Okuma görünümü

Sahte icra mesajıyla dolandırıcılık operasyonu: 24’ü avukat 31 kişi gözaltında

Kişisel verileri yasa dışı panellerle ele geçirip sahte icra ve borç mesajlarıyla milyonluk vurgun yapan şebekeye yönelik operasyonda 24'ü avukat 31 kişi gözaltına alındı. Gerçek icra borçları ve en mahrem bilgilere kadar kullanılarak dolandırılan mağdur vatandaşlar yaşadıkları kabusu anlatırken, TAKVİM ele geçirilen dijital materyallerdeki şoke edici detaylara ve şebekenin tuzak yöntemlerine ulaştı.
  •  

Estetik kabusu! İşlem sonrası yoğun bakıma alındı, 5 milyon 64 bin TL'lik tazminat davası açtı

Antalya'da gıdı liposuction ve lazer işlemi yaptıran emlakçı Gonca Uzhan, operasyondan saatler sonra boynunda şiddetli şişlik ve nefes darlığı yaşayınca hastanelik oldu. Boyun hematomu teşhisiyle acil ameliyat edilen ve yoğun bakıma alınan Uzhan, doktorundan şikâyetçi olarak 5 milyon TL'yi aşkın tazminat davası açtı; hekim ise suçlamaları reddederek iddiaların maddi amaçlı olduğunu öne sürdü.
  •  

Okullar açılmadan son tatil fırsatı: Road trip'ten karavana 10 farklı tatil modeli

Okullar açılmadan önce son dakika tatili yapmak isteyenler için road trip, karavan tatili, doğa kaçamağı, solo seyahat, wellness ve hazır tur gibi 10 farklı tatil modeli öne çıkıyor. Bütçenize, zamanınıza ve tatil beklentinize göre size en uygun seçeneği belirleyerek yaz bitmeden kısa ama keyifli bir kaçamak planlayabilirsiniz.
  •  

Edirne'de uyuşturucu yetiştirilen 2 eve baskın: 2 şüpheli tutuklandı

Edirne'de Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerinin iki farklı adrese düzenlediği eş zamanlı operasyonda, uyuşturucu imalatında kullanılan iklimlendirme sistemleri ile birlikte 1 kilo 99 gram skunk, esrar, Hint keneviri tohumu ve 94 adet sentetik ecza ele geçirildi. Aramalarda suçtan elde edildiği değerlendirilen nakit paralara el konulurken, gözaltına alınan şüpheliler İ.K. ve E.Ü. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
  •  

Beylikdüzü’nde yolun kenarı çöktü: Geri manevra yapan beton mikseri şarampole devrildi, şoför yaralandı

İstanbul Beylikdüzü’nde inşaata beton dökmek için geri manevra yapan bir mikser, yolun kenarının çökmesi sonucu şarampole devrildi. Kazada araç içinde sıkışarak yaralanan şoför itfaiye ekipleri tarafından kurtarılarak hastaneye kaldırılırken, mikserdeki sıvı beton çevreye yayıldı.
  •  

Alanya'da 50 santimlik havuza atlayan Arif Erman öldü: Uyarı tabelasına rağmen balıklama atladı!

Alanya'da bir otelde konaklayan 39 yaşındaki Arif Erman, derinliği 50 santim olan sığ çocuk/süs havuzuna balıklama atlaması sonucu ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan 3 çocuk babası Erman, doktorların tüm çabasına rağmen yaşamını yitirdi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
  •  

Antalya Kumluca'da traktör su kanalına devrildi: 66 yaşındaki Ali Genç direksiyon başında kalp krizi geçirmiş olabileceği değerlendiriliyor

Antalya'nın Kumluca ilçesinde portakal bahçesini suladıktan sonra evine dönen 66 yaşındaki Ali Genç, traktörüyle su kanalına devrilerek hayatını kaybetti. Daha önce iki kez kalp krizi geçirdiği öğrenilen yaşlı adamın, direksiyon başında kriz geçirmesi sonucu kontrolü kaybettiği ihtimali üzerinde duruluyor. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
  •  

Seydikemer'de otomobil ile motosiklet çarpıştı: Süleyman Fırat Akuş ve Onurcan Kıllı hayatını kaybetti

Trafikte yaşanan her iki kazadan birinde yer aldığı istatistiklere yansıyan motosikletlerin bu defa Muğla’da acı olaya karıştı. Seydikemer ilçesinde otomobille çarpışan motosikletlerin 20 yaşındaki sürücüsü Süleyman Fırat Akuş ile yolcu olarak seyahat eden 19 yaşındaki Onurcan Kıllı hayatını kaybetti.
  •  

Muğla Seydikemer'de otomobil ile motosiklet çarpıştı: Onurcan Kıllı ve Süleyman Fırat Akuş öldü!

Seydikemer ilçesi Gerişburnu Mahallesi Saklıkent yolunda 48 ARL 548 plakalı motosiklet ile 35 CTF 951 plakalı otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. İhbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekipleri, motosikletteki Onurcan Kıllı ve Süleyman Fırat Akuş'un hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
  •  

Burdur'da düğün günü kaza: 26 yaşındaki İsmail Arpağ motosikletiyle tıra çarparak öldü

Burdur’un Aydınlıkevler Mahallesi Kurtdereli Sokak’ta saat 00.30 sıralarında meydana gelen kazada, İsmail Arpağ yönetimindeki motosiklet park halindeki tırın dorsesine çarptı. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Burdur Devlet Hastanesi'ne kaldırılan 26 yaşındaki Arpağ, tüm çabalara rağmen yaşamını yitirdi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
  •  

Arnavutköy'de servis şoförlerinin tartışması ölümle bitti: Mehmet Taştan vuruldu, şüpheli Özcan K. yakalandı

İstanbul Arnavutköy'de işçi servisi şoförleri Mehmet Taştan ile Özcan K. arasında akaryakıt anlaşmazlığı nedeniyle çıkan tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Özcan K., aracında bulunan meslektaşına kurşun yağdırarak ağır yaraladıktan sonra olay yerinden kaçtı, Taştan ise hastanede hayatını kaybetti. Şüpheli Özcan K. kısa süre içerisinde polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı.
  •  

Arnavutköy'de servis şoförleri arasında akaryakıt kavgası: 4 kurşunla vurulan Mehmet Taştan hayatını kaybetti!

Arnavutköy Hadımköy Mahallesi'nde iki işçi servisi sürücüsü arasında iddiaya göre akaryakıt anlaşmazlığı nedeniyle tartışma çıktı. Büyüyen kavgada Özcan K.'nin silahla vurduğu Mehmet Taştan'a 4 kurşun isabet etti. Kaldırıldığı Doktor Niyazi Kurtulmuş Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Polis ekiplerinin takibi sonucu Haraççı-Hadımköy Yolu üzerinde yakalanan şüpheli gözaltına alındı.
  •  

Müge Anlı'da gündeme gelen İbrahim Ekici dosyasında yeni tanık ifadesi: “Sabaha kadar ölümünü seyretmiş”

Konya'da 2,5 yıl önce evinde ölü bulunan elektrik teknisyeni İbrahim Ekici'nin cinayete kurban gittiği iddiasıyla açılan ve ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programıyla da gündeme gelen davada kan donduran yeni ifadelere ulaşıldı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan eşi Mine Ekici ile 'Cinci Hoca' lakaplı Hüseyin Sarıbaş dosyasına giren tanık ifadesinde, Mine Ekici'nin eşinin can çekişmesini sabaha kadar izlediği öne sürüldü.
  •  

Aksaray'da seyir halindeyken kalp krizi geçiren sürücü: Kavşaktaki polislere sığınarak canını kurtardı

Aksaray'da otomobiliyle seyir halindeyken rahatsızlanan 73 yaşındaki Mehmet B., kavşakta uygulama yapan trafik polislerinin yanına giderek yardım talebinde bulundu. Kalp krizi geçirdiği anlaşılan sürücüye ilk müdahaleyi yapan polis ekipleri durumu hemen sağlık ekiplerine bildirdi. Yaşlı adam, olay yerine gelen ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.
  •  

Bakırköy'de 6 katlı otelde sabah saatlerinde yangın: 12 yaralı, mahsur kalan 7 kişi kurtarıldı

İstanbul Bakırköy'de sabah saatlerinde 6 katlı bir otelin birinci katında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevlerin üst katlara sıçramasıyla adeta can pazarı yaşanırken, bölgeye çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Yangında 12 kişi yaralanırken, üst katlarda mahsur kalan 7 müşteri itfaiyenin zamanında müdahalesiyle kurtarıldı.
  •  

Milas'ta ziynetlerle kaybolduğu öne sürülen gelin ortaya çıktı: Polise gidip eşi ve kayınpederinden şikâyetçi oldu

Muğla'nın Milas ilçesinde 3 gün 3 gece süren, Kırkpınar başpehlivanlarının katıldığı ve toplam 10 milyon lira harcanan görkemli düğünle evlenen Özbek asıllı Mamura Burkhanova, kısa süre sonra ziynet eşyaları ve nakit parayla ortadan kayboldu; dolandırıldıklarını iddia ederek suç duyurusunda bulunan ailenin şikâyeti üzerine kendi isteğiyle polis merkezine giden gelin ise eşi ve kayınpederinden şikâyetçi oldu.
  •  

Bakırköy'de otelde korkutan yangın: 12 kişi yaralandı

Bakırköy'de bulunan 6 katlı bir otelin birinci katında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Alevlerin kısa sürede büyüyerek dış cepheyi kapladığı olayda, üst katlarda mahsur kalan 7 kişi itfaiye ekiplerince tahliye edilirken yaralanan 12 kişi hastaneye sevk edildi. Yaklaşık bir saatlik müdahaleyle söndürülen yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.
  •  

Tarımda bereket yılı: Hububatta 140 milyon tonla tüm zamanların üretim rekoru bekleniyor

Uygun hava koşulları ve yağışlar sayesinde tarımda bolluk dönemi yaşanıyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hububatta 140 milyon tonu aşkın rekor üretim beklendiğini duyururken; incir, ayçiçeği, Siirt fıstığı ve balıkçılık sektöründe de tarihi başarılara ve yüksek rekoltelere ulaşıldı.
  •  

14 Eylül'de ders başı: Okullarda soğuk zincir takibi, su pınarları ve ders öncesi fiziksel aktivite dönemi

Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam bilincini artırmak için yeni bir dönemi başlatıyor. Öğrencilerden velilere kadar tüm paydaşları kapsayacak farkındalık faaliyetlerinin yanı sıra, gıda güvenliği için devreye alınacak 'Soğuk Zincir Dijital Takip Sistemi' ile yemeklerin tazeliği ve güvenilirliği anlık olarak denetlenecek.
  •  

Tekirdağ Çerkezköy'de masaj salonuna yönelik yürütülen fuhuş operasyonunda 4 şüpheli yakalandı: 1 kişi tutuklandı

Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde masaj hizmeti adı altında fuhuş yapıldığı iddia edilen iş yerine düzenlenen operasyonda 4 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden A.K. tutuklanırken, 1 kişi adli kontrol şartıyla, 2 kişi ise savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
  •  

Kocaeli’de tekstilci, iş yerine gelen komşusunu darbetti: Taraflar 3 yıldır süren dükkan anlaşmazlığı nedeniyle şikayetçi oldu

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 26 yıldır tekstilcilik yapan Ertuğrul Ç., iş yerine gelen komşusunu darbetti. Güvenlik kamerasına yansıyan olayın ardından taraflar birbirinden şikayetçi oldu. Ertuğrul Ç., olayın yaklaşık 3 yıldır devam eden iş yeri anlaşmazlığının son aşaması olduğunu öne sürdü.
  •  

İstanbul kruvaziyer turizminde ana liman oluyor: 2026-2027 kışında 150 bin yolcu hedefleniyor

İstanbul, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin ana liman tercihleriyle yaz sezonunun dışına çıkarak 12 ay boyunca gemilere hizmet veren bir merkeze dönüşüyor. Galataport İstanbul'un ev sahipliğinde, MSC Cruises ve AROYA Cruises'ın düzenli kış seferleriyle 2026-2027 sezonunda 51 sefer gerçekleştirilmesi ve 150 bin yolcu ağırlanması hedefleniyor.
  •  

Kayseri'de 16 yaşındaki çocuk üvey babasını öldürdü

Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde 2 Eylül'de meydana gelen üvey baba cinayetinde, 16 yaşındaki V.E. tartıştığı 47 yaşındaki üvey babası M.T.'yi bıçakladı. Ağır yaralanan M.T. hastanede hayatını kaybederken, gözaltına alınan V.E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
  •  

Malatya'da yol verme tartışması yumruklu kavgaya dönüştü: Motokurye ile taksi şoförü birbirine girdi

Malatya'nın Turgut Özal Mahallesi'nde öğle saatlerinde yol verme meselesi yüzünden tartışan taksi şoförü ile motokurye Y.D. arasında çıkan kavga, başka bir aracın kamerasına yansıdı. Motosikletinden inerek taksi şoförüne saldıran kurye ile şoförün tekme ve yumruklarla birbirine girdiği olay sonrası, kuryenin ehliyetine 60 gün süreyle el konulurken motosikleti trafikten menedildi ve hakkında tahkikat başlatıldı.
  •  

Malatya'da taksici ile motokuryenin tekmeli yumruklu kavgası kamerada: Ehliyetine el konuldu, motoru men edildi!

Malatya'da dün öğle saatlerinde meydana gelen olayda, yol verme meselesinden tartışan taksi şoförü ile motokurye Y.D. birbirini darbetti. Başka bir aracın kamerasıyla saniye saniye kaydedilen kavganın ardından taksi şoförünün şikayeti üzerine harekete geçen polis, kurye hakkında işlem başlatarak ehliyetine 60 gün el koydu.
  •  

Meteoroloji duyurdu: Cuma günü sağanak yağış bekleniyor, pazar günü İstanbul 35 dereceyi görecek!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden hafta sonu öncesi kritik hava durumu uyarısı geldi. Cuma günü Marmara ve Karadeniz bölgelerinde sağanak yağış etkisini gösterecek, hemen ardından hafta sonu sıcaklıklar tavan yapacak. İstanbul'da pazar günü termometrelerin 35 dereceye tırmanması beklenirken, Güneydoğu'da kavurucu sıcaklar 39 dereceyi bulacak.
  •  

Kastamonu'da meme kanserine yakalanan 4 arkadaşın zaferi

Kastamonu'da görevli hemşireler Serpil Uslu, Fikriye Özkan, Ferhannaz Kırkirşmeli ve sekreter Şafak Kara, aynı dönemde meme kanserine yakalandı. Birbirine destek olarak tedavi sürecini atlatan dört arkadaş, hastalığı yenerek kutlama yaptı.
  •  

KOSGEB'den KOBİ'lere 30 milyon TL'ye kadar destek: Başvurular başladı

KOBİ'lerin büyümesini, dijital dönüşümünü ve üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen KOSGEB Kapasite Geliştirme Destek Programının 2026 yılı 3. dönem başvuruları alındığı duyuruldu. 15 Eylül'de sona erecek başvurularda uygun şartları taşıyan işletmelere 20 milyon TL ila 30 milyon TL arasında kredi üst limiti ve 20 puanlık finansman desteği sağlanacak.
  •  

Kök hücre bağışında korkunun nedeni yanlış bilgi

Lösemi hastalarının tedavisinde önemli seçeneklerden biri olan kök hücre nakli, uygun bağışçının bulunmasıyla hastalar için yeni bir umut kapısı açabiliyor. Ancak kök hücre bağışıyla ilgili toplumda yerleşmiş yanlış bilgiler ve korkular, gönüllülerin bağışçı olma konusunda çekimser davranmasına yol açabiliyor. Bin Gönüllüden Biri Sen Ol Derneği (BİNSENDER) Başkanı Çiğdem Kuzucu, Dernek Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz ve Hematolog Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı, kök hücre bağışına ilişkin kamuoyundaki yanlış bilgileri, gönüllülüğün taşıdığı sorumluluğu ve lösemi tedavisinde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. BİNSENDER’DEN YANLIŞ BİLGİLERE KARŞI “BİR SİLGİ BİR UMUT”BİNSENDER Başkanı Çiğdem Kuzucu, lösemi ve kök hücre bağışı konusunda toplumda bulunan yanlış bilgilerin, korkuların ve önyargıların giderilmesi amacıyla “Bir Silgi Bir Umut” projesini hazırladıklarını açıkladı. Kuzucu, projenin yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. Projenin sahada karşılaştıkları ihtiyaçtan ortaya çıktığını anlatan Kuzucu, lösemi ve kök hücre bağışı konusunda hâlâ yanlış bilgilerin bulunduğuna dikkat çekti. Kuzucu, “Bir Silgi Bir Umut projesiyle lösemiye ve hematolojik hastalıklara ilişkin doğru bilgiyi yaygınlaştırmak, yetişkin hastaları daha görünür kılmak ve kök hücre bağışçılığında bilinçli gönüllülük anlayışını güçlendirmek istiyoruz. Bizim için bu silgi, yanlış bilgiyi silip yerine doğru bilgiyi, korkunun yerine cesareti, kayıtsızlığın yerine dayanışmayı yazmanın sembolü” ifadelerini kullandı. TÜRKÖK’TE BAĞIŞÇI SAYISI 1 MİLYON 200 BİNİ GEÇTİKök hücre bağışçısı adayı olmanın önemli bir gönüllülük örneği olduğunu belirten Kuzucu, sisteme kayıt yaptıran kişilerin gelecekte hiç tanımadıkları bir hasta için uygun bağışçı olabileceğini söyledi. Bağışçı adaylarının, kayıt sırasında verdikleri kararın ilerleyen aşamalarda taşıdığı sorumluluğun farkında olması gerektiğini vurgulayan Kuzucu, uygun verici olarak belirlendikten ve hasta nakil hazırlığına başladıktan sonra süreçten vazgeçilmesinin hasta açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Kuzucu, “Bugün sisteme kaydolan bir kişi, belki aylar, belki yıllar sonra hiç tanımadığı bir hastayla doku uyumu sağlandığında aranabilir. O noktada süreç yeniden doğrulama testleri ve sağlık kontrolleriyle ilerliyor. Bir bağışçı adayının bilmesi gereken en önemli konu da burada başlıyor: Eğer bir hasta için uygun verici olarak belirlendikten ve hasta nakil hazırlığına başladıktan sonra süreçten vazgeçilirse, bu karar hasta açısından hayati sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle gönüllülüğün başında doğru bilgiyle ve bu sorumluluğun farkında olarak karar verilmesini çok önemsiyoruz” dedi. Kök hücre bağışçı havuzundaki son duruma ilişkin rakamları da paylaşan Kuzucu, TÜRKÖK'te 2024 yılında 107 bin 214 yeni kök hücre bağışçı adayı bulunduğunu, Haziran 2026 itibarıyla toplam aktif bağışçı sayısının 1 milyon 231 bini aştığını bildirdi. Kuzucu, bugüne kadar 36 bin 905 hasta-bağışçı eşleşmesinin gerçekleştiğini ve 8 bin 500 kişiden kök hücre toplandığını ifade etti. “KORKUNUN ARKASINDA ÇOĞU ZAMAN YANLIŞ BİLGİ VAR”Kök hücre bağışı konusunda en sık karşılaştıkları duygunun korku olduğunu belirten Kuzucu, insanların süreç hakkında yeterli bilgiye sahip olmamasının çekimserliği artırdığını söyledi. “Bilgisizlik korkuyu, korku ise çekimserliği büyütüyor” diyen Kuzucu, kişilerin karşılaşacakları süreci doğru şekilde öğrendiklerinde çok daha bilinçli karar verebildiklerini ifade etti. Kuzucu, sağlıklı bireylerin kök hücrenin yanı sıra kan veya trombosit bağışçısı olmalarının da hiç tanımadıkları bir hastanın tedavi sürecinde önemli bir dönüm noktası oluşturabileceğini dile getirdi. “BİR KİŞİNİN HAREKETE GEÇMESİ YETERLİ OLABİLİR”Bir bağışın hastanın tedavisinin devam etmesinde kritik rol oynayabileceğini belirten Kuzucu, bağışçı olmayı düşünen kişilere “tek başıma ne değiştirebilirim?” sorusunu sormamaları çağrısında bulundu. Kuzucu, “Bazen bir bağış, hastanın tedavisinin sürdürülebilmesini sağlarken bazen de uzun süredir beklenen umudun karşılığı olabilir. ‘Ben tek başıma ne değiştirebilirim?’ diyenlere cevabımız şu: Bazen bir hayatın yönünü değiştirmek için bir kişinin harekete geçmesi yeter. Derneğimizin adı da bu düşünceden geliyor, ‘Bin Gönüllüden Biri Sen Ol’… Çünkü o bin kişinin içindeki bir gönüllü, bir hastanın aradığı kişi olabilir. Belki de o bir kişi, sizsiniz” diye konuştu. PROF. DR. TEKGÜNDÜZ: BAĞIŞ SANILDIĞI KADAR AĞIR DEĞİLBİNSENDER Bilim Kurulu Üyesi ve Hematolog Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz ise kök hücre bağışının toplumda ağır, ağrılı ve ciddi riskler içeren bir işlem olarak algılanmasının önemli bir yanlış olduğunu söyledi. Hâlâ kök hücre bağışının mutlaka omurilikten ve çok ağrılı bir yöntemle gerçekleştirildiğine yönelik bir algının bulunduğunu belirten Tekgündüz, bu yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Tekgündüz, kök hücrelerin çoğu durumda periferik kandan toplanabildiğini, bazı durumlarda ise kemik iliğinden toplama yönteminin tercih edilebildiğini belirtti. Hangi yöntemin uygulanacağının tıbbi gerekliliklere göre belirlendiğini kaydeden Tekgündüz, her iki yöntemde de bağışçının güvenliğinin ön planda tutulduğunu söyledi. Eksik veya yanlış bilgilerin kişilerin süreci yeterince öğrenmeden bağışçı olmaktan vazgeçmesine neden olabildiğini belirten Tekgündüz, bağışçılığın gönüllülük esasına dayandığını ve kişinin vazgeçme hakkının bulunduğunu da hatırlattı. “BİRKAÇ GÜN BİLE HASTANIN TEDAVİ STRATEJİSİNİ DEĞİŞTİREBİLİR”Kök hücre bağışında verilen kararın yalnızca bağışçı açısından değil, eşleşme gerçekleştiğinde hasta açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekgündüz, özellikle nakil hazırlığı başladıktan sonraki sürecin hassasiyetine işaret etti. Tekgündüz, “Kök hücre bağışında verilen küçük bir karar, başka bir insan için yaşamla ölüm arasındaki farkı belirleyebilir. Adayların süreçle ilgili tereddütlerini eşleşme sonrasına bırakmadan sormaları; sağlık durumlarındaki veya kararlarındaki değişiklikleri zamanında bildirmeleri çok önemlidir. Çünkü nakilde bazen kaybedilen birkaç gün bile hastanın tedavi stratejisini değiştirebilir” dedi. PROF. DR. SARI: LÖSEMİ YALNIZCA ÇOCUKLARDA GÖRÜLMÜYORHematolog Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı ise lösemiye ilişkin toplumda yaygın olan başka bir yanlış algıya dikkat çekti. Sarı, löseminin yalnızca çocuklarda görülen bir hastalık olmadığını, erişkinlerde ve ileri yaşlarda da ortaya çıkabildiğini belirtti. Lösemi tanısının her durumda umutsuz bir tablo anlamına gelmediğini vurgulayan Sarı, son yıllarda hastalığın tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti. Prof. Dr. Sarı, hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapiler, hücresel tedaviler ve kök hücre nakli alanındaki ilerlemeler sayesinde geçmişte tedavisi oldukça güç olan bazı lösemi türlerinde dahi başarılı sonuçlar alınabildiğini söyledi. Sarı, bu gelişmelerin lösemiyle mücadelede tedavi seçeneklerini artırdığını ve hastalığa ilişkin “umutsuzluk” algısının değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.

  •  

Tekirdağ Muratlı'da korkutan yangın: Alevler müstakil evlere sıçramadan son anda söndürüldü!

Tekirdağ'ın Muratlı ilçesinde Kazımdirik-Turan Mahallesi çıkışındaki kırsal alanda çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. İtfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla alevler müstakil evler ile inşaat alanlarına ulaşmadan söndürülürken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
  •  

Bahçeşehir'de hemşire Ebru Anik hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eski sevgilisi tarafından site girişinde darbedildiğini anlattı

İstanbul Bahçeşehir'de yaşayan 26 yaşındaki hemşire Ebru Anik, hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı eski sevgilisi Mustafa M.'nin (30) yaşadığı sitenin girişinde kendisini darp ettiğini belirterek yardım çağrısında bulundu. 27 Ağustos sabahı 06.30'da güvenlik yetkililerinin gözü önünde saldırıya uğrayan ve defalarca tehdit edilen genç kadın, Emniyet Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığına seslenerek kendisi ve ailesi için koruma talep etti.
  •  

Funda Bakış cinayetinde aile konuştu! Alacak verecek iddiasına itiraz: Yardım etti öldürüldü

İstanbul Sancaktepe'de milli cimnastik antrenörü Funda Bakış'ın öldürülmesine ilişkin soruşturmada aileden yeni açıklama geldi. Bakış'ın yakınları, tutuklanan şüpheli Zehra Gürtekin'in alacak-verecek iddiasını reddederek Gürtekin'in işten çıkarılmasının ardından kendilerini tehdit ettiğini öne sürdü.
  •  

Adana'da aynı eve ikinci kez girmeye çalışırken yakalandılar! 2 şüpheliden sara nöbeti numarası: “Yardım toplamak istemiştik, masumuz”

Adana'da 3 ay önce hırsızlık yapıldığı belirtilen aynı eve yeniden girmeye çalışırken yakalanan Gökçe U. (24) ile Yeter U.'nun (26) emniyetteki ifadeleri ortaya çıktı. İki şüphelinin suçlamaları kabul etmediği ve eve yardım toplamak amacıyla geldiklerini savundukları bildirildi. Şüpheliler işlemlerinin ardından sevk edildikleri sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
  •  

Mecidiyeköy’de arızalanan metrobüs yoğunluğa neden oldu

İstanbul Mecidiyeköy Metrobüs Durağı’nda arızalanan metrobüs nedeniyle seferlerde aksama yaşandı. Metrobüs yolunda da araç yoğunluğu meydana geldi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekiplerin çalışmasının ardından arızalı metrobüs, çekici yardımıyla bulunduğu yerden kaldırıldı. Metrobüsün çekilmesinin ardından seferler ve metrobüs yolundaki trafik normale döndü.
  •  

Erzurum'da kediyi tekmeleyen cani yakalandı! Skandal görüntüler: İmamın kafasına düştü

Erzurum'da namaz sırasında cemaatten bir kişi, ayağına dolanan kediye aniden tekme attı. Darbenin etkisiyle havalanan küçük kedi imamın kafasına düştü. İnfiale yol açan görüntüler sonrası Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Cani yakalandı. Küçük kedinin sağlık durumunun iyi olduğu ve herhangi bir sakatlığının bulunmadığı öğrenildi.
  •  

Sapanca'da bungalov tesisinin havuzuna düşen 4 yaşındaki çocuk hastanede 7 günlük yaşam mücadelesini kaybetti

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde ailesiyle tatil için geldiği bungalov tesisinin havuzuna düşen 4 yaşındaki çocuk, hastanede 7 gün süren tedavinin ardından hayatını kaybetti. Çocuğun ölümüyle ilçedeki bungalov tesislerinin havuzlarında bu yıl yaşamını yitiren çocukların sayısı 4'e çıktı.
  •  

Camide kediye tekme atan şahıs yakalandı! Tepki yağan o görüntülere yargı müdahalesi

Erzurum'un Aziziye ilçesindeki Adalar Camii'nde namaz kıldığı sırada ayaklarının arasına giren kediye şiddet uygulayan şüpheli, görüntülerin sosyal medyada tepki toplamasının ardından polis ekiplerince gözaltına alındı. Başsavcılık soruşturma başlatırken, talihsiz kedinin durumunun iyi olduğu öğrenildi.
  •  

Ailesine sürpriz yapmak için Kıbrıs'tan yola çıkan Nihat Pancar Girne'deki gemi kazasında kayboldu

Girne'den Mersin'e doğru yola çıkan gemide kaybolan 51 yaşındaki Nihat Pancar'ın, ailesine sürpriz yapmak için yolculuğundan haber vermediği ortaya çıktı. Hatay'daki ailesinin umutlu bekleyişi sürerken eşi Özlem Pancar, “Umutluyum, bizi arayacağına dair içimde his var. Hastanede ve vefat edenlerin arasında yok” dedi.
  •  

Bayrampaşa'da film gibi kovalamaca: Polisin 'dur' ihtarına uymayan şüpheliler kaçarken kaza yaptı

İstanbul Bayrampaşa'da polisin 'dur' ihtarına uymayarak kaçan 34 EPU 923 plakalı otomobil, takip sırasında park halindeki bir araca çarptı. Araçtan inip plakasız motosikletle kaçmaya çalışan şüphelilere polis havaya uyarı ateşi açarak müdahale ederken, zanlılardan biri gözaltına alındı. Polis ekipleri kaçan diğer şüpheliyi yakalamak için bölgede geniş çaplı inceleme ve çalışma başlattı.
  •  

Şile Darlık'ta korkunç tablo: 2 haftada 2 can alan virajlar için acil uyarı!

Motosiklet tutkunlarının gözde güzergâhlarından Şile Darlık Mahallesi yolu, art arda yaşanan ölümlü kazalarla adeta kabusa döndü. Sadece iki hafta içinde iki gencin hayatını kaybetmesi yol güvenliğini tartışmaya açarken, uzmanlar ve tecrübeli sürücüler hız tutkusuna ve denetimsizliğe karşı acil önlem çağrısı yaptı.
  •  

Ankara'da acı kaza: Kanseri yenen genç, alkollü sürücü kurbanı oldu

Çankaya'da lösemiyi yenip hayata tutunan 23 yaşındaki ODTÜ öğrencisi Mert Doğan Aydın, alkollü ve ehliyetsiz olduğu öne sürülen sürücünün çarpması sonucu hayatını kaybetti. Çarpıp kaçan sürücü esnafın takibiyle yakalanırken, görgü tanıkları 'Fren bile yapmadı, çocuğu havada gördük' diyerek dehşet anlarını anlattı.
  •  

KKTC'de batan gemide kaybolan Nihat Pancar'ın kazadan önceki görüntüsü!

KKTC açıklarında alabora olan ve 19 kişinin kayıp olduğu gemi faciasında Hataylı Nihat Pancar’ın kazadan önceki son görüntüsü ortaya çıktı. Geminin su aldığı anlarda koltuğunda sakin şekilde oturduğu görülen Pancar’dan halen haber alınamazken, eşi Özlem Pancar umutlarını koruduklarını söyledi.
  •  

Doktor Özlem Gültekin’in ölüm nedeni belli oldu! Raporda propofol detayı

İzmir’deki özel kliniğinde ölü bulunan 48 yaşındaki Op. Dr. Özlem Gültekin’in ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu tamamlandı. Raporda Gültekin’in, anestezide kullanılan propofol maddesine bağlı zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Soruşturma kapsamında 6 kişinin ifadesi alınırken kliniğin güvenlik kamerası kayıtlarına da el konuldu.
  •  

Kağıthane'de 14'üncü kattan düşen Nisa Nur Oğul'un şüpheli ölümü: Geride intihar mektubu bıraktığı belirlendi

Kağıthane'de bir rezidansın 14'üncü katındaki dairenin balkonundan düşen 26 yaşındaki üniversite öğrencisi Nisa Nur Oğul hayatını kaybetti. Oğul'un daireyi konaklama uygulaması üzerinden kiraladığı belirlenirken, düşme anı ve sonrasında yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı. Oğul'un geride bir intihar mektubu bıraktığı da belirlendi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
  •  

Ankara'da denetim noktalarını paylaşanlara operasyon

Ankara’nın Çubuk ilçesinde polis ve jandarmanın uygulama noktalarını mesajlaşma grupları üzerinden paylaşarak denetimlerden kaçılmasına yardımcı oldukları değerlendirilen kişilere yönelik operasyon düzenlendi. Eş zamanlı baskınlarda 36 şüpheli gözaltına alındı.
  •  

Batman’daki spor salonu yangınında acı detay: Bakan Mehmet Şimşek’in yeğeni hayatını kaybetti! Taziye ziyaretine gitti

Batman'da bir spor salonunun sauna bölümünde çıkan ve 3 kadının ölümüyle sonuçlanan yangın faciasında kahreden bir detay ortaya çıktı. Faciada yaşamını yitiren 42 yaşındaki Emine Yani’nin, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ağabeyi Ahmet Şimşek’in kızı olduğu öğrenildi. Acı haber üzerine kente gelen Bakan Şimşek ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Necat Nasıroğlu Külliyesi'nde kurulan taziyeye katılarak acılı aileye başsağlığı dileklerini iletti.
  •  

Girne açıklarındaki feribot kazasında kardeşini kaybeden Seyhan Kahveci konuştu

KKTC Girne açıklarında alabora olan ve 8 kişinin yaşamını yitirdiği feribot faciasından yaralı kurtulan Seyhan Kahveci, kazada kaybettiği kardeşi Reyhan Verim'in acısını paylaştı. Fırtınaya rağmen yola çıkıldığını belirten acılı kadın, kaptana tepki göstererek gemide yaşanan dehşet dolu anları ve son diyalogları anlattı.
  •  

Protokol Yolu'nda eşek mesaisi! Her yerde aradı yediemin otoparkında buldu

Ankara’nın Altındağ ilçesinde kaybolan bir eşek, kent trafiğinin en yoğun noktalarından Protokol Yolu’nda bulunarak emniyet güçlerinin çağırdığı çekiciyle yediemin otoparkına çekildi. İki gün boyunca aradığı eşeğinin izine sosyal medyadaki video paylaşımları sayesinde ulaşan sahibi Orhan Figan, gece yarısı otoparka giderek bin 246 liralık trafik cezasını ödedi. Sürüden ayrılıp kaçma sebebinin yavrusunu aramak olduğu ortaya çıkan eşek, gerekli işlemlerin ardından sahibine teslim edildi.
  •  

Manisa'da 10 yıldır çöp ev kabusu: Maskesiz gezemiyorlar

Manisa Yunusemre'de bir apartman sakinleri, zemin kattan yayılan ağır çöp kokusu nedeniyle 10 yıldır evlerinde ve ortak alanlarda maskeyle dolaşmak zorunda kalıyor. Metan gazı ve sağlık tehlikesine dikkat çeken vatandaşlar, yetkililerden acil çözüm bekliyor.
  •  

Girne'deki gemi faciasında yürek yakan veda: 14 yaşındaki Nisa toprağa verildi, babası hala kayıp

Girne açıklarında batan yolcu gemisinde hayatını kaybeden 14 yaşındaki Nisa Törer, Gaziantep'te gözyaşları arasında toprağa verildi. Facia sırasında aynı gemide bulunan 11 yaşındaki Yusuf ile 10 yaşındaki Yunus kurtulurken, baba Ferdi Törer'den henüz haber alınamadı. Denizde kaybolan babayı arama çalışmaları sürüyor. Cenaze töreninde konuşan ailenin kuzeni Mustafa Çan Nisa'nın annesinin 4 yıl önce kanserden vefat ettiğini ifade etti.
  •  

Masum bir sohbet mi, gizli bir risk mi? Yapay zeka kullanan gençler için korkutan araştırma

Yapay zeka destekli sohbet robotlarının gençler arasındaki kullanımıyla ilgili dikkat çeken bir araştırma yayımlandı. Kanada’da yaklaşık 40 bin öğrencinin verilerinin incelendiği çalışmada, yapay zekayı duygusal destek amacıyla kullanan ergenlerde duygusal sorunların daha yüksek olduğu belirlendi. Uzmanlar, özellikle risk grubundaki gençlerin yapay zeka yerine aile, okul ve ruh sağlığı uzmanlarından destek alması gerektiğine dikkat çekiyor.
  •  

Bakan Ersoy duyurdu! Diyarbakır Çayönü'nde madencilik tarihini değiştirecek keşif

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Çayönü Tepesi’nde yürütülen 2026 kazılarında M.Ö. 6900–6800 dönemine ait 5 metrekarelik tarihi bir madencilik işliği bulunduğunu açıkladı. Ersoy, Çayönü'nde bakır işleme izlerinin M.Ö. 9100’lere uzandığını ve Çayönü kazılarının insanlık tarihinin büyük dönüşümlerine ışık tutmayı sürdürdüğünü kaydetti.
  •  

İstilacı yeşil böcek sessizce yayılıyor: Yüz milyonlarca ağacı öldürdü

Kuzey Amerika’da yüz milyonlarca dişbudak ağacının ölümüne yol açan istilacı zümrüt kül böceği, Teksas’ta yayılma alanını genişletiyor. Texas Aamp;M Orman Servisi, Delta, Erath, Hardin, Walker ve Wood ilçelerinde böceğin yeni istilalarını doğrularken, 2026 yılında eyalette tespit edilen yeni ilçe sayısı sekize yükseldi.
  •  

Dünya savunma liginde Türk gücü: Türkiye’den 5 şirket Top 100'de yer aldı

Türk savunma sanayisi, küresel ölçekteki yükselişini bir kez daha ortaya koydu. Dünyanın önde gelen savunma şirketlerinin bir önceki yıl gerçekleştirdiği savunma satışları esas alınarak hazırlanan Defense News Top 100 listesinde 5 Türk şirketi yer aldı. ASELSAN, 43'üncü sıradan 40'ıncı sıraya yükselerek Türk şirketleri arasındaki liderliğini korurken, ARCA Savunma listeye ilk kez girerek 53'üncü sıradan önemli bir çıkış yaptı.
  •  

Ünlüsü bitti, iş adamı başladı! Çeşme'de özel plaj oyunu bozuldu

Çeşme Paşalimanı’nda halka açık sahili özel plaja çevirdiği belirtilen iş adamı Hasan Aygıt’ın oluşturduğu alan kaldırılarak kıyı yeniden vatandaşların kullanımına açıldı. Şahan Gökbakar, Sinan Çetin ve Gökhan Çarmıklı’nın da benzer sahil tartışmalarıyla gündeme gelmesinin ardından kamu alanlarına yönelik denetimler artırıldı.
  •  

Üsküdar sahilinde dronlu alkol denetimi: Uyarıyı duyanlar bölgeden uzaklaştı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Üsküdar sahilinde kamuya açık alanda alkol tüketen kişileri polis dronlarıyla tek tek tespit ederek hoparlörden yükselen anonslarla bölgeden uzaklaştırdı. 39 ilçede asayişten orman yangınlarına kadar birçok alanda aktif olarak kullanılan dron uçuşlarıyla yapılan denetimde, anonsu duyan vatandaşlar uyarıları dikkate alarak sahili boşalttı; kurallara uymayanlara ise idari para cezası uygulanacağı bildirildi.
  •  

Batman'da cinayet: Annesini öldürüp çöpe attı ardından teslim oldu

Batman'da kan donduran cinayet meydana geldi. 30 yaşındaki H.C., henüz belirlenemeyen bir nedenle 55 yaşındaki annesi S.C.'yi öldürdü. Cinayetin ardından emniyet müdürlüğüne giderek teslim olan şahsın ihbarı üzerine ekipler, annenin cansız bedenini evin avlusundaki çöp konteynerinin yanında buldu.
  •  

