Bursa’da orman yangını: Tarım alanında başladı ormana sıçradı


















Osmanlar Mahallesi'ndeki tarım arazisinde, saat 11.00 sıralarında yangın çıktı. Alevler rüzgarın da etkisiyle büyüyüp ormana sıçradı.

İhbarla bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangına karadan ve havadan helikopterle müdahale sürüyor.

Bursa’nın Mudanya ilçesinde meydana gelen trafik kazası faciayla sonuçlandı.
İlçeye bağlı Çepni Mahallesi Düzbağlar mevkisinde Onur Uslu yönetimindeki 16 AJF 701 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak elektrik direğine çarptı.
Çarpmanın etkisiyle direk devrilirken, mahalleye enerji sağlayan yüksek gerilim hattı koparak yola savruldu.

Kazayı gören Furkan Alan, 16 BYU 207 plakalı aracıyla seyir halindeyken durup yardım etmek istedi. Olay yerine yürüyerek giden ve aynı anda 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayan Alan, yerde bulunan ve fark edemediği yüksek gerilim hattına temas etti.

Elektrik akımına kapılan Alan, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde yaşamını yitirmiş halde bulundu.
Kazada yaralanan sürücü Onur Uslu ise olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Mudanya Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Furkan Alan’ın cenazesi, savcılık incelemesinin ardından otopsi için hastane morguna götürülürken, jandarma ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı.

Bursa'nın Orhaneli ilçesine bağlı Yörükler Mahallesi’nde saat 12.30 sıralarında orman yangını çıktı.
İhbarla bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
Ekipleri yangına müdahalesi karadan ve havadan sürüyor.


Bursa'nın İnegöl ilçesine bağlı Kırsal Cerrah Mahallesi’nde sabah saatlerinde kılınan bayram namazının ardından vatandaşlar mezarlık ziyaretinde bulundu. Duaların ardından mahalle sakinleri, geleneksel hale gelen toplu bayramlaşma alanında bir araya geldi.

Binden fazla kişinin katıldığı bayramlaşmada oluşan yaklaşık 1 kilometrelik sıra dikkat çekti. Vatandaşların tek tek tokalaşıp bayramlaştığı anlar dronla havadan görüntülenerek görsel bir şölen oluşturdu.

Cerrah Mahallesi Muhtarı Hasan Ayar, geleneğin yarım asrı aşkın süredir kesintisiz sürdüğünü belirterek, bayramlaşmanın mahalle kültürünün en önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Bayramlaşmanın tek sıra halinde tamamlandığını belirten Ayar, geleneğin gelecek nesillere aktarılacağını söyledi.

14 yaşındaki mahalle sakini Ömer Cepe ise dedelerinden kalan bu geleneği sürdürmek istediklerini belirterek, her bayram aynı coşkunun yaşandığını ifade etti. Gençler, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.


Bursa'da etkili olan sağanak nedeniyle, Kestel-İnegöl yolu kırsal Babasultan Mahallesi çıkışında yamaçtan kopan toprak parçaları ve ağaçlar yola kaydı.
Akşam saatlerinde gerçekleşen heyelan sonucu araç trafiğine kapanan yolda muhtarlık ve mahalle sakinlerinin çalışmalarıyla yolun kısmen açılması sağlandı.

Babasultan Köyü muhtarı Yener Sayın, AA muhabirine, bölgede etkili olan yoğun yağış nedeniyle 2 gün üst üste toprak kayması yaşandığını aktararak "Köylülerimiz ve muhtarlık olarak bizler yolu kısmen ulaşıma açtık. Akşam saati olması nedeniyle çalışmaya ara verildi, gündüz devam edilecek." dedi.
Karayolları ekiplerinin havanın aydınlanmasıyla yolda çalışma yürüteceği öğrenildi.

Mahmudiye Mahallesi 25. Mobilya Sokak'ta mobilya üreten fabrikanın yemekhane bölümünde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
Durumun bildirilmesiyle yangın yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi.
Ekipler, yangını kısa sürede kontrol altına aldı.
Fabrika çalışanlarından Necati Civek, dumanları fark edip durumu hemen itfaiye ekiplerine bildirdiğini belirterek, "Yangının elektrik kontağından çıktığını düşünüyoruz. Üst kat boyahaneydi, sıçrasaydı söndürmek çok zor olurdu.” dedi.
Yangının ardından yemekhane bölümünde hasar oluştu.

