Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar Haber Portalları

Yurtdışındaki Yurttaşlarımız İçin Yeni Dönem: Borcunu Ödemeyen Sınırdan Çıkamayacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yabancı plakalı araçların ücretli kara yollarını kullanımına ilişkin kuralları yeniden düzenledi. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni yönetmelikle birlikte geçiş ücretleri, idari para cezaları ve tahsilat süreçlerinde önemli değişikliklere gidildi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, düzenlemenin yabancı plakalı araçların ücretli otoyollar ve erişme kontrollü kara yollarındaki geçişlerine ilişkin uygulamaları tek çatı altında topladığını belirterek, tahsilat süreçlerinin daha etkin ve hızlı yürütülmesinin hedeflendiğini söyledi.

HGS kullanımı zorunlu olacak

Yeni düzenlemeye göre yabancı plakalı araçların ücretli kara yollarını kullanabilmeleri için Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) veya benzeri elektronik geçiş sistemlerinden birine abone olmaları gerekiyor. Araç sahipleri ve sürücüler, elektronik etiketin çalışır durumda olmasından, ön cama uygun şekilde yerleştirilmesinden ve hesaplarında geçiş ücretini karşılayacak yeterli bakiyenin bulunmasından sorumlu olacak.

HGS hesapları PTT şubeleri, PTT acenteleri ile anlaşmalı banka ve üye iş yerleri üzerinden açılabilecek.

İhlalli geçişlerde yeni ceza sistemi

Yönetmelikte, geçiş sistemi aboneliği olmadan, hesapta yeterli bakiye bulunmadan veya geçiş ücreti ödenmeden yapılan kullanımlar “ihlalli geçiş” olarak tanımlandı.

İhlalli geçiş yapan sürücüler, geçiş tarihinden itibaren 15 gün içinde ücretlerini öderse idari para cezası uygulanmayacak. Bu sürenin ardından başlayacak 30 günlük dönemde ödeme yapılması halinde ise geçiş ücretine ek olarak geçiş ücreti kadar idari para cezası tahsil edilecek.

İhlalli geçişin üzerinden 45 gün geçmesi durumunda ise geçiş ücretine ek olarak geçiş ücretinin dört katı tutarında idari para cezası uygulanacak. Aynı kurallar Yap-İşlet-Devret modeliyle işletilen otoyollar için de geçerli olacak.

Borç ödenmeden yurt dışına çıkışa izin verilmeyecek

Yeni yönetmelikle sınır kapılarındaki tahsilat sistemi de güncellendi. Türkiye’de tahsil edilemeyen geçiş ücretleri ve idari para cezaları, yabancı plakalı aracın ülkeyi terk etmek üzere sınır kapısına gelmesi halinde elektronik ortamda sorgulanacak.

Karayolları Genel Müdürlüğü kayıtlarında borcu bulunan araçların geçiş ücretleri ve cezaları tahsil edilmeden gümrük idaresi tarafından yurt dışına çıkış işlemi gerçekleştirilmeyecek.

Farklı ödeme seçenekleri sunulacak

Sınır kapılarında geçiş ücretleri ve idari para cezaları banka kartı, kredi kartı veya ilgili muhasebe birimlerinde nakit olarak ödenebilecek. Böylece sürücülere farklı ödeme yöntemleri sunularak tahsilat işlemlerinin kolaylaştırılması amaçlanıyor.

Eski yönetmelik yürürlükten kaldırıldı

Yeni düzenlemeyle birlikte 2017 yılında yürürlüğe giren yabancı plakalı araçların geçiş ücretleri ve idari para cezalarına ilişkin yönetmelik yürürlükten kaldırıldı. Bakanlık, güncellenen kurallarla birlikte veri paylaşımı, ödeme ve tahsil süreçlerinin daha koordineli ve etkin şekilde yürütülmesinin hedeflendiğini bildirdi.

Türkiye, Orman Yangınlarıyla Mücadele Ediyor

Türkiye Orman Yangınlarıyla Mücadele Ediyor: Ekipler Birçok İlde Alarm Durumunda

Türkiye, yaz mevsiminin etkisini artırdığı günlerde orman yangınlarıyla yoğun mücadele veriyor. Yüksek hava sıcaklıkları, düşük nem oranı ve kuvvetli rüzgârın etkisiyle özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde peş peşe çıkan yangınlara havadan ve karadan müdahale sürüyor. Yetkililer, önümüzdeki günlerde yangın riskinin daha da artabileceği uyarısında bulunuyor.

Son günlerde Antalya, Muğla ve Balıkesir başta olmak üzere birçok ilde çıkan orman yangınları nedeniyle ekipler seferber edildi. Antalya’nın Kaş ilçesi ile Muğla’nın Seydikemer ilçesinde alevlere uçak, helikopter, arazöz ve çok sayıda personelle müdahale edilirken, Balıkesir’in Edremit ilçesinde de söndürme çalışmaları aralıksız devam ediyor. Bazı bölgelerde kuvvetli rüzgâr, ekiplerin çalışmalarını zorlaştırıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü, özellikle batı ve güney kesimlerde etkili olması beklenen kuvvetli rüzgâr nedeniyle orman yangını riskinin kritik seviyeye ulaştığını açıkladı. Bu kapsamda birçok il için uyarılar yapılırken, vatandaşlardan ormanlık alanlarda ateş yakmamaları, anız yakmaktan kaçınmaları ve en küçük dumanı dahi 112 Acil Çağrı Merkezi veya Orman Yangını İhbar Hattı’na bildirmeleri istendi.

Yangın riski nedeniyle bazı illerde ormanlara giriş yasakları uygulanırken, meteorolojik koşulların etkisiyle önümüzdeki günlerde riskin yüksek seyretmesi bekleniyor. Yetkililer, ormanlık alanlarda alınan tedbirlerin artırıldığını ve denetimlerin sürdüğünü belirtiyor.

Uzmanlar, sıcak hava dalgasının etkisini sürdürmesi ve rüzgârın kuvvetini artırmasının yeni yangınların çıkma ihtimalini yükselttiğine dikkat çekiyor. Yetkililer ise yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı ihmal ve dikkatsizlikten kaynaklandığını belirterek vatandaşlara azami hassasiyet çağrısında bulunuyor. Ekipler, mevcut yangınları kontrol altına almak ve yeni yangınların önüne geçmek için çalışmalarını 24 saat esasına göre sürdürüyor.

