İranlı tarih profesörü Ervand Abrahamian, ülkenin son 150 yıldaki çalkantılı modernleşme serüvenini anlamak isteyen okuyuculara kolay anlaşılabilir temel bir eser sunuyor.
Orion Kitabevi tarafından yayımlanan ve Doçent Doktor Tuğba Koç'un imzasını taşıyan Türk İstihbarat Diplomasisi - Beş Deniz Havzasında Türk İstihbarat Diplomasisi adlı yeni kitap, Türkiye'nin istihbarat alanındaki stratejik evrimini okuyucuya sunuyor.
Araştırma ve uluslararası ilişkiler türündeki eser, geleneksel diplomasinin krizleri çözmede yetersiz kaldığı günümüz dünyasında, istihbaratın yeni bir satranç tahtasına dönüşmesini ele alıyor.
Kitapta, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın(MİT) yalnızca bir bilgi toplama aygıtı olmaktan çıkarak Karadeniz'den Akdeniz'e, Basra'dan Kızıldeniz ve Hazar'a uzanan geniş bir coğrafyada nasıl stratejik bir aktör haline geldiği inceleniyor.
Yazar Koç, Suriye'deki arka kapı görüşmelerinden Karabağ'daki hamlelere, insansız hava araçlarının diplomatik bir araca dönüşmesinden siber uzaydaki savaşlara kadar geniş bir yelpazeyi sahanın gerçekleriyle harmanlıyor.
Eser, Teşkilat-ı Mahsusa'dan devralınan mirasın yapay zeka ve kuantum çağında nasıl hibrit bir güce evrildiğinin anatomisini çıkarıyor.
"DİPLOMASİYİ YENİDEN İNŞA EDEN GÜÇ"
Çalışmanın, teorik çerçeveyi akademik bir dille değil, sahadan beslenen akıcı bir kurguyla sunduğu ifade ediliyor.
Mavi Vatan'ın görünmez muhafızlarının ve dijital casusluğun devletlerin beka stratejilerini yeniden şekillendirdiği vurgulanan kitapta, değişen dünya düzeninde Türkiye'nin yeni konumu değerlendiriliyor.
Yazar Tuğba Koç, istihbaratın günümüzdeki rolünü ve kitabın temel mesajını şu sözlerle özetliyor:
'Diplomasinin bittiği yerde başlayan değil, diplomasiyi yeniden inşa eden bu yeni gücün anatomisini keşfetmeye hazır olun. Bilgi zaferin ön koşuludur.'
Her Boydan, farklı ülkelerden öğrencilerin Türkçe düşünme, üretme ve kendilerini ifade etme imkânı buldukları özgün bir mecra olmayı sürdürürken; kültürler arasında kurduğu edebî köprüyle uluslararası öğrencilerin Türkiye ile kurdukları bağı da güçlendiriyor. Yedinci sayısıyla birlikte dergi, milletlerin ortak hafızasında yer eden özgürlük, bağımsızlık ve direniş hikâyelerini genç kalemlerin bakış açısıyla yeniden gündeme taşıyor.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından yayımlanan ve Türkiye'nin ilk uluslararası öğrenci dergisi olma özelliğini taşıyan Her Boydan, yedinci sayısıyla okurlarının karşısına çıktı. Yirmi farklı ülkeden kırk altı uluslararası öğrencinin Türkçe kaleme aldığı eserleri edebiyat bağlamında bir araya getiren dergi, bu sayısında milletlerin bağımsızlık mücadelelerini, özgürlük hafızalarını ve ortak insanlık değerlerini edebiyatın birleştirici gücüyle ele alıyor.
Her Boydan'ın yedinci sayısı, "Bir Ses, Bir Hafıza: Millî Marşlar, Kurtuluş Anlatıları ve Bağımsızlık Kahramanları" dosya konusu etrafında şekilleniyor. Sayıda yer alan yazılar; Azerbaycan'dan Cezayir'e, Afganistan'dan Somali'ye, Türkmenistan'dan Mısır'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada bağımsızlık uğruna mücadele eden kahramanları, milletlerin hafızasında yer etmiş direniş hikâyelerini ve özgürlük ülküsünü mercek altına alıyor.
