Okuma görünümü

İran ile Umman, Hürmüz Boğazı konusunda anlaştı

Hürmüz Boğazı konusunda sıcak bir gelişme yaşandı.

İran ve Umman boğazın kullanımı ve gelirleri konusunda bir süredir görüşmeler yürütüyordu.

Görüşmeler sonucunda en sonunda bir anlaşmaya varıldığı duyuruldu.

"UMMAN İLE ANLAŞMAYA VARDIK"
İran Devrim Muhafızları'ndan yapılan açıklamada "Hürmüz Boğazı'ndaki her iki ülkenin payı ve bundan elde edilecek gelir konusunda Umman ile anlaşmaya vardık." denildi.

Paylaşım oranları ve kapsam henüz açıklanmadı.

"ABD ŞARTLARIMIZI KABUL EDERSE BOĞAZI AÇARIZ"
ABD'ye yönelik de bir uyarıda bulunulan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Amerika sürece engel olmaktan vazgeçer ve anlaşmaya geri dönerse, varılan anlaşma çerçevesinde Hürmüz Boğazı'nı açabiliriz.

Amerika şartlarımızı kabul etmediği takdirde, Hürmüz Boğazı hiçbir koşulda açılmayacaktır.”

MAYIN TEMİZLİĞİ KONUSUNDA ÇALIŞILIYOR
Tarafların ayrıca geçici ortak deniz koridoru ve mayınların temizlenmesi üzerinde çalıştığı belirtildi.

Hürmüz’de görüşmeler artık yalnızca güvenli geçişi değil, ekonomik yönetimi de kapsıyor.

  •  

İran'dan petrol tehdidi: Tek damla ihraç edilmeyecek

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızayi, ABD'nin İran'a yönelik ekonomik baskılarının devam etmesi halinde bölgedeki petrol ihracatına ilişkin bir mesaj verdi.

Rızayi, sosyal medya platformu X'teki hesabından yaptığı açıklamada, ekonomik savaşın sürmesi durumunda Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nden petrol sevkiyatının durdurulacağını belirtti.

Rızayi, "Ekonomik savaş devam ederse Hürmüz Boğazı'ndan veya Basra Körfezi'nin herhangi bir yerinden tek bir damla petrol ihraç edilmeyecek." ifadesini kullandı.

"SAVAŞ EYLEMİ" OLARAK DEĞERLENDİRİLECEK
İran'ın, ABD'nin İran halkına yönelik ekonomik savaşına katılan veya bu politikayı destekleyen ülkelerin tutumunu "savaş eylemi" olarak değerlendireceğini belirten Rızayi, söz konusu ülkelere yönelik İran'ın yaklaşımının da buna göre şekilleneceği mesajını verdi.

Rızayi'nin açıklaması, küresel enerji arzının önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'na ilişkin gerilimi yeniden gündeme getirdi. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birinin geçtiği stratejik bir güzergah konumunda bulunuyor.

  •  

İran'dan Hürmüz Boğazı kararı! Kritik madde Meclis'te onaylandı

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Hasan Kaşkavi, komisyonun bugünkü toplantısında "Hürmüz Boğazı'nın Güvenliğinin ve Kalkınmasının Sağlanmasına Yönelik Stratejik Eylem Planı" adlı tasarının görüşülmesine devam edildiğini belirtti.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN ÜCRET ALINACAK
Kaşkavi, önceki toplantıda görüşülmesi ertelenen 3. maddenin kabul edildiğini ve buna göre denizcilik, çevre, özel durumlarda yakıt ikmali, sigorta, güvenlik ve Hürmüz Boğazı'nda sağlanan diğer hizmetler karşılığında ücret alınacağını söyledi.

Söz konusu ücretlerin, Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin verilen ülkelerin gemilerinden İran riyali veya Tahran'ın belirleyeceği başka bir para birimiyle tahsil edileceğini belirten Kaşkavi, tasarıda, Hürmüz Boğazı'na kıyısı bulunan ülkelerin haklarına dikkat edildiğini belirterek, uluslararası hukuk ve kurallar çerçevesinde deniz ulaşımı özgürlüğünün tanınmasının yanı sıra kıyı ülkelerinin güvenlik ve egemenliklerine saygı gösterilmesi ve bu hakların ihlal edilmesinin önlenmesinin vurgulandığını ifade etti.

Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nin kendine özgü kuralları ve koşulları bulunduğunu dile getiren Kaşkavi, Umman'ın 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni kabul ettikten hemen sonra siyasi bir bildiri yayımladığını ve bu sözleşme hükümlerinin, ülkesinin ulusal egemenliğini ve ulusal güvenliğini ihlal etmemesi gerektiğini vurguladığını söyledi.

Hurmuz Bogaz Gecen Gemi Kaynak Belli Degil 2444084-1

İRAN'DA YASA TASARISININ KANUNLAŞMA SÜRECİ
İran'da bir yasa tasarısının kanunlaşması için öncelikle ilgili Meclis komisyonunda maddelerinin görüşülüp kabul edilmesi, ardından komisyon raporunun Meclis Genel Kuruluna sunularak maddeler ve tasarının bütünü üzerinde oylama yapılması gerekiyor.

Genel Kurul tarafından kabul edilen metin daha sonra Anayasayı Koruyucular Konseyine gönderiliyor.

Konsey, metni anayasa ve İslami ölçütler açısından inceliyor. İtiraz etmesi halinde tasarı yeniden Meclise dönüyor ve anlaşmazlık sürerse Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi devreye girebiliyor.

Konseyin onayından geçen metin ise son aşamada Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanarak yürürlüğe giriyor.

İRAN, HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ BAZI GEMİLERE "YAPTIRIM" UYARISINDA BULUNDU
İran'da, Hürmüz Boğazı'nda ülkenin belirlediği geçiş düzenlemelerine uymayan bazı gemilerin sonraki geçişlerinde para cezası, alıkoyma veya müsadere gibi yaptırımlarla karşılaşabileceği bildirildi.

İran Basra Körfezi Su Yolu Yönetim Kurumu (PGSA), ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.

Ülkenin belirlediği geçiş düzenlemelerine uymayan bazı gemilerin, sonraki geçişlerinde para cezası, alıkoyma veya müsadere gibi yaptırımlarla karşılaşabileceği bildirilen açıklamada, Basra Körfezi'ne yük taşıyan veya buradan yük alan şirketlerin gemi kiralamadan önce, ihlal gerçekleştiren gemilere ilişkin güncel listeyi kontrol etmeleri gerektiği belirtildi.

Bundan sonra gemiden gemiye yük aktarımı, transshipment ve benzeri işlemler kapsamında listede yer alan gemilerle işbirliği yapan gemilerin de söz konusu listeye ekleneceği ifade edildi.

Listeden adının çıkarılmasını isteyen gemilerin ise gerekçelerini belirterek, taleplerini info@pgsa.ir adresine iletmeleri gerektiği kaydedildi.

  •  

Mürettebatın ruh sağlığına ilişkin iddiaların ardından USS Lincoln görevine ara verecek

ABD Donanması, İran’a yönelik katliamlar nedeniyle görev süresi uzatılan ve yaklaşık 260 gündür denizde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin yerine Pasifik’te konuşlu USS George Washington’ı Orta Doğu’ya gönderiyor. Değişim, Lincoln’de görev yapan askerlerin ruh sağlığı ve gemideki yaşam koşullarına ilişkin iddiaların ABD kamuoyunda tartışma yaratmasının ardından geldi.

ABD’nin Kaliforniya kıyılarından 2025 yılının Kasım ayında ayrılan USS Abraham Lincoln, başlangıçta Güney Çin Denizi’nde görevlendirilmiş, daha sonra ABD-İran geriliminin tırmanması üzerine Orta Doğu’ya yönlendirilmişti. Yaklaşık dokuz aydır konuşlandırılmış durumda olan uçak gemisi, İran’a karşı yürütülen askeri operasyonlarda görev aldı. Gemi, 200 günü aşkın süredir liman ziyareti gerçekleştirmedi.

Lincoln’ün uzayan görev süresi, son günlerde gemideki koşullara ilişkin haberlerle ABD’de tartışma konusu oldu. ABD medyasında mürettebat arasında moral ve ruh sağlığı sorunları yaşandığı, temel ihtiyaç malzemelerinde sıkıntılar bulunduğu, tesisat sorunları görüldüğü ve bazı askerlerin intihar girişiminde bulunduğu öne sürüldü. ABD Donanması, ağustos ayı başında bir askerin denize düştüğünü ve kısa sürede kurtarıldığını doğrularken, olayın koşullarına ilişkin soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.

HEGSETH: HABERLER TAMAMEN ÇARPITILDI

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise USS Abraham Lincoln’deki koşullara ilişkin haberlerin “tamamen çarpıtıldığını” söyledi. Hegseth, Donanmanın uzun süreli görevlerde bulunan askerleri desteklemeye devam ettiğini savundu.

ABD Donanması, İran’a yönelik katliamların Orta Doğu’daki tedarik merkezlerini sekteye uğrattığını ve bunun Lincoln’e yapılan bazı teslimatları etkilediğini kabul etti. Donanma, tedarikte önce gıda, ardından hijyen malzemeleri ve postaya öncelik verildiğini, gemideki askerlerin temiz suya ve sağlıklı yemek seçeneklerine erişebildiğini açıkladı.

USS GEORGE WASHINGTON ORTA DOĞU’YA DOĞRU YOLA ÇIKTI

Öte yandan, ABD medyasına göre, USS George Washington geçen hafta Vietnam’ın Da Nang limanından ayrıldı. Bir kruvazör ve muhribin eşlik ettiği uçak gemisi, daha sonra Singapur Boğazı’nı geçerek Pasifik ile Hint Okyanusu’nu birbirine bağlayan Malakka Boğazı’na yöneldi. ABD’li bir yetkili, ABD medyasına George Washington’ın USS Abraham Lincoln’ün yerini almasının planlandığını doğruladı.

George Washington’ın Orta Doğu’ya kaydırılması, ABD’nin Pasifik’teki uçak gemisi varlığını da geçici olarak azaltacak. USS Abraham Lincoln’ün yanı sıra diğer ABD uçak gemilerinin İran’a yönelik saldırılar nedeniyle uzayan konuşlandırmaları, Donanmanın personel ve operasyonel kapasitesi üzerindeki baskıya ilişkin tartışmaları artırdı.

ABD’de Demokrat milletvekilleri, USS Abraham Lincoln’deki koşullar hakkında Pentagon ve Donanma yönetiminden daha fazla bilgi ve şeffaflık talep etti. Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi üyesi Connecticut Senatörü Richard Blumenthal, Donanma yönetimine gönderdiği mektupta, Lincoln’ün uzun süreli konuşlandırılmasının İran’a karşı devam eden askeri operasyonlar ve bölgede uzun süre önemli ABD deniz kuvvetlerine ihtiyaç duyulabileceği dikkate alındığında özellikle önemli olduğunu belirtti.

Arizona Senatörü ve eski Deniz Piyadesi Ruben Gallego da gemideki koşulları incelemek üzere iki partiden milletvekillerinin katılacağı resmi bir ziyaret düzenlemeyi planladığını açıkladı. Gallego, mürettebata yönelik muamelenin “yalnızca iğrenç değil, aynı zamanda tehlikeli olduğunu” söyledi.

  •  

Abbas Arakçi: Hem savaşı hem de diplomasiyi kazandık

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail ile yaşanan savaşın ardından ülkesinin askeri ve diplomatik açıdan önemli bir sınav verdiğini öne sürdü.

İran Sağlık Bakanlığı’nda düzenlenen ve savaş sırasında zarar gören altyapının yeniden inşası amacıyla diplomasi ve sağlık alanındaki iş birliğini konu alan mutabakat zaptının imza töreninde konuşan Arakçi, Tahran’ın müzakere sürecindeki tutumuna ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.

Arakçi, savaşın İran’ın gücünü ortaya koyduğunu savunarak ülkesinin, “yenilmez bir güç” olduğunu gösterdiğini ileri sürdü.

“TÜM DÜNYAYI ŞAŞIRTTIK”
İran basınında yer alan haberlere göre Arakçi, konuşmasında farklı ülkelerin yetkililerinden İran’ın savaş sürecindeki tutumuna ilişkin olumlu değerlendirmeler duyduğunu belirtti.

Arakçi, “İranlılar bir mucize yarattı ve tüm dünyayı şaşırttı” şeklindeki değerlendirmelerin, kendisine defalarca aktarıldığını ifade etti.

İran’ın ABD karşısında beklenenden daha güçlü bir direniş sergilediğini öne süren Arakçi, savaşın başında Tahran’a yöneltilen “koşulsuz teslimiyet” çağrısına da değindi.

“DÜŞMANI MÜZAKEREYE ZORLADIK”
Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın başlangıcında İran’a “koşulsuz teslimiyet” çağrısı yaptığını belirterek ilerleyen süreçte yaşandığını iddia ettiği değişime dikkat çekti.

İran Dışişleri Bakanı, “Kimse İran’ın ABD’ye böyle karşı koyacağını ve nihayetinde düşmanı müzakere talep etmeye zorlayacağını düşünmemişti.” ifadelerini kullandı.

Arakçi, savaşın başında kullanılan sert söylemlerin yaklaşık 20 gün sonra müzakere arayışına dönüştüğünü savunarak İran’ın, bu süreçte önemli bir diplomatik kazanım elde ettiğini ileri sürdü.

“DİPLOMASİDE HAKLARIMIZI NASIL SAVUNACAĞIMIZI GÖSTERDİK”
Konuşmasının önemli bölümünü diplomasiye ayıran Arakçi, İran’ın yalnızca askeri alanda değil, müzakere masasında da haklarını savunabildiğini söyledi.

İran’ın diplomatik alanda kendi haklarını koruma konusunda önemli bir deneyim ortaya koyduğunu belirten Arakçi, bu durumun farklı ülkelerin yetkilileri tarafından da takdir edildiğini ifade etti.

Arakçi, “Bunu çeşitli yetkililerden duydum, ‘Hem savaşı hem de diplomasiyi kazandınız’ diyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

HASAR GÖREN ALTYAPI İÇİN YENİ İŞ BİRLİĞİ
Arakçi’nin açıklamaları, savaşta zarar gören altyapının yeniden inşasına yönelik bir iş birliği toplantısında geldi.

İran Sağlık Bakanlığı’nda gerçekleştirilen törende, savaş nedeniyle zarar gören sağlık altyapısının yeniden ayağa kaldırılması ve diplomasi ile sağlık alanlarında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik mutabakat zaptı imzalandı.

İran yönetimi, savaşın ardından bir yandan hasar gören altyapının yeniden inşasına odaklanırken diğer yandan diplomatik girişimlerini sürdürmeye devam ediyor.

Arakçi’nin açıklamaları, Tahran yönetiminin savaş sürecine ilişkin kamuoyuna verdiği “direniş ve diplomatik kazanım” mesajlarının yeni bir örneği olarak değerlendirildi.

  •  

Trump’tan İran’a tehdit: ‘Görüşmeler iyi gidiyor, anlaşma olmazsa…’

ABD merkezli televizyon kanalı Fox News’e konuşan Trump, mümkün olması halinde İran’ın köprülerini ve elektrik santrallerini hedef almaktan kaçınmak istediğini söyledi. Trump, “Bu çok ama çok hassas bir denge. Şu anda çok güçlü bir konumda olduğumuzu düşünüyorum. Eğer anlaşma yapmazlarsa bunu yapacağımı biliyorlar. Artık anlaşmaları bozmalarına izin veremeyiz” ifadelerini kullandı.

İran ile yürütülen diplomatik temaslara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Trump, “Çok iyi görüşmeler yaptık” dedi. Trump’ın, İran’ın nükleer programını ele almak üzere İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile salı günü Beyaz Saray’da bir araya gelmesi bekleniyor.

‘HÜRMÜZ BOĞAZI’NI BİZ KONTROL EDİYORUZ’

Trump ayrıca, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmediğini savunarak, “Biz, Hürmüz Boğazı’nı kontrol ediyoruz” iddiasında bulundu.

Röportajda Trump’a, Netanyahu’nun İran’ın nükleer programıyla bağlantılı olduğu belirtilen ve Tahran yakınlarında yerin derinliklerine inşa edilen tahkimatlı Pickaxe Mountain tesisini görüşmede gündeme getireceğine ilişkin haberler soruldu.

Trump, Netanyahu’ya atıfta bulunarak, “Bana bunu Bibi’nin söylemesine gerek yok. Bibi bunu bana, benim sürecin içinde kalmamı istediği için söylüyor” dedi.

İran’ın nükleer altyapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, “Pickaxe’ta neler olup bittiğini tam olarak biliyorum. Bu büyük bir sorun değil. Onların nükleer tesislerini ortadan kaldırdık. Eğer anlaşma yapmazsak Pickaxe’ı da ortadan kaldırmak zorunda kalacağız. Anlaşma olmazsa bunu çok kolay yaparız” ifadelerini kullandı. (ANKA)

 

  •  

İran Dışişleri Bakanlığı: ABD mutabakat zaptını ihlal ederek diplomasiye bir kez daha ihanet etti

Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, Washington yönetiminin, 18 Haziran tarihli mutabakatın tüm unsurlarını ihlal ederek geçersiz hale getirdiği savunuldu.

ABD'nin mutabakatın imzalanmasından yalnızca 20 gün sonra çeşitli maddeleri ihlal ettiği ve bunun tüm sonuçlarından Washington'un sorumlu olduğu belirtildi.

Washington yönetiminin müzakere süreci devam ederken 3'üncü kez diplomatik taahhütlerini bozduğu ileri sürülen metinde, bunun arabuluculuk mekanizmasına ve diyalog sürecine zarar verdiği ifade edildi.

  • ABD'ye "savaş suçu" suçlaması

Açıklamada, ABD'nin sivil altyapıyı hedef alan saldırılarının "savaş suçu" niteliğinde olduğu belirtildi.

İranşehr'deki askeri tesise, Huveyze'deki tahıl silosuna, Dehloran'daki içme suyu fabrikasına ve Çabahar'daki deniz gözetleme kulesine yönelik saldırıların uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin ihlali olduğu savunuldu.

  •  

İran'dan Hürmüz Boğazı açıklaması: ABD'nin müdahalesine izin vermeyeceğiz

ABD ordusunun İran'a yönelik saldırıları devam ederken, İran cephesinden de Körfez'deki ABD hedeflerine yönelik misillemeler devam ediyor.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'nın haberine göre İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD saldırıları ve Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin açıklamalarda bulundu.

"HÜRMÜZ, TAVİZSİZ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"
ABD'nin saldırılarla bölgeyi güvensiz hale getirmeye devam ettiğini belirten Zülfikari, bölge dışından bir ülke olan ABD'nin hiçbir koşulda Hürmüz Boğazı'na müdahale etmesine izin vermeyeceklerini, bunun İran'ın "tavizsiz kırmızı çizgisi" olduğunu ifade etti.

ABD'YE TEHDİT
Zülfikari, ABD'nin İran'ın altyapısını hedef alması durumunda bölgedeki tüm altyapıyı hedef alacakları ve onlardan hiçbir iz bırakmayacakları tehdidinde bulundu.

"HÜRMÜZ BOĞAZI İRAN'A AİTTİR"
İran devlet televizyonuna göre, İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti ise ABD'nin hedefindeki Hürmüz Boğazı'nın İran'a ait olduğunu ifade etti.

Velayeti açıklamasında, "Hürmüz Boğazı, İran'a aittir ve dünyadaki hiçbir güç, Hürmüz Boğazı'nı İran'ın egemenliğinden alamaz.

Bu boğaz, 40 günlük savaşın değerli bir kazanımı olarak, Yüksek Lider Ayetullah Seyyid Mücteba Hameney'in cesur ve bilge emriyle İran'ın egemenliğine alınmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

  •  

ABD'den İran'a saldırılarda can kaybı yükseldi

İran ile ABD arasındaki gerilim devam ediyor.

Ateşkes için uzlaşmaya varan ve barış antlaşması imzalamak için İsviçre'de heyetleri görüşen iki ülke arasında, Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret gemilerine yönelik saldırılar nedeniyle fiilen ateşkes son bulmuş durumda.

Hürmüz Boğazı'nı yeniden ablukaya alan ABD, İran'a saldırılar düzenliyor, İran'dan da misillemeler geliyor.

Bu kapsamda İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kirmanpur, sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı.

Kirmanpur, ABD'nin ülkeye düzenlediği son saldırılarda hayatını kaybedenlerin ve yaralananların sayısını açıkladı.

  • 35 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

ABD'nin son saldırılarında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 300'den fazla kişinin yaralandığını, 35 kişinin ise hayatını kaybettiğini belirten Kirmanpur, en fazla hasar gören eyaletlerin Hürmüzgan, Sistan-Beluçistan ve Huzistan'ın olduğunu belirtti.

Kirmanpur, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, söz konusu saldırılarda 2 kişinin öldüğünü ve 260 kişi ise yaralandığını duyurmuştu.

Ekran Görüntüsü 2026 07 15 225219

  •  

CENTCOM: İran'a yönelik saldırılar tamamlandı

ANKARA (AA) - ABD ordusu, İran'daki askeri hedeflere yönelik son saldırı dalgasını tamamladığını duyurdu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından İran'a yönelik saldırılara ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, ABD güçlerinin yaklaşık 5 saat süren operasyon kapsamında Buşehr, Çabahar, Cask, Konarak, Ebu Musa Adası ve Bender Abbas dahil İran genelindeki askeri hedefleri vurduğu ve son saldırı dalgasının tamamlandığı bildirildi.

Saldırılarda İran'ın kıyı savunma sistemleri, füze ve insansız hava aracı (İHA) üsleri ile deniz kuvvetlerine karşı hassas mühimmat kullanıldığı kaydedilen açıklamada, Orta Doğu genelinde 50 binden fazla ABD askerinin konuşlandırıldığı bilgisi paylaşıldı.

  •  

Trump'ın açıklaması sonrası İran’dan yanıt geldi: İzin vermeyeceğiz!

İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı "ABD'nin Hürmüz Boğazı'na müdahale etmesine izin vermeyeceklerini" duyurdu.

İRAN: "ABD İLE YAPILACAK HERHANGİ BİR İŞBİRLİĞİ VEYA LOJİSTİK DESTEK SAVAŞ EYLEMİ OLARAK DEĞERLENDİRİLECEK"
İran tarafından yapılan açıklamada, ABD ile yapılacak herhangi bir işbirliği veya lojistik desteğin İran’ın egemenliğine ve ulusal güvenliğine karşı bir savaş eylemi olarak değerlendirileceği kaydedildi.

ABD Başkanı Donald Trump, "Fox & Friends" programına yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'nı kontrol altında tutacağız ve muhtemelen biz yöneteceğiz. Boğazın koruyucusu olacağız. Bunun karşılığında bize ödeme yapılmalı" demişti.Trump’ın açıklamasına yanıt İran ordusundan geldi. Ordu tarafından yapılan açıklamada, "Daha önceki uyarıların ardından, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın yönetimine müdahale etmesine izin vermeyeceğiz" denildi. İran silahlı kuvvetlerin, İran'ın belirlediği rotaların dışında ve İran’ın izni olmadan ticari gemilerin ve petrol tankerlerinin geçişine yönelik her türlü aksaklık veya güvensizlik durumuyla kararlı bir şekilde başa çıkacağı aktarılan açıklamada ABD ile yapılacak herhangi bir işbirliği veya lojistik desteğin İran’ın egemenliğine ve ulusal güvenliğine karşı bir savaş eylemi olarak değerlendirileceği kaydedildi. Açıklamada, "Savaş bölgede yayılırsa, savaşın alevleri bölgedeki tüm ülkeleri saracaktır" denildi.

Ayrıntılar Geliyor...

  •  

İran duyurdu: Bender Abbas ve Keşm Adası'nda patlama

ABD ile İran'a arasındaki karşılıklı çatışmalar sürüyor.

ABD ordusu, 7 ve 8 Temmuz'da da "ticari gemileri hedef aldığı" gerekçesiyle İran'a karşı saldırı başlattığını duyurdu.

Bu tarihten bu yana saldırılar düzenleyen ABD'ye İran cephesinden de misillemeler geliyor.

İran, ABD'nin Körfez ülkelerindeki askeri üslerini hedef alıyor.

İRAN'DA PATLAMA SESLERİ
İran basınına yansıyan haberlere göre, Bender Abbas kenti ile Keşm Adası yakınlarında patlama sesleri duyuldu.

Bölge sakinleri patlama seslerinin deniz tarafından geldiğini belirtirken, İranlı yetkililer konuya ilişkin henüz bir açıklama yapmadı.

  •  

İran: Hürmüz Boğazı'nın açılmasının tek şartı ABD müdahalesinin sona ermesi

Fars Haber Ajansı, İran Devrim Muhafızları Odusundan yapılan açıklamayı yayımladı.

Açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine yeniden açılmasının tek şartının, ABD ordusunun boğazdaki müdahalelerine son vermesi ve kıyı devletlerinin kendi kara suları üzerindeki egemenliğine saygı göstermesi olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca, ABD saldırılarına misillemenin 5'inci aşaması kapsamında, Bahreyn'in Cüfeyr bölgesindeki ABD ordusuna ait tesis ve altyapının, Umman'daki FPS uzun menzilli hava radarı ile deniz hedef tespit radarının, füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alınarak imha edildiği öne sürüldü.

Söz konusu açıklamada, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki müdahalelerinin sürmesi halinde, küresel petrol ve doğal gaz piyasalarını etkileyecek daha büyük gelişmelerin yaşanabileceği uyarısında bulunuldu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik "saldırma kapasitesini zayıflatmak" amacıyla gece yarısından sonra yeni saldırılar başlattığını duyurmuştu.

Bu açıklamanın ardından İran'ın Bender Abbas, Sirik ve Cask kentleri ile Keşm Adası'nda patlama sesleri duyulduğu bildirilmişti.

İran ordusu ise ABD saldırılarına karşılık, bölgedeki "düşman üslerini" hedef alan geniş çaplı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları başlattığını duyurmuştu.

  •  

İran ordusu bölgedeki "düşman üslerine" geniş çaplı saldırılar başlattı

İran basınına göre, İran ordusu, bölgedeki "düşman üslerine" füze ve İHA'larla geniş çaplı misilleme saldırıları gerçekleştirdi.

İran Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamada ise şunlar kaydedildi:

"Bahreyn'deki Şeyh İsa Üssü'nde bulunan ABD ordusuna ait helikopter bakım ve onarım merkezleri, P-8 elektronik harp uçağının hangarı ve insansız hava araçları komuta ve kontrol merkezi ile Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü'nde bulunan büyük füze depoları ve yakıt tesisleri füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef alındı. Ayrıca Kuveyt'in Ali Al-Salem kentindeki ABD üssünde bulunan yakıt depoları ve Patriot hava savunma sistemi ile Ahmed el-Ceber Üssü'ndeki stratejik FPS radar sistemi de misilleme saldırılarının hedefi oldu."

Devrim Muhafızları, karşı saldırıların devam edeceği ve Hürmüz Boğazı'nın İran'a ait olduğu uyarısında bulundu.

  •  

ABD, İran'a yeni saldırı başlattı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik yeni saldırılar başlattıklarını açıkladı.

CENTCOM, sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, İran'a yönelik yeni başlatılan saldırılara ilişkin bilgileri paylaştı.

Açıklamada," CENTCOM kuvvetleri, bugün (ABD) doğu yakası yerel saatiyle 17.00'de, Hürmüz Boğazı'ndan serbestçe geçiş yapan sivil denizcilere ve ticari gemilere saldırma kapasitesini zayıflatmayı sürdürmek amacıyla, İran'a yönelik yeni saldırılar başlattı." ifadelerine yer verildi.

CENTCOM'un açıklamasında, bu saldırıların gerçekleştirilmesi talimatının, İran güçlerinden hesap sorulması amacıyla ABD Başkanı Donald Trump tarafından verildiği vurgulandı.

ABD, dün başlattığı saldırılarda, kara ve deniz konuşlu savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA) ve savaş gemilerinden fırlatılan hassas güdümlü mühimmatlarla İran'a ait yaklaşık 140 askeri hedefin imha edildiğini bildirmişti.

İran basını: Bender Abbas, Sirik ve Cask kentleri ile Keşm Adası'nda yeni patlama sesleri duyuldu
ABD’nin saldırı başlattığını açıklamasının ardından İran’ın Bender Abbas, Sirik ve Cask kentleri ile Keşm Adası'nda yeni patlama seslerinin duyulduğu bildirildi.

İran basınına yansıyan haberlere göre, ülkenin güney bölgelerinde patlama sesleri işitildi.

Sirik ve Bender Abbas'ta 10 patlamanın meydana geldiği belirtildi.

Öte yandan yarı resmi Mehr Haber Ajansı, Buşehr eyaletinde de patlamaların duyulduğunu açıkladı.

Hürmüzgan Valiliği ise şu ana kadar düzenlenen saldırılarda herhangi bir can kaybının olmadığını bildirdi.

  •  

İran'da Hürmüz yakınlarında patlama sesleri

Yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre, Bender Abbas kenti ile Keşm Adası yakınlarında patlama sesi duyuldu.

Patlama seslerinin deniz tarafından geldiği belirtilirken, haberde patlamanın kaynağına ilişkin bilgi verilmedi.

Keşm Kaymakamı Hüseyin Emir Timur ise patlama seslerinin ABD saldırısından kaynaklandığını ve bölgeye 10 ila 11 adet füze fırlatıldığını söyledi.

Timur, saldırılarda şu ana kadar can kaybı yaşanmadığını kaydetti.

  •  

İran'dan gözdağı: Onlarca atom bombasından daha önemli! Onu koruyacağız

İran lideri Mücteba Hamaney'in danışmanı ve eski Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Muhsin Rezai, Hürmüz Boğazı'nın İran'ın ulusal güvenliğini sağlama noktasında önemli bir rol oynadığını söyledi.

İran lideri Mücteba Hamaney'in danışmanlarından Muhsin Rızai, Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine dikkat çekti. Boğazın "onlarca atom bombasından daha önemli" olduğunu belirterek, Tahran yönetiminin bu stratejik su yolunu koruyacağını söyledi.

CENTCOM: HÜRMÜZ AÇIK, İRAN KONTROL ETMİYOR

İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurmasının ve bölgedeki ABD üslerini vurmasının ardından ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'na ilişkin yeni bir açıklama yayınladı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Hürmüz Boğazı, uluslararası su yolunu yasal olarak geçmek isteyen tüm gemilere açıktır. ABD kuvvetleri, İran'ın haksız saldırganlığına, tacizine, tehditlerine ve keyfi beyanlarına rağmen, seyrüsefer özgürlüğünün mevcut kalmasını sağlamak için konumlandırılmış ve hazırlanmıştır. İran boğazı kontrol etmemektedir. Trafik akışı sürmektedir."

'ONU KORUYACAĞIZ'

ISNA haber ajansına konuşan Rızai, "Bu stratejik geçit, onlarca atom bombasından daha önemlidir ve İran İslam Cumhuriyeti onu koruyacaktır." ifadelerini kullandı.

YENİDEN KAPANDI

İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, "yabancı müdahalenin yol açtığı istikrarsız güvenlik durumu nedeniyle, Hürmüz Boğazı'nın ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını" duyurdu.

  •  

İran Hürmüz Boğazı'nı kapattı, Orta Doğu'da tansiyon yükseldi!

İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, "yabancı müdahalenin yol açtığı istikrarsız güvenlik durumu nedeniyle, gece yarısı Hürmüz Boğazı'nın ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını" duyurdu. Gelişme üzerine ABD savaş uçakları, İran'ın birçok kentine hava saldırıları düzenledi. İran'dan ise misilleme gecikmedi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından gece yarısı yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda yabancı müdahale ve gemilerin "yetkisiz rotalarda" seyretmeye çalışmasının güvenlik sorunlarına yol açtığı öne sürüldü. Daha önce yabancı müdahalelerin ve gemilerin rotalarının izinsiz şekilde belirlenmesine karşı uyarıda bulunulduğu belirtilerek, birkaç saat önce bazı gemilerin bu uyarıları dikkate almadığı ve "yetkisiz rotalarda" ilerlemeye çalıştığı ifade edildi.

1 GEMİ VURULDU, BOĞAZ KAPATILDI
Uyarılara rağmen rotasını değiştirmeyen ve deniz güvenliğini tehlikeye attığı öne sürülen gemilerden birinin, Devrim Muhafızları Ordusu Donanması tarafından uyarı atışlarıyla durdurulduğu aktarılarak, "Bu olay sonucunda ve yasa dışı yabancı müdahale nedeniyle ortaya çıkan bu istikrarsız güvenlik durumu sebebiyle, Hürmüz Boğazı ikinci bir duyuruya kadar kapatılacak." denildi.

"SALDIRILAR SONA ERENE KADAR KAPALI OLACAK"
Açıklamada, Hürmüz Boğazı bölgesinde Amerikan müdahaleleri sona erene kadar hiçbir gemiye geçiş izni verilmeyeceği belirtilerek, "Amerikan-Siyonist düşmanın topraklarına girmesine izin veren ülkeler, bu müdahalenin sonuçlarından sorumlu tutulacaktır." ifadelerine yer verildi.

ABD, İRAN ŞEHİRLERİNİ VURDU
Yaşanan gelişmeler üzerine, ABD'ye ait savaş uçakları, İran'daki bazı kentleri hedef aldı. İran basını, ülkenin güneyindeki Çabahar, Buşehr, Aseluye, Bender Abbas ve Sirik kentlerinde patlama seslerinin duyulduğunu açıkladı.

İRAN'A AİT YAKLAŞIK 140 ASKERİ HEDEF İMHA EDİLDİ
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik bu hafta düzenlediği üçüncü saldırı dalgasını tamamladığını duyurdu. Açıklamada, operasyonda kara ve deniz konuşlu savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA) ve savaş gemilerinden fırlatılan hassas güdümlü mühimmatlarla İran'a ait yaklaşık 140 askeri hedefin imha edildiği belirtildi.

Hedef alınan noktalar arasında füze ve İHA mevzileri, deniz kuvvetlerine ait askeri kabiliyetler, mühimmat depoları, haberleşme ağları ve kıyı gözetleme tesislerinin bulunduğu aktarılan açıklamada, üç gece düzenlenen operasyonlarda toplam 300'den fazla hedefin vurulduğu kaydedildi.

Açıklamada, operasyonların, ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçiş yapan ticari gemiler ve sivil denizcilere yönelik saldırı kapasitesini zayıflatmayı amaçladığı ifadeleri yer aldı. Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi geçişlerinin sürdüğü belirtilen açıklamada, ABD güçlerinin mayıs başından bu yana 800'den fazla ticari gemi ile yaklaşık 400 milyon varil ham petrolün boğazdan güvenli geçişine destek sağladığı aktarıldı.

KÖRFEZ KARIŞTI
İddialara göre İran'dan ise ABD saldırılarına karşı misilleme gecikmedi. Katar Savunma Bakanlığı, füze saldırısı nedeniyle hava savunma sistemlerinin aktif hale geldiğini duyurdu. Açıklamada bir füzenin de engellendiği bildirildi.

KUVEYT: HAVADAKİ DÜŞMAN HEDEFLERİNE MÜDAHALE EDİLİYOR
Kuveyt ordusunun resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada ise "Silahlı kuvvetlerimiz, şu anda Kuveyt hava sahasında düşman hava hedeflerine karşı müdahalede bulunmaktadır." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, saldırının kaynağına ve niteliğine ilişkin bir bilgiye yer verilmezken, duyulabilecek patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin "düşman saldırılarını" önlemesinden kaynaklandığı belirtildi.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı da, İran saldırısı nedeniyle ülke genelinde bir kez daha sirenlerin çaldığını duyurdu.

"TEK TARAFLI ANLAŞMALAR DÖNEMİ SONA ERDİ"
İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, "Tek taraflı anlaşmalar dönemi sona erdi." ifadesini kullandı. Kalibaf ayrıca ABD'ye "Ya sözünüzde durun ya da bedelini ödeyin." uyarısında bulundu.

  •  

İran, İngiltere Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığına çağırdı

Mehr Haber Ajansına göre, Dışişleri Bakanlığı Batı Avrupa Genel Müdürü Alirıza Yusefi, Büyükelçiye İran'ın İngiltere'nin tutumuna ilişkin protesto notası iletti.

Açıklamada, İngiliz yetkililerin İran'ın İngiltere'de güvenliği hedef alan eylemler planladığı yönündeki iddialarının "asılsız ve gerçek dışı" olduğu savunuldu.

Bu suçlamaların, İngiltere'nin uluslararası hukuka aykırı politikaları ile ABD ve İsrail'e verdiği desteğe yönelik eleştirilerden kaçma amacı taşıdığı öne sürüldü.

İran tarafı ayrıca İngiltere'yi, "İran karşıtı terör ağlarına ve şiddet yanlısı gruplara ev sahipliği yapmak ve destek vermekle" suçlayarak Londra yönetimine bu faaliyetleri durdurma çağrısında bulundu.

Açıklamada, İngiltere'nin İsrail tarafından finanse edildiği ve yönlendirildiği öne sürülen söz konusu ağlara ev sahipliği yapmasının, uluslararası hukuktan kaynaklanan terörizmi desteklememe yükümlülüğüyle bağdaşmadığı iddia edilerek, bu durumun bir an önce sona erdirilmesi gerektiği kaydedildi.

  •  

İran: ABD'nin Kuveyt ve Bahreyn'deki üslerindeki altyapı vuruldu

İran Devrim Muhafızları Ordusundan yayımlanan açıklamada, ABD'nin İran'ın güney kıyı bölgelerine düzenlediği saldırılarla mutabakatı ihlal ettiği belirtilerek "ABD ordusunun saldırganlığı karşılıksız bırakılmayacaktır." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Amerikalı anlaşma ihlalcilerine karşı cezalandırıcı yanıtın ilk aşamasında, Devrim Muhafızları Ordusu'nun deniz ve hava kuvvetleri, ortak füze ve insansız hava aracı operasyonlarıyla, düşmanın ülkenin çeşitli bölgelerine yaptığı saldırılardan bir saat sonra Kuveyt'teki Arifjan ve Ali es-Salem ile Bahreyn'deki Cufeyr ve Şeyh İsa'daki Amerikan işgalcilerinin iki sömürge üssünün altyapısını ve önemli tesislerini imha etti."

Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin yeni saldırılar gerçekleştirmesi halinde misillemelerin bölgedeki diğer ABD üslerini de kapsayacağı uyarısında bulundu.

  •  

İran: Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçiş için tek rota, İran'ın belirlediği güzergahtır


Tesnim Haber Ajansı, Karargah tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.

ABD'nin yükümlülüklerine bağlı kalmayarak, eski ülke lideri Ali Hamaney'in naaşının Irak'ta bulunduğu sırada İran'ın güneyindeki bazı noktaları hedef alarak ateşkesi ve mutabakatı ihlal ettiği belirtilen açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın işleyişi ve yönetimine müdahaleye izin verilmeyeceği belirtildi.

Açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan ticaret gemileri ve petrol tankerlerinin güvenli geçişi için tek emniyetli güzergahın İran tarafından belirlenen rota olduğu ifade edildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere yönelik saldırılarına misilleme olarak boğaz yakınlarındaki 80'den fazla askeri hedefin vurulduğunu duyurmuştu.

İran, gece saatlerinde düzenlenen saldırılara karşılık olarak Bahreyn ve Kuveyt'teki 85 ABD askeri tesisinin hedef alındığını bildirmişti.

  •  

İran’ın eski lideri Hamaney için Tahran'da veda töreni

TAHRAN (AA) - ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden İran’ın eski lideri Ali Hamaney için Tahran'daki İmam Humeyni Musalla Camisi’nde veda töreni yapıldı.

A A 20260704 41871013 41870998 A B D I S R A I L S A L D I R I S I N D A H A Y A T I N I K A Y B E D E N I R A N I N E S K I L I D E R I H A M A N E Y I C I N T A H R A N D A V E D A T O R E N I

Yerel saatle sabah 06.00’da başlayan törene on binlerce İranlı katıldı.

A A 20260704 41871013 41870999 A B D I S R A I L S A L D I R I S I N D A H A Y A T I N I K A Y B E D E N I R A N I N E S K I L I D E R I H A M A N E Y I C I N T A H R A N D A V E D A T O R E N I

Tören alanına yerleştirilen Hamaney’in tabutunun görünmesiyle birlikte törene katılan halk hüzün dolu anlar yaşadı.

A A 20260704 41871013 41871000 A B D I S R A I L S A L D I R I S I N D A H A Y A T I N I K A Y B E D E N I R A N I N E S K I L I D E R I H A M A N E Y I C I N T A H R A N D A V E D A T O R E N I

Törende ayrıca ABD ve İsrail aleyhine sloganlar atıldı.

A A 20260704 41871013 41871001 A B D I S R A I L S A L D I R I S I N D A H A Y A T I N I K A Y B E D E N I R A N I N E S K I L I D E R I H A M A N E Y I C I N T A H R A N D A V E D A T O R E N I

Alanı, "Ya Hüseyin" feryatları ve ağıtlar okuyarak, ellerini göğsüne vurarak gelen İranlılar doldurdu.

A A 20260704 41871013 41871002 A B D I S R A I L S A L D I R I S I N D A H A Y A T I N I K A Y B E D E N I R A N I N E S K I L I D E R I H A M A N E Y I C I N T A H R A N D A V E D A T O R E N I

Kur'an-ı Kerim tilavetinin gerçekleştirildiği törene bazı İranlılar yerel kıyafetleri ile katıldı.

A A 20260704 41871013 41871006 A B D I S R A I L S A L D I R I S I N D A H A Y A T I N I K A Y B E D E N I R A N I N E S K I L I D E R I H A M A N E Y I C I N T A H R A N D A V E D A T O R E N I

​​​​​​​Veda töreninin akşam 20.00'ye kadar devam etmesi bekleniyor.

A A 20260704 41871013 41871007 A B D I S R A I L S A L D I R I S I N D A H A Y A T I N I K A Y B E D E N I R A N I N E S K I L I D E R I H A M A N E Y I C I N T A H R A N D A V E D A T O R E N I

Hamaney için yarın İmam Humeyni Musalla Camisi’nde cenaze namazı kılınacak.

A A 20260704 41871013 41871011 A B D I S R A I L S A L D I R I S I N D A H A Y A T I N I K A Y B E D E N I R A N I N E S K I L I D E R I H A M A N E Y I C I N T A H R A N D A V E D A T O R E N IA A 20260704 41868961 41868948 A B D I S R A I L S A L D I R I S I N D A H A Y A T I N I K A Y B E D E N I R A N I N E S K I L I D E R I H A M A N E Y I C I N T A H R A N D A C E N A Z E T O R E N IA A 20260704 41868961 41868949 A B D I S R A I L S A L D I R I S I N D A H A Y A T I N I K A Y B E D E N I R A N I N E S K I L I D E R I H A M A N E Y I C I N T A H R A N D A C E N A Z E T O R E N IA A 20260704 41868961 41868954 A B D I S R A I L S A L D I R I S I N D A H A Y A T I N I K A Y B E D E N I R A N I N E S K I L I D E R I H A M A N E Y I C I N T A H R A N D A C E N A Z E T O R E N I

  •  

İran: Bölgenin güvenliği, ABD'nin bölgeden çekilmesiyle sağlanabilir

Garibabadi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM), Bahreyn'in başkenti Manama'da düzenlediği askeri toplantıya tepki gösterdi.

Bahreyn'de düzenlenen askeri bir toplantının Basra Körfezi için hukuki ve güvenlik düzeni oluşturamayacağını savunan Garibabadi, "Bölgenin güvenliği, dış müdahalelerin sona ermesi, ABD'nin bölgeden çekilmesi, ülkelerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve yeni jeopolitik gerçekliklerin kabul edilmesiyle sağlanabilir, Amerika'nın askeri şemsiyesi altında değil." ifadelerini kullandı.

Garibabadi, Hürmüz Boğazı'nın CENTCOM'un değil, Tahran yönetiminin belirlediği çerçevede tanımlanabileceğini kaydetti.

CENTCOM, dün, Bahreyn Savunma Kuvvetleri'nin ev sahipliğinde Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Yemen'den üst düzey askeri yetkililerin katılımıyla bölgesel güvenlik toplantısı düzenlediğini açıklamıştı.

Toplantıda bölgedeki mevcut güvenlik ortamı, savunma alanındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenli geçişinin sürdürülmesine yönelik adımların ele alındığı duyurulmuştu.

  •  

Hürmüz Boğazı için ilk toplantı Umman'da yapıldı


İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Hürmüz Boğazı'ndaki Seyrüsefer Yönetimi İçin Umman ile kurulan Ortak Komite’nin ilk toplantısının başkent Maskat’ta gerçekleştirildiğini duyurdu.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre, Garibabadi, Ortak Komite’nin ilk toplantısının düzenlendiğini söyledi.​​​​​​​

Umman ziyaretine ilişkin yaptığı açıklamada Garibabadi, "Maskat'a gerçekleştirdiğimiz ziyaretle birlikte İran-Umman Ortak Hürmüz Komitesi'nin ilk toplantısını yaptık. Toplantıda, Hürmüz Boğazı'na ilişkin konular gözden geçirildi." ifadesini kullandı.

Garibabadi, toplantıda ayrıca "İslamabad Mutabakat Zaptı’nın 5. maddesi ve kıyıdaş devletlerin hakları çerçevesinde boğazın gelecekteki yönetimi" konusunda görüş alışverişinde bulunulduğunu belirtti.

  •  

İran'ın Lübnan ateşkesini denetlemek için temsilci gönderecek

TAHRAN (AA) - İran’ın, ABD ile imzaladığı mutabakat zaptına ilişkin İsviçre'de gerçekleştirilen görüşmelerde varılan uzlaşı üzerine Lübnan’daki ateşkesi izlemek için kurulacak yeni mekanizmaya temsilci göndereceği bildirildi.

Yarı resmi Mehr Haber Ajansı’nın, İran Müzakere Heyeti’nin açıklamalarına dayanak servis ettiği habere göre, İran, Lübnan’daki ateşkesi izlemek için kurulacak yeni mekanizmaya temsilci gönderecek.

İran’ın, Lübnan’ın güvenlik denklemine dahil olduğu, Lübnan’daki ateşkesi izlemek için kurulacak yeni mekanizmaya temsilci göndereceği ve aynı zamanda bu mekanizmada İsrail’in yer almayacağı belirtildi.

Bunun yanı sıra haberde, Hürmüz Boğazı üzerindeki geçişleri güvenli hale getirecek bir mekanizma kurulması kararının da "İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki egemenliğinin tescillendiği" değerlendirmesi yapıldı.

Ayrıca haberde, mutabakat zaptında "Lübnan dahil tüm cephelerde saldırıların durdurulması, ABD'nin Hürmüz Boğazı çevresinde uyguladığı ambargonun kaldırılması, Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine açılması, İran'a uygulanan yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması" şartlarını içeren 13. Maddesinin uygulanması halinde nükleer meseleler, yaptırımlar ve denetim alanlarında olmak üzere üç ayrı çalışma grubunun görüşmelere başlayacağı paylaşıldı. İran’ın, 13. Madde uygulanmadığı takdirde müzakerelere devam etmeyeceği aktarıldı.

Son olarak haberde, İran ile Katar arasında, İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasına ilişkin mutabakat zaptının imzalandığı dile getirildi.

Öte yandan İran Dışileri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile gerçekleştirilen müzakere görüşmeleri sonrası yaptığı açıklamada, ülkesine uygulanan petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların kaldırıldığını ve ablukanın sona erdiğini vurgulayarak, İran’ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmının da serbest bırakıldığını söylemişti.

  •  

İran Basını: Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı'nı açmak için iki şart koştu

ABD-İran hattında sıcak gelişmeler yaşamıyor.

İki ülke arasında kalıcı barışı sağlamak için imzalanan mutabakat İsrail hariç tüm dünya tarafından olumlu karşılandı.

Anlaşmayı beğenmeyen İsrail, bir kez daha ateşkes ihlali gerçekleştirerek Lübnan'a saldırdı.

HÜRMÜZ BOĞAZI YENİDEN KAPATILDI
Ateşkes ihlalinin ardından İran Ortak Askeri Karargahı, Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine kapatacağını açıkladı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise aksi bir açıklama yaparak boğazda gemi trafiğinin devam ettiğini iddia etti.

MÜZAKERELER İSVİÇRE'DE BAŞLADI
Öte yandan taraflar yüz yüze bir görüşme gerçekleştirmek üzere İsviçre'ye geldi.

Kaynaklar ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in de yer aldığı görüşmenin başladığını bildirdi.

İRAN BASININDA HÜRMÜZ BOĞAZI İDDİASI
Gözler İsviçre'de gerçekleştirilen görüşmeye çevrilirken İran basınından dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı.

Haberde Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'nı açmak için iki koşul öne sürdüğünü belirtildi.

LÜBNAN'DA ATEŞKES VE İRAN PETROLÜ'NÜN SATIŞI
Buna göre ilk şartın Lübnan'da uygulanan ateşkese riayet edilmesi olduğu aktarıldı.

İkinci koşulun ise İran petrolünün satışı için muafiyetler verilmesi olduğu öğrenildi.

KAPANMASI DÜNYA EKONOMİSİNİ DERİNDEN ETKİLEDİ
Hürmüz Boğazı'nın kapalı tutulması sadece bölgeyi değil bütün dünyayı etkiliyor.

Artan petrol fiyatları dünya genelinde akaryakıt krizlerine neden olurken üst üste gelen zamlar vatandaşları etkiliyor.

  •  

Mesud Pezeşkiyan: Tüm hükümler bizi lehimize

ABD ile İran, aylar süren müzakere süreci sonrası ortak bir mutabakatta karar kıldı.

Mutabakat, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın imzası ile yürürlüğe girdi.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, bugün İsviçre’de başlayan ABD ile barış müzakerelerine ilişkin açıklama yaptı.

"TÜM HÜKÜMLER BİZİM LEHİMİZEDİR"
Pezeşkiyan, ABD ile varılan anlaşmaya ilişkin açıklamasında, "Mutabakat zaptının tüm hükümleri bizim lehimizedir ve bu görüşmelerin ve müzakerelerin sonuçları yakında görülecektir" dedi.

"NETANYAHU MEMNUN OLMAYAN İLK KİŞİ"
Katar’ın elinde bulunan dondurulmuş fonlara da değinen İran Cumhurbaşkanı, "Katar’daki 6 milyar dolarımız geri verilecek" ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya da gönderme yapan İranlı lider, onun İsviçre’deki müzakerelerden "memnun olmayan ilk kişi olacağını" söyledi.

"BİZ ATOM BOMBASI İSTEMİYORUZ"
Nükleer silaha sahip olmayacaklarını bir kez daha vurgulayan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "ABD’nin tek odak noktası bizim atom bombasına sahip olmamamızdır.

Bu, hayatını kaybeden liderin de defalarca söylediği bir şeydi: ‘Biz atom bombası istemiyoruz.’ ABD, ‘bunu yazın ve imzalayın’ dedi, biz de imzaladık" ifadelerini kullandı.

  •  

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Barış karşılıklı saygının gölgesinde gerçekleşecektir

ABD ile İran heyetleri uzun süren bir müzakere süreci sonrası ortak bir mutabakatta karar kıldı.

Bu kapsamda iki ülke arasındaki savaşı sona erdirmeyi planlayan mutabakat, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi.

Pezeşkiyan, ABD ile imzalanan mutabakat zaptının, kendisi, ABD Başkanı Donald Trump ve arabulucu Pakistan'ın Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanmış halini X sosyal medya platformundaki hesabından paylaştı.

"MİLLİ DİRENİŞİN, SİYASİ AKILCILIĞIN VE SORUMLU DİPLOMASİNİN SONUCU"
Mesajında Pezeşkiyan, şu ifadelere yer verdi:

"Bu, güçlü İran'dan tarihi bir belge ve mesajdır. Barış, karşılıklı saygının gölgesinde gerçekleşecektir. İran İslam Cumhuriyeti, onur ve bağımsızlığı, ilerlemeyi ve bölgesel işbirliğini koruyarak her zaman küresel barışa bağlıdır.

Bu metin, hiçbir tehdit ve baskıyla onurundan ve bağımsızlığından vazgeçmeyen bir milletin sesinin yansımasıdır. Bugün kayda geçirilen; milli direnişin, siyasi akılcılığın ve sorumlu diplomasinin sonucuydu."

İRAN İLE ABD ARASINDA VARILAN MUTABAKAT
İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu.

"İslamabad Mutabakatı" adı verilen mutabakat zaptı, 18 Haziran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti.

Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içeriyor.

Mutabakat zaptının imzalanmasının ardından tarafların, nihai anlaşmaya varılması için İran'ın nükleer programı ve yaptırımların kaldırılması gibi konularda kısa süre içinde 60 günlük müzakere sürecine başlaması bekleniyor.

  •  

Trump: ‘İran’a yönelik planlanan saldırıları iptal ettim’

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İran İslam Cumhuriyeti ile yürütülen görüşmelerin İran liderliğinin en üst düzeyine taşınması ve onaylanmış olması nedeniyle, ABD Başkanı olarak bu akşam İran’a yönelik planlanan saldırı ve bombardımanları iptal ettim” ifadelerini kullandı.

Trump, “Görüşmeler ve nihai maddeler, hem genel çerçevesi hem de ayrıntılarıyla ABD, İsrail, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Türkiye, Pakistan, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün, Mısır ve diğer ilgili tüm taraflar tarafından onaylanmıştır. Deniz ablukası ise bu anlaşma tamamlanıncaya kadar tüm gücüyle yürürlükte kalacaktır. İmza töreninin yeri ve zamanı kısa süre içinde açıklanacaktır” dedi.

  •  

İran Dışişleri Bakanı Arakçi tarih verdi: Mutabakat zaptı dijital ortamda imzalanabilir

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran devlet televizyonuna açıklamalarda bulundu.

Arakçi, ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin yaptığı açıklamada, “Mutabakat zaptının gelecek birkaç gün içinde dijital ortamda imzalanması ihtimali mevcut” dedi.

Arakçi, “Mutabakat zaptındaki hususlar hayata geçirilmezse, nihai anlaşma ile ilgili müzakere yapılmayacak” ifadelerini kullandı.

Yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arakçi, “Eğer yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumun durumu netleştirilecekse, bunun tek yolu bu malzemenin İran’da seyreltilmesidir” dedi.

URANYUM STOKLARI

Arakçi, zenginleştirme faaliyetleri ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarının yanı sıra yaptırımların kaldırılması ve İran’ın yeniden yapılanması için oluşturulacak fon mekanizmasının nihai anlaşmada karara bağlanacağını söyledi.

ABD’nin müzakere talebinde bulunduğunu öne süren Arakçi, “Düşman savaşta hedeflerine ulaşamayacağını anladı ve ümitsizliğe kapıldı. Bununla birlikte müzakere talep etti” diye konuştu.

‘KAZANIMLARI PEKİŞTİRECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM’

Müzakerelerin sonucuna ilişkin değerlendirmede bulunan Arakçi, “Müzakerelerin sonucunun İran’ın çıkarları için iyi olacağını ve savaş meydanındaki kazanımları pekiştireceğini düşünüyorum” dedi.

Mutabakat zaptının teknik detaylarına ilişkin de bilgi veren Arakçi, “Mutabakat zaptı iki sayfadan az ve her kelimesi titizlikle gözden geçirildi. Bakanlığımız talep edilen tüm hususları uyguladı” ifadelerini kullandı.

HÜRMÜZ BOĞAZI

Arakçi, Hürmüz Boğazı’nın yönetimi ile ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması konularının da mutabakat zaptında yer aldığını belirterek, “Hürmüz Boğazı idaresi önceki gibi olmayacak. Boğaz, Umman ve İran’ın egemenliği altındadır. İki ülke bundan önce boğazdaki hizmetleri ücretsiz sağlıyordu. Umman ile Hürmüz Boğazı’nın idaresine ilişkin olumlu görüşmeler yaptık. Kılıcımız, Hürmüz Boğazı’nın üzerinde olacaktır” dedi.

İran’ın dondurulmuş varlıklarına ilişkin bir mekanizma öngörüldüğünü söyleyen Arakçi, “Bu anlaşmanın düşmanları var ve bunların başında İsrail rejimi geliyor” ifadelerini kullandı.

Medyada yer alan bazı metinleri onaylamadığını belirten Arakçi, “Eğer altyapımıza yönelik tehditler nedeniyle geri adım atacak olsaydık, bunu daha önce yapmış olurduk. Mutabakat zaptındaki hususlar hayata geçirilmezse, nihai anlaşmaya yönelik müzakereler yapılmayacak” dedi.

Arakçi, İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi’nin müzakere sürecini takip ettiğini ve sürece ilişkin raporların konseye sunulduğunu belirterek, “Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi’nde ilgili metine taraftar olan muhalif olanda mevcut. Ancak sonunda karar birlikte alınacaktır. Karar alındıktan sonra da açıklanacaktır” diye konuştu. (ANKA)

  •  

New York Times: ABD'nin İran'a saldırılarında içme suyu tesisi yok edildi

New York Times'ın haberinde (NYT), incelenen uydu görüntülerinde İran'ın güneyindeki bir içme suyu tesisinin ABD saldırılarında yok edilmiş olabileceği belirtildi.

Haberde, 9 Haziran'da söz konusu içme su tesisine ait 2 depolama tankının olduğu, ABD'nin 10 Haziran gecesindeki saldırıları sonrası bunlardan küçük olanın çatısının çöktüğü, diğerinin de çatısının ortasında büyük bir delik olduğu ifade edildi.

İran medyasında da bu depolardan küçük olanın çatısının çöktüğüne dair videoların yer aldığı aktarılan haberde, sivil altyapıyı kasten hedef almanın, uluslararası hukuka göre savaş suçu teşkil edebileceğine dikkat çekildi.

- CENTCOM'ın İran'a "karşı saldırı" açıklaması

CENTCOM, 9 Haziran'da ABD'ye ait Apache helikopterinin düşürülmesine karşılık olarak 10 Haziran gecesi İran'a yönelik karşı saldırılar düzenlemeye başladıklarını açıklamıştı.

İran devlet televizyonu, ABD'nin, Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik kentinde 2 su deposunu hedef aldığını duyurmuş, bunun sonucunda bölgede su kesintilerinin yaşandığı belirtilmişti.

İran Silahlı Kuvvetleri de ABD'nin ülkenin güneyine yönelik saldırılarına karşılık bölgedeki bazı ABD üslerinin "güçlü saldırılarla" hedef alındığını bildirmişti.

  •  

ABD'den, Ürdün'deki vatandaşlarına güvenli yerlere geçin uyarısı

İran'ın Ürdün'e saldırısı sonrası ABD'nin Amman Büyükelçiliğinden yapılan yazılı açıklamada, güvenlik uyarısı yapıldı.

Ürdün'e füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı olduğu belirtilen açıklamada, ABD vatandaşlarından güvenli bir yere geçmeleri talep edildi.

ABD vatandaşlarından bir sonraki duyuruya kadar oldukları güvenli yerlerde kalmaları ve yerel duyuru ve uyarıları takip etmeleri istendi.

İran, ABD ordusunun gece saatlerine düzenlediği saldırılara misilleme olarak Ürdün'deki ABD ordusuna ait Muvaffak Salti askeri üssünü hedef almıştı.

  •  

İran Devrim Muhafızları bölgesel 18 hedefi vurduğunu açıkladı

Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada; Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün dahil olmak üzere bölge genelindeki yaklaşık 18 farklı noktanın hedef alındığı belirtildi.

Ürdün'de bulunan El-Ezrak Hava Üssü'ne yönelik saldırıda, İran'a karşı bir harekât başlatmak üzere bekleyen Amerikan savaş uçaklarının konuşlandığı alanlara 12 balistik füze fırlatıldığı bildirildi.

Açıklamada, askeri üste bulunan F-15, F-16 ve F-35 tipi çok sayıda ABD savaş uçağının imha edildiği ileri sürüldü.

Kuveyt ve Bahreyn'deki üsler vuruldu
İran, Ürdün'ün yanı sıra Kuveyt'te iki, Bahreyn'de ise bir hava üssünü hedef aldığını duyurdu. Bahreyn'de konuşlu bulunan ABD 5. Filosu'nun ana üssünün de bu saldırıların hedefi olduğu kaydedildi.

Devrim Muhafızları Ordusu, balistik füzeler ve insansız hava araçlarının kullanıldığı operasyonlarda, hedef alınan askeri tesislerde geniş çaplı hasar ve güçlü bir etki meydana geldiğini iddia etti.

  •  

İran, Hürmüz Boğazı’nı her türlü gemi geçişine kapattı

Hatemu'l Enbiya Karargahı, Hürmüz Boğazı'na ilişkin bildiri yayımladı.

Bildiride, "Bölgedeki güvensizlik nedeniyle şu andan itibaren Hürmüz Boğazı, petrol tankerleri ve ticari gemiler de dahil olmak üzere her türlü geminin geçişine kapatılmıştır ve her türlü geçişe müdahale edilecektir." ifadeleri yer aldı.

Yapılan uyarının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'ndan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan iki gemiyi vurduğunu açıkladı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla İran'daki çok sayıda hedefe yönelik "meşru müdafaa" saldırıları başlattığını duyurmuş ve İran’ın güneyindeki bölgeler ABD saldırılarının hedefi olmuştu.

  •  

Bahreyn'de, halka güvenli bölgelere gitme çağrısı

Bakanlık, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ülke genelinde sirenlerin yeniden çaldığı belirtildi.

Açıklamada, halktan sakin olmaları, en yakın güvenli yere yönelmeleri ve haberleri resmi kanallardan takip etmeleri istendi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla İran'daki çok sayıda hedefe yönelik "meşru müdafaa" saldırıları başlattığını duyurmuştu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu da ABD'nin saldırılarına karşılık Kuveyt ve Bahreyn'deki bazı ABD noktalarını hedef aldığını açıklamıştı.

  •  

Kuveyt, saldırılar nedeniyle hava sahasını geçici olarak kapattı

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, hava sahasının yerel saatle 04.50 itibarıyla tedbir amacıyla geçici olarak kapatıldığı ve uçuşların yürürlükteki anlaşmalar ile prosedürler doğrultusunda alternatif havalimanlarına yönlendirildiği belirtildi.

Açıklamada, söz konusu kararın hava seyrüseferinin ve yolcuların güvenliğini korumak amacıyla alındığı ifade edildi.

Kuveyt'in İran saldırılarına maruz kaldığı vurgulanan açıklamada, bölgedeki gelişmelerin sivil hava trafiği açısından oluşturabileceği muhtemel riskler nedeniyle bu adımın atıldığı belirtildi.

Açıklamada, ilgili kurumlarla koordinasyon halinde gelişmelerin yakından takip edildiği, risk durumunun ortadan kalktığının değerlendirilmesinin ardından hava sahasının yeniden açılarak uçuşların normale döneceği hatırlatıldı.

Ayrıca açıklamada, yolcu ve hava yolu şirketlerine, kurum tarafından yayımlanan resmi duyuru ve talimatları takip etmeleri çağrısında bulunuldu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla İran'daki çok sayıda hedefe yönelik "meşru müdafaa" saldırıları başlattığını duyurmuş ve İran'ın güneyindeki bölgeler ABD'nin saldırılarının hedefi olmuştu. ​​​​​​​

İran Devrim Muhafızları Ordusu da ABD'nin saldırılarına karşılık Kuveyt ve Bahreyn'deki üslerde ABD'ye ait bazı noktaları hedef aldıklarını duyurmuştu.

  •  

Ürdün, İran kaynaklı 5 füzeyi hava savunma sistemleriyle düşürdü

Ürdün Silahlı Kuvvetlerinden yapılan yazılı açıklamada, Zerka vilayetindeki Ezrak bölgesine yönelik fırlatılan İran kaynaklı 5 füzenin tespit edildiği belirtildi.

Söz konusu füzelerin hava savunma sistemleriyle imha edildiği aktarılan açıklamada, füzelerden düşen parçaların herhangi bir can kaybı veya maddi hasara yol açmadığı ifade edildi.

Açıklamada, Ürdün Silahlı Kuvvetleri olarak ülkenin hava sahasını korumaya hazırlıklı olduklarına işaret edildi.

ABD ordusu, bir Apache helikopterinin düşürülmesine karşılık olarak İran'a yönelik saldırılar düzenlediğini bildirmişti.

İran ise bu saldırılara karşılık ABD'nin Ürdün'deki Muvaffak Salti askeri üssünün füze saldırılarıyla hedef alındığını duyurmuştu.

  •  

Kuveyt'te ülkeye yönelik saldırı nedeniyle hava savunma sistemleri devreye girdi

Kuveyt ordusu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, "Hava savunma sistemlerimiz şu anda ülkeye yönelik saldırıyı engellemeye çalışıyor." ifadesi kullanıldı.

Saldırıların kaynağına veya niteliğine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmayan açıklamada, vatandaşlara güvenlik talimatlarına uyma çağrısı yapıldı.

ABD ordusu, bir Apache helikopterinin düşürülmesine karşılık olarak İran'a yönelik saldırılar düzenlediğini bildirmişti.

İran ise saldırılara karşılık bölgedeki bazı ABD üslerinin "güçlü saldırılarla" hedef alındığını duyurmuştu.

  •  

3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi Tiran’da Gerçekleştirildi

İstanbul Rumeli Üniversitesi tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi (IRSSC), 1-5 Haziran 2026 tarihleri arasında Arnavutluk’un başkenti Tiran’da bulunan New York Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Sosyal bilimler alanında uluslararası akademik iş birliklerini geliştirmeyi amaçlayan kongre, farklı ülkelerden akademisyenleri, araştırmacıları ve öğrencileri ortak bir bilimsel platformda buluşturdu.

3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi Tiran’da Gerçekleştirildi

Kongreye; Uluslararası Balkan Üniversitesi, New York Üniversitesi Tiran, Saraybosna Uluslararası Üniversitesi, Komrat Devlet Üniversitesi ve Bakü Slav Üniversitesi akademik paydaş olarak katılım sağladı. Organizasyona ayrıca Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) destek verdi.

3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi Tiran’da Gerçekleştirildi

İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kara’nın kongre başkanlığında gerçekleştirilen etkinliğin açılış programına; Türkiye Cumhuriyeti Tiran Büyükelçisi Barış Ceyhun Erciyes, New York Tirana Üniversitesi Rektörü Doç. Dr. İlir Kemalaj, Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanı ve Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, İzmir Milletvekili ve Türkiye İnternet Medya Birliği Başkan Vekili Rifat Sait ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi Tiran’da Gerçekleştirildi

Açılış konuşmalarında Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki akademik ilişkilerin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. Türkiye Cumhuriyeti Tiran Büyükelçisi Barış Ceyhun Erciyes, Türk akademisyenlerle Balkan coğrafyasındaki üniversiteler arasında gelişen iş birliklerinin gelecekte önemli bilimsel çıktılar üreteceğini ifade etti. New York Tirana Üniversitesi Rektörü Doç. Dr. İlir Kemalaj ise Türkiye ile sürdürülen akademik çalışmaların kendileri açısından büyük değer taşıdığını belirterek, iki ülke arasındaki bilimsel ilişkilerin daha da geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kongrenin açılışında konuşan İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kara, Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi’nin ilk olarak Moldova’da düzenlendiğini, geçen süreçte ise altı üniversitenin ortak çalışmalarıyla büyüyen uluslararası bir akademik platform haline geldiğini söyledi.

Kongrenin yalnızca bilimsel bildirilerin sunulduğu bir organizasyon olmadığını belirten Kara, “Farklı ülkelerden akademisyenleri, araştırmacıları ve öğrencileri ortak akademik zeminde bir araya getiren bu yapı, bilimsel dayanışmanın ve ortak üretim kültürünün güçlü bir örneğini oluşturuyor. Kısa süre içerisinde genişleyen bu organizasyon, uluslararası akademik iş birliğinin somut bir modeli haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Kongrenin her yıl farklı bir Balkan ülkesinde düzenlenmesinin özel bir anlam taşıdığını belirten Kara, Rumeli coğrafyasının Türkiye açısından güçlü tarihî ve kültürel bağlara sahip olduğunu söyledi. Kara, “Kongremizi her yıl farklı bir Balkan üniversitesinde gerçekleştirerek hem ortak tarihî mirasımızı canlı tutmayı hem de üniversitelerimiz arasındaki akademik ilişkileri güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bilimin sınırları aşan birleştirici gücüne inanıyoruz” dedi.

3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi Tiran’da Gerçekleştirildi

Bu yılki kongrede yoğun bir akademik katılımın gerçekleştiğini ifade eden Kara, Arnavutluk-Türkiye ilişkilerinden uluslararası ilişkilere, internet ve yapay zekâ sistemlerinden psikoloji çalışmalarına kadar çok sayıda farklı konuda bildiri sunulduğunu kaydetti. Sosyal bilimlerin farklı disiplinlerinden araştırmacıları aynı çatı altında buluşturmanın yeni araştırma alanları ve ortak çalışma fırsatları oluşturduğunu söyledi.

Kongre süresince eğitim bilimleri, psikoloji, sosyoloji, tarih, ekonomi, siyaset bilimi, iletişim ve diğer sosyal bilim alanlarında hazırlanan akademik çalışmalar katılımcılarla paylaşıldı. Yüz yüze ve çevrim içi oturumlarda gerçekleştirilen sunumlarda, güncel küresel ve bölgesel gelişmeler akademik perspektifle değerlendirildi.

Kongrenin ilk oturumunda Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, yükseköğretimde kalite güvence sistemine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme sunarken, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nde uygulanan kalite yönetim süreçleri hakkında da katılımcılara bilgi verdi. Program kapsamında ayrıca Prof. Dr. İsmail Boz da akademik sunum gerçekleştirdi.

Akademik iş birliklerinin geliştirilmesi, ortak bilimsel üretimin teşvik edilmesi ve Balkan coğrafyasında üniversiteler arası ilişkilerin güçlendirilmesi açısından önemli bir platform olarak değerlendirilen kongre, farklı ülkelerden katılımcıların yoğun ilgisiyle tamamlandı.

  •  

Trump zafer ilan edecek

WASHINGTON (AA) - ABD Başkanı Donald Trump, İran'la anlaşma sürecinde çok iyi gittiklerini kaydederek, "Önümüzdeki iki hafta içinde tam zafer ilan ettiğimizde gerçekten kazanmış olacağız." dedi.

ABD Başkanı Trump, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham için düzenlenen bir telekonferansa katılarak seçmenlere İran konusunda mesajlar verdi.

Trump, İran'la ilgili konularda çok iyi durumda olduklarını ve anlaşmaya ilişkin sürecin iyi işlediğini vurgulayarak, yakında bu konunun kapanacağını ifade etti.

ABD Başkanı, "Çok güçlü bir ekibiz ve bence bu savaşı kazanıyoruz. Önümüzdeki iki hafta içinde tam zafer ilan ettiğimizde gerçekten kazanmış olacağız." değerlendirmesini yaptı.

Bu süreçle birlikte ABD'deki benzin fiyatlarının hızla düşeceği mesajını da veren Trump, seçmenlerden Graham için oy kullanmalarını istedi.

ABD Başkanı Trump, İran ile İsrail arasında pazar günü artan gerginliğe ilişkin Truth Social hesabından açıklamalar yaparak, İsrail ve İran'ı "derhal" çatışmayı durdurmaya çağırmıştı.

  •  

İran duyurdu: İsrail'e saldırılar sona erdi

Orta Doğu'da tansiyon bir kez daha en üst seviyeye çıktı.

İran, gece saatlerinde İsrail'e yönelik yeni bir füze saldırısı düzenledi.

Başkent Tel Aviv'de sirenler çalmaya başlarken İsrail'in hava savunma sistemlerinin devreye girdiği aktarıldı.

SAVAŞ YENİDEN BAŞLADI
İran tarafından yapılan açıklamada, "Bu gece yalnızca bir uyarıydı" ifadeleri kullanıldı.

İsrail ise hava savunma sistemlerinin devreye alındığını ve tüm füzelerin etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

TRUMP İTİDAL ÇAĞRISI YAPTI
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Orta Doğu’daki tansiyonları yükselten İsrail’e yönelik balistik füze saldırısına ilişkin açıklama yaptı.

ABD basınında Fox news'e konuşan Trump, "İran'a önerim şu: Füzelerinizi fırlattınız, yeter artık. Masaya geri dönün ve bir anlaşma yapın" dedi.

İRAN: İSRAİL'E SALDIRILAR SONA ERDİ
Saldırının ertesi günü önemli bir son dakika gelişmesi yaşandı.

Tahran Yönetiminden yapılan açıklamada İsrail'e yönelik saldırıların durdurulduğu açıklandı.

Öte yandan yapılan açıklamada "Lübnan'a saldırılar tekrarlanırsa daha sert vururuz" denildi.

İRAN, ABD'Yİ SORUMLU TUTTU
Fars Haber Ajansı'na göre, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bakanlık binasında düzenlediği haftalık basın toplantısında İsrail-İran çatışmasına ilişkin soruları yanıtladı.

Bekayi, "İsrail'in saldırganlığındaki ABD'nin sorumluluğu açıktır ve gerilimin tırmanmasının sonuçlarından da ABD sorumludur" dedi.

İSRAİL MİSİLLEME SALDIRISI YAPTI
Öte yandan İsrail ordusu, İran'ın stratejik hava savunma sistemlerini hedef aldıklarını açıkladı.

Büyük bir saldırı yaptıklarını duyuran İsrail'den yapılan açıklamada, saldırıyla ilgili detaylara yer verildi.

Açıklamada, çok sayıda İsrail savaş uçağının, İran'daki "stratejik hava savunma sistemlerini" hedef aldığı belirtildi.

  •  

İsrail: İran'ın stratejik hava savunma sistemlerine büyük bir saldırı düzenledik

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'a düzenlenen saldırılara ilişkin bilgi verildi.

İsrail ordusunun İran hava savunma sistemlerine "büyük bir saldırı" düzenlediği belirtildi.

Çok sayıda İsrail savaş uçağının İran'daki "stratejik hava savunma sistemlerini" hedef aldığı aktarıldı.

Öte yandan İsrail ordu radyosunun haberinde de İsrail'e İran'dan 30, Yemen'den ise bir füze fırlatıldığı kaydedildi.

İsrail'in sabah saatlerinde İran'ın orta ve batı kesimine düzenlediği saldırıların ardından İran, İsrail'in orta ve güney kesimini hedef alan bir dizi füze saldırısı düzenlemişti.

  •  

İran Devrim Muhafızları Ordusu: Hayfa'daki sanayi tesislerini hedef aldık

Devrim Muhafızları Ordusunun yayımladığı bildiride, "Düşmanın petrokimya tesislerine düzenlediği saldırılara karşılık verildi ve Hayfa'daki benzer sanayi tesisleri hedef alındı." ifadeleri kullanıldı.

Bildiride ayrıca, İsrail'in sivil hedefler ile petrol sanayisini hedef almasının bölgedeki tüm enerji merkezlerini etkileyebilecek tehlikeli bir oyunu başlattığı ve ortaya çıkacak ekonomik sonuçlardan ABD'nin sorumlu olacağı ifade edildi.

İsrail'in, İran'ın güneybatısındaki Huzistan eyaletine bağlı Mahşehr kentinde bulunan petrokimya tesisini vurduğu bildirilmişti.

  •  

İran'da üç havalimanındaki tüm uçuşlar iptal edildi

İran basınına göre, İran ile İsrail arasında karşılıklı saldırılar sürerken, başkent Tahran'da bulunan Mehrabad Havalimanı'ndaki tüm uçuşlar yeni bir duyuruya kadar durduruldu.

Yetkililer, yolculardan uçuş durumlarına ilişkin güncel bilgileri öğrenmek için havalimanına gitmeden önce ilgili birimlerle iletişime geçmelerini istedi.

Meşhed ve Kirmanşah havalimanlarında da uçuş operasyonlarının durdurulduğu kaydedildi.

  •  

İran füzesi, Batı Şeria'da gasbedilen Filistin toprağındaki yasa dışı yerleşime isabet etti

İsrail'in Kanal 12 televizyonunun haberinde, İran'ın sabah saatlerinde İsrail'e düzenlediği füze saldırısına ilişkin bilgi verildi.

İran füzesinin, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus kentindeki yasa dışı Itamar yerleşimine isabet ettiği kaydedilen haberde, 3 binanın hasar aldığı belirtildi.

Hasar alan evlerden birine ait görüntüler sosyal medyada paylaşıldı.

Füze isabeti sonucunda ölen ya da yaralanan olmadığı ifade edildi.

İsrail'in sabah saatlerinde İran'ın orta ve batı kesimine düzenlediği saldırıların ardından İran, İsrail'in orta ve güney kesimini hedef alan bir dizi füze saldırısı düzenlemişti.

  •  

Financial Times yazdı: İran savaşı, Formula 1’in Ortadoğu hesabını bozdu

Bahreyn ve Suudi Arabistan yarışlarının iptali, Formula 1’in Ortadoğu’daki yüksek gelirli ama kırılgan büyüme modelini yeniden tartışmaya açtı. İran savaşı F1’in 100 milyon dolarlık hesabını nasıl bozdu?

Financial Times yazdı: İran savaşı, Formula 1’in Ortadoğu hesabını bozdu Medyascope

  •  

İran: Kuveyt'teki ABD üslerini vurduk

ANKARA (AA) - İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin İran'a ait Keşm Adası'na saldırısına karşılık Kuveyt'te ABD güçlerine ev sahipliği yapan askeri üsleri füzelerle vurduğunu bildirdi.

Devrim Muhafızları Ordusu, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nda karşılıklı saldırılar düzenlendiğini açıkladı.

Açıklamada, "Terörist Amerikan güçlerinin, İran'ın Keşm Adası'ndaki ulusal egemenliğini hedef alan açık saldırganlığına tepki olarak, Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetleri, Kuveyt'teki Amerikalı işgalcilerin askeri üslerini hassas ve yoğun füze saldırılarıyla vurdu." ifadesine yer verildi.

Saldırıda hedef alınan üslerin imha edildiği ve Amerikan askerlerinin sığınaklarının yıkıldığı belirtildi.

İran'a saldırılar için ABD'ye topraklarını ve hava sahalarını kullandıran ülkelere uyarıda bulunulan açıklamada, "Vurkaç dönemi sona erdi ve saldırganlar, cehaletlerinin ve pervasız maceralarının korkunç sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaklar." ifadesi kullanıldı.

İran basını, Hürmüz Boğazı yakınında İran'a ait Keşm Adası'nda patlama sesleri duyulduğunu bildirmişti. Haberlerin ardından Kuveyt ordusu, topraklarının füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına uğradığını açıklamıştı.

  •  

İran: ABD ile mesaj alışverişi durdu

İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre; İran, ABD ile mesaj alışverişini durdurdu. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının devam etmesi nedeniyle İran'ın arabulucular üzerinden ABD ile gerçekleştirdiği mesaj alışverişini durdurduğu, görüşmelerin tekrar başlaması için İsrail’in Lübnan’a saldırıları durdurmasını ve işgal ettiği bölgelerden çekilmesini şart koştuğu ifade edildi.

İran’ın ayrıca Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatmayı ve Babülmendep Boğazı da dahil olmak üzere diğer cephelerin aktif hale getirilmesini gündeme aldığı belirtildi.

  •  

İran: ABD güçleri, Sirik Adası'nda bir iletişim kulesini hedef aldı

İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’nın DMO'nun açıklamasına dayandırdığı haberine göre, ABD, Sirik Adası'nda bulunan bir iletişim kulesini hedef aldı.

DMO'nun açıklamasında söz konusu saldırıya karşılık olarak, saldırının başlangıç noktası olan hava üssünün hedef alındığı ve bazı hedeflerin imha edildiği belirtildi.

Açıklamada, saldırıların devam etmesi halinde daha geniş çaplı cevap verileceği ve bunun sorumlusunun ABD olacağı uyarısında bulunuldu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), hafta sonunda İran'ın Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Keşm Adası ve Goruk bölgesinde radar ve insansız hava araçları (İHA) komuta kontrol merkezlerini hedef aldıklarını açıklamıştı.

Kuveyt ordusu da ülkeye yönelik füze ve İHA saldırılarına karşı hava savunma sistemleriyle müdahale ettiklerini duyurmuştu.

  •  

Kuveyt ordusu: Hava savunma sistemlerimiz füze ve İHA saldırılarına müdahale ediyor

Kuveyt ordusunun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki resmi hesabından yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin İHA ve füze saldırılarını engellemeye çalıştığı bilgisi paylaşıldı.

Ülkede duyulabilecek patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin saldırıları önlemesinden kaynaklandığı belirtilen açıklamada, vatandaşların güvenlik talimatlarına uyması istendi.

Açıklamada, saldırıların kaynağına veya niteliğine ilişkin ayrıntılı bilgi verilmedi.

Kuveyt resmi haber ajansı KUNA ise ülkede siren seslerinin duyulduğunu bildirdi.

  •  

CENTCOM, hafta sonunda İran’a saldırılar düzenlediğini duyurdu

CENTCOM'un ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, İran'ın Keşm Adası ve Goruk bölgesinde yer alan radar ve İHA komuta kontrol merkezlerine hafta sonu saldırılar düzenlendiği belirtildi.

ABD'ye ait bir MQ-1 tipi İHA'nın "uluslararası suların üzerinde uçuş yaptığı sırada" İran tarafından düşürülmesi nedeniyle bu saldırıların gerçekleştiğine işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"ABD savaş uçakları da hızla karşılık vererek, İran hava savunmasını, bir yer kontrol istasyonunu ve bölgesel sulardan geçen gemiler için açık tehdit oluşturan 2 İHA'yı etkisiz hale getirdi."

Açıklamada, İran’a saldırılarda ABD güçlerinden can kaybı yaşanmadığı kaydedildi.

  •  

İran'dan son dakika ABD ile anlaşma açıklaması!

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin devam ettiğini belirterek, "Kesin bir sonuca ulaşılıncaya kadar bu konuda değerlendirme yapmak mümkün değil. Şu aşamada söylenen her şey spekülasyondur" dedi.

"ŞU AŞAMADA SÖYLENEN HER ŞEY SPEKÜLASYONDUR"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD-İran arasındaki müzakere sürecine ilişkin konuştu. Arakçi, İran merkezli haber ajansı IRNA’nın sorularını yanıtlarken taraflar arasındaki görüşmelerin ve mesaj alışverişinin devam ettiğini belirtti. Arakçi, "Kesin bir sonuca ulaşılıncaya kadar bu konuda bir değerlendirme yapmak mümkün değil. Şu aşamada söylenen her şey spekülasyondur ve bunlara önem verilmemelidir" dedi.

  •  

Pezeşkiyan istifa mı etti? İran'ı sallayan istifa iddiası! İlk açıklama geldi...

Tabatabai, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddialar hakkında açıklama yaptı.

Pezeşkiyan’ın halka hizmet etme noktasında geri adım atmayacağını belirten Tabatabai, Cumhurbaşkanı’nın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanlayarak söz konusu iddiaları bazı yabancı medya kuruluşlarının oyunlarının devamı olarak nitelendirdi.

Tabatabai, İran halkının birlik ve beraberlik konusunda geri adım atmayacağını ve İranlıların milli birliğini yok etme arzusunu yine "mezara" götüreceğini kaydetti.

  •  

İran: Hürmüz Boğazı'ndan 20 gemi geçti

ANKARA (AA) - İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, son bir günde Hürmüz Boğazı'ndan 20 petrol tankeri ve ticari geminin donanmanın koordinasyonu ve izniyle geçiş yaptığını duyurdu.

Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan yazılı açıklamada, son 24 saatte Donanma'nın koordinasyonu ve güvenliği altında petrol tankerleri, konteyner gemileri ve diğer ticari gemiler dahil olmak üzere 20 geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiği belirtildi.

Açıklamada, ayrıca "Hürmüz Boğazı'nda akıllı kontrol ve gözetim yetkili bir şekilde yürütülürken her türlü saldırganlığa ezici darbelerle karşılık verilecektir." ifadeleri kullanıldı.

  •  

ABD’den İran’a yeni yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın silahlı kuvvetlerini yeniden inşa etmesini ve ABD ile bölgedeki ortaklarına yönelik tehditlerini engellemek amacıyla İran ordusunun petrol satışlarına yönelik yeni yaptırımları duyurdu.

ABD Hazine Bakanlığından yapılan açıklamada, Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisinin (OFAC), İran’ın askeri petrol satışlarına karşı ek adımlar attığı bildirildi.

Bu satışların, İran’ın silahlı kuvvetlerinin yeniden inşasını finanse etmesine ve ABD ile bölgedeki ortaklarına yönelik tehditlerini sürdürmesine imkan verdiği belirtilen açıklamada, İran ordusunun bir dizi paravan şirket aracılığıyla İran ham petrolünü satarak gelir sağladığı ifade edildi.

