu. 1,53 trilyon dolarla en büyük paya sahip olan helal gıda ve içecek harcamalarının 2029 itibarıyla 2,06 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

Türkiye, rapordaki Küresel İslam Ekonomisi Göstergesi (GIEI) sıralamasında 6. sıraya yükselerek ilk 10'daki en büyük sıçramayı gerçekleştiren ülke oldu.

Küresel İslam ekonomisi harcamalarının 2029 itibarıyla 3,56 trilyon dolara (yıllık bileşik büyüme oranı yüzde 6,5) ulaşacağı ve İslami finans varlıklarının 2024'teki 5,99 trilyon dolar seviyesinden 2029'da 9,72 trilyon dolara yükseleceği öngörülüyor.

Türkiye'de altı temel helal ürün ve hizmet sektöründe 235 milyar dolarlık harcama yapıldı

Türkiye'deki Müslüman tüketicilerin 2024'te altı temel helal ürün ve hizmet sektöründe yaptığı toplam 235 milyar dolarlık harcama, ülkeyi bu sektörlerin çoğunda küresel ölçekte en büyük tüketici pazarlarından biri konumuna taşıdı. Türkiye, muhafazakar moda sektöründe hem güçlü bir iç tüketim pazarı hem de önde gelen bir küresel üretim ve ihracat platformu olarak bu alandaki özel gücünü koruyor.

Rapordaki ulusal kıyaslama endeksi GIEI'da Malezya birinci sırada yer alırken, onu sırasıyla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Endonezya, Bahreyn ve Türkiye takip ediyor.

9'uncu sıradan 6'ncı sıraya yükselen Türkiye, ilk 10 içerisinde en güçlü gelişimi gösteren ülke olarak dikkati çekiyor. GIEI, düzenleme, finans, ticaret, inovasyon ve sektörel gelişimi bütüncül biçimde ele alan ulusal ekosistemleri değerlendiriyor.

BAE'nin konumu lojistik, ticaret ve dijital altyapının artan rolünü yansıtırken Suudi Arabistan ve Endonezya, İslami finans, helal üretim, Müslüman dostu turizm ve ulusal helal ekosistemi geliştirme alanlarındaki ilerlemesini sürdürüyor.

Rapor, büyümenin bir sonraki aşamasını bağımsızlık inşası olarak tanımlıyor. Bu doğrultuda helal değer zincirlerinin, belgelendirme standartlarının, yerel ve bölgesel üretimin, İslami finans altyapısının, dijital platformların ve tüketici güveninin güçlendirilmesi yoluyla bağımlılığın azaltılması ve uzun vadeli pazar avantajının elde edilmesi hedefleniyor.

Yatırımlar 13,1 milyar dolara ulaştı

İslam ekonomisiyle ilgili şirketlere yapılan yatırımlar, 2024/2025 döneminde 346 işlemle toplam 13,1 milyar dolara ulaştı. Sermaye dağılımında en büyük payı İslami finans alırken, onu sırasıyla helal gıda, medya ve eğlence, Müslüman dostu turizm ve helal ilaç takip ediyor.

Toplam işlem değerinde öne çıkan ülkeler Suudi Arabistan, BAE, Endonezya, Azerbaycan ve Türkiye olurken, bu tablo hem tüketiciye yönelik işletmelere hem de İslam ekonomisini destekleyen altyapıya yönelik sermaye akışlarının derinleştiğine işaret ediyor.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkelerinin helal ürün ithalatı 2024'te 421,5 milyar dolara ulaştı. Türkiye, İİT pazarlarına 18,71 milyar dolar değerinde helal ürün ihraç ederek gıda, moda, ilaç ve kozmetik alanlarındaki güçlü ticari varlığını ortaya koydu ve küresel ölçekte İİT pazarlarına en fazla helal ürün ihraç eden beşinci ülke oldu. En büyük beş ihracatçı ülke (Brezilya, Çin, Hindistan, ABD ve Türkiye), İİT'ye yapılan toplam helal ürün ihracatının yüzde 32'sini gerçekleştiriyor.

Rapor, Müslüman tüketici duyarlılığındaki süregelen dönüşümü de gözler önüne seriyor. DinarStandard'ın sosyal dinleme analizi, boykot eylemi öncesi, boykotun zirve yaptığı dönem ve mevcut aşamalar boyunca 86 milyondan fazla etkileşimi takip etti.

Bulgular, değer odaklı satın alma davranışının ilk boykot dalgasından sonra da kalıcılığını koruduğunu ve gıda-içecek, kozmetik, moda, teknoloji ile medya sektörlerinde ahlak normlarıyla uyumlu, yerel ve alternatif markalara yönelik tüketici ilgisinin devam ettiğini ortaya koyuyor.

2025/2026 Küresel İslam Ekonomisi Durum Raporu, yapay zeka destekli helal belgelendirme, blokzincir tabanlı izlenebilirlik, dijital İslami finans, milli seyahat platformları, hac hizmetlerinin dijitalleştirilmesi, helal ilaçlar, temiz içerikli kozmetik, doğuştan dijital muhafazakar moda ve kültürel değerlerle uyumlu medya-eğlence gibi alanlarda tüm ana sektörlerde fırsat sinyallerine dikkati çekiyor.

Tüm bu sinyaller, İslam ekonomisinin artık yalnızca Müslüman tüketici talebindeki artış sayesinde değil, bu talebi karşılayacak sistemlerin daha bilinçli bir şekilde inşa edilmesiyle de büyüdüğüne işaret ediyor.

Raporda görüşlerine yer verilen DinarStandard Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetici Ortağı Rafiuddin Shikoh, şunları kaydetti:

"İslam ekonomisi artık gelişen bir fikir olmaktan çıkmış, gelişen bir sistem halini almıştır. Bu yıl ortaya koyduğumuz tablo, ekonomik yaşamın ahlaki değerlerle uyumlu olması gerektiği inancıyla hareket eden küresel tüketici ve yatırımcı tabanının giderek büyüdüğünü gösteriyor. İslam ekonomisindeki bir sonraki büyüme dalgasına, piyasa talebine bağımlılığı azaltan ve fırsatları genişleten sistemlere, standartlara, güven altyapısına ve kurumlara dönüştürebilenlerin öncülük edeceğini düşünüyoruz."

Muhabir: Samet Tunç

Vergide sıra ünlü modacılarda! Eksik beyan 500 milyonluk kayıt dışı gelir: Listede 20 isim var

Sporcular, fenomenler, doktorlar ve avukatların ardından vergi denetimlerinde sıra moda sektörüne geldi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, kayıt dışı gelir ve eksik beyan şüphesi bulunan tanınmış modacılara yönelik kapsamlı inceleme başlatırken, ilk etapta 20’den fazla ismin denetim kapsamına alınması planlanıyor. Modacıların beyan dışı bırakılan gelirlerinin 500 milyon lirayı aşabileceği tahmin ediliyor.

Karadeniz'den Gabar'a yerli enerjide rekor seviye: Günlük üretim 4 milyon hanenin ihtiyacını karşılıyor

Karadeniz gazı ve Gabar petrolü, Türkiye’nin “enerjide tam bağımsızlık” vizyonunda stratejik eşikler. Karadeniz’de 2 milyar dolarlık ekonomik değer sağlanırken, Gabar’da rekor seviyelere çıkan petrol üretimi, enerji arz güvenliğine güçlü katkı sağladı.

Ankara'da NATO, Antalya'da COP31 ve dünya yıldızları: Milyarlarca liralık döviz girdisi bekleniyor

Ankara NATO Zirvesi, Antalya COP31 ve İstanbul’daki dünya yıldızlarının konserleri ile 2026’da Türkiye’ye üç koldan döviz akacak. Etkinlik turizmi otellerden ulaşıma, yemeiçmeden organizasyon hizmetlerine kadar milyarlarca liralık bir hacim oluşturacak. 2026 etkinlik turizminde altın yıl olacak.

Türkiye enerjide oyun kuruyor: Sessiz devrim yeni koridorlarla büyüyor | Bakan Bayraktar duyurdu: Elektriğin TANAP’ı geliyor

Enerjide küresel dengeler yeniden kurulurken Türkiye, krizlerin ortasında oyun kurucu rolünü güçlendiriyor. A Haber’e özel açıklamalarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin son 23 yılda enerjide “sessiz bir devrim” gerçekleştirdiğini söyledi. Bayraktar; elektriğin TANAP’ı olarak nitelendirilen yeni enerji koridorundan BOTAŞ-Edison mutabakatına, Sakarya Gaz Sahası’ndan Gabar petrolüne, KKTC’ye uzanacak enerji köprüsünden Somali’deki sondaj çalışmalarına kadar Türkiye’nin enerji bağımsızlığı vizyonunda kritik öneme sahip projeleri anlattı.

Ekonomi yönetiminden dezenflasyon açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek liderliğindeki Finansal İstikrar Komitesi toplandı. Türkiye ekonomisinin şoklara karşı dirençli olduğunu değerlendiren komite kritik zirvenin ardında yapılan açıklamada, 'Makrofinansal istikrarın korunması, dezenflasyon sürecinin kesintisiz devamı ve finansal sistemin sağlıklı işleyişi için gerekli tüm adımların tam bir eşgüdüm içinde atılmasını kararlaştırmıştır.' denildi.

Bakan Bayraktar'dan Turkuvaz'daki enerji zirvesinde nükleer mesajı: "Bir tercih değil zaruret"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ev sahipliği ve Turkuvaz Medya'nına ana sponsorluğunda düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde konuştu. Dünyanın çok önemli bir enerji dönüşüm sürecinde olduğunu belirterek Türkiye'nin bu süreçte dışa bağımlılığı bitirmeye hazırlandığını dile getiren Bayraktar, 'Hedefimiz Türkiye'yi arz güvenliğini güçlendiren, bölgesel entegrasyonu artırmış, bir merkez ülke konumuna getirmek.' dedi. Bayraktar, baz yük üretim kabiliyeti ile nükleer enerjiyi arz güvenliği açısından 'bir tercih değil, zaruret' olarak gördüklerini belirtti.

Bakan Bayraktar 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde konuştu

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ev sahipliği ve Turkuvaz Medya'nına ana sponsorluğunda düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde konuştu. Dünyanın çok önemli bir enerji dönüşüm sürecinde olduğunu belirterek Türkiye'nin bu süreçte dışa bağımlılığı bitirmeye hazırlandığını dile getiren Bayraktar, 'Hedefimiz Türkiye'yi arz güvenliğini güçlendiren, bölgesel entegrasyonu artırmış, bir merkez ülke konumuna getirmek.' dedi. Bayraktar, baz yük üretim kabiliyeti ile nükleer enerjiyi arz güvenliği açısından 'bir tercih değil, zaruret' olarak gördüklerini belirtti.

TÜİK Nisan ayı dış ticaret raporu: İhracatta yüzde 22,3'lük dev artış

Türkiye’nin dış ticaret verilerinde nisan ayında dikkat çekici bir toparlanma görüldü. İhracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara ulaşırken, dış ticaret açığında da önemli bir gerileme yaşandı. Özellikle imalat sanayisinin ihracattaki güçlü payı, üretim ve dış satış performansının sürdüğünü ortaya koydu.

Yarım milyon elektrikli araç yolda: Türkiye'de şarj soketi 43 bini geçti

Türkiye'de elektrikli araç ekosistemi büyümeye devam ederken, şarj altyapısındaki genişleme de dikkat çekiyor. Nisan ayında ülke genelindeki şarj soketi sayısı 43 bini aşarken, yenilenebilir enerjiyle çalışan 'yeşil şarj' istasyonlarının kullanım oranı toplam tüketimin yaklaşık yüzde 60'ına ulaştı.

İmzalar atıldı: Türkiye ile Nijerya arasında madencilik anlaşması

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Nijerya Katı Mineraller Geliştirme Bakanı Oladele Henry Alake ile bir araya gelerek madencilik alanında iş birliğini derinleştirecek mutabakat zaptını imzaladı. Anlaşma; maden keşifleri, teknoloji paylaşımı, güvenli madencilik uygulamaları ve yeni yatırımları kapsıyor. Bakan Bayraktar, ortaklığa ilişkin yaptığı açıklamada, 'Nijerya ile enerji ve doğal kaynaklar alanındaki ortaklığımızı kazan kazan anlayışıyla çok daha ileri bir seviyeye taşıyacağımıza inanıyoruz.' ifadelerini kullandı.

Pompa fiyatları düşüyor: Motorine 2,35 TL indirim geldi

Akaryakıt piyasasında araç sahiplerini sevindiren gelişme yaşandı. Motorin fiyatlarına gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 2 lira 35 kuruş indirim yapıldı. Küresel petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilme ve uluslararası piyasalardaki olumlu gelişmeler, pompa fiyatlarına da yansıdı.

Mutlak butlan sonrası piyasalar hareketli: Altın ve döviz kurunda son durum

Borsa İstanbul'da yaşanan dalgalanmalar ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'ye ilişkin mutlak butlan kararı sonrası devre kesicilerin çalışması, yatırımcıların yeniden güvenli liman arayışına yönelmesine neden oldu. Gram altın 6 bin 653 liradan işlem görüyor. Döviz piyasasında ise dolar ve euro güne sınırlı yükselişle başladı.

CANLI | Enerjinin kalbi Turkuvaz Medya zirvesinde atıyor | Bakan Bayraktar açıkladı: "Türkiye krizleri hem yerli hem de yenilebilir enerjiyle aşıyor"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Turkuvaz Medya'nın düzenlediği İNRES 2026 Zirvesi Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleşiyor. Başkan Erdoğan'ın katılacağı zirvede enerji arz güvenliğinde Türkiye'nin rolü masaya yatırılıyor. Başkan Recep Tayyip Erdoğan katılacağı zirveye 45 ülkeden enerji ve madencilik sektörü temsilcilerinin yanı sıra 9 ülkeden yedi bakan ve üç bakan yardımcısını bir araya getiriyor. Türkiye'nin kapsamlı bir enerji stratejisine sahip olduğunu vurgulayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 'Elimizdeki ilk araçlardan birisi de bu sorunları ve zorlukları aşmak için kendi yenilenebilir enerji kaynaklarımızı, yani hem yerli hem yerel hem de yenilenebilir enerji kaynaklarımızı kullanıyoruz' şeklinde konuştu.

Kira sözleşmelerinde yeni dönem: Ağır şartlar, 5 milyon TL kefalet ve misafir yasağı

Mülk sahipleri evlerini kiralarken yaptıkları sözleşmelerle kiracıları çileden çıkardı. Yaşayacak kişi sayısını belirleyen de var kiranın gecikmesi halinde faiz uygulayan da... Bunun özel hayata müdahale olduğunu belirten uzmanlar, “Acil düzenleme şart” diyor.

Finansal İstikrar Komitesi'nden dezenflasyon açıklaması: Türkiye ekonomisi şoklara karşı dirençli | Borsa günü yükselişle kapattı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek liderliğindeki Finansal İstikrar Komitesi toplandı. Türkiye ekonomisinin şoklara karşı dirençli olduğunu değerlendiren komite kritik zirvenin ardında yapılan açıklamada, 'Makrofinansal istikrarın korunması, dezenflasyon sürecinin kesintisiz devamı ve finansal sistemin sağlıklı işleyişi için gerekli tüm adımların tam bir eşgüdüm içinde atılmasını kararlaştırmıştır.' denildi. Borsa İstanbul'da ise BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 2,70 değer kazanarak 13.519,49 puana çıktı. Öte yandan uzman değerlendirmelerine göre yargının CHP için verdiği mutlak butlan kararının orta ve uzun vadede makroekonomik görünüme etkisinin olmadığı bildirildi.

Esenboğa Havalimanı Metro Hattı'nın yapım ihalesi 30 Haziran'da

Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Ankara'da şehir merkezinden Esenboğa Havalimanı'na uzanacak metro hattına ilişkin son gelişmeleri paylaştı.

Projede, artan ulaşım ihtiyaçları ve yolcu talepleri doğrultusunda önemli güncellemeler yaptıklarını belirten Uraloğlu, "İlk etapta Kuyubaşı İstasyonu'ndan aktarma yapılarak planlanan hat artık YHT Gar'dan başlayacak şekilde yeniden kurgulandı. Güzergah Ankara'nın önemli ulaşım ve yerleşim merkezlerini doğrudan kapsayacak şekilde Esenboğa Havalimanı'ndan sonra Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'ne kadar uzanacak. Böylece YHT Gar'dan Esenboğa Havalimanı'na kadar aktarmasız, hızlı ve konforlu ulaşım imkanı sağlanacak." ifadelerini kullandı.

Uraloğlu, söz konusu hattın 36 kilometre uzunluğunda projelendirildiğini ve YHT Gar, Hastane, Demirlibahçe, Siteler, Solfasol, Kuyubaşı, Kuzey Ankara, Pursaklar, Sarayköy, Fuar, Esenboğa ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi olmak üzere 12 istasyonun bulunacağını kaydetti.

"İhalenin ardından yer teslimini yaparak şantiye kurulumuna başlayacağız"

Yalnızca güzergahın değil, aynı zamanda istasyon giriş-çıkış yapıları, istasyon yerleşimleri, plan-profil çizimleri ve diğer işletmesel kriterlerin de revize edildiğini aktaran Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Projenin ulaşım sistemine entegre biçimde, en fizibıl ve güncel ihtiyaçlara cevap verecek yapıya ulaşması için kapsamlı bir çalışma yürüttük. YHT Gar-Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı Metro Hattı'mızın yapım ihalesini 30 Haziran'da gerçekleştireceğiz. İhale sürecinin ardından da yer teslimini yaparak şantiye kurulumuna başlayacağız."

Uraloğlu, bugüne kadar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Ankara'da Kızılay-Çayyolu, Batıkent-Sincan, Keçiören-AKM ve AKM-Gar-Kızılay metro hatlarıyla toplam 44,5 kilometre yeni hat inşa ettikleri bilgisini paylaştı.

Söz konusu hatların yanı sıra Sincan-Kayaş kesimindeki 36 kilometrelik hattı modernize ederek vatandaşın hizmetine sunduklarını hatırlatan Uraloğlu, Bakanlık olarak Ankara'nın 23,1 kilometrelik raylı sistem hattını 80,5 kilometre uzatarak 103 kilometrenin üzerine çıkardıklarını bildirdi.

Muhabir: Vildan A.

ABD'de tüketici güven endeksi mayısta rekor düşük seviyeye indi

Michigan Üniversitesi, Amerikalı tüketicilerin eğilimleri doğrultusunda hazırladığı tüketici güven endeksinin mayıs ayına ilişkin nihai verilerini açıkladı.

Buna göre, tüketici güven endeksi mayısta 5 puan azalışla 44,8'e indi.

Aşağı yönlü revize edilen endeks tüm zamanların en düşük değerini kaydetti.

Söz konusu endekse ilişkin bu ayın öncü verisi 48,2 olarak açıklanmıştı.

Tüketici güven endeksi nisan ayında 49,8 olarak kaydedilmişti.

Amerikalıların finansal koşullara yönelik değerlendirmesini ölçen mevcut ekonomik koşullar endeksi mayısta 6,7 puan azalarak 45,8'e geriledi.

Tüketicilerin uzun vadeli öngörülerini yansıtan tüketici beklentileri endeksi de aynı dönemde 4 puan azalışla 44,1'e düştü.

Enflasyon beklentisi yükseldi

Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi mayısta yüzde 4,7'den yüzde 4,8'ye çıktı.

İran'daki savaşın başlamasından önce şubat ayında görülen yüzde 3,4'lük değerin üzerinde olan kısa vadeli enflasyon beklentisi, 2024'te görülen seviyelerin de belirgin şekilde üzerinde seyretti.

Uzun vadeli enflasyon beklentisi de mayısta yüzde 3,5'ten yüzde 3,9'a yükseldi.

Bu oranın 2024 yılında görülen yüzde 2,8 ila yüzde 3,2 aralığının üzerinde olduğu görüldü.

Yaşam maliyeti birincil endişe kaynağı olmaya devam ediyor

Açıklamada değerlendirmesine yer verilen Tüketici Anketleri Direktörü Joanne Hsu, Hürmüz Boğazı'ndaki arz kesintilerinin benzin fiyatlarını artırmaya devam etmesiyle tüketici güveninin üst üste üçüncü ayda düştüğünü belirtti.

Tüketici güveninin Haziran 2022'de görülen bir önceki tarihi dip seviyenin altında seyrettiğine işaret eden Hsu, yüksek fiyatların kişisel finansal durumlarını yıprattığını dile getiren tüketicilerin oranının geçen ayki yüzde 50 seviyesinden yüzde 57'ye yükselmesinin yaşam maliyetinin birincil endişe kaynağı olmaya devam ettiğini gösterdiğini ifade etti.

Hsu, "En kritik nokta, tüketiciler enflasyonun yükseleceğinden ve uzun vadede bile akaryakıt fiyatlarının ötesine geçerek yayılacağından endişe duyuyor gibi görünüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Vildan A.

THY ve AJet, Kurban Bayramı tatili için toplam 545 ek sefer planladı

THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Kurban Bayramı döneminde sevdikleriyle bir araya gelmek isteyen misafirlerimizin artan seyahat talebini karşılamak amacıyla, 22-31 Mayıs tarihleri arasında 365 ilave sefer planladık. THY olarak bayram boyunca misafirlerimizi sevdiklerine güvenle ulaştırmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

AJet, bayram tatili için 180 ek sefer planladı

AJet Basın Müşaviri Mehmet Yeşilkaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "AJet olarak, Kurban Bayramı tatilinde misafirlerimizin artan talebini karşılamak amacıyla ek sefer planlaması yaptık. 21 Mayıs-31 Mayıs tarihleri arasında 134'ü iç hat, 46'sı dış hat olmak üzere toplam 180 ek sefer gerçekleştireceğiz. Tüm misafirlerimizin Kurban Bayramı'nı kutlar, emniyetli uçuşlar dileriz." ifadelerini kullandı.

Muhabir: Vildan A.

Bayram hazırlıkları ve tatil planları e-ticarette alışverişi canlandırdı

Tüketiciler gıdadan giyime, küçük ev aletlerinden seyahat hizmetlerine kadar birçok farklı kategoride alışverişe yönelirken, sektörde sipariş adetleri ve sepet büyüklüklerinde artış bekleniyor.

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu, yaptığı açıklamada, Kurban Bayramı döneminin e-ticaret sektörü açısından yılın en hareketli dönemlerinden biri olarak başladığını belirterek, "Bu yıl hareketliliği artıran önemli unsurlardan biri, bayram hazırlıkları ile tatil planlarının aynı dönemde yoğunlaşması oldu." dedi.

Tüketicilerin yalnızca bayram ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp aynı zamanda seyahat planlamalarını, hediye alışverişlerini ve yaz sezonuna yönelik ihtiyaçlarını da aynı süreç içerisinde yönettiğini söyleyen Çevikoğlu, bu durumun alışveriş davranışlarında daha geniş bir kategori çeşitliliğini beraberinde getirdiğini dile getirdi.

Çevikoğlu, özellikle tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarında son yıllarda önemli bir değişim gördüklerini kaydederek, "Artık kullanıcılar yalnızca fiyat avantajı nedeniyle değil hız, kolaylık, ürün çeşitliliği ve zaman tasarrufu gibi nedenlerle de e-ticareti tercih ediyor. Mobil uygulama kullanımındaki artış, hızlı teslimat çözümleri, kampanya dönemleri ve kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri de bu süreci destekliyor." diye konuştu.

Bu yıl bayram alışverişlerinde özellikle doğrudan bayram hazırlıklarıyla ilişkili ürünlerin öne çıktığını söyleyen Çevikoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Mutfakta işlevsellik sağlayan ürünlere yönelik talepte belirgin bir artış söz konusu. Derin dondurucular, kıyma makineleri, bıçak setleri, düdüklü tencereler, saklama ürünleri ve çeşitli mutfak ekipmanları yoğun talep gören ürünler arasında yer alıyor. Bu nedenle özellikle küçük ev aletleri kategorisi, dönemsel ihtiyaçların etkisiyle öne çıkan alanlardan biri haline geldi. Diğer taraftan bayram kültürünün önemli unsurlarından biri olan ziyaretleşme ve hediyeleşme alışkanlıkları alışveriş tercihlerini şekillendiriyor. Şekerleme, çikolata, kahve çeşitleri, ikramlık ürünler ve hediye setleri yoğun ilgi görüyor."

Çevikoğlu, moda tarafında geleneksel bayram alışveriş alışkanlıklarının etkisini sürdürdüğünü belirterek, özellikle çocuk giyimi, aile alışverişleri, ayakkabı ve aksesuar kategorilerinin yoğun talep gördüğünü aktardı.

Yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte tatil giyimi, plaj ürünleri ve seyahat odaklı ürünlerdeki hareketliliğe dikkati çeken Çevikoğlu, "Elektronik kategorisinde tüketicilerin günlük yaşamı kolaylaştıran kişisel teknolojik ürünler ve ev kullanımına yönelik cihazlara yöneldiğini gözlemliyoruz. Genel olarak tüketicilerin artık tek bir ihtiyaca yönelik değil, farklı ihtiyaçlarını aynı alışveriş deneyimi içerisinde karşılamaya yöneldiğini görüyoruz. Bu durum hem ürün çeşitliliğini hem de sepet büyüklüklerini artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor." değerlendirmesini yaptı.

"Dijital hizmetler e-ticaret ekosistemine önemli katkı sağlıyor"

ETİD Başkanı Çevikoğlu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla hem sipariş adetlerinde hem de sepet büyüklüğünde artış beklendiğini belirterek, bunun temel nedenlerinden birinin tüketicilerin ihtiyaçlarını daha bütüncül şekilde karşılaması olduğunu dile getirdi.

Önceden tüketicinin belirli bir ihtiyaç için alışveriş yaparken bugün aynı sipariş içerisinde hem bayram hazırlıklarını hem kişisel ihtiyaçlarını hem de hediye alışverişlerini tamamlayabildiğini söyleyen Çevikoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu durum doğal olarak sepet büyüklüklerini artırıyor. Bayrama yakın dönemde ortalama sepet büyüklüğünün 3-5 bin lira bandında şekillenmesini bekliyoruz. Bazı kategorilerde bunun daha üzerine çıkılması mümkün. Özellikle elektronik ürünler, beyaz eşya ve yüksek fiyatlı küçük ev aletlerinin tercih edildiği alışverişlerde sepet tutarlarının daha yüksek seviyelere ulaşabildiğini görüyoruz. Mayıs ayında Türkiye genelinde yaklaşık 400 milyar lira seviyesinde e-ticaret hacmi oluşmasını bekliyoruz. Bayram alışverişleri, tatil planlamaları, hediyeleşme ve kampanya dönemlerinin aynı süreçte birleşmesi bu büyümenin temel nedenleri arasında yer alıyor. Bunun yanında uçak bileti, otel rezervasyonu ve araç kiralama gibi dijital hizmetler de e-ticaret ekosistemine önemli katkı sağlıyor. Bayram dönemleri artık yalnızca perakende alışverişi değil, dijital hizmetleri de kapsayan çok daha geniş bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor."

Muhabir: Vildan A.

Şarj soket sayısı nisanda 43 bini aştı, yeşil şarjın payı yüzde 60’a ulaştı

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun nisan ayına ilişkin “Şarj Hizmeti Piyasası Aylık İstatistikleri” raporuna göre şarj istasyonlarının toplam kurulu gücü, geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 3,29 artışla 3 bin 295 megavata çıktı.

Nisanda şarj istasyonlarının toplam elektrik tüketimi 61 milyon 652 bin 189 kilovatsaat olarak gerçekleşti. Bunun yüzde 59,98’ine denk gelen 36 milyon 977 bin 647 kilovatsaatlik kısmı yeşil şarj istasyonlarından karşılanırken 24 milyon 674 bin 542 kilovatsaatlik tüketim diğer istasyonlardan sağlandı.

Yenilenebilir kaynaklardan üretildiğini belgeleyen Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Sertifikası’na (YEK-G) sahip yeşil şarj istasyonları, elektrikli araçların karbon ayak izinin azaltılması ve temiz enerji kullanımının teşvik edilmesinde önemli rol oynuyor.

İstanbul, tüketimde ilk sırada

Nisanda elektrikli araç şarj tüketiminde ilk sırayı 19 bin 651 megavatsaatle İstanbul aldı. İstanbul’u 9 bin 410 megavatsaatle Ankara ve 3 bin 604 megavatsaatle İzmir takip etti.

Toplam şarj soket sayısı nisanda 43 bin 9’a yükseldi, martta ise 41 bin 938 olarak kaydedilmişti.

Bu dönemde AC şarj soket sayısı 24 bin 468’e, DC şarj soket sayısı da 18 bin 541’e ulaştı.

Öte yandan, martta 411 bin 796 olan elektrikli araç sayısı nisanda 427 bin 486’ya yükseldi.

Muhabir: Vildan A.

Bakan Yumaklı, yaklaşık 6,5 milyar lira tarımsal destekleme ödemesinin bugün yapılacağını bildirdi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, tarımsal destekleme ödemelerine ilişkin bilgi verdi.

Üreten Türkiye'nin mimarı olan çiftçileri desteklemeye, tarımsal üretime güç katmaya devam ettiklerini belirten Yumaklı, "6 milyar 468 milyon lira tarımsal destek ödemesini çiftçilerimizin hesaplarına aktarıyoruz. Hayırlı ve bereketli olsun." ifadesini kullandı.

Paylaşımda yer alan bilgiye göre, büyükbaş hayvancılık desteği (buzağı) için 5 milyar 67 milyon 397 bin 808 lira, hayvan ve sürü sağlığı desteği için 927 milyon 279 bin 522 lira, iyi tarım uygulamaları desteği için 208 milyon 122 bin 675 lira, organik tarım desteği için 119 milyon 530 bin 603 lira, tarımsal yayım ve danışmanlık desteği için 118 milyon 489 bin 350 lira, kırsal kalkınma yatırım desteği için 24 milyon 169 bin 142 lira ve hayvan gen kaynakları desteği için 3 milyon 172 bin 900 lira olmak üzere toplam 6 milyar 468 milyon 162 bin lira ödeme yapılacak.

Kimlik numarasının son hanesi "4, 6, 8" ve vergi kimlik numarasının son hanesi "1, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9" olan üreticiler için buzağı desteği ödemesi ile diğer desteklere ilişkin ödemeler bugün saat 18.00 itibarıyla hesaplara yatırılacak.

Muhabir: Vildan A.

'Türkiye küresel yatırım haritasını yeniden şekillendirmiştir'

İstanbul Finans Merkezi'ndeki Vakıfbank Genel Müdürlüğü'nde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans Programı ve kitap tanıtım etkinliğinde konuşan Duran, bir devletin uluslararası sistemdeki gücünün yalnızca askeri kapasitesiyle, diplomatik etkinliğiyle ya da nüfusuyla ölçülemeyeceğini söyledi.

Duran, istikrarlı ve sürdürülebilir bir ekonominin bir devletin hakiki manada güçlü ve bağımsız olabilmesinin en önemli unsuru haline geldiğini dile getirdi.

Türkiye'nin özellikle son 25 yılda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğiyle, küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir "güvenli liman" haline geldiğini dile getiren Duran, "Bu başarının arkasında, kuşkusuz köklü bir zihniyet devrimi ve yeni bir düşünce dünyası çerçevesinde planlanıp hayata geçirilen sayısız proje ve yatırım bulunmaktadır. Bu durum bizlere açıkça şunu göstermektedir. Jeopolitik krizlerin daha sık yaşandığı, tedarik zincirlerinin farklı sebeplerle kesintiye uğradığı ve finansal piyasalarda oynaklığın arttığı bu dönemde Türkiye, bölgesel ve küresel düzeyde siyasi istikrarın, ekonomik güvenin pekiştiği bir merkez haline gelmiştir. Bu durum, Türkiye'nin 'Dünyanın bağlantı noktası' olma yolundaki stratejilerinin karşılık bulduğunu net bir şekilde göstermektedir." ifadelerini kullandı.

Duran, Türkiye'nin bu bağlamda en önemli kurumsal kapasite unsurlarından birisinin kuruluşunun 20. yılını kutlayan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi olduğunu belirtti.

Ofisin son 20 yılda yaşanan ulusal ve uluslararası ekonomik dalgalanmaları başarıyla yönettiğini aktaran Duran, ofisin tecrübe ve birikimiyle Türkiye'ye dış sermaye çekmenin yanı sıra ülkenin küresel iş yapma kültürünü de modernize ettiğini kaydetti.

"Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans" kitabının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2014-2025 yılları arasında yatırım ve finans ekseninde gerçekleştirdiği 220 hitabı bir araya getirdiğini ifade eden Duran, "Böylece kitabımız, Türkiye'nin son dönemdeki yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı ekonomik dönüşümünün fikri arka planını da açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın 11 yıla yayılan hitapları, yakın ekonomi tarihimize düşülmüş özenli bir dipnot niteliğindedir. Her konuşma, dönemin ruhunu, önceliklerini ve hedeflerini de içinde taşımaktadır. Bu bakımdan kitabımız, tarihe not düşerken geleceğe de rehberlik etmektedir." diye konuştu.

"Başkanlığımız, ülkemizin küresel ölçekte istikrarlı bir merkez olarak konumlanmasına hizmet etmektedir"

Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile İletişim Başkanlığı eş güdümünde yürütülen "Güçlü Merkez Türkiye" vizyonuyla Türkiye'nin jeopolitik avantajlarını, ekonomik bir kaldıraca dönüştürmeyi amaçladıklarını dile getirdi.

İletişim Başkanlığı olarak "ekonomi iletişimi" kavramına son derece önem atfettiklerini, Türkiye'nin yatırım ve kalkınma vizyonunu tüm dünyaya anlatıp, bu vizyona ulusal ve uluslararası arenada güçlü ve etkili bir ses kazandırdıklarını dile getiren Duran, şöyle konuştu:

"Başkanlığımız, yurt dışında düzenlediğimiz panellerden uluslararası kamu diplomasisi faaliyetlerimize, dezenformasyonla mücadele mekanizmalarımızdan üniversite öğrencilerine finans okuryazarlığı programlarımıza, ekonomi ve finans muhabirlerine verdiğimiz eğitimlere kadar, Türkiye'nin doğru anlatılmasına, yatırım ortamına ilişkin algının sağlıklı biçimde şekillenmesine ve ülkemizin küresel ölçekte güvenilir, öngörülebilir ve istikrarlı bir merkez olarak konumlanmasına hizmet etmektedir."

Duran, dijitalleşmenin günümüzde finansal alanı hızla dönüştürdüğünü, finansal dezenformasyonlara karşı tedbir alınması gerektiğini vurguladı.

İletişim Başkanlığımızın en önemli gündemlerinden birisinin bu konu olduğunu kaydeden Duran, Başkanlık bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin, ekonomik istikrarı hedef alan saldırılara karşı proaktif bir mücadele yürüttüğünü söyledi.

Günümüzde finansal güvenin ise salt piyasa araçlarıyla inşa edilemediğini ifade eden Duran, şunları aktardı:

"Güven, doğru bilginin zamanında paylaşılmasıyla, kamuoyunun sağlıklı biçimde bilgilendirilmesiyle, yatırımcının manipülasyondan korunmasıyla ve devlet ile millet arasındaki iletişim bağının güçlü tutulmasıyla tahkim edilir. Çünkü finansal kararlar alınırken, beklentiler, algılar, haber akışı ve dijital mecralarda dolaşıma sokulan içerikler düşündüğümüzden daha fazla etkili olur. Haber dünyası ve finans dünyasının kesişim noktasında etik sınırların korunması, gazetecilik faaliyetlerinin ticari ilişkilere dönmemesi konusunu ciddiyetle ele alıyoruz. İletişim Başkanlığımız, manipülatif söylemlere, spekülatif içeriklere ve finansal dezenformasyonlara karşı güçlü bir 'ekonomi iletişimi' yürütmektedir."

"Ülkemizin her tür kaos ve karmaşadan uzak kalması bizim için bir şuur meselesidir"

Duran, uluslararası yatırımcıların ülkelerle ilgili kanaatlerini sadece rakamlarla, finansal verilerle oluşturmadığını, yatırımcılar için esas olanın bir ülkenin istikrarı, liderliği ve küresel ölçekte ürettiği güven olduğunu dile getirdi.

Bir milletin var olma, hayatta kalma iradesinin de bu öngörülebilirliği ve güveni inşa edeceğini ifade eden Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu sene onuncu yılını idrak edeceğimiz 15 Temmuz'da oluşturulmak istenen kargaşayı hatırlayalım. Huzurumuzu ve istikrarımızı hedef alan bu tasalluta karşı devlet ve millet olarak verdiğimiz refleks, geleceğimizi koruma ve inşa etme irademizin en güzel örneklerinden birisi olmuştur. Bugün, güvenli liman dediğimiz Türkiye'mizin istikrarının korunmasında devlet ve millet olarak bir arada durma irademiz en büyük etkendir. Ülkemizin her tür kaos ve karmaşadan uzak kalması bizim için bir şuur meselesidir. Nitekim Türkiye'yi kaos ve karmaşa içine çekmeye çalışan, bu konuda manipülasyon yapan odaklarla da hem yurt dışında hem yurt içinde mücadelemiz devam etmektedir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yurt dışı temaslarında ortaya koyduğu güçlü liderlik ve kararlı diplomasiyle güven telkin eden vizyonu inşa etmeye devam edeceklerini aktaran Duran, amaçlarının vatandaşların dijital yatırım alanlarını özgürce, bilinçle ve güven içinde kullanabileceği bir sanal ortamın güçlendirilmesi, piyasanın güven ikliminin korunduğu ve Türkiye'nin ekonomik vizyonunun dünyaya güçlü, şeffaf ve tutarlı bir dille anlatıldığı sağlıklı bir ekonomi iletişimi düzeninin tahkim edilmesi olduğunu dile getirdi.

Duran, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye, son 20 yılda gerçekleştirdiği reformlar, sağladığı yasal güvenceler ve vizyoner teşvik programlarının yanı sıra yürüttüğü şeffaf iletişim stratejisiyle de küresel yatırım haritasını yeniden şekillendirmiştir. Yatırımlarını dijital altyapı, yeşil enerji ve yüksek teknolojiye yönlendiren ülkemiz, geleceğin ekonomisine hazır ve emin adımlarla yürümektedir. Öyle inanıyorum ki, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği ve 'Yatırım Yüzyılı' vizyonuyla Türkiye, ekonomi alanındaki kararlı yükselişini sürdürecektir. Tüm bunlar, Allah'ın izniyle üretimin, teknolojinin ve finansın kalbinin bu topraklarda atacağı bir dönemi haber vermektedir."

Muhabir: Vildan A.

'Ülkemiz için yeni bir enerji mimarisinin hazırlığı içindeyiz'

Bakan Bayraktar, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nin "Değişen Küresel Manzarada Enerji Güvenliği: Bağlantısallık ve İşbirliği" başlıklı Bakanlar Oturumu'nda konuştu.

Enerji arzını güvence altına almanın her geçen gün son derece zor ve karmaşık hale geldiğini vurgulayan Bayraktar, Kovid-19 salgını süreciyle başlayan ve farklı bölgelerdeki çatışmalarla devam eden krizlerin yol açtığı tedarik zinciri kırılmalarına dikkati çekti.

Bayraktar, tüm bu belirsizliklerin enerji güvenliği açısından çok ciddi sorunlar oluşturduğunu belirterek, "Tüm bu zorluklarla küresel enerji görünümünde yaşanan büyük bir tektonik dönüşümün tam ortasında mücadele ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Enerji güvenliği, erişilebilir enerji ve iklim hedeflerinin karşılanmasında Türkiye'nin izlediği yola değinen Bayraktar, "Türkiye olarak son derece kapsamlı ve geniş bir enerji stratejisine sahibiz. Bu konulara yaklaşımımızdaki ilk ve en temel araç, yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızın kullanımı. Çünkü yenilenebilir enerjinin tüm bu zorluklara çözüm sunduğuna inanıyoruz." diye konuştu.

Bayraktar, Türkiye'nin artan enerji talebinin karşılanmasında yenilenebilir enerjinin rolüne, güneş ve rüzgar enerjisinde 2035 için belirlenen 120 gigavat kurulu güç hedefine dikkati çekerek, "Bu yıl ise 2035 için daha da büyük ve iddialı bir hedef üzerinde çalışıyoruz. COP31 sürecinde Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan bu hedefi dünya kamuoyuna duyuracak. Güneş, rüzgar, deniz üstü rüzgar, jeotermal ve biyokütle dahil olmak üzere tüm yenilenebilir potansiyelimizi kullanacağız." dedi.

Enerji verimliliğine yönelik çalışmalara değinen Bayraktar, "Ulaşımdan binalara, sanayiden ekonominin tüm sektörlerine kadar uzanan çok kapsamlı bir enerji verimliliği planımız var ve ekonominin her alanında enerjiyi daha verimli kullanacağız." ifadesini kullandı.

Bayraktar, Türkiye'nin 2016'da hayata geçirdiği "Milli Enerji ve Maden Politikası" kapsamında petrol ve doğal gaz faaliyetlerini artırdığını belirterek, şunları kaydetti:

"Bugün Türkiye'nin açık denizlerinde, özellikle de Karadeniz'de oldukça aktif durumdayız. Sakarya Gaz Sahası'nda büyük doğal gaz rezervleri keşfettik ve şu anda üretim yapıyoruz. Bunun yanı sıra Türkiye açık denizlerinde yeni arama faaliyetleri ve alternatif sahalar üzerinde de çalışıyoruz. Türkiye dışında da milli şirketimiz Türkiye Petrollerinin son derece aktif olduğunu görüyorsunuz. Şu anda Somali'de faaliyet yürütüyoruz. Bu son derece zorlu ve teknik açıdan ileri düzey bir operasyon. Bununla birlikte bu faaliyetleri Libya'ya, Pakistan'a ve dünyanın farklı bölgelerine de taşımak istiyoruz. Dolayısıyla petrol ve doğal gaza yaklaşımımız oldukça pragmatik. Çünkü bu kaynakların belirli bir süre daha piyasada var olacağına inanıyoruz."

Türkiye'nin enerji güvenliğinde nükleer enerjinin konumuna da değinen Bayraktar, Türkiye'nin 2050'ye kadar 20 gigavat nükleer kurulu güç hedefini hatırlattı.

Bayraktar, Türkiye'nin kritik minerallerin üretimine ve katma değerli madenciliğe de odaklandığına işaret ederek, "Bu son derece önemli. Hem ülke içinde hem de Türkiye dışında fırsatları değerlendiriyoruz." dedi.

Tüm bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde ise işbirliğinin önemini vurgulayan Bayraktar, "Tüm bu iddialı hedefleri tek başımıza gerçekleştirmemiz mümkün değil. Buradaki kilit unsur daha geniş kapsamlı bir işbirliği. Bölgesel bağlantısallık, komşu pazarlar, Afrika, Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu ile işbirliği bunlar temel unsurlar. Bugün her zamankinden daha fazla işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Enerjide karşı karşıya kalınan zorluklarla ilgili çözüm önerileri

Bayraktar, enerjide karşı karşıya kalınan zorluklarla ilgili çözüm önerilerine ilişkin de "Her şeyden önce belirsizliklerin hakim olduğu bir çağda yaşadığımız gerçeğini kabul etmeli ve bununla yüzleşmeliyiz. Gerçek bu. Bunun enerji sektörü ve küresel ekonomi için yeni normal olduğunu anlamamız gerekiyor. Bu sorunu nasıl ele alabiliriz? Daha fazla çeşitlendirme ve daha fazla enterkonneksiyon; bunlar kullanmamız ve hayata geçirmemiz gereken iki temel unsur." diye konuştu.

Bazı somut önerilerde de bulunan Bayraktar, "Mevcut altyapımızın tamamını enterkonneksiyonlar için kullanmalıyız. Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'mız var, harika bir proje ama inanın bana hala günlük 400 bin varil yedek kapasite mevcut. Bugün 600 bin varilden 1 milyon varile çıkabiliriz. Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı'nın (TANAP) atıl kapasitesini kullanmalıyız. Dolayısıyla, ilk olarak mevcut kapasiteyi tam olarak kullanmak, ikinci olarak da bu altyapıyı genişletmek ya da elektrik, gaz ve petrol için yeni bir altyapı kurmak." ifadelerini kullandı.

Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkmenistan'dan gelen doğal gazı Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı üzerinden Azerbaycan'a, oradan da Türkiye üzerinden Avrupa pazarına ulaştırmamız gerekiyor. Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nı Türkiye'den Basra'ya kadar uzatmayı ve Ceyhan'a en az 1,5 milyon varil petrol aktarmayı çok kez önerdik. Sanırım bunu birçok farklı vesileyle dile getirdim: Ya Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol akışında bir aksaklık olursa, Irak'ın ve diğer ülkelerin ihracatı için B planı nedir? Dolayısıyla bu alternatifi ve çeşitlendirme projelerini önerdik. Bu boru hattını Basra'ya kadar kolayca uzatabiliriz, kapasiteyi artırabiliriz."

Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye arasında olan elektrik ve doğal gaz enterkonneksiyon kapasitelerinin artırılması gerektiğini belirten Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu sayede hacmi artırabileceğiz ve daha bol kaynaklar piyasalara daha rekabetçi fiyatlar getirecektir. Şu anda Suudi hükümetiyle birlikte Ürdün ve Suriye üzerinden Suudi Arabistan ile Türkiye arasında devasa bir enterkonneksiyon oluşturmak üzere çalışıyoruz. Ayrıca, Azerbaycan, Gürcistan ve Bulgaristan ile de üç enterkonneksiyon projesi konusunda görüşmelerimiz sürüyor. Dolayısıyla Türkiye, tüm bu projeleri hayata geçirmek için adımlar atmaya ve inisiyatifler almaya hazır ve istekli. Ancak burada en önemli unsur, güçlü liderlik, siyasi irade ve kararlılık. Bunlar olmadan bu Güney Gaz Koridoru projesini ve diğer projeleri hayata geçiremezdik. Dolayısıyla Türkiye, enerjiyi bölgedeki barış, refah ve istikrarın bir aracı olarak görüyor.”

“Karadeniz ve Gabar'da tarihi keşiflere imza attık”

Son dönemde İran merkezli yaşanan savaşın enerji güvenliğinin önemini ve bu anlamda küresel ekonominin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini kaydeden Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hitaben, "2002'den bu yana, ortaya koyduğunuz güçlü siyasi irade ile liderliğinizde yürüttüğümüz politikalar sayesinde, Türkiye olarak, bu krizi de en hazırlıklı, en dirençli karşılayan ülkelerden biri olduk." ifadesini kullandı.

Bayraktar, "Bu süre içerisinde, yerli ve yenilenebilir kaynakları önceliklendirerek altyapıya yaptığımız yatırımlarla, kaynak ülke, güzergah ve form çeşitlendirmesi yaparak ve aktif bir enerji diplomasisi izleyerek, arz güvenliğimizi teminat altına alacak stratejik adımlar attık. Bu süreçte Milli Enerji ve Maden Politikamız, 'Enerjide ve Madenlerde Tam Bağımsız Türkiye' idealimizin ana rotasını oluşturdu." diye konuştu.

Türkiye'nin dünyanın en büyük derin deniz sondaj filolarından birine sahip olarak ülkede ve farklı coğrafyalarda petrol ve gaz aradığını dile getiren Bayraktar, "Kara alanlarımızda daha önce hiç gidilmedik yerlere gittik, sismik yaptık, sondaj yaptık, yapmaya devam ediyoruz. İşte bu sayede Karadeniz ve Gabar'da tarihi keşiflere imza attık. Şimdi üretimi artırmak ve milletimize yeni keşiflerle yeni müjdeler verebilmenin gayreti içindeyiz." değerlendirmesinde bulundu.

"Dünya, çok önemli bir enerji dönüşüm sürecinde"

Bayraktar, dünyanın, bir yandan savaşların, büyük ekonomik kırılmaların yaşandığı, diğer yandan yapay zeka çağına girilen, büyük teknolojik gelişmelerin arka arkaya gerçekleştiği bu dönemde, çok önemli bir enerji dönüşüm sürecinde olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Türkiye olarak bu yeni dönemde ülkemiz için yeni bir enerji mimarisinin hazırlığı içindeyiz. Burada temel hedefimiz, Türkiye'yi enerjide dışa bağımlılığını bitiren, arz güvenliğini güçlendiren, bölgesel entegrasyonu artırmış, bir merkez ülke konumuna getirmek. Yeni enerji mimarimizde mevcut TANAP, Türk Akım, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı gibi hem ülkemizin hem de bölgemizin enerji arz güvenliğinde stratejik önemi olan doğal gaz ve petrol boru hatlarımızın tam kapasite çalışmasına dönük hamleler yapacağız. Komşularımızla ve bölge ülkeleriyle petrolde, doğal gazda ve elektrikte 'kazan-kazan' anlayışı içinde ilave altyapı projeleri geliştirerek enerji bağlarımızı güçlendireceğiz. Bu kapsamda Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı'nın Basra'ya kadar uzatılması, Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı ile Türkmenistan gazının Türkiye'ye ve Avrupa'ya ulaştırılması bu yeni dönemin önemli başlıkları arasında olacak."

Elektrik tarafında ise "çok boyutlu bir entegrasyon" hedeflendiğini aktaran Bayraktar, "Geçtiğimiz yıl Bakü'de imzaladığımız Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye-Bulgaristan Yeşil Elektrik İletimi Anlaşması ile Azerbaycan'da üretilen yenilenebilir enerjiyi Avrupa'ya ulaştırmayı hedefliyoruz. Benzer şekilde, Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye kadar uzanacak, bölgedeki komşu ülkelerle entegre bir mega elektrik iletim hattı üzerinde de çalışıyoruz. Bunun hem ülkemiz için hem de Avrupa için alternatif bir enerji yolu olacağına inanıyoruz. Yeni enerji mimarimizde daha çok bağlantısallık var, daha çok altyapı projeleri olacak." ifadelerini kullandı.

Bayraktar ayrıca, gazlaştırma altyapısını geliştirerek özellikle Güney Doğu Avrupa'ya ve diğer komşu ülkelere daha yüksek miktarlarda sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ulaştırma imkanına sahip olunacağını söyledi.

Nükleer enerji arz güvenliği açısından "bir tercih değil, zaruret"

Elektriğin artan rolüne dikkati çeken Bayraktar, "Yeni enerji mimarimizin merkezinde elektrik yer alıyor. Bu nedenle yenilenebilir enerji hedeflerimizi daha da yukarılara taşıyacağız. Bu süre içinde, gelişmiş yenilenebilir enerji portföyümüzün ihtiyaç duyduğu güçlü bir şebeke altyapısı için toplamda 30 milyar dolarlık bir yatırım öngörüyoruz." bilgisini paylaştı.

Bayraktar, baz yük üretim kabiliyeti ile nükleer enerjiyi arz güvenliği açısından "bir tercih değil, zaruret" olarak gördüklerini belirterek, "Akkuyu ile başlayan süreç Türkiye'nin enerji tarihinde nükleer dönemin kapısını açacak." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin bu enerji dönüşüm sürecinde bir üretim üssüne dönüşme hedefine de değinen Bayraktar, "Bu nedenle nadir toprak elementleri ve kritik mineraller alanındaki yatırımlarımıza büyük önem veriyoruz. AR-GE ve teknolojiye yapılan yatırımları artırmayı ve yerli sanayimizin geliştirilmesini hedefliyoruz." diye konuştu.

Bayraktar, nadir toprak elementlerinin enerji teknolojilerinden batarya sistemlerine, elektrikli araçlardan savunma sanayisine kadar birçok stratejik sektörün temelinde yer aldığına değinerek, Eskişehir Beylikova'da bulunan nadir toprak elementleri sahasındaki pilot tesiste endüstriyel tesisin temelinin de yakın zamanda atılacağını dile getirdi.

Bakan Bayraktar, enerjiyi yalnızca ekonomik büyümenin değil, bölgesel barışın, istikrarın ve ortak refahın anahtarı olarak gördüklerini sözlerine ekledi.

Muhabir: Vildan A.

'Dezenflasyon sürecini destekleyen politikalarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz'

Şimşek, NSosyal'deki hesabından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) mayıs ayı "Sektörel Enflasyon Beklentileri" verilerini değerlendirdi.

Hane halkının ve reel sektörün enflasyon beklentilerinin mayısta iyileştiğine dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:

"Yüksek enerji fiyatları ve belirsizlikler enflasyon üzerinde baskı oluştursa da hane halkı ve reel sektörün 12 ay sonrası enflasyon beklentileri önceki aya göre sırasıyla 2,1 puan ve 0,6 puan geriledi. Beklentilerdeki iyileşmeyi kalıcı hale getirmek için dezenflasyon sürecini destekleyen politikalarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."

Muhabir: Vildan A.

'İhracatımızda dirençli bir görünüm öne çıkmaktadır'

Bolat, nisan ayına ilişkin dış ticaret istatistiklerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

İhracatın, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25 milyar 408 milyon dolara çıktığını belirten Bolat, ocak-nisan döneminde ise yüzde 3 yükselişle 88 milyar 665 milyon dolar olduğunu aktardı.

Bolat, tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracatının kaydedildiğine işaret ederek, "Yılın tüm aylarıyla değerlendirildiğinde, nisanda Cumhuriyet tarihimizin en yüksek 2. aylık mal ihracatına ulaştığımız anlamına gelmektedir. Nisanda kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artış, ihracatta yıldan yıla değişimde son 53 ayın en yüksek değeri olmuştur. Bu artışta, her ne kadar parite ve takvim etkisini görüyorsak da bu etkilerden de arındırıldığında, bölgemizin içinden geçtiği savaş ortamına rağmen ihracatta artış ivmesi dikkat çekmektedir." ifadelerini kullandı.

"Körfez ülkelerine ihracatta aylık bazda toparlanma kaydedildi"

Mayısta takvimin olumsuz etkisiyle, ihracatta düşüş izlenecekken bunun da haziranda telafi edileceğini öngördüklerine değinen Bolat, bu ay Kurban Bayramı, 1 ve 19 Mayıs resmi tatillerinin hafta içine denk gelmesi nedeniyle ihracatta gerileme yaşanmasının beklendiğini belirtti.

Bolat, nisanda yıllıklandırılmış ihracatın, geçen yıla göre yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara ulaştığını, bu rakamın Nisan 2025'te 264,8 milyar dolar olduğunu anımsattı. Bu yıl nisan itibarıyla son 12 ayda mal ihracatının, 11 milyar dolar yükselişle 275,8 milyar dolar olduğunun altını çizen Bolat, "Küresel ekonomide devam eden jeopolitik gerginlikler, ağırlaşan rekabet koşulları, korumacılık ve zayıf dış talebe rağmen ihracatımızda dirençli bir görünüm öne çıkmaktadır. Önümüzdeki dönemde, Orta Vadeli Program (OVP) hedefi olan 282 milyar doları aşmak üzere çalışmalarımıza tüm gücümüzle devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

ABD/İsrail ile İran arasındaki savaşın başlaması sonrası martta Körfez ülkeleri ile ticarette düşüş yaşandığını hatırlatan Bolat, bölgeye ihracatın aylık yüzde 29,5, yıllık yüzde 32,5 azaldığını bildirdi. Nisanda bölgeye yapılan ihracatta aylık bazda toparlanma kaydedildiğine dikkati çeken Bolat, Körfez ülkelerine ihracatın nisanda bir önceki aya göre yüzde 55,2 artışla 2,3 milyar dolar olarak gerçekleştiğini kaydetti.

"Yıllıklandırılmış dış ticaret açığı 8 milyar dolar arttı"

Bolat, nisanda ithalatın yıllık bazda yüzde 3,1 artışla 33 milyar 909 milyon dolar olduğunu, bu dönemde mal ithalatında net 1 milyar dolarlık yükseliş görüldüğünü aktardı.

İthalatın, ocak-nisan döneminde ise yıllık bazda yüzde 4,3 artarak 125 milyar 803 milyon dolara çıktığını belirten Bolat, nisanda yıllıklandırılmış ithalatın geçen yılın aynı ayına kıyasla 19 milyar dolar yükselişle 370,5 milyar dolar olduğunu ifade etti.

Bolat, nisanda dış ticaret açığının yıllık bazda yüzde 29,8 azalışla 8,5 milyar dolara gerilediğini anımsattı.

Söz konusu açığın ocak-nisanda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 artışla 37 milyar 137 milyon dolar olduğunu aktaran Bolat, yıllıklandırılmış dış ticaret açığının ise 8 milyar dolar yükselişle 94,7 milyar dolara çıktığını kaydetti.

Muhabir: Vildan A.

AJet'in İstanbul-İskenderiye ile Ankara-St. Petersburg seferleri başlıyor

Şirketten yapılan açıklamaya göre, AJet'in Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan İskenderiye'nin Alexandria Uluslararası Havalimanı'na seferler pazartesi, perşembe ve cumartesi olmak üzere haftada 3 gün icra edilecek.

Ankara Esenboğa Havalimanı ile St. Petersburg Pulkovo Havalimanı arasındaki direkt seferler ise pazartesi, çarşamba, cuma, cumartesi ve pazar olmak üzere haftanın 5 günü yapılacak.

İskenderiye'ye yapılacak seferlerin biletleri 79 dolardan, Ankara-St. Petersburg hattının biletleri ise 159 dolardan başlayan fiyatlarla satışa çıkarıldı.

"Gençleşen filomuzla misafirlerimizi yeni destinasyonlarla buluşturmaya devam edeceğiz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen AJet Genel Müdürü Kerem Sarp, yurt dışı uçuş ağını hızla genişleten hava yolu olarak iki yeni dış hattın daha müjdesini vermenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

Sarp, "29 Haziran itibarıyla İstanbul'dan Mısır'ın liman kenti İskenderiye, 1 Temmuz itibarıyla ise Ankara'dan Rusya'nın kültür başkenti St. Petersburg'a sefer başlatıyoruz." ifadesini kullandı.

Ankara'dan 28 ülkede 37 noktaya direkt uçuş gerçekleştirdiklerini bildiren Sarp, İstanbul'un yanı sıra Ankara'dan da dış hatlarda büyümeyi, Başkentin dünyaya bağlantısını güçlendirmeyi stratejik hedef gördüklerini anlattı.

Sarp, yeni hatların ülkeye kültürel ve ticari ilişkilerin gelişmesi açısından önemli katkı sağlayacağına inandıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"AJet olarak gençleşen filomuzla misafirlerimizi yeni destinasyonlarla buluşturmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de yurt dışı uçuş ağımızı büyüterek Türkiye'nin bölgesel hava yolu bağlantısını güçlendirmeyi sürdüreceğiz."

Muhabir: Vildan A.

'Etnospor Birliği hem Türkiye'de hem dünyanın dört bir yanında toplumların bir araya gelmesini sağlıyor'

Dünya Etnospor Birliğince İstanbul Havalimanı'nda düzenlenen ve Anadolu Ajansı'nın Global İletişim Ortağı olduğu 8'inci Etnospor Kültür Festivali'ne katılan Bakan Yumaklı, Dünya Etnospor Birliği Başkanı Bilal Erdoğan ile etkinlik alanını gezdi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha sonra Tarım ve Orman Bakanlığı standında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Dünya Etnospor Birliği yönetiminde yer almaktan ve festivalin kendi alanında bir marka haline gelmesini görmekten büyük onur duyduğunu ifade etti.

Etnospor Kültür Festivali'nin artık güçlü bir marka değerine ulaştığını vurgulayan Yumaklı, festivalin farklı coğrafyalardan insanları kardeşlik ikliminde kendi değerleri etrafında buluşturduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Teknolojinin insanlar için çok büyük kolaylıklar sağladığı bir gerçek olmakla beraber insanların yalnızlaşmasına, yabancılaşmasına, kendi kültüründen ve değerlerinden uzaklaşmasına sebep olduğu da bir gerçek. Dolayısıyla bu hususu elimine edecek, madalyonun diğer tarafı içinde bir şeyler yapabilecek etkinliklere ve yapılara her zaman için ihtiyacımız var. Dünya Etnospor Birliği bu tür etkinliklerle hem Türkiye'de hem de dünyanın dört bir yanında toplumların sporda, kültürde ve kardeşlikte kendi değerleriyle bir araya gelmesini sağlıyor. Bu son derece önemli bir husus. Dünyanın gerçekten artık bütün bizim bildiğimiz doğruların tam tersi yöne gittiği bir dönemde özellikle bu tür mesajların verilmesi, bu tür etkinliklerle insanlarımızın bir araya gelmesi son derece kıymetli."

Yumaklı, Bakanlık olarak bu tür festivallere katılım sağlamanın ve destek vermenin önemine değindiği konuşmasında, festivalin spor, kültür ve gastronomi gibi farklı alanları bir araya getirdiğini, Bakanlığın da bu bütüncül yapıya katkı sunduğunu belirtti. Yumaklı, şöyle konuştu:

"Bakanlık olarak bu faaliyetin önemli bir parçasıyız. Çünkü Bakanlığımızın birimlerinin neredeyse büyük bir çoğunluğu hem spor açısından hem kültür açısından hem toplum değerleri açısından farklı değerler üretiyor. Örneğin, binicilik konusunu ele alacak olursak, Tarım İşletmeler Genel Müdürlüğümüz safkan Arap atı konusunda sadece Türkiye'de değil dünyada bir otorite. Türkiye'nin dört bir yanında 1620 çeşit tarım ve gıda ürünü coğrafi işaret almış durumda. Bunların 46'sı Avrupa Birliği tarafından tescillenmiş durumda. Biliyorsunuz 8'inci Etnospor Kültür Festivali'nin spor, kültür ve gastronomi tarafı var. Söylediğim konu başlıklarının hepsi bunlara değiyor."

Bakanlık olarak biyoçeşitlilik, orman varlığı ve ekoturizmle ilgili de yoğun çaba sarf ettiklerini vurgulayan Yumaklı, "Özellikle ekoturizme ilişkin rotaların oluşturulması ve sporun, kültürün ve değerlerimizin ulaşılabilir olmasında ekiplerimiz çalışıyorlar. Bunları vatandaşlarımızın önüne getirmeye gayret ediyorlar." diye konuştu.

Dünya Etnospor Birliği’nin kuruluşundan bugünlere uzanan gelişimine yakından tanıklık ettiğini belirten Yumaklı, başta Dünya Etnospor Birliği Başkanı Bilal Erdoğan olmak üzere emeği geçen tüm yönetim kadrosuna, kurumlara ve katkı sunan herkese teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Muhabir: Vildan A.

AJet'ten 19 Mayıs'a özel kampanya: 12-27 yaş arası gençlere biletler yüzde 30 indirimli!

AJet, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’na özel indirim kampanyasını duyurdu. Mobil uygulamaya özel yurt içi uçuşlarda yüzde 30 indirim fırsatından 12-27 yaş arası gençler yararlanabilecek. Peki AJet indirimli bilet satışı ne zaman bitecek, seyahat tarihleri hangi ayları kapsıyor? İşte sonbahar döneminde avantajlı seyahat etmek isteyenler için AJet 19 Mayıs kampanya şartları ve tüm detaylar.

Milli enerjide "merkez ülke" hedefi! Albayrak istikamet belirledi yatırımlar sonuç verdi: Küresel doğal gaz ve LNG köprüsü Türkiye

Karadeniz'de ve Orta Doğu'da devam eden savaşlar, istikrar adası Türkiye'nin jeopolitik önemini perçinledi. Ankara kriz ortamında 'bölgesel güç olma' hedefini somut yatırımlarla destekledi. Temellerini Berat Albayrak'ın attığı Milli Enerji ve Maden Politikası meyvelerini verdi. Mavi Vatan’da yapılan sondajlar, LNG terminalleri ve FSRU yatırımları ile 'enerjide merkez ülke olma' hedefi belirlendi. 2016’dan bu yana Türkiye’nin gazlaştırma kapasitesi 5 kat artırıldı. Öte yandan Sakarya Gaz Sahası'na Osman Gazi'nin yanı sıra ikinci yüzer platform geliyor. Böylelikle 2028'de 17 milyon haneye yerli gaz verilmesi planlanıyor. Akdeniz'de çalışmalar hız kesmeden devam ederken; Libya'dan 'heyecanlandıran' haberler bekleniyor.

Fikirtepe'de tarihi teslimat başladı: 11 bin 729 anahtar sahibini buluyor!

İstanbul Fikirtepe kentsel dönüşüm projesinde anahtar teslim süreci resmen başladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde tamamlanan Yeni Fikirtepe Projesi kapsamında depreme dayanıklı 11 bin 729 bağımsız bölüm hak sahiplerine teslim ediliyor. Bakan Murat Kurum'un 'Yılların kangreni çözüldü' sözleriyle duyurduğu projede konut teslimatı sorgulama ve hak sahibi bilgilendirme ekranı da erişime açıldı. İşte Fikirtepe konut teslimleri son durum gelişmeleri.

TÜİK açıkladı: İşsizlik yüzde 8,2’ye geriledi! Haftalık çalışma süresi kaç saat oldu?

Ekonomide üretim ve istihdam hamleleri sürerken, TÜİK 2026 yılı ilk çeyrek iş gücü istatistiklerini yayınladı. Verilere göre 15 yaş ve üzerindeki işsiz sayısı 52 bin kişi birden azalarak 2 milyon 894 bine, işsizlik oranı ise yüzde 8,2’ye geriledi. Genç nüfusta işsizliğin %15,2 ile stabil kaldığı ilk çeyrekte, hizmet sektörü toplam istihdamın %59,3'ünü sırtlayarak lokomotif rolünü korudu. İşte TÜİK 2026 işsizlik rakamları ve tablonun analizi.

Küresel tahvil piyasalarındaki satış baskısı derinleşiyor

Orta Doğu'daki gerilimler küresel tahvil piyasalarını sarsmaya devam ediyor.

ABD/İsrail ve İran'ın Orta Doğu'da savaşı sona erdirecek bir anlaşma sağlayamamasından kaynaklı riskler, dünya genelinde enflasyonist baskıların güçlenebileceğine yönelik tahminleri artırdı.

Hürmüz Boğazı'nın sağlıklı şekilde işleyememesi ve artan sigorta maliyetleriyle petrol fiyatlarının yüksek seyrini koruması enflasyonun daha da hızlanacağı öngörülerini güçlendirdi. Söz konusu gelişmeler merkez bankalarının para politikalarında "şahin" adımlar atabileceği beklentilerini öne çıkardı.

ABD'de son açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde artışa işaret etmesinin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik beklentiler faiz artırımı yönünde yoğunlaştı.

Savaş öncesinde para piyasalarında Fed'in yıl genelinde toplam 2 faiz indirimi yapabileceği fiyatlanıyordu. Savaş sonrası yaşanan belirsizliklerle bu tahminler tersine döndü. Piyasa fiyatlamaları, bankanın aralık toplantısında yüzde 70 ihtimalle 25 baz puanlık faiz artışına gidebileceğine işaret ediyor.

Enflasyonun bir süre yüksek kalacağı endişeleri ve Fed'e yönelik artan faiz artırımı ihtimalleri tahvil piyasalarında satış baskısını artırdı. ABD'nin 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri yaklaşık 16 ayın, 20 ve 30 yıllık tahvil getirileri ise yaklaşık son 3 yılın zirvelerine ulaştı.

ABD’nin 5 yıllık tahvil faizi yüzde 4,29’a, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,63’e yükselerek Şubat 2025’ten bu yana en yüksek seviyelerini gördü. Öte yandan, 20 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,17’ye çıkarak Kasım 2023'ten, 30 yıllık tahvil getirisi de yüzde 5,15’e yükselerek Ekim 2023'ten beri en yüksek düzeyine ulaştı.

Avrupa'da mevcut risklere siyasi belirsizlikler de eklendi

Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) Profesyonel Tahminciler Anketi sonuçları, Avro Bölgesi'nde ekonomik görünümün enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin gölgesinde kaldığını ortaya koydu.

İlk çeyrek anket sonuçlarıyla karşılaştırıldığında, ikinci çeyrekte enflasyon tahmininde bu yıl için 0,9 puan ve 2027 için 0,1 puan artış oldu. Ankette ortalama uzun vadeli enflasyon tahminleri (5 yıllık) yüzde 2 olarak değişmedi. Orta Doğu’daki savaşın enerji maliyetleri üzerindeki olumsuz etkisi, büyüme rakamlarına aşağı yönlü revizyon olarak yansıdı.

Ankete katılanların, Avro Bölgesi için gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme tahminleri 2026, 2027 ve 2028 yılları için sırasıyla yüzde 1, 1,3 ve yüzde 1,3 oldu. Bu çeyrekte, ilk çeyreğe göre 2026 büyüme tahmininde 0,2 puan, gelecek yılın tahmininde de 0,1 puanlık aşağı yönlü değişim görüldü. 2028 yılı için ise büyüme beklentileri sabit kaldı.

Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon nisan ayında enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 3 seviyesine çıktı. Enflasyon, nisanda aylık bazda ise yüzde 1 oldu.

İngiltere'de yerel seçimlerde iktidar partisinin oy kaybetmesiyle siyasi belirsizlik algısı ülke tahvilleri üzerinde ilave baskı yarattı.

Bu gelişmelerle Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,16'yla Mayıs 2011'den, İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 5,18'le temmuz 2008'den bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Japonya ve Çin tahvil piyasalarında ters hareketler görüldü

Bahsedilen gelişmeler çerçevesinde Asya tarafında tahvil piyasasında benzer etkiler görülüyor. Japon yeninin dolar karşısında zayıflaması ülkede enflasyon risklerini artırırken tahvil piyasasındaki satıcılı seyre ilave etki yapıyor.

Söz konusu gelişmelerin ışığında Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,72'ye çıkarak Haziran 1997'den beri en yüksek seviyesini gördü. Maliyet kanalıyla teknik olarak deflasyonist bölgeden çıkan Çin'de ise tahvil piyasalarında yatay seyir hakim. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,75 seviyesinde bulunuyor.

Tahvil faizlerinin yükselmesi büyümeyi zorlaştırıyor

Avustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, tahvil faizlerindeki artışın Hürmüz Boğazı kapalı kaldığı sürece yüksek petrol fiyatlarının ve dolayısıyla yüksek enflasyonun küresel piyasalarda olağan bir durum haline gelebileceğini hatırlattığını belirtti.

Yüksek tahvil faizlerinin enflasyonla mücadele etmek için muhtemelen daha sıkı para politikası uygulanacağına dair beklentileri yansıttığını ifade eden Waterer, bu durumun büyüme açısından faiz oranları görünümüne duyarlı riskli varlıklarda tedirginliğe yol açtığını dile getirdi.

"Tahvil faizlerinin yükselmesi, para politikası koşullarının sıkılaşmasıyla birlikte büyümenin önündeki yolun daha zorlu hale gelebileceğini gösteriyor." değerlendirmesinde bulunan Waterer, üç haneli petrol fiyatlarının merkez bankaları için daha şahin bir faiz ortamı ortaya çıkardığını, bu nedenle tahvil faizleri yükselmeye devam ederken piyasalarda gerginliğin devam edebileceğini söyledi.

Muhabir: Vildan A.

Kurban Bayramı küçük ev aletleri sektörünü hareketlendirdi

Küçük Ev Aletleri Sanayici ve İhracatçıları Derneği (KESİD) Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, yaptığı açıklamada, Kurban Bayramı öncesinde özellikle mutfakta hazırlık süreçlerini hızlandıran küçük ev aletlerinde belirgin bir hareketlilik gözlemlediklerini belirtti.

Biçer, "Kıyma makineleri, doğrayıcılar, mutfak robotları, blender setleri ve derin dondurucu destekli hazırlık ürünleri bu dönemin en çok talep gören kategorileri arasında yer alıyor." dedi.

Bayram hazırlıklarının daha pratik, hijyenik ve zaman tasarruflu yapılma isteğinin tüketiciyi fonksiyonel ürünlere yönlendirdiğini ifade eden Biçer, özellikle hem fiziksel mağazalarda hem de e-ticaret kanallarında bu ürün gruplarına yönelik arama ve satış hacimlerinde artış yaşandığını dile getirdi.

Biçer, bayram dönemlerinde tüketicilerin öncelikle gıda hazırlama ve mutfakta iş yükünü azaltan ürünlere yöneldiğini aktararak, "Kurban Bayramı döneminde kıyma makineleri, doğrayıcılar, mutfak şefleri, blender setleri ve saklama süreçlerini destekleyen ürünler öne çıkıyor. Bayram ziyaretleri ve kalabalık sofralar nedeniyle çay makineleri, Türk kahvesi makineleri ve servis kolaylığı sağlayan ürün gruplarında da ciddi bir talep oluşuyor." diye konuştu.

Bu yıl itibarıyla tüketici davranışında hibrit bir yapı gördüklerini söyleyen Biçer, tüketicilerin öncelikle "gerçek ihtiyaç" odaklı hareket ettiklerini belirtti.

"E-ticaretin yaygınlaşması satışları destekleyen önemli bir unsur haline geldi"

Senur Akın Biçer, genç tüketici grubunda teknoloji ve kullanım deneyiminin belirleyici olduğunu, fiyat-performans dengesinin tüm segmentlerde önemini koruduğunu dile getirdi.

Bu yıl özellikle kampanya dönemleri ve e-ticaret destekli satışlarda daha dengeli ve kontrollü bir büyüme gördüklerini anlatan Biçer, şunları kaydetti:

"Tüketici artık daha seçici davranıyor. Plansız tüketim yerine ihtiyaca yönelik alışveriş öne çıkıyor. Buna rağmen Kurban Bayramı gibi dönemsel ihtiyaçların yoğunlaştığı süreçlerde küçük ev aletleri kategorisi pozitif ayrışıyor. Özellikle kıyma makineleri ve mutfak hazırlık ürünlerinde geçen yıla göre adet bazında artış eğilimi devam ediyor. E-ticaretin yaygınlaşması da satışları destekleyen önemli bir unsur haline geldi."

Biçer, 2026'nın ikinci yarısında küçük ev aletleri sektöründe kontrollü fakat pozitif bir büyüme beklediklerini belirterek, özellikle okula dönüş dönemi, kasım kampanyaları ve yıl sonu alışveriş hareketliliğinin sektör açısından güçlü bir ivme yaratacağını söyledi.

Enerji verimliliği, dayanıklılık, çok fonksiyonlu kullanım ve satış sonrası hizmet kalitesinin satın alma kararında daha belirleyici hale geldiğini aktaran Biçer, akıllı ev teknolojileri ve bağlantılı cihazlara yönelik ilginin artmasının sektörün katma değerli ürünlere yönelmesini hızlandırdığını vurguladı.

"Robot süpürgeler ve şarjlı süpürgelerde artış gözlemliyoruz"

KESİD Yönetim Kurulu Başkanı Biçer, yılın ikinci yarısında özellikle teknoloji destekli mutfak ürünleri, kahve kategorisi ve temizlik ürünlerinde büyümenin devam edeceğini öngördüklerini dile getirdi.

Bayram temizliği kavramının kültürde yer aldığına işaret eden Biçer, "Bu da süpürge grubuna yönelik talebi artırıyor. Dikey süpürgeler ve buharlı temizlik ürünleri tüketicinin radarında daha fazla yer almaya başladı. Özellikle robot süpürgeler ve şarjlı süpürgelerde artış gözlemliyoruz. Kovid-19 salgını döneminde hayatımıza giren robot süpürgeler tüketiciler tarafından çok sevildi. Şarjlı süpürgeler de kullanım kolaylığı sağlaması ve kablo bağımlılığını ortadan kaldırması sayesinde çok tercih edilmeye başladı." diye konuştu.

Biçer, süpürge grubunda dikkati çeken başka bir ürünün de ıslak-kuru kullanım avantajı sağlayan ürünler olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"O anki ihtiyaca cevap veren bu ürünler her gruptan tüketicinin tercihi oluyor. Yılın ikinci yarısında inovasyonu güçlü, enerji verimliliği sağlayan ürünleri piyasada daha fazla görmeye başlayacağız. Yeni ürünlerin yanı sıra mevcut ürünlerde iyileştirmeler AR-GE açısından önemli olduğu için markaların hem yurt içi hem yurt dışı satışlarında etkili olacaktır diye düşünüyorum. Tüm bu ürünlerin yanı sıra sektörümüzün parlayan ürün grubunun hava temizleme cihazları olduğunu vurgulayabilirim. Yaşam kalitesinin artmasına yönelik eğilim bu ürün grubunun daha fazla tercih edilmesini sağlıyor."

Muhabir: Vildan A.

Hazır giyim sektörü AB'nin dijital ürün pasaportu uygulamasına hazırlanıyor

AB'nin, Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda tekstil sektöründe şeffaflığı ve izlenebilirliği sağlamak amacıyla hayata geçireceği, ürünün tarladan rafa tüm yolculuğunu dijital bir veri setiyle kayıt altında tutan kimlik niteliği taşıyan dijital ürün pasaportu için, Türk hazır giyim sektörü hazırlıklarını sürdürüyor.

Ürünün ham madde kaynağı, su ve enerji tüketimi, karbon ayak izi ve geri dönüştürülebilirliği gibi kritik bilgileri içeren uygulama ürünün çevresel etkisini belgeleyecek. Üzerinde yer alan kare kodlar aracılığıyla hem tüketiciler hem de gümrük yetkilileri bu verilere erişebilecek.

"Uzak Doğu rakiplerimize karşı avantaj sağlayacağız"

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, AA muhabirine sektörde pasaporta yönelik hazırlıkların devam ettiğini söyledi.

Eğitim ve seminerlerle üreticileri bilgilendirdiklerini kaydeden Bağcı, bu konuda Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) projesi yürüttüklerini anlattı.

Sistemin tarladan başlayan zorlu bir izleme süreci gerektirdiğini ifade eden Bağcı, "Dijital ürün pasaportu düşünülenin aksine Türk hazır giyim sektörü için bir avantaj çünkü Türk hazır giyim sektörünün adaptasyonu ne kadar kolaysa, bizim rakiplerimiz olan Uzak Doğu, Bangladeş, Vietnam, Çin gibi ülkelerin adapte olması daha zor. O yüzden bizim için dezavantaj gibi görünen şey aslında sektörümüzün adaptasyona yatkınlığı sebebiyle ileride ihracat, müşterilere ulaşma anlamında avantajımıza döneceğine inanıyorum. Adapte olamayan firmalar tabii ki zarar görecekler ama bunun olmaması için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu.

Bağcı, dijital ürün pasaportu uygulamasına ilişkin şunları söyledi:

"Eğer üretici firmalar, ürün pasaportunu sunamazsa ek vergi uygulanacak Avrupa Birliği tarafından. Gümrükten geçememe gibi değil ama ek vergiyle, ek maliyetlerle karşılaşacak. Tabii bu da onların ürünlerini rekabetçi bir şekilde piyasaya sunamamalarını neden olacak.. Bu ürün pasaportu olmayan hiçbir firma orta vadede piyasada tutunamayacak. İlk önce büyük firmalar, büyük alıcılar bunu uygulayacak. Sonra ölçeğe göre aşağı doğru yıllar içerisinde sirayet edecek ve tamamında artık önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde de tamamen bu bütün sektöre yayılmış olacak."

Ege Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya ise sektörün henüz tam anlamıyla dijital ürün pasaportuna hazır olmadığını ancak yazılım altyapısının hızla geliştiğini belirtti.

Üretim süreçlerinin her aşamasını kontrol altına almanın kritik önem taşıdığını dile getiren Akçakaya, "Sektörün bu yolu bir an önce dikkate alıp stratejisini belirlemesi gerekiyor." dedi.

Dijital ürün pasaportu uzmanı Bekam Örün de uygulamanın teknik zorunluluklarına dikkati çekerek bir ürünün "şeceresini" ortaya koyacak uygulamanın tercih değil, şart olduğunu ifade etti.

Muhabir: Vildan A.

TÜİK, ocak-mart dönemi iş gücü istatistiklerini açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak-mart dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı bu yılın ocak-mart döneminde bir önceki çeyreğe göre 52 bin kişi azalarak 2 milyon 894 bin kişi olarak tespit edildi.

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalışla yüzde 8,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8, kadınlarda ise yüzde 11,1 olarak hesaplandı.

İşsizlik oranı, 2025 yılının ilk çeyreğinde de yüzde 8,2 seviyesinde gerçekleşmişti. Bu yıl ilk çeyrekte yıllık bazda değişiklik gözlenmedi.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bu yılın ilk çeyreğinde, bir önceki çeyreğe göre değişim göstermeyerek yüzde 15,2 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 12,6, kadınlarda ise yüzde 20,4 olarak tahmin edildi.

TÜİK verilerine göre, çeyrekler itibarıyla mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranları şöyle:

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı, bu yılın birinci çeyreğinde geçen yılın son çeyreğine kıyasla 301 bin kişi azalarak, 32 milyon 221 bin kişi oldu. İstihdam oranı da 0,5 puanlık azalışla yüzde 48,3 olarak tespit edildi. Bu oran erkeklerde yüzde 65,7 iken kadınlarda yüzde 31,3 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış iş gücü söz konusu dönemde 353 bin kişi azalarak 35 milyon 116 bin kişiye düştü. İş gücüne katılma oranı da 0,7 puanlık gerilemeyle yüzde 52,6 oldu. İş gücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,5, kadınlarda yüzde 35,2 olarak kayıtlara geçti.

Bu dönemde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki çeyreğe göre tarım sektöründe 44 bin kişi, sanayi sektöründe 20 bin kişi, inşaat sektöründe 48 bin kişi ve hizmet sektöründe 189 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 13,8'i tarım, yüzde 20,2'si sanayi, yüzde 6,7'si inşaat, yüzde 59,3'ü ise hizmet sektöründe yer aldı.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, 2026'nın birinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,3 saat azalarak 42,2 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı birinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 0,6 puanlık artışla yüzde 30,4 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,8 iken potansiyel iş gücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 20,4 olarak tahmin edildi.

Türkiye genelinde Ocak-Mart 2026 dönemine ilişkin mevsim etkilerinden arındırılmış temel iş gücü göstergeleri şöyle:

Muhabir: Vildan A.

Borsa haftaya düşüşle başladı

Cuma günü, satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,89 değer kaybederek 14.367,60 puandan tamamladı.

Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 33,94 puan ve yüzde 0,24 azalışla 14.333,66 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,62, holding endeksi yüzde 0,19 değer kaybetti.

Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 1,10 ile tekstil deri, en çok gerileyen yüzde 1,20 ile turizm oldu.

Küresel piyasalar, Orta Doğu'da yüksek tansiyon iklimine geri dönüleceğine yönelik endişeler ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden trafiğe açacak bir anlaşmanın henüz sağlanmaması nedeniyle haftaya tedirgin başladı.

ABD/İsrail-İran arasında savaşı sona erdirecek somut bir anlaşmaya varılamaması piyasalarda jeopolitik risk fiyatlamalarının sürmesine neden oluyor.

Orta Doğu'da 8 Nisan'da sağlanan ateşkes kapsamında taraflar müzakere masasından olumlu bir sonuçla kalkamazken, her geçen gün yeni tehditkar açıklamalar söz konusu ateşkes sürecinin kırılgan yapısını gözler önüne seriyor.

Geçen hafta gerçekleşen ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki beklentileri karşılayacak somut bir politika adımı çıkmaması da yatırımcıların temkinli davranmasına neden oluyor.

Analistler, bugün yurt içinde tüketici güven endeksi ve işsizlik oranının takip edileceğini, yurt dışında ise veri gündeminin sakin olduğunu belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.200 puanın destek, 14.400 ve 14.500 seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Muhabir: Vildan A.

SGK'dan özel ödül: Turkuvaz Medya haberleşme ve yayıncılık alanında en çok istihdam sağlayan kuruluş

Turkuvaz Medya, Çalışma Bakanlığı ve SGK tarafından ‘Haberleşme ve Yayıncılık Alanında En Çok İstihdam Sağlayan’ kategorisinde ödüle layık görüldü. Bakan Işıkhan, ‘Türkiye’de dünyanın gıpta ile takip ettiği bir sosyal güvenlik sistemi var’ dedi.

Turkuvaz Medya 'Şehrin Ekonomisi' programıyla Erzincan'ın yatırım haritasını çıkardı

Turkuvaz Medya, 'Şehrin Ekonomisi' programıyla bu kez Erzincan’ın nabzını tuttu. Valisinden belediye başkanına, iş dünyasından rektörüne kadar kentin tüm aktörlerinin katıldığı dev buluşmada; Ergan Dağı’ndan sera yatırımlarına kadar Erzincan’ı uçuracak projeler açıklandı.

Piyasalarda hareketli kapanış: Altın 6 milyon 860 bin liraya çıktı

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi günü yüzde 0,32 yükselişle 14.644 puandan tamamlarken, altının kilogram fiyatı 6 milyon 860 bin liraya çıktı. Küresel piyasalarda ons altın 4 bin 685 dolardan işlem görürken, dolar kuru 45,49 liraya yükseldi. Günün öne çıkan hisseleri arasında THY, Sasa Polyester ve Astor Enerji yer aldı. Brent petrol ise yüzde 0,5 düşüşle 102,7 dolara geriledi.

Türkiye en çok ne sipariş ediyor? Ne lahmacun ne döner zirve şaşırttı

Ticaret Bakanlığı 2025 yılı e-ticaret verilerini açıkladı. Türkiye'de hızlı ticaret hacmi bir yılda %55,6 artarak 388 milyar TL'yi aştı. Motokurye ve hızlı teslimat sistemlerinin yükselişiyle birlikte yemek siparişlerinde dengeler tamamen değişti. Yılların lideri lahmacun zirveyi popüler fast food seçeneğine kaptırdı.

TCMB Başkanı Karahan enflasyon raporunu açıkladı: Yıl sonu tahmini yüzde 26'ya yükseltildi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Mehmet Fatih Karahan, yılın ikinci enflasyon raporunu açıkladı. Yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26 olarak belirlediklerini bildiren Karahan, 'Enflasyon ara hedefimizi, 2026 ve 2027 ve 2028 yılları için, sırasıyla yüzde 24, yüzde 15 ve yüzde 9 seviyesine yükselttik.' dedi. Karahan, 14 Mayıs 2026'da açıkladığı raporda revizyonun arkasındaki temel etken olarak savaşın enerji ve hizmet fiyatlarına yansımasını gösterdi. İşte raporun tüm satır başları.

Ayran ve kefirde güçlü yükseliş! TÜİK açıkladı: Üretimde çift haneli artış

TÜİK'in açıkladığı güncel verilere göre 2026 Mart ayında süt sektöründe üretim hareketliliği dikkat çekti. Ticari işletmelerin topladığı inek sütü miktarı mart ayında 1 milyon 7 bin 179 ton olarak kaydedildi. İçme sütü, yoğurt ve özellikle ayran-kefir üretiminde ise çift haneli artış kaydedildi. İçme sütü üretimi aylık bazda yüzde 19 arttı.

İlk deniz üstü rüzgar enerjisi santralleri için 4 aday YEKA belirlendi

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yenilenebilir enerji alanında her geçen gün gücüne güç katan Türkiye, ilk deniz üstü rüzgar enerjisi santrallerine de sahip olmaya hazırlanıyor.

"Deniz Üstü Rüzgar Enerjisine Dayalı Aday YEKA İlanı", Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının resmi internet sitesinde yayımlandı.

Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Yönetmeliği kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde, Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarındaki toplam 4 alan aday YEKA olarak belirlenirken, konuya ilişkin detay çalışmalara başlandığı duyuruldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin yerli ve yenilenebilir kaynaklarını azami düzeyde değerlendirmek için çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Deniz Üstü Rüzgar Enerjisine Dayalı Aday YEKA ilanını Bakanlığımızın resmi internet sitesi üzerinden yayımlayarak kamuoyuna duyurduk. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye'nin ilk deniz üstü rüzgar YEKA yarışmasını gerçekleştireceğiz. 2035'e kadar deniz üstü rüzgar enerjisinde 5 bin megavatlık kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz."

Bayraktar, 15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi'nde yaptığı konuşmada, "Önümüzdeki dönemin en stratejik başlıklarından biri de deniz üstü yani 'offshore' rüzgar enerjisi olacak. Ülkemiz bu alanda çok önemli bir potansiyele sahip. Bakanlık olarak Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında 4 ayrı 'offshore' sahası belirledik. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye'nin ilk deniz üstü rüzgar YEKA yarışmasını gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullanmıştı.

Muhabir: Samet Tunç

Merkez Bankası rezervleri 171,5 milyar dolar oldu

TCMB, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, 8 Mayıs itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 3 milyar 964 milyon dolar artışla 60 milyar 564 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 1 Mayıs'ta 56 milyar 600 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

Bu dönemde altın rezervleri de 2 milyar 82 milyon dolar artarak 108 milyar 883 milyon dolardan 110 milyar 965 milyon dolara yükseldi.

Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri 8 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 6 milyar 46 milyon dolar artarak 165 milyar 483 milyon dolardan 171 milyar 529 milyon dolara çıktı.