Prim Borçları Maaşlardan Otomatik Tahsil Edilecek

SGK’dan Yeni Düzenleme: Prim Borçları Maaşlardan Otomatik Tahsil Edilecek

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), gelir veya aylık alan milyonlarca kişiyi ilgilendiren yeni bir uygulamayı hayata geçiriyor. Yeni düzenlemeyle birlikte, sigortalıların veya hak sahiplerinin birikmiş sosyal güvenlik prim borçları, doğrudan bağlanan maaşlardan kesilerek tahsil edilecek.

Uygulama kapsamında, prim borçlarının tahsilatı için ayrıca icra takibi başlatılmayacak ve maaş sahiplerinden ek bir onay alınmayacak. Kesintiler, SGK tarafından belirlenen oranlar doğrultusunda otomatik olarak gerçekleştirilecek.

Kesinti oranı yüzde 10 olacak

Mevzuata göre maaşlardan yapılabilecek kesinti oranı en fazla yüzde 25 olarak belirlenirken, uygulamada standart kesinti oranının yüzde 10 olarak uygulanacağı bildirildi. Böylece borçların düzenli şekilde tahsil edilmesi hedefleniyor.

Kimler uygulama kapsamında?

Sosyal güvenlik uzmanlarının değerlendirmelerine göre, otomatik kesinti uygulaması şu kişi ve ödeme gruplarını kapsıyor:

  • İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri alanlar,
  • Malullük, vazife malullüğü, yaşlılık ve emekli aylığı alanlar,
  • Aylık bağlandıktan sonra geçmişe dönük Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu tespit edilen kişiler,
  • Vefat eden sigortalıların eş, çocuk, anne ve babası gibi hak sahipleri,
  • Ölüm aylığı alan ve kendi adına SGK prim borcu bulunan hak sahipleri.

Amaç borçların düzenli tahsili

Yeni uygulamayla SGK’nın, birikmiş prim alacaklarını daha hızlı ve düzenli şekilde tahsil etmesi amaçlanıyor. Borçlar, belirlenen kesinti oranları çerçevesinde maaşlardan kademeli olarak tahsil edilecek. Düzenlemenin, sosyal güvenlik sistemindeki prim alacaklarının tahsilat sürecini kolaylaştırması ve idari işlemleri azaltması bekleniyor.

Kıbrıs’ta Türkiye’yi kızdıran LNG projesi başlıyor

Kıbrıs Açıklarındaki Kronos Gaz Sahasında Üretim Kararı Alındı

Doğu Akdeniz’de uzun süredir siyasi ve hukuki anlaşmazlıklara konu olan Kıbrıs açıklarındaki Kronos doğal gaz sahasında üretim süreci resmen başlıyor. İtalyan enerji şirketi ENI ile Fransız TotalEnergies, sahaya yönelik nihai yatırım kararını alarak üretimin 2028 yılında başlamasını hedeflediklerini duyurdu.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) içerisinde yer alan 6 numaralı parselde bulunan Kronos sahasında çıkarılacak doğal gazın, Mısır’daki sıvılaştırma tesislerine boru hattıyla taşınması ve burada LNG’ye dönüştürüldükten sonra Avrupa pazarına ihraç edilmesi planlanıyor.

Şirketlerin açıklamasına göre sahadan yılda yaklaşık 2,8 milyon ton sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretilecek. Pazarlama faaliyetleri ise ENI ve TotalEnergies tarafından eşit ortaklık esasına göre yürütülecek.

Avrupa’nın enerji arzı açısından stratejik önem taşıyor

Kıbrıs kıyılarının yaklaşık 185 kilometre açığında bulunan Kronos sahasının yaklaşık 85 milyar metreküp çıkarılabilir doğal gaz rezervine sahip olduğu tahmin ediliyor. Bu miktar, sahayı Doğu Akdeniz’in önemli enerji kaynaklarından biri haline getiriyor.

Projenin, Avrupa’nın enerji tedarikini çeşitlendirme hedefi açısından da kritik bir rol üstlenmesi bekleniyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşının ardından Avrupa Birliği, doğal gaz arzında alternatif kaynaklara yönelme stratejisini hızlandırmıştı.

Türkiye ve KKTC’den itiraz

Kronos sahasının yer aldığı 6 numaralı parsel, uzun süredir Türkiye ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasında görüş ayrılıklarına konu oluyor. Türkiye, söz konusu alanın bir bölümünün kendi kıta sahanlığı sınırları içinde bulunduğunu savunurken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) de Kıbrıs Türk halkının doğal kaynaklar üzerindeki haklarının tek taraflı girişimlerle göz ardı edildiğini belirtiyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti ise uluslararası hukuk çerçevesinde ilan ettiği münhasır ekonomik bölge içerisinde enerji arama ve üretim faaliyetlerini sürdürme hakkına sahip olduğunu ifade ediyor.

Doğu Akdeniz’deki enerji projelerinin, bölgedeki ekonomik fırsatların yanı sıra deniz yetki alanları konusundaki siyasi ve hukuki tartışmaları da önümüzdeki dönemde gündemde tutması bekleniyor.

Japonya’da 7,1 Büyüklüğünde Deprem: Can Kaybı 13’e Yükseldi

Japonya’nın güneyinde meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 13’e yükselirken, enkaz altında kalan kişilere ulaşmak için arama kurtarma çalışmaları aralıksız sürüyor. Deprem, bölgede büyük çaplı yıkıma neden olurken, binlerce kişi elektriksiz kaldı ve çok sayıda yapı hasar gördü.

Depremin ardından özellikle Kumamoto kenti ve çevresinde birçok bina çökerken, yangınlar da meydana geldi. Kısmen yıkılan bir alışveriş merkezinin enkazından sekiz kişi sağ olarak kurtarıldı. Ancak Japon yayın kuruluşu NHK’nin aktardığına göre, alışveriş merkezinde çalışan 20 ila 30 kişinin hâlâ kayıp olduğu değerlendiriliyor. Depremden yaklaşık bir saat sonra binada meydana gelen patlamanın nedeni ise henüz belirlenemedi.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, yaptığı açıklamada arama kurtarma çalışmalarının kritik önem taşıdığını belirterek, “Bu bir zaman yarışı. Devletin tüm imkânlarını sahaya yönlendirdik.” ifadelerini kullandı.

