İstanbul’un Kağıthane ilçesinde ünlü oyuncu Serhat Mustafa Kılıç'tan acı haber.
Yaklaşık 1-2 gündür kendisinden haber alınamayan Kılıç’ın, kız arkadaşı tarafından evinde koltuk üzerinde hareketsiz halde bulunduğu belirtildi.
TRT'NİN BAŞARILI YAPIMI TEŞKİLAT'A DAHİL OLMUŞTU
Serhat Mustafa Kılıç, TRT 1 ekranlarında pazar akşamları izleyiciyle buluşan dizisi “Teşkilat”ın 7. sezonu öncesinde kadroya dahil olmuştu. Ancak oyuncu, yeni sezon çekimlerinde sete çıkamadan projeden ayrılmıştı.
SAĞLIK SORUNLARI ENGEL OLDU
Başarılı oyuncunun 3 Eylül’de başlaması planlanan çekimlere sağlık sorunları nedeniyle katılamadığı öğrenilmişti.
Yapılan kontrollerde Kılıç’a boyun fıtığı teşhisi konuldu. Doktorunun, bir süre aksiyon sahnelerinde yer almasını uygun görmediği oyuncunun yaklaşık üç hafta fizik tedavi görmesinin ardından sağlığına kavuşmasının beklendiği belirtilmişti.
ADINDAN SÖZ ETTİREN BİRÇOK BAŞARILI YAPIMDA YER ALDI
8 Temmuz 1975 tarihinde Ankara’da dünyaya gelen Kılıç, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü’nden 1998 yılında yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Profesyonel oyunculuk kariyerine Ankara Sanat Tiyatrosu’nda “Kayıplar” oyunuyla başlayan Kılıç, tiyatronun ardından televizyon ve sinemada da önemli yapımlarda yer aldı.
Serhat Mustafa Kılıç’ın televizyon kariyeri 2000 yılında “Bizim Evin Halleri” dizisiyle başladı. Aynı yıl “Saksıdaki Ağaç” dizisinde de rol aldı. Ardından 2006’da “Hatırla Sevgili” kadrosuna dahil oldu ve Kamil Gündüz karakterini canlandırdı.
Kılıç, 2008 yılında “Yol Arkadaşım” dizisinde İlker Elmastaş karakterine hayat verdi. 2009’da “Benim Annem Bir Melek” dizisinde İbadullah rolünü üstlendi. 2010-2011 yıllarında ise “Ezel” dizisinde Selim Uğurlu karakteriyle izleyici karşısına çıktı.
SİNEMADAKİ İLK ÖNEMLİ ADIMI: NOKTA
Kılıç’ın sinema kariyerindeki ilk önemli yapımlardan biri, Derviş Zaim’in yönettiği 2008 yapımı “Nokta” oldu. Filmde Selim karakterini canlandırdı.
2010 yılında Zülfü Livaneli’nin yönettiği “Veda” filminde Salih Bozok’u oynayan Kılıç, 2011’de “Elia’s Journey” filminde yer aldı.
2014 yılında Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” filminde İmam Hamdi karakterini canlandırdı. Film, Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanırken Kılıç da performansıyla 20. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde Seçici Kurul Özel Ödülü’ne layık görüldü.
KARİYERİNİN BELKİ DE DÖNÜM NOKTASI OLAN "SEKSENLER" DİZİSİ
Serhat Kılıç’ın kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri 2012 yılında başlayan “Seksenler” dizisi oldu. Dizide Ergun Plak karakterine hayat veren oyuncu, bu rolle geniş bir izleyici kitlesinin tanıdığı isimlerden biri haline geldi. Dizi 2012-2016 yılları arasında devam etti.
Bu dönemde sinema çalışmalarını da sürdüren Kılıç, 2015 yılında “Robinson Crusoe & Cuma” filminde Robinson Crusoe’yu, “Baskın: Karabasan” filminde ise polis karakterini canlandırdı.
"SÖZ" DİZİSİNDEKİ ÇOLAK KARAKTERİ DE BEĞENİLMİŞTİ
2017 yılında “Çember” yapımlarında Komiser Adem karakterini canlandıran Kılıç, aynı yıl “Söz” dizisinin kadrosuna katıldı.
Kılıç’ın “Söz”de canlandırdığı Çolak karakteri, oyuncunun en çok hatırlanan rollerinden biri oldu. Oyuncu 2017-2018 döneminde dizide rol aldı ve 42. bölümde hikâyeye veda etti.
2019 yılında “Topal Şükran’ın Maceraları” filminde Selim karakterini canlandıran Kılıç, aynı dönemde “Çember: Ateş Üstünde” yapımında da Komiser Adem rolünü sürdürdü.
2020 yılında “Mavzer” filminde Veysi karakterini oynayan oyuncu, aynı yıl “Öğretmen” dizisinde Taner Aslan karakteriyle ekrana geldi.
Kılıç, 2021 yılında arka arkaya birçok projede yer aldı. “Şeref Bey” dizisinde Nejat, “Maraşlı” dizisinde Necati Türel karakterlerini canlandırdı. Aynı yıl “Kuruluş Osman” dizisinin kadrosuna dahil olarak Mihail Kosses karakterini oynadı ve 2021-2022 döneminde dizide yer aldı.
2023 yılı ise oyuncunun film ve dizi açısından yoğun olduğu dönemlerden biri oldu. “Son Gün” dizisinde Sadık, “Aktris” dizisinde Mazhar, “Tetikçinin Oğlu” dizisinde Esat ve “Kirli Sepeti” dizisinde Feyyaz Ağırtaş karakterlerini canlandırdı.
Aynı yıl sinemada “Cenazemize Hoş Geldiniz” filminde Necati karakterine hayat verdi.
2024 yılında “İlk ve Son” dizisinin ikinci sezonunda konuk oyuncu olarak yer alan Kılıç, “Mehmed: Fetihler Sultanı” dizisinde Deli Lütfi karakterini canlandırdı. Ayrıca “Gassal” dizisinde Belediye Başkanı Muzaffer Gündüz karakteriyle ekrana geldi.
2025 yılında “Kardelenler” dizisinin kadrosunda yer alan oyuncu, Raci Korkmaz karakterini canlandırdı.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, köprü ve otoyol işletmelerinin ‘hizmet kalitesini artırmak, bakım-yatırımları hızlandırmak, işletme verimliliğini yükseltmek ve sürdürülebilir bir altyapı yönetimi’ için devredileceğini öne sürdü. Resmi Gazete’de yayınlanan cumhurbaşkanına kararına göre 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, sekiz otoyol ve iki çevre otoyolu, 30 yıllığına özelleştirilecek. Kararla İstanbul’daki iki boğaz köprüsü, Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep, Toprakkale-İskenderun […]
Üç suçlamayla iki yıl sekiz aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapsi istenen tutuklu komedyen Deniz Göktaş, "'Napacaklar bir daha hapse atamazlar ya' diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış" dedi.
Bolu Belediyesinde araç kiralama ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada, başka suçlardan tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan dahil yedi kişi tutuklandı.
10 yıl önce hayatını kaybeden eski ulaştırma bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada doktor Nurettin Demirkol tutuklandı.
Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanı Melih Gökçek'in ifadesinin ardından oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek de 'şüpheli' sıfatıyla ifadeye çağrıldı.
10 yıl önce hayatını kaybeden eski ulaştırma bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada doktor N.D.'nin savcılık ifadesi ve 155'e yapılan ihbarın tutanağı ortaya çıktı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürtlerin Amedspor'a desteğinde Kürt kimliğinin ve aidiyetin öne çıktığına işaret eden araştırmaya tepki gösterdi: "Ne olduğu belirsiz bir araştırmadan mülhem siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söyleyerek sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir."
Girne'de dokuz kişinin öldüğü gemi kazasının ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı görevden alındı.
İstanbul Valiliği, Bölge İdare Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararına itirazı reddetmesinin ardından Üsküdar Belediyesi başkan vekilliği seçiminin 5 Eylül Cumartesi yapılmasına karar verildiğini açıkladı.
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy köyündeki yazlık evinde 29 Ağustos'ta akşamüstü kalp krizi geçiren ünlü komedyen Cem Yılmaz, ÇOMÜ Hastanesi'nde anjiyo oldu.
Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından, Cem Yılmaz'a el bileğinden yaklaşık 40 dakikada gerçekleştirilen operasyonla balon ve stent işlemi yapıldı.
TABURCU OLDU
Operasyon sonrası bir kaç gün kontrol altında tutulan Cem Yılmaz, tedavisinin ardından taburcu edildi.
CEM YILMAZ'DAN İYİYİM MESAJI
Öte yandan ünlü komedyen sosyal medya hesabından hastane odasında fotoğrafıyla yaptığı paylaşımda, "Sağ olun arkadaşlar iyiyim" mesajı vererek şunları söylemişti:
“Tam Gora'nın çekimleri bitti, dedim ki şimdi iş bitince çıkar yorgunluğu, sette hiç belli etmez, kemiklerin ağrır iş bitince.. Dün kötü bir ağrı saplandı göğsüme sırtıma, eve gidip yatsam hala yatıyor olurdum. Ayvacık'da ilk hastanede, burada Çanakkale'deki arkadaşlarıma teşekkür ederim, edeceğim sonra detaylı. Soran eden, gelen herkese teşekkür ederim.
Sağlık Bakanımız da sağ olsun geçmiş olsun dileklerini iletmiş. Tüm sağlık dünyası zaten beni sever ne mutlu neyse. Kötü bir gün geçirdim vesselam. Doktorlar stresten uzak durun dedi. Güldüm :) yine abi az iç diyen, saçı kesti yeni imaj diyenlere bir sözüm var, siz olmasanız kalp krizi de olmazdı hayatta:) Sevenlere tekrar tekrar teşekkür ederim. Sağlıklı olun inşallah.”
Savunma sanayi alanında dünyanın en prestijli listelerinden ‘2026 Defense News Top 100’de beş Türk şirketi yer aldı. ABD merkezli askeri yayıncılık kuruluşu Defense News’ün her yıl hazırladığı listede, bir önceki yılın savunma satışları esas alınıyor. ASELSAN, Türk şirketleri arasında en zirvedeki yerini korurken küresel sıralamada 43’üncü basamaktan 40’ıncı sıraya yükseldi. Türk şirketleri arasında bu yılın en […]
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın tarafı olduğu Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi ilk toplantısının ardından ortak açıklama yayınlandı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan gemiden 239 kişinin kurtarıldığını, en az 20 kişininse kayıp olduğunu söyledi.
Tutuklu sivil toplum ve insan hakları aktivisti Osman Kavala başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) aldığı ikinci ihlal kararını değerlendirdi.
Kurtlar Vadisi’nde canlandırdığı Polat Alemdar karakteriyle hafızalara kazınan Necati Şaşmaz, uzun süredir gözlerden uzak tuttuğu özel hayatıyla yeniden gündemde. Ekranlardan uzak yaşamını sürdüren ünlü oyuncunun çocuklarıyla yaptığı son paylaşım herkesi şaşırttı.
Gülben Ergen, Instagram’da ücretli abonelik sistemine geçmesiyle birlikte magazin gündemine yerleşmişti. Takipçilerine günlük yaşamından daha özel içerikler sunan şarkıcının abonelik ücretiyle birlikte aylık kazancı ortaya çıktı. Instagram'dan neredeyse servet kazanan Ergen bakın kaç liraya ulaştı?
Kuşadası konserine yaklaşık 1,5 saat geç çıkan Bülent Ersoy’un “Saat kaç oldu? Seyirciye saygı” diye tepki gösteren bir seyirciye küfür etmişti. Diva’nın sahneye neden geç çıktığına ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), canlı maç yayını hizmeti için ticari ileti iznini şart koşan yasal spor ve şans oyunları platformuna para cezası kesti.
Bilirkişi raporu, mevcut bulgularla eski ulaştırma bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ağız ve burnu kapatılarak kasten öldürülmüş olma ihtimalinin dışlanmasının mümkün olmadığını vurguladı.
Merkez Bankası (MB), Payco Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. ve Junomoney Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.'nin faaliyet iznini iptal etti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında gelen bir ihbar yeni bir delil deposunun kapısını açtı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına ulaşan ihbarın ardından Kepez'deki bir adrese düzenlenen adli aramada 37 klasör içerisinde hesap dekontları, “bağış” adı altında oluşturulan listeler, banka cüzdanları, finansal evraklar ve toplantı tutanakları ele geçirildi. Belgeleri eve getiren kişinin Yeşilbayır İlim ve Kültür Hizmet Derneğinde çalışan Mehmet Akay olduğu tespit edildi. Ele geçirilen arşiv, örgütün para trafiği ve bağlantılarının ortaya çıkarılması amacıyla incelemeye alındı.
Çıkar Amaçlı İmamoğlu Suç Örgütü davasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Ertan Yıldız, mahkemede örgütün belediye iştirakleri, reklam ihaleleri, Boğaziçi İmar, metro ve araç ihaleleri ile Cebeci hafriyat sahası üzerinden işleyen para ve komisyon sistemini anlattı. Önceki etkin pişmanlık ifadelerinin tamamının arkasında olduğunu söyleyen Yıldız; Medya AŞ'deki “kapalı devre” yapıyı, Bebek Otel'deki yüzde 10 pazarlığını, Boğaziçi'ndeki gayriresmî yapılanmayı ve “adrese teslim” şartnameleri tek tek açıkladı. En çarpıcı bölüm ise Doğuş Holding'den istenen 10 milyon dolara ilişkin oldu. Yıldız, Saraçhane'deki toplantıda Ekrem İmamoğlu'nun ödemenin bir kısmının seçim öncesinde nakit alınmasını istediği konuşmaya bizzat şahit olduğunu söyledi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, nüfuz ticareti ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçları yönünden sürdürülen Cem Küçük soruşturmasında mali para trafiği mercek altına alındı. MASAK'tan temin edilen 2019-2026 dönemi bankacılık verileri üzerinde KOM tarafından hazırlanan analiz raporunda, Küçük'ün hesaplarına giren 35,1 milyon TL'nin 5 milyon 9 bin 300 TL'lik bölümüne ilişkin işlemler “izaha muhtaç şüpheli işlem” olarak değerlendirildi. Raporda şüpheli para transferlerinin yapılan haberlerle bağlantılı olduğu, aynı dosyadaki başka şüphelilerle ortak para gönderenlerin bulunduğu ve 1,1 milyon TL'lik dikkat çekici bir işlemde Küçük'ün para aktarımına aracılık ettiği değerlendirmeleri yer aldı.
TRT 1 dizisi Mehmed: Fetihler Sultanı’na yeni bir oyuncu katıldı. Daha önce Eşref Rüya dizisinde oynayan ünlü isim bu kez karşımıza bambaşka bir karakterle çıkacak. Mehmed Fetihler Sultanı yeni sezonu yeni oyuncuları ile merak uyandırdı.
TRT 1 ekranlarının uzun soluklu yapımlarından Teşkilat dizisine yeni sezon öncesi bomba bir isim daha katıldı. Başrol oyuncusunun değiştiği dizinin kadrosu şimdiden herkesi heyecanlandırdı. İşte yeni sezonda izleyeceğimiz o isim...
Yeni eğitim öğretim yılına sayılı günler kala, velilerin ve öğrencilerin en çok araştırdığı konuların başında gelen okul alışverişi takvimi netleşiyor. Perakende sektörünün önemli oyuncularından A101, okul ihtiyaçlarına yönelik hazırladığı yeni kırtasiye kampanyasının kapılarını açıyor.
KIRTASİYE ÜRÜNLERİ 24 AĞUSTOS'TA RAFLARDA
Zincir market tarafından yapılan duyuruya göre, okul çantalarından defterlere, kalem setlerinden mataralara kadar geniş bir ürün yelpazesi 24 Ağustos 2026 Pazartesi günü itibarıyla satışa sunulacak.
Ticaret Bakanlığı'nın ürün güvenliği standartlarına uygun olarak denetlenen kırtasiye malzemeleri, her bütçeye uygun seçeneklerle raflardaki yerini alacak.
MEB TAKVİMİ ÖNCESİ EN YOĞUN DÖNEM
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından açıklanan 2026-2027 çalışma takvimi doğrultusunda, okulların açılmasına kısa bir süre kala kırtasiye alışverişlerinde en yoğun döneme giriliyor. A101'in Ağustos ayı ortasında gerçekleştirdiği ön satışların ardından, 24 Ağustos'taki bu ana kampanya ile mağazalardaki ürün çeşitliliğinin zirveye ulaşması öngörülüyor. Veliler, bütçe dostu alternatifleri değerlendirmek için şimdiden alışveriş listelerini hazırlamaya başladı.
Spot: AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Moldova’ya bağlı Gagauz Özerk Yeri’nde temaslarda bulundu. Türkiye’nin bölgede TİKA aracılığıyla önemli projeler gerçekleştirdiğini belirten Zorlu, Gagauzya’nın özerkliğinin, refahının ve huzurunun Türkiye açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada alınan yeni tanık ifadesinde, Yeni Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt ile oğlu Alptürk Enginyurt hakkında dikkat çeken iddialar yer aldı. İfadede Alptürk Enginyurt’un ekonomik gücü, Ankara’daki işletmeler, baba-oğul arasındaki para transferleri ve milletvekilliği kapsamında sağlanan tahsisli araçların kullanımıyla ilgili ayrıntılar anlatıldı.
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Davası’nda Ekrem İmamoğlu ile İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner arasında dikkat çeken bir diyalog yaşandı. Özgüner’in suç örgütünün varlığına ilişkin “Var veya yok diye bir şey söyleyemem” yanıtı üzerine İmamoğlu, “Erol Bey ne oldu size? Ne oldu size?” diye sordu.
Ankara’nın tarihi ve turistik dokusuyla öne çıkan Beypazarı ilçesinde, kapılarını sadece üç ay önce açan sıra dışı bir gazoz dükkanı herkesin ilgi odağı oldu.
Kırıkkale'de geçen yıl bir apartman dairesindeki buzdolabında ve derin dondurucuda parçalanmış erkek cesedi bulunmasına ilişkin gözaltına alınan 17 zanlıdan 13'ü tutuklandı.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, İzmir'in Menderes ilçesi belediye yönetiminin AKP'ye geçmesinin ardından "AKP adayının kazanmasının nedeni sayısal çoğunluklarına güvenip süreci kötü yöneten Yeni Partili yöneticilerdir" dedi.
Fenerbahçe maçında bir çocuğa formasını çıkarması için müdahale ettiği gerekçesiyle ev hapsi alan Gençlerbirliği taraftarı Şenel Akdemir, 'doğacak bir gerginliğe engel olmayı' amaçladığını belirterek "Benim müdahalem çok doğru" dedi.
Süleymancılar cemaatinin tutuklanan lideri Alihan Kuriş, emniyet ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini söyledi ve MASAK raporlarındaki para hareketleri ve tanık beyanlarına ilişkin iddiaları reddetti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında ikinci celse başladı. Avukatı Hasan Fehmi Demir tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının alınmasını talep etti.
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, Yıldızlar SSS Holding’den alacakları için 100’ü aşkın madencinin eyleminin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde devam ettiğini duyurdu.
2024'te bir uçakta "Türkiye'yi satın alırım" diyerek olay çıkaran Petlas eski yönetim kurulu üyesi Abdülkadir Özcan uyuşturucu ve fuhuş operasyonunda gözaltına alındı.
Ebru Gündeş'in son hali sosyal medyada gündem oldu. Geçtiğimiz aylarda yarım yüz gerdirme ameliyatı yaptırdığını açıklayan ünlü şarkıcı, yeni pozlarıyla bu kez Demet Özdemir'e benzetildi. Ebru Gündeş'in estetik operasyonu için ödediği ücretle ilgili ortaya atılan yeni iddia ise daha önce konuşulan rakamın çok farklı olduğunu gösterdi.
Kenan İmirzalıoğlu'nun başrolünde yer aldığı A.B.İ. dizisinin yeni sezon hazırlıkları hız kazandı. Afra Saraçoğlu'nun vedasının ardından kadroda ve hikâyede önemli değişikliklere gidilirken gözler dizinin yeni kadın başrolüne çevrildi. A.B.İ. 2. sezon oyuncuları ve Kenan İmirzalıoğlu'nun yeni partneri ile ilgili şoke eden bir iddia ortaya atıldı.
İstanbul Anadolu başsavcılığının 'rüşvet' soruşturmasında tutuklanan CHP'li Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında 33 yıl üç aydan 92 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aspendos Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda kentin Klasik Dönem tarihine ışık tutan önemli bir keşfe ulaşıldığını açıkladı. Kent içinde ilk kez tespit edilen Doğu Nekropolisi'nde gün yüzüne çıkarılan yaklaşık 2 bin 400 yıllık sandık tipi mezardaki buluntuların, mezar sahibinin sporla ilişkili, hatta Aspendoslu bir güreşçi olabileceğine işaret etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Nevşehir Kültür Yolu Festivali, bu kez Kapadokya’nın eşsiz lezzetleriyle adından söz ettirdi. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) hayata geçirdiği “Lezzet Noktası” projesi kapsamında belirlenen 43 özel durak, gastronomi dünyasının yıldız isimlerini Nevşehir’de buluşturdu. Michelin yıldızlı şefler Zeynep Pınar Taşdemir ve Maksut Aşkar ile festivalin ev sahibi şefi Duran Özdemir, Kapadokya mutfağının peşine düştü; bölgenin en özel tatlarını yerinde deneyimledi. Şeflerden Nevşehir’e yolu düşeceklere ise lezzetli bir tavsiye geldi: Testi kebabı, Nevşehir tavası, ağpakla, tık tık mantı, kuru kaymak ve üzümden yapılan yöresel lezzetleri tatmadan dönmeyin!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının “Ahbaplar Suç Örgütü” iddiasıyla yürüttüğü soruşturma kapsamında incelenen mali hareketlerde, 2023 yılı ve sonrasında AHBAP Derneği hesaplarına sanat ve medya dünyasından milyonlarca lira bağış aktarıldığı belirlendi.
Güçlü yatırımları, 81 ili uçtan uca bağlayan altyapısı ve teknoloji birikimi ile Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, 2026 yılı ikinci çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı.
Besteci, söz yazarı ve yorumcu Sami Yusuf'un Türkiye konserleri için hazırladığı sürpriz belli oldu.
Sami Yusuf, en sevilen eserlerinden Hasbi Rabbi’yi yaklaşık 10 yıl sonra yeniden konser repertuvarına alacak.
Yeni müzikal dokunuşlarla hazırlanan Hasbi Rabbi’nin yeni versiyonu, ilk kez 23-24 Eylül’de Ankara ve 27-28 Eylül’de İstanbul’da dinleyicilerle buluşacak.
SAMİ YUSUF, YENİDEN TÜRKİYE'DE SAHNE ALACAK
3Z Organization ve WOVO organizasyonunda gerçekleştirilecek Türkiye konserlerine özel olarak kurgulanan ‘Kökler’ teması kapsamında Sami Yusuf, 23 ve 24 Eylül'de Ankara ATO Congresium'da, 27 ve 28 Eylül'de ise İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu'nda sahne alacak.
Sami Yusuf'un Türkiye konserlerine ilişkin 10 Ağustos'ta özel bir sürprizin açıklanacağının duyurulması, sanatçının dinleyicileri arasında merak uyandırmıştı.
Hafta boyunca sosyal medyada da gündeme gelen ve içeriğine ilişkin farklı tahminlerin yapıldığı sürprizin ayrıntıları belli oldu.
HASBİ RABBİ'Yİ SESLENDİRECEK
Geçtiğimiz yıl ‘İki Deniz Arasında’ temasıyla Yenikapı'da uzun bir aranın ardından Türkiye'deki dinleyicileriyle buluşan sanatçı, bu kez yalnızca Türkiye konserleri için hazırlanan ‘Kökler’ temasıyla sahneye çıkacak.
Hafızalara kazınan eserlerinin yanı sıra kariyerinin farklı dönemlerinden seçtiği eserleri özgün düzenlemeler ve görsel prodüksiyon eşliğinde seslendirecek olan Sami Yusuf'un repertuvarındaki en dikkati çekici eserlerden biri ise Hasbi Rabbi olacak.
HASBİ RABBİ YENİ VERSİYONU İLE SAHNEDE
Sami Yusuf'un dünya genelinde geniş kitlelere ulaşan ve Türkiye'deki dinleyicileri tarafından da yıllardır ilgiyle takip edilen Hasbi Rabbi eserini yeniden seslendireceği öğrenildi.
Sanatçının kamuoyuyla paylaşılan son Hasbi Rabbi performans kayıtlarından biri Aralık 2016'da Dubai Opera'da gerçekleştirilen konsere dayanıyor.
Sami Yusuf, böylece yaklaşık 10 yıl sonra eseri yeniden konser repertuvarına taşıyarak Türkiye'deki dinleyicileriyle buluşturacak.
Türkiye konserlerindeki performansı özel kılan bir diğer unsur ise eserin yıllar sonra aynı haliyle sahneye taşınmayacak olması.
Edinilen bilgilere göre Sami Yusuf, Hasbi Rabbi’yi yeni müzikal dokunuşlarla yeniden ele alarak Türkiye'deki dinleyicilerinin karşısına çıkaracak.
Eserin güncellenen hali de ilk kez Ankara ve İstanbul konserlerinde dinleyicilerle buluşacak.
GEÇEN YIL DA GÜNDEME GELMİŞTİ
Sami Yusuf'un Türkiye'de en sevilen eserlerinden biri olan Hasbi Rabbi, geçtiğimiz yıl İstanbul'da gerçekleştirilen konserin ardından da dinleyiciler arasında gündeme gelmişti.
Sanatçının eseri repertuvarına almaması sosyal medyada bazı dinleyiciler tarafından konuşulmuş, şarkının yeniden seslendirilmesine yönelik talepler dile getirilmişti.
Uzun süredir devam eden bu beklentiye Türkiye konserlerinde karşılık vermeye hazırlanan Sami Yusuf'un sevilen eserini yeni düzenlemesiyle yeniden sahneye taşıyacak olması konser serisinin en özel bölümlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Sanatçının yaklaşık 10 yıl sonra yeniden seslendireceği eserin güncellenen versiyonunu ilk kez Türkiye'de dinleyicilerle buluşturacak olması, 'Kökler' konser serisinin en dikkat çekici sürprizlerinden biri olarak öne çıkıyor.
SAMİ YUSUF TÜRKİYE KONSERİ BİLETLERİ NEREDEN ALINIR?
Sami Yusuf'un Türkiye konserlerinin biletleri Biletix, Biletinial ve Bubilet üzerinden satışta bulunuyor.
Sınırlı kontenjan nedeniyle bazı kategorilerde biletlerin hızla tükendiği belirtilirken, organizasyon yetkilileri yoğun talep nedeniyle müzikseverlerin biletlerini erken temin etmelerini tavsiye ediyor.
Edinilen bilgilere göre konserlere yalnızca Türkiye'den değil, Amerika'dan Asya'ya dünyanın birçok farklı ülkesinden dinleyiciler de ilgi gösteriyor.
Çok sayıda müzikseverin Türkiye'ye gelerek konser serisine katılmak üzere bilet satın aldığı öğrenilirken, konserlerin uluslararası ölçekte önemli bir kültürel buluşmaya dönüşmesi bekleniyor.
Türkiye'de geniş ve güçlü bir dinleyici kitlesine sahip Sami Yusuf'un Ankara ve İstanbul konserlerine yönelik ilginin, Hasbi Rabbi sürprizinin açıklanmasının ardından daha da artacağı belirtiliyor.
Geçtiğimiz hafta Neşet Ertaş anahtarlığıyla gündem olan Yunanistan, bu kez Seda Sayan benzerliğiyle sosyal medyanın odağına yerleşti. Samos Adası'nda bir kozmetik mağazasının vitrininde Yunan oyuncu Katerina Kainourgiou'nun afişini gören Türk turist, "Seni de çalmışlar abla" diyerek video çekti. Görüntüler kısa sürede viral oldu.
TBMM Genel Kurulu'nda şehit aileleri ve gazilerin haklarına ilişkin düzenlemeleri içeren 'Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' kabul edilerek yasalaştı.
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, süreç yasasına ilişkin "Bu tarihi süreçte yalnızca destek veren değil; sorumluluk alan, öncülük eden ve doğru istikameti gösteren bir anlayışla hareket edeceğiz" dedi.
Manisa'da çıkan orman yangınına müdahale ediliyor
MANİSA (AA) - Manisa'nın Kula ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.
Seyitali Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 2 uçak, 3 helikopter, 11 arazöz ve 1 dozer ile Manisa Büyükşehir İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş süreç yasasına ilişkin "Türkiye’nin ihtiyacı kapalı kapılar ardındaki mutabakatlar değil, milletin önünde kurulmuş büyük bir toplumsal mutabakattır" dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinde hasar gören Malatya Arkeoloji Müzesi’nde yürütülen restorasyon, güçlendirme ve teşhir-tanzim çalışmalarının tamamlandığını duyurdu. Arslantepe kazılarından Yukarı Fırat Havzası’ndaki önemli arkeolojik merkezlere uzanan eserlerin kronolojik ve tematik bir düzenle bir araya getirildiği müze, yenilenen yüzüyle yarın ziyarete açılacak.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, televizyoncu ve yapımcı Acun Ilıcalı’yı Kültür ve Turizm Bakanlığında ağırladı. Görüşmede Türkiye’nin kültür, sanat ve turizm değerlerinin daha geniş kitlelerle buluşturulmasına yönelik yeni fikirler değerlendirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından katıldığı bir programdaki sözleri nedeniyle hakkında ’Cumhurbaşkanına hakaret’ suçundan re’sen soruşturma başlatılan Ertuğrul Özkök ifade vermek için adliyeye geldi.
Michigan eyaletinde ABD Senatosu için düzenlenen Demokrat Parti Senato ön seçimini kazanan Müslüman aday Abdul El-Sayed, kasım ayında yapılacak genel seçimi kazanması halinde ülke tarihindeki ilk Müslüman senatör olacak.
MSB'de yapılan haftalık basın toplantısında gündem Terörsüz Türkiye süreci ve Çerçeve Yasa'ydı. MSB'den yapılan açıklamada "Terörsüz Türkiye ulusal güvenliği güçlendirecek. Süreç bölgesel istikrarın anahtarı olacak" ifadeleri kullanıldı.
. Cumhurbaşkanı Erdoğan saat 14.00'da MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşecek. Beştepe'de gerçekleşecek görüşmede, Terörsüz Türkiye süreci ve Çerçeve Yasa'nın ele alınması bekleniyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan kararı ile geri dönmesinin ardından CHP'yi bölerek Yeni Parti'yi kuran Özgür Özel'in kefil olduğu belediye başkanları tek tek yolsuzluk ve rüşvetten tutuklandı. Güvendiği isimler bir bir patlayan Özgür Özel'in daha önce de İlkay Çiçek ile ilgili yaptığı konuşmada "İçişleri Bakanlığı'nı yönetir" dediği ortaya çıktı.
CHP'li Üsküdar Belediyesi'nde gündeme gelen 'çikolata kutusunda rüşvet' yönteminin, CHP'li Ankara Etimesgut Belediyesi'nde de uygulandığı ortaya çıktı. Etimesgut Belediyesi'ne yönelik soruşturmanın detaylarında, çikolata kutusunda teslim edilen milyon dolarlardan makam odasındaki gizli bölmelere, kepçeli şantajlardan elden dağıtılan milyonlarca liralık avantalara kadar dikkat çekici iddialar yer aldı.
Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Antalya kıyılarında artan mikroplastik atıklarının balıkların sindirim sistemlerini tıkayarak ölümlerine yol açtığını belirterek, meltem rüzgarlarının bu atıkları kıyılara sürüklediğini söyledi.
Kızılcık Şerbeti'nde canlandırdığı Çimen karakteriyle adından söz ettiren Selin Türkmen'in yeni projesi belli oldu. Başarılı oyuncunun hangi dizide rol alacağı ve yeni karakteri merak edilirken, rolü için aldığı özel eğitim de dikkat çekti.
NATO Zirvesi'nin ardından yabancı heyetlerden gelen talep üzerine Pursaklar Belediyesi, Ankara kedilerinin doğal yaşamını 7/24 canlı yayına açtı. "Bir haftada 736 bin 500 kişi izledi, 27 ayrı ülkeden takip ediliyoruz" diyen Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ülke ve şehir tanıtımına katkı sağlayan projeden memnuniyet duyduklarını kaydetti.
Trabzonspor'un Mısırlı yıldız futbolcu Muhammed Salah'ı transfer ettiğini duyurmasının ardından Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç 6 bin 661 forma satın alarak bir kampanya başlattıklarını söyledi.
15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a suikast teşebbüsüne katılan ve 10 yıldır kırmızı bültenle aranırken yakalanan ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe tutuklandı. Erdoğan ayrıca Karatepe'den şikayetçi oldu.
Yargıtay, Palu ailesi davası olarak bilinen Sakarya'daki davada tutuklu Tuncer Ustael'e verilen müebbet hapis ve beş sanık hakkındaki beraat kararlarını onadı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, beş ilde Akdeniz'i mikroplastikle kirlettiği iddia edilen 23 tesise toplam 47 milyon 599 bin lira idari para cezası verdi.
Didem Ceran, estetik ameliyat sonrası yaşadığı sağlık sorunlarıyla yeniden gündemde. Güney Kore'de geçirdiği operasyonların ardından revizyon ameliyatı olan Ceran, son paylaşımında kısmi yüz felci geçirdiğini ve iki gözü arasında belirgin ölçü farkı oluştuğunu açıkladı. Sağlık durumuna ilişkin yaptığı açıklama kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı, vefatının ardından sevenlerini yasa boğarken, sosyal medyada paylaşılan son kareleri gündem oldu. 37 yaşında hayatını kaybeden Eren Kaşıkçı'nın, ölümünden yalnızca iki gün önce kızı Maya'nın doğum gününü kutladığı ortaya çıktı. O anları arkadaşı Murat Pala paylaşırken, duygusal görüntüler kısa sürede binlerce kişi tarafından paylaşıldı.
MasterChef Türkiye programının 2021 yılı şampiyonu Şef Eren Kaşıkçı, Kilyos'taki evinde hareketsiz halde bulundu.
Olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemelerde Kaşıkçı'nın hayatını kaybettiği belirlendi.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Kaşıkçı'nın ölüm nedeninin henüz netleşmediği öğrenilirken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Kilyos'taki evinde tek yaşayan Kaşıkçı'dan, yakınlarının dünden beri haber alamadığı öğrenildi.
EREN KAŞIKÇI KİMDİR?
MasterChef Türkiye'deki disiplinli tavırları ve lezzet odaklı tabaklarıyla tanınan evli ve bir çocuk babası Eren Kaşıkçı, yarışma boyunca sergilediği performansla geniş bir hayran kitlesi edinmişti. Aslen Tokatlı olan Kaşıkçı, uzun yıllar İstanbul'daki çeşitli otellerde mutfak ekibinde görev aldı.
Daha sonra Çanakkale Gökçeada'ya yerleşerek burada bir sörf otelinde başşeflik yaptı. 2021 yılında katıldığı MasterChef Türkiye yarışmasında şampiyonluk kupasını kaldırdı. Şampiyonluğun ardından İstanbul'a geri dönen başarılı şef, 'Kızıl Sakal Sandviç' isimli restoranını işleterek gastronomi alanında kariyerine devam ediyordu.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Amerika Birleşik Devletleri’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ı Bakanlıkta ağırladı. Görüşmede karşılıklı turizm hareketliliğinin geliştirilmesi, kültürel mirasın korunması ve kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yürütülen ortak çalışmalar değerlendirildi.
Mutlak butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığa döndüğü CHP resmen bölündü! Son kez CHP kürsüsüne çıkan Özgür Özel, duyurdu: Yeni partimizi yarın kuruyoruz.
*Gülistan Doku soruşturmasında tanık olarak dinlenen üniversite arkadaşı Gülşen İlbaş’ın ifadesi, genç kadının kaybolmadan önce hamile olabileceği şüphesini artırdı. İlbaş; Doku’nun Aralık 2019’da şiddetli mide bulantısı, kusma hissi, karın ağrısı ve baş dönmesi yaşadığını, yemek kokularından rahatsız olduğunu, iştahının kesildiğini ve hastaneye yatmak istediğini anlattı. Doku’nun kaybolmadan önceki haftalarda üzgün, çaresiz, solgun ve ciddi şekilde zayıflamış göründüğünü belirten tanık, eski erkek arkadaşı Zainal Abakarov’un kıskanç ve baskıcı olduğunu söyledi. İlbaş ayrıca Abakarov’un kayıp sonrasında kendisine, “Ne yaptıysa kendisine yaptı, her şey onun yüzünden oldu” dediğini açıkladı.
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu eski polis Gökhan Ertok’un tanık ifadesi, ACA Bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca’yı dosyanın kritik isimlerinden biri hâline getirdi. Ertok, kendisini dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’le Mehmet Aca’nın tanıştırdığını ve Aca’nın çalışanlarına “Valinin bütün işlerini yapın” dediğini beyan etti. Gülistan Doku’nun yedek SIM kartını inceleme talebini aldıktan sonra Aca’yı aradığını anlatan Ertok, şirket sahibinin kendisine “Bilgim var, sen gerekeni yap” karşılığını verdiğini söyledi. Doku’nun WhatsApp ve Instagram hesaplarına erişimin de Aca’ya ait home ofiste ve şirket bilgisayarlarında gerçekleştirilmiş olabileceği belirtildi. Şirkette sosyal medya hesaplarına takipçi yüklenebildiği, toplu şikâyet yoluyla hesapların kapatılabildiği ve çalışanların ileri düzey bilişim bilgisine sahip olduğu beyan edildi.
Tiyatrocu Levent Üzümcü ev hapsi almasına neden olan ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasının 'Kanuni Sultan Süleyman şakası nedeniyle ceza alan komedyen' haberine yaptığı yorum nedeniyle yönetildiğini duyurdu.
Uyuşturucu operasyonunda jandarma ekiplerince gözaltına alınan pop müzik sanatçısı İlyas Yalçıntaş, hakkındaki iddialara sosyal medya üzerinden yanıt verdi. İkametinde yapılan aramalarda ele geçirildiği belirtilen materyallerle ilgili kamuoyunu bilgilendiren şarkıcı, iddiaları kesin bir dille reddetti.
GÖZALTI SONRASI İLK AÇIKLAMA
Hukuki sürecin devam etmesi sebebiyle detaylı bir açıklama yapmaktan kaçındığını belirten İlyas Yalçıntaş, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
"Bugün adımın geçtiği bir soruşturma kapsamında gözaltına alındım. Hukuki süreç devam ettiği için ayrıntılı açıklama yapmam doğru olmayacaktır."
"SIRADAN MUTFAK TERAZİSİDİR"
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bazı haberlerin aksine evimde herhangi bir yasaklı madde bulunmamıştır. Haberlerde bahsedilen 'hassas terazi' ise kalori ve beslenme takibi için kullandığım ve mutfak tezgâhında açık bir şekilde duran tamamen yasal ve sıradan bir mutfak terazisidir."
"YARGI SÜRECİNE GÜVENİM TAM"
Açıklamasının sonunda Türk adaletine güvendiğinin altını çizen Yalçıntaş, sürecin en kısa sürede aydınlanacağına inandığını belirterek, "Yargı sürecine güvenim tamdır. Gerçeklerin en kısa sürede ortaya çıkacağına inanıyor, kamuoyundan süreç sonuçlanana kadar sağduyu ve anlayış bekliyorum" dedi.
NE OLMUŞTU?
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak, kullanımını kolaylaştırmak ve yer temin etmek" iddialarıyla yürüttüğü soruşturma kapsamında, sanatçı, oyuncu, işletmeci ve iş insanı sıfatlarıyla tanınan 25 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.
Soruşturma dosyasında adı geçen ve gözaltı işlemi uygulanan 25 şüphelinin tamamı şu şekilde açıklanmıştı:
Akın Altan, Asude Mercan, Ateş İnce, Aybüke Aldere, Ayşe Nur Balcı, Buğra Balkaya, Burak Çelik, Büşra Tatar (Canbaz), Cenk Çöteli, Feyza Cihan, Gökhan Şafak, Eylem İpek Şafak, Hilal Zeynep Hedbe, İlyas Yalçıntaş, İrem Haznedar, Kübra Altay, Mehmet Fatih Aksoy, Melis Selçukoğlu, Oğuz Alp Güler, Orhan Yıldız, Öner Faruk Işık, Sıla Gençoğlu, Şefik Ömer Dolman, Ümit Aslan, Volkan Büyükhanlı.
Şüphelilerin emniyet ve savcılıktaki ifade ile adli süreçleri devam ediyor.
14 Temmuz tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin ziyaret bölümünde iki kişinin yüksek sesle İncil okuduğu yönünde bilgi aldı. Bunun üzerine bölgeye yönelen ekipler, yapılan kontrollerde kişilerin kimliklerini belirledi.
2 KİŞİ YAKALANDI
Polis ekipleri tarafından yapılan incelemede, Türkiye'ye turistik amaçla geldikleri tespit edilen Rus vatandaşı I.F. (32) ve V.F. (36) yakalandı.
Şüpheliler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılırken, olayla ilgili inceleme süreci başlatıldı.
"HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK" SUÇUNDAN İŞLEM
Yakalanan iki kişi hakkında, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan işlem yapıldığı bildirildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından şüpheliler, gerekli değerlendirmelerin yapılması amacıyla İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
Olayla ilgili idari ve hukuki sürecin sürdüğü öğrenildi.
RUS KONSOLOSLUĞUNDAN İNCELEME
Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu, olayla ilgili araştırma başlattığını duyurdu. Rus devlet haber ajansı TASS'ın aktardığına göre, başkonsolosluk yetkilileri, şu ana kadar olayla ilgili kendilerine ulaşan resmi bir bilginin bulunmadığını, ancak diplomatların iddiaları incelemeye başladığını bildirdi.
Oyuncu Levent Üzümcü hakkında, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle soruşturma açıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, Üzümcü gözaltına alındı.
Gözaltına alınan Üzümcü'nün Emniyet'teki işlemleri sürüyor.
CHP'DEN BELEDİYE MECLİS ÜYELİĞİ YAPTI
2019 yerel seçimlerinde CHP'den Şişli Belediye meclis üyeliğine seçilen Üzümcü, 2019-2023 yılları arasında Şişli Belediyesi Kültür ve Sanat Komisyonu Başkanlığı görevini yürüttü.
Üzümcü, Ağustos 2024'te İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın genel sanat yönetmenliği görevine getirilmişti.
2023 yılında bir ödül töreninde deprem bölgesindeki seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamalar nedeniyle yeniden eleştirilerin odağına yerleşen oyuncu Eda Ece, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Tepki çeken sözleri için bir kez daha özür dileyen Ece, yaşadığı pişmanlığı anlattı.
"AHBAP DERNEĞİ’NE BAĞIŞTA BULUNMADIM"
Ece sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Hayatımda hiçbir zaman AHBAP Derneği’ne bağışta bulunmadım. Hiçbir organizasyonlarında yer almadım. Bağış topladıklarında yardım etmedim. Hiçbir paylaşımda halkı bağış yapmaya yönlendirmedim. Çünkü çok yakınım olan bir arkadaşım, kendisinin başına gelen, yıllar öncesine dayanan şahsi olarak yaşadığı bir dolandırıcılığı ve ona yapılan terbiyesizliği bana söylemişti ve bu nedenle hiçbir zaman tam olarak güvenemedim, sevemedim. Uzak durdum, umarım doğru değildir, çok üzücü. O dönemde yaşadığım üzüntüyü hiç unutmadım. Orada başka dernekler vardı elbet ama biz kendimiz gittik. Ta ki hayatımın hatasını yapana kadar. Şubattan hazirana kadar bu kabusu yaşadıktan sonra, şubat kapağıyla ödül bana verilince, biz kapak çekimini bırakıp yardıma koştuğumuz için insanlığımdan dolayı o ödülü bana verdiklerini düşündüğüm için bu konu açıldı" diye konuştu.
"ESPRİ YAPTIM DİLİMİ EŞEK ARISI SOKSAYDI YAPMASAYDIM"
"Konuşmanın sonunda o kadar ağır hissettim ki bir espri yapma gereği duydum" diyerek sözlerine devam eden Ece, "Çünkü ben üzüldüğümde, bir acı yaşadığımda bunu gülerek atlatıyorum. Otomatik çıkıyor ağzımdan. Acılarla böyle baş ediyorum. O an bir espri yaptım. Keşke yapmasaydım. Ve sadece o cümlem paylaşıldı. Dilimi eşek arısı soksaydı. O kadar üzüldüm, o kadar pişman oldum ki böyle bir şey söylememeliydim. Haksızlık ettim. O yüzden bu kadar senedir bana yazılan bütün hakaretleri, çocuğuma kadar edilen küfürleri sadece üzüntüyle okudum. Yıllardır ses çıkarmadım. Bir tek özür diledim, onu da kimse duymadı. Beni yerden yere vurmalarını izledim. Tam da peşinden hamile kaldım. Hamileyken de bu kabus devam etti. Çocuğum 2 yaşına geldi, hiç bitmedi bu linç. Ama hatalı bendim. Özür diliyorum. Daha önce de diledim, yine diliyorum" ifadelerini kullandı.
"LÜTFEN BENİ AFFEDİN, BEN BU DEĞİLİM"
"Başta depremzede vatandaşlardan ve kırdığım herkesten, devletimizden özür diliyorum" diyerek açıklamasını sürdüren Ece, "Oy haklarına karışmak benim haddime değildi. Gerçekten utanç içindeyim. Keşke o şakayı yapmasaydım. Haksızlık ettim. Yürekten özür diliyorum. Herkesi çok seviyorum. Bu ülke için hepimiz canımızı verecek insanlarız. Ayrımcı bir dil kullanmak benim gibi herkesi seven birinin yapacağı iş değildi. Bana yakışmadı. Tekrar özür diliyorum. Ömrümde ne kimsenin kötülüğünü istedim ne bir kimse hakkında kötü söz söyledim. Benden kötülük kimse göremez. Aklıma iyilikten başka bir şey gelmez. Yüreğim böyle değil, hamurum böyle kötücül değil. Tekrar özür diliyorum. Beni linçlemeyen, beni tanıyan, seven, beni savunmak zorunda hisseden insanlardan da özür diliyorum. Benimle beraber onlara bu stresi yaşattığım için onlardan da özür diliyorum. Lütfen beni affedin. Bir daha böyle bir hadsizlik yapmayacağım. Çünkü ben bu değilim" dedi.
Giresun'da boşanma sürecinin ardından açılan mehir alacağı davasında dikkat çeken bir karar çıktı.
Dini nikah sırasında eşinin kendisine vermeyi taahhüt ettiği 150 gram altının teslim edilmediğini belirten kadın, mahkemeye başvurdu.
Mahkeme, taraflar arasında imzalanan belgeyi geçerli delil olarak değerlendirerek kadının talebini haklı buldu.
MEHİR İÇİN HAZIRLANAN BELGE DAVANIN TEMELİ OLDU
Olayın geçmişi yaklaşık beş yıl öncesine dayanıyor. Giresun'da bir çift, resmi nikahlarının ardından dini nikah da kıydı. Bu süreçte taraflar arasında mehir olarak belirlenen 150 gram altının kadına verilmesine ilişkin yazılı bir belge hazırlandı.
Çiftin imzaladığı belgede, evlilik sırasında kararlaştırılan mehir bedeli olarak 150 gram altının kadına teslim edileceği belirtildi.
Ancak iddiaya göre evlilik süreci boyunca söz konusu altın kadına verilmedi.
BOŞANMANIN ARDINDAN MAHKEMEYE BAŞVURDU
Evlilik birliğinin sona ermesinin ardından kadın, kendisine vaat edilen mehirin ödenmediğini belirterek yasal yollara başvurdu.
Açılan davada kadın, alacağının kanıtı olarak üzerinde çiftin imzasının bulunduğu mehir belgesini mahkemeye sundu.
Mahkeme, tarafların imzasını taşıyan belgeyi dikkate alarak yapılan vaadin geçerli olduğuna karar verdi ve 150 gram altının davacı kadına ödenmesine hükmetti.
"EN ÖNEMLİ UNSUR İMZALI OLMASI"
Kararla ilgili değerlendirmede bulunan davacı kadının avukatı, mehir davalarında yazılı belgenin büyük önem taşıdığını belirtti.
Mehir alacağında en kritik noktanın tarafların iradesini ortaya koyan imzanın bulunması olduğunu ifade eden avukat, resmi belgelerin ve tanıkların sürecin ispatında önemli rol oynadığını söyledi.
Avukat, "Bir mehir alacağı olarak bir vaatte bulunulduysa bunun mutlaka imza altına alınmış olması gerekiyor. Bu imzanın da tarafların iradesini ortaya koyacak şekilde bulunması önemli." değerlendirmesinde bulundu.
MEHİR ALACAKLARINDA EMSAL NİTELİĞİNDE DEĞERLENDİRİLİYOR
Karar, özellikle dini nikah sırasında kararlaştırılan ancak evlilik sürecinde yerine getirilmeyen mehir vaatleri açısından dikkat çekici bir örnek olarak değerlendirildi.
Hukukçular, bu tür taleplerde yazılı belgelerin, tarafların imzalarının ve somut delillerin mahkemelerin değerlendirmesinde belirleyici olduğunu ifade ediyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla şehitleri rahmet ve minnetle anmak, milletimizin birlik ve beraberlik şuurunu canlı tutmak, din istismarına karşı toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla ülke genelinde kapsamlı etkinlikler gerçekleştirecek.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülecek programlar kapsamında, tüm camilerde 15 Temmuz şehitlerinin ruhlarına ithafen hatm-i şerifler okunacak.
TÜM CAMİLERDE SALALAR OKUNACAK
15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gece saat 00.13'te bütün camilerde eş zamanlı salâlar okunacak. Aynı gece sabah namazına kadar camilerin minare ışıkları açık tutulacak, merkez camiler ile program alanlarına yakın camiler vatandaşların ibadetine açık olacak.
15 Temmuz Çarşamba günü öğle namazı öncesinde müftülüklerce belirlenen merkez camilerde Mevlid-i Şerif programları düzenlenecek, tüm camilerde Kur'an-ı Kerim tilavetleri gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanlığı Millet Camii'nde icra edilecek Mevlid-i Şerif programı ise Diyanet TV ekranlarından canlı olarak yayınlanacak.
Hain 15 Temmuz kalkışmasının 10. yılında, o karanlık gecenin en sıcak noktası olan köprüdeki tarihi direnişe bizzat tanıklık eden gazeteci ve yazar Hüseyin Adalan, hafızalardan silinmeyecek tüm o anları ve dehşet dolu dakikaları istanbulgundem.net okurları için kaleme aldı.
Suriye Sınırından İstanbul'a Uzanan Yolculuk
15 Temmuz 2016 öncesinde, uzun yılların verdiği mesleki tecrübeyle Suriye’de "savaş muhabiri" olarak görev yapmaktaydım. Amacım; eli kanlı diktatör Esed rejiminin Türkmendağı bölgesindeki soydaşlarımıza uyguladığı katliam, zulüm ve işkenceleri belgeleriyle kanıtlayıp tüm dünyaya duyurmaktı. Ağcabucak, Bayırbucak, Yamadiye, Hacer ve Kerkük gibi kritik bölgelerde en ön safta görev aldım. Esed rejiminin işlediği insanlık suçlarını içeren geniş bir video ve fotoğraf arşivi hazırlayarak bunları ulusal televizyon ve gazetelere servis ettim.
Savaş bölgesinin getirdiği ağır yük ve stres sebebiyle, iki ayda bir dinlenmek ve meslektaşlarımla vakit geçirmek amacıyla Hatay üzerinden Türkiye'ye geçiyordum. Darbe girişiminden yaklaşık 20 gün önce, ani bir kararla seyahat firması aracılığıyla İstanbul’a gittim. İstanbul'da en sevdiğim semtler olan Gaziosmanpaşa ve Eyüpsultan'da kalmayı tercih ettim. Kimseye haber vermeden sessizce bir otele yerleştim ve ertesi gün meslektaşlarımla bir araya gelerek gündemi değerlendirdiğimiz, dinlendiğimiz güzel birkaç gün geçirdik.
Ankara Biletinin İptali ve Esenler Otogarı'ndaki Gizemli Yoğunluk
Darbe girişimine 3-4 gün kala, yine ani bir kararla Ankara'ya gitmem gerekti. Telefonla yer ayırttığım biletin ödemesini geciktirdiğim için seyahat firması rezervasyonumu iptal etmişti.
15 Temmuz günü öğleden sonra Eyüpsultan’dan bir taksiye binerek Esenler Otogarı’na geçtim. Ancak otogarda büyük bir gariplik vardı; koskoca metropolde Ankara’ya gidecek tek bir otobüste bile yer bulamıyordum. Savaş muhabirliğinin getirdiği mental yorgunlukla birlikte ne yapacağımı düşünerek otogarda mekik dokurken, daha önce hiç duymadığım "Öz Diyarbakırlılar" firmasının muavini durumumu fark etti. Gazeteci olduğumu öğrenince bana yardımcı oldu. Otobüsümüz rötarlıydı ve nihayet saat 20.00 sularında hareket edebildik.
Köprüde Tanklar ve Helikopterler: İlk Karşılaşma
O yıllarda şehirler arası büyük araçlar, henüz yeni açılan 3. köprü yerine Boğaziçi Köprüsü’nü (şimdiki adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü) kullanıyordu. Köprüye doğru yaklaşırken hayatımda ilk kez şahit olduğum bir manzara vardı: Otobüsümüzün yanından son sürat geçen Tanklar ve Zırhlı Personel Taşıyıcılar (ZPT)... Aynı esnada boğazın üzerinde devriye uçuşu yapan 2-3 askeri helikopter belirdi. Mesleki yorgunluğun da etkisiyle henüz olayın vehametini kavrayamamıştım.
Saat 21.00 sularında, köprünün tam ortasında elleri silahlı darbeci askerler tarafından durdurulduk. Önümüzde başka hiçbir araç yoktu. Otobüs şoförü iç ışıkları yakıp kontağı kapattı ve aşağı indi. Bir süre sonra "İsteyen inebilir" anonsu yapınca, sigara yakmak için araçtan aşağı indim. Bizden hemen sonra Avrupa yakasından gelen tüm araçlar da darbeciler tarafından durdurulmaya başlandı.
"Şaka veya Tatbikat Sandım"
Nemli ve sıcak bir Temmuz akşamında köprüde tankların, ZPT'lerin namluları millete çevrilmişti. Yeşil askeri kamyonlar köprüyü enlemesine kapatmıştı. Aklıma ilk gelen şey bunun bir tatbikat, sosyal deney ya da kamera şakası olduğuydu; darbe ihtimalini aklıma bile getiremiyordum.
Saatler geçtikçe gerilim tırmandı. Ne olduğunu bilmemenin verdiği şokla ter içinde kalmıştım. Darbe kalkışması olduğunu, FETÖ'cü teröristlerin silah namlularını savunmasız yolculara doğrultup bağırarak tehditler savurmasıyla anladım. Tanklar köprü üzerinde manevra yapıyor, korku iklimi yaratmaya çalışıyordu. Yanımdakilere bunun bir darbe olduğunu söylerken kendim bile buna inanmakta güçlük çekiyordum.
Korkuyu Söküp Atan "Tekbir" Sesleri ve Büyük Direniş
Aşırı sıcaktan ve şoktan boğazım kurumuşken, birden uzaktan kısık sesli "Tekbir" uğultuları duymaya başladım. Önce halüsinasyon gördüğümü sandım ancak sesler gittikçe yükseldi, devasa bir ahenge ve gümbürtüye dönüştü. Halkın bu muazzam kenetlenmesi, köprüdeki tüm yolcular için adeta bir antikor görevi gördü; korku yerini büyük bir cesarete bıraktı.
Yüce Türk milleti, kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla ve genciyle vatanı savunmak için köprüye akın ediyordu. Darbeci hainler halkın üzerine tanklarla ateş açtı. Köprü adeta sallanırken hepimiz yere kapandık. Ancak ölümün üzerine yürüyen asil Türk milleti durmadı; tankların üzerine yürüyerek, canı pahasına hainleri birer birer etkisiz hale getirdi. Bu destansı mücadeleyi dudaklarım uçuklayarak, gıptayla izledim.
Ankara'ya Ulaşım ve Silinmeyen İzler
Köprü darbecilerden temizlendikten sonra, otobüs kaptanımız bizleri dikkatlice araca bindirdi ve yolumuza devam ettik. Bolu yoluna kadar otobüste çıt çıkmadı; derin, sarsıcı bir sessizlik hakimdi. Ankara AŞTİ otogarına ulaştığımda hala hayatta olduğuma inanamıyordum. Yaşadığım şokun etkisiyle otele nasıl geçtiğimi bugün bile hatırlamıyorum.
O gece köprüde savunmasız genç bir vatan evladının, darbecilerin silahından çıkan bir şarjörden fazla mermiyle nasıl şehit edildiğini gözlerimle gördüm. Bu vahşet, ömrümün sonuna kadar hafızamdan silinmeyecek bir film şeridi gibi zihnime kazındı. Din kisvesi altında örgütlenen bu hain yapının Türk ordusuna sızıp kendi milletine nasıl bir kin ve nefretle saldırdığını bizzat müşahede ettim.
Mücadeleye Devam
15 Temmuz 2016 gecesine ait o otobüs bileti, benim için hayatımın en değerli ve anlamlı belgesi olarak kalacaktır. 2004 yılından bu yana bir gazeteci ve yazar olarak terör örgütleriyle tek başıma verdiğim mücadeleye, bugün kaldığım yerden daha büyük bir azim ve kararlılıkla devam ediyorum. Yüce Türk milletine hizmet etmek benim için en büyük onurdur.
AMilli Takım'ın eski futbolcularından ve spor yorumcusu Nihat Kahveci, evli olduğu Fulya Kahveci'ye şiddet uyguladığı suçlamasıyla gözaltına alındı.
Gazeteci İhsan Yalçın'ın aktardığı bilgilere göre, Kahveci hakkında eşini darbettiği iddiasıyla işlem başlatıldı.
Olayın ardından eski milli futbolcu, polis ekiplerince gözaltına alındı.
ESKİ EŞİ UZAKLAŞTIRMA KARARI ALDIRMIŞTI
Nihat Kahveci'nin eski eşi Pınar Kaşgören daha önce uzaklaştırma kararı aldırmışti. Kaşgören, Kahveci'nin çocuklarına mesaj yoluyla sözlü şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği iddiasıyla mahkemeye başvurmuştu.
Başvuruyu değerlendiren Bakırköy Aile Mahkemesi, Nihat Kahveci hakkında eski eşi ve çocuklarına yaklaşmaması ve iletişim kurmaması yönünde uzaklaştırma ve koruma kararı çıkarmıştı.
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), kurum yöneticilerinin isimleri kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık girişimlerine ilişkin kamuoyunu uyardı.
TOKİ'nin yaptığı sosyal medya açıklamasında, idare yöneticilerinin isimleri kullanılarak inşaat yüklenicileri ve müşavir firmalardan afet bölgelerinde yaşayan vatandaşlar adına yardım talebinde bulunulduğu yönünde bilgi edinildiği belirtildi.
DOLANDIRICILIK GİRİŞİMLERİNE DİKKAT
Açıklamada, TOKİ yöneticilerinin herhangi bir nedenle kişi ya da firmalardan yardım talebinde bulunmasının söz konusu olmadığı vurgulanarak, menfaat sağlamaya yönelik bu ve benzeri dolandırıcılık girişimlerine kesinlikle itibar edilmemesi istendi.
Kurum, söz konusu dolandırıcılık girişiminde bulunan kişiler hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılacağını bildirerek, vatandaşların ve ilgili firmaların bu tür talepler karşısında dikkatli olmaları çağrısında bulundu.
Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında Haluk Levent hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca yakalama kararı çıkarılmıştı. İstanbul’dan İzmir’e gittiği belirlenen Haluk Levent, Bursa Otobanı’nda İstanbul Mali Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı.
Levent, Bursa’da yapılan sağlık kontrolünden sonra sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi.
BAĞIŞLAR NEREDE?
Deprem zamanı AHBAP hesabında toplanan milyonlarca liralık bağışların, Levent tarafından kullanıldığı iddiasıyla başlayan soruşturmada, çok sayıda isim gözaltına alındı.
"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiası araştırılırken; deprem zamanı en çok bağış toplayan isimlerden birisi de fenomen ve BabalaTV kurucusu Oğuzhan Uğur olmuştu. Yaşanan son gelişmelerin ardından gözler Uğur'a çevrildi.
OĞUZHAN UĞUR: KURUŞU KURUŞUNA HESAP VERİLMELİ
Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Uğur; "Haluk Levent hakkında kamuoyuna yansıyan ciddi iddialar var. Süreci an be an takip edeceğiz elbette. Zira o dönemde her birimizin emeği, çabası ve mücadelesi vardı. Gerçek neyse ortaya çıkmalı, kuruş kuruş hesabı verilmelidir. Biz de herkes gibi izliyoruz şimdilik. Gelişmeler oldukça net yorumumuz da olacaktır muhakkak" dedi.
"BEN BAĞIŞ TOPLAMADIM"
Uğur'un açıklaması şöyle devam etti: "Ancak Haluk Levent haberlerinden sekip bana ve BabalaTV’ye salça olmaya çalışanları da görüyorum. Onlara kısa bir bilgi verebilirim. Ben bir dernek ya da vakıf değilim. Dolayısıyla para toplayamam, bağış kabul edemem. Yaptığım tüm yardımları da bugüne kadar kendi cebimden yaptım. Bunu yazmak zorunda kalmak bile ruhumu eziyor. Ama yazmayınca da farklı yerlere çekiliyor. Normal…
Bu millet yıllardır hayal kırıklıklarından kule yaptı. “Güven” dediğimiz şey artık neredeyse nostaljik bir kavram. Umarım bu haberler o kulenin tepesine yeni bir parça daha eklemez, bizi güven duygusundan bir adım daha uzaklaştırmaz. Takipteyiz."
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ahbap derneğine ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında sıcak bir gelişme yaşandı.
6 Şubat depremlerinin ardından topladığı paralar ile gündeme gelen Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından konut vaadiyle yaklaşık 158 milyon dolar bağış toplanmıştı
HALUK LEVENT'E GÖZALTI KARARI
Yürütülen soruşturma kapsamında Ahbap Dernek Başkanı Haluk Levent hakkında yakalama kararı çıkartıldığı öğrenildi.