Eskişehir’de Yörük Yürüyüşü! Mehteranı görünce çocuk gibi sevindi

Eskişehir Ertuğrulgazi Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen “33. Geleneksel Ertuğrulgazi Şurası ve Yörük Etkinlikleri” kapsamında, 29 Ağustos günü saat 17.00'de Adalar bölgesinden başlayan Yörük Yürüyüşü, geleneksel kıyafetler giyen vatandaşlar ve mehteran takımı eşliğinde Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi'ne kadar sürdü. Kortej geçişi sırasında Banka Caddesi'nde mehteranı coşkuyla karşılayan bir vatandaşın sevinci dikkat çekerken, yürüyüşün ardından Millet Bahçesi'nde halk oyunları ve geleneksel Türk oyunları gösterileri gerçekleştirildi.
  •  

Eskişehir'de 33. Yörük Yürüyüşü yapıldı: Coşkulu anlar kamerada

Eskişehir’de bu yıl 33’üncüsü hayata geçirilen Geleneksel Ertuğrulgazi Şurası ve Yörük Etkinlikleri, renkli görüntülere sahne olan Yörük Yürüyüşü ile devam etti. Adalar mevkiinde saat 17.00 itibarıyla bir araya gelen atlı birlikler, geleneksel kostümleriyle yürüyen vatandaşlar ve mehteran takımı, kentin işlek caddelerinden geçerek Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’ne kadar bir kortej oluşturdu. Çevredeki Eskişehirliler yürüyüşü alkışlarla desteklerken, o anlar cep telefonlarıyla kaydedildi.
  •  

Karşıyaka'da talihsiz kadın pitbull saldırısına uğradı: Parmağı koptu

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde tasmasız ve ağızlıksız olduğu belirtilen pitbull cinsi köpek, küçük köpeğiyle evine dönen 5 çocuk annesi Ayşe Ortan'a saldırdı. Saldırı sırasında sağ işaret parmağı kopan Ortan'ın parmağı, parçalandığı için ameliyatla yerine dikilemedi. Ortan, köpeğin hâlâ bulunamaması nedeniyle korkudan sokağa çıkamadığını söyledi.
  •  

İzmir Karşıyaka'da pitbull saldırısı: 5 çocuk annesi kadının parmağı koptu

İzmir’in Karşıyaka ilçesine bağlı Şemikler Mahallesi’nde 19 Ağustos’ta meydana gelen olayda, sokakta tasmasız ve ağızlıksız gezdirilen pitbull cinsi bir köpek, fırından evine dönen 5 çocuk annesi Ayşe Ortan’a ve teriyer cinsi köpeğine saldırdı. Saldırı sırasında araya giren vatandaşların müdahalesine rağmen sağ işaret parmağı kopan Ortan, kaldırıldığı hastanede iki kez ameliyat edilse de parmağını kaybetti.
  •  

Antalya'da trafikte yol verme kavgası: Motokurye sürücüyü kaputta yumrukladı, o anlar kameraya yansıdı

Antalya’da bir motokurye ile otomobil sürücüsü arasında çıkan yol verme tartışması meydan dayağına dönüştü. Sürücüyü aracın kaputuna yatırıp defalarca yumruklayan kuryeye, sürücü sert cisimle karşılık verdi. O şiddet dolu anlar çevredeki bir vatandaşın cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı.
  •  

Antalya'da motokurye ile sürücünün kavgası kamerada: Kaputa yatırıp yumrukladı

Antalya’da yol verme meselesi yüzünden çıkan tartışma, kısa sürede şiddet olayına dönüştü. Aracının kaputuna yatırdığı otomobil sürücüsünü defalarca yumruklayan motokurye, sürücünün sert cisimli misillemesiyle karşılaştı. O anlar çevredeki vatandaşların cep telefonu kamerasına yansırken, kavgayı yoldan geçenler güçlükle ayırdı.
  •  

Amasya'da zincirleme kaza: 11 yaralı

Amasya'nın Suluova ilçesinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında 11 kişi yaralandı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
  •  

Muğla Seydikemer'den Antalya Kaş'a sıçrayan yangında alevlerin enerjisi düşürüldü: Bölgede evler ve seralar zarar gördü

Muğla'nın Seydikemer ilçesinden Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan ve ev ile seralara zarar veren yangın büyük ölçüde kontrol altına alındı. Bölgedeki görevini tamamlayıp Bursa'ya dönüşe geçen bir arazözün Balıkesir'de devrilmesi sonucu ise 5 orman işçisi yaralandı.
  •  

Araba pazarlığı silahlı kavgaya döndü: O anlar kamerada

Bursa’nın İnegöl ilçesinde araç alım satımı yüzünden çıkan para anlaşmazlığı, taşlı ve silahlı kavgaya dönüştü. Ertuğrulgazi Mahallesi'nde meydana gelen olayda kimliği belirlenemeyen bir şüphelinin tabancasından çıkan mermiyle 25 yaşındaki Engin A. bacağından yaralanırken, kaçan 3 şüpheliyi yakalamak için polis ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Kavga anları çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
  •  

Çürüyen meyveleri yiyen arılar sarhoş oldu: Saldırganlaşıp sokma riski artabilir

İngiltere’de yaz sonunun gelmesiyle birlikte çürüyen ve fermente olan meyvelere yönelen yaban arılarıyla ilgili dikkat çeken bir uyarı yapıldı. İngiliz Haşere Kontrol Derneği (BPCA), fermente meyveleri tüketen bazı yaban arılarının sersemleyip daha saldırgan davranabileceğini ve bu nedenle insanları sokma riskinin artabileceğini açıkladı.
  •  

Van TSO adayı İrem Bayram projelerini açıkladı

Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Başkan Adayı İrem Bayram, iş dünyası, meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı toplantıda adaylığını açıklayarak “Yeni Ekonomi Nesli” adıyla hazırladıkları programı kamuoyuyla paylaştı. Yaklaşık 1,5 yıldır Van genelinde çalıştıklarını ve 6 bin 100 yüz yüze görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Bayram, seçilmesi halinde Van TSO’nun siyaset üstü ve bağımsız bir yapıda yönetileceğini söyledi. Van’ın ekonomik potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini savunan Bayram, lojistik, dış ticaret, tarım ve hayvancılık, turizm, finansman ve dijital dönüşüm başta olmak üzere birçok alandaki projelerini anlattı. Adaylık kararının masa başında alınmadığını belirten Bayram, ilçeleri ziyaret ederek sanayici, esnaf, zanaatkar, tüccar ve üreticilerle görüştüklerini ifade etti. Van TSO için lojistik ve dış ticaret projelerini açıkladıVan’ın coğrafi konumunu ticaret ve yatırım açısından ekonomik avantaja dönüştürmeyi hedeflediklerini belirten Bayram, lojistik depolama, lisanslı depoculuk, soğuk zincir altyapısı ve uluslararası aktarma merkezini kapsayan projeler üzerinde çalışacaklarını söyledi. Serbest bölge ve ihtisas gümrüklerinin Van’a kazandırılması için girişimde bulunacaklarını kaydeden Bayram, Van-Habur lojistik koridoru ile kesintisiz demiryolu bağlantısının da takipçisi olacaklarını belirtti. Bayram, “Bizim hedefimiz net. Ticaret sadece Van’dan geçmeyecek; ticaret Van’da duracak, depolanacak, işlenecek ve değer üretecek” dedi. Van TSO ile yatırımcıya “tek büro” hedefleniyorFinansmana erişimin Van iş dünyasının önemli sorunlarından biri olduğunu ifade eden Bayram, Eximbank’ın Van’da irtibat bürosunun açılması için çalışacaklarını söyledi. Yatırımcılar için oluşturmayı planladıkları “tek büro” sistemiyle şirket kuruluşundan ruhsata, teşviklerden finansmana kadar yatırım süreçlerinin tek noktadan yürütülmesini hedeflediklerini belirtti. Krediye erişimde sorun yaşayan işletmeler için bankalarla doğrudan temas kuracaklarını söyleyen Bayram, Van’da bir vize başvuru merkezinin kurulmasının da projeleri arasında yer aldığını kaydetti. Tarım ve hayvancılık Van TSO programında yer aldıVan TSO Tarım ve Hayvancılık Merkezi kurmayı hedeflediklerini açıklayan Bayram, üreticilerin teknoloji, mentorluk ve lisanslı depoculuk imkanlarından daha fazla yararlanmasını sağlayacaklarını ifade etti. “Made in Van” projesiyle kentin yerel ürün ve değerlerini markalaştırarak uluslararası pazarlara taşımayı amaçladıklarını belirten Bayram, İstihdam ve Girişimcilik Akademisi ile gençlere ve kadın girişimcilere dijital ticaret, akıllı tarım ve Endüstri 4.0 alanlarında eğitim verilmesinin planlandığını söyledi. Bayram, bu çalışmalarla gençlerin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik zeminin oluşturulmasını ve beyin göçünün tersine çevrilmesini hedeflediklerini dile getirdi. Van TSO kentsel dönüşümde inisiyatif alacakKentsel dönüşüm konusunda Van TSO’nun inisiyatif alacağını söyleyen Bayram, 2011 Van depreminin üzerinden 15 yıl geçtiğine dikkat çekti. İstanbul’da uygulanan “Yarısı Bizden” modelinin Van Gölü havzasında da uygulanmasını istediklerini belirtti. Bayram, “2011 depreminin üzerinden 15 yıl geçti. İstanbul’da uygulanan ‘Yarısı Bizden’ modelinin Van Gölü havzasına da kazandırılması için bütün gücümüzle çalışacağız” ifadelerini kullandı. Van TSO için siyaset üstü yönetim mesajı verdiVan TSO’nun yönetim anlayışına ilişkin açıklamalarda bulunan Bayram, odanın siyasi yapılardan bağımsız hareket edeceğini söyledi. Odanın yönünü siyasi dengelerin değil, üyelerin ihtiyaçları ile Van’ın ekonomik çıkarlarının belirleyeceğini ifade eden Bayram, bütün siyasi yapılara eşit mesafede olacaklarını kaydetti. Merkezi hükümet, valilik, milletvekilleri ve yerel yönetimlerle çalışacaklarını belirten Bayram, “Bütün siyasi partilerle diyalog kuracağız. İktidarın icra gücünden, muhalefetin görüş, katkı ve eleştirilerinden yararlanacağız. Van için kim bir kapı açabiliyorsa biz o kapıyı çalacağız. Ancak Van Ticaret ve Sanayi Odası hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmayacak. Çünkü bizim tarafımız bellidir. Bizim tarafımız Van’dır” dedi. Van TSO seçiminde ittifak düşünmediklerini açıkladıSeçim sürecinde başka adaylarla ittifak yapmayacaklarını açıklayan Bayram, kendi kadroları ve programlarıyla seçime gireceklerini söyledi. “Başka bir adayla ya da farklı bir ekiple birleşme veya ittifak arayışımız yoktur” diyen Bayram, “Yeni Ekonomi Nesli”nin bir seçim ittifakı değil, yönetim anlayışı ve ekonomik program olduğunu ifade etti. Programlarının, projelerinin ve kadrolarının hazır olduğunu belirten Bayram, “Bizim meselemiz bir grubun kazanması değil, Van’ın ekonomik olarak kazanması. Programımız hazır, projelerimiz hazır, kadromuz hazır. Van için sorumluluk almaya hazırız” dedi. Kaynak: Haber Merkezi

  •  

Diyalizde 46 bin litre su geri kazanıldı

Türkiye’de yaklaşık 72 bin kişi diyaliz tedavisiyle yaşamını sürdürüyor. Hemodiyaliz sırasında kullanılan suyun önemli bir bölümü tedavi öncesindeki arıtma sürecinde ayrıştırılarak kanalizasyona gönderiliyor. Türk Böbrek Vakfı (TBV), sağlık hizmetinin güvenliğinden ödün vermeden bu suyun uygun bölümünün yeniden kullanılmasını sağlayan bir model geliştirdi. TBV’nin Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi’nde uygulamaya aldığı “Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi Modeli”, hemodiyaliz öncesinde kullanılan ters ozmoz (R.O.) sisteminden drenaja giden suyun geri kazanılmasını ve tesis içerisinde yeniden değerlendirilmesini sağlıyor. Ağustos ortası itibarıyla uygulamaya alınan sistemle, arıtma sırasında drenaja gönderilen ve hastayla temas etmeyen su, kurulan geri kazanım altyapısı sayesinde temizlik ve çamaşırhane gibi alanlarda kullanılmaya başlandı. Böylece daha önce kanalizasyona giden suyun bir bölümü yeniden tesis kullanımına kazandırıldı. İLK AYDA 46 BİN LİTRE SU YENİDEN KULLANIMA KAZANDIRILDITemmuz 2026’da başlatılan projenin ilk ayında 46 bin litre, başka bir ifadeyle 46 metreküp şebeke suyunun boşa akması önlendi. Geri kazanılan suyun yeniden kullanılması, yalnızca su tüketiminin azaltılmasını sağlamakla kalmadı. Şebeke suyu kullanımındaki ve atık su miktarındaki düşüş, çevresel kazanımın yanı sıra merkezin işletme maliyetlerinin azaltılmasına da katkı sundu. Sağlık Bakanlığı laboratuvar testleriyle hijyen standartlarına uygunluğu tescillenen geri kazanılmış su, gerekli kullanım alanlarında güvenle değerlendirilmeye başlandı. DİYALİZDE YILLIK SU KULLANIMI 2 MİLYAR LİTREYE ULAŞIYORDiyaliz tedavisinin suya olan yüksek ihtiyacı, sağlık hizmetlerinde sürdürülebilir kaynak kullanımını da önemli bir konu haline getiriyor. Türkiye’de yaklaşık 72 bin diyaliz hastası bulunurken, bir hastanın her diyaliz seansında yaklaşık 200 litre su kullanılıyor. Yılda yaklaşık 10 milyon diyaliz seansı gerçekleştirildiği hesaplandığında, diyaliz tedavilerinde yıllık su kullanımı yaklaşık 2 milyar litreye ulaşıyor. Bu miktar, su kaynaklarının giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemde sağlık hizmetlerinde suyun verimli kullanılmasına yönelik yeni uygulamaların gerekliliğini ortaya koyuyor. TBV tarafından geliştirilen model de tedavi sürecinin gerektirdiği su kullanımını azaltmaktan ziyade, arıtma sırasında ortaya çıkan ve yeniden kullanılabilecek nitelikteki suyun değerlendirilmesini hedefliyor. TÜRKİYE’DE DİYALİZ MERKEZLERİ İÇİN İLK ÖRNEKTBV Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi’nde hayata geçirilen uygulama, Türkiye’de diyaliz merkezlerinde ters ozmoz sisteminden drenaja giden suyun sistemli biçimde yeniden değerlendirilmesine yönelik ilk örnek olma özelliği taşıyor. Klinik tedavi alanına girmeyen, hastayla temas etmeyen ve yalnızca hemodiyaliz öncesindeki arıtma aşamasında mineral ve iletkenlik dengesi nedeniyle ayrıştırılarak kanalizasyona gönderilen su, geri kazanım sistemiyle farklı kullanım alanlarına yönlendiriliyor. Bu yönüyle proje, sağlık hizmetlerinde çevresel etkilerin azaltılması ve doğal kaynakların daha verimli kullanılması açısından uygulanabilir bir model ortaya koyuyor. “SUYU İSRAF ETME, HEM BÖBREĞİNİ HEM DOĞAYI KORU” Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, projenin hem böbrek sağlığı hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığını belirtti. Erk, hemodiyaliz tedavisinin doğası gereği saf su kullanımını gerektirdiğine dikkat çekerek, arıtma sırasında dışarı atılan suyun tamamının boşa gitmek zorunda olmadığını ifade etti. TBV olarak yıllardır “Suyu israf etme, hem böbreğini hem doğayı koru” mesajıyla suyun insan sağlığı ve çevre açısından önemine dikkat çektiklerini aktaran Erk, Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi’nde kurulan geri kazanım sistemiyle ilk ayda 46 bin litre su tasarrufu sağlandığını söyledi. Sağlık hizmeti sunarken çevreye ve doğal kaynaklara yük olmamanın temel sorumluluklarından biri olduğunu vurgulayan Erk, uygulamanın vakfın diğer diyaliz merkezlerine de taşınmasını ve böbrek sağlığı alanında sürdürülebilir, uygulanabilir bir model oluşturulmasını hedeflediklerini kaydetti. COP31 ÖNCESİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSUBirleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) bu yıl Türkiye’de gerçekleştirilecek olması da sağlık hizmetlerinde çevresel sürdürülebilirliğe yönelik çalışmaları daha önemli hale getiriyor. TBV, sağlık sektörünün doğal kaynaklar üzerindeki etkisinin azaltılması, özellikle suyun daha verimli kullanılması ve geri kazanılabilir kaynakların yeniden değerlendirilmesi konusunda örnek uygulamaların yaygınlaştırılmasını amaçlıyor. YILDA 500 MİLYON LİTREYE KADAR TASARRUF MÜMKÜNDiyaliz tedavisinde kullanılan suyun tamamının geri kazanılması mümkün olmasa da uygun nitelikteki suyun yaklaşık yüzde 18-20’sinin yeniden değerlendirilebileceği öngörülüyor. Bu oranın Türkiye genelindeki diyaliz merkezlerinde uygulanması halinde yılda yaklaşık 400-500 milyon litre suyun yeniden kullanım potansiyeli bulunuyor. Başka bir ifadeyle, uygun geri kazanım sistemlerinin yaygınlaştırılmasıyla her yıl yüz milyonlarca litre suyun boşa gitmesinin önüne geçilebilecek. TBV, Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi’nde elde edilen ilk sonuçların ardından modelin vakfın diğer diyaliz merkezlerinde de uygulanmasını ve zaman içerisinde sağlık sektöründe daha geniş bir kullanım alanına kavuşmasını hedefliyor.

  •  

İstanbullular kültür ve eğlencede tasarrufa yöneldi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) aylık veri bülteni İstanbul Barometresi’nin temmuz sayısında, İstanbulluların kültür ve eğlence alışkanlıkları ele alındı. 758 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada, kent sakinlerinin kültürel yaşama katılım düzeyi, etkinliklere erişimde karşılaştıkları engeller, harcama tercihleri ve dijital eğlence alışkanlıkları incelendi. KÜLTÜR-SANAT ETKİNLİKLERİNE KATILIM SINIRLI KALDIAraştırmaya katılanların yüzde 45,8’i son bir yıl içerisinde herhangi bir kültür-sanat etkinliğine katılmadığını ifade etti. Etkinliklere katılanlar arasında ise en fazla tercih edilen etkinlik yüzde 33,9 ile konserler oldu. Konserleri yüzde 21,8 ile tiyatro ve stand-up gösterileri, yüzde 21,2 ile sanat galerisi veya müze ziyaretleri takip etti. Kitap fuarı ya da yazarlarla buluşmalar yüzde 16,2, sokak festivali ve açık hava etkinlikleri yüzde 16,1, film festivalleri ise yüzde 11,9 oranında tercih edildi. Tasarım, fotoğraf ve moda etkinliklerine katılım yüzde 6,2 olurken, dans gösterileri yüzde 5,9, opera, bale ve klasik müzik dinletileri ise yüzde 5,7 oranında kaldı. BİLET FİYATLARI EN BÜYÜK ENGELİstanbulluların kültür-sanat etkinliklerine katılımını zorlaştıran faktörlerin başında ekonomik nedenler geldi. Katılımcıların yüzde 45’i, “bilet ve giriş ücretlerinin yüksekliğini” etkinliklere katılımın önündeki en önemli engel olarak gösterdi. İkinci sırada ise yüzde 38,1 ile iş ve okul nedeniyle yeterli vakit bulamamak yer aldı. Böylece hem etkinliklerin maliyeti hem de zaman kısıtlamaları, İstanbulluların kültürel yaşama katılımını etkileyen başlıca unsurlar olarak öne çıktı. SOSYAL MEKÂN HARCAMALARI İLK SIRADA KISILDIAraştırmada ekonomik koşulların kültür ve eğlence harcamalarına etkisi de ölçüldü. Son bir yıl içerisinde en fazla tasarruf yapılan harcama kalemi, yüzde 41,4 ile restoran ve kafe gibi sosyal mekânlara yönelik harcamalar oldu. Katılımcıların yüzde 39,8’i ise ekonomik koşullar nedeniyle herhangi bir harcama kaleminde kısıntıya gitmediğini belirtti. Konser ve tiyatro biletlerinde kısıntıya gidenlerin oranı yüzde 37,6, sinema bileti harcamalarında ise yüzde 37,2 olarak kaydedildi. Müze ziyaretlerinde bu oran yüzde 26 olurken, kitap, dergi ve dijital içerik alımlarında yüzde 25,9, yayın platformu aboneliklerinde ise yüzde 25,2 olarak belirlendi. DİJİTAL İÇERİKLERE YÖNELİM ARTIYORAraştırma, dijitalleşmenin İstanbulluların kültür ve eğlence tercihleri üzerindeki etkisini de ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 56,9’u fiziksel olarak etkinliklere katılmayı tercih ettiğini belirtirken, yüzde 28,5’i kültürel deneyimler yerine sosyal medya ve dijital içerikleri tercih ettiğini ifade etti. Dijital içerikleri kültürel deneyimlere tercih edenlerin yüzde 34,3’ü bu tercihin temel nedenini, zaman kısıtlı olduğunda dijital içeriklerin daha pratik olması şeklinde açıkladı. Dijital içeriklerin daha erişilebilir ve uygun fiyatlı olması yüzde 29,6 ile ikinci sırada yer aldı. Katılımcıların yüzde 18,1’i sosyal çevrenin de dijital içeriklere yönelmesini tercih nedenleri arasında gösterirken, yüzde 12,5’i fiziksel mekânlara ulaşmanın zor veya yorucu olduğunu belirtti. GÜNLÜK SERBEST ZAMANIN BÜYÜK BÖLÜMÜ DİJİTAL İÇERİKLERE AYRILIYORAraştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de İstanbulluların günlük dijital eğlence süreleri oldu. Katılımcıların günlük ortalama dijital eğlence içeriği tüketim süresi 3 saat 8 dakika olarak hesaplandı. Buna karşılık iş, uyku, yemek ve çocuk bakımı gibi faaliyetler dışında kalan günlük ortalama serbest zamanın 3 saat 44 dakika olduğu belirlendi. Bu iki sürenin birbirine oldukça yakın olması, İstanbulluların günlük boş zamanlarının önemli bir bölümünü, hatta neredeyse tamamını dijital içerik tüketimine ayırdığını ortaya koydu.

  •  

Gaziosmanpaşa'da yük asansörü düştü: 25 yaşındaki işçi ağır yaralandı, iş yeri sahibi gözaltında

Gaziosmanpaşa'da bir tekstil firmasında çalışan 25 yaşındaki Ahmet B., bindiği yük asansörünün 4'üncü kattan yere çakılması sonucu ağır yaralandı. Asansörün büyük bir gürültüyle düşme anı ve çalışanların panik içerisinde yardıma koştuğu anlar iş yerinin güvenlik kamerasına anbean yansıdı.
  •  

Beykoz'da FSM yolunda kaza: 1’i ağır 2 kişi yaralandı

Beykoz'da FSM Köprüsü istikametinde ilerleyen otomobil, yavaşlayan trafikte hızını alamayarak öndeki kamyonete arkadan çarptı. Görgü tanıklarının 'Çok hızlıydı, soldan sağa kırınca vurdu' dediği kazada 2 kişi yaralanarak hastaneye kaldırılırken, otoyolda uzun araç kuyrukları oluştu.
  •  

Dünyada bir ilk! Antik kent geceleri güneşle aydınlanacak: GES projesi nedir?

Muğla’nın Seydikemer ilçesindeki Tlos Antik Kenti’nde gece müzeciliğinde yeni bir dönem başlıyor. Tlos Tiyatrosu’nda hayata geçirilen GES projesiyle gece aydınlatmasında güneş enerjisinden yararlanılacak. Restorasyon çalışmalarının da tamamlandığı antik tiyatro, çevre dostu enerji sistemi sayesinde akşam saatlerinde ziyaretçilerini ağırlayacak.
  •  

Gece müzeciliğinde güneş enerjisi devrimi! Bakan Ersoy: "Tarihi alanlarımızı çevre dostu sistemlerle buluşturuyoruz"

Kültür ve Turizm Bakanlığı, gece müzeciliğinde yenilenebilir enerji dönemini başlattı. Tlos Antik Kenti’nde hayata geçirilen ilk GES projesiyle antik tiyatronun gece aydınlatması güneş enerjisinden karşılanıyor. Bakan Ersoy, projenin tüm tarihî alanlara örnek teşkil edeceğini vurguladı.
  •  

Okyanusun dibinde akılalmaz manzara! Tonlarca beyaz eşya bulundu

Meksika Körfezi'nde batık gemi arayan NOAA ekibi, yaklaşık 1,5 kilometre derinlikte beklenmedik bir manzarayla karşılaştı. Deniz tabanında kayıp bir gemi yerine, beyaz eşya yüklü bir konteyner ve çevresine saçılmış çamaşır makineleri, buzdolapları ve dondurucular bulundu.
  •  

Ehlers-Danlos sendromuna sahip olan küçük kız hastaneye kalça çıkığıyla gitti, bacağı koparak çıktı

İddiaya göre Bağcılar'da kalça çıkığı şüphesiyle hastaneye kaldırılan Ehlers-Danlos sendromlu küçük kız, doktorların saatler süren sert çekme ve zorlama girişimleri sonucunda ağır yaralandı. Dokuları kopan ve iç kanama geçiren küçük kız entübe edilirken, ailesi sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.
  •  

Avcılar'da "galeri" yangını: 3 otomobil küle döndü

Avcılar'da sabaha karşı oto galeriye ait park halindeki araçlarda yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler 3 otomobili küle çevirerek kullanılamaz hale getirirken, 1 araç galeri çalışanlarının son andaki müdahalesiyle kurtarıldı. İhbar üzerine adrese sevk edilen itfaiye ekipleri yangını kontrol altına alırken, polis ekipleri çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye alarak olayın kundaklama olma ihtimali üzerinde duruyor.
  •  

Avcılar’da oto galeride yangın: 3 araç kullanılamaz hale geldi

Avcılar Tahtakale Mahallesi'nde bir oto galeriye ait park halindeki araçlarda gece yarısı yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler 3 otomobili küle çevirirken, bir araç son anda yanmaktan kurtarıldı. Polis ekipleri olayın kundaklama olma ihtimali üzerine geniş çaplı inceleme başlattı.
  •  

Midas Temmuz 2. Dönem Kampanyası çekiliş sonucu açıklandı: İşte iPhone 17 Pro 256 GB kazanan asil ve yedek talihli

Midas Temmuz 2. Dönem Kampanyası çekiliş sonucu açıklandı! 8.106 kişinin katıldığı çekilişte, iPhone 17 Pro 256 GB kazanan asil ve yedek talihli belli oldu. Asil talihlinin ikramiyesini teslim alabilmek için 11.09.2026 tarihine kadar, yedek talihlinin ise 26.09.2026 tarihine kadar gerekli belgelerle başvuru yapması gerekiyor.
  •  

Aynı kıraathane ikinci saldırı! Büyükçekmece'de kurşun yağmuru

Büyükçekmece'nin Mimaroba Mahallesi'nde motosikletle bir kıraathanenin önüne gelen kimliği belirsiz kişi ya da kişiler içeridekilere silahla ateş açtı. Saldırıda yaralanan 3 kişi hastaneye kaldırılırken polis kaçan şüphelileri bulmak için güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Aynı kıraathaneye geçen hafta da motosikletli şüpheliler tarafından silahlı saldırı düzenlendiği öğrenildi.
  •  

Fethiye'de feci kaza! Yamaç paraşütü kayalıklara çakıldı: 2 ölü

Muğla'nın Fethiye ilçesindeki Babadağ'dan tandem atlayışı yapan yamaç paraşütü pilotu Ali Kıdıl ile Çinli turist Xiangrui Meng, kalkıştan kısa süre sonra kayalıklara düşerek hayatını kaybetti. Sarp arazi nedeniyle 8 saat süren zorlu çalışmanın ardından ekiplerin ulaştığı cenazeler, helikopterle hastane morguna kaldırıldı.
  •  

125 milyon dolarlık mega yat Muğla'da! Suudi milyarder yatına 100 ton yakıt aldı

Suudi Arabistanlı iş insanı Fahad Al Athel'e ait 80 metrelik lüks megayat 'Elements', Ege ve Muğla koylarındaki seyrinin ardından Fethiye iskelesine yanaşarak 100 ton akaryakıt ikmali yaptı. 125 milyon dolar değerindeki dev yatın 24 misafir ile 29 mürettebat kapasitesine sahip olduğu, yüzme havuzu, spa merkezi, plaj kulübü, helikopter pisti, geniş güneşlenme alanları ve çeşitli eğlence bölümlerinin bulunduğu biliniyor.
  •  

Elazığ Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Megaboard yalıtım fabrikasında yangın çıktı

Elazığ Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren Megaboard yalıtım fabrikasında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede gökyüzünü kara dumanların kapladığı, ara ara patlamaların yaşandığı tesise çok sayıda itfaiye ekibi sevk edilirken, ekiplerin alevlere müdahalesi havadan dronla görüntülendi.
  •  

Elazığ OSB'de korkutan yangın! Alevler dronla görüntülendi

Elazığ Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Megaboard yalıtım fabrikasında çıkan ve zaman zaman patlamaların yaşandığı yangın, ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu söndürüldü. Gökyüzünü siyah dumanların kapladığı felaket dronla havadan görüntülendi.
  •  

Plajda başörtülü kadına nefret söylemine hapis istemi! 3 yıla kadar hapis talebi

İzmir Seferihisar’da şezlong tartışmasında başörtülü kadını hedef alarak ayrımcı ifadeler kullanan ve sandalyesini deviren tutuklu sanık İ.A. hakkındaki soruşturma tamamlandı. Şüpheli hakkında 'nefret nedeniyle kamuya açık hizmetten yararlanmayı engelleme' suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
  •  

Gaziosmanpaşa'da eski sevgili vahşeti! Katledilen Şerife Gezer'in son sözleri ortaya çıktı

41 yaşındaki Şerife Gezer'in, Gaziosmanpaşa'da Hakan Sayacı tarafından tabancayla öldürülmeden hemen önce babasını arayarak, 'Hakan önümü kapattı, bana zarar verecek' diyerek tehlikede olduğunu haber verdiği ortaya çıktı. Saldırgan Sayacı ise ifadesinde, 'Nişanlandığını öğrendim. O gün onu konuşmak için takip ettim. Benimle konuşmayıp kaçmaya başlayınca kendimi kaybettim.' dedi.
  •  

Beyin küçülüyor burun büyüyor! Soğuk havada sıradışı değişim

Kışın sert yüzü, bu kez minik sivri farelerin vücudunda şaşırtıcı bir değişime yol açtı. Japonya’da yapılan araştırma, bu canlıların soğuk aylarda beyinlerini küçültürken burunlarını büyüttüğünü ortaya koydu. Bilim insanlarını şaşırtan bu sıra dışı adaptasyonun, sivri farelerin dondurucu havalarda hayatta kalmasına yardımcı olduğu düşünülüyor.
  •  

Harbiye’de ağaç devrildi: 2 araç ezildi yol kapandı

İstanbul Şişli'de yol kenarında bulunan dev ağaç, henüz belirlenemeyen bir nedenle seyir halindeki taksi ile park halindeki otomobilin üzerine devrildi. Yaralananın olmadığı olayda araçlarda hasar oluşurken, trafiğe kapanan Teşvikiye Caddesi, yaklaşık 3 saatlik çalışmanın ardından yeniden açıldı.
  •  

Türkiye Kültür Yolu Festivali 16'ncı durağında Çanakkale’de!

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 16’ncı durağı olan Çanakkale, 29 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında 9 gün boyunca sanat, tarih ve gastronomiyle dolup taşacak. Çanakkale’yi ilham veren eşsiz bir hafıza mekanı olarak niteleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, binlerce yıllık mirasın yüzlerce etkinlikle sanatseverlerle buluşacağını müjdeledi.
  •  

Dijital reklam bütçeleri kimlerin cebine gidiyor? Tıklama uğruna marjinallik tehlikesi!

Dijital medyadaki kontrolsüz büyüme ve reyting yarışı, dev markaların reklam bütçelerini karanlık mecralara sürüklüyor. Tıklama ve izlenme uğruna marjinalleşen içeriklerin arkasındaki finansal ağlar mercek altına alınırken, dijital reklam gelirlerinin suç yapılarını beslediği iddiaları gündeme bomba gibi düştü.
  •  

Büyükçekmece’de trafik kazası: Dilber Koyuncu hayatını kaybetti

Büyükçekmece D-100 Karayolu'nda yaya geçidi bulunmayan noktadan yolun karşısına geçmeye çalışan 42 yaşındaki Dilber Koyuncu, peş peşe iki otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Koyuncu tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybederken, iki sürücü gözaltına alındı.
  •  

Side’de tarihin kapıları açıldı! 390 metrelik antik cadde keşfi

Side Antik Kenti’nde yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi’nde yürütülen kazılar tamamlandı. Roma Dönemi’nden Geç Antik Çağ’a uzanan değişimin izlerini taşıyan cadde, anıtsal kapıları ve dikkat çekici kabartmalarıyla yeniden gün yüzüne çıktı. Özellikle Herakles Kapısı’nda ortaya çıkarılan Herakles’in On İki İşi ile Athena, Zeus, Artemis, Hygeia ve Tykhe tasvirleri, antik kentin çok katmanlı tarihine ışık tuttu.
  •  

Üsküdar ve Beykoz'da iş insanlarının evini kurşunlayıp haraç isteyen 4 şüpheli tutuklandı

Üsküdar ve Beykoz'da iş insanlarının meskenlerine silahlı saldırı düzenleyerek haraç talep eden 4 zanlı, polis ekiplerinin yaklaşık 100 saatlik kamera incelemesiyle yakalandıktan sonra tutuklandı; saldırı anlarını ise bir yandan telefonla kayıt alıp diğer yandan ateş ederek kayda geçirdikleri ortaya çıktı.
  •  

50 bin kişilik Selçuklu ordusu 200 bin kişilik Bizans’ı nasıl yendi? Malazgirt’i kazandıran hilal taktiğinin sırrı

Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünde, 26 Ağustos 1071'de Anadolu'nun kaderini değiştiren Malazgirt Meydan Muharebesi yeniden gündeme geldi. Dönemin kaynaklarına göre rakamlar değişmekle birlikte sayıları 200 bin civarına ulaşan, ağır zırhlarla donatılmış devasa Bizans ordusu, yaklaşık 50 bin kişilik Selçuklu süvarileri karşısında mutlak bir zafer kazanacağından emindi. Ancak hesap edilmeyen unsur sayısal üstünlük değil, Türk askeri dehasının savaş meydanına yansıtacağı esneklik, sürat ve kusursuz stratejik zekaydı.
  •  

Pedallar şampiyonluk için çevrildi

Bilkent Center’dan verilen startla başlayan yarışta sporcular, Ankara’nın geniş bulvarlarından bozkır yollarına uzanan zorlu parkurlarda mücadele etti. 90,91 kilometrelik uzun parkurda erkeklerde Ömer Cumhur Boyraz, kadınlarda Seniz Pamuk; 55,76 kilometrelik kısa parkurda ise erkeklerde Furkan Akdeniz, kadınlarda Aylin Yüce şampiyon oldu. Ankara, yol bisikletinin önemli organizasyonlarından biri haline gelen Visa | Maximum Gran Fondo Başkent’in 5’inci yılında yüzlerce bisikletçiyi ağırladı. Ankara Valiliği himayelerinde, 78 Event organizasyonuyla düzenlenen yarış; amatör ve lisanslı bisikletçileri farklı kategorilerde bir araya getirdi. Yerli sporcuların yanı sıra farklı ülkelerden bisikletçilerin de katıldığı organizasyonda sporcular, Başkent’in şehir içindeki geniş bulvarları ile kentin kırsal bölgelerine uzanan zorlu rotalarda pedal çevirdi. Bilkent Center’dan saat 08.00’de verilen startla başlayan yarışta sporcular uzun, kısa, tandem ve paralimpik kategorilerinde mücadele etti. Yarış boyunca özellikle tırmanışlar ve uzun mesafeler sporcuların dayanıklılığını sınarken, finişe yaklaşan bisikletçiler arasında derece mücadelesi de büyük çekişmeye sahne oldu. ANKARA’NIN BULVARLARINDAN BOZKIR YOLLARINAVisa | Maximum Gran Fondo Başkent’in uzun parkuru 90,91 kilometreden oluşurken, sporcular parkur boyunca toplam 1.213 metrelik tırmanış gerçekleştirdi. 55,76 kilometrelik kısa parkurda ise toplam 841 metre tırmanış bulunuyordu. Böylece iki farklı parkurda mücadele eden bisikletçiler, hızın yanı sıra tırmanış ve dayanıklılıklarını da ortaya koydu. Bilkent Center’dan başlayan parkurda Angora Bulvarı, Hacettepe Beytepe Kampüs Yolu, Anadolu Bulvarı, Çetin Emeç Bulvarı, Turan Güneş Bulvarı ve İncek gibi Ankara’nın önemli güzergâhları yer aldı. Uzun parkurda yarışan sporcular ise Tulumtaş, Halaçlı ve Koparan’a kadar uzanan bozkır rotasında mücadele etti. Kısa parkur sporcuları Ankara’nın kent içindeki önemli bulvarlarından geçerek yeniden Bilkent Center’daki finiş noktasına ulaşırken, uzun parkurda yarışan bisikletçiler daha uzun mesafe ve yüksek tırmanış içeren kırsal güzergâhlarda pedal çevirdi. Ankara’nın şehir dokusu ile bozkır manzaralarını aynı yarış rotasında buluşturan organizasyon, sporculara farklı bir parkur deneyimi sundu. Organizasyona Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı, Türk Devletleri Teşkilatı ve Türkiye Bisiklet Federasyonu da kurumsal destek sağladı. GoTürkiye ve Sport in Türkiye ise destinasyon partnerleri olarak Ankara’nın bisiklet ve spor turizmi potansiyelinin tanıtımına katkı sundu. BEŞ YILDA ANKARA’NIN BİSİKLET GELENEĞİNE DÖNÜŞTÜBeş yıl önce Ankara’da ilk kez düzenlenen Visa | Maximum Gran Fondo Başkent, geçen süreçte binlerce bisikletçiyi Başkent’te buluşturdu. Her yıl farklı yaş ve seviyelerden sporcuların katılımıyla gerçekleştirilen organizasyon, Ankara’da bisiklet kültürünün gelişmesine katkı sağlayan etkinliklerden biri haline geldi. Yarış, Ankara’nın yalnızca kent merkezindeki spor alanlarıyla değil, çevresindeki doğal güzergâhları ve kırsal rotalarıyla da bisiklet turizmi açısından sahip olduğu potansiyeli ortaya koydu. Organizasyonun, spor turizmine katkı sağlamasının yanı sıra Başkent’in uluslararası tanıtımına da destek olması hedefleniyor. Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti etkinlikleri arasında yer alan yarış, Türk dünyası ülkelerinden gelen katılımcılarla birlikte sporun farklı kültürleri bir araya getiren yönünü de öne çıkardı. Bisikletçilerin aynı parkurda mücadele etmesi, organizasyona uluslararası bir buluşma niteliği kazandırdı. STARTI ANKARA’NIN ÖNDE GELEN İSİMLERİ VERDİUluslararası Visa | Maximum Gran Fondo Başkent’in startı, Ankara’nın yöneticileri ve bisiklet sporunun temsilcilerinin katılımıyla verildi. Start töreninde Ankara Vali Yardımcıları Adem Öztürk ve Cem Afşin Akbay, Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat ve Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Çelik’in yanı sıra sponsor marka temsilcileri ve organizasyon yöneticileri yer aldı. Saat 08.00’de verilen startın ardından bisikletçiler belirlenen rotalarda yarışa başladı. Parkurlar boyunca güvenlik ve organizasyon ekipleri sporcuların yarış deneyimini güvenli şekilde tamamlamaları için görev yaptı. UZUN PARKURDA ERKEKLERDE BOYRAZ ZİRVEDEYarışın en uzun ve zorlu etabı olan 90,91 kilometrelik uzun parkurda erkekler kategorisinin şampiyonu Ömer Cumhur Boyraz oldu. Boyraz, 2 saat 24 dakika 59 saniyelik derecesiyle finiş çizgisini ilk sırada geçti. Boyraz’ın ardından Mehmet Çakar 2:25:57’lik derecesiyle ikinci, Lev Kocherov ise 2:28:21 ile üçüncü oldu. Uzun parkur erkekler kategorisinde dereceye giren sporcular şu şekilde sıralandı: Ömer Cumhur Boyraz – Boyraz Cycling Academy – 2:24:59Mehmet Çakar – Ferdi – 2:25:57Lev Kocherov – Beşparmak Mountains – 2:28:21 KADINLAR UZUN PARKURUNDA PAMUK BİRİNCİ 90,91 kilometrelik uzun parkur kadınlar kategorisinde ise Seniz Pamuk şampiyonluğa ulaştı. Pamuk, 2:50:35’lik derecesiyle finişe ilk ulaşan kadın sporcu oldu. Züleyha Dikbaş 2:55:42 ile ikinci sırada yer alırken, Ala Ahmadi 3:00:23’lük derecesiyle üçüncü oldu. Uzun parkur kadınlar kategorisinin ilk üçü şöyle oluştu: Seniz Pamuk – ISS Türkiye Cycling Academy – 2:50:35Züleyha Dikbaş – BikePedia Racing Team – 2:55:42Ala Ahmadi – VIB Sports Cycling Team – 3:00:23 KISA PARKURDA AKDENİZ VE YÜCE ŞAMPİYON OLDU 55,76 kilometrelik kısa parkurda erkekler kategorisinde Furkan Akdeniz birinciliği elde etti. Büyükçekmece Belediyesi Bisiklet Spor Kulübü adına yarışan Akdeniz, 1:34:41’lik derecesiyle finiş çizgisini ilk sırada geçti. Akdeniz ile aynı dereceyi elde eden Emirhan Örnek ikinci olurken, Murat Uslu 1:34:51’lik derecesiyle üçüncü sırayı aldı. Kadınlar kısa parkurunda ise Aylin Yüce şampiyon oldu. Büyükçekmece Bisiklet Spor Kulübü adına yarışan Yüce, 1:42:41’lik derecesiyle birinciliğe ulaştı. Burcu Kaya 1:52:13 ile ikinci, Şennur Parlak ise 1:52:15 ile üçüncü oldu. Kısa Parkur Erkekler – 55,76 km Furkan Akdeniz – Büyükçekmece Belediyesi Bisiklet Spor Kulübü – 1:34:41Emirhan Örnek – Marmara Racing Team – 1:34:41Murat Uslu – Büyükçekmece Bisiklet Kulübü – 1:34:51Kısa Parkur Kadınlar – 55,76 km Aylin Yüce – Büyükçekmece Bisiklet Spor Kulübü – 1:42:41Burcu Kaya – TREK RMK – 1:52:13Şennur Parlak – 29 Inch Academy – 1:52:15 TANDEM VE PARALİMPİK SPORCULAR DA YARIŞTI Organizasyonda kısa parkurda tandem ve paralimpik kategorilerindeki sporcular da mücadele etti. Farklı kategorilerde yarışan bisikletçiler, aynı yarış atmosferini paylaşırken organizasyonun kapsayıcı yapısını da ortaya koydu. Yarışın ardından dereceye giren sporcular için ödül töreni düzenlendi. Tandem ve paralimpik kategorilerinde dereceye giren sporcular da başarılarını ödüllerle taçlandırdı. Dereceye giren sporculara ödülleri; Ankara Vali Yardımcısı Adem Öztürk, Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Çelik, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkan Vekili Fikret Hayali, Türkiye İş Bankası Ankara 1. Bölge Satış Müdürü Yusuf Temel, Yüce Auto Škoda Pazarlama Birim Yöneticisi Öykü Akkılıç, Bilkent Holding Grup Başkanı Arda Yurtsever, Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz ve organizasyona katkı sunan diğer kurum ve kuruluşların temsilcileri tarafından takdim edildi.