Açıklamada, İran Genelkurmay Başkanlığının petrol satış kolu olan Sepehr Energy Jahan firmasının petrol ihracatını gerçekleştirebilmek için büyük ölçüde gölge filo gemilerine ve paravan şirketlere bağımlı olduğu belirtilerek, bu kapsamda çeşitli şirketlerin yaptırım listesine eklendiği bildirildi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti:

“Hazine Bakanlığı, İran ve ordusunu ABD müttefikleri ile Orta Doğu’daki ortaklarını tehdit etmek için ihtiyaç duyduğu finansal kaynaklardan mahrum bırakmak amacıyla İran’ın petrol satışları üzerindeki baskıyı artırmaya devam edecektir. İran hükümetinin silahlı kuvvetlerini ve askeri yeteneklerini yeniden inşa etmek amacıyla petrol gelirlerini artırmasına izin vermeyeceğiz.”

  •  

Mücteba Hamaney: Amerika artık bölgede güvenli yer bulamayacak

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile kalıcı ateşkes sağlanması için Türkiye dahil 6 bölge ülkesinin İsrail ile İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamasını talep etti.

HAMANEY'DEN AÇIKLAMA
Süreç böyle devam ederken İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD, İsrail, bölgesel dengeler ve İslam dünyasına ilişkin sert mesajlar verdi.

Hamaney, paylaşımında zamanın geriye döndürülemeyeceğini belirterek bölgedeki halkların ve ülkelerin, artık Amerikan askeri üsleri için 'kalkan' olmayacağını söyledi.

Hamaney, "Zamanın akrebi geriye dönmez. Bölgenin milletleri ve toprakları artık Amerikan üslerinin kalkanı olmayacak. Amerika artık bölgede kötülük ve askeri üs konuşlandırmak için güvenli bir nokta bulamayacak." ifadelerini kullandı.

"ABD VE İSRAİL HEDEF ALINDI"
Paylaşımda İran’ın askeri kapasitesine ve 'Direniş Cephesi'ne vurgu yapan Hamaney, İranlı savaşçıların ve silahlı güçlerin füze ve insansız hava araçlarıyla ABD ile İsrail’i hedef aldığını ileri sürdü.

ABD için 'büyük şeytan', İsrail için ise 'onun evcil hayvanı' ve 'Siyonist rejim' ifadelerini kullanan Hamaney, İran’ın bu süreçte 'Allah’ın vaadine' tanıklık ettiğini savundu.

"İSRAİL İÇİN SON AŞAMA"
Mücteba Hamaney, İsrail’in geleceğine ilişkin de sert ifadeler kullandı.

İsrail’i “sarsılmış rejim” ve “kanserli ur” olarak nitelendiren Hamaney, bu rejimin “ömrünün son aşamalarına yaklaştığını” iddia etti.

Hamaney, İran lideri Ali Hamaney’in yıllar önce yaptığı 'İsrail’in 25 yılı göremeyeceği' yönündeki sözlerine de atıf yaptı.

"ABD VE İSRAİL KARŞITLIĞI HAC MEVSİMİYLE SINIRLI KALMAYACAK"
Paylaşımda, bu yıl hac dönemindeki "müşriklerden beraat" meselesinin daha büyük önem taşıdığı ifade edildi.

Hamaney, ABD ve İsrail karşıtlığının yalnızca hac dönemindeki törenlerle sınırlı kalmayacağını, İran’ın ve dünyanın farklı noktalarında “Amerika’ya ölüm” ve “İsrail’e ölüm” sloganlarının Müslümanlar ve özellikle gençler arasında yaygınlaşacağını savundu.

"GELECEK İSLAM ÜMMETİNİN VE YENİ İSLAM MEDENİYETİNİN"
Mücteba Hamaney, paylaşımında geleceğin "İslam ümmeti" ve "yeni İslam medeniyeti"ne ait olduğunu ileri sürdü.

Her bireyin kendi imkânı, gayreti ve sorumluluğu ölçüsünde bu geleceğin gerçekleşmesine katkı sunabileceğini belirten Hamaney, İslam ülkelerine de birlik ve iş birliği çağrısı yaptı.

"İSLAM ÜLKELERİNİ DOSTLUĞA VE YARDIMLAŞMAYA DAVET EDİYORUM"
Hamaney, bölge ülkelerinin ve İslam dünyasının ortak kapasitelere ve çıkarlara sahip olduğunu belirterek, bunun bölgenin ve dünyanın gelecekteki düzenini şekillendireceğini söyledi.

Paylaşımında, “Bütün İslam ülkelerini ve devletlerini dostluğa, hayırda ve iyilikte yardımlaşmaya davet ediyorum.” ifadelerine yer verdi.

HACILARA FİLİSTİN VE MESCİD-İ AKSA ÇAĞRISI
Mücteba Hamaney, İranlı hacıların bu yılki hac sürecinde “zafer anlatısını” diğer Müslümanlara aktarmada önemli bir rol üstleneceğini savundu.

Hamaney, hacılardan İslam ümmetinin birliği, Filistin’in ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü, Müslümanların sorunlarının çözümü ve “küresel istikbara karşı nihai zafer” için dua etmelerini istedi.

  •  

CENTCOM: ABD kuvvetleri, İran'ın güneyine "meşru müdafaa" amaçlı saldırılar düzenledi

ABD basınında yer alan haberlere göre Hawkins, yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'ın güneyindeki bazı hedeflere yeni saldırılar gerçekleştirdiğini bildirdi.

Hawkins, saldırıların "meşru müdafaa" amacıyla yapıldığını ve "ABD askerlerini İran güçlerinden kaynaklanan tehditlere karşı korumayı amaçladığını" savundu.

Hedef alınan noktalar arasında füze fırlatma alanları ile mayın döşeme hazırlığında olduğu belirtilen İran gemilerinin bulunduğunu aktaran Hawkins, ABD'nin "devam eden ateşkes sürecinde itidalli davranmayı sürdürürken aynı zamanda kuvvetlerini koruyacağını" kaydetti.

  •  

İran'dan ABD açıklaması! Hürmüz kararını duyurdu

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile potansiyel bir mutabakat zaptında görüşülen birçok konuda sonuçlara varıldığını, ancak bunun Tahran'ın bir anlaşma imzalamaya yakın olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Bekayi, Hürmüz Boğazı ile ilgili açıklamada bulundu. Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin kıyıdaş ülkelere ait olduğunu belirten Bekayi, geçişlerden ücret alınmasının söz konusu olmadığını söyledi. Bekayi, "Verilecek hizmetler belirli bir maliyet gerektirebilir. Bu geçiş ücreti olarak değerlendirilmemeli" ifadesini kullandı.

ABD ile yürütülen müzakerelere de değinen Bekayi, birçok konuda çerçeveye ulaşıldığını ancak bunun anlaşmanın yakın olduğu anlamına gelmediğini kaydetti. Sözcü Bekayi, "Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaların sona ermesi de olası bir anlaşmanın parçası olacak" diye konuştu.

"BİR ÇOK KONUDA ANLAŞMAYA VARDIK"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsrail Bekayi bugün yaptığı açıklamada, ABD ile potansiyel bir mutabakat zaptında görüşülen birçok konuda sonuçlara varıldığını, ancak bunun Tahran'ın bir anlaşma imzalamaya yakın olduğu anlamına gelmediğini söyledi.

Bekayi, İran’ın savaşı sonlandırma müzakereleri yürüttüğünü ifade ederek şu anda nükleer konuları görüşmediğini dile getirdi. Bekayi, ABD yetkililerinin pozisyonlarındaki değişikliklerin herhangi bir anlaşma için soruna neden olduğunu sözlerine ekledi.

"60 GÜN İÇİNDE TAMAMLANACAK"
Bekayi, barış anlaşması ve nükleer program konularına ilişkin mutabakat zaptı görüşmelerinin 60 gün içinde yapılmasının beklendiğini kaydederek, "Önümüzdeki 60 gün içinde, mutabakat zaptının bazı detaylarını ve diğer konuları görüşeceğiz. Bunlardan biri kesinlikle nükleer programla ilgili. Ancak bu aşamada nükleer programın detaylarını görüşmüyoruz. Daha ziyade, 14 maddelik mutabakat zaptı savaşı sona erdirmeye odaklanıyor" dedi.

  •  

Mesud Pezeşkiyan: Hamaney'in izni olmadan alınmayacaktır

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile dünden bu yana kamuoyuna yansıyan olumlu gelişmelere ilişkin açıklama yaptı.

"HAMANEY'İN İZNİ OLMADAN KARAR ALINMAYACAKTIR"
Ülke içindeki fikir ayrılıklarına değinen Pezeşkiyan, "Toplumda bölünmeye yol açan her açıklama, analiz veya tutum, fiilen düşmanın verdiği zarara su taşımaktır." dedi.

Muhtemel ABD-İran anlaşmasına atıfta bulunan İran Cumhurbaşkanı, "Ülkede hiçbir karar, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi çerçevesi dışında ve Dini Lider'in izni olmadan alınmayacaktır. Ülkenin yönetimi tek bir karar ve kolektif itaati gerektirir." ifadelerini kullandı.

"NÜKLEER MESELE NİHAİ ANLAŞMA MÜZAKERELERİNDE ELE ALINACAK"
İngiliz haber ajansı Reuters'a konuşan İranlı üst düzey yetkili, İran'ın nükleer meselesinin ABD ile müzakere edilen ön anlaşmanın bir parçası olmadığını belirterek, "Nükleer mesele nihai anlaşma müzakerelerinde ele alınacak, bu nedenle mevcut anlaşmanın bir parçası değil. İran'ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılması konusunda herhangi bir anlaşma sağlanmadı." diye konuştu.

ABD merkezli Axios'un haberine göre; taslak anlaşma, İran'ın hiçbir zaman nükleer silah peşinde koşmama taahhüdünü ve uranyum zenginleştirme programının askıya alınması ile yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun kaldırılması konusunda müzakere yürütmeyi içeriyor.

  •  

İran'dan ABD'ye uyarı: Yeni cepheler açılacak!

İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) göre İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekreminiya, başkent Tahran'daki Veliasr Meydanı'nda yaptığı konuşmada ABD'nin İran'a yönelik tehditlerine cevap verdi.

"Yeni cepheler açılacak"
İran milletine ve ülkenin yasal haklarına saygı gösterilmesinin "düşman" için tek çıkış yolu olduğunu söyleyen Ekreminiya, "Düşman yine akılsızca davranıp Siyonist rejimin (İsrail'in) tuzağına düşerek İran'a saldırırsa yeni araçlar ve yöntemlerle yeni cepheler açılacak" ifadesini kullandı.
Ekreminiya, İran Silahlı Kuvvetleri'nin Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetine işaret ederek, boğazın statüsünün savaş öncesi dönemdeki gibi olmayacağını belirtti.

İran Silahlı Kuvvetleri'nin ateşkes sürecini de savaş süreci gibi değerlendirdiğini ve hazırlık yaptığını ifade eden Ekreminiya, ülkesinin kuşatma altına alınamayacağını söyledi.

  •  

İran lideri Hamaney: Savaşın devamı halinde başka cepheler açılacak

İran lideri Mücteba Hamaney'in sosyal medya hesabından olası savaşa ilişkin mesajı paylaşıldı.

Mesajda, "Düşmanın savunmasız kalacağı ve tecrübe sahibi olmadığı cephelerin açılması hususunda çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Savaş durumunun devamı halinde çıkarlar gözetilerek söz konusu başka cepheler açılacaktır" ifadeleri yer aldı.

  • TRUMP: İRAN'A SALDIRI ERTELENDİ

ABD Başkanı Donald Trump, kısa bir süre önce yaptığı paylaşımda Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderlerinin talebi üzerine 'İran'a yarın için planlanan askeri saldırının ertelendiğini' belirtmişti.

  •  

İran’dan ABD’ye Hürmüz uyarısı: ‘Donanmanız mezarlığa dönüşür’

İran, ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sürdürmesi halinde Tahran’ın askeri karşılık verebileceğini belirterek, Umman Körfezi’nin “ABD donanmasının mezarlığına dönüşebileceği” uyarısında bulundu.

İran devlet televizyonuna konuşan ve İran’ın dini lideri Ayetullah Mücteba Hamaney’e danışmanlık yapan Muhsin Rızai, Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukalar nedeniyle yaşanan krizin ardından Tahran’ın sabrının tükenmekte olduğunu belirtti.

Eski Devrim Muhafızları Komutanı da olan Rızai, “İran’a yönelik deniz ablukası ne kadar uzun sürerse dünya ekonomisine verilecek zarar da o kadar büyük olur. ABD ordusuna kuşatmayı kaldırmasını tavsiye ediyoruz, aksi halde Umman Körfezi onların mezarlığına dönüşür” dedi.

Rızai, Hürmüz’de İran’a yönelik ablukanın “savaş eylemi” anlamına geldiğini belirterek, Tahran’ın askeri yanıt verme hakkı bulunduğunu ifade etti.

TRUMP’TAN İRAN’A TEHDİT

ABD Başkanı Donald Trump ise hafta sonu yaptığı sosyal medya paylaşımında İran üzerindeki baskıyı artırarak “İran için saat işliyor” ifadelerini kullanmıştı. Trump’ın tehdidi İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından geldi.

İsrail basınında dün yer alan haberlere göre, Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde İran’a yönelik savaşın yeniden başlatılması ihtimalini ele aldı.

İran medyası ise Washington’un Tahran’ın son önerilerine “somut tavizler” içermeyen bir yanıt verdiğini belirtti. Yarı resmi Mehr Haber Ajansı, ABD’nin mevcut tutumunu sürdürmesi halinde görüşmelerin “çıkmaza girebileceğini” yazdı.

Trump daha önce de İran’ın taleplerini “tamamen kabul edilemez” olarak nitelendirmiş ve ateşkesin “yoğun bakımda” olduğunu söylemişti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmail Bakei ise Tahran’ın önerilerinin “sorumlu” ve “cömert” olduğunu söyledi.

Öte yandan Axios ve CNN’in haberlerine göre Trump, Çin ziyaretinden dönüşünün ardından cumartesi günü Başkan Yardımcısı J. D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, CIA Direktörü John Ratcliffe ve özel temsilci Steve Witkoff ile bir araya gelerek, İran’a yönelik olası yeni askeri seçenekleri değerlendirdi.

  •  

İran'da sokaklarda silah eğitimi verilmeye başlandı

ABD-İran arasında ateşkes imzalandı.

Ateşkesin ardından da Pakistan'da müzakereler için taraflar bir araya geldi...

Ancak bu müzakerelerden sonuç çıkmadı ve taraflar yeniden de bir araya gelmedi.

ABD Başkanı Donald Trump ise Çin'e gerçekleştirdiği ziyarette, İran'a tehditler savurdu.

"İRAN'I ASKERİ AÇIDAN YOK ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
Kendi döneminde hem Venezuela'da hem de İran'da 'askeri olarak zaferler kazandıklarını' iddia eden Trump, İran'ı askeri açıdan 'yok etmeye' devam edeceklerini belirtti.

İRAN HALKI SİLAH EĞİTİMİ ALIYOR
Bunun akabinde de İranlılar, ateşkesin sona ermesi ve savaşın yeniden başlama ihtimaline karşı silah eğitimi almaya başladı.

MEYDANDA EĞİTİM VERİLİYOR
İran’ın başkenti Tahran’da bulunan Venek Meydanı’nda halka silah eğitimi veriliyor.

NİŞAN ALMANIN İNCELİKLERİ GÖSTERİLİYOR
Başkentte yer alan Venek Meydanı'nda üzerinde askeri kıyafet bulunan üç kişi, kurulan platformda halka silah eğitimi veriyor.

Eğitimde, silahların nasıl söküldüğü ve nasıl toplandığı anlatılırken nişan almanın da incelikleri gösteriliyor.

PRATİK OLARAK YAPILIYOR
Eğitimler yalnızca teorik değil pratik olarak da gerçekleştiriliyor ve vatandaşların silahları söküp tekrar takmasına müsaade ediliyor.

DİĞER MEYDANLARA DA YAYILACAK
Meydanda bulunan halkın ilgi gösterdiği silah eğitiminin, kentin diğer meydanlarında da gerçekleştirilmesi bekleniyor.

Ayrıca Devlet Televizyonu'nda yayınlanan programlarda da halka silahlarla ilgili bilgiler veriliyor.

  •  

İran’da 6 bin 500'den fazla kişi 'hainlik ve casusluk' şüphesiyle gözaltına alındı

Orta Doğu'da savaş devam ediyor.

ABD ile İran arasındaki çatışmada henüz kalıcı barış sağlanamazken taraflar iç cephelerini güçlendirmek için bazı hamlelerde bulunuyor.

İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, İran Emniyet Genel Müdürü Ahmed Rıza Radan, ülkesindeki gözaltılara ilişkin açıklama yaptı.

6 BİN 500'DEN FAZLA KİŞİ CASUSLUK ŞÜPHESİYLE GÖZALTINA ALINDI
Radan, ABD ve İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan bu yana ülkede 6 bin 500’den fazla kişinin "hainlik ve casusluk" şüphesiyle gözaltına alındığını belirtti.

İranlı yetkili ayrıca, gözaltına alınanlardan 567’sinin "İran yönetimi karşıtı devrimci gruplarla bağlantılı" olduğunu öne sürdü.

HAMANEY'İN ÖLDÜRLMESİ SONRASI YAPILAN KUTLAMALAR
Savaşın ilk gününde İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından bazı vatandaşlar sokaklara çıkarak kutlama yapmıştı.

Öte yandan bazı isimler ise sosyal medya üzerinden dans ettikleri videoları yayınlamıştı.

  •  

İran basını duyurdu: ABD'den İran'a 5 şart!

ABD ile İran arasında süren müzakere trafiğinde tansiyonu yükselten yeni şartlar ortaya çıktı.

İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre ABD, İran’a müzakereler için 5 ana şart öne sürdü.

ABD’nin İran’a ilettiği şartlar

  • ABD tarafından tazminat ödenmemesi,
  • İran’daki 400 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyumun ABD’ye teslim edilmesi,
  • İran’ın biri hariç tüm nükleer tesislerdeki faaliyetlerini durdurması,
  • İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmaması,
  • Savaşın tüm cephelerde durdurulmasının müzakere şartına bağlanması olarak sıralandı.

İran ise müzakere şartlarını, savaşın Lübnan dahil tüm cephelerde sonlandırılması, yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, savaş tazminatı ödenmesi ve İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki egemenliğinin tanınması olarak açıklamıştı.

  •  

İran Devlet Televizyonunda gündem olan görüntüler: Silah kullanma dersi!

ABD ile İsrail'in 28 Şubat saldırılarıyla başlayan İran Savaşı, müzakereler sonrası askıya alınsa da Orta Doğu'daki gergin hava devam ediyor.

ABD ile Pakistan arabuluculuğunda görüşmelere devam ederken İran tarafından dikkat çekici görüntüler geldi.

İran Devlet Televizyonları, sivillere silah kullanmanın temel yöntemlerini öğretmeye başladı.

HALKA SİLAH KULLANIMINI ANLATTILAR
İran Devlet Televizyonu'nda yayınlanan üç farklı programda yer alan görüntüler, sosyal medyada dikkat çekti.

Görüntülerde sunucuların, şarjör takma, nişan alma ve atış pozisyonu gibi temel askeri hareketleri anlattığı görüldü.

Söz konusu görüntülerde; sunucuların silah kullanımı ve atış tekniklerini anlattığı görülürken, hedef olarak BAE bayrağı gösterilmesi ise dikkat çekti.

İSLAMABAD'DA ÇIKMAZA GİREN GÖRÜŞMELER
Karşılıklı saldırılar ve açıklamaların ardı ardına geldiği savaşta, kritik bir noktaya gelindi.

Geçtiğimiz ay, Pakistan arabuluculuğunda geçici bir ateşkes ilan edildi ancak müzakereler tıkandı; belirsizlik sürüyor.

Ateşkes sonrası İslamabad’da görüşmeler yapıldı ancak İran’ın, savaşın tüm cephelerde bitmesi, yaptırımların kaldırılması, tazminat, Hürmüz’de egemenlik gibi talepleri ile ABD’nin nükleer sınırlamalar, füze programı gibi talepleri, tarafları memnun etmedi.

TRUMP, İRAN'IN SON TEKLİFİNİ KABUL ETMEDİ
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın son teklifini 'kabul edilemez' bulduğunu belirterek, ateşkesi 'hayat destek ünitesinde' olarak tanımladı.

Donald Trump, Hark Adası’na yönelik olası saldırı sinyali verdi.

İran petrolünün kalbi olarak da anılan Hark Adası, İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını yöneten kritik bir bölge konumunda.

  •  

İran'dan ABD'ye nükleer tehdit: Devrim Muhafızlarından uyarı!

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, uranyum zenginleştirme konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İran'ın yeniden saldırıya uğraması halinde seçeneklerinden birinin uranyumu yüzde 90 zenginleştirme olduğunu belirten Rızai, bu konunun Mecliste ele alınacağını belirtti.

Yüzde 90 saflıkta uranyum nükleer silah yapımında kullanılan seviye olarak kabul ediliyor.

İRAN'DAN OLASI SALDIRILARA MİSİLLEME UYARISI
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Muhammed Ekberzade, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İranlı askeri yetkilli Ekberzade, ülkesinin Hürmüz Boğazı’na bakışının stratejik olduğuna vurgu yaparak, "Hürmüz Boğazı’nın alanı bizim için daha büyük hale geldi. Bir diğer ifadeyle Hürmüz Boğazı genişledi ve operasyonel alan haline dönüştü. Sularımıza ve çıkarlarımıza yönelik saldırılara hiçbir şekilde izin vermeyiz." ifadelerini kullandı.

Ekberzade, ABD’nin İran Deniz Kuvvetleri’nin zayıfladığı yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ve mevcut durumda yaşanan gelişmelerin bu iddianın aksini ortaya koyduğunu belirtti.

ABD’nin Hürmüz Boğazı çevresindeki "kışkırtıcı" eylemelerine anında cevap verildiğini ve bu yolla mesaj iletildiğini söyleyen Ekberzade, bölgedeki tüm hareketleri yakından takip ettiklerini dile getirdi.

  •  

Savaşın ABD'lilere ek enerji maliyeti 37,6 milyar doları aştı

ANKARA (AA) - ABD'de yayımlanan veriler, İsrail ile İran'a karşı yürütülen saldırılar nedeniyle yükselen enerji fiyatlarının şimdiye kadar ABD'lilere 37,6 milyar dolardan fazla ek maliyet yüklediğini ortaya koydu.

ABD'deki Brown Üniversitesi bünyesindeki Watson School of International and Public Affairs tarafından oluşturulan "İran Savaşı Enerji Maliyeti Takipçisi", 28 Şubat'ta başlayan savaşın ABD'li tüketicilere günlük maliyeti artırdığını buldu.

Gerçek zamanlı takip edilen verilere göre, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ABD halkına 37,6 milyar doları aşkın ek maliyete yol açtı.

Ek maliyetlerin büyük kısmını yaklaşık 20,5 milyar dolarla petrol fiyatlarındaki artış oluştururken, dizel yakıt kaynaklı ek maliyetler ise yaklaşık 17 milyar dolara ulaştı.

ABD'de ortalama bir hane, benzin ve dizel fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle aylık yaklaşık 286 dolar fazla ödeme yaptı.

ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına başlamasından bu yana petrol fiyatlarındaki yükselişle ABD'de benzin fiyatları da artmıştı.

Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de 11 Mayıs itibarıyla normal benzinin ulusal ortalama fiyatı galon başına 4,52 dolar olarak ölçüldü. Bu rakam, bir yıl önce 3,14 dolar seviyesindeydi.

  •  

Avustralya'dan, İran bağlantılı bazı kişi ve kuruluşlara yaptırım kararı

ANKARA (AA) - Avustralya hükümeti, "insan hakları ihlalleri ve bölgeyi istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerde bulundukları" iddiasıyla İran bağlantılı bazı kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırım uygulama kararı aldığını açıkladı.

Avustralya Dışişleri Bakanlığının internet sitesindeki paylaşıma göre, Bakan Penny Wong, mali yaptırım ve seyahat yasağının, İran'ın güvenlik ve finans ağlarıyla bağlantılı 7 kişi ile 4 kuruluşu hedef aldığını bildirdi.

Yaptırımların hedefindeki kişi ve kuruluşların, "insan hakları ihlalleri ve bölgeyi istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerle bağlantılı olduğunu" savunan Wong, yaptırımların, İran'ın balistik füze programına finansman sağladığı öne sürülen gölge bankacılık ağını da kapsadığını ifade etti.

Bakan Wong, Canberra hükümetinin şimdiye kadar İran bağlantılı kişi ve kuruluşlara yönelik 230'dan fazla yaptırım uyguladığını vurguladı.

  •  

Tahran'dan müzakere mesajı: Zafer diplomasiyle tamamlanmalı

İran Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Pezeşkiyan, başkent Tahran'da bir grup emniyet yetkilisiyle bir araya geldi.

Burada yaptığı açıklamada Pezeşkiyan, mevcut durumda "İran halkının onuru ve ulusal çıkarlarla müzakerelere girmek, ne savaş ne barış konumunda kalmak veya çatışma yolunda devam etmek" konusunda seçenekler olduğunu belirtti.

ABD ve İsrail'e karşı elde edilen "zaferin" halkın çıkarlarını koruyacak diplomatik adımlarla tamamlanması gerektiğini söyleyen Pezeşkiyan, bunun rasyonel bir yaklaşım olduğunu dile getirdi.

İran'ın düşmana karşı güven duymadığını ancak ulusal çıkarlar ve ülke onurunun korunması temelinde müzakerelere açık olduğunu söyleyen Pezeşkiyan, İran halkının yararına olacak bir anlaşmaya bağlı kalacaklarını dile getirdi.

Pezeşkiyan savaş sırasında zarar gören emniyet binaları hakkında da açıklamalarda bulundu.

Savaşta hasar gören emniyet merkezlerinin yenilenmesi ve yeni ekipmanların tedarik edilmesi hususunda hükümetin elinden gelen çabayı göstereceğini söyleyen Pezeşkiyan, emniyet teşkilatının yeniden yapılandırılması ve konusunda uzman heyetlerin çalışmalar gerçekleştirmesi gerektiğini ifade etti.

Pezeşkiyan ayrıca savaş sırasında göstermiş olduğu başarıdan dolayı emniyet güçlerini tebrik etti.

  •  

Pezeşkiyan: Düşman, İran'ı bölmeyi amaçladı

ABD-İran hattında karşılıklı açıklamalar gelmeye devam ediyor.

İki ülke arasındaki müzakere sürecinin nasıl ilerleyeceğine ilişkin belirsizlik sürerken İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'dan yeni bir açıklama geldi.

İran Cumhurbaşkanı, savaşın başlama nedenini açıkladı.

"DÜŞMAN BU SAVAŞTA İRAN'I BÖLMEYİ AMAÇLADI"
ABD cephesinin güvensizlik yarattığını belirten Pezeşkiyan, bunun görüşmelere engel olduğunu söyledi.

Pezeşkiyan ayrıca, "Düşman bu savaşta İran'ı bölmeyi amaçladı" ifadelerini kullandı.

Pezeskiyan540965

TRUMP'IN 'KORSAN GİBİYİZ' SÖZLERİNE YANIT
Öte yandan İran Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran gemilerine ABD'nin müdahalelerine ilişkin "Bir bakıma korsan gibiyiz" şeklindeki açıklamasına tepki gösterdi.

Pezeşkiyan, bunun utanç verici bir nitelendirme olduğunu söyledi.

BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU YAPTI
Ülke içindeki birliğin güçlendirilmesine değinen Pezeşkiyan, "İnsanları kolayca yolsuzluk, ihanet veya casuslukla suçlamamalı ve toplumun farklı kesimleri arasında sahte sınırlar oluşturmamalıyız çünkü bugün ülkede savunma cephesinde, İran'ı bütün varlığıyla savunanlar var.

Oysa bunlardan bazıları daha önce kısıtlamalar ve soruşturmalarla karşı karşıya kalmışlardı" ifadelerini kullandı.

  •  

Axios'un iddialarına İran'dan alaycı yalanlama: 'Fauxios operasyonu’

İran Meclis Başkanı ve ABD ile görüşmelerde heyet başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Tahran ile Washington'un anlaşmaya yakın olduğu yönündeki ABD medyasında yer alan iddiayı alaycı bir dille yalanladı.

İRAN'DAN AXİOS'UN "İRAN-ABD ANLAŞMASI YAKIN" İDDİASINA ALAYCI YALANLAMA
Kalibaf, X sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, daha önce de bir çok kez "anlaşma yakın" haberleri yapan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın sık sık demeç verdiği Amerikan "Axios" platformundaki haberi alaycı bir dille reddetti.

Sosyal medyada doğrulanmamış ve kaynaksız iddialarla alay etmek için kullanılan ve kabaca ""Bana güven kardeşim" anlamına gelen "Source: Trust Me Bro" ifadesine gönderme yapan Kalibaf, Axios'un haberi için İngilizce "sahte", "uydurma" anlamına gelen "faux" kelimesine atıfla "Fauxios Operasyonu" değerlendirmesi yaptı.

NE OLMUŞTU?
Axios, dün ismi açıklanmayan ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, İran ile ABD'nin savaşı sona erdirmek için mutabakat zaptı imzalamaya yakın olduğu iddia edilmişti.

  •  

Kalibaf'tan, "İran-ABD anlaşması yakın" iddiasına alaycı yalanlama

Kalibaf, X sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, daha önce de bir çok kez "anlaşma yakın" haberleri yapan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın sık sık demeç verdiği Amerikan "Axios" platformundaki haberi alaycı bir dille reddetti.

Sosyal medyada doğrulanmamış ve kaynaksız iddialarla alay etmek için kullanılan ve kabaca ""Bana güven kardeşim" anlamına gelen "Source: Trust Me Bro" ifadesine gönderme yapan Kalibaf, Axios'un haberi için İngilizce "sahte", "uydurma" anlamına gelen "faux" kelimesine atıfla "Fauxios Operasyonu" değerlendirmesi yaptı.

Axios, dün ismi açıklanmayan ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, İran ile ABD'nin savaşı sona erdirmek için mutabakat zaptı imzalamaya yakın olduğu iddia edilmişti.

  •  

İran: Hürmüz Boğazı ve bölge sularındaki gemilerin ihtiyaçlarını karşılamaya hazırız

İran resmi haber ajansı IRNA, İran Limanlar ve Denizcilik Kurumu tarafından yapılan yazılı mesajı yayımladı.

Mesajda, bölge sularında seyreden tüm gemilerin, özellikle İran karasularında ve demirleme alanlarında bulunanların, ihtiyaç duymaları halinde erzak, yakıt temini, sağlık ve tıbbi hizmetler ile gerekli onarım için izinli malzemeler gibi hizmetlerden yararlanabilecekleri belirtildi.

Bu mesajın bölgedeki deniz haberleşme ağları ve VHF sistemleri üzerinden günde 3 kez olmak üzere üç gün boyunca yayımlanacağı kaydedildi.

ABD Başkanı Donald Trump, 4 Mayıs'taki konuşmasında, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan tarafsız ülkelere ait ticari gemilere eskort sağlamak amacıyla "Özgürlük Projesi"ni başlatacaklarını duyurmuştu. Trump, gemilerde gıda ve temel ihtiyaç sıkıntısı yaşandığını ifade ederek operasyonun "insani amaçlar" taşıdığını savunmuştu.

  •  

Tahran'da bir alışveriş merkezinde yangın çıktı

İran devlet televizyonuna göre, Erguvan Alışveriş Merkezi'nde çıkan yangının dumanı kentin uzak bölgelerinden görüldü.

Binadakilerin tahliye edildiği belirtilirken itfaiye ekiplerinin yangın söndürme çalışmalarının sürdüğü duyuruldu.

Yangının çıkış nedenine ve can kaybı olup olmadığına ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.

  •  

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Çin'e gidiyor

Tahran-Washinton hattında savaş gerilimi özellikle Hürmüz Boğazı'nda sürerken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi bugün dikkat çeken bir ziyarette bulunacak. Gelen son bilgiye göre; İran Dışişleri Bakanı Arakçi, bugün üst düzey görüşmeler gerçekleştirmek için Pekin'e doğru yola çıkacak.

İran'dan dikkat çeken hamle
Bu ziyaret, Tahran'ın önemli ortaklarıyla yürüttüğü daha geniş kapsamlı diplomatik girişimlerin bir parçası olarak görülürken İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan kısa açıklamaya göre, Arakçi'nin gündeminde karşılıklı iş birliğinin yanı sıra bölgesel ve uluslararası konular hakkında görüşmeler yer alacak.

Arakçi, geçtiğimiz hafta Rusya'nın St. Petersburg kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelmişti. Bu görüşme sonrası Putin, "Rusya, İran ve bölgedeki diğer ülkelerin çıkarları doğrultusunda Orta Doğu'ya en kısa sürede barış getirmek için mümkün olan her şeyi yapacak" açıklamasında bulunmuştu.

Pekin arabulucu olur mu?
Öte yandan; The New York Times'ta yer alan analizde, Çin'in savaş sürerken hem Washington hem de Tahran üzerinden stratejik avantaj elde etmeye çalıştığı öne sürüldü. Haberde "Pekin, bir yandan İran’ı müzakereye zorlarken diğer yandan ticari ve dolaylı destek kanallarını açık tutarak çifte hamle yürütüyor" denildi. Gazetede ayrıca, “Başkan Trump'ın Pekin ziyaretinin yaklaşmasıyla birlikte Çin, İran'ı müzakereye zorlarken, şirketleri İran ordusu tarafından kullanılabilecek malzemeler ihraç etmeye devam ediyor” ifadeleri yer aldı.

  •  

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, BAE'ye destek mesajı verdi

İSTANBUL (AA) - Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, "İran'ın saldırıları" karşısında Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) yanında olduklarını belirtti.

Suudi Arabistan haber ajansı SPA'ya göre, Bin Selman, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile telefonda görüştü.

"İran'ın BAE'yi hedef alan sebepsiz saldırılarını" şiddetle kınadıklarını dile getiren Bin Selman, güvenliğini ve istikrarını müdafaada BAE'nin yanında olacaklarını vurguladı.

Görüşmede ayrıca bölgedeki güvenlik ve istikrarı artırmanın yolları ele alındı.

Öte yandan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İran arasında siyasi bir çözüme varmak için Pakistan'ın arabuluculuk çabalarına destek çağrısında bulundu.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, bölgede tansiyonun yükselmesinden endişe duyulduğu kaydedildi.

Açıklamada, gerginliğin azaltılması, Pakistan'ın arabuluculuk çabalarına destek verilmesi ve bölgenin daha fazla gerginlik ve istikrarsızlığa sürüklenmesini önleyecek siyasi bir çözüme varılması gerektiğinin altı çizildi.

Açıklamada ayrıca Hürmüz Boğazı'nda uluslararası seyrüseferin 28 Şubat öncesindeki haline dönmesinin önemine işaret edilerek, gemilerin kısıtlama olmaksızın güvenli şekilde geçişinin garanti altına alınması istendi.

- BAE ve Umman'a İran saldırısı iddiası

BAE ve Umman'a İran'dan insansız hava aracıyla (İHA) saldırılar düzenlendiği ileri sürüldü.

BAE, Fuceyra'da petrol sanayi bölgesinde yangın çıktığını ve saldırıda 3 kişinin yaralandığını duyurdu.

  •  

İran'da "İsrail'e casusluk yapmakla" suçlanan iki kişi idam edildi

İran Yargı Erkine bağlı Mizan Haber Ajansına göre, Yakup Kerimpur ve Nasır Bekerzade isimli iki İranlı, "Mossad adına casusluk yapmaktan dolayı" suçlu bulundu.

Mossad ajanlarıyla irtibatta olduğu suçlaması yöneltilen Kerimpur’un, 28 Şubat'ta başlayan savaşla birlikte ülkenin hassas bilgilerini Mossad’a ilettiği, Bekerzade’nin de İran’daki önemli şahsiyetlerle ilgili bilgileri Mossad’a gönderdiği ve Natanz’da istihbarat amaçlı bilgi topladığı kaydedildi.

İran'da nisan ayında Mossad ile işbirliği yaptığı gerekçesiyle 5 kişi idam edilmişti.

Ülkede ayrıca yine geçen ay, 28 Aralık 2025'te başlayan protestolarda şiddet eylemi gerçekleştirdiği öne sürülen 4 kişinin idam cezası infaz edilmişti.

  •  

Trump: İran'dan erken ayrılmayacağız

Trump, Florida eyaletinin Villages bölgesinde kendisine oy veren seçmenlere yönelik yaptığı konuşmasında, zaman zaman İran'la ilgili açıklamalara yer verdi.

Kendisine yönelik üçüncü suikast girişiminin ardından ilk defa kamuoyu önünde görünen Trump, "⁠(İran'dan) erken ayrılıp sorunun yeniden ortaya çıkmasına izin vermeyeceğiz." diye konuştu.

Trump, "İranlılar bize yapmamız gereken türden bir anlaşmayla gelmiyorlar. Bu işi uygun bir şekilde halledeceğiz." ifadelerini kullandı.

İran'ı yönetenlerin "oldukça kötü insanlar" olduğunu ileri süren ABD Başkanı Trump, Tahran yönetiminin "iki haftalık süre içinde 42 bin protestocuyu öldürdüğünü" iddia etti.

Trump, İran'ın geçişleri kapaması nedeniyle "400'e yakın geminin" Hürmüz Boğazı'nda mahsur kaldığını vurguladı.

İran'ın donanması hakkında da konuşan Trump, bu ülkeye ait 159 geminin iki hafta içinde batırıldığını söyledi.

Trump, NATO'ya "trilyonlarca dolar harcadıklarının", buna rağmen Körfez'de verdikleri mücadelede ABD'nin NATO'dan hiçbir yardım alamadığının altını çizdi.

  •  

Hamaney'den ABD açıklaması: Körfez ülkelerine uyarı!

İran dini lideri Mücteba Hamaney, 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Hamaney mesajında, çalışma hayatının ülke genelinde geniş bir alanı kapsadığını belirterek, işçilerin ekonomik alandaki rolüne dikkat çekti.

''İRAN ASKERİ ALANDA SAHİP OLDUĞU DİKKAT ÇEKİCİ KABİLİYETLERİN BİR KISMINI DÜNYAYA KANITLAMIŞTIR'
Çalışma sahasının evlerden iş yerlerine, tarlalardan fabrikalara ve hizmet sektörüne kadar uzandığını ifade eden Hamaney, "Bu geniş alan ne ölçüde çalışkanlık ve bağlılıkla beslenirse, bunların her büyük başarının temel unsurları olmasıyla birlikte, ülkenin ilerlemesi de o ölçüde daha güçlü ve sağlam şekilde güvence altına alınır" dedi.

'İRAN DÜŞMANLARINI UMUTSUZLUĞA DÜŞÜRMELİ VE YENİLGİYE UĞRATMALIDIR'
İran’ın askeri alandaki kazanımlarına da değinen Hamaney, "İran, 47 yılı aşkın mücadelenin ardından ilerleme ve yükselişine karşı çıkanlara karşı askeri alanda sahip olduğu dikkat çekici kabiliyetlerin bir kısmını dünyaya kanıtlamıştır. İran, ekonomik ve kültürel mücadele aşamasında da düşmanlarını umutsuzluğa düşürmeli ve yenilgiye uğratmalıdır" ifadelerini kullandı.

'ABD'NİN GÖSTERMELİK ÜSLERİ KENDİ GÜVENLİĞİNİ BİLE SAĞLAYAMAZ'
Üstü kapalı olarak Körfez ülkelerini hedef alan Mücteba Hamaney, "ABD'nin göstermelik üsleri kendi güvenliğini bile sağlayamaz, bölgedeki amerikanperestleri korumaktan ise çok uzaktır" ifadelerini kullandı.

  •  

İran’dan ABD ile ateşkes sonrası İsrail’e misilleme

İran’dan yapılan misillemenin ardından İsrail’in işgali altındaki Doğu Kudüs’ün hava sahasında şiddetli patlama sesleri duyuldu.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.

İran misillemesinin ardından İsrail’in orta kesimlerinde geniş bir bölgede ve Kudüs’te sirenler çaldı.

İran’dan ABD ile ateşkes sonrası İsrail’e misilleme… Füzeler, Tel Aviv semalarında görüntülendihttps://t.co/kdjMqiFVUq pic.twitter.com/u2Lc58uE0s

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) April 8, 2026

Bölgedeki AA muhabiri, işgal altındaki Doğu Kudüs semalarında önleyici füzelerin ateşlenmesinin ardından şiddetli patlama seslerinin geldiğini aktardı.

Yedioth Ahronot gazetesi, önleyici füzelerin ateşlenmesinin ardından Kudüs’te bazı bölgelere şarapnellerin düştüğünü kaydetti.

İran’ın misillemesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini duyurmasından dakikalar sonra geldi.

  •  

Ateşkeste anlaştılar: Trump’tan ‘Hürmüz’, İran’dan ‘zafer’ açıklaması

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması şartıyla İran’la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, İran’a tanıdığı sürenin dolmasına saatler kala Pakistan’ın arabuluculuğunda yapılan görüşmelere ilişkin önemli bir duyuru yaptı.

Trump, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in öncülüğünde, iki ülke arasında yürütülen müzakerelerin olumlu sonuç verdiğini belirtti.

ABD Başkanı, Pakistan’ın bu gece olası saldırıların durdurulması ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını kapsayan önerisini kabul ettiğini ifade ederek, “İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu, iki taraflı bir ateşkes olacaktır.” ifadelerini kullandı.

İran’daki askeri hedeflerini zaten gerçekleştirdiğini savunan ve İran’la “uzun vadeli” bir barış konusunda anlaşmaya yakın olduklarını belirten Trump, “İran’dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğuna inanıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Geçmişte ABD ile İran arasındaki ihtilafların neredeyse tamamının mutabakat ile sonuçlandığını kaydeden Trump, “Bu iki haftalık süre, anlaşmanın son halini almasına ve tamamlanmasına imkan verecektir.” ifadesini kullandı.

Trump ayrıca, Orta Doğu’daki ülkeleri temsilen “uzun vadeli bir sorunun çözülmesinin” kendisi için bir onur olacağını sözlerine ekledi.

İSRAİL DE KABUL ETTİ

Öte yandan AA muhabirinin sorusuna yanıt veren bir Beyaz Saray yetkilisi, İsrail’in de söz konusu anlaşmayı kabul ettiğini belirtti.

İRAN ZAFERİNİ İLAN ETTİ

İran, ateşkes teklifini kabul ettiğini duyurdu. Yapılan açıklamada, “Pakistan’da yapılacak müzakerelerin 15 gün içinde sonuçlandırılmasını ve sahadaki zaferin siyasi alanda da tescillenmesini hedefliyoruz” denildi.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterliği tarafından yapılan açıklamada, “İran’ın savaştaki hedeflerine ulaştığı” ifadesine yer verildi.

Açıklamada, “Ülke lideri Mücteba Hamaney ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin onayıyla nihai hale getirilmesi için müzakerelerin İslamabad’da yapılmasına karar verilmiştir. Bu müzakerelerin en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılması ve sahadaki zaferin siyasi alanda da tescil edilmesi hedeflenmektedir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

İŞTE O 10 MADDE

ABD tarafından sunulan tüm planların reddedildiği belirtilen açıklamada, Tahran yönetiminin sunduğu 10 madde “Hürmüz Boğazı’ndan geçişin, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde kontrollü şekilde yapılması, direniş ekseninin tüm unsurlarına karşı yürütülen savaşın sona erdirilmesi, ABD savaş güçlerinin bölgedeki tüm üs ve konuşlanma noktalarından çekilmesi, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişi garanti altına alacak ve üzerinde mutabakata varılan protokol çerçevesinde İran’ın hakimiyetini sağlayacak bir geçiş düzenlemesinin oluşturulması, İran’a verilen zararların hesaplamalara göre tamamen tazmin edilmesi, tüm birincil ve ikincil yaptırımlar ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının kaldırılması, İran’ın yurt dışındaki tüm bloke edilmiş varlık ve mali kaynaklarının serbest bırakılması ve tüm bu maddelerin bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması” şeklinde sıralandı.

Müzakerelerin ABD tarafına “tam bir güvensizlik” içinde, 10 Nisan Cuma günü İslamabad’da başlayacağı vurgulanan açıklamada, görüşmelerin 15 gün içerisinde tamamlanmasının hedeflendiği, tarafların mutabakatıyla bu sürenin uzatılabileceği kaydedildi.

Açıklamada, “Parmağımız tetikte. Düşmandan gelebilecek en küçük bir hataya dahi güçlü şekilde karşılık verilecektir.” ifadeleri kullanıldı.

ARAKÇİ: HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAN GÜVENLİ GEÇİŞ SAĞLANACAK

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkes açıklamasının ardından paylaştığı mesajında, “İran’a yönelik saldırılar durdurulursa, güçlü silahlı kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını sonlandıracaktır. İki haftalık bir süre boyunca, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde ve teknik sınırlamalar dikkate alınarak Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş sağlanacaktır” dedi.

Arakçi, Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir’e, savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaları nedeniyle teşekkür etti. Arakçi’nin sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şu şekilde:

“İran İslam Cumhuriyeti adına, bölgedeki savaşı sona erdirmek için yorulmak bilmeden çaba gösteren sevgili kardeşlerim, Pakistan Başbakanı Sayın Şerif ve Mareşal Munir’e şükran ve takdirlerimi sunarım. Başbakan Şerif’in tweet’inde dile getirdiği kardeşçe talebe yanıt olarak ve ABD’nin 15 maddelik önerisine dayalı müzakereler talebini ve ABD Başkanı’nın İran’ın 10 maddelik önerisinin genel çerçevesini müzakerelerin temeli olarak kabul ettiğini duyurmasını dikkate alarak, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi adına şunu beyan ederim: İran’a yönelik saldırılar durdurulursa, Güçlü Silahlı Kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını sonlandıracaktır. İki haftalık bir süre boyunca, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde ve teknik sınırlamalar dikkate alınarak Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş sağlanacaktır.”

İlişkili Haber
thumbnail
İran’dan ABD ile ateşkes sonrası İsrail’e misilleme
Haberi görüntüle

TRUMP’TAN YENİ MESAJ

Trump, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması şartıyla İran’la iki haftalık karşılıklı ateşkesin duyurulmasına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

Dünya barışı için “büyük bir gün” olduğunu belirten Trump, İran’ın bunun gerçekleşmesini istediğini ve “artık bıktığını” savundu.

ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki trafik yoğunluğunun düzenlenmesine yardımcı olacağını ve pek çok olumlu adım atılacağını kaydeden Trump, şu ifadeleri kullandı:

“Büyük paralar kazanılacak. İran yeniden inşa sürecine başlayabilir. Her türlü malzemeyi yükleyeceğiz ve her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak için orada bulunacağız. Her şeyin yolunda gideceğinden eminim. Tıpkı ABD’de yaşadığımız gibi bu, Orta Doğu’nun Altın Çağı olabilir.”

  •  

İran: ABD ve müttefiklerinin altyapısına öyle bir saldıracağız ki…

İran’ın yarı resmi haber ajansı Tesnim’e göre, Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikari, “Gerçek Vaat 4 operasyonunun 99. dalgasına” ilişkin açıklamada bulundu.

Zülfikari, “İran Silahlı Kuvvetleri, Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin altyapısına öyle bir darbe vuracak ki yıllarca bölgenin petrol ve doğal gazdan mahrum kalacak ve bölgeden ayrılmak zorunda kalacaklar.” İfadelerini kullandı.

ABD ve İsrail’in İran altyapısına yönelik saldırılara karşılık verdiklerini belirten Zülfikari, Devrim Muhafızları Ordusu’nun deniz ve hava kuvvetlerinin, ABD’nin bölgedeki çıkarları ve üslerini, İsrail ordusunun komuta ve toplanma merkezlerini balistik füzeler, seyir füzeleri ve insansız hava araçları ile hedef aldığını söyledi.

 

  •  

Pakistan’dan ABD ve İran’a çağrı: Süreyi iki hafta uzatın

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD Başkanı Donald Trump’a İran’a tanınan süreyi iki hafta uzatması, İran yönetimine ise Hürmüz Boğazı’nı iki hafta süreyle açması çağrısında bulundu.

Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İran arasında yürütülen müzakerelerin “güçlü şekilde ilerlediğini” bildirdi.

Paylaşımında, Şerif, “Orta Doğu’da devam eden savaşın barışçıl bir şekilde çözümü için diplomatik çabalar istikrarlı, güçlü ve etkili bir şekilde ilerlemekte ve yakın gelecekte somut sonuçlara yol açma potansiyeli taşımakta.” ifadesini kullandı.

Şahbaz Şerif, şunları kaydetti:

“Diplomasinin kendi seyrinde ilerlemesine izin vermek için, Başkan Trump’tan süreyi iki hafta daha uzatmasını içtenlikle rica ediyorum. Pakistan, iyi niyet göstergesi olarak İranlı kardeşlerimizden Hürmüz Boğazı’nı iki hafta süreyle açmalarını samimiyetle rica etmekte.”

Başbakan Şerif, bölgede uzun vadeli barış ve istikrarın sağlanması amacıyla “diplomasinin, savaşı kesin olarak sona erdirmesine” imkan tanınması için “tüm savaşan tarafların” iki hafta boyunca ateşkesi uygulamaları çağrısında bulundu.

TRUMP YANIT VERDİ

Trump, Pakistan’ın ABD’ye “süreyi iki hafta uzat” ve İran’a da “Hürmüz’ü iki haftalığına aç” çağrısına yanıt verdi. ABD Başkanı, “İran İslam Cumhuriyeti’nin Hürmüz Boğazı’nı tamamen, derhal ve güvenli bir şekilde açmayı kabul etmesi şartıyla, İran’a yönelik bombalama ve saldırıları iki haftalık bir süre için askıya almayı kabul ediyorum.” dedi.

  •  

İranlılar, Trump’ın tehditleri sonrası altyapı tesislerine kalkan oldu

Uluslararası medya kuruluşlarının aktardığı haberlerde, özellikle enerji tesisleri ve köprüler çevresinde toplanan binlerce kişinin, olası saldırılara karşı bu alanları korumak amacıyla insan zincirleri oluşturduğu ifade edildi. İranlıların, Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yönelik çağrısı ve aksi durumda “geri dönüşü mümkün olmayan sonuçlar doğabileceğine” ilişkin tehditlerinin ardından protesto eylemlerini yoğunlaştırdığı kaydedildi.

İranlılar, Trump’ın tehditleri sonrası altyapı tesislerine kalkan olduhttps://t.co/TOzEKWnO9o pic.twitter.com/jatQFbCE55

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) April 7, 2026

İran’ın Ahvaz kentinde İran bayrakları taşıyan kalabalıkların bir köprü üzerinde toplandığı görüldü. Fars Eyaleti’ndeki bir enerji santralinde de benzer şekilde grupların bir araya geldiği aktarıldı. Ayrıca Buşehr’de bulunan nükleer enerji santrali çevresinde de geniş katılımlı bir gösteri düzenlendiği bildirildi. Kazerun’da da bir enerji santrali önünde benzer eylemlerin gerçekleştirildiği belirtildi.

İran kenetlendi: Halk, Trump’ın saldırı tehdidinde bulunduğu süreye saatler kala sokaklara döküldühttps://t.co/TOzEKWnO9o pic.twitter.com/TswcLzNMKG

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) April 7, 2026

Öte yandan ABD merkezli yayın organı Fox News, gösterilere ilişkin görüntüler yayımlayarak, “İran yönetiminin gençleri ve çocukları da bu eylemlere katılmaya teşvik ettiğini ve çocuklardan koruma kalkanı yaptıklarını” iddia etti. Fox news, “söz konusu durumun uluslararası hukuka aykırı olabileceğini” öne sürdü.

  •  

İsrail ordusu, İran’da su altı tespit sistemlerinin üretildiği tesisi vurduğunu iddia etti

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’a yönelik hava saldırılarının devam ettiği aktarıldı.

Açıklamada, hedef alınan İran Savunma Bakanlığı’na ait Şiraz’daki tesiste denizaltıları, gemileri, dalgıçları ve su altı füzelerini tespit etmek için kullanılan sonar sistemlerinin üretildiği iddia edildi.

İsrail savaş uçaklarının hava saldırısıyla İran donanmasının denizaltı ve deniz elektronik sistemleri üretim kabiliyetine “önemli ölçüde zarar verildiği” öne sürüldü.

Öte yandan İran’ın Kerec kentine dün yapılan bir başka hava saldırısında ise deniz seyir füzeleri ve hava savunma sistemlerinin üretimi için kullanılan bir başka tesisin de vurulduğu savunuldu.

ABD-İSRAİL’İN İRAN’DAKİ KATLİAMLARI

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, eski İran lideri Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

  •  

İran: Düşman, kıyılarımıza saldırırsa Basra Körfezi’ne mayın döşenecek!

Konseyden yapılan yazılı açıklamada, "Düşmanın, İran kıyılarına veya adalarına yönelik herhangi bir saldırı girişimi, Fars (Basra) Körfezi'ndeki tüm ulaşım hatlarının çeşitli deniz mayınlarıyla döşenmesiyle sonuçlanacaktır." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, böyle bir durumda ise Basra Körfezi'nin uzun bir süre boyunca Hürmüz Boğazı'na benzer şekilde ciddi bir geçiş kısıtlamasıyla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekildi.

Savunma Konseyi, İran'a saldırılara destek vermeyen ülkelere ait gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi için İran ile koordinasyon sağlaması gerektiğini bildirdi.

Öte yandan İran Silahlı Kuvvetleri'nin İsrail'in nükleer tesisine ev sahipliği yapan Dimona kentine saldırısının Natanz'daki nükleer tesise saldırıya misilleme olarak gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, İran'ın enerji altyapısını hedef alan herhangi bir saldırıya "derhal ve kesin bir yanıt verileceği" uyarısında bulunuldu.

İsrailli gazeteci Barak Ravid, Axios'ta 7 Mart'ta yayımlanan ve ismi açıklanmayan kaynaklarına dayandırdığı haberinde, ABD yönetiminin İran'ın ana petrol terminallerinden Basra Körfezi'nin kuzeyindeki Hark Adası'nı ele geçirmeyi görüştüğünü yazmıştı.

Diğer yandan İran'a 28 Şubat'ta İsrail ile birlikte savaş açan ABD ordusu ise İran donanmasının saldırıları nedeniyle şu ana kadar Basra Körfezi'ne girememişti.

  •  

İran'dan Hürmüz Boğazı ile ilgili yeni tehdit!

İran Savunma Konseyi, ABD-İsrail'in İran kıyılarına ve adalarına yönelik herhangi bir saldırı girişimi durumunda Basra Körfezi'ne mayın döşeneceğini duyurdu.

Konseyden yapılan yazılı açıklamada, "Düşmanın, İran kıyılarına veya adalarına yönelik herhangi bir saldırı girişimi, Fars (Basra) Körfezi'ndeki tüm ulaşım hatlarının çeşitli deniz mayınlarıyla döşenmesiyle sonuçlanacaktır." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, böyle bir durumda ise Basra Körfezi'nin uzun bir süre boyunca Hürmüz Boğazı'na benzer şekilde ciddi bir geçiş kısıtlamasıyla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekildi.

Savunma Konseyi, İran'a saldırılara destek vermeyen ülkelere ait gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi için İran ile koordinasyon sağlaması gerektiğini bildirdi.

Öte yandan İran Silahlı Kuvvetleri'nin İsrail'in nükleer tesisine ev sahipliği yapan Dimona kentine saldırısının Natanz'daki nükleer tesise saldırıya misilleme olarak gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, İran'ın enerji altyapısını hedef alan herhangi bir saldırıya "derhal ve kesin bir yanıt verileceği" uyarısında bulunuldu.

İsrailli gazeteci Barak Ravid, Axios'ta 7 Mart'ta yayımlanan ve ismi açıklanmayan kaynaklarına dayandırdığı haberinde, ABD yönetiminin İran'ın ana petrol terminallerinden Basra Körfezi'nin kuzeyindeki Hark Adası'nı ele geçirmeyi görüştüğünü yazmıştı.

Diğer yandan İran'a 28 Şubat'ta İsrail ile birlikte savaş açan ABD ordusu ise İran donanmasının saldırıları nedeniyle şu ana kadar Basra Körfezi'ne girememişti.

  •  

Trump'tan İran'a yeni Hürmüz tehdidi: Yok olmalarına yol açabilir

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik Hürmüz Boğazı ve enerji tesislerine ilişkin tehdidi, bölge ülkeleri tarafından saldırgan bir yaklaşım olarak değerlendirilirken, konuya ilişkin yeni bir açıklama daha gündeme geldi.

Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaması halinde ülkenin elektrik santrallerini hedef alacaklarına yönelik tehditin "çok iyi" sonuçlanacağını öne sürdü.

Ayrıca ABD Başkanı bu durumun İran'ın tamamen yok edilmesine yol açabileceğini iddia etti.

İran: Karşılıksız kalmaz
İran cephesinden yapılan açıklamalarda ise bu yaklaşımın karşılıksız kalmayacağı vurgulandı.

İran Devrim Muhafızları, olası bir saldırı durumunda bölgedeki ABD üslerinin ve İsrail’in enerji altyapısının hedef alınabileceğini duyurdu.

Trump’ın çağrılarına rağmen Batılı ülkelerin önemli bir kısmının Hürmüz Boğazı’nda askeri koalisyona katılma konusunda isteksiz olması, ABD’nin yalnızlaşan politikası olarak değerlendiriliyor.

Avrupa’daki birçok ülkenin doğrudan çatışmaya girmek istememesi, bölgedeki gerilimin kontrolsüz şekilde büyüyebileceğine dair endişeleri artırıyor.

  •  

İddia: ABD, Hark Adası’na çıkarma hazırlığında

İsrail'in Jerusalem Post gazetesinin ismini paylaşmak istemeyen kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Hark Adası'na kara saldırısı düzenlemeyi değerlendiriyor.

Üst düzey ABD'li yetkililer, son günlerde İsrail ve diğer ülkelerdeki muhataplarına ABD'nin Hark Adası'nı işgal etmek için saldırı başlatmaktan başka seçeneği kalmayabileceğini bildirdi.

Konuya vakıf ABD'li bir kaynak, Amerikan ordusunun Hark Adası'na çıkarma yapmak için Orta Doğu'ya binlerce deniz piyadesi ve donanma personeli sevkiyatını hızlandırdığını söyledi.

Haberde, bu sevkiyatın, hafif uçak gemisi işlevi gören amfibi saldırı gemisi USS Boxer'ın yanı sıra amfibi nakliye gemileri USS Portland ve USS Comstock'tan oluşan USS Boxer Amfibi Hazırlık Grubu'nu kapsadığı ve bu üç geminin yaklaşık 4 bin 500 deniz piyadesi ve ek muharebe personelini taşıdığı belirtildi.

Basra Körfezi'ndeki Hark Adası'nın İran'ın petrol ihracatının ana merkezi konumunda olduğu ve buradan ham petrolün yüzde 90'ının Çin'e gönderildiği kaydedilen haberde, son günlerde adanın işgal edilip edilmemesi konusunda ABD yönetimi içinde tartışmaların başladığına dikkati çekildi.

İran’ın petrol ihracındaki atardamarı: Hark Adası
Hark Adası, İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının gerçekleştirildiği ana terminal olarak biliniyor.

Yaklaşık 21 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ada, Buşehr eyaleti açıklarında bulunuyor. İran ana karasına yaklaşık 30 kilometre, Buşehr limanına ise yaklaşık 55 kilometre mesafede yer alıyor. Petrol terminallerine ev sahipliği yapsa da Hark Adası, bir yerleşim yeri ve nüfusu yaklaşık 8 bin 200 kişiden oluşuyor.

Yüzölçümü küçük olmasına rağmen İran’ın enerji altyapısının merkezinde yer alan adanın bir bölümü petrol terminalleri, boru hatları ve dev depolama tanklarından oluşuyor.

Hark Adası’nda doğrudan petrol üretimi yapılmıyor. İran kara sularında ve açık denizde bulunan Ebu Zer, Furuzan ve Durud adlı petrol sahaları ile karadaki bazı petrol sahalarından çıkarılan ham petrol, deniz altı boru hatları aracılığıyla adadaki büyük depolama ve yükleme tesislerine taşınıyor. Petrol, depolama tanklarında saklanıyor veya dev tankerlerle başta Asya pazarlarına sevk ediliyor.

  •  

İran’dan misilleme: Füze parçaları İsrail'in orta ve güney kesimine düştü

İsrail ordusu, İran'dan füzelerin ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı aktarıldı.

Gece yarısı itibarıyla İsrail'in kuzeyine düzenlenen iki salvo misillemenin ardından İran'ın ateşlediği füzeler, birkaç dakika aralıklarla İsrail'in güney ve orta kesimini hedef alırken Tel Aviv ve çevresi, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki İsrail yerleşimleri ve işgal altındaki Batı Şeria'nın bazı bölgelerinde sirenler çaldı.


İran'a ait çok başlıklı bir füze İsrail semalarında görüntülere yansıdı.

İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, Tel Aviv çevresindeki Bnei Brak ve Gat Rimon ile Gazze çevresindeki Nir Am'a İran füzesinin parçalarının isabet ettiğini, yine güneydeki bir yerleşimde ise isabet eden füze parçasının yangına neden olduğunu aktardı.

Haberde, Rosh Haayin isimli bir bölgede, İran füzesinin parçalarının düşmesi sonucu araçlarda hasar meydana geldiği kaydedildi.

İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, İran misillemesinde şu ana kadar herhangi bir can kaybı yaşanmadığını, ekiplerin isabet olan bölgelere sevk edildiğini ve gerekli güncellemelerin yapılacağını açıkladı.

  •  

İran medyası: Tahran'ın çeşitli bölgelerinde art arda patlama sesleri duyuldu

Fars Haber Ajansına göre, patlamalar kentin 1, 4, 11, 13 ve 21'inci bölgelerinde meydana geldi.

İlk verilere göre 1. bölgede Şehid Babayi Otoyolu ve Şehid Langari Caddesi'nde, 4. bölgede Şehid Babayi Otoyolu'nun son kısmı ve Heravi Meydanı çevresinde, 11. bölgede Hafız Caddesi ile Cumhuriyet Kavşağı'nda, 13. bölgede Piruzi Caddesi'nde, 21. bölgede Germdere civarında patlama yaşandı.

Patlamaların ardından bölgedeki hava savunma sistemlerinin devreye girdiği kaydedildi.

Kerec ve Urumiye de hedef alındı
Öte yandan, Kerec kenti savaş uçakları tarafından hedef alınırken, Urumiye'de sivil bir binanın vurulduğu ve arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

İsrail ordusu, İran'ın başkenti Tahran'a yönelik geniş çaplı bir saldırı dalgası başlatıldığını duyurmuştu.

  •  

ABD'den vatandaşlarına "daha dikkatli olun" uyarısı

ABD Dışişleri Bakanlığından konuyla ilgili yeni bir açıklama yapıldı.

Açıklamada, dünya genelinde ABD diplomatik temsilciliklerinin halihazırda hedef alındığı belirtilerek, hava sahasının zaman zaman kapatılmasının seyahatlerde aksamalara yol açabileceği kaydedildi.

"İran bağlantılı grupların dünya genelinde Amerikalılarla bağlantılı noktaları hedef alabileceği" uyarısında bulunulan açıklamada, yurt dışındaki vatandaşlara en yakın ABD Büyükelçiliği veya Konsolosluğu tarafından yayımlanan güncel güvenlik duyurularını takip etmeleri tavsiye edildi.

Açıklamada, Orta Doğu'dakiler başta olmak üzere tüm ABD vatandaşlarına "daha dikkatli olmaları" çağrısı yapıldı.

- ABD-İsrail'in İran'a saldırıları

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

  •  

Trump'tan İran açıklaması: Tam bir yıkıma uğrayacak

Müzakere ile başlayan süreç savaş ile devam etti. ABD ile İsrail 28 Şubat'ta İran'a saldırarak yeni bir savaşın fitilini ateşledi. İran bu saldırılara karşılık verirken Orta Doğu'yu kasıp kavuran savaşta 3 hafta geride kaldı.

TRUMP'TAN YENİ AÇIKLAMA

Savaşın daha ne kadar devam edeceği belirisizliğini korurken ABD Başkanı Donald Trump'tan yeni bir açıklama geldi. İsrail Kanal 13'e konuşan Trump'ın hedefinde İran'ın İsrail'in Dimano kentinde bulunan nükleer tesise yolladığı füzeler vardı.

"İRAN TAM BİR YIKIMA UĞRAYACAK"

Bu saldırıya karşılık vereceklerini belirten Trump, "Güç santralleriyle ilgili verilen ültimatomun sonucunda neler olacağını yakında göreceksiniz; sonuç çok iyi olacak. İran tam bir yıkıma uğrayacak ve her şey harika ilerleyecek." dedi.

"NATO ÜLKELERİ HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR"

ABD Başkanı daha önce 'ABD'siz kağıttan kaplanlar' diyerek hedef aldığı NATO'yu bir kez daha eleştirerek "NATO ülkeleri hiçbir şey yapmıyor, bu büyük bir utanç." dedi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda NATO'nun insiyatif almadığını söylemişti.

"HAK ETTİKLERİ CEZAYI ALIYORLAR"

Son olarak İslam rejimine olan tehditlerini sürdüren Trump, "İran 47 yıldır çok kötü bir durumdaydı. Şimdi hak ettiği cezayı alıyor." ifadelerini kullandı.

  •  

Trump, 'İran'ı haritadan sildik' demişti: İran'dan sert açıklama

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı "haritadan sildik" yönündeki açıklamalarına İran’dan tepki geldi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, söz konusu ifadeleri sert sözlerle eleştirdi.

HÜRMÜZ BOĞAZI AÇIKLAMASI
Pezeşkiyan, "İran’ı haritadan silme hayali, tarih yazan bir milletin iradesi karşısında duyulan çaresizlik ve acizliğin göstergesidir. Tehdit ve terör İran halkını daha da kenetler. Hürmüz Boğazı, İran topraklarına saldıranlar dışında tüm ülkelerin gemilerine açıktır. Düzensiz söylemler ve pervasız tehditlere sahada kararlı şekilde karşılık vereceğiz" ifadelerini kullandı.

TRUMP, "İRAN’I HARİTADAN SİLDİK" DEMİŞTİ
ABD Başkanı Donald Trump, daha önce sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "ABD İran’ı haritadan sildi. Liderlikleri yok oldu, donanmaları ve hava kuvvetleri bitti, kesinlikle hiçbir savunmaları kalmadı ve anlaşma yapmak istiyorlar. Ben istemiyorum. Programın haftalar ilerisindeyiz" ifadelerini kullanmıştı.

  •  

İran'dan son dakika Hürmüz Boğazı kararı: O ülkelere izin verildi

İran, ABD-İsrail savaşı devam ederken İran Dışişleri Bakanlığından Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğine ilişkin önemli bir açıklama yapıldı.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail ve ABD ile bağlantılı gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verilmeyeceği ifade edildi.

İRAN, SAVAŞA KATILMAYAN ÜLKELERE HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN GEÇİŞ İZNİ VERDİ
Açıklamada, İran’a yönelik saldırılara katılmamış ülkelere ait gemilerin “yetkili makamların koordinasyonuyla Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapabileceği” kaydedildi.

Hürmüz Boğazı’nda oluşabilecek güvenlik risklerinden ABD ve İsrail’in sorumlu olduğuna işaret edilen açıklamada, bölgede kalıcı güvenliğin sağlanması için askeri saldırıların sonlandırılması gerektiğine dikkat çekildi.

  •  

İran'dan İsrail ve Körfez ülkelerine uyarı: Su depolayın

İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın Yardımcısı İsmail Sekab İsfahani, ABD Başkanı Donald Trump’ın "48 saat içinde Hürmüz Boğazı'nı açmazsa İran'ın elektrik santrallerini vuracaklarını" belirten açıklamasına karşılık, İsrail ve Körfez ülkelerindeki halka "48 saat içinde su depolayıp, telefonlarınızı şarj edin" mesajını verdi.

İsfahani, ABD merkezli X sosyal medya platformundan paylaştığı mesajında, Trump’ın "İran’ın elektrik santrallerini hedef alacakları" yönündeki açıklamasına cevap verdi.

"Su depolayıp, telefonlarınızı şarj edin"
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin Trump’ı baskı altına aldığını öne süren İsfahani, İsrail ve Körfez ülkelerindeki halka "48 saat içinde su depolayıp, telefonlarınızı şarj edin" mesajını iletti.

İsfahani ayrıca, İsrail ve ABD’nin bölgedeki altyapılarına yönelik olası İran saldırılarının, ABD’yi daha da ağır bir baskı altına sokacağını öne sürdü.

Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "İran altyapısına yapılacak saldırı, bölgede yaygın bir elektrik kesintisine yol açacaktır." uyarısında bulundu.

Küresel enerji arzının kilidi haline gelen Hürmüz Boğazı konusunda Tahran yönetimine seslenen Trump, "Eğer İran, tam olarak şu andan itibaren 48 saat içinde Hürmüz Boğazı’nı tehdit olmaksızın tamamen açmazsa, ABD, en büyüğünden başlayarak İran’ın çeşitli elektrik santrallerini vuracak ve yerle bir edecektir." ifadelerini kullanmıştı.

  •  

İran'dan ABD ve İsrail açıklaması: Kara operasyonu an meselesi!

İran, ABD-İsrail savaşı 23'ncü gününde devam ederken İran Devrim Muhafızları Ordusu Kara Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Muhammed Kerimi, ülkenin batı ve kuzeybatı bölgelerinde konuşlu birlikleri ziyaret etti. Kerimi, İsrail ve ABD'nin ülkesine yönelik başlatacağı olası kara operasyonuyla ilgili uyarıda bulundu.

'KARA KUVVETLERİ EN ÜST DÜZEYDE HAZIR'
Kerimi, ziyaret sırasında yaptığı açıklamada İran’a yönelik muhtemel bir kara harekatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tuğgeneral Muhammed Kerimi, "Kara Kuvvetleri birlikleri, ülke sınırlarına yönelik saldırganlara karşı kararlı bir şekilde karşılık vermek üzere en üst düzeyde moral ve operasyonel hazırlık içindedir.

'HERHANGİ BİR SALDIRGAN GİRİŞİME YANITIMIZ SON DERECE HIZLI VE SERT OLACAKTIR'
Herhangi bir saldırgan girişim, güçlü bir yanıtla karşılık bulacak ve her düzeydeki saldırgana yönelik müdahale son derece hızlı ve sert olacaktır" ifadelerini kullandı.

Öte yandan İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı'nı açmaması halinde İran'ı enerji santrallerini hedef almakla tehdit etmesinin ardından açıklama yayımladı.

'BÜYÜK BİR CİHAT İÇİN HER ŞEY HAZIR'
Açıklamada, ABD’nin Orta Doğu’daki ekonomik çıkarlarının tamamen yok edilmesini amaçlayan "büyük cihat için her şeyin hazır" olduğu belirtilerek misillemede izlenecek yola ilişkin şu maddelere yer verildi:

"Hürmüz Boğazı tamamen kapatılacak ve yıkılan enerji santrallerimiz yeniden inşa edilene kadar açılmayacaktır. Siyonist rejimin tüm elektrik santralleri, enerji altyapısı ve bilgi teknolojisi (BİT) tesisleri geniş çapta hedef alınacaktır. Bölgede Amerika ortaklığındaki tüm şirketler tamamen yok edilecektir. Bölgede ABD üssüne ev sahipliği yapan ülkelerin elektrik santralleri meşru hedefimiz olacaktır."

'ENERJİ SANTRALLERİMİZE ZARAR VERİLİRSE, BÖLGEDEKİ ENERJİ, PETROL VE SANAYİ ALTYAPSINI YOK EDERİZ'
İran’ın savaşı başlatan olmadığına işaret edilen açıklamada, "Ancak düşman enerji santrallerimize zarar verirse, ülkemizi ve halkımızın çıkarlarını savunmak için her şeyi yapacağız. Belirtilen hedeflerin durmaksızın yok edilmesi süreci başlayacak. ABD ile müttefiklerinin bölgedeki enerji, petrol ve sanayi altyapısını yok etme operasyonlarımızın devamını hiçbir şey engelleyemez." ifadeleri kullanıldı.

Hürmüz Boğazı'nın sadece ABD ve İsrail ile bağlantılı "zararlı trafiğe" kapalı olduğu ifade edilen açıklamada, boğazın henüz tamamen kapatılmadığı, İran’ın güvenlik ve çıkarlarının güvence altına alındığı belirli koşullar altında geçişin gerçekleştirilebileceği tekrarlandı.

KARA OPERASYONU AN MESELESİ
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun son dönemde İran’a yönelik sertleşen açıklamaları, kara harekatı ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Trump, İran’a yönelik askeri baskının artırılacağını ve gerekli görülmesi halinde daha geniş çaplı adımlar atılabileceğini belirtirken, Netanyahu ise İran’daki mevcut yapının tamamen ortadan kaldırılması için operasyonlarda "kara boyutunun da gerekli olabileceğini" dile getirdi.

Bu açıklamalar, İsrail’in tek başına ya da ABD ile birlikte sınırlı bir kara operasyonu seçeneğini değerlendirdiği yönünde yorumlara neden oldu.

Son haftalarda İran’ın askeri ve enerji altyapısına yönelik hava saldırılarının yoğunlaşması, çatışmanın kapsamının genişlediğine işaret ederken, muhtemel bir kara operasyonunun gündeme gelip gelmeyeceği sorusunu da beraberinde getirdi.

Uzmanlar, doğrudan bir kara harekatının yüksek maliyet ve bölgesel yayılma riski taşıdığına dikkat çekiyor.

  •  

Trump’ın 'Hürmüz Boğazı' tehdidine İran'dan yanıt!

28 Şubat'ta başlayan ABD/İsrail-İran savaşında her geçen gün yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Dünya ticaretinin çok önemli bir kısmının üzerinden sağlandığı Hürmüz Boğazı'yla ilgili de gelişmeler yakından takip ediliyor. ABD Başkanı Trump'ın dün İran'a Hürmüz Boğazı tehdidi sonrası İran'dan jet yanıt geldi.

TRUMP İRAN'I VURMAKLA TEHDİT ETMİŞTİ
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Eğer İran, tam olarak şu andan itibaren 48 saat içinde Hürmüz Boğazı’nı tehdit olmaksızın tamamen açmazsa, ABD, en büyüğünden başlayarak İran’ın çeşitli elektrik santrallerini vuracak ve yerle bir edecektir." ifadelerini kullanmıştı.

İRAN: 'HÜRMÜZ BOĞAZI TAMAMEN KAPATILACAK'
İran Devrim Muhafızları, Trump'ın İran'ın enerji tesislerini hedef alma tehditlerini hayata geçirmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapatılacağını açıkladı.

  •  

İran, Doha için acil koduyla tahliye emri yayımladı

Ortadoğu'da Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ile İran hattında 28 Şubat tarihinden bu yana devam eden karşılıklı saldırılar üçüncü haftasına girdi. Bölgedeki hareketlilik sürerken, İran tarafından İsrail'e yönelik yeni bir misilleme eylemi gerçekleştirildi. Hedef alınan Dimona Nükleer Santrali ile çevresine isabet eden füzeler sonucunda 51 kişinin yaralandığı kaydedildi.

"MEŞRU BİR HEDEF HALİNE GELMİŞTİR"
İsrail'e yönelik gerçekleştirilen füze saldırılarının ardından İran'dan Katar Devleti'ne yönelik bir bildiri yayımlandı. İran yönetiminden paylaşılan mesajın ilk bölümünde şu ifadelere yer verildi:

"Acil uyarı ve tahliye emri: Katar Devleti, Doha vatandaşlarına ve sakinlerine, Bu bölgenin Amerikan güçlerine ve çıkarlarına ev sahipliği yapmasının yanı sıra, medya platformları aracılığıyla İran halkına karşı şiddeti kışkırtmak için kullanılması nedeniyle, meşru bir hedef haline gelmiştir."

"HERKESİN BU BÖLGEDEN EN KISA SÜREDE AYRILMASINI EMREDİYORUZ"
Yayımlanan acil uyarı bildirisinin devamında, bölgede bulunan kişilerin tahliyesi talep edildi. İran yönetiminin açıklamasının son bölümünde şunlar kaydedildi:

"Güvenliğiniz. Herkesin bu bölgeden en kısa sürede ayrılmasını emrediyoruz."

  •  

İran Meclis Başkanı Kalibaf: İsrail’in hava sahası savunmasız, sonraki adımların zamanı geldi

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İsrail’in güneyindeki Dimona kentine yönelik saldırıların ardından sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklamada bulundu.

Kalibaf, Dimona’daki füze savunmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Eğer İsrail rejimi yüksek düzeyde korunan Dimona bölgesinde füzeleri engelleyemiyorsa, bu durum operasyonel açıdan savaşın yeni bir aşamaya girdiğinin göstergesidir; İsrail’in hava sahası savunmasızdır. Sonuç olarak, önceden planlanan sonraki adımların uygulanma zamanının geldiği görülüyor" ifadelerini kullandı.

EN AZ 51 KİŞİ YARALANDI
İsrail ulusal acil durum servisi Magen David Adom, saldırı sonrası en az 51 kişinin yaralandığını açıkladı. Yaralıların sağlık durumuna ilişkin ise ayrıntı paylaşılmadı. İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada ise Dimona’ya yönelik saldırıda hava savunma sistemlerinin tespit edilen tehdidi engellemek için devreye girdiği ancak füzenin etkisiz hale getirilemediği bildirildi.

DİMONA’DAKİ NÜKLEER ARAŞTIRMA MERKEZİ
Dimona kentinin, Şimon Peres Negev Nükleer Araştırma Merkezi’ne ev sahipliği yaptığı biliniyor. Söz konusu tesisin, İsrail’in nükleer programında kritik bir rol oynadığı ve ülkenin uzun süredir sürdürdüğü "nükleer belirsizlik" politikası çerçevesinde stratejik önem taşıdığı düşünülüyor.

  •  

Siyonistler, savaşın başından bu yana en büyük kaybı yaşadı! İran füzeleri Arad'ı tam isabetle vurdu

İsrail'in Güneyindeki Arad kenti İran füzeleriyle vuruldu.

450 kg ağırlığındaki bir İran füzesi Arad’a doğrudan isabet etti, İsrail'in iki önleme girişimi de başarısız oldu. Saldırının ardından kentte olağanüstü hal ilan edildi.

İsrail medyasında yer alan haberlere göre, bu saldırıda ilk belirlemelere göre 6 kişi öldü, 100'ün üzerinde kişi yaralandı.

Kentte birçok binada hasar meydana gelirken, İsrail N12 televizyonu, ilk belirlemelere göre 6 kişinin öldüğünü, 100'ün üzerinde yaralı olduğunu duyurdu.

Yerel kaynaklara göre; en kaz altında çok sayıda kişi var.

Arad Belediye Başkanı, füze saldırısının ardından 150 ailenin kentten tahliye edildiğini söyledi.

Soruşturma başlatıldı
İsrail ordusu, İran'ın misillemelerinde İsrail'in güneyindeki Arad ve Dimona'da doğrudan isabet sağlayan ve ağır hasara yol açan füzelerin neden önlenemediğine ilişkin soruşturma başlattı. İsrail'in Times of Israel gazetesinin haberine göre, İsrail ordusu, Dimona ve Arad'daki başarısızlığın nedenini araştırıyor.

İsrail ordusu, yüzlerce kilogramlık patlayıcı içeren İran balistik füzelerinin Dimona ve Arad'a düşmesinin neden önlenemediğini tespit etmek için soruşturma başlattı. İsrail'in Kanal 12 televizyonuna göre, iki saat içerisinde hem Dimona hem Arad'ı vuran füzeler, geçmişte de İsrail'e fırlatılan ve önlenen füzeler olmasına rağmen hava savunma sistemleri bu kez başarısız oldu.

Füzelerin isabet ettiği bölgelerde çok ciddi tahribat meydana gelirken sadece Arad'da en az 9 bina büyük hasar aldı. İran füzelerinin doğrudan isabet ettiği iki bölgede de onlarca kişinin yaralandığı aktarılmıştı.

  • İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bugün öğle saatlerinde gerçekleşen Dimona tesisine yönelik füze saldırılarına ilişkin, "İsrail’in hava sahası savunmasız, önceden planlanan sonraki adımların uygulanma zamanının geldiği görülüyor" demişti.

Netanyahu'dan ilk açıklama

İsrail Başbakan Benjamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada "Geleceğimiz için verdiğimiz mücadelede çok zor bir akşam yaşıyoruz. Kısa bir süre önce Arad Belediye Başkanı Yair Maayan ile görüştüm ve tüm İsrail vatandaşları adına yaralıların huzura kavuşması için dualarımızı iletmesini rica ettim. Ofisimin Genel Müdürüne, tüm hükümet bakanlıklarıyla birlikte gerekli tüm yardımı sağlaması talimatını verdim.

Şu anda sahada faaliyet gösteren acil durum ve kurtarma güçlerini takviye ediyorum ve herkesi İç Cephe Komutanlığı'nın talimatlarına uymaya çağırıyorum. Düşmanlarımıza tüm cephelerde saldırmaya kararlıyız." denildi.

  •  

İsrail Genelkurmayı: İran'a saldırılarda yolun yarısına geldik

Genelkurmay Başkanı Zamir, yayımladığı video mesajda, İran ve Lübnan'a karşı yürüttükleri saldırılar ile İngiltere ve ABD'nin Hint Okyanusu'nda bulunan ortak üssü Diego Garcia'yı hedef alan füze saldırısına ilişkin konuştu.

"Saldırılara Hamursuz Bayramı'nda devam edeceğiz"
İran'a 22 gündür düzenledikleri saldırılarda "yolun yarısına geldiklerini" söyleyen Zamir, Yahudilerin bir hafta boyunca kutladığı 1 Nisan'da başlayacak Hamursuz Bayramı'nda da saldırılarını sürdüreceklerini belirtti.

Zamir, İran yönetimine ciddi zarar verdiklerini ve bunun stratejik, askeri ve ekonomik bir başarıya dönüşmek üzere olduğunu iddia etti.

Lübnan'ın güneyinde giriştikleri kısıtlı kara saldırılarının devamına ilişkin planları onayladığını açıklayan Zamir, "Artık çevreleme yok. İnisiyatif var. Önleyici eylem var." ifadeleriyle saldırılarını şiddetlendireceklerine işaret etti.

Diego Garcia'ya füzeleri İran'ın attığı iddiası
Genelkurmay Başkanı Zamir, İngiltere ve ABD'nin Hint Okyanusu'nda bulunan ortak üssü Diego Garcia'nın iki orta menzilli balistik füze ile hedef alınmasına da değindi.

İran'ın, Diego Garcia adasında bulunan İngiltere ve ABD'ye ait ortak üsse 4 bin kilometre menzilli iki aşamalı kıtalararası balistik füze fırlattığını iddia eden Zamir, atılan füzelerin menzilinin Avrupa başkentlerine kadar uzandığını ileri sürdü.

Hint Okyanusu'nda, İngiltere'ye bağlı bir adada bulunan Diego Garcia Üssü, ABD'nin bombardıman uçakları, nükleer denizaltılar ve güdümlü füze destroyerlerini konuşlandırdığı stratejik üs olarak öne çıkıyor.

ABD-İsrail'in İran saldırılarına ilişkin 15 Mart'ta Amerikan CNN televizyonuna konuşan Zamir, Hamursuz Bayramı'na kadar saldırı planlarının hazır olduğunu, ayrıca bayram sonrası üç haftayı içeren daha kapsamlı planlarının da mevcut olduğunu söylemişti.

  •  

İran, siyonist rejimin nükleer tesisini hedef almıştı! İlk görüntüler geldi

İran'ın yaptığı misillemenin ardından İsrail'in Dimona Nükleer Santrali'nin de bulunduğu güney bölgesinde sirenler çaldı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı bildirildi.

Havu savunma sistemlerini aşan bazı füzeler nükleer santralin buluduğu bölgedeki hedefleri vurdu.

EN AZ 20 YARALI

İsrail ulusal acil durum servisi Magen David Adom, İran’ın İsrail’in güneyindeki Dimona kentine yönelik füze saldırısında en az 20 kişinin yaralandığını açıkladı.

İran’ın ABD-İsrail saldırılarına yönelik misillemeleri sürüyor. İran, İsrail’in güneyindeki Dimona kentine yönelik füze saldırısı gerçekleştirdi. İsrail ulusal acil durum servisi Magen David Adom, olayda en az 20 kişinin yaralandığını açıkladı.

İsrail basınında yer alan haberlere göre saldırı sonucunda bir binada çökme meydana geldi. Yetkililer, itfaiye ve kurtarma ekiplerinin bölgedeki çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde ise bir füzenin bölgeye düştüğü anlar ve ardından duyulan patlama sesleri yer aldı.