Elektrik kesintileri ve heyelan riski

Deprem nedeniyle Nippon Paper Industries’e ait bir tesiste baca çöktü. Olayın ardından yedi işçiden haber alınamazken, dört kişinin de ağır yaralandığı bildirildi. Bölgedeki hastanelere çok sayıda yaralı sevk edilirken, bazı sağlık kuruluşlarının elektrik kesintileri nedeniyle hizmet vermekte zorlandığı aktarıldı.

Yetkililer, yaklaşık 260 bin kişi için tahliye uyarısı yayımlarken, önümüzdeki günlerde güçlü artçı sarsıntılar ve heyelan riskinin devam edeceği konusunda vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.

Deprem sonrası 36 binden fazla evde elektrik kesintisi yaşanırken, hava sıcaklığının 34 dereceye ulaşması nedeniyle tahliye merkezlerinde sıcak çarpmasına karşı da önlemler alınıyor.

Sanayi üretimi etkilendi

Depremin merkez üssünün Kumamoto kentinin yaklaşık 20 kilometre güneyinde olduğu açıklandı. Yaklaşık 700 bin nüfusa sahip kentte altyapıda ciddi hasar meydana geldi.

Depremin ardından birçok büyük şirket üretim faaliyetlerini geçici olarak durdurdu. Honda, Kumamoto’daki motosiklet fabrikasında hasar oluştuğunu ve onarım çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Toyota ise Japonya’nın güneyindeki üç fabrikasında üretime hafta sonuna kadar ara verdiğini duyurdu. Çip üreticisi TSMC de ilk tahliyelerin tamamlanmasının ardından üretimin kademeli olarak yeniden başladığını bildirdi.

Kumamoto bölgesi, 10 yıl önce yaşanan ve 275 kişinin hayatını kaybettiği büyük depremle de hafızalara kazınmıştı. Yetkililer, bölgede yaşayan vatandaşları artçı sarsıntılara karşı dikkatli olmaları konusunda uyarırken, arama kurtarma ekiplerinin kayıplara ulaşmak için çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü belirtildi.

Suudi Arabistan da İran’a Karşı Savaşa Girdi

ABD ve Suudi Arabistan’dan Irak’ta Ortak Hava Operasyonu

ABD ile Suudi Arabistan, Irak’ta İran destekli silahlı gruplara yönelik ortak hava saldırıları düzenledi. Operasyonda, İran’a yakınlığıyla bilinen Haşdi Şabi’ye ait hedeflerin vurulduğu, ilk belirlemelere göre en az 10 örgüt mensubunun hayatını kaybettiği bildirildi.

Haşdi Şabi yönetimi, saldırıların Irak’ın farklı kentlerinde gerçekleştirildiğini açıkladı. Yapılan açıklamada, can kaybının artabileceği belirtilirken operasyon “Irak’ın egemenliğinin açık ihlali ve tehlikeli bir tırmanış” olarak nitelendirildi. Saldırılarda çok sayıda binanın zarar gördüğü ve çeşitli bölgelerde yaralıların bulunduğu ifade edildi.

Riyad’dan İHA saldırıları gerekçesi

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, operasyona gerekçe olarak ülkedeki petrol tesislerini hedef alan insansız hava aracı saldırılarını gösterdi. Riyad yönetimi, söz konusu İHA’ların Irak’ta faaliyet gösteren İran destekli gruplar tarafından fırlatıldığını öne sürdü.

Bakanlık, bölgesel gerilimi artırmayı amaçlamadıklarını ancak ülkeye yönelik her türlü saldırıya karşı gerekli karşılığın verileceğini açıkladı.

İran destekli gruplar ise suçlamaları reddederek iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu ve Suudi Arabistan’ı Irak’a yönelik askeri operasyonlardan kaçınması konusunda uyardı.

Irak üzerindeki baskı artıyor

ABD ile İran arasındaki rekabet, uzun süredir Irak topraklarında vekâlet çatışmalarına neden oluyor. Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ülkedeki silahlı grupların devlet kontrolü altına alınması için girişimlerini sürdürürken, bu süreçte hem Washington hem de Tahran ile diplomatik temaslarını yoğunlaştırmış durumda.

İran’dan ABD üslerine füze saldırısı

Öte yandan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Irak’taki operasyonlardan saatler önce İran kaynaklı balistik füzelerin Ürdün’deki ABD üslerini hedef aldığını, saldırının hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini duyurdu.

İran Devrim Muhafızları da Ürdün’de bulunan ABD askeri tesislerine füze fırlattıklarını açıkladı.

Böylece kısa süreli durgunluğun ardından ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden tırmanırken, bölgedeki güvenlik risklerinin artması enerji piyasalarını da etkiledi. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden geçen gemilere yönelik tehditleri sonrasında Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3 yükselerek 87 doların üzerine çıktı.

Kıbrıs İçin 5+1 Görüşmeleri Yeniden Başlıyor

Guterres: Kıbrıs İçin 5+1 Görüşmeleri Yeniden Başlıyor

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs sorununa çözüm arayışları kapsamında Türk ve Rum tarafları ile garantör ülkelerin katılımıyla 5+1 formatındaki görüşmelerin yeniden başlayacağını açıkladı.

16 yıl aradan sonra Kıbrıs’ı ziyaret eden ilk BM Genel Sekreteri olan Guterres, temasları kapsamında Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Kıbrıslı Türklerin lideri Tufan Erhürman ve sivil toplum temsilcileriyle ayrı ayrı görüştü. Ardından iki liderle üçlü bir toplantı gerçekleştirdi.

Toplantının ardından basın açıklaması yapan Guterres, Kıbrıs’taki iki tarafın yanı sıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık ile BM temsilcilerinin katılacağı yeni bir 5+1 toplantısı düzenlenmesi konusunda mutabakata varıldığını duyurdu.

Guterres, tüm taraflardan toplantıya katılım konusunda onay aldığını belirterek, hazırlık sürecinin tamamlanmasının ardından görüşmenin tarih ve yerinin açıklanacağını ifade etti.

Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık, 1960 yılında Kıbrıs’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından adadaki anayasal düzeni korumak amacıyla garantör ülke statüsünü üstlenmişti.