Dosya bölümünde Afganistan'ın işgale direnişinin sembol isimlerinden Bilal Yaldızcı, Somali'de faşizme karşı mücadelenin öncü şahsiyetlerinden Şeyh Hasan Barsane, Mısırlı bir Her Boydan yazarı tarafından kaleme alınan Karabağ'ın kahraman evladı Mübariz İbrahimov, yerel bir sembolden küresel bir direniş figürüne dönüşen Cemile Buhayrid ve Sovyet rejimine boyun eğmeyen Türkmen aydını Hıdır Deryayev gibi isimlerin hayatları ve mücadeleleri, farklı ülkelerden genç yazarların süzgecinden geçerek yeniden yorumlanıyor. Bunun yanı sıra, bir ülkenin umutlarını diriltmek adına tüm varlığıyla savaşan Suriye devriminin sesi, namıdiğer "Devrim Bülbülü" Abdulbasit Sarut; Mısır tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olan ve köyün ulusal direnişin kalbi olduğunu gösteren Dinşuvay Vakası ile millî marşların toplumların hafızasındaki yeri gibi konular da dosyada kendine yer buluyor. Derginin yedinci sayısı yalnızca dosya yazılarıyla değil; öykü, şiir, deneme, çeviri, söyleşi ve kitap tahlili türlerindeki nitelikli metinleriyle de dikkat çekiyor. Uluslararası öğrencilerin kaleminden çıkan öyküler; aidiyet, tekâmül, sıla, özlem, umut ve insan ilişkileri etrafında şekillenirken, şiirler ise bireysel ve toplumsal hafızanın izlerini taşıyan güçlü bir duyarlılık sunuyor.
Deneme yazılarında ise bir yandan modern duyarlılıklar masaya yatırılırken, bir yandan da yaşamda iz bırakanlar yâd ediliyor. Öte yandan, hayatta başrol olmak ve düşüncelere hapsolmak gibi konularda fikir üreten genç yazarlar; çeviri metinler ve kitap tahlilleri aracılığıyla okurlara farklı kültür ve edebiyatlarla tanışma imkânı sunuyor.
Bu sayının söyleşi bölümünde ise derginin yayın koordinatörlerinden Asma Hamdy Heder, Filistin Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Halid Istaitia ile Ankara’da YTB merkezinde gerçekleşen "Fırçanın Dilinden Filistin" sergisi hakkında yönelttiği sorularla çok özel bir söyleşiye imza atıyor. Filistin bağlamında sanat ve direniş ilişkisinin ele alındığı söyleşide, sanatın toplumsal hafızadaki dönüştürücü rolüne dikkat çekiliyor.
Her Boydan, farklı ülkelerden öğrencilerin Türkçe düşünme, üretme ve kendilerini ifade etme imkânı buldukları özgün bir mecra olmayı sürdürürken; kültürler arasında kurduğu edebî köprüyle uluslararası öğrencilerin Türkiye ile kurdukları bağı da güçlendiriyor. Yedinci sayısıyla birlikte dergi, milletlerin ortak hafızasında yer eden özgürlük, bağımsızlık ve direniş hikâyelerini genç kalemlerin bakış açısıyla yeniden gündeme taşıyor.
Türkiye'nin dört bir yanında eğitim gören uluslararası öğrencilerin kaleme aldığı eserlerden oluşan Her Boydan'ın yedinci sayısı, okurlarını farklı coğrafyaların hikâyelerine, ortak insanlık değerlerine ve edebiyatın birleştirici dünyasına davet ediyor. Her Boydan dergisinin yeni sayısına YTB’nin internet adresinden ulaşabilirsiniz.
Muhâsibî’nin düşünce dünyasını merkeze alan 'Hakkıyla Kul Olmak (er-Ri'aye li-Hukûkillah)', Kutbettin Akyüz’ün çevirisiyle raflardaki yerini aldı. İslam tasavvuf geleneğinin en önemli klasik metinlerinden biri olan eser, kulluk bilincini ve ilahî hakların gözetilmesini konu ediniyor.