Soruşturmanın devam ettiği öğrenilirken, savcılığın soruşturma kapsamında elde edilen yeni bilgi ve gelişmeleri de ele alacağı kaydedildi.
PARA CEZASI VERİLMİŞTİ
Şarkıcı Haluk Levent, 2025 yılında düzenlediği 2 çek ile ilgili karşılıksız olduğu gerekçesiyle şikayet edilmişti.
İstanbul Anadolu 24. İcra Ceza Mahkemesi 5. Celsesi görülen duruşmaya müşteki ve taraf avukatları katılmıştı. Dosyada, karşılıksız işlem gören çeklerin toplam tutarının yaklaşık 70 milyon TL olduğu belirtilmişti.
Levent, 30 Haziran 2025 yılında düzenlenen bir çek ile ilgili, "çekle ilgili karşılıksız işlemi yapılmasına neden olmak" suçundan 50 milyon 83 bin TL, 20 Mayıs 2025 tarihinde düzenlenen bir çek hakkında ise aynı suçtan 19 milyon 987 bin TL para cezasına çarptırılmıştı. Ayrıca, Levent'in çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı getirilmesine karar verilmişti.
Levent, cezanın ardından geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamarda bir sonraki dönemde görevi devredeceğini duyurmuştu.
Ünlü şarkıcı, “Başkanlığı, devam eden projelerimizi tamamladıktan ve bir sonraki denetimi de başarıyla geçirdikten sonra bırakmayı düşünüyorum. Bir AHBAP gönüllüsü olarak yine dernekle çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullanmıştı.
Pek çok satıcı, evini bir yabancıya satmanın karmaşık, hatta neredeyse imkânsız bir süreç olduğunu düşünüyor. "Yabancı biri Türkiye'de nasıl ev alabilir ki" sorusu, aslında çoktan cevaplanmış bir soru; sanıldığından çok daha yaygın ve kurumsallaşmış bir süreç bu. Son yıllarda büyük şehirlerde satılan dairelerin önemli bir kısmı, yurt dışından gelen alıcılara gidiyor ama bu bilgi satıcıların çoğuna hâlâ ulaşmamış durumda. Yabancı yatırımcı Türkiye emlak piyasasına ilgi gösterirken, yerel satıcıların çoğu bu ilgiden nasıl faydalanacağını bilmiyor; ilan tek bir yerel siteye verilip beklemeye geçiliyor, oysa asıl talebin büyük kısmı hiç görülmeden geçip gidiyor.
Yabancıya ev satmakTürkiye'de yasal olarak mümkün, ama süreç birçok satıcı için hâlâ belirsiz. Mütekabiliyet şartı olarak bilinen ve bir dönem alıcının ülkesiyle Türkiye arasında karşılıklı bir anlaşma aranmasını gerektiren kural, 2012 yılında büyük ölçüde kaldırıldı. Bugün pek çok ülke vatandaşı, Türkiye'de doğrudan kendi adına mülk edinebiliyor, üstelik bu süreç düşünüldüğünden çok daha standart ve öngörülebilir işliyor. Bu değişiklik, satıcı tarafında alıcı havuzunu ciddi ölçüde genişletti; artık sadece yerel alıcılara değil, dünyanın farklı noktalarından gelen geniş bir talebe de açık bir piyasa söz konusu. Bu belirsizlik hissi, çoğu zaman gerçek bir engelden değil, sadece bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor; satıcı, kendi evini kimin alabileceğine dair net bir fikre sahip olmadığı için ilanı en baştan dar bir kitleye hitap edecek şekilde hazırlıyor.
SÜRECİN GENEL İŞLEYİŞİ NASIL?
Genel hatlarıyla bakıldığında, yabancıya satış yasal süreç olarak yerel bir satıştan çok farklı işlemiyor; fark daha çok hazırlık aşamasında ortaya çıkıyor. Satış, Türk vatandaşlarında olduğu gibi resmi olarak Tapu Müdürlüğü'nde tamamlanıyor; mülkiyet ancak orada imzalanan resmi senetle geçerlilik kazanıyor — noter huzurunda yapılan ön sözleşmeler tek başına mülkiyeti devretmiyor. Tapu devri yabancıya satış söz konusu olduğunda alıcı tarafında bazı ek belgeler gerekiyor: pasaport ve noter onaylı Türkçe tercümesi, Türkiye'de alınmış bir vergi numarası, resmi bankacılık kanalları üzerinden yapılan ödemeye dair kayıt gibi. Bazı bölgelerde, özellikle askeri veya güvenlik bölgesi kapsamına giren yerlerde ek izin süreçleri işleyebiliyor; bu da satılacak mülkün konumuna göre değişen bir detay. Ayrıca her ülke vatandaşının Türkiye'de mülk edinme hakkı bulunmuyor — bu, ilgili mevzuatla belirlenen bir liste üzerinden düzenleniyor. Satıcı açısından pratik sonuç şu: alıcının bu belgeleri zamanında ve eksiksiz tamamlaması, satış sürecinin hızını doğrudan etkiliyor; bu yüzden deneyimli bir ekiple çalışmak, sürecin yavaşlamasını önleyen önemli bir fark yaratıyor. Bu yazı genel bir bilgilendirme niteliğinde, hukuki tavsiye yerine geçmiyor; kendi durumunuza özel netlik için sürecin başında bir uzmana danışmak her zaman en sağlıklı yol.
GENİŞ BİR ALICI AĞINA ULAŞMANIN AVANTAJI
İstanbul evimi satmak istiyorum diyenler için yabancı alıcı talebi son dönemde ayrı bir fırsat haline geldi. Yerel piyasada satışa çıkan bir ev, sadece o bölgeyi bilen alıcılara ulaşırken, uluslararası bir ağa erişimi olan bir satış süreci çok daha geniş bir kitleye görünür oluyor. Bu fark, sadece daha hızlı bir satış anlamına gelmiyor; bazen daha yüksek bir teklif anlamına da geliyor, çünkü yabancı alıcı kitlesinin fiyat beklentisi ve karşılaştırma yaptığı piyasa genellikle farklı işliyor — kendi ülkesindeki gayrimenkul fiyatlarıyla kıyaslayan bir alıcı, Türkiye'deki fiyatları çoğu zaman daha uygun ve cazip buluyor. Ama bu avantajdan faydalanabilmek için satıcının önce bu geniş kitleye erişebilmesi gerekiyor — ki bu da çoğu bireysel satıcının tek başına kuramayacağı bir altyapı. Bir ilanı sadece yerel bir portalda yayınlamak, bu potansiyel alıcı kitlesinin büyük bir kısmına hiç ulaşmamak anlamına gelebiliyor — kendi dilinde arama yapan, kendi ülkesindeki portallardan Türkiye'yi araştıran bir alıcı, o ilanı hiçbir zaman göremiyor bile.
TEKCE GAYRİMENKUL İLE EVİNİZİ YABANCIYA KOLAYCA SATABİLİRSİNİZ
TEKCE Gayrimenkul'ün 5 ülkede 20 ofis ve 200'den fazla ekip üyesiyle kurduğu global ağ, tam olarak bu ihtiyaca cevap veriyor. İlanlar 12 farklı dilde hazırlanıp dünya çapındaki emlak portallarında yayınlanıyor; 30'dan fazla dil konuşan danışmanlar, farklı ülkelerden gelen alıcılarla doğrudan iletişim kurabiliyor. Satıcı için pratik fayda açık: mülk, sadece yerel çevrenin değil, gerçek anlamda uluslararası bir alıcı kitlesinin gözü önünde. Üstelik bu görünürlük tesadüfi değil; hangi ülkeden hangi profilde alıcının hangi bölgeye ilgi gösterdiğine dair birikmiş bir deneyimle yönetiliyor, bu da ilanın doğru kitleye doğru şekilde sunulmasını sağlıyor. MyTEKCE Satıcı Paneli üzerinden, ilana hangi ülkelerden ilgi geldiğini görebilmek de satıcıya süreç boyunca somut bir fikir veriyor. Yabancıya satışın karmaşık göründüğü doğru, ama bu karmaşıklığı yönetecek bir altyapıyla çalışıldığında, aslında ek bir fırsat kapısı açan bir süreç haline geliyor. Satıcının tek yapması gereken, bu global ağa erişimi olan doğru bir ortakla yola çıkmak.
İstanbul'da şehir içi mezarlıklarda doluluk oranının yüzde 90'ı aşması ve artan fiyatlar, vatandaşları cenazelerini memleketlerine defnetmeye yöneltiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Mezarlıklar Daire Başkanlığı, merkezde yer kalmaması nedeniyle yeni cenazeleri şehrin çeperlerindeki alanlara sevk ediyor.
"ATA TOPRAĞINDA HUZURLA YATSIN"
Avrupa Yakası'nda Kilyos ve Silivri Çanta, Anadolu Yakası'nda ise Çekmeköy gibi uzak bölgelere yönlendirilen vatandaşlar, özellikle bayram günlerinde kabir ziyaretlerinde ulaşım zorluğu yaşıyor. Yaşanan bu lojistik krizin İstanbulluları alternatif çözümlere yönelttiğini belirten vatandaşlar, "Burada Kilyos'a, Silivri'ye gömüp yabancı gibi kalacağına, hiç değilse ata toprağında huzurla yatsın." diyor. İBB'nin gasilhane, kefenleme, tabut ve memlekete nakil işlemlerini ücretsiz sunması da cenazelerin Anadolu'ya nakledilmesini hızlandırıyor.
BİRİNCİ GRUP MEZARLIKLARDA FİYAT 334 BİN LİRAYI AŞTI
Şehir merkezindeki mezarlıklarda yer bulmak giderek zorlaşırken, 2026 yılı güncel fiyat tarifesi dikkat çekiyor. Zincirlikuyu, Karacaahmet, Aşiyan ve Ulus gibi tarihi alanları kapsayan 1. Grup mezarlıklarda, hayattayken önceden boş yer alma bedeli 334 bin 896 liraya ulaştı.
Mevcut verilere göre İstanbul'da yer kalmayan mezarlıklar arasında Aşiyan, Edirnekapı, Eyüpsultan, Karacaahmet, Nakkaştepe, Zincirlikuyu ve Avcılar Merkez Mezarlığı bulunuyor. Dolmak üzere olan mezarlıklar ise Çekmeköy, Hekimbaşı, Ayazağa, Bahçeköy, Beylikdüzü Yakuplu, Gürpınar, Büyükçekmece Yeni, Göktürk, Kemerburgaz ve Kurtköy olarak sıralanıyor. Defin için uygun olan alanların sadece Kilyos, Silivri Yeni, Çanta, Pendik Yeni, Tuzla Şifa ve Kısırkaya mezarlıklarından oluştuğu görülüyor.
"DİRİSİNE EV BULAMAYAN ŞEHİRLERİN ÖLÜSÜNE MEZAR BULAMAMASI SÜRPRİZ DEĞİL"
Büyükşehirlerde yaşanan mezarlık krizinin temelinde plansız kentleşme ve arazi maliyetlerinin yattığını anlatan Şehir Planlayıcısı ve Kentsel Strateji Uzmanı Ramazan Kuloğlu çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Konut ve ticari alan getirisi o kadar yüksek ki, kent merkezlerinde mezarlık alanı olarak ayrılabilecek kamusal araziler yıllar içinde betona teslim edildi." dedi.
Bugün belediyelerin yeni mezarlık alanı açabilmek için kamulaştırma yapmasının astronomik arazi maliyetleri yüzünden neredeyse imkansız hale geldiğine dikkat çeken Kuloğlu, "Metrekare değerlerinin, inşaat ve arsa maliyetlerinin bu kadar yükseldiği bir gayrimenkul tablosunda; dirisine ev bulamayan şehirlerin, ölüsüne mezar yeri bulamaması sürpriz değil." ifadelerini kullandı.
ANKARA VE İZMİR'DE DE BENZER TABLO YAŞANIYOR
Mezar yeri bulma ve artan fiyat sorunu yalnızca İstanbul ile sınırlı kalmıyor. Başta Ankara ve İzmir olmak üzere Türkiye'nin birçok büyükşehrinde benzer sıkıntılar yaşanıyor. İzmir kent merkezindeki 30 mezarlık tamamen dolarken, 2026 yılı itibarıyla aile mezarlığı fiyatlarına yüzde 100 zam yapılarak bedeller 200 bin lira seviyelerine ulaştı. Ankara'da ise Karşıyaka, Gölbaşı ve Cebeci gibi merkezi mezarlıklarda aile kabristanları için kişi başı talep edilen rakam 75 bin lirayı buluyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasa dışı bahis soruşturması kapsamında yargılanan Papara'nın kurucusu Ahmet Faruk Karslı'ya ilişkin dosyada yeni bir gelişme yaşandı.
Ahmet Faruk Karslı, yargılandığı davada tutuklu bulunduğu sırada mahkeme kararıyla dün tahliye edildi.
TAHLİYE KARARINA İTİRAZ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tahliye kararına yaptığı itirazı İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi kabul etti.
YENİDEN YAKALANDI
Kararın ardından Karslı hakkında yeniden tutuklama kararı çıkarıldı.
Hakkında çıkartılan tutuklamaya yönelik karar doğrultusunda Karslı yakalandı.
30 MAYIS'TA TUTUKLANMIŞTI
Papara’nın kurucusu ve eski sahibi Ahmed Faruk Karslı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasa dışı bahis ve kara para aklama soruşturması kapsamında gözaltına alınıp ardından 30 Mayıs’ta tutuklandı.
Soruşturma kapsamında Papara’nın yasa dışı bahisle bağlantılı mali işlemlerde kullanıldığı iddiasıyla şirket hakkında inceleme başlatıldı.
Menüde başlangıç olarak Trabzon tereyağı ve Hizan karakovan balı eşliğinde taş fırın pide ile yanık Denizli yoğurdu eşliğinde zeytinyağlı sebze sote sunuldu.
Ara sıcak olarak Kayseri mantısı servis edildi. Mantıya yanık Denizli yoğurdu ve isli Ayaş salçası eşlik etti.
Ana yemekte ise liderlere iki seçenek sunuldu. İlk seçenek, tarama, Urla sakız enginarı ve Tokat yaprağı ile hazırlanan deniz levreği oldu. Diğer seçenek ise yanık Trabzon tereyağı, köz patlıcan ve kuzugöbeği mantarlı firik pilavı eşliğinde ağır ateşte pişmiş dana kaburgaydı.
Yemeğin tatlı bölümünde ise Sütlü Nuriye servis edildi. Tatlıya Antep fıstığı köpüğü, Maraş dondurması ve bergamot eşlik etti.
MENÜNÜN SAHİBİ ORTAYA ÇIKTI
Menü, sosyal medyada ilgi çekerken yemekleri hangi şefin hazırladığı da belli oldu.
NATO yemeklerinde imzası olan şefin iki Michelin yıldızı olan Fatih Tutak olduğu ortaya çıktı.
FATİH TUTAK KİMDİR?
31 Ağustos 1985 yılında İstanbul’da doğan Tutak, Türkiye'de iki Michelin Rehberi Yıldızı'na sahip tek restoran olan TURK'ün hem işletmeciliğini hem de baş şefliğini yapıyor.
Bolu Menge Aşçılık Okulu’nda ilk profesyonel eğitimini alan Tutak, Çin, Kopenhag, Bangkok gibi pek çok ülkede eğitimlerini ve çalışmalarını sürdürdü. 2019 yılında Türkiye’ye dönen Fatih Tutak, ilk restoranı “Turk Fatih Tutak”ı açtı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İslam Kültür, Sanat ve Tarih Araştırma Merkezini (IRCICA) ziyaret ederek merkezin genel direktörü Büyükelçi Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç’tan yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı bilgiler aldı. Ersoy'un ziyaretinde, İslam dünyasının ortak kültürel mirasının korunmasına yönelik projeler ile uluslararası iş birlikleri değerlendirildi.
Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında üçüncü kez düzenlenen Bursa Kültür Yolu Festivali, kentin yüzyıllardır yaşattığı zengin mutfak kültürünü ziyaretçilerle buluşturuyor. Festival kapsamında Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hayata geçirilen ve danışma kurulunca belirlenen 50 Lezzet Noktası, Osmanlı'nın ilk başkentinin köklü gastronomi mirasını yerli ve yabancı ziyaretçilerin beğenisine sundu. Festival boyunca İskender kebabı, cantık, pideli köfte, tahinli pide, süt helvası, kazandibi ve kestane şekeri en çok ilgi gören lezzetler arasında yer aldı. Gastronomi duraklarında yaşanan yoğunluk ise hem yerel işletmelere hem de kent ekonomisine önemli katkı sağladı.
Sanatçının kızı Zeynep Göktay Dilbaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, babasının vefat ettiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:
"Sene başında Ankara turnesinde yaşadığı kalça kırığının ardından artan sağlık sorunlarına rağmen, yaşama sevincini, çevresine duyduğu merakı ve son ana kadar yeniden sahneye çıkıp, çok sevdiği seyircisine kavuşma umudunu hiç kaybetmedi. Seyircisi, sevenleri ve hayatına dokunduğu herkes tarafından büyük bir sevgiyle kucaklandı. Babamız adına bu süreçte ilgi gösteren, arayanı soran ve yanında olan herkese gönülden minnettarız."
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da sosyal medya hesabında şunları kaydetti:
"Türk tiyatrosunun asırlık çınarı, geleneksel tiyatromuzun büyük temsilcisi Zihni Göktay Hocamızı ne yazık ki kaybettik. Onu tanıyan herkes, Zihni Hocamızın insan sıcaklığı ve sevgisi ile nasıl özel bir değer olduğuna şahit olmuştur. Eminönü Halkevi’nden yetişerek tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları’nın yaşayan bir anıtı haline gelen ustamız, sahnelerimizdeki tuluat geleneğinin ve kavuklu ruhunun en görkemli ismiydi. O sadece üstün yeteneğiyle değil, vatanın her köşesindeki insana sanatı taşıma arzusu, halkın içinden hiç kopmayan mütevazı duruşu ve sahneye olan sarsılmaz sadakatiyle hepimize ilham oldu.
Sanata, insana ve tiyatroya duyduğu o eşsiz sevgiyle, ömrünün son anına kadar sahnede dolu dolu, yürekten bir hayat yaşadı. Türk tiyatrosunun kurucu babası Muhsin Ertuğrul ile bizzat çalışmış, onun yakın arkadaşı ve ekolün dev ismi Vasfi Rıza Zobu’nun tezgahından geçmişti. O, tiyatroyu 'insanı insanla, insanca anlatma sanatı' olarak gören o eski, disiplinli ve ahlaki ekolün son neferlerindendi. Mekanın cennet olsun Zihni Hocam. İBB Kültür ve İBB Şehir Tiyatroları Ailesi olarak bu tarifsiz acıyı derinden hissediyor, kıymetli ailesinin ve tüm sevenlerinin hüznünü yürekten paylaşıyoruz. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
Usta tiyatrocu Zihni Göktay'ın eşi Sevinç Göktay, Ocak 2022'de yaşama veda etmişti.
Sanatçı Göktay, 2 Aralık 1945'te İstanbul'da dünyaya geldi.
Profesyonel kariyerine 1964'te Ankara Meydan Sahnesi'nde başlayan sanatçı, İstanbul Şehir Tiyatrolarına geçtiği 1973'e kadar bu görevini sürdürdü.
Göktay, 1978-1996 yıllarında İstanbul Radyosu Radyo Tiyatro Şubesi'nde birçok oyunda yönetmen ve oyuncu olarak görev aldı.
Türk tiyatrosunda tuluat geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak kabul edilen sanatçı, 28 yıl oynadığı "Lüküs Hayat" operetindeki performansıyla unutulmazlar arasına girdi. Sanatçı, 36 yılda 72 oyunda rol aldı.
Tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, cezaevindeki birinci yılında yayınladığı mektubunda, ''Dost sandıklarımı, vefasız menfaatçileri, can dostlarımı, bugünleri asla unutmayacağız. İhanetin bahanesi olmaz bedeli olur'' dedi.
Aşklarıyla bir dönemin magazin gündemine damga vuran Demet Şener ve İbrahim Kutluay, oğulları Ömer Kutluay'ın basketbol maçı için bir araya geldi. Tribünde samimi bir şekilde poz veren Şener ile Kutluay'a, duru güzelliğiyle dikkat çeken 20 yaşındaki kızları İrem Kutluay da eşlik etti.
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının 61. duruşması bugün başladı. Dün, Murat Ongun'un savunma yaptığı duruşmada Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında tartışma yaşandı. Mahkeme başkanı CMK’nın 203. maddesini uyguladığını söyleyerek Ekrem İmamoğlu’nu salondan çıkarttı.
Milli Savunma Bakanlığı'nın bugünkü haftalık basın toplantısı Ay Yıldız Karargahı'nda yapıldı. İsrail'in İsrail’in 1915 olaylarını sözde "Ermeni soykırımı" olarak tanıma kararına tepki gösterilirken "1915 olaylarıyla ilgili kabul ettikleri siyasi karar suçlarını örtme çabasından başka bir şey değildir" ifadeleri kullanıldı.
Yunanistan merkezli SL Press, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde Atina'nın en büyük endişesinin, NATO'nun yeni Entegre Hava ve Füze Savunma (IAMD) planı kapsamında Türkiye'ye daha geniş bir operasyonel rol verilmesi olduğunu yazdı. Haberde ayrıca, Yunanistan'ın Ukrayna'ya yönelik NATO destek programlarına katkı baskısı ve yerli savunma sanayisinin güçlendirilmesine ilişkin beklentilerin de zirvenin Atina açısından öne çıkan diğer kritik gündem başlıkları olduğu belirtildi.
Reklamcılıkta yeni dönemi başlatan yönetmelik çıktı. Çocuklara yönelik profilleme yöntemi ile hedefli reklam yapılması yasaklandı. Influencerlar paylaşımlarına "reklam" veya "tanıtım" yazmak zorunda olacak İndirimli satış reklamlarında son 10 gün içindeki en düşük fiyat baz alınacak. Yasa dışı şans oyunları reklamlarına yasak kararı alındı. Yapay zeka ile oluşturulan reklamlarda bu durum belirtilecek.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol sevkiyatının hız kazanması ve ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmelerde ilerleme sinyalleri, petrol fiyatları üzerindeki baskıyı artırdı. Küresel piyasalarda hem Brent hem de WTI ham petrolü üst üste üçüncü işlem gününde değer kaybetti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Kreş ve Gündüz Bakımevleri Yönetmeliği ile çocukların güvenliğini riske atan standart dışı uygulamalara son vereceklerini açıkladı.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığı önünde hainlerle girdiği çatışmada 281 mermi atan ve ardından da şehit düşen 30 yaşındaki polis memuru Fırat Bulut’un Konya'da yaşayan babası Şinasi Bulut, oğlu ile gurur duyduğunu söyledi.
İşte Cedide Köprülü'nün ''Türkiye'nin Kissinger'ı var mı?'' başlıklı ilk makalesi.
Geçen gün, Türkiye'nin son otuz yılına damga vurmuş bir akademisyenle hasbihal ettik. “Kissinger bir dehaydı,” dedi.
Bilemedim. “Ya yetiştirdikleri?” diye sordum. “Bilemem…” dedi.
O an zihnimde, iki bilinmezli bir denklem açıldı: Bir yanda dâhi, diğer yanda halef. Yazının sonunda göreceğiz ki bu iki bilinmez, tek bilinmezdi. Ve o “bilemem”, aslında her şeyin tek cevabıydı.
Önce şu “deha” sözünü bir kenara koyalım.
Çünkü zannımca yanlış kategoridir ve her yanlış kategori, doğru cevabı baştan imkânsız kılar; butlanla malûl eder.
Deha kavramı bize doğrudan ferd’e bakmamızı söyler.
Ortada bir insan kalır.
Oysa bir nehir deltasının neden oluşmadığını sormadan önce, ortada bir nehir olup olmadığına bakmak gerekmez mi?
Fikirler bir nehir gibi akarken delta, onların birikip yeşerdiği, ürün verdiği verimli sahadır.
“Bizim Kissinger'ımız nerede?” diye sormak, deltayı arayıp nehri görmezden gelmektir.
O figürü mümkün kılan şey, ferdî parlaklık mıdır? Yoksa bir düşünürün kavramsal mimarisinin, kurumların işletim koduna dönüşmesine izin veren kanallar mı? Türkiye'de kıt olan üretim değil, işte bu kanallardır: Üretimi alıp damıtan, devletin hafızasına yerleştiren, bir sonraki kuşağa aktaran metabolizma. Bizde üreten yok değildir; aksine üretici çoktur. Zayıf olan, metabolizmadır.
Öyleyse soruyu düzeltelim: “Bizim Kissinger'ımız nerede?” değil, “Kissinger'ı, Kissinger yapan şey neydi?”
Cevap, sandığımızdan rahatsız edici. Mesele fikir üretmekten çok daha öte; fikrin alanını, yani deltayı tayin etmekten geçer. Daha açık söyleyelim: Tohum değil, bizzat çitlerle örülmüş fikrî toprağın kendisi. O toprak kimin elindeyse, attığınız her tohum ister ithal ister yerli ister doğrudan menşei ya da mahreç olsun, onun tasarladığı ekini verecektir.
Sözün özü: Bir dönemin içinde neyin "düşünülebilir" sayılacağını çizmek, neyin düşünülemez olduğunu belirlemek. Yani tohumu, ancak işaret edilen tarlaya ekme mecburiyeti koymak.
Foucault buna bilgi-iktidar derdi. Adamın derdi de buydu zaten. Onun fikriyle devam edersek: Hangi önermenin bilinebilir, hangi sorunun sorulabilir sayıldığını belirleyen bir düzen vardır. Ve bu düzeni kuran, tek tek dâhiler değil, güç ilişkileridir. Tam burada Kissinger efsanesi çatlar. O zemini Kissinger kurmadı; Amerikan gücünün zaten ürettiği akla iliştirilen “ad veya marka” oldu. Foucault'nun kavramıyla bir yazar değil, bir yazar-işleviydi. Sistem, bir epistemeye bir ad arıyordu; o adı buldu ve sonra ona, “dâhi” dedik.
Deha, sistemin kendine taktığı maskedir.
Peki gelelim başka bir soruya: Fikrin değil, fikrî alanın tayini ne kadar değerli, ne derece meşru?
İkisi birden.
Olumlu yüzünden bakalım: Fikrî alan tayini, bir topluma stratejik tutarlılık, ortak hafıza, kuşaklar arası süreklilik kazandırabilir. Belki deltanın bereketi buradan akar. Ama madalyonu çevirdiğimiz an ışıltı kaybolur; bu yüz daha karanlıktır. Çünkü aynı düzenek, düşünceyi disipline ederken bir ortodoksi kurar ve "düşünülemez"in sınırını çizer. Deltayı hem besler, çağlatır hem nehre, kendi yatağını dayatır. Baktı ki olmadı; nehrin güzergâhına bombalar koyarak gidişatı değiştirir, yeni delta yatakları inşa eder.
Bir medeniyete ne düşüneceğini değil, neyin düşünülebilir olduğunu söylemek… Bu zarif teklif, aynı anda hem bir armağan hem bir kafestir. O yüzden mesele Kissinger'a hayranlık değil, bu düzeneğin kimde olduğu ve kimin yararına çalıştığıdır. Denklemin ilk bilinmezi burada çözülür. X tamam.
Şimdi ikinci bilinmeze, halefe geçelim.
Almanlar tez hocasına Doktorvater der: Doktora babası. Akademik hayatın namusu doktoradır; gerisi unvandır. Bu namusu size emanet eden, doktora hocanızdır. Ona “baba” demek ne anlama gelir?
Bütün maskülen çağrışımlardan arî düşünelim: Baba demek, soy-hat devamı demektir: Sadakat, ekol, miras. Batı'nın en gelenekçi kanadında bilgi, bu baba-oğul zincirinden aktarılır. Sadık talebe, ekolü kurar. Ekol, deltayı büyütür. Kanal, giderek genişler. Ve işin ilginç yanı, bu gelenekçi kanat, aktarımın bu mantığını büyük ölçüde Doğu'nun icâzet geleneğinden devralmıştır (en azından ciddi bir tarih yazımı bunu savunur). “Bilginin zekâtı, öğretilmesidir” düsturu, güneşin yükseldiği topraklarda asırlarca bu kanalı besledi.
Ama tam burada, açılıştaki o “bilemem…” geri döner.
Kissinger bir Kissinger yetiştirdi mi? Etrafında halefleri, danışanları, hatta müritleri vardı. Amerika'nın çok sesli zihninden Avrupa'nın köklerine tutunan yaşlı zeminine; Asya'nın aceleciliğinden Pers'in gözdelerine, oradan Mezopotamya ve Avrasya'nın dört mevsimi aynı anda yaşayan bereketli topraklarına dek, devasa bir danışanları ordusu. Ve yine de kendini yeniden üreten, ürettikçe yeni nehirler doğuran bir ekol bırakmadı.
Şimdi dikkat! Çünkü çoğu zaman karıştırılan iki ayrı figür var burada ve ikisi de “sadık halef” değil ama birbirinin aynısı da değil.
Birincisi asıl kopuştur: Miras alacağı bir harita olmayan, zemini sıfırdan açan kurucu. Bir İbn-i Sîna, bir Harezmî. Bunlar sadık değildir; çünkü sadık kalacakları bir efendi, devralacakları bir tarla yoktur. Tarlayı onlar açar. Menşei budur.
Kissinger bu koldan değildi. O, miras aldığı haritanın (Amerikan gücünün zaten çizdiği zeminin) sadık halefi ve hizmet edeniydi. Yalnızca “izin verilen ölçüde yeni” haritalar çizmeye yetkili kılınmış üst düzey bir kapıkuluydu. İşte dehanın neden yanlış kategori olduğu da burada netleşir: Önümüzdeki figür, zemini kuran değil, kurulu zemine ad olandı. Ve yetkili kılındığı her harita, ait olmadığı topraklara tohum ekip oraları istimlak etmeye adanmıştı. O, fikrî zeminini taşıyacak çocukların babasıydı; ne bir ekolü yenileyerek çoğaltan baba-oğul zincirinin, ne de tarlayı ilk açan elin.
Denklemin kalbi bu çelişkide atıyor. Bir sistem iki ayrı şey üretebilir: Sadık halef ve zemin-koyucu. Birincisi öğretilebilir, çoğaltılabilir bir kanal meselesidir. İkincisi ise tanımı gereği tekrarlanamaz bir kopuş anıdır.
Trajik olan şudur: Sadık halef üreten metabolizma ile kopuşa izin veren metabolizma aynı değildir. Çoğu zaman biri diğerini boğar. Sadakat için kurulmuş bir düzen, kopuşu sapma sayar; kopuş için kurulmuş bir düzen, sadık aktarıcıyı dışlar.
Bizim hikâyemiz tam bu ayrımda düğümlenir. Türk tarihi iki aktarım modeli tanır: Lala, şehzadeyi egemen olacak bir zihin olarak yetiştiren mürebbidir. İşlevi, hükmedecek bir akıl inşa etmektir; sadık ama egemen. Kapıkulu ise merkeze doğrudan bağlı; sadakati egemenlikten değil, teslimiyetten gelen hizmetkârdır. İşlevi, hükmetmek değil hizmet etmektir. Biri, egemen zihin doğururken diğeri, itaatkâr zihin salgılar.