  •  

Peygamber sevgisi imanı güçlendiriyor

Mevlid Kandili’nin gençlerin inanç dünyasına ulaşmak açısından da önemli bir fırsat sunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Öngören, günümüzde özellikle deizm tartışmalarının öne çıktığını belirterek, “Bunun önüne ancak Peygamber Efendimizin ve Kur’an’ın güzelliklerini etkili bir şekilde anlatmakla geçilebilir. O yüzden kandil gibi önemli gün ve geceleri vesile ederek sosyal medya dahil bütün vasıtaları değerlendirmek gerekir.” diye konuştu. Prof. Dr. Reşat Öngören, Mevlid Kandili dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Mevlid Kandili’nin yalnızca Hz. Muhammed’in (a.s.) doğumunun hatırlandığı bir gece olmadığını belirten Öngören, bu özel zamanın aynı zamanda Peygamber Efendimizin hayatını, ahlakını ve insanlığa sunduğu mesajları yeniden anlamak için değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. KANDİL GELENEĞİ ASIRLARDIR YAŞATILIYOR Peygamber Efendimizin doğumunu ifade eden Mevlid Kandili’nin Müslüman toplumlarda önemli bir yere sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Reşat Öngören, bu gecenin Regâib, Mi‘rac, Berat ve Kadir geceleriyle birlikte idrak edilen beş kandilden biri olduğunu söyledi. İslam tarihi boyunca kandil gecelerinin farklı geleneklerle yaşatıldığını ifade eden Prof. Dr. Öngören, “Mevlid kandillerinde cami minareleri başta olmak üzere birçok yerde kandiller yakılır, toplu halde Kur’ân-ı Kerîm okunur ve Resûl-i Ekrem’in hayatına dair sohbetler edilirdi. Ayrıca onun özellikle doğumunu anlatan ilâhîler meşk edilir, ardından yemek ve şerbet ikramına geçilirdi.” dedi. Kandil gecelerinin toplumların dini ve kültürel hayatında önemli bir yer edindiğini belirten Öngören, Mevlid Kandili’nin de yüzyıllar boyunca çeşitli etkinliklerle ihya edildiğini dile getirdi. Mevlid Kandili’nin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaşan Prof. Dr. Reşat Öngören, gecenin merkezinde Hz. Muhammed’e (a.s.) duyulan sevginin ve onun getirdiği mesajın yeniden anlaşılmasının bulunması gerektiğini söyledi. Mevlid Kandili’nin Peygamber Efendimize duyulan sevginin güçlendirilmesi açısından önemli bir vesile olduğunu belirten Öngören, imanla Kur’an ve Peygamber sevgisi arasındaki ilişkiye de dikkat çekti. Prof. Dr. Öngören, “Mevlid kandilini Peygamber Efendimize sevgimizi ve imanımızı tazelemek için bir vesile kılabiliriz. Ona karşı sevgimiz bizi Allah’ın kitabı Kur’an ile buluşturacaktır. Peygamber’e iman Kur’an’a imandan önce gelir. Çünkü en başta bizim gibi bir insan olan Muhammed (a.s.) kendisine melek gelip Allah’tan âyetler, yani Kur’an getirdiğini duyurmakla bir peygamber olduğunu da ilan etmiş oldu. Eğer muhatapları öncelikle onun peygamberliğini kabul etmeselerdi, söylediklerinin de Allah’ın sözü olduğunu kabul etmeyeceklerdi.” diye konuştu. Öngören, Hz. Muhammed’in peygamberliğinin kabul edilmesinin, onun getirdiği mesajın da kabul edilmesi açısından temel bir önem taşıdığını vurguladı. HZ. MUHAMMED’İN GÜVENİLİRLİĞİ ÖNE ÇIKTI Hz. Muhammed’in (a.s.) peygamberliğinin kabul edilmesinde onun kişiliğinin ve özellikle güvenilirliğinin son derece önemli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Reşat Öngören, Peygamber Efendimizin peygamberlik öncesindeki hayatının da bu açıdan büyük önem taşıdığını söyledi. Öngören, Hz. Muhammed’in toplum tarafından doğru sözlü ve güvenilir bir kişi olarak tanınmasının, peygamberliğini ilan ettiği dönemde onun sözlerine duyulan güven açısından belirleyici olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Öngören, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hz. Muhammed’in (a.s.) peygamberliğini kabulde en temel unsur onun ‘güvenilir bir kimse’ olmasıdır. Doğru sözlü ve güvenilir (emin) bir kimsenin verdiği bilgi elbette ki doğru ve güvenilir olacaktır. Nitekim o ilk olarak peygamberliğini ilan için halkın huzuruna çıktığında öncelikle kendisinin onlar nezdinde ‘doğru sözlü ve güvenilir bir kimse olup olmadığını’ test etmiş, olumlu cevap alınca peygamberliğini duyurmuştur. Bu durum Hz. Muhammed’in (a.s.) peygamberlikten önceki hayatının da peygamberliğini kabul ettirmek adına ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. O yüzden onun insanî kişiliğinin peygamberlik öncesi ve sonrası şeklinde ayrıma gitmeden bir bütün olarak değerli olduğunu kabul etmek gerekir.” SALAVATLARLA PEYGAMBER SEVGİSİ GÜÇLENDİRİLEBİLİR Mevlid Kandili’nde yapılabilecekler hakkında da önerilerde bulunan Prof. Dr. Reşat Öngören, Peygamber Efendimizin hayatının ve ahlakının anlatıldığı sohbetlerin yanı sıra bireysel olarak salavat getirmenin önemine işaret etti. Kandil gecelerinin yalnızca toplu etkinliklerle değil, kişisel olarak yapılabilecek ibadet ve manevi çalışmalarla da değerlendirilebileceğini belirten Öngören, Hz. Muhammed’e duyulan muhabbetin artırılması ve imanın tazelenmesi için salavat getirilmesini tavsiye etti. Prof. Dr. Öngören, “Peygamber’e muhabbetin artması ve imanın tazelenmesi için sohbetlerin yanı sıra ferdî olarak bolca ‘salavat’ getirilmelidir.” dedi. GENÇLERİN İNANÇ DÜNYASINDA DEİZM TARTIŞMASI Günümüzde gençlerin inanç dünyasına ilişkin tartışmalara da değinen Prof. Dr. Reşat Öngören, özellikle deizm konusuna dikkat çekti. Gençlerin bir bölümünde Allah’ın varlığını kabul etmekle birlikte Hz. Peygamber’e ve onun getirdiği Kur’an’a inanmama eğiliminin gündeme geldiğini belirten Öngören, bu yaklaşımın önüne geçilmesinde doğru ve etkili bir anlatımın önem taşıdığını ifade etti. “Günümüzde gençlerin inanç bakımından ‘deizme’ kaydığı dile getirilir olmuştur.” diyen Prof. Dr. Öngören, şöyle devam etti: “Yani gençler arasında Allah’ın varlığını kabul ettiği halde Hz. Peygamber’e ve getirdiği Kur’an’a inanmama eğilimi söz konusudur. Bunun önüne ancak peygamber efendimizin ve Kur’an’ın güzelliklerini etkili bir şekilde anlatmakla geçilebilir. O yüzden kandil gibi önemli gün ve geceleri vesile ederek sosyal medya dahil bütün vasıtaları değerlendirmek gerekir.” Öngören, özellikle gençlere ulaşmak için günümüzde kullanılan iletişim kanallarının etkin biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kandil gecelerinin bu açıdan önemli bir fırsat sunduğunu belirten Öngören, Hz. Muhammed’in hayatının, ahlakının ve Kur’an’ın mesajlarının günümüz iletişim araçları kullanılarak daha etkili biçimde anlatılabileceğine dikkat çekti.

  •  

Aydın'da otomobilin çarptığı Gülay Çıbık yaşamını yitirdi

Efeler ilçesi Aydın-Denizli kara yolunda yolun karşısına geçmeye çalışan 60 yaşındaki Gülay Çıbık, 19 yaşındaki S.Ç. idaresindeki otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Sürücü gözaltına alınırken, feci kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
  •  

Evcil dostlar çocuklara iyi geliyor

Evcil hayvanlarla birlikte büyümenin çocuklar açısından yalnızca eğlenceli bir deneyim olmadığını belirten Klinik Psikolog Cumali Aydın, hayvanlarla kurulan bağın çocuklara koşulsuz sevgi ve yargılanmadan kabul görme deneyimi sunduğunu ifade etti. Aydın, özellikle okul öncesi dönemde kurulan bu ilişkinin çocuğun güven duygusunu ve öz saygısını destekleyebileceğini belirterek, “Evcil hayvanla büyümek, çocuğun dünyasına koşulsuz sevgi ve yargısız bir dostluk kavramını somut olarak sokar. Çocuk, kendisini olduğu gibi kabul eden bir canlıyla bağ kurduğunda kendisine yönelik olumlu duyguları da güçlenebilir. Araştırmalar, evcil hayvanı olan çocuklarda daha yüksek benlik saygısı ve daha düşük yalnızlık düzeyleri bildirilebildiğini gösteriyor. Bu bağ, çocuğun ‘Ben sevilmeye değerim ve sevebilirim’ düşüncesini geliştirmesine katkı sağlayabilir.” dedi. KÜÇÜK GÖREVLER SORUMLULUK KAZANDIRIYOR Evcil hayvanların bakımına çocukların yaşlarına uygun şekilde dahil edilmesinin sorumluluk duygusunun gelişmesine katkı sağlayabileceğini söyleyen Aydın, basit görevlerin bile çocuk açısından önemli bir öğrenme deneyimine dönüşebileceğini kaydetti. Aydın, “Kafesteki kuşun suyunu tazelemek ya da köpeğin su kabını doldurmak gibi basit görevler, çocuğa erken yaşta ‘Benim eylemlerimin başka bir canlının hayatında bir karşılığı var’ fikrini öğretir. Ancak sorumluluk çocuğun bilişsel ve motor gelişimine uygun olmalı. Küçük bir çocuk gözetim altında mama kabını yerine koyabilirken, daha büyük bir çocuk hayvanın bakımına daha fazla katkı sağlayabilir. Önemli olan bu görevlerin ceza ya da zorunluluk gibi değil, doğal ve keyifli bir sürecin parçası olarak sunulmasıdır.” ifadelerini kullandı. İÇE KAPANIK ÇOCUKLARA SOSYAL DESTEK Yalnızlık yaşayan veya sosyal ortamlarda kendisini ifade etmekte zorlanan çocuklar için evcil hayvanların farklı bir iletişim alanı oluşturabileceğine dikkat çeken Aydın, hayvanların çocukları konuşmaya ya da performans göstermeye zorlamadan ilişki kurmalarına imkan sağlayabildiğini söyledi. Aydın, “İçe kapanık bir çocuk için evcil bir dost, hiçbir sözcüğe ihtiyaç duymadan yanında olan ve onu konuşmaya zorlamayan bir sosyal köprü işlevi görebilir. Bir hayvanla kurulan sessiz iletişim bile çocuğun kabul gördüğünü hissetmesine yardımcı olabilir. Bunun yanında evcil hayvanlar, çocukların akranlarıyla iletişim kurmasını da kolaylaştırabilir. Örneğin bir hayvan üzerinden başlayan sohbet, çocuğun sosyal etkileşime daha rahat katılmasını sağlayabilir. Böylece yalnızlık hissinin azalmasına katkı sunabilir.” diye konuştu. HAYVANLARLA TEMAS SAKİNLEŞTİREBİLİYOR Evcil hayvanlarla temasın çocukların duygularını düzenlemelerine ve stresli anlarda sakinleşmelerine yardımcı olabileceğini dile getiren Aydın, fiziksel temasın çocuk açısından rahatlatıcı bir deneyim oluşturabileceğini belirtti. Aydın, “Öfkelendiğinde ya da üzüldüğünde köpeğine sarılan bir çocuğun bedensel olarak sakinleşmesi mümkün olabilir. Evcil hayvanlar, yargılamadan ve nasihat vermeden fiziksel yakınlık sunarak çocuğun yoğun duygularının yatışmasına yardımcı olabilir. Bir kediye sarılmak ya da bir köpeği okşamak, çocuğun içinde bulunduğu ana odaklanmasını sağlayan somut bir deneyimdir. Bu tür etkileşimler, çocuğun stresli durumlarla baş etme becerilerinin gelişmesine katkıda bulunabilir.” dedi. ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUKLARDA FARKLI BİR İLETİŞİM ALANI Hayvanlarla kurulan etkileşimlerin özel gereksinimli çocuklar ve otizm spektrumundaki çocuklar açısından da ele alınan uygulamalar arasında bulunduğunu belirten Aydın, hayvanların daha öngörülebilir davranışlarının bazı çocuklar için iletişimi kolaylaştırabileceğini ifade etti. Aydın, “Otizm spektrumunda sosyal ipuçlarını okumakta zorlanan çocuklar açısından hayvanlarla etkileşim farklı bir iletişim kanalı oluşturabilir. Bir köpeğin beden dili, insan iletişimindeki kadar karmaşık ve soyut değildir. Bu öngörülebilirlik bazı çocuklar için güven verici olabilir. Hayvanlarla kurulan etkileşim sırasında göz teması, sıra alma ve iletişim başlatma gibi sosyal beceriler doğal bir motivasyonla desteklenebilir. Araştırmalarda da özel olarak eğitilmiş hizmet köpekleriyle birlikte olan otizmli çocuklarda stres düzeylerinde düşüş ve sosyal etkileşim davranışlarında artış görülebildiği belirtiliyor.” diye konuştu. HER ÇOCUK VE AİLE HAZIR OLMAYABİLİR Evcil hayvanların çocuk gelişimine sağlayabileceği katkıların, her çocuk için otomatik olarak geçerli olmadığını vurgulayan Aydın, hayvan sahiplenme kararında çocuğun yanı sıra ailenin de hazır olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Aydın, “Her çocuk hazır değildir ve bu, çocuğun suçu değildir. Hazır bulunuşluk yalnızca yaşla değil, çocuğun mizacı ve dürtü kontrolüyle de ilgilidir. Çocuk öfkelendiğinde hâlâ oyuncaklarına vurarak tepki veriyorsa bir canlıya zarar vermemeyi yeterince içselleştirmemiş olabilir. Aileler öncelikle kendi motivasyonlarını sorgulamalı. ‘Biz mi istiyoruz, yoksa çocuğumuz mu?’ ve ‘Bu canlının ömür boyu bakımını üstlenmeye hazır mıyız?’ sorularına dürüstçe yanıt verilmelidir.” ifadelerini kullandı. Evcil hayvanın bir eğitim aracı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Aydın, “Evcil hayvan çocuğa sorumluluk öğretmek için alınan bir ders materyali değil, ailenin yeni bir ferdidir. Ebeveyn asıl bakımı üstlenmeye gönüllü değilse hayvanı eve almamak en doğru karar olacaktır.” dedi. EKRANA KARŞI GERÇEK BİR İLİŞKİ SUNUYOR Çocukların ekran karşısında geçirdiği sürenin arttığı günümüzde hayvanlarla geçirilen zamanın fiziksel ve duygusal açıdan farklı bir deneyim sunduğunu belirten Aydın, gerçek temasın çocukların gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Aydın, “Dijital dünyanın sunduğu pikselli doyum, bir köpeğin tüylerini okşarken hissedilen sıcaklığın ve karşılıklı duygusal alışverişin yerini tutamaz. Evcil hayvanla geçirilen zaman, çocuğu ekranın pasif tüketim döngüsünden çıkararak fiziksel ve duygusal olarak aktif olduğu bir ortama taşır. Bir köpekle oynamak çocuğun hareket etmesini sağlarken, hayvanla kurulan karşılıklı iletişim empati, sözsüz iletişimi okuma ve anlık geri bildirim verme gibi becerileri destekleyebilir. Gerçek bir canlıyla kurulan bu ilişki, çocuğun sanal dünyanın anlık tatmininden uzaklaşıp gerçek temas ve iletişime yönelmesine yardımcı olur.” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.

  •  

Eskişehir'de alkol masasında dehşet: Misafir olduğu evde canından oldu

Eskişehir’de N.Ö. (42), evine misafirliğe gelen arkadaşı Bülent Sap'ı (48) birlikte alkol aldıkları sırada çıkan tartışmada bıçaklayarak öldürdü. Katil zanlısı polis ekiplerince gözaltına alınırken, olayda kullanıldığı değerlendirilen bıçak ise evin önündeki çöp konteynerinde bulundu.
  •  

Tıkla Gelsin PS5 kampanyası çekiliş sonuçları açıklandı: Asil ve yedek talihliler belli oldu

Tıkla Gelsin PS5 Kampanyası çekiliş sonuçları belli oldu. Playstation 5 Slim Digital Edition (825 Gb SSD Oyun Konsolu + 2. PS5 Kol + PS5 Şarj İstasyonu) için 20.08.2026 tarihinde yapılan çekilişe 2.347.605 katılım gerçekleşti. Asil talihlilerin 10.09.2026, yedek talihlilerin ise 25.09.2026 tarihine kadar gerekli belgelerle başvuru yapması gerekiyor. İkramiye son teslim tarihi ise 31.10.2026 olarak açıklandı.
  •  

Şiddet genetik değil, çok boyutlu

Şiddetin doğuştan gelip gelmediği tartışılırken, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, genetik yatkınlığın tek başına kişiyi suça yönlendirmediğini söyledi. “Saldırganlık eğilimiyle ilgili gen var fakat doğuştan suçlu yok. Doğuştan psikopat yok.” diyen Tarhan, şiddetin oluşumunda çevre, aile, kültür, stres ve kişinin davranışlarını yönetme biçiminin de belirleyici olduğunu vurguladı.Tarhan, şiddetin önlenebilmesi için özellikle çocukluk döneminden itibaren empati, özdenetim, saygı ve ahlaki akıl yürütme becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.ŞİDDET HABERLERİ TOPLUMU NASIL ETKİLİYOR?Şiddetin medyada daha görünür hale gelmesinin toplum üzerindeki etkilerine dikkat çeken Tarhan, insanların olumsuz olaylara karşı doğal olarak daha duyarlı olduğunu ifade etti. Şiddet görüntülerinin sürekli tekrarlanmasının ise zamanla duyarsızlaşmaya neden olabileceğini söyledi.Tarhan’a göre medya aracılığıyla sıkça karşılaşılan şiddet bazı kişiler için model oluştururken, bazı kişilerde ise toplumdan uzaklaşma ve “kötü dünya sendromu” olarak tanımlanan kaçınma davranışına yol açabiliyor. Özellikle gençlerde saldırganlık ve depresif davranışların da bu süreçten etkilenebileceğini belirten Tarhan, sosyal şiddetin giderek daha önemli bir sorun haline geldiğini kaydetti. SAYGI ZAYIFLARSA ŞİDDET GÜÇLENİYORToplumdaki kültürel değişimlerin şiddet davranışları üzerinde etkili olduğunu belirten Tarhan, utanma ve mahcubiyet duygusunun sosyal kontrol açısından önemli olduğunu söyledi.Empati ve saygının zayıfladığı ortamlarda kişinin başkalarının haklarını daha kolay göz ardı edebildiğini ifade eden Tarhan, çocukların küçük yaşlardan itibaren sınır, hak ve sorumluluk kavramlarını öğrenmesi gerektiğini vurguladı.“BAŞKALARINA YAPMA” İLKESİ YENİDEN HATIRLANMALIBenmerkezci ve duyarsız davranışların yaygınlaşmasının toplumsal dayanışmayı zayıflattığını dile getiren Tarhan, insanların yalnızca kendi çıkarlarını düşünmesinin küresel ölçekte bir tehdit oluşturduğunu söyledi.Tarhan, bu noktada temel ahlaki ilkelerden birinin yeniden hatırlanması gerektiğini belirterek, “Sana yapılmasını istemediğini başkasına yapma” anlayışının evrensel bir değer olarak yaşatılması gerektiğini ifade etti.KÖTÜ DAVRANIŞ KALIPLARI DEĞİŞTİRİLEBİLİRİnsanın beyninin değişime açık olduğuna dikkat çeken Tarhan, şiddete yol açan düşünce ve davranış kalıplarının da dönüştürülebileceğini belirtti.Düşüncelerin duygularla birleşerek zaman içinde alışkanlıklara dönüşebildiğini ifade eden Tarhan, kişinin yanlış düşünce kalıplarını fark ederek alternatif düşünceler geliştirebileceğini söyledi. Stresle baş etme yöntemlerinin değiştirilmesi ve zihinsel esnekliğin artırılmasının şiddet eğilimlerinin kontrolünde önemli olduğunu kaydetti. ÖFKENİN ALTINDA BAŞKA SORUNLAR OLABİLİRŞiddet davranışının her zaman yalnızca öfkeyle açıklanamayacağını belirten Tarhan, özellikle erkeklerde depresyonun zaman zaman öfke ve saldırganlık şeklinde dışa vurulabildiğini söyledi.Günlük yaşamda artan stresin de insanları daha kolay öfkelenir hale getirdiğini ifade eden Tarhan, ekonomik sorunlar, madde kullanımı ve yoğun baskının saldırgan davranışları tetikleyebildiğini belirtti.GENLER KADER ANLAMINA GELMİYORŞiddetle ilgili genetik araştırmaların sonuçlarına değinen Tarhan, bazı genlerin saldırganlık eğilimiyle bağlantılı olabileceğini ancak bunun kişinin mutlaka suç işleyeceği anlamına gelmediğini söyledi.COMT geni ve dopamin sistemi üzerinden yapılan çalışmalara işaret eden Tarhan, genetik özelliklerin bir yatkınlık oluşturabileceğini belirterek, “Genler bir sermayedir; onu iyi ya da kötü kullanmak kişinin özgür iradesiyle ilgilidir.” dedi.Çocukluk döneminde edinilen davranışların da değiştirilebileceğini vurgulayan Tarhan, geçmişte şiddet görmüş bir kişinin bunu sonraki nesle aktarmak zorunda olmadığını ifade etti.ŞİDDETİN FARKLI YÜZLERİ BULUNUYORŞiddetin yalnızca fiziksel saldırı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Tarhan; tehdit, mobbing ve ekonomik baskının da şiddet kapsamında ele alınması gerektiğini belirtti.Bazı kişilik özelliklerinin şiddet açısından daha yüksek risk taşıyabildiğini ifade eden Tarhan, antisosyal, narsistik, borderline ve histriyonik kişilik yapılarına dikkat çekti.ÇOCUKLARA EMPATİ EĞİTİMİ ŞARTŞiddetle mücadelenin çocukluk döneminde başlaması gerektiğini vurgulayan Tarhan, ahlaki akıl yürütme becerisinin kendiliğinden gelişmediğini söyledi.Eğitim sisteminin çocuklara yalnızca akademik bilgi vermekle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Tarhan, empati, özbilinç, özdenetim ve başkalarının haklarına saygı gibi becerilerin küçük yaşlarda kazandırılması gerektiğini ifade etti.Tarhan, akran zorbalığı yerine akran nezaketi ve iyiliğinin öne çıkarılmasını önererek, iyilik yapmayı alışkanlık haline getiren bireylerin şiddetten uzaklaşacağını söyledi.Toplumda şiddetin azaltılması için biyolojik ve psikolojik faktörlerin yanı sıra sosyal ve kültürel koşulların da birlikte ele alınması gerektiğini belirten Tarhan, saygı, merhamet, dayanışma ve özdenetimin güçlendirilmesinin şiddetle mücadelede önemli rol oynadığını kaydetti.

  •  

Evde ilaçlamada yanlış uygulamalar sağlığı tehdit ediyor

Doç. Dr. Müge Ensari Özay, özellikle aerosol, sisleme ve gaz oluşturan uygulamalarda kimyasalların hava akımları ve tesisat boşlukları üzerinden diğer dairelere ulaşabileceğini belirterek, “Gizli formül”, “çok güçlü ilaç” veya “ruhsata gerek yok” gibi ifadelerin önemli bir güvenlik uyarısı olduğunu söyledi.Geçtiğimiz günlerde böcek ilaçlamasının ardından zehirlendiği iddia edilen 9 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesi, yaşam alanlarında gerçekleştirilen ilaçlama uygulamalarının güvenliğini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, evlerde kullanılan her böcek ilacının aynı risk seviyesine sahip olmadığına, özellikle uygulama yöntemi ve kullanılan aktif maddenin sağlık açısından belirleyici olduğuna dikkat çekiyor.Doç. Dr. Müge Ensari Özay, ev ve apartmanlarda güvenli ilaçlama için ürünün içeriğinden uygulayıcının yetkinliğine, havalandırmadan yeniden giriş süresine kadar pek çok unsurun dikkate alınması gerektiğini belirtti. HER BÖCEK İLACININ RİSKİ AYNI DEĞİLBöcek ilaçlarının oluşturabileceği sağlık riskinin yalnızca ürün adına bakılarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Özay, aktif maddenin toksisitesi, kullanılan doz, formülasyon, uygulama biçimi, ortamın büyüklüğü ve havalandırma koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.Jel ve yem uygulamalarında maruziyet riskinin genellikle daha düşük olduğunu belirten Özay, püskürtme, sisleme ve aerosol yöntemlerinde ise solunum yoluyla kimyasala maruz kalma ihtimalinin arttığına dikkat çekti.Özellikle gaz oluşturan ürünlerde riskin çok daha yüksek olabileceğini vurgulayan Özay, bazı maddelerin nemle temas ettiğinde son derece toksik gazlar oluşturabileceğini ve kapalı alanlarda kısa sürede yaşamı tehdit eden sonuçlara neden olabileceğini kaydetti.İLAÇ YALNIZCA UYGULANAN DAİREDE KALMAYABİLİRApartmanlarda gerçekleştirilen ilaçlamalarda en önemli risklerden birinin kimyasalın diğer yaşam alanlarına yayılması olduğunu belirten Özay, ortak havalandırma ve klima kanalları, tesisat ve elektrik şaftları, asansör boşlukları, merdivenler, kapı altları ve duvar içerisindeki açıklıkların kimyasalların taşınmasına neden olabileceğini söyledi.Bu nedenle özellikle sisleme, aerosol ve gazla yapılan uygulamalarda yalnızca ilaçlanan dairenin değil, komşu dairelerin ve ortak kullanım alanlarının da risk değerlendirmesine dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.Özay, “Yalnızca ilaçlanan dairenin kapısını kapatmak yeterli bir izolasyon yöntemi değildir” diyerek kapsamlı uygulamalarda bina sakinlerinin önceden bilgilendirilmesinin önemini vurguladı. APARTMAN SAKİNLERİNE ÖNCEDEN BİLGİ VERİLMELİİlaçlama öncesinde kullanılacak ürünün adı ve aktif maddesi, uygulama yöntemi, etkilenecek alanlar, binanın ne kadar süre boşaltılması gerektiği ve yeniden giriş koşullarının açık şekilde belirlenmesi gerekiyor.Özay’a göre, uygulama sırasında ilgili alanların erişime kapatılması, gerektiğinde ortak havalandırma sistemlerinin izole edilmesi ve uygulamayı yapan çalışanların uygun kişisel koruyucu ekipman kullanması da temel güvenlik önlemleri arasında bulunuyor.İlaçlama sonrasında ise toplumda yaygın olan “iki saat havalandırmak yeterlidir” yaklaşımının her ürün için geçerli olmadığına dikkat çekiliyor. Bekleme ve havalandırma süresinin kullanılan ürünün ruhsatlı etiketi ve güvenlik bilgilerine göre belirlenmesi gerekiyor.İLAÇLAMA FİRMASINDAN ÜRÜN BİLGİLERİNİ YAZILI İSTEYİNVatandaşların ilaçlama hizmeti almadan önce firmanın yetkili olup olmadığını kontrol etmesi gerektiğini belirten Özay, Biyosidal Ürün Uygulama İzin Belgesi'nin sorgulanmasının önem taşıdığını söyledi.Uygulama öncesinde ürünün ticari adı, aktif maddesi ve konsantrasyonu, ruhsat veya tescil bilgileri, onaylı etiketi, Güvenlik Bilgi Formu, uygulanacak miktar, yöntem ve yeniden giriş süresinin yazılı olarak talep edilmesi öneriliyor.Özay, profesyonel bir ilaçlama uygulamasında kullanılan ürün ve uygulayıcının izlenebilir olması gerektiğini vurgulayarak, firmanın “gizli formül”, “çok güçlü ilaç” veya “ruhsata gerek yok” gibi gerekçelerle bilgi vermekten kaçınmasının ciddi bir uyarı işareti olduğunu ifade etti.AYNI ANDA BİRDEN FAZLA KİŞİDE BELİRTİ GÖRÜLÜRSE DİKKATİlaçlamanın ardından aynı ortamda bulunan birden fazla kişide baş ağrısı, bulantı, kusma, baş dönmesi, halsizlik, gözlerde yanma veya solunum yollarında tahriş gibi benzer belirtilerin ortaya çıkması durumunda kimyasal maruziyet ihtimalinin göz önünde bulundurulması gerekiyor.Nefes darlığı, bilinç değişikliği, bayılma, nöbet veya ciddi solunum ve dolaşım sorunlarının görülmesi halinde ise acil tıbbi değerlendirme önem taşıyor.“KOKUYU KONTROL ETMEK İÇİN EVE DÖNMEYİN”Zehirlenme şüphesinde yapılabilecek en tehlikeli hatalardan birinin kimyasalın kaynağını veya kokusunu kontrol etmek amacıyla yeniden ilaçlanan alana girmek olduğunu belirten Özay, kişinin öncelikle maruziyet bölgesinden uzaklaşarak temiz havaya çıkması gerektiğini söyledi.Ürünün adı ve etiket bilgilerinin güvenli şekilde temin edilerek sağlık ekiplerine bildirilmesi gerektiğini ifade eden Özay, kişiyi kusturmaya çalışmak veya başka kimyasallarla maddenin etkisini ortadan kaldırmaya yönelik bilinçsiz uygulamalardan da kaçınılması gerektiğini vurguladı.Özellikle gaz veya fumigant maruziyetinden şüphelenildiğinde, ortamı havalandırmak amacıyla dahi koruyucu ekipmanı bulunmayan kişilerin kapalı alana girmesinin ikincil zehirlenmelere yol açabileceğine dikkat çekildi.Özay, güvenli ilaçlamanın yalnızca zararlıları ortadan kaldırmak anlamına gelmediğini; kullanılan kimyasalın, dozun, yöntemin ve uygulayıcının bilinmesinin de sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, vatandaşların içeriği açıklanmayan veya yetkinliği belirsiz uygulamalardan uzak durması gerektiğini kaydetti.