İran’ın yarı resmi haber ajansı ISNA; İsrail ve ABD’nin rejim değişikliği arayışına girmesi halinde İran'ın İsrail’deki Dimona Nükleer Reaktörü’nü hedef alacağı bildirmişti.

İSRAİL’İN NÜKLEER SİLAH PROGRAMI İÇİN KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR

İsrail'in Negev Çölü'nde, Dimona şehrinin yaklaşık 13 kilometre güneydoğusunda yer alan ve resmi adı Negev Nükleer Araştırma Merkezi olan tesis, Dimona Nükleer Reaktörü olarak da anılıyor. Tesisin adının, İsrail'in nükleer programının mimarlarından biri olan eski Cumhurbaşkanı Shimon Peres'in ölümünün ardından, Shimon Peres Negev Nükleer Araştırma Merkezi olarak değiştirildiği biliniyor. Bu tesis, İsrail'in nükleer silah programının merkezi olarak kabul ediliyor.

  •  

Siyonist rejimden kanlı suikast: 2 bilim insanı öldürüldü

İsrail'in Kanal 12 televizyonu, bilim adamlarının "İran'ın gizli elektromanyetik projesi"nin liderleri olduğu iddia edildi.

Hudabehş ve Rıza'nın gece saatlerinde İsrail ordusu tarafından saldırıya uğradığı belirtilen haberde, İsrail'in iki bilim adamının öldüğü tahminine yer verildi.

Haberde, İran'ın hazirandaki 12 günlük savaşta İsrail tarafından hedef alınan gizli bir projeyi yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığının tespit edildiği ileri sürüldü.

Söz konusu elektromanyetik projenin İsrail'in elektrik şebekesini felç etmeyi amaçladığı savunulan haberde, hedef alınan bilim adamlarının İsrail tarafından birkaç gündür izlendiği belirtildi.

  •  

İsrail'den son dakika açıklaması! İran'a saldırılar ne zaman bitecek?

İran, ABD-İsrail savaşı 22'nci gününde de şiddetlenerek devam ederken tüm dünyanın merak ettiği "Savaş ne zaman bitecek" sorusuna İsrail'den yanıt geldi.

'İRAN İLE SAVAŞ BİRKAÇ HAFTA DAHA DEVAM EDECEK'
Yedioth Ahronot gazetesine konuşan ismi açıklanmayan siyasi bir kaynak, "İran ile savaş birkaç hafta daha devam edecek. En az iki haftalık ek uzatma sürecindeyiz." ifadesini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bugün yaptığı açıklamada, gelecek hafta ABD ile İran'a düzenledikleri saldırıları önemli ölçüde yoğunlaştıracaklarını duyurmuştu.

Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u da hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.

  •  

Mossad, İran halkından Tahran'ın nükleer endüstrisi konusunda bilgi istedi

Mossad’ın Farsça Telegram kanalından İran halkına yönelik, "Nükleer endüstri alanında bilgiye erişiminiz varsa, bizimle konuşun.” ifadesi kullanıldı.

İRANLILARA GÜVENLİ KANAL ÜZERİNDEN İLETİŞİM ÇAĞRISI
İran’ın nükleer çalışmalarına ilişkin bilgi sızdıranların “geleceğinin güvende olacağını” öne süren paylaşımda, İranlılardan Mossad'la güvenli bir kanal üzerinden iletişime geçmeleri çağrısında bulundu.

Mossad'ın İranlılara yönelik paylaşımı Tahran yönetiminin uranyum zenginleştirme faaliyetleri açısından kritik önem taşıyan Natanz Şehid Ahmedi Ruşen Nükleer Merkezi'ne gerçekleştirilen saldırının ardından yapıldı.

NATANZ'A SALDIRI GERÇEKLEŞMİŞTİ!
İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD ve İsrail’in, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri açısından kritik önem taşıyan Natanz Şehid Ahmedi Ruşen Nükleer Merkezi'ne saldırı gerçekleştirdiğini duyurmuştu.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın konuya ilişkin bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı bugünkü haberinde, Natanz Nükleer Tesisine yönelik hava saldırılarının “sığınak delici” bombalarla ABD savaş uçakları tarafından yapıldığı ileri sürülmüştü.

  •  

22 ülkeden 'Hürmüz Boğazı' bildirisi: Uygun çabalara katkıda bulunmaya hazırız

ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası 28 Şubat'ta başlayan İran, ABD-İsrail savaşı devam ederken büyük bir kısmı Avrupa ülkeleri olmak üzere 22 ülkeden Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin sağlanmasına ilişkin bir açıklama yapıldı.

22 ÜLKE HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GÜVENLİ GEÇİŞİN SAĞLANMASI İÇİN ORTAK AÇIKLAMA YAPTI
İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya, Kanada, Güney Kore, Yeni Zelanda, Danimarka, Letonya, Slovenya, Estonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Çekya, Romanya, Bahreyn, Litvanya ve Avustralya liderleri, ortak bir açıklama yayınlayarak Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişin sağlanması çabalarına katkıda bulunmak istediklerini duyurdu.

Image-595

'İRAN'IN HÜRMÜZ BOĞAZI'NI KAPATMASINI EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE KINIYORUZ'
Ortak açıklamada, "İran'ın Körfez'de silahsız ticari gemilere yönelik saldırılarını, petrol ve gaz tesisleri dahil olmak üzere sivil altyapıya yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nın İran güçleri tarafından fiilen kapatılmasını en güçlü şekilde kınıyoruz" denildi.

İRAN'A TEHDİTLERE DERHAL SON VERME ÇAĞRISI
Açıklamada, "Tırmanan çatışmadan derin endişe duyduğumuzu ifade ediyor, İran'a tehditlerine, mayın döşeme faaliyetlerine, insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarına ve Hürmüz Boğazı'nı kapatmaya yönelik diğer tehditlerine derhal son verme çağrısında bulunuyoruz" denildi.

Uluslararası deniz taşımacılığına yönelik müdahalelerin ve küresel enerji tedarik zincirlerinin aksamasının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit oluşturduğu belirtilen açıklamada, "İran'ın eylemlerinin etkileri, özellikle en savunmasız kesimler başta olmak üzere dünyanın her yanındaki insanlar tarafından hissedilecektir" denildi.

'BOĞAZDAN GÜVENLİ GEÇİŞİN SAĞLANMASINA KATKIDA BULUNMAYA HAZIRIZ'
Açıklamada, "Boğazdan güvenli geçişin sağlanmasına yönelik uygun çabalara katkıda bulunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Hazırlık planlamasına katılan ülkelerin taahhüdünü memnuniyetle karşılıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

TÜM DÜNYAYA ÇAĞRI YAPTILAR
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (UAE) stratejik petrol rezevlerini koordineli bir şekilde piyasaya sürme kararına destek verilen açıklamada, "Enerji piyasalarını istikrara kavuşturmak için üretimi artırmak üzere belirli üretici ülkelerle çalışmak dahil olmak üzere başka adımlar da atacağız. Ayrıca Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası finans kuruluşları aracılığıyla en çok etkilenen ülkelere yardım sağlamak için çalışacağız. Deniz güvenliği ve seyrüsefer serbestisi, tüm ülkelerin yararınadır. Tüm ülkeleri, uluslararası hukuka saygı göstermeye ve uluslararası refah ile güvenliğin temel prensiplerini korumaya çağırıyoruz" denildi.

  •  

İran'dan misilleme saldırısı: İsrail'de kritik bölgede sirenler çalıyor

Orta Doğu'da savaş kızışıyor. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı bildirildi.

SİRENLER ÇALIYOR
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, İran saldırısının ardından İsrail'in güneyindeki Necef bölgesinde Dimona Nükleer Santrali'nin çevresi de dahil olmak üzere sirenler çaldığını aktardı.

İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, hava savunma sistemlerinin İran füzelerini engellediğini ileri sürdü.

KUZEYDEN DE LÜBNAN SALDIRIYOR
Kanal 12'nin haberinde, aynı anda Lübnan'dan gelen roketler nedeniyle İsrail'in kuzeyindeki Celile'nin batısında da sirenler çaldığı belirtildi.

İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı, güneyde ve kuzeyde yaralı ihbarı almadıklarını belirtirken Dimona'da bir füze parçasının düştüğü rapor edilen bölgeye ekiplerin sevkedildiğini aktardı.

NATANZ NÜKLEER TESİSE SALDIRI DÜZENLEMİŞLERDİ
İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD ve İsrail’in, Natanz Nükleer Tesisi’ne yönelik saldırı gerçekleştirdiğini duyurmuştu.

İsrail ordusu ise Natanz’ı hedef alan hava saldırısını kendilerinin gerçekleştirmediğini, ABD’nin İran’daki faaliyetlerine ilişkin ise yorum yapamayacaklarını kaydetmişti.

  •  

İran, siyonist İsrail'in F-16'sını vurdu

ABD/İsrail-İran Savaşı, Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde de devam ediyor.

İsrail ordusu, İran semalarında bir savaş uçağına karadan havaya füze ateşlendiğini duyurdu.

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamaya göre füze saldırısı savaş uçağında herhangi bir hasara neden olmadı.

Açıklamada, "İsrail savaş uçağının İran hava savunma sistemleri tarafından ateşlenen füzeye rağmen saldırısını tamamladığı" belirtildi.

Savaşın başlangıcından bu yana İsrail savaş uçaklarına birden fazla saldırı girişiminde bulunulduğu aktarıldı.

İran: İsrail uçağını vurduk

Öte yandan İran Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada ise, İsrail’e ait bir F-16 savaş uçağının ülkenin orta kesimlerinde hava savunma sistemleri tarafından vurulduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca bugüne kadar 200 uçağın İran hava sahasında engellendiği vurgulandı.

28 Şubat'tan beri sürüyor
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.

  •  

Dört bin kilometrelik atış! İran gizli silah mı kullandı?

İran, bilinen füze menzil kapasitesinin çok ötesinde bir saldırıyla dikkatleri envanterindeki sürprizlere çekti. Wall Street Journal'ın çok sayıda ABD'li yetkiliye dayandırdığı habere göre, başkent Tahran'dan yaklaşık 4 bin kilometre uzaklıktaki ABD-İngiltere ortak üssü Diego Garcia'ya İran tarafından iki adet orta menzilli balistik füze fırlatıldı. Bu İran'ın açıkladığı 2 bin kilometrelik menzilin en az iki katı kapasiteye sahip olduğunu gösteriyor.

Öte yandan İngiltere bu gece İran'a yönelik saldırılarda ABD'ye üs kullanım izni vereceğini açıklamış Tahran da misilleme yapacağını söylemişti.

4 BİN KİLOMETRELİK HEDEF

İran'ın ülke topraklarından yaklaşık 4 bin kilometre uzaklıktaki üssü vurma girişimi, İran füzelerinin daha önce kabul edilenden çok daha uzun menzile sahip olduğunu ortaya koydu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen ay yaptığı açıklamada İran'ın füzelerinin menzilini 2 bin kilometre ile sınırladığını iddia etmişti. Ancak Diego Garcia'ya yönelik bu girişim, bu sınırın iki katına ulaşıldığını gösterdi.

FÜZELERDEN BİRİ ARIZA YAPTI

Habere göre, fırlatılan füzelerden biri uçuş sırasında arıza yaptı. Diğer füze için ise bir ABD savaş gemisi tarafından SM-3 önleme füzesi ateşlendi. Önlemenin başarılı olup olmadığı henüz tespit edilemedi. Füzelerin ne zaman fırlatıldığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.

ABD-İSRAİL'İN İRAN SALDIRILARI

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.

  •  

İran’dan savaşın sona ermesi için 3 şart!

Japonya'nın Kyodo Haber Ajansına konuşan Arakçi, ABD-İsrail'in ülkesine saldırılarıyla başlayan savaşı ve stratejik Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hürmüz Boğazı'ndaki güvensizlik durumunun ABD-İsrail saldırılarından kaynaklandığını söyleyen Arakçi, "Hürmüz Boğazı'nı biz kapatmadık, Boğaz açık. Yalnızca İran'a saldırılara katılan ülkelere ait gemilere kısıtlama getirdik." dedi.

Ülkesinin müzakere masasında saldırıya uğradığını hatırlatan Arakçi, savaşı "İran'a dayatılan bir savaş" şeklinde nitelendirerek "Bu, yasa dışı ve sebepsiz bir saldırıydı. İran'ın cevabı meşru müdafaadır ve gerektiği sürece devam edecektir." diye konuştu.

Arakçi, ateşkes çağrılarını da reddederek şunları kaydetti:

"Geçen yıl yaşananların tekrarlanmasını istemediğimiz için ateşkesi kabul etmiyoruz. Savaş tamamen ve kalıcı olarak sona ermeli ve bu durumun tekrar yaşanmayacağına dair güvenceler verilmelidir. İran'a verilen zararlar da tazmin edilmelidir."

  •  

Siyonist bakandan İran’a açık tehdit: Saldırılar haftaya yoğunlaşacak

Savunma Bakanı Katz, ordu komuta kademesiyle gerçekleştirdiği güvenlik değerlendirmesi toplantısında İran'a 22 gündür sürdürdükleri saldırıları ele aldı.

ABD ile birlikte İran'a düzenledikleri saldırıların yoğunluğunun önümüzdeki hafta "önemli ölçüde" artacağına işaret eden Bakan Katz, İran'ın askeri komuta kademesini ve stratejik noktaları vurmaya devam edeceklerini söyledi.

Katz, İsrail ve ABD çıkarlarına yönelik her türlü "güvenlik tehdidini" ortadan kaldırana kadar İran'a saldırıları sürdürecekleri tehdidinde bulundu.

ABD-İsrail'in İran'a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.

  •  

Şer ekseni, Tahran’a saldırdı: 7 çocuk şehit oldu

Yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, ABD-İsrail'in dün Tahran'ın doğusundaki saldırısında sivil yerleşim bölgeleri hedef alındı.

Saldırıda en küçüğü 10 günlük bir bebek olmak üzere 7 çocuğun hayatını kaybettiği çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi.

Yayımlanan görüntülerde, saldırıya uğrayan bir binanın tamamen tahrip olduğu görüldü.

  •  

Putin: Moskova, Tahran'ın sadık bir dostu ve güvenilir ortağı olmaya devam ediyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Nevruz Bayramı vesilesiyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhamedov, Türkmenistan Halk Meclisi Başkanı Gurbangulu Berdimuhamedov ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'e tebriklerini iletti. Putin, tebrik mesajlarında söz konusu Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleriyle ikili ilişkilerin yüksek seviyesine dikkat çekti ve karşılıklı fayda sağlayan, çok yönlü bağların başarıyla gelişmeye devam edeceğine olan güvenini dile getirdi.

Putin ayrıca İran dini lideri Mücteba Hameney ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a da Nevruz bayramı tebriklerini gönderdi. Putin mesajların, İran halkının saldırılar nedeniyle yaşadığı "bu zorlu sınavları" onurlu bir şekilde atlatmasını diledi. Putin, Moskova'nın bu zor dönemde Tahran'ın sadık bir dostu ve güvenilir ortağı olmaya devam ettiğini vurguladı.

  •  

Şer ekseni, İran'ın Natanz nükleer tesisini bir kez daha vurdu

İran merkezli Tasnim Haber Ajansı, ABD ve İsrail’in Natanz Uranyum Zenginleştirme Tesisi’ne yeni bir saldırı düzenlediğini bildirdi. İlk tespitlere göre ise herhangi bir radyasyon sızıntısı yaşanmadığı belirtildi.

İran'dan yapılan açıklamada "Atom Enerjisi Kurumunun raporuna göre, bu eylem, NPT Antlaşması ve nükleer güvenlik ile emniyetle ilgili diğer ilgili düzenlemeler de dâhil olmak üzere uluslararası hukuk ve taahhütlere aykırıdır." denildi.

Natanz Nuclear Facility

Radyoaktif madde kirliliğinin yayılma ihtimaline ilişkin teknik ve uzmanlık incelemelerin ülkenin Nükleer Güvenlik Sistemi Merkezi tarafından söz konusu kompleks sınırları içerisinde gerçekleştirildiği belirtildi.

  •  

Pezeşkiyan: İslam ülkeleri ve komşularımızla çatışma niyetimiz yok

Pezeşkiyan, sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.

İsrail’in, bölgedeki anlaşmazlıktan çıkar sağlayan tek ülke olduğuna vurgu yapan Pezeşkiyan, "İslam ülkeleri ve komşularımızla çatışma niyetimiz yok." ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan mesajında, "Allah’tan kendilerine güç ve basiret vermesini" temenni etti.

  •  

CBS News: İran'a uranyum operasyonu düzenlenecek

CBS News'a konuşan kaynaklar, planların Ortak Özel Operasyonlar Komutanlığının (JSOC) görevlendirilmesi etrafında şekillendiğini iddia etti.

Kaynaklar, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek üzere düzenlenecek operasyona ilişkin henüz nihai kararın alınmadığını ve olası operasyonun zamanlamasının belirsizliğini koruduğunu ileri sürdü.

ABD'nin, İran'a asker gönderme seçeneklerini değerlendirdiği iddiası
İsimlerinin açıklanmaması şartıyla NBC News'a konuşan ABD'li yetkililer, Amerikan askerlerinin İran'da konuşlandırılmasını içeren çeşitli seçeneklerin değerlendirildiğini öne sürdü.

Seçeneklerden birinin Hürmüz Boğazı'nda güvenliği sağlamak amacıyla İran limanlarına veya Basra Körfezi'nde bulunan küçük adalara asker konuşlandırılmasını içerdiğini belirten yetkililer, diğer seçenekler arasında ise İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumunun ele geçirilmesine yönelik operasyonlar ile ülkenin petrol tesislerinin kontrol altına alınarak ekonomik kaynaklarının sınırlandırılmasının yer aldığını iddia etti.

Kaynaklar, seçeneklerin hiçbirinin Irak veya Afganistan savaşlarında olduğu gibi geniş çaplı askeri konuşlandırmalar içermediğini vurguladı.

ABD-İsrail'in İran'a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.

  •  

İran'ın başkenti Tahran'da patlamalar meydana geldi

Başkent Tahran, gece boyunca ve sabah, saldırıların hedefi oldu.

AA muhabiri, kentin doğusunda art arda iki patlama meydana geldiğini ve patlamaların ardından bölgeden dumanların yükseldiğini bildirdi.

Patlamalar sonrası İran hava savunma sistemlerinin aktif olarak çalıştığı görüldü.

  •  

İran’dan Körfez ülkelerine yoğun füze ve İHA saldırıları

ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri devam ederken Körfez ülkelerinde birçok kritik nokta hedef alındı.

Saldırılar, Ramazan Bayramı’nın ilk günü de durmadı.

İran'ın en çok hedef aldığı ülke Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olurken, onu sırasıyla Kuveyt, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan ve Ürdün takip ediyor; Umman ise en az hedef alınan ülke konumunda.

BAE'ye 353 füze, 1740 İHA
BAE Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, "İran'ın açık saldırılarının başlamasından bu yana" hava savunma sistemlerinin 338 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1740 İHA'ya müdahale ettiği belirtildi.

Kuveyt'e 261 füze, 585 İHA
Kuveyt ordusu, Ulusal Muhafızlar, Hükümet İletişim Merkezi ve ülkenin resmi haber ajansı KUNA'dan alınan verilere göre, Kuveyt en az 261 füze ve 585 İHA saldırısına hedef oldu.

Bahreyn'e 143 füze, 242 İHA
Bahreyn Savunma Kuvvetlerinden yapılan açıklamada, 28 Şubat'tan bu yana 143 füze ve 242 İHA'nın önlenip imha edildiği kaydedildi.

Katar'a 206 füze, 87 İHA
Katar Savunma Bakanlığınca ayrı ayrı açıklanan verilere göre, Katar 206 füze ve 87 İHA saldırısına maruz kaldı.

Suudi Arabistan'a 38 füze, 507 İHA saldırısı
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı verilerine göre ülkeye 38 füze ve 507 İHA saldırısı gerçekleştirildi.

Ürdün'e toplamda 204 füze ve İHA
Ürdün ordusundan yapılan açıklamalara göre, ülkeye toplamda 204 füze ve İHA saldırısı yapıldı.

Umman'a 16 İHA
Umman resmi haber ajansı ONA'ya göre, İran'dan Umman topraklarına 16 İHA saldırısı gerçekleştirildi.

  •  

Bağdat'taki ABD üssünde İHA saldırısı

Irak yerel basınına göre, Uluslararası Bağdat Havalimanı'ndaki Victoria askeri üssüne saldırı düzenlendi.

Üste çıkan yangının görüntüleri sosyal medyada yer aldı.

Irak makamlarından konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Saldırıyı üstlendiler
Saldırıyı Şii milis gücü Ashab el-Kehif üstlendi.

Ashab el-Kehif'ten yapılan açıklamada, "Amerikan işgaline ait Victoria üssünün, başkent Bağdat'ta insansız hava araçlarıyla hedef alındığını üstleniyoruz." denildi.

Irak'taki ABD hedeflerine yönelik saldırıların giderek artan bir tempoyla devam edeceği belirtilen açıklamada, sivillere, ABD güçlerinin ve "iş birlikçilerinin" bulunduğu yerlerden uzak durma çağrısı yapıldı.

  •  

İran'dan BAE'nin Ra's el-Hayme kentine tahliye uyarısı

Devrim Muhafızları Ordusu, Ra's el-Hayme'nin tahliye edilmesine ilişkin açıklamalı harita yayımladı.

Açıklamada, bölgenin "İran'a ait adalara yönelik saldırılarda kullanılması" gerekçesiyle BAE'nin Ra's el-Hayme kentinin yakın zamanda hedef alınacağı ifadeleri kullanıldı.

Bölge sakinlerinin haritada belirtilen güzergahları kullanarak en kısa sürede şehri terk etmeleri istendi.

  •  

ABD, İran petrolünün satışına geçici olarak izin verdi


WASHINGTON (AA) - ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, denizde bekleyen İran petrolünün satışına izin veren, dar kapsamlı ve kısa süreli bir genel lisans yayımladıklarını bildirdi.

Bessent, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.

İran'ı küresel terörizm açısından "yılanın başı" olarak nitelendiren Bessent, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Destansı Öfke Operasyonu" sayesinde bu "hayati mücadeleyi" öngörülenden daha hızlı bir şekilde kazandıklarını belirtti.

Bessent, "İran'ın küresel enerji altyapısına yönelik terörist saldırılarına yanıt olarak Trump yönetimi, dünyaya enerji akışını en üst düzeye çıkarmak, küresel arzı güçlendirmek ve piyasa istikrarını sağlamak amacıyla Amerika'nın ekonomik ve askeri gücünü kullanmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.

ABD Hazine Bakanı Bessent, halihazırda denizde olan İran petrolünün satışına izin veren, dar kapsamlı ve kısa vadeli bir genel lisans yayımlandığını belirtti.

Yaptırım altındaki İran petrolünün Çin tarafından ucuza stoklandığına işaret eden Bessent, bu mevcut arzın geçici olarak serbest bırakılmasıyla ABD'nin yaklaşık 140 milyon varil petrolü hızla küresel piyasaya sunacağını, böylece dünya çapındaki enerji miktarının artacağını ve İran'ı sorumlu tuttuğu arz üzerindeki geçici baskıların hafifletilmesine yardımcı olunacağını aktardı.

Bessent, "Esasen, 'Destansı Öfke Operasyonuna' devam ederken, fiyatları düşük tutmak için İran'ın petrolünü Tahran'a karşı kullanacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Bu geçici ve kısa vadeli iznin yalnızca halihazırda nakliye aşamasında olan petrol ile sınırlı olduğunu vurgulayan Bessent, yeni alımlara veya üretime izin verilmediğini kaydetti.

Bessent ayrıca İran'ın elde edilen gelirlerin kullanımında zorluk yaşayacağını, ABD'nin İran'a ve ülkenin uluslararası finans sistemine erişim imkanlarına yönelik azami baskısını sürdüreceğini belirtti.

Trump yönetiminin şu ana kadar küresel pazara yaklaşık 440 milyon varil ek petrol sunmak için çalışarak İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki aksamaları kendi lehine kullanma kabiliyetini zayıflattığını savunan Bessent, Trump'ın enerji dostu gündeminin ABD'nin petrol ve doğal gaz üretimini rekor seviyelere çıkardığını, enerji güvenliğini güçlendirdiğini ve yakıt maliyetlerini düşürdüğünü ifade etti.

Bessent, "Şu anda yaşanacak herhangi bir kısa vadeli aksaklık, nihayetinde Amerikalılar için uzun vadeli ekonomik kazançlara dönüşecektir çünkü güvenlik olmadan refah da olmaz." ifadelerini kullandı.

ABD Hazine Bakanlığı tarafından yayımlanan genel lisansa göre, 20 Mart yerel saatle saat 00.01'den önce gemilere yüklenmiş olan İran menşeli ham petrol ve petrol ürünlerinin satışı, teslimatı veya boşaltılmasıyla ilgili işlemlere geçici olarak izin verildi.

Söz konusu izin 19 Nisan yerel saatle saat 00.01'e kadar geçerli olacak.

  •  

Suudi Arabistan: Topraklarımıza 51 kamikaze İHA'yla saldırı düzenlendi

Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yapılan açıklamada, İran kaynaklı İHA saldırılarının geceden beri sürdüğü belirtildi.

Açıklamada, 51 İHA'nın doğu bölgesinde tespit edilerek imha edildiği kaydedildi.

İran, ABD ile İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.

  •  

İran'dan yeni tehdit: Misillemede hiçbir şekilde kısıtlama uygulamayacağız

Erakçi, ABD merkezli X sosyal medya platformundan, ABD Başkanı Donald Trump'ın "biz saldırmasak onlar bize saldıracaktı" şeklindeki konuşmasına yanıt verdi.

Trump'ın konuşma videosunu alıntılayan Erakçi, "Bizler ilkeli insanlarız. İranlılar diyalog halindeyken düşmanlarına sinsice saldırmazlar. Sadece saldırıya uğradığımızda güçlü bir şekilde karşılık veririz." ifadelerini kullandı.

İsrail'in İran altyapısına yönelik saldırı planına dair ellerinde istihbarat bulunduğunu söyleyen Erakçi, "Tekrar ediyorum: Altyapımıza saldırı olursa, hiçbir şekilde kısıtlama uygulamayacağız." dedi.

  •  

Mücteba Hamaney: Türkiye ve Umman'a saldırılar İran tarafından yapılmadı

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarıyla 28 Şubat'ta başlayan savaş devam ediyor.

Savaşın ilk gününde İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürülürken dini liderlik koltuğuna Mücteba Hamaney seçildi.

ABD tarafından yapılan saldırılda yaralandığını öne sürülen Mücteba Hamaney yeni bir mesaj yayınladı.

Ekran Görüntüsü 2026 03 20 212448

  • "TÜRKİYE'YE YÖNELİK SALDIRI İRAN TARAFINDAN YAPILMADI"

Türkiye'ye yöneldikten sonra havada imha edilen füzeler hakkında konuşan Hamaney, "İyi ilişkilerimizin olduğu Türkiye ve Umman'da, bu ülkelerin bazı noktalarına yönelik gerçekleşen saldırılar, hiçbir şekilde İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri veya Direniş Cephesi'nin diğer güçleri tarafından gerçekleştirilmemiştir." dedi.

  • "SAHTE BAYRAK GİRİŞİMİ"

Füzelerin İsrail tarafından yollandığını öne süren Hamaney, "Bu, Siyonist düşmanın İran ile komşuları arasında ayrılık oluşturmak amacıyla başvurduğu bir sahte bayrak girişimidir.

Benzer durumlar başka ülkelerde de yaşanabilir" sözlerine yer verdi.

Ekran Görüntüsü 2026 03 20 212455

  • "KÜRESEL KİBİRE DİRENİŞ GÖSTERDİNİZ"

İran halkının süreçte büyük bir özveri gösterdiğini vurgulayan Dini Lider, "12 Ocak'taki darbeyi bastırdınız. Bir kez daha küresel kibire direniş gösterdiniz.

Komşu ülkelerle ilişkileri güçlendirmeye kesinlikle inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 03 20 212438

  • TÜRKİYE'YE YÖNELEN ÜÇ FÜZE DÜŞÜRÜLDÜ

İran savaşının başladığı 28 Şubat'tan bu yana İran'dan fırlatılan ve Türkiye'ye yönelen üç füze NATO sistemleri tarafından düşürüldü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce yaptığı açıklamada olası tehditlere karşı bütün tedbirlerin alındığını duyurdu.

Ekran Görüntüsü 2026 03 20 212434

  • İRAN, 'BİZ YAPMADIK' DEDİ

MSB, her üç olayda da NATO savunma sistemlerinin başarılı müdahalesini açıkladı ve İran'dan olaylara ilişkin açıklama talep etti.

İran tarafı ise füzelerin kendilerine ait olmadığını ve Türkiye'ye yönelik herhangi bir saldırı düzenlemediğini savundu.

  •  

İran lideri Hamaney ülkesine birlik çağrısı yaptı

Hamaney, Ramazan ve Nevruz Bayramı münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

Mesajında, toplumsal birlik ve bütünlüğe dikkati çekip ülkesindeki yeni yılı "Ulusal Birlik ve Ulusal Güvenlik Gölgesinde Direniş Ekonomisi Yılı" olarak ilan eden Hamaney, "Halkın geçiminin sağlanması ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi, düşmanın başlattığı ekonomik savaşa karşı yalnızca bir savunma değil, aynı zamanda önemli bir ilerleme olarak görülmelidir." ifadesini kullandı.

Hamaney, toplumun tüm kesimlerini çeşitli vasıtalarda dinlediğini ve dile getirilen sorunların çözümü için bir program oluşturulacağını söyledi.

Ülke basınını, "düşmanın" psikolojik saldırılarına hizmet edecek faaliyetler konusunda dikkatli olmaya davet eden Hamaney, ülkesinin hassas ve zayıf noktalarının öne çıkarılmasından kaçınılması gerektiğini belirtti.

Hamaney, İran'ın İsrail ile yaşanan 12 günlük çatışma süreci ile ilk savaşını verdiğini ve daha sonra ülkedeki son protestolar ile ikinci savaşa girdiğini ve halihazırda üçüncü bir savaşın içinde olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Düşman savaşın başında liderleri ve komutanları öldürerek halkın korku ile sokaklardan çekileceğini ve kendilerinin de İran'a hakim olacağını düşündü ancak sizler sağlam bir mevzi oluşturarak onlara sağlam bir darbe indirdiniz."

İran'ın komşu ülkelerle olan ilişkilerine de değinen Hamaney, Türkiye ve Umman'a yapılan füze saldırılarının ülkesi tarafından gerçekleştirilmediğini savundu.

Hamaney, Afganistan ile Pakistan arasındaki gerilime ilişkin ise, "Ülkemizin doğusunda bulunan komşularımızı kendimize yakın görüyoruz. Afganistan ve Pakistan'ın iyi ilişkiler kurmalarını rica ediyorum. Ben üzerime düşen görevi ifa etmeye hazırım." ifadelerine yer verdi.

  •  

ABD Savunma Bakanı'ndan İran açıklaması: Ölüm ve yıkım yağacak

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 28 Şubat’ta İran’a karşı başlatılan askeri operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hegseth, ABD’nin İran’a yönelik savaş stratejisinin ilk günden bu yana değişmediğini belirterek operasyonların planlanan hedefler doğrultusunda sürdüğünü söyledi.

ABD yönetiminin İran’a yönelik askeri faaliyetlerinin ana hedefinin Tahran’ın askeri kapasitesini zayıflatmak olduğunu dile getiren Hegseth, özellikle füze sistemleri ve savunma sanayisinin hedef alındığını ifade etti.

FÜZE RAMPALARI VE SAVUNMA ALTYAPISI HEDEFTE

Hegseth, operasyonların İran’ın balistik füze rampalarını, savunma sanayi altyapısını ve deniz kuvvetlerine ait unsurları etkisiz hale getirmeyi amaçladığını vurguladı.

ABD’nin aynı zamanda İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemeyi stratejik öncelik olarak gördüğünü belirten Hegseth, askeri planlamanın bu hedef doğrultusunda yürütüldüğünü kaydetti.

"ŞİMDİYE KADARKİ EN GÜÇLÜ SALDIRI OLACAK"

ABD Savunma Bakanı, operasyonların her geçen gün yoğunlaştığını belirterek, yakın zamanda daha büyük bir askeri saldırı gerçekleştirileceğini açıkladı.

Hegseth, “Bugün şimdiye kadarki en güçlü saldırımızı gerçekleştireceğiz. Her gün daha büyük operasyonlar yapıyoruz ve sahada avantaj sağlıyoruz.İran'a yukarıdan ölüm ve yıkım yağacak” ifadelerini kullandı.

İRAN'IN ASKERİ KAPASİTESİNE AĞIR DARBE

ABD’li yetkililer, bugüne kadar yapılan saldırılarda İran’ın deniz gücüne önemli zarar verildiğini ve 11 denizaltının imha edildiğini öne sürdü.

Ayrıca İran’ın balistik füze üretim kapasitesinin de operasyonlardan ciddi şekilde etkilendiği belirtilirken, ABD yönetimi saldırıların askeri hedeflere yönelik sürdürüleceğini bildirdi.

  •  

CENTCOM: Hürmüz Boğazı'nda İran donanmasını vurduk

ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı, İran'ın da misillemelerle karşılık verdiği savaşta 20 gün geride kaldı.

Sıcak çatışmalara sahne olan Orta Doğu'da yeni gelişmeler de yaşanmaya devam ediyor.


Hürmüz'de İran hedef alındı
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yaptığı açıklamayla yeni bir saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu. CENTCOM Hürmüz Boğazı'nda bulunan İran donanmasının hedef alındığını açıkladı.

CENTCOM resmi sosyal medya hesabı üzerinden vurulma anlarına ilişkin video yayınlayarak, "Denizciliği tehdit eden İran donanma hedefleri vuruluyor" ifadelerine yer verdi.

İran Hürmüz'ü kapattığını açıklamıştı
ABD-İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarına karşılık İran'ın misilleme saldırıları devam ederken Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nı ABD ve İsrail ile müttefikleriyle bağlantılı gemilerin geçişine kapatmıştı.

  •  

İran: Enerji tesislerine saldırırsanız misillemeler devam eder

İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikari, ABD-İsrail'in dün İran'daki petrol rafinerilerine saldırılarının ardından İran'ın misillemelerine ilişkin açıklama yaptı.

İran'ın enerji altyapısına saldırıların "büyük bir hata" olduğunu söyleyen Zülfikari, " İran'ın enerji altyapısına saldırmak büyük bir hataydı ve bunun karşılığının henüz verilmediği konusunda düşmana uyarıda bulunuyoruz." dedi.

Zülfikari, "Eğer bu tekrar yaşanırsa, enerji altyapınız ve müttefiklerinizin enerji altyapısı tamamen yok edilene kadar saldırılarımız durmayacak ve cevabımız bu geceki saldırılardan çok daha şiddetli olacaktır." ifadelerini kullandı.

İran'ın güneyindeki Basra Körfezi kıyısındaki Aseluye petrol rafinerisi ile Güney Pars doğalgaz sahasına bağlı rafinelerin ABD-İsrail tarafından hedef alındığı bildirilmişti.

İran, petrol rafinelerine saldırıların ardından Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'da ABD ile bağlantılı petrol tesislerini vuracağını bildirerek, petrol tesisleri ve çevresi için "tahliye uyarısı" yayımladı.

Uyarının yayımlanmasından bir kaç saat sonra dün akşam saatlerinde Körfez'deki bazı ülkelerin petrol tesislerine füze saldırıları düzenlemişti.

  •  

Arakçi'den Pentagon'un 200 milyarlık bütçe talebine çarpıcı yorum: 'Önce İsrail vergisi'

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Savaş Bakanlığının İran ile savaşı finanse etmek için ek 200 milyar dolar bütçe istemesine ilişkin, "Bu 200 milyar dolar buz dağının sadece görünen kısmı. Sıradan Amerikalılar, ABD ekonomisini vurmak üzere olan trilyon dolarlık 'İsrail Önce Vergisi' için Binyamin Netanyahu ve onun Kongre'deki yandaşlarına teşekkür edebilirler." ifadelerini kullandı.

Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD Savaş Bakanlığının İran ile savaşı finanse etmek için Kongre'den ek 200 milyar dolar bütçe istediğine dair haberin ekran görüntüsünü paylaşarak, yorumda bulundu.

İranlı Bakan, şunları kaydetti:

"Bu 200 milyar dolar buzdağının sadece görünen kısmı. Sıradan Amerikalılar, ABD ekonomisini vurmak üzere olan trilyon dolarlık 'İsrail Önce Vergisi' için Binyamin Netanyahu ve onun Kongre'deki yandaşlarına teşekkür edebilirler."

Washington Post gazetesinin dün konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Savaş Bakanlığının, İran'a yönelik saldırıları finanse etmek için Kongre'den 200 milyar dolardan fazla bütçe talebi için Beyaz Saray'a başvurduğu bildirilmişti.

  •  

Mücteba Hamaney'den yeni açıklama: Bedelini ödeyeceksiniz

Bölgesel gerilimin tırmandığı süreçte enerji altyapısına yönelik ilk büyük saldırı haberi Kuveyt'ten geldi. Kuveyt Petrol Şirketi, Mina Abdullah Rafinerisi'nin bir biriminin insansız hava aracıyla vurulduğunu doğruladı. Saldırı sonucu tesiste yangın çıkarken, şirket yönetimi acil durum protokollerini devreye soktu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise Samref Rafinerisi'ne bir İHA düştüğünü açıkladı.

Öte yandan İran lideri Mücteba Hamaney, İsrail ordusunun hava saldırısı sonucu yaşamını yitiren Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin ölümü üzerine resmi sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yaptı.

İran lideri Mücteba Hamaney, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin İsrail ordusu tarafından düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybetmesi üzerine yayımladığı mesajda, faillerin bu bedeli çok yakında ödeyeceğini belirtti.

İran lideri Mücteba Hamaney, İsrail'in hava saldırılarında yaşamını yitiren Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin ölümüne ilişkin sanal medya hesabı üzerinden yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajında Laricani'nin uzun yıllar boyunca yürüttüğü devlet görevlerine ve tecrübesine değinen Hamaney, “Şüphesiz böyle bir şahsiyetin suikasta kurban gitmesi, onun önemini ve İslam düşmanlarının ona karşı beslediği kini kanıtlamaktadır. Dökülen her damla kanın bir bedeli vardır ve bu şehitlerin katilleri bu bedeli çok yakında ödemek zorunda kalacaktır” ifadelerini kullandı.

  •  

İran'ın Hürmüz planı: Geçen gemilerden ücret almaya hazırlanıyorlar

Yarı resmi ISNA Haber Ajansının bir milletvekiline dayandırdığı habere göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçişler konusunda Mecliste görüşülmek üzere bir yasa tasarısı hazırlanıyor.

Yasa tasarısının, "Hürmüz Boğazı'nın, gemi trafiği, enerji transiti ve gıda güvenliğinin sağlanması için güvenli bir güzergah olarak kullanılması durumunda, ülkelerin İran'a geçiş ücreti ve vergi ödemekle yükümlü olmasını öngördüğü" belirtildi.

Konuya ilişkin açıklama yapan İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in Danışmanı Muhammed Muhbir de "Hürmüz Boğazı için yeni bir sistem tanımlayacağız." ifadelerini kullandı.

ABD-İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarına karşılık İran'ın misilleme saldırıları devam ederken Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nı ABD ve İsrail ile müttefikleriyle bağlantılı gemilerin geçişine kapatmıştı.

  •  

İstifasının ardından ilk kez konuştu: Kararı İsrail verdi

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) eski Direktörü Joe Kent, istifasının ardından Tucker Carlson'a konuştu.

İran'ın yakın bir tehdit olmadığını yineleyen Kent, savaşa İsrail'in baskısıyla girildiğini belirterek rejimin daha da güçlendiğini söyledi.

İstifa mektubu ve Carlson röportajı
Trump yönetiminde görev yapan ve Salı günü istifa eden Joe Kent, Çarşamba günü eski Fox News sunucusu Tucker Carlson'ın podcast'ine konuk oldu .

Kent, istifa mektubunda ve röportajda savaş kararını sert bir dille eleştirdi.

Mektubunda Trump'a seslenen Kent, "İran ülkemize yakın bir tehdit değil. Bu savaşı İsrail ve Amerika'daki güçlü lobisinden gelen baskıyla başlattığımız net" ifadelerini kullandı .

'Karar vericilerin görüş bildirmesine izin verilmedi'
Kent'in en dikkat çekici açıklamalarından biri, savaş kararı alma sürecinde muhalif seslerin tamamen dışlandığı yönündeydi.

Carlson'a konuşan Kent, "Kilit karar vericilerin iyi bir kısmının gelip başkana görüşlerini ifade etmelerine izin verilmedi. Güçlü bir tartışma ortamı yoktu" dedi .

İstihbarat topluluğunun başkanı bilgilendirilirken "sağduyu kontrolü" yapma yeteneğinin "büyük ölçüde engellendiğini" belirten Kent, tartışmaların kapalı kapılar ardında yapıldığını ve muhalif seslere şans tanınmadığını söyledi.

'İran'dan yakın tehdit olduğuna dair hiçbir istihbarat yoktu'
Kent, Trump yönetiminin savaşın gerekçesi olarak gösterdiği "İran'ın yakın tehdit oluşturduğu" iddiasını da kesin bir dille reddetti.

Carlson'a konuşan Kent, "İranlıların 1 Mart'ta büyük bir sürpriz saldırı başlatacağına dair hiçbir istihbarat yoktu. 11 Eylül veya Pearl Harbor benzeri bir saldırı yapacaklarına ya da üslerimize saldıracaklarına dair hiçbir istihbarat yoktu" ifadelerini kullandı .

Nükleer silah iddialarına yanıt
Trump'ın İran'ın "üç hafta içinde" nükleer silah sahibi olabileceği yönündeki açıklamalarını da yalanlayan Kent, "Hayır, üç hafta önce bu savaş başladığında böyle bir durum yoktu, Haziran'da da yoktu" dedi .

Kent, İran'ın 2004'ten bu yana nükleer silah geliştirmeyi yasaklayan bir dini fetvaya (ferman) sahip olduğunu ve bu fetvanın çiğnendiğine dair ellerinde hiçbir istihbarat bulunmadığını belirterek, İran'ın yaklaşımını "aslında oldukça pragmatik" olarak nitelendirdi .

'Kararı İsrailliler verdi'
Kent'in en sert eleştirileri İsrail'in rolüne yönelikti. "Bu eylemi gerçekleştirme kararını İsrailliler verdi" diyen Kent, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve diğer yetkililerin Trump'a, yerleşik istihbarat kanallarıyla uyuşmayan iddialarla baskı yaptığını vurguladı.

Carlson'ın "Yani Dışişleri Bakanı'nın tanımladığı yakın tehdit İran'dan değil, İsrail'den geliyor" sorusuna Kent, "Kesinlikle" yanıtını verdi . Kent, "Ortadoğu'daki politikamızdan kim sorumlu?" sorusunu gündeme getirerek İsrail etkisinin boyutunu sorguladı .

'Hamaney'i öldürmek yapmamız gereken son şeydi'
Kent, ABD-İsrail ortak operasyonuyla öldürülen İran lideri Ali Hamaney hakkında da dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Hamaney'in İran'ın nükleer programını ılımlılaştırdığını ve nükleer silah elde etmelerinin önüne geçtiğini belirten Kent, "Eğer onu saldırgan şekilde öldürürseniz, insanlar bu rejim ve yeni Ayetullah'ın yanında sokaklara dökülür. Elimizdeki tüm veriler de bunun doğru olduğunu gösteriyor" dedi.

Kent, Hamaney'in öldürülmesini "yapmamız gereken son şey" diyerek değerlendirdi.

'Bilgi çamaşırhanesi' iddiası
Washington Examiner'a göre Kent, İsrail çıkarlarına sempati duyan "neocon" tipler aracılığıyla bir "bilgi ekosistemi" oluşturulduğunu ve bu ekosistemde "çamaşırhaneden geçirilen" bilgilerin Trump'a ulaştığına dikkat çekti.

"İsrailli yetkililerin, bazı istihbaratçıların, hükümetten kişilerin ABD'li yetkililere gelip kendi istihbaratımızdan doğru olmadığını bildiğimiz her türlü şeyi söylediklerini biliyorum" diyen Kent, bu durumu sert bir dille eleştirdi .

Cumhuriyetçi cephede ayrışma
Kent'in açıklamaları Cumhuriyetçi Parti içinde de tartışmalara yol açtı. Eski Senato Cumhuriyetçi Lideri Mitch McConnell, Kent'in istifa mektubunu "saldırgan antisemitizm" olarak nitelendirerek, "İzolasyonistler ve antisemitlerin iki partide de yeri yoktur ve kesinlikle hükümetimizde güvenilir mevkileri hak etmezler" dedi .

Buna karşılık, eski Trump danışmanı Steve Bannon, Kent'i savunarak "11 kez savaş bölgesine gitmiş, cesareti ve ülkesine bağlılığı tartışmasız bir adam" değerlendirmesinde bulundu ve iddialarının araştırılması çağrısı yaptı . Eski Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene de Kent'i "Amerikan kahramanı" ilan etti .

FBI soruşturması
The Guardian'ın Semafor ve CBS News'e dayandırdığı haberlere göre, Kent istifasının ardından FBI tarafından gizli bilgi sızdırdığı şüphesiyle soruşturuluyor . Soruşturmanın Kent'in Salı günkü istifasından önceye dayandığı belirtiliyor.

  •  

Katar düğmeye bastı: İranlı diplomatlara 'ülkeyi terk edin' talimatı

Katar, İran'ın Doha Büyükelçiliğinde görevli güvenlik ataşesi ile askeri ataşeyi istenmeyen kişiler ilan ederek 24 saat içinde ülkeden ayrılmalarını istedi.

Katar Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı.

Açıklamada, Dışişleri Bakanlığının, İran'ın Doha Büyükelçiliğine bir muhtıra vererek, elçilikte görevli güvenlik ataşesi ile askeri ataşeyi ve bu iki ataşenin çalışanlarını istenmeyen kişi ilan ederek 24 saat içinde ülkeden ayrılmalarını istediği belirtildi.

İRAN SALDIRILARIN BÜYÜH HASAR OLUŞTU
Katar'a ait ulusal enerji şirketi Katar Enerji (QatarEnergy), Ras Laffan Sanayi Bölgesi'nin füzelerle vurulduğunu, bölgede yangın çıktığını ve büyük hasar oluştuğunu duyurdu.

Katar Enerji'nin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan yazılı açıklamada, Ras Laffan Sanayi Bölgesi'nin bu akşam saatlerinde füze saldırılarına hedef olduğu belirtildi.

Açıklamada, saldırı sonrası çıkan yangını kontrol altına almak için acil durum müdahale ekiplerinin derhal bölgeye sevk edildiği, saldırının ciddi hasara yol açtığı ifade edildi.

Saldırıda herhangi bir can kaybının yaşanmadığı belirtilen açıklamada, Katar Enerji'nin mevcut bilgiler doğrultusunda kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceği kaydedildi.

  •  

Trump, İsrail'e kızdı; İran'a söz verdi: Katar'ı vurmadığınız sürece bir daha yaşanmayacak

ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki Güney Pars doğalgaz sahasını hedef alan saldırı ve İran’ın bu saldırıya karşı Katar’a yaptığı misilleme ile ilgili sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulundu.

İsrail’in Orta Doğu'da yaşananlara duyduğu öfke nedeniyle İran'daki Güney Pars doğalgaz sahasına saldırı düzenlediğini belirten Trump, "Saldırı, tesisin nispeten küçük bir bölümünü hedef aldı. ABD bu saldırıdan haberdar değildi ve Katar’ın da hiçbir şekilde bu saldırıyla ilgisi yoktu. Hatta böyle bir saldırının gerçekleşeceğinden haberi bile yoktu" dedi.

Bu gerçeklerden haberdar olmayan İran’ın haksız ve adaletsiz bir şekilde Katar'daki bir sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesisine saldırdığını söyleyen Trump, "İran bu durumda tamamen masum olan Katar'a akılsızca saldırmaya devam etmediği sürece, İsrail son derece önemli ve değerli olan Güney Pars Doğalgaz Sahası'na başka hiçbir saldırı gerçekleştirmeyecek" ifadelerini kullandı.

"Güney Pars doğalgaz sahasının tamamını vururuz"
İran’a Katar’ın enerji tesislerine yönelik saldırıları tekrarlamama uyarısı yapan Trump, "Böyle bir durum tekrarlanırsa, ABD İsrail'in yardımı ya da rızasıyla veya bu olmadan, Güney Pars doğalgaz sahasının tamamını İran'ın daha önce hiç görmediği bir güç ve şiddetle vuracak" dedi.

İran'ın geleceği üzerindeki uzun vadeli etkileri nedeniyle bu düzeyde bir şiddet ve yıkıma izin vermek istemediğinin altını çizen Trump, "Ancak Katar'ın LNG tesisine tekrar saldırı düzenlenirse, bunu yapmaktan çekinmeyeceğim" uyarısında bulundu.

İran, enerji tesisine yönelik saldırıya misilleme ile yanıt vermişti
Dünyanın en büyük doğal gaz sahası olarak bilinen İran’daki Güney Pars doğalgaz sahası, hava saldırılarının hedefi olmuştu. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ise, saldırılara sert tepki göstererek misilleme uyarısı yapmıştı. Gelişmelerin ardından İran'ın dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretim tesisine ev sahipliği yapan Katar’daki Ras Laffan bölgesine füze saldırısı düzenlediği ve bölgede yangın çıktığı açıklanmıştı.

  •  

İran, Basra Körfezi'ne kıyısı olan ülkelerin enerji tesislerine yeni füze saldırısı başlattı

İran devlet televizyonu, İran'ın Basra Körfezi'ne kıyısı olan ülkelere yeni saldırı dalgasını duyurdu.
Açıklamada, İran’a saldırıya ev sahipliği yapan Basra Körfezi kıyısı ülkelerinin enerji tesislerine yönelik yeni füze saldırısı başladı. ifadesi kullanıldı.

Yeni saldırı dalgasının, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'da bölge ülkelerinin son gelişmeleri ele aldıkları toplantının ardından gerçekleştiği belirtiliyor.

  •  

BAE: Habşan Doğal Gaz Tesisi'nin faaliyetleri füze saldırıları sebebiyle durduruldu

Abu Dabi Medya Ofisi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, "Habşan Doğal Gaz Tesisi ve Bab Petrol Sahası'nı hedef alan füzelerin başarıyla imha edildiğini" belirtti.

Saldırı sonrasında "düşen şarapnel parçalarıyla ilgili olaylara müdahale edildiği" ifadesi kullanılan açıklamada, Habşan doğal gaz tesislerinin faaliyetlerinin durdurulduğu kaydedildi.

Olaylarda yaralanan olmadığı aktarıldı.

- ABD-İsrail'in İran'a saldırıları

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı ise 17 bini aştı.

  •  

Irak'ın Basra Körfezi'ndeki askeri deniz üssüne İHA saldırısı

AA muhabirinin güvenlik kaynaklarından edindiği bilgiye göre, söz konusu üs 2 İHA ile hedef alındı.

İHA'lardan biri üsteki Irak Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı radarı hedef alsa da söz konusu radarda bir zarar oluşmadı. Diğer İHA ise üssün yakınına düştü, herhangi bir can kaybı yaşanmadı.

Umm Kasr Deniz Üssü, Irak'ı 2003'te işgal eden ABD güçlerince kullanılıyordu. Üs, 2011 yılında Irak Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmişti.

  •  

Kuveyt Ulu Camisi'nde "mevcut şartlar" sebebiyle bayram namazı kılınmayacak

Kuveyt İletişim Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Kuveyt Ulu Camisi tarafından yayımlanan açıklamayı paylaştı.

Açıklamada, "mevcut şartlar göz önünde bulundurularak, Ulu Cami'nin Ramazan Bayramı namazını kılmak isteyenleri kabul edemeyeceği" bildirildi.

Kuveyt Savunma Bakanlığından dün yapılan açıklamada, hava sahasında 23 düşman İHA'sının tespit edildiği, bunlardan 20’sinin düşürüldüğü, 3’ünün ise tehdit bölgesi dışında düştüğü, herhangi bir tehlike oluşturmadığı ve hasara yol açmadığı ifade edilmişti.

- ABD-İsrail'in İran'a saldırıları

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı ise 17 bini aştı.

  •  

İran'dan dikkat çeken hamle: Petrol tesislerini vuracak

Tengsiri, ABD merkezli X sosyal medya platformundan paylaştığı mesajında, hedef alacakları yerlere ilişkin açıklama yaptı.

Tengsiri, "Hedef listesinin güncellenmesi ile ABD üslerini ile birlikte ABD ile irtibatlı petrol tesisleri de hedef alınacak." ifadesini kullandı.

Açıklamasının devamında bölge halkına uyarıda bulunan Tengsiri, ABD ile irtibatlı petrol tesislerinden uzak durulması gerektiğini kaydetti.

ABD ve İsrail, İran'ın Aseluye petrol rafinerisi ile Güney Pars doğal gaz sahasına saldırı düzenlemişti.

İran Silahlı Kuvvetleri, petrol rafinelerinin ABD-İsrail tarafından hedef alınmasının ardından yayımladığı açıklamada, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'da ABD ile bağlantılı petrol tesislerinin vurulacağını bildirerek petrol tesisleri ve çevresi için "tahliye uyarısı" yayımlamıştı

  •  

İran’dan füze yağmuru! Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar hedefte

İran'ın güneyinde yer alan Güney Pars doğalgaz sahasının bazı rafinelerinin ABD-İsrail saldırılarında hedef alındı. Kritik öneme sahip tesisin vurulması ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri, ABD üslerinin yanı sıra ABD ile irtibatlı petrol tesislerinin de hedef alınacağını belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, İran'da enerji tesislerinin vurulmasının tüm dünyayı etkileyebilecek kontrol edilemez sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

İran'ın saldırı tehdidinin ardından Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar'da patlama sesleri duyuldu.

RİYAD DA PATLAMA SESLERİ
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Riyad'ı hedef alan 4 balistik füzenin hava savunma sistemlerince önlenerek imha edildiği belirtildi.

Füzelerin engellenme operasyonu sonucunda başkentin çeşitli bölgelerine enkaz halinde düştüğü kaydedildi.

İlk belirlemelere göre herhangi bir hasar ve yaralanma olmadığı aktarılan açıklamada, füzelerin kaynağına ilişkin ise bilgi verilmedi.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, kısa süre önce de ülkenin doğu bölgesine fırlatılan 2 balistik füzenin hava savunma sistemlerince imha edildiğini açıklamıştı.

KUVEYT 4 BALİSTİK FÜZEYİ ETKİSİZ HALE GETİRDİĞİNİ DUYURDU
Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Albay Suud Abdülaziz el-Atvan da ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, son 24 saatte 4 balistik füzenin hava savunma sistemlerince imha edildiğini kaydetti.

Açıklamada ayrıca, Kuveyt hava sahası içinde 23 düşman İHA’sının tespit edildiği, bunlardan 20’sinin düşürüldüğü, 3’ünün ise tehdit bölgesi dışında düştüğü ve herhangi bir tehlike oluşturmadığı, hasara yol açmadığı ifade edildi.

KATAR'DA RAFİNERİDE YANGIN
Katar İçişleri Bakanlığı, İran saldırısının ardından Ras Laffan’daki rafineri bölgesinde çıkan yangına sivil savunma ekiplerinin müdahale ettiğini duyurdu.

Bakanlığın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan yazılı açıklamada, "Sivil Savunma ekipleri, İran saldırısı sonucu Ras Laffan bölgesinde çıkan yangına müdahale ediyor." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, yangının boyutu, can kaybı ya da hasara ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.

  •  

Mücteba Hamaney'den intikam mesajı: Katiller bedel ödeyecek

İran lideri Mücteba Hamaney, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin İsrail’in hava saldırısıyla ölümü üzerine yaptığı açıklamada "sorumlu katillerin bedel ödeyeceğini" belirtti

Hamaney ABD merkezli X sosyal medya platformundan Laricini'nin ölümü dolayısıyla bir taziye mesajı paylaştı.

Laricani’nin ailesine taziyelerini ileten Hamaney, dökülen her kanın sistemi daha da güçlendireceğini belirtti.

İNTİKAM AÇIKLAMASI
Hamaney, "Elbette her kanın bir bedeli vardır. Şehitlerin suçlu katilleri bu bedeli çok yakında ödeyecektir.” ifadesini kullandı.

ALİ LARİCANİ SUİKASTI
İran, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin İsrail saldırısında öldüğünü duyurdu.

İran devlet televizyonu Laricani'nin ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.

Açıklamada, "Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Laricani, sabah saatlerinde düzenlenen saldırıda oğlu Murteza, Yardımcısı Alirıza Beyat, Konsey Sekreterliği çalışanları ve birkaç korumasıyla birlikte öldü." ifadeleri kullanıldı.

  •  

Mesud Pezeşkiyan açıkladı: İstihbarat Bakanı öldürüldü

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımla, İstihbarat Bakanı İsmail Hatib'e yönelik suikastı teyit etti.

Açıklamasında saldırılarda hayatını kaybeden Ali Laricani ve Aziz Nasirzade gibi diğer üst düzey yetkilileri de anan Pezeşkiyan, “Değerli çalışma arkadaşlarım İsmail Hatib, Ali Laricani ve Aziz Nasirzade'nin, bazı aile üyeleri ve beraberlerindeki ekiple birlikte alçakça suikasta kurban gitmesi bizi yasa boğdu. İki kabine üyesinin, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri'nin, askeri ve Besic komutanlarının şehadeti dolayısıyla büyük İran halkına başsağlığı diliyorum. Eminim ki onların yolu eskisinden daha güçlü bir şekilde devam edecektir” ifadelerini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, daha önce İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib'in İsrail ordusu tarafından gece saatlerinde düzenlenen hava saldırısında öldürüldüğünü öne sürmüştü.

  •  

ABD basınından flaş iddia: Rusya'dan Tahran'a uydu ve İHA desteği

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre Rusya, İran'la istihbarat paylaşımı ve askeri işbirliğini genişletiyor.

Buna göre Rusya, İran'ın saldırı kapasitesini artırmak amacıyla uydu görüntüleri ve gelişmiş İHA teknolojisi sağlıyor.

Kaynaklar, Rusya'nın "Shahed" türü İran yapımı İHA'lara ait kritik parçaları da İran'a sağladığını ifade etti. Böylece İran'ın iletişim, seyir ve hedefleme kapasitesinin artırılması hedefleniyor.

Ayrıca Rusya'nın Ukrayna'da elde ettiği saha tecrübesini İran ile paylaştığı ifade edildi. Üst düzey bir Avrupalı istihbarat yetkilisi, Rusya'nın operasyonlarda kaç adet insansız hava aracının kullanılması ve bunların hangi irtifadan vuruş yapılacağı konusunda İran'a taktiksel bilgi sağlandığını iddia etti.

Ayrıca, Rusya'nın İran'a Orta Doğu'daki ABD askeri güçlerinin konumlarına ilişkin istihbarat sağladığı ileri sürüldü.

İki ülke arasındaki işbirliğinin son dönemde daha da derinleştiği, Rusya'nın İran'a doğrudan uydu görüntüleri sağladığı savunuldu. Rusya'nın sağladığı bu istihbarat akışının İran'ın bölgedeki ABD radar sistemlerine yönelik son saldırılarında belirleyici rol oynadığı düşünülüyor.

İran'ın füze saldırıları öncesinde İHA'ları kullanarak radar sistemlerini devre dışı bırakmaya dayalı stratejisinin Rusya'nın Ukrayna'da uyguladığı yöntemlerle büyük benzerlik taşıdığı belirtildi.

Bu taktikle birlikte İran'ın ABD ve Körfez ülkelerine ait askeri hedeflere yönelik saldırılarının başarı oranının arttığı kaydedildi.

Rusya'nın bu hamlelerle İran'ın ABD ve İsrail karşısındaki direncini artırmayı amaçladığı, bu çatışma ortamının Rusya'ya askeri ve ekonomik açıdan avantaj sağladığı ve Moskova yönetiminin bu durumu sürdürmek istediği ifade edildi.

  •  

Suikastın perde arkası: İran'ın 'gölge lideri' Laricani nasıl öldürüldü?

Orta Doğu’da dengeleri sarsan suikastın perde arkasıyla ilgili çarpıcı bilgiler ortaya çıktı. İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nin en kritik isimlerinden biri olan Ali Laricani’nin, İsrail tarafından hedef alındığı öne sürüldü.

Oğlu da hayatını kaybetti
İran makamları, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin, 17 Mart Salı günü sabah saatlerinde düzenlenen saldırıda oğlu Murteza, yardımcısı Alirıza Beyat, Konsey Sekreterliği çalışanları ve birkaç korumasıyla öldüğünü açıklamıştı.

Saldırı sırasında neredeydi?
İngiliz gazetesi The Guardian'a göre, operasyon önceden planlandı ve İsrail istihbaratı Laricani'nin Tahran'daki apartmana girişini doğruladıktan sonra saldırı emrini verdi. Fars Haber Ajansı, Laricani'nin Tahran yakınlarındaki Perdis'teki kızının evinde vurulduğunu bildirirken, bazı kaynaklar onu devlet tarafından tahsis edilmiş bir "güvenli tesiste" saklandığını belirtti.

“Rejimin beyni” olarak görülüyordu
Uzun yıllar İran siyasetinde kritik görevler üstlenen Laricani, özellikle güvenlik ve nükleer politika alanında etkili bir isimdi. Ali Laricani, 1958 yılında Irak'ın Necef şehrinde doğdu. İran'ın Amul kentinden, dini ve siyasi açıdan etkili bir aileye mensuptu. Babası, tanınmış bir din alimi olan Mirza Haşim Amuli idi.

Laricani, ülkenin en prestijli üniversitelerinden Şerif Teknoloji Üniversitesinde matematik ve bilgisayar bilimi alanında lisans yaptı ardından Batı felsefesi üzerine doktorasını tamamladı ve özellikle Alman filozof Immanuel Kant üzerine çalıştı.

Laricani, 2005 yılında Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri oldu ve aynı zamanda İran'ın nükleer başmüzakerecisi olarak görev yaptı. 2007 yılında bu görevinden ayrıldı. İran Meclisine 2008'de giren Laricani, 2020'ye kadar üç dönem boyunca Meclis Başkanı olarak görev yaptı. Bu süreçte özellikle 2015 yılında İran ile Birleşmiş Milletler Daimi Üyeleri ve Almanya arasında imzalanan ve nükleer anlaşma olarak bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın Meclisteki onay sürecinde önemli rol oynadı.

  •  

İran 'uzak durun' diyerek uyardı: Hedef alınacak tesislerin listesi açıklandı

İran, Arap ülkelerindeki vatandaşları petrol ve doğalgaz tesislerinden uzak durmaları konusunda uyardı.

Tesnim Haber Ajansı'nın haberine göre İran hedef alacağı noktalarla ilgili bir duyuru yaptı. Yapılan açıklamada BAE, Suudi Arabistan ve Katar'daki merkezler işaret edildi.

Yapılan açıklama şu şekilde:

Aşağıdaki tesislerin çevresindeki vatandaşlara ve bölge sakinlerine duyurulur:

1. Samref Rafinerisi – Suudi Arabistan

2. El-Hüsn Doğalgaz Sahası – Birleşik Arap Emirlikleri

3. El-Cübeyl Petrokimya Kompleksi – Suudi Arabistan

4. Mesaieed Petrokimya Kompleksi ve Mesaieed Holding Şirketi (Chevron'a bağlı) – Katar

5. Ras Laffan Rafinerisi (1. ve 2. Fazlar) – Katar

Bu merkezler doğrudan ve meşru hedefler haline gelmiştir ve önümüzdeki saatlerde hedef alınacaktır.

Bu nedenle, tüm vatandaşların, bölge sakinlerinin ve çalışanların derhal bu bölgeleri terk etmeleri ve hiçbir gecikme yaşamadan güvenli bir mesafeye uzaklaşmaları istenmektedir.

Daha önce, yöneticilerinize bu tehlikeli yola girmemeleri ve kendi milletlerinin kaderiyle kumar oynamamaları konusunda açık ve mükerrer uyarılar yapılmıştı.

  •  

İran ateşkesi reddetti! ABD’ye iki şart sundu

Al Jazeera’ya konuşan Arakçi, İran’ın siyasi sisteminin güçlü olduğunu ve üst düzey isimlerin kaybının ülkeyi sarsmayacağını söyledi.

Arakçi, İran’da kurumların kişilere bağlı olmadığını vurgulayarak, en üst düzey liderin bile kaybı durumunda sistemin işlemeye devam edeceğini kaydetti.

Ülkesinin savaşı başlatmadığını ve yalnızca ABD-İsrail saldırılarına karşılık verdiklerini ifade eden Arakçi, şunları söyledi:

"ABD bize saldırdığında, füzelerimiz ve insansız hava araçlarımız ABD topraklarına ulaşamıyor. Bu nedenle bölgede bulunan Amerikan üslerini vurmak zorundayız. Ne yazık ki bu varlıklar bölgeye dağılmış durumda ve ne yazık ki dost ülkelerimizin topraklarında bulunuyorlar.

Dünyanın İran'daki yerleşim bölgelerine yapılan saldırılardan bahsetmemesine gerçekten şaşırdım. Ancak komşu ülkelerdeki sivil hedefleri hedef almadığımızı güvenle söyleyebilirim. Elbette, bazı durumlarda istenmeyen sonuçlar ortaya çıkmış olabilir ancak bu bizim niyetimiz değildi."

İranlı Bakan, ülkesinin savaşta geri adım atmayacağına da dikkati çekerek "Amerikalılar bu savaşa İsrail tarafından sürüklendi ve bence kendileri bile nihai hedeflerinin ne olduğunu bilmiyorlar. Her gün farklı bir şeyden bahsediyorlar. Bütün bunlar bir yanlış hesaplamaya dayanıyordu ve şimdi bu hata yüzünden kendilerini zor bir duruma soktukları sonucuna vardılar." görüşünü dile getirdi.

Arakçi, şöyle devam etti:

"Bizden koşulsuz teslimiyet isteyenler şimdi Hürmüz Boğazı'nın açılması için rakiplerinden yardım istemek zorunda kalıyorlar. Bence bu savaşı başlatan Amerika Birleşik Devletleri'dir ve hata yaptığını kabul edip saldırganlığına son vermelidir.

Biz ateşkes aramıyoruz çünkü bu senaryonun bir süre sonra tekrarlanmasını istemiyoruz ancak savaşın tamamen ve kalıcı olarak sona ermesini istiyoruz."

"Ateşkesi kabul etmiyoruz, tazminat ve savaşın kalıcı sonlanmasına açığız"
Detay vermeden bazı ülkelerin ateşkesin sağlanması konusunda çaba gösterdiğini aktaran Bakan Arakçi, onlara teşekkür etti.

Arakçi, "Ateşkesi kabul etmiyoruz. Ancak savaşı kalıcı olarak bitirecek ve İran’ın zararlarını karşılayacak bir öneri olursa dinleriz." dedi.

İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in yaralandığı yönündeki haberlerle ilgili soruya Arakçi, lider sadece yüzeysel yaralar almış, sağlığı mükemmel durumda ve durumu kontrol altında." cevabını verdi.

Hürmüz Boğazı'nın ABD-İsrail ile bağlantılı gemilerin geçişine açılmayacağını da yineleyen Arakçi, savaş sonrasında Boğaz'ın iki yakasındaki ülkelerin dahil olduğu bir protokol oluşturulabileceğini sözlerine ekledi.

  •  

'İran'ın teklifi ikna ediciydi, ABD buna rağmen saldırdı'

The Guardian'ın ortaya çıkardığı belgelere göre, İran'ın 26 Şubat'ta Cenevre'de sunduğu nükleer öneri, İngiliz yetkilileri "şaşırtacak" kadar kapsamlıydı.

Görüşmelerde diplomatik çözüme yaklaşılmışken, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı saldırı, müzakere sürecini akamete uğrattı.

"Şaşırtıcı" teklif: İran ne önermişti?
Görüşmelere katılan İngiltere Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell ve beraberindeki heyet, İranlı müzakerecilerin masaya koyduğu paketi "kapsamlı ve kalıcı bir çözüme yönelik önemli adım" olarak değerlendirdi. The Guardian'ın haberine göre, teklifin ana hatları şöyleydi:

Yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun tamamen tasfiyesi: İran, elindeki yaklaşık 400 kg yüksek zenginleştirilmiş uranyumu UAEA gözetiminde seviyesini düşürerek eriteceğini taahhüt etti.

Zenginleştirmeye 3-5 yıl ara: Görüşmelerin son oturumunda İran, yerli zenginleştirme faaliyetlerine 3 ila 5 yıllık bir ara verilmesini önerdi.

Anlaşmanın kalıcılığı: İngiliz yetkilileri en çok etkileyen unsur, İran'ın anlaşmanın süresiz olmasını kabul etmesiydi. Bu, 2015 anlaşmasının "gün batımı" maddesinden kaynaklanan tartışmaları tamamen ortadan kaldıracak nitelikteydi.

Sivil iş birliği kapısı: Tahran yönetimi, ileride yürütülecek sivil nükleer programda ABD'nin de yer almasına açık kapı bıraktı.

İran'ın talepleri: Yaptırımların yüzde 80'i kalksın
İran, bu kapsamlı taahhütler karşılığında:

Ekonomik yaptırımların yaklaşık yüzde 80'inin kaldırılmasını

Başta Katar'da olmak üzere yurtdışında dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını talep etti.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan eski bir yetkili, "İngiliz ekibi, İranlıların masaya ne koyduğu konusunda şaşırmıştı. Bu teklif tam bir anlaşma değildi ancak önemli bir ilerlemeydi" ifadelerini kullandı.

ABD heyetinde teknik ekip yok, İsrail gölgesi var
Görüşmelere ilişkin dikkat çeken bir detay ise ABD heyetinin yapısıyla ilgiliydi.

Kaynaklara göre; ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner, yanlarında teknik bir ekip getirmedi.

Heyet, teknik uzman ihtiyacı için UAEA Başkanı Rafael Grossi'den yararlandı. Bu durum, İngiliz yetkili Powell'ın kendi teknik ekibini oluşturmasına yol açtı.

Bazı kaynaklar bu durumu daha sert bir dille eleştirerek, "Witkoff ve Kushner'ı, başkanı çıkmak istediği bir savaşa sürükleyen İsrail varlıkları olarak görüyoruz" yorumunu yaptı.

Bu yorum, ABD heyetinin müzakereden çok, savaş senaryosuna odaklandığı izlenimini güçlendirdi.

Viyana yerine bomba
Cenevre'deki görüşmelerde ilerleme kaydedilmesi ve tarafların 2 Mart'ta Viyana'da bir araya gelme kararı almasına rağmen, tüm bu diplomatik çabalar ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı kapsamlı saldırı ile sonuçsuz kaldı.

İngiltere'nin saldırıya desteğinin isteksiz olmasının nedeni de böylece ortaya çıkmış oldu. Zira İngiliz istihbaratı:

İran'dan kaynaklanan yakın bir tehdit algılamadı

Diplomatik çözüm yolunun henüz tükenmediği kanaatine vardı

Cenevre'de elde edilen ilerleme temelinde Viyana'da yapılması planlanan bir sonraki müzakere turunun gerçekleşmesini bekliyordu

The Guardian'ın ortaya çıkardığı bu belgeler, uluslararası toplumun önünde önemli bir soru işareti bırakıyor: İran'ın nükleer programını kalıcı olarak sınırlandırmaya hazır olduğu, İngiliz yetkilileri bile "şaşırtan" bir teklif sunduğu bir ortamda, ABD ve İsrail'in iki gün sonra saldırı başlatması, savaş lobilerinin diplomasiye galip geldiğinin kanıtı mı?

Görüşmelerde "şaşırtıcı" bulunan teklif, şimdi savaşın gölgesinde rafa kalkmış durumda. Ancak tarih, müzakere masasında kazanılabilecek bir barışın, bombalarla kaybedildiği bu günleri unutmayacak gibi görünüyor.

  •  

İsrail, İran İstihbarat Bakanı Hatib'in öldüğünü iddia etti

İsrail Savunma Bakanı Katz, askeri komuta kademesiyle yaptığı değerlendirme toplantısında İran ve Lübnan'a düzenledikleri saldırılara ilişkin konuştu.

İran İstihbarat Bakanı Hatib’in gece saatlerinde düzenlenen hava saldırsında öldüğünü ileri süren Bakan Katz, Başbakan Binyamin Netanyahu ile birlikte İsrail ordusuna İranlı üst düzey yetkililerinden herhangi birini ek onaya gerek kalmadan hedef alma yetkisi verdiklerini söyledi.

İran'da kimsenin dokunulmazlığı olmadığı tehdidini savuran Katz, bugün Lübnan ve İran'a düzenleyecekleri saldırılarda "savaşı tırmandıracak önemli sürprizleri olduğunu" savundu.

İsrail ordusunun gece saatlerinde başkent Tahran'a düzenlediği hava saldırısında İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib'i hedef aldığı ileri sürülmüştü.

  •  

Rusya’dan ABD ve İsrail’e: ‘Geri dönüşü olmayan sonuçları olabilir’

Zaharova, başkent Moskova’da düzenlediği haftalık basın toplantısında, gündemdeki konulara dair değerlendirmelerde bulundu.

İran ile ilgili duruma değinen Zaharova, “ABD ile İsrail’in İran’a karşı başlattığı askeri macera, tüm Orta Doğu bölgesinin istikrarsızlaşmasına yol açtı. Gerginlik devam ederse, bunun geri dönüşü olmayan sonuçları olabilir.” şeklindeki değerlendirmesini paylaştı.

Zaharova, bölgedeki insani durumun “feci” olduğunu vurgulayarak, “Çevresel ve radyolojik felakete yol açabilecek askeri eylemlerin durdurulması gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Rusya’nın İran’la ilgili durumun çözümüne ilişkin tekliflerde bulunduğunu dile getiren Zaharova, bu konuda bölge ülkeleriyle yoğun temasları sürdürdüklerini söyledi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) Bahreyn öncülüğünde sunulan İran’ın Körfez ülkelerine füze atmasının kınandığı karar tasarısının kabul edildiğini anımsatan Zaharova, Rusya ile Çin’in tasarıyla ilgili yapılan oylamada çekimser kaldığına dikkati çekti.

Zaharova, “Rusya ve Çin, kararda bölgedeki gerginliğin nedenlerinden bahsedilmediği için çekimser kaldı. İran, kendi başına ve kötü niyetle komşu ülkelerdeki hedeflere saldırmaya başlamış gibi görünüyor. Moskova, ABD ve İsrail’in İran’a karşı sebepsiz saldırganlığının Orta Doğu’daki krize neden olduğunu defalarca vurguladı. Bu kararın onaylanmasından son derece memnun değiliz.” diye konuştu.

Rusya’nın BMGK’ye alternatif bir karar tasarısı sunduğunu kaydeden Zaharova, bunu sadece Çin, Pakistan ve Somali’nin oyladığını aktardı.

  •  

İran açıkladı: Hamaney yaralı ama…

Bekayi, İtalya’nın yüksek tirajlı gazetelerinden Corriere della Sera’ya, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılara ve bununla ilgili gelişmelere dair demeç verdi.

ABD ve İsrail’in saldırısını “utanç verici” olarak nitelendiren Bekayi, İsviçre’nin Cenevre kentinde yürütülen nükleer müzakerelerin 3. turunu tamamlamışken, Haziran 2025’ten sonra ikinci kez diplomatik sürecin ihanete uğradığını belirtti.

“İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in durumunun nasıl olduğu” sorusuna Bekayi, “Yaralı ama iyi. İlk konuşmasını ne zaman yapacağını bilmiyorum. Liderlik için 3 veya 4 isim vardı ancak Uzmanlar Meclisi’nin çoğunluğu Anayasa’ya uygun olarak onu seçti.” yanıtını verdi.

Bekayi, İran’ın Minab kentindeki kız ilkokuluna yapılan saldırıyı hatırlatarak, “Minab’da bir katliam yaptılar. İki Tomahawk füzesi kullandılar. Amaç sadece mümkün olduğu kadar çok sivilin ölmesini sağlamaktı. Çoğu çocuk olmak üzere yaklaşık 170 masum insanı öldürdüler. (İtalya Başbakanı) Giorgia Meloni’nin saldırıyı kınamasından memnunuz.” ifadesini kullandı.

Bekayi, komşu ülkelere karşı hiçbir düşmanlık beslemediklerini ancak ABD’nin bölgedeki askeri varlığının “büyük bir güvensizliğe yol açtığını” belirtti.

İran’ın misillemelerinin komşu ülkelerin tepkisini çektiği hatırlatılan Bekayi, “Hoşlarına gitmediğini anlıyorum. Onlarla yakın temas halindeyiz. Ancak bu kez liderimizi ve en önemli komutanlarımızı öldürdüler. Böylesine zengin bir medeniyete, egemen bir devlete sahip bir ulusun, böyle korkunç bir saldırı karşısında hiçbir şey yapmadan kalmasını mı bekliyorsunuz? Komşularımızdan, ABD’nin onların topraklarını kötüye kullanmasına izin vermemelerini istedik.” dedi.

Bekayi, Avrupalıların petrol fiyatları konusundaki endişesini de anladığını belirterek şunları kaydetti:

“Ancak bizim halkımız katlediliyor. Avrupalıların büyük bir sorumluluğu var, ABD ve İsrail’i memnun etmeye çalışmamalılar. Bu adaletsizliğe karşı çıkacak kadar cesur olmalılar. Eğer bunu yaparlarsa, onları ara bulucu rolünde görmekten memnun oluruz.”

  •  

Bahçeli: Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve Milletvekillerinin katılımıyla düzenlenen iftar programında konuştu.

‘HER TÜRLÜ SENARYOYA HAZIRLIKLI OLMALIYIZ’

DHA’nın haberine göre Orta Doğu’daki gerilime değinen Bahçeli, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki ortaklığın askeri, siyasi ve ekonomik maliyetinin arttığını ifade etti. Bahçeli, bu durumun özellikle iç kamuoylarında İran ile olası bir savaşa yönelik itirazların yükselmesine yol açtığını belirterek, “ABD-İsrail ortaklığının askeri, siyasi ve ekonomik külfeti arttıkça, bilhassa iç kamuoylarının İran savaşıyla ilgili kategorik itirazları yükseldikçe etrafımızda biriken tehlike daha da yoğunlaşacaktır. Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.

Bölgede gerilimin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, ateşkes çağrısında bulunarak, “Yol yakınken ateşkes rejimi devreye girmelidir. Eller tetik yerine uzlaşma gayesiyle birleşmelidir” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, aksi durumda İran’ın ABD-İsrail ortaklığı açısından uzun soluklu ve maliyetli bir çatışma alanına dönüşebileceğini belirterek, “Aksi halde İran; ABD-İsrail ortaklığı için yeni bir Afganistan’a, yeni bir Irak’a, hatta yeni bir Vietnam’a dönebilecektir” dedi.

‘TÜRKİYE İLE İRAN’IN KARŞI KARŞI GETİRİLMESİ PLANLANIYOR’

Bahçeli, özellikle İran’a yönelik saldırıların dikkatle takip edildiğini söyledi. Bir savaşın başlatılmasının kolay, ancak bitirilmesinin zor olduğunu belirten Bahçeli, savaşın bölgesel ve küresel sonuçlarının ağır olabileceğini vurguladı. Bahçeli, “ABD ile İsrail’in İran karşısında teklemeye başladığı, iç kamuoylarında ise çözülmelerin hız kazandığı anlaşılmaktadır” dedi.

Savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskine dikkat çeken Bahçeli, Türkiye ile İran’ın karşı karşıya getirilmesi veya İran ile Körfez ülkeleri arasında yeni gerilimlerin çıkarılmasına yönelik planların bulunduğunu dile getirdi. Türkiye’nin gelişmeleri dikkatle takip ettiğini belirten Bahçeli, “Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz, diyemeyiz” ifadelerini kullandı.

ATEŞKES ÇAĞRISI

Bölgede yaşanan gelişmelerin küresel ölçekte sonuçlar doğurabileceğini belirten Bahçeli, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ndeki enerji taşımacılığının da risk altında olduğunu söyledi. Savaşın en büyük mağdurlarının siviller ve çocuklar olduğunu ifade eden Bahçeli, karşılıklı saldırıların küresel vicdanı yaraladığını dile getirdi.

Bahçeli, gerilimin düşürülmesi çağrısında bulunarak, “Yol yakınken ateşkes rejimi devreye girmelidir. Eller tetik yerine uzlaşma gayesiyle birleşmelidir. Aksi halde İran; ABD-İsrail ortaklığı için yeni bir Afganistan’a, yeni bir Irak’a, hatta yeni bir Vietnam’a dönebilecektir” dedi.

‘TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİ ÖNCELİĞİMİZ’

Türkiye için önceliğin ülkenin güvenliği olduğunu vurgulayan Bahçeli, Türkiye’yi riske atacak girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Bahçeli, egemenlik hakları ve bağımsızlığın her koşulda savunulacağını ifade etti.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyasetteki hedefinin Türk milletinin varlık ve hayat haklarını korumak olduğunu belirten Bahçeli, partiye yönelik eleştiriler ve saldırılara karşı sert mesajlar verdi. Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin son kalesi, son siperi, düşman karşısında atılacak son kurşunudur” dedi.

AÇILIM MESAJI

Bahçeli, PKK açılımının  hedefinin bu çerçevede önemli olduğunu belirterek, “Yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde ‘Terörsüz Türkiye’yi inşa ve ihya edecek milli diriliş ruhu nice mucizelere imza atacaktır” dedi. Bahçeli, “Uyanan ve ayağa kalkan devin önünü kesecek, tarihi yürüyüşünü kesintiye uğratacak hiçbir muhasım veya mütecaviz odak yoktur” ifadelerini kullandı.

  •  

Wall Street Journal: İran füzesinin hedef İncirlik'ti

6 gündür devam eden ABD ve İran savaşında Tahran kanadı Orta Doğu'daki ABD üslerini ve Körfez ülkelerini sık sık hedef aldı. Bu süreçte Dubai gibi gözde noktalar da vurulurken Saudi Aramco gibi enerji devlerinin merkezleri de hedef alındı.

Dün öğleden sonra ise Hatay'da İran'a ait balistik bir füze düşürüldü. Füzenin NATO kuvvetleri tarafından etkisiz hale getirildiği belirtildi. Milli Savunma Bakanlığı cevap hakkının saklı olduğunu belirtirken Hakan Fidan gelişme sonrası önce İranlı mevkidaşını aradı, saatler sonra ise İran büyükelçisi bakanlığa çağrıldı.

Wall Street Journal, konuya ilişkin haberine füzenin hedefinin ABD ve Türk ordusunun ortak kullandığı İncirlik Hava Üssü olduğunu öne sürdü. Adana'da bulunan üs, ABD Hava Kuvvetleri için bölgedeki önemli operasyon merkezlerinden biri olarak biliniyor.

ABD’li ve bölgesel yetkililer, füzenin Doğu Akdeniz’de görev yapan bir ABD destroyeri tarafından düşürüldüğünü belirtti.

İncirlik’te nükleer silahlar bulunuyor
Uzmanlara göre ABD uzun yıllardır İncirlik Üssü’nde nükleer silah bulunduruyor. Federation of American Scientists’te nükleer bilgi projesinin direktörü Hans Kristensen, üste B-61 tipi termonükleer bombaların konuşlandırılmış olduğunu belirtti.

İran’dan fırlatılan füzenin ilk olarak Türkiye’nin güneydoğusundaki Kürecik Radar Üssündeki NATO radar sistemi tarafından tespit edildiği bildirildi.

NATO’dan İran’a kınama
Türkiye’nin hedef alınması, hızla genişleyen çatışmada yeni bir eşik olarak değerlendiriliyor. İran daha önce Türkiye’ye yönelik doğrudan bir saldırı gerçekleştirmemişti.

NATO yetkilisi Allison Hart yaptığı açıklamada, “İran’ın Türkiye’yi hedef almasını kınıyoruz. NATO tüm müttefikleriyle tam dayanışma içindedir” ifadelerini kullandı.

NATO anlaşmasına göre ittifak üyelerinden birine yapılan silahlı saldırı tüm üyelere yapılmış sayılıyor ve ortak savunma yükümlülüğünü tetikliyor.

ABD ve Avrupa’dan askeri ve deniz güvenliği hamleleri
Çatışmanın büyümesiyle birlikte NATO ülkelerinin bölgedeki faaliyetleri de artıyor.

Birleşik Krallık, ABD’nin İran’ın füze kapasitesine yönelik saldırılarında kullanması için askeri üslerini Washington’a açtı. Bu adımın ABD’nin bombardıman kampanyasının yoğunluğunu artırmasını sağladığı belirtiliyor.