Tarafların çözüm önerileri farklı

Kıbrıs Cumhuriyeti yönetimi, çözüm için iki bölgeli ve iki toplumlu federasyon modelini savunmayı sürdürüyor. Kıbrıslı Türklerin lideri Tufan Erhürman ise müzakerelerin yeniden başlaması için öncelikle karşılıklı güven ortamının oluşturulması gerektiğini vurguluyor ve adanın yeniden birleşmesini destekleyen bir yaklaşım sergiliyor.

Buna karşılık Türkiye, iki devletli çözüm tezini koruyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile yaptığı son görüşmede, kalıcı çözümün adadaki iki devletin yan yana varlığına dayandığını yineleyerek Kıbrıs Türk halkı için “egemen eşitlik” ve “eşit uluslararası statü” taleplerini tekrarladı.

Kıbrıs’ta 52 Yıllık Bölünmüşlük

Kıbrıs, 1974 yılından bu yana fiilen ikiye bölünmüş durumda. Aynı yıl Yunanistan destekli darbenin ardından Türkiye adaya askeri harekât düzenlemiş ve kuzey kesimini kontrol altına almıştı.

1976 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti kurulurken, 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi. KKTC, uluslararası alanda yalnızca Türkiye tarafından tanınıyor.

Adanın güneyindeki Kıbrıs Cumhuriyeti ise 1 Mayıs 2004 tarihinde Avrupa Birliği’ne tam üye oldu.

Yeni 5+1 görüşmelerinin, 2017 yılında başarısızlıkla sonuçlanan müzakere sürecinin ardından tarafları yeniden aynı masa etrafında buluşturması bekleniyor. Görüşmelerin, Kıbrıs sorununda uzun süredir devam eden çıkmazın aşılması açısından önemli bir diplomatik fırsat olarak değerlendirildiği belirtiliyor.

BM Kıbrıs’ta Yeni Müzakere Peşinde

BM Genel Sekreteri Guterres Kıbrıs’ta Yeni Müzakere Zemini Arayacak

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs sorununda yeni bir müzakere sürecinin önünü açmak amacıyla Ada’ya resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Guterres, 16 yıl aradan sonra Kıbrıs’ı ziyaret eden ilk görevdeki BM Genel Sekreteri olurken, temaslarına Salı günü başlayacak.

Ziyaret kapsamında Guterres, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’le ayrı ayrı görüşecek. Çarşamba günü ise BM İyi Niyet Misyonu Ofisi’nin ara bölgedeki merkezinde üçlü bir toplantı düzenlenecek.

Diplomatik kaynaklara göre Guterres’in temel hedefi, Kıbrıslı Türk ve Rum liderlerin yanı sıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’ın katılımıyla “5+1” formatında yeni bir uluslararası toplantı gerçekleştirilmesini sağlamak. Böyle bir zirvenin Ağustos sonu veya Eylül başında yapılabileceği değerlendiriliyor.

Yeni girişimde dikkat çeken unsurlardan biri, Ekim ayında KKTC Cumhurbaşkanı seçilen Tufan Erhürman’ın göreve gelmesi oldu. Diplomatik çevreler, Erhürman’ın selefi Ersin Tatar’a kıyasla müzakerelere daha açık bir yaklaşım sergilemesinin yeni bir diyalog zemini oluşturabileceğini değerlendiriyor.

Ancak çözüm modeli konusunda taraflar arasındaki görüş ayrılıkları devam ediyor. Türkiye ve KKTC yönetimi, iki devletli çözüm ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünü savunurken, Kıbrıs Cumhuriyeti ile Yunanistan ise Birleşmiş Milletler parametreleri doğrultusunda iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı federal çözümü destekliyor.

Uluslararası basında yer alan bazı iddialara göre BM’nin üzerinde çalıştığı yeni plan, iki bölgeli ve iki toplumlu federasyon modelini temel alırken, kurucu devletlere daha geniş özerklik verilmesini ve federal hükümetin yetkilerinin sınırlandırılmasını öngörüyor. Aynı iddialarda, Kapalı Maraş ve Güzelyurt’un statüsü ile Ada’daki askeri varlığa ilişkin yeni düzenlemelerin de yer aldığı öne sürülüyor. Ancak BM bu haberleri doğrulamazken, Kıbrıs Rum yönetimi de söz konusu iddiaların tamamının gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Öte yandan Avrupa Birliği’nin de süreçte daha aktif rol üstlenmeye başladığı görülüyor. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Temmuz ayında Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kıbrıs konusunu görüşmesinin ardından Avrupa Komisyonu, Raffaele Fitto’yu Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak görevlendirdi.

Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik daha önce yürütülen girişimler sonuçsuz kalmıştı. 2004 yılında hazırlanan Annan Planı, Kıbrıs Rum tarafında yapılan referandumda reddedilmiş, 2017 yılında İsviçre’nin Crans-Montana kentinde gerçekleştirilen federasyon temelli müzakereler ise anlaşma sağlanamadan sona ermişti. Guterres’in son girişimi, yıllardır çözülemeyen Kıbrıs meselesinde yeni bir diplomatik sürecin başlayıp başlamayacağını ortaya koyacak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Türkiye, Brezilya’yı Yenerek İkinci Kez Şampiyon Oldu

Filenin Sultanları VNL’de Zirvede: Türkiye, Brezilya’yı Yenerek İkinci Kez Şampiyon Oldu

A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi (VNL) finalinde Brezilya’yı 3-1 mağlup ederek organizasyon tarihindeki ikinci şampiyonluğunu kazandı. Çin’in Makao kentinde oynanan finalde üstün bir performans sergileyen Filenin Sultanları, kupayı bir kez daha Türkiye’ye getirdi.

Karşılaşmanın büyük bölümünde etkili bir oyun ortaya koyan ay-yıldızlı ekip, kritik anlarda üstünlüğünü koruyarak rakibini dört set sonunda mağlup etti. Milli takımın yıldız ismi Melissa Vargas, kaydettiği 32 sayıyla finalin en skorer oyuncusu olurken, Hande Baladın ve İlkin Aydın da hücumdaki başarılı performanslarıyla galibiyette önemli rol oynadı.

Bu sonuçla Türkiye, 2023 yılında elde ettiği ilk VNL şampiyonluğunun ardından organizasyondaki ikinci altın madalyasını kazanarak uluslararası voleyboldaki başarısını bir kez daha taçlandırdı.

