Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

MSB: (Düşürülen İHA) Süreç başarıyla yönetilmiş ve sonuçlandırılmıştır

AA

ANKARA (AA) – MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), milletin huzuru ve devletin bekası için ülkeye yönelik risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Aktürk, “Son bir hafta içerisinde 6 PKK’lı terörist teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir.” dedi.

Aktürk, kaçakçılığın, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadele etkinliğinin artırılması kapsamında sınır güvenliğinde etkili ve modern teknolojiye dayalı tedbirler alındığını belirterek, şu bilgileri paylaştı:

“Son bir hafta içerisinde 8’i terör örgütü mensubu olmak üzere 192 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9 bin 683 olmuş, engellenen 2 bin 414 şahısla bu yıl engellenen kişi sayısı da 65 bin 277’ye ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde Hakkari ve Van hudut hatlarında yapılan arama tarama faaliyetlerinde toplam 284 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.”

İsrail

Tuğamiral Aktürk, İsrail’in, Suriye ve Lübnan’daki saldırıları ve bölgede izlediği yayılmacı politikanın, Gazze’de sağlanan ateşkesi ihlal edici operasyonları ve insani yardım faaliyetlerini engelleyici tutumunun, bölgesel barış ve istikrarı tehdit etmeye devam ettiğini söyledi.

İsrail’in yürüttüğü politikanın, Birleşmiş Milletlerin (BM) itibarının ve uluslararası hukuka olan inancın, sadece bölge ülkeleri nezdinde değil, dünyada da sorgulanmasına sebep olduğuna vurgu yapan Aktürk, şunları kaydetti:

“Ayrıca, Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ve güvenli şekilde ulaştırılması ve sivillerin acil ihtiyaçlarının karşılanması, geçtiğimiz hafta bölgede meydana gelen sel felaketi nedeniyle daha da elzem hale gelmiştir. Uluslararası toplumun, İsrail’in hem saldırgan eylemlerine hem de insani yardımların bölgeye istenen düzeyde erişmesini geciktirici tutumuna karşı, yaptırım gücü olan bir irade ortaya koyarak adımlar atması gerektiğini vurguluyor, bu minvalde başlatılacak her türlü uluslararası girişime destek vereceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.”

Tatbikat ve eğitimler

TSK’nın harbe hazırlığının en üst seviyede tutulması maksadıyla ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin de aralıksız sürdürüldüğüne vurgu yapan Aktürk, şöyle devam etti:

“15 Aralık’ta İstanbul’da başlayan SAT timlerimiz ile Pakistan İkbal Timlerinin yer aldığı Türkiye-Pakistan Ayyıldız Tatbikatı 26 Aralık’a kadar devam edecektir. NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 kapsamında Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait Lissus tarafından 18-21 Aralık tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti yapılmaktadır. 17-18 Aralık’ta Fransa’da icra edilen ‘Birleşik Görev Kuvveti (CTF) Komutanlar ve Deniz Girişimi Tavsiye Kurulu (MEAB) Toplantısı’na CTF Black ile TURMARFOR Komutan Yardımcılarımız iştirak etmektedir. Mısır Deniz Kuvvetleri heyetinin, deniz güvenliği alanında tecrübe paylaşımı maksadıyla, 21-25 Aralık tarihleri arasında İstanbul’da bulunan Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığımızı (DGMM) ziyaret etmesi planlanmaktadır.”

Tuğamiral Aktürk, yerli ve milli savunma sanayisinin gurur verici bir gelişim süreciyle küresel ölçekte kendini kanıtladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Savunma sanayimiz kara, deniz, hava platformları ile siber alanda geliştirdiği kritik sistemlerle, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin daha güçlü daha donanımlı ve daha hazırlıklı hale getirilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir. Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda Lazer Arayıcı Başlıklı Uzun Menzilli Tanksavar (L-UMTAS) füze, Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi (HİSAR-O), KARAOK Tanksavar Silah Sistemi, modernize edilen M60T tankı ile Bayraktar TB-3 SİHA, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Genel maksat helikopteri projesi kapsamında 7’nci T-70 helikopterinin 23 Aralık’ta Hava Kuvvetlerimizin envanterine alınması planlanmaktadır.”

Aktürk, ayrıca şu bilgileri paylaştı:

“Pakistan MİLGEM Projesi 2’nci gemisi Khaibar’ın Pakistan Deniz Kuvvetlerine, Açık Deniz ve Karakol Gemisi Projesi kapsamında inşa edilen Akhisar’ın Romanya’ya teslimleri, Koçhisar’a bayrak çekilmesi, Hızırreis denizaltısı, Ç-159 Çıkarma Gemisi ve ULAQ insansız deniz aracının hizmete girişi, Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi kapsamında inşa edilecek 7’nci geminin sac kesimi törenlerinin 20 Aralık’ta Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda icra edilmesi planlanmaktadır.”