Fransa ise İran ve İran’a bağlı grupların tehditlerine karşı Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı’nda ticari gemileri korumak amacıyla uluslararası bir deniz güvenliği koalisyonu kurmaya çalıştığını açıkladı.

  •  

ABD, uluslararası sularda İran fırkateynini torpillemişti! Erkaçi'den açıklama geldi

rakçi, sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.

"ABD, İran kıyılarından 2 bin mil uzakta denizde bir vahşet gerçekleştirdi." diyen Erakçi, "Hindistan Donanması’nın konuğu olan ve yaklaşık 130 denizci taşıyan Dena Fırkateyni, uluslararası sularda hiçbir uyarı yapılmadan vuruldu. Şunu unutmayın, ABD, oluşturduğu bu emsalden dolayı acı bir şekilde pişman olacaktır." ifadelerini kullandı.

ABD duyurmuştu
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında, Güney Asya ülkesi Sri Lanka açıklarında İran fırkateyninin, denizaltıdan atılan bir torpidoyla vurularak batırıldığını duyurmuştu.

  •  

Fransa talep etti! Bir ülke daha savaşa dahil oldu: Akdeniz'e gemi gönderiyorlar

Hollanda Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, hükümetin, Zr.Ms. Evertsen fırkateynini Doğu Akdeniz'de konuşlandırmak üzere gönderdiği belirtildi.

Savunma Bakanı Dilan Yeşilgöz-Zegerius ve Dışişleri Bakanı Tom Berendsen Meclis'te açıklamalarda bulundu. İki bakan yaptıkları açıklamada, İran'ın bölge ülkelerinde yer alan ABD üslerine yönelik saldırılarını değerlendirdi.

İran misillemelerini "İran'ın çevre ülkelere yönelik saldırıları" olarak tanımlayan bakanlar bölgeye savaş gemisi gönderileceğini duyurdu.

Talep Fransa'dan
Açıklamada, Hollanda'nın, 3 Mart'ta Fransa'dan, Fransız uçak gemisi Charles de Gaulle'ü Doğu Akdeniz'de desteklemesi için Zr.Ms. Evertsen'i göndermesi yönünde bir talep aldığı kaydedildi. Her iki geminin de yakın zamanda Baltık Denizi'nde hazırlık tatbikatında olduğu aktarılan açıklamada, geminin halihazırda Doğu Akdeniz'e doğru yola çıktığı ifade edildi.

Nisan 2003'te denize indirilen ve Temmuz 2005'te hizmete giren Zr.Ms. Evertsen hem hava savunma hem de komuta yönetimi kabiliyetiyle denizde bir karargah görevi görüyor.

  •  

Anket: ABD'lilerin yüzde 59'u İran'a yönelik saldırıları onaylamıyor

CNN'in bağımsız araştırma şirketi SSRS'nin 1004 ABD'li ile 28 Şubat-1 Mart tarihlerinde yürüttüğü ankette, İran'a yönelik saldırıda kamuoyunun ilk tepkisi incelendi.

Katılımcıların yüzde 54'ü saldırıların İran'ın "ABD için daha büyük tehdit teşkil etmesinden" endişe duyduğunu ifade ederken, yüzde 28'i ise İran'ın "ABD için daha az tehdit haline geleceğini" düşündüğünü belirtti.

Trump'ın planı yok
Katılımcıların yüzde 59'u, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ilk saldırılarını tasvip etmezken, yüzde 41'i bu operasyonları desteklediğini bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran meselesini ele almaya yönelik "açık planı" olup olmadığı sorusuna katılımcıların yüzde 60'ı "hayır" yanıtını verirken, yüzde 40'ı karşıt görüş bildirdi.

ABD'liler hükümetin devrilmesin karşı
Katılımcıların yüzde 44'ü, ABD'nin İran hükümetini devirmeye çalışmasından yana olduğunu belirtirken, yüzde 56'sı buna karşı olduğunu ifade etti. ABD ile İran arasında uzun vadeli çatışma ihtimalinin sorulması üzerine katılımcıların yüzde 56'sı bunun, "bir nebze muhtemel", yüzde 24'ü ise "çok yüksek ihtimal" olduğunu dile getirdi.

⁠ABD-İsrail’in İran’a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, ABD-İsrail saldırılarında 926 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

İran: Türkiye topraklarına füze atmadık

İran'dan Türkiye'de düşen füzeyle ilgili açıklama geldi. İran ordusundan yapılan açıklamada "Türkiye topraklarına doğru herhangi bir füze atmadık. Türkiye'nin egemenliğine saygılıyız" denildi.

NE OLMUŞTU?
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran'dan ateşlenen ve Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından imha edildiğini bildirmişti.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, İran'dan ateşlenerek Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği saptanan balistik mühimmata, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angajman sağlandığı belirtilmişti.

Hatay’a düşen parçalar hava savunma füzesine ait

Söz konusu tehdidin havada imha edilmesinin ardından Hatay'ın Dörtyol ilçesine düşen parçalara ilişkin bilgi verilen açıklamada, şu ifadelere yer verilmişti:

Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir.

"Tehdit nereden gelirse gelsin karşılık verilecek"

Türkiye'nin bölgesel istikrar ve huzurdan yana olduğunun altı çizilen açıklamada, ülkenin ve vatandaşların güvenliğini sağlama konusundaki irade ve kapasitenin en üst seviyede olduğu vurgulandı.

Açıklamada, "Kimden ve nereden gelirse gelsin, topraklarımızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamaya muktediriz. Hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz." denildi.

  •  

İran'dan Cihad fetvası: 'Siyonistlerin kanını dökmek farzdır'

eşinci gününe giren ve bölgeyi felakete sürükleyen savaşta, İran'ın operasyonlarda rol oynadığını iddia ettiği çok sayıda ülkeye yönelik misilleme saldırıları devam ediyor. Çatışmaların ilk gününde yaşanan suikast ise ülkede intikam yeminlerinin edilmesine neden oldu.

  • Hamaney'e suikast sonrası tansiyon zirvede

Savaşın ilk gününde İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'e yönelik düzenlenen suikastın ve dini liderin hayatını kaybetmesinin ardından ülkede tansiyon en üst seviyeye çıktı. Ülke genelinde intikam yeminleri eşliğinde gösteriler düzenlenirken, İran İslam Cumhuriyeti'nin önde gelen İslam alimlerinden, filozof kimliğiyle de bilinen muhafazakar ve ılımlı politikacı Büyük Ayetullah Abdollah Javadi Amoli'den tarihi bir fetva geldi.

Ekran Görüntüsü 2026 03 05 070021

  • "Kanlarını dökmek farzdır"

Sosyal medyada yayılan bir videoda konuşan Amoli, ABD ve İsrail'e yönelik sert ifadeler kullandı. Amoli açıklamasında, "Trump'ın ve Siyonistlerin kanını dökmek farzdır" sözlerini kullanarak cihat fetvası verdi.

Amoli, "Yabancı güçlerin amacı topraklarımızı bölmek, gaspetmek" diyerek, "Siyonistle savaşın, zalim Amerika'yla savaşın; zira onların kanı İmam Mehdi'nin üzerinedir. O böyle söylemektedir" ifadelerini kullandı. Muhafazakar ve ılımlı bir politikacı olmasının yanı sıra, filozof kimliği ile de bilinen Amoli İran İslam Cumhuriyeti'nin önde gelen İslam alimlerinden biri.

  •  

Suudi Arabistan 3 seyir füzesi ve 3 İHA'ya müdahale edildiğini açıkladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, konuya ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada, Suudi Arabistan'ın güneydoğusundaki el-Harec şehri dışında 3 seyir füzesine müdahale edildiği ve füzelerin imha edildiği belirtildi.

Bakanlıktan yapılan başka bir açıklamada, el-Harec'in doğusunda 3 İHA'ya müdahale edilerek imha edildiği kaydedildi.

- ABD-İsrail’in İran’a saldırıları

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, ABD-İsrail saldırılarında 926 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

BAE, İran'dan Türk hava sahasına balistik füze fırlatma girişimini şiddetle kınadı

BAE Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

İran'dan Türk hava sahasına yönelik balistik füze ateşlenmesi girişiminin şiddetle kınandığı açıklamada, "Bu düşmanca eylemler tehlikeli bir tırmanış ve devletlerin egemenliğine açık bir ihlaldir. Bölgenin güvenliği ve istikrarına yönelik de doğrudan bir tehdittir." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, "BAE, saldırıların kapsamının kardeş ve dost ülkeleri de içerecek şekilde genişletilmesini, tüm hukuki ve siyasi standartlar uyarınca kınandığını vurgular. Bu durum, gerilimi azaltma çabalarını baltalayan ve bölgesel gerilimleri daha da artıran kabul edilemez bir tırmanış teşkil etmektedir." değerlendirmesinde bulunuldu.

Milli Savunma Bakanlığı, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik füzenin, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirmişti.

  •  

İran, Irak’taki muhalif Kürt grupların üslerini 3 füzeyle hedef aldığını duyurdu

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, İran Devrim Muhafızları'na bağlı Hatemul Enbiya Karargahı’nın muhalif Kürt gruplara yönelik saldırılara ilişkin açıklama yaptığını aktardı.

Habere göre, Hatemul Enbiya Karargahı, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde bulunan İran yönetimine muhalif Kürt grupların üslerini 3 füzeyle hedef aldığını duyurdu.

Irak'ın Süleymaniye kentindeki İranlı Kürt muhalif grupların yaşadığı Zırgıvez köyünde şiddetli patlamaların olduğu bildirilmişti.

Yerel medya, söz konusu grupların aileleriyle yaşadığı bölgede 4 patlama sesinin duyulduğunu, herhangi bir can kaybının olmadığını aktarmıştı.

  •  

Kuveyt yakınlarında bir petrol tankerinde patlama meydana geldi

İSTANBUL (AA) - Kuveyt yakınlarında bir petrol tankerinde patlama meydana geldiği bildirildi.

İngiltere Deniz Ticaret Örgütünden (UKMTO) yapılan açıklamada, Kuveyt'in Mübarek el-Kebir Limanı'nın yaklaşık 55 kilometre güneydoğusunda bir petrol tankerinde bir patlamanın meydana geldiği aktarıldı.

Açıklamada, bölgede demir atmış bir tankerin kaptanının, geminin sol tarafında patlama gördüğünü ve küçük bir teknenin bölgeden uzaklaştığını bildirdiği ifade edildi.

Petrol tankerinin batmaya başladığı ve denize petrol aktığı belirtilen açıklamada, yangın çıkmadığı vurgulandı.

Açıklamada, mürettebatın da yara almadığı ve güvende olduğu kaydedildi.

- Kuveyt olayın kendi kara sularında meydana geldiğini reddetti

Kuveyt İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, petrol tankerindeki patlamanın Mübarek el-Kebir Limanı açıklarında meydana geldiği yalanlandı.

Açıklamada, söz konusu olayın Kuveyt kara sularının dışında, Mübarek el-Kebir Limanı'ndan en az 60 kilometre uzakta meydana geldiği kaydedildi.

  •  

İran'dan İsrail'e 4. füze misilleme saldırısı düzenlendi

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan İsrail'e doğru füzelerin fırlatıldığının tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, savunma sistemlerinin füzeleri engellemek için çalıştığı kaydedildi.

Tehlikenin bulunduğu bölgelerde cep telefonlarına İran'dan yapılan füze saldırısına ilişkin uyarı mesajları gönderildiği vurgulanan açıklamada, alarmların çaldığı bölgelerdeki halka sığınaklara gidilmesi uyarısı yapıldığının altı çizildi.

Israel Hayom gazetesinin haberinde de İran'dan İsrail'e 4 füzenin fırlatıldığı ifade edildi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamalarda, İran'dan İsrail'e doğru gece saatlerinde 4. füze misilleme saldırısının düzenlendiği ve hava savunma sistemlerinin füzeleri engellemek için çalıştığı aktarıldı.

İsrail basınında çıkan haberlerde de İran'dan düzenlenen saldırıların ülkenin orta kesimini hedef aldığı ve Kudüs'te uyarı alarmlarının çaldığı kaydedildi.

Hava savunma sistemlerinin müdahalesi nedeniyle patlama sesleri duyuldu.

ABD ile İsrail'in İran'a saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan bu yana Hizbullah ve İran bugün ilk kez eş zamanlı misilleme saldırısı düzenlemişti.

  •  

Laricani'den rejim muhalifi gruplara: Fırsat bilip harekete geçmeyin

ERBİL (AA) - İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Irak'tan İran'a geçecekleri iddia edilen muhalif Kürt gruplara durumu fırsat görüp harekete geçmemeleri uyarısında bulundu ve onlara hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti.

İran devlet televizyonunun sosyal medya hesabında Laricani’nin açıklamasına yer verildi.

Buna göre, Laricani, Irak'taki İran rejimi muhalifi Kürt grupların Tahran'a karşı savaşmak üzere sınırı geçeceği iddialarına işaret ederek, "Ayrılıkçı gruplar, rüzgarın yönünün değiştiğini düşünerek harekete geçmeye kalkışmasınlar. Onlara hiçbir şekilde müsamaha göstermeyeceğiz." uyarısında bulundu.

Laricani, ülkenin silahlı kuvvetlerinin de durumu tamamen kontrol altında tuttuğunu kaydetti.

- ABD'nin Kürt grupları İran'a karşı silahlandıracağı iddiası

Wall Street Journal (WSJ) gazetesine konuşan ABD'li yetkililer, Başkan Donald Trump'ın İran'da rejimi devirmek amacıyla silahlanmaya hazır grupları desteklemeye açık olduğunu, söz konusu grupların, İran'da ABD için kara kuvvetlerine dönüştürülebileceğini belirtmişti.

Amerikan CNN televizyonu da ABD'li kaynaklara dayanarak, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatının (CIA), İran'da ayaklanma çıkarmak amacıyla ülkedeki muhalif Kürtleri silahlandırmaya çalıştığını iddia etmişti.

Söz konusu kaynaklar, ABD yönetiminin, İranlı muhalif gruplar ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (İKBY) sığınan İranlı Kürt muhalefet temsilcileriyle, askeri destek sağlanması konusunda aktif görüşmeler yürüttüğünü öne sürmüştü.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de ABD'nin İran'da bir halk ayaklanmasını teşvik etmek amacıyla bölgedeki Kürt güçlerini silahlandırmayı düşünüp düşünmediği konusunda, "Başkan'ın böyle bir plana onay verdiğini iddia eden haberler tamamen yanlıştır ve bu şekilde yazılmamalıdır." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Söz konusu gruplar ise bu iddiaları yalanlamıştı.

  •  

Katar'da ABD Büyükelçiliği yakınında yaşayanlar tahliye ediliyor

Katar İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, kamu güvenliği gerekçesiyle geçici bir önlem olarak ABD Büyükelçiliği çevresinde yaşayanların tahliye edilmesine başlandığı bildirildi.

Bakanlığın açıklamasında tahliye edilenlere alternatif konaklama yerlerinin sağlandığı da belirtildi.

ABD-İsrail’in İran’a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, ABD-İsrail saldırılarında 926 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

ABD Senatosu'ndan Trump'a savaş izni!

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırılarının Kongre onayına bağlı olmasını zorunlu kılan "savaş yetkileri" tasarısı, ABD Senatosunda oylandı.

SENATO TASARIYI REDDETTİ
Demokratlar tarafından sunulan tasarı, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato'da 47 "evet" oyuna karşı 53 "hayır" oyuyla reddedildi. Böylece oylama Donald Trump için zaferle sonuçlandı.

Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, partisinin çizgisinden ayrılarak lehte oy kullanırken, Demokrat Senatör John Fetterman ise tasarıya karşı çıktı. Demokratlar, ülke içinde birçok sorun varken İran ile girilen savaşın ekonomik yüküne dikkat çekerek Trump'a tepki gösterdi.

Söz konusu oylama, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana Kongre çatısı altındaki ilk oylama oldu.

1973 tarihli "Savaş Yetkileri Yasası", ABD Başkanı'nın herhangi bir ülkeye savaş başlatma kararını Kongre onayına bağlarken, başkanın bu tür bir adımını önceden Kongreye bildirmesini zorunlu kılıyor.

Bu hafta içinde Temsilciler Meclisinde de benzer bir tasarının oylanması beklenirken; söz konusu tasarının, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Kongrede kabul edilme olasılığının düşük olduğuna dikkati çekiliyor.

  •  

Arakçi, Talabani'yi uyardı: Irak'lı kürtler İran'a mı saldırdı?

ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırıları devam ederken, İranlı Kürt milislerin İran'ın kuzeybatısında kara saldırısı başlattığı iddia edildi.

ABD basınına konuşan yetkili, İran-Kürt milislerinin İran'ın kuzeybatısında bir kara saldırısı başlattığını ifade etti ancak herhangi bir detay vermedi.

Söz konusu milisler, varlığını Irak Bölgesel Kürt Yönetimi (IKBY) altında sürdüren küçük İranlı muhalif gruplardan oluşuyor.

TALABANİ'Yİ UYARDI
Bu gelişmenin ardından İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Irak'taki KYB lideri Talabani'yle görüşerek, sınırdaki bazı terör gruplarının Tahran yönetimine karşı hareketliliği konusunda uyardı.

BEYAZ SARAY NE DEMİŞTİ?
Öte yandan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, dün düzenlediği basın brifinginde konuya ilişkin bir soruya cevap vermişti.

Leavitt, ABD'nin İran'da bir halk ayaklanmasını teşvik etmek amacıyla bölgedeki Kürt güçlerini silahlandırmayı düşünüp düşünmediği konusunda, "Başkan'ın (ABD Başkanı Donald Trump) böyle bir plana onay verdiğini iddia eden haberler tamamen yanlıştır ve bu şekilde yazılmamalıdır." açıklamasını yapmıştı.

  •  

İran en büyük kozunu açıkladı! Rejim değişirse orayı vuracaklar

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları bölgesel savaş endişelerini artırırken, İran ordusundan dikkat çeken bir açıklama geldi.

İRAN REJİME MÜDAHALE EDİLİRSE İSRAİL'İN KALBİNDEKİ NÜKLEER REAKTÖRÜ VURACAK
İran’ın yarı resmi haber ajansı ISNA’nın (İran Öğrenci Haber Ajansı) bir askeri yetkiliye dayandırdığı habere göre; İsrail ve ABD’nin rejim değişikliği arayışına girmesi halinde İran'ın İsrail’deki Dimona Nükleer Reaktörü’nü hedef alacağı bildirildi.

Gelişmenin, ABD’nin Kürt grupları İran’a karşı silahlandırarak Tahran rejimini devirmeyi amaçladığı yönündeki iddiaların ardından yaşanması dikkat çekti.

DİMONA TEL AVİV'İN SİLAH PROGRAMI İÇİN KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR
İsrail'in Negev Çölü'nde, Dimona şehrinin yaklaşık 13 kilometre güneydoğusunda yer alan ve resmi adı Negev Nükleer Araştırma Merkezi olan tesis, Dimona Nükleer Reaktörü olarak da anılıyor. Tesisin adının, İsrail'in nükleer programının mimarlarından biri olan eski Cumhurbaşkanı Shimon Peres'in ölümünün ardından, Shimon Peres Negev Nükleer Araştırma Merkezi olarak değiştirildiği biliniyor. Bu tesis, İsrail'in nükleer silah programının merkezi olarak kabul ediliyor.

  •  

Irak Hizbullah'ının üst düzey komutanı el-Fureyci'ye suikast!

Güvenlik kaynaklarından alınan ve bilgilere göre, Haşdi Şabi bünyesindeki Hizbullah Tugayları’na ait bir araç Babil sınırları içerisinde seyir halindeyken hava saldırısına uğradı.

Ekran Görüntüsü 2026 03 05 025852

  • IRAK HİZBULLAH'ININ ÜST DÜZEY KOMUTANI ÖLDÜRÜLDÜ

Saldırı sonucu araç içerisinde bulunan saha komutanı Ebu Hasan el-Fureyci ile yanında bulunan bir diğer kişi olay yerinde hayatını kaybetti.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonların ardından, Irak’taki İran yanlısı Şii silahlı gruplara karşı da doğrudan saldırılar başlatıldı.

  •  

ABD, 2 milyar doları sadece askeri ekipmanda kaybetti

AA muhabirinin açık kaynaklardan derlediği tahmin ve verilere göre, ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan bu yana İran'ın bölgedeki ABD askeri varlıklarına verdiği zarar toplam 1,902 milyar dolara ulaştı.

Bu maliyetin büyük bölümünü, Katar'daki El Udeyd Hava Üssü'nde bulunan ve değeri yaklaşık 1,1 milyar dolar olan AN/FPS-132 erken uyarı radar sisteminin İran'ın füze saldırısında vurulması oluşturuyor.

Kuveyt hava savunma sistemleri tarafından "dost ateşi" sonucu düşürülen 3 adet F-15E Strike Eagle tipi savaş uçağının yerine yenilerinin konulması da yaklaşık 282 milyon dolara mal olacak.



İran'ın Bahreyn'in başkenti Manama'da bulunan ABD Donanması Beşinci Filosu karargahını hedef aldığı saldırıda iki uydu haberleşme terminali ile diğer bazı büyük yapılar hasar gördü.

Hedef alınan AN/GSC-52B tipi uydu iletişim terminallerinin her birinin maliyeti yaklaşık 20 milyon dolar değerinde seyrediyor.

Açık kaynaklarda yer alan uydu görüntülerine göre, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) konuşlu ABD ordusuna ait Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunma (THAAD) balistik füze savunma sisteminin AN/TPY-2 radar bileşeni de saldırılarda imha edildi.

Söz konusu radarın değerinin yaklaşık 500 milyon dolar olduğu düşünülüyor.

Burak Yilmaz 2026 Mart New Folder (2) 750.Aa 40728044

  • İran'ın hedef aldığı ABD üsleri

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılar başlatmasının ardından Tahran, Orta Doğu'da bulunan 7 farklı ABD askeri noktasını hedef aldı.

Bunlar arasında, Bahreyn'deki ABD Donanması Beşinci Filosu karargahı, Kuveyt'teki Camp Arifjan Üssü, Ali el-Salem Hava Üssü ve Camp Buehring Üssü, Irak'taki Erbil Üssü, BAE'deki Cebel Ali Limanı ile Katar'daki El Udeyd Hava Üssü yer aldı.

Açık kaynaklarda yer alan uydu görüntülerinde, İran'ın düzenlediği saldırının ardından Kuveyt'teki Ali el-Salem Hava Üssü içindeki bazı noktalarda çatıların çöktüğü görüldü. Camp Arifjan Üssü'nü hedef alan saldırılarda ise 6 ABD askeri hayatını kaybetti.

Camp Buehring Üssü'nde kaydedildiği belirtilen bir videoda ise insansız hava aracının (İHA) tesis üzerinde uçtuktan sonra üssün çevresinde patladığı anlar yer aldı.

Amerikan New York Times (NYT) gazetesi tarafından doğrulanan görüntü ve fotoğraflar, İran'ın, Irak'taki Erbil Uluslararası Havalimanı'nda bulunan ve ABD güçlerinin konuşlu olduğu askeri tesisi defalarca hedef aldığını ortaya koydu.

NYT'nin elde ettiği uydu görüntülerinde ise üste bulunan dört yapının hasar gördüğü veya tamamen yıkıldığı görüldü.

BAE'deki Cebel Ali Limanı'na ait uydu görüntülerinde, ABD Donanması'nın rekreasyon alanı olarak kullandığı bölgede bulunan binadan duman yükseldiği görüldü.

Böylece ABD'nin, İran'a saldırı başlatmasının ardından 4 günde yaklaşık 2 milyar dolar değerinde askeri ekipman kaybettiği hesaplandı.

Burak Yilmaz 2026 Mart New Folder (3) 750.Aa 40732463 1

  • ABD diplomatik temsilcilikleri de hedef alındı

Askeri üslerin yanı sıra Suudi Arabistan, Kuveyt ve BAE'deki ABD diplomatik temsilcilikleri de İran'ın misilleme saldırılarının hedefi oldu.

Yerel basında çıkan haberlerde, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Amerikan büyükelçiliği kompleksine iki İHA'nın isabet ettiği bildirildi.

Suudi Savunma Bakanlığının konuya ilişkin açıklamasında, yerleşkede "sınırlı yangın ve küçük çaplı maddi hasar" meydana geldiği aktarıldı.

Amerikan Washington Post gazetesinin haberinde ise elçilik yerleşkesinde bulunan ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) ofisinin de saldırıda vurulduğu iddia edildi.

Kuveyt'teki ABD Büyükelçiliği'nin ise İHA ve füzelerle hedef alındığı belirtildi. Elçilikten yapılan açıklamada, faaliyetlerin "ikinci bir duyuruya kadar" askıya alındığı ve zorunlu olmayan personel ile ailelerinin tahliye edildiği ifade edildi.

BAE'nin Dubai kentindeki ABD Başkonsolosluğu da İran İHA'sı ile hedef alındı.

Konsolosluk binasının yanındaki otopark alanına isabet eden saldırı sonrası çıkan yangının kısa sürede kontrol altına alındığı, yerleşkede hasar oluştuğu ancak büyük çaplı yıkım meydana gelmediği bildirildi.

  • ABD-İsrail'in İran'a saldırıları

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

ABD Başkanı Trump: İran liderliği hızlı bir şekilde yok oluyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında İran ile yaşanan gerilime ve yürütülen askeri operasyonlara ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı.

"Çılgın kişilerin elinde nükleer silahlar olduğunda kötü şeyler yaşanır" diyen Trump, İran yönetiminin büyük bir güç kaybı yaşadığını ve yönetim kademesinin dağıldığını savunarak, "İran liderleri hızlı bir şekilde yok oluyor. Lider olmak isteyen herkesin sonu ölüm oluyor" şeklinde konuştu.

"İRAN'A BUNU YAPMASAYDIK ONLAR İSRAİL'E YAPARDI"

İran'a yönelik askeri hamlelerin gerekçelerini sıralayan Trump, müdahale edilmemesi durumunda bölgedeki dengelerin ABD aleyhine değişeceğini ileri sürdü.

İsrail'in güvenliğine ve nükleer tehdide dikkat çeken Trump, "Biz, İran'a bunu yapmasaydık onlar İsrail'e yapardı. İran'a izin verseydik, biraz daha bekleseydik, nükleeri bize karşı kullanırlardı" diye konuştu.

  • "VURMASAYDIK NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLACAKLARDI"

Nükleer silahlanma konusunda geçmişteki hava operasyonlarına atıfta bulunan Trump, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

İki hafta içinde vurmasaydık nükleer silaha sahip olacaklardı. Eğer birkaç ay önceki B-2 saldırısını yapmasaydık nükleer silahları olurdu.

Trump, İran'ın nükleer kapasitesine yönelik gerçekleştirilen operasyonların ABD ve müttefiklerinin güvenliği için kaçınılmaz olduğunun altını çizdi.

  •  

Lal Denizli'nin uyuşturucu test sonucu belli oldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan "uyuşturucu" soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında birçok ünlü isim gözaltına alındı ve ifadelerine başvuruldu.

Ünlü isimlerin verdiği ifadeler sonrası Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli'nin de adı geçmeye başladı.

Bu kapsamda da CHP’li Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeye çağırıldı.

Geçtiğimiz hafta ifade vermek üzere İstanbul Adalet Sarayı'na gelen Denizli, daha sonra Adli Tıp'a kan ve saç örneği verdi.

Ekran Görüntüsü 2026 03 05 001819

UYUŞTURUCU TESTİ NEGATİF ÇIKTI

Lal Denizli'nin uyuşturucu testinin sonucu belli oldu.

Sonuca göre, Denizli'nin kan, idrar, saç ve tırnağından alınan örneklerle yapılan testler negatif çıktı.

  •  

İran, ABD-İsrail savaşı şiddetleniyor! ABD'den kara operasyonu açıklaması!

İran, ABD-İsrail arasındaki savaş şiddetlenerek devam ediyor. İsrail, İran'ın başkenti Tahran'ı hedef alırken, İran ise Körfez ülkelerindeki ABD üslerine hava saldırıları düzenliyor.

İşte İran, ABD-İsrail savaşında dakika dakika son gelişmeler...

  • 22:39 ABD HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ İRAN'IN İHA'LARINI ÖNLEYEMEYEBİLİR

Ekran Görüntüsü 2026 03 04 232744

ABD yönetiminden yetkililerin Kongre üyelerine, "Shahed" türü İran yapımı insansız hava araçlarının (İHA) ABD için "büyük bir zorluk" olduğunu ve hava savunma sistemlerinin hepsini önleyemeyebileceğini aktardığı öne sürüldü.

CNN'e konuşan kaynaklar, ABD yönetiminden yetkililerin Capitol Hill'de Kongre üyelerine verdiği brifinge ilişkin iddialarda bulundu.

Buna göre yetkililerin, Shahed türü İHA'ların ABD için "büyük bir zorluk" olduğunu ve hava savunma sistemlerinin hepsini önleyemeyebileceğini ifade ettiği öne sürüldü.

Kaynaklar ayrıca, yetkililerin, söz konusu İHA'ların düşünülenden daha büyük bir problem teşkil ettiğini söylediğini bildirdi.

CNN'e konuşan başka bir kaynak ise yetkililerin, ABD'nin İran'ın "başarısız bir devlet" haline gelmesini nasıl önleyeceği konusunda soruları reddettiklerini ve rejim değişikliğinin "ikincil" bir hedef olduğunu söylediklerini aktardı.

  • 22:18 İSPANYA ABD'Yİ YALANLADI

İspanya-2

İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in az önce düzenlediği basın toplantısında "İspanya’nın ABD ile “askeri iş birliği yapacağını" söylediği açıklamayı "kesin bir dille" yalanladı.

  • 22:00 ABD, İSPANYA'NIN İŞ BİRLİĞİ YAPMAYI KABUL ETTİĞİNİ AÇIKLADI

Ekran Görüntüsü 2026 03 04 232949

ABD, İspanya'nın ABD ordusu ile iş birliği yapmayı kabul ettiğini duyurdu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "Sanırım İspanyollar Trump’ın dünkü mesajını çok açık ve net duymuş. İspanya, ABD ordusu ile iş birliği yapmayı kabul etti." dedi.

  • 21:58 BEYAZ SARAY: İRAN SEMALARINDA TAM KONTROLE SAHİP OLACAĞIZ

Ekran Görüntüsü 2026 03 04 233043

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, "Destansı Öfke Operasyonu’nun şu ana kadar ses getiren bir başarı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.Önümüzdeki saatlerde İran semalarında tam kontrole sahip olacağız." dedi.

  • 21:50 BEYAZ SARAY: KARA OPERASYONU PLAN DAHİLİNDE DEĞİL

Beyaz Saray

Beyaz Saray'dan savaşa ilişkin yapılan açıklamada, "İran'da kara birliklerinin kullanılması şu an operasyon planına dahil değil" denildi.

  •  

Trump tehdit etmişti! İspanya'dan net yanıt geldi

ABD Başkanı Donald Trump, İspanya'nın üslerini ABD ordusuna kullandırmadığını söyleyip, İspanya ile tüm ticari ilişkileri kesme tehdidinde bulunmuştu. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, 'İspanya'nın Trump’ın mesajını açık ve net bir şekilde duyduğunu' belirtip, "ABD ordusuyla işbirliği yapmayı kabul ettiler" dedi.

İSPANYA'DAN YANIT GELDİ
İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, Beyaz Saray'ın İspanya’nın ABD ile “askeri iş birliği yapacağını” söylediği açıklamayı “kesin bir dille” yalanladı.

  •  

Beyaz Saray: İran semalarında tam kontrole sahip olacağız

ABD ile İsrail İran'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

İran ise bu saldırıları yanıtsız bırakmayarak misilleme saldırıları yapıyor.

Gelişmeler dikkatle takip edilirken Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, basın toplantısı düzenleyerek yeni açıklamalarda bulundu.

"İRAN HAVA SAHASINDA TAM KONTROLE SAHİP OLACAĞIZ"

Operasyonların başarılı olduğunu iddia eden Sözcü, kısa sürede büyük bir ilerleme kaydedeceklerini söyleyerek "Destansı Öfke Operasyonu’nun şu ana kadar ses getiren bir başarı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Önümüzdeki saatlerde İran semalarında tam kontrole sahip olacağız." dedi.

"ABD'YE KARŞI İŞLEDİKLERİ SUÇLARIN BEDELİNİ KANLA ÖDÜYORLAR"

Rejimin dağıldığını belirten Leavitt, "İran'daki haydut terörist rejim tamamen eziliyor. Dünyanın önde gelen terörizm destekçisi devletine 47 yıldır göz yumma ve onu destekleme dönemi sona erdi. İran'ın cani terörist liderleri Amerika'ya karşı işledikleri suçların bedelini kanla ödüyorlar." ifadelerini kullandı.

"İRAN TÜM TEKLİF VE ÖNERİLERİMİZİ REDDETTİ"

İran'ın anlaşma yapmak konusunda geç kaldığını ifade eden Beyaz Saray Sözcüsü, şunları kaydetti:

İran rejimi, nükleer programını geliştirmek için yaptırımların kaldırılmasını istiyordu.

İran rejimi, barışçıl bir nükleer program geliştirmesine yardımcı olmak için sunduğumuz tüm teklif ve önerilerimizi reddetti.

Bölgedeki müttefiklerimizle temas halindeyiz ve Amerikalıları eve getirmenin öncelikli bir konu olduğunu onlara açıkça belirtiyoruz.

  •  

Yüksekova'da TSK'ya ait savaş uçaklarından devriye uçuşu

Edinilen bilgiye göre, ilçenin İran sınır hattındaki bölgelerde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının devriye uçuşu gerçekleştirdiği gözlemlendi.

Sınır hattı boyunca belirli aralıklarla seyreden uçakların rutin faaliyetler kapsamında havada olduğu değerlendiriliyor.

Konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bölgedeki yerel kaynaklar sınır hattında herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığını ve durumun sakin olduğunu aktardı.

  • İRAN'DAN ATEŞLENEN FÜZE HATAY'DA DÜŞÜRÜLDÜ

Milli Savunma Bakanlığı, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir. Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz. Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz."

  •  

ABD'den İran hamlesi: Trump'ın savaş yetkisi elinden alınıyor

ABD Senatosu'nda bugün yapılması beklenen oylama, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana Kongre çatısı altındaki ilk oylama olacak.

TRUMP'IN SAVAŞ YETKİLERİ OYLANACAK
Demokratlar tarafından verilen söz konusu tasarının, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senatodan geçmesinin düşük ihtimal olduğuna dikkat çekilirken, oylama Amerikan kamuoyunun büyük oranda karşı olduğu ABD-İran savaşına ilişkin Kongre üyelerinin ilk sınavı olacak.

1973 tarihli "Savaş Yetkileri Yasası", ABD Başkanı'nın herhangi bir ülkeye savaş başlatma kararını Kongre onayına bağlarken, başkanın bu tür bir adımını önceden Kongreye bildirmesini zorunlu kılıyor.

Bu hafta içinde Temsilciler Meclisinde de benzer bir tasarının oylanması beklenirken; söz konusu tasarının, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Kongrede kabul edilme olasılığının düşük olduğuna dikkati çekiliyor.

Oylama öncesinde dün basın mensuplarına açıklama yapan Senato Azınlık Lideri Demokrat Chuck Schumer, "Net hedefleri olmayan savaşlar küçük kalmaz. Daha büyük, daha kanlı, daha uzun ve daha pahalı hale gelirler. Bu, gerekli bir savaş değil. Bu, tercih edilen bir savaş." ifadelerini kullanmıştı.

ABD Senatosunda bağımsızlarla birlikte Demokratların 47 sandalyesi bulunurken, Cumhuriyetçiler ise 53 sandalyeye sahip durumda.

  •  

Hatay'da düşürülen füze hakkında Erdoğan'dan ilk açıklama!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da Mehmetçik ile iftar programının ardından açıklama yaptı. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Tüm kahramanlarımıza Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Gazilik mertebesine erişmiş, bugün aramızda olmayan gazilerimizi rahmetle anıyor; hayatta olan gazilerimize Rabbimden uzun ömür niyaz ediyorum.

Şehitlerimizin aziz ruhları bize yol gösterecek, rehberlik edecek. Milletimizin kutlu yürüyüşünde yolumuzu aydınlatacaktır.

Bordo berelilerimizle milletçe iftihar ediyoruz. Sizleri ve sizlerin şahsında namertlere meydanları dar eden tüm koçyiğitleri, bu seçkin camianın tüm mensuplarını yürekten tebrik ediyorum. Türk milleti için en sık kullanılan ifadelerden biri asker-millet tanımıdır. Vatanımız, bayrağımız, bağımsızlığımız tehdit edildiğinde nasıl bir millet olduğumuzu bu topraklardaki bin yıllık tarihimizde defalarca gösterdik. Bize ömür biçenler, bizi bu topraklardan söküp atacaklarını zannedenler oldu. Ezanlarımızı susturmaya, şanlı bayrağımızı indirmeye yeltenenler oldu. Hepsinin heveslerini kursaklarında bıraktık. Bu mücadele ruhuna sahip olmasaydık, dünyanın en çalkantılı bölgesinde bin yıl yaşayamazdık. Bugün de etrafımızda yanan ateş çemberinin ortasında istikrar adasıysak, bunu ilk önce esareti asla kabul etmeyen, milli hislerimize ardından da kahraman ordumuzun caydırılıcılığına borçluyuz.

İRAN'DAN ATILAN FÜZE
Millet olarak ebedi yurdumuz olan bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız. Bölgemizin içinden geçtiği sıkıntılı günlerde, işi asla şansa bırakmıyoruz. Bu sabahki olayda olduğu gibi NATO müttefiklerimizle yakın istişare içinde her türlü önlemi alıyoruz ve anında gerekli müdahalede bulunuyoruz. Bir daha benzer hadiselerin yaşanmaması için de uyarılarımızı en net biçimde yapıyoruz."

  •  

İran'ın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığına çağrıldı!

Milli Savunma Bakanlığı, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirmişti.

Milli Savunma Bakanlığı, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın etkisiz hale getirildiğini duyurarak, "Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir" açıklamasını yapmıştı.

İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Hasan Habibullahzade
İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Hasan Habibullahzade


  • İRAN BÜYÜKELÇİSİ DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINA ÇAĞRILDI

Dışişleri Bakanlığı, yaşananlara tepkiyi iletmek için Muhammed Hasan Habibullahzade'yi Bakanlığa çağırdı.

  • BAKAN FİDAN DA MEVKİDAŞINA TEPKİSİNİ İLETTİ

Gelişme sonrası Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlı mevkidaşı Erakçi'ye, etkisiz hale getirilen balistik mühimmat konusunda Türkiye'nin tepkisini iletmişti.

  • TBMM BİLGİLENDİRİLECEK

Bakan Fidan, Türk hava sahasına yönelen mühimmatın etkisiz hale getirilmesi ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarına ilişkin 10 Mart Salı günü TBMM'yi bilgilendirecek.

  •  

Mesud Pezeşkiyan’dan önemli açıklamalar: İran'dan komşu ülkelere mesaj

Pezeşkiyan, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, "Dost ve komşu ülkelerimizin saygıdeğer liderleri, sizin yardımınız ve diplomasi yoluyla savaştan kaçınmaya çalıştık ancak Amerikan-Siyonist askeri saldırısı bize kendimizi savunmaktan başka seçenek bırakmadı." ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı, komşu bölgedeki liderlere hitap ederek, "Egemenliğinize saygı duyuyoruz ve bölgesel barışın bölge ülkeleri tarafından sağlanması gerektiğine inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

ABD-İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

İran İsrail'i o hedefler hakkında açık açık tehdit etti: Meşru sayarız!

İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, İsrail'in İran'ın Lübnan'daki büyükelçiliğini hedef alacağı yönünde tehditlerde bulunduğunu belirtti.

  • "ŞU ANA KADAR HERHANGİ BİR ADIM ATMADIK"

Şikarçi, "Ancak biz şimdiye kadar, sahip olduğumuz imkanlara rağmen ve diğer ülkelerin durumunu gözeterek, dünyadaki tüm İsrail büyükelçiliklerini tehdit etme yönünde herhangi bir adım atmadık" ifadelerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 03 04 184043

  • "İSRAİL'İ MEŞRU HEDEF SAYARIZ"

İsrail'in böyle bir saldırı gerçekleştirmesi durumunda İran'ın karşılık vereceğini vurgulayan Şikarçi, "Eğer İsrail Lübnan'daki Büyükelçiliğimize saldırırsa, böyle bir durumda dünyadaki tüm İsrail büyükelçiliklerini meşru hedef olarak göreceğiz.

Çünkü İran, İsrail ve ABD'yi diz çöktürme konusunda kararlıdır" ifadelerini kullandı.

  •  

ABD, İran savaş gemisini torpido ile batırdı: Saldırı anı paylaşıldı

ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş, 5.gününde de şiddetini artırarak devam ediyor.

Son olarak Sri Lanka'dan gelen haberle İran büyük kayıp verdi.

Sri Lanka donanması ve savunma bakanlığı kaynaklarının Reuters’a verdiği bilgiye göre, İran'ın "IRIS Dena" adlı gemisi, ABD tarafından denizaltı saldırısı düzenlendi.

EN AZ 101 KAYIP, 78 YARALI

Bölgeden gelen ilk haberlere göre saldırı neticesinde en az 101 kişinin kayboldu, 78 kişinin de yaralandı.

Öte yandan 32 kişinin kurtarıldığı aktarıldı.

  •  

Almanya'dan son dakika Güney Kıbrıs kararı

Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, Berlin'de düzenlenen basın toplantısında, ülkesinin Fransa, İtalya ve Yunanistan gibi GKRY'ye askeri destek sağlamayı planlayıp planlamadığı sorusuna "Hükümetimiz şu anda askeri destek sağlamayı planlamıyor. NATO bölgesinin de kapsandığı bölgesel yardım ve bölgesel kapsama çerçevesinde, bu konuda gerekli önlemlerin alındığını düşünüyorum." cevabını verdi.

Almanya'nın bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğinin altını çizen Kornelius, GKRY'ye yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısı konusunda temas halinde olduklarını aktardı.

Kornelius, ilgili tarafları ve özellikle İran'ı, bu çatışmayı Avrupa topraklarına yaymamaları konusunda uyaran diğer Avrupalı ortakların uyarılarına da katıldığını sözlerine ekledi.

Güney Kıbrıs'taki İngiltere'ye bağlı egemen üslere İHA çarpması ve üslere yönelen İHA'ların savaş uçakları ile vurulmasının ardından GKRY'deki güvenlik seviyesi üst düzeye çıkarılarak, Baf Havalimanı geçici olarak boşaltılmıştı.

ABD-İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

Resmi açıklama geldi İran’da yeni lider ne zaman seçilecek?

İran devlet televizyonuna konuşan Uzmanlar Meclisi Üyesi Ayetullah Ahmed Hatemi, ülkenin içinde bulunduğu "savaş durumu" nedeniyle sürecin 1989'daki kadar hızlı ilerleyemediğini itiraf etti. ABD ve İsrail’in asıl hedefinin yeni lideri seçecek olan Uzmanlar Meclisi üyeleri olduğunu savunan Hatemi, güvenlik gerekçesiyle işleri "tedbirli ve planlı" yürüttüklerini vurguladı. Hatemi’nin "Lider olması muhtemel isimler masada" sözleri, Tahran’da yeni dönemin kapıda olduğunun en somut işareti oldu.

MÜCTEBA HAMANEY İDDİALARI DOĞRULANDI MI?

Kulislerde en çok konuşulan konu ise Ayetullah Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in durumu. Dün akşam saatlerinde Uzmanlar Meclisi’nin çevrimiçi bir toplantı yaparak Mücteba Hamaney’i yeni lider olarak seçtiği iddia edilmişti. Ancak resmi kaynaklar bu iddiayı henüz doğrulamadı. Hatemi, isim vermekten kaçınsa da "en kısa sürede" vurgusunu yineleyerek halka "süreç kontrol altında" mesajı verdi.

İRAN’DA ANAYASAL SÜREÇ İŞLİYOR
İran Anayasası’nın 111. maddesi uyarınca, liderlik makamının boşalmasıyla birlikte ülkede yetki devri süreci de resmen başladı. Yeni lider belirlenip ilan edilene kadar geçen kritik sürede, devletin zirvesi üçlü bir yapı tarafından yönetiliyor. Mevcut yasalar gereği Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, geçici dini lider Ali Rıza Arafi’den oluşan "Geçici Liderlik Konseyi", tüm yürütme ve dini otorite görevlerini üstlenmiş durumda.

  •  

Türkiye'den İran'a füze tepkisi: Bakanlık düzeyinde görüşme

illi Savunma Bakanlığı (MSB), İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatın Hatay'ın Dörtyol ilçesinde etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Konuya ilişkin sosyal medya hesaplarından açıklama yapan Bakanlık, "Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir." ifadelerini kullandı.

Açıklamada, olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanan olmadığı duyuruldu.

BAKAN FİDAN, ARAKÇİ'Yİ ARAYIP TEPKİ GÖSTERDİ
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından yapılan açıklamada, "Dışişleri Bakanı Fidan, İranlı mevkidaşı Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Sayın bakanımız, İran’dan ateşlendikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen ve etkisiz hale getirilen balistik mühimmat konusundaki tepkimizi iletmiş, çatışmaların yayılmasına neden olacak her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini ifade etmiştir." denildi.Düşürülen füze.
Düşürülen füze.

ABD VE İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

Mücteba Hamaney, ABD-İsrail saldırısından sağ kurtuldu

ABD-İsrail saldırılarında ölen İran dini lideri Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'in, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarından sağ kurtulduğu bildirildi.

Reuters'a konuşan İranlı iki kaynak, Mücteba Hamaney'in saldırılar sırasında Tahran'da bulunmadığını ve hayatta olduğunu söyledi.

İran Devrim Muhafızları ile yakın ilişkileri bulunan ve İran'daki dini-siyasi yapı içinde etkili isimlerden biri olan Mücteba Hamaney'in, bir sonraki dini lider olabileceği belirtildi.

  •  

İsrail güçleri Tel Aviv'de alıkoyduğu CNN Türk ekibinin telefonuna sızdı

Yayının kesilmesinin ardından bir polis aracına bindirildiklerini anlatan Çakmak, "Nereye gidiyoruz dediğimizde içeride onlarla diyalog kuramadık. Sonra bizi oranın polis merkezi olduğunu dışarı çıkınca anladığımız, karanlık bir dehlizden, bir otoparktan içeriye soktular." dedi.

İÇ ÇAMAŞIRINA KADAR DUR DENİLDİ

İç istihbarat birimleri tarafından sorgulandıklarını belirten Çakmak, kameraman Halil Kahraman ile ayrı odalara alındıklarını ifade etti. Üzerlerindeki her şeyin çıkarıldığının altını çizen Çakmak konuya, "Odanın birinde kemerimi, her şeyi çıkardıktan sonra ellerinde değişik bir cihaz vardı. Bu cihazla birlikte tekrar üst araması yaptı ama bu üst aramasında iç çamaşırına kadar dur denildi. Pantolonun özellikle çıkarılması gerektiğini söyledi." sözleriyle işaret etti.

Çapraz sorguya alındıklarını vurgulayan Çakmak, "Ne zaman geldiniz, nereden geldiniz, hangi kapıdan girdiniz? Daha önce İsrail'e geldiniz mi? İran'a gittiniz mi? İstanbul'da nerede yaşıyorsunuz?" şeklinde sorular yöneltildiğini aktardı.

BU ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNE İHLAL

Görüntü kayıtlarının sorulduğunu ve cep telefonuna el konulduğunu anlatan Çakmak çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Cep telefonumun içerisini açmasını istediler. Enteresan bir şey yaptılar, kameralar kapalı ve kameralara birtakım kodlar konulmuş, kapatılmış. Telefonumu verdi ve bunu açmamı istiyor. Neden açmalısın dedi, içerisine bakacağım dedi. Bu özel hayatın gizliliğine ihlal." ifadelerini kullandı.

"TELEFONUM BİR ŞEKİLDE AÇILMIŞ"

Telefonunu açtıktan sonra fotoğraf galerisinin incelendiğini belirten Çakmak, şunları kaydetti: "Yıllar öncesinden bir fotoğrafım vardı. Ne zaman, nerede çekildin diye sormaya başladı. İsrail'de görüştüğün ve tanıştığın kişilerin ismini verebilir misin dedi. Elbette verebilirim dedim. Geçtiğimiz yıl tanıştığım insanların numaralarını aldı."

Telefonunun şifresini vermemesine rağmen cihaza müdahale edildiğine dikkat çeken Çakmak, "Enteresan olan şu, telefonumu benden önce de muhtemelen açmışlar. Nasıl açtılar bilmiyorum. O ismi vermeye çalıştığımda telefonun ekranında arama kısmına ismi yazmadan o isim çıktı. Benim açma iznimi sonrasından bana açar mısın dedi ama ben açtıktan sonra orada ismi gördüm. Telefonum bir şekilde açılmış." diye konuştu.

Çakmak, işlemlerin ve sorgunun tamamlanmasının ardından kameraman Halil Kahraman ile birlikte dışarı çıkarılarak serbest bırakıldıklarını sözlerine ekledi.

  •  

MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi

İşte Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklama:

İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hâle getirilmiştir.

Hatay Dörtyol'a düşen önleyici füzenin parçası.

Hatay Dörtyol'a mühimmat parçası düştü

Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir.

Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz.

Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Indir (21)-1

İLETİŞİM BAŞKANI DURAN'DAN AÇIKLAMA
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilişkin açıklama yaptı. Duran açıklamasında, "Önleyici bir füzenin parçası Hatay Dörtyol’da açık bir alana düşmüş olup, herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmamıştır." dedi.

Sürecin anlık ve eş güdümlü olarak takip edildiğini söyleyen Duran, "Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarımızı yineliyoruz. Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.
Duran'ın açıklaması şu şekilde:

İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinden hava sahamıza yönelen bir füze, NATO hava savunma sistemleri tarafından imha edilmiştir. Önleyici bir füzenin parçası Hatay Dörtyol’da açık bir alana düşmüş olup, herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmamıştır.

Kurumlarımız, süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip etmiştir. Ülkemizin ve aziz milletimizin güvenliğini sağlama konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik gerekli her türlü adım tereddütsüz atılacaktır. Karşılaşılabilecek hasmane tutumlara yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli karşılık verilecektir. Bu süreçte NATO ve müttefiklerimizle istişare ve iş birliği sürdürülecektir.

Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarımızı yineliyoruz. Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.

Burhanettin Duranaa 2423083Burhanettin Duran

Bu süreçte medya kuruluşlarımızdan ve sosyal medya kullanıcılarından daha hassas hareket etmelerini; teyide muhtaç, kamuoyunu paniğe sevk edebilecek ve dezenformasyon içerebilecek haber ve paylaşımlara itibar etmemelerini özellikle rica ediyoruz. Resmî makamlarımız tarafından yapılan açıklamalar dışındaki bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her vesileyle vurguladığı üzere, Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve diyalogun hâkim olması için yoğun bir diplomatik çaba yürütmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, gerilimin tırmanmaması, sivillerin korunması ve sorunların uluslararası hukuk temelinde, barışçıl yollarla çözülmesi için aktif bir rol üstlenmektedir.

Bu tür gelişmeler karşısında milletçe sergileyeceğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma en büyük gücümüzdür. Devletimiz tüm kurumlarıyla görev başındadır.

Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözümü için üzerine düşen sorumluluğu yapıcı bir anlayışla yerine getirmeye devam edecektir.

  •  

İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze töreni ertelendi!

ABD ve İsrail'in ortak saldırılarının başladığı 28 Şubat günü İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürüldü. Tahran yönetimi, Hamaney için bugün cenaze töreni düzenleneceğini açıkladı. Fakat tören iptal edildi. İran devlet medyası, yeni programın daha sonra açıklanacağını duyurdu.

HAMANEY'İN CENAZE TÖRENİ NEDEN ERTELENDİ?
İslami Tebliğ Konseyi Başkanı Muhsin Mahmudi yaptığı açıklamada, veda töreninin yerel saatle 22.00’de düzenlenmesinin planlandığını, ancak ülkenin dört bir yanından gelen yoğun katılım talepleri ve gerekli hazırlıkların tamamlanabilmesi nedeniyle programın ileri bir tarihe ertelendiğini duyurdu.

Törenin daha uygun bir tarihte yapılacağını ve hazırlıkların tamamlanmasının ardından kamuoyuna duyurulacağını ifade eden Mahmudi, halkın meydan ve caddelerde düzenlenen anma programlarına katılmaya devam edebileceğini vurguladı.

İRAN DİNİ LİDERİ HAMANEY NASIL ÖLDÜRÜLDÜ?
İsrail'in yıllar süren istihbarat faaliyetleriyle Hamaney'i saldırıya uğradığı cumartesi günkü toplantıya kadar takip edebildi. Habere göre ABD istihbaratı, Hamaney'in cumartesi sabahı kendi yerleşkesinde üst düzey İranlı yetkilerle bir toplantıya katılacağını kendi kaynağından teyit etti.

Saatlerce havada olduğu belirtilen İsrail savaş uçakları Hamaney'in yerleşkesine 30 hassas füze ateşledi ve Hamaney ile üst düzey İranlı yetkililer öldürüldü.

İSRAİL SENELERDİR HAMANEY'İ TRAFİK IŞIKLARINDAN İZLİYORDU
ABD basını, Hamaney'in yeri konusunda Amerika Merkezi İstihbarat Merkezi'nin (CIA), İsrail'e bilgi verdiğini, saldırıyı ise Tel Aviv'in gerçekleştirdiğini yazdı. İngiliz basınından Financial Times ise İsrailli istihbarat yetkililerine dayandırdığı haberinde, İsrail'in senelerdir Hamaney'i neredeyse adım adım izlediğini ifade etti.

ARABASINI NEREYE PARK ETTİKLERİNİ BİLE BİLİYORLARDI
Habere göre İsrail istihbaratı yıllar önce Tahran'daki trafik kameralarına sızdı ve Hamaney dahil İranlı üst düzey liderlerin günlük hareketlerini izledi. Görüntüler şifrelenerek Tel Aviv ve İsrail'in güneyindeki sunuculara aktarıldı.

Özellikle Hamaney'in yerleşkesine yakın Pasteur Caddesindeki kameranın çok faydalı bir açısının olduğu, bu açıyla korumaların ve şoförlerin faaliyetlerinin gözlemlendiği, nereye park ettikleri, ne zaman geldikleri, kime eşlik ettikleri ve sıkı güvenlik önlemleri altındaki Hamaney'in yerleşkesinde günlük rutin hakkında bilgi edinmeye imkan sağladığı belirtildi.

CEP TELEFONU ŞEBEKELERİNE DE SIZDILAR
Habere göre İsrail aynı zamanda İran'ın cep telefonu şebekelerine sızarak İranlı üst düzey isimlerin hareketleri hakkında ek bilgiler elde etti. Habere göre İsrail, İran liderleri ve faaliyetleri hakkında yıllarca topladığı devasa veri yığınlarını ayıklamak için yapay zeka araçlarını ve algoritmalarını kullandı.

TELEFONU HEP MEŞGUL GÖRÜNDÜ, UYARI ALAMADI
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) ise Hamaney'in katıldığı toplantının planlandığı gibi gerçekleştiğini doğrulayabilecek bir "insan kaynağının" olduğu aktarıldı.

İsrail ayrıca cumartesi günü Hamaney'in güvenlik ekibinin saldırı hakkında uyarı almasını engellemek için toplantı yerinin yakınındaki cep telefonu antenlerini devre dışı bıraktı ve böylece telefonları "meşgul" olarak görünürken, uyarı almaları engellendi. İsrailli istihbarat yetkilisi, "Tahran'ı Kudüs kadar iyi tanıyorduk" ifadesini kullandı.

  •  

İran fırkateyni, Sri Lanka açıklarında torpillendi: 101 kişi kayıp

İsrail ve ABD'nin İran'a başlattığı saldırıların ardından patlak veren savaş 5. gününde devam ederken, İran'a ait bir gemi Sri Lanka açıklarında bir denizaltı tarafından vuruldu.

Sri Lanka Dışişleri Bakanı Vijitha Herath, yaptığı açıklamada, "IRIS Dena" adlı gemiden sabahın erken saatlerinde bir tehlike sinyali alındığını söyledi.

IRIS Dena


Gemide yaklaşık 180 kişinin bulunduğu, 78'inin yaralı olduğu en az 101 kişinin ise kayıp olduğu belirtildi.

İran donanmasına ait "Moudge" sınıfı fırkateynin, olaydan kısa süre önce Hindistan'ın Visakhapatnam kentinde düzenlenen "MILAN 2026" tatbikatına katıldığı bildirildi.

  •  

Bir ülke daha savaşa girdi: Rafale savaş jetleri, İran İHA'larına karşı havalandı

Fransa, İran saldırılarına karşı deniz ve hava üslerini korumak için Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) Rafale savaş uçaklarını, Akdeniz'e ise Charles de Gaulle uçak gemisi konuşlandırmıştı.

FRANSA, İRAN İHA'LARINI VURDU
France 24'te yer alan habere göre, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Rafale savaş jetlerinin İran'dan fırlatılan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) hedef alan İHA'ların imha edildiğini açıkladı.

Fransa'nın bölgeye gönderdiği Rafale uçakları, Abu Dabi yakınlarındaki Zafra Hava Üssü'ne konuşlanmıştı.

28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan savaşta İran dini lideri Hamaney dahil çok sayıda isim öldürülmüştü. Tahran yönetimi ise misilleme olarak, Tel Aviv ve bölgedeki ABD üslerine saldırılar düzenlemeye başlamıştı.

  •  

Öldürüldüğü iddia edilmişti! Ahmedinejad'ın yeni görüntüleri ortaya çıktı!

İran'ın eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırılarda hayatını kaybettiği yönündeki iddialara ilişkin günler sonra resmi bir yalanlama geldi. Ahmedinejad’ın sağ olduğu açıklanırken, kendisi de saldırıda hayatını kaybeden İran lideri Ali Hamaney için bir taziye mesajı yayımladı.

"Kendisi sağ ve güvende"
Ahmedinejad'ın konutunun hedef alındığı ve saldırıda öldüğü yönündeki iddialar üzerine basın sözcüsünden net bir açıklama geldi. Sözcü, "Sayın Ahmedinejad’ın öldürüldüğü haberleri doğru değil. Kendisi sağ ve güvende." ifadelerini kullandı.

Hamaney için taziye mesajı yayımladı
İran haber ajansı ISNA’nın aktardığına göre; Ahmedinejad, aynı saldırılarda hayatını kaybettiği belirtilen İran lideri Ali Hamaney ve beraberindekiler için bir başsağlığı mesajı paylaştı. Ahmedinejad mesajında, “Büyük bir üzüntü ve derin bir teessürle, Amerika ve İsrail’in ağır ve benzeri görülmemiş saldırısında, İran İslam Cumhuriyeti’nin yüce liderinin, aile fertlerinin, bazı yetkililerin, komutanların, askerlerin, öğrencilerin ve bir grup vatandaşın şehit edilmesi dolayısıyla, tüm halka ve onların yakınlarına başsağlığı diliyorum” ifadelerine yer verdi.

Şehitler Mezarlığı'nı ziyaret etti
Sosyal medyada Ahmedinejad'ın Şehitler Mezarlığı'nı ziyaret ettiği görüntüler servis edilmeye başlandı. İşte o görüntüler:

  •  

İran: ABD'ye güvenmiyoruz ve müzakereyi düşünmüyoruz

İran devlet televizyonuna konuşan Muhbir, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Muhbir, "ABD'ye asla güvenmiyoruz ve hiçbir şekilde müzakere yapmaya niyetimiz yok. ABD’nin niyeti İran’ı işgal etmek değil bölmek." dedi. İranlı yetkili, uzun süre ABD-İsrail saldırılarına karşı koyabileceklerini belirterek, "Savaşı gerekli olduğu kadar uzatabiliriz. Nitekim 8 yıl süren Irak savaşı döneminde de aynı şekilde hareket etmiştik." ifadelerini kullandı.

ABD-İsrail’in İran’a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

İsrail'den flaş iddia: Suudi Arabistan, İran’a saldıracak!

İsrail devlet televizyonu KAN'ın üst düzey İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Riyad yönetiminin, ABD-İsrail'in saldırılara başlamasından sonra Körfez ülkelerine yüzlerce füze ile insansız hava aracı (İHA) gönderen ve Suudi Arabistan'ı da hedef alan İran'ın saldırılarına misilleme yapmaya hazırlandığı öne sürüldü.

Üst düzey İsrailli bir yetkilinin "Suudi Arabistan'ın İran'ın saldırısına uğradıktan sonra, yakında İran'a saldıracağından hiç şüphemiz yok." ifadeleri aktarılan haberde, İsrail'in Riyad'ın dün gece ABD büyükelçiliğine yapılan saldırıya yanıt verme ihtimaline hazırlandığı iddia edildi.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Riyad'daki ABD Büyükelçiliğine 2 İHA ile saldırı olduğunu ve binada ufak çaplı yangın çıktığını açıklamıştı.

Bakanlık, daha sonra Riyad ve El-Harc kentleri yakınlarında 8 insansız hava aracının (İHA) imha edildiğini duyurmuştu.

  •  

Hamaney'in cenaze töreni 3 gün aralıksız sürecek!

İran basını, İslami Tebliğ Konseyi Başkanı Muhsin Mahmudi’nin ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in cenaze törenine ilişkin açıklamasını aktardı.

Mahmudi, cenaze töreninin 3 gün süreceğini belirterek, “Ülke lideri Hamaney'le vedalaşmak için İmam Humeyni Camii'nde bu gece tören düzenlenecek” ifadelerini kullandı.

NEREYE DEFNEDİLECEK?
İran'ın yarı resmi haber ajansı Fars'a göre, Hamaney'in naaşı, başkent Tahran'da düzenlenecek törenlerin ardından Sekizinci İmam Rıza Türbesi'nin bulunduğu Meşhed kentinde defnedilecek.

NE OLMUŞTU?
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

  •  

'CIA, İran’da ayaklanma için Kürt muhalifleri silahlandırmayı planlıyor'

Amerikan CNN televizyonuna konuşan kaynaklar, CIA'in İran'daki planlarına ilişkin iddialarda bulundu.

Kaynaklar, ABD yönetiminin, İranlı muhalif gruplar ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) sığınan İranlı Kürt muhalefet temsilcileriyle, askeri destek sağlanması konusunda aktif görüşmeler yürüttüğünü öne sürdü.

İranlı Kürt bir kaynak, İranlı muhalif bazı silahlı grupların ülkenin batısında bazı eylemler yapmayı planladığını, bu kişilerin ABD ve İsrail'den destek beklediğini söyledi.

Bölgedeki Kürtlerin İran'da belirli bir alanı ele geçirerek İsrail için "tampon bölge" oluşturup oluşturamayacağı olasılığı üzerinde de konuşulduğu iddia edildi.

"ABD, İranlıların rejime karşı ayaklanması sürecini hızlandırmaya çalışıyor"
Eski Pentagon yetkilisi ve CNN ulusal güvenlik uzmanı Alex Plitsas ise "ABD'nin Kürtleri silahlandırarak İranlıların ayaklanma sürecini açıkça hızlandırmaya çalıştığını" öne sürdü.

Plitsas, "İran halkı genel olarak silahsız ve güvenlik güçleri çökmedikçe, biri onları silahlandırmadıkça iktidarı ele geçirmeleri zor olacaktır." ifadesini kullandı.

  •  

Donald Trump, Rıza Pehlevi'nin hayallerini yıktı!

İran'a yönelik ABD-İsrail saldırıları 5. gününde.

ABD ve İsrail hava kuvvetleri, hedef ayırt etmeksizin yine İran'ın binlerce noktasını vurdu.

İran'ın Körfez'deki ABD üssü ve İsrail'e yönelik misilleme atışlarıyla bölge yangın yerine döndü.

Savaş tüm yıkıcılığıyla devam ederken İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in saldırılarda öldürülmesinin yası da sürüyor.

Rıza Pehlevi-1

  • RIZA PEHLEVİ, TRUMP'A SORULDU

Hamaney'in yerine geçecek isim de merak konusu. Ülkenin yeni dini liderinin kim olacağı merak konusuyken Batı'da rejim değişikliği ihtimali de bir seçenek.

Bu kapsamda İran'ı yönetecek yeni ismin kim olacağı ABD'de de merak edilen bir konu.

Soru, devrik Şah'ın oğlu Rıza Pehlevi üzerinden ABD Başkanı Donald Trump'a da soruldu.

İran'da aylar önce başlayan rejim karşıtı protestolarla birlikte iktidar koltuğunu geri alabilmek için ABD ve İsrail'e yapmadık şirinlik bırakmayan Pehlevi'nin ismini duyan Trump, pek de olumlu konuşmadı.

Trump-20

  • "NAZİK BİRİ AMA..."

İran'da ABD'nin ilkokul binasını vurduğu saldırıda ölen 170 öğrenci ve öğretmen için tek kelime etmeden İran saldırısında ölen 4 Amerikalı asker için taziye mesajı yayınlayan Pehlevi'nin kibar biri olduğunu söyleyen Trump, iktidar için uygun olmadığını ima etti.

Trump, "İçeriden birinin olması daha uygun olur. O çok nazik biri ancak bana öyle geliyor ki orada olan ve şu anda popüler olan biri olması gerekir." dedi.

  •  

İran saldırısında ölen ABD askerlerinin kimlikleri açıklandı: Daha fazlası olacak

ABD ordusu, İran'a karşı savaşta hayatını kaybeden ilk dört Amerikalı askerin kimliğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ise yoğunlaşan çatışmanın daha fazla Amerikan kaybına yol açacağı konusunda uyarıda bulunmuştu.

Şimdiye kadar hayatını kaybeden altı ABD askerinden dördü, ABD Ordusu Yedek Kuvvetleri'nin Iowa biriminin üyeleri olarak kayıtlara geçti. ABD ordusunun Salı günü yaptığı açıklamaya göre, askerler Pazar günü Kuveyt'in Port Shuaiba kentindeki bir ABD askeri tesisine insansız hava aracının çarpması sonucu hayatlarını kaybetti.

Pentagon, dört askerin yaşlarının 20 ile 42 arasında olduğunu ve ordunun küresel lojistik ve tedarik operasyonunun bir parçası olan Iowa, Des Moines'deki 103. Destek Komutanlığında görev yaptıklarını belirtti.

Ordu, hayatını kaybeden dört ABD Ordusu Yedek askerinin kimliklerini şöyle açıkladı:

Yüzbaşı Cody A. Khork, 35, Winter Haven, Florida.
Bellevue, Nebraska'dan 42 yaşındaki Başçavuş Noah L. Tietjens
White Bear Lake, Minnesota'dan 39 yaşındaki Başçavuş Nicole M. Amor
West Des Moines, Iowa'dan 20 yaşındaki Başçavuş Declan J. Coady

Tümgeneral Todd Erskine, yaptığı açıklamada dört kişinin akrabalarına ve birlik üyelerine "en derin taziyelerini ve saygılarını" iletti.

İran saldırısında ölen ABD askerlerinin kimlikleri açıklandı! "Daha fazlası olacak" diye duyurdu 2

"DAHA FAZLA ABD ASKERİ ÖLEBİLİR"
ABD Başkanı Donald Trump ve diğer üst düzey yetkililer, İran çatışmasının, Tahran'ın ABD ve İsrail saldırılarına misilleme yapmasıyla daha fazla ABD askeri ölümüne yol açacağı konusunda uyarıda bulundu.

ABD ordusunun Merkez Komutanlığı Salı günü yaptığı açıklamada, İran'ın Ortadoğu genelinde misilleme saldırılarında şu ana kadar 500'den fazla balistik füze ve 2.000'den fazla insansız hava aracı fırlattığını söyledi.

"BU SALDIRILARI DURDURAMAYACAĞIZ"
Salı günü Savunma Bakanı Pete Hegseth, Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, CIA Direktörü John Ratcliffe ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun milletvekillerine kapalı kapılar ardında verdiği brifingde, Orta Doğu'daki ABD güçlerine yönelik riskler gündeme geldi.

Demokrat Senatör Chris Murphy, "O odada bize daha fazla Amerikalının öleceğini, bu insansız hava araçlarını durduramayacaklarını söylediler" dedi.

Reuters'e konuşan iki yetkiliye göre, dört kişinin öldüğü Kuveyt'teki tesis beton patlama duvarlarıyla korunuyordu ancak güçlendirilmiş bir çatısı yoktu.

Yetkililerden biri, isminin açıklanmaması koşuluyla, hava savunmasının olup olmadığı belirsiz olduğunu ancak insansız hava aracı yaklaşırken herhangi bir alarmın çalmadığını ekledi.

  •  

İran: Hürmüz Boğazı'nda geçiş yasağını ihlal eden 10'dan fazla gemi vuruldu

Yarı resmi Fars Haber Ajansının Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasına dayandırdığı haberde, Hürmüz Boğazı'nın güvenli olmadığı yönündeki tekrarlanan uyarılara rağmen, bu uyarıları dikkate almayan 10'dan fazla petrol tankerinin çeşitli mühimmatlarla vurularak kullanılamaz hale getirildiği belirtildi.

Haberde, Hürmüz Boğazı'nın savaş koşulları altında olduğu ve füze veya başıboş insansız hava araçlarından gemilere zarar gelme olasılığının bulunduğu ve bu nedenle gemilerin bu bölgeden geçmemesi gerektiği ifade edildi.

İran donanması, ABD-İsrail'in saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin kapatıldığını duyurmuştu.

Trump: Hürmüz'ü koruyacağız
ABD Başkanı Donald Trump, ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumuna (DFC) derhal yürürlüğe girecek şekilde Körfez'den geçen tüm deniz ticaretinin, özellikle de enerjinin finansal güvenliği için çok makul bir fiyata siyasi risk sigortası ve teminat sağlaması talimatı verdiğini belirtirken, bunun tüm nakliye şirketleri için geçerli olacağını kaydetti.

Trump, "Gerekirse ABD donanması en kısa sürede Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlere refakat etmeye başlayacaktır." ifadelerini kullandı.

ABD'nin ne olursa olsun "dünyaya enerjinin serbest akışını" sağlayacağını vurgulayan Trump, ABD'nin ekonomik ve askeri gücünün dünyanın en büyüğü olduğunu ve daha fazla adımın geleceğini aktardı.

Hürmüz Boğazı'nın önemi
İran, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) kontrolündeki Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği en stratejik deniz geçitlerinden biri olarak biliniyor.

Deniz yoluyla taşınan ham petrolün yaklaşık 3'te 1'i Hürmüz Boğazı üzerinden küresel pazarlara ulaştırılıyor.

Hürmüz Boğazı Arap denizi olarak da bilinen Basra Körfezine bağlantı sağlıyor. Konumu bakımında OPEC ülkelerinin Asya'daki müşterilerine petrol sevkiyatı için kritik bir nokta haline geliyor.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Irak ve Katar gibi büyük üreticilerin petrol ve LNG ihracatı büyük ölçüde Hürmüz Boğazı'na bağlıyken, Çin,

Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi büyük Asya ekonomileri de enerji ithalatlarının önemli kısmını bu hattan sağlıyor. Avrupa için de LNG tedariki açısından Hürmüz önemli bir yer tutuyor.

  •  

Emekli ABD Albayı Douglas Macgregor'dan itiraf: 'Üslerimiz yerle bir oldu, donanma kaçıyor!'

  • ABD üsleri vuruldu, donanma Hint limanlarına çekiliyor

Emekli Albay Macgregor, sahadaki ağır tabloyu şu sözlerle özetledi: “Üslerimizin büyük bölümü yok edildi. Liman tesislerimiz yerle bir oldu. Donanmanın verdiği bilgilere göre artık Hint limanlarına çekilmek zorunda kalıyoruz.”

  • Çin ve Rusya'dan İran'a istihbarat desteği

Krizin küresel boyutuna dikkat çeken Macgregor, Çin ve Rusya'nın gelişmeleri kenarda durarak dikkatle izlediğini ancak İran hükümetiyle yakın temas halinde olduklarını vurguladı.

Bu iki gücün İran’a önemli uydu istihbaratı sağladığı belirtildi. Sağlanan bu istihbaratın, özellikle İsrail ve ABD üslerine yönelik operasyonlarda ciddi sonuçlar doğurduğu ifade edildi.

  • İran'ın füze şehirleri dokunulmamış durumda

Macgregor'un değerlendirmesine göre, Batı Avrupa büyüklüğünde kıtasal bir güç olan 93 milyonluk İran'ın askeri kapasitesi dimdik ayakta.

Çin ve Rusya gibi İran’ın da üretim kapasitesi ciddi şekilde zarar görmedi ve tedarik zinciri avantajı devam ediyor. İran’ın eyaletlerinin altında bulunan “füze şehirleri” büyük ölçüde dokunulmamış durumda. Bu nedenle İran’ın füze kapasitesinin kısa vadede tükenmeyeceği öngörülüyor.

  • Lojistik çöküyor: İsrail ne zaman "yeter" diyecek?

ABD ve müttefikleri için operasyonun en zayıf halkasının lojistik olduğunu belirten Macgregor, mühimmatın yenilenmesi, malzemenin taşınması ve gemilerin yeniden donatılmasının ciddi zaman ve kaynak gerektirdiğini ifade etti.

Mevcut durumun sürdürülebilirliğini sorgulayan Macgregor, kritik soruyu sordu: İsrail ne zaman “artık yeter” diyecek?

  • "En büyük endişem İsrail'in nükleer silah kullanması"

Geçmişteki "12 Gün Savaşı"nı hatırlatarak benzer bir noktaya gelindiğine işaret eden ABD'li komutan, en büyük korkusunu şu sözlerle dile getirdi: “İsrail ne zaman ‘eğer bu durmazsa nükleer silah kullanırız’ diyecek? Asıl endişem bu.”

  • İpler Trump'ın değil Netanyahu'nun elinde

Macgregor'a göre meselenin en tehlikeli boyutu Washington'daki yönetim zafiyeti: "Görünüşe göre ipler ABD Başkanı Trump’ın değil, Netanyahu’nun elinde."

Macgregor, bu felaketi önlemek için Trump’ın açık şekilde devreye girip “nükleer silah kullanılmayacak” demesi gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.

  •  

İsrail ve ABD'den sinsi plan! Savaşta yeni evreye geçildi...

Amerikan CNN televizyonuna konuşan kaynaklar, CIA'in İran'daki planlarına ilişkin iddialarda bulundu.

Kaynaklar, ABD yönetiminin, İranlı muhalif gruplar ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) sığınan İranlı Kürt muhalefet temsilcileriyle, askeri destek sağlanması konusunda aktif görüşmeler yürüttüğünü öne sürdü.

İranlı Kürt bir kaynak, İranlı muhalif bazı silahlı grupların ülkenin batısında bazı eylemler yapmayı planladığını, bu kişilerin ABD ve İsrail'den destek beklediğini söyledi.

Bölgedeki Kürtlerin İran'da belirli bir alanı ele geçirerek İsrail için "tampon bölge" oluşturup oluşturamayacağı olasılığı üzerinde de konuşulduğu iddia edildi.

  • "ABD, İRANLILARIN REJİME KARŞI AYAKLANMASI SÜRECİNİ HIZLANDIRMAYA ÇALIŞIYOR"

Eski Pentagon yetkilisi ve CNN ulusal güvenlik uzmanı Alex Plitsas ise "ABD'nin Kürtleri silahlandırarak İranlıların ayaklanma sürecini açıkça hızlandırmaya çalıştığını" öne sürdü.

Plitsas, "İran halkı genel olarak silahsız ve güvenlik güçleri çökmedikçe, biri onları silahlandırmadıkça iktidarı ele geçirmeleri zor olacaktır." ifadesini kullandı.

  •  

Trump: Hürmüz Boğazı'nda tankerlere ABD donanması refakat edecek

WASHINGTON (AA) - ABD Başkanı Donald Trump, Körfez'den geçen tüm deniz ticaretinin özellikle de enerjinin finansal güvenliği için çok makul bir bedelle siyasi risk sigortası ve teminat sağlanması talimatı verdiğini, gerekirse ABD donanmasının Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlere refakat etmeye başlayacağını açıkladı.

Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.

ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumuna (DFC) derhal yürürlüğe girecek şekilde Körfez'den geçen tüm deniz ticaretinin, özellikle de enerjinin finansal güvenliği için çok makul bir fiyata siyasi risk sigortası ve teminat sağlaması talimatı verdiğini belirten Trump, bunun tüm nakliye şirketleri için geçerli olacağını kaydetti.

Trump, "Gerekirse ABD donanması en kısa sürede Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlere refakat etmeye başlayacaktır." ifadelerini kullandı.

ABD'nin ne olursa olsun "dünyaya enerjinin serbest akışını" sağlayacağını vurgulayan Trump, ABD'nin ekonomik ve askeri gücünün dünyanın en büyüğü olduğunu ve daha fazla adımın geleceğini aktardı.

  •  

İran: Hürmüz'de 10 petrol tankerini vurduk

ANKARA (AA) - İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD-İsrail'in saldırılarının başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'nda "geçiş yasağı" ilan etmesinin ardından "uyarıları dikkate almadan Boğaz'dan geçmeye çalışan" 10 petrol tankerini vurduğunu duyurdu.

Yarı resmi Fars Haber Ajansının Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasına dayandırdığı haberde, Hürmüz Boğazı'nın güvenli olmadığı yönündeki tekrarlanan uyarılara rağmen, bu uyarıları dikkate almayan 10'dan fazla petrol tankerinin çeşitli mühimmatlarla vurularak kullanılamaz hale getirildiği belirtildi.

Haberde, Hürmüz Boğazı'nın savaş koşulları altında olduğu ve füze veya başıboş insansız hava araçlarından gemilere zarar gelme olasılığının bulunduğu ve bu nedenle gemilerin bu bölgeden geçmemesi gerektiği ifade edildi.

İran donanması, ABD-İsrail'in saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin kapatıldığını duyurmuştu.

  •  

Hizbullah, İsrail’in kuzeyindeki askeri birlikleri ve Hayfa'daki bir üssü hedef aldığını duyurdu

Hizbullah'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, İsrail’in kuzeyindeki ve Lübnan sınırına yakın bölgelerde İsrail güçlerinin gelişmiş füzelerle hedef alındığı belirtildi.

Açıklamada, İsrail'in kuzeyindeki Celile bölgesinde Lübnan sınırına yakın Yuval yerleşimi civarında bir grup askerin hedef alındığına işaret edildi.

İsrail'in Hayfa kentindeki deniz üssüne yönelik de bir dizi füzeyle saldırı düzenlendiği aktarılan açıklamada, bu saldırıların başkent Beyrut'un güneyi başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesini hedef alan bombardımana karşılık gerçekleştirildiği ifade edildi.

Öte yandan, İsrail ordusunun sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyinden fırlatılan bazı füzelerin tespit edildiği aktarıldı.

Lübnan'dan atılan füzelerin çoğunun imha edildiği belirtilen açıklamada, bunlardan birinin kuzey bölgesine düştüğü ancak herhangi bir can kaybının olmadığı kaydedildi.

- İsrail'in Lübnan'a saldırıları

İsrail ordusundan 2 Mart Pazartesi gününün ilk saatlerinde yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.

Ardından, Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.

  •  

İran'ın başkenti Tahran'da yeniden patlama sesleri duyuldu

İran devlet televizyonuna göre, Tahran’ın batısı ile Germdere, Şehri Kudüs ve Verdaverd bölgelerinde şiddetli patlama sesleri duyuldu.

Tahran'da gece boyunca belli aralıklarla patlama sesleri gelmişti.

ABD-İsrail’in İran’a saldırıları

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken, 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

İsrail, Lübnan'da 16 beldeye saldırı tehdidinde bulundu

İSTANBUL (AA) - İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki 16 beldeye saldırı tehdidinde bulunarak, bölgenin acil tahliyesini istedi.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyinde yer alan 16 köy ve beldenin ismini paylaştı.

Söz konusu köy ve belde sakinlerinin acil olarak evlerini terk etmeleri talebinde bulunan Adraee, Hizbullah'a ait hedefleri bombalayacaklarını iddia etti.

Adraee, belde sakinlerinin en az 1 kilometre uzaklaşmaları ve evlerine geri dönmemeleri gerektiğini belirtti.

- İsrail'in Lübnan'a saldırıları

İsrail ordusundan 2 Mart Pazartesi gününün ilk saatlerinde yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.

Ardından, Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.

  •  

Suudi Arabistan: Hava sahamıza giren 9 İHA'yı düşürdük

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, Suudi Arabistan'ın hava sahasına giriş yapan 9 İHA'nın anında düşürüldüğü ifade edildi.

- ABD-İsrail’in İran’a saldırıları

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

Kuveyt: Ülkeye yönelik bazı hava saldırıları önlendi

İSTANBUL (AA) - Kuveyt Savunma Bakanlığı, ülkeye yönelik bazı hava saldırılarının önlendiğini bildirdi.

Kuveyt ordusunun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre, Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Suud el-Atvan, ülkeye yönelik bazı hava saldırılarının gerçekleştiğini belirtti.

Söz konusu saldırıların önlendiğini aktaran Atvan, hava savunma sistemleriyle engellenen saldırılarda yerleşim alanlarındaki bazı evlerin üzerine şarapnellerin düştüğünü ve yaralıların olduğunu ifade etti.

Atvan, Kuveyt'in topraklarını ve vatandaşlarını korumaya devam edeceklerine işaret etti.

- Bir kız çocuğu öldü

Öte yandan, Kuveyt Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Abdullah es-Sened, yaptığı yazılı açıklamada, başkent Kuveyt'te yerleşim alanına şarapnellerin düşmesi sonucu 11 yaşındaki bir kız çocuğunun yaralandığını belirtti.

Söz konusu kız çocuğunun tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini aktaran Sened, kız çocuğunun ülkede ikamet eden bir aileye mensup olduğunu kaydetti.

İran, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta ülkesine düzenlediği saldırılara misilleme olarak ABD askeri üslerinin bulunduğu Körfez ülkeleri başta olmak üzere, Katar, BAE, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün, Umman, Suriye ve Irak’ta belirlenen hedeflere İHA ve füze saldırıları gerçekleştiriyor.

Tahran, söz konusu saldırılarda "belirli ülkeleri hedef almadığını", yalnızca bölgedeki ABD üslerini vurduğunu açıklasa da saldırılar sivillerin ölümüne ve yaralanmasına, ayrıca havaalanları, limanlar ve farklı binalarda hasara yol açtı.

  •  

CNN: İsrail ve ABD, İranlı Kürt muhalifleri Tahran yönetimine karşı kullanmak istiyor

Kaynaklar, ABD yönetiminin, İranlı muhalif gruplar ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) sığınan İranlı Kürt muhalefet temsilcileriyle, askeri destek sağlanması konusunda aktif görüşmeler yürüttüğünü öne sürdü.

İranlı Kürt bir kaynak, İranlı muhalif bazı silahlı grupların ülkenin batısında bazı eylemler yapmayı planladığını, bu kişilerin ABD ve İsrail'den destek beklediğini söyledi.

Bölgedeki Kürtlerin İran'da belirli bir alanı ele geçirerek İsrail için "tampon bölge" oluşturup oluşturamayacağı olasılığı üzerinde de konuşulduğu iddia edildi.

- "ABD, İranlıların rejime karşı ayaklanması sürecini hızlandırmaya çalışıyor"

Eski Pentagon yetkilisi ve CNN ulusal güvenlik uzmanı Alex Plitsas ise "ABD'nin Kürtleri silahlandırarak İranlıların ayaklanma sürecini açıkça hızlandırmaya çalıştığını" öne sürdü.

Plitsas, "İran halkı genel olarak silahsız ve güvenlik güçleri çökmedikçe, biri onları silahlandırmadıkça iktidarı ele geçirmeleri zor olacaktır." ifadesini kullandı.

  •  

Suudi Arabistan: Güvenliğimizi korumak için gerekli tüm önlemleri alacağız

Suudi resmi ajansı SPA’ya göre, Bakanlar Kurulunun haftalık toplantısı, Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığında telekonferansla gerçekleştirildi.

Bakanlar Kurulu toplantısında, Orta Doğu'daki son gelişmeler ve bunların bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri ele alındı.

Suudi Arabistan'ın güvenliğini savunmanın yanı sıra topraklarını, vatandaşlarını ve ülkede ikamet edenleri korumak için gerekli tüm önlemleri alacağı belirtilen toplantıda, bölgedeki gelişmeler bağlamında Riyad yönetiminin bölgesel ve uluslararası temaslarına dikkati çekildi.

Toplantıda ayrıca, bu dönemde "İran saldırılarına tepki göstererek" Suudi Arabistan'la dayanışma mesajı veren dost ve kardeş ülkelerin sergilediği duruş takdir edildi.