Filenin Sultanları, final yolunda da etkileyici bir performans sergiledi. Yarı finalde ev sahibi Çin’i set vermeden 3-0 mağlup eden milli takım, çeyrek finalde ise Kanada’yı 3-1 yenerek adını son dört takım arasına yazdırmıştı. Turnuvanın grup aşamasında Japonya ve Tayland karşısında da 3-1’lik galibiyetler alan Türkiye, şampiyonluğu hak eden bir performans ortaya koydu.

Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB) tarafından 2018 yılından bu yana düzenlenen Voleybol Milletler Ligi, dünyanın en güçlü milli takımlarını bir araya getiren en prestijli organizasyonlardan biri olarak kabul ediliyor. Turnuva, olimpiyatlar ve dünya şampiyonaları öncesinde takımlar için önemli bir hazırlık platformu olmasının yanı sıra dünya sıralamasına etki eden kritik puanlar da kazandırıyor.

Türkiye’nin elde ettiği bu şampiyonluk, kadın voleybolunda son yıllarda yakalanan istikrarlı başarının ve dünya voleybolundaki güçlü konumunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Fransa ve İspanya Orman Yangınlarında 340 Bin Kişi Tahliye Edildi

Fransa ve İspanya Orman Yangınlarıyla Mücadele Ediyor: Yaklaşık 340 Bin Kişi Tahliye Edildi

Fransa ve İspanya’da günlerdir devam eden büyük orman yangınları, yüz binlerce kişinin yaşamını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Her iki ülkede şimdiye kadar yaklaşık 340 bin kişi güvenlik gerekçesiyle evlerinden tahliye edilirken, yetkililer önümüzdeki günlerde etkili olması beklenen yeni sıcak hava dalgasının yangınları yeniden şiddetlendirebileceği uyarısında bulundu.

Fransa’nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde etkili olan en büyük orman yangınının yayılma hızında yavaşlama kaydedilse de yetkililer durumun hâlâ kritik olduğunu belirtiyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yangınlarla ilgili hükümet kriz toplantısına başkanlık ederken, daha önce yaptığı açıklamada yangından etkilenen bölgelere uzun vadeli destek sözü verdi.

Paris’in yaklaşık dört katı büyüklüğündeki bir alanın kül olduğu Gironde’da gece boyunca durumun genel olarak istikrarlı seyrettiği bildirildi. Bordeaux yakınlarındaki Landes bölgesinde ise gece yağan yağmur, yangın söndürme çalışmalarına olumlu katkı sağladı. Ancak yetkililer, hava koşullarının kısa sürede değişebileceği uyarısında bulunuyor.

Fransa’da yangınlar nedeniyle şimdiye kadar yaklaşık 250 bin kişi tahliye edilirken, yalnızca Gironde bölgesinde 220 bin kişi güvenli bölgelere taşındı. Turizm sezonunun en yoğun dönemine girilirken, bölge yönetimi çocuklar ve engellilere yönelik tatil kamplarını geçici olarak yasakladı.

İspanya’da ise Madrid çevresi ile Valencia bölgesindeki orman yangınları kontrol altına alınabilmiş değil. Yetkililer yaklaşık 76 bin kişiyi tahliye ederken, 30 bine yakın kişiye de evlerinden çıkmamaları yönünde çağrı yaptı.

Madrid’in batısındaki Avila bölgesinde devam eden yangın, yaklaşık 50 bin hektarlık alanı küle çevirerek ülke tarihinde 1968 yılından bu yana kaydedilen en büyük orman yangını olarak kayıtlara geçti. İspanya Ekoloji Bakanlığı verilerine göre bu yıl ülkede toplam 153 bin hektar alan yanarken, bu rakam geçen yılın aynı döneminin yaklaşık altı katına ulaştı.

Her iki ülkede de uzmanlar ve yetkililer, aşırı sıcaklar ve kuraklığın yangınların büyümesinde önemli rol oynadığına dikkat çekiyor. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, yaşanan felaketlerin iklim krizinin etkilerini açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, daha güçlü iklim politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Meteoroloji uzmanları ise salı gününden itibaren Fransa ve İspanya’yı etkisi altına alması beklenen yeni sıcak hava dalgasının, yangın söndürme çalışmalarını zorlaştırabileceği ve yeni yangın riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor.

Pezeşkiyan’dan Trump’a sert uyarı: Pişman edici karşılık veririz

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı hedef alan açıklamalarına sert tepki gösterdi. Pezeşkiyan, ülkesine yönelik olası saldırılara karşı sessiz kalmayacaklarını belirterek, “İran İslam Cumhuriyeti, her türlü zalimce saldırıya sert ve pişman edici bir karşılık verecektir” dedi.

ABD–İran hattında tansiyon yeniden yükseldi

İran ile ABD arasındaki gerilim, karşılıklı sert açıklamalarla yeniden tırmanışa geçti. Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran’ın egemenliğine yönelik tehditlerin ağır sonuçlar doğuracağını vurguladı.

Trump’tan nükleer ve füze tehdidi

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği ortak basın toplantısında Tahran yönetimini hedef aldı. Trump, İran’ın nükleer programını ya da füze kapasitesini yeniden inşa etmeye çalışması halinde Washington’un daha sert askeri adımlar atabileceğini söyledi.

“Gerekirse yok ederiz” çıkışı

Trump, “İran’ın füze ve nükleer kapasitesini yeniden kurmaya çalıştığını duyuyorum. Eğer böyle bir durum varsa, onları durdurmamız gerekir. Sert vururuz, yerle bir ederiz. Ancak umarım buna gerek kalmaz” ifadelerini kullandı.

Trump: “İran’ı vururuz”

Trump: “İran barışçıl protestocuları vurup şiddetle öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır”


ABD’nin eski başkanı Donald Trump, İran’daki protestolara ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Trump, İran yönetiminin barışçıl göstericilere yönelik şiddet uygulaması halinde ABD’nin buna kayıtsız kalmayacağını söyledi.


Trump, yaptığı değerlendirmede, “Eğer İran barışçıl protestocuları vurur ve şiddet kullanarak öldürürse, Amerika Birleşik Devletleri onların yardımına koşacaktır” ifadelerini kullandı. Açıklama, İran’da son dönemde artan toplumsal huzursuzluk ve protestoların uluslararası kamuoyunda yakından izlendiği bir dönemde geldi.


ABD’nin, temel insan hakları ve ifade özgürlüğünün korunması gerektiğini savunduğunu belirten Trump, barışçıl gösterilere yönelik her türlü sert müdahalenin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Trump’ın sözleri, Washington’un İran’daki gelişmelere olası müdahalesi konusunda yeni bir tartışma başlattı.