TCMB rezervleri Ocak 2024'ten bu yana şöyle (milyon dolar):

Tarih Altın Rezervleri Brüt Döviz Rezervleri Toplam Rezervler
26.01.2024 48.007 89.154 137.161
23.02.2024 49.271 82.479 131.750
29.03.2024 54.378 68.748 123.126
26.04.2024 59.113 64.967 124.080
31.05.2024 59.740 83.909 143.648
28.06.2024 58.077 84.833 142.910
19.07.2024 59.214 94.695 153.910
29.08.2024 60.043 89.329 149.373
27.09.2024 63.566 93.824 157.390
25.10.2024 65.894 93.504 159.398
1.11.2024 66.614 93.005 159.619
13.12.2024 65.307 98.175 163.482
24.01.2025 68.232 99.328 167.560
14.02.2025 72.475 100.677 173.152
21.03.2025 74.785 88.328 163.114
04.04.2025 76.422 77.838 154.261
30.05.2025 83.164 70.026 153.190
13.06.2025 86.543 72.744 159.289
25.07.2025 85.223 86.625 171.848
29.08.2025 87.326 91.031 178.357
05.09.2025 90.931 89.176 180.107
17.10.2025 111.169 87.273 198.442
14.11.2025 107.389 80.043 187.432
26.12.2025 116.894 76.978 193.872
30.01.2026 133.753 84.405 218.158
13.02.2026 132.199 79.586 211.784
06.03.2026 134.707 62.770 197.478
19.03.2026 116.166 61.292 177.458
27.03.2026 100.049 55.290 155.339
17.04.2026 112.647 61.821 174.467
24.04.2026 110.101 60.951 171.052
01.05.2026 108.883 56.600 165.483
08.05.2026 110.965 60.564 171.529
Muhabir: Samet Tunç

Emekliye 90 bin TL promosyon: Maaşı 20 bin lira üstü olan SSK Bağ-Kur'luya yeni ödeme listesi

Bankalar, emekliler, dul ve yetimler için yaptığı promosyon kampanyalarını yeniledi. Mayıs ayında emeklilere 40 bin liraya varan promosyon imkanı sunuluyor. Faizsiz kredi, nakit avans gibi fırsatlarla sağlanan toplam fayda ise 90 bin lirayı buluyor. İşte en yeni kampanyalar.

Emekliliğiniz yanmasın: SGK’dan kritik uyarı! Kayıt dışı istihdam nedir, nasıl önlenir?

Sosyal Güvenlik Haftası’nda kayıt dışı istihdama karşı kritik uyarı verildi. Sigortasız çalışmanın hem işçi hem de işveren için doğurduğu ağır mali ve hukuki riskler açıklandı. 'İyi niyetle' kabul edilen sigortasız çalışma talepleri, işverenleri devasa idari para cezalarıyla karşı karşıya bırakırken çalışanları emeklilik ve tazminat gibi temel haklarından mahrum ediyor. İşte kayıt dışı çalışmanın bilinmeyen tehlikeleri ve e-Devlet üzerinden sigorta sorgulama rehberi.

Oto ekspertiz ücretlerine tavan fiyat geliyor! Ticaret Bakanlığı’ndan yeni yönetmelik taslağı

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağıyla, ikinci el araç piyasasında ekspertiz ücretlerine il ve ilçe bazında alt ve üst sınır getiriliyor; araçtaki teknik kusurlar 'fonksiyon kaybı' ve 'sesli çalışma' gibi standart tanımlarla kayıt altına alınıyor. Vatandaş artık hatalı bulduğu ekspertiz raporuna 5 gün içinde sistem üzerinden itiraz edebilecek ve haklı bulunması durumunda aracını ücretsiz olarak yeniden muayene ettirebilecek. İşte Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi ile devreye girecek yeni kriterler ve raporlama standartlarının detayları...

Bayramda çalışana çifte kazanç! Asgari ücretliye iki kat mesai emekliye ikramiye

Mesai ücreti, iki yevmiye yani günlük ücretin iki katı olarak hesaplanıyor. Kurban Bayramı'nda arife günü dahil edildiğinde 4.5 gün resmi tatil söz konusu. Bir asgari ücretli Kurban Bayramı boyunca çalışması durumunda tam maaşının yanı sıra 5 bin 505 TL ek ödeme alabilecek. Öte yandan Kurban Bayramı öncesi 17 milyon emeklinin beklediği 4 bin TL'lik bayram ikramiyeleri ve emekli aylıkları, 17-25 Mayıs tarihleri arasında hesaplara yatıyor.

AB'den Suriye ile ticari ilişkilerde normalleşme adımı

AB Konseyi, 1977 yılında imzalanan ve 2011 yılında Esed rejiminin insan hakları ihlalleri nedeniyle askıya alınan AB-Suriye İşbirliği Anlaşması'nın yeniden başlatılmasına karar verildiğini açıkladı.

Açıklamada, askıya almanın sona ermesiyle birlikte işbirliği anlaşmasının yeniden tam olarak uygulanacağına işaret edildi.

Anlaşmayı askıya almanın ticaretle ilgili bazı hükümleri hedef aldığı ve petrol, petrol ürünleri, altın, değerli metaller ve elmaslar dahil bazı Suriye ürünlerinin ithalatındaki miktar kısıtlamalarının kaldırılmasına ilişkin hükümleri kapsadığı hatırlatılan açıklamada, son adımın, AB ile Suriye arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi yönünde önemli bir aşama olduğu kaydedildi.

Açıklamada, askıya almayı haklı kılan koşulların artık ortadan kalktığı belirtilerek, bu nedenle askıya almanın sona erdirilmesinin, AB'nin Suriye'de barışçıl ve kapsayıcı bir geçiş sürecini destekleme ve ülkenin sosyoekonomik toparlanmasını kolaylaştırma yönündeki daha geniş politikasına uygun olduğu ifade edildi.

Kararın, AB'nin Suriye ile yeniden angaje olma ve ülkenin ekonomik toparlanmasını destekleme konusundaki kararlılığına dair açık bir siyasi mesaj olduğu bildirilen açıklamada, AB Komisyonu'nun, anlaşmayı askıya almanın sona erdiğini Suriye makamlarına bildireceğine dikkat çekildi.

AB ile Suriye arasında 1977'de imzalanan işbirliği anlaşması, taraflar arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin çerçevesini oluşturuyordu.

AB Konseyi, 2011'de, Esed rejiminin halka yönelik baskılarına yanıt olarak anlaşmanın bazı hükümlerini kısmen askıya almıştı.

Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye ile ilişkilerini yeniden canlandırmaya başlayan AB, son adımla Suriye ile askıya aldığı ekonomik ve ticari ilişkileri yeniden normalleştirmiş olacak.

Ayrıca, kararın, bugün Brüksel’de yapılan ilk AB-Suriye Üst Düzey Siyasi Diyalog toplantısı sırasında açıklanması dikkati çekiyor.

AB Komisyonu, Suriye ile ilişkilerini "Ortaklık Anlaşması" yönünde ilerletmek istiyor

Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Akdeniz'den Sorumlu Üyesi Dubravka Suica, Suriye ile işbirliğini adım adım "Ortaklık Anlaşması" yönünde ilerletmeye çalışacaklarını söyledi.

Suica, Brüksel'de düzenlenen "Suriye Ortaklık Koordinasyon Forumu" kapsamında Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile basına açıklama yaptı.

AB-Suriye ilişkilerinin "Şam ile Ortaklık Anlaşması" üzerinde çalışmaya başlayacak kadar olgunlaşması umudunu dile getiren Suica, "Adım adım bu işbirliğini Ortaklık Anlaşması yönünde ilerletmeye çalışacağız." dedi.

Suica, Suriyeli mültecilerin dönüşüne ilişkin ülkenin bazı bölgelerinin güvenli, bazılarının ise güvensiz olabileceğini belirterek, "Bu konuda birlikte karar verebiliriz. Kimseyi zorlamıyoruz. Bu, bizim tutumumuz değil. Tutumumuz, bunun güvenli, onurlu ve gönüllü şekilde gerçekleşmesi gerektiği yönündedir." diye konuştu.

Muhabir: Samet Tunç

Çin'de üretici enflasyonu Kovid-19 salgını sonrası dönemin en hızlı yükselişini kaydetti

ABD/İsrail-İran Savaşı'nın petrol fiyatlarını yukarı yönde tetiklemesi, başta enflasyon görünümü olmak üzere makroekonomik göstergelere etki etmeyi sürdürüyor. Petrol maliyetlerindeki yükseliş, halihazırda ABD, Avrupa ve Japonya'da devam eden enflasyon endişelerini körüklerken bu durum, maliyet yönlü baskıların deflasyon sürecindeki Çin ekonomisinde fiyat dinamiklerini tersine çevirebileceğine yönelik değerlendirmeleri de güçlendirdi.

Çin Ulusal İstatistik Bürosunun (UİB) açıkladığı fiyat artışı verilerine göre, nisanda Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) yıllık bazda yüzde 2,8 arttı. Orta Doğu'daki savaşın, küresel enerji ve ham madde fiyatlarındaki artışın üretici fiyatlarındaki etkisi, nisanda önceki aya kıyasla daha belirgin hale geldi.

İmalat ürünlerinin fabrika çıkış fiyatları dikkate alınarak hesaplanan ÜFE, 2022'nin son çeyreğinden bu yana 41 aydır süren gerilemenin ardından ilk kez martta yüzde 0,5 artış kaydetti.

ÜFE'de 2022'nin son çeyreğinde başlayan gerileme sonraki 3 yıl boyunca devam etti. Endeks, 2023'te yüzde 3, 2024'te yüzde 2,2 ve 2025'te yüzde 2,6 düştü. Endeks, bu yıl da ocakta yüzde 1,4, şubatta yüzde 0,9 geriledi.

Çin'de nisan ayında ÜFE, yüzde 2,8 ile Kovid-19 salgınının etkilerinin sürdüğü Temmuz 2022'den bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Mart ayında yüzde 0,5 artan ÜFE'nin nisanda yüzde 1,8 artış kaydetmesi bekleniyordu.

Üretici enflasyonu, salgın sonrası dönemin en yüksek seviyesinde

ABN AMRO Kıdemli Ekonomisti Arjen van Dijkhuizen, AA muhabirine, Çin'de açıklanan nisan ayı tüketici enflasyonunun, yükselen enerji fiyatlarının etkisiyle beklentiler doğrultusunda hız kazandığını belirtti.

Buna karşın, iç talepteki dengesizliklerin etkisiyle tüketici enflasyonunun şimdilik görece zayıf seyretmeye devam ettiğini söyleyen Dijkhuizen, "ABD-İran kaynaklı çatışmanın etkisi ise en belirgin şekilde üretici fiyat enflasyonunda görüldü, üretici enflasyonu Kovid-19 salgını sonrası dönemin en yüksek seviyesine yükseldi." dedi.

ING Group Çin Başekonomisti Lynn Song da "Çin'de yüksek maliyet baskıları sonucu mutlaka ekonomi genelinde daha fazla enflasyon olacak." dedi.

Bu durumun hem Çin'in iç piyasa fiyatlarını hem de ihracat fiyatlarını etkileyeceği öngörüsünde bulunan Song, "Kısa vadede fiyatlar yükseleceği için olumsuz etki yaratması muhtemel olsa da uzun vadede Çin'in daha önce deflasyon baskısıyla mücadele etmiş olması nedeniyle olumlu bir gelişme olabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Song, sağlıklı enflasyon beklentilerinin yeniden sağlanmasının ileriki yıllarda daha fazla yatırım ve tüketimi teşvik edebileceğini söyledi.

Muhabir: Samet Tunç

Aramco'nun net karı yılın ilk çeyreğinde yüzde 25 yükseldi

Saudi Aramco tarafından açıklanan finansal bilançoya göre, şirketin net karı ocak-mart döneminde 32,5 milyar dolara çıktı. Şirket, geçen yılın aynı döneminde 26 milyar dolar net kar açıklamıştı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Saudi Aramco Üst Yöneticisi Amin Nasser, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlere rağmen Aramco'nun ilk çeyrek sonuçlarındaki artışın şirketin operasyonel dayanıklılığı ve esnekliğini ortaya koyduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Günlük 7 milyon varillik maksimum kapasiteye ulaşan Doğu-Batı Boru Hattı'mız, küresel enerji şokunun etkilerini hafifletmeye yardımcı olan kritik bir tedarik hattı olduğunu kanıtlayarak, Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat kısıtlamalarından etkilenen müşterilere rahatlama sağladı. Son dönemde yaşanan gelişmeler, petrol ve doğal gazın enerji arz güvenliğiyle küresel ekonomi açısından hayati önemini açık şekilde ortaya koyarken güvenilir enerji tedarikinin kritik önem taşıdığını bir kez daha kanıtladı. Bu zorluklara rağmen Aramco, stratejik önceliklerine odaklanmayı sürdürüyor ve yaşanan aksaklıkları yönetmek için yurt içindeki altyapısını ve küresel ağını etkin şekilde kullanıyor. Çalışanlarımız da yüksek profesyonellik, kararlılık ve uzmanlık sergileyerek müşterilerimiz ve hissedarlarımız için kesintisiz hizmet sunmamızı sağladı."

Uluslararası referans olarak kabul edilen Brent türü petrolün varil fiyatı yılın ilk üç ayında varil başına en düşük 61 dolar ile en yüksek 118 dolar aralığında işlem görerek yaklaşık yüzde 93,4 değer kazanmıştı.

Muhabir: Samet Tunç

Bakan Uraloğlu: Belçika ile karşılıklı yatırım ve işbirliklerini artırmamız gerekir

Belçika Kraliçesi Mathilde'nin başkanlığındaki heyetle gerçekleştirilen Belçika Ekonomik Misyonu ziyareti kapsamında Bakan Uraloğlu ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın katılımıyla "Kritik Altyapı: Ekonominin Güçlendirilmesi" başlıklı panel düzenlendi.

Beşiktaş Deniz Müzesi'ndeki panelin kapanışında konuşan Bakan Uraloğlu, Türkiye ile Belçika arasındaki ikili ilişkilerin köklü geçmiş ve güçlü dostluk anlayışıyla karşılıklı devam ettiğini söyledi.

İki asra yaklaşan diplomatik ilişkilerin istikrarlı şekilde geliştiğini vurgulayan Uraloğlu, ticaret, yatırım, ulaştırma, teknoloji ve savunma başta olmak üzere birçok alanda önemli işbirliklerinin kurulduğunu anlattı.

Uraloğlu, ülkelerin ulaştırma alanındaki ilişkilerinin önemine işaret ederek, "Siz, bir şeyler üretebilirsiniz, bunları ya satmanız ya da almanız gerekecektir. Onun için mutlaka bir şekilde ulaştırmanız gerekmektedir. Dolayısıyla ulaştırma sistemlerinin bağlantısallığını artırmamız, alternatiflerini geliştirmemiz ve mutlaka da güçlendirmemiz gerekmektedir." diye konuştu.

"Türkiye, Avrupa'nın Uzak Doğu'ya, Orta Doğu'ya ve Afrika'ya bakan önemli yüzlerinden"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Türkiye'nin son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ulaştırma alanında kara yollarından hızlı tren hatlarına, havacılıktan iletişim ve deniz sektörüne kadar birçok yatırımı hayata geçirdiğini söyledi.

"Ülkemizin konumuna baktığımız zaman Avrupa, Asya ve Afrika'nın tam da geçiş noktasında, küresel ticaretin merkezlerinden biri." diyen Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, sadece 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye ulaşılabilen bir merkez durumunda. Burada 1,5 trilyon dolarlık bir gayrisafi milli hasıladan bahsediyoruz. Bu konumumuzu güçlendirmek için Orta Koridor'un en önemli bölümü olan Bakü-Tiflis-Kars Hattı'nı hayata geçirdik. İstanbul'dan denizin altından Marmaray'la Avrupa'ya kadar demir yolu bağlantısını gerçekleştirdik. Şimdi yine İstanbul Boğazı'ndaki en büyük köprümüz olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde yaklaşık 8 milyar dolarlık demir yolu hattını geçirerek kapasite problemini ortadan kaldırmış olacağız."

"Kraliçe'nin ziyareti, bizler için çok kıymetli"

Irak'ın Basra Körfezi'ndeki Fav Limanı'ndan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu Projesi'ne değinen Bakan Uraloğlu, demir yolu ve kara yolunu içeren 1200 kilometrelik bu projeyi Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Türkiye ve Irak olarak planladıklarını anlattı.

Uraloğlu, "Bu projeyi bugün başlasak 5-6 yılda bitirebiliriz. Bugün bitmiş olsaydı Hürmüz Boğazı'nı bu kadar konuşuyor olmazdık. Çok alternatif bir hattı ortaya koymuş olurduk diye düşünüyorum." şeklinde konuştu.

Alternatifleri geliştirmek açısından Basra Körfezi'nin yanı sıra Akabe Körfezi-Avrupa, Umman-Avrupa arasında kesintisiz hatların kurulması gerektiğini dile getiren Uraloğlu, mevcut hatların da kapasitelerinin artırılması gerektiğini vurguladı.

Uraloğlu, "Türkiye, Avrupa'nın Uzak Doğu'ya, Orta Doğu'ya ve Afrika'ya bakan önemli yüzlerinden bir tanesidir. Dolayısıyla Kraliçe'nin ziyareti, buradaki yaptığınız temasla bizler için de çok kıymetlidir." şeklinde konuştu.

"Belçika ile karşılıklı yatırım ve işbirliklerini artırmamız gerekir"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, dünya ticaretinin yüzde 80-85'inin denizlerden sağlandığına dikkati çekerek, bu alandaki emisyonu azaltmak için daha uzun zamana ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Demir yollarında emisyonun çok pratik şekilde azaltılabildiğini belirten Uraloğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Dolayısıyla demir yollarına mutlaka daha fazla yatırım yapmamız lazım. Belçika ile karşılıklı yatırım ve işbirliklerini artırmamız gerekir. Geçmişi, tarihi derin olan iki devlet olarak coğrafyamızda bulunuyoruz. Biz, Avrupa'nın Orta Asya'ya, Afrika'ya kadar açılan yüzlerinden bir tanesiyiz. Sayın Başbakan (Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele) ile de bundan sonra ilişkilerimizi biraz daha geliştirme noktasında denizcilik olsun, demir yolu olsun, fikir birliğine vardık."

Bakan Uraloğlu, Başbakan Matthias Diependaele ile de ikili görüşme gerçekleştirdi.

Muhabir: Samet Tunç

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: Yurt içinde ve yurt dışında günlük 22 milyon metreküp doğal gaz üretiyoruz

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Gerçekleştirdiğimiz uluslararası projeler ve bu güçlü altyapı sayesindedir ki doğal gazda hamdolsun bir arz sorunu yaşamıyoruz, inşallah bundan sonra da yaşamayacağız." dedi.

Bayraktar, Babaeski ilçesinde ENKA 850 megavat Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali açılışında yaptığı konuşmada, enerjide kalkınmanın, milli güvenliğin ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

Son 5-6 yılda pandemiyle birlikte dünyada başlayan krizler döneminin, son olarak İran merkezli yaşanan savaşla farklı bir boyuta ulaştığını ifade eden Bayraktar, enerjide arz kaynaklı büyüyen kriz ortamında tüm ülkelerin vatandaşlarına kesintisiz, güvenilir ve uygun maliyetli enerji temin etmek için büyük mücadele verdiğini kaydetti.

Türkiye'nin bu süreci yakından takip ettiğini, riskleri doğru okuyarak fırsata dönüştürmek için kararlı adımlar attığını vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu:

"Şunu açık bir şekilde ifade etmek isterim, son yıllarda uyguladığımız politikalar sayesinde Türkiye, enerji krizlerinden en az etkilenen, bu krizlere en dirençli ülkelerden biri haline gelmiştir. Altyapı yatırımlarımız, kaynak çeşitlendirme politikamız ve proaktif yaklaşımımız sayesinde vatandaşlarımızın enerjiye kesintisiz erişimini sağlayabiliyoruz. Doğal gazda depolama kapasitemizi artırdık, LNG altyapımızı güçlendirdik, yeni tedarik anlaşmalarıyla kaynaklarımızı çeşitlendirdik. Aynı zamanda vatandaşlarımızı küresel fiyat dalgalanmalarına karşı korumak için önemli destek mekanizmalarını da devreye aldık."

"Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz"

Bayraktar, Türkiye'nin her geçen gün kalkındığını ve refah seviyesinin yükseldiğini belirtti.

Bununla bağlantılı olarak enerji talebinin de her geçen yıl arttığını dile getiren Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin, önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendiyle karşı karşıyayız." diye konuştu.

Yapay zeka, veri merkezleri ve elektrikli otomobillerin kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyduğunu aktaran Bayraktar, sürekli artacak elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyeceklerini belirtti.

Planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmanın zorunlu hale geldiğini belirten Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu yıl Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye'nin bu yeni enerji mimarisinde yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da artıracağız, doğal gaz ve elektrik altyapımızı çok daha güçlendireceğiz, nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye'yi enerjide merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz."

"Son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik"

Bayraktar, enerji politikalarını şekillendiren üç temel önceliklerinin arz güvenliği, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi olduğunu vurguladı.

Yatırımların hız kesmeden sürdüğünü aktaran Bayraktar, şunları kaydetti:

"Son 20 yılda enerjide çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada elektrikte kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda ve bunun yüzde 63'ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgar enerjisinde adeta tarihi bir atılım gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek."

Bayraktar, yenilenebilir enerji kaynaklarının doğası gereği kesintili kaynaklar olduğunu belirtti.

Geçen yıl Avrupa'da yaşanan ve 60 milyon insanın hayatını etkileyen kesintilerin, yalnızca yenilenebilir enerjiye bel bağlamanın risklerini gösterdiğini ifade eden Bayraktar, bu noktada doğal gaz çevrim santrallerinin öneminin büyük olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin enerji dönüşümünde doğal gazı kritik bir "geçiş yakıtı" olarak konumlandırdıklarını belirten Bayraktar, "Hem 2053 net sıfır emisyon hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlıyor hem de arz güvenliğimizi teminat altına alıyor. 125 bin megavatı aşan toplam kurulu gücümüzün yaklaşık 25 bin megavatı, yani 5'te 1'i doğal gaz santrallerinden oluşuyor. 2025 yılının tamamında ürettiğimiz 363 milyar kilovatsaat elektriğin yüzde 23'ü, yani 83 milyar kilovatsaati doğal gaz santrallerimiz tarafından üretildi. Türkiye Ulusal Enerji Planı kapsamında hedefimiz, artan talebin karşılanmasında ve kesintili yenilenebilir enerjinin dengelenmesinde 2035 yılına kadar doğal gaz kapasitemize ilave 10 bin megavat yeni kurulu güç eklemektir." ifadelerini kullandı.

Açılışı yapılan tesis hakkında da bilgi veren Bayraktar, 852 megavat kurulu güce sahip santralin sadece Kırklareli için değil, tüm Marmara Bölgesi için stratejik yatırım niteliği taşıdığını söyledi.

Marmara Bölgesi'nin Türkiye'nin sanayi ve üretim üssü olduğunu aktaran Bayraktar, bölgenin elektrik tüketiminin en yoğun olduğu yer olduğunu ifade etti.

"Yurt içinde ve yurt dışında günlük 22 milyon metreküp doğal gaz üretiyoruz"

Bayraktar, Türkiye’nin yıllık 60 milyar metreküplük doğal gaz tüketimiyle Avrupa’da dördüncü sırada bulunduğunu belirtti.

Bu tüketimin yaklaşık yüzde 20-25'lik kısmının elektrik üretiminde kullanıldığını ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:

"Bugün BOTAŞ, 6 kıta, 39 ülke ve 50'den fazla kaynaktan boru hatlarıyla veya sıvılaştırılmış şekilde doğal gaz tedarik ediyor. Aynı zamanda Sakarya Gaz Sahası başta olmak üzere yurt içinde ve yurt dışında günlük 22 milyon metreküplük doğal gaz üretiyoruz. LNG gazlaştırma kapasitemiz 2016'dan bu yana yaklaşık 5 kat arttı ve günlük yaklaşık 161 milyon metreküpe ulaştı. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde iki yeni FSRU ile bu kapasiteyi günlük 200 milyon metreküpe çıkaracağız."

Bayraktar, Silivri ve Tuz Gölü'ndeki yer altı depolama tesislerinin toplam kapasitesini 6,3 milyar metreküpe çıkardıklarını belirtti.

2028 yılına kadar yapılacak yatırımlarla Türkiye’de tüketilen doğal gazın en az yüzde 20'sini depolayabilecek kapasiteye ulaşılacağını anlatan Bayraktar, şöyle devam etti:

"Gerçekleştirdiğimiz uluslararası projeler ve bu güçlü altyapı sayesindedir ki doğal gazda hamdolsun bir arz sorunu yaşamıyoruz, inşallah bundan sonra da yaşamayacağız. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, büyük bir inançla enerjide merkez ülke olma yolunda emin adımlarla yürüyor. Bir yandan Karadeniz'de kendi gazımızı üretiyoruz, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın, ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum."

ENKA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mehmet Tara da tesis hakkında bilgi verdi.

Konuşmaların ardından Tara, Bakan Bayraktar'a plaket takdim etti.

Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Bakan Bayraktar ile beraberindekiler santral alanını gezdi.

Muhabir: Samet Tunç

Türkiye'de yetişen bu bitkiyi kopartanlar resmen servet ödeyecek!

Görenleri büyüleyen bu nadide çiçeği koparmanın faturası ise kelimenin tam anlamıyla dudak uçuklatıyor!

Dünyada Sadece O Şehirde Çiçek Açıyor

Bilimsel literatürde Iris Peshmeniana olarak kayıtlara geçen, yerel halkın ise "Peşmen Navruzu" adını verdiği bu endemik doğa harikası, dünya üzerinde sadece tek bir lokasyonda yaşam mücadelesi veriyor. Yalnızca Malatya ilinin Yeşilyurt ilçesi sınırlarındaki 1400 rakımlı yüksek zirvelerde boy gösteren bu özel tür, doğasever Hüseyin Gülfırat’ın dağlık alandaki gezintisi sırasında tamamen tesadüf eseri kadrajına takıldı.

En Üst Düzey Devlet Korumasında

Sıradan bir kır çiçeği olmanın çok ötesinde bir anlama sahip olan Peşmen Navruzu, 2016 senesinden bu yana Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerinin sıkı gözetimi altında. Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter projelerinin en "kırmızı alarm" veren türleri arasında sınıflandırılan bu eşsiz varlık, uzmanlara göre ekosistemin paha biçilemez bir genetik mirası konumunda.

Fx Ug K71 Ww Bo H0N N

Bir Yaprağı 700 Bin Lira Değerinde!

Yetkililer, havaların ısınmasıyla birlikte doğa yürüyüşüne çıkan vatandaşları çok ciddi bir şekilde uyarıyor. Tabiatın bu kırılgan güzelliğini yerinden sökmenin, koparmanın veya zarar vermenin bedeli 2872 Sayılı Çevre Kanunu'nun yirminci maddesi gereğince tamı tamına 699 bin 245 Türk Lirası! Neredeyse bir daire veya sıfır bir otomobil peşinatına denk gelen bu astronomik ceza, endemik türlerin korunmasındaki kararlılığın en büyük kanıtı.

Kaynak: HABER MERKEZİ

Kurban Bayramı tatili öncesi yüzde 25 zam yapıldı!

Yaklaşan uzun bayram tatili dönemi, Türkiye genelinde yaklaşık 10 milyon kişinin seyahat rotasını belirlemesine neden oldu. Turizm sektöründe 180 milyar liralık bir ekonomik hacmin oluşması öngörülürken, artan işletme maliyetleri tatilcilerin karşısına yüksek etiketler olarak çıkıyor. Geçen yıla oranla ciddi bir artışın gözlemlendiği konaklama ve ulaşım kalemlerinde, vatandaşların ayırması gereken bütçe katlanmış durumda. Hem yurt içi hem de yurt dışı seçeneklerinde yaşanan bu değişim, rezervasyon yaptırmak isteyenleri farklı alternatiflere yönlendiriyor.

KONAKLAMA MALİYETLERİNDE YÜZDE 25'LİK YÜKSELİŞ

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından paylaşılan veriler, iç pazardaki fiyat artışının geçen seneye göre yüzde 25 seviyesinde gerçekleştiğini gösteriyor. Gecelik kişi başı konaklama ücretlerinin taban fiyatları yükselirken, özellikle her şey dahil konseptli seçeneklerdeki rakamlar dikkat çekiyor. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, piyasadaki güncel durum hakkında "Uçaklı turlar 450 avrodan başlıyor" bilgisini verdi.

Sektör temsilcilerinin değerlendirmelerine göre, iki kişinin beş gece sürecek standart bir tatil planı için ayırması gereken ortalama tutar 30 bin lirayı buluyor. Yurt dışı seçeneklerinde ise otobüslü turlar 150 avro, havayolu ulaşımı içeren paketler ise 450 avrodan kapı açıyor.

TATİLCİLERİN GÖZDESİ KIYI ŞERİDİ VE KÜLTÜR TURLARI

On milyon yurttaşın yola koyulması beklenen bu süreçte, tatil tercihlerinde Akdeniz ve Ege bölgeleri ilk sıralardaki yerini koruyor. Sıcaklıkların artışıyla beraber sahil kentlerine olan ilginin yoğunlaştığını belirten Bağlıkaya, tercih edilen noktaları şu şekilde özetledi:

"Bayram tatilinde özellikle kültür turları tercih ediliyor. Ancak bu dönemde havaların ısınacak olmasından dolayı güney bölgelerindeki kıyı otellerine de talep olduğu görülüyor. Talep ağırlıklı olarak Akdeniz, Ege ve KKTC destinasyonlarında yoğunlaşıyor. Antalya, Muğla, Aydın, İzmir ve Balıkesir gibi destinasyonlar bu çerçevede tercih ediliyor. Doğa ve termal tatil tercih eden vatandaşlarımız için Afyon ve Sapanca gibi destinasyonlar alternatif oluşturuyor. Doğa ve kültür turları bakımından Karadeniz, Kapadokya ve GAP bölgesi talebin yüksek olduğu bölgeler"

ULAŞIM SEKTÖRÜNDE ZAM TALEBİ

Sadece konaklama tarafında değil, ulaşım ağında da büyük bir devinim yaşanıyor. Otobüs firmaları, artan işletme ve akaryakıt giderleri karşısında operasyonlarını sürdürebilmek adına bilet fiyatlarında yüzde 20 oranında bir artış talep ediyor. Turizm sezonunun en yoğun dönemlerinden biri olması beklenen Kurban Bayramı süresince, hem kara yolu hem de havayolu taşımacılığında doluluk oranlarının zirveye ulaşması bekleniyor.

Muhabir: Haber Merkezi

Altın-gümüşte önemli risk senaryosu: İslam Memiş’in yeni haftaya özel uyarısı

Ekonomi uzmanı Memiş, piyasaların Nisan ve Mayıs aylarında haber gelişmelerine göre şekillendiğini ileri sürerek:

“Her hafta bir gün olumlu, bir gün olumsuz haberler geliyor. Buna bağlı olarak da piyasalarda sürekli yön değişimi yaşanıyor” dedi. Bu durumun yıl sonuna kadar devam edeceğini belirten Memiş, yatırımcıların bu tabloya alışması gerektiğini ifade etti.

2026 NE YILI? ALTINDA MANİPÜLASYON MU ,KAZANMA MI YADA KORUMA MI?

2026 yılı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan ekonomi yorumcusu Memiş: “2026 yılı paradan para kazanma yılı değil, parayı koruma yılıdır” diyerek altın yatırımcısına uzun süreli yatırım planı çağrısı yaptı.

Ekonomi piyasasındaki kasıtlı manipülasyonlarla dalgalanmalar oluşturulduğunu iddia ederek yatırımcılara fiyattan ziyade miktara yoğunlaşması gerektiğini tavsiye etti.

ÖNEMLİ RİSK SENARYOSU NEDİR?

GDH YouTube kanalına konuk olan ekonomi yorumcusu Memiş, yeni hafta ile ilgili iki riskli senaryo analizi yaptı. Bu doğrultuda hafta sonundaki haber gelişmeleri piyasaların yönünü şekillendirecek:

Olumlu senaryo: Anlaşma haberi gelirse borsalarda yükseliş, altın ve gümüşte değer artışı, dolarda ise gevşeme görülebilecek.

Olumsuz senaryo: Savaşın devamı yönünde bir gelişme olursa petrol fiyatlarında yükseliş, buna karşılık birçok varlıkta sert düşüşler yaşanabilecek.

Ekonomi yorumcusu uzman, bu iki senaryonun da de aynı şekilde (%50-%50) olduğunu belirtti.

ALTIN VE GÜMÜŞ BEKLENTİSİ

Ons altında belirgin artışların yaşanacağını söyleyen Memiş, 4700 dolar seviyesinde haftanın kapanması halinde fiyatların 5200 dolara kadar çıkabileceğini belirtti. Fiyat hareketliliğine göre yönün aşağı dönmesi halinde 4500-4400 dolar bandının kritik seviye olduğunu söyledi.

Gümüş piyasasında son günlerde altına oranla fark edilir kazancın olduğunu ifade eden Memiş, altın- gümüş tablo verilerindeki düşüşün gümüşü desteklediğini söyledi. Gümüşte kısa sürede 96 dolar seviyesinin sürdüğünü, gram bazda 145 -150 lira seviyesinin görülebileceğini aktardı.

HAFTA SONLARI NEDEN KRİTİK?

Hafta sonlarının piyasalar açısından kritik önem taşıdığını belirten Memiş, Piyasalar kapalıyken meydana gelen haberlerin yeni haftada/ Pazartesi itibarıyla keskin fiyat hareketliliklerine yol açtığını söyledi.

Bu sebeple yatırımcıların hafta sonu haberlerini dikkate takip etmesini önerdi.

Küresel piyasadaki belirsizliklerin bir müddet daha süreceğine ve bu dönem yüksek dalgalanmaların yaşanacağını belirtti.

Muhabir: FATİH SİVİ

ABD-İran gelişmeleri sonrası gram altın 7 bin TL’nin üzerini gördü

ABD ve İran arasındaki ateşkes görüşmeleri ile dünya genelinde düşüşe geçen petrol fiyatlarının tetiklediği bu hareketlilik, yatırımcıların rotasını yeniden 'güvenli liman' altına çevirmesine neden oldu. Uzmanlar, 7 bin TL üzerindeki kalıcılığın piyasalarda yeni bir fiyatlama dönemini başlatabileceğini öngörüyor.

Altında ateşkes fırtınası: Gram 7 bin TL'yi aştı, ons 5 bin dolara dayandı! Alım treni kaçtı mı?

Altın piyasası 8 Nisan sabahına hızlı bir yükselişle girdi. Spot piyasada gram altın 6.961 TL seviyesine ulaşarak son üç haftanın zirvesini görürken, Kapalıçarşı'da fiyatlar 7.085 TL ile psikolojik 7 bin TL eşiğini aştı. ABD-İran ateşkesi ve düşen petrol fiyatlarının tetiklediği yükseliş, yatırımcıların dikkatini yeniden güvenli limana çevirdi.

Orta Doğu'da ateşkes sonrası petrol fiyatları düştü

ABD/İsrail ve İran arasındaki ateşkes sonrası Hürmüz Boğazı'ndaki askeri gerilim düştü. Karşılıklı yapılan açıklamalarla küresel piyasalarda 'rahatlama rallisi' başladı. Brent petrolün 93 dolar seviyelerine gerilediği bu kritik süreçte, iki haftalık ateşkes kararı piyasalardaki belirsizliği kısa süreliğine de olsa yatıştırdı.

ABD-İran ateşkesi sonrası petrol fiyatları düştü! Benzin ve mazota indirim gelecek mi?

ABD Başkanı Trump'ın İran ile 2 haftalık ateşkesi kabul ettiğini açıklamasının ardından piyasalarda sert bir satış dalgası görüldü. Bir önceki günü 109 dolar seviyesinde kapatan Brent petrol, sabah saatlerinde %13,1 değer kaybederek 94,98 dolara kadar geriledi. Bu gelişmelerle birlikte yurt içinde akaryakıt fiyatlarında indirim beklentisi doğdu. İşte 8 Nisan itibarıyla İstanbul, Ankara ve İzmir güncel benzin, motorin ve LPG fiyatları.

Trump’ın İran tehditleri piyasayı ateşledi: Hürmüz Boğazı’nda petrol savaşı

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı kullandığı dil ve tehditler sonrası oluşan küresel arz endişeleri petrol fiyatlarında sert yükselişe yol açtı. Brent petrol 110 doların üzerine çıkarken ABD ham petrolü WTI bazı işlemlerde Brent'i de geride bıraktı. Rus petrolü de 13 yılın zirvesinde.

140 bin TL’ye varan faizsiz kredi fırsatı: Hangi banka ne kadar nakit avans veriyor?

Nisan 2026 itibarıyla bankalar müşteri portföylerini genişletmek için faizsiz kredi limitlerini yukarı çekti. Daha önce 100 bin TL seviyelerinde olan 0 faizli finansman paketleri yeni müşterilere özel fırsatlarla 140 bin TL’ye kadar yükseldi. İşte İş Bankası, QNB, Albaraka, Akbank ve DenizBank'ın sunduğu güncel faizsiz nakit avans ve kredi kampanyalarının detayları.

Bakan Bayraktar Kabine sonrası açıkladı: Enerji arz güvenliğinde sorun yok

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Kabine Toplantısı sonrası basın mensuplarına yaptığı açıklamada, 'Enerji arz güvenliğinde bir sıkıntı, sorun yok. Ancak değişken bir durum söz konusu. Savaşın daha fazla uzamamasını ümit ediyoruz. Süreç şu an kontrolümüz altında.' ifadelerini kullandı.

Trafik sigortasında nisan tarifesi: İstanbul’da primler 18 bin TL’yi geçti! Sigortasız araç cezası kaç TL?

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, Nisan 2026 zorunlu trafik sigortası primlerini açıkladı. Otomobil primleri ortalama %2,7 artarken, İstanbul’da dördüncü basamak bir araç için tutar 18 bin lirayı aştı. Sigortasız araç kullanmanın cezası ise 1246 lira oldu.

Akaryakıta gelecek zam iptal edildi: Güncel benzin ve motorin fiyatları

Akaryakıt fiyatlarına yönelik zam beklentisi araç sahiplerinin gündemindeyken, 7 Nisan 2026 için planlanan benzin ve motorin fiyatlarına gelecek olan artış iptal edildi. Sektör kaynaklarından gelen bilgilere göre, küresel piyasalardaki dalgalanmaya rağmen fiyat artışı pompaya yansımadı.

VİOP'ta endeks kontratı güne yükselişle başladı

Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen nisan vadeli endeks kontratı, normal seansı yüzde 1,98 azalışla 14.980,00 puandan tamamladı. Endeks kontratı akşam seansında ise kayıplarının bir kısmını telafi ederek 15.174,00 puandan işlem gördü.

Nisan vadeli endeks kontratı, bugün açılış seansında önceki normal seans kapanışının yüzde 4,24 üzerinde 15.615,00 seviyesinden işlem görüyor.

Küresel piyasalarda, Orta Doğu'da ABD ve İran arasında ateşkes sağlanmasının ardından pozitif bir seyir izleniyor.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve ABD Merkez Bankasının (Fed) toplantı tutanaklarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan endeks kontratında 15.700 ve 15.800 puanın direnç, 15.500 ve 15.400 puanın destek konumunda olduğunu bildirdi.

Kaynak: AA

Brent petrolün varili geriledi

Dün 111,80 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 109,27 dolardan tamamladı. Brent petrolün vadeli varil fiyatı, bugün saat 08.09 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 13,1 azalarak 94,98 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 96,67 dolardan alıcı buldu.

Fiyatlardaki düşüşte, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurması etkili oldu.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a tanıdığı sürenin dolmasına saatler kala Pakistan'ın arabuluculuğunda yapılan görüşmelerin olumlu sonuç verdiğini belirtti.

ABD'nin İran'dan 10 maddelik bir teklif aldığını kaydeden Trump, bunun müzakere edilebilir bir temel olduğunu ve tarafların uzun vadeli barışa yönelik nihai bir anlaşmaya varmaya oldukça yaklaştığını ifade etti.

İran yönetimi ise kendilerine yönelik saldırıların durması halinde saldırılarını durduracağını ifade etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İran silahlı kuvvetleriyle koordinasyon içinde Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişin iki hafta boyunca mümkün olacağını bildirdi.

Trump, Tahran yönetimine anlaşma için 48 saatlik süre tanımış, pazartesi günü ise bu süreyi 8 Nisan'a kadar uzattığını açıklamıştı. Sürenin dolmasına az kala Trump, sosyal medya hesabından 'Bu gece bütün bir medeniyet yok olabilir ve bir daha geri gelmeyebilir.' ifadesini kullanmıştı.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla 28 Şubat'ta başlayan savaştan bu yana genelde 100 doların üzerinde seyreden ve yüksek oynaklık gösteren Brent petrolün varil fiyatı en son 11 Mart'ta 91,94 dolardan işlem görmüştü.

Brent petrolde teknik olarak 96,54 doların direnç, 93,38 doların destek olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Kaynak: AA

Türkiye'de rüzgar ve güneş enerjisi 2025'te ilk kez elektriğin beşte birinden fazlasını üretti

Londra merkezli uluslararası düşünce kuruluşu Ember, Türkiye'nin 2025 yılı elektrik üretim verilerinin analiz edildiği ve bu üretimin Avrupa ve bölge ülkeleriyle karşılaştırıldığı Türkiye Elektrik Görünümü 2026 raporunu yayımladı.

Bu yıl beşincisi hazırlanan rapora göre, Türkiye'de geçen yıl rüzgar enerjisinde 1,9 gigavatla tüm zamanların en yüksek kurulumu gerçekleşti, güneşten elektrik üretimi ise hızlı artış gösterdi.

Böylece, rüzgar ve güneş enerjisinin elektrik üretimindeki toplam payı ilk kez yüzde 22'ye ulaştı. Bu eşik, Türkiye'yi Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya'daki 16 ülke arasında yüzde 20 eşiğini aşan tek ülke konumuna getirdi.

Rüzgar ve güneşin elektrik üretiminde ulaştığı payla Türkiye Avrupa'da talebi en yüksek 24 ülke arasında rüzgardan elektrik üretiminde 15'inci, güneşten üretimde 14'üncü ve toplam yenilenebilir kaynaklardan üretimde ise 16'ncı sırada yer aldı.

Türkiye'de rüzgar ve güneş enerjisinden elektrik üretiminin bu eş zamanlı yükselişiyle, doğal gazın elektrik üretimindeki payı 2025'te yüzde 22'ye geriledi. Ancak temiz enerjideki bu ivmeye rağmen, kömür yüzde 34 payla Türkiye'nin elektrik üretimindeki en büyük payı tutmaya devam ediyor.

Rapora göre, Türkiye'de 2022'den beri yeni kömür santralinin devreye alınmaması, kömürden elektrik üretimindeki artışı yavaşlattı ancak bu yıl itibarıyla yerli kömür santrallerine uygulanacak alım garantilerinin kömürden üretimi yeniden artırabileceği tahmin ediliyor.

KURAKLIĞIN HİDROELEKTRİKTE YARATTIĞI KAYIP, YILLIK EK 1,8 MİLYAR DOLARLIK GAZ İTHALATINA YOL AÇIYOR

Raporun son 30 yılı kapsayan analizi, Türkiye'nin en büyük üç barajı olan Atatürk, Karakaya ve Keban'da son 10 yıldaki ortalama elektrik üretiminin 1996-2005 dönemine göre yüzde 29 azaldığını ortaya koydu.

Kuraklık nedeniyle hidroelektrikte yaşanan bu üretim kaybı, doğal gaz santralleri ile ikame ediliyor ve bu durum Türkiye'ye yılda ortalama 1,8 milyar dolarlık ek doğal gaz ithalatına yol açıyor. Enerji krizinin yaşandığı ve fiyatların arttığı yıllarda bu rakam daha yüksek seviyelere çıkabiliyor.

Raporda, hidroelektrik santrallerinin güneş gibi kaynaklarla çeşitlendirilmesinin ekonomik ve enerji güvenliği açısından önem taşıdığı vurgulanıyor.

BATARYA PROJESİ KAPASİTESİNDE TÜRKİYE AVRUPA’DA LİDER

Üretimdeki payı artan rüzgar ve güneş enerjisini destekleyerek şebeke güvenliğini artıracak batarya projelerinde ise Türkiye, Avrupa'da lider konumda yer alıyor.

Türkiye 2022'de duyurulan depolamalı rüzgar ve güneş santrali uygulamasıyla, 33 gigavatlık batarya proje kapasitesine ulaşarak tüm Avrupa Birliği ülkelerini geride bıraktı. Bu kapasite, Türkiye'nin mevcut rüzgar ve güneş enerjisi gücünün yüzde 83'üne denk gelerek Avrupa'nın en büyük depolama proje stoklarından biri olarak öne çıkıyor.

Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, rapora ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'de son yıllarda rüzgar ve güneş enerjisinden elektrik üretiminde önemli artış sağlandığını belirtti.

Ancak hidroelektrik ve jeotermal gibi diğer yenilenebilir kaynaklar dahil edildiğinde yenilenebilir enerjinin Türkiye'nin elektrik üretimindeki payının hala birçok Avrupa ülkesinin gerisinde bulunduğunu kaydeden Alparslan, şu ifadeleri kullandı:

'Öte yandan Türkiye rüzgar ve güneş enerjisinde, Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkaslar bölgesindeki ülkeler arasında açık ara lider konumunda. Son dört yılda ikinci kez yaşanan küresel fosil yakıt krizi, temiz enerjiye geçişin önemini daha da artırdı.

Türkiye'nin bu krizlere karşı yenilenebilir enerjinin gücüyle geliştireceği direnç, sadece enerji güvenliğini sağlamakla kalmayacak, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken Türkiye'ye bölgesel enerji dönüşümünde gerçek bir öncülük fırsatı sunacaktır.'

Kaynak: AA

New York borsası ne durumda?

New York borsası açılışta Dow Jones endeksi, yüzde 0,1 azalarak 46.601,12 puana geriledi.

S&P 500 endeksi yüzde 0,15 azalışla 6.601,93 puana ve Nasdaq endeksi yüzde 0,31 düşüşle 21.927,09 puana indi

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'a bir anlaşma için tanıdığı sürenin dolmasına saatler kalırken pay piyasalarında açılışta negatif seyir izlendi.

Dünkü basın toplantısında, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaması durumunda, İran'ın enerji santrallerine ve köprülerine yönelik saldırı düzenleneceği yönündeki tehditlerini yineleyen Trump, ABD doğu saatiyle salı akşamı 20.00'ye kadar İran ile anlaşma sağlanmazsa 'ülkeyi tek bir gecede yok edebileceklerini' söylemişti.

Trump, bugün de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Bu gece koca bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri getirilmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum ama muhtemelen olacak.' ifadelerini kullandı.

Öte yandan ülke basınında, 'ABD ile İran arasındaki uçurumun, akşam 20.00'ye kadar bir anlaşmanın gerçekleşmesine olanak tanımayacak kadar büyük olduğuna' dair haberler yer aldı.

Analistler, yatırımcıların Trump'ın belirlediği süre dolmadan önce bir anlaşmaya varılabileceğine dair beklentilerinin azaldığını ve çatışmanın tırmanabileceğine dair endişelerinin arttığını belirtti.

Bu gelişmelerle Brent petrolün varil fiyatı TSİ 16.30 itibarıyla yüzde 0,3 artışla 110,07 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili yüzde 2,4 artarak 115,15 dolara ulaştı.

Makroekonomik veri tarafında ABD'de dayanıklı mal siparişlerinin tutarı şubatta yüzde 1,4 ile beklenenden fazla düşüş kaydetti.

Kaynak: AA

TCMB döviz kurları

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) İdare Merkezi tarafından saat 15.30'da belirlenen gösterge niteliğindeki döviz kurları şöyle:

Birim Döviz Cinsi Döviz Alış Döviz Satış Efektif Alış Efektif Satış
1 ABD DOLARI 44.5255 44.6057 44.4943 44.6726
1 AVUSTRALYA DOLARI 30.7891 30.9899 30.6475 31.1759
1 DANİMARKA KRONU 6.8752 6.9089 6.8704 6.9248
1 EURO 51.4563 51.5490 51.4202 51.6263
1 İNGİLİZ STERLİNİ 58.9089 59.2160 58.8676 59.3048
1 İSVİÇRE FRANGI 55.5936 55.9505 55.5102 56.0345
1 İSVEÇ KRONU 4.6744 4.7228 4.6712 4.7337
1 KANADA DOLARI 31.9486 32.0927 31.8304 32.2147
1 KUVEYT DİNARI 144.2447 146.1322 142.0811 148.3242
1 NORVEÇ KRONU 4.5845 4.6154 4.5813 4.6260
1 SUUDİ ARABİSTAN RİYALİ 11.8586 11.8800 11.7697 11.9691
100 JAPON YENİ 27.8079 27.9921 27.7050 28.0984
1 RUMEN LEYİ 10.0392 10.1706
1 RUS RUBLESİ 0.56098 0.56832
1 ÇİN YUANI 6.4528 6.5372
1 PAKİSTAN RUPİSİ 0.15748 0.15954
1 KATAR RİYALİ 12.1437 12.3026
1 GÜNEY KORE WONU 0.02952 0.02991
1 AZERBAYCAN YENİ MANATI 26.0447 26.3855
1 BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ DİRHEMİ 12.0556 12.2133
1 KAZAKİSTAN TENGESİ 0.09570 0.09695
ÇAPRAZ KURLAR
Birim Döviz Cinsi Çapraz Kur Döviz Cinsi
1 ABD DOLARI 1.4427 AVUSTRALYA DOLARI
1 ABD DOLARI 6.4662 DANİMARKA KRONU
1 ABD DOLARI 0.7991 İSVİÇRE FRANGI
1 ABD DOLARI 9.4848 İSVEÇ KRONU
1 ABD DOLARI 159.73 JAPON YENİ
1 ABD DOLARI 1.3918 KANADA DOLARI
1 ABD DOLARI 9.6883 NORVEÇ KRONU
1 ABD DOLARI 3.7547 SUUDİ ARABİSTAN RİYALİ
1 EURO 1.1557 ABD DOLARI
1 İNGİLİZ STERLİNİ 1.3253 ABD DOLARI
1 KUVEYT DİNARI 3.2579 ABD DOLARI
1 ABD DOLARI 4.4103 RUMEN LEYİ
1 ABD DOLARI 78.93 RUS RUBLESİ
1 ABD DOLARI 6.8615 ÇİN YUANI
1 ABD DOLARI 281.15 PAKİSTAN RUPİSİ
1 ABD DOLARI 3.6460 KATAR RİYALİ
1 ABD DOLARI 1500 GÜNEY KORE WONU
1 ABD DOLARI 1.7000 AZERBAYCAN YENİ MANATI
1 ABD DOLARI 3.6727 BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ DİRHEMİ
1 ABD DOLARI 462.66 KAZAKİSTAN TENGESİ
BİLGİ İÇİN
1 ÖZEL ÇEKME HAKKI (SDR) 1.36171 ABD DOLARI
1 ÖZEL ÇEKME HAKKI (SDR) 60.6853 TÜRK LİRASI
Kaynak: AA

Türkiye-Suriye JETCO 1. Dönem Toplantısı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Nidal Şaar'la İstanbul'da bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin mevcut durumu ve işbirliği olanaklarını kapsamlı şekilde ele alındı.

İkili görüşmenin ardından Türkiye-Suriye Ekonomi ve Ticaret Orta Komitesi (JETCO) 1. Dönem Toplantısı, Ticaret Bakanı Bolat ve Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Şaar'ın yanı sıra iki ülkenin heyet ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Bolat, toplantının ardından yaptığı açıklamada, bugün Türkiye ve Suriye arasındaki ekonomik ve ticaret ilişkilerde tarihi bir dönüm noktasına şahitlik ettiklerini kaydederek, 5 Ağustos 2025'te Ankara'da imzaladıkları JETCO'nun ilk oturumunu İstanbul'da bugün büyük bir başarı ve karşılıklı güven ekseninde tamamladıklarını söyledi.

İmzalanan protokolün sadece teknik bir metin değil, iki komşu ve kardeş ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun, bölgesel kalkınmanın ve yeniden inşa sürecinin kapsamlı yol haritası olduğunu vurgulayan Bolat, bu sürecin iki ülke arasındaki köklü tarihi bağları ve kardeşlik dayanışmasını temsil eden samimi bir işbirliği ruhuyla yürütüldüğünü bildirdi.

Bolat, görüşmelerde ikili ticaretin her iki ulusun karşılıklı yararına olacak şekilde dengeli ve sürdürülebilir bir hacme ulaştırma konusundaki kararlılıklarını teyit ettiklerini belirterek, şöyle devam etti:

'Serbest Ticaret Anlaşması da dahil olmak üzere 3,7 milyar dolara geçen yıl ulaşan ikili ticaretimizi önce 5 milyar dolara daha sonra da 10 milyar dolar hedefine ulaştıracak her türlü çözümleri ve mekanizmaları ele aldık. Özellikle tekstil, tarım, gıda, makine gibi stratejik sektörlerde işbirliğimizi derinleştirme kararı alırken tarımsal ticarette de öngörülebilirliği sağlamak adına düzenleyici çerçeveler konusunda karşılıklı bilgi paylaşımı yapma hususunda mutabık kaldık. Ayrıca bu toplantı marjında düzenlenecek Türkiye-Suriye İş ve Yatırım Forumu ile her iki ülkenin öncü şirketlerini ve yatırımcılarını bir araya getirecek olmaktan da büyük bir memnuniyet duyuyoruz.'

'GÜMRÜK KAPILARIMIZIN TAM KAPASİTEYLE ÇALIŞMASI BÖLGESEL TEDARİK ZİNCİRİNİN İSTİKRARI İÇİN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR'

Bakan Bolat, bölgenin ve dünyanın son zamanlarda yaşadığı sıkıntılara ve sıcak savaşlara değinerek, Türkiye'nin büyüme ve kalkınmasında ana rol oynayan dış ticaretin kesintisiz ve birden çok alternatifle gerçekleşmesine büyük önem verdiklerini kaydetti.

Bolat, bu kapsamda Suriyeli mevkidaşı ile gerçekleştirdikleri görüşmelerin önemli maddelerinden birinin de gümrük kapıları olduğuna işaret ederek, 'Gümrük kapılarımızın tam kapasiteyle çalışması, lojistik hatların kesintisiz işlemesi, bölgesel tedarik zincirinin istikrarı için hayati önem taşımaktadır. İçinde bulunduğumuz Körfez bölgesindeki savaş şartlarında Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin tedarik ihtiyaçlarının kesintisiz ve acil olarak karşılanabilmesi noktasında Türkiye, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan ve Irak'ın içinde yer aldığı transit koridorlarının hızlı ve etkin bir şekilde işlemesi büyük bir önem taşımaktadır. Gerek Türkiye üzerinden Suriye'ye, oradan Ürdün ve Suudi Arabistan'a gerekse Türkiye, Suriye, Irak, Suudi Arabistan'a yönelik ulaşım koridorları, transit ticaret koridorlarının etkin ve hızlı çalışmasına iki taraf hükümetleri olarak büyük bir önem veriyoruz.' şeklinde konuştu.

Ticaret Bakanlığı ile Suriye Genel Sınır ve Gümrük Bakanlığı arasında bir Ortak Gümrük Komitesi kurulmasına yönelik anlaşmayı imzaladıklarını anımsatan Bolat, 27 Mart'ta Türkiye tarafında onay sürecini tamamladıklarını bildirdi.

Bolat, 'Böylece gümrük geçişlerinin tam operasyonel hale gelmesi, aktarma gerekliliklerinin azaltılması ve doğrudan teslimat mekanizmalarının geliştirilmesi konularında yakın işbirliği içinde olacağız.' dedi.

'SURİYE'NİN YENİDEN İNŞA SÜRECİ TÜRK İŞ DÜNYASI AÇISINDAN EN ÖNCELİKLİ GÜNDEM MADDELERİNDEN'

Bakan Bolat, Suriye'nin birlik ve bütünlüğünün sağlanmasının, ekonomik toparlanma sürecinin hızlandırılmasının ve yeniden inşa sürecinin Türk iş dünyası açısından da en öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu söyledi.

Bolat, Türk müteahhitlik firmalarının sahip oldukları küresel tecrübe ve teknik kapasite ile Suriye'deki konut, altyapı, enerji ve ulaşım projelerinde aktif olarak Suriye'nin yeniden inşa sürecinde kullanılması konusunda da mutabakat sağladıklarını belirtti.

Gerek müteahhitlik gerekse teknik müşavirlik hizmetlerinde işbirliğini artıracak mutabakat zaptını yakın gelecekte Türkiye ve Suriye arasında imzalamayı ümit ettiklerini ifade eden Bolat, şunları kaydetti:

'Kısa sürede Suriye tarafının yatırım iklimini iyileştirme, idari prosedürleri basitleştirme yönünde attıkları olumlu ve başarılı adımları takdir ediyor, memnuniyetle karşılıyoruz. Son olarak işbirliğimizi petrol ve doğalgaz çıkarımı alanında enerjide, madencilikte, Türkiye-Suriye Dostluk Üniversitesi'nin kurulması çabasıyla eğitimde ve sağlık işbirliği gibi geniş alanlara yaymaya hazırız. Suriye'deki elektrik şebekelerinin yeniden inşası, entegrasyonu, yenilenebilir enerji yatırımları ve gübre üretimi için kritik olan fosfat gibi kritik minerallerin aranması konularında ortak projeler geliştireceğiz.'

Suriye'nin küresel finans sistemine yeniden entegrasyonu ve ödeme altyapılarının güçlendirilmesi yönündeki çabaları içtenlikle destekliyoruz ve bu konuda Suriye Merkez Bankası ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ve BDDK gibi kurumlar arasındaki işbirliği giderek hızlanmaktadır. Aramızda bulunan Suriye Merkez Bankası Başkanı da her iki kuruluşumuzun yetkilileriyle görüşmeleri bugün yarın yapacaktır. Türk bankalarının Suriye'de varlık göstermesinin yatırım ilişkilerimizi ve ticaret ilişkilerimizi daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Bugün imzaladığımız JETCO 1. Toplantı Protokolü ilişkilerimizin artık kurumsal bir zemine oturduğunun ticaret alanında kurumsal bir zemine oturduğunun ilanıdır. Bir sonraki JETCO toplantısını Şam'da gerçekleştirmek üzere değerli mevkidaşım ile sözleştik.'

'SURİYE İLE TÜRKİYE ARASINDA EKONOMİK İŞBİRLİĞİNİN NİTELİKLİ OLMASINI İSTİYORUZ'

Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Nidal Şaar da Türkiye ile iyi bir zeminde, iyi bir sahada çalışmalara başladıklarını belirterek, ekonomik, kültürel hizmetler ve sosyal alanda işbirliğini devam ettirdiklerini ifade etti.

Şaar, her iki ülkenin de çıkarına alacak şekilde yeni bir zeminde işbirliği başlattıklarını aktararak, 'Gerçekten çok güçlü temeller üzerinde bu işbirliğini artık oturtuyoruz. Bütün ekonomik imkanları en iyi şekilde her iki ülke için de kullanma azmindeyiz.' yorumunu yaptı.

Türkiye ile Suriye'nin özel ilişkilerinin olduğunu kaydeden Şaar, 'Bunu genişletme imkanı da bulmuş olacağız. Ciddi projeler var. Ekonomi işbirliklerinden ziyade tabii ki genişleme imkanı da var. Bu yola baş koyduk. Yolumuza devam ettik. Biz de şunu biliyorduk: Bu yolda yürürken Türkiye bizim yanımızdadır. Türkiye gerçekten önemli bir merkezi rol aldı bu konuda ve bu köprüyü kurdu. Dolayısıyla biz Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün yaptıklarına dair gerçekten teşekkür etmek istiyoruz.' açıklamasını yaptı.

Şaar, Halep'te kurulması planlanan sanayi bölgesi ile ilgili çalışmaların sanayiciler tarafından devam etmekte olduğunu belirterek, 'Bunun başka projelere ve iş ortamına doğrudan etkisi olacaktır. Suriye ile Türkiye arasında ekonomik işbirliğinin nitelikli olmasını istiyoruz.' diyerek sözlerini tamamladı.

Öte yandan Türkiye-Suriye 1. Dönem JETCO Toplantısı kapsamında, iki ülke arasında, 'ürün güvenliği ve denetimi', 'teknik düzenlemeler', 'standardizasyon', 'uygunluk' ve 'metroloji' alanlarında işbirliği anlaşması imzalandı.

Kaynak: AA

SGK borcu olanlar dikkat: Süre uzatıldı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), sistem güncellemeleri nedeniyle yaşanan teknik aksaklıklar sonrası prim ve diğer borçların ödeme süresini uzattı.

SGK’dan yapılan açıklamada, Mali Otomasyon Sistemi (MOSIP) altyapısında gerçekleştirilen güncellemeler sebebiyle bazı hizmetlerde gecikmeler yaşandığı belirtildi. Bu kapsamda, sigortalılar ve işverenlerin mağduriyet yaşamaması için ödeme takviminde düzenlemeye gidildiği ifade edildi.

Buna göre; 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı çalıştıran işyerleri, sigortalılar ve genel sağlık sigortalılarına ait cari dönem prim borçları ile yapılandırma, taksitlendirme ve diğer tüm borçların son ödeme tarihi 31 Mart 2026’dan 7 Nisan 2026 saat 23.59’a kadar uzatıldı.

SGK, bu süre içerisinde yapılacak ödemelerin yasal süresi içinde kabul edileceğini duyurdu. Ayrıca prim teşvikleri ve desteklerden yararlanmaya devam edilebilmesi ile gecikme cezası ve zam uygulanmaması için ödemelerin belirtilen tarihe kadar yapılmasının kritik önem taşıdığı vurgulandı.

Muhabir: Mehmet Yaman

12 bin ek sefer başlıyor! Bayramda otobüs bileti fiyatları ne kadar oldu?

2026 Ramazan Bayramı ile okulların ikinci ara tatili birleşti ve otobüs terminallerinde 8 milyon yolcu için geri sayım başladı. TOF Başkanı Mustafa Yıldırım 14 Mart'ta satışa çıkacak 12 bin ek bilet müjdesini verirken; İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya güncel otobüs bileti fiyatları da belli oldu. İşte tatil öncesi son durum ve bilet fiyat listesi...

Mevduat faizleri son durum: 750 bin TL'nin 32 günlük faiz getirisi ne kadar?

Bankalarda mevduat faiz oranları yeniden gündeme gelirken tasarrufunu vadeli hesapta değerlendirmek isteyen yatırımcılar gözünü hem bankaların sunduğu güncel faiz oranlarına hem de açıklanması beklenen faiz kararına çevirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bugün duyuracağı faiz kararının, TL'nin seyriyle birlikte mevduat faizlerinin yönü üzerinde de belirleyici olması bekleniyor.

Merkez Bankası Şubat ayı faiz kararını açıkladı: Yüzde 37'de sabit

Orta Doğu’daki savaş tamtamları küresel piyasaları sarsarken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz kararını açıkladı. TCMB Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit bıraktı. Yapılan açıklamada, 'Jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlenmiştir. Söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar ve eşgüdüm dahilinde mali tedbirler alınmıştır.' denildi.

Limon ithalatına yeni vergi düzenlemesi: Fahiş artışa izin yok

Ticaret Bakanlığı, limon ithalatında uygulanan gümrük vergisinin geçici süreyle yeniden düzenlendiğini açıkladı. Buna göre, limon ithalatında uygulanan gümrük vergisinin 31 Temmuz 2026 tarihine kadar yüzde 10 olarak uygulanacağı bildirildi. Düzenleme, temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve spekülatif fiyat artışlarının önlenmesi amacıyla yapıldı.

7 soruda esnek doğum izni: Annelere 24 hafta izin ve 224 bin TL’ye varan ödeme!

TBMM’ye sunulan yeni yasa teklifiyle doğum ve babalık izinlerinde devrim niteliğinde değişiklikler geliyor. Annelerin doğum sonrası izin süresi 16 haftaya, toplamda ise 24 haftaya çıkarılırken; babalık izni 10 güne uzatılıyor. Üstelik izin süresinin uzamasıyla birlikte ödenecek 'rapor parası' da 224 bin TL seviyelerine kadar yükseliyor. İşte madde madde yeni izin düzenlemesi ve maaş hesaplama tablosu...

Çiftçiye 168 milyarlık destek: Teşvik ve fonların rotası açıklandı

Tarımda üretimi artırmak için destek musluğu açıldı. 2026 yılı için tarımsal destek bütçesi 168 milyar liraya yükseltildi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yeni destek paketleri, AB fonları, TÜBİTAK Ar-Ge hibeleri ve KOSGEB teşvikleriyle sektör milyarlarca liralık dev finansmanla buluşuyor.

Başkan Erdoğan'dan emekliye çifte bayram mesajı: 14 Mart'ta hesaplarda

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda emeklilerin bayram ikramiyesi ve maaşlarının 14 Mart'tan itibaren hesaplara yatırılacağını bildirdi. Konuyla ilgili sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, ödeme takvimini açıkladı. Buna göre emekliler maaşlarını 14-19 Mart tarihleri arasında alacak.

Merkez Bankası rezervleri 210,3 milyar dolar oldu

TCMB, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı. Buna göre, 27 Şubat itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 212 milyon dolar azalışla 73 milyar 433 milyon dolara indi. Brüt döviz rezervleri, 20 Şubat'ta 73 milyar 645 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

Bu dönemde altın rezervleri ise 4 milyar 394 milyon dolar artışla 132 milyar 433 milyon dolardan 136 milyar 827 milyon dolara çıktı.

Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri, 27 Şubat haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 182 milyon dolar artışla 206 milyar 78 milyon dolardan 210 milyar 260 milyon dolara çıktı.

Muhabir: Ramazan Eles

Altının kilogram fiyatı 7 milyon 470 bin liraya yükseldi

Altın piyasasında en düşük 7 milyon 420 bin lira, en yüksek 7 milyon 492 bin 998 lirayı gören standart altının kilogram fiyatı, günün sonunda yüzde 0,6 artışla 7 milyon 470 bin lira oldu.

Standart altının kilogram fiyatı dün günü 7 milyon 425 bin liradan tamamlamıştı.

KMKTP'de altında toplam işlem hacmi 9 milyar 764 milyon 73 bin 921,94 lira, işlem miktarı ise 1318,38 kilogram oldu.

Tüm metallerde toplam işlem hacmi ise 10 milyar 27 milyon 988 bin 731,80 lira olarak gerçekleşti.

Altın borsasında bugün en fazla işlem yapan kurumlar, NMGlobal Kıymetli Madenler, Uğuras Kıymetli Madenler, Garanti BBVA, Çakmakçı Kıymetli Madenler ile Yapı ve Kredi Bankası olarak sıralandı.

Muhabir: Ramazan Eles

Gübre hammaddesi üre ithalatında gümrük vergisi yeniden düzenlendi

Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, temel gıda ürünleri ve tarımsal hammaddelerde arz güvenliğinin sağlanması, piyasalarda spekülatif fiyat artışlarının önlenmesi ve üretici ile tüketici refahının korunması amacıyla, ilgili kurumlarla koordineli olarak ticaret politikalarında gerekli tedbirlerin zamanında alındığı belirtildi.

Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

"Bilindiği üzere, Ticaret Bakanlığımız temel gıda ürünlerinde ve tarımsal hammaddelerde arz güvenliğinin sağlanması, piyasaların doğru yönlendirilerek spekülatif fiyat artışlarının önlenmesi ve üretici ile tüketici refahının birlikte gözetilmesi amacıyla, başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak ticaret politikalarının tüm araçlarını kullanmakta ve gerekli tedbirleri zamanında almaktadır.

Bu çerçevede, bölgemizdeki gelişmeler ve tedarik süreçlerine yansımaları dikkate alınarak, tarım sektöründe üreticilerimizin maliyetlerinin artmasını önlemek ve bu suretle gıda ürünlerinde herhangi bir fiyat artışının önüne geçmek amacıyla, gübre sektöründe arz güvenliği teminen üre cinsi eşya için gümrük vergileri sıfırlanmıştır.

Ticaret Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli ve istişare içinde, gıda ürünlerinde arz-güvenliği ve fiyat istikrarının sağlanmasını teminen, iç ve dış piyasaları yakından takip etmeye, üretici ve tüketiciyi birlikte koruyacak şekilde gerekli tüm tedbirleri almaya devam edecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Muhabir: GÜNAY İŞERİ

Düşük gelirliye 5 bin 615 TL vatandaşlık maaşı: Ödemeler 2026 Haziran ayında başlayacak

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın kamuoyuna açıkladığı vatandaşlık maaşında sona gelindi. İkinci yarıda hayata geçirilmesi planlanan vatandaşlık maaşıyla ilgili detaylar netleşiyor. Hane geliri 9.358 TL’nin altında olan vatandaşlara 5.615 lira destek ödemesi planlanıyor. Yeni destek sistemi ilk olarak pilot illerde başlayacak. Pilot iller Haziran 2026'ya kadar belirlenecek ve ödemeler başlayacak.

Bakanlıktan sıkı denetim: Vergiden kaçmak isteyen fenomenlerin üçüncü kişi oyunu ortaya çıktı

Hazine ve Maliye Bakanlığı, fenomenleri sıkı takibe aldı. Fenomenlerin banka hesap hareketleri ve beyanlarında uyumsuzluk tespit edilirken, vergi ödememek için üçüncü kişilerin hesaplarını kullandıkları belirlendi. Buna göre, 7,7 milyar liralık matrah farkı olduğu tespit edildi.

Altın fiyatlarında Cuma hareketliliği: Gram 7.347 TL’yi gördü, çeyrek ve Cumhuriyet rekora koşuyor

Altın fiyatları, Orta Doğu'daki askeri hareketlilik ve süren ABD-İran temaslarının gölgesinde haftanın son işlem gününe yükseliş eğilimiyle başladı. Ons altın 5.190 dolar seviyesinde dengelenirken haftalık bazda artışa yöneldi, gümüş de yüzde 1'lik primle 89,19 dolara çıktı.

Emeklinin bayram ikramiyesine yüzde 25'lik zam teklifi Meclis'e geliyor: 5 bin TL'ye çıkacak

AK Parti’nin üzerinde çalıştığı torba kanun teklifiyle emekli bayram ikramiyesinin 4 bin liradan 5 bin liraya çıkarılması planlanıyor. Artışın hayata geçmesi halinde Ramazan ve Kurban Bayramı ödemelerinin toplam maliyetinin 36 milyar lirayı bulacağı belirtiliyor. Pakette ayrıca deprem konutlarında peşin ödeme kolaylığı ve bedelli askerlik düzenlemesi de yer alacak.

500 bin sosyal konut projesinde kura heyecanı sürüyor

Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olarak nitelendirilen 500 bin konutluk projede kura çekimi takvimi planlandığı şekilde devam ediyor.

Isparta'da yapılacak konutlar için de hak sahipleri bugün kura işlemleriyle belirlenecek. Toplamda 2 bin 889 ailenin yeni yuvasına kavuşacağı kura süreci, TOKİ’nin resmi YouTube kanalından ve sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlanıyor.

Sonuçlar e-Devlet üzerinden sorgulanabilecek
Kura çekiminin tamamlanmasının ardından kesinleşen isim listeleri, noter onayından geçerek akşam saatlerinde e-Devlet Kapısı üzerinden erişime açılacak. Hak sahipleri, kura sonucuna göre bir sonraki aşamada sözleşme imzalama ve ödeme süreçleri hakkında bilgilendirilecek.

6 ilde 19 bin 543 konutun daha hak sahipleri belirlenecek

Bu hafta, Uşak'ta 2 bin 558, Isparta'da 2 bin 889, Burdur'da 2 bin 206, Edirne'de 2 bin 530, Denizli'de 6 bin 370 ve Osmaniye'de 2 bin 990 konutun daha hak sahipleri belli olacak.

Bu doğrultuda, 6 ilde 19 bin 543 konutun daha hak sahiplerinin belirlenmesiyle, 75 ilde 331 bin 833 konut için kura çekimi tamamlanacak.

Muhabir: Ramazan Eles

Bakan Şimşek'ten dezenflasyon mesajı: Beklentiler düşüşte

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Merkez Bankasının yayımladığı şubat ayına ilişkin "Sektörel Enflasyon Beklentileri" verilerini değerlendirdi.

"Piyasa tahmininin üzerinde gerçekleşen ocak ayı enflasyonuna rağmen şubatta 12 ay sonrası enflasyon beklentileri bir önceki aya göre reel sektörde 0,9 puan, piyasa katılımcılarında 0,1 puan geriledi" ifadesini kullanan Şimşek, hane halkı beklentileri için daha kapsayıcı bir anket kullanılmaya başlandığını belirtti.

Şimşek, eski seride ocak ayı için yüzde 52,1 olan 12 ay sonrası enflasyon beklentisinin yüzde 48,8'e gerilediğine ve şubat ayında yatay kaldığına işaret ederek, "Geçici unsurların fiyatlama davranışlarına yansımasını sınırlayacak politikalarımızı sürdürürken arz yönlü adımlarla dezenflasyon sürecini desteklemeye devam ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Ramazan Eles

Bakan Şimşek: Vergi harcamalarını milli gelire oranla düşürdük

Bakan Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanlığı Konferans Salonu'nda "37. Vergi Haftası" dolayısıyla düzenlenen etkinliğe katıldı.

Bakan Şimşek, burada yaptığı konuşmada, verginin devletin gücünün, kamu hizmetlerinde sürekliliğin, kalitenin, toplumsal adaletin teminatı ve ülkenin geleceği olduğunu söyledi.

Türkiye'nin zor bir coğrafyada ve konjonktürde olduğuna dikkati çeken Şimşek, böylesi dönemde kamu maliyesinin dengeli, sürdürülebilir şekilde olması, harcamaların ağırlıklı olarak vergi gelirleriyle finanse edilmesinin değerli olduğunu dile getirdi.

Şimşek, geçen yıl çok güçlü performans ortaya koyduklarına işaret ederek, "Bütçe açığını, deprem harcamalarına ve daha önceden uygulamaya koyduğumuz erken emeklilik sistemine rağmen milli gelire oran olarak yüzde 3'ün altına çekme performansını gösterdik. Bütçe açığının yüzde 3'ün altında olması ülkemiz ve sürdürülebilirlik açısından önemli eşik." diye konuştu.

Geçen sene olağanüstü çaba gösterildiğini, bunun da devamının kendileri için kritik olduğunu ifade eden Şimşek, şu değerlendirmede bulundu:

"Gelir politikalarımızda adalet ve etkinliği önemsiyoruz. Toplumdaki algının aksine program döneminde vergi harcamalarını azalttık, etkin olmayanları gözden geçirdik, vergi harcamalarını milli gelire oranla düşürdük. Uzun süredir yüksek seyreden dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payını yüzde 66'dan yüzde 62'ye indirdik."

Vergilere yönelik düzenlemelere ilişkin bilgi veren Şimşek, 2023'te yüzde 6,5 olan vergi harcamalarının milli gelir içindeki payının geçen sene yüzde 5,1'e düştüğünü, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda yüzde 4,1 veya altına çekmeyi hedeflediklerini bildirdi.

"Gelir vergisi mükellef sayısı 6,2 milyonu aştı"
Kayıt dışılıkla mücadelede de somut sonuçlar aldıklarını vurgulayan Şimşek, beyanname sayısındaki artışın bunun en somut göstergesi olduğunu söyledi. Şimşek, 2022'de 3,8 milyon olan gelir vergisi beyanname sayısının 2024'te 5 milyonun üzerine çıktığı bilgisini verdi.

2025'te 473 bin mükellefin ilk kez beyanname verdiğine dikkati çeken Şimşek, "Yarım milyona yakın kişi ilk defa beyanname verdi. Bu program döneminde beyana dayalı vergiler düşen enflasyona rağmen her sene iki katına çıktı. Gelir vergisi mükellef sayısı 6,2 milyonu aştı." dedi.

Şimşek, denetimde etkinliğin de büyük katkı sağladığını belirterek, tahsilatta disiplinin bütçe performansında önemli rol oynadığını dile getirdi.

2 yıllık faiz dışı açıktan sonra geçen sene sınırlı da olsa faiz dışı fazlaya geçildiğine işaret eden Şimşek, bunun gelecek yıllarda faiz giderlerinin bütçe içindeki payını sınırlayacak önemli eşik olduğunu vurguladı.

"Hep birlikte daha iyisini başaracağız"
Şimşek, OVP hedeflerine değinerek, şöyle konuştu:

"OVP hedeflerimiz iddialı ama ben inanıyorum ki hep birlikte çok daha iyisini başaracağız. Bizim beklentimiz 2026 ve sonrasında da OVP hedeflerini sadece tutturmak değil, daha güçlü bir performans ortaya koymaktır. Bu mevcut performansın ötesine geçmemizi, çıtayı bir miktar daha yukarı çekmemizi bekliyorum."

Dijital dönüşüme de dikkati çeken Şimşek, yapay zekanın bütün alanlarda verimliliği artıracak şekilde devreye alınmasının önem taşıdığını anlattı. Şimşek, denetimden tahsilata birçok sürecin algoritmalarla desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, kayıt dışılıkla mücadelede de mevcut algoritmaların iyileştirilmesi, otomasyon süreçlerinin daha ileri aşamaya taşınması gerektiğini bildirdi.

Mükellefe saygı, mükellefle yapıcı diyalog ve rehberliğin esas olduğunu vurgulayan Şimşek, "Maliyenin korkutan değil, adil, güçlü ve yol gösteren yüzleri olacaksınız." diye konuştu.

Şimşek'in konuşmasının ardından emekli olan Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı Ayşe Dilbay'a, 35 yılını dolduran çalışanlar ile Gelir İdaresi'nde görev yapan personeldeki "en"lere teşekkür belgesi takdim edildi.

Muhabir: Ramazan Eles

Emeklilik bekleyenlere soğuk duş! Kötü haber canlı yayında geldi

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından kapsam dışında kalanlar ve staj mağdurları yeni bir düzenleme beklentisi içine girmişti. Ancak uzmanlardan gelen son açıklamalar, beklentilerin kısa vadede karşılanmasının zor olduğunu ortaya koydu. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, katıldığı bir yayında vatandaşlardan gelen soruları yanıtlarken, hem kademeli emeklilik konusuna açıklık getirdi hem de halihazırda emeklilik için gün sayanların yaptığı hatalara dikkat çekti. Özellikle doğum borçlanması ve Bağ-Kur geçişlerinde yapılan yanlış hesaplamaların, vatandaşlara pahalıya mal olduğu ifade edildi.

KADEMELİ EMEKLİLİK BEKLEYENLERE KÖTÜ HABER

EYT sonrası en çok merak edilen konuların başında gelen 'kademeli emeklilik' beklentisiyle ilgili soruları yanıtlayan Erdursun, yakın zamanda bir yasa değişikliği öngörmediğini belirtti. Mevcut ekonomik tablo ve sistemin dengeleri gözetildiğinde yeni bir yaş düzenlemesinin zor olduğuna işaret eden Erdursun, şu ifadeleri kullandı:

'Kısa vadede böyle bir düzenleme beklemiyorum. Çıksa bile EYT gibi yaş şartını tamamen kaldıran bir sistem olmaz. Muhtemelen yaş şartı korunur ama biraz aşağı çekilir.'

BİLİNÇSİZ BORÇLANMA EMEKLİLİĞİ EKONOMİK OLARAK ZORA SOKUYOR

Erdursun, emeklilik planlaması yaparken vatandaşların düştüğü en büyük hatanın 'gereksiz borçlanma' olduğunu vurguladı. Yayında 1987 doğumlu ve 2006 sigorta girişli bir çalışan örneği üzerinden durumu analiz eden uzman, 4897 prim günü bulunan bu kişinin fazladan ödeme yapmasına gerek olmadığını belirtti.

Vatandaşların sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısını karıştırdığına dikkat çeken Erdursun, şu uyarıda bulundu:

'58 yaşında, yani 2045 yılında emekli olacak. Önümüzde yaklaşık 19 yıl var. Zaten 4.897 günü var. Doğum borçlanmasını hiç ödemese de emekli olabilecek durumda.'

Ayrıca 25 yıllık sigortalılık süresinin yanlış yorumlandığını belirten Erdursun, konuya dair şu teknik detayı paylaştı:

'25 yıl prim ödemek demek değildir. İlk sigorta başlangıcından itibaren geçmesi gereken süreyi ifade eder. 25 yıl dolu dolu prim ödemek 9.000 güne karşılık gelir.'

ŞİRKET ORTAKLARINA BAĞ-KUR UYARISI: ŞARTLAR AĞIRLAŞABİLİR

Emeklilik planlamasında en kritik virajlardan biri de statü değişikliği. Özellikle son yıllarda 4A (SSK) statüsünden Bağ-Kur kapsamına geçenler veya şirket ortağı olanlar büyük bir riskle karşı karşıya. Son 7 yıl kuralı olarak bilinen hesaplamada Bağ-Kur günlerinin ağır basması durumunda emeklilik şartlarının tamamen değişebileceği kaydedildi.

Bu durumun emekliliği zorlaştıracağını belirten Erdursun, şu tespiti yaptı:

'Son 2.520 günün 1.261 gününden fazlası Bağkur olursa emeklilik şartları 4A'dan çıkar, Bağkur'a döner. Bu da 9.000 gün şartı demek.'

'ÖDENEN PARA ELDE EDİLECEK AVANTAJDAN FAZLA'

Erdursun, geçmişte sigorta girişi olup bunu unutan veya geç fark eden vatandaşların durumunu da değerlendirdi. 1990 girişli olmasına rağmen bunu yıllar sonra fark eden bir sigortalı üzerinden örnek veren Erdursun, şu çarpıcı hikayeyi aktardı:

'17 yaşındayken kısa süreli bir işte çalışmış, bir ay sonra bırakmış ve başlangıcını unutmuş. 2018'de e-Devlet'ten kontrol ettiğinde 1990 girişini görüyor.'

Ancak her erken emeklilik fırsatının finansal açıdan mantıklı olmadığına da vurgu yapıldı. Yüksek tutarlı borçlanma yaparak erken emekli olmanın matematiksel olarak zarar getirebileceği durumlar olduğu belirtildi. Erdursun, bu durumu şu hesaplamayla ortaya koydu:

'507 bin lira ödeyip iki yıl erken emekli olacak. Ama iki yıl erken emekli olduğunda alacağı toplam maaş yaklaşık 480 bin lira. Yani ödediği para, elde edeceği avantajdan fazla.'

EMEKLİ MAAŞINDA YÜZDE 35 KAYIP RİSKİ

SSK tavanından prim öderken son yıllarda Bağ-Kur'dan asgari düzeyde prim ödemeye başlayanların maaşlarında ciddi erime yaşanacağı ifade edildi. Özellikle beyaz yakalı çalışanları ilgilendiren bu konuda Erdursun, 'Bağkur'dan en düşük primle emekli olunduğunda maaş, SSK'ya kıyasla yaklaşık yüzde 30-35 daha düşük olabilir' diyerek vatandaşları uyardı.

Uzman isim, sürecin başında yapılan hataların telafisinin zor olduğunu belirterek sözlerini şu uyarı ile noktaladı:

'Sigorta başlangıcınızı, gün sayınızı ve hangi statüden emekli olacağınızı mutlaka kontrol edin. Küçük bir detay, 10-12 yıl geç emekliliğe neden olabilir.'

Muhabir: Haber Merkezi

Altının kilogram fiyatı düştü!

Altın piyasasında en düşük 6 milyon 849 bin lira, en yüksek 7 milyon 280 bin lirayı gören standart altının kilogram fiyatı, günün sonunda yüzde 0,7 düşüşle 7 milyon 280 bin lira oldu.

Standart altının kilogram fiyatı dün günü 7 milyon 330 bin liradan tamamlamıştı.

KMKTP'de altında toplam işlem hacmi 6 milyar 281 milyon 893 bin 146,16 lira, işlem miktarı ise 879,99 kilogram oldu.

Tüm metallerde toplam işlem hacmi ise 8 milyar 112 milyon 201 bin 160,96 lira olarak gerçekleşti.

Kaynak: AA

Altında büyük vurgun hazırlığı! İslam Memiş tarih ve rakam verdi

Gram altının 7 bin lira seviyesinin altına sarkmasıyla birlikte piyasalarda panik havası hakim oldu. Ons altının 4900 dolar seviyelerinde seyretmesi ve volatilitenin artması, yatırımcıların güvenli liman arayışını zorlaştırıyor. Finans Analisti İslam Memiş, katıldığı canlı yayında piyasalardaki bu sert dalgalanmaları yorumladı ve yatırımcıları bekleyen tehlikelere dikkat çekti. Memiş'e göre içinde bulunduğumuz yıl, piyasalar için tam anlamıyla bir 'manipülasyon yılı' olarak kayıtlara geçecek.

MANİPÜLASYON UYARISI GELDİ

Piyasalarda yaşanan anlık değişimlerin doğal akıştan ziyade müdahalelerle şekillendiğini savunan Memiş, geçtiğimiz ay yaşanan sert fiyat hareketlerini örnek gösterdi. Yatırımcıların panik yapmaması gerektiğini belirten uzman isim, şu ifadeleri kullandı:

'Orada 1200 liralık bir vurgun yaptılar ve ciddi anlamda bir kar elde ettiler. Şimdi her ne kadar güne altın fiyatları düşüşle başlasa da şu anda ons altın 4900 dolar seviyesinde'

CENEVRE'DEN GELECEK HABER BEKLENİYOR

Piyasanın yönünü belirleyecek en kritik gelişmelerden biri de jeopolitik gerilimler. Gözler Amerika Birleşik Devletleri ve İran heyetleri arasında Cenevre'de gerçekleşecek görüşmeye çevrildi. Memiş, bu masadan çıkacak kararın piyasalar üzerinde doğrudan etkili olacağını belirterek şöyle konuştu:

'Bugün önemli açıklamalar var. Amerika ile İran'ın Cenevre'de görüşmesi var. Buradan barış haberi mi, anlaşma haberi mi yoksa savaşa devam haberi mi gelecek? Ben şahsen müdahale bekliyorum. Bir anlaşma haberi gelse de çok inanmam, ancak biraz ertelenebilir'

HEDEFTEKİ RAKAMI DUYURDU: ALTIN VURUŞ GELİYOR

Düşüşlerin kalıcı olmayacağını ve ana trendin yukarı yönlü olduğunu savunan Memiş, yıl sonu için çok konuşulacak bir tahminde bulundu. 'Altın vuruş' olarak nitelendirdiği seviyeyi açıklayan analist, mevcut geri çekilmelerin alım fırsatı olduğunu vurgulayarak stratejisini şu sözlerle paylaştı:

'Bu yıl 6000 dolar seviyesini ons altında göstereceklerini düşünüyorum. Aslında altın vuruşu 6000 dolar seviyesinde yapacaklarını tahmin ediyorum. O yüzden 6000 dolara kadar her sakin seyri, her gerilemeyi bir alım fırsatı olarak değerlendirmeye devam ediyorum. Haftalık ve aylık bazda dalgalanmalar olacak ama ana trendin yukarı olduğunu düşünüyorum'

KUYUMCUDA KUYRUKLAR OLUŞACAK

Yatırımcı psikolojisinin piyasa hareketlerinde belirleyici olduğunu söyleyen Memiş, fiyatlar dip yaptığında oluşan 'daha da düşecek' algısının yanlış olduğunu belirtti. Yakın gelecekte yaşanacak senaryoyu çizen Memiş, şunları kaydetti:

'Düğün yapacaklar, borcu olanlar, fırsat kollayanlar var. Altın tarafında rüzgar dönünce insanlar düşüş bekliyor, düştüğünde de artık çıkmaz algısı oluşuyor. Bu algılar yanlış. Yaklaşık iki haftada gram altında 1000 liralık bir fark oluştu. Şu an kimse ilgilenmiyor ama 8000-9000 lira seviyeleri konuşulmaya başlayınca kuyumcularda kuyruklar oluşacaktır'

BU SEVİYEYİ GÖREN VEDALAŞMALI

Yükseliş beklentisinin yanı sıra, kar realizasyonu için de hayati uyarılar yapıldı. Belirli bir seviyeye gelindiğinde piyasadan çıkılması gerektiğini savunan Memiş, o noktada ev veya araba almak isteyenlerin harekete geçmesi gerektiğini, aksi halde büyük bir kaybın kapıda olduğunu belirtti:

'Bu bantta oyalanabilir ancak ana trend yukarı. 5900 dolar seviyelerine gelindiğinde dikkatli olmak gerekir. O seviyelerde ev, araba almak ya da iş kurmak isteyenler için altınla vedalaşma zamanı olabilir. Çünkü sonrasında sert bir satış dalgası olabilir. 10.000'i gösterip 8000'e, 9000'i gösterip 7000'e getirebilirler. Orada bir vurgun bekliyorum'

TRUMP KARARLARI VE KRİPTO PARA DETAYI

Altın dışındaki yatırım araçlarını da değerlendiren Memiş, gümüş ve kripto para yatırımcılarına seslendi. Özellikle ABD siyasetindeki gelişmelerin belirleyici olacağını vurgulayan analist, vergi tarifeleri konusuna dikkat çekti:

'Altına kıyasla gümüş yatırımcısı daha uzun bekleyebilir. Kripto paralar görece daha uygun görünüyor ancak Amerika'da mahkemenin açıklayacağı kararlar önemli. Trump'ın vergi tarifeleriyle ilgili kararları hakkında yapılacak açıklamalar piyasaları etkileyebilir'

ABD Başkanı Donald Trump'ın vergi tarifeleriyle ilgili vereceği kararın piyasada kırılma yaratabileceği, tarife iptali durumunda ons altında 4800 dolar seviyesinin destek olarak çalışabileceği ifade edildi.