- ABD-İsrail’in İran’a saldırıları

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

BAE: Mahsur kalan 17 bin 498 yolcu, 60 uçuşla tahliye edildi

BAE Ekonomi ve Turizm Bakanı Abdullah bin Touq el-Marri, diğer bazı hükümet yetkilileriyle düzenlediği basın toplantısında konuştu.

Bölgedeki gelişmelere bağlı olarak havalimanlarındaki aksamalardan etkilenenler için uçuşlar düzenlediklerini söyleyen Marri, BAE'deki havalimanlarında ilk aşamada gerçekleştirdikleri 60 uçuşla 17 bin 498 yolcunun tahliye edildiğini belirtti.

Marri, planladıkları 80'den fazla uçuşla 27 bini aşkın yolcunun tahliyesini gerçekleştireceklerine dikkati çekti.

BAE Sivil Havacılık Otoritesi Genel Müdürü Seyf Muhammed es-Suveydi de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ülkedeki hava trafiğini yeniden başlatma planlamasına değindi.

Havalimanları, destek hizmetleri ve şirketlerin hazır olduğunun teyit edilmesinin ardından 1 Mart Pazar gününden itibaren hava trafiğini başlatmayı planladıklarını vurgulayan Suveydi, şunları kaydetti:

"3 Mart Salı gününe kadar 60 uçuş gerçekleştirdik ve bu uçuşlarla 17 bin 498 kişi tahliye edildi. Bugünden itibaren günlük uçuş sayısını 80'e, yolcu sayısını ise 27 bine çıkarmayı planlıyoruz."

Suveydi, BAE'deki havaalanlarının kapanmasıyla mahsur kalan ve sayıları yaklaşık 20 bin olan yolcuların konaklamalarını üstlendiklerini ifade etti.

İran, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta ülkesine düzenlediği saldırılara misilleme olarak ABD askeri üslerinin bulunduğu Körfez ülkeleri başta olmak üzere, Katar, BAE, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün, Umman, Suriye ve Irak’ta belirlenen hedeflere İHA ve füze saldırıları düzenliyor.

- ABD-İsrail’in İran’a saldırıları

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

Hamaney'e yönelik saldırının anatomisi: Adım adım izlemişler... 'Tahran'ı avucumuzun içi gibi biliyorduk'

Hürriyet.com.tr'de yer alan habere göre, İsrail istihbarat servisi Mossad’ın, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürüldüğü operasyon öncesinde Tahran’daki trafik kamerası ağına sızdığı iddia edildi.Financial Times’a konuşan kaynaklara göre, İsrailli ajanlar yıllar boyunca başkentteki kameralar üzerinden Hamaney’i, korumalarını ve üst düzey yetkilileri izlediği öne sürüldü.

TAHRAN’IN TRAFİK KAMERALARI HACKLENDİ

İddiaya göre İsrail, Ali Hamaney’i gözetlemek için Tahran’daki neredeyse tüm trafik kameralarına erişim sağlayarak adım adım izledi. İsrailli casuslar, İran’ın başkentindeki kamera ağı üzerinden Ayetullah'ın güvenlik ekibini de uzun süre takip etti.Hatta ajanların, Hamaney’in yerleşkesine bakan ve güvenlik görevlilerinin araç park düzenini gösteren bir güvenlik kamerasını da hacklediği öne sürüldü.Stratejik konumdaki bu kameranın, Hamaney’in ne zaman evde olduğunu tespit etmeyi mümkün kıldığı ve yerleşke çevresindeki cep telefonu hizmetinin kesintiye uğratılması ile Hamaney'in yardımcılarının yardım çağıramamasına zemin hazırladığı belirtildi.

Hatta ajanların, Hamaney’in yerleşkesine bakan ve güvenlik görevlilerinin araç park düzenini gösteren bir güvenlik kamerasını da hacklediği öne sürüldü.Stratejik konumdaki bu kameranın, Hamaney’in ne zaman evde olduğunu tespit etmeyi mümkün kıldığı ve yerleşke çevresindeki cep telefonu hizmetinin kesintiye uğratılması ile Hamaney'in yardımcılarının yardım çağıramamasına zemin hazırladığı belirtildi.

GÖRÜNTÜLER ŞİFRELİ OLARAK İSRAİL’E GÖNDERİLDİ

Şifrelenerek İsrail’e aktarıldığı belirtilen görüntülerin, ABD-İsrail’in hafta sonu düzenlediği saldırı öncesinde İran’ın üst düzey güvenlik personelinin adreslerini, çalışma saatlerini, güzergahlarını ve görev dağılımını belirlemede kullanıldığı ifade edildi.Bir İsrail istihbarat yetkilisi Financial Times’a, “Tahran’ı avucumuzun içi gibi biliyorduk. Ve bir yeri, büyüdüğünüz sokağı bildiğiniz kadar iyi tanıdığınızda, farkları da bilirsiniz" ifadelerini kullandı.

İsrail’in İran’a karşı istihbarat üstünlüğünün, geçen yılki 12 günlük savaşta ABD ile ortak düzenlenen saldırılarda açıkça görüldüğü öne sürüldü. Bu süreçte İran askeri üsleri ve nükleer tesisleri hedef alınmış, bir düzineden fazla nükleer bilim insanı ile üst düzey yetkilinin öldürüldüğü iddia edilmişti.“Destansı Öfke Operasyonu” olarak anılan son ABD-İsrail saldırısında ise İsrail’in, davranış kalıplarını analiz etmek ve kişilerin etkileşim ağlarını çözümlemek için “sosyal ağ analizi” yöntemini kullandığı belirtildi.Bu değerlendirmeler doğrultusunda İsrail ve CIA’nın, Hamaney’i savaşın ortasında bir sığınağa kaçtıktan sonra değil, saldırının başında hedef almanın daha kolay olacağına karar verdiği aktarıldı.

SALDIRININ ZAMANLAMASI NASIL BELİRLENDİ?

Operasyona dair bilgi sahibi bir kaynak, İran’a yönelik saldırının aylardır planlandığını ancak Hamaney’in Cumartesi sabahı kendi yerleşkesinde bir toplantıya katılacağının anlaşılması üzerine zamanlamanın değiştirildiğini söyledi.

Olay günü ele geçirilen trafik kameraları ve İran mobil şebekesine erişim sayesinde en az iki İsrail istihbarat subayının, Hamaney’in toplantısının planlandığı saatte gerçekleştiğini bağımsız olarak doğruladığı kaydedildi.ABD Başkanı Donald Trump, Fox News’e verdiği demeçte Hamaney’in “kahvaltı için bir araya geldikleri sırada iç çevresiyle birlikte ortadan kaldırıldığını” söyledi.

ABD VE İSRAİL’DEN OPERASYON AÇIKLAMALARI

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), saldırının gece yerine gündüz düzenlenmesinin “İran’ın yoğun hazırlığına rağmen İsrail’in ikinci kez taktiksel sürpriz elde etmesini sağladığını” bildirdi.Eski bir üst düzey İsrail istihbarat yetkilisi, İsrail’in hedefe zamanında ulaşmak için saatler öncesinden jetlerini konuşlandırdığını ve Hamaney’in kompleksine yaklaşık 30 hassas vuruş yapıldığını öne sürdü.ABD ordusunun ise İsrail jetlerinin hedefe ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla siber saldırılar başlattığı belirtildi.ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Cainem, Pazartesi sabahı gazetecilere yaptığı açıklamada operasyonun ilk aşamasının İran’ı “şaşırtmak ve kafasını karıştırmak” amacıyla tasarlandığını söyledi.Cainem, “Koordineli uzay ve siber operasyonlar, sorumluluk alanı genelinde iletişim ve sensör ağlarını etkili şekilde bozarak düşmanı görme, koordine olma veya yanıt verme yeteneğinden mahrum bıraktı.” dedi.

  •  

Mücteba Hamaney kimdir? Mücteba Hamaney kaç yaşında?

İran’da lider Ali Hamaney’in ardından oğlu Mücteba Hamaney'in hayatı merak konusu oldu. Mücteba’nın yaşamı, eğitimi ve siyasi rolü yeniden merak edilmeye başlandı.

7 Eylül 1969’da Meşhed’de dünyaya gelen Mücteba Hamaney, küçük yaşlardan itibaren dini eğitimle yetiştirilen isimler arasında yer aldı. Eğitim hayatı boyunca İran’daki önemli medreselerde öğrenim görmesi, onun dini ve ideolojik altyapısının şekillenmesinde belirleyici oldu.

MEDRESE YILLARI VE DİNİ EĞİTİM SÜRECİ
Mücteba Hamaney’in eğitim süreci, İran’daki köklü dini kurumlarda başladı. Hakkani ve Kalpaykani medreselerinde eğitim gören Hamaney, burada klasik İslami ilimler üzerine yoğunlaştı. Daha sonra Tahran’da bulunduğu dönemde Razi Şirazi’den ders alarak eğitimini derinleştirdi.

Uzmanlara göre bu eğitim süreci, Mücteba’nın yalnızca dini değil aynı zamanda siyasi çevrelerle de erken yaşta temas kurmasına zemin hazırladı.

GENÇ YAŞTA SAVAŞ DENEYİMİ
Mücteba Hamaney’in hayatındaki dikkat çekici dönemeçlerden biri de İran-Irak Savaşı’na katılması oldu. Henüz 17 yaşındayken cepheye giden Hamaney, Muhammed Resulullah Ordusu’nun Habib ibn Mazhar Taburu’nda görev aldı.

Bu tabur, savaş sonrası İran’ın güvenlik bürokrasisinde görev alacak isimlerin yetiştiği önemli bir yapı olarak biliniyor.

SİYASİ ETKİSİ VE AİLE YAŞAMI
İran siyasetinde resmi bir makamı olmasa da Mücteba Hamaney’in, babası Ali Hamaney döneminde perde arkasında etkili bir figür olduğu sık sık dile getirildi. Özellikle dini ve siyasi çevrelerle kurduğu yakın ilişkiler, onun sistem içindeki ağırlığını artıran unsurlar arasında gösteriliyor.

Özel hayatında ise Mücteba Hamaney’in evlilikleri de zaman zaman gündeme geldi. İlk evliliğini adı çeşitli siyasi tartışmalarla anılan Ayetullah Huşugat’ın kızıyla yaptığı belirtilen Hamaney, daha sonra Zehra Haddad Adil ile evlendi. Bu evlilikten üç çocuğu bulunuyor. Çiftin düğün töreninin sade bir şekilde gerçekleştirildiği ifade ediliyor.

  •  

İran'ın yeni lideri belli oldu iddiası! Dikkat çeken isim...

ABD merkezli CNN’in haberine göre, İran’da dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in ölümünün ardından yerine oğlu Mücteba Hamaney’in geçtiği iddia edildi.

ABD merkezli yayın kuruluşu CNN, İran’da dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ardından ülkenin yeni liderinin oğlu Mücteba Hamaney olduğu yönünde iddiaların gündeme geldiğini duyurdu.

Haberde, İran yönetiminde kritik kararların alındığı süreçte dini liderlik makamının geleceğine ilişkin tartışmaların hız kazandığı belirtilirken, Mücteba Hamaney’in uzun süredir siyasi ve dini çevrelerde etkili bir isim olarak öne çıktığı ifade edildi.

CNN’e konuşan kaynaklara dayandırılan haberde, İran’daki güç dengelerinin yeniden şekillenebileceği ve yeni dönemde ülkenin iç ve dış politikasında önemli değişimlerin yaşanabileceği değerlendirmesine yer verildi.

İran makamlarından konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, gelişmelerin bölgesel ve küresel siyasette yakından takip edildiği kaydedildi.

  •  

Trump'tan beklenmedik hamle! İran'a Hürmüz Boğazı resti!

ABD Başkanı Donald Trump, İran Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'nı kapatma ve bölgeden geçen gemileri hedef almasına karşı hamlesini yaptı.

ABD DONANMASI HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA TANKERLERE EŞLİK EDECEK
İran'ın stratejik hamlelerine karşı ABD'nin sessiz kalmayacağının altını çizen Trump, "Gerekmesi durumunda, ABD donanması Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlere eşlik etmeye başlayacak." ifadelerini kullandı.

Trump, uluslararası ticaret yollarının açık tutulmasının öncelikleri olduğunu vurgulayarak, donanmanın bu süreçte aktif rol üstlenebileceğini kaydetti.

Trump'ın açıklaması İran Devrim Muhafızları'nın, Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan gemileri vuracaklarını duyurmasının ardından geldi. Trump, donanmanın her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olduğunu ve seyrüsefer serbestisinin korunacağını ifade etti.

  •  

ABD basınından flaş iddia: Körfez ülkeleri İran'a saldırıya hazırlanıyor

ABD ve İsrail, Ramazan ayında ve yine nükleer müzakereler devam ederken tüm uluslararası kuralları çiğneyip İran’a saldırdı. İran’ın misilleme olarak İsrail ile birlikte ABD üslerinin bulunduğu Bahreyn, Katar, BAE, Ürdün, Irak, Kuveyt ve Suudi Arabistan’daki üsleri hedef alması çatışmaların tüm bölgeye yayılmasına yol açtı.

İran, savaş nedeniyle son olarak Körfez ülkeleri için büyük önem arz eden Hürmüz Boğazı'nı da kapattı; bölgeden geçecek her geminin vurulacağını duyurdu.

İran'ın bu hamleleri Körfez ülkelerini kızdırdı.

'Körfez ülkeleri İran'a saldırıya hazırlanıyor' iddiası
ABD'de yayın yapan Fox News'in askeri kaynaklara dayandırdığı haberinde; "Suudi Arabistan yönetimi, Hava Kuvvetlerine İran içerisindeki hedefleri vurma talimatı vermeye çok yakın; ilerleyen 24 saat yoğun geçecek." ifadeleri yer aldı.
İsrail'de Kan News'e konuşan üst düzey bir askeri yetkili de, "Suudi Arabistan’ın uğradığı saldırıların ardından yakında İran’a saldıracağından şüphemiz yok." açıklamasını yaptı.

Bakan Fidan: Saldırılar sürerse bu ülkeler sessiz kalmaz
Gelişmelere ilişkin TRT Haber canlı yayınında açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da, "Körfez ülkelerinin sadece ABD üsleri hedef alınmıyor, o ülkelerin enerji altyapısı, sivil kurumlar hedef alınıyor." değerlendirmesini yaptı.

"Bu belli bir noktadan sonra devam ederse onlar da sessiz kalmaz." diyen Bakan Fidan, "Bu yayılma riski bizi endişelendiriyor." ifadelerini kullandı.

  •  

İran'dan son dakika Hamaney açıklaması: Cenazesi belli oldu!

İran'ın yarı resmi haber ajansı Fars'a göre, ABD-İsrail'in suikast saldırısında ölen İran dini lideri Ali Hamaney'in cenazesinin nereye defnedileceği belli oldu.

HAMANEY MEŞHED KENTİNE DEFNEDİLECEK
Hamaney'in naaşı, başkent Tahran'da düzenlenecek törenlerin ardından Sekizinci İmam İmam Rıza Türbesi'nin bulunduğu Meşhed kentinde defnedilecek.

Ayetullah Ali Hamaney

Hamaney'in cenaze töreninin detayları, zamanı ve ayrıntılı programlarının yetkililer tarafından daha sonra açıklanacağı bildirildi.

İran lideri Ayetullah Hamaney, 28 Şubat'ta ABD-İsrail'in Tahran'daki ofisine düzenlediği saldırıda yaşamını yitirmişti.

  •  

Katar'dan ABD ve İsrail açıklaması! İddialara yanıt geldi

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ve Başbakan Danışmanı Mecid el-Ensari, İsrail medyasının, Katar'ın İran'a yönelik saldırılara katıldığı yönündeki iddialarını Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan paylaştığı mesajla tekzip etti.

'KATAR İRAN'I HEDEF ALAN SAVAŞIN BİR PARÇASI OLMAMIŞTIR'

Ensari, "Katar, İran'ı hedef alan kampanyanın bir parçası olmamıştır. Biz, kendimizi savunma hakkımızı kullanarak İran'ın ülkemize yönelik saldırılarını caydırmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Katarlı yetkili, uluslararası basın kuruluşlarına Katar'la ilgili haberler için ülkenin güvenilir kaynaklarını kullanma çağrısında bulundu.

İran, ABD-İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'in yanı sıra Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Ürdün gibi ülkelerde ABD üslerine ve hedeflerine saldırıları düzenliyor.

İRAN AÇIKLAMIŞTI: BÖLGE ÜLKELERİYLE SAVAŞTA DEĞİLİZ

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, bölge ülkeleriyle savaş halinde olmadıklarını ve bu ülkelerin İran topraklarına saldırılar konusunda ABD'ye baskı yapması gerektiğini belirterek, bölgedeki Amerikan üsleri ve askerlerinin kendileri için meşru hedef olduğunu söylemişti.

İsrail'in Kanal 12 ve Jerusalem Post adlı medya kuruluşları, Katar'ın İran'a yönelik saldırılara katıldığını iddia eden haberler yayımlamıştı.

  •  

Bahçeli'den İran açıklaması! 3. Dünya Savaşı uyarısı

MHP Lideri Devlet Bahçeli, il ve ilçe başkanlarının katılımıyla düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” hedefinin altını çizdi. Bahçeli; İran, ABD ve İsrail arasında şiddetlenerek devam eden savaşa ilişkin de açıklama yaptı.

Bahçeli, 'Terörsüz Türkiye' hedefimiz zamanın ve çağın ibresini milletimiz lehine çevirecek güçlü bir hamledir. Bu hedef kalıcı barış ve huzurun müjdesidir. Bu hedef bin yıllık kardeşliğimizin hayat pınarıdır.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ BİN YILLIK KARDEŞLİĞİN PINARIDIR
Terörle mücadeledeki kararlılığı "Terörsüz Türkiye" vizyonuyla vurgulayan Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefimiz, zamanın ve çağın ibresini milletimiz lehine çevirecek güçlü bir hamledir. Bu hedef kalıcı barış ve huzurun müjdesidir. Bu hedef bin yıllık kardeşliğimizin hayat pınarıdır. Terörsüz Türkiye, Türk milletinin yeni yüzyıla açılan huzur sancağıdır. Bu sancak düşmeyecek, Türkiye bölünmeyecektir." dedi.

3. DÜNYA SAVAŞI UYARISI
Bölgesel çatışmaların küresel bir felakete dönüşme ihtimaline işaret eden MHP Lideri Bahçeli, Orta Doğu'daki gerilime ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. İsrail ve ABD'nin tutumunu eleştiren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Şayet ABD-İsrail ile İran arasındaki karşılıklı hava saldırıları durmazsa, muhtemel kara harekatının neden olacağı kıvılcım 3. Dünya Savaşı'nın taşlarını birer birer döşeyecektir. Bu felakettir. Bu dehşet dengesi son bulmalıdır. Uluslararası hukukun şemsiyesi altında biraz canlılık emaresi gösteren Birleşmiş Milletler derhal devreye girmelidir. Çatışmaların küreselleşmesi halinde cehennemin kapıları beşeriyetin önüne açılacaktır."

'İRAN'IN HER ZAMAN YANINDAYIZ'
İran'a yönelik gerçekleştirilen suikastları kınayan Bahçeli, "Türkiye olarak dost, kardeş ve komşu ülke İran halkının her zaman yanındayız. İran'ın üst düzey devlet görevlilerine yapılan suikastları bir kez daha kınıyoruz. İstihbarat operasyonlarıyla hazırlanan bu suikastların ahlaka, hukuka ve insan haklarına temelden karşı olduğunu değerlendiriyoruz." diye konuştu.

Bahçeli-11

TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI ZİRVE YÜZYILI OLACAKTIR
Cumhur İttifakı'nın ve MHP'nin gelecek vizyonuna değinen Bahçeli, 2053 hedeflerine odaklandıklarını belirtti. Türkiye'nin süper güç olma yolundaki ilerleyişini anlatan Bahçeli, "2053'te, yani İstanbul'un fethinin 600'üncü yıl dönümünde süper güç Türkiye'ye mutlaka ulaşacağız. Türk ve Türkiye Yüzyılı; kabuğunu kıran, kamburlarını atan, dar kalıplarını yaran, dosta güven düşmana korku salan büyük Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır. İnandık, başaracağız." açıklamasında bulundu.

'BOZKURDU ÇAKALA BOĞDURMAYACAĞIZ'
Partisine ve davasına yönelik saldırılara sert tepki gösteren Bahçeli, teşkilatlarına birlik mesajı verdi. Fitne odaklarına karşı uyanık olunması gerektiğini vurgulayan MHP Lideri, şunları kaydetti:

"Bizi meşgul edip Türkiye üzerinde oyun kuracağını zanneden, davamızın iffetine çamur atmaya kalkışan, Bozkurdu çakala boğdurmak için fırsat kollayan ahmaklara en küçük geri adımımız söz konusu olursa gök girsin kızıl çıksın. Hepsine birden meydan okuyorum. Fitne yayan siyasetçileri, sözde gazetecileri, sosyal medya farelerini, FETÖ'cü hainleri rezil rüsva etmek için uygun zamanı sabrın gücüyle bekliyoruz."

TEŞKİLAT ÇALIŞMALARINA TAKDİR
MHP'nin saha çalışmalarına da değinen Bahçeli, "Hayırlı Günler Komşum" ve "Derdin Derdimizdir" programları kapsamında 81 il ve 963 ilçede toplam 168 bin 91 program yapıldığını açıkladı. Teşkilatların performansından duyduğu memnuniyeti dile getiren Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi'nin teşkilat yapısı hamd olsun çelik gibi sağlamdır. Kıt imkanları zengin bir mücadele azmine dönüştüren dava insanları olarak alayınızla gurur duyuyorum." ifadelerini kullandı.

  •  

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İran açıklaması: Türkiye'nin tarafı bellidir!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de “Milletvekilleri ile İftar” programında konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

Gazi Meclisimizde milletin emanetine layıkıyla sahip çıkmış, ancak artık aramızda olmayan milletvekillerimize yüce Allah'tan rahmet diliyorum. Milli mücadelenin en sancılı günlerinde İstiklal Harbimizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal'in 'ölmez bu vatan farzı muhal, ölse de hatta çekmez kürenin sırtı bu tabutu cesimi' mısralarında vücut bulan 'ya istiklal ya ölüm' davasını bir kez daha kemal-i hürmetle selamlıyorum. Bu vatan ölmez, ölmesi farz-ı muhaldir. O farz-ı muhal olsa dahi tüm dünya bu ağırlığın altında kalıp çökecektir. Türkiye Türkiye'den büyüktür sıradan bir söz değildir.

"BİR EKSEN KAYNAMASINI HEP BERABER TECRÜBE EDİYORUZ"
Bu ifade kendi varlığının farkında olan milletin inancı, irade, aşkının tespit ve tescilidir. Asıl ve asil olan milletin vekilleri olarak bugün o inancı, o aşkı, o iradeyi sizler temsil ediyorsunuz. Şahsım, ülkem ve milletim adına her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İstiklalimiz, cumhuriyetimiz adına, milletçe yaşadığımız onurlu hayat adına minnettar olduğumuz TBMM mensupları olarak sizler de biliyorsunuz ki topyekun dünya kritik dönemlerden geçiyor. Uluslararası kurum ve kuruluşların etkisizleştiği, güç dengesinin giderek bozulduğu, uluslararası anlaşmaların yamalı bohçaya döndüğü, geleneksel diplomasi anlayışının terk edildiği bir eksen kaynamasını hep beraber tecrübe ediyoruz.

"DÜNYA KAOTİK BİR DÖNEME SÜRÜKLENİYOR"
II. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya sistemi tabiri caizse çatır çatır çatırdıyor, temelinden sarsılıyor. Dünya ısınıyor, ısıtılıyor. Küresel adaletsizlik daha da derinleşiyor, kronikleşiyor. Eski düzen yıkılırken yerine neyin konulacağı tam olarak bilinmiyor. Dünyanın kaba kuvvetin ve güçlünün hukukunun işletildiği kaotik döneme sürükleniyor. Komşumuz İran'a yönelik saldırılarla başlayan sürece şahitlik ediyoruz. BM sisteminin sembolize ettiği egemen eşitlik, anlaşmazlıkların diplomasiyle çözümü gibi prensipler bizzat bu sistemin kurucuları tarafından acıkınca yenilen putlara dönüştürülmüş durumda.

"TÜRKİYE'NİN TAVRI BELLİDİR"
Yıllardır bize hukuk, insan hak ve hürriyetlerinden bahsedenlerin bizzat kendileri bu değerleri yok sayıyor. Çiğnemekte hiçbir beis görmüyorlar. Belirsizlik, gerilim, çatışma ve hukuksuzluğun norm haline geldiği böyle hassas konjonktürde Türkiye'nin tavrı bellidir. Biz bölgemiz ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz. Biz kardeşlerimiz ve komşularımızın huzurunu bozan hadiselerde tarafsız değiliz. Tüm dünyanın geleceğini tehdit eden konularda tarafsız değiliz. Türkiye olarak sulh ve sükunun tarafındayız. Huzurun ve istikrarın, dayanışmanın ve işbirliğin tarafındayız. Evrensel değerler, adalet ve kalkınmanın tarafındayız.

"ADALETSİZLİKLER KARŞISINDA DİK DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Sorunların diyalog ve diplomasiyle çözülmesinin tarafındayız. Savaş yerine barışın tarafındayız. Öldürmenin, katletmenin, haydutların, soykırımcıların değil hakkın, hakikatin, insanı yaşatmanın tarafındayız. Mazlumların gözyaşını dindirmenin, zulmü engellemenin tarafındayız. Bu çizgimizi, duruşumuzu her daim koruyacağız. Nasıl bugünlere oyunları bozarak geldiysek, bize insan ve demokrasi hakları dersi verenler susarken hakkı haykırdıysak, zalimlere boyun eğmediysek adaletsizlikler karşısında dik durmaya devam edeceğiz.

"DİRAYETLİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Basiretli düşünmeye, soğukkanlı olmaya, sağduyulu davranmaya devam edeceğiz. Yakın çevremizde füzeler havada uçuşurken 86 milyonun tek bir ferdinin kılına dahi zarar gelmemesi için dikkatli, temkinli, sabırlı, fakat haydutlar karşısında bir o kadar dirayetli olmaya devam edeceğiz. Dünyanın fırtınalı sularda seyrettiği günümüzde altyapı, ekonomi, diplomasi, ordu, savunma sanayimizi güçlendirerek, milli birliğimizi tahkim ederek Türkiye Yüzyılı'na hazırlanıyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun köşe taşlarından biri terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefleriyle yürüttüğümüz çalışmalardır.

23 Nisan 1920'den bugüne Meclisimiz milli dertlere milli reçeteler yazma konusunda maharetini farklı vesilelerle göstermiştir. Bu gazi Meclis ülkenin ve milletin canını yakan her türlü soruna çözüm üretecek kapasiteye, demokratik olgunluğa hamdolsun bugün de ziyadesiyle sahiptir. 5 Ağustos'ta kurulan Mili Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarihi misyonunu başarıyla yerine getirdi. Komisyon nihai raporunu kabul etmiş, sürece olan inancını göstermiş, terörsüz Türkiye'ye giden yolda ufuk açıcı bir rol üstlenmiştir. Başta Meclis Başkanımız sayın Kurtulmuş olmak üzere komisyonda görev alan tüm milletvekillerine yürekten teşekkür ediyorum.

"EMİN VE KARARLI VE CESUR ADIMLARLA İLERLEYECEĞİZ"
Partimizi ve ittifakımızı komisyonda başarıyla temsil eden arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde ülkemizi bu sorundan kurtarmak için gerekli özgüveni ve cesareti göstereceklerine inanıyorum. Türkiye'yi girdiği bu yoldan geri döndürmek isteyenler olacaktır. Biz bunlara aldırmayacağız. Emin ve kararlı ve cesur adımlarla ilerleyeceğiz. Bu fırsatı heba etmeyecek, heba edilmesine izin vermeyeceğiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak diğer siyasi partilerimizin de müspet katkıları ve sorumluluk duygusuyla hareket edeceğiz. Yarım asırdır milletimizin ayağına bağ olan, onbinlerce vatandaşımızın canını yakan, ülkemize ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten Türkiye'yi inşallah kurtaracağız.

Bunu da kardeşlik hukuku içinde, vatandaşlık hukuku içinde şehitlerimizin ruhlarını muazzep etmeden, gazilerimizi ve şehit yakınlarımızı müteessir etmeden meşru ve makul zeminde gerçekleştireceğiz. Aynı hassasiyeti bu çatı altındaki her bir milletvekilinden, tüm siyasi partilerden beklediğimizi vurgulamak istiyorum. İnşallah Türkiye bu meseleyi kalıcı olarak geride bıraktığında ağır yüklerinden kurtulmuş aydınlık yarınlara doğru koşar adım gidecektir.

  •  

İran’dan dikkat çeken karar: Yeni bir duyuruya kadar resmen yasakladılar!

ran, ABD ve İsrail arasında karşılıklı saldırılar devam ederken, İran savaş önlemi olarak tüm gıda ve tarım ürünleri ihracatını yasakladı.

YURT DIŞINA TÜM GIDA VE TARIM ÜRÜNLERİNİN İHRACATI YASAKLANDI
Adı açıklanmayan İranlı bir yetkili, "Tüm gıda ve tarım ürünlerinin ihracatı bir sonraki duyuruya kadar yasaklanmıştır. Hükümet, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaya öncelik vermiştir" dedi.

  •  

İran Devrim Muhafızları duyurdu: Hava savunma sistemi imha edildi

İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, "Batı Asya bölgesindeki ikinci ABD THAAD füze savunma sistemi, İran Devrim Muhafızları'nın hassas güdümlü füzeleriyle vurularak operasyonel yörüngeden çıkarıldı." ifadelerini kullanıldı.

İran ordusu, önceki gün de Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) "El-Ruveys üssünde İsrail füze savunma ağıyla bağlantılı "THAAD" radarını imha ettiğini duyurmuştu.

  •  

Dünyada Hürmüz depremi: Petrol üretimini durdurdular

Irak Petrol Bakanlığı, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması nedeniyle Basra’daki Rumeyle sahasında petrol üretimini durdurma kararı aldı.

"Petrol tankerleri Körfez havzasına girmekten vazgeçti"
Irak Petrol Bakanlığından, güneydeki Rumeyle petrol sahası kurumuna gönderilen yazıda, uluslararası siyasi olaylar ve son derece tehlikeli gelişmeler sonucunda, ayrıca Hürmüz Boğazı'nın kapatılması nedeniyle de uluslararası deniz trafiğinin aksadığı ve petrol tankerlerinin Körfez havzasına girmekten vazgeçtiği ifade edildi.

Petrol stok seviyesi kritik düzeyde
Bu durumun, Irak'ın güney limanlarında tanker sıkıntısına yol açtığı ve bazı terminal tesislerinde ihracatın azalmasına ve yüklemenin durmasına neden olduğu kaydedilerek, ayrıca depolardaki petrol stok seviyesinin kritik düzeylere yükselmesine sebep olduğu belirtildi.

Yazıda, "Bu nedenle, Güney Rumeyle sahasından üretim ve pompalamanın %100 oranında azaltılması rica olunur." ifadesine yer verildi.

Irak'ın en büyük petrol sahalarından olan Basra'daki Rumeyle sahasından günlük yaklaşık 1 buçuk milyon varil (ülke üretiminin üçte biri) petrol üretildiği biliniyor.

  •  

Mesud Pezeşkiyan: Mevcut faaliyetler ülke genelinde sürüyor

ABD ve İsrail güçleri, İran’ın başkenti Tahran başta olmak üzere ülkenin çeşitli bölümlerine yönelik ortak askeri operasyon başlattı.

İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında ölmesinin ardından anayasal sürece göre oluşturulan geçici liderlik konseyine, Anayasayı Koruyucular Konseyi ve Uzmanlar Meclisi üyesi din adamı Ayetullah Ali Rıza Arafi seçilmişti.

MESUD PEZEŞKİYAN'DAN AÇIKLAMA GELDİ

Yeni lider seçilene kadar Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yargı Erki Başkanı Gulamhüseyn Muhsini Ejei ve Arafi'nin, Veliyy-i Fakih makamının görevlerini geçici olarak birlikte yürüteceği bildirildi.

Orta Doğu'da gerilim devam ederken Mesud Pezeşkiyan, bir açıklamada bulundu.

"MEVCUT FAALİYETLER ÜLKE GENELİNDE SÜRÜYOR"

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "Ülke durma noktasına gelmedi. Mevcut faaliyetler ülke genelinde sürüyor." dedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD-İsrail tarafından İran’a gerçekleştirilen ortak saldırıların ardından ülkede yaşananlara valilerle doğrudan temas halinde olduğunu ifade etti.

"ULUSAL BİRLİK VE BERABERLİK EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ"

Pezeşkiyan, şu açıklamalarda bulundu:

Şartlar özel olsa da ülke durma noktasına gelmedi. Mevcut faaliyetler ülke genelinde sürüyor. Gerekli yetkilerin illere devredilmesiyle kararlar hızlı bir şekilde ve yerel şartlara uygun olarak alınıyor. Ulusal birlik ve beraberlik en büyük gücümüzdür.

  •  

Orta Doğu'da gerilim artıyor: Katar'dan İran'a tehdit!

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid el-Ensari, İran’ın füze ve İHA saldırılarına ilişkin bir basın toplantısı düzenledi.

İran'ın Katar topraklarındaki hedeflere yönelik cumartesi günü başlattığı saldırılara ilişkin açıklamasında el-Ensari, "Katar devleti üç füze, 101 balistik füze ve 79 insansız hava aracı (İHA) ile hedef alınmış ve bunlar engellenmiştir. Bildiğiniz gibi Mesaieed ve Ras Laffan’daki bazı tesisler hedef alınmıştır. Sanayi kompleksleri, hayati önemdeki depolar ve altyapı vurulmuştur. Bu tesislerde çalışmaların devam ettirilebilmesi için teknik değerlendirme yapılıyor" dedi.

Sözcü El-Ensari, Katar Dışişleri Bakanlığı’nın saldırılar nedeniyle İran’ın Katar Büyükelçisi Ali Salehabadi’yi bakanlığa çağırdığını ve bu saldırının uluslararası hukukun ve anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu ifade ettiğini söyledi. Ensari, dün İran jetlerinin Katar hava sahasını ihlal etmeleri üzerinde bu jetlere önce uyarı verildiğini ve ardından Katar’ın kendi jetlerini havalandırdığını açıkladı. Sözcü, İran uçaklarının rotalarını başkent Doha’ya doğru sürdürmelerinin ardından ateş açıldığını söyledi. BM Sözleşmesi'nin 51. maddesi çerçevesinde misilleme hakkına sahip olduklarını vurgulayan Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, saldırıların devam etmesi halinde planları olduğunu fakat bunları açıklayamayacağını da ifade etti. Basın açıklamasında Katar’ın enerji tesislerinden Hamad Uluslararası Havalimanına kadar saldırılar gerçekleştirildiğini ifade eden Katarlı sözcü, saldırıların engellendiğini ve hem personelin hem de havalimanının güvende olduğunu söyledi. Sözcü, Katar’da mahsur kalan binlerce yolcuya iyi bakıldığını, otellere yerleştirildiklerini ve vizelerinin uzatıldığını duyurdu.

"HEDEF DOĞRUDAN KATAR DEVLETİ VE TOPRAKLARIDIR"
Basın toplantısında Katar’ın İran’dan gelen saldırılara cevap verip vermeyeceğine ilişkin bir soru alan el-Ensari, "Katar, gerekçesi olmayan bu saldırılar karşısında şaşkına dönmüştür. Hedef askeri tesisler ya da Katar’daki Amerikan çıkarları değildir. Hedef doğrudan Katar devleti ve topraklarıdır. Bu kesinlikle kabul edilemez" dedi.
Katar’a fırlatılan birçok füzenin Katar’ın çıkarlarına, Katar içindeki belirli bölgelere ve kritik tesislere yöneldiğini vurgulayan El-Ensari, "Katar Silahlı Kuvvetleri, bu saldırıların tamamı ile kayıp vermeden başa çıkmıştır" dedi.

"SALDIRILAR KARŞILIKSIZ KALMAYACAK"
İran Dışişleri Bakanı Arakçi’nin kendilerine saldırının ne zaman ve ne olacağını haber vermediğini de ifade eden Katarlı sözcü, "Bu saldırı, tarafımızdan asla olumlu karşılanamaz. Yanıt verme hakkımız mevcuttur. İranlılar geçen sefer El-Udeid Hava Üssü’ne saldırdığında, Katar devleti yanıt verme hakkı olmasına rağmen bölge güvenliğini göz önünde bulundurarak ateşkesi desteklemeyi tercih etmişti. Durumu izlemeye devam ediyoruz ancak bu saldırılar asla karşılıksız kalmayacak" dedi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, düşürülen uçaklara ilişkin açıklamasında, "Uçaklar, Katar hava sahasını ihlal etti. Kurallar gereği pilotlara uyarı yaptık. Bu uçuşlar hedef alındı ve mürettebatı arama çalışmaları devam ediyor" dedi.

Katar’ın hazırlık durumuna ilişkin bir soruya El-Ensari, "Sukhoi savaş uçakları ve füzelerle gerçekleştirilen saldırıların tamamıyla başa çıkmayı başardık. Bu vesileyle Katar Silahlı Kuvvetleri’ne teşekkür ve takdirlerimizi sunmak istiyorum. Katar, güçlü olduğunu ve Katar’a, vatandaşlarına ya da ülkeye yaşayanlara saldırmak isteyen herkese karşı durabileceğini kanıtlamıştır" dedi.

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Patriot sistemleriyle ilgili medyada çıkan haberler doğru değildir. Tehditlere karşı her an müdahale edebilecek kapasite ve hazırlığımız vardır" dedi.

  •  

Trump'tan İran açıklaması: Konuşmak istiyorlar, geç dedim

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social’da Washington Post gazetesinin İran saldırılarına yönelik yayımladığı "Trump Doktrini’nin doğuşuna tanıklık ediyoruz" başlıklı yazısını paylaşarak, "Hava savunmaları, hava kuvvetleri, donanmaları ve liderlikleri artık yok. Görüşmek istediler, ben de ‘Çok geç’ dedim" ifadelerini kullandı.

YENİ ATANAN SAVUNMA BAKANI ÖLDÜRÜLDÜ İDDİASI
Al Arabiya'nın haberine göre; iki gün önce geçici Savunma Bakanı olarak atanan General Seyyid Majid ibn al-Reza hayatını kaybetti. Habere ilişkin resmi makamlardan henüz bir açıklama yapılmadı.

PEZEŞKİYAN: ÜLKE DURMA NOKTASINA GELMEDİ
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD-İsrail tarafından İran’a gerçekleştirilen ortak saldırıların ardından ülkede yaşananlara valilerle doğrudan temas halinde olduğunu ifade etti. Pezeşkiyan, "Şartlar özel olsa da ülke durma noktasına gelmedi. Mevcut faaliyetler ülke genelinde sürüyor. Gerekli yetkilerin illere devredilmesiyle kararlar hızlı bir şekilde ve yerel şartlara uygun olarak alınıyor. Ulusal birlik ve beraberlik en büyük gücümüzdür" dedi.

  •  

Rusya: İran'ın nükleer silah geliştirdiğine dair kanıt yok

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, başkent Moskova’da Brunei Dışişleri İkinci Bakanı Dato Erywan Yusof ile yaptığı görüşmede, Orta Doğu’daki askeri tırmanışa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Lavrov, saldırıların ana gerekçesi olarak sunulan nükleer silah iddialarını yalanlayarak, “İran’ın nükleer silah geliştirdiğine dair hala hiçbir kanıt görmüyoruz. Oysa bu, savaşın tek değilse bile ana gerekçesiydi” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada saldırı emrini Tahran'ın nükleer ve balistik füze programlarını engellemek amacıyla verdiğini belirtmişti. Lavrov, Moskova'nın elindeki verilerin bu iddiayı desteklemediğini vurgulayarak, harekatın meşruiyetini sorguladı.

İran’a yönelik saldırıların sonuçlarının tüm bölgede hissedildiğini ifade eden Lavrov, özellikle Arap ülkelerinin bu durum nedeniyle ekonomik maliyetlerle karşı karşıya kaldığını ve can kayıpları yaşadığını söyledi. Rusya’nın tüm taraflara yönelik ‘düşmanlıkların derhal durdurulması’ çağrısını yineleyen Lavrov, “Koşulsuz bir ilk adım olarak, sivil kayıplarıyla sonuçlanan her türlü eylemi durdurmak için mümkün olan her şeyi yapmalıyız” açıklamasında bulundu.

  •  

Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla Körfez ve Körfez'den deniz trafiği durdu

Basra Körfezi'nin ağzındaki Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor.

Dünyadaki günlük petrol tüketiminin yüzde 20'sinin (yaklaşık 20 milyon varil) geçtiği bu stratejik geçitten, özellikle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Kuveyt ve İran'ın önemli miktarda petrol ve petrol ürünü taşınıyor. Buradaki sevkiyatın önemli bölümü Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerine gidiyor.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hafta sonunda başlattığı saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiği resmen durdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, dün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapattıklarını ve geçmeye çalışan gemilere saldıracaklarını bildirdi.

Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla Körfez'e ve Körfez'den deniz trafiği dururken, çok sayıda gemi bölgede mahsur kaldı. Tedarikteki aksamalar sonrası küresel enerji tedarikine yönelik endişeler uluslararası piyasalarda keskin fiyat artışlarına yol açtı.

Küresel nakliye ve lojistik sektöründe yaşanan aksaklıklar nedeniyle, büyük nakliye şirketleri savaş riski ek ücretleri gibi acil durum önlemleri aldı ve bu durum maliyetlerde artış baskısı oluşturdu.

AA muhabirinin denizcilik araştırma şirketi Drewry'den edindiği bilgilere göre, Hürmüz Boğazı'nın kapanması sonrası Körfez'e ve Körfez'den deniz trafiğinin durması nedeniyle nakliyecilerin Körfez dışındaki alternatif limanlardan kara taşımacılığı ve yüklemeleri içeren diğer çözümleri aramaya yönlenmesi bekleniyor.

Aynı zamanda, Körfez ülkelerinde hava sahasının da önemli ölçüde kapanması hava kargo operasyonlarını ve mürettebat hareketlerini aksatırken, yeniden açılma için kesin bir zaman çizelgesi bulunmuyor.

Bu nedenle, nakliyecilerin Süveyş Kanalı'ndan geçişleri daha da azaltabileceği ve Ümit Burnu üzerinden yeniden rota belirlemeye öncelik verebileceği öngörülüyor.

Hürmüz Boğazı'na yönelik gelişmeler ışığında kargo sahipleri artan navlun ücretleri, daha uzun transit süreleri, tedarik zinciri gecikmeleri ve ekipman kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalırken, yakıt maliyetlerinin de artması bekleniyor.

  •  

38 ilde FETÖ operasyonu: 298 gözaltı

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, polis ekipleri son iki haftada 38 ilde FETÖ'ye yönelik operasyonlar düzenledi.

Yakalanan 298 şüphelinin, örgütün çeşitli yapılanmalarında yer aldığı, ByLock kullandığı, ankesörlü telefonlarla haberleştiği, örgüt propagandası yaptığı veya finansal destek sağladığı belirlendi.

Yakalananlar arasında kesinleşmiş hapis cezası ve aranma kaydı bulunan isimler de yer aldı.

Adliyeye sevk edilen zanlılardan 182'si tutuklandı, 75'i hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Gözaltındaki diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor.

  •  

İran'a düzenlenen hava saldırılarına katılmayan İngiltere Trump'ı ziyadesiyle üzmüş!

İngiliz The Sun gazetesine konuşan Trump, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarına İngiltere'nin katılmama kararını değerlendirdi.

Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın aldığı kararla ilgili, "Hiç yardımcı olmuyor. Bunu göreceğimi düşünmezdim. Bunu İngiltere'nin yapacağını düşünmezdim." yorumunu yaptı.

"Eskisi gibi değil"
ABD-İngiltere ilişkilerinin son dönemdeki en büyük kopuşlarından birini yaşadığına işaret eden Trump, "Dünya artık daha farklı. İngiltere'yle olan ilişkilerimiz daha farklıydı. İlişkilerin eskisi gibi olmadığını görmek üzücü." değerlendirmesini yaptı.

Trump, Starmer'ın Müslüman oylarını düşünerek böyle bir karar almış olabileceğini vurgulayarak, "Başbakanın kendi sorunları var. Harika bir ilişkim olan, çok sevdiğim İngiltere halkı bunu duymaktan hoşnut olmayabilir ama Başbakana bol şans diliyorum." ifadelerini kullandı.

"İngiltere tanınmaz halde"
İngiltere'nin artık tanınamaz hale geldiğini belirten Trump, "Londra çok farklı bir yer oldu. Korkunç bir belediye başkanı ve korkunç insanlar var. Başka bir yer oldu." diye konuştu. Trump, İngiltere'ye tavsiyelerde de bulunarak, "Kuzey Denizi'ne açılın. Enerji fiyatlarınız tavan yaptı. Ayrıca ülkenizden nefret eden yabancıları ülkenize almayı bırakın." açıklamasını yaptı.

ABD'nin güçlü bir ülke olarak Orta Doğu'da iyi işler başardığını savunan Trump, ABD'nin Orta Doğu'da bir savaşa girerken en eski müttefiki İngiltere'ye de artık ihtiyacı olmadığının altını çizdi. Trump, "Bizim için fark etmez ama Starmer'ın yardım etmesi gerekirdi. Fransa harika iş çıkarıyor ama İngiltere diğerlerinden çok farklı.

NATO Genel Sekreteri'nin neler söylediğini gördünüz. Harika birisi. Hepsi harikaydı ancak Keir biraz farklı." dedi. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 2 Mart'ta yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'ın füze depolarını vurmak için İngiliz üslerini kullanma izni talep ettiğini ve bu talebi kabul ettiklerini bildirmişti.

  •  

Natanz nükleer tesisinin giriş binalarında hasar tespit edildi

Kurum, söz konusu tespiti en son elde edilen uydu görüntülerine dayandırdı.

2026 03 03 T013037 Z 23686576 R C2 D W J A G R N3 N R T R M A D P 3 I R A N C R I S I S N U C L E A R I A E A

2026 03 03 T013050 Z 1227875571 R C2 E W J A E G S H I R T R M A D P 3 I R A N C R I S I S N U C L E A R I A E A

  • Radyolojik risk bulunmuyor

Ajans tarafından yapılan açıklamada, mevcut hasarın herhangi bir radyolojik sonuç doğurmasının beklenmediği kaydedildi.

Ayrıca, tesisin kendisinde ek bir hasar tespit edilmediği bilgisi paylaşıldı.

2026 03 03 T013033 Z 1195535496 R C2 D W J A E B B J R R T R M A D P 3 I R A N C R I S I S N U C L E A R I A E A(1)

2026 03 03 T013033 Z 1195535496 R C2 D W J A E B B J R R T R M A D P 3 I R A N C R I S I S N U C L E A R I A E A

  • Tesis daha önce de hedef alınmıştı

Natanz tesisi, geçtiğimiz yıl İsrail ile İran arasında yaşanan ve 12 gün süren çatışmalar sırasında ağır hasar görmüştü.

Söz konusu süreçte, ABD'nin de Natanz ve diğer iki tesise yönelik saldırılar gerçekleştirdiği kayıtlara geçmişti.

  •  

ABD ve İsrail'in şehit ettiği kız öğrenciler için tören düzenlendi!

ABD ve İsrail saldırısında hedef alınan İran'ın Hürmüzgan eyaletindeki ilkokulda hayatını kaybeden öğrenciler için cenaze töreni düzenlendi.

İran devlet televizyonuna göre, Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde düzenlenen cenaze törenine öğrencilerin aileleri ve resmi makamların yanı sıra binlerce kişi katıldı.

Hayatını kaybeden çocuklarının fotoğraflarını taşıyan aileler, ABD ve İsrail aleyhine sloganlar atıldı.

İran devlet televizyonu, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu'na düzenlediği saldırıda 160 öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

  •  

DMO Sözcüsü: ABD kayıplarını gizliyor

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Sözcüsü Tuğgeneral Ali Muhammed Naini, Gerçek Vaat 4 Operasyonu'nun askeri bilançosunu kamuoyuyla paylaştı.

Naini, çatışmaların henüz ilk iki günündeki operasyonlarında ölen ve yaralanan Amerikalı sayısının toplamda 650'yi bulduğunu öne sürdü.

Sözcü Naini, Washington yönetiminin sahadaki kayıplarını gizleme stratejisi izlediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Amerikalıların bu gerçeği örtbas etmesi ve inkar etmesi beklenen bir durumdur. Ancak gerek teknik istihbarat takibimiz gerekse sahadaki operasyonel varlığımızla ulaştığımız veriler nettir. Sadece Bahreyn’deki bir Amerikan askeri üssüne düzenlenen saldırıda, 160 ABD askerinin öldüğünü veya yaralandığını kesin olarak tespit ettik,"

Operasyonun kapsamına dair teknik detaylar paylaşan Tuğgeneral Naini, son günlerde DMO’ya ait füze ve insansız hava araçlarının (İHA), Bahreyn’de konuşlu ABD Deniz Kuvvetleri 5. Filo karargâhını defalarca hedef aldığını vurguladı.

Bu saldırılar neticesinde ABD’ye ait MST sınıfı bir muharebe destek gemisinin, fırlatılan deniz füzeleriyle ağır hasar aldığı bildirildi.

Bölgedeki deniz hareketliliğine ilişkin de çarpıcı bir bilgi paylaşan Naini, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin bölgeden uzaklaştığını açıkladı.

Çabahar sahil şeridinden yaklaşık 250 ila 300 kilometre mesafede bulunan gemiye, DMO Deniz Kuvvetleri tarafından dört adet seyir füzesi ateşlendiği belirtildi.

Naini, bu füze saldırısının ardından Amerikan uçak gemisinin rotasını Hint Okyanusu'nun güneydoğusuna çevirerek bölgeden hızla uzaklaştığını ifade etti.

  •  

Sahte bayrak eylemi mi? 'Aramco saldırısında methaldar İsrail'

Aramco petrol tesislerine yönelik bu sabah gerçekleştirilen saldırının perde arkasına dair çarpıcı iddialar gündeme geldi.

Konu hakkında bilgi sahibi askeri bir kaynak, Tesnim'e yaptığı açıklamada, saldırının doğrudan İsrail tarafından planlanıp icra edildiğini ve tipik bir sahte bayrak operasyonu özelliği taşıdığını belirtti.

Söz konusu kaynak, İsrail’in bu stratejiyle, bölge ülkelerinin ve kamuoyunun dikkatini İran’daki sivil hedeflere yönelik saldırılarından ve işlediği suçlardan başka yöne çekmeyi amaçladığını vurguladı.

Haberde, İran’ın bölgedeki ABD ve İsrail menşeli tüm çıkarları, tesisleri ve altyapı unsurlarını hedef alacağını daha önce tereddütsüz bir şekilde ilan ettiği hatırlatıldı.

Kaynak, İran’ın bu doğrultuda pek çok noktaya daha önce operasyon düzenlediğini ancak Aramco tesislerinin şimdiye kadar İran’ın hedef listesinde yer almadığının altını çizdi.

İstihbarat kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, İsrail’in bir sonraki hedefinin Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan Fuceyre Limanı olduğu iddia ediliyor.

Kaynağın aktardığına göre, İsrail rejimi bölgedeki gerilimi tırmandırmak amacıyla buraya yönelik yeni bir sahte bayrak operasyonu planlıyor.

  •  

Savaş Türkiye'ye sıçrar mı? Bakan Fidan'dan net yanıt...

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ülke TV Ankara Temsilcisi Mustafa Pala'nın da aralarında bulunduğu gazetecilerle iftar programında bir araya geldi.

Gazetecilerin gündeme ilişkinsorularını yanıtlayan Bakan Fidan, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırıları hakkında da ilk kez konuştu.

  • SAVAŞ TÜRKİYE'YE SIÇRAR MI?

Bakan Fidan, savaşın Türkiye'ye yönelme ihtimaline ilişkin, "İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum: Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz." ifadelerini kullandı.

  • KIBRIS MESAJI

İran'ın Kıbrıs Adası'nı hedef alma ihtimaline karşı Fidan, "Kuzey Kıbrıs için çok fazla risk olduğunu düşünmüyorum an itibarıyla. Güney'de de riskin sınırlı olduğunu düşünüyorum, çok sınırlı. Sivil tesisler için çok fazla bir şey olmayabilir." diye konuştu.

  • 'DİPLOMATİK SÜREÇ BAŞLAMALI'

Bölgedeki gerginliğin azaltılmasına yönelik uluslararası çabalara ilişkin Fidan, şu ifadeleri kullandı:

Tüm muhataplarımızla gerekli girişimleri hassasiyetle sürdürüyoruz. Sükûnetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz. İran’da ve genel olarak bölgemizde istikrarın korunması kritik. Bu nedenle çatışmaların bir an önce bitmesi ve diplomatik sürecin başlaması gerektiğini her fırsatta söylüyoruz.

Burada aslında tek katmanlı müzakere yok, çok katmanlı müzakere var. Birincisi savaşan tarafları tekrar masaya getirebilir miyiz? Saldıran taraf saldırısını ne zaman durduracak veya durdurmaya hazır? Minimumu bunun, onları tatmin edecek bir askeri yetersizliğe ulaştırmak. Minimum savaşı durdurma şartı… Maksimumu da rejim değişikliği. Yani, savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran’da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir. Bu minimum şartın gerçekleşmesi belli bir süre, belli bir askeri operasyon silsilesi isteyecek. İran geniş bir coğrafya. Füze sistemleri, radar sistemleri, hava savunma sistemleri, elektronik harp sistemleri, deniz kuvvetleri çok yere dağılmış.

Ekran Görüntüsü 2026 03 03 122922

Avrupalılarla birkaç gündür konuşuyoruz, Kaja Kallas aradı, sordu. Bugün Fransa aradı, çok uzun konuştuk. Şimdi Alman konuşmak istiyor. Merz Cumhurbaşkanımızla konuştu. Ursula von der Leyen aradı aynı şekilde. Barış istiyorsanız, beraber çalışalım. Onları bir harekete sevk ediyoruz. Şu anda Körfez ülkeleri ciddi bir durumla karşı karşıya. Ummanlıyla konuşuyoruz. Orada, Umman da hala bir şeyler yapmaya çalışıyor. Amerikalılarla konuşuyoruz.

  • BÖLGEDEKİ TÜRK VATANDAŞLARININ DURUMU

Bölgedeki Türk vatandaşlarını yakından takip ettiklerini vurgulayan Bakan Fidan, "Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok. İran’da, çifte vatandaşlar dâhil, yaklaşık 20 bin civarında vatandaşımız bulunuyor. İran’la olan üç sınır kapımızdan hem Türk vatandaşlarımız hem de üçüncü ülke vatandaşları ülkemize şu an itibarıyla sorunsuz şekilde geçiş yapabiliyor. Çağrı merkezimiz var, Başkonsolosluklarımız, Büyükelçiliklerimiz, burada Konsolosluk işleri ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yani 24 saat çalışıyoruz. Her saatte bir rapor alıyoruz. Şu anda aslında can güvenliği açısından çok büyük bir sıkıntı yok ama özellikle Dubai'de tatilde bulunan vatandaşlarımızın geri dönüşünde bir sıkıntı oldu çünkü Suudi Arabistan hariç hava sahası kapatılmış durumda. Dünden itibaren Suudi Arabistan zannediyorum açtı hava sahasını. Riyad üzerinden, Cidde üzerinden uçakla gelebiliyor bizim vatandaşlarımız. Bir de orada yaşayıp çalışanlar var. Tatilde olanlar çok fazla olmayabilir. Onlarla yakın haberleşme, iletişim halindeyiz. Bizim Konsolosluk Çağrı Merkezimize tüm bölgeden 1500 vatandaşımız ulaşarak bilgi talep etti." diye konuştu.

  •  

İran’dan Bahreyn’deki ABD üssüne İHA ve füze saldırısı

İran resmi haber ajansı IRNA, Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan "Sadık Vaat 4" operasyonunun 14'üncü dalgasına ilişkin açıklamasını yayımladı.

Açıklamada, Bahreyn’in Şeyh İsa bölgesindeki ABD hava üssü ana komuta ve karargah binasının 20 insansız hava aracı (İHA) ve 3 füzeyle hedef alındığı belirtildi.

Öte yandan, Bahreyn'de sirenler çaldı, hava savunmaları aktif olduktan sonra patlama sesleri duyuldu.

Misilleme saldırılarında isabet olup olmadığına ilişkin Bahreyn makamlarından açıklama yapılmadı.

  •  

42 Yıl sonra bir ilk: Borçlanma yetkisi istediler!

İstanbul'da CHP zihniyeti, şehri 20 yıl geriye götürdü.

Büyükşehir Belediyesi'ndeki durum ilçe belediyelerine de yansıyor.

Bu ilçelerin başında ise Üsküdar geliyor.

CHP'nin eline geçtikten hemen sonra personel problemleri başlayan Üsküdar'da, uzun süredir maaş sıkıntısı yaşanıyor.

Belediyenin milyarlarca liralık taşınmaz varlıklarının da art arda satılmasına rağmen bu sorun ortadan kalkmadı.

Yönetimi beceremeyen Üsküdar Belediyesi, son olarak borçlanma yetkisi istedi.

Duruma tepki gösteren eski Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, X hesabından yaptığı bir paylaşımla eleştirilerini sıraladı.

Kendisinin belediyeyi milyarlarca liralık taşınmaz ve kasasında 150 milyon TL nakitle devrettiğini belirten Türkmen, bu son hamlenin 2 yılda iflas bayrağı çekmek anlamına geldiğini söyledi.

  • ÜSKÜDAR'IN İFLAS BELGESİ

Belediyenin borçlanma talebi evrakını da paylaşan Türkmen, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Üsküdar Belediyesi tarihinde bir ilk: İflas belgesi

İki yıl önce tıkır tıkır işleyen, kasasında 150 milyon nakit bulunan, 2,5 milyarlık taşınmaz varlığına sahip bir belediye devralındı ve o taşınmazların tamamı hızla satıldı.

Aradan iki yıl geçti. Gelinen nokta ortada. Tek bir yeni proje yok. Ortada tek bir eser yok.

Emekçinin maaşı düzgün ödenemiyor. Tediyeler ve sosyal denge ücretleri hâlâ yatırılmış değil.

  • "SADECE PERSONEL MAAŞI ÖDEMEK İÇİN"

Kasa boş. Kaynaklar satılmış ve şimdi Üsküdar Belediyesi tarihinde ilk kez borçlanma yetkisi isteniyor.

Peki neden? Bir yatırım ya da proje için mi? Hayır.

Hiçbir proje belirtilmeden, hiçbir somut plan ortaya konmadan, sadece personel maaşlarını ödeyebilmek, rutin çarkı çevirebilmek için bankadan kredi çekme yetkisi talep ediliyor.

Beylikdüzü’nden gönderilen liyakatsiz, sorumsuz sözde bürokratların yönetim anlayışı, Üsküdar Belediyesi’ni 2 yılda iflasın eşiğine getirdi.

İşte bu tablo, açık ve net bir iflas belgesidir."

Ekran Görüntüsü 2026 03 03 114607

  •  

İran'ın Havaniruz Üssü’ne saldırı: 13 asker öldürüldü

İran’ın Kirman kentinde bulunan 3’üncü Muharebe Havaniruz Üssü’ne yönelik gerçekleştirilen saldırının ardından 13 askerin hayatını kaybettiği duyuruldu.

İran Ordusunun Güneydoğu Bölge Karargâhı tarafından yapılan açıklamada, saldırının Pazartesi gününün ilk saatlerinde gerçekleştiği belirtildi.

Kirman Havaniruz Üssü hedef alındı
Açıklamada, saldırının İsrail ve ABD tarafından gerçekleştirildiği ifade edilirken, 3’üncü Muharebe Havaniruz Üssü’nde görevli personelden 13 askerin yaşamını yitirdiği bildirildi.

Üsse yönelik saldırının ayrıntılarına ilişkin resmi makamlar tarafından ek bir teknik bilgi paylaşılmadı.

Yetkililer, olayın ardından bölgede güvenlik önlemlerinin artırıldığını ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü aktardı.

  •  

Siyonist rejim, Tahran ve Beyrut’a eş zamanlı hava saldırıları başlattı

İşgalci İsrail ordusundan yapılan açıklamada, konuya ilişkin bilgi verildi.

İsrail Hava Kuvvetleri'nin Tahran'daki İran yönetimine ait hedeflere ve Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Hizbullah'a ait noktalara eş zamanlı geniş çaplı hava saldırı dalgası başlattığı belirtildi.

İsrail, Beyrut'a hava saldırıları düzenledi
İsrail uçakları, sabah saatlerinden bu yana "Hizbullah kalesi" olarak bilinen Dahiye bölgesindeki Hureyk ve Hedes mahallelerine hava saldırıları düzenledi.

Saldırıların ardından şiddetli patlama sesleri duyuldu, bölgeden dumanlar yükseldi.

Öte yandan İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki 59 köy ve beldeye saldırı tehdidinde bulunarak, bölge sakinlerinden evlerini terk etmelerini istemişti.

  •  

Bahçeli: Müzakereler kisvesiyle İran'a tuzak kurulmuştur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşuyor...

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:

Konuşmamın hemen başında teessüf ve teessürle ifade etmek istiyorum ki içinde bulunduğumuz değerler hiyerarşisi, insani ve vicdani ölçüler piramidi ağır hasarlıdır. Bundan mütevellit kriz, kaos ve karmaşa hâli dünyanın üzerine adeta karabasan gibi çökmüş durumdadır. Körüklenen istikrarsızlık ateşi yalnızca coğrafyaların bacasını sarmakla kalmamış, geleceği de aşırılaşmış risk ve tehlikelerle kundaklamaya başlamıştır.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının vahim sonuçları en üst tesirini kaybetmemişken halka halka genişleyen yeni savaşlar silsilesinin nasıl bir vahşet ortamına davetiye çıkaracağını isabetle öngörmek, emin olunuz ki kolay değildir. İnsanın doğuştan sahip olduğu haklara, tartışılmaz miras ve değerler müktesebatına saygı ve sadakat maalesef kalmamıştır. Geldiğimiz bu aşamada güçsüz haklı, haksız ise güçlü konumdadır. Küreselleşen etik ve ahlak kargaşası, kamçılanan hâkimiyet ve paylaşım kavgaları özlemle beklenen geniş çaplı barış, huzur ve istikrar arayışlarını ne yazık ki boşa düşürmektedir. Bildiğiniz gibi gelecek zamanın ahlakından bahsedilemez. Her ahlak, her kültür geçmişten süzülerek bugünlere ulaşır. Fakat geleceğin silahla ve zora dayalı inşası amacıyla günümüzün tüm barbarlıklarının zincirlerinden boşandığı da ortadadır. Geçmişe merhamet ve minnet, sadakat hissinin zaman aşımına uğramaması mütemadi bir görevdir. Geleceğe sahip çıkmak, geleceğin heba ve heder olmasının önüne geçmek ise bugün taşıdığımız en bariz sorumlulukların başında gelmektedir.

Bölgesel ve küresel tansiyonun çok yükseldiği bir dönemde Türkiye olarak sağduyu ve soğukkanlılıkla hareket etmek, barışçıl çabaları destekleyip teşvik etmek mümeyyiz nitelikli politik ve diplomatik bir tutum tercihidir. Böylesi alacakaranlık dönemlerde duygusal tepkilere, duyumsal temkinlere itibar ve ihtimam gösterilmemesi devlet ve millet aklının müşterek hassasiyeti olmalıdır. Bu kapsamda etrafımızda dolaştığımız asıl mevzunun tam ağırlık merkezine geldiğimiz takdirde mahut uzak gelişmeler karşısındaki yorum ve değerlendirmelerimizi aklıselim bir siyasi ve ahlaki çerçevede yapmamız kaçınılmazdır.

'Bu saldırganlık gayrimeşrudur, gayri hukukidir'
Öncelikle şu hususu ifade etmeliyim ki Amerika Birleşik Devletleri'nin Siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran'a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayrimeşrudur. Bu saldırganlık gayri hukukidir. Bu saldırganlık gayri ahlakidir. Uluslararası hukuku takan ve tanıyan yoktur. Dünyada orman kanunlarının geçerli olmadığını iddia edecek bir akıl ve mantık sahibinden bahsedilemeyecektir.

Hani müzakereler sürüyordu? Hani görüşmeler devam ediyor, anlaşmaya ve uzlaşmaya yakın bulunduğu iddia ediliyordu? 26 Şubat 2026 tarihinde Cenevre'de düzenlenen müzakereler sonrası Umman Dışişleri Bakanı, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumu sıfırlamayı kabul ettiğini açıklamıştı. Amerika Birleşik Devletleri ve İran eş zamanlı olarak müzakerelerde ilerleme olduğuna dair mesajlar vermişlerdi. Hatta Cenevre'nin ardından süregelen görüşmelerin Viyana'da devam edeceği bile duyurulmuştu.

'Hamaney'in öldürülmesi alçaklık'
28 Şubat 2026 Cumartesi günü malum müzakerelerle ilgili gelişmeleri ele almak maksadıyla İran'ın dini lideri Ali Hamaney üst düzey görevli siyasetçi ve bürokratlarla toplantı hâlindeyken İsrail'in saldırması ve sonuçta mezkûr toplantıda bulunanların katledilmesi tam anlamıyla alçaklıktır. Casuslar İran'ın en kilit ve mahrem alanlarına kademe kademe sızmışlardır. Hain ve ajanlar içeride olunca kale kapısı kilit tutmamıştır. Siyonist eşkıyalık dürte dürte, ite ite Amerika Birleşik Devletleri ile İran'a saldırtmıştır.

'İç cephenin önemi anlaşılmıştır'
Buradaki amacım ABD-İsrail koalisyonunun İran'a yaptığı saldırıları detaylarıyla anlatmak değildir. Kaldı ki haber bülteni değiliz, haber ajansı değiliz, savaş muhabiri hiç değiliz. Maksadımız komşumuz İran'ı hedef alan çok boyutlu saldırılardan çıkarmamız gereken dersler olduğunu, tehdidin ne kadar yakınlaştığını ve acımasızlığını görmenin beka düzeyinde aciliyet arz ettiğini izah ve ifade etmektir.

İç cephenin önemi, millî birlik ve dayanışmanın değeri zannederim çok daha iyi anlaşılmış ve açıklığa kavuşmuştur. Komşu ülkemiz İran'ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak ve ayrı düşünmek hem imkânsız hem de izansızlıktır. Terörsüz Türkiye hedefine dudak büken aymazlar, ne yaptığımızı, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz? Türk-Kürt kardeşliğine yaptığımız samimi ve sahici çağrıyı utanmadan çarpıtan, PKK'nın kurucu önderliğinin 27 Şubat çağrısına her zaviyeden saldıran mayası ve meşrebi karışık zihniyetler çevremizdeki ateş çemberinden herhangi bir sonuç çıkarıyor musunuz? Vatan ve millet sevgisi konusunda, millî birlik ve kardeşlik bahsinde bizimle aşık atmaya, boy ölçüşmeye, rekabet etmeye, hatta kibirli bir üslupla ayar vermeye çalışan siyasi ucubeler nasıl bir felaket ve fecaatin kıyısından döndüğümüzü daha ne zaman anlamayı düşünüyorsunuz? İç cephemiz sarsılırsa sağımızın solumuzun zehirli aşiretlere dolacağını merak ediyorum ne zaman görmeyi ümit ediyorsunuz. Edirne'yi Enver alacağına Bulgar alsın diyenlerin işbirlikçi torunları, sözde milliyetçi geçinen milletsizler sorarım sizlere bir olmuş, diri olmuş, hep birlikte tek yürek olmuş Türkiye'nin neresinden rahatsızsınız? Oyumuz şu olmuş bu olmuş hepsi fasafiso, hepsi beyhude. Vatan ve millet elden gidince, devlet hükmü şahsiyetini kaybedince ne yapalım oyu, nasıl yapalım siyaseti, ne diyelim geleceğimiz nesline, hangi bahaneleri üretelim ecdadımızın yüzüne? Nasıl olsa sırtınızda yumurta küfesi yoktur.

'Üstümüze kim geliyorsa göreceği azameti kabul etmek durumundadır'
Böylesi muazzez ve müstesna bir milletin nerede bir haksızlık varsa karşısında durması, nerede bir hukuksuzluk varsa itiraz etmesi, nerede bir mazlum feryadı varsa ona kulak vermesi şanının, şerefinin gereğidir. Gerek Tel Aviv Fetihası, gerekse İsrail eski başbakanı Bennett, şu iddialarda bulunmuş; Türkiye yeni İran'dır. İsrail'in cani başbakanı hem Şii hem de Sünni eksen tarafından tehdit altındayız açıklamasıyla şer korosuna katılmıştır. Bir başka Türk ve Türkiye düşmanı Rubin ise Ankara 236'da, Tahran 226'daki gibi olacak mı diye sorgulamış, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir emekli albayı ise İran'dan sonra sıra Türkiye'de diye zırvayı hezeyanla perçinlemiştir. Madem böyle iddialar son günlerde yaygınlık kazanmıştır, bizim de bu sapkın görüş ve tehditleri görmezden gelmemiz doğal olarak mümkün değildir. Ölümden öte köy yoktur. Zira ölürsek şehit, kalırsak gazi olacağımız tarihi ve manevi hakikattir. Bu inanca sahip bir kutlu iradeyiz. Bu iradenin sahibi büyük milleti, Türk-İslam mefkûresinin yeryüzüne mühür vurmuş muazzam kahramanlığını tehdit edecek, boyun eğdirecek, teslim alacak muasım bir odağı Cenab-ı Allah henüz nasip etmemiş, henüz yaratmamıştır. Üstümüze kim geliyorsa, kimler gelmeyi düşünüyorsa göreceği azamet ve şiddeti de peşiyle kabul etmek durumundadır. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten vazgeçeceğimizi hiç kimse düşünmemelidir. Hiçbir hain emel sahibi mihrak veya ülke yanlış hesap yapmamalıdır. Bir ölürsek bin diriliriz, bin ölürsek bir bir dirilir, bu vatana, bu millete sonuna kadar sahip çıkarız.

'İran'a tuzak kuruldu'
Müzakereler kisvesiyle İran'a tuzak kurulmuştur. Hamaney'in ölümünden sonra Mossad ajanların anlık görüntüleri kayda alarak Netanyahu'nun ofisine göndermesi dehşet uyandıran bir organize saldırganlığın göstergesi değildir de nedir?

  •  

ABD, Kuveyt Büyükelçiliğini kapattı

ABD'nin Kuveyt Büyükelçiliğinden konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, "Devam eden bölgesel gerilimler nedeniyle, Kuveyt'teki ABD Büyükelçiliği ikinci bir duyuruya kadar kapalı olacaktır. Tüm normal ve acil konsolosluk randevularını iptal ettik." ifadeleri kullanıldı.

ABD Büyükelçiliğinin rutin faaliyetlerine ne zaman yeniden başlayacağının bildirileceği kaydedildi.

ABD-İsrail'in İran'a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 555 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

İran: Komşu ülkelere değil, ABD üslerine saldırıyoruz!

İravani, New York'taki BM Genel Merkezi'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'a diplomatik süreç devam ederken ikinci kez saldırıda bulunduğunu vurguladı.

İran'dan savaştan önce ABD'ye "yakın bir tehdit" olmadığını söyleyen İravani, ülkesinin nükleer programının "barışçıl" olduğunu ifade etti.

Ülkesine saldırıların BM Şartı'nı ve uluslararası hukuku ihlal ettiğine işaret eden İravani, "İran, savaş ya da gerginlik istemiyor ancak egemenliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir." diye konuştu.

İran'ın bölgedeki ABD üslerine saldırılarının sorulması üzerine İravani, "Komşu ülkelerin çıkarlarına saldırmıyoruz. ABD'nin tesislerine ve üslerine saldırıyoruz ve bu üsler ev sahibi ülkelerin kontrolünün dışındadır." yanıtını verdi.

İravani, ABD ve İsrail'in İran'da hastaneleri, Kızılay tesislerini, sivil yerleşimleri ve okulları bombaladığını, Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab'daki bir ilkokula saldırıda da 160'tan fazla kız çocuğunun hayatını kaybettiğini hatırlattı.

  •  

İsrail, Beyrut'ta Hizbullah'a bağlı bir televizyon kanalını vurdu

BEYRUT (AA) - İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta Hizbullah'a bağlı bir televizyon kanalı binasını hedef alırken, Hizbullah da İsrail'in kuzeyindeki askeri üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediklerini açıkladı.

Lübnan haber ajansı NNA'da yer alan habere göre, İsrail ordusu Beyrut'un güneyinde Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenledi.

Dahiye'nin Harat Hıreyk bölgesini hedef alan İsrail ordusu, Hizbullah'a bağlı el-Menar TV binasını bombaladı.

İsrail ordusu, sabah saatlerinde de Dahiye’nin çeşitli noktalarına şiddetli hava saldırıları düzenledi.

Hizbullah'tan yapılan açıklamada da İsrail'in kuzeyindeki Ramat David Hava Üssü'ndeki radarlar ve kontrol odalarının insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığı kaydedildi.

Öte yandan, İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'dan gönderilen 2 İHA'nın engellendiği aktarıldı.

- İsrail'in Lübnan'a saldırıları

İsrail ordusundan dün gece yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.

Hizbullah'ı hedef aldığını öne süren İsrail ordusu, Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyurmuş, ardından başkent Beyrut’ta patlama sesleri yükselmişti.

İsrail ordusu, Lübnan'da bugün birçok noktaya hava saldırıları düzenlemişti.

  •  

İran: Komşu ülkelerin çıkarlarına saldırmıyoruz, ABD'nin tesislerine ve üslerine saldırıyoruz

İravani, New York'taki BM Genel Merkezi'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'a diplomatik süreç devam ederken ikinci kez saldırıda bulunduğunu vurguladı.

İran'dan savaştan önce ABD'ye "yakın bir tehdit" olmadığını söyleyen İravani, ülkesinin nükleer programının "barışçıl" olduğunu ifade etti.

Ülkesine saldırıların BM Şartı'nı ve uluslararası hukuku ihlal ettiğine işaret eden İravani, "İran, savaş ya da gerginlik istemiyor ancak egemenliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir." diye konuştu.

İran'ın bölgedeki ABD üslerine saldırılarının sorulması üzerine İravani, "Komşu ülkelerin çıkarlarına saldırmıyoruz. ABD'nin tesislerine ve üslerine saldırıyoruz ve bu üsler ev sahibi ülkelerin kontrolünün dışındadır." yanıtını verdi.

İravani, ABD ve İsrail'in İran'da hastaneleri, Kızılay tesislerini, sivil yerleşimleri ve okulları bombaladığını, Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab'daki bir ilkokula saldırıda da 160'tan fazla kız çocuğunun hayatını kaybettiğini hatırlattı.

  •  

İran: Hürmüz'den geçme teşebbüsünde bulunan her gemi ateşe verilecek

İran Devrim Muhafızları Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Jabari, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, boğazın fiilen kapatıldığını teyit etti.

Jabari, "Petrol fiyatı 81 dolara ulaştı; dünya bu rakamın en az 200 dolara çıkmasını bekliyor. Hürmüz Boğazı kapalıdır. Donanmamız ve kara kuvvetlerimiz, bu boğazdan geçme teşebbüsünde bulunan her gemiyi ateşe verecek" ifadelerini kullandı.

Petrol boru hatları hedefte
Tuğgeneral Jabari, İran'ın stratejisinin sadece boğazla sınırlı kalmayacağını, bölgedeki petrol boru hatlarını da hedef alacaklarını belirtti.

Düşman unsurlara baskı uygulanana kadar bölgeden petrol ihracatına izin verilmeyeceğini vurgulayan Jabari, ABD'nin enerji ihtiyacına atıfta bulunarak, "Bölge petrolüne susamış durumdalar ancak tek bir damla bile alamayacaklar" dedi.

Piyasalar alarmda: Dev şirketler bölgeden çekiliyor
Gemi takip hizmeti sunan Kpler, sigorta şirketlerinin ve büyük enerji firmalarının Hürmüz Boğazı rotasından çekilmeye başladığını bildirdi.

Cumartesi günü gerçekleşen ABD ve İsrail'in ortak operasyonları öncesinde 73 dolar seviyesinde olan petrol fiyatları, haftanın ilk işlem gününde 80 dolara yaklaştı.

Denizcilik güvenliği uzmanları, boğazın uzun süreli kapalı kalmasının İran için de ciddi riskler taşıdığını belirtiyor.

Uzmanlar, gemilere yönelik olası saldırıların Körfez ülkelerini de doğrudan savaşın içine çekebileceği uyarısında bulunuyor. Halihazırda bölgedeki 700'den fazla tankerin bekleyişi sürerken, küresel tedarik zincirinde son on yılın en büyük enerji şoku yaşanıyor.

  •  

Trump: Riyad büyükelçiliği saldırısına yanıt çok yakında verilecek

Meyer, Trump'ın saldırıya verilecek yanıtın ne olacağı konusundaki soruya "çok yakında öğreneceksin" cevabını verdiğini bildirdi.

Muhabir Meyer, Trump'ın günün erken saatlerinde ABD kara kuvvetlerinin bölgeye konuşlandırılması ihtimalinden çekinmediğini belirttiğini ifade etti.

Meyer ayrıca, Trump'ın İran ile olası bir savaşta kara birliklerinin kullanılmasının gerekli olacağını düşünmediğini dile getirdiğini de sözlerine ekledi.

ABD-İsrail'in İran'a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 555 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

Erakçi: "ABD, İsrail adına kendi isteğiyle bir savaşa girdi"

ANKARA (AA) - İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD yönetiminin iddiasının aksine İran'dan bu ülkeye hiçbir zaman tehdit olmadığını, ABD'nin İsrail adına savaşa girdiğini belirtti.

İran Dışişleri Bakanı Erakçi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, ülkesinin İran’la neden savaşa girdiğine dair açıklamalarına ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesabından yanıt verdi.

Erakçi, "Rubio hepimizin bildiği şeyi itiraf etti: ABD, İsrail adına kendi isteğiyle bir savaşa girdi. İran'dan hiçbir zaman sözde bir 'tehdit' olmadı. Dolayısıyla hem Amerikan hem de İran kanının dökülmesi, 'önce İsrail' diyenlerin sorumluluğundadır. Amerikan halkı daha iyisini hak ediyor ve ülkelerini geri almalı." ifadelerini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Kongrede katıldığı toplantının ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İran'ın hem ABD hem de İsrail için "acil ve yakın bir tehdit" olduğunu iddia ederek, "Bu bizim için yakın bir tehditti. İran'ın saldırıya uğradığı takdirde hemen bizim peşimize düşeceğini biliyorduk." demişti.

  •  

İsrail ordusundan Beyrut’a yeni hava saldırısı tehdidi

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Dahiye'nin Hureyk Mahallesi'ndeki bir binanın kırmızıyla işaretlendiği bir harita paylaştı.

Hizbullah'a ait olduğunu öne sürdüğü binaya şiddetli saldırı gerçekleştireceklerini belirten Adraee, bölge sakinlerinden yapının en az 300 metre uzağına gitmelerini istedi.

İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Dahiye bölgesine hava saldırıları gerçekleştirmişti.

Hizbullah'a bağlı Al Manar Televizyonu, İsrail’in Dahiye bölgesindeki Hureyk Mahallesi'nde düzenlediği saldırıda kanala ait bir binanın hedef alındığını açıklamıştı.

- İsrail'in Lübnan'a saldırıları

İsrail ordusundan dün gece yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.

Hizbullah'ı hedef aldığını öne süren İsrail ordusu, Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyurmuş, ardından başkent Beyrut’ta patlama sesleri yükselmişti.

İsrail ordusu, Lübnan'da bugün birçok noktaya hava saldırıları düzenlemişti.​​​​​​​

  •  

Katar, Patriot füze savunma sistemlerinin tükendiği haberlerini yalanladı

Katar Uluslararası Medya Ofisi, Amerikan Bloomberg kanalının "Katar ordusunun envanterindeki Patriot füze savunma sistemlerinin tükendiği" haberine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, Katar ordusunun elindeki Patriot füze savunma sistemlerinin tükenmediği ve yeterli miktarda bulunduğu ifade edildi.

Katar ordusunun, ülkeyi dış tehditlere karşı savunma yeteneğini defalarca gösterdiği ve tüm Katar vatandaşlarını ve ülkede ikamet edenleri korumaya hazır olduğu belirtilen açıklamada, resmi kaynaklardan doğrulama yapılmadan bu tür yanlış bilgilerin yayınlanmasının, özellikle bölgede hızlı gelişmelerin yaşandığı bu hassas dönemde son derece sorumsuz bir davranış olduğunun altı çizildi.

Açıklamada, bu yanlış bilginin derhal düzeltilmesi için yasal seçenekler de dahil olmak üzere tüm yolların değerlendirileceği kaydedildi.

  •  

Riyad'daki ABD Büyükelçiliğine İHA saldırısı düzenlendi


İSTANBUL (AA) - Suudi Arabistan, başkenti Riyad'daki ABD Büyükelçiliğine 2 insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlendiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığından konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Riyad'daki ABD Büyükelçiliğinin ilk belirlemelere göre 2 İHA saldırısına uğradığı belirtilen açıklamada, saldırı sonucu binada ufak çaplı yangın çıktığı ve maddi hasar oluştuğu kaydedildi.

Öte yandan, ABD Büyükelçiliğinin Amerikan merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Suudi Arabistan'da ikamet eden ABD vatandaşlarına bulundukları yerde kalmaları çağrısı yapıldı.

  •  

İran: Dubai'de ABD askerlerinin toplandığı bir bölgeyi vurduk

Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamada, "İran Devrim Muhafızları Donanması, BAE'nin Dubai kentindeki ABD'li teröristlerin toplanma noktalarından birine insansız hava araçlarıyla saldırı düzenledi." ifadelerine yer verildi.

Sahadan alınan bilgilere göre, hedef alınan noktada 160'tan fazla ABD donanması mensubunun bulunduğu, en az 40 Amerikan askerinin öldürüldüğü ve 70'inin de yaralandığı iddia edildi.

  •  

Şanghay İşbirliği Örgütü, İran'a saldırılardan endişeli

Merkezi Pekin'de bulunan ŞİÖ Genel Sekreterliğinden yapılan açıklamada, üye ülkelerin uluslararası ilişkilerde güç kullanımını tasvip etmediği ve sorunun, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerine uygun olarak diyalog yoluyla ve tüm tarafların meşru çıkarlarına saygı temelinde çözülmesini desteklediği belirtildi.

Üye ülkelerin İran'ın ulusal egemenliğinin, güvenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini vurguladığına işaret edilen açıklamada, tüm taraflara itidalle hareket etme ve gerilimi artıracak eylemlere derhal son verme çağrısı yapıldı.

Açıklamada, "ŞİÖ üye ülkeleri, BM'yi ve Güvenlik Konseyini uluslararası barışı ve güvenliği bozan eylemlere karşı acil tedbirleri almaya çağırıyor." ifadesine yer verildi.

Üye ülkelerin İran'a dayanışma ve desteğinin altı çizilen açıklamada, saldırılarda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilendi.

- Şanghay İşbirliği Örgütü

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), ilk olarak 1996'da sınır güvenliği ve ekonomik işbirliği ittifakı olarak Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından oluşturuldu. O yıllarda "Şanghay Beşlisi" olarak anılan gruba 2001'de Özbekistan'ın da dahil edilmesiyle örgütün kuruluşu gerçekleşti.

Kazakistan'da 2017'de düzenlenen Astana Zirvesi'nde Hindistan ve Pakistan'ın, 2023'te Hindistan'ın ev sahipliğinde çevrim içi yapılan zirvede İran'ın ve 2024'te Kazakistan'da gerçekleştirilen Astana Zirvesi'nde Belarus'un katılımıyla örgütün üye sayısı 10'a ulaştı.

Moğolistan ve statüsü Eylül 2021'den bu yana aktif durumda bulunmayan Afganistan, örgütte "gözlemci" olarak yer alırken, ŞİÖ'nün, aralarında Türkiye'nin de olduğu 15 ülkeyle "diyalog ortaklığı" bulunuyor.

  •  

Rubio: "Sonraki aşama İran için şu ankinden daha zorlu olacak"

ABD Kongresinde katıldığı toplantının ardından basın mensuplarına İran gündemini değerlendiren Rubio, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını savundu.

Rubio, İran'ın hem ABD hem de İsrail için "acil ve yakın bir tehdit" olduğunu iddia ederek, "Kesinlikle acil bir tehdit vardı. İran'ın saldırıya uğradığı takdirde, ki (İsrail tarafından) saldırıya uğrayacağına inanıyorduk, onların hemen bizim peşimize düşeceğini biliyorduk. Biz de oturup yanıt vermeden önce saldırıyı sindirmeyecektik." diye konuştu.

