Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar Haber Portalları

İBB davasında savcı, 53 ismin tutukluluk halinin devamını istedi

Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın yargılaması sürüyor. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda görülen davanın 75’inci gününde tutuklu sanıkların tahliyeye yönelik talepleri alındı.

Bu kapsamda Medya AŞ Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık, İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin adına avukatı Pınar Çengel ile Turgut Hökenek, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce, İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten, Kültür AŞ Plan ve Organizasyon Müdürü Barış Kılıç, iş insanı Güldem Şık, İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı Kağan Sürmegöz, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İmamoğlu İnşaat AŞ Genel Müdürü Tuncay Yılmaz, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve Ekrem İmamoğlu’nun beyanları dinlendi.

Daha sonra görüşü sorulan duruşma savcısı, tutuklu tüm sanıkların tutukluluk hâllerinin devamı istedi. Mahkeme heyeti, ara kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.

İBB davasında İmamoğlu ile hakim arasında ‘sorgu’ tartışması

Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 38’inci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görüldü.

İmamoğlu’nun da katıldığı duruşmada iş insanı Murat Kapki savunma yaptı. Kapki, şunları söyledi:

“24 Haziran günü öğlen saatinde avukatım geldi. Avukat görüşmesi için içeriye girdim (Eşi) Feyza Hanım’ı adliyeye götürdüklerini söyledi. Tabii orada kan beynime sıçradı. Tam avukat bana bunu söylediği sırada arkamdan kapı açıldı. İnfaz memuru, ‘Çağlayan’a gidiyorsun’ dedi. Olaylar dakikası dakikasına oluyor. ‘Savcı bey seni çağırıyor’ dediler. Tekirdağ’dan Çağlayan’a 2,5 saat içerisinde kafamdan eşim tutuklanır mı; oğlum, kızım, çocuklarım ne olacak, neden eşimi aldılar, onun hiçbir suçu yok diye geçirdim. Kendi kendimi yiyorum. Kardeşimi tutuklamışlar, kayınpederimi almışlar.”

‘SAVCI, ‘DAVET ETTİK’ DEDİ’

Adliyeye geldiğindeki süreci anlatan Kapki, “Beni savcının odasının önüne getirdiler. Yanımda jandarmalar var, 7’nci kata çıktık. ‘Avukatlarım burada mı? Eşim nerede? Avukatlarımı bulup görüşebilir miyiz’ dedim. Kapıda 3-5 dakika bekledikten sonra beni içeri aldılar. Savcı bey sağ olsun ayağa kalktı, elimi sıktı. Direkt, ‘Sayın savcım eşimi de almışsınız’ dedim. Aynen bu şekilde sordum. O da gülerek ‘Almadık canım, davet ettik’ dedi. ‘Allah razı olsun sayın savcım, beterin beteri var demek ki’ dedim. Artık o esnada eşimin tutuklanma ihtimali dışında hiçbir şey düşünemiyordum. Çocuklarımız ne olacak? Eşim tutuklanırsa neler yaşarız? Bunları düşünerek oturduğum yere gömüldüm” ifadelerini kullandı.

‘SAVCI, ‘FEYZA GİTSİN’ DEDİ’

Savci ile görüşmesini anlatan Kapki, “Savcı bey bana açık açık her şeyi anlattı. Ben önceki verdiğim ifadelerin hiçbirini kabul etmiyorum; baştan söyledim, şu anda da yine söylüyorum. Savcı bey konuşmamda aynen ‘Konuş’ dedi. Ben de ‘Ne konuşayım sayın savcı, bir şey bilmiyorum. Yemin ediyorum bir şey bilmiyorum’ diyorum. Biraz sohbet ettik, bana bir kahve söyledi. Sonra ‘İfade verecek misin’ dedi, ben de ‘Vereceğim’ dedim. Kahveyi bitirdik, yine sohbet ettik. Savcı bey bana daha önce ifade veren kişilerin ifadelerini okudu. Yani hakkımda verilen ifadeleri okuyor ama kimin olduğunu söylemiyordu. Sonra bir ara durdu, telefon açtı. ‘Feyza Hanım tamam, gitsin’ dedi. Aynen böyle. Yemin ediyorum size ‘Feyza gitsin’ dedi” diye konuştu.