Kitabın tanıtım yazısı şu şekilde;
“İnsan, kalbini ve niyetini ıslah etmeden gerçek kulluğa ulaşamaz.”
Büyük İslam düşünürü İmam Gazzâlî’nin eserlerinde sık sık atıfta bulunduğu Hâris el-Muhâsibî, erken dönem İslam düşüncesi ve tasavvuf tarihinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Onun eserleri yalnızca zühd ve takva hayatını anlatan metinler değil, aynı zamanda insanın iç dünyasını, niyetini ve kulluk sorumluluğunu merkeze alan güçlü bir düşünce geleneğini de temsil ediyor.
Bu yönüyle Muhâsibî, hem tasavvuf tarihinin hem de İslam ahlak düşüncesinin kurucu şahsiyetlerinden biri olarak öne çıkıyor. Elinizde bulunan eser ise onun en önemli çalışmaları arasında yer alan er-Riʿâye li-Hukûkillah’ın ilk bölümünün tercümesini içeriyor.
Klasik tasavvuf literatürünün temel metinlerinden biri kabul edilen bu eser, kulun Allah’a karşı sorumluluğunu, ilahî hakların nasıl gözetileceğini ve kulluk bilincinin hangi esaslar üzerinde şekillenmesi gerektiğini sade ve anlaşılır bir dille okuyucuya sunuyor.
Prof. Dr. Muhammed Coşkun’un kaleme aldığı 'Kur'an Perspektifinde Sabır ve Şükür' raflardaki yerini aldı. Geleneksel İslam düşüncesinin iki temel kavramı olan sabır ve şükrü merkeze alan eser, manevi ve ahlaki okumalar yapmak isteyen okurları bekliyor.
Kitabın tanıtım yazısı şu şekilde;
“İnsan hayatı her zaman düz bir çizgide ilerlemez; sevinç ve hüzün, genişlik ve daralma daima iç içedir.”
Geleneksel miras içerisinde sabır ve şükür, insanın manevi yolculuğunun iki temel durağı olarak kabul edilir. Sabır, nefsin aceleciliğini frenleyip aşırılıklarını dengelerken; şükür ise kalbi incelterek insana derin bir duyarlılık kazandırır. Bu iki hasletin birlikte var olması, insanı hem dayanıklı hem de mütevazı bir hale getirir.
İslam düşüncesinde yalnızca ahlaki bir tavsiye olarak değil, insanın Allah, kendisi ve tüm varlıkla kurduğu ilişkinin merkezinde yer alan sabır ve şükür kavramları, bu eserde Kur’an ayetleri ve peygamber kıssaları ışığında inceleniyor. Günümüz dünyasında giderek unutulan manevi denge noktalarına dikkat çeken eser, müminin hayat yolculuğunda sarsılmadan ilerleyebilmesinin imkanlarını ortaya koyuyor.
Prof. Dr. Ömer Türker’in yayın danışmanlığında hazırlanan ahlak serisinin önemli parçalarından biri olan eser, sade dili ve derin muhtevasıyla her kesimden okura hitap etmeyi amaçlıyor.
Saygın İngiliz gazetesi Guardian, 'tüm zamanların en iyi 100 romanı'nı seçiyor. Gazetedeki listeye Britanya'da yaşayan ve İngilizce yazan yazar Elif Şafak'ın yazısı eşlik ediyor.
Bir marka haline gelen ve Türkiye’nin en büyük açık hava kitap fuarlarından biri olan BKF (Bağcılar Kitap Fuarı) kapılarını kitapseverlere açtı. Açılış öncesi Çarşı Caddesi’nde her kesimden vatandaşın katılımıyla yürüyüş yapıldı. Bağcılar Meydanı’nda sona eren yürüyüşün ardından gerçekleşen 4. Bağcılar Kitap Fuarı’nın (BKF) açılışına; AK Parti Milletvekili Yıldız Konal Süslü, Bağcılar Kaymakamı’nı vekaleten Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük, Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, yazar Nurullah Genç ve vatandaşlar katıldı.