Muhabir: Haber Merkezi

Restoranlardan yeni dönem: Kuver gitti POS’tan tercihli bahşiş geldi

Müşterilerin büyük tepkisine neden olan restoranların aldıkları yüksek kuver ve servis ücretlerini TAKVİM'in gündeme taşımasının ardından alınan karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Kuver ve servis ücreti alması yasaklanan restoranlar, gönüllü bahşiş sistemini devreye aldı. Bu sistemde müşteri bahşiş oranını kendi belirliyor, bahşiş POS’tan geçiyor ve vergi kaybı olmuyor. Vatandaşlardan durumu memnuniyetle karşılayan da var tepki gösteren de var.

Primi tamamlayan esnaf için yeni düzenleme! 7200 gün ile kadınlar 56 erkekler 58 yaşında emekli olabilecek

Esnafın emeklilik şartının Bağ-Kur reformu ile 9000’den 7200 prim güne çekilmesi için hazırlıklar sürüyor. Bu yöntem esnafa 1800 gün avantaj sağlayacak. Ancak esnafın daha erken emekli olmasının tek yolu da bu değil. Özellikle iki önemli formül öne çıkıyor.

2025 Turizm Raporu: Vizesiz Rotalar Yükselişte

GEZGİN PROFİLİ DEĞİŞİYOR: DENEYİM, GÜVEN VE REHBERLİK ÖN PLANDARaporda öne çıkan bir diğer önemli başlık ise gezgin beklentilerindeki belirgin dönüşüm oldu. 2025 verileri, seyahatseverlerin yalnızca destinasyona değil; turun içeriğine, organizasyon kalitesine ve rehberlik hizmetlerine daha fazla önem verdiğini ortaya koydu. Özellikle yurt dışı kültür turlarında, detaylı planlama, programın şeffaflığı ve kriz anlarında güven duygusu yaratan organizasyon yapısı, tercihleri doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer aldı. Prontotour verileri, gezginlerin artık “görmek” kadar “anlamak” istediğini gösteriyor. Rehberin anlatım gücü, grup yönetimi, yerel kültürle kurulan temas ve zamanın verimli kullanılması; memnuniyet düzeyini belirleyen temel faktörler olarak öne çıkıyor. Bu tablo, kültür turlarında standart program anlayışının yerini, daha nitelikli ve deneyim odaklı seyahat modellerine bıraktığını ortaya koyuyor. 2025 TURİZM VERİLERİ YURT DIŞI ODAKLI SEYAHATİ İŞARET EDİYORTürkiye’de seyahat alışkanlıklarına ışık tutan 2025 Turizm Raporu, yurt dışı kültür turlarına olan ilginin belirgin biçimde arttığını ortaya koydu. 48 bini aşkın rezervasyonun analiz edilmesiyle hazırlanan rapor, Türk gezgininin seyahat anlayışında önemli bir dönüşüm yaşandığını gösteriyor. Raporda, yalnızca destinasyon tercihleri değil; seyahat edenlerin beklentileri, yaş profili, seyahat süreleri ve program tercihlerine ilişkin dikkat çekici veriler yer aldı. Rapora göre 2025 yılında kültür odaklı seyahatlerin yaklaşık yüzde 70’i yurt dışı destinasyonlarda gerçekleştirildi. Bu oran, yurt dışı seyahatin yalnızca belirli bir kesimin tercihi olmaktan çıkarak daha geniş bir gezgin kitlesine yayıldığını ortaya koydu. Seyahat edenlerin yaş ortalamasının 42 olması ise kültür turlarına olan ilginin orta yaş grubunda yoğunlaştığını gösterdi. Raporda öne çıkan en belirgin başlıklardan biri, yurt dışı kültür turlarına yönelik talepteki artış oldu. Özellikle Avrupa şehirlerini kapsayan programlar, tarih ve kültürü bir arada sunan rotalar ile rehberli gezilerin yoğun ilgi gördüğü kaydedildi. Kültür turlarında çiftlerin oluşturduğu iki kişilik seyahatlerin en güçlü gezgin profili olduğu belirtildi. Paris, Roma ve Barselona gibi şehirler, romantik ve kültürel yapılarıyla çiftlerin en çok tercih ettiği destinasyonlar arasında yer aldı. Bunun yanı sıra Orta Avrupa turlarında Budapeşte, 2025 yılında en çok ziyaret edilen şehir olarak öne çıktı. Bir önceki yılın zirvesinde yer alan Prag’ın yerini alan Budapeşte, kültürel mirası ve ulaşım kolaylığıyla gezginlerin ilgisini çekti. VİZE SÜREÇLERİNE RAĞMEN TALEP AZALMADIRaporda dikkat çeken bir diğer unsur ise vize süreçlerinde yaşanan zorluklara rağmen yurt dışı seyahat talebinin düşmemesi oldu. Aksine, vizesiz veya kapıda vize uygulaması bulunan destinasyonlara yönelimin hız kazandığı görüldü. Özellikle Balkan ülkeleri, Mısır ve Japonya, vize süreçlerinin görece kolay olması nedeniyle 2025’te yoğun talep gören bölgeler arasında yer aldı. Vizesiz destinasyonlara olan bu ilgi, seyahatseverlerin planlama sürecinde esneklik ve öngörülebilirlik arayışında olduğunu gösterdi. Raporda, gezginlerin uzun ve belirsiz vize süreçleri yerine daha hızlı karar alabilecekleri rotalara yöneldiği ifade edildi. 2025 Turizm Raporu’nda deniz ve gemi turlarının da yükselişini sürdürdüğü belirtildi. Özellikle İngiliz Cunard Line firmasına ait Queen gemileri, yılın öne çıkan seyahat seçenekleri arasında yer aldı. Uzun rotaları, konforlu seyahat deneyimi ve planlı program yapısıyla bu gemilerin yoğun ilgi gördüğü kaydedildi. Ayrıca çocuklu ailelerin vizesiz deniz rotalarına yöneldiği, yaz aylarında deniz temalı programların talep açısından öne çıktığı raporda yer aldı. Maldivler ve Zanzibar, sosyal medya üzerinden en fazla talep edilen uzak deniz destinasyonları olurken; Sharm ve Budva, daha uygun bütçeli seçenekler arasında öne çıktı. YURT İÇİ VE YURT DIŞI TERCİHLER DENGELENDİRaporda, yurt dışı seyahatlerin artmasına rağmen yurt içi turizm talebinin tamamen geri planda kalmadığına da dikkat çekildi. Yurt içi turlarda Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Karadeniz ve Kapadokya rotaları öne çıktı. Özellikle kültürel içerikli ve rehberli programların yurt içinde de tercih edilmeye devam ettiği belirtildi. Otobüslü Büyük İskandinavya turu ise 2025 yılında en fazla gerçekleştirilen uzun rotalardan biri olarak kayıtlara geçti. Bu tur, hem kapsamlı program yapısı hem de çok sayıda ülkeyi kapsaması nedeniyle ilgi gördü. SATIN ALMA ALIŞKANLIKLARINDA ÇAĞRI MERKEZİ ÖNE ÇIKTI2025 Turizm Raporu’na göre seyahat satın alma süreçlerinde çağrı merkezi kanalı önemini korudu. Özellikle uzun süreli ve yüksek bütçeli turlarda gezginlerin birebir iletişimi tercih ettiği gözlemlendi. Raporda, gezginlerin program detayları, rehberlik hizmeti ve seyahat güvenliği konularında doğrudan bilgi almayı önemsedikleri vurgulandı. Seyahatlerin en yoğun olduğu dönem ise Kurban Bayramı olarak kaydedildi. Yaz ayları, toplam yolcu sayısı açısından yılın en hareketli dönemi oldu. Raporda dikkat çeken gelişmelerden biri de İzmir ve Ankara çıkışlı turların önceki yıla kıyasla daha hızlı büyümesi oldu. Bu artış, bölgesel çıkışlı tur programlarının erişilebilirliğinin ve talebinin yükseldiğini gösterdi. Büyük şehirler dışındaki gezginlerin de yurt dışı ve yurt içi turlara daha kolay ulaşabildiği belirtildi. GEZGİN PROFİLİ DEĞİŞİYOR2025 verileri, gezgin profilinde belirgin bir değişime işaret etti. Raporda, seyahatseverlerin artık yalnızca “gezmek” odaklı değil; güvenli, planlı ve rehberliği güçlü programlar aradığı vurgulandı. Program akışının net olması, rehberlik hizmetinin niteliği ve zaman yönetimi, gezginlerin karar sürecinde belirleyici faktörler arasında yer aldı. Bu durum, seyahat deneyiminin yalnızca destinasyonla sınırlı kalmadığını; hizmet kalitesi ve organizasyon yapısının da en az rota kadar önemli hale geldiğini ortaya koydu. 2025 “YURT DIŞI TATİL YILI” OLARAK ÖNE ÇIKTIRaporda yer alan veriler, 2025 yılının genel seyahat eğilimleri açısından “yurt dışı tatil yılı” olarak öne çıktığını gösterdi. Kültür turlarındaki artış, vizesiz destinasyonlara yönelim ve deniz-gemi turlarının yükselişi, Türk gezgininin seyahat anlayışında çeşitliliğin arttığını ortaya koydu. 2025 Turizm Raporu, önümüzdeki dönemde turizm sektöründe planlama, destinasyon geliştirme ve hizmet kalitesi konularının daha da önem kazanacağına işaret eden kapsamlı bir veri seti sundu.

En Düşük Emekli Maaşı Fark Ödemeleri Ne Zaman Yatacak? 3.119 TL Zam Farkı İçin Tarih Netleşti!

En düşük emekli maaşı fark ödemeleri ne zaman yatacak? 20 bin TL’ye yükseltilen en düşük emekli aylığı sonrası oluşan 3 bin 119 TL’lik zam farkı için milyonlarca emekli tarih araştırıyor. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı emeklilerini kapsayan fark ödemeleri hangi gün hesaplara geçecek? Net tarih belli oldu.

En Düşük Emekli Maaşı Fark Ödemeleri Ne Zaman Yapılacak?

En düşük emekli maaşının 16 bin 881 TL’den 20 bin TL’ye yükseltilmesiyle birlikte oluşan 3 bin 119 TL’lik fark ödemesi, maaşları zamlı tutardan önce eski tutar üzerinden yatan emeklilere ödenecek. Yapılan açıklamaya göre;

Maaşı 20 bin TL’nin altında kalan emeklilere 3 bin 119 TL’ye kadar fark ödemesi 4 Şubat tarihinde hesaplara yatırılacak.

Fark ödemeleri banka ve PTT hesapları üzerinden otomatik olarak yapılacak olup, emeklilerin herhangi bir başvuru yapmasına gerek bulunmuyor.

Para-40

En Düşük Emekli Maaşı Ne Kadar Oldu?

SSK ve Bağ-Kur emeklilerini kapsayan düzenleme TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Buna göre;

  • En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu

  • Daha önce 16 bin 881 TL alan yaklaşık 4 milyon 11 bin 700 emekli bu düzenlemeden faydalanıyordu

  • Yeni düzenleme ile birlikte yararlanan emekli sayısı 4 milyon 917 bine yükseldi

  • Düzenlemenin yıllık maliyeti 110,2 milyar TL olarak hesaplandı

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme, kök maaşı 17 bin 827 TL’nin altında olan emeklileri kapsıyor.

Para99 001-14

Kimler Emekli Maaşı Farkı Alacak?

  • En düşük emekli maaşı olan 16 bin 881 TL üzerinden ödeme alanlar

  • Maaşı 20 bin TL’nin altında kalan ve bu nedenle taban maaş kapsamına giren emekliler

  • SSK (4A), Bağ-Kur (4B) ve Emekli Sandığı kapsamındaki hak sahipleri

Bu gruptaki emeklilere 3 bin 119 TL’ye kadar fark ödemesi yapılacak.

4A SSK Emekli Maaşı Ödeme Günleri

  • Tahsis numarası sonu 9 olanlar → 17’sinde

  • 7 olanlar → 18’inde

  • 5 olanlar → 19’unda

  • 3 olanlar → 20’sinde

  • 1 olanlar → 21’inde

  • 8 olanlar → 22’sinde

  • 6 olanlar → 23’ünde

  • 4 olanlar → 24’ünde

  • 2 olanlar → 25’inde

  • 0 olanlar → 26’sında

4B Bağ-Kur Emekli Maaşı Ödeme Günleri

  • Tahsis numarası sonu 7, 7 ve 9 olanlar → 25’inde

  • 1 ve 3 olanlar → 26’sında

  • 4, 6 ve 8 olanlar → 27’sinde

  • 0 ve 2 olanlar → 28’inde

Muhabir: Mehmet Güllü Bozdaş

Altında 40 yılın en büyük çöküşü

Altın, 1983’ten bu yana en kötü günlük performansını kaydederken, gümüş tarihi bir yükseliş dalgasının ardından %30’dan fazla değer kaybetti. Kıymetli metalleri benzeri görülmemiş seviyelere taşıyan bu tarihi yükselişten sonra altın ve gümüş piyasaları sert bir şok yaşadı. Altın, son kırk yılı aşkın sürenin en kötü günlük performansını sergilerken, gümüş tek bir günde %30’u aşan sert bir çöküş gördü. Bu dönüş, aşırı yükseliş dönemlerinin ardından sert bir düzeltme yaşanabileceğine dair endişeleri yeniden gündeme taşıdı ve sıkılaşan para politikası ile güçlenen dolar ortamında kıymetli metallerin geleceğine ilişkin geniş çaplı soru işaretleri doğurdu.

Altın, cuma günü yaklaşık %12 gerileyerek 1983’ten bu yana en kötü günlük performansını kaydetmeye hazırlanıyor. Bu sert düzeltme, önceki seanslarda rekor seviyelere ulaşmasının ardından geldi. Söz konusu düşüş, bir önceki seansın fiyatı baz alındığında ons altının yaklaşık 4.921,64 dolara gerilemesi anlamına geliyor. Bu seviye, satışların ne denli sert olduğunu ve piyasanın karlı pozisyonların geniş çaplı tasfiye edildiği bir evreye girdiğini teyit ediyor.

Bu keskin düşüş; ABD Merkez Bankası’nın (Fed) başına daha şahin bir yönetimin geçebileceğine yönelik artan spekülasyonlar, uzun süren zayıflık döneminin ardından ABD dolarının toparlanması ve faiz beklentilerinin yeniden fiyatlanması—hızlı ve derin faiz indirimlerine dair bahislerin azaltılması—gibi gelişmelerin gölgesinde yaşandı. Bu faktörlerin tamamı, daha önce parasal gevşeme beklentileri ve jeopolitik risklerden en fazla fayda sağlayan altın üzerinde güçlü bir baskı oluşturdu.

Gümüş ise daha az etkilenmedi; aksine en ağır darbeyi aldı. Beyaz metalin onsu, cuma günü spot işlemlerde %30’dan fazla düşerek 80,56 dolara geriledi. Gümüş, bir gün önce perşembe günü 121,64 dolar ile eşi benzeri görülmemiş bir rekor seviyeye ulaşmıştı. Bu da piyasaların tek bir seansta haftalar boyunca biriken devasa kazançları sildiğini ve bunun modern gümüş tarihindeki en sert günlük çöküşlerden biri olduğunu gösteriyor.

analistler bu serbest düşüşü; neredeyse dikey bir yükselişin ardından oluşan aşırı alım doygunluğu, spekülatörlerin toplu şekilde piyasadan çıkışı, düzeltme dalgalarında gümüş ile altın arasındaki yüksek korelasyon ve bazı piyasalarda teminat (marjin) gerekliliklerinin artırılması gibi faktörlere bağlıyor. Bu unsurların tümü, zorunlu satışları daha da hızlandırdı.

GÜNCEL ALTIN VERİLERİ

GRAM ALTIN FİYATI

Alış: 6.786,60

Satış: 6.788,96

ALTIN/ONS DOLAR FİYATI

Alış: 4.887,31

Satış: 4.901,16

ÇEYREK ALTIN FİYATI

Alış: 10.858,56

Satış: 11.099,95

CUMHURİYET ALTINI FİYATI

Alış: 43.434,24

Satış: 44.264,04

TAM ALTIN FİYATI

Alış: 46.504,00

Satış: 48.204,00

YARIM ALTIN FİYATI

Alış: 21.649,25

Satış: 22.199,91

Muhabir: Muhammed Mahsum Tuna

Emekli maaşı farkı ne zaman ödenecek? Tarih belli oldu

5 milyona yakın en düşük emekli maaşı alan vatandaşları ilgilendiren düzenlemeyle birlikte 3 bin 119 liralık Ocak ayı emekli maaş farkının ne zaman hesaplara geçeceği de araştırılıyor.

En düşük emekli maaşı alanların maaşları 16 bin 881 lira olarak hesaplara geçti.

En düşük emekli maaşı dışında kalan ancak maaşı 20 bin liranın altında olanlar da en düşük emekli maaşı kategorisine girdiği için onlara da fark yatacak.

Maaşı 20 bin TL’nin altında kalan emeklilere 3 bin 119 TL’ye kadar fark ödemesi 4 Şubat’ta yapılacak.

En düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılan değişiklikle yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı ödenenlere ve hak sahiplerine dosya bazında 16 bin 881 lira olarak öngörülen aylık asgari ödeme tutarı, 2026 yılı ocak ayı ödeme döneminden itibaren 20 bin liraya yükseltildi.

4A SSK EMEKLİ MAAŞ ÖDEME TARİHLERİ

Tahsis numarası son rakamı 9 olanlar ayın 17'sinde,

Tahsis numarası son rakamı 7 olanlar ayın 18'inde,

Tahsis numarası son rakamı 5 olanlar ayın 19'unda,

Tahsis numarası son rakamı 3 olanlar ayın 20'sinde,

Tahsis numarası son rakamı 1 olanlar ayın 21'sinde,

Tahsis numarası son rakamı 8 olanlar ayın 22'sinde,

Tahsis numarası son rakamı 6 olanlar ayın 23'ünde,

Tahsis numarası son rakamı 4 olanlar ayın 24'ünde,

Tahsis numarası son rakamı 2 olanlar ayın 25'inde,

Tahsis numarası son rakamı 0 olanlar ayın 26'sında emekli maaşlarını alıyor.

BAĞKUR (4B) EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ

Tahsis numarası son rakamı 7,7 ve 9 olanlar ayın 25'inde,

Tahsis numarası son rakamı 1 ve 3 olanlar ayın 26'sınde,

Tahsis numarası son rakamı 4, 6 ve 8 olanlar ayın 27'sinde,

Tahsis numarası son rakamı 0 ve 2 olanlar her ayın 28'inde emekli maaşlarını alıyor.

Muhabir: Mehmet Yaman

ABD-İran gerilimi petrol fiyatlarını artırdı

İran'daki rejim tartışmaları ve protestolarda yaşanan can kaybı ABD'nin müdahale riskini doğurdu.

İran yönetimi ile restleşen ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi uygulama kararı tepki gördü.

ABD'nin İran'ın müttefiklerine gümrük vergisi uygulaması sonrasında petrol fiyatları yükseldi.

HAM PETROL: 59,7 DOLAR

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın ticaret ortaklarına yeni gümrük vergileri getireceğini açıklamasının ardından, WTI ham petrol vadeli işlemleri varil başına yaklaşık 59,7 dolara yükselerek bir aydan fazla süredir en yüksek seviyesine ulaştı.

BRENT PETROL, 63,71 DOLAR

Brent petrol ise yüzde 0,25 oranında primle 63,71 dolar seviyelerinde işlem görüyor.

TRUMP'IN KARARI PETROL FİYATLARINI ARTTIRDI

Trump, İran'la iş yapan herhangi bir ülkenin mallarına yüzde 25 gümrük vergisi uygulayacağını söyleyerek, ülke genelinde yaygın protestoların ortasında baskıyı artırdı.

Yeni gümrük vergilerine ek olarak, Trump İran'a karşı olası askeri harekat uyarısında da bulunarak bölgedeki belirsizliği artırdı.

Bu gelişmeler, küresel arzın önemli bir kaynağı olan İran petrol ihracatında potansiyel aksamalara ilişkin korkuları körükledi.

Arz endişeleri başka yerlerde de arttı. Kazakistan'ın petrol üretimi, olumsuz hava koşulları, bakım çalışmaları ve Ukrayna insansız hava aracı saldırılarının Rus altyapısına verdiği hasardan etkileniyor.

Muhabir: Ramazan Eles

Elon Musk: Emeklilik için para biriktirmeye gerek yok

Business Insider'ın haberine göre; Musk, “Moonshots with Peter Diamandis” isimli podcast'in son bölümünde yaptığı değerlendirmede, “Bir önerim var: Önümüzdeki 10-20 yıl için emeklilik adına para kenara koyma konusunda endişelenmeyin. Bunun bir önemi kalmayacak” dedi.

“Eğer konuştuklarımız gerçekleşirse, emeklilik için para biriktirmek tamamen anlamsız hale gelir” ifadelerini kullanan Musk, gelecekte herkesin “evrensel yüksek gelir” türünde bir modele erişebileceğini savundu.

Serveti 600 milyar doları aşan Musk, yapay zeka, robotik ve enerji teknolojilerinin üretkenliği katlayacağını ve bunun sonucunda kıtlık yerine bolluk döneminin başlayacağını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:

“Geleceğin iyi tarafı şu: İsteyen herkes istediği şeye sahip olabilecek”

Musk’a göre bu gelecek; herkes için ücretsiz bilgiye erişimin, ileri tıbbi hizmetlerin ve sınırsız mal-hizmet üretiminin standart olduğu bir sistem anlamına geliyor. Musk, “Beş yıl içinde bugünün en iyi sağlık hizmetinden daha ilerisi herkese sunulabilir” ifadelerini kullandı.

“İşinizin bir önemi kalmayacak”
Ancak Musk, bu dönüşümün sarsıntısız olmayacağına dikkat çekerek toplumsal çalkantılar ve kimlik krizleri yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu:

“Eğer istediğiniz her şeye sahipseniz, gerçekten istediğiniz gelecek bu mu? Çünkü bu durumda işinizin bir önemi kalmayacak.”

Muhabir: Ramazan Eles

Hazine, 78,3 milyar lira borçlandı

Hazine ve Maliye Bakanlığı, bugün iki tahvil ihalesi gerçekleştirdi.

Hazine gerçekleştirdiği iki tahvil ihalesinde 78 milyar 304,5 milyon lira borçlandı.

BİRİNCİ İHALE 2 YILLIK

Bakanlık ilk ihalesinde 2 yıl (637 gün) vadeli, 6 ayda bir yüzde 18,39 sabit kupon ödemeli devlet tahvilinin yeniden ihracı gerçekleştirildi.

İhalede basit faiz yüzde 33,99, bileşik faiz yüzde 36,87 oldu.

Nominal teklifin 70 milyar 739 milyon lirayı bulduğu ihalede, nominal satış 22 milyar 932 milyon lira, net satış 25 milyar 754,4 milyon lira olarak hesaplandı.

Kamudan gelen 9,9 milyar liralık teklifin tamamının karşılandığı ihalede, piyasa yapıcılarından 66 milyar 171,4 milyon liralık teklif alındı ve bu kesime 20 milyar liralık satış yapıldı.

İKİNCİ İHALE 5 YILLIK

İkinci ihalede ise 5 yıl (1820 gün) vadeli, 6 ayda bir yüzde 2,65 reel kupon ödemeli TÜFE'ye endeksli devlet tahvilinin ilk ihracına imza atıldı. İhalede reel basit faiz yüzde 5,3, reel bileşik faiz yüzde 5,37 oldu.

Nominal teklifin 7 milyar 111 milyon lirayı bulduğu ihalede, nominal satış 650 milyon lira, net satış 650,1 milyon lira olarak belirlendi.

Kamudan gelen 20 milyar liralık teklifin tamamının karşılandığı ihalede, piyasa yapıcılarından 8 milyar 27,8 milyon liralık teklif alındı ve bu kesime 2 milyar liralık satış yapıldı.


Muhabir: Ramazan Eles

Motorine zam geliyor

Brent petrolde hareketlilik sürüyor, bu durum da akaryakıt fiyatlarını etkiliyor.

Vatandaşlar benzin, motorin ve otogaz fiyatlarını takibe devam ediyor.

Bu seferki gelişme, araç sahiplerini üzecek.

ZAM GELİYOR

Döviz kurlarındaki dalgalanma ve petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş akaryakıt ürünlerine zam olarak yansıyor.

MOTORİNE ZAM YOLDA

10 Ocak tarihinde 93 kuruş indirime gidilen motorine bu sefer zam gelmesi bekleniyor.

Yarından itibaren motorine 1,08 lira zam gelmesi öngörülüyor.

FİYATLAR NE KADAR OLACAK

İstanbul'da motorinin litre fiyatı 54,76 liraya, Ankara'da 55,86 liraya, İzmir'de ise 56,13 liraya yükselmesi bekleniyor.

AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?

Türkiye'de benzin ve motorin fiyatları hesaplanırken; Gümrüksüz rafineri fiyatına ÖTV ve EPDK payının eklenmesiyle KDV hariç Rafineri satış fiyatı bulunuyor.

Gümrüksüz Rafineri Fiyatı hesaplanırken ise, Akdeniz-İtalyan piyasasında yayınlanan günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ve günlük dolar kuru takip edilerek, belli bir fiyat değişim farkında gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı elde ediliyor.

Muhabir: Ramazan Eles

Borsa İstanbul günü tarihi zirvede kapattı

BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 321,78 puan artarken, toplam işlem hacmi 175,4 milyar lira oldu.

Bankacılık endeksi yüzde 1,78, holding endeksi yüzde 2,11 değer kazandı.

Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 3,23 ile ulaştırma, en çok kaybettiren ise yüzde 2,50 ile tekstil deri oldu.

KÜRESEL PİYASALARIN ETKİSİ

Küresel piyasalar, yapay zeka ve teknoloji şirketlerine ilişkin iyimserliğin devam etmesi ile ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesi sonrası petrol ve savunma sanayisi şirketlerinde görülen yükselişlerin etkisiyle pozitif seyrediyor.

Yurt içinde BIST 100 endeksi, bu gelişmelerin yanı sıra endeks ağırlığı yüksek hisselerde görülen yüksek hacimli alımların etkisiyle günü pozitif bir seyirle 12.000 puanın üzerinde rekor seviyeden tamamladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan reel efektif döviz kuru (REK) endeksi, aralıkta Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) bazında 0,68 puan azalarak 71,11'e düştü.

GÖZLER VERİLERDE

Analistler, yarın yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise Almanya'da işsizlik oranı, Avro Bölgesi'nde enflasyon, ABD'de ADP özel sektör istihdamı ve JOLTS açık iş sayısı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.100 ve 12.200 puanın direnç, 11.900 ve 11.800 puanın ise destek konumunda olduğunu ifade etti.

Muhabir: Ramazan Eles

Mehmet Şimşek: Tedarikçilere yönelik kapsamlı bir derecelendirme sistemi hayata geçiriyoruz

Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdürlüğü, kamunun mal ve hizmet aldığı tedarikçiler için derecelendirme sistemini devreye alıyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre DMO, merkezi olarak kamu kurum ve kuruluşlarının mal ve hizmet ihtiyaçlarının temini görevini yürütüyor.

TEDARİKÇİ DERECELENDİRME VE SERTİFİKASYON SİSTEMİ KURULUYOR

Bu kapsamda kurum, kamu alımlarında tarafsız ve nesnel değerlendirmeler sonucunda adayların yeterlilikleri ve ürünlerin teknik uygunluğunun tespit edilmesi, hatalı ürün alımının engellenmesi ile buna ilişkin olası risklerin önceden belirlenmesi amacıyla Tedarikçi Derecelendirme ve Sertifikasyon Sistemi'ni kuruyor.

DMO, sistemle tedarikçilerin ürün ve hizmet kalitesinin artırılmasıyla kamu kurum ve kuruluşlarına daha kaliteli hizmet sunulmasını, yerli üretimin desteklenmesini, tedarikçilerin üretim, pazar ve rekabet kabiliyetlerinin geliştirilmesine katkı sağlanmasını amaçlıyor.

Ofis, söz konusu derecelendirme sistemine yönelik çalışmalarını tamamladı.

AVANTAJ YA DA KISITLAMALAR GELECEK

Buna göre, sistem kapsamında tedarikçiler, çeşitli sayısal ve niteliksel kriterler esas alınarak, istatistiki analiz ve tekniklerden yararlanılarak puanlanacak.

DMO'nun e-satış portalında yer alan tedarikçiler, katalogda yer alma kabiliyetleri, mali yapıları, yerli üretici konumunda olup olmadıkları, katalog anlaşmalarına uyumluluk düzeyleri, ürünlerin kalite düzeyleri ve satış sonrası sundukları hizmet kalitesi gibi kriterlere göre puanlanıp derecelendirilecek.

Böylece, derecelendirilen tedarikçilere, bulundukları sınıflara göre uygulanacak avantaj ve kısıtlamaları içerecek bir sertifika verilecek.

DMO tarafından Tedarikçi Derecelendirme ve Sertifikasyon Sistemi'nin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar da belirlendi.

"TEDARİKÇİLER SERTİFİKALANDIRILACAK"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de DMO tarafından uygulanan toplu alım modelinin önemine işaret ederek, "DMO şimdi de alım yaptığı tedarikçileri belirli kriterlere göre sertifikalandıracak. Bu uygulama, kamunun belirli standartlarda alım yapmasına, kamu kurumlarının temin ettiği mal ve hizmet kalitesinin artmasına hem de kamu alımlarında yerli üretimin öne çıkmasına katkı sağlayacak." dedi.

"TEDARİKÇİLERE YÖNELİK DERECELENDİRME SİSTEMİNİ HAYATA GEÇİRİYORUZ"

Bakan Şimşek, konuya ilişkin sosyal medya platformu X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu sözleri kullandı:

Kamunun mal ve hizmet alımlarında yerli üretimi desteklemek, standartları güçlendirmek ve kaliteyi artırmak amacıyla tedarikçilere yönelik kapsamlı bir derecelendirme sistemini hayata geçiriyoruz.

Muhabir: Ramazan Eles

Altının gramı 6 bin 177 liradan işlem görüyor

Dün ons altındaki yükselişe paralel değer kazanan gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 2,5 artışla 6 bin 143 liradan tamamladı.

Güne artışla başlayan gram altın, saat 10.15 itibarıyla yüzde 0,6 değer kazancıyla 6 bin 177 lira seviyesinde bulunuyor.

ONS ALTIN 4 BİN 445 DOLAR SEVİYESİNDE

Çeyrek altın 10 bin 440 liradan, cumhuriyet altını ise 41 bin 600 liradan satılıyor.

Dün altının ons fiyatı yüzde 2,6 artışla 4 bin 445 dolardan kapanırken, yeni işlem gününde de yüzde 0,4 primle 4 bin 462 dolarda işlem görüyor.

PETROL FİYATLARI GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR

ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesi sonrası petrol arzının gelecekte artabileceğine ilişkin değerlendirmeler öne çıkarken petrol fiyatları, bu gelişmelerden dolayı gerilemeye devam ediyor.

Petrol fiyatlarındaki düşüş başta enflasyonla mücadele olmak üzere merkez bankalarına politika alanı tanırken, kıymetli metallere ulaşım maliyetlerinin de gerilemesini sağlıyor.

Muhabir: Ramazan Eles

Altın fiyatlarında son durum!

Altın piyasasında yaşanan hareketlilik yatırımcıların ve vatandaşların yakın takibinde yer alıyor.

İşte 27 Aralık 2025 Cumartesi gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu;

* Gram altın satış fiyatı: 6.250,52 TL

* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.368,00 TL

* Yarım altın satış fiyatı: 20.731,00 TL

* Tam altın satış fiyatı: 41.150,56 TL

* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 41.271,00 TL

* Gremse altın satış fiyatı: 103.191,98 TL

* Ons altın satış fiyatı: 4.531,47 dolar

Muhabir: HİLAL HİKMET YEŞİLBUDAK

AB liderleri, dondurulmuş Rusya varlıklarıyla Ukrayna’ya mali desteği tartışacak

AA

BRÜKSEL (AA) – AB’nin 27 üyesinin devlet veya hükümet başkanlarının katılımıyla Belçika’nın başkenti Brüksel’de yarın AB Liderler Zirvesi düzenlenecek.

Noel dönemi öncesinde yapılacak yılın son zirvesine, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa başkanlık edecek.

Zirveye, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da katılacak.

Üst düzey bir AB yetkilisinden alınan bilgiye göre, zirvenin ana konusu Ukrayna’ya mali destek sağlanması olacak.

Liderler, toplantının başında Ukrayna’daki son gelişmeleri ve AB’nin ülkeye desteğini nasıl sürdürebileceğini değerlendirecek.

Bu oturuma, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy video konferansla bağlanacak. Zelenskiy’nin ardından AB liderleri Ukrayna konusundaki istişarelerine kendi aralarında devam edecek.

Ukrayna başlığında liderlerin ana gündeminde ülkeye nasıl mali destek sağlanacağı yer alacak.

AB ve üye ülkeleri bugüne kadar Ukrayna’ya 66 milyar avrosu askeri destek olmak üzere toplam 187,3 milyar avro kaynak sağladı ancak Ukrayna’nın savaşı sürdürebilmesi için devamlı mali destek alması gerekiyor.

Gelecek yılın ilk çeyreğinde Ukrayna’nın finansal kaynaklarının tükenmesi bekleniyor.

Tazminat kredisi planı

AB ülkelerinin liderleri, Rusya’nın dondurulmuş varlıklarından Ukrayna’ya sağlanacak “tazminat kredisi” planını tartışacak.

AB Komisyonu, uzun süredir Rusya’nın dondurulmuş varlıklarının Ukrayna’ya sunulacak krediye teminat olarak kullanılması fikri üzerinde çalışıyor.

Plan kapsamında Ukrayna’ya ciddi miktarda kredi sağlanması, Ukrayna’nın bu krediyi sadece Rusya’nın savaş tazminatı vermesi halinde geri ödemesi öngörülüyor.

Belçika Başbakanı Bart De Wever ise 185 milyar avroluk kısmı ülkesindeki Euroclear finans kuruluşunda bulunan ve yaptırımlar kapsamında hareketsizleştirilen Rus varlıklarının, Ukrayna’ya sağlanacak kredinin teminatı olarak kullanılması için risklerin paylaşılması, birlikte hareket edilmesi ve yasal dayanakların açık biçimde ortaya konulmasını şart koşuyor.

Rus varlıklarına alternatif çözüm üretilmesini Belçika’nın yanı sıra İtalya, Malta ve Bulgaristan destekliyor. Macaristan, Slovakya ve Çekya ise Ukrayna’ya mali desteğe karşı çıkıyor.

AB ülkeleri, geçen hafta da Rusya’nın 210 milyar avroyu bulan varlıklarını süresiz dondurma kararı aldı.

Süresiz varlık dondurma kararı ve verilen çeşitli güvenceler ile Belçika’nın, Rus varlıklarının Ukrayna’ya sağlanacak krediye teminat olarak kullandırılması planına destek vermesi de hedefleniyor.

Bu noktada dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna’ya kullandırılması için oy birliği yerine nitelikli oy çokluğu yeterli oluyor. Nitelikli oy çokluğu ile bir kararın geçmesi için en az 15 üye ülkenin olumlu oy vermesi, bu ülkelerin toplam AB nüfusunun en az yüzde 65’ini temsil etmesi yeterli oluyor.

Bu nedenle zirvede, AB liderlerinin nitelikli oy çokluğuyla Rusya’nın dondurulmuş varlıklarını Ukrayna’ya kullandırmaya yönelik bir karar almaları bekleniyor.

Liderler, Ukrayna oturumundan sonra Birliğin 2028-2034 dönemi bütçesini içeren yaklaşık 2 trilyon avroluk Çok Yıllı Mali Çerçevesi konusunda fikirlerini paylaşacak.

Uzun vadeli AB bütçesi, üye ülkelerin gelecekteki bütçeye ne oranda katkı sağlayacakları, bütçenin hangi alanlara odaklanacağı gibi konularda tartışmalara sahne oluyor. Bu konuda henüz hızla bir karar almaya ihtiyaç duyulmuyor.

Genişleme konusunda da stratejik bir tartışma yapacak liderlerin, somut karar alması beklenmiyor. Aynı zamanda liderler, jeoekonomik durum ve bunun AB’nin rekabet gücünü nasıl etkilediği konusunda görüşlerini paylaşacak.

Muhabir: Ata Ufuk Şeker

Türkiye’den yılbaşı için 12 milyon dolarlık çiçek ihracatı

AA

ANTALYA (AA) – Çiçek sektöründe, aralık ayının başından itibaren yılbaşı hareketliliği yaşanıyor. Seralardan toplanan çiçekler, paketleme tesislerinde ambalajlanarak yurt içine ve dışına gönderiliyor.

Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, AA muhabirine, yılbaşı sevkiyatlarında sona doğru geldiklerini ve ilave siparişleri hazırladıklarını söyledi.

Yılbaşı için 12 milyon dolarlık kesme çiçek ihracatı gerçekleştirdiklerini belirten Yılmaz, “Yılbaşı için yaklaşık 72 milyon dal çiçek gönderimimiz oldu. En büyük pazarımız Hollanda. Hollanda’nın dışında İngiltere, Almanya, Bulgaristan, Romanya gibi ülkelere de önemli miktarda satış yaptık. Bu dönemde 35 ülkeye ihracat gerçekleştirdik.” dedi.

Yılmaz, geçen yıla göre ihracatta yüzde 15’lik bir artış yakaladıklarını bildirdi.

En fazla kırmızı karanfil ihraç edildi

Yılbaşı için özellikle kırmızı renk çiçeklerin talep gördüğünü ifade eden Yılmaz, kırmızının dışında beyaz, bordo, mor renkteki çiçeklerin de tercih edildiğini kaydetti.

Türkiye’nin süs bitkilerinde en önemli ihracat ürününün karanfil olduğunu dile getiren Yılmaz, “En çok üretimini ve ihracatını yaptığımız ürün karanfil. Yılbaşı için de en fazla karanfil gönderdik. Karanfilin yanında hüsnüyusuf gibi çiçeklerden de satışlarımız oldu.” diye konuştu.

Muhabir: Hatice Özdemir Tosun

Orhan Aydın: 2053 vizyonu, sadece bir gelecek hedefi değildir, stratejik bir yol haritasıdır

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği'nin (ASKON), düzenlediği Sanayiyle Büyüyen Türkiye-ASKON 2053 Vizyon Zirvesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla yapıldı. Zirvede, Türkiye'nin 2053'e uzanan sanayi vizyonu, üretimde inovasyon, dijital dönüşüm, teknoloji yatırımları, sürdürülebilir sanayi stratejileri ve küresel rekabet gücü gibi başlıklar çerçevesinde ele alındı.

Milli27-1


Sanayiyle Büyüyen Türkiye-ASKON 2053 Vizyon Zirvesi'nde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Daha yeni başlıyoruz; Türkiye Yüzyıl’ını inşallah hep birlikte çok güçlü şekilde inşa etmek için şimdi yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Şüphesiz bu yolculuğun en önemli başlıklarından biri Milli Teknoloji Hamlesidir. Milli Teknoloji Hamlesi, en kısa tarifiyle tam bağımsız Türkiye yolculuğudur” dedi.

Milli25-2

İstanbul’da yapılan toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, "Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 2053 vizyonu, sadece bir gelecek hedefi değildir. Türkiye’nin teknolojide, sanayide, ihracatta ve küresel rekabette zirveye yürüme iradesini temsil eden stratejik bir yol haritasıdır" diyerek, hedeflerinin 2053 Türkiye'sinde daha güçlü, daha bağımsız, daha yüksek teknoloji üreten ve dünyanın en rekabetçi sanayi ülkeleri arasına girmiş bir Türkiye inşa etmek olduğunu söyledi.

Başkan Aydın ayrıca;

Türkiye'nin genç nüfusu, dinamik girişimcilik ruhu ve gelişen teknoloji ekosistemi ile geleceğe en iyi hazırlanan ülkelerden biri olduğunu belirten Orhan Aydın, yarınları belirleyecek olanın sadece büyük fabrikaların değil, bugün kurulan vizyoner girişimlerin olacağını kaydetti.

Aydın, startup’ların desteklenmesi, teknoloji kümelenmelerinin artırılması ve üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesinin 2053 vizyonlarının en kritik başlıkları arasında olduğunu ifade ederek, "ASKON olarak genç girişimcilere kapılarımızı sonuna kadar açıyor, yenilikçi çözümler için büyük bir ekosistem oluşturuyor ve Anadolu’nun üretim gücünü küresel rekabete hazırlıyoruz." dedi.

Milli28-1


-Türkiye’nin Geleceği Milli Teknoloji Hamlesi
"Türkiye'nin Geleceği: Milli Teknoloji Hamlesi" başlıklı sunum gerçekleştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, ASKON'un "2053 Vizyonu" ile Türk sanayisinin geleceğini planlamak ve istişare etmek üzere düzenlediği bu etkinliğin hızla kurumsallaşmasını ve Türkiye'nin kalkınma yolculuğuna eşsiz katkılar sunmasını diledi.

ASKON'un yolculuklarında en sağlam yol arkadaşlarından olduğunu ifade eden Kacır, "Karşılaştığımız her sınamada, her meydan okumada, her zorlukta sizlerle, ASKON üyesi iş insanlarımızla, müteşebbislerimizle omuz omuza verdik, sırt sırta verdik ve büyük başarı hikayelerini hep birlikte bugüne kadar hayata geçirdik." diye konuştu.

-"Daha yeni başlıyoruz"
Kacır, "Şimdiye kadar yaptıklarımız, bundan sonrasında yapacaklarımızın ancak fragmanı niteliğindedir. Daha yeni başlıyoruz. Türkiye Yüzyılı'nı hep birlikte çok güçlü şekilde inşa etmek için şimdi yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Şüphesiz bu yolculuğun en önemli başlıklarından biri Milli Teknoloji Hamlesi." dedi.

Milli Teknoloji Hamlesi'nin Türkiye'nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık yolculuğunun adı olduğunu dile getiren Kacır, "Milli Teknoloji Hamlesi, Türkiye'nin yüksek katma değerli ürünleri ve hizmetleri rekabetçi şekilde kendi imkanlarıyla, kendi yetkinlikleriyle, kabiliyetleriyle geliştirebilmesinin, üretebilmesinin ve dünyaya sunabilmesinin yolculuğu. Milli Teknoloji Hamlesi, en kısa tarifiyle tam bağımsız Türkiye yolculuğu." değerlendirmesinde bulundu.

Zirveye Bakan Kacır’ın yanı sıra Denizli Milletvekili Cahit Özkan, İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, Bayrampaşa Kaymakamı Abdullah Çiftçi, Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu, İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve çok sayıda iş insanı katılım sağladı.


Asgari ücrete ne kadar zam gelecek? Konuşulan rakamlar

Milyonlarca çalışan 2026 yılında geçerli olacak asgari ücretin belirlenmesi için Asgari Ücret Tespit Komisyonu'ndan çıkacak sonucu merakla bekliyor. Asgari ücret için zam maratonu, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun aralık ayında yapacağı ilk toplantı ile başlayacak. Zam işçi-işveren ve hükümet temsilcilerinin vereceği karar ile belli olacak.

Peki asgari ücrette hangi zam senaryoları konuşuluyor? Yeni asgari ücret ne kadar olacak?

GÖZLER ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU'NUN TOPLANTISINDA
Asgari ücret her yılın son ayında bir araya gelen Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun çalışmalarıyla belirleniyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen Asgari Ücret Tespit Komisyonu, her yıl Aralık ayının ilk haftasında bir araya geliyor. Komisyonun toplanacağı tarih henüz netleşmese de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, aralık ayının başlarında ilk toplantının yapılacağını duyurdu.

Bakan Işıkhan: Bu yüzyılı emeğin, üretimin, kalkınmanın yüzyılı yapma sözümüzde kararlıyız

BAKAN IŞIKHAN'DAN ASGARİ ÜCRET AÇIKLAMASI
Asgari ücretin çalışma hayatında en temel ücret seviyesini ifade eden bir gösterge olduğunu vurgulayan Işıkhan, "Bu süreçte temel önceliğimiz, sosyal diyalog çerçevesinde tarafların ortak akılla uzlaşmaya varmasıdır. Komisyondan hem çalışanlarımızın refahını koruyan hem de işverenlerimizin üretim ve istihdam gücünü gözeten optimal bir seviyenin ortaya çıkacağına inanıyorum" dedi.