Rubio'nun, İsrail'in İran planları ile ilgili sözleri ise "İran'la savaşa ABD'yi İsrail mi teşvik etti" yönündeki tartışmaları alevlendirdi.

- Rubio'dan itiraf gibi İsrail açıklaması

İsrail'in İran'a saldıracağını bildiklerini kabul eden Rubio, şunları söyledi:

"Onların başka bir ülke (İsrail) tarafından saldırıya uğradıktan sonra bize ilk darbeyi vurmasını bekleyemezdik... İsrail onlara saldırdı, ardından onlar da (İran) bize ilk saldırdı ve biz onların bize saldırmasını bekledik, bu durumda daha fazla kayıp ve ölüm yaşardık. Onların bize daha fazla hasar vermesini önlemek için proaktif bir şekilde savunma amaçlı harekete geçtik."

Askeri saldırıların devam edeceği mesajını veren Rubio, "Henüz ABD ordusunun en sert vuruşu yapılmadı. Sonraki aşama İran için şu ankinden daha zorlu olacak. Peki bu ne kadar sürecek? Ne kadar süreceğini bilmiyorum. Hedeflerimiz var. Bu hedeflere ulaşmayı istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Rubio, İran'a yönelik saldırılarının temel amaçlarından birinin, Tahran'ın balistik füze kapasitesini yok etmek olduğuna dikkati çekerek, "Uzun zamandır yapmaya çalıştıkları şey, bir kalkan olarak konvansiyonel silah kapasitesi oluşturmaktır." değerlendirmesini yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı, İran’ın her ay yaklaşık 100 füze ürettiğini iddia ederek, buna karşılık ayda yalnızca 6-7 hava savunma füzesi üretilebildiğini vurguladı ve İran’ın füze üretim sistemlerine işaret etti.

Rubio, İran'da rejim değişikliği konusunda ne düşündüğü ile ilgili bir soruya, "Her ne kadar orada yeni bir rejim görmek istesek de asıl nokta şu, bundan bir yıl sonra ülkeyi kim yönetirse yönetsin, bizi tehdit edecek bu balistik füzelere sahip olmayacaklar." yanıtını verdi.

İsrail'in İran'da bir okulu hedef almasına yönelik bir soruyu yanıtlayan Rubio, kendilerinin kasıtlı olarak sivilleri hedef almadıklarını ancak İran'ın sivilleri hedef aldığını savundu.

- ABD-İsrail'in İran'a saldırıları

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 555 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

Erbil Havalimanı'nda şiddetli patlama sesleri duyuldu

ERBİL (AA) - Irak'ın kuzeyindeki Erbil Havalimanı'na silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) yapılan saldırı nedeniyle kentte şiddetli patlama sesleri duyuldu.

ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait üssün de bulunduğu Erbil Havalimanı'na yapılan SİHA saldırısı sonrası hava savunma sistemleri faaliyete geçti.

Peş peşe gelen 3 SİHA, hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildi.

Öte yandan, yerel medyada, Erbil’de bir otele SİHA ile saldırı yapıldığı aktarıldı. SİHA’nın isabet edip etmediğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Şii milis Haşdi Şabi’ye bağlı Seraya Evliya el-Dem grubu, ABD askerlerinin kaldığı öne sürülen otele saldırı düzenlediğini duyurdu.

1 Mart gecesi yapılan saldırıda Erbil Havalimanı'na SİHA’lar isabet etmiş, ardından bölgede patlama yaşanmış ve yangın çıkmıştı.

Anadolu Ajansının görüntülediği bölgede yangın uzun süre devam etmişti.

Erbil’in Degele nahiyesindeki Peşmerge güçleri karargahına da dün SİHA ile saldırı yapılmış, Peşmerge Bakanlığı saldırıların devam etmesi durumunda karşılıksız bırakılmayacağını belirtmişti.

  •  

Hamaney'in yerine geçmişti! Ayetullah Ali Rıza Arafi kimdir?

İran devlet televizyonunu Ayetullah Ali Rıza Arafi'nin geçici olarak yeni lider olduğunu duyurdu. Arafi'nin gelişi sonrası hakkındaki bilgiler merak edilmeye başlandı. İşte Arafi'nin biyografisi...

Ayetullah Arafi kimdir?
Ali Rıza Arafi, 1959 yılında İran’ın Meybod kentinde doğmuştur. Dini eğitimini Kum’daki medreselerde tamamlamıştır. Eğitim hayatının ardından İran’daki dini kurumlarda çeşitli görevler üstlenmiştir.

Arafi, İran’daki medrese sisteminin yönetiminde yer almış ve bu alanda idari sorumluluklar yürütmüştür. Ayrıca Uzmanlar Meclisi Başkan Yardımcılığı, Anayasayı Koruyucular Konseyi üyeliği ve El-Mustafa Uluslararası Üniversitesi Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur.

Ali Hamaney ile yakın çalıştığı ifade edilen Arafi, Moskova ve Vatikan’a yaptığı diplomatik temaslarla da gündeme gelmiştir. Arafi’nin siyasi ve dini konulardaki tutumunun görece temkinli olduğu yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.

  •  

'İşte Trump'ın vaat ettiği kurtuluş!': 160 çocuk için mezar kazıldı!

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden 160'tan fazla çocuk için kazılan mezarların fotoğrafını paylaştı.

Arakçi, "Bunlar, ABD ve İsrail'in bir ilkokulu bombalaması sonucu öldürülen 160'tan fazla masum genç kız için kazılan mezarlar. Cesetleri paramparça oldu. Trump'ın vaat ettiği ‘kurtuluş’ gerçekte böyle görünüyor. Gazze'den Minab'a, masum insanlar soğukkanlılıkla öldürüldü" dedi.

  •  

New York Times: Trump'ı İran'a saldırmaya Netanyahu teşvik etti

New York Times gazetesinde yer alan ve adı açıklanmayan çok sayıda Amerikalı, İsrailli ve İranlı yetkililerin açıklamalarına dayandırılan analizde ABD'nin İsrail ile birlikte İran'a yönelik saldırılarının arka planı aktarıldı.

Analizin başında, "Başkan Donald Trump'ın İran'da askeri harekete sıcak bakması, diplomatik müzakereleri sonlandırmaya kararlı İsrail lideri (Binyamin Netanyahu) tarafından teşvik edildi. Başkanın danışmanlarından çok azı buna karşı çıktı" ifadelerine yer verildi.

"İKNA ETMEK İÇİN TÜM YOLLARI DENEDİ"

Yazıda Trump ile 11 Şubat'ta Oval Ofis'te basına kapalı olarak yaptığı görüşmede Netanyahu'nun Trump'ı İran'a saldırmaya ikna etmek için tüm yolları denediği değerlendirmesi yapıldı.

Söz konusu görüşmede iki ismin savaş olasılığını ve hatta saldırının olası tarihlerini dahi ele aldığı belirtildi.

Trump'ın İran'a saldırmaya ikna olmasında Venezuela'da Nicolas Maduro'yu askeri bir operasyonla alıkoymasının getirdiği 'öz güvenin' de etkili olduğuna işaret edildi.

"NETANYAHU İÇİN ZAFERDİ"

New York Times'ın kapsamlı analizinde şu değerlendirmelere yer verildi:

ABD'nin İran'a saldırı kararı aylardır Trump'a zayıflamış bir rejimi vurmanın gerekliliğini savunan Netanyahu için bir zaferdi. Aralık ayında Trump'ın Mar-a-Lago malikanesindeki bir toplantıda Netanyahu, İsrail'in önümüzdeki aylarda İran'ın füze üslerini vurması için Trump'ın onayını istemişti. İki ay sonra daha fazlasını elde etti, İran rejimini devirmek için bir savaşta tam bir ortak.

Diğer yandan analizde İran'a yönelik askeri saldırı kararına daha önceden çekimser bakan Başkan Yardımcısı JD Vance'in son dönemde bu kararı güçlü şekilde desteklediğine de vurgu yapıldı.

Beyaz Saray'da Durum Odası'nda yapılan İran toplantısında JD Vance'in, "Büyük ve hızlı hareket edelim" değerlendirmesini yaptığı belirtildi.

Ocak ayı sonlarında olası savaş planlarını yapmaya devam eden ABD ordusunun Trump'a genişletilmiş askeri seçenekler sunduğuna dikkati çekilen analizde şubat ortasına kadar ABD Savaş Bakanlığı'nın birkaç haftalık bir askeri harekatı sürdürebilecek bir güç oluşturduğu kaydedildi.

18 Şubat'ta Durum Odası'nda yapılan bir diğer İran toplantısında Genelkurmay Başkanı Orgeneral John Caine'in ABD güçlerinin İran'ı müzakerelere zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenleyebileceği veya hükümeti devirmek amacıyla daha geniş bir harekat gerçekleştirebileceği gibi çeşitli seçenekleri tartıştığı vurgulandı.

CUMHURİYETÇİLERDEN TRUMP'A SAVAŞA GİRMEME UYARISI

Yazıda askeri harekata karşı çıkan Cumhuriyetçilerden Tucker Carlson'ın Trump ile Oval Ofis'te yaptığı görüşmede 'ABD'nin İran'la savaşa girmesi halinde ABD askeri personeli, enerji fiyatları ve bölgedeki Arap ortakları için ortaya çıkacak riskleri' anlatarak savaşa karşı çıktığı ifade edildi.

Carlson'ın Trump'a sadece İsrail'in İran'a saldırma isteğinden dolayı ABD'nin bu ülkeye saldırmaması ve 'İsrail tarafından köşeye sıkıştırılmaması gerektiğini' söylediği aktarıldı.

Analizde ayrıca ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın İran lideri Ali Hamaney'in yerini tespit ederek İsrail istihbaratına aktardığı ve söz konusu saldırıyı İsrail'in düzenlediğine dikkati çekildi.

New York Times'a konuşan İranlı yetkililer, İranlıların gün ışığında bir saldırı olasılığının düşük olduğuna inandığını ve Hamaney'in yakın çevresine 'savaş çıkması halinde tarihte saklanan bir lider olarak yargılanmaktansa yerinde kalıp şehit olmayı tercih edeceğini söylediğini' kaydetti.

  •  

İran'dan Hürmüz Boğazı resti: bölgeden tek bir damla petrol çıkmasına izin vermeyeceğiz

Küresel emperyalizmin ve siyonist aklın İslam coğrafyasını hedef alan kanlı saldırılarına karşı İran cephesinden küresel ekonomiyi derinden sarsacak tarihi bir misilleme kararı geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, devlet televizyonunda yaptığı son dakika açıklamasında Hürmüz Boğazı'nı geçişlere tamamen kapattıklarını duyurdu.

  • "Geçmeye çalışan her gemiyi ateşe vereceğiz"

ABD ve işgalci İsrail'in bölgedeki saldırılarına eylemsiz kalmayacaklarını belirten Cebbari, boğazı kullanmaya yeltenenlere doğrudan ve sert bir uyarıda bulundu:

"Hürmüz Boğazı kapatıldı. Geçmeye çalışan her gemiye saldıracağız ve ateşe vereceğiz. Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri'ndeki kahramanlarımız tarafından yakılacaktır. Bu bölgeye gelmeyin."

Orta Dogu Daki Gerilim Sonrasi Hurmuz Bogazi Gecisleri Askiya Alindi

  • "Dünya petrolün 200 dolara ulaşmasını beklesin"

Küresel enerji sevkiyatının can damarı olan boğazın kapatılmasının dünyada yaratacağı krize de değinen İranlı komutan, petrol boru hatlarının da doğrudan hedef alınacağını belirterek şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

"Petrolün fiyatı 82 dolara ulaştı ve dünya kesinlikle en az 200 dolara ulaşmasını bekliyor. Petrol boru hatlarına da saldıracağız ve bölgeden tek bir damla petrolün çıkmasına izin vermeyeceğiz."

  •  

İran'ı sarsan iddia: Mossad ajanları diş hekimi kılığına girip takip cihazı yerleştirdi!

İslam coğrafyasını kan gölüne çeviren siyonist İsrail'in bölgedeki karanlık operasyonlarına ve istihbarat ağlarına dair sarsıcı detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Sosyal medyada yer alan ve henüz resmi makamlarca doğrulanmayan iddialara göre, İsrail ajanları doktor kılığıyla Tahran'ın kalbine kadar sızdı.

  • Hamaney'in dişine takip cihazı yerleştirdiler

Söz konusu iddiaların detaylarını paylaşan kaynaklar, yaşanan devasa güvenlik zafiyetini şu ifadelerle aktardı: "İsrail ajanları, İran dini liderinin dişini tedavi ederken bir takip cihazı yerleştirdi. Bu sayede liderin sürekli olarak nerede olduğu takip edilebildi ve son çatışmalarda hedef haline gelmesinin önü açıldı."

Mossad had Iran infiltrated down to the marrow. When high-ranking Iranian officials close to the supreme leader went to the dentist or doctor, they ended up with a Mossad agent; if they got their molars fixed or had an endoscopy done, they’d insert nano-trackers into them.
-… pic.twitter.com/cfRAGhI4uJ

— Imtiaz Mahmood (@ImtiazMadmood) March 1, 2026
  • 400'den fazla seçkin isme operasyon masasında sızdılar

Siyonist istihbaratın sızma girişiminin sadece dini liderle sınırlı kalmadığı, İran'ın askeri ve siyasi elitlerinin de doğrudan hedef alındığı belirtildi. Operasyonun çapına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan kaynaklar şunları kaydetti:

"Son birkaç yıldır Mossad'ın gizli ajanlarının İran'da doktor ve diş hekimi kılığında sızdığını duyuyorum. Diş hekimleri, askeri ve İran'ın seçkin personeline öncelik veriyordu. Rutin bir diş kontrolü yaparken, çürük dolguları yerine takip cihazları yerleştiriyorlardı. Diğer tarafta ise gastroenterologlar da seçkin hastalarına cerrahi müdahaleler sırasında benzer cihazlar yerleştiriyordu. Mossad bunların her birinin nerede olduğunu tam olarak biliyordu. İlk birkaç dakika içinde 400'den fazla seçkin askeri ve hükümet personeli etkisiz hale getirildi."

Uluslararası kamuoyunda deprem etkisi yaratan bu sinsi sızma ve suikast ağı iddialarına ilişkin işgalci İsrail veya ABD'den henüz resmi bir açıklama gelmezken, Tahran yönetiminin rejim içindeki bu büyük güvenlik açığına karşı sessizliğini koruması dikkat çekiyor.

İşte Kurtlar Vadisi isimli dizinin o bölümü:

  •  

ABD ve işgalci İsrail Minab'da 160 kız çocuğunu katletti

Gazze'de on binlerce masumu gözünü kırpmadan katleden siyonist akıl ve küresel emperyalizm, vahşetini bu kez İran'ın güneyindeki Minab kentine taşıdı. Hedef gözetmeksizin sivillerin üzerine ölüm yağdıran ABD-İsrail ortaklığının bir ilkokulu vurmasıyla yaşanan katliamın boyutunu, İran Dışişleri Bakanı Arakçi gözler önüne serdi.

  • "160'tan fazla masum genç kız paramparça edildi"

Katledilen masum yavrular için kazılan yan yana mezarların yürek yakan durumunu aktaran Arakçi, Batı'nın desteklediği bu vahşeti şu sözlerle dile getirdi:

"Bunlar, ABD-İsrail'in bir ilkokulu bombalaması sonucu katledilen 160'tan fazla masum genç kız için kazılan mezarlar. Vücutları paramparça edildi."

H Cbd Ua5 Xc A A Bd C T
Minab kentinde ABD tarafından ilkokulun bombalanması sonucu vefat eden 160'tan fazla masum kız çocuğu için açılan mezarlıklar


  • Gazze'den Minab'a uzanan soğukkanlı katliam

Açıklamasında ABD yönetiminin ikiyüzlü politikalarına da doğrudan değinen Arakçi, Trump'ın sözde vaatlerini sert bir dille eleştirerek yaşananları şu ifadelerle özetledi:

"Trump tarafından vaat edilen 'kurtarma' gerçekte işte bu. Gazze'den Minab'a, masumlar soğukkanlılıkla katledildi."

  •  

Mısır’dan son dakika İran açıklaması: Resmen ilan ettiler

Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Bakan Abdulati, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Umman, Bahreyn, Irak, Ürdün ve Suriye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

MISIR İRAN'I KINADI: ARAP DEVLETLERİNİ HEDEF ALMAYI DERHAL DURDURUN
Açıklamada, Abdulati’nin, Mısır’ın Arap ülkeleriyle tam dayanışma içinde olduğunu yinelediği ve “haksız saldırıları” kınadığı belirtildi.

Abdulati, “İran’ın Arap devletlerini hedef almayı derhal durdurmasının gerekliliğini” vurgulayarak “bölgedeki gerilimin düşürülmesi, azami itidal gösterilmesi ve diyaloğa öncelik verilmesi” çağrısında bulundu.

Devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve uluslararası hukuk ilkeleri ile BM Şartı’na tam uyulmasının önemine işaret eden Abdulati, bunun “tehlikeli durumu kontrol altına almaya ve çatışmanın tırmanmasını önlemeye katkı sağlayacağını” ifade etti.

Kuveyt, Suudi Arabistan, BAE, Katar, Bahreyn, Umman, Ürdün, Suriye ve Irak, 3 gündür ABD-İsrail saldırılarına misilleme olarak İran tarafından hedef alınıyor.

ABD VE İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 555 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

İran Devrim Muhafızları Ordusu: 3 ülkedeki ABD üsleri vuruldu

Devrim Muhafızları Ordusu, Sadık Vaat 4 Operasyonu’nun 11’inci dalgasına ilişkin bildiri yayımladı.

Bildiride, Kuveyt, BAE, Bahreyn ve Hürmüz Boğazı'ndaki ABD ordusunun sabit ve mobil hedeflerine 26 insansız hava aracı ve 5 balistik füze ateşlendiği belirtildi.

Saldırılar kapsamında Kuveyt'teki Arifjan ABD Üssü'nün 12 İHA'yla vurulduğu ifade edildi.

BAE'de yer alan Minhad Üssü'ndeki ABD askeri komuta ve kontrol merkezinin 6 İHA ve 5 balistik füze ile hedef alındığı belirtilirken Bahreyn'deki ABD donanmasının şu ana kadar vurulmayan tesislerinin de 6 İHA tarafından imha edildiği aktarıldı.

Diğer yandan uydu görüntüleme şirketi Planet Labs tarafından elde edilen ve New York Times tarafından analiz edilen uydu görüntülerinde, İran'ın saldırılarına uğrayan ABD donanmasının bölgedeki en büyük üssü Bahreyn'deki 5. Filo karargahında birçok binanın tamamen yıkıldığı görüldü.

  •  

Kuveyt'te düşen ABD uçağının pilotuna Kuveytliler meydan dayağı attı

İşgalci İsrail'in bekası ve bölgesel egemenliği uğruna kendi askerlerini ateşe atan ABD, Kuveyt'te büyük bir zillet yaşadı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), sabah saatlerinde Kuveyt hava sahasında uçan üç adet F-15E Strike Eagle savaş uçağının Kuveyt hava savunma sistemleri tarafından sözde "yanlışlıkla" vurularak düşürüldüğünü açıkladı.

Ekran Görüntüsü 2026 03 02 210320

  • "Dost ateşi" ile düşürüldü

Olayın ardından fırlatma koltuklarını kullanarak kurtulan altı kişilik mürettebatın güvenli bir şekilde yere indiği ve sağlık durumlarının stabil olduğu duyuruldu. Ancak bölgede arama-kurtarma çalışmaları başlatılırken, pilotların yere inme anları saniye saniye kaydedilerek sosyal medyada hızla yayıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 03 02 210314

  • Kuveyt halkından Amerikalı pilotlara meydan dayağı

Uçaklardan paraşütle atlayarak yere inen Amerikalı pilotlar, karşılarında öfkeli Kuveyt halkını buldu.

Evire Çevire Dövdüler: Sosyal medyaya yansıyan ve viral olan görüntülerde, Kuveytli vatandaşların aralarına aldıkları bir savaş uçağı pilotunu evire çevire dövdüğü anlar yer aldı. Bazı kişilerin pilotu öfkeli kalabalığın elinden almaya çalıştığı görüldü.


Halk tarafından meydan dayağı atılan ABD savaş pilotu


Bagaja Tıkıldı, Rehin Alındı: Diğer pilotların akıbeti de ABD ordusu için tam bir fiyaskoydu. Bir pilot Kuveytliler tarafından yakalanarak bir aracın bagajına tıkılırken, bir başka pilot ise bir köylü tarafından demir çubukla rehin alındı. Diğer pilotların da yine bölge halkı tarafından derdest edildiği anlar kameralara yansıdı.


Sivil vatandaşlar tarafından bagaja tıkılarak rehin alınan bir ABD savaş pilotunun elinden yaralı olduğu gözlemlendi.


H Cac N Hs W4 A A Zr Ld
Bir diğer pilot ise elinde demir çubuk bulunan bir köylü tarafından rehin alındı



Bir diğer kadın pilot ise yoldan geçen vatandaşlar tarafından bulundu
  • Siyonist hamisi ABD'nin medya ikiyüzlülüğü

İşgalci İsrail'in bölgedeki kanlı politikalarına kalkan olan ABD yönetiminin, askerlerinin düştüğü bu acınası durumu iç medyasında sansürlemesi dikkat çekti. Sosyal medyada çığ gibi büyüyen bu meydan dayağı ve rehin alınma anlarının Amerikan televizyonlarında tek kelime dahi haber yapılmaması, Batı medyasının sansürcü ve ikiyüzlü yayın politikasını bir kez daha gözler önüne serdi.

  •  

Katar savaşa dahil oldu: İran'ın 2 savaş uçağı düşürüldü

ABD ile İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırılar sürerken İran'da buna karşılık misilleme saldırılarını sürdürüyor.

Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney'in ölümü sonrası sarsılan İran, bölge ülkelerinde bulunan ABD üslerini hedef alırken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

KATAR, İRAN'A AİT İKİ UÇAĞI DÜŞÜRDÜ

Bir süredir sessiz kalmayı tercih eden Katar ordusu, savaşa resmen aktif muharip olarak dahil oldu.

Savunma Bakanlığı'nın resmi bildirisinde, gün içinde İran yönünden Katar hava sahasına doğru koordine edilmiş, çok katmanlı ve devasa bir saldırı dalgası tespit edildiği belirtildi.

Katar Emiri Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının derhal önleme (interception) kalkışı yaptığı ve İran İslam Cumhuriyeti'ne ait iki adet Sukhoi Su-24 (Su-24) tipi taktik bombardıman uçağını havada vurarak düşürdüğü açıkladı.

7 BALİSTİK FÜZE VE 5 İHA HAVADA VURULDU

Açıklamada, operasyonun sadece savaş uçaklarıyla sınırlı kalmadığı da vurgulanarak Su-24'lere eşlik eden 7 balistik füzenin Katar hava savunma sistemleri tarafından havada imha edildiği duyuruldu.

Ayrıca Katar Hava ve Deniz Kuvvetleri'nin ortak operasyonuyla 5 adet İHA'nın da hedeflerine ulaşamadan etkisiz hale getirildiği açıklandı.

Bakanlık, tarafından yapılan açıklamada tüm tehditlerin vurulduğu ve hedeflerine ulaşamadığı ifade edildi.

KATAR, FİİLEN SAVAŞA DAHİL OLDU

Savunma Bakanlığı bildirisinde, Katar Silahlı Kuvvetleri'nin ülkenin egemenliğini korumak için tam kapasiteye sahip olunduğu vurgulanarak, "Her türlü dış tehdide kararlılıkla yanıt vereceğiz" ifadeleri kullanıldı.

Katar'ın doğrudan İran savaş uçaklarını düşürmesi, fiilen ve askeri olarak ABD-İsrail safında İran'la savaşa girdiğini gösterirken gözler Tahran yönetiminin Doha'ya vereceği yanıta çevrildi.

  •  

Kanlı Ay tutulması 3 Mart 2026'da gerçekleşecek, Husüf Namazı kılmayı unutmayalım. Husüf Namazı nedir? Nasıl kılınır?

Gökbilim meraklılarının ve inanç dünyasının heyecanla beklediği 2026 yılının ilk tam Ay tutulması için geri sayım başladı. 3 Mart 2026 tarihinde gerçekleşecek olan bu muazzam hadise, Ay'ın bakır kızılı bir renge bürünmesiyle izleyenlere tefekkür dolu anlar yaşatacak. "Kanlı Ay" olarak da bilinen bu olay, hem bilimsel bir doğa olayı hem de ilahi nizamın bir nişanesi olarak dikkat çekiyor.

Kanlı ay tutulması-1

  • 2026 Tam Ay Tutulması Ne Zaman?

Yılın bu ilk büyük gökyüzü hadisesi, 3 Mart 2026 Çarşamba günü gerçekleşecek. Dünya'nın gölge konisine tamamen girecek olan Ay, yaklaşık bir saat boyunca büyüleyici bir görünüme kavuşacak.

Tutulma Saatleri (TSİ):

Yarı Gölgeli Evre Başlangıcı: 11:44

Tam Tutulma Evresi: 14:04 – 15:02

Tutulmanın Sona Ermesi: 17:23

  • Türkiye’den İzlenebilecek mi?

Toplamda 5 saat 39 dakika sürecek olan bu doğa olayı, ne yazık ki ülkemizden izlenemeyecek.

Gözlem Engeli: Tutulmanın gerçekleştiği saatler Türkiye saatiyle gün ortasına (öğle ve ikindi vakitlerine) denk gelmektedir. Bu sebeple Ay, ya ufuk çizgisinin altında kalacak ya da Güneş'in parlaklığı sebebiyle çıplak gözle seçilemeyecektir.

Hangi Bölgeler Görebilecek? Bu ihtişamlı olay; Asya, Avustralya, Kuzey ve Güney Amerika’nın belirli kesimleri ile Pasifik ve Hint Okyanusu çevresinden net bir şekilde takip edilebilecek.

  • "Kanlı Ay" (Husûf) Hadisesi Nedir?

Yaratıcının kusursuz nizamı gereği; Dünya'nın Güneş ile Ay arasına girmesi neticesinde Ay'a doğrudan güneş ışığı ulaşmaz. Ancak Dünya atmosferinden süzülerek kırılarak yön değiştiren ışıklardan sadece kırmızı ve turuncu tonlar Ay yüzeyine ulaşır. Gökbilimcilerin "Kanlı Ay" dediği bu bakır renkli görünüm, aslında atmosferdeki bu hassas ışık kırılmasının bir neticesidir.

Kanlı Ay tutulması-2

  • İslamiyet'te Ay Tutulması (Husûf) ve Önemi

İslam literatüründe Ay tutulması "Husûf" olarak adlandırılır. Kur'an-ı Kerim'de Güneş ve Ay'ın Allah'ın kudretinin birer delili olduğu, her birinin belirlenmiş bir yörüngede akıp gittiği beyan edilir.

"Güneş ve Ay bir hesaba göre hareket etmektedir." (Rahmân Suresi, 5)

Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.) Sünneti: Resulullah (s.a.s.), gökyüzündeki bu tür olayları korkuyla değil, Allah’a yönelme ve tefekkür vesilesi olarak görmüştür. Bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: "Güneş ve Ay, Allah’ın ayetlerinden iki ayettir. Hiç kimsenin ölümünden ya da doğumundan dolayı tutulmazlar. Bunları gördüğünüz zaman Allah’ı zikredin, tekbir getirin, namaz kılın ve sadaka verin." (Buhârî, Küsûf, 2)

  • Husûf Namazı Nasıl Kılınır?

Ay tutulması esnasında kılınan namaza Husûf Namazı denir. Bu namaz, müminler için bir tövbe, dua ve şükür vaktidir.

Kılınışı: Genellikle iki rekat olarak, gizli veya açıktan kıraatle kılınabilir.

Hükmü: Hanefi mezhebine göre bu namazın evde tek başına kılınması menduptur (güzel görülmüştür). Ancak camide cemaatle kılınmasında da bir sakınca yoktur.

Amacı: Ayın kararmasıyla birlikte kulun, kainatın gerçek sahibine sığınması, günahlarının bağışlanmasını dilemesi ve Allah'ın azametini tefekkür etmesidir.

  •  

Rusya'dan 3. Dünya savaşı açıklaması: Her an başlayabilir

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, İran’ın, ABD ile İsrail’in başlattığı saldırı nedeniyle nükleer silah geliştirmeyi hızlandıracağını belirterek, "ABD Başkanı Donald Trump çılgın ve suçlu politikasını sürdürürse, (3. Dünya Savaşı) şüphesiz başlayacaktır.” dedi.

'İRAN NÜKLEER SİLAH GELİŞTİRME ÇABALARINI İKİ KATINA ÇIKARACAK'
Medvedev, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin Rus haber ajansı TASS’a açıklamalarda bulundu.

ABD’nin İran’a saldırarak Amerikalıları tehlikeye attığını vurgulayan Medvedev, "İran'ın nükleer silah geliştirme çabalarını iki katına çıkaracağına artık hiç şüphe yok." ifadesini kullandı.

3. DÜNYA SAVAŞI HER AN BAŞLAYABİLİR
3. Dünya Savaşı’nın başlaması için artık ufak da olsa herhangi bir olayın tetikleyici unsur olabileceğini dile getiren Medvedev, “Trump, çılgın ve suçlu politikasını sürdürürse, şüphesiz başlayacaktır.” yorumunda bulundu.

'DOMUZLAR YEMLİKLERİNİ BIRAKMAK İSTEMİYORLAR'
Medvedev, Avrupa Birliği’nin İran konusunda "ABD’nin vasalı" gibi hareket ettiğini belirterek, "Bu, ABD ve müttefiklerinin küresel hakimiyetlerini korumak için verdiği bir savaş. Domuzlar yemliklerini bırakmak istemiyorlar." dedi.

ABD’nin Rusya’dan korktuğu değerlendirmesinde bulunan Medvedev, nükleer bir çatışmanın tehlikesinin bilindiğini ve bunun da Rusya’nın garantisi olduğunu kaydetti.

  •  

Trump’tan İran’a gerilimi arttıran mesaj: Büyük saldırı henüz başlamadı

Trump, askeri operasyonların henüz en sert aşamasına ulaşmadığını belirterek, “Onlara henüz sert bir darbe indirmedik bile, büyük dalga henüz gelmedi. Büyük dalga yakında geliyor” ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca İran halkına yönelik dikkat çeken bir çağrıda bulundu. Açıklamasında, “İran halkına yardım etmek istiyoruz, ancak şu anda herkesin içeride kalmasını istiyoruz. Dışarısı güvenli değil” dedi.

“Arap ülkelerine saldırılara şaşırdık”

İran’ın bölgedeki adımlarına da değinen Trump, Tahran yönetiminin Arap ülkelerine yönelik saldırılarından Washington’ın da şaşkınlık duyduğunu söyledi.

Trump, “İran’ın Arap ülkelerine yönelik saldırılarına şaşırdık ve onlara bu saldırıları püskürtebileceğimizi söyledik. Ama onlar savaşı istiyor ve şu anda buna katılıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

İran’daki liderlik tartışmasına gönderme

Trump, İran’daki siyasi geleceğe ilişkin de dikkat çekici ifadeler kullandı. İran’da liderlik konusunda belirsizlik olduğunu savunan Trump, “İran’da liderin kim olduğunu ya da kimi seçeceklerini bilmiyoruz. Belki şansları yaver gider ve işi bilen birini seçerler” dedi.

Trump’ın açıklamaları, ABD-İran hattında tansiyonun düşmekten uzak olduğunu ve önümüzdeki süreçte askeri ve siyasi gerilimin daha da artabileceğine işaret eden mesajlar olarak yorumlandı.

  •  

İran'ın yeni lideri Ayetullah Arafi ilk kez konuştu!

İran'da yeni lider seçilene kadar göreve getirilen Geçici Liderlik Konseyi'nin din adamı üyesi Ayetullah Ali Rıza Arafi, Konseyin, Uzmanlar Meclisi tarafından yeni lider atanana kadar düzenli toplantılar ve gerekli hassasiyetle ilgili işleri yürüteceğini söyledi.

İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansına göre Ayetullah Arafi, Geçici Konsey üyeliğine getirilmesinin ardından yaptığı açıklamada, ABD-İsrail'in saldırılar başlatarak "hesap hatası" yaptığını ifade etti.

Uzmanlar Meclisinin yeni lider seçmek için hızla harekete geçeceğini belirten Arafi, "O zamana kadar Konsey, düzenli toplantılarla işleri yürütecektir." ifadelerini kullandı.

Arafi, "Aziz silahlı kuvvetlerimize ve büyük İran milletine ülkenin tüm kuvvetlerinin sizin hizmetinizde olduğunu garanti ederim." dedi.

  •  

Ömer Çelik'ten önemli açıklamalar: İran'dan olası göçe karşı hazırız

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen MKYK toplantısının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

İsrail ile ABD'nin İran'a ortak saldırı düzenlemesi sonrası yaşananlar hakkında konuşan Çelik, İran'a yönelik operasyonu kınadığını belirterek, saldırının hukuksuz olduğunu vurguladı.

"KİMSENİN REJİM DAYATMAYA HAKKI YOK"

"İran'a saldırı için rejim bahane edilemez." sözlerini kullanan Çelik, "Kimsenin rejim dayatma hakkı yok" ifadeleriyle tepki gösterdi.

Dini lideri Hamaney, birçok üst düzey yetkilisini kaybeden ve sivil vatandaşlarından da çok sayıda kayıp veren İran'a taziyelerini ileten Çelik, İran'a yönelik de eleştirisini "Kardeş ülkeleri hedef almamalı" diyerek aktardı.

"OLASI GÖÇE KARŞI TÜM TEDBİRLERİ ALDIK"

Çelik, karşılıklı saldırıların devam ettiği İran'dan gelecek göç riskine karşı alınan tedbirleri "Devlet birimlerimiz tam bir koordinasyon içerisinde gerekli hazırlıkları yapıyorlar." sözleriyle aktardı.

Çelik, göç dalgasına karşı gereken hazırlığın yapıldığını belirterek, şunları söyledi:

"Ülkemizin çatışmalardan uzak, küresel barıştan tutumu ortadadır. Bir an evvel masanın yeniden kurulması için Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü diplomasiyi herkes görüyor. Bu savaşın, küresel bir savaşa dönme riskini de görüyoruz.

Türkiye'nin İran sınırından göç dalgasıyla karşı karşıya kalması söz konusu olursa; ki bununla ilgili olarak devlet birimlerimiz gereken hazırlığı yapıyorlar."

"TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİ HER DURUMU GÖĞÜSLEYECEK ŞEKİLDE GÜNCELLENMİŞTİR"

Diğer konu, bütün bu çerçevede Hürmüz Boğazı'ndaki geçişten tutun da petrol fiyatları, küresel ekonomiyi etkileyecek dalgalar olabilir. Ekonomimiz bu bakımdan dayanıklıdır. Ekonomi yönetimimiz kriz yönetimi konusunda tecrübelidir. Gereken hazırlıklar yapılıyor.

Güvenlik konusu son derece önemli. Türkiye'nin güvenlik denklemi her bakımdan bu durumu göğüsleyecek şekilde, Türkiye'nin dayanıklılığını koruyacak şekilde güncellenmiştir.

Diğer konuda başka ülkelerdeki vatandaşlarımız. Durumlarını takip ediyoruz. Onun dışında başkonsolosluklarımız 7/24 esasıyla hizmet vermektedir.

"İRAN'A YÖNELİK SALDIRI HUKUKA AYKIRIDIR"

Çelik'in açıklamalarından öne çıkan satır başları şunlar:

Komşumuz İran'a, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırı hukuksuz, hakkaniyetsiz, hukuki meşruiyetten yoksundur, uluslararası hukuka aykırıdır.

Nükleer konularla ilgili müzakereler devam ederken diplomasinin, masa kurarak çözüm üretme stratejinin berhava olduğu dönemi gösteriyor.

"DİPLOMASİ TAKTİK ÖRTÜCÜSÜ YA DA OYALAYICISI OLAMAZ"

Diplomasi taktik örtücüsü ya da oyalayıcısı olamaz. Masa kurulmuş iken, Umman'da Cenevre'de yapılmış görüşmelerde iyi noktaya ilerlendiğine dair açıklamalar yapmıştı.

Sayın Cumhurbaşkanımız böyle bir masanın kurulması konusunda yoğun bir gayret ortaya koyarak bunun gerçekleşmesi için Trump, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve diğer taraflarla görüşmeler gerçekleştirdi. Masa böyleyken bu saldırı hakkaniyetsiz ve hukuksuz girişimdir.

  •  

İran'dan açıklama: Uzun bir savaşa hazırız

İsrail ve ABD, 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

ABD-İsrail saldırılarında İran dini lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

PATLAMALAR ART ARDA GELDİ

İran da İsrail ve ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

Savaş ve yıkım haberleri artı ardına gelirken bugün öğlen saatlerinde İran'a ait bir füzenin Beer Şeva kentine düştüğü, İsrail basını tarafından duyuruldu.

17 KİŞİ YARALANDI

Yaşanan patlamada, ilk belirlemelerde 17 kişinin yaralandığı bildirildi.

Bu kapsamda, siyasilerden karşılıklı açıklamalar peş peşe geliyor.

"NE PAHASINA OLURSA OLSUN KENDİMİZİ SAVUNACAĞIZ"

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, ABD Başkanı Donald Trump'ın yapmış olduğu açıklamalara hitaben, "ABD'nin aksine, uzun bir savaşa hazır" diyerek şu açıklamalarda bulundu:

Son 300 yılda olduğu gibi, bu savaşı İran başlatmadı. Cesur Silahlı Kuvvetlerimiz, savunma dışında hiçbir saldırıya katılmadı. Ne pahasına olursa olsun kendimizi ve 6 bin yıllık medeniyetimizi şiddetle savunacak ve düşmanlarımızı yanlış hesap yaptıklarına pişman edeceğiz.

  •  

ABD Genelkurmay Başkanı Caine: ABD askerleri ölmeye devam edecek

ABD ve İsrail'in İran'a saldırı düzenlemesinin ardından ABD'li iki yetkili Pentagon'da açıklamalarda bulunuyor.

"Bu savaşı biz başlatmadık ama biz bitireceğiz" diyen ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, "Düşmanın çaresizlik içinde maskesi düşmüştür. İran füzeleri ve dronları komşularının otellerine, havaalanlarına, apartmanlarına ve diğer sivil hedeflerine ayrım gözetmeksizin yağmaktadır. Bunlar, onlarca yıldır korkakça terör taktikleri, yalanlar, ölüm ve yıkımla ticaret yapan bir rejimin korkakça terör taktikleridir." ifadelerini kullandı.

"İran'da rejim değişti"
İran'da rejimin değiştiğini iddia eden Hegseth, "Bu sözde rejim değiştirme savaşı değildir. Ama rejim kesinlikle değişmiştir. Bu Irak değildir. Bu sonsuz savaş da değildir. Bunu Başkan Trump’ın “Önce Amerika” şartları altında bitireceğiz." diye konuştu

"Hedefimiz belli İran'ın nükleer tesislerini yok etmek"
Saldırıların ortak yürütüldüğünü de hatırlatan Hegseth, İsrail'e teşekkür ederken "İsrail'e ölüm diyenleri İsrail ile öldürdük" dedi.

Hegseth, saldırıların bir süre devam edeceğinin sinyallerini verdi. Saldırı tek seferlik değildi kuvvetlerin sevkiyatı sürüyor diyen Savaş Bakanı, "Hedefimiz belli İran'ın nükleer tesislerini yok etmek" ifadelerini kullandı.

ABD askerleri ölmeye devam edecek mesajı
ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine ise üstü kapalı şekilde ABD askerlerinin ölümlerinin devam edeceğini söyledi. Caine, "Açık konuşmak gerekirse, askeri hedeflerin gerçekleşmesi biraz zaman alacaktır. Durumlar zorlu olacaktır. Ek zayiatlar vermeyi bekliyoruz. Centcom komutanına bugün dahi ek kuvvetler gönderilecektir." dedi.

  •  

Tesisleri hedef alınan QatarEnergy, LNG üretimini durdurdu

Küresel enerji piyasalarının önemli aktörlerinden QatarEnergy, Ras Laffan ve Mesaieed’de bulunan tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle LNG üretimini durdurduğunu duyurdu.

Şirketten yapılan açıklamada, saldırılar sonrası sıvılaştırılmış doğal gaz ve bağlantılı ürünlerin üretiminin geçici olarak askıya alındığı bildirildi.

Reuters’a dayandırılan haberde, tesislerin güvenlik gerekçesiyle faaliyetlerini durdurduğu belirtildi.

Ras Laffan ve Mesaieed kritik merkezler
Katar’ın kuzeyinde bulunan Ras Laffan Endüstri Şehri, dünyanın en büyük LNG ihracat terminallerinden biri olarak biliniyor. Mesaieed ise enerji ve petrokimya tesislerinin yoğunlaştığı stratejik bir merkez konumunda.

Uzmanlara göre bu tesislerde yaşanacak uzun süreli bir üretim kesintisi, küresel LNG arzı üzerinde ciddi baskı oluşturabilir.

  •  

ABD: 'Bu rejim değiştirme savaşı değildi ama rejim değişti'

ABD ve İsrail'in İran'a saldırı düzenlemesinin ardından ABD'li iki yetkili Pentagon'da açıklamalarda bulundu.

"Bu savaşı biz başlatmadık ama biz bitireceğiz" diyen ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, "Düşmanın çaresizlik içinde maskesi düşmüştür. İran füzeleri ve dronları komşularının otellerine, havaalanlarına, apartmanlarına ve diğer sivil hedeflerine ayrım gözetmeksizin yağmaktadır. Bunlar, onlarca yıldır korkakça terör taktikleri, yalanlar, ölüm ve yıkımla ticaret yapan bir rejimin korkakça terör taktikleridir." ifadelerini kullandı.

İran'da rejimin değiştiğini iddia eden Hegseth, "Bu sözde rejim değiştirme savaşı değildir. Ama rejim kesinlikle değişmiştir. Bu Irak değildir. Bu sonsuz savaş da değildir. Bunu Başkan Trump’ın “Önce Amerika” şartları altında bitireceğiz." diye konuştu

  •  

Almanya: İran’a karşı askeri saldırılara katılma niyetimiz yok

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Deutschlandfunk radyosuna verdiği röportajda, ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasının ardından bölgedeki duruma ilişkin değerlendirmede bulundu.

Almanya, Fransa ve İngiltere’den oluşan E3 ülkelerinin dün yaptığı açıklamada, "Bölgedeki çıkarlarımızı ve müttefiklerimizin çıkarlarını savunmak için gerekli önlemleri alacağız. Bu, gerekirse İran'ın füze ve İHA fırlatma kapasitesini kaynağında yok etmek için askeri savunma tedbirleri de içerebilir." şeklindeki ifadelerin ne anlama geldiğine ilişkin soru üzerine Wadephul, bunu her E3 ülkesinin kendisinin yorumlayacağını kaydetti.

Wadephul, "İngiltere’nin bunu Amerikalılara kullanabilecekleri üsler sağlama" olarak yorumladığına dikkati çekerek, Almanya’nın orada üsleri bulunmadığını dile getirdi.

Ülkesinin uygun askeri kaynakları da bulunmadığını vurgulayan Wadephul, "Alman hükümetinin, kesinlikle herhangi bir şekilde (askeri saldırılara) katılmaya niyeti yoktur." dedi.

Wadephul, E3 açıklamasının, Alman hükümeti için Alman askerlerinin saldırıya uğramaları durumunda savunma amaçlı kendilerini koruyabilecekleri anlamına geldiğine işaret ederek, Almanya açısından bunun ötesinde başka bir tedbirin söz konusu olmadığının altını çizdi.

"Burada ciddi uluslararası hukuk meseleleri olduğu da açıktır"
İsrail ve ABD'nin İran'a saldırısının uluslararası hukuka aykırı olup olmadığını, Almanya'nın neden açık şekilde söylemediğine ilişkin soruya Wadephul, "Bunun bize ne gibi bir faydası olacağını birlikte değerlendirmemiz gerekir. Burada ciddi uluslararası hukuk meseleleri olduğu da açıktır." yanıtını verdi.

Wadephul, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) bu konuda kapsamlı görüşmeler yapıldığını anımsatarak, ABD’nin burada tedbirleri meşru müdafaa hakkını kullanarak aldığını ifade ettiğini söyledi.

Hukuki açıdan bakıldığında bunun tutarlı bir sunum olduğunu savunan Wadephul, "Bu konu hakkında daha fazla tartışmak gerekecek ancak elbette Alman hükümeti olarak eylemin genel bir değerlendirmesini yapmak zorundayız." dedi.

Wadephul, Alman hükümetinin sorumluluğunun, bunun Almanya için ne anlama geldiğini açıklamak olduğunu vurgulayarak, İran’ın sadece İsrail ve bölge için değil Almanya ve Avrupa için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu savundu.

İran’ın, Avrupa’yı da tehdit eden balistik füze programına sahip ve Avrupa’nın çıkarlarına karşı hareket etmeye her zaman kararlı olduğunu, İran’dan Almanya’ya yönelik siber saldırılar yapıldığını ve İran’ın Ukrayna savaşında Rusya’ya destek verdiğini öne süren Wadephul, Alman hükümetinin bunları göz önünde bulundurması gerektiğini kaydetti.

Wadephul, uluslararası hukuk tartışmasından kaçınmadığını dile getirerek, "Bunlar ciddi sorular ve elbette buna ilişkin şüpheler de var ancak karşı karşıya olduğumuz siyasi ve güvenlik boyutunu bir bütün olarak değerlendirmemiz gerekiyor." diye konuştu.

  •  

CENTCOM: Kuveyt'te 3 ABD uçağı dost ateşiyle düştü

Kuveyt Ordusu, ABD'ye ait birkaç savaş uçağının düştüğünü ve tüm mürettebatın sağ kurtulduğunu açıklamıştı.

ABD makamlarının açıklamasına göre, İran’a ait uçaklar, balistik füzeler ve insansız hava araçlarının da dahil olduğu aktif çatışma ortamında, Amerikan savaş uçakları yanlışlıkla Kuveyt hava savunma sistemleri tarafından hedef alındı.

Uçaklardaki altı mürettebatın tamamının güvenli şekilde fırlatma yaptığı, emniyetli biçimde kurtarıldığı ve sağlık durumlarının stabil olduğu açıklandı.

Olayın nedeniyle ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtilen açıklamada, yeni edinilen bilgilerin kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi.

  •  

İran Kızılayı ABD-İsrail saldırılarındaki ölü sayısını açıkladı

Fars Haber Ajansı, İran Kızılay Kurumu tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.

Açıklamada, "131 yerleşim birimine düzenlenen saldırılarda 555 kişi hayatını kaybetti." ifadelerine yer verildi.

Yaralı sayısına ilişkin bilgi verilmedi.

İran Kızılay Sözcüsü Mücteba Halidi, 28 Şubat'taki açıklamasında, ABD-İsrail saldırılarında 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurmuştu.

ABD-İsrail'in İran'a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

  •  

'Şu ana kadar İran'a komşu ülkelerde radyasyon artışı tespit edilmedi'

Grossi, UAEA Yönetim Kurulunun, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına dair olağanüstü toplantısının açılışında konuştu.

UAEA'nın, İran'daki ve bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğine dikkati çeken Grossi, bölgesel güvenlik izleme ağının alarma geçirildiğini ve sürekli irtibat halinde olduklarını vurguladı.

Grossi, "Şu ana kadar İran'a komşu ülkelerde normal seviyelerin üzerinde bir radyasyon artışı tespit edilmemiştir. İran'daki nükleer tesislerin şu ana kadarki durumuna ilişkin Buşehr Nükleer Santrali, Tahran Araştırma Reaktörü veya diğer nükleer yakıt döngüsü tesisleri dahil hiçbir nükleer tesisin hasar gördüğüne veya vurulduğuna dair herhangi bir gösterge bulunmamaktadır." ifadelerini kullandı.

İran’daki nükleer düzenleyici kurumlarla iletişime geçme çabalarının sürdüğüne işaret eden Grossi, şu ana kadar herhangi bir yanıt alınamadığının altını çizdi.

"Ciddi sonuçları olabilecek radyolojik sızıntı olasılığını göz ardı edemeyiz"
Grossi, İran ve bölgede saldırıya maruz kalan diğer birçok ülkenin, faal nükleer santrallere sahip olduğunu hatırlatarak, bu durumun da nükleer güvenliğe yönelik tehdidi artırdığına dikkati çekti.

Bu nedenle tüm askeri operasyonlarda "azami itidal gösterilmesini şiddetle tavsiye ettiklerini" belirten UAEA Başkanı Grossi, "Nükleer tesislere yönelik silahlı saldırıların asla düzenlenmemesi gerektiğini ve saldırıya uğrayan ülkenin sınırları içinde ve ötesinde ciddi sonuçlara yol açabilecek radyoaktif sızıntılara neden olabileceğini belirten geçmiş genel konferans kararlarını bir kez daha hatırlatmak isterim." diye konuştu.

Grossi, çözümün güç kullanımında değil diplomaside ve müzakerelerde olduğuna işaret ederek, "Bugünkü durumun çok endişe verici olduğunu vurgulamak isterim. Büyük şehirler kadar geniş veya daha geniş alanların tahliye edilmesi gerekliliği de dahil, ciddi sonuçları olabilecek bir radyolojik sızıntı olasılığını göz ardı edemeyiz." ifadelerini kullandı.

  •  

Hürmüz'de 700 tanker beklemede: Petrol geçişi çöktü

Hürmüz Boğazı'nda güvenlik riskinin en üst seviyeye çıkmasıyla petrol tankerlerinin geçişi durma noktasına gelirken, 700'ün üzerinde tanker Boğaz'ın her iki yakasına yığıldı.

Basra Körfezi'nin ağzındaki Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor.

Dünyadaki günlük petrol tüketiminin yüzde 20'sinin (yaklaşık 20 milyon varil) geçtiği bu stratejik geçitten, özellikle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Kuveyt ve İran'ın önemli miktarda petrol ve petrol ürünü taşınıyor. Buradaki sevkiyatın önemli bölümü Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerine gidiyor.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hafta sonunda başlattığı saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Sigorta şirketlerinin yüksek risk nedeniyle maliyetleri artırmasıyla, gemi operatörleri Boğaz'dan geçişleri askıya aldı.

Gerçek zamanlı veri analitik şirketi Kpler'in analizine göre, 27 Şubat'ta Hürmüz Boğazı'ndan 21 milyon varil ham petrol ve petrol ürünleri taşıyan 15 tanker geçti. Geçişler 28 Şubat'ta 18 gemiyle 21,6 milyon varile yükseldi.

Ancak bölgede gerilimin artmasıyla 1 Mart'ta Hürmüz Boğazı'ndan sadece 3 tanker geçiş yaptı. Bu tankerlerde 2,8 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü taşındı. Tankerlerden birinde yaklaşık 2 milyon varil ham petrol bulunuyordu.

Hürmüz Boğazı'ndan bu yıl itibarıyla taşınan ham petrol ve petrol ürünleri günlük ortalamada ise 19,8 milyon varil seviyesinde gerçekleşti. Böylece, Boğaz'dan petrol ihracatı 1 Mart'ta günlük ortalamaya göre yüzde 86 ile keskin şekilde düşüş gösterdi.

Bu düşüş, risklerin artmasından önce yüklerin boşaltılması için ilk etapta bir itici güç oluştuğunu ve ardından koşulların kötüleşmesiyle geçişlerin durma noktasına geldiğini gösteriyor.

Bugün itibarıyla ise İranlı olmayan 706 tanker, Hürmüz Boğazı'nın iki yakasına yığılmış durumda. Toplam 334 ham petrol tankeri, 109 kirli petrol ürünü ve 263 temiz petrol ürünü taşıyan tankerler Orta Doğu Körfezi (Boğaz'ın batısı), Umman Körfezi (Boğaz'ın doğusu) ve Arap Denizi'nde farklı noktalarda beklemede.

Körfez içinde tankerlere petrol yüklemesi devam etse dahi, Boğaz'dan doğu yönündeki çıkışların azalması ve yükün Boğaz'dan geçmek için daha uzun süre beklemesi nedeniyle, varışlarda gecikme ve nakliye maliyetlerinde artış bekleniyor.

Körfez içinde yükleme devam etse bile, doğu yönündeki çıkışların azalması, yüklerin ve tonajın darboğazdan geçmek için daha uzun süre beklemesi nedeniyle, varışların gecikmesine ve nakliye maliyetlerinin artmasına neden olabilir.

Gelişmeler
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hafta sonu başlayan ortak saldırısının ardından, İran Devrim Muhafızları Ordusunun Hürmüz Boğazı'nı kullanacak gemilere "Hiçbir geminin geçişine izin verilmiyor." mesajları ilettiği iddiaları gündeme geldi.

Bu mesajların Basra Körfezi'nde faaliyet gösteren gemilerin uluslararası çağrı kanalı VHF Kanal 16 üzerinden yapılan yayınlarda gemi mürettebatına iletildiğine ilişkin iddialara rağmen, resmi makamlarca Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığına ilişkin açıklama yapılmadı. İran medyası ise Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapandığını iddia etmişti.

Bazı konteyner gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan kaçınmak için U dönüşü yaptığı görülürken, bölgede artan güvenlik riskleri nedeniyle dünyanın önde gelen konteyner taşımacılık şirketleri Boğaz'dan geçişleri askıya almıştı.

İngiltere Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO), dün yaptığı açıklamada, hafta sonu Umman Körfezi, Musandam yakınları ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kıyı sularında birden fazla ticari gemiye yapılan saldırıların teyit edilmesinin ardından Hürmüz Boğazı'na yönelik deniz güvenliği durumunun en üst düzey risk seviyesi olan "kritik" seviyeye çıktığını duyurmuştu.

  •  

DMM'den "Türkiye'deki Amerikan askeri üssü vuruldu" iddialarına açıklama

ABD ve İsrail'in başlattığı İran Savaşı'nda üçüncü güne girildi. Saldırılarda İran'da 500'den fazla, İsrail'de ise en az 9 kişi öldü.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nden (DMM) yapılan açıklamada, bazı sosyal medya hesaplarında yer alan “Türkiye’de bulunan bir Amerikan askeri üssünün vurulduğu” yönündeki iddialar yalanlandı.

Açıklamada “Türkiye’de herhangi bir ülkeye ait askeri üs bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin hava, kara ve deniz sahası ile askeri tesisleri tamamen kendi egemenliği ve kontrolü altındadır. Ülkemize yönelik herhangi bir saldırı söz konusu olmadığı gibi Türkiye’yi bölgesel çatışmaların tarafıymış gibi göstermeye yönelik paylaşımlar açık bir dezenformasyon girişimidir.” ifadelerine yer verildi.

Türkiye’nin savunma ve güvenlik yapısının tüm unsurlarıyla görev başında olduğu vurgulanan açıklamada “Süreçler ilgili kurumlar tarafından anlık olarak takip edilmektedir. Kamuoyunun asılsız iddialara itibar etmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarını dikkate alması önemle rica olunur.” denildi.

ABD-İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 555 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

  •  

İstanbul'da lisede dehşet: 2 öğretmen ve 1 öğrenciyi bıçakladı

Bu sabah İstanbul Çekmeköy'de bulunan bir lisede korkunç bir olay yaşandı. Okulda öğrenim gören öğrencilerden biri, bıçakla 2 öğretmen ve 1 öğrenciyi bıçakladı.

Konuyla ilgili İstanbul Valiliğinden de bir açıklama geldi.

SALDIRGAN ÖĞRENCİ GÖZALTINDA
Valilik açıklamasında şu ifadeler yer aldı: 02.03.2026 Pazartesi günü saat 11.00 sıralarında Çekmeköy İlçesi Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen bıçaklı saldırı olayında F.S.B. isimli öğrenci, yanında bulundurduğu bıçakla 2 öğretmen ve bir öğrenciyi yaralamıştır. Olayın ardından bölgeye 112 Acil Sağlık ve Emniyet ekipleri sevk edilmiştir. Yaralanan 3 kişi bölgedeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınırken, saldırgan F.S.B., gözaltına alınmıştır.

1 KİŞİNİN DURUMU KRİTİK
Olayda yaralanan 3 kişiden 1’inin durumu ciddiyetini korurken diğer iki yaralının ise hayati tehlikeleri bulunmamaktadır. Olayla ilgili soruşturma başlatılmıştır."

  •  

İran: Natanz nükleer tesisi vuruldu

İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi elçisi ABD ve İsrail'in Natanz'daki nükleer tesise saldırı düzenlediğini duyurdu.

UAEK elçisi Rıza Necefi, "ABD ve İsrail dün Natanz nükleer tesisini hedef aldı" açıklamasını yaptı.

12 Gün Savaşı'nın sonunda Haziran ayında Natanz, Ishafan ve Fordo nükleer tesisleri ABD B-2 Hayalet uçakları tarafından vurulmuştu.

ABD'nin 'Gece Yarısı Çekici Operasyonu' olarak adlandırdığı bu saldırıdan sonra ABD Başkanı Donald Trump "İran nükleer kapasitesinin tamamen yok edildiğini" iddia etmişti.

Buna karşın uzmanlar tesislerin sadece hasar gördüğünü ancak yok edilmediğini söylemişti. Trump bu iddiaları redderek tesislerin "tamamen yok edildiğini" vurguladı.

İran Cumartesi günü başlayan savaştan önce bu tesisleri toprak ve betonla güçlendirmişti. ABD ve İsrail'in son saldırıları, bu tesisler yok edilmediğinin en son işareti oldu.

  •  

Hamaney'e yönelik saldırıdan yalnızca o sağ çıkmıştı: Ajanlık iddialarını reddetti

İran Devrim Muhafızları Ordusu bünyesinde faaliyet gösteren Kudüs Gücü Komutanı Tuğgeneral İsmail Kaani, son dönemde gerçekleşen ve İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği bildirilen saldırının ardından yeniden kamuoyunun odağına yerleşti.

ABD ve İsrail’in ortak hava saldırısında hedef alınan toplantıdan sağ kurtulan Kaani’nin, saldırıdan önce toplantıdan ayrıldığı açıklandı.

Ajanlık iddiaları gündeme geldi
Saldırıdan sağ çıkmasının ardından Kaani hakkında çeşitli iddialar ortaya atıldı. Sosyal medyada ve bazı platformlarda, Kaani’nin ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ya da İsrail istihbarat servisi (Mossad) ile bağlantılı olabileceğine yönelik paylaşımlar yapıldı.

Kaani iddiaları reddetti
Kaani’nin ise hakkındaki ajanlık iddialarını reddettiği bildirildi. İran basınında yer alan haberlere göre, Kaani sürecin tamamlanmasının ardından gerçeklerin ortaya çıkacağını ifade etti.

  •  

ABD'de mühimmat alarmı: Uzun süre yüksek yoğunluk imkansız

ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü yaptığı açıklamada, gerekirse ABD ordusunun İran’a yönelik saldırılarını “dört ila beş hafta” boyunca sürdürebileceğini belirtti.

The New York Times’ın haberine göre Trump, İsrail ile ABD’nin savaşın yoğunluğunu korumasının “zor olmayacağını” ifade ederken, daha fazla Amerikan kaybı yaşanabileceği ihtimaline de dikkat çekti.

Ancak haberde, Trump’ın Pentagon’un mühimmat rezervlerinin daha da azalabileceğine yönelik endişelerine değinmediği vurgulandı. Askeri stratejistlerin, özellikle kritik mühimmat stoklarının korunmasının hayati önem taşıdığı görüşünde olduğu belirtildi.

Pentagon’un mühimmat kaygıları
ABD-İsrail saldırıları başlamadan önce de Amerikan mühimmat stoklarının durumu medyada tartışma konusuydu.

ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, 23 Şubat’ta The New York Times’a verdiği demeçte, ABD’nin Ortadoğu’da küçük veya orta ölçekli bir saldırı için güç yığdığını; ancak bunun yüksek Amerikan kaybı riski taşıdığını ve silah stoklarını olumsuz etkileyebileceğini söylemişti.

Pazar günü The Wall Street Journal, ABD’nin İran’ın olası misillemesine karşı yeterli füzesi kalmadan önce Tahran’ın füze ve insansız hava aracı kapasitesini yok etmeye çalıştığını yazdı. Gazeteye konuşan mevcut ve eski yetkililer ile analistler, mühimmat tüketiminin yenileme hızını aşabileceğine dikkat çekti.

Stimson Center kıdemli üyesi Kelly Grieco da Wall Street Journal’a yaptığı değerlendirmede, “Bunları yenileyebileceğimizden daha hızlı kullanıyoruz” ifadelerini kullandı.

İsrail’in de stok endişesi var
Haberlere göre yalnızca ABD değil, İsrail de mühimmat tedariki konusunda kaygılı.

Wall Street Journal’a konuşan bir ABD’li yetkili, ABD’nin Arrow 3 hava savunma füzesi stoklarının düşük seviyede olduğunu belirtti.

Ukrayna savaşı ve azalan stoklar
ABD mühimmat stoklarına ilişkin soru işaretleri daha önce de gündeme gelmişti. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Kiev’e sağlanan askeri yardımlar, ABD’nin rezervleri üzerindeki baskıyı artırmıştı.

Politico’nun Temmuz 2025’te yayımladığı habere göre, Pentagon bazı hava savunma füzeleri ve hassas mühimmat sevkiyatlarını, stokların kritik seviyelere inmesi nedeniyle durdurmuştu.

Kararın, Pentagon’un politika şefi Elbridge Colby’nin yönlendirmesiyle ve mühimmat envanterine ilişkin inceleme sonrasında alındığı belirtilmişti. İncelemede, topçu mermileri, hava savunma füzeleri ve hassas mühimmat stoklarında ciddi azalma olduğu tespit edilmişti.

Uzmanlar: Uzun süreli yüksek yoğunluk zor
Çinli askeri uzman Zhang Junshe, Global Times’a yaptığı açıklamada, ABD’nin mevcut yüksek yoğunluklu bombardıman temposunu uzun süre sürdüremeyebileceğini, çatışma uzarsa operasyon yoğunluğunun düşmesinin muhtemel olduğunu söyledi.

Zhang ayrıca, sanayisizleşme süreciyle birlikte ABD savunma sanayi kapasitesinin zayıfladığını ve bunun mühimmat üretim hızını sınırladığını ifade etti.

Washington’un diğer olası krizler için stratejik rezerv tutmak zorunda olduğuna dikkat çeken Zhang, tüm stokların İran’a karşı operasyonlara tahsis edilemeyeceğini vurguladı.

Uzayan çatışma baskıyı artırabilir
Uzmanlara göre mevcut koşullarda ABD, uzun süreli ve yüksek yoğunluklu bir çatışmaya tam anlamıyla hazır görünmüyor.

Çatışmanın uzaması halinde bunun ABD kuvvetleri üzerinde ciddi baskı oluşturabileceği ve uzun vadeli muharebe hazırlıklarını olumsuz etkileyebileceği değerlendiriliyor.

  •  

Şer ekseni, Lamerd ve Şiraz’da 35 sivili katletti

İran’ın Fars eyaleti, ABD ve İsrail’in gerçekleştirdiği belirtilen hava saldırıları sonrası şu ana kadar 35 sivilin yaşamını yitirdiği ve devam eden saldırılar nedeniyle bu sayının yükselebileceği bildirildi.

İran merkezli Tasnim Haber Ajansına göre özellikle Lamerd, Şiraz ve çevre şehirlerde sivillerin hedef alındığını belirterek, saldırıların yerleşim alanları ile bir spor salonunu kapsadığını ifade etti.

Lamerd’de hayatını kaybedenlerin yanı sıra şimdiye kadar Şiraz ve Fars eyaletine bağlı diğer şehirlerde 13 kişinin daha saldırılarda yaşamını yitirdiği bildirildi.

  •  

İran, Suudi petrol şirketi ARAMCO'yu vurdu: Faaliyetler durduruldu

İran'a ait bir insansız hava aracı, Suudi Arabistan'ın Ras Tanura kentinde Aramco'ya ait tesisi vurdu. Suudi Aramco, bölgeye yapılan insansız hava aracı saldırısının ardından Ras Tanura rafinerisindeki faaliyetlerini durdurdu.

Tesiste yangın çıktı
Saldırının ardından tesiste yangın çıktığı ifade edildi. İlk bilgilere göre olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı.


İHA ile hedef alındı
İran yapımı Shahed-136 tipi İHA'nın hedef aldığı rafineri, Suudi Arabistan'ın en önemli enerji merkezlerinden biri olarak biliniyor.

En büyük rafinerilerden biri
Vurulan tesisin günlük 550 bin varil petrol işleme kapasitesine sahip olduğu ve Orta Doğu'nun en büyük rafinerileri arasında yer aldığı belirtildi. Tesis, Suudi Arabistan'ın üretim ve ihracat zincirinde stratejik bir konumda bulunuyor.


İhracatın yüzde 75'i
Ras Tanura Limanı, Suudi Arabistan'ın toplam petrol ihracatının yaklaşık yüzde 75'ine ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle bölgedeki herhangi bir saldırı, yalnızca Suudi ekonomisini değil küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkileyebilecek potansiyel taşıyor.

  •  

Siyonist rejim, Lübnan'a da saldırdı: 31 kişi hayatını kaybetti

Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail saldırılarında Beyrut'taki Dahiye bölgesinde 20, güneyde ise 11 kişinin yaşamanı yitirdiği ifade edildi.

Açıklamada Dahiye'de 91, güneyde ise 58 kişinin yaralandığı belirtildi.

İsrail'in Lübnan'a saldırıları
İsrail ordusundan gece yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti. İsrail ordusu, Hizbullah'ı hedef aldığını öne sürerek Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyurmuş, ardından başkent Beyrut’ta patlama sesleri yükselmişti.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyi ve Bekaa Vadisi'nde 50'den fazla köy ve beldeye saldırı tehdidinde bulunarak, bölge sakinlerinden evlerini terk etmelerini istemişti.

  •  

Orta Doğu diplomasisi! Cumhurbaşkanı Erdoğan liderlerle peş peşe görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik başlattığı saldırılar ile İran'ın misillemesine ilişkin gelişmeler kapsamında, ABD, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Kuveytli mevkidaşları ile Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'le telefonda görüştü.

Erdoğan'ın, ABD Başkanı Donald Trump'la görüşmesinde, İran ve Körfez ülkelerindeki son durum ve güncel gelişmeler ele alındı.

Erdoğan Trump 54645

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile de görüşen Erdoğan, Katar'a yapılan saldırılar nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ifade ederek, bu ülkedeki son duruma ilişkin bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'la görüşmesinde, Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik saldırılar nedeniyle üzüntülerini dile getirdi. Görüşmede bölgedeki son durum ele alındı.

Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'la yaptığı görüşmede, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar nedeniyle geçmiş olsun dileklerini aktarıp, son durumu değerlendirdi.

Gerekli müdahalede bulunulmaması halinde çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacağı endişesini taşıdığını belirten Erdoğan, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi için ciddi emek sarf ettiğini, diplomasiye şans verilmesinin en akılcı yol olduğunu ifade etti.

Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'la da görüşen Erdoğan, Kuveyt'e yönelik saldırılar nedeniyle duyduğu üzüntüyü ve geçmiş olsun dileklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorunların diplomasi ve müzakereler yoluyla çözülmesinin en akılcı seçenek olduğunu, Türkiye'nin barış ortamının süratle tesisi için elinden geleni yapmayı sürdüreceğini dile getirdi.

Von Der Leyen Erdoğan-1

Erdoğan'ın, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'le görüşmesinde, İran'a yönelik saldırılar ve sonrasındaki çatışmalı süreç ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin tüm tarafları diplomasiye ve müzakere zeminine dönüşe davet ettiğini, barış sürecine her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu belirtti.

Erdoğan, bu süreçte Türkiye ile AB arasında yakın eş güdümün sürmesinin önemli olduğunu vurguladı.

İRAN LİDERİ HAMANEY İÇİN TAZİYE
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD-İsrail saldırılarında yaşamını yitiren İran lideri Ayetullah Ali Hamaney için taziye mesajı yayımladı.

Erdoğan, NSosyal'deki hesabından yaptığı paylaşımda, komşu ülke İran'ın dini lideri Hamaney'in, gerçekleşen saldırılar sonucunda hayatını kaybetmesinden üzüntü duyduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Hamaney'e Cenabıallah'tan rahmet, kardeş İran halkına başsağlığı diliyor, ülkem ve milletim adına taziyelerimi iletiyorum. İran halkıyla birlikte bölgedeki tüm dostlarımızın, kardeşlerimizin hak ettiği huzura ve istikrara yeniden kavuşması, bölgemizde cereyan eden çatışma ortamının son bulması ve diplomasiye dönüş için Türkiye olarak çabalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."

  •  

Türkiye'den 'İran' kararı: Karşılıklı olarak durduruldu

Ticaret Bakanı Ömer Bolat "Son dönemde bölgemizde yaşanan ve küresel ölçekte etkileri hissedilen gelişmeler çerçevesinde, Türkiye’nin İran ile olan gümrük kapılarındaki mevcut durum kapsamlı bir şekilde değerlendirilmekte; gelişmeler gümrük teşkilatımız tarafından anbean takip edilmektedir." dedi.

Bakan Bolat, sosyal medya platformu X üzerinden açıklamada bulundu.

"GÜNÜBİRLİK GEÇİŞLER DURDURULDU"
Bolar "Bu kapsamda Türkiye - İran sınırında bulunan Ağrı - Gürbulak, Van - Kapıköy ve Hakkari - Esendere gümrük kapılarında herhangi bir olağanüstü durum söz konusu değildir. Her üç gümrük kapılarımız ile İran tarafı arasında ticari yük geçişleri kontrollü olarak devam etmektedir. Bununla beraber, her üç gümrük kapılarında günübirlik yolcu geçişleri karşılıklı olarak durdurulmuş bulunmaktadır. İran kendi vatandaşlarının Türkiye üzerinden kendi ülkesine girişlerine izin vermektedir. Türkiye olarak biz de kendi vatandaşlarımızın ve 3. ülke vatandaşlarının İran’dan ülkemize girişine izin vermekteyiz. Gümrük kapılarımızdaki geçişler, ilgili tüm idari makamlarımızca ve İran tarafı ile koordinasyon içinde, kontrollü ve kesintisiz şekilde devam etmektedir." ifadesini kullandı.

"İLAVE TEDBİR VE EYLEM PLANLARI GÜNCELLENİYOR"
İran sınır kapılarına ilişkin Bolat "Ticaret Bakanlığımızın ilgili gümrük birimleri ile yapılan değerlendirmelerde; gümrük kapılarında ihtiyaç duyulması halinde alınabilecek ilave tedbirler ve eylem planları güncellenmektedir. İlgili tüm kamu kurumlarımız arasında koordinasyonun daha da güçlendirilmesi ve sahadaki kapasitenin artırılmasına yönelik hazırlıklar ele alınmaktadır. Bu doğrultuda gerekli tüm hazırlıklar yapılmış, personel takviyesi sağlanmış ve kontrol altyapısı güçlendirilmiştir. Türkiye’nin sınır geçiş hizmetlerinin ve ticaret akışının kesintisiz sürdürülmesi noktasında tüm birimlerimiz teyakkuz halinde görevini sürdürmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

  •  

İran’da ölen 7 üst düzey komutanın daha isimleri açıklandı

Tesnim Haber Ajansı, Genelkurmay Başkanlığına bağlı "Savunma ve Direniş Değerlerini Koruma ve Yayma Vakfı"ndan yapılan 2 numaralı duyuru metnini yayımladı.

ABD ve İsrail'in saldırılarında İran lideri Ali Hamaney'in ofisinin Genel Sekreteri Tümgeneral Muhammed Şirazi, yardımcısı Tümgeneral Ekber İbrahimzade, Genelkurmay Operasyon Başkanlığı Plan ve Operasyon Dairesi Başkanı Muhsini Mutlak, Genelkurmay İstihbarat Başkan Yardımcısı Tümgeneral Salih Esedi, Kolluk Gücü İstihbarat Teşkilatı Başkanı Gulamreza Rezaiyan, Genelkurmay Hazırlık Dairesi Başkanı Tümgeneral Hasan Ali Tacik ve Silahlı Kuvvetler Hazırlık ve Lojistik Başkan Yardımcısı Tümgeneral Muhsin Darrehbaği'nin de öldüğü duyuruldu.

İran Silahlı Kuvvetlerinden yapılan dünkü açıklamada Savunma Konseyi toplantısı sırasındaki saldırılarda Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi, Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Muhammed Pakpur, Savunma Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani ve Silahlı Kuvvetler Lojistik Destek Sorumlusu Aziz Nasırzade'nin yaşamını yitirdiği bildirilmişti.

ABD-İsrail'in İran'a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin yaralandığını duyurdu.

  •  

Avn: Lübnan'ın yeniden savaş platformuna dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz

İSTANBUL (AA) - Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını kınayarak, ülkenin yeniden "kendisiyle ilgisi olmayan destek savaşlarının platformu" haline getirilmesine devletin izin vermeyeceğini belirtti.

Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın haberine göre, Avn, yaptığı açıklamada, Lübnan topraklarından roket atılmasının ülkeyi bölgedeki tehlikeli askeri çatışmaların içine çekme riski taşıdığını, bunun devletin Lübnan’ı çatışmalardan uzak tutma çabalarını hedef aldığını söyledi.

İsrail’in Lübnan topraklarına yönelik saldırılarını da kınayan Avn, Lübnan’ın yeniden "kendisiyle ilgisi olmayan destek savaşlarının platformu" haline getirilmesinin ülkeyi yeni risklerle karşı karşıya bırakacağı uyarısında bulundu.

Herhangi bir olumsuz gelişmenin sorumluluğunun, güvenlik ve istikrarın korunmasına yönelik tekrarlanan çağrıları dikkate almayan taraflara ait olacağını vurgulayan Avn, Lübnan devletinin böyle bir durumun tekrarlanmasına izin vermeyeceğini ve Lübnan halkının da bunu kabul etmeyeceğini kaydetti.

İsrail Ordu Sözcülüğünden yapılan açıklamada, Lübnan’dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.

İsrail ordusu, Hizbullah'ı hedef aldığını öne sürerek Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyurmuş, ardından başkent Beyrut’ta patlama sesleri yükselmişti.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyi ve Bekaa Vadisi'nde 50'den fazla köy ve beldeye saldırı tehdidinde bulunarak, bölge sakinlerinden evlerini terk etmelerini istemişti.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ülkenin güneyinden (İsrail'e) gerçekleştirilen roket saldırılarının sorumsuz bir eylem ve arkasında hangi tarafın bulunduğuna bakılmaksızın kabul edilemez olduğunu vurgulamıştı.

İsrail'in başta Beyrut olmak üzere çok sayıda bölgeye saldırı düzenlemesinin ardından, Lübnan Başbakanı Selam, kabineyi acil toplantıya çağırmıştı.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırılar başlatmasından bu yana Lübnan’dan ilk kez İsrail'e saldırı düzenlenmişti.

  •  

Laricani: "ABD'yle müzakere yapmayacağız"

Laricani, ABD ile müzakere için Tahran'ın yeni girişimlerde bulunduğu yönündeki haberler hakkında Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin Laricani'nin Washington ile müzakereleri yeniden başlatma girişiminde bulunduğunu ve bu isteğin Umman Sultanlığı aracılığıyla sunulduğunu öne süren haberini alıntılayan Laricani, "ABD'yle müzakere yapmayacağız." ifadesini kullandı.

Laricani, bir başka paylaşımında da ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarına tepki gösterdi.

Trump'ın bölgeyi boş hayallerle kaosa sürüklediğini vurgulayan Laricani, "Şimdi Amerikan askerlerinin daha fazla kaybından endişe ediyor. Kendi yanılsamalarıyla, yarattığı ‘Önce Amerika’ sloganını ‘Önce İsrail’e’ dönüştürdü ve Amerikan askerlerini İsrail’in güç hırsı uğruna feda etti." ifadelerine yer verdi.

Laricani, Trump'ı, "yeni yalanlarla Amerikan askerlerine ve ailelerine bedel ödetmekle" suçladı.

  •  

İran’dan BM'ye çağrı: ABD ve İsrail, Hamaney’e suikastla uluslararası hukuku ihlal etti

Erakçi, sosyal medya hesabından, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi üyelerine hitaben kaleme aldığı mektubu yayımladı.

Buna göre, Erakçi, İran lideri Hamaney'e saldırının uluslararası hukuk ve örfün bağlayıcı ilkelerinin yanı sıra 1973 tarihli Uluslararası Koruma Altındaki Kişilere Karşı Suçların Önlenmesi Sözleşmesi’nde yer alan ilkelere de aykırı olduğunu belirtti.

Erakçi, "Bu eylem, ilgili ihlalde bulunan devletlerin uluslararası sorumluluğunu doğurmaktadır. Ayrıca ABD Başkanı, İsrail Başbakanı ve bu suç teşkil eden fiilin planlanması, emredilmesi, onaylanması, işlenmesi ya da herhangi bir şekilde yardım ve yataklık edilmesine katılan tüm kişilerin bireysel cezai sorumluluğunu da beraberinde getirmektedir." ifadelerini kullandı.

İran'ın BM Şartı’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu vurgulayan Erakçi, BM Genel Sekreteri Guterres ve Güvenlik Konseyini, Hamaney’e yönelik saldırının hesabının sorulması için derhal somut ve etkili adımlar atmaya çağırdı.

  •  

İran bölge ülkelerine gece saatlerinde de saldırılar düzenledi

Bahreyn İçişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, başkent Manama’daki Selman Limanı yakınında bulunan bir tersanede bakımdaki yabancı bir gemide, düşürülen bir füzenin şarapnelleri nedeniyle yangın çıktığı belirtildi.

Açıklamada, olayda 1 Asyalı işçinin hayatını kaybettiği, 2 kişinin ağır yaralandığı ve yangının kontrol altına alındığı kaydedildi.

Yerel kaynaklara göre, Manama’daki ABD üssüne yakın bir noktanın da hedef alındığını aktardı.

BAE ve Kuveyt'te hava savunma sistemleri devreye girdi
BAE’nin Dubai kentinin de akşam saatlerinde İran’ın saldırılarının hedef olduğu iddia edildi.

Görgü tanıkları, hava savunma sistemlerinin ateşlendiğini ve gökyüzünde patlama sesleri duyulduğunu aktardı.

Yetkililerden konuya ilişkin resmi bir can kaybı açıklaması yapılmadı.

Kuveyt ordusundan yapılan açıklamada ise sabaha karşı ülkenin orta kesimlerinde tespit edilen "düşman hava hedeflerine" hava savunma sistemleriyle müdahale edildiği ve bunların engellendiği duyuruldu.

Açıklamada herhangi bir can kaybı yaşanmadığı belirtildi.

Öte yandan, Kuveyt resmi haber ajansına göre, Ticaret ve Sanayi Bakanı Usame Budi, bölgedeki askeri tırmanış nedeniyle iç piyasada istikrarı korumak amacıyla tüm gıda ürünlerinin ihracatını yasaklama kararı aldı.

Irak’ta ABD üssüne İHA saldırısı iddiası
Irak’ta Bağdat Uluslararası Havalimanı yakınındaki ABD’ye ait lojistik bir üsse yönelik insansız hava aracı (İHA) girişiminin hava savunma sistemlerince engellendiği iddia edildi.

Irak medyasında yer alan haberlerde, 2 İHA'nın ABD Victoria Lojistik Üssü'nü hedef aldığı ileri sürüldü.

Haberlerde, ABD üssündeki hava savunma sistemlerinin İHA'lardan birini engellediği, diğerinin ise Irak Özel Harekat Komutanlığı karargahında hasara yol açtığı ancak can kaybı olmadığı belirtildi.

Irak’taki Şii milis grubu Haşdi Şabi de yaptığı açıklamada, ülkenin batısındaki Enbar kentinde bulunan karargahına yönelik "ABD-İsrail hava saldırısında" 4 mensubunun hayatını kaybettiğini, 11 kişinin yaralandığını duyurdu.

AA muhabirinin resmi kaynaklardan derlediği verilere göre İran, 2 gün içinde bölgedeki Arap ülkelerindeki hedeflere yönelik toplam 1311 füze ve İHA saldırısı gerçekleştirdi.

⁠ABD-İsrail'in İran'a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

Japonya: İran'ı diplomatik bir çözüm aramaya şiddetle çağırıyoruz

Devlet televizyonu NHK'nın haberine göre Takaiçi, ulusal mecliste yaptığı konuşmada, bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi.

İran'ın nükleer silah geliştirme dahil bölgeyi istikrarsızlaştıran eylemlerini durdurması gerektiğini söyleyen Takaiçi, şöyle devam etti:

"İran'ı, komşu ülkelere yönelik saldırılar da dahil olmak üzere bölgedeki istikrarsızlaştırıcı eylemlerine son vermeye ve müzakereler de dahil olmak üzere diplomatik bir çözüm aramaya şiddetle çağırıyoruz."

Takaiçi, müttefiki ABD ile İsrail'in bombardımanı hakkında görüşünü belirtmekten kaçınarak, "(Bölgede) Durumun en kısa sürede yatıştırılması için uluslararası toplumla koordineli çalışacağız ve gerekli tüm diplomatik çabaları göstermeye devam edeceğiz." diye konuştu.

- Petrol stoku

Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığına dair haberlere yönelik "bilgi topladıklarını" dile getiren Takaiçi, bölgede seyreden Japon gemilerindeki mürettebatın güvende olduğunun teyit edildiğini bildirdi.

Takaiçi, petrol sevkiyatına dair muhtemel belirsizliklere yönelik ise ülkesinin halihazırda 254 günlük petrol stoku bulunduğunun altını çizdi.

- Bölgede tahliye

Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu da meclisteki konuşmasında, İran'da şimdiye kadar herhangi bir Japon vatandaşının yaşamını yitirdiğinin rapor edilmediğini belirtti.

Bölgedeki Japon vatandaşları için olası bir tahliye operasyonuna hazırlandıklarına işaret eden Motegi, yaklaşık 200 Japon vatandaşının İran'da yaşadığını, İran'ın saldırılarına maruz kalan ülkelerde ise toplamda 7 bin 700 Japon vatandaşının ikamet ettiğini kaydetti.

- ⁠ABD-İsrail saldırıları ve İran'ın misillemeleri

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

İngiltere: GKRY'deki İngiliz üssüne yapılan saldırıya karşılık verildi

BBC'nin haberine göre, İngiltere Savunma Bakanlığı, GKRY'deki RAF Akrotiri üssüne yapılan saldırıya ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, GKRY'de bulunan Akrotiri’deki İngiliz Egemen Üssü’nün "şüpheli bir insansız hava aracı saldırısının" hedefi olduğu belirtilerek, "Bölgedeki kuvvet korumamız en üst düzeydedir ve üs, insanlarımızı savunmak için karşılık vermiştir." ifadeleri kullanıldı.

Bu gece Güney Kıbrıs'ta bulunan Akrotiri Üssü'nde patlama sesleri duyulmuş, ardından burada konuşlu bazı savaş uçaklarının havalandıkları gözlemlenmişti.

- ⁠ABD-İsrail saldırıları ve İran'ın misillemeleri

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

Lübnan’da Başbakan Selam kabineyi acil toplantıya çağırdı

Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın haberine göre Başbakan Selam, kabinesini sabah 8'de Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda acil toplantıya çağırdı.

Toplantıda gece saatlerinden bu yana yaşanan gelişmelerin ve alınacak önlemlerin görüşüleceği kaydedildi.

İsrail Ordu Sözcülüğünden yapılan açıklamada, Lübnan’dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.

İsrail ordusu, Hizbullah'ı hedef aldığını öne sürerek Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyurmuş, ardından başkent Beyrut’ta patlama sesleri yükselmişti.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyi ve Bekaa Vadisi'nde 50'den fazla köy ve beldeye saldırı tehdidinde bulunarak, bölge sakinlerinden evlerini terk etmelerini istemişti.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ülkenin güneyinden (İsrail'e) gerçekleştirilen roket saldırılarının sorumsuz bir eylem ve arkasında hangi tarafın bulunduğuna bakılmaksızın kabul edilemez olduğunu vurgulamıştı.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırılar başlatmasından bu yana Lübnan’dan ilk kez İsrail'e saldırı düzenlenmişti.

  •  

İsrail'den, Lübnan'ın güneyi ve Bekaa’ya saldırı tehdidi

İSTANBUL (AA) - İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyi ve Bekaa Vadisi'nde 50'den fazla köy ve beldeye saldırı tehdidinde bulunarak, bölge sakinlerinden evlerini terk etmelerini istedi.

İsrail Ordu Sözcüsü Ella Waweya, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, Lübnan’ın güneyi ile Bekaa Vadisi’nde 50’den fazla yerleşim biriminin hedef alınacağını duyurdu, bu bölgelerde yaşayanlara evlerini derhal boşaltmaları yönünde çağrıda bulundu.

Waweya, söz konusu yerleşimlerde yaşayanların en az 1000 metre uzaklıktaki açık alanlara gitmeleri çağrısında bulundu.