BİR FUARDAN ÖTE FESTİVAL HAVASINDA GEÇİYOR
Kitap Fuarı’nın hayırlı olmasını dileyen Süslü, “Bağcılar halkı okumayı sever. Sadece kitabı değil hayatı okumayı da sever” dedi. Fuarın herkese ama özellikle gençlere hitap ettiğini söyleyen Kaymakam Küçük ise “İlk emri oku olan bir kitabın nesliyiz. Onun takipçileriyiz. Öncelikle onu iyi okumamız lazım. Tabiatı, hayatı, evreni iyi okumamız lazım. Bilimle haşır neşir olmamız lazım. Bunun da yolu okumaktan kitaptan geçiyor. Her kitap aslında bir cümle için okunur. O cümle, o kitapta merakla aranmalı ve bulunmalı” diye konuştu.
Güzel bir etkinliğe ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Başkan Yıldız ise "Bağcılar Kitap Fuarımız, bir fuardan öte festival havasında gerçekleşiyor. Bugün dördüncüsünü düzenliyoruz. 2022 yılında başlattığımız bu fuarın mimarı, dönemin Bağcılar Belediye Başkanı ve şu an AK Parti İstanbul İl Başkanı olan Sayın Abdullah Özdemir'dir. Bu süreçte en büyük destekçimiz yine Sayın Abdullah Özdemir olmuştur. Hepiniz adına kendisine teşekkür ediyorum. Son üç yılda Bağcılar Kitap Fuarı'nı yaklaşık 1 milyon 650 bin vatandaşımız ziyaret etti. Fuarımız, sadece ilçemizde değil, büyükşehir belediyelerinin düzenlediği fuarlarla yarışır seviyeye ulaştı. Bu başarı sizlerin ve kitap sevdalısı hemşehrilerimizin katkılarıyla mümkün oldu. Kitap fuarımız sayesinde birçok çocuğumuz kitaplarla tanıştı ve kitap sevgisi arttı. Bu güzel sonuca bizim de küçük de olsa bir katkımız varsa ne mutlu bize” diye konuştu.
Konuşmasının devamında müjdelerini açıklayan Yıldız, şöyle devam etti: "Belediyemizin giriş katında, daha önce zabıta müdürlüğümüzün bulunduğu alanda 800 metrekarelik bir kütüphane ve etüt merkezi kuruyoruz. Gençlerimizin ve çocuklarımızın hizmetine sunacağımız bu merkez 24 saat açık olacak. Çok sevdiğim kıymetli hocamız Nurullah Genç'in ismini de bu kütüphaneye vermekten onur duyuyorum. Yine buraya çok yakın bir noktada, yaklaşık bir buçuk yıl önce yapımına başladığımız tiyatro merkezimizin de tamamlanmasına iki ay kaldı. Açılışını hep birlikte yapacağız ve orada devlet tiyatrolarımız da sahne alacak.”
Yıldız, bu yılki kitap fuarımızda çok önem verdiği bir çalışmayla ilgili olarak da şu açıklamayı yaptı. “Biliyorsunuz, Gazze'de büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. Oradaki kardeşlerimizin yaşadığı zulmü unutturmamak için fuar alanına bir 'Filistin Duvarı' yaptık. Grafik sanatçılarımızın çalışmalarıyla gençlerimizin ve çocuklarımızın bu dramı hatırlamasını amaçlıyoruz.”
ÇOCUKLAR KİTAP DÜNYASINA GİRİN
Açılışın özel konuğu yazar Nurullah Genç de duygularını şöyle ifade etti: “Kitap Fuarımız güzelliklere vesile olsun. Araştırmak, okumak ve kitabın içindeki esrara ulaşmak hedefimiz olmalı. Bunun temel nedeni şu. Filistin hadisesi iki yıldır tüm dünyada bütün taşları yerinden oynattı. Bundan sonra dünya eski dünya olmayacak. Çocuklara ve gençlere sesleniyorum. Özellikle sizler kitapların dünyasına girin ki dünyanın geçmiş zamanlarını ve gelecek zamanlarını okuma ve öğrenme fırsatı elde edelim. Ve bu dünyaya yeniden mührümüzü vuralım.”