Türkiye'nin sessiz trajedisi budur: Kapıkulu düzeneğini koruduk, Lala işlevini yitirdik. İkisi birlikte şahaneydi. Egemen zihin yetiştiren mürebbîyi, teslim olmuş zihin üreten ve üzerinde oynanmış bir devşirme mekanizmasıyla değiştirdik. Bugün egemen bir akıl doğurması gereken hoca, başkasının haritasına entegre edilmiş bir kapıkulu üretiyor: Parlak, üretken, sadık ama kendi zeminini değil, ödünç bir zemini taşıyan.
Kim kimi yetiştiriyor, kim kimin toprağında ayrık otu oluyor sorusu burada cevabını bulur: Üretken zihinlerimiz var, ama onları başkasının deltasını besleyen kanallara akıtıyoruz.
Ve nihayet, denklem tek köke iner. Bütün devletler uslu çocuklarını sever. Çünkü uslu çocuk süreklilik, sadakat, öngörülebilirliktir yani, kapıkulunun ta kendisi. Gerekli midir? Elbette, hatta elzemdir. Devasa mekanizmayı taşımaya gönüllüdür. Lakin işin içine fikrî alan tayin etmeye muktedir figürler girince, denklem değişir. Onlar, tanımı gereği uslu değildir: Miras aldıkları haritaya itaat etmez, onu yırtarlar. Lider, bu yüzden uslu çocukların arasından çıkmaz. Sadakat için kurulmuş bir metabolizma, kapıkulunu kusursuz üretir ve kopuşu sessizce boğar.
O akademisyen halefini sayamadı çünkü içinde yükseldiği sistem halef değil, kapıkulu üretiyordu. Eksik olan deha değildi. Keza deha, zaten sistemin maskesiydi. Eksik olan şuydu: Ne salt itaat ne salt yıkım; tarlayı sıfırdan açabilen, sonra onu, bir sonraki ele aktarabilen kurucu aklın hem doğmasına hem yaşamasına izin veren bir düzen. Uslu durmayı reddeden zihni boğmak yerine onu, deltanın toprağına akan nehre çevirebilen bir metabolizma. İki bilinmez; eksik Kissinger ile eksik soy-hat, aynı eksikliğin iki adıydı. “Bilemem…” demişti adam. Haklıydı: Cevabı olmayan bir soru sormamıştı. Cevabı, sistemin hiç üretmediği bir şeydi.
CHP'li Şile Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen 3’üncü dalga operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 13’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 4 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Tutuklananlar arasında sanatçı Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil’in de yer aldığı öğrenildi.
"Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye çıkarılan şüphelilerden 13’ü tutuklanırken, 4 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.
Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, doğrudan temin, imar, ruhsat ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı, rüşvet yoluyla haksız menfaat sağlandığı yönünde tespitlere ulaşılmıştı. Bu kapsamda 26 Haziran Cuma günü soruşturmanın 3’üncü dalga operasyonu gerçekleştirilmişti.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından alınan Özgür Özel'e seslendi: "Mücadeleyi CHP içinde kalarak yapmalarını tavsiye ederim."
Meteoroloji mühendisi Dr. Deniz Demirhan, İstanbul'da yarın (1 Temmuz) beklenen sıcaklarla ilgili "Sıcaklık sağlığımızı bozacak dereceye, 40 derecelere kadar çıkabilir" dedi.
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından alınan Özgür Özel "Meclis'i kapatan, bakanlıkları kapatan, kamu kurumlarını kapatan, sokakları kapatan bir acayip olağanüstü hal var" dedi.
Ankara’da 7-8 Temmuz’da yapılacak NATO zirvesi nedeniyle taksiciler gri pantolon ve beyaz gömlek giyecek. Yabancı konuklara lokum, kolonya ve soğuk su ikram edecekler. Ankara’da 7-8 Temmuz’da yapılacak NATO zirvesi nedeniyle 22 Haziran’da 13 gün eylem yasağı kararı alınmıştı. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Genel Başkanı Mehmet Yiğiner şöyle konuştu: “Ülkemiz açısından önemli bir toplantı. NATO […]
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, iki belediye başkanına 'sahipsiz köpek saldırıları' nedeniyle soruşturma izni verildiğini, birineyse 'barınak yapmadığı için' inceleme başlatıldığını duyurdu.
Tarım Ve Orman Bakanlığı tarafından 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe girecek düzenlemeyle birlikte restoran, kafe, lokanta ve otellerde kullanılan gıdalara ilişkin bilgiler menülerde ayrıntılı şekilde bulunacak.
ETİN İÇERİĞİ GÖRÜLECEK
Yeni düzenleme kapsamında işletmeler, yemeklerde kullanılan etin hangi hayvana ait olduğunu açıkça belirtecek. Menülerde yalnızca "köfte" veya "kebap" ifadeleri yeterli sayılmayacak. Sabah'ta yer alan habere göre ürünün dana, kuzu ya da kanatlı hayvan eti içerdiği açık şekilde belirtilecek. Ayrıca menülerde ürünün temel bileşenleri, ham maddeleri, alerjen içerikleri ile alkol veya domuz türevi bileşen bulunup bulunmadığına ilişkin bilgiler de yer alacak.
KALORİ BİLGİSİ DE YER ALACAK
Düzenleme kapsamında yemeklerin kalori miktarı da menülerde yer alacak. İşletmelere bu yükümlülük için geçiş süresi tanınırken, kalori bilgilerinin en geç 31 Aralık 2027'ye kadar menülere eklenmesi gerekecek. İşletmeler zorunlu bilgileri basılı menü, yazı tahtası, broşür, dijital ekran veya QR kod sistemiyle tüketicilere sunabilecek. QR kod kullanan işletmelerin ise müşterileri bu sisteme yönlendiren açık bilgilendirme yapması zorunlu olacak.
DENETİMLER BAŞLIYOR
Yeni yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte Tarım ve Orman Bakanlığı'nın il ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan gıda denetçileri sahada denetimlere başlayacak. Menülerinde etin kökenini belirtmeyen veya zorunlu bilgileri eksik sunan işletmelere idari para cezası uygulanacak. İşletmelerin herhangi bir yaptırımla karşılaşmamak için 1 Temmuz'a kadar menülerini yeni düzenlemeye uygun hale getirmesi gerekiyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen Tamar Tanrıyar hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Başsavcılık tarafından resen başlatılan soruşturmada, Tanrıyar'ın sosyal medya platformlarında kamuoyuna açık şekilde suç unsuru içerdiği değerlendirilen videolar paylaştığı iddia edildi.
Soruşturmanın, "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamaları kapsamında yürütüldüğü öğrenildi.
23 HAZİRAN'DA YURT DIŞINA ÇIKMIŞ
Soruşturma kapsamında daha önce gözaltı kararı verilen Tanrıyar'ın, yapılan incelemelerde 23 Haziran'da Muğla'daki Marmaris Deniz Hudut Kapısı'ndan yurt dışına çıkış yaptığı tespit edildi.
Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.
Soruşturmaya ilişkin adli sürecin sürdüğü bildirildi.
AK Parti Büyükçekmece İlçe Başkanlığı'nın düzenlediği "Büyük Aile Pikniği" programı, teşkilat mensupları, vatandaşlar ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Birlik ve beraberlik mesajlarının öne çıktığı programda konuşan İlçe Başkanı Rasim Yağar, Büyükçekmece'de kardeşlik ruhunu güçlendiren çalışmaların süreceğini vurguladı.
Mahkeme gerekçeli kararında Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’te 53 kişinin öldüğü saldırı talimatının doğrudan Esad rejimi istihbaratından alındığını belirtti.
Breaking Bad ve Better Call Saul dizilerindeki "Gus Fring" rolüyle geniş bir hayran kitlesine ulaşan Amerikalı oyuncu Giancarlo Esposito'nun Müslüman olduğu açıklandı.
Esposito'nun namaz kıldığı anlara ait görüntüler sosyal medyada paylaşılırken, söz konusu görüntüler kısa sürede büyük ilgi gördü.
Paylaşılan görüntülere çok sayıda destek ve beğeni yorumu gelirken, sosyal medya kullanıcıları Esposito'ya yönelik tebrik mesajları paylaştı.
Karşılıksız çek iddialarıyla hakim karşısına çıkan sanatçı Haluk Levent hakkında karar verildi. Mahkeme, ünlü isme hem milyonlarca liralık para cezası kesti hem de çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan men edildi. Dosyada, karşılıksız işlem gören çeklerin toplam tutarının yaklaşık 70 milyon TL olduğu belirtildi.
70 MİLYON TL'LİK PARA CEZASI
Levent, 30 Haziran 2025 yılında düzenlenen bir çek ile ilgili, "çekle ilgili karşılıksız işlemi yapılmasına neden olmak" suçundan 50 milyon 83 bin TL, 20 Mayıs 2025 tarihinde düzenlenen bir çek hakkında ise aynı suçtan 19 milyon 987 bin TL para cezasına çarptırıldı. Ayrıca, Levent'in çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verildi.
Kara para aklama iddiaları nedeniyle yaşadığı tutukluluk süreci ve aile ilişkileri ile sık sık gündeme gelen fenomen Dilan Polat, adından söz ettirmeye devam ediyor.
Sosyal medya paylaşımları ile sık sık tepki toplayan Polat, mahkemenin radarına takıldı.
ERİŞİM ENGELİ GETİRİLMESİ İSTENDİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu, Polat'ın @dilanpolat kullanıcı adlı Instagram hesabındaki paylaşımların Türk Ceza Kanunu'nun 226/2 maddesi kapsamında "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçunu oluşturduğu değerlendirmesinde bulundu.
Başsavcılık, hazırladığı dilekçeyle 6 Haziran 2026 tarihinde nöbetçi hakimliğe başvurarak hesabın kapatılmasını talep etti.
META KARARI UYGULADI
Kararda, suçun önlenmesi amacıyla erişim engeli şartlarının oluştuğu ifade edilirken, kararın uygulanması için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na bildirim yapılırken beklenen adım ertesi gün atıldı.
META mahkemenin aldığı kararı uygulayarak Dilan Polat’ın 6.3 milyonluk Instagram hesabını Türkiye’ye kapalı hale getirdi.
YEDEK HESABI DA KAPATILDI
Ancak bugün gelen bir haber ile beraber mahkemenin bu karar ile sınırlı kalmadığı öğrenildi.
Mahkeme, Dilan Polat'ın yaklaşık 1,5 milyon takipçili yedek Instagram hesabı için de erişim engeline hükmetti.
SOSYAL MEDYADA TEK BİR HESABI KALMAYACAK
Polat'ın yedek hesabı da dahil olmak üzere tüm sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi.
Yeni Gelin, Kertenkele, Payitaht Abdülhamid ve Kızılcık Şerbeti gibi yapımlarda rol alan 35 yaşındaki Ece İrtem, 15 Haziran Pazartesi günü İstanbul'daki evinde rahatsızlanmasının ardından hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra vefat eden ölüm nedenine ilişkin çeşitli iddialar gündeme gelirken, avukatı konuyla ilgili açıklamada bulundu.
‘ALKOL VE ANTİDEPRESAN’ İDDİASI
Son olarak Kızılcık Şerbeti dizisinde Işık karakterini üstlenen oyuncunun vefatının ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Otopsi ön raporunun henüz savcılığa ulaşmadığı öğrenilirken, yapılan incelemelerde Ece İrtem'in bir süredir antidepresan ilaç kullandığının belirlendiği ifade edildi. Oyuncunun ilaçlarla birlikte alkol alıp almadığına ilişkin iddialar da değerlendirilirken, kesin sonucun Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanacak otopsi raporuyla netlik kazanacağı belirtildi.
SON GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
Ece İrtem'e ait güvenlik kamerası görüntülerinde, annesiyle birlikte bir restorana gittiği ve daha sonra bir arkadaşıyla vakit geçirdiği görüldü. Oyuncunun yaşadığı binanın güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde ise annesiyle birlikte binaya giriş yaptığı anlar yer aldı.
YÜRÜMEKTE GÜÇLÜK ÇEKTİĞİ GÖRÜLDÜ
Annesiyle eve döndüğü sırada yürümekte zorlandığı ve sendelediği görülen İrtem hakkında, alkol nedeniyle ayakta durmakta güçlük çektiği yönünde iddialar ortaya atıldı. Sosyal medyada ve bazı yayın organlarında yer alan yorumların ardından, oyuncunun avukatı Uğur Gökkoyun yeni açıklama yaptı.
AVUKATI AÇIKLAMA YAPTI
Gökkoyun, müvekkili Ece İrtem'in 15 Haziran Pazartesi günü vefat etmeden önce annesiyle birlikte evine giriş yaptığı anlara ait görüntüler üzerinden çeşitli değerlendirmeler yapıldığını belirterek, kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğinin önüne geçmek amacıyla açıklama yapma gereği duyduklarını ifade etti.
SON SAATLERİNDE NELER YAŞANDI?
Avukat Uğur Gökkoyun, müvekkilinin hayatını kaybetmesinden önceki görüntüler hakkında yapılan yorumlara ilişkin bilgilendirmede bulundu. Gökkoyun şu ifadeleri kullandı:
Annesine bu konu sorulduğunda Ece İrtem'in 15 Haziran 2026 günü doğum günü olmasına rağmen mide ağrısı ve halsizlik hissetmesi nedeniyle arkadaşları tarafından düzenlenmek istenen kutlamaya gitmek istemediğini, beraberce Moda sahilinde kısa bir yürüyüş yapıp sonrasında sahile yakın bir mekana oturup iki soda içtiklerini, Ece İrtem'in mide yakınmasıyla eve gitmek istemesi üzerine bir müddet sonra ayrılarak, mekana 100 metre mesafedeki evlerine döndüklerini, içilen iki sodanın ödeme fişinin kendisinde olduğunu, eve giriş anındaki yürüyüşünün mide ağrısından kaynaklandığını, doktora gitmek istemediğini, olaydan birkaç gün önceki Tayland gezisinde midesini üşüttüğünü söyleyerek hemen yatmak istediğini, dinlenmenin kendisine iyi geleceğini ifade ettiğini beyan etmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasında, dikkat çeken bir karara imza attı. Bursa’da bir çift ‘şiddetli geçimsizlik’ nedeniyle birbirinden davacı olarak Aile Mahkemesi'ne başvurdu.
ÇİFT BOŞANDI
Mahkeme, eşine şiddet uygulayan erkeği kusurlu bulup, davacı karşı davalı kadının davasını kabul edip çifti boşadı. Karar sonrası davacı erkek temyiz müracaatında bulundu.
KADIN DA KUSURLU
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, oy birliği ile emsal bir karara imza attı. Yargıtay “Seni sevmiyorum, sevgim bitti' diyen kadını kusurlu buldu.
“SEVMİYORUM, SEVGİM BİTTİ”
Yargıtay'ın kararında, şu ifadelere yer verildi:
Mahkemece evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda, davalı-karşı davacı erkek tam kusurlu kabul edilerek erkeğin boşanma davasının reddine, kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının başkalarının yanında eşini kastederek ‘Ben çocuk avutuyorum, biz çocuğa bakıyoruz demek suretiyle eşini aşağıladığı ve ben eşimi sevmiyorum sevgim bitti' dediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, erkek de dava açmakta haklıdır. Öyleyse, erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken, davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) Adli ve İdari Yargı 2026 Ana Kararnamesi yayınlandı. 4 bin 608 hakim ve savcıyla 359 idari yargı mensubunun görev yeri değişti.
İstanbul başsavcılığı, beyaz et sektörüne düzenlenen operasyonla ilgili "Denetim kayyımlığı tedbiri, şirketlere el konulması veya şirketlerin ticari faaliyetlerinin durdurulması anlamına gelmemektedir" açıklamasını yaptı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde görevli kadın hakimi silahla yaralayan savcı, 'kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 11 yıl sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı.
Kiremitçi Madencilik bünyesindeki Özşen Madencilik'te çalışan ve haklarını alamadıkları gerekçesiyle eylem yapan iki madenci Edirne'de gözaltına alındı.
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.
Dün gerçekleştirilen yeni dalga operasyonda, aralarında tanınmış isimlerin de bulunduğu isimlere gözaltı kararı verilmişti.
Emniyet ekiplerinin düzenlediği eş zamanlı baskınlarda, 23 şüpheli gözaltına alındı.
23 İSİM GÖZALTINA ALINDI
Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda Kenan Doğulu, Beren Saat, Kerimcan Durmaz, Ayşe Hatun Önal, Tolga Çam, Ferhan Kaya, Murat Saygı, Enis Ahmet Onat, Ahmet Karoğlu, Emre Tari, Hasan Vatan, Berdan Mardini, Mehmet Cem Karcı, Reyhan Küçükyeğen, Ozan Doğulu, Yaşar İpek, Mehmet Yıldız, Tessy Ramos Correia, Enis Arıkan, Rafet Eren Yorulmazer, Ali Efe Bezci ile Selin Ciğerci gözaltına alındı.
Daha sonra Oğuzhan Beker'in de gözaltına alınmasıyla şüpheli sayısı 23'e çıktı.
SAÇ VE KAN ÖRNEKLERİ VERDİLER
Şüpheliler emniyet işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek Adli Tıp Kurumu'na götürüldü ve kan-saç örnekleri alındı.
Ardından adliyeye sevk edildiler.
Soruşturma kapsamında bazı şüpheliler için tutuklama talebinde bulunulurken, diğerleri için adli kontrol tedbirleri istendi.
10 ŞÜPHELİYE TUTUKLAMA TALEBİ
Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Tolga Çam, Ferhan Kaya, Murat Saygı, Enis Ahmet Onat, Emre Tari, Hasan Vatan, Reyhan Küçükyeğen, Mehmet Yıldız, Tessy Ramos Correia ve Rafet Eren Yorulmazer, tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Şüphelilerden Kenan Doğulu, Beren Saat, Kerimcan Durmaz, Ayşe Hatun Önal, Ahmet Karoğlu, Berdan Mardini, Mehmet Cem Karcı, Ozan Doğulu, Yaşar İpek, Enis Arıkan, Selin Ciğerci ve Oğuzhan Beker'in yurt dışı çıkış yasağı, Ali Efe Bezci'nin ise ev hapsi tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderildiği bildirildi.
9 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Son yaşanan gelişmeyle şüphelilerden 9'u tutuklandı.
Aralarında Beren Saat, Kenan Doğulu, Ayşe Hatun Önal, Kerimcan Durmaz, Berdan Mardini, Ozan Doğulu, Yaşar İpek, Enis Arıkan, Selin Ciğerci ve Oğuzhan Beker’in de bulunduğu 16 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda kabul edilen yeni kanun teklifiyle tarım ve orman alanlarını ilgilendiren önemli düzenlemeler hayata geçiriliyor. Düzenleme kapsamında tarım arazilerinin hobi bahçesi ve konut amaçlı bölünmesinin önüne geçilirken, orman sınırları içerisindeki tapu sorunları ve alkol reklamcılığına ilişkin yeni kurallar da getirildi.
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin kabul edilen maddeleriyle tarım arazilerinin korunmasına yönelik yeni tedbirler uygulanacak.
Buna göre, tarımsal amaçla kurulan kooperatiflerin tarım arazisi edinebilmesi artık Tarım ve Orman Bakanlığı'nın iznine bağlı olacak.
Öte yandan tarım dışı amaçla faaliyet gösteren konut ve yapı kooperatiflerinin tarım arazisi edinmesi ise yasaklandı.
HOBİ BAHÇELERİ VE KAÇAK YAPILAŞMAYA YENİ ÖNLEMLER
Yeni düzenleme ile tarım arazilerinin küçük parçalara bölünerek hobi bahçesi, bağ evi veya dinlenme alanına dönüştürülmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
İzin alınmadan inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğal gaz aboneliği verilmeyecek. Bu yasağa aykırı işlem yapan kurumlara ise her bir abonelik için idari para cezası uygulanacak.
ORMAN İÇİNDEKİ TAPU SORUNLARI ÇÖZÜLECEK
Kanun kapsamında orman sınırları içerisinde kalan yaklaşık 80 bin tapulu taşınmaza ilişkin mülkiyet sorunlarının çözümü de amaçlanıyor.
Şartları taşıyan taşınmazların tapuları herhangi bir bedel alınmaksızın geçerli kabul edilecek. Daha önce iptal edilen tapular ise belirlenen koşulların sağlanması halinde hak sahiplerine yeniden verilecek.
Bu düzenlemeyle orman sınırları içerisindeki mülkiyet belirsizliklerinin giderilmesi hedefleniyor.
ALKOL REKLAMLARINA YENİ KISITLAMALAR
Kanun teklifinde alkol bağımlılığıyla mücadeleye yönelik düzenlemeler de yer aldı.
Yeni kurallara göre gizli reklamlara izin verilmeyecek. Ayrıca alkollü içecek üreticileri amblem, logo veya marka kullanarak etkinliklere sponsor olamayacak ve destek veremeyecek.
Düzenleme ile toplum sağlığının korunması ve özellikle gençler üzerindeki olası olumsuz etkilerin azaltılması amaçlanıyor.
DÜZENLEME BİRDEN FAZLA ALANI KAPSIYOR
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen maddelerle tarım arazilerinin korunması, kaçak yapılaşmanın önlenmesi, orman alanlarındaki mülkiyet sorunlarının çözülmesi ve alkol reklamcılığına ilişkin kuralların sıkılaştırılması hedefleniyor.
Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Günü kapsamında 5. kez düzenlenen HAVELSAN Patent Ödül Töreni bu yıl ilk kez ASELSAN ile birlikte gerçekleştirildi. Bu yılın teması ise ‘Fikri Haklar ve Spor’ oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan: "Terörsüz Türkiye süreci stratejik bir devlet vizyonunun adıdır. Gardımızı indirdiğimiz anda bize bu topraklarda bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar. Bizim güçlü olmak dışında bir seçeneğimiz yoktur." ifadelerini kullandı
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından geleneksel hale getirilen ve her yıl yüz binlerce ortaokullu gencin heyecanla beklediği “Yaz Okulu” projesinin 2026 yılı lansman programı Sakarya’da gerçekleştirildi.
Cumalı, bu şirket üzerinden Ataşehir Belediyesi'nden ihale alındığını belirtirken, bu şirketi 2016 yılında tekrar Turgut Koç'a devrettiğini ve Koç'un evvelce Cumalı üzerine kurulmuş olan şirket üzerinden belediyelerden ihale almaya devam ettiğini söyledi.
Barış Boyun liderliğindeki suç örgütüne yönelik İstanbul merkezli 7 ilde 113 adrese eş zamanlı operasyon yapıldı. Şüphelilerin ifade vermelerini engelleyen ya da yanlış ifade vermelerini sağlayan 6'sı avukat toplam 54 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Operasyon kapsamında 45 şüpheli yakalanırken, 9 kişiyi yakalama çalışmaları devam ediyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek sokak çeteleri ve suç örgütlerine yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirtti. İşte detaylar!
CHP'li Buca Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında 42 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilirken, kurulan rüşvet çarkına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. Belediye çalışanlarının, bir inşaat firması sahibinden 3 yıl boyunca maaş gibi rüşvet aldığı belirlendi.
CHP'de bugün yapılacak olan grup toplantısı öncesi partideki iki kanat adeta birbirine savaş açtı. Özgür Özel'in "Kürsüde ben konuşacağım" çıkışına karşılık Kemal Kılıçdaroğlu, "CHP Genel Başkanı olarak ben konuşacağım" diyerek rest çekti.
İBB davasında savunma yapan tutuklu Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, savcının kendisine "Sen bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin" dediğini söyledi.
CHP üyesi Muharrem İnce, partisindeki gelişmelere ilişkin, "Süreçte hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımızın süreci soğukkanlılıkla takip etmeleri, ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeleri gerekir" dedi.
İstanbul'da rüşvetle bazı okullara uygun karot raporu, Türk öğrenciler lise mezuniyeti, yabancı öğrencilere denklik sağladığı gerekçesiyle 43 kişiye dava açıldı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kurumlar vergisi oranını yüzde 12,5'e indirdiklerini belirterek "Yüzde 12,5 için çıkıp vergi mergi kaçırmaya çalışırlarsa 'Allah ıslah etsin' derim" dedi.
Şu an bu yazıyı okurken bile arka planda muhtemelen bir sekme açık, telefonunuz masanın üzerinde sizi bekliyor veya aklınız akşam tamamlamanız gereken başka bir işle meşgul. Bir şeye tam olarak odaklanmak, son yıllarda unuttuğumuz bir kas gibi oldu. "Dikkatim dağınık" diyoruz, ama aslında dikkatimiz dağınık değil; biz dikkatimizi 10 farklı yere bölmekten yorulduk.
Dijital dünya bize her şeyi "şimdi ve hemen" tüketmemizi fısıldıyor. Bir videonun ilk 5 saniyesinde aradığımızı bulamazsak hemen bir sonrakine geçiyoruz. Zihnimiz o kadar hızlı bir ödül mekanizmasına alıştı ki, bir kitabın uzun bir cümlesine veya bir işin detayına odaklandığımızda kendimizi huzursuz hissetmeye başlıyoruz. Bu aslında bir karakter zayıflığı değil, maruz kaldığımız uyarıcıların doğal bir sonucu.
Dijital Dünyanın "Bilişsel Yükü" Altında Ezilmek
Zihnimiz aynı anda onlarca farklı uyarıcıya maruz kaldığında, psikolojide "bilişsel yük" dediğimiz durum zirveye çıkar. Bu yük, karar verme süreçlerimizi yavaşlatır, yaratıcılığımızı ketler ve gün sonunda bizi fiziksel olarak hiç çalışmamış olsak bile bitkin düşürür.
Birçoğumuzun hayatında artık "durmak" diye bir kavram kalmadı. Bir yerde beklerken bile telefon elimize yapışıyor. Oysa o bekleme anı, zihnin kendini toparladığı, yorulan mekanizmalarını soğuttuğu yerdi. Şimdi ise o anları da bilgiyle, gürültüyle dolduruyoruz. Sonra da neden bu kadar yorgun olduğumuzu anlamaya çalışıyoruz.
Neden "Bir Ara Hallederim" Diyoruz?
Odaklanamamanın arkasında bazen o işin zorluğu değil, o işe başladığımızda kendimizle baş başa kalacağımız gerçeği yatar. Dijital gürültü, aslında kendi iç sesimizden kaçmak için kullandığımız bir kalkan. Telefonun ekranı, kendi duygularımızla yüzleşmekten bizi koruyan sanal bir duvar. Ancak bu duvarı sürekli inşa etmek, uzun vadede kendi iç huzurumuzdan çalıyor.
Bu kısırdöngüden çıkmak, sadece "hadi artık odaklan" demekle olmuyor. Bu, bir alışkanlık değişikliği. Bazen bu döngüden çıkmak için birinin size, dışarıdan bir gözle, "Şu an aslında neyden kaçıyorsun?" diye sorması gerekiyor.
Profesyonel Destek Bu Sürece Nasıl Dahil Olur?
İzmir'de yaşıyorsanız, bazen bir kliniğin o sakinleştirici havasına adım atmak, dijital gürültüyü tamamen kesmek için harika bir mola yeridir. İzmir psikolog desteği ile yapılan terapi seansları size bunu sağlar; o gürültünün içinden sizi çekip, kendi zihninizin merkezine döndürür. Uzman eşliğinde yapılan çalışmalar, hangi uyarıcının sizin için "kafa karıştırıcı" olduğunu, hangisinin ise gerçekten hayatınıza değer kattığını ayırt etmenize yardımcı olur.
Tabii herkesin imkanı veya vakti yüz yüze görüşmeye yetmeyebiliyor. Online terapi hizmetleri ise tam bu noktada, mesafeleri ve bahaneleri ortadan kaldırır. Ekranın diğer ucunda da olsa, o odadaki güven ve odaklanma hissi değişmez; çünkü mesele mekan değil, o güvenli bağı kurabilmektir.
Kendi İçsel Netliğinizi Yeniden İnşa Edin
İşin özü şu: Zihniniz sizin en kıymetli hazineniz. Onu sürekli bir çöp kutusu gibi bilgiyle doldurmak zorunda değilsiniz. Bazen biraz "dijital detoks" iyi gelir, bazen de bir uzmanın yardımıyla o düğümleri çözmek.
Kendinize şunu hatırlatın:
· Mükemmel odaklanmak zorunda değilsiniz, sadece "varlığınızı" o işe vermek yeterli.
· Bildirimleri kapatmak, dünyadan kopmak değil, kendi sınırlarınızı korumaktır.
· Yardım istemek bir zayıflık değil, zihinsel performansınızı korumak için aldığınız en akıllıca önlemdir.
Günün sonunda, tüm o bildirimler ve ekranlar sönecek; geriye sadece siz ve zihniniz kalacak. Onu nasıl kullanacağınızsa tamamen sizin elinizde. Kendinize bunu borçlusunuz; çünkü daha berrak bir zihinle yaşamak, çok daha huzurlu bir yaşamın ilk adımıdır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Manisa Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanat etkinliklerinin yanı sıra kentin gastronomi duraklarında da hareketlilik oluşturdu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğiyle hayata geçirilen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında belirlenen 34 işletme, festival boyunca Manisa mutfağını keşfetmek isteyen ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer aldı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirler, kentin yöresel tatlarını deneyimlemek için Lezzet Noktalarına akın etti. Festival ziyaretçilerinin en çok tercih ettiği lezzetlerin başında Manisa kebabı gelirken, su muhallebisi, şambali ve mesir macunu da yoğun talep gördü. Festival, Manisa mutfağını binlerce ziyaretçiyle buluşturarak hem gastronomi kültürüne hem de yerel ekonomiye önemli katkı sağladı.
Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni, Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu için bulunduğu Kapadokya'da diplomasi trafiğinin hemen ardından rotasını bölgenin simge miras alanlarına çevirdi. Paşabağları'ndan Meryem Ana Kilisesi'ne, Kaymaklı Yeraltı Şehri'nden Kapadokya'nın eşsiz kültür hazinelerine uzanan programında Mendoni, bölgenin tarihî zenginliklerine hayran kaldı.
Geçtiğimiz hafta İzmir Çeşme'de sosyal medya fenomeni Dilan ve Engin Polat’ın yakın koruması ve kuzeni Can Polat, uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmişti.
Polat ailesi bu cinayetle bir kez daha gündeme gelirken saldırıya ilişkin 4 kişi tutuklandı. Tetikçi Serhat Altun’un emniyette verdiği 12 sayfalık ifadesi de ortaya çıktı. Habertürk'ün haberine göre Altun, nisan ayında Daltonlar çetesiyle iletişime geçtiğini anlattı.
ÇETEYE NASIL DAHİL OLDU?
Bir paylaşımın altında “Bu çetelere nasıl katılıyoruz?” şeklinde yorum yaptığını, kullanıcı adını “DltGolfo34” olarak hatırladığı hesapla iletişime geçtiğini söyleyen Altun, "İlk olarak ‘Sen kimsin, bir hikayeni anlat bakalım’ şeklinde mesaj gönderdi. Ben de işlerden, yaşantımdan, işsiz olmamdan, maddi durumumun kötü olmasından bahsettim. Ertesi gün 'Tamam sen temizsin' diyerek Daltonlar çetesine kabul edildiğimi dedi." ifadelerini kullandı.