- Binlerce kişi kuzeye doğru göçe başladı

İsrail’in saldırı tehdidinin ardından Lübnan’ın güneyi ve Bekaa Vadisi’ndeki binlerce kişi ülkenin kuzeyine doğru göç etmeye başladı.

İsrail'in saldırı tehdidiyle evlerini terk etmek zorunda kalanlar, yollarda yoğun trafik oluşturdu.

İsrail Ordu Sözcülüğünden yapılan açıklamada, Lübnan’dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.

İsrail ordusu, Hizbullah'ı hedef aldığını öne sürerek Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyurmuş, ardından başkent Beyrut’ta patlama sesleri yükselmişti.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırılar başlatmasından bu yana Lübnan’dan ilk kez İsrail'e saldırı düzenlenmişti.

  •  

İsrail ordusu, İran'a yeni saldırı dalgası başlattığını duyurdu

Ordudan yapılan açıklamada, askeri istihbaratın yönlendirmesiyle İsrail savaş uçaklarının Tahran’daki hedeflere ek saldırı dalgası yürüteceği belirtildi.

Açıklamada, İran'a karşı ABD ile birlikte başlattıkları büyük ölçekli saldırıların devam ettiği kaydedildi.

⁠- ⁠ABD-İsrail'in İran'a saldırıları

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

GKRY'deki İngiliz üssünde patlama

BBC'nin haberine göre, İngiltere Savunma Bakanlığı, GKRY'deki RAF Akrotiri üssüne yapılan saldırıya ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, GKRY'de bulunan Akrotiri’deki İngiliz Egemen Üssü’nün "şüpheli bir insansız hava aracı saldırısının" hedefi olduğu belirtilerek, "Bölgedeki kuvvet korumamız en üst düzeydedir ve üs, insanlarımızı savunmak için karşılık vermiştir" denildi.

Bu gece Güney Kıbrıs'ta bulunan Akrotiri Üssü'nde patlama sesleri duyulmuş, ardından burada konuşlu bazı savaş uçaklarının havalandıkları gözlemlenmişti.

ABD-İsrail saldırıları ve İran'ın misillemeleri
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

Fransa, Charles de Gaulle haberini yalanladı

ANKARA (AA) - Fransa Dışişleri Bakanlığı, Fransız amiral gemisi Charles de Gaulle’ün Baltık Denizi’ndeki görevini yarıda keserek Doğu Akdeniz’e gönderildiği yönünde basına yansıyan haberleri yalanladı.

Fransa Dışişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformunda dezenformasyonla mücadele için kurduğu French Response isimli hesabından Charles de Gaulle gemisine ilişkin paylaşım yapıldı.

Nükleer enerjiyle çalışan Fransız uçak gemisinin Orta Doğu’da yaşanan gerilim bağlamında Baltık Denizi’ndeki görevini yarıda bırakarak Doğu Akdeniz’e yönlendirildiğine ilişkin bir haberin alıntılandığı paylaşımda, bu bilginin doğru olmadığı belirtildi.

Fransız kanalı BFMTV, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, ardından İran'ın İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ile Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdiği dönemde Charles de Gaulle ve ona bağlı gemilerin Baltık Denizi’ndeki görevlerini yarıda keserek Doğu Akdeniz’e gönderildiğini ileri sürmüştü.

- ⁠ABD-İsrail saldırıları ve İran'ın misillemeleri

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

KKTC'den İngiltere'ye savaş uyarısı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, İran'ın Güney Kıbrıs'taki İngiliz üslerine füze fırlattığı yönündeki iddiaların, Doğu Akdeniz'deki dengelerin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirterek, "Kıbrıs Adası'nı bir savaşın parçası haline getirebilecek her türlü askeri ve siyasi tasarruftan kaçınmak, İngiltere'nin garantörlüğünün temel gereğidir." ifadesini kullandı.

KKTC Başbakanlığından yapılan yazılı açıklamada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Kıbrıs'ın Türkiye'nin fiili garantörlüğünde yıllarca barış ve istikrarı koruduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:

"İngiltere Savunma Bakanı John Healey’in yaptığı açıklamada, İran tarafından RAF Akrotiri istikametine iki füze fırlatıldığının ve bu füzelerin etkisiz hale getirildiğini söylemesi, Doğu Akdeniz’de güvenlik dengelerinin ne kadar kırılgan olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur. Her ne kadar Rum kaynaklar bu gelişmeyi yalanlasalar dahi, bu olasılığın ortada duruyor olması adada yaşayan tüm insanları tedirgin etmiştir."

  •  

Hamaney sonrası göreve gelen konseyden ilk mesaj: 'Bu gece' diyerek açıkladılar

İran basınında yer alan haberlere göre, Pezeşkiyan, ABD-İsrail saldırıları sonrası ilke kez kamera karşısına geçerek, İran devlet televizyonunda video mesaj yayımladı.

Mesajında, “Anayasanın 111. maddesi uyarınca Geçici Liderlik Konseyi bugün görevine başlamıştır.” ifadelerini kullanan Pezeşkiyan, İran ordusunun ABD ve İsrail saldırılarına karşılık vermeye devam edeceğini belirtti.

Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in ayrılık ve fitne çıkarmakla kazanç sağlayamayacağına vurgu yaparak, İran halkının birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.

Ülkesinin, "düşman üslerini" güçlü bir şekilde hedef aldığını aktaran Pezeşkiyan, İran’a saldırı düzenleyen ülkelerin hayal kırıklığı yaşayacağını söyledi.

Pezeşkiyan, saldırılar sırasında hayatını kaybeden Ali Hamaney’e ilişkin ise, “Allah’tan, şehadete ulaşan Yüce Lider’in ruhunu şad etmesini diliyoruz.” temennisinde bulundu.

LİDERLİK KONSEYİ'NDEN İLK MESAJ

Dini lider Ali Hamaney'in öldürülmesi sonrası atanan ve resmi olarak göreve başlayan İran Liderlik Konseyi yaptığı ilk açıklamada "Bu gece Siyonistlerin kibrinin sonu gelecek" sözlerine yer verdi.

ABD-İSRAİL SALDIRILARI VE İRAN'IN MİSİLLEMELERİ

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

İRAN: YENİ LİDER 1-2 GÜN İÇİNDE SEÇİLECEK

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülke lideri Ali Hamaney'e suikastın ardından yeni liderin 'bir veya iki gün içinde' seçileceğini söyledi.

İran Dışişleri Bakanı Erakçi, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, ülkedeki son gelişmelere ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Erakçi, İran lideri Hamaney'e suikastı “çok tehlikeli ve emsalsiz” bir eylem olarak nitelendirdi ve bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu belirtti.

İranlı Bakan, "Rejim değişikliği imkansız bir görevdir. Bir liderin yokluğu veya ölümü, sistemin çöktüğü anlamına gelmez. Devlet kurumları yerlerinde duruyor ve anayasal prosedürlerimiz işliyor. Bir iki gün içinde yeni liderin seçildiğini görebilirsiniz." diye konuştu.

  •  

İran: 560 ABD askeri öldü ya da yaralandı

İran Devrim Muhafızları Ordusu, "Gerçek Vaad 4" operasyonuna ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Açıklamada, operasyonun yedinci ve sekizinci dalgalarının bugün ABD ve İsrail hedeflerine yönelik füze atışları ve geniş kapsamlı İHA saldırılarıyla gerçekleştirildiği belirtildi.

KUVEYT VE BAHREYN’DEKİ ÜSLER HEDEF ALINDI
Açıklamada, "Son saldırıların ardından Kuveyt’te bulunan ABD Ali el-Salem Deniz Üssü tamamen faaliyet dışı kalmış, ABD’ye ait Muhammed el-Ahmed deniz altyapı tesislerinden üçü de imha edilmiştir. Bahreyn’in Selman Limanı’ndaki ABD Deniz Üssü de dört İHA’nın hedefi olmuş ve üssün komuta ve destek merkezlerine ciddi hasar verilmiştir" ifadelerine yer verildi.

ABD VE İNGİLTERE’YE AİT ÜÇ TANKERE FÜZE SALDIRISI
Deniz hedeflerine yönelik saldırıların sürdüğü aktarılan açıklamada, "Düşman deniz hedeflerine yönelik saldırıların devamı kapsamında Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı bölgesinde bulunan ABD ve İngiltere’ye ait üç petrol tankeri füze saldırısına uğramış ve şu anda yanmaktadır" denildi.

"BU SALDIRILAR, ŞU ANA KADAR 560 ABD ASKERİNİN ÖLÜMÜNE VEYA YARALANMASINA NEDEN OLMUŞTUR"
Bahreyn’deki ABD askerlerinin konuşlandığı bölgenin hedef alındığı belirtilen açıklamada, "Bölge iki balistik füze ile hedef alınmış ve diğer ABD üsleri de art arda saldırılara maruz kalmıştır. Bu saldırılar, şu ana kadar 560 ABD askerinin ölümüne veya yaralanmasına neden olmuştur" ifadelerine yer verildi.

"SALDIRILAR KESİNTİSİZ SÜRECEK"
ABD ve İsrail üslerinde sirenlerin aralıksız çaldığı, ABD askerleri ile İsrailli yerleşimciler arasında psikolojik kriz yaşandığı belirtilen açıklamada, "Füze ve İHA saldırıları kesintisiz ve yaygın bir şekilde devam etmektedir. İran Silahlı Kuvvetleri’nin elde ettiği başarılı sonuçlar, İran milletine duyurulmaya devam edecektir" denildi.

  •  

İran endişesi! Netanyahu'nun uçağı Almanya'da tutulacak

çuş takip sitesi "Flight Tracker” sitesine göre, ABD ve İsrail'in dün İran’a başlattığı saldırıların hemen ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’nun uçağı "Wing of Zion” ülkeden ayrıldı.

Yerel saatle sabah 08.21’de Birüssebi kentindeki bir hava üssünden kalkan uçak akşam yerel saatle 21.29’da Berlin’e indi.

İsrail hükümetine ait uçağın güvenlik riskini en aza indirmek amacıyla İsrail’den ayrıldığı değerlendiriliyor.

İsrail’in İran’a geçen yıl haziran ayında düzenlediği saldırılar sırasında da Wing of Zion yurt dışına çıkarılmıştı.

  •  

Trump İran'a yönelik saldırılar için süre verdi: Dört hafta sürebilir

ABD Başkanı Trump, İran'a yönelik saldırılara ilişkin yeni açıklama yaptı.

Daily Mail gazetesine konuşan Trump, İran’a yönelik saldırıların dört hafta kadar sürebileceğini belirtti.

Trump, “Bu her zaman dört haftalık bir süreçti. Dört hafta kadar süreceğini öngördük” dedi.

İran’ın coğrafi büyüklüğüne dikkat çeken Trump, “Büyük bir ülke, bu yüzden dört hafta ya da daha az sürebilir” değerlendirmesinde bulundu.

'İLK AŞAMA' İÇİN 4 GÜN DEMİŞLERDİ
Dün başlayan saldırılarda da İsrailli bir yetkili, İsrail basınından Kanal 12'ye verdiği demeçte, müzakerelere rağmen aslında haftalar öncesinden belirli olduğunu ve hazırlıkların ona göre koordine edildiğini söylemişti.

Söz konusu kaynak ayrıca, ortak saldırının "ilk aşamasının" dört gün sürmesinin planlandığını da aktarmıştı.

'KONUŞMAK İSTİYORLAR' BEN DE KABUL ETTİM
Akşam saatlerinde ise ABD basınından The Atlantic'e konuşan Trump, İran'ın "yeni liderliğinin" kendisiyle görüşmek istediğini söylemişti.

Trump şu ifadeleri kullanmıştı:

"İran'daki yeni yönetim bana ulaşmak ve görüşmek istiyorlar; ben de konuşmayı kabul ettim. Daha önce yapmalıydılar. Çok pratik ve kolay olanı daha önce yapmalıydılar. Çok uzun süre beklediler."

  •  

Almanya, İngiltere ve Fransa: İran'a karşı ABD ile iş birliği yapmaya hazırız

Bugünkü açıklamada, üç Avrupa ülkesinin liderlerinin "İran'ın bölgedeki ülkelere karşı gerçekleştirdiği ayrım gözetmeyen ve orantısız füze saldırılarından dehşete düştükleri" belirtildi.

Açıklamalarına şöyle devam ettiler: "İran'ı bu pervasız saldırıları derhal durdurmaya çağırıyoruz."

Liderler, "Bölgedeki çıkarlarımızı ve müttefiklerimizin çıkarlarını korumak için adımlar atacağız; bu adımlar, İran'ın füze ve insansız hava araçlarını kaynağında ateşleme kabiliyetini yok etmek için gerekli ve orantılı savunma eylemlerini mümkün kılmak yoluyla da olabilir" dedi.

Avrupa müttefikleri, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına başlangıçta temkinli ve endişeli bir şekilde yaklaştılar, onaylamaktan kaçındılar ve bunun yerine itidal, diplomasi ve yeniden müzakereler çağrısında bulundular.

  •  

İran, merkezi olmayan mozaik savunma sistemini devreye aldı!

İran, üst düzey komuta merkezine yönelik ABD ve İsrail saldırılarının ardından Devrim Muhafızları Ordusu’nu (IRGC) 31 bağımsız birime bölerek merkezi kontrole dayalı savunmayı terk etti. Bu birimler, komuta zincirinden bağımsız olarak operasyon yapabilecek.

Yeni yapılanmaya göre, birimler savaş alanında kendi taktik kararlarını alma yetkisine sahip; füzelerin ateşlenmesi, drone görevleri veya gerilla tarzı saldırılar gibi askeri hamleler için Tahran’dan onay beklenmeyecek.

'DAYANIKLILIK ARTIRILDI'

İran yönetimi, merkezi komuta sistemine yönelik saldırıların komuta ve kontrol mekanizmalarını zayıflattığını değerlendirerek bu değişimi başlattı.

Resmi açıklamalarda, yeni sistemin sahada “tek bir merkezden kırılma” riskini ortadan kaldırdığı ve dayanıklılığı artırdığı savunuldu.

İRAN'IN HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ POZİSYONUNU GÜÇLENDİREBİLİR

Yeni örgütlenmenin Strait of Hormuz (Hürmüz Boğazı) ve çevresindeki askeri çatışmalarda İran’ın daha esnek ve zor hedeflenebilir hale gelmesine yol açacağı ifade ediliyor.

Uzmanlara göre bu yapı, saldırgan taraflar için komuta ve kontrol hedeflerini yok etme stratejisini zorlaştırabilir ve çatışmanın yayılması riskini artırabilir.

DEVRİM MUHAFIZLARI DOĞRUDAN LİDER HUMEYNİ'YE BAĞLIYDI

Devrim Muhafızları, İran’ın düzenli ordusundan ayrı, doğrudan İran’ın en üst liderine bağlı güçlü bir silahlı kuvvet.

Suikastlarla birlikte -özellikle Humeyni'nin öldürülmesiyle- Tahran merkezli karargah düzeninin sekteye uğradığı iddia ediliyor ve bunun üzerine esnek saha komutası sistemine geçildiği bildiriliyor.

  •  

Bebek katili siyonistler, Tahran'da hastane vurdu!

İran’ın başkenti Tahran, İsrail ve ABD tarafından düzenlenen bir saldırıyla sarsıldı. Saldırının hedefi olarak Gandi Hastanesi belirlendi ve olay sonrası acil durum ilan edildi. Hastane personeli, yenidoğan bebekler ve hastaları daha güvenli bölümlere taşıyarak olası can kayıplarını önlemeye çalıştı.

ABD, İsrail ve İran arasındaki karşılıklı gerilimler devam ederken, bu saldırı bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti.

TAHRAN’DA İSRAİL VE ABD SALDIRISI

ABD, İsrail ve İran arasındaki karşılıklı saldırılar devam ederken, İran’ın başkenti Tahran’da İsrail ve ABD tarafından düzenlenen saldırıda bir hastane vuruldu. İran basınında yer alan haberlerde, Tahran’daki Gandi Hastanesi’nin saldırıların hedefi olduğu bildirildi. Haberlerde, saldırı sonrası hastanede acil durum ilan edildiği, sağlık personelinin yenidoğan bebekler ile hastaları daha güvenli bölümlere tahliye ettiği belirtildi.

  •  

BAE, İran'daki elçiliğini kapattı

BAE Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "BAE, Tahran'daki büyükelçiliğini kapattığını ve büyükelçisi ile tüm diplomatik misyonunun İran'dan çekildiğini duyurdu." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, BAE'nin, İran'ın saldırıları nedeniyle büyükelçiliğini kapatma ve diplomatlarını çekme kararı aldığı kaydedildi.

İran'ın BAE'de konutlar, havaalanları, limanlar ve hizmet tesisleri de dahil olmak üzere sivil alanları da kapsayan saldırılar düzenlediği, bu saldırıların sivillerin hayatını tehlikeye atarak "sorumsuzca bir tırmanışa yol açtığı" aktarıldı.

İran saldırılarının BAE'nin ulusal egemenliğini açık bir şekilde ihlal ettiği, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı'na yönelik de ihlal teşkil ettiği vurgulandı.

BAE'nin İran'daki diplomatlarını geri çekmesi kararının "devletin güvenliğini ve egemenliğini tehdit eden her türlü saldırganlığı reddetme konusundaki kararlı ve sarsılmaz duruşunu" yansıttığı belirtildi.

Saldırgan ve kışkırtıcı yaklaşımın gerginliğin azaltılması şansını baltaladığı ve bölgeyi son derece tehlikeli bir yola sürüklediğine dikkati çekildi.

Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, enerji güvenliğini ve küresel ekonominin istikrarını tehdit ettiğinin altı çizildi.

ABD-İsrail'in İran'a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Hamaney için başsağlığı mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD-İsrail saldırısı neticesinde hayatını kaybeden İran'in siyasi ve dini lideri Ayetullah Ali Hamaney için başsağlıığı mesajı yayınlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan sosyal medya üzerinden yayınladığı mesajda şunları kaydetti:

"Komşumuz İran’ın Dinî Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in dün gerçekleşen saldırılar sonucunda hayatını kaybetmesinden üzüntü duydum. Sayın Hamaney’e Cenab-ı Allah’tan rahmet, kardeş İran halkına başsağlığı diliyor; ülkem ve milletim adına taziyelerimi iletiyorum. İran halkıyla birlikte bölgedeki tüm dostlarımızın, kardeşlerimizin hak ettiği huzura ve istikrara yeniden kavuşması, bölgemizde cereyan eden çatışma ortamının son bulması ve diplomasiye dönüş için Türkiye olarak çabalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."

  •  

Körfez, ABD'ye teslim: Veliaht prens, İran'a olası saldırı için orduya yetki verdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, İran'ın Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını "korkakça" olarak nitelendirerek olası askeri misilleme için yetki verdi. CNN'de canlı yayında konuşan kanalın uluslararası diplomatik editörü Nic Robertson, Riyad yönetiminin, krallığın güvenliğini hedef alan girişimlere karşılık vermekte tereddüt etmeyeceğini açıkladığını duyurdu.

"İRAN'IN SALDIRISI EGEMENLİK İHLALİ"
Robertson'a göre Veliaht Prens, saldırıların sivil alanları ve kritik altyapıyı hedef almasını sert sözlerle eleştirdi. İran'ın eylemlerini "korkakça" olarak tanımlayan bin Salman, Suudi Arabistan'ın egemenliğinin ihlal edildiğini ve bunun cevapsız kalmayacağını ifade etti.

MİSİLLEME YETKİSİ VERİLDİ
Robertson'un aktardığına göre Veliaht Prens, askeri birimlere gerekli hazırlıkların yapılması talimatını verirken, olası karşılık seçeneklerinin değerlendirilmesi için yetki tanıdı. Bu adım, Riyad'ın diplomatik tepkiden öteye geçebileceği şeklinde yorumlandı.

"GEREKLİ TÜM ÖNLEMLER ALINACAK"
Suudi yönetimi, krallığın kendini savunmak için gerekli tüm önlemleri alacağını vurguladı. Güvenlik birimlerinin yüksek alarma geçirildiği ve hava savunma sistemlerinin aktif tutulduğu belirtiliyor.

BÖLGESEL GERİLİM TIRMANIYOR
Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın doğrudan askeri karşılık vermesi halinde Körfez'de yeni bir cephe açılabileceği uyarısında bulunuyor. İran ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimin yeniden alevlenmesi, Orta Doğu'daki dengeleri daha da kırılgan hale getirebilir.

  •  

Trump'tan 'İran' mesajı: Konuşmak istiyorlar, kabul ettim

ABD Başkanı Trump, İsrail ile birlikte İran'a yönelik saldırıları devam ederken son durumu The Atlantic dergisine verdiği röportajda değerlendirdi.

Trump, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından son durumu yorumlarken, yeni liderlerin nükleer müzakerelere dönmek istediklerini ilettiğini söyledi.

"Onlar konuşmak istiyorlar ve ben de bunu kabul ettim, bu yüzden onlarla konuşacağım. Bunu daha önce yapmalıydılar. Çok pratik ve kolay olan şeyi daha önce yapmaları gerekirdi. Çok uzun süre beklediler." ifadelerini kullanan Trump, müzakerelerin akıbeti konusunda detay vermedi.

ABD Başkanı, "Daha önce anlaşma yapabilirlerdi ve yapmaları gerekirdi, fazla kurnazlık yaptılar." diyerek İran yönetimini suçladı.

İranlı yetkililerle bu görüşmesinin dün mü yoksa bugün mü olduğu sorusunu "Buna cevap veremem." şeklinde yanıtlayan Trump, daha önce müzakere yaptıkları bazı isimlerin son saldırılarda hayatlarını kaybettiğini aktardı.

  •  

Katil Netanyahu'dan İran'a yeni saldırı tehdidi

Netanyahu, İsrail'in başkenti Tel Aviv'deki Savunma Bakanlığı binasında İran'a yönelik açıklamalarda bulundu.

İsrail ordusunun Tahran'a artan yoğunlukta saldırılar düzenlediğini belirten Netanyahu, bu saldırıların ilerleyen günlerde daha da artacağı tehdidinde bulundu.

Netanyahu, İsrail ordusunun, İran'a saldırılarda gücünü daha önce hiç olmadığı kadar kullandığını, ABD ile iş birliğinin "kırk yıldır yapmak istedikleri şeyi" yapmalarını sağladığını ifade etti.

  •  

Yedi yüzden fazla sorti! İşgalci İsrail: Tahran'a giden yol açıldı

İşgal ordusundan yapılan açıklamada, son 24 saatte İran'ın başkenti "Tahran'a giden yolun açıldığı" ileri sürüldü.

Son saatlerde, İsrail savaş uçaklarının Tahran semalarında hava üstünlüğü sağlayıp çok sayıda hedefi vurarak imha ettiği öne sürülen açıklamada, vurulan hedefler arasında balistik füze rampaları, karargahlar, İran hava savunma sistemleri ve Tahran yönetimine ait komuta merkezleri bulunduğu iddia edildi.

Açıklamada, İran'a saldırıların başlamasından bu yana İsrail'e doğru fırlatılan 50'den fazla insansız hava aracının (İHA) önlendiği öne sürüldü.

The Times of Israel'in haberine göre, İsrail saldırıların başlamasından itibaren ilk 36 saatte İran'a 2 binden fazla bomba attı.

Sadece 36 saatte atılan 2 binden fazla bomba, İsrail'in Haziran 2025'teki 12 günlük savaşta kullandığı toplam mühimmatın yaklaşık yarısına tekabül ediyor.

İsrail savaş uçakları İran'a saldırılarda menzilli füzeler yerine hedefin üzerine bomba bırakıyor ve İsrail ordusu, Tahran'daki hedeflere saldırı düzenlerken "hava üstünlüğünü korumayı amaçladığını" ileri sürüyor.

  •  

Trump saldırıya kılıf arıyor: Bir iki haftaya nükleer silah yapacaklardı

ABD Başkanı Trump, İran'a yönelik saldırılarını Fox News Beyaz Saray muhabiri Jacqui Heinrich'e değerlendirdi.

Trump, kaç Amerikan askerinin öldüğüne ilişkin yorum yapmazken, ABD'nin İran'da kaç hedefinin kaldığı konusunda net bir değerlendirmeye sahip olduğunu söyledi.

İran'ın nükleer tesislerini B-2 bombardıman uçaklarıyla hedef aldıklarını belirten Trump, "Bunu yapmasaydık, iki hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı. Ve o zaman tüm bunlar mümkün olmazdı." ifadelerini kullandı.

Trump, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ya da petrol fiyatları konusunda endişeli olmadığını vurgularken, "Hiçbir şeyden endişe duymuyorum. Ben sadece doğru olanı yapıyorum. Sonunda her şey yoluna giriyor." şeklinde konuştu.

ABD Başkanı ayrıca, İran halkına bir kez daha "kendi geleceklerini kontrol altına almaları" yönünde çağrıda bulunarak, sürecin çok hızlı ilerlediğini kaydetti.

  •  

Hamas ve Hizbullah'tan İran'a taziye

Hizbullah ve Hamas, ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran lideri Ali Hamaney için taziye mesajı yayımladı.

Hamaney’in hedef alınmasını “suikast” ve “büyük bir suç” olarak nitelendiren Hizbullah lideri, İran halkına ve "İslam dünyasına" baş sağlığı diledi.

Hizbullah lideri Kasım, örgütünün "saldırılara karşı koyma görevini" yerine getireceğini de ifade etti.

Hamas da İran lideri Hamaney’in ölümü dolayısıyla taziye mesajı yayımladı.

Hamas'tan yapılan yazılı açılamada Hamaney’in İsrail ve ABD saldırıları sonucu hayatını kaybettiği hatırlatılarak. İran yönetimi ve halkına baş sağlığı dilendi.

İran’la dayanışma vurgusu yapılan Hamas açıklamasında, Hamaney'in İsrail ve ABD saldırısı sonucu öldürülmesinin bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiği vurgulandı.

⁠ABD-İsrail'in İran'a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

Netanyahu'dan İran'a yeni saldırı tehdidi
İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin yaralandığını duyurdu.

  •  

ABD: İran saldırısında 3 asker öldü, 5 asker ağır yaralı!

ABD ordusu, İran'a yönelik saldırılarda 3 ABD askerinin öldüğünü, 5 askerin ağır yaralandığını bildirdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, ABD'li 3 askerin öldüğü, 5 askerin ağır yaralandığı belirtilerek, çok sayıda askerin hafif yaralandığı ifade edildi.

Açıklamada, ABD'nin İran'a yönelik "operasyonunun sürdüğü" vurgulanarak, durumun değişkenliğinden ötürü ölen askerlerin kimlik bilgilerinin henüz paylaşılmayacağı kaydedildi.

  •  

İran: Bir iki gün içinde yeni liderimiz seçilecek

İran Dışişleri Bakanı Erakçi, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, ülkedeki son gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Erakçi, İran lideri Hamaney'e suikastı “çok tehlikeli ve emsalsiz” bir eylem olarak nitelendirdi ve bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu belirtti.

İranlı Bakan, "Rejim değişikliği imkansız bir görevdir. Bir liderin yokluğu veya ölümü, sistemin çöktüğü anlamına gelmez. Devlet kurumları yerlerinde duruyor ve anayasal prosedürlerimiz işliyor. Bir iki gün içinde yeni liderin seçildiğini görebilirsiniz." diye konuştu.

Suikastın, mevcut çatışmayı daha karmaşık ve daha tehlikeli bir hale getirdiğini belirten Erakçi, "Savunmamız için herhangi bir sınır veya kısıtlama koymuyoruz." dedi.

İran'ın ABD-İsrail'in saldırılarına karşılık bölgedeki ABD üslerini hedef almasına ilişkin Erakçi, "Fars (Basra) Körfezi'ndeki ülkelerle ilişkilerimiz iyi ve bizimle hiçbir sorunları yok. Fars Körfezi'ndeki komşularımıza saldırmıyoruz aksine bu ülkelerdeki Amerikan varlığını hedef alıyoruz" ifadelerini kullandı.

İranlı Bakan, bölgedeki Amerikan askeri üslerine düzenlenen saldırılar sonrasında ABD'nin bu üsleri boşaltmaya başladığını kaydetti.

ABD'nin ikinci kez müzakereler sırasında saldırı başlattığına vurgu yapan Erakçi, "Biz her zaman diplomasiye açık olduk, Amerika Birleşik Devletleri'nin aksine ve onlar müzakereler sırasında bize ikinci kez saldırdılar. Bu sefer durum farklı. Neden bunu yaptıklarını açıklamak zorundalar ama ancak saldırılar durduktan sonra. Her şey saldırganlığın ne zaman sona ereceğine bağlı." şeklinde konuştu.

  •  

İran Devrim Muhafızları, ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln'ü vurduğunu duyurdu

İran Devrim Muhafızları, ABD'nin haftalar öncesinde bölgeye gönderdiği Abraham Lincoln uçak gemisini 4 balistik füze ile vurduğunu açıkladı.

Devrim Muhafızları Ordusu Basın Ofisi tarafından "Gerçek Vaat 4" operasyonunun 7. duyurusu yayımlandı.

Açıklamada, "Düşman hedeflerine saldırı sonucunda, ABD ordusuna ait Abraham Lincoln Uçak Gemisi dört balistik füze ile hedef alındı" ifadelerine yer verildi.

ABD ordusu tarafından henüz konuya ilişkin açıklama yapılmadı.

İran-ABD gerili sonrasında Abraham Lincoln Uçak Gemisi taarruz grubu, Umman denizinde konuşlanmıştı.

TRUMP, ABRAHAM LİNCOLN'Ü ORTA DOĞU'YA GÖNDERMİŞTİ
ABD Başkanı Donald Trump, 28 Ocak'ta sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'a doğru devasa "Armada"nın (ABD donanmasına ait büyük deniz gücü) ilerlediğini belirterek, Tahran yönetimine anlaşma çağrısında bulunmuş, aksi halde "daha kötü bir saldırı" düzenleneceğini kaydetmişti.

Trump, bu Armada'nın "USS Abraham Lincoln" uçak gemisi öncülüğünde ve Venezuela'ya gönderilenden daha büyük bir filo olduğuna işaret ederek, "(Filo) Venezuela'daki gibi, gerekirse hızla ve şiddetle görevini yerine getirmeye hazır, istekli ve kabiliyetli." ifadesini kullanmıştı.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) da 26 Ocak'ta "USS Abraham Lincoln" uçak gemisi taarruz grubunun "bölgesel güvenlik ve istikrarı desteklemek" amacıyla Orta Doğu'ya konuşlandırıldığını duyurmuştu.

New York Times'ın (NYT) 13 Şubat'taki bir haberinde dört ABD'li yetkiliye dayandırdığı bilgiye göre, Karayipler'de konuşlu uçak gemisi "USS Gerald R. Ford" ve beraberindeki gemilerin Orta Doğu'ya gönderilmesinin kararlaştırıldığı belirtilmişti.

GEMİNİN ÖZELLİKLERİ
Bölgeye sevk edilen ve gerilimin odağında yer alan USS Abraham Lincoln (CVN-72), ABD'nin en güçlü uçak gemilerinden biri olarak biliniyor. Nükleer enerjiyle çalışan ve 330 metreyi aşan uzunluğa sahip olan bu devasa yüzen kale, yaklaşık 90 uçak ve helikopter taşıma kapasitesine sahip. Gelişmiş radar sistemleri ve füze savunma ağlarıyla korunan gemi, bünyesindeki F-35C ve F/A-18E/F Super Hornet savaş uçaklarıyla bölgedeki operasyonların ana komuta ve saldırı merkezi görevini yürütüyor.

  •  

Esendere Sınır Kapısı kapatıldı!

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından sınır bölgesinde güvenlik tedbirleri en üst seviyeye çıkarıldı.

İran makamlarının Urmiye-Sero Gümrük Kapısı’nı kapatma kararının ardından, Hakkari’deki Esendere Gümrük Kapısı’nda da ticari ve sivil trafik tamamen durduruldu.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesi üzerine 40 günlük yas ilan ettiği bildirildi.

Bu kapsamda sınırın İran tarafına siyah bayraklar asıldığı görüldü.

Güvenlik gerekçesiyle genel trafiğe kapatılan sınır hattında, istisnai bir uygulama yürütülüyor. Buna göre İran’da bulunan Türk vatandaşlarının Türkiye’ye girişine, Türkiye’de bulunan İran vatandaşlarının ise ülkelerine dönüşüne kontrollü şekilde izin veriliyor.

"SÜRECİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ"

Esendere Beldesi Merkez Muhtarı Murat Baran, gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, İran tarafınca uygulanan kısıtlamalar sonrası geçişlerin durma noktasına geldiğini söyledi.

Baran, “Şu an sadece karşılıklı olarak vatandaşların kendi ülkelerine dönmelerine izin veriliyor. Temennimiz bölgedeki durumun bir an önce sakinleşmesidir” ifadelerini kullandı.

  •  

Mesud Pezeşkiyan: Liderimizin izinden gitmeye devam edeceğiz

İran'dan yeni açıklama...

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İsrail ve ABD’nin ortak saldırılarında hayatını kaybeden Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’in ardından halka seslendi.

Hamaney’in ölümünü "ülke için büyük bir felaket" olarak nitelendiren Pezeşkiyan, "ABD ve İsrail şunu bilmelidir ki, bu eylemin onlara kazandıracağı tek şey utanç olacaktır. Bugün bu büyük şehidin vefatının yasını tutan aziz milletimiz, camilerde ve sokaklarda varlık göstererek düşmanların sinsi planlarını el ele verip boşa çıkarmalıdır" ifadelerini kullandı.

"DÜŞMAN ÜSLERİNİ HEDEF ALMAYA DEVAM EDİYORUZ"

Anayasa’nın 111’inci maddesi kapsamında Geçici Liderlik Konseyi’nin göreve başladığını belirten Pezeşkiyan, "Allah’ın yardımıyla İmam’ın, aziz liderimizin ve dünyadaki tüm hak arayanların yolunu güçlü bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.

İran Silahlı Kuvvetleri, düşman üslerini hedef alıp etkisiz hale getirme konusundaki kararlılığını sürdürüyor ve sürdürmeye devam edecektir. Düşmanları her zamanki gibi hayal kırıklığına uğratacaklardır" ifadelerini kullandı.

HALKTAN DUA ETMELERİNİ İSTEDİ

Hamaney’in ruhunun şad olmasını ve onun yolundan gidenlerin başları dik şekilde yollarına devam etmeleri temennisinde bulunan Pezeşkiyan, şunları kaydetti:

Allah’ın bizleri ülkenin değerli insanlarına karşı mahcup etmemesi ve hak ile adalet yolunda dosdoğru yürüyenlerden kılması için dua edin.

37 YILDIR LİDER KONUMUNDAYDI

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik saldırıda öldüğünü açıkladığı Ali Hamaney, 37 yılı aşkın süre boyunca İran İslam Cumhuriyeti’nin en güçlü figürü olarak öne çıktı.

  •  

İran'da Hamaney'in ölümü sonrası halk yas tutmak için meydanlara akın etti

40 GÜNLÜK ULUSAL YAS İLAN EDİLDİ

Meydanda toplanann İranlıların, ellerinde Hamaney’in fotoğraflarını taşıyarak ağıt yaktığı ve gözyaşı döktüğü görüldü. İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

İran hükümeti de Hamaney'in hayatını kaybetmesi üzerine 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmi tatil ilan etti.

  •  

İsrail Medyası duyurdu! İran eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad öldürüldü

İsrail medyası bir son dakika gelişmesi paylaştı.

Eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın, İsrail’in düzenlediği bir saldırı sırasında hayatını kaybettiği iddia edildi.

Söz konusu iddia, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, konuya ilişkin İran makamlarından henüz resmi bir doğrulama yapılmadı.

AYRINTILAR GELİYOR...

  •  

İran, İsrail'i vuruyor: 9 ölü

İran ile İsrail arasındaki gerilim artarak devam ediyor. Paylaşılan son görüntülerde İran'dan fırlatılan füzelerin Beyt Şemeş'e isabet ettiği anlar görülüyor.

Patlamanın şiddetiyle bölgeden yoğun dumanlar yükselirken o anlar şahit olan kişi "Aman Tanrım! Bir roket düştü." ifadelerini kullanarak yaşadığı korku dolu anlar kameralara yansıdı.

8 KİŞİ ÖLDÜ
Saldırıda 8 kişinin hayatını kaybettiği, en az 20 kişinin de yaralandığı belirtildi.

İsrail genelinde siren seslerinin yükseldiği ve kırmızı alarm verildiği aktarıldı.

EVLERDE BÜYÜK HASAR
İsrail acil durum servisi Magen David Adom (MDA) tarafından yapılan açıklamaya göre, füze, kentteki bir yerleşim alanına isabet etti ve bir sığınak ile çevredeki evlerde büyük hasara yol açtı.

İRAN'DAN YENİ AÇIKLAMA: ABD ÜSLERİNİ HEDEF ALIYORUZ
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ülkesinin bölge ülkelerine saldırı niyetinin olmadığını, sadece ABD üslerini hedef aldıklarını ifade etti.

Laricani, ABD merkezli X sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.

Açıklamasında bölge ülkelerine seslenen Laricani, "Size karşı bir saldırı niyetinde değiliz. Ancak ülkenizde bulunan üsler bize karşı kullanıldığında ve ABD bu güçleriyle bölgede saldırılar yürüttüğünde, biz de o üsleri hedef alacağız. Çünkü bu üsler o ülkelerin toprağı değil, ABD toprağıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan İran Dış İlişkiler Stratejik Konseyi'nden de benzer bir açıklama geldi.

Söz konusu açıklamada, "Üzücü olan, bölge ülkelerinin, topraklarının İran'a karşı kullanılmasına izin vermeyeceklerini açıkça ilan etmelerine rağmen, ABD üsleri üzerinde kontrol sahibi olmadıkları için saldırıları engelleyememeleridir." ifadeleri kullanıldı.

İran Silahlı Kuvvetleri, sabah saatlerinde, İsrail'e ve bölgedeki ABD hedeflerine yönelik yeni füze ve İHA saldırıları düzenlediğini duyurmuş, saldırılar sonrası, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Ürdün'de hava savunma sistemlerinin devreye girdiği ve patlama seslerinin duyulduğu bildirilmişti.

  •  

İran, Kudüs yakınlarını vurdu: 9 ölü

İran ile İsrail arasındaki gerilim artarak devam ediyor. Paylaşılan son görüntülerde İran'dan fırlatılan füzelerin Beyt Şemeş'e isabet ettiği anlar görülüyor.

Patlamanın şiddetiyle bölgeden yoğun dumanlar yükselirken o anlar şahit olan kişi "Aman Tanrım! Bir roket düştü." ifadelerini kullanarak yaşadığı korku dolu anlar kameralara yansıdı.

8 KİŞİ ÖLDÜ
Saldırıda 8 kişinin hayatını kaybettiği, en az 20 kişinin de yaralandığı belirtildi.

İsrail genelinde siren seslerinin yükseldiği ve kırmızı alarm verildiği aktarıldı.

EVLERDE BÜYÜK HASAR
İsrail acil durum servisi Magen David Adom (MDA) tarafından yapılan açıklamaya göre, füze, kentteki bir yerleşim alanına isabet etti ve bir sığınak ile çevredeki evlerde büyük hasara yol açtı.

İRAN'DAN YENİ AÇIKLAMA: ABD ÜSLERİNİ HEDEF ALIYORUZ
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ülkesinin bölge ülkelerine saldırı niyetinin olmadığını, sadece ABD üslerini hedef aldıklarını ifade etti.

Laricani, ABD merkezli X sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.

Açıklamasında bölge ülkelerine seslenen Laricani, "Size karşı bir saldırı niyetinde değiliz. Ancak ülkenizde bulunan üsler bize karşı kullanıldığında ve ABD bu güçleriyle bölgede saldırılar yürüttüğünde, biz de o üsleri hedef alacağız. Çünkü bu üsler o ülkelerin toprağı değil, ABD toprağıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan İran Dış İlişkiler Stratejik Konseyi'nden de benzer bir açıklama geldi.

Söz konusu açıklamada, "Üzücü olan, bölge ülkelerinin, topraklarının İran'a karşı kullanılmasına izin vermeyeceklerini açıkça ilan etmelerine rağmen, ABD üsleri üzerinde kontrol sahibi olmadıkları için saldırıları engelleyememeleridir." ifadeleri kullanıldı.

İran Silahlı Kuvvetleri, sabah saatlerinde, İsrail'e ve bölgedeki ABD hedeflerine yönelik yeni füze ve İHA saldırıları düzenlediğini duyurmuş, saldırılar sonrası, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Ürdün'de hava savunma sistemlerinin devreye girdiği ve patlama seslerinin duyulduğu bildirilmişti.

  •  

Irak’ın Diyala vilayetin hava saldırısı düzenlendi: 4 ölü, 2 yaralı

Irak’ta kaynağı henüz netleşmeyen bir hava aracı ile saldırı düzenlendi. Yerel güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre, Diyala’nın kuzeydoğusundaki Mikdadiye ilçesi kırsalında, tarım arazilerinin içinde bulunan ve karargah olarak kullanılan bir bina doğrudan hedef alındı.

4 KİŞİ ÖLDÜ
Saldırı sonucu ilk belirlemelere göre 4 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de ağır yaralandı. Hayatını kaybedenlerin naaşları adli tıp kurumuna nakledilirken, yaralılar en yakın hastaneye sevk edildi.

Saldırının kim tarafından gerçekleştirildiği henüz netlik kazanmazken, bölgedeki güvenlik birimleri olay yerinde inceleme başlattı.

Dün başkent Bağdat’ın güneyindeki Babil vilayetine bağlı Cerf el-Nasr bölgesinde Haşdi Şabi güçlerine ait karargahlara 2 kez saldırı düzenlenmişti.

  •  

Aliyev'den, Hamaney için taziye mesajı

ABD ile İsrail, İran'a yönelik ortak düzenlediği saldırılarda birçok üst düzey ismi ve İran dini lideri Ayettullah Ali Hamaney'i öldürdü.

Bu kapsamda, devlet liderlerinden İran'a taziye mesajları gelmeye devam ediyor.

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a taziye mesajı iletti.

"ONUN VEFATI İRAN İÇİN BÜYÜK KAYIPTIR"

Aliyev mesajında, Hamaney'in vefatından derin üzüntü duyduğunu belirtti.

Aliyev mesajında, "Bu ağır kayıp dolayısıyla size, merhumun ailesine ve dost İran halkına derin üzüntüyle başsağlığı dileklerimizi iletiyor, sabır ve metanet diliyoruz. Ayetullah Ali Hamaney, uzun yıllar boyunca İran devletinin ve toplumunun hayatında önemli rol oynamış, ülkesinin siyasi ve dini hayatında özel yere sahip şahsiyetti. Onun vefatı İran için büyük kayıptır. Bu zor günde dost ve kardeş İran halkına barış, istikrar ve huzur diliyoruz. Allah rahmet eylesin." ifadelerini kullandı.

  •  

Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile telefonda görüştü

Orta Doğu'da sıcak saatler yaşanıyor.

ABD ile İsrail'in İran'a yönelik öncü saldırısında İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürüldü.

İran bu saldırılara yönelik misilleme saldırısı başlatırken ABD üslerine ev sahipliği yapan birçok ülkede patlamalar meydana geldi.

ABD ile İsrail'in Tahran'a yönelik saldırıları sürerken önemli bir gelişme yaşandı.

HAKAN FİDAN, İRANLI MEVKİDAŞI İLE GÖRÜŞTÜ

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede, son duruma dair görüş alışverişinde bulunuldu.

DIŞİŞLERİ AÇIKLAMA YAPMIŞTI

Geçtiğimiz gün İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalara ilişkin açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı, bölgesel istikrar ve küresel güvenliğin tehlikeye girdiğini vurgulamıştı.

Yapılan açıklamada, arabuluculuk için gerekli desteğin de verilebileceği belirtilmişti.

ERDOĞAN: ÜZÜNTÜ VE ENDİŞE DUYUYORUZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada "Burada şunu da altını çizmek durumundayım: Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgemizde ve İslam dünyasında huzur, barış ve istikrarın hakim olması için çaba gösterirken, komşumuz İran’a yönelik, Netanyahu’nun kışkırtmalarıyla başlayan Amerika–İsrail saldırılarından derin bir üzüntü ve endişe duyuyoruz." ifadelerini kullanmıştı.

  •  

İsmail Kaani kimdir, kaç yaşında, nereli, ajan iddiaları doğru mu? İsmail Kaani hayatta mı?

İran’da son dönemde yaşanan gelişmelerin ardından gözler bir kez daha İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’ye çevrildi. İsrail tarafından gerçekleştirildiği belirtilen saldırılardan ve üst düzey isimlerin hedef alındığı operasyonlardan kıl payı kurtulduğu iddiaları, Kaani’yi tartışmaların merkezine taşıdı.

Özellikle İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’e yönelik saldırı öncesi toplantıdan dakikalar önce ayrıldığı öne sürülen Kaani hakkında sosyal medyada ve bazı analiz platformlarında çeşitli spekülasyonlar gündeme geldi.

İsmail Kaani Kimdir, Kaç Yaşında, Nereli?
İsmail Kaani, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü’nün komutanı olarak görev yapıyor. 2020 yılında ABD tarafından düzenlenen operasyonla Kasım Süleymani’nin hayatını kaybetmesinin ardından bu göreve getirildi.

1950’li yıllarda İran’ın Meşhed kentinde doğduğu bilinen Kaani, İran-Irak Savaşı döneminden bu yana Devrim Muhafızları bünyesinde aktif görev aldı. Uzun yıllar Süleymani’nin yardımcılığını yürüttü ve özellikle Afganistan ile Pakistan hattındaki operasyonlardan sorumlu olduğu biliniyor.

İsrail Saldırılarından Nasıl Kurtuldu?
Son dönemde ortaya atılan iddialara göre Kaani, bölgede gerçekleşen bazı kritik saldırılardan kısa süre önce ayrıldı.

İddialar arasında şu başlıklar öne çıkıyor:

Lübnan’da Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın hedef alındığı gün bölgede bulunduğu ancak saldırıdan sağ kurtulduğu,

İran’daki üst düzey komutanların hedef alındığı yoğun çatışma sürecinde hayatta kaldığı,

Ali Hamaney’e yönelik saldırı öncesi yapılan kritik toplantıdan planlanandan erken ayrıldığı öne sürülüyor.

Bu gelişmeler, Kaani’nin “olağanüstü şanslı” olduğu yönünde yorumlara neden olurken, bazı çevrelerde daha ileri iddialar da gündeme geldi.

Ajan Mı? ABD ve İsrail Bağlantısı İddiaları
Sosyal medya platformlarında ve bazı analiz sitelerinde, Kaani’nin saldırılardan kurtulmasının tesadüf olup olmadığı sorgulandı. ABD veya İsrail ile bağlantılı olabileceği yönündeki iddialar kamuoyunda tartışma yarattı.

Ancak bu iddialara ilişkin herhangi bir resmi doğrulama bulunmuyor. İran makamlarından da Kaani hakkında soruşturma açıldığına dair resmi bir açıklama yapılmadı.

Uzmanlar, savaş ve istihbarat ortamında bilgi kirliliğinin arttığına dikkat çekerek, teyit edilmemiş iddiaların temkinli değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

İran-ABD-İsrail Gerilimi ve Misilleme Süreci
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in vefatının ardından İran’ın İsrail ve bölgedeki ABD üslerine yönelik misilleme saldırıları başlattığı bildirildi. Katar, Bahreyn ve İsrail’in bazı bölgelerinde patlama seslerinin duyulduğu yönündeki haberler uluslararası basına yansıdı.

ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın geniş çaplı saldırılar düzenlemesi halinde “benzeri görülmemiş bir güçle karşılık verileceğini” açıkladı.

Bu gelişmeler, bölgede tansiyonun yükseldiğini gösterirken, İran’ın askeri komuta yapısı ve güvenlik zinciri de yeniden mercek altına alındı.

Şans mı, Strateji mi?
İsmail Kaani’nin saldırılardan sağ kurtulması, kimi çevrelerce istihbarat başarısı veya güvenlik önlemlerinin etkinliği olarak değerlendirilirken, bazı çevrelerde ise farklı senaryolar gündeme getiriliyor.

Şu ana kadar ortaya atılan iddiaların büyük bölümü spekülasyon niteliği taşıyor. Resmi kaynaklarca doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.

  •  

Şanslı mı ajan mı? İran Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani'ye yönelik ajanlık iddiaları yeniden gündemde

İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) bağlı Kudüs Gücü'nün komutanı Tuğgeneral İsmail Kaani, son dönemde yaşanan bir dizi saldırıdan sağ kurtulması nedeniyle yeniden gündemde.

Özellikle İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Cumartesi günü ABD ve İsrail'in ortak hava saldırısında öldürülmesinin ardından, Kaani'nin bu olaylardan 'nasıl sağ çıktığı' sorgulanıyor.

Sosyal medya ve bazı medya organlarında, Kaani'nin ABD ve İsrail istihbaratıyla bağlantılı bir ajan olabileceği iddiaları konuşuluyor.

HAMANEY'İN ÖLDÜĞÜ SALDIRILARDAN KURTULDU

Olayları tekrar gündeme taşıyan gelişme, ABD-İsrail ortak operasyonu oldu.

Bu saldırıda, İran'ın en üst düzey yetkilileri hedef alındı; Hamaney'in ofisi ve konutu vuruldu ve İran devlet medyası ertesi gün ölümünü doğruladı.

Saldırı, İran'ı ikiye bölerken, Hamaney'in ölümüyle sonuçlanan toplantıdan Kaani'nin erken ayrıldığı belirtiliyor.

İranlı yetkililere göre, Kaani bu sayede hayatta kaldı.

Bu durum, bazı kesimlerde 'tesadüf' olarak görülmezken, bazı kesimler ise bunu bir 'iç ihanet' ya da 'ajanlık' işareti olarak yorumluyor.

NASRALLAH'IN SUİKASTİNDE DE ÖLMEDİ

Kaani'nin kurtuluşu, sadece bu olayla sınırlı değil.

27 Eylül 2024'te Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın öldürüldüğü gün Lübnan'da bulunduğu halde saldırıdan sağ kurtulması, dikkat çeken bir diğer nokta oldu.

Nasrallah'ın ölümü, İsrail'in Lübnan'daki hava saldırıları sırasında gerçekleşmiş ve bölgede büyük yankı uyandırmıştı.

Kaani'nin o gün bölgede olması, ancak zarar görmemesi, ajanlık iddialarını güçlendirdi.

12 GÜN SAVAŞLARINDAN DA SAĞ ÇIKMIŞTI

Kaani'nin hayatta kalma olayları, '12 gün savaşları' olarak adlandırılan son İran-İsrail çatışmalarında da devam etti.

Bu dönemde, İran'ın üst düzey komuta kademesi hedef alınırken, Kaani'nin saldırıların dışında kaldığı öğrenildi.

Çatışmalar sırasında birçok yüksek rütbeli İranlı yetkili öldürülmüş veya yaralanmıştı, ancak Kaani'nin bu süreçten sağ çıkması, şüpheleri artırdı.

AJANLIK İDDİALARI VE MOSSAD BAĞLANTISI

İddialar, Kaani'nin ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) veya İsrail Mossad'ı ile bağlantılı olabileceğini öne sürüyor.

Bu iddialar, sosyal medyada hızla yayıldı ve Kaani'yi 'İran'ı satan adam' olarak gösteren animasyon videolar hazırlandı.

AJANLIK İDDİALARI GÜÇLENİYOR

Mossad'ın, Kaani'nin 'ölü' olduğu yönündeki söylentilere yanıt verdiği ve onun hayatta olduğunu kabul ettiği belirtiliyor.

Ancak bu yanıtlar, iddiaları yatıştırmak yerine daha da alevlendirdi.

İran yönetimi, bu iddiaları 'psikolojik operasyon' olarak nitelendirerek reddetti.

Bazı yayın organları Kaani'nin hayatta ve görevde olduğunu aktarıyor.

ORTADAN KAYBOLUNCA 'KALP KRİZİ GEÇİRDİ' DEDİLER

Geçmişte de benzer söylentiler çıkmış; 2024 ve 2025'te Kaani'nin Lübnan'daki saldırılardan sağ kurtulması veya 'kaybolduğu' iddiaları gündeme gelmişti.

Bir dönemde tutuklandığı ve sorgu sırasında kalp krizi geçirdiği söylentileri yayıldı.

Kaani, 2020'de ABD'nin drone saldırısında öldürülen Kasım Süleymani'nin yerine atanmış ve İran'ın yurt dışı operasyonlarının kilit figürü olarak görülmüştü.

  •  

Pezeşkiyan, Hamaney'in ölümünün ardından ilk kez konuştu: Müslümanlara karşı savaş ilanı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybetmesinin ardından bugün yazılı bir açıklama yayınladı. Hamaney’in öldürülmesine tepkisiz kalmayacaklarını vurgulayan Pezeşkiyan, "Bu büyük suç asla cevapsız kalmayacak ve İslam dünyası ve Şiiliğin tarihinde yeni bir sayfa açacaktır. Bu yüksek rütbeli liderin saf kanı, gürleyen bir pınar gibi akacak ve Amerikan-Siyonist baskısının ve suçlarının kökünü kurutacaktır" dedi.

"YAPTIKLARINA PİŞMAN EDECEĞİZ"
ABD ve İsrail’in bedel ödeyeceğini yineleyen Pezeşkiyan, "Bu kez de, tüm gücümüz ve kararlılığımızla, İslam ümmetinin ve dünyanın özgür insanlarının desteğiyle, bu büyük suçun faillerini ve emrini verenleri yaptıklarına pişman edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Öte yandan daha sonra devlet televizyonuna açıklamalarda bulunan İran Cumhurbaşkanı, Hamaney’in öldürülmesini, ‘Müslümanlara karşı savaş ilanı’ olarak değerlendirerek, “Bu, Müslümanlara ve özellikle de Şiilere karşı açık bir savaş ilanı olarak algılanmaktadır" ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan ayrıca 40 günlük yasın yanı sıra 7 günlük resmi tatil ilan etti.

  •  

İran, Musevi ve Nasırzade'nin ölümünü doğruladı

Cumartesi günü ABD ile İsrail, İran'a ortak saldırılar başlattı.

Başlayan büyük çaplı saldırılar sonucu İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürüldü.

SALDIRILAR ÜST DÜZEY YETKİLİLERİ HEDEF ALDI

Bunun ardından gerçekleşen hava saldırıları, İran'ın üst düzey askeri ve siyasi liderlerini de hedef aldı.

Bu çerçevede İran devlet medyası Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Abdurrahim Musevi ile Savunma Bakanı Aziz Nasırzade'nin de hayatını kaybettiğini doğruladı.

"GEÇİCİ BİR LİDERLİK KONSEYİ KURULACAK"

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, bugün geçici bir liderlik konseyinin kurulacağını söyledi.

Laricani, ABD ve İsrail'i İran'ı yağmalamaya ve parçalamaya çalışmakla suçlayarak, herhangi bir girişimde bulunmaları halinde ayrılıkçı grupların sert bir karşılıkla yüzleşeceği uyarısında bulundu.

  •  

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan Hamaney mesajı: İntikam bayrağı çekildi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hamaney'in ölümüne dair yayımladığı taziye mesajında, "İslam ümmetinin büyük komutanının suikastı, dünyanın her yerindeki Müslümanlara, özellikle Şiilere karşı açık bir savaştır." ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı "İran İslam Cumhuriyeti, bu suçun faillerine ve komutanlarına karşı kan dökmeyi ve intikam almayı görevi ve meşru hakkı olarak görmektedir." dedi.

İNTİKAM BAYRAĞI ÇEKİLDİ
ABD ve İsrail’in gerçekleştirdiği saldırıda, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği doğrulandı. Hamaney'in ölümünün ardından İran'daki Cemkeran Camii'nin kubbesine "intikam" anlamına gelen kırmızı bayrak çekildi.

ABD-İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

Hamaney'in ölümünün ardından Putin'den ilk açıklama

Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamaya göre, Hamaney'in ABD-İsrail saldırılarında yaşamını yitirmesi sebebiyle Putin, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a telgraf gönderdi.

"ACIMASIZCA İŞLENEN SUİKAST"
Putin, telgrafında Hamaney'in "seçkin devlet adamı" olduğunu, Rusya ile İran arasındaki ilişkilere büyük katkıda bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"⁠İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve aile üyelerinin, insan ahlakı ve uluslararası hukukun tüm normlarının acımasızca ihlal edilmesiyle işlenen suikastı nedeniyle başsağlığı dileklerimi kabul edin. İçten taziyelerimi ve desteğimi Hamaney ailesi ve dostlarına, İran hükümeti ve halkına iletin."

ABD VE İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin yaralandığını duyurdu.

  •  

Netanyahu İran halkına seslendi: Binlerce hedefi vuracağız!

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki İbranice hesabından, İran halkına seslendiği yapay zeka ile hazırlanmış Farsça bir video mesaj yayınladı.

Önümüzdeki günlerde Tahran yönetimine ait binlerce hedefe saldırı düzenleyeceklerini ileri süren Netanyahu, İran halkına seslenerek "İran'ın cesur halkının zulmün zincirlerinden kurtulması için gerekli koşulları yaratacağız." iddiasında bulundu.

'SOKAKLARA DÖKÜLÜN'
İsrail Başbakanı, İran toplumunun "bir nesilde bir kez gelen büyük bir fırsat" yakaladığını iddia ederek sokaklara çıkması ve Tahran yönetimine karşı gösteriler başlatması gerektiğini, "İşi bitirmek, hayatınızı perişan eden terör rejimini devirmek için milyonlarca insanla birlikte sokaklara dökülmeniz gereken an geldi." ifadeleriyle savundu.

İsrail ordusu, kısa bir süre önce 28 Şubat sabahı saldırıların başlamasından beri ilk kez başkent Tahran'ın merkezinde İran yönetimine ait hedeflere saldırı düzenlediğini duyurmuştu.

İRAN'A DÜZENLENEN SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.

  •  

Hamaney'in yerine geçen isim belli oldu

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken İsrail ve ABD, dün sabah saatlerinde İran'a ortak saldırılar düzenledi.

İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail'in dün düzenlediği saldırıda hayatını kaybettiğini duyurdu.

YERİNE ATANAN İSİM BELLİ OLDU

Hamaney'in ölümünün yankıları sürerken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

İran medyası dini liderin yerine geçici olarak Ayetullah Ali Rıza Arafi'nin atandığını açıkladı.

Ekran Görüntüsü 2026 03 01 132200

EN KISA SÜREDE ATAMAKLA SORUMLULAR

Anayasanın 111. maddesi şunları içeriyor:

Liderin ölümü, istifası veya görevden alınması halinde, Uzmanlar Meclisi en kısa sürede yeni bir Lider atamak ve göreve getirmekle yükümlüdür.

Lider atanana kadar, Başkan, Yargı Başkanı ve Anayasa Koruma Konseyi'nin hukukçularından birinden oluşan ve Sistem Uygunluk Meclisi tarafından seçilen bir konsey, geçici olarak Liderin tüm görevlerini üstlenir.

Bu süre zarfında bunlardan birinin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi durumunda, Konsey tarafından hukukçuların çoğunluğuyla seçilen başka bir kişi onun yerine atanır.

SEÇİM SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK

Ayetullahlardan oluşan Meclis-i Hobregan üyeleri Tahran'da yeni Rehber (Veliyyi Fakih'i) seçmek için toplanacak.

Meclis-i Hobregan Hamaney'nin yerine geçecek kişiyi il toplantıda veya birden fazla toplantı yaparak seçebilir.

Mecllis-i Hobregan, gün içerisinde (Cumartesi) Hamanei'nin yerine birini seçmiş olabilir.

Yeni Veliyyi Fakih ilan edilene kadar, Velayeti Fakih'in anayasal yetkilerini Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Yargı Erki Başkanı'ndan oluşan üçlü heyet kullanacak.

  •  

Umman açıklarında petrol tankerine saldırı!

Umman Deniz Güvenliği Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, gemide bulunan 20 mürettebatın tamamı tahliye edildi. Yaralılar tedavi altına alınırken, mürettebattan 15 kişinin Hindistan, 5 kişinin ise İran vatandaşı olduğu bildirildi.

İRAN SALDIRISIYLA İLİŞKİLENDİRİLDİ

Olay, İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına karşı misilleme olarak gerçekleştirdiği saldırıların ardından meydana geldi. Sabah saatlerinde Doha ve Dubai’de de patlama sesi duyulmuş, hava savunma sistemleri devreye girmişti.

ABD VE İSRAİL'İN İRAN'A OPERASYONU

28 Şubat’ta ABD ve İsrail, İran’a yönelik askeri bir operasyon başlatmıştı. İran, başta İsrail ve ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn olmak üzere bazı bölge ülkelerindeki hedeflere saldırılar düzenleyerek karşılık verdi.

İran Kızılayı, bu saldırılarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu. Operasyonlarda, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney dahil çok sayıda üst düzey yetkilinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

  •  

Eski ABD Başkan Yardımcısı Harris: Trump, ABD'yi istemediği bir savaşa sürükledi

ABD, İsrail ile ortak operasyonla dün itibariye İran'a yönelik hava saldırılarında bulunmaya başladı.

Eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, sosyal medya hesabından yaptığı görüntülü paylaşımda, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırısına karşı çıktı.

SALDIRI KARARININ DERHAL DURDURULMASI ÇAĞRISI

"Donald Trump, bizi Amerikan halkının istemediği bir savaşa sürükledi. Amerikan askerlerini tehlikeye attı. Bu keyfi savaşa kesinlikle karşıyım ve herkes de karşı olmalı." ifadelerini kullanan Harris, Trump'ın aldığı "rastgele kararın" durdurulması için ABD Kongresini derhal harekete geçmeye çağırdı.

Harris, "Amerikan halkı, oğullarımızın ve kızlarımızın bu yetkisiz, keyfi savaşa girmesini istemiyor." dedi.

ABD İLE İSRAİL'İN, İRAN'A YÖNELİK SALDIRILARI

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin yaralandığını duyurdu.

  •  

Tahran'da art arda patlama sesleri

Orta Doğu'da sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor...

ABD ile İsrail'in ortak operasyon ile saldırılara başladığı İran'nın Başkenti Tahran'da patlama seslerinin duyulduğu bildirildi.

Kentte birçok noktaya saldırılar gerçekleştirildi.

DUMANLAR YÜKSELİYOR

Saldırılar Tahran’ın kuzey ve doğu kesimlerine gerçekleştirilirken, vurulan noktalardan dumanlar yükseldi.

Tahran'ın birçok bölgesinden duyulan bombardıman seslerine ilişkin İran makamlarından henüz açıklama yapılmadı.

TAHRAN MERKEZE İLK SALDIRI

İsrail ordusu, dün İran’a yönelik saldırıların başlamasından bu yana ilk kez Tahran’ın merkezindeki hedeflere saldırılar düzenlediğini duyurdu.

İRAN'DAN MİSİLLEME

Öte yandan, İran ordusuna ait savaş uçaklarının, "Basra Körfezi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bölgelerindeki ABD üslerini bombaladığı" bildirildi.

İran ordusu tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Birkaç dakika önce, İran Hava Kuvvetleri’nin çevik pilotları, Basra Körfezi ve IKBY bölgelerindeki ABD üslerini birkaç aşamalı operasyonla başarıyla bombaladılar." ifadelerine yer verildi.

Irak makamları ile ABD ordusu, İran'ın "hava saldırıları" açıklamasını doğrulamadı.

ABD İLE İSRAİL DÜN İRAN'A SALDIRMIŞTI

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken İsrail ve ABD, dün sabah saatlerinde İran'a ortak saldırılar düzenledi.

İsrail Savunma Bakanlığı, İsrail'in İran'a "önleyici saldırı" başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.

Saldırılarda başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Buşehr, Kirmanşah başta olmak üzere 24 eyalette çeşitli noktalar hedef alındı.

İRAN'DA 201 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

İran Kızılayı, saldırılarda şu ana kadar 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin yaralandığını bildirdi.

İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.

İran ordusu, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde de ABD üslerine ve hedeflerine füze ve kamikaze insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi.

  •  

Devrik Şah'ın oğlu Pehlevi'den Hamaney'in haleflerine gözdağı

evrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesi üzerine yazılı bir açıklama yaptı.

"İRAN İSLAM CUMHURİYETİ FİİLEN SONA ERMİŞTİR"
Hamaney’i "kana susamış bir despot" olarak niteleyen Pehlevi, "İran’ın en cesur evlatlarından on binlercesinin katili olan Hamaney, tarih sahnesinden silinmiştir. Onun ölümüyle birlikte İran İslam Cumhuriyeti fiilen sona ermiştir ve çok yakında tarihin çöplüğüne karışacaktır" ifadelerini kullandı.

Hamaney’in yerine birini getirmenin imkansız olduğunu öne süren Pehlevi şöyle devam etti:

"Rejim kalıntılarının Hamaney'e bir halef atamaya yönelik her türlü girişimi daha en başından başarısız olmaya mahkumdur. Onun yerine kimi getirirlerse getirsinler, ne meşruiyeti ne de kalıcılığı olacaktır ve hiç şüphesiz rejimin suçlarına ortak sayılacaktır."

هم‌میهنانم،

علی خامنه‌ای، ضحاک خونخوار زمان، قاتل ده‌ها هزار تن از شجاع‌ترین فرزندان ایران از صفحه روزگار محو شد. با مرگ او، جمهوری اسلامی نیز در عمل به پایان خود رسیده است و به‌زودی زود به زباله‌دان تاریخ خواهد پیوست.

هر تلاشی از سوی بقایای رژیم برای تعیین جانشین خامنه‌ای، از…

— Reza Pahlavi (@PahlaviReza) February 28, 2026

PEHLEVİ’DEN İRAN GÜVENLİK GÜÇLERİNE VE HALKA ÇAĞRI
İran ordusuna ve kolluk kuvvetlerine de seslenen Pehlevi şöyle devam etti:

"Çökmekte olan bir rejimi ayakta tutma çabası sonuçsuz kalacaktır. Bu, ulusun yanında yer almak, İran’ın özgür ve müreffeh bir geleceğe istikrarlı geçişini sağlamak ve bu geleceğin inşasında rol almak için son fırsatınızdır. Bu, büyük ulusal kutlamamızın başlangıcı olabilir; fakat yolun sonu değildir. Dikkatli ve hazırlıklı olun. Sokaklarda geniş ve kararlı bir varlık gösterme zamanı çok yakında. Birlik ve kararlılıkla nihai zafere ulaşacak, sevgili vatanımızın dört bir yanında İran’ın özgürlüğünü kutlayacağız"

  •  

Trump'tan Hamaney'in ölümünün ardından: Harika bir gün

ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği ortak saldırıda İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından ülke genelinde yas ilan edildi. Ülkenin birçok kentinde halk İran bayraklarıyla sokaklara çıktı.

"BİR GÜN ÖNCESİNE GÖRE DAHA KOLAY"
Trump ise İran'a düzenlenen ortak saldırıya ilişkin açıklamalarda bulundu. CBS News'e telefonla demeç veren ABD Başkanı, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürüldüğü operasyonun ardından diplomatik çözüm ihtimalinin sorulması üzerine , "Şu an, bir gün öncesine göre çok daha kolay olduğu aşikar. Çünkü ağır bir darbe alıyorlar." ifadelerini kullandı.

"YÖNETİMİ DEVRALABİLECEK İYİ ADAYLAR VAR"
Trump, saldırıların sonuçlarına güvendiğini belirterek, İran'a yönelik saldırıları, "Bu ülke için harika bir gün, dünya için harika bir gün." sözleriyle nitelendirdi. Ayrıca İran'da Hamaney'in ölümünün ardından yönetimi devralabilecek "iyi adaylar" bulunduğunu iddia eden Trump, konuya dair ayrıntı vermedi.

Trump, İran'ın şu ana kadarki saldırılarının öngördüklerinden daha sınırlı olduğunu değerlendirerek "İki katı olacağını düşünmüştük. Şu ana kadar beklediğimizden daha az." dedi. İran konusunda Kongre ile çalışıp çalışmayacağı sorusuna Trump, her zaman çalışmak istediğini söyledi.

Trump, ABD'nin İran'daki askeri operasyonlarını "savaş" olarak görüp görmediğine ilişkin soruya ise önceliğinin, ABD'ye yönelik tehditleri ortadan kaldırmak olduğunu belirtti.

İran devlet televizyonu, İran lideri Hamaney'in ABD-İsrail'in dün düzenlediği saldırıda hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

ABD VE İSRAİL'iN ORTAK SALDIRILARI
İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken İsrail ve ABD, dün sabah saatlerinde İran'a ortak saldırılar düzenledi.

İsrail Savunma Bakanlığı, İsrail'in İran'a "önleyici saldırı" başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı. Saldırılarda başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Buşehr, Kirmanşah başta olmak üzere 24 eyalette çeşitli noktalar hedef alındı.

İran Kızılayı, saldırılarda şu ana kadar 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin yaralandığını bildirdi.

İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.

İran ordusu, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde de ABD üslerine ve hedeflerine füze ve kamikaze insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi.

  •  

CIA Hamaney’i nasıl buldu? Sadece bir isim kaçabildi!

Orta Doğu’yu ateş çemberine çeviren suikastın perde arkası netleşmeye başladı. ABD ve İsrail’in ortak operasyonunda Ayetullah Ali Hamaney’e yönelik saldırının nasıl planlandığı ve hangi istihbaratla gerçekleştirildiği sorusu dünya kamuoyunu kilitlerken, ABD basını operasyonun detaylarını yazdı.

CIA HAMANEY'İ NASIL BULDU?
ABD ve İsrail İran’a saldırı hazırlığındayken, CIA en kritik hedefin yerini tespit ettiği duyurdu.

Gelen istihbarata göre Ayetullah Ali Hamaney’in bulunduğu nokta belirlendi.

Aylar süren takipte Hamaney’in konumu ve hareketleri yapay zekanın da desteğiyle izleniyordu. Ancak Beyaz Saray, elde edilen konum bilgisinden ilk aşamada tam emin olamamıştı.

Cumartesi sabahı Tahran’ın merkezindeki yönetim kompleksinde üst düzey bir toplantı yapılacağı bilgisini alan CIA, Hamaney’in de toplantıya katılacağını öğrendi.

Beyaz Saray'ın da toplantı hakkında bilgilendirilmesi üzere iki ülkede saldırının zamanlamasını değiştirdi. Trump , operasyon takviminin öne alınmasını emretti.

Operasyona yakın isimlere göre CIA, Hamaney’in konumuna ilişkin “yüksek doğrulukta” istihbaratı İsrail’e iletti.

ABD ve İsrail arasında yoğun istihbarat paylaşımı yapılıyordu.

Geçen yıl yaşanan 12 günlük savaşın ardından İran rejimindeki üst düzey yetkililer hakkında derin bir veri ağı oluşturuldu.

İsrail, kendi istihbaratıyla birlikte ABD’den gelen bilgileri kullanarak aylardır planladığı hedefli operasyonu devreye aldı. İlk plan gece saldırısıydı. Ancak Tahran’daki toplantı bilgisi üzerine gündüz vakti saldırı kararı alındı.

DAKİKA DAKİKA OPERASYON
Operasyon, İsrail’de sabah 06.00 sularında savaş uçaklarının üslerinden havalanmasıyla başladı. Uzun menzilli ve yüksek isabetli mühimmatlar kullanıldı.

Jetlerin kalkışından 2 saat 5 dakika sonra, Tahran’da saat 09.40 civarında füzeler yönetim kompleksine isabet etti.

Saldırı sırasında İran’ın üst düzey ulusal güvenlik yetkilileri tesisin bir binasındaydı.

Hamaney ise yakındaki başka bir binada bulunuyordu. Üst düzey bir ABD savunma yetkilisi, Fox’a yaptığı açıklamada, "Bu, gündüz vakti gerçekleştirilen büyük ve son derece cüretkar bir saldırıydı" dedi. Aynı yetkili, "Ramazan ayında bir Cumartesi sabahı ve gündüz Şabat günü, üst düzey liderleri hazırlıksız yakaladı" ifadelerini kullandı.

Bir başka ifadede ise, "Üst düzey liderleri kapıdan çıkar çıkmaz vurdum" dedi. İddialara göre hedefli saldırıyı İsrail gerçekleştirdi.

İRAN LİDERLİĞİ HEDEFTE: IRGC KOMUTANI DA ÖLDÜ
Toplantıya İran Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi, IRGC Komutanı Muhammed Pakpur, İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri ve Ali Hamaney'in danışmanı Tuğamiral Ali Şemhani, İran Savunma Bakanı Tuğgeneral Aziz Nasirzadeh, Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, ve diğer üst düzey isimlerin katılması planlanıyordu.

Pazar günü İran devlet ajansı IRNA, İsrail’in öldürdüğünü duyurduğu iki üst düzey askeri liderin ölümünü doğruladı. Tuğamiral Ali Şemhani ve IRGC Komutanı Muhammed Pakpur'un hayatını kaybettiği aktarıldı.

Operasyona ilişkin bilgi sahibi kaynaklar yönetim kompleksine yapılan ilk saldırının ardından takip saldırıları düzenlendiğini, İran istihbarat teşkilatlarının üst kademesinin büyük ölçüde yok edildiğini ileri sürdü.

İran’ın en üst düzey istihbarat yetkilisinin ise kaçmayı başardığı ifade edildi.

Fox News’e konuşan üst düzey bir ABD savunma yetkilisi, ABD hükümetinin Ayetullah Ali Hamaney’in ve tesiste toplanan 5 ila 10 üst düzey İranlı liderin öldüğü yönündeki İsrail değerlendirmesine katıldığını söyledi.

TRUMP DAHA ÖNCE İMA ETMİŞTİ
ABD Başkanı Donald Trump daha önce ABD’nin Ayetullah Hamaney’in yerini bildiğini ve onu öldürebileceğini dile getirmişti. Eski bir ABD yetkilisi, kullanılan istihbarat ağının bu bilgiye dayandığını söyledi.

  •  

Tahran’daki toplantı kana bulandı! İran’ın 11 üst düzey ismi suikastle öldürüldü

Dün sabah saatlerinde ABD ve İsrail tarafından ortaklaşa düzenlenen saldırılarda çok sayıda İranlı siyasi ve askeri yetkili hedef alınmıştı.

İran Devlet Televizyonu, saldırılar sonucunda İran lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

İRAN GENELKURMAY BAŞKANI DA ÖLDÜRÜLDÜ
İran TV, sabah saatlerinde geçtiği son haberde İsrail ve ABD saldırıları sonucunda İran Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi’nin de öldürüldüğünü açıkladı.

İran’ın resmi haber ajansı IRNA, İran Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.

Açıklamada, "Savunma Konseyi toplantısı sırasında, ABD-İsrail saldırılarında, Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi, Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Muhammed Pakpur, Savunma Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani ve Silahlı Kuvvetler Lojistik Destek Sorumlusu Aziz Nasırzade hayatını kaybetmiştir." denildi.

Saldırılarda öldürülen diğer komutanların isimlerinin daha sonra duyurulacağı aktarıldı.

TAHRAN’DAKİ TOPLANTIDA SUİKAST DÜZENLENDİ
CIA’dan gelen istihbarat üzerine Cumartesi sabahı Tahran’ın merkezindeki yönetim kompleksinde yapılacak toplantının gündüz saatlerinde gerçekleşeceği öğrenildi. Bunun ardından ABD ve İsrail saldırının zamanlamasını değiştirdi. Üst düzey İranlı liderlerin aynı noktada toplanması üzerine operasyon öne çekildi.

Toplantıya İran Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi, IRGC Komutanı Muhammed Pakpur, İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri ve Ali Hamaney’in danışmanı Tuğamiral Ali Şemhani, İran Savunma Bakanı Tuğgeneral Aziz Nasırzadeh, Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi ve diğer üst düzey isimlerin katılması planlanıyordu.

DEVRİM MUHAFIZLARI KOMUTANI DA ÖLDÜRÜLDÜ
Pazar günü İran devlet ajansı IRNA, İsrail’in öldürdüğünü duyurduğu iki üst düzey askeri liderin ölümünü doğruladı. Tuğamiral Ali Şemhani ve IRGC Komutanı Muhammed Pakpur’un hayatını kaybettiği aktarıldı.

İran televizyonu ise İran Savunma Bakanı Tuğgeneral Aziz Nasırzadeh ile İran Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi’nin öldürüldüğünü duyurdu.

ÜST KADEME HEDEF ALINDI
Operasyona ilişkin bilgi sahibi kaynaklar, yönetim kompleksine yapılan ilk saldırının ardından takip saldırıları düzenlendiğini, İran istihbarat teşkilatlarının üst kademesinin büyük ölçüde yok edildiğini ileri sürdü.

Hayatını kaybedenler arasında Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami, İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, İran dini liderinin siyasi güvenlik ve askeri işler danışmanı Ali Şemhani, Hatem el-Enbiya Karargahı Komutanı Gulam Ali Reşid, Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Yusuf Şefari ile nükleer bilim insanları Muhammed Mehdi Tahrancı ve Feridun Abbasi yer aldı.

Bu sabah saatlerinde üç üst düzey ismin daha öldürüldüğü açıklandı. Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur, İran Savunma Bakanı Tuğgeneral Aziz Nasirzadeh ve İran Genelkurmay Başkanı Abdülrahim Musevi’nin hayatını kaybettiği duyuruldu.

"GEÇİCİ BİR LİDERLİK KONSEYİ KURULACAK"
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, devlet televizyona yaptığı açıklamada, bugün geçici bir liderlik konseyinin kurulacağını söyledi.

Laricani, ABD ve İsrail'i İran'ı yağmalamaya ve parçalamaya çalışmakla suçlayarak, herhangi bir girişimde bulunmaları halinde ayrılıkçı grupların sert bir karşılıkla yüzleşeceği uyarısında bulundu.

3 GÜNLÜK YAS İLAN EDİLDİ
Irak hükümeti, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ABD-İsrail ortak saldırılarında öldürülmesi nedeniyle ülke genelinde 3 günlük milli yas ilan edildi.

İRAN’DA NE İLK NE DE SON: SUİKASTLE ÖLEN LİDERLER
Devrimler, darbeler ve suikastler İran’ın özellikle son 100 yılına damga vurdu. Cumhurbaşkanları, başbakanlar, askeri komutanlar ve dini liderler hedef alındı.

ALİ HAMANEY: SUİKAST GİRİŞİMİNDEN ZİRVEYE
Ali Hamaney, 1981’de camide konuşma yaptığı sırada bombalı saldırıya uğradı. Patlamada ağır yaralandı, sağ kolu felçli kaldı. 42 yaşında cumhurbaşkanı oldu. 1989’da Ayetullah Humeyni’nin ölümünün ardından İran’ın dini lideri olarak göreve geldi.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik son saldırılarında konutunun hedef alındığı ve hayatını kaybettiği açıklandı.

2020’DE SÜLEYMANİ SUİKASTI
İran’ın bölgedeki askeri operasyonlarını yöneten Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla Bağdat Havalimanı yolunda düzenlenen drone saldırısında öldürüldü. Operasyon MQ-9 Reaper İHA’dan fırlatılan füzelerle gerçekleştirildi.

NÜKLEER PROGRAMIN KİLİT İSMİ
İran’ın nükleer programında kritik rol oynayan Muhsin Fahrizade, 27 Kasım 2020’de Tahran yakınlarında suikasta uğradı. Saldırının uzaktan kumandalı silah sistemiyle gerçekleştirildiği duyuruldu.

CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN AYNI SALDIRIDA
Dönemin Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai ve Başbakan Muhammed Cevad Bahuner, Tahran’daki Başbakanlık ofisinde düzenlenen bombalı saldırıda hayatını kaybetti. Saldırı, bir güvenlik toplantısı sırasında evrak çantasına yerleştirilen bombayla gerçekleşti.

REİSİ: KAZA MI SUİKAST MI?
19 Mayıs 2024’te İran’ın Doğu Azerbaycan eyaletinde meydana gelen helikopter kazasında Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan hayatını kaybetti.

Olay kaza olarak ilan edildi.

1951: BAŞBAKAN RAZMARA SUİKASTI
Şah döneminde Başbakan Hacı Ali Razmara, 1951’de silahlı saldırıyla öldürüldü.

  •  

Ayetullah Ali Hamaney kimdir?

Tam adı Seyyid Ali Hüseyni Hamaney olan İran Dini Lideri, 19 Nisan 1939’da İran’ın Meşhed kentinde dünyaya geldi.

Kökeni, İran'ın Doğu Azerbaycan eyaletindeki Hamane şehrine dayanan ve Azeri bir aileden gelen Hamaney, babası gibi dini eğitimi tercih ederek İslam hukuku alanında uzmanlaştı ve Şii inancında en yüksek seviyelerden biri olan "Merce-i Taklid" makamına ulaştı.

Hamaney, 1960’lı yıllardan itibaren İran’daki Pehlevi monarşisine karşı yürütülen muhalefetin en aktif isimlerinden biri oldu.

Bu süreçte 1963-1977 yılları arasında defalarca tutuklandı ve sürgüne gönderildi. 1979 İslam Devrimi’nin zaferle sonuçlanmasının ardından Ayetullah Humeyni’nin en yakın çalışma arkadaşları arasında yer alarak Devrim Konseyi üyeliğine getirildi.

1980 yılında Tahran’dan milletvekili seçilerek parlamentoya giren Hamaney, 27 Haziran 1981’de bir camide konuşma yaptığı sırada bombalı bir suikast girişiminden yaralı olarak kurtuldu.

Bu saldırı sonucunda sağ kolu felç kalan Hamaney, o tarihten sonra "yaşayan şehit" olarak anılmaya başlandı.

Cumhurbaşkanlığından dini liderliğe

Hamaney, 1981-1989 yılları arasında İran’ın üçüncü Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.

1989 yılında devrimin kurucu lideri Ayetullah Humeyni’nin hayatını kaybetmesinin ardından, İran Uzmanlar Meclisi tarafından ülkenin ikinci "Dini Lideri" (Rehber-i İnkılab) olarak seçildi.

36 yılı aşkın bir süre boyunca İran’daki tüm devlet kurumları, ordu ve yargı üzerinde mutlak otorite sahibi oldu.

Hamaney’in dış politika vizyonu, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’e karşı sert bir muhalefet üzerine kuruluydu.

"Büyük Şeytan" olarak nitelediği ABD ile ilişkilerin normalleşmesine her zaman karşı çıkan Hamaney; Rusya ve Çin ile stratejik ortaklıkları geliştirdi.

İsrail’in varlığını reddeden ve bölgedeki direniş gruplarını (Hizbullah, Hamas, Husiler) destekleyen politikalarıyla "Şii Hilali" olarak adlandırılan nüfuz alanının mimarı kabul edildi.

İsmi pek çok uluslararası krizle anılan Hamaney, Almanya’daki Mykonos restoranı davasında Kürt lider Dr. Sadık Şerefkendi’ye yönelik suikastın azmettiricileri arasında gösterildi.

Öte yandan Amerikan ekonomi dergisi Forbes, Hamaney’i defalarca dünyanın en güçlü kişileri listesinde ilk sıralarda gösterdi.

Edebi bir kişiliğe de sahip olan Hamaney, pek çok dini ve siyasi eserin yazarlığını ve çevirmenliğini üstlendi.

86 yaşındaki Ali Hamaney’in 37 yıllık mutlak iktidarı, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in koordineli hava saldırılarıyla sona erdi.

Evli ve altı çocuk babası olan Hamaney’in ölümü, sadece İran için değil tüm Ortadoğu dengeleri için tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

  •  

Ayetullah Hameney öldü! İran'ın yeni lideri kim olacak? İşte konuşulan iki isim

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken, İsrail ve ABD dün sabah saatlerinde İran'a ortak saldırı düzenledi. Bu sabah ise ABD Başkanı Donald Trump, İran lideri Hamaney'in öldüğünü duyurdu. İran tarafı da Hamaney'in ölümünü resmen doğruladı.

Hamaney'in ölümü sonrası İran'da 40 günlük yas ilan edilirken, ülkenin en üst dini ve siyasi makamına kimin geleceği ediliyor.

ÖNE ÇIKAN İKİ İSİM VAR
Bazı yorumlara göre eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin adı öne çıkarken, bazı çevreler ise Humeyni'nin torunu Hasan Humeyni'nin başa gelebileceğini tahmin ediyor.

ERAKÇİ "YENİ BİR LİDERE İHTİYAÇ DUYULURSA ANINDA SEÇİLİR" DEMİŞTİ
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, yaptığı bir açıklamada ABD'nin ülkelerine muhtemel saldırıda dini lider Ali Hamaney'i hedef alacağı iddiaları sorulduğunda İran siyasi sisteminin isimlere bağlı olmadığını belirtmişti. Erakçi, "Bu konuda herhangi bir sorun yok. Yeni bir lidere ihtiyaç duyulursa anında seçilir. Bu bir sistemdir ve köklü bir mekanizmaya dayanır. Halk tarafından destekleniyoruz, hiçbir şey çökmedi." ifadelerini kullanmıştı.