İran yönetiminden Trump’ın açıklamalarına ilişkin henüz resmi bir yanıt gelmezken, uzmanlar bu tür söylemlerin bölgedeki gerilimi daha da artırabileceğine dikkat çekiyor.

İsviçre’de yılbaşı faciası, çok sayıda ölü var

Crans-Montana’da yılbaşı faciası: Bar patlamasında çok sayıda ölü ve yaralı var. Yerel basına göre ölü sayısı 40.

İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonuna bağlı Crans-Montana kayak merkezinde yılbaşı gecesi büyük bir trajedi yaşandı. “Le Constellation” adlı barda düzenlenen yılbaşı kutlaması sırasında meydana gelen patlama ve ardından çıkan yangında çok sayıda kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. Ölü ve yaralı sayısına ilişkin resmi rakamlar henüz açıklanmadı. Yerel basına göre ölü sayısı 40.

Kanton polisi, patlamanın saat 01.30 sularında barın bodrum katında meydana geldiğini, ardından zemin katta da yangın çıktığını bildirdi. Olay sırasında mekânda 100’den fazla kişinin bulunduğu, barın kapasitesinin ise yaklaşık 400 kişi olduğu belirtildi.

Nedeni henüz net değil

Patlamanın nedeni henüz kesinleşmedi. Yerel kaynaklar ve görgü tanıkları, olayın bir konser sırasında piroteknik maddelerle bağlantılı olabileceğini öne sürüyor. Ancak polis bu bilgileri resmen doğrulamadı ve soruşturmanın sürdüğünü açıkladı. Olay “nedeni bilinmeyen bir patlama” olarak kayıtlara geçti.

Geniş çaplı kurtarma operasyonu

Olay yerine çok sayıda polis, itfaiye ve ambulans sevk edilirken, REGA başta olmak üzere birçok kurtarma helikopteri bölgede görev yaptı. Yaralılar çevredeki hastanelere ve bazıları da diğer kantonlardaki üniversite hastanelerine sevk edildi. Bölge tamamen güvenlik çemberine alındı ve Crans-Montana üzerinde uçuş yasağı ilan edildi.

Güvenlik ve tahliye tartışmaları

Eski bir ziyaretçi, barın bodrum katında yalnızca tek bir giriş-çıkış ve kaçış yolu bulunduğunu, kalabalık durumunda güvenli tahliyenin zor olabileceğini ifade etti. Bu açıklamalar, mekândaki güvenlik önlemleri ve kapasite kontrolü konusunda soru işaretlerini artırdı.

Hastanelerden çağrı

Batı İsviçre’deki hastaneler, olay nedeniyle acil servislerin yoğun şekilde meşgul olduğunu belirterek halka 1 Ocak günü riskli aktivitelerden kaçınma çağrısında bulundu.

Yetkililer, hayatını kaybedenlerin yakınları için acil hatlar oluşturulduğunu ve gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. Soruşturma devam ediyor.

İran’da Ekonomik Kriz Protestolara Dönüştü

İran’da Ekonomik Kriz Protestolara Dönüştü: Sokaklarda Sert Müdahale


İran’da derinleşen ekonomik kriz ve siyasi baskılar, ülke genelinde kitlesel protestolara yol açtı. Başkent Tahran ile Meşhed başta olmak üzere birçok kentte binlerce kişi sokaklara çıkarken, göstericiler ile güvenlik güçleri arasında sert çatışmalar yaşandı.


Tahran’da toplanan kalabalıklar, Cumhuriyet (Jomhouri) Caddesi’nden yürüyüşe geçerek Naser Khosrow Caddesi ve İstanbul Meydanı’na yöneldi. Kent merkezindeki hükümet binaları ve ticari bölgelerde polis ile göstericiler arasında uzun süreli kovalamacalar yaşandı. Güvenlik güçleri, kalabalığı dağıtmak için yoğun biçimde biber gazı ve cop kullandı.


Görgü tanıklarına göre, protestocular “Utanmaz! Utanmaz!” ve “Korkma, hepimiz buradayız” sloganları atarak güvenlik güçlerine karşı direniş gösterdi. Bazı noktalarda polis hatlarının geri çekildiği bildirildi.


Çarşılar Kapandı, Grevler Yayılıyor


Protestolarla eş zamanlı olarak ülke genelinde esnaf grevleri dikkat çekti. Tahran Kapalıçarşı başta olmak üzere Lalezar Caddesi, Naser Khosrow ve İstanbul Meydanı’ndaki çok sayıda iş yeri kepenk kapattı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, esnafın protestolara destek verdiği ve iş yerlerini kapatma çağrılarının yapıldığı görüldü.


Bazı videolarda ise açıkça “Diktatöre ölüm” sloganlarının atıldığı duyulurken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın istifası talep edildi.


Meşhed’de Çatışmalar


Protestolar günün ilerleyen saatlerinde İran’ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentine de sıçradı. Kentin merkezi meydanlarında toplanan kalabalık, çevik kuvvetin coplu müdahalesiyle karşılaştı. Müdahaleye rağmen göstericilerin dağılmadığı ve direnişin sürdüğü bildirildi.


Resmi Açıklamalar: “Ekonomik Talepler Aşıldı”


Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı, protestolara yaklaşık 200 kişinin katıldığını, kalabalık içinde 5-10 kişilik grupların ekonomik taleplerin ötesine geçen siyasi sloganlar attığını öne sürdü. Ajans, gösterilerin “siyasi istikrarsızlığa sürüklenmek istendiğini” iddia etti.


Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ilk resmi açıklamasında İçişleri Bakanı’na, protestocuların temsilcileriyle diyalog kurulması talimatı verdiğini duyurdu. Pezeşkiyan, hükümetin “haklı taleplerin dinleneceğini ve sorunların çözümü için adım atılacağını” söyledi.


Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da protestoların “kötü niyetli çevreler tarafından şiddete dönüştürülmek istendiğini” savundu.


Krizin Arka Planı


Uzmanlara göre protestoların temelinde, İran’da giderek ağırlaşan ekonomik kriz bulunuyor. İran riyali dolar karşısında tarihi dip seviyelere gerilerken, resmi verilere göre yıllık enflasyon aralık ayında yüzde 52,6’ya ulaştı. Ortalama yıllık enflasyon ise yüzde 42,2 olarak açıklandı.