Bursa'nın Karacabey ilçesinde, Uluabat Gölü'nün kıyısındaki kırsal Eskikaraağaç Mahallesi'nin simgesi Yaren leylek, 15'inci yılda da gelip balıkçı Adem Yılmaz'ın kayığına kondu.
Adem Yılmaz'la kurduğu "dostluk hikayesi" ile tanınan Yaren, göç mevsiminde Avrupa Leylek Köyleri Birliği üyesi Eskikaraağaç'a ulaştı.
Yaren leyleğin, göl manzaralı yuvasının bulunduğu mahallede balıkçı Yılmaz'ın kayığındaki geleneksel pozu, doğa ve yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş tarafından kayda alındı.
Eşi Nazlı leylekle aynı yuvayı paylaşan Yaren, canlı kameralarla da yarenleylek.com adresinden 24 saat izlenebiliyor.
Yılmaz, yaptığı açıklamada, 24 Şubat'ta gelen leyleği Yaren'in eşi Nazlı leylek zannettiklerini, insanların yanılabildiğini söyledi.
Leyleği zayıf ve küçük olduğu için Nazlı'ya benzettiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:
"O gün bana da ilgi göstermeyince eşi sandım. Fakat bugün sandalıma konarak Yaren olduğunu ispatladı. En erken bu yıl geldi. Şubat'ın 28'inde geldiği bir sene olmuştu ama bu yıl 24'ünde geldi. Gerçekten bizi çok mutlu etti. Köyümüze bu yıl ilk gelen leylek, Yaren leylek. Köyün en yaşlı, en tecrübeli leyleği. Yaren, köyümüzün sembolü, benim de canım, ciğerimdir. Burada 6 ay duruyor. Ağustosun sonunda yolcu ediyoruz. Bu arada 3-4 yavru yapıyorlar. Onları büyütüp doğaya saldıktan 15 gün sonra da Yaren ve eşi, burayı terk etmiş oluyor."
Yılmaz, bu yıl Uluabat Gölü'ndeki su seviyesinin yükseldiğini ifade ederek, "Yaren leylek için de bütün kuşlar için de iyi bir şey. Balıklar ürer, kuşlar karınlarını doyururlar. " dedi.

Alper Tüydeş de "Bu yıl Yaren bize sürpriz yaptı, biraz da bizi kandırmış oldu." ifadesini kullandı.
Her sene "Gelen Yaren mi değil mi?" diye tereddüt yaşadıklarını, bu sorunun cevabını kayığa konduğu zaman alabildiklerini anımsatan Tüydeş, şöyle devam etti:
"Leyleklerin hepsi birbirine benziyor. Fakat Yaren, diğer leyleklerden farklı olarak aynı yuvaya ve aynı kayığa konuyor. Adem amcanın kayığına konuyor. Bu yıl ki tereddüt de aslında Adem amcadan değil. Yol yorgunu olduğu, ilk geldiği günlerde hava, rüzgarlı ve yağışlıydı. Bu da onun biraz daha dinlenmesine sebep oldu. Çok rüzgarlı ve yağışlı havalarda zaten uçmuyorlar. O yüzden bizi, 2-3 gün merakta bıraktı, 'acaba mı?' dedirtti ama bugün sorunun cevabını öğrenmiş olduk. Esas olan olay gerçekleşti ve Nazlı zannettiğimiz ama aslında Yaren olan leyleğimiz, süzülerek yuvasından kayığa yeniden kondu."
Sulak alanların birçok kuş için hayati önem taşıdığını vurgulayan Tüydeş, "Mutluyuz bu sene. Adem amca çok üzüldü, 'Ben onu nasıl tanıyamadım?' dedi. Şimdi insanlar, 'Adem amca Yaren leyleğini tanıyamadı.' der diye üzülüyor ama onun da alnında yazmıyor." diye konuştu.

