Okuma görünümü

Atlas Çağlayan davasında karar

Güngören’de bıçaklanarak hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin davanın ikinci duruşması bugün görüldü.

DHA’nın haberine göre; Bakırköy 2’nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 9 Haziran’daki ilk duruşmasında Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıklamıştı.

Savcı, tutuklu sanık E.Ç. hakkında Atlas Çağlayan’a karşı ‘çocuğa karşı öldürme’, mağdurlar D.Ç., R.E.O., T.U.A. ve Y.O.O.’ya yönelik ise ‘silahla tehdit’ ve ‘6136 sayılı Kanun’a muhalefet’ suçlarından toplam 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası istemişti.

Saat 10.00 sıralarında başlaya duruşmada sanık E.Ç.’nin savunması dinlendi. Avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, duruşmaya ara verdi.

‘BİZ İŞTİRAKÇİLERİN DE ARTIK CEZA ALMASINI İSTİYORUZ’

Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, şöyle konuştu:

“Bugün ikinci duruşma için buradayız. Maalesef ki ilk duruşmamızda da söylediğim gibi, taleplerimizin hepsi reddedilmişti. Yine bugün aynı taleplerde bulunacağız. İlk duruşmamızda görüntülerin izlenmesini istemiştik, maalesef ki bu talep de reddedildi.

Duruşmadan beklentim, aslında diğer iştirakçilerin de artık sanık olarak yargılanmasını istemek. Bugün onlar burada bile değil, maalesef. Çünkü sadece dosyada tanık olarak varlar. Ayrıca dosyamızda çok fazla açık olduğundan şimdiden söylemek istiyorum.

Dosyada mesajlaşmalar var, katilin o gün içerisinde silah istemesi var, olaydan 4 gün öncesinden bir başkasını bıçakladığına dair mesajlaşması var, uyuşturucu var. Onun dışında tekrardan farklı bir şekilde Arda H. ile olan konuşmasında silah isteme var. Bunlar zaten çeteler. Biz iştirakçilerin de artık ceza almasını istiyoruz.

‘BURADAN DAHA UMUTLU BİR ŞEKİLDE ÇIKMAK İSTİYORUM’

8 ay geçti. 8 ay boyunca ne gecemiz var, ne gündüzümüz var, ne uykumuz var. Artık evladımın adaletinin sağlanmasını istiyorum. Verilecek hiçbir ceza beni rahatlatmayacak, bunu da biliyorum. Ama en azından bu cezasızlık algısının ortadan kalkmasını istiyorum. ‘3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz’ düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz. Yani ne yapılabilirse İnfaz Kanunu’nda değişiklik yapılması gerekiyor. Yasa çıktı fakat yasanın çıkması tek başına yeterli olmuyor; çünkü ‘Yasa geriye işlemiyor’ diyorlar. Neden geriye işlemiyor? Bugün var olan, inşallah yaşanmaz ama olacak durumlarda bu yasa geçerli oluyor da neden geriye işlemiyor? Madem geriye işlemiyor, o zaman İnfaz Kanunu’nda değişiklikler yapılsın. Bu canilerin, katillerin yatarları aldıkları ceza gibi olsun. 21 yıl diye ceza veriliyor fakat bunun yatarı 5 yıl oluyor. Belli bir kısmı da zaten açıkta geçiyor, denetimli serbestlik oluyor.

Yani bu şimdi bir ceza mı oluyor? Bu ceza bizim gibi mağdur ailelere verilmiş bir ceza oluyor. Delil karartma var. Mesela bu ülkede delil karartmanın cezası yok mu? Ben bunu sormak istiyorum. Suç aletinde parmak izleri siliniyor. O gün. Yani burada hepiniz sormak istiyorum. Hanginiz cinayetin işlendiği cinayet aletini elinize alırsınız? Neden alırsınız? Çünkü almak için bir sebebiniz olması gerekiyor. Biz bu sebebin peşinden koşturuyoruz, ‘Neden?’ diyoruz sürekli. Maalesef ki bir önceki duruşmamızda bunların hiçbirine cevap alamadık. Ne istediysek, ne talepte bulunduysak hepsi de ret yedi. Bugün umut etmek istiyorum. Buradan çıktığımda inşallah daha umutlu bir şekilde çıkmak istiyorum.”

KARAR AÇIKLANDI

Çağlayan’ın ölümüne ilişkin davada mahkeme, sanık E.Ç.’nin ‘çocuğa karşı kasten öldürme’, ‘6136 sayılı yasaya muhalefet etme’ ile ‘zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından toplam 18 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

  •  

Atlas Çağlayan davasında siyasilere çağrı

16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ının Güngören’de çocuk yaştaki E.Ç tarafından bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması bugün Bakırköy Adliyesi’nde görülmesine devam ediliyor. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen dava öncesi adliye önü ve koridorlarında toplanan vatandaşlar “Atlas Çağlayan için adalet” sloganı attı.