‘ASLINDA ETKİN PİŞMANLIK İFADESİ VERMEDİM’

Kapki, 24 Haziran’da verdiği ifadeye dikkati çekerek, “Dosyadaki neredeyse bütün etkin pişmanlık ifadeleri ‘Ben etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum’ cümlesiyle başlar. Savcı bey bana sordu, ‘Etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyor musun’ diye. ‘Hayır, etkin pişmanlıktan yararlanmak istemiyorum’ dedim. ‘Peki’ dedi; ifademizi yazdık, yazdık, yazdık… En sonunda bana dedi ki, ‘İleride sana atfedilen bir suç çıkarsa o zaman etkin pişmanlıktan yararlanmak ister misin’. İstemediğimi söyledim ama ‘Bu ileride senin için iyi bir şey olabilir’ dedi. Ben de avukatıma sordum, ‘Yazabilirsin’ dedi. Oraya o şekilde yazdık. Yani aslında ifadelerime bakarsanız ben etkin pişmanlık ifadesi vermedim” diyerek süreci anlattı.

MAHKEME BAŞKANINDAN “MİTİNG DEĞİL” UYARISI

Savunmasının ardından Kapki’nin hakim sorgusuna geçildi. Mahkeme Başkanı, Kapki’ye “Çıkamayacağınızı anlayınca mı ifadenizi değiştirdiniz” sorusunu yöneltti. Bu sırada Ekrem İmamoğlu araya girerek, soruya itiraz etti. Mahkeme Başkanı, “Ekrem Bey sesinizi yükseltmeyin. Burası miting alanı değil, araya giremezsiniz. Burası mahkeme salonu” dedi. İmamoğlu, “Bu soruyu sormanız gereken ilk kişi Kapki değildi. Birçok etkin pişmanlıkçı konuştu. Bu insanların can ve mal güvenliği size emanet” diye konuştu.

Tartışmalar üzerine Mahkeme Başkanı, duruşmayı bitirdi. Duruşmaya pazartesi günü devam edilecek.

İMAMOĞLU, KAPKİ’NİN EŞİNE SESLENDİ

İmamoğlu, duruşma salonundan ayrılırken tutuksuz sanıklar arasında yer alan Kapki’nin eşi Feyza Kapki’ye, “Size ve evlatlarınıza yapılanları duyunca kanım dondu. Evlatlarınızın hakkını savundum” diye seslendi. (ANKA)

CHP’li Yavuzyılmaz: 2012-2019 arasında İBB’de genel teftiş yapılmamış

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde(İBB) AK Parti döneminde; 2012-2019 yılları arasında İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri tarafından hiçbir ‘Genel Teftiş’ yapılmadığını belgelerle tespit ettiklerini ifade etti.

Image

Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Yargıdan kaçarsa AKP kaçar İstanbul Büyükşehir Belediyesinde AKP döneminde; 2012-2019 yılları arasında İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri tarafından hiçbir ‘Genel Teftiş’ yapılmadığını tespit ettik CHP döneminde ise; 2020-2025 yılları arasındaki İBB’nin tüm iş ve işlemleri mülkiye müfettişleri tarafından ‘Genel Teftişe’ tabi tutuldu. Bunun adı, İBB’de AKP dönemindeki tüm iş ve işlemlerin, ihaleler, tahsisler, bağış adı altındaki tüm işlemlerin denetimden ve yargıdan kaçırılmasıdır!”

Image

 

Cem Küçük: ‘Konuşmalar doğruysa İBB’ye derhal kayyım atanır’

Görevden uzaklaştırılan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İmamoğlu’nun seçim kampanyasının direktörü Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ hakkında “casusluk” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

TGRT Haber’de konuşan Cem Küçük, soruşturmaya dayanak olarak gösterilen Hüseyin Gün adlı şüphelinin, başsavcılık açıklamasında yer alan iddialarına dikkat çekti.

“Savcılık yazısına göre Hüseyin Gün’ün bilgisayarından çıkan kayıtlarda Merdan Yanardağ ve Necati Özkan’ın ismi geçiyor” diyen Küçük, Hüseyin Gün’ün ‘FETÖ’nün kullandığı programlar üzerinden iletişim kurduğunu, seçmenlere ilişkin bilgileri yabancı istihbarat servislerine aktardığını ifade etti.

Küçük, şunları kaydetti:

“Savcılığın iddiasına göre Hüseyin Gün ile bağlantıları var. Özellikle Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ın… Seçmenlere ait bilgilerin sızdırılması, yabancı istihbarat sahiplerine verilmesi var. Bu çok ciddi bir iddia. 2019 seçimlerini manipüle etme, seçmene ait gizli bilgileri alma… Bu iddiayı muhtemelen İBB iddianamesinde görürüz.”