  •  

İran Devlet Televizyonu, Ali Hamaney'in ölümünü doğruladı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı askeri operasyonu bölgede tansiyonu zirveye taşıdı.

İsrail ve ABD güçleri İran’daki çeşitli askeri ve stratejik hedefleri vururken, Tahran yönetimi de misilleme olarak bölgedeki ABD üslerine saldırılar düzenledi.

İran’dan yapılan açıklamalarda saldırılar sonucu en az 201 kişinin hayatını kaybettiği, 747 kişinin ise yaralandığı belirtildi. ABD Başkanı Donald Trump, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldüğünü belirtirken, İran devlet medyası da bu bilgiyi teyit etti.

İRAN: HAMANEY HAYATINI KAYBETTİ

Son dakika haberine göre; İran Devlet Televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu.

Yayın sırasında ekranda Kur’an-ı Kerim okunurken, Hamaney’in vefatına ilişkin anons yapıldı.

40 GÜN ULUSAL YAS İLAN EDİLDİ

Bakanlar Kurulu ise, Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ardından ülke genelinde 40 gün ulusal yas ve 7 gün genel tatil ilan edildiğini duyurdu.

  •  

İran Kızılayı: ABD-İsrail saldırılarında şu ana kadar 201 kişi öldü, 747 kişi yaralandı

Tesnim Haber Ajansı'na göre, Halidi, ülke genelinde ABD-İsrail saldırılarında kaydedilen can kaybı ve yaralananlara ilişkin bilgi verdi.

Halidi, "Ülkedeki 24 eyalete düzenlenen saldırılarda şu ana kadar 201 kişi hayatını kaybetti, 747 kişi yaralandı." dedi.

İranlı yetkili, 220'den fazla Kızılay operasyon ekibinin olay yerinde ve alarm durumunda olduğunu ifade etti.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları
İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran'a ortak saldırılar başlattı.

İsrail Savunma Bakanlığı, İran’a “önleyici saldırı” başlattıklarını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.

Saldırılar kapsamında başkent Tahran ile İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı.

İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail’de halkı sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı.

İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.

İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.

  •  

Saldırı tarihi haftalar öncesinden belliydi! Müzakere aldatmacaydı!

Siyonist İsrail devlet televizyonu KAN, İran ile yürütülen son müzakerelerin, planlanan askeri operasyona hazırlık amacıyla bir "aldatma ve zaman kazanma" taktiği olduğunu öne sürdü.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın adı açıklanmayan resmi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu operasyon tarihini haftalar öncesinden belirledi.

Kaynaklar, İsrail güvenlik kabinesinin bu sabah operasyonun amacını, "Tahran yönetimine ciddi zarar vermek" şeklinde onayladığını aktardı.

Aynı kaynaklara göre ilk saldırı, "yüksek istihbarat hassasiyeti gerektiren" bir operasyon kapsamında İran liderliğini hedef aldı.

Haberde, İsrail değerlendirmelerine göre İran'ın siyasi ve güvenlik kurumlarından çok sayıda üst düzey yetkilinin öldürüldüğü veya yaralandığı ayrıca İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve yakın çevresinden bazı isimlerin de kayıplar arasında olabileceği belirtildi.

Saldırının sonuçlarına ilişkin değerlendirmenin sürdüğü ifade edildi.

Öte yandan İsrail kaynaklarının açıklamaları, Trump'ın daha önce İsrail'in Kanal 12 televizyonuna yaptığı değerlendirmelerle çelişiyor.

Trump, İran'ın müzakereler sırasında anlaşmaya oldukça yaklaştığını ancak son anda geri adım attığını savunmuştu.

Trump ayrıca Tahran'ın hiçbir zaman gerçek bir anlaşmaya varma niyeti olmadığını iddia ederek, "Bu savaştan çıkmanın birçok yolu var. Süresini uzatabilir ya da kısaltabilirim." ifadelerini kullanmıştı.

ABD İLE İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI
İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken, İsrail ve ABD dün sabah saatlerinde İran'a ortak saldırılar düzenledi.

İsrail Savunma Bakanlığı, İsrail’in İran’a “önleyici saldırı” başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.

Saldırılarda, başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Buşehr, Kirmanşah başta olmak üzere 24 eyalette çeşitli noktalar hedef alındı.

İran Kızılayı, saldırılarda şu ana kadar 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını bildirdi.

İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.

İran ordusu, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün’deki ABD üsleri ve hedeflerine füze ile kamikaze insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi.

  •  

Dubai Havalimanı İran füzeleriyle vuruldu

Orta Doğu’da son yılların en ciddi gerilimi yaşanıyor..

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırı başlatmasının ardından Orta Doğu’daki gerilim hızla tırmanıyor.

Saldırılar kapsamında başkent Tahran ile İsfahan, Kum, Tebriz ve diğer kritik şehirlerin hedef alındığı bildirildi.

İran da misilleme olarak İsrail ve bölgedeki ABD üslerine balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla karşılık verdi, gerilim kısa sürede bölge geneline yayıldı.

DUBAİ ULUSLARARASI HAVALİMANI HASAR GÖRDÜ

İran’ın saldırısına hedef olan yerlerden biri de Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan Dubai Uluslararası Havalimanı oldu.

Olay yerinden gelen görüntülerde terminalin içinin yoğun toz ve dumanla kaplandığı, zemine cam kırıkları, tavan panelleri ve molozlar saçılmış olarak görülüyor.

Mağaza bölümlerindeki eşyalar yere düşerken, acil durum sirenleri de çalmaya devam ediyor. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler, dünyanın en yoğun havalimanlarından birinde yaşanan yıkımı gözler önüne seriyor.

4 KİŞİ YARALANDI

Dubai Havalimanı tarafından yapılan açıklamada, "Dubai Uluslararası (DXB) Havalimanı'ndaki bir yolcu salonu meydana gelen bir olayda hafif hasar almıştır ve durum hızla kontrol altına alınmıştır" denildi.

Açıklamada ayrıca, acil müdahale ekiplerinin derhal olay yerine sevk edildiği ifade edilerek, "Yaralanan dört personele tıbbi müdahale sağlandı. Havalimanının büyük bölümü daha önce yolculardan tahliye edilmiştir" ifadelerine yer verildi.

  •  

Öldüğü iddia edilmişti! Hamaney'in sosyal medya paylaşımı: 'Ali Zülfikarı ile İsrail'e geliyor'

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldüğünü öne sürmesinin ardından, Hamaney’e ait olduğu belirtilen sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yapıldı.

Paylaşımda, “Haydar aleyhisselamın adıyla. De ki Firavun’a Musa Nil’e doğru geliyor. Ali ise Zülfikar’ı ile İsrail’e geliyor” ifadeleri yer aldı.

Söz konusu mesajın, Trump’ın Truth Social hesabından yaptığı ve Hamaney’in öldüğünü iddia ettiği açıklamadan kısa süre önce paylaşıldığı öne sürüldü.

Trump paylaşımında, İran’ın dini liderinin öldüğünü ileri sürerken, konuya ilişkin İran tarafından resmi bir doğrulama yapılmadı.

  •  

Pentagon kaynakları: ABD üslerine eş zamanlı saldırılar daha önce görülmemiş boyutta

ABD Savaş Bakanlığından (Pentagon) bir yetkili, The Wall Street Journal'a yaptığı açıklamada, ABD'nin yurt dışındaki üslerine yönelik eşzamanlı saldırıların ölçeğiyle daha önce karşılaşılmadığını belirtti.

Yetkili, personelin bu gelişmelere hazırlıklı olduğunu vurguladı.

Sosyal medyada, Bahreyn'deki ABD donanma üssünde meydana gelen patlamanın ardından yükselen dumanı gösteren görüntüler paylaşıldı.

Bir Amerikalı yetkili durumu "aktif faz" olarak tanımlarken, bir diğer yetkili ise füze yaklaşımı sırasında askerlerin sığınaklara geçtiğini aktardı.

Saldırıların başlamasından önce ABD'nin Ürdün, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'daki üslerine ek hava savunma sistemleri konuşlandırdığı bildirilmişti.

  •  

Trump, 'Hamaney öldü' dedi: Halefi için harika bir fikrimiz var

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, hayatta olup olmadığına ilişkin hakkında farklı açıklamalar olan İran lideri Hamaney'e ilişkin açıklamasında, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü." ifadesini kullandı.

Hamaney'in "ABD istihbaratından" ve "gelişmiş takip sistemlerinden" kaçamadığını kaydeden Trump, "İsrail ile yakın işbirliği içinde çalışarak, kendisi veya onunla birlikte öldürülen diğer liderlerin yapabileceği hiçbir şey yoktu." değerlendirmesini yaptı.

İran halkına da seslenen ABD Başkanı, "Bu, İran halkının ülkesini geri alması için tek ve en büyük şanstır." yorumunda bulundu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ve diğer güvenlik güçlerinin çoğunun "artık savaşmak istemediğini" savunan Trump, "Şimdi dokunulmazlık elde edebilirler, ama sonra onları sadece ölüm bekliyor." mesajını paylaştı.

Trump ayrıca, ABD ile İsrail'in saldırılarının bir süre daha sürebileceğini kaydederek, saldırıların "gerekli olduğu sürece" devam edeceğini belirtti.


İran'ın bir sonraki liderinin belirlenip belirlenmediği sorusunu ise "Evet. Çok iyi bir fikrimiz var." yanıtını vermişti.

  •  

İran'ın Tel Aviv’e misilleme saldırıları sürüyor: Hipersonik füzeler 3 saattir hedefleri vuruyor

İran’ın İsrail’in başkenti Tel Aviv’e yönelik hipersonik füzelerle yaptığı misillemelerin son üç saattir aralıksız devam ettiği bildirildi. Yerel kaynaklara göre saldırılar kent genelinde geniş çaplı yıkıma yol açarken, altyapı ve bazı yerleşim alanlarında ciddi hasar meydana geldi.

İsrail hava savunma sistemleri, füzeleri engellemeye çalışsa da mühimmatın büyük bir kısmının savunma hattını aşarak farklı noktalara isabet ettiği aktarıldı. Patlama seslerinin şehir genelinde duyulduğu ve acil servis ekiplerinin birçok bölgede arama-kurtarma çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi.

Yetkililer tarafından yapılan ilk açıklamalarda, oluşan maddi hasara rağmen şu ana kadar doğrulanmış bir can kaybı bilgisi paylaşılmadı. Yaralı olup olmadığına ilişkin resmi verilerin ise incelemelerin ardından netleşmesi bekleniyor.

Güvenlik güçleri, sivillere sığınaklarda kalmaları yönünde çağrı yaparken, hava sahasının geçici olarak kısıtlandığı bildirildi. Bölgedeki gerilimin hızla tırmanması uluslararası toplumda endişeye yol açarken, diplomatik temasların yoğunlaştığı belirtiliyor.

  •  

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump telefonda görüştü

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırısının ardından bölgedeki gerilim tırmanırken, uluslararası arenada diplomasi trafiği hız kazandı.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump'ın ayrıca Birleşik Krallık ve Kuveyt liderleri ile de görüştüğünü bildirdi.

  •  

Sol tandanslı İran Halk Partisi: ABD ve İsrail saldırıları İran’ı özgürleştirmez

İran’daki solcu siyasi hareketlerden İran Halk Partisi (Tudeh), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri saldırılara ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı. Parti, saldırıları “emperyalist saldırganlık” olarak nitelendirirken, dış müdahalenin İran halkının özgürleşmesine hizmet etmeyeceğini vurguladı.

Tudeh Partisi açıklamasında, İran topraklarının sabah saatlerinde ABD ve İsrail tarafından düzenlenen kapsamlı füze ve hava saldırılarının hedefi olduğunu belirterek, saldırının İran’ın nükleer programına ilişkin diplomatik müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekti.

Açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırının amacını İran’ın nükleer ve füze kapasitesini ortadan kaldırmak ve rejim değişikliğini hedeflemek olarak ifade ettiği belirtilirken, bu tür askeri adımların ülke için ağır insani sonuçlar doğuracağı savunuldu.

Tudeh, saldırıların İran içinde bazı muhalif gruplar tarafından desteklendiğini öne sürerken, “ülkenin özgürlük arayan ve ulusal güçleri” tarafından ise kesin biçimde kınandığını ifade etti.

Parti ayrıca, saldırıların ardından İran’ın İsrail’e ve bölgedeki ABD üslerine yönelik misilleme saldırıları düzenlediğini, bölgesel gerilimin hızla genişlediğini belirtti. Açıklamada, İsrail’in Lübnan’ın güneyi ile Bağdat çevresine yönelik hava saldırıları düzenlediğine dair uluslararası ajans haberlerine de atıf yapıldı.

Tudeh Partisi, ABD ve İsrail’in askeri müdahalesinin İran’daki mevcut siyasi sistemi sona erdirmeyeceğini savunarak şu değerlendirmede bulundu:

“ABD emperyalizmi ve İsrail hükümetinin askeri saldırganlığı, İran’ın mevcut zorbalık ve diktatörlük düzeninden kurtuluşunun habercisi değildir.”

  •  

Şer ekseni 'öldü' dedi; Tahran yalanladı: Hamaney sağ mı?

Netanyahu, İran'a yönelik ABD-İsrail saldırılarına ilişkin yaptığı görüntülü açıklamada, saldırıların gerekli olduğu sürece devam edeceğini savunarak barışa yol açacağını iddia etti.

İran lideri Hamaney'e yönelik suikast girişimine ilişkin Netanyahu, Hamaney'in Tahran'ın merkezindeki konutunu hedef aldıklarını belirterek "Onun hayatta olmadığına dair birçok işaret var. Hamaney ölmüş olabilir." iddiasında bulundu.

İran halkına seslenen Netanyahu, "Rejimi devirme görevini tamamlamak için yakında topluca sokaklara çıkma zamanınız gelecek." diyerek rejim değişikliği mesajı verdi.

ABD Başkanı Donald Trump ise İran'a yönelik saldırılarda çok sayıda İranlı liderin öldüğünü belirterek, bunların arasında İran lideri Ali Hamaney'in de bulunup bulunmadığına ilişkin, "Bu haberin doğru olduğunu düşünüyoruz." ifadesini kullandı.

Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya gösterildiği iddiası
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, İran lideri Hamaney'in hayatını kaybettiğini ileri sürdü.

İsrailli yetkilinin İran liderinin İsrail suikastında hayatını kaybettiğini onayladığı öne sürülen haberde, Hamaney'in cenazesinin enkazdan çıkarıldığı ve vücuduna şarapnel isabet ettiği iddia edildi.

Haberde, Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya ve güvenlik yetkililerine sunulduğu öne sürüldü.

Hamaney ve Pezeşkiyan güvende
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, ABD merkezli ABC News kanalına verdiği röportajda, Hamaney ve Pezeşkiyan'ın durumuna ilişkin soruyu yanıtladı.

Sistemlerinin çalıştığına dair güvence verebileceğini vurgulayan Bekayi, "Her şey plana uygun şekilde yürütülüyor." dedi.

Bekayi, İran lideri Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın saldırılarda hedef alındığına dair iddiaları reddederek, "Güvende ve sağ salimler." ifadesini kullandı.

  •  

New York Belediye Başkanı Mamdani: 'Amerikalılar İran’a saldırı istemiyor'

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik son askeri saldırılarını eleştiren bir açıklama yaptı. Mamdani, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, Amerikalıların “rejim değişikliği peşinde yeni savaş istemediğini, geçim sıkıntısından kurtulmak ve barış istediklerini” vurguladı.

Mamdani açıklamasında şunları belirtti:

“Bugün ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen İran’a yönelik askeri saldırılar, gayrimeşru bir saldırganlıkla felaket niteliğinde bir tırmanışa işaret ediyor. Şehirlerin bombalanması. Sivillerin öldürülmesi. Yeni savaş cephesinin açılması. Amerikalılar bunu istemiyor. Rejim değişikliği peşinde yeni savaş istemiyorlar. Geçim sıkıntısından kurtulmak istiyorlar. Barış istiyorlar.”

Belediye Başkanı, New Yorkluların güvenliği için polis komiseri ve acil durum yönetimi yetkilileriyle koordinasyon içinde olduklarını belirtti ve hassas bölgelerde devriyelerin güçlendirildiğini ifade etti.

Mamdani ayrıca doğrudan İran kökenli New Yorklulara seslenerek, “Sizler bu şehrin dokusunun bir parçasısınız; burada güvende olacaksınız” dedi.

  •  

İran, işbirlikçi Dubai'yi böyle vurdu

ABD-İsrail'in ortak saldırısına karşı İran'ın yaptığı misilleme saldırılarının ardından Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai kentinde patlamalar meydana geldi.

AA’ya konuşan bir görgü tanığı, Dubai’de çok sayıda büyük patlama yaşandığını söyledi.

  • İran'ın Shahed-136 dronu Dubai'yi vurdu

Öte yandan sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Dubai’de patlamaların ardından bazı bölgelerde yangın çıktığı ve yoğun duman yükseldiği görüldü.

Dubai'nin turistik Cümeyra bölgesinde bir otelde füze saldırısının ardından yangın çıktığı görüntüler paylaşıldı.

  •  

Hamaney’in ulusa sesleniş konuşması iptal edildi!

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in bu akşam gerçekleştirmesi planlanan ulusa sesleniş konuşması son dakika kararıyla iptal edildi. Konuşmanın iptal gerekçesi ve yeni tarih hakkında resmi bir açıklama yapılmadı.

İran devlet televizyonunun “konuşma olacak” şeklindeki duyurusunu da kaldırdığı bildirildi.

  •  

Çocuk katilleri! İran'daki kız okulu saldırısında 160 şehit oldu

İran Kızılayı tarafından yapılan açıklamada, saldırılar sonucu şu ana kadar 201 kişinin şehit olduğu, 747 kişinin ise yaralandığı belirtildi. Açıklamada, ülkenin toplam 31 ilinden 24’ünün saldırılardan etkilendiği ifade edildi.

Yetkililer, arama-kurtarma ve sağlık ekiplerinin sahadaki çalışmalarını sürdürdüğünü, enkaz altında kalanlara ulaşılmasıyla birlikte can kaybı sayısının artabileceği uyarısında bulundu.

Kızılay ekiplerinin hastanelerle koordineli şekilde yaralıların tahliyesini gerçekleştirdiği, kriz merkezlerinin ise saldırıların etkilediği bölgelerde kesintisiz faaliyet yürüttüğü aktarıldı.

OKULDAKİ ÇOCUKLARI KATLETTİLER

Fars Haber Ajansı, Minab Savcılığı tarafından yapılan açıklamayı yayımladı.

Açıklamada, Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki "Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu"nu hedef alan ABD-İsrail saldırısında şu ana kadar şehit olan öğrencilerin sayısının 160'a yükseldiği belirtildi.

Minab Kaymakamı Muhammed Radmehr, okulun doğrudan hedef alındığını ve çok sayıda öğrencinin saldırıda hayatını kaybettiğini belirtti.

  •  

Katil Trump: İran birkaç yıl toparlanamaz

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırının ardından yeni bir açıklamada bulundu.

Trump, İran’la yürütülen müzakere sürecine ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmeye ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı.

Trump açıklamasında şunları söyledi:

"İranlılar bir anlaşmaya yaklaştılar ve sonra geri çekildiler; yaklaştılar ve sonra geri çekildiler. Buradan anladım ki aslında bir anlaşma istemiyorlardı. Netanyahu ile iyi bir görüşme yaptık, her konuda aynı görüşteyiz.

Bu harekattan benim için pek çok çıkış noktası var. Süreci uzatıp her şeyi kontrol altına alabilirim ya da birkaç gün içinde bitirip İranlılara, "Eğer yeniden inşa etmeye başlarsanız birkaç yıl sonra tekrar görüşürüz," diyebilirim. Her halükarda bu saldırının ardından kendilerini toparlamaları birkaç yıl alacaktır."

  •  

Bahçeli'den küresel savaş uyarısı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan gerilim hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

'ZİNCİRLEME SAVAŞ DERHAL DURMALI'
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen iftar programında konuşan Bahçeli, "ABD-İsrail eşgüdümünde icra edilen askeri operasyonların haksız, hukuksuz ve yaygın tehditlere açık olduğunu değerlendiriyorum. Ortalık kan revan içindedir. Zincirleme savaşlar derhal durmalı, aklı selim öne çıkmalıdır. Barış varken savaşmak bölgesel ve küresel sistemi dinamitlemek demektir. Uyarıyorum; Tahran’ın, İsfahan’ın, Kum’un ve Kerec’in vurulması; sonuç olarak cevabi mahiyette karşılıkların verilmesi küresel bir savaşa doğru hızla dönüşebilecektir" sözlerini sarf etti.

Savaşın değil barışın hakim olması gerektiğini söyleyen Bahçeli, "Mübarek Ramazan ayında İslam beldelerinin karanlığa gömülmesi kabul edilemez bir durumdur. Burada esas olarak Türkiye’mizin sağduyu ve soğukkanlı hareket ederek barışçıl çağrıları ısrarla taraflarla paylaşması, milli güvenliğimizin muhafazası için her tedbirin alınmasıdır" dedi.

  •  

Kraliyet jetleri Orta Doğu semalarında görülmüştü! Başbakan'dan açıklama: İngiltere'nin dahili var mı?

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İran’a yönelik saldırılarla ilgili açıklama yaptı. Starmer, Birleşik Krallık’ın operasyonda doğrudan rol almadığını belirtti ancak İngiliz savaş uçaklarının Orta Doğu semalarında görev yaptığını da söyledi.

İngiltere’nin İran’a yönelik askeri saldırıya katılmadığını vurgulayan Starmer, bölgedeki güvenlik faaliyetlerinin sürdüğünü belirtti.

İran’ın nükleer programına da değinen Starmer, “İran’ın nükleer silah geliştirmesine asla izin verilmemeli.” dedi.

  •  

İran’ın gönderdiği misilleme füzeleri Hatay’dan çıplak gözle görüldü

İran’ın gerçekleştirdiği füze saldırısı sırasında ateşlenen bazı füzeler, Türkiye’nin Hatay ilinden de çıplak gözle görüldü. Gece saatlerinde gökyüzünde beliren ışık izleri vatandaşlar tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedildi.

Gökyüzünde parlak izler oluştu
Bölgedeki gerilimin tırmandığı saatlerde İran tarafından fırlatılan misilleme füzelerinin oluşturduğu parlak izler, özellikle Hatay’ın sınır hattına yakın ilçelerinde net şekilde gözlemlendi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, gökyüzünde ilerleyen ışık hüzmeleri ve patlama benzeri parlamalar dikkat çekti.

Hatay’da birçok vatandaş yaşanan anları cep telefonlarıyla görüntüledi.

  •  

Siyonistlerin 'müzakere tiyatrosu': Saldırı aylar önce planlanmış

Genelkurmay Başkanı Zamir, yayımladığı video mesajda, son aylarda ABD'li muhataplarıyla koordinasyon halinde ortak ve kapsamlı bir saldırı planı hazırladıklarını belirtti.

İsrail savaş uçaklarının şu an İran genelinde yüzlerce hedefe saldırılar düzenlediğini, bunun ABD ile eşgüdüm içinde gerçekleştirildiğini ifade eden Zamir, ordunun hem savunma hem de saldırılar için yüksek hazırlık seviyesinde olduğunu ileri sürdü.

Geçen yıl haziran ayında 12 gün boyunca yürüttükleri saldırılarla İran'ın nükleer ve balistik füze programlarını gerilettiklerini öne süren Zamir, söz konusu saldırılarla İran yönetiminin "kırılganlığının ortaya çıktığını" ve ABD ordusuyla "tarihi düzeyde bir işbirliği" sağlandığını savundu.

ABD VE İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran'a ortak saldırılar başlattı.

İsrail Savunma Bakanlığı, İran'a "önleyici saldırı" başlattıklarını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.

Saldırılar kapsamında başkent Tahran ile İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı.

İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail'de halkı sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı.

İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.

İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.

  •  

Katil Netanyahu ile Trump telefonda görüştü: Kitap detayı dikkat çekti

Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Netanyahu ile Trump'ın telefonda görüştüğü bildirildi.

Netanyahu'nun Trump'la yaptığı telefon görüşmesinin fotoğrafı da paylaşılırken, Netanyahu'nun önünde "Savaştaki Müttefikler" isimli bir kitabın olduğu görüldü.


ABD VE İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran'a ortak saldırılar başlattı.

İsrail Savunma Bakanlığı, İran'a "önleyici saldırı" başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.

Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı.

İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail halkını sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı.

İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.

İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.

  •  

Erdoğan'dan İran açıklaması: Saldırıyı esefle karşılıyoruz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Hangar İstanbul'da partisinin İl Teşkilatı İftar Programı'nda konuştu.

Erdoğan, "Komşumuz İran'a yönelik Netanyahu'nun kışkırtmalarıyla başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz." dedi.

Erdoğan, "Uzun bir süredir anlaşmazlıkların diyalog yoluyla müzakere masasında çözülmesi için çok ciddi emek verdik." diye konuştu.

Erdoğan, "İran'ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kasteden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her ne sebeple olursa olsun Körfez'deki kardeş ülkelerimize yönelik İran'ın füze ve drone saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz."

"Hem taraflar arasındaki güven bunalımı aşılmadığı hem de İsrail'in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için istenen netice alınamadı."

"Sağduyu ve aklıselim hakim olmaz, diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riskiyle karşı karşıyadır."

"Daha fazla kanın akmaması, bölgemizin daha büyük acılar yaşamaması için başta İslam dünyası olmak üzere tüm aktörlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor."

"Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini önceleyen bir politikayla inşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz."

"Eş zamanlı olarak önce ateşkesin tesisi ardından da müzakere masasına dönülmesi için diplomatik çabalarımızı hızlandıracağız."

"Hudut güvenliğimiz ve hava sahamız açısından sorunumuz yok. Askerimiz, jandarmamız, polisimiz, istihbaratımız her türlü tedbiri en üst seviyede alıyor."

"Türkiye olarak ilk günden beri olduğu gibi sorunların suhuletle çözümü noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz, yapacağız."

"28 Şubat geride devasa bir enkaz yığını bırakmıştır. Hem ekonomik hem sosyal hem de bireysel ciddi travmalara yol açmıştır."

"Yapılan hesaplamalar 28 Şubat müdahalesinin Türkiye'yi 381 milyar dolar zarara uğrattığını ortaya koyuyor."

"Üniversitelerimiz, yargımız, artık vakitlerini siyasete balans ayarı yapmak için değil asli vazifelerini yerine getirmek için harcıyor."

"Nesli tükenmekte olan üç-beş şuursuz çıkmış yayınladıkları bildirilerle milletimizin fertleri arasına nifak sokmaya çalışıyor."

"Milletimizin 'gerici, mürteci, takunyalı, çarşaflı, sakallı' denilerek aşağılandığı, inancından dolayı tahkir edildiği günler artık geride kalmıştır."

"Çocuklarımızın milli ve manevi değerleriyle erken yaşta tanışması, ruh ve medeniyet kökleriyle güçlü bağlar kurması bunların asabını bozuyor."

  •  

İran, Hürmüz Boğazı'nı resmen kapattı

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları bölgeyi yeniden ateş çemberine çevirdi. İran'ın Orta Doğu'daki ABD üslerini ve İsrail'i füzelerle hedef almasının ardından, çatışmaları kısa sürede bitmeyeceği anlaşıldı.

İran, saldırılara karşı elindeki en önemli kozunu oynadı. İran Devrim Muhafızları, dünya petrol taşımacılığında kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıkladı. Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'ndan hiçbir geminin geçişine izin verilmeyeceği konusunda gemileri uyardı ve petrol rotalarına erişimi engelledi.

Hürmüz Boğazı'nın önemi

Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji arzı açısından kritik konumunu koruyor. Dünya genelinde deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık üçte birinin ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) önemli bir bölümünün bu dar su yolundan geçmesi, boğazı uluslararası enerji güvenliğinin en hassas noktalarından biri haline getiriyor.

Umman ile İran arasında yer alan ve en dar noktası yaklaşık 33 kilometre genişliğinde olan Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki başlıca petrol üreticilerini açık denizlere bağlayan stratejik bir geçiş güzergâhı olarak öne çıkıyor. Alternatif güzergâhların sınırlı olması, bölgedeki olası bir kesintinin küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açabileceği anlamına geliyor.

Uzmanlar, bölgesel gerilimlerin arttığı dönemlerde boğazın kapatılma ihtimaline ilişkin söylemlerin dahi petrol ve LNG fiyatlarında hızlı yükselişlere ve piyasalarda paniğe neden olabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’ndaki seyir güvenliği ve kontrol meselesi, yalnızca bölge ülkelerini değil, küresel ekonomiyi doğrudan etkileyen jeopolitik bir başlık olarak değerlendiriliyor.

  •  

DMM, 'İran'a saldırılara destek verildi' iddialarını yalanladı: Türkiye asla kullandırmaz

DMM'nin NSosyal hesabından söz konusu iddialara ilişkin açıklama yapıldı.

"Bazı sosyal medya mecralarında yer alan ve Türkiye'nin İran'a yönelik son saldırılara destek verdiği yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon niteliği taşımaktadır." ifadesine yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye Cumhuriyeti, tarafı olmadığı herhangi bir çatışma veya savaşta taraflar lehine olacak şekilde hava sahası dahil olmak üzere hava, kara ve deniz unsurlarının hiçbirini operasyonel amaçlarla kullandırmaz. Bu husus, ülkemizin temel dış politika ve güvenlik prensipleri arasında yer almaktadır. Türkiye'nin hava, kara ve deniz sahası üzerindeki egemenlik hakları tam ve tartışmasızdır. Egemenlik alanlarımıza ilişkin tüm faaliyetler, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal güvenlik değerlendirmeleri doğrultusunda ve yetkili makamların denetim ve kontrolü altında yürütülmektedir. Kamuoyunun, spekülatif ve mesnetsiz iddialara itibar etmemesi, sadece resmi makamlarca yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur."

  •  

İran'dan BMGK Başkanlığına mektup: Tüm savunma kapasitesi kullanılacak

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları uluslararası toplumda yankı bulmaya devam ediyor. BM Güvenlik Konseyi, İran’a yönelik saldırılar ve Tahran yönetiminin misillemeleri nedeniyle acil toplantı kararı alındığını bildirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıların ardından Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri ve BM Güvenlik Konseyi Başkanı’na resmi mektup gönderdi.

İran tarafından gönderilen mektupta, saldırıların uluslararası hukukun açık ihlali olduğu savunulurken, Tahran yönetimi meşru müdafaa hakkını kullanmayı sürdüreceğini bildirdi.

“BM ŞARTI’NIN AÇIK İHLALİ”
Mektupta, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirildiği belirtilen hava saldırılarının BM Şartı’nın 2. maddesinin 4. fıkrasını ihlal ettiği ifade edilerek, söz konusu eylemlerin İran’a karşı “açık bir silahlı saldırı” niteliği taşıdığı kaydedildi.

İran yönetimi, bu nedenle BM Şartı’nın 51. maddesi kapsamında meşru savunma hakkını kullandığını belirtti.

“TÜM SAVUNMA KAPASİTESİ KULLANILACAK”
Açıklamada, İran Silahlı Kuvvetleri’nin saldırılara karşı koymak ve caydırıcılık sağlamak amacıyla tüm savunma imkanlarını devreye sokacağı ifade edildi.

Öte yandan mektupta, bölgede İran’a karşı kullanılan düşman üsleri, askeri tesisler ve varlıkların meşru askeri hedef olarak değerlendirileceği bildirildi.

“SALDIRILAR DURANA KADAR SÜRECEK”
İran, saldırganlığın tamamen ve koşulsuz şekilde sona erdirilmesine kadar meşru müdafaa hakkını “kararlı ve derhal” kullanmaya devam edeceğini vurguladı.

Arakçi, “Bu saldırı eylemine karşılık olarak, İran İslam Cumhuriyeti, BM Şartı'nın 51. maddesi uyarınca, doğuştan gelen ve meşru öz savunma hakkını kullanmaktadır. İran İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri, bu suç teşkil eden saldırganlıkla mücadele etmek ve düşmanca eylemleri caydırmak için gerekli tüm savunma yeteneklerini ve imkanlarını kullanacaktır. Buna göre, bölgedeki düşman güçlerinin tüm üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın öz savunma hakkını kullanması çerçevesinde meşru askeri hedefler olarak kabul edilecek ve İran, saldırganlık tamamen ve koşulsuz olarak durdurulana kadar öz savunma hakkını kararlı ve gecikmeksizin kullanmaya devam edecektir” sözlerini sarf etti.

  •  

İran'dan komşu ülkelere: 'Meşru hedef' sayarız topraklarınızı kullandırmayın

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarında topraklarının kullanılmasına izin veren bölge ülkelerinin Tahran tarafından "meşru hedef" olarak değerlendirileceğini ifade etti.

'MEŞRU HEDEF SAYILACAK'
Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Iraklı yetkililerle telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini ifade etti.

Abbas Arakçi-2
Arakçi, bölge ülkelerine, ABD ve İsrail'in İran'a karşı gerçekleştirebileceği operasyonlarda kendi tesis ve topraklarının kullanılmasına engel olma sorumluluklarını hatırlattı.

İran Dışişleri Bakanı, İran ordusunun operasyonların hangi noktadan başlatıldığına özel önem verdiğini ve İran'ın savunma adımlarına karşı atılacak her türlü girişimin meşru hedef sayılacağının altını çizdi.

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu gün içerisinde Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD üslerini hedef almıştı.

  •  

Reuters: Kaynaklar, İsrail saldırısında İran Savunma Bakanı'nın öldüğünü söyledi

İşgalci cephe İsrail ve ABD, İran'a yönelik operasyon gerçekleştiriyor. Başkent Tahran'ın ve ülkedeki büyük şehirlerin çok sayıda bölgesinde patlama sesleri yükseliyor.

İran haber ajansı Tasnim'e göre saldırılar sırasında cumhurbaşkanlığı sarayı çevresi ve Dini Lider Ayetullah Hamaney'in konutu yakınlarına yedi adet füze isabet etti.

İsrailli askeri yetkililer, saldırılarda birkaç İranlı yetkilinin etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Ancak İsrail tarafı etkisiz hale getirilenlerin isimlerini paylaşmadı. Ayrıca İsrail'in akşam saati itibariyle İran'daki füze fırlatma rampalarına yönelik saldırılar düzenledikleri açıklandı.

"İSRAİL SALDIRISINDA ÜST DÜZEY İSİMLER ÖLDÜRÜLDÜ"

Reuters'a konuşan kaynaklar İran Savunma Bakanı Emir Nasırzadeh ve Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Pakpur'un İsrail saldırılarında öldürüldüğünü iddia etti.

İSRAİL: BİRKAÇ İRANLI YETKİLİYİ ETKİSİZ HALE GETİRDİK
İsrailli askeri yetkililer, saldırılarda birkaç İranlı yetkilinin etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Ancak İsrail tarafı etkisiz hale getirilenlerin isimlerini paylaşmadı. Ayrıca İsrail'in akşam saati itibariyle İran'daki füze fırlatma rampalarına yönelik saldırılar düzenledikleri açıklandı.

  •  

İran'da rejim karşıtları İsrail'in saldırılarını kutladı

İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik beklenen saldırısı, bugün sabah saatlerinde başladı..

İran'ın Başkenti Tahran olmak üzere birçok farklı şehre düzenlenen operasyonlara, İran'dan da misilleme gecikmedi.

İran bu kapsamda, İsrail'in çeşitli noktalarına ve ABD'nin Orta Doğu'daki üslerine füze saldırıları gerçekleştirdi.

Hava saldırılarının sürdüğü bölgede, sıcak gelişmeler yaşanırken İran'dan da dikkat çekici görüntüler gelmeye devam ediyor.

REJİM KARŞITLARI DANS ETTİ

Başkent Tahran'dan çekilen görüntülerde, bir grup İranlının saldırıları sevinç çığlıkları ve dansla karşıladığı anlar yer aldı.

Öte yandan görüntülerde; rejim karşıtı gençlerin, ülkelerine yapılan saldırı sonrası "I love you Trump" (Seni seviyorum Trump) sözleriyle kutlama da yaptığı görülüyor.

ABD VE İSRAİL, İRAN'A SALDIRDI

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken İsrail ve ABD, sabah saatlerinde İran'a ortak saldırılar başlattı.

İsrail Savunma Bakanlığı, İran’a “önleyici saldırı” başlattığını duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.

Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı.


İsrail ve ABD'nin saldırılarında 51 öğrenci hayatını kaybetti


İRAN'DA MİSİLLEME SALDIRILAR

İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı.

İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail halkını sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı.

İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.

ABD'NİN ÜSLERİ DE HEDEF ALINDI

İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.

  •  

Türkiye'den 'barış' diplomasisi! Bakan Fidan'dan telefon trafiği

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran, Irak, Suudi Arabistan, Katar, Suriye, Mısır ve Endonezya dışişleri bakanları ile telefon görüşmeleri yaptı.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan, birçok mevkidaşıyla telefonda görüştü.

Fidan, İran, Irak, Suudi Arabistan, Katar, Suriye, Mısır ve Endonezya dışişleri bakanları ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

Görüşmelerde, bölgede bugün yaşanan gelişmeler ele alındı ve saldırıların sona ermesi amacıyla atılabilecek adımlar değerlendirildi.

  • ABD VE İSRAİL'İN İRAN SALDIRILARI

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran'a ortak saldırılar başlattı.

İsrail Savunma Bakanlığı, İran’a “önleyici saldırı” başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.

Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı.

İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail halkını sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı.

İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.

İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.

  •  

Davutoğlu, İran saldırısı karşısında derhal atılması gereken adımları paylaştı...

İslam coğrafyasını kendi kanlı emelleri doğrultusunda ateşe atan küresel güçlerin İran'a yönelik son saldırısı, bölgesel bir yıkımın ayak seslerini daha da güçlendirdi. Yaşanan bu sıcak gelişme üzerine kapsamlı bir açıklama yayımlayan Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, hedefin İran rejiminden ziyade Ortadoğu'nun tamamen siyonistlerin kontrolüne geçmesi olduğunu ifade etti.

Arz-ı Mevud-1

  • Siyonist aklın asıl hedefi Arz-ı Mevud

Saldırıların arka planındaki asıl niyeti deşifre eden Davutoğlu, emperyalist planın şifrelerini şu sözlerle özetledi:

Nil'den Fırat'a İşgal Planı: Esas gündemin İran'ın savunma kapasitesini tamamen zayıflatarak, İsrail'in artık gizleme ihtiyacı dahi duymadığı Nil'den Fırat'a "Arz-ı Mevud"u ele geçirme stratejisi olduğu vurgulandı.

İşbirlikçilere Sert Tepki: "Bize dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığıyla sessiz kalan bölge ülkelerinin utanç verici bir işbirlikçilik içinde olduğunu belirten Davutoğlu, sıranın bir gün herkese geleceğini ve İsrail'in Türkiye'yi hedef alan küstah açıklamalarının bunun ilk işareti olduğunu kaydetti.

  • Mübarek Ramazan ayında İslam ümmetine meydan okuma

İşgalci İsrail ve ABD'nin bu saldırıyı bilinçli olarak Ramazan ayında gerçekleştirmesinin tesadüf olmadığını belirten Davutoğlu, bu durumun 2 milyarlık İslam dünyasına açık ve küstah bir meydan okuma olduğunu ifade etti.

Amerika-İncirlik Üssü

  • Ankara'nın derhal atması gereken 12 kritik adım

Türkiye'nin pasif bir tutum takınamayacağını belirten Davutoğlu, caydırıcı diplomasi için derhal hayata geçirilmesi gereken 12 maddelik acil eylem planını şöyle sıraladı:

  1. Topraklarımız Kullandırılmamalı: Türkiye topraklarının İran’a dönük saldırılarda asla kullanılamayacağı derhal tüm dünyaya ilan edilmelidir.

  2. Üslere TSK Müdahalesi: Kürecik üssü derhal kapatılmalı, İncirlik üssü TSK'nın sıkı denetimine alınmalı; izinsiz kullanım girişimi halinde İncirlik'in tüm yönetimine el konulmalıdır.

  3. NATO Göreve Çağrılmalı: Tırmanan savaşın Türkiye'nin güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle NATO 4. Madde gereği acil istişare toplantısına çağrılmalıdır.

  4. Liderler Diplomasisi: Cumhurbaşkanı seviyesinde, BM Güvenlik Konseyi Daimi üyelerinin liderleriyle acil telefon diplomasisi başlatılmalıdır.

  5. P5+1 Yeniden Masada: Sorunu çatışma hattından çıkarıp müzakereye çekmek için P5+1 formatlı süreç yeniden canlandırılmalıdır.

  6. Bölgesel İttifak: Mısır ve Suudi Arabistan liderleriyle temas kurularak üçlü bir mekanizma ile ABD nezdinde girişimde bulunulmalıdır.

  7. Küresel Kaos Uyarısı: Bu girişimlerde, İsrail'in kışkırtıcı saldırılarının bölgesel ve küresel çapta bir kaosa yol açacağı ortak bir sesle dile getirilmelidir.

  8. İsrail'e Barış Kurulu Resti: Gazze Barış Kurulu'ndaki İslam ülkeleriyle ortak hareket edilmeli, İsrail'in bu kurula katılması halinde tüm İslam ülkelerinin kuruldan çekileceği net bir şekilde ilan edilmelidir.

  9. İİT Acil Toplanmalı: İslam İşbirliği Teşkilatı acil ve tek gündemle derhal toplantıya çağrılmalıdır.

  10. Irak İle Ortak Kalkan: Irak ile stratejik diyalog mekanizması kurularak sınır ve bölge güvenliği anlık olarak değerlendirilmelidir.

  11. Pakistan'a Yönelik Tehdit Engellenmeli: Hindistan Başbakanı Modi’nin kışkırtıcı İsrail ziyareti göz önüne alınarak, Pakistan'a yapılabilecek nükleer kılıflı olası bir saldırıyı önlemek için istişareler yoğunlaştırılmalıdır.

  12. Asya'da Arabuluculuk: Savaşın Afganistan-Pakistan-Hindistan hattına sıçrama riskine karşı Türkiye, acil olarak Pakistan ile Afganistan arasında doğrudan arabuluculuk yapmalı ve üçlü zirveleri yeniden başlatmalıdır.

İşte Davutoğlu'nun o paylaşımı:

Müzakere süreci devam ederken ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırısı meselenin İran’ın nükleer kapasitesi olmadığını göstermektedir.

Esas gündem mümkünse İran’da bir rejim değişimini zorlamak değilse İran’ın savunma kapasitesinin tümüyle zayıflatılarak İsrail’in artık…

— Ahmet Davutoğlu (@Ahmet_Davutoglu) February 28, 2026

  •  

İran'a yönelik saldırıların ardından 51 öğrenci hayatını kaybetti

İran devlet televizyonunun haberine göre, ülkenin güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki "Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu"na ABD-İsrail saldırısında şu ana kadar 51 kız öğrencinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

Minab Kaymakamı Muhammed Radmehr, okulun doğrudan hedef alındığını ve çok sayıda kız öğrencinin saldırıda hayatını kaybettiğini belirtti.

İran resmi haber ajansı IRNA, Minab kentinde ABD-İsrail saldırısında bir ilkokulun hedef alındığını ve saldırıda ilk belirlemelere göre 5 kız öğrencinin yaşamını yitirdiğini duyurmuştu.

Tahran'ı terk edin çağrısı
İran basınına göre, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, İran’a yönelik devam eden İsrail-ABD saldırılarına dair bir bildiri yayımladı.

Bildiride, İran’a yönelik saldırıların bir kez daha müzakere aşamasında gerçekleştiğine vurgu yapılarak, “Elde edilen bilgilere göre Tahran ve bazı şehirlere yönelik saldırılar devam edecektir. Bu nedenle başta Tahran olmak üzere saldırıya uğrayan şehirlerdeki halk, güvenli bölgelere gidebilir.” ifadeleri kullanıldı.

Halkın, özellikle alışveriş merkezleri gibi kalabalıkların oluşabileceği noktalardan uzak durmasını isteyen Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, devlet dairelerinin geçici bir süre ile yüzde 50 kapasiteyle çalışacağını belirtti.

  • ABD ile İsrail'in saldırıları ve İran'ın misillemesi

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran'a ortak saldırılar başlattı.

İsrail Savunma Bakanlığı, İran’a “önleyici saldırı” başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.

Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı.

İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail halkını sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı.

İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.

İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.

  •  

İran sadece Amerika'yla değil, Amerikancılarla da savaşıyor...

Küresel emperyalizmin ve siyonist aklın Ortadoğu'daki kanlı planları, bölgeyi bir kez daha ateş çemberine çevirdi. İşgalci İsrail ve hamisi ABD'nin sivilleri hedef alan fütursuz saldırılarına karşı İran cephesinden füzeli misilleme dalgası gecikmedi.

  • Siyonist vahşet sınır tanımadı: ilkokulu vurdular

İşgalci İsrail ve ABD'nin sivil hassasiyeti gözetmeyen kanlı yüzü bir kez daha ortaya çıktı.

5 Masum Çocuk Katledildi: İran Haber Ajansı'nın duyurduğuna göre, ülkenin güneyinde yer alan bir ilkokul, ABD-İsrail ortak hava saldırısında doğrudan hedef alındı. Bu alçak saldırıda en az 5 masum çocuk hayatını kaybetti.

Irak'a Hava Harekatı: Irak ordusu, Babil vilayetinde İran'a yakın milis grupların bulunduğu bölgeye yönelik hava saldırısı düzenlendiğini ve saldırıda 2 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

  • İran'dan peş peşe misilleme dalgası

Sivil katliamının ardından Tahran yönetimi, işgalcilere ve işbirlikçilerine yönelik kapsamlı bir askeri yanıt verdi.

ABD Üsleri ve İsrail Vuruldu: İran yönetimi; Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) bulunan ABD askeri üsleri ile İsrail'in askeri merkezlerinin doğrudan hedef alındığını resmen duyurdu.

Siyonist Ordu Doğruladı: İşgalci İsrail ordusu da bölgedeki hareketliliği doğrulayarak, İran'ın füzelerle yeni bir misilleme dalgası başlattığını bildirdi.

İran'dan Tavizsiz Uyarı: İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü, çatışmaların daha da genişleyebileceğinin sinyalini vererek, "ABD ve İsrail'e yardım eden herhangi bir üs, İran tarafından hedef alınacaktır" restini çekti.


İran'ın misilleme saldırısı


  • Bölge ülkelerinde alarm durumu

Savaşın alevleri komşu ülkelere de sıçrarken, Körfez'de askeri panik yaşanıyor.

Hava Sahaları Kapatıldı: Artan füze trafiği ve güvenlik zafiyeti nedeniyle Katar, Kuveyt ve BAE hava sahası geçici olarak tüm uçuşlara kapatıldı.

Ürdün ve BAE'ye Sıçradı: Ürdün Silahlı Kuvvetleri, ülke topraklarını hedef alan 2 balistik füzenin havada imha edildiğini açıklarken; BAE Savunma Bakanlığı, İran'dan fırlatılan füzelerin ülke sınırları içinde bir kişinin ölümüne neden olduğunu duyurdu.

07 08 15 A A 40688138

  •  

İki alçak cani ABD ve İsrail, İran'a saldırı başlattı!

ABD ile İran arasında ipler gerilmiş, gözler bu iki ülkeye çevrilmişti.

Bu iki ülke arasında çatışmaların yaşanacağı düşünülürken, sabah saatlerinde gelen son dakika dengeleri değiştirdi.

İSRAİL, İRAN'A SALDIRDI

İran'da sabah saatlerinde şiddetli patlama sesleri duyulurken İsrail'den savaşın fitilini ateşleyen açıklama geldi.

TAHRAN'DA PATLAMA SESLERİ

Al Arabiya'nın aktardığına göre İran'ın başkenti Tahran'da şiddetli bir patlama yaşanıyor.

Fars Haber Ajansı da, “Tahran’ın merkezinde hükümet binalarının bulunduğu bölgelere yakın olan Üniversite Caddesi ve Cumhuriyet bölgesine çok sayıda roket isabet etti." yazısını geçti.

İsrail basını "Operasyon ABD ile ortak yapılıyor. İran'ın Dini Lideri Hamaney'in evinin yakını vuruldu" bilgisini paylaştı.

"ÖNLEYİCİ BİR SALDIRI..."

İsrail Savunma Bakanı, devlete yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için İran'a karşı önleyici bir saldırı başlattığını söyledi.

SİREN SESLERİ

Reuters'a konuşan tanıklar ise Kudüs'te siren sesleri duyulduğunu aktardı.

İsrail ordusu ise sirenlerin, hava saldırısı ihtimaline karşı halkı hazırlamak amacıyla uyarı olarak devreye sokulduğunu açıkladı.

Ayrıca halktan evden çalışmaları ve toplanmamaları da istendi.

BEYAZ SARAY'IN STRATEJİSİ

Beyaz Saray'dan bazı yetkililerin, İran'a yönelik olası bir askeri müdahalede İsrail'in ilk adımı atmasının siyasi açıdan daha avantajlı olacağını söylediği iddia edilmişti.

İsrail'in öncü bir saldırı gerçekleştirmesi halinde İran'ın misilleme yapacağı ve bu durumun Amerikan kamuoyunun ABD operasyonuna olan desteğini artıracağı ileri sürülmüştü.

Ekran Görüntüsü 2026 02 28 101328

ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ'NDEN DİKKAT ÇEKEN KARAR

ABD’nin İsrail Büyükelçiliği, İran ile artan gerilim sonrası güvenlik risklerini gerekçe göstererek, acil görevde olmayan personel ve ailelerine ülkeyi terk etme izni verdi.

Açıklamada, gelişmelere bağlı olarak ve önceden bildirim yapılmaksızın, Büyükelçiliğin personel ve ailelerinin İsrail'in bazı bölgelerine, Kudüs'ün Eski Şehir bölgesine ve işgal altındaki Batı Şeria'ya seyahatlerini kısıtlayabileceği ya da tamamen yasaklayabileceği belirtildi.

Öte yandan ticari uçuşların devam ettiği dönemde personel ve ailelerinin ülkeden ayrılmayı değerlendirmesi gerektiği de vurgulandı.

Ekran Görüntüsü 2026 02 28 101312

Ekran Görüntüsü 2026 02 28 101303

Ekran Görüntüsü 2026 02 28 101253

Ekran Görüntüsü 2026 02 28 101320

  •  

Devrimden, gücünün en zayıf noktasına: İran’ın dini lideri Ali Hamaney kimdir?

86 yaşındaki Ayetullah Ali Hamaney, kırk yılı aşkın süredir İran İslam Cumhuriyeti’ni yöneten en güçlü figür. Senem Görür Yücel, İsrail saldırıları sonrası yalnızlaşan liderin geçmişini ve ailesini yazdı.

Devrimden, gücünün en zayıf noktasına: İran’ın dini lideri Ali Hamaney kimdir? Medyascope

  •  

İran uçuşları iptal edildi mi? THY’den açıklama

THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, sosyal medyada yer alan İran seferlerinin iptal edildiği yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı.

Üstün, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, herhangi bir sefer iptalinin bulunmadığını ifade etti.

Üstün, yaptığı açıklamada, “İran ile ilgili olarak sosyal medyada yer alan sefer iptali iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Herhangi bir sefer iptalimiz yoktur. Gündüz şartlarında icra edilen seferlerimiz planlandığı şekilde devam etmektedir” dedi.

  •  

İsrail, İran’a saldırı başlattı: Tahran’da patlamalar… ‘Misilleme’ duyurusu geldi!

İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, İran’a yönelik “önleyici bir saldırı” başlatıldığını açıkladı. Katz, İsrail genelinde derhal geçerli olmak üzere özel bir olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu.

İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, basında yer alan açıklamasında, “İsrail Devleti’ne yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla İran’a karşı önleyici bir saldırı başlatıldı… Bunun sonucunda İsrail Devleti’ne ve sivil nüfusuna karşı füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlenmesi beklenmektedir.” dedi. Katz, bu nedenle Sivil Savunma Yasası kapsamındaki yetkisi doğrultusunda “İsrail Devleti’nin tüm topraklarında iç cephede özel bir olağanüstü hal uygulanmasına” ilişkin emri imzaladığını bildirdi.

İran devlet medyası, İran’a yönelik hava saldırılarının görüntülerini paylaştı.

İSRAİL ORDUSU ALARMDA… HALK SIĞINAKLARA YÖNLENDİRİLDİ

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), ülke genelinde sirenlerin devreye girdiğini ve vatandaşların cep telefonlarına ön uyarı mesajları gönderildiğini açıkladı.

IDF tarafından yapılan açıklamada, halkın korunaklı alanlara yakın kalması yönünde talimat verildiği belirtildi. Uyarının, İsrail’e yönelik olası füze saldırısı ihtimaline karşı kamuoyunu hazırlamak amacıyla yapıldığı ifade edildi.

Açıklamada, “İsrail Devleti’ne doğru füzelerin fırlatılma ihtimaline karşı proaktif bir uyarı yapılmıştır” denilirken, vatandaşlardan sığınak ve güvenli alanların yakınında bulunmaları istendi.

İsrail ordusu, İran’a yönelik başlatılan saldırının ardından ülke genelinde iç cephe talimatlarında acil değişikliğe gidildiğini açıkladı.

IDF tarafından yapılan açıklamada, bugün yerel saatle 08.00 itibarıyla tüm bölgelerde “tam faaliyet” düzeninden “zorunlu faaliyet” düzenine geçildiği bildirildi. Yeni uygulama kapsamında eğitim faaliyetleri, toplu etkinlikler ve zorunlu olmayan iş yerlerinin faaliyetleri yasaklandı. Sadece temel ve kritik sektörlerin çalışmasına izin verileceği belirtildi.

Açıklamada, vatandaşların İç Cephe Komutanlığı tarafından yayımlanan resmi talimatları takip etmesi gerektiği vurgulanırken, güncel yönergelerin Ulusal Acil Durum Portalı ile İç Cephe Komutanlığı mobil uygulamasında paylaşılacağı kaydedildi.

Kararın, İran’a yönelik saldırı sonrası olası misilleme ihtimaline karşı alındığı düşünülüyor.

İRANLI ÜST DÜZEY YÖNETİCİLER HEDEF ALINDI İDDİASI

İsrail basını, saldırılarda İranlı üst düzey yöneticilerin hedef alındığı iddia etti.

İRAN’DAN ‘MİSİLLEME’ DUYURUSU

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı İbrahim Azizi, İsrail’in saldırısına misilleme yapacaklarını bildirdi.

 

Ayrıntılar geliyor…

💾

İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, İran’a yönelik “önleyici bir saldırı” başlatıldığını açıkladı. Katz, İsrail genelinde derhal geçerli olmak üzere özel bir olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu.
  •  

ABD ve çok sayıda ülkeden vatandaşlarına ‘Derhal İran’ı terk edin’ çağrısı

İlk uyarı, Avustralya’dan geldi. Avusturalya, Ortadoğu’da güvenlik endişelerinin “artması” nedeniyle İsrail ve Lübnan’daki görevli diplomatların yakınlarına ülkeden ayrılmaları talimatı vererek bu ülkelerdeki vatandaşlarına ticari uçuşlar sürerken ülkeden ayrılmaları çağrısında bulundu.

Bu çağrının ardından Çin de benzer bir açıklama yaparak Ortadoğu’da güvenlik risklerinin artması nedeniyle İsrail’deki vatandaşları için güvenlik uyarısı yayımladı.

ABD’nin İsrail’deki Büyükelçiliği, İran’la artan gerilimin ardından, “oluşan güvenlik riskleri nedeniyle” kritik görevlerde bulunmayan çalışanlar ve ailelerinin ülkeyi terk etmesine izin verdi.

New York Times gazetesi, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin, Büyükelçilik personeline gönderdiği e-postada, ülkeyi terk etmek istiyorlarsa “bunu bir an önce yapmaları” konusunda uyarıda bulunduğunu yazdı.

Bu gelişmelerin ardından birçok ülkeden benzer açıklamalar gelmeye başladı.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı, “Bölgesel gerginliğin artma riskleri nedeniyle vatandaşlarımıza İsrail ve Filistin’e zorunlu olmadıkça seyahat etmemelerini tavsiye ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bakanlık ayrıca Tel Aviv’de görev yapan bazı personel ve ailelerinin geçici olarak İsrail içinde başka bir noktaya nakledildiğini açıkladı.

Fransa Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, bölgesel gelişmeler ve hava sahasının kapanma ihtimali nedeniyle vatandaşlarına İsrail’e seyahat etmemeleri tavsiyesinde bulundu.

Almanya Dışişleri Bakanlığı ise vatandaşlarına İsrail ve Doğu Kudüs’e seyahatten kaçınmaları yönünde uyarı yaparak Tel Aviv’in “resmi olarak hâlâ savaş halinde” olduğunu vurguladı.

Açıklamada, “Gazze Şeridi ve Batı Şeria’ya seyahatten şiddetle kaçınılması tavsiye edilir.” denildi. Gazze veya Batı Şeria’da bulunan Alman vatandaşlarına da mümkünse bölgeden ayrılmaları çağrısı yapıldı.

GÜNEY KORE

Washington ile Tahran arasında artan gerilim nedeniyle birçok ülke İsrail’e olduğu gibi İran’daki vatandaşları için uyarılarda bulundu.

İran’a son günlerde ilk seyahat uyarısı Güney Kore’den geldi. Güney Kore merkezli haber ajansı Yonhap’ın haberine göre, Güney Kore’nin Tahran Büyükelçiliği, ABD’nin Tahran’a olası askeri saldırısı nedeniyle bölgede gerilimin artması üzerine vatandaşlarına “İran’ı terk etmeleri” tavsiyesinde bulundu.

Güney Kore’nin ardından Hindistan Tahran Büyükelçiliği’nden İran geneline yayılan gösteriler ve bölgedeki gerilimin artması nedeniyle Hindistan’dan, vatandaşlarına ticari uçuşlar da dahil olmak üzere, mevcut ulaşım araçlarıyla İran’ı terk etmeleri tavsiyesi geldi.

ÇİN

Çin, dış güvenlik risklerinin artması nedeniyle vatandaşlarına İran’ı ülkeyi terk etmeleri uyarısı yaptı.

İNGİLTERE

İngiltere Dışişleri Bakanlığı, ayrı bir açıklamasında İran’a yönelik seyahat uyarısını sürdürdüğünü ve güvenlik durumu nedeniyle İran’daki diplomatik personelini geçici olarak geri çektiğini bildirdi.

FRANSA

Fransa Dışişleri Bakanlığı da hâlihazırda İran’da bulunan Fransız vatandaşlarına azami dikkat göstermeleri ve bireysel ya da toplu sığınma yerlerini belirlemeleri çağrısı yaptı.

İSVEÇ

İsveç de İran’daki vatandaşlarına ülkeyi acilen terk etmeleri çağrısında bulundu.

İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, bakanlığın İran’a seyahat edilmemesi yönündeki tavsiyesine uyulması gerektiğini belirtti.

Stenergard, İran’da bulunan İsveç vatandaşlarına ülkeyi acilen terk etmeleri yönündeki güçlü çağrısını yineleyerek, “İsveçliler fırsat varken İran’ı terk etmeli ve beklememeli. İran’da kalmayı seçenler büyük bir kişisel sorumluluk almış olur. Bu noktada Dışişleri Bakanlığı, İran’dan tahliye konusunda yardımcı olamayacaktır.” ifadelerini kullandı.

İTALYA

İtalya Dışişleri Bakanlığı, İran’daki İtalyan vatandaşlarına bu ülkeyi terk etme çağrısını yineleyip dikkatli olmaları konusunda uyarırken, İsrail’deki vatandaşlarına da ihtiyatlı olmalarını ve teyakkuzda kalmalarını tavsiye etti.

POLONYA

Polonya Dışişleri Bakanlığı ise İran’daki gelişmeler nedeniyle vatandaşlarına Lübnan’ı “derhal” terk etmeleri çağrısında bulundu. Açıklamada, “İran’daki durum nedeniyle Lübnan’ı derhal terk etmenizi tavsiye ediyoruz. Hava yoluyla dönüş zor veya hatta imkânsız olabilir.” ifadelerine yer verildi.

Bunlara ek olarak, Kazakistan Dışişleri Bakanlığı, bölgede artan gerginlik nedeniyle İran’da bulunan vatandaşlarına ülkeyi terk etmelerini tavsiye etti.

Brezilya, Sırbistan ve Singapur da benzer şekilde seyahat uyarısı yaparak vatandaşlarından İran’ı terk etmeleri çağrısı yaptı.

  •  

Trump’tan yeni İran çıkışı: ‘Çok iyi görüşmeler yaptık’ dedi, tehdit savurdu!

Trump, Washington’dan Florida’ya giderken, başkanlık uçağında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Maskat’taki ilk görüşmelerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Trump, “Bugün Rusya ve Ukrayna ile çok, çok iyi görüşmeler yaptık, aynı şekilde İran’la da çok iyi görüşmeler yaptık. İran anlaşma yapmak istiyor gibi görünüyor ve bunu çok istiyorlar.” dedi.

Trump, İran’a karşı büyük bir donanmanın bölgeye gönderildiğini hatırlatarak, “Yakında orada olacak. Bunun nasıl sonuçlanacağını göreceğiz.” diye konuştu.

VENEZUELA ÖRNEĞİ VERDİ

ABD’nin gerekli adımı atacağını ama acele etmelerini gerektirecek bir durum olmadığını vurgulayan Trump, “Venezuela’yı hatırlarsanız, bir süre beklemiştik ve acelemiz yok. Bolca zamanımız var. İran’la çok iyi görüşmeler gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

‘ANLAŞMA OLMAZSA SONUÇLARIN ÇOK SERT OLACAĞI AÇIK’

Trump, özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’den oluşan ABD müzakere ekibinin İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile yaptığı görüşmeyi “yüksek temsilciler” arasında yürütülen görüşmeler olarak tanımlayarak, “Anlaşma olmazsa sonuçların çok sert olacağı açık. Buna göre herkes kartlarını biliyor.” dedi.

‘NÜKLEER SİLAH OLMAYACAK’

İran ile kabul edilebilir koşullarda bir anlaşma sağlandığını görmeyi çok istediğini aktaran Trump, “Ama her şeyden önce, nükleer silah olmayacak.” diye konuştu.

Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk aylarında, Tahran yönetiminin halihazırda müzakere edilen koşullara şimdiki gibi olumlu yaklaşsaydı “iki ülke arasında çoktan anlaşma olacağını” iddia ederek, “Şu anda, anlaşma için öncesinden çok daha istekliler.” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin sonuçlarını görmek gerektiğini vurgulayan Trump, tarafların haftaya yeniden bir araya gelmeyi planladığını kaydetti.

İRAN İLE İŞ YAPAN ÜLKELERE EK YÜZDE 25 GÜMRÜK VERGİSİ

Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, kendi sosyal medya platormu Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, ’’Derhal yürürlüğe girmek üzere, İran İslam Cumhuriyeti ile iş yapan herhangi bir ülke, Amerika Birleşik Devletleri ile yaptığı tüm ticari faaliyetlerde yüzde 25 gümrük vergisi ödeyecektir. Bu karar nihai ve kesindir’’ ifadelerini kullandı.

Trump’ın yaptırım kararı dün ABD ve İran arasında Umman’da yapılan ve “iyi bir başlangıç” olarak nitelendirilen arabuluculu müzakerelerin ilk turunun ardından geldi.

UMMAN’DAKİ ABD-İRAN GÖRÜŞMESİ

Umman’ın arabuluculuğunda Maskat’taki görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğu, tarafların müzakereleri sürdürme kararı aldığı ve yeni görüşme turu için ortak niyet beyan ettikleri kamuoyuna yansımıştı.

İran’da ocak ayında patlak veren protesto gösterileriyle birlikte ABD ile İran arasındaki gerilim yükselmiş, Trump, göstericilere destek olmak için askeri güç kullanabileceği mesajını vermişti.

Trump, Tahran yönetiminin göstericilere yönelik idam kararını durdurması üzerine, askeri seçeneği şimdilik askıya aldığını duyurunca, nükleer program ve bölgesel güvenlik kaygılarını içeren uzun süredir devam eden ihtilafı çözmek üzere diplomasi yeniden devreye girmişti.

İki ülke arasında Türkiye’nin önerisiyle önce İstanbul’da bir görüşme yapılacağı duyurulmuş ancak toplantı yeri daha sonra İran’ın talebiyle Maskat’a alınmıştı.

  •  

Dünya Alem (31): İran’da 2026 protestoları: Muhalefetin “dış müdahale” çıkmazı | Ezber neden bozuldu?

İran uzmanı Ramazan Bursa, 2026 protestolarını, rejimin tepkisini, dış müdahale riskini ve muhalefetin liderlik krizini değerlendirdi.

Dünya Alem (31): İran’da 2026 protestoları: Muhalefetin “dış müdahale” çıkmazı | Ezber neden bozuldu? Medyascope

💾

İran uzmanı Ramazan Bursa, 2026 protestolarını, rejimin tepkisini, dış müdahale riskini ve muhalefetin liderlik krizini değerlendirdi.
  •  

Haftaya Bakış (301): Suriye’de gerginlik sürüyor, İran belirsizliği, İmamoğlu hâlâ hedefte

Haftaya Bakış'ta Ruşen Çakır ile Kemal Can, İmamoğlu'nun duruşmasını, İran'da süren protestoları ve Suriye'de yaşananları değerlendirdi.

Haftaya Bakış (301): Suriye’de gerginlik sürüyor, İran belirsizliği, İmamoğlu hâlâ hedefte Medyascope

💾

Haftaya Bakış'ta Ruşen Çakır ile Kemal Can, İmamoğlu'nun duruşmasını, İran'da süren protestoları ve Suriye'de yaşananları değerlendirdi.
  •  

Trump’tan İran’a ‘protesto’ tehdidi: ‘Ateş açarsanız…’

ABD Başkanı Donald Trump, İran’da devam eden gösterileri yakından takip ettiklerini vurgulayarak, “İranlı liderlere şunu söylüyorum, ateş açmasanız iyi olur, çünkü biz de ateş etmeye başlarız.” dedi.

ABD Başkanı Trump, petrol şirketlerinin yöneticileriyle Beyaz Saray’da bir araya geldiği toplantının ardından basın mensuplarına gündemi değerlendirdi.

Trump, İran ile ilgili bir soru üzerine, “İran’ın başı büyük dertte. Bana öyle geliyor ki halk bazı şehirleri ele geçiriyor, birkaç hafta önce kimse bunun mümkün olacağını düşünmezdi. Durumu çok yakından izliyoruz.” dedi.

İran’daki protestocuların güvende olmasını istediklerini belirten Trump, “İranlı liderlere şunu söylüyorum, ateş açmasanız iyi olur, çünkü biz de ateş etmeye başlarız.” ifadesini kullandı.

ABD Başkanı, “İran’ı vurabiliriz” ifadesiyle Amerikan askerlerinin bu ülkeye ayak basmasını kastetmediğini, göstericilere ateş açılması durumunda kendilerinin de bu hususta bazı adımlar atacaklarını söyledi.

İRAN’DAKİ GÖSTERİLER

İran’da 28 Aralık 2025’te ülkedeki “yerel para biriminin döviz karşısında yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar” iddiasıyla Tahran Büyük Çarşı’da esnafın başlattığı protestolar, ülkenin birçok kentine yayıldı.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı, şu ana kadar gösterilerde 8’i emniyet görevlisi 42 kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin yaralandığını ve 2 bin 277 kişinin gözaltına alındığını bildirmişti.

  •  

Trump: “İran’ı vururuz”

Trump: “İran barışçıl protestocuları vurup şiddetle öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır”


ABD’nin eski başkanı Donald Trump, İran’daki protestolara ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Trump, İran yönetiminin barışçıl göstericilere yönelik şiddet uygulaması halinde ABD’nin buna kayıtsız kalmayacağını söyledi.


Trump, yaptığı değerlendirmede, “Eğer İran barışçıl protestocuları vurur ve şiddet kullanarak öldürürse, Amerika Birleşik Devletleri onların yardımına koşacaktır” ifadelerini kullandı. Açıklama, İran’da son dönemde artan toplumsal huzursuzluk ve protestoların uluslararası kamuoyunda yakından izlendiği bir dönemde geldi.


ABD’nin, temel insan hakları ve ifade özgürlüğünün korunması gerektiğini savunduğunu belirten Trump, barışçıl gösterilere yönelik her türlü sert müdahalenin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Trump’ın sözleri, Washington’un İran’daki gelişmelere olası müdahalesi konusunda yeni bir tartışma başlattı.


İran yönetiminden Trump’ın açıklamalarına ilişkin henüz resmi bir yanıt gelmezken, uzmanlar bu tür söylemlerin bölgedeki gerilimi daha da artırabileceğine dikkat çekiyor.

  •  

İran’da Ekonomik Kriz Protestolara Dönüştü

İran’da Ekonomik Kriz Protestolara Dönüştü: Sokaklarda Sert Müdahale


İran’da derinleşen ekonomik kriz ve siyasi baskılar, ülke genelinde kitlesel protestolara yol açtı. Başkent Tahran ile Meşhed başta olmak üzere birçok kentte binlerce kişi sokaklara çıkarken, göstericiler ile güvenlik güçleri arasında sert çatışmalar yaşandı.


Tahran’da toplanan kalabalıklar, Cumhuriyet (Jomhouri) Caddesi’nden yürüyüşe geçerek Naser Khosrow Caddesi ve İstanbul Meydanı’na yöneldi. Kent merkezindeki hükümet binaları ve ticari bölgelerde polis ile göstericiler arasında uzun süreli kovalamacalar yaşandı. Güvenlik güçleri, kalabalığı dağıtmak için yoğun biçimde biber gazı ve cop kullandı.


Görgü tanıklarına göre, protestocular “Utanmaz! Utanmaz!” ve “Korkma, hepimiz buradayız” sloganları atarak güvenlik güçlerine karşı direniş gösterdi. Bazı noktalarda polis hatlarının geri çekildiği bildirildi.


Çarşılar Kapandı, Grevler Yayılıyor


Protestolarla eş zamanlı olarak ülke genelinde esnaf grevleri dikkat çekti. Tahran Kapalıçarşı başta olmak üzere Lalezar Caddesi, Naser Khosrow ve İstanbul Meydanı’ndaki çok sayıda iş yeri kepenk kapattı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, esnafın protestolara destek verdiği ve iş yerlerini kapatma çağrılarının yapıldığı görüldü.


Bazı videolarda ise açıkça “Diktatöre ölüm” sloganlarının atıldığı duyulurken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın istifası talep edildi.


Meşhed’de Çatışmalar


Protestolar günün ilerleyen saatlerinde İran’ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentine de sıçradı. Kentin merkezi meydanlarında toplanan kalabalık, çevik kuvvetin coplu müdahalesiyle karşılaştı. Müdahaleye rağmen göstericilerin dağılmadığı ve direnişin sürdüğü bildirildi.


Resmi Açıklamalar: “Ekonomik Talepler Aşıldı”


Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı, protestolara yaklaşık 200 kişinin katıldığını, kalabalık içinde 5-10 kişilik grupların ekonomik taleplerin ötesine geçen siyasi sloganlar attığını öne sürdü. Ajans, gösterilerin “siyasi istikrarsızlığa sürüklenmek istendiğini” iddia etti.


Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ilk resmi açıklamasında İçişleri Bakanı’na, protestocuların temsilcileriyle diyalog kurulması talimatı verdiğini duyurdu. Pezeşkiyan, hükümetin “haklı taleplerin dinleneceğini ve sorunların çözümü için adım atılacağını” söyledi.


Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da protestoların “kötü niyetli çevreler tarafından şiddete dönüştürülmek istendiğini” savundu.


Krizin Arka Planı


Uzmanlara göre protestoların temelinde, İran’da giderek ağırlaşan ekonomik kriz bulunuyor. İran riyali dolar karşısında tarihi dip seviyelere gerilerken, resmi verilere göre yıllık enflasyon aralık ayında yüzde 52,6’ya ulaştı. Ortalama yıllık enflasyon ise yüzde 42,2 olarak açıklandı.


Ülkede artan hayat pahalılığı, işsizlik ve alım gücündeki sert düşüşün, önümüzdeki günlerde yeni protestoları tetikleyebileceği değerlendiriliyor.

  •  

İran Savunma Bakanı: ‘Muhtemel bir savaşa hazırız’

Türkiye’ye ziyareti sonrasında basına açıklama yapan Nasirzade, Türk yetkililerle İsrail’in bölgedeki tüm ülkeler için yarattığı tehditler konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti.

Görülmede Suriye konusunun da gündeme geldiğini aktaran Nasirzade, “İyi bir ziyaret oldu çünkü uzun zamandır bu konuda Türkiye ile bir araya gelmemiş veya görüş alışverişinde bulunmamıştık.” dedi.

İranlı bakan, Türkiye ve İran’ın ortak noktalarının görüş farklılıklarından daha fazla olduğunu ifade etti.

Nasirzade, ABD’nin bölgeye askeri yığınak yapmasına dair soruya ise, “Bu hareketliliğin büyük bir kısmı psikolojik harekattır. Sürekli olarak saldırı yapılacağını tekrarlayarak toplumu ikileme düşürmek istiyorlar. Ekonomik istikrarı bozmak istiyorlar ve bu da savaşın bir parçası. Ülkeyi savunmak için sürekli hazırız. Bize savaş dayatılırsa asker olarak görevimiz savunmaktır.” diye konuştu.

Küresel Sumud konvoyuna İsrail’in saldırısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Nasirzade, “Bu konvoy aslında uluslararası toplumun iradesinin bir sembolü. Siyonist rejim buna saldırıda bulundu. Bu rejim için kırmızı çizgi yok ancak dünya karşı karşıya oldukları büyük tehdidin farkına vardı ve dünya halkları bu konuda kesinlikle daha fazla benzer eylem görecek.” ifadelerini kullandı.

  •  

ABD’den İran’a petrol yaptırımı

ABD Hazine Bakanlığından yapılan açıklamada, Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisince (OFAC), bir nakliye ve gemi ağına İran petrolü kaçakçılığı dolayısıyla yaptırım uygulandığı bildirildi.

Söz konusu ağın İran petrolünü Irak petrolüyle gizlice karıştırarak faaliyet gösterdiği aktarılan açıklamada, bunun yaptırımlardan kaçınmak için kasıtlı olarak yalnızca Irak menşeli olarak pazarlandığı kaydedildi.

Açıklamada bu durumun hem ağın başında bulunan Irak ve Saint Kitts ve Nevis çifte vatandaşı olan iş insanı Waleed al-Samarra’ya hem de İran’a yüz milyonlarca dolarlık gelir sağladığı belirtildi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Irak’ın “teröristler için güvenli bir sığınak” haline gelmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu nedenle ABD’nin İran’ın ülkedeki etkisini engellemek için çalıştığını anlattı.

Petrol gelirlerini hedef alarak, İran’ın ABD ve müttefiklerine karşı saldırı düzenleme kabiliyetini daha da zayıflatacaklarına dikkati çeken Bessent, “İran’dan bağımsız petrol tedarikine bağlılığımıza devam ediyoruz ve Tahran’ın ABD yaptırımlarından kaçma girişimlerini engellemek için çabalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

  •  

Rusya ile İran arasında stratejik ortaklık anlaşması

Putin ile Pezeşkiyan, Rusya’nın başkenti Moskova’da Kremlin Sarayı’nda yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantının başında iki lider “Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması” imzaladı.

Putin, imzaların ardından yaptığı konuşmada, Rusya ile İran arasında karşılıklı fayda sağlayan büyük bağların bulunduğunu söyledi.

İmzalanan anlaşmayla, bu ilişkileri yeni seviyelere çıkardıklarına işaret eden Putin, “Bugünkü anlaşma, uzun vadede ikili işbirliğini derinleştirmek için iddialı hedefler belirliyor. Bu, gerçekten çığır açan bir anlaşma ve Rusya ile İran’ın istikrarlı ve sürdürülebilir kalkınması için gerekli koşulları yaratmayı amaçlıyor.” dedi.

Rusya ve İran’ın ticaret, finans ve yatırım alanlarında önemli ortaklar olduğunun altını çizen Putin, iki ülke arasında artan ticaretin neredeyse tümüyle yerli para birimleriyle yapıldığını söyledi.

İKİ ÜLKENİN ÖDEME SİSTEMLERİ

Putin, iki ülkenin ulusal ödeme sistemlerini eşleştirmek için de çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

İran ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında serbest ticaret anlaşmasının da yakın zamanda tümüyle devreye girmesini beklediklerini anlatan Putin, “Kuzey-Güney koridorunun gelişimi de yeni fırsatlar yaratıyor. Koridorun parçası olarak bir demir yolu hattı bölümünün inşası ile ilgili konuları tartışmaya devam ediyoruz. Bu projenin uygulanması, Rusya ve Belarus’tan İran limanlarına bağlanan lojistik yolunun kurulmasına yardımcı olacaktır.” diye konuştu.

Putin, Rus gazının İran’a sevkiyatına ilişkin de görüşmeler yaptıklarına işaret ederek “Başlangıçta yaklaşık 2 milyar metreküplük ufak hacimlerle başlayıp ardından 55 milyar metreküpe kadar çıkabilir. Ayrıca petrolde de işbirliği mümkün görünüyor.” dedi.

Rusya ve İran, stratejik ortaklık anlaşmasıyla işbirliğini güçlendirmeyi planlıyor
Rusya ile İran arasında imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasıyla güvenlik, enerji ve ticaret alanındaki işbirliğini geliştirilmesi hedefleniyor.

Kremlin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın bugün Moskova’da imzaladığı “Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması”na ilişkin detayları paylaştı.

Anlaşmaya göre, iki ülke ortak askeri tehditlere karşı birlikte hareket edecek, ortak askeri tatbikatlar düzenleyecek ve askeri-teknik alanda işbirliğini geliştirecek.

ÜLKELERDEN BİRİNE SALDIRI GERÇEKLEŞMESİ HALİNDE…

Ülkelerden birine bir saldırı gerçekleşmesi halinde, diğer ülkenin saldıran tarafa destek vermemeyi taahhüt ettiği anlaşmada, taraflar, topraklarını diğer ülkenin istikrarına zarar verebilecek ayrılıkçı hareketler tarafından kullanılmasına izin vermeyecek.

Anlaşmayla, iki ülke istihbarat ve güvenlik kurumları da işbirliğini geliştirmesi de öngörülürken karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımının da artırılması planlanıyor.

ENERJİ VE TİCARET

Rusya ve İran’daki enerji şirketlerinin doğal gaz ve petrolde karşılıklı işbirliğini ve yatırımlarını artırmasının öngörüldüğü anlaşmada, “Her iki taraf da nükleer santrallerin inşası da dahil, nükleer enerjinin barışçıl kullanımı konusunda uzun vadeli ortak projeler üzerinde çalışacak.” ifadesine yer verildi.

Anlaşmaya göre, iki ülke bağımsız bir ödeme sistemi kurulması konusunda çalışma yürütecek ve bankalar arasındaki işbirliğini de güçlendirecek.

SURİYE

Suriye’deki son gelişmeleri de Pezeşkiyan ile ele aldıklarını aktaran Putin, durumun Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne saygı çerçevesinde kapsamlı şekilde çözülmesinden yana olduklarını belirtti.

Putin, “Suriye halkına, durumun normalleşmesi, insani yardımın acilen sağlanması ve çatışmalar sonrası kapsamlı çözüm sürecinin başlatılması ile ilgili konularda gerekli desteği sağlamaya hazırız. Bununla birlikte Suriyelilerin, ülkesinin geleceğini diyalog aracılığıyla belirlemesi gerektiğini düşünüyoruz. Suriye halkının, geçiş dönemiyle bağlantılı olarak ortaya çıkan tüm zorlukları başarıyla aşmasını içten diliyoruz.” dedi.

ATEŞKES ANLAŞMASI

İsrail ile Hamas arasında Gazze Şeridi’nde sağlanan anlaşmayı değerlendiren Putin, anlaşma gereği Gazze’ye insani yardım hacminin arttırılmasının önemli olduğunu vurguladı.

Putin, “Tüm bunların, Gazze’deki insani durumun iyileşmesine ve uzun vadeli istikrara kavuşmasına katkı sağlayacağını umuyoruz. Bununla birlikte İsrail-Filistin meselesine kabul görmüş uluslararası temelde kapsamlı çözüm bulunmasına yönelik girişimlerin zayıflatılmaması önemli. Bu, İsrail ile barış ve güvenlik içinde var olacak Filistin Devletinin kurulmasını öngörüyor.” ifadelerini kullandı.

İran ile Güney Kafkasya bölgesindeki etkileşimi değerlendiren Putin, bölgede barış ve istikrarın korunmasının her iki ülke için faydalı olduğunu belirtti.

Uluslararası hukukun üstünlüğünün önemini vurgulayan Putin, uluslararası ilişkilerin Birleşmiş Milletler prensipleri temelinde inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

  •  

İsrail’den İran’a saldırı: Tahran’da patlama sesleri duyuldu

İran’ın yarı resmi haber ajansı Fars, başkent Tahran’da bazı patlama sesleri duyulduğunu bildirdi.

İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansının haberinde, “Bir kaç dakika önce Tahran’da patlama sesleri duyuldu.” ifadelerine yer verildi.

İran devlet televizyonu da başkent Tahran’daki patlama haberlerini doğruladı.

Haberde, “patlamanın kaynağının henüz belli olmadığı” aktarılırken “bazı patlama seslerinin ise hava savunma sistemlerinden kaynaklandığı” bilgisi verildi.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı ise olayla ilgili detayların daha sonra açıklanacağını belirterek, Tahran’daki Uluslararası İmam Humeyni Havalimanı ile Mehrabad Havalimanı’nda olağanüstü bir durum yaşanmadığını bildirdi.

Haberde, sosyal medyada patlamaya dair yayınlanan görüntülerin bir kısmının eski olduğunun tespit edildiği ve bu geceki patlamalarla ilgili olmadığı ifade edildi.

Öte yandan yarı resmi Mehr Haber Ajansı, Tahran’daki petrol rafinerisinden görüntüler paylaşarak, rafineride herhangi bir patlama yaşanmadığını aktardı.

Konuya ilişkin İranlı yetkililerden henüz açıklama gelmedi.

SURİYE VE IRAK’TA DA PATLAMA SESLERİ

İran’ın başkenti Tahran’daki patlamalarla eş zamanlı olarak Suriye’nin başkenti Şam ve Humus ilinde de patlamalar meydana geldiği bildirildi.

Suriye resmi devlet ajansı SANA’nın haberinde, Şam yakınlarında patlama seslerinin duyulduğu belirtildi.

Şam ve Humus’ta Hizbullah ile direniş grupları yoğun varlık gösteriyor.

Irak’taki Al Mayadeen muhabiri de, ülkenin Diyala ve Salah Al-Din şehirlerinin dış kesimlerinde patlamalar olduğunu bildirdi.

İSRAİL ORDUSU DOĞRULADI

İsrail, yaptığı açıklamayla İran’a saldırı gerçekleştirdiklerini doğruladı.

İsrail ordusu, İran ve ‘bölgedeki vekillerinin askeri hedeflerine’ yönelik saldırılar düzenlediğini duyurdu

Yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“İran’daki rejimin İsrail Devleti’ne karşı aylarca süren sürekli saldırılarına yanıt olarak, şu anda İsrail Savunma Kuvvetleri İran’daki askeri hedeflere hassas saldırılar düzenliyor. İran’daki rejim ve bölgedeki vekilleri, 7 Ekim’den bu yana İsrail’e yedi cephede, İran topraklarından doğrudan saldırılar da dahil olmak üzere amansızca saldırıyor.

Dünyadaki diğer egemen ülkeler gibi, İsrail Devleti’nin de yanıt verme hakkı ve görevi vardır. Savunma ve saldırı yeteneklerimiz tamamen seferber edilmiştir. İsrail Devleti’ni ve İsrail halkını savunmak için gereken her şeyi yapacağız.”

ABD’DEN AÇIKLAMA

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi (NSC), İsrail’in “meşru müdafaa” hakkı uyarınca İran’da askeri hedefleri vurduğunu bildirdi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Sean Savett, konuya ilişkin AA muhabirine yazılı açıklama yaptı.

İsrail’in İran’a yönelik saldırısının 1 Ekim’de İran’ın balistik füze saldırısına cevaben gerçekleştiğini aktaran Savett, İsrail’in “meşru müdafaa” hakkı uyarınca İran’da askeri hedefleri vurduğunu kaydetti.

Savett, daha fazla bilgi için İsrail hükümetiyle irtibata geçilmesi gerektiğini belirtti.

  •