Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

Şehit annesinden geriye bu soru kaldı: ‘Oğlumun canı yanmış mıdır?’

Emekli Tuğgeneral Mustafa Köse, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla şehit Piyade Astsubay Çavuş Alparslan Koca’nın annesi Hacı Meryem Koca’nın 21 Ağustos Cuma günü hayatını kaybettiğini açıkladı.

Köse, paylaşımında şehit annesi Koca’nın oğlunun şehadetinin ardından kendisine söylediği sözleri hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Evladı Piyade Astsubay Çavuş Alparslan Koca’nın şehadetinin ardından bana, “Komutan, oğlumun canı yanmış mıdır?” diye soran Hacı Meryem Koca, dün, 21 Ağustos 2026 Cuma günü Hakk’a yürüdü.

Hacı annemizin yüreğinden kopup gelen bu acı soru, KURSAK’ın arka kapağında da yer almıştı.

‘ŞEHİT ANNELERİMİZİN ZATEN YARALI YÜREKLERİNE YENİ ACILAR EKLEDİ’

Evlat acısını ömrü boyunca yüreğinde taşıdı. Son dönemde yaşananlar, şehit annelerimizin zaten yaralı yüreklerine yeni acılar ekledi. Hacı Meryem Annemiz de ardında unutulmayacak bir soru bırakarak, yıllarca hasretiyle yaşadığı oğluna kavuştu.

Şehitlerimizin aziz hatırasına ve şehit annelerimize hürmet eden bütün dostlarımızdan, Hacı Meryem Annemizin ruhuna bir Fatiha göndermelerini rica ediyorum.

Hacı annemize Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Başta evladı Piyade Astsubay Çavuş Alparslan Koca olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

Ruhları şad, mekânları cennet olsun.”

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

Evladı Piyade Astsubay Çavuş Alparslan Koca’nın şehadetinin ardından bana, “Komutan, oğlumun canı yanmış mıdır?” diye soran Hacı Meryem Koca, dün, 21 Ağustos 2026 Cuma günü Hakk’a yürüdü.

Hacı annemizin yüreğinden kopup gelen bu acı soru, KURSAK’ın arka… pic.twitter.com/mlPbuT7xow

— Mustafa Köse (@mustafakosemus) August 22, 2026

Astsubay Kenan Şahin şehit oldu

Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Fırat Kalkanı harekat bölgesinde rahatsızlanan kahraman silah arkadaşımız piyade astsubay kıdemli başçavuş Kenan Şahin, helikopter ile havadan sıhhi tahliyesinin yapıldığı Gaziantep Şehir Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 24 Haziran 2026 tarihinde şehit olmuştur” denildi.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de taziye mesajı yayımladı.

Güler, “Kahraman silah arkadaşımız, rahatsızlanması nedeniyle hastaneye kaldırılmış; yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 24 Haziran 2026 tarihinde şehit olmuştur. Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah’tan rahmet; kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim” dedi.

Tekirdağ’da şehit polislere veda

Hacı Mehmet Şirikçi Camisi’nde düzenlenen törene şehit polislerin ailesi ve yakınlarının yanı sıra İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, Tekirdağ Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, milletvekilleri, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Tekirdağ Müftü Vekili Ahmet Nuri Bayraktutan tarafından öğle vakti kıldırılan cenaze namazının ardından şehitler için dua edildi.

Törende şehit polis memuru Erkan Tütüncüler’in eşi Eda Tütüncüler ile oğlu Ege Tütüncüler’in polis üniforması giymesi duygusal anlar yaşattı.

Eda Tütüncüler, eşinin Türk bayrağına sarılı tabutuna sarılarak, “Sen ölmedin canım eşim, evladımız bana emanet.” diyerek gözyaşı döktü.

Meslektaşları da törende gözyaşlarını tutamadı.

Daha sonra tören mangasının omuzlarında cenaze araçlarına taşınan şehitlerden Emrah Koç’un naaşı memleketi Van’a gönderilmek üzere Çorlu Atatürk Havalimanı’na götürüldü.

Şehit Erkan Tütüncüler’in naaşı ise Çorlu Şehitliği’ne defnedildi.

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde polis memurları Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç, Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi’ndeki bir iş merkezinde şüpheli Orhan Altan’ın (24) açtığı ateş sonucu şehit olmuştu.

İskenderun’da 2 asker şehit oldu: MSB’den açıklama…

İskenderun Deniz Er Eğitim Alayı’nda en az 7 asker, yüksek ateş şikayetiyle hastaneye sevk edildi.

Yapılan tüm müdahalelere rağmen 2 asker şehit oldu. Diğer askerlerin ise hastanede tedavilerinin devam ettiği öğrenildi.

