❌

Okuma görünümü

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Tunç Soyer’in de yargılandığı davaya ilişkin açıklama

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden, İZBETON AŞ’ye yönelik soruşturma kapsamında, kooperatiflerdeki usulsüzlük iddialarına ilişkin eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de aralarında bulunduğu 65 sanığın yargılandığı davada, belediyenin davaya katılma talebinin kabul edilmesiyle ilgili açıklama yapıldı.

Açıklamada, devam eden bir davayla ilgili belediyenin müdahil olma başvurusunun rutin bir işlem olduğu vurgulanarak, söz konusu başvurunun güncel tartışmalar öncesi 8 Eylül tarihinde yapıldığı bildirildi.

Uygulamanın belediyenin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik hukuki işlemler kapsamında olduğu ve siyasi bir amaç taşımadığı kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, 8 Eylül 2026 tarihinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 ve 238. maddeleri uyarınca görülmekte olan kamu davasına katılma talebinde bulunulmuştur. Belediyemiz tarafından yürütülen yargısal takip faaliyetlerinin temel amacı, belediye tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerinin korunması ve hukuki süreçlerde herhangi bir usuli hak kaybına neden olunmamasıdır. Bu kapsamda yapılan katılma başvurusu, kamu zararının gerçekleştiğinin kabulü veya herhangi bir sanığın suçluluğuna ilişkin bir irade açıklaması olmayıp, belediyemizin hukuki menfaatlerinin korunmasına yönelik olağan bir usul işlemidir.

‘BU UYGULAMA YENİ VEYA SÖZ KONUSU DAVAYA ÖZGÜ DEĞİLDİR’

Ayrıca, iddiaların aksine, söz konusu katılma talebi güncel gelişmeler üzerine yapılmış yeni bir başvuru olmayıp, 8 Eylül 2026 tarihinde dosyaya sunulmuştur. Bu başvuru, belediyemizin geçmişten bu yana sürdürdüğü kurumsal hukuki takip uygulamaları ve hukuki sorumluluk anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Nitekim bu uygulama yeni veya söz konusu davaya özgü değildir. Önceki belediye başkanlarının görev dönemlerinde de benzer nitelikteki birçok ceza yargılamasında belediyemiz adına katılma talebinde bulunulmuş olup halen devam eden farklı ceza yargılamalarında da aynı hukuki yaklaşım doğrultusunda katılma talepleri rutin olarak gerçekleştirilmektedir.

Söz konusu başvuru, 38 gün önce yapılmış olup aynı tarihten itibaren UYAP sistemi üzerinden dosyayı takip eden taraf avukatlarının inceleyebileceği durumdadır. Katılma talebinin, başvurudan sonraki ilk duruşmada mahkemece ele alınacağı da ceza yargılamasının bilinen usulüdür. Dolayısıyla bugün ortaya çıkmış yeni bir karar veya sonradan değişmiş bir kurumsal irade söz konusu değildir. Katılma talebi hakkında karar verme yetkisi mahkemeye ait olup, yargılamaya konu suçlamaların ve varsa kamu zararının değerlendirilmesi de yargı mercilerinin görev ve yetkisindedir.

‘SİYASİ DEĞİL HUKUKİ BİR SÜREÇ’

Hukuki niteliği ve geçmiş uygulamalarla sürekliliği açık olan bu işlemin, önceki değerlendirmelerden dönüldüğü veya siyasi bir hesaplaşma yürütüldüğü şeklinde yorumlanması, başvurunun amacı ve hukuki mahiyetiyle bağdaşmamaktadır. Belediyemiz, tüm yargısal süreçlerde olduğu gibi bu dosyada da kurumsal hak ve menfaatlerin korunması amacıyla, hukukun üstünlüğü ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda hareket etmektedir.”

  •  

İZBETON’a ihale operasyonu: Gözaltılar var

Kemeraltı Çarşısı bölgesinde önceki dönemde başlatılan altyapı çalışmaları kapsamında aydınlatmayı sağlayacak elektrik direklerinin alımına ilişkin ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla operasyon düzenlendi.

Operasyonda, eski İZBETON Genel Müdür Yardımcıları A.B. ve H.Y. ile şirketin İnşaat Müdürü S.Ç. gözaltına alındı.

Şüphelilerin emniyetteki ifade işlemlerinin sürdüğü, soruşturmanın devam ettiği öğrenildi. (ANKA)

  •  

İZBETON’da ‘araç kiralama’ davasında ara karar

İzmir Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu tutuksuz 56 sanığın yargılandığı “iş makinesi ve araç kiralanması hizmet alımı” davasında ara karar açıklandı.

İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesince Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen duruşmaya, aynı soruşturma kapsamındaki “kooperatif” davasında tutuklu bulunan İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Hafta boyunca dinlenen sanıkların ardından bugün avukatlar gün boyu savunma yaptı.

Cumhuriyet savcısı, açıkladığı mütalaasında, bazı sanıklar ve avukatlarının talepleri doğrultusunda 14 sanığın duruşmalara gelmemesi ve adli kontrollerin devamı yönünde karar verilmesini istedi.

İddia makamı ayrıca, dosyanın emekli Sayıştay uzmanlarına gönderilerek yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etti.

Bazı avukatlar, cumhuriyet savcısının yeni bilirkişi raporunun emekli Sayıştay uzmanlarınca hazırlanması talebine karşı çıkarak, raporun üniversitelerdeki uzman kişilerce hazırlanmasını istedi.

HAKİMDEN AVUKATLARA TEPKİ

Hakim, karar öncesi avukatlara yönelik yaptığı konuşmada, yargılamanın 5 gün sürmesi nedeniyle kendisine yönelik eleştirilerin olduğunu belirterek, “Her bir sanığı tek tek dinledim. Tüm Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarını tek tek okudum. Bugün gelen eleştiriler şahsıma yönelikti ve çirkindi. Suç unsuru olan durumlara SEGBİS kayıtlarının ardından başvuru yapacağız. Tüm konuşmaları tek tek not almaya çalıştım. Bu kadar ön yargılı olmayın, ‘Tetikçi’ gibi ifadeler kullanıldı. Ben size ithamlarda bulunmuyorum. Savunmalarda şahsıma saldırılar olmasın.” diye konuştu.

Daha sonra ara kararını açıklayan hakim, kamu ihale uzmanı ve Sayıştaydan emekli 3 uzman tarafından yeni bilirkişi raporu hazırlanmasına karar verdiğini aktardı.

Her sanığın hangi pozisyonlarda görev yaptığının tek tek belirlenmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına karar veren hakim, tüm sanıkların adli kontrol tedbirlerinin de devam ettiğini bildirdi.

Ayrıca hakim, bilirkişi heyetince kamuda zarar olup olmadığını, olduysa da ne kadar olduğunun belirlenmesini ve iddianamede geçen ihalelere ilişkin Sayıştay raporlarının temini için müzekkere yazılmasına hükmetti.

NE OLMUŞTU?

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, 1 Temmuz’da İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ’de taşeron şirketler eliyle yolsuzluk yapıldığı iddiası üzerine soruşturma başlatılmış, bu kapsamda Sayıştay raporu, mülkiye müfettişi raporu, bilirkişi raporlarına istinaden “ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla 157 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Şüphelilerden 22’sinin İZBETON AŞ, 2’sinin İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi, 3’ünün İş Dünyası Konut Yapı Kooperatifi, 2’sinin İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi, 3’ünün İş Alemi Yeni Yaşam Konut Yapı Kooperatifi, 3’ünün Egeli İş İnsanları Konut Yapı Kooperatifi’nde görevli olduğu, diğer 122 şüphelinin ise belediye personeli, inşaat, yapı, elektrik, mermer, ayrıştırma gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin sahibi ve çalışanları olduğu belirtilmişti.

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da aralarında bulunduğu 139 şüpheli yakalanmıştı.

Sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden aralarında Soyer ve Aslanoğlu’nun da bulunduğu 60’ı tutuklanmış, 58 şüpheli adli kontrol şartıyla salıverilmişti. Şüphelilerden 20’si emniyetten, biri savcılıktan serbest bırakılmıştı.

Başsavcılık tarafından “iş makinesi ve araç kiralanması hizmet alımı” soruşturması kapsamında “edimin ifasına fesat karıştırmak” suçunu birden fazla kez zincirleme şekilde işledikleri iddiasıyla 56 şüpheli hakkında 3 yıldan 12 yıl 3 aya kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan ilk iddianame, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

“Asfalt kaplaması, yol ve inşaat bakım onarım ve yenileme işlerindeki” yolsuzluk soruşturması kapsamında ise “ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırmak” suçlarından 44 şüpheli hakkında 3 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan ikinci iddianame, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

Soyer ile Aslanoğlu’nun da aralarında olduğu 65 şüpheli hakkında, “kooperatif” işlerinde yolsuzluk iddiasıyla iştirak halinde ve zincirleme şekilde, “kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık”, “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” ve bu suçlara teşebbüs suçlarından hazırlanan üçüncü iddianamede 3’er yıldan 45’er yıla kadar hapis cezası talep edilmiş, iddianame İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

  •