Bu adamla iş birliğine yapıldı mı, iddianamede görmek lazım. Savcılığın yazısına göre bilgisayarda çıkan kayıtlarda Yanardağ ve Özkan’ın bu şahısla konuşmaları var. Elde ettikleri bilgileri de Ekrem Bey’e verdikleri iddiaları var. Doğruysa hakikaten vahim…

Hüseyin Gün’ün casus olduğuna şüphe yok. Diğerleriyle ilgili şüphe var demiyorum. Açıklamadaki konuşmalar doğruysa İBB’ye kayyım atanır.”

Turkey starts judicial year with speech from controversial prosecutor

Yesterday (September 1) marked the beginning of Turkey's new judicial year. An opening ceremony attended by journalists also featured Istanbul Chief Prosecutor Akın Gürlek, a controversial and high-profile figure in Turkey's judiciary in recent months.

Turkey starts judicial year with speech from controversial prosecutor Medyascope

İmamoğlu’ndan Sosyalist Enternasyonal’e mesaj

81 ülkeden 89 partinin üyesi olduğu Sosyalist Enternasyonal, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ev sahipliğinde İstanbul’da toplandı. İspanya Başbakanı ve Sosyalist Enternasyonal Başkanı Pedro Sanchez, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Özgür Özel tarafından ağırlandı. Sosyalist Enternasyonal Konsey Toplantısı, Beşiktaş’taki bir otelde gerçekleştirildi. 23 Mart’tan beri tutuklu olan İBB ve TBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da toplantıya, Silivri’den bir mesaj gönderdi. İmamoğlu’nun mesajı, CHP Genel Sekreteri ve Kadın Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke tarafından okundu.

“Türkiye, özgür bir gelecek isteyen gençlerin, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlara karşı direnen kadınların, traktörleriyle demokrasi konvoyu oluşturan çiftçilerin, adaletsizliğe karşı hakkını arayan emekçilerin ortak sesiyle yankılanıyor” diyen İmamoğlu, “O ses, Bertolt Brecht’in unutulmaz dizelerini tekrarlıyor: Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz… Ve biliyoruz ki; bu sesi çoğaltan, demokraside ısrar eden, adaleti savunan, kalkınma ve sosyal adaleti inşa etme kararlılığını gösteren, daha iyi bir gelecek için omuz omuza mücadele eden milyonlar var oldukça, her şey çok güzel olacak…” şeklinde konuştu.

‘BUNU BAŞARAMAYACAKLAR’

İmamoğlu, Böke tarafından okunan mesajında şunları söyledi:

“Bugün demokrasi, eşitlik ve sosyal adalet, dünyanın dört bir yanında ağır saldırıya uğruyor. Demokrasinin zayıflamasına ve otoriterleşmeye bağışık sanılan ülkelerde dahi, insan hakları ve özgürlükler tehdit altında. Türkiye’de yıllardır süren demokratik gerilemenin son noktası ise, millet iradesinin hiçe sayılması, hukuken dayanaksız gerekçelerle, ben dahil belediye başkanlarımızın ve pek çok yol arkadaşımızın tutuklanmasıdır. Daha dün sabah, yeni bir operasyonla, yine çok sayıda yakın çalışma arkadaşım gözaltına alındı. Belediyemizin hizmetlerine darbe vurarak, halkımızın bize olan inancını sarsmaya çalışıyorlar. Bunu asla başaramayacaklar. İstanbul halkının oylarıyla üç kez seçilmiş bir belediye başkanı ve 23 Mart’ta Türkiye genelinde gerçekleştirilen partimizin ön seçimde 15,5 milyon yurttaşın oyuyla belirlenmiş cumhurbaşkanı adayı olarak, milyonlarla demokrasi ve adalet talebinde buluştuğum için siyasi tutukluyum. Milyonlar bize inandığı ve güvendiği için, yürüttüğümüz mücadele sonucunda iktidar değişiminin yakın olduğu görüldüğü için tutukluyum.”