Aktürk, personel ve askeri öğrenci temin işlemlerinin de devam ettiğini belirterek, MSB’de istihdam edilmek üzere, “2025 Yılı Sürekli İşçi Temini” başvurularının 22-26 Aralık tarihleri arasında alınacağını söyledi.

Terör örgütü YPG/SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyon sürecine ilişkin sorular üzerine Bakanlık tarafından, “Suriye hükümeti tüm kurum ve birimleriyle yeniden yapılanmaya, ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik gayretli çalışmalarına devam etmektedir. Suriye’nin istikrarı ve güvenliği bölgenin huzuru için kritik öneme sahiptir. Türkiye, bu doğrultuda Suriye hükümetiyle yakın işbirliğini sürdürmeye ve ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesini desteklemeye kararlıdır. Bu konuyla ilgili Türkiye olarak muhataplarımızla gerekli koordinasyonları yapıyor ve süreci yakından takip ediyoruz.” açıklaması yapıldı.

Karadeniz’de kontrolden çıktığı tespit edilen ve vurularak düşürülen insansız hava aracına ilişkin sorular üzerine şu bilgiler paylaşıldı:

“15 Aralık 2025 tarihinde, Karadeniz yönünden hava sahamıza yaklaşan bir İHA tespit edilmesi üzerine, ilgili tüm birimlerimizce yürürlükteki mevzuat ve standart operasyonel prosedürler çerçevesinde tespit, teşhis ve takip süreci derhal başlatılmıştır. Süreç söz konusu İHA’nın irtifa, sürat ve boyut olarak tespitinin güçlüğü ve düşük radar kesit alanına sahip olması nedeniyle tek bir sensör verisine dayanmaksızın radar, elektro-optik, elektronik harp ve erken ihbar sistemlerinden elde edilen çoklu verilerin karşılıklı doğrulaması esas alınarak yürütülmüştür.

Yapılan değerlendirmeler neticesinde, hava sahası emniyetinin muhafazası ile vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin korunması amacıyla, kontrolden çıktığı anlaşılan İHA, F-16 uçaklarımız tarafından takip edilmiş, prosedürlerin tamamlanmasını müteakip en uygun yerde kontrollü bir müdahaleyle düşürülmüştür. Hava sahasına ilişkin alınan tüm kararlar, sivil hava trafiği dahil olmak üzere hava sahası emniyetinin korunması, yerleşim alanlarına yönelik risklerin önlenmesi ve elde edilen verilerin bütüncül değerlendirilmesi esaslarına dayalı olarak, yüksek hassasiyetle verilmektedir. Bu kapsamda uygulanan yöntem, yerleşim alanlarına yönelik riskleri bertaraf eden, sivil havacılık faaliyetlerinin emniyetini de önceleyen en ihtiyatlı ve güvenli yaklaşım olarak icra edilmiştir.

Havada vurularak imha edilen İHA’nın, çok küçük parçalara ayrılarak geniş bir alana dağıldığı değerlendirilmektedir. Bu durum sahada tek parça veya bütünlük arz eden enkaz tespitini zorlaştırmaktadır.”

Bu çerçevede, arama-tarama ve teknik inceleme faaliyetlerinin ilgili birimlerce titizlikle sürdürüldüğü belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Doğrulama süreçleri tamamlanmadan olay hakkında yapılan spekülatif değerlendirme ve dezenformasyon içerikli iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir. Hava sahamızın kontrolü, radar, erken ihbar, elektronik harp ve önleme unsurlarını kapsayan, katmanlı ve entegre bir mimariyle 7 gün 24 saat esasına göre sağlanmaktadır. Hava savunma sistemlerinden beklenen, hava sahasına giren unsurların tespiti, teşhisi, takibi ve imhasıdır.

Bahse konu İHA ile ilgili süreç başarıyla yönetilmiş ve sonuçlandırılmıştır. Hava savunma sistemimizin zafiyet içinde olduğu yönündeki iddialar da gerçeği yansıtmamaktadır. Elde edilen tecrübeler ışığında tespit, teşhis ve reaksiyon süreçleri düzenli olarak gözden geçirilmekte, operasyonel prosedürler ve teknik kabiliyetler sürekli olarak geliştirilmektedir. Tüm bunlara ilave olarak, Ukrayna-Rusya arasında devam eden savaş dolayısıyla Karadeniz’in güvenliğine yönelik bu tür olumsuzluklar konusunda her iki tarafın da daha dikkatli olmaları hususunda muhataplarımız ikaz edilmiştir.”

Muhabir: Utku Şimşek

Türkiye’nin, Ege Denizi’ne ilişkin deniz park alanları çalışması sürüyor

AA

ANKARA (AA) – Edinilen bilgiye göre, Türkiye, Yunanistan tarafından ay sonunda açıklanacak deniz parkları alanlarının Ege’deki birbiriyle bağlantılı ihtilaflarla ilgili olup olmayacağına dair gelişmeleri dikkatle izliyor.