AA
İSTANBUL (AA) – Sergide Bursevi’nin TÜYEK’e bağlı başta Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi olmak üzere diğer kütüphanelerden toplanan 30’dan fazla eseri yer alıyor.
TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz, Osmanlı döneminin önde gelen mutasavvıf, müfessir, şair ve alimlerinden Bursevi’ye ve eserlerine ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.
Yılmaz, Bursevi’nin Osmanlıda yetişmiş büyük bir alim ve irfan ehli olduğunu belirterek, “En çok eser verimli müelliflerden. Bulgaristan’da dünyaya geliyor. 20 Temmuz 1725, onun vefat tarihi ve bu sene onun vefatının 300. seneidevriyesi. Osmanlı coğrafyasının büyük bir çoğunluğunu gezmiş, İstanbul’da görev yapmış. Büyük hocalardan eğitim görmüş, irşatla görevlendirmiş ama ağırlıklı olarak vazife gördüğü yer Bursa.” dedi.
“Hem kalem hem kelam hem de kılıç ehli”
Yılmaz, İsmail Hakkı Bursevi’nin Bursa’da dergah kurduğunu, aynı zamanda Bursa Ulu Cami’de vaizlik yaptığını anlattı.
“Ulu Cami’de tefsir dersleri veriyor.” diyen Yılmaz, şöyle devam etti:
“Onun önemli eseri ‘Ruhul Beyan’, bu camideki tefsir derslerinden oluşuyor. Çok verimli ve müessir bir alim. Kendi yaşadığı devirde 17. yüzyılın sonu, 18. yüzyılın başlarında geniş Osmanlı coğrafyasında müessir olmuş. Alim, edip, müfessir, şeyh oluşunun yanında onu farklı kılan şeylerden birisi de elde kılıç savaşa iştirak etmiş. Cephede bizzat savaşmış ve yaralanmış yani hem kalem hem kelam hem de kılıç ehli. Bu da aslında ideal bir alimin temel vasıflarının yansımasıdır.”
Yılmaz, Bursevi’nin yaşamıyla ve yaptıklarıyla “üsve-i hasene” olduğunu vurgulayarak, “Tesiri yaşadığı yüzyılla sınırlı olmayan, sonraki asırlarda da devam eden ve günümüzde de geniş kitlelerin istifa ettiği bir isim. Sadece Türkiye sınırlarıyla değil ‘Ruhul Beyan’ eseri başta olmak üzere, diğer eserleriyle de dünyada ilgi gören bir isim.” diye konuştu.
“Bursevi’nin tespit edilmiş eser sayısı 120”
TÜYEK olarak önemli şahsiyetleri vefatlarının 50’nci, 100’üncü ve 300’üncü yılında anmak adına programlar düzenlediklerini söyleyen Coşkun Yılmaz, Bursevi’nin vefatının 300’üncü yılında da eserlerinden oluşan serginin yanı sıra anma programı gerçekleştirdiklerini, aynı zamanda eserlerini neşrettiklerini belirtti.
Yılmaz, İsmail Hakkı Bursevi’nin 300. vefat yılına özel hazırlanan Süleymaniye Külliyesi’ndeki sergide kaleminden çıkan önemli eserlerin yer aldığına işaret ederek, şunları kaydetti:
“Kendi el yazısı örnekleri var. Tabii kendisi Hafız Osman’ın talebesi. Bu anlamda iyi bir hattat olduğunu da söyleyebiliriz. Bugüne kadar Bursevi’nin tespit edilmiş eser sayısı 120 ama çalışmalar yoğunlaştıkça onun çok daha fazla eserinin olduğunu görüyoruz. Kendisiyle ilgili 60’tan fazla doktora tezi yapılmış fakat tüm bunların yanında Bursevi’yi anlamak ve anlatmak için daha çok çalışılması gerekiyor. TÜYEK olarak biz de bu sergiyi açtık. Ziyaretçilerimiz gelsinler, onun eserlerini görsünler, onun dünyasıyla buluşsunlar istedik. Bursa’da da geçtiğimiz haftalarda neşrettiğimiz iki ciltlik meşhur eseri ‘Sübhatü’s-Salikin’in tanıtım toplantısını gerçekleştirdik. Kabri başında hatim duası yaptık. Bundan sonra da onun hakkında bazı faaliyetlerimiz olacak.”
Bursevi’nin yazdığı 16 defter halindeki “Ruhul Beyan” adlı tefsir eserini, onun elinden çıkmış haliyle belirli sayıda Bursa Valiliği ile bastıracaklarının bilgisini veren Yılmaz, “Ruhul Beyan’ı bu yıl içerisinde koleksiyon eseri olarak basacağız. Hazırlıklara başladık. İsmail Hakkı Bursevi’nin dijital ortamda eserleri yer alıyor ama Ruhul Beyan’ı bastırdıktan sonra PDF formatında da eseri, yine internet ortamında herkesin istifadesine sunacağız. Üstadın başka eserlerini de yayınlamaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Muhabir: Aişe Hümeyra Akgün
VERYANSIN TV
CVP Bursa İl Başkanlığı, “Cumhuriyeti yaşatın” sözleri sonrası 4 Temmuz 2025’te kaybettiğimiz Veryansın Tv kurucusu yazar Nihat Genç için kentte lokma dağıttı.
Görükle’de “Cumhuriyeti Yaşatacağız” yazılı pankart açan CVP üyeleri, yurttaşlara Nihat Genç için lokma ikram etti.