"INSTAGRAM'DAN POLAT'LARI TAKİP ETTİM"
İlk olarak 100 bin lira karşılığında Konya'da bir kişiyi öldürdüğünü belirten Altun, şöyle devam etti: "Golfo bana Engin Polat’ın vurulması olduğunu söyledi. Ben Polat’ı sosyal medyada duymuştum. Polat’ın sık sık uğradığı yerleri bana bildirdi. Adreslere belirli günlerde giderek keşif yapıyordum. Instagram'dan da attığı hikayeleri takip ediyordum.
"ÖLDÜRMEYECEK ŞEKİLDE TARAYACAKTIM"
Rastlamış olsaydım Engin Polat’ı öldürmeyecek şekilde tarayacaktım. Golfo, Engin Polat’ı o gece kesin vurmam gerektiği talimatını verdi. Ben de Engin Polat’ın’ın kaldığı VOM ALAÇATI isimli otele keşif için gittim ve Dilan Polat’ın Instagram hikayesinde paylaştığı aracın otelin önünde olduğunu görünce, bir gün daha kalacaklarını anladım. Golfo’ya Engin Polat’ı göremediğimi, Can Polat’ı gördüğümü ilettim. O da bana ‘‘Yakınında kim varsa onu vur’’ diyerek talimat verdi. Otel yanına gelmeden önce sakin bir noktada silahı atışa hazır hale getirdim ve emniyet kilidine almıştım. Araç biraz ilerledi ve tekrar durdu. Ben silahı kaldırarak aracın sağından yaklaştım. Panikledim ve bacak bölümüne doğru tetiğe bastım. Can Polat bu esnada kendisini yere attı, ben de bacaklarına doğru hedef alarak 2 el ateş ettim, oradan koşarak kaçtım.
"CAN POLAT'IN ÖLDÜĞÜNÜ DUYUNCA FENALAŞTIM"
Can Polat’ın öldüğüne dair haberleri okuyunca fenalaştım. Hatırlamadığım bir sokakta oturup kaldım. Devamında Motosikletli Polis ekipleri yanıma gelerek kimliğimi istediler ve beni yakaladılar. Ben olay öncesi Golfo ile konuşurken bana ‘Sen olayı yaptıktan sonra seni İstanbul’a kaçıracağız’ şeklinde vaatte bulunmuştu. Olay sonrası kendisinden hiçbir şekilde haber alamadım. Engin Polat’ı vurmak için herhangi ödeme tarafıma yapılmadı. Benim asıl amacım Engin Polat’ı silahla vurarak yaralamaktı. Ancak Golfo’nun talimatıyla eylemi Can Polat’a yönelik olarak gerçekleştirdim. Öldürme kastım yoktu"
Kalem seçimi çoğu zaman sadece renk, uç kalınlığı ya da marka tercihi gibi görünür. Oysa kullanılacak yüzey, kalemin performansını doğrudan belirler. Kağıtta çok iyi sonuç veren bir kalem camda akabilir, plastik üzerinde tutunmayabilir ya da kumaşta yıkama sonrası tamamen silinebilir. Bu nedenle yaratıcı çalışmalar, hobi projeleri, okul etkinlikleri, mağaza vitrin yazıları veya kişiselleştirme uygulamaları için doğru kalemi doğru yüzeyle eşleştirmek gerekir.
Farklı yüzeylerde kullanılabilen kalemler arasında akrilik bazlı markerlar, permanent kalemler, cam kalemleri, tekstil kalemleri ve yağ bazlı boya kalemleri öne çıkar. Her birinin kullanım alanı, kuruma süresi, kalıcılığı ve yüzeyle uyumu farklıdır.
Posca Kalem
Farklı yüzeylerde kullanılabilen kalemler denildiğinde akla gelen ilk seçeneklerden biri Posca kalem modelleridir. Posca’nın en güçlü tarafı, su bazlı pigment mürekkep yapısına sahip olması ve birçok yüzeyde örtücü sonuç vermesidir. Kağıt, karton, ahşap, cam, taş, seramik, metal, plastik ve hatta bazı tekstil yüzeylerinde kullanılabilir.
Posca kalemler özellikle hobi, illüstrasyon, dekoratif boyama ve kişiselleştirme işlerinde tercih edilir. Renkleri canlıdır, mat bir görünüm bırakır ve üst üste katman uygulanmasına izin verir. Ancak her yüzeyde kalıcılık aynı değildir. Örneğin kağıt ve kartonda doğrudan kalıcı bir sonuç alınırken, cam ya da seramik gibi pürüzsüz yüzeylerde vernikleme veya sabitleme işlemi gerekebilir. Bu yüzden Posca kalem kullanırken yüzeyin temiz, kuru ve yağdan arındırılmış olması önemlidir.
Kağıt ve Karton Üzerinde Kullanılabilen Kalemler
Kağıt ve karton, kalem kullanımı açısından en sorunsuz yüzeylerdir. Keçeli kalemler, markerlar, jel kalemler, finelinerlar, fosforlu kalemler ve akrilik markerlar bu yüzeylerde rahatlıkla kullanılabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta kağıdın gramajıdır.
İnce kağıtlarda alkol bazlı markerlar arkaya geçebilir veya kağıdı dalgalandırabilir. Daha kalın kartonlarda ise renkler daha tok görünür. Davetiye, sunum kartonu, pano hazırlığı veya el işi projelerinde pigment bazlı kalemler daha profesyonel sonuç verir. Özellikle koyu renkli kartonlarda beyaz, metalik veya opak mürekkepli kalemler daha belirgin görünür.
Cam Yüzeylerde Kullanıma Uygun Kalemler
Cam yüzeylerde kullanılacak kalemin tutunma gücü önemlidir. Vitrin yazıları, cam kavanoz süslemeleri, bardak kişiselleştirme veya dekoratif objeler için cam kalemleri, sıvı tebeşir kalemleri ve akrilik markerlar tercih edilebilir.
Geçici kullanım isteniyorsa sıvı tebeşir kalemleri oldukça pratiktir. Islak bezle silinebilir ve özellikle mağaza vitrinlerinde sıkça kullanılır. Daha kalıcı bir sonuç için akrilik bazlı markerlar veya permanent kalemler tercih edilebilir. Ancak cam pürüzsüz bir yüzey olduğu için uygulama öncesinde yüzeyi temizlemek gerekir. Kalıcılığı artırmak için bazı çalışmalarda fırınlama, vernikleme ya da yüzey sabitleyici kullanılabilir.
Ahşap Yüzeylerde Hangi Kalemler Tercih Edilmeli?
Ahşap, kalem uygulamaları için keyifli ama dikkat isteyen bir yüzeydir. Ham ahşap mürekkebi hızlı emebilir, bu da çizgilerin dağılmasına neden olabilir. Bu yüzden ahşap yüzeylerde akrilik markerlar, yağ bazlı boya kalemleri ve permanent markerlar daha kontrollü sonuç verir.
Eğer doğal ahşap üzerine yazı veya desen yapılacaksa yüzeyin hafif zımparalanması iyi olur. Çok pürüzlü yüzeylerde kalem ucu yıpranabilir ve çizgi kalitesi düşebilir. Dekoratif kutular, ahşap panolar, isimlikler ve el yapımı hediyelerde opak boya veren kalemler daha şık görünür. Çalışmanın uzun süre dayanması isteniyorsa son kat olarak şeffaf vernik uygulanabilir.
Taş, Seramik ve Plastik Üzerinde Kalem Kullanımı
Taş boyama son yıllarda hobi çalışmalarında oldukça popüler hale geldi. Taş yüzeylerde akrilik markerlar, özellikle de örtücülüğü yüksek boya kalemleri iyi sonuç verir. Taşın yüzeyi çok gözenekliyse ilk kat biraz mat görünebilir; ikinci kat uygulama rengi daha canlı hale getirir.
Seramikte ise yüzeyin sırlı olup olmaması önemlidir. Sırlı seramikte kalem yüzeye tam tutunmayabilir, bu nedenle sabitleme gerekebilir. Dekoratif amaçlı seramik tabak, kupa veya obje çalışmalarında kalemin gıda ile temas etmeyecek alanlarda kullanılması daha doğru olur.
Plastik yüzeylerde kalıcılık biraz daha zordur. Çünkü plastik yüzey genellikle kaygan ve esnektir. Permanent markerlar, yağ bazlı markerlar ve bazı akrilik kalemler plastik üzerinde kullanılabilir. Yine de uygulama öncesi yüzeyin temizlenmesi ve mümkünse küçük bir alanda test yapılması önerilir.
Kumaş ve Tekstil Ürünlerinde Kullanılabilen Kalemler
Kumaş üzerinde kullanılacak kalemlerin tekstil uyumlu olması gerekir. Standart keçeli kalemler ilk bakışta renk verse de yıkama sonrası akabilir veya solabilir. Bu nedenle tişört, bez çanta, ayakkabı, şapka ya da kumaş pano gibi yüzeylerde tekstil kalemleri tercih edilmelidir.
Tekstil kalemleri kumaş liflerine işleyerek daha kalıcı sonuç verir. Bazı modeller uygulama sonrası ütü ile sabitlenir. Kumaşın pamuklu, sentetik veya karışım olması sonucu etkileyebilir. Açık renkli kumaşlarda renkler daha net görünürken, koyu renkli kumaşlarda opak veya metalik tekstil kalemleri daha başarılıdır.
Sonuç: Doğru Kalem, Doğru Yüzeyle Daha Kalıcı Sonuç Verir
Farklı yüzeylerde kalem kullanırken en önemli konu, kalemin mürekkep yapısı ile yüzeyin dokusunun uyumlu olmasıdır. Kağıt ve kartonda çoğu kalem iyi sonuç verirken, cam, plastik, seramik ve kumaş gibi yüzeylerde daha özel ürünler seçmek gerekir. Posca kalem gibi çok yönlü markerlar birçok yüzeyde pratik çözüm sunarken, tekstil veya cam gibi özel alanlarda yüzeye uygun kalem kullanmak daha kalıcı ve temiz bir sonuç sağlar.
Kısacası iyi bir çalışma sadece güzel renkten ibaret değildir. Yüzeyi tanımak, doğru kalemi seçmek ve gerektiğinde sabitleme işlemi yapmak sonucun profesyonel görünmesini sağlar.
Koç Holding’e bağlı Otokoç genel müdürlüğünün İstanbul'daki binasına ateş açılmasının ardından aynı gün Antalya'da Otokoç galerisine de silahlı saldırı düzenlendi.
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin sözcüsü Müslim Sarı, Özgür Özel'in grup başkanlığının muhtemelen iptal edileceğini duyurdu.
Fenomen Dilan Polat, yaptığı açıklamalar ve paylaştığı videolar ile sık sık gündeme gelmeye devam ediyor.
Son olarak İzmir'in Çeşme ilçesinde yaşanan bir silahlı saldırıda olayın başrollerinden biri olan isim hakkında dikkat çeken bir gelişme yaşandı.
INSTAGRAM HESABINA ERİŞİM ENGELİ KARARI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu, Polat'ın @dilanpolat kullanıcı adlı Instagram hesabındaki paylaşımların Türk Ceza Kanunu'nun 226/2 maddesi kapsamında "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçunu oluşturduğu değerlendirmesinde bulundu.
Başsavcılık, hazırladığı dilekçeyle 6 Haziran 2026 tarihinde nöbetçi hakimliğe başvurarak hesabın kapatılmasını talep etti.
“İlgili içeriklere erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği, bu paylaşımlara yalnızca içerik çıkarılması şeklinde karar verilmesinin yeterli olmayacağı anlaşılmıştır.”
KARARIN UYGULANMASI İÇİN SÜRE VERİLDİ
Kararda, suçun önlenmesi amacıyla erişim engeli şartlarının oluştuğu ifade edilirken, kararın uygulanması için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na bildirim yapıldı.
Karar doğrultusunda ilgili kurumların erişim engelini en geç 4 saat içinde uygulaması istendi.
CAN POLAT'IN ANNESİ BEDDUA OKUDU
Dilan ve Engin Polat'ın konakladığı otele yönelik gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucundan korumaları ve aynı zamanda Engin Polat'ın kuzeni olan Can Polat hayatını kaybetmişti.
Can Polat'ın annesi cenaze törenine Dilan Polat'ı suçlayarak "Onun yüzünden oldu her şey. Dilan'ın Allah belanı versin!" demişti.
9,5 AY CEZAEVİNDE YATMIŞTI
Dilan Polat, Kasım 2023'te Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları doğrultusunda başlatılan "suç gelirlerinin aklanması", "yasa dışı bahis" ve "suç örgütü kurma" soruşturmaları kapsamında eşi Engin Polat ile birlikte gözaltına alınarak tutuklanmıştı.
Yaklaşık 9,5 ay cezaevinde kalan Polat, tutukluluğuna yapılan itirazlar ve MASAK'ın sunduğu yeni raporların değerlendirilmesi sonucunda Ağustos 2024'te tahliye edilmişti.
İzmir'in Çeşme ilçesinde Engin Polat'ın kuzeni ve aynı zamanda Polat ailesinin koruması olan Can Polat uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmişti. Göğsünden vurulan Polat, İstanbul'da son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze töreninde bazı aile fertleri sinir krizi geçirirken, annesi de Dilan Polat'a öfkesini dile getirdi.
CENAZEDE GERGİNLİK ÇIKTI
Show Tv'de yer alan habere göre Can Polat'ın ailesi ile Engin Polat arasında gerginlik yaşandı. Taraflar arasında çıkan tartışmanın büyümesi üzerine kavga çıktı. Yaşanan gerginlik esnasında Engin Polat, kardeşi ve babasının camiden uzaklaştırıldığı öğrenildi.
CAN POLAT CİNAYETİNDE GÖZALTI SAYISI ARTTI
Öte yandan, saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı sayısı arttı. İstanbul ve İzmir emniyet birimlerinin koordinasyonunda gerçekleştirilen çalışmalarda iki şüpheli daha gözaltına alındı.
İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı turistik Alaçatı Mahallesi'nde, dün öğle saatlerinde silahlı saldırı olay meydana geldi.
Edinilen bilgiye göre, tatil için ilçede bulunan Dilan ve Engin Polat çiftinin kaldığı otelin önünde silahlı saldırı gerçekleştirildi.
POLAT ÇİFTİNİN KORUMASI ÖLDÜRÜLDÜ
Engin Polat'ın kuzeni olan ve aynı zamanda çiftin korumalığını yapan Can Polat (37), uğradığı silahlı saldırıda kurşunların hedefi olarak ağır yaralandı.
İhbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekiplerince ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan 4 çocuk babası Polat, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Olayın ardından kaçan 23 yaşındaki katil zanlısı S.A. ise emniyet güçlerinin titiz çalışması sonucu suç aleti silahla birlikte yakalanarak gözaltına alındı.
POLAT İÇİN CENAZE TÖRENİ DÜZENLENDİ
Saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma devam ederken, Polat için Ataşehir Küçükbakkalköy Merkez Camii'nde cenaze töreni düzenlendi.
GÖZYAŞLARI SEL OLDU
Tören öncesinde Polat'ın ailesi ve yakınları büyük üzüntü yaşadı.
Cenaze alanında gözyaşları sel olurken, bazı aile fertleri fenalaşarak çevrede bulunanların yardımıyla sakinleştirildi.
"BABAMI BİZDEN ALDINIZ"
Babasının tabutuna sarılan Can Polat'ın kızları, "Babamı bizden aldınız" diyerek feryat etti.
Yaşanan duygusal anlar cenazeye katılanları da gözyaşlarına boğdu.
Olay, saat 13.45 sıralarında İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, tatil için bölgede bulunan Dilan ve Engin Polat çiftinin konakladığı otelin önünde silahlı saldırı gerçekleşti.
CAN POLAT SİLAHLI SALDIRIDA HAYATINI KAYBETTİ
Engin Polat'ın kuzeni olduğu öğrenilen ve çiftin korumalığını yapan Can Polat (37), otelden ayrılmak üzere aracına bindiği sırada kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin silahlı saldırısına uğradı. Ağır yaralanan Polat, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Ancak doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Can Polat hayatını kaybetti.
ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Silahlı saldırının ardından geniş çaplı çalışma başlatan İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olaya karıştığı belirlenen şüpheliyi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Olayla ilgili İzmir Valiliği tarafından yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:
"Yapılan ilk incelemelerde, Can Polat isimli şahsın konaklama tesisinden ayrılmak üzere aracında hazırlık yapmak amacıyla dışarı çıktığı esnada silahla yaralandığı tespit edilmiştir. Yaralı şahıs, olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılmış; ancak tüm müdahalelere rağmen hastanede hayatını kaybetmiştir. Olayın şüphelisi olan 2003 doğumlu S.A., suçta kullanıldığı değerlendirilen silahla birlikte İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerimiz tarafından kısa sürede yakalanarak gözaltına alınmıştır. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir."
CİNAYET ANI KAMERADA
Olayın gerçekleştiği anlar ise çevredeki güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Görüntülerde, siyah renkli bir aracın hemen yanında hazırlık yapan Can Polat'ın, açılan ateş sonucu aracın açık kapısının hemen yanına, yere yığıldığı anlar kameraya yansıdı. Vurulma anının hemen ardından çevrede büyük bir panik yaşandığı da görüntülerde yer aldı. Gözaltına alınan silahlı saldırganın emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
PUSUYA YATIP BEKLEMİŞ
Tatillerini tamamlayarak otelden ayrılmaya hazırlanan Polat ailesinin eşyalarını araca taşımak için dışarı çıkan Can Polat, silahlı saldırının hedefi oldu. İddialara göre saldırganın, ailenin hareketlerini takip etmek amacıyla sabah saatlerinden itibaren bölgede beklediği öne sürüldü.
Olayın tanıklarından olan otel işletmecisi Serhat Yılmazel ise yaşananları şu sözlerle anlattı:
"Kamera kayıtlarından da izlediğimiz üzere şahıs geliyor ve ateş etmeye çalışıyor ancak silah sanırım ilk başta tutukluk yapıyor. Can Polat Bey ona bakarken şahıs tekrardan gelip 2-3 el ateş ediyor. Doğrudan Can Bey'i hedef aldı."
DİKKAT ÇEKEN ‘DALTONLAR’ İDDİASI
Soruşturmanın ilerlemesiyle birlikte olayın arka planına ilişkin dikkat çeken iddialar gündeme geldi. Gazeteci Seyhan Avşar tarafından paylaşılan bilgilere göre, gözaltındaki şüphelinin ifadesinde saldırıya yönelik talimatı kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütünden aldığını öne sürdüğü iddia edildi.
ASIL HEDEF ENGİN POLAT’MIŞ
İddiaya göre şüpheli, asıl hedefin Engin Polat olduğunu, ancak Polat’ın bulunduğu ortamların yoğun güvenlik önlemleri nedeniyle kendisine ulaşamadığını belirtti. Bu nedenle, talimat doğrultusunda ailenin bir yakınına yönlendirildiği öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında, çetenin ailenin konumunu Dilan Polat tarafından yapılan sosyal medya paylaşımları üzerinden tespit ettiği iddia edildi. Öte yandan, Engin Polat’ın ilk ifadesinde uzun süredir söz konusu suç örgütü tarafından tehdit edildiklerini doğruladığı da ileri sürüldü.
DİLAN POLAT’IN YARDIM ÇIĞLIĞI: CAN POLAT’I VURDULAR
Öte yandan Dilan Polat, olayın hemen ardından yaşananları gözyaşları içinde anlattığı videoyu sosyal medya hesabından paylaşıp kısa sürede silmişti. Paylaşımında, “Ne olur buraya polis, ambulans... Can Polat’ı vurdular. Allah’ım hayatımız zindan oldu artık. Ne olursunuz, odada kaldık hepimiz” ifadelerini kullanan Polat, videoyu kısa bir süre sonra kaldırdı.
"Kara para aklama" suçundan 9 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen Dilan ve Engin Polat çifti, bu kez ailesine düzenlenen silahlı saldırı haberiyle gündemde...
GÖĞSÜNDEN VURULDU
İddialara göre; İzmir'in Çeşme ilçesinde bulunan bir otelin önünde gerçekleşen saldırıda, Can Polat göğsünden vurularak yaralandı.
3 çocuk babası, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
CAN POLAT KİMDİR?
Yaşanan bu üzücü olay sonrası vatandaşlar "Can Polat kimdir?" sorusunun yanıtını aramaya başladı. Engin Polat'ın hem kuzeni hem de yakın koruması olan Can Polat'ın evli ve 3 çocuk babası olduğu biliniyor.
Polat ailesinin güvenlik ekibinin başında yer alan Can Polat'ın sağlık durumuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Hull City'nin sahibi ve spor yayıncısı Acun Ilıcalı hakkında yasa dışı bahis soruşturmasında karar verildi.
TV8 ve Exxen'deki bazı futbol maçlarında yasa dışı bahis reklamlarının yapıldığı iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan Ilıcalı, bahis suçundan beraat etti.
İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme, Ilıcalı ve diğer 7 sanığın beraatine hükmetti.
ILICALI NE DEMİŞTİ?
Ilıcalı soruşturma kapsamında verdiği ifadede şu sözleri dile getirmişti:
"8-10 yıldır ülkemizde yayınlanan maçlarda yayıncının müdahale etme şansı olmayan yayınlardan dolayı buradayım. Yayıncılara bunlara hiçbir şey yapamıyorum. Biz 6-7 kanalda bu maçları görebiliyoruz fakat biz buradayız.
Hayatımda ilk defa bir suçlama üzerine sizin karşınızdayım, bundan dolayı çok mutsuzum ve acı hissediyorum. Neresinden baksanız yapılabilecek bir şey yok, buna bir çare yok, biz de bulamadık."
İstanbul art arda iki tane dünyaca ünlü ismi ağırladı. Önceki akşam Kanye West büyük bir stat konseri verirken dün akşam da Tershane İstanbul'da ünlü rapçi Travis Scott sahne aldı.
20 DAKİKA SÜRDÜ
Daha önce bilet fiyatlarının 50 bin lirayı bulmasıyla gündeme gelen etkinlik tam bir hayal kırıklığı oldu. Sahneye 1 saat geç çıkan Scott, konserin 20. dakikasında ise sahneden indi. Bilet satın alanlar büyük hayal kırıklığına uğrarken izleyicilerin bir kısmının rapçiyi yuhaladığı görüldü.
YÜZÜNÜ BİLE GÖSTERMEDİ
Öte yandan Travis Scott'ın kısa süreli sahnesinde bir saniye olsun yüzünü göstermemesi de tepkilere neden oldu. Şarkıcının yüzü kamufle şekilde şarkılarını söyleyip sahneden ayrılması sosyal medyada da eleştirildi.
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından alınan Özgür Özel'in Meclis'teki toplantısından sonra Zeynel Emre, yarından itibaren olağanüstü kurultay için imza toplamaya başlayacaklarını söyledi.
Gezi Direnişi'nin 13'üncü yıl dönümünde Taksim Meydanı ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Vatandaşlar polis ablukasına rağmen bir araya gelerek Gezi'yi andı.
The post Gezi 13 yaşında appeared first on #site_linkat 31.05.2026 .
Bağımsız Maden İş Sendikası, ödeme sözü yerine getirilmeyen Doruk Madencilik işçilerinin yarın (1 Haziran) İçişleri Bakanlığı önüne gideceğini duyurdu.
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına gelen Kemal Kılıçdaroğlu "Kul hakkı yemedim, yedirmedim ve açıkça söylüyorum: Kimseye de yedirmeyeceğim" dedi.
Dünyaca ünlü sanatçı Kanye West'in İstanbul konseri, Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda gerçekleştirildi. Dev bir kürenin üzerinde tüm şarkılarını seslendiren West'e, stadyumu dolduran on binlerce müziksever tek bir ağızdan eşlik etti. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen ziyaretçilerin ve ünlü isimlerin yoğun ilgi gösterdiği organizasyon; dev prodüksiyonlu sahne tasarımı, görsel şovları ve festival atmosferiyle İstanbul'u dünya müzik gündeminin merkezine taşıdı.
Kanye West’in 118 bin kişilik katılımla gerçekleşen İstanbul konseri, şehrin küresel kültür ve etkinlik turizmindeki yükselen konumunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın GoTürkiye markasıyla yürüttüğü uluslararası tanıtım çalışmalarıyla güçlenen İstanbul’un küresel görünürlüğü, bu büyük organizasyonla bir kez daha uluslararası ölçekte karşılık buldu.
Grammy Ödüllü dünyaca ünlü rap sanatçısı Ye, İstanbul’daki konseriyle şehri küresel müzik gündeminin merkezine taşıdı. İstanbul gösterisi, sanatçının ABD sonrası dünyadaki en büyük sahne prodüksiyonu olarak öne çıktı. Los Angeles SoFi Stadium performanslarında şekillenen yüksek ölçekli sahne dili, Avrupa’daki en büyük prodüksiyon kurulumlarından biriyle Türkiye’de yeniden yorumlanarak çok katmanlı bir festival deneyimine dönüştü.
DÜNYADA YANKI BULDU
Organizasyon, yalnızca Türkiye’de değil dünya müzik ve eğlence dünyasında da geniş yankı buldu. Uluslararası medya ve dijital platformlar tarafından yakından takip edilen gece son dönemin en çok konuşulan canlı performansları arasında gösterildi. Global müzik çevreleri, İstanbul ayağını “kıtalararası sahne serisinin en iddialı durağı” olarak değerlendirdi.
Birleşik Krallık, Almanya, Fransa, Hollanda, İtalya, Rusya, Polonya ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeden on binlerce ziyaretçi konser için İstanbul’a geldi. Ye konserine dünyanın farklı ülkelerinden gösterilen yoğun ilgi, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın GoTürkiye çatısı altında yürüttüğü uluslararası tanıtım stratejisinin İstanbul’un kültür ve etkinlik turizmindeki etkisini bir kez daha ortaya koydu. İstanbul’un kültür, müzik ve deneyim ekonomisinde küresel ölçekte güçlenen konumunu bir kez daha görünür kıldı.
TÜM DÜNYAYI BİRLEŞTİREN EŞSİZ SAHNE TASARIMI!
Saatler önce alana gelen ve 16.00 itibariyle kapıların açılmasıyla birlikte müzikseverler alana akın etti. Ye, saat 21.00’da sahneye çıkarak yaklaşık 2 saatten fazla süren bir performans sergiledi. Birçok ülkeden on binlerce müziksever, sanatçının performansını, kültür kenti İstanbul’da izlemenin tadını çıkardı. Konser için özel hazırlanan dev bir dünya küresi üzerinde şarkılarını söyleyen Kanye, müziğin evrenselliğini sembolize eden, efsanevi Japon anime filmi Akira'dan ilham alarak hazırlattığı devasa "dünya" sahne tasarımıyla müzikseverlere unutulmaz bir performans sundu.
118 BiN SENKRONİZE IŞIKLI BİLEKLİK İLE DÜNYA REKORU!
LA SoFi Stadium konserlerinde öne çıkan sahne yaklaşımı, İstanbul’da daha yoğun bir görsel tasarım ile yeniden yorumlandı. Dev LED yapılar, hareketli sahne platformları ve çok katmanlı ışık kurgusu, performansı bir sanat sahnesine dönüştürdü. Tüm izleyicilere koltuk numaralarına özel dağıtılan senkronize ışıklı bileklikler ile konser, interaktif bir şölene dönüştü. Konserdeki görsel şovların ve müziklerin ritmine göre eş zamanlı olarak yanıp sönen bileklikleriyle seyirciler adeta sahneyi aydınlattı.
SÜRPRİZLERLE DOLU GECE’DE İSTANBUL’A ÖZEL SETLİST
Konser boyunca müzik kariyerinin farklı dönemlerinden albümlerine ait parçaların yanı sıra son albümü BULLY’den seçkiler de seslendiren Kanye West, İstanbul’a özel hazırlanan setlisti, sahne şovları ve görsel prodüksiyonuyla dikkat çekti. Kanye West’in konser sırasında yaptığı “118 bin kişiyle tüm zamanların en yüksek katılımlı stadyum performansı rekorunu kırdık” sözü stadyumda yankılandı.
SOSYAL MEDYADA BÜYÜK YANKI
Konser, başlamasından yalnızca dakikalar sonra küresel sosyal medya trend listelerine yükselerek anlık bir dijital dalga yarattı. İstanbul’dan yapılan paylaşımlar kısa sürede milyonlarca etkileşime ulaşırken, sahne tasarımı, prodüksiyon ölçeği ve atmosferi özellikle görsel odaklı platformlarda yoğun şekilde paylaşıldı. Uluslararası influencer’lar, içerik üreticileri ve müzik odaklı medya hesapları etkinliği eş zamanlı olarak gündeme taşıdı; çok sayıda yorumda organizasyon “yılın en büyük müzik olayı” ve “canlı performans standartlarını yeniden tanımlayan bir gece” olarak nitelendirildi.
Kanye West resmi Youtube hesabı üzerinden de canlı yayınlanan konser dakikalar içinde milyonlarca izleyiciye ulaştı.
Kısa sürede farklı ülkelerdeki dijital haber akışlarına da taşınan konser, İstanbul’un yalnızca bir etkinlik destinasyonu değil, küresel pop kültürün gerçek zamanlı üretim merkezlerinden biri haline geldiğini görünür kıldı.
İSTANBUL KÜRESEL SAHNEDE
Organizasyon, yalnızca bir konser değil; İstanbul’un küresel müzik ve eğlence haritasındaki yerini güçlendiren büyük ölçekli bir etkinlik olarak değerlendirildi. Kanye West’in İstanbul performansı hem prodüksiyon kalitesi hem de yarattığı kültürel etkiyle uluslararası basında geniş yer buldu.
DEVASA HASILAT
Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda sahne alan Kanye West, turne ortalamalarına göre bu tek konserden yaklaşık 30 milyon dolar brüt gelir elde etti.
120 bine yakın biletin satıldığı dev organizasyon, yabancı turistlerin harcamalarıyla birlikte İstanbul ekonomisine 100 milyon dolara yakın katkı sağladı.
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından alınan Özgür Özel, "Grup seçimleriyle ilgili de grup yönetiminin, grup başkanın bir iradesi olabilir. Ama genel başkanla grup başkanının böyle bir hiyerarşisi yok" dedi.
Mahkeme kararıyla göreve getirilen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP'den bir heyet bayram ziyareti için AKP'ye gitti. İki parti, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanıp İBB başkanlığından uzaklaştırılmasından beri görüşmüyordu.
CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı kararına tepki gösterdi: "Grup toplantısıyla ilgili herhangi bir tasarrufu, yetkisi, onayı söz konusu değildir."
Bursa'nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikaraağaç Leylek Köyü'nde, balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu 15 yıllık dostluk hikayesiyle simgeleşen Yaren Leylek, bu yıl dünyaya gelen beş yavrusuyla birlikte görüntülendi.
İzmir’in Buca ilçesinde 33 kedinin çöp konteynerleri önünde ölü bulunmasından sonra başlayan soruşturmada gözaltına alınan veteriner hekim tutuklandı. Veteriner hekim Hakan E’nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen şüpheli ‘bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme’ ve ‘çevreyi kasten kirletmek’ suçlarından tutuklandı. Ne olmuştu? 21 Mayıs’ta çöp konteynerlerinin önünde 33 ölü kedi bulunmuştu. Bunun […]
PVC Konveyör Bant ile Hijyenik ve Dayanıklı Taşıma
Özellikle gıda, paketleme, lojistik ve tekstil sektörlerinde tercih edilen PVC konveyör bant sistemleri, hijyenik yapısı ve esnek kullanım avantajı ile ön plana çıkar. Kolay temizlenebilir yüzeyi, aşınmaya karşı dayanıklı yapısı ve farklı kalınlık seçenekleri sayesinde işletmeler için uzun ömürlü çözümler sunar.