  •  

Alevi-Bektaşi Danışma Kurulu çalışmalarına başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 15 Ağustos’ta Resmî Gazete’de yayımlanan kararla teşkil edilen Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Danışma Kurulu, ilk toplantısını Başkan Esma Ersin başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantıda Alevi-Bektaşi toplumunun güncel meseleleri ile Başkanlığın önümüzdeki dönemde yürüteceği çalışmalar ele alındı. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Danışma Kurulunun Alevi-Bektaşilik yolunda temayüz etmiş kişiler ile bu alanda araştırma ve çalışmaları bulunan isimlerden oluştuğu belirtildi. Kurulun, Başkanlığın görev alanındaki çalışmaları değerlendirmek ve önerilerini Başkanlığa bildirmek üzere faaliyet göstereceği kaydedildi. Alevi-Bektaşi toplumunun güncel meseleleri görüşüldüDanışma Kurulunun ilk toplantısında üyelerin bilgi, birikim ve tecrübeleri doğrultusunda görüş ve değerlendirmeleri alındı. Başkanlığın çalışmalarının ortak akıl ve istişare anlayışıyla geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Danışma Kurulunun farklı bilgi, birikim ve tecrübeleri bir araya getirerek Başkanlığın çalışmalarına istişari katkı sunacağı belirtildi. Kurulun aynı zamanda ortak akıl anlayışının güçlendirilmesine katkı sağlaması öngörülüyor. Danışma Kurulu Alevi-Bektaşi geleneğine katkı sunacakKurulun, Alevi-Bektaşi kültürünün ve geleneğinin yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Danışma Kurulunun görüş ve önerileriyle Başkanlığın çalışmalarının toplumun ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi de amaçlanıyor. İlk toplantının tamamlanmasının ardından Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin ile Danışma Kurulu üyeleri Anıtkabir’i ziyaret etti. Kaynak: Haber Merkezi

  •  

Ticaret Bakanlığı aldatıcı reklamlara karşı denetimleri artırdı

Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu, tüketicileri yanıltan reklam ve haksız ticari uygulamalara yönelik denetimlerini sürdürüyor. Reklam Kurulunun 13 Ağustos’ta gerçekleştirdiği 372’nci toplantısında 105 dosya incelendi. Mevzuata aykırı olduğu tespit edilen 87 dosya hakkında toplam 32 milyon 683 bin 631 lira idari para cezası uygulanmasına karar verildi. Böylece 2026’nın ilk 8 ayında yaklaşık 26 bin başvuru değerlendirilirken, aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle uygulanan toplam idari para cezası 218 milyon 478 bin 14 liraya ulaştı. TÜKETİCİ YORUMLARINI ENGELLEYEN ŞİRKETE CEZAKurulun son toplantısında tüketici yorumlarının yayınlanmaması da mercek altına alındı. Bir şirketin, satın alınan ürünle ilgili tüketici tarafından yapılan yorumu, somut bir gerekçe göstermeden ve şirketin belirlediği genel kurallara aykırı olduğu iddiasıyla internet sitesinde yayınlamadığı belirlendi. Yorumun içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılmadan başka bir değerlendirme kategorisi altında yayınlanmasının mümkün olmasına rağmen bu sorumluluğun tüketiciye yüklenerek yorumun reddedilmesi, haksız ticari uygulama olarak değerlendirildi. Söz konusu şirket hakkında 2 milyon 167 bin 412 lira idari para cezası uygulanmasına karar verildi. TEK RESTORAN, ÇOK SAYIDA SAHTE İŞLETMEKurulun gündemine gelen bir başka dosyada ise çevrim içi yemek siparişi platformlarında tüketicileri yanıltan bir uygulama tespit edildi. Fiilen tek bir restoran bulunmasına rağmen çok sayıda farklı işletme adı ve sahte adres kullanıldığı belirlendi. Bu yolla tüketicilerde, birbirinden bağımsız çok sayıda işletmenin farklı adreslerde faaliyet gösterdiği izleniminin oluşturulduğu değerlendirildi. Uygulamanın, tüketicilerin ürünün üreticisi, yapılan değerlendirmeler ve siparişin gönderileceği adres konusunda yanıltılmasına ve haksız rekabete yol açabileceği tespit edildi. Bu kapsamda ilgili iki şirket hakkında mevzuat doğrultusunda idari yaptırım uygulanmasına karar verildi. AMBALAJDAKİ GÖRSELLER DE DENETİM KAPSAMINDAReklam Kurulunun incelediği dosyalardan biri de ürün ambalajlarında kullanılan görsellerin tüketiciyi yanıltıp yanıltmadığına ilişkin oldu. “Çerez tatlısı” adıyla satışa sunulan bir ürünün ambalajında fındık, Antep fıstığı ve kayısı çekirdeği görsellerinin ön plana çıkarıldığı tespit edildi. İncelemede ürünün yüzde 4 fındık, yüzde 3 Antep fıstığı ve yüzde 3 kayısı çekirdeği içerdiği, buna karşın yüzde 49,5 oranında yer fıstığı bulunduğu belirlendi. Yer fıstığının ise ambalajdaki görsel sunumda yer almadığı görüldü. Üründe daha düşük oranlarda bulunan bileşenlerin ambalaj tasarımı ve görseller aracılığıyla öne çıkarılmasına karşın en yüksek oranda bulunan yer fıstığının gösterilmemesinin, tüketicilerde ürünün içeriği ve bileşenlerin oranları konusunda gerçeği yansıtmayan bir algı oluşturabileceği değerlendirildi. Uygulama mevzuata aykırı bulunarak ilgili firmaya idari para cezası uygulanmasına karar verildi. Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması, doğru ve güvenilir bilgiye erişiminin sağlanması ve adil rekabet ortamının güçlendirilmesi amacıyla denetim ve yaptırım çalışmalarının sürdürüleceğini bildirdi. Kaynak: AA

  •  

Kartal'da süratli minibüs genç scooter sürücüsüne çarptı

Kartal Soğanlık’ta seyir halindeki scootere süratle gelen bir minibüs çarptı. Çarpmanın şiddetiyle yola savrulan kasklı genç sürücü ağır yaralanarak hastaneye kaldırılırken, kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı. Mahalle sakinleri tehlikeli yola önlem alınması için tepki gösterdi.
  •  

Antalya'da otomobiller kavşakta çarpıştı: 2 ölü 3 yaralı

Antalya’nın Serik ilçesinde Belek Caddesi üzerindeki kavşakta iki otomobilin şiddetle çarpışması sonucu feci bir kaza meydana geldi. Kazada belediye personeli Taner Durmaz ile müzisyen Mustafa Meke olay yerinde hayatını kaybederken, diğer araçtaki 3 kişi yaralandı. Şiddetli çarpışma anı ise güvenlik kamerasına anbean yansıdı.
  •  

Binaların yüzlerce yıllık sırrı açığa çıktı! Girişteki o detayın amacı meğer bambaşkaymış

Yüzyıllık tarihi binaların veya konakların önünden geçerken çoğumuzun gözden kaçırdığı küçük mimari detaylar, aslında dönemin günlük yaşamına dair akılalmaz ipuçları taşıyor. Kapı girişlerindeki ilginç metal parçalardan pencerelerin altına yerleştirilen minik taşlara kadar sadece dekoratif sandığımız pek çok unsur, meğer o dönemin hayati bir ihtiyacına hizmet ediyormuş. Günümüzde işlevini yitirdiği için birer süs eşyası sanılan bu detayların arkasındaki gerçekler duyanları hayrete düşürüyor.
  •  

Afyonkarahisar'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi

Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesinde kontrolden çıkan yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu meydana gelen kazada ilk belirlemelere göre çok sayıda kişi yaralandı. Tınaztepe Kavşağı'nda Antalya istikametine seyir halindeyken henüz bilinmeyen bir nedenle yan yatan otobüs için bölgeye çok sayıda sağlık, jandarma ve AFAD ekibi sevk edildi.
  •  

Afyonkarahisar'da otobüs kazası: Çok sayıda yaralı var

Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesinde kontrolden çıkan yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu dehşet anları yaşandı. Tınaztepe Kavşağı’nda Antalya yönüne ilerlerken yan yatan otobüsteki çok sayıda kişi yaralanırken, bölgeye sağlık, AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi.
  •  

İki adımda şehir değiştiriyorlar! Cetvelle çizilen sınırlar ve Türkiye haritasının 5 ilginç hikayesi

Her gün baktığımız Türkiye haritası aslında sadece coğrafi sınırları değil, yüzyıllık yaşanmışlıkları ve ilginç kararları da içinde barındırıyor. Bir köyün il sınırının neden cetvelle çizilmiş gibi düz durduğunu ya da iki il arasındaki sınırın neden garip bir kavis yaptığını hiç düşündünüz mü? Diplomatların bir harita başındaki kararıyla değişen kaderler, sınırların ortasında kalan köyler ve haritada görüp 'Burası gerçekten var mı?' diyeceğiniz lokasyonlar, Türkiye coğrafyasını düşündüğümüzden çok daha gizemli kılıyor.
  •  

Mersin'deki fabrikada 30 ton böceklenmiş bozuk un tespit edildi

Tarsus Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği gıda denetimlerinde, bir un fabrikasında böceklenmiş, küflenmiş ve bozulmuş 30 ton un ele geçirildi. Piyasa değeri yaklaşık 3 milyon TL olan sağlığa zararlı unların tamamı imha edildi.
  •  

Tasmasız köpek can aldı! Ankara'da köpekten kaçarken düşen çocuk hayatını kaybetti

Yaz tatilinde amcasına yarım etmek için Ankara'ya giden 15 yaşındaki Berat Yücel, malzeme almak için bir dükkana ilerlediği sırada tasmasız Alman kurdunun saldırısına uğradı. Panikleyerek kaçmaya çalışan Berat bu esnada sırt üstü beton zemine düştü. Hastaneye kaldırılan Berat tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybederken, köpeğin sahibi konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
  •  

Mevlid Kandili’nde oruç tutulur mu? İşte Diyanet ve İslam’a göre hükmü

İslam dünyasında 24 Ağustos 2026 Pazartesi günü idrak edilecek Mevlid Kandili’nde, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) dünyaya teşrifleri anılacak. Bu özel günün ibadetlerle değerlendirilmesi merak konusu olurken, VAV TV’ye konuk olan Dr. Hüseyin Kayapınar, Mevlid Gecesi’ne özel olarak belirlenmiş bir oruç bulunmadığını, isteyenlerin Allah rızası için nafile oruç tutabileceğini açıkladı.
  •  

GastroShow 2026 gastronomi ve iş dünyasını buluşturacak

Gastronomi, turizm, gıda, yatırım ve iş dünyasının önemli temsilcilerini bir araya getirmeye hazırlanan organizasyonda bu yıl “Sıfır Atık” teması öne çıkacak. Türk mutfağının uluslararası görünürlüğünün artırılmasının hedeflendiği etkinlik, üreticiler ve markalar için yeni pazarlara açılan bir iş platformu olmayı amaçlıyor.Türkiye’nin gastronomi alanındaki uluslararası etkinliklerinden GastroShow, 2026 yılında yeniden sektörün farklı paydaşlarını İstanbul’da aynı çatı altında buluşturmaya hazırlanıyor. Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) öncülüğünde, Turkuvaz Medya ve Rota Fuar iş birliğiyle gerçekleştirilecek GastroShow 2026, 9-10 Ekim tarihlerinde İstanbul Taşyapı Etkinlik Merkezi’nde kapılarını açacak.Türkiye’de dördüncü, dünya genelinde ise sekizinci kez düzenlenecek organizasyonun, gastronominin yanı sıra turizm, gıda üretimi, ihracat, yatırım ve ticaret alanlarında yeni iş birliklerine zemin hazırlaması hedefleniyor. İki gün boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerde sektör temsilcileri bir araya gelirken, Türk mutfağının sahip olduğu değerlerin ve yerli üreticilerin uluslararası pazarlarda daha görünür hale getirilmesine yönelik çalışmalar da gündeme taşınacak.TÜRK GASTRONOMİSİ DÜNYA PAZARLARIYLA BULUŞACAKNew York’tan Dubai’ye uzanan uluslararası organizasyon deneyimiyle GastroShow, yalnızca yemek ve gastronomi odaklı bir etkinlik olmanın ötesinde, sektör profesyonellerinin ticari bağlantılar kurabileceği uluslararası bir platform olarak konumlanıyor.T.C. Dışişleri Bakanlığı, T.C. Ticaret Bakanlığı ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle farklı ülkelerde organizasyonlar gerçekleştiren Gastronomi Turizmi Derneği, 2 bini aşkın üyesiyle Türk gastronomisinin dünya çapındaki bilinirliğini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.GastroShow 2026 ile de Türkiye’nin zengin mutfak kültürünün uluslararası sektör temsilcilerine daha güçlü biçimde tanıtılması, yerel ürünlerin küresel pazarlara taşınması ve Türk üreticilerinin yeni ticari bağlantılar kurmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.Organizasyon aynı zamanda gastronomi turizminin Türkiye turizmindeki payının artırılmasına yönelik fikir ve projelerin tartışıldığı önemli buluşmalardan biri olacak. SEKTÖRÜN TÜM PAYDAŞLARI AYNI PLATFORMDAGastroShow 2026’nın katılımcı profili gastronomi sektörünün birçok farklı alanını kapsayacak. Restoran yöneticileri, yatırımcılar, üreticiler, ihracatçılar, şefler, turizm profesyonelleri, kamu temsilcileri, ulusal ve uluslararası medya kuruluşları ile sektörün diğer paydaşları iki gün boyunca İstanbul’da bir araya gelecek.Etkinlik kapsamında gerçekleştirilecek B2B görüşmeler aracılığıyla Türk üreticilerin ve markaların uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurabilmesi hedefleniyor. Sektör oturumlarında ise gastronominin geleceğinden turizmde yeni eğilimlere, gıda üretiminden ihracata ve sürdürülebilirlik politikalarına kadar farklı başlıkların ele alınması bekleniyor.Özel deneyim alanları da GastroShow’un önemli bölümleri arasında yer alacak. Böylece katılımcılar yalnızca sektörün geleceğine ilişkin fikir alışverişinde bulunmakla kalmayacak, gastronominin farklı alanlarını doğrudan deneyimleme fırsatı da yakalayacak.ANA TEMA “SIFIR ATIK” OLACAKGastroShow 2026’nın ana teması ise “Sıfır Atık” olarak belirlendi. Emine Erdoğan’ın öncülüğünü yaptığı Sıfır Atık yaklaşımından ilham alınarak hazırlanan organizasyonda sürdürülebilir gastronomi konusu farklı yönleriyle gündeme getirilecek.Doğal kaynakların korunması, gıda ve diğer atıkların azaltılması, kaynakların daha verimli kullanılması, döngüsel üretim modellerinin geliştirilmesi ve gastronomi sektöründe sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması etkinliğin temel gündem maddeleri arasında bulunacak.“Gastronomi, dönüşümün başlangıç noktası” mesajıyla gerçekleştirilecek GastroShow 2026’da, mutfak ve gıda sektörünün sürdürülebilirlik konusunda üstlenebileceği rolün daha görünür hale getirilmesi amaçlanıyor. Özellikle üretimden tüketime kadar uzanan zincirde oluşan atıkların azaltılması, yerel ürünlerin değerlendirilmesi ve doğal kaynakların korunması gibi konuların gastronominin geleceği açısından giderek daha fazla önem kazanması nedeniyle, Sıfır Atık yaklaşımının sektör profesyonellerinin gündeminde önemli bir yer tutması bekleniyor.GASTRONOMİ TURİZMİNE DE KATKI HEDEFLENİYORGastroShow 2026’nın önemli hedeflerinden birini de Türkiye’nin gastronomi turizmi potansiyelinin uluslararası alanda daha güçlü şekilde tanıtılması oluşturuyor.Türkiye’nin farklı bölgelerinde yetiştirilen ürünlerden geleneksel tariflere, coğrafi işaretli lezzetlerden modern Türk mutfağı uygulamalarına kadar geniş bir gastronomi mirasına sahip olması, turizm açısından önemli bir değer olarak görülüyor. GastroShow’un da bu potansiyelin uluslararası profesyoneller, yatırımcılar ve sektör temsilcileriyle buluşmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.Organizasyon kapsamında kurulacak uluslararası bağlantılarla Türk mutfağının yalnızca kültürel bir değer olarak değil, turizm ve ihracatı destekleyen önemli bir ekonomik güç olarak da öne çıkarılması hedefleniyor.ÜRETİCİLER İÇİN YENİ PAZARLARA AÇILMA FIRSATIGastroShow, özellikle üretici ve ihracatçıların uluslararası pazarlara erişimi açısından da önemli bir buluşma noktası olmayı hedefliyor. Etkinliğe katılacak sektör profesyonelleri ve uluslararası temsilciler aracılığıyla yeni ticari bağlantıların kurulması ve uzun vadeli iş birliklerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.Yerel ve geleneksel ürünlerin uluslararası pazarlarda daha fazla yer bulması, Türk markalarının küresel ölçekte tanınırlığının artırılması ve gastronomi alanında yeni yatırım fırsatlarının ortaya çıkarılması da organizasyonun öncelikleri arasında bulunuyor.İSTANBUL İKİ GÜN BOYUNCA GASTRONOMİNİN BULUŞMA NOKTASI OLACAKGastronomiyi turizm, ticaret, yatırım ve sürdürülebilirlikle aynı platformda buluşturmayı hedefleyen GastroShow 2026, 9-10 Ekim tarihlerinde İstanbul Taşyapı Etkinlik Merkezi’nde gerçekleştirilecek.İki gün boyunca sektörün farklı alanlarından profesyonellerin bir araya geleceği organizasyonun, yeni iş bağlantılarının kurulmasının yanı sıra gastronominin geleceğine ilişkin fikirlerin paylaşılmasına ve Türkiye’nin mutfak kültürünün uluslararası alanda daha güçlü temsil edilmesine katkı sağlaması bekleniyor.Türk gastronomisini dünyaya taşımak isteyen markalar, üreticiler, yatırımcılar ve sektör profesyonellerini buluşturacak GastroShow 2026, Türkiye’den dünya pazarlarına açılan gastronomi ve iş platformlarından biri olmayı hedefliyor.

  •  

Beyoğlu'nda motosikletli saldırganlar marketi kurşunladı: O anlar kamerada

İstanbul Beyoğlu Tersane Caddesi’nde sabah saatlerinde motosikletle gelen yüzleri maskeli 2 şüpheli, bir markete silahlı saldırı düzenledi. Şans eseri ölen ya da yaralananın olmadığı dehşet anları güvenlik kamerasına yansıdı. Mahallede kimseyle husumetleri olmadığını söyleyen komşu esnaf, 'Uçan kuş bile bize dua ederdi, neyin hesabını görmek istediler bilemiyoruz' diyerek şaşkınlığını dile getirdi.
  •  

Boşanma aşamasındaki mimar cinnet geçirdi! Villayı ve lüks aracını ateşe verip intihar etti

Adana'nın Çukurova ilçesinde eşiyle yaşadığı sorunlar nedeniyle hakkında uzaklaştırma kararı bulunan 58 yaşındaki mimar H.Ç., eşinin barışma teklifini reddetmesi üzerine dehşet saçtı. Villasına gelerek önce lüks otomobilini ateşe veren şahıs, ardından kapıları kilitlediği evini yakarak alevlerin arasında hayatını kaybetti. Olay öncesinde ailesine video gönderdiği ortaya çıkan mimarın feci sonu mahalleyi yasa boğdu.
  •  

Fethiye'de İngiliz turist Lisa Jane Di Palma'yı ezerek öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi

Muğla'nın Fethiye ilçesinde, alkollü haldeyken çarptığı İngiliz turist Lisa Jane Di Palma'nın üzerinden aracıyla geçerek ölümüne neden olan sürücü Şenay Koparal, yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Karar sonrası hayatını kaybeden kadının eşi gözyaşlarına hakim olamadı.
  •  

Kütahya’da kötü koku ihbarı: Emekli profesörün 2 evi çöple dolu çıktı

Kütahya’da bir apartmandan yayılan kötü koku üzerine yapılan ihbar, 72 yaşındaki emekli bir kadın profesöre ait iki ayrı dairede yıllardır biriktirilen çöp, atık ve eşyaları ortaya çıkardı. Evlere girmekte güçlük çeken ekiplerin camlardan içeri girerek inceleme yaptığı öğrenilirken, belediye ve zabıta ekipleri gerekli izinlerin alınmasının ardından iki dairede kapsamlı temizlik çalışması başlattı.
  •  

Esenyurt'ta eski sevgili binayı ateşe verdi: Aile evi satışa çıkardı

Esenyurt’ta ayrıldığı kız arkadaşının peşini bırakmayan şahıs mahallelinin korkulu rüyası oldu. Gece yarısı scooter ile binanın önüne gelip camları kıran ve giriş kapısını ateşe veren şüpheli nedeniyle mağdur aile evi terk edip satışa çıkardı. Geceleri uyku uyuyamadıklarını belirten mahalle sakinleri, dehşet anları kameraya yansıyan saldırganın bir an önce tutuklanmasını istiyor.
  •  

Esenyurt'ta eski sevgili kabusu mahalleliyi bezdirdi! Camları kırdı, apartman girişinde lastik yaktı: Aile korkudan evini terk etti

İstanbul Esenyurt'ta eski sevgilisinin yaşadığı apartmana gece saatlerinde scooter ile gelen bir kişi, iddiaya göre bina girişini ateşe verdi, camları kırdı ve mahallede korku dolu anlar yaşattı. Ailenin yaşananlar nedeniyle evi terk ettiği olayda mahalle sakinleri, şüphelinin tutuklanmasını isterken dehşet anları güvenlik kamerasına yansıdı.
  •  

Bolu'da arazi anlaşmazlığı kanlı bitti: Baba ve oğlu tüfekle vurularak hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesinde akraba iki aile arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıktığı belirtilen tartışma silahlı olaya dönüştü. Tayfun Sönmez ile babası Tahsin Sönmez tüfekle vurularak hayatını kaybederken, olayın ardından kaçan şüpheli Ramazan Çelik'in yakalanması için çalışma başlatıldı.
  •  

Fethiye açıklarında yanarak batan gezi teknesinden 115 yolcu kurtarıldı

Muğla'nın Fethiye ilçesi açıklarında 115 kişinin bulunduğu gezi teknesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine aralarında çocukların da olduğu yolcular can yeleklerini giyerek denize atladı. Sahil Güvenlik ve çevredeki teknelerin anında müdahale ettiği olayda mucize eseri can kaybı yaşanmadı.
  •  

2 yaşındaki bebeğin pusetinde uyuşturucu taşıyan anne ve suç ortağı tutuklandı

İstanbul Küçükçekmece'de 2 yaşındaki bebeğinin bulunduğu puseti uyuşturucu sevkiyatı için kalkan olarak kullanan Damla K. ile suç ortaklığı yapan Y.K., polisin operasyonuyla suçüstü yakalandı. Evde ve otomobilin gizli bölmesinde yapılan aramalarda 2 kilo 110 gram uyuşturucu ele geçirilirken, şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
  •  

Adana’da Ceyhan Nehri'nde kaybolan iki çocuğu arama çalışmaları sürüyor

Adana'nın Yüreğir ilçesinde serinlemek amacıyla Ceyhan Nehri'ne giren Suriye uyruklu 10 ve 12 yaşlarındaki iki çocuk, akıntıya kapılarak gözden kayboldu. Kıyıda kıyafetleri ve terlikleri bulunan çocukları arama çalışmaları ikinci gününde de devam ederken, nehir kenarında umutla bekleyen acılı aile gözyaşlarına boğuldu.
  •  

Küçükçekmece’de "bebekli kurye" operasyonu: 2 şüpheli tutuklandı

İstanbul Küçükçekmece’de Narkotik polisinin takibine takılan akılalmaz uyuşturucu sevkiyatı çökertildi. 2 yaşındaki bebeğinin pusetine sakladığı uyuşturucuları 'ana zula' olarak kullandığı evden çıkarıp alıcıya teslim eden Damla K. ile suç ortağı suçüstü yakalandı. Yapılan aramalarda 2 kilo 110 gram uyuşturucu ele geçirilirken, adliyeye sevk edilen 2 şüpheli tutuklandı.
  •  

Nilda Müge Şahin'i öldürdüğü iddiasıyla aranıyordu! Mezardaki detay ele verdi: Nazir Ilgın 7 gün sonra tutuklandı

İstanbul Şişli'de eski sevgilisi Nilda Müge Şahin'i silahla öldürdüğü iddiasıyla aranan Nazir Ilgın, cinayetten 7 gün sonra genç kadının mezarının yakınındaki ormanlık alanda yakalanmasının ardından tutuklandı. Şüphelinin mezara çiçek bıraktığı ve su döktüğü öne sürülürken, durumu fark eden Şahin'in kız kardeşinin polise haber vermesiyle operasyon başlatıldı. Cinayetin ardından ortaya çıkan yeni detaylar ve aile fertlerinin açıklamaları ise yaşanan dehşeti bir kez daha gözler önüne serdi.
  •  

Hatay’da makaslayan tıra otobüs ve otomobil çarptı: 2 ölü

Dörtyol-Erzin Otoyolu’nda kontrolünü kaybederek makaslayan tıra, arkasından gelen yolcu otobüsü ve otomobil çarptı. Tırın altına girerek adeta hurda yığınına dönen otomobildeki 2 kişi hayatını kaybederken, yaralanan kişiler hastaneye kaldırıldı.
  •  

Muğla'da Türk bayrağını yakan şüpheli tutuklandı! İfadesindeki savunma dikkat çekti

Muğla'nın Menteşe ilçesinde bir iş yerinin önünde asılı Türk bayrağını çakmakla ateşe verdiği gerekçesiyle gözaltına alınan A.A., çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelinin emniyetteki ifadesinde daha önce kendisine şizofreni tanısı konulduğunu öne sürdüğü öğrenilmişti.
  •  

Bir Şehrin Kimliği Sadece Binalarla Kurulmuyor

MALATYA'NIN GÖRSEL KİMLİĞİ YENİDEN ŞEKİLLENİYOR Depremin ardından yeniden yapılanma sürecine giren Malatya'da dönüşüm yalnızca konutlar, iş yerleri ve kamu binalarıyla sınırlı kalmıyor. Kentin gelecekte nasıl görüneceği, hangi simgelerle anılacağı ve nasıl bir görsel hafızaya sahip olacağı da yeniden tartışılıyor. adamCanavar Design House kurucusu ve Grafik tasarımcı Sercan Melik Aslan, şehirlerin yalnızca mimari yapılarla değil, logoları, tabelaları, renkleri ve kamusal tasarım diliyle de kimlik kazandığını belirterek, Malatya'nın yeniden inşa sürecinde görsel kimliğin de planlı biçimde ele alınması gerektiğini ifade etti. BİR ŞEHRİ YALNIZCA BİNALAR DEĞİL, AYRINTILAR DA HATIRLATIYOR Kentlerin hafızasını oluşturan unsurların çoğu zaman fark edilmeyen ayrıntılar olduğuna dikkat çeken Aslan, çocukluk döneminde görülen dükkân tabelalarının, ambalajların, sokak yazılarının, minibüs camlarındaki ifadelerin ve mahalle esnafının kullandığı logoların yıllar sonra şehre ilişkin en güçlü anıları oluşturduğunu belirtiyor. Bir şehrin kimliğinin yalnızca meydanlar, anıtlar ve büyük yapılar üzerinden okunamayacağını ifade eden Aslan'a göre gündelik yaşamın sıradan görünen görsel öğeleri de ortak hafızanın önemli parçaları arasında yer alıyor. Deprem sonrasında yeniden kurulan Malatya'da artık yalnızca yeni binaların yükselmediğini belirten Aslan, bugün alınan tasarım kararlarının gelecekte kentin nasıl hatırlanacağını da belirleyeceğini dile getiriyor. KAYISI GÜÇLÜ BİR SİMGE, ANCAK TEK KİMLİK OLMAMALI Malatya denildiğinde akla gelen ilk simgenin kayısı olduğunu belirten Aslan, bunun doğal ve güçlü bir değer olduğunu ifade ediyor. Ancak kentte faaliyet gösteren birçok kurum ve işletmenin görsel kimlik çalışmalarında aynı sembolleri tekrar etmesinin şehirin tasarım çeşitliliğini sınırlandırdığına dikkat çekiyor. Kayısı figürü, sarı ve turuncu tonları, yeşil yaprak ve güneş çağrışımlarının farklı sektörlerde benzer biçimde kullanılmasının özgünlüğü azalttığını belirten Aslan, bir logonun temel görevinin temsil ettiği kurumu diğerlerinden ayırmak olduğunu vurguluyor. Kent kimliğinin tek bir sembole indirgenmemesi gerektiğini ifade eden Aslan, Arslantepe'den Fırat Nehri'ne, Arguvan'ın müzik kültüründen Darende'nin taş mimarisine kadar Malatya'nın çok daha geniş bir kültürel ve görsel zenginliğe sahip olduğunu belirtiyor. Malatya'nın gelecekte oluşturacağı görsel dilin, kentin sahip olduğu kültürel ve tarihi çeşitliliği yansıtmasının daha güçlü bir kimlik oluşturacağı belirtiliyor. Kent markalaşması alanındaki çalışmalar da şehirlerin tek bir simgeyle özdeşleşmesi yerine, tarihini, kültürünü, doğal değerlerini ve sosyal yaşamını birlikte yansıtan görsel kimliklerin daha kalıcı bir algı oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle Malatya'nın yeniden yapılanma sürecinde oluşturulacak tasarım dilinin de farklı değerleri kapsayan bütüncül bir anlayışla şekillenmesinin kentin gelecekteki marka değerine katkı sağlayabileceği ifade ediliyor. TEK TİP TABELA TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE Deprem sonrasında oluşturulan yeni ticaret alanlarında uygulanan tek tip tabela anlayışı da değerlendirmelerin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Aslan, bu uygulamanın temel amacının kent estetiğini güçlendirmek, görüntü kirliliğini azaltmak ve cephelerde daha düzenli bir görünüm oluşturmak olduğunu kabul ediyor. Ancak düzen ile tekdüzeliğin birbirinden farklı kavramlar olduğuna dikkat çekiyor. Her işletmenin kendi geçmişi, müşteri kitlesi ve faaliyet alanıyla farklı bir kimlik taşıdığını belirten Aslan, tüm işletmelerin aynı renk, aynı yazı karakteri ve aynı malzeme kullanılarak görünür hale getirilmesinin sokakların karakterini zayıflatabileceğini ifade ediyor. Eskiden tabelaların yalnızca işletmenin adını taşımadığını dile getiren Aslan, aynı zamanda dönemin estetik anlayışını, tabelayı hazırlayan ustanın el işçiliğini ve işletme sahibinin kişiliğini de yansıttığını söylüyor. Teknik açıdan kusurlu görülebilecek bazı çalışmaların bile bu nedenle özgünlük taşıdığını belirten Aslan, geçmişte sokakları birbirinden ayıran en önemli görsel ayrıntılardan birinin bu çeşitlilik olduğunu kaydediyor. KENT DÜZENİ İLE ÖZGÜNLÜK BİRLİKTE KORUNABİLİR Grafik Tasarımcı Sercan Melik Aslan, kent estetiğini korumak için ortak ölçütlere ihtiyaç bulunduğunu, ancak çözümün bütün işletmelere aynı tabelayı vermek olmadığını belirtiyor. Hazırlanacak esnek bir tabela tasarım rehberiyle ölçü, yükseklik, cephedeki konum, aydınlatma ve malzeme kullanımı için ortak standartlar belirlenebilir. İşletmelere renk, yazı karakteri, sembol ve anlatım dili konusunda tanınacak kontrollü özgürlük ise hem sokak düzeninin korunmasını hem de yerel işletmelerin kimliğini sürdürebilmesini sağlayabilir Bunun yerine işletmeler için esnek bir tabela tasarım rehberi hazırlanabileceğini söyleyen Aslan, bu rehberde tabela ölçüleri, yükseklikleri, aydınlatma sistemi ve kullanılacak malzemelerin ortak standartlarla belirlenebileceğini; buna karşılık renk, tipografi ve sembol kullanımında işletmelere belirli ölçüde tasarım özgürlüğü tanınabileceğini dile getiriyor. Bu yaklaşımın hem kent bütünlüğünü koruyacağını hem de yerel işletmelerin kendi karakterlerini sürdürebilmelerine imkan sağlayacağını belirtiyor. Böylece sokakların düzenli görünümü korunurken görsel çeşitlilik de tamamen ortadan kalkmamış olacak. KENT LOGOSU YALNIZCA ESTETİK DEĞİL, İŞLEV DE TAŞIMALI Aslan'a göre bir kent logosunun yalnızca güzel görünmesi yeterli değil. Günümüzde şehir logoları belediye binalarından sosyal medya hesaplarına, uluslararası fuarlardan dijital platformlara kadar çok farklı alanlarda kullanılıyor. Bu nedenle hazırlanacak görsel kimliğin küçük boyutlarda okunabilir olması, farklı dijital platformlara kolay uyarlanabilmesi ve diğer şehirlerin logolarından ayırt edilebilir özellikler taşıması gerektiğini belirten Aslan, kent kimliğinin geçmişe gönderme yaparken aynı zamanda çağdaş tasarım anlayışına da uyum sağlamasının önemine dikkat çekiyor. Asıl sorunun mevcut logonun başarılı ya da başarısız olması olmadığını söyleyen Aslan, Malatya'nın hangi görsellerle temsil edilmek istediğine ilişkin ortak ve uzun vadeli bir yaklaşımın henüz oluşturulamamış olmasını daha önemli bir eksiklik olarak değerlendiriyor. DEPREM YALNIZCA YAPILARI DEĞİL, ŞEHİR HAFIZASINI DA DEĞİŞTİRDİ Depremin Malatya'da yalnızca fiziksel yıkıma yol açmadığını ifade eden Aslan, kentin görsel hafızasının da büyük ölçüde değiştiğini belirtiyor. Yıllarca gündelik hayatın sıradan parçaları olarak görülen sokaklar, iş yerleri, meydanlar ve cepheler deprem sonrasında kent hafızasının önemli belgelerine dönüştü. Eski bir fotoğraf, tabela, kartvizit, menü ya da ambalaj artık yalnızca bir tasarım ürünü değil; kaybolan bir mekanın, işletmenin ve mahalle yaşamının izlerini taşıyan ortak bir hatıra niteliği kazanıyor. Yeniden yapılanma sürecinde verilecek her görsel karar da gelecekte bu dönemin nasıl hatırlanacağını belirleyecek. Bu nedenle yeniden yapılanma sürecinde oluşturulacak her yeni kamusal alanın, yönlendirme sisteminin, cephe tasarımının ve görsel unsurun geleceğin Malatya'sını şekillendireceğini vurguluyor. KENT KİMLİĞİ ORTAK AKILLA OLUŞTURULMALI Aslan, kent kimliğinin yalnızca birkaç kişinin hazırlayacağı bir logodan ibaret olmadığını belirtiyor. Grafik tasarımcıların yanı sıra mimarlar, şehir plancıları, sanatçılar, tarihçiler, sosyologlar, zanaatkarlar, üniversiteler ve kent sakinlerinin de bu sürecin parçası olması gerektiğini ifade ediyor. İlk adım olarak Malatya'nın görsel envanterinin hazırlanmasını öneren Aslan, eski tabelaların, afişlerin, yerel yazı karakterlerinin, ambalajların, fotoğrafların ve mimari ayrıntıların belgelenerek gelecekte kullanılabilecek özgün bir tasarım arşivi oluşturulabileceğini söylüyor. Bunun ardından hazırlanacak kapsamlı bir kent tasarım rehberinin yalnızca logoyu değil; renk paletini, tipografi sistemini, fotoğraf kullanımını, yönlendirme tabelalarını, işletme tabelalarını ve kamusal tasarım ilkelerini kapsaması gerektiğini ifade ediyor. Aslan'a göre amaç, bütün tasarımları birbirinin aynısı haline getirmek değil; ortak kalite standartlarını korurken kentin özgün karakterini de yaşatabilmek. Uzmanlar, bugün oluşturulacak görsel kimliğin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, gelecekte Malatya'yı ziyaret edecek insanların şehir hakkında edineceği ilk izlenime de yön vereceğini belirtiyor. Bu nedenle kent estetiğine ilişkin kararların yalnızca görsel bir tercih değil, uzun vadeli bir şehir planlama yaklaşımı olarak ele alınması gerektiği ifade ediliyor.

  •  

Muğla Milas'ta evli çift evinde ölü bulundu

Muğla'nın Milas ilçesinde Ömer Alkan (72) ile eşi Hatice Alkan (70) evlerinde av tüfeğiyle vurulmuş halde ölü bulundu. Polis olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.
  •  

Başkan Altay'dan Larende Kazısı açıklaması: "Konya tarihine etki edecek bir keşif oldu"

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya tarihi açısından büyük önem arz eden Larende Kapısı ve sur duvarlarının ortaya çıkarılması çalışmalarında büyük bir hayalin gerçeğe dönüştüğüne şahitlik ettiklerini söyledi. Çok titiz bir çalışma neticesinde dış surların büyük bir kısmının ve Larende Kapısı’nın ortaya çıkarıldığını kaydeden Başkan Altay, “Sahib Ata ile Sırçalı arasında ortaya çıkan bulgular Konya tarihine ve Selçuklu tarihine geçecek nitelikte. Belki ileride kazılar devam ettikçe surun diğer parçalarının da çıktığına şahitlik edeceğiz ama şu anda çıkan Larende Kapısı ve etrafındaki burçlar ve surlar bile Konya tarihine etki edecek bir keşif oldu. İnşallah Rabbim tamamlamayı da nasip etsin diye dua ediyoruz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.
  •  

İsviçre'de eşini boğduğu için 15 yıl hapis yatmıştı... 10 gün önce Türkiye'ye döndü! 85 yaşındaki annesini sopayla dövdü: O anlar kamerada

Şanlıurfa'nın Bozova ilçesinde 85 yaşındaki İslim Yaprak, oğlu İbrahim Yaprak tarafından evinin bahçesinde sopa ve yumruklarla darbedildi. Kanlar içinde kalan yaşlı kadın hastaneye kaldırılırken, İsviçre'de eşini boğduğu ve yaklaşık 15 yıl cezaevinde kaldığı belirtilen şüpheli tutuklandı.
  •  

Aspendos'ta 2 bin 400 yıllık sır! Mezar sahibi güreşçi olabilir

Aspendos Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda yaklaşık 2 bin 400 yıllık önemli bir keşfe imza atıldı. Kentte ilk kez tespit edilen Doğu Nekropolisi'ndeki sandık tipi mezarda bulunan güreşçi betimli Aspendos sikkeleri, mezar sahibinin sporla ilişkili, hatta dönemin Aspendoslu bir güreşçisi olabileceğine işaret etti.
  •  

Beyoğlu'nda futbol hocası çocukları hedef aldı! 6 çocuğa yönelik istismar davasında skandal mesajlar ortaya çıktı

Beyoğlu'nda futbol eğitimi almak için spor salonuna giden 6 çocuğun, antrenörleri Hüseyin E. tarafından cinsel istismara maruz bırakıldığı ortaya çıktı. Çocuklardan birinden squat videosu isteyen ve sosyal medya üzerinden uygunsuz mesajlar gönderen Hüseyin E., ailelerin şikâyeti üzerine tutuklandı. Yargılandığı davada 22 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
  •  

Dolap kampanyası 1. dönem çekiliş sonuçları belli oldu!