Ülkede artan hayat pahalılığı, işsizlik ve alım gücündeki sert düşüşün, önümüzdeki günlerde yeni protestoları tetikleyebileceği değerlendiriliyor.

Almanya, Suriye Kürdistan’ını tanıdı

Almanya’da bazı eğitim kurumlarının, Suriye’nin kuzeyinde SDG’nin kontrolündeki bölgelerde verilen eğitim sertifikalarını tanıma yönünde adım attığı bildirildi. Saksonya eyaletinde alındığı belirtilen kararın, söz konusu bölgelerdeki eğitim kurumlarınca düzenlenen diplomalara resmî geçerlilik kazandırdığı ifade edildi.

Bu gelişme siyasi tanımanın ilk adımı anlamına geliyor.

Söz konusu gelişme, Almanya’nın Suriye’nin kuzeyindeki fiilî yapıya dolaylı meşruiyet sağladığı yönünde yorumlara yol açtı. Kararın, özellikle SDG’nin “Rojava” olarak adlandırdığı bölgelerdeki sözde özerk yönetim tarafından verilen eğitim belgelerini kapsadığı belirtildi.

Almanya’daki bu adımın ardından, sosyal medyada örgüt yanlısı hesaplar arasında memnuniyet paylaşımlarının arttığı gözlendi. Eleştirilerde ise kararın, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bölgedeki güç dengeleri açısından tartışmalı sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.

Öte yandan Berlin yönetiminden konuya ilişkin kapsamlı bir resmî açıklama yapılmazken, kararın eyalet düzeyindeki uygulamalar kapsamında alındığı ve federal hükümetin genel dış politika çizgisini yansıtıp yansıtmadığına dair belirsizlik sürüyor.

Gelişme, Almanya’nın Orta Doğu politikaları ve Suriye krizine yaklaşımı bağlamında yeni bir tartışma başlığı olarak değerlendiriliyor.

Rusya, ABD’ye ajanlık yapan bürokratı deşifre etti

Rusya’dan ABD istihbaratıyla bağlantılı eski diplomata hapis cezası. Rusya’da bir mahkeme, ABD istihbaratına gizli bilgi aktardığı gerekçesiyle Dışişleri Bakanlığı’nın eski çalışanı Arseni Konovalov’u vatana ihanetten mahkûm etti. Karar, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) tarafından duyuruldu.


FSB’nin cuma günü yaptığı açıklamaya göre, Moskova Şehir Mahkemesi 38 yaşındaki Konovalov’u 12 yıl süreyle yüksek güvenlikli ceza kolonisinde hapse ve 100 bin ruble para cezasına çarptırdı. Konovalov’un 2014–2017 yılları arasında Rusya Federasyonu Houston Başkonsolosluğu’nda ikinci sekreter olarak görev yaptığı belirtildi.
Mart 2024’te “yabancı istihbarat servisleriyle işbirliği” şüphesiyle gözaltına alınan Konovalov’un tutuklanma anına ilişkin görüntüler de paylaşıldı. Videoda, bir görevlinin “Ne olduğunu biliyor musun?” sorusuna Konovalov’un “Evet” yanıtını verdiği duyuluyor.
FSB’ye göre Konovalov, ABD’de görev yaptığı dönemde Dışişleri Bakanlığı’ndaki konumu gereği eriştiği gizli bilgileri gönüllü olarak ev sahibi ülkenin istihbarat servislerine iletti ve bunun karşılığında para aldı. Paylaşılan bilgilerin içeriğine ilişkin ayrıntılar ise kamuoyuyla paylaşılmadı. Dava, Rusya Ceza Kanunu’nun 275. maddesi (vatana ihanet) kapsamında yürütüldü.


Ajanlık davalarında artış
Rusya’da son dönemde casusluk ve vatana ihanet suçlamalarıyla açılan davalarda dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Bu hafta başında Kaluga bölgesinde yaşayan 38 yaşındaki bir kişi, Rus hava savunma birliklerinin konuşlanmasına dair bilgileri Kiev’e aktardığı gerekçesiyle 13 yıl hapis cezasına çarptırıldı.


Aralık ayı başında ise Rusya Bilimler Akademisi Genel Fizik Enstitüsü’nün eski çalışanı Artem Horoşilov, vatana ihanet suçundan 21 yıl süreyle en yüksek güvenlikli ceza kolonisinde hapse mahkûm edilmişti. Horoşilov, Ukrayna’daki bazı kurumlara finansman sağlamak, kritik bilgisayar sistemlerine yönelik siber saldırılar düzenlemek ve bir demiryolu hattında sabotaj planlamak ile suçlanmıştı.

TBMM’de Dünya Uygur Kurultayı düzenlensin

Gelecek Partisi Muğla Milletvekili ve Yeni Yol TBMM Gurup Başkanı Doç. Dr. Selçuk Özdağ  TBMM’nin de Japonya, Çek Cumhuriyeti ve diğerleri gibi TBMM çatısı altında Doğu Türkistan’la ilgili olarak Dünya Uygur Kurultayının genel kurulunun  ve Doğu Türkistan Çalıştayının düzenlenmesi gerektiğini açıkladı.

Yeni Yol  TBMM Gurubu Başkanı ve Muğla Milletvekili  bu sözleri TBMM’nde düzenlediği basın toplantısında dile getirdiği bildirildi.

Yeni Yol TBMM Gurubu Başkanı ve GP Muğla Milletvekili Doç.Dr.Selçuk Özdağ  24 Aralık 2025 Perşembe günü TBMM’de  düzenlediği basın toplantısındaki konuşmasını X hesabı üzerinden paylaşarak  şunları söyledi  :

Doğu Türkistan Milli Davamızdır

Doğu Türkistan Türk Milleti olarak bizim Millî davamızdır. Almanya, Doğu Türkistan Uygur Kongresini yapıyor. Japonya Parlamentosuna gittik, Japonya Parlamentosu Doğu Türkistan  meselesi ile ilgili  özel toplantı yaptı. Bu toplantıda  biz dahil çeşitli ülkelerden gelen  100’e  yakın yabancı milletvekilleri Doğu Türkistan meselesini konuştu. Türk Milletvekilleri olarak bizler de oraya gittik ve Doğu Türkistan ile ilgili düzenlenen toplantılarda konuşmalar yaptık.  Aynı toplantıyı Çek Cumhuriyetinin başkenti  Prag’da Çek Cumhuriyeti yaptı.