Yunanistan’ın “olası tek taraflı adımlarına karşı tedbirler gözden geçirilirken” bu bağlamda, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Marmara Denizi gibi tüm denizlerde muhtelif koruma alanları ve çevrenin korunmasına yönelik olabilecek diğer önlemler değerlendiriliyor.

Türkiye, Devletlerin Ulusal Yetki Alanları Ötesindeki Biyoçeşitliliğin Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımına Dair Anlaşmayı (BBNJ Anlaşması) 79. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu marjında Eylül 2024’te imzalarken, söz konusu anlaşmanın iç onay süreci devam ediyor.

Aynı zamanda, Türkiye 16 Nisan’da tüm denizlerine ilişkin olarak Deniz Mekansal Planlaması’nı da duyururken, planlamanın içeriğinin daha da doldurulmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor.

Bu bağlamda, Türkiye’nin Deniz Mekansal Planlaması’nın BM nezdinde tescili için gerekli başvurular yapıldı.

Ankara, Fransa’nın Nice kentinde devam etmekte olan BM Okyanus Konferansı’nda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank başkanlığında bir heyetle temsil edilirken, Türkiye’nin de konferansa hitapta bulunması bekleniyor.

Yunanistan’ın “deniz park alanları” çalışmaları

Nice’de düzenlenen BM Okyanus Konferansı’na hitap eden Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ülkesinin 2024’te Atina’da yapılan “Okyanuslarımız Konferansı”nda duyurduğu “deniz parklarının” ay sonundan önce İyon Denizi ve Ege Denizi’nde ilan edileceğini açıklamıştı.

Bu çerçevede, belirlenecek söz konusu deniz parklarında derin deniz trol avcılığının yasaklanması ve aşırı balıkçılığa karşı önlemler alınması öngörülüyor.

Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin geçen yıl yapılan açıklamada, “Yunanistan’ın, Ege sorunları bağlamında öteden beri hemen her platformdan istifade etme çabası içinde olduğu bilinmektedir. İlişkilerimizde son dönemde görülen yumuşamaya rağmen Yunanistan’ın bu defa da çevreyle ilgili hususları istismar ettiği görülmektedir.” ifadeleri kullanılmıştı.

Muhabir: Gökhan Çeliker,Can Efesoy

Yunan sahil güvenlik unsurlarına direnen İlker Reis anlattı: ‘Öldürmek için yaptılar’

Özdemir, 12 metrelik “Kızıl Elma” adlı teknesiyle balık avlamak için “Zürafa Kayalıkları” açıklarında yaşanan olayı anlattı.

Oğlu Efe Özdemir ile avlandıklarını belirten Özdemir, şöyle konuştu:

“Biz, kendi kara sularımızda avlanırken bu duruma getirildik. Kasıtlıydı, öldürmek için yaptılar. Allah korudu. Dikmeler olmasa kamara yatmıştı üzerimize. Görmedik, bir tur döndüler, ikinciye döndüler, ‘Giderler’ diye düşündük. Çünkü bulunduğumuz alan, çok alakasız bir yer. Yunan adasından 11,5 mil uzaktaydık. O rahatlıkla çalışıyorduk. Efe, son anda vurduğunu kayıt altına almış. Gördük, ondan sonra her şey çöktü. Batmayı engelledik. Sahil Güvenliği aradık. Sahil Güvenlik ekipleri, 17-18 dakika içinde ulaştılar. Vurup kaçtılar, 1-2 dakika batmamızı beklediler. Sonra uzaklaştılar. Kötü şeyler yaşadık maalesef, üzgünüz.”

Özdemir, teknesinin büyük hasar aldığını dile getirdi.

‘KENDİ SULARIMIZDA BUNA CÜRET ETMELERİ…’

Kamaranın koptuğunu, zayiatın çok büyük olduğunu anlatan Özdemir, “Her yara kapanır. Önemli olan, bundan sonrası için bir şeyler yapmak. Kendi sularımızda buna cüret etmeleri… Kayıtlarda var, hiçbir şekilde bağlantımız yok. Direkt bize temasla batırmak istediler. Onlarda da zarar var, biz onun görüntülerini verdik. Şaşkınız.” dedi.

Özdemir, olay sırasında camların kırıldığını ifade ederek, cam kırıklarının oğlunda ve kendisinde yaralara yol açtığını da sözlerine ekledi.

Dün Yunan sahil güvenlik unsurları, botlarıyla Özdemir’in teknesine çarparak hasar vermiş, bölgeye gelen Sahil Güvenlik ekiplerince tekne, 2 Sahil Güvenlik Botu’na yedeklenerek karaya çıkarılmıştı.

💾

Özdemir, 12 metrelik "Kızıl Elma" adlı teknesiyle balık avlamak için "Zürafa Kayalıkları" açıklarında yaşanan olayı anlattı.
❌