PHILIPS 5500 Series EP5543/80 Tam Otomatik Espresso Makinesi için düzenlenen kampanyanın çekiliş sonuçları belli oldu. 411 bin 626 katılımın gerçekleştiği çekilişte asil ve yedek talihliler belirlenirken, kazananların ikramiyelerini alabilmeleri için başvuru tarihleri de açıklandı.
  •  

Kemik iliği nakliyle gelen ikinci hayat! Batman'da umut buluşturdu

Kemik iliği nakli olan çocukların aileleriyle birlikte hekimleri ile buluştuğu '1000 Naklin Ardından 1000 Masal' etkinliği Batman'da gerçekleştirildi. Etkinlikte kemik iliği nakliyle sağlığına kavuşan çocuklar, aileler ve donörler yaşadıkları süreçleri anlattı...
  •  

100 yaşına kadar yaşamanın sırrı ne? Kritik 5 alışkanlık

100 yaşına kadar sağlıklı yaşamak mümkün mü? Uzmanlara göre uzun ömrün sırrı yalnızca genlerde veya beslenmede değil, günlük hayatta fark etmeden yaptığımız küçük alışkanlıklarda da gizli. İşte yaşlanma sürecinde gücü, dengeyi ve kalp sağlığını korumaya yardımcı olabilecek 5 önemli alışkanlık...
  •  

Kumar Bağımlılığı Beyni ve Aileyi Aynı Anda Etkiliyor

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte çevrim içi platformların yaygınlaşması, kumar ve bahis uygulamalarına erişimi her zamankinden daha kolay hale getirdi. Birkaç dakika içinde cep telefonundan ya da bilgisayardan oynanabilen şans oyunları, giderek daha geniş bir kesime ulaşırken, uzmanlar bu durumun bağımlılık riskini de artırdığına dikkat çekiyor. Özellikle dijital ortamda sunulan hızlı erişim, sürekli teşvik edici bildirimler ve anlık ödül sistemi, kumar davranışının kısa sürede kontrol kaybına dönüşmesine zemin hazırlayabiliyor. Uzmanlara göre kumar bağımlılığı yalnızca maddi kayıplarla açıklanabilecek bir sorun değil. Kişinin psikolojik sağlığını, aile ilişkilerini, sosyal yaşamını ve mesleki performansını etkileyen bu tablo, aynı zamanda beyindeki karar verme mekanizmalarında da önemli değişikliklere neden olabiliyor. Bu nedenle bağımlılığın yalnızca "para kaybetme" üzerinden değerlendirilmesi, sorunun önemli bir bölümünü görünmez hale getiriyor. Dünya Sağlık Örgütü de kumar bağımlılığının yol açtığı zararların finansal kayıplarla sınırlı olmadığını vurguluyor. Kuruluşa göre bağımlılık; aile içi çatışmalar, sosyal ilişkilerin bozulması, ekonomik sorunlar, ruh sağlığı problemleri ve yakın çevrenin yaşadığı psikolojik yük gibi çok sayıda olumsuz sonucu beraberinde getiriyor. Dolayısıyla bağımlılığın etkileri yalnızca kumar oynayan kişiyle sınırlı kalmıyor; eşleri, çocukları ve aile bireylerini de doğrudan etkiliyor. Son günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandıran bazı gelişmelerin ardından kumar bağımlılığı yeniden tartışma konusu olurken, uzmanlar toplumdaki damgalayıcı yaklaşımın tedaviye ulaşmayı zorlaştırdığı uyarısında bulunuyor. Bağımlılığın ahlaki bir zayıflık ya da kişilik özelliği olarak görülmesi yerine bilimsel yönüyle ele alınması gerektiği belirtiliyor. BEYİNDEKİ DEĞİŞİM BAĞIMLILIĞI DERİNLEŞTİRİYORMoodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Tıbbi Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel'e göre kumar bağımlılığı geliştikten sonra yaşanan değişim yalnızca davranışsal düzeyde kalmıyor. Beynin ödül sistemi ve karar verme mekanizmaları da bu süreçten doğrudan etkileniyor. Prof. Dr. Ögel, kumar oynayan kişinin temel motivasyonunun çoğu zaman para kazanmak olmadığını, beynin sürekli olarak "kazanma ihtimalini" ödül olarak algıladığını belirtiyor. Bu beklenti sırasında salgılanan dopamin, kişinin tekrar tekrar aynı davranışı sürdürmesine neden oluyor. Bağımlılık ilerledikçe beynin öncelik belirleme, plan yapma ve muhakeme becerileri zayıflıyor. Günlük yaşamda aile, iş, eğitim ya da ekonomik sorumluluklar ikinci plana düşerken, kumar oynama isteği giderek baskın hale geliyor. Uzmanlar, bu nedenle bağımlı bireylerin çoğu zaman verdikleri sözleri tutmakta zorlandığını ve iradelerini kullanamadıkları yönündeki ifadelerin biyolojik temelleri bulunduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Ögel'in aktardığı bilimsel verilere göre kumar bağımlılarının yaklaşık yüzde 90'ında beyindeki ödül sistemi ile karar verme merkezleri arasında belirgin işlev bozuklukları görülüyor. Psikolojik değerlendirme testlerinde bağımlılığı bulunan bireylerde bilişsel bozulmanın yaklaşık yüzde 40 daha fazla olduğu saptanırken, beyin aktivasyonunda ise yaklaşık yüzde 30 oranında azalma gözleniyor. Uzmanlara göre bu değişiklikler, kişinin neden aynı davranışı defalarca tekrarladığını açıklayan en önemli bilimsel göstergeler arasında yer alıyor. Dışarıdan bakıldığında "neden bırakmıyor?" sorusu sıkça sorulsa da bağımlılık geliştikten sonra süreç yalnızca iradeyle açıklanabilecek bir durum olmaktan çıkıyor. MADDİ KAYIPLARIN YANINDA PSİKOLOJİK YÜK DE BÜYÜYORKlinik Psikolog Elif Sena Özata ise kumar bağımlılığının görünmeyen psikolojik sonuçlarına dikkat çekiyor. Özata'ya göre bağımlılık sürecinde yaşanan maddi kayıplar zamanla yoğun stres, suçluluk duygusu ve çaresizlik hissiyle birleşiyor. Birçok kişi yaşadığı ekonomik sorunları çevresinden gizlemeye çalışırken, aynı zamanda normal bir yaşam sürüyormuş görüntüsü vermek için yoğun çaba harcıyor. Bu durum ise ciddi bir zihinsel yorgunluk oluşturuyor. Uzun süre devam eden bu süreçte uyku bozuklukları, kaygı sorunları, depresif belirtiler, öfke kontrolünde güçlük ve duygusal dalgalanmalar görülebiliyor. İleri vakalarda ise umutsuzluk duygusunun artmasıyla birlikte intihar düşüncelerinin ortaya çıkabildiği belirtiliyor. Uzmanlara göre bağımlılık yalnızca kumar oynanan saatlerden ibaret değil. Kumar oynanmadığı zamanlarda da kişinin zihni borçlarını nasıl kapatacağı, kaybettiği parayı nasıl geri kazanacağı ya da çevresine gerçeği nasıl açıklayacağı gibi düşüncelerle meşgul olabiliyor. Bu durum hem ruh sağlığını hem de günlük yaşamın işleyişini önemli ölçüde etkiliyor. BAĞIMLILIK YALNIZCA BİREYİ DEĞİL, AİLEYİ DE ETKİLİYORKumar bağımlılığının en belirgin özelliklerinden biri, etkilerinin yalnızca bağımlı bireyle sınırlı kalmaması. Uzmanlara göre süreç ilerledikçe aile bireyleri de ekonomik belirsizlik, güven kaybı ve sürekli tekrar eden krizlerin içinde yaşamaya başlıyor. Eşler, çocuklar ve ebeveynler çoğu zaman yaşanan borç yükü, gizlenen harcamalar ve bozulan aile düzeni nedeniyle bağımlılığın görünmeyen mağdurları haline geliyor. Klinik Psikolog Elif Sena Özata, bu nedenle kumar bağımlılığını "bir aile hastalığı" olarak tanımlıyor. Kumar davranışının tek bir kişi tarafından gerçekleştirildiğini ancak ortaya çıkan sonuçların tüm aile sistemini etkilediğini belirten Özata, güven duygusunun zedelenmesiyle birlikte aile içindeki rollerin de değişebildiğini ifade ediyor. Özellikle borçların gizlenmesi, sürekli para isteme davranışı, verilen sözlerin tutulmaması ve ekonomik krizlerin tekrar etmesi aile içinde ciddi çatışmalara yol açabiliyor. Bu süreçte yakınlar çoğu zaman bağımlı bireyi korumaya çalışırken, farkında olmadan bağımlılık döngüsünün devam etmesine de katkı sağlayabiliyor. Uzmanlar, iyi niyetle yapılan borç kapatma, sürekli maddi destek sağlama ya da yaşanan sorunları çevreden gizleme çabasının kısa vadede çözüm gibi görünse de uzun vadede bağımlılığın sürmesine neden olabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle tedavi sürecinde yalnızca bağımlı bireyin değil, aile üyelerinin de bilinçlendirilmesi ve sürece aktif katılması önem taşıyor. Aile desteğinin doğru şekilde planlanması, hem bağımlı bireyin tedavi motivasyonunu artırıyor hem de yakınlarının yaşadığı psikolojik yükün hafifletilmesine katkı sağlıyor. Uzmanlara göre açık iletişim kurulması, sınırların net biçimde belirlenmesi ve profesyonel destek alınması tedavinin önemli parçaları arasında yer alıyor. DAMGALAYICI YAKLAŞIM YARDIM ARAMAYI GECİKTİRİYORUzmanların dikkat çektiği önemli başlıklardan biri de toplumdaki damgalayıcı dil. Kumar bağımlılığı yaşayan birçok kişi, çevresi tarafından yargılanacağı düşüncesiyle yaşadığı sorunu uzun süre gizli tutmayı tercih ediyor. Bu durum ise tedaviye başvurunun gecikmesine neden olabiliyor. Klinik Psikolog Elif Sena Özata, bağımlılığın kişinin kimliğiyle özdeşleştirilmesinin önemli bir sorun olduğunu belirtiyor. "Kumarbaz" gibi kişiyi etiketleyen ifadelerin hem bireyde hem de ailesinde utanç ve suçluluk duygusunu artırdığını ifade eden Özata, bunun iyileşmeye yönelik umudu da zayıflattığını vurguluyor. Uzmanlara göre bağımlılığı değişmez bir kişilik özelliği ya da "iflah olmazlık" olarak değerlendirmek bilimsel gerçeklerle örtüşmüyor. Günümüzde bağımlılık, biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutları bulunan bir sağlık sorunu olarak kabul ediliyor. Bu nedenle kullanılan dilin de kişiyi değil, yaşadığı sağlık sorununu merkeze alması gerektiği belirtiliyor. Toplumsal farkındalığın artmasıyla birlikte daha fazla kişinin profesyonel yardım aramaya yönelebileceğini ifade eden uzmanlar, bağımlılık yaşayan bireylerin dışlanmasının değil, tedaviye yönlendirilmesinin toplum sağlığı açısından daha doğru bir yaklaşım olacağını dile getiriyor. TEDAVİ YALNIZCA KUMARI BIRAKMAK ANLAMINA GELMİYORUzmanlara göre kumar bağımlılığında tedavinin amacı yalnızca kişinin kumar oynamayı bırakmasını sağlamak değil. Asıl hedef, bağımlılığı sürdüren düşünce kalıplarını, duygusal tetikleyicileri ve yaşam koşullarını değiştirebilmek. Tedavi sürecinde öncelikle kişinin bağımlılığı geliştiren risk faktörlerini tanıması ve yüksek risk oluşturan durumlarla baş etme becerilerini geliştirmesi amaçlanıyor. Bunun yanında aile bireylerinin bağımlılık konusunda bilgilendirilmesi ve sürece uygun şekilde dahil edilmesi de tedavinin önemli basamakları arasında yer alıyor. Uzmanlar, bağımlılık tedavisinde zaman zaman yeniden kumar oynama davranışının görülebileceğini, bunun tedavinin tamamen başarısız olduğu anlamına gelmediğini belirtiyor. Böyle durumlarda kişiyi suçlamak yerine hangi koşulların yeniden kumar davranışını tetiklediğinin değerlendirilmesi ve tedavi planının buna göre güncellenmesi gerekiyor. Bu yaklaşımın hem kişinin tedaviye olan güvenini koruduğu hem de uzun vadeli iyileşme olasılığını artırdığı ifade ediliyor. Çünkü bağımlılık tedavisi çoğu zaman tek seferde sonuçlanan değil, belirli dönemlerde yeniden değerlendirilmesi gereken uzun soluklu bir süreç olarak tanımlanıyor. BEYİNDEKİ DEĞİŞİM TEDAVİYİ GEREKLİ KILIYORProf. Dr. Kültegin Ögel, bağımlılık geliştikten sonra kişinin verdiği sözleri yerine getirememesinin çoğu zaman irade eksikliğiyle açıklanamayacağını belirtiyor. Beyindeki yapısal değişiklikler nedeniyle kişinin karar verme mekanizmasının bozulduğunu ifade eden Ögel, bu nedenle tedavide yalnızca iyi niyetin yeterli olmadığını vurguluyor. Ögel'e göre bağımlılık sürecinde uygulanan bazı zorunlu kısıtlamalar, kişinin yeniden kumar oynamasını önleyerek iyileşme sürecine katkı sağlayabiliyor. Bunun yanında ilaç tedavisi, beyindeki biyolojik değişimlerin kontrol altına alınmasına yardımcı olurken psikoterapi de kişinin hatalı düşünce kalıplarını fark etmesini ve bunlarla baş edebilmesini destekliyor. Uzmanlar, kumar bağımlılığının tek bir yöntemle çözülebilecek bir sorun olmadığını, biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutları birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşımın daha başarılı sonuçlar verdiğini ifade ediyor. ERKEN DESTEK KALICI İYİLEŞME AÇISINDAN ÖNEM TAŞIYORUzmanlara göre kumar bağımlılığı ilerledikçe hem ekonomik hem de psikolojik sonuçlar ağırlaşıyor. Bu nedenle belirtilerin erken dönemde fark edilmesi ve profesyonel destek alınması, hem bağımlı bireyin hem de ailesinin yaşayabileceği kayıpların azaltılması açısından önem taşıyor. Bağımlılığın yalnızca maddi zararlarla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, beynin işleyişinden aile ilişkilerine kadar uzanan geniş etkileri nedeniyle bu sorunun bir halk sağlığı meselesi olarak ele alınması gerektiğini belirtiyor. Toplumda bağımlılığa ilişkin doğru bilginin yaygınlaştırılması, damgalayıcı söylemlerin azaltılması ve tedaviye erişimin kolaylaştırılması ise iyileşme sürecini destekleyen temel unsurlar arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre bağımlılık yaşayan bireyleri yargılamak yerine bilimsel yöntemlerle desteklemek, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde daha sağlıklı sonuçların ortaya çıkmasına katkı sağlayacaktır.

  •  

İstanbul'a yakın en iyi kamp alanları: Çadır ve doğa rotaları

Şehir hayatının stresinden, gürültüsünden ve kalabalığından uzaklaşmak isteyenler için doğa kaçış noktaları hazır! Karadeniz'in saklı koylarından oksijen deposu yaylalara, mistik göllerden kanyonlara kadar İstanbul'a sadece birkaç saat mesafede olan en popüler kamp alanlarını derledik. İşte çadırını kapıp gidebileceğin en iyi rotalar...
  •  

Bahçelievler’de minibüs şoförüne silahlı saldırı: 1 yaralı

İstanbul Bahçelievler’de husumetlisini durakta bekleyen minibüsün içinde otururken gören saldırgan dehşet saçtı. Minibüse binerek 3 el ateş edip şoförü bacağından yaralayan şüpheli olay yerinden kaçarken, polis saldırganı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı.
  •  

Bakırköy’de yoldan geçen vatandaşlara saldıran kadın yakalandı

İstanbul Bakırköy'de kedilere mama verdiği sırada sokaktan geçmek isteyen vatandaşların önünü kesip dehşet saçan kadın, sosyal medyada tepki toplayan görüntülerin ardından gözaltına alındı. Emniyete götürülen şüphelinin yapılan incelemelerde farklı suçlardan tam 150 kaydının bulunduğu ortaya çıktı.
  •  

Taksim’de Güney Koreli yayıncı withJENNY’ye sözlü taciz

withJENNY kullanıcı adıyla tanınan Güney Koreli Kick yayıncısı, İstanbul’da gerçekleştirdiği canlı yayın sırasında Taksim’de bir kişinin sözlü tacizine maruz kaldı. Yayına yansıyan görüntülerde şahsın, yayıncıya yaklaşarak “Burada arkadaşın var mı?” diye sorduğu ve ardından kendisiyle kalmasına yönelik teklifte bulunduğu görüldü.
  •  

Miyavlamasının arkasındaki gizli mesaj: Kediniz size aslında ne demek istiyor?

8 Ağustos Dünya Kediler Günü'nde evlerimizin neşesi patili dostlarımızı kutlarken, onların hakkındaki şaşırtıcı bir gerçeği gözden kaçırıyoruz. Yetişkin kediler doğadaki hemcinsleriyle iletişim kurarken neredeyse hiç miyavlamazlar. İnsanlarla iletişim kurarken başvurdukları bu zengin ses dili, aslında binlerce yıllık evcilleşme sürecinde sırf bizlerle konuşabilmek ve dikkatimizi çekebilmek için geliştirdikleri sıra dışı bir 'sosyal adaptasyon' yöntemidir.
  •  

Adana'da su projesi çalışmasında göçük: 1 ölü 1 yaralı

Adana'nın İmamoğlu ilçesinde yürütülen Yedigöze İçme Suyu Projesi altyapı çalışmalarında göçük meydana geldi. Toprak altında kalan 5 işçiden 3'ü kendi imkanlarıyla çıkarken, ağır yaralanan Necmettin Tok (55) kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi, Bekir Çelik (57) ise yaralı olarak tedavi altına alındı.
  •  

2026 Güneş tutulması tarihi: Türkiye'den görülecek mi?

12 Ağustos 2026 Çarşamba günü gerçekleşecek güneş tutulması, dünyanın farklı bölgelerinde gökyüzünü kısa süreliğine karartacak. Rusya'nın kuzeyi, Grönland, İzlanda, İspanya ve Portekiz'in küçük bir bölümünde tam güneş tutulması izlenebilecek. Kuzey Amerika'nın bazı kesimleri, Kanada, Avrupa'nın geniş bir bölümü ve Kuzeybatı Afrika'da ise tutulma parçalı olarak görülecek.
  •  

Çanakkale’de çay borcu dehşeti: Yaşlı adamın 3 yeri kırıldı

Çanakkale’nin Ezine ilçesinde 70 yaşındaki emekli Cemil Erbatur, iddiaya göre köy kahvesinde biriken 2 bin 250 liralık çay borcu nedeniyle çıkan tartışmanın ardından evinin önünde darbedildi. Ağır yaralanan Erbatur hastaneye kaldırılırken saldırganın kimliği olay yerinde bulunan bileklik sayesinde ortaya çıktı.
  •  

Müzede değil raylarda: Dünyanın en eski trenleri hala yolcu taşıyor

Demiryollarında teknoloji hızla gelişirken, dünyanın farklı bölgelerinde onlarca yıl önce üretilmiş trenler hala yolcu taşımaya devam ediyor. Londra Metrosu'nun Bakerloo hattında kullanılan 1970'lerin başına ait vagonlardan Polonya'da 1960'lardan bu yana hizmet veren EN57 trenlerine kadar birçok eski araç, günlük ulaşımın bir parçası olmayı sürdürüyor. Bazıları modernize edilmiş olsa da bu trenler, tasarımları ve iç mekanlarıyla yolculara geçmiş dönemlerin ulaşım anlayışını deneyimleme fırsatı sunuyor.
  •  

Sultangazi TEM Otoyolu’nda 10 aracın karıştığı zincirleme kaza

Sultangazi TEM Otoyolu Sultançifliği ayrımında saat 08.30 sıralarında 10 aracın karıştığı zincirleme kaza meydana geldi. Olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerinde yaralıların olduğu öğrenildi. Kaza nedeniyle 2 şerit trafiğe kapatılırken, akış 2 şeritten kontrollü olarak sağlanıyor. Trafikte yoğunluk oluştu.
  •  

Tahliye kararı hayat kurtardı! Bahçelievler'de 4 katlı bina çöktü: Can kaybı var mı?

İstanbul Bahçelievler'de korku dolu anlar yaşandı. Yenibosna'da daha önce kolonlarından ses geldiği ihbarı üzerine tedbir amaçlı tahliye edilen 4 katlı bina akşam saatlerinde kendiliğinden çöktü. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, ekipler enkazda kimsenin kalıp kalmadığını belirlemek için arama çalışmalarını sürdürüyor.
  •  

Tavşanın derisini yüzdüğü görüntüleri paylaşan şüpheli gözaltında!

Sosyal medyada paylaşılan ve bir kişinin tavşanın derisini yüzdüğü görüntüler infial yarattı. Görüntüler üzerine harekete geçen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatırken, Güngören'de gözaltına alınan şüpheli hakkında Hayvanları Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan adli işlem yapıldı.
  •  

34 yıllık evlat hasreti ikizlerle son buldu: Şimdi tek hayalleri çocuklarına güvenli bir yuva

Adıyaman'da yaşayan Abuzer ve Zeynep Doğan çifti, 34 yıl boyunca çocuk sahibi olabilmek için verdikleri mücadelenin ardından tüp bebek tedavisiyle ikiz kızlarına kavuştu. Anıtkabir ziyaretleriyle Türkiye'nin tanıdığı ailenin hikâyesi, bu kez yaşadıkları zorluklar ve çocukları için kurdukları gelecek hayaliyle gündeme geldi.
  •  

Usta tiyatro yazarı Bilgesu Erenus 83 yaşında hayatını kaybetti

Türk tiyatrosu ve edebiyatının usta ismi Bilgesu Erenus, 83 yaşında hayatını kaybetti. Eserleriyle tiyatro dünyasında derin izler bırakan Yaftalı Tabut oyununun yazarı Erenus için 8 Ağustos saat 10.30'da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlenecek.
  •  

Ay Grubu'na İstanbul kıskacı! 198 saatlik kamera incelemesiyle 4 ilçedeki 4 suç aydınlatıldı: 7 şüpheli gözaltında

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Fransa'da öldürülen Halil Ay'ın ardından örgütün başına geçtiği belirtilen ve hakkında uluslararası arama kararı bulunan Abdurrahman Ay'ın liderliğindeki organize suç örgütüne yönelik operasyon düzenledi. 198 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünün incelenmesiyle 4 ilçedeki 4 ayrı suç aydınlatılırken, örgüt üyesi olduğu değerlendirilen 7 şüpheli gözaltına alındı.
  •  

Diyarbakır'da iş yerinde silahlı saldırı: O anlar güvenlik kamerasında

Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde husumetli olduğu kişilerin bulunduğu telefon dükkanına giren şüpheli dehşet saçtı. Peş peşe ateş edip 2 kişiyi yaralayan, ardından dışarı çıkıp iş yerine kurşun yağdıran cani; hırsını alamayıp tekrar içeri girerek yaralılardan birini bir kez daha vurdu. O anlar saniye saniye kameraya yansıdı.
  •  

Diyarbakır'da silahlı saldırı kamerada: Yaraladığı kişiyi bırakmadı, geri dönüp bir kez daha ateş açtı

Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde telefon dükkanına giren silahlı saldırgan, husumetli olduğu iki kişiye kurşun yağdırdı. Yaralılardan birini vurduktan sonra iş yerinden çıkan şüpheli, dükkana yeniden ateş açtıktan sonra geri dönerek aynı kişiyi bir kez daha hedef aldı. Dehşet anları güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
  •  

Beyoğlu'nda pitbull terörüne kanlı cevap! "Köpeğine sahip çık" deyip bıçakladı

Beyoğlu’nda iki köpek sahibi arasında 'pitbull' saldırısı nedeniyle çıkan tartışma kanlı bitti. Terrier cinsi köpeğinin saldırıya uğramasına tepki gösteren Murat H., pitbull sahibi İsmet Ramazan Ş.’yi bıçakla yaraladı. Olayın ardından hastaneye kaldırılan köpek sahibi tedavi altına alınırken, şüpheli tutuklandı.
  •  

Beyoğlu'nda 'köpeğini tut' tartışması bıçaklı kavgayla bitti

Beyoğlu’nda gezdirilen pitbull cinsi köpeğin terrier cinsi köpeğe saldırması üzerine çıkan tartışma kanlı bitti. 'Köpeğini kontrol et' uyarısı sonrası büyüyen kavgada 3 yerinden bıçaklanan pitbull sahibi hastaneye kaldırılırken, saldırgan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
  •  

Şişli'de 26 yaşındaki Nilda eski sevgilisi tarafından öldürüldü

Mecidiyeköy'de nöbetçi eczaneden ilaç aldığı sırada eski erkek arkadaşı N.I. tarafından önü kesilerek silahla vurulan 26 yaşındaki Nilda Müge Şahin, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Polis ekipleri, geçmişte de benzer bir suçtan hapis cezası alan firari saldırganı yakalamak için çalışma başlattı.
  •  

Şişli'de eski erkek arkadaş dehşeti: Haftalarca takip ettiği kadını sokak ortasında öldürdü

İstanbul Şişli'de 26 yaşındaki Nilda Müge Şahin, nöbetçi eczaneden ilaç aldığı sırada eski sevgilisi tarafından silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. Genç kadını yaklaşık bir aydır takip ettiği öne sürülen şüphelinin daha önce de bir kadını bıçaklayarak öldürmeye teşebbüs suçundan yargılandığı ortaya çıktı.
  •  

Edirne merkezli şantaj ve tehdit operasyonu: 4 şüpheli tutuklandı

Edirne ve İstanbul'da bir iş insanını bir suç örgütü adı üzerinden tehdit edip şantajla para aldıkları iddiasıyla gözaltına alınan 4 şüpheli tutuklandı. Şüphelilerin adliye girişinde kendilerine 'Başınızı dik tutun' diye bağıran yakınlarına rahat tavırlarla verdikleri yanıtlar dikkat çekti.
  •  

Türkiye Kültür Yolu Festivali Malatya'da ikinci kez başlıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, 8-16 Ağustos tarihleri arasında Malatya'da gerçekleşecek. Konserlerden sergilere, gastronomi programlarından çocuk etkinliklerine kadar yüzlerce organizasyonun yer alacağı festival, Malatya'nın kültürel ve sosyal hayatına büyük canlılık katacak.
  •  

Edirne'de suç örgütü operasyonunda tutuklanan şüphelilerden pişkin diyalog: "Adam öldürmedik, bir şey yok"

Edirne merkezli operasyonda gözaltına alınan 4 şüphelinin adliye önündeki rahat tavırları ve yakınlarıyla yaşadıkları diyalog dikkat çekti. Yakınlarının 'Başınızı dik tutun, adam öldürmediniz' sözlerine kelepçeli şüphelilerin 'Adam öldürmedik, bir şey yok' diye karşılık vermesi kameralara yansıdı. Şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
  •  

Bursa'da korkunç kaza: Otomobil ile ATV çarpıştı

Bursa'nın Osmangazi ilçesinde saat 02.00 sıralarında M.D. idaresindeki otomobil ile Hasan Tozaykurt'un kullandığı plakasız ATV çarpıştı, çarpışmanın etkisiyle yola savrulan Tozaykurt hayatını kaybetti.
  •  

MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı evinde ölü bulundu: Şüpheli ölüm soruşturuluyor

MasterChef Türkiye 2021 şampiyonu Şef Eren Kaşıkçı, Kilyos'taki evinde hayatını kaybetmiş halde bulundu. Ölüm nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatılırken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma açtı. Ortağı Mikail Malkoçoğlu, ölüm nedenine ilişkin açıklama yaptı. Ünlü şefin kızıyla olan son paylaşımı yürek burktu.
  •  

Çorum'da kadınlar tekme tokat birbirine girdi! Polis ayırdı: 1 yaralı

Kale Mahallesi'nde karşılaşan 2 kadın bilinmeyen nedenle kavga etmeye başladı. Kısa sürede büyüyen tartışmaya 2 kadın daha dahil olunca taraflar tekme tokat birbirine saldırdı. Dakikalar süren kavgayı polis ekipleri ayırırken, 1 kişinin yaralanarak hastaneye kaldırıldığı belirtildi.
  •  

Alanya’da direksiyon sınavında taciz: Okul müdürü tutuklandı

Antalya’nın Alanya ilçesinde direksiyon sınavı sırasında aynı araçta bulunan kadın usta öğreticiyi taciz ettiği iddia edilen okul müdürü, cep telefonu görüntülerinin delil olarak sunulmasının ardından tutuklandı. Yaşadıklarını anlatan T.E., “Adaylar etkilenmesin diye sınavın bitmesini bekledim. Böyle bir insanın eğitim camiasında görev yapmasını istemiyoruz” dedi.
  •  

Bursa'da havuz faciası! 2 yaşındaki Kadir suda ölü bulundu: Annenin feryadı yürek burktu

İnegöl ilçesinde site içerisinde oynarken kaybolan, 2 yaşındaki Kadir aramalar sonucu yüzme havuzunda hareketsiz bulundu. Kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden minik çocuğun ailesi hastanede sinir krizi geçirdi. Adli Tıp Kurumu'nun morguna kaldırılan ve otopsi işlemleri tamamlanan çocuğun cenazesi, toprağa verilmek üzere Gaziantep'e gönderildi.
  •  

Rus turistten İstanbul sokaklarında müzikli tepki! 31 yaşındaki şüpheli Esenler’de gözaltına alındı

İstanbul'u ziyaret eden Rus kadın turist, kendisiyle tanışmak için ısrarla peşinden yürüyen kişiyi kayda aldı. Yaşanan anları 'Welcome to Türkiye' şarkısı eşliğinde sosyal medya hesabından paylaştı. İstanbul’da Rus turisti rahatsız eden 31 yaşındaki şüpheli gözaltına alındı.
  •  

Adana'da aylardır asfaltlanmayan yola halılı protesto! Mahalleli CHP'li belediyelere isyan etti

Adana'nın Seyhan ilçesinde altyapı çalışmasının ardından aylarca asfaltlanmadığı öne sürülen bozuk yollar mahalleliyi isyan ettirdi. Tozdan bunalan vatandaşlar çareyi sokağa halı sermekte bulurken, hem CHP'li Adana Büyükşehir Belediyesi'ne hem de CHP'li Seyhan Belediyesi'ne yolun yapılması çağrısında bulundu.
  •  

Kağıthane'de aile kavgası kanlı bitti! Amcasını pompalı tüfekle vurdu

Kağıthane'de aynı binada yaşayan iki kardeş arasında iddiaya göre tadilat gürültüsü nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede kanlı kavgaya dönüştü. Bir kardeş, ağabeyi ile yeğenini bıçaklarken diğer yeğeni de amcasına pompalı tüfekle ateş etti. Olayda üç kişi ağır yaralanırken, amcasını vuran şüpheli gözaltına alındı.
  •  

Şişli'de Umut Kaya'nın şüpheli ölümü: Telefonundan not çıktı

Şişli'de işten dönen ablası tarafından salonda hareketsiz halde bulunan 24 yaşındaki Umut Kaya'nın hayatını kaybettiği belirlendi. Doktorun ölümü şüpheli bulması üzerine cumhuriyet savcısı ve polis ekipleri evde detaylı inceleme yaparken genç adamın cep telefonunda bir not tespit edildi. Yaklaşık 2 ay önce nişanlısından ayrıldığı ve bu süreçte sıkıntılı günler geçirdiği öğrenilen Kaya’nın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı.
  •  

Adana'daki 3 kişilik cinayette şok itiraf! Katil zanlısı tutuklandı

Çukurova’da tartıştığı sevgilisi Semra Yılmaz’ı ve olaya tanık olduklarını düşündüğü 2 genci tabancayla vurarak öldüren Osman Ataş tutuklandı. Kıskançlık krizine girdiğini itiraf eden katil zanlısının kan donduran ifadesi ve olayın vahşet saçan detayları ortaya çıktı.
  •  

Sarıyer TEM Otoyolu’nda midibüs devrildi: 13 yaralı

Sarıyer TEM Otoyolu Beşiktaş ayrımında saat 08.00 sıralarında banka personelini taşıyan midibüs devrildi. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kazada 13 yaralı olduğu öğrenildi. Yaralılar ambulanslarla hastanelere sevk edildi.
  •  

YÖK ihraç etti, mahkeme göreve döndürdü: Sapık öğretim görevlisinin iade kararına Onsekiz Mart Üniversitesi öğrencilerinden tepki

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde taciz iddiaları nedeniyle YÖK tarafından görevinden ihraç edilen öğretim görevlisi Olkan Senemoğlu'nun açtığı davada yürütmenin durdurulmasına karar verildi. Çanakkale İdare Mahkemesinin göreve iade kararı, taciz iddiasında bulunan öğrenciler arasında tepkiye neden olurken, YÖK karara itiraz etti.
  •  

Kerbela'nın yası Mamak'ta birlik lokmasında paylaşıldı

Muharrem ayının manevi atmosferi, Ankara'nın Mamak ilçesinde düzenlenen anlamlı bir etkinlikle yaşatıldı. Ankara Divriği Kültür Derneği, Anadolu Kangal Dernekleri Federasyonu (ANKADEF), Ankara Sivas İmranlı Dernekler Federasyonu (ASİMDEF) ve çok sayıda köy derneğinin katkılarıyla Ege Millet Bahçesi'nde gerçekleştirilen "Yas-ı Matem Kardeşlik Lokması" programı, farklı yaşlardan yüzlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturdu. Kerbela'da yaşanan acının ve Hz. Hüseyin'in adalet mücadelesinin anıldığı programda, Muharrem ayının yalnızca matem değil; paylaşma, dayanışma, hoşgörü ve kardeşlik değerlerini güçlendiren önemli bir dönem olduğu vurgulandı. Etkinlik boyunca yapılan konuşmalar, okunan gülbengler, deyişler ve semah gösterileri katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. YOĞUN KATILIM DİKKAT ÇEKTİPrograma Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güler, YENİ Parti Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, Ankara Divriği Kültür Derneği Başkanı Hurşit Aydoğan, ANKADEF Başkanı Mehmet Karabulut, ASİMDEF Başkanı Erdal Çınar, Alevi dedesi Hakan Erol, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, muhtarlar, federasyon ve dernek başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Katılımcılar program başlamadan önce birbirleriyle sohbet ederek Muharrem ayının anlam ve önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, etkinlik alanında kurulan birlik sofrası da yoğun ilgi gördü. GÜLBENGLERLE BAŞLAYAN PROGRAM SEMAHLA DEVAM ETTİProgram, Alevi dedesi Hakan Erol'un okuduğu gülbeng ve dualarla başladı. Kerbela şehitleri için edilen duaların ardından Pir Sultan Mamak Semah Topluluğu sahne aldı. Semah gösterisi, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilirken etkinlik alanında zaman zaman duygusal anlar yaşandı. Programın devamında sanatçılar Zeynep Çınar, Ayhan Dinçer, Murat Gültekin, Malik İnci ve Hüseyin Karaduman tarafından seslendirilen deyişler ve türküler, Muharrem ayının manevi atmosferini yansıttı. Katılımcılar eserleri zaman zaman alkışlarla, zaman zaman da hep birlikte eşlik ederek dinledi. AYDOĞAN: KERBELA İNSANLIĞIN ORTAK VİCDANIDIRProgramın açılış konuşmasını yapan Ankara Divriği Kültür Derneği Başkanı Hurşit Aydoğan, Kerbela'nın yalnızca Alevi toplumunun değil, bütün insanlığın ortak vicdanını temsil ettiğini söyledi. Kerbela'nın zulme karşı direnişin, hakikatin ve adalet arayışının sembolü olduğunu belirten Aydoğan, bugün de aynı değerlere sahip çıkılması gerektiğini ifade etti. Toplumun kutuplaşmaya değil, birlik ve dayanışmaya ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Aydoğan, "Farklı isimler altında faaliyet göstersek de aynı kültürün, aynı coğrafyanın ve aynı kardeşlik duygusunun temsilcileriyiz. Bugün burada aynı lokmayı paylaşmamız bunun en güzel göstergesidir. Birlik varsa umut vardır, kardeşlik varsa bereket vardır, dayanışma varsa geleceğimiz vardır." dedi. Aydoğan, organizasyona destek veren köy derneklerine, federasyonlara, sanatçılara, gönüllülere ve Mamak Belediyesine teşekkür ederek, bu birlikteliğin her yıl büyüyerek devam etmesini temenni etti. "DAYANIŞMA KÜLTÜRÜMÜZÜ YAŞATIYORUZ"ANKADEF Başkanı Mehmet Karabulut ise Muharrem ayının paylaşmanın ve toplumsal dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği dönemlerden biri olduğunu söyledi. Federasyon olarak kültürel değerleri korumayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı temel görevlerinden biri olarak gördüklerini belirten Karabulut, "Bugün farklı ilçe ve köylerden gelen hemşehrilerimizin aynı lokmada buluşması kültürümüzün ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Bu birliktelikler yalnızca bugünü değil geleceği de inşa ediyor." ifadelerini kullandı. "KERBELA BUGÜN DE YOL GÖSTERMEYE DEVAM EDİYOR"ASİMDEF Başkanı Erdal Çınar da Kerbela'nın yalnızca geçmişte yaşanan bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, adalet, vicdan, eşitlik ve insan hakları konusunda bugün de önemli mesajlar verdiğini söyledi. Çınar, ortak kültür ve inanç etrafında kurulan bu birlikteliğin toplumsal barışa katkı sunduğunu belirterek benzer etkinliklerin artarak devam etmesi gerektiğini ifade etti. LOKMALAR AYNI SOFRADA PAYLAŞILDIKonuşmaların ardından hazırlanan Yas-ı Matem lokmaları katılımcılara ikram edildi. Yüzlerce kişinin aynı sofrada buluştuğu etkinlikte lokmalar paylaşılırken, Muharrem ayının dayanışma ruhu da hep birlikte yaşatıldı. Program boyunca vatandaşlar birbirleriyle sohbet ederek hem eski dostluklarını tazeledi hem de farklı ilçelerden gelen hemşehrileriyle tanışma fırsatı buldu. VATANDAŞLAR MEMNUNİYETLERİNİ DİLE GETİRDİPrograma ailesiyle katılan Emine Kaya, bu tür organizasyonların toplumsal birlik açısından önemli olduğunu belirterek, "Kerbela'nın acısını paylaşırken aynı zamanda birbirimize daha da yakınlaşıyoruz. Burada insanlar hangi köyden, hangi ilçeden geldiğine bakmadan aynı sofraya oturuyor. Bu birlik duygusunun yaşatılması çok değerli" dedi. Katılımcılardan Hasan Demir ise etkinliğin yalnızca bir anma programı olmadığını ifade ederek, "Burada çocuklarımız kültürünü tanıyor, büyüklerini dinliyor ve dayanışmanın ne anlama geldiğini görüyor. Bu değerlerin yeni nesillere aktarılması için bu programlar çok önemli" diye konuştu. Emekli öğretmen Ayşe Yıldız da Muharrem ayının insanları ortak değerlerde buluşturduğunu belirterek, "Bugün burada hiçbir ayrım gözetmeden aynı lokmayı paylaştık. Kerbela'nın bize bıraktığı en önemli miras adalet ve kardeşliktir. Bu birliktelikler toplumdaki dayanışma ruhunu güçlendiriyor" ifadelerini kullandı. PROGRAM AŞURE İKRAMIYLA SONA ERDİProgramın sonunda katılımcılara aşure ikram edildi. Etkinlik alanında uzun süre sohbet eden vatandaşlar, organizasyonun geleneksel hale gelmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Katılımcılar, Muharrem ayının manevi atmosferini birlikte yaşamanın kendileri için önemli olduğunu ifade ederken, birlik ve beraberlik mesajlarının öne çıktığı program toplu fotoğraf çekimi ve yapılan duaların ardından sona erdi.

  •  

Ordu'da korkunç kaza! Minik kız patpatın altında can verdi

Altınordu ilçesinde bulunan çeşmeye patpat ile su almaya giden B.H.K. (17), virajlı yolda direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan patpatın devrilmesiyle kasada bulunan kız kardeşi Miray Eslem K. (6), aracın altında kalarak hayatını kaybetti.
  •  

Fatih’te caddede pusu: Silahlı saldırıda 1 kişi öldü

Fatih’te alacak verecek meselesi nedeniyle husumetli olduğu öne sürülen kişilerin silahlı saldırısına uğrayan yabancı uyruklu bir kişi hayatını kaybetti. Saldırının ardından kaçan iki şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.
  •  

Tekirdağ'da kan donduran cinayet! Teyzesini öldürmeden önce yapay zekaya sordu

Tekirdağ'da korkunç bir cinayet yaşandı. Teyzesini bıçaklayarak öldürdüğü, ardından delilleri yok etmek amacıyla evi ateşe verdiği iddiasıyla tutuklanan kadın hakkında hazırlanan iddianamede ilginç detaylar yer aldı. İddianamede şüphelinin olay öncesinde yapay zeka üzerinden 'İz bırakmadan adam öldürme yolları', 'Karna bıçak çabuk öldürür mü?' ve 'Adli tıp ders notları' gibi aramalar yaptığı tespit edildi.
  •  

Uzmanlardan geri dönüşüm dolandırıcılığı uyarısı: "Daha fazla ödeme" vaadine dikkat

Geri dönüştürülebilir atıklar karşılığında ödeme yapılan sistemlerin yaygınlaşmasıyla birlikte dolandırıcılar da yeni yöntemler geliştirmeye başladı. Uzmanlar, kendilerini geri dönüşüm görevlisi ya da firma temsilcisi olarak tanıtan kişilerin daha yüksek ödeme vaadiyle vatandaşların kişisel ve finansal bilgilerini ele geçirmeye çalışabileceği konusunda uyarıyor.
  •  

Kendini komiser olarak tanıtan 17 yaşındaki şüpheli 81 yaşındaki kişiyi 1 milyon 636 bin lira dolandırdı

İstanbul'un Çatalca ilçesinde, kendisini 'komiser' olarak tanıtan 17 yaşındaki şüpheli, 81 yaşındaki bir vatandaşı yaklaşık 1 milyon 636 bin lira dolandırdı. Emniyet güçlerinin hızlı müdahalesiyle yakalanan şüpheli gözaltına alınırken, ele geçirilen ziynet eşyaları ve dövizler sahibine teslim edildi.
  •  

Kayseri'de 77 yaşındaki gurbetçinin cesareti hayran bıraktı!

Hollanda’dan memleketi Kayseri’ye gelen 77 yaşındaki Türkan Aktaş, hayatında ilk kez yamaç paraşütü heyecanı yaşadı. Ali Dağı’nda pilot eşliğinde havalanan gurbetçi kadının gökyüzündeki neşeli ve samimi halleri izleyenlerin yüzünü güldürdü.
  •  

Mecidiyeköy Metrobüs durağında yine merdiven arızası!