KULİSLERDE HANGİ RAKAMLAR KONUŞULUYOR?
Kulislerde asgari ücret zammına ilişkin olarak hükümetin geçen yıl izlediği politika hatırlatılıyor. Komisyon, 2024 yılında gerçekleşen enflasyon oranı yerine 2025 yılı için hedeflenen enflasyon verisini dikkate almıştı.

Geçtiğimiz yıl yüzde 44 enflasyona karşın komisyon asgari ücrete yüzde 30 zam yapmıştı. Sabah Gazetesi'nde yer alan habere göre kulislerde bu yılda hükümetin yürütülen sıkı para politikaları doğrultusunda yine hedeflenen enflasyona göre karar verebileceği iddia ediliyor.

Asgari ücrete 'Gerçekleşen mi yoksa hedef enflasyona göre mi zam yapılacak?' tartışmaları sürerken, yüzde 20 ila yüzde 30 zam oranları konuşulmaya başladı.

Enflasyon beklentileri doğrultusunda bir zam yapılırsa asgari ücret yüzde 20 artışla net 26.525,60 TL olacak. Yüzde 25'ten fazla yapılırsa 27 bin TL'nin üzerine çıkacak. Gerçekleşen enflasyona göre yani yüzde 30 üzerinde bir oranda zam yapılırsa asgari ücret bu rakamı aşacak.

Asgari ücret maratonunda sona gelindi: Bu hafta belli olacak

MASADAKİ DİĞER SENARYOLAR NE?
Asgari ücret için ilk olarak Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon tahmini öne çıkıyor. TCMB'nin yüzde 31-33 aralığındaki yıl sonu hedefine göre, asgari ücrete yüzde 31 zam yapılırsa net 28 bin 956 TL, yüzde 32 zam yapılırsa net 29 bin 177 TL ve yüzde 33 zam yapılırsa da net 29 bin 398 TL olacak.

Merkez Bankası'nın 2026 yılı için hedeflediği yüzde 16'lık enflasyon oranına göre zam yapılırsa ise net 25 bin 640 TL, brüt ise 30 bin 165 TL'ye çıkıyor.

Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi'ne katılan 68 ekonomist de yüzde 31,77 olan enflasyon beklentilerini kasım ayında yüzde 32,20'ye çıkardı. Buna göre ise asgari ücret 30 bin TL bandına yaklaşacak.

ASGARİ ÜCRETTE NET - BRÜT HESAP TABLOSU
Hesaplamalar doğrultusunda asgari ücret net-brüt hesaplaması şu şekilde:

- Yüzde 20 zamla brüt 31.206,60 TL net 26.525,60 TL
- Yüzde 25 zamla brüt 32.506,88 TL net 27.630,84 TL
- Yüzde 30 zamla brüt 33.807,15 TL net 28.736,07 TL
- Yüzde 31 zamla net 28 bin 956, brüt 34 bin 66 TL,
- Yüzde 32 oranıyla net 29 bin 177, brüt 34 bin 326 TL
- Yüzde 33 oranıyla da net 29 bin 398, brüt 34 bin 586 TL

ASGARİ ÜCRETE REFAH PAYI GELECEK Mİ?
Asgari ücrete geçmiş yıllarda olduğu gibi refah payı verilebileceği de öne sürülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son dokunuşuyla asgari ücretin 30 bin TL'ye çıkabileceği de iddia ediliyor.


2026'da 1500 megavatsaat elektrik depolama kapasitesi devreye alınacak

Bayram, AA muhabirine depolama teknolojileri ve bu alandaki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'nin yeni teknolojilere hızla uyum sağladığını söyledi.

Batarya hücresi üretiminde Çin'in düşük maliyetli üretim avantajı nedeniyle güçlü bir paya sahip olduğunu belirten Bayram, buna karşın bu sektörde diğer ülkelerin değer katabileceği pek çok alan bulunduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin bataryanın piyasaya sürülmesine kadar geçen süreçte tüketicilere esnek çözümler sunabildiğini vurgulayan Bayram, şu ifadeleri kullandı:

"Metal sanayimiz, kablo, trafo, orta gerilim ekipmanları üretimi gibi artılarımız var. Mevcut altyapı ve istihdam olanaklarımızla Avrupa'nın ve bölge ülkelerinin bir merkezi olma durumumuz devam ediyor. Bu sektörde bir ekosistem var. Gelecek yıl Türkiye'de 1500 megavatsaatlik batarya kapasitesi devreye girecek. Bunun 300 megavatsaati 2026'nın ilk yarısına kadar devreye girecek."

Türkiye yazılımda öne çıkıyor

Bayram, batarya teknolojilerinde dijitalleşme ve yazılım tarafının katma değeri ciddi şekilde artırdığını anlattı.

Türkiye'nin yazılımdaki başarısının ihracat fırsatları yaratabileceğini dile getiren Bayram, şunları kaydetti:

"Donanımda Çinlilerle rekabet etmek kolay değil veya imkansız diyebiliriz. Türkiye'de enerji tarafındaki teknolojimiz, yazılım ve mühendislik kabiliyetimiz ve piyasamız gelişmiş durumda, Avrupa'ya kıyasla iyi bir durumdayız. Bu piyasa içinde depolama yeni bir oyuncu. 3 Aralık'ta Ankara'da EDEDER tarafından 2. kez Enerjinin Geleceği ve Depolama Kongresi düzenlenecek. Yerli yabancı tüm piyasa katılımcıları ile bu sektörü konuşacağız."

Bayram, elektrik depolama sistemleriyle Türkiye'nin başka ülkelerin elektrik havuzlarına ihtiyaç duymadan bağımsız bir ada sistemi gibi yönetilebileceğini ifade ederek şöyle konuştu:

"Bunun için de yaklaşık 5 gigavatlık bir batarya sistemine ihtiyacımız olduğu hesaplanmıştı. Yeni kurulacak rüzgar ve güneş santralleri ile bu artabilir ve hedeflenen 35 gigavatın, 15 gigavatı kurulduğunda Türkiye, başka bir ülkeye bağlantısı olmadan bir ada gibi üretim ve tüketim anlamında işletebileceğini düşünüyoruz. Bu, stratejik bir yatırım."

Bakan Şimşek: Enflasyon bu yıl sonunda yüzde 31 civarına inecek

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin kamu harcamalarında önemli bir disiplin sağladığını belirterek, "Eskiden tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamaların bütçeye oranı yüzde 4,6 idi. Biz şimdi bunu yüzde 3 civarına indirdik. Yani bütçeye oranla neredeyse yüzde 30 civarında bu tür cari harcamalarda azaltma yaptık. Onun için bütçede arzuladığımız yere geldik." dedi.

Şimşek, Londra'da Uluslararası Demokratlar Birliği (UİD) tarafından düzenlenen İngiltere Halk Buluşması'nda küresel ve Türkiye ekonomisine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Dünyanın büyük belirsizliklerle karşı karşıya olduğu bir dönemden geçildiğini anlatan Şimşek, dünya ticaretinde büyük korumacılık eğilimi olduğunu dile getirdi.

ABD, Avrupa Birliği (AB) ve Japonya gibi ülkelerin imalat sanayisinde zemin kaybettiğini aktaran Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Dünyada büyük jeostratejik rekabet var. Bugünkü kırılmaların arkasında bu var. Türkiye'nin burada bir avantajı çıkıyor ortaya. Bizim ticaretimizin yüzde 62'si serbest ticaret anlaşmamızın olduğu ülkelerle, yüzde 80'inden fazlası da hem bu ülkeler hem de yakın coğrafyamıza yani dost olduğumuz ülkelerle. Biz bu olup bitenlere duyarsız da değiliz, aynı zamanda tamamen korunaklı da değiliz. Fakat nispeten ülkemiz bu kırılmalarda daha dayanıklılık arz edecek. Türkiye, dünyadaki bu büyük gelişmelere ve kırılmalara karşı muazzam bir hazırlık içerisinde. Biz şimdi özellikle Terörsüz Türkiye ile yakın coğrafyamızla entegrasyonu ön plana çıkardık. Çünkü bölgemizde eğer istikrar, huzur ve refah artışı olursa en çok nemalanacak ülke Türkiye'dir."

Şimşek, Türkiye'nin fırsat penceresi oluşturmaya çalıştığını ifade ederek, savunma harcamalarının 2030'lu yıllarda 6 trilyon doları aşacağını ve "eğer hazırlıklıysanız kötümser olacak hiçbir sebep yok" yorumunu yaptı.

Türkiye ekonomisi için yeşil dönüşümün bir zaruret olduğuna işaret eden Şimşek, "Türkiye, son 24 yılda doğal gaz ve petrol benzeri fosil yakıt ithalatına bir trilyon dolar ödedi. Bizim toplam borcumuz 550 milyar doların altında. Yani toplam borcumuzun iki katı kadar bir meblağı fosil yakıt ithalatına ödedik." dedi.

Şimşek, bu kapsamda Türkiye'de yenilenebilir enerji dönüşümünün hızlandığının altını çizdi.

"ENFLASYON GELECEK SENE YÜZDE 20'NİN ALTINA İNECEK"

Şu an uyguladıkları makro istikrar ve reform programıyla Türkiye'yi çok daha güçlü ve hızlı büyütmeyi amaçladıklarını vurgulayan Şimşek, "Borçluluğumuzun düşük olması sanayi, dijital ve yeşil dönüşümü sağlamamızla büyük katkı sunacak. Onun için Türkiye'nin gerçekten geleceği bu anlamda parlak ve potansiyel büyük." diye konuştu.

Şimşek, Türkiye'nin dünya milli gelirinden aldığı payın 2002'deki yüzde 0,7 seviyesinden halihazırda ikiye katlandığını dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

"İngiltere'yle çok daha gelişmiş bir serbest ticaret anlaşmasını müzakere ediyoruz. İçinde sadece sanayi malları değil, içinde hizmetlerin, kamu alımlarının, tarım ürünlerinin de olacağı çok kapsamlı bir serbest ticaret anlaşmasının müzakerelerinde son aşamadayız. AB ile benzer şekilde ticaretimiz bu sene muhtemelen 230 milyar dolara çıkacak. AB'nin AB dışındaki en büyük beşinci ticaret ortağıyız. AB ile ilişkileri daha da ileri taşımak istiyoruz ve çok daha güçlü bir ekonomik entegrasyon peşindeyiz."

Türkiye'nin önceliğinin şu anda fiyat istikrarını sağlamak olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Yani enflasyonu tekrar tek haneye düşürmeyi amaçlıyoruz. Epey mesafe kat ettik. Enflasyon birkaç yıl önceki yüzde 64 seviyelerinden geçen yıl yüzde 44'lere geriledi. Enflasyon bu yıl sonunda yüzde 31 civarına inecek. Gelecek sene de enflasyonu çok büyük ihtimalle yüzde 20 ve 20'nin altına indirmeyi hedefliyoruz. Bir sonraki sene de tek haneye." şeklinde konuştu.

Şimşek, bütün dünyada bütçe açıklarının önemli bir sorun olduğunu, Türkiye'nin de büyük bir testten geçtiğini ifade ederek, şu ana kadar deprem bölgesinde yaklaşık 90 milyar dolar harcandığı bilgisini paylaştı.

Deprem bölgesinde yaklaşık 600 bin konutun 350 bininin tamamlandığını ve yine özellikle kira enflasyonunu aşağı çekmek için 500 bin sosyal konut inşa edileceğini anımsatan Şimşek, "Kamu, gerçekten harcamalarda önemli bir disiplini sağladı. Özellikle tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamalar vatandaşımızın talebiydi. Eskiden tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamaların bütçeye oranı yüzde 4,6 idi." diyerek şunlara dikkati çekti:

"Biz şimdi bunu yüzde 3 civarına indirdik. Yani bütçeye oranla neredeyse yüzde 30 civarında bu tür cari harcamalarda azaltma yaptık. Bir taraftan da vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Onun için bütçede arzuladığımız yere geldik. Şimdi bütçede oluşacak alanı altyapıya, verimli alanlara ve vatandaşlarımızın daha kaliteli hizmete erişimine sunacağız."

Şimşek, Türkiye'nin risk priminin 2023'ün ortasındaki 700 baz puan seviyesinden 240 baz puanın altına gerilediğini kaydetti.

Yapılacak daha çok işin olduğunu ancak önemli ilerleme sağlandığını anlatan Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'nin demokratik standartlarının yükselmesi, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi gibi konularda hummalı çalışma var. 2026, Cumhurbaşkanımızın dediği gibi reform yılı olacak çünkü biz kazanımlarımızın geçici olmasını istemiyoruz. Kazanımlarımızın kalıcı olabilmesi için mutlaka bunun yapısal dönüşümle ve yapısal reformlarla desteklenmesi lazım. Bu sene muhtemelen Dünya Bankasının tanımına göre ülkemiz yüksek geliri ülkeler grubuna girecek. Önemli olan reformlarla bunu çok daha ileriye taşımak."

Asgari ücret masası kuruluyor

2026 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere yürütülecek görüşmeler için takvim netleşiyor.

Hükümet, işçi ve işveren temsilcilerini bir araya getirecek olan "Asgari Ücret Tespit Komisyonu", çalışmalarına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın ev sahipliğinde başlayacak.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sürece ilişkin yaptığı değerlendirmede, asgari ücretin çalışma hayatının en temel ücret seviyesini ifade eden bir gösterge olduğuna dikkati çekti.

Bakan Işıkhan, "Temel önceliğimiz, sosyal diyalog çerçevesinde tarafların ortak akılla uzlaşmaya varmasıdır." ifadesini kullandı.

İlk toplantıda takvim belirlenecek
Gelecek hafta yapılması beklenen ilk toplantıda, işçi tarafını Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), işveren tarafını ise Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil edecek.

Bakanlıktaki ilk görüşmede, sürecin işleyişine dair takvimin oluşturulması bekleniyor. Devam eden toplantılarda ise tarafların beklentileri, ekonomik veri ve analizler ile yapılan çalışmalar masaya yatırılacak.

Karar 31 Aralık'a kadar açıklanacak
Komisyonun, nihai kararı belirleyene kadar 4 toplantı yapması öngörülüyor. Komisyon, kararlarını oy çokluğuyla alıyor.

Yeni asgari ücret rakamının 31 Aralık tarihine kadar belirlenmesi ve kamuoyuyla paylaşılması hedefleniyor. Belirlenecek yeni ücret, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek.

Asgari ücret nasıl belirleniyor?
Asgari ücreti, yasa gereği işçi, işveren ve hükümetten beşer temsilci olmak üzere 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu belirliyor.

Komisyon, yeni asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında aralık ayında belirlenen tarihlerde toplanıyor.

Bakanlığın belirlediği üyelerden birinin başkanlık ettiği komisyon, en az 10 üyenin katılımıyla toplanıp oy çokluğuyla karar veriyor.

Oyların eşitliği halinde ise başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağladığı kabul ediliyor.

Mevcut asgari ücret net 22 bin 104 lira
Asgari ücret, halen bir işçi için aylık brüt 26 bin 5 lira 50 kuruş, kesintiler düştüğünde net 22 bin 104 lira 67 kuruş olarak uygulanıyor.

Asgari ücretin işverene toplam maliyeti, bir işçi için 30 bin 556 lira 46 kuruş. Bunun 26 bin 5 lira 50 kuruşunu brüt asgari ücret, 4 bin 30 lira 85 kuruşunu sosyal güvenlik primi, 520 lira 11 kuruşunu işveren işsizlik sigorta fonu oluşturuyor.

Bakan Yumaklı, Yüksek Düzeyli Tarım Bakanları Paneli'nde konuştu

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı işbirliğinde, "Gıda ve Su İsrafını Önlemek-Geleceği Sahiplenmek" temasıyla İstanbul'da düzenlenen "Yüksek Düzeyli Tarım Bakanları Paneli", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Gıda ve su israfına karşı küresel işbirliğinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir tarım politikalarına yön verilmesinin amaçlandığı etkinlikte konuşan Bakan Yumaklı, "Gıda ve Su İsrafını Önlemek-Geleceği Sahiplenmek" temasının sadece israfa karşı bir duyarlılık çağrısı değil, insanlığın geleceğini sahiplenme iradesinin ifadesi olduğunu söyledi.

Bu önemli toplantıya, medeniyetlerin buluşma noktası, barışın ve paylaşımın simgesi olan İstanbul'un ev sahipliği yapıyor olmasının ayrıca anlamlı olduğunu dile getiren Yumaklı, tarih boyunca ticaretin, kültürün ve inancın kesiştiği şehrin bugün de doğanın, suyun ve gıdanın korunması için ortak bilincin merkezi haline geldiğini ifade etti.

Bakan Yumaklı, İstanbul'un, geçmişle geleceği buluşturan bu toplantıya evrensel bir mesaj kattığını belirterek, "O da şudur, 'İsrafı önlemek, insanlığa hizmet etmektir." diye konuştu.

- "Türkiye, uluslararası düzeyde de gıda israfının azaltılması alanında öncü ülkelerden"

Bakan Yumaklı, bir yanda çöpten yiyecek toplayan çocukların olduğu Gazze ve açlıkla sınanan coğrafyalar ve toplumlar varken, diğer yanda lüks sofraların, israfın ve hatta obezitenin sağlık sorunu haline geldiği ülkeler bulunduğuna işaret etti.

Yumaklı, "Kültürümüzde gıdanın değeri çok büyüktür. Peygamber Efendimiz, 'Bir lokma ekmeğin kıymetini biliniz.' buyurmuştur. Bu anlayış, israfı önlemenin sadece ekonomik bir gereklilik değil, ahlaki bir sorumluluk olduğunu bize hatırlatır. Bugün iklim krizinin, kuraklığın ve diğer hususların baskısı altında, her damlanın, her lokmanın değeri anbean artıyor." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin uzun yıllardır kararlı bir şekilde bu bilincin öncülüğünü yaptığını dile getiren Yumaklı, 2008 yılında başlatılan "Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası" ile gıda israfının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel bir sorun olduğuna dikkati çektiklerini, 2015'te G20 Dönem Başkanlığı'nda "Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Kapsamında Gıda Kayıpları ve İsrafının Azaltılması" temasını gündeme taşıdıklarını, bu çabaların sonucunda BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Sekreterliği tarafından Roma'da "Gıda Kaybı ve İsrafının Ölçülmesi ve Azaltılması Teknik Platformu"nun kurulduğunu anlattı.

Yumaklı, Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürüttükleri "Gıdanı Koru-Sofrana Sahip Çık" kampanyasının 7'den 70'e toplumsal farkındalığı artırdığını ve milyonlarca vatandaşa ulaştığını söyledi.

FAO işbirliğiyle yürüttükleri kampanyanın uluslararası alanda ödüle layık görüldüğünü anımsatan Yumaklı, "Türkiye, artık sadece kendi içinde değil, uluslararası düzeyde de gıda kaybı ve israfının azaltılması alanında öncü ülkelerden biri olmakta." dedi.

Evde bakım yardımı ödemeleri hesaplata yatmaya başladı

Bakan Göktaş, yazılı açıklamasında, Evde Bakım Yardımı'nın 2006'da engelli bireylerin öncelikle aile ortamında desteklenmesi amacıyla hayata geçirildiğini anımsattı.

Bu yardımın önemli bir aile odaklı bakım hizmeti olduğunu aktaran Göktaş, "Engelli vatandaşlarımızın aile bütünlüklerini koruyarak evde bakım hizmeti almalarını öncelikli görüyoruz. Bu yardım ile engellilerin yaşadığı ortamdan ayrılmadan, ailesi veya yakınlarıyla birlikte yaşayarak aile birliğinin korunmasına ve güçlenmesine destek oluyoruz." ifadelerini kullandı.

Evde Bakım Yardımı kapsamında hak sahibi vatandaşlara aylık 11 bin 702 lira ödeme yapıldığını hatırlatan Bakan Göktaş, şunları kaydetti:

"Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve aileleri için bu ay toplam 6 milyar lira Evde Bakım Yardımı'nı hak sahiplerinin hesaplarına yatırmaya başladık. Halihazırda yaklaşık 520 bin vatandaşımız Evde Bakım Yardımı'ndan yararlanıyor. Ödemelerin tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum."

Çok kazandırdılar: Ev yatırımında haritayı değiştiren 3 il

Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 36 bin 223 TL, ortalama konut fiyatı ise 4,5 milyon TL olarak kaydedildi. Konut yatırımının geri dönüş süresi 13 yıl olarak hesaplandı.

En çok kazandıran iller: Diyarbakır, Çanakkale, Samsun

En çok konut satışı yapılan ilk 30 il içinde yatırımcısına en fazla kazandıran şehirler sırasıyla Diyarbakır (%54,6 artış), Çanakkale (%42) ve Samsun (%41,2) oldu. Enflasyondan arındırılmış reel kazançlar ise sırasıyla %16,1, %6,7 ve %6,1 olarak hesaplandı.

Değer artışında en zayıf iller: Hatay, Muğla, Aydın

Fiyat artışlarının en düşük olduğu iller ise Hatay (%14,7), Muğla (%20,6) ve Aydın (%23,2) olarak sıralandı. Reel verilere göre bu illerde fiyatlar sırasıyla yüzde 13,8, yüzde 9,3 ve yüzde 7,4 oranında geriledi.

Büyükşehirlerde durum

Ankara, büyükşehirler arasında yüzde 37,1 nominal, yüzde 3 reel artışla öne çıktı.

İstanbul'da fiyatlar nominal olarak yüzde 29,8 arttı, fakat reel olarak yüzde 2,4 geriledi.

İzmir’de yüzde 27,8’lik nominal artışa rağmen reel düşüş yüzde 3,9 oldu.

Bursa ise yıllık bazda yüzde 27 nominal, yüzde 4,6 reel düşüş yaşadı.

Türkiye genelinde kiralık konut fiyatları yıllık yüzde 28,7 artarken, aylık bazda yüzde 0,5 azaldı. Enflasyondan arındırıldığında ise kiralar yıllık bazda yüzde 3,2, aylık bazda yüzde 3,3 reel düşüş gösterdi. Ortalama kira 24 bin 923 TL, metrekare kira fiyatı ise 229 TL oldu.

Altın kurunda hareketlilik sürüyor: İbre tersine döndü

ABD tarihinin en uzun süren hükümet kapanmasının sona ermesi ve Fed'in aralık ayındaki toplantıda faiz indirebileceğine yönelik beklentilerle altın dün güne yükselişle başladı.

Ancak piyasada oluşan Fed'in faiz indireceğine yönelik beklentilerin azalmaya başlaması ile öğleden sonra spot altın kazançlarını geri verdi.

Ons altın, şu sıralarda 4 bin 87 dolar seviyesinde bulunuyor.

Çeyrek altın 9 bin 523 lira, Cumhuriyet altını da 37 bin 947 liradan satılıyor.

Gram altın 5 bin 551 liradan değerleniyor.

Asgari ücret görüşmeleri Aralık ayında başlayacak

Asgari ücretin belirlenmesi için geri sayım sürüyor. Görüşmeler aralık ayında başlayacak. 15 kişilik asgari ücret tespit komisyonu yeni ücreti belirleyecek. Komisyonda; hükümet, işçi ve işveren tarafını 5'er üye temsil edecek.

İşçi tarafını Türk-İş, işveren tarafını TİSK temsil edecek. Asgari ücret tespit komisyonunun ilk toplantısı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda olacak. Komisyon kararları oy çokluğuyla alacak.

Asgari ücret belirlenirken birçok veri hesaba katılacak. Ücret, kıdem tazminatı tabanı, işsizlik ödeneği, askerlik ve doğum borçlanması gibi kalemleri de etkileyecek

Yeni asgari ücret en geç 31 Aralık’a kadar belli olacak.

Asgari ücrete yapılacak artış yaklaşık 7 milyon çalışanı etkileyecek. Yeni asgari ücret, 1 Ocak 2026 itibariyle yürürlükte olacak.

Özdemir: Hedefimiz Katılım bankacılığı sektörünü yüzde 25-30'lara taşıyabilmek

Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, İstanbul Finans Merkezi’nin katkılarıyla hazırlanan Anadolu Ajansı Finans Masası’na konuk oldu.

Ziraat Katılım Genel Müdürü Özdemir, burada yaptığı konuşmada "(Katılım bankacılığının payı) Hedefimiz ilk etapta yüzde 15'e ulaşmak, ondan sonra da sektörü yüzde 25-30'lara taşıyabilmek" ifadesini kullandı.

Ziraat Katılım Genel Müdürü Özdemir, "(Halka arz) Hedefimiz önümüzdeki yılın ilk yarısında izin süreçlerini tamamlayarak borsada gong çalmak" şeklinde konuştu.

Bakan Bayraktar: Akkuyu'da elektrik üretimi 2026'da başlayacak

Bayraktar, İstanbul’da düzenlenen 18. Verona Avrasya Ekonomi Forumu'nda konuştu.

Türkiye’nin coğrafi, ekonomik ve siyasi açıdan kıtaların kesişme noktasında bulunduğuna işaret eden Bayraktar, "Bu konum, Türkiye'ye bölgesel ve küresel işbirliğinin ağırlık merkezi olarak doğal bir avantaj sağlıyor. Küresel belirsizlik karşısında Türkiye'nin stratejisi çok net, esnek, ileriye dönük ve çeşitlendirilmiştir." diye konuştu.

Bayraktar, Türkiye’nin ekonomik büyüme ve stratejik vizyonunun merkezinde enerjinin yer aldığını belirterek, "Amacımız, sıfır emisyona dönüşüm sürecimizde güvenli, güvenilir ve uygun fiyatlı enerji sağlamak. Türkiye'nin toplam kurulu güç kapasitesi şu anda 121 gigavatı aşıyor ve bunun yüzde 60'ından fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarından geliyor. Bu oran, Türkiye'yi bölgedeki liderler arasına sokuyor." diye konuştu.

Türkiye’de rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle projelerine yerli ve yabancı yatırımların sürdüğünü anlatan Bayraktar, "Aynı zamanda, artan talebimizi karşılamak için temiz, güvenilir ve baz yük elektrik enerjisi sağlamada hayati rol oynayacak nükleer enerji alanında da kararlı adımlar atıyoruz." ifadesini kullandı.

Rusya ile Türkiye’nin en büyük enerji projelerinden Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) dört ünitenin inşa edildiğini anımsatan Bayraktar, "Akkuyu NGS'nin ilk ünitesinin 2026’da elektrik üretimine başlaması planlanıyor ve bu, enerji çeşitlendirme yolculuğumuzda tarihi bir dönüm noktası olacak." dedi.

Doğal gaz ve petrolde artan üretim
Bayraktar, Türkiye ile Rusya arasındaki işbirliğinin uzun vadeli bir ortaklık olduğunu vurgulayarak, bu ortaklığın teknoloji paylaşımı, insan sermayesi geliştirme ve endüstriyel katılımı içerdiğini söyledi.

Türkiye’nin 2050 itibarıyla Trakya bölgesi ve Sinop’taki projelerle 20 gigavat nükleer enerji kapasitesine ulaşmayı hedeflediğini vurgulayan Bayraktar, küçük modüler reaktörlere yönelik projelerle de enerjide istikrar ve esnekliği arttıracaklarını kaydetti.

Doğal gazda Rusya, Azerbaycan ve İran’la ortaklıkları ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) altyapısını geliştirdiklerini belirterek, "TürkAkım ve TANAP gibi projelerle, Türkiye sadece kendi arz sağlamakla geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgesel bir enerji merkezi haline gelerek doğudan batıya gaz akışını kolaylaştırıyor ve Avrupa'nın enerji güvenliğine katkıda bulunuyor." ifadesini kullandı.

Karadeniz’de 785 milyar metreküp rezerviyle Sakarya doğal gaz sahasında üretimin yakında günlük 40 milyon metreküpe çıkacağını belirten Bayraktar, Gabar’daki petrol sahasındaki üretimin günlük 80 bin varile çıktığını kaydetti.

Bayraktar, Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında 2030’a kadar enerji tüketimini yüzde 16 azaltmayı hedeflediklerini anlatarak, söz konusu alanda 20 milyar doları aşan yatırımla binlerce kişiye istihdam yaratacaklarının altını çizdi.

Türkiye’nin enerjide artan rolünün, ekonomik etkisini de arttırdığına işaret eden Bayraktar, "Bu durum, Türkiye'yi lojistik, imalat ve teknoloji sektörleri, istikrar, bağlantı ve aynı anda birden fazla pazara erişim arayan yatırımcılar için cazip bir destinasyon haline getirmektedir. Orta Asya'dan Avrupa'ya, Akdeniz'den Afrika'ya, Türkiye bir enerji, ticaret ve inovasyon merkezi haline gelmektedir." dedi.

Kasım ayının ekonomi gündemi yoğun

Kasım ayında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yoğun bütçe mesaisi yapılacak.

2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin TBMM'ye sunulmasının ardından bütçe maratonu başladı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 30 Ekim Perşembe günü bütçenin geneli üzerindeki görüşmeler tamamlanacak. Bakanlık ve kurumların kasım ayı boyunca devam edecek komisyondaki bütçe görüşmeleri 28 Kasım'da sona erecek.

Bu müzakerelerin tamamlanmasının ardından bütçe teklifi, TBMM Genel Kurulunda görüşülecek.

Merkez Bankasının vereceği mesajlar merak ediliyor
Merkez Bankasının açıklayacağı raporlar da kasımda izlenecek konular arasında yer alıyor. Bu kapsamda, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan 7 Kasım'da bu yılın son Enflasyon Raporunu kamuoyuyla paylaşacak. Karahan'ın vereceği mesajlar piyasalar tarafından yakından takip edilecek.

Karahan, yılın üçüncü Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı'nda, "2025 sonunda enflasyonun yüzde 25 ile yüzde 29 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2026 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 13 ile yüzde 19 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor" değerlendirmesinde bulunmuştu.

Merkez Bankası, yılın ikinci Finansal İstikrar Raporu'nu da 28 Kasım'da açıklayacak. Raporda, finansal istikrara ilişkin gelişmeler, alınan tedbirlerin finans sektörüne etkileri değerlendirilecek. Karahan'ın, raporun ön sözünde yapacağı değerlendirme de ekonomi çevreleri tarafından izlenecek.

Enflasyon ve iş gücü verileri açıklanacak
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) da 3 Kasım Pazartesi günü ekim ayına ilişkin enflasyon verilerini kamuoyuyla paylaşacak. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), eylülde aylık bazda yüzde 3,23, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2,52 artış gösterirken, yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 33,29, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 26,59 olmuştu.

Kurum, 10 Kasım'da eylül ayı sanayi üretim endeksini açıklayacak. Sanayi üretim endeksi, ağustosta aylık yüzde 0,4, yıllık bazda yüzde 7,1 artış göstermişti.

TÜİK, 13 Kasım'da ekim ayına ilişkin konut satış, 28 Kasım'da da ekim ayı iş gücü istatistiklerini yayımlayacak.

Asgari ücrete ilişkin gelişmeler takip edilecek
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 17 Kasım'da ekim ayı merkezi yönetim bütçe uygulama sonuçlarını kamuoyuna duyuracak.

Kasımda milyonlarca işçiyi yakından ilgilendiren asgari ücretin tespitine ilişkin açıklamalar da yakından izlenecek. Aralık ayında başlayacak asgari ücret görüşmeleri öncesi Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yapısı ve işleyişiyle ilgili gelişmeler takip edilecek.

Asgari ücret, şu anda bir işçi için aylık brüt 26 bin 5 lira 50 kuruş, kesintiler uygulandığında net 22 bin 104 lira 67 kuruş olarak uygulanıyor.

TÜİK Ekonomik Güven Endeksini açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim 2025’e ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini yayımladı.

ENDEKSTE HAFİF ARTIŞ

TÜİK verilerine göre, ekonomik güven endeksi, eylülde 98 iken ekimde yüzde 0,3 artışla 98,2 seviyesine yükseldi.

SEKTÖR BAZLI GÜVEN ENDEKSLERİ

Tüketici güven endeksi, ekimde yüzde 0,3 düşüşle 83,6 oldu.

Reel kesim güven endeksi, yüzde 1,2 artışla 102 olarak kaydedildi.

Hizmet sektörü güven endeksi, yüzde 0,3 azalarak 110,7 seviyesinde gerçekleşti.

Perakende ticaret sektörü güven endeksi, yüzde 3,7 yükselerek 113,2 oldu.

İnşaat sektörü güven endeksi, yüzde 5,3 düşüşle 83,7 değerini aldı.

Son 5 Yılın Ekim Ayı Ekonomik Güven Endeksleri

Kim92

Borsa İstanbul güne 10.907,44 puandan başladı

Salı günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, yarım günlük işlemlerde günü yüzde 0,16 değer kazanarak 10.871,08 puandan tamamladı. Dün ise 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle pay piyasalarında işlem yapılmadı.

Açılışta BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 36,37 puan ve yüzde 0,33 artışla 10.907,44 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,95, holding endeksi yüzde 0,20 yükseldi.

Sektör endekslerinden en çok yükselen yüzde 1,06 ile finansal kiralama faktoring, en fazla gerileyen ise yüzde 0,44 ile tekstil deri oldu.

Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimi ile ABD-Çin görüşmesinden gelen olumlu mesajların etkisiyle pozitif seyrederken, gözler bugün Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararına çevrildi.

Analistler, bugün yurt içinde ekonomik güven endeksi, yurt dışında Avro Bölgesinde eylül ayı işsizlik oranı ile ECB'nin faiz kararı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.000 ve 11.100 seviyelerinin direnç, 10.800 ve 10.700 seviyelerinin destek konumunda olduğunu ifade etti.

Doğum yardımı ödemeleri hesaplara yatırıldı

Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle ilan edilen 2025 Aile Yılı kapsamında doğum yardımı miktarının güncellendiğini hatırlatarak, bu kapsamda 1 Ocak 2025 itibarıyla doğan ilk çocuğa 5 bin liralık tek seferlik, ikinci çocuğa aylık 1500 lira, üç ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira destek verildiğini kaydetti.

Aile Yılı'nda vatandaşlara verilen önemli desteklerden birinin doğum yardımları olduğunu belirten Göktaş, ekim ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını ifade etti. Göktaş, "Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 558 bin 360 annenin hesabına 5,86 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk. Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı, bilinçli aileleri güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Doğum yardımına başvuruların e-Devlet ve 'İlk Öğretmenim Ailem' mobil uygulaması üzerinden alındığını kaydeden Göktaş, başvurusu onaylanan ailelerin doğum yardımlarının yatırıldığı bilgisine 'İlk Öğretmenim Ailem' mobil uygulaması aracılığıyla da ulaşılabileceğini bildirdi.

Göktaş, doğum yardımı ödemelerinin Halkbank aracılığıyla hesaplara yatırıldığını belirterek, ödemelerin çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz olarak devam edeceğini hatırlattı.

Altının gramı 5 bin 348 liradan işlem görüyor

Dün ons fiyatındaki düşüşe paralel değer kaybeden altının gramı, günü yüzde 0,6 azalışla 5 bin 300 liradan tamamladı. Yeni güne yükselişle başlayan gram altın, saat 09.55 itibarıyla önceki kapanışın yüzde 0,9 üstünde 5 bin 348 lira seviyesinde bulunuyor.

Çeyrek altın 9 bin 165 liradan, Cumhuriyet altını ise 36 bin 550 liradan satılıyor.

Güne yükselişle başlayan altının ons fiyatı yüzde 0,9 artışla 3 bin 965 dolarda seyrediyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) dün politika faizini beklentiler dahilinde 25 baz puan düşürerek yüzde 3,75-4 aralığına indirdi. Fed Başkanı Jerome Powell, faiz kararının ardından düzenlediği basın toplantısında aralık ayındaki toplantıda faiz indiriminin kesin olmadığını söyledi.

ABD-Çin görüşmesinden gelen olumlu mesajlar ile Fed'in faiz kararına rağmen dolar endeksindeki gerilemenin etkisiyle altın fiyatlarında yükselişler öne çıkıyor.

Analistler, Avro Bölgesi'nde eylül ayı işsizlik oranı ile ECB'nin faiz kararı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan altının ons fiyatında 4 bin 250 doların direnç, 3 bin 750 doların destek, konumunda olduğunu kaydetti.

Brent petrol fiyatları 63,84 dolardan alıcı buluyor! 30 Ekim 2025

Dün 64,66 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 64,18 dolar seviyesinde kapattı. Bugün saat 09.27 itibarıyla fiyat, kapanışa göre yüzde 0,5 düşüşle 63,84 dolar oldu. Aynı saatte Batı Teksas türü ham petrol 59,89 dolardan işlem gördü.

FED'İN FAİZ SİNYALLERİ, PETROL FİYARLARINI ETKİLİYOR

Petrol fiyatlarındaki gerilemede, ABD Merkez Bankası (Fed) kaynaklı endişeler etkili oldu. Fed’in aralıkta faiz indirimlerine ara verebileceği beklentileri ve ekonomik veriler fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu.

Fed, politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 3,75-4 aralığına çekti. Ancak hükümetin kapanmasıyla veri akışının sekteye uğrayabileceği uyarısı yapılarak, bunun yılın son indirimi olabileceğinin sinyali verildi.

Fed Başkanı Jerome Powell, aralık ayında faiz indirimine kesin olarak gidilmeyeceğini ve belirsizlik ortamında temkinli davranılacağını vurguladı.

ABD ÜRETİM VE STOK VERİLERİ, FİYATLARI BASKILIYOR

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, ülkenin günlük ham petrol üretimi 15 bin varil artarak 13,644 milyon varile yükseldi. Bu artış, arz endişelerini hafifleterek petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü etki yarattı.

Buna karşın, ticari ham petrol stokları 6,9 milyon varil azalarak 416 milyon varile düştü. Benzin stokları da 5,9 milyon varil azalış gösterdi. Stoklardaki düşüş piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.

OPEC+ ÜRETİM KARARLARI İZLENİYOR

Piyasalar, OPEC ve OPEC dışı üreticilerden oluşan OPEC+ grubunun 2 Kasım’daki toplantısına odaklandı. Toplantıda aralık ayı için günlük 137 bin varillik ek üretim artışı açıklaması bekleniyor.

ABD-ÇİN GÖRÜŞMELERİ TALEBİ DESTEKLİYOR

ABD-Çin görüşmelerinden gelen olumlu mesajlar, küresel enerji talebine destek sağlayarak fiyat düşüşünü sınırlıyor. ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore’nin Busan kentinde bir araya geldi.

Şi, görüşmede iki ülkenin dost ve ortak olması gerektiğini belirtirken, Trump da Çin’e uygulanan tarifelerde indirime gidileceğini ve uzlaşma umutlarını aktardı.

Brent petrolde teknik olarak 65,95 dolar direnç, 58,90 dolar destek bölgesi olarak izleniyor.


VİOP'ta endeks güne yükselişle başladı! 30 Ekim 2025

Salı günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen ekim vadeli endeks kontratı, yarım günlük işlemlerde normal seansı yüzde 0,26 artışla 11.928,00 puandan tamamladı. VİOP'ta 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı arifesi olması nedeniyle salı günü akşam seansı gerçekleşmedi.

Ekim vadeli endeks kontratı, bugün açılış seansında önceki normal seans kapanışına göre yüzde 0,23 artışla 11.956,00 seviyesinden işlem gördü.

Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimi ile ABD-Çin görüşmesinden gelen olumlu mesajların etkisiyle pozitif seyrederken, gözler bugün Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararına çevrildi.

Analistler, bugün yurt içinde ekonomik güven endeksi, yurt dışında Avro Bölgesinde eylül ayı işsizlik oranı ile ECB'nin faiz kararı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan endeks kontratında 12.000 ve 12.100 puanın direnç, 11.800 ve 11.700 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Cumhuriyet altını 100 yaşında

Bugün yalnızca Darphane tarafından üretilen cumhuriyet altınları, sikke ve ziynet olmak üzere 2 grupta 10 farklı çap ve ağırlıkta, 22 ayar olarak piyasaya sunuluyor.

Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürü Faruk Gözübüyük "Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına mahsus Ekim 1925'te basılan ilk cumhuriyet beş liralık altın, bugünkü standardına 1951'de kavuştu" dedi. Vatandaşlar arasında en çok talep gören altın türlerinin "Meskük 100", "Ziynet 100" ve "Ziynet 25" olduğunu belirten Gözübüyük, darphanenin üretim kapasitesini iki katına çıkaracak 'Kartal Altın Üretim Hattı'nın tamamlandığını ve test aşamasında olduğunu söyledi.

Altın düşmeye devam ediyor! Gram, çeyrek altın

Haftalardır istikrarlı yükselişini sürdüren altın fiyatları geçen hafta başlayan düşüşle birlikte deyim yerindeyse dip yaptı.

Bu haftayı da düşüşle açan altın fiyatları vatandaşlar tarafından merakla takip edilmeye devam ediyor. Rekorlara doymayan altında ivme tersine dönerken gram altın fiyatlarındaki düşüş limitli de olsa perşembe gününe de yansıdı.

ABD Merkez Bankası politika faizini beklentiler dahilinde 25 baz puan düşürmesinin ardından 30 Ekim'in ilk altın fiyatları şöyle:

* Gram altın satış fiyatı: 5.313,88 TL

* Çeyrek altın satış fiyatı: 9.255,00 TL

* Yarım altın satış fiyatı: 18.498,00 TL

* Tam altın satış fiyatı: 36.495,09 TL

* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 36.849,00 TL

* Gremse altın satış fiyatı: 91.517,59 TL

* Ons altın satış fiyatı: 3.939,04 dolar

Fed Başkanı Powell: Aralıkta faiz indirimi kesin değil

Powell, Fed'in politika faizini beklentiler dahilinde 25 baz puan düşürerek yüzde 3,75-4 aralığına indirmesinin ardından basın toplantısı düzenledi.

Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) bugünkü kararıyla olası ekonomik gelişmelere zamanında yanıt vermek için iyi bir konumda kalmaya devam ettiklerini belirten Powell, para politikası için uygun duruşu gelen verilere, gelişen görünüm ve risk dengesine göre belirlemeye devam edeceklerini söyledi.

Powell, "Komitenin bu toplantıdaki tartışmalarında, aralık ayında nasıl ilerleneceği konusunda güçlü şekilde farklı görüşler vardı. Aralık toplantısında politika faizinde daha fazla indirim yapılması kesin değil, bundan oldukça uzak. Politika önceden belirlenmiş bir rotada değil." ifadesini kullandı.

İstihdam ve enflasyon görünümü eylül ayındaki toplantıdan bu yana çok değişmedi
ABD'de federal hükümetin kapanması nedeniyle bazı önemli verilerin gecikmesine rağmen kamu ve özel sektöre ait mevcut verilerin, istihdam ve enflasyon görünümünün eylül ayındaki toplantıdan bu yana çok değişmediğini gösterdiğini belirten Powell, iş gücü piyasasındaki koşulların kademeli olarak yavaşladığının görüldüğünü ve enflasyonun bir miktar yüksek kalmaya devam ettiğini kaydetti.

Powell, mevcut göstergelerin ekonomik faaliyetin ılımlı bir hızla genişlemeye devam ettiğini işaret ettiğini, kapanmadan önce açıklanan verilerin, ekonomik faaliyetteki büyümenin beklenenden biraz daha sağlam bir seyir izleyebileceğini gösterdiğini, bunun öncelikle tüketici harcamalarındaki güçlü artışı yansıttığını aktardı.

Fed Başkanı Powell, hükümetin kapanmasının devam ettiği süre boyunca, ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturacağını ancak kapanma sona erdikten sonra bu etkilerin tersine dönmesinin beklendiğini ifade etti.

İstihdama yönelik aşağı yönlü riskler son aylarda arttı
İşsizlik oranının ağustosa kadar nispeten düşük kaldığını belirten Powell, istihdamın yılın başlarından bu yana önemli ölçüde yavaşladığını, istihdam için aşağı yönlü risklerin son aylarda arttığının görüldüğünü aktardı.

Powell, enflasyonun ise 2022'nin ortalarındaki yüksek seviyelerden önemli ölçüde düşse de uzun vadeli yüzde 2 hedefine göre hala bir miktar yüksek kalmaya devam ettiğini belirtti.

Kısa vadeli enflasyon beklentilerinin tarifelerle ilgili haberler üzerine genel olarak yükseldiğini aktaran Powell, uzun vadeli beklentilerin çoğunun ise hedefle uyumlu olduğunu dile getirdi.

Powell, yükselen tarifelerin bazı mal kategorilerinde fiyatları artırdığını ve bunun genel olarak enflasyonu yükselttiğini ifade etti.

