❌

Okuma görünümü

AYM, Yeni Parti ismine itirazı görüştü: 1 ay savunma süresi

Yenilik Partisi’nin, Yeni Parti ile ilgili isim benzerliğine yönelik yaptığı başvurusunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti’ye isim değişikliği yapılması yönünde süre vermişti. Başsavcılık, sürenin bitmesinin ardından söz konusu talebi Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

Anayasa Mahkemesi, Yeni Parti’nin isminin, Siyasi Partiler Kanunu’na aykırılığı ileri sürülerek hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebini, Genel Kurul’un bugünkü gündemine aldı.

Yüksek Mahkeme talebi inceledi, partiye konuyla ilgili savunmasını yapması için 1 ay süre verdi.

Yeni Parti, 1 ay içinde veya daha önce Anayasa Mahkemesi’ne savunmasını sunacak. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısı, Yenilik Partisi’nin görüşü ve Yeni Parti’nin savunması alındıktan sonra Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun kararı beklenecek.

Yüksek Mahkeme, aykırılık tespit ederse, Yeni Parti’nin isminin hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden silinmesine karar verecek.

Yeni Parti, Anayasa Mahkemesi konuyla ilgili karar verene kadar isim değişikliği yapmama kararı almıştı. (ANKA)

  •  

AYM’den Tayfun Kahraman açıklaması

Türkiye Basın Federasyonu Başkanı Sinan Burhan ve Yönetim Kurulu üyeleri, Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya ile bir araya geldi.

Günümüzde anayasa yargısının yalnızca hukuk normlarının Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen bir mekanizma olmadığını belirten Özkaya, anayasa yargısının temel hak ve özgürlüklerin etkin şekilde korunması ve demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesinde de önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

AYM’nin incelemelerinde uluslararası yaklaşımların, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında kullanılan ilke ve standartların, diğer ülkelerin anayasa mahkemelerinin kararlarının ve Türkiye’deki yüksek yargı organlarının içtihatlarının titizlikle incelendiğini belirten Özkaya, raportörlerin görüşleri ve Mahkemenin kurumsal birikiminin de değerlendirme sürecine dahil edildiğini ifade etti. Özkaya, bireysel başvurulardaki ihlal iddialarının “adalet odaklı bir yaklaşımla” değerlendirildiğinin altını çizdi.

‘AYM, KANUNA UYGUNLUK DEĞİL, ANAYASAL DENETİM YAPIYOR’

Bireysel başvurunun niteliği ve yüksek yargı organlarının yetkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özkaya, Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay, Danıştay ve diğer yargı kurumları arasında hiyerarşik bir ilişki bulunmadığını ifade etti. Özkaya, her bir yargı kurumunun görev, yetki ve sorumluluklarının Anayasa ve kanunlarda düzenlendiğini, yargı kurumlarının görev ve yetkilerini bu çerçeve içerisinde yerine getirip kullandığını ifade etti. AYM’nin bireysel başvurularda bir “kanun yolu mahkemesi gibi hareket etmediğini” vurgulayan Özkaya, AYM’nin kanuna uygunluk değil, anayasal denetim yaptığını belirtti.

KAHRAMAN KARARININ GEREKÇESİ YAYIMLANMA SÜRECİNDE

Özkaya, Gezi Parkı davası hükümlüsü Tayfun Kahraman’ın ikinci başvurusuna ilişkin olarak ise AYM’nin hem “adil yargılanma hakkının” hem de “bireysel başvuru” hakkının ihlal edildiğine karar verdiğini hatırlattı. Kararın gerekçesinin yayımlanma sürecinde olduğunu belirten Özkaya, AYM’nin görevinin kişinin suçlu olup olmadığını belirlemek değil, yargılamada usule ilişkin güvencelerin sağlanıp sağlanmadığını denetlemek olduğunu vurguladı. Özkaya, AYM’nin Kahraman ile ilgli ilk kararının da bu kapsamda olduğuna dikkati çekti. (ANKA)

  •