Trakya Bant tarafından sunulan PVC konveyör bant çözümleri;
Yağ ve neme karşı dayanıklılık,
Sessiz çalışma performansı,
Kaymaz yüzey seçenekleri,
Kolay bakım avantajı,
Enerji tasarrufu sağlayan yapı gibi özellikleriyle üretim hatlarında maksimum verimlilik sağlar.
PVC konveyör bant sistemleri ayrıca antistatik ve özel yüzey seçenekleri sayesinde birçok farklı üretim alanında güvenle kullanılabilmektedir.
Paletli Konveyör Bant Sistemleri ile Güçlü Taşıma Performansı
Ağır yüklerin güvenli şekilde taşınması gereken üretim alanlarında paletli konveyör bant sistemleri büyük avantaj sağlar. Özellikle eğimli taşıma hatlarında ürünlerin kaymasını önleyen bu sistemler, dayanıklı yapısı sayesinde yoğun çalışma temposuna uyum sağlar.
Paletli konveyör bant çözümleri;
Yüksek taşıma kapasitesi,
Darbelere karşı dayanıklı yapı,
Güvenli ürün taşıma,
Uzun kullanım ömrü gibi avantajlarıyla sanayi sektöründe yaygın olarak tercih edilmektedir.
Trakya Bant, işletmenizin ihtiyaçlarına özel ölçü ve teknik özelliklerde paletli konveyör bant üretimi gerçekleştirerek üretim süreçlerinizi daha verimli hale getirir.
Çavuş Paletli Konveyör Bant ile Eğimli Hatlarda Maksimum Verim
Sanayi tesislerinde sıkça tercih edilen çavuş paletli konveyör bant sistemleri, bant yüzeyine eklenen özel çavuş palet yapıları sayesinde ürünlerin geri kaymasını engeller. Özellikle eğimli taşıma hatlarında yüksek performans sağlayan bu sistemler; tarım, geri dönüşüm, maden, paketleme ve lojistik sektörlerinde yoğun olarak kullanılmaktadır.
Gıda, lojistik, otomotiv, tekstil, ambalaj ve sanayi sektörlerinde kullanılan konveyör sistemleri, üretim hattının en önemli parçalarından biridir. Trakya Bant olarak yüksek kaliteli PVC konveyör bant, paletli konveyör bant ve çavuş paletli konveyör bant çözümleri sunarak işletmelere profesyonel destek sağlıyoruz.
İşletmenize uygun doğru konveyör bant seçimi sayesinde üretim kapasitenizi artırabilir, iş süreçlerinizi hızlandırabilir ve uzun ömürlü kullanım avantajı elde edebilirsiniz.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına ilişkin başlatılan soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında geçtiğimiz hafta hakkında gözaltı kararı verilen ve yurt dışında olduğu için yakalanamayan oyuncu Serenay Sarıkaya’nın yurda döner dönmez gözaltına alındığı bildirildi.
Sarıkaya'nın jandarmadaki ifadesinin ardından tetkik için Adli Tıp'a sevk edileceği öğrenildi
25 ŞÜPHELİYE OPERASYON
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında İstanbul’un Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Kağıthane ve Üsküdar ilçeleri ile Muğla’da toplam 25 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda 25 şüpheliye yönelik arama ve gözaltı işlemleri gerçekleştirilmişti.
MEHMET RAHŞAN TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında savcılık tarafından tutuklama talebiyle sevk edilen ünlülerin doktoru Mehmet Rahşan da tutuklanmıştı.
Dünya Etnospor Birliği tarafından düzenlenen 8. Etnospor Kültür Festivali, kapılarını ziyaretçilere açtı. Geleneksel sporlar, sahne gösterileri, el sanatları, dünya lezzetleri ve farklı kültürlerden renkleri bir araya getiren festivalin açılışına katılan Dünya Etnospor Birliği Başkanı Bilal Erdoğan, “Festivalimiz dünyanın tüm renklerini birbiriyle yakınlaştırıyor. Farklı ritimlerin tınısı, farklı lezzetlerin tadı, farklı sporların heyecanı ve daha fazlası burada yer alıyor.“ dedi.
Başkan Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı'nda açıklamalarda bulundu... "Türk ordusu barışın ve huzurun ordusudur" diyerek sözlerine başlayan Başkan Erdoğan "Türk ordusu düşman dışında kimseye zarar vermedi. Dünyada yeni dengeler ve ittifaklar kuruluyor. Türkiye yeni dönemin aktörlerinden biri" ifadelerini kullandı.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en büyük birleşik müşterek tatbikatlarından EFES-2026'nın seçkin gözlemci günü kapsamındaki gündüz faaliyetleri başladı. İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi'nde gerçekleştirilen tatbikata Başkan Recep Tayyip Erdoğan da katılıyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan 'Sumud Filosu' açıklaması geldi. Bakan Fidan, "Bugün düzenleyeceğimiz özel uçak seferleriyle vatandaşlarımızı ve üçüncü ülkelerden katılımcıları Türkiye’ye getirmeyi planlıyoruz." dedi.
Sumud aktivistlerinin diz çöktürüldüğü ve ters kelepçelendiği görüntüler sonrası İsrail kabinesinde sert kavga çıktı. Siyonist lider Binyamin Netanyahu'ya yakın isimler aşırı sağcı bakan Itamar Ben-Gvir'i "ülkeye zarar vermekle" suçlarken, tartışmanın odağı insanlık dışı muamele değil, bunun dünyaya servis edilmesi oldu. Tel Aviv'de yükselen tepkinin merkezinde işkence değil, Ben-Gvir'in görüntüleri yayınlayarak İsrail'i küresel baskının hedefi haline getirmesi vardı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan işsizlik ve kısa çalışma ödeneği hakkında açıklamada bulunarak "5 Haziran’da ödemelerini gerçekleştireceğimiz İşsizlik Ödeneği ve Kısa Çalışma Ödeneği’ni öne alarak Kurban Bayramı arifesinde 26 Mayıs tarihinde hesaplara yatıracağız" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dorukhan Büyükışık dosyasında ortaya çıkan yeni deliller, bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile delillerin karartıldığına yönelik bulgular ışığında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararının verildiğini, İzmir merkezli 9 ilde bu sabah eş zamanlı operasyon başlatıldığını belirtti.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin'in liderliğinde önceki gün düzenlenen bayramlaşma törenine yüzlerce partili katılmış, Genel Başkan Özgür Özel ile tutuklu Ekrem İmamoğlu'na eleştiri yağarken 'halkın umudu Kılıçdaroğlu' sloganları atılmıştı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "toplumun kanayan yarası uyuşturucu maddenin kökünü kazıyacağız" talimatı sonrası, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı düğmeye bastı. Aralarında Serenay Sarıkaya, Mabel Matiz ve Berkay Şahin gibi kamuoyunun yakından tanıdığı çok sayıda ismin bulunduğu 25 şüpheliye yönelik dev operasyon başlatıldı.
Türkiye, Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü bir kez daha koruyarak sürdürülebilir turizmdeki küresel gücünü tescilledi. 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yatın ödül aldığı 2026 listesinde; Bakanlığın ücretsiz girişli halk plajları da büyüyen yatırımlar ve yeni adreslerle dikkat çekti. Türkbükü’nün de dahil olduğu yeni tabloyla Türkiye kıyıları, çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve uluslararası kalite anlayışıyla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü aktörlerinden biri olmayı sürdürdü. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişlettikleri vurgusu yaptı.
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından hayata geçirilen ve her yıl on binlerce gencin hayatına dokunan "Yaz Okulu Projesi"nin 2026 yılı tanıtım lansmanı yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.
Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulunan Başkan Recep Tayyip Erdoğan; "Üzülerek görüyoruz ki cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, üç beş kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline döndü. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı'nın gençleri tahkir eden, aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur" ifadelerine yer verdi.
Bakanlık, NATO'nun doğu kanadındaki enerji arz güvenliğini güçlendirmek amacıyla "NATO Akaryakıt Boru Hattı Projesi" önerisinde bulunulduğunu duyurdu. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimler paralelinde deniz yoluyla yakıt taşımacılığına bağımlılığı azaltmayı hedefleyen projenin, alternatiflerine kıyasla 5 kat daha maliyet etkin olduğu ve daha kısa sürede hayata geçirilebileceği vurgulandı.
TBMM, suça sürüklenen çocuklar için milat olacak bir rapor hazırladı. Raporda; canavarca suçlarda indirimin hâkim takdirine bırakılması, 15-18 yaşa kademeli ceza, tedbirlere uymayan aileye yaptırım ve riskli çocukların tek merkezden takip edilmesi öneriliyor.
Mide kanaması şüphesiyle hastaneye kaldırılan sanatçı Haluk Levent, tedavisinin ardından taburcu edildi. Eskişehir'deki Kültür Yolu Festivali'nde verdiği konser sonrasında bazı programlar için geldiği Ankara'da rahatsızlanan sanatçı Haluk Levent, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Servisi'nde tedavi altına alınmıştı.
Edinilen bilgiye göre, yapılan tetkiklerde mide kanaması geçirdiği belirlenen Levent'in, tedavisinin tamamlanmasının ardından bugün taburcu edildiği ve sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği festival kapsamında Eskişehir'de sahne alan ünlü sanatçı Haluk Levent, konser sonrası AFAD yetkilileriyle yapacağı toplantıya giderken yolda fenalaşmıştı.
AHBAP’TAN RESMİ AÇIKLAMA
Gelişmelerin ardından kurucusu olduğu AHBAP Derneği tarafından kamuoyuna açıklama yapılarak bilgi kirliliğine karşı dikkatli olunması istendi. Dernek, sanatçının sağlık durumunun yakından takip edildiğini belirtmişti.
Denizli iline bağlı olan ve el sanatlarıyla tanınan Serinhisar ilçesi, Yatağan Kasabası ile demircilik alanında tarihi bir merkez olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık sekiz buçuk asırdır kesintisiz olarak demir dövülen ve kılıç üretilen bu bölgede faaliyetlerine devam eden usta isimlerden Ömer Altıntaş, eski silahlara yeniden hayat vermek üzere özel projeler yürütüyor. Osmanlı İmparatorluğu mirasını yaşatmak için mesaisini harcayan usta zanaatkar, müze ve saray envanterlerinde bulunan önemli tarihi parçaları referans alarak çalışmalarını şekillendiriyor.
Kılıç UstasıÖmer Altıntaş, bölgedeki demircilik geçmişini şu sözlerle anlattı: "Bizler, Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan Kasabası’nda yaklaşık 850 yıldır süregelen kılıç ustalığı geleneğini aralıksız devam ettiriyoruz. Kılıç ustası olarak Osmanlı dönemine ait birçok tarihî kılıcı, orijinal yapısına tamamen sadık kalarak kendi atölyemizde yeniden üretiyoruz."
Geleneksel Yöntemlerle Hazırlandı
Son projesinde geçmiş dönem padişahlarına ait merasim silahlarına odaklanan kılıç ustası, resmi kaynakları temel alarak oldukça meşakkatli bir üretime adım attı. Eserin her bir detayı, orijinal ağırlığı, kalınlığı ve uzunluğu dikkate alınarak haftalarca süren çekiç darbeleriyle ateşte dövüldü. Çelik işleme aşamasında fabrikasyon ürünler veya modern seri üretim makineleri yerine tamamen geleneksel el işçiliği yöntemleri tercih edildi.
Çalışmanın teknik detaylarını aktaran Altıntaş, "Topkapı Sarayı’nda bulunan Fatih Sultan Mehmet Han’ın merasim kılıcını yaklaşık 8 ay süren çalışma sonucunda tamamen el işçiliğiyle hazırladık. Kılıç, yüksek kalite paslanmaz çelik kullanılarak üretildi. 126 cm uzunluğunda ve 5 kilogram ağırlığında olan kılıç üzerinde yer alan kabartmalı yazılar ve motiflerde dönemi yansıtması için 24 ayar altın kaplama kullanıldı," bilgisini verdi.
Orijinal Eser Yerinde İncelendi
Üretim aşamasında milimetrik bir hata yapmamak ve gerçeğe en yakın eseri ortaya çıkarmak maksadıyla tarihi kaynaklar bizzat yerinde, uzmanlar eşliğinde incelendi. Zanaatkarın buradaki temel önceliği, sadece dış görünüş olarak kaba bir benzerlik yakalamak değil, geçmişin demircilik tekniğini taşıyan kusursuz bir çalışmayı kayıt altına almaktı.
Altıntaş, taşıdıkları amacı şu ifadelerle özetledi: "Çalışma sırasında Topkapı Sarayı’ndaki orijinal eser detaylı şekilde incelenerek ölçülerine ve motiflerine birebir sadık kalınmaya çalışıldı. Amacımız sadece satılacak bir kılıç üretmek değil. Bizim asıl gayemiz, Yatağan’da yüzyıllardır devam eden bu kültürel mirası hakkıyla yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak. Yatağan’da yaklaşık 850 yıldır süregelen kılıç ustalığını yaşatmaya ve Türk kılıç sanatını tüm dünyaya tanıtmaya devam ediyoruz."
Ekranlardan Devlet Kademesine Ulaştı
Atölye ortamında aylarca süren mesai sonucu tasarlanan kılıç, ulusal yayın yapan televizyon kanallarındaki dev bütçeli tarihi projelerde de yer buldu. Medya sektöründe yayına giren dönem dizilerinin sponsorluk faaliyetlerini de üstlenen kılıç ustası, yoğun emek verilen el emeği eserlerin devletin en üst kademesinde hediye edilmesinden de ayrıca onur duyduklarını belirtiyor.
Televizyon yapımlarına verdikleri destekleri vurgulayan Altıntaş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Aynı zamanda ulusal kanal TRT’nin Mehmed: Fetihler Sultanı dizisinin sponsorları arasında yer alıyoruz. Dizide Fatih Sultan Mehmed’i canlandıran başrol oyuncusu Serkan Çayoğlu tarafından, ürettiğimiz bu özel merasim kılıcı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bizzat takdim edildi."
Türkiye’nin en popüler tatil rotaları arasında yer alan Bodrum, her yaz binlerce kişinin hayalini süsleyen özel destinasyonlardan biridir. Ege Denizi’nin büyüleyici manzarası, masmavi koyları, hareketli sokakları ve eğlence dolu atmosferi sayesinde Bodrum, farklı tatil beklentilerine aynı anda hitap eder. İster sakin bir sahil kasabasında huzurlu zaman geçirmek isteyin ister gün boyu denizin ve eğlencenin tadını çıkarın, Bodrum’da herkese uygun bir deneyim bulmak mümkündür. Özellikle yaz aylarında canlılaşan sosyal yaşamı, beach club kültürü ve doğal güzellikleri sayesinde bölge her yaş grubundan ziyaretçinin ilgisini çeker.
Bodrum’un En Güzel Koyları ve Plajları
Bodrum denildiğinde akla ilk gelen şeylerden biri birbirinden güzel koylarıdır. Bölgenin farklı noktalarında hem sakin hem de hareketli plaj alternatifleri bulunur. Bitez, sakin denizi ve uzun sahiliyle özellikle aileler tarafından tercih edilirken, Gümbet daha çok eğlence severlerin uğrak noktasıdır. Yalıkavak ise lüks marinası ve şık beach mekanlarıyla dikkat çeker. Akyarlar tarafında ise daha berrak ve serin bir deniz deneyimi yaşamak mümkündür. Tekne turlarıyla ulaşılabilen küçük koylar da Bodrum tatiline ayrı bir keyif katar. Gün boyunca güneşin ve denizin tadını çıkarırken Ege’nin eşsiz manzarası tatilinizi unutulmaz hale getirir.
Bodrum’da Gün Batımı Keyfi
Bodrum’un en etkileyici anlarından biri gün batımı saatleridir. Özellikle marinada, sahil yürüyüş yollarında veya deniz kenarındaki restoranlarda gün batımını izlemek ziyaretçilere eşsiz bir atmosfer sunar. Gökyüzünün turuncu ve pembe tonlarına büründüğü bu saatlerde Bodrum’un romantik ve huzurlu yüzü daha belirgin hale gelir. Gün batımı manzarasına karşı kahve içmek, sahilde yürüyüş yapmak veya deniz kenarında akşam yemeği yemek Bodrum tatilinin en keyifli anları arasında yer alır.
Bodrum’un Tarihi ve Kültürel Zenginlikleri
Bodrum yalnızca deniz ve eğlence tatili sunan bir destinasyon değildir; aynı zamanda oldukça zengin bir tarihe sahiptir. Antik çağlarda Halikarnassos adıyla bilinen bölge, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bodrum Kalesi şehrin en önemli simgelerinden biridir ve ziyaretçilere hem tarihi hem de muhteşem bir manzara sunar. Ayrıca Antik Tiyatro, Myndos Kapısı ve eski taş evlerle dolu sokaklar Bodrum’un kültürel dokusunu yakından hissetme fırsatı verir. Tatil sırasında sadece plajlarda vakit geçirmek yerine bölgenin tarihini keşfetmek de oldukça keyiflidir.
Bodrum Gece Hayatı ile Neden Ünlü?
Bodrum gece hayatı konusunda Türkiye’nin en popüler merkezlerinden biridir. Yaz sezonunda sabaha kadar devam eden eğlence hayatı sayesinde bölge oldukça hareketli bir atmosfere sahip olur. Barlar Sokağı, sahil mekanları, canlı müzik yapan restoranlar ve ünlü gece kulüpleri tatilcilere eğlence dolu anlar sunar. Özellikle yaz konserleri ve DJ performansları Bodrum gecelerini daha da canlı hale getirir. Daha sakin bir akşam geçirmek isteyenler için ise sahil kenarında huzurlu restoranlar ve küçük kafeler de bulunur.
Bodrum’da Ne Yenir?
Bodrum mutfağı, Ege’nin taze ve hafif lezzetlerini keşfetmek isteyenler için oldukça zengindir. Deniz ürünleri, zeytinyağlı mezeler, ot yemekleri ve yöresel tatlar bölgedeki restoranlarda sıkça karşınıza çıkar. Özellikle taze balık çeşitleri ve Ege otlarıyla hazırlanan mezeler büyük ilgi görür. Sahil kasabalarında deniz manzarasına karşı yemek yemek Bodrum deneyiminin en keyifli parçalarından biridir. Ayrıca Bodrum mandalinasından yapılan ürünler ve yerel tatlılar da mutlaka denenmesi gereken lezzetler arasında yer alır.
Bodrum’da Konaklama Alternatifleri
Bodrum’da her bütçeye ve tatil anlayışına uygun birçok konaklama seçeneği bulunur. Lüks resort tesislerden butik otellere, apartlardan denize sıfır tesislere kadar oldukça geniş bir seçenek yelpazesi vardır. Özellikle yaz sezonunda yoğun ilgi gören Bodrum otelleri, sundukları farklı konseptlerle tatilcilerin beklentilerine hitap eder. Deniz manzaralı odalar, özel plaj alanları, spa hizmetleri ve geniş havuz seçenekleri bölgedeki birçok tesiste sunulan imkanlar arasında yer alır. Tatil planı yaparken konaklama bölgesini doğru seçmek ulaşım ve tatil deneyimi açısından önemlidir.
Ultra Her Şey Dahil Tatil Konsepti Bodrum’da Nasıldır?
Konforlu bir tatil geçirmek isteyenlerin tercih ettiği Bodrum ultra her şey dahil oteller, özellikle aileler ve uzun süreli konaklama planlayan tatilciler için avantaj sağlar. Bu konseptte gün boyu yiyecek ve içecek hizmetleri, havuz aktiviteleri, çocuk alanları ve eğlence programları sunulur. Tatil boyunca ekstra planlama yapmadan dinlenmek isteyenler için her şey dahil sistem oldukça konforlu bir seçenek olabilir. Özellikle çocuklu aileler için otel içerisindeki aktiviteler büyük kolaylık sağlar.
Bodrum’a Hangi Mevsimde Gidilmeli?
Bodrum’da yaz sezonu genellikle mayıs ayında başlar ve ekim ayına kadar devam eder. Haziran, temmuz ve ağustos ayları bölgenin en yoğun dönemleridir. Bu aylarda deniz suyu sıcaklığı oldukça ideal seviyeye ulaşır ve gece hayatı da en hareketli dönemini yaşar. Daha sakin bir atmosfer arayanlar için eylül ayı oldukça avantajlı olabilir. Hem hava sıcaklığı devam eder hem de kalabalık biraz daha azalır. İlkbahar aylarında ise doğa daha canlı olduğu için keşif ve gezi odaklı tatiller için keyifli bir ortam oluşur.
Bodrum’da Yapılabilecek Aktiviteler
Bodrum tatili boyunca yalnızca denize girmekle sınırlı kalmadan birçok farklı aktiviteye katılabilirsiniz. Günlük tekne turları sayesinde birbirinden güzel koyları keşfetmek mümkündür. Dalış aktiviteleri, su sporları, kano ve jet ski gibi seçenekler özellikle macera severlerin ilgisini çeker. Bunun yanında Bodrum çarşısında alışveriş yapmak, sanat galerilerini gezmek ve sahil yürüyüşleri yapmak da oldukça keyiflidir. Akşam saatlerinde marina çevresinde vakit geçirmek ise Bodrum atmosferini en iyi hissedebileceğiniz deneyimlerden biridir.
Bodrum Tatiline Gitmeden Önce Bilinmesi Gerekenler
Bodrum yaz sezonunda oldukça yoğun olduğu için erken rezervasyon yapmak büyük avantaj sağlar. Özellikle popüler bölgelerde konaklama planlayanların tatil tarihlerini önceden belirlemesi önerilir. Yaz aylarında sıcaklık yüksek seviyelere ulaşabileceği için güneş koruyucu ürünler ve hafif kıyafetler tercih edilmelidir. Ayrıca farklı koyları keşfetmek isteyenler için araç kiralama seçeneği oldukça kullanışlı olabilir. Tatilinizi daha konforlu geçirmek için ulaşım ve konaklama planlamasını önceden yapmak faydalı olacaktır.
Bodrum Tatili Kimler İçin Uygundur?
Bodrum, farklı tatil beklentilerine hitap eden yapısıyla oldukça geniş bir kitleye uygun bir destinasyondur. Balayı çiftleri romantik koylarda huzurlu zaman geçirebilirken, arkadaş grupları hareketli gece hayatının tadını çıkarabilir. Çocuklu aileler için güvenli plajlar ve kapsamlı otel imkanları bulunurken, doğa severler de sakin koylarda keyifli bir tatil deneyimi yaşayabilir. Hem eğlence hem dinlenme imkanı sunması Bodrum’u Türkiye’nin en özel tatil rotalarından biri haline getirir.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kurultay davasında mutlak butlan kararı çıkmasının ardından ilk açıklamasında partinin son kurultayından bir konuşmasını paylaştı.
CHP kurultay davasında mutlak butlan kararıyla göreve iadesine karar verilen eski CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Süreci; önceki dönem genel başkanlarımızla, parti meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı çıkmasının ardından "Verilen bu karar vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren, demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır" dedi.
Kurban Bayramı dolayısıyla 26 Mayıs Salı'dan 30 Mayıs gece yarısına kadar devlete ait köprü ve otoyollar, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'yle Fatih Sultan Mehmet (FSM ) Köprüsü ücretsiz olacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Eskişehir Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne alan 57 yaşındaki sanatçı, konser sonrası Ankara’ya hareket ettiği sırada fenalaştı. AFAD yetkilileriyle yapılacak toplantıya katılmak üzere yola çıkan Levent’in rahatsızlanması üzerine hastaneye sevk edildiği belirtildi.
MİDE KANAMASI GEÇİRDİ
Haluk Levent’in, Ankara’daki Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alındığı öğrenildi. Doktorlar tarafından yapılan ilk kontrollerde mide kanaması geçirdiği belirlenen sanatçının yoğun bakım ünitesinde gözlem altında tutulduğu bildirildi.
AHBAP’TAN HALUK LEVENT İÇİN AÇIKLAMA
Levent’in sağlık durumunun yakından takip edildiği öğrenilirken, genel başkanlığını yürüttüğü AHBAP Derneği’nden de konuya ilişkin resmi açıklama geldi.
Dernek tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Genel Başkanımız Haluk Levent'in sağlık durumuyla ilgili çeşitli haberler ve paylaşımlar gündeme gelmektedir. Sürecin takip edildiğini ve sağlık durumunun kontrol altında olduğunu sizlerle paylaşmak isteriz. Tarafımıza ulaşan net ve güncel bilgiler doğrultusunda sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz. Şu an için resmî kaynaklar dışındaki paylaşımlara karşı dikkatli olunmasını rica eder, genel başkanımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz.”
Açıklamada ayrıca, resmi kaynaklar dışında yapılan paylaşımlara karşı dikkatli olunması çağrısı yapılırken, sanatçıya geçmiş olsun dilekleri iletildi.
Türk televizyon tarihinin en uzun soluklu yapımlardan biri olan Arka Sokaklar ile ilgili iddia sosyal medyada gündem oldu. 2006 yılında ekran macerasına başlayan ve 20 yıldır cuma akşamları izleyici karşısına çıkan Arka Sokaklar'ın final yapacağı öne sürüldü.
Başrollerini Zafer Ergin, Özgür Ozan ve Şevket Çoruh'un paylaştığı Arka Sokaklar'ın 21'inci sezon hazırlıklarının durduğu iddiası sosyal medyada gündem oldu.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'nde özel bir ekipte görev yapan polislerin aile yaşamları ve İstanbul sokaklarındaki maceralarını konu eden dizinin takipçileri final iddiaları sonrası tepki gösterdi. “Arka Sokaklar bitmesin”, “Senelerdir devam ettiğini bilmek güvende hissettiriyordu” gibi yorumlar geldi.
Kanal D'den henüz resmi bir açıklama gelmezken, Arka Sokaklar'ın yeni sezonda devam edip etmeyeceği eylül ayında netleşecek.
Mayıs 2026 itibariyle 750 bölüme ulaşan Arka Sokaklar dizisinde uzun yıllar boyunca pek çok oyuncu rol aldı ve birbirinden farklı konular işlendi.
Günümüzde enerji maliyetlerini yönetmek, bütçe disiplini sağlamanın en kritik yollarından biri haline geldi. Elektrik piyasasındaki serbestleşme süreciyle birlikte, tüketicilerin tedarikçi seçme hakkı (Serbest Tüketici olma hakkı), faturalarda optimizasyon imkânı sunabiliyor.
İndirimli Elektrik Nedir ve Kimler Faydalanabilir?
İndirimli elektrik, belirli bir tüketim limitini aşarak "Serbest Tüketici" olma hakkı kazanan kullanıcıların, mevcut ulusal tarifeler yerine ikili anlaşmalarla daha avantajlı koşullarda enerji satın almasıdır. Serbest Tüketici limiti EPDK tarafından belirlenmekte olup ilgili dönem için belirlenen yıllık tüketim limitini sağlayan kullanıcılar bu haktan yararlanabilmektedir. 2026 yılı için, içinde bulunulan veya bir önceki yıla ait toplam elektrik tüketimi 500 kWh ve üzeri olan kullanıcılar Serbest Tüketici statüsünden yararlanabilmektedir. Bu limitin üzerindeki Mesken, Sanayi, Kamu ve Özel Hizmetler Sektörü ile Diğer (Ticarethane) abone grubundaki herkes, Gediz Perakende’nin ulusal çaptaki tekliflerinden faydalanarak maliyetlerini düşürebilir.
Gediz Perakende’nin Avantajlı Elektrik Teklifleri
Enerji tüketim alışkanlıklarınıza göre tercih edebileceğiniz üç temel model bulunmaktadır:
Piyasa Odaklı (PTF + YEKDEM): Elektrik piyasasındaki değişken maliyet yapısını takip etmek isteyenler için,
Sabit Birim Fiyat Modeli: Piyasadaki dalgalanmalardan etkilenmeden, bütçesini korumak isteyen işletmeler için,
Ön Ödemeli Çözümler: Planlamasını önceden yapıp nakit akışını yönetmek isteyenler için tercih edilebilir.
Geçiş Süreci Nasıl İşler?
İndirimli elektrik kullanımına geçmek, Gediz Perakende ile oldukça zahmetsizdir. Başvurunuzun ardından yapılan tüketim analiziyle size en uygun teklif sunulur ve ikili anlaşma süreciyle elektrik tedarik süreci mevcut dağıtım altyapısı üzerinden devam eder. Siz de enerji giderlerinizi kontrol altına almak ve işletmenize özel avantajlı elektrik tarifeleri hakkında detaylı bilgi edinmek için Gediz Perakende'nin web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
*Piyasa Takas Fiyatı (PTF); Gün Öncesi Piyasası'nda (GÖP) her bir saatlik zaman dilimi için arz ve talebin dengelendiği noktada oluşan elektrik enerjisi referans fiyatıdır.
*YEKDEM; Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretimini teşvik etmek ve bu kaynakların ülke ekonomisine kazandırılmasını sağlamak amacıyla oluşturulmuş bir destekleme mekanizmasıdır.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Eskişehir Kültür Yolu Festivali açılış programının ardından gazetecilerle bir araya geldi. Bakan Ersoy’a masada, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti MKYK Üyesi Mürsel Çavdar eşlik etti.
Riot Points Yüklemeden Önce Sunucu, Bölge ve Paket Tercihleri Ne Olmalı?
League of Legends evreninde kozmetik ürünlere veya etkinlik biletlerine sahip olmanın yolu Riot Puanı (RP) kullanmaktan geçiyor. Ancak bakiye yükleme aşamasına gelmeden önce sunucu, bölge ve paket seçimi gibi kritik detaylara dikkat etmeniz gerekiyor. Yanlış bölge için alınan bir kodun geri iadesi yapılamıyor ve bu durum maddi kayıplara yol açıyor. Bu rehberde, bütçenizi en verimli şekilde kullanmanızı sağlayacak tüm teknik detayları ve stratejik tercihleri inceliyoruz.
Satın alma aşamasında yapılan hatalar genellikle dikkatsizlikten kaynaklanıyor. Özellikle Türkiye ve Avrupa sunucuları arasındaki kod farklılıkları, birçok oyuncunun mağduriyet yaşamasına sebep oluyor. Doğru planlama yaparak hem hesabınızı koruyor hem de harcadığınız paranın karşılığını tam olarak alıyorsunuz.
LoL RP kodu hangi sunucularda geçerli?
League of Legends sunucuları bölgesel olarak birbirinden ayrılıyor. Türkiye (TR), Batı Avrupa (EUW) ve Kuzey Amerika (NA) gibi farklı bölgelerin kendi dijital ekonomileri bulunuyor. Bir bölge için üretilen dijital kod, bir başka bölgede kesinlikle çalışmıyor. Bu yüzden bakiye yüklemeden önce hesabınızın hangi sunucuda kayıtlı olduğunu kontrol etmeniz ilk şarttır.
Sunucu bazlı kısıtlamalar şunları içeriyor:
● Türkiye sunucusu için üretilen E-Pin kodları sadece TR sunucusunda aktif ediliyor.