İBB’ye bağlı Mecidiyeköy Metrobüs İstasyonu’nda sabah saatlerinde bozulan yürüyen merdivenler durak genelinde kilitlenmeye yol açtı. İşe yetişmek için duraktan çıkmaya çalışan yüzlerce vatandaş adeta insan seli oluştururken, ulaşım maratonu tam anlamıyla çileye dönüştü.
  •  

Sahte hakim çetesine tutuklama! Eşini bile kandırdı, savunması "pes" dedirtti: Yalan üzerine kurulu bir hayatım var

İstanbul'da kendisini yıllarca 'hakim' olarak tanıtıp adli sorunları bulunan kişileri dolandırdığı öne sürülen Kubilay Akyol'un kurduğu düzenin ayrıntıları ortaya çıktı. Doktor eşinin bile gerçek hakim sandığı Akyol, ifadesinde 'Yalan üzerine kurmuş olduğum bir hayatım var' diyerek suçunu kabul etti. Akyol'un da aralarında bulunduğu 3 şüpheli tutuklandı.
  •  

13 ülkeden 60 araştırmacı Konya'da! 3 bin 500 yıllık altın muska bulundu: Böylesi çok nadir görülüyor

Konya'nın Çumra ilçesinde sürdürülen Türkmen Karahöyük kazıları, Anadolu'nun binlerce yıllık geçmişine ışık tutacak yeni buluntularla dikkat çekiyor. Bu yıl yapılan çalışmalarda Hitit dönemine ait Luvice hiyeroglif yazılı bir mühür ile Roma döneminden kaldığı değerlendirilen altın bir muska gün yüzüne çıkarıldı.
  •  

CHP'li ABB'nin su kesintisi vatandaşları bidonlarla çeşmelere taşıdı! Altındağ ve Mamak'ta 3 günlük mağduriyet

Ankara'da CHP'li Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) hizmet verdiği Altındağ ve Mamak ilçelerinde yaşanan su kesintisi vatandaşları çeşmelere yöneltti. Günlerdir evlerinde su akmadığını belirten çok sayıda kişi, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bidonlarla su doldurmaya gitti. ASKİ ise kesintinin P11 Pompa İstasyonu'nda meydana gelen yangının trafoda oluşturduğu hasardan kaynaklandığını, onarımın ardından bölgeye yeniden su verilmeye başlandığını açıkladı.
  •  

Ankara Coffee Festival 10'uncu kez kapılarını açıyor

Kahve kültürünün Türkiye'deki önemli buluşma noktalarından biri haline gelen Ankara Coffee Festival, bu yıl 10'uncu kez ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. 25-26-27 Eylül 2026 tarihlerinde Bilkent Center'da gerçekleştirilecek festival, üç gün boyunca kahve tutkunlarının yanı sıra sektör temsilcilerini, yerli ve yabancı markaları aynı çatı altında buluşturacak. Kahvenin üretim sürecinden fincana uzanan yolculuğunu yakından tanıtmayı amaçlayan festival, yalnızca kahve tadımı yapılan bir organizasyon olmanın ötesinde, eğitim, gastronomi, müzik ve sosyal yaşamı bir araya getiren kapsamlı bir etkinlik olarak ziyaretçilerin karşısına çıkacak. KAHVE KÜLTÜRÜ BAŞKENTTE ÜÇ GÜN BOYUNCA YAŞAYACAK Festival boyunca dünyanın farklı coğrafyalarından getirilen kahve çekirdekleri ziyaretçilerle buluşurken, Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen kahve markaları, kavurma evleri, ekipman üreticileri ve baristalar da ürünlerini tanıtma fırsatı bulacak. Festival alanında oluşturulacak deneyim noktalarında katılımcılar, farklı demleme yöntemlerini uygulamalı olarak inceleyebilecek, farklı ülkelerin kahve kültürlerini yakından tanıyabilecek ve sektörde öne çıkan yeni nesil kahve trendleri hakkında uzmanlardan bilgi alabilecek. Organizasyon, kahvenin yalnızca tüketildiği değil, aynı zamanda öğrenildiği ve deneyimlendiği bir buluşma noktası olmayı hedefliyor. ATÖLYELER VE SÖYLEŞİLERLE BİLGİ PAYLAŞIMI ÖNE ÇIKACAK Festival programında kahve tadımlarının yanı sıra alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek söyleşiler ve uygulamalı atölyeler de yer alacak. Kahve çekirdeğinin üretiminden kavurma tekniklerine, doğru demleme yöntemlerinden aromaların analizine kadar pek çok başlığın ele alınacağı etkinliklerde hem kahveye yeni ilgi duyan ziyaretçilere hem de profesyonellere yönelik içerikler sunulacak. Katılımcılar gün boyunca düzenlenecek eğitim ve söyleşiler sayesinde kahve kültürünü daha yakından tanıma fırsatı bulurken, sektör temsilcileri de deneyimlerini ziyaretçilerle paylaşacak. KAHVE, GASTRONOMİ VE MÜZİK AYNI FESTİVALDE BULUŞACAK Festival boyunca kurulacak sahnelerde canlı müzik performansları gerçekleştirilecek. Günün farklı saatlerinde sahne alacak sanatçılar, festival atmosferine müzikle eşlik edecek. Festival alanında ayrıca sokak lezzetleri, kahveyle uyumlu özel tatlar ve gastronomi noktaları da ziyaretçileri bekleyecek. Katılımcılar farklı kahve çeşitlerini tadarken aynı zamanda çeşitli mutfaklardan lezzetleri de deneyimleyebilecek. Kahve makineleri, öğütücüler, demleme ekipmanları, tasarım ürünleri ve paketli kahve çeşitlerinin sergileneceği stantlarda ziyaretçiler sektörün en yeni ürünlerini yakından inceleme ve satın alma fırsatı bulacak. FESTİVAL BİLETİ BİRÇOK ETKİNLİĞİ KAPSIYOR Festival biletine sahip ziyaretçiler gün boyunca birçok etkinlikten yararlanabilecek. Katılımcılar festival alanındaki markaların ikram ettiği kahveleri tadabilecek, söyleşi ve atölyelere katılabilecek, canlı müzik performanslarını izleyebilecek ve organizasyon kapsamında hazırlanan çeşitli deneyim alanlarında vakit geçirebilecek. Festival süresince düzenlenecek sürpriz etkinlikler ve etkileşim alanlarının da ziyaretçilere farklı deneyimler sunması hedefleniyor. SEKTÖRÜN ÖNEMLİ BULUŞMA NOKTALARINDAN BİRİ Ankara Coffee Festival, kahve severlerin yanı sıra sektör profesyonelleri için de önemli bir platform olma özelliğini sürdürüyor. Festival kapsamında ulusal ve uluslararası kahve markaları, kahve ithalatçıları, kavurma evleri, üretici ülkelerin temsilcileri, profesyonel ekipman firmaları ve tasarım markaları ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Organizasyonun aynı zamanda sektör temsilcileri arasında yeni iş birliklerinin kurulmasına katkı sağlaması ve kahve sektöründeki yeniliklerin paylaşılmasına olanak sunması bekleniyor. Festival boyunca düzenlenecek paneller ve söyleşilerde sürdürülebilir kahve üretimi, tüketici alışkanlıklarındaki değişim, yeni nesil demleme teknikleri ve sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmeler de ele alınacak. "KAHVEYİ BİR YAŞAM KÜLTÜRÜ OLARAK SUNUYORUZ" Dream Sales Machine Başkanı Alper Sesli, Ankara Coffee Festival'in yıllar içerisinde yalnızca bir etkinlik olmaktan çıkarak kahve kültürünün gelişimine katkı sağlayan önemli bir organizasyona dönüştüğünü söyledi. Festivalin onuncu yılında da ziyaretçilere yalnızca kahve ikram etmeyi değil, ilham veren bir deneyim yaşatmayı amaçladıklarını belirten Sesli, "Ankara Coffee Festival'i on yıldır her yıl daha da geliştirerek ziyaretçilerimize sadece kahve tadabilecekleri bir etkinlik değil; öğrenebilecekleri, deneyimleyebilecekleri ve ilham alabilecekleri bir yaşam alanı sunmayı hedefliyoruz. Kahve bugün artık yalnızca bir içecek değil, insanları bir araya getiren güçlü bir kültürün parçası. Bu yıl da binlerce kahve tutkununu sektörün önde gelen markalarıyla, uzman isimlerle ve zengin içeriklerle buluşturacak olmaktan büyük heyecan duyuyoruz." dedi. BAŞKENTTE KAHVE DOLU ÜÇ GÜN YAŞANACAK Her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Ankara Coffee Festival'in, onuncu yılında da kahve kültürünü yakından tanımak isteyenler için önemli bir buluşma noktası olması bekleniyor. Kahvenin yalnızca bir içecek değil, gastronomiden tasarıma, müzikten sosyal yaşama kadar uzanan çok yönlü bir kültür olduğunu deneyimlemek isteyen ziyaretçiler, 25-26-27 Eylül tarihlerinde Bilkent Center'da düzenlenecek festivalde üç gün boyunca tadım, eğitim, alışveriş ve eğlenceyi bir arada yaşayacak.

  •  

Şişli'deki yankesicilik olayında gerçek ortaya çıktı: "Yine serbest kaldılar" iddiası gerçeği yansıtmıyor

Sosyal medyada 'Şişli'de yankesicilik yaparken yakalanan iki çocuk yine serbest bırakıldı' iddialarına yalanlama geldi. Yetkililer, dosyada tutuklamayı gerektirecek yeterli delil bulunmadığını, bu nedenle şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını, soruşturmanın ise bilirkişi incelemeleri ve teknik deliller doğrultusunda sürdüğünü açıkladı.
  •  

Samsun Terme yüzme yarışlarında 110 sporcu kulaç attı

Karadeniz'in zorlu sularında 110 yüzücü kıyasıya bir mücadele için kulaç attı. Samsun Miliç Sahili'nde gerçekleşen 3. Terme Açık Deniz Yüzme Yarışları, 1500 ve 3000 metrelik parkurlardaki heyecan dolu anlarıyla ilçeyi uluslararası spor turizmi merkezlerinden biri yapma yolunda önemli bir adım oldu.
  •  

Yunuseli Havaalanı'nda pilot acil iniş istedi ekipler seferber oldu

Bursa'da Yunuseli Havalimanı'na iniş yapmak isteyen iki kişilik eğitim uçağında iniş takımlarının açılmadığı ihbarı üzerine acil durum prosedürü uygulandı. Sensör arızası nedeniyle iniş takımlarının açık olduğunu gösteren yeşil ikaz ışıklarını göremeyen pilotun acil iniş talebinde bulunduğu, kule kontrolünün yönlendirmesiyle tekerleklerin açılmasının ardından uçağın sorunsuz şekilde piste indiği, olayda yaralanan olmadığı öğrenildi.
  •  

Çanakkale Ezine Devlet Hastanesi tuvaletinde poşette bebek cesedi bulundu

Çanakkale’nin Ezine ilçesindeki devlet hastanesinin acil servis erkek tuvaletinde, sabah saatlerinde bir poşet içerisine bırakılmış yaklaşık 15 saat önce doğduğu belirtilen yenidoğan erkek bebek cesedi bulundu. Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili çok yönlü adli soruşturma başlattı.
  •  

Yangın felaketi: Balıkesir Altıeylül'de alevlerle canhıraş mücadele

Yurdun iki farklı noktasında çıkan orman yangınları ekipleri alarma geçirdi. Balıkesir'in Altıeylül ilçesinde alevlere havadan ve karadan yoğun müdahale sürerken, Diyarbakır'daki Mırgan Yaylası'nda çıkan yangın ekiplerin çalışmasıyla kontrol altına alındı. Balıkesir'de yangınlar nedeniyle ekili araziler zarar görürken, çok sayıda ekip söndürme çalışmalarını sürdürüyor.
  •  

Bursa Kültür Yolu Festivali'nde gastronomi şöleni! Asırlık tatlar ilgi odağı oldu

Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında üçüncü kez düzenlenen Bursa Kültür Yolu Festivali, kentin köklü gastronomi mirasını ziyaretçilerle buluşturdu. Festival kapsamında oluşturulan 50 Lezzet Noktası, Osmanlı'nın ilk başkentine özgü lezzetleri yerli ve yabancı misafirlerin beğenisine sunarken, İskender kebabı, cantık, pideli köfte, tahinli pide, süt helvası, kazandibi ve kestane şekeri en çok tercih edilen tatlar arasında yer aldı. Gastronomi duraklarında yaşanan yoğunluk ise yerel işletmelere ve kent ekonomisine önemli katkı sağladı.
  •  

Bursa Kültür Yolu Festivali'nde asırlık lezzetler başrolde!

Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında üçüncü kez düzenlenen Bursa Kültür Yolu Festivali, kentin zengin mutfak kültürünü ziyaretçilerle buluşturuyor. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hayata geçirilen ve danışma kurulunca belirlenen 50 Lezzet Noktası, Osmanlı'nın ilk başkentinin köklü gastronomi mirasını yerli ve yabancı ziyaretçilerin beğenisine sundu.
  •  

Yağıştan sonra sıcak hava dalgası geliyor!

Yurt genelinde etkili olan yağışların ardından yeni bir sıcak hava dalgası yaklaşıyor. Meteoroloji Uzmanı Adil Tek, yurt genelini etkisi altına alacak bu yeni sıcak hava dalgasına ilişkin gelişmeleri yorumladı.
  •  

Hatay'da otomobil bariyerlere çarptı! 2 kişi hayatını kaybetti

Hatay'ın İskenderun ilçesinde bariyerlere çarptıktan sonra devrilen otomobilde bulunan 5 kişiden 2'si yaşamını yitirdi, 3 kişi ise yaralandı. Yaralılar olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınırken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
  •  

Bodrum'da eğlence mekanı önünde pompalı tüfekle rastgele ateş açtı: O şüpheli yakalandı

Muğla'nın Bodrum ilçesinde sabah saatlerinde alkollü olduğu ileri sürülen L.A., husumetli olduğu kadının çalıştığı eğlence mekanının önüne gelerek pompalı tüfekle rastgele ateş açtı. Cevatşakir Mahallesi'nde yaşanan ve şans eseri ölen ya da yaralananın olmadığı olayda, işletmenin kapısı ile bir aracın camı saçmaların hedefi oldu. Dehşet anlarının ardından harekete geçen Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kaçan şüpheli L.A.'yı kısa sürede yakaladı ve şüpheli yapılan işlemlerin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
  •  

"Toplum güvenliği hayvanları yok ederek sağlanmaz"

Ankara'daki NATO Zirvesi öncesinde gündeme gelen sokak hayvanlarının toplanması tartışmaları sürerken, Hayvan Kurtarma Derneği Kurucusu Zekiye Taş Köklü, Türkiye genelinde uzun yıllardır sahada yürüttükleri çalışmaları ve çözüm önerilerini anlattı. Yıllardır kısırlaştırma ve aşılama çalışmalarının yeterince uygulanmadığını belirten Köklü, sorunun toplama politikalarıyla değil, bilimsel, planlı ve gönüllülerle işbirliği içinde yürütülecek uygulamalarla çözülebileceğini ifade etti. Bakımevlerinin kapasite sorununa, sahiplendirme süreçlerine ve hayvan refahına dikkat çeken Köklü, hem insanların güvenliğini hem de hayvanların yaşam hakkını birlikte gözeten politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.“SOKAK HAYVANLARI YILLARDIR TOPLANIYOR”Ankara'daki NATO Zirvesi öncesinde sokak köpeklerinin toplatıldığı yönünde iddialar hakkında konuşan Köklü, “2028 yılına kadar tüm sahipsiz köpeklerin toplanmasını öngören bir yasa bulunuyor. Buna rağmen belediyeler süreci beklemeden aceleyle toplama yapıyor ve maalesef köpekler barınaklara götürülüyor. Aslında bugün yaşananların temel nedenlerinden biri, 2004 yılında yürürlüğe giren ilk Hayvanları Koruma Kanunu'nun yıllarca etkin şekilde uygulanmamış olmasıdır. Bunun yanı sıra, kamuoyunda bazı grupların paylaştığı yanıltıcı videolar da köpeklerin bir anda "tehlikeli" veya "canavar" olarak gösterilmesine neden oldu. Bunun sonucunda da toplama uygulamaları hız kazandı. Medyada bunun NATO Zirvesi ile bağlantılı olduğu yönünde haberler yer aldı. Ancak gerçekte toplama işlemleri yalnızca zirve nedeniyle yapılmıyor; uzun zamandır hemen her gün, birçok mahallede devam ediyor. Üstelik yaşlı, hasta, güçlükle yürüyebilen ve çevreye hiçbir zararı olmayan hayvanlar da bu kapsamda toplanıyor” dedi. “HAYVANLAR YENİ ORTAMLARINA UYUM SAĞLAYAMIYOR”Sokaktan toplanan hayvanların durumunu değerlendiren Köklü, “Toplanan hayvanların önemli bir kısmı, toplama araçlarında uygulanan yüksek doz anestezi, yoğun stres veya kalp krizi nedeniyle yaşamını yitiriyor. Barınaklara ulaşabilenler ise aşırı yoğunluk, bulaşıcı hastalıklar ve yetersiz bakım koşulları nedeniyle hayatlarını kaybedebiliyor. İnsanlar, imkanları ölçüsünde hayvanları pansiyonlara ve derneklerin bakım alanlarına götürmeye çalıştı. Ancak birçok hayvan, yıllardır özgürce yaşadığı sokaklardan ve kendilerine bakan, onları seven insanlardan ayrılmanın şaşkınlığını yaşıyor. Tellerin arkasında adeta "Neden buradayız?" der gibi günlerini geçiriyorlar. Çoğu yeni ortama uyum sağlayamıyor; alıştıkları sokakları ve onları yıllardır besleyen, seven insanları arıyorlar. Onlar da üzgün, bizler de” diye konuştu.“MERHAMET OLMADAN KÖPEKLER YAŞAMLARINI SÜRDÜREMEZ”Barınakların hasta ve tedaviye muhtaç hayvanlar için kullanılması gerektiğini belirten Köklü, “Belediyeler, yıllar boyunca mahallelerden aldıkları birkaç hayvanı bile kısırlaştırıp sağlıklı bir şekilde yaşadıkları yere geri ulaştıramayan kurumlardı. Ancak bugün toplama söz konusu olduğunda gece gündüz çalışıyorlar. Çünkü yıllardır bekledikleri fırsatı yakaladıklarını düşünüyoruz. Oysa yeterli altyapı ve barınak kapasitesi olmadan bu kadar hızlı toplama yapılmasının sonucunun farklı olmayacaktır. Merhamet ve sevgi olmadığı sürece köpeklerin sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürmeleri de çok zor. En güzel tesisler bile olsa, barınaklar yalnızca hasta, tedaviye muhtaç veya özel bakıma ihtiyaç duyan hayvanlar için kullanılmalıydı. Hayvan üretimi ve satışı durdurulmalı, sahipsiz hayvanlar ise tüm ilgili kurumların iş birliğiyle kısırlaştırılarak yaşadıkları bölgelerde yaşamlarını sürdürmeliydi. Çevre için gerçek bir risk oluşturan saldırgan hayvanları zaten biz koruma altına alıyoruz. Bunun yanında, hayvanlara yönelik şiddetin de caydırıcı şekilde cezalandırılması gerekiyordu” ifadelerini kullandı. “BELEDİYELER GÖNÜLLÜLERLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE ÇALIŞMALI”Kapasitenin üzerinde hayvanların barınakta tutulmasının ciddi sorunlara yol açabileceğini ifade eden Köklü, “Toplanan hayvanlar, sahiplendirilmelerini kolaylaştırmak amacıyla gönüllülere düzenli olarak gösterilmeli ve sahiplendirme sürecindeki engeller azaltılmalıdır. Bu süreç ne kadar kolaylaştırılırsa, o kadar fazla hayvan sıcak bir yuvaya kavuşabilir. Belediye bakımevleri de gönüllülerin uzun yıllardır yaptığı gibi, her zaman denetime ve ziyarete açık olmalı; gönüllülerle iş birliği içinde çalışmalıdır. Bugün yalnızca toplanan hayvan sayıları açıklanıyor. Ancak bakımevlerinin kapasitesi zaten sınırlı. Bu nedenle kapasitenin üzerinde hayvanın aynı alanda tutulması ciddi sorunlara yol açabiliyor. Kış aylarında uygun bakım sağlanamadığında soğuk, yetersiz beslenme veya hastalıklar; yaz aylarında ise aşırı sıcak, susuzluk ve kalabalığın oluşturduğu olumsuz koşullar hayvanların yaşamını tehdit edebiliyor. Hayvanların çok sayıda ve sınırlı alanlarda tutulduğu durumlarda, bazıları uzun süre kulübelerinden çıkmıyor, bazıları ise diğer hayvanlarla yaşanan çatışmalarda ağır yaralanabiliyor ya da yaşamını yitirebiliyor” şeklinde konuştu.“TERK EDİLMİŞ KEDİLERLE İLGİLİ İHBARLAR ARTTI”Belediyelerin mevcut barınaklarının yetersiz olduğunu belirten Köklü, “Elbette ki bunun en önemli nedenlerinden biri; personel sayısının yetersiz olması, bakımevlerinin kapasitesinin sınırlı kalması ve buna rağmen gece gündüz aralıksız toplama yapılmasıdır. Daha önce de belirttiğim gibi, geçmişte bir mahalleden alınan 4-5 hayvanı bile kısırlaştırıp, aşılarını tamamlayarak sağlıklı bir şekilde yaşadıkları bölgeye geri bırakamayan kurumlar, bugün çok daha büyük ölçekli toplama faaliyetleri yürütüyor” dedi.Hayvanların en yoğun terk edildiği bölgeler hakkında konuşan Köklü, “Son dönemde özellikle terk edilmiş kedilere ilişkin ihbarlar çok arttı. Biz de gelen ihbarlar doğrultusunda onları koruma altına almaya çalışıyoruz. Benzer şekilde köpeklerin de kırsal alanlara, dağ başlarına terk edildiğine sıkça tanık oluyoruz. Üstelik bu hayvanların büyük çoğunluğunda çip bulunmuyor” ifadelerini kullandı.“ÖNCELİK HAYVANLARIN İHTİYAÇLARININ GÖZETİLMESİ OLMALIDIR”Barınakların kapasitesi ve fiziki şartları yeterli olmadığını belirten Köklü, “Öncelik her zaman merhamet, sevgi ve hayvanların ihtiyaçlarının gözetilmesi olmalıdır. Ancak birçok belediye, aceleyle etrafı telle çevrili alanlar oluşturarak yavru, yaşlı, hasta ya da farklı ihtiyaçlara sahip hayvanları hiçbir ayrım gözetmeden aynı yerlere topladı. Bu koşullarda hepsinin yeterli şekilde beslenmesi, sağlıklarının korunması ve iyi yaşam koşullarına sahip olması son derece güçtür. Üstelik bu hayvanlar, yıllardır yaşadıkları mahallelerden ve kendilerine bakan, onları seven insanlardan da ayrılmış durumdalar” şeklinde konuştu. “BAKIŞ AÇISI DEĞİŞMEDİKÇE ÇÖZÜM ÜRETMEK ZOR”Hayvanseverlerin sosyal medya aracılığıyla hakarete maruz kaldıklarını söyleyen Köklü, “Biz hayvanseverler de ne yazık ki sosyal medyada sürekli hakaret ve küfürlere maruz kalıyoruz. Ben 56 yaşında, kamudan emekli bir insanım ve ömrümü hayvanlara adadım. Buna rağmen, sosyal medya üzerinden duyduğumuz ağır hakaretlerin ve tehditlerin çoğu karşılıksız kalıyor. Bu tür paylaşımlar hakkında çoğu zaman herhangi bir işlem yapılmadığını görüyoruz. Hayvanlara yönelik şiddetin ve nefret söyleminin yanı sıra, hayvanları koruyan insanlara yönelik hakaretlerin de yaptırımsız kalmaması gerekiyor. Yasal düzenlemeler ve uygulamalar değişmedikçe, bir anda "kötü" ve "tehlikeli" ilan edilen hayvanlara olduğu kadar, onları korumaya çalışan insanlara yönelik bakış açısı da değişmedikçe kalıcı bir çözüm üretmek zor olacaktır” ifadelerini kullandı.“BAKIMEVLERİ ASIL AMACI DOĞRULTUSUNDA HİZMET VERMELİ”Sokak hayvanları ile ilgili atılması gerek adımlardan bahseden Köklü, “Bakımevlerinden sahiplendirme süreci gereksiz bürokratik engeller olmadan kolaylaştırılmalı, bakımevlerinin kapıları gönüllülere her zaman açık olmalı ve gönüllülerle iş birliği içinde çalışılmalıdır. Bakımevleri, asıl amacı doğrultusunda hasta, yaşlı ve özel bakıma ihtiyaç duyan hayvanlara hizmet vermelidir. Sağlıklı, sosyal ve bulunduğu çevreye uyum sağlamış hayvanlar ise kısırlaştırılıp aşılanarak yaşadıkları bölgelere geri dönebilmelidir. Bunun yanında, hayvan üretimi ve satışı da yasaklanmalıdır” dedi.Hayvanların toplatıldığı bölgede artan kene vakaları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Köklü, “Toplum güvenliği, beraber yaşadığımız hayvanları yok ederek sağlanmaz. Ne yazık ki sosyal medya ve haberler sokaklarda işlenen cinayetlerle dolu. Sokak hayvanları, yaban hayatı ile yerleşim alanları arasında bir bariyer görevi görüyor. Dikkat edin; yılanlar evlere giriyor, ayılar ve domuzlar yerleşim yerlerinde dolaşıyor. Fare popülasyonunun da birkaç yıl içinde çok ciddi boyutlara ulaşmasından endişe ediyorum. Romanya da benzer bir uygulama yaptı. Ancak üretim ve satış devam ettiği için bunun bir hata olduğunu kabul etti. Köpekler toprak üstündeyken yılanlar, fareler ve diğer yaban hayvanları bu kadar yerleşim alanlarına gelemiyordu. Şimdi ise yavaş yavaş gelmeye başladıklarını görüyoruz. Hastalık ve hijyen konusunu dile getirenler, asıl sorunları bundan sonra görebilir. Örneğin kene vakalarından söz ediliyor. Biz gün boyu otların içinde çalışıyoruz. Köpeklerimizin düzenli parazit uygulamaları yapılıyor ve ne onlara ne de bize kene geliyor. Buna karşılık, köpekler toplandıktan sonra bazı semtlerde kene artışı yaşandığına ilişkin çok sayıda haber görüyorum. Doğanın dengesi bozulunca, ortaya çıkan sorunlara daha sonra ilaçlar ve kimyasallarla çözüm bulunmaya çalışılıyor” diye konuştu.“BUGÜN YAŞANANLARIN BEDELİNİ HAYVANLAR VE GÖNÜLLÜ BİZLER ÖDÜYORUZ”Hayvan hakları savunucularına yöneltilen eleştirilere yanıt veren Köklü, “Yıllar boyunca çözüm önerileri sunduk ve bunları hayata geçirmek için gönüllü olarak çalıştık. Kısırlaştırma kampanyaları düzenledik, aşılama çalışmaları yaptık, hasta ve yaşlı hayvanlara baktık. İmkanlarımız ölçüsünde, çevre için risk oluşturduğu düşünülen veya saldırgan davranış gösteren hayvanları da gönüllülerimizle birlikte koruma altına almaya çalıştık. Ancak belediyelerin yasal sorumluluklarını uzun yıllar boyunca yeterince yerine getirmemesi ve 2004 yılında yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu'nun etkin şekilde uygulanmaması nedeniyle sorun giderek büyüdü. Gerekli önlemler zamanında alınmadığı için bugün yaşananların bedelini hem hayvanlar hem de yıllardır emek veren gönüllüler olarak bizler ödüyoruz” dedi.Belediyelerin kısırlaştırma çalışması yürütmediğini belirten Köklü, “Yıllarca birçok belediye, görev süresi boyunca kendi sorumluluk alanında düzenli ve planlı bir kısırlaştırma çalışması yürütmedi. Zaman zaman toplanan hayvanların kısırlaştırılmadan başka belediye sınırlarına bırakıldığı yönünde çok sayıda iddia oldu. Oysa bu süreçte ilgili bakanlık, veteriner hekimler, özel klinikler ve meslek odalarıyla iş birliği yapılabilecek imkanlar vardı. Görev bilinci, etik anlayışı ve planlı bir çalışma modeliyle hareket edilseydi, hayvan hakları alanında çalışan gönüllüler ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak projeler geliştirilebilirdi. Mahallelerdeki özel veteriner kliniklerinin de sürece dahil edilmesiyle seri kısırlaştırma ve aşılama kampanyaları yürütülebilirdi” ifadelerini kullandı. “GÖNÜLLÜLERLE BİRLİKTE BİNLERCE KISIRLAŞTIRMA ÇALIŞMASI YAPTIK”Hayvan Kurtarma Derneği’nin bugüne kadar yürüttüğü çalışmalar hakkında konuşan Köklü, “Yıllardır bakım alanımızda yüzlerce engelli ve kronik hastalığı bulunan köpeğe baktık, hala da bakmaya devam ediyoruz. Yasa çıktıktan sonra ise sağlıklı hayvanlar da güvenli bir yer bulabilmek için bakım alanımızda kalmak zorunda kaldı. Özellikle sanayi bölgelerinde, mahallelerde ve sokaklarda gönüllülerle birlikte binlerce kısırlaştırma çalışması yaptık. Örneğin Kazan Sanayi Bölgesi'nde ve bakım alanımızda kısırlaştırma sayesinde yeni doğumlar engellendi. Hayvanlar doğal ömürlerini tamamlayıp vefat ettikçe popülasyon da kendiliğinden kontrol altına alındı. Eğer ülke genelinde belediyeler hayvanları kısırlaştırmadan bir mahalleden diğerine, hatta bir ilden başka bir ile taşımamış olsaydı; merdiven altı üretim ile ticari üretim ve satış durdurulmuş olsaydı, bugün yaşadığımız sorunların büyük bir kısmı ortaya çıkmayacaktı” dedi. “UMARIM BU YANLIŞTAN DÖNÜLÜR VE TOPLAMA KAMPLARI KAPANIR”Sokak hayvanlarının zor koşullarda yaşam mücadelesi verdiğini belirten Köklü, “Ne yazık ki şu an birçok yerde sokak köpeği neredeyse kalmadı. Buna karşılık sokaklara terk edilen kedi sayısı çok arttı. İnşallah insanlar onları korumaya devam eder. Doğanın dengesi bozuldu; umarım bu yanlıştan dönülür ve toplama kampları kapanır. Çünkü oralara götürülen hayvanların çok azının sağlıklı şekilde yaşamını sürdürebildiğini görüyoruz. Dışarıda bir gölge, biraz su, insanların merhameti ve bir kap mama bulan hayvanlar, bugün çok daha zor koşullarda yaşam mücadelesi veriyor. Kimisi belediye aracında, kimisi toplama kamplarında, kimisi susuz kalarak, kimisi de diğer hayvanların saldırısına uğrayarak hayatını kaybediyor. Bizler bunları dile getirdiğimizde ise sosyal medyada ağır hakaretlere ve nefret söylemlerine maruz kalıyoruz. Bazı hesaplar, gerçeği yansıtmayan videolar ve paylaşımlarla hem hayvanları hem de onlara merhamet gösteren biz gönüllüleri hedef alıyor. Bu gerçekten çok üzücü ve yıpratıcı bir durum. Tek dileğimiz, bizlerin sesini duyan, "Sorun nedir, gelin birlikte konuşalım" diyen yetkililerin olmasıdır” diye konuştu.“ÇÖZÜM YOLLARINI YILLARCA DİLE GETİRDİK”Ülkedeki sahipsiz köpek sayısının gerçeğin çok üzerinde olduğunu belirten Köklü, “Bu durum yalnızca Ankara'ya özgü değil; Türkiye'nin birçok ilinde benzer sorunlar yaşanıyor. Yıllardır baktıkları hayvanları ya da bakımevlerinde kötü durumda gördükleri hayvanları kurtarmaya çalışan insanlar çok zor günler geçiriyor. Yasa hazırlanırken ülkedeki sahipsiz köpek sayısının gerçeğin çok üzerinde ifade edildiğini defalarca söyledik. Açıklanan rakamların çok daha düşük olduğunu, bunu sahadaki çalışmalarımızla gördüğümüzü anlatmaya çalıştık. Hem insanların hem de hayvanların zarar görmeyeceği çözüm yollarını yıllarca dile getirdik; ancak ne yazık ki sesimizi duyuramadık. Sonuçta biz de bu toplumun bir parçasıyız. Bizim de çocuklarımız, ailelerimiz var. Bizler empati kuran, merhametli ve hem insanların güvenliğini hem de hayvanların yaşam hakkını birlikte savunan insanlarız” ifadelerini kullandı.

  •  

Nevşehir'de evlilik vaadiyle 1 milyon liralık vurgun! Sahte gelin kaçarken yakalandı

Nevşehir'de yaşayan 38 yaşındaki Y.A.'yı evlilik vaadiyle kandıran gelin adayı Hayat Dolaş ile iş birlikçisi Sümeyra Çelik Alhazaa, yaklaşık 1 milyon lira değerindeki altın, para ve cep telefonlarını alarak kaçtı. Dolandırıcılık ihbarı üzerine başlatılan çalışmada Kayseri'de yakalanan iki şüpheli, üzerlerinde ele geçirilen altın ve paralarla birlikte gözaltına alındı. Tutuklanan şüphelilerin sarraftan altın aldıkları anlar ise güvenlik kameralarına yansıdı.
  •  

Yürürken farkında olmadan aynı yöne mi gidiyoruz? Araştırmada çarpıcı sonuç

Günlük hayatta farkında olmadan yaptığımız en basit eylemlerden biri olan yürüyüş aslında düşündüğümüzden çok daha sistematik bir eğilimi barındırıyor. Yeni bir araştırma insanların kalabalıkta ya da tek başına fark etmeksizin doğal olarak sola yani saat yönünün tersine yönelme eğiliminde olduğunu ortaya koydu. Bilim insanlarına göre bu davranış yaşa, cinsiyete veya el tercihlerine bağlı olmayan insan hareketinin temel bir parçası olabilir.
  •  

Bursa'da sahte polis çetesi çökertildi: 6 tutuklama | 100 milyonluk vurgun

Bursa'da kendilerini polis olarak tanıtan organize dolandırıcılık şebekesi, yaşlı bir çifti yaklaşık 2,5 ay boyunca psikolojik baskı altında tutarak yaklaşık 100 milyon lira dolandırdı. Döviz ve ziynet eşyalarını teslim alan, kredi kartlarını kullanarak milyonlarca liralık harcama yapan ve çifte ait 7 gayrimenkulü değerinin altında sattıran şüpheliler, son buluşmada 'Operasyon tamamlandı, gözünüz aydın' diyerek tatlı ikram edip evden ayrıldı. Yaklaşık 6 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından 9 il ve Sarp Sınır Kapısı'nda düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 14 şüpheli yakalanırken, 6'sı tutuklandı.
  •  

Erzurum İspir'de vaşak görüntülendi

Erzurum'un İspir ilçesinde, dünyada ve Türkiye'de birinci derecede koruma altında olan ve nadir görülen nesli tehdit altındaki vaşak, bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi.
  •  

Asırlardır izine rastlanmamıştı: Osman Gazi'nin kayıp miğferi ortaya çıktı

New York'taki Metropolitan Sanat Müzesi koleksiyonunda, Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'ye ait olduğu öne sürülen gümüş kakmalı bir çelik miğferin tespit edildiği açıklandı. Miğferin üzerinde Osman Gazi adına düzenlenmiş bir tuğra, Kayı boyu damgası ve bağımsız bir hükümdar olduğunu gösterdiği ileri sürülen 'Sultânü'l-a'zam' gibi unvanların yer aldığı belirtildi. Söz konusu keşfin, Osmanlı'nın kuruluş yıllarına ve etnik köken tartışmalarına yeni bir boyut kazandırabileceği ifade edildi.
  •  

Çanakkale'de bariyerlere çarpan otomobil takla attı: 1 kişi hayatını kaybetti

Çanakkale'nin Ezine ilçesinde bariyerlere çarparak takla atan otomobilin sürücüsü, 43 yaşındaki müzisyen Güray Saygılı hayatını kaybetti. Ayvacık'ta bir düğünde sahne aldıktan sonra yola çıkan Saygılı'nın kullandığı otomobilin kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp takla attığı kazanın ardından olay yerine polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri Saygılı'nın yaşamını yitirdiğini belirlerken, cenazesi morga kaldırıldı. Kazayla ilgili jandarma tarafından inceleme başlatıldı.
  •  

Depremde ailesini kaybeden anne kızına verdiği sözü tuttu

Asrın felaketi depremlerde Hatay’da yıkılan evlerinde eşi, kızı ve oğlunu kaybeden Hülya Aydemir (51), kendisi de sağ bacağını enkazda bıraktı. Aydemir, kızına verdiği sözü tutup, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nü bitirdi.
  •  

Büyükada'da Viranbağ Plajı'ndaki yangın kontrol altında: 4 kişi dumandan etkilendi

Büyükada'da bulunan Viranbağ Plajı'nda henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüdü. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edilirken, ekiplerin müdahalesi sonrası ormana da sıçrayan alevler kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları başlatıldı. Öte yandan yangında 4 kişinin dumandan etkilendiği öğrenildi.
  •  

Samsun’da bebeğini çöpe attığı iddia edilen anneden kan donduran ifade

Samsun’un İlkadım ilçesinde evinde doğurduğu bebeğini çöpe attığı iddiasıyla “yenidoğan çocuğu kasten öldürmek” suçundan tutuklu yargılanan Hanım C.’nin davasına devam edildi. Duruşmada doktor ile bebeğin babası olduğu öne sürülen Mustafa D. tanık olarak dinlenirken, mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
  •  

Küçükçekmece'de kasklı pusu: Ölen de öldüren de güvenlik görevlisi! | Çalıştığı sitede yakalandı

İstanbul Küçükçekmece’de dün(1 Temmuz) sabah saatlerinde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden güvenlik görevlisi Ahmet Akarsu’nun katil zanlısı, olaydan 7 saat sonra kıskıvrak yakalandı. Kasklı pusuyu gerçekleştiren saldırganın da başka bir sitede güvenlik görevlisi olarak çalışan Muhammet E. olduğu ortaya çıktı.
  •  

Hapisten yırtmak için hamilelik serisi: 127 yıl cezası bulunan firari yine gebe çıktı!