‘DURUŞMA SALONUNDA UFAK BİR ARBEDE YAŞANDI’

Duruşmaya ara verildiği anlanda Atlas Çağlayan’ın yakınları ve desteğe gelenler adliye bahçesinde toplandı. Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü basına ve izleyicilere kapalı olarak yapılan duruşmaya ilişkin konuştu. Ünlü şunları söyledi:

“Katil girerken önümüzden geçti. Geçerken ilk giriş anında yüzüme baktı, gözlerime baktı. Orada zaten bir ufak arbede yaşandı içeride. Yani çok cesur. Çok cesurca işlemiş zaten. Çok bilinçli yapmış. Yaptığını tamamen ‘ben yaptım’ ama hiçbir sebebe dayayamıyor. Sebebi ne soruyoruz, neden diye soruyoruz. Bir sebebi yok ona göre. O zaten o gün onun için yola çıkmış. Her şeyi inkar ediyor. Cep telefonunda sevgilisiyle ilgili olan konuşmalarında başkası için zaten tehditlerde bulunuyor. Bununla ilgili haberim yok diyor. Kendi yaptığı her şeyi inkar ediyor ve ‘haberim yok’ diyor. Zaten o gün içerisinde saat 4 civarında başkasından silah istemiş. Aslında o günkü eylemi zaten net”

Duruşmayı takip eden Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) adliye önünde açıklama gerçekleştirdi. Taraflar ve vekilleri haricinde duruşma salonuna girişlere izin verilmemesi nedeniyle, duruşmayı takip etmek isteyen avukatlar olarak mahkeme salonu önünden süreci takip ettiklerini aktaran UCİM İstanbul Hukuk Koordinatörü avukat Helin Almak, “Bugün sanığın olaya ilişkin beyanları alındı. Olay anına tanıklık eden diğer mağdur çocuklar da bugün dinlendi. Olayı tutarlı şekilde anlattılar mahkeme salonunda. Olaya tanıklık eden tanıkların beyanları da alındı. Biz bugün artık adil bir karar çıkacağını düşünüyoruz. Bugün çıkmasa dahi yargılamanın sonunda artık bu suçların işlenmesini önleyecek caydırıcı cezalar verilmesini istiyoruz. Ceza kanunumuzda bu suçlara ilişkin yeterli cezalar aslında öngörülmüş ancak asıl sıkıntı daha çok infaz kanunumuzda. İnfaza ilişkin değişiklikler yapılırsa bu suçların işlenmesi noktasında caydırıcılık oluşturabileceğini düşünüyoruz.

ÖZKAN: ‘MÜEBBET ALIRIM AMA BİR KAÇ SENE SONRA ÇIKARIM’ DÜŞÜNCESİNİN KALDIRILMASI GEREKİYOR

“Biz koridorda da olsa Atlas çocuğumuz için adaletin yerini bulması için annemizin yanında olmaya devam edeceğiz” diyen UCİM) Genel Başkanı Saadet Özkan da, “Bu sözde SSÇ (Suça Sürüklenen Çocuk) tanımının değişmesi gerekmekte. Ceza infaz sisteminin değişikliği, suçu işleyenlerin ceza alma şeklini de değiştirecektir. Yani, ‘Ben müebbet alırım ama yaşım 18’in altında, birkaç sene sonra çıkarım’ düşüncesinin kaldırılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

CEYLAN: ÇOCUKLAR O MAFYA BOZUNTULARINA ÖZENİYOR, ÇOCUKLARI ÇETELER KULLANIYOR

UCİM Genel Başkan Yardımcısı Yücel Ceylan ise “Çocuklarımız heba oluyor. Çocuklar çocukları öldürüyor. Bu infaz yasaları değişmezse biz daha çok çocuklarımız için adliyelere geleceğiz” ifadelerini kullandı. Ceylan şöyle konuştu:

“Ben tüm sivil toplum kurum ve kuruluşlarına seslenmek istiyorum. Biz 1990 senesinde Avrupa Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne imza attık. 18 yaşının altındaki çocuklara çocuk diyoruz doğrudur. Ama Avrupa’nın hangi ülkesinde çocukları kullanan bu kadar suç örgütü var. Avrupa’nın hangi ülkesinde diziler, filmler bu suç örgütlerine bu kadar methiyeler dizip övebiliyor, bunların başındaki insanları bu kadar ilahlaştırıyor. Bu bizim ülkemizde var… Bugün burada mahkeme heyeti yasal sınırları zorlayarak cezayı verecek ama eminim ki toplumun vicdanı rahat etmeyecektir. Ben sesleniyorum yine, özellikle siyasilere de sesleniyorum bu ülkenin çocuklarını seviyorsanız gerçekten lütfen cesur olun, ceza infaz sistemini değiştirin. Bu çocukları çeteler kullanıyor. Bu çocuklar o mafya bozuntularına özeniyorlar. Bu çocuklarımız heba oluyor” (ANKA)

  •