● EUW veya EUNE sunucuları için genellikle Euro tabanlı global kodlar kullanılıyor.
● Bölge kilitli kodlar, istemci içinde hata mesajı almanıza neden oluyor.
● Kod görüntülendiği anda iade hakkı bittiği için alım yapmadan önce sunucu bilgisini teyit edin.
● Farklı bölgeler arasındaki fiyat farkları, o ülkenin yerel ekonomik şartlarına göre belirleniyor.
Ekonomik bir alışveriş için her zaman yerel sunucu avantajlarını kullanmak gerekiyor. Eğer Türkiye sunucusunda oynuyorsanız, TL bazlı paketler her zaman Euro bazlı paketlerden daha karlı oluyor. Uygun fiyatlı bir rp satın al seçeneğiyle kendi bölgenize özel bakiyenize saniyeler içinde kavuşuyorsunuz.
En karlı LoL RP paketleri nasıl seçilir?
Riot Games, paket miktarları arttıkça oyunculara sunduğu bonus puan miktarını da artırıyor. Küçük paketler anlık ihtiyaçları karşılasa da, uzun vadede koleksiyon yapan bir oyuncu için büyük paketler her zaman daha mantıklı bir tercih olarak öne çıkıyor. Birim bakiye başına ödediğiniz ücret, paket hacmi yükseldikçe düşüyor.
Aşağıdaki tablo, popüler paketlerin verimlilik oranlarını ve kullanım alanlarını özetliyor:
Paket Miktarı
En Uygun Kullanım Amacı
Bonus Verimi
400 - 800 RP
Eksik kalan bakiyeyi tamamlama
Düşük
1600 - 3000 RP
Etkinlik biletleri veya tekli skinler
Orta
5000+ RP
Efsanevi skin setleri veya küre paketleri
Yüksek
10.000+ RP
Koleksiyon tamamlama ve büyük indirimler
En Yüksek
Eğer yakın zamanda büyük bir etkinlik (Worlds, MSI vb.) geliyorsa, bakiyenizi yüksek hacimli paketlerle önceden doldurmak tasarruf sağlıyor. Bonus puanlar sayesinde aslında bir adet orta segment kostümü bedavaya getirmiş oluyorsunuz. Bütçenizi tek seferde büyük bir pakete ayırmak, her seferinde ayrı ayrı küçük paket almaktan çok daha karlı bir yol sunuyor.
Dijital oyun pazarlarında bölge kontrolü neden önemli?
İnternet üzerinde birçok farklı platform üzerinden dijital kod satışı yapılıyor. Ancak her site aynı güvenlik standartlarını veya bölge çeşitliliğini sunmuyor. Profesyonel bir itemci sitesi üzerinden işlem yapmak, alacağınız kodun bölge bilgisini net bir şekilde görmenizi sağlıyor. Şeffaf ürün açıklamaları sayesinde Türkiye sunucusu mu yoksa Avrupa sunucusu için mi alım yaptığınızı kolayca anlıyorsunuz.
Bölge kontrolü yaparken şu detaylara odaklanmalısınız:
Ürün başlığında "TR" veya "EUW" ibarelerinin olup olmadığını kontrol edin.
Satın almadan önce oyuncu ID numaranızın hangi sunucuya bağlı olduğunu istemci ayarlarından doğrulayın.
Pazar yerindeki satıcı puanlarını inceleyerek hızlı teslimat yapan kanalları seçin.
Olası bir yanlışlıkta anında müdahale edebilen canlı destek hizmetinin olup olmadığına bakın.
Güvenli ödeme sistemleri sayesinde kart bilgilerinizi koruma altına alın.
Hatalı bir bölge kodu aldığınızda, bunu başka bir oyuncuyla takas etmek veya satmak zorunda kalabiliyorsunuz. Bu süreç hem zaman kaybına hem de güvenlik riskine yol açıyor. Bu yüzden işlem onayından önce son bir kez bölge kutucuğunu kontrol etmek her şeyi çözüyor.
LoL sunucu değiştirme ücreti ve bakiye durumu
Bazen oyuncular arkadaşlarıyla oynamak veya daha rekabetçi bir ortam bulmak için sunucu değiştirmek istiyor. Bu işlem LoL mağazasında belirli bir RP karşılığında yapılıyor. Sunucu transferi yapmadan önce mevcut bakiyenizin yeni sunucuya aktarılıp aktarılmayacağını merak ediyorsanız, cevabı oldukça basit: Mevcut bakiyeniz sizinle birlikte yeni sunucuya taşınıyor.
Ancak transfer sonrası yükleme yapmak istediğinizde yeni sunucunun kodlarını almanız gerekiyor. Yani TR'den EUW'ya geçtiğinizde artık TL bazlı Türkiye kodlarını kullanamıyorsunuz. Bu yüzden transfer yapmadan önce hesabınızdaki tüm yerel kodları aktif etmeniz mantıklı bir hamle oluyor. Sunucu değiştirme işlemi genellikle 2600 puan civarında bir maliyetle sunuluyor ve bu bedeli karşılamak için yüksek hacimli paketler tercih ediliyor.
Güvenilir dijital oyun pazaryeri nasıl seçilir?
Dijital varlık alımında sadece fiyata odaklanmak büyük bir hata olabilir. Çok ucuz fiyat vaat eden ancak kurumsal olmayan sitelerden alınan kodlar, hesabınızın kalıcı olarak kapatılmasına yol açabiliyor. Çalıntı kartlarla üretilen kodlar Riot Games tarafından tespit edildiğinde, o kodu kullanan hesaplar doğrudan askıya alınıyor. Bu yüzden bilinen bir dijital oyun pazaryeri üzerinden alışveriş yapmak, hesabınızın geleceğini garanti altına alıyor.
Güvenilir bir platformda şu standartlar bulunuyor:
● Satış sonrası destek ve hatalı kod durumunda hızlı inceleme süreci.
● Kullanıcıların yaptığı tarafsız yorumlar ve şeffaf başarı oranları.
● Farklı ödeme kanalları (Kredi kartı, Havale, EFT, Mobil ödeme) sunulması.
● Kişisel verilerin korunması için SSL sertifikası ve KVKK uyumluluğu.
● Satın alınan dijital ürünlerin saniyeler içinde otomatik teslim edilmesi.
Kurumsal siteler kodları doğrudan yetkili distribütörlerden temin ettiği için herhangi bir güvenlik riski barındırmıyor. Paranızı ve emeğinizi riske atmamak adına sadece denetlenen platformları kullanmanız gerekiyor.
Şampiyon mu yoksa kostüm mü? Puanlar nereye harcanmalı?
RP yükledikten sonra karşınıza çıkan binlerce seçenek arasından en mantıklısını seçmek gerekiyor. Birçok oyuncu yeni şampiyonları hemen açmak istese de, bu aslında puanları verimsiz kullanmak anlamına geliyor. Şampiyonlar oyun oynayarak kazanılan Mavi Öz (BE) birimiyle de açılabiliyor. Bu yüzden değerli puanlarınızı sadece para ile alınabilen kostüm, etkinlik bileti veya özel renklere (Chroma) ayırmalısınız.
Harcama önceliği şu şekilde planlanabilir:
Etkinlik Biletleri: En yüksek verimi sağlayan harcama türüdür. Onlarca küre ve nadir skin kazandırıyor.
Efsanevi ve Ebedi Skinler: Şampiyonun tüm animasyonlarını değiştirdiği için en çok keyif veren içeriklerdir.
Sana Özel Mağaza: Kişiselleştirilmiş dev indirimler için bakiye saklamak akıllıca oluyor.
Hesap güvenliği için E-Pin yükleme kuralları
Dijital kodunuzu aktif ederken dikkat etmeniz gereken bazı güvenlik protokolleri bulunuyor. Kodunuzu asla oyun içindeki sohbet pencerelerinden veya tanımadığınız kişilerle paylaşmayın. Bazı dolandırıcılar "puanını ikiye katlayacağım" gibi vaatlerle kodunuzu ele geçirmeye çalışıyor. Riot Games yetkilileri asla sizin şifrenizi veya aktif edilmemiş kodunuzu talep etmiyor.
Yükleme yaparken şu adımları izleyin:
● LoL istemcisini açın ve sağ üstteki hazine simgesine (Mağaza) tıklayın.
● "RP Satın Al" butonuna basın ve ödeme yöntemleri arasından "Riot PIN ve Kodlar" seçeneğini seçin.
● Aldığınız kodu kopyalayıp ilgili alana yapıştırın ve onaylayın.
● İşlem tamamlandığında sağ üst köşedeki bakiyenizin güncellendiğini kontrol edin.
● Hatalı kod uyarısı alırsanız, boşluk bırakmadığınızdan veya O-0, I-1 gibi karakterleri karıştırmadığınızdan emin olun.
Riot Puanları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
LoL RP kodunun süresi dolar mı?
Genel olarak kodların uzun bir kullanım süresi bulunuyor ancak bölgesel fiyat güncellemelerinden etkilenmemek adına kodu satın aldıktan sonraki 12 ay içinde aktif etmeniz öneriliyor.
Yanlış sunucu için kod aldım, ne yapabilirim?
Eğer kod görüntülendiyse dijital ürünlerde iade yapılmıyor. Ancak kodu henüz kullanmadıysanız, o sunucuda oynayan bir arkadaşınıza hediye edebilir veya pazar yerlerindeki ilanlar üzerinden takas etmeyi deneyebilirsiniz.
Mobil ödeme ile RP almak daha mı pahalı?
Operatörlerin kestiği yüksek komisyonlar nedeniyle mobil ödeme genellikle kredi kartına göre biraz daha maliyetli oluyor. Bütçenizi korumak için doğrudan banka veya kredi kartı yöntemlerini tercih etmeniz daha avantajlı bir yol sunuyor.
Puanlarımı başka bir hesaba aktarabilir miyim?
Hayır, bir hesaba yüklenen puanlar başka bir hesaba doğrudan transfer edilemiyor. Ancak arkadaş listenizdeki birine mağaza üzerinden kostüm veya içerik hediye ederek puanlarınızı dolaylı yoldan paylaşabiliyorsunuz.
Etkinlik küreleri mi yoksa doğrudan skin mi?
Eğer belirli bir şampiyona aşıksanız doğrudan o skini almalısınız. Ancak genel olarak koleksiyonunuzu genişletmek istiyorsanız, etkinlik küreleri çok daha fazla skin kristali kazanmanızı sağlıyor.
İndirimli RP almak ban sebebi mi?
Yetkili ve kurumsal item satış siteleri üzerinden alınan yasal kodların kullanımı hiçbir risk barındırmıyor. Bu kodlar resmi yollarla üretildiği için hesabınıza herhangi bir zarar vermiyor.
Radianite Puanı ile Riot Points aynı şey mi?
Hayır, Radianite Puanları Valorant içindeki silah kaplamalarını geliştirmek için kullanılırken, Riot Points League of Legends içindeki alışverişlerde kullanılıyor. Her iki oyunun da para birimi birbirinden farklıdır ancak aynı Riot hesabıyla yönetilebiliyor.
Dün rahatsızlanması sebebiyle Acıbadem Fulya Hastanesi'ne kaldırılan İnanır'ın sağlık durumu ile ilgili Başhekim Prof. Dr. Hüsnü Görgen açıklamada bulundu.
Görgen, şunları kaydetti:
"Dün hastanemize başvuran hastamız Kadir İnanır, yapılan tıbbi değerlendirme sonrası pnömoniye (zatürre) bağlı gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakım servisine alınmıştır. Tedavisi yoğun bakım koşullarında sürdürülmekte ve entübasyon gerektirmeden uygulanan non-invaziv solunum desteği verilmektedir. Genel durumu yakından izlenen hastamızın klinik durumunda dünden bu yana kısmi iyileşme gözlenmiştir. Hastamız, bir süre daha yoğun bakım servisinde takip edilecektir."
Yeşilçam'ın önemli aktörleri arasında yer alan İnanır, daha önce Beykoz'da yaşadığı evde 24 Mart 2024'te rahatsızlanarak, beyne pıhtı atması sonucu inme geçirdiği için operasyona alınmış ve tedbir amaçlı entübe edilmişti. Tedavinin iyi gitmesi nedeniyle 27 Mart'ta ekstübe edilen İnanır, 4 Nisan 2024'te taburcu olmuştu.
Gece saatlerinde aniden fenalaşan Kadir İnanır’ın sağlık durumunun kötüleştiği, evde bulunan yakınları tarafından fark edildi.
Bunun üzerine usta oyuncu Beşiktaş’ta bulunan bir hastaneye götürüldü.
Habertürk'te yer alan bilgilere göre, hastanede yapılan ilk müdahalenin ardından doktorların kararıyla Kadir İnanır'ın yoğun bakım servisine alındığı öğrenildi.
Sanatçının sağlık durumuna ilişkin hastaneden resmi bir açıklama henüz yapılmadı.
GEÇTİĞİMİZ YIL DA CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI YAŞADI
Kadir İnanır, 24 Mart 2024 tarihinde beynine pıhtı atması nedeniyle hastaneye kaldırılmış ve uzun süre yoğun bakımda tedavi görmüştü.
Aylar süren tedavi sürecinin ardından taburcu edilen sanatçının, daha sonra akciğer enfeksiyonu nedeniyle yeniden tedavi altına alındığı açıklanmıştı.
Yaklaşık bir yıldır fizik tedavi süreci devam eden usta oyuncunun zaman zaman dostlarıyla bir araya geldiği görüntüler kamuoyuna yansımıştı.
Son olarak Coşkun Sabah ile çekilen fotoğrafı gündem olmuştu.
EŞİ JÜLİDE HANIMDAN AÇIKLAMA
İnanır’ın hayat arkadaşı Jülide Kural, sanatçının sağlık durumuyla ilgili açıklamada bulundu.
Kural, enfeksiyon nedeniyle yoğun bakım kararı alındığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kadir üşütmüş maalesef. Ciğerlerinde üşütmeye bağlı enfeksiyon gelişmiş. Bugün çok daha iyi. Doktorları, ‘İyiye gidiyor ama özenli davranmamız gerekiyor. Yoğun bakımda her saniye takibini yapabiliriz. 2 güne normal odaya çıkar’ diyerek yoğun bakıma aldı.”
Kural ayrıca, sigaranın sanatçının sağlık durumunu olumsuz etkilediğini ifade ederek, “En büyük düşmanı sigara” dedi.
Usta oyuncu Oktay Kaynarca, geçtiğimiz günlerde yaşadığı sağlık problemi nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı.
Doktor kontrolünde tedavi altına alındığı öğrenilirken Kaynarca'nın yapılan ilk müdahalelerin ardından sağlık durumunun kontrol altına alındığı belirtilmişti.
CİDDİ BİR ŞEY YOK
Hastanede gözetim altında tutulan Oktay Kaynarca’nın sağlık durumunun her geçen saat daha iyiye gittiği bildirildi. Oyuncunun doktor kontrolünde istirahat ettiği ve ciddi bir sağlık riskinin bulunmadığı kaydedildi.
Oyuncunun yapılan tetkiklerinde gıda zehirlenmesi bulgularına rastlandı. Tedavisinin ardından durumunun stabil olduğu belirtilirken, Oktay Kaynarca’nın kısa süre içerisinde günlük programına ve çalışmalarına geri dönmesinin beklendiği ifade edildi.
Türkiye'de en çok sipariş edilen yemekler açıklandı. Motokuryeler aracılığıyla gerçekleştirilen anında ve planlı teslimatları kapsayan hızlı ticaretin hacmi, geçen yıl yüzde 55,6 artarak 388,7 milyar liraya çıktı. Tüketicilerin en fazla sipariş verdiği ürünler arasında hamburger, pizza, çikolata, gofret ve bisküvi öne çıktı. Lahmacun ise dördüncü sıraya yerleşti.
Bir önceki yıla göre yüzde 55.6 büyüdü
Ticaret Bakanlığının “Türkiye’de e-Ticaretin Görünümü Raporu 2025” verilerinden derlenen bilgilere göre, anında ve randevulu teslimatları içeren hızlı ticaret hacmi, 2025 itibarıyla 388.7 milyar liraya ulaştı. Böylece sektör, bir önceki yıla göre yüzde 55.6 büyüme kaydetti.
En fazla yemek siparişi verildi
Hızlı ticaret hacminde en büyük payı yemek sektörü aldı. Geçen yıl toplam hacmin yüzde 69.5’i yemek kategorisinden oluşurken, gıda ve süpermarket alışverişlerinin payı yüzde 30.5 oldu.
Gıda ve süpermarket kategorisinde tüketicilerin en fazla sipariş ettiği ürünler arasında 4.64 milyar lirayla çikolata, gofret ve bisküvi yer aldı. Temizlik ve ev bakım ürünleri 3.96 milyar lirayla ikinci sırada bulunurken, piliç, tavuk ve hindi ürünleri 3.46 milyar lirayla öne çıkan diğer ürünler arasında yer aldı.
Köfte ve işlenmiş et ürünleri 3,43 milyar liraya, süt ürünleri 3,01 milyar liraya, pet şişe su siparişleri ise 2,88 milyar liraya ulaştı.
Hamburger zirveye yerleşti
Yemek kategorisinde ise tüketicilerin en çok tercih ettiği ürün hamburger oldu. Hamburger siparişlerinin hacmi geçen yıl 26,74 milyar liraya çıktı.
Hamburgeri 17,03 milyar lirayla pizza, 12,56 milyar lirayla tavuk döner ve 6,67 milyar lirayla lahmacun takip etti.
Izgara köfte ve et yemekleri 5,08 milyar liraya ulaşırken, çiğ köfte siparişleri 4,18 milyar lira, tost ve sandviç siparişleri ise 3,9 milyar lira olarak kaydedildi.
İstanbul ilk sırada
Hızlı ticaret işlemlerinin büyük bölümü İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul, geçen yıl toplam işlem hacminin yüzde 55,4’ünü, ürün adetlerinin ise yüzde 57,7’sini oluşturdu. Ankara yüzde 8,1’lik işlem hacmiyle ikinci sırada yer alırken, İzmir yüzde 7’lik payla İstanbul’u takip etti. Ürün sayısında ise Ankara’nın payı yüzde 7,4, İzmir’in payı yüzde 6,6 olarak hesaplandı.
Bursa toplam hızlı ticaret hacminden yüzde 3,7 pay alırken, Antalya’nın payı yüzde 3, Kocaeli’nin payı ise yüzde 2 oldu.
Gençlere yönelik içeriklerle milyonlara hitap eden sosyal medya fenomeni 'Testo Taylan' hakkında yeni bir gelişme yaşandı.
Yaklaşık iki ay önce, 'Testo Taylan' adıyla tanınan Taylan Özgüç Danyıldız ve YouTube platformunda yayımladığı bir içerik incelemeye alındı.
KADINLARI AŞAĞILADIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ
Yayımlanan 'Sosyal Mühendis Akademi' başlıklı videoya ilişkin, 'sosyal deney' adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla soruşturma başlatıldı.
TAHLİYESİNE KARAR VERİLDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Danyıldız, ardından 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Yaklaşık iki aydır tutuklu bulunan Danyıldız, bugün tahliye edildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adana merkezli 21 ilde yasa dışı bahis operasyonu düzenlendiğini ve çok sayıda kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldığını duyurdu. Gözaltına alınan kişiler arasında Rasim Ozan Kütahyalı da bulunuyor.
"200 ŞÜPHELİ ŞAHIS YAKALANDI"
Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Adana Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde yürütülen kapsamlı soruşturma kapsamında; yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve kara para aklama suçlarına yönelik 21 ilimizde 200 şüpheli şahsa yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonla, milletimizin huzuruna ve ekonomimize kasteden çok katmanlı bir suç organizasyonuna ağır bir darbe indirilmiştir."
100 MİLYAR TL VE 2 MİLYAR DOLARLIK VURGUN
Bakan Gürlek, "Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, teknik ve fiziki takip çalışmaları ile elde edilen deliller neticesinde, yaklaşık 100 milyar TL ve 2 milyar dolar seviyesinde suç gelirinin finansal sistem içerisinde aklandığının tespit edilmesi, yürütülen mücadelenin boyutunu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır." dedi.
"Adalet, İçişleri ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarımızın omuz omuza, büyük bir eş güdüm içinde sergilediği kararlı duruş; finansal suç örgütlerine ve yasa dışı bahis şebekelerine karşı asla taviz vermeyeceğimizin en net göstergesidir. Bu sabırla ve büyük bir dikkatle yürütülen operasyon dolayısıyla Adana Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve Adana İl Emniyet Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın alın terini ve geleceğini hedef alan her türlü suç yapısıyla mücadelemizi, aynı sarsılmaz iradeyle sürdüreceğiz."
RASİM OZAN KÜTAHYALI GÖZALTINDA
Gözaltına alınan isimler merak konusu olurken, Rasim Ozan Kütahyalı'nın da operasyon kapsamında İstanbul'daki evinde gözaltına alındığı bildirildi.
AKP'liler dün (12 Mayıs) partilerine katılan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal için karşılama töreni düzenledi: "Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde hizmete devam."
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarının ardından sosyal medyada tehdit içerikli paylaşımlar yaptığı gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan 36 çocuğa sosyal destek verileceği duyuruldu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Çin'de konut bakanı Ni Hong'la görüştüğünü duyurdu: "Kentsel dönüşüm ve akıllı şehirler alanlarındaki çalışmaları ele aldık."
Karayolu Taşıma Yönetmeliği'ndeki değişiklik, 2 gün sonra devreye girecek. Uygulamaya girecek değişiklikle birlikte kuryelerden de yeni belgeler istenmişti. Belgelerin alınmasına ilişkin verilen sürenin sonuna gelindi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca hazırlanan Karayolu Taşımacılık Faaliyetleri Mesleki Yeterlilik Eğitimi Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak Ocak 2026'da yürürlüğe girdi.
Değişiklikle "SRC kurye mesleki yeterlilik belgesi" ilk kez tanımlanmıştı. Bu belge kapsamında, motosiklet ve motorlu bisiklet (moped) kullanan kuryelerin kayıt altına alınması ve denetlenmesi hedeflenirken, mesleki yeterlilik eğitimiyle bilgi ve tecrübelerinin artırılması, son dönemde artış gösteren kurye kazalarının azaltılması, hizmet kalitesi ile güvenin yükseltilmesi amaçlandı.
Bu kapsamda, mesleki yeterlilik belgelerinin iptalinde uygulanan sürücü yaş sınırı da yeniden düzenlendi. Yönetmelikte 63 olan ancak fiilen 66 olarak uygulanan yaş sınırı 69'a yükseltildi.
BELGE ALMAYAN KURYELERE CEZA VAR
SRC ve psikoteknik belgesi alma zorunluluğu olsa da yetkili kuruluşlar tarafından kuryelerin bilgilendirilmemesi nedeniyle belge alamayan kuryeler ceza yükümlülüğüyle karşı karşıya kalacak.
NTV'nin haberine göre; sektör temsilcileri 15 Mayıs 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin, 28'inci maddesinin 12'nci fıkrasında yer alan "P1 veya P2 yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtları süren şoförlerden, 34'üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde öngörülen yükümlülük bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle aranmaz." şartlarının 2 gün sonra devreye gireceğini belirtiyor.
Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde ise 34'üncü maddede şoför ve kuryelerde aranacak nitelik ve şartlar ele alınıyor ve "Bu Yönetmelik kapsamındaki taşıtları kullanan şoförlerin" cümlesi bulunuyor.
15 Mayıs 2026 tarihinden itibaren tüm kuryelerin SRC ve psikoteknik belgesinin olması gerekiyor.
SRC belgesi olmadan kuryelik yapanlar polis tarafından uygulama noktasında 15 bin liranın üzerinde cezaya tabi tutulacak. SRC belgesi de yaklaşık 11 bin lira seviyesinde bulunuyor.
Öte yandan Ankara Kuryeler Odası Başkanı Ramazan Akpınar, kurye sektöründe zorunlu hale gelen SRC ve psikoteknik belgeleriyle ilgili büyük bir belirsizlik yaşandığını söyledi. Eğitim verecek yeterli kurum olmadığını belirten Akpınar, “15 Mayıs’tan sonra belgesi olmayan kuryelere ceza kesilecek, polislerle karşı karşıya geleceğiz” dedi.
Spot: Türkiye Kültür Yolu Festivali bu yıl ilk kez Aydın’da düzenleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dijital yayınların Genel Yayın Yönetmenleri ile bir araya gelerek soruları cevapladı. Beyaz Gazete Genel Yayın Yönetmeni Türker Akıncı da katılımcılar arasında yer aldı.
DHA'nın haberine göre tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek etkin pişmanlıktan faydalanabilmek için Antalya başsavcılığına başvurdu.
Son günlerde yeniden gündeme gelen hantavirüs, aslında yeni keşfedilmiş bir virüs değil. Hantavirüsler, kemirgenler tarafından taşınan ve insanlarda ciddi hastalıklara yol açabilen bir virüs grubunu ifade ediyor. Bazı türleri akciğerleri, bazıları ise böbrekleri etkileyebiliyor. Hantavirüs pulmoner sendromu (HPS) nadir görülse de ağır seyredebildiği için sağlık otoriteleri tarafından yakından takip ediliyor.
Hantavirüs nedir? Hantavirüs (HPS) nasıl bulaşır?
Hantavirüs en sık fare ve sıçan gibi kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğüyle temas sonrası bulaşıyor. Özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, kulübe, bodrum, ahır ya da yazlık ev gibi alanlarda temizlik yapılırken risk artabiliyor. Kampçılık, yürüyüş rotaları, kırsal alanlar ve kemirgen yoğun bölgelerde geceleme gibi durumları da risk faktörleri ve riskli alanlar arasında sıralanıyor. Kurumuş kemirgen atıkları havaya karıştığında virüs solunum yoluyla alınabiliyor. Daha nadir durumlarda kemirgen ısırıklarıyla da bulaş görülebiliyor. Uzmanlar, hantavirüslerin büyük bölümünün insandan insana bulaşmadığını belirtiyor. Ancak Güney Amerika’da görülen Andes virüsü adlı türde sınırlı sayıda insandan insana bulaş vakaları bildirilmiş durumda.
Hantavirüs belirtileri nelerdir? Tedavisi var mı?
Hantavirüs pulmoner sendromunda (HPS) belirtiler genellikle virüsle temastan 1 ila 8 hafta sonra ortaya çıkıyor. İlk aşamada tablo çoğu zaman grip ya da ağır bir viral enfeksiyonla karıştırılabiliyor. Ateş, yoğun halsizlik, kas ağrıları, baş ağrısı, bulantı, kusma, karın ağrısı ve baş dönmesi en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor.
Hantavirüs riskleri neler?
Hastalığın ilerleyen dönemlerinde özellikle akciğer tutulumu gelişirse nefes darlığı, öksürük ve akciğerlerde sıvı birikimi görülebiliyor. Bazı hantavirüs türleri böbrek yetmezliği ve kanama bozukluklarına da yol açabiliyor. Özellikle hızlı gelişen solunum şikayetleri acil tıbbi müdahale gerektiriyor. Grip benzeri başlayan belirtiler kısa sürede ciddi solunum yetmezliğine dönüşebiliyor.
Hantavirüs tedavisi nasıldır?
Hantavirüs için bugün itibarıyla onaylanmış spesifik bir antiviral tedavi ya da yaygın kullanılan bir aşı bulunmuyor. Tedavi daha çok destekleyici bakım üzerine kurulu ilerliyor. Hantavirüs pulmoner sendromu (HPS) ağır seyredebilen bir tablo olduğu için hastaların solunum desteğine, yoğun bakım takibine veya sıvı-elektrolit dengesinin düzenlenmesine ihtiyaç duyabildiği belirtiliyor. Uzmanlara göre erken teşhis ve erken tıbbi müdahale, hastalığın seyrinde kritik rol oynuyor.
Virüs dünyanın farklı bölgelerinde farklı türlerle görülüyor. Avrupa ve Asya’da daha çok böbrekleri etkileyen hantavirüs türleri yaygınken, Kuzey ve Güney Amerika’da akciğer tutulumuyla ilerleyen türler öne çıkıyor. Çin, Güney Kore, Rusya, Finlandiya, İsveç, Almanya ve Balkan ülkelerinde yıllardır vaka bildiriliyor. Amerika kıtasında ise ABD, Arjantin, Şili, Brezilya ve Paraguay gibi ülkelerde hantavirüs vakaları kaydedildi.
Hantavirüs bulaşmasını nasıl önleriz? Hantavirüs'ten korunma yolları nelerdir?
Uzmanlar, günlük yaşamda paniğe gerek olmadığını ancak kemirgenlerle teması azaltmanın önemli olduğunu vurguluyor. Özellikle kapalı ve tozlu alanları temizlerken maske kullanılması, kemirgen dışkılarının süpürülmeden önce dezenfektanla ıslatılması ve yaşam alanlarının kemirgen girişine karşı korunması öneriliyor.
Yeni yargı paketi, toplumun büyük kesimini ilgilendiren konulara ev sahipliği yapıyor. Bunlardan biri ise süresiz nafaka uygulaması. Kısa süreli bir evlilik yapsa bile uzun yıllar boyunca nafaka ödemek durumunda kalan pek çok kişi 12. Yargı paketi ile çıkacak düzenlemeleri bekliyor.
NAFAKAYA ALT SINIR GELİYOR
Gelen ilk bilgilere göre ise süresiz nafaka uygulaması 12. Yargı paketi ile rafa kalkacak. Boşanma davalarında yeni bir devir açacak uygulama ile nafakada alt sınır 5 yıl olacak.
EVLİLİK SÜRESİ BELİRLEYİCİ OLACAK
Diğer yandan uzun süreli evliliklerde hakim inisiyatif alarak nafaka süresini belirleyebilecek. Ancak bu konuda da belirleyici olarak evliliğin süresi baz alınacak. Evlilik süresinin yarısının esas alınması beklenen uygulama ile 20 yıl evli kalan biri 10 yıl nafaka ödeyebilecek.
Yine pakette yer alan düzenlemeye göre evli çiftlerin ayrı yaşaması da boşanma sebebi sayılabilecek.
İKİ DURUŞMA ARASI 3 AYI GEÇMEYECEK
Yargılama süreçlerinin hızlandırılması için de çalışmalar gerçekleştiriliyor. Yapılan düzenlemeler ile hakim artık hukuki konunun tespiti konusunda bilirkişiye başvuramayacak. Ayrıca, duruşma araları 3 ayı geçmeyecek. Eğer bir sonraki duruşma için süre 3 ayı geçiyorsa hakim, makul bir gerekçe yazmak zorunda olacak.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, SGK prim borçlarına ilişkin önemli bir düzenlemeyi duyurdu. Meclis’e sunulan kanun teklifine göre, mevcutta 36 ay olan tecil ve taksitlendirme süresi 72 aya çıkarılacak.
Yeni düzenlemeyle birlikte işverenlerin ve borçlu vatandaşların ödeme yükünün hafifletilmesi hedeflenirken, teminatsız tecil tutarı da 1 milyon liraya yükseltilecek.
Petrol fiyatlarındaki dalgalanma akaryakıt fiyatlarını etkilemeye devam ediyor. Orta Doğu'dan gelen haber akışı petrol fiyatlarının yönünü belirlerken, bu gelişme akaryakıta zam ya da indirim olarak yansıyor.