İstanbul Beyoğlu’nda Özel Harekat destekli operasyonla yakalanan, 157 hırsızlık kaydı ve 127 yıl 27 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari Elif Ş. (32) adliyeye sevk edildi. Yakalanmamak için siyah peçe takan ve akrabasının evine yeni bağlatılan internet aboneliği sayesinde izi sürülen kadının, daha önce 7'nci çocuğuna hamile olduğu gerekçesiyle cezalarının ertelendiği, şu anda ise 8’inci çocuğuna 3 aylık hamile olduğu belirlendi.
  •  

Piri Reis'in kayıp harita sırrı ve Turgut Reis'in hayalet gemileri: Türk denizcilik tarihine yön veren 5 kaptan

Denizler sadece ticaret yolları veya coğrafi sınırlar değildir aynı zamanda cesaretin, dehanın ve tarihin yazıldığı devasa sahnelerdir. 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nı kutladığımız bugün, Akdeniz'i bir 'Türk Gölü' haline getiren haritalarıyla dünyaya yön veren ve stratejileriyle deniz savaşlarının kitabını yeniden yazan efsane kaptanlarımızı anıyoruz.
  •  

Esenyurt'ta sokak ortasında vahşet! O anlar kamerada

Esenyurt'ta evinin önünde aracına binmek istediği sırada silahlı saldırıya uğrayan Ş.M.K., vücuduna isabet eden mermiler sonucu hayatını kaybetti. Polis ekipleri kaçan şüpheli ya da şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Diğer yandan cinayet anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.
  •  

Kars'ta matem günü: Kerbela şehitleri dualarla anıldı

Kars'ta, Hazreti Muhammed'in torunu Hazreti Hüseyin ve Kerbela şehitleri, şehadetlerinin 1387. yılında düzenlenen programla anıldı. Binlerce kişinin katıldığı yürüyüşte mersiyeler okundu, dualar edildi ve matem geleneği yaşatıldı. Program, İstiklal Marşı ve Kur'an-ı Kerim tilavetiyle devam etti.
  •  

Akollü sürücüden pişkin ifade: Aklım hala yapmadıklarımda

Edirne'de trafik ekiplerinin denetimine takılan ve alkollü olduğu tespit edilen 19 yaşındaki aday sürücü, hem ehliyetinden oldu hem de ceza yedi. Sürücü kendisini görüntüleyen muhabirin sorusuna pişkin bir yanıt vererek 'Pişman değilim, aklım hâlâ yapmadıklarımda' yanıtını verdi.
  •  

Konya'da ilkokul öğrencileri veliler tarafından darp edildi! | Temizlik fırçası sapına "Silah" kararı

Konya'da bir ilkokulda kızlarının sınıfına girerek iki öğrenciyi darp ettikleri iddiasıyla gözaltına alınan 3 şüpheli, ev hapsi ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmayı tamamlayan Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, temizlik fırçası sapını 'silah' olarak değerlendirdiği iddianamede sanıklar hakkında çeşitli yaralama suçlarından 2 yıl 3 aydan 3 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep etti.
  •  

Acılı baba Cemil Kundakçı sessizliğini bozdu: "Ana-kız çok iyi rol yapıyor! Aleyna Kalaycı oğlumun ölümüne sebep oldu"

Oğlunu silahlı saldırıda kaybeden Cemil Kundakçı, sessizliğini bozdu. Mahkemede yaşananları anlatan Kundakçı, cinayet gecesine dair dikkat çeken iddialarda bulundu. Baba Kundakçı, Aleyna Kalaycıoğlu’na da kızgın olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Oğlum Kubilay, Aleyna’ya kardeşlik yaptı. Ama Aleyna oğlum için ‘ayakçı’ deyince ikinci kez vurulmuş gibi olduk!”
  •  

Migros PS5 çekiliş sonuçları açıklandı! İşte PlayStation 5 kazanan asil ve yedek talihliler listesi 2026

Migros Ticaret A.Ş.’nin düzenlediği 'Sony PlayStation 5 Slim Digital Sürüm Oyun Konsolu' çekiliş sonuçları açıklandı. 19 Haziran 2026 tarihinde yapılan ve 400.450 kişinin katıldığı çekilişte 15 asil ve 15 yedek talihli belirlendi. Asil talihlilerin 10 Temmuz 2026, yedek talihlilerin ise 25 Temmuz 2026 tarihine kadar gerekli belgelerle başvuru yapması gerekiyor. İşte kazanan asil ve talihli isimlerin listesi...
  •  

Kartal’da kiracı dehşeti: Ev sahibini göğsünden bıçaklayıp kaçtı

İstanbul Kartal’da ev sahibi Niyazi Tanyeli ile kiracısı C.D. arasında çıkan tartışma kanlı bitti. Tartışmanın büyümesi üzerine 25 yaşındaki C.D., 61 yaşındaki Tanyeli’yi göğsünden bıçaklayarak olay yerinden kaçtı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Tanyeli, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
  •  

ATSO Başkanı Ali Bahar denize mi itildi? Eşinden dikkat çeken sözler

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Bahar'ın teknede hayatını kaybetmesine ilişkin davada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Duruşmada konuşan eşi Şebnem Bahar, olayın sanıkların anlattığı şekilde gerçekleştiğine inanmadığını belirterek, Ali Bahar'ın yaşanan bir tartışma ve itiş kakış sonucu denize düşmüş olabileceğini öne sürdü. Mahkeme, sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
  •  

Gözleri Karadeniz'in oyuncusundan acı haber: 3 yakın arkadaş hayatını kaybetti

Rize'nin Çayeli ilçesinde 3 kişinin hayatını kaybettiği, 4 kişinin yaralandığı zincirleme kazada yaşamını yitirenlerin kimlikleri belli oldu. Kazada hayatını kaybeden Selinay Saral, Gamze Saklı ve Nilay Bilgin'in son görüntüleri ortaya çıkarken, yakın arkadaş oldukları ve gezmek için çıktıkları yolculuğun faciayla sonuçlandığı öğrenildi. Öte yandan Saklı'nın, son olarak 'Gözleri Karadeniz' dizisinde yardımcı oyuncu olarak rol aldığı belirtildi.
  •  

İstanbul'da yola çıkacaklar dikkat! Küçükçekmece’de bazı yollar trafiğe kapatılacak: İşte alternatif güzergahlar

İstanbul Küçükçekmece’de yer alan Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi'nde 25 Haziran Perşembe günü düzenlenecek aşure matem merasimi programı nedeniyle bazı yollar geçici olarak trafiğe kapatılacak. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre saat 06.00’dan program bitimine kadar Fatih Caddesi ve bağlantılı sokaklar başta olmak üzere belirlenen güzergahlarda araç geçişine izin verilmeyecek, sürücüler alternatif yol olarak Muammer Aksoy ve Tuna Caddeleri gibi belirlenen güzergahlara yönlendirilecek.
  •  

Isparta’da iki genç araçta ölü bulunmuştu: Ön otopsi tamamlandı

Isparta’da araç içerisinde ölü bulunan Cansu Zengin ve Ufuk Erdoğan’ın kesin ölüm nedenine ilişkin inceleme sürüyor. Isparta Şehir Hastanesi’nde yapılan ön otopside şüpheli bir bulguya rastlanmazken, gençlerden alınan biyolojik numuneler detaylı inceleme için Antalya ve İstanbul Adli Tıp Grup Başkanlıklarına gönderildi.
  •  

Balıkesir Edremit'te kamyon kazası: 1 ölü 1 yaralı

Balıkesir’den acı bir kaza haberi geldi. Balıkesir'in Edremit ilçesi ile Çanakkale'nin Yenice ilçesini birbirine bağlayan, keskin virajlarıyla bilinen Kazdağları kara yolunda kontrolden çıkan ahşap yüklü bir kamyon şarampole devrildi. Can pazarının yaşandığı feci kazada sürücü Y.G. olay yerinde hayatını kaybetti, araçta sıkışan E.S. ağır yaralandı.
  •  

Savaşın kaderini değiştiren 10 komutan: Türk dehası listenin başında yer aldı

Tarih boyunca savaş meydanlarında verilen mücadeleler yalnızca asker sayısıyla değil, komutanların stratejik zekasıyla da şekillendi. Kimi zaman sayıca üstün ordular yenilirken, kimi zaman imkansız görülen zaferler askeri dehanın eseri olarak tarihe geçti. Dünya tarihine damga vuran komutanlar arasında Türk liderlerin bıraktığı iz ise dikkat çekici bir yer tutuyor.
  •  

Duygular Satın Alma Kararlarında Belirleyici Oluyor

Uzmanlara göre alışveriş sırasında verilen kararlar yalnızca ihtiyaçlardan değil, alışkanlıklar ve duygusal çağrışımlardan da etkileniyor. DUYGULAR SATIN ALMA KARARLARINI YÖNLENDİRİYORMarket alışverişine yalnızca temel ihtiyaçları almak için çıkan birçok kişi, kasaya geldiğinde sepetinde liste dışı ürünlerle karşılaşabiliyor. Benzer durum dijital alışverişte de yaşanıyor. Başlangıçta sadece fiyat karşılaştırması yapmak için incelenen bir ürün, kısa süre içinde satın alma kararına dönüşebiliyor. Bu tablo, tüketici davranışlarının yalnızca ihtiyaç, fiyat ya da ürün özellikleriyle açıklanamayacağını gösteriyor.Satın alma kararlarının arkasında çoğu zaman duygular, alışkanlıklar, geçmiş deneyimler ve bilinç dışı süreçler yer alıyor. İnsanlar kararlarını mantıklı biçimde verdiklerini düşünse de beyin çoğu durumda önce duygusal bir yönelim oluşturuyor. Mantık ise bu kararın ardından devreye girerek tercihe gerekçe üretmeye başlıyor.Tüketici davranışları üzerine yapılan çalışmalar da bu durumu destekliyor. Harvard İşletme Okulu Profesörü Gerald Zaltman’ın araştırması, satın alma kararlarının yaklaşık yüzde 95’inin bilinç dışı ve duygusal düzeyde verildiğini ortaya koyuyor. Bu oran, alışveriş sırasında verilen kararların ne kadar büyük bölümünün fark edilmeden şekillendiğini göstermesi bakımından dikkat çekiyor.Nöropazarlama olarak adlandırılan alan da tam olarak bu görünmeyen süreci anlamaya çalışıyor. İnsan beyninin satın alma anındaki tepkilerini inceleyen bu yaklaşım, tüketicilerin hangi uyaranlara nasıl yanıt verdiğini ve hangi koşullarda satın alma eğiliminin arttığını analiz ediyor. Markalar da bu bilgilerden yararlanarak dikkat çekme, güven oluşturma ve tüketiciyle daha güçlü bağ kurma stratejileri geliştiriyor. BİLİNÇ DIŞI SÜREÇLER TÜKETİCİ DAVRANIŞLARINI ETKİLİYORSatın alma davranışında bilinç dışı süreçlerin etkili olması, tüketicinin kontrolsüz ya da tamamen yönlendirilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Ancak karar alma sürecinin sanılandan daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor. İnsan beyni her gün çok sayıda karar vermek zorunda kaldığı için her seçeneği uzun uzun değerlendirmek yerine kısa yollar kullanıyor. Bu kısa yollar; alışkanlıklar, tanıdık markalar, önceki deneyimler, duygusal çağrışımlar ve çevresel uyaranlardan oluşuyor.Bir ürünün daha önce olumlu bir deneyim yaşatmış olması, kişinin aynı ürüne yeniden yönelmesini kolaylaştırıyor. Çocukluk döneminden beri görülen bir marka, aile alışkanlıklarıyla ilişkilendirilen bir ürün ya da kişinin kendini iyi hissetmesini sağlayan bir ambalaj, karar sürecinde etkili olabiliyor. Tüketici bu etkiyi çoğu zaman açık biçimde fark etmese de tercih davranışı üzerinde belirleyici bir iz bırakıyor.Bu nedenle alışverişte yalnızca fiyat avantajı veya teknik özellikler değil, ürünün kişide uyandırdığı duygu da önem taşıyor. Bir tüketici bazen daha ekonomik olan ürünü değil, kendisine daha güvenilir gelen ürünü seçiyor. Bazen de ihtiyacı olmadığı halde kendisini ödüllendirmek, rahatlamak veya kısa süreli mutluluk hissi yaşamak için alışveriş yapabiliyor.Yazar Mert Aydıner, insan beyninin çoğu zaman önce duygusal karar verdiğini, ardından bu kararı mantıkla gerekçelendirdiğini belirtiyor. Aydıner’e göre beyin karar alma sürecinde enerjiden tasarruf etmek için geçmiş deneyimlere, alışkanlıklara ve duygusal çağrışımlara başvuruyor. Bu nedenle tüketiciler satın alma kararlarını tamamen rasyonel nedenlerle verdiklerini düşünse de kararın önemli bir bölümü bilinç dışında şekilleniyor.Bu durum özellikle ani alışverişlerde daha görünür hale geliyor. Kasa çevresine yerleştirilen küçük atıştırmalıklar, kampanya alanları, indirim etiketleri veya “son ürün” mesajları, karar verme eşiğini düşürebiliyor. Tüketici büyük bir harcama yapmadığını düşündüğü için bu ürünleri daha kolay sepete ekleyebiliyor. Ancak bu tür küçük kararlar zamanla toplam harcama davranışında önemli bir yer tutabiliyor.Bilinç dışı süreçlerin etkisi dijital alışverişte de benzer şekilde görülüyor. Kullanıcı yorumları, yıldız puanları, sınırlı süreli kampanyalar, geri sayım sayaçları ve stok bildirimleri, tüketicinin karar verme hızını artırabiliyor. Özellikle “fırsatı kaçırma” hissi, satın alma kararının daha kısa sürede verilmesine neden olabiliyor.GÖRSEL UYARANLAR VE DUYGULAR ALIŞVERİŞİ ŞEKİLLENDİRİYORSatın alma davranışında görsel uyaranların etkisi oldukça güçlü. Dünya genelindeki nörobilim araştırmaları, insan beyninin görselleri metinlere göre çok daha hızlı işlediğini gösteriyor. Ürün ambalajı, renk seçimi, raf düzeni, mağaza atmosferi ve dijital platformlarda kullanılan görseller, tüketici dikkatini yönlendiren temel unsurlar arasında yer alıyor.Bir ürünün raftaki konumu, ambalajın rengi veya kullanılan görsel dil, ilk izlenimi belirleyebiliyor. İlk izlenim ise çoğu zaman satın alma davranışının başlangıç noktası oluyor. Tüketici ürünü ayrıntılı biçimde incelemeden önce, görsel uyaranlara bağlı olarak bir yakınlık ya da uzaklık hissi geliştirebiliyor.Mert Aydıner, beynin görsel uyaranları çok kısa sürede algıladığını belirterek bu sürecin satın alma davranışındaki önemine dikkat çekiyor. Aydıner’e göre görsel algı yalnızca estetik bir unsur değil, karar alma sürecinin ilk basamaklarından biri. Bu nedenle markaların kullandığı renkler, semboller ve görsel düzenlemeler tüketicinin zihninde hızlı çağrışımlar oluşturabiliyor.Duygular da bu sürecin merkezinde yer alıyor. Tüketiciler çoğu zaman yalnızca bir ürün değil, o ürünün temsil ettiği duyguyu, deneyimi veya kimliği satın alıyor. Bir kahve markası yalnızca içecek değil, dinlenme ve keyif duygusu sunabiliyor. Bir teknoloji ürünü yalnızca teknik kapasite değil, yenilik ve statü hissi yaratabiliyor. Bir bakım ürünü ise yalnızca işlev değil, kendine özen gösterme duygusuyla ilişkilendirilebiliyor.Bu nedenle pazarlama iletişiminde ürün özellikleri kadar hikâye, güven, samimiyet ve deneyim de önem kazanıyor. Tüketici artık yalnızca “ne satıldığına” değil, “nasıl bir ilişki kurulduğuna” da bakıyor. Kendisine değer verildiğini, anlaşıldığını ve yalnızca satış hedefiyle yaklaşılmadığını hisseden tüketicilerin markaya daha olumlu tepki verdiği belirtiliyor.Geleneksel baskıcı satış tekniklerinin etkisini kaybetmesinde de bu değişimin payı bulunuyor. Aydıner, günümüz müşterisinin kendisini anlayan, faydasını gözeten ve kararını kendi vermesine alan açan satıcıları tercih ettiğini ifade ediyor. Bu yaklaşım, satış sürecinin artık yalnızca ikna etmekten ibaret olmadığını; güven, empati ve doğru iletişimle şekillendiğini gösteriyor.GÜVEN VE SOSYAL ETKİLEŞİM SATIN ALMA KARARLARINDA ÖNE ÇIKIYORSatın alma davranışlarında güven duygusu en önemli belirleyicilerden biri olarak görülüyor. Bir ürün ne kadar kaliteli olursa olsun, tüketici markaya veya satış sürecindeki kişiye güven duymuyorsa satın alma kararı gecikebiliyor ya da tamamen ortadan kalkabiliyor.İnsan ilişkilerindeki samimiyet, beden dili, ses tonu ve yaklaşım biçimi de satış sürecinde etkili oluyor. Nörobilim alanında sıkça ele alınan ayna nöronlar, insanların karşılarındaki kişinin duygu durumunu ve niyetini algılamasında önemli rol oynuyor. Bu nedenle tüketiciler, karşılarındaki kişinin gerçekten yardımcı olmak isteyip istemediğini büyük ölçüde hissedebiliyor.Aydıner’e göre müşteriler satın alma kararını kendilerinin verdiğini hissetmek istiyor. Bu nedenle baskı altında bırakılmak, aceleye getirilmek veya yönlendirilmek tüketicide direnç oluşturabiliyor. Buna karşılık güven veren, açıklayıcı ve ihtiyaç odaklı iletişim biçimi satın alma sürecini daha sağlıklı hale getiriyor.Bu yaklaşım yalnızca fiziksel mağazalar için değil, dijital satış kanalları için de geçerli. E-ticaret sitelerinde açık ürün bilgisi, gerçek kullanıcı yorumları, kolay iade süreçleri ve şeffaf fiyat politikaları güven duygusunu artıran unsurlar arasında yer alıyor. Tüketici dijital ortamda da kendisini güvende hissetmek istiyor.Güven duygusu aynı zamanda marka sadakatini de etkiliyor. Tüketici bir markadan memnun kaldığında yalnızca aynı ürünü tekrar almakla kalmıyor, çevresine de öneride bulunabiliyor. Bu nedenle satın alma davranışı bireysel bir karar gibi görünse de sosyal çevre, yorumlar ve deneyim paylaşımları da süreci etkiliyor.

  •  

Prizdeki Gizli Tehlike

Modern yaşamın vazgeçilmez unsurları arasında yer alan elektrikli cihazlar, günlük hayatı kolaylaştırırken beraberinde bazı güvenlik risklerini de getiriyor. Evlerde kullanılan televizyonlardan bilgisayarlara, mutfak aletlerinden şarj cihazlarına kadar çok sayıda elektronik ürünün aynı anda çalıştırılması, elektrik altyapısının önemini her geçen gün artırıyor. Uzmanlara göre elektrik güvenliği konusunda göz ardı edilen en önemli unsurlardan biri ise prizler. Günlük yaşamda sıradan bir detay olarak görülen prizler, uygun standartlarda olmadığında ciddi güvenlik sorunlarına yol açabiliyor. İtfaiye ve sigorta sektörüne ait veriler, konut yangınlarının önemli bir bölümünün elektrik tesisatları ve elektrik bağlantı noktalarında meydana gelen arızalardan kaynaklandığını ortaya koyuyor. Özellikle eski tesisatlar, aşırı yüklenen prizler ve düşük kaliteli ürünler yangın riskini artıran başlıca nedenler arasında gösteriliyor. ELEKTRİK KAYNAKLI YANGINLAR ÖNEMLİ RİSK OLUŞTURUYORUzmanlar, elektrik sistemlerinde meydana gelen arızaların çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğine dikkat çekiyor. Prizlerde yaşanan gevşemeler, aşırı yüklenme, düşük kaliteli malzeme kullanımı veya hatalı montaj gibi nedenler zamanla aşırı ısınmaya yol açabiliyor. Bu durum kısa devre oluşmasına ve bazı durumlarda yangınların başlamasına neden olabiliyor. Özellikle çok sayıda cihazın aynı prize bağlandığı alanlarda risk seviyesinin yükseldiği belirtiliyor. Elektrik kaynaklı yangınların büyük bölümünün önlenebilir olduğuna dikkat çeken uzmanlar, kaliteli ürün kullanımı ve düzenli tesisat kontrollerinin önemini vurguluyor. ÇOCUKLAR EN SAVUNMASIZ RİSK GRUBUNDAElektrik güvenliği konusunda en hassas grupların başında çocuklar geliyor. Özellikle okul öncesi yaş grubundaki çocuklar çevrelerini keşfetme isteği nedeniyle prizlerle doğrudan temas kurabiliyor. Uzmanlar, küçük çocukların priz deliklerine kalem, tel, oyuncak parçası veya metal nesneler sokmaya çalışmasının ciddi elektrik kazalarına yol açabileceğini belirtiyor. Her yıl çok sayıda çocuğun elektrik çarpması nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvurduğu ifade edilirken, alınacak basit önlemlerle bu kazaların büyük ölçüde önlenebileceği belirtiliyor. Çocuk korumalı sistemlerin kullanılması ve prizlerin güvenlik standartlarına uygun olması bu noktada büyük önem taşıyor. AŞIRI ISINMA FARK EDİLMEYEN TEHLİKELERDEN BİRİElektrik sistemlerinde yaşanan sorunlar her zaman ani arızalar şeklinde ortaya çıkmıyor. Uzmanlara göre en yaygın problemlerden biri aşırı ısınma. Prizlerde oluşan yüksek sıcaklık zamanla plastik yüzeylerde deformasyona neden olabiliyor. Bu durum yalnızca ürünün kullanım ömrünü azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda yangın riskini de artırıyor. Özellikle sürekli çalışan beyaz eşyalar, yüksek güç tüketen cihazlar ve çoklu priz kullanımı sırasında oluşan ısı artışlarının dikkatle takip edilmesi gerektiği belirtiliyor. KALİTELİ ÜRÜN SEÇİMİ NEDEN ÖNEMLİ?Elektrik güvenliği uzmanları, priz seçiminde yalnızca fiyatın değil ürünün teknik özelliklerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Ulusal ve uluslararası güvenlik standartlarına uygun üretilen ürünlerin elektrik kaçakları, aşırı yüklenme ve kısa devre risklerine karşı daha yüksek koruma sağlayabildiği ifade ediliyor. Düşük kaliteli ürünlerde kullanılan malzemelerin zaman içerisinde yıpranarak güvenlik sorunlarına yol açabildiği belirtilirken, elektrik sistemlerinde kullanılan her parçanın genel güvenlik zincirinin bir halkası olduğu hatırlatılıyor. GÜVENLİK ERTELENMEMESİ GEREKEN BİR KONUUzmanlar, elektrik güvenliğinin çoğu zaman bir sorun yaşanana kadar gündeme gelmediğini ancak alınacak önlemlerin hayat kurtarıcı olabileceğini ifade ediyor. Evlerde kullanılan prizlerin düzenli olarak kontrol edilmesi, gevşeme veya yanık izi gibi belirtilerin dikkate alınması ve elektrik tesisatlarının belirli aralıklarla uzman kişiler tarafından incelenmesi öneriliyor. Çocuklu ailelerde ise korumalı priz sistemleri, güvenlik kapakları ve doğru ürün seçiminin ek koruma sağladığı belirtiliyor. GÜVENLİ YAŞAMIN TEMEL PARÇALARINDAN BİRİElektrik, modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası olsa da güvenli kullanılmadığında ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlara göre güvenli bir yaşam alanı oluşturmanın yolu yalnızca gelişmiş teknolojilerden değil, temel güvenlik unsurlarına gereken önemi vermekten geçiyor. Elektrik güvenliği konusunda yapılan değerlendirmelerde, güvenli priz sistemlerinin bir lüks değil temel ihtiyaç olduğu vurgulanırken, özellikle çocuklu ailelerin ve yoğun elektrik kullanımı bulunan evlerin bu konuda daha dikkatli hareket etmesi gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, doğru ürün seçimi, düzenli bakım ve bilinçli kullanım sayesinde elektrik kaynaklı kazaların ve yangınların önemli ölçüde azaltılabileceğine dikkat çekiyor.

  •  

Tanzanya'da her 1400 kişiden biri albinizmli: Dünyada görülme oranı

Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 13 Haziran Dünya Albinizm Farkındalık Günü, albinizmli bireylerin karşı karşıya kaldığı önyargı, ayrımcılık ve insan hakları ihlallerine dikkat çekiyor. Dünyanın birçok bölgesinde albinizmli kişiler eğitim, sağlık ve sosyal yaşam alanlarında çeşitli zorluklarla mücadele ederken, farkındalık çalışmaları eşit yaşam koşullarının sağlanmasına katkı sunmayı hedefliyor.
  •  

Güzelliğin yeni yüzü: Estetikte müdahale yaşı 18'e düştü

Fikret Çengel’in kaleminden Trend Takvim Küçük Detaylar-Büyük Farklar... Bir zamanlar estetik, yaşlanmanın izlerini azaltmak için tercih edilen bir uygulama olarak görülüyordu. Bugün ise sosyal medya filtreleri, selfie kameraları ve dijital dünyanın etkisiyle güzellik anlayışı yeniden şekilleniyor. Uzmanlara göre özellikle ameliyatsız estetik işlemlere olan ilgi hızla artarken, insanlar artık yalnızca aynadaki görüntülerini değil, ekranlardaki yansımalarını da değiştirmek istiyor. Estetik sektörü, teknolojinin ve değişen yaşam alışkanlıklarının etkisiyle yeni bir döneme giriyor.
  •  

İstanbul'da sağanak etkili oldu

İstanbul'da sabah saatlerinde sağanak etkili oldu. Maltepe D-100 kara yolunda su birikintileri oluşurken, sağanağa hazırlıksız yakalananlar otobüs duraklarına sığındı.
  •  

Gaziantep'te korkutan deprem: Çevre illerde de hissedildi!

Gaziantep'te gece saatlerinde 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Vatandaşların bir kısmı sokaklarda beklemeyi tercih etti. Yerin 7,01 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem, çevre illerden de hissedildi. Herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı bildirildi.
  •  

Hakimi odasında vuran savcıya 11 yıl 8 ay hapis

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde üye Hâkim Aslı Kahraman’ı odasında silahla vuran Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan’ın yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, Kılıçarslan’ı “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 11 yıl 8 ay hapse çarptırdı.
  •  

Müge Anlı yayını ihbar sayıldı: 2 çocuklu evli adama kaçan Ceyda için bakanlık düğmeye bastı!

ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programında, film senaryolarını aratmayacak akılalmaz bir olay masaya yatırıldı. Ailesinin günlerdir aradığı 19 yaşındaki Ceyda Evlekoğlu'nun, evli ve iki çocuk babası Ramazan Ökten'e kaçtığı ortaya çıkmıştı. Canlı yayına gelen ihbarlar ve ortaya çıkan detaylar kan dondururken Ramazan ile birlikte stüdyoda ailesiyle yüzleşen Ceyda'nın ısrarı herkesi şoke etmişti. Bugünkü canlı yayında yeni bir gelişme yaşandı. Yayını ihbar kabul eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı düğmeye bastı.
  •  

Sınav heyecanına karşı ve zihin açıklığı için okunacak duaların Türkçe-Arapça okunuşu

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın 13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek olması nedeniyle öğrenciler son hazırlıklarını tamamlıyor. Çalışmaların yanı sıra manevi destek arayışına da yönelen birçok öğrenci, sınav öncesinde 'Rabbi Zidni İlma', 'Rabbi'şrah Li Sadri' ve 'Rabbi Yessir ve La Tuassir' dualarını okumayı tercih ediyor.
  •  

Kapalıçarşı'da trafoda yangın paniği

Fatih Kapalıçarşı'da trafoda çıkan yangın paniğe neden oldu. Yoğun duman nedeniyle vatandaşlar ve esnaf kısa süreli panik yaşarken, yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.
  •  

Kadınların el emeği Mamak’ta sergilendi

Yıl boyunca Mamak İlçe Halk Eğitim Merkezi’nde el sanatlarına yönelik eğitim alan kursiyerlerin çalışmaları Musiki Muallim Mektebi’nde sergilendi. “Küllerden Kanatlara” isimli sergide yer alan el emeği ürünler büyük ilgiyle karşılandı.  Birçok vatandaşla beraber belediye yetkilileri de açılışa katıldı. Serginin açılışında konuşan Mamak Belediye Başkan Yardımcısı Sibel Emre, 2025-2026 döneminde 6 bin 890 kadın kursiyerin kurslara katıldığına vurgu yaptı.  “TOPLAMDA 460 BİN 302 KURSİYERE ULAŞILDI” Emre konuşmasına, “Bugün burada emekle, sabırla ve öğrenme azmiyle ortaya çıkan, birbirinden kıymetli eserlerin yer aldığı yıl sonu sergimizin açılışında sizlerle birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.” ifadeleri ile başladı. Mamak Belediyesi olarak Mamak İlçe Halk Eğitim Merkezi’yle iş birliği içerisinde yürütülen çalışmalarla 19 Aile Yaşam Merkezi’nde 123 farklı branşta eğitim hizmeti sunulduğunu ifade eden Emre, “Sadece 2025-2026 döneminde 6 bin 890 yeni kursiyerimizle Aile Yaşam Merkezlerimizde buluştuk. Bugüne kadar ise toplam 460 bin 302 kursiyerimize ulaşarak hayatlara dokunmanın gururunu yaşıyoruz ve kadınlarımızla bir arada oluyoruz” dedi. Emre, sergilenen her eserin bir hayalin, bir emeğin, bir öğrenme yolculuğunun izlerini taşıdığını söyleyerek konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Biliyoruz ki eğitim, öğretim ve dayanışma bir toplumun en büyük gücüdür. Bu güzel çalışmalarda emeği geçen Halk Eğitim Merkezi yöneticilerimize, öğretmenlerimize, belediye personellerimize ve azimle birbirlerine ilham veren kadınlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.” Sibel Emre’nin konuşmasının ardından kurdele kesimi ile serginin açılışı gerçekleştirildi. Kadınların el emeği ürünleri 1 hafta boyunca Musiki Muallim Mektebi’nde sergilenmeye devam edecek.

  •  

Arı sağlığı için ortak akıl buluşması

Uzmanlar, iklim değişikliği, hastalıklar ve pestisitlerin arıcılığı tehdit eden en önemli unsurlar olduğuna dikkat çekti. Çalıştay sonunda hazırlanacak sonuç bildirgesinin ilgili kurumlarla paylaşılacağı açıklandı.Arıcılık sektörünün sürdürülebilirliğini güçlendirmek ve arı sağlığını korumaya yönelik çözüm önerileri geliştirmek amacıyla düzenlenen "Arı Sağlığı Çalıştayı", Ankara Türkiye Milli Botanik Bahçesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) koordinasyonunda yapılan programa, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) ve Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü (GKGM) destek verdi.ARI SAĞLIĞI STRATEJİK ÖNEME SAHİPÇalıştayın açılışında konuşan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, arıların yalnızca bal üretimi açısından değil, tarımsal üretimin devamlılığı, biyolojik çeşitliliğin korunması ve gıda güvenliği açısından da kritik bir rol üstlendiğini söyledi. Son yıllarda iklim değişikliği, hastalıklar, zararlılar ve pestisit kaynaklı risklerin arı sağlığını tehdit ettiğini belirten Demir, özellikle varroa ile mücadelede erken teşhis ve doğru uygulamaların önemine dikkat çekti. Çalıştayın temel amacının mevcut sorunları değerlendirmek, çözüm önerileri geliştirmek ve sektör için uygulanabilir bir yol haritası oluşturmak olduğunu ifade etti.İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ UYARISITarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Emre Gürçay da Türkiye'nin önemli bir arı varlığına sahip olduğunu belirterek sektörün karşı karşıya olduğu risklere işaret etti. Gürçay, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek arttığını, bu nedenle üretim ve arı sağlığı alanlarında daha kapsamlı çalışmalar yürütülmesi gerektiğini vurguladı.TÜRKİYE DÜNYADA İLK SIRALARDAÇalıştay Genel Koordinatörü ve Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Yarsan ise Türkiye'nin yaklaşık 8 milyon 800 bin arı kolonisi ve yıllık 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle dünya arıcılığında önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Türkiye'nin bal üretiminde Çin'in ardından ikinci sırada yer aldığını belirten Yarsan, ülkenin zengin florasının sektöre büyük avantaj sağladığını ifade etti.Yarsan, arı sağlığını tehdit eden faktörlerin yalnızca hastalıklarla sınırlı olmadığını belirterek iklim değişikliği, kuraklık, habitat kaybı ve bilinçsiz pestisit kullanımının da önemli riskler arasında bulunduğunu dile getirdi. KALİTELİ ÜRETİMİN TEMELİ SAĞLIKLI KOLONİSağlıklı arı kolonilerinin güvenilir arı ürünlerinin üretimindeki temel unsur olduğunu vurgulayan Yarsan, balın yanı sıra polen, propolis, arı sütü ve arı ekmeği gibi ürünlerin hem toplum sağlığı hem de apiterapi uygulamaları açısından önemli değer taşıdığını kaydetti.Çalıştay boyunca arı hastalıkları, biyogüvenlik uygulamaları, sürdürülebilir arıcılık politikaları, iklim değişikliğinin etkileri ve arı ürünlerinde kalite standartları üzerine teknik sunumlar gerçekleştirildi. Program sonunda katılımcılara sertifikaları verilirken, çalıştaydan elde edilen sonuçların raporlaştırılarak ilgili kurumlar ve kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi. 

  •  

Eski eşten kezzaplı dehşet: Anne öldü kızı yaşam savaşı veriyor

İzmir’in Konak ilçesinde eski eşi Hakan Ş. tarafından sokak ortasında kezzaplı saldırıya uğrayan 43 yaşındaki Ayfer Karakayışlı, hastanede verdiği 8 günlük yaşam savaşını kaybetti. Annesini korumak isterken ağır yaralanan 13 yaşındaki kızının ise hayati tehlikesi sürüyor.
  •  

Bosna Çukurçeşme Durağı yakınında trafo patlaması: Seferler aksadı

Bayrampaşa Kartaltepe Mahallesi'nde T4 tramvay hattına enerji sağlayan trafoda henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Patlama sonrası çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürülürken, enerji kesintisi nedeniyle tramvay hattında kalan yolcular tahliye edilerek raylar üzerinde yürüdü.
  •  

İzmir'deki Erdem Demir cinayetinden kahreden görüntü! Kafeye böyle sığınmış

İzmir Karşıyaka'da husumetlisi tarafından bıçaklanan 15 yaşındaki ortaokul öğrencisi Erdem Demir'in, kanlar içinde bir kafeye sığındığı kan donduran güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Vatandaşların katili engellemeye çalıştığı dehşet anlarının ve tutuklanan 2 şüphelinin yer aldığı video haberimizde...
  •  

CHP’de butlan kavgası sokağa taştı: Hain çıkışı ortalığı karıştırdı

CHP’de “mutlak butlan” tartışmalarının ardından Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’in karşılıklı açıklamaları parti içindeki gerilimi tırmandırdı. Kriz destekçilere de yansırken, Kılıçdaroğlu ve Özel taraftarı iki kadın arasında sözlü kavga çıktı. Özel destekçisi kadın, “Hain! Kalleş!” sözleriyle tepki gösterdiği Kılıçdaroğlu destekçisi vatandaşa ağır küfürler etti.
  •  

Bıçaklanarak öldürülmüştü! Erdem Demir'in kafeye sığındığı görüntüler ortaya çıktı

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde, ortaokul öğrencisi 15 yaşındaki Erdem Demir'in kavga sırasında bıçaklanarak hayatını kaybettiği olaya ilişkin yeni güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Sahilde başlayan tartışmanın ardından yaralı halde karnını tutarak çevredeki bir kafeye sığınan Demir’in son anları ve şüphelilerden C.C.'nin çevredekiler tarafından engellendiği panik anları kameralara yansıdı.
  •  

Mutfaktaki malzemelerle evdeki karıncalardan kurtulmanın 8 doğal yolu

Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte evlerde en sık karşılaşılan sorunlardan biri de karınca istilaları oluyor. Özellikle yiyecek arayışına çıkan karıncalar, mutfaklardan balkonlara kadar birçok alanda kendilerine yaşam alanı bulabiliyor. Country Living'de yayınlanan bilgilere göre, karıncalarla mücadelede kimyasal ürünler yerine doğal yöntemlerin de etkili sonuçlar verebildiğini belirtiyor.
  •  

Antalya’da çocuğunun gözü önünde 5 kadının saldırısına uğradı!

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde küçük yaştaki çocuğu ile birlikte bankta oturan kadın, otomobilden inen 5 kadının saldırısına uğradı. Kimliği belirsiz kadınlar araya aldıkları genç kadını tekme ve tokatlarla darp ederken içlerinden birisi ise o anları cep telefonu ile kayda alıp sosyal medyadan paylaştı.
  •  

Serum bandajını çıkarırken dehşeti yaşattı: 5 aylık bebeğin parmağı koptu

Hatay’da zatürre şüphesiyle hastaneye kaldırılan 5 aylık Hicran bebeğin tedavisi sırasında akılalmaz bir ihmal yaşandı. Serum bölgesindeki sargıyı makasla kesmeye çalışan hemşirenin, minik bebeğin sağ başparmağının üst kısmını da kestiği öne sürüldü. Kopan parmağı ameliyatla yerine dikilen Hicran bebeğin ailesi, sorumlu sağlık personeli hakkında şikayetçi oldu.
  •  

Antalya'da şok görüntüler: 5 kadın 1 kadını çocuğunun yanında dövdü

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde, küçük yaştaki çocuğunun yanında bankta oturan A.M. isimli genç kadın, siyah bir otomobille yanına yaklaşan 5 kadının tekme ve yumruklu saldırısına uğradı. Dakikalarca darbedilen kadının yardım çığlıkları yükselirken, saldırganlardan biri o anları cep telefonu kamerasıyla kayda aldı. Çevredeki güvenlik kameralarına da yansıyan olayın ardından magandalar olay yerinden kaçarken, darp anına ait görüntüler sosyal medyada paylaşıldı. Polise giderek şikayetçi olan mağdur kadının ifadesinin ardından emniyet güçleri şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı inceleme başlattı.
  •  

Bilal Erdoğan’dan gençlere mesaj: Dünyaya damgasını vuran Türkiye’yi sizler inşa edeceksiniz

TÜGVA’nın 81 ilde yaklaşık 500 bin öğrenciye ulaşmayı hedefleyen Yaz Okulu projesinin Sakarya lansmanı, Necmettin Bilal Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Erdoğan, gençlere 'Dünyaya damgasını vuran Türkiye’yi sizler inşa edeceksiniz' mesajı verirken, 6 Temmuz’da başlayacak projeyle ortaokul öğrencilerine 6 hafta boyunca 15 farklı alanda eğitim verilecek.
  •  

"Beyninde ur var" diyerek istifa ettirdiler! Müge Anlı'daki üfürükçü pilotun zebanili susturma seansları kan dondurdu!

Müge Anlı ile Tatlı Sert programında patlak veren 'kozmik enerji ile kanal açma' dolandırıcılığında sıcak gelişmeler yaşandı. Mağdurları yüz binlerce lira dolandıran ve spiritüel telkinlerle hayatları altüst eden THY pilotu Mehmet Levent Ünal hakkında disiplin soruşturması başlatılarak açığa alındığı öğrenilirken; mağdur ve mağdur yakınlarının anlattıkları kan dondurdu.
  •  

Deniz seviyesi neden hızla yükseliyor? Bilim insanları nedeni açıkladı

Yeni bir uluslararası araştırma, deniz seviyesi yükselişinin sandığımız gibi yalnızca buzul erimesinden değil, yüzde 43 oranında okyanusların ısınıp genleşmesinden kaynaklandığını ortaya koydu. Çin Bilimler Akademisi öncülüğündeki ekip, yükseliş hızının 1960'tan bu yana iki katına çıktığını açıklayarak dikkat çekti.
  •  

Sanık ilk kez hakim karşısına çıktı: Atlas Çağlayan cinayeti davasında mütalaa açıklandı

Güngören'de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması saat 10.40 sıralarında başladı. İlk kez hakim karşısına çıkan 14 yaşındaki E.Ç savunmasını yaptı. Duruşmada çıkan gerginliğin ardından salondan çıkarılan Atlas Çağlayan'ın teyzesi sanığın annesine 'Doğurmakla olmuyor, sahip çıkın' diyerek tepki gösterdi. Duruşmada mütalaa açıklandı. Savcı, sanık E.Ç. hakkında ‘Çocuğa karşı kasten öldürme’, ‘6136 sayılı yasaya muhalefet etme’ ve ‘Zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası talep etti.
  •  

15 bıçak darbesiyle eşini katletti: Çocuğumla göz göze gelince durdum

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde eşi Elif K.'yı sokak ortasında defalarca bıçaklayarak öldüren zanlı tutuklandı. 5 çocuk annesi kadının 15 bıçak darbesiyle hayatını kaybettiği öğrenilirken, şüphelinin ifadesinde saldırıyı daha da ileri boyuta taşımayı düşündüğünü ancak 5 yaşındaki çocuğuyla göz göze gelince durduğunu söylediği belirtildi.
  •  

Çorum’da askeri helikopterle nefes kesen kurtarma

Çorum’un Kargı ilçesinde dağ yürüyüşü sırasında kaybolan ve sarp arazide yaralı halde mahsur kalan vatandaş için Hava Kuvvetleri devreye girdi. Merzifon’dan havalanan helikopterle bölgeden tahliye edilen vatandaş, sağlık ekiplerine teslim edilerek hastanede tedavi altına alındı.
  •  

Fatih'te 6 yaşındaki çocuk tramvayın altında kalarak hayatını kaybetti

Fatih’te tramvay durağında raylara düşen 6 yaşındaki yabancı uyruklu çocuk, T1 Kabataş-Bağcılar seferini yapan tramvayın altında kalarak hayatını kaybetti. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından çocuğun cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
  •  

Bazı zenginler neden uyuşturucu kullanır?