Fed Başkanı Powell, kısa vadede enflasyona yönelik risklerin yukarı yönlü, istihdama yönelik risklerin ise aşağı yönlü olduğunu yineledi.

"Aralık ayına dair bir karar almadık"
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Powell, enflasyon ve istihdam hedeflerin arasında gerilim olduğu dönemlerde, FOMC genelinde farklı görüşler olabildiğine işaret ederek, aralık ayına ilişkin bir karar almadıklarını vurguladı.

Powell, aralık ayı toplantısına kadar ne olacağını bilmediklerine dikkati çekerek, "Çok yüksek düzeyde belirsizlik varsa, bu hareket konusunda ihtiyatlı davranmak için bir neden olabilir." dedi.

Hükümetin kapalı olması nedeniyle oluşan veri boşluğuna değinen Powell, verilerin geri gelebileceğini ancak temkinli olmanın mantıklı olabileceğini söyledi.

Powell, politika yapıcılar arasında faiz indirimi konusunda bir süre beklenmesi yönünde görüşler olduğuna da işaret ederek, "Şu anda, aslında iki kez daha faiz indirimi yaptığımız bir noktadayız. Nötr seviyeye, neresi olursa olsun bir yıl öncesine göre 150 baz puan daha yakınız. Şu anda, belki de en azından bir döngü beklememiz gerektiği hissine kapılanların sayısı giderek artıyor." diye konuştu.

"İşten çıkarmaları dikkatle izliyoruz"
Powell, önemli sayıda şirketin işe alım yapmayacağını veya işten çıkarmalara gideceğini duyurduğunu belirterek, "Çoğu zaman yapay zeka ve yapay zekanın neler yapabileceğinden bahsediyorlar. Bu durumu çok dikkatli şekilde izliyoruz ve bunun istihdam yaratma üzerinde kesinlikle etkileri olabilir." değerlendirmesinde bulundu.


Microsoft, Meta ve Alphabet, temmuz-eylül dönemi bilançolarını açıkladı

Mali takviminde 30 Eylül'de biten 3 aylık dönemi, 2026 mali yılının ilk çeyreği olarak kabul eden Microsoft, bilançosunu açıkladı.

Buna göre, şirketin geliri temmuz-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 18 artarak 77,7 milyar dolara yükseldi. Microsoft, geçen yılın aynı döneminde 65,6 milyar dolar gelir elde etmişti.

Microsoft'un net karı da aynı dönemde yüzde 12 artışla 27,7 milyar dolara çıktı. Şirketin net karı geçen senenin aynı döneminde 24,7 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Şirketin hisse başına karı, bu dönemde 3,30 dolardan 3,72 dolara yükseldi.

Meta
Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın sahibi Meta, 2025'in üçüncü çeyreğine ilişkin bilançosunu açıkladı.

Buna göre, şirketin geliri üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26 artışla 51,2 milyar dolara yükseldi. Meta, geçen yılın aynı döneminde 40,6 milyar dolar gelir elde etmişti.

Meta'nın net karı ise bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 83 azalarak 2,7 milyar dolara düştü. Şirket, geçen yılın aynı döneminde 15,7 milyar dolar net kar açıklamıştı.

Şirketin geçen yılın üçüncü çeyreğinde 6,03 dolar olan hisse başına karı, bu yılın aynı döneminde 1,05 dolara geriledi.

Meta, bu yılın dördüncü çeyreğinde 56 milyar dolar ile 59 milyar dolar arasında gelir beklediğini bildirdi.

Alphabet
Alphabet de 2025'in üçüncü çeyreğine ilişkin bilançosunu açıkladı.

Buna göre, Alphabet'in yılın üçüncü çeyreğinde elde ettiği gelir, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 16 artarak 102,3 milyar dolara çıktı. Şirket, 2024'ün üçüncü çeyreğinde 88,3 milyar dolarlık gelir sağlamıştı.

Şirketin net karı da üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 artışla 35 milyar dolara ulaştı. Alphabet, geçen yılın aynı döneminde 26,3 milyar dolar net kar elde etmişti.

Şirketin geçen yılın üçüncü çeyreğinde 2,12 dolar olan hisse başına karı da bu yılın aynı döneminde 2,87 dolara yükseldi.

Nvidia, dünyanın ilk 5 trilyon dolarlık şirketi oldu

Grafik çipi tasarımcısı olarak yola çıkan Nvidia, yapay zeka devrimiyle birlikte kısa sürede teknoloji sektörünün zirvesine yerleşti. 2023’te ilk kez 1 trilyon dolar değerine ulaşan şirket, yalnızca üç ay önce 4 trilyon dolar sınırını aşmıştı.

Çarşamba sabahı hisseleri yüzde 5,6 artışla 212 doların üzerine çıkan Nvidia, Çin satışlarına dair iyimser beklentilerle yatırımcı güvenini tazeledi.

Şirketin değeri artık, ABD ve Çin hariç tüm ülkelerin gayrisafi yurt içi hasılasını geride bırakıyor. World Bank verilerine göre Nvidia’nın değeri, S&P 500 endeksindeki birçok sektörün toplamından da yüksek.

Microsoft ve Apple da yakın zamanda 4 trilyon dolar eşiğini aşarak yapay zekâ odaklı borsa rallisine katkı sağlamıştı. Bu yıl ABD borsasındaki kazançların yüzde 80’i, yapay zekâ yatırımlarından geldi.

Ancak merkez bankalarından ve finans devlerinden balon uyarıları da artıyor. İngiltere Merkez Bankası, IMF ve JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, “belirsizlik düzeyinin zihinlerde daha yüksek olması gerektiğini” vurguladı.

Finans analisti Danni Hewson, Nvidia’nın 5 trilyon dolarlık değerini “insan beyninin kavrayamayacağı kadar büyük bir rakam” olarak tanımladı.

Bazı uzmanlar, yapay zekâ şirketlerinin birbirine yaptığı milyarlarca dolarlık yatırımların “finansal mühendislik” oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Örneğin OpenAI, geçtiğimiz ay Nvidia’dan 100 milyar dolarlık yatırım almıştı.

Nvidia’nın hisseleri nisan ayında, Başkan Donald Trump’ın ticaret savaşlarını tırmandırmasıyla geçici bir düşüş yaşamıştı. Ancak yaz aylarında Trump’ın Çin’e yönelik çip satış yasağını kaldırması, şirketin hisse performansını yeniden güçlendirdi. Anlaşma gereği Nvidia, Çin gelirlerinin yüzde 15’ini ABD hükümetine aktarıyor.

Trump’ın Perşembe günü Çin lideri Şi Cinping ile yapacağı görüşmede Nvidia’nın “Blackwell” yapay zekâ işlemcilerinin de gündeme gelmesi bekleniyor.

Şirketin CEO’su Jensen Huang, Salı günü yaptığı açıklamada “önümüzdeki yıl 500 milyar dolarlık yapay zekâ çipi siparişi beklediklerini” belirtti.

Fed merakla beklenen faiz kararını açıkladı

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini beklentiler dahilinde 25 baz puan düşürerek yüzde 3,75-4 aralığına indirdi.

FED, FAİZLERİ 25 BAZ PUAN İNDİRDİ
Fed'den yapılan açıklamada, söz konusu kararın 2'ye karşı 10 oyla alındığı belirtildi.

Açıklamada, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran'ın 50 baz puanlık faiz indiriminden, Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid'in ise politika faizinin sabit tutulmasından yana olduğu için karşı oy kullandıkları aktarıldı.

Mevcut göstergelerin ekonomik faaliyetin ılımlı bir hızda büyüdüğünü gösterdiği belirtilen açıklamada, istihdam artışlarının bu yıl yavaşladığı, işsizlik oranının biraz yükselse de ağustosa kadar düşük seyrettiği ve daha yeni göstergelerin de bu gelişmelerle uyumlu olduğu kaydedildi.

Açıklamada, enflasyonun yılın başından bu yana yükseldiği ve hala bir miktar yüksek kalmaya devam ettiği belirtildi.

Ekonomik görünüme ilişkin belirsizliğin yüksek seyretmeye devam ettiğine işaret edilen açıklamada, son aylarda istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin arttığı aktarıldı.

Açıklamada, bankanın hedeflerini desteklemek ve risk dengesindeki değişim göz önünde bulundurularak federal fon oranı hedef aralığının 25 baz puan düşürülerek yüzde 3,75-4 aralığına indirilmesinin kararlaştırıldığı bildirildi.

Ayrıca açıklamada, bilanço küçültme sürecinin 1 Aralık itibarıyla sonlandırılmasının kararlaştırıldığı belirtildi.

YILIN İKİNCİ FAİZ İNDİRİMİ
Banka, eylül ayında 9 aylık bir periyodun sonunda ilk kez politika faizinde indirime gitmişti. Fed, yılın ilk faiz indiriminin ardından beklentileri karşılayarak ikinci kez politika faizinde indirime gitmiş oldu.

Fed, enflasyonda kaydedilen ilerlemeyle geçen yıl eylül ayında da 4 yıl aradan sonra ilk kez faiz indirimine gitmiş ve politika faizini 50 baz puan düşürmüştü.

Geçen yılın kasım ve aralık aylarında da politika faizini 25'er baz puan indiren Fed, ocak ayında, geçen yıl art arda 3 toplantıda gittiği faiz indirimlerine ara vermişti.

Fed, mart, mayıs, haziran ve temmuz aylarındaki toplantılarında da politika faizinde değişikliğe gitmemişti.

Dünya Bankası, emtia fiyatlarının 2026'da 6 yılın en düşük seviyesine gerileyeceğini öngörüyor

Banka, Emtia Piyasaları Görünüm Raporu'nun ekim sayısını yayımladı.

Raporda, emtia fiyatlarının 2026'da 6 yılın en düşük seviyesine gerilemesinin beklendiğini ve bunun fiyatların art arda dördüncü yıl da düşmesi anlamına geldiği belirtildi.

Emtia fiyatlarının bu yıl ve gelecek yıl yüzde 7'şer gerilemesinin öngörüldüğü kaydedilen raporda, zayıf küresel ekonomik büyüme, artan petrol fazlası ve süregelen politika belirsizliğinin bu düşüşte etkili olduğu aktarıldı.

Raporda, düşen enerji fiyatlarının küresel enflasyonun hafiflemesine yardımcı olurken, pirinç ve buğday fiyatlarındaki düşüşün bazı gelişmekte olan ülkelerde gıda fiyatlarının daha uygun hale gelmesine katkıda bulunduğu belirtildi.

Son düşüşlere rağmen emtia fiyatlarının hala pandemi öncesi seviyelerin üzerinde olduğuna işaret edilen raporda, 2025 ve 2026 yıllarında fiyatların 2019'daki seviyelerinin sırasıyla yüzde 23 ve yüzde 14 üzerinde kalmasının beklendiği kaydedildi.

Petrol fiyatlarında düşüş bekleniyor

Raporda, küresel petrol fazlasının bu yıl önemli ölçüde arttığı, bu fazlanın gelecek yıl 2020'deki son zirvenin yüzde 65 üzerine çıkmasının beklendiği aktarıldı.

Elektrikli ve hibrit araçlara olan talebin artması, Çin'de petrol tüketiminin durağanlaşmasıyla küresel petrol talebinin daha yavaş arttığı belirtilen raporda, Brent tipi ham petrolün fiyatının bu yıl varil başına ortalama 68 dolardan 2026'da 60 dolara düşmesinin tahmin edildiği, bunun 5 yılın en düşük seviyesi olacağı kaydedildi.

Raporda, genel olarak enerji fiyatlarının 2025'te yüzde 12, 2026'da ise yüzde 10 gerilemesinin beklendiği aktarıldı.

Gıda fiyatlarının da gerilediğine dikkat çekilen raporda, 2025'te yüzde 6,1, 2026'da ise yüzde 0,3'lük düşüş öngörüldüğü belirtildi.

Raporda, rekor üretim ve ticaret gerilimleri nedeniyle soya fasulyesi fiyatlarının bu yıl düştüğü, gelecek iki yılda dengelenmesinin beklendiği, kahve ve kakao fiyatlarının ise arz koşullarının iyileşmesiyle 2026'da gerilemesinin öngörüldüğü kaydedildi.

Gübre fiyatlarının girdi maliyetlerindeki artış ve ticaret kısıtlamalarının yansıması olarak 2025'te yüzde 21 artmasının, 2026'da ise yüzde 5 gerilemesinin beklendiği belirtilen raporda, bu yılki artışın çiftçilerin kar marjlarını daraltmasının ve gelecekteki mahsul verimine ilişkin endişeleri artırmasının muhtemel olduğu ifade edildi.

Altın fiyatının artması öngörülüyor

Raporda, kıymetli metallerin ise bu yıl rekor seviyelere ulaştığına işaret edilerek, güvenli liman varlıklara olan talep ve merkez bankalarının alımlarının bu yükselişi desteklediği aktarıldı.

Ekonomik belirsizlik dönemlerinde güvenli liman olarak görülen altının fiyatının 2025'te yüzde 42 artmasının beklendiği belirtilen raporda, gelecek yıl da yüzde 5 artarak 2015-2019 ortalamasının neredeyse 2 katına çıkacağının tahmin edildiği kaydedildi.

Raporda, gümüş fiyatlarının da bu yıl yüzde 34 artarak rekor bir yıllık ortalamaya ulaşmasının ve 2026'da da yüzde 8 artmasının beklendiği belirtildi.

Dünya Bankasının raporunda, tahmin dönemi boyunca küresel büyüme zayıf kalır, ticaret gerilimleri ve politika belirsizlikleri uzun sürerse emtia fiyatlarının beklenenden daha fazla düşebileceği ifade edildi.

Fed faiz kararını açıkladı

Fed'den yapılan açıklamada, söz konusu kararın 2'ye karşı 10 oyla alındığı belirtildi.

Açıklamada, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran'ın 50 baz puanlık faiz indiriminden, Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid'in ise politika faizinin sabit tutulmasından yana olduğu için karşı oy kullandıkları aktarıldı.

Mevcut göstergelerin ekonomik faaliyetin ılımlı bir hızda büyüdüğünü gösterdiği belirtilen açıklamada, istihdam artışlarının bu yıl yavaşladığı, işsizlik oranının biraz yükselse de ağustosa kadar düşük seyrettiği ve daha yeni göstergelerin de bu gelişmelerle uyumlu olduğu kaydedildi.

Açıklamada, enflasyonun yılın başından bu yana yükseldiği ve hala bir miktar yüksek kalmaya devam ettiği belirtildi.

Ekonomik görünüme ilişkin belirsizliğin yüksek seyretmeye devam ettiğine işaret edilen açıklamada, son aylarda istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin arttığı aktarıldı.

Açıklamada, bankanın hedeflerini desteklemek ve risk dengesindeki değişim göz önünde bulundurularak federal fon oranı hedef aralığının 25 baz puan düşürülerek yüzde 3,75-4 aralığına indirilmesinin kararlaştırıldığı bildirildi.

Ayrıca açıklamada, bilanço küçültme sürecinin 1 Aralık itibarıyla sonlandırılmasının kararlaştırıldığı belirtildi.

Fed yılın ilk faiz indirimine eylül ayında gitmişti

Fed, enflasyonda kaydedilen ilerlemeyle geçen yıl eylül ayında 4 yıl aradan sonra ilk kez faiz indirimine gitmiş ve politika faizini 50 baz puan düşürmüştü.

Geçen yılın kasım ve aralık aylarında da politika faizini 25'er baz puan indiren Fed, ocak ayında, geçen yıl art arda 3 toplantıda gittiği faiz indirimlerine ara vermişti.

Fed, mart, mayıs, haziran ve temmuz aylarındaki toplantılarında da politika faizinde değişikliğe gitmemişti.

Eylül ayında yılın ilk faiz indirimine giden Fed, politika faizini 25 baz puan düşürmüştü.

ABD'de bütçe anlaşmazlığı nedeniyle federal hükümetin kapanması sonucu ekonomik veri takvimi aksadığı için Banka, bu toplantısını sınırlı verilerle gerçekleştirmek zorunda kaldı.

Veri akışındaki bu aksama nedeniyle istihdam gibi kritik göstergeler açıklanamazken, gecikmeli yayımlanan enflasyon raporu, ülkede Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) eylülde aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda ise yüzde 3 artarak beklentilerin altında kaldığını ortaya koydu.

Güneydoğulu halıcılar 9 ayda 1 milyar 379 milyon 477 bin dolarlık ihracata imza attı

Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlenen bilgilere göre, Güneydoğulu halıcılar yılın 9 ayında 140 ülke ve serbest bölgeye toplam 266 milyon 99 bin metrekare halı ihraç etti.

Bu dış satım karşılığında 1 milyar 379 milyon 477 bin dolar gelir sağlayan sektör temsilcileri, en fazla geliri 1 milyar 158 milyon 804 bin dolarla makine halılarından elde etti.

Tufte (kesik havlı) halılar 198 milyon 292 bin dolarla ikinci, el halıları 20 milyon 866 bin dolarla üçüncü, kilimler ise 1 milyon 516 bin dolarla dördüncü sırada yer aldı.

Tufte halı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,9, el halıları ihracatı ise yüzde 113,6 arttı.

Yılın 9 aylık döneminde en fazla dış satım 454 milyon 891 bin dolarla Orta Doğu ülkelerine gerçekleştirildi.

Amerika ülkelerine 414 milyon 675 bin dolar, Avrupa Birliği ülkelerine ise 160 milyon 438 bin dolar tutarında ihracat yapıldı.

En fazla halı ihracatı yapılan ülke 384 milyon 400 bin dolarla ABD olurken, Suudi Arabistan’a 165 milyon 804 bin dolar, Irak’a 151 milyon 352 bin dolar değerinde dış satım yapıldı.

Yıl sonu hedef 2 milyar dolar

Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği (GAHİB) Başkanı Zeynal Abidin Kaplan, küresel ekonomik zorluklara rağmen sektörün geçen yılki seviyesini koruduğunu belirtti.

Kaplan, şunları kaydetti:

"Güneydoğulu halıcılar olarak ülkemizde üretilen halıların yaklaşık yüzde 70'ini biz ihraç ediyoruz. Pazar çeşitliliğini artırmak için uzak ülkelere yönelik ticaret heyetleri düzenliyoruz. 9 aylık dönemde Afrika ülkelerine yüzde 6,8, Orta Doğu ülkelerine yüzde 2,9 artış sağladık. Diğer pazarlardaki açığın da yıl sonuna kadar kapanmasını bekliyoruz. Bölge olarak halı ihracatında yıl sonu 2 milyar dolar hedefimize ulaşmak istiyoruz."

Kaya petrolü için Diyarbakır'da 4 sahada 24 sondaj yapılacak

Türkiye'nin enerji talebinin 30 yılda 3 katına çıkacağını belirten Bayraktar, artan enerji talebini kesintisiz şekilde karşılamayı, enerji arzını güvence altına almayı, petrol ve doğal gaz aramalarını kararlılıkla sürdürmeyi hedeflediklerini söyledi.

Bayraktar, yeni keşiflerin devam edeceğini vurgulayarak, "Kaya petrolüyle ilgili Diyarbakır'da 4 sahada 24 sondaj yapılacak. Benzer yöntemi gaz için Trakya'da uygulamayı düşünüyoruz." diye konuştu.

"Nadir toprak elementlerinin ABD'ye satışı söz konusu değil"
Nadir toprak elementlerinin ABD'ye satıldığı iddialarına cevap veren Bayraktar, bunun kesinlikle söz konusu olmadığını söyledi.

Bayraktar, "Bizim Amerika'da yaptığımız, imzaladığımız anlaşma da ortada, nükleerle alakalı bir anlaşmaydı. Nadir toprak elementleriyle ilgili yapsaydık, emin olun, onu onlar da ilan ederdi, biz de ilan ederdik." ifadesini kullandı.

Eskişehir Beylikova Sahası'nın dünyadaki en büyük ikinci nadir toprak elementi rezervine sahip saha olduğunu dile getiren Bayraktar, "Beylikova'daki saha, MTA tarafından çok yıllar önce toryum amaçlı keşfedilmiş bir saha. Bu sahada toryum var. Toryum sahası daha sonra 1990'larda Eti Maden'e devrediliyor, yine devletimizin şirketi. Eti Maden de burada 125 kilometre sondaj yapıyor yıllar içinde. 10 yıldan daha fazla bir süre içinde." dedi.

Bakan Bayraktar, Beylikova'daki nadir toprak elementleri sahasının devlet eliyle işletileceğini belirterek, "Beylikova'daki endüstriyel tesisinin temelini önümüzdeki yıl atmayı, 2 yıl içinde de tesisi hayata geçirmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.

Buradaki keşif sonrasında 2020'de pilot tesisi kurarak saflaştırmayla alakalı çalışmalara başladıklarını söyleyen Bayraktar, şunları ifade etti:

"Bunlar yoğun bir şekilde devam ediyor. 2023'te buradaki pilot tesisi hayata geçirdik. Tesis kuruldu, çalışıyor. Şu anda orada üretimimiz de devam ediyor pilot tesiste. Şimdi ikinci fazda biz endüstriyel tesise, yani daha büyük ölçekli bir tesise burayı dönüştürmekle alakalı çalışıyoruz. Şimdi bir yasa tasarısı güya sunulmuş. Neresinden baksanız elinizde kalıyor. Bazı mineralleri iki kere yazmışlar, bazılarını yazmamışlar. Eti Maden, yüzde 100'ü devletimize ait bir şirket. Kaldı ki şu anda mevcut kanunumuz var. Bu kanun, bir madende uranyum varsa, toryum varsa, burası devlet eliyle işletilir diyor. Dolayısıyla bu sahada da toryum olduğu için zaten burası devlet eliyle işletilecek. Isparta'da arama fazında çalışma yürütülüyor. Malatya Hekimhan ve Sivas'ta da nadir toprak elementi rezervi var."

Yurt dışı petrol ve doğal gaz aramaları devam ediyor
Bayraktar, Türkiye'nin yurt dışında petrol ve doğal gaz aramalarına yönelik çalışmalarına ilişkin bilgi verirken, Libya'da önemli görüşmeleri nihayete erdirmeye çalıştıklarını dile getirdi. Bayraktar, şunları kaydetti:

"Azerbaycan'da bu sene yeni sahalarda yüzde 30'luk bir pay aldık. Şafak-Asiman Sahası'nda. Kazakistan ile çok yoğun ilgiliyiz, orada çalışmalarımız var. Pakistan'da bir tane deniz sahasına ortak olduk, şimdi yeni ihalelere hazırlanıyoruz. Orada deniz sahalarında ve kara sahalarında ortaklıklara bakıyoruz. Türkiye'nin Irak'ta sadece günlük 15 bin varil üretimi var. Bunun 10-15 katına çıkması gerekiyor. Türkiye'nin Irak'ta Basra'da, Kerkük'te, Kuzey Irak'ta çok yoğun çalışmaları bulunuyor."


İstanbul Havalimanı'nın ağırladığı yolcu sayısı 400 milyonu aştı

Türkiye'nin dev eseri...

Cumhuriyet döneminin en büyük projeleri arasında yer alan İstanbul Havalimanı'nın hizmete açılmasının ardından 7 yıl geçti.

2018 YILINDA AÇILDI

Toplam 76,5 milyon metrekarelik bir alan üzerine inşa edilen ve birçok alanda dünyada ilkleri barındıran İstanbul Havalimanı'nın ilk fazının açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın yanı sıra dünyanın dört bir yanından 50'nin üzerinde üst düzey konuğun katılımıyla 29 Ekim 2018'de gerçekleştirildi.

Açılışa; Arnavutluk, Sırbistan, Katar, KKTC, Kırgızistan, Kosova, Makedonya, Moldova, Pakistan, Sudan, Bosna Hersek ve Bulgaristan gibi ülkelerden cumhurbaşkanı ve başbakan düzeyinde katılım sağlandı.

İstanbul'u hem yolcu hem de kargo taşımacılığında dünya havacılık sektörünün HUB'ı haline getiren yeni havalimanı, geniş terminalleri ve gümrüklü alanları, bağımsız pistleri, apronu, otopark, yeme-içme ve sosyal donatı alanlarıyla küresel havacılıkta dikkati çekiyor.

Toplam 53 bin 700 metrekare duty free alanı ve 181 mağazanın bulunduğu havalimanında 114 restoran ve kafe yer alıyor.

UÇUŞ TRAFİĞİ 2,7 MİLYONA YAKLAŞTI

İstanbul Havalimanı, yıllık 90 milyon yolcu kapasitesiyle tek çatı altında 1 milyon 400 bin metrekarelik ana terminal binasında yolcularına hizmet veriyor.

Ana terminal binası, hava trafik kontrol kulesi ve çeşitli destek tesisleriyle faaliyette olan havalimanı, tam kapasiteye ulaştığında yılda 200 milyon yolcuya ve 350'den fazla destinasyona ulaşım imkanı sunacak.

Toplam 1 milyon metrekare otopark alanına sahip havalimanına uçuş gerçekleştiren hava yolu şirketi sayısı bu yıl itibarıyla 115'e yükselirken, uçulan nokta sayısı 330'u aştı. Uçulan ülke sayısı ise 120 oldu.

Havalimanında açıldığı günden 19 Ekim 2025 tarihine kadar geçen sürede gerçekleştirilen 2 milyon 682 bin 731 uçuşta toplam 400 milyon 270 bini aşkın yolcu taşındı.

Ulaşımın yanı sıra kargo taşımacılığında da uçulan nokta sayısını 100'e yükselten ve açıldığı dönemde 4 milyon ton kargo kapasitesine sahip İstanbul Havalimanı, tüm faz yatırımlarını tamamladığında 5,5 milyon ton kargo kapasitesine sahip olacak bir altyapıyı da elinde bulunduruyor.

AVRUPA'NIN EN ÇOK UÇUŞ YAPILAN HAVALİMANI

İstanbul Havalimanı, 2022, 2023 ve 2024'te Avrupa'nın en çok uçuş yapılan uluslararası havalimanı olma unvanını kazandı.

Proje, Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı'nın (EUROCONTROL) verilerine göre bu yılın geride kalan kısmının büyük bölümünde de Amsterdam, Paris ve Londra gibi Avrupa başkentlerindeki havalimanlarını geride bırakarak zirvedeki yerini korudu.

NİSAN AYINDA 'ÜÇLÜ PİST OPERASYONU' BAŞLATILDI

İstanbul Havalimanı'nda bu yıl çok önemli bir aşama daha hayata geçti. 17 Nisan'da, İstanbul Havalimanı'nda üç uçağın birbirinden tamamen bağımsız pistlere aynı anda iniş veya kalkış yapabildiği "eş zamanlı üçlü bağımsız pist operasyonu" başladı.

Bu sistem sayesinde İstanbul Havalimanı, Avrupa'da üçlü pist operasyonunu başlatan ilk meydan olurken, dünyada ise ABD'den sonra ikinci ülke olmayı başardı.

KÜRESEL BAĞLANTIDA DÜNYA LİDERİ OLDU

İstanbul Havalimanı, Avrupa Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI EUROPE) tarafından yayınlanan "2025 Havalimanı Endüstrisi Bağlantı Raporu"na göre, küresel çapta Bağlantı Merkezi Sıralaması'nda Frankfurt Havalimanı'nı geride bırakarak dünya lideri oldu.

Haziranda açıklanan rapor, havalimanının uzun yıllar listenin zirvesinde yer alan Frankfurt Havalimanı'nı geride bırakarak dünya lideri konumuna yerleştiğini ortaya koydu.

Raporda ayrıca Avrupa genelinde "Doğrudan Bağlantı" kategorisinde 2024 yılında olduğu gibi 2025 yılında da liderliğin sürdüğü belirtildi.

DÜNYANIN EN İYİ HAVALİMANI SEÇİLDİ

Açıldığı günden bu yana aradan geçen 7 yıllık sürede sayısız ödüle layık görülen İstanbul Havalimanı, bu sene de uluslararası arenada adından sıkça söz ettirdi.

Havalimanı, son olarak 116 yıllık tarihiyle seyahat yayıncılığının en prestijli dergilerinden Conde Nast Traveler okuyucuları tarafından "Dünyanın En İyi Havalimanı" seçildi.

Ankete katılan yüz binlerce seyahatseverin oylarıyla belirlenen listede İstanbul Havalimanı, 2024'te olduğu gibi bir kez daha dünyanın zirvesine yerleşti.

Travel + Leisure dergisi tarafından geçen yıl olduğu gibi 2025'te de "Dünyanın En iyi Havalimanı" proje, küresel ölçekteki başarısını bir kez daha tescillemiş oldu.

THY'den Cumhuriyet Bayramı'na özel indirimli biletler

THY'den yapılan açıklamaya göre, bugün ve yarın alınacak indirimli biletler ile 1 Aralık 2025-5 Ocak 2026 tarihleri arasındaki yurt içi uçuşlarda, 1029 liradan başlayan fiyatlarla seyahat edilebilecek.

İstanbul Havalimanı çıkışlı ya da varışlı yurt içi tek yön uçuşlarda geçerli olan kampanyada, 90 bin koltuk satışa sunulurken, detaylı bilgiye THY'nin internet sitesinden erişilebiliyor.


Antalya'da turist sayısı 16 milyonu geçti!

Antalya turizminde bu yıl kuzey ve güneydeki savaşlar, global ekonomik sorunlar ve birçok kriz ortamına rağmen ekim ayı yüksek sezon olarak adlandırılan yaz aylarını aratmadığı belirtildi. Antalya ve Gazipaşa'da 2 havalimanının bulunduğu kente 27 Ekim itibarıyla hava yoluyla gelen toplam turist sayısı 16 milyon 97 bin kişi olurken, aynı gün itibarıyla ekim ayında da 2 milyon 6 bin turist sayısına ulaşıldı. Geçen yıla göre küçük artışlarla devam eden turizm sektöründe, kasım ayının özellikle ilk yarısında da hareketliliğin devam etmesi bekleniyor. Bu yıl birçok tur operatörü küresel ısınmanın da etkisinin olduğu hava sıcaklıklarına bağlı, operasyonlarını kasım ayı sonuna kadar uzattığını açıkladı.

Ekim ayı ülkelere göre turist sayıları henüz netleşmezken, eylül itibarıyla bakıldığında ise Antalya'ya en çok turist Rusya'dan geldi. 9 aylık verilere göre Rusya'dan 3 milyon 306 bin kişi gelirken, ikinci sıradaki Almanya'dan 2 milyon 702 bin kişi geldi. Antalya'nın bu iki büyük ana pazarına ilave yeni ana pazar konumuna ulaşan üçüncü sıradaki İngiltere'den 1 milyon 298 bin kişi, dördüncü Polonya'dan ise 1 milyon 101 bin kişi geldi.

YOĞUN HAVA TRAFİĞİ
Ekim ayının son haftası verilerine göre 16 milyon turist sayısının aşıldığı Antalya'nın hava sahasında uçak trafiğindeki yoğunluk da dikkati çekti. 27 Ekim itibarıyla dış hat uçuşlara bakıldığında 11 bin 259 uçak gelirken, giden toplam 11 bin 250 uçakla havadaki dış hat trafiği ekimde 22 bin 500'ü aştı. İç ve dış hat toplam yolcu sayısı ise 4 milyon 643 bini geçti.

DÜNYA TURİZMİNDE FİYATLAR YÜKSELDİ
Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, 2025 yılında dünya turizminin ortalama yüzde 5-8 artışla sona yaklaştığını belirterek, "Özellikle İspanya, Yunanistan, İtalya, Çin ve Mısır en iyi sezonlarını geçirdi. Çin'in tekrar devreye girmesi ilk 5 sıralamasını değiştiriyor. Türkiye yılı küçük bir artışla geçiriyor. Savaş atmosferinin yanı sıra artan fiyatlar, Türkiye'nin hızını kesti. Antalya ise sezon başında beklendiği gibi 2024 yılının biraz üstünde yılı bitiriyor. Antalya'nın en önemli rakipleri Hurghada, Mayorka, Girit sayısal artış yakalamalarına rağmen gelirlerdeki düşüşten şikayetçi. Dünya genelinde tatil giderleri 2025 yılında yüzde 20-40 oranında arttı. Buna rağmen 1,5 milyar insan seyahate çıktı. Süreler kısaldı, dönemler değişti ve yüksek sezon 3 aydan sonbahar ve ilkbahara yayıldı. 2026 yılında fiyatlar destinasyonların kaderini belirleyecek" diye konuştu.


İstanbul'da hamsinin fiyatı düştü

Denizlerde av yasağının 1 Eylül itibariyle kalkmasının ardından havalarında soğumasıyla balık, hem vatandaşın hem de esnafın yüzünü güldürdü.

İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan bir balıkçıda, bol miktarda hamsi avlanmasıyla birlikte hamsinin kilo fiyatı 89 liraya düştü.

Kampanya yapan balıkçı, 4 kilo hamsi fiyatını ise 300 liradan vermeye başladı. Balık fiyatını uygun gören vatandaşlar ise balıkçıya adeta akın etti.

"FİYATLAR DÜŞTÜKÇE DÜŞÜYOR"

Balık almaya gelen Makbule Büyükköşger isimli bir vatandaş, "Fiyatlar çok güzel, ben uzaklardan geldik bu fiyata almak için. Hizmet çok güzel. Hem çipura hem hamsi aldım fiyatlar çok uygun." dedi.

Balıkçı Kenan Balcı ise, denizlerde bu sene çok miktarda balık olduğunu ifade ederek, "Her çeşit balık mevcut. 32 çeşit balık var denizlerimizde. Ama hamsi, sardalya, istavrit bu aralar daha fazla. Düştükçe düşüyor fiyatlar.

1 kilo hamsi 89 lira, 4 kilo alana 300 lira diye kampanya yaptık. 4 kilo alana 75 liraya geliyor. Halkımıza feda olsun. 1 kilo yerine 5 kilo satıyoruz, 5 kilo yerine 5 ton satıyoruz. Halkımız balık yesin, ucuzluktan herkes faydalansın." diye konuştu.

Nvidia'dan Nokia'ya 1 milyar dolarlık yatırım

Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, şirketin yazılım geliştiricileri, mühendisleri, araştırmacıları, bilgi teknolojileri uzmanlarını bir araya getirdiği etkinliğinde, yapay zeka alanındaki yeni atılımlarını anlattı.

Şirketten yapılan açıklamalarda söz konusu çalışmalara dair bilgi verildi.

Nvidia ile Nokia'nın yeni nesil yapay zeka tabanlı mobil ağların ve yapay zeka ağ altyapısının hızlı bir şekilde geliştirilmesini ve uygulanmasını sağlamak amacıyla stratejik bir ortaklık kuracağı belirtilen açıklamada, Nvidia'nın Nokia'ya hisse başına 6,01 dolardan 1 milyar dolar yatırım yapacağı belirtildi.

Nokia'dan yapılan açıklamada ise Nvidia'nın şirketten 166,4 milyon hisse alacağı ve bunun sonucunda Nokia'nın yüzde 2,9 hissedarı olacağı belirtildi.

ABD ENERJİ BAKANLIĞI İÇİN 7 SÜPER BİLGİSAYAR

Nvidia'dan yapılan başka açıklamada da Amerika'nın yapay zeka altyapısını oluşturmak üzere ABD Enerji Bakanlığının ulusal laboratuvarları ve ülkenin önde gelen şirketleriyle işbirliğine gidildiği kaydedildi.

Şirketin, ABD Enerji Bakanlığına ait iki tesiste bilimsel araştırma ve inovasyonu desteklemek için 7 yeni sistem sağlayacağı ifade edilen açıklamada, Nvidia'nın Oracle ve Enerji Bakanlığı ile işbirliği yaparak Bakanlığın bilimsel keşifler için en büyük yapay zeka süper bilgisayarını inşa edeceği vurgulandı.

PALANTIR VE UBER GİBİ ŞİRKETLERLE İŞBİRLİĞİ

Nvidia, Palantir Technologies ile de operasyonel yapay zeka için türünün ilk örneği olan entegre bir teknoloji yığını oluşturmak üzere işbirliği yaptığını duyurdu.

Açıklamada, bu teknolojinin analitik yetenekler, referans iş akışları, otomasyon özellikleri ve özelleştirilebilir, uzmanlaşmış yapay zeka ajanlarını içerdiği ve karmaşık kurumsal ile kamu sistemlerini hızlandırmayı ve optimize etmeyi amaçladığı aktarıldı.

Uber ile de robotaksi ve otonom araç teknolojileri alanında işbirliği yapıldığı kaydedilen açıklamada, Uber'in 2027'den itibaren 100 bin otonom araca ulaşmayı hedeflediği ve bu filo için Nvidia'nın "DRIVE AGX Hyperion 10" platformu ile yapay zeka destekli bir veri fabrikasından faydalanacağına dikkati çekildi.

Açıklamada ayrıca, ilaç şirketi Eli Lilly ile de ilaç keşfini hızlandırmaya yardımcı olacak yapay zeka altyapısını kurmak için işbirliği yapıldığı belirtildi.

YENİ TEKNOLOJİLER TANITILDI

Öte yandan Nvidia, yüksek bilgi işlem performansı sunan "Nvidia BlueField-4" veri işleme birimini, gigawatt ölçeğinde yapay zeka fabrikaları tasarlamak ve işletmeye yarayacak "Nvidia Omniverse DSX" planını, dil, biyoloji ve robotik alanlarında yapay zeka inovasyonunu hızlandırmak için açık kaynak yapay zeka teknolojilerini de tanıttı.

Araç sahipleri dikkat: Benzin fiyatına güncelleme bekleniyor!

Akaryakıt ürünlerinden benzinin litre fiyatına artış bekleniyor.

29 Ekim'in resmi tatil olmasından dolayı bugün akaryakıt fiyatlarında değişikliğe gidilmeyecek.

BENZİNE 85 KURUŞLUK FİYAT ARTIŞI BEKLENİYOR
Benzinin litre fiyatına 85 kuruşluk fiyat artışı beklentisi mevcut.

Zammın tabelalara yansıyıp yansımayacağı ise yarın belli olacak.

AJet'ten Cumhuriyet Bayramı'na özel indirimli bilet kampanyası

Şirketten yapılan açıklamaya göre, bugün saat 23.59'a kadar satışa sunulacak ve sadece AJet'in mobil uygulaması üzerinden alınacak indirimli biletler, 17 Kasım 2025-13 Mart 2026 tarihleri arasındaki seyahatlerde kullanılabilecek.

AJet'in Cumhuriyet Bayramı kampanyası, "Basic" sınıfı biletlerde geçerli olacak.

Altının gramı 5 bin 353 liradan işlem görüyor

Dün ons fiyatındaki düşüşe paralel değer kaybeden altının gramı, günü yüzde 0,6 azalışla 5 bin 334 liradan tamamladı. Yeni güne yükselişle başlayan gram altın, saat 09.25 itibarıyla önceki kapanışın yüzde 0,4 üzerinde 5 bin 353 lira seviyesinde bulunuyor.

Çeyrek altın 9 bin 298 liradan, cumhuriyet altını 37 bin 55 liradan satılıyor.

Altının onsu yeni işlem gününde yüzde 0,42 artışla 3 bin 969 dolardan işlem görüyor.

ABD-Çin görüşmelerine dair iyimserliklerin piyasalardaki risk algısını azaltmasıyla güvenli liman varlıklardan olan altına yönelim zayıfladı. Altının onsu yatırımcıların temkinli duruşunu yumuşatması ve kar realizasyonu güdülerinin devreye girmesiyle rekor seviyelerden geriledi.

ABD Merkez Bankasının (Fed) bugün alacağı para politikası kararlarının varlık fiyatlarının yönü üzerinde etkili olması beklenirken, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in bu akşam politika faizini 25 baz puan indirmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Bu günün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı olması dolayısıyla yurt içinde piyasalar kapalı. Analistler, yurt dışında Fed'in faiz kararı ve sonrasında Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamalarının takip edileceğini belirtti.

Dünyaca ünlü gelinlikçiden Türkiye kararı

Sputnik haberine göre, gelinlik ve abiye tasarımlarıyla Türkiye'de tanınan Oleg Cassini, 14 yılın ardından faaliyetlerini sonlandırma kararı aldığını duyurdu. Markadan yapılan açıklamada markanın Türkiye macerasının sona erdiği duyuruldu.

Teşekkürler Türkiye sözleriyle veda etti

Oleg Cassini Türkiye ekibi tarafından yapılan açıklamada, 14 yıllık faaliyet sürecinde markaya gösterilen ilgiden dolayı teşekkür edildi. Açıklamada, "Türkiye'deki operasyonlarımızı sonlandırırken, sizlerle geçirdiğimiz 14 yılın her anı için en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Markamızı en özel günlerinize dahil ettiğiniz, sevincinizi ve heyecanınızı bizimle paylaştığınız için minnettarız" ifadeleri kullanıldı. Şirketin resmi internet sitesinde de benzer bir mesaj yayınlanarak "Teşekkürler Türkiye" sözleriyle veda edildi.

Türkiye'de birçok şehirde mağazası bulunuyordu

Amerikalı tasarımcı Oleg Cassini markası, gelinlik, abiye ve özel davet kıyafetleriyle tanınıyordu. Şirket, Türkiye operasyonlarını neden sonlandırdığına ilişkin net bir açıklama yapmadı.

Apple'ın son piyasa değeri açıklandı

Apple hisseleri salı günü yüzde 0,1 oranında artarak yükselişini sürdürdü. Şirketin bu performansında, özellikle Çin gibi geçmişte zorlandığı pazarlarda iPhone 17 satışlarının güçlü seyretmesi etkili oldu.

Yılın ilk aylarında Donald Trump yönetiminin uyguladığı gümrük tarifeleri, yapay zekâ ürünlerindeki gecikmeler ve yerli üretim baskısı nedeniyle büyük değer kaybeden Apple, nisan ayında yalnızca bir işlem gününde 310 milyar dolar kaybetmişti. Ancak son haftalardaki toparlanma, markanın hâlâ yatırımcı güvenini koruduğunu gösteriyor.

Yapay zeka devrimi Wall Street’i yeniden şekillendiriyor
Apple’ın yeni rekoru, yapay zekâ çılgınlığının teknoloji hisselerini rekor seviyelere taşıdığı bir yılda geldi. Nvidia’nın yapay zekâ çiplerindeki liderliği ve Microsoft’un bulut bilişim alanındaki gücü, Apple’ı ilk kez bu yarışta geride bıraktı.

Uzmanlara göre bu durum, yapay zekânın artık Wall Street için akıllı telefon ya da internet kadar dönüştürücü bir alan haline geldiğini gösteriyor.

Trilyonluk yolculuk
Apple, Ağustos 2018’de 1 trilyon dolar değerine ulaşan ilk halka açık şirket olmuştu. 2020’de 2 trilyon, 2022’de 3 trilyon sınırlarını aşan şirket, 2023’ün Haziran ayında bu seviyede kapanış yapabilmişti.

Wedbush Securities analisti Dan Ives, “Tim Cook ve ekibi nihayet iPhone 17 ile başarıyı yakaladı. Şimdi piyasa, şirketin büyük stratejik yapay zekâ yol haritasının açıklanmasını bekliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sigortasız çiftçilere müjde! Hesaplara yatırıldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, zirai dondan etkilenen, tarım sigortası bulunmayan ve Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilere sevindiren haber verdi.

707 MİLYON 112 BİN LİRA HESAPLARA AKTARILDI
Bakan Yumaklı, tarım sigortası bulunmayan üreticilere önceki ödemelerin devamı olarak 707 milyon 112 bin lira daha aktarıldığını duyurdu.

Bakan Yumaklı, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, zirai dondan etkilenen üreticilere destek ödemelerinin sürdüğünü hatırlatarak, "Tarım sigortası bulunmayan, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilerimize önceki ödemelerin devamı olarak 707 milyon 112 bin lira daha aktarıyoruz. Üreticimizin yanında olmaya, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği güçlendirmeye devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Bak10-4

Şimşek: Gümrük vergileri uzun vadede ekonomilere fayda sağlamaz

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad’da düzenlenen 9. Future Investment Initiative (FII- Geleceğe Yatırım Girişimi) kapsamında "Egemenlik ve Küreselleşme Arasındaki Denge Nedir" başlıklı panelde konuştu.

Bakan Şimşek, panelde yaptığı konuşmada, "Küreselleşme, global büyümenin en güçlü motorlarından biri oldu. 1990’dan bu yana küresel ticaret hacmi neredeyse altı kat artarken, bir milyar insan yoksulluktan kurtuldu. Bu yüzden ekonomiler dışa açık kalmayı önceliklendirdiler. Biz de Türkiye olarak dışa açık kalmaya devam ettik. Bölgesel ve küresel entegrasyonun öneminin farkındayız, faydalarını da görüyoruz." dedi.