BENZİNE ZAM LPG'YE İNDİRİM
Benzine beklenen yaklaşık 2 liralık zamla, LPG’ye beklenen 1 lira 33 kuruşluk indirim gece yarısı pompa fiyatlarını değiştirdi. Ancak zammın tamamı pompaya yansımayacak.
%75'İ ÖTV'DEN KARŞILANDI
Eşel mobil sistem gereği 2 liralık zammın yüzde 75'i ÖTV'den karşılanacak. Böylece benzindeki fiyat artışı tüketiciye 50 kuruş olarak yansıyacak.
7 MAYIS GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI
İstanbul Avrupa
64.47
71.77
33.89
İstanbul Anadolu
64.33
71.63
33.29
Ankara
65.44
72.89
33.87
İzmir
65.72
73.16
33.69
AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?
Türkiye'de benzin ve motorin fiyatları hesaplanırken; Gümrüksüz rafineri fiyatına ÖTV ve EPDK payının eklenmesiyle KDV hariç rafineri satış fiyatı bulunuyor. Gümrüksüz rafineri fiyatı hesaplanırken ise, Akdeniz-İtalyan piyasasında yayınlanan günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ve günlük dolar kuru takip edilerek, belli bir fiyat değişim farkında gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı elde ediliyor.
İşin içinde vekâlet vardır, ibadet niyeti vardır, bir sofraya ulaşması beklenen emanet vardır. Tam da o yüzden kurum seçimi kritik hale gelir.
Kısa cevap net. Doğru seçim, kesimin usule uygun ilerlemesinden etin ihtiyaç sahibine ulaşmasına kadar her aşamayı doğrudan etkiler.
Mevcut dini çerçevede vekâletle kurban kesimi mümkün görülürken, vekâletin açık alınması, kurbanlık şartlarının korunması ve organizasyonun kapasitesi kadar vekâlet kabul etmesi temel başlıklar arasında yer alır.
Çevrim içi işlem tarafında da açık adres, telefon, toplam bedel ve ön bilgilendirme gibi bilgiler ödeme öncesinde görünür olmalıdır.
Vekâlet Sürecinin Net Olması
Kurum seçiminin ilk kritik tarafı vekâlet aşamasında ortaya çıkar. Kurban bağışında kişi, satın alma, kesim ve çoğu zaman dağıtım işlemi için yetki verir.
Yetkinin hangi aşamada alındığı, hangi işlem için geçerli sayıldığı ve kayıt altına nasıl geçirildiği açık değilse güven duygusu zayıflar.
Mevcut fetva metinlerinde, vekâletle kurban organizasyonlarında müşteriden alım satım ve kesim için genel vekâlet alınması gerektiği açıkça anlatılır. İkinci modelde ise hayvanın cinsi, yaşı ve küpe numarası gibi ayırt edici bilgilerin belirtilmesi istenir.
Yani doğru kurum seçimi, en başta kişinin neye onay verdiğini berrak biçimde görmesi anlamına gelir. Ekranda ya da görüşme sırasında net ifade bulunuyorsa iç rahatlar. İfade yuvarlak kalıyorsa tereddüt büyür.
Kurbanlık Şartlarını Koruyan Yapı Neden Güven Verir?
Kurum seçiminin ikinci önemli tarafı, kurbanlığın niteliğiyle ilgilidir. Sağlıklı, organları tam ve besili hayvan şartı temel ölçü kabul edilir.
Ağır kusuru olan, aşırı zayıf düşen, yürümekte zorlanan ya da değerini belirgin biçimde düşüren eksikleri bulunan hayvan kurban için uygun sayılmaz.
Kâğıt üstünde uygun görünen fiyatlar bazen kişiyi hızlı karar vermeye iter, yine de asıl soru farklıdır. Seçilen hayvan gerçekten kurbanlık ölçülerini taşıyor mu. Güven veren yapı, hayvan seçimi konusunda kaçamak cümle kurmaz.
Yaş bilgisi, fiziksel durum ve kayıt düzeni konusunda net konuşur. İbadetin gönül rahatlığıyla yerine gelmesi de biraz burada başlar. Kişi, verdiği emanetin rastgele değil, dikkatle seçilmiş bir kurbanlıkla karşılandığını bilmek ister.
Fiyat Şeffaflığı
Ucuz ya da pahalı görünmesi tek başına belirleyici değildir. Asıl önemli nokta, bedelin nasıl anlatıldığıdır.Çevrim içi işlemlerde hizmetin niteliği, toplam tutar, ek masraf varsa onun da kapsamı, açık adres ve iletişim bilgileri ödeme öncesinde https://www.misder.org/kurban adresinde olduğu gibi kullanıcıya açıkça gösterilmelidir.
Kişi, hangi hizmete ne ödediğini açık biçimde görebiliyorsa güven hissi güçlenir. Son anda değişen rakamlar, görünmeyen masraflar ya da işlem sonunda kayıt bırakmayan ekranlar ise kafayı karıştırır. Kurban bağışında kişi çoğu zaman indirim peşinde değil, içi rahat bir yol arar. Fiyatın net anlatılması da tam olarak o huzurun parçasıdır. Sessiz ama sağlam ayrıntılar, parlak kampanya cümlelerinden daha çok şey söyler.
Dağıtım Kapasitesi
Vekâlet alan yapının, kesip dağıtabileceği kadar başvuru toplaması gerekir. Mevcut dini değerlendirmelerde de kapasite dikkate alınarak vekâlet kabul edilmesi, kesimin gerçekten yapılması ve etlerin muhtaçlara ulaştırılması gerektiği açık biçimde yer alır.
İşin günlük hayattaki anlamı oldukça somuttur. Çok sayıda bağış topladığını söyleyen bir yapının, aynı netlikle lojistik plan anlatması beklenir. Kesim hattı, hisse düzeni, teslim yöntemi, bölge planı ve takip sistemi görünür haldeyse güven artar.
Aksi durumda kişi, verdiği payın yoğunluk içinde kaybolup kaybolmayacağını düşünmeye başlar. Bayram döneminin telaşı içinde en kıymetli şeylerden biri de tam olarak budur.
Kişisel Veri Ve Ödeme Güvenliği
Kişisel veri ve ödeme güvenliği de aynı ölçüde önemlidir. İsim, telefon, e posta ve ödeme bilgisi alınan bir sayfada veri sorumlusunun kimliği, verinin hangi amaçla işlendiği, kimlere aktarılabileceği, toplama yöntemi ve ilgili kişinin hakları görünür biçimde yer almalıdır.
Aydınlatma yükümlülüğü, güven ilişkisini ve şeffaflığı güçlendiren temel unsur olarak tanımlanır. Bağış yapan kişi için anlamı çok açıktır. Ekrana girilen bilgi, belirsiz bir alana bırakılmamalıdır. Güven veren yapı, veri metnini saklamaz, görünür hale getirir.
İşlem sonunda dekont, kod ya da kayıt bilgisi bırakır. Kişi de gerektiğinde dönüp kontrol edebileceği somut bir iz görür. İç rahatlatan dijital deneyim, ibadet tarafındaki huzuru gölgelememelidir.
Kesim Sonrası Bilgilendirme
Kişi çoğu zaman ödeme yaptıktan sonra tek şey duymak ister. Emanet yerine ulaştı mı. Güven veren yapı, süreci baştan sona iz bırakacak biçimde yürütür. Vekâlet kaydı, hisse bilgisi, kesim zamanı ve mümkünse işlem sonrası sorgulama adımı görünür halde tutulur.
Kurallar çerçevesinde, yapılan organizasyonun ticari satış mantığına kaymaması, etin satılıp farklı amaçlara yönelmemesi ve muhtaçlara ulaştırılması esas kabul edilir.
Tüm zincirin sonunda bağış yapan kişiyi rahatlatan şey ise açık iletişimdir. Kısa bir mesaj, bir kayıt numarası ya da sorgulama ekranı bile büyük fark yaratır.
Çünkü kurban bağışı sırasında aranan şey sadece işlem tamamlanması değildir. Gönül rahatlığıdır, güven duygusudur, verilen payın gerçek bir karşılığa dönüştüğünü bilmektir.
Ümraniye'de genç amatör futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Türkiye'nin aylardır konuştuğu olaya ilişkin yeni bir gelişme daha yaşandı. Kamuoyunda Aleyna Kalaycıoğlu olarak bilinen Aleyna Tutuş, soruşturma kapsamında gözaltındaydı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müşteki Tutuş'un avukatının dosyaya sunduğu dilekçeye yer verildi.
ŞİDDET UYGULADI ŞİKAYETİ
Dilekçede, rap müzik şarkıcısı olan şüpheli Vahap Canbay'ın, Aleyna Tutuş'un eski erkek arkadaşı olduğu belirtilerek, şüpheli Canbay'ın ilişki süresince müştekiye psikolojik baskı ve şiddet uygulaması nedeniyle ilişkinin bittiği anlatıldı.
"SEKTÖRDEN SİLERİM"
Şüpheli Canbay'ın müştekiye yönelik onu sektörden sileceği ve bir daha iş yaptırmayacağı şeklinde tehditlerde bulunduğu aktarılan dilekçede, müştekinin kendisi ile görüşmek istememesine rağmen şüpheli Canbay'ın çeşitli yollardan müşteki Tutuş'u rahatsız ettiği öne sürüldü.
Dilekçede, 19 Mart'ta şüphelinin arkadaşlarıyla birlikte bir araçla müştekinin çalışmak için gittiği stüdyo önüne gelerek beklediği kaydedildi.
Şüpheli Vahap Canbay suçlamaları reddetti
İddianamede, şüpheli Vahap Canbay'ın soruşturma kapsamında alınan savunmasına yer verildi.
Canbay, hiçbir zaman müştekiyi piyasadan sileceğine dair bir söyleminin olmadığını, şarkılarını yapması için destek olduğunu ve müşteki Tutuş'u ısrarlı bir şekilde takip etmediğini savunarak, üzerine atılı suçlamaları reddetti.
İddianamede, 19 Mart'ta Kubilay Kaan Kundakçı'nın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma dosyasındaki müşteki vekilinin sunduğu ses kayıtlarının da incelendiği belirtilerek, bu ses kayıtlarında şüpheli Canbay'ın ağlamaklı bir ses tonuyla müşteki Tutuş'a başkasıyla ilişkisi olup olmadığı hususunda sorular sorduğu ve intihar edeceğine yönelik söylemlerde bulunduğunun anlaşıldığı kaydedildi.
Konuşmanın ardından şüpheli Canbay'ın, Kubilay Kaan Kundakçı'nın kullandığı araçla müşteki Tutuş'un çalışmak için gittiği stüdyonun önüne geldiği ve burada beklediği aktarılan iddianamede, saat 23.00 sıralarında ise soruşturması ayrı yürütülen Kundakçı'nın ölümüyle sonuçlanan olayın yaşandığı anlatıldı.
4 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
İddianamede, şüpheli Canbay'ın ilişkilerinin bitmesinin ardından müştekiye yönelik "Seni müzik piyasasından silerim, sana bir daha iş yaptırmam, şarkılarına telif attırırım" şeklinde söylemlerde bulunduğu, müştekinin kendisini tüm iletişim kanallarından engellemesine rağmen üçüncü kişiler aracılığıyla iletişim kurmaya çalıştığı belirtilerek, üzerine atılı suçları işlediği vurgulandı.
Hazırlanan iddianamede şüpheli Vahap Canbay'ın "basit tehdit" suçundan 9 aydan 2 yıla kadar, "ısrarlı takip" suçundan ise 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
İddianame, değerlendirilmesi için Anadolu Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.
Kubilay Kaan Kundakçı'nın ölümüne ilişkin iddianame
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ümraniye Tatlısu Mahallesi'nde 19 Mart'ta park halindeki araçta arkadaşıyla oturan Kubilay Kaan Kundakçı'nın, olay yerine iki araçla gelen sanıklardan birinin silahla ateş etmesi sonucu ağır yaralanması ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin iddianame hazırlanmıştı.
İddianamede, güvenlik kamerası görüntülerinin bilirkişi incelemesine göre, hayatını kaybeden Kundakçı'nın içinde bulunduğu aracın önüne iki aracın yanaştığı, araçtan inen şüpheli Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun belinden silah çıkararak maktulün bulunduğu aracın ön yolcu kapısını açıp ateş ettiği anlatılıyor.
Kundakçı'nın ölümcül yaralanmaya yol açan tek kurşunla hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, sanıkların olaydan saatler önce bölgeye gelip gittikleri, saldırının spontane değil planlı olabileceğine yönelik kuvvetli şüphe oluştuğu kaydediliyor.
HTS kayıtları, cep telefonu incelemeleri ve kriminal raporlara göre, olay öncesi sanıklar arasında yoğun irtibat bulunduğu, olay sonrası bazı temasların devam ettiği vurgulanan iddianamede, sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun, "kasten öldürme", Aleyna Tutuş ve Zuhal Kalaycıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.
Sanıklar Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece ve Bilal Kadayıfçıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 10 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülen iddianamede, Metin Kadayıfçıoğlu'nun "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "suçluyu kayırma" suçlarından 1 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
İddianamede, sanık Engin Taşkıran hakkında "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 6 aydan 10 yıla kadar, sanıklar İzzet Yıldızhan ve Ahmet Özkoç'un ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapsi talep ediliyor.
Türkiye’de özellikle 2019 yılında yayınladığı ‘Olabilir’ şarkısıyla geniş kitlelere ulaşan Mero, bu kez müziğiyle değil Kur’an-ı Kerim tilavetiyle gündeme geldi. Rap sanatçısı Mero, Almanya’nın Frankfurt kentindeki bir camide Kur’an-ı Kerim’den Kıyamet Suresi’nin 26 ile 38. ayetlerini okudu. Sanatçının etkileyici kıraati, büyük beğeniyle izlendi. Kısa sürede geniş yankı uyandıran görüntüler, binlerce beğeni ve yorum aldı.
Çocuk gözlüğü, görme kusuru olan bir çocuğun günlük yaşamına ve okul performansına doğrudan etki eden tıbbi bir üründür. Doğru bir gözlük çocuğun görüş netliğini sağlar ve gelişim çağındaki gözün sağlıklı büyümesine destek olur. Çerçeve seçimi yaş grubu, yüz ölçüsü, dayanıklılık ihtiyacı ve günlük aktivite yoğunluğuna göre belirlenir. Yanlış çerçeve çocuğun gözlüğü reddetmesine ve numaranın hızla bozulmasına yol açabilir. Lens malzemesi ise çocuk gözlüklerinde en kritik teknik karardır.
Çocuğa Gözlük Ne Zaman Takılmalı?
Çocuğa gözlük, göz hekiminin tespit ettiği görme kusuru sonrası her yaşta takılabilir. Erken müdahale gözün sağlıklı gelişimi için kritik önem taşır.
Türk Oftalmoloji Derneği çocuklarda ilk göz muayenesini üç yaşında önerir. Şüpheli durumlarda muayene altı aylıkken bile yapılabilir. Doğuştan görme kusuru olan bebeklerde gözlük altı aylıktan itibaren takılır. Tedavi edilmeyen tembel göz (ambliyopi) yedi yaşından sonra düzeltilemez. Düzenli muayene erken teşhisin tek doğru yoludur.
Çocuk Gözlük Çerçevesi Hangi Özelliklerde Olmalı?
Çocuk gözlük çerçevesi yetişkin modelinden farklı tasarım gereksinimlerine sahiptir. Esneklik, hafiflik ve dayanıklılık üç temel özelliktir.
İdeal bir çocuk çerçevesinde aranan özellikler:
• Esnek silikon veya hafif plastik malzemeden üretilmiş olmalı.
• Sap kıvrımı kulağa yumuşakça oturan tipte olmalı.
• Yumuşak burun pedleri burun köprüsünde iz bırakmamalı.
• Vidalar paslanmaz ve sık aşınmayan malzemeden seçilmeli.
• Çerçeve genişliği yüz ölçüsüne tam uygun olmalı.
Esnek silikon kollu modeller bebek ve okul öncesi grupta düşmeyi önler.
Yaş Grubuna Göre Çocuk Gözlük Seçimi Nasıl Yapılır?
Yaş grubu, çocuk gözlüğü seçiminin temel ölçütüdür. Her yaş aralığı farklı bir çerçeve ve lens özelliğine ihtiyaç duyar.
Yaş gruplarına göre çocuk gözlük özellikleri:
Yaş Grubu
Çerçeve Özelliği
Lens Tercihi
Dikkat Edilecek
0-3 yaş
Yumuşak silikon, esnek
Polikarbonat
Çıkarmaya çalışabilir
3-6 yaş
Esnek plastik, hafif
Polikarbonat
Sıkça muayene
6-10 yaş
Asetat veya esnek metal
Polikarbonat
Spor için ip takılı
10-14 yaş
Klasik çerçeve, hafif metal
Polikarbonat veya plastik
Stil tercihi başlar
14-18 yaş
Yetişkin model alternatifleri
Plastik veya high-index
Lens kategorisi seçimi
Yaş aralığı genel rehberdir; bireysel yüz ölçüsü ve numara ihtiyacı seçimi belirleyen iki temel etkendir.
Çocuk Gözlüğünde Polikarbonat Lens Neden Tercih Edilir?
Polikarbonat lens çocuk gözlüklerinde standart kabul edilen lens malzemesidir. Plastik ve cam lenslerden çok daha yüksek darbe dayanımına sahiptir.
Polikarbonat lensin çocuk kullanımındaki avantajları:
• Cam ve plastik lensten on kat daha dayanıklıdır.
• Hafif yapısı çocuğun burun köprüsünde iz bırakmaz.
• Doğal olarak morötesi ışınların yüzde yüzünü engeller.
• Spor ve oyun sırasında darbeye karşı koruma sağlar.
• Çizilmeye karşı kaplama ile uzun ömürlü hale gelir.
Türk Oftalmoloji Derneği on sekiz yaşına kadar polikarbonat lens kullanımını önerir.
Çocuk Gözlüğünde Numara Değişimi Nasıl Takip Edilir?
Çocuk gözünde numara değişimi yetişkinden çok daha hızlıdır. Düzenli muayene erken müdahale için zorunludur.
Türk Oftalmoloji Derneği çocuklarda yıllık göz muayenesini önerir. Yüksek numara veya astigmat olan çocuklarda altı ayda bir kontrol gerekebilir. Çocuğun ekrana çok yaklaşması, başını eğmesi veya gözlerini kısması numara değişiminin işaretidir. Okul başarısında ani düşüş de görme şikayetinin habercisi olabilir. Numara değiştiğinde lens yenilenir, çerçeve ise sağlamsa kullanılmaya devam edilir.
Çocuk Gözlüğünün Çıkarılma ve Düşme Sorunu Nasıl Çözülür?
Çocuk gözlüğünün çıkarılması ve düşmesi en sık karşılaşılan ebeveyn şikayetidir. Bu sorun çoğunlukla yanlış ölçü ve uyumsuz çerçeveden kaynaklanır.
Çıkarma ve düşmeyi önlemek için pratik çözümler:
• Gözlük ipi takarak boyna düşen modelleri tercih edin.
• Esnek silikon kulak arkası modelleri kullanın.
• Çerçeve genişliğinin yüz ölçüsüne tam oturduğunu kontrol edin.
• İlk haftalarda kısa süreli kullanımla çocuğu alıştırın.
• Optisyene düzenli uğrayıp sap esnemesini ayarlatın.
Çocuk gözlüğüne alıştığında kendiliğinden takmaya başlar. İlk üç hafta sabır gerektirir.
Çocuk Gözlüğü Bakımı Ebeveyn İçin Pratik Öneriler
Çocuk gözlüğünün ömrü doğru bakımla uzar. Çoğu çocuk lens temizliğini ve saklamayı henüz tek başına yapamaz.
Ebeveyn için pratik bakım önerileri:
• Mikrofiber bezle dairesel hareketle silmeyi günlük rutine ekleyin.
• Sıcak su ve aşındırıcı temizleyici kullanmayın, kaplama soyulur.
• Sert kabuklu kutuyu okul çantasının iç cebinde sabit tutun.
• Sap vidalarını her ay kontrol edin, gevşeyenleri optisyene yönlendirin.
• Yedek bir çift çerçeve bulundurmak okul döneminde rahatlık sağlar.
Düzenli bakım gözlüğün hem performansını hem de okul yılı boyunca dayanımını korur.
Çocuk Güneş Gözlüğü Ayrıca Gerekli Mi?
Çocuk güneş gözlüğü ayrı bir koruyucu üründür. Çocuk gözü erişkine göre morötesi ışınlardan daha çok etkilenir.
Çocuk güneş gözlüğünde aranan özellikler:
• Avrupa uygunluk işareti etikette mutlaka yer alır.
• Kategori 3 lens sahil ve plaj kullanımı için tavsiye edilir.
• Polikarbonat malzemeli lens darbeye karşı dayanım sağlar.
• Esnek silikon kollu çerçeveler düşmeyi önler.
• Burun köprüsü ayarı yumuşak ve esnek olmalıdır.
Bir yaş altı bebeklerde gözlük yerine şapka ve gölge kullanımı önerilir. Türk Oftalmoloji Derneği çocuk güneş gözlüğünü altı ay üzerinden tavsiye eder.
Çocuk Gözlüğü Nereden Alınır?
Çocuk gözlüğü Türkiye'de optik zincirlerinde, hastane içi optik birimlerinde ve yetkili online satıcılarda satılır. Numaralı çerçeve için doğru ölçüm yalnızca optik zincirinde yapılabilir.
Alım kanalı seçerken kontrol edilen noktalar:
• Mağazada göz muayenesi veya geçerli reçete kontrolü yapılır.
• Polikarbonat lens malzemesi etikette belirtili.
• Üretici ve menşe bilgisi açıkça görünür.
• Çocuk modellerine özel garanti politikası şeffaf belirtili.
CK Optik gibi sertifikalı zincirlerde optisyenler çocuğun yüz ölçüsünü ve numarasını birlikte değerlendirir. Bu yöntem hem güvenli oturma hem de doğru lens merkezi ayarı sağlar.
Çocuk gözlüğü seçimi beş temel ölçüte dayanır: yaş grubuna uygun çerçeve özellikleri, polikarbonat lens tercihi, esnek ve hafif çerçeve malzemesi, sertifika işaretleri ve düzenli göz muayenesi takibi. Bu ölçütler bir araya geldiğinde gözlük hem çocuğun gözünü korur hem de günlük yaşamına rahat uyum sağlar.
Doğru çocuk gözlüğü seçimi üç temel adımdan geçer:
• Çocuğun yaş grubu ve göz numarasının belirlenmesi.
• Polikarbonat lens ve esnek çerçeve malzemesinin tercih edilmesi.
• Sertifika işaretleri ve etiket bilgilerinin doğrulanması.
Bu üç adım takip edildiğinde seçtiğiniz gözlük çocuğunuza okul ve oyun saatlerinde rahat hizmet eder. Düzenli kontroller hem numarayı hem çerçeve sağlamlığını günceller.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğa ilk göz muayenesi kaç yaşında yaptırılır?
Çocuğa ilk göz muayenesi rutin olarak üç yaşında yaptırılır. Türk Oftalmoloji Derneği bu yaş aralığını okul öncesi tarama olarak da önerir. Ailede görme kusuru öyküsü varsa muayene daha erken yapılabilir. Tembel göz tedavisi yedi yaşından sonra etkisini kaybeder; bu nedenle erken teşhis önemlidir. Şüpheli belirti gözlemlendiğinde yaş beklenmeden hekime başvurulmalıdır.
Çocuk gözlüğü kaç ayda bir değiştirilir?
Çocuk gözlüğü çoğunlukla yıllık değiştirilir; numara değişimi süreyi belirleyen ana faktördür. Türk Oftalmoloji Derneği çocuklarda yıllık göz muayenesini önerir. Yüksek numara veya astigmat olan çocuklarda altı aylık kontrol gerekebilir. Çerçeve sağlamsa numara değiştiğinde sadece lens yenilenir. Kırılan veya gevşeyen çerçevelerde değişim öne alınmalıdır.
Çocuk gözlüğüne alışmak ne kadar sürer?
Çocuk gözlüğüne alışma süresi ortalama bir ile üç hafta arasında değişir. İlk günlerde çocuk gözlüğü çıkarmaya çalışabilir ya da rahatsızlık dile getirebilir. Bu süreçte sabırlı yaklaşım ve düzenli kullanım alışkanlığı destekler. Rahatsızlık üç haftadan uzun sürerse çerçeve oturması ve numara optisyen tarafından kontrol edilmelidir. Doğru ölçü çoğu uyum sorununu çözer.
Güvenilir bir çocuk gözlüğü nereden alınır?
Güvenilir bir çocuk gözlüğü sertifikalı bir optik mağazadan ya da yetkili online satıcıdan alınmalıdır. Ürün etiketinde Avrupa uygunluk işareti, lens malzemesi ve marka bilgisi yer almalıdır. Çocuk gözlüğünde polikarbonat lens tercih edilmelidir; bu malzeme darbeye dayanıklıdır. Türkiye'de uzun yıllardır faaliyet gösteren CK Optik, çocuk gözlükleri kataloğu altında yaş grubuna ve numara aralığına göre modelleri ayrı listeler. Sertifikasız ya da çok ucuz çerçeveler standart dışı olabilir.
Çocuk gözlüğüne ek koruyucu kaplama gerekli mi?
Çocuk gözlüğüne çizilmeye karşı kaplama ve anti-reflektif kaplama yararlı eklemelerdir. Çizilmeye karşı kaplama oyun ve okul kullanımında lens ömrünü uzatır. Anti-reflektif kaplama ekran ve sınıf ışığında yansımayı azaltır. Mavi ışık filtresi ekranla çok vakit geçiren çocuklarda göz yorgunluğunu hafifletir. Bu kaplamalar lens fiyatına göre ek bütçe gerektirir; optisyen ihtiyaca göre öneri sunar.
Banyolarda oluşan küf ve rutubet, çoğu zaman yalnızca kötü koku ya da estetik bir sorun olarak görülür. Oysa bu durum hem yapı sağlığı hem de insan sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Özellikle nemin sürekli yüksek olduğu banyolarda, yüzeylerde oluşan küf zamanla yayılır ve kalıcı hale gelir. Bu nedenle çözüm, sadece temizlemek değil, nemi doğru şekilde yönetmektir.
1. Etkili Bir Havalandırma Sistemi Kullanın
Banyoda küf oluşumunu engellemenin en kritik yolu, ortam havasını düzenli olarak yenilemektir. Pencere açmak kısa süreli bir çözüm sunar ancak çoğu durumda yeterli olmaz. Özellikle penceresiz banyolarda, nem içeride hapsolur ve yüzeylerde yoğunlaşır.
Bu noktada doğru bir aspiratör kullanımı devreye girer. Blauberg Quatro modeli, standart banyo kullanımına uygun bir havalandırma sunarken, Aero Still modeli daha sessiz çalışarak konforlu bir kullanım sağlar. Aircol 100 ise küçük hacimli banyolar için temel bir çözüm olarak tercih edilebilir.
2. Duş Sonrası Nemin Ortamda Kalmasını Önleyin
Sıcak duş sonrası oluşan buhar, banyo içerisindeki nem oranını hızla artırır. Bu buhar kısa sürede tavan, duvar ve derz aralarında yoğunlaşarak küf oluşumuna zemin hazırlar.
Bu nedenle aspiratörün yalnızca duş sırasında değil, duş sonrasında da çalışması gerekir. Ortamda kalan nemli hava dışarı atılmadığında, rutubet kalıcı hale gelir. Aircol Summer modeli, düzenli kullanımda buharın hızlı şekilde tahliye edilmesine yardımcı olarak nemin yüzeylere tutunmasını azaltır.
3. Banyo Büyüklüğüne Göre Doğru Fan Seçin
Her banyo için aynı fan uygun değildir. Küçük bir banyoda düşük kapasiteli bir banyo havalandırma fanı yeterli olabilirken, geniş banyolarda daha güçlü bir hava tahliyesine ihtiyaç duyulur.
Yetersiz kapasitede bir fan, çalışıyor gibi görünse de nemi yeterince hızlı dışarı atamaz. Bu da küf probleminin devam etmesine neden olur. Daha büyük alanlarda Aircol 250 T modeli, yüksek hava debisiyle daha etkili bir çözüm sunar. Küçük ve standart banyolarda ise Quatro veya Aircol 100 gibi modeller yeterli performans sağlar.
4. Sessiz Çalışan Modellerle Kullanım Sürekliliği Sağlayın
Havalandırma sisteminin etkili olabilmesi için düzenli kullanılması gerekir. Ancak gürültülü çalışan fanlar, kullanıcı tarafından kısa sürede kapatılır ya da kullanılmaz. Bu da nem kontrolünü zorlaştırır.
Sessiz çalışan modeller bu noktada avantaj sağlar. Aero Still modeli, düşük ses seviyesi sayesinde uzun süreli kullanımda rahatsızlık vermez ve havalandırmanın kesintisiz devam etmesine olanak tanır.
5. Nem Oluşumunu Artıran Alışkanlıkları Değiştirin
Banyoda küf oluşumunu engellemek yalnızca cihaz kullanımıyla sınırlı değildir. Kullanım alışkanlıkları da doğrudan etkilidir. Duş sonrası kapının kapalı tutulması, ıslak havluların banyoda bırakılması ve zemindeki suyun kurulanmaması nem seviyesini artırır.
Bu nedenle duş sonrası fan bir süre daha çalıştırılmalı, mümkünse kapı aralık bırakılmalı ve ıslak yüzeyler kurulanmalıdır. Bu basit önlemler, havalandırma sisteminin etkisini önemli ölçüde artırır.
Küf ve rutubet problemi, geçici çözümlerle ortadan kaldırılabilecek bir sorun değildir. Kalıcı çözüm, nemi ortamdan uzaklaştıran doğru havalandırma sistemi ve doğru kullanım alışkanlıklarıyla mümkündür.
Doğru ürün seçimi ve düzenli kullanım ile banyoda sağlıklı ve uzun ömürlü bir ortam oluşturmak mümkündür. Bu noktada, banyo havalandırma sistemleri ve nem kontrolüne yönelik çözümler için https://www.pointmarkt.com/ üzerinden ürünleri inceleyebilirsiniz.
Uluslararası araştırma kuruluşu Dijital Nefretle Mücadele Merkezi'nin yayımladığı rapor, ABD merkezli sosyal medya platformu X'in çocuk güvenliği konusunda ciddi zaafiyetlerini gözler önüne serdi. Rapor, Elon Musk'ın sahibi olduğu platformun herhangi bir yaş kısıtlaması uygulamadan çocuklara cinsel içerikler sunduğunu kanıtladı.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta peş peşe yaşanan okul saldırıları, bir kez daha dijital oyunlarındaki şiddet eğilimini gündeme getirdi. Özellikle Call of Duty, PUBG ve Roblox gibi oyunlarda çocukların "öldür ya da öl" döngüsüne sokulduğunu belirten uzmanlardan ailelere dikkat çeken uyarılar geldi. Dijital mecraların artık masum bir eğlence olmadığını belirten Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Tunay Kamer "Bu oyunlarca çocuklara silah kullanımı öğretiliyor" dedi!
1 Temmuz 2026'dan itibaren tapu işlemlerinde Güvenli Ödeme Sistemi zorunlu olacak. Para, tapu devri tamamlanana kadar sistemde tutulacak. İşlem biter bitmez otomatik olarak satıcıya geçecek, tapuda çantayla para taşıma dönemi kapanacak. İşte detaylar...