‘DİPLOMAM HUKUKSUZ BİÇİMDE İPTAL EDİLDİ’

“Demokrasiye açık bir saldırı, millet iradesine yönelik bir darbe girişimi olan bu süreçte üniversite diplomam, hukuksuz biçimde iptal edildi, evime baskın düzenlendi, belediyelerimiz soruşturmalarla kuşatıldı. Bu baskılar, yalnızca beni değil, daha özgür ve adil bir gelecek hayal eden herkesi hedef aldı. Bu saldırı demokrasiye, halkın iradesine ve bir sonraki seçimin adil gerçekleşmesini bugünden engelleme çabasıyla, yarının halk iradesine yönelik bir saldırıdır. Ne özgür ve adil gelecek kararlılığımızı elimizden alabilirler, ne de halkın iradesini zorbalıkla bastırabilirler. Biz, İstanbul’da katılımcı demokrasinin, birleştirici, kapsayıcı, adil, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir kenti birlikte kurmanın mümkün olduğunu gösterdik. Halk da İstanbul’da olanın, Türkiye genelinde yaşanmasını istediğini açıkça ortaya koydu. 2024 yerel seçimlerinde, CHP’nin birinci parti olması, 19 Mart’tan bu yana meydanları boş bırakmayan milyonlar… Hükümetin korktuğu işte bu; yenilikçi siyaset anlayışımız ve yaklaşan iktidarımız.”

“Küresel olarak, büyük dönüşümlerin gerçekleştiği bir çağdayız. Karşımızda tarihi bir dönüm noktası var… Bu dönüm noktasında geleceğin haritasını çizenler belli: Gençler, kadınlar, emekçiler, üretenler; yani halk, yani bizleriz… İhtiyaç duyduğumuz şeyi, bugün Sosyalist Enternasyonal’in Konsey toplantısının başlığında da Türkiye’nin dört bir tarafında da görüyoruz. Türkiye, özgür bir gelecek isteyen gençlerin, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlara karşı direnen kadınların, traktörleriyle demokrasi konvoyu oluşturan çiftçilerin, adaletsizliğe karşı hakkını arayan emekçilerin ortak sesiyle yankılanıyor. O ses, Bertolt Brecht’in unutulmaz dizelerini tekrarlıyor: Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz… Ve biliyoruz ki; bu sesi çoğaltan, demokraside ısrar eden, adaleti savunan, kalkınma ve sosyal adaleti inşa etme kararlılığını gösteren, daha iyi bir gelecek için omuz omuza mücadele eden milyonlar var oldukça, her şey çok güzel olacak…”

Ekrem İmamoğlu’ndan hakkındaki davaya ilişkin açıklama

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Hakkında siyasi yasak istenen davaya ilişkin konuşan İmamoğlu, “Davanın son birkaç haftadır yoğun şekilde kamuoyuna yansımasının birkaç yönü var. Bu dava toplumu rahatsız ediyor, böyle bir dava olmaz” dedi.

İmamoğlu “Türkiye Belediyeler Birliği encümen üyesi belediye başkanı dostlarımız, yönetici oldukları ortamlarda bunun vatandaşları da rahatsız ettiğini ifade ederek basına bir bildiri hazırlıyor” ifadelerini kullandı.

‘BU İŞ TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ VE HUKUK MESELESİ’

İmamoğlu, “Davanın seyrini hukuk mu belirliyor, siyaset mi?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Yargının bir silah gibi kullanıldığını düşünenlerdenim. Bu sürdürülemez. Temennim odur ki yargının bu şekilde manipüle edilmesine istinaf son verir. Oradaki yargıçlardan en büyük isteğim bu, dilerim ve isterim ki o tarihi görevi yerine getirirler ve toplumu rahatlatırlar. Böyle bir davanın varlığını, gerekçesini, yargılanmayı bile anlatamazsanız. Sabah birisi arıyor, haber veriyor ‘Bugün karar veriyorlar.’ Hadi bakalım, altı saat sonra bütün Türkiye bunu konuşuyor. Yargıçların, savcıların, hakimlerin bu konuda tarihi görevlerini, omuzlarındaki büyük yükün karşılığını vermelerini ülkemin geleceği için istiyorum. Bu iş Türkiye’nin demokrasi ve hukuk meselesi. Dava şahsileşmemeli.”

MANSUR YAVAŞ SORUSUNA YANIT

Öte yandan “Mansur Yavaş ile bugün görüşecek misiniz?” sorusuna da yanıt veren İmamoğlu, “Her geldiğimde ararım, görüşürüm. Alacağım olsun, bugün zamanımız kısıtlı” dedi.

❌