Küreselleşmenin sunduğu faydaların yanında bazı alanlarda risklerin azaltılması gerektiğine de vurgu yapan Bakan Şimşek, "Örneğin, enerjide arz güvenliği, küresel pandeminin de ortaya koyduğu gibi sağlık ve biyoteknoloji alanı ve yapay zeka gibi alanlarda hem iş birliğine açık kalmayı hem de kendi kabiliyetlerimizi geliştirmeyi önemsiyoruz. Veri konusunda; veri gizliliği ve siber güvenlik gibi kritik konular kendi yetkinliğimizi inşa etmemizi gerektiriyor." ifadelerini kullandı.

Şimşek ayrıca, genel olarak küreselleşmenin faydalarına inanmakla birlikte, onun yol açtığı dengesizlikleri de yönetmek zorunda olduklarını dile getirerek, "İşte bu noktada toplumsal ve siyasal tepkiler devreye giriyor. Eğer küreselleşmenin olumsuz etkilerini doğru politikalarla hafifletebilirsek, toplumdaki tepkileri de azaltmak mümkün olur. Sonuç olarak, bugün tamamen küreselleşmeden kopma değil, riskleri azaltma dönemindeyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Korumacılıkla ilgili soruya da yanıt veren Bakan Şimşek, şunları kaydetti:

"Gümrük vergileri bir tür korumacılıktır, uzun vadede ekonomilere fayda sağlamaz. Ancak elbette bu vergileri uygulayan ülkelerdeki hassasiyeti anlayabiliyorum. Son 30-40 yılda, başta Asya ülkeleri olmak üzere, gelişmekte olan ülkelerin yükselişiyle birlikte, sanayileşmiş Batı’da imalat sektöründeki işlerin dörtte biri kaybedildi. Reel ücretler neredeyse yerinde saydı. Bu durum, anlaşılabilir bir tepki doğurdu. Ama aslında bu dengesizlikler başka yollarla yönetilebilirdi ancak politika tepkisi geç kaldı. Sonuçta, bugünkü siyasi atmosferi şekillendiren sosyal ve ekonomik hoşnutsuzluklar ortaya çıktı. Oysa küresel büyümenin motoru olan ticaret duraksarsa, dünya ekonomisi yüzde 3’lük büyümeyi bile sürdüremeyebilir."

Yapay zeka konusundaki soruyu Şimşek, "Bu alan bugün büyük ölçüde Batı ekosistemiyle bütünleşmiş durumda. Biz de bu dönüşümü dikkatli bir biçimde ele alıyoruz. Bazı alanlarda stratejik özerklik gerekli. Bu yüzden düşük yörüngeli uydularla Starlink benzeri kendi ağımızı kuruyoruz. Fiber altyapıya yoğun yatırım yapıyoruz, 5G+ hazırlıklarımız sürüyor. Yapay zekanın enerji talebini karşılamak için nükleer santraller inşa ediyoruz. Bu alandaki insan kaynağımız çok güçlü, her yıl yaklaşık 940 bin üniversite mezunu veriyoruz ve giderek daha fazla gencimiz bu alanlarda uzmanlaşıyor." şeklinde yanıtladı.

"Uluslararası teknoloji devlerini ülkemize çekmeye çalışıyoruz"
Bakan Şimşek, dijital düzenlemeler kapsamında temkinli olduklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Avrupa Birliği’nin Dijital Pazar Yasası'na katılmadık, önce neyin işe yaradığını görmek istiyoruz. Bu alanın verimlilik üzerinde muazzam etkiler yaratabileceğine inanıyoruz. Dolayısıyla uluslararası teknoloji devlerini ülkemize çekmeye çalışıyoruz. Ancak, verinin yerelde tutulmasını öngören 'güvenilir bulut' düzenlemelerimiz nedeniyle bazı yatırımcılar bunun önlerine engel çıkardığını söylüyor.”

Serbest ticaret anlaşmalarının da korumacılığa karşı önemli bir kalkan görevi üstlendiğini ifade eden Bakan Şimşek, "Birleşik Krallık ile neredeyse anlaşmayı tamamlandık. Avrupa Birliği ile ise Gümrük Birliği’nin güncellenmesi için çalışıyoruz. Gümrük Birliği’nin kapsamını kamu alımları, hizmetler ve tarımı da içine alacak şekilde genişletmek istiyoruz." diye konuştu.

DKMP Genel Müdürlüğü 13 personel istihdam edecek

Genel Müdürlüğün konuya ilişkin ilanı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, kurumun taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere, ikisi tekniker ve 11'i koruma ve güvenlik görevlisi 13 personel alımı yapılacak.

Başvurular, e-Devlet üzerinden "Tarım ve Orman Bakanlığı-Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım" hizmeti aracılığıyla veya Kariyer Kapısı Platformu (https://kariyerkapisi.gov.tr) internet adresi üzerinden 28 Ekim-4 Kasım döneminde çevrim içi gerçekleştirilecek.

Yerleştirme sonuçları, DKMP'nin internet adresi "Kariyer Kapısı-Kamu İşe Alım Platformu" üzerinden öğrenilebilecek.

Türk limanları rekor kırdı: 9 ayda 47 bini aşkın gemi yanaştı

Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgilere göre, Türk limanlarına uğrayan gemi sayısı, COVID-19 salgınından itibaren artış trendini sürdürdü.

Bu gemilerin sayısı 2018'de 55 bin 448 olarak hesaplanmıştı. Salgın döneminde 40 binin altına inen limanlara uğrayan gemi sayısı, 2022'de 43 bin 164'e, 2023'te ise 45 bin 605'e yükseldi.

Türk limanlarına bu yılın 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,8'lik artışla 47 bin 630 gemi uğradı. Bu sayı geçen yılın ocak-eylül döneminde 46 bin 317 olarak kayıtlara geçmişti.

Gemilerin 16 bin 777'si Türk bayraklı
Bu yılın 9 ayında limanlara uğrayan gemi sayısı, son 7 yılın en yüksek rakamı olarak hesaplandı.

Bu dönemde limanlara uğrayan gemilerin ağırlığı 723 milyon 215 bin 121 groston oldu. Limanlara yanaşan bu gemilerin 16 bin 777'sini Türk bayraklı gemiler oluşturdu.

Türk limanlarına uğrayan yabancı bayraklı gemilerin sayısı ise ocak-eylül döneminde 30 bin 853 oldu.

Gemilerle en çok Avrupa hatlarında araç taşındı
Ro-Ro gemilerinin yurt dışı bağlantılı hatlarında taşınan araç sayısı da bu yılın 9 ayında artış gösterdi.

Söz konusu gemilerle taşınan araç sayısı, geenç yılın ocak-eylül döneminde 519 bin 354 iken bu yılın 9 ayında yüzde 4,2 artışla 541 bin 3 oldu.

Bu yıl yurt dışı güzergahlı Ro-Ro gemileriyle 269 bin 620 araç geldi, 271 bin 383 araç ayrıldı.

Yurt dışı hatlarını kullanan araçların büyük kısmı Avrupa limanlarından taşındı. Ro-Ro gemileriyle yılın 9 ayında taşınan 540 bini aşkın aracın, 391 bin 292'sinin transferi Trieste, Valensiya, Marsilya gibi Avrupa hatlarında gerçekleşti.

Tuapse, Novorossisk ve Köstence gibi Karadeniz limanları ile Türk limanları arasında taşınan araç sayısı da aynı dönemde 65 bin 630 olarak kayıtlara geçti.

Borsa günü yükselişle tamamladı! 28 Ekim 2025

BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 17,64 puan artarken, toplam işlem hacmi 49,2 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 0,18 gerilerken, holding endeksi ise yüzde 0,37 arttı.

Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 4,61 ile finansal kiralama faktoring, en çok kaybettiren ise yüzde 3,98 ile spor oldu.

Yurt içi piyasalarda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı arifesi nedeniyle bugün yarım gün seans yapıldı. Küresel piyasalardaki karışık seyre karşın BIST 100 endeksi günü yükselişle tamamladı.

Borsada 29 Ekim Çarşamba günü ise işlem gerçekleşmeyecek olup, bugünkü işlemlerin takası 31 Ekim'de yapılacak.

Analistler, günün geri kalanında ABD'de Richmond Fed imalat sanayi endeksi ve New York Fed tüketici güven endeksinin takip edileceğini belirtti.


Türkiye’nin posta sektörü e-ticaretle büyüyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) "2025-1 Türkiye Posta Sektörü Pazar Verileri Raporu"ndan derlenen bilgiye göre, sektörde yetkilendirilmiş hizmet sağlayıcı sayısı 56 olurken bu hizmet sağlayıcılara 27'si ulusal, 40'ı yerel olmak 67 yetkilendirme verildi.

Söz konusu dönem itibarıyla Türkiye genelinde toplam 9 bin 501 posta acentesi/şubesi hizmet veriyor. Bu acente ve şubelerin 1487'si İstanbul'da, 605'i Ankara'da ve 460'ı İzmir'de bulunuyor.

Posta sektöründe trafik ve hacim, "haberleşme gönderileri" ve "posta kolisi/kargosu" olmak üzere iki başlık altında ele alınıyor.

Posta kolisi veya kargosu şeklinde nitelendirilen diğer posta gönderilerinde sayının yıllar itibarıyla artış eğiliminde olması dikkati çekiyor. Bu yılın ilk 6 ayında posta kolisi veya kargosu kategorisindeki gönderilerin sayısı 2024'ün aynı döneminde göre yüzde 8 artarak 691 milyona ulaştı. Bu sayı 2020'de 378,04 milyon, 2021'de 446,74 milyon, 2022'de 642,9 milyon, 2023'te 598,06 milyon olarak kayıtlara geçmişti.

Söz konusu artışın, e-ticaret hacminin son yıllardaki hızlı büyümesinden kaynaklı olduğu değerlendirilirken bu durum ülkenin posta pazarını da olumlu etkiledi. Bu yılın ilk yarısında söz konusu gönderilerin yüzde 79'unun 2 kilogramın altında olduğu hesaplandı.

Kurumsal gönderiler yükselişte
Posta kolisi ve kargosu gönderileri, gönderim kaynağına göre bireysel ve kurumsal olmak üzere iki sınıfta değerlendiriliyor.

Buna göre, 2025'in ilk yarısında posta kolisi/kargosu gönderilerinin yaklaşık yüzde 95'inin kurumsal gönderilerden oluştuğu görüldü.

Özellikle e-ticaret platformlarının yoğun kullanımıyla bir işletmeden tüketiciye gönderilen gönderilerin yoğunluğunun artması sebebiyle kurumsal gönderilerdeki artışın son dönemde bireysel gönderilere oranla daha yüksek olduğu tespit edildi.

Posta kolisi/kargosu gönderileri teslim yerlerine göre şehir içi, şehirler arası ve uluslararası olmak üzere 3 kategoride değerlendiriliyor. Bu kapsamda posta kolisi/kargosu gönderilerinin yüzde 79'undan fazlasının şehirler arası kategoride yer aldığı belirlendi.

Haberleşme gönderilerinde olduğu gibi posta kolisi/kargosu gönderilerinde de şehirler arası gönderiler önemli yer tuttu. Toplam posta kolisi/kargosu gönderilerinin yaklaşık yüzde 15'i şehir içi teslimatı gerçekleşen gönderilerden oluşurken yurt dışına gönderilen posta kolisi/kargosu oranı ise yaklaşık yüzde 5 civarında oldu.

2025 yılının ilk yarısında posta kolisi/kargosu teslimatının en çok gerçekleştiği iller İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Kocaeli olarak sıralandı.

Haberleşme gönderileri
Ülkede posta sektöründe 2025 yılının ilk yarısında gerçekleşen haberleşme gönderilerinin sayısı yıllık yüzde 16,33 azalışla 111,11 milyon oldu. Söz konusu rakam 2020'de 176,53 milyon, 2021'de 236,77 milyon, 2022'de 289,35 milyon, 2023'te 220,33 milyon, 2024'te ise 132,81 milyon olarak kaydedilmişti. Bu kapsamdaki gönderilerin yüzde 81'inin 0-20 gram aralığında olduğu belirlendi.

Sektörün geliri artmaya devam ediyor
Sektörde faaliyet gösteren hizmet sağlayıcıların geliri, 2025'in ilk yarısında 2024'ün aynı dönemine göre yüzde 37,4 artarak 56,1 milyar liradan 77,13 milyar liraya yükseldi. İlk 6 ayda haberleşme gönderilerinden 12,8 milyar lira, kargo gönderilerinden yaklaşık 64,35 milyar lira gelir elde edildi.

Yatırım ve istihdam
Posta trafiğinin artmasıyla bu talebe cevap verebilmek için hizmet sağlayıcıları yatırımlarına devam etti.

Bu kapsamda 2025'in ilk 6 ayında posta hizmet sağlayıcıları tarafından bu alanda yapılan yatırımların toplam tutarı 3 milyar 206 milyon lira olarak gerçekleşti. Öte yandan, bu dönemde posta sektöründe çalışan sayısı 118 bin 394 oldu.

Petrol üssü Şırnak! Gabar'da üretim 80 bin varile çıktı

Bakan Bayraktar'ın açıklamasına göre, Şırnak'ın Gabar bölgesinde yer alan Şehit Aybüke Yalçın, Şehit Esma Çevik, Şehit Teğmen Akdeniz, Bulmuşlar, Mehmet İrfan Güler ve Bülent Sadioğlu sahalarında üretim rekor seviyeye ulaştı. Bakan Bayraktar, "Keşfedilen ham petrolden elde edilen gelir, petrol fiyatları, döviz kuru ve üretim miktarı gibi ekonomik faktörlerin yanı sıra, jeopolitik gelişmeler ve küresel arz-talep dengelerine bağlı olarak değişmektedir. Sahalarda görevlendirilen personel sayısı ise operasyon yoğunluğuna göre farklılık göstermektedir" ifadelerini kullandı.

PETROL GELİRLERİ MERKEZİ BÜTÇEYE AKTARILIYOR
Bakan Bayraktar, 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu kapsamında alınan devlet hissesinin doğrudan merkezi bütçeye gelir olarak aktarıldığını, petrol gelirlerinden belediyelere veya il özel idarelerine doğrudan nakit aktarım sisteminin ise mevzuatta yer almadığını hatırlattı. Bakan Bayraktar, "Petrol gelirlerinden yerel yönetimlere pay verilmesini öngören taslak metin, Türk Petrol Kanununda değişiklik yapılmasına dair 5574 sayılı Kanun Teklifi görüşmeleri sırasında gündeme gelmiş, ancak yeterli oy çoğunluğu sağlanamadığından yasalaşmamıştır'' diye konuştu.

Gabar petrolünün ekonomi ve istihdam üzerindeki olumlu etkisi artıyor

ŞIRNAK ÜRETİMDE ZİRVEDE
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, 2018-2024 yılları arasında ham petrol üretimi yapan iller arasında Şırnak büyük bir artışla öne çıktı. 2024 yılında Şırnak'ta 16 milyon 374 bin 971 varil ham petrol üretimi gerçekleştirilirken, bu rakam ilin Türkiye'nin en hızlı üretim artışı sağlayan bölgesi olmasını sağladı. Aynı dönemde Batman'da 7 milyon 476 bin, Diyarbakır'da 7 milyon 531 bin, Adıyaman'da 3 milyon 163 bin varil üretim yapıldı. Bakan Bayraktar, 2018-2024 yılları arasında petrol ve doğalgaz üretiminden elde edilen devlet hissesi toplamının 33 milyar 771 milyon 25 bin 863 TL olduğunu da açıkladı.

ÇEVRESEL ETKİLER ASGARİ DÜZEYDE
Petrol faaliyetlerinin çevreye etkilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Bayraktar, "Türk Petrol Kanunu Uygulama Yönetmeliği gereği, petrol hakkı sahipleri çevre, iş sağlığı ve güvenliği açısından tüm tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu kapsamda petrol üretiminden kaynaklanan çevre kirliliği asgari düzeyde kalmaktadır" şeklinde konuştu.

Borç yapılandırması ele alındı! Finansal İstikrar Komitesi'nden açıklama

Finansal İstikrar Komitesi, 3 aydır devam eden ve geçtiğimiz günlerde sona eren borç yapılandırmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kredi ve kredi kartı borçları Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun tavsiye niteliğindeki kararıyla bankalar tarafından yapılandırılmıştı.

3 ay süren ve 10 Ekim 2025 tarihinde sona eren borç yapılandırmasına büyük ilgi oluşmuştu.

Bireysel kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borcu bulunanlar 48 ay vadeyle Merkez Bankası'nın belirlediği yüzde 3.11 oranındaki faiz oranıyla borçlarını yapılandırmıştı.

BORÇ YAPILANDIRMASI ELE ALINDI
Finansal İstikrar Komitesi'nden yapılan açıklamada "Tüketici kredileri ve kredi kartlarındaki yapılandırmalara yönelik bugüne kadar atılan adımlar değerlendirilmiş ve önümüzdeki dönem atılabilecek adımlar ele alınmıştır." denildi.

KİMLER BORÇLARINI YAPILANDIRMIŞTI?
Kredi kartı yapılandırmasında artık sadece asgari tutarı ödenmeyen değil, dönem borcu kısmen ya da tamamı ödenmeyen bireysel kartlar da yapılandırmaya konu edilmişti. İhtiyaç kredisi yapılandırmasında gecikme süresi artık "30 günü aşan" değil, "her türlü gecikmiş ödeme" olarak güncellenmişti.

Hem kredi kartları hem ihtiyaç kredileri açısından; yapılandırma kapsamı, daha önce karar tarihindeki borç bakiyesiyken; artık yapılandırma tarihindeki borç bakiyesi esas alınarak ve gecikmesi olmasa bile karar tarihinden önce yeniden yapılandırılan krediler tekrar yapılandırılmıştı.

İzmirli kadınların Gazze hassasiyeti: Filistin sergisini gözyaşlarıyla gezdiler

İsrail'in Gazze'de devam eden soykırımı 70 bine yakın masum sivili hayattan kopardı.

Türkiye'nin de üstün çabalarıyla ateşkes sağlansa da İsrail, katliamına devam ediyor. Tüm dünyada vicdan sahibi herkesi sokaklara döken bu zulme Türkiye'den de en yüksek sesle tepkiler yükseliyor.

Kitlesel protestoların yanında sivil ve yerel farkındalıklar da dikkat çekiyor.

Bunlardan en dokunaklılarından biri İzmir'in Menemen ilçesinde yaşandı.

"BİZ SUSARSAK ANALIĞIMIZ EKSİK KALIR"

İlçeye bağlı bir köyde ikamet eden yaşlı teyze köyün tüm kadınlarını örgütledi.

"Gazze yanarken biz susarsak analığımız eksik kalır." diyerek kapı kapı dolaşan teyze, köyün kadınlarını toplayarak İzmir'e gelen Vatanım Filistin sergisine götürdü.

Bir kamyonete doluşan köyün kadınları ellerinde Filistin bayrakları ile sergiyi gezerken duygusal anlar yaşandı.

Gazze ile ilgili haberleri yakından takip eden kadınlar her duydukları ayrıntının canlarını yaktığını söylerken gözyaşlarına boğuldular.

"BENİM ELİMDEN GELEN BU, SEN DE ELİNDEN GELENİ YAP"

Kadınları organize eden teyze ise herkesi imkanı yettiğince ses çıkarmaya ve zulmü durduracak eylemlerde bulunmaya davet ederken şunları söyledi:

"Analar evlatlarını gömüyor. Bugün ne yaptım? 30 tane kadını aldım geldim analığımı göstermek için. Gazzelilere ses olmak için getirdim. Ben bunu yaptım evladım. Senin elinden ne geliyor? Onu yap sen de... Gitmekse gitmek, savaşmaksa savaşmak duaysa dua..."

LPG ithalatı ağustosta yüzde 23 azaldı

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun ağustos ayına ilişkin "Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sektör Raporu"na göre, rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerince en çok ithalat yapılan ülkeler sırasıyla Cezayir, Rusya, ABD, Kazakistan, Beyaz Rusya ve Gürcistan olarak kayıtlara geçti.

LPG ithalatı, ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23 azalarak 297 bin 375 ton olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerince yapılan LPG ihracatı ise yüzde 19,27 azalarak 37 bin 101 ton oldu.

İhracat, Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri, İsviçre, Bulgaristan, Romanya, İngiltere, Lübnan ve Türkiye Serbest Bölge olmak üzere 8 farklı ülke ve bölgeye yapıldı.

LPG üretimi ise aynı dönemde yüzde 5,14 artarak 87 bin 121 ton olarak gerçekleşti.

Dağıtıcı lisansı sahiplerince ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yapılan toplam LPG satışı, yaklaşık 367 bin 479 ton olarak hesaplandı.

Söz konusu ayda, satışlarda yüzde 84,16 pazar payıyla oto gaz birinci sırada yer aldı. Bunu, yüzde 13,45 ile tüplü LPG ve yüzde 2,39 ile dökme LPG satışları izledi.

Depremlerden etkilenen Hatay 9 aylık ihracatta Doğu Akdeniz'in lideri

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerinden derlenen bilgilere göre, 2024'ün ilk 9 ayında 2 milyar 537 milyon 854 bin dolarlık dış satım yapılan Hatay, bu yılın aynı döneminde ihracatta yüzde 0,8 artış yakaladı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerden en fazla etkilenen kentten, ocak-eylül döneminde çeşitli ülkelere 2 milyar 559 milyon 43 bin dolarlık ürün pazarlandı.

Doğu Akdeniz'de en fazla dış satıma ulaşan Hatay'ı, 2 milyar 314 milyon 126 bin dolarla Mersin, 2 milyar 204 milyon 479 bin dolarla Adana ve 113 milyon 14 bin 860 dolarla Osmaniye takip etti.

Çelik sektörü ilk sırada
Kentin 9 aylık ihracatında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 artış yakalayan çelik sektörü, 1 milyar 573 milyon 383 bin dolarla ilk sırada yer aldı.

Yaş meyve sebze ihracatının 308 milyon 539 bin 690 dolarla ikinciliğe ulaştığı listede, otomotiv endüstrisi 92 milyon 908 bin dolarla üçüncü oldu.

İhracatta dikkati çeken artışlar
Hatay'ın 9 aylık dış satımında su ürünleri ve hayvansal mamullerin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 147,6'lık artışla 50 milyon 578 bin dolara ulaştı.

Söz konusu dönemde demir ve demir dışı metaller sektörü de yüzde 143,7'lik artışla 39 milyon 437 bin dolarlık dış satım yaptı.

Kentte gemi, yat ve hizmetleri grubunun ihracatı yüzde 163,9'luk artışla 89 bin 560 dolar olarak kayıtlara geçti.

Ankara YHT Garı 40 milyondan fazla yolcuyu ağırladı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 29 Ekim 2016'da hizmete açılan Ankara YHT Garı'nın 9 yılı geride bıraktığını söyledi.

Garın TCDD'nin yeni vizyonu ve yükselen değerine uygun olarak planlandığını ve hayata geçirildiğini anımsatan Bakan Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 29 Ekim 2016'da açılışını gerçekleştirdiği Ankara YHT Garı'nda bugüne kadar 40 milyon 215 bin 332 yolcuya hizmet verildi ve günlük ortalama yaklaşık 17 bin yolcu ağırlanmış oldu." dedi.

Bakan Uraloğlu, mimarisi ve sosyal donatılarıyla başkent Ankara'ya yeni bir kimlik ve prestij kazandıran eserler arasında yerini alan Ankara YHT Garı'nın, TCDD'nin ilk defa uyguladığı yap-işlet-devret modeliyle inşa edildiğini belirtti.

A A 30976030

Ticari alanlar, kapalı ve açık otopark, kafe-restoran, iş ofisleri, çok maksatlı salonlar, mescit, ilk yardım ve güvenlik birimleri ile otel gibi sosyal ve kültürel donatıları bulunan Ankara YHT Garı'nın, sadece yolcular için değil, Ankaralılar için de yeni bir yaşam merkezi olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Yüksek hızlı demir yolu ağı başta olmak üzere banliyö ve diğer şehir içi raylı sistemlerle entegre olan Ankara YHT Garı, kolay erişilebilir ve her yere eşit mesafede bulunması nedeniyle sosyal ve kültürel etkinlikler için de tercih edilen mekanların başında geliyor. Yeni gar binası, tarihimizde ve hatıralarımızda önemli yeri olan mevcut Ankara Garı'na dokunulmadan inşa edildi."

Uraloğlu, TCDD'nin yeni vizyonuna uygun olarak hız ve dinamizmini temsil edecek şekilde tasarlanan eserin, bugünün mimari anlayışını yansıttığını kaydetti.

A A 30966051

GAR, GÜNLÜK 50 BİN YOLCUYA KADAR HİZMET VEREBİLİYOR

Ankara YHT Garı'nın, Başkentray, Ankaray ve Keçiören metrolarına bağlantısı olacak şekilde inşa edildiğini dile getiren Bakan Uraloğlu, şu bilgileri paylaştı:

"İnşasına 2013'te başlanıldı ve 2016'da tamamlanan Ankara YHT Garı, günlük 50 bin yolcuya kadar hizmet verebilecek kapasiteye sahip. Aynı anda 12 YHT setinin yanaşabileceği 3 adet peron ve 6 adet demir yolu hattı bulunan proje, 194 bin 460 metrekare kapalı alandan ve zemin katlar dahil toplam 8 kattan oluşuyor. Ulaşım hizmetlerine yönelik birimlerin yanı sıra kapalı-açık toplam 1910 araçlık otopark hizmeti verilebiliyor. Tüm yolcularımız konforlu seyahat olanaklarına kavuşurken, kentin sosyal ve kültürel hayatı Ankara YHT Garı'nda buluşuyor. YHT Garı en son teknoloji kullanılarak engellilerin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde planlandı. Ankara YHT Garı'ndan hafta içi Konya, Eskişehir, İstanbul ve Sivas yönlerine hafta içi 48, hafta sonu da 52 YHT giriş ve çıkış yapıyor."

Bakan Uraloğlu, yaptıkları yatırımlarla Türkiye'yi Avrupa'da 6'ncı, dünyada da 8'inci yüksek hızlı tren işletmecisi yaptıklarını belirterek, Ankara-Konya, Ankara-İstanbul, Konya-Karaman ve son olarak Ankara-Sivas hatlarının açılmasıyla 2 bin 251 kilometrelik yüksek hızlı ve hızlı demir yolu ağında vatandaşlara konforlu ulaşım imkanı sağladıklarını sözlerine ekledi.

Türkiye'nin petrol ithalatı ağustosta azaldı

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) ağustosta ilişkin "Petrol Piyasası Sektör Raporu"na göre, Türkiye'nin toplam petrol ithalatı içinde en büyük kalemi oluşturan ham petrol ithalatı yaklaşık yüzde 8,6 artarak 2 milyon 877 bin 44 ton olarak gerçekleşti.

Bu dönemde motorin türleri ithalatı yaklaşık yüzde 15,9 azalarak 1 milyon 70 bin 971 tona düştü. İthalatın kalan kısmını, fuel oil türleri, havacılık ve denizcilik yakıtları ile diğer ürünler oluşturdu.

Böylece toplam ithalat, ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 1 azalarak 4 milyon 386 bin 144 ton oldu.

En fazla ham petrol ve petrol ürünleri ithalatı, 2 milyon 745 bin 898 tonla Rusya'dan yapılırken bu ülkeyi 579 bin 517 tonla Irak ve 252 bin 963 tonla Kazakistan izledi.

Yurt içi benzin satışları ağustosta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 10,4 artarak 573 bin 54 tona, motorin satışları da yüzde 2,7 artarak 2 milyon 482 bin 605 tona yükseldi.

Toplam petrol ürünleri satışları da yüzde 3,1 artışla 3 milyon 205 bin 839 ton olarak kayıtlara geçti.

PETROL PİYASASINDA İHRACAT YÜZDE 0,8 ARTTI

Aynı dönemde petrol piyasasında toplam ihracat yüzde 0,8 artışla 1 milyon 215 bin 798 tona çıktı.

Türkiye'nin havacılık yakıtları ihracatı yüzde 12,2 artışla 644 bin 857 ton, benzin türleri ihracatı yüzde 5,5 artışla 9 bin 169 tona yükseldi.

Motorin türleri ihracatı yüzde 11 azalarak 228 bin 893 tona, denizcilik yakıtları ihracatı yüzde 62,9 azalışla 58 bin 993 tona geriledi.

RAFİNERİ PETROL ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ YÜZDE 11 ARTTI

Aynı dönemde toplam rafineri petrol ürünleri üretimi ise yüzde 11 artışla 3 milyon 453 bin 836 ton olarak kayıtlara geçti.

Motorin türleri üretimi ağustosta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 12,8 artışla 1 milyon 472 bin 324 ton, havacılık yakıtları üretimi yüzde 0,8 artışla 649 bin 855 ton, benzin türleri üretimi yüzde 9,8 artışla 518 bin 292 ton olarak gerçekleşti.

Diğer yandan, denizcilik yakıtları üretimi yüzde 47,7 azalışla 86 bin 245 ton oldu.

LPG ithalatı ağustosta yüzde 23 azaldı

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun ağustos ayına ilişkin "Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sektör Raporu"na göre, rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerince en çok ithalat yapılan ülkeler sırasıyla Cezayir, Rusya, ABD, Kazakistan, Beyaz Rusya ve Gürcistan olarak kayıtlara geçti.

LPG ithalatı, ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23 azalarak 297 bin 375 ton olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerince yapılan LPG ihracatı ise yüzde 19,27 azalarak 37 bin 101 ton oldu.

İhracat, Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri, İsviçre, Bulgaristan, Romanya, İngiltere, Lübnan ve Türkiye Serbest Bölge olmak üzere 8 farklı ülke ve bölgeye yapıldı.

LPG üretimi ise aynı dönemde yüzde 5,14 artarak 87 bin 121 ton olarak gerçekleşti.

Dağıtıcı lisansı sahiplerince ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yapılan toplam LPG satışı, yaklaşık 367 bin 479 ton olarak hesaplandı.

Söz konusu ayda, satışlarda yüzde 84,16 pazar payıyla oto gaz birinci sırada yer aldı. Bunu, yüzde 13,45 ile tüplü LPG ve yüzde 2,39 ile dökme LPG satışları izledi.

Ömer Bolat: Mal ve hizmet ihracatında 390 milyar dolara ulaşarak rekor kırdık

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı tebrik etti.

Bakan Bolat, ayrıca Cumhuriyet'in 102. yılında Türkiye'nin ticari başarılarını değerlendirdi.

Bolat değerlendirmesinde, ihracatta kırılan bir rekoru paylaştı.

Bakan Bolat, 29 Ekim 2025 itibarıyla mal ve hizmet ihracatında en yüksek seviyeye ulaşıldığını duyurdu; 390 milyar dolara ulaşılan mal ve hizmet ihracatının, Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını aktardı.

"102. CUMHURİYET BAYRAMINI TEBRİK EDİYORUM"

"Cumhuriyetin 102. yılında ihracatın yüzyılına ulaştık" notuyla Bakanlığın sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan değerlendirmede, Bolat, ihracatta büyük yükseliş yaşandığı belirtti:

"Cumhuriyet Bayramımızı yürekten kutluyorum. Bu anlamlı günde, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, şanlı askerlerimizi, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; milletimizin 102. Cumhuriyet Bayramı'nı gönülden tebrik ediyorum.

Cumhuriyetimizin 102. yılına ulaşırken, büyük bir iftiharla ifade ediyorum ki, Türkiye ekonomisi ve dış ticareti son yirmi yılda köklü bir dönüşüm yaşamıştır."

"İHRACATTA 390 MİLYAR DOLARA ULAŞARAK CUMHURİYET TARİHİNİN REKORUNU KIRDIK"

Bugün, 29 Ekim 2025 itibarıyla, mal ve hizmet ihracatı toplamında 390 milyar dolara ulaşarak, Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık.

Bu başarı; üreticilerimizin azminin, ihracatçılarımızın gayretinin, girişimcilerimizin cesaretinin ve milletimizin birliğinin eseridir. Türk mal ve hizmetlerinin kalite, rekabetçilik ve beğeni gücünü temsil etmektedir.

"TÜRKİYE EKONOMİSİ GENİŞ KATMA DEĞERLİ BİR İHRACAT YELPAZESİNE ULAŞMIŞTIR"

"Cumhuriyetimizin 102. yılında, "Üreten, ihraç eden, büyüyen Türkiye" vizyonuyla daha güçlü, daha müreffeh bir geleceğe yürümeye devam ediyoruz. Bu kutlu günde, ülkemizin üretim ve ihracat gücünde yakaladığımız bu tarihi başarının sevincini tüm milletimizle paylaşıyorum.

1923 yılında tarım ürünleri ağırlıklı bir ihracat yapısına sahip olan Türkiye ekonomisi, bugün otomotivden beyaz eşyaya, savunma sanayiinden yazılıma uzanan geniş ve katma değerli bir ihracat yelpazesine ulaşmıştır."

"YIL BAŞINDA BELİRLEDİĞİMİZ HEDEFİN DE ÜZERİNE ÇIKTIK"

29 Ekim 2025 itibarıyla mal ve hizmetler ihracatımız 390 milyar dolarak ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı.

1923'te yalnızca 50 milyon dolar olan mal ihracatımız, 1980'de 2,9 milyar dolara, 2002'de ise 36,1 milyar dolara yükselmiştir. Bugün, 29 Ekim 2025 itibarıyla, mal ihracatımız 270 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştır. Hizmet ihracatımızla birlikte toplam ihracatımız 390 milyar dolara ulaşmış, yıl başında belirlediğimiz hedefin de üzerine çıkarak tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmanın gururunu ve mutluluğunu yaşamamıza vesile olmuştur.

"DÜNYA MAL İHRACATINDAN ALDIĞIMIZ PAY YÜZDE 1,07'YE YÜKSELDİ"

"Dünya mal ihracatından aldığımız pay, 1980-2000 yılları arasında ortalama yüzde 0,38 seviyesinde seyretmiştir. 2002 yılında yüzde 0,55'e, 2024 yılında ise yüzde 1,07'ye yükselerek, Cumhuriyet tarihimizin en yüksek oranına ulaşılmıştır.

Bu büyük başarı, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına güçlü bir ihracat vizyonu ve kararlılıkla adım atan Türkiye'nin, üretim gücü, ihracat kapasitesi ve rekabetçi ekonomisiyle dünya sahnesindeki yerini daha da sağlamlaştırdığının en somut göstergesidir."

"53 ÜLKEYE 1 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNE İHRACAT GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR"

"Ticaretin yüzyılında, 60 ülkede, Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamlarına ulaşıldı.

Cumhuriyetimizin ilk yıllarında yalnızca 24 ülkeye ve 30 fasılda yapılan ihracat, bugün 224 ülke ve gümrük bölgesine, tüm fasıllara ve 12 bin 806 farklı ürüne yayılmış durumdadır. Türkiye artık, dünyanın dört bir yanına üretimini ulaştıran, rekabet gücü yüksek, dinamik bir ihracat ekonomisine sahiptir.

2024 yılı itibarıyla, 53 ülkeye 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirmiş; 60 ülkede Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ihracat rakamlarına ulaşılmıştır. Yine aynı yıl, 31 ilimizin yıllık ihracatı 1 milyar doları aşarken, ihracatçı firma sayısı 180 bin 396'ya yükselmiştir. Bununla birlikte, 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirilen fasıl sayısı da 53'e ulaşarak yeni bir dönüm noktası olmuştur.

"GÜNLÜK İHRACATIMIZ 2 MİLYAR DOLARA ULAŞMAKTADIR"

1973 yılında, bir yılda 1 milyar dolar ihracat yapılabilirken, 1987'de bu başarı bir ayda, 2013'ten itibaren ise bir günde gerçekleştirilebilir hale gelmiştir. Bugün ise günlük ihracatımız zaman zaman 2 milyar dolara ulaşmaktadır.

Bu olağanüstü gelişme; Türkiye'nin üretim kapasitesindeki devasa artışın, ihracatçılarımızın dünya pazarlarında kazandığı güvenin ve rekabet gücünün, aynı zamanda Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken ulaştığımız ekonomik olgunluğun en somut göstergesidir.

Türkiye artık sadece üreten değil, ürettiğini dünyaya ulaştıran bir ticaret ve ihracat gücü haline gelmiştir.

"AB-27'NİN TOPLAM İTHALATI İÇİNDEKİ PAYIMIZ TÜM ZAMANLARIN EN YÜKSEK SEVİYESİNE ULAŞTI"

Dünya ticaret ortamındaki zorluklara rağmen Türkiye, ekonomik dayanıklılığını koruyarak birçok pazarda rekor ihracat seviyelerine ulaşmıştır. 1996 yılında AB-27 ülkelerine 11,3 milyar dolar olan ihracatımız, Gümrük Birliği'nin kazandırdığı ivme ile 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış olarak 115,1 milyar dolara yükselmiştir.

AB-27'nin toplam ithalatı içindeki payımız, 2002 yılında yüzde 2,2 seviyesindeyken, 2024 yılı itibarıyla tüm zamanların en yüksek seviyesi olan yüzde 4,0'a ulaşmıştır. Türkiye bugün, gelişmiş ülkelerin tercih ettiği güvenilir, istikrarlı ve güçlü bir ticaret ortağı konumundadır.

1969 yılında sanayi ürünleri ihracatının toplam ihracat içindeki payı yüzde 21,2 iken, 2024 yılı itibarıyla bu oran yüzde 94,2'ye yükselmiştir. Aynı şekilde, 1969 yılında makine ve ulaştırma araçlarının toplam ihracat içindeki payı yalnızca yüzde 0,2 düzeyindeyken, 2024 yılında bu oran yüzde 30,1'e ulaşmıştır.

Bu gelişme, Türkiye'nin tarım ağırlıklı bir ekonomiden, yüksek teknolojili üretim ve sanayi ihracatına yönelen güçlü dönüşümünün açık bir göstergesidir. Bugün Türkiye, üretimden ihracata, teknolojiden lojistiğe kadar, tüm zinciriyle küresel ticaretin güvenilir aktörlerinden biri haline gelmiştir.

Dünyada artan rekabet ve pek çok alanda ortaya çıkan teknolojik dönüşüm ihtiyacı tüm firmalar için risk unsurudur. Ülkemiz bu dönüşüm ihtiyacının farkında olarak, ekonomimizin teknoloji düzeyini yükseltmek için büyük gayret sarf etmektedir.

Bu gayretlerimizin bir sonucu olarak, 2002 yılında yüzde 30,4 olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının toplam imalat sanayi ihracatımız içindeki payı, 2024 yılında yüzde 41'e, 2025 yılının ilk 9 ayında ise yüzde 42,6'ya yükselmiştir. Son 22 yılda sağlanan bu büyük başarıyla orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımızda artış aralıksız devam etmektedir.

"TÜRKİYE, 2020-2024 DÖNEMİNDE, OECD ÜLKELERİ ARASINDA EN HIZLI BÜYÜYEN İKİNCİ ÜLKE OLDU"

Dış ticaretimizdeki bu olumlu gelişmelerin, ülkemizin büyümesine de yansıdığını görmekteyiz.

1980-2002 döneminde dünya ekonomisi yüzde 3,1 oranında büyürken Türkiye ekonomisi 0,8 puan fazla ile yüzde 3,9 oranında büyümüştür. 2003-2024 döneminde ise dünya ekonomisindeki büyüme hızı yüzde 3,6 gerçekleşirken, Türkiye ekonomisi 1980-2002 dönemine göre 1,5 puan, dünya ortalamasına göre ise 1,9 puan daha hızlı büyümüştür. Bu güçlü büyüme performansıyla Türkiye, milli geliri (nominal) 2002 yılında dünyanın 21'inci en büyük ülkesi iken, 2024 yılında 17'nci ülkesi; satın alma gücü paritesine göre hesaplanmış gelirde ise 2002 yılında dünyanın 16'ncı ülkesi iken, 2024 yılında 12'nci ülkesi haline gelmiştir.

2002-2024 döneminde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla reel olarak yüzde 216 oranında artmış, dolar bazında yaklaşık beş kat büyümüştür.

2002 yılında 238,7 milyar dolar olan milli gelir 2024 yılında 1 trilyon 358 milyar dolara, kişi başına gelir ise 3 bin 616 dolardan 15 bin 325 dolara yükselmiştir. Türkiye, 2020-2024 dönemi yıllık ortalama yüzde 5,4'lük büyüme oranıyla OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ikinci ülke olmuştur.

Satın alma gücü paritesine göre, Türkiye'de kişi başına düşen gelir 2002 yılında OECD ortalamasının yalnızca yüzde 35'i düzeyindeyken, 2024 yılı itibarıyla bu oran yüzde 70'in üzerine çıkmıştır.

Bu tarihi yükseliş, güçlü ekonomik dönüşümümüzün ve üretim temelli kalkınma vizyonumuzun en somut göstergesidir. Bu güçlü büyümenin temelinde, Türkiye'nin üretim gücü, girişimci ruhu ve ihracatçı vizyonu yatmaktadır.

"HAVACILIK İHRACATIMIZ 15 MİLYON DOLARI AŞAN CİROYA ULAŞMIŞTIR"

Otomotiv sektöründe 2 milyona yakın üretim kapasitesi, yıllık 1,5 milyon araç üretimi ve 37 milyar doları aşan ihracat ile Türkiye; Avrupa'nın dördüncü, dünyanın on ikinci en büyük üretim üssü konumundadır. Yerli markamız TOGG'un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yerini alması, Türk mühendisliğinin, tasarımının ve teknolojik yenilik kapasitesinin açık bir göstergesidir.

Savunma sanayimiz, son yıllarda büyük bir atılım gerçekleştirmiştir. 2002 yılında 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatımız 2024 yılı itibarıyla 15 milyar doları aşan ciroya, 90 bini aşkın istihdama ve 180 farklı ülke ile bölgeye yapılan 7,1 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak küresel bir güç haline gelmiştir.

"TÜRK MARKALARI DÜNYA GENELİNDE TERCİH EDİLMEKTEDİR"

Türkiye bugün, savunma sanayisinde sadece üretici değil, aynı zamanda yüksek teknoloji ihracatçısı kimliğiyle öne çıkmaktadır. Beyaz eşya sektöründe ülkemiz, 1950'lerdeki ilk üretim girişimlerinden bugüne, dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri haline gelmiştir.

2024 yılı itibarıyla 5,6 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye, Avrupa'da üçüncü, dünyada beşinci sırada yer almaktadır. Üretimimizin yaklaşık yarısı Avrupa Birliği ülkelerine ihraç edilmekte; dayanıklılığı, enerji verimliliği ve tasarımıyla Türk markaları dünya genelinde tercih edilmektedir.

"TARIM SEKTÖRÜ EKONOMİMİZİN TEMEL DİREĞİ OLMAYI SÜRDÜRMEKTEDİR"

Tarım sektörü, Cumhuriyetimizin ilk yıllarından bu yana ekonomimizin temel direği olmayı sürdürmektedir.

Tütün, pamuk, kuru üzüm, incir ve fındık gibi ürünlerle başlayan ihracat yolculuğu bugün 32,6 milyar dolarlık bir hacme ulaşmış, Türkiye 10,8 milyar dolar dış ticaret fazlası veren sayılı ülkelerden biri haline gelmiştir.

Fındık, un, rafine ayçiçeği yağı, kuru meyveler ve Antep fıstığı gibi ürünlerde dünya liderliğimiz devam etmektedir.

"TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜMÜZ DÜNYANIN EN BÜYÜK 7. İHRACATÇISI KONUMUNDADIR"

Tekstil ve hazır giyim sektörü, Cumhuriyetin ilk yıllarında yalnızca birkaç fabrikadan ibaretken, bugün 32 milyar dolarlık ihracatıyla dünyanın en büyük yedinci, Avrupa'nın üçüncü ihracatçısı konumuna gelmiştir.

2024 yılı itibarıyla, Türkiye'de tekstilde 9,4 milyar dolar; hazır giyimde 19 milyar dolar ihracat ile dünyanın ilk altı, Avrupa'nın ilk üç ülkesi arasında yer almaktadır.

"CUMHURİYET'İN İKİNCİ YÜZYILI, 'TİCARETİN YÜZYILI' DA OLACAKTIR"

Cumhuriyetimizin 102. yılında ulaşılan bu başarılar, Türkiye'nin üretim gücünün, ihracatçısının azminin, sanayicisinin emeğinin ve mühendisinin vizyonunun eseridir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda; üretimden ihracata, teknolojiden markalaşmaya uzanan bu güçlü yapıyı daha da geliştirmeye, dünya ekonomisindeki etkin ve belirleyici konumumuzu pekiştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Yüce Allah'ın izniyle; Cumhuriyet'in ikinci yüzyılı, "Ticaretin Yüzyılı" da olacaktır.

❌