İskenderun Devlet Hastanesine kaldırılan askerlerden İkmal Er Semih Erdoğan ve Muhafız Er Hayrullah Halit Karaman yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

MSB’DEN AÇIKLAMA GELDİ

Milli Savunma Bakanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada şöyle denildi:

“İskenderun Denir Er Eğitim Alay Komutanlığı’nda temel askerlik eğitiminde bulunan 7 silah arkadaşımızın yüksek ateş şikayeti ile hastaneye sevk edilmişlerdir. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen Muhafız Er Hayrullah Halit Karaman ve İkmal Er Semih Erdoğan şehit olmuşlardır. İlk otopsi raporunda ölüm nedenlerinin aşırı sıvı kaybına bağlı kandaki sodyum düzeyinin sebep olduğu çoklu organ yetmezliği olduğu tespiti yapılmıştır. Konu ile ilgili idari tahkikat başlatılmıştır”

CHP’DEN AÇIKLAMA MÜESSİF OLAYI TAKİP EDİYORUZ

Hatay Ticaret ve Sanayi Odası, yaptığı paylaşımda “İskenderun Deniz Er Eğitim Alayı’nda yaşanan gıda zehirlenmesi olayı hepimizi derinden üzmüştür. Yaşanan elim olayda iki Mehmetçiğimizin şehit düştüğünü büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Tedavi altındaki askerlerimize acil şifalar diliyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize sabır diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Emekli tümamiral ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu ise, “İskenderun Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığı’nda meydana gelen müessif olayı yakından takip ediyoruz. Evlatlarımızdan hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, tedavi görenlere acil şifalar diliyoruz.” paylaşımı yaptı.

‘Ailesine ödenen tazminat geri istendi’ iddiası: Gara şehidinin son mektubu paylaşıldı

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Meclis’te yaptığı açıklamada Pençe Kartal-2 harekat bölgesinde yer alan Gara’da, terör örgütü PKK tarafından alıkonularak şehit edilen 13 Türk vatandaşından Er Adil Kabaklı’nın ailesine ödenen 700 bin liralık tazminatın yarısının geri istendiğini öne sürmüştü.

Sözcü yazarı Saygı Öztürk, 2 Ekim 2015’de Ağrı’daki birliklerine katılmak üzere yola çıkan ancak Tunceli-Pülümür kara yolunda alıkonulup kaçırılarak şehit edilen Er Adil Kabaklı’nın son mektubunu köşesine taşıdı.

Buna göre; Adil Kabaklı, 15 Nisan 2019 tarihli mektubunu PKK zindanında ilk ve son kez yazdı. Kabaklı, mehtubunda “Bizim burada olmamızın tek sebebi yol güvenliğini almayanlardır” ifadelerini kullandı.

‘HER ŞEYE HASRET KALDIK’

İşte Gara şehidinin yürek yakan mektubu:

“Yıllardır örgütün elindeyiz. Ama maalesef bizim için herhangi bir girişim olduğunu ne duydum ne de gördüm. Biz kimiz, neciyiz? Kimin askerleri ve polisleriyiz? Neden hâlâ buradayız? Hangi ülkenin vatandaşlarıyız? Niçin şimdi yalnız bırakıldık? Niye kimse bizimle ilgilenmiyor? Adımızı dahi anmak istemiyor? Yedi-yirmi dört haberleri radyodan takip ediyoruz ama bizimle alakalı hiçbir şey duymadım. Duymamaya da devam ediyorum.

Bunca geçen zaman içerisinde başımıza bir iş gelmeyeceğini kim, nereden biliyor? Kim bunun teminatını veriyor? Gündüzün nasıl olduğunu, güneşin nasıl olduğunu, nasıl doğduğunu rüzgârın nasıl estiğini unuttuk, her şeye hasret bırakıldık.

‘BUNUN TEK SEBEBİ YOL GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMAMASI’

Son olarak devletimize hizmet eden devlet yetkililerine tüm siyasi kanatlara ve parti başkanlarına sesleniyorum. Biz ölmedik, yaşıyoruz. Bizim için çaba gösterilmesini, girişimlerde bulunulmasını bekliyoruz. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin askerleri ve polisleriyiz. En önemlisi vatandaşlarıyız. Bunun göz önünde bulundurulmasını ve bize sahip çıkılmasını ve yok sayılmamamızı istiyoruz.

Ben nasıl vatan görevimi yerine getirmek için yola çıktıysam ve yol üzerinde örgüt tarafından alıkonulduysam silahsız bir er olarak bu kadar zaman burada kaldıysam, bunun tek sebebi yol güvenliğimin sağlanmaması. Bu durum hakkında TV kanallarında bir bilgi verilmedi, bizden önce de sonra da o yolun güvenliği sağlanamadı. Aynı yolda bizden önce örgüt tarafından alıkonulan bir kişi daha var. Devletin ve ülkenin yolunu kullanmak suç mu?

‘GECE YATTIĞINIZDA RAHAT UYUYABİLİYORSANIZ SİZE HELAL OLSUN!’

Şimdi bunu tüm devlet yetkililerinin vicdanına sunuyorum. Geceleri yatağınızda rahat uyuyabiliyorsanız size helal olsun. Başka da diyecek hiçbir sözüm yok.”

❌