Türkiye'de tanınmış isimlere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması ve Adli Tıp raporları, varlık ile bağımlılık arasındaki ilişkiyi yeniden tartışmaya açtı. Ünlü ve yüksek gelir grubundaki kişilerin madde kullanımının bilinen sebepleri neler?
  •  

Gümüşhane'de beton mikseri uçuruma yuvarlandı: 2 ölü

Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde feci iş makinesi kazası... Geri manevra yaparken uçuruma yuvarlanan beton mikserinde 2 kişi hayatını kaybetti! Ekiplerin başka bir iş makinesiyle saatlerce uğraşarak altından çıkardığı sürücü Şaban Kara ve yolcu Güzel Narin’in yakınları kaza yerinde sinir krizleri geçirdi. İşte 150 metrelik ölüm yamacındaki o sıcak saatler.
  •  

İETT'de otobüsünde düşen yaşlı adam hayatını kaybetti: O anlar kamerada

İstanbul Sarıyer'de İETT otobüsünde ayakta yolculuk yapan 81 yaşındaki emekli mühendis Enver Eliçin, aracın seyir halinde olduğu esnada dengesini kaybederek yere düştü. Omuriliğinden ağır yaralanan yaşlı adam kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olay anı otobüsün güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen otobüs şoförü M.B. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
  •  

Metrobüste 'yan bakma' cinayeti: 1 ölü

İstanbul Beylikdüzü metrobüs durağında kan donduran infaz... Metrobüs içinde başlayan 'yan bakma' tartışması, durak çıkışında pusuya dönüştü. 22 yaşındaki Ferdi A.’yı adım adım takip edip hayattan koparan şüpheli baba ve oğlu hakkında verilen son karar parmaklarınızı ekranda durduracak. İşte adliyeye sevk edilen zanlılar ve kan donduran o detaylar.
  •  

Kartal D-100'de motosikletler çarpıştı: Sürücüler vefat etti

İstanbul Kartal D-100 Karayolu'nda aynı istikamette ilerleyen iki motosikletin çarpışması sonucu ortalık savaş alanına döndü! Sürücüler Emir Enes D. ile Serdar Ç.’nin olay yerinde feci şekilde can verdiği, İpek Nisa T.’nin ise ağır yaralandığı kaza nedeniyle Ankara istikametinde trafik tamamen kilitlendi. İşte feci kazanın tüm detayları...
  •  

Batman'da iki motosiklet çarpıştı! Feci kaza kask kamerasında

Batman'da iki motosikletin kafa kafaya çarpıştığı dehşet anları saniye saniye kask kamerasına yansıdı! Kerem S., Ali T. ve Furkan Ö.’nün yaralandığı, 1 kişinin ise yaşam savaşı verdiği o feci kazanın şok görüntülerine haberimizden ulaşabilirsiniz. İşte yürekleri ağza getiren o anlar...
  •  

Beylikdüzü metrobüsünde “yan bakma” kavgası ölümle bitti: Şüpheliler gözaltına alındı | Gencin görüntüleri ortaya çıktı

Beylikdüzü metrobüs durağında “yan bakma” nedeniyle başladığı iddia edilen tartışma, durak dışında bıçaklı kavgaya dönüştü. Tartışmada nişanlısı ve kayınvalidesiyle kahvaltıya giden 22 yaşındaki Ferdi Aras hayatını kaybederken, bıçaklandıktan sonraki görüntüleri ortaya çıktı. Kanlar içindeki gence vatandaşların müdahale ettiği görüldü. Olay sonrası gözaltına alınan baba ve oğlu adliyeye sevk edildi.
  •  

Atlas Çağlayan cinayetinde gelişme: 15 yaşındaki zanlı ilk kez hakim karşısına çıkacak

Güngören'de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak hayatını kaybettiği olayda yargılama süreci başlıyor. Türkiye'nin gündemine oturan cinayetin ardından suç aletiyle yakalanan 15 yaşındaki E.Ç. hakkında 'nitelikli kasten öldürme' suçundan 21 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Atlas'ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması yarın Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Çocuk sanık E.Ç., olayın ardından ilk kez hakim karşısına çıkacak.
  •  

İETT otobüsünde feci ölüm kamerada! Ender Eliçin vefat etti

Sarıyer'de İETT otobüsünde ayakta seyahat ederken dengesini kaybedip yere düşen ve omuriliğinden yaralanarak hayatını kaybeden 81 yaşındaki emekli mühendis Ender Eliçin'in feci düşüş anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. işte o görüntüler.
  •  

Bağcılar'da rehine operasyonu! Özel Harekat fidyecileri böyle enseledi

İstanbul Bağcılar'da iş yerinden çıktıktan sonra zorla araca bindirilerek kaçırılan iş insanı S.K., ailesinden 3 milyon lira fidye isteyen şüphelilerin elinden nefes kesen bir operasyonla kurtarıldı. Gasp Büro ve Özel Harekat ekiplerinin Büyükçekmece'deki o hücre evine düzenlediği silahlı baskın ve zanlıların yakalanma anları saniye saniye kaydedildi. İşte o kurtarma operasyonunun ilk görüntüleri.
  •  

İstanbul'da 3 milyonluk rehine operasyonu: Şüpheliler tutuklandı

İstanbul Bağcılar'da iş yerinden çıktıktan sonra kaçırıldığı öne sürülen S.K.'nin ailesinden 3 milyon lira fidye isteyen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Gasp Büro Amirliği ekiplerinin teknik ve fiziki takibi sonucu Büyükçekmece'deki adrese yapılan özel harekat destekli baskında mağdur kurtarılırken, olayla bağlantılı 5 şüpheli gözaltına alındı. Adreste ruhsatsız silah ve mermi ele geçirilirken, adliyeye sevk edilen zanlılardan 3'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.
  •  

Sarıyer’de trafikte silah gösteren şüpheli yakalandı! Oyuncak çıktı

Sarıyer'de trafikte magandalık yapmaya çalışırken yakalanan E.K. isimli şüphelinin, seyir halindeki araçtan gösterdiği silah oyuncak çıktı. İhbar üzerine harekete geçen Sarıyer Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından operasyonla gözaltına alınan 23 yaşındaki şahıs, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
  •  

Karaman'da 18 yıllık faili meçhul dosyada düğüm çözüldü: Cinayeti cep telefonu sinyali ele verdi

Karaman’da 2008 yılında kaybolduktan günler sonra cansız bedeni bulunan terzi Erkan Erkara’ya ilişkin faili meçhul cinayet dosyası yıllar sonra çözüldü. Başsavcı Tuba Ersöz Ünver’in göreve gelmesinin ardından yeniden ele alınan soruşturmada, 372 saatlik MOBESE ve güvenlik kamerası kayıtları ile HTS ve baz verileri mercek altına alındı. Yapılan incelemelerde M.E.K.’nin cep telefonunun cinayetin ardından cesedin bulunduğu bölgede sinyal verdiği tespit edildi. Teknik analizler ve deliller doğrultusunda gözaltına alınan M.E.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
  •  

"Şölen Çikolata Fabrikası Ziyareti" çekiliş sonuçları açıklandı! İşte asil ve yedek talihliler tam liste 2026

Şölen Çikolata’nın düzenlediği ve binlerce kişinin katılım sağladığı 'Şölen Çikolata Fabrikası Ziyareti' çekilişinde heyecanla beklenen sonuçlar ilan edildi. Noter huzurunda yapılan çekilişle, 50 asil ve 50 yedek talihli netleşti. İşte Türkiye'nin dört bir yanından kazanan isimlerin ve şehirlerinin tam listesi...
  •  

Dezavantajlılık kişisel değil, toplumsal bir sorun

Toplumda dezavantajlı olarak tanımlanan bireylerin yaşadığı sorunlar çoğu zaman kişisel eksiklikler ya da bireysel yetersizlikler üzerinden değerlendiriliyor. Ancak uzmanlara göre dezavantajlılık, yalnızca kişinin kendi koşullarından kaynaklanan bir durum değil; aynı zamanda toplumsal yapıların, fırsat eşitsizliklerinin ve sosyal politikaların da bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Sosyal Hizmet Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Karatay, dezavantajlılığın bireysel bir mesele olarak görülmesinin sorunun gerçek boyutlarını perdelediğini belirterek, konuya daha geniş bir perspektiften yaklaşılması gerektiğini ifade etti.Karatay, toplumlarda dezavantajlı grupların varlığının aynı zamanda avantajlı grupların varlığıyla bağlantılı olduğunu söyledi. Bazı dezavantajlılıkların insanın doğasından kaynaklandığını belirten Karatay, engellilik ya da çeşitli sağlık sorunlarının bu kapsamda değerlendirilebileceğini kaydetti. Bunun yanında yoksulluk, göç, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılık gibi nedenlerle ortaya çıkan dezavantajlılıkların ise toplumsal yapılarla doğrudan ilişkili olduğunu dile getirdi. Bu nedenle yalnızca bireylerden değil, dezavantajlı gruplardan söz etmenin daha açıklayıcı olduğunu ifade etti.DIŞLANMA RUHSAL YIKIMA DÖNÜŞÜYORDezavantajlı grupların karşılaştığı en büyük sorunlardan birinin sosyal dışlanma ve önyargılar olduğunu belirten Karatay, ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin bireylerin ruhsal dünyasında derin yaralar açtığını söyledi. Toplumdan dışlanan ya da sürekli olarak etiketlenen kişilerin zamanla yaşadıkları olumsuzlukları kendi başarısızlıkları gibi algılayabildiğine dikkat çeken Karatay, bunun da suçluluk, değersizlik ve öfke gibi duyguları beraberinde getirdiğini kaydetti.Ekonomik ya da sosyal kökenli sorunların çoğu zaman psikolojik sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Karatay, dezavantajlılığın en ağır etkisinin bireyin iç dünyasında hissedildiğini ifade etti. Toplumda yaygınlaşan ayrımcı ve dışlayıcı söylemlerin de bu yükü daha da artırdığını belirten Karatay, insanların içinde bulunduğu koşullar nedeniyle suçlanmasının ya da yargılanmasının ciddi sosyal sorunlara yol açtığını söyledi. HER GRUBUN İHTİYACI FARKLIDezavantajlılık yaşayan grupların tek tip değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Karatay, çocuklar, yaşlılar, engelliler, kadınlar, mülteciler ve ekonomik yoksunluk yaşayan bireylerin ihtiyaçlarının birbirinden farklı olduğunu ifade etti. Sosyal nedenlerle dezavantajlı hale gelen bireylerin öncelikli ihtiyaçlarının ekonomik destek ve fırsat eşitliği olduğunu belirten Karatay, yaşlılık ve engellilik gibi durumlarda ise bakım ve koruma hizmetlerinin öne çıktığını söyledi.Birden fazla dezavantajlılık durumunun aynı anda yaşanmasının sorunları daha da karmaşık hale getirdiğini vurgulayan Karatay, hem yoksul hem de engelli bireylerin çok katmanlı ihtiyaçlarla karşı karşıya kaldığını kaydetti. Bu nedenle sosyal politikaların her grubun özel ihtiyaçlarını dikkate alacak şekilde planlanması gerektiğini belirtti.FARKINDALIKTA MEDYA VE EĞİTİMİN ROLÜ BÜYÜKToplumdaki önyargıların azaltılması ve farkındalığın artırılması için ailelere, eğitim kurumlarına ve medyaya önemli görevler düştüğünü ifade eden Karatay, dezavantajlı bireylerin yaşadığı sorunların kişisel tercihlerden değil, çoğu zaman toplumsal koşullardan kaynaklandığı bilincinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.Özellikle medya dilinin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Karatay, dışlayıcı ve etiketleyici ifadelerin toplumsal ayrımcılığı güçlendirdiğini belirtti. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesiyle birlikte yargılayıcı söylemlerin azalabileceğini ifade eden Karatay, daha kapsayıcı bir toplumsal dilin oluşturulmasının mümkün olduğunu dile getirdi.EMPATİ DAYANIŞMAYI GÜÇLENDİRİYOREmpati kültürünün dezavantajlılık sorununu tek başına ortadan kaldırmayacağını ancak toplumsal dayanışmayı artırabileceğini söyleyen Karatay, insanların birbirlerinin yaşadığı güçlükleri anlamasının sosyal bağları kuvvetlendirdiğini belirtti. Empatinin yalnızca dezavantajlı gruplarla ilişkilerde değil, tüm toplumsal ilişkilerde daha hoşgörülü ve anlayışlı bir kültürün gelişmesine katkı sunduğunu ifade etti.Karatay, dezavantajlı bireylerin sürekli yardım alan kişiler olarak tanımlanmasının da yeni eşitsizlikler doğurduğunu söyledi. Yardım alan bireylerin çoğu zaman bu durumdan rahatsızlık duyduğunu ve kendilerini toplum karşısında güçsüz hissettiğini belirten Karatay, yardım temelli yaklaşımların bireylerin bağımsızlık duygusunu zedeleyebildiğini kaydetti.ÇÖZÜM HAK TEMELLİ POLİTİKALARDAToplumun kırılgan gruplara yönelik yaklaşımının değişmesi gerektiğini vurgulayan Karatay, sosyal yardımlardan çok hak temelli ve kapsayıcı politikaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Herkes için erişilebilir eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal yaşam olanaklarının sağlanmasının birçok sosyal sorunun ortaya çıkmasını engelleyebileceğini ifade etti.Karatay, insanların kırılgan ya da kırılgan olmayan şeklinde kategorilere ayrılmadığı, tüm bireylerin asgari yaşam standartlarına erişebildiği bir sistemin hedeflenmesi gerektiğini belirterek, kamusal hizmetlerin toplumun tamamını kapsayacak şekilde sunulmasının sosyal adalet açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

  •  

Yapay zekanın geleceği Ankara’da konuşuldu

Yumaklı, tarımda dijital dönüşüme yönelik yeni yol haritasının yakında açıklanacağını belirtirken, Bolat ise ticaret ve gümrük süreçlerinde yapay zeka destekli uygulamaların yaygınlaştırıldığını söyledi.Yapay Zeka Politikalar Derneği (AIPA) tarafından Ankara’da düzenlenen AI Tomorrow Summit 2026, kamu, özel sektör ve teknoloji dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, AIPA Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu ile çok sayıda davetlinin katıldığı zirvede, yapay zekanın tarım, ticaret ve kamu hizmetlerindeki dönüştürücü etkisi ele alındı. Etkinlikte konuşan Yumaklı ve Bolat, Türkiye'nin yapay zeka odaklı dönüşüm sürecine ilişkin yürütülen çalışmalar ve yeni hedefler hakkında değerlendirmelerde bulundu. "YAPAY ZEKA TARIMIN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRİYOR"Bakan Yumaklı, günümüzde ülkelerin gücünün yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil, bilgi üretme, veriyi etkin yönetme ve teknolojiyi doğru kullanma kapasiteleriyle belirlendiğini söyledi. Tarım sektörünün artan ihtiyaçlar karşısında daha az kaynakla daha fazla üretim yapmak zorunda olduğuna işaret eden Yumaklı, "Bu hedefe ulaşmanın yolu ise bilimi, teknolojiyi ve insan aklını üretim süreçleriyle buluşturan modellerdir. Tam da bu noktada yapay zeka teknolojileri, tarımın geleceğini yeniden şekillendiren stratejik bir güç olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapay zeka; toprağın ihtiyacını analiz edebilmekte, bitki hastalıklarını erken teşhis edebilmekte, sulama zamanını belirleyebilmekte, verim tahminleri yapabilmekte, hayvancılık işletmelerinin sürü yönetimini optimize edebilmekte ve milyonlarca veriyi saniyeler içinde işleyerek üreticimize karar desteği sunabilmektedir. Kısacası yapay zeka, tarımda yalnızca bir teknoloji değil; verimliliğin, sürdürülebilirliğin en önemli anahtarıdır" dedi.AKILLI ÜRETİM DÖNEMİTürkiye'nin hem vatandaşların gıda arz güvenliğini sağladığını hem de çok sayıda tarım ve gıda ürününü dünya pazarlarına ulaştırdığını belirten Yumaklı, yeni dönemde başarının yalnızca üretim miktarıyla değil, üretimin ne kadar akıllı ve verimli yapıldığıyla ölçüleceğini söyledi. Türkiye'nin sahip olduğu tarımsal bilgi birikimi ve tecrübenin yapay zeka ile dijital teknolojilerle desteklenmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Yumaklı, bu dönüşümün sektörün geleceğini şekillendireceğini vurguladı.Gençlerin teknoloji üretme kapasitesini tarımla buluşturmayı hedeflediklerini dile getiren Yumaklı, kırsal kalkınma desteklerinde gençlere öncelik verdiklerini belirtti. Araştırma enstitüleri, Ar-Ge merkezleri ve teknoloji odaklı projeler aracılığıyla tarımsal bilgi birikimini geleceğe taşıdıklarını kaydeden Yumaklı, kuraklık, hastalıklar ve iklim değişikliğine dayanıklı yeni çeşitler geliştirerek yerli üretim kapasitesini güçlendirdiklerini, tarımda dijital dönüşümün artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi. TARIMDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM İÇİN YENİ YOL HARİTASITarımda yapay zeka kullanımını artırmak amacıyla bir araştırma merkezi kurduklarını ve sektörün dijital dönüşümüne yönelik strateji belgesini yakında açıklayacakları belirten Yumaklı,"Bu doğrultuda, TAGEM bünyesinde Yapay Zeka ve Dijital Tarım Teknolojileri Araştırma Merkezimizi kurduk. Aynı zamanda Tarım ve Orman Sektöründe Yapay Zeka Destekli Dijital Dönüşüm Strateji Belgesi ve Eylem Planımızı hazırladık. Bu belgeyle; veriye dayalı yönetim anlayışını güçlendirmeyi, dijital dönüşüm kapasitemizi artırmayı, yapay zeka uygulamalarını yaygınlaştırmayı ve sektörümüzü geleceğe daha güçlü hazırlamayı hedefliyoruz. Strateji Belgemizi yakın bir zamanda sizlerle paylaşmış olacağız" diye konuştu.YAPAY ZEKANIN GÖRÜNMEYEN MALİYETİYapay zekanın sadece fırsatlar değil, ciddi kaynak tüketimi ve maliyetler de doğurduğunu belirten Bolat, "Dünya genelindeki veri işleme ihtiyacının yüzde 90'ından fazlası henüz karşılanmamış durumdadır. Bir başka ifadeyle, küresel veri potansiyelinin büyük bölümü hala işlenmemiş, etiketlenmemiş ve değere dönüştürülmemiş hâldedir. Yapay zekanın görünmeyen maliyetlerinden biri, veri merkezlerinde ısınan işlemcilerin soğutulması için harcanan su kaynaklarıdır. Güncel araştırmalara göre, 100 kelimelik tek bir yapay zeka komutu, sunucuların soğutulması için yaklaşık 519 mililitre tatlı su tüketmektedir. Küresel yapay zeka talebinin 2027 yılına kadar 4,2 ila 6,6 milyar metreküp su çekimine yol açacağı; bu miktarın bir ülkenin yıllık toplam su tüketiminden daha fazla olduğu öngörülmektedir. Tek bir büyük dil modelinin eğitimi için yaklaşık 5,4 milyon litre su ihtiyacı söz konusudur. Bir teknoloji şirketinin yurt dışındaki veri merkezi kampüsünün ise tek bir ayda 43 milyon litre su tükettiğini vurgulamak durumundayım" ifadelerini kullandı.KRİTİK HAMMADDELERDE DIŞA BAĞIMLILIK RİSKİYapay zeka teknolojilerinin ihtiyaç duyduğu kritik hammaddeler ve altyapı üzerindeki küresel bağımlılık riskine dikkat çeken Bolat, "Bu alandaki en stratejik risk, arzdan ziyade işleme kapasitesinin belirli ülkelerde yoğunlaşmasıdır. Mevcut verilere göre, nadir toprak elementlerinin küresel ayrıştırma ve rafinaj kapasitesinin yaklaşık yüzde 91'i, mıknatıs üretiminin ise yaklaşık yüzde 94'ü Çin’in kontrolündedir. Nitekim ihracat kısıtlamaları sonrasında galyum fiyatları yüzde 365, germanyum fiyatları yüzde 400’e kadar artmıştır. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) sektör verilerine dayanarak veri merkezlerinin küresel elektrik tüketiminin 2024 yılındaki 415 teravatsaat düzeyinden 2030 sonuna kadar yaklaşık iki katına çıkarak 945 teravatsaate yükseleceği beklenmektedir" dedi.YAPAY ZEKADA BÜYÜME HEDEFİTürkiye'nin Oxford Insights Hükümet Yapay Zeka Hazırlık Endeksi'nde 193 ülke arasında 53'üncü sırada yer aldığını belirten Bolat, ülkenin yapay zeka alanında güçlü bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Türkiye'de 3 bin 500'ü aşkın akademisyen ve 1100'den fazla girişimcinin bu alanda faaliyet gösterdiğini kaydeden Bolat, yapay zekanın ekonomiye katkısını artırmayı hedeflediklerini, bu kapsamda GSYH'ye katkının yüzde 5'e, istihdamın ise 50 bin kişiye çıkarılmasının amaçlandığını ifade etti.E-ticaret ve e-ihracatta yapay zeka destekli dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü belirten Bolat, E-Kolay İhracat Platformu'nun (E-KİP) girişimcilere destek sağladığını söyledi. Ticaret Bakanlığı bünyesinde geliştirilen yeni sistemlerle ürün güvenliği, risk analizi ve serbest bölgelerdeki yönetim süreçlerinde dijitalleşmenin güçlendirildiğini de sözlerine ekledi. GÜMRÜKLERDE YAPAY ZEKA DÖNEMİGümrüklerde yapay zeka ve makine öğrenmesi teknolojilerini kullanarak riskli işlemleri daha hızlı ve doğru tespit ettiklerini belirten Bolat, "Devreye aldığımız Dış Ticaret Anomali Tespit Sistemi sayesinde eşya, ülke ve firma bazlı olağandışı hareketleri kısa sürede matematiksel ve istatistiksel modellerle anında tespit ediyoruz. Yürüttüğümüz makine öğrenmesi destekli mali risk analizi çalışmalarımız kapsamında, 2026 yılında ithalatımızın yüzde 10’luk kısmı riskli görülerek fiziki kontrole sevk edilmiş, yaptığımız cari kontrollerde 7,6 milyar lira vergi ve teminatın eksik beyan edilmesi engellenmiştir" dedi.SINIR GÜVENLİĞİNDE YAPAY ZEKA DESTEĞİSınır kapılarında riskli unsurların tespitinde yapay zeka destekli sistemlerden yararlandıklarını belirten Bolat, makine öğrenmesiyle çalışan MUHAFIZ programının evrakları risk derecesine göre sınıflandırdığını ve taşıt hareketlerindeki olağandışı durumları tespit ettiğini söyledi. X-Ray Görüntü Paylaşım Ağı Projesi'nin de devreye alınacağını kaydeden Bolat, bu teknolojik dönüşüm sayesinde uyuşturucu ve kaçakçılıkla mücadelede önemli sonuçlar elde edildiğini ifade etti.Gümrük işlemlerinde yapay zeka kullanımını artırmayı hedeflediklerini dile getiren Bolat, belgelerin dijitalleştirileceğini, yapay zeka destekli sistemlerle denetim süreçlerinin daha doğru ve hızlı yürütüleceğini belirtti. Ayrıca TARA sistemine eklenecek yeni özelliklerle ürünlerin tarife kodlarının saniyeler içinde belirlenebileceğini ve Ticaret Veri Analitiği Merkezi'nin (TiVAM) kurulacağını söyledi.TİCARETTE DİJİTALLEŞME HIZ KAZANIYORTicarette bürokrasiyi azaltmak ve işlemleri hızlandırmak için dijitalleşme çalışmalarını sürdürdüklerin ifade eden Bolat, "Bir girişimcimizin şirket kurarken veya ana sözleşmesinde değişiklik yaparken bürokrasiyle zaman kaybetmesini istemiyoruz. Merkezi Sicil Kayıt Sistemi'ni, yani MERSİS'i her geçen gün daha da geliştiriyoruz. 2025 yılının hemen başında tüm ticaret sicili işlemlerini MERSİS Mobil uygulamamıza taşıyarak cebinize kadar indirdik. İç ticaretimizin geleceği olan elektronik ticaret tarafında ise teknolojiyi sadece kullanan değil, aynı zamanda bu teknolojinin sektörel etkilerini ölçerek veriye dayalı politikalar üreten bir vizyonla Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü Raporu 2025 kapsamında, e-ticaret ekosistemimizin yapay zeka röntgenini çektik" diye konuştu.

  •  

Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında ATK raporu ortaya çıktı: Feyza Civelek ve Blok3’ün testinde kokain çıktı

Ünlü isimlere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturmasında Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin tablo ortaya çıktı. Raporda, Feyza Civelek’in idrar ve kıl örneklerinde kokain metabolitleri, Blok3 olarak bilinen Hakan Aydın’ın ise kıl örneğinde esrar etken maddesi THC tespit edildi.
  •  

Türkiye'nin en uzun evliliklerinin yaşandığı şehirler: İl il evlilik haritası

Türkiye'de nafaka tartışmaları sürerken, TÜİK'in yayınladığı son aile istatistikleri evliliklerin en kritik dönemlerini ve boşanma haritasını ortaya koydu. Verilere göre, Türkiye'deki boşanmaların %33,7'si evliliğin ilk 5 yılında, %21,3'ü ise 6 ila 10'uncu yılları arasında gerçekleşiyor. Şehir bazında bakıldığında binde 3,29 ile Antalya en yüksek kaba boşanma hızına sahip il olurken, onu İzmir ve Karaman izledi. Boşanma oranlarının en düşük seyrettiği kentler ise Hakkari, Şırnak, Siirt ve Muş olarak kayıtlara geçti.
  •  

Avcılar’da kadın baristaya saldırı: Kafeyi dağıtan şüpheli gözaltında

Avcılar’da iddiaya göre alkollü 2 şüpheli, müşteri olarak geldikleri kafede barista S.Y.’yi sözlü taciz etti. Kısa süre sonra araçta bekleyen tanıdıklarıyla geri dönen şüphelilerden biri kafeyi dağıttı, fırlatılan bardaktan kopan cam parçası S.Y.’nin yüzüne isabet etti. Güvenlik kamerasına yansıyan olay sonrası şüpheli A.Ü. Esenyurt’ta yakalandı.
  •  

"Ölmüş kocanın hatırı varsa..." Müge Anlı’da akılalmaz olay: Evlilik vaadiyle 7 milyon lira kaptıran 60 yaşındaki kadının dramı

atv ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programının 5 Haziran 2026 tarihli yayınına, 60 yaşındaki Safet Payir'in dramı damga vurdu. Instagram üzerinden tanıştığı ve evlilik vaadiyle kandırıldığı iki dolandırıcının tuzağına düşen Payir, tüm birikimini kaybetti. 13 yıl önce eşini toprağa veren 2 çocuk annesi Safet Hanım'ın başından geçenler herkesi şoke etti.
  •  

Sosyal medyanın etkisi büyüyor! TBMM Komisyonu'nda dikkat çeken uyarı: Estetik yaptırmak isteyen çocukların yaşı 13'e indi

Sosyal medyanın dayattığı güzellik algısı çocukları estetik ameliyat masasına yönlendiriyor. TBMM Komisyonu'nda konuşan uzmanlar, estetik operasyon talep eden çocukların yaşının 13-14'e kadar düştüğünü açıklarken, dijital platformların beden algısı, ruh sağlığı ve siber zorbalık üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
  •  

Beykoz’da seyir halindeki İETT otobüsü alev alev yandı

İstanbul'un Beykoz ilçesinde seyir halindeyken motor kısmından alev alan bir İETT otobüsü, itfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla söndürülürken; son dönemde kent genelinde sıklaşan otobüs arızaları ve yangınları, siber medyada İBB yönetimine yönelik 'toplu taşıma sistemi çöküyor' eleştirilerini ve siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi.
  •  

Nevşehir merkezli 28 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 79 tutuklama

Nevşehir merkezli 28 ilde siber polisinin düzenlediği eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 91 şüpheliden 79’u tutuklandı. Yaklaşık 5 ay önce kurulan ve 50 bin kullanıcıya ulaşan şebekenin, bahis oyunlarından elde ettiği 10 milyar liralık dev geliri yurt dışındaki kripto cüzdanlara aktararak paranın izini kaybettirmeye çalıştığı belirlendi.
  •  

Mavi peruklu bir robot küçük çocuğa döner tekme attı

Çin'de sahne alan mavi peruklu Unitree G1 tipi insansı robot, yaptığı döner tekme hareketiyle izleyiciler arasındaki küçük bir çocuğa çarptı. Sosyal medyada hızla yayılan görüntüler, gelişmiş eklem torkuna sahip insansı robotların kalabalık etkinliklerdeki güvenliği ve izleyicilerle arasındaki mesafe zorunluluğu hakkında yeni bir tartışma başlattı.
  •  

Yalnız Ebeveynler Ergenlikte Daha Fazla Zorlanıyor 

YALNIZ EBEVEYNLER MARATONU TEK BAŞINA KOŞUYORModern yaşamın değişen aile yapıları, yalnız ebeveynlik deneyimini her geçen yıl daha görünür hale getiriyor. Boşanma, eş kaybı, ayrı yaşama kararı ya da farklı yaşam koşulları nedeniyle çocuklarını tek başına büyüten anneler ve babalar, günlük yaşamın sorumluluklarını çoğu zaman tek başlarına üstleniyor. Bu durum çocukluk döneminde çeşitli zorluklar doğururken, ergenlik sürecine gelindiğinde aile içindeki dengeyi daha da hassas hale getirebiliyor. Uzmanlar, ergenlik döneminin hem çocuk hem de ebeveyn açısından doğal olarak zorlayıcı bir geçiş evresi olduğuna dikkat çekiyor. Kimlik gelişimi, bağımsızlaşma isteği, sosyal çevrenin etkisinin artması ve duygusal dalgalanmalar nedeniyle ergenler aileleriyle daha fazla fikir ayrılığı yaşayabiliyor. Bu süreçte ailede yalnızca bir ebeveynin bulunması ise yükün tek kişide toplanmasına neden olabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnci Nur Ülkü, yalnız ebeveynliğin çoğu zaman uzun soluklu bir maratonu tek başına koşmaya benzediğini belirterek, özellikle ergenlik döneminde ebeveynlerin duygusal dayanıklılığının büyük önem taşıdığını ifade ediyor. TÜKENMİŞLİK RİSKİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİYalnız ebeveynlerin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri tükenmişlik olarak gösteriliyor. Çocuk bakımı, eğitim süreci, ev işleri ve ekonomik sorumlulukların tek kişi üzerinde toplanması zamanla fiziksel ve duygusal yorgunluğa neden olabiliyor. İnci Nur Ülkü, yakın çevreyle iletişim kurmanın, sosyal destek ağlarını güçlendirmenin ve düzenli olarak kişisel zaman yaratmanın önemine dikkat çekti. Yeterli uyku, dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin ruhsal dayanıklılığı artırdığını belirten Ülkü, gerektiğinde psikolojik destek almanın da önemli olduğunu kaydetti. Uzmanlara göre ebeveynin yaşadığı yoğun yorgunluk, çocuğun duygusal ihtiyaçlarının fark edilmesini zorlaştırabiliyor. Bu durum ise zamanla ebeveyn-çocuk ilişkisinde kopukluklara ve iletişim sorunlarına yol açabiliyor. ERGENLİK DÖNEMİ İLETİŞİMİ ZORLAŞTIRABİLİYORErgenlik, bireyselleşme isteğinin arttığı ve gençlerin kendi kimliklerini oluşturmaya çalıştıkları bir dönem olarak tanımlanıyor. Bu süreçte aile içi fikir ayrılıkları ve çatışmaların artması doğal kabul ediliyor. Yalnız ebeveynlerin, hem otoriteyi korumaya çalışırken hem de çocuklarıyla güçlü bağ kurmayı sürdürmeye çalıştıklarını belirten Ülkü, zaman zaman rol karmaşalarının yaşanabildiğini söyledi. Ergenlerin yaşadığı öfke, huzursuzluk veya karşı çıkma davranışlarının her zaman bir disiplin sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ülkü, bu davranışların çoğu zaman anlaşılma ihtiyacının bir yansıması olabileceğini ifade etti. SINIR KOYMAK SEVGİNİN KARŞITI DEĞİLUzmanlara göre ergenlik döneminde sınırlar, gençlerin güven duygusu geliştirmesine yardımcı oluyor. Ancak yalnız ebeveynler bazen çocuklarıyla daha yakın ilişki kurabilmek adına kurallarda esnek davranabiliyor. İnci Nur Ülkü, sınır koymanın sevginin zıttı olmadığını belirterek, tutarlı kuralların ergenlerin hangi davranışların kabul edilebilir olduğunu anlamalarını kolaylaştırdığını söyledi. Kuralların açık şekilde ifade edilmesi ve süreklilik göstermesi gerektiğini vurgulayan Ülkü, disiplin anlayışının ceza vermekten çok rehberlik etmeye dayanmasının önem taşıdığını kaydetti. ÇATIŞMALAR NASIL YÖNETİLMELİ?Uzmanlar, ergenlik döneminde yaşanan çatışmaların tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını ancak doğru yöntemlerle yönetilebileceğini belirtiyor. İnci Nur Ülkü, ebeveynlerin çatışmaları kişisel algılamamaları gerektiğini ifade ederek, yoğun tartışmalar sırasında değil, ortam sakinleştikten sonra konuşmanın daha yapıcı sonuçlar verebileceğini söyledi. İletişimde suçlayıcı ifadeler yerine duyguları anlatan cümlelerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Ülkü, “Sen hep böylesin” gibi ifadeler yerine “Bu durumda kendimi üzgün hissediyorum” yaklaşımının daha sağlıklı iletişim kurulmasına katkı sağlayacağını dile getirdi. Ayrıca ergenlerin duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine fırsat tanınmasının, aile içi güven duygusunu güçlendirdiği ifade ediliyor. İLETİŞİMDE KULLANILAN DİL NEDEN ÖNEMLİ?Aile içindeki iletişim biçimi, ilişkilerin kalitesini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle ergenlik döneminde kullanılan dilin önemi daha belirgin hale geliyor. Uzmanlar, suçlayıcı ve genelleyici ifadelerin savunma mekanizmalarını harekete geçirdiğini belirtiyor. “Sen zaten hep böylesin” ya da “Hiç sorumluluk almıyorsun” gibi ifadeler, çözüm üretmek yerine çatışmayı büyütebiliyor. Buna karşılık duyguları ifade eden cümlelerin daha etkili olduğu belirtiliyor. Kişinin kendi hissini anlatması, karşı tarafın savunmaya geçme ihtimalini azaltabiliyor. Bu yaklaşım yalnızca ebeveynler için değil, ergenler için de önem taşıyor. Karşılıklı saygıya dayalı iletişim, aile içinde güven duygusunun korunmasına yardımcı olabiliyor. Uzmanlar, dinlemenin de iletişimin temel parçalarından biri olduğunu vurguluyor. Birçok tartışmada taraflar birbirini anlamaya çalışmaktan çok cevap vermeye odaklanabiliyor. Oysa aktif dinleme, çatışmaların çözümünde önemli rol oynuyor. SOSYAL DESTEK AĞLARI NEDEN KRİTİK ÖNEMDE?Araştırmalar, güçlü sosyal destek ağlarına sahip bireylerin stresle daha etkili mücadele ettiğini ortaya koyuyor. Bu durum yalnız ebeveynler için de geçerli kabul ediliyor. Akrabalar, arkadaşlar, komşular veya destek grupları, yalnız ebeveynlerin yükünü hafifletebilecek kaynaklar arasında yer alıyor. Günlük yaşamın bazı sorumluluklarının paylaşılması, ebeveynlerin nefes almasına olanak sağlayabiliyor. Sosyal destek yalnızca pratik yardım anlamına da gelmiyor. Duyguların paylaşılabilmesi, anlaşılma hissinin oluşması ve yalnızlık duygusunun azalması da önemli katkılar arasında bulunuyor. Uzmanlar, yardım istemekten çekinilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Çünkü uzun vadede her şeyi tek başına yürütmeye çalışmak, hem fiziksel hem de ruhsal açıdan yıpratıcı sonuçlar doğurabiliyor. SAĞLIKLI İLİŞKİ İÇİN EBEVEYN DE İYİ OLMALIUzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü'ye göre yalnız ebeveynlik, özellikle ergenlik döneminde hem zorlayıcı hem de dönüştürücü bir süreç niteliği taşıyor. Bu süreçte hem ebeveynin hem de çocuğun duygularının görülmesi ve ihtiyaçlarının anlaşılması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, mükemmel ebeveyn olma çabasının yerine yeterince iyi ebeveyn olma yaklaşımının benimsenmesini öneriyor. Ebeveynin kendi ruhsal sağlığını koruması, sosyal destek mekanizmalarından yararlanması ve gerektiğinde profesyonel yardım alması, çocukla kurulan ilişkinin güçlenmesine katkı sağlıyor. Yalnız ebeveynlikte karşılaşılan zorluklar tamamen ortadan kalkmasa da açık iletişim, tutarlı sınırlar ve duygusal dayanıklılık sayesinde ergenlik döneminin daha sağlıklı yönetilebileceği belirtiliyor. Bu nedenle uzmanlar, ebeveynlerin önce kendi iyi oluşlarını korumalarının, çocuklarıyla kuracakları sağlıklı ilişkinin temel şartlarından biri olduğunu vurguluyor.

  •  

Marmaris’te 110 yolculu tur teknesi sulara gömüldü

Muğla’nın Marmaris ilçesinde tura çıkan 110 yolculu tur teknesi, Cennet Adası açıklarındaki Akvaryum Koyu’nda henüz belirlenemeyen nedenle battı. İhbar üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri sevk edilirken, bölgede kurtarma çalışması başlatıldı.
  •  

Sahte HSK kartlı nüfuz ağı çöktü! Protokol kapısından girip devlette iş vaadiyle vurgun yaptılar

Ankara’da kendisini HSK ve Adalet Bakanlığı’nda üst düzey yönetici olarak tanıtan Furkan Devecioğlu’nun kurduğu sahte makam oyunu deşifre oldu. Sahte HSK araç kartıyla Ankara Adliyesi ve HSK binasına protokol kapısından girdiği belirlenen Devecioğlu’nun, “Devletteki işlerinizi çözeriz” vaadiyle güven ağı kurup bu ağı kazanç kapısına çevirdiği ortaya çıktı.
  •  

Antalya'da motosiklet kazası: 16 yaşındaki genç doğum gününde hayatını kaybetti

Antalya'nın Kepez ilçesinde seyir halindeki motosikletin refüje çarparak devrilmesi sonucu meydana gelen kazada, motosiklette bulunan 16 yaşındaki Muhammed Durmaz hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edilirken, motosikleti kullanan 17 yaşındaki H.D. hafif yaralandı. Durmaz'ın cenazesi Antalya Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edildi. Gencin doğum gününde yaşamını yitirdiği öğrenildi.
  •  

Dünyanın gözü İstanbul’da:180'den fazla ülke "küresel yeşil sanayi" için bir araya geliyor

120'den fazla bakan ve 5 bin katılımcı ile dünyanın en büyük sivil çevre zirvesi İstanbul’da! Sıfır Atık Vakfı ve BM iş birliğiyle gerçekleşecek forum, küresel sanayi politikalarını yeşil dönüşüm, dijital sanayi altyapıları ve stratejik bağımsızlık vizyonuyla buluşturarak yarının üretim modellerine rehberlik edecek. Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun küresel pazarla buluşacağı bu stratejik eşikte, temiz üretim teknolojileri ve yeşil kalkınma modelleri masaya yatırılacak.
  •  

Suriyeli sığınmacıların gönüllü geri dönüşleri bayramın üçüncü gününde de devam etti

Türkiye’de uzun yıllar yaşayan Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönüllü geri dönüşleri Kurban Bayramı’nın üçüncü gününde de Kilis Öncüpınar Gümrük Kapısı’nda devam etti. İşlemlerini tamamlayan Suriyeliler, geri dönüş merkezinden geçerek ülkelerine yönelirken bölgede yoğunluk sürdü. Türkiye’de gördükleri misafirperverlik ve destek için teşekkür eden sığınmacılar, burada geçirdikleri yılları unutmayacaklarını belirterek Türk halkına minnet duygularını dile getirdi.
  •  

Elazığ’da feci kaza: 1 ölü 3 yaralı

Elazığ’da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil ters döndü. Feci kazada, araçta bulunan 1 kişi hayatını kaybederken 3 kişi de yaralandı.
  •