Hadi, Biz De Ankara’da TBMM’de Dünya Uygur Kurultayının Genel Kurulunu  Gerçekleştirelim! 

Yeni Yol TBMM Gurubu Başkanı Selçuk Özdağ Almanya merkezli Dünya Uygur Kurultayı’nın   bir sonraki genel kurulunu  Ankara’da TBMM.çatısı altında yapılması gerektiğini ve bunu teklif olarak sunduğunu belirterek sözlerini şöyle sonlandırdı : ” Hadi Türkiye olarak, siz, Hükûmet olarak şunu yapın: Gelin, Ankara’da, bu Parlamentoda Doğu Türkistan’la ilgili, Doğu Türkistan Uygur Kurultayının genel Kurulunu düzenleyelim. Bu Kurultaya  dünyadaki çeşitli ülkelerden  Milletvekillerini çağıralım. Ayrıca bu vesile ile TBMM. çatısı altında Doğu Türkistan ile ilgili bir sempozyum veya Çalıştayı düzenleyelim.” şeklinde konuştu.

Avrupa teyakkuzda, Trump düğmeye bastı

Avrupa teyakkuzda, Trump düğmeye bastı

ABD Başkanı Donald Trump, Kuzeybatı Nijerya’da IŞİD’e karşı askeri operasyon başlatıldığını duyurdu. Trump açıklamayı Truth Social hesabından yaparken, operasyonun ayrıntılarına ilişkin bilgi paylaşmadı.

Trump mesajında, “Amerika Birleşik Devletleri, masum Hristiyanları hedef alan ve tarihte eşi benzeri görülmemiş vahşetler gerçekleştiren IŞİD teröristlerine karşı güçlü ve ölümcül bir saldırı başlattı” ifadelerini kullandı.

ABD’li bir askeri yetkiliye göre, Amerikan füzeleri Nijerya’nın Sokoto Eyaleti’nde bulunan iki IŞİD kampını hedef aldı. Operasyonun Nijerya ordusu ile koordinasyon içinde gerçekleştirildiği belirtildi.

Afrika’nın nüfus açısından en kalabalık ülkesi olan Nijerya’da, on yılı aşkın süredir farklı silahlı grupların yol açtığı çatışmalar nedeniyle binlerce kişi yaşamını yitirdi. Nijerya makamları, saldırıların yalnızca Hristiyanları değil Müslümanları da hedef aldığını vurgulayarak “Hristiyan soykırımı” iddialarını reddediyor.

TÜRKİYE’DE PEŞ PEŞE OPERASYONLAR

Türkiye’de ise son bir hafta içinde IŞİD bağlantılı çok sayıda şüpheliye yönelik operasyonlar düzenlendi. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ortak çalışmasıyla, yılbaşında saldırı hazırlığında olduğu belirlenen IŞİD’li terörist İbrahim Burtakuçin Malatya’da yakalandı.

Güvenlik kaynaklarına göre Burtakuçin’in, Türkiye’de örgüt adına faaliyet yürüttüğü ve fırsat bulması halinde çatışma bölgelerine gitmeyi planladığı tespit edildi.

İstanbul’da da yılbaşı öncesi güvenlik önlemleri kapsamında Ataşehir’de düzenlenen operasyonda bir şüpheli gözaltına alındı. Operasyonda çok sayıda silah, mühimmat, örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi.

AVRUPA DİKEN ÜSTÜNDE

Avrupa genelinde artan IŞİD tehdidi nedeniyle güvenlik önlemleri üst seviyeye çıkarıldı. Fransa ve Almanya’da bazı Noel etkinlikleri ve pazarlarının iptal edildiği bildirildi.

Suriye’de düzenlenen operasyonlarda ise örgütün sözde “Horan Valisi”nin yakalandığı açıklandı.

Uluslararası güvenlik kaynakları, Türkiye’deki operasyonların ve ABD’nin Nijerya’daki askeri müdahalesinin, IŞİD’in küresel eylem kapasitesine yönelik ciddi bir baskı oluşturduğunu değerlendiriyor.


Orban: Avrupa Birliği dağılma sürecinde

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Avrupa Birliği’nin (AB) geleceğine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Macar basınına konuşan Orban, ABD’nin küresel gücünün artmasına karşın Avrupa’nın ekonomik ve siyasi olarak gerilediğini savunarak, “Avrupa Birliği dağılma sürecine girmiş durumda” dedi.


Ukrayna-Rusya savaşı ve Avrupa’nın güvenlik politikalarına değinen Orban, 2025 yılının Avrupa için son barış yılı olabileceği ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Avrupa’da son büyük savaşın 1945’te sona erdiğini hatırlatan Orban, nükleer felaket korkusunun kıtayı yaklaşık 80 yıl boyunca büyük çatışmalardan uzak tuttuğunu söyledi. Ancak Orban’a göre, artık dünya köklü bir değişim sürecinden geçiyor.


“Avrupa ikiye bölünmüş durumda”


18-19 Aralık tarihlerinde yapılan AB Liderler Zirvesi’nde alınan kararları eleştiren Orban, bu adımların Ukrayna’daki savaşı körüklediğini ve Rusya’yı kışkırtmayı amaçladığını öne sürdü. Avrupa’da iki farklı siyasi yaklaşım olduğunu savunan Orban, “Bir tarafta savaş yanlıları, diğer tarafta barışı savunanlar var. Şu anda Brüksel’de savaş isteyenler daha güçlü. Macaristan ise barıştan yana” ifadelerini kullandı.

“Birlik parçalanıyor”


AB’nin ekonomik gücünün 20 yıl önce ABD’ye yakın bir seviyede olduğunu hatırlatan Orban, bugün ise ABD’nin güçlendiğini, Avrupa’nın ise gerilediğini söyledi. AB’nin karar alma süreçlerinde giderek daha fazla yasal boşluklardan yararlanıldığını iddia eden Orban, bu durumun üye ülkeler ile Brüksel arasındaki kopuşu derinleştirdiğini savundu.


Orban, “Brüksel’de kararlar alınıyor ancak bu kararlar üye ülkelerde uygulanmıyor. Brüksel bürokrasisinin imparatorluk kurma hevesleri artarken, Avrupa Birliği eş zamanlı olarak parçalanıyor” dedi.

❌