CVP Bursa İl Başkanı Okan Hallemoğlu, etkinlik sonrası Veryansın Tv’ye konuştu.
Hallemoğlu, ulusun onuru, mutluluğu ve onu kurtaracak bağımsızlık yolundan başka bir şey düşünmediğini belirttiği Genç’i tanıdıkları için talihli olduklarını söyledi.

Genç için rahmet dileyen Hallemoğlu, “Kurucu onursal başkanımız, en büyük cumhuriyetçi vatansever Nihat Genç abimizin hatırasını diri tutmak, eserlerinden biri olan partimizin bilinirliliğini artırmak üzere organize ettiğimiz lokma hayrında bir kez daha şahit olduk ki kendisinin inat ve inançla sulayarak yeşerttiği Kemalist cumhuriyet fidesinin gençlik aşısı tutmuştur. Parti üyelerimizin yoğun katılımı ve özellikle partimize sempati duyan gençlerimizin rağbet ettiği hayrımızı Tanrı kabul etsin. Tam bağımsız ve anti emperyalist cumhuriyetimizin bekçileri olan cumhuriyetçi vatanseverler olarak bizler hazırlıklarımızı yaptık, yapıyoruz ve yapacağız… Cumhuriyetimize karşı örgütlü cahillik ve bağnazlığın , kötücül karşı devrim hareketlerinin etkilerini her ne pahasına olursa olsun tarihten silmek için inanç ve azimle çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.
BBP Gemlik Belediye Başkan Adayı Oğuz Han, Cumhur ittifakı Gemlik Belediye Başkan Adayı Refik Yılmaz lehine adaylıktan çekildiğini duyurdu.
AKP Gemlik İlçe Başkanı Mehmet Taşar, söz konusu destek üzerine “Cumhur İttifakımızın kıymetli paydaşlarından BBP’nin İlçe Başkanı Oğuz Han’ın yanımızda olması gücümüze güç katacaktır. Kalbi Gemlik’e hizmet için atan herkesi bu ittifak içinde yürümeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.
Cumhur İttifakı Gemlik Belediye Başkan Adayı Avukat Refik Yılmaz da “Oğuz Han ile ilçe belediye meclisinde AK Parti, MHP ve BBP bileşenleri olarak Gemlik’in yeniden hizmetlere kavuşmasını isteyen partili partisiz tüm vatandaşlarımızla birlikte yeniden Gemlik için birlikte çalışacağız” diye konuştu.
Oğuz Han ise “Cumhur İttifakı ile birlikte Gemlik’te rekor oyla Gemlik Belediyesini yeniden geri alacağız. Biz bugüne kadar Türk siyasetinde de ittifak içinde de hep yapıcı olduk. Parti çıkarını öncelemedik. Devletin, ülkenin çıkarlarını önceledik. 31 Mart’ta yapılacak seçimlerde de Gemlik’in tekrar bir 5 yıl daha fetret devri yaşamaması için, güzel ilçemizin yeniden hizmetlere kavuşabilmesi için Refik Yılmaz’ın lehine adaylıktan çekiliyorum. Gemlik’te Yılmaz’a olan teveccühü görüyor ve kendisinin seçimi açık ara kazanacağına inanıyoruz. Böylesi güzel bir hizmet yürüyüşünde Cumhur ittifakı bileşenleriyle birlikte yürümemekten gurur duyuyoruz” dedi.