Konuşmaların ardından kurdele kesilerek BKF’nin açılışı yapıldı. Davetliler önce Filistin Duvarı’na gitti. Burada Yıldız, grafiti sanatçılarına eşlik ederek spreyle duvarı boyadı. Daha sonra bütün katılımcılar, fuar alanına girip stantları gezdi.
10 GÜN SÜRECEK
58 yayınevinin kitaplarını sergileyeceği fuarda romanlardan çocuk kitaplarına kadar herkesin ilgisini çeken eserler yer alıyor. 10 gün sürecek fuarda gazeteci, yazar ve edebiyatçıların konuk olacağı alanda kitapseverler, sevdikleri isimlerle bir araya gelme ve sohbet etme fırsatı bulacak.
ÇOCUKLAR HEM EĞLENECEK HEM ÖĞRENECEK
BKF alanında renkli ve eğitici aktiviteler için de plato oluşturuldu. Açık alandaki kafede yetişkinler ikram edilen çaylarını yudumlarken, çocuklar da ait atölyelerde hem eğlenecek hem öğrenecek. Gençler de özel hazırlanan Fuar Köşesi’nde hatıra fotoğrafı çekilebilecek. Belediyeye bağlı Bilgi Evi öğrencileri ve Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi kursiyerleri kendi yaptıkları tablo, takı ve benzeri eserleri sergileyecek. Ayrıca alanda birçok önemli yazarımızın küp görselleri ve sergi de yer alıyor.
BİLGİ YARIŞMALARINDA ÖDÜLLER VERİLECEK
Öte yandan fuar alanında bilgi yarışmaları da düzenlenecek. Hem Bağcılar’a yönelik hem de kültür-sanat konulu yarışmalarda başarılı olanlara çeşitli ödüller verilecek. Ayrıca, BKF’de Bağ-Kart’lıları özel ayrıcalıklar bekliyor. Bağ-Kart’ı olanlar indirimlerden yararlanırken BKF’’ye en az iki kez ziyaret edenlere Bağ-Kafe’lerden kahve kazanacak.
ÜNLÜ İSİMLER KATILACAK
BKF’ye; aralarında Nurullah Genç, Hayati İnanç, Saliha Erdim, Turgay Güler ve Yavuz Dizdar’ın da aralarında bulunduğu tanınmış isimler katılacak.
<p>Bağcılar Belediyesi’nin bu yıl 4’üncüsünü düzenlediği Bağcılar Kitap Fuarı, renkli etkinliklerle kapılarını açtı. Bağcılar Meydanı’nda kurulan fuar, 5 Ekim’e kadar kitapseverlere ev sahipliği yapacak. Açılışa Bağcılar Kaymakamı Abdullah Uçgun, Belediye Başkanı Yasin Yıldız, yazar Nurullah Genç ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p>Başkan Yıldız, fuarın sadece bir kitap organizasyonu değil, festival havasında geçen bir buluşma olduğunu belirterek, “Son üç yılda 1 milyon 650 bin ziyaretçiyi ağırladık. Bu yıl da çocuklarımızın kitap sevgisini artıracak etkinliklerle dolu bir program hazırladık” dedi. Yıldız ayrıca belediye binasında 24 saat açık olacak 800 metrekarelik bir kütüphane ve etüt merkezinin yakında hizmete gireceğini, merkeze de Nurullah Genç’in adının verileceğini duyurdu.</p>
<p>58 yayınevinin katıldığı fuarda, çocuk atölyeleri, bilgi yarışmaları, sergiler ve söyleşiler yer alacak. Nurullah Genç, Hayati İnanç, Saliha Erdim ve Yavuz Dizdar gibi tanınmış isimlerin konuk olacağı etkinliklerde ziyaretçiler hem edebiyatla buluşacak hem de keyifli vakit geçirecek. Fuar boyunca ayrıca “Filistin Duvarı” ile Gazze’de yaşanan insani dram da hatırlatılacak.</p>